Trençkot, modanın en ayrıcalıklı parçalarından biri. Yağmurlu Londra sokaklarından savaş meydanlarına, Hollywood filmlerinden çağdaş podyumlara uzanan yolculuğu boyunca biçimi incelikle evrildi, anlamı ise her kuşakta yeniden yazıldı. Böylece hem modanın gelişimini izlememiz hem de uzak dönemleri dahi incelememiz için en değerli parçalardan biri. Belki de bu yüzden günümüzde bir Burberry trençkotu, kusursuz bir dış giyim tasarımının yanı sıra İngiliz zanaat geleneğini, teknik yeniliği ve kültürel hafızayı aynı potada buluşturan güçlü bir simgeyi temsil ediyor.
İngiliz moda tasarımcısı Hardy Amies'e ait Burberry otomobil montunun kişiselleştirilmiş etiket detayı, 1979.Burberry, kuruluşunun 170. yılını bu köklü mirası odağına alan kapsamlı bir sergiyle kutluyor. Londra'daki Victoria and Albert Museum'da 21 Eylül 2026 - 3 Ocak 2027 tarihleri arasında ziyarete açılacak The Burberry Trench: Crafting an Icon, markanın arşivinden gün yüzüne çıkan nadir parçaları V&A koleksiyonuyla bir araya getirerek trençkotun yüz yılı aşan hikâyesini katman katman ele alıyor. Müzenin nadiren ziyaretçiye açılan Prince Consort Gallery'sinde gerçekleşecek sergi, Burberry'nin tarihine olduğu kadar Britanya tasarım kültürüne de yakından bakma fırsatı sunuyor.
Mor barok desenli, püskül detaylı kadın trençkotu, Kış 2025 koleksiyonu.Anlatı, Thomas Burberry'nin 1879 yılında geliştirdiği gabardin kumaşla başlıyor. Suya dayanıklı, hafif ve nefes alabilen bu yenilikçi dokuma, dış giyim anlayışında önemli bir kırılma yaratırken trençkotun temelini de oluşturuyor. Başlangıçta askerler ve açık havada çalışanlar için geliştirilen bu tasarım, yıllar içinde işlevselliğini koruyarak şehir yaşamının vazgeçilmez parçalarından birine dönüşüyor. Serginin ilk bölümü de tam bu dönüşümün izini sürüyor; teknik bir buluşun nasıl küresel bir moda ikonuna evrildiğini gözler önüne seriyor.
Trençkotların yer aldığı kadın giyim kataloğu, yaklaşık 1937–1944.Serginin devamında trençkotu benzersiz kılan ayrıntılar öne çıkıyor. Elde tamamlanan yaka işçiliği, House Check astar, fırtına kapağı ve çıkarılabilir boğaz kayışı gibi yıllardır Burberry kimliğinin ayrılmaz parçası olan detaylar, estetik tercihlerin ötesinde kullanım kolaylığı ve koruma amacıyla tasarlandıkları bağlam içinde anlatılıyor. Böylece ziyaretçi, bir giysinin değerini belirleyen unsurun yalnızca silüeti olmadığını; onu oluşturan ustalık, malzeme bilgisi ve üretim kültürü olduğunu da keşfediyor.
Metalik pembe ipek erkek trençkotu, İlkbahar/Yaz 2013 koleksiyonu.Serginin son bölümü ise trençkotun yaratıcı dönüşümüne odaklanıyor. Son yirmi beş yılın öne çıkan 19 podyum görünümü aracılığıyla Christopher Bailey ve Daniel Lee gibi yaratıcı isimlerin aynı tasarımı farklı dönemlerin estetik anlayışıyla nasıl yeniden yorumladıkları aktarılıyor. Her yorum, trençkotun değişen moda dinamiklerine uyum sağlayan güçlü karakterini bir kez daha ortaya koyuyor.
Aynalı nakış işlemeli erkek trençkotu, Sonbahar/Kış 2015 koleksiyonu."The Burberry Trench: Crafting an Icon", aynı zamanda Victoria and Albert Museum ile Burberry arasında kurulan uzun soluklu iş birliğinin önemli bir durağı. 2028 yılında açılması planlanan yeni Burberry Fashion Gallery öncesinde gerçekleşen bu sergi, yalnızca bir yıldönümü kutlaması olmanın ötesine geçerek tasarım tarihine dair kapsamlı bir okuma öneriyor.