Bu yıl Sevgililer Günü için hediye seçimlerinizde biraz daha sezgilerle ilerlemek iyi bir fikir olabilir. Çünkü Holly Golightly'nin Breakfast at Tiffany's'te kolyesini takarken yarattığı o ikonik sahne hâlâ jestler dünyasının önemli sembollerinden biri olsa da, bugün bu duyguları tek bir an ya da objeyle sınırlandırmak mümkün değil. Bunun yerine gündelik hayata karışan, kullanıldıkça anlam kazanan ve kişisel bir bağ kuran parçalar öne çıkıyor. Estetikle işlevin aynı çizgide buluştuğu seçimler, hediyeyi gerçek bir bağa dönüştürüyor.
Son dönemde anlatıcı görevi üstlenen aksesuarlar, hobileri ve niş zevkleri işaret eden detaylarla dikkat çekiyor. Hediyeyi daha kişisel kılmak için daima yanında taşınabilecek bir fotoğraf makinesi, çantaya eklenen küçük objeler ya da karakteristik bir şal bu geniş seçki havuzundan yalnızca birkaç örnek. Stil tarafında ise karakteri yansıtan, fonksiyonunu gizlemeyen parçalar ön planda. Minimal maksimalizmin öne çıktığı bu sezonda renklerde daha cesur davranmanın tam zamanı. Özellikle yeşil, bu yıl 14 Şubat'a taze, modern ve zamansız bir yorum katıyor. Klişeden uzak, düşünülmüş ve gerçekten karşılık bulan seçimlerle sevgi, nokta atışı detaylarla ifade ediliyor.