Haziranın temposu yavaş yavaş geride kalırken, temmuzla birlikte sanat ajandası da daha ferah bir hâl alıyor. Yazın uzayan günleri, akşamüstüne sarkan planları ve şehirden kısa süreliğine uzaklaşma isteği, sergi gezmeyi de başka bir deneyime dönüştürüyor. Kimi zaman denize yakın bir rotada, kimi zaman ada vapurunun sonunda, kimi zaman da şehrin ortasında serin bir galeri mekânında karşımıza çıkan bu seçkiler; temmuzun daha yavaş, daha açık ve keşfe müsait ruhuna eşlik ediyor.
Bu ay hafıza, ses, beden, manzara, geçişler ve kimlik gibi farklı başlıklara uzanan sergiler var. Bazıları yaz ışığından besleniyor, bazıları bulunduğu mekânla birlikte anlam kazanıyor, bazıları ise gündelik akışın içinde kısa ama etkili bir durak yaratıyor. Bir sergi bazen sadece duvardaki işlerle değil; ona giderken seçilen yol, çıkışta yapılan plan ve geride bıraktığı hisle de tamamlanıyor. Gelin, temmuzun sanat rotasında bizi hangi karşılaşmalar bekliyor birlikte bakalım.Nesli Türk, Atölyesinde Bölüm Başkanı, 2025, tuval üzerine yağlı boya, 150x140cm
Nesli Türk'ün RAW-HAM başlıklı kişisel sergisi, insan bedenini idealize edilmiş bir imge olmaktan çıkarıp kırılgan, sızdıran ve sürekli dönüşen biyolojik bir alan olarak ele alıyor. Labirent Sanat'ta izleyiciyle buluşacak sergi, kan, doku, hücre ve mikroorganizmalara referans veren resim ve heykeller aracılığıyla bedenin kültürel kabukların altında kalan daha ilksel hâline yaklaşıyor. Türk'ün boyayı neredeyse ete, yüzeyi ise canlı bir dokuya dönüştüren dili; güzellik, kontrol ve modern beden algısını tersyüz ederken, izleyiciyi konforlu bir estetik deneyimden çok daha doğrudan ve tekinsiz bir karşılaşmaya davet ediyor. Doğa ile kültür arasındaki gerilimi, yaşama dürtüsü ve organik varoluş üzerinden okuyan RAW-HAM, bedeni bir temsil nesnesi değil, arzuların, kırılganlıkların ve bastırılmış gerçekliklerin açığa çıktığı yoğun bir kazı alanı olarak yeniden düşünmeye açıyor.
Tarih: 16 Mayıs - 4 Temmuz 2026
Adres: Çatma Mescit Mah. Tepebaşı Cad. No:56 K:2, Beyoğlu, İstanbul
Ahmad Rafi'nin Against Transparency başlıklı kişisel sergisi, görünürlük, temsil ve imgenin sınırları üzerine sakin ama oldukça güçlü bir düşünme alanı açıyor. Shiva Zahed küratörlüğünde hazırlanan sergi, sanatçının son yirmi yılda ürettiği seçili işleri bir araya getirirken, resmin dünyaya doğrudan ve net bir pencere açması gerektiği fikrine mesafeli duruyor. Rafi'nin perdeler, örtüler, belli belirsiz figürler ve opak yüzeylerle kurduğu resim dili, izleyicinin her şeyi hemen görme ve çözme arzusunu bilinçli olarak askıya alıyor. Bugün görünürlüğün çoğu zaman maruziyet, erişim ve açıklıkla eşitlendiği bir dönemde, sanatçının işleri saklı kalanın, hemen okunamayanın ve kendini tamamen teslim etmeyen imgenin değerini hatırlatıyor. Édouard Glissant'ın "opaklık hakkı" fikriyle de düşünsel bir bağ kuran sergi, bakışın sınırlarını, gözetleme kültürünü ve görüntüyle kurduğumuz aceleci ilişkiyi yeniden sorgulamaya davet ediyor.
Tarih: 22 Mayıs - 5 Temmuz 2026
Adres: Asmalı Mescit Mahallesi, Minare Sokak, Sötaş Pera No: 11 Beyoğlu, Istanbul
Brezilyalı sanatçı Camila Rocha'nın Dönüşen Doğa IV sergisi, doğanın en eski canlılarından biri olan eğrelti otları üzerinden kırılganlık, direnç ve dönüşüm fikrine odaklanıyor. Atelier Marvy'de izleyiciyle buluşan sergide Rocha'nın akrilik resimleri ve büyük ölçekli tuval yerleştirmeleri, galeri alanına yayılan floral ve soyut bir dünya kuruyor. Sanatçının uzun süredir araştırdığı eğrelti otları, yalnızca biçimleriyle değil, renk değiştiren ve kendini korumaya çalışan yapılarıyla da serginin merkezinde yer alıyor. Kahverengiden mora, ardından yeşile dönüşen bu bitkisel döngü, Rocha'nın resimlerinde neredeyse başka bir gerçekliğe aitmiş gibi görünen yoğun renk katmanlarına dönüşüyor. Dönüşen Doğa IV, doğaya romantik bir mesafeden bakmak yerine, onun geçici, savunmasız ama sürekli yenilenen hâlini yakalamaya çalışan duyusal bir alan açıyor.
Tarih: 12 Haziran - 8 Temmuz 2026
Adres: Cumhuriyet Mah. 3008 Sokak, No: 1 Kesre Koyu, 35495 Menderes/İzmir
Emine Boyner'in Kocakarı Masalları sergisi, insan ile yeryüzü arasındaki bağı yeniden hatırlamaya çağıran, sezgisel ve çok katmanlı bir anlatı kuruyor. Sanatı tıpkı otacılık gibi bir duyma, tanışma ve onarma pratiği olarak ele alan Boyner, "kocakarı" bilgeliğini küçümsenen bir halk anlatısından çıkarıp ana/ata emaneti, doğayla kurulan kadim bir ilişki biçimi olarak onurlandırıyor. Serginin merkezinde yer alan "Cadı Kazanı" fikri, tüm varlıkların birbirine karıştığı, dönüştüğü ve yeniden hayat bulduğu doğurgan bir kozmik alan gibi işliyor. Seramik, keçe, kâğıt, tuval ve kumaş üzerine resimler, ses, su, metinler, bitkiler, tohumlar ve emektar nesnelerden oluşan bu geniş dost meclisi; Ayvalık'ın zeytin ağaçları, toprak ve bitki bilgisiyle beslenen bir yer-beden bütünlüğü öneriyor. Kocakarı Masalları, izleyiciyi doğaya uzaktan bakan biri olmaktan çıkarıp, yaban bitkilerin, toprağın ve unutulmuş bilgilerin anlattıklarına kulak veren daha yakın, daha şefkatli bir karşılaşmaya davet ediyor.
Tarih: 10 Haziran - 9 Temmuz 2026
Adres: Kılıç Ali Paşa Mah, Cihangir, Batarya Sk. No:2, 34433 Beyoğlu/İstanbul
Leif Trenkler'in Cosmic Change başlıklı kişisel sergisi, ışık, mimari ve hafıza arasında gerçek ile düş arasında salınan bir dünya kuruyor. Palm Springs, Los Angeles, Miami ve Saint-Tropez gibi şehirlerden ilham alan sanatçı; havuzlar, teraslar, modernist evler ve yıldızlı geceler üzerinden ilk bakışta huzurlu görünen ama içinde kırılgan bir yalnızlık hissi taşıyan sahneler yaratıyor. Trenkler'in resimlerinde ışık yalnızca mekânı aydınlatan bir unsur değil; duyguyu yoğunlaştıran, zamanı yavaşlatan ve görüntüyü hafızaya dönüştüren başlı başına bir anlatı aracına dönüşüyor. Pembe, mor, mavi ve turkuaz tonlarının su yüzeyleri, mimari çizgiler ve gece atmosferiyle birleştiği bu resimler; içerisi ile dışarısı, mahremiyet ile gösteri, doğa ile insan yapımı alanlar arasındaki geçirgen sınırları görünür kılıyor. Sessizlik, uzaklık ve idealize edilmiş mutluluk fikrini aynı yüzeyde buluşturan Cosmic Change, güzelliğin her an kaybolabilecek bir an gibi hissedildiği şiirsel ve sinematografik bir atmosfer öneriyor.
Tarih: 10 Haziran - 15 Temmuz 2026
Adres: Cihannüma, Çömezler Sok. No: 16, 34353 Beşiktaş/İstanbul
Nazlı Pektaş küratörlüğünde hazırlanan Estetik Hafıza: Terakki Vakfı Sanat Koleksiyonu'ndan Bir Seçki, farklı dönemlerde koleksiyona dahil olan eserleri aynı çatı altında buluşturarak Türkiye sanat tarihine geniş bir perspektiften bakıyor. Bedri Rahmi Eyüboğlu'ndan Fikret Mualla'ya, Nuri İyem'den Komet'e uzanan seçki; modern Türk resim ve heykel sanatının farklı kuşaklarını, estetik arayışlarını ve kırılma noktalarını bir araya getiriyor. Sergi, yalnızca önemli isimleri yan yana getirmekle kalmıyor; Türkiye'de modernleşme, sanat eğitimi ve kültürel dönüşüm süreçlerinin izlerini de görünür kılıyor. Farklı dönemlere ait 36 tablo ve 5 heykelden oluşan bu seçki, Terakki Vakfı'nın yıllar içinde oluşturduğu koleksiyonun kurumsal hafızasını bugünün izleyicisiyle yeniden buluştururken, sanatın eğitimle kurduğu uzun soluklu ilişkiye de dikkat çekiyor.
Tarih: 17 Haziran - 17 Temmuz 2026
Adres: Terakki Vakfı Sanat Galerisi, Ebulula Mardin Caddesi, Öztürk Sokak No:2, Levent, İstanbul
Mardin'deki ilk gösteriminin ardından İstanbul'a taşınan Eşik, Galeri / Miz'in Teşvikiye'deki mekânında hafıza, geçiş, aidiyet ve karşılaşma kavramlarını Mezopotamya'nın çok katmanlı anlatıları üzerinden yeniden düşünmeye açıyor. Ayşe Ebru Eryılmaz, Ayşe Topçuoğulları, Belmin Pilevneli, Cemil Güç, Doğukan Çiğdem, Gül Ilgaz, Işıl Esen, Kaan Tanhan, Metin Kalkızoğlu ve Tuba Önder'in üretimlerini bir araya getiren sergi, Mezopotamya'yı yalnızca bir coğrafya olarak değil; üst üste binmiş zamanların, mitlerin, imgelerin ve saklı kalmış bilgilerin kesiştiği bir yüzey olarak ele alıyor. Sergide yer alan işler, kimi zaman bedenden bedene taşınan hafızaya, kimi zaman mitlerin bugünkü karşılığına, kimi zaman da yeraltı ile yerüstü arasında kalan görünmez tarihlere odaklanıyor. Eşik, temsil edilenle edilemeyen arasındaki gerilimi takip ederken, izleyiciyi geçmişin izlerinin bugüne nasıl sızdığını ve farklı coğrafyalarda ortak hafıza alanlarının nasıl kurulduğunu düşünmeye davet ediyor.
Tarih: 17 Haziran - 17 Temmuz 2026
Adres: Galeri / Miz, Hüsrev Gerede Cad. No:64, Teşvikiye, İstanbul
Sergen Şehitoğlu'nun Çatallanan Yollar başlıklı kişisel sergisi, Borges'in Yolları Çatallanan Bahçe hikâyesinden hareketle seçim, tekrar, çıkışsızlık ve yön arayışı gibi kavramları labirent fikri üzerinden yeniden düşünüyor. SANATORIUM'da izleyiciyle buluşan sergide labirent, yalnızca karmaşık bir mekân kurgusu değil; gözetim, yönlendirilmiş seçenekler ve sistemin içinde kalma hâli gibi bugünün varoluş koşullarını görünür kılan güçlü bir model olarak karşımıza çıkıyor. René Descartes'ın analitik geometri yaklaşımından beslenen proje, matematiği estetik bir süsleme değil, kendi kurallarıyla işleyen kapalı bir sistem olarak ele alırken; ızgara düzenleri, çıkmazlar, döngüler ve koordinatlar aracılığıyla soyut bir yapının fiziksel karşılığını kuruyor. Metal yerleştirmeler, büyük ölçekli fotoğraf baskıları ve tek kanallı video işinin bir araya geldiği sergi, izleyiciyi sistemin dışından bakan biri olmaktan çıkarıp, doğrudan bu çatallanan yolların içinde konumlandırıyor; böylece matematiksel düzen ile insanın kararsızlık, tekrar ve yön bulma hâlleri arasında beklenmedik bir bağ kuruyor.
Tarih: 4 Haziran - 18 Temmuz 2026
Adres: Emekyemez, Abdussalah Sk. no:3, 34421 Beyoğlu/İstanbul
</section>Bodrum'un kendine has ışığını çağdaş sanatla buluşturan Sunlit, yazın dünyayı algılama biçimimizi nasıl değiştirdiğine odaklanan bir pop-up karma sergi olarak şekilleniyor. Ruzy Gallery, Wam by Karma ve Leonis Sanat ev sahipliğinde gerçekleşen sergi; Adam Parker Smith, Alexandros Vasmoulakis, Amalie Jakobsen, Angela Santana, Anne von Freyburg, Çağatay Odabaş, Christian Holze, Danyil Rovenchyn, Gracelee Lawrence, Maria Bang Espersen, Márton Nemes, Nazan Azeri, Peter Cvik, Studio Pinprick, Tom Fellows ve Vickie Vainionpää'nın üretimlerini bir araya getiriyor. Resim, heykel ve karma disiplinli işler üzerinden ilerleyen seçki, ışığı yalnızca görsel bir etki olarak değil; hafıza, manzara, renk ve duygu arasında kurulan zihinsel bir alan olarak ele alıyor. Ege kıyılarının yazla birlikte değişen atmosferi, sergide sanatçılar, malzemeler ve mekân arasında yeni ilişkiler kurarken, izleyiciye de çağdaş sanatı daha duyusal, daha açık ve yazın ritmine karışan bir deneyim olarak düşünme imkânı sunuyor.
Tarih: 9 - 24 Temmuz 2026
Adres: Wam by Karma, Gölköy Mahallesi, 330 Sk. No:7/117, Mesa Demirbükü, Bodrum / Muğla
İstanbul Bilgi Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 35. Uluslararası Virginia Woolf Konferansı kapsamında hazırlanan Virginia Woolf: Kıyılar Arasında Yankılar, Woolf'un edebi dünyasını çağdaş sanatın farklı ifade biçimleriyle yeniden düşünmeye açıyor. Demet Karabulut Dede, Levent Tökün ve Derya Sayın küratörlüğünde santralistanbul Kampüsü Enerji Müzesi'nde gerçekleşen sergi, bu yılki "Virginia Woolf ve Ses" temasından yola çıkarak ses, sessizlik, hafıza, mekân ve duyusal deneyim kavramlarını odağına alıyor. Ayşe Orhon, Bengisu Bayrak, Eda Çekil, Gülsün Orhon, Hasan Nazif Yılmaz, İrem Güngez, Mesrure Melis Bilgin Koen, Naz Işıksoy, Özlem İşbilir, Paola Giorgi, Rebecca Wood, Sinan Aruser ve Zeynep Abacı'nın eserlerini bir araya getiren seçki; Woolf'un metinlerini yalnızca okunan değil, görülen, duyulan ve mekân içinde deneyimlenen anlatılar olarak ele alıyor. İstanbul'un ses peyzajıyla Woolf'un edebiyatı arasında kurulan bu bağ, metin ile mekân, sessizlik ile yankı, bireysel deneyim ile kolektif hafıza arasında sakin ama güçlü bir karşılaşma alanı yaratıyor.
Tarih: 24 Temmuz 2026'ya kadar
Adres: İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistanbul Kampüsü Enerji Müzesi, İstanbul
"Canavar" fikrini bir tehdit olmaktan çıkarıp dönüştürücü bir eşik olarak ele alan Canavarların Vaatleri, küratör Ezgi Hamzaçebi'nin kavramsal çerçevesiyle insan ve insan olmayan bedenlerin temsillerine odaklanıyor. Canavar; Hilal Polat, İrem Aydın, Lara Ögel, Ömer Tevfik Erten, Seçil Epik, Serkan Aka, Şafak Şule Kemancı, Yaşam Şaşmazer ve Zeynep Kılınç'ın çoğu sergiye özel üretilmiş heykel, yerleştirme, fotoğraf ve video işleri; canlı ile cansız, doğal ile yapay, görünür ile bastırılmış olan arasındaki sınırların nasıl çözülüp yeniden kurulduğunu araştırıyor. Parçalanmış bedenler, hibrit formlar, hayaletimsi bitkiler ve işlevini yitirmiş nesneler üzerinden kusur, mutasyon ve karanlık; bir sapma değil, potansiyel ve direncin izleri olarak okunuyor. Sergi, normalliğin kırılgan yapısını hatırlatan canavar figürünü, sınıflandırmaya direnen ve başka türlü gelecek ihtimallerini sezdiren bir varlık hâline getirirken, düşünsel arka planında da Donna Haraway'in "ancak canavar olduğumuzu kabul edersek daha eşit bir dünya kurabiliriz" fikrini yankılıyor.
Tarih: 1 Mart - 26 Temmuz 2026
Adres: Uskumruköy, Salih Paşa Cd. No:107, 34450 Sarıyer/İstanbul
Mansur Tansu'nun Ayşegül Sarıgül küratörlüğünde hazırlanan kişisel sergisi ATAXIA: Mental Restoration, beden ve zihin arasındaki dengeyi, yön duygusunu ve kırılma anlarını merkeze alan çok disiplinli bir seçki sunuyor. Sanatçının son dönem üretimlerini bir araya getiren sergi, tıpta koordinasyon bozukluğunu tanımlayan "ataksi" kavramından yola çıkarak bu durumu yalnızca fiziksel bir deneyim olarak değil, gündelik hayatın ritmi, algı ve zihinsel süreçler üzerinden de yeniden düşünüyor. Çizgilerin yön değiştirdiği, eksenlerin kaydığı ve görsel dengenin sürekli yer değiştirdiği kompozisyonlar, izleyiciyi kontrollü bir belirsizlik alanına davet ediyor. Plywood, karton ve tuval üzerine üretilen çalışmaların yanı sıra ses ve mekânı da serginin bir parçası hâline getiren yerleştirmeler, deneyimi yalnızca görsel bir düzlemde bırakmıyor. Urla'nın sakin atmosferinde izleyiciyle buluşan ATAXIA: Mental Restoration, kırılma anlarının içinden yeni bir denge arayışına bakarken, zihinsel yavaşlama ve yeniden toparlanma fikrine de alan açıyor.
Tarih: 2 - 27 Temmuz 2026
Adres: Camiatik, Mimoza Sk. No:13/A, 35430 Urla/İzmir
Sergi, bu yıl "EŞİK: Sanatsal Üretimde Anlamın Yeniden Kurulması" temasıyla genç sanatçıların bugünün hızla değişen düşünme ve üretme biçimlerine nasıl yanıt verdiğine odaklanıyor. Zeynep Burçoğlu ve Koray Tokdemir küratörlüğünde hazırlanan sergi, yapay zekâ, büyük dil modelleri, kolektif bilgi ağları ve dönüşen hafıza biçimlerinin çağdaş sanat üzerindeki etkilerini genç kuşağın işleri üzerinden okumaya açıyor. Jüri değerlendirmesiyle seçilen 23 sanatçının üretimlerini bir araya getiren seçki, anlamın artık sabit ve tamamlanmış bir yapı olarak değil, sürekli yeniden kurulan, dolaşıma giren ve yeni sorularla genişleyen bir alan olarak düşünülmesini öneriyor. Bu yönüyle sergi, genç sanatçıların yalnızca ne ürettiklerine değil, dünyayı nasıl kavradıklarına, hangi malzemelerle ve hangi ifade biçimleriyle bugünün belirsizliğine yaklaştıklarına da bakma imkânı sunuyor.
Tarih: 14 Mayıs - 31 Temmuz 2026
Adres: Elgiz Müzesi, İstanbul
</section>EArt Galeri'nin gelenekselleşen yaz sergisi Summer Edition Vol. V, farklı üretim dillerini ve yaklaşımları aynı mekânda bir araya getirerek yaz aylarının daha serbest ve keşfe açık ruhunu Akaretler'e taşıyor. Büşra Akman, Candan İşcan, Dilara Pak, Mehmet Ali Yıldız, Sema Maşkılı, Serenay Gülyağcı ve Sümeyye Gül'ün eserlerini buluşturan seçki, ortak bir tema etrafında birleşmekten çok, farklı seslerin yan yana gelişinden doğan ilişkileri görünür kılıyor. Resimden malzemeye, biçimden anlatı diline uzanan bu çeşitlilik, sergi boyunca eserler arasında yeni karşılaşmalar yaratırken, her sanatçının üretimi kendi özgün alanını korumaya devam ediyor. Yaz sergilerinin alışıldık dinamizmini taşıyan Summer Edition Vol. V, benzerliklerden çok farklılıkların bir arada var olabildiği bir alan öneriyor; izleyiciyi de bu çok katmanlı diyalogların arasında dolaşmaya davet ediyor.
Tarih: 9 Temmuz 2026'dan itibaren
Adres: Vişnezade, Süleyman Seba Cd. No:47, 34357 Beşiktaş/İstanbul
Renk Erbil'in Colours of Renk başlıklı yeni solo sergisi, sanatçının İstanbul, Londra ve Bodrum arasında şekillenen görsel dünyasını Akdeniz'in ışığı, hareketi ve özgürlük hissiyle buluşturuyor. Merqez Art'ta izleyiciyle buluşan sergide karışık teknik resimler, kâğıt ve alüminyum üzerine giclée baskılar, mozaikler ve ışık enstalasyonları bir araya gelirken, renkler yalnızca estetik bir tercih değil; duygu, hafıza ve kimlik üzerine kurulan anlatının ana taşıyıcısı olarak öne çıkıyor. Soyutlama ile hikâye anlatımını birleştiren Erbil, katmanlı yüzeyler ve güçlü dokular üzerinden izleyiciye canlı, enerjik ve kişisel bir alan açıyor. Serginin dikkat çeken bölümlerinden biri ise Devrim Erbil ile Renk Erbil'in ortak üretimlerinden oluşan Baba Kız seçkisi; iki kuşağın sanatsal diyaloğunu görünür kılan bu işler, sergiye hem duygusal hem de tarihsel bir katman ekliyor.
Tarih: 2 Temmuz - 1 Ağustos 2026
Adres: Eskiçeşme, Neyzen Tevfik Cd. No:5, 48400 Bodrum/Muğla
Sanatı galeri duvarlarının dışına taşıyan projeler son yıllarda giderek daha fazla ilgi görüyor. 42 Maslak ArtPlatform'da gerçekleşen Rastlaşmalar Vol. 2, tam da bu fikrin peşinden giderek sanat yapıtlarını koridorlar, ortak alanlar ve gündelik yaşamın içindeki geçiş noktalarıyla buluşturuyor. Küratörlüğünü Esmer Erdem'in üstlendiği sergi, "The Art of Frugal Hedonism" başlığı altında farklı disiplinlerden sanatçıları bir araya getirirken; haz, ölçülülük, tüketim, dönüşüm ve malzemenin hafızası gibi kavramları odağına alıyor. Resimden heykele, seramikten tekstile uzanan seçkide atık cam, geri dönüştürülmüş metal, taş, boya ve zanaat temelli üretimler aracılığıyla beden, doğa, kent ve bellek üzerine farklı okumalar sunuluyor. Serginin dikkat çeken taraflarından biri de sanatla karşılaşmayı planlı bir ziyaretin ötesine taşıması; günlük hayatın akışı içinde beklenmedik anlarda karşınıza çıkan işler, izleyiciyi eserlerle daha spontan bir ilişki kurmaya davet ediyor.
Tarih: 11 Haziran - 11 Ağustos 2026
Adres: Maslak, Ahi Evran Cd. No:6, 34485 Sarıyer/İstanbul
Rüzgar Polat'ın The Shape Between başlıklı kişisel sergisi, beden formunu soyutlayarak varlık ile yokluk, görünmek ile kaybolmak arasındaki o belirsiz alana odaklanıyor. Muse Contemporary'de izleyiciyle buluşan sergide sanatçı, bedeni yalnızca fiziksel bir form olarak değil; boşluk, gölge, düşünce ve tamamlanmamış duyguların taşıyıcısı olarak ele alıyor. Keskin çizgiler, kırılma ve dönüşüm anlarını görünür kılarken, figürler doluluk ile eksiklik arasında sürekli yer değiştiren bir varoluş hâlinin izlerini taşıyor. Kimliğin netleşmesini reddeden maskeler ve içi boş bedenleri çağrıştıran formlar, serginin en dikkat çekici öğeleri arasında yer alıyor; bu figürler kimi zaman burada, kimi zaman başka bir yerdeymiş gibi duran sessiz karakterlere dönüşüyor. Polat'ın resimleri, izleyiciyi kesin cevaplardan çok arada kalmışlık hissinin içine çekiyor ve varoluşun tamamlanmamış hâllerini düşünmeye alan açıyor.
Tarih: 1 Temmuz - 15 Ağustos 2026
Adres: Levent, Aydın Sokağı No:12 K:1, 34330 Beşiktaş/İstanbul
BuyukValideHan.01
Büyük Valide Han, İstanbul, 2026.
Fotoğraf: Metehan Özcan
Kamusallık, görünürlük ve aidiyet üzerine bir yıla yayılan düşünsel bir araştırma olarak şekillenen VarYok Programı, son bölümü Anıtsı ile YUNT'ta tamamlanıyor. Merve Elveren ve Meriç Öner küratörlüğünde gerçekleşen bu son durak, Firuzan Melike Sümertaş ve Deniz Tortum'un üretimleri üzerinden anıt fikrini sabit ve görkemli bir formdan çıkarıp tarih, mekân, hafıza ve temsil ilişkileriyle birlikte yeniden düşünmeye açıyor. Sümertaş'ın Osmanlı döneminde kadın baniler tarafından inşa ettirilen yapılara odaklanan araştırması, kadınların kamusal hayat üzerindeki etkisini mimari izler üzerinden görünür kılarken, Kösem Sultan'ın yaptırdığı Büyük Valide Han da geçmişten bugüne uzanan çok katmanlı bir şehir hafızasının parçası olarak öne çıkıyor. Deniz Tortum'un Dünya adlı deneysel filmi ise şiirle sinema arasında kurduğu ilişkiyle var olma, dâhil olma ve aidiyet duygusunun belirsiz alanlarında dolaşıyor. Programın yıl boyunca değişen, eksilen ve çoğalan yapısı, bu son bölümde kamusallığın dönüşümünü daha geniş bir çerçevede düşünmeye çağıran açık uçlu bir zemine dönüşüyor.
Tarih: 6 Mayıs - 16 Ağustos 2026
Adres: Hasanpaşa, Fatih Blv. No: 33, 34920 Sultanbeyli/İstanbul
Not quite my tempo Car paint on Aluminium 110 x 160 cm 2026
Yoğunlaşma fikrini hem zihinsel bir direnç biçimi hem de malzemenin fiziksel dönüşüm süreci olarak ele alan Tom Fellows, Concentrate başlıklı kişisel sergisinde yüzey, zaman ve madde arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Ruzy Gallery'de izleyiciyle buluşacak sergi, İstanbul'da yaşayan sanatçının Türkiye'deki üretim pratiğini merkeze alırken; katmanlama, aşındırma, sıkıştırma ve ısı uygulama gibi tekrar eden müdahalelerle şekillenen işlerini bir araya getiriyor. Fellows'un resim ve heykel arasında konumlanan üretimlerinde yüzey, tamamlanmış ve sabit bir sonuçtan çok, zamanın, emeğin ve malzeme hafızasının biriktiği yaşayan bir kayıt alanına dönüşüyor. İlk bakışta durağan görünen formlar, aslında görünür ya da görünmez katmanlarda geçmiş müdahalelerin izlerini taşıyan yavaş bir dönüşüm hâlini içinde barındırıyor. Sergide yer alan mekâna özgü yerleştirme ise galerinin iki alanını birbirine bağlayarak izleme deneyimini yalnızca mekânsal değil, zamansal bir süreklilik olarak da düşünmeye açıyor; böylece Concentrate, izleyiciyi yüzeyin altında işleyen basınç, birikim ve dönüşüm süreçlerini takip etmeye davet ediyor.
Tarih: 7 Mayıs - 25 Ağustos 2026
Adres: Etiler, Tepecik Yolu D:20, 34337, 34337 Beşiktaş/İstanbul
Galerist ve Galeri Nev'in Büyükada'daki Splendid Palace'da bir araya getirdiği Yaz Göğünün O Güzel Adası, Türkiye fotoğraf tarihinde iki farklı bakış biçimini temsil eden Yıldız Moran ve Şahin Kaygun'u aynı mekânda buluşturuyor. Adını Lord Byron'ın Fair Island of a Summer's Sky dizesinden alan sergi, adanın yazla birlikte kazandığı hafiflik ve zamansızlık hissini fotoğrafın farklı olasılıkları üzerinden okumaya açıyor. Yıldız Moran'ın 1950'lerin başında Büyükada'da çektiği ve ilk kez Splendid Palace'da sergilenen fotoğrafları, gündelik hayatı, insanları ve manzarayı sakin ama şiirsel bir gözle kaydederken; Şahin Kaygun'un işleri fotoğrafı müdahaleye açık bir yüzey olarak ele alıyor, görüntüyü kazıyarak, boyayarak ve kimyasal işlemlerle yeniden kuruyor. Böylece sergi, fotoğrafın hem tanıklık eden hem de gerçekliği dönüştüren iki ayrı yönünü aynı ada atmosferinde yan yana getiriyor.
Tarih: 18 Haziran - 18 Eylül 2026
Adres: Splendid Palace, Nizam, Yirmiüç Nisan Cd. No: 39, 34970 Adalar/İstanbul
Ara Güler Müzesi'nin yeni sergisi CANNES!, fotoğrafçının Cannes Film Festivali'nde farklı yıllarda çektiği ve arşivden ilk kez gün ışığına çıkan kareler üzerinden sinemanın en parlak dönemlerinden birine bakıyor. 1950'lerin sonu ile 1960'ların Cannes'ına odaklanan sergi, yalnızca kırmızı halının ışıltısını değil, festivalin gündelik akışını, sahil boyunca uzanan kalabalıkları, otelleri, basın mensuplarını, hayranları ve yıldız olmanın etrafında şekillenen o kendine özgü atmosferi de görünür kılıyor. Brigitte Bardot, Sophia Loren, Grace Kelly, Federico Fellini, Orson Welles, Jean Cocteau, Michelangelo Antonioni, Kim Novak ve François Truffaut gibi sinema tarihinin ikonik isimlerini Ara Güler'in bakışıyla bir araya getiren seçki, şöhreti yalnızca poz verilmiş anlarda değil, daha doğal ve akışkan karşılaşmalar içinde yakalıyor. Üç ana bölüm etrafında kurgulanan sergi; Cannes'ı bir sahne, bir festival alanı ve bir kutlama mekânı olarak ele alırken, fotoğraflara dönem gazeteleri, kontakt baskılar, basın kartları ve çeşitli efemeralar da eşlik ediyor. Böylece CANNES!, bir yandan Cannes Film Festivali'nin altın çağına uzanan görsel bir hafıza oluştururken, bir yandan da Ara Güler'in foto muhabirliği pratiğini daha yakından izleme fırsatı sunuyor.
Tarih: 22 Nisan - 11 Ekim 2026
Adres: Yapı Kredi Bomontiada, Ara Güler Müzesi Tarihi Bomontiada Bira Fabrikası, Birahane Sk. No:1, 34381 Şişli
Hüseyin Arıcı'nın Nihayet başlıklı kişisel sergisi, kayıp, dönüşüm ve fanilik gibi kavramları doğanın küçük ama güçlü imgeleri üzerinden düşünmeye açıyor. MeshRu'da izleyiciyle buluşan sergide sanatçı; polimer kil, akrilik, tuval üzerine yağlı boya ve buluntu objeleri bir araya getirerek malzeme açısından katmanlı, anlatı açısından da tekinsiz bir dünya kuruyor. Soyut kompozisyonların içinde beliren fareler, salyangozlar, kertenkeleler, kurbağalar ve özellikle tekrar eden karınca figürleri, insanın sahip olduklarıyla kurduğu bağı, kaybetme korkusunu ve bırakma fikrini görünür kılan metaforlara dönüşüyor. Arıcı'nın bu kurgusal evreninde doğanın döngüleri ile insanın hafıza ve aidiyet arayışı iç içe geçerken, yok oluşun her zaman yeni bir başlangıcın eşiğinde durduğu hissi öne çıkıyor.
Tarih: 1 Haziran - 14 Ekim 2026
Adres: MeshRu, Asmalı Mescit, Meşrutiyet Cd. No:99, Beyoğlu, İstanbul
Barbare Studio'nun ikinci sergisi Temas Bölgesi, sanatçıları bu kez bağların yüzeyinde dolaşmaktan çok, toprağın, organizmaların, üzümün ve görünmeyen ilişkiler ağının derinlerine bakmaya davet ediyor. T. Melis Golar küratörlüğünde Barbare Bağları'nda gerçekleşen sergi, gezegeni yaşayan bir beden olarak düşünen Gaia Hipotezi'nden hareketle canlı ve cansız arasındaki sınırları daha geçirgen bir yerden ele alıyor. A. Serkan Aka, Action Pyramid, Ayça Ay, Egle Oddo, Elmas Deniz, Ezgi Kılınçaslan, Fırat Engin, İrem Apak, Kıymet Daştan, Orkan Telhan, Pınar Marul, Rozelin Akgün, Sinem Dişli, Tabita Rezaire ve Yasemin Özcan'ın üretimleri; toprağın altındaki hayata, atmosferin taşıdığı izlere ve çoğu zaman fark etmediğimiz varlıkların hikâyelerine kulak veriyor. Sergi, bağları yalnızca bir manzara ya da üretim alanı olarak değil, karşılaşmaların, gerilimlerin ve simbiyotik ilişkilerin sürekli dönüştürdüğü canlı bir temas alanı olarak düşünmeye açıyor.
Tarih: 14 Haziran 2026'dan itibaren
Adres: Barbare Bağları, Yazır Köyü, Karaağaçlık Mevkii, Tekirdağ