Ekim, şehirde küçük kaçamaklar için bolca bahane bırakıyor. Günler kısalırken takvimler tam tersine biraz daha doluyor; bir gün vitrinin önünde tatlı seçmeye çalışıyor, ertesi gün kendimizi bir sergide, tiyatro salonunda ya da film programının içinde buluyoruz. Moda tarafında Paris'ten kalan son stil notları ve sanatla iç içe geçen kampanyalar dikkat çekerken, güzellik dünyası yeni denemeler için alan açıyor. Sinema takvimi hızlanıyor, sahnede tek kişilik bir performans bütün dikkati üzerine çekiyor, şehrin farklı köşelerinde geçmişle bugünü yan yana getiren sergiler karşımıza çıkıyor. Üstelik bu hafta ilhamın tek bir yerden gelmesi gerekmiyor; bazen bir müze salonunda, bazen eski bir Vespa modelinde, bazen de yıllardır tanıdığımız klasik bir takım elbisenin yeniden yorumlanışında karşımıza çıkıyor. Biraz merak, biraz keşif ve günlük rutinin dışına çıkma isteğiyle şekillenen bu haftanın İlham Rehberi, ekimin hareketlenen temposuna eşlik ediyor.
Paris Moda Haftası kapanış yaparken son stil notlarından birini ön sıradan alıyoruz. Miu Miu defilesini izleyen Maude Apatow, gri ekose takımını açık mavi gömlek, ince hırka, bordo sivri burun ayakkabılar ve kahverengi çantayla tamamlıyor. Takım elbisenin daha ciddi tarafını preppy detaylarla yumuşatan görünüm, klasik parçaları fazla düşünmeden bir araya getirmenin ne kadar iyi sonuç verebildiğini hatırlatıyor. Özellikle hırkanın gömlek üzerine eklenmesi ve aksesuarların sıcak tonları, görünümü ofis stilinden çıkarıp daha kişisel bir yere taşıyor.
Beş yılda kaç sergi, kaç sanatçı, kaç farklı hikâye birikir? Loft Art, beşinci yaşını geçmiş sergilerinden kalan izleri yeniden yan yana getirerek kutluyor. Arşiv, kuruluşundan bu yana yolu Loft Art'tan geçen bağımsız sanatçıların işlerine bugünden bakarken Akın Güreş, Aslı Özer, Cihan Oral, Dilşad Akçayöz ve Nil Büyükbayraktar'ın da aralarında olduğu 23 ismi aynı seçkide buluşturuyor. Daha önce farklı zamanlarda gördüğümüz işler arasında yeni bağlantılar kuran sergi, Loft Art'ın beş yıllık hafızasını yeniden açıyor. Bu hafta sergi rotanıza eklemek için iyi bir durak.
Ekim ayında birkaç akşamı şimdiden sinemaya ayırıyoruz. Filmekimi, 9-18 Ekim arasında Cannes, Venedik ve Toronto'dan geçen, yıl boyunca adını sıkça duyduğumuz filmleri İstanbul'a getiriyor. Pedro Almodóvar, Ryûsuke Hamaguchi, Hirokazu Kore-eda, Cristian Mungiu ve Martin McDonagh gibi yönetmenlerin yeni yapımlarının da yer aldığı 43 filmlik program, Atlas 1948'den Kadıköy Sineması'na şehrin farklı salonlarına yayılıyor. Festival seçkisinde büyük yönetmenlerin yeni işlerinden keşif filmlerine kadar uzanan geniş bir alan var; yani tek bir türe ya da hikâyeye bağlı kalmadan birkaç farklı rota çıkarmak mümkün. Programı açıp "hangisine yetişsek?" diye biraz fazla düşünmek ise Filmekimi'nin değişmeyen kısmı.
Bir moda kampanyası bizi müzeye götürebilir mi? Dior Cruise 2027'nin cevabı evet; Jennifer Lawrence, Greta Lee, Taylor Russell ve Drew Starkey, bu kez LACMA'nın galerilerinde Sam Rock'ın objektifine giriyor. Kimi zaman eserlerin karşısında duruyor, kimi zaman kendi aralarında gülüyor, kimi zaman da sanki kamerayı tamamen unutmuş gibiler. Jonathan Anderson'ın Kaliforniya güneşi, Technicolor ve Pop Art'tan beslenen renkleri de bu rahat atmosferin içine karışıyor. Sonuçta ortaya klasik kampanya pozlarından çok, moda ile sanat arasında dolaşan bir müze günü çıkıyor.
Tatlı konusunda karar vermek zaten yeterince zorken, bu hafta işimiz biraz daha karışıyor. Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul'daki The Mandarin Cake Shop'ta Medovik'ten fıstık ve vişneli küplere, frambuazlı makaronlardan çikolata-karamel birlikteliğine uzanan yeni tatlar var. Executive Pastry Chef Faik Toktaş'ın hazırladığı seçkide klasik reçeteler daha modern dokunuşlarla yan yana geliyor; meyve, çikolata, karamel ve kuruyemiş arasında seçim yapmak da vitrinin önünde biraz daha uzun kalmak anlamına geliyor. Kahvenin yanına ne söyleyeceğimize ise hâlâ karar veremedik.
Bu hafta güzellik tarafında biraz kurcalama, deneme ve yeni favoriler bulma zamanı. Beymen Beauty Studio'nun İstanbul, Ankara ve İzmir'deki farklı noktalarında cilt analizlerinden makyaj uygulamalarına, bakım seanslarından parfüm keşiflerine uzanan buluşmalar var. Belki uzun zamandır merak ettiğiniz bir ürünü denersiniz, belki de hiç aklınızda olmayan yeni bir kokuya denk gelirsiniz. Güzellik rutininize küçük bir güncelleme yapmak için bahanemiz hazır.
Ekranda da sahnede de girdiği her karaktere başka bir ton vermeyi başaran Salih Bademci'yi bu kez tek başına izliyoruz. Kerem Kurdoğlu'nun yazdığı, Mehmet Birkiye'nin yönettiği "Sesler", Bademci'nin çocukluğundan beri seslerin peşinden giden genç bir adamı canlandırdığı tek kişilik bir oyun. Sahnenin ortasındaki teknik masa, kayıtlar, cihazlar ve objeler eşliğinde şehrin sesleri birer birer hikâyeye dahil olurken kişisel anılar da giderek hepimizin tanıyabileceği ortak bir hafızaya dönüşüyor. Bademci'nin oyunculuğuna bütün sahneyi bırakan "Sesler", 7 Ekim'de DasDas Ataşehir'de.
Her şeyin yolunda göründüğü bir hayatın dağılması bazen tek bir telefonla başlıyor. Ben Affleck'in hem yönettiği hem de başrolünü üstlendiği "Animals", oğulları kaçırılan Mark ve Abigail'in birkaç saat içinde bütün hayatlarını yeniden sorgulamak zorunda kaldıkları bir gerilimin peşine düşüyor. 9 Ekim'de Netflix'te izleyiciyle buluşacak filmde fidye için zaman daralırken çiftin sakladığı sırlar ve birbirlerine ne kadar güvenebilecekleri de hikâyenin merkezine yerleşiyor. Kerry Washington'ın Affleck'e eşlik ettiği yapımda Gillian Anderson ve Steven Yeun da kadroda. Klasik bir kaçırılma hikâyesinden çok aile, güven ve kriz anında ne kadar ileri gidilebileceği üzerine oynayan "Animals", haftanın izleme listesine güçlü bir gerilim ekliyor.
Vespa'nın 80 yıllık hikâyesine tek bir yerde bakmak için son iki günümüz var. İstinyePark'ta devam eden "Vespa: Tüm Zamanların Modası" sergisi, 1953'ten 2026'ya uzanan farklı dönemlerden 20 modeli yan yana getiriyor. Faro Basso'dan Sprint'e, PX200'den yeni nesil 946 serisine kadar uzanan seçki, Vespa'nın yıllar içinde değişen tasarım dilini ve şehirle kurduğu ilişkiyi izlemeye alan açıyor. Vintage modellere meraklıysanız ya da İtalyan tasarımının bu ikonik tarafını yakından görmek istiyorsanız, 6 Ekim serginin son günü.