Kitapların dünyasında bu ay bizi birbirinden farklı hikâyeler bekliyor. Bir yanda insan ilişkilerini ve kendimizi ne kadar tanıdığımızı sorgulatan romanlar, diğer yanda tarihin izini süren polisiye hikâyeler, sanat dünyasının önemli isimleri ve hayatlarıyla merak uyandıran kişilerin biyografileri var. Üstelik bu seçkide kişisel gelişimden dünya edebiyatının klasiklerine, siyasetin perde arkasından tiyatroya uzanan pek çok farklı konuya yer açtık. Okuma listenize yeni kitaplar eklemek için önerilerimize göz atabilirsiniz.
Yalın anlatımıyla felsefeyi sevdiren İsviçreli çağdaş yazar ve düşünür Alain de Botton'ın Türkiye'de de geniş bir okur kitlesi var. Botton'ın Öp ve Anlat (Kiss and Tell) kitabı, bu kez Everest Yayınları'ndan okurla buluşuyor. Roman, sevgilisi Isabel'in biyografisini yazmaya çalışan bir adamın, onu anlamaya çalışırken kendi iç dünyası ve önyargılarıyla yüzleşmesini konu alıyor. Biyografiler genellikle ünlü kişilerin, liderlerin ve tarihî figürlerin hayatlarına odaklanırken Botton farklı bir yol izleyerek sevgilisi Isabel'in hayatına ve iç dünyasına yöneliyor. Sevdiğimiz kişiyi ne kadar tanıyoruz? Onun yaşadıklarıyla empati kurabiliyor muyuz? Bu sorular etrafında şekillenen roman, bir insanı gerçekten tanıyıp anlamanın ve dünyayı onun gözünden görmenin ne kadar mümkün olduğunu sorguluyor. Anlatıcının sevgilisini anlama çabası, kendi belleğini, empati yeteneğini, kıskançlıklarını ve insan psikolojisine dair bildiklerini de sorgulamasına neden oluyor. Hayatı ve ilişkileri kolaylaştıran kitaplarıyla tanınan Botton, romanında insanların tercihlerinin, alışkanlıklarının ve günlük yaşamlarındaki ayrıntıların karakterlerini nasıl yansıttığını ele alıyor. Londra'da yaşayan Botton, 2008 yılında kişisel gelişim ve eğitim merkezi Hayat Okulu'nu (The School of Life) kurmuştu. Geleneksel eğitim sistemlerinin yeterince ele almadığı duygusal zekâ, ilişkiler ve kendini tanıma gibi konulara odaklanan merkezde seminerler düzenleniyor ve kitaplar yayımlanıyor. Okurlara günlük yaşamlarında pratik çözümler sunmayı amaçlayan bu yayınlar arasında Kendini Tanımak ve Aşkı Bulmanın Yolu gibi kitaplar da bulunuyor.
Yayınevi: Everest Yayınları
Çevirmen: Yağmur Korat
Arkeoloji ve tarih tutkunu Ahmet Ümit, yeni kitabı Roma'nın Beş Günü'nde yine bir cinayetin izini sürerken okuru tarih ve arkeolojiyle iç içe bir yolculuğa çıkarıyor. Başkomiser Nevzat'ın hikâyesinin ardından yeni bir karakter çiftiyle tanışmak isteyen okurlar, bu kez Roma'ya uzanıyor. Ancak romanın hikâyesini daha iyi kavrayabilmek için yazarın Kayıp Tanrılar Ülkesi kitabını önceden okumakta yarar var. Ahmet Ümit'in bu romanıyla tanıttığı Berlin Emniyeti Cinayet Masası'ndan Yıldız Karasu ve yardımcısı Tobias Becker, yeniden karşımıza çıkıyor. INTERPOL adına özel bir görevle Roma'da bulunan ikili, art arda işlenen teatral cinayetlerin izini sürerken kendilerini Afrodisias'ın köklü tarihinden Roma sokaklarına uzanan bir suç örgüsünün içinde buluyor. Olay örgüsünün geçtiği mekânlara da önem veren yazar, bu kez Roma'yı hikâyesinin merkezine yerleştiriyor. Kültürü, tarihi, müziği ve ışıklarıyla tanınan şehir, polisiye olaylara ev sahipliği yapıyor. Yazar, yer yer entelektüel tartışmalara da yer açarken uygarlığın kırılganlığı üzerine düşündürüyor.
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Çağdaş Amerikan edebiyatının en önemli isimlerinden Marilynne Robinson'ın Pulitzer Ödüllü başyapıtı Gilead, ölümünün yaklaştığını bilen yaşlı bir rahibin küçük oğluna yazdığı uzun bir mektuptan oluşuyor. Rahip, mektubunda hayattan süzdüğü düşüncelerini, inancını, aile geçmişini ve insan hayatının kırılganlığını anlatıyor. Iowa'nın Gilead kasabasında yaşayan 76 yaşındaki rahip John Ames, kalp rahatsızlığı nedeniyle kısa süre sonra öleceğini öğreniyor. Kendisinden çok daha genç bir kadınla yaptığı geç evlilikten dünyaya gelen, henüz yedi yaşındaki oğluna büyüdüğünde okuması için bir mektup kaleme alıyor. Roman, Ames ailesinin dört kuşağını ele alıyor. Mektupta, Amerikan İç Savaşı öncesinde kölelik karşıtı eylemlere katılan, köktendinci ve sert görüşlere sahip büyükbaba ile daha ılımlı bir yaklaşım benimseyen baba arasındaki çatışmalara ve inanç arayışlarına yer veriliyor. Dokunaklı anlatımıyla baba-oğul ilişkileri, yalnızlık, yaşlılık, affetme, merhamet ve ilahi lütuf gibi kavramlar üzerine düşündüren roman, gündelik hayatın güzelliğini ve varoluşun mucizesini sorguluyor.
Yayınevi: Everest Yayınları
Çevirmen: Yeşim Seber
Avusturyalı oyun yazarı Thomas Bernhard, kitabında insanın kendisi hakkında yarattığı yanılsamaları, sanat dünyasının kibrini ve ikiyüzlülüğünü, başarı ve şöhret kavramlarını acımasız bir mizahla sorguluyor. Kahkaha ile trajedinin iç içe geçtiği anlatımıyla insanın hem kendisine hem de başkalarına anlattığı hikâyelerin ardındaki kırılgan ve acı gerçekleri gözler önüne seriyor. Kitapta yer alan "Bakın bütün şu yeteneklere / şu üstün yeteneklere / şu hiç eşi görülmemiş üstün yeteneklere / hepsi çarçur oldu / on yıl önce ortaya çıkanlar / Sebat yok / ekonomi yok / meslek aşkı yok" sözleri, Bernhard'a özgü edebî öfkenin ve alaycılığın bir örneğini oluşturuyor. Eserlerinde ölüm, yalnızlık, hastalık, yabancılaşma ve insan varoluşunun anlamsızlığı gibi konuları işleyen yazar, bu yönüyle Albert Camus ve Samuel Beckett gibi varoluşçu edebiyatın önemli isimlerine yakın duruyor.
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Çevirmen: Tevfik Turan
Hale Asaf, çağdaş Türk resim sanatının Batılılaşma ve modernleşme sürecinde öncü rol üstlenen ilk kadın ressamlardan biri. Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarına uzanan sıra dışı yaşamında İstanbul'dan Paris ve Berlin'e uzanan bir sanat yolculuğu gerçekleştirdi. Batı'nın modernist akımlarını Türk resmine taşıması ve bir kadın sanatçı olarak toplumsal tabuları yıkması bakımından hayatı ve sanatı dikkat çekiyor. Bursa'da da yaşayan sanatçı, sayıca az ancak etkileyici eserler üretti. Resimlerinde Paris Ekolü'nün ve avangart akımların izlerini taşıyan özgün bir modern sanat anlayışı benimsedi. Geleneksel figüratif ve akademik kalıpların ötesine geçerek iç dünyasını ve biçimsel arayışlarını öne çıkaran cesur bir ifade dili geliştirdi. İnas Sanayi-i Nefise Mektebi'nde, ardından Paris'teki bağımsız akademilerde ve André Lhote'un atölyesinde eğitim aldı. Sanat tarihçisi Burcu Pelvanoğlu'nun kitabı, Asaf'ın Türk resmindeki rolünü, hayatını ve sanatını titiz bir araştırmayla gün ışığına çıkarıyor. Yazar, sanatçının eserlerini ve bohem kişiliğini yakın tanıklıklar, belgeler ve karşılaştırmalı incelemeler aracılığıyla aktarırken yaşadığı dönemin toplumsal yapısına da ışık tutuyor. Kitapta sanatçının daha önce yayımlanmamış tablolarına ve belgelere de yer veriliyor.
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Herkesin sakladığı bir sır varken gerçeğe ne kadar yaklaşabilirsiniz? Miss Marple, yurt dışı tatillerinden birinde İsviçre Alpleri'nin tepelerinde yer alan Grand Alpine Oteli'ne yerleşiyor. Otelin seçkin atmosferinin keyfini çıkarırken bir konuğun ölü bulunmasıyla tatilinin seyri değişiyor. Ardından bastıran kar fırtınası, yolları kapatarak oteldekilerin dış dünyayla bağlantısını kesiyor. Kimsenin otelden ayrılamadığı bu ölümcül oyunda, gizemi çözmek yine Miss Marple'a düşüyor. Peki, katili herkesten önce bulabilecek mi? Romanları dünya çapında 10 milyondan fazla satan ödüllü yazar Lucy Foley, Agatha Christie'nin ikonik karakteri Miss Marple'dan ilham alan yeni bir polisiye hikâyeyle okurların karşısına çıkıyor. Christie'nin 1950 yılında geçen hikâyesinden hareketle Miss Marple karakterini kendi anlatısına taşıyan Foley, İsviçre Alpleri'ndeki görkemli bir otelde geçen yeni bir cinayet örgüsü kuruyor. Klasik polisiye edebiyatının sevilen atmosferini kış manzaraları ve gizemli karakterlerle buluşturan roman, sürükleyici hikâyelerden hoşlanan okurlara hitap ediyor.
Yayınevi: Altın Kitaplar
Çevirmen: Anıl Ceren Altunkanat
Kitap, Türkiye'de internetin gündelik hayata girişinin en tanıdık örneklerinden biri olan Yemeksepeti'nin hikâyesine odaklanıyor. Yemeksepeti'nin kurucu ortaklarından ve uzun yıllar CEO'su olan Nevzat Aydın, girişimci ve melek yatırımcı kimliğiyle tanınıyor. Kitap, Aydın'ın hayatını biyografi türünde alışılmadık bir üslupla ele alıyor. Biyografi için gerçekleştirilen 70'ten fazla röportaja ve 150 saati aşkın ses ve görüntü kaydına dayanan eserde, iş dünyasından spor dünyasına uzanan farklı isimler Nevzat Aydın'ı kendi bakış açılarından anlatıyor. Böylece okur, Aydın'ın hayatına çok yönlü bir perspektiften bakma fırsatı buluyor. Mizahi ve akıcı bir üslupla ilerleyen kitap, yatırımcı kimliğinin öne çıktığı bölümlerde daha ciddi ve yol gösterici bir tona geçiyor. İş dünyasının merak edilen isimlerinden biri hakkında çok sesli bir portre sunuyor. Yemeksepeti'nin 2015 yılında Alman Delivery Hero'ya 589 milyon dolara satılması da kitapta ele alınan önemli dönüm noktalarından biri. Bu satış, o dönemde Türk internet tarihinin en yüksek değerlemeli işlemlerinden biri olarak dikkat çekmişti.
Yayınevi: Okuyan Us Yayınları
Mükemmel olma isteği, titizlik ve sorumluluk duygusu çoğu zaman kişiyi geliştiren olumlu özellikler olarak görülüyor. Ancak bu özellikler aşırıya kaçıp katı ve tavizsiz kurallara dönüştüğünde hem kişinin hem de çevresindekilerin hayatını zorlaştırabiliyor. Bunun bedelini çoğu zaman yakınları da ödüyor. Psikiyatrist ve psikoterapist Alişan Burak Yaşar ile Uzm. Dr. M. Sinan Aydın'ın kaleme aldığı kitap, takıntılı kişilik özelliklerinin hangi noktada hayatı zorlaştıran engellere dönüştüğünü ele alıyor. Bu yükü hafifletmenin yollarını arayan, kendisini ya da bir yakınını daha iyi anlamak isteyen okurlara rehberlik etmeyi amaçlıyor. Mükemmeliyetçiliği "kötü bir huy" olarak tanımlamak yerine, titizliğin olumlu yönlerinden vazgeçmeden daha dengeli bir yaklaşım geliştirmenin mümkün olduğunu anlatıyor. "Mükemmel olmalıyım" düşüncesiyle hareket edenlerle "bırak gitsin" yaklaşımını benimseyenler arasında bir denge kurmaya çalışıyor. Konuyu iki uç üzerinden ele alan popüler yaklaşımların ötesine geçen kitap, bilimsel bilgiyi gündelik hayattan örneklerle bir araya getirerek değişimin nasıl mümkün olabileceğini gösteriyor.
Yayınevi: Psikonet
Dünya edebiyatında Çekçekçi (Rickshaw Boy) kitabıyla tanınan Lao She, kendi ülkesinde Çayhane (Teahouse) adlı eseriyle de önemli bir yere sahip. Çin edebiyatına ve 20. yüzyıl Çin tarihine ilgi duyan okurlara hitap eden eser, Pekin'deki Huzur Çayhanesi'nde yaşanan olaylar üzerinden Çin'in sancılı modernleşme sürecini ele alıyor. Lao She'nin 1956 yılında kaleme aldığı tiyatro oyunu, bu çayhaneyi yarım asırlık tarihin sahnesine dönüştürüyor. Üç ayrı dönemi aynı mekân üzerinden aktaran eserde esnaf, memur ve dilenci gibi sıradan insanların hayatta kalma mücadelesi ince bir mizahla anlatılıyor. Lao She, oyunu kaleme alırken kendi başına geleceklerden habersizdi. Kültür Devrimi sırasında hedef hâline gelen yazar, şiddete maruz kaldı ve hayatını kaybetti. Oyun ise on yılı aşkın süre sahnelerden uzak kaldı. Okur, tek bir mekânın duvarları arasında bir imparatorluğun ve ülkenin altüst oluşuna tanıklık ediyor. Yazarın trajik yaşam öyküsü de esere edebî değerinin ötesinde bir anlam kazandırıyor. Üç farklı zaman dilimine yayılan ve 60'tan fazla karakterin kısa sahnelerle hikâyeye dahil olduğu Çayhane, Çin edebiyatını keşfetmek ve 20. yüzyıl dünya tiyatrosunun önemli metinlerinden birini okumak isteyenler için iyi bir başlangıç sunuyor.
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
Çevirmen: Giray Fidan
Doğu Almanya'da büyüyen bir fizikçi olan Angela Merkel'in Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından siyasete girerek 16 yıl boyunca Almanya'yı yönetmesi, dikkat çekici bir başarı hikâyesi olarak değerlendiriliyor. Avrupa siyasetinde etkili olmuş bir kadın lider olarak Merkel'in yaşamı, görevinden ayrıldıktan sonra da ilgi çekmeye devam ediyor. Merkel'in 1954-2021 yılları arasındaki yaşamını anlattığı otobiyografik anı kitabı Özgürlük: Anılar, bir döneme ışık tutarken özel hayatına ve zor kararlar alırken yaşadığı içsel süreçlere de yer veriyor. Özgürlüğün sınırlarını yaşayarak öğrenmesi ve iktidardayken üstlendiği karar verme sorumluluğu, kitabın önemli konuları arasında bulunuyor. Merkel, siyasi yolculuğunu Putin ve Trump dahil olmak üzere dünya liderlerine ilişkin açık ve eleştirel değerlendirmelerle aktarıyor. Avro krizi, göç meselesi ve NATO'dan Ukrayna'ya uzanan siyasi kararlarını bugünden geriye bakarak yeniden değerlendiriyor. Kitabın en çok tartışılan bölümlerinden birini, 2008 NATO Zirvesi'nde Ukrayna'nın üyelik sürecine karşı çıkmasını savunduğu kısım oluşturuyor. Rusya ile ilişkiler konusunda ise Putin'le temasın kesilmemesinin doğru olduğunu belirtiyor. Merkel, Rusya politikası ve göç konusundaki eleştirilere rağmen görevde geçirdiği 16 yıl boyunca aldığı kararların arkasında duruyor.
Yayınevi: Kadim Yayınları
Çevirmen: Deniz Weber