ALEM Kitap Kulübü: Ağustos Seçkisi

Yaz güneşi tüm sıcaklığıyla sürerken, doğanın sunduğu güzellikler içimizi iyimserlikle doldururken, kitap sayfaları arasında yolculuk daha da keyiflidir. Sizin için yeni çıkan kitaplardan bir derleme yaptık.

YAZAR: Zülal ÜNALDI
7 Ağustos 2026 Cuma 17:39 | Son Güncellenme:
20 dakika okunma süresi

Yazın son ayı Ağustos, tatilin son günlerini yaşarken, biraz da sonbaharı karşılamaya hazırlanma duygusu yaşatır. Yaz anıları birikirken, farklı coğrafyalarda ve kültürlerde farklı iklimler yaşarız. Ama valizlerimizde hep kitaplar vardır ve kitap sayfalarında yeni bir yolculuğa yelken açmanın keyfi başkadır.

Yeni Köye Eski Adetler, Sinan Canan & Ali Koç

Bir bilim insanı ve bir eğitimcinin bakış açılarıyla kaleme alınmış kitap, ezbere bildiklerimizi sorguluyor, yeni dünyanın ihtiyaçlarına göre ebeveynlik, eğitim ve yaşamı mercek altına alıyor. Alanında uzman iki başarılı isim Sinan Canan ve Ali Koç, kendi bakış açılarıyla yer yer sarsıcı, yer yer aydınlatıcı bir felsefi yolculuğa davet ediyor ve diyorlar ki: "Bugün artık 'yeni bir köyün' içindeyiz. Bu köyün sokakları dijital ağlardan, meydanları ekranlardan, sınırlarıysa sınırsızlıktan oluşuyor. Ancak bu yeni köyde bir şeyler eksik... Yüzeyde her şey kusursuz işlerken içeride derin bir paradoks yaşıyoruz. Odalarına kapanan çocuklar, kaygıyla yön arayan ebeveynler, günah keçisi öğretmenler ve potansiyeli keşfetmek yerine performansı dayatan bir eğitim sistemi var." İki yazar, değişen dünyanın getirdiği yeni sorunların çözümünü ise bakın nerede arıyorlar? İnsanın temel ihtiyaçlarına dayanan, zamanın sınavından geçmiş, insanı insan yapan o kadim bilgelikte, "eski âdetlerde" arıyor ve bize de bunu önemle hatırlatıyorlar. Kitap, yaşadığımız "yeni köy"e, yani modern dünyaya uygun fakat insanın eskimeyen doğasına sadık âdetleri vurguluyor; yeni bir rota inşa etmek için somut çözümler öneriyor. Kitap, yeni çağın karmaşası içinde, insanın kadim doğasına yaslanan bir yol haritası sunuyor ve "Bazen ilerlemek için ihtiyacımız olan şey, unuttuklarımızı hatırlamaktır" diyor.

Yayınevi: Kronik Kitap

Sevgi ve Özlemle, Susie Boyt

İngiliz ressam Lucian Freud'un kızı ve Sigmund Freud'un torunlarından biri olan Susie Boyt, çağdaş İngiliz edebiyatının tanınmış yazarlarından; İngiltere'de ve ABD'de geniş bir okur kitlesine sahip. İngiliz ve Amerikan edebiyat çevrelerinde övgüyle karşılanan Sevgi ve Özlemle romanı, aile bağlarına odaklanıyor. Uyuşturucu bağımlılığının ailede yarattığı etkileri, bıraktığı yorgunluğu gözlemci ve şefkatli bir dille anlatıyor. Ruth, yaşamı boyunca sevgisini doğru zamanda sevdiklerine verememiş olmanın hüznünü yaşayan bir kadındır. Kızını tek başına büyütmüş; duyarsızlıklara karşı cesurca mücadele etmiş bir edebiyat öğretmeni olan Ruth, kızı Eleanor'ın uyuşturucu bağımlılığıyla geçen yıllarının yorgunluğunu üstünde taşırken, önemli bir karar aşamasına gelir. Kızı Eleanor çocuk sahibi olunca, yaşamında önemli bir karar verir ve torunu Lily'yi evlat edinir. Sevgi, cesaret ve şefkati konu alan roman, Ruth'un Lily ile geçen yaşamını; torununa sabırla beslediği sevgiyi, günlük yaşamın sıradan mutluluklarını, bir anneanneyle torunun, tıpkı anne-çocuk ilişkisine benzer arkadaşlığının hikâyesini anlatıyor. Sevginin geç de olsa onarıcı olabileceğine dair umut veren bir anlatım. Üstüne titreyerek büyütülmüş bir sevgi, daha önceki boşa gitmiş sevgilerin telafisi olabilir mi? Susie Boyt bu soruyu sorarken, kırılgan bir ruhun yaşama tutunma çabasını şefkat ve mizahla anlatıyor.

Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları

Çevirmen: Aslı Konaç

Anlaşılmak Şifadır, Gülseren Budayıcıoğlu

Birçok kişi derinlere gömdüğü acısıyla, yaralarıyla yaşar. Bazen ser verip sır vermez, bazen en derin yaralar o sessiz dünyaların içinden çıkar. Türkiye'nin tanınmış psikiyatristlerinden Gülseren Budayıcıoğlu, derinlerdeki bu yaralar hakkında yeterince bilgi sahibi. Budayıcıoğlu, Anlaşılmak Şifadır kitabında gazeteci Mert İnan ile gerçekleştirdiği nehir söyleşinde, hem kendi yaşam yolculuğunu hem de tüm meslek yaşamında gördüklerinden çıkardığı sonuçları anlatıyor. Onun tüm danışanlarının hikâyesinde gözlemlediği ortak bir şey vardır: Hepsi de anlaşılmak istiyorlar... Yazar, o anlaşılma anının peşinden gidiyor. Deneyimli bir psikiyatrist olarak hem mesleğinden hem de yaşam yolculuğundan süzdüklerini dile getiriyor. Değersizlik duygusunun çocukluğa uzanan kökleri, kaderle ilgili düşünceler, aşkın kimyası, evlilikte yaşananlar... Psikiyatrist, dijital çağın getirdiği yeni yalnızlıkları da ele alıyor; antidepresanlar hakkında yanlış bilinenleri dile getiriyor ve önemli bir soru soruyor: Kendimizle nasıl barışabiliriz? Bu sorunun cevabında mesleğinden süzdüğü derin bir teşhis koyuyor: "Kişi anlaşıldığını hissettiğinde, şifası arkadan gelir. Biri, gözlerinizin içine bakıp 'Seni görüyorum' dediği anda, anlaşılma duygusuyla bir şeyler çözülmeye başlar." İç dünyasında adını koyamadığı bir ağırlık taşıyanlar, yaşam yolculuğunda karşısına çıkan bazı sorunlarla baş edemeyenler için kitap, rehber niteliğinde.

Yayınevi: Doğan Kitap

Her Şey Mümkün, Elizabeth Strout

Pulitzer ödüllü yazar Elizabeth Strout, sevilen karakteri Lucy Barton'un hikâyesini ele aldığı, insana dair öyküler anlattığı romanlarıyla geniş bir okur kitlesi edindi. Yazar, Her Şey Mümkün romanında ise Lucy Barton'un kasabaya dönüş hikâyesini anlatıyor. Geçmişinden kaçma çabası içinde ama yine de o geçmişe görünmez bir bağla bağlı olan Lucy, çocukluğunun geçtiği kasabasına geri döner. Mısır ve soya tarlalarıyla çevrili küçük kasaba artık herkesin tanıdığı bir yerdir. Yıllar önce buradan çıkıp giden Lucy Barton'un yazdığı kitap vitrinlerde yerini aldığında, bu küçük kasabada yaşayan herkesin hayatı da sarsılır. Çünkü kitapta anlatılan sadece Lucy'nin hikâyesi değildir. Geride kalanları da anlatmaktadır. Roman, aynı kasabadan çıkıp birbirinden çok farklı yaşamlar kuran insanların hikâyesini anlatırken, insana dair tüm duyguları ele alıyor. Yıllar sonra eve dönen Lucy kardeşleriyle yüzleşir. Yazar, Lucy'nin kırılgan dünyasına bu kez başkalarının penceresinden bakar. Kardeşleri, öğretmeni, komşularının iç dünyası görünür olur. Suskunlukların içine gömülmüş utançlar, yaralar gün ışığına çıkar. Çocukluk yıllarında yüreklerde açılan boşluklar ve yıllarca taşınan kırgınlıklar dile getirilir. Farklı karakterler anlatılır. Biri zengin koca için özsaygısını feda etmiş, diğeri bir kitabın sayfalarında kendini bulmuş iki kız kardeş; annesinin bulduğu mutluluğa sevinmeye çalışan ama hâlâ geçmişin kırgınlıklarını taşıyan yetişkin bir kadın vardır. Günlük yaşamın içinde gizlenen yalnızlıklar, pişmanlıklar, affetme çabaları, sade ama dokunaklı bir dille anlatılır.

Yayınevi: Domingo Yayınevi

Çevirmen: Elif Ersavcı

Yumuşak Bir İç Çekiş, Nanae Aoyama

Bir insan yıllardır içine sığındığı ve kabullendiği yalnızlığından çıkmayı gerçekten başarabilir mi? Bazen hayat yolculuğumuzdaki en büyük değişimler, gürültülü bir şekilde değil de "yumuşak bir iç çekiş" ile başlayabilir. Çağdaş Japon edebiyatının en çok satan yazarlarından Nanae Aoyama, Madoka'nın tekdüze yaşamını anlattığı romanında tam da bunu yapıyor. Gündelik hayatın içindeki küçük kırılmaları ele alan roman; aile bağları ve değişen ilişkiler üzerinden sakin ama derinlikli bir hikâye sunuyor. Madoka'nın günleri uzun zamandır yalnızlık içinde ve monoton geçmektedir. Sabahları kalabalık metro yolculuklarıyla işine gider; akşamları evine döndüğünde sade bir yemek hazırlayıp sessiz dünyasına çekilir. Ancak yıllardır kayıp olan ağabeyi Futa'nın bir akşam ansızın kapısını çalmasıyla bu sakin hayatı sarsılır. Fevri, kaygısız ve dürtüleriyle yaşayan Futa, Madoka'nın tam zıddı karakterdedir. Futa günlük tutmayı da seven biridir ve geceleri günlüğünü yazarken kardeşi Madoka'nın o günü nasıl geçirdiğini anlatmaktadır. Madoka bir gün tesadüfen kardeşinin günlüğüne baktığında, kendisi hakkındaki fikirlerini şaşkınlıkla okur. Bu günlük onun hayatına çarpıcı bir ayna tutar. Hayatına dışarıdan bir gözle bakmaya başlayan Madoka, tekdüze sakin yaşamı hakkında ilk kez düşünmeye başlar. İlk kez kendisine "Başka türlü bir yaşamı başarabilir miyim?" diye sorar. Roman, günlük yaşamda saklı küçük mucizeleri, aile bağlarını ve insanın kendiyle yüzleşme cesaretini sakin, incelikli bir dille anlatıyor.

Yayınevi: Beyaz Baykuş Yayınları

Çevirmen: Merve Sever

Hatırladığın Gibi, Catherine Prasifka

Genç bir İrlandalı yazar olan Catherine Prasifka, dijital çağın ikliminde yaşayan; internette "paylaşmanın, yaymanın ve beğenmenin bitmek bilmeyen döngüsü" içindeki gençlerin ruh hâlini ince bir gözlemcilikle anlatıyor. Sosyal medya çağında yaşanan deneyimler, gerçekten bize ait midir yoksa başkaları tarafından beğenilmek için mi öyle yaparız? Yazar bu sorulara cevap ararken, ikinci tekil şahıs anlatımıyla yazdığı, okura direkt hitap eden üslubuyla şöyle sesleniyor: "İlk bilgisayarına dokuz yaşındayken kavuşuyorsun. En sevdiğin şey, sanal evcil hayvan sitesi, sohbet odalarında saatler geçiriyorsun. İnternetten tanıdığın arkadaşlarının neden gerçek isimlerini kullanmadığını anlamıyorsun. Paylaşmanın, yaymanın ve beğenmenin bitmek bilmeyen döngüsünün içindesin. Artık içindeki boşluk hissinin olmadığı bir zamanı hatırlamıyorsun. Artık bir şeylerin değişmesi gerektiğini biliyorsun"... Roman, internet çağında kendimizi nasıl yeniden kurduğumuz, nasıl bir hafıza, kimlik yarattığımız üzerine düşündüren çağdaş bir eser. İnternet çağında büyüyen bir genç kızın dijital alışkanlıklarını, beden algısını, aile ilişkilerini ve internetin kimlik üzerindeki etkilerini ele alan roman; aile, roller ve aşk üzerine çarpıcı bir anlatım. Hikâyenin odağını ise karakterlerin geçmişi hatırlama biçimleriyle bugünkü benlikleri arasındaki gerilim oluşturuyor; sosyal medya, arkadaşlık ilişkileri, yetişkinliğe geçiş süreci de ironik bir dille anlatılıyor.

Yayınevi: Doğan Kitap

Çevirmen: İrem Uzunhasanoğlu

Şafak Sökmeden, Sandrine Collette

Dünyanın uzak bir köşesinde, Basilic Nehri'nin kıvrımlarıyla dış dünyadan kopmuş küçük bir köyde geçer hikâye. Ormanların ve tarlaların arasında sıkışmış insanların yaşamı zordur. Çocuklar erken yaşta olgunlaşır, kadınlar ve erkekler zorlu şartlara güçlükle dayanmaktadır. Fakat bir gün Madelaine'in gelişiyle bu katı düzen çatlamaya başlar. Yoksulluğun, korkunun ve suskunluğun gölgesinde yaşayan insanlar için bir umut doğar. Fransız edebiyatının ödüllü yazarı Sandrine Collette, romanında doğanın acımasızlığı, hayatta kalma mücadelesi ve insanın sınırlarını anlatan sert ama şiirsel bir hikâye sunuyor. Okuru, feodal şiddetin, açlığın ve umudun iç içe geçtiği karanlık bir kırsal evrenin dünyasına çekiyor. İnsan doğasının en kırılgan ve dirençli yanlarını göstererek, kardeşlik, adalet, güç ve özgürlük üzerine dokunaklı bir anlatı kuruyor. Sarsıcı dili ve destansı atmosferiyle büyük yankı uyandıran Şafak Sökmeden, 2024 yılında Fransa'nın seçkin edebiyat ödüllerinden Prix Goncourt des Lycéens'e (Goncourt Liseliler Ödülü) layık görüldü ve çağdaş Fransız edebiyatının güçlü romanları arasına girdi.

Yayınevi: Kırmızı Kedi Yayınevi

Çevirmen: Ali Cevat Akkoyunlu

Arkadaşlarım, Fredrik Backman

İsveçli yazar Fredrik Backman, dört çocukluk arkadaşının öyküsünden yola çıkan romanında uzun yaz günlerinde terk edilmiş bir iskelede şakalar yaparak, sırlar paylaşarak zaman öldüren bir grup ergenin hikâyesini anlatıyor. Roman, dünyaca ünlü bir tablonun peşine düşen 17 yaşındaki yetim Louisa'nın ve zorlu aile hayatlarından kaçıp birbirine sığınan bir grup ergenin, geçmişle bugünü harmanlayan dokunaklı hikâyesini konu alır. Louisa, annesi tarafından çocukken terk edildikten sonra birçok koruyucu aile yanında kalmıştır ve yakın arkadaşının ölümcül doz aşımından ölmesinden sonra yaşam mücadelesini sürdüren genç bir kızdır. Ünlü bir tablonun peşine düşen ve tabloyu görmek için gizlice bir müzayede evine giren Louisa, orada 39 yaşında, hayatının son günlerini yaşayan C. Jat ile karşılaşır ve olaylar bundan sonra karmaşık bir şekilde gelişir. Fredrik Backman'ın Arkadaşlarım kitabı, dünya basınında olaylara, ilişkilere mizahi yaklaşımı ve dokunaklılığıyla "hassas ve yürek ısıtan bir roman" olarak nitelendirildi.

Yayınevi: Kairos Kitap

Çevirmen: Elif Nihan Akbaş

Venüs'ün Doğuşu: Tuvallerden Taşan Bir Tutku – Sarah Dunant

Sarah Dunant'tan "Venüs'ün Doğuşu" romanı 15. yüzyıl Floransa'sına, Rönesans dönemine götürüyor. Sanat tarihçilerinin, Rönesans'ın ünlü sanat himayecisi Medici ailesinin ve Botticelli'nin aynı şehirde dolaştığı bir dönem bu. Daha çok sanat ve tarihe meraklı kişilere hitap eden roman; resim yapma tutkusu dönemin klasik resim kurallarıyla çatışan Alessandra'nın hikâyesi üzerinden sanat, aşk, din ve kadın özgürlüğü konularında geziniyor ve güçlü sorular soruyor. Floransalı genç bir kız olan Alessandra Cecchi, babası tarafından evin aile kilisesinin duvarlarını boyamak üzere görevlendirilen genç bir ressama ilgi duyar. Romanda olaylar, Alessandra tarafından son yıllarında yazılmış anılar olarak anlatılır. Sanatsal ve tarihî romanları sevenlerin ilgi duyacağı kitapta, Alessandra'nın hikâyesi üzerinden gerçek tarihî olaylar da anlatılıyor. Kitap adını, İtalyan Rönesans ressamı Sandro Botticelli'nin 1482–1486 tarihlerinde yaptığı ünlü Venüs'ün Doğuşu tablosundan alıyor. Tuval üzerine tempera ile yapılan bu başyapıt, güzellik ve aşk tanrıçası Venüs'ün denizden doğup kıyıya çıkışını betimler.

Yayınevi: Maya Yayınevi

Çevirmen: Selvi Danacı

Kırılgan Çağ, Donatella Di Pietrantonio

"Gençtik ama yenilmez değildik. Kırılgandık... Her yeni an düşebileceğimizi, hatta ölebileceğimizi keşfediyordum..." 30 yıl önce, ailenin arazisinde yaşanan ve üç genç kızın hayatını kaybettiği bir trajediden sadece o sağ çıkmıştır. Kurt Dişi denilen tepede yaşanan dehşet dolu gecede iki genç kadın öldürülmüş, diğeri ölümün kıyısından dönmüştür. Lucia o gece kurtulur ama geçmiş peşini bırakmayacaktır. Bir gün Lucia'nın kızı Amanda, pandemi döneminde Milano'daki parlak hayatını terk edip Abruzzo'daki köy evine, sessiz ve içine kapanık bir hâlde geri döner. Annesi bu suskunluğun ardında bir şey olduğunu hisseder ama ne olduğunu çözemez. Kızının ağzını bıçak açmaz, odasından çıkmaz, her saniye tedirgindir. Lucia kızına ulaşabilmek için, yıllar önce yaşadığı ve uzun zamandır bastırdığı korkunç geçmişin kapağını aralamak zorunda kalır. Geri Verilen Kız romanıyla dünya çapında başarı yakalayan ve Türkiye'de de sevilen Donatella Di Pietrantonio, yeni romanı Kırılgan Çağ'da anne-kız ilişkileri, aidiyet ve kırılganlığın derinliklerinde geziniyor. Gerçek bir trajediden yola çıktığı romanında, kuşaklar boyunca süren bir aile hikâyesi üzerinden hayli karanlık bir masal anlatıyor; ebeveynler ve çocuklar arasındaki karmaşık ilişkileri, incelikli ve gözlemci bir bakışla sunuyor.

Yayınevi: Domingo Yayınevi

Çevirmen: Eren Yücesan Cendey

EN ÇOK OKUNANLAR

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Deniz Marşan

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Deniz Marşan

2 dakika okunma süresi
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Duygu Şahin

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Duygu Şahin

3 dakika okunma süresi
Yazın En Romantik Dudak Trendi: Öpülmüş Dudaklar

Yazın En Romantik Dudak Trendi: Öpülmüş Dudaklar

4 dakika okunma süresi
İyi Yaşamın Lezzetli Hali

İyi Yaşamın Lezzetli Hali

2 dakika okunma süresi
Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Damla Kurtoğlu Akgönenç

Modanın İzinde Keşif Yolculuğu: Damla Kurtoğlu Akgönenç

2 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

Haftanın İlham Rehberi: 18 - 24 Mayıs

Haftanın İlham Rehberi: 18 - 24 Mayıs

Haftanın İlham Rehberi: 4 - 10 Mayıs

Haftanın İlham Rehberi: 4 - 10 Mayıs

MoMA Sürrealizmin Sayfalarını Yeniden Açıyor

MoMA Sürrealizmin Sayfalarını Yeniden Açıyor

Beykoz Kundura'da Karanlık Bir Sahne Deneyi

Beykoz Kundura'da Karanlık Bir Sahne Deneyi

Türkiye Pavyonu Venedik Bienali'nde Kapılarını Açtı

Türkiye Pavyonu Venedik Bienali'nde Kapılarını Açtı

Oscar'da Yeni Dönem: Akademi Kuralları Değişti

Oscar'da Yeni Dönem: Akademi Kuralları Değişti

İstanbul'un En İyi Müzeleri: Sanat, Tarih ve Kültür Dolu 20 Durak

İstanbul'un En İyi Müzeleri: Sanat, Tarih ve Kültür Dolu 20 Durak

Haftanın İlham Rehberi: 1 - 7 Haziran

Haftanın İlham Rehberi: 1 - 7 Haziran

Oscar'da Yeni Güç Dengesi: 529 İsim Akademi'ye Katılıyor

Oscar'da Yeni Güç Dengesi: 529 İsim Akademi'ye Katılıyor

Lara Kurdoğlu'nun Sinema Yolculuğunda Yeni Başarı

Lara Kurdoğlu'nun Sinema Yolculuğunda Yeni Başarı

2026 Yazının En İyi Müzik Festivalleri: Avrupa'dan Japonya'ya Yaz Rotaları

2026 Yazının En İyi Müzik Festivalleri: Avrupa'dan Japonya'ya Yaz Rotaları

ALEM Kitap Kulübü: Haziran Seçkisi

ALEM Kitap Kulübü: Haziran Seçkisi