Paris Haute Couture Moda Haftası'dan Öne Çıkanlar

Köklü miras ile çağdaş vizyon arasında kurulan dengeler üzerinden şekillenen Paris Haute Couture Moda Haftası Chanel'den Dior'a, Valentino'dan Gaurav Gupta'ya uzanan takvimle karşımızdaydı. Zanaat podyuma çıkarak sahneleme ve kavramsal anlatının kesiştiği güçlü koleksiyonlara ev sahipliği yaptı.

YAZAR: Cansu KARAKUŞ
11 Şubat 2026 Çarşamba 13:07 | Son Güncellenme:
10 dakika okunma süresi

2026 İlkbahar/Yaz Paris Haute Couture Moda Haftası, modanın en yüksek ifade biçiminin teknik ustalığın yanı sıra anlatı gücüyle de yeniden tanımlandığı bir sezona işaret etti. Bu sezon podyumlar; arşivle kurulan diyaloglara, kültürel referanslara ve tasarımcıların kişisel vizyonlarına sahne oldu. Grand Palais'den Rodin Müzesi'ne uzanan mekânlar, koleksiyonların düşünsel arka planını tamamlayan atmosferler sundu. Kimileri mirası çağdaş bir dille yeniden yorumlarken, kimileri couture'ü felsefi ve kavramsal bir zemine taşıdı. Ortak noktada ise el işçiliği, silüet disiplini ve detaylara verilen önem yer aldı. Hem sanat adına hem de popüler kültür dosyalarında en çok konuşulan bu modaevlerinde Jonathan Anderson ve Dior koleksiyonu zirvede yerini alırken birçok kişinin keşif listesine giren tasarımcı Gaurav Gupta oldu.

Dior

Dior, 2026 İlkbahar/Yaz Haute Couture koleksiyonunu Rodin Müzesi'nde sundu. Jonathan Anderson'ın modaevindeki ilk couture koleksiyonu, markanın arşiv kodlarıyla kişisel vizyonu arasında bir süreklilik kurdu. Erkek koleksiyonundaki daha sert tonun ardından, bu kez daha düşünceli ve katmanlı bir anlatı öne çıktı. İlham, Anderson'ın John Galliano'dan aldığı siklamen buketleri üzerinden somutlaşan yaratıcı bir mirasa dayanıyordu. Mekânın tavanını kaplayan çiçek yerleştirmeleri ve saç aksesuarları bu referansı güçlendirdi. Çiçek motifli kabarık etekler, ipek aplikeler ve yoğun el işlemeleri romantik bir çerçeve sunarken; meteorit taşlı mücevherler ve 18. yüzyıl Fransız kumaşlarından üretilen çantalar koleksiyonu kavramsal bir zemine taşıdı. Uzatılmış Bar ceketler, pileli formlar ve heykelsi aksesuarlar, Dior mirasını çağdaş bir hassasiyetle yeniden yorumladı.

Chanel

2026 İlkbahar/Yaz haute couture koleksiyonunu Grand Palais'de sunan Chanel, Matthieu Blazy'nin modaevindeki vizyonunu yansıtan defilesiyle öncesinde paylaşılan masalsı tanıtım videosunun mekâna taşınmış bir devamı niteliğindeydi. Devasa mantar formları ve doğadan ilham alan sahne tasarımı, koleksiyonun yumuşak renk geçişleriyle paralel bir atmosfer kurdu. Blazy, Chanel'in couture geleneğini korurken oranlarla ve yüzeylerle oynayan daha akışkan bir silüet dili önerdi. İnce işçilik, dengeli hacimler ve transparan detaylar koleksiyonun öne çıkan unsurları arasındaydı. Transparan dokular özellikle aksesuarlarda ve katmanlı görünümlerde belirginleşti. Tüvit takımlar, hafif elbiseler ve zarif tamamlayıcı parçalar, haute couture'ün gündelik hayata adapte edilebilir bir yorumunu sundu. Aşırı dramatik formlardan uzak duran koleksiyon, Chanel'in imza kodlarını yeni bir estetik denge içinde yeniden ele aldı.

Valentino

2026 İlkbahar/Yaz Couture koleksiyonuyla Alessandro Michele, Valentino'nun tarihsel mirasını deneyimsel bir sunum diliyle ele aldı. Valentino Garavani'nin vefatının ardından gerçekleşen defile, doğrudan bir anma yerine estetik referanslar üzerinden kurucuya gönderme yaptı. Gösteri, Kaiserpanorama'dan ilham alan dairesel bir düzen içinde kurgulandı; izleyiciler modelleri ahşap yapıların içinden, tekil çerçeveler aracılığıyla izledi. Bu format, her silüetin formunu ve işçiliğini bağımsız birer kompozisyon olarak öne çıkardı. Koleksiyonun referans dünyasında sessiz sinema, Art Deco ve 1940'ların Hollywood yıldızları belirgindi. Michele, teatral anlatımı teknik ustalıkla birleştirerek couture'ü görsel bir deneyim alanına dönüştürdü. Tarihsel göndermeler, kontrollü bir duyusallık ve net bir sahneleme diliyle dengelendi.

Stéphane Rolland

Stéphane Rolland, 2026 couture koleksiyonunu Paris'te Cirque d'Hiver Bouglione'da sundu. Koleksiyon, mekânın tarihsel mirası ve sirk estetiğiyle doğrudan ilişki kuran bir anlatı üzerine inşa edildi. Pierre Étaix'in Yoyo filminden ilham alan tasarımcı, teatral atmosferi heykelsi silüetlerle birleştirdi. Hacim ve yapı koleksiyonun belirleyici unsurlarıydı. Pelerinli halter tulumlar, sert yan panelli blazerlar ve dikey yarıklarla hareket kazanan sütun elbiseler mimari bir yaklaşım sergiledi. Daire ve kare formlar özellikle dış giyimde kübist bir etki yarattı. Organza, şifon, gazar ve düşes saten gibi couture kumaşlar spiral ve dairesel kesimlerle işlendi. Siyah ve beyazın yanı sıra kırmızı, bordo ve karamel tonları paleti tamamladı. Defile gelirinin Fondation des Hôpitaux'ya bağışlanması, koleksiyona sosyal bir boyut da ekledi.

Gaurav Gupta

Çok konuşulan koleksiyonunu Hint felsefesindeki "advait" kavramı etrafında şekillendiren Gaurav Gupta, "Divine Androgyne" başlıklı koleksiyon, eril ve dişil enerjilerin birlikteliğini heykelsi couture formlar aracılığıyla yorumladı. Bedenle yakın ilişki kuran silüetler, enerji noktalarını izleyen danteller ve ağ benzeri yapılarla katmanlı anlamlar kazandı. Saat mekanizmalarından oluşan metalik işlemeler zamanın döngüselliğine gönderme yaparken; gezegen, meteor ve takımyıldızı motifleri kozmik bir anlatı oluşturdu. Robotik yüzeylerle geleneksel el işçiliğinin birlikteliği, köken ile gelecek arasındaki gerilimi yansıttı. Navkirat Sodhi'nin podyuma dönüşü koleksiyonun kişisel ve duygusal boyutunu güçlendirdi. Gupta, Doğu ve Batı referanslarını bir araya getirerek evrensel bir birlik fikrini couture diliyle ifade etti.

Elie Saab

Haute couture koleksiyonunda 1970'lerin jet sosyete yazlarından ve Marakeş'in bohem estetiğinden ilham alan Elie Saab, altın tonlarının hâkim olduğu koleksiyonda mücevherli elbiseler, kristal işlemeler, metalik fileler ve ışıldayan yüzeyler öne çıktı. Ancak görkemli detaylara rağmen silüetler hafif ve akışkan bir yapı sundu. Püsküller ve ombre geçişli şifonlar tasarımlara hareket kazandırırken, mücevher benzeri el işçilikleri couture zanaatini vurguladı. Birçok görünüm katmanlanabilir şekilde tasarlandı; elbiseler yeleklerle, payetli üstler uyumlu pantolonlarla kombinlendi. Koleksiyondaki bej-gül tonlarındaki gelinlik ise klasik ihtişamdan uzak, daha yumuşak ve hafif bir yaklaşım benimsedi. Elie Saab, bu sezon ihtişam ile rahatlık arasında dengeli bir çizgi kurdu.

EN ÇOK OKUNANLAR

İstanbul Vizyonu

İstanbul Vizyonu

1 dakika okunma süresi
Kuruçeşme'nin Yeni Buluşma Noktası: Dandy

Kuruçeşme'nin Yeni Buluşma Noktası: Dandy

1 dakika okunma süresi
Gökay Gündoğdu'dan Yalın Tasarımlar

Gökay Gündoğdu'dan Yalın Tasarımlar

1 dakika okunma süresi
Moda ve Gastronominin Buluştuğu Gece

Moda ve Gastronominin Buluştuğu Gece

1 dakika okunma süresi
Bayram Tatilinde Nereye Gidilir? 2026 Otel Rehberi

Bayram Tatilinde Nereye Gidilir? 2026 Otel Rehberi

52 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

Kortta Başlayan Hikaye

Kortta Başlayan Hikaye

Alysa Liu Louis Vuitton'un Yeni Global Marka Elçisi Oldu

Alysa Liu Louis Vuitton'un Yeni Global Marka Elçisi Oldu

Sezon Geçişinde Az Ama Etkili Parçalar

Sezon Geçişinde Az Ama Etkili Parçalar

Chanel, Biarritz'de Köklerine Dönüyor

Chanel, Biarritz'de Köklerine Dönüyor

Mücevherde Doğa Etkisinde Tasarımlar

Mücevherde Doğa Etkisinde Tasarımlar

Sadeleşen Seyahat Fikri

Sadeleşen Seyahat Fikri

Günlük Stilde Net Hatlar

Günlük Stilde Net Hatlar

2026 Anneler Günü'ne Özel Zamansız Hediye Önerileri

2026 Anneler Günü'ne Özel Zamansız Hediye Önerileri

Kabanlardan Ceketlere: Dış Giyimde Hafifleme Dönemi

Kabanlardan Ceketlere: Dış Giyimde Hafifleme Dönemi

Loewe Stüdyosundan Son Kreatif İmza

Loewe Stüdyosundan Son Kreatif İmza

Nicolas Di Felice, Courrèges'ten Ayrılıyor

Nicolas Di Felice, Courrèges'ten Ayrılıyor

Gökay Gündoğdu, Birleşmiş Milletler'de Kadının Güçlendirilmesi Üzerine Konuştu!

Gökay Gündoğdu, Birleşmiş Milletler'de Kadının Güçlendirilmesi Üzerine Konuştu!