Şu son 12 yılın Oscar listesine şöyle bir bakınca insan ister istemez bir durup düşünüyor. Bazı yıllar "nihayet doğru karar" deyip alkışladığımızı hatırlıyorum, bazen de ödülün o filme nasıl gittiğini anlamak için saatlerce kafa patlattığımızı... Aslında arada izlerken bizi gerçekten başka dünyalara götürenler de var, sadece Akademi'nin sevdiği o klasik formüllere sığdığı için heykelciği kapıp gidenler de... Sonuçta hepsi bir şekilde o kırmızı halıdan geçti ve bir döneme damga vurdu değil mi? Biz de payımıza düşenle ya mest olduk ya da biraz şaşırdık. Lafı çok uzatıp konuyu daha fazla dağıtmayayım, son 12 yılda Oscar alan 12 filmi hemen aşağıya sıralıyorum...
IMDb Puanı: 8.1
Rotten Tomatoes: %95
Türü: Biyografi, Dram, Tarih
Süre: 2 saat 14 dakika
Oyuncular: Chiwetel Ejiofor, Michael Fassbender, Lupita Nyong'o, Brad Pitt
Yönetmen: Steve McQueen
Hafta sonu biraz neşeleneyim diyorsanız bu filmden koşarak uzaklaşın bence, çünkü yönetmen Steve McQueen, izleyiciyi duygusal olarak epey sarsan bir iş çıkarmış. New York'ta kendi halinde yaşayan özgür bir müzisyenin, kalleşçe kaçırılıp köle olarak satılmasını izlerken "adalet bunun neresinde?" diye kendi kendinizi yiyorsunuz. Bir de duyduğumuza göre sette sıcaktan bayılan bayılana olmuş, yani o ekranda gördüğünüz perişanlık sadece makyaj falan değil, bayağı gerçekmiş. İzleyince ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız zaten. Michael Fassbender filmde o kadar nefretlik bir adama dönüşmüş ki, oyunculuğuna mı hayran kalsak yoksa adamdan mı kaçsak bilemiyoruz. Gerçekten sokakta görsek yolumuzu değiştiririz herhalde. Lupita Nyong'o da ilk sinema filmiyle Oscar'ı kucağına alarak herkesi kendine hayran bıraktı tabi. Kısacası "En İyi Film" ödülünü sonuna kadar hak eden, insanın boğazına koca bir yumru oturtan sert bir hikaye var karşınızda.
IMDb Puanı: 7.7
Rotten Tomatoes: %91
Türü: Komedi, Dram
Süre: 2 Saat
Platform: Netflix, Apple TV, TV+
Türü: Dram, Komedi
Oyuncular: Michael Keaton, Emma Stone, Edward Norton
Yönetmen: Alejandro G. Iñárritu
Kameranın bir saniye bile durmadığı o kaotik Broadway kulislerinde geçen Birdman, aslında tam bir "ben hala varım" deme çabası. Vaktiyle süper kahraman kostümüyle parayı vurmuş ama şimdilerde unutulmuş bir aktörün, tiyatro sahnesinde kendini yeniden kanıtlama sürecini izliyoruz. Ama adamın asıl savaşı, kafasındaki o bitmek bilmeyen egosuyla. Yönetmen Iñárritu da işi iyice deliliğe vurup her şeyi tek bir planda önümüze koyduğu için o daracık koridorlarda karakterlerin peşinde dolanırken cidden afakanlar basıyor. Hatta klostrofobisi olanlar bence hiç bulaşmasın zaten, çünkü filmin yarısında "yeter daraldım" diye camı çerçeveyi açtırır benden söylemesi. Akademi'nin bu tarz sektörel hesaplaşmalara zaafı malum ancak bu yapım, sinema dilini cesurca kurcaladığı için o sene "En İyi Film" dahil 4 Oscar'ı bileğinin hakkıyla aldı tabi.
IMDb Puanı: 8.1
Rotten Tomatoes: %97
Platform: Netflix, TV+
Türü: Biyografi, Suç, Dram, Gerilim
Süre: 2 Saat 8 Dakika
Oyuncular: Mark Ruffalo, Michael Keaton, Rachel McAdams
Yönetmen: Tom McCarthy
Spotlight, öyle büyük aksiyonlara veya abartılı sahnelere hiç girmeden, sadece mesleğine aşık bir avuç gazetecinin koskoca bir sistemi nasıl titrettiğini izlediğimiz o çok özel filmlerden. Boston Globe ekibinin Katolik Kilisesi'ndeki o büyük çocuk istismarı skandalını deşerken takındığı o net ve dürüst tavır, filmi asıl devleştiren unsur olmuş. Gazeteciliğin sadece bir iş değil, bir toplumu uyandırma mücadelesi olduğunu bu kadar çarpıcı şekilde hatırlattığı için sinemanın en kıymetli işlerinden biri kesinlikle. Zaten bu dürüst hikaye anlatımı, o sene "En İyi Film" dahil iki Oscar'ı da beraberinde getirdi. Özellikle de son dönemin, çok konuşulan dizisi Task'teki FBI ajanı rolüyle Mark Ruffalo'yu (ne yalan söyleyeyim, benim için hala sadece Marvel'ın yeşil devi "Hulk" olarak kalacak neyse) tekrar radara almışken, onun hakikat peşindeki takıntılı tarzına bir kez daha dönüp bakmakta fayda var.
IMDb Puanı: 7.4
Rotten Tomatoes: %98
Platform: Apple TV
Türü: Romantik, Dram
Süre: 1 Saat 51 Dakika
Oyuncular: Mahershala Ali, Naomie Harris, Trevante Rhodes
Yönetmen: Barry Jenkins
Oscar tarihinin en unutulmaz anlarından birine dönüp bakmak gerekirse, sözü hiç kuşkusuz 2017 töreninin gerçek kazananı Moonlight'a getirmemiz gerekir. Barry Jenkins'in yönetmenliğinde, Miami'nin arka sokaklarında büyüyen Chiron'un hayatını çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik olarak üç ayrı perdede izlediğimiz yapım, sadece bir büyüme hikayesi değil, aynı zamanda kimlik, maskülenlik ve sessiz çığlıkların en estetik dışavurumu. Hatırlarsınız, zarf karışıklığıyla sahnede kısa süreli bir La La Land fırtınası esse de gecenin sonunda hak edilen zafer Moonlight'ın olmuş; film "En İyi Film", "En İyi Uyarlama Senaryo" ve Mahershala Ali'nin devleşen performansıyla "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" ödüllerini kucaklamıştı. Şiirsel görselliği, mavi tonların hakim olduğu büyüleyici sinematografisi ve derin sessizlikleriyle sinema tarihine adını altın harflerle yazdıran başyapıt, üzerinden yıllar geçse de hala mutlaka izlenmesi gerekenler listemizin en güçlü üyesi.
IMDb Puanı: 7.3
Rotten Tomatoes: %92
Platform: Apple TV, Disney+
Türü: Dram, Fantastik, Romantik
Süre: 2 Saat 3 Dakika
Oyuncular: Sally Hawkins, Octavia Spencer, Michael Shannon
Yönetmen: Guillermo del Toro
Sıradaki durağımız, 2018'de sinema dünyasını ikiye bölen, "Balık adamla aşk mı olur?" tartışmalarını ayyuka çıkaran ama Oscar'da rakiplerini tek tek eleyip heykelciği evine götüren filmimiz: The Shape of Water. Guillermo del Toro'nun bildiğimiz karanlık masal dünyasından fırlayan film, aslında bize dilsiz bir temizlikçi olan Elisa üzerinden çok başka şeyler anlatıyor. Gizli bir laboratuvarda, Amazon'dan getirilen tuhaf bir yaratıkla kurduğu o kelimesiz bağ, yalnızlığın, ötekileştirilmenin ve sessiz bir isyanın hikayesi aslında. Sally Hawkins'in tek bir kelime etmeden sadece bakışlarıyla o koca filmi sırtlaması, 90. Oscar töreninde "En İyi Film" ve "En İyi Yönetmen" ödülleriyle taçlanınca hiç şaşırmadık. Soğuk Savaş'ın soğuk ve gri fonuna inat, filmdeki baskın turkuaz tonlar ve masalsı atmosfer insanı içine çekiveriyor. Venedik'ten Altın Aslan'ı kapıp gelmesi zaten ne kadar kaliteli bir iş olduğunun kanıtıydı, tekrar hatırlatmak isterim.
IMDb Puanı: 8.2
Rotten Tomatoes: %77
Platform: TV+, Apple TV
Türü: Biyografi, Komedi, Dram
Süre: 2 Saat 10 Dakika
Oyuncular: Viggo Mortensen, Mahershala Ali, Linda Cardellini
Yönetmen: Peter Farrelly
Hazır ödül yıllarının tozunu attırmışken, rotamızı Green Book'a çevirelim. Vizyona girdiği dönem "Yine mi ırkçılık temalı bir yol hikayesi?" diye dudak bükenler olsa da film, bizi Bronx'lu kaba saba bir İtalyan fedai olan Tony Lip ile piyano dahisi Dr. Don Shirley'nin sıra dışı yolculuğuna davet edince hepimiz yelkenleri suya indirdik. 91. Akademi Ödülleri'nde "En İyi Film" dahil üç ödülü kucağına aldığında, her ne kadar Roma hayranları kulisleri hareketlendirse de Green Book samimi diliyle izleyicinin kalbini çalmayı başardı. Siyahiler için güvenli durakları fısıldayan "Yeşil Rehber" eşliğinde çıkılan bu yolculuk, aslında sadece eyaletleri değil, iki bambaşka insan arasındaki devasa ön yargı duvarlarını da bir bir yıktı. İzledikten sonra insanın içinizi pamuk gibi yapan filmlerden; henüz izlemediyseniz listeye mutlaka alın derim.
IMDb Puanı: 8.5
Rotten Tomatoes: %99
Platform: TV+, Apple TV
Türü: Dram, Gerilim
Süre: 2 Saat 12 Dakika
Oyuncular: Song Kang-ho, Lee Sun-kyun, Cho Yeo-jeong
Yönetmen: Bong Joon Ho
Sinema tarihinin en büyük ezber bozan işlerinden biri kuşkusuz Güney Koreli Parasite. Bong Joon-ho, 1 inçlik altyazı bariyerini öyle bir yıktı ki, Oscar tarihinde ilk kez İngilizce olmayan bir yapımın ödülü kucaklamasına şahitlik etmiş olduk. Film, bir bodrum katında yaşayan yoksul bir ailenin, zenginlerin evine bir şekilde kapağı atmasını anlatıyor. Öyle masum bir sızma hikayesi gibi başlıyor ama olaylar hiç beklemediğimiz bir yere evrilip sert bir sınıf kavgasına dönüşüyor. Cannes'da aldığı ödül zaten ses getirmişti ama asıl bombayı Oscar'da "En İyi Film"i alarak patlattı. Sahi, gerçekte kim kime daha çok muhtaç? Kendi başının çaresine bakanlar mı, yoksa en basit işlerini bile başkasına yaptıran zenginler mi? Bu soruyu sormaya başladığınızda filmin neden bu kadar konuşulduğunu anlıyorsunuz. İzlemediyseniz çok şey kaçırıyorsunuz, benden söylemesi.
IMDb Puanı: 7.3
Rotten Tomatoes: %93
Platform: Apple TV
Türü: Dram, Western
Süre: 1 Saat 48 Dakika
Oyuncular: Frances McDormand, David Strathairn, Linda May
Yönetmen: Chloé Zhao
Hepimizin eve hapsolup duvarlarla konuştuğu, ekmek mayalamaktan başka aktivitemizin kalmadığı o tuhaf pandemi günlerinde Nomadland adeta bir imdat freni gibi hayatımıza girdi. Pandemi gölgesinde geçen ödül sezonunda, Chloé Zhao'nun bu dingin yol hikayesi ruhumuza ilaç gibi gelmişti açıkçası. 2008 ekonomik kriziyle Nevada'da koca bir kasabanın haritadan silinişini ve her şeyini yitiren Fern'ün, tüm anılarını beyaz bir minibüse sığdırıp yollara düşmesini izledik. Frances McDormand dışındaki karakterlerin çoğunun gerçek hayatta da karavanlarda yaşayan esas göçebeler olması, o kurgu-gerçek ayrımını tamamen buharlaştırmış. Oscar'da "En İyi Film", "En İyi Yönetmen" ve "En İyi Kadın Oyuncu" ödüllerini çantalarına atarken mülkiyetin esiri olmadığımız o özgür yollardan seslendiği için hala etkisinden çıkabilmiş değiliz. Filmi Apple TV'de yakalayabilirsiniz.
IMDb Puanı: 8.0
Rotten Tomatoes: %94
Platform: Apple TV
Türü: Dram, Müzik
Süre: 1 Saat 51 Dakika
Oyuncular: Emilia Jones, Marlee Matlin, Troy Kotsur
Yönetmen: Sian Heder
"Sessizliğin sesi" diye bir tabir varsa, o kesinlikle CODA için söylenmiştir. Oscar gecesinde "En İyi Film" ödülünü alarak büyük bir sürpriz yapsa da aslında kalbindeki o nahif hikayeyle bu zaferi çoktan hak etmişti. Filmin konusu, işitme engelli ailesinin dış dünyayla tek bağı olan Ruby'nin, kendi müzik hayalleriyle ailesine olan sorumluluğu arasında sıkışıp kalması... Ruby o iki dünya arasında debelenirken, siz de o ergenlik sancısını ve Troy Kotsur'un babalık performansını iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Eğer hala izlemediyseniz sizi bekleyen bu modern "feel-good" klasiğine mutlaka bir şans verin.
IMDb Puanı: 7.8
Rotten Tomatoes: %93
Platform: TV+, Apple TV, HBO Max
Türü: Bilim Kurgu, Macera, Komedi
Süre: 2 Saat 19 Dakika
Oyuncular: Michelle Yeoh, Ke Huy Quan, Jamie Lee Curtis
Yönetmen: Daniel Kwan, Daniel Scheinert
Gelelim son yılların en kafa açan ve türleri birbirine katan o büyük hikayesine... Bir vergi dairesinde başlayıp çoklu evrenlerin en dibine kadar uzanan film, aslında tüm o tantananın ortasında bir anne ve kızın kopuk bağlarını tamir etme çabasını anlatıyor. Ke Huy Quan'ın çok konuşulan geri dönüşüyle de 7 Oscar kazanan yapım, sinemanın sınırlarını zorlarken izleyiciyi her sahnede ters köşe yapıyor doğrusu. Bilim kurgu mu, aksiyon mu, yoksa derin bir aile draması mı derseniz, aslında bu film bunların hepsi ve çok daha fazlası. Görsel bir lunapark treni gibi ama içindeki o nazik olalım mesajı, kaosun ortasında bize en çok ihtiyacımız olan şeyi veriyor diyebiliriz.
IMDb Puanı: 8.3
Rotten Tomatoes: %93
Platform: Prime Video, Apple TV
Türü: Biyografi, Dram, Tarih
Süre: 3 Saat
Oyuncular: Cillian Murphy, Emily Blunt, Robert Downey Jr., Matt Damon, Florence Pugh
Yönetmen: Christopher Nolan
Herkesin izlediğinden emin olduğum ama adı geçince hala minik bir saygı duruşu gerektiren o dev film: Oppenheimer. Mevzu malum, "atom bombasının babası" Robert Oppenheimer'ın dünyayı değiştiren o icadı ve sonrasındaki içsel çöküşü. Cillian Murphy'nin o donuk ama çok şey anlatan bakışlarından, Robert Downey Jr.'ın o "nereden nereye" dedirten performansına kadar her şey kusursuz. Süresi başta bir göz korkutsa da tempo öyle bir ayarlanmış ki, atomlar parçalanırken siz de koltuğunuzda mıhlanıp kalıyorsunuz. Oscar ödülünü de sonuna kadar hak ettiğini bir kez daha not düşelim.
IMDb Puanı: 7.9
Rotten Tomatoes: %96
Platform: Apple Tv, Prime Video
Türü: Dram, Komedi, Romantik
Süre: 2 Saat 19 Dakika
Oyuncular: Mikey Madison, Mark Eydelshteyn, Yura Borisov
Yönetmen: Sean Baker
Geçtiğimiz yılın ödül sezonuna damgasını vuran ve sinemaseverlerin hafızasından silinmeyenAnora, Sean Baker'ın o kendine has, enerjik anlatımının zirvesi olarak listelerimizdeki yerini koruyor. Cannes'da aldığı Altın Palmiye'nin ardından, 2025 Oscar ödüllerinde de beklediğimiz gibi zaferle dönen filmimiz, Brooklynli bir işçi olan Ani'nin, Rus bir oligarkın şımarık oğluyla Vegas'ta yaptığı o çılgın evlilik üzerinden bizi hem çok güldüren hem de hüzünlendiren bir yolculuğa çıkarmıştı. Mikey Madison'ın o dönem hepimizi büyüleyen ve haklı bir Oscar adaylığı (ve başarısı) getiren performansı, bugün bile türünün en iyileri arasında gösteriliyor. Dijital platformlarda mutlaka yakalamanız gereken, 2020'lerin en gürültülü başyapıtı kesinlikle.