Yaz başladı, Göcek'teydiniz, Göcek'ten Ankara, sonrasında Londra, Londra'dan tekrar Ankara ve Bodrum'da buluştuk. Yaz nasıl geçiyor?
Çok hızlı bir tempoyla ilerliyor, çünkü yazın benim hem yarışmalarım hem de önemsediğim pek çok projenin olduğu bir dönem oluyor genelde. Dalış aralarında mesela Londra ne alaka diyebilirsiniz ama denizlerin korunması ile alakalı çok özel bir söyleşiye katıldım. Orada konuşmacıydım ve kitabımın imza lansmanını yaptık orada minik bir etkinlikle. Doğaya dokunan projeleri de ne kadar yorgun olsam da ya da yoğun bir tempoda olsa da ertelememeye çalışıyorum. Biraz dinamik, hızlı bir yaz başladı benim için.
Peki tepkiler nasıldı size karşı?
Deniz zaten benim evim artık ve bununla ilgili bir konu ya da proje olduğu zaman çok fazla insandan soru ve etkileşim alıyorum. Dolayısıyla benim için kendini geliştirici, büyütücü ve gelecek için güzel adımların atılabileceği başlangıçlar oldu. Yakında da paylaşacağım. Çok güzel, hem doğayla ilgili hem gençlerin spora başlamasıyla ilgili projeler üzerine de çalışıyoruz.
Dünya Okyonus Günü'ndeydi sanırım, bir farkındalık yarattınız Mısır'da. Bununla iliği neler söylemek istersiniz?
Dünya Okyonus Günü, Dünya Çevre Günü sadece bir gün değil. Bizim gezegenimiz için okyonuslar en önemli yaşam kaynakları. Dünyanın % 70 'i su ve biliyorsunuz benim de yaşam alanım artık. Daha rahat nefes alabilmemiz için, iklim kriziyle mücadele edebilmek için ilk önem vermemiz gereken şey aslında denizleri korumak. Ben de bu bilinci nasıl daha çok yayarım, nasıl bunu daha geniş kitlelere ulaştırırım hep bunun derdindeyim. Çünkü gerçekten ve maleseef, ileride bizi ilkim ve gezegenle ilgili çok büyük sorunlar bekliyor. Şuan belki farkında değiliz, evet yaz geldi, sıcak oldu. Ama iklim kriziyle birlikte dünya yanıyor aynı zamanda. Ben bunları çok önemsiyorum ve bu yaptığımız işlerinde ve geliştirdiğimiz projelerin gelecek ile ilgili somut, kalıcı adımlara eşlik edeceğini düşünüyorum.
Peki Bodrum'dan sonraki duran neresi olacak. Neler belkiyor sizi?
Bodrum kısa bir nefes molası oldu benim için. Milli maçımızı da izledik. Burdan sonra antrenman kamplarım devam ediyor, çünkü temmuzda yarışmalarımız var. Ağustos'ta dünya şampiyonasına hazırlanıyorum, ülkemizi temsil edeceğim. Dolayısıyla Türkiye'de güney sahillerinde yine, Kaş ağırlıklı olacağım. Dünya Şampiyonası da orta amerika'da Honduras'da gerçeklecek. Ülkemizi temsil etmek için son nefesime kadar çalışacağım.
İleride yeni yetenekler yetiştirmek için bire akademi açmayı düşüyor musunuz?
Aslında şöyle: Bizim çok duyurmadığımız, Hatay'da sosyal sorumluluk projesi gibi gelişen bir akademimiz var. Şahika Ercümen Dalış Okulu. Burada özellikle o bölgedeki çocukları spora teşvik etmek, su sporlarını öğretmek ve bundan sonra yetişecek gençlere de biraz ilham olabilmek, önlerini açabilmek için bir akademimiz var. Aktif sporculuğum devam ettiği için, belli zamanlarda orada olabiliyorum. Ama bundan sonra inşallah çok daha fazla gencimizi yetiştirmek için Şahika ERcümen Dalış Akademisi çalışmalarına devam edecek.
Çok başarılısınız ve çok fazla ödül aldınız. Çok merak ediyorum, bu kadar ödül nerede toplanıyor, onlar için özel bir alan yaptırdınız mı?
Şöyle, ben o ödülleri alıyorum, ve tabiki ödüller emeğinizi karşılığı, Sizi motive ediyor. Ama onları bir yere koyup sergilemiyorum. Ailem buna çok kıymet veriyor tabiki. Evet, benim için o bir ödül ama benim için tüm yolculuk çok önemli. O yolculuktaki inişler, çıkışlar, başıma gelen hem iyi, hem zor şeyler, ödül bunun belkide yüzde 1 oluyor sadece benim için. Ama ailem buna çok değer verdiği için, onlar Çanakkale'de bir odada tutuyorlar ödülleri. Ben onlara gönderiyorum yani.
Son olarak şunu sormak istiyorum, başka bir spor dalında profesyonel olma şansınız olsaydı bu ne olurdu?
Off, inanılmaz bir soru, çünkü, bütün spor branşlarını o kadar çok seviyorum ki. Pek Çok branş olabilirdi. Mesela jimnastik çok ilgimi çekiyordu çocukken. Golf çok ilgimi çekiyor, ama su sporları deyince de kendimi buluyorum. Dolayısıyla suyla ilgili herhangi bir şeyin dışında bakarsak belkide golf veya jimnastik diyebilirim.
Aslında su sporları demiştiniz, su evet çok güzel, denizin için harika, ama bir taraftan da korkular yaşatabiliyor insana. Var mı böyle korkularınız?
Ben denize ilgili hiçbirşeyden korkmuyorum. Çünkü beni yaşama geri döndürdü. Karadaki olan şeylerden aslında daha çok korkuyorum. Gerçekten çok daha tehlikeli geliyor bana. Hatta şey diyolar, "ya köpekbalığı çıkarsa, korkmuyomusun" ben özellikle onlarla dalmak için pek çok özel dalış gerçekleştiriyorum. Şey diyorum yani, "Karadaki köpekbalıklarından daha çok korkmamız gerekiyor" diye düşünüyorum.
Renk kattınız, çok teşekkür ederiz.
Ben çok teşekkür ederim. İyi yazlar dilerim.