2026 yazını nasıl hayal ediyorsunuz?
2026 yazını Sicilya'da uzun akşam yemekleri gibi hayal ediyorum. Hafif, biraz da geceye taşan günler... Denizden çıkıp akşama devam edilen, sevdiğimiz içeceklerle dolu masalar, deniz ürünlü uzun yemekler, güneşten ısınmış ten ve tuzlu saçlar gibi. Aynı zamanda markam ve yeni koleksiyonlar üzerine çalıştığım, ilham topladığım ve yaratıcı olarak en çok beslendiğim dönemlerden biri olacağını hissediyorum.
Bu sezonun ilham panosunda neler var?
Bu sezonun ilham panosunda 60'ların Paris'i, yaz akşamı hissi veren Akdeniz şehirleri ve eski Avrupa sineması var. Özellikle Bernardo Bertolucci'nin filmleri ve The Dreamers'daki Isabelle gibi karakterler estetik olarak bize yakın geliyor; özgür, spontane ve biraz zamansız hissettiren kadınlar. Yarattıkları atmosfer ve enerji ilham oluyor.
Sizin için hayattaki en büyük lüks nedir?
Zaman ve ailem diyebilirim. Hayatın en büyük lüksünün gerçekten anda kalabilmek olduğunu düşünüyorum. Bir yanda sürekli üreten ve hareket halinde bir işim var, o yüzden sevdiğim insanlarla acele etmeden geçirilen sakin zamanlar benim için çok kıymetli. Bir de kendi zamanımı yönetebilmek; bazen İstanbul'da yoğun bir günün içinde, bazen deniz kenarında tamamen başka bir ritimde olabilmek.
Markanızın bu mevsimle nasıl bir ilişkisi var?
Salta'nın yazla ilişkisi biraz özgürlükle ilgili. Gün içinde birkaç kez plan değiştirip eve uğramadan akşama devam ettiğiniz o hissi seviyoruz. Parçalar da biraz buna göre şekilleniyor; Charlotte Gainsbourg ya da 90'lar Kate Moss enerjisi gibi; doğal ama akılda kalan bir tavır...