Dizi süreciyle birlikte siz de yarı Bodrumlu oldunuz. Neler söylemek istersiniz?
Normalde Bodrum'da tatil yapmayı tercih eden biri değilim. Türkiye'de tatil yapacaksam hep Alaçatı'ya gidiyordum. Bodrum'a da yıllar önce gelmiştim ve çok iyi anılarım yoktu. Bildiğim bir yer de değildi. Bu yıl böyle bir fırsat çıktı ve geldik. Yaklaşık üç buçuk aydır buradayım. Bu nedenle gerçekten yarı Bodrumlu oldum. Şimdi yavaş yavaş alışıyorum diyelim.
"Daha 17" çok başarılı ve iyi giden bir proje. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Beni en çok mutlu eden şey, genç arkadaşlarımın bu kadar başarılı olduğunu görmek. Onların büyük bir heyecan yaşadıklarını hissediyorum. Ben de bu mesleğe çok küçük yaşta başladığım için şu anda başarılı bir şekilde sektörde tutunmaları beni çok sevindiriyor.
Diziden yola çıktığımızda, gençlerin günümüzde en çok zorlandıkları durumların neler olduğunu düşünüyorsunuz?
Ben şu anda konuya onların açısından bakamıyorum. Kendi yaşım ve tecrübem doğrultusunda yanıtlayabilirim. Devir değişti. Bunları söylerken ben de şaşırıyorum çünkü kendimi çok olgunlaşmış hissetmiyorum. Ne kadar anne rolü oynasam da birçok şeyin değiştiğini düşünüyorum. Beş yıl öncesine baktığımızda bile bunu görebiliyoruz. En çok ilişkilerden, sevgi ve saygı kavramlarından söz edebilirim. Bunların gençler için ne kadar önem taşıdığını bilmiyorum ama oyunculuğa bile büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Samimiyet ve hayatı gerçekten yaşayabilmek bu meslek için çok önemli çünkü bizim işimiz insanla ilgili. Bu değerlerin biraz yıprandığını ve kaybolduğunu düşünüyorum. Bu, gençlerin değil, belki de benim problemimdir. Dolayısıyla gençlerin tam olarak ne gibi problemler yaşadıklarını bilemiyorum; konuya onların tarafından bakamıyorum.
Ekranlarda birçok gençlik ve okul dizisi izledik. "Daha 17"nin farkı ne oldu?
Sanırım genç arkadaşlarımızın o samimiyeti yakalaması önemli bir etken oldu. Gerçekten çok yetenekli genç oyuncularımız var ve bunun da büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Uzun zamandır yaz dizisi ve gençlik işi yapılmıyordu. Dolayısıyla izleyicide böyle yapımlara karşı bir özlem oluşmuş olabilir. Bodrum'un dokusunun ve dizinin burada çekilmesinin de önemli bir avantaj sağladığını düşünüyorum. Bütün bunlar başarıyı getirdi. Ayrıca ekranın yeni yüzler görmeye ihtiyacı var ve bu çok önemli. Beni en çok mutlu eden şeylerden biri de yeni isimlerin bu projeyle ortaya çıkması ve insanların onları tanıması. Her yerde sürekli aynı isimleri gördüğümüz için yeni oyunculara destek vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Ben de bu işi severek yapıyorum ve projenin içinde olan biri olarak onlara bir anlamda destek verdiğimi hissediyorum.
Genç ve yeni oyuncu arkadaşlarınızın uyumları nasıl?
Hepsi gerçekten çok iyi çocuklar ve iyi insanlar. Benim gözlemim bu yönde. Kendi aralarındaki uyumları da çok güzel. Birbirlerine çok kenetlendiler ve güçlü arkadaşlıklar kurdular. Ben de zaman zaman aralarına katılmaya çalışıyorum ancak onlarla çok fazla çekim yapma fırsatı bulamıyorum. Oynadığım karakter nedeniyle sahnelerim daha çok dizide kızımı canlandıran oyuncuyla geçiyor. İlerleyen bölümlerde onlarla daha fazla sahnem olmasını isterim. Çok iyi arkadaşlıklar kurduklarını görüyorum. Bana "abla" demelerine de izin vermiyorum; arkadaşları gibi davranmaya çalışıyorum.
Diziyi bir kenara bırakırsak, kimsenin bilmediği ilginç bir özelliğiniz var mı?
Adım sayarım. Korktuğum zamanlarda da buna benzer alışkanlıklarım olur. Ayrıca temizlik ve düzen konusunda oldukça titizim. Otelde ya da başka bir yerde kaldığımda kendi temizlik malzemelerimi getirip kaldığım yeri tamamen temizlerim. Odama kimsenin girmesine gerek kalmaz.
Bir günlüğüne başka bir mesleği deneyimleme şansınız olsa bu hangi meslek olurdu?
Aslında oyunculuk sayesinde normalde deneyimleyemeyeceğim pek çok şeyi deneyimleyebiliyorum. Şu anda kötü bir anneyi canlandırıyorum. Başka bir projede katil ya da doktor oynayabilirim. Bu nedenle başka bir meslek yapmak istemezdim.
Hayatınızı anlatan bir film çekilse adını ne koyardınız?
"Dilara'nın Kadınları."
Önümüzdeki döneme dair hedefleriniz ve projeleriniz neler?
Bu soruya biraz duygusal bir yanıt vereceğim. Bu sektörde hedefleri ve hayalleri biraz da koşullar belirliyor. Bu nedenle insan, bir noktadan sonra hayal ve hedef kurmaktan vazgeçebiliyor. Birçok şey söyleyebilirim. En çok sevdiğim şey oyunculuk. İşim beni hayata bağlayan en önemli şey olduğu için bir projeden diğerine geçerek bu mesleği yapıyorum. Birlikte çalışmayı çok istediğim yönetmenler var. Keşke yollarımız kesişse dediğim isimler bulunuyor. Ancak söylediğim gibi bazı şeyleri koşullar belirliyor. Bu nedenle şu anda her şeyi akışına bırakmayı tercih ediyorum.