Dünyanın her yerinde büyük ilgiyle izlenen 2 Broke Girls dizisinin başrol oyuncusu Jonathan Kite ALEM'in davetlisi olarak İstanbul’daydı. Şehri büyük bir keyifle gezen Kite, Türkiye’de sadece ALEM’in sorularını yanıtladı.
İstanbul'da en çok nereyi beğendiniz?
Gerçekten Taksim’i çok sevdim. İlk geldiğimde de Taksim’de kalmıştım. Bunun yanı sıra Sultanahmet ve Ayasofya’yı çok beğendim. Topkapı Sarayı da muhteşemdi. Biz Amerika’da bu tip tarihi yapılara sahip değiliz. Buradaki mimariye hayran kaldım. Bu binaların yüzlerce hatta bin yıl önce yapıldığını düşünecek olursanız ‘vavv’ diyorsunuz. Bunları insanlara anlatmak, fotoğrafları göstermek çok eğlenceli olacaktır. İnternetten daha önce de görmüştüm ama gerçeği bambaşka güzel. İnsanların buraya gelip ilham almaları çok normal. Buradaki mimariyi ve tarihi binaları incelemek keyifliydi.
İzlediğiniz Türk dizisi veya filmi var mı?
Hayır daha önce herhangi bir Türk dizisi izlemedim. Burada kaldığımda da çok fazla otel odasında olmuyorum. Gezmeye çalışıyorum. THY seyahatlerimde de genellikle uyuyorum. Bu tür işleri Amerika’da da yapmaktan hoşlanmıyorum. Ancak Türk yapımı izlemeyi çok istiyorum, eminim çok güzeldir. Bir Türk komedisi izlemek isterim. Buradaki insanlar çok eğlenceli. Mutlaka komedileri de ilginçtir. Fakat taksideyken çok fazla Türk müziği dinledim.
Türk müziğini beğendiniz mi?
Sözlerini anlamadığım için bir şey diyemeyeceğim. Ama kötü olmadığını, kulağımın git gide alıştığını söyleyebilirim. Türk arkadaşlarıma, erken saatlerde müziklerin duygusal oluşunun sebebini sorduğumda bana "Geleneksel olarak üzüntümüz olduğunda, sevgilimizden ayrılınca bu tip müziklerin çaldığı yerlere gideriz” demişti. Bu bana çok farklı geldi.
Bir Türk filminde oynamak ister misiniz?
Taksim’de gezerken büyük bir poster gördüm. Üzerinde 1890 yazıyordu. Tarihi bir filmdi sanırım. Türkiye’de ilginç hikâyelerin olduğunu, zengin bir tarihi olduğunu düşünüyorum. Ama Türkçem yok. Bunu aşabilirsem bir yapımda oynamak, bunun parçası olmak isterim.
Hangi tür filmlerde, hangi yönetmenlerle çalışmak istersiniz?
TV dizisi ve film senaryolarında en çok önem verdiğim şey hikâye ve tutkudur. Benim için öncelik budur. Farkındaysanız benim oynadığım rolün de tutkusu çok yüksek. Her şeyden önemli olan hikayenin anlatış biçimidir. Aslında çalışmaktan zevk aldığım birçok isim var. En sevdiğim Martin Scorsese ve J. J. Abrams. Bunların dışında elinde iyi bir hikâye olup, politik bir duruşu da olan isimsiz kişilerin de hikâyelerinde heyecanla çalışırım. Bu tip hikayeler ilginç oluyor. Biliyorsunuz ‘2 Broke Girls’ dizisinde oynuyorum. Dizide komedi dışında orada 2 kadının çabası var. İkisi farklı dünyalarını diziyle birleştiriyor. Bir başka çalışmayı sevdiğim yönetmen David Russell. Benim oynayacağım rol komedi, drama, macera çok fark etmez, önemli olan hikâye.
Türk arkadaşlarınız olduğunu da biliyoruz. Mesela Demet Öger… Kendisiyle olan arkadaşlığınızdan bahseder misiniz?
Demet ile tanıştığım için çok şanslıyım. 2 Broke Girls öncesinde tanışmamıştık.1,5 yıl önce İstanbul’a geldiğimde ortak arkadaşımız Darren Darnborough vasıtasıyla iletişime geçtik. Bizi moda haftasına davet etti ve ben de çok merak ediyordum. Ona nezaketinden dolayı çok minnettarım. Kendisi çok önemli bir iş kadını ve özel bir insan. Onunla çalışmak her zaman keyifli. Yoğun programından dolayı bize katılamadı. Şu an Amerika’da ve ben Türkiye’deyim. Şubat ayında Los Angeles’ da buluşacağız.
Röportaj: Büşra ŞAHİN
Fotoğraf: Oğuz Birkardeşler