Yeniden Yapılandırmak

Maya Portakal Bitargil, depreme farklı bir perspektiften bakarak depremin arkasındaki ‘yeniden yapılandırma' gücünü anlatıyor.

Yazar: MAYA PORTAKAL BİTARGİL
16 Kasım 2020 Pazartesi 11:52 | Son Güncellenme:
5 dakika okunma süresi
ABONE OL
Yeniden Yapılandırmak

Kutsal bir gün olduğuna inanılan; kasım ayının ilk gününe denk gelen Azizler Bayramı, her yıl olduğu gibi 1755 yılı sabahı da Lizbon kiliselerinde sabah ayiniyle başlar.

Eski Yunan’da Poseidon’un memnuniyetsizliğinin karşılığı, Judeo Hristiyanlarının kültüründe bireysel ve kolektif günahların cezası olduğuna inanılan depremler, 1755 yılında altmış bin insanın hayatını alır.

Avrupa’nın dördüncü büyük şehri olan Lizbon’un büyük bölümünü yok eder. Birçok insan bu depremi sabah ayininde kiliselerde yaşar. Yaşamlarının son anları olacağını bilmeden; muhtemelen dua ederken.

Yüzyıllar boyunca doğaüstü kuvvetlere sahip olduğu varsayılan deprem artık Avrupalı düşünürler tarafından da yazılıp çizilecektir. Doğaüstü güçlerin, toprak altında hareket eden bir takım hayvanlar yüzünden yaratılan sallantıların sadece bir hikaye olarak kalması an meselesidir artık.

Çin kültüründeki kurbağa, Japon kültüründeki kedi balık,artık masalsı hikayelerde kalacak, hatta belki yeni roller arayacaklardır kendilerine.

Voltaire, Jean Jacques Rousseau, Immanuel Kant, yeryüzündeki sarsıntılar hakkında düşünecek, yazacak ve hatta yeni sorumlular bulacaklardır.

Artık depremin kendisinden ziyade, dünya üzerinde yarattığı zararın sahipleri düşünülecektir. Sorumluluk, hiç şüphesiz doğaüstü güçlerin değil, Jean Jacques Rousseau’nun sözleriyle, yapılırken alınan ‘zayıf’ kararların sonucudur.

Kant, durumu yeniden tanımlamaya hazırlanırken yüzünü bilime, sırtını da mistisizme çevirmiştir.

Zamanı ve yeri belli olmayan bu doğal afet, ‘yeniden yapma’ enerjisini, kuvvetini gittiği her yere götürür! Yeniden yapmak, yeniden yapılandırmak... Japonya’nın 1257 tarihinde yaşadığı Kamakura’sından; Çinliler’in 1556 tarihinde yaşadığı Shaanxi’sinden sonra mimari anlayışın dahi değiştiğini hatırlayalım...

Sanat, varoluş ile ilgilenir. Dolayısıyla yüzyıllar içinde filozofların, düşünürlerin, yazarların, sanatçıların depremi irdelemesi oldukça doğaldır.

Günümüze yaklaştıkça, çağdaş sanat dünyasının kral koltuğuna oturan Ai Wei Wei’nin; Çin hükümetinin uyguladığı kontrol ve sansüre baş kaldırarak, 2008 Sichuan depreminde yok olan seksen bin kişinin hayatının peşine düştüğünü görürüz. Ai Wei Wei depremde esasen okul binalarının çökmesiyle yok olan çocukların hayatlarını arar. Hükümetin yasakladığı bu arayışı; kendi gibi yok olan hayatları aramaya adayan, zaman içinde sayısı yüzü bulan ekibiyle gerçekleştirir.

Bir yıl sonra, depremde hayatını kaybeden beş bin iki yüz on dokuz çocuğun ismini bulmuşlardır, tek tek kapıları bizzat çalarak üstelik.

Bir sonraki, Münih’te gerçekleştireceği sergisini de tamamen bu bakış açısıyla tasarlar. (2009)

Tarih öncesinden günümüze uzun atlamalar yaparak geldiğimizde, birçok temel meselenin hala irdelendiğini görüyoruz.

Deprem, yıkıcı gücüyle ’yeniden yapma’ enerjisini yeryüzünün üzerine taşırken; kendi gizeminden taviz vermeyip, yer altında kalmış sırları da gün ışığına çıkarıyor. İnsanlığı birbirine kenetliyor, temel değerleri, varoluşu, hayata tutunmayı, taviz vermemeyi de hatırlatıyor.

Güvenli yarınlara, güzel İzmir’imize sevgiyle. 

EN ÇOK OKUNANLAR

Yaz Sofrasında İtalyan Ruhu
Yaz Sofrasında İtalyan Ruhu

Yaz Sofrasında İtalyan Ruhu

1 dakika okunma süresi
Visa ile 2026 FIFA Dünya Kupası Finali
Visa ile 2026 FIFA Dünya Kupası Finali

Visa ile 2026 FIFA Dünya Kupası Finali

1 dakika okunma süresi
Harbiye'de Konstantinos Argiros Rüzgarı
Harbiye'de Konstantinos Argiros Rüzgarı

Harbiye'de Konstantinos Argiros Rüzgarı

1 dakika okunma süresi
2026 Emmy Ödülleri Adayları Açıklandı
2026 Emmy Ödülleri Adayları Açıklandı

2026 Emmy Ödülleri Adayları Açıklandı

7 dakika okunma süresi
Mikey Madison ile Sevginin Farklı Hâlleri
Mikey Madison ile Sevginin Farklı Hâlleri

Mikey Madison ile Sevginin Farklı Hâlleri

1 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

Değerli Anlara Dair
Değerli Anlara Dair

Değerli Anlara Dair

Ahu Yağtu ile Kelime Oyunu
Ahu Yağtu ile Kelime Oyunu

Ahu Yağtu ile Kelime Oyunu

Stalantis'ten Önemli Ziyaret
Stalantis'ten Önemli Ziyaret

Stalantis'ten Önemli Ziyaret

New York'tan Bodrum'a: Sera Verhoest Irvül'ün Katmanlı Stil Dünyası
New York'tan Bodrum'a: Sera Verhoest Irvül'ün Katmanlı Stil Dünyası

New York'tan Bodrum'a: Sera Verhoest Irvül'ün Katmanlı Stil Dünyası

Sinem Güngör Işık ve Dicle İpek Öztaşkın ile İçten Bir Kutlama
Sinem Güngör Işık ve Dicle İpek Öztaşkın ile İçten Bir Kutlama

Sinem Güngör Işık ve Dicle İpek Öztaşkın ile İçten Bir Kutlama

Deneyim Çağında Perakende Nasıl Dönüşüyor?
Deneyim Çağında Perakende Nasıl Dönüşüyor?

Deneyim Çağında Perakende Nasıl Dönüşüyor?

The White Lotus'un Parlayan Yıldızı: Aimée Lou Wood
The White Lotus'un Parlayan Yıldızı: Aimée Lou Wood

The White Lotus'un Parlayan Yıldızı: Aimée Lou Wood

Kenan Doğulu'dan Senfonik Yorum
Kenan Doğulu'dan Senfonik Yorum

Kenan Doğulu'dan Senfonik Yorum

Plaj Giyimine Mitolojik Bir Dokunuş
Plaj Giyimine Mitolojik Bir Dokunuş

Plaj Giyimine Mitolojik Bir Dokunuş

Bodrum'dan Yaz Manzaları
Bodrum'dan Yaz Manzaları

Bodrum'dan Yaz Manzaları

2025'te Neler Değişti? Moda, Sinema ve Popüler Kültürün Yeni Dili
2025'te Neler Değişti? Moda, Sinema ve Popüler Kültürün Yeni Dili

2025'te Neler Değişti? Moda, Sinema ve Popüler Kültürün Yeni Dili

Ege'de İçsel Yolculuk
Ege'de İçsel Yolculuk

Ege'de İçsel Yolculuk