TASARIM HAYATIN TA KENDİSİDİR!

Bir sanatçı duyarlılığıyla hayata yaklaşmaya var mısınız? O zaman siz de benim gibi yapın ve tasarımı hayatınıza dâhil edin. Her konuda işinize yaradığını göreceksiniz.

ABONE OL
24 Şubat 2016 Çarşamba 17:41 | Son Güncellenme:
7 dakika okunma süresi

Yelda İpekli / yeldaipekli@gmail.com

 

1863 yılında usta yazar Jules Verne belki de eserlerinin içinde en fazla tutkuyla bağlanacağı romanının büyüsünde kayboldu. Romanın konusu 20’nci yüzyılda yaşanacak bir Paris tasviriydi. Bence çağımızın en iyi gelecek bilimcisi Jules Verne’in tanrısal temalarla destekleyerek geliştirdiği bir başka kehanetiydi. Ne yazık ki; (Kim bilir, belki de zamanı doğru olmadığından…) el yazısı eser tarihin gizemi içerisinde kayboldu. Tam 130 yıl sonra torunlarından biri, tamamen şans eseri el yazısının izine eski bir kasada ulaşıncaya kadar roman kendi gizemini yaşadı. Jules Verne ki sadece bir yazar, bir hayalperest değil, eserlerinde ayrıntılarıyla tarif ettiği buluşların ve makinelerin o sıralarda gelişmekte olan Avrupa sanayisi ve teknolojisine ilham kaynağı olduğu düşünülen biridir. Bu yüzyılda yaşasaydı muhtemelen fütürist olarak tanımlanacaktı. Bu yüzden ben de Jules Verne’i hep bir yaşam tasarımcısı olarak görmüşümdür. Aynı Leonardo Da Vinci, Mozart, Zaha El Hadid, Tom Peters, Henry Dreyfuss ve Almodovar gibi... 


Verne bu romanında sanatın, edebiyatın dışlandığı, insani duyguların bastırılmasının temel hedef olduğu bir Paris’ten bahsediyor. Kapitalizmin ve endüstrinin, tüketim odaklı bir hayatta duyguları nasıl değersiz kıldığını adeta kıyamet ile ilişkilendirerek anlatıyor. Paris ki ihtişamın başkentiyken, bu duygularla nasıl da yaşanmaz hale geldiği Verne’nin kaleminden okuyucuya ulaşıyor.

 


Romanın kahramanı genci işe alan zengin aile dostu ona şöyle der: “Mösyö, şimdi işiteceğiniz sözleri hafızanıza iyice kazımanızı rica ederim. Babanız sanatkârın biriydi; bu söz her şeyi anlatıyor. Onun o kötü ve sapkın içgüdülerinin mirasçısı olmadığınızı ummak istiyorum. Ne var ki sizde öyle birtakım tohumlar keşfettim ki bunları mutlaka yok etmek gerekiyor. İdeallik aleminin kum çöllerinde yüzmeye her şeyden çok isteklisiniz; çabalarınızın bugüne dek verdiği en gözle görülür ürün de, dün kazanmak ayıbını işlediğiniz o Latince şiir ödülüdür. Durumu rakamlara dökelim: Servetiniz yok, ki bu bir beceriksizliktir; biraz daha şanssızlıkla ailesiz de kalabilirdiniz. Şimdi, ben ailemde şair istemiyorum, tamam mı? Dediklerime bir mim koyun: İnsanların suratına ölçülü uyaklı tüküren o herifleri çevremde istemiyorum.” 


Tam da “Tasarım hayatın ta kendisidir” diye bir yazı yazacakken elime bu kitabın geçmesi heyecanlandırdı beni. Nedeni şu: Tasarım sadece bir sanat olarak adlandırılmaktan çoktan çıktı, tasarım sadece sanatçının inisiyatifinde değil günümüzde. Zaman, şirket yönetimi, üretim modelleri, her şey yaşanmaya dair olabilmek için insana göre, duyguya göre tasarlanmak zorunda. Bu konuda Roger Martin’nin “The Design of Business: Why Design Thinking is the Next Competitive Advantage” (İş Tasarımı: Tasarımsal Düşünce Neden Bir Sonraki Rekabet Avantajı Olacak?) adlı kitabını okumakta fayda var. 
Tasarımı yaşamınıza dâhil edin!


Tasarım sadece estetik donanımı üstün, farklı ve sadece sanatsal bir çalışma olarak adlandırılmanın çok ötesinde bir tanıma sahip. Sadece güzellikle de sınırlı değil. Verimlilik, sürdürülebilirlik, inovatif yaklaşım, fark yaratmak, itibarı güçlendirmek, motivasyon gibi, kurumların ve şahısların var oluşlarının temelinde bulunması gereken bir düşünce şekli, yaşam tarzı. 

 


Tasarım; yaşamsal alanımıza ne kadar çok dâhil edersek problem çözmede, çözüm odaklı olmada ve zamanı verimli kullanmada o kadar başarılı oluruz. Bu çağın en büyük problemi verimlilik… Zamanı, emeği, hatta heyecanlarımızı bile verimli kullanmak başarının anahtarı. İşte bunun için tasarım yaklaşımını sadece güzellik olarak değil felsefe olarak da içselleştirmek gerekir.


Mutluluğun amaç olduğu toplumsal hayatlarda tasarımı içselleştirmek kaçınılmaz. İskandinav ülkelerinin bu konuda uzun zamandan beri yürüttüğü çalışmalar sonuçlarını hissetmeye başladı bile. Mutluluk endekslerine, verimlilik endekslerine bakıldığında İskandinav ülkelerinin açık ara farkla ilk sıralarda olması tesadüf değil. 


İsveç Hükümeti’nin 1998 yılında “herkes için tasarım” mottosuyla ortaya koyduğu kanun ile tasarım felsefesi ilköğretim itibariyle okullara konuldu. Ve ihtiyaca yönelik her şeyin daha ergonomik, daha fonksiyonel ve daha zevkli olması kriterleriyle birlikte ele alınması gerekliliğini yönetim kadrolarına kadar empoze etti.
Günümüzün iş fikirlerine bakınca sokaktaki insana ve hayat dinamiklerine göre tasarlandığını görüyorum. Haydi şimdi birey olarak masamızı, evimizi, çekmecelerimizi tasarlayarak güne başlayalım mı? İlişkilerimizi, prensiplerimizi ya da herhangi bir prensip edinmemeyi tasarlayalım mı? Bir sanatçı duyarlılığı ile hayata yaklaşalım mı? 

 

EN ÇOK OKUNANLAR

Emre Yusufi'den NFT Heykeli
Emre Yusufi'den NFT Heykeli

Emre Yusufi'den NFT Heykeli

1 dakika okunma süresi
Ecem Lawton ile Derin Sohbet
Ecem Lawton ile Derin Sohbet

Ecem Lawton ile Derin Sohbet

9 dakika okunma süresi
En Etkili Doğal Deodorantlar
En Etkili Doğal Deodorantlar

En Etkili Doğal Deodorantlar

1 dakika okunma süresi
2021 Mayıs Ayı Burç Yorumları
2021 Mayıs Ayı Burç Yorumları

2021 Mayıs Ayı Burç Yorumları

22 dakika okunma süresi
Keyifli Buluşma: Anneler ve Çocukları
Keyifli Buluşma: Anneler ve Çocukları

Keyifli Buluşma: Anneler ve Çocukları

1 dakika okunma süresi
Hollywood Gündemi: Kourtney ve Travis
Hollywood Gündemi: Kourtney ve Travis

Hollywood Gündemi: Kourtney ve Travis

14 dakika okunma süresi
Selma Çilek Çiftçi ile 5 Soru 5 Cevap
Selma Çilek Çiftçi ile 5 Soru 5 Cevap

Selma Çilek Çiftçi ile 5 Soru 5 Cevap

6 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

BİRLEŞİK KRALLIK COTSWOLD’DA PASTORAL BİR GÖL EVİ
BİRLEŞİK KRALLIK COTSWOLD’DA PASTORAL BİR GÖL EVİ

BİRLEŞİK KRALLIK COTSWOLD’DA PASTORAL BİR GÖL EVİ

GENÇ, ÖZGÜR VE DOĞAL
GENÇ, ÖZGÜR  VE DOĞAL

GENÇ, ÖZGÜR VE DOĞAL

DOĞA İNSAN GİBİ DÜŞÜNMEZ Kİ...
DOĞA İNSAN GİBİ DÜŞÜNMEZ Kİ...

DOĞA İNSAN GİBİ DÜŞÜNMEZ Kİ...

İTALYAN RİVİERA’SINDA UFKA UZANAN BİR EV
İTALYAN RİVİERA’SINDA UFKA UZANAN BİR EV

İTALYAN RİVİERA’SINDA UFKA UZANAN BİR EV

BİN TANRILI BİR HALK ANADOLU'NUN İLK İMPARATORLUĞU HİTİTLER
BİN TANRILI BİR HALK ANADOLU'NUN İLK İMPARATORLUĞU HİTİTLER

BİN TANRILI BİR HALK ANADOLU'NUN İLK İMPARATORLUĞU HİTİTLER

GİYİLEBİLİR TEKNOLOJİDE YENİ TREND
GİYİLEBİLİR TEKNOLOJİDE YENİ TREND

GİYİLEBİLİR TEKNOLOJİDE YENİ TREND

HER ÇAĞA AİT BİR KENTİ KEŞFETMEK; GAZİANTEP
HER ÇAĞA AİT BİR KENTİ KEŞFETMEK; GAZİANTEP

HER ÇAĞA AİT BİR KENTİ KEŞFETMEK; GAZİANTEP

ENTELLEKTÜEL BİR TASARIM: PERGAMON SUNAĞI
ENTELLEKTÜEL BİR TASARIM:  PERGAMON SUNAĞI

ENTELLEKTÜEL BİR TASARIM: PERGAMON SUNAĞI

GAP CANLI! MÜZİK CANLI! FİNALİ 2 HAZİRAN’ DA KANYON’DA!
GAP CANLI! MÜZİK CANLI! FİNALİ 2 HAZİRAN’ DA KANYON’DA!

GAP CANLI! MÜZİK CANLI! FİNALİ 2 HAZİRAN’ DA KANYON’DA!

EVİNİZDE 2016 YILI TREND RENKLERE YER AÇIN
EVİNİZDE 2016 YILI TREND RENKLERE YER AÇIN

EVİNİZDE 2016 YILI TREND RENKLERE YER AÇIN

REZZAN BENARDETE, ZEYNEP MUTLU VE AYŞE BOYNERİN LÜKS TERCİHLERİ
REZZAN BENARDETE, ZEYNEP MUTLU VE AYŞE BOYNERİN LÜKS TERCİHLERİ

REZZAN BENARDETE, ZEYNEP MUTLU VE AYŞE BOYNERİN LÜKS TERCİHLERİ

FİGEN ÇİFTÇİ İLE TARİHİN SÜZGECİNDEN İNSAN YÜZLERİ
FİGEN ÇİFTÇİ İLE  TARİHİN SÜZGECİNDEN İNSAN YÜZLERİ

FİGEN ÇİFTÇİ İLE TARİHİN SÜZGECİNDEN İNSAN YÜZLERİ