Aslıhan Sabancı Koruyan ve Esra Oflaz'dan "En İyi Versiyona Ulaşmak" Üzerine

Son dönemin hit mottosu “kendinin en iyi versiyonu olmak”, “The Substance (Cevher)” filmiyle birlikte algımıza yeni boyutlar ekledi. Esra Oflaz ve Aslıhan Koruyan Sabancı ALEM için en iyi versiyona ulaşmak konusuna dair düşüncelerini yazdı.

5 Şubat 2025 Çarşamba 14:31 | Son Güncellenme:
10 dakika okunma süresi
ABONE OL
Aslıhan Sabancı Koruyan ve Esra Oflaz'dan "En İyi Versiyona Ulaşmak" Üzerine

Esra Oflaz

"Cevher'den yola çıkıyoruz ki benim en sevdiğim sihirli kelimelerden 'öz'ümüzle ilgili konuşacağız. Filmden yola çıkarak öncelikle günümüz dünyasında insanlığın; nasıl sadece dış görünüş, madde hayatı, yaşçılık (sağduyudan uzak genç görünmeye çalışma çabası) ve yüzeysellik kıskacında hayattan geçip gitmekte olduklarından başlayalım. Geçip gitmekte diyorum çünkü özleriyle bağlantıları koptuğundan, varoluşlarının coşkusu, anda kök salmanın farkındalığı ve de kutsal yanlarıyla kopuk ömür zamanlarından bilinçsizce geçip, göçüyorlar. Halbuki Allah'ın bizlere bahşettiği bedenlerimizi, gizemli anatomimizi anımsayalım. Bizler holistik yaratıldık. Yani kalp, beden, zihin, ruh dengesinde. Şöyle ki; özellikle en önemli organımız kalbimiz atmaya başladığında cenini saran manyetik alanı yaratır; sinyal, enerji bilgi etkileşimi başlar diğer organlarımızla, hücrelerimizle, dokularımızla. Hücrelerimiz bilinçlidirler ve hislerimizi deneyimlerler. Bu sinyaller zihnimizi de şekillendirir. Bedenlerimizin gizemli anatomisinin bilimsel bir dolu açıklaması mevcut, ilgilenenler araştırabilirler. Sinaps (sinir hücrelerimizin mesaj iletmesi), DNA sarmalı, DNA ışıması, telomerler vs. Ve ruhumuz... Bedenimizde ikamet eden cevherimiz; özümüz. Yüreğimizden ruhumuzla, dolayısıyla kutsal yanımızla direkt bağlantıda doğarız hepimiz. Çoklu algılıyız. Ancak maalesef yedi yaşına kadar çocukluğun kutsal tılsımında çok yoğun hissettiğimiz ruhumuzla bu bağlantıdan, sezgilerimizden, iç görümüzden yavaş yavaş kopmaya başlarız; bizlere yüklenen programlarla ayrıştırılırız. Allah'ın fısıltısını kalbimizde duymamaya başlarız ve bir anda ayrık otu gibi koca dünyada yapayalnız hissederiz. Halbuki evrende hiçbir şey sadece fiziksel ögeden ibaret değildir. Tersine her şeyin ruhsal yönü vardır. Bu ruhsal alana, evrensel enerji alanı, 'aurik' seviye denir. Ruhumuzdan ve yüreğimizden koptukça sadece zihnimizi duymaya başlar bedenimiz. "Yaşlanıyorsun, çirkinleşiyorsun, yeterince paraya sahip değilsin, terk edileceksin, yalnız kalacaksın, sevilmiyorsun" gibi sürekli çevreden gelen manipülasyonlarla, fitne fesat ile iyice ayrıştırmaya başlar zihnimiz, bedenimizi. Ve yücelmiş duygular yerine ruhlarıyla bağlantıları kopan insanların hisleri de düşük frekanslı olur; hasetlik, öfke, nefret, zorbalık gibi. Ne kendilerini ne başkalarını sevebilirler; adeta bir imha programı başlatırlar. Şayet yüreğimizden ruhumuzla bağlantılı holistik dengede isek, o vakit zihin ve bedenimiz de dengede olur. Varoluşun coşkusunu, Allah'ın koşulsuz sevgi ve merhametini, birliğini kalbimizde taşırız. Her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğunu, tüm insanlığın kolektif bir bilince görünmez iplerle bağlı olduğunu deneyimleriz. Yücelmiş duygular hissederiz; sevgi, merhamet, diğergamlık gibi. Maalesef tüm dünya imha programına girdi. Nüfus çok fazla ve kaynaklar yetersiz. Bölgesel savaşlar ile 2. Dünya Savaşı'ndan fazla insan öldürüldü ancak insanlar duyarsızlaştı. "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" modunda, ayrıştırılmış, merhametsiz yaşıyorlar. Halbuki imha programı herkes için maalesef; er veya geç. O nedenle ruhlarımızla bağlantı kurmamız elzem. İmha mı yücelme mi? Seçimimizi yapmamız gerekiyor hem kendimiz sevdiklerimiz hem insanlık için.

Ruhsal bağlantımızı anımsamak çok kolay aslen. Günlük niyet, farkındalık ile sessizlikte dua, namaz, meditasyon, zikir ile bağlanabiliriz. Bir anda ruhumuzun şifacı özelliği devreye girer, bedenimizi ve zihnimizi iyileştirir, güzelleştirir. Tibet'te 100 küsur yaşında yaşayan kadınların yüzlerine bakın, yaşlanmazlar. Çünkü telomerler yaşlanmayı geciktirir, ölümü geciktirdiği gibi. Yücelmiş duygular auramızı yükseltir; yüz ifademiz, bedenimiz genç kalır. Sıçrarız. Ancak ruhumuzla bağlantı kurduğumuzda sıçrama yaşadığımızda en iyi versiyonumuza ulaşabiliriz. En iyi versiyonumuza ulaşmak; yaşlanmamak, çok zengin olmak, her şeye sahip olmak değildir. Allah'ın bize bahşettiği ömür zamanımızda, doğduğumuz mutlak yazgımızda başımıza ne gelirse gelsin, verdiğimiz seçimlerle, yüreğimizdeki sevgi ve merhametle dengede, kutsal ile bağlantıda en iyimiz olmaktır. DNA ruhumuzdan başlar, bedenimizden değil. Biz bunu anımsarsak, Allah'ın mucizeleri yaşamımıza doluşmaya başlar, dileklerimiz vücut bulur. Ben buna '3 T Yasası' diyorum. Tevekkül, tekamül, tezahür! Sevgiyle, bağlantıda kalın.

Kalben..."

Aslıhan Koruyan Sabancı

"Yaşam, sürekli bir gelişim ve dönüşüm sürecidir. Kendimizin en iyi versiyonu olmak, yalnızca bireysel başarı hedeflerine ulaşmakla sınırlı değil. Bu yolculuk, aynı zamanda varoluş nedenimizi keşfetmek, çevremize ve dünyaya anlamlı katkılarda bulunma sorumluluğunu içerir. Bu sorumluluğu gerçekleştirebilmek için fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal boyutlarda farkındalık geliştirmek, azimle çalışmak ve bu süreçte dengeyi korumak esastır. Fiziksel sağlık, hayatımızın temel taşı ve diğer tüm gelişim alanlarının üzerinde yükseldiği sağlam bir zemin. Dengeli ve sağlıklı bir beslenme, yeterli ve kaliteli uyku, düzenli egzersiz, bedenin temel ihtiyaçlarını karşılamanın anahtarı. Fiziksel sağlık için zihin ve ruh sağlığı da ahenk içinde olmalı. Sağlıklı bir beden, zinde bir zihin ve huzurlu bir ruhla tamamlanır.

Zihinsel sağlık ve kişisel gelişim, öğrenmeye açık olmakla başlıyor. Merakımızı diri tutmak, bilgiye güvenilir kaynaklardan ulaşmak ve bu bilgiyi anlamlandırarak doğru yerlerde kullanabilmek, zihinsel büyümenin temel taşları. Zihin sağlığını korumak ve geliştirmek için fiziksel aktiviteler kadar zihinsel egzersizler de önemli. Düzenli okuma, yazma, meditasyon gibi pratikler zihin sağlığına pozitif yönde katkıda bulunuyor ve farkındalık seviyemizi yükseltiyor.

Ruhsal sağlık, üst bilinç ile derin bir manevi bağ kurarak ve varoluş nedenimizi keşfederek sağlanabilir. Sevgi ve empati, bu bağın temel unsurları. Tabiata ve içerisindeki tüm canlılara sevgiyle yaklaşmak, onların yaşamına katkıda bulunmak ve dünyayı daha yaşanabilir bir yer haline getirmek ruhsal boyutumuzun zenginleşmesine katkı sağlar.

Fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal boyutlar arasında uyumu sağlamak, yüksek farkındalık ve bilinçle mümkün. Bu uyum, insanın hem kendini geliştirme hem de çevresine katkıda bulunma yolculuğunu destekler. Kendi sorumluluğunu alarak öğrenmeye, gelişmeye ve başkalarına fayda sağlamaya adanmış bir birey, sadece kendisinin değil, aynı zamanda dünyadaki tüm canlıların yaşamını da güzelleştirir.

Kendimizin en iyi versiyonu olmak, bir hedef değil, bir yolculuktur. Bu yolculukta sevgiyle, farkındalıkla ve azimle atılan her adım hem bizim hem de çevremizin hayatına değer katar. Unutmayalım ki, en iyi halimiz, sadece bizim için değil, herkes için bir ışık olabilir."

EN ÇOK OKUNANLAR

Haziran 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler
Haziran 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

Haziran 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

55 dakika okunma süresi
İstanbul'da 118 Bin Kişilik Kanye West Gecesi
İstanbul'da 118 Bin Kişilik Kanye West Gecesi

İstanbul'da 118 Bin Kişilik Kanye West Gecesi

1 dakika okunma süresi
Haftanın İlham Rehberi: 1 - 7 Haziran
Haftanın İlham Rehberi: 1 - 7 Haziran

Haftanın İlham Rehberi: 1 - 7 Haziran

10 dakika okunma süresi
2026 Yazının En İyi Erkek Parfümleri: Sezonun Ferah Kokuları
2026 Yazının En İyi Erkek Parfümleri: Sezonun Ferah Kokuları

2026 Yazının En İyi Erkek Parfümleri: Sezonun Ferah Kokuları

15 dakika okunma süresi
Old Money Manikür Trendi: Gösterişsiz Ama Kusursuz Tırnaklar
Old Money Manikür Trendi: Gösterişsiz Ama Kusursuz Tırnaklar

Old Money Manikür Trendi: Gösterişsiz Ama Kusursuz Tırnaklar

5 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

Mart Ara Tatilinde Çocuklar İçin Keyifli Etkinlikler
Mart Ara Tatilinde Çocuklar İçin Keyifli Etkinlikler

Mart Ara Tatilinde Çocuklar İçin Keyifli Etkinlikler

Masalsı Bir “Evet” İçin: En İyi Düğün Mekanları
Masalsı Bir “Evet” İçin: En İyi Düğün Mekanları

Masalsı Bir “Evet” İçin: En İyi Düğün Mekanları

Sevginin En Şık İfadesi: Anneler Günü Hediye Rehberi
Sevginin En Şık İfadesi: Anneler Günü Hediye Rehberi

Sevginin En Şık İfadesi: Anneler Günü Hediye Rehberi

Dünya Kupası 2026'da Bildiğimiz Her Şey Değişiyor
Dünya Kupası 2026'da Bildiğimiz Her Şey Değişiyor

Dünya Kupası 2026'da Bildiğimiz Her Şey Değişiyor

Side'de Yeni Bir Oyun Ritmi: Megasaray Resort Side'da Pickleball Sezonu Başladı
Side'de Yeni Bir Oyun Ritmi: Megasaray Resort Side'da Pickleball Sezonu Başladı

Side'de Yeni Bir Oyun Ritmi: Megasaray Resort Side'da Pickleball Sezonu Başladı

Millie Bobby Brown ile Yeni Nesil İyi Yaşam
Millie Bobby Brown ile Yeni Nesil İyi Yaşam

Millie Bobby Brown ile Yeni Nesil İyi Yaşam

Formula 1 Monaco Grand Prix 2026'da Öne Çıkanlar
Formula 1 Monaco Grand Prix 2026'da Öne Çıkanlar

Formula 1 Monaco Grand Prix 2026'da Öne Çıkanlar

Don't Be Silent 10. Yıl Gala Gecesi Bodrum'da Gerçekleşiyor
Don't Be Silent 10. Yıl Gala Gecesi Bodrum'da Gerçekleşiyor

Don't Be Silent 10. Yıl Gala Gecesi Bodrum'da Gerçekleşiyor

Kortta Değişen Denge
Kortta Değişen Denge

Kortta Değişen Denge

Burcu Esmersoy'un Cannes Hazırlığından Stil Notları
Burcu Esmersoy'un Cannes Hazırlığından Stil Notları

Burcu Esmersoy'un Cannes Hazırlığından Stil Notları

"Yüzüklerin Efendisi"nin Gerçek Köyü: Yeni Zelanda'daki Matamata Nasıl Dünyaca Ünlü Oldu?
"Yüzüklerin Efendisi"nin Gerçek Köyü: Yeni Zelanda'daki Matamata Nasıl Dünyaca Ünlü Oldu?

"Yüzüklerin Efendisi"nin Gerçek Köyü: Yeni Zelanda'daki Matamata Nasıl Dünyaca Ünlü Oldu?

Yaza Daha Dengeli Bir Başlangıç
Yaza Daha Dengeli Bir Başlangıç

Yaza Daha Dengeli Bir Başlangıç