Sinemanın en renkli, en ele avuca sığmaz enerjisi Catherine O'Hara artık aramızda değil. Pek çoğumuzun hafızasına uçağın içinde yankılanan o meşhur "Kevin!" nidasıyla, dünyanın en telaşlı ama en sevgi dolu annesi olarak kazındı. Her Noel'de evimize konuk olurken, Kevin'ı evde unuttuğu her an, onun o samimi paniğine biz de ortak olduk. Ancak o, bizim için her zaman bir "anne" figüründen çok daha fazlasıydı. 1982'deki Emmy ödülünden 2021'deki Altın Küre zaferine kadar, yeteneğini her kuşakta yeniden kanıtlayan bir Hollywood efsanesiydi. Delia Deetz'in o nevrotik sanat tutkusundan Cookie Fleck'in absürt neşesine kadar, hayat verdiği her karakterle bize "kendin gibi olmanın" ne kadar büyüleyici olduğunu öğretti. Gelin, bizi bazen kahkahaya boğan, bazen de "bu kadar da olmaz" dedirten o muazzam kariyerine ve en unutulmaz performanslarına birlikte bakalım.
IMDb Puanı: 6.8
Yayın Tarihi: 6 Eylül 2024
Türü: Komedi, Fantastik, Korku
Süre: 1 saat 44 dakika
Başroller: Michael Keaton, Winona Ryder, Jenna Ortega
Yönetmen: Tim Burton,
Catherine O'Hara'nın o şahsına münhasır kariyerine bakarken, listemizin ilk sırasına tabii ki onunla özdeşleşen o efsanevi karakteri koymasak olmazdı. Hani o 1988 yapımı ilk filmde, akşam yemeğinde herkesi masada istem dışı dans ettiren o aşırı uçlarda yaşayan sanat tutkunu üvey anne Delia Deetz vardı ya, işte Catherine O'Hara tam 36 yıl sonra aynı karakterle 2024'te hayatımıza yeniden bir bomba gibi düşüyor. Bu kez karşımızda bir büyükanne Delia var ama o çatlak ve eksantrik ruhundan, o ne yapacağı belli olmaz hallerinden zerre bir şey kaybetmemiş. Michael Keaton ve Winona Ryder gibi eski dostların yanına bir de yeni neslin yıldızı Jenna Ortega eklenince kadro tadından yenmez bir hal almış. Hikaye ise tam bir kaos festivali. Bir trajediyle o meşhur evde toplanan Deetz ailesi, asi torun Astrid'in ölüler diyarına giden kapıyı aralamasıyla kendisini dev bir maceranın içinde buluveriyor. Catherine O'Hara'nın yıllar geçse de gram eksilmeyen o muazzam enerjisi ve karakterine kattığı o tatlı tuhaflık karşısında minik bir saygı duruşunda bulunuyor ve bu nostaljik macerayı listenizin en başına koymanızı öneriyoruz.
IMDb Puanı: 5.5
Yayın Tarihi: 4 Haziran 2010
Türü: Aksiyon, Komedi, Romantik
Süre: 1 saat 40 dakika
Başroller: Ashton Kutcher, Katherine Heigl, Tom Selleck
Yönetmen: Robert Luketic
Catherine O'Hara'nın o "çatlak anne" enerjisini bir kez daha iliklerimize kadar hissettiğimiz bu yapım, balayındayken kocasının aslında gizli bir suikastçı olduğunu öğrenen Jen'in, bir anda kendini kiralık katillerle dolu bir mahalle savaşının ortasında bulmasını konu alıyor. Filmde bu kez Jen'in sürekli elinde içeceğiyle gezen, dünyanın sonu gelse bile rahat tavrından ödün vermeyen annesi "Bayan Kornfeldt" rolünde karşımıza çıkıyor. Sosyal medya çağının henüz bu kadar yorucu olmadığı bir dönemde çekilen, aksiyonun arasına serpiştirilmiş aile krizleriyle "Allah kolaylık versin," dedirten bu tatlı kaçış hikayesinde, Catherine O'Hara'nın yan rolde bile nasıl parladığına bir kez daha şahitlik ediyor ve devam ediyoruz.
IMDb Puanı: 6.3
Yayın Tarihi: 17 Kasım 2006
Türü: Komedi, Dram
Süre: 1 saat 26 dakika
Başroller: Christopher Guest, Parker Posey, Eugene Levy
Yönetmen: Christopher Guest
Sırada Hollywood'un ışıltılı ama bir o kadar da acımasız kulislerine, sanki bir anahtar deliğinden bakıyormuşuz hissi veren o meşhur Christopher Guest yapımına geldik. Küçük bütçeli bir film setinde dönen "Oscar adayı olabilirsin" dedikodusunun, bir grup oyuncunun akıl sağlığını nasıl yavaş yavaş kemirdiğini anlatıyor. Catherine O'Hara filmde, sektörün tozunu yutmuş ama parlamaya hasret Marilyn Hack rolüyle, bir insanın ödül uğruna nasıl fiziksel ve ruhsal bir başkalaşım geçirebileceğini adeta kanıtlıyor. Yönetmen Guest'in Hollywood'un yapay dünyasını bir cerrah titizliğiyle deştiği bu yapımda, Catherine'in Marilyn karakteri karşısında hayranlıkla ve saygıyla eğiliyorum.
IMDb Puanı: 6.7
Yayın Tarihi: 29 Şubat 2008
Türü: Fantastik, Romantik, Komedi
Süre: 1 saat 44 dakika
Başroller: Christina Ricci, James McAvoy, Reese Witherspoon
Yönetmen: Mark Palansky
Modern dünyanın ortasında, domuz burnuyla doğan bir genç kızın hüzünlü ve büyülü hikayesini anlatan bu yapım, laneti başkası tarafından sevilmek yerine kendini sevmekle bozmayı öğreten modern bir masal olabilir. Catherine O'Hara Penelope'nin annesi Jessica Wilhern olarak, kızını dış dünyadan saklayacağım derken işi bambaşka bir boyuta taşıyan, her an sinir krizi geçirmeye meyilli o aristokrat anneyi canlandırıyor. Catherine O'Hara'nın o renkli, şaşaalı kostümler içinde, kızına koca bulmak için çevirdiği dolapları ve James McAvoy'un hayat verdiği Max karakteriyle olan o tuhaf imtihanını izlemek filmin en büyük eğlencesi. Mark Palansky'nin yönettiği bu rengarenk dünyada, Catherine'in o takıntılı ve kontrol tutkunu anne figürüne kattığı mizah, filmi sadece bir çocuk masalı olmaktan çıkarıp hepimize "kusurlarımızla barışma" dersi veren bir seyre dönüştürüyor; sırf o panik atak sahneleri için bile şans vermeye değer.
IMDb Puanı: 5.5
Yayın Tarihi: 22 Ekim 2004
Türü: Komedi, Romantik
Süre: 1 saat 31 dakika
Başroller: Ben Affleck, James Gandolfini
Yönetmen: Mike Mitchell
Düşünsenize, kapınız çalıyor ve elinde bir tomar parayla duran tuhaf bir adam, sırf çocukluk anılarını tazelemek için "Noel boyunca babam ve annem olun" diyor. İşte Catherine O'Hara, James Gandolfini ile birlikte bu reddedilemez ama bir o kadar da sinir bozucu teklife "evet" diyen o bezgin ev kadını rolünü canlandırırken aslında bize sahteliğin kitabını yazıyor. Catherine'in burada yaptığı şey aslında muazzam. Parayı aldığı için sahte bir sevgi dolu anne maskesi takmaya çalışırken, bir yandan da o maskenin altından sızan gerçek huzursuzluğunu ve fırsatçılığını her mimiğiyle ele veriyor. Mike Mitchell'ın yönettiği bu filmde, Catherine'in o pırıltılı Noel ağaçlarının önünde sergilediği "rol içindeki rolü" ve James Gandolfini'nin o kaba saba halleriyle girdiği absürt çatışma, filmi sıradan bir bayram komedisi olmaktan çıkarıp tam bir karakter şovuna dönüştürüyor. Eğer Catherine O'Hara'nın o iğneleyici, hafiften "tekinsiz" ama çokça komik kadın portrelerinden birini daha görmek isterseniz, bu parayla satın alınmış aile saadetindeki performansını kaçırmayın derim.
IMDb Puanı: 7.5
Yayın Tarihi: 19 Eylül 2000
Türü: Komedi, Dram
Süre: 1 saat 30 dakika
Başroller: Eugene Levy, Christopher Guest
Yönetmen: Christopher Guest
Christopher Guest'in "mockumentary" (sahte belgesel) türündeki bu başyapıtı, köpek yarışmalarına hayatını adamış bir grup insanın trajikomik dünyasını mercek altına alıyor ama bizim için asıl olay tabii ki Catherine O'Hara ve ayrılmaz partneri Eugene Levy. Catherine O'Hara, geçmişi biraz hareketli olan Cookie Fleck karakteriyle öyle bir parlıyor ki, film boyunca karşısına çıkan eski sevgilileri ve eşiyle olan o absürt diyalogları izlerken o yılların saflığına şükrediyorsunuz. Doğaçlama yeteneğinin zirve yaptığı yapımda, yönetmen Guest'in serbest bıraktığı kadro resmen şov yapıyor. Şampiyonluk hırsının insanı ne hallere düşürdüğünü görmek ve Catherine'in o meşhur terrier tutkusuna ortak olmak için daha iyi bir seçenek bulamazsınız.
IMDb Puanı: 7.2
Yayın Tarihi: 16 Nisan 2003
Türü: Komedi, Müzikal
Süre: 1 saat 31 dakika
Başroller: Eugene Levy, Christopher Guest
Yönetmen: Christopher Guest
Bu sefer Catherine O'Hara'yı, yıllar sonra bir anma konseri için zorla bir araya getirilen eski bir halk müziği grubunun üyesi olarak izliyoruz. Olayımız aslında eski sevgilisi Mitch ile yıllar sonra o meşhur düetlerini yeniden seslendirmek zorunda kalmaları ama Mitch'in akıl sağlığı biraz gidip geldiği için sahneye çıkıp çıkamayacakları tam bir muamma. Catherine O'Hara'nın tedirgin ama bir o kadar da şefkatli halleri, eski aşkının küllerini müzikle savurmaya çalışması filmin asıl kalbi. Eğer hem o eski müzisyenlerin absürt hazırlıklarını hem de Catherine'in o hüzünlü ama komik enerjisini görmek isterseniz, bu nostaljik sahne tozuna mutlaka ortak olmanızı tavsiye ederiz.
IMDb Puanı: 7.6
Yayın Tarihi: 21 Ağustos 1996
Türü: Komedi
Süre: 1 saat 24 dakika
Başroller: Christopher Guest, Eugene Levy
Yönetmen: Christopher Guest
Broadway hayallerini küçük bir kasabanın tozlu sahnesine sığdırmaya çalışan bir grup amatörün hikayesini düşünün, işte Waiting for Guffman, o ciddiyetle yapılan absürtlüklerin tam merkezi. Catherine O'Hara, burada yerel bir seyahat acentesi çalışanı olan Sheila karakteriyle, bir insanın yıldız olma tutkusunu nasıl hem bu kadar komik hem de bu kadar dokunaklı yansıtabileceğinin dersini veriyor. Eugene Levy ile o meşhur kimyasının ilk kıvılcımlarını gördüğümüz bu yapımda, onun her an keşfedilmeyi bekleyen bir diva edasıyla attığı her adım, takındığı her abartılı tavır aslında onun oyunculuk mirasının ne kadar derin olduğunu kanıtlıyor. Vefatının ardından ona borçlu olduğumuz teşekkür, bu doğaçlama filmdeki saf yetenek ve neşe dolu performansı olabilir.
IMDb Puanı: 7.7
Yayın Tarihi: 16 Kasım 1990
Türü: Komedi, Aile, Çocuk
Süre: 1 saat 43 dakika
Başroller: Macaulay Culkin, Joe Pesci, Daniel Stern
Yönetmen: Chris Columbus
Her yılbaşında karşımıza çıktığında "biraz bakayım" deyip sonuna kadar izlediğimiz Home Alone, aslında çocuk aklının yetişkin dünyasına attığı minik ama etkili bir tokat gibi. Kevin'in önce özgürlüğün tadını çıkarıp, sonra kapıya dayanan iki sakar hırsıza karşı dahice bir savunma stratejisi geliştirmesi, kaç yaşına gelirsek gelelim bizi o çocuksu heyecana ortak ediyor. Ancak filmi sadece bir kahkaha tufanı olmaktan çıkaran asıl şey, Catherine O'Hara'nın canlandırdığı Kate'in o meşhur panik anıyla başlayan eve dönme çabası... Bir yanda stratejik tuzaklar, diğer yanda "keşke ailem yanımda olsaydı" diyen o küçük çocuk kalbi... 7'den 70'e hepimizin her kış yeniden sığındığı bu hikaye o çocuksu cesareti ve aile olmanın sıcaklığını iliklerimize kadar hissettiren en gerçek liman. İşte bu yüzden Home Alone, sadece bir komedi değil; her izlediğimizde bizi aynı sıcaklıkla kucaklayan o eşsiz anı.
IMDb Puanı: 7.5
Yayın Tarihi: 30 Mart 1988
Türü: Komedi, Fantastik
Süre: 1 saat 32 dakika
Başroller: Michael Keaton, Alec Baldwin, Geena Davis, Winona Ryder
Yönetmen: Tim Burton
Fantastik dünyaların kapısını aralayan ve Tim Burton sinemasının o eşsiz estetiğiyle bizi içine çeken Beetlejuice, aslında Catherine O'Hara'nın nevrotik ama hayranlık uyandıran kadın imajını dünyaya ilk kez haykırdığı yapım. Geçtiğimiz yıl devam filmini izlemiş olsak da 1988 yapımı bu orijinal klasiği The Addams Family veya Edward Scissorhands gibi gotik ama bir o kadar da eğlenceli dünyaları sevenlerin mutlaka başucuna koyması gerekiyor. 80'lerin sonunda, modern sanatın karmaşasından kaçıp Connecticut'ta bir eve taşınan ve orayı kendi absürt heykelleriyle dekore etmeye çalışan Delia Deetz'in hikayesini, o dönemin ruhuna uygun şahane bir dille anlatıyor film. O meşhur akşam yemeği sahnesindeki kontrol dışı dansı karşısında minik bir saygı duruşunda bulunuyor ve Catherine'in bize bıraktığı o muazzam mirasın bu ilk ve en güçlü halkasını listenize eklemenizi öneriyorum. Neticede, izlemesi çok keyifli, her karesinde Tim Burton'ın o dahiyane dokunuşlarını görebileceğiniz ve Catherine O'Hara'nın bir karakteri nasıl ölümsüzleştirdiğine şahit olacağınız iştah açıcı bir seyirlik çıkıyor ortaya.
IMDb Puanı: 7.6
Yayın Tarihi: 13 Eylül 1985
Türü: Komedi, Dram, Gerilim
Süre: 1 saat 37 dakika
Başroller: Griffin Dunne, Rosanna Arquette
Yönetmen: Martin Scorsese
Catherine O'Hara'nın bizlere bıraktığı o eşsiz hatıraları yâd ederken, rotayı son olarak Martin Scorsese'nin ellerinden çıkma, sinir bozucu derecede komik ve bir o kadar da gergin bir gece yolculuğuna, yani After Hours'a çeviriyorum. 80'lerin New York'unda geçen bu yapımı hem suçun hem de absürt talihsizliklerin kol gezdiği, izlerken insanı "Daha ne kadar kötü gidebilir?" diye sorgulatan o kaotik atmosferleri sevenlerin asla kaçırmaması gerekiyor. Dizi ya da film demeden her yapımda devleşen Catherine, başkarakterimiz Paul'un o bitmek bilmeyen kabus gibi gecesinde karşısına çıkan, dondurma kamyonu süren ve her an her şeyi yapabilecek o tekinsiz ama bir o kadar da çekici Gail karakterine hayat veriyor. Catherine'in o tanıdık enerjisini kariyerinin başında bile duru ve etkileyici sergileyişine tanık olurken, bu "Allah kimsenin başına vermesin" dedirten şehir macerasını listenin en özel yerine koymanı öneriyorum.