Bu hafta sinema salonları epey hareketli. Görsel şov sunan dev bir prodüksiyon da var festivallerde ses getiren derinlikli hikayeler de... Özellikle sinema tarihinin en büyük efsanelerinden biri olan Avatar'ın yeni halkası için duyulan büyük beklenti, nihayet vizyona girmesiyle son buluyor. Sinema tutkunları için merak uyandıran haftanın filmlerini inceliyoruz.
Sinema tarihine damgasını vuran ve her filmiyle görsel bir devrim yaratan Avatar serisi, yeni halkası Ateş ve Kül ile Pandora'nın kapılarını bu kez çok daha sert bir dünya için aralamaya hazır. 2009'daki ilk filmle başlayan bu epik yolculuk, 2022'de Suyun Yolu ile duygusal bir derinlik kazanmış, sinema teknolojisinde başarıya yepyeni anlamlar yüklemişti. James Cameron'ın yeniden yönetmen koltuğunda olduğu bu yeni serüvende, Sam Worthington ve Zoe Saldaña'ya Sigourney Weaver, Stephen Lang ve Kate Winslet gibi yıldız isimler eşlik ederken, hikaye üç yıl aradan sonra bu kez ateşin yıkıcı gücüyle Pandora'nın karanlık yüzünü keşfe çıkıyor. İnsan-doğa çatışmasının ötesine geçerek Na'vi toplulukları arasındaki içsel güç savaşlarını ve derin kırılmaları odağına alan film, 19 Aralık'ta vizyona girerek izleyiciyi daha önce hiç görmediği bir kaosun ortasına bırakacak. Seriyi hâlâ keşfetmediyseniz, yeni film beyaz perdeye gelmeden önce ilk iki yapımı dijital platformlarda izleyebilir, ardından Pandora'nın bu en sert evresine ortak olabilirsiniz.
Listenize almanız gereken yerli yapımlardan biri de coğrafyanın sertliğini insan hikayeleriyle harmanlayan Doğudan Fragmanlar. Yönetmen koltuğundaki Erkan Yazıcı'nın görsel dilini konuşturduğu bu film, alışılagelmiş Doğu anlatılarının dışına çıkarak oldukça duru ve sahici bir atmosfer sunuyor. 1916 yılındaki Rus işgali sırasında çocuklarının cansız bedeniyle karlı dağlarda bir çıkış yolu arayan iki kadının sarsıcı yolculuğuna odaklanan hikaye, sığındıkları evde yaralı bir Rus generaliyle yollarının kesişmesiyle derin bir vicdan muhasebesine dönüşüyor. Güldestan Yüce ve Turgay Atalay gibi isimlerin yer aldığı yapım, 2025'e damgasını vuranlardan olacak.
2025'te ajandaların "mutlaka izlenecekler" listesine en tepeden giriş yapan, fragmanıyla bile hepimizi olduğu yere çivileyen o sarsıcı yapım sonunda geliyor: The Voice of Hind Rajab. Henüz vizyona girmeden katıldığı Venedik Film Festivali'nde tam 23 dakika boyunca ayakta alkışlanarak sinema tarihine geçen film, uluslararası arenalardan topladığı prestijli ödüllerle sinema dünyasında öyle bir gürültü kopardı ki, "yılın en iyi çıkış yapan dramı" ünvanını kimseye kaptırmayacağını kanıtladı. Gazze'de mahsur kalan 6 yaşındaki Hind'in o minicik nefesiyle dünyaya duyurmaya çalıştığı yardım çığlıklarını ve o son telefon görüşmesindeki çaresizliği merkezine alan yapım, kazandığı ödülleri sadece anlattığı trajediden değil, izleyiciyi adeta bir vicdan muhasebesine zorlayan sarsıcı dilinden alıyor. Sinema kulislerinde şimdiden "vicdanın sesi" olarak tanımlanan ve ödül sezonunun en güçlü favorisi gösterilen hikaye, bizi bir çocuğun gözünden dünyayı yeniden sorgulamaya davet ediyor. Henüz yeni duyurulmuş olmasına rağmen Venedik'teki o devasa yankının ve ödüllerinin altını fazlasıyla dolduracağı şimdiden belli.
Yerli animasyon tarafında karşımıza çıkan Şahinbey: Saatin Sırrı, Bilal Arıoğlu yönetmenliğinde çocuklara tarihi bir tık daha heyecanlı yoldan anlatmaya çalışan mütevazı bir yapım. Hikâye, Gaziantep savunmasını araştıran bir grup ufaklığın müzenin altındaki kastellerde gizemli bir saat bulmasıyla başlıyor. Sultan II. Abdülhamit'in Şahinbey'e hediyesi olan saat, çocuklar kurcaladıkça geçmişte yaşananları onlara ufak ufak göstermeye başlıyor. Tabii peşlerine takılan kötü adamlar da işin içine girince olay bir anda koşturmacalı bir mirası koruma operasyonuna dönüşüyor. Eğer pazar günü çocuklarla yerli bir animasyona şans verelim derseniz, listeye eklenebilir.
Fragmanlar: Madman Films, Avatar