Günümüzde moda ve mücevher dünyası, yalnızca estetik üretimle değil, temsil ettiği değerler ve kurduğu bağlarla da şekilleniyor. Köklü markalar, farklı coğrafyalarda yerel dinamikleri gözeten iş birlikleriyle varlıklarını yeniden tanımlıyor. Bu yaklaşım, lüks kavramının yalnızca ürünle değil, anlatıyla da güçlenmesini sağlıyor.
Yüzyılı aşkın geçmişe sahip İtalyan mücevher evi Bvlgari; cesaret, yaratıcılık ve zanaatkârlık üzerine kurulu tasarım anlayışını, Türkiye'de Afra Saraçoğlu'nun temsilciliğiyle yeni bir çerçeveye taşıyor. Saraçoğlu'nun modern ve sade duruşu, markanın zamansız estetiğiyle doğal bir kesişim alanı yaratıyor.
Oyunculuğuyla uluslararası platformlarda adından söz ettiren Afra Saraçoğlu, bu iş birliği kapsamında Bvlgari'nin mücevher, saat ve aksesuar koleksiyonlarını Türkiye'ye özel projelerle temsil edecek. İş birliği, markanın estetik vizyonunu yerel bir perspektifle yeniden yorumlamayı hedefliyor.

Bvlgari İtalya ve Türkiye Genel Müdürü Renato Munafò, Türkiye'nin kültürle tasarım arasındaki köprü rolüne dikkat çekerek, bu iş birliğinin markanın ülkedeki varlığını güçlendiren önemli bir adım olduğunu vurguluyor. Munafò'ya göre Saraçoğlu'nun özgün duruşu, markanın çağdaş kadın anlatısıyla örtüşen bir temsil sunuyor.
Afra Saraçoğlu ise Bvlgari ile yollarının kesişmesini, markanın yaratıcı dünyasını yakından tanıma ve bu dünyayı farklı projelerle anlatma fırsatı olarak değerlendiriyor.
Bu yeni dönemde Bvlgari, İtalyan mirasını ve mücevher ustalığını Türkiye'de farklı bir hikâye üzerinden anlatmayı hedeflerken; Afra Saraçoğlu da bu hikâyenin yerel yüzü olarak sürecin doğal bir parçası haline geliyor. Markayla oyuncu arasındaki bu kesişim, lüksün güncel anlatısına yeni bir katman ekliyor.