Geçmişin ihtişamını taşıyan Venedik, yüzyıllardır sanatın, estetiğin ve güçlü görsel kültürün buluştuğu görkemli bir sahne. Venedik bu kez La Biennale di Venezia Uluslararası Sanat Sergisi'ne ev sahipliği yapıyor. Özgür sanatı destekleyen tavrıyla dikkat çeken Bvlgari de, 2030 yılına kadar La Biennale di Venezia Uluslararası Sanat Sergisi'nin Exclusive Partner'ı olacağını duyurdu. Bu önemli iş birliği, Romalı Mücevher Evi'nin sanata desteğini pekiştiriyor. Bu girişim, yaratıcılığı özgürlüğün bir ifadesi olarak destekleyen, kültürel diyaloğu teşvik eden markanın, sanatla sıkı bağının yeni bir yansımasını sunuyor. Bvlgari CEO'su Jean-Christophe Babin, "Exclusive Partner olarak; ziyaretçilerin, sanatçıların ve küratörlerin bir araya gelebileceği, diyaloğa katılabileceği, özgürce deney yapabileceği ve geleceğin kültürünü birlikte hayal edip şekillendirebileceği dinamik ve ilham verici bir ortamın yaratılmasına katkıda bulunmaktan gurur duyuyoruz" sözleriyle düşüncelerini dile getirdi.

Biblioteca Marciana. © Credit Matteo Gebbia
Bvlgari, 2026 edisyonundaki ilk katılımını iki özel sergiyle gerçekleştiriyor. Giardini della Biennale içerisinde yer alan Bvlgari Pavilion, Kanadalı sanatçı Lotus L. Kang'ın yeni projesine ev sahipliği yapıyor. Sanatçı Lotus L. Kang, sergisinde, zaman kavramını düzensiz, katmanlı ve doğrusal olmayan bir yapı olarak ele almaya devam ettiği "The face of desire is loss (Kayıp Arzuların Yüzü)" adlı enstalasyonunu sunuyor. Serginin merkezinde, çelik kirişlerden sarkan ve sabitlenmemiş fotoğraf filmleri yer alıyor. Bu filmler, pavyonun ışığına ve nemine maruz kaldıkça, bienal boyunca çevresiyle etkileşime girerek dönüşmeye devam edecek. Kang, bu katmanların arasına tatami mat'larından, döküm objelerden, ruhlardan ve değişken formlardan oluşan yeni heykelsi işler yerleştiriyor. Mekânın pencerelerini selüloit şeritlerle kaplayan sanatçı, filmin zamansallığını düz ve eşzamanlı bir yüzeye yayarken, sahne ışıkları da enstalasyon boyunca geçişli ışık tonları yaratıyor. Sergi, birden fazla zaman ve mekânı bir araya getirerek onları ışığa, zamana ve izleyicinin mekândaki bedenine bağlı bir çevreye dönüştürüyor. Sabitliği ve tekilliği reddeden beden-çevre ilişkisi; tükeniş, ölüm ve yeniden doğuşa doğru sürekli bir dönüşüm sürecinden geçiyor.

Biblioteca Nazionale Marciana, Lara Favaretto. © T-Space
Markanın sanata destek veren vakfı Fondazione Bvlgari ise, Biblioteca Nazionale Marciana'da İtalyan kadın sanatçılar Lara Favaretto ve Monia Ben Hamouda'nın yer aldığı ilk sergisini sunuyor. Bu sergiye, bilginin korunmasını ve aktarımını simgeleyen Biblioteca Nazionale Marciana ev sahipliği yapıyor. Bu tarihi kütüphanenin mirasıyla diyalog kuran iki mekâna özel enstalasyonlar sergileniyor. Kütüphanede Monia Ben Hamouda, Vestibule alanlarında "Fragments of Fire Worship" adlı çalışmasını sunarken; Lara Favaretto ise Salone Sansovino'da "Momentary Monument–The Library" projesinin son bölümünü sergiliyor.

Lotus L. Kang. © Andrea Rossetti
Monia Ben Hamouda, halen Bvlgari Vakfı tarafından sürdürülen Bienal ödülünün sahibi. Lara Favaretto ise 51. Venice Biennale Arte kapsamında, MAXXI için ürettiği çalışmasıyla Prize for Young Italian Art 2004–2005 ödülünü aldı. Bvlgari Vakfı, aynı zamanda Venedik'in ötesine uzanan ek bir girişimle, Milano'da Monia Ben Hamouda'nın Ya'aburnee (Untranslated Fragment I and II) adlı heykelini de sunuyor. Bvlgari Hotel Milano'nun bahçesinde sergilenen bu eser, Biennale Arte 2026 boyunca görülebilecek. Eser, Tunus'a özgü thela taşı kullanılarak oluşturulmuş; antik yazıtların maddi ve sembolik ağırlığından ilham alıyor. Arap-Lübnan kökenli ve "Beni sen göm" anlamına gelen eser adı; aşk, ölüm ve süreklilik kavramlarının iç içe geçişini çağrıştırırken, sevilen kişinin, daha uzun yaşaması dileğini yansıtıyor.

Bvlgari Pavillion, Lotus Kang. © T-Space
Bvlgari'nin sanata olan bağlılığı hem antik hem de çağdaş üretimi kapsayacak şekilde farklı yönlerde kendini gösteriyor. Marka, tarihi ve sanatsal mirasın korunması, yeniden görünür kılınması yaklaşımını benimsiyor ve bu tavrı somut projelerle hayat buluyor: Venedik'te Doge Sarayı'ndaki Scala d'Oro'nun ve Murano'daki San Pietro Martire Kilisesi'nde yer alan Paolo Veronese tablolarının restorasyonu bunlar arasında. Markanın şehirle olan güçlü bağını yansıtan Roma projeleri arasında İspanyol Merdivenleri, Caracalla Hamamları'nın mozaikleri ve Torlonia Koleksiyonu'ndaki mermerlerin restorasyonu da yer alıyor.