Nigar Helmi, Feryal Gülman, Monik İpekel, Melek Çakmak, Merih Turan, Neşe Gönül
Kültürler arası bağlar çoğu zaman büyük cümlelerden çok, daha sezgisel anlarda kuruluyor. Bir tablonun karşısında dururken, tanıdık bir ezgiyi başka bir şehirde duyarken ya da aynı sofrada farklı mutfakların izini takip ederken... Viyana'daki Cultura Collective gecesi de bu hissin etrafında şekillendi.
Melek Çakmak
Melek Çakmak, Monik İpekel ve Murat Aygen'in hayata geçirdiği Cultura Collective, ilk buluşmasını Viyana'nın tarihi yapılarından Palais Niederösterreich'te gerçekleştirdi. Sarayın kendi hafızası da gecenin ruhuna eşlik ederken; Türkiye, Azerbaycan ve Avusturya sanat, müzik ve gastronomi üzerinden aynı anlatının içinde buluştu.
Erol-Neşe Gönül
Gecenin sanat tarafında Türkiye'den İsmail Acar, Azize Ceyhun ve Efe Işıldaksoy ile Azerbaycanlı sanatçı Nigar Helmi'nin eserleri yer aldı. Farklı üslupların ve kültürel bakışların yan yana geldiği seçki, geceye klasik bir davet atmosferinden daha katmanlı bir anlam kazandırdı. Eserlerin sessiz müzayede yöntemiyle sunulması ve gelirlerin Türkiye'deki hayır kurumlarına bağışlanacak olması ise sanatın toplumsal fayda tarafını da öne çıkardı.
Kaan Aras, Svetlana Nenadovic Glusac, Ozan Ceyhun
Müzik bölümünde piyanist ve besteci Abuzar Manafzade vardı. Mozart'tan Aşık Veysel'e, Sarı Gelin'den klasik Türk müziği eserlerine uzanan repertuvar, üç ülkenin müzikal hafızasını aynı sahnede buluşturdu. Gastronomi tarafında ise Gault Millau Şapka ödüllü Executive Chef Demir Babalı'nın Türk, Azerbaycan ve Avusturya mutfaklarından izler taşıyan özel menüsü geceye eşlik etti.
Feryal Gülman, Ali Kösedağ
Palais Niederösterreich'ın tarihçesi ve mimari katmanları da Avusturyalı mimar Marius Moser'in anlatımıyla gecenin parçası haline geldi. Böylece etkinlik, sadece bir kültür-sanat buluşması değil; bulunduğu şehirle, mekanla ve geçmişle de bağ kuran daha bütünlüklü bir deneyime dönüştü.
Abuzar Manafzade
Cultura Collective'in Viyana'dan başlayan yolculuğunun ilerleyen dönemde Azerbaycan ve Türkiye başta olmak üzere farklı ülkelerde devam etmesi planlanıyor. İlk buluşmanın ardından projenin en güçlü tarafı, kültürü gösterişli bir vitrin gibi sunmak yerine onu daha paylaşılabilir, daha sıcak ve daha yaşayan bir alana taşıma isteği gibi görünüyor.