Doğanın bize bahşettiği hayattan bazı kareler, insanı büyülerken "aynı tablo gibi" dedirtiyor. Lavanta tarlaları da tıpkı ayçiçeği tarlalarının yaptığı gibi bu hissi yaratıyor insanda. Sakinleştirici etkisiyle huzur ve rahatlama moduna sokan lavanta, yaz aylarında tarlalarda güzellik vahaları yaratıyor. Genellikle Haziran sonu başlayıp Ağustos ortasına kadar süren lavanta zamanında, mor renkli tarlalar görsel bir şölene imzasını atıyor. Akdeniz kökenli bu bitki, antik çağlardan bu yana keskin, huzur verici, ferahlatıcı kokusuyla ve sağlığa faydalarıyla öne çıkarken mor renkli çiçekleri ve kendine özgü aromasıyla parfüm dünyasında da vazgeçilmez notalar arasına katılıyor. Turistik bir değer olarak lavantaya ilgi de son yıllarda giderek artıyor. Günümüzde lavanta bahçeleri, eşsiz görüntüleriyle yerel halkı ve turistleri kendine çekmeyi başarıyor. Lavanta zamanı tarlalara turlar düzenleniyor, çekim için özel anlar yaratılıyor. Temmuz sonundan Ağustos ortasına kadar süren lavanta hasadı öncesinde, tarlalar bu güzelliği yaşamak isteyenlere şahane bir ev sahipliği yapıyor.
Lavanta tarlaları zaman zaman moda tasarımcılarına da ilham kaynağı oluyor. Fransız moda evi Jacquemus'un kreatif direktörü Simon Jacquemus, 2020 İlkbahar/Yaz Koleksiyonu'nu sunmak için Paris yerine, Güney Fransa'daki Provence bölgesinde mor lavanta tarlalarını tercih ederek yankı uyandırmıştı mesela. Bu defilede modeller lavanta sıraları arasındaki boşluğa serilen pembe halıda yürürken fonda ise mor lavantaların kartpostallık görüntüleri uzanıyordu. Lavanta rengi, sakinleştirici etkisiyle modada yumuşak ve zarif bir dokunuş olarak kabul görüyor. Huzur ve zarafeti temsil eden pastel tonuyla, romantik bir etki yaratıyor. Özellikle bej ve bronz tonlarıyla, buz mavisiyle uyumlu, zamansız bir tarz sunuyor. Eski dönemlerde Avrupa'da lavanta rengi krallık, asalet ve gücü çağrıştırırken yüksek statü sembolüydü. Lavanta, kraliyet kökenlerine sahip bir renk olarak lüks ve zarafet anlamı taşıyordu. Birleşik Krallık'ta Victoria döneminde ise lavanta rengi kraliyet kadınlarının elbiselerinde ve aksesuarlarında sıkça kullanılıyordu.
Haziran ayı sonunda çiçeklenmeye başlayan; özellikle Temmuz ayı boyunca mor bir halı gibi serilen lavanta tarlaları güzel kokusuyla da insanları kendine çekiyor. Tarlalarda fotoğraf çekimleri, lavanta yağı atölyeleri, lavanta balı/dondurması tadımı, köy turları bu gezileri daha da cazip hale getiriyor. Lavanta, Türkiye'de Burdur, Afyon ve Ege'nin iç kesimlerinde yetiştiriliyor. Ülkemizde ziyaret edilen başlıca lavanta bahçeleri arasında; Isparta Keçiborlu'da 'Lavanta kokulu köy' olarak bilinen Kuyucak Köyü; Çanakkale–Bayramiç'te Kazdağları eteklerinde doğal güzellikler içinde yer alan Bayramiç'teki lavanta tarlaları, Burdur- Salda Gölü çevresindeki lavanta tarlaları, İstanbul Tekirdağ'da Süleymanpaşa ve Çamlıca köyü çevresinde lavanta tarlaları, Çatalca, Gökçeali'deki Lavanta Bahçesi, İzmir–Karaburun'da Ege'nin masmavi deniz manzarasına eşlik eden tarlalar, Yozgat–Çekerek Lavanta Adası var. Burası, Türkiye'nin önemli lavanta adalarından birine ev sahipliği yapıyor. Bu Lavanta Adası, dünyanın en büyük lavanta bahçesi olarak biliniyor. Siz de bu yaz mutlaka bir lavanta bahçesi ziyaret edin deriz.
Fransa'nın Provence bölgesindeki lavanta bahçeleri: Özellikle güneydeki Provence bölgesinde Haziran sonundan Temmuz ortasına kadar büyüleyici mor manzaralar sunuyor. En ünlü tarlalar Valensole Platosu, Luberon Vadisi ve Sault bölgesinde bulunuyor. Güney Fransa'da Provence bölgesindeki Valensole, Luberon ve Sault gibi tarlalar da öne çıkanlar arasında.
Brihuega, İspanya
Guadalajara eyaletinde yer alan ve 'İspanya'nın Provence'ı' olarak bilinen bölge, yaz aylarında mor renge bürünüyor.Bulgaristan
Dünya lavanta üretiminde Fransa ile yarışan Bulgaristan, Trakya bölgesi çevresinde geniş tarlalara sahip.İtalya
Toscana ve Piedmont bölgelerindeki lavanta tarlaları oldukça güzel manzaralar sunarken kokusuyla da büyülüyor.