Londra, geçmiş ile bugünün yan yana yürüdüğü şehirlerden biri. Viktoryen mimarinin izleri, modern tasarım anlayışı ve sürekli hareket halinde olan şehir hayatı özellikle demiryolu hatlarının çevresinde gelişen bölgelerde daha da belirgin bir şekilde hissediliyor. King's Cross da bu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden. Bir zamanlar sadece bir ulaşım noktası olarak görülen bu bölge, bugün galerilerden restoranlara, tasarım mağazalarından kamusal alanlara kadar uzanan canlı bir şehir hayatına ev sahipliği yapıyor.
Bölgenin tam merkezinde yer alan ve 171 yıllık geçmişiyle Londra'nın tanınan yapılarından biri olan Great Northern Hotel, bugün Kaya Hotels & Resorts'un yatırımıyla Kaya Great Northern Hotel adıyla misafirlerini ağırlıyor. King's Cross ve St. Pancras International istasyonlarının kesişim noktasında konumlanan yapı, şehrin ritmini yakından hissetmek isteyen gezginler için oldukça merkezi bir noktada. Aynı zamanda Londra'yı keşfetmenin yanı sıra Avrupa şehirlerine uzanan yolculuklar için de pratik bir başlangıç noktası.
St. Pancras International, İngiltere'nin Avrupa'ya demiryolu bağlantısını sağlayan önemli merkezlerden biri. Eurostar hattıyla Paris ve Brüksel gibi şehirlere doğrudan ulaşım mümkün. King's Cross St. Pancras metro istasyonu ise altı farklı hattın kesişiminde yer alarak Londra'nın farklı bölgelerine hızlı erişim sağlıyor. Bu nedenle King's Cross uzun zamandır yalnızca bir istasyon bölgesi değil; şehrin yeni yaşam merkezlerinden biri olarak görülüyor.
1854 yılında demiryollarının altın çağında inşa edilen tarihi bina, Viktoryen mimarisinin karakteristik özelliklerini taşıyor. Yapı korunarak yeniden düzenlenmiş ve günümüzün butik otel anlayışına uygun şekilde yorumlanmış. Toplam 88 odadan oluşan otelde, geçmişin mimari atmosferi ile modern konfor bir araya getiriliyor. İç mekanlarda demiryolu tarihine gönderme yapan detaylar dikkat çekerken tasarımda daha sade ve zarif bir yaklaşım tercih edilmiş.
Otelin odaları da bu tarihsel hikayeden ilham alan bir tasarım anlayışıyla hazırlanmış. Ferah ve sakin bir atmosfer sunacak şekilde düzenlenen odalarda binanın mimari karakteri korunurken, günümüz seyahat alışkanlıkları da göz önünde bulundurulmuş. Otelde Couchette, Edwardian, Heritage ve Victorian olmak üzere dört farklı oda tipi bulunuyor. Her biri farklı bir döneme gönderme yapan bu odalar, şehirde geçirilen yoğun bir günün ardından dinlenmek için sakin bir alan sunmayı amaçlıyor.