Ekim sonuna yaklaşırken şehirde plan yapmak için bahanemiz hiç azalmıyor. Hava biraz daha serinliyor, akşamlar uzuyor ve ister istemez kendimizi "bu hafta ne yapsak?" diye takvime bakarken buluyoruz. Biz de bu kez sinemadan sanata, müzikten modaya uzanan ama birbirine hiç benzemeyen birkaç şeyi yan yana getirdik. Altın Portakal'dan genç bir ismi radarımıza alıyor, kış gardırobunda daha renkli ve oyunbaz bir tarafa bakıyor, çocuklarla 29 Ekim'i yaratıcı bir şekilde kutlamak için küçük bir plan çıkarıyoruz. İzleme listesinde yeni bir gerilim var, sahne tarafında ise çelloyu bambaşka bir dünyaya taşıyan bir performans bizi bekliyor. Araya hafıza ve kişisel arşiv üzerine düşündüren bir sergi de eklenince, haftanın programı kendiliğinden şekilleniyor. İlham Rehberi'nde yine tek bir rota yok, o gün canımız neye çekerse oradan başlayabiliriz.
Kış gardırobuna biraz retro hava eklemek için dağlara çıkmayı beklemiyoruz. Chanel'in COCO NEIGE 2026 koleksiyonu, kayak pistlerinden şehir sokaklarına uzanan parçaları kırmızı, mavi ve sarı gibi canlı renkler, iki tonlu çizgiler ve ekose tüvitlerle buluşturuyor. Kaşmirden yüne, teknik kumaşlardan sıcak astarlara uzanan dokular işin konfor tarafını üstlenirken koleksiyondaki penguen ve kutup ayısı motifleri Chanel'in alıştığımız siyah, beyaz ve bej dünyasına daha oyunbaz bir hava katıyor. Julien Martinez Leclerc'in fotoğrafladığı kampanyayla birlikte après-ski stiline bu kış biraz daha neşe geliyor.
Altın Portakal'ın bu yılki en genç alkışlarından biri Leyla Smyrna Cabas'a gidiyor. Sinemaya Fidan ile adım atan Cabas, ardından İlker Çatak'ın Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı kazanan Sarı Zarflar filminde Ezgi karakteriyle karşımıza çıktı. Henüz kariyerinin başındayken iki filmle dikkatleri üzerine çeken genç oyuncu, şimdi 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin Genç Başarı Ödülü'nün sahibi. Festival 31 Ekim'e kadar devam ederken, bizim gözümüz de bundan sonra Leyla Smyrna Cabas'ın hangi hikâyede karşımıza çıkacağında.
Klasik müziğe biraz daha sinematik, biraz daha güncel bir yerden yaklaşmak isteyenler için 1 Kasım'da AKM'de farklı bir buluşma var. Jodok, JODOKCELLO projesiyle çelloyu doğa, görsellik ve dijital anlatımla bir araya getirirken yıllardır sosyal medyada kurduğu dünyayı bu kez sahneye taşıyor. Üstelik performanslarında kendi elleriyle yaptığı çelloyu kullanması, hikâyeye daha kişisel bir taraf ekliyor. Alan Walker, Lindsey Stirling ve Il Divo gibi isimlerle de çalışan Jodok, klasik müzikle yeni nesil dinleyiciler arasındaki mesafeyi biraz kısaltmaya hazırlanıyor. İlk İstanbul konseri 1 Kasım'da Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu'nda.
Hatırladıklarımız kadar unuttuklarımız da kişisel tarihin bir parçası. Dilara Altınkepçe Arslan'ın Nelumbo Studios'taki Env. No. 26.004.511 sergisi, sanatçının kendi arşivini bir kazı alanı gibi ele alarak hafıza, biriktirme ve unutma üzerine düşünüyor. Müze envanterlerinden ödünç aldığı isimle kişisel geçmişi yeniden dosyalayan sergide nakıştan metal işçiliğine, fotoğraflardan hareketle çalışan ses enstalasyonuna uzanan farklı üretimler yan yana geliyor. Sanatçının kendi yaşamını da doğrudan işin içine aldığı seçki, gündelik hayatta gözden kaçan izleri yeniden görünür hale getiriyor. Env. No. 26.004.511, bu hafta sergi rotasına biraz daha kişisel bir durak eklemek isteyenler için Nelumbo Studios'ta.
Bayramın coşkusunu bu kez çocukların hayal gücü tamamlıyor. HUPALUPA Akademi'nin ücretsiz "Cumhuriyet Tuvalim" atölyesinde çocuklar, Cumhuriyet'e dair duygu ve düşüncelerini kendi renkleri ve çizimleriyle tuvale taşıyor. Aynı gün düzenlenen Glow Atölye de programa biraz daha oyun ve hareket katıyor. 29 Ekim'i yalnızca izleyerek değil, üreterek ve birlikte vakit geçirerek geçirmek isteyen aileler için günün en renkli duraklarından biri olabilir.
Tatil için ev değiştirmek kulağa oldukça iyi bir fikir geliyor, ta ki başkasının hayatına ait sırlar da pakete dahil olana kadar. Dört bölümlük İsveç yapımı A Couple of Lies, Stockholm takımadalarındaki evlerini Sicilya'daki güneşli bir villayla takas eden iki çiftin hikâyesini takip ediyor. İlk başta kusursuz görünen kaçamak, evlerin içinde ortaya çıkan küçük detaylarla giderek gözetleme, manipülasyon ve güvensizlik oyununa dönüşüyor. Emma Appleton, Fares Fares, Frida Gustavsson ve Jakob Oftebro'nun başrolleri paylaştığı psikolojik gerilim, Stefan Ahnhem'in aynı adlı romanından uyarlanıyor ve 30 Ekim'de Netflix'te izleyiciyle buluşuyor.