2026 CI Bloom: Ecem Dilan Köse | Art On

Genç, cesur ve yenilikçi ruhuyla CI Bloom, 15–19 Nisan tarihleri arasında İstanbul'da beşinci kez çağdaş sanatın nabzını tutuyor. Fuar kapsamında bir araya geldiğimiz Art On galeriden Ecem Dilan Köse, yaratıcı süreçlerini ve vizyonlarını bizimle paylaşıyor.

YAZAR: Zülal Ünaldı, Cansu Karakuş
7 Nisan 2026 Salı 14:37 | Son Güncellenme:
12 dakika okunma süresi

Doğada bahar sevinci yaşanırken, CI Bloom'da sanatın tüm renkleri taze bir enerjiyle ortaya çıkıyor. Fuar; çağdaş sanatın en dinamik isimlerini, galerileri ve bağımsız inisiyatifleri İstanbul Lütfi Kırdar Rumeli Salonu'nda bir araya getiriyor. Yeni fikirlerin, farklı seslerin ve yaratıcı enerjinin ilham veren yelpazesine alan açan fuarda, Türkiye'den ve dünyadan birçok sanatçı işlerini sergiliyor. Biz de fuarda yer alan Art On galeriden Ecem Dilan Köse'nin yaratıcı dünyasını anlattığı keyifli bir sohbete davet ediyoruz.

Doğa, teknoloji ve insanı ele alan çalışmalarınızla, dijital sanatta özgün bir yer edindiniz. Nelerden besleniyorsunuz?

Son zamanlarda teknolojiyi bir araç olarak kullanmaktan ziyade, onu bir ortam ya da bir koşul olarak ele alıyorum. Yani sadece bir çıktı üretmek değil, bir sistem kurmak ve o sistemin zaman içinde nasıl davrandığını gözlemlemek benim için daha belirleyici. Ancak burada benim için asıl mesele, estetik üretim değil. İçinde bulunduğumuz dönemde, insan deneyimi giderek daha fazla sistemler aracılığıyla şekilleniyor. Bu yüzden benim pratiğim, bu sistemlerin sadece nasıl çalıştığını değil, insanın bu sistemler içinde nasıl konumlandığını sorgulayan bir alana kayıyor. İşlerimde izleyiciye sunduğum deneyim ilk bakışta akışkan ve meditatif olabilir, aynı zamanda izleyicinin kendi algısıyla ilişki kurabileceği, zamanla açılan bir deneyim alanı. Benim için önemli olan, izleyicinin işin içinde kaybolması değil; kendi algısının nasıl kurulduğunu fark ettiği o kısa an. İzleyiciyi pasif bir dinginliğe taşımak için değil; aksine, bugün giderek hızlanan sanat deneyimine karşı, izleyicide bir tür sabır geliştirme alanı açmakla ilgileniyorum. Çünkü bana göre düşünsel aktivite, ancak bu yavaşlama anında mümkün oluyor. Duyusal deneyim ile düşünsel farkındalık arasındaki geçiş anı. Bu yüzden işlerimde anlam, doğrudan verilmez; zamanla, izleyicinin kendi dikkat süresi ve algı biçimi üzerinden ortaya çıkar.

CI BLOOM'un 5. edisyonunda Art ON Galeri'nin temsiliyetiyle yer alıyorsunuz. Fuarda olmak, sizin için ne ifade ediyor?

Çok çeşitli işlerin arasında olmak hoşuma gidiyor. Sanatın güzelliğini burada buluyorum. Özgür ve çeşitli bir alan. Fuarlarda genel olarak beni en çok çeken şey, kendini ilk bakışta tamamen ele vermeyen işler oluyor. Görsel olarak güçlü olmak tek başına yeterli değil; işin içinde bir direnç, bir katman ya da zamanla ortaya çıkan bir yapı olması ilgimi daha çok çekiyor. Bu yüzden CI BLOOM'da özellikle izleyiciyle hızlı bir tüketim ilişkisi kurmayan, biraz mesafe bırakan ve bu mesafe içinde düşünmeye alan açan üretimler, bana daha yakın geliyor.

CI BLOOM, İstanbul'un kültür ve sanat ekosistemine neler kattı? İstanbul'un ruhu fuarda hissediliyor mu? Fuarın kişisel yolculuğunuza ne gibi katkıları oldu?

CI BLOOM'un sanat ekosistemini bir araya getirmesi açısından rolünü önemli buluyorum. Neredeyse bütün aktörleri orada görebiliyorsunuz. İstanbul'un ruhu ise bana göre fuarda hissedilen bir gerilim olarak ortaya çıkıyor. Farklı estetik dillerin, üretim biçimlerinin ve yaklaşımların, fikirlerin, eleştirilerin yan yana gelmesi; bazen uyumlu, bazen çelişkili şehrin kendi yapısına benziyor. Benim kişisel pratiğim açısından katkısı ise daha çok izleyiciyle kurulan ilişkiyi gözlemlemek oldu. Fuar ortamı çok hızlıdır; insanlar çoğu zaman birkaç saniye içinde karar verir. Ama bazı işler bu hızın içinde bile izleyiciyi durdurabiliyor. Benim için önemli olan da bu duraksama anları... Bazı izleyiciler işleri hızlıca tüketip geçerken, bazıları daha uzun süre kalıp anlam kurmaya çalışıyor. Bu iki yaklaşım arasındaki farkı bu kadar net görmek, fuar deneyimini benim için değerli kılıyor.

İç mimarlık eğitiminden dijital sanata uzanan yolculuğunuzda, geleneksel sanatın yeri nedir? Geleneksel sanatla, dijital sanatı kıyaslar mısınız?

İç mimarlık eğitimi benim için mekânla birlikte düşünmeyi öğrenmekti. Bu, bugün yaptığım işlerin temelinde hâlâ çok belirleyici. Ben işlerimi, çoğu zaman bir görüntü ya da obje olarak değil, içine girilen ve zamanla deneyimlenen mekânsal yapılar olarak kurguluyorum. Bu anlamda dijital sanata geçişim bir kopuş değil, bir genişleme oldu. Geleneksel sanatla ilişkim ise daha çok onun düşünme biçimiyle ilgili. Geleneksel sanatın doğayla kurduğu ilişki, malzemeye duyarlılığı ve zamanla kurduğu bağ, benim için hâlâ referans noktası. Geleneksel sanat çoğunlukla daha sabit bir yapı sunar; zamana karşı dayanır ama zamanla değişmez. Dijital sistemler ise zamanın kendisini işin bir parçası haline getirir. Değişebilir, tepki verebilir, hatta kendi içinde tutarsızlık üretebilir. Bu yüzden ben dijitali bir "araç" olarak değil, davranış üreten bir alan olarak görüyorum. Geleneksel ve dijitali artı-eksi üzerinden karşılaştırmaktan çok, farklı düşünme biçimleri olarak ele almak daha doğru geliyor bana. Biri daha yoğunlaşmış ve maddesel bir deneyim sunarken, diğeri daha akışkan, değişken bir alan yaratıyor. Benim ilgilendiğim yer de, tam olarak bu açık uçlu durum... Çünkü burada anlam sabitlenmez; zaman içinde, izleyiciyle birlikte oluşur. Ne var ki en büyük ortak noktaları her metodun kendine özgü anlattığı, işlediği bir 'zaman' var. Belli ki gelecek bana heyecan veriyor...

Değişik ülkelerin festivallerinde yer alıyorsunuz. Işık ve ses, mekânsal işlerinizde önemli yer tutuyor. Yaşatmak istediğiniz hissiyat, farklı coğrafyalarda aynı duyguları mı uyandırıyor ve yoksa kültüre göre değişiyor mu?

Aynı hissin oluştuğunu düşünmüyorum. Zaten işlerimi belirli bir duyguyu evrensel olarak aktarmak üzerine kurmuyorum. Benim için daha önemli olan, izleyicide ortak bir "duygu" değil, benzer bir algı durumu yaratmak. İşlerim genellikle akışkan ve meditatif bir deneyimle başlıyor. İzleyici ilk anda daha duyusal bir katmanla ilişki kuruyor. Ancak zaman geçtikçe bu deneyim, izleyicinin kendi dikkat süresi ve algı biçimi üzerinden farklı yönlere açılıyor. Bu noktada kültürel farklar devreye giriyor. Bazı izleyiciler teknolojiye odaklanıyor, bazıları daha duygusal ya da içsel bir yerden yaklaşıyor, bazıları ise daha analitik bir okuma yapıyor. Ama değişmeyen bir şey var: İzleyicinin bir noktada yavaşlaması. Bu kısa yavaşlama ya da duraksama anı, coğrafyadan bağımsız olarak ortaya çıkıyor. Ve benim için asıl önemli olan da bu. Çünkü o anda izleyici sadece işi izlemiyor, aynı zamanda kendi algılama biçimiyle de karşılaşıyor. Benim kurmaya çalıştığım deneyim tam olarak bu; duyudan düşünceye doğru açılan, ama tek bir anlamda sabitlenmeyen bir alan.

EN ÇOK OKUNANLAR

Matthieu Blazy'den Yüksek Moda Masalı

Matthieu Blazy'den Yüksek Moda Masalı

5 dakika okunma süresi
İstanbul Açık Havuz Rehberi: Bu Yaz Keşfedilecek 13 Adres

İstanbul Açık Havuz Rehberi: Bu Yaz Keşfedilecek 13 Adres

1 dakika okunma süresi
Şehir Stilinde Kırmızı Flip-Flop Trendi

Şehir Stilinde Kırmızı Flip-Flop Trendi

1 dakika okunma süresi
Visa ile 2026 FIFA Dünya Kupası Finali

Visa ile 2026 FIFA Dünya Kupası Finali

1 dakika okunma süresi
ALEM Kitap Kulübü: Temmuz Seçkisi

ALEM Kitap Kulübü: Temmuz Seçkisi

23 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

Türkiye Pavyonu Venedik Bienali'nde Kapılarını Açtı

Türkiye Pavyonu Venedik Bienali'nde Kapılarını Açtı

İstanbul'un En İyi Müzeleri: Sanat, Tarih ve Kültür Dolu 20 Durak

İstanbul'un En İyi Müzeleri: Sanat, Tarih ve Kültür Dolu 20 Durak

Haftanın İlham Rehberi: 4 - 10 Mayıs

Haftanın İlham Rehberi: 4 - 10 Mayıs

Beykoz Kundura'da Karanlık Bir Sahne Deneyi

Beykoz Kundura'da Karanlık Bir Sahne Deneyi

ALEM Kitap Kulübü: Mayıs Seçkisi | Yeni Çıkan Kitap Önerileri

ALEM Kitap Kulübü: Mayıs Seçkisi | Yeni Çıkan Kitap Önerileri

Haftanın İlham Rehberi: 11 - 18 Mayıs

Haftanın İlham Rehberi: 11 - 18 Mayıs

Yaz İçin Kitap Önerileri: Deniz, Ada, Yolculuk ve Akdeniz Temalı Okuma Listesi

Yaz İçin Kitap Önerileri: Deniz, Ada, Yolculuk ve Akdeniz Temalı Okuma Listesi

ALEM Kitap Kulübü: Temmuz Seçkisi

ALEM Kitap Kulübü: Temmuz Seçkisi

Lara Kurdoğlu'nun Sinema Yolculuğunda Yeni Başarı

Lara Kurdoğlu'nun Sinema Yolculuğunda Yeni Başarı

Haftanın İlham Rehberi: 18 - 24 Mayıs

Haftanın İlham Rehberi: 18 - 24 Mayıs

2026 Venedik Bienali'nde Öne Çıkan Sergiler ve Pavyonlar

2026 Venedik Bienali'nde Öne Çıkan Sergiler ve Pavyonlar

2026 Yazının En İyi Müzik Festivalleri: Avrupa'dan Japonya'ya Yaz Rotaları

2026 Yazının En İyi Müzik Festivalleri: Avrupa'dan Japonya'ya Yaz Rotaları