Cilt bariyeri, cildimizin en üst tabakasıdır ve bu tabaka içinde seramidler, yağ asitleri ve kolesterol ile cildi dış etkenlerden korur ve nemi içerde tutmaya yarar. Bariyer bozulduğundaysa nem kaybı artar, kuru ve pul pul görünüme neden olur. Ayrıca iritasyon, kızarıklık, reaktif tepki, kırışıklık ve leke görünümü de beraberinde gelir.
Her türlü bakımı yapıyor ama bir türlü cilt bariyerinizi sağlıklı tutamıyorsanız nedenlerini de bilmelisiniz. Cilt bariyerini zayıflatan en büyük etkenlerin başında aşırı ve sık AHA/BHA içerikli eksfoliyasyon, retinoid kullanımı, yüksek pH'lı temizleyiciler, sülfatlı ürünler, güneş korumasını önemsememe, çok sıcak suyla yıkanmak, çok sık yüz yıkamak, çevresel faktörler, yaşlanma, stres, uykusuzluk ve kötü beslenme geliyor.
Aslında bir dermatolog olmaya gerek yok, çünkü cilt bariyeri bozulduğunda öyle gizli gizli olmuyor, sinyalleri belirgin şekilde veriyor. Çoğu kişi bu belirtileri cildinin hassaslaşmasına, mevsim geçişine yorum görmezden geliyor ama koruyucu kalkan aslında zayıfladığını haykırıyor. Normal cilt, nemi içeride tutan ve dış etkenlere karşı güçlü bir kalkan oluşturan şekilde çalışıyor. Sistem hasar gördüğünde ise cilt savunmasız hale geliyor.
Cilt bariyerinin bozulduğunu gösteren en genel belirti, ne yapsanız da geçmeyen gerginlik hissi. Yüzünüzü yıkadıktan sonra cildiniz hemen geriliyor, hatta hafif bir yanma da oluyorsa bu cilt bariyerinizin zayıfladığını gösterir. Ayrıca daha önce kullandığınız ürünlere tepki göstermesi de yine cilt bariyeriyle ilgilidir. Serum ya da krem sürerken olan karıncalanma, yanma ve kızarıklık üründen değil cildin artık kendini savunamamasından kaynaklanır.
Bir diğer belirti ise cildin nem tutma kapasitesinin azalması. Ne kadar yoğun nemlendirici sürerseniz sürün cildiniz kısa süre sonra yine kuruyor ve matlaşıyorsa, cilt bariyeriniz görevini yapamıyor demektir. Pullanma, makyajın cilde oturmaması, fondötenin uygulama sonrası çizgilere dolması da şikayetler arasında yer alır. Bunlar genel belirtiler ancak ender de olsa cildin yağlanmasına karşın kuru hissedilmesi de cilt bariyerinin zayıfladığını gösteren belirtilerden.
Kızarıklık, hassasiyet de yine bozulma belirtilerinden en çok rastlananı. Özellikle yanak ve burun çevresinin kızarması, hava değişimlerine karşı ilk tepkiyi cildin göstermesi, cilt tonu eşitsizlikleri de bariyer hasarıyla ilgili. Minik pütürler, sivilceler, döküntüleri de unutmamak gerek.
Cilt bariyeri kendi kendine bozulmaz. Bu noktaya gelmesi için aşırıya kaçmış olmak onu hassaslaştırır ve bozar. Çok sık peeling yapmak, asit ve retinoidler kullanmak, sert temizleyicilerle cildi arındırmak, güneş korumasını ihmal etmek sonunda bariyeri isyan ettirir.
Özellikle bariyerin hasar aldığı dönemde bu rutinlere devam etmek de sorunu ilk basamaktan daha öteye taşır ve uzun süren bir tedavi gerektirir.
Bu da ürün ekleyerek değil tam tersi çıkararak olur. Birçok kişi ne yazık ki bozulan bariyerini yine ürüne boğarak onarmaya çalıştığı için daha da kötüye gitmesine neden olur. Yapılması gerekense cildin kendi savunma mekanizmasına destek vermek olmalıdır.
Peki bozulan cilt bariyerini nasıl onarmak gerekiyor? Aslında basit, yavaşlamalısınız. Uzmanlar tahriş olmuş ve dengesini kaybetmiş cilt bakım rutinini sadeleştirmenin şart olduğunu söylüyor. Bu süre için aktif içeriklere ara vermek, rutini temizleme, nemlendirme ve güneş koruması üçgenine indirgemek cildin kendini daha kısa sürede toparlamasına zaman tanıyor. Gelin bu adımları birlikte inceleyelim:
Temizlemede altın kural pH dengesine uyan, sülfatsız temizleyiciler kullanmak. Köpüren, sert ürünler cildin doğal yağını yok edebilir ve bariyere zarar verebilir. Nemlendirici özellikteki temizleyiciler hem onarım sağlar hem de daha kolay toparlanmasına yardımcı olur.
Nemlendirme ama nasıl? Her nemlendirici cilt bariyerini onarmaya yetmiyor. Normalde size yeterli gelen nemlendirici bariyer bozukluğunda işe yaramayabilir. Önemli olan içeriği. Seramid, hyaluronik asit, skualan, niasinamid, beta glukan gibi içerikli nemlendiriciler cilt bariyerinin normal haline dönmesine en destek içerikler.
Cilt bariyeriniz hasarlıysa güçlü asitlerden uzak durmanız gerekiyor. Peelinglere bir süre ara verin. Retionid kullanıyorsanız bırakın. Ayrıca C vitaminini de kullanmayın. Tüm bu agresif içerikler cilt yüzeyini soyan içeriklerdir ve zaten hasar almış cilt bariyeri ekstra incelerek durumun daha da kötüleşmesine neden olur.
Hassas olan cilt eğer dış etkenlere karşı da korumasız kalırsa yaptığınız onarım aşamaları da boşa gider. Evde uyguladığınız bakım ve onarımı mutlaka güneş koruma ile desteklemelisiniz. Geniş spektrumlu bir güneş koruma tüm yaptığınız bakımı adeta cilde mühürler. Korumasız bir cilt, güneşe maruz kaldığında inflamasyona eğilimlidir ve tedavi boşa gider. Bu süreçte kullanılacak en doğru güneş korumalar hassas ciltlere uygun olanlar olmalı.
Nazikçe temizledik, nemlendirdik, agresif işlemlere ara verdik ve güneş korumamızı sürdük. Peki bunlar yeterli mi? Kısmen yeterli olsa da bariyerin kendini onarmasını sağlamak için onun yatışmasını destekleyici ürünler eklemek süreci kısaltır. B5, cica, aloe vera ve bisabolol içerikleri bu aralar yakın dost olmanız gerekenler.
Eğer çok derinleşmemiş bir cilt bariyeri hasarınız yoksa muhtemelen bu adımlarla birkaç hafta içinde cildiniz eski sağlığına kavuşur. Ama hasar büyükse sabırlı olmalısınız. O sizin sert uygulamalarınıza uzun süre direndi, şimdi sabretme sırası sizde. İstikrarlı bir şekilde onarım için çalışmaya devam edin. Sadece cildin yüzeyinden değil içeriden de bakım yapın. Mesela su tüketimini artırın, antioksidanlar açısından zengin beslenin, yeterli uyku uyuyun ve olur olmaz her şeye sinirlenip strese girmeyin. Tüm bu olumsuzluklar cilt bariyeri için kötüdür. Bir de bunlara giderek hayatımıza yerleşen beta-glukan eklerseniz süreyi kısaltmada daha da yardımcı olursunuz.
Cilt bariyerini onarmak tek bir ürünle yaptım oldu demek değil, bilinçli ve istikrarlı bir yaklaşım istiyor. Sonucu da güçlü bir bariyer, daha iyi görünen bir cilt, daha az sorun, daha dengeli, uzun vadede genç bir cilt demek.
Belki bu ürünler size yardımcı olabilir;
Avene Cicalfate+ Onarıcı Bakım Kremi
İçeriğindeki Avene termal su, C+ restore, bakır-çinko sülfat sayesinde cildi onarmaya ve yatıştırmaya yardımcı oluyor. Ciltteki rahatsızlık hissini yatıştırmayı destekler.
First Aid Beauty-Face& Body Bestseller Set
Daha yumuşak bir cilt için yüz temizleyici, ultra onarıcı krem ve vücut peelingi içeren bu setle cildi baştan aşağı şımartmaya yardımcı oluyor.
Ringana Fresh Hydro Serum
Güçlü nem kaynağı olan serum, altı farklı hyaluronik asit türü sayesinde cildin her katmanına nemi derinlemesine ulaştırıyor ve usun süre hapsetmeye destek oluyor. Formülündeki gözyaşı otu fermenti, cilt bariyerini güçlendiriyor, yatıştırıyor ve kızarıkları azaltmaya yardımcı oluyor.
Lancome Genifique Ultimate Serum
Cilt yenilenmesini en üst düzeye çıkartmak üzere tasarlanmış serum, NRF2 molekülü içeriyor. Ayrıca içeriğindek &98 saf Beta-glukan ile cildin bağışıklık sistemini güçlendirmeye, cilt dokusunu onarmaya ve yaşlanma belirtilerine karşı olumlu yönte etki sağlamaya destek oluyor.
Clinique Smart Clinical Repair Gece Kremi
Hem gece kremi olarak hem de maske olarak kullanılabilen Smart Onarmaya Yardımcı Gece Bakım Kremi & Maske, cildin gece boyunca cildi yatıştırmaya ve cildin pürüzsüz bir görünüm kazanmasına yardımcı oluyor. İçeriğindeki peptitler, adenozin, glukozamin ve hyaluronik asit ile cilt bariyerini güçlendirmeye, hassasiyeti yatıştırmaya destek veriyor.
Cosrx Advanced Snail 96 Mucin Power Essence
Cildi derinlemesine nemlendirmeye ve beslemeye yardımcı oluyor. %96 oranında doğal salyangoz mucini içeren hafif yapılı esans, cilt bariyerini güçlendirerek daha canlı ve ışıltılı bir görünüm kazanmasına katkıda bulunuyor.
Bioderma Photoderm XDfence Ultra_Fluid SPF50
Tüm cilt tipleri için geliştirilen renkli güneş kremi, detokş science teknolojisiyle çevresel etkenlere karşı koruma sağlıyor. Göz çevresi kullanımına da uygun olan güneş koruma, aynı zamanda makyaj bazı olarak da kullanılabiliyor.
La Roche-Posay Cicaplast Baume B5 Yatıştırıcı ve Onarıcı Bakım Kremi
Hızlı ve iyi onarım için geliştirilen ürün, 14 farklı belirtide kullanılabiliyor. Cildi yatıştırmaya, cilt bariyerini onarmaya ve korumaya odaklanıyor. Mikrobiyom bilimiyle güçlendirilmiş krem, madecassoside, shea yağı, gliserin ve %5 panthenol, bakır ve çinko içiyor. Hassas ciltler için özel olarak formüle edilmiş bir içeriğe sahip.
Caudalie Vinoclean Temizleme Köpüğü
Ultra yumuşak temizleyici bazı, sabun ve sentetik bileşen içermeyen formülü sayesinde cildi nazikçe arındırırken, en hassas ciltler dahil tüm cilt tiplerine uyum sağlıyor. Sabah ve akşam kullanımına uygun hafif ve ipeksi köpük, adaçayı, papatya ve yeşil üzüm özü içeriyor.