Petek Kırboğa - petek.kirboga@alem.com.tr
Yirmi yıl sonra, hala ilk günkü heyecanla sahneye konan Notre Dame de Paris müzikali, dünyanın dört bir yanından seyirci çekmeye devam ediyor. Guinness Rekorlar kitabında “ilk yılında en çok izleyiciye ulaşan müzikal” olarak yer alan Notre Dame de Paris, Vivre, Belle ve Le Temps Des Cathédrales gibi unutulmaz şarkılarıyla da uzun yıllar müzik listelerinde üst sıralarda yer aldı. Başarılı müzikalin başroldeki sanatçılarına merak ettiklerimizi sorduk.
HIBA TAWAJI
Esmeralda rolünün çocukluk hayaliniz olduğunu duydum, doğru mu?
Tüm dünyada çok iyi bilinen şarkıları seslendirmek zor mu?
İstanbul seyircisi için ne söylersiniz?
ROBERT MARIEN
Rolünüzün bu müzikaldeki önemi nedir?
Ben kötü adamım. Düşmanlık ve çatışma yoksa hikaye de olmaz. Esmeralda Phoebus’a aşık oluyordu ve hikaye biterdi arada engeller olmak zorunda.
Dünya turnesi nasıl geçiyor?
Dünya turnesi muhteşem bir tecrübe oldu. Bize seyahat etme ve dünyanın dört bir yanında yeni insanlar tanıma şansı verdi. Gittiğimiz her yerde çok iyi karşılandık. Bu tip şovların en iyi yanı müziğin ve dansın evrensel dilde olması, insanların hangi dili konuştuklarından bağımsız olarak bize herkesle iletişim kurma imkanı tanıması. Hikayenin Victor Hugo’nun başyapıtından uyarlanması ve dünya çapında biliniyor olması, başarılı olmamız için bize ipuçları verdi ve yolumuzu açtı.
Müzikalde hangi şarkıları söylemekten daha çok keyif alıyorsunuz?
“Tu vas me détruire” (“Your love will kill me”) adlı şarkı. Karakterin içinde bulunduğu iç çelişkiyi gösteriyor. İşkence altındaki ruhu iyi ve kötü arasında parçalanmış. Bu tip şarkılar, sizi o karakterin yörüngesine sokar.
ANGELO DEL WECCHIO
Müzikalde Quasimodo’yu canlandırıyorsunuz, oldukça zor bir rol. Neler söylersiniz?
Tabii Quasimodo oynaması oldukça zor bir karakter ama aynı zamanda da tatmin edici. Kendimi hem sözel hem de duygusal olarak yüzde yüz ifade etme şansı veren böyle bir rolü oynadığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. Bu duyguların içinden geçen bir yolculuk.
Rolünüze nasıl hazırlandınız?
Çok fiziksel hazırlık gerektiren bir rol. Her gün antrenman lazım çünkü sahne oldukça büyük ve şarkılar uzun nefesler gerektiriyor. Ayrıca hem bacaklarım hem de sırtım için de bolca egzersiz yapmak zorundayım çünkü benim rolüm duruş itibarıyla bunu gerektiriyor. Biliyorsunuz kambur bir karakteri canlandırıyorum. Elbette sesim için yoğun bir ısınma süreci de var, neredeyse her performans öncesi bir saat makyaj ve saç hazırlığım oluyor.
Ekibiniz için neler söylersiniz?
Hiba Tawaji ve Robert Marien ile çalışmak nasıl? Biz, kocaman yürekli ve çok yetenekli insanlardan oluşan çok güçlü ve sağlam bir ekibiz. Hiba Tawaji’yle nerdeyse iki yıldır birlikte şarkı söylüyorum ve sahnede ona aşık olmak çok kolay. Onun Esmeralda’ya dönüşmesine gerek bile yok, o zaten doğuştan Esmeralda. Robert Marien’i Notre Dame de Paris’nin İngilizce versiyonuna 2012 yılında katıldığımdan beri tanırım, aynı zamanda gösterinin yardımcı yönetmenliğini üstlenmişti. Bu kadar tecrübeli bir sanatçıdan öğrenmek ve onunla şarkı söylemek benim için bir onur.
Müzikalin en sevilen şarkısı Belle’i söylerken neler hissediyorsunuz?
Esmeralda’ya duyduğum saf aşkın ilanı, bu nedenle her gece kalpten söylüyorum. Tüm dünyanın en popüler Fransız şarkılarından biridir, herkes bilir, hatta gösteriye ilk defa gelenler bile hayatlarında Belle’i en az bir kere dinlemişlerdir. Her dem taze olan bir şarkıdır. Söz konusu bu kadar başarılı bir şarkı olunca büyük sorumluluk hissediyorum ve başlangıçta ve şarkı bitiminde alkışları duyduğum anki bu alkışlar gösteri boyunca en yüksek alkış oluyor, benim için çok dokunaklı.