Dilara Taşkın – dilara.taskin@alem.com.tr / Portre fotoğraflar Ertan DEMİRBİLEK
Paris denildiğinde sizin de gözünüzün önünden rengarenk macaron'lar, eklerler geçiyor mu? Eğer cevabınız 'evet' ise, bundan tam 132 sene önce Paris’in kalbinde doğmuş olan ve üç yıl önce Türkiye’deki ilk şubesini Zorlu Center’da açan Fauchon'u yakın markaja almanızda fayda var. Neden mi? Detayları kısa bir süre önce İstanbul’a gelen Fauchon Paris CEO’su Samy Vischel ve Orta Doğu Operasyon Direktörü Bassel Ammar'dan dinlemek üzere sizi söyleşimizle baş başa bırakıyoruz.
Bize Fauchon’un tarihinden bahseder misiniz?
Fauchon’da nasıl bir ambiyans yaratmayı amaçlıyorsunuz?
Menüdeki favori lezzetleriniz neler?
B.A: Pastane ürünlerimiz her zaman imza niteliğinde, tadan herkes çok beğenir… Salatalar da çok trend ve sağlıklı. Ayrıca birçok özel aromalı çayımız var.
S.M: Birçok kişi buraya lezzetli tatlılarımız için geliyor. Bu yüzden de ana yemekte seçimi sağlıklı yapmak istiyorlar. Salatalarımız da çok taze ve lezzetli.
Biraz da Fauchon’da yapılan yeniliklerden bahsedelim. Ambiyans, menü… Bu yenilikleri yaparken neleri gözettiniz?
S.M: İstanbul’dan bahsedecek olursak; öncelikle Zorlu’ya adapte olmak zorundaydık. Alışveriş merkezi ve etrafımızda bulunan mağazaların kimliğiyle uyum sağlayan bir atmosfer yaratmak istedik. Altın, siyah gibi renklerin kullanımıyla kimliğimizi koruyarak yenilendik.
B.A: Konumu her zaman dikkate aldık. Her alışveriş merkezinde ya da her ülkede bazı kısıtlamalar var. İstanbul’u farklı kılansa şubenin konumunun ta kendisi… Burayı bir kafe olarak gördüğümüz için buna yönelik lezzetler servis ediyoruz. Fauchon’un samimi atmosferini koruyup aynı zamanda imza niteliğindeki lezzetlerimizi de sunuyoruz. Fauchon, zamanla İstanbul’da tüm yeni modellerini uygulayıp daha da gelişecek.