Röportaj: Ayşim Özgür
Saraylarından parklarına, kalelerinden müzelerine kadar her yanı kraliyet ile özdeşleşen bir başkent: Londra. Ve Londra sokaklarında, başka bir hanedanlığın izlerinden, Osmanlı’dan ilham alan bir tasarımcı: Begüm Kıroğlu. İlerleyen sayfalar boyunca göreceğiniz çekim, farklı ögeleri bir araya getiriş biçimiyle hem Begüm Khan markasının kurucusu Begüm Kıroğlu’nun dünyasını hem de yaşadığımız dünyadaki zamanın ruhunu yansıtıyor aslında. Osmanlı eserleri koleksiyonu yapan bir ailenin içine doğan Kıroğlu, etrafını çevreleyen estetik vizyonu, tasarladığı özgün mücevherlere yansıttı ve kısa sürede uluslararası moda dünyasında büyük ilgi gördü. Bu ilginin son kanıtı da Moda Operandi ile birlikte Londra’da verdikleri “Begum in Wonderland” temalı davet oldu. Davetten önceki gün Begüm ile Londra’nın kültür sanat hayatına her daim ilham veren Soho sokaklarında dolaştık, onu kimi zaman bir kafede, kimi zaman kaldığı otelin girişinde, kimi zaman da müzikal tiyatrolarının ortasında görüntüledik. Karşımızda dünle bugünü, antikayla yeniyi, saraydan çıkan ile sokakta yaratılanı buluşturan bir ruh var. Tıpkı ‘harikalar diyarı’ Londra gibi…
Moda Operandi ile birlikte Londra’da bir davet verdiniz. Bu fikir nasıl ortaya çıktı?
Davetin konsepti de oldukça ilgi çekiciydi. Bu konseptten bahseder misin?
Moda Operandi için hazırladığın son koleksiyonun özellikleri neler?
Kişisel olarak son dönemde en çok ne takmayı seviyorsun?
Tüm bu hayvan figürlerinden yola çıkarak şehirler kadar doğanın da seni etkilediğini söyleyebiliriz. Doğaya yakın olmak için neler yapıyorsun?
Osmanlı eserleri koleksiyonu yapan bir ailenin içinde büyümüş biri olarak, hem tarihle çok iç içesin, hem de çağdaş zamanın ruhunu yansıtıyorsun. Bu denge sende nasıl kuruluyor, nasıl kendini gösteriyor?
Favori tarihi dönemin ne zaman?
RÖPORTAJIN TAMAMI ALEM'DE.