Evet sevgili Marvelites, yine bir Marvel filmi, yine binlerce teori ve yine "Bir dakika, şimdi bu kimdi?" diye başladığımız bir yolculuk... Marvel'ı takip etmeye başlayalı yıllar oldu. O zamanlar tek yapmamız gereken filmi izleyip keyfimize bakmaktı, şimdi ise yeni bir yapım gelmeden önce eski filmleri, dizileri, karakterleri ve mümkünse bütün çoklu evreni yeniden hatırlamamız gerekiyor. Arada yaşımız da ilerledi tabii. İlk Avengersfilmini izlediğimiz günlerde aklımızda onlarca karakterin hikayesi varken bugün aynı hafızayı biraz daha dikkatli kullanmak zorundayız.
Üstelik Marvel da işleri kolaylaştırmak yerine her yeni filmle biraz daha karıştırmayı seviyor. Endgamesonrasında bazı hikayelerin kapandığını, en azından bir süre nefes alabileceğimizi düşünmüştük. Sonra çoklu evren geldi, eski karakterler geri döndü, farklı evrenlerden tanıdık yüzler çıkmaya başladı ve şimdi de Robert Downey Jr.'ın Tony Stark değil Doctor Doom olarak geri döneceği bir Avengers filmiyle karşı karşıyayız. Steve Rogers'ın dönüşü, X-Men ve Fantastic Four'un hikayeye dahil olması da cabası. Yani Marvelites için yine sakin bir dönem beklemek pek gerçekçi görünmüyor.
Avengers: Doomsday daha vizyona girmeden hakkında konuşacaklarımızın sayısı bile epey fazla. Doctor Doom kim, Steve Rogers nasıl geri dönüyor, X-Men ile Fantastic Four bu hikayenin neresinde? Eğer siz de Marvel filmlerini izlerken bazen "Bunu hatırlamam gerekiyordu ama..." noktasına geldiyseniz, yalnız değilsiniz. Doomsday öncesinde hafızayı biraz tazeleyip film hakkında bilmemiz gerekenleri de gözden geçirelim.
Avengers: Endgame ile büyük bir dönemin kapandığını düşünmüştük. Iron Man kendini feda etmiş, Steve Rogers kalkanını bırakmış, Natasha hayatını kaybetmiş ve Avengers'ın ilk dönemindeki pek çok karakter hikayesini tamamlamıştı. Biz de gözümüz yaşlı, "Tamam, artık biraz sakinleşebiliriz" derken Marvel'ın buna hiç niyeti olmadığını kısa sürede anladık. Çoklu evren devreye girdi, farklı zaman çizgileri birbirine karıştı, eski karakterler geri döndü ve yeni kahramanlar hikayeye dahil oldu. Bir noktadan sonra Marvel filmi izlemek, biraz da "Bunu daha önce nerede görmüştük?" sınavına dönüşmeye başladı.
Loki, Doctor Strange in the Multiverse of Madness ve Spider-Man: No Way Home ile giderek büyüyen çoklu evren hikayesi, Deadpool & Wolverine ve The Fantastic Four: First Steps ile daha da genişledi. Bir yandan yeni karakterleri tanırken bir yandan eski hikayelerin farklı ihtimallerini keşfettik. Bazı karakterlerle vedalaştığımızı sanırken başka bir evrende yeniden karşımıza çıkmaları da artık şaşırtıcı olmaktan çıktı. Şimdi bütün bu karmaşanın ortasında Avengers: Doomsday var. Yani Endgame sonrasında "Tamam, artık her şeyi anladık" diye düşünüyorsanız... Marvel'ın size küçük bir sürprizi var: Avengers: Endgame Encore.
Avengers: Endgame'i yıllar sonra yeniden vizyona sokmanın tek amacı nostalji değil tabii ki. Endgame Encoreile filme yaklaşık üç dakikalık yeni içerik eklendi ve jenerik sonrası sahneler de geri döndü. IMAX ve Infinity Vision gösterimlerinde buna ek olarak Avengers: Doomsday'den yaklaşık üç dakikalık özel bir ön izleme yer alıyor. Bu sahneler Doomsday için bazı yeni ipuçları taşıyor. Özellikle Marvel'ın çoklu evren hikayesini nereye götürdüğüne ve bazı karakterlerin Doomsday öncesindeki durumuna dair yeni detaylar görüyoruz. Ancak yeni görüntülerin asıl hikayeyi açık etmediğini de söyleyelim.
Marvel filmlerinin konusunu fragmanlardan anlamaya çalışmak artık biraz cesaret işi. Çünkü gördüğümüz her sahnenin filmde gerçekten göründüğü gibi olacağından emin olamıyoruz. Hatta fragmanı birkaç kez izleyip bir sahnenin arka planında ne var diye durduruyor, sonra da iki saniyelik görüntüden teori çıkarmaya çalışıyoruz. Bir noktadan sonra filmi izlemekten çok fragmanı çözdüğümüzü düşünüyoruz. Marvelite olmak biraz da bunu gerektiriyor tabii.
Bildiğimiz kadarıyla konuya gelecek olursak Avengers: Doomsday'de Marvel, şimdiye kadar kurduğu çoklu evren hikayesini daha büyük bir çatışmanın merkezine taşıyor. Üç farklı evrenden gelen kahramanlar, tüm çoklu evreni tehdit eden büyük bir tehlikeye karşı aynı savaşın içinde buluşacak. Marvel'ın yayınladığı fragmanlarda farklı ekiplerin giderek yaklaşan bu tehdide karşı bir araya geldiğini ve Doctor Doom'un hikayenin merkezinde yer aldığını görüyoruz. Fakat fragmandaki bir cümle, bütün bunların altında daha kişisel bir meselenin olabileceğini düşündürüyor. Doom, kahramanlara "Hepiniz çalınmış hayatlar yaşadınız, şimdi onları geri vermelisiniz" diyor. Bu sözün tam olarak ne anlama geldiğini henüz bilmiyoruz ama fragmanda gördüğümüz karakterlerin geçmişleri ve değiştirdikleri hayatlar düşünüldüğünde, Marvelite'ların bu cümleden onlarca teori çıkarması için gereken malzeme fazlasıyla var. Avengers, X-Men, Fantastic Four ve Thunderbolts gibi farklı dünyalardan gelen karakterlerin aynı hikayede buluşması da filmin en merak edilen taraflarından biri. Üstelik mesele yalnızca dünyayı kurtarmaktan ibaret değil, üç farklı evrenin kaderi söz konusu. Kısacası Marvel, yıllardır yavaş yavaş büyüttüğü çoklu evren hikayesini bu kez aynı masaya oturtuyor ve belli ki o masada huzur içinde yemek yiyecek kimse yok.
Küçük bir not: Thor'un gücünü az çok biliyoruz. Doctor Doom'un onu tek parmağıyla bile durdurabildiğini düşündüğümüzde, nasıl bir karakterle karşı karşıya kalacağımızı düşünmemek elde değil.
Doctor Doom, Marvel çizgi romanlarının en eski ve en önemli kötü karakterlerinden biri. Gerçek adı Victor von Doom olan karakter, ilk kez 1962'de Fantastic Four 5'te ortaya çıktı ve özellikle Fantastic Four'un en büyük düşmanlarından biri haline geldi. Onu diğer kötü adamlardan ayıran şey ise yalnızca sahip olduğu teknoloji ya da zırhı değil, bilim ve mühendislikteki yeteneklerinin yanı sıra annesinden miras aldığı büyü bilgisiyle mistik güçleri de kullanabilmesi ve Latveria'nın hükümdarı olması. Yani karşımızda dünyayı ele geçirmek isteyen sıradan bir kötü adamdan biraz daha fazlası var. Üstelik Doom'un "Ben haklıyım, dünya sadece bunu henüz anlamadı" tavrı da karakterin en dikkat çekici taraflarından diyebiliriz. Marvel evreninde öyle büyük bir egosu var ki, kendisine sadece Doctor Doom denmesini istemesi bile aslında karakter hakkında epey şey söylüyor.
İlk şaşkınlığımız, Doctor Doom'un maskesinin altından daha yasını tuttuğumuz Tony Stark'ı görmemizle başlamıştı. Robert Downey Jr.'ın bu kez Marvel'ın en büyük kötü karakterlerinden biri olarak geri dönmesi zaten yeterince şaşırtıcıyken, tanıtımda maskeyi çıkardığı an işleri biraz daha karıştırdı. Peki Marvel neden böyle bir dönüşe karar verdi? Downey Jr.'ın anlattığına göre bu rol, süper kahraman filmleri türünde daha önce yapmadığı bir şeyi denemesi için de iyi bir fırsattı. Russo kardeşler de Downey Jr.'ın geri dönüşünde önemli bir rol oynadı. Kısacası Marvel, Tony Stark'ı geri getirmek yerine Robert Downey Jr.'ı bu kez tamamen farklı bir karakterin, Doctor Doom'un, arkasına koymayı tercih etti.
Peki Tony Stark ile Victor von Doom arasında bir bağlantı var mı? Robert Downey Jr.'ın bu kez bambaşka bir karakter olarak karşımıza çıkmasıyla birlikte teoriler de çoktan başladı. En çok konuşulanlardan biri, Doom'un başka bir evrenden gelen Tony Stark olduğu yönünde. Çoklu evren söz konusu olduğunda kulağa o kadar da imkansız gelmeyen bu teori, özellikle Doom'un yüzünü gördüğümüz tanıtımlarla daha da güçlenmişti. Ancak Russo kardeşler son açıklamalarında Victor von Doom'un Tony Stark'ın bir varyantı olmadığını ve karakteri ayrı bir hikayesi olan bağımsız bir karakter olarak ele aldıklarını söyledi.
Yani şimdilik bildiğimiz, Robert Downey Jr.'ın bu kez Iron Man olarak değil, Doctor Doom olarak karşımıza çıkacağı. Aynı oyuncuyu bambaşka bir karakterde görmek başlı başına garipken, Tony Stark'la gerçekten hiçbir bağlantısının olup olmadığını da Avengers: Doomsday'i izlediğimizde öğreneceğiz.
Steve Rogers'ın Avengers: Endgame'in sonunda kalkanını Sam Wilson'a bırakıp Peggy Carter'la hayatını geçirmek üzere geçmişte kalmayı seçtiğini biliyoruz. Dolayısıyla Avengers: Doomsday'de yeniden Steve Rogers'ı gördüğümüzde akla gelen ilk soru da doğal olarak "Peki şimdi buraya nasıl geldi?" oluyor. Marvel bu sorunun cevabını henüz vermedi ama fragmanlar birkaç küçük ipucu bırakıyor. İlk görüntülerde Steve'i elinde bir bebekle gördük, son fragmanda ise Thor'la buluşup Mjolnir'i yeniden eline aldığını gördük. Yani geçmişte sakin bir hayat kuran Steve'in yeniden savaşın ortasına nasıl döndüğü, filmin şimdilik en büyük gizemlerinden biri.
Elimizdeki ipuçlarından biri de Loki'nin TVA kartı. Bunun Steve'in dönüşüyle bir ilgisi olup olmadığını bilmiyoruz ama TVA'yı ve zaman çizgilerini düşününce ihtimaller iyice genişliyor. Steve'in kendi isteğiyle mi günümüze döndüğünü, yoksa yaşanan bir olayın onu yeniden Avengers'ın yanına mı getirdiğini de bilmiyoruz. Şimdilik kesin olan tek şey, Endgame'de vedasını yaptığımız Steve Rogers'ın Doomsday'de yeniden savaşın içinde olduğu. Marvel'ın bize bıraktığı soru ise basit: Steve geçmişten günümüze nasıl geldi?
X-Men tarafında işler biraz daha ilginç çünkü yıllardır ayrı bir evrende izlediğimiz karakterler artık Avengers'ın hikayesine dahil oluyor. Patrick Stewart, Ian McKellen, James Marsden, Rebecca Romijn, Alan Cumming ve Kelsey Grammer'ın geri dönüşüyle Professor X, Magneto, Cyclops, Mystique, Nightcrawler ve Beast'i yeniden göreceğiz. Yani Doomsday, X-Men karakterlerinin bir Avengers filminde yer aldığı ilk büyük buluşmaya sahne olacak.
Fantastic Four cephesinde ise ekip zaten hazır. The Fantastic Four: First Steps'te izlediğimiz Pedro Pascal, Vanessa Kirby, Joseph Quinn ve Ebon Moss-Bachrach; Reed Richards, Sue Storm, Johnny Storm ve Ben Grimm olarak geri dönüyor. Dergilerden de bildiğimiz kadarıyla Avengers'la aynı hikayenin içinde yer alacak ekip, Doctor Doom'u da yakından tanıyor; Reed, Sue ve Victor von Doom'un geçmişten gelen bir tanışıklığı var. Bu yüzden onları Doomsday'de yalnızca Avengers'ın yanında değil, kendi geçmişlerinden gelen bir hikâyenin içinde de izleyeceğiz.
Avengers: Doomsday öncesinde bütün Marvel evrenini baştan sona izlemek kulağa biraz yorucu geliyor. Neyse ki buna gerek yok. Özellikle çoklu evreni, geri dönen karakterleri ve Doomsday'de buluşacak ekipleri hatırlamak için birkaç yapımı yeniden izlemek yeterli. Bunları izlemek şart değil ama filmi izlemeden önce hafızayı tazelemek isteyenler için listenin başına şunları eklemek gerekiyor:
Avengers: Doomsday, 18 Aralık 2026'da sinemalarda olacak. Yani filme kavuşmamıza daha biraz var. Ama Marvel'ı biliyoruz; o zamana kadar fragmanlar, yeni görüntüler ve teoriler derken konuşacak epey şeyimiz olacak. Bakalım filme kadar arada bize yeni sürprizler çıkarıp çıkarmayacaklarını da göreceğiz.