Ayça BARUT TANMAN – ayca.tanman@alem.com.tr
Bir mağazaya girdiğinizde ilk olarak neyi incelersiniz? Bu sorunun cevabı aslında moda ve çağdaş sanat arasındaki güçlü diyalogda gizli. Sanat tutkusuyla tanınan Gabrielle Chanel’in mirası bugün modaevinin estetik kodlarını belirleyen en önemli unsurlardan. Kapılarını ilk kez 1996 yılında açan ve şimdilerde yeni çehresiyle modaseverleri karşılayan Chanel’in New York 57. Cadde’deki butiği iki dünya arasındaki ilişkiyi kusursuz yansıtıyor. 14,000 metrekareyle Amerika’daki en büyük butik olma özelliğini taşıyan mağazanın yıldızı Chanel’in sembollerinden biri olan inci kolye şeklindeki 17 metre uzunluğundaki cam heykel. Dört katlı butiğin merdiven boşluğunu kaplayan ve 100 küreden oluşan heykel Fransız sanatçı Jean-Michel Othoniel’in eseri. Othoniel, Paris’teki Palais Royal metro istasyonunun çıkışındaki enstalasyonuyla tanınıyor. 2004 yılından bu yana Chanel için de eserler üreten sanatçıdan New York’taki yeni heykelinin hikayesini dinledik.
İnci Chanel modaevinin sembollerinden biri ve sizin için de öyle. İnciye olan ilginiz nasıl başladı?
İnciden yola çıkarak kolyeye nasıl yöneldiniz?
Chanel için çalışma teklifi Peter Marino’dan mı geldi? Nasıl bir araya geldiniz?
Peter Marino ve Chanel ile yaptığınız iş birliğinin size yeni tecrübeler kattığını söylüyorsunuz. Örnek verebilir misiniz?