FAL, KEHANET VE BİLİCİLİK

Dünyanın başlangıcından bu yana geçmiş çoğumuz için önemli olmayabilir, peki ama gelecek? İnsanlığın en büyük merakı geleceği bilme arzusu ve kehanetlerden haberdar olmak olmuştur.

ABONE OL
11 Mayıs 2016 Çarşamba 16:05 | Son Güncellenme:
7 dakika okunma süresi

Ozan Pindaros, kehaneti ilahi bir şiir ile anlatır: “Ey Tanrım, her şeyin gerçek sonunu, tüm yolları, bahar toprağında filizlenen yaprağın sayısını, deniz ve nehirlerdeki kumu, dalga ve rüzgârları bilen sen; gelecekte neyin nereden geleceğini sen görürsün.”
Son yüzyılın en fazla izlenen ve sevilen filmi “Geleceğe Yolculuk”  insanlığın binlerce yıllık merakına yeniden tuz biber olmuştu. Film ile birlikte hem bilim dünyası hem de amatörler zamanda yolculuk yapabilmek için zaman makinaları geliştirmeye başlamışlardı. Amaç insanın planlayabildiği ama hiç bir şekilde müdahale edemediği zamanı kontrol altına almaktı.  


Kehanet ya da bilicilik bir anlamda insanın geleceğini kontrol etmekti. Geleceği bilmek ve özellikle gelecekte insanlığın başına gelebilecek kehanetleri ve büyük olayları bilmek oldukça önemli olmuştu. Nuh Peygamber’in tanrı tarafından gelecekte olacak büyük tufandan haberdar edilmesi ve kurtulması insanlığın hafızasındaki ilk kehanetti. Uygarlık tarihi boyunca insanoğlunun en büyük arzusu geleceği öğrenmek ve kehanetlerden haberdar olmak olmuştur.

 


Şaman kadın ve öteki dünya
Sahip olamadığımız ya da sahip olmak için uğrunda çok şey vermeye hazır olduğumuz “gelecek”, binlerce yıl boyunca insanlığın sürekli kafasını kurcaladı. İnsanlık tarihinin her döneminde, avcı toplayıcılardan modern toplumlara kadar, gelecek büyük bir gizem ve sır olarak merak edildi. Bu sır tanrısal bir iradeye aitti ve ona sahip olunabilirse, büyük bir güç ve tanrısallığa ulaşmak mümkündü. Avcı toplayıcı toplumlarda topluluğun en yaşlısı olan kadının, geleceği öğrenebilmek için öteki dünya yani tanrıların dünyası ile bağlantı kurduğu düşünülürdü. Topluluğu tehlikelerden korumak, avın bereketli geçmesini sağlamak için değişik törensel hareketler yapardı. Kendinden geçme ve trans törenleri ile Şaman kadın, öteki dünyaya geçer ve oradan bilgiler ile geri dönerdi. Bu bilgiler kadının konumunu güçlendirirken, onun dokunulmaz ve saygı duyulan biri olmasını da sağlardı. Çünkü sahip olduğu bilgiler topluluğun geleceği için önemliydi...


Sadece krallara ait bir ayrıcalık
Sonraki çağlarda özellikle yazılı dönemde Mezopotamya ve Anadolu’da falcılık ve geleceği okumak sadece krallara ve yönetici sınıfa ait bir ayrıcalık olmaya başladı. Hitit kralları falcılar aracılığı ile tanrılara danışarak savaşıp savaşmamayı, ne zaman öleceğini, hastalığını ve buna benzer yüzlerce bilgiyi almaya çalışırdı. Bunun için falcılar uçan kuşların hareketine, hayvanların karaciğerine, sudaki yılanlara bakarlardı. Alınacak bilgiler çok değerli olduğu için halkın büyü ve fal ile uğraşması kesinlikle yasaklanmıştı. Falcılık ve büyücülük ile uğraşanlar ölüm ile cezalandırılıyorlardı. Hititlerin kehanet okuyucuları Babil kökenli falcılardı. Bunların en fazla üzerine uğraştığı konu ise Hitit krallarının ısrarla öğrenmek istediği ne zaman öleceği bilgisiydi.

 


Sonraki çağlarda Anadolu’da çok önemli kehanet ve bilicilik merkezleri kurulur. Anadolu’nun günümüze ulaşmış en önemli kehanet merkezi olan Didim Apollon Tapınağı ve onun kardeş kenti olan Yunanistan’daki Delphi Apollon Tapınağı tüm antik çağın en önemli iki kehanet merkezi olarak ün salmışlardır. Bunların dışında Klaros antik kentindeki Apollon Tapınağı ve Antalya Myra’daki kutsal kehanet merkezleri tüm antik çağ boyunca önemli olmuşlardı. Antik çağ boyunca bu kehanet merkezlerine binlerce başvuru yapılmış, bunların içinde kralların başvuru ise her zaman ilgi çekici ve önemli olmuştu.


Gelecek belirsizlik üzerine kurulur
Kehanet, tapınağın en kutsal odasında büyük bir üç ayak kazan üzerine oturmuş bakire genç bir kıza sorulan soru ile başlar. Esrime ve rüya halinde olan genç kız cevabı gümüş ya da altın kap içinde sunar. Cevap  bazen öyle büyük çelişki taşır ki, krallıkların geleceği bu belirsizlik üzerine kurulur.
Tarihin gördüğü en dramatik bilicilik sahnelerden biri işte böyle bir  kehanet üzerine işlenmiştir. Lidyalıların efsanevi zengin kralı Kroisos, Med İmparatorluğu’na karşı savaşıp savaşmaması gerektiğini Delphi Kahinleri aracılığı ile tanrı Apollon’a sormuş ve bunun karşılığında tapınağa altından bir taht ile tapınağın onarımında kullanılmak üzere bazı sütunlarını hediye etmişti. Bugün bu sütunlar British Museum’da sergilenmektedir. 


Çok büyük bir devletin sonu!
Kahinler heyecanla cevabı bekleyen ve olasılıkla savaşa girmekten çekinen kral Kroisos’a şöyle cevap verirler: “Çok büyük bir devletin sonu olacaktır.” Kroisos çelişkiler ile dolu bu cevabı Med İmparatorluğu’nun sonunun geldiğine yorar ve büyük bir savaşa girer. Savaşın sonunda Kroisos yenilmiş ve ölüme mahkum olmuştur. Yıkılan ise kendi büyük devleti olmuştur.


Kehanet ve bilicilik sonraki çağlarda pagan dinlerin önemli merkezleri olarak hep varlıklarını sürdürmüştür. Dört büyük dinde geleceği bilmek yasaklanmışsa da insanlar farklı yöntemler ile geleceği merak etmeye hep devam etmişlerdir.

EN ÇOK OKUNANLAR

İoki'de Alem Art Dinner
İoki'de Alem Art Dinner

İoki'de Alem Art Dinner

1 dakika okunma süresi
"Duvarların Dışında" Sergi Daveti
"Duvarların Dışında" Sergi Daveti

"Duvarların Dışında" Sergi Daveti

1 dakika okunma süresi
Yeni Kozmetik Patronu: Harry Styles
Yeni Kozmetik Patronu: Harry Styles

Yeni Kozmetik Patronu: Harry Styles

9 dakika okunma süresi
Yazın Öne Çıkan 8 Mayo Trendi
Yazın Öne Çıkan 8 Mayo Trendi

Yazın Öne Çıkan 8 Mayo Trendi

1 dakika okunma süresi
Haftanın Favori 10 Stili
Haftanın Favori 10 Stili

Haftanın Favori 10 Stili

1 dakika okunma süresi
Saç Bakım Rutininize Biyotini Ekleyin
Saç Bakım Rutininize Biyotini Ekleyin

Saç Bakım Rutininize Biyotini Ekleyin

3 dakika okunma süresi
Contemporary Istanbul'un 15. Edisyonu İzleyicilerle Buluştu
Contemporary Istanbul'un 15. Edisyonu İzleyicilerle Buluştu

Contemporary Istanbul'un 15. Edisyonu İzleyicilerle Buluştu

1 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

DOĞA İNSAN GİBİ DÜŞÜNMEZ Kİ...
DOĞA İNSAN GİBİ DÜŞÜNMEZ Kİ...

DOĞA İNSAN GİBİ DÜŞÜNMEZ Kİ...

FİGEN ÇİFTÇİ İLE TARİHİN SÜZGECİNDEN İNSAN YÜZLERİ
FİGEN ÇİFTÇİ İLE TARİHİN SÜZGECİNDEN İNSAN YÜZLERİ

FİGEN ÇİFTÇİ İLE TARİHİN SÜZGECİNDEN İNSAN YÜZLERİ

ENTELLEKTÜEL BİR TASARIM: PERGAMON SUNAĞI
ENTELLEKTÜEL BİR TASARIM:  PERGAMON SUNAĞI

ENTELLEKTÜEL BİR TASARIM: PERGAMON SUNAĞI

BİN TANRILI BİR HALK ANADOLU'NUN İLK İMPARATORLUĞU HİTİTLER
BİN TANRILI BİR HALK ANADOLU'NUN İLK İMPARATORLUĞU HİTİTLER

BİN TANRILI BİR HALK ANADOLU'NUN İLK İMPARATORLUĞU HİTİTLER

İTALYAN RİVİERA’SINDA UFKA UZANAN BİR EV
İTALYAN RİVİERA’SINDA UFKA UZANAN BİR EV

İTALYAN RİVİERA’SINDA UFKA UZANAN BİR EV

GİYİLEBİLİR TEKNOLOJİDE YENİ TREND
GİYİLEBİLİR TEKNOLOJİDE YENİ TREND

GİYİLEBİLİR TEKNOLOJİDE YENİ TREND

REZZAN BENARDETE, ZEYNEP MUTLU VE AYŞE BOYNERİN LÜKS TERCİHLERİ
REZZAN BENARDETE, ZEYNEP MUTLU VE AYŞE BOYNERİN LÜKS TERCİHLERİ

REZZAN BENARDETE, ZEYNEP MUTLU VE AYŞE BOYNERİN LÜKS TERCİHLERİ

ANTİKA TUTKUSUNDA BİR YAŞAM OSMAN GÜRSOY ANTİKA VE SANAT EVİ
ANTİKA TUTKUSUNDA BİR YAŞAM OSMAN GÜRSOY ANTİKA VE SANAT EVİ

ANTİKA TUTKUSUNDA BİR YAŞAM OSMAN GÜRSOY ANTİKA VE SANAT EVİ

FİGEN ÇİFTÇİ İLE TARİHİN SÜZGECİNDEN İNSAN YÜZLERİ
FİGEN ÇİFTÇİ İLE  TARİHİN SÜZGECİNDEN İNSAN YÜZLERİ

FİGEN ÇİFTÇİ İLE TARİHİN SÜZGECİNDEN İNSAN YÜZLERİ

BİRLEŞİK KRALLIK COTSWOLD’DA PASTORAL BİR GÖL EVİ
BİRLEŞİK KRALLIK COTSWOLD’DA PASTORAL BİR GÖL EVİ

BİRLEŞİK KRALLIK COTSWOLD’DA PASTORAL BİR GÖL EVİ

EVİNİZDE 2016 YILI TREND RENKLERE YER AÇIN
EVİNİZDE 2016 YILI TREND RENKLERE YER AÇIN

EVİNİZDE 2016 YILI TREND RENKLERE YER AÇIN

İNGİLTERE SUSSEX'DE LÜKSÜN DANSI
İNGİLTERE SUSSEX'DE LÜKSÜN DANSI

İNGİLTERE SUSSEX'DE LÜKSÜN DANSI