Necati Ekiz, Güçlü Yakal
Bazı davetler vardır; daha uçağa binmeden sıradan lansman olmayacağını hissedersiniz. Maserati'nin Fethiye'deki buluşması da tam olarak böyleydi. Çünkü marka bizi yalnızca modellerini deneyimlemeye değil, 110 yıllık mirasın oluşturduğu yaşam tarzını hissetmeye davet ediyordu.
Dalaman Havalimanı'nda anahtarını teslim aldığımız elektrikli Grecale Folgore ile başlayan yolculuk, ilk kilometrelerden itibaren bu deneyimin tonunu belirledi. Önce geniş yollar, ardından Fethiye'nin kıvrılarak yükselen virajları... Bir noktada karşımıza çıkan Ölüdeniz manzarası ise yolculuğun en unutulmaz anlarından birine dönüştü. Bazı yollar otomobili test etmek içindir, bazıları ise hafızada yer etmek için.
Lov Faralya Beach & Nature Hotel'e ulaştığımızda ise Maserati'nin neden burayı seçtiği daha ilk dakikalarda anlaşılıyordu. Bir yanda Akdeniz'in sonsuz mavisi, diğer yanda çam ormanları ve sarp kayalıklar... Dünyanın ilk Maserati Lounge'ına ev sahipliği yapan bu özel atmosfer, markanın zarafet anlayışını tamamlayan doğal bir sahne gibiydi.
Fer-Mas A.Ş. Şirket Lideri Güçlü Yakal'ın ev sahipliğinde gerçekleşen sunumda, Maserati'nin bugününü ve geleceğini dinledik.
Ardından yeniden direksiyon başına geçtiğimizde Grecale Folgore'un karakterini daha yakından hissetme fırsatı bulduk. Kabine adım attığınız anda sıradan bir otomobilde olmadığınızı anlıyorsunuz. Orta konsolda Maserati'nin imzası hâline gelen analog saat, kaliteli malzemeler ve özenli tasarım detayları ilk bakışta dikkat çekiyor. Güçlü ivmelenmesi, dengeli yol tutuşu ve ani frenleme anlarında verdiği güven hissi ise performans ile konforun aynı potada buluşabileceğini gösteriyor.
Bedri Baykam
İkinci gün direksiyon kısa süreliğine yerini tuvale bıraktı. Geçtiğimiz yıl Devrim Erbil ile başlayan sanat buluşmaları bu kez Bedri Baykam ile devam ediyordu. Baykam, gerçekleştirdiği atölyede yalnızca resim yapmanın inceliklerini paylaşmakla kalmadı; sanat tarihine uzanan keyifli anlatımıyla katılımcıları farklı bir yolculuğa çıkardı. O an bir kez daha şunu düşündük: Maserati'nin anlatmaya çalıştığı dünya yalnızca otomobillerden ibaret değildi.
Akşam olduğunda ise sahneyi bu kez Akdeniz devraldı. Kayalıkların üzerine kurulan iskelede gün batımına canlı müzik eşlik ederken, genç şefin hazırladığı fine dining menüsü gecenin en özel deneyimlerinden birine dönüştü. Her tabak yalnızca bir lezzet değil, sunumuyla da Maserati'nin incelik ve zarafet anlayışını yansıtan küçük bir deneyim gibiydi.
Murat Belen
Otelin girişinde ziyaretçileri karşılayan Neptün heykeli de bu hikâyenin anlamlı detaylarından biriydi. Maserati logosuna ilham veren üç dişli mızrağın yüzüncü yılı kutlanırken, markanın köklü geçmişiyle geleceğe bakışı aynı çatı altında buluşuyordu.
Sezengül Canbaz Başaran
Fethiye'den ayrılırken yanımızda yalnızca bir test sürüşünün notları yoktu. Maserati bize, lüksün yalnızca direksiyon başında yaşanan performanstan ibaret olmadığını; seçilen rota, gün batımı, sanat, gastronomi ve bulunduğu coğrafyayla tamamlanan bütüncül bir yaşam kültürü olduğunu yeniden hatırlattı. Bazı otomobiller hafızada performansıyla yer eder, bazıları ise yaşattığı duyguyla... Maserati'nin Fethiye'de bıraktığı iz, bizim için ikinci gruba ait oldu.