Babalar Günü geldi çattı. Bu özel gün, babalarımızla geçirdiğimiz anların kıymetini bir kez daha düşünmek, bize hayat yolunda pusula olan, her düştüğümüzde elimizden tutan o koca çınarlarımızı minnetle anmak için harika bir bahane. Bazılarımız için bu gün, sarılıp sevgiyle kutladığımız bir bayramken, bazılarımız için de özlemle andığımız, hatıraların ışığında geçen duygusal bir gün. Hangi durumda olursak olalım, hayatımıza dokunan, bize rehberlik eden o güzel ruhları her zaman hatırlamak çok kıymetli. İyi ki hayatımızdalar, iyi ki bizlere birer iz bırakmışlar.
Peki, bu günü biraz daha anlamlı kılmak için ne yapabiliriz? Belki de en güzeli, huzurlu bir akşamda hikayelerin gücüne sığınmaktır. İster babanızla yan yana, isterseniz de sevdiğiniz anıların eşliğinde, bazen beraber gülebileceğiniz bazen de duygulanıp birbirinize daha sıkı sarılacağınız bir liste hazırladım. Yanına da güzel bir çay demledin mi, gerisi zaten harika bir akşam olur. Şimdiden tüm babaların günü kutlu olsun, umarım beraber çok güzel anılar biriktireceğiniz harika bir gün geçirirsiniz. İşte Babalar Günü'ne özel film önerilerimiz...

Yayın Tarihi: 15 Aralık 2023
IMDb Puanı: 6.3
Platform: Apple TV+
Süre: 1 Saat 59 Dakika
Oyuncular: Mark Wahlberg, Michelle Monaghan
Yönetmen: Simon Cellan Jones
Babalar Günü listemizin ilk sırasında, tam da o "gizemli baba" figürünü en eğlenceli haliyle işleyen The Family Plan var. Sıradan, hatta fazlasıyla sıkıcı bir araba satıcısının aslında geçmişinde devletin en tehlikeli suikastçılarından biri olduğunu ve bu kimliğini ailesinden gizleyerek onları Las Vegas'a doğru plansız bir yolculuğa çıkardığını hayal edin. Film, bu saklı gerçeklerin ortasında gelişen absürt aksiyon ve komediyle iki saati su gibi akıtıp gidiyor. Hem bir babanın ailesini koruma içgüdüsünü hem de o kaotik aile dinamiklerini çok hafif bir tonda veriyor, yani Babalar Günü'nde kafa yormadan, sadece keyif alarak izlenecek en iyi seçeneklerden biri. İlk maceranın tadı damağınızda kaldıysa, vakit kaybetmeden hemen ardından ikinci filmi de izlemenizi öneririm.
Yayın Tarihi: 29 Aralık 2022
IMDb Puanı: 7.5
Platform: Netflix
Süre: 2 Saat 6 Dakika
Oyuncular: Tom Hanks, Mariana Treviño
Yönetmen: Marc Forster
Şimdi de Netflix'te denk geldiğim, izlerken insanı hem darmadağın eden hem de yüzünü gülümseten o şahane film olan A Man Called Otto geçiyorum. Başta şunu söylemek istiyorum, başrolümüz Tom Hanks'i her şeye söylenen, mahallenin çekilmez ve huysuz ihtiyarı rolünde izlemek çok keyifliydi. Film, eşinin ölümünün ardından hayata tamamen küsen Otto'nun planları, yan dairesine taşınan aşırı neşeli, gürültülü ve kuralları pek takmayan yeni aile yüzünden altüst oluşunu anlatıyor. Hani çok sevdiğimiz meşhur İsveç yapımı A Man Called Ove vardı ya, işte yönetmen Marc Forster bu Hollywood uyarlamasında işin içine Mariana Treviño'nun hayat verdiği Marisol karakterini öyle bir dahil etmiş ki, o iki zıt kutbun didişmesine ve Marisol'ün Otto'nun o buz tutmuş kalbini yavaş yavaş eritmesine bayılmamak imkansız. Yalnızlığın hüzünlü ve buruk tarafıyla içiniz ezilirken, hemen arkasından gelen absürt bir mahalle kavgasıyla kendinizi gülerken buluyorsunuz diyebilirim.

Yayın Tarihi: 21 Ekim 2022
IMDb Puanı: 6.2
Platform: Apple TV+
Süre: 1 Saat 45 Dakika
Oyuncular: Ewan McGregor, Ethan Hawke
Yönetmen: Rodrigo García
Raymond & Ray, öyle klasik, her şeyin yolunda gittiği aile dramalarından değil, aslında tam tersi bir noktadan başlıyor. Birbirinden apayrı karakterlere sahip iki üvey kardeşin, hayatlarını gölgesiyle zehir etmiş babalarının ölümü üzerine bir araya gelmesini anlatıyor. Filmin asıl vurucu ve bir o kadar da absürt kısmı tam burada devreye giriyor aslında. Babaları ölmeden önce vasiyetine, kendi mezarını bu iki oğlunun elleriyle kazmasını istediğini ekliyor. Kardeşler bu son görevle birlikte hem babalarının bıraktığı o karanlık mirasla yüzleşiyor hem de yıllardır biriktirdikleri tüm öfke ve hayal kırıklıklarını birbirlerine döküyorlar. "Her baba mükemmel değildir" diyen, yer yer güldüren yer yer iç burkan, karakter odaklı ve oldukça gerçekçi bir aile hikayesi diyebilirim.

Yayın Tarihi: 18 Haziran 2021
IMDb Puanı: 6.6
Platform: Netflix
Süre: 1 Saat 49 Dakika
Oyuncular: Kevin Hart, Alfre Woodard, Melody Hurd
Yönetmen: Paul Weitz
Kevin Hart'ın beni oyunculuğuyla gerçekten şaşırtmayı başardığı, Netflix yapımı Fatherhood ile devam etmek istiyorum. Film, eşini doğumdan hemen sonra kaybeden bir babanın, etrafındaki tüm "tek başına yapamazsın" baskılarına rağmen yeni doğan kızını büyütme mücadelesini konu alıyor. Bugüne kadar hep absürt komedilerde görmeye alıştığımız Kevin Hart'ın bu içten dram performansı, yönetmen Paul Weitz'ın o ağlatırken gülümseten dengeli anlatımıyla birleşince ortaya muazzam bir iş çıkmış. 1 saat 49 dakika boyunca hem babalığın o tatlı beceriksizliklerine güldüğümüz hem de gözlerimizin dolduğu bu sıcacık hikaye, Babalar Günü'nde yan yana oturup izlemek için bence çok doğru bir tercih. Listenize mutlaka ekleyin derim.

Yayın Tarihi: 13 Ağustos 2021
IMDb Puanı: 8.0
Platform: Apple TV+
Süre: 1 Saat 51 Dakika
Oyuncular: Emilia Jones, Marlee Matlin
Yönetmen: Siân Heder
Bir sonraki durağımız, izlediğim günden beri ne zaman aklıma gelse içimi kıpır kıpır eden, Oscar'da da hak ettiği o büyük gürültüyü koparan CODA. Açılımı "Children of Deaf Adults" yani işitme engelli ebeveynlerin çocukları demekmiş, bunu da filmle öğrendim ve açıkçası adı bile hikayenin yükünü anlatmaya yetiyor. Konuya hiç uzak hissetmeyin çünkü hikaye, ailesinin tek duyabilen üyesi olan ve tüm hayatını onların dış dünyayla olan bağını kurmaya adayan Ruby'nin, kendi müzik tutkusu ile ailesine olan sorumluluğu arasında sıkışıp kalmasını anlatıyor. Yönetmen Siân Heder, Fransız yapımı La Famille Bélier filmini alıp o kadar samimi bir Amerikan kasabası hikayesine dönüştürmüş ki, o balıkçı teknesindeki sabah ayazını bile yüzünüzde hissediyorsunuz. Emilia Jones'un da duru sesiyle şarkı söylediği sahnelerde insanın tüyleri diken diken oluyor. Açık konuşmak gerekirse, filmin ortasında bir yerde, babasının Ruby'nin ses tellerine dokunarak onun şarkısını dinlemeye çalıştığı bir sahne var, orada gözyaşlarınızı tutabilirseniz helal olsun. İzlediğinizde ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız.

Yayın Tarihi: 17 Aralık 2021
IMDb Puanı: 6.8
Platform: Apple TV+
Süre: 1 Saat 51 Dakika
Oyuncular: Mahershala Ali, Naomie Harris, Glenn Close
Yönetmen: Benjamin Cleary
Babalar Günü özel seçkimizde, duygusal derinliği ve felsefi sorgulamalarıyla babalık kavramına bambaşka bir pencereden bakan Swan Song'u es geçmek olmazdı. 2021 yapımı bu Apple TV+ draması, ölümcül bir hastalığa yakalanan bir babanın, geride bırakacağı ailesinin acısını hafifletmek için kendi klonunu yaratma kararını konu alıyor. Mahershala Ali'nin hem hasta Cameron'ı hem de onun klonunu canlandırırken sergilediği performans, hikayenin merkezine "fedakarlık" kavramını öyle bir oturtuyor ki, Glenn Close ve Naomie Harris ile desteklenen bu 1 saat 51 dakikalık Benjamin Cleary yönetmenliğindeki yolculuk, izleyicisine "Bir baba, sevdikleri için ne kadar ileri gidebilir?" sorusunu iliklerine kadar hissettiriyor. Bilim kurgu öğelerini bir kenara bırakıp tam anlamıyla bir karakter etüdüne odaklanan film, 6.8'lik IMDb puanının çok üzerinde bir vicdani ağırlığa sahip ve Babalar Günü'nü sadece bir kutlama değil, aynı zamanda hayatın kırılganlığını ve sevginin sonsuzluğunu düşünmek için bir vesile arayanlar için listenin en baş köşesine yazılmalı.

Yayın Tarihi: 29 Ocak 2021
IMDb Puanı: 7.2
Platform: Apple TV+
Süre: 1 Saat 50 Dakika
Oyuncular: Justin Timberlake, Ryder Allen
Yönetmen: Fisher Stevens
Apple TV+ kütüphanesinden, "Babalık sadece biyolojik bir bağ değildir" diyen en güçlü hikayelerden bir yapım var sırada. Palmer, hapisten yeni çıkmış eski bir lise futbol yıldızının, kendi hayatını düzene sokmaya çalışırken komşusunun ihmal edilmiş küçük çocuğu Sam ile kurduğu beklenmedik ve sarsıcı bağı anlatıyor. Justin Timberlake'in sert kabuklu ama aslında şefkat arayan bir adamı canlandırdığı filmde, küçük Sam'in saf dünyası ile Palmer'ın kırgın geçmişinin birbirini nasıl iyileştirdiğine tanık oluyoruz. Bir çocuğun hayatındaki boşluğu, ona güven veren bir yetişkinin nasıl doldurabileceğini gösteren hikaye, Babalar Günü'nde "Gerçek ebeveynlik nedir?" sorusuna verilebilecek en duygusal cevaplardan biri. Sam'in yaşadığı zorluklar karşısında Palmer'ın ona sahip çıkışı, izleyeni yer yer öfkelendirse de finalde içinizi sıcacık yapacak büyük vicdan rahatlamasını yaşatıyor.

Yayın Tarihi: 23 Ekim 2020
IMDb Puanı: 6.4
Platform: Apple TV+
Süre: 1 Saat 36 Dakika
Oyuncular: Bill Murray, Rashida Jones
Yönetmen: Sofia Coppola
Sofia Coppola'nın bu filmi, sanki bir Manhattan akşamında eski bir dostla oturup hayatı çekiştirmek gibi bir his veriyor. Hikaye, kocasının kendisini aldattığından şüphelenen genç bir annenin, tam bir "eski çapkın" edalı babasıyla iş birliği yapıp şehri dedektif gibi karış karış gezmesini konu alıyor. Baba-kızın üstü açık klasik arabada yaptıkları dertleşmeler, Bill Murray'nin her zamanki o vurdumduymaz ama bir o kadar da bilgece nasihatleri derken, film aslında bir aldatma vakasından ziyade o iki insan arasındaki kopukluğu tamir etme sürecine dönüşüyor. Aksiyon, patlama falan arayanlara göre değil belki ama New York ruhunu, zarif bir baba-kız atışmasını ve insanın içini ısıtan huzurlu anlatımıyla tam bir keyif filmi.
Yayın Tarihi: 06 Mart 2020
IMDb Puanı: 7.4
Platform: Disney+
Süre: 1 Saat 42 Dakika
Seslendirenler: Tom Holland, Chris Pratt
Yönetmen: Dan Scanlon
Sırada, animasyon olduğuna bakıp "çocuk filmi" diye geçiştiremeyeceğiniz, dokunaklı bir hikayesi olan Onwardvar. Konu, babalarını henüz bebekken kaybeden iki elf kardeşin etrafında dönüyor. Bir büyü sayesinde babalarıyla sadece 24 saatliğine yeniden bir araya gelme şansı yakalıyorlar ama işler ters gidiyor ve ortaya sadece babalarının bacaklarından oluşan yarım bir vücut çıkıyor. Kulağa deli saçması geliyor farkındayım, ama o geri kalan yarısını tamamlamak için çıktıkları yolculuk o kadar bizden ki... Yönetmen Dan Scanlon kendi babasız büyüme hikayesinden yola çıktığı için o özlem hissini nokta atışı geçiriyor insana. Bu yüzden, finaldeki fedakarlık sahnesinde boğazınızın düğümleneceğini garanti edebilirim.
Yayın Tarihi: 24 Ağustos 2018
IMDb Puanı: 7.6
Platform: MUBI
Süre: 1 Saat 42 Dakika
Oyuncular: John Cho, Debra Messing
Yönetmen: Aneesh Chaganty
Elimizden düşürmediğiniz telefonların, laptopların günün birinde bir kabusa dönüşebileceğini hiç düşündünüz mü? Searching, tam olarak bu dijital dünyanın göbeğinden çıkan, izlerken insanı yerinde huzursuz eden cinsten bir film. Olay, 16 yaşındaki kızı aniden sırra kadem basan çaresiz bir babanın etrafında dönüyor. Polis bir yere kadar yardım edebilince, adam kızının laptopunun başına geçip şifreleri kırmaya, internet geçmişini kurcalamaya başlıyor. İşin asıl korkunç ve insanı oturduğu yere çivileyen tarafı da adam o gizli klasörleri deştikçe "ben aslında kızımı zerre tanımıyormuşum" şokunu yaşaması zaten. "Sadece bilgisayar ekranına bakarak koca bir film mi geçer?" diyebilirsiniz ama yönetmen tüm hikayeyi FaceTime aramaları, internet sekmeleri ve mobese kameraları üzerinden önümüze sererek acayip bir iş başarmış. Son saniyesine kadar ters köşelerle dolu olan bu modern zaman gerilimine bir göz atın bence.
Yayın Tarihi: 07 Kasım 2014
IMDb Puanı: 8.7
Platform: Netflix, Apple TV, HBO Max, Prime Video
Süre: 2 Saat 49 Dakika
Oyuncular: Matthew McConaughey, Anne Hathaway
Yönetmen: Christopher Nolan
Christopher Nolan'ın sinema dünyasına bıraktığı en devasa, izleyeni günlerce kendine getiremeyen meşhur başyapıtıyla devam edelim. Hikaye aslında bir baba-kız ilişkisinin uzay-zaman bükülmesinde ne kadar ileri gidebileceğini anlatıyor. Matthew McConaughey'nin canlandırdığı Cooper, kuruyan ve ölmekte olan dünyayı geride bırakıp çocuklarının geleceği için uzayda yeni bir yuva aramaya çıkıyor. Filmi her izlediğimde o solucan delikleri, kara delikler ve bilimsel detaylar kadar arkadaki o saf baba çaresizliğinin ve özleminin ağırlığı altında eziliyorum resmen. Hans Zimmer'ın kilise orguyla beynimize kazınan müzikleri eşliğinde Cooper'ın yıllar sonra kızının video mesajlarını izleyip hıçkıra hıçkıra ağladığı sahne, sinema tarihinin en büyük ebeveynlik sınavlarından biri olabilir. Hem kuantum fiziğini dibine kadar yaşatan hem de sevginin boyutlar arası gücünü boğazımızı düğümleyerek anlatan bu üç saatlik görsel şölen her dönem listelerin başında durmalı zaten.
Yayın Tarihi: 10 Ekim 2014
IMDb Puanı: 7.4
Platform: Apple TV
Süre: 2 Saat 21 Dakika
Oyuncular: Robert Downey Jr., Robert Duvall
Yönetmen: David Dobkin
Robert Downey Jr. ve Robert Duvall gibi iki dev ismi karşı karşıya getiren The Judge, izlerken insanı kendi aile ilişkileriyle sertçe yüzleştiren, sinematografisi son derece güçlü bir mahkeme draması. Şehirli, ukala ve çok başarılı bir savunma avukatı olan Hank'in, arasının hiç iyi olmadığı kasaba yargıcı babasının bir cinayetle suçlanması üzerine memleketine dönmesini ve onun avukatlığını üstlenmesini izliyoruz. Film bir yandan sürükleyici bir cinayet davasını çözerken, diğer yandan taş duvarların ardındaki asıl savaşı, birbirine çok benzeyen ama asla geçinemeyen inatçı bir baba ve oğlun geçmiş hesaplaşmalarını önümüze seriyor. Adalet arayışından ziyade kopuk ebeveyn bağlarını ve affetme sürecini iliklerinize kadar hissettiren bu yapım, özellikle iki başrolün oyunculuk resitali açısından kesinlikle izlenmeyi hak ediyor.
Yayın Tarihi: 04 Eylül 2013
IMDb Puanı: 7.8
Platform: Apple TV
Süre: 2 Saat 3 Dakika
Oyuncular: Domhnall Gleeson, Rachel McAdams
Yönetmen: Richard Curtis
Love Actually ve Notting Hill gibi romantik komedi janrının en tepe noktalarının arkasındaki Richard Curtis'in, zaman yolculuğu meselesini alıp bambaşka bir boyuta taşıdığı o eski ama eskimeyen klasiklerden biriyle devam edelim.Film, fantastik bir dünyadan ziyade tamamen hayatın içindeki o sıradan anlara odaklanıyor. 21 yaşına bastığında babasından ailedeki erkeklerin zamanda geriye gidebildiğini öğrenen Tim'in, bu inanılmaz mirası sadece kendine bir sevgili bulabilmek için kullanmaya kalkışmasıyla da olaylar gelişiyor. Domhnall Gleeson ve Rachel McAdams'ın ekrandan taşan aşırı doğal uyumu sayesinde başta her şey çok keyifli bir flörtleşme evresi gibi aksa da, hikaye bir yerden sonra rotayı tamamen baba-oğul ilişkisine kırıyor. Zamanda ne kadar geriye giderseniz gidin hayatın getirdiği kaçınılmaz kayıpları ve ölüm gerçeğini değiştiremeyeceğiniz fikri, seyircinin suratına çok naif ama fena bir şekilde çarpıyor. Bilim kurgu soslu bir aşktan ziyade, günün sonunda ebeveynlik bağlarına ve "yaşadığın her sıradan günün tadını çıkar" felsefesine bağlanan, insanı derin bir nefes almaya zorlayan bu yapım, hala yakalamayanlar için harika bir seçenek.
Yayın Tarihi: 18 Kasım 2011
IMDb Puanı: 7.3
Süre: 1 Saat 55 Dakika
Oyuncular: George Clooney, Shailene Woodley
Yönetmen: Alexander Payne
George Clooney'nin başrolünde olduğu, trajikomik aile dinamiklerini tam kıvamında işleyen ödüllü Alexander Payne filmine geçiyorum. Karısı geçirdiği bir bot kazası sonrası komaya giren bir babanın, iki kızıyla baş başa kalmasıyla birlikte kontrolden çıkan hayatını anlatıyor. Matt, bir yandan çocuklarıyla arasındaki o kopuk bağları tamir etmeye ve eşinin yaklaşan vedasıyla yüzleşmeye çalışırken, diğer yandan karısının kendisini aldattığını öğrenmesiyle işler tamamen çığırından çıkıyor. Hawaii'nin alışık olduğumuz cıvıl cıvıl, kartpostal gibi görünen yüzünün arkasında, aslında ne kadar melankolik ve gerçekçi bir aile trajedisi yaşanabileceğini ortaya koyan yapım, dramıyla mizahı dengelerken Babalar Günü'nde izlemek için de güzel bir seçenek.
Yayın Tarihi: 15 Aralık 2006
IMDb Puanı: 8.0
Platform: Apple TV
Süre: 1 Saat 57 Dakika
Oyuncular: Will Smith, Jaden Smith
Yönetmen: Gabriele Muccino
Sokaklarda geçen bir hayat, sırtında taşıdığı ağır bir çanta ve elinden tuttuğu küçücük bir çocuk... Will Smith ve gerçek hayattaki oğlu Jaden'ın başrollerini paylaştığı The Pursuit of Happyness, aslında çoğu kişinin bildiği ama her izleyişte insanın içini yeniden sızlatan o gerçek hikayelerden biri. Film, bir babanın pes etmemek için kendine tutunduğu tüm o ince ipleri ve hem evsizlikle savaşıp hem de çocuğuna "her şeyin yolunda" olduğunu hissettirme çabasını konu alıyor. Büyük hayallerin aslında küçük adımlarla, o büyük sabırla nasıl gerçeğe dönüştüğünü izlerken, bir babanın çocuğu için gösterdiği bu çabanın herhangi bir başarı hikayesinden çok daha öte olduğunu filmin her karesinde hissediyorsunuz.
Yayın Tarihi: 10 Aralık 2003
IMDb Puanı: 8.0
Platform: Apple TV
Süre: 2 Saat 5 Dakika
Oyuncular: Ewan McGregor, Albert Finney
Yönetmen: Tim Burton
Big Fish'i izlemediyseniz çok şey kaçırıyorsunuz diyebilirim, çünkü tam böyle insanın içine işleyen filmlerden. Bir baba düşünün, hayatı boyunca anlattığı masalsı hikayelerle çevresindekileri şaşırtıyor ama oğlu bu durumdan hiç hoşnut değil. Babasının anlattıkları gerçek mi, yoksa sadece uydurma mı diye sürekli bir didişme halindeler. Filmin masalsı atmosferi bir yana, baba ile oğulun kopuk bağının bir noktada nasıl düğümlendiğini izlemek gerçekten çok başka bir his. Mutlaka listenize ekleyin.
Yayın Tarihi: 30 Mayıs 2003
IMDb Puanı: 8.2
Platform: Disney+
Süre: 1 Saat 40 Dakika
Seslendirenler: Albert Brooks, Ellen DeGeneres
Yönetmen: Andrew Stanton
Babalar Günü özel seçkimizi en içten ve en klasik bir tercihle ile taçlandırmazsak olmazdı herhalde. 2003 yılından beri sadece bir animasyon değil, babalık içgüdüsünün ve evlat sevgisinin okyanuslar kadar derin olduğunu kanıtlayan bir başyapıt. Film, aşırı korumacı bir palyaço balığının, akvaryuma hapsedilen oğlu Nemo'yu kurtarmak için tüm okyanusu aşarak girdiği büyük mücadeleyi konu alıyor. Aşırı korumacı bir babanın kendi sınırlarını aşmasını izlerken hem kahkahalara boğuluyor hem de 8.2'lik IMDb puanının hakkını veren, her yaştan izleyiciye baba olmanın getirdiği o tarifsiz cesareti yansıtıyor.
Yayın Tarihi: 28 Aralık 2001
IMDb Puanı: 7.7
Süre: 2 Saat 12 Dakika
Oyuncular: Sean Penn, Dakota Fanning
Yönetmen: Jessie Nelson
I Am Sam, zihinsel engeli olan bir babanın, sosyal hizmetlerin kızını elinden almaya çalışmasına karşı verdiği zorlu ve bir o kadar da içten hukuk mücadelesini anlatan, kesinlikle listeye alabileceğin en etkileyici filmlerden biri. Sean Penn'in zihinsel engelli bir babayı canlandırdığı yapım, insanın içine gerçekten işliyor. Bir yandan kızına olan o saf, hesapsız sevgisi, diğer yandan kendi kısıtlı dünyasıyla ona yetmeye çalışması... Sosyal hizmetlerin devreye girmesiyle başlayan çetin hukuk mücadelesinde insan, baba için haksızlığa uğramış gibi hissediyor. Dakota Fanning'in daha küçücük bir çocukken Penn'le yakaladığı bağ o kadar gerçek ki, gözlerini ekrandan ayırmak zor. Hani "bayağı sağlam bir dram olsun, gözlerimiz biraz dolsun" derseniz mutlaka öneririm.