Röportaj: Ferda İSKİTOĞLU
Fotoğraf: Ali KALYONCU
Saç &Makyaj: Cevahir ÖZKAN
Video: Fatih ER
Sizin de onu her gördüğünüzde aklınıza James Dean gelmiyor mu? Özellikle genç kitlenin yakından takip ettiği oyuncu ve müzisyen Burak Tozkoparan, beş yıl önce başlayan oyunculuk serüvenine toplam iki dizi ve iki film projesi sığdırmakla kalmayıp, aynı zamanda müzikte de iddialı olduğunu herkese kanıtlayan bir isim. Stüdyoya girer girmez pozitif enerjisi ve ‘cool’ duruşuyla kalbimizi fetheden Burak Tozkoparan’ı gelin bir de kendisinden dinleyin...
Kendi hikayeni bir de senin kelimelerinle dinleyebilir miyiz?
Çocukluğum İstanbul Kartal’da geçti. Dışarıya açık bir hayatım olmadı küçükken. Lisede daha çok değişiklik oldu hayatımda. Müzisyenlikle oldu bu değişim. Sonra yarışmalara katıldım, bir yarışmada birincilik aldım. Daha sonra Sinema-Televizyon bölümü için özel bir üniversiteden burs kazandım ama kafamda her zaman müzik vardı. Okulun ilk günü bir hocam derste “Ne olmak istiyorsunuz?” diye sordu. Herkes ‘‘Senarist olacağım, spiker olacağım...’’ diye cevap verdi. Bana sorunca “Ben müzisyen olacağım. Öyle bir düşüncem var.” dedim. Hocam da bana “Öyle bir yeteneğin varsa bir şansını dene.” dedi. Ben de bir deneyeyim dedim. Oyunculuğa ise “Paramparça” dizisi ile hızlı bir giriş yaptım. Bu işe girerken bu kadar tutacak mı diye de düşünmedim açıkçası.
Bir cast ajansına kayıt olmuştum. Görüşmeye çağrıldım, hatta ben görüşmeyi unutmuştum, iki ay sonra tekrar aradılar beni. Orada bana bir şans tanıdılar. Biraz da yeteneğim de vardı herhalde ki kaptım birkaç şeyi hemen. Paramparça’dan sonra bir film yaptım, bir dizide daha oynadım. Sonra tekrar bir filmde rol aldım. Şimdi bakalım neler olacak…