Moda uzun yıllar boyunca "yeni" olanın peşinden koştu. Pürüzsüz yüzeyler, kusursuz kesimler ve zamana meydan okuyan bir ilk gün hali, lüksün temel göstergeleri sayıldı. Ancak son yıllarda bu yaklaşım yerini daha yavaş ve daha insani bir dokunuşlara bırakıyor. Eskime, kullanım ve zamanın bıraktığı izler değeri düşüren unsurlardan ziyade hikaye anlatan katmanlar olarak görülüyor. Vintage'a duyulan ilgi, arşivlerin yeniden yorumlanması ve patinalı yüzeylerin yükselişi, modada "yaşanmışlık" fikrini merkezine alan yeni bir estetik kültürün merkeze yerleşeceğinin habercisi diyebiliriz.
Bu kültürde eskitme, yüzeysel bir efekt olmanın ötesine geçiyor. Bir nesnenin zamanla kurduğu ilişki, dokunuşun ve tekrarın yarattığı hafıza, tasarımın ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Tam da bu noktada Miu Miu, eskitmeyi stil hilesi niteliğinde sıyırarak zanaat ve sabır gerektiren bir üretim dili olarak ele alan "Making of Old" projesiyle öne çıkıyor.
Miu Miu'nun "Making of Old" projesi, derinin yaşlanma sürecini görünür kılarak, çoğu zaman perde arkasında kalan emeği ve araştırmayı merkeze alıyor. Süreç, kusursuzluk vaadiyle değil; karakter arayışıyla başlıyor. En kaliteli deriler seçiliyor, ancak bu seçim pürüzsüzlükten çok doğal varyasyonlara ve zamanla derinleşebilecek yüzeylere odaklanıyor. Her bir deri, kendi özelliklerini koruyabilmesi için titizlikle inceleniyor.
Ardından yavaş bir dönüşüm başlıyor: elde zımparalama, yıkama ve fırçalama gibi katmanlı tekniklerle deri, kontrollü bir şekilde yumuşatılıyor ve yüzeyine hafif bir patina kazandırılıyor. Bu müdahaleler ne abartılı ne de gösterişli. Amaç, üretilmiş bir "eski" hissi yaratmak değil; sanki yıllardır kullanılıyormuş izlenimi veren, doğal ve samimi bir karakter ortaya koymak.
Bu yaklaşım, Miu Miu'nun tüm ürün kategorilerine yayılıyor. Mokasenler, Chelsea ve bağcıklı botlar; Arcadie, Pocket ve Wander çantalar; pilot siluetli ve bomber ceketler ya da mikro şortlar... Hepsi, ilk giyildiği anda bile bir geçmiş duygusu taşıyor. Parçalar, statik lüks objeler gibi değil; zamanla kullanıcıyla birlikte dönüşmesi hedeflenen yol arkadaşları olarak tasarlanıyor.
"Making of Old", aynı zamanda Miu Miu'nun uzun süredir devam eden vintage sevgisinin ve duygusal sürdürülebilirlik anlayışının bir uzantısı. Eskime burada bir son değil, bir başlangıç. Saklanmak, onarılmak ve yıllar boyunca değer görmek üzere tasarlanan bu parçalar, modanın tüketim hızına karşı sessiz ama güçlü bir alternatif sunuyor. Kısacası lüks dönüşümü onurlandırmakla tanımlanıyor.