Koleksiyonerlerin bu yıl en çok ilgi gösterdiği saat özelliklerinin arasında zamanı göstermekten çok, onu bir hikayeye dönüştüren tasarımlar yer alıyor. Rolex'in yeni "Four Seasons" projesi de tam olarak bu fikirden yola çıkıyor: İlkbahar, yaz, sonbahar ve kışın renkleri ve dokuları, her biri yalnızca bir adet üretilen dört Cosmograph Daytona'da buluşuyor. Modeller, 28 Eylül 2026'da Londra'da Phillips iş birliğiyle düzenlenecek özel bir hayır müzayedesinde ayrı ayrı satışa sunulacak. Üstelik bu, Rolex'in ilk hayır amaçlı müzayedesi olarak öne çıkıyor.
"Four Seasons" adı verilen dört Daytona'nın her biri farklı bir mevsimi temsil ediyor. İlkbahar için beyaz altın, krizopras kadran ve lepidolit sayaçlar kullanılırken mor safirler tasarıma belirgin bir renk katıyor. Yaz modeli Everose altın, turkuaz kadran ve yakut detaylarla daha sıcak bir görünüm taşıyor. Sonbahar, sarı altın ve mookait kadranı yeşil turmalinlerle bir araya getiriyor. Kış ise 950 platin, mavi opal ve lapis lazuli kadranıyla daha soğuk bir palete geçiyor.
Dört modelin ortak noktası yalnızca Daytona çizgisi değil. Her birinde renkli değerli taşlarla bezeli çerçeveler, pırlantalarla süslenmiş kulaklar ve kurma kolu korumaları bulunuyor. Saatlerin tamamı 4131 kalibreyle çalışıyor, yaklaşık 72 saatlik güç rezervine sahip ve Superlative Chronometer sertifikası taşıyor.
Ancak projenin asıl dikkat çeken tarafı, saatlerin tekil üretiminden çok, satışın arkasındaki amaç. Elde edilen gelirin tamamı iki farklı kuruluşa aktarılacak. Roger Federer tarafından kurulan Federer Foundation, Güney Afrika ve İsviçre'de çocukların eğitim ve gelişim olanaklarını destekliyor. Leonardo DiCaprio'nun kurucu ortakları arasında yer aldığı Re ise doğal yaşam alanlarının korunması ve yeniden canlandırılması üzerine çalışıyor.
Rolex'in Perpetual Planet Girişimi kapsamında gerçekleştirilen bu proje, saatçilik dünyasında alışılmış koleksiyonerlik fikrinden biraz farklı bir yere oturuyor. Burada dört saat, bir serinin parçaları olmaktan çok tek başına birer koleksiyon nesnesi olarak karşımıza çıkıyor. Her model ayrı bir lotta satışa çıkacak ve müzayede Phillips tarafından yürütülecek.
28 Eylül'de Londra'da gerçekleşecek satış, böylece yalnızca dört özel saatin yeni sahiplerini belirlemeyecek. Aynı zamanda yüksek saatçiliğin zanaat, mücevher işçiliği ve koleksiyonerlik tarafını eğitim ve doğa koruma gibi daha geniş bir amaçla buluşturan dikkat çekici bir örnek olacak.