Bilim kurgu filmi denince çoğumuzun aklına hala sadece uçan kaçan gemiler, pijama gibi kostümler ya da garip sesler çıkaran yaratıklar geliyor. Ama işin aslı hiç de öyle "hadi bir iki efekt atalım da uzayda geçsin" sığlığında değil. Bazı filmler var ki hem beynimizi yakıyor hem de o devasa prodüksiyonlarıyla sinema tarihine resmen damga vuruyorlar. Haliyle bu başarılar da o meşhur Oscar törenlerinde ödüllerin bir bir toplanmasıyla taçlanıyor.
"Bilim kurgu Oscar alamaz" diyenlerin tezini çürüten, teknikten senaryoya kadar her dalda Akademi'yi dize getiren yapımlara şöyle bir göz atalım istedim. Aralarında "Bunu mutlaka izlemeliyim" diyeceğiniz ya da "Vay be, bu film bu kadar ödül mü almış?" diye şaşıracağınız efsaneler var. Eğer siz de benim gibi iyi bir hikayenin hakkının verilmesini seviyorsanız, gelin ödülleri silip süpüren bilim kurgu filmlerine birlikte bakalım.
Yayın Tarihi: 25 Mart 2022
IMDb Puanı: 7.7
Platform: Apple TV+, TV+, HBO Max
Türü: Bilim Kurgu, Macera, Komedi
Süre: 2 Saat 19 Dakika
Oyuncular: Michelle Yeoh, Ke Huy Quan, Jamie Lee Curtis
Yönetmen: Daniel Kwan, Daniel Scheinert
Oscar Sayısı: 7
Sinema dünyasında " multiverse" (çoklu evren) meselesini Marvel'dan çok daha önce, hem de bir vergi dairesinin sıkıcı koridorlarında başlatan o çılgın filmle açılışı yapıyoruz... Bu film bittiğinde hepimizin kafasında aynı soru vardı: "Ben az önce ne izledim?" Marvel'ın dev bütçeli çoklu evrenleri bize pelerinli kahramanlar anlatırken, bu film kalkıp vergi dairesinde boğuşan bir göçmen annenin pişmanlıklarından dünyanın en çılgın, en kaotik ama bir o kadar da naif hikayesini çıkardı. Hani bazen hayatın yükü altında ezilirken "Acaba başka bir seçim yapsaydım ne olurdum?" diye düşünürüz ya, film işte o boşluğa öyle bir dalıyor ki kendimizi sosis parmaklı insanların olduğu evrenlerden taşların konuştuğu o sessiz dağ tepelerine kadar her yerde buluyoruz. Filmin konusuna gelecek olursak, sıradan bir çamaşırhane sahibi olan Evelyn'in, ailesini ve dünyayı kurtarmak için diğer paralel evrenlerdeki versiyonlarıyla bağlantı kurmak zorunda kaldığı o çılgın macerayı anlatıyor. Michelle Yeoh ve Ke Huy Quan'ın devleşen oyunculukları bir yana, filmin asıl başarısı o kadar gürültü ve görsel şovun ortasında bize "Nihilizmin dibindeyken bile nazik kalmak bir seçimdir" dedirtmesiydi. Akademi'yi de tam buradan vurdu zaten, 10 dalda Oscar'a aday gösterilen ve yedişer ödül toplayabilen Star Wars ve Gravity filmlerinin önüne geçerek on bir dalda aday gösterilen ve toplamda 7ödül kazanan yapım, "En İyi Film" ödülünü kazanan ilk bilim kurgu filmi olarak da tarihe geçti haklı olarak.
Yayın Tarihi: 4 Ekim 2013
IMDb Puanı: 7.7
Platform: Apple TV+, Prime Video
Türü: Bilim Kurgu, Gerilim, Dram
Süre: 1 Saat 31 Dakika
Oyuncular: Sandra Bullock, George Clooney
Yönetmen: Alfonso Cuarón
Oscar Sayısı: 7
Bazı filmler vardır, izlerken koltuğun kenarını öyle bir sıkarsınız ki film bittiğinde parmak uçlarınızın sızladığını fark edersiniz, işte Gravity tam olarak bu hissin karşılığı diyebilirim. Yönetmen Alfonso Cuarón imzasını taşıyan Yerçekimi, 86. Akademi Ödülleri'nde tam 10 dalda ödüle aday gösterilerek daha baştan ne kadar büyük bir fırtına koparacağının sinyalini vermişti. Geceden tam 7 Oscar ile dönerek o senenin en çok ödül alan filmi oldu. Üstelik Alfonso Cuarón, teknik açıdan neredeyse kusursuz bu başyapıtı yönettiği için "En İyi Yönetmen" ödülünü de bileğinin hakkıyla evine götürdü. Aslında 90 dakikalık süresiyle "kısa ve öz nasıl film çekilir?" dersi veriyor bu yapım, ama o daracık zamanda bize yaşattığı klostrofobi sağ olsun, kendimizi oksijen tüpü bitmek üzere olan bir astronot gibi hissetmekten alıkoyamıyoruz. Filme gelecek olursa, uzayda yaşanan feci bir kaza sonrası bir astronotun, zifiri karanlıkta tek başına savrulurken hayata tutunmak için verdiği o inanılmaz hayatta kalma mücadelesini konu alıyor. Teknik anlamda o kadar kusursuz bir iş ki, aldığı o 7 Oscar'ın her biri anasının ak sütü gibi helal. Anlayacağınız, izledikten sonra yere bastığınız her adımın, hatta yer çekiminin bile kıymetini biraz daha fazla biliyorsunuz, resmen insanın ayağını yerden kesip sonra sertçe yere indiren cinsten bir etkisi var.
Yayın Tarihi: 25 Mayıs 1977
IMDb Puanı: 8.6
Platform: Apple TV+
Türü: Bilim Kurgu, Macera, Fantastik
Süre: 2 Saat 1 Dakika
Oyuncular: Mark Hamill, Harrison Ford, Carrie Fisher
Yönetmen: George Lucas
Oscar Sayısı: 7
Sinema tarihini Star Wars'tan önce ve sonra diye ikiye ayırmak abartı olmaz herhalde değil mi? Çünkü 1977 yılında George Lucas, o güne kadar sadece çocuk masallarında gördüğümüz kahramanlık yolculuğunu alıp yıldızların arasına fırlattı. Film, "En İyi Film" ve "En İyi Yönetmen" de dahil olmak üzere 4 büyük dalda daha ödüle aday gösterilmişti ancak bu iki güçlü ödülü Woody Allen'ın Annie Hall'una kaptırdı. Yine de törenden "Özel Başarı Ödülü" de dahil olmak üzere toplam 8 ödülle (7 Oscar ve 1 başarı ödülü) ayrılmayı başardı. Hikaye, çiftlikte sıradan bir hayat süren Luke Skywalker'ın, İmparatorluk'un elindeki ölümcül bir silahın planlarını taşıyan iki robotu bulmasıyla başlayan ve galaksiyi özgürleştirme yolunda bir şövalyeye dönüşmesini anlatan o devasa macerayı başlatıyor. Kazandığı teknik Oscar'lar aslında o dönem için imkansız denilen bir görselliği maketlerle, el emeğiyle var etmesinin ödülüydü. Aradan geçen onca teknolojik gelişmeye rağmen, o eski gemilerin paslı dokusu ve ışın kılıcının kendine has sesi hala ilk günkü heyecanı veriyorsa, bu Lucas'ın hayal gücünün ne kadar zamansız olduğunun en büyük kanıtı. Anlayacağınız, izledikten sonra eline süpürge sapı alıp "vuvuv" diye ışın kılıcı sesi çıkarmayan bizden değildir.
Yayın Tarihi: 15 Mayıs 2015
IMDb Puanı: 8.1
Platform: Apple TV+, Prime Video
Türü: Bilim Kurgu, Aksiyon, Macera
Süre: 2 Saat
Oyuncular: Tom Hardy, Charlize Theron
Yönetmen: George Miller
Oscar Sayısı: 6
George Miller'ın 70 yaşında, "Alın aksiyon nasıl çekilir, ders veriyorum" diyerek bütün Hollywood'u sıraya dizdiği o toz toprak içindeki punk operasıyla devam ediyoruz. Bu muazzam delilik, 2016'daki 88. Akademi Ödülleri'nde tam 10 dalda adaylık kazandı. Görsel ve işitsel dünyasının kusursuzluğu sayesinde, özellikle teknik kategorilerde rakiplerine pek şans tanımayarak tam 6 Oscar ödülünü hanesine yazdırmayı başardı. Film, nükleer yıkım sonrası çölleşen dünyada, acımasız bir diktatöre başkaldıran bir grup kadının özgürlüğe ulaşmak için verdiği o devasa kaçış mücadelesini anlatıyor. Sinemada CGI kolaycılığına kaçmadan, çölde ne var ne yoksa çatır çatır patlatıp üzerine bir de alev püskürten elektro gitarcıyı koyduğunda, aslında sadece bir film değil, adrenalin dolu bir hayatta kalma dersi izlediğimizi anlamıştık. "Benzin ve su biterse insan ne kadar zıvanadan çıkabilir?" sorusunu tam iki saatlik bir kovalamacayla cevaplayan yapım, aldığı ödüllerin her zerresini sonuna kadar hak ediyor. Bittiğinde gerçekten üzerinizden tır geçmiş gibi hissettiren, sinir uçlarını zıplatan bu kaos şaheserini hala izlemeyen varsa, hemen şimdi o koltuğa sıkıca tutunup başlasın derim.
Yayın Tarihi: 22 Ekim 2021
IMDb Puanı: 8.0
Platform: Netflix, Apple TV+, Prime Video, HBO Max, TV+
Türü: Bilim Kurgu, Macera, Dram
Süre: 2 Saat 35 Dakika
Oyuncular: Timothée Chalamet, Rebecca Ferguson, Oscar Isaac, Zendaya
Yönetmen: Denis Villeneuve
Oscar Sayısı: 6
Frank Herbert'ın yazdığı günden beri edebiyat dünyasını sarsan eseri, aslında hep sinema tarihinin en önemli ve en ulaşılamaz bilimkurgu romanlarından biri oldu, ancak sinemaya uyarlanamaz gözüyle bakıldığı için popüler ve hakkı verilmiş bir film uyarlamasının gelmesi gerçekten çok uzun zaman aldı. Neyse ki Denis Villeneuve elini taşın altına koydu ve o devasa evren onun ellerinde o kadar ağırbaşlı ve görkemli bir hale büründü ki, Arrakis'in o kavurucu sıcağını resmen ekranın başında oturduğumuz yerden hissettik. Bu sinematik gövde gösterisi, Akademi Ödülleri'nde de tam karşılığını buldu ve toplam 10 dalda aday gösterilen yapım, geceden 6 ödül birden kopararak sinema dünyasına adeta ambargo koydu. Hikaye, aslında çok tanıdık ama bir o kadar da karmaşık bir güç savaşını anlatıyor. Galaksinin en değerli maddesi olan "baharat"ın tek kaynağına hükmetmek için çöl gezegenine gönderilen Atreides Hanedanı'nın, kendilerini bekleyen o büyük tuzağa ve ihanete doğru çekilmesi... Tabii bu sırada genç Paul'ün omuzlarındaki o ağır kader ve "seçilmiş kişi" olma sancısı da işin tuzu biberi oluyor. Bilim kurgunun o bildiğimiz hareketli, hızlı temposunun aksine, filmde her sahne bir tablo gibi işlenmiş, her sessizlikte ayrı bir anlam var. Siyasi entrikaların, dinin ve ekolojinin iç içe geçtiği bu epik yolculuk, sadece bir film değil, sinema tarihinin o uzun bekleyişine son veren muazzam bir başyapıt.
Yayın Tarihi: 31 Mart 1999
IMDb Puanı: 8.7
Platform: Apple TV+, TV+, HBO Max
Türü: Bilim Kurgu, Aksiyon
Süre: 2 Saat 16 Dakika
Oyuncular: Keanu Reeves, Laurence Fishburne, Carrie-Anne Moss
Yönetmen: Lana Wachowski, Lilly Wachowski
Oscar Sayısı: 4
90'ların sonunda vizyona giren The Matrix dediğimiz iş zaten sinemanın o her şeyi yeşil kodlara bağlayan, izleyenin kafasını "acaba ben bir simülasyonda mıyım?" diye bulandıran asıl elebaşısı. Film, gündüzleri yazılımcı, geceleri hacker takılan bir adamın, aslında tüm dünyanın makineler tarafından pille çalışan birer bataryaya çevrildiğini ve bir simülasyonun içinde uyutulduğumuzu fark edip isyan başlatmasını anlatıyor. O zamanlar 4 Oscar'ı öyle şov yaparak kucaklarken, meşhur mermi sakınma sahneleriyle de hepimizi okul bahçelerinde saçma sapan hareketler yapmaya itmişti. Wachowski kardeşler resmen felsefeyle aksiyonu aynı tencereye atıp üzerine de deri ceketleri çekip bize sunmuşlar. Hala izlerken o telefon kulübesinden kaçma sahnelerinde falan insanın kalbi yerinden çıkıyor; bittiğinde de "mavi hapı mı alsaydım?" diye bir sorgulatıyor insanı, orası kesin.
Yayın Tarihi: 30 Temmuz 2010
IMDb Puanı: 8.8
Platform: Apple TV+, TV+, Netflix, Prime Video, HBO Max
Türü: Bilim Kurgu, Aksiyon, Macera
Süre: 2 Saat 28 Dakika
Oyuncular: Leonardo DiCaprio, Joseph Gordon-Levitt, Cillian Murphy
Yönetmen: Christopher Nolan
Oscar Sayısı: 4
Christopher Nolan'ın o zihin bükme seansına geri dönüyoruz ama bu sefer öyle bildiğiniz bilim kurgu aksiyonlarından çok daha farklı bir tempoyla. Film, insanların rüyalarına sızıp en gizli sırlarını çalan bir hırsızın, bu sefer tam tersini yaparak birinin zihnine yeni bir fikir yerleştirme, yani o neredeyse imkansız denilen başlangıç operasyonuna girişmesini anlatıyor. İşin içinde rüya katmanları olunca, sokakların gökyüzüne doğru katlandığı Paris sahnesi ya da otel koridorundaki o yerçekimsiz kavga sahneleri sinemada görsel bir ihtilale dönüştü desek yeridir. Akademi de bu kusursuzluğu görmezden gelmedi ve yapım, "En İyi Görüntü Yönetimi" dahil 4 Oscar'ı kapmıştı. Hans Zimmer'ın insanı sürekli tetikte tutan, kükreyen müzikleri eşliğinde, rüyanın neresindeyiz diye takip etmeye çalışırken buluyorsunuz kendinizi.
Yayın Tarihi: 11 Haziran 1982
IMDb Puanı: 7.9
Platform: Apple TV+
Türü: Bilim Kurgu, Aile, Macera
Süre: 1 Saat 55 Dakika
Oyuncular: Henry Thomas, Drew Barrymore, Dee Wallace
Yönetmen: Steven Spielberg
Oscar Sayısı: 4
Steven Spielberg'ün o çocuksu merakla yetişkin hüznünü birbirine harmanladığı, sinema tarihinin en saf ve duygusal işlerinden birine geçiyoruz. Vizyona girdiği dönemde adeta bir fenomene dönüşen 1982 yapımı E.T.,tam 9 dalda Oscar'a aday gösterilerek sinema dünyasını sallamıştı. Geceden 4 ödül birden kazanarak teknik başarısını tescilledi ve En İyi Müzik (John Williams), "En İyi Ses", "En İyi Ses Efektleri" ile "En İyi Görsel Efekt" heykelciklerini evine götürdü. Gerçi En İyi Film ve En İyi Yönetmen gibi bazı büyük ödülleri o yılın bir diğer devi olan Gandhi filmine kaptırmış olsa da bu durum onun sinema tarihindeki yerini hiç etkilemedi, nitekim bugün hala Steven Spielberg'in en iyi filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Film, uzayda yolunu şaşırıp dünyada mahsur kalan sevimli bir yaratıkla, onu evinde saklayıp korumaya çalışan küçük bir çocuk arasındaki o benzersiz dostluğu ele alıyor. Uzaylı dendiğinde aklımıza gelen istilacı ve korkunç canavar imajını tamamen yıkan yapım, asıl meselenin iki farklı dünya arasında kurulan o samimi bağ olduğunu gösteriyor. Bisikletlerin dolunayın önünden süzülerek uçtuğu o meşhur sahne, bugün bile sinema dendiğinde akla gelen ilk vizyoner karelerden biri şüphesiz. Film bittiğinde insana "keşke benim de çocukluğuma böyle bir macera denk gelseydi" dedirten, her izlemede aynı naifliği koruyan zamansız bir klasik bu.
Yayın Tarihi: 3 Temmuz 1991
IMDb Puanı: 8.6
Platform: Apple TV+
Türü: Bilim Kurgu, Aksiyon
Süre: 2 Saat 17 Dakika
Oyuncular: Arnold Schwarzenegger, Linda Hamilton, Edward Furlong
Yönetmen: James Cameron
Oscar Sayısı: 4
Sırada deri ceketlerin, metal yorgunluğunun ve "asla pes etme" mottosunun sinemadaki en gürültülü karşılığı var. Vizyona girdiği dönemde sinema salonlarını altüst eden bu kült yapım, 1992 Oscar Ödülleri'nde de rüzgarı arkasına aldı. Toplam 6 dalda aday gösterilen film, "En İyi Görsel Efekt", "En İyi Ses", "En İyi Ses Efektleri" ve "En İyi Makyaj" olmak üzere 4 Oscar heykelciğini birden kucaklayarak teknik anlamda döneminin fersah fersah ötesinde olduğunu kanıtladı. Hikaye, gelecekteki insan direnişinin lideri olacak küçük bir çocuğu korumak için geçmişe gönderilen eski model bir robotla, onu yok etmek için tasarlanmış sıvı metalden bir suikastçının amansız kapışmasını konu alıyor. İlk filmde peşimizden ayrılmayan o korkutucu Terminator'ün bu kez bir koruyucuya dönüşmesi, izleyiciyi ters köşeye yatıran en sağlam karakter değişimlerinden biriydi. Akademiden ödülü kapan o T-1000'in parmaklıkların arasından akıp geçtiği sahneler veya otoyoldaki o bitmek bilmeyen tır kovalamacası, bugün bile aksiyonun zirvesi kabul ediliyor. Patlamaların ve kurşunların arasında aslında bir makinenin bile insan hayatının değerini anlayabileceğini gösteren o hüzünlü hikaye, finaldeki o veda sahnesiyle her izleyişte insanı darmadağın ediyor. Bittiğinde sadece iyi bir aksiyon değil, dostluğa ve kadere dair çok sert bir ders izlediğimizi anlıyoruz.
Yayın Tarihi: 18 Aralık 2009
IMDb Puanı: 7.9
Platform: Apple TV
Türü: Bilim Kurgu, Macera, Fantastik
Süre: 2 Saat 42 Dakika
Oyuncular: Sam Worthington, Zoe Saldana, Sigourney Weaver
Yönetmen: James Cameron
Oscar Sayısı: 3
Gözlükleri takıp sinema salonunda koltuğa kurulduğumuz o günü hatırlayın, o ana kadar izlediğimiz hiçbir şeye benzemiyordu Pandora. Gişede kelimenin tam anlamıyla fırtınalar estiren bu devasa yapım, başarısını "En İyi Film" dahil tam 9 dalda Oscar adaylığı alarak taçlandırmıştı. Nihayetinde törenden "En İyi Görsel Efekt", "Sinematografi" ve "Sanat Yönetimi" dallarında 3 heykelcikle ayrılan film, sinema teknolojisini de geri dönülmez şekilde değiştirdi. İnsanoğlunun açgözlülüğünü uzak bir gezegene taşıyan hikaye, bizi felçli bir askerin gözünden o mavi derili Na'vi halkının tam ortasına bırakıyor. Zihniyle kontrol ettiği bir Avatar aracılığıyla bu halkın içine sızan Jake Sully, çok geçmeden kendi türünün yıkıcılığı ile Pandora'nın büyüleyici yaşam enerjisi arasında imkansız bir seçim yapmak zorunda kalıyordu. Havada asılı duran devasa dağlar ve geceleri neon ışıklarla parlayan o ormanlar eşliğinde, izlemekten ziyade o gezegenin havasını soluduğumuz muazzam bir sinematik deneyimdi diyebilirim.
Yayın Tarihi: 11 Haziran 1993
IMDb Puanı: 8.2
Platform: Apple TV+, Prime Video, Netflix
Türü: Bilim Kurgu, Macera, Gerilim
Süre: 2 Saat 7 Dakika
Oyuncular: Sam Neill, Laura Dern, Jeff Goldblum
Yönetmen: Steven Spielberg
Oscar Sayısı: 3
Sinema tarihinde "efektlerden önce" ve "efektlerden sonra" diye bir milat varsa, o miladın tam üzerinde Steven Spielberg ve onun adeta can verdiği dinozorları oturuyor. Michael Crichton'ın romanından uyarlanan yapım, zengin bir girişimcinin klonlanmış dinozorlarla dolu bir ada parkı kurmasıyla başlıyor ama asıl mevzu, insanın doğaya hükmetme kibrinin tokat gibi yüzümüze çarpması. Hani o fırtınalı gecede bir bardak suyun titremesiyle başlayan o sinsi gerilimi ve ardından gelen T-Rex kükreyişini duyup da yerinden sıçramayan yoktur herhalde. 1994 Akademi Ödülleri'nde "En İyi Görsel Efekt", "En İyi Ses" ve "En İyi Ses Efekti Kurgusu" dallarında 3 Oscar kazanan yapım, aynı zamanda döneminin en çok gişe yapan filmi unvanını da göğüslemişti. Aslında törende çok daha fazlasını yapabilirdi ama Spielberg aynı yıl kendi şaheseri Schindler'in Listesi ile yarıştığı için "En İyi Film ve Yönetmen" gibi ana ödülleri (yine kendi elleriyle) o tarafa kaydırmış oldu. "Doğa her zaman bir yolunu bulur" felsefesiyle sinema salonlarını sonsuza kadar değiştiren bu kült iş, aldığı ödülle bile adını bu devler ligine altın harflerle yazdırmaya yetti.
Yayın Tarihi: 16 Şubat 2018
IMDb Puanı: 7.3
Platform: Disney+, Apple TV
Türü: Bilim Kurgu, Aksiyon, Macera
Süre: 2 Saat 14 Dakika
Oyuncular: Chadwick Boseman, Michael B. Jordan, Lupita Nyong'o
Yönetmen: Ryan Coogler
Oscar Sayısı: 3
Marvel evreninin alışık olduğumuz kozmik ya da bol pelerinli maceralarından sıyrılıp, bizi Afrika'nın saklı kalmış teknoloji cenneti Wakanda'nın büyüleyici topraklarına götüren yapım, sinema tarihinde adeta bir devrim yaratmıştı. "En İyi Film" dahil toplam 7 dalda Oscar'a aday gösterilen bu kült yapım, geceden "En İyi Özgün Müzik", "En İyi Kostüm Tasarımı" ve "En İyi Yapım Tasarımı" dallarında 3 Oscar heykelciğiyle dönerek Marvel stüdyolarına tarihindeki ilk Oscar ödüllerini kazandırmıştı.
Bababısının ölümünün ardından hem ülkesinin kralı hem de halkının koruyucusu "Black Panther" olan T'Challa'nın hikayesini izlerken, mesele sadece bir taht kavgası olmaktan çıkıyor. Michael B. Jordan'ın hayat verdiği ve sinema tarihinin en haklı motivasyonlarına sahip kötülerinden biri olan Erik Killmonger'ın gelişiyle, film bizi sömürgecilik, aidiyet ve küresel adalet gibi vizyoner sorgulamaların ortasına bırakıyor. Görsel ihtişamı, kültürel köklerle harmanlanmış siberpunk estetiği ve Ludwig Göransson imzalı o tüyleri diken diken eden müzikleriyle akademinin de hakkını teslim ettiği film, Chadwick Boseman'ın zamansız gidişiyle içimizde hep buruk bir sayfa olarak kalacak. Yine de Wakanda'nın o "asla teslim olmayan" duruşunu ve bilim kurgu sinemasına kazandırdığı o taze soluğu her izlediğimizde ilk günkü heyecanla hissediyoruz. "Wakanda Forever!" diyerek en çok Oscar alan bilim kurgu filmleri listemizin perdesini kapatıyoruz.