Güzellik algısı uzun zamandır sadece iyi görünmekle sınırlı değil. Bugün bakım dünyasında doğallık, iyi hissetme hali, zamana karşı daha yumuşak bir yaklaşım ve ciltle kurulan ilişkinin daha kişisel bir yerden tanımlanması öne çıkıyor. Bu yüzden yeni nesil lansmanlar da sadece bir ürün tanıtımından ibaret kalmıyor; markaların estetik dünyasını, bakım anlayışını ve temsil etmek istediği ruh halini de görünür kılıyor.
Yves Rocher'nin yeni Anti-Age Global serisi için düzenlediği davet de tam bu hissin etrafında şekillendi. Galataport Frankie'de gerçekleşen lansmanda marka, dermobotanik yaklaşımından beslenen yeni bakım serisini tanıtırken, Şevval Sam'ın serinin kampanya yüzü olduğunu açıkladı. Moda, cemiyet ve sanat dünyasından isimlerin bir araya geldiği davette konuklar, seriyi daha yakından inceleme fırsatı bulurken cilt analizi yaptırarak ürünleri deneyimledi.
Anti-Age Global serisi, cilt yaşlanmasının farklı katmanlarına odaklanan kapsamlı bir bakım rutini sunuyor. Bakım losyonu, gündüz ve gece serumları, gündüz ve gece kremleri, göz kremi ve leke karşıtı konsantre serumdan oluşan seri, daha bütünlüklü bir bakım fikrinin altını çiziyor. Markanın bu seride öne çıkardığı bileşen ise Altın Akilya tohumundan elde edilen bitki kök hücresi. Yves Rocher, bu içeriği cildin doğal yenilenme sürecini destekleyen botanik aktiflerden biri olarak konumlandırıyor.
Şevval Sam'ın bu hikâyeye dahil olması da tesadüfi görünmüyor. Doğallığı ve zamansız tarzıyla öne çıkan sanatçı, markanın bu seriyle kurmak istediği daha sade, daha rafine ve daha doğal güzellik anlatısına eşlik ediyor. Bu birliktelik, gösterişli bir dönüşüm fikrinden çok, cildin kendi ritmine alan açan bir bakım anlayışını görünür kılıyor.