﻿<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?><rss xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0"><channel><lastBuildDate>Fri, 03 Apr 2026 22:17:26 +0300</lastBuildDate><title>Alem.com.tr News RSS Feed</title><description>Alem.com.tr News RSS Feed</description><link>https://www.alem.com.tr</link><atom:link href="https://www.alem.com.tr/HaberXml/alem-exclusive" rel="self" type="application/rss+xml" /><item><guid isPermaLink="false">news-1087219</guid><pubDate>Fri, 27 Mar 2026 14:26:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ekranın Yeni Programı İçin Güçlü Başlangıç]]></title><description><![CDATA[Belçika Konsolosluğu'nda düzenlenen etkinlikte, Giray Altınok'un sunuculuğu yaptığı reality show Traitors Türkiye'nin tanıtımı gerçekleştirildi. Şovda ünlü isimler heyecanlı bir rekabete giriyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ekranin-yeni-programi-icin-guclu-baslangic-1087219</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/27/ekranin-yeni-programi-ici-981_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087218</guid><pubDate>Fri, 27 Mar 2026 14:18:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kenize Mourad'dan İstanbul'a Veda]]></title><description><![CDATA[Sultan 5. Murad'ın torunu Selma Sultan'ın kızı, dünyaca ünlü romancı Kenize Mourad onuruna özel bir davet düzenlendi. İstanbul'a veda eden ünlü yazar, yemekte dostlarıyla anılarını paylaştı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kenize-mouraddan-istanbula-veda-1087218</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/27/kenize-mouraddan-istanbul-842_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087217</guid><pubDate>Fri, 27 Mar 2026 14:10:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Tohum Otizm Vakfı'ndan Geleceğe Güçlü Vizyon]]></title><description><![CDATA[Tohum Otizm Vakfı, kuruluşunun 23'üncü yılında bir gala gecesi düzenleyerek; iş, sanat ve cemiyet hayatından isimleri bir araya getirdi. Vakıf, otizmli çocukların eğitiminde yeni vizyonunu ve dijital çözümleri konuklarla paylaştı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tohum-otizm-vakfindan-gelecege-guclu-vizyon-1087217</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/27/tohum-otizm-vakfindan-gel-174_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087215</guid><pubDate>Fri, 27 Mar 2026 13:53:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Arthur Miller Klasiğine Güçlü Yorum]]></title><description><![CDATA[Arthur Miller'ın klasik eseri, “Satıcının Ölümü”, Zorlu PSM prodüksiyonuyla ilk kez seyirci karşısına çıktı. Başta Halit Ergenç ve Zerrin Tekindor olmak üzere güçlü oyuncu kadrosuyla öne çıkan oyun dakikalarca ayakta alkışlandı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/arthur-miller-klasigine-guclu-yorum-1087215</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/27/arthur-miller-klasigine-g-992_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087214</guid><pubDate>Fri, 27 Mar 2026 13:39:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Şehrin Hafızasından Yükselen Şarkılar]]></title><description><![CDATA[AKM, İstanbul'un köklü müzik hafızasını günümüze taşıyan özel bir konsere ev sahipliği yaptı. Musıki Eğitim Vakfı tarafından hayata geçirilen projeyle, Ezgi Köker'in “İstanbul Şarkıcısı” adlı solo albümünün tanıtım gecesi, yoğun ilgiyle karşılandı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sehrin-hafizasindan-yukselen-sarkilar-1087214</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/27/sehrin-hafizasindan-yukse-106_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087206</guid><pubDate>Wed, 25 Mar 2026 10:28:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[25 MART 2026]]></title><description><![CDATA[]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/enerjisiyle-bir-adim-onde-arzum-onan-1087198</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/25/25-mart-2026-872_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087204</guid><pubDate>Tue, 24 Mar 2026 18:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Karla Enerji Dolu Buluşma]]></title><description><![CDATA[Kayaktan sahne performanslarına kadar dopdolu bir programla kışa veda ediyoruz. Palandöken'in eşsiz doğasıyla birçok ismi buluşturan Fest on the Snow'un sunduğu deneyimlerden ilham alıyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/karla-enerji-dolu-bulusma-1087204</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/24/karla-enerji-dolu-bulusma-984_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087198</guid><pubDate>Wed, 25 Mar 2026 09:00:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Enerjisiyle Bir Adım Önde: Arzum Onan]]></title><description><![CDATA[Sessiz gücü, net duruşu, kendi alanında yeni standartlar belirlemesiyle ünlüler dünyasında bambaşka bir noktada. Arzum Onan ile geçmişten bugüne kendi yol hikayesine odaklanırken bize onun enerjisiyle uyumlu Audi Q6 e-tron eşlik ediyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ünlüler de kendi aralarında kategorilere ayrılıyorlar; Arzum Onan ise standartların dışında kalan bir yol haritası çiziyor. Yolu yol yapan otomobilin karakteri ve özellikleriyse, hayat yolumuzu çizen ve belirleyen de aslında özümüz. Onu farklı kılan detayı çok da düşünmemek gerek bu nedenle, kendi sözlerinden yola çıkarak durumu analiz etmek en güzeli: "Kendi özüme sadık kalmak!" Geçmişten bugüne özünü koruyarak zarafet ve samimiyetle ilerleyebilmek bugün Arzum Onan'ı Arzum Onan yapan şey... Ve bu kurguda bir kadın ve bir otomobilin karakterinin kesişim noktasında anlamlı bir manifesto var: güç, sessizlik ve zekâ aynı yerde!</p><p><b>Hayatımızdaki farklı ünlü profillerine bakınca siz biraz özgün ve tek kalıyorsunuz. Her zaman naifliğiniz ve elegan tavrınızla öne çıkmanız, zamansız duruşunuzla birleşerek sürdürülebilir bir hikayenin başrolüne koyuyor sizi. Peki Arzum Onan sizce, bize bu "ünlü" hikayesinde geçmişten bugüne ne anlattı, ne anlatıyor?</b></p><p>Zor bir soru! Öncelikle çok teşekkür ederim. Söylemiş olduğunuz cümleler, üstüne düşündüğüm, olması için çabaladığım ya da merkezime koyduğum şeyler değil. İlk aklıma gelen; kendi özüme sadık kalmak sanırım. Geçmişten bugüne anlattığım şey; gelişerek ama şüphesiz özümü koruyarak zarafet ve samimiyetle ilerleyebilmek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/24/dsc8571-24032026310ea6d7.jpg"/><p><b>Siz bu hikayeyi okurken özellikle hangi bölümlerin altını çizerdiniz? Hayat sizin için kariyer, evlilik, derken standart bir akışta mı yaşandı, yoksa aklınıza gelen belli başlı dönüm noktaları var mı?</b></p><p>Kendimi yeniden keşfettiğim içten dönüşümlerin, irili ufaklı her bir "an"ımın altını çizerim. Standart değil; her bir dönemeç kendi derinliğiyle anlam kattı. Buna verebileceğim en somut örnek anne olmamdır. Dışarıdan bakıldığında görece "başarı" görünen değil; içeride sessizce yaşanan dönüşümlerin hayatıma etkisi çok daha büyük.</p><p><b>Sanat hayatınızda hep önemli bir yerde duruyor. Heykel sizin için nasıl bir keşif alanına dönüştü, bu merak nasıl başladı?</b></p><p>İşte tam da az önce anlattığım yerden devam edeyim. Belki de heykel hayatımın en altı çizilesi bölümlerinden biri diyebilirim. Yapmış olduğum diğer tüm çalışmalar, kolektif bir çabanın ürünü. Heykel yolculuğunda yalnızsınız. Malzeme ve siz. Bir form yaratırken orada bir mücadele değil; kurulan bir bağ, bir diyalog olduğunu keşfediyorsunuz. Çamurla çalışıyorsanız cesaret ekleyerek bir duygu oluşturmaya başlıyorsunuz. Ya da taşı yontarak bir duygu anlatmak istiyorsanız, sadece fazlalıkları atmıyorsunuz. Aynı zamanda kendi fazlalıklarınızı, beklentilerinizi, üzerinize yapışan kimlikleri de yontuyorsunuz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/24/dsc8866-24032026a3152d5f.jpg"/><p><b>Oyunculukta bir karaktere, heykelde ise çamura şekil veriyorsunuz. Bu iki yaratım sürecinin kesişim noktasında neler var sizce?</b></p><p>Bir karakteri canlandırırken önce onu çok iyi anlamanız gerekir. Onun korkusunu, gücünü, zaaflarını içselleştirirsiniz. Heykelde de malzemeyle aynı şeyi yaparsınız. Taşın direncini, ahşabın yolunu ya da çamurun yumuşaklığını dinlersiniz. Her ikisinde de anlayarak ve sabırla ilerlemek gerekir.</p><p><b>Kendinizi en çok ne zaman güçlü hissediyorsunuz? Bu duyguyu tetikleyen ne oluyor?</b></p><p>Genel olarak güçlü hissederim ama itiraf etmem gerekirse daha çok bir şeyleri kanıtlamak zorunda olmadığım, olduğum halimle yeterli hissetme zamanlarında daha güçlü olmayı arzu ediyorum.</p><p><b>Modellik ve oyunculuk döneminize dönseniz neyi tekrar aynı şekilde yapar, neyi yapmazdınız?</b></p><p>Majör değişiklikler olmaz. Değiştirmek istediğim ya da ekleyip, azaltacağım bir şey yok. Olduğu gibi aynen yaşarım. Keşke dediğim şeyler varsa da beni ben yapan özellikler, öğretiler, olgunluklar. Bugünkü Arzum'dan memnunum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/24/dsc8504-24032026c54286ad.jpg"/><p><b>Estetiğin henüz bu denli yaygın olmadığı dönemleri de gördünüz. Hiç o günlerden bugüne fiziksel olarak güzellikle ilgili takıntınız oldu mu?</b></p><p>Şöyle örnek vereyim; eskiden fotoğraf çekimlerinde bile neysen oydun. Görsel üzerinden retouch dediğimiz düzeltmeler ya da muhtelif filtreler yoktu. Bugün; bir noktaya kadar güzel tabii ama ayarı kaçtığında, kendime yabancılaşıyorum, doğallıktan uzaklaşma halimi sevmiyorum.</p><p><b>Doğallık ve hatta kusurların güzelliği tanımladığı bir dönemden, yapaylığın ve benzerliğin öne çıktığı bir zamana geldik. Estetikle ve sanatla kurduğunuz ilişkiyi de düşünürsek, sizin vizörünüzden güzellik bugün ne anlama geliyor?</b></p><p>Ben her zaman doğallıktan yana bir güzellik algısı içinde oldum. Eskiden neyse, bugün de algım o. Bugün gelinen noktada yapılan müdahalelerin kendi hakikatine sadık olarak yapılması, insanın aynayla ilişkisinde özgüven sağlayabilir. Ancak hiçbir zaman unutmamak gerekir ki gerçek güzellik bir yüzün güzelliği ya da bedenin ölçüsü değil; o bedenin taşıdığı ruhtur.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/24/dsc8668-24032026f1f28193.jpg"/><p><b>Siyah-beyazdan renkliye geçişi hatırlatan büyük dönüşümlerin içinden geçtik; internet, cep telefonları, dijital platformlar ve şimdi yapay zekâ... Bu hız karşısında sizde aynı kalan ne oldu? Değişimin sizi dönüştürdüğü ve sizi dönüştüremediği yerler nereler?</b></p><p>Çok katmanlı bir hız çağı gerçekten! Kolayca ayak uydurabildiğimi söyleyemem. Telefonumun bile yüzde 10'unu kullanıyorum muhtemelen. Şaka bir yana, elbette bilgiye erişim, zamandan ve mekandan bağımsız ulaşılabilir hale geldi. Bireyler kendi sesini daha kolay duyurabiliyor. Sanat, teknoloji, bilim iç içe geçti. Yapay zekâ insana düşünme ve tasarlama alanı açıyor. Bunlar olumlu yanları şüphesiz. Ancak insanın temel ihtiyaçları; anlam arayışı, aidiyet hissi, görülme ve sevilme ihtiyacı hiçbir teknolojik gelişmeyle dönüştürülemeyecek alanlar arasında bence.</p><p><b>Zekânın yapayı, güzelliğin yapayı, karakterin yapayı... Böyle bir dönemde kendiniz kalabilmek adına neler yapıyorsunuz?</b></p><p>Güzel filmler, güzel hikayeler ve mümkün olduğunca üretmek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/24/dsc8272-24032026a74bd8c9.jpg"/><p><b>Annelik sizi en çok hangi yönünüzle tanıştırdı?</b></p><p>En çok, sevginin en saf halinin hiçbir karşılık beklemeden var olabildiğini öğrendim. Ayrıca sınırların önemini, alan açarken geri çekilmeyi, korurken aynı zamanda özgür bırakma cesaretini... Ve daha birçok duyguyu.</p><p><b>Bir Z kuşağı büyütürken ve onunla birlikte büyürken kendinize beklemediğiniz hangi güncellemeler geldi?</b></p><p>Onların dünyası çok hızlı. Algıları, tepkileri, tüketimleri... Aynı zamanda farkındalıkları çok yüksek, adalet duyguları güçlü. Ve bunlara çok erken yaşta sahip oluyorlar. Biz babaerkil bir düzen içinde büyüdük. Şimdi çocukerkil bir düzene evrildi. "Ben söyledim oldu" dönemi bitti. Diyalog ve karşılıklı öğrenme iletişimi var. Önemli güncellemeler...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/24/dsc8432-240320267bc3352e.jpg"/><p><b>Yaş almayı bir kazanım olarak gördüğünüz en belirgin başlıklar neler?</b></p><p>Daha kolay "hayır" diyorum örneğin. Neyi istemediğimi çok daha iyi biliyorum. Zamanımın daha çok kıymetini biliyorum.</p><p><b>Hayatınızda "iyi ki yavaşlamışım" dediğiniz bir dönem oldu mu?</b></p><p>Genelde çok hızlı olmadım zaten.</p><p><b>Üretmediğiniz zamanlarda kendinizi nasıl besliyorsunuz?</b></p><p>Bilmiyorum! Sadece üretmediğim zamanlar, içeride bir şeylerin mayalandığını biliyorum. Yeni yerler görmek, okumak, izlemek, doğada vakit geçirmek, sohbet etmek ve belki en çok da kendimle olmak besler.</p><p><b>Kamera karşısına geçmek konusunda nasıl bir hikâye sizi ikna eder?</b></p><p>"Güneşin altında yeni bir şey yok." Yani hiç anlatılmamış bir hikaye kovalamak değil, sadece samimi ve katmanlı olması önemli olur. Ve elbette ekip.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/24/dsc8194-24032026c2d847cb.jpg"/><p><b>Sanat için seyahat ettiğiniz oluyor mu hiç? Seyahatlerinizde son yıllarda nasıl deneyimlerin izini sürüyorsunuz?</b></p><p>Özellikle sanat için değil ama yeni yerler görmek, farklı kültürlerle temas etmek zaten başlı başına besleyici bir deneyim. Şehrin mimarisi, galerilerin özgünlüğü, müzelerin tarzı, sokaklar, dükkanlar, insanlar, renkler... Her biri bilinçaltına kaydoluyor. Sadece turistik bir listeyi tamamlamak değil, belki bir sokakta daha uzun kalmak, bir meydanda oturup insanları izlemek.</p><p><b>Lüks sizin için ne anlama geliyor?</b></p><p>Benim için bir nesne ya da mekan değil; bir hâl. Örneğin zamanı özgürce yönetebilmek. Hayır diyebilme konforu. Bir kahve bile içerken iç huzuruyla içebilmek mesela.</p><p><b>Yolda olmak sizin için ne ifade ediyor; düşünmek, uzaklaşmak, kendinize yaklaşmak...</b></p><p>Kendimle olmak.</p><p><b>Direksiyon başında en çok neyi seversiniz: sessizlik mi, müzik mi, yoksa sohbet mi?</b></p><p>Müzik.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/24/dsc8508-24032026543663e4.jpg"/><p><b>Hayatınızı bir yolculuğa benzetseniz, şu an hangi virajdasınız?</b></p><p>Yüksek ve keskin olmayan; manzaranın tadını çıkarabildiğim bir viraj diyebilirim.</p><p><b>Zor zamanlarda kendinize sıkça söylediğiniz bir cümle var mı?</b></p><p>"Su yolunu bulur."</p><p><b>Çekimin stil dili sizin stil kimliğinizle nasıl buluştu?</b></p><p>Açıkçası benim stilime göre biraz iddialı olabilir ama kendi içinde güçlü, net ve zarif. Bu yönleriyle benzer.</p><p><b>Röportaj: </b>Filiz ŞEREF KULU</p><p><b>Fotoğraf: </b>Tamer YILMAZ</p><p><b>Styling: </b>Hakan ÖZTÜRK</p><p><b>Saç: </b>Mutlu Ahmet SİNAN</p><p><b>Makyaj: </b>Gamze TEKİN ALP</p><p><b>Video: </b>Ardan GÜNGÖR, Onur KARAKUŞ</p><p><b>Fotoğraf asistanı: </b>Oğuz ŞANLI, Doğa ÇETİN</p><p><b>Styling asistanı: </b>Sevda KANALCI</p><p><b>Makyaj asistanı: </b>Nilay BAŞ</p><p>Mekan için <b>Beykoz Kundura</b>'ya teşekkür ederiz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/enerjisiyle-bir-adim-onde-arzum-onan-1087198</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/24/enerjisiyle-bir-adim-onde-609_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087184</guid><pubDate>Wed, 18 Mar 2026 15:20:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zamana Yumuşak Bir Dokunuş]]></title><description><![CDATA[Güzellik dünyasında yeni bakım serileri artık yalnızca ürün odaklı değil; aynı zamanda nasıl bir yaşam duygusu önerdiğiyle de konuşuluyor. Yves Rocher de yeni Anti-Age Global serisini, Şevval Sam'ın eşlik ettiği bir lansmanla bu çerçevede tanıttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Güzellik algısı uzun zamandır sadece iyi görünmekle sınırlı değil. Bugün bakım dünyasında doğallık, iyi hissetme hali, zamana karşı daha yumuşak bir yaklaşım ve ciltle kurulan ilişkinin daha kişisel bir yerden tanımlanması öne çıkıyor. Bu yüzden yeni nesil lansmanlar da sadece bir ürün tanıtımından ibaret kalmıyor; markaların estetik dünyasını, bakım anlayışını ve temsil etmek istediği ruh halini de görünür kılıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/18/evvalsam-18032026175104d7.jpg"/><font size="2"><i>Şevval Sam</i></font><p></p><p>Yves Rocher'nin yeni Anti-Age Global serisi için düzenlediği davet de tam bu hissin etrafında şekillendi. Galataport Frankie'de gerçekleşen lansmanda marka, dermobotanik yaklaşımından beslenen yeni bakım serisini tanıtırken, Şevval Sam'ın serinin kampanya yüzü olduğunu açıkladı. Moda, cemiyet ve sanat dünyasından isimlerin bir araya geldiği davette konuklar, seriyi daha yakından inceleme fırsatı bulurken cilt analizi yaptırarak ürünleri deneyimledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/18/mihremutlu2-180320268e309812.jpg"/><font size="2"><i>Mihre Mutlu</i></font><p></p><p>Anti-Age Global serisi, cilt yaşlanmasının farklı katmanlarına odaklanan kapsamlı bir bakım rutini sunuyor. Bakım losyonu, gündüz ve gece serumları, gündüz ve gece kremleri, göz kremi ve leke karşıtı konsantre serumdan oluşan seri, daha bütünlüklü bir bakım fikrinin altını çiziyor. Markanın bu seride öne çıkardığı bileşen ise Altın Akilya tohumundan elde edilen bitki kök hücresi. Yves Rocher, bu içeriği cildin doğal yenilenme sürecini destekleyen botanik aktiflerden biri olarak konumlandırıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/18/eceyasar1-180320269165aec0.jpg"/><font size="2"><i>Ece Yaşar</i></font><p></p><p>Şevval Sam'ın bu hikâyeye dahil olması da tesadüfi görünmüyor. Doğallığı ve zamansız tarzıyla öne çıkan sanatçı, markanın bu seriyle kurmak istediği daha sade, daha rafine ve daha doğal güzellik anlatısına eşlik ediyor. Bu birliktelik, gösterişli bir dönüşüm fikrinden çok, cildin kendi ritmine alan açan bir bakım anlayışını görünür kılıyor.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/zamana-yumusak-bir-dokunus-1087184</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/18/zamana-yumusak-bir-dokunu-864_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087178</guid><pubDate>Thu, 12 Mar 2026 11:05:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İlham Veren Kadınların Yaratıcı Dünyası]]></title><description><![CDATA[Kadınlar Günü'ne özel, bizi altıncı kez ilham dolu bir yolculuğa çıkaran fotoğraf sanatçısı Betty Arditi'nin “Yaratan ve İlham Veren Kadınlar” projesi ile yaratıcı üretimi, kadının gücünü ve çok yönlülüğünü kutluyoruz. Her hikaye üretkenliği, özgünlüğü ve ilham veren kadın yolculuğunu taçlandırırken, biz de cesur adımlarına, tutkularına ve kendi yolunu çizen kadınları ilham dolu anlarına tanıklık ediyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<h2>Betty Arditi</h2><p><b>Bu çekimde bu kadar güçlü ve başarılı kadını bir araya getirmek nasıl bir duygu?</b></p><p>Her sene en çok heyecanlandığım şey bu olabilir: doğru kadın örgüsünü yaratmak. Farklı her alandan, farklı sektörlerden kendisini yaratmış olan kadınların dengesiyle o senenin kadınlarını ortaya çıkarmak hem heyecanlı hem de o kadar kolay değil. Hep bir adrenalin, hep bir heyecan... Sonuçlar hep çok güzel. Altıncı senemizle birlikte tam 48 kendini yaratmış kadını bir araya getirmiş olduk. Her sene birbirinden kuvvetliydi. Projemizin yansımasıyla geleceğin kadınlarına ilham olacağımıza inanıyoruz.</p><p><b>Kamera arkasında bir kadın olarak, başka kadınların ışığını yakalamak size nasıl hissettiriyor?</b></p><p>Tek bir fotoğraf karesiyle bir kadının hikayesini anlatabilmek çok güzel. Bilmediğim özelliklerini de öğrenmek; ilgi alanlarını, tutkularını, varoluş hikâyelerini öğrenip fotoğraf çekimi sırasında birlikte yaratabilmek benim için çok eğlenceli. Stüdyomuza gelen her kadınla birlikte özel vakit geçirmek, benim için hem çok eğitici hem de onore edici.</p><p><b>Bu projede sizin için en unutulmaz an hangisiydi?</b></p><p>"Yaratan ve İlham Veren Kadınlar" projesinin en unutulmaz anları, benim için hep üretim zamanı olan stüdyoda geçirilen vakitler. Projemize destek veren her kadının stüdyomuzda birlikte geçirdiğimiz vakitleri benim için çok değerli. Ve çekim bittiğinde, içimdeki rahatlamanın gerçekleşmesine her yaklaştığım andaki heyecanlarım ise benim için asla unutulmaz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/18/aysenzamanpur-180320261d3f326f.jpg"/><h2>Ayşen Zamanpur</h2><p><b>Kadın girişimcilere en çok hangi konuda daha cesur olmalarını önerirsiniz?</b></p><p>Kadın girişimcilere önerim şu olur: Öncelikle iş dünyasında romantizmin çok fazla yeri olmadığını bilmek gerekir. Sadece tutkuların peşinden gitmek ya da bir şeyi çok istemek tek başına yeterli değildir. O tutkuların mutlaka somut projelere dönüşmesi gerekir. Projelerin hayata geçmesi için çoğu zaman 365 gün, 24 saat süren bir emek ve kararlılık gerekir. Başlamak elbette çok önemli bir adımdır.Ama o ilk adımı attıktan sonra her gün daha iyiye, daha mükemmele ulaşmaya çalışmak gerekir. Benim Diren Keçi kitabımda da anlattığım gibi, iş hayatı aslında biraz bir direniş hikâyesidir. Direnen, vazgeçmeyen ve sürekli daha iyisini arayanlar yoluna devam edebilir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/18/nilaykececi-180320264f414a47.jpg"/><h2>Nilay Keçeci</h2><p><b>Kadınlara yıllar içinde değişmeyen en önemli tavsiyeniz nedir?</b></p><p>Mutlaka spor yapın. Her sabah kalktığınızda kendinize yarım saat ayırın ki kortizol seviyeniz aşağıya insin. Sabah mutlaka su için. Gün içindeki yediklerinizi mutlaka dengeli ve porsiyonları doğru olacak şekilde tüketin. Sabah fazla yediysek akşam azaltarak dengelemeye çalışın. Mutlaka protein alın ve lif tüketimini es geçmeyin.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/18/dilatarkandogruer-180320266dcf39cf.jpg"/><h2>Dila Tarkan Doğruer</h2><p><b>Kendi yolunu çizmek isteyen genç kadınlara içerik üretimi konusunda tavsiyeniz ne olur?</b></p><p>En önemli şey bence özgün olmak. Trendleri takip etmek güzel ama sizi farklı yapan şeyi kaybetmemek daha önemli. İnsanlar gerçek hikâyelerle bağ kuruyor. Sabırlı olmak da çok önemli çünkü bu iş bir gecede olmuyor. Tutarlı üretmek ve gerçekten sevdiğiniz şeyleri paylaşmak, uzun vadede her zaman daha güçlü bir bağ kuruyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/18/cicekcizmecidevge-18032026aecf7c30.jpg"/><h2>Çiçek Çizmeci Devge</h2><p><b>Yapay zekâ çağında kadın sezgisi sizce nasıl bir rol oynayacak?</b></p><p>Kadın sezgisi dediğimiz; detayları fark etme, ortamın enerjisini okuma, söylenmeyeni duyma, bir sürecin nereye evrileceğini önceden hissetme gibi yetenekler tam da bu çağda daha kıymetli hale gelecek. Çünkü yapay zekâ çok hızlı hesap yapabilir ama bir odadaki sessizliği, bir toplumdaki kırılganlığı, bir insanın korkusunu veri olmadan okuyamaz. Kadın sezgisi dediğimiz şey tamamen insana ait bir kapasite. Yapay zekâ birebir buna sahip olmayacak, çünkü onun deneyimi biyolojik değil, veri temelli. Ama hayatımıza bir de dijital sezgi eklenecek. Orada da kadın sezgisi insani pusulayı temsil edecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/18/binnaztozan-1803202679c1ecc2.jpg"/><h2>Binnaz Tozan</h2><p><b>Sanatın kadın kimliği üzerindeki dönüştürücü gücünü nasıl tanımlarsınız?</b></p><p>Sanatın dönüştürücü gücü, kadına "kendini anlatma" hakkını vermesinden önce, kadının kendine dair kurduğu iç dili meşrulaştırmasında yatıyor. Yani mesele yalnızca görünür olmak değil; hangi kelimelerle, hangi ikonografilerle, hangi beden politikalarıyla görünür olunduğu. Bir kadın kendi içindeki öz sesiyle, dışarıdan veya içeriden gelen sansürün kısıtlamalarına uymadan sanatını gerçekleştirdiğinde çok güçlü bir değişim yaşayarak asıl bireysel gücüne ulaşıyor diye düşünüyorum. İstanbul Modern'deki Semiha Berksoy sergisi herkesin görmesi gereken bir sergi; özellikle bu konuyu anlama açısından.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/18/aytulturan-1803202606c53034.jpg"/><h2>Aytül Turan</h2><p><b>Geleneksel bir alanda kadın girişimci olmak size ne öğretti?</b></p><p>Bu yolculuk bana geleneğin doğru yorumlandığında yeniliğin en güçlü temeli olduğunu öğretti. Geleneksel bir sektör içinde global çay vizyonunu Türk çaycılığına entegre etmek, cesaret ve kararlılığın en somut karşılığıdır. Kadın olarak bu alanda var olmak ise sadece bir başarı değil, gelecek nesiller için aralanan bir kapıdır.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/18/aslikizmaz-180320262cd9a170.jpg"/><h2>Aslı Kızmaz</h2><p><b>Bugüne kadar yazdığınız ya da yaşadığınız en güçlü kadın hikâyesi hangisiydi?</b></p><p>Yazdıklarım değil. Kendi hikâyem. Eskiden bunu söylemek bana egolu hissettirirdi; sanki kendimi fazla önemsiyormuşum gibi. Ama artık öyle hissetmiyorum. Çünkü geriye dönüp baktığımda gerçekten güçlü bir yol görüyorum. Hiç sermayem olmadan, tek başıma çıktığım bir yoldu bu. Çok engellendim, çok küçümsendim. Çok desteklendim de. Ama sorumluluğu da, riski de, yükü de kendim taşıdım. Bugün şahane kadınlarla birlikte üretme şansına sahipsem, bu bir lütuf değil; emek sonucu. O yüzden evet, bugüne kadar şahit olduğum en güçlü kadın hikâyesi benimki.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/18/zerrintekindor-18032026e81f2903.jpg"/><h2>Zerrin Tekindor</h2>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/roportajlar/ilham-veren-kadinlarin-yaratici-dunyasi-1087178</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/18/ilham-veren-kadinlarin-ya-323_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087160</guid><pubDate>Mon, 16 Mar 2026 12:28:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kolon Kanseri Farkındalığı İçin “Mavi Gün”]]></title><description><![CDATA[Kolon kanseri konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen “Kolon Kanseri İçin Mavi Gün” etkiliğinde farklı şehirlerde eş zamanlı farkındalık buluşmaları yapıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kolon-kanseri-farkindaligi-icin-mavi-gun-1087160</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/16/kolon-kanseri-farkindalig-544_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087146</guid><pubDate>Thu, 12 Mar 2026 11:05:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kadının Kadim Gücüne Yolculuk]]></title><description><![CDATA[Panoramik Boğaz manzarası eşliğinde gerçekleşen buluşmada “Anadolu'nun Şifacı Kadınlarından Modern Liderliğe” başlıklı söyleşide, kadınlığın gücü ve köklerine dair şifacı bilgiler konuklarla paylaşıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kadinin-kadim-gucune-yolculuk-1087146</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/12/kadinin-kadim-gucune-yolc-925_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087145</guid><pubDate>Thu, 12 Mar 2026 10:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Aynı Sofrada Buluşan İyilik]]></title><description><![CDATA[Sosyal sorumluluk projeleriyle bilinen Minik Kalplerle El Ele Derneği, iftar yemeğinde depremzede öğrencilere yardım elini uzattı. İftar sofrasında bir araya gelen davetliler, öğrencilere destek vermenin mutluluğunu yaşadı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ayni-sofrada-bulusan-iyilik-1087145</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/12/ayni-sofrada-bulusan-iyil-938_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087143</guid><pubDate>Wed, 11 Mar 2026 22:51:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Buzun Üzerinde Bir Deneyim: Maya Portakal'ın Kaleminden ALEM x AUDI Winter Experience 2026]]></title><description><![CDATA[ALEM x AUDI Winter Experience'ın Davos'ta gerçekleşen buluşması, yalnızca bir sürüş deneyimi değil; hız, estetik ve mühendisliğin ortak dilini keşfettiğimiz bir yolculuktu. Davetlilerimizden sanat dünyasının tanınan isimlerinden Maya Portakal, buz pistinde yaşanan anları, quattro performansını ve Audi'nin “dinlemek” fikrine uzanan hikâyesini kendi perspektifinden paylaşıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Güven, adrenalin, heyecan, tutku, etik, estetik, değerler,  farklı olma duygusu...</p><p>Davos'ta, buzun üzerinde.</p><p>Audi'nin lüks ve teknolojik dünyasında, adeta bir buz  masalında, hepsi birer mühendislik iddiasını hayata geçiren araçların  koltuklarında... Sanat ve özellikle müzayede dünyasında alışık olduğum duygular  ve kavramlar, bambaşka bir bağlamda, ancak olanca tanıdıklıklarıyla, soğuğun  kendine getirici tazeliğiyle birden yüzüme çarptılar. Bu benim için  şaşırtıcıydı. Bembeyaz, hızlı ve yabancı bir dünyada tanıdık hislerle  karşılaşmayı beklemiyordum. Oysa sanat ve sporun meşhur X faktörü en naif, en  pür haliyle, bambaşka bir irtifada, farklı bir basınçta kendini hissettirdi.  Hem de nasıl... Yüzyıllardır insanlar ve kültürler arasında yıkılmayan köprüler  kuran değerler, olanca 'insanca'lıklarıyla, nerede olursa olsun kendilerini  belli ediyorlar.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/12/1alemaudiwinterexper-12032026533dbd9c.jpg"/><p>Tutkulu bir koleksiyonerin arzuladığı eser için 'savaşırken'  geri adım atmaması, bayrağı indirmemesi... Buzlu, dar Davos dağ yollarında  Audi'nin quattro teknolojisinin verdiği güvenle hız kesmeden zirveye çıkan  pilot Ian Gepts ve Oliver Rudolf'un direksiyon hâkimiyeti... Tüm bunlar bir  müzayedecinin sanatı değerine hâkimiyetiyle karakterize olan tokmağına referans  olabilirmiş meğer.</p><p>Hızlıyken güvenli kalabilmek. Zorlayıcı koşullarda sessizce  sakin kalabilmek. Bu sadece mesleklerin ortak özelliği değil; hayatın da ta  kendisi! Hayatın inişli çıkışlı kıvrımlarını, yaşamın izlerini taşıyan, asalet  ve bilgelikçe taşınan kırışıklıkları andıran dağ yollarında, estetik tutku  gözüyle bir büyüleyici dünyalara hoş geldiniz. Audi'nin tasarım harikası  modelleri, bakir doğaya tezat sanılmasın. O deli motorlar, huzurlu bir  sessizlik içinde, saygın ve sofistike bir disiplinle ilerliyor. Audi'nin  etimolojik kökeni olan 'dinlemek' kavramından kaçınmak mümkün değil... Sesli  sessizliğin getirdiği, soyadının manası Almanca dinlemek olan, Audi'nin  kurucusu August Horch'a kadar referanslanabilir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/12/1alemaudiwinterexper-12032026a7c15d7a.jpg"/><p>Rivayete göre gençliğinin, mühendisliğinin cesaretiyle Karl  Benz'e eleştirel bir mektup kaleme aldığı söylenir. Bilirsiniz, söylencenin  gerçekliği bir yana, kimi hikâyeler vardır ki doğru olmamak için fazla güzel,  fazla yerinde, fazla ilham vericidir. Bu da öyle. Bilinen Benz'in eski  mühendisinin, patronunun emniyetli, tedbirli, muhafazakâr mühendislik  yaklaşımının ötesinde bir performans meraklısı olduğu.</p><p>Fakat ne gam... Nasıl doğa kendisiyle uyumluysa, Horch'un  vizyonu da kendi iç tutarlılığıyla günümüze kadar bu cesaretin felsefesiyle  geliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/12/1alemaudiwinterexper-12032026537bde09.jpg"/><p>Yetenek cesaretsiz, cesaret iyilikten uzak var olamaz...  Olanca yalınlığın görkemi hiçbir süsle kıyaslanamaz. Pilotun buzda şaha  kalkışı. Oyuncunun, aktörün, müzisyenin, sanatçının, yazarın, koleksiyonerin  tutkusunu; müzayedecinin performansını, yayın yönetmeninin, yöneticinin, hikâye  anlatıcısının sahnede, kürsüde yaşamın içerisinde yer alışını mümkün kılan hep  aynı ruh, aynı tavır: Cesaret. Disiplin. Estetik.</p><p>Ve belki de en önemlisi; buzun üzerinde bile köprü  kurabilen, referans noktanızı belirleyen değerler.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/12/1alemaudiwinterexper-120320265244aef3.jpg"/><p>Yeteneğin, sanatçı duyarlılığının, tutku dünyasının,  mühendisliğin yalın hakikati ve maceranın ruhuyla buluştuğu hikâyemin ana  karakterleri: Gözde Yörükoğlu Ersu, Levent Can Özkutucu, Serkan Altunorak,  Selin Atacan, Ferit Odman, Dilan Çiçek Deniz, Meltem Kazaz ve elbette Audi.</p><p>Bazen bir isim yalnızca bir marka değildir.</p><p>İşin tüm ruhudur, karakteridir.</p><p>Hiç şüphesiz Audi bunun dünyadaki en iyi örneklerinden.  Çıkış noktası... Yarışın startı diyelim; kurucusu August Horch.</p><p>'Horch' Almanca bir fiil. Üstelik emir kipinde.</p><p>Otoriter, kararlı! Yalın. Net. Dinle. Kulak ver.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/12/1alemaudiwinterexper-12032026be6de457.jpg"/><p>Ne kadar güçlü bir çağrı...</p><p>1900'lerin başında da, bugün 2026'nın ilk yarısında da.  Çünkü dinlemek yalnızca işitmek değildir.</p><p>Dinlemek; kendini bilmek demektir.</p><p>Kendi iç sesini, kendi ritmini, kendi pusulanı duymak  demektir.</p><p>Kendini dinlerken dünyayı da dinleyebilmek...</p><p>Dünyayı dinlerken dostunu, rakibini, yolu, sesi, sessizliği  duymak... Orada olabilmek.</p><p>Odaklanmak. Hakikaten 'anın içinde olmak' demek dinlemek.  August Horch kendi adıyla çıktığı yolda büyürken, kurduğu otomobil şirketinde  bir yol ayrımına gelir.</p><p>İsim hakkı meselesi... bir kırılma anı... belki bir  'hikâyenin yön değiştirdiği an'. Ve tam o eşikte, entelektüel bir parlaklıkla  çözüm belirir.</p><p>Eğer 'Horch' Almanca 'Dinle!' demekse... Latince karşılığı?  Perde aralanır.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/12/1alemaudiwinterexper-12032026ec8f3fe2.jpg"/><p>Audi. Aynı anlam. Başka bir dil. Aynı ruh, başka bir form.  Horch 'Dinle'dir. Audi de 'Dinle'. Bu yalnızca bir tercüme değil. Bu bir  yeniden doğuş. Belki de bu yüzden Audi hep biraz fısıldar gibi... Bağırmadan.  Sessiz bir ses. Alman mühendisliğinin o sakin, hakiki özgüveni; estetikle,  özgünlükle, disiplinle buluşur. Gücünü göstererek değil, hissettirerek anlatır.  Ve belki de bütün hikâyenin kalbinde hâlâ tek bir kelime çarpar; dinle...  Kendini ve dünyayı.</p><p>Biz de bu birkaç gün işte tam bunu yaptık.</p><p>Kendimizi, birbirimizi sesi ve sessizliği dinledik, duyduk,  el ele tutuştuk...</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/buzun-uzerinde-bir-deneyim-maya-portakalin-kaleminden-alem-x-audi-winter-experience-2026-1087143</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/12/buzun-uzerinde-bir-deneyi-503_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087138</guid><pubDate>Wed, 11 Mar 2026 16:48:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Dönüşüm Hikayesi]]></title><description><![CDATA[Üç kadın sanatçının geri dönüştürülmüş malzemelerle ürettiği eserlerden oluşan sergi, sanatseverlerle buluştu. Üretim ve tüketim döngüsünü yeniden sorgulamaya açan anlatısıyla dikkat çeken sergi ilgiyle karşılandı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/donusum-hikayesi-1087138</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/donusum-hikayesi-650_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087137</guid><pubDate>Wed, 11 Mar 2026 16:42:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zamanın İçinden Geçen Melodiler]]></title><description><![CDATA[Ünlü piyanist ve besteci Anjelika Akbar, “Ahenk” konserleri serisinin açılışını Ekavart Gallery'de verdiği konserle gerçekleştirdi. Akbar, piyanosundan yükselen melodilerle davetlileri eşsiz bir müzik yolculuğuna çıkardı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/zamanin-icinden-gecen-melodiler-1087137</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/zamanin-icinden-gecen-mel-479_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087136</guid><pubDate>Wed, 11 Mar 2026 16:39:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İlham Veren Kariyer Yolculukları]]></title><description><![CDATA[“Dönüştüren Kadınlar” ödül töreninde, topluma ilham veren kadınlar onurlandırıldı. Törende verilen ödüller ise, vakfın mesleki eğitim programları kapsamında yetiştirdiği kadın kaynakçılar tarafından üretildi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ilham-veren-kariyer-yolculuklari-1087136</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/basari-hikayeleri-784_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087130</guid><pubDate>Wed, 11 Mar 2026 13:27:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: İlvira Donskaya]]></title><description><![CDATA[Farklı sektörlerde kendi yollarını açan 10 güçlü kadından biri olan; İLVİ markası yaratıcısı ve CEO'su İlvira Donskaya, liderlikten dayanışmaya, cesaretten ilhama uzanan hikâyesiyle ALEM'in Kadınlar Günü özel sayısında yer alıyor. İş dünyasından modaya, sürdürülebilirlikten girişimciliğe uzanan bu yolculuklarda başarı yalnızca ulaşılan bir nokta değil, aynı zamanda başkaları için açılan yeni kapılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Markanızı yaratırken en cesur </b><b style="">kararınız neydi?</b></p><p>Hiç şüphesiz, herkesin "Türkiye'de lüks deri ayakkabı markası mı olur?" dediği bir dönemde bu yola çıkmaktı. 2014 yılında İLVİ'yi kurduğumda, Türkiye'nin el işçiliğinde ne kadar derin bir geleneğe sahip olduğunu biliyordum ama bunu dünyaya anlatabilecek bir marka yoktu. En cesur kararım, ucuz üretim yerine 50'den fazla zanaatkâr ustanın elinden çıkan, kaliteden asla taviz vermeyen bir marka yaratmak oldu. Bugün Amerika pazarına açılıyor olmamız, o ilk günkü cesaretin meyvesi aslında. İnsanlar bazen "doğru zaman" diye bir şeyin gelmesini bekliyor; bence doğru zaman, cesaret ettiğiniz andır.</p><p><b>Bir kadının stilinde ayakkabının </b><b style="">rolü nedir?</b></p><p>Ayakkabı bir kadının sessiz manifestosudur. Bir kadın sabah dolabının önünde ayakkabısını seçerken aslında o gün dünyaya nasıl bir mesaj vereceğine karar veriyor. Topuklu bir ayakkabı güç verir, zarif bir düz ayakkabı özgüven verir, iyi yapılmış bir çizme cesaret verir. Ben her zaman şuna inanırım: doğru ayakkabı bir kadının duruşunu, yürüyüşünü ve hatta kararlarını değiştirebilir. İLVİ'de her modeli tasarlarken "bu ayakkabıyı giyen kadın kendini nasıl hissedecek?" sorusuyla başlıyoruz. Çünkü stil ayaktan başlar.</p><p><b>Moda dünyasında kadın girişimci olmak size ne öğretti?</b></p><p>Her şeyden önce sabır öğretti. Moda dünyası dışarıdan bakıldığında ışıltılı ve hızlı görünür ama sahne arkası inanılmaz bir emek gerektirir. Kadın girişimci olarak hem yaratıcı vizyonunuzu korumak hem de finansal tabloları yönetmek hem ekibinize ilham vermek hem de zor kararlar almak zorundasınız. Bu bana çok yönlülüğü öğretti. Bir yandan koleksiyon tasarlarken öbür yandan uluslararası pazarlar için stratejik planlar yapıyorum. Kadın olmak bana empati gücünü verdi; müşterimin ne istediğini, ayağına ayakkabıyı giydiğinde ne hissedeceğini derinden anlıyorum. Bu da İLVİ'nin ruhunu oluşturuyor.</p><p><b>Genç kadın girişimcilere en önemli tavsiyeniz?</b></p><p>Mükemmeliyetçiliği bırakın, başlayın. Çoğu kadın her şeyin kusursuz olmasını beklerken zamanı kaçırıyor. Ben İLVİ'yi kurduğumda elimde dev bir sermaye yoktu ama büyük bir inanç vardı. Her adımda öğrendim, her hatadan ders çıkardım. İkinci tavsiyem: rakamlardan korkmayın. Finansal okuryazarlık bir kadın girişimci için en güçlü silah. Duygularınızla hayal kurun ama kararlarınızı verilerle alın. Ve en önemlisi, "hayır" duymaktan korkmayın. Her "hayır" sizi doğru "evet"e bir adım daha yaklaştırır.</p><p><b>Başarı hikâyeniz bir kız çocuğuna ne ilham versin isterdiniz?</b></p><p>Coğrafyanın, dilin ya da koşulların sizi tanımlamadığını bilsin isterim. Ben farklı bir ülkeden, farklı bir kültürden gelip Türkiye'de sıfırdan bir marka yarattım ve şimdi bu markayı okyanusun ötesine taşıyorum. Bir kız çocuğu benim hikâyemden şunu çıkarsın: hayallerinizin sınırı, sizin inancınızın sınırıdır. Küçük bir atölyeden başlayan bir kadının markası bugün yedi mağazada, e-ticarette ve uluslararası pazarlarda. Önemli olan nereden başladığınız değil, nereye gitmeye cesaret ettiğiniz.</p><p><b>Kadın dayanışmasını kendi yolculuğunuzda nasıl deneyimlediniz?</b></p><p>Kadın dayanışması benim için boş bir slogan değil, yaşanmış bir gerçek. İLVİ'nin büyümesinde bana inanan, kapılarını açan, tavsiyelerini esirgemeyen kadınlar oldu. Ekibimde çalışan kadınlar bu markanın omurgasını oluşturuyor. Ama en güzeli, İLVİ ayakkabılarını giyen kadınlardan gelen mesajlar: "Bu ayakkabıyla toplantıya girdim ve kendimi güçlü hissettim" diyen bir kadın, benim en büyük motivasyonum. Kadınlar birbirini yükselttiğinde olağanüstü şeyler oluyor. Ben buna yürekten inanıyorum ve İLVİ'yi de bu felsefeyle yönetiyorum.</p><p><b>Kariyerinizde dönüm noktası olan bir an var mı?</b></p><p>Birkaç tane var ama en belirleyicisi, markamızı uluslararası pazara açmaya karar verdiğimiz an oldu. Bu sadece bir iş kararı değildi, bir cesaret sınavıydı. Türkiye'de yedi mağaza, güçlü bir e-ticaret, 435 bin takipçili bir topluluk... Bunları geride bırakıp bilinmeze adım atmak kolay değildi. Ama İLVİ'nin hikâyesinin Türkiye sınırlarından çok daha büyük olduğunu hissettim. O kararı aldığım gün hem korkmuştum hem de hayatımda hiç olmadığı kadar heyecanlıydım. Dönüm noktaları hep böyledir, korkuyla heyecanın aynı anda hissedildiği anlar.</p><p><b>Yoğun bir tempoda zihninizi nasıl boşaltıyorsunuz?</b></p><p>Sabahları erken kalkıp kahvemi sessizce içtiğim o 15 dakika benim meditasyonum. Telefonuma bakmadan, hiçbir mesaj okumadan, sadece o anı yaşıyorum. Bir de yürüyüş... İstanbul'da olsun, yurt dışında bir fuardayken olsun, yürümek benim düşünce sürecimin bir parçası. En iyi fikirlerim yürürken gelir. Bazen de bir deri atölyesine girip ustaların çalışmasını izlemek zihnimi sıfırlıyor. Ellerinin bir parça deriyi sanat eserine dönüştürmesini izlemek, bana neden bu işi yaptığımı hatırlatıyor.</p><p><b>Yaratıcılığınızı besleyen küçük alışkanlıklarınız var mı?</b></p><p>Seyahat benim en büyük ilham kaynağım. Özellikle MICAM gibi uluslararası fuarlarda, farklı kültürlerin ayakkabıya bakış açısını görmek yaratıcılığımı tetikliyor. Bir de sokak stillerini izlemeyi onlardan ilham almayı çok severim, kadınların ayakkabılarını nasıl kombinlediklerini, hangi renkleri tercih ettiklerini gözlemlemek benim için bir ders niteliğinde. Ama en çok, İLVİ müşterilerinin bize gönderdiği fotoğraflardan ilham alıyorum. Gerçek kadınların gerçek hayatlarında markamızı nasıl yaşattığını görmek, hiçbir trend raporunun veremeyeceği bir ilham.</p><p><b>Liderlik anlayışınız yıllar içinde </b><b style="">nasıl evrildi?</b></p><p>Başlangıçta her şeyi kendim yapmaya çalışan, kontrol odaklı bir lider olduğumu itiraf edebilirim. Her detayla ilgilenmek, her kararı vermek istiyordum. Ama marka büyüdükçe anladım ki gerçek liderlik, doğru insanlara güvenmek ve onlara alan açmaktır. Şimdi ekibime sorumluluk veriyor ve onların büyümesini izlemekten keyif alıyorum. Liderlik anlayışım "ben yaparım"dan "biz yaparız"a evrildi. Bugün yedi mağazayı, e-ticareti ve uluslararası operasyonu yönetebiliyorsam, bu ekibime olan güvenimin sonucu. Güçlü bir lider, kendini vazgeçilmez kılmayan liderdir.</p><p><b>8 Mart size en çok hangi duyguyu hatırlatıyor?</b></p><p>Minnettarlık. Benden önce mücadele eden, yol açan, bedel ödeyen kadınlara karşı derin bir minnettarlık. Bugün bir kadın olarak kendi markamı kurabiliyorsam, uluslararası pazarlarda rekabet edebiliyorsam, bu o kadınların cesareti sayesinde. Ama aynı zamanda sorumluluk da hissediyorum. 8 Mart benim için sadece kutlama günü değil, "ben de arkamdan gelen kadınlar için ne yapıyorum?" diye kendime sorduğum bir gün. İLVİ 'deki her kadın çalışanımız, her kadın müşterimiz bu sorunun cevabının bir parçası.</p><p><b>Marka kültürü ile kişisel stiliniz arasında bir paralellik var mı?</b></p><p>Kesinlikle. İLVİ'nin DNA'sı benim kişisel felsefemdir aslında: kaliteden ödün vermeden zarif olmak, gösterişli değil etkileyici olmak, trendi takip etmek yerine zamansız bir stil yaratmak. Ben de kişisel hayatımda aynı prensiplerle yaşarım, az ama öz, kaliteli ama gösterişsiz. İLVİ'nin sloganı "More Than a Style" ve bu tam olarak benim de hayat mottomu yansıtıyor. Bir ayakkabı sadece bir aksesuar değil, bir tutum, bir duruş, bir hikâye. Tıpkı hayatta olduğu gibi...önemli olan ne giydiğiniz değil, onu nasıl taşıdığınız.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/roportajlar/guclu-kadinlar-guclu-hikayeler-ilvira-donskaya-1087130</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/guclu-kadinlar-guclu-hika-599_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087129</guid><pubDate>Wed, 11 Mar 2026 13:16:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Zümrüt Yezdani Kedik]]></title><description><![CDATA[Farklı sektörlerde kendi yollarını açan 10 güçlü kadından biri olan; Pernod Ricard Türkiye / Hukuk, Kurumsal İletişim ve Dış İlişkiler Direktörü Zümrüt Yezdani Kedik, liderlikten dayanışmaya, cesaretten ilhama uzanan hikâyesiyle ALEM'in Kadınlar Günü özel sayısında yer alıyor. İş dünyasından modaya, sürdürülebilirlikten girişimciliğe uzanan bu yolculuklarda başarı yalnızca ulaşılan bir nokta değil, aynı zamanda başkaları için açılan yeni kapılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b style="">Genç kadınlara kariyer yolculuğunda en kritik tavsiyeniz?</b><br></p><p>Öncelikle kendilerine gerçekten inansınlar. İş hayatında zaman zaman cam tavanlarla karşılaşabiliyoruz ancak bir kadın bilgi ve emeğiyle mutlaka fark yaratıyor. Kim olduklarını değiştirmeden, başkasına benzemeye çalışmadan ilerlemeleri ve kendilerini sadece meslekleriyle ilgili alanlarda değil, hobileri ve "işle ilgisiz" gibi görülen ama aslında onları her anlamda besleyecek ilgi alanlarında da geliştirmeleri çok önemli. Hayatın hangi kapıyı ne zaman açacağı bilinmiyor ne kadar çok yönlü olursanız, fırsatları o kadar kolay yakalarsınız.</p><p><b>Kadın dayanışması gerçek hayatta nasıl mümkün olur?</b></p><p>Kadın dayanışması aslında gerçek hayatta zaten mümkün diye düşünüyorum ve çoğu zaman küçük anlarda başlıyor. Toplumsal cinsiyetten kaynaklanan zorlukları kadınlar olarak benzer şekillerde deneyimliyoruz ve birbirimizi en iyi yine biz anlayabiliyoruz. Farklı alanlarda başarılı kadınları görünür kılmak, onları takdir etmek ve başarılarını paylaşmak; kadınların fikirlerinin duyulmasını sağlamak ve desteklemek ise dayanışmanın küçük gibi görünen ama kültürü dönüştüren somut adımları oluyor.</p><p><b>Bir kız çocuğu sizi izliyorsa ne görmesini isterdiniz?</b></p><p>Beni izleyen bir kız çocuğunun mutlu, güçlü ve kendi yolunu çizebilen bir kadın görmesini isterim. İşini tutkuyla yapan ama ailesine de aynı tutkuyla bağlı bir kadın. Kadınların istedikleri her alanda parlayabileceklerini ve hayat boyunca tek bir "şapkayla" sınırlı kalmak zorunda olmadıklarını fark etmesini isterim. Özellikle kızım Leyla'nın şunu görmesini isterim: Kadın olmak hiçbir zaman bir sınır değil; tam tersine büyük bir güç.</p><p><b>Geleceğin iş dünyasında kadın liderliği nerede olacak?</b></p><p>Kadın liderler başarıyla yollarına devam ettikçe, geleceğin iş dünyasında liderliğin cinsiyetle değil yetkinlik ve etkiyle tanımlandığı, eşitliğin ise artık bir hedef değil doğal bir standart olduğu bir yerde olacağına inanıyorum. Kadının nasıl göründüğünün değil, ne kattığının konuşulduğu bir iş dünyası hayal ediyorum. Asıl mesele sayıların değil; kültürün dönüşmesi. Kadınların yalnızca mevcut pozisyonlarda değil, geleceğin mesleklerinin tasarlanmasında da eşit söz sahibi olması gerekiyor. </p><p><b>20 yaşınızdaki Zümrüt'e ne söylerdiniz?</b></p><p>20 yaşımdaki Zümrüt'e, kendine güvenmeye devam etmesini söylerdim. Merakını kaybetmemesini, farklı deneyimlerden korkmamasını ve kendi yolunun zamanla şekilleneceğine inanmasını hatırlatırdım. Bir de başarıyı sadece pozisyonla değil, yarattığı etkiyle ölçmesini söylerdim. </p><p><b>Global bir markada çalışmak size hayat ritmi olarak ne kattı?</b></p><p>Global bir yapının içinde olmak insana geniş bir perspektif kazandırıyor. Farklı kültürlerle çalışmak, hızlı ve disiplinli hareket etmek önemli bir refleks haline geliyor; ancak aynı zamanda yerel değerlere daha sıkı sarılmayı da öğretiyor. Global vizyon ile yerel ruhu birlikte taşıyabilmek ise benim için en kıymetli dengeyi oluşturuyor.</p><p><b>Marka kültürü ile kişisel stiliniz arasında bir paralellik var mı?</b></p><p>Kesinlikle var. Markalarımızın özgün, cesur ve deneyim odaklı kültürü, meraklı, keşfetmeyi seven ve insan odaklı bakış açımla birbirini besliyor. Saygı, sorumluluk ve kapsayıcılık hem kişisel liderlik anlayışımın hem de kurum kültürümüzün temelinde yer alıyor. Şirket mottomuz "Keyifli anların yaratıcıları" ise, hayatı nasıl deneyimlediğim konusunda bana her zaman ilham veriyor. </p><p><b>Lüks tüketim dünyasında hikâye anlatıcılığı ne kadar önemli?</b></p><p>Kesinlikle çok önemli, lüks artık sadece bir ürün değil, bir anlam ve deneyim sunuyor. Bugün insanlar sadece bir ürün satın almıyor; bir duruşa, bir hikâyeye ortak oluyor. O hikâye gerçekse ve yaşanıyorsa karşılık buluyor.  Değer iletişimi, ancak o değerleri gerçekten hayata geçirdiğinizde inandırıcı oluyor.</p><p><b>Türkiye'de lüks ve deneyim kültürü sizce nasıl evriliyor?</b></p><p>Türkiye'de artık insanlar daha bilinçli ve seçici. Sadece sahip olmak değil, anlamlı bir deneyim yaşamak istiyorlar. Yerel değerlere dokunan, kültürle ve sanatla bağ kuran projeler daha güçlü bir karşılık buluyor. Kendi adıma bu dönüşümü görmek heyecan verici. Buna ek olarak günlük hayatı daha keyifli hale getiren "ulaşılabilir lüks" kavramı da bu dönüşümün önemli bir parçası haline geliyor. </p><p><b>Global markalarda kadın lider olmak size ne hissettiriyor?</b></p><p>Hem gurur hem sorumluluk. Çünkü o pozisyonda yalnızca kendi adınıza varolmuyorsunuz, sizden sonra gelecek kadınlar adına da bir alan açıyorsunuz. Şirketimiz kadın liderliğine önem veriyor; yönetim kurulumuzda kadın ve erkekler eşit temsil ediliyor. Böyle bir ortamda çalışmak hem mutlu ve gururlu hissettiriyor hem de kariyerinin başındaki genç kadınlara örnek olup onların yolculuklarına ilham verebilmek büyük bir sorumluluk. Global bir firmada çalışıyorum ancak Pernod Ricard Türkiye'nin ve şirketimizde çalışan Türk kadınlarının dünya çapında başarıları ile gurur duyuyorum. </p><p><b>Kendinizle en çok gurur </b><b style="">duyduğunuz an?</b></p><p>Bir projenin gerçekten sahaya dokunduğunu ve insanların hayatlarında bir etki yarattığını gördüğüm anlar. Özellikle Pernod Ricard Türkiye olarak türü tükenme tehdidi altında olan coğrafi işaretli Bodrum Mandalini'ni desteklediğimiz Bodrum Yeşili sosyal sorumluluk projemizle yerel üreticiye, kültüre ve doğaya katkı sağladığımızı hissettiğim anlar benim için çok anlamlı. Kalıcı fayda yaratabilmek en büyük motivasyonum.</p><p><b>Zor bir karar aldığınızda kendinizi nasıl dengeliyorsunuz?</b></p><p>Yapım gereği çözüm odaklı ve her zaman bir çıkar yol olacağına inanan biri olduğum için, genellikle zor kararları da kabullenmek ve doğru şekilde ilerlemek daha kolay oluyor. Yine de zor bir karar söz konusuysa, bir adım geri çekilip büyük resmi görmeye çalışıyorum. Duygularımı dinlerken veriye ve risklere de bakmak, kararların içinde dengede kalmamı sağlıyor.</p><p><b>İş dünyasında "etki yaratmak" sizin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Etki yaratmak benim için yalnızca sonuç üretmek değil; insanlarda, bakış açılarında ve kurum kültüründe kalıcı bir iz bırakabilmek demek. Bir kapıyı açıyorsanız, arkanızdan gelenler için de o kapının açık kalmasını sağlamaya çalışmak gibi. </p><p><b>8 Mart size en çok hangi duyguyu hatırlatıyor?</b></p><p>8 Mart bana eşit, özgür ve kapsayıcı bir iş dünyasını hatırlatıyor. Geçmişten gelen mücadeleleri hatırlarken, bugün açılan yeni yolları görmek ve kadınların her alanda güçlenmesini izlemek bana umut veriyor. Çeşitlilik ve kapsayıcık sürekli bir yolculuk ve bu yolculuk süresince hep birlikte daha iyisini inşa edebileceğimize dair güçlü bir inancım var.</p><p><b>Yoğun bir tempoda zihninizi nasıl boşaltıyorsunuz?</b></p><p>İçinde bulunduğum sektör gereği yoğun tempolara alışığım. Ancak zihnimi gerçekten boşaltıp hayatın dengesini yeniden kurduğum anlar, çocuklarım, ailem ve arkadaşlarımla birlikte geçirdiğim, güldüğüm, eğlendiğim ve güzel anılar paylaştığım zamanlar oluyor. Bunun dışında hobilerime ve beni bugünkü Zümrüt yapan ilgi alanlarıma ayırdığım vakitler de benim için terapi gibi; örneğin amatör olarak ilgilendiğim müzik ve spor gibi.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/guclu-kadinlar-guclu-hikayeler-zumrut-yezdani-kedik-1087129</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/guclu-kadinlar-guclu-hika-416_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087128</guid><pubDate>Wed, 11 Mar 2026 13:12:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Dilek Hanif]]></title><description><![CDATA[Farklı sektörlerde kendi yollarını açan 10 güçlü kadından biri olan; moda tasarımcısı Dilek Hanif, liderlikten dayanışmaya, cesaretten ilhama uzanan hikâyesiyle ALEM'in Kadınlar Günü özel sayısında yer alıyor. İş dünyasından modaya, sürdürülebilirlikten girişimciliğe uzanan bu yolculuklarda başarı yalnızca ulaşılan bir nokta değil, aynı zamanda başkaları için açılan yeni kapılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Bir koleksiyona başlarken ilk düşündüğünüz şey ne oluyor?</b></p><p>Yeni bir koleksiyona başlarken ilk odaklandığım unsur her zaman teması oluyor. Ardından, kullanmak istediğim malzemeleri ve koleksiyon aracılığıyla aktarmak, izleyiciye hissettirmek istediğim duyguyu netleştiriyorum. Benim için tasarım süreci; tema, materyal ve duygu arasında kurulan güçlü bir dengeyle şekilleniyor.</p><p><b>Yıllar içinde tasarım diliniz nasıl evrildi?</b></p><p>Yıllar içinde markamın kimliğini ve Dilek Hanif'e özgü tasarım kodlarını daha net bir biçimde keşfettim. Bu süreç, silüetlerime de yansıdı; daha cesur, daha kararlı ve kendinden emin formlar yaratmaya başladım.</p><p><b>Moda dünyasında kalıcı olmanın sırrı nedir?</b></p><p>Moda dünyasında kalıcı olmanın en önemli sırrı, kendinize ait bir tasarım dili oluşturmak ve güçlü bir marka hafızası yaratmaktır. İnsanlar bir tasarımcının adını duyduğunda zihinlerinde beliren ilk imge, aslında o markanın kodlarını temsil eder. Bu nedenle ayırt edici, tutarlı ve net bir stil inşa etmek büyük önem taşır. Kalıcılık, tam da bu özgün kimliğin istikrarlı biçimde sürdürülmesiyle mümkün olur.</p><p><b>Kadınların stil yolculuğunda en kritik eşik nedir?</b></p><p>Kritik eşik, öncelikle "Moda ne söylüyor?" ve "Bana gerçekten ne yakışıyor?" sorularına samimiyetle cevap verebilmekten geçiyor. Elbette çevreden alınan geri bildirimler de bu sürecin bir parçası; ancak asıl belirleyici olan, kişinin kendi bedenini tanıması ve onu doğru analiz edebilmesidir. Kendi vücut formunu, oranlarını ve güçlü yanlarını bilmek, stil yolculuğunda en önemli dönüm noktalarından biridir.</p><p><b>Genç kadın tasarımcılara en önemli tavsiyeniz?</b></p><p>Genç kadın tasarımcılara en önemli tavsiyem şu olurdu: Kendi kimliklerini oluşturup inandıkları tarzdan ödün vermeden çalışmaya devam etmeleri ve pes etmemeleri. Çünkü moda yolculuğu sabır gerektiren, uzun ve zorlu bir süreçtir; ancak sonunda ulaşılan başarı ve duyulan kıvanç, tüm emeğe fazlasıyla değer.</p><p><b>Başarı hikâyeniz bir kız çocuğuna ne ilham versin isterdiniz?</b></p><p>"O başarmış, ben de başarabilirim" dedirtmeyi isterdim. Bu başarının en büyük kaynağının moda sevgisi olduğunu ve yeterli çaba gösterildiğinde her kız çocuğunun kendi hikâyesini yazabileceğini bilmelerini isterdim.</p><p><b>8 Mart size en çok hangi duyguyu hatırlatıyor?</b></p><p>8 Mart bana mücadeleyi ve sorumluluğu hatırlatıyor. Benim için bu özel gün, yalnızca kutlanacak bir tarih değil; bir kadın, bir anne ve bir tasarımcı olarak kendi ayaklarımız üzerinde durma gücümüzü ve topluma karşı taşıdığımız sorumluluğu simgeliyor.</p><p><b>Yoğun bir tempoda zihninizi nasıl boşaltıyorsunuz?</b></p><p>Kısa yürüyüşler ve yüksek sesle klasik müzik; beni çok motive eden ve iyi hissettiren iki şey. </p><p><b>Kariyerinizde dönüm noktası olan bir an var mı?</b></p><p>2004 yılında Paris Couture Haftası'ndaki defileden sonraki finalim ve sonrası benim için bir dönüm noktasıdır. Paris Couture Haftası'na katılan ilk Türk tasarımcı olarak anılıyor olmam da benim için çok önemli bir dönüm noktasıydı. Önümüzdeki Paris Couture Haftası'na tekrar </p><p>katılıyor olmak benim için ayrı bir gurur. </p><p><b>Tasarım sürecinde sizi en çok besleyen ritüel?</b></p><p>Tasarım sürecinde beni en çok besleyen ritüel, kendime tamamen sessiz ve izole bir alan yaratmakla başlıyor. Kimsenin olmadığı bir ortamda gözlerimi kapatıp üzerinde çalıştığım koleksiyonu zihnimde canlandırıyorum. Aslında yalnızca tasarlamıyorum; o koleksiyonun içine giriyor, içinde yürüyor, dokularını, silüetlerini ve atmosferini hayal ediyorum. Bu zihinsel yolculuk, koleksiyonun ruhunu en baştan hissetmemi sağlıyor ve yaratım sürecimi derinleştirerek bana güçlü bir ilham kaynağı oluyor.</p><p><b>20 yaşınızdaki Dilek Hanif'e ne söylemek istersiniz?</b></p><p>"Sandığından çok daha güçlüsün. Kendi kimliğini keşfetmekten ve potansiyelini ortaya koymaktan korkma; neler yapabileceğini ancak cesaret ettiğinde görebilirsin."</p><p><b>Hayatınızda aldığınız en büyük risk?</b></p><p>Kendi markamı kurmak üzere yola çıkışım. </p><p><b>İki kız annesi olarak kızlarınıza verdiğiniz en özel tavsiye nedir?</b></p><p>Kendilerine güvenmelerini, kendi ayakları üzerinde durabilme cesaretini geliştirmelerini ve her ne olursa olsun yollarına devam edebilecek gücü her zaman içlerinde hissetmelerini tavsiye ederim. </p><p><b>Kriz anlarında ilk refleksiniz ne olur?</b></p><p>Doğru kararı verebilmek için önce sakinleşmeyi tercih ederim; acele etmek yerine bekler, zihnimi berraklaştırır ve kararımı o dinginlik içinde veririm.</p><p><b>Tasarımlarınızda kültürel kodlar ne kadar belirleyici?</b></p><p>Her koleksiyonumda kültürel kodlara referans veren parçalara mutlaka yer veririm. Bu unsurlar, tasarım dilimin vazgeçilmez bir parçasıdır; hatta koleksiyonun kimliğini şekillendirmede neredeyse belirleyici bir rol üstlendiklerini söyleyebilirim. Osmanlı motiflerinden ilham aldığım kadar, yöresel dokuma kumaşları koleksiyonlarıma dahil etmeye de özen gösteririm; böylece geçmişin zengin mirasını çağdaş bir yorumla yeniden hayat buldururum.</p><p><b>Yıllar sonra adınız anıldığında nasıl hatırlanmak istersiniz?</b></p><p>"Kendi doğruları ve hayata karşı duruşu olan bir insandı; güçle zarafeti birleştirmiş bir tasarımcıydı" denmesini isterdim.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/roportajlar/guclu-kadinlar-guclu-hikayeler-dilek-hanif-1087128</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/guclu-kadinlar-guclu-hika-470_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087126</guid><pubDate>Wed, 11 Mar 2026 12:10:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Milka Karaağaçlı İnce]]></title><description><![CDATA[Farklı sektörlerde kendi yollarını açan 10 güçlü kadından biri olan; Kısmet by Milka markası yaratıcısı Milka Karaağaçlı İnce, liderlikten dayanışmaya, cesaretten ilhama uzanan hikâyesiyle ALEM'in Kadınlar Günü özel sayısında yer alıyor. İş dünyasından modaya, sürdürülebilirlikten girişimciliğe uzanan bu yolculuklarda başarı yalnızca ulaşılan bir nokta değil, aynı zamanda başkaları için açılan yeni kapılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Kariyer yolculuğunuzda sizi bugün bulunduğunuz noktaya taşıyan en kritik karar neydi?</b></p><p>Aslında tek bir kritik an yok; birden fazla eşik var. Reklamcılıktaki işimi bırakma kararı, kendi şirketimi kurma cesareti, Türkiye'de markayı büyütme süreci ve ardından yurt dışına açılma adımı... Her biri kendi içinde riskli ama dönüştürücü kararlardı. Geriye dönüp baktığımda, asıl belirleyici olanın risk almaktan korkmamak olduğunu görüyorum.</p><p><b>Uluslararası arenada var olmak size iş dünyasında nasıl bir perspektif kazandırdı?</b></p><p>Global pazarda var olmak, standartları sürekli yükseltmeyi ve her detayı daha bütüncül düşünmeyi öğretti. Farklı kültürlerden, farklı yaşam tarzlarından insanların aynı tasarımda kendine ait bir ifade bulabilmesi, evrensel bir dil yaratmanın ne kadar değerli olduğunu gösterdi.</p><p><b>Moda/lifestyle sektöründe sürdürülebilir başarıyı siz nasıl tanımlıyorsunuz?</b></p><p>Kısa vadeli heyecanlar yerine güçlü ve net bir kimlik inşa etmek. Her sezon değişen trendlerin peşinden gitmek yerine, markanın DNA'sını koruyarak kendini sürekli geliştirebilmek. Tutarlılık ve yenilik arasındaki denge bence sürdürülebilirliğin anahtarı.</p><p><b>Bir marka yaratırken sezgi mi strateji mi daha baskın?</b></p><p>Başlangıçta sezgi daha baskındı; bugün sezgi ve strateji birlikte ilerliyor. Sezgi markanın ruhunu oluşturuyor, strateji ise o ruhu doğru zamanda, doğru yerde büyütüyor.</p><p><b>Liderlik anlayışınız yıllar içinde </b><b style="">nasıl evrildi?</b></p><p>İlk yıllarda her detaya hakim olma ihtiyacı hissediyordum. Zamanla güçlü bir ekip kurmanın ve güvenmenin önemini öğrendim. Artık liderliği kontrol etmekten çok yön göstermek, ilham vermek ve alan açmak olarak görüyorum.</p><p><b>Kendinizle en çok gurur duyduğunuz an?</b></p><p>Markanın yurt dışında kendi kimliğiyle kabul gördüğünü hissettiğim anlar büyük bir gurur. Bununla birlikte, uluslararası yeteneklerle çalışmak, farklı disiplinlerden yaratıcı insanlarla aynı vizyon etrafında buluşabilmek de benim için çok kıymetli.</p><p><b>Kadın dayanışmasını gerçek hayatta nasıl deneyimlediniz?</b></p><p>Zor karar anlarında yanımda olan, beni yüreklendiren kadınlarla. Gerçek dayanışma her zaman çok görünür değil ama çok derin ve dönüştürücü.</p><p><b>Yoğun bir tempoda zihninizi nasıl boşaltıyorsunuz?</b></p><p>Ailemle vakit geçirmek benim için en büyük denge unsuru. Çocuklarımla geçirdiğim zaman, eşimle paylaştığım sakin anlar ve köpeğimizle yaptığımız yürüyüşler zihnimi gerçekten boşaltıyor. Spor ve seyahat de bu dengeyi destekliyor; rutinimin dışına çıktığımda hem zihnim hem enerjim yenileniyor.</p><p><b>Kariyerinizde dönüm noktası olan bir an var mı?</b></p><p>Kendi markamı kurduğum gün ve ilk uluslararası adımı attığım dönem en net dönüm noktalarıydı. Geri dönüş olmadığını bilmek hem korkutucu hem de inanılmaz motive ediciydi.</p><p><b>Genç kadınlara en çok hangi konuda cesaret vermek istersiniz?</b></p><p>Kendi potansiyellerini küçümsememeleri konusunda. Çoğu zaman sınırları dış dünya değil, biz koyuyoruz.</p><p><b>Zor bir karar aldığınızda kendinizi nasıl dengeliyorsunuz?</b></p><p>Duygularımı yok saymadan ama onlara teslim olmadan ilerlemeye çalışıyorum. Kısa vadeli rahatlık yerine uzun vadeli vizyona ve değerlerime odaklanmak beni dengeliyor.</p><p><b>İş dünyasında "etki yaratmak" sizin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Bir tasarımın, onu takan kişinin duruşunu değiştirmesi. Kendini daha güçlü, daha özgüvenli ya da daha cesur hissetmesi. Gerçek etki benim için bu dönüşümü yaratabilmek.</p><p><b>8 Mart size en çok hangi duyguyu hatırlatıyor?</b></p><p>Dayanışma ve sorumluluk. Kadınların birlikte yarattığı gücü ve bu gücü daha ileri taşıma gerekliliğini.</p><p><b>Başarı hikâyenizi anneniz nasıl anlatırdı?</b></p><p>Sanırım "Vazgeçmedi" derdi. İstikrarın ve çalışmanın altını çizerdi.</p><p><b>"Bunu başardım" dediğiniz anın </b><b style="">duygusu neydi?</b></p><p>Kısa bir tatmin ve hemen ardından daha büyük bir sorumluluk hissi. Çünkü her başarı yeni bir eşik demek.</p><p><b>Bugünkü Milka, 20 yaşındaki Milka'yı en çok hangi konuda şaşırtırdı?</b></p><p>Cesareti ve dayanıklılığı konusunda. Hayal kurmanın ötesine geçip o hayaller için sorumluluk alabilmesi muhtemelen onu en çok şaşırtan şey olurdu.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/roportajlar/guclu-kadinlar-guclu-hikayeler-milka-karaagacli-ince-1087126</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/guclu-kadinlar-guclu-hika-321_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087125</guid><pubDate>Wed, 11 Mar 2026 12:04:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Berrin Eser]]></title><description><![CDATA[Farklı sektörlerde kendi yollarını açan 10 güçlü kadından biri olan; Berr-In markası yaratıcısı Berrin Eser, liderlikten dayanışmaya, cesaretten ilhama uzanan hikâyesiyle ALEM'in Kadınlar Günü özel sayısında yer alıyor. İş dünyasından modaya, sürdürülebilirlikten girişimciliğe uzanan bu yolculuklarda başarı yalnızca ulaşılan bir nokta değil, aynı zamanda başkaları için açılan yeni kapılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Kariyer yolculuğunuzda sizi en çok dönüştüren an neydi?</b></p><p>1980'li yılların sonlarında Vedat Öztarhan'ın teklifi ile VEPA'nın baş tasarımcısı olduğum an en dönüştürücüsüydü diyebilirim. </p><p><b>Liderlik sizin için bir pozisyon mu, bir sorumluluk mu?</b></p><p>Her ikisi de. Sektörde lider bir pozisyonda olduğum doğru. Kişiliğimde de var olan liderlik özelliği ve hazır giyim sektöründe tasarım konusunda öncü oluşum beklentiler açısından sektöre karşı bana ağır bir sorumluluk da yüklüyor. </p><p><b>Zor kararları alırken sezgi mi, </b><b style="">analiz mi?</b></p><p>Sezgi, vizyon, bilgi ve deneyimim aklımla birleştiğinde zor kararların üstesinden gelebiliyorum. </p><p><b>Başarıyı sürdürülebilir kılmanın sırrı sizce nedir?</b></p><p>Akademik eğitimin yanında, yetenek ve deneyimin birleşmesi başarıyı kaçınılmaz kılıyor. </p><p><b>İş dünyasında en çok hangi özelliğinizle fark yarattığınızı düşünüyorsunuz?</b></p><p>Yarattığım Berr-In koleksiyonlarında tasarım ve ticaret kavramlarını başarıyla birleştiriyorum. Detaycı kişiliğim, yarattığım koleksiyonların kişiliğimi de yansıtan özgünlüğü ve gerçekten tek başına bir kadın olarak yıllardır Türk hazır giyim sektöründe dimdik ayakta oluşum beni sektörde farklı kılıyor diyebilirim.</p><p><b>Kadın dayanışmasını nasıl deneyimlediniz?</b></p><p>Ne yazık ki bu konuda olumlu bir deneyimim olmadı. Bir Türk kadını olarak, ben tüm Türk kadınlarının güçlü olmasını, iş hayatında olan kadınların da başarılı olmalarını diliyorum. </p><p><b>Kariyeriniz boyunca bir önyargıyla karşılaştınız mı?</b></p><p>Herhangi bir önyargı ile karşılaşmadım. Kariyerime ilk adım attığım yıllarda dahi, herkes bu işi ne kadar iyi yapabileceğimi biliyor ve görüyordu. Ancak tasarımcılığım bir yana; kendi şirketimi kurup markamı oluşturduktan sonra, ticari açıdan, erkek egemen iş dünyasında tek başına bir kadın olarak büyük bir mücadele verdiğimi de belirtmek isterim.</p><p><b>Genç kadınlara en çok hangi konuda cesaret vermek istersiniz?</b></p><p>Girişimcilik konusunda cesaret vermek isterim. Hangi meslek olursa olsun, yetenekleri doğrultusunda adım atmaya korkmasınlar. Mutlaka her işi ciddiye alsınlar, öncelikle deneyim kazansınlar ve cesur olsunlar. Türk kadını güçlü olduğunun bilincinde olmalıdır.   </p><p><b>Kadınların birbirine en çok neyi hatırlatması gerekiyor?</b></p><p>"Kadın kadının kurdudur" yerine "kadın kadının yurdudur" denmesi gerektiğini birbirimize hatırlatmalı ve dayanışma içinde olmalıyız. </p><p><b>Markanızın DNA'sını üç kelimeyle tanımlar mısınız?</b></p><p>Kimlikli, farklı ve güçlü.</p><p><b> İlk koleksiyonunuzu bugün görseniz ne hissederdiniz?</b></p><p>VEPA döneminde Vizon Show'da sergilediğim koleksiyonlarım aklıma geldiğinde duygulanıyorum. O dönemi yaşadığım için kendimi şanslı hissediyorum ve o dönemki kaliteyi özlüyorum. İlk koleksiyonumu bugün görsem, günümüzde bile giyilebilecek parçalardan oluşan, ne kadar güncel bir koleksiyon yaptığımı bir kez daha hatırlar ve gururlanırdım. </p><p><b>Günün en yaratıcı saati?</b></p><p>Günün her saati.</p><p><b>En büyük ilham kaynağınız?</b></p><p>Türk kadınına hep güvenen, onu hep yücelten ve bize bu yolu açan Mustafa Kemal Atatürk en büyük ilham kaynağımdır. </p><p><b>8 Mart Kadınlar günü sizin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Sembolik olarak anlamlı olsa da; kadınların öneminin tek bir güne sıkıştırılmadan, yılın her gününde anlamlandırılması gerektiğini düşünüyorum. </p><p><b>Kariyerinizde dönüm noktası olan bir an var mı?</b></p><p>2000li yılların başında; şu anda Türkiye'nin en önemli hazır giyim markalarından biri olan, baş tasarımcılığını ve yöneticiliğini yaptığım firmadan ani bir kararla ayrılıp, kendi firmamı kurarak Berr-In markasını oluşturmam kariyerimdeki en değerli dönüm noktasıdır. </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/roportajlar/guclu-kadinlar-guclu-hikayeler-berrin-eser-1087125</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/guclu-kadinlar-guclu-hika-143_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087124</guid><pubDate>Wed, 11 Mar 2026 12:01:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Begüm Kıroğlu]]></title><description><![CDATA[Farklı sektörlerde kendi yollarını açan 10 güçlü kadından biri olan; Begüm Khan markasının yaratıcısı Begüm Kıroğlu, liderlikten dayanışmaya, cesaretten ilhama uzanan hikâyesiyle ALEM'in Kadınlar Günü özel sayısında yer alıyor. İş dünyasından modaya, sürdürülebilirlikten girişimciliğe uzanan bu yolculuklarda başarı yalnızca ulaşılan bir nokta değil, aynı zamanda başkaları için açılan yeni kapılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Tasarımlarınızdaki güçlü ve </b><b style="">cesur estetiğin arkasında nasıl bir duygu var?</b></p><p>Tasarımlarımdaki güçlü ve cesur estetiğin arkasında kendimle kurduğum bir bağ var. Scarab böceği benim için çok özel bir sembol. Kendimi biraz ona benzetiyorum; hem güçlü hem de kırılgan. Küçük ama inanılmaz bir direnci var ve tarih boyunca yeniden doğuşun sembolü olmuş. Tasarımlarımda da o gücü, o dönüşüm hissini ve doğanın içindeki bu küçük ama etkileyici varlıkların enerjisini mücevhere taşımayı seviyorum.</p><p><b>Mücevher sizin için bir aksesuar mı, </b><b style="">bir ifade biçimi mi?</b></p><p>Her ikisi de diyebilirim. Mücevher bir aksesuar ama aynı zamanda çok güçlü bir ifade biçimi. Bazen bir karakteri, bazen bir hikayeyi, bazen de bir ruh halini taşıyor. Bazı takıların benim için çok önemli bir yeri var, çünkü beraberinde anıları taşıyorlar. Mesela "caretta" küpelerim ve "pharaoh" cuff; ilk yaptığım tasarımlardan. Benim için Begüm Khan'a başlamam yeniden bir doğuş anıydı. Kendi tasarladığım ürünler dışında; anneannemin saati, dedemin nişan yüzüğü gibi parçalar bana hayattaki önemli dönüm noktalarını ve güzel anıları hatırlatıyorlar.  </p><p><b>Markanızın DNA'sını üç kelimeyle anlatır mısınız?</b></p><p>Zamansız, çağdaş ve kendine özgü.</p><p><b>En büyük ilham kaynağınız?</b></p><p>En büyük ilham kaynağım doğa ve onun içindeki alışılmadık güzellikler. Böceklerden çiçeklere, deniz kabuklarından egzotik bitkilere kadar doğadaki her detay benim için bir hikayenin başlangıcı. Aslında yaşadığımız dünya o kadar güzel, o kadar özel, o kadar ilham dolu ki; sadece ilham almak için bakmak ve görmek yeterli.</p><p><b>Tasarımlarınızda kadın enerjisini nasıl yansıtıyorsunuz?</b></p><p>Her kadının kendine özgü bir ruhu var. Tıpkı doğadaki canlılar gibi... Bir kaplumbağanın, bir böceğin, bir ahtapotun ya da bir ıstakozun farklı karakterleri olduğu gibi. Hepsinin kendine ait bir enerjisi var. Tasarımlarımda da doğadan farklı figürleri kullanarak kendine güvenen, ne istediğini bilen kadın enerjisini yansıtmayı seviyorum.</p><p><b>Bir mücevher bir kadının ruh halini değiştirebilir mi?</b></p><p>Kesinlikle değiştirebilir. Mücevher bazen bizi koruyan küçük bir zırh gibidir. Onu taktığınız anda duruşunuz, enerjiniz bile değişebilir. Bir böcek, bir çiçek ya da bambaşka bir sembol... Hepsi bir kadının içindeki farklı bir ruhu ortaya çıkarabilir.</p><p><b>Cesaret sizin tasarım dilinizde nerede duruyor?</b></p><p>Cesaret tasarım dilimin ve aslında hayatımın tam merkezinde. Hiçbir şeyden korkmamam ve tasarımlarda cesur olmam Begüm Khan'a çok olağan dışı, değişik bir dil verdi ve bana hayatta çok fazla kapı açtı. Hem Begüm Khan'ın karakterini hem benim Begüm Kıroğlu olarak hayatımı çok güzel şekilde yönlendirdi. Herkese cesur olmalarını tavsiye ederim.</p><p><b>Yaratıcılığınızı besleyen küçük alışkanlıklarınız var mı?</b></p><p>Benim için farklı kültürler, farklı şehirler, farklı insanlar çok ilham verici. İstanbul İtalyan Lisesi'nden sonra Koç Üniversitesi ve Milano'da Bocconi Üniversitesi'nde okudum. Daha sonrasında Şangay'da Çin Kültürü üzerine master yaptım ve burada altı sene yaşadım. Sonraki yıllarda İstanbul - Paris arasında yaşadıktan sonra şu an ise rotamı Milano'ya çevirdim. Birbirinden çok farklı kültürlerin içinde vakit geçirmek, buralarda sanat tarihlerini görmek, birbirinden farklı insanlarla tanışmak, farklı fikirleri tartışmak insanın bakış açısını ve bilgisini çok büyütüyor ve aynı zamanda geliştiriyor. Bence benim yaratıcılığımı besleyen en büyük alışkanlığım farklılıklara olan ilgim ve merakım.</p><p><b>Liderlik anlayışınız yıllar içinde </b><b style="">nasıl evrildi?</b></p><p>Ben de Begüm Khan ile birlikte büyüdüm. Öncesinde Şangay'da iki sene kurumsalda çalıştıktan sonra, hayatta deneyimlediğim ikinci işim Begüm Khan'dı. Aslında başladığım noktada kendime lider diyebilmem çok zor; ilk başta ben ve bir kişiydik, daha sonra sayımız ikiye çıktı, zaman içinde ekip büyüdü. Şimdi hem İstanbul'da hem Milano'da iki ekip ile yolumuza devam ediyoruz. Benim liderlik anlayışım günden güne değişiyor. Açıkçası kendimi hiçbir zaman bir lider gibi değil, ekibimle büyüyen ve gelişen biri olarak gördüm. Çalıştığım ekip çok genç, ben de zamanında çok genç ve tecrübesiz başlamıştım, o yüzden ekibimle beraber deneyip, beraber hatalar yapıp aynı zamanda da beraber büyüyoruz. Yüzde sekseni kadınlardan oluşan bir ekibimiz var. Ben dahil herkesin kendini geliştirebildiği, aynı zamanda yaratıcılıklarını ve yeteneklerini ortaya çıkartabildikleri özgür bir iş ortamı yaratmaya çalışıyorum. </p><p><b>Kendinizle en çok gurur </b><b style="">duyduğunuz an?</b></p><p>Milano, Monte Napoleone mağaza açılışı. Uzun zamandır Begüm Khan'ın yurt dışında bir kapısı olmasını istiyordum. İtalyan Lisesi mezunuyum, daha sonrasında Bocconi Üniversitesi'nde eğitim gördüm. 10-15 sene sonra şu an tekrar Milano'ya geri dönmek benim için oldukça güzel bir his. Şu an Milano ikinci evimiz oldu. Monte Napoleone caddesinde yan komşularımız Celine ve Berluti; karşı komşumuz Valentino olarak ilk Avrupa mağazamızı açtık. Yeşil kaplumbağa kabuğu deseninin duvarları süslediği, çok tatlı mücevher kutusu gibi bir mağaza oldu. Umarım bir gün herkesin yolu düşer. </p><p><b>Kadın dayanışmasını gerçek hayatta nasıl deneyimlediniz?</b></p><p>Kadın dayanışmasının en güzelini her gün deneyimliyorum aslında. Daha önce bahsettiğim gibi bizim ekibimizin büyük bir çoğunluğu başarılı, genç ve çok çalışkan kadınlardan oluşuyor. Her gün beraber çalışmak, fikirlerimizi ve duygularımızı paylaşmak benim için çok özel ve dayanışmanı en güçlü örneği. Hepimiz büyük bir ormandaki farklı çiçekler gibiyiz; hepimizin başka güzellikleri, farklı özellikleri ve başka kırılganlıkları var. Bu duyguları hep beraber deneyimlemek büyük bir ayrıcalık.</p><p><b>Zor bir karar aldığınızda kendinizi nasıl dengeliyorsunuz?</b></p><p>Bazen küçük detayları çok düşünebiliyorum, fakat büyük kararlarda tam tersine çok hızlı bir şekilde iyi hissettiğim şekilde karar verebiliyorum. Kendi içgüdüme güveniyorum, bu şekilde de dengeyi sağlıyorum.</p><p><b>Bir markayı uluslararası sahnede konumlandırırken en zor eşik neydi?</b></p><p>Ben Türk markalarının önünü çok açık buluyorum çünkü Türkiye ilham, kültür ve tarihsel zenginlik olarak çok zengin bir yer. Bir yandan da birçok sanatçının, zanaatkarın yaşadığı, hayallerinizi üretmenize fırsat sağlayan bir ülke. Ayrıca bir ekip kurmak gerektiğinde de çok genç, çok başarılı mezunların olduğu bir yer. Uluslararası bir başarı sağlamak için her markanın duruşu, dili, tasarım estetiği ve şahsına münhasırlığı olması gerektiğini düşünüyorum. Aslında en zor eşik de bu; kendine ait, başka hiçbir markaya benzemeyen bir kimlik yaratabilmek ve onu tutarlı bir şekilde dünyaya anlatabilmek.</p><p><b>Genç kadınlara en çok hangi konuda cesaret vermek istersiniz?</b></p><p>Vereceğim en büyük tavsiye; bence kendileri olmaları ve oldukları kişi olarak kendilerine güvenmeleri. Aynı zamanda cesur olmaları ve çok çalışmaları. Bazı şeyler uzaktan daha kolay gözüküyor; aslında başarıya ulaşmak imkansız ya da çok zor değil fakat kesinlikle çalışmayı gerektiriyor. </p><p><b>Yoğun bir tempoda zihninizi nasıl boşaltıyorsunuz?</b></p><p>Doğada olmak, köpeğimle oynamak, telefonumu bir süre bırakmak ve spor yapmak zihnimi boşaltmama yardımcı oluyor. Ayrıca meditasyon sürelerimi de uzatmak için ekstra çaba sarf ediyorum.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/roportajlar/guclu-kadinlar-guclu-hikayeler-begum-kiroglu-1087124</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/guclu-kadinlar-guclu-hika-475_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087123</guid><pubDate>Wed, 11 Mar 2026 11:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Yeliz Ataay Arıkök]]></title><description><![CDATA[Farklı sektörlerde kendi yollarını açan 10 güçlü kadından biri olan; QNB Türkiye Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı ve Uluslararası Bankacılık ve Hazine Yönetici Direktörü Yeliz Ataay Arıkök, liderlikten dayanışmaya, cesaretten ilhama uzanan hikâyesiyle ALEM'in Kadınlar Günü özel sayısında yer alıyor. İş dünyasından modaya, sürdürülebilirlikten girişimciliğe uzanan bu yolculuklarda başarı yalnızca ulaşılan bir nokta değil, aynı zamanda başkaları için açılan yeni kapılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b style="">Finans sektörü genellikle "sert" bir alan olarak tanımlanır. Siz bu alanı nasıl deneyimliyorsunuz?</b><br></p><p>Finans disiplin, özverili çalışma ve güçlü analiz gerektiren bir sektör. Bu nedenle sert olarak tanımlanması anlaşılabilir bir durum. Ancak ben finans sektörünü yalnızca piyasaların, rakamların yönetildiği bir alan olarak görmüyorum. Her alınan finansal kararın arkasında insanlar, kurumlar ve uzun vadeli toplumsal etkiler var. Bu nedenle benim deneyimimde finans, aynı zamanda verimli olma, yararlı olma, sorumlu kararlar verme ve hesap verebilirlik alanı. Veriyi merkeze alan ama insanı ve kapsayıcılığı dışarıda bırakmayan bir yaklaşımın daha güçlü sonuçlar ürettiğine inanıyorum.</p><p><b>Bankacılıkta liderlik sizce daha çok analiz mi, sezgi mi gerektirir?</b></p><p>Analiz bankacılığın temelidir, onsuz karar alamazsınız. Ancak liderlik yalnızca veriyi okumak değil, o verinin nereye evrileceğini öngörebilmek, yarına etkisine bakmaktır. Ben sezgiyi, deneyimle beslenen stratejik bir pusula olarak görüyorum. Benim için güçlü liderlik, veriye dayanan ama uzun vadeli değeri ve kapsayıcı etkiyi gözeten kararlardır. </p><p><b>Karar alırken sizi en çok yönlendiren değer nedir?</b></p><p>Adalet. Bir kararın finansal olarak doğru olması benim için yeterli değil, kapsayıcı ve sürdürülebilir de olmalı. Ve elbette adil de olmalı. Toplumsal eşitsizlikleri gidermeyen, hatta daha da kuvvetlendiren karar ve politikalar, uzun vadede mutlaka tıkanacaktır. Bu doğrultuda, adaletin önemli bir unsuru olan toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifini de karar mekanizmalarının doğal bir parçası olarak görüyorum.</p><p><b>Finans sektöründe kadın yönetici olmak size ne öğretti?</b></p><p>Temsilin dönüştürücü gücünü öğretti. Masada kaç kadın yöneticinin olduğu yalnızca matematiksel bir oran değil, kararların hangi perspektifle alındığını da değiştiren bir faktör. Farklı deneyimler ve bakış açıları karar kalitesini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle eşitliği bireysel bir mesele olarak değil, kurumsal performansın ve sürdürülebilir başarının bir parçası olarak görüyorum.</p><p><b>Bugünün iş dünyasında kadınların en çok hangi konuda cesarete ihtiyacı var?</b></p><p>Alan talep etme konusunda. Yetkinliği olan kadınların geri planda kalmaması gerektiğine inanıyorum. Görünürlükten çekilmek çoğu zaman eski ve kötü bir alışkanlık, oysa karar masasında yer almak hem bir hak hem de bir sorumluluktur. Elbette kapsayıcı kurum kültürü bunun zeminini hazırlamalı. Ancak bireysel cesaretin değişimin önemli bir parçası olduğunu da unutmamak lazım.</p><p><b>Genç kadınlara kariyer yolculuğunda en önemli tavsiyeniz?</b></p><p>Uzmanlaşın, derinleşin ve kendinize sınır koymayın. Yetkinlik, en güçlü özgüven kaynağıdır. Ne kadar derinleşirseniz, o kadar sağlam bir zeminde ilerlersiniz. Toplumsal cinsiyet eşitliği ancak güçlü, donanımlı ve iddialı kadınlarla kalıcı hale gelir.</p><p><b>Başarı hikâyeniz bir kız çocuğuna ne ilham versin isterdiniz?</b></p><p>Sınırların çoğu zaman dışarıdan değil, içeriden geldiğini görmesini isterdim. Bir kız çocuğu, hayal ettiği alanda yer alabileceğini ve o alanda söz sahibi olabileceğini bilerek büyümeli. Finans, teknoloji ya da iş yönetimi... Hangi alan olursa olsun, masada yer almak mümkün. Cesaret, emek ve disiplin birleştiğinde gerçek bir dönüşümün ortaya çıktığını görmesini isterdim.</p><p><b>Bir kurum içinde sürdürülebilirlik kültürü oluşturmak nereden başlar?</b></p><p>Sürdürülebilirlik kültürü üst yönetimin sahiplenmesiyle başlar. Ancak gerçek dönüşüm, bu yaklaşımın stratejiye, hedeflere ve performans göstergelerine entegre edilmesiyle mümkün olur. Sürdürülebilirlik bir yan başlık değil, iş modelinin parçası haline geldiğinde kalıcı olur. Kültür politika yazmakla değil, karar alma süreçlerini dönüştürmekle oluşur.</p><p><b>Dönüşümde en büyük direnç nereden geliyor?</b></p><p>En büyük direnç çoğu zaman alışkanlıklardan geliyor. Mevcut sistemi sorgulamak kolay değil, özellikle sonuç üretmiş bir yapıyı dönüştürmek daha da zor. Ancak veriyi şeffaf biçimde ortaya koyup hedefi net tanımladığınızda, direnç yerini ortak sorumluluğa bırakabiliyor. Dönüşüm, rahatsız edici soruları sormakla başlıyor.</p><p><b>Sürdürülebilirlik alanında kadın liderlerin yaklaşımı farklı mı?</b></p><p>Kesin genellemeler yapmayı doğru bulamıyorum. Ancak kapsayıcılık ve uzun vadeli etki perspektifinin kadın liderlerde güçlü biçimde temsil edildiğini gözlemliyorum. Sürdürülebilirlik çok boyutlu düşünmeyi, farklı paydaşları aynı çerçevede değerlendirmeyi gerektiriyor. Bu yaklaşım da çeşitlilikle güçleniyor. Dolayısıyla mesele kadın ya da erkek liderlikten çok, karar masasında farklı bakış açılarına yer açabilmek. Masada eşit sayıda temsille farklı perspektiflerden bakabilmek oldukça önemli. </p><p><b>Genç kuşakların hassasiyetleri iş dünyasını olabildiğince dönüştürüyor mu?</b></p><p>Kesinlikle, dönüştürüyor ve hızlandırıyor. Özellikle şeffaflık, etik duruş ve değer temelli yönetim beklentileri kurumları daha hesap verebilir olmaya zorluyor. Ancak kalıcı etki, bu beklentiler stratejiye ve performans sistemlerine entegre edildiğinde ortaya çıkıyor. Aksi halde dönüşüm söylemde kalır.</p><p><b>Kadın dayanışmasını iş hayatınızda nasıl deneyimlediniz?</b></p><p>Dayanışmayı yalnızca destek olmak değil, alan açmak olarak deneyimledim. Birbirini görünür kılan, fırsat paylaşan ve geri bildirim veren kadın liderler kurumsal kültürü dönüştürüyor. Bu yaklaşım rekabeti değil, kolektif başarıyı güçlendiriyor.</p><p><b>Cam tavan mı, cam uçurum mu daha gerçek bir kavram sizce?</b></p><p>Bugün her ikisi de gerçek. Temsilin artması önemli ancak kritik ve riskli dönemlerde kadınların liderliğe taşınması da dikkatle değerlendirilmesi gereken bir konu. Eşitlik yalnızca sayısal değil, yapısal bir farkındalık olmalı bence. Karar süreçlerinin, risk dağılımının ve fırsat erişiminin dengeli olması gerekir.</p><p><b>8 Mart size en çok hangi duyguyu hatırlatıyor?</b></p><p>Sorumluluk ve hesap verebilirlik. 8 Mart benim için bir kutlamadan çok, ilerlemeyi ölçme ve standardı yükseltme çağrısı. Eşitliği söylemde değil, sistemde kurma iradesini hatırlatıyor.</p><p><b>Yaratıcılığınızı besleyen küçük alışkanlıklarınız var mı?</b></p><p>Farklı disiplinlerden okumak ve genç ekip arkadaşlarımla düzenli fikir alışverişi yapmak. Çeşitlilik yalnızca kurumlarda değil, düşünce dünyasında da gerekli. Farklı bakış açıları yaratıcılığı derinleştiriyor ve karar kalitesini artırıyor.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/roportajlar/guclu-kadinlar-guclu-hikayeler-yeliz-ataay-arikok-1087123</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/guclu-kadinlar-guclu-hika-499_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087122</guid><pubDate>Wed, 11 Mar 2026 11:47:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Serra Türker Bayır]]></title><description><![CDATA[Farklı sektörlerde kendi yollarını açan 10 güçlü kadından biri olan; Misela markasının yaratıcısı Serra Türker Bayır, liderlikten dayanışmaya, cesaretten ilhama uzanan hikâyesiyle ALEM'in Kadınlar Günü özel sayısında yer alıyor. İş dünyasından modaya, sürdürülebilirlikten girişimciliğe uzanan bu yolculuklarda başarı yalnızca ulaşılan bir nokta değil, aynı zamanda başkaları için açılan yeni kapılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b style="">Global pazarda var olmak size en çok ne öğretti?</b><br></p><p>Her şehrin, her kültürün kendine has beklentileri ve hassasiyetleri olduğunu öğrendim. Global olmak aslında tek bir kimlikle her yerde var olmak değil; özünüzü koruyarak farklı dinamiklere adapte olabilmek demek.</p><p><b>Bir markayı uluslararası sahnede konumlandırırken en zor eşik neydi?</b></p><p>Markalaşma ve markayı doğru tanıtma süreci en zor eşikti. Çünkü bir müşterinin sizi tanıyıp güvenmesi zaman alıyor. O süre çok kritik; sürdürülebilirlik tam da o sabır ve istikrar dönemine bağlı.</p><p><b>Kriz anlarında ilk refleksiniz ne olur?</b></p><p>Sakin kalmaya çalışırım. Duyguyla değil, stratejiyle hareket etmek gerektiğine inanıyorum. Krizden en doğru çıkış planını kurgulamak benim için ilk adım.</p><p><b>Güçlü görünmenin yük olduğu zamanlar oldu mu?</b></p><p>Güçlü görünmeye çok inanmıyorum; ya o an güçlüsünüzdür ya da değilsinizdir. Güçlü hissetmediğim zamanlarda o duygunun içinde kalıp öğrenmem gerekeni öğrenmeye çalışırım. Sonuçta her şey insanlar için; artısıyla eksisiyle kabul etmek gerekiyor.</p><p><b>"Yapamazsın" denildiği bir anı hatırlıyor musunuz?</b></p><p>Bunu belki çok kez anlattım ama Misela'yı bir çanta markası olarak kurmaya karar verdiğimde annem "Çanta markası kurmak çok zor, yapamazsın" demişti. O günden bu yana 18 yıl geçti.</p><p><b>Üç kız annesi olarak annenizin size verdiği en özel tavsiye nedir?</b></p><p>Annem çok akıllı ve pratik bir kadındır. Bize her zaman duygularımızla hareket etsek bile aklımızı kullanmayı öğretti. Sanırım en değerli tavsiyesi buydu; güçlü olmak değil, akıllı ve bilinçli olmak.</p><p><b>Yaratıcılığınızı besleyen küçük alışkanlıklarınız var mı?</b></p><p>Yeni mekanlar, yeni insanlar ve yeni hikayeler... Hareket halinde olmak ve keşfetmek yaratıcılığımı çok besliyor.</p><p><b>Liderlik anlayışınız yıllar içinde nasıl evrildi?</b></p><p>Gerçek liderliğin önce sizin yapmanızla başladığını öğrendim. Siz sorumluluk aldığınızda, etrafınızdakiler de sizi organik olarak takip ediyor ve denge kendiliğinden kuruluyor.</p><p><b>Kendinizle en çok gurur duyduğunuz an?</b></p><p>Misela'nın New York'ta bir hayal olarak başlayıp, İstanbul'dan Londra'ya ve tekrar New York'a uzanan bir yolculuğa dönüşmesi... Bu süreklilik ve inanç benim için büyük bir gurur kaynağı.</p><p><b>Kadın dayanışmasını gerçek hayatta nasıl deneyimlediniz?</b></p><p>İş hayatım boyunca farklı dönemlerde kadınlardan aldığım destekle... Bazen bir tavsiye, bazen bir kapı açılması, bazen de sadece "yanındayım" demeleriyle.</p><p><b>Zor bir karar aldığınızda kendinizi nasıl dengeliyorsunuz?</b></p><p>Kararı aldıktan sonra arkasında dururum. Yürüyüş yapmak, yalnız kalmak ve düşüncelerimi sadeleştirmek beni dengeliyor.</p><p><b>İş dünyasında "etki yaratmak" sizin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Özgün olmak ve kendi yolunu çizmek. Başkalarının izinden gitmek yerine kendi hikayesini yazan herkes etki yaratır.</p><p><b>8 Mart size en çok hangi duyguyu hatırlatıyor?</b></p><p>Kadınların gücünü ve dayanışmasını.</p><p><b>Yoğun bir tempoda zihninizi nasıl boşaltıyorsunuz?</b></p><p>Yürüyüş yapmak zihnimi hem boşaltıyor hem de düzene sokuyor.</p><p><b>Kariyerinizde dönüm noktası olan bir an var mı?</b></p><p>Heidi Klum, Jessica Alba, Diane Kruger ve Alessandra Ambrosio gibi isimlerin Misela'nın Made to Order koleksiyonunun ilk parçalarını takmaları benim için hala çok özel bir an.</p><p><b>Genç kadınlara en çok hangi konuda cesaret vermek istersiniz?</b></p><p>Kalplerinin sesini dinlemeleri konusunda. Çünkü en doğru yol, çoğu zaman en içten gelen sestir.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/roportajlar/guclu-kadinlar-guclu-hikayeler-serra-turker-bayir-1087122</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/guclu-kadinlar-guclu-hika-460_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087121</guid><pubDate>Wed, 11 Mar 2026 11:43:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Aslı Gümüşel]]></title><description><![CDATA[Farklı sektörlerde kendi yollarını açan 10 güçlü kadından biri olan; Ashley Joy markası yaratıcısı Aslı Gümüşel, liderlikten dayanışmaya, cesaretten ilhama uzanan hikâyesiyle ALEM'in Kadınlar Günü özel sayısında yer alıyor. İş dünyasından modaya, sürdürülebilirlikten girişimciliğe uzanan bu yolculuklarda başarı yalnızca ulaşılan bir nokta değil, aynı zamanda başkaları için açılan yeni kapılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b style="">Markanızı yaratırken bugünleri hayal ediyor muydunuz?</b><br></p><p>Hayal ediyordum ama bugünkü halini değil. Büyük düşünürüm ama süreç bana şunu öğretti: Hayal ettiğinden daha iyisi, ancak çok çalışırsan geliyor. Ashley Joy'u kurarken amacım "bir marka" yaratmak değildi; gerçekten işe yarayan ürünler üretmek ve güven inşa etmekti. Bugün geldiğimiz nokta benim için bir sonuç değil, daha büyük bir sorumluluk.</p><p><b>Kadın girişimci olmak size bu yolda neler öğretti?</b></p><p>Duygusal olabilirsiniz ama karar verirken net olmak zorundasınız. Kimse size alan açmıyor; o alanı siz yaratıyorsunuz. Güçlü olmak bağırmak değildir. Disiplinli olmak, vazgeçmemek ve masada kalmak gerçek güçtür.</p><p><b>Sosyal medyada oldukça aktifsiniz, hakkınızda en çok neler merak ediliyor?</b></p><p>En çok özel hayatım merak ediliyor ama ben üretmeyi ve paylaşmayı tercih ediyorum. Takipçilerim sadece ne yaptığımı değil, nasıl yaşadığımı da merak ediyor. Güzellik rutinlerim, saç bakımıyla ilgili önerilerim, yaş alırken formda ve enerjik kalma disiplinim, hatta zihinsel dayanıklılığımı nasıl koruduğum. Ben sosyal medyada kusursuz bir hayat göstermiyorum. Gerçek bir kadın olmayı seçiyorum. Güzellik benim için sadece dış görünüş değil; disiplin, öz bakım ve zihinsel güçle bütünleşen bir hâl. Kişisel gelişim dediğimiz şey de benim için moda bir kavram değil, her gün kendini biraz daha tanımak. Sanırım insanlar en çok bu samimiyeti merak ediyor.</p><p><b>Türkiye'de kadın yönetici olmak sizce hâlâ ekstra bir direnç gerektiriyor mu?</b></p><p>Evet, gerektiriyor. Hâlâ bazı masalarda önce "kadın" olarak görülüyorsunuz, "yönetici" olarak değil. Ama bunu dezavantaj olarak görmüyorum. Önyargı kırmak yorucu ama mümkün ve kırıldığında kalıcı oluyor.</p><p><b>Genç kadınlara en çok hangi konuda cesaret vermek istersiniz?</b></p><p>Kimsenin onayını beklememeleri konusunda. En büyük gecikme, başkalarının hazır olmasını beklemek. Kendinize yatırım yapın, ekonomik özgürlüğünüzü kazanın. Güçlü bir kadının hayatında hiçbir şey tesadüf değildir.</p><p><b>Bundan 10 yıl sonra iş dünyasında kadın liderliğini nerede görüyorsunuz?</b></p><p>Daha görünür ama hâlâ mücadele eden bir yerde. Sayı artacak ama zihniyet dönüşümü zaman alacak. Kadın liderliğinin empati, sürdürülebilirlik ve uzun vadeli bakış açısıyla daha çok öne çıkacağını düşünüyorum.</p><p><b>8 Mart Kadınlar Günü sizin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Benim için bir kutlamadan çok bir hatırlatma. Hak verilmez, alınır ve dayanışma olmadan alınmaz.</p><p><b>Kadın dayanışmasını kendi yolculuğunuzda nasıl deneyimlediniz?</b></p><p>Gerçek dayanışma sessiz olur. En zor zamanlarımda yanımda duran kadınları unutmadım. Ama kadın kadına rekabetin de var olduğunu gördüm. Dayanışma bilinçli bir seçimdir.</p><p><b>Başarı hikâyeniz genç bir kız çocuğuna nasıl ilham versin isterdiniz?</b></p><p>Hayatın mükemmel ilerlemediğini bilsin isterim. Kırılıyorsunuz, düşüyorsunuz, yeniden ayağa kalkıyorsunuz. Önemli olan kim olduğunuzu kaybetmemek.</p><p><b>Kariyerinizde aldığınız en büyük risk?</b></p><p>Boşanabilmekti. Konfor alanından çıkmak, düzeni bozmak ve yeniden başlamak cesaret istiyor. Hele ki güçlü görünmek zorunda hissedilen bir kadınsanız... Ama bazen en büyük risk, mutsuz kalmaya devam etmektir. Ben hayatımda korkarak değil, bilerek karar vermeyi seçtim. Geriye dönüp baktığımda en doğru riski aldığımı düşünüyorum.</p><p><b>20 yaşınızdaki Aslı'ya ne söylerdiniz?</b></p><p>Daha az kork. Daha az insan memnun etmeye çalış. Ve iç sesini daha erken dinle.</p><p><b>Güçlü görünmenin yük olduğu zamanlar oldu mu?</b></p><p>Oldu. İnsanlar güçlü gördükleri kadının üzülmediğini sanıyor. Oysa güç, duygusuzluk değildir. Sadece toparlanma hızıdır.</p><p><b>"Yapamazsın" denildiği bir anı hatırlıyor musunuz?</b></p><p>Çok. Özellikle iş dünyasında. Ama ben o cümleyi motivasyon olarak kullandım. Bazen en iyi cevap, sonuçtur.</p><p><b>Yoğun bir tempoda zihninizi nasıl boşaltıyorsunuz?</b></p><p>Spor yapıyorum, müzik dinliyorum ve çocuklarımla vakit geçiriyorum. Hareket etmezsem zihnim susmuyor. Disiplin benim meditasyonum.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/roportajlar/guclu-kadinlar-guclu-hikayeler-asli-gumusel-1087121</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/guclu-kadinlar-guclu-hika-809_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087120</guid><pubDate>Wed, 11 Mar 2026 11:22:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Güçlü Kadınlar, Güçlü Hikayeler: Ebru Dildar Edin]]></title><description><![CDATA[Farklı sektörlerde kendi yollarını açan 10 güçlü kadından biri olan; Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Dildar Edin, liderlikten dayanışmaya, cesaretten ilhama uzanan hikâyesiyle ALEM'in Kadınlar Günü özel sayısında yer alıyor. İş dünyasından modaya, sürdürülebilirlikten girişimciliğe uzanan bu yolculuklarda başarı yalnızca ulaşılan bir nokta değil, aynı zamanda başkaları için açılan yeni kapılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Türkiye'nin altyapı, enerji ve özelleştirme projelerinin finansmanında yaklaşık 50 milyar dolarlık konsorsiyum sürecinde yer aldınız. Bu projelerde olmak sizin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Bu rakam gerçekten büyük; ama benim için asıl anlam, sayıların arkasındaki hikâyede yatıyor. Her proje; bir köprü, bir enerji santrali, bir altyapı yatırımı. Bunların her biri Türkiye'nin bugünkü ekonomik omurgasını oluşturan yapılar. Garanti'de proje finansmanı birimimizi kurduğumuzda Türkiye'de bu alanda kurumsal bir hafıza henüz oluşmamıştı. Sektörü sıfırdan inşa etmek demekti bu; teknik bilgiyi, hukuki çerçeveyi, uluslararası standartları aynı anda öğrenmek ve aktarmak. Geriye baktığımda en çok gurur duyduğum şey, yalnızca projeleri finanse etmiş olmak değil; bu alanda kalıcı bir ekip, bilgi birikimi ve kurumsal kültür oluşturmuş olmak. O ekibin bugün sektörün farklı köşelerinde liderlik yaptığını görmek, benim için her rakamdan daha değerli.</p><p><b>Sürdürülebilirlik henüz iş dünyasının ana gündeminde değilken kurum içinde bu alanda öncülük ettiniz. O süreci nasıl başlattınız?</b></p><p>2010 yılında sürdürülebilirliği konuşmaya başladığımızda bankada, pek çok meslektaşım bu kavramın iş dünyasıyla ne ilgisi olduğunu soruyordu. Cevabım her zaman aynıydı: Finansmanını yaptığınız projelerin çevresel ve sosyal etkisinden sorumlu değilseniz, uzun vadede sağlam ve güvenilir bir iş modeli kuramazsınız. Bankacılık ufku uzun vadeli olmak zorunda; iklim riski de, sosyal risk de bilanço riskidir. 2012'de ekibi kurduğumuzda somut bir misyonumuz vardı: Sürdürülebilirlik ilkelerini bankacılığın kılcal damarlarına kadar işlemek; bir raporlama egzersizine değil, gerçek bir karar verme kültürüne dönüştürmek. Bu kolay değildi. </p><p><b>Bir lider olarak karar alırken en çok hangi değer sizi yönlendiriyor?</b></p><p>Dürüstlük. Bu kelimeyi çok basit bulabilirsiniz. Ama liderliğin temeli, soyut vizyon bildirgeleri değil; gündelik kararlarda gösterilen bütünlük. İki boyutu var bunun: Kendinize karşı dürüst olmak; kendi kör noktalarınızı görebilmek, &#8249;bilmiyorum&#8250; diyebilmek, yanıldığınızda kabul edebilmek. Ve çevrenize karşı dürüst olmak; zor bir gerçeği söylemenin cesaretine sahip olmak.</p><p><b>İş dünyasında etki yaratmak sizin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Etki; iz bırakmak demek benim için. Sadece rakamsal başarılar değil; ardından gelen nesle ne miras bıraktığınız, hangi kapıları açtığınız, hangi kültürü inşa ettiğiniz. Ben kariyerim boyunca üç tür etki yaratmaya odaklandım: Kurumsal etki; bankada sürdürülebilirlik kültürünü sıfırdan inşa etmek, bunu bir departman meselesi olmaktan çıkarıp stratejik bir önceliğe dönüştürmek. Sektörel etki; SKD Türkiye aracılığıyla iş dünyasının bu dönüşüme liderlik etmesine katkıda bulunmak. Ve toplumsal etki; özellikle kadınların karar alma mekanizmalarına daha fazla ve daha güçlü bir şekilde katılması için çalışmak. Bu üç boyut bir araya geldiğinde, 'etki' kelimesi gerçek anlamını kazanıyor.</p><p><b>Türkiye'de kadın yönetici olmak sizce hâlâ ekstra bir direnç gerektiriyor mu?</b></p><p>Evet, gerektiriyor. Bunu söylemekten çekinmiyorum, çünkü gerçek bu. Belki artık direnç eskisi kadar açık ve görünür değil; 'bu iş kadına göre değil' diyen kimse kalmadı. Ama görünmez engeller hâlâ çok gerçek.Toplantılarda sözünüzün kesilmesi, aynı fikrin bir erkek meslektaşınızca tekrarlandığında daha fazla ilgi görmesi, anne olduktan sonra kariyer beklentilerinizin başkaları tarafından sessizce küçümsenmesi... Bunlar 'küçük' görünebilir, ama birikimli etkileri hem bireysel kariyer hem de kurumsal kültür üzerinde son derece büyük. Direnci görmezden gelerek ilerlemenin tek yolu: Yalnız olmamak. Bu yüzden 30% Club gibi yapılara ihtiyacımız var; bu mücadele tek kişilik bir maraton değil.</p><p><b>Genç kadınlara en çok hangi konuda cesaret vermek istersiniz?</b></p><p>Sizi küçük hissettiren ortamlara, yapılara ve beklentilere itiraz etme konusunda. Çok yetenekli, mükemmel eğitimli, motivasyonu yüksek genç kadınlar görüyorum. Ama hepsinin içinde büyüyen bir 'acaba yeterince hazır mıyım?' sorusu var. Genç kadınlara şunu söylemek istiyorum: Mükemmel hazır olmayı beklemeyin. Koltuğu alın, masaya oturun, konuşun. Sesini çıkarmayan; ne kadar yetenekli olursa olsun; değiştiremez. Ve değiştiremediğiniz sistem sizi de değiştirmeye devam eder.</p><p><b>İki genç kız annesi olarak sizce genç neslin sizden daha iyi yaptığı şey ne?</b></p><p>Sınır koymak. Ve bunu hiç suçluluk duymadan yapabilmek.Benim neslim 'fedakârlık' ekseninde yetişti. İyi iş çıkarmak için her şeyi göze almak gerektiğine, yorgunluğu göstermenin zayıflık olduğuna inandık. Kızlarım ve onların kuşağı çok daha net bir şeyin peşinde: Anlam. Ne için çalıştıklarını, hayatlarını nasıl yaşamak istediklerini çok daha erken ve çok daha cesurca sorguluyor. Cevabı bulamadıklarında 'hayır' diyebiliyorlar. </p><p><b>Zor bir karar aldığınızda kendinizi nasıl dengeliyorsunuz?</b></p><p>Yürüyorum. Bu çok basit görünebilir ama zihin hareket ettiğinde farklı düşünüyor; sadece analitik değil, bütünsel olarak. Bir de güvendiğim, beni gerçekten tanıyan insanlarla konuşuyorum. Her zaman aynı fikirde olmalarına gerek yok; hatta en değerli konuşmalar çoğunlukla farklı düşünenlerle olanlar. Ve tüm verileri topladıktan, tüm perspektifleri dinledikten sonra bir noktada içgüdüme güvenmek gerektiğini öğrendim. </p><p><b>8 Mart Kadınlar Günü sizin için ne ifade ediyor?</b></p><p>8 Mart benim için öncelikle bir farkındalık ve hesap verme günü. Hem katettiğimiz yolu kutlamak hem de hâlâ önümüzde ne kadar mesafe olduğunu dürüstçe ortaya koymak için. Ama dürüst olmak gerekirse, bu günün yalnızca sembolik bir kutlamaya dönüşmesini içim kabul etmiyor. Asıl önemli olan 9 Mart sabahı da aynı kararlılıkla devam etmek. Eşit ücret, yönetim kurullarında temsil, iş yerinde psikolojik güvenlik, ev içi yük paylaşımı; bunlar bir gün için değil, her gün için mücadele gerektiriyor. 8 Mart, bu mücadeleyi görünür kılan ve kolektif güç oluşturan bir platform. Bu değeri taşıdığı sürece anlamlı ve gerekli.</p><p><b>SKD Türkiye, 30% Club, Fibabanka yönetim kurulu... Bu kadar sorumluluğu nasıl dengeliyorsunuz?</b></p><p>Seçici olmayı öğrenerek. Bu en kritik liderlik becerilerinden biri ve çoğu zaman en zor öğrenilenlerden.Hayatın bir noktasında şunu fark ettim: Her şeye 'evet' demek, aslında hiçbir şeye tam anlamıyla 'evet' demek değil. Enerji sınırlı bir kaynak; onu doğru yere yatırmak en önemli stratejik karar. Bugün üstlendiğim her rol, birbirini besleyen ve anlam katan bir bütünün parçası. Fibabanka'da yönetim kurulu üyeliği, SKD'de kurumsal dönüşüm liderliği, 30% Club'da yapısal eşitlik çalışması; bunlar birbirinden ayrı değil, birbiriyle konuşan sorumluluklar. Ama bu bütünlüğü koruyabilmek için bazı şeylere 'hayır' demek şart. Bu kararı artık çok daha hızlı ve çok daha az suçlulukla verebiliyorum.</p><p><b>30% Club Türkiye olarak öncelikli hedefleriniz neler?</b></p><p>30% Club'ın küresel misyonu çok net: Tüm yönetim kurullarında ve üst yönetimde en az yüzde otuz kadın temsili. Ve bunu başarmak için üç stratejik sütun üzerine kurulu bir yapımız var. Birincisi Harekete Geçirme; Yönetim kurulu başkanlarını ve genel müdürleri üye olarak harekete geçirmek. Çünkü gerçek değişim tepeden başlar. Biz yalnızca kadınlara değil, sistemi yönetenlere sesleniyoruz. İkincisi Etkileme; Değişimi tetikleme gücüne sahip olanları etkilemek. Yalnızca farkındalık yaratmak değil; politikaları, norm ve beklentileri, kurumsal kültürü dönüştürmek. Üçüncüsü Güçlendirme; Geleceğin kadın liderlerini güçlendirmek. Mentörlük ve sponsorluk programlarıyla, görünürlük fırsatlarıyla ve ağ desteğiyle.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/guclu-kadinlar-guclu-hikayeler-ebru-dildar-edin-1087120</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/guclu-kadinlar-guclu-hika-934_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087118</guid><pubDate>Wed, 11 Mar 2026 09:44:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Köklerinden Gökyüzüne Uzanan Bir Dengede: Ebru Şahin]]></title><description><![CDATA[Köklerinin toprağa, dallarının gökyüzüne uzandığı bir dengede, pozitif tavrıyla özgür ruhunun kesişiminde… Ebru Şahin, kendini güçlü kılanın ona biçilen roller değil, kendi karakterine sıkıca tutunup yönünü kendisinin tayin etmekten geçtiğini söylüyor. Bazı hikayeler tam da kadınların gücünü hatırladığımız bu özel zamanlarda daha da anlam kazanıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>"Bir savaşçıyı oynamak da, Mardin'de bir dizi setinde olmak da hayalimdi" diyor Ebru Şahin. Hayallerinin gerçekleştiğini görmesi ise her zaman daha büyüklerini kurması için cesaret vermiş. Şu an hayal panosunda ise uluslararası projeler, daha derin karakterler ve bir yandan da sade, köklenen, dingin bir yaşam var. Atina-İstanbul arasında koştururken, bir oyuncu ile bir basketbolcunun aşkının kesişim kümesinde öz saygının kattığı birbirlerine koşulsuz destek olma hissi olduğunu söylüyor. Gücün ise mücadele ruhunu ve iyiye olan inancı bir duruş olarak benimsemekten geçtiğine inanıyor...</p><p><b>Hayat bir yolculuk madem; şu sıralar otomobili ne hızda, nasıl bir destinasyonda, hangi müzikler eşliğinde, nasıl hislerle sürüyorsunuz?</b></p><p>Şu sıralar hız sabitleyici açık gibi. Kendi ritmimi yakalayıp onu bir rutine oturtmaya çalışıyorum. Ne koşturmaca içindeyim ne de oluruna bırakıyorum; ikisinin arasında bir yerdeyim. Huzurlu ve üretken bir versiyonuma ulaşmak için sadeleştiğim, o sadelikte derinleşmeye çalıştığım bir dönem. Fondaki müzik biraz alternatif, biraz country; hafif blues, caz ve arada enstrümantal. His olarak sakin bir kararlılık ve içsel bir neşe var. Telaşsız ama tutkuluyum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/ebrusahin6-11032026d38f4c07.jpg"/><p><b>Hayalperest biri misiniz; bir gün hayatınızın tam da şu an olduğunuz noktada konumlanacağının hayallerini kurmuş muydunuz? Peki hayal panosunda şu sıralar neler var?</b></p><p>Hep hayalperesttim. Yıllar içinde hayallerimi yazıya dökmeyi ve görselleştirmeyi rutinim haline getirdim. Tam anlamıyla uçarıyım diyemem; çünkü ayaklarımın yere sağlam basması hep önceliğim oldu. Bugün geldiğim noktada belki azı, belki fazlası ama kesinlikle hayallerimin yakınındayım. İmgelemenin ve kalpten dilenen hayallerin gücüne inanıyorum. Bir savaşçıyı oynamak da, Mardin'de bir dizi setinde olmak da hayalimdi mesela. Hayal kurmanın sınırı yok; insanın hayallerinin gerçekleştiğini görmesi, daha büyüklerini kurmak için cesaret veriyor. Şu an hayal panomda uluslararası projeler, daha derin karakterler ve bir yandan da sade, köklenen, dingin bir yaşam var. İç huzur, sağlam ilişkiler ve yaşam enerjisini kaybetmeden üretmeye devam edebilmek... Birden fazla şeyle var olabilmek de amaçlarım arasında.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/ebrusahin8-1103202681f19493.jpg"/><p><b>Hayatı akışa bırakarak yaşamayı mı tercih edersiniz, yoksa siz bizzat müdahale etmeyi sever misiniz? Kontrolcü müsünüz yoksa akışa güvenenlerden mi?</b></p><p>Eskiden daha kontrolcüydüm, kendimden başkasına güvenmezdim. Sonra yavaş yavaş etrafımda oluşan güven çemberiyle birlikte artık daha seçiciyim kontrol konusunda. Her şeyi yönetemeyeceğini kabul etmek hem büyük bir özgürlük hem sükût sağlıyor insana.</p><p><b>Eğer kendi hayatınızın editörü olsaydınız, hangi sahneleri keser, hangi anları vurgular, hangi bölümleri yeniden yazardınız?</b></p><p>Kendime olması gerekenden fazla yüklendiğim dönemleri keser, kendi şansını, neşesini yaratan anları, mücadeleyi, düşüşlerin kalkışlarını vurgulardım. Umutlu olmayı severim, insanlara yansıyan, temas eden küçük bir ilham dahi olsa bu çok kıymetlidir benim için. Birbirine güven veren insan hikayelerine ihtiyacımız var. Ve o hikayeleri paylaşmaktan çekinmemeliyiz. Yeniden yazmak istediğim bölümler değil ama daha daha erken buluşmuş olmayı dilediğim duygular ve eylemler var.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/ebrusahin7-1103202616505604.jpg"/><p><b>Oyunculuk kariyerinizde size aydınlanma dönemi yaşatan kırılma noktası oldu mu? Bir dönüşüm, bir farkındalık, bir "parlama" anı...</b></p><p>Bütünüyle sahiplendiğim, oynarken o kişiye dönüştüğümde aldığım keyfi tarif etmem pek mümkün değil. O an gerçekten kendi bedeninde başka bir karakteri yaşatmak insanın zihnini oyun bahçesine dönüştürüyor. Sevdiğin işi yaptığın için şükretme duygunu besliyor hep. İlk defa reklam filmlerinde oynamaya başladığım dönemde koşulları zor olan bir çekim gününü çok iyi hatırlıyorum. Tüm olumsuzluklara rağmen yüzünden gülümsemesini eksik etmeyen set amirine nasıl böyle olduğunu sormuştum: "Ben işimi çok seviyorum. Ne kadar zor olsa da başka yerde olmayı istemezdim" demişti. Müthiş bir farkındalıktı benim için hayatta olmak istediği yeri bulan birinin neşesine şahit olmak. Sanıyorum o anın bende bıraktığı iz bugün de meslek yaşamımda çeşitli zorlukları aşarken bana güç veriyor.</p><p><b>Spor ve oyunculuk kesişim noktasında sizi nereden yakalıyor?</b></p><p>İkisi de tutku, disiplin, özveri ve gelişimle var oluyor. Sürekli kendini yenileme, sınırlarını tanıma, zamanın önemi, "o an" orada olman gerektiğinin netliği, bedenen ve manen yatırım yapma ve kendini hep ileri taşıma motivasyonuyla kesişiyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/ebrusahin5-11032026f80db072.jpg"/><p><b>Aynaya baktığınızda bu sıralar nasıl bir kadın görüyorsunuz?</b></p><p>Aynanın karşısında ne istediğini bilen ve gücüne inanan bir kadın görüyorum. Artık kırılganlığını saklamaktan çekinmeyen ama gücünü de küçümsemeyen biri olduğumu söyleyebilirim.</p><p><b>Hayata dair şu sıralar size gelen en yeni güncellemeler neler? Yeni sürümde -mesela 30 yaşta- neler değişti?</b></p><p>Sınırları daha rahat çizdiğim ve ne istemediğimi daha net bildiğim bir yaştayım. Yaş almayı ve getirdiklerini seviyorum.</p><p><b>Dijital platformlar ve dizilerle öne çıkan bu dönemde, özellikle yabancı diziler içinde keşke ben de bu projenin bir parçası olsaydım dediğiniz var mı?</b></p><p>İçinde olmayı istediğim en son iş Hamnet. Onun dışında Normal People, The Worst Person in the World, Peaky Blinders, Great Expectations, Succession da şu an ilk aklıma gelenler. Bu projeleri izlerken hikayelerin en sıradandan uçlara gittiği evrenleri takip etmek müthiş heyecan veriyor ve parçası olma isteği uyandırıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/ebrusahin3-11032026811f7612.jpg"/><p><b>Tiyatro sahnesi size ne ifade ediyor?</b></p><p>Tiyatro bende tekrarı olmayan hayatın yansıması gibi bir his uyandırıyor. Her şey o anda oluyor ve telafisi yok, yaptığının sonucunu hemen görüyorsun. Yaptığınız ve aldığınız her kararı büyük bir hızla kabullenip ileriye hareket etmeniz gerekiyor. Sahiden tiyatro sahnesi çok cesur ve büyüleyici geliyor bana.</p><p><b>Sektörde yaşadığınız en büyük zorluk ne oldu?</b></p><p>Zor deneyimler yaşadım ne yazık ki hiç hayalini kurmadığım, ama bunların bana verdiği tecrübeyi de güzel dönüştürdüğüme inanıyorum. Diğer bir zorluk da belki insanların sizi tek bir rolden ibaret sanması, o ekranda en iyi haliniz ve siz olarak değil, başka bir karakter ve biçimde var olduğunuzu kabullendirememek.</p><p><b>Oyuncu olmasaydım bugünkü ben eksik olurdu dediğiniz neler olabilir?</b></p><p>Oyuncu olamasaydım, kendini gerçekleştirememe burukluğunu yaşardım. Bu içsel kavga beni çok zorlardı. Kendi köşesini bulamayan insanların iç huzursuzluğu olurdu içimde.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/ebrusahin2-11032026cab1a4a3.jpg"/><p><b>Bir önceki röportajda "Mücadeleci, özgür ruhlu ve hassas terazi" demiştiniz kendiniz için. Şimdi bunlara neler eklendi?</b></p><p>Tamamen bağımsızlık anlayışım köklerimin toprağa, dallarımın gökyüzüne uzandığı bir dengeye dönüştü. Yıllar içinde sevdiklerime değer verirken, kendimi de onların yanına koyabilme yetisi kazandım.</p><p><b>Aşkı nasıl yaşıyorsunuz? Aşk sizin için fırtınalı ve rüzgarı yoğun bir yolculuk mu, dingin bir deniz mi?</b></p><p>Hayat zaten yeterince fırtınalı ve kaotik; ben aşkı, tüm o koşulları birlikte aşmaya gönüllü olduğun, zamanla heyecanını kaybetmeden derin ve dingin bir denize dönüştürdüğün bir bağ olarak görüyorum. Ne beni ne de karşımdakini bir şeyi oldurmaya mecbur bırakan, zorunluluk ve toksiklik üzerine kurulu hiçbir ilişkinin parçası olmak istemem.</p><p><b>Bir oyuncu ile bir sporcu olarak aşkınızın kesişim kümesinde en belirgin neler var?</b></p><p>Öz saygının bize kattığı şey birbirimize koşulsuz destek olmak. İnsan kendiyle büyük dertler yaşamadığında, kendini kabullenip sevdiği bir yerde durduğunda, karşısındakiyle de bir derdi kalmıyor. İkimiz de güdülerle ve büyük kitlelerle temas eden bir iş yapıyoruz. Bu dengeyi kurabilmek ve böyle denk gelmek, zamanı gelenin öne çıktığı, diğerinin de ona kalpten ve koşulsuzca hizmet edebildiği bir ilişkiyi yaşayabilmek büyük bir şans diye düşünüyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/ebrusahin9-11032026e1e8d69c.jpg"/><p><b>Uzun süreli aşkın formülünü verebilir misiniz?</b></p><p>Açık iletişim, karşılıklı alan tanımak, karşındakini ve kendini anlamaya, öğrenmeye ve geliştirmeye gönüllü olmak. Birlikte iyisi ve kötüsüyle anahtarı sadece sizde olan dışarıya kapalı bir oda kurabilmek.</p><p><b>Sosyal medyada ne kadar gerçek olabiliyorsunuz?</b></p><p>Sosyal medyayı mümkün olduğunca kullanmaya çalışıyorum ama tamamen orada varlık gösterip anları ve hayatımı kaçırmak istemiyorum. Esasen bir denge tutturmaya çalışıyorum. Paylaşım yaparken benden çok kopuk olmamasına dikkat ediyorum.</p><p><b>Son dönemde seyahat rotalarınız ne yöne doğru oluşturuluyor?</b></p><p>Şu an Atina-İstanbul arası fazla bir koşturmam olduğu için yeni bir rota yok. Ama yeni bir rota belirleyeceksem, yüzüm her zaman doğaya dönüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/ebrusahin1-11032026b953e382.jpg"/><p><b>Stil çoğu zaman kişiliğin bir yansıması. Siz stil oyunlarında daha çok trendlerin peşinden mi gidiyorsunuz, kendi kurallarınızı mı yazıyorsunuz?</b></p><p>Trendlere göz atarım ama sırf moda ya da popüler diye bir şeyi uygulamam. Güncel olsa bile mutlaka kendi sesimi katmak isterim. Bağ kurmayı severim; giyeceğim kıyafeti bile sahiplenmek isterim. Bu yüzden basmakalıp moda anlayışları, beni yansıtmadığı sürece bana uygun değil. Ben hep kendime göreyim yani.</p><p><b>Bir kadın olarak gücü nasıl tanımlıyorsunuz?</b></p><p>Bana göre bunu pek çok farklı şekilde tanımlayabiliriz ama şu an içimden gelen şu: Gerçekte kim olduğunla, yaşadıklarının seni dönüştürmeni bekledikleri kişi arasında bilinçli ve kararlı bir mesafe koyabilmek. Vazgeçebilecek cesarete sahip olmak; sana biçilen rollere değil, kendi karakterine sıkıca tutunup yönünü kendin tayin etmek. Mücadele ruhunu ve iyiye olan inancı bir duruş olarak benimsemek.</p><p><b>Kadınlar Günü'nde ilk kimi kutlarsınız?</b></p><p>Önce kendimi; sonra emeğine ve mücadelesine ilk şahit olduğum anneannemi ve annemi kutlarım. Bu defa sizin aracılığınızla da bunu okuyan, dünyayı daha güzel kılan, hayatın görünmez yükünü sırtlanan, hak eden ve hak ettiğini bilen tüm emekçi kadınların Kadınlar Günü'nü kutlarım. Birbirimize ilham olmak dileğiyle.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/ebrusahin4-1103202603a9ec78.jpg"/><p><b>Şu sıralar sizi heyecanlandıran yeni projeler var mı?</b></p><p>Şu an heyecanlandığım, gelgitler yaşadığım işler var ama belki başka bir sürpriz de yapabilirim.</p><p><b>Röportaj: </b>Filiz ŞEREF KULU</p><p><b>Fotoğraflar:</b> Tamer YILMAZ</p><p><b>Styling:</b> Ekin Su OKTAR</p><p><b>Saç:</b> Ferit BELLİ</p><p><b>Makyaj: </b>Sezen CAN</p><p><b>Fotoğraf asistanı: </b>Doğa ÇETİN</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/roportajlar/koklerinden-gokyuzune-uzanan-bir-dengede-ebru-sahin-1087118</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/11/koklerinden-gokyuzune-uza-172_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087114</guid><pubDate>Tue, 10 Mar 2026 14:48:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[11 MART 2026]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/kapaklar/11-mart-2026-1087114</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/10/11-mart-2026-269_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087087</guid><pubDate>Fri, 06 Mar 2026 11:14:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Los Angeles'ta İlham Gecesi]]></title><description><![CDATA[Los Angeles, geçtiğimiz akşam güzellik dünyası ile Hollywood isimlerini aynı çatı altında buluşturdu. Kérastase'in Chronologiste serisinin global tanıtımı kapsamında düzenlenen geceye Türkiye'den Yasemin Öğün ve Cemil İrez de davetliler arasındaydı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/los-angelesta-ilham-gecesi-1087087</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/06/los-angelesta-ilham-geces-726_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087081</guid><pubDate>Thu, 05 Mar 2026 11:12:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Boğaz'da İftar Sofrası]]></title><description><![CDATA[Ramazan akşamlarının en güzel tarafı, aynı sofrada bir araya gelmenin yarattığı o samimi atmosfer. İş ve sanat dünyasından isimler de Atölye'de düzenlenen iftar yemeğinde buluştu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bogazda-iftar-sofrasi-1087081</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/05/ramazan-aksaminda-uzayan--517_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087080</guid><pubDate>Wed, 04 Mar 2026 15:57:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bir Romanın İçinde Yürümek]]></title><description><![CDATA[Edebiyatın izini sürmek için bir araya gelen Başarım Sensin Derneği üyeleri ve gönüllüleri, kurmaca ile gerçeğin iç içe geçtiği Masumiyet Müzesi'nde hafızalara kazınan bir kültür günü yaşadı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bir-romanin-icinde-yurumek-1087080</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/04/bir-romanin-icinde-yurume-919_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087079</guid><pubDate>Wed, 04 Mar 2026 15:41:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İnsan ve Mekanik Arasında Sıkışan Modern Dünya]]></title><description><![CDATA[İnsan ile makinenin iç içe geçtiği ritmik ve parçalanmış bir görsel dili, çağdaş sanat üretimiyle yansıtan sergi, sanatseverlerle buluştu. İzleyiciyi çağdaş sanatın ritmik ve parçalanmış dünyasına davet eden sergi ilgiyle karşılandı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/insan-ve-mekanik-arasinda-sikisan-modern-dunya-1087079</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/04/insan-ve-mekanik-arasinda-200_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087078</guid><pubDate>Wed, 04 Mar 2026 14:12:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[H&M Studio'dan Bireyselliğe Övgü]]></title><description><![CDATA[Cesur, eksantrik ve neşeli bir ruhu yansıtan koleksiyon, etkileyici bir sunumla davetlilere tanıtıldı. Ünlü isimler, davete markanın koleksiyonundan kıyafetlerle katılırken, konuklar yeni koleksiyonu yakından inceledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/hm-studiodan-bireysellige-ovgu-1087078</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/04/hm-studiodan-bireysellige-829_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087072</guid><pubDate>Sun, 01 Mar 2026 23:51:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sanatla Çevrili Kutlama]]></title><description><![CDATA[Profesyonel rehber, tarihçi ve yazar Saffet Emre Tonguç, yeni yaşını İstanbul Boğazı'na karşı, cemiyet hayatının seçkin isimlerinin katıldığı şık bir davetle karşıladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sanatla-cevrili-kutlama-1087072</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/03/02/sanatla-cevrili-kutlama-231_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087047</guid><pubDate>Thu, 26 Feb 2026 11:51:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Londra Moda Haftası'nda Zarif Buluşma]]></title><description><![CDATA[Londra Moda Haftası'nın çok katmanlı atmosferinde gerçekleşen özel akşam yemeği, My Best Friends kurucusu Ayşegül Afacan Köksal'ın ev sahipliğinde moda ve iş dünyasından seçkin isimleri bir araya getirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/londra-moda-haftasinda-zarif-bulusma-1087047</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/26/londra-moda-haftasinda-za-819_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087032</guid><pubDate>Mon, 23 Feb 2026 17:25:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ege'de Moda Rüzgarı]]></title><description><![CDATA[İzmir'de düzenlenen özel davette 2026 Haute Couture koleksiyonu; dramatik silüetleri, incelikli el işçiliği ve feminen tarzıyla modaseverlerin beğenisine sunuldu. Güçlü kadın silüetlerini çağdaş couture anlayışıyla yorumlayan tasarımlar beğeni topladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/egede-moda-ruzgari-1087032</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/23/egede-moda-ruzgari-765_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087030</guid><pubDate>Mon, 23 Feb 2026 14:41:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Saklı Kalmış Hikayeler]]></title><description><![CDATA[Tarihi Çırağan Sarayı geçmişe yolculuk yaptıran özel bir davete ev sahipliği yaptı. Sarayın tarihinin derinliklerine uzanan özel buluşmada konuklar, görenleri heyecanlandıran görkemli bir dönemin izlerini keşfetti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sakli-kalmis-hikayeler-1087030</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/23/sakli-kalmis-hikayeler-268_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087027</guid><pubDate>Mon, 23 Feb 2026 10:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Aşk Titreşimi]]></title><description><![CDATA[Boğaz manzaralı otelde düzenlenen davette, aşk kavramını tarihsel ve psikolojik boyutlarıyla ele alan keyifli bir söyleşi gerçekleşti. Evrensel aşk frekansına ulaşabilmek için yapılan meditasyon çalışması da etkinliğe renk kattı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ask-titresimi-1087027</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/23/ask-titresimi-832_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087012</guid><pubDate>Thu, 19 Feb 2026 14:50:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İstanbul Modern'de Görsel Bir Yolculuk]]></title><description><![CDATA[İstanbul Modern'de yer alan “Panorama: Hayaller ve Yerler” sergisi farklı kuşaklardan 18 sanatçının ürettiği yapıtları kapsamlı bir seçki sunuyor. Sergi, düşsel manzaralar, kurgusal portrelerle düşünmeye davet ediyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/istanbul-modernde-gorsel-bir-yolculuk-1087012</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/19/istanbul-modern-368_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087006</guid><pubDate>Wed, 18 Feb 2026 16:40:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Christofle Yeni Carrousel Koleksiyonunu İstinyePark'ta Tanıttı]]></title><description><![CDATA[Fransız sofra takımı markası özel bir davetle yeni koleksiyonunu tanıttı. Sanat, zanaat ve duyguların iç içe geçtiği koleksiyon, davetlilere yalnızca bir sofra deneyimi değil; ışıkla şekillenen heykelsi bir tasarım yolculuğu sundu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/christofle-yeni-carrousel-koleksiyonunu-istinyeparkta-tanitti-1087006</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/18/sofradaki-sanat-344_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087004</guid><pubDate>Wed, 18 Feb 2026 16:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[TED 98. Kuruluş Yıl Dönümünü İstanbul'daki Özel Resepsiyonla Kutladı]]></title><description><![CDATA[Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatı ile 1928 tarihinde kurulan TED/Türk Eğitim Derneği, 98'inci kuruluş yıl dönümünü İstanbul'da düzenlenen özel bir resepsiyonla kutladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ted-98-kurulus-yil-donumunu-istanbuldaki-ozel-resepsiyonla-kutladi-1087004</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/18/egitim-yolculugu-979_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087003</guid><pubDate>Wed, 18 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Belek'te Uluslararası Golf Buluşması: Gloria Özaltın Championship 2026]]></title><description><![CDATA[Antalya Belek'te düzenlenen Gloria Özaltın Championship 2026'da, uluslararası golf dünyasının golfçüleri bir araya geldi. Heyecanlı bir rekabetin sergilendiği şampiyona, gala gecesi ve ödül töreniyle sona erdi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/belek-te-uluslararasi-golf-bulusmasi-gloria-ozaltin-championship-2026-1087003</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/18/kupa-heyecani-354_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087001</guid><pubDate>Wed, 18 Feb 2026 15:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sevgililer Günü'nde Emirgan'da Nermin Bezmen Buluşması]]></title><description><![CDATA[Emirgan sahilinde düzenlenen, aşkın ve edebiyatın bir araya geldiği söyleşinin konuğu, sevilen yazar Nermin Bezmen idi. Usta yazar Bezmen'in zarif anlatımı ve aşk kavramına dair özgün yorumu güne anlam kattı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sevgililer-gunu-nde-emirgan-da-nermin-bezmen-bulusmasi-1087001</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/18/bezmenden-aska-dair-539_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1087000</guid><pubDate>Wed, 18 Feb 2026 15:18:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Nişantaşı Koru'da Yeni Yaşam Projesi Tanıtıldı]]></title><description><![CDATA[Yeni yaşam projesinin tanıtımı, düzenlenen bir davetle gerçekleştirildi. Mekanın zarif atmosferinde sanat, stil ve yaşam kültürüyle bütünleşen bir deneyim yaşayan davetliler, projeyi yakından incelediler.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/nisantasi-koru-da-yeni-yasam-projesi-tanitildi-1087000</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/18/dogayla-ic-ice-912_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086999</guid><pubDate>Wed, 18 Feb 2026 15:08:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[“Taş Plaklardaki Unutulmuş Şarkılar” Zorlu PSM'de Yeniden Sahnede]]></title><description><![CDATA[Musıki Eğitim Vakfı tarafından hayata geçirilen “Taş Plaklardaki Unutulmuş Şarkılar” konseri dinleyicilere unutulmaz bir müzik yolculuğu yaşattı. Konser, hem nostaljik hem de sanatsal açıdan zengin bir deneyim sunuyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tas-plaklardaki-unutulmus-sarkilar-zorlu-psm-de-yeniden-sahnede-1086999</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/18/tas-plaklar-sahnede-433_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086998</guid><pubDate>Wed, 18 Feb 2026 14:40:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ruzy Gallery'de “Yüzey/Surface” Sergisi Sanatseverlerle Buluştu]]></title><description><![CDATA[Ruzy Gallery “Yüzey/Surface” başlıklı yeni sergiyi bir davetle sanatseverlerle buluşturdu. İzleyiciyi yalnızca görünen yüzeylere değil, bu yüzeylerin altındaki kültürel katmanları sorgulayan sergi ilgiyle karşılandı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ruzy-gallery-de-yuzey-surface-sergisi-sanatseverlerle-bulustu-1086998</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/18/sdfsdf-224_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086989</guid><pubDate>Tue, 17 Feb 2026 11:57:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Lorenzo Serafini: Duygunun ve Akılcılığın Buluşma Noktası]]></title><description><![CDATA[Romantizmi çağdaş bir duyarlılıkla yeniden tanımlayan Lorenzo Serafini, inceliği güçle harmanlıyor. Onun dünyasında kadın, hem kırılganlığını sahiplenen hem de kendi ritmini yaratan modern bir kahramana dönüşüyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Lorenzo Serafini, modada "hissedilen zarafet"in en tutarlı temsilcilerinden. Estetik anlayışı; abartısız bir şıklığı, duygusal bir yoğunlukla harmanlayan özel bir denge üzerine kurulu. Biz de İstanbul'da, moda sahnesinin nadir rastlanan bir anına tanıklık ettik. Alberta Ferretti'nin şiirsel zarafetini geleceğe taşıyan Serafini, yeni koleksiyonu "Progressive Romantics" ile hem duyguyu hem aklı aynı çizgide buluşturan bir kadın hikâyesi kuruyor. Zamansız feminenliğin bugün nasıl güçlendiğini, zanaatin duyguyla nasıl dokunduğunu ve modern zarafetin neden kusursuzluktan çok samimiyete yaslandığını anlatan tasarımcı, bu koleksiyonla Ferretti dünyasına yeni bir nefes veriyor. Vakko'nun kültürel mirasıyla buluşan bu yaratıcı vizyon, İtalya ile Türkiye arasında estetik bir köprü kuruyor.</p><p><b>Alberta Ferretti'nin tasarımları her zaman zamansız bir feminenlik ve zarafet taşıdı. Siz bu DNA'yı günümüz moda dünyasında nasıl yorumluyor ve ne yönde geliştiriyorsunuz?</b></p><p>Alberta'nın feminenliği abartıyla değil; rahatlık, hafiflik ve duyguyla ifade edişine her zaman hayran oldum. Amacım bu DNA'yı yeniden tanımlamak değil, onu geliştirmek yani bugünün kadınlarıyla daha derinden rezonansa girmesini sağlamak. Bana göre feminenlik bugün kırılganlıktan ziyade özgüvenle ilgili. Konforun aslında bir güç biçimi olduğuna inanıyorum. Bu yüzden ilk koleksiyonuma hem duyusallığı hem de güçlenmeyi anlatan bir kombin olan saten bir slip elbise, oversize bir palto ve terliklerle başladım.</p><p><b>Alberta Ferretti kadınının kendinden emin olduğu kadar eterik bir yanı da var. Bu ikiliği yaratım sürecinize ne şekilde yansıtıyorsunuz?</b></p><p>Beni en çok cezbeden şey tam olarak bu ikilik. Ferretti kadını her zaman güç ile zarafeti dengeler; ayakları yere basar ama aynı anda hayal kurmaya devam eder. Yaratım sürecimde bu gerilimi kontrastlar üzerinden yakalamaya çalışıyorum; akışkan kumaşları yapılandırılmış silüetlerle eşleştirmek, romantik jestleri gerçeklikle buluşturmak gibi... Her parçanın hafif ve duygusal hissettirmesini ama aynı zamanda güncel ve giyilebilir olmasını istiyorum. Benim için modern eteriklik, kırılgan ya da uzak bir şeyin yanı sıra biraz da sessiz bir güç hâli.</p><p><b>Yaratıcı sürecinizde ve tasarım yaparken sizi en çok ne besliyor?</b></p><p>Her zaman kadınların kendisi. Nasıl yürüdükleri, düşündükleri, hayatı deneyimledikleri beni sürekli besliyor. Elbette sinemayı ve mimariyi seviyorum, hayal gücümü zenginleştiriyorlar. Ama her tasarımın kalbinde bir kadının gerçekliğine bağlı bir duygu var. Bir paltoyu ya da elbiseyi giydiğinde nasıl hissettiğini, o parçanın tavrını nasıl değiştirdiğini hayal etmeyi seviyorum. Kısacası moda benim için empatiyle başlıyor. Bir tasarım duygusal bir bağ kurmuyorsa, ne kadar güzel olursa olsun yeterli değildir.</p><p><b>İstanbul'da sunduğunuz yeni koleksiyonun arkasındaki hikâyeyi bizimle paylaşır mısınız?</b></p><p>Koleksiyonun adı "Progressive Romantics" ve benim için çok özel. Hem aklı hem duyguyu kucaklayan; bağımsızlık ile hassasiyet arasında seçim yapma ihtiyacı duymayan kadınlardan bahsediyor. Teknoloji ve algoritmaların giderek belirleyici olduğu bir dünyada, insan dokunuşunun önemini yeniden vurgulamak istedim. Her bir parçayı bir duyguyu ifade edecek, sadece süslemek yerine iletişim kuracak şekilde tasarladım. Amacım, yumuşaklıkla gücünü, samimiyetle çekiciliğini göstermesine izin veren ve böylece kadının bir uzantısına dönüşen kıyafetler yaratmaktı.</p><p><b>Bu koleksiyon, modern zarafeti sizin kişisel yorumunuzla nasıl yansıtıyor?</b></p><p>Benim için modern zarafet hem dürüstlükle hem zahmetsiz görünen ve gerçek bir özen taşıyan kıyafetlerle ilgili. Bu koleksiyonun da tam olarak bu tür bir otantiklik ifade etmesini istedim: rafine ama asla uzak değil. Halihazırda bugünün zarafeti kusursuzluktan ziyade; duyguyla, bir kıyafetin sizinle birlikte hareket edişiyle ve bireyselliğinizi ortaya çıkarma biçimiyle ilgili. Kontrastlarda güzellik, yumuşaklık ve yapı ya da duyusallık ve akılcılık görüyorum. Çünkü tasarladığım kadınları tanımlayan şey bu. Onlar zarif; çünkü öyle olmaya çalıştıkları için değil, kendilerine sadık oldukları için.</p><p><b>Alberta Ferretti, kumaş kullanımındaki şiirsellik ve hareket hissiyle biliniyor. Peki bu yeni koleksiyonda işçilik ve dokunun rolü nedir?</b></p><p>Bu koleksiyonun merkezinde zanaat var. Duygunun somutlaştığı yerde kumaşlar ve dokular; yumuşaklığı, duyusallığı ve gücü ifade ettiğim dilim. Saten ve şifon gibi akışkan materyallerle çalıştım; ama aynı zamanda yün ve jakar gibi daha yapılı kumaşlarla da... Böylece hareket ile varlık arasındaki diyaloğu kurmak istedim. Her bir drape'in, her bir ilmeğin sadece bir form yerine bir duygu da uyandırmasını amaçladım. Ferretti mirasında sevdiğim şey de bu; couture ruhuna sahip, ama her zaman insani, her zaman hareket ettikçe yaşayan bir estetik.</p><p><b>Efsanevi bir İtalyan modaevinin mirasını, çağdaş modanın sürekli değişen ritmiyle nasıl dengeliyorsunuz?</b></p><p>Miras benim için bir yük, daha ziyade pusula demeliyim. Ona derin bir saygıyla yaklaşıyorum ama aynı zamanda ileriye taşımak istiyorum. Alberta; zamansız hisseden bir zarafet ve duygu dili inşa etti, benim rolüm ise bu dili bugüne tercüme etmek. Moda hızlı akıyor ama gerçek stil öyle değil. Bu yüzden duyguyu koruyup kodları güncelleyerek oranları, tavrı, kıyafetin üzerinde yaşanma biçimini dengelemeye çalışıyorum. Buna aslında yıkmak diyemeyiz, evrilerek devamlılık yaratmak diyebiliriz.</p><p><b>Bugün zamansız stili tanımlayan şeyin ne olduğunu düşünüyorsunuz?</b></p><p>Zamansız stil bence bugün duygu ve özgünlükle ilgili. Trendlerle ya da kusursuzlukla tanımlanmıyor; bir parçanın size nasıl hissettirdiği ve o hissin ne kadar uzun sürdüğüyle tanımlanıyor. Bir kıyafet bir anın gerçekliğini ve bununla birlikte bir hareketi, bir anıyı, bir duyguyu yakaladığında zamansızlaşıyor. Zaten modern kadınların artık etkilemekle ilgilenmediğini düşünüyorum; daha çok ifade etmekle ilgililer. Gerçek stili yaratmak için, özgüven ile kırılganlığın arasındaki o yerde yaşayarak zarafetin hem zahmetsiz hem de kişisel göründüğü yerdeler.</p><p><b>Sektörün en etkili isimleriyle çalıştınız. Kreatif yolculuğunuzda sizi en çok tanımlayan anlar neler oldu?</b></p><p>Yolculuğum boyunca olağanüstü insanlardan pek çok şey öğrenme fırsatı bulduğum için çok şanslıyım. Blumarine ve Roberto Cavalli'deki ilk yıllarımdan Dolce&amp;Gabbana'ya uzanan süreçteki her deneyim; güzelliğe, disipline ve tutkuya olan bakışımı şekillendirdi. Ama sanırım en belirleyici an Aeffe'ye gelişim oldu. Tabii önce Philosophy ile, şimdi ise Alberta Ferretti ile... Benim için her zaman çok şey ifade eden bir markayı yeniden yorumlama şansına sahip olmak, kariyerimin en anlamlı bölümü gibi hissediyorum. Bu, profesyonelbir adım olmakla beraber benim için de tam olarak kişisel bir evrim.</p><p><b>Alberta Ferretti dünyasını Vakko aracılığıyla Türkiye'deki modaseverlerle buluşturuyor olmak size nasıl hissettiriyor?</b></p><p>Alberta Ferretti'nin dünyasını Vakko ve Türkiye'deki modaseverlerle buluşturmak benim için gerçekten büyük bir onur. Vakko; zarafet, kültür ve sofistike bir estetik konusunda çok güçlü bir mirasa sahip ve bu değerler Ferretti ruhuyla mükemmel bir uyum içinde. Bu iş birliği de ortak bir güzellik ve zanaat vizyonunu kutlamanın ötesinde, İtalya ile Türkiye arasında duygusal bir köprü kurmakla ilgili. Burada hissettiğim sıcaklık ve coşku için derinden minnettarım ve bu, ilk buluşmayı daha da anlamlı kılıyor.</p><p><b>Angelina Jolie, Ekim'de gerçekleşen Roma Film Festivali'nde Alberta Ferretti tasarımı bir elbise giydi. Bu an hakkında ne söylemek istersiniz?</b></p><p>Bu benim için hem çok güzel hem de duygusal bir andı. Angelina Jolie, Alberta Ferretti kadınıyla özdeşleşen pek çok değeri taşıyor; güç, zarafet ve derin bir özgünlük duygusu. Böylesine anlamlı bir etkinlikte bizim tasarımımızı tercih etmesini görmek sadece bir onur değil; aynı zamanda modanın duygu, karakter ve güzellik arasında nasıl bir bağ kurabildiğini hatırlatan özel bir andı. Elbise ile bir kadının aynı dili konuşuyor olması çok güçlü, çok doğal hissettirdi.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/roportajlar/lorenzo-serafini-duygunun-ve-akilciligin-bulusma-noktasi-1086989</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/17/lorenzo-serafini-duygunun-280_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086988</guid><pubDate>Tue, 17 Feb 2026 11:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum'da Yeni Denge: Mahremiyet, Mimari, Ritim]]></title><description><![CDATA[Bodrum, artık bir destinasyon olmanın çok ötesinde; rafine zevklerin, bilinçli tercihlerin ve zamansız bir yaşam anlayışının sembolü. Gayrimenkul Danışmanı Gülay Eskiköy, “Denizle kurulan doğal bağ, mimarideki sessiz lüks ve hayatın dingin ritmi; burada mülk sahibi olmayı gerçek bir ayrıcalığa dönüştürüyor” diyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda gayrimenkul piyasasında yaşanan dönüşüm, nicelikten çok niteliğin öne çıktığı yeni bir dönemi işaret ediyor. Bodrum'da Gayrimenkul Danışmanlığı yapan Gülay Eskiköy, zamansız bir yaşamın ve seçkin yatırımın yeni imzası olarak Ege'nin bu ayrıcalıklı yarımadasının potansiyelini ve zamansız bir yatırımın sırlarını anlattı.</p><p><b>Bodrum'un herkeste anlamı farklı; kiminin çocukluğu ve gençliği, kiminin yaz boyu yaşam enerjisi, kimi içinse ideal bir kaçış rotası... Siz yatırım için Bodrum'un neden özel bir lokasyon olduğunu düşünüyorsunuz?</b></p><p>Bodrum'un doğayla kurduğu kusursuz denge, mimarideki yalın ihtişamlar ve seçkin yaşam kültürüyle küresel elitin radarında yer alıyor. Bugün Bodrum'da bir mülke sahip olmak, yalnızca bir taşınma kararı değil; kişisel bir vizyon beyanı. Alıcı profili ise mevsimsel kullanım anlayışını geride bırakıyor; kalıcı yaşam, varlık çeşitlendirmesi ve uzun vadeli değer saklama motivasyonlarıyla şekilleniyor. Avrupa'dan Körfez ülkelerine uzanan bu seçkin talep, projelerin mimari kurgusundan kullanılan doğal malzemelere, concierge hizmetlerinden mahremiyet anlayışına kadar her detayı üst segmente taşıyor.</p><p><b>Bodrum'un rafine yüzünü temsil eden, özellikle öne çıkan noktalar hangileri?</b></p><p>Yalıkavak, Gündoğan, Türkbükü ve Akyarlar; Bodrum'un en rafine yüzünü temsil eden lokasyonlar olarak öne çıkıyor. Düşük yoğunluklu yapılaşma, kesintisiz deniz manzaraları ve doğayla bütünleşen mimari, bu bölgeleri sıradanlıktan ayırıyor. Markalı konut projeleri ve özel villalar, gösterişten uzak ancak güçlü bir estetik dil ile tasarlanıyor. Günümüzün sofistike alıcısı artık metrekare değil; hissiyat, mahremiyet ve zamansızlık satın alıyor.</p><p><b>Bodrum'un yatırım değeri konusunda neler söylersiniz?</b></p><p>Bodrum'un yatırım değeri estetik kadar güçlü bir rasyonaliteye dayanıyor. Doğru lokasyonda konumlanan nitelikli projeler, döviz bazlı değer artışının yanı sıra yüksek kira getirisi potansiyeli sunuyor. Özellikle seçkin kısa ve orta dönem kiralamalarda Bodrum, Akdeniz'in en prestijli adreslerinden biri olmayı sürdürüyor. Bu durum, Bodrum gayrimenkulünü duygusal bir tercih olmanın ötesine taşıyarak stratejik bir varlık sınıfına dönüştürüyor. Gelecek perspektifinde Bodrum, plansız genişleme yerine kontrollü ve seçici bir gelişim anlayışıyla ilerliyor. Sınırlı arsa arzı, artan uluslararası talep ve kalite odaklı projeler; bölgedeki mevcut varlıkların değerini koruyan ve artıran temel dinamikler arasında yer alıyor. Bu da Bodrum'u, erişilmesi zorlaştıkça değeri yükselen nadir lokasyonlardan biri hâline getiriyor. Sonuç olarak Bodrum, bir adres değil; bir duruş, bir aidiyet ve bir yaşam felsefesi. Denizle kurulan doğal bağ, mimarideki sessiz lüks ve hayatın dingin ritmi; burada mülk sahibi olmayı gerçek bir ayrıcalığa dönüştürüyor. Bugün Bodrum'da gayrimenkul sahibi olmak, yalnızca bugüne değil, geleceğe de atılmış seçkin bir imza.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/bodrum-da-yeni-denge-mahremiyet-mimari-ritim-1086988</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/17/zamansiz-yasamin-izinde-377_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086986</guid><pubDate>Tue, 17 Feb 2026 10:46:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Fransız Patisserie Yorumuyla Etiler'de Yeni Adres: Téâtral]]></title><description><![CDATA[Fransız patisserie kültüründen ilham alan yaklaşımıyla dikkat çeken yeni mekan bir davetle kapılarını açtı. Klasik pastane algısının sınırlarını aşarak gastronomiyi, sahne sanatlarının dramatik anlatımıyla buluşturan mekan beğeni topladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/fransiz-patisserie-yorumuyla-etiler-de-yeni-adres-teatral-1086986</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/17/etilerde-fransiz-zarafeti-132_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086985</guid><pubDate>Mon, 16 Feb 2026 17:34:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[“Sanat İyileştirir” Projesinin Yeni Sergisi Memorial Göztepe'de]]></title><description><![CDATA[Medikal ve teknolojik atık malzemelerin, ileri dönüşüm sanatçısı Deniz Sağdıç'ın özgün yorumuyla portre eserlere dönüştürüldüğü özel seçki, bir davetle açıldı. Sağlık, sanat ve sürdürülebilirliğin buluştuğu sergi ilgiyle karşılandı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sanat-iyilestirir-projesinin-yeni-sergisi-memorial-goztepe-de-1086985</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/16/teknolojik-atiklardan-san-372_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086984</guid><pubDate>Mon, 16 Feb 2026 17:15:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sevgililer Günü'nde İstanbul: Şef Nobu'yla Omakase Buluşması]]></title><description><![CDATA[Zamansız bir gastronomi vizyonunun mimarı ünlü Japon Şef Nobu Matsuhisa, 14 Şubat Sevgililer Günü'nü İstanbul'da geçirdi. Şef Nobu, İstanbul'dan esinlenerek hazırladığı omakase menüsünü iş ve sanat dünyasının ünlü isimleriyle buluşturdu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sevgililer-gunu-nde-istanbul-sef-nobu-yla-omakase-bulusmasi-1086984</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/16/sevgililer-gununde-lezzet-566_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086982</guid><pubDate>Mon, 16 Feb 2026 16:04:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM x AUDI Winter Experience 2026]]></title><description><![CDATA[Kış, otomotiv dünyasında en dürüst test alanı. Yolun sunduğu konfor geri çekildiğinde geriye yalnızca refleks, denge ve teknoloji kalıyor. ALEM x AUDI Winter Experience'ın Davos buluşması da tam olarak bu gerçeğin izini sürdü; buzla kaplı geçitlerde performansın sınırlarını, Flüela Pass'te ise kontrolün gerçek anlamını yeniden tanımladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/alem-x-audi-winter-experience-2026-1086982</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/16/alem-x-audi-winter-experi-519_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086981</guid><pubDate>Mon, 16 Feb 2026 15:57:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Feruz Ertürer'in 75 Yıllık Fotoğraf Seçkisi Bulgur Palas'ta]]></title><description><![CDATA[Feruz Ertürer'in 75 yılı aşkın fotoğraf yolculuğunu yansıtan sergi, sanatseverlerle buluştu. Sanatçının fotoğraf serüvenini gün ışığına çıkaran sergi, Türkiye'nin sosyal ve kültürel atmosferine de ışık tutuyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/feruz-erturer-in-75-yillik-fotograf-seckisi-bulgur-palas-ta-1086981</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/16/isigin-pesinde-gecen-75-y-656_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086980</guid><pubDate>Mon, 16 Feb 2026 15:33:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Artkolik ve SırMaison İş Birliğiyle Sevgililer Günü'ne Özel Sanat Buluşması]]></title><description><![CDATA[Artkolik Sanat ve Eğitim Platformu, SırMaison ve ALEM Dergisi iş birliğiyle, Mandarin Oriental Bosphorus'ta düzenlenen “Sanat Tarihinde Aşk ve Öpücük” başlıklı keyifli sohbet, sanatseverleri bir araya getirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/artkolik-ve-sirmaison-is-birligiyle-sevgililer-gunu-ne-ozel-sanat-bulusmasi-1086980</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/16/sanatta-askin-dili-322_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086969</guid><pubDate>Fri, 13 Feb 2026 15:21:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Art Show: Galeriler Buluşması 2026 İstanbul'da Başladı]]></title><description><![CDATA[Galeriler arası diyaloğu güçlendirmeyi ve sanat ekosisteminde daha şeffaf bir yapı kurmayı hedefleyen Art Show: Galeriler Buluşması 2026, İstanbul'un kültür ajandasına yeni bir durak ekliyor. Şehrin içinde konumlanan etkinlik, koleksiyonerlerden genç izleyicilere uzanan geniş bir kitleyi aynı atmosferde buluşturuyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/art-show-galeriler-bulusmasi-2026-istanbul-da-basladi-1086969</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/13/sehrin-icindeki-yeni-sana-664_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086967</guid><pubDate>Fri, 13 Feb 2026 14:01:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sevil Dolmacı Gallery'de Deneysel Bakış]]></title><description><![CDATA[Akaretler Sıraevleri'nde gerçekleşen Design & Antiques Show; tasarım, sanat ve antika dünyasını buluşturdu. Davetlileri adeta bir sanat eserinin içinde dolaştıran etkinlik, ilham dolu bir keşif duygusu yaşattı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sevil-dolmaci-galleryde-deneysel-bakis-1086967</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/13/sevil-dolmaci-galleryde-d-354_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086966</guid><pubDate>Fri, 13 Feb 2026 13:44:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[70'lerin İstanbul'u Ekranlara Dönüyor]]></title><description><![CDATA[Orhan Pamuk'un aynı adlı romanından uyarlanan ve başrollerinde Selahattin Paşalı ile Eylül Lize Kandemir'in yer aldığı Netflix dizisi “Masumiyet Müzesi”, İstanbul'daki gala gecesinde ilk kez izleyici karşısına çıktı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/70lerin-istanbulu-ekranlara-donuyor-1086966</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/13/70lerin-istanbulu-ekranla-551_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086965</guid><pubDate>Fri, 13 Feb 2026 13:22:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Tasarım ile Sanat Arasındaki İnce Çizgi]]></title><description><![CDATA[“Tasarım mı? Sanat mı?” konulu söyleşi, yoğun bir ilgiyle izlendi. Tasarımcı Neslihan Işık, söyleşisinde deneyimlerini anlatırken; koleksiyonerlerin, tasarım ve sanat iş birliğine önem verdiklerini vurguladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tasarim-ile-sanat-arasindaki-ince-cizgi-1086965</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/13/tasarim-ile-sanat-arasind-851_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086950</guid><pubDate>Wed, 11 Feb 2026 15:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Tom Ford'dan İkonik Tasarımlar]]></title><description><![CDATA[Stilin vazgeçilmez tamamlayıcısı gözlükler, her sezon daima başrolde. Çırağan'da düzenlenen lansman davetinde de ünlü gözlük markasının Eyewear 2026 koleksiyonu stil odaklı ve rafine bir deneyimle tanıtıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tom-forddan-ikonik-tasarimlar-1086950</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/11/tom-forddan-ikonik-tasari-250_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086946</guid><pubDate>Wed, 11 Feb 2026 10:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[11 ŞUBAT 2026]]></title><description><![CDATA[]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/kapaklar/11-subat-2026-1086946</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/11/11-subat-2026-596_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086941</guid><pubDate>Tue, 10 Feb 2026 14:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zirvede Parlayan Bir Yıldız: Nesrin Cavadzade]]></title><description><![CDATA[Cesur, güçlü ve yaratıcı tavrıyla oyunculukta başarı basamaklarını birer birer çıkarken, hayattaki duruşu ve özgünlüğüyle kendi hikayesinin başrolü oluyor. “Kamera önünde daha cesurum. Kamera arkasında çok daha sade” diyen Nesrin Cavadzade ile Erciyes'te soğuk havada sıcak bir atmosfer yarattık.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kışın ortasında soğuk bir rotada sıcacık bir yolculuğa çıktık beraber. Erciyes'te Nesrin Cavadzade ile çekim yapma fikri ikonik bir kapağa imza atacağımızın sinyallerini zaten veriyordu en baştan. Megasaray Mount Erciyes'teki keyif dolu anlarda, bir yandan da Nesrin'i keşfe çıktık. Her günkü meditasyon ritüelinden bazen anlaşılmadığını hissettiği sarkastik yanına, oyunculuğa dair sınırsız hayallerinden aşkın şu sıralar hayatının sessiz bir yerinde konumlanmasına derin, anlamlı, sıcacık, tatlı bir yolculuk oldu bizimkisi... Tabii bir de sürprizi vardı; yakında onu Emre Kabakuşak'ın yönetmen koltuğunda oturacağı "Daha On Yedi" dizinde izleyeceğiz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/10/nesrincevadzade2-10022026cf654769.jpg"/><p><b>Oyunculuk senin için hâlâ bir keşif alanı mı, yoksa artık çok iyi tanıdığın bir yer mi?</b></p><p>Oyunculuk benim için hâlâ bir keşif alanı. Ama yol haritasını artık daha iyi okuyorum. Yıllar içinde kendimle, içimdeki çocukla daha samimi bir diyalog geliştirdim. O yüzden kaybolmak beni eskisi kadar korkutmuyor. Nerede durmam gerektiğini, neyin beni büyüttüğünü, neyin tekrara düşürdüğünü daha net görebiliyorum artık. Kendimi ve seyirciyi şaşırtmayı arzuladığım için, zihnimi arka plana atıp daha dürtüsel bir yerden oynayabiliyorum şimdi. Yani dürtülerime güvenmeyi, kendime yaslanmayı öğrendim sonunda. Böylece yol önümde biraz doğaçlama belirse de varacağım yerde gerçek bir parçamı bulacağımı biliyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/10/nesrincevadzade8-100220265155c256.jpg"/><p><b>Seni bir projeye "evet" dedirten ilk şey ne oluyor: hikâye mi, karakter mi, zamanlama mı?</b></p><p>Eskiden karakter derdim. Şimdi üçünün kesişimi. Hikâyenin bana ne söylediği, karakterin içimde neyi dürttüğü ve hayatımın o anında buna gerçekten alanım olup olmadığına bakıyorum. Karakteri seçerken de en çok kusurlarına heyecanlanıyorum. Mükemmel olan her şey çok sıkıcı. Kusursuzluğun gerçek hayatta bir karşılığı olmadığı için izlemesi, takip etmesi de sıkıcı oluyor. Seyirciyi ve kendimi baymak istemiyorum, bu yüzden seçtiğim karakterlerin içinde bir çatlak, bir sızı, bir "eksik" arıyorum. O eksiği kendi ruhumun derinliklerinden çekip çıkaracağım bir şeyle tamamlayıp tamamlayamayacağıma bakıyorum. Eğer benden bir parçayla karakter ete kemiğe bürünebiliyorsa, hemen yola çıkıyoruz.</p><p><b>Bugüne kadar seni en çok zorlayan karakter hangisiydi ve neden?</b></p><p>Kendimden çok uzak sandığım ama aslında bana fazlasıyla benzeyen karakterler. İnsanı en çok, inkâr ettiği yanları zorlar.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/10/nesrincevadzade10-1002202653cecc55.jpg"/><p><b>Kamera önünde olmakla kamera arkasında kendinle baş başa kaldığın hâlin arasında nasıl bir fark var?</b></p><p>Kamera önünde daha cesurum. Kamera arkasında çok daha sade. Yani ben set dışında çok sıradan bir hayat yaşayan, kedisi köpeğiyle evde vakit geçiren, akşam 10 oldu mu yatıp uyuyan birisiyim. Bazen, bazı önemli kırmızı halı etkinliklerinin ertesinde, eve gelip üstüme pijamalarımı giydikten sonra, sosyal medyaya düşen gösterişli fotoğraflarıma hayretler içinde baktığım oluyor, "Bu ben miyim?" diye... Hele bir de sarkastik yanım anlaşılamayıp, basın onlardan görkemli başlıklar devşirdiyse daha da çok hayret ediyorum. Kısacası, vitrindeki Nesrin'le evdeki Nesrin arasında dağlar kadar fark var ve ben her ikisi olmayı çok seviyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/10/nesrincevadzade5-1002202662362e66.jpg"/><p><b>Oyunculuk yolculuğunda "artık başka bir Nesrin var" dediğin bir kırılma noktası oldu mu?</b></p><p>Oldu. Bir noktadan sonra ispat etmeye çalışmayı bıraktım. Onaylanma ihtiyacından sonunda kurtulduğumda başka bir Nesrin oldu. Şimdi daha az konuşuyorum ama daha çok duyuluyorum. Özdeğer bu şekilde çalışıyor. Kendi değerini kendin belirliyorsun ve sonra sessizce arkana yaslanıp, o yüksekliğe erişemeyen her şeyin, hayatından nasıl çıkıp gittiğine bakıyorsun. Biraz hüzünlü ama özgürleştirici bir yol.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/10/nesrincevadzade12-100220264f5b49e8.jpg"/><p><b>Güçlü kadın olmak senin için ne ifade ediyor? Sence bu tanım yıllar içinde değişti mi?</b></p><p>Eskiden güçlü kadın dayanan, tolere edendi. Şimdi güçlü kadın, gerektiğinde masadan zarafetle kalkabilen. Bu benim için büyük bir dönüşüm oldu. Gücün dayanma kapasitesiyle eşdeğer olduğu öğretildi bize, oysa asıl güç kendini sana uymayan her şeyden uzaklaştırabilmek bence. Ruhumla tezat oluşturan her şeyi çok daha hızlı bırakabiliyorum artık. Ve açıkçası pek de arkama bakmıyorum.</p><p><b>Kendinle ilgili en çok hangi özelliğin yanlış anlaşıldığını düşünüyorsun?</b></p><p>Sarkastik yönüm ultra yanlış anlaşılıyor. Birçok şeyi o anın verdiği duyguyla ve mizahla söylüyorum ama özellikle söylediklerimi gazetelerde okumak durumunda kaldığımda, ben de "Nesrin keşke bu şakayı yapmasaydın" diyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/10/nesrincevadzade11-100220264fddcffe.jpg"/><p><b>Bugün dönüp 10 yıl önceki Nesrin'e bir şey fısıldasan, bu ne olurdu?</b></p><p>Kendi hızına güven. Herkesin koştuğu bir dünyada sen kendi değerini karınca adımlarıyla da olsa bulacaksın.</p><p><b>Hayatında olmazsa olmaz bir ritüelin var mı?</b></p><p>Sessizlik. Günün bir anında mutlaka. Her gün mutlaka meditasyon yapıyorum. Bayağı da uzun oturuyorum. Günün en kendim gibi hissettiğim zamanı oluyor.</p><p><b>Kalabalıklar içinde mi yoksa yalnızken mi daha çok kendin oluyorsun?</b></p><p>Yalnızken kendimle karşılaşıyorum. Kalabalıkta kendimi gözlemliyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/10/nesrincevadzade9-100220266e69d9a0.jpg"/><p><b>Henüz yapmadığın ama içinde büyüyen bir rol hayali var mı?</b></p><p>O kadar çok ki, bir ajan, bir pilot, tarihte gerçekten yaşamış birisi, bir boksör, bir balerin, bir erkek, son günlerine yaklaşmış birisi ya da bir süper kahraman... Sınırsız hayalim var, yapmak istediğim çok şey var.</p><p><b>Yavaşlamak senin için bir ihtiyaç mı, bir lüks mü?</b></p><p>Bir ihtiyaç. Günümüz dünyasında ise gerçek bir lüks artık herkes için. Yani en basitinden, offline olabildiğin sabahlar kendini gerçekten bu dünyanın kralı gibi hissediyorsun. Hemen cevap vermek zorunda olmamak gerçek bir lüks oldu. Ne tuhaf ama, bizden sadece bir jenerasyon öncesinin bile anlayamadığı bir konsept bu. Bazen annem WhatsApp mesajlarıma iki gün sonra dönüyor, "Anne bu, bu mecranın ruhuna aykırı" diyorum, "Neyin bu kadar acelesi vardı anlat şimdi" diyor, bir bakıyorum gerçekten konunun bir aciliyeti yokmuş. Ama biz, bütün bir yaşamı acelemiz varmış gibi yaşıyoruz, o yüzden büyük ölçüde ıskalıyoruz hayatı. Bu kuşağın ağız dolusu "yaşadım" diyebilmesi çok ütopik.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/10/nesrincevadzade7-1002202655466433.jpg"/><p><b>Oyunculuk dışında seni heyecanlandıran başka yaratıcı alanlar var mı?</b></p><p>Üretmenin her hali beni heyecanlandırıyor. Mesela son günlerde pastacılığa sardım. İnsanlar bunu pandemi zamanında yapıyordu. Bir ara herkes ekmek yapmakla kafayı bozmuştu. Benim de böyle bir dönemim. Bir çeşit terapi oluyor hamurla ilgilenmek. Pasta, börek, kurabiye yapıyorum. Çoğunlukla kendim yemiyorum. Aileme, arkadaşlarıma yediriyorum ama evde sürekli güzel bir vanilin kokusu oluyor. Ev çocukluğum gibi, gerçek bir yuva gibi kokuyor. Bir de cinsiyetçi bir şey söylemek istemem ama fırından o kabarmış kekleri çıkardığımda kendimi gerçek bir kadın gibi hissediyorum, çok hoşuma gidiyor. Bunun dışında yazmayı, şarkı söyleyip dans etmeyi de çok seviyorum. Bence bunların hepsi üretim. Kimse alkış tutmasa da...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/10/nesrincevadzade4-10022026f7c086ec.jpg"/><p><b>Önümüzdeki birkaç yıl için kendin adına en çok neyi diliyorsun?</b></p><p>Seçme özgürlüğümü korumayı.</p><p><b>"Ben buradayım" dediğin yer tam olarak neresi?</b></p><p>Kendimle çelişmediğim yer. Ruhuma ters düşmeyen bir yerdeyim.</p><p><b>Aşk şu an hayatının neresinde?</b></p><p>Sessiz bir yerde. Ama açıkçası varlığını inkâr etmiyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/10/nesrincevadzade1-100220269b3bbf71.jpg"/><p><b>Yakın zamanda seni heyecanlandıran yeni projeler var mı?</b></p><p>Evet. Henüz konuşamasam da beni heyecanlandıran şey, çok yakında duyurulacak. Hatta belki dergimiz çıktığı sırada artık sürprizi paylaşılmış olacak. Tek söyleyebileceğim çok ama çok istediğim bir ekiple yan yana geliyorum bu proje için. Yönetmeni, görüntü yönetmeni, senarist ve yapımcı ekibiyle çalışmayı çok arzuluyordum.</p><p><b>Bu yıl için seyahat planları yaptın mı? En favori seyahat rotan?</b></p><p>Plansız seyahatleri seviyorum. Ama deniz ve güneş hâlâ en güvenli kaçışım. Çok şanslıyım ki yeni projemde deniz ve güneşe hep çok yakın olacağım. Al bir spoiler daha.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/10/nesrincevadzade6-1002202683da7631.jpg"/><p><b>Son olarak karlar içinde çok keyifli bir çekim yaptık, neler söylemek istersin?</b></p><p>Zor ama çok güzel bir atmosferdi. Soğuğun içinde sıcacık bir iş çıkardık. Erdi Doğan yeteneğine ve gözüne gerçekten hayran olduğum bir isim. ALEM Dergisi de keza öyle, daha önceki Tamer Yılmaz kapağımız da efsane idi, bu kapağımızın da çok ikonik olacağına eminim. Stylistimiz Tuğçe Kılınçlı harika bir iş çıkardı, Ceylan Yeniacun keza benim canımın içidir. Yani bu kadar güzel insan bir araya geldiğimiz için gerçekten kendimi çok şanslı hissediyorum. Herkese çok teşekkür ediyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/10/nesrincevadzade3-10022026e5aa0c75.jpg"/><p><b>Röportaj: </b>Ceylan YENİACUN</p><p><b>Fotoğraf:</b> Erdi DOĞAN</p><p><b>Styling:</b> Tuğçe KILINÇLI</p><p><b>Saç:</b> Erdem GÜL</p><p><b>Makyaj:</b> Yiğit İZGÜL</p><p><b>Video:</b> Ardan GÜNGÖR</p><p><b>Fotoğraf asistanı: </b>Taner YAMAN</p><p><b>Styling asistanı: </b>Mine KARAKURT</p><p>Mekan için <b>Megasaray Mount Erciyes Hotel</b>'e teşekkür ederiz</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/zirvede-parlayan-bir-yildiz-nesrin-cavadzade-1086941</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/10/zirvede-parlayan-bir-yild-584_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086930</guid><pubDate>Mon, 09 Feb 2026 12:48:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Evin Tümay'ın Mücevher Koleksiyonu “Witnesses”]]></title><description><![CDATA[Evin Tümay, kurucusu olduğu mücevher markası ve tasarımlarını Zorlu Center Bardot Restoran'da gerçekleşen özel bir davet ile tanıttı. Lüks ve çağdaş mücevher tasarımları davete katılan konukların beğenisini topladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/evin-tumay-in-mucevher-koleksiyonu-witnesses-1086930</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/09/maskulen-tasarimlar-607_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086916</guid><pubDate>Thu, 05 Feb 2026 12:03:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Hande Erçel ile Güzelliğe Açılan Gece]]></title><description><![CDATA[Hande Erçel'in global marka yüzü olarak ilk kez katıldığı Flormar buluşması, Esma Sultan Yalısı'nda güzellik, stil ve İstanbul'un enerjisini aynı masada buluşturdu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/hande-ercel-ile-guzellige-acilan-gece-1086916</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/05/guzellige-acilan-gece-974_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086912</guid><pubDate>Wed, 04 Feb 2026 16:40:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Il Cortile'de Yeni Dönem Mutfağı: Luigi Mariconda İmzası]]></title><description><![CDATA[Ecole St. Pierre Hotel'in tarihi avlusunda konumlanan Il Cortile, Galata'nın zamansız atmosferinde müzik, gastronomi ve sohbetin iç içe geçtiği zarif bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/il-cortile-de-yeni-donem-mutfagi-luigi-mariconda-imzasi-1086912</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/04/galatada-tarihle-cevrili--173_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086910</guid><pubDate>Wed, 04 Feb 2026 14:38:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Müzik ve İyilik Bir Arada]]></title><description><![CDATA[ÇABA Derneği'nin, Borsa Restaurant ev sahipliğinde düzenlediği özel gece; İstanbul'un simge mekânlarından Adile Sultan Sarayı'nda müzik, lezzet ve iyiliği aynı sahnede buluşturdu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/muzik-ve-iyilik-bir-arada-1086910</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/02/04/muzik-ve-iyilik-bir-arada-468_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086891</guid><pubDate>Fri, 30 Jan 2026 15:21:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Göz Makyajında Yeni Ritim]]></title><description><![CDATA[Güzellik dünyasında deneyim odaklı buluşmalar giderek öne çıkarken, YSL Beauty yeni maskarası Lash Latex'i İstanbul'da özel bir davetle tanıttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/goz-makyajinda-yeni-ritim-1086891</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/30/goz-makyajinda-yeni-ritim-408_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086866</guid><pubDate>Mon, 26 Jan 2026 15:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Paris'in İkonik Adresinde Jimmy Choo Daveti]]></title><description><![CDATA[Moda haftalarıyla hareketlenen Paris'te Jimmy Choo'nun Caviar Kaspia'da düzenlendiği davet tanınmış isimleri bir araya getirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/parisin-ikonik-adresinde-jimmy-choo-daveti-1086866</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/26/parisin-ikonik-adresinde--551_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086855</guid><pubDate>Fri, 23 Jan 2026 12:28:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İyileşme Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Boğaz manzaralı davette sağlıklı yaşamı odağına alan bir deneyim yaşandı. Dünyaca ünlü sağlık otelinin düzenlediği etkinlikte, kişiye özel sağlık ve terapi yaklaşımları uzmanlar tarafından konuklarla paylaşıldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/iyilesme-yolculugu-1086855</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/23/iyilesme-yolculugu-328_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086854</guid><pubDate>Fri, 23 Jan 2026 12:01:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kuşaklar Arası Güç]]></title><description><![CDATA[Yeni nesil tasarımlarıyla dikkat çeken seramik markasının ‘Yükselen Değerler' toplantısında, Güral Ailesi'nin tüm üyeleri yer aldı. Markanın Kurucu Başkanı Nafi Güral, babasının 65 yıl önceki tavsiyelerini konuklarla paylaştı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kusaklar-arasi-guc-1086854</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/23/kusaklar-arasi-guc-696_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086853</guid><pubDate>Fri, 23 Jan 2026 11:36:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İğne Ucunda Taşınan Hafıza]]></title><description><![CDATA[Anadolu kadınlarına ait bir halk sanatı olarak kuşaktan kuşağa aktarılan ipek iğne oyalarının seçkin örneklerini bir araya getiren “Yüreğin Nuru Sergisi” Ankara Arı Kültür ve Sanat Merkezi'nde el emeğinin eşsiz ürünlerini gün ışığına çıkardı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/igne-ucunda-tasinan-hafiza-1086853</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/23/igne-ucunda-tasinan-hafiz-462_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086849</guid><pubDate>Thu, 22 Jan 2026 16:22:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sahnedeki Varoluş: Buse Babadağ]]></title><description><![CDATA[Türkiye'nin Amerika'daki ilk baş balerini Buse Babadağ varoluş amacını bale ile bulduğunu söylerken “Her kapıyı zorladım; nereden ne çıkabileceğini merak ederek hep denedim. Hayal etmeyi hiç bırakmadım” diyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>ABD'nin Teksas eyaletindeki prestijli dans  topluluklarından 'Ballet San Antonio'da baş balerin seçilerek Türkiye için bir  ilke imza attın. "Hayaller ve gerçekler" noktasında kendi tecrüben sana neyi  göstermiş oldu?</b></p><p>  Amerika'ya ilk geldiğimde bu hayal filizlenmeye başlamıştı. Ancak Amerika'daki  yolculuğum açıkçası hiç kolay olmadı. Buradaki bale ve sanat kültürünü, bale  topluluklarını, şirketlerin çalışma politikalarını ve yabancı bir ülkeden gelen  insanlara bakış açılarını anlamak zaman aldı. Ama pes etmeden yoluma devam  ettim. Her kapıyı zorladım; nereden ne çıkabileceğini merak ederek hep denedim.  Hayal etmeyi hiç bırakmadım. Baş balerin olmak elbette küçüklükten beri  hayatımdaki en büyük hayalimdi. Ama o noktaya gelene kadar kendime hep küçük  küçük hedefler koydum fark etmeden; şunu da yapsam, buraya company'e girsem, şu  rolü dans etsem... Bu küçük hayallere tek tek ulaşarak, zamanla en büyük hayalime  geldim ve onu gerçekleştirdim. Hepsi sabırla ve adım adım oldu anlayacağınız.  Kendime bu zamanı ve sabrı tanıdığım için çok mutluyum. Çünkü bu yaklaşık 11  yıllık bir yolculuktu.</p><p>  <b>Aslında baleye biraz da şans eseri başladığın söylenebilir... Arkadaşınla  beraber gitmek için, geç de denebilecek bir yaşta başladığın bu yolculuğu sen  nasıl anlamlandırıyorsun?</b> </p><p>  Aslında bu yolculuğun tesadüfi bir şekilde başlamış olması bile, bugün geriye  dönüp baktığımda, hayatımın en anlamlı ve bana en çok anlam katan parçası  olduğunu görüyorum. Her insanın dünyada bir varoluş amacı olduğuna inanıyorum.  Herkes bu amacı bulmak için farklı yollar deniyor. Ben ise bu amacı çok küçük  yaşta buldum. Baleyle, hayattaki varoluşumun bunun için olduğuna inandım. Bu  sanat aracılığıyla insanlara ulaşmak, dans ettiğim rollerle onlara farklı  duygular hissettirmek, onları bir anlığına gerçeklikten koparıp sanatın  güzelliğine taşıyabilmek... Hayatta olma amacımın tam olarak bu olduğuna  inanıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/22/busebabadag-22012026de044d53.jpg"/><p>  <b>Bir balerinin genel hatlarıyla nasıl bir yaşam modeli, nasıl bir habitatı,  eğlence anlayışı, disiplin anlayışı, farkındalıkları var? Kısacası senin dünyanı  bize biraz anlatır mısın? </b></p><p><b>  </b>Küçük yaştan itibaren bale eğitimiyle büyüdüğüm için oldukça çalışkan bir  yapıya sahibim. Bale, benim için zamanla sadece bir meslek değil, başlı başına  bir yaşam disiplini hâline geldi. Disiplinli bir hayatım var; yapılması gereken  bir şey varsa, mutlaka yapılmalıdır. Aksi hâlde zihnim rahat etmez. Eğlence  anlayışıma gelirsek, aslında çok sosyal bir insanım. İnsanları seviyorum,  onlarla vakit geçirmeyi ve güzel anılar biriktirmeyi seviyorum. Hayata mümkün  olduğunca daha renkli, daha "toz pembe" bakmaya çalışıyorum diyebilirim.  Etrafımızda yeterince karanlık varken, ben bilinçli olarak iyilikleri görmeye,  onlara odaklanmaya çalışıyorum. Bu anlamda pozitif bir yapım var. Farkındalıklarım  ise yaşadığım ülkeler ve farklı kültürlerle doğrudan bağlantılı. Yaklaşık 15  yıldır (Münih dâhil) farklı ülkelerde yaşadım ve dünyanın dört bir yanından çok  yakın arkadaşlarım oldu. Bu süreç bana bireysel özgürlüğün, eşitliğin ve  karşılıklı saygının ne kadar önemli olduğunu öğretti. Bir insanın düşüncesi ne  olursa olsun iyi veya kötü, bunu ifade edebilme özgürlüğüne sahip olması  gerektiğine inanıyorum. Bu, özellikle Amerika'da yaşarken daha da  içselleştirdiğim bir değer oldu. Eşitsizlik ya da birinin bu özgürlüğünün  kısıtlandığını fark ettiğimde sessiz kalamam; bu benim en hassas olduğum  konulardan biri. Günlük hayatım ise oldukça yoğun. Fiziksel tempom çok yüksek;  aynı zamanda Ballet San Antonio'nun okulunda fakültedeyim ve ileri seviye  öğrencilere ders veriyorum. Bu yüzden zihnim de genelde çok dolu oluyor. Hafta  sonları ise bilinçli olarak kendimi dinlendirecek şeyler yapmayı seçiyorum.  Arkadaşlarımla vakit geçirmek, brunch'a gitmek, güzel bir günde yürüyüş yapmak  ya da kısa da olsa küçük yolculuklara çıkmak... İki/üç gün bile olsa farklı bir yerde  olmak, o enerjiyi alıp yeniden işe dönmek beni çok besliyor. Müzik konusunda da  klasik müzik hayatımın merkezinde olsa da 'house music' vazgeçilmezim. Müzik  festivallerine gitmek, o enerjiyi ve müziği hissetmek benim için büyük bir  keyif.</p><p>  <b>Avrupa, Amerika ve Türkiye'nin bale ile ilişkisi konusunda gördüğün en  belirgin farkları bize birkaç cümleyle nasıl anlatırsın?</b></p><p>  Avrupa'da sanat tarih ve kültürün doğal bir parçası olduğu için seyirci oldukça  bilinçli ve sanata doymuş durumda. Amerika'da ise seyirci çok daha heyecanlı;  gösteri öncesinden itibaren o enerjiyi hissediyorsunuz ve bu sahnedeki  motivasyonu inanılmaz artırıyor. Türkiye'de ise seyircinin sıcaklığı ve  samimiyeti beni çok etkiledi; özellikle Süreyya Operası'nda sahne almak benim  için unutulmaz bir deneyimdi, hayatımdaki en önemli anlardan biri olarak  kalacak. Avrupa ve Amerika'da dansçı, teknik ve koreografi çeşitliliği çok daha  fazla; bu da sanatsal üretimimizi besleyen en önemli farklardan biri.</p><p>  <b>Kendinle en çok gurur duyduğun, kendini tebrik ettiğin şey nedir?</b></p><p><b>  </b>Hiçbir zaman pes etmemiş olmam. Önümü net göremediğim zamanlarda bile,  hayalimdeki o insanın ben olduğuna inanmaktan vazgeçmeden yoluma devam ettim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/22/igb01723-2201202677407556.jpg"/><p>  <b>Şu sıralar nasıl bir dönemindesin, seni heyecanlandıran neler var?</b></p><p><b>  </b>Fındıkkıran döneminin de bitmesiyle -ki Amerika'da sezonun en yoğun zamanı  oluyor- tempom biraz daha rahatladı. Şu anda Amerika'ya geri döndüm ve  önümüzdeki Cinderella gösterisi için çalışmaya başladık. Bu prodüksiyonda,  gösterinin bir kastında iki üvey kız kardeşten birini canlandıracağım. Bu benim  için inanılmaz eğlenceli ve tamamen yeni bir deneyim. Daha önce hiç böyle komik  ve karakter ağırlıklı bir rol yapmamıştım, bu yüzden çok heyecanlıyım. Bu sezon  seyirci beni Giselle ve Şeker Perisigibi daha klasik ve zarif rollerde izledi  ve bu rollerde çok güzel geri dönüşler aldım. Şimdi ise beni tamamen farklı,  bambaşka bir boyutta görmeleri fikri beni gerçekten çok heyecanlandırıyor.</p><p>  <b>İstanbul Genç Bale topluluğu ile sahneye çıkmak nasıl bir deneyimdi?</b></p><p>  Amerika'dan birlikte geldiğim dans partnerim Will'le birlikte o sahnede  olmaktan inanılmaz keyif aldık. Bunu kelimelerle anlatmak gerçekten çok zor.  Bir hafta önce döndük Amerika' ya ve ben hala etkisindeyim bu sahne  deneyiminin. Enerji bambaşkaydı. Kendi ülkende, doğup büyüdüğün yerde sahneye  çıkmak; seni idol olarak gören, hayranlıkla izleyen, sahne arkasında bile  gözlerinde o ışığı gördüğün junior ballet genç dansçılarının arasında aynı  sahnede yer almak tarifsiz bir duyguydu. Benim için bu deneyim çok daha  anlamlıydı, çünkü onların hayallerini çok iyi anlayabiliyorum. Ben de o  yaşlarda baleye aynı tutkuyla bağlıydım; sahnedeki dansçıları hayranlıkla  izler, onları idol olarak görürdüm. O gün sahnede yaşadığımız his, tam olarak  buydu. İstanbul Junior Ballet topluluk üyeleri de sahnede olmaktan inanılmaz  mutluydular; performansları çok güzel ve güçlüydü. Sahne arkasında ise çok  rahat, çok mutlu ve güzel bir enerji vardı. Bütün bunların bir parçası olmak  benim için tarif edilemez bir mutluluktu.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/sahnedeki-varolus-buse-babadag-1086849</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/22/sahnedeki-varolus-buse-ba-375_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086846</guid><pubDate>Thu, 22 Jan 2026 15:41:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sabit Akkaya ile Dönüşümün Estetiği]]></title><description><![CDATA[“Çoğu kişi değişim istiyor ama aslında aradıkları şey kendilerinin en iyi hâli” diyen Kérastase Türkiye Kreatif Partneri Sabit Akkaya ile Londra Moda Haftası yolculuğundan 2026 saç trendlerine uzanan bir çizgide, saçların üzerimizdeki güçlü etkisini irdeliyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[Bazen küçücük bir dokunuşla   bazense gerçekten büyük bir   yaratıcı vizyon ile... Görünümde   harikalar yaratmak için belki de   doğru adres başarılı bir saç stilistidir, ne   dersiniz? Saçların tarzımızda, tavrımızda   yarattığı etki yadsımayacak kadar büyük.   Ve doğru ellere teslim olduğunuzda,   kendinizin en iyi haline dönüşmeniz   mümkün. Kérastase Türkiye Kreatif   Partneri Sabit Akkaya, "Meslekte yıllar   geçtikçe insan sadece el becerisini değil,   bakış açısını da dönüştürüyor" derken   zamanla öğrendiği sihirli formülün   doğru zamanda, doğru kişiye, gerçekten   ihtiyaç duyduğu dokunuşu yapabilmek   olduğunu söylüyor. 2026'nın saç dünyasını   tanımlayan ana kodlardan en önemlisinin   ise 'bakım' olduğuna değiniyor.<b>Moda haftalarından podyumlara,   özel davetlerden unutulmaz anlara   kadar pek çok ünlü ismin saç   tasarımında imzanız var. Son olarak   Londra Moda Haftası kapsamında   Barrus defilesinde; Lady Amelia   Windsor, Lady Victoria Hervey ve   Juliet Mayhew gibi isimlerle çalıştınız.   Böylesi özel anların bir parçası   olmak size neler hissettiriyor?</b><p>Her defile, her sahne başka bir hikâye   anlatıyor. Londra Moda Haftası ise hem   disiplini hem de estetik diliyle gerçekten   çok besleyiciydi. Farklı kültürlerin güzelliğe   bakışını, sahne arkasındaki o yoğun ama   yaratıcı atmosferi bire bir deneyimlemek   insanın vizyonunu tazeliyor. Bu yolculukta   sadece uluslararası isimlerle değil, kendi   kültürümüzden güçlü kadınlarla yan   yana gelmek de benim için ayrı bir anlam   taşıyor. Sevgili Neslişah Yılmaz'la çalışmak,   onun doğal zarafetine dokunabilmek ve   bu duru estetiği saç diliyle desteklemek   çok kıymetliydi. Sonuçta ister bir podyum,   ister özel bir davet olsun; işin merkezinde   her zaman insan var. Saçıyla kendini   güçlü, iyi ve kendisi gibi hisseden birini   görmek, yaptığım işin en büyük karşılığı.</p><b>Size gelen danışanların en sık dile   getirdiği beklenti ne oluyor? Daha   çok değişim mi istiyorlar, yoksa   kendilerinin en iyi hâlini mi?</b>Çoğu kişi değişim istiyor gibi geliyor ama   aslında aradıkları şey kendilerinin en iyi   hâli. Bunu bazen büyük bir dönüşümle,   bazen de çok küçük bir dokunuşla   yakalamak mümkün. Benim görevim,   o ihtiyacı doğru okumak ve misafirimin   hayatını kolaylaştırmak.<b>İşe önce saçtan mı yoksa kişiyi   tanımaktan mı başlarsınız?</b><p>Her zaman kişiden başlarım. Saç,   karakterden bağımsız düşünülemez.   Yaşam tarzı, günlük rutini, hatta aynaya   nasıl baktığı bile sonucu belirler. Saç,   kişinin kendini ifade biçimidir.</p><b>'Cam parlaklık' son dönemde   çok konuşuluyor. Bu görünümü   yakalamak ve kalıcı hâle getirmek   için nelere dikkat edilmeli?</b>Parlaklık aslında sağlığın bir sonucu.   Doğru ürün kullanımı, doğru nemlendirme   ve saçı yormayan bakım adımları   çok önemli. Cam parlaklık dediğimiz   etki, saçın yüzeyinin pürüzsüzlüğüyle   doğrudan ilişkili. Bazı ürünler parlaklığın   daha doğal ve uzun süreli olmasını   sağlayabiliyor. Kérastase Türkiye Kreatif   Partneri olarak bu yaklaşımı global   ölçekte de yakından deneyimleme   fırsatı buldum. New York'ta gerçekleşen   lansmanda, markanın parlaklık ve saç   sağlığına bakışını bire bir görmek benim   için çok ilham vericiydi. Dünyaca ünlü   ve değerli isimlerin buluştuğu event'te   Sydney Sweeney, Emily Ratajkowski ile   tanışmak, güzellik algısının artık 'fazla'dan   çok 'doğru'ya evrildiğini bir kez daha   gösterdi. Sağlıklı saç zaten parlar, bizim   görevimiz onu yormadan desteklemek.   Düzenli ve bilinçli bakım burada kilit   nokta oluyor. <p><b>Saçta transparan boyanın da en   güçlü savunucularından birisiniz. Bu   teknik, klasik renklendirmeden hangi   noktada ayrılıyor ve neden geleceğin   saç rengi anlayışını temsil ediyor?</b></p><p>Transparan boya, saçı kapatmak yerine   saçın doğal ışığını, hareketini ve derinliğini   koruyor. Klasik boyalarda renk baskın ve   örtücüdür, transparan boyada ise saç   korunur. L'Oréal Professionnel'in Dia Color,   Dia Light gibi ürünleri sayesinde renk çok   daha rafine, çok daha yaşayan bir hâl   alıyor. Gelecek de zaten bu doğallıkta.</p><p><b>Son yıllarda 'doğal saç' kavramı   çok konuşuluyor. Size göre gerçek   doğallık ne anlama geliyor?</b></p><p>Gerçek doğallık, saça hiçbir şey   yapılmaması değil; yapılan her şeyin   görünmemesi. Saçın boyalı olduğunu   hissettirmeyen renkler, şekillendirme var   ama çaba yokmuş gibi duran sonuçlar...   Doğallık benim için tam olarak bu.</p><p><b>Saç rengi seçiminde ten rengi ne   kadar belirleyici? Bu konuda evrensel   kurallar var mı?</b></p><p>Ten rengi önemli ama tek kriter değil.   Göz rengi, kaş yapısı, hatta kişinin enerjisi   bile etkili. Bazı temel kurallar var ama   en doğru sonuç sezgiyle teknik bilginin   birleştiği yerde çıkıyor.</p><p><b>Saç trendleri çok hızlı değişiyor. Size   göre hangi saç stilleri zamansız   kalmayı başarıyor?</b></p><p>Doğru kesilmiş, sağlıklı ve hareketli saç   her zaman zamansızdır. Abartıdan uzak,   günlük yaşantıya değer katacak, kişiye   özel kesimler, bence yıllar geçse bile   güncelliğini her zaman koruyor.</p><p><b>2026'da saçlar güzellik dünyasında   nasıl bir role bürünecek? Öne   çıkacağını düşündüğünüz trendler   arasında neler var?</b></p><p>Bakım çok daha ön planda olacak.   Doğal görünüm ve saç sağlığı, estetikten   bağımsız düşünülemeyecek. Parlaklık,   saçın genç ve canlı görünmesi, yaşlanma   karşıtı bakım yaklaşımları giderek daha   fazla önem kazanacak. İnsanlar artık   saçta 'iyi görünen'den çok 'iyi hissettiren'   sonuçlar arıyor. Bu noktada Kérastase   Gloss Absolu ve Chronologiste serilerinin   çok belirleyici olacağını düşünüyorum.   Saçı yormadan güçlendiren, parlaklığını   artırırken formunu koruyan bakım anlayışı,   2026'nın saç dünyasını tanımlayan ana   kodlardan biri olacak.</p><p><b>Trendleri uygularken "bu kişiye   olmaz" dediğiniz anlar oluyor mu?</b></p><p>Oluyor ve bunu açıkça söylemekten   çekinmiyorum. Trend geçici, saç ise   uzun vadeli bir yolculuk. Misafirimizi   en doğru hâline yönlendirmek bizim   sorumluluğumuz.</p><p><b>Lüks saç bakımı dendiğinde sizin için   en belirleyici unsur nedir?</b></p><p>Bir ürünün dokusu, kokusu ve saça temas   ettiği andaki hissi çok önemli. Ama   asıl lüks, uzun vadede saçın kalitesini   gerçekten yükseltmesi. Bu yüzden lüks   markalar ile çalışmayı seviyorum.</p><p><b>Bakımlı ama abartısız, zahmetsiz   görünen saçın altın kuralı nedir?</b></p><p>Saçı yormamak ve saçla inatlaşmamak.   Bence işin özü burada başlıyor. Çok fazla   ürün, çok fazla işlem ya da sürekli ısıyla   şekillendirme saçı sadece ağırlaştırır.   Zahmetsiz görünen saç aslında iyi   düşünülmüş saçtır. Kişinin yaşam   tarzına uyum sağlayan, sabah aynaya   geçtiğinde ekstra çaba gerektirmeyen bir   formu varsa, o saç zaten bakımlı görünür.</p><p><b>Bir profesyonel olarak, kadınların   saçlarıyla ilgili yaptığı en   önemli hatanın ne olduğunu   söyleyebilirsiniz?</b></p><p>En büyük hata, herkeste aynı sonucu   beklemek. Saç tamamen kişisel bir alan;   doku, yoğunluk, yapı, renk geçmişi ve   yaşam tarzı sonucu doğrudan etkiler.   Bir başkasında çok iyi duran bir kesim ya   da renk, sizde aynı etkiyi yaratmayabilir.   Bir diğer yaygın hata ise saçı trendlerle   yormak. Sürekli işlem görmek, gereğinden   fazla ürün kullanmak ya da saçın   ihtiyacını dinlemeden yapılan bakımlar   zamanla kaliteyi düşürüyor. Oysa   doğru olan, saçı bir moda aksesuarı   gibi değil, yaşayan bir yapı gibi ele   almak. Saçı analiz cihazları ile tanımak,   ona zaman tanımak, gerçekten neye   ihtiyacı olduğunu anlamak ve elbette   profesyonellere güvenmek...</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/sabit-akkaya-ile-donusumun-estetigi-1086846</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/22/sabit-akkaya-ile-donusumu-252_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086845</guid><pubDate>Thu, 22 Jan 2026 15:09:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Semiha Berksoy'un Renkli Dünyası]]></title><description><![CDATA[Cumhuriyet dönemi ve Türkiye modern tarihinin en önemli kadın sanatçılarından Semiha Berksoy'un çok yönlü üretimlerini bir araya getiren “Tüm Renklerin Aryası” İstanbul Modern Müzesi'nde izleyiciyle buluştu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/semiha-berksoyun-renkli-dunyasi-1086845</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/22/berksoyun-renkli-dunyasi-658_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086844</guid><pubDate>Thu, 22 Jan 2026 13:39:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kısa Filmlerle Uzun Bir Mesele]]></title><description><![CDATA[Sabancı Vakfı Kısa Film Yarışması 10. yılında, eğitime erişimdeki eşitsizlikleri sinemanın diliyle tartışmaya açtı. Güler Sabancı'nın sözleri gecenin çerçevesini çizdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kisa-filmlerle-uzun-bir-mesele-1086844</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/22/kisa-filmlerle-uzun-bir-m-496_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086843</guid><pubDate>Thu, 22 Jan 2026 13:31:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bir Noktadan Sonsuzluğa]]></title><description><![CDATA[Heykellerinde ruhsal, mitolojik ve kadim bilgilerden yola çıkarak farklı boyutların bilinmezlerini araştıran Mimar-Heykeltıraş Neslihan Demircioğlu, yeni sergisini Ekavart Gallery'de sanatseverlerle buluşturdu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bir-noktadan-sonsuzluga-1086843</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/22/bir-noktadan-sonsuzluga-530_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086834</guid><pubDate>Wed, 21 Jan 2026 17:34:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Volkswagen Arena'da Tarkan Geceleri]]></title><description><![CDATA[Volkswagen Arena'da gerçekleşen Tarkan konser serisi, müzikten modaya uzanan davetli profili ve görkemli prodüksiyonuyla sezonun öne çıkan etkinlikleri arasında yer aldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/volkswagen-arenada-tarkanin-ucuncu-gecesi-1086834</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/21/volkswagen-arenada-tarkan-639_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086833</guid><pubDate>Wed, 21 Jan 2026 14:38:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kahve Molasında Denge Arayışı]]></title><description><![CDATA[Günlük hayatın küçük molaları, çoğu zaman kişisel alışkanlıklarla anlam kazanıyor. Philips'in yeni kahve makinesi Café Aromis'in İstanbul'daki lansmanında Arzum Onan da kahveyle kurduğu bağı ve bu ritüelin hayatındaki yerini anlattı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kahve-molasinda-denge-arayisi-1086833</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/21/kahve-molasinda-denge-ara-837_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086822</guid><pubDate>Sun, 18 Jan 2026 23:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Winter Weekend 2026]]></title><description><![CDATA[Kış sezonunu karşılamak için bu yıl rotamızı Erciyes'e çevirdik. ALEM Dergisi olarak hayata geçirdiğimiz Winter Weekend'te, seçkin davetlilerimizle birlikte Megasaray Mount Erciyes'te; doğanın, stilin ve iyi hissettiren deneyimlerin buluştuğu özel bir hafta sonuna imza attık.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/alem-winter-weekend-2026-1086822</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/18/alem-winter-weekend-2026-689_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086821</guid><pubDate>Sat, 17 Jan 2026 20:26:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Değişim Elçisi: Zeynep Karahan Uslu]]></title><description><![CDATA[Kadim bir el sanatı, modern dünyanın imkânlarıyla buluşuyor. Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu öncülüğündeki Nallıhan İğne Oyası Projesi, kadınların ekonomik bağımsızlığına yeni bir kapı açıyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu; yönetici, akademisyen ve sivil toplum temsilcisi kimliğiyle yıllardır iletişim, kültür ve kadın çalışmaları alanlarında sosyal etki üreten güçlü bir isim. Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (KADUM) Direktörü olan Uslu ile kültürel mirasın korunması ve kadın istihdamının güçlendirilmesini odağına alan yeni projesi için bir araya geldik. Geçmişin izlerini geleceğin imkânlarıyla buluşturan Uslu ile bu çalışmanın ardındaki vizyonu konuştuk.</p><p><b>2025 yılı, adınızın hem akademide hem sahada çok daha yüksek sesle anıldığı bir yıl oldu. Peki, Nallıhan İğne Oyası Projesi, bu yılın Zeynep Karahan Uslu hikâyesinde nasıl bir dönüm noktası?</b></p><p>Bu proje Rumeli göçmeni anneannesinin ve matematik öğretmeni annesinin işlediği ipek iğne oyalarına hayran bir evladın, içinde büyüdüğü kültür ortamının tetiklemesiyle, medeniyetimizin eşsiz kültür mirasının korunmasını yaşam amaçlarından biri haline getirmesinin iz düşümlerinden aslında. Ve 18 yıl önce Nallıhan'a yaptığım bir ziyarette binlerce saatlik göz nuruyla ortaya çıkan bu güzelliğin, kendi sınırlarına takılı kalma haline şahit olup, kişisel olarak döngüyü değiştirecek bir katkıyı mutlaka sunacağım diye kendime verdiğim bir sözün yüreğimde saklı kalmasının sonucu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın yerel değerlerin korunmasına odaklı "Anadoludakiler" proje çağrısıyla da ete kemiğe büründü. Kendimle yaptığım akdi neticelendirmenin manevi tatmini de kadın olma ortak paydasında birleştiğim, kendi hikâyelerinin kahramanı üreticilerimize yeni imkân pencereleri açmanın mutluluğu da yeni çalışmalarıma motivasyon ve ilham vererek yol almamı destekliyor.</p><p><b>KADUM, vakıf üniversiteleri içinde cinsiyet eşitliği odaklı ilk ve en köklü merkez olarak 1998'den bu yana pek çok farklı dosyaya imza attı. Nallıhan İğne Oyası Projesi'ni bu kurumsal hafızanın neresine yazıyorsunuz? KADUM'un hikâyesinde bu proje nasıl bir eşik, nasıl bir yeni sayfa açıyor?</b></p><p>KADUM uluslararası iş birliklerini de kullanarak bilgi üreten, araştırmalar, raporlar, makalelerle kesişimsel akademik çalışmalara imza atmaya devam ediyor. Ancak kadınların ve toplumumuzun kalkınmasına, onur duyarak görev yapmakta olduğum UNESCO Türkiye Milli Komisyonu'nun ana aksını oluşturan sürdürülebilirlik ilkelerine katkı sunarak, değişime kapı açan, somut sonuçlar üreten bir yaklaşım da projeyle birlikte hayata geçti. Nallıhan İğne Oyası Projesi kültür mirasımızı, kadın istihdamıyla harmanlayan, teknolojiden sanata çoklu yönler içermesiyle farklılaşıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/23/ert9855-23012026cae1621c.jpg"/><p><b>Kadın istihdamı, toplumsal cinsiyet eşitliği, kültürel miras gibi başlıklar Nallıhan'da aynı hikâyenin birer parçası oluyor. Bu projeyi sizin zihninizde "değişim laboratuvarı" haline getiren o kesişim noktası tam olarak nedir?</b></p><p>Değişim Çağı'nda var kalabilmek, sadece uyum sağlamaya değil, değişimin öncüsü olabilmeye bağlı. Bu da çok yönlü yaklaşımlar gerektiriyor. Dolayısıyla hem bu eşsiz el sanatımızı geliştirmek hem de kadın istihdamını arttırmak için, daha önce uygulanmamış bir bütünleşik yaklaşım geliştirildi. Sanatın iyileştirici gücünden, dijital yetkinliklere uzanan, biraz da karakterimin etkisiyle somut neticeler üretecek, farklılıkların uyumunda üreyen zenginlik olarak ifade edebileceğim bir kavrayış ortaya çıktı.</p><p><b>Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın "Anadoludakiler" programı içinde, Nallıhan ve iğne oyasının öne çıkması tesadüf değil. Neden Nallıhan, neden tam da iğne oyası?</b></p><p>Dünya üzerinde hiçbir bölgede, iğne oyalarının bir örneği yok. O kadar ki bu oyalar, tekstil literatüründe "Türk Danteli" adıyla yer alıyor, ki oya etimolojik olarak dahi Türkçe'den geliyor. Dolayısıyla tamamen medeniyetimize ait, buluş sahibinin Anadolu kadınları olduğu, bir diğer ifadeyle bir kadın halk sanatıdır iğne oyalarımız. Ve iğne oyasını öne çıkararak, kadınları güçlendirmek anlamlı bir hedef. Diğer taraftan Türk ipekçiliği açısından 1900'lerde ipek fabrikası olan, ipek üretiminde tarihi öneme sahip bir coğrafya Nallıhan ve bazı işleme türleri sadece bu yöreye ait olduğu için coğrafi işarete sahip bir biçimde ayrışıyor. Ama bizzat şahit olduğum Nallıhanlı kadınların eşsiz motivasyonlarının etkisi de büyük. Minicik, merkeze çok uzak bir ilçede, yüzlerce kadının bitmeyen enerjilerini, göz nuru, matematik ve estetikle birleştirip kültürümüzü yaşatmaları, üreterek kendi hayatlarına güç katmaları çok kıymetli. Çocuklarını bir iğnenin ucundan elde ettiği minicik kazançla okutup nasıl mühendis, öğretmen yaptığını haklı bir gururla anlatan hanımefendilerin güçlü ve zarif duruşlarına destek olmaksa, biraz önce de ifade ettiğim gibi bir gönül borcuydu.</p><p><b>İğne oyası üreten kadınlara "Dijital okuryazarlık", "E-ticaret", "Yapay zekâ", "NFT", "Markalaşma" gibi başlıklar altında eğitimler sağlıyorsunuz. Bu başlıklar Anadolu'da ezber bozan bir tablo çiziyor ve sizce bu nasıl bir değişim niteliği taşıyor?</b></p><p>Artık 21'inci yüzyıl yetkinlikleri olarak ifade edebileceğimiz; teknoloji okuryazarı olmadan, iletişim becerilerinizi artırıp, dijital pazarlama yapabilecek yetkinliğe erişmeden başarı hikayesi yazmak mümkün değil. Bu anlamda destek verdiğimiz kadın kooperatifi aracılığıyla üretici kadınlarımızla hayli kapsamlı bir eğitimi tamamladık ve hedefimiz, kendi işini kuracak yeni kadın girişimciler çıkarmak, yeni dünyanın fırsatlarından üretici kadınlarımızın payına düşeni almasını sağlamak. Bugün internet teknolojisi etkin kullanıldığında dünyanın herhangi bir yerine ürün ulaştırmak herkes için mümkün ve umuyorum ki proje sonunda yurt dışından da sipariş alan bir Nallıhan profili oluşacak. Yine tarafımızca kurulup yönetilecek web sitesi, sosyal medya hesapları, bütçelenerek gerçekleştirilen tanıtımlar ve sosyal medya hesaplarının yönetimi, influencer'lar aracılığıyla yaydığımız içeriklerde bilinirlik ve etki düzeyini yükseltecek.</p><p><b>Boyner, Beymen, Arzu Kaprol, Arzu Sabancı Studio'nun koleksiyonlarına Nallıhan iğne oyasını dahil etmesi, bir yandan prestijli bir vitrin, bir yandan da ciddi bir ekonomik fırsat. Bu iş birliklerinin orta vadede yaratabileceği etkiyi somutlaştırmanızı istesek; nereden nereye gidebilecek bir ticaret hacminden söz ediyoruz?</b></p><p>Dostlukları kadar, projeye verdikleri destek adına da son derece mutlu olduğum değerli arkadaşlarım, bu süreçte de projeye kurumsal desteklerini ortaya koydular ve iğne oyalarının uygun gördükleri ölçülerde satışını sağlayacaklar. Ancak satış ve pazarlama imkanları kadar, sahip oldukları tasarım kapasitesiyle, üretecekleri koleksiyonlarla etnik moda stili anlamında verecekleri destekle, zevklerin sürekli değişmesine çağdaş bir karşılık üreterek, kadim maharetlerin otantikliği bozmadan, yaşaması ve gelişmesine destek olacaklar. Yine proje destekçisi kuruluşların hükmi ağırlığı ve yazacakları başarı hikâyesi, başka firmaların da sözde değil özde kültürümüzü korumak ve geliştirmek için eşsiz Türk iğne oyalarını ürünlerinde kullanmak üzere harekete geçmelerini arttırabilir, ki ev tekstilinden giyime ve obje üretimine dek geniş bir spektrumda değerlendirilebilme potansiyeli olan bir unsur ipek iğne oyalarımız. Böylelikle talep artacak, kadın emeği değerini bulacak hem istihdam hem girişimcilik güçlenecek, bu bakışa destek veren her firma ise kültürü ve kadını bütünleşik destekleyerek, toplumsal fayda üretmenin başarısına sahip olacak.</p><p><b>Türkiye'de kadınların ekonomik hayata katılımı konusunda son yıllarda sizi en çok umutlandıran değişimler neler? Nallıhan İğne Oyası Projesi'ni bu tabloya yerleştirdiğinizde; onu nereye yazarsınız: niş bir örnek mi, öncü bir model mi, kritik bir kırılma mı?</b></p><p>Kamu kurumları, özel sektör, bizim gibi akademik yapılar ve sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının artarak devamı, sürece güç katıyor. Ancak Türkiye'de kadın istihdamı sosyolojik faktörlerin etkisiyle, halen istenen seviyenin gerisinde ve metropollerin dışına çıktığımızda bu durum daha yoğun yaşanıyor. Dolayısıyla taşra illerinde kadın eğitim düzeyinin daha az oluşu, beyaz ve mavi yaka işlere erişim imkânlarının darlığı ve cinsiyet kalıplarının etkisinin yoğun yaşanması şeklinde çerçeveleyebileceğim reel portreden hareketle, kadınların ev içi sorumluluklarıyla birleştirerek istihdama katılabileceği işleri çoğaltmak, ekonomik bağımsızlıklarını elde etmeleri açısından kritik bir faktör. Proje de tam olarak bu çerçeve üzerinden ekonomik katılımı arttıracak nitelikte. Ancak el emeğine hak ettiği maddi karşılığı vermeye hazır, sosyal sorumluluk çerçevesinde bakışın şirketler nezdinde güçlenmesi gerekiyor ki, projemizle başlattığımız süreç devam edebilsin.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/23/ert9803-230120261e545320.jpg"/><p><b>Mart 2025'te başlayan ve 18 ay sürecek bir projeden söz ediyoruz. Takvim bittiğinde hikâyenin bitmemesi için nasıl bir sürdürülebilirlik zemini kurdunuz? Özellikle NalEtik Kooperatifi ve kadınların dijital kanallardaki varlığı açısından, proje sonrası hayatı nasıl bir süreç olarak öngörüyorsunuz?</b></p><p>Öncelikle projeyi, üretici kadınlarımıza kendi kanatlarıyla uçabilecekleri bir zemin ve ilişki ağları inşa ederek tamamlayacağız. Ancak gönül bağımız çerçevesinde ve imkanlarımız dahilinde, ihtiyaç duyduklarında desteğimiz elbette her daim devam edecek. Keza proje sonrası sponsor bulma imkânı oluşursa, önceki yıllarda da Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin hayvancılık alanında çalışan ilk kadın kooperatifini Şanlıurfa'da açmış olmamdan elde ettiğim tecrübeyi de ekleyerek, kadın kooperatifçiliğini geliştirmeye devam edeceğim. Bundan böyle sürekli yeni açılımlar üretmeyi arzu ediyorum.</p><p><b>Anadolu sanatlarına destek olmak için projede sanat boyutunun da değerlendirildiğini görüyoruz, neler hazırlıyorsunuz bahseder misiniz?</b></p><p>Destek verdiğimiz kadın kooperatifimizi uluslararası el sanatları fuarlarına, sanat fuarlarına yine kişisel dostluklarımın sunduğu imkanlarla satış ve tanıtım odaklı bedelsiz biçimde entegre ettik. 2026 Ocak ayında "Yüreğin Nuru Sergisi"yle kadın iğne oyası üreticilerinin proje öncesinde oluşturdukları ürünler sanatseverlerle Arı Kültür ve Sanat Merkezi'nde verilecek resepsiyonla buluşacak, kazanç ve tanıtım imkânı oluşacak. Bu arada dünyanın ilk 50 fotoğraf sanatçısı arasında yer alan dostum Dilek Yurdakul'un yine bedelsiz desteğiyle kadın üreticilerimizin hayat enstantaneleri "Kalbin Emeği Fotoğraf Sergisi"yle 2026 içinde sanatseverlerle buluşacak. Keza, aynı sergide kadınların iğne oyası serüvenini, duygu durumlarını dijital hikâye anlatıcılığı yoluyla anlatan yapay zekâ destekli biçimde yapan bir dijital enstalasyonda yer alacak. Kadın üreticilerimizin yaşam maceralarını içeren bir belgeselin çekimlerini de tamamladık, ilk gösterimi yaptıktan sonra dijital mecrada paylaşarak en geniş ölçekte dünyanın ilgisine sunacağız.</p><p><b>Sizin kişisel olarak yaptığınız sanatsal uğraşlarınız, el sanatlarına ya da sanatın başka dallarına ilginiz var mı?</b></p><p>Aile mirası olarak teslim aldığım hat koleksiyonu üzerinden koleksiyoner kimliğimi muhafaza etmekle ve geliştirmekle yetiniyor, çeşitli dallarda sanat takipçisi olup, üreten ellere destek olmayı tercih ediyorum. Ama ilerleyen yıllarda hobi alanlarım arasına üretmek de girebilir. Neden olmasın?</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/degisim-elcisi-zeynep-karahan-uslu-1086821</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/23/degisim-elcisi-zeynep-kar-621_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086801</guid><pubDate>Wed, 14 Jan 2026 11:21:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[14 OCAK 2026]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/uzak-bir-sehirden-kendi-merkezine-sahra-sas-1086797</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/14/14-ocak-2026-601_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086797</guid><pubDate>Tue, 13 Jan 2026 15:09:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Uzak Bir Şehirden Kendi Merkezine: Sahra Şaş]]></title><description><![CDATA[“Uzak Şehir” ile güven dolu bir maceraya atılmış gibi hissettiğini söyleyen Sahra Şaş, “Nare'nin bu naif, zarif ve sessiz gücüne ihtiyacım vardı. Bildiğim ama karşılaşmadığım taşları yerinden oynattı” diyor. Yaşamın getirdiklerine güvendiği bu uzun yolda gevşememek, harekete geçmek içinse şiir dizelerinin inceliklerine sığınıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Pozitif insanlarla bir arada olmanın   keyfi gerçekten başka; söylenmeyen,   duruma ve şartlara kolay adapte   olabilen, egosuyla bir deve   dönüşmeyen, güç sarhoşu olmayan,   anın ve yaşamın tadını çıkarmayı   bilen... Sahra Şaş, tam da 'enerjisi   güzel' dediğimiz o insanlardan.   Hayata bakışı, babasından öğrenmiş   olduğu ve her şeye rağmen sabahları   uyandığında iyi bir şeyler olacağına   dair umudu ve onu harekete geçiren   "Hayat kısa kuşlar uçuyor" dizelerine   olan bağlılığıyla çok samimi çok doğal   ve pek gerçek...</p><p><b>Bu şehir, bu hikâye ve bu   karakter... "Uzak Şehir" yolculuğu,   kendinle ilgili hangi kapıları   araladı, seni kendine ve hayata   dair hangi farkındalıklara   uyandırdı?</b></p><p class="">Bu soruya bir kapak yetmez gibi,   nereden başlayacağım şimdi? O   kadar çok cümle birikti ki şu an içimde,   kısaltarak gideyim, siz beni anlayın.   Öncelikle 30'lu yaşlara burada adım   attım, bu bir konu ve beni anladınız...   Sahra, Mardin, <i>Uzak Şehir</i>, Nare,   yaşam, değişim, dönüşüm... Ben de   tam olarak bende neler yarattığını,   nerelere evirdiğini seyredip algılamaya   çalıştığım bir dönemimdeyim. Net   cevaplar bulduğumda tekrar oturup   konuşalım. Ama şu çok net; bütün   bunlar yaşanırken çok hafif çok pozitif   hissediyorum, pamuk kadar hafif ve   tatlı bir hisle seyrediyorum resmi. En   önemlisi de bu benim için. Çok şükür   diyelim her şey için.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/13/sahrasas8-1301202643f698a7.jpg"/><p><b>"Uzak Şehir"in izleyicide yarattığı   etki derin ve içten bir iz oldu. Peki   sende yarattığı etki? Senaryoyu ilk   okuduğunda sana "bu hikâyenin   bir parçası olmalıyım" dedirten   şey neydi mesela?</b></p><p>Benim için çok pozitif anlamları var.   Bu defa sadece hikayenin heyecanına   kapılmayacağım dediğim bir   dönemdeydim. Çünkü yol uzadığında   hikayenin heyecanının da bende   devam ediyor olması mühimdi. Hikâye   kadar bu hikayeyi hayata geçirecek   kişiler de benim için önemliydi. Gülizar   Irmak daha evvel çalıştığım kalemine   hakim ve hayran olduğum, teslim   olmaktan aşırı keyif duyduğum bir   isim. Yönetmenlerimiz ve yapım şirketi   de keza öyle, daha evvel çalıştığım   güvendiğim kişiler ve yapıydı. Bu rol   ve bu hikaye, bu yaratıcı kadro ile   birleşince beni çok heyecanlandırdı.   Bir de üzerine nefis bir kast. Karşılıklı   oynamak için can attığım oyuncu   arkadaşlarımla, güven dolu bir   maceraya atıldım gibi oldu. Oh...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/13/sahrasas2-130120260b9a0d63.jpg"/><p><b>Karakterler, bir oyuncunun   mesleğinde bıraktığı imzası gibi;   Nare, senin kariyerine nasıl bir   not düştü sence? Onunla sette ilk   buluşma anında neler hissettin?</b></p><p>Öncelikle uzun zamandır beklediğim   bir roldü. Çünkü hiç böyle, hatta buna   yakın bir karakter canlandırmamıştım.   Biraz benzer karakterler üst üste denk   gelmişti ve çoğunlukla maskülen   karakterlerdi. Cebimde bulunmayan   taşlara inanılmaz bir istek ve arzu   hissediyordum. Nare'nin bu naif, zarif   ve sessiz gücüne ihtiyacım vardı.   Bildiğim ama karşılaşmadığım taşları   yerinden oynattı. İlk buluşma anı zorlu   ve gergindi tabii ki. Bu yüzden de   çok heyecan vericiydi. Dışarıdan çok   özel bir sahne oynamaya çalışırken   içeriden heyecanımı bastırmaya   çalışmakla geçmişti...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/13/sahrasas7-1301202600642ff5.jpg"/><p><b>Oyunculuk senin için bir çocukluk   hayali miydi, yoksa hayatın   sürprizlerinden biri mi?</b></p><p>Evet kendimi bildiğimden beri bu istek   içimdeydi. Ama başlama hali sürpriz   bir şekilde gelişti tabii. İlk kamera   karşısına geçtiğimde çok küçüktüm, bu   kadar erken yaşta olacağını tahmin   etmiyordum o zamanlar.</p><p><b>Hayatına oyuncu olarak devam   etme kararını ilk ne zaman   verdiğini hatırlıyor musun?   Oyunculuk senin için ne   zaman "yapabilirim"den "bunu   yapmalıyım"a dönüştü?</b></p><p>İlk sahnemi çektikten hemen sonra.   Beni en korkutan en önemli sahnemle   başlamıştık o günün program   sıralaması nedeniyle. Çok yüksek ve   tansiyonlu bir sahneydi. Ben evet   oynadım ama aslında bence ben,   gözümü kapatıp açtım sadece o   sahne çekilirken... Bir saniyelik bir şey   yaşadım. Şaka gibi, 'puf' diye bir şeydi.   Ve o an, "Bu adrenalin bana sonsuza   kadar lazım" dedim. Sonra tabii ki   daha nice güzel yönünü keşfetmeye   başladığım süreçler oldu, derken   buradayım, yapıyorum ve yapmalıyım.   Teşekkürler hayat...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/13/sahrasas10-130120267272e029.jpg"/><p><b>Kariyerini inşa ederken pes etme   noktasına geldiğin bir zamanı   hatırlıyor musun, nasıl devam   ettin? Böyle zamanlarda nasıl   motive oluyorsun?</b></p><p>Açıkçası çok kariyer inşa etme   derdinde değildim çoğunlukla. Bu   huyumu değiştirmem gerektirdiğimin   de farkındaydım ama yine de   heyecanlandığım bir rol geldiğinde,   uzun ömürlü olmayacak hissi   taşısam da, deneyimlemek istiyorum.   Beş bölüm de olsa oynamak ve   deneyimlemek istiyorum diye   tutturduğum ve menajerim Meltem'i   delirttiğim zamanlar oluyordu. Neyse   ki büyüdüm ve iyileştim, şimdi ikimiz   de çok mutluyuz. Şaka bir yana,   bu içgüdüyle yaklaşan bir oyuncu   olarak karşılığında yaşanabilecek   olumsuzlukların da farkında oluyor ve   sorumluluğunu alıyor oluyorsun. Kendi   adıma zorlayıcı tarafları halletmeyi   öğrendim, benim dışımda gelişen   olumsuzluklara kafa yormamayı   da öğrendim. Vazgeçme noktasına   da bir türlü gelemedim açıkçası, ne   bileyim etrafımda böyle bir örnekle   karşılaşmadım. Benim gibi bu   meslekte direten arkadaşlarımdan   da gördüğüm oydu. Ya inat ya umut   ya da neyse o itip duran şey, herkes   bir şekilde devam etmenin yolunu   buluyor. Bulmak lazım. Bir de kolay bir   meslek yok ki zaten hayatta. Hangi   alanda olursa olsun insan mutlaka   meslek hayatında zorlayıcı zamanlara   maruz kalıyordur. Vazgeçilmiyor ki öyle   öyle kolay.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/13/sahrasas3-13012026791c9977.jpg"/><p><b>Ailenle güçlü bağın olduğundan,   onların onayının senin için   önemli olduğundan bahsettin   sette. Hafızandan bir film karesi   çekip çıkarsan, bugünkü seni   şekillendiren en belirgin çocukluk   anın nedir?</b></p><p>Babam bir süreliğine bir işte çalışmaya   başlamıştı, o zamana kadar babamın   hiç o tarz çalışma saatlerine alışık   değildim. Gece geç geliyordu, ben   uyumuş oluyordum, iş bitene kadar   uyandığımda baş ucumda bulayım   diye hoşuma giden bir şey bırakmış   oluyordu babam. Büyük şeyler değil,   bazen en sevdiğim meyve mesela.   Nadir olur ama fiziksel bir acı ya da   kötü bir dönem değilse benim için,   çoğunlukla uyandığımda güzel bir   şeylerle karşılaşacağıma inanıyorum   hala. Bence bu beni çoğunlukla   pozitif biri yaptı. Git gide, her yeni   gün zorlaşan yaşam düzenine   karşı, her şeye rağmen bu yaşımda   uyandığımda iyi bir şeyler olacağına   dair umut beslememi, güne, yaşama,   yaşamın getirdiklerine güvenmemi   sağladığı için babama teşekkür   ederim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/13/sahrasas4-130120263e1ba915.jpg"/><p><b>30'dan sonra bakım ve güzellik,   insanın hayatına bambaşka   bir yerden dokunuyor; üstelik   günümüzde güzelliğin kodları   da yeniden yazılıyor. Aynaya   baktığında seni gerçekten güzel   hissettiren şey ne oluyor?</b></p><p>Ben iyi hissettiğim sürece bunun   dışarı yansıdığının ve o zaman güzel   göründüğüme inanıyorum aslında. Modum düşükse aynada güzel   olduğuma inanmam mümkün değil.   Ama iyi hissediyorsam o gün 'bad   hair' günüymüş, sivilcem çıkmış, hiç   görünmüyor gözüme onlar. Sağlıklı   bir cilt ve bana güzel bakan gözler   görmek dışında aynadan başka bir   beklentim yok geri kalan hayatımda.</p><b>Sosyal medyada inanılmaz bir   fan kitlen varmış. Bugüne kadar   fanlık müessesesinde seni en çok   şaşırtan, "bunu beklemiyordum"   dediğin neler yaşadın?</b><p>Açıkçası ekstra şaşırdığım bir şey   yaşamadım henüz ya da denk   gelmedim. Fanlık müessesesi benim   için yeterince şaşırtıcı ve yeni bir durum   zaten. Ama bolca sevgi ile karşılaştım   şimdiye kadar. Teşekkür ederim iyi niyet   ve sevgi ile yaklaşan tüm kalplere. </p><div><p></p></div><b>Milyonların takibinde olmak   bazen 'gerçek sen'i saklama   ihtiyacı doğuruyor mu? Dijital   gürültüden kaçıp nefes aldığın o   güvenli liman neresi?</b><p>Bu görünürlük hayatımda yeni   olduğu için hangi zamanlarda neye   ihtiyacım var, gürültüden ne zaman   kaçıp nerede dinleneceğim, şimdiden   sonra görmeye başlayacağım. Ama   mesela ben sosyal medyada her an   görünür değilim zaten. Bazı günler   arka arkaya paylaşımlar yapıyorum   aktif oluyorum, bazen 10 gün hiçbir   paylaşım yapmıyorum. Ya ruh halim,   bazen teknik meseleler, yoğunluk etkili   oluyor. Mardin'de çok göz önünde olup   da nefeslenme isteği yaşayacağım   bir süreç gelişmedi. Dediğim gibi   küçük sosyal medya detoksları ya   da gürültüden uzak yaşamı şu an   istemsizce yaşıyorum. Şimdilik bunlar   dengeliyor bence beni.</p><div><p></p></div><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/13/sahrasas6-13012026afcd26a1.jpg"/><b>Her şeyin çok hızlı aktığı ve   yorulduğun anlarda sana enerji   depolayan o şarkı, kitap ya da   cümle hangisi?</b><p>Beni sonsuza kadar etkileyeceğini   düşündüğüm kitap alıntıları ya da   film repliklerinden bir süredir eskisi   kadar etkilenmediğimi fark ediyorum.   Sanırım bakış açım değişiyor. Ya da   dümdüz büyüyorum. Veya dönemsel   etkilenmeler oluyor; özellikle şarkılar   öyle. O sıralar beni ne iyi hissettiriyorsa   art arda onu dinliyorum. Ama bir   cümlem var vazgeçemediğim şu anki   hayatıma kadar beni besleyen: "Hayat   kısa kuşlar uçuyor." Elbette hayatın   aslında o kadar da kısa olmadığına   inanıyorum, uzun ve geniş bence.   Aklıma koyduğuma da gönlümden   geçene de vaktim var. Fakat bu   uzun yolda gevşememek, harekete   geçmek için bu cümleyi sık sık kendime   tekrarlamayı seviyorum.</p><div><p></p></div><b>Aşk deyince gözü   parlayanlardansın. Nasıl yaşarsın   aşkı? Nare ile aşkı bir başka   yaşarken, aşk sende farklı   anlamlar kazandı mı?</b><p>Parlak geliyor bana. Parıltısından   etkilenmeyi de seviyorum. Negatif   anlamda deneyimler yaşatsa da   canlılığına kapılmayı ve zamansızlığını   seviyorum. Her zaman her yaşta, her   ruh haliyle yakalayabiliyor insanı. Belli   kuralları yok, tecrübe gerektirmiyor,   eşitlikçi. Herkes için geçerli. Nare'ye   gelecek olursak aşka bakışımız benzer   yerlerde. Ama o iflah olmaz bir aşık;   benden bir tık önde. Birine bu kadar   aşık olmak bir mesele. Bu kadar aşık   olacağın birine rast gelmek bir mesele.   Nare rastlamış ve etiyle kemiğiyle tüm   varlığıyla peşinde</p><div><p></p></div><b>Modanın sürekli dönüşen ritmi   içinde, senin stilini tamamlayan o   sessiz imza nedir?</b><p>Modayı takip etmeyi seviyorum   ama zamansızlığı elden bırakmam.   Benimle birlikte ilerlemesi, benimle   bütün olması lazım. Bazen saç rengim   tamamlayıcısı ya da imzası olabiliyor.   Benim enerjimle ilerlemiyorsa en   sevdiğim parçaları bir araya getirmem   bir şey ifade etmiyor. Stile, modaya,   görünüşe dair her şey tam bir bütün   benim için</p><div><p></p></div><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/13/sahrasas9-130120264d2b7343.jpg"/><b>Bazen seyahat bazen sanat   rotaları insana yeni güncellemeler   yükler... Peki sana son dönemde   "yeni bir sürüm" ekleyen bir   destinasyon oldu mu?</b><p>Son bir iki yıldır seyahatlerimde fark   ettiğim ve emin olduğum bir şey var.   Zeytin ağacı bulunan her yer bana   çok iyi hissettiriyor. Ege'de ne yana   dönersem döneyim tazelendiğimi,   güncellendiğimi hissediyorum. Her   döndüğümde bana yeni bir sürüm   yüklenmiş oluyor.</p><div><p></p></div><b>Mardin Türkiye'nin atmosferi en   özel rotalarından biri ve başlı   başına kendine has bir karaktere   sahip. Bu mekânla nasıl bir bağ   kurdun ve hikâyeye kattığı duygu   sence ne oldu?</b><p>Mardin kesinlikle işimizin   başrollerinden biri bence. Buradaki   ikinci yılımızdayız ve hala mimariye,   güzel bir manzaraya veya günlük   yaşamdan tatlı bir resme şahitlik   ettiğimizde ilk zamanlardaki gibi   etkileniyoruz. Ben kendi adıma öyleyim   yani. Mesela burada güneş ve şehrin   birbirleri arasındaki çekimi o kadar   büyüleyici ki. Doğuşu ayrı, batışı ayrı   gün içinde şehrin o özel mimarisine   yayılışı ayrı etkiliyor insanı. Farklı   bir yer. Şehrin duygusuyla beraber   yazan, çeken, oynayan, izleyen herkeste atmosfere karşı güçlü bir bağ oluştuğunu düşünüyorum.</p><p><b>Sen olsan bir röportajda kendine mutlaka neyi sorardın?</b></p><p>Her şey sorulmuş bana bir şey kalmamış, teşekkür ederim.</p><div><p></p></div><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/13/sahrasas5-13012026b1f050a8.jpg"/><h2>Kısa Kısa</h2><p></p><b>Şu anki ruh halini tek   kelimeyle ifade eder misin?</b><p>Keyifli.</p><p><b>Nare en yakın arkadaşın   olsa, ona ilk tavsiyen?</b></p><p>Ağlama artık. Hayat kısa   kuşlar uçuyor Nare.</p><p><b>Instagram'sız kaç gün   geçirebilirsin?</b></p><p>10 gün iyi.</p><p><b>"Uzak Şehir"de bir   karakterle bir günlüğüne   rolleri değiştirsen, kimi   oynamak istersin?</b></p><p>Sadakat.</p><p><b>Mardin'den İstanbul'a   geldiğinde ilk ne   yapıyorsun?</b></p><p>Kuaföre gidiyorum, özlediğim   insanları görüp, sevdiğim   lezzetlerin tadına bakıyorum.</p><p><b>Bir ünlüyle akşam   yemeğine çıksan kim   olurdu?</b></p><p>Tarkan.</p><p><b>2025'te "iyi ki yapmışım"   dediğin karar?</b></p><p>İyi ki işe boğulmamışım. Hayat   dengemi korumuşum.</p><p><b>Son zamanlarda ağzına   dolanan şarkı?</b></p><p>"Pardon". Başa alasım   geliyor ha bire.</p><p><b>Kırmızı halıda, dışarıdan   görünen özgüvenle iç sesin   arasındaki diyalog?</b></p><p>"Allah'ım n'olur düşmeyeyim."   Çok korkuyorum kalabalıkta   düşmekten.</p><p><b>Post atmadan az önce seni   vazgeçirten neden?</b></p><p>Kendince kuralları var sürekli   uyarılıyorum. Yanlış sıralama,   yanlış kapak fotoğrafı tercihi   falan... Onlarla boğuşmak   yerine vazgeçtiğim çok oluyor.</p><div><p></p></div><p><b>Röportaj: </b>Filiz ŞEREF KULU</p><p><b>Fotoğraf:</b> Jiyan KIZILBOĞA</p><p><b>Styling: </b>Zilan BÜLBÜL</p><p><b>Saç: </b>Mutlu Ahmet SİNAN</p><p><b>Makyaj: </b>Gamze TEKİN ALP</p><p><b>Fotoğraf asistanları:</b> Furkan KUMAŞ, Hamza KAZIM</p><p><b>Styling asistanı: </b>Kader ÖNERYILDIZ</p><p><b>Makyaj asistanı:</b> Nilay BAŞ</p><p>Kahve makinesi için <b>Philips</b>'e teşekkür ederiz.</p><p>Mekan için <b>Ecole St. Pierre Hotel</b> ve <b>IL Cortile Istanbul</b>'a teşekkür ederiz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/uzak-bir-sehirden-kendi-merkezine-sahra-sas-1086797</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/13/uzak-bir-sehirden-kendi-m-989_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086782</guid><pubDate>Mon, 12 Jan 2026 13:28:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ödül Gecesi]]></title><description><![CDATA[Yıl boyunca birçok uluslararası ve yerel etkinliğe imza atan Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu, düzenlediği "TOSFED 2025 Gala Gecesi"nde motorsporları dünyasını buluşturdu. Zorlu PSM'de gerçekleşen gala gecesinde dereceye giren takım ve sporculara kupaları takdim edildi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/odul-gecesi-1086782</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/12/odul-gecesi-253_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086779</guid><pubDate>Sat, 10 Jan 2026 17:38:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[15 Yıllık Mücadele]]></title><description><![CDATA[Türkiye Down Sendromu Derneği, Down sendromlu bireylerin eşit ve onurlu bir yaşam hakkı için sürdürdüğü 15 yıllık mücadelesini, İstanbul'da düzenlenen özel bir gala gecesiyle taçlandırdı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/15-yillik-mucadele-1086779</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/11/15-yillik-mucadele-416_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086777</guid><pubDate>Fri, 09 Jan 2026 15:42:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İkonik Dünyalar]]></title><description><![CDATA[ Türk rock müziğinin yıldız ismi Teoman'ın marka yüzü olduğu 2025-2026 Sonbahar/Kış Koleksiyonu, düzenlenen lansman davetiyle tanıtıldı. Davette koleksiyonun “Bu Benim Dünyam” isimli kampanyası da konuklarla paylaşıldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ikonik-dunyalar-1086777</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/09/ikonik-dunyalar-641_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086774</guid><pubDate>Fri, 09 Jan 2026 11:50:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Şeker Tadında Açılış]]></title><description><![CDATA[Terminal Kadıköy, şehrin temposuna eşlik eden yeni duraklarıyla şekillenmeye devam ediyor. Bu hareketin içine yerleşen Şekerci Cafer Erol, 218 yıllık üretim geleneğini bu kez gün boyu süren kahvaltı ve izlenebilen mutfak deneyimiyle buluşturuyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/seker-tadinda-acilis-1086774</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/09/seker-tadinda-acilis-778_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086771</guid><pubDate>Thu, 08 Jan 2026 14:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Işıkların Dansı]]></title><description><![CDATA[Ressam Claire Arkas, doğa ve kent manzaralarını ışığın parçalı doğasında yeniden yorumladığı eserlerini sanatseverlerle buluşturdu. Açılışta davetliler; ışığın yoğunlaştığı o kısa, sessiz anlara davet eden eserleri keşfettiler. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/isiklarin-dansi-1086771</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/08/isiklarin-dansi-335_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086767</guid><pubDate>Thu, 08 Jan 2026 11:44:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Gladyatörlerin Gecesi ]]></title><description><![CDATA[Otomotiv sektörünün önde gelen isimleri ödül töreninde bir araya gelerek, 2026 yılına dair heyecanlarını dile getirdiler. Gecede satış ve iletişim ana kategorilerinde toplam 21 dalda ödüller sahiplerini buldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>test hlaşkhlşakh</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/gladyatorler-gecesi-2025-1086767</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/08/test-hlaskhlsakh-707_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086763</guid><pubDate>Wed, 07 Jan 2026 12:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Değerli Anlara Dair]]></title><description><![CDATA[Tersane İstanbul'da gerçekleşen özel davette; kutlamanın, paylaşmanın ve bir arada olmanın gücünü hatırlatan “Daha Fazlasına Değer” kampanyası kutlandı. Kırmızının öne çıktığı gecede davetliler özel lezzetler ve müzik eşliğinde keyifli anlar geçirdiler. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/anda-kalma-duygusu-1086763</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/07/anda-kalma-duygusu-234_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086748</guid><pubDate>Mon, 05 Jan 2026 12:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Uludağ'da Yılbaşı]]></title><description><![CDATA[Uludağ'da 2026'yı karşılayan ünlü isimler, yeni yıla eğlenceli bir programla girerek bembeyaz karlar üstünde kayak keyfi yaşadı. Dağda yeni yıl karşılayan ünlü isimler, gün boyu pistlerin keyfini çıkartırken objektifimize yansıdı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/uludagda-yilbasi-1086748</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2026/01/05/uludagda-yilbasi-331_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086737</guid><pubDate>Wed, 31 Dec 2025 16:41:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[2025'te Neler Değişti? Moda, Sinema ve Popüler Kültürün Yeni Dili]]></title><description><![CDATA[Yılın son günlerinde ALEM seçkisiyle 2025'te öne çıkan başlıklara odaklanıyoruz!]]></description><content:encoded><![CDATA[Popüler kültürün belirleyici rol oynadığı 2025 yılında; moda, sinema ve müzik başta olmak üzere farklı disiplinler arasındaki sınırlar giderek belirsizleşti. Yapay zekâdan dijital üretime uzanan bu etkileşim alanı, lüks kavramını da yeniden tanımladı. 2025'te lüks, sahip olmaktan çok deneyim üzerinden şekillendi.<p></p><p></p>Biz de 2026'yı karşılamaya hazırlandığımız yılın son gününde ardımızda bıraktıklarımıza, kimi zaman neşeyle kimi zaman anlam arayışıyla derlediğimiz ALEM Almanak seçkisinde bakıyoruz!<p></p><p>Modadan sinemaya, popüler kültürden teknolojiye uzanan her alanda 2025'in en çok konuşulanlarını keşfetmek için ALEM YouTube kanalını ziyaret edebilirsiniz!<br></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/2025te-neler-degisti-moda-sinema-ve-populer-kulturun-yeni-dili-1086737</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/31/2025te-neler-degisti-moda-533_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086735</guid><pubDate>Wed, 31 Dec 2025 14:50:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Umuda Yolculuk]]></title><description><![CDATA[Bir Dilek Tut Türkiye Derneği, yeni yılın iyilik ve umut dolu ruhunu yansıtan “Shop for Wishes” Alışveriş Etkinliği'ni gerçekleştirdi. Ziyaretçiler keyifli bir yılbaşı alışverişi yaparken, çocukların dileklerinin gerçekleşmesine de destek verdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/umuda-yolculuk-1086735</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/31/umuda-yolculuk-783_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086729</guid><pubDate>Wed, 31 Dec 2025 10:23:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kültürel Miras]]></title><description><![CDATA[Osmanlı saray kültürünün görkemli sembolü Çırağan Palace Kempinski İstanbul'da, “Culture Book” kitabının tanıtımı yapıldı. Gecede misafirler seçkin otellerin kültürel mirası, mimari ve konukseverlik hikâyelerini anlatan kitabı keşfettiler.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kulturel-miras-1086729</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/31/kulturel-miras-599_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086728</guid><pubDate>Tue, 30 Dec 2025 10:15:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Tasarım Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Boğaz manzaralı lansman davetinde çanta markasının ilk koleksiyonu davetlilerle buluştu. DJ müziği eşliğinde keyifli vakit geçiren davetliler; sade, rafine ve zamansız estetik anlayışını yansıtan tasarımları keşfettiler. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tasarim-yolculugu-1086728</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/31/tasarim-yolculugu-504_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086724</guid><pubDate>Tue, 30 Dec 2025 16:22:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Talks Podcast: Mehtap Elaidi]]></title><description><![CDATA[Turkcell Platinum katkılarıyla gerçekleşen ALEM Talks Podcast'e konuk olan moda tasarımcısı Mehtap Elaidi ile Kalamış'ta geçirdiği çocukluk günlerini, moda dünyasındaki yolculuğunu ve kızlarıyla kurduğu özel bağı konuştuk. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Podcast'e <i><b><a href="https://open.spotify.com/show/2UjtwOmg8mVYyxPrnIFmek">buradan</a></b></i> ulaşabilirsiniz.</p><p></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/alem-talks-podcast-mehtap-elaidi-1086724</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/30/alem-talks-podcast-mehtap-422_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086721</guid><pubDate>Tue, 30 Dec 2025 12:19:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Şehrin Yeni Sezon Buluşması]]></title><description><![CDATA[Yeni sezon başlangıçları, markaların estetik anlayışını ve dönem ruhunu bir araya getirdiği özel anlara dönüşüyor. İLVİ de Emaar AVM'deki yeni mağazasının açılışını Sonbahar/Kış sezonuna eşlik eden davetle gerçekleştirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sehrin-yeni-sezon-bulusmasi-1086721</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/30/sehrin-yeni-sezon-bulusma-317_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086718</guid><pubDate>Mon, 29 Dec 2025 16:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[2026'ya Pera 77 İmzası]]></title><description><![CDATA[İstanbul'un kalbindeki seçkin mekan, yeni yıl coşkusunu yaşatan özel davetinde konuklarını ağırladı.  Müzik, dans, lezzet ve eğlencenin buluştuğu gecede davetliler keyifli anlar yaşadılar. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/2026ya-pera-77-imzasi-1086718</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/29/xxxxxx-500_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086708</guid><pubDate>Fri, 26 Dec 2025 09:43:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zamansız Zarafet]]></title><description><![CDATA[Moda markası, yeni koleksiyonlarını düzenlediği bir davetle tanıttı. Konuklar, zamansız şıklığı daha genç, çağdaş ve şehirli bir stil diliyle yeniden yorumlayan yeni koleksiyonları keşfettiler.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/zamansiz-zarafet-1086708</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/26/zamansiz-zarafet-397_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086706</guid><pubDate>Thu, 25 Dec 2025 17:43:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sinemada Yeni Yılın İlk Hikâyesi]]></title><description><![CDATA[Giray Altınok, Özge Özacar ve Kerem Özdoğan'ın başrollerini paylaştığı aksiyon-komedi filmi "D.I.S.C.O.", 24 Aralık akşamı düzenlenen gala gösterimiyle ilk kez izleyici karşısına çıktı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sinemada-yeni-yilin-ilk-hikayesi-1086706</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/25/sinemada-yeni-yilin-ilk-h-576_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086705</guid><pubDate>Thu, 25 Dec 2025 17:10:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zamansız Estetik]]></title><description><![CDATA[Mermer markası, yılbaşı ruhunu doğal malzemelerin rafine estetiğiyle bir araya getiren davetinde yeni koleksiyonunu kutladı. Mermerin kendine özgü damarlarıyla, gümüşün zamansız parlaklığını buluşturan koleksiyon beğeni topladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/zamansiz-estetik-1086705</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/25/zamansiz-estetik-186_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086704</guid><pubDate>Thu, 25 Dec 2025 16:54:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Dilek Köşesi]]></title><description><![CDATA[Moda markasının yılbaşı yemeğinde 2026'ya dair dileklerin ve hayallerin paylaşıldığı bir gece yaşandı. Markanın köklü mirasını yansıtan zarif detaylarla süslü gecede davetliler, yeni yılın umut dolu atmosferinde keyifli vakit geçirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/dilek-kosesi-1086704</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/25/dilek-kosesi-272_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086703</guid><pubDate>Thu, 25 Dec 2025 16:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Annelik İtirafları]]></title><description><![CDATA[Oyuncu Burcu Biricik, reklam yüzü olduğu markanın Esma Sultan Yalısı'nda düzenlenen tanıtım davetinde kızıyla ilgili duygularını dile getirdi. Ünlü isimlerin buluştuğu davette konuklar markanın ürünlerini keşfettiler. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/annelik-itiraflari-1086703</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/25/annelik-itiraflari-490_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086702</guid><pubDate>Thu, 25 Dec 2025 14:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Tarihin İzinde]]></title><description><![CDATA[Beste Yurttaş, Epos 7 Tarih Kültür ve Sanat Derneği üyesi arkadaşlarını, Galata'nın kalbinde yer alan IL Cortile Istanbul'un tarihi avlusunda düzenlenen öğle yemeğinde bir araya getirdi. Galata'nın nostaljik ruhunu hissettiren yemekte müzik eşliğinde keyifli anlar yaşandı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tarihin-izinde-1086702</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/25/tarihin-izinde-761_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086697</guid><pubDate>Wed, 24 Dec 2025 10:53:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[24 ARALIK 2025]]></title><description><![CDATA[  ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/hayatinin-en-olgun-ve-rasyonel-doneminde-teoman-1086695</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/24/24-aralik-2025-262_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086696</guid><pubDate>Wed, 24 Dec 2025 10:22:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Gastronomi Şöleni]]></title><description><![CDATA[Boğaz kıyısındaki zarif atmosferde, Çırağan Palace Kempinski İstanbul'da özel bir davetle kapılarını açan Rüya, cemiyetin seçkin isimlerini ağırladı. Davetliler ritüel ve paylaşım kültürü etrafında şekillenen lezzetler eşliğinde keyifli saatler geçirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/gastronomi-soleni-1086696</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/24/gastronomi-soleni-322_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086695</guid><pubDate>Wed, 24 Dec 2025 09:54:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Hayatının En Olgun Ve Rasyonel Döneminde: Teoman]]></title><description><![CDATA[Teoman, "Varoluşçuluk 101" ile sahnede izleyicisiyle samimi bir buluşmaya imza atarken, stil yolculuğunda da yeni bir sayfa açıyor. Mizahla kariyerinin en olgun dönemini anlatan Teoman, bu yıl D'S Damat'ın marka yüzü olarak karşımıza çıkıyor. Bambaşka bir Teoman ile buluşmaya hazır mısınız?]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>"Artık mesleğimin beni mutlu etmediğini ve ona hiç tutkumun kalmadığını hissetmiştim. Başka türlü bir hayat kurma planı yaptım ama başaramadım. Çocuğum olduğunda ise istemeden, daha çok maddi nedenlerle başladım müziğe tekrar" sözleriyle müziği neden bıraktığını anlatıyor Teoman ve ekliyor; "Güzel tarafı ise şu; artık işimi tekrar sevmeye başladım. Mutluyum şu yaşımda mesleğimden." Biz de biz hayranlarını sensiz bırakmadığın için mutluyuz Teoman!</p><p><b>Zorlu'daki gösterinizi izleyenlerden biri olarak yıllarca sizi konserlerde görmeye alışıktık, şimdi sanki karşılıklı sohbet ediyor gibi bir atmosfer vardı. Bu projeyi hayata geçirme fikri nasıl doğdu?</b></p><p>Ben artık kariyerimin son bölümüne giriyorum. Aslında şarkı yazarlığı ve üretimden bahsediyorum. Artık şarkı yazmayacağım. Sadece sahneye çıkacağım. Bu gösteri, bir şeyleri bağlamak için. Seyirciyle sohbet ve kendini açıklama var bu gösteride; elbette şarkılarla beraber.</p><p><b>Teoman Varoluşçuluk 101'de izleyiciyle inanılmaz bir bağ kuruyorsunuz, bunun sırrını neye bağlıyorsunuz?</b></p><p>Bunun sırrını açıklık ve insan Teoman'ı anlatmama bağlıyorum. Star afra tafrası yapmadan. Zayıflıklarımı, hatalarımı, şapşallıklarımı anlatıyorum. Bu hissiniz de o yüzden olsa gerek...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/24/teoman3-2412202561c05b8a.jpg"/><p><b>Mizah sizin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Kendimi bildim bileli, mizah hayatın olmazsa olmazı. Mizaha sığınmayınca hayat çok zor oluyor. Ona ihtiyacımız var.</p><p><b>Günlük hayatta sizi en çok ne güldürür?</b></p><p>Gündelik hayatın saçmalıkları ve çelişkileri. Her zaman olan şeyler tabii ama gözlemlemesi zevkli geliyor bana.</p><p><b>Evinizde olmayı çok sevdiğinizi sık sık dile getiriyorsunuz, "ev" size nasıl hissettiriyor? </b></p><p>Aşinalık, rahatlık. Tek başınalıktan sıkılmam ben ve sadece işime odaklı biri değilimdir. Kendime okuma listeleri yapar ve o konularda kendimi geliştiririm. Sporu evde yapıyorum. Bir sürü aletim var. Genelde kitap okurum.</p><p><b>Müziği bırakmaya nasıl karar verdiniz?</b></p><p>Artık mesleğimin beni mutlu etmediğini ve ona hiç tutkumun kalmadığını hissetmiştim. Başka türlü bir hayat kurma planı yaptım ama başaramadım. Çocuğum olduğunda ise istemeden maddi nedenlerle başladım müziğe tekrar. Güzel tarafı ise şu; artık işimi tekrar sevmeye başladım. Mutluyum şu yaşımda mesleğimden.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/24/teoman4-24122025e3e4fcab.jpg"/><p><b>"Hiçbir zaman huzurlu bir adam olamadım" dediniz bir röportajınızda. Bu durumla barışmak daha iyi hissettirdi mi, şu an nasıl hissediyorsunuz?</b></p><p>Yine de huzuru arıyorum. Daha doğrusu beni huzursuz eden alışkanlıklarımı, düşünce tarzımı değiştirmeye çabalıyorum. Mutluluk dediğiniz şey, aslında sakinlik ve huzur. Başarı değil.</p><p><b>Geriye dönüp baktığınızda hayata dair pişmanlıklarınız var mı?</b></p><p>O kadar çok ki. Ben hayatta bir sürü hata yapmış biriyim ama kendinizi affetmezseniz, yola devam edemezsiniz.</p><p><b>D'S Damat ile iş birliğiniz için neler söylemek istersiniz?</b></p><p>Çok mutluyum D'S Damat ile ilişkimden. Yıllardır istediğim bir şeydi bu birliktelik ve kıyafetlerini çok beğendiğim bir marka ile olması da beni çok mutlu etti. Zaten müşterisiydim onların yıllardır, denk geldi.</p><p><b>Stil sizin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Stil, önemli bir şey benim için. Görselliğe çok önem verdiğimden... Her zaman şık olmaya çalışmam ama ben. Derbeder ve özensiz günlerim de olur ama onu bile kendimi iyi hissedeceğim tarzda yaparım. İnsanlara kendimi beğendirmek için yapmam ben hiçbir şeyi, kendime beğendirmek için yaparım. Stil de sığ bir şey değil, önemlidir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/24/teoman5-2412202531ad3e33.jpg"/><p><b>Sahnedeki Teoman ile takım elbise içindeki Teoman arasında nasıl bir fark var peki?</b></p><p>Sahnede de takım elbiseli olurum ben sık sık, çok severim takım elbiseyi. Kendime yakıştırdığım kıyafet takım elbisedir zaten.</p><p><b>Yıllar içinde kendinizle ilgili sizi en çok şaşırtan değişim ne oldu?</b></p><p>Sağlıklı yaşamı ve sporu sevmek. Artık 58 yaşındayım. Gençken biraz fazla serseriydim. Artık değilim.</p><p><b>Günlük hayatta ritüelleriniz var mı?</b></p><p>Erken yatma, erken kalkma ve sabah erkenden spor yapma. Sonrasında kafeleri dolaşır, güzel kahveler içerim. Ve güzel bir kahvaltı.</p><p><b>Çocukluğunuza dair unutamadığınız bir anınız var mı?</b></p><p>Çocukluğum pek mutlu ve huzurlu geçmedi benim. O yüzden genelde negatif şeyler hatırlıyorum.</p><b>Hayatınızda dönüm noktası olarak nitelendirebileceğiniz anlar neler?</b><p></p><p>Boğaziçi Üniversitesi'ne girmek ve orada ilk müzik grubuma katılmak. Beni yaratan yer orası oldu.</p><p><b>Yaş almak, baba olmak hayatınızda neleri değiştirdi?</b></p><p>Sorumluluk sahibi olmayı öğrendim tekrar orada. Starlık eskiden bende olan disiplini çok yıpratmıştı çünkü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/24/teoman2-24122025f519baa6.jpg"/><b>Üniversitede sosyoloji okumanın hayatınıza en büyük katkısı ne oldu? </b><p></p><p>Sosyoloji harika bir bölümdür. İçinde sosyolojinin dışında felsefe, psikoloji, siyaset, kültür kuramları, ekonomi, matematik ve insana dair her şey vardır. Olmayan şey ise paradır. Entelektüel birikiminiz olur ama bu pek de paraya çevrilmez.</p><p><b>S&#807;u an hayatınızın nasıl bir dönemindesiniz?</b></p><p>En olgun dönemimdeyim ve en rasyonel. Duygularımı by-pass etmekte iyiyim şu sıralar.</p><p><b>Yıllar içinde sizi kendinizle ilgili en çok şaşırtan değişim ne oldu?</b></p><p>Sağlıklı yaşamı benimsemek. İyi geliyor bana. Eski zararlı alışkanlıklarımdan uzak olmaya gayret ediyorum.</p><p><b>Hayatta en çok neden kaçarsınız?</b></p><p>Sinirlerimi yıpratan her şeyden. Psikolojik sağlık fiziksel sağlıktan bile önemli çünkü.</p><p><b>Bugün ilk albümünüzü yapan Teoman ile karşılaşsanız ona ne söylerdiniz?</b></p><p>Daha rasyonel ol. Ben işin ekonomik tarafını çok atlamışım. Sonradan çok yordu bu konu beni. İstemediğim işleri yapmak zorunda kaldım.</p><p><b>Sahnedeyken hiç korktuğunuz bir an oldu mu?</b></p><p>Hayır. Orada çok rahatım. Hata yapmak da umrumda değil.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/24/damlaalemcoverkopyas-241220256eceeb59.jpg"/><p><b>Bugüne kadar hayranlarınızdan aldığınız en ilginç tepki ne?</b></p><p>Çok güzel tepkiler oluyor ama şu sıralar en çok küçük çocukların hayranlığı mutlu ediyor beni.</p><b>S&#807;arkılarınız mı sizi anlatıyor, yoksa siz mi şarkılarınızın arkasına saklanıyorsunuz?</b><p></p><p>Bana çok benzeyen bir Teoman'ı anlatıyor şarkılarım ama bende şarkılarımda olmayan çok şey var.</p><p><b>Sahne öncesi ritüelleriniz var mı, yoksa tamamen doğaçlama mı yaşarsınız?</b></p><p>Bir saat öncesinden rock yıldızı olurum sahne öncesinde ben. Gündelik hayatımda hiç star, yıldız, ünlü hissetmem kendimi. Çocuk gibi takılırım hayatta.</p><p><b>Yalnız kalmak mı sizi besler, daha çok kalabalıklar mı?</b></p><p>Kalabalıklara sahnede ihtiyacım oluyor. Yoksa sakin bir hayatı seviyorum gündelik yaşamımda.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/24/teoman7-24122025d76dbf2b.jpg"/><p><b>S&#807;u sıralar sizi en çok heyecanlandıran şey ne?</b></p><p>Bir belgeselim yapılıyor. Uzun yıllardır istiyordum. Çok da güzel oluyor.</p><b>Sahne, müzik, mizah... Bundan sonra Teoman'ı hangi yerde daha sık göreceğiz? </b><p></p><p>Hepsinde birden. Çalışmayı tekrar sevdim ben.</p><p><b>Hayatı bir cümleyle özetlemeniz gerekse, bugün o cümle ne olurdu?</b></p><p>Hayat bir oyundur, ciddiye almadan, ama yine de özenli yaşanmalıdır.</p><p><b>Röportaj: </b>Ceylan Yeniacun </p><p><b>Fotoğraflar:</b> Fırat Koçak</p><p><b>Saç: </b>Tonay Yıldırım</p><p><b>Makyaj:</b> Elif Eylül</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/hayatinin-en-olgun-ve-rasyonel-doneminde-teoman-1086695</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/24/teoman-559_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086693</guid><pubDate>Tue, 23 Dec 2025 16:05:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bir Arada Olmanın Değeri]]></title><description><![CDATA[Gündelik hayatın içinde hızla akıp giden anlar, bazen birlikte paylaşıldığında bambaşka bir anlam kazanıyor. Stella da yeni iletişim diliyle tam olarak bu duygunun izini süren bir davete ev sahipliği yaptı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bir-arada-olmanin-degeri-1086693</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/23/bir-arada-olmanin-degeri-268_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086690</guid><pubDate>Tue, 23 Dec 2025 14:57:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Nostaljik Tınılar]]></title><description><![CDATA[Türk müziğini ve kültürünü korumayı amaçlayan Musiki Eğitim Vakfı'nın, yılın en uzun gecesi 21 Aralık'ta düzenlediği konser, seçkin isimleriyle katılımıyla gerçekleşti. Genç müzisyenlerin konseri, yılın en uzun gecesini müzikle renklendirdi.   ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/nostaljik-tinilar-1086690</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/23/nostaljik-tinilar-227_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086688</guid><pubDate>Tue, 23 Dec 2025 13:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kültürel Hafıza]]></title><description><![CDATA[Zafer Kozanoğlu başkanlığındaki Kültürel Dönüşüm Derneği, yeni belgesel projesi Women In Bloom'un lansmanını Çırağan Sarayı'nda özel bir davetle gerçekleştirdi. Ege köyündeki düğün ritüellerini konu alan belgesel ilgiyle karşılandı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kulturel-hafiza-1086688</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/23/kulturel-hafiza-345_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086687</guid><pubDate>Tue, 23 Dec 2025 12:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Tasarım Vizyonu]]></title><description><![CDATA[Başarılı iş kadını Zeynep Bodur Okyay'ın ev sahipliğinde gerçekleşen özel davette bir araya gelen konuklar; yaratıcı fikirler, tasarım, mimari ve ilham veren hikâyeler eşliğinde keyifli saatler geçirdi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tasarim-vizyonu-1086687</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/23/tasarim-vizyonu-454_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086686</guid><pubDate>Tue, 23 Dec 2025 12:27:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Tarihe Yolculuk]]></title><description><![CDATA[Yılbaşı yaklaşırken, Beyoğlu'nun merkezinde yer alan tarihi Frej Apartmanı'nda düzenlenen davette buluşan konuklar, yılbaşının lezzet şölenini ve Christmas Market'te alışveriş keyfini bir arada yaşadılar. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tarihe-yolculuk-1086686</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/23/tarihe-yolculuk-740_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086680</guid><pubDate>Mon, 22 Dec 2025 17:25:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sektör Temsilcileri İstanbul Sinema Müzesi'nde]]></title><description><![CDATA[Sinema dünyasının farklı kuşaklarını bir araya getiren davetler, sektörün sosyalleşme alanlarından biri olmaya devam ediyor. Yapımcılık alanında faaliyet gösteren Sky Films de beşinci yılını İstanbul'da düzenlenen özel bir davetle karşıladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sektor-temsilcileri-istanbul-sinema-muzesinde-1086680</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/22/sektor-temsilcileri-istan-566_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086676</guid><pubDate>Mon, 22 Dec 2025 13:32:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İlham Veren Takılar]]></title><description><![CDATA[Uluslararası başarısıyla dikkat çeken Kısmet by Milka'nın en yeni koleksiyonu düzenlenen bir davetle tanıtıldı. Mücevher dünyasının kalıplarını yıkan bu özel seri, alışılmışın dışındaki çok yönlü formuyla ilgi odağı oldu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ilham-veren-takilar-1086676</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/22/ilham-veren-takilar-500_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086675</guid><pubDate>Mon, 22 Dec 2025 13:24:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kutlama Sanatı]]></title><description><![CDATA[Artkolik Sanat ve Eğitim Platformu, SırMaison ve ALEM Dergisi iş birliğiyle, Mandarin Oriental Bosphorus'ta düzenlenen sanat sohbetlerinin bu ayki konusu “Sanat Tarihinde Kutlamalar” idi. Keyifli etkinlik “kutlama” teması etrafında zengin bir perspektif sundu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kutlama-sanati-1086675</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/22/kutlama-sanati-720_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086665</guid><pubDate>Fri, 19 Dec 2025 22:12:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kutlu Aidiyet]]></title><description><![CDATA[Selin Saral yeni yıl ruhunu ışıl ışıl ama ölçülü bir estetikle yeniden yorumluyor. Üzümlerle yükselen yılbaşı ağaçları ve siyahla beyazın dramatik zarafetini kutlayarak, masasını sıcacık bir duygu alanına dönüştürüyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Yeni yılın ışıltılı telaşında bir sofranın   etrafında toplanmak, çoğu   zaman hayatın akışına küçük bir   durup bakmak için fırsat yaratır.   Bu yıl tam da bu hissin peşine düşerek   Selin Saral ile buluştuk. Inside Flowers &amp;   Events'in kurucusu olarak yıllardır estetikle   duyguların ince çizgisinde yürüyen Saral,   bu sezonun ruhunu "yaşanmışlık hissi var"   diye tarif ediyor. Biz de onunla, böğürtlen   ve üzümden minyatür yılbaşı ağaçlarının   yükseldiği, maksimalist dokunuşların   minimal bir disiplinle birleştiği ve siyah-beyazın dramatik asaletini taşıyan özel bir   masa etrafında bir araya geldik.</p><p><b>Inside Flowers &amp; Events'i kurduğunuz   ilk günden bugüne, estetik ve düzen   üzerine bakışınız nasıl evrildi?</b></p><p>2010'da yola çıktığımda estetik benim   için daha çok "güzeli aramak"la ilgiliydi.   Yıllar içinde bunun yeterli olmadığını,   asıl meselenin duyguyu taşıyan bir düzen   yaratmak olduğunu öğrendim. Artık   masalara ya da mekanlara baktığımda,   ilk gördüğüm şey kompozisyon değil;   insanların orada ne hissedeceği, anın akışı   ve inceliği. Kendi yaratıcı dilim, zamanla   minimalizmden romantizme, sonra da   daha doğal ve samimi bir estetik dile doğru   evrildi. Bugün imzam, "fazlalıktan arınmış   ama duygu yüklü bir zarafet" diyebilirim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/ert0284shoplukare-19122025912bac24.jpg"/><p><b>Bir sofra ya da etkinlik tasarlarken,   estetik tercihlerinizi belirleyen şey   daha çok sezgileriniz mi, yoksa yılların   getirdiği profesyonel refleksler mi?</b></p><p>İkisi benim için birbirini tamamlayan iki   kanat gibi. Sezgilerim ilk kıvılcımı veriyor: bir   renk, bir doku, bir ışık oyununa dair içimde   beliren o hızlı ilham... Ama 14 yıllık deneyim,   o kıvılcımı dengede tutuyor. Yani önce sezgi   ateşi yakıyor, sonra profesyonel reflekslerim   ona biçim veriyor.</p><p><b>Seyahat veya sofralar gibi sizi en çok   besleyen anları nasıl tarif edersiniz?</b></p><p>Beni en çok besleyen an, bir mekâna adım   attığım anda hissettiğim o görünmez   atmosfer... Işıkların tonundan masaların   dokusuna, fondaki hafif uğultudan   havadaki kokuya kadar her şey bir hikâye   anlatmaya başlar. Ben de o hikâyeyi kendi   dokunuşumla yeniden yazabilme fikrinden   ilham alırım.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/ert0328shoplukare-191220257d391fc9.jpg"/><p><b>Türkiye'de etkinlik ve sofra kültürü son   yıllarda belirgin şekilde değişti. Siz   bu dönüşümde yeni nesil "kutlama"   anlayışını nasıl tanımlıyorsunuz?</b></p><p>Son 10 yılda Türkiye'de "kutlama" anlayışı   çok daha kişiselleştirilmiş ve hikâye odaklı   bir noktaya geldi. Eskiden daha görkemli,   daha gösterişli tercihler hakimdi; şimdi   insanlar samimiyet, özgünlük ve karakter   arıyor. Yeni nesil için kutlama, "fotoğrafı   güzel olsun"dan çok, "bizi anlatsın"a   dönüştü.</p><p><b>Bir sofra hazırladığınızda, insanların o   masada hissetmesini istediğiniz temel   duygu nedir?</b></p><p>Temel duygum aidiyet. Masaya   oturduğunda "Ben burada olmalıyım, bu   masa beni karşılıyor" hissi. Kolektif sıcaklığı   yakalamanın sırrı ise şu: Masadaki herkesin   ihtiyaç duyduğunu düşündüğünüz küçük bir   detayı mutlaka ekleyin. Kimi için bir minik   not, kimi için ek bir mum, kimi için daha   yumuşak bir ışık...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/ert0013shoplukare-19122025335b653e.jpg"/><p><b>Bu yıl sizin için aklınıza takılı kalan,   bakışınızı değiştiren bir ilham varsa   bizimle paylaşır mısınız?</b></p><p>Bu yılın en büyük ilhamı, yaptığım işlerin   bana sürekli yeni insanlar, yeni hikâyeler   ve yepyeni bakış açıları getirmesi oldu.   Her tanışma, her proje bana hem işimde   hem hayata bakışımda taze bir renk kattı.   İlhamımı biraz da bu akıştan alıyorum.</p><p><b>Yılbaşı sofralarında kişisel olarak sizin   "olmazsa olmaz" dediğiniz en belirgin   imzanız neler?</b></p><p>İlk olarak farklılık diyebilirim, klasik yılbaşı   renklerinin dışına çıkmayı severim. Ardından   da koku geliyor; çam, tarçın ya da hafif bir   turunç karışımı... Koku atmosferin yarısıdır.   Son olarak da herkese özel minik bir detay   olmazsa olmaz; bir isim kartı, bir ufak süs   ya da kişiye hitap eden bir objeyle sofrayı   kişisel kılarım.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/ert0322shoplukare-19122025d5a3a330.jpg"/><p><b>Ev sahipliği sizce bir estetik mesele   olmaktan çıkarak bir davet kültürüne   dönüşür mü?</b></p><p>Kesinlikle dönüşür. Ev sahipliği bence   estetikten çok, ruh verme sanatıdır. Üç   küçük ipucum var: İlk olarak ışığı doğru   ayarlayın. Loş ve sıcak bir ışık, gerginlikten   eser bırakmaz. Ardından akışı planlayın   ama esnetin. Mükemmellik değil, akıcılık   önemlidir. Ve tabii ki kendiniz olun. Samimi   bir ev sahibinin enerjisi, dekorasyonun çok   ötesinde bir sıcaklık yaratır.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/ert0058shoplukare-1912202591b5be99.jpg"/><p><b>Peki 2026 dekorasyon ve yaşam   estetiği trendlerine baktığınızda nasıl   bir değişim görüyorsunuz?</b></p><p>2026'da dünya genelinde sakinlik,   zanaat ve doğallık çok daha merkezde   olacak. Aşırı gösterişten uzak, el işçiliğini   vurgulayan, sürdürülebilir malzemelerle   oluşturulmuş sofralar göreceğiz. Benim   öngörüm; toprak tonlarının, organik   formların ve "yaşanmışlık hissi" veren   objelerin daha çok öne çıkacağı yönünde.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/ert0249shoplukare-1912202583029cd5.jpg"/><p><b>2026 yılı için kendinize nasıl bir   başlangıç diliyorsunuz? </b></p><p>2026 yılına dair en büyük dileğim, her   şeyden önce sağlık ve huzurun hem ailem   hem de benim için daim olması. Profesyonel   olarak kendimi daha da geliştirip işlerimde   yeni başlangıçlara, yaratıcı projelere   ve daha güçlü bir vizyona adım atmayı   diliyorum. Kendime; daha güçlü, daha   sabırlı, daha üretken ama bir o kadar da   hayattan keyif alan bir başlangıç diliyorum.   Hem işimde başarıların hem de evimde   sevginin arttığı bir yıl olsun</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/kutlu-aidiyet-1086665</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/kutlu-aidiyet-804_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086660</guid><pubDate>Fri, 19 Dec 2025 14:57:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yaşam Enerjisi]]></title><description><![CDATA[Özgün takı tasarımcısı Zeynep Erol, “Yaşama Sevinci” adlı yeni koleksiyonunu bir lansman davetiyle tanıttı. Sanatçının atölyesinde bir araya gelen davetliler; her biri tek adet üretilmiş, heykelsi formlara sahip tasarımlardan oluşan koleksiyonu keşfettiler.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yasam-enerjisi-1086660</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/yasam-enerjisi-591_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086658</guid><pubDate>Fri, 19 Dec 2025 22:14:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[2025'e İmza Atanlar: Gizem Örge]]></title><description><![CDATA[Suyun derinliğinden, pistlerin gürültüsünden, ateşin ritminden ya da çizginin özgürlüğünden ilham alarak, başarıya tutkusu ile form veren altı isim, bu yıla özgünlüğü ile imzasını atmayı başardı. İşte o isimlerden biri olan milli voleybolcu Gizem Örge'nin 2025 kişisel başarı raporu...]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Tutkusunun izini sürerek milli   takıma doğru çıtayı yükselten,   A Milli Takım'a katıldıktan   sonra ise dünya kupasına   uzanan yolda yürüyen Gizem   Örge, "Vazgeçmeden çalışarak   başaracağına inandığında, mutlaka   bir çıkış yolu buluyor insan" diyor ve   ekliyor: "Dün yok, yarın yok, sadece   yaşadığım güne odaklanıp elimden   geleni yapmayı öğrendim."</p><p><b>2025'e dönüp baktığında, "Bu yıl   benim yılım oldu" demene sebep   olan o an hangisi?</b></p><p>İçinden çıkamadığım benim için zor   geçen bir dönemden sonra tekrar aynı   kararlılıkla yola devam edip Dünya   Şampiyonası'na gitmek ve orada   takımımla beraber dünya ikincisi   olmak diyebilirim.</p><p><b>Bu yıl öğrendiğin en büyük ders   ne oldu? Kendinle ya da hayatla   ilgili en çok neyin farkına vardın?</b></p><p>Bazen işler yolunda gitmez hatta   siz elinizden geleni veya yapmanız   gerekeni yaptığınız halde her şey   tepetaklak olabilir; yeterince sabredip,   kararlılıkla çalışmaya devam edince   her gecenin bir sabahı olduğunu,   her şeyin benimle alakalı ve benim   enerjime bağlı olduğunu öğrendim.</p><p><b>Seni geçmişten bugüne "başarılı"   noktasına taşıyan en önemli süper   gücün sence ne?</b></p><p>Çok iradeli bir insan olmam   diyebilirim; konu ne olursa olsun   şartlar beni ne kadar zorlarsa zorlasın   pes etmem. Başarı da biraz böyle   geliyor zaten, vazgeçmeden çalışarak   başaracağına inandığında, mutlaka   bir çıkış yolu buluyor insan.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/alem11634bbb-1912202525dbc16e.jpg"/><p><b>Maçlardaki oyun okuma   yeteneğin doğuştan mı geliyor,   yoksa yıllar içinde spesifik   antrenmanlar ya da zihinsel   pratiklerle mi bu seviyeye ulaştın?</b></p><p>Muhakkak bende öne çıkan bir   beceri vardır fakat beni kariyerimde   bu seviyeye getiren şey antrenman   ve yaptığım pratikler. Maç içerisinde   konsantre olmak, maç tecrübesi,   zihinsel olarak maça hazırlanmak,   farklı antrenörlerle farklı takımlarda   bulunmak hepsi zamanla oyun okuma   becerisini geliştiriyor.</p><p><b>İlk A takımında sahaya çıktığın   gün... O güne dönsen ve bu   seneye baksan, bu kadarı   hayallerin dahilinde miydi?</b></p><p>Açıkçası daha fazlasını hayal   etmiştim ama boyum beklediğim   kadar uzamadı, ben de hayallerimi   fiziksel gerçekliğime göre yeniden   şekillendirdim... Şaka bir yana tabii   ki gerek kulüp gerekse milli takımla   elde ettiğimiz başarılar hepimizin   hayaliydi ama bir o kadar da   "Gerçekten başarabilir miyiz?"   dediğimiz hedeflerdi. Her sporcunun   hedefi her maçı kazanmaktır, kupa   almaktır, olimpiyata gitmektir, ben de   hemen her hayalimi gerçekleştirdim   diyebilirim. Hala gerçekleşmeyi   bekleyen bir sürü hayalim var, hepsi   için aynı kararlılık ve azimle çalışmaya   devam ediyorum.</p><p><b>Bu yıl kendine kattığın hangi   alışkanlık ya da rutin, günlük   temponda düşündüğünden   büyük bir etki yarattı?</b></p><p>Spor çok güncel bir şey o yüzden   iyi ya da kötü duyguları üzerimde   tutmamayı öğrendim. Dün yok,   yarın yok, sadece yaşadığım güne   odaklanıp o günkü şartlarda elimden   geleni yapmayı öğrendim. O ana   odaklanmak, o maça odaklanmak,   dünü ya da yarını düşünmeden   şu anda başarabileceğim şeye   kilitlenmek benim için bir sıçrama oldu.</p><p><b>Bir şansın olsa bu yıl oynadığın   maçlar içinde hangisine tekrar   ışınlanmak isterdin?</b></p><p>Bu yıl oynadığımız Dünya   Şampiyonası finalini tekrar oynamak   isterdim. Hepimiz çok inanmıştık   alabileceğimize çok inanıyordum, çok   kıl payı kaçırdık... Çok büyük dersler   çıkardım kendi adıma ama "bir kere   daha oynasak" istiyorum bazen, bu   sefer kesin kazanırdık!</p><p><b>Başarı tanımın yıllar içinde   değişikliğe uğradı mı? Seni   başarıya götüren bir kişisel   motton var mı?</b></p><p>Çalışmak, çalışmak, daha çok   çalışmak ve vazgeçmemek.</p><p><b>Bu yılki yolculuğunda sana en   çok ilham veren kitap, film ya da   sanat eseri ne oldu?</b></p><p>Zülfü Livaneli'nin "Serenad" kitabından   çok etkilendim, herkese tavsiye ederim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/alem11790bbb-19122025dcc999b3.jpg"/><p><b>Biz senin başarını bu çekim ile   kutluyoruz. Sen kendi başarılarını   nasıl kutlarsın?</b></p><p>Sevdiklerimle vakit geçirerek,   mutluluğumu onlarla paylaşarak   kutluyorum. Mutluluk paylaştıkça   çoğalan bir şey, ben de beni her   zaman destekleyen ailem ve yakın   arkadaşlarımla paylaşmayı ve   kutlamayı seviyorum.</p><p><b>Önümüzdeki yılın ajandasında   gerçekleştirmeyi en çok   arzuladığın o büyük hedef ne?</b></p><p>Fenerbahçe Medicana ile   Şampiyonlar Ligi şampiyonu olmak.   Şu anda kişisel olarak da, takım   olarak da en önemli hedefimiz bu.   Takım olarak bu seneyi yine birden   fazla kupa kaldırarak kapatmayı   hedefliyoruz ama en önemlisi   Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna bu   sene adımızı yazdırmak.</p><p><b>Fotoğraf: </b>Serkan Eldeleklioğlu</p><p><b>Prodüksiyon: </b>Filiz S&#807;eref Kulu</p><p><b>Styling: </b>Zilan Bülbül</p><p><b>Saç:</b> Sabit Akkaya Hair Stylist Ekibi</p><p><b>Makyaj: </b>Cevahir Ogüner</p><p><b>Styling Asistanı:</b> Buse Kömcü</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/2025e-imza-atanlar-gizem-orge-1086658</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/2025e-imza-atanlar-gizem--137_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086657</guid><pubDate>Fri, 19 Dec 2025 22:16:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[2025'e İmza Atanlar: Amor Garibovic]]></title><description><![CDATA[Suyun derinliğinden, pistlerin gürültüsünden, ateşin ritminden ya da çizginin özgürlüğünden ilham alarak, başarıya tutkusu ile form veren altı isim, bu yıla özgünlüğü ile imzasını atmayı başardı. İşte o isimlerden biri olan moda tasarımcısı Amor Garibovic'in 2025 kişisel başarı raporu...]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Moda dünyasına getirdiği   vizyoner bakış açısıyla,   2025'in parlayan   yıldızlarından biri olan   Amor Garibovic, Naomi Campbell'dan   Doja Cat'e uzanan global başarısına   döndüğünde "Dünyanın farklı   noktalarından gelen ilgi, yıllardır   kurduğum hayalin somut bir karşılığı   gibi" diyor.</p><p><b>2025'e dönüp baktığında, "Bu yıl   benim yılım oldu" demene sebep   olan bir an var mı?</b></p><p>Bu sene gerçekten kendi ritmime   geçtiğim bir yıl oldu. Başkalarının   temposuyla değil, kendi hızımla   ilerledim. O yüzden "evet, bu sene   benim yılım" diyebiliyorum.</p><p><b>Kendi sektörlerinde ikon olan   ve bambaşka duruşlarla öne   çıkan isimlerle çalışıyorsun.   Naomi Campbell ve Doja Cat   bunlardan sadece birkaçı.   Onların başarılarına eşlik edecek   tasarımlarının yaratım süreci   genellikle nasıl ilerliyor?</b></p><p>Bu isimlerle çalışmak benim için ayrı   bir evren. Her biri zaten kendi alanında   başlı başına bir dünya haline gelmiş   durumda. Ben sadece o dünyanın   içine kendi imzamı bırakıyorum.</p><p><b>Özellikle bu yıl moda ve   müzik sektörü gerek kırmızı   halıda gerekse kliplerde güçlü   yönlerini aynı potada eritti. Peki   onlarca iş birliği içerisinde Doja   Cat'in klibi için çalışmak ilham   reseptörlerinde tam olarak nasıl   bir etki yarattı?</b></p><p>Doja, uzun zamandır radarımdaydı.   Enerjisi, sahne dili, cesareti... Beni hep   heyecanlandıran bir isim oldu. Ve evet,   hayal ettiğim şey gerçek oldu. Brett   Alan Nelson'la da güzel bir iletişim   yakaladık. O yüzden Doja benim   için "bir proje" değil; bambaşka bir   seviyede duruyor. Bu yıl onunla ilgili   çok güzel sürprizler var, sadece doğru   zamanı bekliyorum.</p><p><b>Peki, başarının beraberinde   getirdiği yoğunluk ya da   baskılarla nasıl baş ediyorsun?   Kendini dengede tutmak için   yöntemlerin var mı?</b></p><p>Ben bazen dünyayı tamamen   kapatıyorum. Sessizlik bana iyi geliyor.   Ailem, sevdiğim insanlar, ilham   aldığım anlar... Bir de köpeğim var; o   zaten bütün stresimi alıyor. Enerjimi   sıfırladığım yer orası.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/alem10452bbb-19122025ab9b2d16.jpg"/><p><b>Bu yıl sana ya da kararlarına yön   veren, bakış açını değiştiren bir   olay yaşadın mı?</b></p><p>Bu yıl yaşadığım bir şey bana "Bazen   planın bozulması aslında daha iyi bir   planmış" dedirtti. Çok fazla detaya   girmeyeyim ama "iyi ki olmuş" diyorum.</p><p><b>Motivasyonun düştüğünde seni   yeniden harekete geçiren şey ne?</b></p><p>Motivasyonum düştüğünde beni tekrar   harekete geçiren şey, kendime verdiğim   sözü hatırlamak. Hayatım boyunca   sağlıklı yaşam, spor ve düzenli rutinler   hep vardı ama bu yıl bunlara daha   bilinçli bir şekilde sarıldım. Kendime   daha iyi bakmak, bedenime ve zihnime   iyi gelen alışkanlıkları çoğaltmak...   Bunlar enerjimi yeniden toparlıyor.   Spor, sağlıklı bir tempo ve küçük iyi   yaşam ritüelleri bana hem zihinsel   hem fiziksel olarak güç veriyor.</p><p><b>Peki, son zamanlarda kendini en   çok takdir ettiğin başarın ne oldu?</b></p><p>Son zamanlarda en çok gurur   duyduğum şey, markamın global   yolculuğunun giderek güçlenmesi   oldu. Naomi Campbell'dan Doja   Cat'e uzanan süreçte dünyanın farklı   noktalarından gelen ilgi, yıllardır   kurduğum hayalin somut bir karşılığı   gibi. Bu başarıyı sadece bir sonuç   olarak değil, markanın kendi kimliğini   dünyaya daha net anlatabildiğinin bir   göstergesi olarak görüyorum.</p><p><b>2025 senin için öğrenme açısından   nasıl bir yıl oldu; kendinle ilgili en   çok neyin farkına vardın?</b></p><p>Kolay bir yıl değildi ama tam da bu   yüzden çok gerçekti. Zorlandığım   yerler beni büyüttü. Dürüst olayım:   evet, bu sene benim için önemli bir   kırılmaydı... Ben mükemmeliyetçi   biriyim, bunu artık saklamıyorum. Ama   bazen akışa bıraktığımda daha güzel   şeylerin olduğunu gördüm. Kontrol   güzel ama her şey kontrol edilemez.</p><p><b>Bu yıl aldığın hangi cesur   karar seni bugünkü başarıya   yaklaşmanı sağladı?</b></p><p>Kendime güvenmek diyebilirim.   Hissettiğim şeyi dışarıya çıkarmak.   Ne yapıyorsam kalbim orada olduğu   için yapıyorum. Bence en zor cesaret,   insanın kendine inanması.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/alem10156bbb-191220258088926a.jpg"/><p><b>Kendine kattığın hangi alışkanlık   ya da rutin, günlük temponda   düşündüğünden çok daha büyük   bir etki yarattı?</b></p><p>Bu yıl kendime kattığım en etkili   alışkanlık, sınır koymayı öğrenmek   oldu. Artık her fikre, her projeye ya   da her beklentiye otomatik olarak   "evet" demiyorum. Bir şeyi kabul   etmeden önce gerçekten içime sinip   sinmediğini, enerjimin karşılığını verip   vermeyeceğini sorguluyorum. Bu küçük   gibi görünen alışkanlık, üretim kalitemi   ve zihinsel sağlığımı düşündüğümden   çok daha fazla güçlendirdi.</p><p><b>Yeni yıl yaklaşırken 2026'ya dair   seni en çok heyecanlandıran   hedef ya da hayal ne?</b></p><p>Yeni insanlar, yeni işler, yeni   yolculuklar... Beni hep bu heyecan   ayakta tutuyor. 2026'da yepyeni bir   Amor var. O yüzden sabırsızlanıyorum.</p><p><b>Fotoğraf: </b>Serkan Eldeleklioğlu</p><p><b>Prodüksiyon: </b>Filiz S&#807;eref Kulu</p><p><b>Styling: </b>Zilan Bülbül</p><p><b>Saç:</b> Sabit Akkaya Hair Stylist Ekibi</p><p><b>Makyaj: </b>Cevahir Ogüner</p><p><b>Styling Asistanı:</b> Buse Kömcü</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/2025e-imza-atanlar-amor-garibovic-1086657</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/2025e-imza-atanlar-amor-g-295_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086656</guid><pubDate>Fri, 19 Dec 2025 22:17:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[2025'e İmza Atanlar: Kerem Kazaz]]></title><description><![CDATA[Suyun derinliğinden, pistlerin gürültüsünden, ateşin ritminden ya da çizginin özgürlüğünden ilham alarak, başarıya tutkusu ile form veren altı isim, bu yıla özgünlüğü ile imzasını atmayı başardı. İşte o isimlerden biri olan ralli pilotu Kerem Kazaz'ın 2025 kişisel başarı raporu...]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>2025 Türkiye Ralli Şampiyonu   Kerem Kazaz, yılın en başarılı   isimleri arasına adını genç   yaşında yazdıranlardan. Bu   yıl hayatla ilgili edindiği en büyük   farkındalığına dair ise "Kötü dönemler   var evet ama sabreden sonunda   kazanıyor" diyor.</p><p><b>Bu sene harika haberlerle   hepimizi gururlandırdın. 2025   senin yılın oldu diyebilir miyiz?   Nasıl hisler içindesin şu anda?</b></p><p>Evet, 2025 benim yılım oldu diyebilirim.   Öncelikle Petrol Ofisi gibi dev bir   markayla üç yıllık bir sponsorluk   sözleşmesi imzaladım. Ardından Dünya   Gençler Ralli Şampiyonası'nda (JWRC)   ilk tam sezonuma başladım ve ikinci   kez Türkiye Ralli Şampiyonası'nda boy   gösterdim. Dünya Şampiyonası'nda   ilk senemde iki kez podyum gördüm   ve genel klasmanı dördüncü sırada   tamamladım. Tabii bir de ikinci   Türkiye şampiyonluğumu kazanarak   "Türkiye'nin En Genç Ralli Şampiyonu"   ünvanımı korudum. Bütün bu yoğun   yarış takvimi arasında, ilk yılımda Petrol   Ofisi ile iki reklam filmi çektik; benim   için çok değerli ve gurur verici işler   oldu. Kısacası evet, 2025 benim için   unutulmaz ve çok özel bir yıl oldu.</p><p><b>2025'te kendinle ya da hayatla   ilgili en çok neyin farkına vardın?</b></p><p>Aslında 2025 yılında çok fazla şey   öğrendim. Bazen en iyi arabaya da   sahip olsan, en iyi takımla da çalışsan   işler istediğin gibi gitmeyebiliyor. Her   zaman en iyi hazırlığı yapamıyorsun,   en iyi performansı alamıyorsun. Ama   şunu fark ettim: Her şey istediğim   şekilde hazır olduğunda ve kontrol   gerçekten benim elimde olduğunda,   sonuçlar da çok daha iyi geliyor.   Hayatla ilgili en büyük farkındalığım   bu oldu: Kötü dönemler var evet, ama   sabreden sonunda kazanıyor.</p><p><b>Seni geçmişten bugüne "başarılı"   noktasına taşıyan en önemli süper   gücün sence nedir?</b></p><p>Bence gece görüşüm ve   soğukkanlılığım. Zor anlarda bile   sakin kalıp doğru karar verebilmek her   zaman avantaj sağladı. Bir de bunun   yanında güçlü bir hırsım var ama bu   hırsı çok dışarı yansıtan biri değilim;   daha çok içimde yaşıyorum. Etaplara   çıktığımda ise o içimde tuttuğum hırsı   hıza çevirebiliyorum. Sakinliğimle   birleşen o gizli hırs, beni daha hızlı ve   daha güçlü yapan şey oldu. Tabii bir   de beni destekleyenlerden aldığım güç   var; ailem, ekibim, Petrol Ofisi... Onların   varlığı ayrı bir süper güç. Bugün   geldiğim noktayı belirleyen en önemli   şeyler tam olarak bunlar.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/alem11497bbb-1912202598bca531.jpg"/><p><b>Motivasyonunu ne düşürür,   düştüğünde seni yeniden harekete   geçiren şey ne olur?</b></p><p>Motivasyonumu en çok düşüren şey,   bir şeye gerçekten emek verip uğraşıp   sonunda istediğim sonucu alamamak.   Özellikle bazı yarışlarda elde ettiğimiz   kötü sonuçlar beni mental olarak   oldukça yoruyor ve motivasyonumu   düşürüyor. Ama beni yeniden harekete   geçiren şey çok net: kazanma isteği.</p><p><b>Bu yıl kendine kattığın hangi   alışkanlık ya da rutin, günlük   temponda düşündüğünden daha   büyük bir etki yarattı?</b></p><p>Bu yıl kendime kattığım en önemli   alışkanlık, spor ve yarış öncesi hazırlık   konusunda çok daha düzenli ve planlı   bir rutin oluşturmak oldu. Eskiden bazı   şeyleri biraz daha akışına bırakıyordum   ama artık hem fiziksel hem de mental   hazırlığımı daha bilinçli yapıyorum.   Bu küçük gibi görünen değişiklik,   günlük tempomu düşündüğümden   çok daha fazla etkiledi; kendimi daha   hazır, daha odaklı ve daha istikrarlı   hissediyorum. Yarışa doğru yapılmış   doğru hazırlığın, etaplarda nasıl büyük   bir fark yarattığını çok net gördüm.</p><p><b>Bu yılki yarışlar içinde hangisine   tekrar ışınlanmak isterdin?</b></p><p>Aslında bu yıl gerçekten çok   güzel yarışlar vardı. Dünya Ralli   Şampiyonası'nda gittiğim, Türkiye Ralli   Şampiyonası'nda kazandığım çok   özel yarışlar var. Hepsinin benim için   yeri ayrı. Ama yine de hiçbirine geri   dönmek ya da ışınlanmak istemezdim.   Çünkü ben her zaman önüme bakan   bir insanım. Geçmiş güzel ama beni   asıl motive eden şey bir sonraki yarış,   bir sonraki hedef. O yüzden geriye   değil, her zaman ileri gitmek istiyorum.</p><p><b>Başarı tanımın yıllar içinde değişiti   mi? Seni başarıya götüren kişisel   bir motton var mı?</b></p><p>Başarı tanımım aslında yıllar içinde   değişmedi. Çünkü ben her zaman   en çok kazanan olmak istedim ve   hedefim de dünya şampiyonu olmak.   Benim için en büyük başarı hâlâ bu.   Sadece bazı başarıların değerini eskisi   kadar hissetmiyor olabilirim, ama   yine de elde ettiğimiz hiçbir başarıyı   küçümsememek gerektiğini öğrendim.   Beni başarıya götüren kişisel mottom   ise çok net: Asla pes etmemek. Ne   olursa olsun her zaman sonuna kadar   gitmek... Bu yaklaşım beni bulunduğum   noktaya taşıyan en büyük motivasyon.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/alem11242bbb-191220250d682e74.jpg"/><p><b>Biz senin başarını bu çekim ile   kutluyoruz. Sen başarılarını   genellikle nasıl kutlarsın?</b></p><p>Aslında çok büyük kutlamalar yapan   biri değilim. Çünkü elde ettiğim   başarılar güzel olsa da hedeflerim çok   daha büyük. Bu yüzden o anı sakin bir   şekilde, yakın çevremle paylaşmayı   tercih ediyorum. Biraz nefes almak,   o başarının tadını kısa da olsa   hissetmek... Ama sonra hemen yeniden   hedefe odaklanmak. Sanırım benim   kutlama şeklim bu.</p><p><b>2026 ajandanda gerçekleştirmeyi   arzuladığın o büyük hedef ne?</b></p><p>Dünya Ralli Şampiyonası'nda çok   daha büyük başarılar elde edip bir   üst kategoriye çıkabilmek. Bugüne   kadar hiçbir Türk'ün başaramadığını   başarıp, Junior WRC'de şampiyon   olarak WRC2'de çok iyi bir konuma   gelmek istiyorum. Tüm odağım ve tüm   çalışmam bu hedefe yönelik. 2026'nın   benim için gerçek bir sıçrama yılı   olmasını istiyorum.</p><p><b>Fotoğraf: </b>Serkan Eldeleklioğlu</p><p><b>Prodüksiyon: </b>Filiz S&#807;eref Kulu</p><p><b>Styling: </b>Zilan Bülbül</p><p><b>Saç:</b> Sabit Akkaya Hair Stylist Ekibi</p><p><b>Makyaj: </b>Cevahir Ogüner</p><p><b>Styling Asistanı:</b> Buse Kömcü</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/2025e-imza-atanlar-kerem-kazaz-1086656</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/2025e-imza-atanlar-kerem--356_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086655</guid><pubDate>Fri, 19 Dec 2025 13:17:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Işığın Hikayesi]]></title><description><![CDATA[Yılbaşı yaklaşırken, mekânların süslenme biçimleri de giderek daha çok anlam ve hikâye taşıyor. Sofitel Istanbul Taksim ise bu yıl, yeni yılı karşılamayı sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik odağında kurgulanan özel bir yılbaşı ağacıyla yorumladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/isigin-hikayesi-1086655</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/isigin-hikayesi-163_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086654</guid><pubDate>Fri, 19 Dec 2025 13:02:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Müzik ve İyilik Aynı Sahnede]]></title><description><![CDATA[Yunan müziğinin yıldız ismi Konstantinos Argiros, Çırağan Sarayı'nda verdiği konserle İstanbul'da unutulmaz bir geceye imza attı. Geceden elde edilen gelirin bir bölümü ise Make-A-Wish Türkiye'ye bağışlandı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/muzik-ve-iyilik-ayni-sahnede-1086654</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/muzik-ve-iyilik-ayni-sahn-940_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086653</guid><pubDate>Fri, 19 Dec 2025 12:34:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Deniz Manzaralı Brunch]]></title><description><![CDATA[Yeni yıla sayılı günler kala yılbaşı davetleri daha da arttı. Marmara Denizi manzarasının eşlik ettiği yılbaşı brunch'ı ise sosyal hayatın tanınan isimlerini buluşturdu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/deniz-manzarali-brunch-1086653</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/deniz-manzarali-brunch-261_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086652</guid><pubDate>Fri, 19 Dec 2025 12:00:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Festival Koridoru]]></title><description><![CDATA[Yılbaşı heyecanını yaşatan “A Festive Corridor” da moda ile mücevher dünyasının sevilen isimleri, tasarım ve stil üzerine görüşlerini paylaşırken, “Yeni Yıl Numerolojisi” atölyesi de etkinliğe renk kattı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/festival-koridoru-1086652</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/festival-koridoru-484_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086651</guid><pubDate>Fri, 19 Dec 2025 22:18:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ünlü İsimlerin Yılbaşı Panosu]]></title><description><![CDATA[Yeni yılın ışığı yaklaşırken dört ilham verici isim Mina Dilber, İlkem Öztürk, Melis Kaptanoğlu ve İdil Yazar, 2026 dileklerini, hayallerindeki sanat eserlerini, yılbaşı ritüellerini ve küçük lükslerini bizimle paylaşıyor. Kimi için doğayla baş başa bir an, kimi için ruhu besleyen bir retreat, kimi içinse nostaljik bir aile yadigârı... Bu özel dilekler, yeni yıla kalpten bir ilham notu gibi...]]></description><content:encoded><![CDATA[Yeni yıl yaklaşırken dilekler daha çok fısıltıya, hayaller küçük ama anlamlı detaylara dönüşüyor. Kimi için doğanın içinde bir an, kimi için zamansız bir sanat eseri, kimi içinse geçmişten gelen bir aile yadigârı... Bu yılbaşında ilhamı büyük sözlerde değil, kalpten gelen seçimlerde aradık. 2026'ya hangi duygularla girmek istediklerini, yeni yıldan neler dilediklerini ve yılbaşı gecelerini özel kılan ritüellerini dört ilham verici isimle konuştuk.<p></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/b4003e12c079454cb53d-19122025bb329af6.jpg"/><h2><b>Mina Dilber</b></h2><p>Doğa ile iç içe olabildiği her yerde kutlanan bir yılbaşı onun için özel hale geliyor. Yılbaşına renk katan küçük lüksleri arasında ise sahip oldukları için şükretmek var!</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/71tl0cfxl-191220259bd1fbd2.jpg"/><p><i><font size="2">Ayşegül Savaş, The Anthropologists, kitap</font></i></p><p></p><p><b>S&#807;u anda 2025 wish list'inin ilk sırasında ne var?</b></p><p>Uzun zamandır arayıp bulamadığım bir kitap: " The Anthropologists", Ayşegül Savaş.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/shutterstock23929696-19122025260448fd.jpg"/><p><i><font size="2">Güney Aşağı Kaliforniya, Meksika</font></i></p><p></p><p><b>Yılbaşını kutlamayı en sevdiğin rota?</b></p><p>Doğa ile iç içe olabildiğim her yer.</p><p><b>Yeni yılda sahip olmayı hayal ettiğin sanat eseri?</b></p><p>Elif Uras'ın "Ellerinde Ateş" işi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/1001eign401172922-19122025198cc44f.jpg"/><p><i><font size="2">Elizabeth Arden, dudak balmı</font></i></p><p></p><p><b>Yılbaşı gecesi çantandan ayırmadığın makyaj malzemesi?</b></p><p>Elizabeth Arden Lip Balm.</p><p><b>Yeni yıl gecesi takmayı düşündüğün mücevher?</b></p><p>Babaannemin yıllar önce bana hediye ettiği art deco küpeler.</p><p><b>Yılbaşına renk katan küçük lükslerin neler?</b></p><p>Tüm seneyi gözden geçirmek ve yılın tüm zorlu taraflarına rağmen tüm sahip olduklarım için şükretmek bence en büyük lüks.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/gabithrownavymixa1-19122025c0e92c8f.jpg"/><p><i><font size="2">ANIM, battaniye</font></i></p><p></p><p><b>Yılbaşında sevdiklerine en çok ne alırsın?</b></p><p>Anim'den battaniye götürmeyi çok seviyorum. Hem sezona uygun, hem de herkesi mutlu edecek bir hediye oluyor.</p><p><b>Bu yılbaşında sana ne alınsın isterdin?</b></p><p>Anı biriktirebileceğim bir deneyim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/thebishopswife1948po-191220255aefdbfa.jpg"/><p><i><font size="2">The Bishop's Wife, poster</font></i></p><p></p><p><b>En sevdiğin yılbaşı filmi?</b></p><p>The Bishop's Wife.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/a96e923f81a3492b90d9-1912202593023b88.jpg"/><h2><b>İlkem Öztürk </b></h2><p>Yılbaşını kutlamak için rotası, kalabalıktan uzak bir ev ya da ailesiyle Londra! İlkem Öztürk'ün bu yıldan beklentisi ise ruhunu besleyen deneyimlerin izini sürmek...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/ak5frxi7njdqzpyvadxg-1912202583cc4ba7.jpg"/><i><font size="2">The Row, çanta</font></i><p></p><p><b>2025 wish list'inin ilk sırasında ne var?</b></p><p>Meksika ve Avustralya'nın wellness kültürlerini yerinde keşfetmek. Bir de zamansız iki tasarım parçası; The Row Margaux ve Chanel 25.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/shutterstock26241638-1912202539584ffc.jpg"/><i><font size="2">Londra</font></i><p></p><p><b>Yılbaşını kutlamayı en sevdiğin rota?</b></p><p>Kalabalıktan uzak bir ev ya da ailemle Londra.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/smythson-191220259b96fa05.jpg"/><p><b>Yeni yılda sahip olmayı hayal ettiğin sanat eseri?</b></p><p>Nara'nın Cosmic Eyes'ı. Sadelik içinde derinlik.</p><p><b>Yılbaşı gecesi çantandan ayırmadığın makyaj malzemesi?</b></p><p>Refy kaş fırçası minimal rutinimin olmazsa olmazı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/cartier-1912202594cd56d4.jpg"/><i><font size="2">Cartier, küpe</font></i><p></p><p><b>Yeni yıl gecesi takmayı düşündüğün mücevher?</b></p><p>Zamansız çizgileriyle Cartier ya da Tiffany&amp;Co.</p><p><b>Yılbaşına renk katan küçük lükslerin neler?</b></p><p>İyi bir koku, kaliteli bir mum, sıcak bir matcha ve sakinlik.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/jomalone-191220259cce587b.jpg"/><i><font size="2">Jo Malone, mum</font></i><p></p><p><b>Yılbaşında sevdiklerine en çok ne alırsın?</b></p><p>Günlük hayatlarına dokunan şık ama işlevsel hediyeler. Jo Malone veya Diptyque veya Dior mum, Skims, Victoria's Secret iç çamaşırı ve her zaman elegan bir Smythson ajanda. Zarafet ve pratiklik bir arada olsun isterim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/shutterstock26586135-1912202593cd93a4.jpg"/><i><font size="2">Bali</font></i><p></p><p><b>Bu yılbaşında sana ne alınsın isterdin?</b></p><p>Bir retreat... Ruhumu besleyecek sakin bir yolculuk. Bali, Byron Bay ya da Meksika olabilir. Ruhumu besleyen deneyimler, benim için en anlamlı hediye.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/fb25606d06364eb7bff9-1912202534a20482.jpg"/><h2><b>İdil Yazar </b></h2><p>Yılbaşına renk katan küçük lüksleri arasında kendi küçük ama ruhu büyük detaylar ilk sıralarda geliyor. Kendisine deneyim hediye edilmesine ise bayılıyor!</p><p><b>S&#807;u anda 2025 wish list'inin ilk sırasında ne var?</b></p><p>Ofisimi taşıma sürecindeyim. Kendimi rahat, huzurlu ve yaratıcı hissedeceğim yeni bir çalışma alanı diliyorum. 2026'ya böyle başlamak nefis olur.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/shutterstock25708877-19122025bcae7a0d.jpg"/><p><i><font size="2">Maldivler</font></i></p><p></p><p><b>Yılbaşını kutlamayı en sevdiğin rota?</b></p><p>Tropikal bir yer. Denizin sesi, hafif rüzga&#770;r, ince kum... Yeni yıla sıcak bir iklimde girmek bana iyi geliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/ermanzbaarangaleribo-191220257a9e58a1.jpg"/><p><i><font size="2">Erman Özbaşaran, Galeri Bosfor</font></i></p><p></p><p><b>Yeni yılda sahip olmayı hayal ettiğin sanat eseri?</b></p><p>Zamanla abstract işlere daha çok çekildiğimi fark ettim. Her baktığınızda başka bir şey hissettiren, dönem dönem farklı bir alanınızı açan işler... Bu çok hoşuma gidiyor. Galeri Bosfor'dan enerjisi yüksek, modern bir eser hayal ediyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/1763122805bbsctbeaut-19122025349d1bfc.jpg"/><p><i><font size="2">BBS CT BEAUTY, Light Wand Pinkgasm, allık</font></i></p><p></p><p><b>Yılbaşı gecesi çantandan ayırmadığın makyaj malzemesi?</b></p><p>Nemli bitişli bir lip balm ve hafif bir highlighter. Parlak ama sade bir görünüm seviyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/1739262219narsafterg-1912202568ae11bb.jpg"/><p><i><font size="2">NARS, Afterglow Lip Balm</font></i></p><p></p><p><b>Yeni yıl gecesi takmayı düşündüğün mücevher?</b></p><p>Anneme ait olan ve bana hediye ettiği güneş yüzüğü. Hem çok güçlü bir sembol hem de beni çocukluğuma bağlıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/shutterstock25609010-191220258f46440d.jpg"/><p><i><font size="2">Christmas Tree </font></i></p><p></p><p><b>Yılbaşına renk katan küçük lükslerin arasında neler var?</b></p><p>Evde güzel bir tütsü, Ali'yle süslediğimiz ağaç, yumuşacık battaniye, iyi bir matcha, güzel yemekler ve yanımda sevdiklerim. Küçük ama ruhu büyük detaylar.</p><p><b>Yılbaşında sevdiklerine en çok ne alırsın?</b></p><p>Kitap, wellness ürünleri, güzel deneyimler... Bir de spa day! Bence en zarif ve en iyi hissettiren hediyelerden biri.</p><p><b>Bu yılbaşında sana ne alınsın isterdin?</b></p><p>Listemde olan ve uzun zamandır merak ettiğim bir restoranda özel bir yemek. Deneyim hediye edilmesine bayılıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/theholiday15cc07b090-19122025fbdf4791.jpg"/><p><i><font size="2">The Holiday</font></i></p><p></p><p><b>En sevdiğin yılbaşı filmi?</b></p><p>Biraz klişe olacak ama "Love Actually" ve "The Holiday"... İkisini de binlerce kez izleyebilirim. Hep aynı sıcaklık, aynı iyi his.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/314a6368cee34afca907-19122025a192647a.jpg"/><h2><b>Melis Kaptanoğlu</b></h2><p>"Ben ve kızlarım her yılbaşı akşamına özenle hazırlanırız" diyen Melis Kaptanoğlu'nun kendisine yılbaşı hediyesi ise yeni planlara ev sahipliği yapacak olan bir ajanda!</p><p><b>S&#807;u anda 2025 wish list'inin ilk sırasında ne var?</b></p><p>Her sene olduğu gibi ailemle beraber sağlık, mutluluk ve huzur. Sonrasında hepimizin hayallerini ve planlarını başarıyla gerçekleştirebilmesi en büyük dileğim.</p><p><b>Yılbaşını kutlamayı en sevdiğin rota?</b></p><p>Benim için yılbaşının anlamı senenin son saniyelerini beraberce saydığımız ve sonrasında mutlulukla ve güzel dileklerle birbirimize sarıldığımız aile toplantılarımız, o yüzden en güzel rota İstanbul.</p><p><b>Yeni yılda sahip olmayı hayal ettiğin sanat eseri?</b></p><p>Ayla Turan'ın bir eserini bu sefer bahçemde sergilemek için sanat koleksiyonumuza eklemek istiyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/yslconcealer-191220258e83777d.jpg"/><p><i><font size="2">Ysl, concealer</font></i></p><p></p><p><b>Yılbaşı gecesi çantandan ayırmadığın makyaj malzemesi?</b></p><p>YSL Concealer ve Rhode Stick Blush.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/bvlgariserpentikolye-191220250febbc3d.jpg"/><p><i><font size="2">Bvlgari, Serpenti kolye</font></i></p><p></p><p><b>Yeni yıl gecesi takmayı düşündüğün mücevher?</b></p><p>Bvlgari Serpenti kolyem ve Bee Goddess yüzüğüm.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/beegoddessvenusstary-1912202530eb4f07.jpg"/><p><i><font size="2">Bee Goddess, Venus Star yüzük</font></i></p><p></p><p><b>Yılbaşına renk katan küçük lükslerin arasında neler var?</b></p><p>Yılbaşı akşamına özel bir kombin, elbise, ayakkabı ve tüm detaylar. Ben ve kızlarım her yılbaşı akşamına özenle hazırlanırız.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/gucciderieldiven-19122025790c1bc7.jpg"/><p><i><font size="2">Gucci, deri eldiven</font></i></p><p></p><p><b>Yılbaşında sevdiklerine en çok ne alırsın?</b></p><p>Deri eldiven, takı ve ayakkabı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/louisvuittonajanda-1912202558b4659e.jpg"/><p><i><font size="2">Louis Vuitton, ajanda</font></i></p><p></p><p><b>Bu yılbaşında sana ne alınsın isterdin?</b></p><p>Kendime Louis Vuitton ajanda aldım 2026 senesi yeni projelere ve planlara ev sahipliği yapması ve uğur getirmesi için. Bana özel düşünülmüş her hediye çok değerli ve anlamlı...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/evdetekbana-19122025da3ec25a.jpg"/><p><i><font size="2">Evde Tek Başına</font></i></p><p></p><p><b>En sevdiğin yılbaşı filmi?</b></p><p>"Evde Tek Başına (Home Alone)"</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/unlu-isimlerin-yilbasi-panosu-1086651</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/unlu-isimlerin-yilbasi-pa-627_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086650</guid><pubDate>Fri, 19 Dec 2025 11:50:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Şehrin Yıl Sonu Ritmi]]></title><description><![CDATA[Yeni yıla yaklaşırken şehir, davetler ve buluşmalarla hareketleniyor. Moda dünyası da bu dönemi yalnızca koleksiyonlarla değil, paylaşılan anlar ve deneyimlerle karşılıyor. Koton, yıl sonu heyecanını merkezine alan özel bir buluşmayla bu atmosfere eşlik eden markalar arasında yer aldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sehrin-yil-sonu-ritmi-1086650</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/sehrin-yil-sonu-ritmi-552_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086649</guid><pubDate>Fri, 19 Dec 2025 11:46:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mücevher Işıltısı]]></title><description><![CDATA[Gündüzden geceye uzanan zamansız stiliyle dikkat çeken mücevher markasının, showroom'unda  yılbaşı öncesi düzenlenen davette konuklar, zarif ve özgün tasarımları keşfettiler.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/mucevher-isiltisi-1086649</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/mucevher-isiltisi-689_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086648</guid><pubDate>Fri, 19 Dec 2025 22:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[2025'e İmza Atanlar: Bahtiyar Büyükduman]]></title><description><![CDATA[Suyun derinliğinden, pistlerin gürültüsünden, ateşin ritminden ya da çizginin özgürlüğünden ilham alarak, başarıya tutkusu ile form veren altı isim, bu yıla özgünlüğü ile imzasını atmayı başardı. İşte o isimlerden biri olan executive şef Bahtiyar Büyükduman'ın 2025 kişisel başarı raporu...]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Geçen yıl Gault Millau'da kazandığı "En İyi Sürdürülebilirlik Ödülü'nün ardından bu sene 2 şapka alan, Michelin'de yeşil yıldızı ve listeyi koruyan Telezzüz'ün Executive Chef'i Bahtiyar Büyükduman, Türkiye'deki ilk vegan restoranın şefi olarak hiç bitmeyecek bu yolculuğun hala başında olduğunu söylüyor.</p><p><b>2025'e dönüp baktığında, "Bu yıl benim yılım oldu" demene sebep olan bir an var mı?</b></p><p>Bu yıl gerçekleşen tek bir an söyleyemem ama yılın tamamı hem benim hem de Telezzüz için bir olgunlaşma, gelişme yılı oldu. Önemli kararlar alıp büyüdük, bakış açımızı geliştirdik, sorumluluklarımızı ve ödevlerimizi daha iyi analiz edip emekleme aşamasından yürüme aşamasına geçişte daha sağlam ve gerçekçi planlar yapmaya başladık.</p><p><b>Bu yıl mutfakta seni gerçekten zorlayan ama sonunda gurur duyduğun an neydi?</b></p><p>Sonbahar menüsünün ilk tabağı olan Koji Havuç &amp; Trüf tabağı menüye geçişimize üç-dört gün kala bitti. Çok uzun süre üzerinde uğraştım ama bir türlü tatmin olmadım. Sürekli revize edip ince ayar yapmaya çalıştım. Bir süre ara verip sonra yeniden denediğimde istediğim sonuca ulaştım. Önemli olan inat etmek değil, sakin kafa ile düşünmekmiş.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/alem10829bbb-19122025632d81f0.jpg"/><p><b>2025 sana mutfakla ilgili en çok neyi öğretti? 2026'da bunun üzerine ne koyacaksın?</b></p><p>Sabır, gerçekçi planlama yapmak, güveni kontrol ile desteklemek. Mutfak yolculuğunda bu üçü çok kritik kavramlar. Bu sene hepsi ile ilgili birçok şey öğrendim ama en çok öğrendiğim şey, duyduğun mesleki güvenin kontrole tabii olduğu gerçeğidir. Mutfak, lideri için, net kontroller ve disiplinli rutinler ile ilerlenmesi gereken bir alan. Bunu kontrol manyaklığı noktasından söylemiyorum.</p><p><b>2026 menüsü için kafanda şu an en çok dönen "tek tabak" ne?</b></p><p>Kış menüsü için tasarladığım "tembellik" temalı tabak. Tembellik kavramının, yemek karşılığını, kendi yaşamımdaki tembellik yemeği ile yorumlayarak tadım menüsünün soğuk başlangıçlarından birisi olarak tasarladım. Hem benden bir parça hem de birçok kişinin ortak noktası olduğu, aynı zamanda da birçok farklı tekniğin bir araya geldiği ve insanlarda ters köşe etkisi yaratacağını düşündüğüm için sürekli gözümün önünde bu tabak var. Ne olduğunu söylemeyeceğim fakat menü konsepti aklıma geldiği anda tasarladığım ilk tabak bu olmuştu.</p><p><b>Yeni yılda mutfağında denemeye kararlı olduğun, riskli ama heyecan verici bir teknik var mı?</b></p><p>Telezzüz'ün her mevsim değişen menüsü artık bir konsept anlatacak. Bazen bu bir müzik albümü, bazen bir yönetmenin filmleri, bazen bir ülke ya da şehirden esinlenecek, bazen ise kavramsal bir çerçeve çizecek. Yemek üzerinden mesaj vermeyi ve dertlerin, sorunların altını çizmeyi planlıyorum.</p><p><b>2026'da menülerine eklemek için "henüz kimseye söylemediğin" bir fikir var mı?</b></p><p>Yaz menüsünün konseptini çok sevdiğim bir müzik grubunun en sevdiğim albümü üzerine tasarlıyorum. Biraz varoluşsal, biraz felsefi, biraz da psikolojik incelemelerle yazılmış şarkıların yemeklerini yapacağım.</p><p><b>"Başarısız olsam da mutlaka denemem lazım" dediğin mutfak fikrin var mı?</b></p><p>Evet var... Tek şef, beş yemek, beş kokteyl, beş şarkı. Müziği yenilebilir ve içilebilir bir formata çevirip, Chef's Table etrafında servis ettiğim bir restoran konsepti hayalim var; kesinlikle batar ama deneyeceğim.</p><p><b>Motivasyonun düştüğünde seni motive eden ya da yeniden harekete geçiren şey ne oluyor?</b></p><p>Daha yolun başında olduğumu ve bu yolculuğun hiç bitmeyeceğini kendime hatırlatmak ve yüksek tempolu müziğin buna eşlik etmesi. Kendimle yüzleşip motivasyonumu düşüren şeyleri bulmak ve daha sonra bu unsurlarla savaşmaya karar vermek başlı başına benim motivasyonumu düzelten şeyler.</p><p><b>Peki son zamanlarda senin en takdir ettiğin başarı veya başarılı iş ne oldu?</b></p><p>Michelin Genç S&#807;ef Ödülü'nü bir kadının alması. "Mutfak kadınlara göre değil, serttir, ağırdır" baskılarını ya da palavralarını yok eden bir ödül oldu bence. Duru Akgül'ün bu ödülü alması, Türk gastronomisinin geleceği için kadın aşçıların daha da ön planda olacağının ilk adımıydı.</p><p><b>2025 senin için öğrenme açısından nasıl bir yıl oldu; kendinle ilgili en çok neyin farkına vardın?</b></p><p>Yaptığım iş ve o işin bendeki karşılığı hakkında birçok yeni şey öğrendim. Kendim ile ilgili farkına vardığım en önemli şey ise sabırsızlığımın bana hiçbir faydasının olmadığı gerçeği. Her şey olması gereken ya da kişinin en hazır olduğu zamanda olur. Doğru planlama, yeteri kadar pratik ve sabır, başarının en önemli gereksinimleri.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/alem11060bbb-1912202523212786.jpg"/><p><b>Bu yıl aldığın hangi cesur karar senin bugünkü başarıya yaklaşmanı sağladı?</b></p><p>2025 başında aldığım tamamen bitkisel beslenme diyetine geçme kararı, vejetaryenken mutfağa bakışımın aslında daha kısıtlı ve daha alışagelmiş olduğunu anlamama fayda sağladı. Özel hayatımda tamamen bitkisel beslenmem meslek hayatındaki bakış açımı da geliştirdi ve daha yaratıcı olmama yardımcı oldu.</p><p><b>Yeni yıl yaklaşırken 2026'ya dair seni en çok heyecanlandıran hedef ya da hayal ne?</b></p><p>Telezzüz'ü sadece Türkiye'de bilinen bitki temelli bir restoran olmaktan çıkarıp, tüm dünyanın tanıdığı bir restoran haline getirmek diyebilirim.</p><p><b>Fotoğraf: </b>Serkan Eldeleklioğlu </p><p><b>Prodüksiyon: </b>Filiz S&#807;eref Kulu</p><p><b>Styling: </b>Zilan Bülbül </p><p><b>Saç:</b> Sabit Akkaya Hair Stylist Ekibi </p><p><b>Makyaj: </b>Cevahir Ogüner </p><p><b>Styling Asistanı:</b> Buse Kömcü</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/2025e-imza-atanlar-bahtiyar-buyukduman-1086648</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/2025e-imza-atanlar-bahtiy-413_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086647</guid><pubDate>Fri, 19 Dec 2025 11:09:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Hediye Verme Sanatı]]></title><description><![CDATA[Hediyeleşmenin önem kazandığı bugünlerde Jo Malone London, yılbaşı sezonunun büyüsünü Enis Arıkan'ın ev sahipliğinde gerçekleşen özel bir davetle kutladı. Kutlamada davetliler, markanın ikonik kokularıyla keyifli ve duyusal bir deneyim yaşadı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/hediye-verme-sanati-1086647</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/hediye-verme-sanati-665_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086646</guid><pubDate>Fri, 19 Dec 2025 22:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[2025'e İmza Atanlar: Bengisu Avcı]]></title><description><![CDATA[Suyun derinliğinden, pistlerin gürültüsünden, ateşin ritminden ya da çizginin özgürlüğünden ilham alarak, başarıya tutkusu ile form veren altı isim, bu yıla özgünlüğü ile imzasını atmayı başardı. İşte o isimlerden biri olan ultra maraton yüzücüsü Bengisu Avcı'nın 2025 kişisel başarı raporu...]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Oceans 7'ı bitiren ilk ve tek Türk olarak cesaret ve kahramanlık dolu bir hikayeye imza attı Bengisu Avcı bu yıl. "Okyanus seni karanlıkla, korkularınla akıntılarsa, belirsizlikle, yalnızlıkla, zehirli denizanalarıyla, köpekbalıklarıyla kısacası tüm korkularınla sınar ve sen bunları kabul edip, aşabilirsen ancak, başarabilirsin" derken cesaretiyle ilham veriyor.</p><p><b>2025'e dönüp baktığında, "Bu yıl benim yılım oldu" demene sebep olan bir an var mı?</b></p><p>Aslında "Bir an" değil, "çok an" oldu. 2024 yılında Oceans 7 etaplarının en zor iki geçişi olan Molokai ve Kuzey Kanalı'na gitmiş, birinde zehirli denizanası teması yaşamış diğerinde ise 12 derece gibi inanılmaz soğuk bir suda yüzmek zorunda kalmıştım. 2025'te ise hayatım boyunca hayalini kurduğum her şeye kavuştum. Çocukken, bir masanın etrafında cesaret ve kahramanlık dolu hikayeler anlatan denizcilerin filmlerini izlerdim. İşte Oceans 7'ı bitiren ilk ve tek Türk olarak benim de cesaret ve kahramanlık dolu bir hikayem oldu bu yıl. Önce dünyanın en zorlu kanallarından biri olan İskoçya- İrlanda arasındaki Kuzey Kanalı'nı rekor dereceyle geride bıraktım. Tam 15 gün sonra bu kez Japonya'daki Tsugaru Kanalı'nı inanılmaz bir dereceyle yüzerek Ocean's 7 meydan okumasını tamamladım. Dünyada bunu başaran yalnız 40 kişi var. Bu yolculukta yaşadıklarım, benim içim 2025'i çok ama çok özel kılıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/alem10558bbb-191220254e2be62f.jpg"/><p><b>Antrenmanlarında seni geliştiren, sonradan farkına vardığın küçük ama etkili rutin ne oldu?</b></p><p>Kendimi bildim bileli sudayım. 23 senedir yüzüyorum. Her gün... Dünyanın çevresini üç kez dönecek kadar, 120 bin kilometre antrenman yapmışım. Ocean's 7, bugün başlayıp yarın bitirebileceğin bir meydan okuma değil. Her şeyden önce soğuk, karanlık, belirsizlik, yalnızlık gibi şeylerle mücadele edebilmen için mental gücün olmalı. Böylesine ağır bir meydan okuma için işini çok sevmen ve eğlenmeyi başarabilmen gerekir. Yıllarca çok ağladım, çok acı çektim ama içimdeki mutlu çocuğu her zaman güçlü tuttum. Her antrenmanda kendime yeni bir mutluluk yarattım. Teknede müzik açtırdım, fırtına olduğunda bile antrenmana gittim, sadece devam etmek için. Motive olmayı her zaman bekleyemezsiniz, ancak disiplin size başarıyı getirir.</p><p><b>Bu yıl sana ya da kararlarına yön veren, bakış açını değiştiren bir olay yaşadın mı?</b></p><p>"Yüzülecekse yüzülecek..." Basit ama tam bir anahtar cümle. Kuzey Kanalı, Ocean's 7'nin en soğuk parkurudur. 12-13 derece suda 10-14 saat yüzmen gerekir. Suyun üzerinde insanı donduran bir rüzgar eser. Kollarına, yüzüne kamçı gibi vurur. Dört saat sonra vücudun donar, parmak uçların hissizleşir, başına dokunursun hiçbir şey hissetmezsin. Ama o kanalı onlarca kişi geçmeyi başarmış bugüne kadar. Soğuksa onlara da soğuk... Önce bunu kabul etmek lazım. İşte soğuk, teninde değil beyninde başlıyor ve bitiyor. Psikoloğum Dr. Akıncı ile gittiğimiz ikinci Kuzey Kanalı geçişinde bu cümle mottomuz oldu. Çelik gibi bir mental gücüm var artık. Hocam da yaşadıklarımı dinlerken beni deliler ekibinin başkanı ilan etti. Bedenin her şekilde eğitilebileceğini öğrendim.</p><p><b>Motivasyonun düştüğünde seni yeniden harekete geçiren şey ne?</b></p><p>Cesaret etmek, pes etmemek, disiplin. Çok hikayeye sahip olduğum bir Ocean's 7 süreci yaşadım. Tam yedi yıl bir gün sürdü. 3 Ağustos 2017'den 4 Ağustos 2025'e. Manş Denizi, Kuzey Kanalı ve Molokai'yi ikinci denememde geçtim. Üç kez hipotermi, bir kez zehirli denizanası teması yaşadım. Kuzey Kanalı'nda eşim Egor Tropeano zatürre oldu ve İskoçya'da hastanede yatarken ben yüzdüm. Tsugaru'ya da gelemedi. Tsugaru'ya vardığımız gün deprem oldu 8.8 büyüklüğünde. Çok sevdiğim bir söz var, "Cesaret her zaman kükremez. Bazen cesaret yeniden deneyebileceğim diyen fısıltıdır" diye. Ve cesaretimle Ocean's 7'ı bitirdim. Beni her zaman ayağa kaldıran şey de bu oldu.</p><p><b>2025 senin için öğrenme açısından nasıl bir yıl oldu; kendinle ilgili en çok neyin farkına vardın?</b></p><p>Geçenlerde bir film izledim Norveç yapımı... Hayatını doğaya adamış bir baba, kızına bir halk destanı anlatırken "İnanmazsan göremezsin" diyordu. Ben de Ocean's 7'ı tamamlayan ilk ve tek Türk olacağıma o kadar çok inandım ve öyle büyük hayaller kurdum ki sonunda çok çalışarak başardım. Ve kendimle değil insanla ilgili bir gerçeği gördüm; insanın sınırları yok. Bunu gördüm, her saniyesini yaşadım, iliklerimde hissettim. İmkansız denilen şeylerin insan iradesinde nasıl eridiğine şahit oldum. Tsugaru'da benimle aynı anda okyanusa giren iki erkek yüzücü yarışı bırakmışken ve şansım sadece yüzde beşken nasıl karşı kıyıya ulaştığımı gördüm.</p><p><b>Eğer herhangi bir sınır olmazsa, dünyada yüzmek istediğin imka&#770;nsız yer neresi?</b></p><p>S&#807;öyle bir hayalim var. Bandırma Vapuru'nun demir aldığı İstanbul'dan çıkıp yaklaşık 500 millik bir yolu yüzerek geçip Samsun'a varmak... Tek seferde tabii ki imkansız. Ama 40-45 günlük bir performansla gerçekleştirebilirim. Ve bu performans tüm dünyada ilgiyle izlenir, tarihe geçer.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/alem10712bbbb-191220253c33c882.jpg"/><p><b>2026'da "başardım" demek için kendini görmek istediğin en güçlü manzara ne?</b></p><p>"7 okyanusu bitirmişim, bir kulüp kurdum ve okyanus geçişi yaptırdığım sporcularım var. Mutluyum" yazmışım tam beş yıl önce; "Bundan beş yıl sonra kendini nerede görüyorsun?" diye sorarsanız... Yazdığım tam da buymuş aslında. 2026'yı ise büyük heyecanla bekliyor ve karşılıyorum.</p><p><b>Fotoğraf: </b>Serkan Eldeleklioğlu </p><p><b>Prodüksiyon: </b>Filiz S&#807;eref Kulu</p><p><b>Styling: </b>Zilan Bülbül </p><p><b>Saç:</b> Sabit Akkaya Hair Stylist Ekibi </p><p><b>Makyaj: </b>Cevahir Ogüner </p><p><b>Styling Asistanı:</b> Buse Kömcü</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/2025e-imza-atanlar-bengisu-avci-1086646</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/2025e-imza-atanlar-bengis-789_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086645</guid><pubDate>Fri, 19 Dec 2025 11:06:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kayıp Bir Aşk ve Geçmişin İzleri]]></title><description><![CDATA[Yeni sezon öncesi televizyon ve dijital platform projeleri art arda izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. TOD STUDIOS'un yeni dizisi "Vicdansız" da İstanbul'da düzenlenen bir lansmanla tanıtıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kayip-bir-ask-ve-gecmisin-izleri-1086645</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/kayip-bir-ask-ve-gecmisin-699_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086644</guid><pubDate>Fri, 19 Dec 2025 22:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[2025'e İmza Atanlar: Robin Yayla]]></title><description><![CDATA[Suyun derinliğinden, pistlerin gürültüsünden, ateşin ritminden ya da çizginin özgürlüğünden ilham alarak, başarıya tutkusu ile form veren altı isim, bu yıla özgünlüğü ile imzasını atmayı başardı. İşte o isimlerden biri olan illüstratör Robin Yayla'nın 2025 kişisel başarı raporu...]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Yaratıcılığın değişik boyutları olabilir ama Robin Yayla'nınki inanın biraz daha başka. Mimari yapılara eklediği illüstratif dokunuşlarla sanata mizah katan Robin, "Sanatın insanın zihnini hafifçe dürtmesi, algısını değiştirmesi ve ona küçük bir mutluluk bırakması en çok istediğim şey" diyor. Konunun girişindeki çizime de imza atarak ALEM'e de mizahi dokunuşunu bıraktı.</p><p><b>Yaratıcılığın zirvesindesin. S&#807;ehirleri, mimari yapıları sanatsal dokunuşlarınla kişiselleştirdiğin bu maceraya nasıl atıldın?</b></p><p>Çocukluğumdan beri resim yapmak en büyük tutkumdu. Saatlerce bir şeyler karalar, elimdeki her kağıda bir iz bırakmaya çalışırdım fakat o dönem henüz kendime ait bir tarzım oluşmamıştı. Deneye yanıla, kendi çizim dilimin peşinde olduğum uzun bir süreç yaşadım. İtalya'da yaşadığım dönemde ürün tasarımı üzerine yüksek lisans yaparken, hobi olarak illüstrasyona yönelmeye başladım. Bu süreçte hem mimariye hem de şehirlerin kültürel dokularına olan ilgim giderek arttı. Her gün gördüğümüz yapıları farklı bir bakış açısıyla yeniden yorumlama fikri yavaş yavaş zihnimde filizlendi. Zaman içinde bu fikir ürettiğim işlerin merkezine yerleşti ve beni tanımlayan bir kimliğe dönüştü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/alem11879-19122025d03ea0e8.jpg"/><p><b>Yaratıcı sürecin nasıl ilerliyor? Bir köprüden bir fermuar yaratan o ilham nasıl ve ne zaman geliyor?</b></p><p>Yaratıcı süreç benim için oldukça değişken bir yapıya sahip. Bazen sokakta yürürken bir binaya ya da herhangi bir nesneye baktığım anda fikir belirebiliyor ve hızla onu görselleştirme isteği doğuyor. Bazen de yeniden yorumlamak istediğim bir yapı aklımda beliriyor fakat onu hangi "oyunlu" fikirle dönüştüreceğimi bulmak zaman alabiliyor. Bu gibi durumlarda yapının fotoğraflarını çekiyor, günlerce üzerinde düşünüyor ve onu zihnimde farklı ihtimallerle kurup bozuyorum. İlham bazen bir saniyede geliyor, bazen de uzun bir sessizliğin ardından ortaya çıkıyor. Ancak her iki süreçte de ortak olan şey, mimariyi bir oyun alanı gibi görmem ve hayal gücümle yeniden şekillendirme isteği.</p><p><b>2025'e dönüp baktığında, "Bu yıl benim yılım oldu" demene sebep olan o an hangisi?</b></p><p>2025 benim için dönüm noktası niteliğinde bir yıl oldu. Hem global görünürlüğümün arttığı hem de hayal ettiğim bazı projelerin hayat bulduğu bir dönemdi. Yaratıcı yolculuğumda uzun süredir üzerinde çalıştığım birkaç işin uluslararası platformlarda büyük ilgi görmesi, "Bu yıl gerçekten benim yılım" dedirten en büyük anlardan biri oldu. Bir sanatçı olarak ürettiğim işlerin dünyanın farklı köşelerinde karşılık bulduğunu görmek, yıllardır verdiğim emeğin anlam kazandığını hissettirdi.</p><p><b>Bu yıl öğrendiğin en büyük ders ne oldu? Kendinle ya da hayatla ilgili en çok neyin farkına vardın?</b></p><p>Bu yıl bana en çok öğreten şey sabrın ve istikrarın gücü oldu. Ne kadar plan yaparsam yapayım, bazı süreçlerin kendi ritminde ilerlediğini ve her şeyin zamanının geldiğinde açığa çıktığını net bir şekilde fark ettim. Aynı zamanda kendi yaratıcılığımı korumak için daha fazla alan açmam gerektiğini öğrendim. Sürekli üretmeye çalışmak yerine bazen durup nefes almak, geri çekilmek ve kendimi dinlemek çok daha değerli olabiliyor. Kısacası, bu yıl "kendine şefkat göstermenin" üretim kadar önemli olduğunu kavradım.</p><p><b>Kendine kattığın hangi alışkanlık ya da rutin, günlük temponda düşündüğünden daha büyük bir etki yarattı?</b></p><p>Son yıllarda edindiğim en etkili alışkanlıklardan biri, her gün kısa da olsa gözlem yapmaya zaman ayırmak oldu. S&#807;ehri yürüyerek keşfetmek, detaylara dikkat etmek, yeni mimari yorumlara açık olmak düşünce yapımı inanılmaz derecede besledi. Ayrıca günde birkaç saati tamamen "boşluk" yaratmaya ayırmak, yani hiçbir şey yapmak zorunda hissetmemek, zamanla üretim kalitemi artırdı. Çünkü zihnin dinlenmeye de ihtiyacı var ve ben bunu fark ettikçe daha verimli bir yaratıcı sürece sahip oldum.</p><p><b>Tüm çizimlerin karşında dursa, ilk olarak hangi eserine doğru yönelirsin?</b></p><p>Haydar Aliyev Sanat Merkezi'ni Marilyn Monroe olarak yorumladığım çalışmam benim için her zaman ayrı bir yerde duruyor. Bu eserin global ölçekte tanınması, özellikle 9GAG gibi platformlarda viral olması, insanların gördüklerinde "Bu kesin Robin'in işi" demeleri beni çok mutlu etti. Ayrıca benim için özel olan şey sadece görünürlüğü değil, aynı zamanda bu çalışmanın yaratıcı dilimi dünyaya en iyi şekilde anlatan işlerden biri olması.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/alem11947-19122025aaa39434.jpg"/><p><b>İnsanlar üzerinde nasıl bir his bırakmak istiyorsun?</b></p><p>O şaşkınlık ve hoş sürpriz hissi benim için çok değerli. Sanatın insanın zihnini hafifçe dürtmesi, algısını değiştirmesi ve ona küçük bir mutluluk bırakması en çok istediğim şey.</p><p><b>Biz senin başarını bu çekim ile kutluyoruz. Sen başarılarını nasıl kutlamayı seversin?</b></p><p>Bir başarı elde ettiğimde bunu en çok sevdiğim insanlarla paylaşmayı seviyorum. Ailem, arkadaşlarım ve yakın çevrem bu yolculuğun en önemli parçaları. Onlarla birlikte olmak, güzel bir yemek yemek, keyifli bir sohbet etmek benim için en anlamlı kutlama biçimi. Bazen de tek başıma sakinleşip, o başarının bana ne öğrettiğini düşünerek kendime minik bir ödül verdiğim de oluyor.</p><p><b>Önümüzdeki yılın ajandasında gerçekleştirmeyi en çok arzuladığın büyük hedef ne?</b></p><p>İlk kişisel sergimi gerçekleştirmek. Bu, hem sanatsal yolculuğumda yeni bir kapı açacak hem de üretim motivasyonumu taze tutacak bir adım.</p><p><b>Fotoğraf: </b>Serkan Eldeleklioğlu </p><p><b>Prodüksiyon: </b>Filiz S&#807;eref Kulu</p><p><b>Styling: </b>Zilan Bülbül </p><p><b>Saç:</b> Sabit Akkaya Hair Stylist Ekibi </p><p><b>Makyaj: </b>Cevahir Ogüner </p><p><b>Styling Asistanı:</b> Buse Kömcü</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/2025e-imza-atanlar-robin-yayla-1086644</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/2025e-imza-atanlar-robin--761_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086643</guid><pubDate>Fri, 19 Dec 2025 10:36:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Tasarım Sohbetleri]]></title><description><![CDATA[MİKA-DER/Minik Kalplerle El Ele Derneği, mücevher markasıyla iş birliğiyle bir sohbet toplantısı düzenleyerek minik kalplere dokundu. Söyleşide mücevher zanaatının incelikleri ve tasarım üzerine ilham verici bir sohbet gerçekleştirildi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tasarim-sohbetleri-1086643</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/19/tasarim-sohbetleri-851_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086642</guid><pubDate>Thu, 18 Dec 2025 20:28:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Estetik Felsefe]]></title><description><![CDATA[Uzmanlığını kendi stüdyosuna taşıyan Ayşegül Alkan, her danışanı için ayrı bir hikâye yazıyor. Sonuç odaklı protokoller, lüks ürünler ve özel deneyimler ise bu hikâyenin anahtar kelimelerini oluşturuyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Güzellik dünyasının en prestijli   markalarında 20 yılı aşkın   deneyime sahip olan Ayşegül   Alkan, bugün İstanbul'da   kendi adını taşıyan stüdyoda kişiye özel   güzellik yaklaşımı sunuyor. Çocukluk   yıllarından gelen merakı profesyonel   bir tutkuya dönüşürken, Chanel, Dior,   Guerlain, MBR ve Sisley gibi markalarla   aldığı eğitimler onun hizmet felsefesinin   temelini oluşturuyor. Kurduğu Ayşegül   Alkan Studio'da ise güzellik; yalnızca   bir uygulama değil, iyi hissettiren bir   ritüel. FDA onaylı teknolojiler, lüks   skincare ürünleri ve uluslararası   eğitimli uzman ekip ile danışanlarına   bütünsel bir güzellik deneyimi sunuyor.   Her adımda kişiye özel protokoller ön   planda ve "özen gösterilen her şey   güzelleşir" anlayışı, stüdyonun çıkış   noktasını belirliyor. Alkan'ın güzelliğe   bakışını, uygulama tercihlerini ve   sektöre dair edindiği birikimi kendi   sözleriyle dinliyoruz.</p><p><b>Güzellik sektörüne ilginiz ne   zaman başladı? Bu stüdyoyu   kurma fikri nasıl doğdu?</b></p><p>Aslında güzellik ve kişisel bakıma   ilgim hep vardı. Renklerle, dokularla,   makyajla ve bakım ritüelleriyle   kendimi ifade etmeyi hep sevdim. Bu   ilgi zamanla bir meraka, ardından   profesyonel bir tutkuya dönüştü. Yıllar   içerisinde edindiğim bilgi birikimi   ile kendi yaşam stilimi ve estetik   anlayışımı sektörün en ileri teknolojileri   ve lüks marka kültürüyle bir araya   getirebileceğim bir alan yaratmak   istedim. Böylece yalnızca İstanbul'da   değil, dünya standartlarında güzellik   deneyimi sunan bu stüdyo ortaya çıktı.   Sektöre girişim ise yaklaşık 20 yıl önce,   lüks bir Alman kozmetik markasında   başladı. Chanel, Dior, Guerlain, MBR   ve Sisley gibi dünyanın en prestijli   markalarıyla çalışma ve eğitim alma   fırsatı buldum. Bu dönem yalnızca   mesleki bir donanım değil, güzelliğe   bakış açımı kökten değiştiren bir dönüm   noktası oldu. Bugün stüdyomuzda   uyguladığımız her adım, danışmanlık   sürecinden kişiye özel protokollere,   ürün seçimlerinden hizmet kalitesine   kadar, o uluslararası eğitimlerden   aldığım disiplin üzerine kurulu. Yıllar   önce edindiğim lüks marka kültürünü,   bugün kendi hizmet felsefemiz haline   getirerek sektöre değer katıyoruz.</p><p><b>Stüdyonuzun farkı nedir? Sizi diğer   güzellik merkezlerinden ayıran   unsurlar neler?</b></p><p>Bizim için güzellik; kısa süreli   dokunuşlardan ibaret değil. Kalıcı bir   iyi his, özgüven ve yaşam kalitesinde   gözle görülür bir artış esastır. Bu   yüzden stüdyomuzda; FDA onaylı   son teknoloji cihazlar, lüks skincare   ve bodycare ürünleri, uluslararası   eğitimlere sahip profesyonel uzman   ekibi ve kişiye özel planlanmış   uygulama protokolleri ile hizmet   veriyoruz. Her danışanımızın hikâyesi,   cilt yapısı, ihtiyaçları ve beklentileri   farklı. Bu nedenle her uygulama, kişiye   özel bir yolculuk gibi tasarlanıyor. Biz   sadece bakım yapan bir merkez değil,   iyi hissettiren ritüeller yaratan küçük bir   evren kurduk.</p><p><b>Güzellik hizmetlerinizin   arkasındaki ana felsefeyi nasıl   tanımlarsınız?</b></p><p>"Özen gösterilen her şey güzelleşir."   Bu bizim mottolarımızdan biri. Benim   yaşam tarzım, sevdiğim kahveden   tutkunu olduğum ruja kadar her   ayrıntı burada hayat buluyor.   Danışanlarımızın içeri adım attıkları   andan itibaren kendilerini ayrıcalıklı   hissetmeleri için her detay üzerine   düşünülmüş bir deneyim tasarlıyoruz.   Bizim için güzellik, bütünsel bir   yaklaşım. Doğal güzelliği destekliyor,   bilimsel ve sonuç odaklı uygulamalarla   kalıcı iyileşme sunuyoruz. Kişinin kendini   ifade etme biçimiyle cilt bakımını,   estetik algısıyla yaşam enerjisini aynı   çizgide buluşturmaya çalışıyoruz.</p><p><b>Stüdyoda yaptığınız hangi   uygulamalar öne çıkıyor?</b></p><p>Stüdyomuzda güzelliğin tüm   boyutlarını kapsayan geniş bir hizmet   yelpazesi sunuyoruz; yüz anatominize   uygun, doğal ve karakterinizi yansıtan   kaş tasarımlarından cildin ihtiyacına   özel ileri teknolojiyle derin temizlik   sağlayan HydraFacial bakımlarına,   Alman bilimsel cilt bakım üstünlüğünü   sunan elit MBR protokollerinden ince   işçilik ve doğal etkiyle uzun süre kalıcılık   sağlayan kalıcı makyaja kadar pek çok   uygulama bulunuyor. Spa, manikür ve   pedikürde Alessandro ritüeliyle lüks   bakım sunarken, FDA onaylı Soprano   Titanium lazer epilasyonla konforlu ve   etkin sonuç alıyoruz. Özel günler içinse   kişiye özel stil danışmanlığına dayanan   profesyonel saç ve makyaj hizmetleri   de veriyoruz. Amacımız, misafirlerimize   yalnızca bir uygulama değil, güvende   hissedecekleri bir alan kurmak.</p><p><b>20 yılı aşkın sektör deneyimi size   neler öğretti?</b></p><p>Lüks markalarla çalışmanın   kazandırdığı en önemli değer; disiplin   ve bilgiyi her zaman öncelik haline   getirmeyi öğrenmek oldu. İşe tutkuyla   bağlanmak, sürekli gelişime yatırım   yapmak ve yönetim becerilerimi   güçlendirmek, bana iyi bir işletme   sahibi olma sorumluluğunu taşımayı   öğretti. Bu yolculuk aynı zamanda   bana, güçlü bir kadın olarak hayatımı   işime dönüştürmenin gururunu yaşattı.   Bugün sahip olduğum vizyon ve bakış   açısı; deneyimlerimin, emeğimin ve   vazgeçmeyen duruşumun bir sonucu.</p><p><b>Sizce güzellik nedir? Sadece dış   görünüş müdür?</b></p><p>Kesinlikle hayır. Güzellik benim için   hayatın içindeki tüm detaylardan   beslenen, çok katmanlı bir bütün.   İçtiğim kahveden sevdiğim parfüme,   okuduğum kitaptan yeni keşfettiğim   bir şehrin ilhamına... Enerjim, estetik   anlayışım ve kendimi hayata nasıl   yansıttığım güzellik kavramını   belirliyor. Kendimi ifade etmenin en   güçlü yönü ise içimdeki ışığı dışarıya   yansıtabilmem. Çünkü güzellik önce   ruhumuzda başlar.</p><p><b>Son olarak; Ayşegül Alkan   Studio'yu tek bir cümleyle   anlatmanız gerekse...</b></p><p>"İstanbul'da güzellik kavramını lüks   ve teknolojiyle yeniden tanımlayan;   güzelliği sanat ve zarafetle kişiye özel   yorumlayan eşsiz bir deneyim alanı."   olarak açıklardım</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/roportajlar/estetik-felsefe-1086642</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/18/estetik-felsefe-270_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086638</guid><pubDate>Thu, 18 Dec 2025 17:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İyilikten Doğan Festival]]></title><description><![CDATA[Tohum Otizm Vakfı'nın geleneksel Yılbaşı Alışveriş Festivali bu yıl da yoğun bir katılımla gerçekleşti. Otizmli çocuklara destek amacıyla düzenlenen etkinlikte ziyaretçiler, stantlardan sevdikleri için hediyeler alırken çocuklara da destek verme fırsatı buldular.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/iyilikten-dogan-festival-1086638</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/18/iyilikten-dogan-festival-587_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086636</guid><pubDate>Thu, 18 Dec 2025 17:23:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kirazın Çarpıcı Dokunuşu]]></title><description><![CDATA[Müzik, koku ve mekânın buluştuğu eğlenceli parti, davetlilere yeni yıl coşkusunu hissettiren özel anlara sahne oldu. Kırmızı tonların, kiraz dokunuşlarını ön planda olduğu partide davetliler, markanın büyülü koku notalarını keşfettiler.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kirazin-carpici-dokunusu-1086636</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/18/kirazin-carpici-dokunusu-689_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086633</guid><pubDate>Thu, 18 Dec 2025 17:10:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Minimal Şıklığın Kutlaması]]></title><description><![CDATA[2025-2026 Sonbahar/Kış sezonunu ve yaklaşan yeni yılı kutlamak amacıyla, Zehra Işık'ın ev sahipliğinde düzenlenen yemek davetinde, moda dünyasının profesyonelleri ve ünlü isimler bir araya geldi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/minimal-sikligin-kutlamasi-1086633</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/18/minimal-sikligin-kutlamas-316_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086620</guid><pubDate>Wed, 17 Dec 2025 15:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yeni Hikayelerin İzinde]]></title><description><![CDATA[Çocukların dünyasına dokunan, sevginin ve sporun bir araya geldiği özel bir hikâye… Erzurum'un beyaz zirvesinde doğan Les Alpes, yalnızca bir kayak okulu değil; güven, disiplin ve ilham üzerine kurulu bir gelişim yolculuğu. Les Alpes'in yaratıcısı Ebru Darman ile hikayenin merak edilenlerini konuştuk]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Les Alpes'i hayata geçirme fikri nasıl   doğdu? Bu projeyi başlatırken sizi en   çok motive eden şey neydi?</b></p><p>Les Alpes'in doğuşu, benim için hem çok   doğal hem de çok özel bir ana dayanıyor.   Uluslararası başarıları olan kayak antrenörü   olan arkadaşımın çocuklarla kurduğu o   filtresiz, içten bağı izlerken içimde bir kıvılcım   oluştu. Çocukların saf sevgiyi ve gerçek   ilgiyi anında fark edişi ve antrenörlerine   duydukları güven, beni derinden etkileyen   bir tabloydu. Hayatımın her alanında özel,   sosyal ve profesyonel katma değer yaratan   ilişkiler kurmayı tercih eden biri olarak,   arkadaşıma sadece bir hediye vermek   değil, hayatına anlam katacak, iz bırakacak   bir şey sunmak istedim. Bu fikir zamanla   sadece ona değil, ikimizin ortak hayaline   dönüşen, sevgiyle büyüyen bir yolculuğa   evrildi. Les Alpes, sevginin, emeğin ve doğru   insanlarla birlikte yola çıkmanın büyüttüğü   bir hikâye... Çünkü sevgiyle yapılan hiçbir şey   küçülmez; aksine büyür, çoğalır ve değer   üretir. Bizim hikâyemiz de tam olarak böyle   başladı. Bu süreçte beni en çok motive   eden, sevgimin ilham verdiği bu fikrin   çocuklarla birleştiğinde ortaya çıkardığı   güç oldu. Çocukların dünyasına dokunmak,   onların hayatında güven inşa etmek ve   gelişimlerini desteklemek benim için her   zaman çok değerliydi.</p><p><b>Türkiye'de çocuklara özel bir kayak   okulu kurma fikri ilk olarak nerede, ne   zaman şekillendi?</b></p><p>Yaklaşık iki yıl önce Erzurum'da yaptığım bir   kış tatilinde, Sevgililer Günü'ne denk gelen   o gün, arkadaşım ile birlikteyken Les Alpes   fikri doğdu. Sezon bitiminde ise içimizden   "neden olmasın?" diye bir düşünce geçti.   Bu fikir aslında belli bir ihtiyaçtan doğmadı;   özünde sevgi, spor ve çocuklara duyduğum   hayranlıktan doğdu ve şekillendi.</p><p><b>İsmi neden Les Alpes? Markanın   ruhunu bu isimle nasıl   tanımlıyorsunuz?</b></p><p>Aslına bakarsanız, 20 yıllık inşaat mühendisi   olarak profesyonel hayatımda uzun yıllar   Fransız bir firma ile iş birliği yapmam ve   Fransız iş kültüründen gelmiş olmam, isim   seçiminde büyük etki yarattı. Ayrıca, kayak   sporunun, spor ve rekreasyon amaçlı   kullanımının 19'uncu yüzyılda Alpler'de   başladığını düşünürsek, markamızın adı   doğrudan kökenine ve ruhuna bağlanıyor.   Yıllarca ticari hayatımda gözlemlediğim   kadarıyla Fransızlar, gerektiğinde eğlenen,   gerektiğinde işini layıkıyla yapan ama her   zaman disiplin ve düzeni ön planda tutan   bir kültürü temsil ediyor. Les Alpes de bu   ruhu yansıtıyor; güven, disiplin ve keyifli   deneyimi aynı potada birleştiren, çocuklara   dokunan ve ilham veren, hem Kayak   Federasyonu'na bağlı hem de TURSAB   güvencesiyle hizmet veren bir marka olarak   ortaya çıkıyor.</p><p><b>Burada çocuklara sunduğunuz kayak   eğitimi nasıl bir sistem üzerine kurulu?</b></p><p>Les Alpes'te çocuklara sunduğumuz eğitim   modeli, bir antrenör üç çocuk yaklaşımıyla   tasarlandı; öncelik her zaman güvenliktir   ve ardından verimli, keyifli kayak dersleri   gelir. Tüm eğitmenlerimiz kayak federasyonu   belgeli profesyoneller ve çocukların bireysel   ihtiyaçlarına göre yönlendiriliyorlar. Bu,   bizi diğerlerinden ayıran en önemli faktör.  Eğitimlerimiz sadece teknik bilgi vermekle   kalmıyor; çocukların hem kayak sporunu   sevmelerini hem de kendi potansiyellerine   güven duymalarını sağlıyor. Aynı zamanda   sosyal becerilerini, özgüvenlerini ve takım   içi iletişimlerini geliştiren bütüncül bir   deneyim sunuyor. Tüm dersler oyun ve keşif   temelli yürütülüyor; böylece çocuklar hem   eğleniyor hem de öğreniyor. Profesyonel   antrenörlerimiz, onlara disiplin, odaklanma   ve küçük başarıları kutlamayı da öğretiyor.</p><p><b>Eğitim programınızı yaş gruplarına   göre nasıl farklılaştırıyorsunuz?</b></p><p>Her çocuk kendi hızında öğrenir   prensibinden yola çıkıyoruz ve öncelikle yaş,   beceri gibi seviyelerini belirleyip, ona göre   ilk derste gruplar oluşturuyoruz.</p><p><b>Ekipman, güvenlik ve eğitmen   kadrosu açısından nasıl bir standart   izliyorsunuz?</b></p><p>Kampa gelmeden önce her çocuğun   yaşı, ayak numarası ve kilosu alınarak,   geldiklerinde doğru ekipmanla vakit   kaybetmeden piste çıkmaları sağlanıyor.   Güvenlik bizim için her zaman önceliklidir ve   bunu her fırsatta vurguluyoruz. Les Alpes'te   uyguladığımız "üç sporcu bir antrenör"   modeli, başka hiçbir kulüpte bulunmayan   benzersiz bir yöntem. Tüm antrenörlerimiz   federasyon belgeli olup, velilere de her   zaman şunu tavsiye ediyoruz: Çocuğunuzun   kampının kapalı ve özel bir pistte   yapılmasından ziyade, antrenör belgeli   ve üç kişilik gruplarla kayıp kaymadığına   dikkat edin. Derslerin verimli olmasını   sağlamak için her grup üçer kişilik olacak   şekilde kaydırılıyor. Antrenör istihdamı ve   maliyetler açısından ekstra bir yük getirse   de, bizim için asıl öncelik minik sporcuların   verimli ve kaliteli dersler alması. Bizi diğer   kulüplerden ayıran en büyük özellik budur.   Elbette kayak sonrası aktiviteler de önemli;   ancak merkezdeki önceliğimiz her zaman   derslerin verimliliği ve çocuğun güvenliği.   Büyük şehirlerde sıkça görülen seramik,   kitap veya oyun odaklı aktiviteler yerine, Les   Alpes'te çocukların gelişimi ve güvenliği ana   odağımızı oluşturuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/17/lesalpes31-171220250f848042.jpg"/><p><b>Aileler Les Alpes'e geldiklerinde onları   nasıl bir süreç bekliyor?</b></p><p>Erzurum Havalimanı'na inişin ardından,   yalnızca 15 dakikalık mesafedeki otelimize   transfer, otel tarafından konforlu bir şekilde   sağlanıyor. Aileler odalarına yerleştikten   sonra, kamp boyunca tüm bilgilendirmelerin   yapılacağı özel bir WhatsApp grubu   oluşturuluyor. Bu grup üzerinden günlük   akış ve saatlik duyurular düzenli olarak   paylaşılıyor. Kamp programı ilk gün   öğleden sonra başlıyor. 14.00-16.00 arasında   gerçekleşen kayak dersinin ardından   minik sporcular günün yorgunluğunu   atmak için Kids Club'a geçiyorlar. Akşam   yemeğine kadar sakin ve dingin etkinliklerle   dinleniyorlar; yemek sonrası ise gece   sineması, karaoke, pijama partisi gibi yaşlarına uygun keyifli aktivitelerle günü   tamamlıyorlar. Tüm program akışı ailelere   otele giriş yaptıkları anda veriliyor, böylece   süreç şeffaf ve kolay takip edilebilir oluyor.   Her kampın sonunda, çocukların gelişim   süreçleri ailelerle paylaşılıyor. Ardından,   minik sporcuların gösterdiği emek ve   ilerlemeyi onurlandırmak için madalya ve   sertifika töreni gerçekleştiriliyor. Bu an, hem   çocuklar hem de aileler için kampın en   anlamlı ve unutulmaz bölümlerinden biri.   Les Alpes'te hedefimiz; ailelere güven veren,   çocuklara ilham olan, sıcak ve samimi bir   deneyim sunmak.</p><p><b>Les Alpes'te bir çocuğun günü nasıl   geçiyor? Sabah buluşmadan gün sonu   değerlendirmesine kadar adım adım   anlatır mısınız?</b></p><p>Yaş grubuna göre değişiyor. 3,5-5 yaş grubu   için altı saatlik, 6&#8211;10 ve 11&#8211;15 yaş grubu için   8&#8211;12 saatlik kayak programları sunuyoruz.   Sabah hocalarımız çocuklara kayak   kıyafetlerini giydirip hemen piste çıkarak   derslere başlıyor; dört günlük kamplarda ilk   günler genellikle ikişer saat, sonraki günler   ise 3&#8211;4 saatlik kayak dersleri yapılıyor.   Derslerin ardından tuval boyama, seramik   atölyesi gibi dinlendirici aktiviteler ve   akşamları yemek sonrası karaoke, pijama   partisi veya sinema gecesi gibi eğlencelerle   gün tamamlanıyor. Böylece kamplar hem   çocuklar hem aileler için keyifli ve verimli bir   kış tatili deneyimi sunuyor. Kamp sonunda   küçük sporcularımız madalya ve sertifika   töreniyle ödüllendiriliyor.</p><p><b>İlk defa kayak yapan bir çocuğa   yaklaşımınız nasıl oluyor? Onu piste   hazırlama süreciniz nasıl ilerliyor?</b></p><p>İlk defa kayak yapan bir çocukta   önceliğimiz güven ve özgüven hissettirmek.   Önce ekipman ve temel duruşu tanıtıyor,   ardından oyun ve eğlencelerle kaymayı   deneyimletiyoruz. Küçük adımlarla pistte   ilerlemeyi öğretiyor, her başarıyı pekiştirerek   çocuğun motivasyonunu yüksek tutuyoruz.   Bu sayede hem eğlenceli hem de kalıcı bir   öğrenme süreci sağlıyoruz.</p><p><b>Daha önce deneyimi olan çocuklara   uyguladığınız program genel olarak   nasıl şekilleniyor?</b></p><p>Les Alpes'te daha önce kayak deneyimi   olan çocuklar için bir derecelendirme   sistemimiz mevcut. Eğer çocuk daha önce   bizde eğitim aldıysa, bir sonraki gelişinde   daha önce hangi seviyede kalmış ise bir üst   seviyeden başlıyor. Bizim metodumuzda   seviyeler beş gruba ayrılıyor; Junior,   Beginner, Intermediate, Upper ve Let's Race   (yarış takımımız). Daha önce başka bir   kulüpte kayak yapmış çocuklar ise, ilk dersin   ardından gözlemlerimiz doğrultusunda   kendi seviyelerine uygun gruplara   yerleştiriliyorlar.</p><p><b>Erzurum'u seçmenizin özel bir nedeni   var mı? Palandöken'in iklimi ve   altyapısı Les Alpes için nasıl bir   avantaj sağlıyor?</b></p><p>Erzurum'u ve Palandöken'i seçmemizin   nedeni, Türkiye'de kış sporlarının en uzun   sürdüğü merkez olması. Sezon burada   başlıyor ve kapanıyor; 22 pist ve ortalama   1 metreyi bulan kar kalınlığı, her seviyeden   sporcunun gelişimi için ideal. Modern   telesiyej altyapısı da Les Alpes'in genç   sporculara kesintisiz ve kaliteli bir eğitim   sunmasını mümkün kılıyor.</p><p><b>Les Alpes'in geleceğe dair hedefleri   neler? Farklı şehirlerde şube açmak,   yaz-kış eğitim programları gibi   planlarınız var mı?</b></p><p>Les Alpes'in geleceğinde hem coğrafi   olarak büyümek hem de sporculuk   ekosistemini dört mevsime yaymak var.   Farklı şehirlerde ve özellikle yurt dışında   şubeler açarak daha fazla çocuğu kayakla   buluşturmayı, yaz&#8211;kış devam eden çok   yönlü spor programlarıyla sporcularımızın   gelişimini 12 aya yaymayı hedefliyoruz. Uzun   vadede ise ulusal ve uluslararası arenada   yarışan güçlü bir sporcu kadrosu yetiştirerek   Türkiye'nin kış sporlarındaki konumunu daha   da yukarı taşımak istiyoruz.</p><p><b>Türkiye'de çocuk kış sporlarının   gelişimi adına nasıl bir rol üstlenmek   istiyorsunuz?</b></p><p>Les Alpes'in vizyonu, kış sporlarını Türkiye'de   yalnızca bir aktivite olarak görmekten   öte, çocukların gelişimine değer katan   bir deneyim hâline getirmek ve geleceğin   sporcularını yetiştirmektir. Lisanslı bir   kayak sporcusu olmanın yurt dışı okul   kabullerinde sağladığı avantajı, özellikle IB   programlı okullarda yarattığı farkı dikkate   alarak hareket ediyoruz. Amacımız sadece   spor alanında değil, bizimle birlikte bu   spora zamanını ve emeğini harcamış   sporcularımızın akademik hayatlarına da   katkı sağlamak. Les Alpes, "kaydır-gönder"   mantığındaki kids club odaklı kulüplerin   ötesinde, sporu akademik başarıyla   destekleyen bir kulüp olarak konumlanıyor.   Okullar ile yapacağımız iş birliklerinde   çocukların uzun vadeli gelişimlerini ve   potansiyellerini ortaya çıkarmak istiyoruz.   Ayrıca, bazı holdingler, kurumsal firmalar   ve STK'larla iş birliği yaparak sezon   sonunda kayak yarışları ve farkındalık   etkinlikleri düzenlemeyi hedefliyoruz.   Böylece hem kış sporlarının bilinirliğini   artırmayı hem de çocuk odaklı sivil toplum   kuruluşlarına destek olmayı amaçlıyoruz.   Bu doğrultuda Les Alpes olarak samimi ve   somut adımlar atmaya başladık. TEV ile   yürüttüğümüz bağış çalışması kapsamında,   her kampımıza katılan aile adına bir bağış   sertifikası sunuyor ve kamp ücretlerimizin bir   kısmını düzenli olarak bağışlıyoruz. Böylece   "her kayış bir çocuğa umut" anlayışıyla   sporun topluma da değer katan bir alan   hâline gelmesini önemsiyoruz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/yeni-hikayelerin-izinde-1086620</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/17/yeni-hikayelerin-izinde-428_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086617</guid><pubDate>Wed, 17 Dec 2025 11:32:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[17 ARALIK 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/17-aralik-2025-1086617</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/17/17-aralik-2025-775_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086615</guid><pubDate>Wed, 17 Dec 2025 09:31:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Cesarete Açılan Pencereyi Aralıyor: Burçin Terzioğlu ]]></title><description><![CDATA[İnsan ruhunun görünmeyen kıvrımlarına ışık tutan bir oyuncu eşliğinde 2025'in tüm öğrettiklerini, farkındalıklarını ve rafine yansımasını kutluyoruz. “Şu an oyunculuk yolculuğumda, insanın kendiyle karşılaşma cesaretine açılan bir pencereyi aralıyorum” diyen Burçin Terzioğlu'nun, o aralıktan sızan ışığına kutlama ruhu eşlik ediyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Fonda Norah Jones'tan "Sunrise" çalarken, "gün doğumu" etkisi yaratan, en az şarkının verdiği kadar huzur veren insanlarla bir araya gelmenin ne kadar büyük lüks olduğunu hatırlıyor insan bir kere daha. Piyanonun sade dokunuşu, dingin bir sabah, biraz da yavaşlama hissi tadı... Onunla konuşurken zaman gevşiyor, şehir bir anlığına susuyor ve insan, oyunculuğunun ardındaki o sahici ruhla karşı karşıya kalıyor. Evet, kutlamalar her zaman "büyük ve sesli" olmuyor, rafine anlar da kutlamalara dahil! Burçin Terzioğlu ile "best of" sayımız için bir araya geldiğimizde yaşadığımız his tam olarak bu. Kendini, "İşinde disipline, emek ve adalete takıntılı, hayatta nezaketi çok ciddiye alan, kendiyle bazen en sert ama başkalarıyla mümkün olduğunca anlayışlı olmaya çalışan, seçilmiş kalabalığı seven ama asıl gücünü yalnızlığında toplayan, hata yapmaktan artık korkmayan ve inandığı şeyleri denemekten vazgeçmek istemeyen biriyim" diye ifade etmesinden, oyunculuğa adım attığı ilk sahneyi okurken gözlerde buğu yaratan kelimelerine dek özel bir kadınla bir aradayız.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/17/burcinterzioglu9-17122025652b7c1b.jpg"/><p><b>Anlatmak çoğu zaman bir çaba, anlaşılmaksa bir lüks... Sen de yıllar içinde yaptığın meslek dolayısıyla, yanlış okunmanın gölgesine düştün mü hiç? Ya da şöyle soralım; insanlar sence seni gerçekten ne derece tanıyor? Burçin Terzioğlu'nun çerçevesini, yalın şekilde bize çizer misin?</b></p><p>Anlatmak çoğu zaman bir çaba, anlaşılmaksa gerçekten bir lüks... Özellikle de benimki gibi, sürekli görünür olmanın, insanlara bir duygu taşımanın meslek olduğu bir yerde. Yıllar içinde elbette yanlış okunmanın gölgesine düştüm. Oynadığım karakterlerle karıştırıldığım, iki fotoğraf ve bir başlıktan ibaret sanıldığım, tek bir cümlenin içinden koskoca bir "yorum" çıkarıldığı çok oldu. Ama galiba mesleğimin bedeli de biraz bu. İnsanlar senin üzerinde kendi hika&#770;yelerini, kendi yaralarını, kendi beklentilerini görüyorlar. Herkesin gözünde başka bir 'Burçin' var ve ben bunu artık doğal buluyorum. Bence insanlar beni tam olarak tanımıyor; bu da beni rahatsız etmiyor. Çünkü herkesin tanıdığı kişiyle, gerçekten olduğun kişi arasında küçük ama kıymetli bir mesafe olmasına inanıyorum. O mesafe, insanın kendine sakladığı iç odası gibi. Orası hem kırılganlığımın hem gücümün alanı. Kendi çerçevemi yalın bir şekilde çizecek olursam; işinde disipline, emek ve adalete takıntılı, hayatta nezaketi çok ciddiye alan, kendiyle bazen en sert ama başkalarıyla mümkün olduğunca anlayışlı olmaya çalışan, seçilmiş kalabalığı seven ama asıl gücünü yalnızlığında toplayan, hata yapmaktan artık korkmayan ve inandığı şeyleri denemekten vazgeçmek istemeyen biriyim. Kendimi, hika&#770;yeleri anlatan ama kendini kitabın sonuna saklayan bir anlatıcı gibi görüyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/17/burcinterzioglu5-171220258176b6e4.jpg"/><p><b>Hayatta oyuncuların hikaye anlatıcı rolü taşıdıkları bir gerçek. Bu çerçevede, oyunculuk mesleğini icra ediyor olmanın sana olan yansımaları arasında en çok neleri değerli buluyorsun? Bu mesleği yapmasaydın sence neyi fark edememiş, öğrenememiş olurdun mesela?</b></p><p>Evet, oyuncular hika&#770;ye anlatıcıları... Ama ben oyunculuğu sadece hika&#770;ye aktarmak değil, insan ruhunun görünmeyen kıvrımlarına ışık tutan bir arşivcilik gibi görüyorum. Her karakterde insanlığın başka bir sayfası açılıyor; bazen eski bir defterin sararmış satırları, bazen de daha yazılmamış bir bölüm... Bu mesleğin bana en değerli yansıması, insan deneyimini bir laboratuvar gibi inceleme imka&#770;nı sunması. Duyguların kimyasını, sessizliklerin mimarisini, acının gölgesini, sevinçlerin ritmini okumayı öğreniyor insan. Bir karaktere yaklaşırken aslında kendimin bilinmeyen bir kıyısına yaklaşıyorum. Bu yüzden oyunculuk benim için hem bir iç yolculuk hem de dış dünyanın haritasını yeniden çizen bir keşif. Eğer oyunculuk yapmasaydım, muhtemelen insan ruhunun bu kadar çok katmanı olduğuna tanıklık edemezdim. Bir bakışın altındaki kırılmayı, bir nefesin taşıdığı geçmişi, bir suskunluğun gerisindeki fırtınayı fark etmeyi... Belki de hayatın bütün inceliklerinin, ancak dikkatle bakıldığında görünür olduğunu hiç öğrenemezdim. Oyunculuk bana, insanı anlamanın sadece bilgi değil, bir merak etiği olduğunu öğretti. İnsana yaklaştıkça kendimden uzaklaşmıyor, tam aksine kendimi daha çok tanıyorum. Belki de bu yüzden hika&#770;ye anlatıcılığı bir meslek değil; dünyaya daha geniş bir pencereden bakma biçimi benim için.</p><p><b>Urla'da "Ben Leman" dizisi ile bu sezon yeni bir maceraya başladın. Nasıl bir dönemin içinden geçiyorsun?</b></p><p>Urla'da yeni bir maceraya başlamak, benim için yalnızca yeni bir işe başlamak değil; kendimi yeniden konumladığım bir düşünme alanı aslında. Çünkü Urla'nın ritmi, doğası ve sessizliği insana ister istemez kendini başka bir derinlikten sorgulatıyor. Bu dönem, daha çok dinlediğim, daha çok gözlemlediğim, daha az konuşup daha çok hissettiğim bir evreden geçiyorum. Oyunculuk benim için ha&#770;la&#770; bir merak biçimi; insanın iç dünyasını anlamaya çalıştığım, bitmeyecek bir okuma süreci gibi. Bu projeyle birlikte o merak duygusunun yeniden tazelendiğini hissediyorum. Her rol beni büyütüyor, ama hiçbirinin sahibi olduğumu düşünmüyorum. Ben sadece hika&#770;yeden geçiyorum; hika&#770;ye de benden... Urla'da çalışmak, toprağın, rüzga&#770;rın, gökkuşağının bile farkındalığa dönüştüğü bir alan açtı. Leman'ın iç dünyasına yaklaşırken, kendi iç dünyamda kapanmış odaların kapıları da aralanıyor sanki. Bu yüzden bu sezon benim için bir çeşit sadeleşme ve derinleşme dönemi. Oyunculuğa olan aşkımın nereye evrildiğini, nasıl büyüdüğünü izliyorum. Rağmenlere rağmen inanmak. Ve galiba en çok da bu yolculuğun kendisi beni besliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/17/burcinterzioglu2-171220255b1de937.jpg"/><p><b>Her karakter bir pencere, her rol bir yolculuk... Sen şu an oyunculuk yolculuğunda hangi pencereyi aralamaktasın?</b></p><p>Ben şu an oyunculuk yolculuğumda, insanın kendiyle karşılaşma cesaretine açılan bir pencereyi aralıyorum. Leman'la birlikte sadece bakmayı değil, görmeyi; sadece anlamayı değil, hissetmeyi merkeze alan daha derin bir alandan geçiriyorum kendimi. Oyunculukta, galiba deneyimle sezginin birbirine yaklaştığı bir eşikteyim. Gençliğimde neyi nasıl oynadığımı anlamaya çalışıyordum; şimdi ise neden oynadığımı, neye temas ettiğimi daha çok merak ediyorum. Tecrübelerim beni daha sade bir yere taşıyor. Daha az gösterişli ama daha hakiki bir yere. Yıllar içinde öğrendiğim en kıymetli şey şu oldu: Bir rolü büyüten şey oyuncunun performansı değil, içtenliği. Bu farkındalık beni, anlamanın özenle, hissetmenin sabırla, anlatmanın incelikle mümkün olduğu daha derin bir oyunculuğa taşıyordur umarım. S&#807;u anda açtığım pencere, dışarıya değil; daha çok içeriye bakan bir pencere. İnancın, isteğin ve sabrın kıymetini hatırlatan... Rolü sahiplenmekten çok, onun beni dönüştürmesine izin verdiğim bir evre. Belki de bu yüzden oyunculuk yolculuğu ha&#770;la&#770; taze, ha&#770;la&#770; heyecan verici ve ha&#770;la&#770; büyük bir aşk benim için.</p><p><b>Senaryoyu ve ekibi ilk gördüğünde, başlangıçta diziye dair seni en çok heyecanlandıran ne oldu?</b></p><p>Hika&#770;yenin kurduğu evrenle onu hayata geçirecek yaratıcı aklın aynı frekansta buluşmasıydı. Senaryo karakterin iç dünyasını yalnızca olaylarla değil; tonuyla, ritmiyle ve hatta boşlukların bile taşıdığı anlamla anlatıyordu. Bu derinlik, oyuncu olarak içime hemen dokundu. Bu işin bir kadın işi olması da benim için ayrı bir değer taşıdı. Çünkü kadınların bir araya geldiğinde kurduğu yaratıcı alanın bambaşka bir enerjisi var. Dinleme biçimleri, detaylara duyarlılıkları, sezgileri, hika&#770;yeye nezaket ve derinlik katma halleri... Güvendiğim, paslaştığım, samimiyetle anlaştığım meslektaşlarım ve çok sevdiğim bir ekibim var. Yapımdan yönetime, hazırlıktan, yaratıcısına kadar herkesle rahat iletişim kurup, ortak derdimizin ne olduğunu unutmadığımız güzel insanlarla çalışıyorum. Sette yıkmak yerine dönüştüren, dayatmak yerine danışan, kabalık yerine inceliği tercih eden güçlü bir ekip olabileceğimizi ilk günden hissetmiştim, yanılmadım.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/17/burcinterzioglu12-1712202548b30e58.jpg"/><p><b>Oynarken tamamen Leman mısın yoksa Burçin'in karakterinden de esintiler kattığın bir rol mü?</b></p><p>Bir karakteri oynarken elbette dünyasına tamamen girmeye çalışıyorum ama aynı zamanda hiç kimse oynadığı karakterden tamamen bağımsız değil. Oyuncu, ister istemez kendi birikimini, kırılganlığını, sezgisini role taşır. O yüzden Leman'ı oynarken tamamen "Ben" değilim ama Burçin'den izler de mutlaka var. Bazen bir bakışta, bazen bir nefes alıp verişte, bazen de sahnenin ritmine teslim oluşta... Benim için oyunculuk, karaktere kendini kapatmakla kendinden bir şey katmak arasındaki o ince çizgide kuruluyor. Leman'ı yaratırken onun dünyasına sadık kalırken, bir yandan da kendi hayatımın duygu haritasından geçen bir tını mutlaka ekleniyor. Belki de karakterin gerçekliği tam olarak bu birleşmeden doğuyor.</p><p><b>Hangi tür bir rolü direkt reddedersin?</b></p><p>İnsanı aşağılayan, kadını araçsallaştıran, şiddeti yücelten, yanlışı normalleştiren ya da bir topluluğu karikatürleştiren hika&#770;yelerin parçası olmayı seçmem. Bunun oyunculukla değil, etikle ilgili bir çizgi olduğuna inanıyorum. Bir rolün sınırı benim için cesaret değil; insanlık onurudur. Bir karakter karanlık olabilir, acımasız olabilir, hatta rahatsız edici olabilir ama hika&#770;ye bunu bir yüzeysellik ya da tüketim unsuru olarak değil, bir anlama çabası olarak kuruyorsa o zaman yerinin başka olduğunu düşünürüm.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/17/burcinterzioglu11-17122025fba23f65.jpg"/><p><b>Peki hala deneyimlemeyi çok istediğin tarz bir rol var mı?</b></p><p>İnsanın iç dünyasını radikal biçimde sorgulatan, psikolojik derinliği yüksek, ters köşeleri olan bir karakteri oynamayı isterim hep. Kendi hakikatinin etrafında dolaşan, seyirciyi de o labirente davet eden karakterler beni her zaman cezbetmiştir. Belki bir anti-kahraman, belki yaşamla değerleri arasında sıkışmış biri belki de. Dış aksiyonla değil, iç çatışmayla büyüyen roller.</p><p><b>Oyunculuğa adım attığın ilk sahneye ışınlansan... Bugün o Burçin'e baktığında nasıl hisler kaplıyor içini? Mesela onun yanında dursan kulağına ne fısıldardın?</b></p><p>Önce annemin diktiği o elbiseyi düzeltirdim küçük kızın üzerinde... Kafasındaki kurdele tokayı da. Sonra kokusunu bir içime çeker, sanki o anın bile bir hatırası olacakmış gibi saklardım. Ve sarılırdım. Öyle sıkı ki, sanki geleceğin bütün kırılmalarına destek olsun. "Sana bir iyi, bir de kötü haberim var" derdim. O da büyük olasılıkla "Kötüden başla, iyiyle bitir ki tadı hoş kalsın bende bu karşılaşmamızın" diye atılırdı... Kelimelerle oynamayı seven Burçin'in küçük hali. "Bak," derdim, "ruhundaki ilk çizikler sette atılacak." Doğum günlerini hiç sevmeyeceksin mesela. Çünkü kendi doğum günü partine yetişemeyeceksin, kamera senden önce pastayı üfleyecek adeta. Zamanla doğduğun gün bile senden uzak bir tarih gibi hissedilecek. Kalabalıklar hep çok sesli, çok karışık gelecek. Bir sandalyenin üzerinde saatlerce sahneni beklerken onları sessizce izlemenin yan etkisi: yalnızlık. Gece uykun varken uyandırılmak ileride sende hafif bir "agresyon sanatı"na dönüşecek. Çünkü büyüyünce de sabahlara kadar çalıştığın işlerde yine uyandırılacaksın. Rüyaların yarım kalacak -ki bu da ironik; çünkü hayatında en tamam hissettiğin yer yine sette olacak. Parlak ışığı hiç sevmeyeceksin; gözlerini acıttığı için değil sadece, gerçek hayatta daha loş, daha sahici bir ışığın peşine düşeceğin için. Yüksek ses, bağrışma, gergin tonlar seni hep gerecek; ama bir gün anlayacaksın ki, sesin kadar sessizliğin de bir gücü var. Seçimini ondan yana kullanacaksın. Ve evet, hayatındaki tüm dönüm noktaları - ölümler, ayrılıklar, başlangıçlar- hep setlerde yaşanacak. Sinema ruhuna erken çöker kaçış yok. Sonra küçük kızın kulağına biraz daha eğilirim: "Bir de başka bir gerçek var: Damak tadın sette gelişmeyecek. Kötü yemeklerle aranda erken yaşta bir soğuk savaş başlayacak. Bu yüzden uzun süre çilekli sütle besleneceksin. Tatlı bir çocukluk gibi görünse de, ileride bu yüzden lezzetsiz yemek canını sıkacak. Hatta süt kokusu bile seni rahatsız edecek. Ama merak etme... Bu bile seni inceltecek; zevklerin, seçimlerin, hassasiyetlerin hayatının her alanına yansıyacak." Sonra, tam o dramatik yerde, gülümserdim: "S&#807;imdi iyi habere sıra geldi. Tüm bu tuhaf ve yorucu görünen şeylere bile şükredeceksin. Çünkü aşık olduğun bir mesleğin olacak. Öyle bir aşk ki... Sen her şeyden vazgeçebilecek kadar güçlü olurken oyunculuğu bırakamayacak kadar sana ait hissedeceksin. Bu iş seni hem büyütecek hem de en çok çocukluğuna geri döndürecek." Ve "ileride her şey yoluna girecek" derdim ona. Hem farkındalığı yüksek, hem saygılı, hem her canlıya sevgi duyan bir insan olacaksın. Gücünün farkında bir kadın... Anlatıcı bir ruh. Ve en önemlisi, yaptığın iş yüzünden değil, onunla kurduğun ilişki sayesinde kendini şanslı sayan bir insan olacaksın. Merak etme küçük kız... Yol biraz karışık ama sen zaten karmaşanın içinden hika&#770;ye çıkarabilen birisin. Vazgeçme. Ödülün büyük. Ödülün gerçek. Ödülün sevgi dolu. Hadi set beklemez şimdi git ve göster onlara kendini. Savaş ve kazan!</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/17/burcinterzioglu13-171220253020b8cb.jpg"/><p><b>Bugün bizlerin hayatında duruşu, tavrı ve oyunculuğuyla bir Burçin Terzioğlu var. Bu var oluşun, hangi karakter özelliğinle bağlantısı var sence?</b></p><p>İnsanın kendini anlatması ne zor. Hem de satır arasına saklanmış tatlı bir övgüyle harmanlanmış "öz tanım" sorusuna. Galiba bugün durduğum yere gelmemi sağlayan şey en çok çalışkanlığım ve merakım olabilir. Kendimi ve oynadığım her karakteri anlamaya duyduğum istek hiç bitmedi. Kolay pes etmeyen ama bunu gösterişle değil, iç disiplinle taşıyan bir yapım var sanırım. Bir de duygularımdan kaçmadım. Yenilmekten, kaybetmekten utanmadım. Kırılganlığımla barışık olmak hem oyunculuğumu hem insanlığımı büyüttü. Hayatta durduğum yer, yaptığım seçimler ve vazgeçişler hep aynı omurganın etrafında şekillendi: ne hissettiğime sadık kalmak. Eğer bugün bir duruşum varsa, bu biraz da kendimi her seferinde yinelemeden, yenilemeye izin verdiğim ve bir bedeli olsa bile doğru bildiğim yoldan sapmadığım içindir diye düşünüyorum.</p><p><b>Sanat ile iyileştiğimiz bir çağda sen sanatın hangi yönleriyle besleniyorsun?</b></p><p>Sanatın beni en çok besleyen yönü, insan deneyimini farklı dillerle anlatabilme gücü. Sinema, edebiyat, müzik, fotoğraf, mimari... Her biri başka bir duyuyu, başka bir duyguyu harekete geçiriyor. Bir filmde ritimle düşünmeyi öğreniyorum, bir şiirde suskunluğun değerini, bir resimde bakışın nasıl bir hafıza taşıdığını... Müzik bana duyguların akışkanlığını hatırlatıyor, dans bedenin kelimelerden önce konuşabildiğini. Sanatın bütün bu disiplinlerde ortak olan yönü, insana yeni bir perspektif açması. Bu genişlik beni besliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/17/burcinterzioglu4-17122025f35c4e2d.jpg"/><p><b>Peki ya aşk... Aşka dair bugüne dek yaptığın yolculuğun seni bugün hangi durağa getirdiğini söyleyebilirsin?</b></p><p>Aşk... Bugüne dek yaptığım yolculuk beni daha sakin, daha gerçek bir durağa getirdi. Eskiden büyük duyguların, yüksek sözlerin peşindeydim; şimdi ise küçük uyumların değerini fark ediyorum. Aşkı bir yere varmak için değil, kendimi daha iyi anlamak için yaşadığımı anladım. Artık beni tamamlamasını beklemiyorum; benimle yan yana yürüyebilmesine bakıyorum. Aşkı artık bir sahiplenme duygusu olarak değil, iki insanın birbirine temas ederken bile özgür kalabildiği bir alan olarak görüyorum. Birlikteyken bile kendi nefesini duyabildiğin, kendi ritmini koruyabildiğin o sade yer... Bana en doğru gelen ilişki ha&#770;li bu oldu. Bugün aşk hayatımın merkezinde değil ama ritminde. Kendi bütünlüğümü korurken başka bir ruha yer açabildiğim, baskısız ve acele etmeden ilerleyen ilişkiler daha gerçek geliyor. Aşk bende bir ihtiyaç değil; iyi geldiğinde hayatı güzelleştiren, büyüten ve dönüştüren bir eşlik ha&#770;li. Sanırım yolculuğumun beni getirdiği durak tam da bu: sakince akan ama içten içe derinleşen bir aşk anlayışı.</p><p><b>Hepimizin zaman zaman hissettiği tükenmişliğe karşı, kendini deşarj etme formüllerin neler?</b></p><p>Biraz yorulduğumda kendimi en çok suya teslim ediyorum; spa, deniz ya da sadece kıyıda yürümek bile zihnimi temizliyor. Beni en çok iyileştiren; suyun sakinliği, yürüyüşün ritmi ve dünyanın başka köşelerine kaçmanın ferahlığı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/17/burcinterzioglu7-1712202500ac1e9b.jpg"/><p><b>Son dönemde Demi Moore, Nicole Kidman, Cate Blanchett gibi isimler hem oyunculukları hem de kırmızı halı görünümleri ile "zamansızlık" dediğimiz akımda çok güzel örnekler oluyorlar. Sen bu sektörde zamansız, kalıcı ve başarılı olmanın ne ile bağlantılı olduğunu düşünüyorsun?</b></p><p>Zamansızlık, bence sadece dış görünüşle ya da belli bir dönemin trendleriyle ilgili bir şey değil; insanın kendini hangi yaşta olursa olsun yeniden keşfetmeye cesaret etmesiyle ilgili. Oyunculukta kalıcılık; merakını kaybetmemek, kırılganlığını saklamamak ve her rolün seni yeniden dönüştürmesine izin vermekten geçiyor. Buna bir de yaşa duyduğun saygı ile kendine gösterdiğin özeni ekleyince, zamanla kavga etmek yerine onunla bir uyum kuruyorsun. Bu da duruşuna bambaşka bir derinlik katıyor. Ben bu meslekte zamansızlığı, kariyeri değil insanın kendisiyle kurduğu dürüst ilişki belirliyor diye düşünüyorum. Kendini korurken risk almayı bilmek, görünür olmak kadar geri çekilmenin de değerini anlamak... Asıl kalıcılık bu dengede saklı. İçindeki insan taze kalır, ruhuna özen göstermeyi sürdürürsen; hem yaptığın iş hem de varlığın zamansız bir yere akıyor. Başarıyı da artık sonuçlardan çok süreçte görüyorum. Kendine sadık kalarak gelişmeye devam edebilmek, her seferinde yeniden başlamayı göze almak... Bence kalıcı başarı tam da bu iç dirençten doğuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/17/burcinterzioglu6-17122025f3ae9dec.jpg"/><p><b>Senin için lüks nedir?</b></p><p>Bence lüks artık zamana, dinginliğe, seçebilme özgürlüğüne ve kendine alan açabilmeye bağlı. Çünkü bu kadar hızlı akan bir dünyada, kalabalığın gürültüsünün içinden kendi ritmini duyabilmek başlı başına bir ayrıcalık. Benim için lüks, zihnimi sadeleştirebildiğim, neye ihtiyaç duyduğumu gerçekten seçebildiğim anlarda başlıyor. Maddeden çok bir bilinç ha&#770;li... Hızın dayattığı her şeyden bir adım geri çekilip "Ben şu anda ne hissediyorum?" diyebilmek, ekrandan uzaklaşıp kendi nefesinin sesini duyabilmek, küçük bir yürüyüşte bile iç sesine tekrar kavuşmak... Bunlar bana gerçek lüksü hatırlatıyor. Lüksü kıymetli kılan şey; sahip oldukların değil, onlarla kurduğun farkındalık benim için. Gösterilen değil, içeride sakince büyüyen bir dinginlik. Kısacası lüks, dışarıdan bakıldığında büyük ve pahalı duran şeylerde değil, kendi iç düzenini koruyabildiğin o küçük ama çok değerli anlarda saklı benim için.</p><p><b>Hiç bilmediğin ya da kaybolduğun bir şehrin haritasını vermişlik hissi yaşatan; sözlerinden, tavrından ilham aldığın bir sanatçı var mı?</b></p><p>Bana o harita duygusunu en çok Jane Campion veriyor. Onun hika&#770;ye anlatma biçimi, kadınların iç dünyasını ele alışındaki cesaret ve sakinlik, benim yoluma çok şey kattı. Bir de Phoebe Waller-Bridge'in keskin zeka&#770;sı ve yazıya getirdiği özgürlük, yaratıcı cesaretimi hep taze tutuyor. Moda tarafında ise Phoebe Philo'nun sade ama karakterli dili bana her zaman ilham veriyor. Üçü de kendi ritmini yaratan, kendi sesine sadık kalan, tarzları oturmuş isimler... Bu yüzden bana rehberlik ettiklerini hissediyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/17/burcinterzioglu3-17122025811e7cb6.jpg"/><p><b>Bir X sonu Y başı kuşağı ve dönemin öncesi ve sonrasını da bilen biri olarak sosyal medyaya nasıl yaklaşıyorsun?</b></p><p>Sosyal medya artık sadece bir paylaşım alanı değil; duyguların çok hızlı tüketildiği, insanların birbirini kolayca idealleştirdiği ya da aynı hızla yok sayabildiği daha acımasız bir zemine dönüştü. Doğallıktan uzaklaştığımız, güzellik, zenginlik kavramlarının çok fazla işlendiği bir alan oldu. Evet, bu dünyanın öncesini de biliyorum; o yüzden bugün sosyal medyanın yarattığı hızın ve filtresiz tepkilerin ne kadar tehlikeli olabileceğini daha net görüyorum. Benim sosyal medya ile ilişkim daha çok işlerimi ve sevdiğim anlarımı paylaşmak üzerine. Fakat gerçek bağın ha&#770;la&#770; yüz yüze iletişimde, dokunmada, göz göze gelmede olduğunu unutmak istemiyorum. Sosyal medya bence güzel bir vitrin; ama hayatın kendisi değil. Bu dengeyi koruyabildiğim sürece bu dünyanın bana sunduğu olanakları kıymetli buluyorum.</p><p><b>Yoko Ono, "Kendini iyileştirmek, başkalarını iyileştirmekle bağlantılıdır" diyor; bencilleşmeye doğru adım adım ilerlediğimiz bu dünyada senin başkalarını ve kendini iyileştirmek için vaktin oluyor mu?</b></p><p>İyileşmek dediğimiz şey aslında tek yönlü bir yolculuk değil. Kendini onarırken başkasına dokunuyorsun; başkasına dokunurken kendine de bir alan açıyorsun. Bu kadar bireyselleşmiş bir dünyada zaman yaratmak zor, ama ben "büyük iyileşmeler" peşinde değilim. Kendimi ve çevremi iyileştirmek için çoğu zaman küçük, sessiz anlara sığınıyorum. Bir sohbeti gerçekten duymak, birini olduğu ha&#770;liyle kabul etmek, bir arkadaşa yargısız bir alan açmak... Bunlar benim için birer iyileştirme ha&#770;li. Kendime gelince; kendimi iyileştirmek de çoğu zaman kalabalıktan çekilip nefes alabileceğim çok kısa anlara bağlı. Bir film izlemek, bir metne dalmak, yürürken zihnimi temizlemek, denize bakmak... Onlar benim küçük bakım ritüellerim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/17/burcinterzioglu8-1712202500ec2cd3.jpg"/><p><b>Kutlama deyince aklında nasıl bir tablo beliriyor? Başarılarını nasıl kutlarsın?</b></p><p>Kutlamak dediğim şey, büyük gösterilerden çok küçük ama anlamlı anlardan oluşuyor. Kendime bir kadeh kaldırmak, emeğimi onurlandırmak... O anı gerçekten hissetmek benim için en sade ama en güçlü kutlama biçimi. Bir de kendim olabildiğim dost meclisleri var; güven duyduğum insanların etrafında olduğu bir masa... İçten bir sohbet, iki kahkaha, göz göze bir "iyi ki" hissi. O masalar bana hep şunu hatırlatıyor: Kutlama, kalabalığın büyüklüğüyle değil, paylaştığın samimiyetle değer kazanıyor. Dışarıdan bakıldığında gösterişsiz ama içeride büyük bir karşılığı olan o küçük duraklar...</p><p><b>Röportaj: </b>Filiz S&#807;eref Kulu</p><p><b>Fotoğraflar: </b>Emre Güven</p><p><b>Styling: </b>Tuğçe Kılınçlı</p><p><b>Saç:</b> İbrahim Zengin</p><p><b>Makyaj: </b>Ali Rıza Özdemir</p><p><b>Video:</b> Ardan Can Güngör, Onur Karakuş </p><p><b>Fotoğraf asistanı: </b>Ömer Çetiner, Cihangür Erken</p><p>Tüm mücevherler için <b>Tiffany &amp; Co</b>.'ya teşekkür ederiz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/cesarete-acilan-pencereyi-araliyor-burcin-terzioglu-1086615</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/17/burcin-terzioglu-762_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086614</guid><pubDate>Tue, 16 Dec 2025 20:00:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Talks Podcast: Hakan Kütahya]]></title><description><![CDATA[Turkcell Platinum katkılarıyla gerçekleşen ALEM Talks Podcast'e konuk olan iç mimar Hakan Kütahya ile dekorasyon trendleri, içerik üreticiliği ve sürdürülebilir detayların hakim olduğu projeleri konuştuk. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Podcast'e <i><b><a href="https://open.spotify.com/show/2UjtwOmg8mVYyxPrnIFmek?si=f07752e4d228417a">buradan</a></b></i> ulaşabilirsiniz.</p><p></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/podcast/alem-talks-podcast-hakan-kutahya-1086614</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/16/alem-talks-podcast-hakan--104_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086611</guid><pubDate>Tue, 16 Dec 2025 10:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İyilikle Atılan Adımlar]]></title><description><![CDATA[Bir Dilek Tut/Make-A-Wish Türkiye bir davet düzenleyerek Alışveriş Etkinliği'nin tanıtımını gerçekleştirdi. Davette bir araya gelen konuklar, yeni yıl ruhunu paylaşarak dilek çocuklarının hayallerine ışık tutacak projenin detaylarını keşfetti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/iyilikle-atilan-adimlar-1086611</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/16/iyilikle-atilan-adimlar-830_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086608</guid><pubDate>Mon, 15 Dec 2025 17:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Işık ve Gölgenin Arasında]]></title><description><![CDATA[Bağımsız sanatçılara alan açan Loft Art, Aralık ayında Güneş Çağlarcan'ın kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, ışık ve gölge arasındaki ilişkiyi merkeze alan atmosferiyle dikkat çekiyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/isik-ve-golgenin-arasinda-1086608</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/15/isik-ve-golgenin-arasinda-212_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086605</guid><pubDate>Mon, 15 Dec 2025 17:09:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Venedik Sarayı'nda Yeni Yıl Buluşması]]></title><description><![CDATA[Yıl sonuna yaklaşırken diplomasi, moda ve iş dünyasından isimleri bir araya getiren özel bir davete ev sahipliği yaptı. Tarihi Venedik Sarayı'nda gerçekleşen buluşma, zarif atmosferi ve seçkin konuklarıyla dikkat çekti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/venedik-sarayinda-yeni-yil-bulusmasi-1086605</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/15/venedik-sarayinda-yeni-yi-784_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086602</guid><pubDate>Mon, 15 Dec 2025 13:20:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Köklü Bağlar]]></title><description><![CDATA[Selda Tokat, aile mirasını geleceğe taşıyan kararlı yaklaşımıyla Pamukkale'nin geleceğini şekillendiriyor. Bağlardan aldığı ilhamla  gelenek, yenilenme ve bölgesel güçlenmenin birleştirdiği bu yolculukta sakin adımlarla vizyoner bir yönetim anlayışı benimsiyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Güney kasabasının bereketli   topraklarında başlayan   Pamukkale'nin hikâyesi, nesillerdir   süren bir emeğin, bağlılığın ve   dönüşümün hikayesi. Selda Tokat, yönetim   kurulu başkanı olarak hem aile mirasını   sürdürüyor hem de bölgenin geleceğini   şekillendiren güçlü bir bakış açısı sunuyor.   Gelenekle modern yaklaşımı bir arada   tutan bu yolculuk, ona hem iş dünyasında   hem de bulunduğu coğrafyada farklı bir   sorumluluk yüklüyor. Üzüm bağlarından   aldığı ilhamla Tokat, stratejik adımlarını   da berraklıkla kuruyor. Sohbetimizde ise   üretim geleneğinin köklerinden başlayıp,   bugün aldığı şekle kadar uzanan süreci   samimiyetle aktarıyor.</p><p><b class="">Ailenizin yıllara yayılan üretim   geleneğini ve dünyasını izleyerek   büyümek, sizin hayatınızı ve   görüşlerinizi nasıl şekillendirdi?</b></p><p>Hani şarkıcılar "Çocukken de şarkı   söylüyordum" der ya, ben de çocukken ne   olacağımı bilerek büyüdüm. Ailede şu anki   işimizin içinde çok insan vardı ve amcam   da bunlardan biriydi. Bense her şeyi yıllar   öncesinden planlayan, daha doğrusu   hayal kuran biriydim. Hayal kurmak   benim için hayat mottosu gibiydi. Okullar,   yaşayacağım yerler, yapmak istediğim   işler... Hepsini hayal ederek büyüdüm.   Hacettepe Gıda Mühendisliği'nde okudum.   Üretimde çalışacağımı sanıyordum   ama üniversitedeyken bunun bana göre   olmadığını anladım. O dönem "Satış ve   pazarlama tarafında olmalıyım" diye   karar verdim ve yeni bir süreç başladı.   Şimdiyse şirkette 26'ncı yılımı bitiriyorum.   Ben inanıyorum ki insanın başaramayacağı   hiçbir şey yok. Yeter ki istesin, sakince   planlasın ve uzun vadeli hayalleri ile yol   alsın.</p><p><b>Şu an karşımda çok istikrarlı, güçlü   ve güler yüzlü bir kadın görüyorum.   Bu noktada istikrardan devam etmek   istiyorum. Sizce Pamukkale'nin uzun   soluklu bir marka olmasında istikrar   nasıl bir rol oynuyor?</b></p><p>Pes etmeyerek. Vazgeçmeyerek, ısrarcı   olarak... Kendinize, yaptığınız işe, ailenize,   toprağınıza sadık kalarak. Dürüstçe   çalışınca hepsinin bir karşılığı olduğuna   inanıyorum. Hayatta konuştuğumuz tüm   o zorluklar... Onları aşmanın yolu hep   istikrardı. Vazgeçmemek ve yine hayal   kurmaya devam etmek.</p><p><b>Ailenizden devraldığınız mirası   bugünün dünyasında yenilikçi tutmak   için nasıl bir denge kuruyorsunuz?</b></p><p>Ben güncel kalmaya çok inanıyorum.   Hayatın her yerinde, teknolojide, üretimde,   gelenekte; kızımla, yeğenlerimle ilişkimde,   ekiple iletişimimde ve her alanda güncel   kalmak benim için çok önemli. Mesela   genç dünyanın tüketim alışkanlıkları   değişiyor. Türkiye pazarı da dünyayla   birlikte dönüşüyor. Biz de bu değişimi   gördüğümüzde genç kitlelere hitap eden   teneke ambalaj planlıyorduk ama tam o   dönemde regülasyon geldi. Biz de kapak   yeniliğine gittik. Bu sene yaptığımız yeni şişe   de bunun bir örneği. Dünyada çok yaygın   ama Türkiye için çok yenilikçi bir şeydi.   Zaten Türkiye'de hep yenilikçi işler yapmaya   özen gösteriyoruz. Ama biz o tabuyu da   kıracağız. Raflarda çevir-aç kapakların   yerini bulacağına inanıyorum. Çünkü   bizde büyük kitleler henüz dünyanın biraz   gerisinde bu konuda; hâlâ bir tabu var.</p><p><b>Üretim sürecinin dışında, sizi en çok   besleyen ilham kaynakları neler?</b></p><p>Bağlar... Ne zaman üzülsem, sevincim olsa,   yorulsam; bağlara adım attığım anda hepsi   geçer. Çok fazla kararımı da bağlarda   almışımdır. Benim için bağlar bambaşka   bir yer. O uçsuz bucaksızlık hem toprağın   gelişimini görmek hem de hayallerin   sınırsızlığını hissettirmek... Her seferinde "Ne   kadar şanslıyım" dedirtir bana.</p><p><b>İnsanın toprağı tanıması, kendini   tanımasıyla benzer mi sizce? Bölgenin   doğasıyla kurduğunuz bağ size nasıl   bir perspektif kazandırdı?</b></p><p>Bence çok benzer. Şöyle bir söz vardır: "Bir   şeyi nasıl yaptığın, her şeyi nasıl yaptığını   gösterir." Kendinizi tanıyorsanız, çevrenizi;   eşinizi, ailenizi, ekibinizi, ülkenizi hatta   yavaş yavaş kasabanızı ve en temelinde   toprağınızı tanırsınız. Toprakla kurduğunuz   ilişki sizi her zaman güçlü kılar. Toprağı   bilmek, ona basmak, onunla temas etmek   her zaman güç ve güven veriyor bana.   Muhtemelen bunun yansımaları işime ve   hayatıma da geçmiştir.</p><p><b>İşiniz gereği çok katmanlı bir süreci   yönetiyorsunuz. Zaman içinde   geliştirdiğiniz en değerli alışkanlık   veya disiplin nedir?</b></p><p>Dönüp dolaşıp hep aynı yere geliyoruz   aslında: gelişime açık olmak. Her ne kadar   gelenekçi bir tarafım olsa da çok şanslıyım;   yeğenlerimle çalışıyorum, kızımla yaşıyorum   ve bu yüzden gelişime açık olmayı doğal   olarak içselleştiriyorum. Bence insanın çok   kalın çizgileri olmamalı; gerekirse esnetecek   alan bırakmalı. İyi bir yönetici için en   önemlisi bu bence. İstikrar, çalışkanlık zaten   olması gerekenler... Ama esneyebilmek,   uyumlanabilmek çok daha kritik. Çünkü   hayat değişiyor, insanlar değişiyor, fikirler   gelişiyor. Var olabilmek için uyumlanmayı   bilmek lazım, tabii dozunda.</p><p><b>Denizli ve çevresinin iklimi, kültürü ve   ritmi sizce bu markanın karakterinde   nasıl bir iz taşıyor?</b></p><p>Aslında direkt kasabamıza, Güney'e inmek   isterim. Çünkü Denizli'nin kuzeyinden çok   farklı bir bölge. Güney, büyük Menderes'in   geçtiği, ortalama 800 metre rakımlı bir   plato. Dünya için de Türkiye için de çok   özel bir bölge. Türkiye'deki üzüm üretiminin   yaklaşık yüzde 45'i bu bölgeden çıkıyor. Ve   gururla bu bölgeyi biz yarattık diyebilirim.   Yüzyıllardır bağ bölgesiydi ama bağ   alanlarının hızla büyümesi amcam Yasin   Tokat, ardından aile, sonra da bize   inanan çiftçiler sayesinde oldu. Bağlara   10 dakika uzaklıktaki üretim tesisimizde   çalışıyoruz. Bu bize büyük bir avantaj   sağlıyor. Sanki küçük bir şatonun bağında   üzümü fermente eden aileler gibi ama   biz altı milyon litre üretim yapıyoruz. Bu   büyük bir gurur. Dolayısıyla ben hem bizim   ürünlerimizi hem de genel olarak bu kültüre   yakınlığı olan tüm Türkiye'yi daha sakin,   daha pozitif bir yerde hayal ediyorum. Bu   alışkanlığın insanları daha barışçıl, daha   az öfkeli, hem kendileriyle hem hayatla   hem de birbirleriyle daha uyumlu kıldığına   inanıyorum. Kendi kasabamızda da bunu   görüyorum: İnsanlar daha yardımsever,   daha mutlu, hayata daha olumlu bakan bir   yapıda. Bunun yaşam biçimi içinde önemli   bir yer tuttuğunu düşünüyorum.</p><p><b>Seyahat ettiğiniz yerler arasında   sizin için özel bir anlam taşıyan,   dönüştürücü bir bölge var mı?</b></p><p>Bordeaux. Bordeaux'yu her zaman   çok sevdim. İlk kez yaklaşık 25 sene   önce gittiğimde büyük bir hayranlık ve   aynı zamanda hafif bir üzüntü duyup   dönmüştüm: "Biz hep birlikte neden böyle   olamıyoruz?" diye. Küçücük bir bölgenin   bütün dünyayı nasıl domine ettiğini, küçük   üreticilerin ne kadar güçlü olabileceğini   gördüm. Hayatımda en çok etkilendiğim   bölgelerden biridir. Tabii Fransa'da başka   bölgeler de benim için özel. Son olarak iki   yıl önce yine Fransa'da Sancerre'dan çok   etkilendim. Küçücük bir alanın nasıl dev bir   ekonomi yarattığını görmek bana çok ilham   verdi. Hatta oradan döner dönmez üç   farklı markayı tescil ettirdim ve hedeflerimin   arasına yerleştirdim. Şu an biraz da o   yönde ilerliyoruz.</p><p><b>Günlük hayatınızın temposunda   kendinizi yenilemek için yaptığınız   etkili ritüelleriniz var mı?</b></p><p>Ata binmek hayatımda çok özel bir yerde.   Yaklaşık 23 yıl önce attan düşüp ciddi bir   sakatlık geçirmiştim, o yüzden uzun süre   ara vermek zorunda kaldım. Şimdi yıllar   sonra yeniden döndüm ama artık iddiasız,   sadece keyif aldığım bir aktivite olarak.   Kafamı tamamen sıfırladığını hissediyorum.   Bir de tenis oynuyorum ve o da aynı etkiyi   yaratıyor. O an hiçbir şey düşünmüyorum.</p><p><b>Son olarak Pamukkale'nin geleceğini   şekillendirecek bir hayaliniz var mı?</b></p><p>Ben her zaman umutlu biriyim. Ülkemiz   adına, kendi adıma, ailem ve işletmemiz   adına hep iyi şeyler düşünen bir yapım var.   Pamukkale için en büyük hayalim ise şu:   Amcam Güney'i Türkiye'ye bir değer olarak   hediye etti. Bu, bölgemiz adına büyük bir   devrimdi. Şimdi ben de Güney'i ülkemize   bir deneyim rotası olarak hediye etmek   için çalışıyorum. İnsanlar artık her şeyin   bir deneyim sunmasını istiyor. Bizim de   amacımız insanlara kendilerini iyi hissettiren,   bağlarla, doğayla ve gastronomiyle iç   içe özel bir deneyim sunmak. İnanıyorum   ki bu yıl açtığımız restoranda olduğu gibi   önümüzdeki süreçte bölgedeki diğer üretici   arkadaşlarla birlikte çok güzel deneyimlerin   yaşanacağı bir alan oluşturacağız. </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/roportajlar/koklu-baglar-1086602</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/15/koklu-baglar-701_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086601</guid><pubDate>Mon, 15 Dec 2025 12:02:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zanaat Paydasında]]></title><description><![CDATA[Benan ve Esin Terzioğlu, zanaat ile modernizmi buluşturuyor. Tasarım yolculuklarında el emeğini, malzemenin doğallığını ve çağdaş üretim anlayışını bir arada ele alırken aile bağlarında miras kavramını kültürlerine adapte ediyor]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ne mutlu ki zanaatkarlığın   yeniden değerini hissettiğimiz   günlerde, bir anne-kızın   etkileyici tasarımlarını görmek   mümkün. Benan Terzioğlu ve annesi   Esin Terzioğlu, el emeğine gösterdikleri   özenle geçmişin köklerini günümüzün   ihtiyaçlarıyla buluşturarak, QIMU'da bir   markanın ötesinde iki kuşağın vizyonunu,   sabrını ve yaratıcılığını sunuyor.</p><p><b>Estetik algınızın, el emeğine   gösterdiğiniz özenin ve işçilikle olan   bağınızın mimarı olan değerleriniz   çocukluğunuzun eseri olsa gerek.   Nasıl bir ailede büyüdünüz?</b></p><p><b>Benan: </b>Zanaatin ve ticaretin iç içe   geçtiği bir ailede büyüdük. Nesillerdir   hem üreten hem de ticaret yapan   bir aileyiz. Evimizin içinde el emeği,   halıların ilmek ilmek örülüşü, doğal   renkler ve malzemeye duyulan saygı   hep vardı. Küçük yaşta dokunduğum   ilk el işi nesneler &#8211;halı ipleri, motifler&#8211;   bugün hâlâ tasarım hafızamın temelini   oluşturuyor. Evdeki sohbetler de hep   üretmek, iyi iş yapmak, emeğe saygı   ve işin doğrusu üzerineydi. Bu yüzden   estetik hafızamız sadece görsel değil,   aile kültürünün kendisi bizim tasarım   dilimize dönüştü.</p><p><b>QIMU'yu annenizle birlikte yürütüyorsunuz. Bu iş birliğinin sizin   kişisel gelişiminize ve markanın   karakterine nasıl bir katkısı oldu?</b></p><p><b>Benan: </b>Annem inanılmaz bir iş ortağı.   Sabırlı, soğukkanlı, aşırı titiz, işini çok iyi   takip eden, güvenilir ve sağlamcı... İsviçre   ve Alman ekolüyle büyümesinin disiplinine   büyük katkısı var. Üstelik hukuk okumuş   olması da markanın ticari ve operasyonel   yapısında büyük bir denge sağlıyor. Bizim   ortaklığımız tam anlamıyla iki karakterin   mükemmel tamamlayıcılığı. QIMU'nun   ruhunda annemin sakinliği, titizliği ve güven   veren yaklaşımı güçlü şekilde hissediliyor.</p><p><b>El işçiliğinden doğan bir marka   olarak, kadın emeğinin tasarım   dünyasındaki görünürlüğü konusunda   ne düşünüyorsunuz?</b></p><p><b>Esin: </b>Kadın emeği üretimimizin merkezinde.   Özellikle örgülerde ve ince detaylarda   çalışan kadın ustaların sabrı ve el becerisi   tasarımların karakterini belirliyor. Biz de bu   emeği görünür kılmak için üretim sürecimizi   Instagram'da ve web sitemizde şeffaf   şekilde paylaşmaya önem veriyoruz. Her   bir parçanın arkasındaki emeği, hikâyeyi ve   gerçek ustalığı göstermek bizim için sadece   pazarlama değil; bir değer aktarımı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/15/ert9640shoplukare-151220253daa5f77.jpg"/><p><b>Babanızdan gelen halıcılık zanaatı ile   sizin New York'ta şekillenen modernist   estetik anlayışınız arasında çok özel   bir kültürel köprü var. Bu iki dünyanın   sentezini yaratırken kendi kimliğinizin   hangi yönü daha baskın oluyor?</b></p><p><b>Benan:</b> Bu iki dünya zaten karakterimizin   iki güçlü parçası. Halıcılık geleneği bize   sabrı, emeğe duyulan derin saygıyı ve   kültürel kökleri hatırlatıyor. New York'ta   şekillenen modernist estetik ise daha özgür,   daha cesur ve daha mimari bir bakış açısı   getirdi. Tasarımları oluştururken bir taraf   diğerine baskın gelmiyor; içgüdüsel bir   denge kuruyoruz. Gelenekten gelen sıcaklık   ve malzeme bilgisiyle, modern dünyanın   minimalizmini ve dinamizmini bir arada   tutmaya çalışıyoruz. QIMU'nun özgünlüğü   de tam bu sentezden doğuyor.</p><p><b>Moda dünyasında kimlik oluşturmak,   özellikle genç markalar için sancılı   bir süreç. Kendi tasarım çizginizi ne   zaman bulduğunuzu hissettiniz?</b></p><p><b>Esin: </b>Tasarım çizgimizi bulduğumuzu   hissettiğimiz an, özgünlüğü merkezimize   koyduğumuz andı. Bir yandan hafif,   fonksiyonel ve kaliteli ürünler yapmayı   hedeflerken, bir yandan da kendimize ait bir   imza estetik yaratmak istediğimizi gördük.   Bu yolculukta dönüm noktamız, annemin   bugün markamızın sembollerinden biri   hâline gelen imza örgümüzü tasarladığı   zamandı. O örgüyü tasarım dilimize entegre   ettiğimizde, QIMU'nun karakteri gerçekten   oturmaya başladı. Bu kimliği korumak   için iki yaratıcı sınırımız var: Özgünlük ve   zamansızlık. Moda akımlarını takip ediyoruz   ama bire bir uygulamıyoruz; kendi sesimizi   ve çizgimizi koruyoruz. Bir modeli trend   olduğu için değil, yıllar sonra da aynı güçte   duracağına inandığımız için üretiyoruz. Bu   iki filtre, önümüzde duran pusula gibi.</p><p><b>Eşyaların insan ruhuna iyi gelme   hâliyle ilgileniyorsunuz. Sizce bir   tasarımın "iyileştirici" olması ne   demek? Bir çanta insana nasıl bir   enerji katabilir?</b></p><p><b>Benan: </b>Bir tasarımın iyileştirici olması,   insanın enerjisini yükseltmesi, ona iyi   gelmesi ve karmaşa yaratmaması demek.   QIMU'nun logosu da bolluk ve bereketi   temsil ediyor; bu sembolün kullanıcıya iyi   geldiğine inanıyoruz. Bir çanta, hem estetik   hem dokunsal hem de hikâyesiyle bir enerji   yaratır. Bizim için bu enerji, hem gelenekten   hem modern formdan beslenen sakin ama   güçlü bir his.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/15/ert9694shoplukare-1512202577849474.jpg"/><p><b>Sürdürülebilirliği ve aile geleneğinizi   geleceğe aktarmak için tasarım   dünyasında nasıl bir yöntem   benimsiyorsunuz?</b></p><p><b>Esin:</b> Biz sürdürülebilirliği iki temel alanda   görüyoruz: Malzemenin ömrü ve kültürel   mirasın devamı. Malzeme seçerken çok   titiz davranıyoruz; uzun ömürlü, kaliteli   ve zamanla güzelleşen malzemeler   kullanıyoruz. Kültürel mirası ise modern   bir dile çeviriyoruz. Geleneksel bir zanaati   bire bir kopyalamak yerine, özünü koruyup   günün ritmine uyarlıyoruz. Böylece hem   geçmişe bağlı kalıyor hem de geleceğe iz   bırakan işler üretiyoruz</p><p><b>Önümüzdeki yıllarda hem kendiniz   olarak hem de yaratıcı bir zihin olarak   nasıl bir evrim hayal ediyorsunuz?</b></p><p><b>Benan:</b> Önümüzdeki yıllarda daha özgür,   daha güçlü ve daha etkisi yüksek bir   yaratıcı dönem hayal ediyoruz. Hikâyeleri   daha iyi aktarabildiğimiz, hem köklerimize   bağlı hem dünyaya açık bir evrim... Aynı   zamanda global sahnede Türkiye'den   çıkan, zanaat kökenli ama modern estetikle   konuşan başarılı bir marka yolculuğu   kurmak istiyoruz. İz bırakan, kültürel anlam   taşıyan ve alanında fark yaratan bir yaratıcı   etki alanı oluşturabiliriz. QIMU'nun dünyada   kendi sesiyle, kendi özgün diliyle yer   almasını hedefliyoruz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/zanaat-paydasinda-1086601</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/15/zanaat-paydasinda-531_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086598</guid><pubDate>Sun, 14 Dec 2025 15:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Gala Modern'de Sanat Dolu Bir Gece]]></title><description><![CDATA[İstanbul Modern'in sergi ve eğitim programlarına katkı amacıyla düzenlenen Gala Modern, bu yıl da farklı kuşak ve coğrafyalardan sanatçıların üretimlerini, Maya Portakal Bitargil'in yönettiği Destek Yarışı etrafında bir araya getirdi. Gecede, özel öğrenme gereksinimli 600 çocuk ve gencin sanatla temasını amaçlayan “Buluşma” projesi de öne çıkan başlıklardan biri oldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/gala-modernde-sanat-icin-bir-gece-1086598</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/14/gala-modernde-sanat-icin--896_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086593</guid><pubDate>Fri, 12 Dec 2025 21:18:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Golden Gala'dan Büyüleyici Anlar]]></title><description><![CDATA[ALEM Dergisinin prestijli daveti ALEM Golden Gala, bu yıl da Four Seasons Hotel Bosphorus'un büyüleyici atmosferinde iş, sanat, moda ve cemiyet hayatının önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Dördüncü kez gerçekleşen gala bir kez daha unutulmaz bir geceye imza attı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/alem-golden-galadan-buyuleyici-anlar-1086593</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/12/alem-golden-galanin-dordu-527_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086592</guid><pubDate>Fri, 12 Dec 2025 19:02:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Beymen 600 Yıllık Mirasın Işığında Görkemli Açılış]]></title><description><![CDATA[Lüks, moda ve yaşam stili markası Beymen, 600 yıllık Tersane binasının tarihi dokusu içinde moda ve sanatı bir araya getiren Beymen Tersane-Galleries of Luxury için unutulmaz bir açılış gecesine imza attı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/beymen-600-yillik-mirasin-isiginda-gorkemli-acilis-1086592</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/12/beymen-tersane-600-yillik-470_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086578</guid><pubDate>Thu, 11 Dec 2025 14:09:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yılbaşı Sofralarına İlhamla]]></title><description><![CDATA[Inari Omakase'nin Etiler'de düzenlediği samimi buluşmada, davetliler hem yeni yıl ruhunu hem de modern Uzak Doğu mutfağının rafine dokunuşlarını keşfetti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yilbasi-sofralarina-ilhamla-1086578</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/11/xx-801_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086577</guid><pubDate>Thu, 11 Dec 2025 13:31:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Melike Bayık ile 2025'in İzlerine Doğru]]></title><description><![CDATA[Küratör, sanat danışmanı ve akademisyen Melike Bayık, 2025 değerlendirmesinde sanatı, sadece bir sergileme alanı değil, aynı zamanda "bir düşünme alanı" olarak konumlandırıyor. Kök salma, yurtsuzluk ve ekofeminizm gibi katmanlarla çalıştığı projelerle toplumsal bağlamlara ışık tutuyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>2025, Melike Bayık'ın pratiğinde yalnızca yeni projelerin üst üste geldiği bir yıl değil; mekânın, topluluğun ve düşünsel üretimin birbirine yeniden temas ettiği bir eşikti. Farklı şehirlerde, farklı bağlamlarda yürüttüğü küratöryel ve akademik çalışmalar, ona sanatın bugün hangi sorulara yöneldiğini ve hangi kırılmaların içinden konuştuğunu daha yakından gösterdi. Bayık'ın hem yerelde hem uluslararası alanda sürdürdüğü projelerde ortak bir çizgi dikkat çekiyordu: dayanışmanın, kolektif üretimin ve ekolojik hassasiyetin giderek daha belirleyici bir zemin hâline gelmesi. 2025'in izlerini, üretimindeki kırılmaları ve 2026'ya uzanan yeni yönelimleri Bayık'ın pratiği üzerinden okumaya başlıyoruz.</p><p><b>2025 hem yürüttüğünüz küratöryel projeler hem de izleyici olarak takip ettiğiniz uluslararası etkinlikler açısından oldukça yoğundu. Bu yılı sizin açınızdan anlamlı kılan deneyimler nelerdi?</b></p><p>2025 benim için hem düşünsel hem de mekânsal anlamda sınırları genişlettiğim bir yıl oldu. Küratör, sanat danışmanı, yazar ve akademisyen olarak farklı coğrafyalar arasında gidip gelirken, uzun zamandır üzerine çalıştığım dayanışma, katılımcılık ve ekolojik duyarlılık temalarının farklı bağlamlarda nasıl yankı bulduğunu gözlemleme fırsatı edindim. Küratöryel olarak üstlendiğim projeler: Eldem Sanat Alanı LOKAL02, Eulengasse, GreenHouse Art Days ve Bir Adım Var Vakfı&#8211;BASE iş birlikleri bana üretim ile topluluk ve izleyici arasındaki ilişkinin ne kadar üretken ve dönüştürücü olabileceğini yeniden gösterdi. İzleyici olarak ziyaret ettiğim bienaller ise bakış açımı tazeleyen, yeni ağlar açan ve kendi pratiğime dair yeni sorular doğuran deneyimler sundu. Bu yıl benim için bir tür hareket hâlinde düşünme, akademik anlamda beslenme ve kavramsal olarak üretme yılıydı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/11/abudhabifahrelnisaze-1112202584ad1464.jpg"/><p><b>Eldem Sanat Alanı'ndaki LOKAL02, yerel üretimlerin tarihsel bir mekânla karşılaşmasını merkeze alıyordu. Bu buluşma size üretim ile mekân arasındaki ilişkiye dair hangi yeni ihtimalleri düşündürdü?</b></p><p>Eldem Sanat Alanı'nın kurucu danışmanı olarak bu yapıda yer alıyorum. Ancak LOKAL02'de sergi küratörü olarak beni en çok etkileyen şey, Eskişehir'in çok boyutlu üretim alanında yepyeni sanatçılara temas edebilmiş olmak. Eldem Sanat Alanı'nın kurucu direktörü Esra Eldem ile sürdürdüğümüz bu proje, Eskişehir'de yaşayan ve üreten sanatçıların görünürlüğü, mekân ihtiyaçları ve sanat alanındaki profesyonel varoluşları açısından çok sesli bir yapı olarak devam ediyor. Eldem Sanat Alanı'nın sergi mekânı Dalyancı Konağı'nın tarihsel dokusuna deneysel biçimde temas eden eserler, mekânın hafızasına dokunan ya da onunla kontrast oluşturan bir kurgu içinde izleniyor. Açık çağrı ile Eskişehir'deki sanatçılara odaklandığımız bu yarışma sergisi, yerelde üreten ve Eskişehir'in havzasını yoklayan sanatçıların pratiklerini sergileme açısından çetrefilli ama dikkat çekici bir yapıdaydı. Özellikle jürinin seçkisinden sonra eserlerin mekâna nasıl yerleşeceği üzerine yoğun bir beyin jimnastiği yaptığımı söyleyebilirim. Bazı sanatçıların mevcut eserlerini, sanatçı işbirliğiyle fiziki koşullarını ve biçimsel yapılarını değiştirerek mekânın koşullarına uygun sergileme modelleri geliştirdim. Doğru bağlam yaratıldığında mekân, pasif bir arka plan değil; üretimin ritmini belirleyen ve ona yeni biçimler açan aktif bir partner olabiliyor. Bu da gelecekte mekân&#8211;kurum&#8211;üretim ilişkisini daha katılımcı modellerle nasıl geliştirebileceğimize dair önemli ipuçları verdi. Aynı zamanda LOKAL02'de sanatçıların atölye ve söyleşi gibi yan projeleri gerçekleştirebileceği kamusal programlara olanak tanıdık. Burada da kurucu direktörümüz Esra Eldem'in yönetimi ile sanatçılarla geliştirilen atölyelerde Eskişehir'in ihtiyaç haritasını okuyabilmek açısından kapsamlı çalışmalar oraya çıktı. LOKAL02, bulunduğu kente bakan, o kentin ihtiyaçlarını tespit etmek üzere yalnızca lokalde yaşayan sanatçılara alan açan bir yarışma olarak sürüyor. Bu yıl yeni edisyonda sürprizli çalışmalar gerçekleştireceğiz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/11/buharabienali-11122025a5d0ac2a.jpg"/><p><b>Frankfurt Eulengasse Gallery'de küratörlüğünü üstlendiğiniz Seçil Yaylalı'nın "Where do I belong?" sergisinde kökler, göç, bellek ve aidiyet gibi katmanlarla çalıştınız. Bu projeyi sizden dinlemek isteriz, nasıl tepkiler aldınız?</b></p><p>"Where do I belong?" benim için oldukça duygusal, çok katmanlı ve sakin bir yoğunluk taşıyan bir projeydi. Burada Seçil Yaylalı ile daha önce 9. Sinop Bienali'nde gerçekleştirdiğimiz katılımcı pratikteki bir çalışmanın yeni bir yansımasını ve bağlantısını kurguladık. Seçil Yaylalı'nın Sinopale'de katılımcı kadınlarla gerçekleştirdiği, eğrelti otundan yola çıkarak kadınların kendi kökleriyle ilişkilendirdiği ve bir düşünme metaforu olarak kurgulanan proje, burada da köklerin toprakla buluşturduğu bir zemin olarak düşünüldü. Kök salma, yurtsuzluk ve ekofeminizmle biçimlenen bir arzudan yola çıkarak kurduğumuz sergi, Eulengasse'in topluluk temelli yapısıyla etkili bir şekilde kesişti. İzleyicilere yalnızca mekânsal bir deneyim değil, kişisel yaşam hikâyeleriyle temas eden bir yüzleşme ve karşılaşma alanı da sunduk. Köklenme, kök kavramı, aidiyet ve kişisel köklerimiz üzerine düşündüğümüz, dünyanın farklı bölgelerinden heterojen bir anlatı kurduğumuz bir projeydi.</p><p><b>Bu yıl Liverpool Bienali'ni, Berlin Bienali'ni ve Buhara Bienali'ni ziyaret ettiniz. Aynı zamanda İstanbul Bienali'ni de gördünüz. Bu bienallerin üretimleri, küratöryel ve toplumsal bakış açıları ile sizin küratöryel, araştırmacı kimliğiniz arasında hangi benzerlikler, farklılıklar ve kontrastlar öne çıktı?</b></p><p>Bu yıl Liverpool, Berlin, Buhara ve İstanbul Bienalleri'ni ziyaret etmek, farklı coğrafyaların güncel sanatla kurduğu ilişkiyi karşılaştırmalı biçimde görmeme imkân verdi. Her bienalin toplumsal bağlamı, mekânla çalışma biçimi ve kamusallık anlayışı kendi özgün diliyle öne çıkıyordu. Liverpool Bienali'nde özellikle kentin tarihsel katmanlarıyla güncel politik gerilimleri ilişkilendiren eserler dikkatimi çekti. Su, liman, göç ve sömürgecilik temaları kamusal alandaki müdahalelerle mekâna yayılarak izleyiciyi kentin belleğiyle yüzleşmeye davet ediyordu. Cevdet Erek'in güçlü yerleştirmesi izleyiciye kentin kendi dinamikleri içinden bir anlatı sunuyordu. Berlin Bienali ise daha araştırmacı, kavramsal ve dayanışma temelli üretimleriyle sanatın bir düşünme alanı olarak nasıl işlediğini hatırlatan yoğun bir deneyim sundu. Politik kırılganlıklar, kolektif yapılar ve tarihsel analizler burada belirgin bir eksen oluşturuyordu. Larissa Araz'ın burada sergilenen yapıtı, köklü bir tarih ve sosyopolitik kimlik kırılmalarına dair güçlü bir izlenim taşıyordu. Buhara Bienali'nde beni en çok etkileyen, Orta Asya'nın köklü zanaat geleneklerinin güncel sanatla kurduğu akışkan ilişkiler oldu. Kilim, seramik, nakış ve minyatür gibi üretimler nostaljiye sapmadan; ekoloji, kimlik ve toplumsal bellek üzerine düşünmenin bir yöntemi olarak ele alınıyordu. Sanatçıların yerel zanaat ustalarıyla birlikte ürettiği işler çarpıcı bir referans taşıyordu. Vahap Avşar ve Hera Büyüktaşçıyan'ın bölgeyi iyi araştırarak geliştirdiği eserler özellikle öne çıkıyordu. İstanbul Bienali ise tüm bu deneyimlerin arasında hem bana en yakın olan hem de yerel kırılmalarla küresel tartışmalar arasında özgün bir köprü kuran bir yapı sundu. Türkiye'nin problemlerini uluslararası ölçekte izleyen, farklı coğrafyalardan eserleri bir araya getiren bir organizasyondu. Bu dört bienal, kendi küratöryel pratiğimde önem verdiğim kamusallık, mekân, bellek, dayanışma ve ilişkisel yapılar gibi kavramların farklı coğrafyalarda nasıl dönüştüğünü görmemi sağladı. Hem benzerlikler hem de ayrışmalar gelecekteki düşünsel yönelimlerime yeni bir derinlik kattı. Ayrıca yeni dönemde üreteceğim projeler için küresel eğilimleri görmek açısından da heyecan vericiydi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/11/buharabienaliazizaka-111220256619d00d.jpg"/><p><b>Greenhouse Art Days'de gerçekleştirdiğiniz "Yüzeyin Kabuğunda" sergisinde su ve toprağın belleğe, ritüele, kayba ve iyileşmeye dair taşıdığı anlamlara odaklandınız. Bu sergiyi kurgularken insan&#8211;doğa ilişkisinde hangi kırılma noktası sizin için belirleyici oldu?</b></p><p>Sergiyi hazırlarken beni en çok meşgul eden soru, doğa ile kurduğumuz ilişkinin geri döndürülemez bir eşiğe gelip gelmediğiydi. Geyikbayırı'nda dağların canlı çeşitliliği, suyun mevsimsel devinimi ve toprağa dair kadim ilişkiler, insanın "iz bırakma" hırsıyla doğanın kendi ritmi arasındaki gerilimi düşünmeme yol açtı ve bölgenin hafızasında bir sergi kurgulamaya itti. Yöre halkı olan Yörüklerin doğayla kurduğu güçlü ve saygılı ilişki, bugünün insanının suya ve toprağa verdiği karşılıksız zararla kıyaslandığında bu bağın peşine düşme heyecanı yarattı. Projede Seniha Ünay ve Aşkın Ercan'ın toprak ve suyla kurdukları ilişkiyi görünür kıldığımız, Geyikbayırı'na odaklanan bir sergi gerçekleştirdik. Greenhouse Art Days'den Züleyha Geels ve Oksitosin Tıp ve Sanat Platformu'ndan Prof. Dr. Elif Vatanoğlu-Lutz işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu proje, altı ayda bir ekoloji odağında programlanmaya devam edecek ve konuk sanatçı programı ile psikocoğrafya araştırması yaparak sürecek.</p><p><b>Bir Adım Var Vakfı ile BASE'de yürüttüğünüz seçki, genç kadın sanatçıların görünürlüğünü artırmayı hedefliyordu. Bu yıl karşılaştığınız üretimlerde sizi en çok etkileyen şey ne oldu?</b></p><p>İpek Ilıcak Kayaalp tarafından kurulan Bir Adım Var Vakfı'nın genç bursiyerlerinin üretimlerine sinen cesaret, ilerleme tutkusu ve öğrenme heyecanı beni çok etkiliyor. Vakfın Türkiye'deki çeşitli üniversitelerde eğitim alan sanat, müzik, spor, bilim ve teknoloji gibi alanlardaki bursiyerleri, mentorluk buluşmaları ve özel çalışmalarla destekleniyor. Sanat alanında ise görsel sanatlar bursiyerlerine mentorluk, portfolyo çalışmaları ve sanat ekosisteminde profesyonel kariyer anlatıları gibi eğitimler veriyoruz. BASE ise bursiyer öğrenciler için çok değerli bir sergi, profesyonel sanat dünyasıyla buluşma ve iletişim geliştirme alanı oldu. BASE seçkisinde yer alan bursiyer öğrenciler, disiplinler arası yaklaşımları ve eğitimlerde edindikleri birikimle ürettikleri eserleri sundular. Bu sergi ve sanat bursiyerlerinin çalışma motivasyonları; adım atmaktan çekinmeyen, güçlü sezgilerle ilerleyen genç kuşağın ifade biçimlerinin ne kadar zenginleştiğini gösterdi. Bir Adım Var Vakfı'nın desteklediği görsel sanatlar bursiyerlerinin BASE sergisindeki seçki, birlikte düşünmenin, üretmenin ve desteklenmenin önemini bir kez daha ortaya koydu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/11/abudhabictiy-11122025e644c097.jpg"/><p><b>Abu Dhabi Art'ta bu yıl sizin için öne çıkan yaklaşımı ve fuarın genel atmosferini nasıl değerlendirirsiniz?</b></p><p>Abu Dhabi Art'a son yıllarda küratör, sanat danışmanı ve koleksiyon yöneticisi olarak davet ediliyorum; ancak bu yıl ilk kez gidebilmek için zaman yaratabildim. Özellikle odak ülkelerden birinin Türkiye olması ve Türkiye'den birkaç önemli galerinin hem modern Türkiye sanat tarihinden eserler hem de çağdaş sanat alanından sanatçılarla güçlü bir seçki sunması değerliydi. Fuar, katılımcı sayısı açısından da oldukça büyüktü ve dünyanın birçok ülkesinden galerileri ve sanatçıları ağırladı. Güncel sanat ekosistemi ve koleksiyoner dinamiklerini görmek açısından heyecan vericiydi. Bir küratör, koleksiyon yöneticisi ve sanat danışmanı olarak yeni sanatçılar keşfettim, alternatif galerilerle işbirlikleri kurdum. Fuarın gelecek yıl Frieze çatısı altında büyüyecek olması, Körfez bölgesinde zaten güçlü olan bu destinasyonun daha da önem kazanacağını gösteriyor.</p><p><b>2025 boyunca Türkiye'nin farklı şehirlerinde ve yurtdışında pek çok sergi ve bienal takip ettiniz. Bu yolculukta izleyici davranışlarında ya da sergi kültürlerinde gördüğünüz belirgin farklar nelerdi?</b></p><p>En belirgin fark, izleyicinin sergiye yaklaşım biçiminde görülüyor. Türkiye'de katılımcılık ve sosyallik daha çok diyalog, paylaşılan konular ve mekânın gündelik&#8211;olağandışı akışı üzerinden kurulurken; Avrupa'da izleyici daha bireysel, daha yavaş ve metne eşlikli bir deneyim tercih ediyor. Orta Asya ve Körfez bölgesinde ise izleyici merakı çok daha doğrudan, temas etmeye ve soru sormaya açık. Bu farklar, sergi tasarımının, anlatı kurgusunun ve küratöryel bakışın tekil bir dil yerine çoğul okumalara açık olması gerektiğini gösteriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/11/berlinbienali-111220251cb31476.jpg"/><p><b>2026'ya girerken gündeminizde hangi yeni projeler ya da hangi soru işaretleri var?</b></p><p>2026'ya girerken aklımda iki büyük eksen var: Biri, uzun zamandır üzerine düşündüğüm kolektif üretim ve dayanışma modelleri üzerine geliştirdiğim birkaç projeye yoğunlaşmak; diğeri ise uluslararası ortaklıklar üzerinden devam eden çalışmaları sürdürmek. Bir Adım Var Vakfı, Hitay Vakfı, Eldem Sanat Alanı, Greenhouse Art Days ve Almanya, İspanya ve Bulgaristan'da devam eden araştırma projeleri için bu sene daha kolektif ve heyecanlı süreçler geçecek. Dünyanın çılgın dönüşüm döneminde yerel ve uluslararası işbirlikleri içinde program ve projeleri omuz omuza sürdürebilmeyi umuyorum. Aklımda yeni bienal ve fuar rotaları ile akademik çalışmalarımda öğrencilerimle tartışmaya açacağım yeni olasılıklar var. Asıl soru işaretim ise şu: Bugünün kriz ortamında sürdürülebilir bir üretim modeli nasıl mümkün olur ve biz küratörler, sanat danışmanları ve akademisyenler bu sürecin hangi noktasında dönüştürücü bir rol oynayabiliriz? Bu nedenle yeni yılda daha dayanışmacı ve kolektif bir ruhla bu sorulara sahici yanıtlar aramak istiyorum.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/melike-bayik-ile-2025in-izlerine-dogru-1086577</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/11/melike-bayik-ile-2025in-i-663_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086576</guid><pubDate>Thu, 11 Dec 2025 13:04:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Melis Buyruk ile 2025'e Yakından Bakış]]></title><description><![CDATA[Sergiler, fuarlar ve atölye arasında geçen 2025, Melis Buyruk'un pratiğinde belirgin bir yoğunlaşmaya işaret ediyor. Sanatçı bu süreçte porselenle kurduğu ilişkiyi yeniden düşünürken üretimini farklı coğrafyalara taşıdı. Buyruk'la bu dönemin üretimine nasıl yansıdığını ve yeni çalışmalarını konuştuk.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>2025, Melis Buyruk'un hem uluslararası görünürlüğünün  güçlendiği hem de sanat pratiğinin yön değiştirdiği bir yıl olarak öne  çıkıyor; Louvre Abu Dhabi koleksiyonuna giren Habitat serisinin açtığı kapılar,  Dubai-İstanbul arasında kurduğu üretim ritmi, Asya'daki  yoğun deneyimlerin getirdiği teknik zenginlik ve porselende derinleşen form  arayışları, bu yılı sanatçı için kapsamlı bir değerlendirme ve yeniden  odaklanma dönemine  dönüştürdü.  Buyruk, geride kalan yılın ona neler kattığını ve pratiğinin hangi yöne doğru  evrildiğini tüm açıklığıyla aktarıyor.</p><p><b>Habitat Kalila wa  Dimna serinizin Louvre Abu Dhabi koleksiyonuna katılmasının üzerinden bir yıl geçti. Bu görünürlük 2025'te üretiminizi nasıl etkiledi?</b></p><p>Habitat Kalila wa Dimna adlı eserimin Louvre Müzesi'nin kalıcı koleksiyonuna  eklenmesi, kariyerimdeki en önemli dönüm noktalarından biri. Bir sanatçı için bir müzenin koleksiyonunda  yer almak büyük bir onur; çünkü eserinizin uzun vadede korunacağı ve daha geniş  bir izleyiciye ulaşacağı anlamına geliyor. Aynı zamanda bunun  ciddi bir küratöryel  değerlendirme sürecinden geçtiğini bilmek de önemli. Bu tür kurumlarda her karar uzman bir ekip tarafından  veriliyor ve bir sanatçının pratiğinin bu ekip tarafından uygun bulunması gerçekten değerli. Bir Türk sanatçı olarak böyle bir koleksiyonda temsil edilmek hem kişisel  olarak hem de ülkem adına benim için çok kıymetli. Bu süreç bana çok güçlü geri  bildirimler sağladı ve pratiğime olan ilgiyi belirgin şekilde artırdı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/11/dtcim32-11122025606ae672.jpg"/><p><b>Bu yıl Dubai'de Leila Heller Gallery'de gerçekleşen Four Birds and One Soul serginiz, Mesnevi'deki dört kuş hikâyesinden  yola çıkarak daha içsel bir dünyaya açılıyor. Bu hikâyeyi sizden dinlemek  isteriz.</b></p><p>Mevlânâ'nın Mesnevî'sindeki "Ten Kafesindeki Dört Kuş" hikâyesi, insan bedenini bir kafes, ruhu ise bu kafeste sıkışmış bir  varlık olarak anlatır. Bu kafeste dört kuş yaşar ve her biri insanın manevi yolculuğunu zorlaştıran bir  yönü temsil eder. Tavus kuşu: Kibir ve gösteriş. Güzelliğiyle övünür, geçici süsleri önemser. Karga: Hırs ve  madde düşkünlüğü. Hep daha fazlasını ister,  sahip olduklarıyla yetinmez. Horoz: Nefsânî arzular. Anlık hazların peşindedir,  yüksek amaçları unutturur. Kaz: Oburluk ve ölçüsüzlük. Sürekli tüketmeye yönelir, dünyevi zevklerden kopamaz. Mevlânâ'ya göre insanın olgunlaşması, bu dört kuşu "terbiye etmesine", yani nefsini kontrol altına  almasına bağlıdır. Ruh ancak bu yüklerden arındığında özgürleşebilir. Hikâye Bakara Suresi 2:260  ayetiyle de ilişkilendirilir; tasavvufta insanın içsel yolculuğunu ve nefsini aşma çabasını temsil eden güçlü bir metafor olarak görülür.</p><p><b>Porselenle çalışmanız, geleneksel teknik  bilgisini çağdaş bir ifade diliyle buluşturuyor. Bu iki alanın pratiğinizde  birbirini nasıl beslediğini anlatabilir misiniz?</b></p><p>Benim için çağdaş sanatın  kavramsal dili ile malzemenin sunduğu imkânlar arasında kurulan denge çok kıymetli.  Porselenin teknik sınırları, zanaatin vazgeçilmez varlığı ve bu iki dünyanın  kavramsal bir çerçevede birleşmesi pratiğimin temelini oluşturuyor. Bir sanatçı olarak zanaati bugüne taşıyabilmek,  onu kendi dünyam, kendi dilim ve kavramsal arayışlarımla buluşturabilmek benim  için önemli bir motivasyon.  Bu unsurların birbirini beslediğine ve tamamladığına inanıyorum; kavramsal  derinlik, zanaatin sürdürülebilirliği ve malzemenin potansiyeli benim pratiğimde  ayrılmaz bir bütün. Üretme amacım da tam olarak bu birliktelikten doğuyor: hem düşünsel  bir arka plan sunmak hem de zanaatin bugüne ve geleceğe aktarılmasına katkı sağlamak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/11/f9752389b3524373958f-111220258b5395d3.jpg"/><p><b>Dubai ve İstanbul arasında üretmek size nasıl  bir ritim sağlıyor? Bu iki şehir işlerinize nasıl yansıyor?</b></p><p>İstanbul benim için gerçekten  bitmeyen bir ilham kaynağı. Burada yaşamayı çok seviyorum; çünkü şehir hem çok çeşitli hem de inanılmaz derecede besleyici.  Farklı kültürler, ritim, tempo, sokakların enerjisi... Bir sanatçı olarak farkında  bile olmadan sürekli besleniyorum. Bu şehirde yaşadığım için kendimi hep şanslı  hissediyorum; hem güzelliğiyle hem de yüzyıllardır biriken kültürel mirasın hâlâ ulaşılabilir olmasıyla. Bir de İstanbul'un zanaat tarafı var. Benim için çok önemli olan ustalık ve el işçiliği burada hâlâ canlı.  Bir demir ustasına, bir ahşap oyma ustasına, nesiller boyu aktarılmış bir  zanaat geleneğine gerçekten ulaşabiliyorum. Bu atölyelerin hâlâ var olması ve benim de bu  ustalarla birlikte çalışabiliyor olmam işlerime çok ciddi katkı sağlıyor. Dubai ise bambaşka bir  denge noktası. İstanbul'da topladığım  bütün o etkiler, ilham, koşturmaca içinde fark etmediğim şeyler Dubai'nin sakinliğinde oturuyor. Orası benim için  durduğum, düşündüğüm, netleştiğim bir yer. İstanbul'da üretiyorum; Dubai'de düşünceler olgunlaşıyor diyebilirim. Bu iki şehir  arasında gidip gelmek bana çok iyi geliyor. İstanbul bana sürekli bir akış sağlıyor,  Dubai ise o akışı anlamam için alan açıyor. Bu denge, yaratıcı pratiğimi gerçekten destekleyen bir şey.</p><p><b>Habitat Mini Series'de daha önce üretimlerinizde görmediğimiz  renkler kullanıyorsunuz. Bu renklerin sizin için taşıdığı anlam nedir? Serinin  devamını planlıyor musunuz?</b></p><p>Bu seride kullandığım  renklerin her biri doğadaki çok net referanslardan geliyor. Mesela derin maviye  yaklaşan ton, Indian Roller kuşunun kanat altındaki parlak mavi katmandan ilham aldı. Kırmızı için  gelinciğin o çok temiz ve direkt kırmızısını baz aldım. Pembede ise dağların gün doğumu veya gün batımında aldığı o kısa süreli  pembe ışıltıyı referans aldım; buna İngilizce'de "alpenglow" deniyor. Bu renkleri porselene  aktarmak tamamen teknik ve kimyasal bir süreç. Her pigmenti porselen çamuruyla oranlayıp tartıyor, doğru tonu bulmak  için defalarca fırınlıyorum. Mini seri ise benim için tüm bu renkleri daha küçük ölçekte test edebildiğim pratik bir deneme alanı  oldu. Serinin devamını daha büyük ölçeklerde kesinlikle planlıyorum. Hatta şu anda serinin bir  enstalasyona dönüşmesi  ve bu renklerin çok daha geniş yüzeylerde, daha büyük oranlarda yeniden ele alınması  üzerine çalışıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/11/dsc7436-11122025eecef7ec.jpg"/><p><b>Bu yıl yeniden Abu Dhabi Art'a katıldınız. 2018'den bu yana fuarda gözlemlediğiniz  en belirgin değişiklik neydi?</b></p><p>2018'den bu yana Abu Dhabi Art'a düzenli olarak katılıyorum ve fuarın yıllar içinde  nasıl şekillendiğini yakından gördüm. Abu Dhabi Art zaten her zaman uluslararası bir fuardı; fakat  son yıllarda bu uluslararası yapının daha da güçlendiğini düşünüyorum. Orta Doğu kültür ve sanat dünyasını  anlamak için hâlâ çok önemli ve kompakt bir platform; ama aynı zamanda  giderek daha fazla büyük ve etkili galerinin ilgisini çeken bir fuara dönüşüyor. Belki Frieze Abu Dhabi  sürecinin yaklaşmasının  da etkisiyle global ölçekte daha yoğun bir ilgi var. Daha fazla global galeri katılıyor,  temsil çeşitleniyor ve fuarın dinamiği her geçen yıl biraz daha genişliyor. Benim için değerli olan bir diğer nokta ise Türk galerilerin  ve Türk sanatçıların görünürlüğündeki artış. 2018'de ilk katıldığım döneme kıyasla bugün fuarda çok daha fazla Türk  galerisinin yer aldığını ve daha fazla Türk sanatçının temsil edildiğini görmek gerçekten sevindirici.</p><p><b>Art Mumbai'de iki çalışmanızla  yer aldınız. Mumbai deneyiminiz nasıldı? İzleyici ve sektör açısından  nasıl bir karşılık aldınız?</b></p><p>Hindistan sanat dünyası aslında uzun zamandır  ilgimi çekiyordu. Çünkü Hindistan'ın, doğayı kültüründe ve sanatında derin bir şekilde  değer veren bir yaklaşımı var; doğal formlar, bitkiler, hayvan figürleri ve  geleneksel zanaat estetiği mimariden el işlerine kadar her yerde hissediliyor.  Bu görsel dil kendi pratiğime çok yakın geliyor; bu yüzden de sahneyi yakından  görmek istiyordum. Bu yıl bunu Leila Heller Gallery ile birlikte  deneyimleme fırsatı buldum. Mumbai'de çok uzun kalamasam da şehir kısa sürede  bile oldukça ilham vericiydi. Kültürel olarak çok zengin ve çok katmanlı; orada  bulunmak beni gerçekten besledi. Fuar daha lokal bir yapıya sahipti ve biz  uluslararası bir galeri olarak yer aldık. Buna rağmen işlerime ilgi oldukça yüksekti.  İzleyicilerin bağlantı kurduğunu hissettim ve sergilediğimiz iş çok önemli bir  koleksiyona girdi. Benim için uzun zamandır uzaktan takip ettiğim bir sanat  sahnesine içeriden bakabildiğim anlamlı bir deneyim ve bir başlangıçtı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/15/dsf7299enhancednr-151220257ff4f0a4.jpg"/><p><b>2025 boyunca radarınıza  giren, sizi heyecanlandıran yeni sanatçılar veya üretim biçimleri oldu mu?</b></p><p>2025 benim için çok  hareketli bir yıldı. Yoğun seyahatlerim sayesinde farklı coğrafyalardaki üretim biçimlerini yakından görme şansım oldu. Yılın iki ayını Jingdezhen'de, Çin'de geçirdim. Porselenin doğduğu topraklarda olmak, yüzyıllardır  süregelen tekniklerin bugün hâlâ ne kadar ileri bir seviyede uygulandığını görmek beni gerçekten çok etkiledi. Orada pek çok  Asyalı seramik sanatçısını keşfettim ve porselenle ulaştıkları teknik ustalık açıkçası  ilham vericiydi. Ardından Kore'de Cheongju Bienali'ne katıldım. Bu bienalin zanaat ve çağdaş sanatı  bir araya getiren yapısı sayesinde, üretiminde zanaati merkezine alan birçok  sanatçıyla tanıştım. Hem teknik hem yaklaşım anlamında çok güçlü işler gördüm. Son olarak Hindistan'da geçirdiğim süre boyunca da birçok lokal  sanatçıyı keşfetme fırsatım oldu. Hindistan'ın renkli ve yoğun görsel dünyasıyla tanışmak, pratiğimi besleyen başka  bir deneyim oldu. Tüm bunlar bir araya geldiğinde, 2025 benim için farklı kültürlerin  tekniklerini, zanaat anlayışlarını ve çağdaş yaklaşımlarını radarımda bir araya  getiren bir yıl oldu.</p><p><b>Bu yılki üretim süreciniz,  2026 için yeni bir yön veya tema düşündürdü mü? Önümüzdeki  yıl hangi konuları araştırmak istersiniz?</b></p><p>Bu yıl özellikle Çin'de geçirdiğim zamanın ardından üretimim doğal olarak  yeni bir yöne evrildi. "Because Some Things Are  Still Beautiful" ile başlayan  ve "Habitat" serisiyle de bağlantı kuran ama çok daha form odaklı, heykelsi bir  dil geliştirdiğim bir döneme girdim. Eğitimim seramik üzerine  olduğu için, bu süreç aslında seramikçi yönümü  yeniden daha görünür kılan bir üretim hattı açtı. Geleneksel formları  yeniden ele alıyor, onları kendi Habitat dünyamdaki doğaya ait parçalarla bir araya getirerek yeni bir seri  oluşturuyorum. Teknik olarak seramiğin bilindik form geleneği ile benim  organik, doğaya referans veren dünyamın birleştiği bir çizgi diyebilirim. 2026'da da bu yönü devam ettirmeyi planlıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/11/dsc00111copy-11122025d98eecd4.jpg"/><p><b>2026 için Dubai-İstanbul  hattında veya uluslararası alanda planladığınız yeni projeler, sergiler ya da iş  birlikleri var mı?</b></p><p>2026 için şu anda en  net planım Nisan ayında gerçekleşecek Art Dubai. Ona özel bir proje üzerinde çalışıyorum ve hazırlıklarım  devam ediyor. Bunun dışında masada görüştüğüm ve değerlendirilen birkaç proje var ama henüz kesinleşmiş bir  iş birliği ya da program yok. Art Dubai ve Contemporary Istanbul şu an için takvimimde yer alan iki ana etkinlik. 2026'da  kişisel sergi yapmayı planlamıyorum. Bu yılı daha çok yeni başladığım seriyi geliştirmeye  ve üretime daha fazla zaman ayırmaya odaklanan bir dönem olarak görmek istiyorum. Tabii her zaman olduğu gibi, son  anda ortaya çıkan heyecan verici projeler de olabilir</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/melis-buyruk-ile-2025e-yakindan-bakis-1086576</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/15/melis-buyruk-ile-2025e-ya-925_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086569</guid><pubDate>Wed, 10 Dec 2025 15:22:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mandarin Oriental Bosphorus Istanbul: Serkan Yalçınkaya ile Lüksü Yeniden Tanımlayan Sezon”]]></title><description><![CDATA[20 yılı aşkın süredir kültürler arası kazandığı deneyimlerle otelciliği ve lüksü yeniden tanımlayan Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul Genel Müdürü Serkan Yalçınkaya, sezonun ruhunu “rahat şıklık” ve “kişiselleştirilmiş deneyim” üzerine konumlandırdıklarını söylüyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Lüksü duyguda arayan bir lider o. Lüksün detaylarda saklandığını ve misafirin kendini özel hissettiği anlarda anlam kazandığını düşünüyor. Konukların memnuniyetini ise "Bir hizmetten çok, bir duygu" olarak tanımlıyor. İşine ve hayata bu açıdan bakınca da elbette her şey farklı bir boyut kazanıyor. Otelcilik sektöründe 20 yılı aşkın süredir farklı ülkeler ve kültürler arasında deneyim kazanan Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul Genel Müdürü Serkan Yalçınkaya, otelin "Legendary Service" yaklaşımını ve kişiselleştirilmiş deneyim vizyonunu kendi liderlik anlayışıyla buluşturuyor. Yalnızca konaklama sunan bir otel değil, misafirlerinin hayatına dokunan, şehirle bağ kurduran, hatırlandıkça gülümseten anılar biriktiren bir destinasyon yaratma peşinde...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/10/serkanyalcnkaya-101220255ad19de0.jpg"/><h2>Yeni sezonu nasıl tanımlıyorsunuz? Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul'un bu yılki teması nedir?</h2><p> Yeni sezonu oldukça enerjik ve hareketli bir dönem olarak tanımlayabilirim. İstanbul'un uluslararası ilgisinin artması, şehirdeki kültür-sanat ve gastronomi hareketliliği, bu sezonun çok daha iddialı geçeceğini işaret ediyor. Bu yılın ruhunu "rahat şıklık" ve "kişiselleştirilmiş deneyim" üzerine konumlandırıyoruz. Misafirlerimizin hem şehirden kopmadan hem de kendilerini özel hissettirecek atmosferde konaklamalarını istiyoruz. Bu sezon özellikle Boğaz'ın ruhunu daha fazla öne çıkaran açık hava deneyimleri, güçlü gastronomi iş birlikleri ve wellness programlarına ağırlık veriyoruz. </p><h2>Lüks ile sürdürülebilirlik arasındaki dengeyi nasıl yönetiyorsunuz? Sizin hangi yeni adımlarınızı göreceğiz?</h2><p>Sürdürülebilirlik bizim için lüksün bir tamamlayıcısı. Doğru yorumlandığında kaliteli malzeme kullanımı, uzun ömürlü çözümler, yerel üreticiyi desteklemek ve misafire gerçekten samimi bir deneyim sunmak sürdürülebilirliği güçlendiriyor. Benim yönetimimde de bu yaklaşımı daha görünür hale getirmeye çalışıyoruz. Tek kullanımlık plastikleri hayatımızdan çıkarmak, enerji ve su tüketimini azaltan akıllı sistemleri daha aktif kullanmak, yerel ve sürdürülebilir markalarla yaptığımız iş birliklerini artırmak ve özellikle spa ile wellness tarafında doğal içerikli, çevreye duyarlı uygulamaları daha çok öne çıkarmak önceliklerimiz arasında. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/10/mandarinorientalbosp-10122025e9eda7ed.jpg"/><h2>Önümüzdeki yıl için Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul'un stratejik öncelikleri neler olacak?</h2><p>Önümüzdeki 12 ay için üç stratejik önceliğimiz var. İlk önceliğimiz olarak, misafir deneyimini her zamanki gibi en üst seviyede tutmaya ve bunu daha da zenginleştiren, kişiselleştirilmiş dokunuşlarla güçlendirmeye devam edeceğiz. İkinci önceliğimiz, gastronomi alanındaki güçlü çizgimizi aynı yüksek standartlarla sürdürmek ve bu alanda İstanbul'un referans noktalarından biri olmayı pekiştirmek. Üçüncüsü de sürdürülebilirliği operasyonlarımızın doğal bir parçası olarak daha görünür kılmak. Enerji verimliliğinden atık yönetimine, yerel kaynak kullanımından çevreye duyarlı hizmet anlayışına kadar zaten güçlü şekilde uyguladığımız adımları aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. </p><h2>İstanbul gastronomi açısından dolu dolu bir şehir. Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul'un bu tablodaki "lezzet tonu" nedir? </h2><p>İstanbul gerçekten gastronomi açısından inanılmaz zengin bir şehir ve Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul olarak biz de bu canlı tablonun çok özel bir noktasında duruyoruz. Boğaz'ın ruhunu, zarif bir sunum anlayışıyla birleştiren bir lezzet tonumuz var diyebilirim. Bizim yaklaşımımız; şehrin güçlü mutfak kültürünü dünya standartlarındaki servis anlayışımızla buluşturmak. Hem yerel tatları özenle yorumlayan hem de uluslararası mutfakları sofistike bir dokunuşla sunan bir çizgimiz var.</p><h2>Otelin spa'sı ve wellness alanları misafir deneyiminin merkezinde. Bu alanı diğer beş yıldızlı seçeneklerden ayıran en özgün unsur ne?</h2><p> Spa ve wellness deneyimi gerçekten otelin kalbinin attığı yer diyebilirim. Bizi diğer beş yıldızlı seçeneklerden ayıran en temel unsur, sadece bir spa hizmeti sunmak yerine misafire bir "ritüel" yaşatmamız. Boğaz'ın sakinleştirici enerjisini, geleneksel hamam kültürüyle ve Mandarin Oriental'ın dünyaca ünlü bütünsel wellness yaklaşımıyla bir araya getiriyoruz. Misafirlerimiz burada sadece bir masaj almıyor; nefes alma tekniklerinden kişiye özel terapi planlarına, kullanılan doğal içeriklerden alanın atmosferine kadar tamamen bütüncül bir iyileşme deneyimi yaşıyorlar. Bizi farklı kılan şey de; lüksün ötesinde, misafirin zihnine ve ruhuna da dokunan bir denge sunmamız. </p><p><b>Ziyaretçi profiliniz gittikçe çeşitleniyor. Etkinlik alanlarınızı nasıl iş + deneyim paradigmasına göre kurguluyorsunuz?</b><br></p><p>Son dönemde ziyaretçi profilimizin gerçekten çeşitlendiğini görüyoruz. Bu nedenle toplantı ve etkinlik alanlarımızı artık sadece "iş" odaklı değil, deneyimi bütünleyen bir perspektifle de kurguluyoruz. Boğaz'ın benzersiz atmosferi zaten başlı başına ilham verici bir ortam sunuyor; biz de bunu modern teknoloji, doğal ışık alan geniş salonlar ve kişiselleştirilebilir hizmetlerle destekliyoruz. Misafirlerimizin gün içinde verimli bir toplantı yapıp, ardından aynı meka&#770;nın sağladığı konforla keyifli bir molaya geçebilmesini önemsiyoruz. Yani bizde iş ve deneyim birbirini tamamlayan bir bütün oluşturuyor.</p><h2>Otelin aldığı ödüller size ve kurum içi ruha nasıl yansıyor? Ödüller hizmet anlayışında değişikliklere yol açtı mı? </h2><p>Uluslararası ödüller bizim için büyük bir gurur kaynağı. Yaptığımız işin doğru yerde konumlandığını gösteriyor. Dolayısıyla mevcut çizgimizi daha da sağlamlaştırıyor. Operasyon ve hizmet tarafında somut bir değişiklik yaratmıyor; çünkü zaten en yüksek standartlarda çalışıyoruz. Ancak ekibin enerjisini, sahiplenmesini ve detaylara gösterdiği hassasiyeti kesinlikle artırıyor. En değerlisi de verdiğimiz hizmetlerin dünya çapında karşılık bulduğunu görmek. Bu da hepimiz için büyük bir motivasyon oluyor. </p><h2>Bu sene yılbaşı için özel bir gastronomi ya da müzik konsepti hazırladınız mı? </h2><p>Yılbaşı dönemi bizim için her zaman özel bir an demek; İstanbul'un enerjisi, Boğaz'ın manzarası ve misafirlerimizin sevdikleriyle paylaştığı unutulmaz anlar birleşince atmosfer kendiliğinden büyüyor. Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul'da bu dönemi yalnızca bir kutlama olarak değil, "anı özel kılan" bir deneyim olarak tasarlıyoruz. Bu yıl da gastronomiden müziğe, dekorasyondan servis ritmine kadar her detayda özellik ve sürpriz faktörünü öne çıkarıyoruz. Örneğin; 1 Aralık'tan itibaren başlayan "Festive Wonders" kampanyamızla misafirlerimize kışın büyüsüyle Boğaz kenarında zarif bir kaçış alanı sunuyoruz. Gastronomide ise öğle çayından akşam kutlamasına kadar her saatte yılbaşı ruhunu hissettirecek tatlar hazır; yılbaşı menümüz, seçkin tatlı ve ikramlar, özel içecek ve kokteyllerle tamamlanıyor. Ayrıca sahne ve lounge alanlarımızda da canlı performanslara yer veriyoruz, bu sayede misafirlerimiz hem gala havasını hem de samimi bir kutlama deneyimini yaşayabiliyor. Bu yaklaşımla, yılbaşı gecesini yalnızca bir gece olarak değil, "başka bir seviyede karşılanan yeni yıl" olarak konumlandırıyoruz. </p><h2>Günün en sevdiğiniz saati hangisi ve o saatte neler yaparsınız?</h2><p>Günün en sevdiğim saati genellikle sabahın erken saatleri oluyor. Henüz şehir tam uyanmamışken Boğaz'ın üzerinde oluşan o sakinlik ve berraklık bana çok iyi geliyor. Eğer oteldeysem bu saatlerde kısa bir tur atıp ekibimle selamlaşmayı, günün nasıl başladığını hissetmeyi seviyorum. Evdeysem de birkaç dakikalık sessiz bir kahve molası, günün geri kalanındaki tempoya hazırlanmamı sağlıyor. O sakinlik hem düşünmek hem de günü planlamak için en değerli zaman diyebilirim.<br></p><h2>Bir gün boyunca misafir olsanız kendi otelinizde hangi köşeyi seçerdiniz? </h2><p>Kesinlikle Boğaz'a en yakın köşelerimizden birini seçerdim. Özellikle sabah ışığının en güzel vurduğu teraslı odalarımızın ayrı bir büyüsü var. Hem manzaranın verdiği huzur hem de Boğaz'ın o sürekli değişen ritmini izlemek benim için çok değerli. Gün içinde de spa tarafında kısa bir zaman geçirip gerçekten dinlenmeyi tercih ederdim. Çünkü misafirlerimizin hissettiği o sakinliği ve dengeyi, bir yönetici olarak benim de hissetmem önemli. Kısacası; Boğaz'ın verdiği enerjiyle birleşen o dingin alanlar, bir günlüğüne misafir olsam ilk tercih edeceğim yer olurdu. </p><h2>Lüks otellerde görev almak bir anlamda farklı kültürleri tatmak demek. Sizce "tat" sadece damakta mı kalır, yoksa bir duyguya mı dönüşür? </h2><p>Bence tat kesinlikle sadece damakta kalan bir şey değil, doğru deneyimle bir duyguya dönüşüyor. Lüks otelcilik de tam olarak bu yüzden çok özel bir alan. Farklı kültürleri sadece yemekleriyle ya da ritüelleriyle tanımıyorsunuz; o kültürün hayatı algılayış biçimini, davranışlarını, beklentilerini ve hatta sessizliklerini bile öğreniyorsunuz. Misafirin damakta hissettiği lezzet, kokladığı bir aroma ya da duyduğu bir melodi, aslında onun iç dünyasında bir duyguya dönüşüyor. Bizim işimiz de o duyguyu doğru okumak ve misafirin kendisini değerli hissettiği bir an yaratmak. </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/mandarin-oriental-bosphorus-istanbul-serkan-yalcinkaya-ile-luksu-yeniden-tanimlayan-sezon-1086569</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/10/mandarin-oriental-bosphor-353_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086565</guid><pubDate>Tue, 09 Dec 2025 12:20:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yeni Deneyim Alanı]]></title><description><![CDATA[Vakkorama'nın Tersane İstanbul'daki yeni deneyim mağazası, geniş katılımlı bir davetle tanıtılırken, MINI iş birliğiyle hazırlanan kapsül koleksiyon ilk kez ziyaretçilerle paylaşıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yeni-deneyim-alani-1086565</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/09/yeni-deneyim-alani-540_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086561</guid><pubDate>Mon, 08 Dec 2025 20:22:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Tüm Zamanların En İyi ALEM Golden Gala Görünümleri]]></title><description><![CDATA[Yıl boyunca heyecanla beklediğimiz ALEM Golden Gala'ya sayılı saatler kaldı! Cemiyet, sanat ve iş dünyasından birçok ismin katılımıyla reklenen gece, yine takvimin en dikkat çeken anlarına ev sahipliği yapmaya hazır. Biz de, kırmızı halıda iz bırakan tüm zamanların en çarpıcı görünümlerine geri dönüyoruz...]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tum-zamanlarin-en-iyi-alem-golden-gala-gorunumleri-1086561</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/08/tum-zamanlarin-en-iyi-ale-733_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086539</guid><pubDate>Thu, 04 Dec 2025 14:15:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yalıda İtalyan Gecesi]]></title><description><![CDATA[İtalyan moda markası Missoni'nin imzasını taşıyan Montes by Missoni, Esma Sultan Yalısı'nda gerçekleşen özel davetle seçkin isimleri bir araya getirdi. Gecede markanın mimari anlayışı, tasarım vizyonu ve yaşam felsefesi hakkındaki bilgiler konuklarla paylaşıldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/dsassdasd-1086539</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/04/dsassdasd-771_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086538</guid><pubDate>Thu, 04 Dec 2025 13:20:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yeni Yıl Lansmanı]]></title><description><![CDATA[Tersane İstanbul'da düzenlenen Holiday Beautyland konseptli davette, kozmetik markası yeni koleksiyonlarını tanıttı. Davetliler yeni yıl ruhunu yansıtan bir atmosferde, eğlenceli deneyim alanlarında keyifli vakit geçirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yeni-yil-lansmani-1086538</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/04/yeni-yil-lansmani-685_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086537</guid><pubDate>Thu, 04 Dec 2025 12:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ağaçlarla Diyalog]]></title><description><![CDATA[Fotoğrafçı ve yönetmen Murathan Özbek, "Yaşam İçin Ağaç Dikin" projesinden ilhamla ürettiği “Yanıbaşında” sergisini, etkileyici sinematik görsellerin eşlik ettiği özel bir davetle sanatseverlerle buluşturdu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/agaclarla-diyalog-1086537</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/04/agaclarla-diyalog-557_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086535</guid><pubDate>Thu, 04 Dec 2025 12:11:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Rolls-Royce Motor Cars, İstanbul Black Badge Spectre'yi Tanıttı]]></title><description><![CDATA[Alışılmış lüksün ötesinde bir duruş arayan sürücüler için Rolls-Royce Motor Cars İstanbul, markanın yeni modeli Black Badge Spectre'yi özel bir lansman ile otomobil meraklılarının beğenisine sundu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/rolls-royce-motor-cars-istanbul-black-badge-spectreyi-tanitti-1086535</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/04/rolls-royce-motor-cars-is-319_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086534</guid><pubDate>Thu, 04 Dec 2025 11:56:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Işıltılı Gece]]></title><description><![CDATA[Tarihi Pera Palace, yeni yıl öncesinde seçkin isimleri buluşturan bir davete ev sahipliği yaptı. Fransız parfüm markası Maison Francis Kurkdjian'ın ışıltılı kırmızısı ve kristal parlaklığından esinlenilerek hazırlanan gecede, 10'uncu yıl kutlaması gerçekleşti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/isiltili-gece-1086534</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/04/isiltili-gece-745_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086533</guid><pubDate>Thu, 04 Dec 2025 11:43:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Lezzet Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[İsviçreli çikolata markasının düzenlediği davette konuklar sanat ve lezzet dolu bir akşam geçirdi. İnteraktif sanat atölyesinde ise davetliler yılbaşı temalı resimler yaparak, keyifli ve kişisel bir deneyim yaşadılar. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/lezzet-yolculugu-1086533</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/04/lezzet-yolculugu-677_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086532</guid><pubDate>Thu, 04 Dec 2025 11:33:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yaşanmış Hikayeler]]></title><description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı Nüfus Ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Arşiv Daire Başkanı Rabia Babaoğlu, kaleme aldığı “Katıksız” isimli kitabını, Torunlar Center'ın fuayesinde düzenlenen lansmanla okuyucularıyla buluşturdu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yasanmis-hikayeler-1086532</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/04/yasanmis-hikayeler-703_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086531</guid><pubDate>Thu, 04 Dec 2025 11:21:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yıldız Işıltısı]]></title><description><![CDATA[Mücevher tasarımcısı Fatoş Altınbaş, sanat ve tasarımın iç içe geçtiği bir davetle yeni koleksiyonunun tanıtımı yaptı. Davetliler evrenin ritminden ilham alan ve yıldızların parıltısını yansıtan zarif tasarımları yakından keşfettiler.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yildiz-isiltisi-1086531</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/04/yildiz-isiltisi-128_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086530</guid><pubDate>Thu, 04 Dec 2025 11:08:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İnovasyon Ruhu]]></title><description><![CDATA[Başarılı iş kadını Zeynep Bodur Okyay ev sahipliğinde düzenlenen davette konuklar, markanın yenilikçi koleksiyonlarını, tasarım odaklı vizyonunu keşfettiler. Tasarım, mimari ve estetiğin buluştuğu showroom'da davetliler, ilham veren bir deneyim yaşadılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/inovasyon-ruhu-1086530</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/04/inovasyon-ruhu-505_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086529</guid><pubDate>Thu, 04 Dec 2025 10:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Dijital İlişkilere Dair]]></title><description><![CDATA[Güçlü oyuncu Esra Dermancıoğlu'nun yazıp yönettiği oyun izleyiciyle buluştu. Bugünün dijital yalnızlığını, bir kadının geçmişiyle, kendi benliğiyle yüzleşmesini anlatan oyun ayakta alkışlandı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/dijital-iliskilere-dair-1086529</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/04/dijital-iliskilere-dair-840_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086528</guid><pubDate>Thu, 04 Dec 2025 10:47:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İstanbul Park'ta Test Sürüşü]]></title><description><![CDATA[Chery, ciddi bir başarı elde ettiği Türkiye pazarında atağa kalktı. Çinli otomotiv devi, TOSFED İstanbul Park'ta gerçekleştirdiği test sürüş etkinliğinde, iki yeni SUV modeli TIGGO7 ve TIGGO8'i tanıttı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/istanbul-parkta-test-surusu-1086528</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/04/istanbul-parkta-test-suru-466_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086527</guid><pubDate>Thu, 04 Dec 2025 10:23:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[‘Adile'ye Görkemli Gala]]></title><description><![CDATA[Çağan Irmak'ın yönetmen koltuğunda oturduğu, başrolünde Meltem Kaptan'ın yer aldığı  “Adile Naşit” filminin galası, duygu dolu bir atmosferde gerçekleşti. Sinema ve sanat dünyasından yoğun ilgi gören gala akşamında film dakikalarca ayakta alkışlandı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/adileye-gorkemli-gala-1086527</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/04/adileye-gorkemli-gala-716_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086522</guid><pubDate>Wed, 03 Dec 2025 14:41:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Talks Podcast: Serli Keçoğlu]]></title><description><![CDATA[Turkcell Platinum katkılarıyla gerçekleşen ALEM Talks Podcast'e konuk olan tasarımcı Serli Keçoğlu ile modadan dekorasyona, çocukluk yıllarından kızı Pera ile yaşadığı keyifli anlara uzanan keyifli bir sohbet gerçekleştirdik]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Podcast'e <i><b><a href="https://open.spotify.com/show/2UjtwOmg8mVYyxPrnIFmek">buradan</a></b></i> ulaşabilirsiniz.</p><p></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/alem-talks-podcast-serli-kecoglu-1086522</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/03/alem-talks-podcast-serli--535_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086520</guid><pubDate>Wed, 03 Dec 2025 09:44:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Enis Arıkan İle Sahne Işığından Sokak Ritmine]]></title><description><![CDATA[Şehrin geceyi süsleyen ışıkları altında kutlama enerjisi havaya yayılıyor. Elinde hediyeler, yüzünde alışıldık o oyunbaz ifade... Kapıdan çıktığı anda sokak bir sahneye, gece bir oyun alanına dönüşüyor. Enis Arıkan şehrin ritmini yepyeni bir role bürünerek belirliyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Renkli kişiliği, sınırsız enerjisi ve özgün duruşu ile tiyatro sahnesinde devleşen, sosyal medyada eğlendiren, her daim mükemmele kitlenen Enis Arıkan; gece ışıkları, kutlama enerjisi ve Pera sokaklarının büyüsünü hissettiğimiz bir kurguda, hazırlık odasından sokağa uzanan bir yolculuğa çıkıyor ve yeni rolüne hazırlanıyor: Bu kez Enis kendi hayatının başrolünde.</p><p><b>Kendini bulma yolculuğunda tüm macera aslında nasıl başlıyor? Oyunculuğun hayatında bir kariyere dönüşeceğini ilk hangi anda hissetmiştin?</b></p><p>Aslında konservatuvarı bitirdikten sonra en sevdiğim tiyatrolarda rol almak bütün hayatımı değiştirdi diyebilirim. Zaten sadece tiyatro sahnesinde olmak istiyordum... Orada mutluydum ve o sahnelerde oynayabilmek, en iyi metinlerde rol alabilmek, oyunlarımızın ödüllere aday olması ve en değerli ödülleri almak benim yolumu çizdi. Ama oyunculuğun benim için kariyere dönüşeceğini anladığım dönem Craft Tiyatro'da oynadığım "Garaj" oyunuyla oldu sanırım. Oyun normalde haftada iki gün sahneleniyordu ancak seyircinin yoğun talebi sonrası haftada beş güne çıkarıldı. Uzaktan izlediğim, bayıldığım tiyatro oyuncuları beni izlemeye geliyordu, onları seyirci koltuklarında görmek beni inanılmaz heyecanlandırıyordu. Orada dedim ki, "Artık tamam, işte bu an, mesleğimle iç içeyim"</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/03/enisarikan2-03122025fbaffac9.jpg"/><p><b>Senin için oyunculuk gerçekten ne anlama geliyor ve bu yolculuk senin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Kötü işlerde oynadığım zaman mutsuzluğu çok ağır oluyor ama özellikle tiyatro sahnesinde içime sinen projelerde oynadığım zaman çok mutlu oluyorum. Oyunculuk benim için bitmek bilmeyen bir yolculuk. Her yıl, bu sefer ne yapacağım, hangi oyunda rol olacağım diye hep bir hayal peşindesin. Hep sıradakini, ne olacağını, kimi canlandıracağını merak ediyorsun. O bitmek bilmeyen çok heyecanlı bir hikaye benim için.</p><p><b>Özgün, güçlü ve yüksek bir yerden seslenen oyunculuğun var. Kamerada veya sahnede kendini izlerken, oyuncu Enis'in hangi yanları seni etkiliyor ya da şaşırtıyor? Hangi yanlarınla yüzleşiyorsun?</b></p><p>Kendimi izlerken her şeye çok takıldığımı söyleyebilirim. Çok mükemmel odaklı yaşadığım için de olabilir bu. O anda sahnede belki seyircinin fark etmediği ama benim fark ettiğim şeyler olabiliyor. Daha farklı, daha iyisi olsun diye uğraşmak bazen beni hem çok zorluyor hem de hala çok şaşırtıyor -ki mesleğimi ne kadar seviyorum ve ne kadar emek harcıyorum en iyisi olsun diye... Aslında en çok da kendimi yoruyorum, kendime yükleniyorum diyebilirim. Günlük hayatında duygularını çok açık yaşayan biri değilim, o yüzden oynadığım karakterleri canlandırırken bu kadar açık olabilmek, her şeyi söylüyor olabilmek beni çok iyileştiriyor. Belki gerçek hayatta da bana şifa oluyor, bazı duygularla yüzleşmemi sağlıyor... Gerçek hayatta yapamadığım her şeyi sahnede, dizide, sinemada yapabiliyor olmak, beni bir yandan da güçlendiriyor.</p><p><b>Tiyatroda gerçekten ayrı parlıyorsun. Tiyatro eğitimin elbette enerjine yön veriyor ama sence sahneyle olan bu senkronizasyonunun ve karakterlere yüklediğin anlamların temelinde neler var?</b></p><p>Teşekkür ederim öncelikle ama şüphesiz tiyatro eğitiminin bunda katkısı çok büyüktür. Tiyatro sahnesi aslında benim güvenli alanım. Hem yıllarca eğitim almak hem de bu kadar uzun zamandır tiyatro yapmanın da bir rahatlığı ve özgürlüğü var içimde. Açıkçası kendimi hiçbir yerde o kadar rahat, huzurlu, güvende hissetmiyorum. Sahne benim için bir oyun alanı gibi. Yani mesela birçok insan için sahnede olmak ve insanların karşısına çıkmak konfor alanının dışına çıkmaktır ya, benim ise tam konforlu alanım diyebiliriz.</p><p><b>İlk çıkış döneminde "hem komedide hem dramda başarılı" dedirtmek zor iş. Hangisinde daha rahat hangisinde "challenge" hissediyorsun?</b></p><p>Ben çoğu zaman komedi işlerinde yer aldım ama hiçbir zaman komedinin içinde çok mutlu olduğumu söyleyemem aslında. Nedenini bilmiyorum ama dramatik işlerin içinde var olmak beni her zaman daha mutlu eder. Hayatım boyunca hiçbir zaman komedi filmi açayım da izleyeyim diyen biri de olmadım. Dram türü metinlerde, projelerde daha güçlü olduğumu düşünüyorum ya da gerçekten komediye çok büyük bir düşkünlüğüm yok, ondan da olabilir. Evet, insanlarla gülüp eğlenmeyi çok seviyorum ama bir komedi filmi izlemeyi tercih etmedim hiçbir zaman. O yüzden dramatik işlerde var olmak beni daha güçlü hissettiriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/03/enisarikan9-0312202561746afc.jpg"/><p><b>Mimiklerin ve ses tonun da seni sen yapan özelliklerden. Bu yönlerini ne derece "oyuncu enstrümanı" olarak kullanıyorsun? Hareketlerin, enerjin, mimiklerin üzerinden seni bir stereotipe sıkıştırmaya çalışanlar seni yoruyor mu?</b></p><p>Aslında ben ses tonumu hiçbir zaman sevmedim biliyor musunuz? Ama şimdi yıllar geçtikçe fark ediyorum ki insanlar beni görmüyorlar ama sesimi duydukları anda "Aa sesinizden tanıdım" diye dönüyorlar. Onun ne kadar karakteristik bir özellik olduğunu sonradan anladım. Yıllar evvel konservatuvardan hocam Sevinç Erbulak'a "Hocam benim çok tıkanık, çok boğuk bir sesim var'' dediğimde, "Hayır, ne münasebet, seni sen yapan özelliğin bu. Sen o yüzden farklısın ve güzel geliyorsun kulağa, sakın değiştirmeye çalışma ve böyle düşünme" demişti. Hiç unutmam bu dediğini ve gerçekten ben de şimdi bunun beni farklı yapan bir özelliğim olduğunu düşünüyorum.</p><p><b>Profesyonel anlamda oyunculuğa adım attığın ilk sahneye ışınlansan... Bugün geldiğin bu noktadan ona baktığında nasıl hisler kaplıyor içini? Mesela onun yanında dursan kulağına ne fısıldardın?</b></p><p>Bazen böyle geçen yıllarıma bakıyorum; o kadar tiyatro oyunu, seçmeler, hayaller, hayal kırıklıkları, hedefler, düşünceler... Hep direndim, hiç yılmadım. Bence o günkü Enis, bugünkü Enis ile çok gurur duyardı, o yüzden ben de o Enis'e bakıp bugün çok gurur duyuyorum. O güne ışınlansam onun kulağına eğilip "Başaracaksın Enis, diren ve hiç bırakma" derdim.</p><p><b>Bugüne kadar canlandırdığın karakterlerle dolu bir odaya girsen ilk hangisine sarılırdın? Hangisini en çok özledin, ona ne derdin?</b></p><p>"Uçurum" diye bir dizide oynamıştım. Orada otizmli bir karakter vardı. O dönem bu konuyla ilgili eğitimlere gitmiştim ve otizmli çocuklarla çok zaman geçirmiştim. O karakter beni çok yaralıyordu. Sokakta insanlar beni gördüğünde hıçkırarak ağlıyordu ve bu beni daha da derinden yaralıyordu. Çok inanarak yaptığım işlerden biriydi. Çok nadir oyuncuya denk gelir o kadar iyi yazılan roller. Ben de "Uçurum"daki Kutlu karakterini hiç unutmam. O odada onu görseydim hemen gidip sarılırdım ve "Seni çok özledim Kutlu" derdim. Kutlu hep sevgiyi arıyordu, hep sevgi istiyordu benim gibi. "Demek ki bu istek hiç bitmiyormuş hayatım" derdim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/03/enisarikan6-03122025963714c5.jpg"/><p><b>Evet hepimiz merak ediyoruz, eğlenceli görünümünün altında nasıl biri yatıyor? İnsanların seni çok eğlenceli bulması üzüntünü, inişlerini görünmez kılıyor mu zaman zaman?</b></p><p>Aslında hep eğlenceliyim ama o karanlık, kasvetli tarafa düşmemek için de hep uğraşan biriyim. Bu yüzden sosyal medyayı çok kullanıyorum. Sıkıldığım anda kendime bir eğlence yaratıp hayata tutunmaya çalışıyorum. Yoksa bazen gerçekten her şey çok yorucu, üzücü geliyor, ben de o girdabın içine girmemek için hep kendime oyunlar yaratıyorum. O oyunlarla birlikte de hayatı eğlenceli bir hale getiriyorum.</p><p><b>Çocukluğundan bir hatıra çekip çıkarsan ne olurdu?</b></p><p>Rahmetli babam, annemle oturduğunda hep ablamla bana bakıp iltifat ederdi. "Ne kadar güzel, saygılı, terbiyeli; ne değerli çocuklarımız var, değil mi karıcığım derdi. Biz de onlara böyle bakardık. S&#807;imdi geriye dönüp baktığımda ben de babama benziyorum. Herkese sevgi dolu bakıyorum, herkesi övmek, herkesi iyileştirmek istiyorum.</p><p><b>Annenle antidepresan etkili videoların da çok seviliyor. Hatta bizim için seni yeniden tanımlayan bir detay oldu. Sosyal medyadaki renkli kişiliğin tamamen sen misin? Orada, kendin gibi olma cesaretini gösterebildiğin için mi varsın?</b></p><p>İlk başta aslında tamamen ben değildim bence. Korkularım, hatta bazı çekincelerim vardı ama sonra insanların beni yanlış anlamadığını, sevdiğini fark etmek beni gerçekten iyileştirdi. Bu kadar sevildiğimi hissetmek bana çok iyi geldi. DM kutumu açtığımda hep insanların "beni iyileştiriyorsun, bana iyi geliyorsun" diyen mesajlarını okudum. Oradan güç aldım, paylaşımlara devam ettim ve aslında insanlar bunu yazarken onların beni ne kadar iyileştirdiğini düşündüm. Ben onlara iyi geliyordum ama onlar da bana bu mesajlarıyla iyi geliyordu. Bu yüzden sosyal medyanın etkisi hayatımda çok büyüktür; bir sürü korkuyu aşmama sebep oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/03/enisarikan4-0312202537847f77.jpg"/><p><b>Peki ünlü olmasaydın, bugün neyi öğrenememiş olurdun? Görünür olmanın sana kazandırdığı farkındalık ne oldu?</b></p><p>Hiç tanımadığım, tanışmadığım insanların karşılıksız, koşulsuz, samimi sevgisinin insana ne kadar güç veren özel bir şey olduğunu öğrenememiş olurdum herhalde.</p><p><b>Kendi hayatın bir sahne olsaydı, hangi anı cut etmek isterdin? Ve hangisini "yeniden çekelim" derdin?</b></p><p>Babamı kaybettiğim anı atmak isterdim tabii ki hayatımdan.</p><p><b>Oyunculuk dışında seni hayata bağlayan neler var?</b></p><p>Oyunculuk dışında, ailemle, arkadaşlarımla mutlu bir hayat istiyorum. Kedimle, köpeğimle, yeğenimle zaman geçirmek bana çok iyi geliyor. Son dönemde tek istediğim şey ona güzel bir gelecek sağlayabilmek, onu hayallerine kavuşturabilmek, onu okuldan alıp sinemaya götürmek, ona küçük hediyeler alıp, ona sürprizler yapmak. Yeğenim bana ilaç gibi geliyor. Çocuğum varmış gibi artık. Ona göre yaşıyorum.</p><p><b>Tiyatroda sahneye çıkmadan önce seni "o ana" hazırlayan özel bir ritüelin var mı?</b></p><p>İlk oyunda ne yapıyorsam o. Mesela sahneye çıkmadan evvel bir bardak su içiyorsam, her oyunda o suyu içmeden sahneye çıkmıyorum. Bir arkadaşımla sarılıp öpüştüysem ya da bir asistanla, iki yıl boyunca onu öpmeden sahneye çıkmıyorum. Hatta yıllar evvel asistan bir arkadaşım "hadi rast gitsin" deyip sırtıma vurmuştu, sonra ben her oyunda sahneye çıkmadan evvel onun sırtıma vurmasını bekliyordum: "Fulya nerede?" Fulya geliyordu sırtıma vuruyordu, sahneye öyle çıkıyordum. Böyle takıntılarım vardı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/03/enisarikan11-031220255b167879.jpg"/><p><b>Shakespeare, Çehov, Haldun Taner ya da Hamlet, Nina, Vladimir... Tiyatro tarihinden mihenk taşı bir yazar ya da bir karakter ile bir akşam yemeği yeme şansın olsaydı, kimi seçerdin?</b></p><p>Tabii ki Shakespeare'i seçerdim. Onu anlamak, sabahlara kadar dinlemek isterdim. S&#807;u anda da konservatuvarda eğitim veriyoruz. Tekrar en başa dönmüş gibi hissediyorum kendimi. S&#807;ebnem Bozoklu hocalık yapıyor, ben de ona asistanlık yapıyorum. Konservatuvar öğrencilerimiz var ve onlara her Shakespeare oyunu verdiğimizde tekrar çocukluğuma dönüyorum, tekrar o kitapların içine dalıyorum.</p><p><b>Evde özel inziva köşelerin var mıdır? Yorgun bir günün akşamında mesela ya da evde kaldığın bir hafta sonunda, huzurlu atmosferini nasıl yaratırsın?</b></p><p>Evet, odamdaki mumları yakarak güzel aydınlatmalarla salonumu süsleyerek harika bir ortam yaratıp dinlenebilirim. Güzel bir film, güzel bir yemek yeterli benim için.</p><p><b>Seni çocukluğuna taşıyan bir koku var mı peki?</b></p><p>Bütün babaların kullandığı klasik parfümler vardır, onların kokuları hala burnumdan gitmez.</p><p><b>Koku demişken, şu sıralar seni ifade eden imza bir parfümün var mı?</b></p><p>Jo Malone London Cypress &amp; Grapevine. Taze ve odunsu notaları gerçekten tam da bana hitap ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/03/enisarikan7-0312202578b12fe2.jpg"/><p><b>Yılın en ışıklı dönemindeyiz. Bu dönem senin için genellikle nasıl geçer?</b></p><p>En sevdiğim dönem, yılbaşı dönemi. Her yer ışıklanır, rengarenk olur. Bu beni çok mutlu ediyor. Bir de 3 Ocak doğum günüm olduğu için hediyelerle etrafım sarılır. En heyecanlandığım dönemdir. "Benim haftam" derim ona her zaman ve hayatımın en güzel dönemidir. Hele bir de kar yağarsa...</p><p><b>Fotoğraf çekiminde de bir kutlama günü kurguladık. Özel günleri ya da yılbaşı dönemini kutlama ritüellerin var mıdır?</b></p><p>Arkadaşlarımla, sevdiklerimle mutlu mesut yemek yemek, hediyeleşmek, partileşmek.</p><p><b>Bize sürpriz bir haberin oldu, onunla son noktayı koyalım. Yeni talk show programın başlıyor, nasıl bir formatı var?</b></p><p>Çok mutluyum. YouTube'da çok sevdiğim bir kanal olması ve oradan teklif gelmesi beni çok heyecanlandırdı gerçekten. Çok sevdiğim arkadaşlarım konuğum olacak. Benim de çok sevdiğim bir iş talk show. Eğleneceğiz, güleceğiz. Farklı bir formatı var ve genelde yapılmayan bir şey yapıyoruz. Sadece ergenlik üzerine bir program olacak. Onların gençlik hikayelerini, rezilliklerini dinliyorum. Ben de çok eğleniyorum, çok gülüyorum. Ve tabii ki benim ergenliğim de arada konu oluyor. Hepinizi bekliyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/03/enisarikan3-03122025e789e79d.jpg"/><p><b>Enis'in Enleri</b></p><p><b>En çok stalk'ladığın ünlü?</b></p><p>Bu aralar Tate Mcrae sanırım. 22 yaşında şahane şovlara imza atıyor. Sayfasından çıkamıyorum.</p><p><b>Sana gelen en saçma DM mesajı?</b></p><p>Gece kulübüne beni almıyorlar abi, kapıda tanıdığın varsa bizi sokar mısın?</p><p><b>En sık kullandığın kelime?</b></p><p>Zaten...</p><p><b>En cringe bulduğun sosyal medya akımı?</b></p><p>Ben çok gülüyorum çoğuna, cringe bulamıyorum.</p><p><b>En boşuna drama yaptığın an?</b></p><p>Yüzüme Paris filtresi atılmadığı her an çok mutsuzum.</p><p><b>En saçma isim verdiğin wi-fi şifresi?</b></p><p>Turkishactor83</p><p><b>En komik banyoda ağzına takılan şarkı?</b></p><p>Acılara yürüyor korkmuyorum, arada bir kalbini yokluyorum.</p><p><b>Bahane uydurduğun en komik geç kalma hikayen?</b></p><p>Ben hiç geç kalmam, o yüzden millet bana uydurur.</p><p><b>En yanlış kişiye attığını düşündüğün mesaj paniği?</b></p><p>Seda Sayan ile DM'leşirken onun Seda Sayan fan club olduğunu anladığım an.</p><p><b>En saçma şekilde yanlışlıkla beğendiğin fotoğraf?</b></p><p>Dedikodu sayfalarını stalk'larken yanlışlıkla like'lıyorum ama çok akıllı olduğumdan hızla geri alıyorum.</p><p><b>Röportaj:</b> Filiz Şeref Kulu</p><p><b>Fotoğraf: </b>Cihan Alpgiray  </p><p><b>Styling:</b> Eylem Yıldız</p><p><b>Saç: </b>Diyar S&#807;ekel</p><p><b>Makyaj: </b>Selen Kaya / MAC ürünleri ile</p><p><b>Fotoğraf Asistanı:</b> Oytun Akbulut</p><p><b> Styling Asistanı: </b>Sude Atasoy </p><p><b>Makyaj Asistanı:</b> Ebru Yaman </p><p><b>Video: </b>Ardan Güngör, Onur Karakuş</p><p>Mekan için <b>Soho House Istanbul</b>'a teşekkür ederiz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/enis-arikan-ile-sahne-isigindan-sokak-ritmine-1086520</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/03/enis-arikan-184_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086519</guid><pubDate>Wed, 03 Dec 2025 09:21:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[3 ARALIK 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/kapaklar/3-aralik-2025-1086519</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/12/03/3-aralik-2025-131_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086492</guid><pubDate>Sat, 29 Nov 2025 21:08:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Miray Beşli Çapa ile Sanat ve Hayatın Ritimleri]]></title><description><![CDATA[New York seyircisinin ilgiyle izlediği “HardLove” tiyatro oyunu ile başarılı bir performansa imza atan Miray Beşli Çapa, özgür ruhlu göçebe bir ruh. Edinburgh Fringe Festivali'nde de yeteneklerini sergileyen oyuncu; hayata bakışı, tavrı ve tarzıyla bambaşka bir noktadan oyunculuk sanatına kendi dokunuşlarını katıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Hayat boyu çocuksu ruhumu ve çocuk kalbimi korudum" diyor aktris Miray Beşli Çapa. Bu özelliğini biraz da oyunculuk yapmasına borçlu. Göçebe ruhunun izleri de aslında oyunculuktan yansıma yapıyor: "S&#807;u anda sürekli yer değiştiriyorum. Oyuncu olmasaydım ruhumla bu kadar iletişimde olmazdım." İzmirli, özgür ruhlu bu genç kadın, uluslararası ilişkiler eğitimi aldıktan sonra kendine tiyatro ile farklı bir yol çizmiş. S&#807;imdi Türkiye'den Amerika'ya uzanan bir hayat sahnesinde, kendi kurallarına göre yazıp oynuyor.</p><b>Amerika'da tiyatro sahnesine uzanan yol baştan itibaren nasıl örüldü? Tiyatro ve oyunculuk hikayeni başından sonuna birkaç cümleyle nasıl öyküleştirirsin?</b><p></p><p>İnsan ruhunun derinliği ve ne kadar komplike oluşu her zaman benim için çok cazibeliydi. Oyunculuk da insan ruhuyla, psikolojisiyle uğraşmanın, derinlere dalmanın ve zaten içimizde olan birçok karakteri deneyimlemenin en güzel ve en derin yolu... Çocukluğumdan beri rol yapmayı çok severdim. Daha sonra New York'a gidip Actors Studio Drama School'da üç sene tiyatro ve oyunculuk üstüne MFA yani yükses lisans yapınca bu iş benim vazgeçemediğim bir şeye dönüştü. New York'ta çok fazla bağlantım ve arkadaşlarım var. Orası da benim için ikinci ev oldu. Sonra her şey kendiliğinden doğal akışında gelişti.</p><p><b>Uluslararası ilişkiler eğitimi aldıktan sonra tiyatroya yönelmek nasıl bir içgüdüydü?</b></p><p>Çok klasik bir cevap ama ben hep tiyatro okumak ve yapmak istemiştim. Uluslararası ilişkiler çok rahat okuduğum bir bölümdü ve mezun olduktan sonra aslında profesyonel olarak yapmak istediğim şeyin bu olmadığına emindim. İçgüdülerimi her zaman dinlerim ve o noktada da dinledim. New York'a gidip baştan üniversite okudum. New York'ta üç sene tiyatro üstüne yüksek lisans yapmak ve oradaki deneyimin tamamı hayatta yaptığım en iyi şeylerden biriydi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/29/ert8137kopya-29112025aa0a0387.jpg"/><p><b>Oyunculuk adımlarını atarken daha çok cesur mu, şanslı mı yoksa azimli miydin? Bugün Soho Playhouse New York'ta sahnede olmanın sence hangi karakter özelliğinle bağlantısı var?</b></p><p>Hep içgüdülerimle hareket ederim. Genel olarak da hayatta şanslı bir insanım; bunun için şükrediyorum ve değerini biliyorum. Ama New York'ta şu an oyun yapıyor olmam sanırım biraz cesaretle ilgili. Mantıklı düşünmedim, sadece sezgilerimi dinledim ve oynamaya başladım.</p><p><b>"HardLove" oyunu senin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Benim için çok önemli bir proje. Amerikan-Türk ortak yapımı bir iş. HardLove'ı Actors Studio Drama School'da öğrenci olduğum dönemden arkadaşım Cihangir Duman yönetiyor. Cihangir şu anda Actors Studio Drama School'un genel başkanı ve orada düzenli olarak yönetmenlik dersleri veriyor. Çok zeki ve yetenekli biri. Karşımda ise yine Actors Studio Drama School mezunu Amerikalı oyuncu Chandler Stephenson var. Cihangir bizi audition, yani seçmeler yoluyla bir araya getirdi ve çok iyi oldu. Bu projenin yapımını Rue De Pera Films'in ortak kurucuları ve yapımcıları Aylin Çobanoğlu ile Ayça Çobanoğlu üstlendi. Aylin çok vizyoner ve zeki biri. Harika bir ekiple çalışıyorum, bu açıdan kendimi çok şanslı hissediyorum. "HardLove" oyununun yazarı Anıl Can Beydilli; son derece parlak ve yetenekli bir yazar, aynı zamanda da bir yönetmen. Oyun, şu anda İstanbul'da Anıl Can'ın yönetimiyle orijinal adı olan "HardLove" ismiyle sahneleniyor. Oyunun Türkçe'den İngilizce'ye çevirisini Esin İleri yaptı. Ardından Esin ile birlikte İngilizce çeviriyi ele alıp oyunu Amerikan izleyicisi için adapte ettik. Bu süreçte Anıl Can bize izin verdi ve büyük destek sundu. Oyunu izlediğimde, "Bu oyun New York'ta da harika olur" diye düşündüm. Seyhan Musaoğlu isimli bir arkadaşımla izlemiştik; onun da projede büyük emeği var. Seyhan grafik tasarımcımız, aynı zamanda sanatçı; Edinburgh Fringe'de yürütücü yapımcılık yaptı. O gün Seyhan'a "Aslında bu oyun Amerika'da müthiş olmaz mı?" dedim ve bu cümleden altı ay sonra HardLove, Amerikan izleyicisi için uyarlanmış haliyle Soho Playhouse'da sahnelenmeye başladı. New York seyircisi oyuna bayıldı. İnanılmaz güzel geri dönüşler aldık. Mayıs ve Haziran aylarında oyunu kapalı gişe oynadık. Hatta oyun o kadar ilgi gördü ki, Haziran ayında gösterimleri uzattık. Amerikalılar oyunu beklentimizin üzerinde sevdi diyebilirim.</p><p><b>Oyun, dünyanın en büyük sanat festivallerinden biri olan Edinburgh Fringe Festivali'nde de sahnelendi. Süreçten bahseder misin biraz? Peki bu uluslararası deneyim sana neler kazandırdı?</b></p><p>"İyi ki yapmışız" dediğim bir deneyim oldu. İskoçya, Edinburgh, Ağustos ayında bile inanılmaz soğuktu; açıkçası donduk. Ağustos'ta polar montla gezmek benim için bir ilkti. Çok yaratıcı sanatçılarla ve dünyanın her yerinden gelen tiyatro ekipleriyle tanıştık. Çok yetenekli oyuncuların performanslarını izledik. Chandler ile birlikte oyunu 16 kez üst üste, her gece Greenside Ivy ve Lime stüdyolarında sahneledik. Oyun her gece gelişti ve büyüdü. Her gece sahneye çıkmak, oyunu yeniden yaratmak ve yaşamak müthiş bir deneyimdi. Seyirciden ve Edinburgh'daki tiyatro eleştirmenlerinden çok güzel yorumlar aldık. Bu da bizi mutlu etti ve New York'a dönüp oyunu tekrar sahnelememiz için cesaret verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/29/ert7879kopya-291120250295c911.jpg"/><p><b>Yabancı bir ülkede, ana dilin olmayan bir lisan ile tiyatro oyunu sahnelemenin en keyifli ve varsa zor yanları neler? Sohbet ederken "Amerika'da yaş sorulmaz, kaç gösteriyorsan onu oynarsın" dedin. Başka ne gibi detaylar oyunculukta sana motivasyon oluyor?</b></p><p>Dil değişince bence karakter de tabii otomatik olarak değişiyor; aurası, enerjisi ve duruşu değişiyor en başta. Bu bedene yansıyor. Bunlar kesin etkili evet ama benim için asıl önemli olan o karakteri anbean gerçekten yaşamak olduğu için, açıkçası ne dil konuştuğumun çok da önemi yok. Beni karakterin ruhuna ve iç dünyasına ulaşmak ilgilendiriyor. O yüzden İngilizce oyun oynamanın bir zorluğu yok. Zaten New York'ta okudum ve daha önce de New York'ta Off-Off Broadway oyunlarda sahneye çıktım. İngilizce oyun oynamaya çok alışkınım. HardLove, yabancı bir kadınla Amerikalı bir erkeğin ilişkisini anlatıyor. Ben aksanlı olduğum için yabancı rollerde oynuyorum. Bundan da çok mutluyum. Oyuna gelip izleyen Türkler, "Uluslararası alanda bir Türk kadınının ilk defa bu şekilde gösterildiğini gördük" dediler. Çünkü bizde genelde yurt dışında Türkler, dram ve geleneksel rollerde oluyor. Bu oyundaki kadın karakter özgür ruhlu, cesur ve de Türkiye'de genelde ele alınan karakterlerden çok farklı bir duruşa sahip. Oyun kadın-erkek ilişkilerine daha farklı bir bakış sunuyor ve geleneksellik duvarını yıkıyor. Oyun bir kara komedi. Bir Türk kadını olarak daha değişik bir rolü uluslararası alanda oynamak beni çok motive ediyor. Ve evet, yaş konusu... Amerika'da kaç yaşında gösteriyorsanız ya da o karakterle özdeşleşebiliyorsanız o rolü size veriyorlar. Ama Türkiye'de ilk soru "Kaç yaşındasın?" ve gerçek yaşın dışındaki diğer yaşlara pek fırsat tanınmıyor. Bu da aslında oyuncuyu kısıtlıyor. Oyunculuk zamanla derinleşen, demlenen ve daha iyi algılanan bir şey. Yıllar geçtikçe her şey bir kıvama geliyor. Ama Türkiye'de genelde çok genç yaşlardaki oyunculara daha çok fırsat veriliyor ve belli bir yaştan sonra oyuncuların iş bulması zorlaşıyor. Bu açıdan Amerika'da iş yapmak özgürleştirici. Kafa yapıları kesinlikle bizim ülkemizden çok farklı. Yaş sınırlayıcı bir şey olmamalı, özgürleştirici bir şey olmalı. Ama şu da gerçek ki, oyunculuk yapmak her yerde hem çok zor hem de çok keyifli bir serüven. Her yerin artısı eksisi de farklı. Amerika'da oyunculuk yapmak iyi, Türkiye'de kötü gibi bir şey asla algılanmasın; o zaman kendimi çok yanlış ifade etmiş olurum. Her yerin çok fazla avantajı ve dezavantajı var. Ve bence dünyanın her yerinde bu mesleği yapmak dünyanın en zor işi. Göründüğünden ve algılandığından çok farklı bir yolculuk bu.</p><p><b>Oyundaki karakterin ChiChi, kaotik ve özgür ruhlu, sıra dışı yaşam enerjisiyle monoton hayatından sıkılmış, sadece düzen ve işi arasında sıkışıp kalmış Theodor'u tamamen merkezinden sarsıyor ve onu değişime zorluyor. Bu karakteri canlandırırken tamamen Chi misin, yoksa Miray'dan parçalar da taşıyor musun?</b></p><p>"Chi" aslında "yaşam enerjisi" demek ve karakterim ChiChi oyundaki yaşam enerjisi. Oynadığım her karakterde, hem o kurgu karakter hem Miray vardır. Hepsi benim ruhumdan çıkmış ve yaratılmış karakterler. ChiChi'nin şartlarındaki bir Miray nasıl olurdu diye yola çıkıyorum ilk olarak ve sonra yaratım süreci başlıyor. ChiChi bana çok büyük farkındalıklar katıyor, ben de ChiChi karakterini yaratırken ruhum ChiChi'ye katmanlar ekliyor ve karakteri derinleştiriyor. İkisi birbirini besliyor ve uyandırıyor aslında. Sahnede ikisi bir oluyor. Oyunculuğu bu yüzden seviyorum. Kendini ve diğer insanları derinden tanımakla ilgili şahane bir serüven. Sonu da yargısızlık. Tüm karakterler bizim içimizde; başka insanları yargılamak gereksiz. Herkesi aslında bulunduğu noktaya, şimdiye kadar yaşadığı olaylar ve yaşam koşulları getiriyor. Empati ve yargısızlık için müthiş bir farkındalık sunuyor oyunculuk. Her gece o sahneye çıktığımda da kesinlikle sahneye ve o gece oyunu izleyen izleyicilere kendi ruhumdan parçalar bırakıyorum. Bence işin güzel kısmı da kesinlikle bu.</p><p><b>Bir rol bitip alkışlar durduğunda, sende o sessizlik nasıl yankılanıyor?</b></p><p>"Bu gece de yaptım" diyorum. Oynadım. Oldum. Değiştim, dönüştüm. Baştan yarattık. S&#807;ükrediyorum. O gece oyun bize göre iyi de geçse kötü de geçse ben şükrediyorum. O geceki oyunu ve duyguları onurlandırıyorum, kutsuyorum. İyi ya da kötü diye bir şey yok aslında, o da illüzyon. O gece sahnede gerçek bir hayat yaşandı ve bitti. Her türlü onurlandırılmayı hak ediyor. Sahnede yaşananlar çoğu zaman hayatın kendisinden gerçektir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/29/ert7792-291120252e4bbd52.jpg"/><p><b>Sahnede seni kendi merkezinden sarsan bir an yaşadığın oldu mu hiç?</b></p><p>Oluyor, hep oluyor. Sağlıklı ölçülerde oluyor bu ve o yüzden de oyunculuğu seviyorum. Beni sarsıyor, uyandırıyor, dönüştürüyor. Bazen kendi hayatımla ilgili farkındalıklar getiriyor. Başka bir insanın (karakterin) hayatı kesinlikle beni merkezimden sarsıyor ama daha sonra daha güçlü bir şekilde kendi merkezime geri geliyorum.</p><p><b>Özgürlük senin için nedir? Sahnede olmak mı, sahneden inmek mi? Yoksa ikisi arasında bir yerde mi?</b></p><p>Özgürlük benim için kendin olmak, kendin olma cesaretini göstermek. Başkalarının fikir ve yargılarının seni hapsetmemesi özgürlük bence. Sahnede olmak, doğru kişilerle çalışıyorsam çok büyük özgürlük. Sahneden indiğimde de, hayatın içinde de özgürlük benim için çok önemli. Hayatta kendi gerçeğini yaşamaktan daha önemli ne var ki? Özgürlük ve kendi ruhuna sadık olarak kurulmuş bir hayat bence insana en çok tatmin verecek şey. Hiçbir statü ya da maddesel şey bunu geçemez. Hiçbir onaylanma ihtiyacı için özgürlükten vazgeçmeye değmez. Kendi gerçeğini yaşamayan insanın sonunda yaşayacağı şey bence "iç ölümü"dür.</p><p><b>Oyunculuk yapmasaydın, seni bugün sen yapan hangi özelliğin olmazdı?</b></p><p>Nomad, hippi gibi göçebe yaşamazdım. S&#807;u anda sürekli yer değiştiriyorum. Ruhumla bu kadar iletişimde olmazdım. Hayat boyu çocuksu ruhumu ve çocuk kalbimi korudum. Bana yaşam enerjisi veriyor, beni heyecanlandırıyor. Oyunculuk bana bunları sağladı. Toplumun dayattığı kuralların birçoğuna çocukluğumdan beri isyanım vardı. Oyunculuk bu isyanın hiç bitmemesini sağlıyor. Her oyunda, her karakterde bir başkaldırı ve "normal" kabul edilene bir sorgulama var. "Rebel" olmayı hiç bırakmadım. İçimde hep bir ateş yandı, ha&#770;la&#770; yanıyor. Oyunculuk yapmasaydım belki daha çok "büyürdüm", belki daha ehlileşirdim. Oyun oynamak çocuk ruhumu korumamı sağlıyor. Hassaslığımla ve kırılganlığımla temas etmemi sağlıyor. Sertleşmiyorum. Naif, saf yanımı besliyorum. Saflık bence oyuncunun ışığı.</p><p><b>Eminim sanatın farklı kollarına da uzanıyorsundur ve ilgin vardır...</b></p><p>Sanatın tüm dallarına bayılıyorum. Hepsi duyguların ve ruhun ifade edilişi bence; sadece formatları farklı.</p><p><b>Sanat senin için bir ifade biçimi mi, bir kaçış mı, yoksa bir yüzleşme mi?</b></p><p>Bir yüzleşme ve ifade biçimi diyebilirim. Oynadığım tüm karakterler beni kendi gerçeğimle yüzleştiriyor.</p><p><b>Bugüne dek izleyip çok sevdiğin, etkisinde kaldığın, seni büyüleyen tiyatro oyunu hangisi oldu?</b></p><p>Çok fazla var ama en son Edinburgh'da Edinburgh Fringe Festivali'nde "The Nature of Forgetting" diye bir oyun izledik. Sözsüz bir oyundu. Unutmakla ilgiliydi. İngiliz bir fiziksel tiyatro grubunun oyunuydu. Bedenle yapılan bir şiirdi adeta. Oyuncular bedenleriyle var olarak ve hareket ederek bize şiir yazdılar sanki. Çok sıra dışı ve etkileyiciydi. Bir parça sanat eseriydi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/29/ert7883kopya-29112025daa9c26d.jpg"/><p><b>Son izlediğin oyun hangisi?</b></p><p>Edinburgh'da Los Angeles'tan gelmiş bir tiyatro grubunun "Role Play" isimli oyununu izledim en son. Tek kişilik bir oyundu, oyuncu Cameron çok başarılıydı. S&#807;imdi tekrar Los Angeles'ta oynamaya devam edecekler. Gerçekten etkileyiciydi.</p><p><b>Shakespeare, Çehov, Haldun Taner ya da Hamlet, Nina, Vladimir... Tiyatro tarihinden mihenk taşı bir yazar ya da bir karakter ile akşam yemeği yeme şansın olsaydı, kimi seçerdin?</b></p><p>Anton Çehov diyebilirim buna. Bütün oyunlarını çok severek okudum ve izledim. Hayranıyım. İnsanların zaman geçtikçe ve içinde bulunduğu şartlarda, toplumun dayatmalarıyla yaşarken nasıl "iç ölümüne" uğradığını o kadar ustalıkla gösteriyor ki. Bir de bu kadar dramatik şeyleri aslında bir komedi gibi anlatıyor. İnanılmaz farkındalıklı bir yazar. Çok özel birisi. İnsanı ve insan ilişkilerini ne kadar gerçek gösteriyor bize. Klasik yazarlardan en çok onun yazdığı metinlerle bağ kurabiliyorum sanırım. Enteresan ki, hiçbir yazdığı karakteri de henüz oynamadım.</p><p><b>Profiline yazacak olsan kendini beş kelimeyle nasıl anlatırsın?</b></p><p>Özgür ruhlu (ateş), dünya vatandaşı, adil, yargısız, geleneksellikten uzak ve bir de gezgin/göçebe ruhlu (hava). Sanırım altı oldu, pardon.</p><p><b>Modayla aran nasıl? Modaya dair seni en çok heyecanlandıran gelişme, trend, akım hangisi?</b></p><p>Tiyatrocuların pek modaya ilgisi yoktur. Bense modaya çok ilgi duyarım, hem de çocukluğumdan beri. Kıyafetler de bence bir kendini ifade biçimi. İnsan kendi ruhunu modayla da yansıtabilir ve giyinirken çok keyif alabilir. Bu da ayrı bir yolculuk. Renkli, değişik, iddialı kıyafetler giymekten çok küçük yaşlarımdan beri keyif alırım. Kıyafetlerle ve renklerle oynarım. Kadınların kendilerini en feminen hissettiği şekilde giyinmelerini desteklerim hep. Kıyafet konusunda tutuculuktan hoşlanmam. Herkesin özgürce, nasıl mutlu oluyorsa onu giymesini desteklerim. O "davete" uygun olup olmaması bile önemli değil. Önemli olan benim için o gün onu giymek istemiş olmam. Bir bahane bulurum ve istediğimi giyerim. Kıyafet konusunda cesur olduğumu söyleyebilirim. Hippi, bohem ve özgür tarzdaki kıyafetler de en sevdiklerim. Bir de markası benim için hiç önemli değildir. Kıyafette marka değil ruh arıyorum aslında. Sıra dışı olması, hikayesi önemlidir. Dünyanın değişik yerlerinden, gezdiğim yerlerden bulduğum, markasız ama otantik, orijinal parçaları çok alırım ve severek giyerim ya da kullanırım. Kim ne düşünür, bu buraya uygun mudur, bunları hiç düşünmem. Giyinirken kendi zevk almama ve hissettiğime odaklanırım. Bu da bir oyun.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/29/ert7582kopya-29112025b9777037.jpg"/><p><b>Seni tekrar tekrar kendine çeken bir şehir var mı?</b></p><p>Bu benim için uzun zamandır New York oldu. Dünya şehri. Herkesin kendini özgürce ifade edebileceği bir alan açıyor çünkü. Brezilya, Rio'ya çok çekilirdim, geçen ay sonunda gitme fırsatını buldum. Çok vahşi bir yer.</p><p><b>Sıradan bir günün nasıl geçer?</b></p><p>Spor yaparım, sağlıklı beslenirim, ailem ve arkadaşlarımla olan ilişkilerime çok önem veririm, film izlerim, kitap okurum, oyun okurum, o an elimde ne iş varsa onunla ilgili çalışırım, hazırlanırım. Spor yapmak hayatımın önemli bir parçasıdır, hem bedenime hem de mentalime çok iyi geliyor. Sağlıklı yaşamı önemserim. Yeni projeler üretmek için girişimlerde bulunurum. Epey çalışkan biriyim. Küçükken okuldayken de hep öyleydim. Her gün çalışacak, kendime katacak bir şey bulurdum. Arkadaşlığa çok değer veririm, arkadaşlarımı hiç ihmal etmem. Arkadaş konusunda inanılmaz şanslıyım; bana kardeşim gibi destek olan, beni anlayan ve gören, gördüğü şeyi seven çok iyi dostlarım var. Buna şükrediyorum.</p><p><b>S&#807;u sıralar seni heyecanlandıran yeni projeler var mı? Türkiye'de de seni izleyeceğiz değil mi?</b></p><p>Türkiye'de önümüzdeki yaz bir uzun metraj bağımsız film projem olacak. New York'ta 6 Kasım'da Soho Playhouse'da oyunumuz HardLove tekrar başladı. Edinburgh Fringe Festivali'ndeki başarısından sonra yine New York'ta oynanması planlandı. Her Perşembe ve Cuma oynuyoruz. Çok heyecanlıyım. HardLove oyunuyla Los Angeles ve Londra'da tur yapma ihtimallerimiz var. Londra'daki bir sahneden teklif aldık. Ayrıca New York'ta çekilmesi planlanan bir web series, internet kısa dizisinde oynayacağım. S&#807;u an onun hazırlıkları yapılıyor. Umarım bir engel çıkmaz. Çok heyecanlıyım. Macera hiç bitmesin.</p><p><b>Makyaj Sanatçısı: </b>Deniz Muştu</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/miray-besli-capa-ile-sanat-ve-hayatin-ritimleri-1086492</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/29/mirac-besli-capa-308_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086486</guid><pubDate>Fri, 28 Nov 2025 19:23:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Amalfi Esintileri]]></title><description><![CDATA[“Dünyada İtalyan Mutfağı Haftası” kapsamında Müze Evliyagil'in sanatla iç içe ortamında, Amalfi temalı bir gece düzenlendi. Diplomatik temsilcilerin katıldığı gecede davetliler, Amalfi kıyılarından ilham alan lezzetler ve müzik eşliğinde eğlenceli saatler geçirdiler. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/amalfi-esintileri-1086486</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/28/amalfi-esintileri-821_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086485</guid><pubDate>Fri, 28 Nov 2025 19:02:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yeni Yıla Merhaba]]></title><description><![CDATA[Boğaz'da konumlanan lüks otel, düzenlenen Yılbaşı Ağacı Işıklandırma etkinliğiyle yeni yılın en renkli dönemine “merhaba” dedi. Davetliler, yeni yıl temasından ilham alan özel tatlar ve canlı müzik performansı eşliğinde keyifli vakit geçirdi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yeni-yila-merhaba-1086485</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/28/yeni-yila-merhaba-557_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086484</guid><pubDate>Fri, 28 Nov 2025 18:55:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Lezzet Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Yeni yıla sayılı günler kala değişik konseptlerde düzenlenen davetler, sosyal yaşama renk ve lezzet katarken, Japon restoranın menüsü de özel bir tadım etkinliğiyle tanıtıldı. Uzak Doğu mutfağını yeniden yorumlayan lezzetler beğeni topladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/lezzet-yolculugu-1086484</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/28/lezzet-yolculugu-255_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086480</guid><pubDate>Fri, 28 Nov 2025 18:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Lexus LM ile Keyifli Yolculuk]]></title><description><![CDATA[Lexus LM ile uzun soluklu bir yolculuğa çıkıyoruz. Birbirinden değerli isimlerle en sevdikleri köşelere doğru yol aldığımız Lexus LM'in konuğu Elif Dürüst oldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/lexus-lm-ile-keyifli-yolculuk-1086480</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/28/lexus-lm-ile-keyifli-yolc-180_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086479</guid><pubDate>Fri, 28 Nov 2025 17:55:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Lüks Stil]]></title><description><![CDATA[Aslı Gümüşel Şen, zarif stiliyle şekillendirdiği koleksiyonu, modaseverlerin beğenisine sundu. Koleksiyonda şehirli, modern, sade ama iddialı parçalar dikkat çekti. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/luks-stil-1086479</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/28/luks-stil-935_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086477</guid><pubDate>Fri, 28 Nov 2025 17:43:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zamansız Güzellik]]></title><description><![CDATA[Yaratıcı ve kreatif yönünü birçok disiplin ile iş kolunda hayata geçirdiği projelerle ortaya koyan Arzu Sabancı, Türkiye'nin köklü kozmetik markasıyla özel bir koleksiyon hazırladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/zamansiz-guzellik-1086477</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/28/zamansiz-guzellik-243_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086475</guid><pubDate>Fri, 28 Nov 2025 17:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sanatsal Değerler]]></title><description><![CDATA[“1. Uluslararası İpek Yolu'ndan Anadolu'ya Yaşayan Miras: Motiflerimiz Sempozyumu” gerçekleşti. Özel Gülsüm Güral Müzesi'nde yer alan Kütahya Dane Oyaları Sergisi de sanatseverlerle buluştu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sanatsal-degerler-1086475</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/28/sanatsal-degerler-169_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086473</guid><pubDate>Fri, 28 Nov 2025 17:21:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Porselenin İzinde: Tuba Önder Demircioğlu ile “Karşılaşma” Üzerine]]></title><description><![CDATA[Tuba Önder Demircioğlu, porselenin kırılganlığı ve direncini ustalıkla birleştirdiği heykelleriyle varoluşun temel anlarından biri olan “karşılaşma” kavramını sorguluyor. 18 Kasım ile 28 Aralık 2025 tarihleri arasında Decollage Art Space'te gerçekleşecek yeni sergisi “Karşılaşma” üzerine yaptığımız röportajda, sanatçının üretim sürecini, porselenle kurduğu ilişkisini ve serginin felsefi arka planını konuştuk.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Karşılaşma başlıklı serginiz varoluşun temel  anlarından biri olan temasa odaklanıyor. İlk karşılaşma anını, sizi  yola çıkaran o ânı nasıl tarif edersiniz?</b></p><p>Benim için her şey bir karşılaşmayla  başlıyor. Bu bir kişi, bir an, bir duygu ya da bir nesne olabilir. O anda  ortaya çıkan duygu, bu sergideki işlerin oluşum sürecinde beni en çok harekete  geçiren şey oluyor. Her insanın karşılaşma anı kendi birikimiyle,  duygularıyla şekilleniyor, özellikle sanat üreten kişilerde bu  yoğunluk çok daha belirgin. Benim çıkış noktam da tam olarak bu: karşılaşmanın  yarattığı o yoğunluk ve onu dönüştürme arzusu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/28/soulcollectionbondin-28112025edf0bbef.jpg"/><font size="2"><i>Soul Collection - Bonding Ming Porcelain - 1250 C 45x27x42 cm</i></font><p></p><p><b>Porselen, kırılgan ama aynı zamanda dirençli  yapısıyla işlerinizde önemli bir yer tutuyor. Bu malzemenin sizin için en zorlayıcı ve en  ilham verici yanları neler?</b></p><p>Porselen serbest teknikte şekillendirmesi zor  bir malzeme, özellikle büyük formlara çıktığınızda süreç daha da karmaşıklaşıyor.  Ama aynı zamanda düşüncelerimin saflığını, geçirgenliğini ve inceliğini  çok iyi taşıdığına inanıyorum. 1250°C'de pişen porselen hem çok narin hem de beklenmedik kadar dirençli. Bu zıtlık,  benim insanın hayata karşı duruşuna dair hissettiğim şeyleri tam olarak yansıtıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/28/soulcollectionintoth-281120255e0f2987.jpg"/><font size="2"><i>Soul Collection -  Into the Void - Black Porcelain - 1250 C  - 50x36x30 cm </i></font><p></p><p><b>Rollo May'in "yoğunlaşma ve bağlanma" fikri sanat pratiğinizde nasıl karşılık  buluyor? Bu ânı üretiminizin neresinde hissediyorsunuz?</b></p><p>Ben her zaman geceleri çalışmayı tercih  ediyorum, konsantrasyonum o zaman çok daha yüksek oluyor. Önce bunun nedenini  hiç sorgulamamıştım ama sonra fark ettim ki düşüncelerimle baş başa kalınca  odaklanmak ve onu forma dönüştürmek benim için doğal bir  ihtiyaç. Sanatçı sadece üretim yapan değil, aynı zamanda araştıran, düşünen,  sorgulayan biridir. Tüm bu yoğunlaşmalar üretime dönüşüyor.  May'in bahsettiği yoğunlaşma ve bağlanma hâli, tam olarak benim pratiğimin  merkezinde duruyor.</p><p><b>Eserlerinizle aranızda nasıl bir diyalog  var? Siz onlara şekil verirken onlar size ne söylüyor?</b></p><p>Çalıştığım malzeme zor olduğu için aslında biçim  verme süreci tam bir karşılaşma hâli. Ben malzemenin sınırlarını zorlayarak  formlar oluşturmaya çalışıyorum, o ise kendi doğası gereği bana  direniyor. Bu mücadele içinde ortak bir yol buluyoruz ve aslında hem malzeme  hem ben aynı anda şekilleniyoruz.</p><p><b>İzleyiciyle kurduğunuz sessizlik... Bu  sessizlik sizin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Ben duygu ve düşüncelerimi işlerimle ifade  ediyorum. İzleyicinin onlarla karşılaştığı o sessiz anı birlikte paylaşmak,  bence işin en doğru ve en doğal kısmı. Sessizlik burada bir boşluk değil,  izleyiciyle kurulan ortak bir alan.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/28/soulcollectionpassif-2811202565d02817.jpg"/><font size="2"><i>Soul Collection -   Passiflora - Ming Porcelain - 1250 C  - 41x48x43 cm </i></font><p></p><p><b>Levinas'ın karşılaşmayı "etik bir olay" olarak  tanımlaması üretiminizi nasıl etkiliyor?</b></p><p>Etik benim için çok temel bir konu. Bir sanatçının hem üretiminde  hem de hayata bakışında etik ilkelere bağlı kalması gerektiğini düşünüyorum.  Karşınıza her an ummadığınız şeyler çıkabiliyor, ama durumu kolaylaştıracak  davranışlara yönelmek yerine kendi etik duruşunuzu korumak bana daha doğru geliyor.  Bu yüzden çalıştığım tüm projelerde etik kurallarıma sadık kalmayı seçiyorum.  Levinas'ın karşılaşmayı etik bir olay olarak tanımlaması, benim sürecimle çok  paralel.</p><p><b>Karşılaşma anını bir dönüşüm mü yoksa  bir kırılma anı mı olarak görüyorsunuz? Bu anın içindeyken kendinizi nasıl  konumlandırıyorsunuz?</b></p><p>Aslında ikisi de olabilir. Kiminle, neyle ya da  nasıl bir şeyle karşılaştığınıza göre bu an değişiyor. Sanırım işlerimde bu kadar  yoğun duygu olmasının sebebi, hayatın içinde birden fazla karşılaşma anının üst üste  birikmesi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/28/soulcollectionshades-281120252320ccbc.jpg"/><font size="2"><i>Soul Collection  - Shade - Stoneware  - 1250 C - 54,5x40x36 cm </i></font><p></p><p><b>Porselen dışında çalışma pratiğinizde yer  alan başka medium'lar var mı?</b></p><p>Porselenin yanı sıra kâğıt üzerine sulu boya çalışmalarım,  tarama işlerim ve epoksiyle oluşturduğum duvar heykellerim de bulunuyor.</p><p><b>Gelecek projelerinizden bahseder misiniz? Üzerinde çalıştığınız  veya planladığınız yeni işler neler?</b></p><p>Decollage Art Space'te gerçekleşecek Karşılaşma isimli solo sergimden sonra, aralık başında  New York'taki galerimle birlikte Context Art Miami'ye katılacağım. Hemen ardından ocak ayında London Art Fair var. Mayısta  ise yine Londra'da gerçekleşecek Ceramic Art London'da izleyiciyle buluşacağım.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/porselenin-izinde-tuba-onder-demircioglu-ile-karsilasma-uzerine-1086473</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/28/porselenin-izinde-tuba-on-262_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086468</guid><pubDate>Fri, 28 Nov 2025 15:56:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sağlık Sırları]]></title><description><![CDATA[Azerbaycan'dan gelen sağlık metodu İstanbul'da düzenlenen bir davetle cemiyetin ünlü simalarına tanıtıldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/azerbeycandan-gelen-guzellik-1086468</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/28/azerbeycandan-gelen-guzel-328_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086459</guid><pubDate>Thu, 27 Nov 2025 14:46:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Talks Podcast: Çağatay Odabaş]]></title><description><![CDATA[Turkcell Platinum katkılarıyla gerçekleşen ALEM Talks Podcast'e konuk olan sanatçı Çağatay Odabaş ile çocukluğundan bugüne uzanan hayallerini, filmlere olan tutkusunu ve sanat yolculuğunu konuştuk ]]></description><content:encoded><![CDATA[Podcast'e <i><b><a href="https://open.spotify.com/episode/4TryssXQSaywn9jOixorlK">buradan</a></b></i> ulaşabilirsiniz.<p></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/alem-talks-podcast-cagatay-odabas-1086459</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/27/alem-talks-podcast-cagata-332_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086456</guid><pubDate>Thu, 27 Nov 2025 11:33:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Çaba Derneği ile Yeni Yıl Coşkusu]]></title><description><![CDATA[Yeni yıl coşkusunu iyilikle birleştiren ÇABA Festivali, bu yıl da gönüllülük ruhunu ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren bir atmosferde gerçekleşti. “İyilik için alışveriş” yapan ziyaretçiler çocukların eğitimine destek oldu.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/caba-dernegi-ile-yeni-yil-coskusu-1086456</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/27/caba-dernegi-ile-yeni-yil-428_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086455</guid><pubDate>Thu, 27 Nov 2025 11:16:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Şıklık Kutlaması]]></title><description><![CDATA[Zamansız, feminen tasarımlarıyla İstanbul'un moda hayatında önemli bir yer edinen giyim markasının sekizinci yaş günü, düzenlenen davetle kutlandı. Davette butiğin koleksiyonuna kattığı yeni tasarımlar da modaseverlerin beğenisine sunuldu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/siklik-kutlamasi-1086455</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/27/siklik-kutlamasi-605_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086454</guid><pubDate>Thu, 27 Nov 2025 11:02:00 +0300</pubDate><title><![CDATA["Geri Verme" Ruhu]]></title><description><![CDATA[Gençlerin potansiyeline yatırım yaparak, girişimcilik kültürünü hem ekonomik hem de toplumsal bir değer olarak yaygınlaştırmayı amaçlayan Türkiye Girişimcilik Vakfı, düzenlediği etkinlikte iş dünyasının  önemli isimlerini bir araya getirdi.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/geri-verme-ruhu-1086454</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/27/geri-verme-ruhu-474_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086453</guid><pubDate>Thu, 27 Nov 2025 10:31:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sanat Tarihinde Kadın İmgesi: MO Art Talks'un Yeni Buluşması]]></title><description><![CDATA[ALEM Dergisi, Artkolik Sanat ve Eğitim Platformu ile SırMaison iş birliğiyle, Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul'da düzenlenen geleneksel MO Art Talks etkinliğinde, sanatta kadın temalı keyifli bir sohbet gerçekleştirildi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sanat-tarihinde-kadin-imgesi-mo-art-talksun-yeni-bulusmasi-1086453</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/27/sanat-tarihinde-kadin-img-691_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086449</guid><pubDate>Wed, 26 Nov 2025 11:27:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[26 KASIM 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/gucu-sefkati-ve-hayalleriyle-alara-mildonun-dunyasi-1086447</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/26/26-kasim-2025-660_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086448</guid><pubDate>Wed, 26 Nov 2025 11:12:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Talks Podcast: Carolin Almozlino]]></title><description><![CDATA[Turkcell Platinum katkılarıyla gerçekleşen ALEM Talks Podcast'e konuk olan Carolin Almozlino ile yüz yogasından bakım rutinlerine uzanan eğlenceli bir sohbet gerçekleştirdik.]]></description><content:encoded><![CDATA[Podcast'e <i><b><a href="https://open.spotify.com/episode/2UqrQDIJeGbfWFoTuEjGk1">buradan</a></b></i> ulaşabilirsiniz.<p></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/alem-talks-podcast-carolin-almozlino-1086448</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/26/alem-talks-podcast-caroli-360_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086447</guid><pubDate>Wed, 26 Nov 2025 09:33:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Gücü, Şefkati ve Hayalleriyle Alara Mildon'un Dünyası]]></title><description><![CDATA[Genç yaşta anne olmanın gücünü, kendi hikâyesinin dönüştürücü yolculuğunu ve kızına duyduğu sınırsız sevgiyi merkezine alan Alara Mildon; hem ilham veren enerjisi hem de hayallerinin peşinden gitme cesaretiyle adından söz ettiriyor. Alara'nın iç dünyasını keşfetmeye hazır mısınız?]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Louis Vuitton Cruise 2026 koleksiyonunun eşlik ettiği kapak çekimimizde Alara annelik yolculuğunu, "Genç yaşta anne olmanın o kadar çok güzelliğini yaşıyorum ki... En yakın arkadaşımı ve hayat yoldaşımı doğurmuşum" Sözleriyle anlatıyor.</p><p><b>S&#807;u sıralar hayatının nasıl bir dönemindesin?</b></p><p>S&#807;u sıralar hayatımda her şey net. Güçlü olduğumu biliyorum ve bu dönemde sadece bana ve kızıma iyi gelen şeyleri hayatımda tutuyorum, geri kalan hiçbir şeyin ağırlığını taşımamaya çalışıyorum.</p><p><b>Fatoş Mila ile günlerin nasıl geçiyor?</b></p><p>Her anımız inanılmaz dolu geçiyor. Fatoş Mila benimle işe de geliyor, sporumuzu da birlikte yapıyoruz, oyunlar oynuyor faaliyetler yapıyoruz. Giyeceğim şeyi dahi ona sorduğum, yapışık yaşadığımız bir dönemdeyiz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/26/alaramildon20253-26112025d4e3d950.jpg"/><b>Genç yaşta anne oldun, nasıl hissediyorsun, değiştiğini, dönüştüğünü düşünüyor musun? </b><p></p><p>Kesinlikle! Genç yaşta anne olmanın o kadar çok güzelliğini yaşıyorum ki... En yakın arkadaşımı ve hayat yoldaşımı doğurmuşum. Ben bu kadar güçlü bir kız çocuğu değildim, şimdi ise kızım için inanılmaz güçlü bir kadın oldum ve dönüştüğüm kadından çok mutluyum.</p><p><b>Son dönemde sosyal medyada daha fazla aktifsin. Peki takipçilerin senin hakkında en çok neleri merak ediyor?</b></p><p>Sanırım en çok hamilelik ve sonrasında formumu nasıl koruduğum merak ediliyor. Beslenme rutinim ve giydiklerimin markaları en çok sorulan sorular diyebilirim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/26/alaramildon20256-261120255796b301.jpg"/><p><b>Louis Vuitton Cruise 2026 look'larıyla ALEM objektifi karşısına geçtin. Çekim için neler söylemek istersin?</b></p><p>Louis Vuitton Cruise 2026 look'larıyla çekim yapmak çok farklı bir deneyimdi. Koleksiyon zaten kendi başına çok güçlü ve iddialı; bir de böyle kusursuz bir ekiple birlikteyken oldukça fresh, modern ve hissi yüksek bir çekim ortaya çıktı. Saatlerin nasıl geçtiğini anlamadık.</p><p><b>S&#807;u sıralar seni neler mutlu ediyor?</b></p><p>Kızımla geçirdiğim her anım diyebilirim. S&#807;u sıralar oturup inşaat izlemek en favori aktivitemiz.</p><p><b>"Asla affetmem" dediğin bir şey var mı?</b></p><p>Niyet benim için çok önemlidir. Herkes hata yapabilir ama aynı hatanın birkaç kez tekrarlanmasını artık hata değil bilinçli bir tercih olarak görürüm ve bunu da affedemem.</p><p><b>Bizim gördüğümüz Alara hep pozitif. Modun düştüğünde ne yaparsın?</b></p><p>Gerçekten de hep pozitifimdir. Çünkü böyle bir evde büyüdüm, bizim evimizde yükselen tek ses kahkaha olmuştur her zaman. Aksine ise ömrüm boyunca şahit olmadım çok şükür. Mutlu, sevgi, saygı dolu anne-babanın bir evladı olmanın getirdiği bir şey bu sanırım. S&#807;imdi çok şükür kızım Fatoş Mila'yı da böyle yetiştiriyoruz. Ama insanoğlu, tabii ki enerjimin düştüğü anlar oluyor. Bu anlarımda da sahilde bir yürüyüşe çıkmak veya en yakın arkadaşım olan annemle konuşmak beni hemen ayağa kaldırır. İnşallah ileride Fatoş Mila'nın da benim için aynı cümleyi kurabileceği bir anne olabilirim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/26/alaramildon20254-26112025595ae22a.jpg"/><p><b>Çok hayal kurar mısın, şu sıralar en büyük hayalin nedir?</b></p><p>Kesinlikle! Ağzımdan çıkan her kelimeye çok dikkat ederim. Kızımı uyutmadan her gece ninni gibi hayallerimi, onun için hayal ettiğim hayatı anlatırım ona. Bu sıralar en büyük hayalim kızımın önce vatanına sonra da bize, ailesine hayırlı bir evlat olduğunu görebilmek.</p><p><b>Kendinle ilgili bilmediğimiz, duyunca çok şaşıracağımız bir şey söyler misin?</b></p><p>Çok iyi balıkçıyımdır. Denize aşık biri olarak balık tutmak benim için bir tutku. Aynı zamanda diplomamı almış profesyonel bir balerinim ama şu an meslek olarak yapmıyorum.</p><p><b>Çocukken kurduğun en büyük hayal neydi?</b></p><p>Çocukken bile bebeğim olsun isterdim. Daha kendim küçücükken yemeğe gittiğimizde annemlerin arkadaşlarının bebeklerine ben bakardım. Allah bu genç yaşımda nasip etti çok şükür en büyük hayalimi.</p><b>Gözlerini kapadığında beş yıl sonra için neler hayal ediyorsun? </b><p></p><p>Kızım Fatoş Mila ilkokula başlamış olacak kısmetse. Onu okuldan alıp annemin bana yaptığı gibi şarkılar söyleyerek bale kursuna götürüp mutlu yuvamızda yeni atılacağımız maceraları yaşıyor olmayı hayal ediyorum sabırsızlıkla.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/26/alaramildon20252-26112025db7c9f1e.jpg"/><b>Yakın zamanda seyahat planların var mı, en favori seyahat rotan?</b><p></p><p>Çoğu zaman iş için seyahat ediyorum. Ama en favori seyahat rotam Fransız Riviera'sı. Yakın zamanda kısmet olursa Lapland'e gitmeyi planlıyorum.</p><p><b>Zor dönemlerden geçtin, o günleri nasıl atlattın?</b></p><p>Hiçbir zaman üçüncü şahıslar için yaşayan biri olmadım. Yaşadığım şeyi tecrübe olarak görüyorum ve bu süreçte de sessizliğimi korumayı hep ön planda tutmaya çalıştım. Böyle yapmamın ödülünü de sürecimin sonunda aldım. Benim şansım arkamda dimdik duran ailem, dostlarım ve tabii ki kızımdı. Bana ne kadar güçlü olduğumu gösterip o gücümü kullanmama gerek bile bırakmadılar. Dolayısıyla aslında bizim kendi içimizde çok gündemimiz bile olmadı, yok oldu gitti.</p><p><b>Gelecekten umutlu musun, aşk şu an hayatının neresinde?</b></p><p>Gelecekten çok umutluyum. Ben aşk dolu bir yuvada büyüdüm, büyüyorum. Aksi bir durum zaten bana çok yabancı. Kızımı kucağıma aldığım an hayatın en büyük aşkını bulduğumu tüm kalbimde hissettim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/26/alaramildon20255-26112025066090b0.jpg"/><p><b>Kendinle baş başa kalmak sana ne iyi hissettiriyor?</b></p><p>S&#807;arkı söylemeye bayılırım! Müzik olmazsa olmazım.</p><p><b>Modayı yakından takip ettiğini biliyoruz, favori tasarımcıların arasında kimler var?</b></p><p>Yabancı tasarımcılardan Jonathan Anderson diyebilirim. Özellikle Dior'a kreatif direktör olarak atanmasıyla daha da yakından takip etmeye başladım. Türk tasarımcılardan da tartışmasız My Best Friends'in kurucusu Ayşegül Afacan Köksal. Yarattığı modern, güçlü ve feminen çizgiyi çok ilham verici buluyorum.</p><p><b>Dolabının en vazgeçilmez üç parçası ne?</b></p><p>My Best Friends jean'im, Louis Vuitton deri ceketim ve iyi kesim bir blazer kesinlikle vazgeçilmezlerim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/26/alaramildon20257-2611202556e9a01f.jpg"/><p><b>Hayatta ilham aldığın kadınlar kimler?</b></p><p>Canım annem. Hayatın her alanında en büyük ilhamım, onun kızı olmak en büyük şansım.</p><p><b>Son dönemde seni en çok ne heyecanlandırıyor?</b></p><p>Uzun zamandır üzerinde çalıştığımız, Türkiye'de ilk olacak olan, İstanbul tarihini anlatan dijital bir müze ve sanat galerimizi açıyor olmak beni çok heyecanlandırıp gururlandırıyor.</p><p><b>Röportaj:</b> Ceylan Yeniacun</p><p><b>Fotoğraf:</b> Fırat Koçak</p><p><b>Styling: </b>Bengisu Gürel</p><p><b>Saç: </b>Ali Yılancı</p><p><b>Makyaj:</b> Ece Birsen</p><p><b>Video:</b> Demirhan Argun</p><p><b>Styling Asistanı: </b>Damlasu Tuğtekin</p><p><b>Fotoğraf Asistanları: </b>Furkan Kumaş, Metehan Bektaş</p><p>Mekan için <b>The Peninsula İstanbul'</b>a teşekkür ederiz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/gucu-sefkati-ve-hayalleriyle-alara-mildonun-dunyasi-1086447</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/26/alara-mildon-716_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086435</guid><pubDate>Sun, 23 Nov 2025 12:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bir Mirasın İzinde]]></title><description><![CDATA[Moda dünyası uzun yıllardır dönemin ruhunu yansıtan dış giyim parçalarının dönüşümünü mercek altına alıyor. Bu kez odak, Burberry'nin İstanbul'da sınırlı süreyle sergilediği arşiv trençkot seçkisiyle geçmiş ile bugünün nasıl buluştuğunda.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bir-mirasin-izinde-1086435</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/22/bir-mirasin-izinde-901_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086433</guid><pubDate>Fri, 21 Nov 2025 16:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Melek Zeynep Bulut ile “Açık Anıtlar” Üzerine]]></title><description><![CDATA[İstanbul ve Londra'da üretim yapan Melek Zeynep Bulut ile yaratım sürecinin derinliklerine indik. Sanatçı, kamusal mekânın sınırlarını zorlayan, katılımcıyla etkileşim kuran ve hafızayı yeniden yazan "Açık Anıtlar" serisi üzerinden, kamusal alanın yeniden hayal edilme biçimlerini anlatıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul ve Londra'da üretimini sürdüren multidisipliner sanatçı ve tasarımcı Melek Zeynep Bulut, "Açık Anıtlar" (Open Monuments) adlı serisiyle Aralık başında Londra Design Museum'da izleyiciyle buluşuyor. Kamusal mekânın sınırlarını zorlayan, katılımcıyla etkileşim kuran bu performatif ve deneyimsel eserler, 2025 Londra Tasarım Festivali'nin Landmark Projeleri arasında yer alıyor. Toprakla buluşan soyut formlar, tarih ve hafızaya dair yeni hikâyeler anlatan bu projeyi, Melek Zeynep'le derinlemesine konuştuk; yaratım sürecinden kamusal alanın yeniden hayaline uzanan yolları birlikte keşfettik.</p><p><b><i>Açık Anıtlar</i> serisi bugün birçok şehirde kendi varlığını kuran, izleyiciyi de içine alan bir yapı haline geldi. Bu fikrin ilk kıvılcımı nasıl doğdu? O ilk anı, ilk soruyu hatırlıyor musunuz?</b></p><p>Çok teşekkürler. Sanatın ve tasarımın sürekli ilerlemesi ile ilgileniyoruz kolektif olarak, ancak bu bende bir soru işaretiydi. Dolayısıyla önce bu disiplinlerin gidebileceği yeri kendi içimde sorgulamaya başladım. Zamanın ve maddenin çok doğrusal olup olmadığı, ne kadar ileri geri gidebilen dinamikler olduğu tartışmalıdır. Bu nedenle bu biçim ve işlevler için de geçerlidir. Bir zamansızlık üzerinde durmak ise, önce tanımlı tüm biçimleri ve algıları ele almakla mümkün olabilirdi ve bu seriye böyle başladım. Tüm tanımlı formları, kültleri teatral bir dille ele alıp tartışmak ve geldiğimiz noktada da onları günlük yaşam nesneleri olarak yeniden yorumlama gayreti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/21/openworkiacikyapit20-21112025b40173ae.jpg"/><p><b>Proje ilk kez hangi bağlamda şekillendi? Bir kentle, bir olayla ya da belirli bir mekânla mı başladı, yoksa daha içsel bir sezgiden mi yola çıktı?</b></p><p>Bende her şey sezgisel başlar ve ilerler. Bu bir tasarlama dilinden ziyade mizaçtır. Durumlar ve kent, yani dış referans sonradan dahil olur ya da olmaz. Her şey içeride, dışarı dediğimiz şey bir gölge oyunu.</p><p><b>Anıt kelimesi genellikle durağan ve kalıcı bir şeyi çağrıştırır. Sizin "açık" anıtlarınız ise hareketli, değişken ve yaşayan formlar. Bu karşıtlıkla neyi anlatmak istediniz?</b></p><p>Tanımlı, kült, yer yer katı olan tüm bu formları bir de böyle ele almak istedim. Yaşayan, katılıma açık, nesne ve simge olmanın çok ötesinde, birer performans sanatçısı gibi hissettim onları ve böyle gelişti.</p><p><b><i>Açık Anıtlar</i> bir buluşma noktası olarak tanımlanıyor. Sizce bugün bizlerin en çok ihtiyaç duyduğu buluşma biçimi nedir?</b></p><p>Bana kalırsa insanlık yeni bir eşikte ve bu durum insanları içeriden genişlemeye davet ediyor. İnsanlık için önümüzdeki dönemlerde en önemli ve en çok ihtiyaç duyulan buluşma ise kendi ile buluşmak olacak diye düşünüyorum. Kendimizi bütün incelikleriyle gördüğümüz, bildiğimiz ülkeler, yerleşkeler, durumlar olurken bulabiliriz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/21/therecursionprojectm-21112025d2b109f1.jpg"/><p><b>Üretim pratiğinizde sanat ve tasarım arasındaki sınır hep geçirgen. Bu iki alan sizin için nerede birleşiyor, nerede ayrışıyor?</b></p><p>Disiplinler arası iş birliği üretirken bana daha geniş hissettiriyor. Benim ne tasarlamak istediğimden ziyade, malzemenin ve temanın neye ihtiyacı olduğunu anlamaya çalışıyorum ve onunla iş birliği yapıyorum orada. Ortaya çıkan bazen bir sanat parçası oluyor, bazen tasarım, bazen bir metin ya da araştırma. Bunu da doğama uygun olduğu için böyle tecrübe ediyorum; çerçevesiz bir üretim ve algılama biçimine hep yatkındım. Doğamı yaşıyorum üretirken ve bu da geçirgen, sınırları belli belirsiz üretimler doğuruyor.</p><p><b>Sıkıştırılmış toprak kullanımı hem malzeme olarak hem de anlam olarak çok güçlü bir tercih. Toprakla çalışmak sizde nasıl bir duygu uyandırıyor?</b></p><p>"İnsan topraktandır" derler ve bu beni etkiler. Hemen her işimde de malzemenin anlamını ve durduğu yeri sorguluyorum. Bu performatif anıtları kent nesnelerine dönüştürürken insan bedenini, geçiciliğini ve aslında yaşamla bir bağlantı nesnesi oluşunu ele alan en iyi malzeme toprağın kendisi idi. Seriye toprakla devam etmek istedim. Etkisini hep birlikte gözlemleyeceğiz. Her ne kadar kadim bir teknik ve malzeme olsa da benim için yeni ve heyecanla keşfetmeye çalışıyorum toprakla, bedenle olan sürecimi.</p><p><b>Londra Design Festival gibi uluslararası bir platformda yer almak sizin için nasıl bir deneyimdi?</b></p><p>Harikaydı. Her kültürden izleyicinin olduğu, işi her detayıyla istişare edebildiğimiz ve zihnen heyecan verici ölçüde genişleme imkanı bulduğum çok değerli bir iş birliği oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/21/02duoimagecreditmark-21112025c1ad625f.jpg"/><p><b>Eserlerinizin kent belleğiyle ilişkisi ön planda. Peki sizin şehirle nasıl bir ilişkiniz var? Özellikle İstanbul ve Londra özelinde sormam gerekirse, çalışmalarınızı gerçekleştirdiğiniz bu iki büyük şehir size neler ifade ediyor?</b></p><p>Şehri "dışarısı" olarak görmüyorum. Ölçeğin genişlemiş olması yalnızca ölçeğin genişlemiş olmasıdır; onu algılama, deneyimleme ve hatta tasarlama tavrımı değiştirmiyor. Kişisel alanımız olarak tanımladığımız küçük daireye nasıl incelik ve nezaketle yaklaşıyorsak, kentle ilişkimi de öyle ele alıyorum. Dolayısıyla şehre "intervention" olarak adlandırılan bu yerleştirmeler aslında benim için birer yerini bulma, evini anlama çabası.</p><p><b>Üretimlerinizde yavaşlamayı, bedensel farkındalığı ve sessizliği önemsediğinizi gözlemliyoruz. Günümüzün bu hızlı temposunda durma halini izleyiciye nasıl aktarıyorsunuz?</b></p><p>Bana kalırsa izleyiciyi bu kadar yönetemeyiz ve yönetmemeliyiz de. Benim konsantrasyonum insanların odağını yönetmek değil, kaliteli sorulara, soru sormaya alan açmak. Cevap tanımlı, net, sabit ve bazen bitmiş bir şeydir. Ancak soru doğurgandır. Ve bence farkındalığı bu doğurgan soru sorma hali başlatır. Bu sebeple ben soruyu tasarlıyorum, sonra bunu işlemeyi ziyaretçiye bırakıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/28/openmonumentsrender1-28112025de6e5258.jpg"/><p><b><i>Açık Anıtlar </i>serisi dünyayı dolaşmaya devam edecek. Sizden gelecek durakları öğrenebilir miyiz? Ayrıca bu yolculukta eserinizin zamanla değişmesini, yeni anlamlar kazanmasını izlemek sizde nasıl bir his uyandırıyor?</b></p><p>Her bir sergileme başka bir kitle ile deneyim alanı açıyor ve ben de bu duruma eşlik ediyorum, hiç planlamıyorum. Önümdeki takvim için elimden gelenin en iyisini yapıp yeni olasılıkları hayata bırakıyorum. Dolayısıyla sürpriz hepimiz için.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/melek-zeynep-bulut-ile-acik-anitlar-uzerine-1086433</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/21/melek-zeynep-bulut-ile-ac-615_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086428</guid><pubDate>Fri, 21 Nov 2025 11:09:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kaderin Kesiştirdiği İki Hayat]]></title><description><![CDATA[Sinema dünyasında yılın son ayları her zaman yeni hikayelerin ve taze buluşmaların habercisi olur. Bu kez de merakla beklenen yerli yapım “İki Dünya Bir Dilek”, düzenlenen gala ile izleyici karşısında ilk adımını attı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kaderin-kesistirdigi-iki-hayat-1086428</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/21/kaderin-kesistirdigi-iki--164_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086421</guid><pubDate>Thu, 20 Nov 2025 21:42:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Toprağın Yeni Kahramanı]]></title><description><![CDATA[Füsun Kuran önderliğinde, sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunan projelere fon sağlayan İYİ Kİ Vakfı bu yıl, yapay zeka çözümleriyle çiftçiye destek veren tarım projesini ödüllendirdi. Kazanan proje, bir davetle duyuruldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/topragin-yeni-kahramani-1086421</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/20/topragin-yeni-kahramani-626_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086412</guid><pubDate>Wed, 19 Nov 2025 16:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yenilenme Çağrısı]]></title><description><![CDATA[Ekavart Gallery'de yeni nesil sanatçıların üretimlerinden oluşan karma sergi bir davetle açıldı. Yeni kuşağın sanatsal ifade biçimlerinde geçmiş ile gelecek arasındaki gerilimi yansıtan ve sanatın sürekliliğine selam niteliğinde olan eserler ilgiyle karşılandı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yenilenme-cagrisi-1086412</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/19/yenilenme-cagrisi-532_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086411</guid><pubDate>Wed, 19 Nov 2025 15:33:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İyilik İçin El Ele]]></title><description><![CDATA[Sosyal sorumluluk projeleriyle bilinen ÇABA Derneği'nin düzenlediği gecede, yardımsever isimler bir araya geldi. İyilik, dayanışma ve sosyal sorumluluk duygusunun öne çıktığı gecede davetliler, canlı müzik eşliğinde keyifli saatler geçirdiler.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/iyilik-icin-el-ele-1086411</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/19/iyilik-icin-el-ele-488_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086404</guid><pubDate>Wed, 19 Nov 2025 10:03:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sağlık Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Kadınların fiziksel, zihinsel ve duygusal sağlığına odaklanan; her yaşta sağlık, denge ve iyilik haline ulaşmayı hedefleyen sağlık projesi bir davetle tanıtıldı. Tanıtımda başarılı kadınlar ilham veren deneyimlerini konuklarla paylaştılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/saglik-yolculugu-1086404</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/19/saglik-yolculugu-104_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086396</guid><pubDate>Mon, 17 Nov 2025 16:20:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sekizinci Aile'nin Galası Kuruçeşme'de Gerçekleşti]]></title><description><![CDATA[The Walt Disney Company'nin dijital yayın platformu Disney+, yeni sezon yapımlarından "Sekizinci Aile"yi gerçekletirilen gala gecesi ile tanıttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sekizinci-ailenin-galasi-kurucesmede-gerceklesti-1086396</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/17/sekizinci-ailenin-galasi--160_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086391</guid><pubDate>Mon, 17 Nov 2025 15:21:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Gala Modern Heyecanı]]></title><description><![CDATA[İstanbul Modern'in sergi ve eğitim programlarını desteklemek amacıyla düzenlendiği gelenekselleşen Gala Modern, 13 Aralık 2025 Cumartesi akşamı sanat ve iş dünyasını yine bir araya getirecek.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/gala-modern-heyecani-1086391</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/17/gala-modern-heyecani-505_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086375</guid><pubDate>Fri, 14 Nov 2025 11:42:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zamansız Güzelliğin Görünmez Yolu]]></title><description><![CDATA[Güzelliğe olan ilgimizi yeniden filizlendiren bir illüzyonun peşinden gidiyoruz. Sanıldığının aksine soyut kodlarda oluşan güzelliğe, bazen bir yansımayla bazense kokuyla boyut kazandırıyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Belli belirsiz, tanımlanamayan bir güzelliğe kapıldığınız oldu mu hiç? Nedenini bilmeden bir mekana, bir insana ya da bir ana çekilmenin hissi tanıdık geliyor mu? Bu çekimin ardında çoğu zaman koku vardır. Görünmezliğine rağmen varlığıyla zamanı durdurarak soyut bir güzellik yaratır ve bir illüzyon kurar. Parfümler ve formülleri, tam da bu yüzden bir sanat biçimi olarak karşımıza çıkıyor. Louis Vuitton'un Fantasmagory adını verdiği yeni Extrait de Parfum'ü, bu görünmeyen güzelliğin peşine düşüyor. Jacques Cavallier Belletrud'nun yarattığı koku, ışığın dönüşüm gücünden ilham alıyor.</p><p>18'inci yüzyılın hayalperest ışık gösterilerine gönderme yapan Fantasmagory, tıpkı o eski illüzyonlar gibi, algıyla gerçek arasındaki sınırı bulanıklaştırıyor. Koleksiyonun yedinci eseri olarak Fantasmagory'nin kalbinde vanilya var ama alışıldık, tatlı bir vanilya değil. Papua Yeni Gine'den gelen tahitensis vanilyası, Belletrud'nun ustalığıyla bambaşka bir boyut kazanıyor. Vanilya kapsülleri kriyojenik olarak dondurulup karbondioksit ekstraksiyonuyla saflaştırılıyor; böylece parfüm neredeyse ışığın kendisi kadar berrak bir formda ortaya çıkıyor. Bademin kremamsı pudrası ve zencefilin taze kıvılcımı bu kompozisyona dokusal bir derinlik katıyor. Koku tenle hareket ederken, değişime uğrayarak bedende yön değiştiriyor. Frank Gehry'nin tasarladığı şişe ise tam da bu soyut fikrin somut ha&#770;li. Dalgalarla şekillenen kıvrımlar, rüzga&#770;rla dans eden bir form yaratırken kapağı ise adeta ışığın cama dokunduğu anı donduruyor. Görünmeyen güzelliğin en saf halini sunan Fantasmagory, hislerle ışığın, dokunun ve duygunun buluştuğu bir illüzyon yaratıyor.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/zamansiz-guzelligin-gorunmez-yolu-1086375</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/14/illuzyonist-etki-714_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086374</guid><pubDate>Fri, 14 Nov 2025 11:05:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Işığı, Ritmi ve İlhamı: Tiziana Terenzi'nin Zamansız İmzası]]></title><description><![CDATA[Benzersizliği odağına alan bir estetik anlayışıyla, İtalyan zarafetini zamanın ötesine taşıyan Tiziana Terenzi, Beymen Beauty Studio'da kokuyu hafızadan sıyırıp hikâyelerle kimlik kazandırıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Terenzi ailesi, kökleri 15'inci yüzyıla uzanan geçmişleriyle duyguları formüllere, anıları kokuya dönüştürmenin ustası. Bugün bu miras, markanın kreatif direktörü Tiziana Terenzi'nin ellerinde çağdaş bir zarafetle yeniden hayat buluyor. Bir yandan mücevherin ışıltısını, diğer yandan kokunun görünmezliğini şekillendiren Tiziana, sanatı duyular arasında bir diyaloğa dönüştürüyor. İtalya'nın Akdeniz enerjisi, aile geleneğinin disiplini ve kadın sanatçının sezgisel gücü, markasının her koleksiyonunda iz bırakıyor. S&#807;imdi bu miras, Beymen Beauty Studio'da Türk zanaatka&#770;rlığına duyulan saygıyla buluşuyor. Tiziana Terenzi, İstanbul'un iki yakası kadar zıt ama bir o kadar da uyumlu duyguların peşinde; geçmiş ile bugünü, bilim ile sanatı, kusur ile mükemmelliği zarif bir bütünlük içinde anlatıyor. Biz de görünmeyenin sanatını yaratan vizyoner bir kadının dünyasına yakından bakıyoruz.</p><p><b>KÖKLERİ 15'İNCİ YÜZYILA UZANAN AİLE MİRASINDAN GELEN BİRİ OLARAK SİZCE BİR SOYUN HAFIZASI KOKULARLA TAS&#807;INABİLİR Mİ?</b><br></p><p>Kesinlikle evet! Koku, hafızanın en saf ha&#770;lidir. Duyguları, hika&#770;yeleri ve bizden önce gelmiş olanların ruhunu taşır. Benim ailemde parfüm her zaman ruhun dili olmuştur; sevgiyi, tutkuyu ve yaratıcılığı nesiller boyunca korumanın anlamlı bir yolu.</p><b>Zaten koku çoğu zaman geçmişle bağ kurmanın en güzel yolu. Siz hangi kokuyu her duyduğunuzda çocukluğunuza dönüyorsunuz?</b><p></p><p>Büyükbabamın atölyesindeki yanan odun ve eriyen mum kokusu. Bu koku, onun elleriyle çalışmasını izlediğim sessiz öğleden sonralarını hatırlatıyor bana; hiçbir şeyden bir şey yaratmanın, sabrı, disiplini ve yaratımın kutsallığını öğreten o anları. Bu dersler günümüzde benim ha&#770;la&#770; yolumu aydınlatıyor.</p><p><b>Aileniz, özellikle de babanız, müzikle kokunun ilişkisini hep iç içe anlatmış. Sizin müzik veya benzeri bir dalla yakın ilişkiniz var mı?</b></p><p>Evet, kesinlikle. Müzik ve parfüm, ikisi de görünmez sanatlar; bizi duygu ve ritim yoluyla etkilerler. Bir parfüm bestelerken onu bir melodi gibi duyarım. Her nota bir titreşim, bir ton, bir uyum taşır. Ayrıca resim, mimari ve heykel gibi diğer sanat dallarından da ilham alırım; hepsi görünür ile görünmez arasında denge arayan sanatlar.</p><p><b>Parfüm yaratırken, mücevher tasarımcısı ve parfümör yanlarınız birbirini nasıl tamamlıyor? Yaratıcılığınıza en çok hangi taraf ilham veriyor?</b></p><p>İkisi uyum içinde, birlikte var oluyor. Mücevher ışığı yakalarken, parfüm duyguyu yakalar. İkisi de duyulara dokunan giyilebilir sanat biçimleri. Bazen bir mücevherin yapısı, geometrisi ve yansımasını alıp bunu kokusal bir mimariye dönüştürürüm. Bazen de bir koku bir mücevherin ilhamı olur. Ama en çok ilham aldığım alan parfüm diyebilirim; çünkü görünmez ama derinden hissedilir.</p><p>Leonardo da Vinci'nin oranlarından, Rönesans zanaatka&#770;rlığından ve tabii ki mücevherden ilham alıyorsunuz. Günümüzün yaratıcı dünyasında, titizlik ile sanatsal ifade arasındaki dengeyi nasıl görüyorsunuz?</p><p>Leonardo bize gösterdi ki, sanat ve bilim aynı gerçeğin iki yüzüdür. Bugün güzellik bence kusursuzlukta değil, insana dair dokunuşta ve bir şeyi benzersiz kılan küçük düzensizliklerde saklı. Hassasiyet önemli, ama duygular hayata ruh verir. Gerçek sanatçı ise ikisini dengede tutabilen kişidir.</p><p><b>İtalya gibi Akdeniz güzelliğinde yaşıyorsunuz. Sizce "İtalyan olma hali" sizin estetik bakışınızı nasıl şekillendiriyor?</b></p><p>İtalyan olmak, her gün güzelliğin içinde yaşamak demek. Akdeniz ışığı, denizin kokusu, manzaralarımızın dokusu; hepsi vizyonumu şekillendiriyor. İtalyan stili mükemmellikten ziyade özgünlük ve duyguyla ilgili. Tutkunun, zanaatka&#770;rlığın ve günlük hayatın şiirinin bir kutlaması!</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/14/bbsterenzi3shoplukar-141120252574d83e.jpg"/><p><b>Tiziana Terenzi markasının DNA'sında aile kadar seyahat ruhu da hissediliyor. İtalya ya da başka ülkelerden, tasarım bakışınızı güçlendiren gizli destinasyon önerileriniz var mı?</b></p><p>Umbria'da zamanın durduğu küçük bir köy var. Sessizlik içinde kendi düşüncelerimi dinleyebildiğim ve doğayla yeniden bağ kurabildiğim bir nokta. Yurt dışında ise İstanbul kalbimde özel bir yere sahip. Doğu ile Batı'nın kucaklaştığı, maneviyat ile duygusallığın bir arada var olduğu şehir... Böyle yerler bana ilhamın karşıtlık ve zıtlıklardan geldiğini hatırlatıyor.</p><b>Koku, çoğu zaman görünmeyenin sanatı olarak tanımlanır. Siz görünmeyeni şekillendiren bir sanatçı olarak, "görünmez güzelliği" nasıl tarif edersiniz? </b><p></p><p>Parfüm, kim olduğumuzun özünü ortaya çıkarır. Kelimelerden önce konuşur, sessizlikten sonra da kalır. Ruhumuzun samimi bir uzantısıdır; bizi çevreleyen ve hika&#770;yemizi görmeden anlatan görünmez bir örtü gibidir. Aksesuar değil, kokuyla görünür ha&#770;le gelmiş bir duygudur.</p><b>Her koleksiyonunuzda bir yolculuk teması var. Siz kendi hayatınızda şu anda hangi yolculuğun içindesiniz?</b><p></p><p>İçsel bir yolculuktayım; kendime dönme ve sadelik arayışındayım. Uzun yıllar dış dünyayı keşfettikten sonra şimdi saflık, doğruluk ve denge peşindeyim. En büyük keşfim, gerçek güzelliğin özgünlükte ve kendin olma cesaretinde yattığı.</p><p><b>Markanız Türkiye'de yalnızca Beymen Beauty Studio (BBS)'da yer alacak. Bu iş birliğini sizin için özel kılan neydi ve bu ortaklıkta vizyonunuzu nasıl hayata geçirdiniz?</b></p><p>Bu iş birliği, karşılıklı saygı ve mükemmeliyet arayışının paylaşıldığı bir zemin üzerine kuruldu. Beymen, sadece lüksü değil, zanaatka&#770;rlığı ve duyguyu da değerli buluyor. BBS ile birlikte, İtalyan sanatını Türk ruhuyla buluşturan bir diyalog yarattık. Bu sadece bir ortaklık değil; güzellik ve özgünlükle birleşen kültürler arası bir köprü.</p><p><b>Son olarak hem markanız hem de kendiniz için geleceğe nasıl bir not bırakmak istersiniz?</b></p><p>Köklerinizi asla unutmayın, ama her zaman yıldızlara bakın. Geçmiş bize güç verir, gelecek yol gösterir. Hem markamın hem de kendimin, bütünlük, merak ve yaratıcılığa olan sevgiyle büyümeye devam etmesini dilerim.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/isigi-ritmi-ilhami-tiziana-terenzinin-zamansiz-imzasi-1086374</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/14/tiziana-terenzi-129_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086372</guid><pubDate>Sat, 15 Nov 2025 11:20:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sessiz Parıltı: Mina Akdağ]]></title><description><![CDATA[Sadeliğin aurasında, sessiz bir çizgide, Londra ruhu ve Floransa estetiğiyle sentezlenen tarzı, Mina Akdağ'ın yüksek sesle dile getirilmeden parıldayan stilinin, tavrının ve duruluğunun şifresi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Moda, günümüzde benzer imajlara   ayna tutsa da aslında stil, özgünlüğün   imzası ve bir çeşit kişisel manifesto.   Mina Akdağ ile Büyükada'daki aile   köşkünde bir araya geldiğimizde bir kez daha   sessiz lüksün, gösterişli bir Osmanlı köşkünde bile   varlığını gösterebileceğini gördük. Sadeliği sadece   kıyafetleriyle değil tavrıyla da üzerinde taşıyor   Mina Akdağ. Stilin ise sadece ne giydiğin değil neyi   seçmediğinle de ilgili olduğuna inanıyor: "Sessiz   ama net bir ifade biçimi."</p><p><b>Büyükada'da geçtiğimiz yaz hayata geçirilen   Princes' Palace Resort ile kariyerinizde nasıl   bir sayfa açıldı?</b></p><p>Princes' Palace benim için sadece bir iş değil,   uzun zamandır hayalini kurduğum bir yaşam   biçimi oldu. Kendi sesimi bulduğum, içime en çok   sinen sayfalardan biri diyebilirim. Aynı zamanda   hospitality alanında, özellikle satış ve pazarlama   tarafında daha derinleştiğim, uluslararası vizyonu   olan bir kariyer yolculuğu da başlamış oldu.</p><p><b>Osmanlı döneminden kalma bu tarihi köşkün   size verdiği en büyük ilham ne oluyor?</b></p><p>Zamana karşı dimdik duran bir zarafet... Bu köşk   bana hep köklerinden kopmadan yeniden var   olabilmenin ilhamını veriyor. Sessiz ama çok şey   anlatan, rafine bir duruşu var.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/13/ert9202shoplukare-13112025c6569912.jpg"/><p><b>Lüksün deneyime dönüşüm çağındayız. Sizin   için lüks nedir?</b></p><p>Benim için lüks; acele etmeden yaşamak,   gerçekten nefes alabilmek ve kendinle uyumda   kalabilmek demek. "Quiet luxury" dediğimiz, his   bırakan ama gösterişli olmak için çabalamayan   şeylerde saklı.</p><p><b>Moda, benzer imajlara ayna tutsa da stilin,   özgünlüğün imzası ve kişisel bir manifesto olduğuna inanıyorum. Peki sizin için   "stil" ne ifade ediyor?</b></p><p>Stil, kendine has olma cesareti bence.   Sadece ne giydiğin değil, neyi seçmediğinle   de ilgili. Sessiz ama net bir ifade biçimi.</p><p><b>Stil yolculuğunuzda sizi bugünkü   duruşunuza taşıyan başlıca duraklar   ve iz bırakan adımlar nelerdi?</b></p><p>Zamanla sadeleşmeyi, azla daha çok   şey anlatmayı öğrendim. Londra bana   çizgiyi korumayı, Floransa ise detayla fark   yaratmayı öğretti. En çok da kendime   yakışanı seçmeyi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/13/ert9178shoplukare-13112025e68c19e5.jpg"/><p><b>"Little Black Dress" efsanesi sizin stil   dünyanızda ve gardırobunuzda hangi   parça ile baştan yazılır?</b></p><p>LBD efsanesine çok inanırım. Ama sanırım   şu an benim için onun yerini oversize bir   ceket aldı, özellikle kesimi güçlü, sade ama   karakterli olanlardan.</p><p><b>Gardırobunuzun en çok hangi   duygunuzu temsil ettiğini   düşünüyorsunuz?</b></p><p>Sanırım en çok "netlik" hissini. Ne giydiğim   kadar, ne giymediğim de belirliyor tarzımı.   Temiz, sade ama kararsız olmayan bir çizgi.</p><p><b>Stilinizin en çok değiştiği dönem ne   zamandı?</b></p><p>Herhalde Londra'dan İstanbul'a taşındığım   dönemde değişti, 20'li yaşlarımın başıydı.   O geçiş hâli, hem şehirler hem de ben   dönüşürken tarzıma da yansıdı.</p><p><b>Modayı sanat yapan şey sizce nedir?</b></p><p>Duyguyu taşıyabilmesi. Sadece güzel   görünmek değil, bir hissi, bir düşünceyi ifade   edebilmek... Ve zamanla unutulmayacak bir   iz bırakmak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/13/ert8978shoplukare-1311202594657ff8.jpg"/><p><b>Modaya uyum sağlarken kişisel   dokunuşunuzu nasıl eklersiniz?</b></p><p>Moda trendlerini takip ederim ama her   parçayı uygulamam. Kendime yakışanı   seçerim ve mutlaka beni yansıtan, imzam   gibi olan detaylarla kendi stilime ait bir   parça eklerim.</p><p><b>Evde kimse yok, yalnızsınız, yine de   bakımlı ve şık mısınız?</b></p><p>Köpeğimi her türlü dışarı çıkarmam gerektiği   için genelde hep bakımlıyımdır. Ama bu "şık"   değil, daha çok özenli ama rahat bir hal   diyebilirim.</p><p><b>Son yıllardaki ödül törenleri ve kırmızı   halılardan unutulmaz ikonik bir ünlü   görünümünüz var mı?</b></p><p>Natalie Portman'ın Dior'la kırmızı halıda   yarattığı sade ama karakterli görünümü.   Fazla çaba göstermeden zarif görünmenin   en güzel hâli.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/13/ert9248shoplukare-131120255591d949.jpg"/><p><b>Aksesuarlara nasıl bir anlam   yüklüyorsunuz?</b></p><p>İnce işçilikli takıları ve özellikle vintage   parçaları seviyorum; kendi hikâyesi olan   şeyler beni hep çekmiştir. Coppola e   Toppo'nun geçmişten ilham alıp bugüne   taşıdığı çizgisi çok etkileyici. Ninon ve Begüm   Khan ise en sade hâli bile bir görünüme   dönüştürebiliyor. Kışın ise eldiven takmayı   çok severim, zarif bir dokunuş katıyor.</p><p><b>"Nasıl giymişim?" dediğiniz bir trend?</b></p><p>Bir dönem çok yüksek topuklar giymiştim,   hem arkası hem önü hayli platformlu   olanlar... Ama o dönemde de onu   deneyimlemiş oldum.</p><p><b>Aile yadigarı da olabilir, dolabınızda   hikayesi olan özel bir parça var mı?</b></p><p>Kesinlikle, vintage ve ikinci el parçaları çok   seviyorum. Özellikle anneannemin çantaları   ve annemin vatkalı ceketleri... Her biri kendi   zamanının ruhunu taşıyor ve dolabımda en   çok hikâyesi olan parçalar onlar.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/13/ert9181shoplukare-1311202539a156f9.jpg"/><p><b>Alışveriş yaparken itici gücünüz nedir?</b></p><p>Önce kendime "Gerçekten buna ihtiyacım   var mı?" diye sorarım. Sonra da ne kadar   sık giyerim, dolabımdaki diğer parçalarla   uyumlu mu, hepsini düşünürüm. Ancak tüm   sorulara içim rahat bir "evet" diyorsa alırım.</p><p><b>Stil konusunda referans isimleriniz   arasında kimler var?</b></p><p>Sanırım Kendall Jenner ve Kate Middleton'ın   bir yerde buluştuğu çizgi diyebilirim. Biri cool   ve sade, diğeri zarif ve zamansız. İkisinden   de ilham alıyorum.</p><p><b>Bir film ya da dizinin içine ışınlanacak   olsanız hangisi olurdu?</b></p><p>"To Catch a Thief" veya "La Dolce Vita".   Daha yenilerden "Scarface"in stil dünyasına   bayılıyorum. Elvira'nın uzun elbiseleri, kürk   detayları ve o 80'lerin abartısız ihtişamı...   Feminen ama güçlü, sade ama çok çarpıcı.   O dönem bana çok ilham veriyor.</p><p><b>Sabah hızlı hazırlanmanız gerekiyorsa   başvurduğunuz "stil formülü" nedir?</b></p><p>Yazın blue jean ve güzel bir tişörtün yerini   hiçbir şey dolduramaz benim için. Kışın ise   deri pantolon, ince bir hırka ve bot.</p><p><b>En riskli ama en iyi sonuç aldığınız stil   denemeniz hangisiydi?</b></p><p>Derin V yaka bir elbise giymiştim, saçlar   tamamen geriye taranmıştı. Rahat edemem   diye düşünmüştüm ama kendimi çok iyi   hissettim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/13/ert8755shoplukare-13112025226a5c54.jpg"/><p><b>Kendi stil evreninizi yaratacak olsanız,   başrol hangi tasarımcıda olurdu?</b></p><p>Lanvin; klasik Paris zarafeti.</p><p><b>Geçmişten ya da günümüzden bir stil   ikonu ile yemeğe çıkacaksınız... Kimi   seçerdiniz?</b></p><p>Coco Chanel!</p><p><b>Çok sade, duru, rafine bir görünüme   sahipsiniz. Sizin için güzellik nedir?</b></p><p>Benim için güzellik, kendinle uyumda olmak.   Abartısız, filtresiz ama kendine iyi gelen hal...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/13/ert9253shoplukare-13112025a25e90b3.jpg"/><p><b>Sanat, hayatınıza nasıl, ne noktada ve   hangi açılardan yansımalar yapıyor?</b></p><p>Sanat bana hem kaçış alanı hem de denge   sunuyor. Bazen sadece izlemek bile zihnimi   sakinleştiriyor.</p><p><b>Şu sıralar sizi en çok heyecanlandıran   enerji nerde saklı?</b></p><p>Yılbaşı ruhu; ışıklar, "Christmas market"lar,   küçük hediyeler, tarçın kokulu tatlılar... Her   şeyde hafif bir umut ve yenilik hissi var,   gerçekten çok seviyorum.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/sessiz-parilti-mina-akdag-1086372</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/13/sessiz-parilti-mina-akdag-738_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086363</guid><pubDate>Thu, 13 Nov 2025 14:18:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Özgür Kadın Stili]]></title><description><![CDATA[Zarif masa dekorunda, leziz menü eşliğinde keyifli vakit geçiren davetliler tasarımları incelediler. Siyah rengin öne çıktığı özgün, zamansız tasarımlar beğeni topladı. Ceylan, Şebnem Çapa, Aslı Gümüşel de davetteydi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ozgur-kadin-stili-1086363</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/13/ozgur-kadin-stili-475_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086359</guid><pubDate>Thu, 13 Nov 2025 12:57:00 +0300</pubDate><title><![CDATA["Yan Yana" Filminin Galası Ünlü İsimleri Buluşturdu]]></title><description><![CDATA[ Haluk Bilginer ve Feyyaz Yiğit'i buluşturan, yılın iddialı filmi “Soyut Dışavurumcu Bir Dostluğun Anatomisi Veyahut Yan Yana”'nın galası Zorlu PSM'de gerçekleşti. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yan-yana-filminin-galasi-unlu-isimleri-bulusturdu-1086359</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/13/yan-yana-filminin-galasi--174_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086357</guid><pubDate>Thu, 13 Nov 2025 10:15:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kathleen Pierce'tan Güzellik Teknolojisine Dair Merak Edilenler]]></title><description><![CDATA[Dyson Güzellik Kategorisi Global Başkanı Kathleen Pierce, markanın inovasyon sırlarını ALEM okuyucuları için anlatıyor. Pierce; bilimsel titizliği, doğal bileşen felsefesini ve saç sağlığına odaklanan misyonu birleştirerek güzellik teknolojisinde nasıl bir fark yarattıklarını açıklıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Formülasyonların  bileşenlerine baktığımızda, bunların doğal bileşenlerden yapıldığını görüyoruz.  Bileşenleri oluştururken nelere dikkat ettiniz? </b></p><p>Malzeme seçimine mühendislikte  uyguladığımız titizlikle yaklaşıyoruz. Formülasyonlarımızdaki her bileşen, saçınıza  özen gösterirken kanıtlanmış performansı nedeniyle seçiliyor. Kitosan genellikle kabuklu deniz  hayvanlarından elde edilir, ancak Dyson Chitosan&#8482; saç şekillendirme  ürünlerimizde onu istiridye mantarının hücre duvarlarından elde ettik. Bu  bileşen, mantara kabarık, bulut benzeri şeklini, yapısını ve gücünü veriyor.  Kitosan'ın bu doğal özellikleri, saçın esnek bir şekilde tutulmasını sağıyor. Dyson Omega&#8482; besleyici saç bakım  serisinde, Oli7&#8482; karışımı en önemli bileşendir. Bu, Dyson'ın tescilli yağ karışımıdır  ve Dyson Çiftliği'nden elde edilen ilk kozmetik bileşen olan Ayçiçeği tohumu  yağına ek olarak Zeytinyağı, Abyssinian yağı, Mısır yağı, Avokado yağı, Susam  yağı ve Macadamia yağı dahil 7 muhteşem doğal yağdan oluşuyor.</p><p><b>Markanızın  misyonunun özellikle saç ve saç derisi sağlığına odaklandığını biliyoruz. Bu  ürünlerin saç sağlığını destekleyen özellikleri nelerdir?</b></p><p>Saç sağlığı, misyonumuzun merkezinde yer alıyor. Formülasyonlarımızı  geliştirirken, saçın yapısını aktif olarak destekleyen ve besleyen bileşenlere  odaklanıyoruz. Tüm formülasyonlarımız, Dyson saç şekillendirme teknolojileriyle uyumlu  çalışacak şekilde tasarlanmıştır. Akıllı ısı kontrolü veya saç derisi koruma  modu gibi işlevlerle ısı hasarını en aza indiriyor ve saçın uzun vadede  sağlığını iyileştiriyor. Her ürünün bakım ve hassasiyet standartlarımızı  karşıladığından emin oluyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/13/ukenn590n590bsocials-13112025a53ecace.jpg"/><font size="2"><i>Dyson Airwrap Co-anda2x, </i><i>Dyson Chitosan&#8482;</i></font><p></p><p><b>Güzelliğin  geleceğini nasıl öngörüyorsunuz? </b></p><p>Güzellik giderek daha akıllı,  kişiselleştirilmiş ve sürdürülebilir hale gelecek. Gerçek bilim yardımıyla  gerçek problemleri çözerken bireysel bakış açısını da benimsemek güzelliğin  geleceği olacak.</p><p><b>Yeni  Dyson Airwrap Co-anda2x saç şekillendirme ve kurutma setinden bahsedelim. Bu  ürünün önceki ürünlerinizden farkı nedir? Kullanıcılara ne gibi yeni avantajlar  ve kolaylıklar sunuyor?</b></p><p>Bu ürüne, şimdiye kadarki en gelişmiş  çok işlevli saç şekillendiricimiz diyebiliriz. 2 kat daha fazla hava basıncı  ile daha hızlı kurutma ve daha hassas şekillendirme sağlıyor. Akıllı başlıkları  daha önce yaptığınız ayarlarınızı hatırlıyor ve yeni motor, saç sağlığını  korurken eşsiz bir performans sunuyor.</p><p><b>Kadınların  özellikle ilgi gösterdiği bir markanın parçası olmak nasıl bir duygu?</b></p><p>Bu inanılmaz derecede tatmin edici  bir his. Kadınlar seçici, tutkulu ve güzellik rutinlerine derinden bağlıdırlar.  Yeniliklerle onların güvenini kazanan bir markanın parçası olmak benim için bir  onur.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/13/hf07aasforsfye004qqr-13112025eeebc994.jpg"/><font size="2"><i>Dyson Omega&#8482;</i></font><p></p><p><b>Günlük  hayatınızda en sık kullandığınız ve en sevdiğiniz Dyson ürünleri hangileri?</b></p><p>Airwrap Co-anda2x&#8482; benim  vazgeçilmezim. Çok yönlü, güçlü ve akıllı bir ürün. Ayrıca Supersonic Nural&#8482;  saç kurutma makinesini de saç derisini koruma modu nedeniyle çok seviyorum, bu  özellik gerçekten çığır açıcı.</p><p><b>Güzellik  teknolojisi sektörü gerçekten çok büyük bir pazar. Yeni özelliklere sahip  birçok ürünün hızla piyasaya sürüldüğünü görüyoruz. Markanızı diğerlerinden  ayıran nedir? </b></p><p>Trendlerin peşinden koşmuyoruz,  problemleri çözüyoruz. Ürünlerimiz pazarlama hilelerinden değil, derin  araştırmalardan doğuyor. Bu yüzden insanların Dyson kullandıklarında farkı  hissettiklerini düşünüyorum.</p><p><b>Önümüzdeki  dönemde güzellik kategorisinde yeni sürprizleriniz var mı? </b></p><p>Her zaman yenilik peşindeyiz.  Ayrıntıları açıklayamam ama, insanların evde güzelliği deneyimleme şeklini yeniden  tanımlayacak teknolojiler üzerinde çalıştığımızı söyleyebilirim.</p><p><b>Yeni  bir ürün tasarlarken ilham kaynaklarınız neler? </b></p><p>İnsanların gerçek hayatta yaşadıkları  hayal kırıklıklarından ilham alıyoruz. Öncelikle sürece onları dinleyerek  başlıyoruz: İnsanlar için işe yaramayan şey ne? Ardından zarif, etkili ve  güçlendirici çözümler tasarlıyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/13/hf07basforsfyetr004q-13112025af0fd5d0.jpg"/><font size="2"><i>Dyson Oli7&#8482;</i></font><p></p><p><b>Çevre  dostu üretim veya geri dönüştürülebilir malzemeler konusunda ne gibi adımlar  atıyorsunuz?</b></p><p>Sürdürülebilirlik, kendi  malzemelerimizi üretmekten dayanıklı makineler tasarlamaya kadar tüm  süreçlerimize entegre edilmiş durumda. Geri dönüştürülebilir malzemelere,  enerji verimli üretime ve genel olarak atıkların azaltılmasına yatırım  yapıyoruz.</p><p><b>Güzellik  ve teknolojinin kesiştiği noktada çalışmak size kişisel olarak ne öğretti?</b></p><p>Yenilik, amaca yönelik olduğunda en  güçlü etkisini gösteriyor. Güzellik sadece estetikle ilgili değildir,  problemleri çözmek, özgüveni artırmak ve tüm bunların ardındaki bilime saygı  duymakla da ilgilidir.</p><p><b>Teknoloji  ile birleştiğinde "güzellik" kavramı sizin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Bu, benim için dönüşüm anlamına geliyor.  Teknoloji, güzelliğe derinlik katar, onu daha akıllı, daha güvenli ve daha  kapsayıcı hale getirir. Dyson'da güzellik, mühendisliğin duyguyla buluştuğu  yerdir.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/kathleen-piercetan-guzellik-teknolojisine-dair-merak-edilenler-1086357</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/13/kathleen-piercetan-dysoni-560_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086352</guid><pubDate>Wed, 12 Nov 2025 10:22:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[12 KASIM 2025]]></title><description><![CDATA[   ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/meltem-kaptandan-adile-nasitin-hikayesine-samimi-bir-dokunus-1086350</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/12/12-kasim-2025-468_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086350</guid><pubDate>Tue, 11 Nov 2025 16:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Meltem Kaptan'dan Adile Naşit'in Hikâyesine Samimi Bir Dokunuş]]></title><description><![CDATA[Berlin Film Festivali'nde kazandığı “En İyi Başrol Performansı” ödülüyle uluslararası arenada adından söz ettiren Meltem Kaptan, şimdi Türk sinemasının efsane ismi Adile Naşit'i canlandırdığı yeni filmiyle karşımızda. Başarılı oyuncu Almanya - Türkiye arasında kurduğu köprüyle hem sahnede hem beyaz perdede içtenliğin, sıcaklığın ve insan hikâyelerinin temsilcisi olarak adından söz ettiriyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Onu tanıdıkça, kahkahalarının ardında büyük bir hika&#770;ye saklı olduğunu anlıyorsunuz. Sinemamızın en unutulmaz figürlerinden Adile Naşit'i beyaz perdede canlandıran Meltem Kaptan, bu yolculukta kendisini en çok, Adile'nin kusursuzluk değil samimiyetle parlayan ışığının büyülediğini dile getiriyor. Kaptan ile hem bu özel rolü hem de sanatın insana iyi gelen taraflarını konuştuk.<br></p><p><b>Almanya'da büyüyüp Türkiye'yle güçlü bağlarını koruyan biri olarak, iki kültür arasında yetişmek size nasıl bir bakış kazandırdı? Bu çok kültürlü yapı, oyunculuk dilinize nasıl yansıyor?</b></p><p>İki kültürün çocuğu olmak, sanat açısından gerçekten büyük bir avantaj. Çünkü bir kültürü uzaktan izleyebilmeniz, onu daha dikkatli incelemenizi sağlıyor. İnsan, bir şeyin tam içindeyken bazı ayrıntıları göremeyebiliyor. Ama biraz uzaklaştığınızda, o an fark edilmeyen şeyleri daha net görebiliyorsunuz. Bu durum özellikle komedide çok önemli. Bir kültürün neye güldüğünü, neye üzüldüğünü daha iyi anlayabiliyorsunuz. İki kültür arasında kıyaslama yapabilme şansınız oluyor ve ben bunun büyük bir zenginlik olduğuna inanıyorum. Avantajlarından biri de şu; iki kültürden de sizi besleyen yanları alabiliyor, kendi değerlerinizi bu şekilde zenginleştirebiliyorsunuz. Yani aslında iki kültürlü olduğunuzda bir seçim hakkınız oluyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/11/meltemkaptan4-11112025d696be75.jpg"/><p><b>Oyunculuğa olan ilginiz ilk olarak ne zaman başladı?</b></p><p>Sanata ilgim çok erken yaşlarda başladı. Anneme sorarsanız dört yaşında hatta... Çünkü kasetler ha&#770;la&#770; duruyor odamda. Dört yaşındayken kasetlerde şov yapmışım; sunuculuk yapmışım, artist olarak çıkmışım, şarkılar söylemişim. Bir programım varmış gibi davranıp sürekli bu programa farklı farklı konuklar davet ediyormuşum ve o konukları da ben oynuyormuşum. Annem de bunların hepsini kasete alıyordu. Oradan itibaren çok küçük yaşta başka karakterlere girme, oyun oynama ve hayal gücü kullanma başladı. Sonra ilkokulda tiyatrodaydım. Her zaman tiyatro vardı hayatımda. Üniversiteye girdiğimde de tiyatro vardı. Sonra stand-up, ardından filmler ve böyle böyle hepsi oluştu. Ama her şeyin başlangıcı okul tiyatrosuydu diyebilirim.</p><p><b>İlk kez "bu benim yolum" dediğiniz bir an hatırlıyor musunuz?</b><br></p><p>Küçüklüğümü bilenler çok sanatsal bir çocuk olduğumu söylerler. Mesela resim yapmayı çok severdim ve bazen saatlerce bir resmi, bir rengi inceleyebilirdim. Sanatsal yönüm çok erken gelişti. Ama kariyerim ve yolum dediğim anı çok net hatırlıyorum. Kendim bir stand-up hazırlamıştım ve Köln'de, 250&#8211;300 kişilik küçük bir sahneye çıktım. Stand-up'ı ilk kez deneyenlerin çoğu, kimsenin gülmediği bir an yaşar ve kahrolur. Ben de bunu bekliyordum, ama aksine seyirciler çok güldü ve ortam o kadar keyifliydi ki... O gülüşleri duyduğumda ve yazdığım esprilerin gerçekten hoşlarına gittiğini hissettiğimde, içimden "bu senin yolun" dedim. İşte o andan sonra kararımı vermiş oldum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/11/meltemkaptan7-11112025ab24a6bf.jpg"/><p><b>Uzun yıllar komediyle tanındıktan sonra "Rabiye Kurnaz vs. George W. Bush" filmindeki performansınızla bambaşka bir yönünüzü ortaya koydunuz. Bu geçiş sizin için nasıl bir duygusal ve profesyonel deneyim oldu?</b></p><p>Ben stand-up'la başladım. Güldürmenin ve gülmenin çok önemli olduğunu düşünüyorum, a&#770;la&#770; da öyle. Hele ki bu zamanda, gerçekten çok kıymetli. Ama bir süre sonra sadece bunun bana yetmediğini hissettim. Çünkü bir sanatçı, hayatın her yönünü canlandırabilmeli. Hem komik hem de üzücü anları... Yani bir bütün olmalı. Ben de hep o bütünlüğü aradım. Birkaç yıl komedi yaptıktan sonra, artık işin diğer taraflarını da keşfetmem gerektiğini düşündüm. İçimde derin ve duygusal alanlara yönelme isteği vardı. "Keşke şöyle bir film teklifi gelse de o taraflara da dokunabilsem" diyordum. Ve sanki çağırmışım gibi, o hafta Rabiye Kurnaz filminin teklifi geldi. Altı aylık bir audition sürecinin ardından bu rolü oynama fırsatı buldum. O noktada her şey benim için bir bütün haline geldi. Çünkü sanatçı, gerçekten gerçekçi olmak istiyorsa, hayatın her yönünü anlayabilmeli ve onu ekrana taşıyabilmeli. Tabii ki hala stand-up yapıyorum ama sadece onu yaptığınızda sürekli şehirden şehre dolaşıyorsunuz, otellerde yalnız kalıyorsunuz... Bir noktadan sonra, "birlikten güç doğar" düşüncesiyle, bir ekip içinde, birçok insanla birlikte üretme isteği doğuyor. Film de tam olarak böyle bir şey. Bir aile kuruyorsunuz ve o aileyle birlikte güzel bir şey yaratıyorsunuz. Bu da benim içimde hep var olan bir arzuydu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/11/meltemkaptan2-11112025931dcb65.jpg"/><p><b>Bu film ile Berlin Film Festivali'nde kazandığınız "En İyi Başrol Performansı" (Silver Bear) ödülü, hayatınızda nasıl bir kapı araladı?</b></p><p>Berlin Film Festivali'nin en önemli noktası, uluslararası bir film festivali olması ve bütün dünya film sektörünün burada buluşması. Orada tanıştığınız insanlar, atmosfer ve bu uluslararası çalışma alanı bambaşka bir şey. Bana da burada uluslararası film dünyasına doğru bir kapı açıldı ve bu sektörü daha yakından tanımaya başladım. Ödül konusuna gelirsek... Bir sanatçı olarak ben yaptığım filmleri hiçbir zaman ödül için yapmıyorum. Önemli olan, onu gerçekçi bir şekilde yapmak, kendini tamamen sanata adamak ve en hakiki şekilde onun hakkını vermeye çalışmak. Bunun sonu ödül olur mu olmaz mı, bunu hiç düşünmüyorum bile. Çünkü benim için en gerçek an; o an yaptığım, o ana hazırlandığım ve oynadığım andır. Tabii ki ödül almak yaptığınız şeyin insanlara ulaşması, beğeni alması açısından çok güzel bir şey. Ama bana göre asıl önemli olan, o anın hakkını vermek ve onu olabilecek en gerçekçi şekilde oynamak istemektir. Tabii şöyle bir gerçek de var; ödül sadece işi kolaylaştırmıyor, zorlaştırıyor da. Çünkü ben zaten mükemmeliyetçi bir yapıya sahibim. Ondan sonra sanki her yaptığımın yüzde yüz olması lazım, artık hiç hata kabul edilmez gibi hissettim ve hissediyorum. Başkalarının bana karşı beklentisinin de arttığını hissediyorum. Yani ödüller aynı zamanda bir beklenti yükü de getiriyor. Ama zaman zaman bunu unutup her projeme yeniden yaklaşıp yine gerçekçi olmaya çalışıyorum.</p><p><b>Uluslararası arenada Türk bir kadını temsil etmek nasıl hissettirdi?</b></p><p>Tabii ki Türk kökenli bir kadın olarak uluslararası bir film festivalinde yer almak çok güzel bir duygu. Bir de ben her zaman şunu söylerim; bizim Türkiye'deki oyuncularımız mükemmel. Sanki oyunculuk kanımızda var gibi... O kadar iyi oyuncularımız var ki zaten birçok uluslararası film festivalinde yönetmenlerimiz ve oyuncularımız yer alıyor. Ve ben bunu dünyaya daha çok duyurmak istiyorum: "Bakın, bizim çok harika oyuncularımız var, mükemmel oyuncularımız var." Bence çok daha fazla enternasyonal film dünyasında yer almamız gerekiyor. Umarım ve eminim ki bu gittikçe daha da artacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/11/meltemkaptan13-111120253fd24316.jpg"/><p><b>Yeni filminiz Adile için neler söylemek istersiniz?</b></p><p>Adile Naşit filmi bana göre çok sıcak bir yapım. Film, bir karakter yolculuğunu anlatıyor ve Adile Naşit'i olduğu gibi, son derece samimi bir şekilde yansıtıyor. Ayrıca filmi geçmişte bırakmak yerine, bugüne taşımaya çalıştık; yani günümüze seslenen bir hikaye ortaya koyduk. Yaşadığı tüm acılara rağmen hala gülebilen, güldürebilen ve sahneye çıkabilen güçlü bir kadının portresi. Kendin olmanın ve sevilmenin zamanı olmadığını öğreten, zamansız bir film.</p><b>Herkesin kalbine dokunan, birçoğumuzun çocukluğunun unutamadığı, çok sevdiği bir ismi canlandırmak nasıl hissettiriyor? </b><p></p><p>Adile Naşit, Türkiye için gerçekten çok önemli bir insan, adeta baş tacı diyebilirim. Hem bir aktris olarak olağanüstü bir yeteneğe sahip, hem de sıcaklığı, içtenliği ve samimiyetiyle küçük büyük herkesin gönlünü fethetmiş biri. Adile Naşit'i oynamak benim için çok heyecan verici ama bir o kadar da ürkütücüydü. Çünkü sonuçta bu özel insanın hakkını vermek istiyorsunuz. Bu süreçte gerçekten kendimi eve kapattım, sadece çalıştım ve onun duygularına yaklaşmaya, onu anlamaya odaklandım. Benim için asıl önemli olan, bir tipleme yaratmak ya da ona fiziksel olarak benzemek değildi, onun duygularına olabildiğince samimi bir şekilde yaklaşmak ve o duygu yolculuğunu içtenlikle yansıtabilmekti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/11/meltemkaptan12-11112025d7e50c41.jpg"/><p><b>Bu hika&#770;yede sizi en çok etkileyen, belki de kalbinize dokunan taraf ne oldu? Role nasıl hazırlandınız?</b></p><p>Öncelikle bütün arkadaşlarıma elveda dedim ve "S&#807;imdi kapanıp Adile'yi çalışacağım?" diye düşündüm. Ardından önce çok fazla film izledim. Tüm filmlerini izlemek mümkün değil çünkü sayısız filmi var, ama çokça izledim. Sonra enerjisini anlamaya, ses tonuna yaklaşmaya çalıştım. Ardından yaklaşık iki hafta sadece gülüşüne çalıştım. Enteresan bir gülüşü vardı. Gülüşünde ne nefes alıyor ne de veriyordu. Nefesini tutup çok uzun bir süre gülebiliyordu. Sonrasında vücut dilini gözlemledim. Tabii ki, kamera önünde ve arkasında nasıldı, gençliğinde nasıl bir yürüyüşü vardı, yaşlandığında vücut dili nasıl değişmişti gibi ayrıntılara baktım. Her detaya dikkat etmeye çalıştım. Mesela gülüşü her zaman aynı değildi; duruma göre farklı tonlarda gülüyordu. Ama her zaman içtenliğini ve hakiki duygularını yansıttığını anlamaya çalıştım.</p><p><b>Sinema çoğu zaman belli kalıplar içinde "güzel"i tanımlar ama Adile o kalıpları kıran bir figürdü. Sizce onun hika&#770;yesi, sektördeki bu algıları dönüştürmek için bugün de bir referans olabilir mi?</b></p><p>Adile Naşit hiçbir zaman o güzellik standartlarına ve kalıplarına uymamış ama onlara meydan okumuş. Ona "öteki", "farklısın", "kusurun var, bacakların kısa, kilolusun" denilen noktaların hepsini, samimiyeti ve sıcaklığıyla yok edebilmiş çünkü sanata odaklanmış. Bu standartları kuranlara resmen meydan okumuş. Ve bu film bu yüzden bugün için de geçerli, çünkü bu standartlar ha&#770;la&#770; var. Sanatçılar, özellikle kadınlar, ha&#770;la&#770; bu belirli standartlara uymaya çalışıyorlar. Oysa sanat, medya, filmler halkı temsil etmeli. Hakiki hayatı temsil etmeli. Gerçek hayatta sadece 90-60-90 yok; zayıf, uzun, kısa, kilolu... Her türlü insan var. Ve bence ne kadar renkli bir çerçeve kurabilirsek o kadar gerçekçi olur ve izleyici kendini görebilir. Böyle olursa, bu standartlara uyma fikri de azalır. Ben de bunu çok yaşadım. Türk kökenli biri olarak, Almanya'da, kilolu, kısa boylu biri olarak çok fazla "öteki" olma hissini yaşadım. Ama sanata olan sevgim ve bağımlılığım her zaman daha büyük bir hırs verdi bana: "Hayır, ben de bu sanat dünyasının eşit bir üyesiyim." Bu, tabii ki çok mücadele isteyen bir şey. Ama bunu aşmak zorundayız. Çünkü biz "farklı" tanımlananlar bu yolu çizdiğimizde, bu düşüncelerin yavaş yavaş değiştiğine inanıyorum ve çok daha gerçekçi bir tablo çizebileceğimize inanıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/11/meltemkaptan10-11112025cf9e5b93.jpg"/><p><b>Adile'nin ışığı kusursuzluktan değil, samimiyetten geliyordu. Sizce bugün seyirciyle bağ kurmanın yolu ha&#770;la&#770; içtenlikten mi geçiyor?</b></p><p>Evet, Adile'nin ışığı kesinlikle samimiyetten ve sempatiden oluşan bir bağ. Ama aynı zamanda hiçbir zaman izleyiciyi küçük görmemiş, bilgisiz görmemiş; her zaman izleyiciyle kendini eşit tutmuş. Bir sanatçının kendini izleyiciyle aynı seviyede tutması çok önemli. Kendini "uzaylı" gibi görüp mesafe koymaması gerekiyor. Hakiki ve samimi olduğunuzda öyle bir yakınlık oluşuyor ki, bu yakınlık artık güzellik standartlarının ötesine geçiyor ve doğrudan izleyiciyle bağ kuruyor.</p><p><b>Set atmosferi nasıldı, unutamadığınız bir an var mı?</b></p><p>Setimiz çok sıcaktı ve şöyle diyeyim; o ortamda gerçekten çok büyük bir destek vardı. Sanki o dönemdeki dostluk, beraberlik ve kolektif ruh setimize de yansımıştı. Ama aynı zamanda çok büyük bir ciddiyet de vardı çünkü herkes rolünün hakkını vermek, iyi olmak için çok azimliydi. Bu yüzden setimize hem profesyonel hem de çok ciddi bir çalışma atmosferi hakimdi. Bu sıcaklık beni çok etkiledi, birinci olarak o... Ama tabii ki çok güzel anılar da yaşandı. Çocuklar sette olduğu zaman çok farklı bir enerji oluşuyordu. Sanki çocuklar o an Adile Naşit'i görmüş gibi farklı bir duyguya giriyorlardı ve bunu hissetmek, yaşamak gerçekten çok özeldi. Adile Naşit'in "uykudan önce programı"nda söylediği veda sözlerini çektiğimiz sahnede tüylerim diken diken olmuştu. Bir kerede çektik onu ve orada bunu o kadar yoğun hissettim ki... Zaten hep hissediyordum ama orada sanki artık yanımızda olmadığını ama ne kadar büyük bir güce sahip olduğunu çok daha farklı bir şekilde hissettim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/11/meltemkaptan5-11112025f1c69f02.jpg"/><p><b>Oynadığınız rollerin çoğunda güçlü, kendi yolunu çizen kadınlar var. Bir oyuncu olarak bu hika&#770;yeleri anlatmak sizin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Kendi yolunu çizen, çok üzücü şeyler yaşamasına rağmen hala ayakta kalabilen, o güce sahip kadınları oynamak bizim için de bugünün dünyasında da çok önemli. Çünkü bu hikayeler umut veriyor ve buna gerçekten çok ihtiyacımız var. Yaşadığımız olumsuzlukların bizi tamamen karamsar ve pasif hale getirmemesi için umut gerekiyor; aktif kalmak, yılmamak, devam etmek için... Belki de bu tür karakterler bize tam olarak bunu öğretiyor: devam etmeyi, pes etmemeyi ve hala umut dolu olabilmeyi. Ben de böyle bir karakteri oynarken bundan çok şey öğreniyorum. Bu tür hikayeler, filmler ve karakterler çok kıymetli. Bana böyle güçlü bir karakteri oynama fırsatı sunmaları ve oyunculuğuma inanmaları beni gerçekten çok mutlu ediyor.</p><p><b>Bir karakteri çalışırken "duygusal bağ kurma" süreciniz nasıl? Gerçek hika&#770;yelerle çalışmak size ekstra bir sorumluluk hissettiriyor mu?</b></p><p>Gerçek hikayelerle çalışmak her zaman bambaşka bir sorumluluk. Özellikle Rabiye Kurnaz filminde, onun hikayesinin içine sinmesini, filmi sevmesini çok istedim. Bana "Ben sizi değil, kendimi gördüm ekranda" dediğinde, bu beni inanılmaz mutlu etmişti. Çünkü sonuçta, böylesine yara almış bir insanı performansınızla kırmak değil, aksine yüceltmek ve onu mutlu etmek istiyorsunuz. Bu yüzden böyle projeler çok farklı bir sorumluluk taşıyor. Gerçekten samimi olmayı, içtenliği gerektiriyor. Hakkını verebilmek için sizin de kendinizi bütünüyle o yolculuğa adamanız gerekiyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/11/meltemkaptan11-11112025b21e0f60.jpg"/><p><b>En çok ilham aldığınız isimler kimler?</b></p><p>Meryl Streep, Shirley Bassey, Barbra Streisand, Bette Midler diyeyim... Bu kadınlar beni her zaman çok etkilemiştir. Çünkü sanatta bütün farklı yönleri birleştirmişler. Hem komedi, hem derin duygusal filmler, hem şan/şarkı, hem müzikal... Bütün bunları her zaman bir araya getirmişler ve sanata bütünsel bir gözle bakmışlar. "Sadece solistim, sadece komedyenim ya da sadece oyuncuyum" değil; bir sanatçının her şeyi birleştirmek zorunda olduğunu düşünmüşler. Ve hepsi çok güçlü kadınlar; duygularına hakim olan, kendi yolunu çizen kadınlar. S&#807;imdi yurt dışına baktığımızda böyle isimler görüyoruz ama Türkiye'de de tabii ki beni çok çok etkileyen sanatçılarımız var. Almanya'da da var. Mesela beni gördüğüm an gözlerim dolup çok duygulandıran biri S&#807;ener S&#807;en'dir. Onun o derin gözleri, bakışı... Hakkında konuştuğum zaman bile hemen duygulanırım. Çünkü o da eskilerden bugüne o sıcaklığı taşıyıp ha&#770;la&#770; koruyabilen oyuncularımızdan ve insanlarımızdan biri.</p><p><b>Bir gününüz nasıl geçiyor?</b></p><p>Benim bir günüm diğerine hiç benzemez. Zaten oyuncu olarak çoğu zaman farklı şehirlerde çalıştığım ve çekim yaptığım için, bazen kendimi sürekli yollarda gibi hissediyorum. Sanki evime bir türlü dönemiyormuşum gibi. Bu yüzden günlerimin nasıl geçtiğini net bir şekilde söylemem gerçekten zor. Ama şunu söyleyebilirim, aslında çok evcimen bir yapım var. Evde olduğum zaman resim çizerim, yağlı boya yaparım, yemek pişiririm, dekoratif şeylerle uğraşırım. Bu tür şeyleri gerçekten çok severim yani evde olmayı, o sakinliği de en az seyahat kadar severim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/11/meltemkaptan9-111120259f52e669.jpg"/><p><b>Sizi güldüren, motive eden ya da konsantre olmanızı sağlayan küçük alışkanlıklarınız var mı?</b></p><p>Böyle birçok alışkanlığım var. Özellikle sette biri beni güldürdüğünde ama ciddi kalmam gerektiğinde, konsantre olabilmek için serçe parmağıma bakar, ona odaklanırım. Beni en çok güldüren ise her zaman kardeşim olmuştur. Bazen bana bir söz ya da video gönderir. Bu da hemen moralimi yükseltir. Zaten benim neye güldüğümü çok iyi bildiği için aramızda böyle bir bağ var.</p><b>Oyunculuk kariyerinizde bundan sonra keşfetmek istediğiniz yeni bir alan var mı?</b><p></p><p>Her hikaye, her karakter zaten yeni keşfedilen bir alan; her zaman yeni bir sınav gibi ve hiç bitmiyor. Biraz da kendime çok zıt olan karakterleri ya da bazen çok öfkeli bir karakteri keşfetmek isterim. Daha çok uluslararası çalışmak isterim; farklı insanlarla, farklı background'lardan gelen sanatçılarla bir araya gelip çalışmak güzel olur. Mesela biraz daha müzikali şanla, filmle bağlamak ya da komediyi filmle bağlamak gibi... Bu bağlantıları kuran dünyalara girmek iyi olabilir. Genel olarak farklı dünyaları birbirine bağlayan şeyler ilgimi çekiyor.</p><p><b>Kendinizi beş yıl sonra nasıl bir yerde görüyorsunuz?</b></p><p>Bu gerçekten zor bir soru. S&#807;u anda daha çok "şimdi"ye odaklanmak istiyorum; bana sunulan projeleri en iyi şekilde değerlendirmek ve onların hakkını vermek istiyorum. Beş yıl sonra ne olur bilemiyorum ama tabii ki Türkiye'de daha fazla çalışmak, uluslararası projelerde yer almak ve güzel filmler yapmak isterim. Aynı zamanda sahneyi de hiçbir zaman unutmamak...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/11/meltemkaptan3-111120259029e805.jpg"/><p><b>Sanatın dönüştürücü gücüne inanan biri olarak, bugün izleyiciye hangi duyguyu bırakmak istersiniz?</b></p><p>Umut bence en büyük en önemli duygularımızdan bir tanesi ve elbette yola devam etmek.</p><p><b>Oyunculuk alanında ilerlemek isteyen gençlere tavsiyeleriniz var mı?</b></p><p>Tabii ki var, hem de çok var. Burada da "devam etmek" diyorum çünkü biri kapıyı suratınıza kapatsa da devam etmek, bu sefer pencereden girmek... Ün, şöhret, tanınma, meşhur olma gibi bana göre önemli olmayan, yanlış olan şeylere inanmak değil de daha çok sanata yönelmek, gerçekten aşkla o işi yapmak... Bu tür şeyleri unutmak, meşhur olma gibi şeyleri hiç düşünmemek ve sadece yaptığınız işe odaklanmak. Ve iyi arkadaş seçmek... Size "yapamazsın, sende kabiliyet yok" diyenlere değil; size inanan insanlarla arkadaş çevrenizi oluşturmanız gerekiyor. Çünkü inanın "yapamazsın" diyen sanat camiasında çok insan olacak. Oysa arkadaş çevrenizin çok güçlü olması, size inanması lazım. Ya da ailenizin size inanması gerekiyor. Bu meslekte destek gerçekten çok önemli bir şey. Duygusal anlamda zor bir meslek; tam "rollercoaster" dediğimiz türden; her zaman "up &amp; down" olan... Kendinizi bazen çok güçlü bazen çok güçsüz hissettiğiniz anlar olacak ama yılmadan devam etmek ve bu tarz duyguların da her zaman sanatın bir parçası olduğunu bilmek...</p><b>Çekimde çok pozitiftiniz, hep böyle misiniz? modunuz düştüğünde nasıl toparlarsınız? </b><p></p><p>Çevremdeki insanlar genelde beni çok pozitif biri olarak algılıyor. Ama tabii ki benim de çok üzücü şeyler yaşadığım oldu ve çok derin, duygusal bir tarafım da var. Melankolik bir tarafım bulunuyor. Çocukluğumdan beri hayatın aktığını, zamanın aktığını ve güzel anıları tutamadığımızı, avucumuzdan akıp gittiğini hep hissetmişimdir. Çok mutlu ve duygusal bir an yaşadığımda bile, onun arkasından her zaman melankolik bir sızı hissederim. Çünkü güzel anları tutamadığımızı bilirim. Hayat çok kısa ve zaman çok çabuk akıp giden bir şey maalesef. Bu yüzden ne kadar pozitif olsam, güldürsem de; her zaman çok derin, melankolik bir tarafım var.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/11/meltemkaptan6-1111202590d783cd.jpg"/><p><b>Sizce bugün, farklı ve aykırı olmak ha&#770;la&#770; bir yıldızın parlamasına engel mi yoksa tam tersine bir güç mü?</b></p><p>Bugün farklı ya da alışılmışın dışında olmak ha&#770;la&#770; bir risk gibi görülse de, bunun sizi parlatıp parlatmayacağı tamamen size bağlı. Siz kendinizi kabul edebiliyorsanız ve bunu hissettirebiliyorsanız çok daha otantik, çok daha sahici olursunuz ve insanlar bu yolculuğu sizinle yürür. Ama kendinizle iyi bir diyaloğunuz yoksa, kendinizi kabul etmiyorsanız; dışarıdan gelen her kötü söz, sosyal medya, yorumlar sizi kolayca pasifleştirebilir. Ama bunları duyup yine de devam edebilmek, pes etmemek ve yolunuza sanatçı olarak devam edebilmek için kendinizle barış içinde olmanız gerekir. Çünkü bu ancak o zaman mümkün.</p><p><b>Röportaj: </b>Ceylan Yeniacun</p><p><b>Fotoğraflar:</b> Zeynel Abidin Ağgül </p><p><b>Styling: </b>Eylem Yıldız Kaya </p><p><b>Saç:</b> Mehmet Türkibiş </p><p><b>Makyaj:</b> Özge Taşözmen</p><p><b>Video:</b> Ardan Can Güngör</p><p><b>Styling asistanı:</b> Sude Atasoy </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/meltem-kaptandan-adile-nasitin-hikayesine-samimi-bir-dokunus-1086350</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/11/meltem-kaptan-435_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086347</guid><pubDate>Mon, 10 Nov 2025 17:50:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Gastromasa'nın Perde Arkası: Çok Özel Şef Röportajları]]></title><description><![CDATA[On yıl içinde bir konferans ya da bir fuardan çok daha fazlasına dönüşen Gastromasa, bu yıl da İstanbul'u dünya mutfaklarının buluşma noktasına çevirdi. Dünyanın en saygın şefleriyle bir araya geldiğimiz etkinlikte; Simon Rogan'dan Albert Adrià'ya, Virgilio Martínez'den Ángel León'a… Hepsi Türk mutfağını kendi diliyle, kendi hayranlığıyla anlattı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Bir zamanlar  "Türkiye'den Michelin yıldızı çıkar mı?" sorusuyla başlayan merak, bugün yerini  bambaşka bir tabloya bıraktı. Artık İstanbul, beş kıtadan şefleri buluşturan  dev bir gastronomi sahnesine dönüşmüş durumda ve bu dönüşümün en güçlü  yansıması Gastromasa. Bu yıl 10. yaşını kutlayan organizasyon, "10 Yılın  Hikâyeleri" temasıyla Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlendi. 17 bini aşkın  ziyaretçi, 60'tan fazla dünya çapında şef ve yüzlerce konuşmacı iki gün boyunca  aynı çatı altındaydı. Sahnede üç Michelin yıldızlı Julien Royer, Oriol Castro,  Ángel León, Ana Ro&#353; gibi isimler; Türkiye'den ise Maksut Aşkar ve Fatih Tutak  vardı. Her biri, kendi topraklarından beslenen ama dünyaya seslenen bir mutfak  anlayışını anlattı.</p><p>Konuşmalar  kadar fuar alanındaki enerji de dikkat çekiciydi. Tadımlar, atölyeler, yeni  markalar ve fikir alışverişleriyle İstanbul, iki gün boyunca gastronomi  dünyasının kalbi oldu. Tema "10 yılın hikâyeleri"ydi ama gündem çok daha bugüne  dairdi: sürdürülebilir üretim, gastronomide yeşil ekonomi, dijitalleşme ve  yapay zekânın mutfaklara etkisi.</p><h2><b>Dünyaca  Ünlü Şeflerin Gözünden İstanbul ve Türk Mutfağı</b></h2><p>Bir zamanlar  gastronomi haritalarında küçük bir parantezle anılan İstanbul, bugün beş  kıtadan şeflerin ilham aldığı bir lezzet başkentine dönüşmüş durumda. Şehrin  enerjisi, sokaklarından yükselen baharat kokuları, tarihinin mutfaklara sinmiş  ruhu... Artık hepsi dünyanın en büyük şeflerinin radarında.</p><p>İstanbul  Gastromasa vesilesiyle yalnızca sahnede değil, perde arkasında da gastronominin  kalbinin attığı bir buluşma noktası olunca, biz de bu tempolu atmosferin  içinde, dünyanın en saygın şefleri ile İstanbul'u, Türk mutfağını ve buradaki  gastronomi kültürünü konuştuk. Simon Rogan, Virgilio Martínez, Albert Adrià,  Antonio Bachour, Endo Kazutoshi ve Ángel León... Her biri kendi mutfağının  yıldızı, ama İstanbul'a duydukları merak ve saygı ortak.</p><p>Kimi lahmacunu  "sihir gibi bir tat" diye anlatıyor, kimi tavukgöğsüne inanamıyor, kimiyse  sokak pazarlarının kokusunda çocukluğuna dönüyor. Ortak noktaları şu: Hepsi  Türkiye'nin sadece "keşfedilmeye değer" değil, artık "dünyayı besleyen" bir  gastronomi merkezi olduğu konusunda hemfikir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/10/virgiliomartinez-10112025876168c3.jpg"/><h2><b>Virgilio Martinez</b></h2><p><i>Central Restaurante - Lima, Peru</i></p><p></p><p>Lima doğumlu  şef, Peru mutfağını modern tekniklerle dünyaya taşıyor. 2008'de açtığı Central,  farklı rakımlardan gelen binlerce yerel malzemeyi menüsüne taşıyarak 2023'te  "Dünyanın En İyi Restoranı" seçildi. Martínez, sürdürülebilirlik ve yerel  ürünlere odaklanan projeleriyle tanınıyor.</p><h3><b>İstanbul'u  kaç kez ziyaret ettiniz? Şehrin gastronomi sahnesini nasıl buldunuz?</b></h3><p>İstanbul her  seferinde daha da iyiye gidiyor, kesinlikle. Bunu burada olduğum için  söylemiyorum, gerçekten fark ediyorum. Buradaki yemek endüstrisi çok geniş ve  çok güçlü. Kültürel ve gelenekler açısından olağanüstü bir zenginliğe  sahipsiniz. Üstelik artık bu zenginliği çağdaş bir şekilde, gastronomi  düzeyinde çok iyi bir biçimde yansıtıyorsunuz. Gastromasa'ya gelince, harika  bir etkinlik olduğunu düşünüyorum. Dünyanın dört bir yanından gelen şefler için  bölgenizi tanıtan muhteşem bir platform.</p><h3><b>İstanbul  deneyiminiz nasıldı?</b></h3><p>Her seferinde  olağanüstü. İstanbul çok özel bir şehir. Biz şefler olarak 25 yılı aşkın  süredir pek çok festivale katıldık; çoğu zaman şehirleri gezmeye bile fırsat  bulamayız. Ama bu festivalde hem çalışıp hem de şehri keşfetme imkânı bulduk.  Diğer şeflerle birlikte İstanbul'u dolaşmak inanılmaz keyifliydi. Gastromasa  bize hem işimizi yapma hem de şehrin tadını çıkarma fırsatı veriyor. Üç kez  geldim ama mesela iş yoğunluğu sebebiyle Kapadokya'ya hiç gidememiştim. Ama  orayı gören herkesin büyülendiğini duydum. Ve açıkçası şunu da fark ettim:  Gastromasa davet ettiğinde, hiç kimse "hayır" diyemiyor.</p><h3><b>Birisi  İstanbul'u ilk kez ziyaret etse, üç kelimeyle nasıl tanımlardınız?</b></h3><p>Mistik, çok  kültürlü ve kokularla dolu.</p><h3><b>İstanbul'un  gastronomi kültürü sizde nasıl bir izlenim bıraktı?</b></h3><p>Bence burada yemek,  gastronomi, insanları mutlu ediyor. İnsanlar yemekleriyle çok gurur duyuyor ve  bu harika bir şey. Çünkü bu, her yerde rastlanan bir durum değil.</p><h3><b>Burada sizi  en çok şaşırtan tat ne oldu?</b></h3><p>Tatlılar!  Özellikle de içinde tavuk olan tatlı. Daha önce hayatımda hiç öyle bir şey  yememiştim. Tavukgöğsü! Gerçekten tavuk mu o? İnanılmaz bir şey.</p><h3><b>Sizce  Gastromasa son 10 yılda küresel gastronomi sahnesinde nasıl bir yer edindi?</b></h3><p>Şunu  söyleyebilirim ki, burası çok güçlü bir gastronomi endüstrisi tarafından  destekleniyor. Tanıtım anlamında, sponsorluk açısından çok iyi bir  organizasyon. Bu güçlü altyapı, festival için de büyük bir avantaj. Bazı  ülkelerde bu kadar güçlü bir sektör olmadığı için, etkinlikler sürdürülebilir  olmuyor. Gastromasa ise çok açık fikirli bir festival. Dünyanın her yerinden  insanlara kendini ifade etme alanı sunuyor. Bu da çok kıymetli, çünkü günümüzde  pek çok kişi sadece kendi kültürünü öne çıkarmaya çalışıyor. Gastromasa'nın  yaptığı şey, gelecekte nasıl davranmamız gerektiğine dair örnek oluşturuyor.</p><h3><b>Sizce  Gastromasa'yı diğer gastronomi etkinliklerinden ayıran temel fark nedir?</b></h3><p>Bence buraya  çok fazla insan geliyor, özellikle de yerel halkın ilgisi çok yüksek. Bu harika  bir şey, çünkü festivalin şehirde, hatta ülkede ciddi bir yankı yarattığını  hissediyorsunuz. Bazı festivallerde herkes farklı diller konuşuyor ama burada  insanların çoğu aynı dili konuşuyor; bu da çok hoş bir atmosfer yaratıyor. Öte  yandan, her yıl daha fazla uluslararası katılımcı geldiğini de fark ediyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/10/albertadria-10112025e18cadc3.jpg"/><h2><b>Albert Adrià</b></h2><p><i>Enigma - Barselona, İspanya</i></p><p></p><p>Barselona  doğumlu şef, elBulli'den başlayarak Tickets, Pakta ve Hoja Santa gibi ikonik  mekanların yaratılmasında öncü oldu. Londra ve Paris'te pop-up projeleri ve  Enigma ile gastronomide yenilikçi deneyimler sunuyor.</p><h3><b>İstanbul'u kaç kez ziyaret ettiniz?  Şehri ve mutfağını nasıl buldunuz?</b></h3><p>Bu İstanbul'a dördüncü gelişim, bu harika etkinliğe katılışım ise üçüncü.  İstanbul ve Türkiye etkileyici, karmaşık bir kültüre sahip ve gastronomisi de  öyle. Öğreneceğim daha çok şey var. Umarım çok daha fazla kez gelebilirim.</p><h3><b>İlk defa İstanbul'a gelen biri için  buranın ruhunu üç kelimeyle nasıl tarif edersiniz?</b></h3><p>İstanbul'un ruhunu üç kelimeyle tanımlamak zor. Ama sanırım heyecan,  yoğunluk ve kültür diyebilirim. Çünkü İstanbul ve Türkiye'nin binlerce yıllık,  karmaşık, büyüleyici bir kültürü var. Bu yüzden her şeyi sakince, saygıyla ele  alıyorum; burada geçirdiğim her dakikadan, her andan bir şeyler öğreniyorum.</p><h3><b>Burada tattığınız ve sizi şaşırtan bir  lezzet var mı?</b></h3><p>Bilmem, doğru telaffuz edebilecek miyim ama lahmacun? Evet, lahmacun.  Türk pizzası diyorsunuz, değil mi? Türk mutfağında beni şaşırtan ve hoşuma  giden çok fazla yemek var. Tatlılar çok ilginç ama lahmacun büyüleyici. Bence  büyük bir bilinmeyen. Çünkü tıpkı İspanya'da herkesin sadece paella ve sangría  bilmesi gibi, burada da herkes kebap diyor. Oysa çok daha fazla çeşit var.  Lahmacun sihir gibi bir şey. Hatta dün öyle bir lahmacun yedik ki, tekrar  tekrar yemek istedim.</p><h3><b>Gastromasa'yı diğer uluslararası  gastronomi etkinliklerinden ayıran en önemli fark sizce ne?</b></h3><p>Sanırım farkı yaratan şey, İstanbul ve Türkiye'nin bu kongreye kattığı o  egzotik dokunuş. Burada konuşmacı olarak gelen bizler, neredeyse katılımcılardan  daha fazla öğreniyoruz. Her geldiğimizde birçok fikirle dönüyoruz. Bu yüzden  burada olmayı çok seviyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/10/antoniobachour-10112025e0c4044e.jpg"/><h2><b>Antonio Bachour</b></h2><p><i>Bachour - Miami, ABD</i></p><p></p><p>Porto Riko doğumlu pasta şefi, yaratıcı tatlıları ve  yenilikçi yaklaşımıyla tanınıyor. Miami, Brezilya ve Meksika'daki  restoranlarının yanı sıra Qatar Airways'in ekmek ve pasta programını  geliştiriyor.<strong></strong></p><h3><strong>İstanbul'a  kaçıncı gelişiniz? Şehri ve mutfağını nasıl buldunuz?</strong></h3><p>Sanırım son  on yılda 20'den  fazla kez İstanbul'a geldim.</p><h3><strong>Şehri  ve gastronomi sahnesini nasıl buluyorsunuz?</strong></h3><p>  Bence her  yıl bir öncekinden daha iyi. Her yıl dört beş kez geliyorum çünkü  şu anda İstanbul'da Godman'la ve başka projelerle birçok iş birliğimiz var.  Şehri çok seviyorum; her geçen yıl daha fazla restoran açılıyor, daha heyecan  verici bir hale geliyor, daha fazla yemek, daha fazla güzellik... Üstelik  sadece şehirde değil, Antalya'ya, Kapadokya'ya ve ülkenin farklı bölgelerine de  gidiyoruz, hepsine bayılıyoruz.<i> </i>İstanbul benim için hem  yemek hem de eğlence açısından harika bir şehir.</p><h3><strong>İstanbul'un  hızını nasıl tanımlarsınız?</strong></h3><p>  İstanbul tam <em>bir  kaos ama güzel bir kaos.</em> Bence bu mutlulukla karışık bir kaos;  tıpkı bir evlilik gibi. Herkesin farklı bir karakteri var ama birlikte bir uyum  yakalanıyor. İstanbul da tam olarak öyle. Bir kaosun içinde ama aynı zamanda sevgi dolu. Biz bu kaosu  seviyoruz.</p><h3><strong>Burada  sizi şaşırtan bir yemek ya da tat oldu mu?</strong></h3><p>  Ben Türk mutfağının gelenekselliğini çok seviyorum. Özellikle Antep fıstığı, köfte,  şavurma ve sokakta yapılan her şeyi... Ama benim için en  etkileyici tat künefe. O benzersiz lezzetler gerçekten aklımı başımdan  alıyor.</p><h3><strong>Gastromasa'nın  küresel gastronomi sahnesindeki yerini nasıl görüyorsunuz?</strong></h3><p>  Bence Gastromasa artık dünyanın en önemli gastronomi etkinliklerinden biri haline  geldi. Herkes Gastromasa'ya gelmek istiyor. Şefler bu etkinliği  takip ediyor, burada olmayı hedefliyor. Gastromasa artık en prestijli  gastronomi kongrelerinden biri ve şefler için hem kendilerini  göstermeleri hem de network kurmaları açısından çok önemli bir platform.</p><h3><strong>Son  on yıla baktığınızda neler hissediyorsunuz?</strong></h3><p>  Benim için bu on yıl <em>sürekli bir evrim süreciydi.</em> Geçtiğimiz on yılda  çok değiştim; tarzım değişti, yemeklere bakışım değişti, hatta ne yemek  istediğim bile değişti. Ama bence bu insan olmanın doğal bir parçası; her yıl  biraz daha farklılaşıyor, biraz daha iyi bir versiyonumuza dönüşüyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/10/simonrogan-10112025cfdcbb28.jpg"/><h2><b>Simon Rogan</b></h2><p><i>L'Enclume - Cartmel, United Kingdom</i></p><p></p><p>İngiliz  şef, L'Enclume ile Kuzey İngiltere'nin ilk üç Michelin yıldızını aldı. Kendi  çiftliğiyle yerel ve sürdürülebilir ürünleri menülerine taşıyor, Umbel  Restaurants ile dokuz Michelin yıldızı ve iki Michelin Yeşil Yıldızı kazandı.</p><h3><b>İstanbul'a kaçıncı gelişiniz? Şehri ve mutfağını nasıl buldunuz?</b></h3><p>İstanbul'u  üç kez ziyaret ettim. Şehri çok heyecan verici, çok kaotik buluyorum; sürekli  bir hareket, sürekli bir canlılık var. Ama enerjisi gerçekten bulaşıcı. Yemek  sahnesi de tam bana göre... Tarzını, lezzetlerini çok seviyorum. Buraya gelmekten  büyük keyif alıyorum. İstanbul'a sadece üç kez geldim ama Türkiye'ye sayısız  kez geldim. Muhtemelen sahil boyunca aklınıza gelebilecek hemen her tatil  beldesine gitmişimdir. Toplamda belki otuz kez Türkiye'ye gelmişimdir, evet.</p><h3><b>İlk defa  İstanbul'a gelen biri için buranın ruhunu üç kelimeyle nasıl tarif edersiniz?</b></h3><p>Kaotik, enerjik  ve güzel.</p><p><b>Burada  tattığınız ve sizi şaşırtan bir lezzet var mı?</b></p><p>Beni şaşırtan  özel bir tat olmadı ama beni geçmişe götüren çok fazla lezzet var. Çünkü ilk  işim, ilginçtir ki, bir Türk restoranında çalışmaktı. O yüzden Türk </p><p>  yemeklerine hep özel bir ilgim olmuştur. Buraya yeniden gelip pazarları gezmek,  o kokuları, o hareketliliği hissetmek, baharatları tatmak... Gerçekten büyüleyici  bir deneyim.</p><p><strong>Gastromasa  son 10 yılda küresel gastronomi sahnesinde nasıl bir yer edindi sizce?</strong></p><p>  Bence Gastromasa artık şeflerin takviminde çok önemli bir tarih haline geldi.  Gastromasa'nın yaptığı gibi böylesine yıldız bir kadroyu bir araya getiren  etkinlik sayısı çok az. Herkesin bir araya gelip fikirlerini paylaşması, ilham  alması gerçekten çok özel bir an yaratıyor. Ayrıca İstanbul halkı için de  şehirlerinde aynı anda bu kadar çok süperstar şefi ağırlamak harika bir şey.  Umarım bu deneyimin keyfini çıkarıyorlardır.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/10/angelleon-1011202512386f83.jpg"/><h2><b>Ángel León</b></h2><p><i>Aponiente - El Puerto de Santa María, İspanya</i></p><p></p><p>"El Chef  del Mar" olarak tanınan İspanyol şef, deniz ürünlerini sürdürülebilir şekilde  yeniden yorumluyor. Aponiente ile üç Michelin yıldızı ve Michelin Yeşil Yıldızı  aldı, deniz kaynaklarını mutfaklara kazandıran projeler yürütüyor.</p><h3><b>İstanbul'a  kaçıncı gelişiniz? Şehri ve mutfağını nasıl buldunuz?</b></h3><p>Bu benim  ikinci gelişim. İstanbul benim köyüme çok benziyor; çünkü bizde de balıkçılık  çok yaygın. İnsanlar deniz ürünleri yiyor ve aynı balık türleri var. İnsanlar  çok benzer; mutlu, yaşam için çok şeye ihtiyaç duymuyorlar.</p><h3><b>İlk defa  İstanbul'a gelen biri için buranın ruhunu üç kelimeyle nasıl tarif edersiniz?</b></h3><p>Eşsiz,  farklı... Ama en önemlisi "birliktelik". Farklı insanları, farklı etnik grupları  bir araya getiriyor.</p><h3><b>İstanbul  mutfak kültürü sizde nasıl bir izlenim bırakıyor?</b></h3><p>Benim için  hem çok benzer hem de çok özel, çünkü burada farklı etkiler var. Akdeniz ve  Asya mutfağının birleşimi, dünyada eşi olmayan bir şey.</p><h3><strong data-start="819" data-end="884">Burada sizi  gerçekten şaşırtan bir yemek veya lezzet oldu mu?</strong></h3><p>  Evet, pide! Pide benim için "vay be" dedirten bir şeydi. Ekmek gibi ama  inanılmaz. Belki İtalyanlar beni anlamaz ama ben pideyi çok sevdim. Hamuru çok  farklı, kıtır ve özel. Ayrıca etin pişirme şekli, ateşin doğrudan teması çok  hoşuma gitti. Etin içinde ateşin izini hissediyorsun, çok özel. Baharat  karışımı da farklı, tam olarak ne olduğunu bilmiyorum ama çok hoşuma gitti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/12/endokazutoshi-121120250cade5ae.jpg"/><h2><b>Endo Kazutoshi</b></h2><p><i>Endo at the Rotunda - Londra, İngiltere</i></p><p></p>Üçüncü nesil suşi ustası, Tokyo ve Narita'da ustalaştıktan sonra 2006'da Zuma London'ın baş şefi oldu; Japon geleneğini küresel etkilerle harmanlayan omakase deneyimleri sunuyor.<p></p><h3><b>İstanbul'a kaçıncı gelişiniz? Şehri ve  mutfağını nasıl buldunuz?</b></h3><p>İstanbul'la  ilgili deneyimim yaklaşık 13-14 yıl önceye dayanıyor.</p><h3><strong>Birisi  İstanbul'u ilk kez ziyaret edecek olsa, sokaklarını nasıl tarif edersiniz?</strong></h3><p>  Japon kültürüyle Türk kültürü tamamen farklı. İlk ay benim için çok  şaşırtıcıydı, hatta biraz karışıktı diyebilirim. Kahvaltı kültürüne bile  alışmam zaman aldı; mesela hiç yoğurtla salatalığı birlikte yememiştim! Ama  yavaş yavaş alıştım çünkü insanlar oldukça açık fikirliydi. Türk şeflerle ve  insanlarla tanışmaktan gerçekten mutluluk duydum. O dönemde, yani 2010  civarında, Japon mutfağı Türkiye'de oldukça yeniydi. Herkes omakase, suşi ve  Japon mutfağı hakkında bana sorular soruyordu. Bu ilgi çok pozitifti.</p><h3><strong>Gastromasa,  10 yılda gastronomi dünyasında nasıl bir yer edindi sizce?</strong></h3><p>Gastromasa'yı  kendi restoranımı açmadan önce de biliyordum. Yedi yıl önce restoranımı açtım  ama Gastromasa benim için zaten bir hayaldi. Bu etkinliğe katılmak, Japon  kültürünü ve felsefemi tanıtmak benim için çok değerli. Kendimi Japon  mutfağında, özellikle <em>omakase</em><i> </i>alanında öncü biri olarak  görüyorum. Bu yüzden Gastromasa'nın bir parçası olmak ve kültürümü paylaşmak  beni gerçekten mutlu ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/10/maksutaskar-1011202559a96b5e.jpg"/><h2><b>Maksut Aşkar</b></h2><i>Neolokal, İstanbul</i><p></p><h3><b>Stories of  10 Years teması size neleri çağrıştırıyor?</b></h3><p>Biz de 11.  yılımızdayız, dolayısıyla bizim de biriktirdiğimiz bir hikayemiz var bu 10 yıl  içinde. Ve her gün yeni yeni hikayeler için yer açmaya çaba gösteriyoruz.</p><h3><b>Mutfağınızda  sürdürülebilirlik, Anadolu ürünleri ve geleneksel teknikler iç içe. Sizce bu  yaklaşım sadece gastronomik değil toplumsal bir değer de taşıyor mu?</b></h3><p>O kadar kadim  bir toprak bütünlüğünde yaşıyoruz ki, 72 medeniyete ev sahipliği yapmış. Biz de  bu toprakların şimdi ki parçalarıyız. Binlerce yıldan bahsediyoruz, binlerce  yıldır süregelmiş zaten bu kültür. Bizim de görevimiz, bunun yüzlerce binlerce  yıl devam etmesini sağlamak için "bugün de ne yapabiliriz?"i keşfetmek.</p><h3><b>Michelin ve  Gault Millau gibi rehberler Neolokal'in vizyonunu uluslararası plarformlarda  onurlandırdı. Sizce bu tür ödüller Türk mutfağının global algısında ne gibi  değişimler yaratıyor?</b></h3><p>Derecelendirme  sistemleri, restoranların incelenmesi ve teftiş edilmesi ile her biri kendi  içinde oluşturulan birer takdir mekanizması. Bu takdirle beraber eğer dünya  sahnesi global gastronomi buna değer veriyorsa bizim ülkemizde de bu tür  derecelendirme sistemlerini takdir etmeye devam etmesi çok faydalı bir şey diye  düşünüyorum.</p><h3><b>Genç  şeflere kimliklerini kaybetmeden çağdaş bir mutfak dili yaratmaları konusunda  neler önerirsiniz?</b></h3><p>Eğer genç bir  şefseniz ve gelecekte iyi bir şey yapmak istiyorsanız, özgün olun! Ama özgün  olayım derken aslında siz olmaktan, sizi yaratan kimlikten bahsediyorum. Beni  yaratan kimliğim, doğduğum beri öğrendiğim kültür, geleneklerim ve tarihimdi.  Sizi yaratacak kimliğiniz de bence bu.</p><h3><b>Gastromasa  farklı kültürleri bir araya getiren bir platform. Sizce Türk mutfağının dünyaya  anlatılması gereken en özel ve güçlü yönü hangisi?</b></h3><p>Türk  mutfağının dünyaya anlatılması gereken o kadar çok yönü var ki. Hepsi güçlü  bence. Gastromasa'da da bunların aslında hepsi konuşuluyor. İşin hikayesi  aslında birbirimizden ne kadar ilham aldığımız ve bu ilhamı ne kadar  başkalarıyla paylaştığımız. Gastromasa da buna öncülük ediyor.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/gastromasanin-perde-arkasi-cok-ozel-sef-roportajlari-1086347</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/10/gastromasanin-perde-arkas-587_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086317</guid><pubDate>Fri, 07 Nov 2025 14:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Tanıdık Bir Hikaye]]></title><description><![CDATA[Çağan Irmak'ın yazıp yönettiği ilk tiyatro oyunu “Palamut Zamanı”nın prömiyeri Zorlu PSM'de gerçekleşti. Alina Boz ve Ayda Aksel'in başrolde olduğu oyunu şov dünyasının ünlü simaları izledi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tanidik-bir-hikaye-1086317</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/07/tanidik-bir-hikaye-243_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086316</guid><pubDate>Fri, 07 Nov 2025 14:24:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[60 Yıllık Hikaye]]></title><description><![CDATA[Türk mağazacılık sektörünün önemli markalarından Mudo, 60 yılı aşkın tarihine ve reklamcılık alanında ilerici çalışmalarına yer veren “DÜNYALI OLMAK. Mudo'nun Reklam Tarihinde Bir Yolculuk” adlı kitabını yayımladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bir-yasam-hikayesi-1086316</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/07/bir-yasam-hikayesi-319_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086308</guid><pubDate>Thu, 06 Nov 2025 16:04:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bütünsel Deneyim]]></title><description><![CDATA[Ayurveda uzmanı Dr. Koshlendra Pratap, ilham veren bir farkındalık deneyimi sundu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/butunsel-deneyim-1086308</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/06/butunsel-deneyim-384_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086306</guid><pubDate>Thu, 06 Nov 2025 13:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Candan Varnalı ile Afrika'da Kendini Yeniden Keşfetmek]]></title><description><![CDATA[Her gittiğinde başka bir yönüne hayran kaldığı Güney Afrika'yı seyahat tutkunlarıyla buluşturmaya hazırlanan Candan Varnalı ile yeni heyecanı öncesi bir araya geldik. Varnalı, “Hedefim insanların Güney Afrika'yı sadece görmeleri değil, orada bir dönüşüm yaşamaları.” diyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Sizi çok heyecanlandıran bir  konuyla başlamak istiyorum: Güney Afrika seyahati... Yakın zamanda sizin  küratörlüğünüzde seyahatler olacak. Neler söylemek istersiniz, bu proje nasıl  ortaya çıktı?</b></p><p>Bu proje aslında uzun yıllardır  içimde büyüyen bir hayalin gerçeğe dönüşmüş hali. Güney Afrika'ya ilk gittiğim yıllarda,  benim için oranın sadece görsel olarak değil, duygusal olarak da çok derin bir  yer olduğunu hissetmiştim.  Her seyahatimde  başka bir yönüne hayran kaldım; bazen doğanın vahşi güzelliğine, bazen  insanlarının içtenliğine, bazen de kültürle harmanlanmış o zarif yaşam biçimine.  Uzun zamandır senede iki üç sefer giderken son senelerde uzunca bir süre  kalarak, değişik bir bölgesini tanımayı hedefleyerek seyahatlerimi planladım. Bernard  ve Funda Arkas çok yakın dostlarım. Onlar, benim Güney Afrika ile aramdaki bu  özel bağı ve bu ülkeye duyduğum tutkuyu çok iyi bilirler. Bir gün sohbet  ederken, Arkas Turizm'in klasik turların ötesinde, deneyim odaklı seyahatler  tasarladığını anlattılar. "Güney Afrika'yı senin gözünden sunalım" dediler. O  fikir beni gerçekten çok heyecanlandırdı. Çünkü Arkas Turizm'in vizyonu, deneyimli,  özenli, seçici, özgün bir deneyim sunma benim seyahat anlayışımla birebir  örtüşüyordu. Afrika'yı anlatmak kolaydır ama yaşatmak bambaşka. Bu yüzden bu  seyahati bir "tur" değil, bir deneyim kürasyonu olarak kurguladım. Her ayrıntı,  yıllar içinde orada yaşadıklarımdan, hissettiklerimden süzüldü. Hedefim  insanların Güney Afrika'yı sadece görmeleri değil, orada bir dönüşüm  yaşamaları. Çünkü Afrika insana kendi aynasını tutuyor; doğanın içinde,  sessizlikte, sadelikte aslında kim olduğunuzu hatırlıyorsunuz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/06/fedc1319d5124859af69-061120251efdcbce.jpg"/><p><b>İlk Güney Afrika seyahatiniz ne  zamandı, nelerden etkilenmiştiniz?</b></p><p>Yaklaşık 16 yıl önceydi. O zamanlar  ilk kez Kruger Milli Parkı'na gitmiştim. Gün henüz ağarmamıştı, sessizlik hakimdi.  Aniden uzaktan bir aslan kükremesi geldi (film seti gibi) o sesi asla unutamam.  O anda doğanın ritmine karışıyorsunuz; hiçbir şey yapmadan sadece var  oluyorsunuz. Sonrasında Cape Town'a geçtim ve bambaşka bir dünya karşıladı  beni. Orada hayat hem zarif hem özgür. Sabah Masa Dağı'nın eteklerinde veya  okyanus kenarında yürüyüş, öğlen bir şarap bağı gezisi, akşam deniz kenarında  fine dining bir restoranda gerçek anlamda tarladan veya denizden sofraya doğal  bir Güney Afrika veya dünya mutfağı... Bu kadar farklı kültürün bir arada bu  kadar uyumlu yaşaması beni büyüledi. O zaman anladım: Güney Afrika sadece bir  ülke değil, bir kontrastlar şiiri. Vahşi doğa ile şehir yaşamı, kadim kültür  ile çağdaş sanat aynı nefeste buluşuyor.</p><p><b>Bu yolculuğa çıkacakları neler  bekliyor?</b></p><p>Niyetimiz iyi planlanmış ama aynı  zamanda ruhu olan bir deneyim olması ve yerlilerinin yaşadığı Cape Town'u  gösterebilmek Johannesburg'da ülkenin kalbini hissediyoruz: Mandela'nın  Soweto'daki evi, Apartheid Müzesi, yerel sanatçılar, çağdaş galeriler... Gerçek  hikâyelerle başlıyor yolculuk. Sonra Kruger'e geçiyoruz: tabii ki gün doğumu ve  gün batımı safarileri, vahşi doğanın parçası olduğumuzu deneyimlemek, "hayvanlar  alemini" gerçek anlamda doğanın sesini dinleyerek geçirilen sabahlar,  lodge'larda konforlu ama sade konaklamalar... Ateş başında yıldızların altında  edilen sohbetler orada zamanı yavaşlatmanın lüksünü yaşayacağız. Ve finalde  Cape Town... İki yıldır üst üste dünyanın en iyi şehri seçilen bu yer, zaten enerjisiyle  büyüleyici bir özelliği var. Peninsula turu, Masa Dağı'ndan gün batımı,  Bo-Kaap'ın renkli sokakları, galeriler, Franschhoek ve Stellenbosch bağlarında  şarap tadımları, Babylonstoren bahçelerinde yürüyüşler... Her şey gözünüzü ve  ruhunuzu doyuracak şekilde seçildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/06/istock1146075698-0611202526965f97.jpg"/><p><b>Lüks, doğa ve gastronominin bir  arada olduğu bu seyahatte sizin olmazsa olmazlarınız neler?</b></p><p>Benim için lüks, görüntü değil,  anlamlı ve yerinde detay demek. Sabah size sade ama özenli bir kahvaltı  hazırlanması ya da lodge'un doğayla kurduğu sessiz denge... Bunlar bana göre  gerçek lüks. Doğanın içinde hiçbir şey yapmadan sadece izlemek de büyük bir  ayrıcalık. Şehirde sürekli bir koşu halindeyiz, oysa orada zaman sizi içine  alıyor. Gastronomi ise bu turun ruhlarından biri. Güney Afrika'da yemek kültürü  çok zengin. Baharatlarla deniz ürünlerinin birleşimi, yerel şarapların  olağanüstü kalitesi... Franschhoek ve Stellenbosch'ta yaptığımız tadımlar, fine  dining restoranlarda şeflerin anlatımları her biri bir hikâye gibi. Lezzetle  kültürün birleştiği o anları yaşamak bambaşka.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/06/istock958201790-06112025a44fee14.jpg"/><p><b>Güney Afrika sonrası devamında yeni  rotalar da olacak mı ve kaç kişi ile düşünüyorsunuz?</b></p><p>Kesinlikle olacak. Arkas Turizm'in  operasyonel gücü, vizyonu ve ekip ruhu bu iş birliğini çok güçlü kıldı.  Periyodik olarak düzenlenecek Güney Afrika turları dışında, aynı deneyim  yaklaşımıyla yeni destinasyonlar da planlıyoruz. Her biri yine sınırlı sayıda  katılımcıyla, detaylara özenle tasarlanmış, kişisel dokunuşu olan rotalar  olacak. Yani bu aslında sadece bir başlangıç. Kişi sayısında limit olması da  çok önemli. Kitle turizminin dışında herkesle tek tek ilgilenilebilecek,  hareket kabiliyeti yüksek ve birbirine yakın profilde insanların seyahat etmesi  gerçek deneyim yaşamak için çok önemli. Ayrıca belirli kişi sayısı ile, gruba  özel turlarımız da olabiliyor.</p><p><b>Güney Afrika'ya gittiğinizde  "yapmadan dönmeyin" dediğiniz neler var?</b></p><p>Table Mountain'a mutlaka çıkın, ama  sadece manzara için değil, oradaki sessizlik için. Yukarıda rüzgâr bile farklı  esiyor. Franschhoek'ta bir şarap bağında gün batımına kalın; toprağın, şarabın  ve ışığın birlikte değiştiği o an büyüleyici. Bir sabah muhakkak "Promenade" da  yürüyün, orada Cape Town'u ve yaşam anlayışlarını çok iyi anlıyorsunuz. Bo-Kaap  sokaklarında yürüyün; o renkli evlerin ardında samimi bir hayat, içten bir  kültür var. Kruger'de doğayı dinleyip, izleyin bazen sadece dinlemek yetiyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/06/istock2222604488-061120252f84f1f6.jpg"/><p><b> Bu turda en dikkat çeken detaylardan biri de  safari. İlk kez deneyimleyecekleri neler bekliyor?</b></p><p>Safari, bana göre insanın doğayla  yeniden tanışması. Hayvanları görmek elbette büyüleyici ama esas sihir  beklemede, farkındalıkta gizli. Gün doğumunda sisin içinden yürüyen filleri  görmek, bir leoparın izini sürerken rehberin sessizliğini dinlemek... O anlarda  zaman duruyor. Ayrıca tabii ki amaç "büyük beşli"yi görebilmek... Filmlerde  görüp tanıdığımız hayvanları yanı başınızda görmek, hatta göz göze gelebilmek  çok etkileyici. Bu turda lodge'lar bu deneyime göre seçildi; doğayla iç içe,  konforlu ama doğanın ruhuna saygılı yerler. Sabah erken ve akşamüzeri safari,  gün içinde dinlenme, akşam ise ateş başında Afrika gökyüzünün altında akşam  yemeği... Ben bu yolculuğu hep şöyle tanımlıyorum: Bu bir seyahat değil, bir  farkındalık deneyimi. Güney Afrika'da sadece dünyayı değil, kendinizi de  yeniden görüyorsunuz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/candan-varnali-ile-afrikada-kendini-yeniden-kesfetmek-1086306</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/06/candan-varnali-ile-kendin-357_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086305</guid><pubDate>Fri, 07 Nov 2025 19:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mustafa V. Koç Anısına]]></title><description><![CDATA[Mustafa V. Koç'un idealleri ışığında hayata geçirilen “Mustafa V. Koç Spor Ödülü” dokuzuncu kez sahiplerini buldu. Törende olimpik kategoride milli eskrimci Dr. Enver Yıldırım, Paralimpik kategoride milli masa tenisçi Abdullah Öztürk ödüle layık görüldü.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/mustafa-v-koc-anisina-1086305</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/06/mustafa-v-koc-anisina-877_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086304</guid><pubDate>Thu, 06 Nov 2025 11:21:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Pera'da Ata'ya Saygı]]></title><description><![CDATA[Atatürk'ün konakladığı ve odasının müze olarak korunduğu Pera Palace Hotel'de gerçekleşen anlam dolu davette, konuklara Ata'mızın sevdiği yemekler ve melodiler eşliğinde duygu dolu anlar yaşatıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/perada-ataya-saygi-1086304</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/06/perada-ataya-saygi-855_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086289</guid><pubDate>Wed, 05 Nov 2025 10:33:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM X Darphin: Rönesansın Dönüşümü]]></title><description><![CDATA[Cilt bakımının öncü markası Darphin ile lüks yaşamın nabzını tutan ALEM, güzelliği sanatla buluşturan özel bir davete imza attı. Sevil Dolmacı Art Gallery'de gerçekleşen davet, zarafetin ve bilimin estetik bir uyum içinde buluştuğu benzersiz atmosferde konuklarını ağırladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/alem-x-darphin-ronesansin-donusumu-1086289</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/05/alem-x-darphin-ronesansin-505_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086284</guid><pubDate>Tue, 04 Nov 2025 17:15:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ateşin Dönüştürücü Doğası Üzerine: Gyeyeon Park ile <FFFFIRE>]]></title><description><![CDATA[14. Gwangju Bienali kapsamında bir gerilla uydu sergisi olarak doğan <FFFFIRE>, ikinci versiyonuyla izleyiciyle buluşuyor. Küratörlüğünü Profesör Gyeyeon Park'ın üstlendiği sergi, “alev almak” fikrinin etrafında şekilleniyor. 4-20 Kasım 2025 tarihleri arasında İMALAT-HANE İMÇ Proje Alanı'nda izlenebilecek seçkiye dair Gyeyeon Park ile ateşin yakan değil küllerinden doğmayı esas alan yansımasını irdeledik.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İnsan uygarlığının en güçlü  sembollerinden biri olan ateşi bir serginin öznesi yapmak da mümkün. Küratörlüğünü  Profesör  Gyeyeon Park'ın üstlendiği sergi, Gwangju Bienali'ndeki yanık tuğla  evselliğinden İstanbul'un  modernist soyutluğuna uzanan bir yolculuk aslında... Fiziksel bir taşınmadan  ziyade dönüşümün potansiyeliyle ilerliyor. Budist düşüncedeki buli (&#19981;&#20108;) kavramını hatırlatırcasına, yıkım ve yaratım, başlangıç ve tekrar  birbirine dokunuyor. Ateşin  yalnızca yıkıcı değil, aynı zamanda dönüştürücü  doğasına odaklanan bu yapıyı, serginin küratörü  Gyeyeon Park ile konuştuk. Park, &lt;FFFFIRE&gt;'ın doğuşundan Gwangju Bienali'ndeki kökenine, "aynı ateş iki kere yanmaz" fikrinden  İstanbul'daki  mekânsal dönüşüme uzanan süreci bizimle paylaştı.</p><p><b>Öncelikle,  &lt;FFFFIRE&gt; sergisinin çıkış </b><b>hik</b><b>âyesinden  bahseder misiniz? Bu proje nası</b><b>l do</b><b>ğ</b><b>du?</b><b></b></p><p>2021'den bu yana her yıl bir araya gelerek  deneysel sergiler üreten yaklaşık 10 sanatçıyla birlikte çalışıyorum. 2023  projemizi hazırlarken, 14. Gwangju Bienali'nin "Soft and Weak  like Water" temasından  yola çıktık. Bu tema, Tao Te Ching'deki  "En yüce iyilik su gibidir" ifadesine dayanıyordu. Hemen  sonrasında aklımda şu soru belirdi "Bienal suyu araştırıyorsa, biz neden onun karşısındaki ögeyi  yani ateşi araştırmayalım?" Ateş,  insan uygarlığının en güçlü sembollerinden biri. Fakat biz burada Batı'nın bakış  açısındansa Doğu düşüncesinin içinden okumak istedik bu sembolü. Bunun için Lotos Sutrası'ndaki Yanan Ev hikâyesi bizim için çok anlamlı bir  referans oldu, ayrıca yine sergi mekânı da gerçek bir evdi. Bu hikâyede, çocuklar yanan evin  içinde oyun oynamaya devam eder, tehlikenin farkında değildirler. Bu, bugün gezegenimizin içinde bulunduğu krize karşı insanlığın  kayıtsızlığını anlatan sarsıcı bir metafor.  Evin planı da bu fikri destekliyordu; yukarıda dört,  aşağıda dört  odalı simetrik bir yapı, yani Çince "ateş" (&#28779;) karakterinin dört  kez tekrarlandığı "&#29146;" biçimini andırıyordu. Böylece  serginin adı da doğmuş oldu: FFFFIRE. İstanbul'daki versiyon ise Gwangju'daki serginin bir tekrarı değil adeta yeniden alevlenmesi.  Bu, ateş üzerine bir sergi değil, ateşin içinden doğan bir sergi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/04/hyeyoungkusnmeyenate-0411202555976e25.jpg"/><font size="2"><i>Hyeyoung KU &#8211; "Sönmeyen Ateş" (The Unquenchable Fire, 2025), Enstalasyon (Resim), 50 × 300 cm</i></font><p></p><p><b>Ateş  kavramı serginin merkezinde yer alıyor. Bu sembol sizin için neyi ifade ediyor?</b><b></b></p><p>Ateş asla durmaz, daimi bir hareket  hâlindedir ve her yere ulaşabilir. Dönüşüm, yeniden doğuş, hakikat, akıl,  enerji, yaşam gücü, arınma, fedakârlık, kutsallık, emek, tutku, yıkım ve  tehlike, tüm bu anlamlar ateşin çok farklı yönleri  aslında. İlk versiyonda sergiyi dört  eksen etrafında kurgulamıştım; Güneş gibi devasa ateş toplarından görünmez  iç ısıya; ilkel çağların ilk kıvılcımından Antroposen'in termodinamik hızına; toplu  ateşlerden felakete; görsel ateşten işitsel ateşe, ardından geride bıraktığı izlere kadar... İnsanlık tarihini, aslında giderek  artan bir ısının tarihi olarak da okuyabiliriz: Neolitik dönemin  ilk ateşinden bilimsel, endüstriyel ve atomik devrimlere kadar, hepsi  termodinamiğin devrimleri. Ne var ki "ateşle yaşayan, ateşle yok olur" denir. Bugün insanlık, bu  aşırı ısının sonuçlarıyla yüzleşiyor. Küresel ısınma, orman yangınları, iklim  krizi. Belki de artık bu çağda ateşin anlamı  üzerine yeniden düşünme zamanıdır.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/04/junhohongalevdensonr-04112025cc1a86d6.jpg"/><font size="2"><i>Junho HONG, Alevden Sonraki Sessizlik, 2025, Fotoğraf, 124 × 84 cm</i></font><p></p><p><b>&lt;FFFFIRE&gt;'ın k</b><b>ö</b><b>keninin  Gwangju Bienali bağlamında olduğunu biliyoruz. Bienal, </b>"<b>Soft and Weak like Water</b><b>" </b><b>temas</b><b>ı üzerine odaklanmıştı, su, akış, d</b><b>ö</b><b>nüşüm gibi kavramlar </b><b>ö</b><b>n plandaydı.  Buradaki su teması ile &lt;FFFFIRE&gt; </b>"<b>ateş/yanma" yapısı arası</b><b>nda nas</b><b>ıl bir karşıtlık ya da tamamlayıcılık kurdunuz?</b><b></b></p><p>Ateş üzerine bir sergiyi, su temasına  karşıt olarak değil, onunla tamamlayıcı bir ilişki içinde düşündük. Bienal  suyun akışkan gücünü öne çıkarırken, biz ateşin çok katmanlı doğasına  odaklandık. Sergi  gezici bir yapıya dönüştükçe, eserlerin taşınma süreciyle  ateşin dönüştürücü  gücü iç içe geçti. İstanbul edisyonunda Gwangju'daki işleri olduğu gibi taşımadık, her işin ateş  tarafından fiziksel ya da kavramsal olarak dönüştürülmesine  izin verdik. Yani ateş, bitmiş işlerde değil, serginin hazırlık sürecinin  içerisinde belirdi. İstanbul versiyonu bir tür palimpsest yani önceki katmanın üzerinde yeniden  yazılmış, yeni anlamlarla yanmış bir yüzey konumunda.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/04/eunsolchotampasta202-04112025f5805f8c.jpg"/><font size="2"><i>Eunsol CHO, Tam Pasta, 2025, Katılımcı Karma Malzeme Enstalasyonu</i></font><p></p><p><b>Serginizde  </b>"<b>ateş" kavramı  merkezde yer alıyor. Dünyada son yıllarda orman yangınları gibi büyük çevresel  felaketler yaşanıyor. Bu küresel fenomenleri, serginizin teması ve  sanatçılarınızın üretimleriyle nasıl ilişkilendiriyorsunuz?</b><b></b></p><p>Aslında sanatçılarımız çalışmalarıyla  doğrudan ekolojik krize yanıt veriyor  diyebilirim. Junho Hong'un fotoğraf diptiğinde, Lotos Sutrası'ndaki Yanan Ev hikâyesinden alınan baykuş, yılan, kertenkele, tilki ve karga gibi bedenleri kömürleşmiş,  kül olmaya yüz tutmuş hayvanlar görülüyor, Bu görüntüler, "eğer bu alevi beslemeye devam edersek,  geriye sadece anılar kalacak" duygusu hakim.  Hyeyoung Ku'nun resimleri kapitalizmin sönmeyen  ateşlerine odaklanıyor, şehirlerin parlayan ışıkları, tüketim coşkusu, dijital  atıklar ve aşırı üretim içinde acı çeken hayvanlar... Fredric Jameson ve Mark Fisher'ın da dediği gibi, kapitalizm belki de insanlıktan daha  uzun yaşayacak. Rae Koo'nun ses yerleştirmesi, küresel ısı endeksleri, enerji  akışları, afet bölgeleri ve iklim değişikliğiyle bağlantılı ruh hâli  verilerini sese ve görsel ritimlere dönüştürüyor,  görünmeyen krizleri duyulur kılıyor. Bu eserler, insanlığın  ateşi ölçüsüzce kullanmasına karşı birer uyarı gibi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/04/youngnamkimbedeninle-041120252adb7689.jpg"/><font size="2"><i>Youngnam KIM, Bedeninle Anlaman Gereken Şey, 2025, Video, Enstalasyon, 30 dakika</i></font><p></p><p><b>&lt;FFFFIRE&gt;</b>'<b>ı ve serginin kavramsal yaklaşımını  izleyiciye aktarı</b><b>rken, ate</b><b>şin hem yıkıcı  hem d</b><b>ö</b><b>nüştürücü doğasını nasıl  vurguluyorsunuz?</b><b></b></p><p>&lt;FFFFIRE&gt; ateş üzerine değil, ateş  tarafından şekillenen bir sergi. Sanatçılardan ateşi bir sembol olarak değil, dönüştürücü  bir kuvvet olarak ele almalarını istedim. Önemli olan, ateşin neyi temsil ettiği değil,  neyi yaptığıydı. İstanbul  edisyonu ise küllerden yeniden doğma fikriyle kuruldu, yani bir tür yeniden  yanma süreci de diyebiliriz.  Örneğin Beophyun Seo, önceki  sergisinde ziyaretçilerin dileklerini yazdığı döner  bir Yunjangdae heykelini yaktı; böylece dileklerin de ateşle dönüşüp  küle karışmasına izin verdi. Kim Jihee, Gwangju'daki sergisinde yer alan Dört Cennet Kralı'nın devasa başlarını söküp parçalarını Avalokite&#347;vara ve dört bodhisattvanın çevresinde yeniden birleştirdi böylece  yıkımın içinden şefkat doğdu. Jihoo  Lee, yanmış aile evinin kalıntılarını altınla kapladı; İstanbul'da ise bu parçaları iplikle sardı. Bu,  hem koruma hem yenilenme hem de bırakma eylemiydi çünkü o altın  kaplamayı da kaybetmeyi göze aldı. Her birinde hem yıkım hem  yeniden doğuş var, tıpkı ateşin doğasında olduğu  gibi.</p><p><b>Sergide  yer alan üretimler &lt;FFFFIRE&gt;</b>'<b>a </b><b>ö</b><b>zel olarak mı hazı</b><b>rland</b><b>ı, yoksa </b><b>ö</b><b>nceki çalışmaların yeni bir bağlamda  sunumu mu s</b><b>ö</b><b>z konusu?</b><b></b></p><p>Bu versiyondaki tüm işler  &lt;FFFFIRE&gt; için üretildi. Her sanatçı kavramsal çerçeveye kendi yöntemleri  ve malzemeleriyle yanıt verdi. Süreçte elbette fikir alışverişi yaptık ama  üretimler tamamen bireysel olarak gerçekleşti. Yine de sergi bir bütün olarak ortak bir üretim gibi işledi, ateşin çevresinde birbirine bağlanan bir sanatçılar ağı olarak tanımlayabiliriz bu durumu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/04/raekoobabilinyeniden-04112025a54e2efb.jpg"/><font size="2"><i>Rae KOO,  "Babil'in Yeniden Canlandırılması Günümüz Yankıları", 2025, Görsel&#8211;işitsel enstalasyon, 50 × 170 × 40 cm, 5 dakika</i></font><p></p><p><b>Sanatçılarınızın  üretim pratikleri oldukça farklı disiplinlerden geliyor. Sanatçılar  üretimlerinde </b>"<b>yanmak" </b><b>ve </b>"<b>d</b><b>ö</b><b>nüşüm" kavramlarını nasıl deneyimledi? Öne çıkan bir </b><b>ö</b><b>rnek verebilir misiniz?</b><b></b></p><p>Youngnam Kim, Seonamsa ile Songgwangsa  tapınakları arasında 7,8 kilometrelik bir yolu, üç adımda bir secde ederek  yürüdü, "inancın bin yıllık yolu" olarak bilinen bu ritüel, alevler  içindeki bir dünyada sanatçının ne yapabileceğini sorguluyor. Seokjun Ha'nın VR işi, izleyiciyi kendi kremasyon törenine  davet ediyor. Sanatçının annesinin cenazesinden ilhamla, izleyici anneyle, anne  ise izleyiciyle yer değiştiriyor, böylelikle ben ile öteki,  yaşam ile ölüm arasındaki sınırlar bulanıklaşıyor. Jayi Kim'in iki kanallı ses yerleştirmesi, ateşin yanma ve sönme  seslerini İstanbul ve Gwangju'dan  toplanan şehir sesleriyle iç içe geçiriyor, yaşam  ve ölüm arasındaki eşiğe odaklanıyor. Eunsol Cho'nun  katılımcı yerleştirmesinde ise ziyaretçiler, Kore kozmolojisindeki obangsaek  renklerini temsil eden tozlarla küçük küreler oluşturuyor. Bu küreler, zamanla  birbirine temas ettikçe eziliyor, biçim değiştiriyor ama içinde hâlâ yaşam  olasılıklarını saklıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/04/seokjunhalmhatrla202-041120258189b343.jpg"/><font size="2"><i>Seokjun HA, Ölümü Hatırla,  2025, 6 Serbestlik Dereceli, VR &#8211; Sarmal Film, 15 dakika</i></font><p></p><p><b>İstanbul</b>'<b>daki mekân olan İMÇ, eski bir işhanı  modelinden d</b><b>ö</b><b>nüştürülmüş. Bu mekânın karakteri  sergiye nasıl bir etki sağladı</b><b>? </b><b></b></p><p>İMÇ, simgesel bir mekân, sanat ile ticaretin, geçmiş ile bugünün, yıkım  ile yeniden doğuşun kesiştiği bir yer. Bir zamanlar ilerlemenin ve  modernleşmenin alevlerini temsil ederken, bugün o ateşin külleriyle yeniden  doğuyor. İMALAT-HANE İMÇ Proje Alanı, SAHA, YÜZONBİR, 5533 ve  Non.Sight gibi mekânlarla birlikte yeniden yanmaya başlayan canlı bir sanat  merkezi hâline geldi. Bu anlamda İMÇ, serginin felsefi temellerinin maddi  karşılığı gibi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/04/jihooleeyasriteli202-04112025a57072e8.jpg"/><font size="2"><i>Jihoo LEE, Yas Ritüeli, 2025, Karma Malzeme Enstalasyonu</i></font><p></p><p><b>İzleyici  deneyimi açısından İstanbul</b>'<b>da izleyiciyle  kurmayı hedeflediğiniz etki, </b><b>ö</b><b>nceki sergi duraklarından nasıl farklı</b><b>?</b><b></b></p><p>İstanbul'daki izleyiciyle kurulan ilişki daha bedensel, daha katmanlı.  İMÇ'nin taşıdığı tarih, geçmişin küllerini bugünün sanatına dönüştürüyor.  İzleyici, sadece işlere değil, mekânın kendi hafızasına da dokunuyor. Bu  anlamda &lt;FFFFIRE&gt; burada bir mekân sergisi değil, bir yeniden yanma  ritüeli.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/04/jiheekimyrtkguanyina-04112025583d94d4.jpg"/><font size="2"><i>Jihee KIM, Yırtık Guanyin(Avalokite&#347;vara), 2025, Karma Malzeme Enstalasyonu</i></font><p></p><p><b>&lt;FFFFIRE&gt;  gezici bir sergi, İstanbul</b>'<b>dan sonra  sergiyi başka hangi şehirlerde g</b><b>ö</b><b>rmek mümkün olacak?</b><b></b></p><p>&lt;FFFFIRE&gt; ilk kez Gwangju'da gösterildi, İstanbul ise ikinci durak. 2026'da Jakarta  ve Yeni Delhi'ye doğru yola çıkacak. Ateşin dili, coğrafyalar değişse de, her  yerde başka biçimde yanacak. Ama şunu unutmamak gerekir ki aynı ateş iki kere  yanmaz.</p><p><b>Önümüzdeki  d</b><b>ö</b><b>nemde izleyicilerle buluşturmayı  planladığınız yeni sergiler veya üretimler neler?</b><b></b></p><p>İstanbul'da geçirdiğim süre boyunca insanların ve hayvanların  birlikte yaşama biçimleri beni çok etkiledi. Sokaklarda ve hatta bazen  restoranlarda bile kedi ve köpeklerin özgürce var  olabildiklerini gördüm, adeta yaşamın doğal bir  parçası gibiler burada. Son  zamanlarda Bruno Latour'un Aktör-Ağ  Teorisi ve sosyal ontoloji kavramlarıyla ilgileniyorum. Gelecekteki  projelerimde, sanatın insan merkezli bakışının ötesine  geçip, tüm varlıkların birbiriyle olan bağlarını görünür kılacak  işlere yönelmek istiyorum. Çünkü belki de hep hayalini kurduğumuz  birlikte yaşama idealinin yolu buradan geçiyordur.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/atesin-donusturucu-dogasi-uzerine-gyeyeon-park-ile-ffffire-1086284</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/04/atesin-donusturucu-dogasi-857_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086283</guid><pubDate>Tue, 04 Nov 2025 16:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İtalyan Zanaatının İzinde]]></title><description><![CDATA[Kültürel mirasın korunması, ustalıkla yoğrulmuş el emeğinin değerinin yeniden hatırlanması günümüzde her zamankinden daha büyük anlam taşıyor. Italian Hands, bu anlayıştan yola çıkarak İtalya'nın köklü zanaatkârlık geleneğini, kuşaklar arası aktarımı ve zarafeti odağına alıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/italyan-zanaatinin-izinde-1086283</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/04/italyan-zanaatinin-izinde-897_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086275</guid><pubDate>Mon, 03 Nov 2025 14:44:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yaşlanmayı Durduran Mucize]]></title><description><![CDATA[Arcon Kozmetik çatısı altındaki dünyaca ünlü Fransız kozmetik markası Sisley Paris, yeni nesil yaşlanma karşıtı bakım serumu Sisleÿa L'Intégral Anti-Age Longevity Essential Serum'u özel bir davetle tanıttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yaslanmayi-durduran-mucize-1086275</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/11/03/yaslanmayi-durduran-muciz-617_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086251</guid><pubDate>Sat, 01 Nov 2025 10:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Moda Dünyasının En İyi Dostları]]></title><description><![CDATA[Dünyaca ünlü moda fotoğrafçısı Mert Alaş, yakın dostu Kim Kardashian için Londra'daki evinin kapılarını açtı. Sanat, moda ve müzik dünyasının önde gelen isimleri, Alaş'ın ev sahipliğinde unutulmaz bir doğum günü kutlamasında bir araya geldi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/moda-dunyasinin-en-iyi-dostlari-1086251</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/31/moda-dunyasinin-en-iyi-do-626_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086243</guid><pubDate>Thu, 30 Oct 2025 13:50:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Amerika'da Türk Galası]]></title><description><![CDATA[Suzan Sabancı'nın eş başkanlığını yaptığı American Turkish Society'nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kapsamında düzenlediği galada anlamlı bir dayanışma örneği sergilendi. Sabancı'nın ev sahipliği yaptığı gecede 1 milyon doların üzerinde bağış toplandı; gelir ABD'deki Türk öğrencilere burs olarak aktarılacak. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/amerikada-turk-galasi-1086243</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/30/amerikada-turk-galasi-185_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086234</guid><pubDate>Fri, 24 Oct 2025 22:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zamansız Ustalık]]></title><description><![CDATA[Tarihi şehirler, kadim gelenekleri ve çağdaş yaratıcılığı bir araya getiren buluşmalara sahne olmaya devam ediyor. Bu kez Milano'nun modern estetiği, Hande Erçel ve Pomellato CEO'su Sabina Belli'nin ev sahipliğinde, Osmanlı halı dokuma geleneğiyle tarihi Çırağan Palace Kempinski'de bir araya geldi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/zamansiz-ustalik-1086234</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/28/zamansiz-ustalik-737_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086220</guid><pubDate>Sat, 25 Oct 2025 15:32:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Çok Yönlü Makyajın Yeni İkonu]]></title><description><![CDATA[NARS, ikonikleşmiş çok amaçlı ürünü The Multiple'ın yenilenen formülünü, İstanbul'da düzenlenen özel bir davetle tanıttı. Etkinlik, moda ve güzellik dünyasından isimleri bir araya getirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/cok-yonlu-makyajin-yeni-ikonu-1086220</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/25/cok-yonlu-makyajin-yeni-i-278_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086214</guid><pubDate>Fri, 24 Oct 2025 15:39:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Beymen'in Gastronomi Atılımı Bardot Bir Yaşında]]></title><description><![CDATA[İstanbul'un yeme-içme sahnesine açıldığı ilk günden bu yana Fransız kültürünü çağdaş bir çizgide yorumlayan Bardot, birinci yılını özel bir davetle kutladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Bir yıl  önce New  York merkezli Roman &amp; Williams</span> imzalı iç mimarisiyle  kapılarını açan Bardot, kısa sürede İstanbul'un gastronomi ve sosyal  yaşamında fark yaratan bir buluşma noktası</span> haline geldi.  Mekânın ikonik barı, Fransız brasserie'lerinden ilham alan oturma düzeni ve  günün her saatine hitap eden menüsü, Bardot'yu şehrin yeni klasiklerinden biri  konumuna taşıyor.</p><p>Menüsünde Akdeniz dokusunu Fransız teknikleriyle  harmanlayan Bardot, rafine ama ulaşılabilir bir lezzet dili sunuyor. Hafta sonu  brunch'ları, imza kokteylleri ve akşam servisinde sunulan paylaşım  tabaklarıyla, Bardot; İstanbul'un kozmopolit ruhunu zarafetle  buluşturan bir yaşam alanı</span> olmayı sürdürüyor.</p><p>Birinci yılı geride bırakan Bardot, ikinci yılına da aynı  ilhamla iyi yemek, iyi müzik ve iyi sohbetin buluştuğu o özgün atmosferle adım  atıyor.</p><p>Gecede, Beymen  CEO'su Elif Çapçı</span>, Hasan Arat</span>, Rüya  Büyüktetik Cansağlar</span>, Güzide Duran</span>, Tuba  Ünsal</span>, Memet Özer</span> ve Oğul  Türkkan</span> gibi isimler Bardot'nun ilk yılını kutlayan isimler  arasındaydı. Davet boyunca restoranın sofistike atmosferi, canlı müzik  performansları ve mevsimsel lezzetlerle hazırlanan özel seçkilerle birleşti.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/beymenin-gastronomi-atilimi-bardot-bir-yasinda-1086214</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/24/bardot-birinci-yilini-seh-973_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086212</guid><pubDate>Fri, 24 Oct 2025 13:40:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İmza Gününe Yoğun İlgi]]></title><description><![CDATA[Gazeteci, yapımcı ve yazar Aslıgül Atasagun, "Listen for a Better World" adlı yeni kitabının imza günü ve söyleşisi D&R Zorlu Center mağazasında  gerçekleşti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/imza-gunune-yogun-ilgi-1086212</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/24/imza-gunune-yogun-ilgi-573_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086210</guid><pubDate>Fri, 24 Oct 2025 12:14:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Rekabetin İzdüşümü: Kerem Kazaz]]></title><description><![CDATA[İçindeki derin rekabet duygusuyla pistlerde olduğu gibi hayatta da hızını hiç kesmeden yarışmaya devam ediyor. Türkiye Ralli Şampiyonasını geçtiğimiz sene zirvede tamamlayan ve “Bir amaç uğruna mücadele etmeyi seviyorum” diyen Kerem Kazaz'ın rüzgarına ortak oluyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Rekabet kelimesi onun penceresinden   bakınca hiç olmadığı kadar anlamlı bir   yere evriliyor. Kerem Kazaz, henüz 20   yaşında genç bir ralli sporcusu. 2024   Türkiye Ralli Şampiyonası'nın da kazanan   ismi. Spora olan ilgisi babasının rüzgarına   kapılması kadar rekabete olan bağımlılığın da   bir yansıması. Şimdi bu genç, hızlı ve disiplinli   yıldızın dünyasına ortak oluyoruz.</p><p><b>Hız tutkusu babandan geliyor ama onun   dışında seni bu alana sıkı sıkı bağlayan   başka neler var?</b></p><p>Rallilere ilgim babam sayesinde başladı   ama beni bu işe asıl bağlayan şey sporun   içerisindeki rekabet duygusu. Ralli olmasaydı   başka bir sporda yine başarılı olacağımı   düşünüyorum çünkü rekabeti seviyorum, bir   amaç uğruna mücadele etmeyi ve yaptığım   sporun en iyilerinden birisi olmayı istiyorum.   Beni ralliye bunlar bağlıyor.</p><p><b>Kaç yaşında başladı içindeki kıpırtılar?</b></p><p>Sanırım dört yaşındayken babamla bir ralliye   gitmiştik, o sezon kendisi yarışmıyordu, sadece   izliyorduk. Etabın birinde önümüzde bir araç   takla attığında bir şeyler hissetmeye başladım.   O zamanki hisler çocukçaydı ama ilk defa   ralli aracına oturduğumda bu sporu yapmak   istediğime karar vermiştim.</p><p><b>2024 yılının zirvesine adını kazıdığında,   o an içinden geçen duygular bir kelimeye   sığsaydı, ne olurdu? Geçen senenin   şampiyonu olmak sana tam olarak nasıl   hissettirdi?</b></p><p>Özgüven diyebilirim. Türkiye'de yarışmaya ilk   başladığımda beni tanımayan çoğu kişi Kazaz   soy ismimden ötürü büyük beklenti ile takip   ediyorlardı. Rakiplerime oranla bu yarışların   neredeyse hepsini ilk defa yapıyor olmamdan   dolayı deneyimsizdim ama özgüvenimi   sağlam tutarak sezonu şampiyonlukla   tamamladım. Zor anlarda karar vermek hiç   de kolay değildi ama bunları genç yaşımda   deneyimleyerek kendi özgüvenimin temelini   oluşturdum. Kendime güvendikten sonra   tek odağım sürüşüm oldu. Bu da beni çok   geliştirdi.</p><p><b>Genç yaşta kazandığın ödüller sonucu   geldiğin noktada başarı sana göre   nedir? Eline aldığın bir kupadan öte ne   hissettiriyor içten içe?</b></p><p>Kupa somut bir şey olduğu için baktığınız   zaman sizi hem gururlandırıyor hem de mutlu   ediyor. Ama benim için başarının tanımı,   kazandığım kupa ve yarış sayısından öte   kendimi tatmin etmemle alakalı. Bir yarışı   kazanamasam da performansımın tamamını   gösterebildiysem ve kendimden eminsem bu   benim için bir başarıdır. Anlık başarıdan çok   gelişmeye yönelik başarıyı hedefliyorum, bu   beni ekstra motive ediyor.</p><p><b>Her ne kadar babandan alışık olsalar da   ailen bu tutkuna başlangıçta destek mi   oldu yoksa içten içe istemediler mi?</b></p><p>Ailem ilk günden itibaren hep beni destekledi,   zaten babam gibi bir figürün önümde olması   benim yolumu çok kolaylaştırdı. Benim bu   başarıları kazanmamın en büyük sebebi   onların her zaman, en kötü günümde bile   yanımda olmaları.</p><p><b>Seni en çok ne motive ediyor?</b></p><p>Kazanmak ve başarılı olduğumu hissetmek.</p><p><b>Yarış çizgisine geldiğinde aklından ilk ne   geçiyor?</b></p><p>Bir hafta boyunca tüm takımın verdiği   emeklerin sonunda yarışı eğer güzel bir sonuç   ile bitirebildiysem kendimle gurur duyuyorum.   Takımda birçok kişi kazanmak için çalışıyor,   eğer takımın pilotu olarak bunu yerine   getirebilirsem kendimle gurur duyuyorum.</p><p><b>Sence hayatta genel anlamda rekabet   mi başarıyı getiriyor, yoksa iş birliği mi?   Peki dişini sıktığın bir rekabet mi, yoksa el   ele vererek inşa ettiğin yolculuk mu sana   ilham veriyor?</b></p><p>Bu soru benim kariyerimin gidişatı açısından   çok önemli. Benim spora karşı olan sevgim   rekabete olan bağlılığımdan dolayı oluştu   ama bir iş birliği ve sizi destekleyen güçlü   bir takım olmazsa rekabet duygusu ile bir   yere kadar gidebiliyorsunuz. Benim arkamda   da Team Petrol Ofisi gibi güçlü bir takım   olduğundan dolayı başarıya ulaşmak daha   kolay oluyor. Petrol Ofisi ile inşa ettiğimiz   birliktelik bu yolculuğun en önemli parçası.</p><p><b>Senin yarışın tam olarak neyle?</b></p><p>Zaman ile. Formula 1 veya diğer motor sporları   serilerinde olduğu gibi rakiplerim ile aynı   anda yarışmıyorum. Herkes kendi başına   etabı tamamladığı için de sıralamayı kendi   zamanınız belirliyor.</p><p><b>Şansı hayatta nereye koyuyorsun?</b></p><p>Şansa inandığımı pek söyleyemem, eğer ralli   öncesinde etaplara ve koşullara çalışmadan   direkt yarışıyor olsak şans bir etmen olabilirdi   ama ralli öncesinde bir hazırlık dönemi   olduğu için başımıza gelebilecek birçok şeye   karşı çalışmamız gerekiyor. Neticede hiçbir   şey rastlantı veya şans olmuyor. Başıma   gelen kötü bir duruma karşı şanssızlık diyerek   bahane bulmak yerine "bu duruma hazır   olmalıydım" diyerek sonraki yarışlarda o   duruma dikkat ediyorum.</p><p><b>Rekabetin ruhunu yaşamakla, onun seni   yönetmesine izin vermek arasındaki ince   çizgiyi nasıl koruyorsun?</b></p><p>Zaten bu duyguya yön verebilen sporcular   gerçek anlamda başarılı oluyorlar. Anlık   hırslara veya anlık düşüşlere izin vermeden   mentalimi her zaman stabil şekilde korumaya   çalışıyorum. Her zaman iyi günümüzde   olamayız ama başımıza kötü bir durum   geldiğinde yarışı bırakıp eve dönemeyiz.   Bundan dolayı her zaman savaşmaya devam   etmek gerekli.</p><p><b>Gelecek hedeflerin için şu anda hangi   kısa mesajları kendine iletiyorsun?</b></p><p>Hedeflerim için çalışıyorum, günden güne   de geliştiğimin farkındayım. Ne zaman olur   bilemem ama ileride hedeflerime ulaşacağım</p><h2>KISA KISA</h2><p><b>Hız mı, denge mi?</b></p><p>Denge.</p><p><b>İçgüdü mü, strateji mi?</b></p><p>Strateji.</p><p><b>Kendini aşmak mı, kendini   bulmak mı?</b></p><p>Kendi sınırlarımı bulmak.</p><p><b>İlk virajın heyecanı mı, son   düzlüğün sessizliği mi?</b></p><p>İlk viraj öncesi heyecan.</p><p><b>Kaza yapıp öğrenmek mi, hiç   riske girmemek mi?</b></p><p>Hata yapmadan öğrenemeyiz, risk   alıp öğrenmek.</p><p><b>Tarihe geçmek mi, birine ilham   olmak mı?</b></p><p>Birisine ilham olmak.</p><p><b>Görülmek mi, anlaşılmak mı?</b></p><p>Anlaşılmak.</p><p><b>Kendi rekorunu kırmak mı,   başka birini geçmek mi?</b></p><p>Önce başkasının rekorunu   kırmak, ardından kendi rekorumu   geliştirme</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/rekabetin-izdusumu-kerem-kazaz-1086210</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/24/rekabetin-izdusumu-kerem--484_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086206</guid><pubDate>Fri, 24 Oct 2025 11:18:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bol Kahkahalı Gala]]></title><description><![CDATA[Dostluk, dayanışma ve kahkaha dolu maceralarla izleyicinin karşısına çıkmaya hazırlanan "Gelin Takımı 2", galada büyük ilgi gördü. Seda Bakan, Şebnem Bozoklu, Ecem Erkek ve Nilperi Şahinkaya'nın başrolünde olduğu film ekibi, ayakta alkışlandı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bol-kahkahali-gala-1086206</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/24/bol-kahkahali-gala-701_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086201</guid><pubDate>Thu, 23 Oct 2025 17:12:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Küçük Dokunuşlarla Büyük Zarafet]]></title><description><![CDATA[Mücevher markası Ninon, Nişantaşı Showroom'unda Mert Aslan'ın ev sahipliğinde moda ve cemiyet hayatının önde gelen isimlerini ağırladı. Davette, Ninon'un imzası niteliğindeki el işçiliği ve zamansız zarafeti sergilendi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kucuk-dokunuslarla-buyuk-zarafet-1086201</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/23/kucuk-dokunuslarla-buyuk--603_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086200</guid><pubDate>Thu, 23 Oct 2025 16:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Anlamsızlığın Zarafeti]]></title><description><![CDATA[Ace Nayman, Sonbahar/Kış 2025 sezonunu, Dale Frank'in "her şeyin bir anlamı olmak zorunda değildir" felsefesinden ilham alan "Meaning·less" koleksiyonuyla tanıttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/anlamsizligin-zarafeti-1086200</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/23/anlamsizligin-zarafeti-694_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086198</guid><pubDate>Thu, 23 Oct 2025 16:50:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Turizme Yeni Soluk]]></title><description><![CDATA[Bünyesinde yer alan dört oteli tek çatı altında toplayan marka, bir davetle turizmdeki yeni hedeflerini paylaştı. Yönetim Kurulu Başkanı Aslı Aktürk Pehlivanlar misafirlere yalnızca konaklama değil, şehrin ruhunu hissettiren unutulmaz bir deneyim sunacaklarını belirtti. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/turizme-yeni-soluk-1086198</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/23/turizme-yeni-soluk-164_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086196</guid><pubDate>Thu, 23 Oct 2025 14:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Serdar Gülgün Ev Sahipliğinde IST.FESTIVAL Kapanış Daveti]]></title><description><![CDATA[Festivalin son akşamı, Boğaz'ın nostaljik sularında HALAS 71 ile gerçekleşen zarif bir yolculukla başladı. İki saatlik bu özel turda davetliler, İstanbul'un altın saatinde şehri bir kez daha farklı bir gözle deneyimledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/serdar-gulgun-ev-sahipliginde-ist-festival-kapanis-daveti-1086196</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/23/ist-festival-kapanis-dave-552_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086195</guid><pubDate>Thu, 23 Oct 2025 13:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[HALAS 71 ile Boğaz'da Yolculuk]]></title><description><![CDATA[IST.FESTIVAL kapsamında gerçekleşen HALAS 71 buluşması, İstanbul'un tarihini, zarafetini ve ritmini tek bir anda birleştiren eşsiz bir deneyime dönüştü.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/halas-71-ile-bogazda-yolculuk-1086195</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/23/halas-71-bogazda-yolculuk-332_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086194</guid><pubDate>Thu, 23 Oct 2025 11:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[IST.FESIVAL'de İlham Verici İkinci Gün]]></title><description><![CDATA[Festival panel programının ikinci günü, Boğaz'ın kıyısındaki Feriye'de; sanatsal üretimin sezgisel katmanlarına odaklanan ilham verici konuşmalarla devam etti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/istfesivalde-ilham-verici-ikinci-gun-1086194</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/23/istfesivalde-ilham-verici-342_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086192</guid><pubDate>Wed, 22 Oct 2025 17:27:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[IST.FESTIVAL'in Görkemli Gala Yemeği]]></title><description><![CDATA[ISTANBUL'74, Financial Times ve Bvlgari iş birliğiyle, İstanbul Uluslararası Sanat ve Kültür Festivali (IST.FESTIVAL) 15. yıl özel edisyonu kapsamında The Marmara Esma Sultan'da gerçekleşen gala yemeği, festivalin en özel anlarından biriydi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/istfestivalin-gorkemli-gala-yemegi-1086192</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/23/istfestivalin-gorkemli-ga-822_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086191</guid><pubDate>Wed, 22 Oct 2025 16:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[IST.FESTIVAL'ın Birinci Gününün Yıldızı: Kid Cudi]]></title><description><![CDATA[Alphan Eşeli moderatörlüğünde gerçekleşen özel panelde sahneye çıkan Scott Mescudi, yani Kid Cudi, IST.FESTIVAL'in ilk gününe ilham verici bir kapanış sundu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/istfestivalin-birinci-gununun-yildizi-kid-cudi-1086191</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/23/istfestivalin-birinci-gun-343_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086190</guid><pubDate>Thu, 23 Oct 2025 11:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Tatlı Bir Başlangıç]]></title><description><![CDATA[İsviçre'nin köklü çikolata geleneğini İstanbul'un zarif atmosferiyle bir araya getiren Läderach, Türkiye pazarına girişini Boğaz manzarası eşliğinde düzenlenen özel bir etkinlikle kutladı. Markanın üçüncü kuşak temsilcisi Elias Läderach'ın katılımıyla gerçekleşen gece, çikolatanın beş duyuyla hissedildiği unutulmaz bir deneyime dönüştü.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tatli-bir-baslangic-1086190</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/22/tatli-bir-baslangic-746_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086189</guid><pubDate>Wed, 22 Oct 2025 16:41:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[IST.FESTIVAL'de Sanat Dolu Birinci Gün]]></title><description><![CDATA[IST.FESTIVAL'in ilk panel günü, İstanbul Modern'de Osmanlı Tarihi Uzmanı Serdar Gülgün ve IST.FESTIVAL Kurucu Ortağı, Yönetmen Alphan Eşeli'nin açılış konuşmalarıyla başladı. Jeff Koons'un açıklığın yaratıcılıktaki rolünü anlattığı oturum, sanatın insanla kurduğu ilişkiye dair güçlü bir başlangıç sundu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/istfestivalde-sanat-dolu-birinci-gun-1086189</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/23/istfestivalde-sanat-dolu--183_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086188</guid><pubDate>Wed, 22 Oct 2025 16:08:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[IST.FESTIVAL Açılış Yemeği]]></title><description><![CDATA[Suzan Sabancı ve Demet Müftüoğlu Eşeli'nin ev sahipliğinde gerçekleşen açılış daveti, IST.FESTIVAL'in en özel başlangıç anlarından biriydi. Boğaz'ın kıyısında, Türkiye'den ve yurt dışından sanatçılar, yaratıcılar, düşünürler ve festival partnerleri bir araya geldi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/istfestival-acilis-yemegi-1086188</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/23/istfestival-acilis-yemegi-821_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086186</guid><pubDate>Wed, 22 Oct 2025 15:27:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bir Mahalle Sergisi: “Yakınlık”]]></title><description><![CDATA[IST.FESTIVAL'in 15. yılında Arnavutköy'ün sokaklarına yayılan "Yakınlık: Bir Mahalle Sergisi", sanatı gündelik hayatla iç içe geçirerek şehri yaşayan bir sergiye dönüştürdü.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bir-mahalle-sergisiyakinlik-1086186</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/23/bir-mahalle-sergisiyakinl-768_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086184</guid><pubDate>Wed, 22 Oct 2025 10:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[22 EKİM 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/enfes-bir-aksam-kadrosuyla-sehri-zamani-ve-kendini-kesfetmek-uzerine-1086171</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/22/22-ekim-2025-332_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086181</guid><pubDate>Tue, 21 Oct 2025 17:09:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Boğaz'da Zarafet ve Duyuların Buluşması]]></title><description><![CDATA[Marvis, yeni ağız bakım sularını Boğaz'ın büyüleyici atmosferinde, Çırağan Palace Kempinski İstanbul'da tanıttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bogazda-zarafet-ve-duyularin-bulusmasi-1086181</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/bogazda-zarafet-ve-duyula-229_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086180</guid><pubDate>Tue, 21 Oct 2025 17:04:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Her Sofrada Umut]]></title><description><![CDATA[TEMA Vakfı'nın Kaynak Çalışma Grubu TEMA-K, İstanbul'da düzenlediği geleneksel öğle yemeği etkinliğinde doğaseverleri bir araya getirdi. Etkinlikten elde edilen gelir, Vakfın çocuklara ve gençlere yönelik Doğa Eğitim Programlarına aktarılacak.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/her-sofrada-umut-1086180</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/her-sofrada-umut-646_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086179</guid><pubDate>Tue, 21 Oct 2025 16:54:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Alışveriş, İlham ve İyilik]]></title><description><![CDATA[Aslı Özdemir'in organizasyonuyla gerçekleşen Fashion Wonderland alışveriş festivali, Dünya Kız Çocukları Günü'ne özel olarak TOÇEV yararına düzenlendi. Etkinlik, Swissotel The Bosphorus İstanbul'da cemiyet hayatının önde gelen isimlerini bir araya getirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/alisveris-ilham-ve-iyilik-1086179</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/alisveris-ilham-ve-iyilik-259_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086178</guid><pubDate>Tue, 21 Oct 2025 16:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Doğa ve Bilim Buluşması]]></title><description><![CDATA[Fransız kozmetik devi Yves Rocher, botanik bilimi ve dermatolojik uzmanlığı birleştiren yeni dermobotanik serum serisinin lansmanını, marka yüzü Eda Ece'nin ev sahipliğinde şık bir davetle gerçekleştirdi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/doga-ve-bilim-bulusmasi-1086178</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/doga-ve-bilim-bulusmasi-821_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086177</guid><pubDate>Tue, 21 Oct 2025 16:46:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Academia X Edis Koleksiyonu Beymen Tersane'de Tanıtıldı]]></title><description><![CDATA[Sezonun en dikkat çekici iş birliklerinden olan Academia x Edis Kapsül Koleksiyonu, İstanbul'un tarihi ve modern atmosferi Beymen Tersane'de düzenlenen özel bir lansmanla moda tutkunlarıyla buluştu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/academia-x-edis-koleksiyonu-beymen-tersanede-tanitildi-1086177</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/academia-x-edis-koleksiyo-341_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086176</guid><pubDate>Tue, 21 Oct 2025 16:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yeni Sezona Merhaba]]></title><description><![CDATA[Girişimci Neşe Aykut'un kurucusu olduğu Gai Maraque, yeni koleksiyonunu şık bir davetle tanıttı. Moda ve sosyal yaşam dünyasından seçkin isimlerin katıldığı etkinlikte, markanın modern ve zarif tasarımları büyük beğeni topladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yeni-sezona-merhaba-1086176</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/yeni-sezona-merhaba-402_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086174</guid><pubDate>Wed, 22 Oct 2025 15:19:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Konsept Mağaza Açılışı]]></title><description><![CDATA[İngiliz markası Barbour, Türkiye'deki ilk konsept mağazasının açılışı düzenlenen özel bir etkinlikle kutladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/konsept-magaza-acilisi-1086174</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/konsept-magaza-acilisi-961_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086171</guid><pubDate>Tue, 21 Oct 2025 15:07:00 +0300</pubDate><title><![CDATA["Enfes Bir Akşam” Kadrosuyla Şehri, Zamanı ve Kendini Keşfetmek Üzerine]]></title><description><![CDATA[İstanbul'un başrolde olduğu, mekanları ve senaryosuyla etkileyici bir dizi Enfes Bir Akşam... Serkan Altunorak, Sedef Avcı, Taro Emir Tekin ve Zeynep Oymak ile Çırağan Palace Kempinski'nin zamansız büyüleyiciliğinde bir araya geldik.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Zeynep Oymak</b></p><b>Enfes Bir Akşam senaryosu geldiğinde Berna karakteri seni heyecanlandırdı mı? </b><p></p><p>Tabii ki, çok heyecanlandırdı. Aslında heyecanım Berfin'den; cast direktörümüzden audition geldiğini öğrendiğim anda başladı. Hemen akabinde Berna'nın sahnelerini okuyunca daha da arttı, sonrasında hikaye, senarist, yapım, platform, yönetmen ve diğer oyuncu kadrosunu öğrenince katlanarak büyüdü diyebilirim. Sete çıktığımızda kamera önü ve arkasındaki her bir kişiyle de artmaya devam ederek bugüne kadar geldik.</p><p><b>Hayata şanslı doğmak diye bir şey olduğunu düşünüyor musun yoksa şans yaratmak mı var sence?</b></p><p>"S&#807;ans" kelimesi herkes için farklı bir şey ifade edebilir gibime geliyor açıkçası. Ben daha çok kalbimizi iyi tutmakla ilgilenelim tarafındayım, herkesin hayat tecrübesi kendine.</p><p><b>Oyunculuk kariyerine nasıl başlamaya karar verdin bize anlatır mısın?</b></p><p>Aslında çocukluk hayalimdi, üniversiteden sonra Tamer Abi'nin yanından bir moda dergisine geçiş yaptım. Girdikten bir hafta sonra geleceğimi moda dünyasında görmediğime emin oldum ve 6 ay sonra da cesaretimi toplayıp sil baştan yapmaya karar vererek oyunculuk derslerine başladım.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/netflix3-21102025e7f0a1f7.jpg"/><p><b>Oyunculuk öncesinde Tamer Yılmaz ile çalıştığın süreçte bizim sektörün 'Tamer Abi'sinden sen neler öğrendin?</span></b></p><p>Ah o kadar çok şey öğrendim ki canım Tamer Abim, bence en önemlileri sete her zaman vaktinde gitmek ve çözüm odaklı, neşeli, nazik olmak. Herkes iş yapıyor ve işi gereksiz veya kişisel sebeplerle mutsuzlaştırmaya da gerek yok.</p><b>Dizide İstanbul başrolde, senin İstanbul'unu dinlesek?</b><p></p><p>İstanbul'la ilişkim son yıllarda çok değişti, bazen kaos ve çok yorucu koşarak evime dönmek istiyorum bazense çok huzurlu keyifli ve güzel bir günbatımı.</p><b>Yaşamının dönüm noktası nedir, seni sen yapan önemli dönüm noktaların var mıdır? </b><p></p><p>Olmaz mı, bir sürü var küçük büyük. En önemlilerinden birinin sil baştan yapmaya cesaret edip "Studio Oyuncuları"na yazılmam olduğunu düşünüyorum. Hem hayat yolumda hem kendimi tanıma yolumda bu seçimimin rolü büyük.</p><p><b>Çekimde normal halinden bambaşka bir ruha büründün Hakan'ın styling'i ile. Normalde hep rahat olmayı mı seversin?</b></p><p>Evet gerçekten Hakan'ın styling'i prenses gibi hissettirdi bana. S&#807;imdilik kendi hayatımda minimal ve rahat olmayı daha fazla tercih ediyorum.</p><p><b>Yaşamının vazgeçilmezleri neler?</b></p><p>İyilik, nezaket ve sevgi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/netflix5-211020255fcf2580.jpg"/><p><b>Kısa Kısa </b></p><h2>Hız mı yoksa sindirerek yaşamak mı?</h2><p>Sindirerek, bazen de hız sonra sindirme.</p><h2>Anda kalmak mı planlı adımlar mı?</h2><p>İkisinin dengesi</p><p><b>Güç mü uyum sağlamak mı?</b></p><p>Kendine özgü olmak</p><p><b>Son izlediğiniz TV dizisi?</b></p><p>Wayward</p><p><b>Son izlediğiniz film?</b></p><p>Eddington</p><p><b>Son okuduğunuz kitap?</b></p><p>Miras &#8211; Vigdis Hjorth</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/netflix4-21102025fd597293.jpg"/><p><b>En son nereye tatile gittiniz?</b></p><p>Göcek</p><p><b>Sizin için "dinlenmenin" anlamı?</b></p><p>Doğada olmak, olamasan bile bir gökyüzüne bakmak, kuş seslerini duymak...</p><p><b>Bu sene Emmy'yi The Pitt kucakladı. Siz Emmy'yi kime verirdiniz?</b></p>Bence hak edilmiş bir Emmy. <p></p><b>Unutulmaz dediğiniz izlediğiniz tiyatro oyunu?</b><p></p><p><b>Unutulmaz dediğiniz izlediğiniz tiyatro oyunu?</b> Aklıma ilk "Canavar" oyunu geldi, uzun süre üzerimde etkisi sürmüştü.</p><p><b>Kitap listenizdeki ilk üçünüz?</b></p><p>İnsan Olmak - Engin Geçtan Yaratıcı Eylem &#8211; Rick Rubin On ne voyait que le bonheur (Görünen sadece mutluluktu) - Gre&#769;goire Delacourt</p><b>Spotify listenizden hiç silmeyeceğiniz bir şarkı? </b><p></p><p>Dicitencello vuje &#8211; Renzo Arbore</p><p><b>Onsuz olmaz dediğiniz şey?</b></p><p>Uzak gözlüğüm</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/netflix7-21102025e6f367cf.jpg"/><p><b>Sedef Avcı</b></p><p><b>Enfes Bir Akşam senaryosu geldiğinde seni en çok etkileyen neydi?</b></p><p>Senaryo tabii ki başta çok hoşuma gitti ve İstanbul'u başka bir açıdan görmek.</p><p><b>Çok güçlü bir dostluk bağının ortasındaki güçsün dizide, kişisel yaşamında da dostlukların bu kadar uzun soluklu mudur?</b></p><p>Kesinlikle! Sonradan edindiğim arkadaşlarım da var ama tüm ilişkilerim uzun solukludur.</p><p><b>Elite Model Look seçildiğin günkü Sedef'le zaman zaman konuşuyor musun?</b></p><p>Ah, o çok küçüktü. Neredeyse çocuğum yaşında. Unuttum o halimi, üstünden 27 sene geçti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/netflix14-21102025acc0dd0e.jpg"/><p><b>İyi ki yapmışım dediklerin, keşke olmasaydı dediklerin var mı?</b></p><p>Hayatımın geldiği noktadan memnunum, emin adımlarla ilerlediğim için mutluyum. Keşke olmasaydı dediğim bir şey yok.</p><b>Oyunculuğun senin yaşamındaki anlamını ve derinliğini merak ediyorum.</b><p></p><p>Benim için oyunculuk yaşam kaynağı, uzun bir yolculuk ve hep heyecan veren bir şey.</p><p><b>Üniversite yaşamı, modellik ve ardından oyunculuk. Bu yolculuğundaki dönüm noktalarını paylaşır mısın?</b></p><p>Çok uzun bir süreç. Üniversitedeyken de hep çalıştım. Modellik dönemim de çok keyifliydi. Ama asıl keyif aldığım süreç sanırım oyunculuk, büyük deneyimler, bol hatıra dolu.</p><p><b>Sektörün zorluklarını ve çalışma saatlerinizin uzunluğunu artık biliyoruz. Eşin Kıvanç Kasabalı ile nasıl bir denge oluşturuyorsunuz bir de çocuk büyütürken?</span></b></p><p>Biz o dengeyi hep koruduk. Can'dan önce ikimiz de çok yoğun çalışıyorduk, ama Can doğduktan sonra düzenimiz biraz değişti. Birimiz yoğun bir dönemden geçiyorsa, diğeri daha çok Can'la vakit geçirerek dengeyi sağladı. S&#807;imdi Can büyüdü, o da bizim tempomuza alıştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/netflix8-211020254e52e8ed.jpg"/><p><b>Sen çocukken hayalleri kiminle paylaşırdın? Oğlunuzun hayalleri ve ilerideki yaşamı düşündükçe eminim heyecan vericidir. Nasıl bakıyorsun onun büyümesini nasıl izliyorsun?</b></p><p>Ben hayallerimi kendimle paylaşırdım, hep çok hayal kurardım. S&#807;imdi Can'ın da hayalleri var, iyi bir basketçi olmak istiyor. Biz de onu elimizden geldiğince destekliyoruz. Küçük yaşta ne istediğini bilmek çok kıymetli. Can bu konuda çok net bir çocuk.</p><p><b>Bugüne kadar hem beyaz perdede hem de TV ekranlarında sayısız başarılı işe imza atmış başarılı bir oyuncu olarak, sen dijitalde iş üretmenin duygusunu bize nasıl tarif edersin?</b></p><p>Dijitalde iş yapmak tabii ki daha konforlu. Çünkü elinizde çekeceğiniz işe dair tüm bilgiler önceden var, ne kadar süreceğine, senaryonun tümüne hakimsiniz. Dolayısıyla bu işe olan hakimiyetinizi de arttırıyor.</p><p><b>Bir rolü kabul ederken senin için önemli unsur ne oluyor?</b></p><p>Hem işin bütünü hem de benim o hikayenin neresinde durduğum benim için önemli. Özellikle her seferinde farklı bir karaktere can vermek çok kıymetli.</p><p><b>Kısa Kısa</b></p><p><b>Hız mı yoksa sindirerek yaşamak mı?</b></p><p>Sindirerek</p><p><b>Anda kalmak mı planlı adımlar mı?</b></p><p>Planlı adımlar</p><p><b>Güç mü uyum sağlamak mı?</b></p><p>Uyum sağlamak</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/netflix6-21102025ff57e5c5.jpg"/><p><b>Son izlediğiniz TV dizisi?</b></p><p>The Studio</p><p><b>Son izlediğiniz film?</b></p><p>Balkondaki Kadınlar</p><p><b>Son okuduğunuz kitap?</b></p><p>Hamnet</p><p><b>En son nereye tatile gittiniz?</b></p><p>Yunanistan</p><p><b>Sizin için "dinlenmenin" anlamı?</b></p><p>Evimde kitap okumak</p><p><b>Bu sene Emmy'yi The Pitt kucakladı. Siz Emmy'yi kime verirdiniz?</b></p><p>Ben de The Pitt'e verirdim.</p><b>Unutulmaz dediğiniz izlediğiniz tiyatro oyunu?</b><p></p><p>Antabus</p><p><b>İlk 3 listenizden bir kitap?</b></p><p>Otopsi</p><b>Spotify listenizden hiç silmeyeceğiniz bir şarkı?</b><p></p><p>Sezen şarkıları</p><p><b>Onsuz olmaz dediğiniz şey?</b></p><p>Oğlum</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/netflix9-211020254ae258c8.jpg"/><p><b>Serkan Altunorak </b></p><p><b>Enfes Bir Akşam'dan bahsederek başlamak isterim. Senaryo size ilk geldiğinde 'Engin' karakteri sizi nasıl etkiledi ve kabul etmeye nasıl karar verdiniz?</b></p><p>Kadroya en son ben dahil oldum aslında. Daha önce çekilmesi planlanıyordu ve ben o sırada başka bir işte çalışıyordum derken şartlar değişti ve ekibe dahil oldum. Senaryoyu okuduğumda bir oturuşta 8 bölümü okudum ve yine imkansız bir aşka tamam derken buldum kendimi. Son zamanlarda yaptığım işlerde arka arkaya sevdiği kadın için her şeyi göze alan adamları oynuyor gibi görünsem de kendi adıma hepsinde farklı bir motivasyon yakalayıp, heyecanlanıyorum ve bu hisler Engin için de geçerliydi.</p><p><b>Karakterinizin tutkuyla içten içe inandığı bir aşk var dizide bu tutku sizi etkiledi mi?</b></p><p>Zaman zaman hepimiz gerçek hayatta da kendimizi bu durumların içinde bulmuyor muyuz? Oynadığım rolleri gerçek hayattan, duygulardan, zaaflardan, durumlardan ayrı tutup yüceltmemeye özen gösteriyorum. Her oynadığım karakterin kendimle ortak bir özelliği olmaması zaten bu mesleğin en güzel tarafı. O savaşı daha doğrusu rolle yaptığım mücadeleyi çok seviyorum. Sonunda benim haklı çıkmam ya da çıkmamam bir şey ifade etmiyor.</p><p><b>Ankara yıllarınıza dönmek isterim, çocukken TV izlerken bir gün dublaj konusunu öğrendiğinizi dinledim röportajlarınızda. Çocukken başlayan bir tutku muydu sizin için TV ekranı?</b></p><p>Çocuk yaşlarda dublaja başlamam başlangıçta bir rastlantıymış gibi görünse de o yaşlarda sanat çevresinin içine girmemin, hayatımı yönlendirmemde katkısı olmadı desem haksızlık etmiş olurum. Zaman içinde kendimi bulduğum, hayal ettiğim ve istediğim işi yapabilmenin verdiği mutlulukla devam ediyorum diyebilirim. Her insanın kendi şansını yine kendisi yarattığına inananlardanım.</p><p><b>New York... Sanırım eğitim için gitmeniz, orada hem çalışıp hem okumanız biraz bu süreci dinlemek isteriz sizden?</b></p><p>S&#807;imdi dönüp bakınca gerçekten bir delilikti ama iyi ki yapmışım, yaşamışım dediğim hayatımın en güzel dönemlerinden biriydi. O yaşlarda New York gibi bir yerde ayakta kalmaya çalışmak, oyunculuğun peşinden koşmak paha biçilmez bir deneyimdi. Oyunculuk dışında en çok hayatta kalma başarısını, mücadele etmeyi bana öğrettiği için New York'a ve o yollara hep bir minnet duygum vardır.</p><p><b>Genç yaşta konfor alanından çıkmayı deneyimlemek oldukça zor bir karar bu nasıl oldu?</b></p><p>20'li yaşlar bunları çok hesapladığınız bir dönem değil. Bugünden bakıp cevap verdiğimde iyi ki çıkmışım, iyi ki kimseyi dinlememişim ve bütün o riskleri alıp bunları gerçekleştirmişim. S&#807;u anki hayatımın bu şekilde dizayn edilmesinde payı çok büyüktür.</span></p><p><b>Oyunculuk kariyerinizi nasıl etkiledi bu süreç?</b></p><p>O zamanlar başka bir kariyer planım vardı kafamda şimdi bambaşka. Öğrendiğim tek şey istediğiniz planları yapın, elinizden ne geliyorsa yapın hayat bildiğini okuyor ve ne yazık ki müdahale şansınız nerdeyse hiç yok. S&#807;u anki halimden çok memnunum, tabi ki yapmak istediğim çok fazla şey var ama her ne olursa olsun tam zamanlı bir aktör olup, geçimimi sağlamak için başka işler yapmak zorunda kalmadan hayatımı mesleğimden kazanıp, devam edebiliyorsam bunun o dönemlerde edindiğim tecrübelerin katkısı çok büyüktür.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/netflix13-211020250e88bf99.jpg"/><p><b>Dizide İstanbul, başrolde. Sizin yaşamınızda, New York'un, Ankara'nın izinden sonra İstanbul nasıl bir anlam ifade ediyor?</b></p><p>İstanbul çok zor bir şehir. Kaos, kalabalık, yoğunluk severim ama özellikle son yıllarda İstanbul birçok insan gibi beni de çok zorluyor. 25 sene oldu İstanbul'a geleli ve bu zaman dilimi içinde dönüştüğü hal beni de çok şaşırtıyor. Çareyi işim olmadığı zamanlarda İstanbul dışında vakit geçirmeye, gezmeye ayırıyorum. Birbirimizi özleyince daha iyi anlaştığımızı fark ettim.</p><p><b>Sizin serüveninizde 'Kürklü Merkür' tiyatro oyunun bir dönüm noktası olduğunu biliyoruz. Bu önemli dönümün sebebi nedir?</b></p><p>Kürklü Merkür ilk profesyonel tiyatro oyunumdu. Bu özelliği bile hayatımda çok büyük yeri olmasına bir sebep ama bunun dışında çok şey öğrendiğim, çok severek çalıştığım, kendimi çok şanslı hissettiğim, her zaman da güzel duygularla hatırladığım bir dönemdi.</p><p><b>Kürklü Merkür sonrasında da sayısız şahane işe imza attınız tiyatro sahnesinde, farklı alanlarda iş üretmek nasıl bir duygu?</b></p><p>Tiyatro hiç bırakmadığım ve kendimi en çok zorladığım, disiplinimi korumama yardım eden, her yeni oyunda bana sayısız tecrübe katan, yapmaktan hep çok zevk aldığım bir alan. Tiyatronun özgürlüğüne, sesine, duruşuna, estetiğine, gerçekliğine her zaman hayran oldum. Ayakta durabildiğim sürece de asla bırakmayacağım ve oynamaya devam edeceğim öyle de bir tutku.</p><p><b>Dijital yapımlar artık izleyicinin tüm dünyada vazgeçilmezi. Oyunun diğer tarafında olan sizler için üretim sürecinde ve çıkan yapımda farklı duygular taşıyor mu?</b></p><p>Yaptığım işleri kategorize etmeyi sevmiyorum sonuçta oyuncuyum ve ben oynayacağım role bakarım. Tabi ki dijital yapımların kendi içinde bazı avantajları var başı sonu olan bir senaryoyu okuyup, ona çalışmak bile başlı başına büyük bir lüks. Her birim kendi içinde bütünlüğü olan, başı sonu belli olan bir işte daha konsantre ve detaylı çalışma şansı yakalayabiliyor.</span></p><b>Diziyi izlerken bazı sahnelerde Succession aklıma gelmişti. Sizin de en beğendiğiniz yapımlardan biri olduğunu öğrendim araştırınca. Son dönemde çok etkilendiğiniz yapımları merak ediyorum. </b><p></p><p>İzlediğim en iyi işlerden biridir gerçekten büyük bir hayranlığım olduğunu söyleyebilirim. Bu ara "The Studio"yu izledim bitirdim ve çok etkilendim.</p><p><b>Kısa Kısa</b></p><p><b>Hız mı yoksa sindirerek yaşamak mı?</b></p><p>Yaşadığım, hissetiğim şeye göre değişir. İkisini de severim.</p><p><b>Anda kalmak mı planlı adımlar mı?</b></p><p>Çok planlıyımdır ama elimden geldiğince anın tadını kaçırmasına izin vermem.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/netflix15-2110202573acc842.jpg"/><p><b>Güç mü uyum sağlamak mı?</b></p><p>Uyum sağlamak doğamda yok.</p><p><b>Son izlediğiniz TV dizisi?</b></p><p>The Studio, Ed Gein "Monster" ve The Morning Show 4. Sezon</p><p><b>Son izlediğiniz film?</b></p><p>Weapons / Silahlar</p><p><b>Son okuduğunuz kitap?</b></p><p>Oruç Aruoba - Yürüme</p><p><b>En son nereye tatile gittiniz?</b></p><p>Amalfi, İtalya</p><p><b>Sizin için "dinlenmenin" anlamı?</b></p><p>Evimde koltuğumda yatmak</p><p><b>Bu sene Emmy'yi The Pitt kucakladı. Siz Emmy'yi kime verirdiniz?</b></p><p>Ödüllerle ilişkimi keseli çok uzun zaman oldu. Hiç ilgilenmiyorum.</p><b>Unutulmaz dediğiniz izlediğiniz tiyatro oyunu?</b><p></p><p>"The Rent" Broadway müzikali 99 senesinde izlemiştim ve hala unutamam.</p><b>Spotify listenizden hiç silmeyeceğiniz bir şarkı? </b><p></p><p>Bu benim için çok zor bir soru. Radiohead "Ok Computer" albümü.</p><p><b>Onsuz olmaz dediğiniz şey?</b></p><p>Köpeklerim Ralph ve Mario</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/netflix11-21102025963dc2ea.jpg"/><p><b>Taro Emir Tekin</b></p><p><b>Enfes Bir Akşam senaryosu geldiğinde seni en çok etkileyen neydi? Ve seni tanıyınca daha çok merak ettim; Arda karakterinde senin de bakış açınla bir katkın oldu mu?</b></p><p></p><p>Arda'nın geçmişindeki travmalarını, onu en tanımlayan durum olarak okumamış oluşu ve kendisiyle barışık bir adama dönüşmüş olması bana çok yüksek bir oyun zevki verdi. Birkaç sene üst üste oynadığım duygusal yükü yüksek dramalardan sonra daha hafif ve daha impülsif bir karakter oynama fikri lezzetliydi sanırım benim için.</p><p><b>Küçük yaşta buradaki tanınmışlığın ardından konfor alanından çıkıp, Londra'da okumak istemenin sebebi neydi ve asıl önemlisi buna cesaret etmek nasıldı senin için?</b></p><p>Ben dürüst olmak gerekirse tanınırlığa pek bir anlam atfetmiyorum. İngiltere mesleğimi derinlemesine öğrenebileceğim kaynaklarla doluydu, ben de orada okumak gibi bir fırsat çıkınca karşıma bunu değerlendirmek istedim.</p><p><b>Londra'dan Türkiye'ye dönme kararın, buradaki kariyer yolculuğun ama en önemlisi de yaşamın, nasıl İstanbul?</b></p><p>Ben göçebe gibi yaşamayı seven bir yapıdayım. Aynı yerde uzun süre durmak pek bana göre değil sanırım. Bir ayağım hala İngiltere'de, dostlarım ve sosyal çevrem genelde hala oradaki bağlantılarımdan oluşuyor. Ana dilimde oynamayı tecrübe etmek, kariyerimin altyapısını Türkiye'de inşa etmemi teşvik etti sanırım. İyi ki de öyle karar vermişim diyorum. İstanbul'a gelecek olursak, ben bu şehre de ülkeye de aşığım. Kültürümüzün zenginliği benim için dünyada karşılığı olmayacak bir değerde. Bize ait kodları güncel bir şekilde yorumlamak ve buranın hikayelerini anlatmak beni çok tatmin ediyor.</span><br></p><p><b>Enfes Bir Akşam'da İstanbul başrolde. Sanki bazen hırçın bazen de çok güzel bir kadın gibi resmediliyor. Senin gözünden İstanbul'u dinlemek isterim.</b></p><p>Her köşesi sürprizlerle dolu bir şehir İstanbul. O tahmin edilemezlik beni besliyor. Her kültürden insanla temas edebilmek, bizim insanımızın içtenliği ile birleşince iyi ki buradayım dedirtiyor bana. S&#807;ehrin estetik güzelliği zaten açıklama gerektirmeyecek kadar muhteşem, boğazımız, çay bahçelerimiz, lokantalarımız...</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/netflix12-21102025cee59ceb.jpg"/><p><b>Çekim boyunca Fırat Koçak ile de sohbetinden gördüğüm kadarıyla ve fotoğrafın özel ilgi alanı olduğunu biliyoruz elbette. Bir hobi düzeyinde mi yoksa özel olarak vaktini ayırıyor musun?</b></span><br></p><p>Ben dönemsel olarak farklı ilgi alanlarına adarım kendimi. 10 sene kadar evvel ilgi alanlarımdan birisi oldu fotoğrafçılık ve benimle birlikte yıllandı. Cambridge'deki ilk senemde fotoğrafçılık okuma şansım oldu ve bu sanat dalı bende daha derin bir anlam kazandı yıllar içerisinde. Hobi ya da profesyonel benim için doğru bir ayrım değil. Öncelikle çok keyif alıyorum fotoğraf çekmekten, sonuçta çıkan fotoğraflardan daha önemlisi çekme eylemi benim için.</p><p><b>Söz konusu Taro Emir olunca stilinden bahsetmemek olmaz. Bazı oyuncular vardır ki tarzları onları yansıtır. Kıyafetlerini kendin tasarlıyorsun, ne zamandır böyle ve bu da hobi mi yoksa senin için ilerde bir iş alanı olabilir mi? Türkiye'de stil sahibi erkeklere daha çok ihtiyacımız olduğunu düşünürsek...</b></p><p>Teşekkür ederim bu ince iltifatınız için. Ben insanın stilini oluştururken toplumsal bir norma uymaktansa içine, kalbine sadık kalması gerektiğini düşünüyorum. Dolayısıyla bizimle birlikte stilimiz de değişiyor ve yeni formlara bürünüyor. S&#807;imdilik bunun maddi bir karşılığı olması gibi bir hedefim yok.</span><br></p><p><b>Objektifin arkasında olmayı seven biri olarak, bir yandan da kameraların karşısında olmak nasıl bir duygu?</b></p><p>Ben kameranın önünü, arkasını, arkasındakileri ve önündekileri, haraketli ya da sabit görseli, hikaye anlatıcılığını çok seviyorum. Bunlar kafamda ayrıştırdığım olgulardan ziyade beni tamamlayan şeyler.</p><p><b>Sosyal medya ile ilişkini nasıl kurguluyorsun?</b></p><p>Pek iyi bir ilişkimiz yok diyebilirim. Hayatı deneyimlerken pek aklıma gelmiyor bunu sosyal medyada paylaşmak, ama son dönemde biraz daha emek harcamaya çalışıyorum çünkü günümüzde çok ciddi bir karşılığı olduğunu gözlemliyorum. Zaman zaman ilham almak için iyi bir araç olduğunu düşünüyorum. Sosyolojik olarak sıkıntılı durumlarla karşı karşıya da getirebiliyor insanları. Kıyaslama yapmak gibi bir tuzağa düşebiliyor insan sosyal medya vesilesiyle. Dolayısıyla her şeyde olduğu gibi dengeli, dozunda kullanılmasını doğru buluyorum.</span></p><p><b>Kısa Kısa</b></p><p><b>Hız mı yoksa sindirerek yaşamak mı?</b></p><p>Hızlıca sindirmek</p><p><b>Anda kalmak mı planlı adımlar mı?</b></p><p>Planlı bir şekilde anda kalmak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/netflix10-21102025c765a963.jpg"/><p><b>Güç mü uyum sağlamak mı?</b></p><p>Uyum sağlamak çok ciddi güç gerektirir bence.</p><p><b>Son izlediğiniz TV dizisi?</b></p><p>Hatırlamıyorum</p><p><b>Son izlediğiniz film?</b></p><p>Casablanca'yı izledim tekrardan.</p><p><b>Son okuduğunuz kitap?</b></p><p>Annie Ernaux - Yalın Tutku</p><p><b>En son nereye tatile gittiniz?</b></p><p>Los Angeles</p><p><b>Sizin için "dinlenmenin" anlamı?</b></p><p>Değişiyor</p><p><b>Bu sene Emmy'yi The Pitt kucakladı. Siz Emmy'yi kime verirdiniz?</b></p><p>Takip etmiyorum</p><p><b>Unutulmaz dediğiniz izlediğiniz tiyatro oyunu?</b></p><p>Cyrano de Bergerac'ın James McAvoy tarafından bir yorumunu izledim birkaç sene evvel, bende çok güzel bir tat bıraktı.</p><p><b>Röportaj: </b>Gözde Yörükoğlu Ersu </p><p><b>Fotoğraf:</b> Fırat Koçak</p><p><b>Styling: </b>Hakan Öztürk</p><p><b>Saç: </b>İbrahim Zengin</p><p><b>Makyaj:</b> Gamze Tekin Alp</p><p><b>Video: </b>Fevzi Ondu</p><p><b>Styling Asistanları:</b> Pınar Akar, Fırat Gençdoğan</p><p><b>Fotoğraf Asistanları: </b>Furkan Kumaş, Arda Çiçek</p><p><b>Saç Asistanı: </b>Merve Rüzgar</p><p><b>Makyaj asistanı: </b>Nilay Baş</p><p>Mekan için <b>Çırağan Sarayı</b>'na teşekkür ederiz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/enfes-bir-aksam-kadrosuyla-sehri-zamani-ve-kendini-kesfetmek-uzerine-1086171</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/enfes-bir-aksam-772_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086167</guid><pubDate>Tue, 21 Oct 2025 11:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Feriye'de "Dehşet Bey" Rüzgarı]]></title><description><![CDATA[Barış Arduç ve Tuba Büyüküstün'ün rol aldığı Prime Video'nun yerli orijinal filmi "Dehşet Bey", 20 Ekim Pazartesi akşamı Feriye Ortaköy'de düzenlenen özel bir gala gecesiyle tanıtıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/feriyede-dehset-bey-ruzgari-1086167</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/21/feriyede-dehset-bey-ruzga-121_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086164</guid><pubDate>Wed, 22 Oct 2025 13:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Nihat Odabaşı'ndan Gizlenme Temalı Sergi: "No Photo Please"]]></title><description><![CDATA[Moda fotoğrafçılığındaki kariyeriyle tanınan Nihat Odabaşı, "No Photo Please" başlıklı solo sergisinde, görünürlük arzusunu sorgulayarak insan bedenini anonim bir forma dönüştürdüğü yeni pratiğini sanatseverlerin beğenisine sundu. Sergi, 26 Ekim'e kadar Artweeks Akaretler'de ziyaretçilerini ağırlayacak.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/nihat-odabasindan-gizlenme-temali-sergi-no-photo-please-1086164</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/20/nihat-odabasindan-gizlenm-790_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086151</guid><pubDate>Sat, 18 Oct 2025 14:39:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kış Tatilinde Yeni Deneyim]]></title><description><![CDATA[Kayak, doğa ve iyi yaşamı bir araya getiren Polat Palandöken Winter Club, özel kahvaltı davetiyle tanıtıldı. Çocuklardan yetişkinlere uzanan kapsamlı programlarıyla kış tatilini yeniden yorumluyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kis-tatilinde-yeni-deneyim-1086151</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/17/kis-tatilinde-yeni-deneyi-482_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086150</guid><pubDate>Sat, 18 Oct 2025 14:43:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Geleceğin Moda Yıldızları]]></title><description><![CDATA[Moda dünyasının yeni yıldızları Koza'da sahne aldı. 33. Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması finalinde, uzun hazırlık sürecinin ardından genç tasarımcılar koleksiyonlarını sergileyerek sektöre adım attı; gala gecesi, ödüller ve sürpriz duyurularla unutulmaz bir moda şölenine dönüştü.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/gelecegin-moda-yildizlari-1086150</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/17/gelecegin-moda-yildizlari-973_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086149</guid><pubDate>Sat, 18 Oct 2025 14:41:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Tersane'de Lübnan Esintisi]]></title><description><![CDATA[Beyoğlu'nun kalbinde, samimi bir atmosfer ve özenle hazırlanmış Lübnan mutfağıyla yeni bir buluşma noktası hayat buldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tersanede-lubnan-esintisi-1086149</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/17/tersanede-lubnan-esintisi-426_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086147</guid><pubDate>Sat, 18 Oct 2025 14:44:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[GIGI Awards 2025: AUDI ve ALEM Ödülle Döndü]]></title><description><![CDATA[Bu yıl 15'incisi düzenlenen GIGI Awards (Pazarlama İletişimi Ödülleri), sektörün önde gelen isimlerini bir araya getiren görkemli bir törenle sahiplerini buldu. Biz de AUDI ve ALEM Dergisi olarak geceden ödülle ayrıldık.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/gigi-awards-2025-audi-ve-alem-odulle-dondu-1086147</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/17/gigi-awards-2025-audi-ve--514_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086145</guid><pubDate>Sat, 18 Oct 2025 14:44:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Grand Prix d'Horlogerie  de Genève ile Zamanın Sanatı]]></title><description><![CDATA[Yüksek saatçiliğin en prestijli sergisi, Vakko'nun katkılarıyla İstanbul'da açıldı. Cem Hakko, bu seçkin uluslararası platformu Türkiye'ye getirmenin gururu içinde olduklarını söyledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/grand-prix-dhorlogerie-de-geneve-ile-zamanin-sanati-1086145</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/17/grand-prix-dhorlogerie-de-328_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086142</guid><pubDate>Sat, 18 Oct 2025 14:44:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kolektif Bellek: Gate 27]]></title><description><![CDATA[Melisa Sabancı Tapan'ın kurucusu olduğu uluslararası Konuk Programı Gate 27'nin konuk sanatçıları,  mekâna yerleştirdikleri eserleri tanıttılar. Tapan, “Amacımız, sanatçılarımızın üretimlerini disiplinler arası iş birlikleriyle derinleştirmek” dedi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kolektif-bellek-gate-27-1086142</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/17/kolektif-bellek-gate-27-741_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086141</guid><pubDate>Fri, 17 Oct 2025 11:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Boğaz'da Moda Rüzgarı]]></title><description><![CDATA[Hazır giyim markası 25–26 Sonbahar/Kış koleksiyonu'nu Bebek'te düzenlediği bir davetle tanıttı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bogazda-moda-ruzgari-1086141</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/17/bogazda-moda-ruzgari-979_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086140</guid><pubDate>Fri, 17 Oct 2025 11:24:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Škoda X ALEM: Geçmişe Yolculuk]]></title><description><![CDATA[Bundan 130 yıl önce iki tekerlekli bisiklet üreterek yola çıkan, günümüzde ise global ölçekli dev bir otomobil üreticisi olarak yoluna devam eden Škoda ile ALEM, Prag sokaklarında ünlü isimlerle unutulmaz iki gün geçirdi. Birbirinden güzel klasik Škoda modelleriyle markanın 130 yıllık hikayesinin izini sürdük.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/skoda-x-alem-gecmise-yolculuk-1086140</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/17/skoda-x-alem-gecmise-yolc-782_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086139</guid><pubDate>Fri, 17 Oct 2025 11:06:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ada'da Nişan Töreni]]></title><description><![CDATA[Mina Akdağ ile Mark Fikri, Büyükada'da Princes' Palace Resort'ta nişanlandı. Çifte bu özel günlerinde  aile fertleri eşlik etti. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/adada-nisan-toreni-1086139</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/17/adada-nisan-toreni-605_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086119</guid><pubDate>Wed, 15 Oct 2025 11:53:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zamanın Katmanları: Ergin İnan'ın Sanat Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[EArt Galeri, Ergin İnan'ın altmış yılı aşkın üretimini bir araya getiren kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. 1960'lardan günümüze uzanan eserler, sanatçının tekrar ve dönüşüm arasındaki ince dengesini ortaya koyuyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/zamanin-katmanlari-ergin-inanin-sanat-yolculugu-1086119</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/15/zamanin-katmanlari-ergin--101_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086118</guid><pubDate>Wed, 15 Oct 2025 11:12:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sanat, Farkındalık ve Kadın: MO Art Talks'un Yeni Buluşması]]></title><description><![CDATA[Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul'da gerçekleşen “MO Art Talks” serisi, bu ay kadın imgesinin sanat tarihindeki yolculuğunu odağına aldı. Sanat tarihçisi Buket Şakarcan'ın anlatımıyla gerçekleşen söyleşi, sanatseverleri keyifli bir sohbet etrafında bir araya getirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sanat-farkindalik-ve-kadin-mo-art-talksun-yeni-bulusmasi-1086118</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/15/sanat-farkindalik-ve-kadi-459_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086110</guid><pubDate>Tue, 14 Oct 2025 15:01:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[130 Yıllık Yolculuk]]></title><description><![CDATA[Londra mağazasını açan, köklü bir geçmişe sahip olan Atelier Rebul, 130. yılını İstanbul'da verdiği özel bir davetle kutladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/130-yillik-yolculuk-1086110</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/14/130-yillik-yolculuk-565_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086109</guid><pubDate>Tue, 14 Oct 2025 14:28:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Haluk Akakçe Anısına]]></title><description><![CDATA[Vefatının ikinci yılında Türk çağdaş sanatının öncü isimlerinden Haluk Akakçe'nin atölyesi Beşiktaş Akaretler'de ziyaret açıldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/haluk-akakce-anisina-1086109</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/14/haluk-akakce-anisina-476_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086107</guid><pubDate>Tue, 14 Oct 2025 13:53:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sanat ve İlham Dolu 15 Yıl]]></title><description><![CDATA[Sanat, kültür ve yaratıcılığın buluşma noktası İST.FESTIVAL, bu yıl 15. kez düzenlendi. Festivalin kapanışını kutlayan özel gala yemeği, Bvlgari ve Financial Times iş birliğiyle Esma Sultan Yalısı'nda gerçekleşti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sanat-ve-ilham-dolu-15-yil-1086107</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/14/sanat-ve-ilham-dolu-15-yi-694_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086106</guid><pubDate>Tue, 14 Oct 2025 11:57:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Müzik, Aşk ve Anılar Sahnede: “Elma Labrador Çimen”]]></title><description><![CDATA[Bu sezon tiyatro sahneleri, duygusal ve düşündürücü hikâyelere ev sahipliği yapıyor. Tiyatro iN, yeni oyunu “Elma Labrador Çimen” ile izleyici karşısına çıktı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/muzik-ask-ve-anilar-sahnede-elma-labrador-cimen-1086106</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/14/muzik-ask-ve-anilar-sahne-429_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086096</guid><pubDate>Mon, 13 Oct 2025 10:31:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İyiliğin Rengi Akasya'da]]></title><description><![CDATA[Sanat, müzik ve çocukların yaratıcılığı bu kez iyilik için bir araya geldi. Akiş GYO'nun 20'nci yılı kapsamında, Kırmızı Çocuklar Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen Kırmızı Karavan projesi, Akasya'da düzenlenen ilk Çocuk Festivali'nde minik kalplerin hayallerine sahne oldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/iyiligin-rengi-akasyada-1086096</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/13/iyiligin-rengi-akasyada-387_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086095</guid><pubDate>Mon, 13 Oct 2025 10:15:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zamansız Bir Güzellik]]></title><description><![CDATA[Japon güzellik markası Shiseido, göz çevresi bakımına yeni bir yorum getiren Vital Perfection Uplifting & Firming Advanced Eye Cream'in lansmanını, Vakko Hotel & Residence Nişantaşı'nda düzenlenen özel bir davetle kutladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/zamansiz-bir-guzellik-1086095</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/13/zamansiz-bir-guzellik-601_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086087</guid><pubDate>Fri, 10 Oct 2025 17:47:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mistik Serüven]]></title><description><![CDATA[Tasarımcı ve ressam Emre Ertürk'ten yıllardır resim ve sanat terapisi dersleri alan Sibel Baruh,“Unalome” adlı sergisini bir davetle sanatseverlerle buluşturdu. Baruh'un sanat yolculuğunun keşfedildiği davete müzikli dakikalar eşlik etti.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/mistik-seruven-1086087</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/10/mistik-seruven-189_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086082</guid><pubDate>Fri, 10 Oct 2025 14:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zamansız Zarafet]]></title><description><![CDATA[Zamanın yansımaları günümüzde lüks bir stil ifadesine dönüşüyor. Köklü saatçilik geleneğini yansıtan Ay'ın evrelerinden ilham alan saat modelleri, Galataport'ta tanıtıldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/zamansiz-zarafet-1086082</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/10/zamansiz-zarafet-748_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086081</guid><pubDate>Fri, 10 Oct 2025 14:21:00 +0300</pubDate><title><![CDATA["Enfes Bir Akşam": Oyunu Değiştirenler Kırmızı Halıda]]></title><description><![CDATA[Aslı Enver ve Engin Akyürek, çarpıcı bir aşk hikayesinde bir araya geliyor. Netflix'in yeni dizisi "Enfes Bir Akşam", Rixos Tersane İstanbul'da düzenlenen görkemli bir gala ile izleyiciyle buluştu. Dizi, modern zamanın güç, aşk ve rekabet dolu hikayesini ekrana taşımaya hazırlanıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/enfes-bir-aksam-oyunu-degistirenler-kirmizi-halida-1086081</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/10/oyunu-degistirenler-kirmi-379_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086080</guid><pubDate>Fri, 10 Oct 2025 12:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yeni Sezonun İlk Perdesi]]></title><description><![CDATA[Tiyatrolar yeni sezona güçlü kadroları ile keyifli bir başlangıç yapıyor. Yılın merakla beklenen oyunlarından "Don Kişot" Müzikali de etkileyici dekorları, canlı orkestrası ve güçlü oyuncu kadrosuyla tiyatroseverlerle buluştu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yeni-sezonun-ilk-perdesi-1086080</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/10/yeni-sezonun-ilk-perdesi-202_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086079</guid><pubDate>Fri, 10 Oct 2025 12:18:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kortlarda Sessiz Mesaj]]></title><description><![CDATA[Her yıl ekim ayı, meme kanseri farkındalığı ile öne çıkıyor. Bu yıl da QNB Finansbank, “Pembe Top Tenis Turnuvası”nı dördüncü kez düzenleyerek erken teşhisin hayati önemine dikkat çekti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kortlarda-sessiz-mesaj-1086079</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/10/meme-kanseri-ile-mucadele-280_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086070</guid><pubDate>Thu, 09 Oct 2025 16:25:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Beyazperdeye İtalyan Dokunuşu]]></title><description><![CDATA[İtalya'da gişe rekorları kıran Ferzan Özpetek imzalı “Elmaslar”, Türkiye'deki ilk gösterimini İstinyePark'ta düzenlenen özel bir gala ile yaptı. Yönetmen Özpetek ve başrol oyuncusu Luisa Ranieri'nin katıldığı gecede, izleyiciler filmi dakikalarca ayakta alkışladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/beyazperdeye-italyan-dokunusu-1086070</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/09/italyan-gise-rekortmeni-e-387_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086068</guid><pubDate>Thu, 09 Oct 2025 15:27:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sağlıklı Yaşamdan İlhamla]]></title><description><![CDATA[Günümüzde sağlıklı ve dengeli bir yaşam arayışı, güzellik anlayışını da dönüştürüyor. Bu bakış açısından yola çıkan Suzan Sabancı ve Gökhan Eşeli, uzun ömür ve iyi yaşam felsefesini merkeze alan yeni markaları SUZI X'i tanıttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/saglikli-yasamdan-ilhamla-1086068</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/09/saglikli-yasamdan-ilhamla-663_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086063</guid><pubDate>Wed, 08 Oct 2025 15:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bilinçakışının İzdüşümü Deniz Pelister'in “Kül” Sergisine Yansıyor]]></title><description><![CDATA[Hamburg ve İstanbul arasında geçen yaşamını, kültürel geçişler ve içsel dönüşümlerle harmanlayan Deniz Pelister, “Kül” sergisinde bilinçaltından süzülen imgelerle geçmişle bugün arasında bir köprü kuruyor. Sanatçının eserleri, unutulmuş çocukluk anılarından ilham alarak zamanın ruhuna duyarlı bir anlatı sunuyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Üç yılın ardından ikinci kişisel  sergisiyle izleyiciyle buluşacak olan Deniz Pelister, 17 &#8211; 31 Ekim 2025  tarihleri arasında Studio Karaköy'de ziyaretçileri bekliyor. Sanatçı, sergiye  adını veren "kül" başlığıyla yeniden başlama, dönüşüm ve doğuşu betimliyor.  Geçiciliği ve aynı zamanda iz bırakmayı simgeleyen kül, yanıp bitenin ardında  kalan, hatırlatan ve dönüştüren bir hâl olarak karşımıza çıkıyor. Sanatçıyla  sergi kapsamındaki çalışmaları üzerine sohbet ettik.</p><p><b>"Kül" serginizde estetikle duygusallığın iç içe geçtiği  sahneler yaratıyorsunuz. Bu görsel dünyanın oluşum süreci sizin için nasıl  başladı?</b></p><p>Aslında bu görsel dünya, yıllar içinde biriktirdiğim  anılardan ve duygulardan doğdu. "Kül" benim için hem bitişi hem de yeniden  doğuşu simgeliyor. Bu yüzden sergideki sahneler, estetik bir arayıştan çok  içsel bir ihtiyaç olarak kendiliğinden ortaya çıktı. Üstelik bir tablonun  kompozisyonunu düşünmek ve yapım süreci bazen aylarımı alıyor; bu uzun süreç de  her işin duygusal yoğunluğunu artırıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/08/birodatuvalzerineyal-081020253c078844.jpg"/><font size="2"><i>Bir oda, tuval üzerine yağlı boya, 150x120 cm, Tokyo, 2025</i></font><p></p><p><b>Çocukluk imgeleri ve narin figürler; derin ve kimi zaman  hüzünlü bir anlatıyla iç içe. Kendi çocukluk anılarınızdan ne kadar  besleniyorsunuz?</b></p><p>Bilinçaltımın beni yönlendirdiğini düşünüyorum. Çünkü  eserlerime baktıkça, zamanla unutulmuş çocukluk anılarımın yavaş yavaş geri  geldiğini hissediyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/08/spanishtitstuvalzeri-0810202594a95745.jpg"/><font size="2"><i>Spanish tits, tuval üzerine yağlı boya, 70x50 cm, Barselona 2025</i></font><p></p><p><b>Hamburg'dan İstanbul'a uzanan yaşamınızın iki farklı  kültürel boyutu var. Bu iki şehir sanatsal bakış açınızı nasıl etkiledi sizce?</b></p><p>Kültür farkını derinden hissediyorum; fakat iki kültüre de  ait olduğum için aslında onların birleşimini yaşıyorum. Sanatımda da bu iki  kültürden beslendiğimi ve izlerini taşıdığımı görmek mümkün.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/08/simsiztuvalzerineyal-081020255ac4db7a.jpg"/><font size="2"><i>İsimsiz, tuval üzerine yağlı boya, 150x110 cm, 2025</i></font><p></p><p><b>Seyahatlerinizin bu sergide izleri olduğunu  belirtiyorsunuz. Hangi şehirler size en çok ilham verdi?</b></p><p>Beni en çok etkileyen yer Japonya oldu. Zaten Japon kültürü  her zaman beni kendine çekiyor; estetik anlayışlarını, sadeliğin ve zarafetin  iç içe geçtiği yaşam biçimlerini çok etkileyici buluyorum. Oradaki mimari,  doğayla kurdukları ilişki ve gündelik hayata yansıyan o incelikli estetik  bakış, çalışmalarımda da iz bıraktı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/08/ruhevordemsturmtuval-08102025b0fa9b30.jpg"/><font size="2"><i>Ruhe vor dem sturm, tuval üzerine yağlı boya, 70 x 50 cm, Barselona, 2025</i></font><p></p><p><b>Studio Karaköy'de bu sergiyi açmak nasıl bir deneyim?  Mekânın ruhu ve eserlerin diyalogu hakkında ne düşünüyorsunuz?</b></p><p>Studio Karaköy'ün çok güzel bir mekân olduğunu düşünüyorum;  minimal yapısı ve hissettirdiği İskandinav havası beni çok etkiliyor. Bağımsız  bir sanatçı olarak mekân arayışımda oldukça zorlandım ama sonunda tam da hayal  ettiğim yeri bulduğum için mutluyum. İşlerimi bu mekâna yerleştirmek benim için  büyük bir heyecan kaynağı.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/bilincakisinin-izdusumu-deniz-pelisterin-kul-sergisine-yansiyor-1086063</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/08/bilincakisinin-izdusumu-d-693_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086057</guid><pubDate>Tue, 07 Oct 2025 16:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Olaplex'ten Sonbahara Merhaba]]></title><description><![CDATA[Saç bakım markası yeni ürünlerini Miart Gallery'de düzenlenen bir lansmanla tanıttı. Davete katılan konuklar, avokado ve shea yağı içeren ürünleri yakından inceledi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/olaplexin-yeni-urunlerini-denediler-1086057</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/07/olaplexin-yeni-urunlerini-721_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086056</guid><pubDate>Tue, 07 Oct 2025 15:10:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mevaris'in Yeni Koleksiyonu Modaseverlerle Buluştu]]></title><description><![CDATA[Markanın ilk kez çıkardığı tespih ile kolye koleksiyonu moda ve cemiyet dünyasıyla buluştu. “Mantra of Stones” koleksiyonunun Kuruçeşme'deki tanıtım davetinde   ünlü simalar bir araya geldi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/mevarisin-yeni-koleksiyonu-modaseverlerle-bulustu-1086056</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/07/mevarisin-yeni-koleksiyon-593_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086049</guid><pubDate>Tue, 07 Oct 2025 10:26:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri 27. Kez Sahiplerini Buldu]]></title><description><![CDATA[Türk tiyatrosunun en köklü ödül törenlerinden biri olan Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri, bu yıl 27. kez sanat dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen törende, yıl boyunca sahnelerde iz bırakan oyunlar ve sanatçılar onurlandırıldı. Gece, tiyatronun gücünü ve kalıcılığını bir kez daha hatırlattı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yapi-kredi-afife-tiyatro-odulleri-27-kez-sahiplerini-buldu-1086049</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/07/yapi-kredi-afife-tiyatro--543_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086035</guid><pubDate>Mon, 06 Oct 2025 11:33:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[MacKenzie-Childs, Tersane İstanbul'da Yeni Mağaza Açtı]]></title><description><![CDATA[Dekorasyon ve softa sanatları markası Mackenzie-Childs yeni bir mağazanın kapılarını açtı. Tersane İstanbul'daki mağazanın açılış davetine Berrin Ak ev sahipliği yaptı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/mackenzie-childs-tersane-istanbulda-yeni-magaza-acti-1086035</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/06/mackenzie-childs-tersane--964_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086033</guid><pubDate>Fri, 03 Oct 2025 18:12:00 +0300</pubDate><title><![CDATA["Olmayan Yer" Sergi Açılışı]]></title><description><![CDATA[Bağımsız sanatçılar için eserlerini sergileyebilecekleri bir platform oluşturmak amacıyla kurulan Loft Art'ın, “Olmayan Yer” isimli grup sergisini sanatseverlerle buluşturdu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/olmayan-yer-sergi-acilisi-1086033</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/03/olmayan-yer-sergi-acilisi-147_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086032</guid><pubDate>Fri, 03 Oct 2025 18:06:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ONKİM 20. Yıl Sempozyumu]]></title><description><![CDATA[Hücresel tedaviler ve ileri biyoteknoloji alanındaki öncü kuruluşlardan Onkim Kök Hücre Teknolojileri, 20. yıl etkinlikleri kapsamında Pera Palace Hotel'de uluslararası bilim insanlarının katılımıyla özel bir sempozyum düzenledi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/onkim-20-yil-sempozyumu-1086032</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/03/onkim-20-yil-sempozyumu-834_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086031</guid><pubDate>Fri, 03 Oct 2025 17:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zorlu PSM 13. Sezon Programı Açıklandı]]></title><description><![CDATA[İstanbul'un önemli sanat platformlarından ve sahnelerinden Zorlu PSM yeni sezon programını ünlü isimler ve sanatseverlerin katıldığı bir davetle tanıttı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/zorlu-psm-13-sezon-programi-aciklandi-1086031</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/03/zorlu-psm-13-sezon-progra-645_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086030</guid><pubDate>Fri, 03 Oct 2025 17:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Müzik ve Sanat Elgiz Müzesi Jazz Gecesi Buluştu]]></title><description><![CDATA[Türkiye'nin ilk özel çağdaş sanat koleksiyon müzesi olan Elgiz Müzesi, gelenekselleşen caz gecesini sanat ve müziğin birleştiği bir etkinlikle gerçekleştirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/muzik-ve-sanat-elgiz-muzesi-jazz-gecesi-bulusta-1086030</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/03/muzik-ve-sanat-elgiz-muze-567_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086029</guid><pubDate>Fri, 03 Oct 2025 17:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Boğaz'da Yatırım Fırsatları Konuşuldu]]></title><description><![CDATA[Global danışmanlık şirketi Harvey Law Group (HLG) Türkiye ev sahipliğinde Sunset'te keyifli bir buluşmaya yaşandı. Yurt dışındaki yatırım fırsatlarının konuşulduğu etkinlikte seçkin konuklar yer aldı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bogazda-yatirim-firsatlari-konusuldu-1086029</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/03/bogazda-yatirim-firsatlar-620_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086028</guid><pubDate>Fri, 03 Oct 2025 17:18:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[“LOOP: Fonksiyonel Sanat Sergisi” Kapılarını Açtı]]></title><description><![CDATA[Önemli tasarımcılar ve sanatçıların eserlerinden oluşan seçki, NG Loft'un karakteristik atmosferinde sanatseverlerle buluştu. İzleyicinin hayatına dokunan bir hikaye ve işlev barındıran objeler beğeni topladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/loop-fonksiyonel-sanat-sergisi-kapilarini-acti-1086028</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/03/loop-fonksiyonel-sanat-se-851_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086026</guid><pubDate>Fri, 03 Oct 2025 17:05:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İstanbul Buluşmaları Pera'da Gerçekleşti]]></title><description><![CDATA[On yıldır düzenlenen İstanbul Buluşmaları, bu yıl tarihi dokusuyla şehrin kalbinde yer alan Pera Palace Hotel'de gerçekleşti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/istanbul-bulusmalari-perada-gerceklesti-1086026</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/03/istanbul-bulusmalari-pera-662_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086025</guid><pubDate>Fri, 03 Oct 2025 16:53:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mert Alaş ile Parti Sezonu]]></title><description><![CDATA[Başarılı fotoğraf sanatçısı Mert Alaş, Paris'te verdiği davetle dünya yıldızlarıın ağırladı. Davette Kenndall Jenner, Paris Hilton ve Candise Swanepoel gibi isimler vardı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/mert-alas-ile-parti-sezonu-1086025</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/03/mert-alas-ile-parti-sezon-256_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086017</guid><pubDate>Fri, 03 Oct 2025 13:38:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sanatla İç İçe Yaşam: Caja by Maxx Royal'de Estetik Bir Yolculuk]]></title><description><![CDATA[Özgün deneyimlerin izini süren Pervin Ersoy, Bodrum'da kendi dokunuşlarını da eklediği zamansız yaşam alanı projesinin detaylarını anlatırken, mimar Betül Boy Zafer, yaz-kış konfor sunan yeni lüks anlayışının kapılarını aralıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal sorumluluk projeleri hayatına   anlam katıyor. Sanat ise hayatındaki   en değerli dokunuşlardan biri.   Bu kadar hayatın içinde olan,   dünyası yaşamın tüm elementlerini içeren   bir kadının hayallerini süsleyen ne mi?   Pervin Ersoy, "Ben sürekli yeni ülkeler, yeni   yerler keşfetmeye meraklı bir insanım.   Gitmediğim yerlere gitmek, görmediğim   ülkeleri gezmek istiyorum" diyor. İtalya her   konuda ilham kaynağı. Bodrum ise yaz-kış   onu mutlu ediyor. Bodrum'daki mutluluk   kaynaklarından birini de şu sıralar Caja   by Maxx Royal projesi oluşturuyor. Proje,   mimarisinden dekorasyonuna, yeni lüks   anlayışıyla farklı bir vizyonun izlerini taşıyor.   Ersoy'dan projeyi dinlerken, mimar Betül   Boy Zafer ile detaylara odaklanıyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/03/dsc0471-03102025231efd13.jpg"/><p><b>Kültür, sanat, sosyal sorumluluk,   seyahat, yaşam alanları... Hayatı   nitelikli kılan her yerde bir yansımanız   var. Peki, temelinde -Japonların ikigai   kavramı gibi- sizi her sabah yataktan   kaldıran temel nedeniniz nedir?</b></p><p><b>Pervin Ersoy: </b>Hayatımı değerli kılan   şeyler gerçekten hem yaptığım işim hem   de seyahat. Ayrıca sanatla da yakından   ilgiliyim. Birçok sanatçı dostum var ve   dünya çapında da sanata çok büyük ilgi   duymaktayım.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/03/dsc0662-03102025ad489aee.jpg"/><i><font size="2">Pervin Ersoy</font></i><p></p><p><b>Yaz sezonu bitince sizi mevsimle   senkronize eden şehre dönüş   ritüelleriniz arasında neler var?</b></p><p><b>Pervin Ersoy:</b> İstanbul'da yaşıyorum, yazları   da Bodrum'da geçiriyorum. Okullar açıldığı   için genellikle gündemimiz okul oluyor.   Çocukların okulu olmasa çok daha uzun   süreli Bodrum'da yaşamayı tercih ederim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/03/dsc0503-0310202589d76420.jpg"/><p><b>Bu yazı Caja by Maxx Royal'de   geçirdiniz değil mi? Caja villalara   mimari dokunuşlarınızın yanında   sanat ve peyzaj konusunda da   katkılarınız olduğunu biliyoruz. Projeyi   sizden dinleyebilir miyiz?</b></p><p><b>Pervin Ersoy: </b>Caja by Maxx Royal   villaları gerçekten yaşam alanı olarak   insanlara çok büyük konfor sağlayan,   kendilerini çok huzurlu rahat ve müthiş   konforlu hissettikleri bir mekân oldu. Caja   by Maxx Royal villalarının birçoğunda,   kendi villasının içinde insanların çok keyifli   zaman geçirebilecekleri ve kendilerine   göre dizayn ettiklerinde, orayı bir nefes   alma, terapi yeri olarak kullanacakları   kocaman avlular var. Ve bu avlular eskiden   kalma bütün evlerde gördüğümüz, hatta   Osmanlı döneminden beri avlusu olan   evler. Bunlar, her zaman ailenin bir araya   toplandığı, keyifli vakit geçirme ve birlikteliği   destekleyen alanlardır. Caja by Maxx   Royal'de de kişinin kendi isteği ve dizaynına   göre olması, çok daha konforlu, çok daha   keyifli bir hâle getirdi mekânı. Ayrıca evin   yazın hem klimatize olması, kışın da yerden   ısıtmalı olması çok büyük fayda, çünkü   kışın da Bodrum'daki evinize geldiğinizde   sıcacık bir ev sizi bekliyor, sizi karşılıyor   olacak. Tüm evler, akıllı ev sistemi ile yapıldı.   Bu sistem artık tüm dünyada geçerli ve   bizler de bu sistemi çok rahat kullanıyoruz.   Tüm mobilyalarda ve evin tüm kullanılan   altyapısında, demirbaşlarında dünya   çapında markalar var. Dada Mutfak'tan   İnalco seramiğe kadar, Leicht mutfaktan   evin içerisinde kullanılan parkeye, duvar   boyasına kadar her şey en yüksek, en üst   kalitede düşünüldü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/03/dsc0486-0310202507eaf846.jpg"/><p><b>Dekorasyonuyla da ayrı bir çizgisi var   villaların. Sizin için bir yaşam alanını   nitelikli kılan nedir?</b></p><p><b>Pervin Ersoy: </b>Benim için yaşam alanını   nitelikli kılan en önemli faktörler kesinlikle   rahatlık ve konfor.</p><p><b>Betül Boy Zafer: </b>Benim için bir yaşam   alanını nitelikli kılan şey, işlevsellik ile   estetiğin dengeli bir şekilde bir araya   gelmesidir. Destek verdiğim Caja projesinde   bu çok net görünüyor: sanat ve mimarinin   birlikteliği, heykel ve peyzajın iç mekânla   bütünleşmesi, mekânı sadece yaşanacak   bir yer olmaktan çıkarıp aynı zamanda bir   deneyime dönüştürüyor. Özellikle ortada   yer alan açık avlu ve büyük kayar cam   kapılar sayesinde iç ve dış mekânın birbirine   akışı, doğayla bağ kurma imkânı sunuyor.   Benim için gün ışığının bolca içeri girmesi,   yapay aydınlatmanın yalnızca tamamlayıcı   olması da çok değerli; çünkü bu, mekânı   daha doğal, huzurlu ve yaşanabilir kılıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/03/dsc0493-03102025ca0f4b96.jpg"/><p><b>Lüks artık özgün bir deneyim diyoruz.   Caja nasıl bir deneyimin kapılarını   aralıyor?</b></p><p><b>Pervin Ersoy: </b>Evet, lüks artık gerçekten   özgün bir deneyim ve Caja da işte bu   özgün deneyimde lüksün kapılarını aralıyor.   Çünkü geldiğiniz zaman Caja'da her türlü   lüksü ve konforu bulabilmeniz mümkün.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/03/dsc0452-03102025e4706468.jpg"/><p><b>Son dönemde "Home is the new   fashion" deniyor. Artık moda sadece   kıyafetten ibaret değil, ev de bir moda   alanı. Sizin bu projede favori stil   parçalarınız neler?</b></p><p><b>Betül Boy Zafer: </b>Benim için bir tutku   olan özellikle "Home is the new fashion"   kavramı, Caja'da çok karşılık buluyor,   çünkü her mekân aslında bir stil ifadesine   dönüşüyor. En sevdiğim parçalardan biri,   çalışma odasında yer alan Knoll Wassily   Chair; hem modern tasarımın bir klasiği   hem de mekâna karakter kazandıran bir   ikon. Avluda kullandığımız Paola Lenti   Ombra Parasol ise doğayla kurduğumuz   ilişkiyi zarif bir şekilde tamamlıyor. Yemek   alanında yer alan Saarinen Oval Table ise   zamansız formuyla mekânın merkezinde   heykelsi bir etki yaratıyor. Tüm bu ve benzer   seçimler, mekânları sadece işlevsel kılmakla   kalmıyor, aynı anda özgün bir ruh ve kimlik   katıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/03/dsc0479-0310202586711cd3.jpg"/><p><b>Tasarımı, mimarisi, dekorasyonu ile   en beğendiğiniz dünyadan rotalar   arasında nereler var?</b></p><p><b>Pervin Ersoy: </b>Benim tasarım, mimari,   dekorasyon, her anlamda dünyada   en beğendiğim rota İtalya. İtalya'nın   gerçekten her alandan tasarım konusunda   bana çok hitap ettiğini düşünüyorum.</p><p><b>Betül Boy Zafer: </b>Dünyada ilham aldığım   rotalar arasında; Yunan Adaları'nın yalın   beyazlığı, Bali'nin doğayla iç içe tropikal   mimarisi ve Japonya'nın dengeli Zen   estetiği var. Caja'da da özellikle bu farklı   yaklaşımları bir araya getirerek zamansız,   çağdaş ve karakter sahibi bir atmosfer   yaratmaya odaklandık.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/sanatla-ic-ice-yasam-caja-by-maxx-royalde-estetik-bir-yolculuk-1086017</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/03/sanatla-ic-ice-yasam-caja-352_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086016</guid><pubDate>Fri, 03 Oct 2025 12:05:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[MIT'den İstanbul'a: Aslı Gökdemir'in Sanat Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Birbirinden farklı kavramları sanatla bir araya getiriyor; müziği mimariye, mutfağı nörolojiye, biyolojiyi enstalasyonlara dönüştürüyor. Aslı Gökdemir, Massachusetts Institute of Technology (MIT)'nin belgeselini yayınladığı ilk Türk tasarımcı olarak “Göremediğimiz, hatırlayamadığımız veya anlayamadığımız şeyleri görsel olarak nasıl hayal ederiz?” sorusuna odaklanıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Disiplinlerarası çalışmalarını   sanatına yansıtıyor ve bilimi   materyal olarak kullanarak   halka açık sanat eserleri ve   enstalasyonlar üretiyor. 2020'de henüz   tasarım ve mimarlık fakültesinde görsel   iletişim tasarımı öğrencisiyken, Nobel   ödüllü pek çok bilim insanını yetiştiren   Massachusetts Institute of Technology   (MIT)'nin düzenlediği bir yarışmada   ödül kazanan Aslı Gökdemir, dört yıl   sonra ise başarısının dozunu arttırarak   ikinci ödülünü kazandı. Birbirinden   farklı kavramları sanatla bir araya   getiren Gökdemir, "MIT ve Harvard gibi   kurumlarda üretmek bana 'yerelden   evrensele' giden yolu gösterdi. Bu, sadece   bir prestij meselesi değil; farklı kültürlerle   etkileşim sanatın ne kadar evrensel ve   aynı anda ne kadar yerel olabileceğini   anlamamı sağladı" diyor.</p><p><b>Sanat yolculuğunuzun başlangıç   noktasına dönersek, hikayenizin   ne zaman ve nasıl yazılmaya   başladığını söylersiniz?</b></p><p>Sanat, ruhumda hep vardı. Hep   birbirinden farklı kavramları sanatla bir   araya getirmekle ilgilendim. Mutfağı   nörolojiye, müziği mimariye, biyolojiyi   enstalasyonlara gibi... Ama dönüm   noktam staj için MIT'ye kabul almamdı.   Profesörüm bana MIT'nin düzenlediği   "KI Image Awards"dan bahsetti; benim   için ileri derece olan karmaşık bir   bilimsel datayı/araştırmayı enstalasyona   dönüştürmem gerekiyordu. "Ben bunu   yaparım" dedim. Ardından yarışmayı   kazandım ve benimle çalışmak istediler.   Şu an MIT'de altıncı yılım.</p><p><b>Sanata olan ilginiz nereden geliyor?</b></p><p>Sanatın içine doğduğumu söyleyebilirim.   Cıvıl cıvıl, yaratıcı bir ortamda, özellikle   kadınların ağırlıkta olduğu anne   tarafımdan sanatın estetik ve duygusal   yanını; adrenalin tutkunu ve tasarımda   yetenekli erkeklerin çoğunlukta olduğu   baba tarafımdan ise teknik becerilerimi   ve sanata olan cesaretimi aldığımı   düşünüyorum. Hep çok düşünen,   sorgulayan ve bunu en iyi sanatla ifade   eden biri oldum. Ailem, bu yolculuğumda   bana hem çok değerli şeyler öğretti hem   de her zaman destek oldu.</p><p><b>Görsel tasarım ve enstalasyon   sanatıyla ilgileniyor olmanın   hayatınızın bütününe neler   kattığını düşünüyorsunuz? Bu   alanda çalışmıyor olsaydınız, sizce   hayatınızda ne eksik olurdu?</b></p><p>Hayal edemiyorum bile. Günlük hayatta   gördüğüm şeylerden kendime sürekli   malzeme çıkarıyorum. Bu yüzden de   gezmeyi, yeni insanlar tanımayı ve   yeni tatlar denemeyi çok seviyorum.   Enstalasyon sanatında karşı tarafın duyu   ve duygularını harekete geçirmeyi hedef   alırsınız ama öncesinde bu süreçten   kendiniz geçersiniz. Olabildiğince   hareketli ve renkli bir hayat yaşayıp   duygu ve duyularımı besliyorum. Bazen   uykumdan uyanıp fikir not ettiğim oluyor.   Sürekli üretim halindeyim. Bunu benden   çıkardığımızda geriye ne kalır bilemiyorum.</p><p><b>Bilim ve sanat arasındaki ilişkinin   dinamikleri işinize nasıl yansımalar   yapıyor? Bu iki alanı bir araya   getirmek size ne ifade ediyor?</b></p><p>Bilim ve sanat benim için tek hikâyenin iki   farklı dili. Bilim, bana dünyayı ölçmenin ve   anlamlandırmanın yöntemlerini sunuyor;   sanat ise bu verileri insanın duygusal   hafızasına işleyebileceğim bir alan açıyor.   Herhangi bir veriye baktığımda, onun   sadece rakamlar olmadığını, geçmişin ve   geleceğin aynı anda okunabileceği bir   görsel koreografi olabileceğini görüyorum.   Benim için bu ikisini bir araya getirmek,   görünmeyeni görünür kılmak, hatta   hiç var olmamış deneyimleri insanlara   yaşatabiliyor olmak demek.</p><p><b>Kamu sanatına veri ve bilimi entegre   etmek nasıl bir deneyim?</b></p><p>Kamu sanatına veri ve bilimi katmak, işleri   sadece görsel bir şölene dönüştürmekten   çok daha fazlası. Bu, hikayeyi anlatmak,   kültürü şekillendirmek ve izleyiciyi   düşünmeye davet etmekle ilgili. Verilerle   oynamak, onları şekillendirmek, onlara   karakter kazandırmak bana bir tasarımcı   olarak inanılmaz bir özgürlük ve güç   veriyor. Büyük ölçekli çalışmalarda   bu enerjiyi yakalamak, kamuya açık   alanlarda bana sanatın nabzını   tuttuğumu hissettiriyor.</p><p><b>Bugün uluslararası bir çizgide   yürüyor olmanın, hayalleriniz   noktasında nasıl bir anlamı var?</b></p><p>Uluslararası ölçekte çalışmak, yalnızca   coğrafya değil, düşünce sınırlarını   da genişletiyor. MIT ve Harvard gibi   kurumlarda üretmek bana "yerelden   evrensele" giden yolu gösterdi. Bu,   sadece bir prestij meselesi değil; farklı   kültürlerle etkileşim sanatın ne kadar   evrensel ve aynı anda ne kadar yerel   olabileceğini anlamamı sağladı. Bununla   birlikte hayalim olan dış temsil gücümü   arttırmanın ve MIT'nin belgeselini   yayınladığı ilk Türk tasarımcı olmanın da   gururunu yaşıyorum tabii.</p><p><b>"Göremediğimiz, hatırlayamadığımız   veya anlayamadığımız şeyleri görsel   olarak nasıl hayal ederiz?" sorusunu   düşündürten çalışmalarınızın, sanata   katkı boyutunu nasıl ifade edersiniz?</b></p><p>Çalışmalarımın genel gövdesine bakacak   olursak, vermek istediğim tek mesaj bu.   2011'de abimi kaybettikten sonra zaman   içinde hatırlayamadığım şeyler oldu.  Hatırlayamadığım görsel, işitsel anılarımı   zaman içinde kaybetmeye başladım.   Abim fotoğraf çektirmeyi çok sevmediği   için elimizde son yıllara ait çok az fotoğraf   vardı. Bu refleksle tasarladığımı yeni yeni   fark ediyorum. Bir süredir tasarladığım   projelerin açık bir şekilde ortak bir   amacı ve mesajı var; göremediğimiz,   hissedemediğimiz ve anlayamadığımız   şeyleri somut olarak ortaya koymak,   onlara dönüp tekrar bakabilmek. İnsan   hafızası önce dokunma ve koku gibi   anıları, sonra işitsel ve görsel anıları, en   son da duygusal anıları unutuyor. Bu   süreç herkes için farklı ilerleyebiliyor; ama   fotoğraflar, videolar gibi hatırlatıcılar,   anılarımızı canlı tutmaya yardım ediyor.   Yaşadığımız, deneyimlediğimiz anları   kaybetmeme ve somutlaştırma için   tasarlamaya, projeler geliştirmeye   başladım. Biyoloji ile ilgili çalışmalarım da   yine gözle göremediğimiz ve gözümüzde   canlandıramadığımız senaryolar üzerineydi. Bu da sanata, "bilinmeyeni   deneyimletme" gibi nadir bir katkı sunuyor.</p><p><b>Çok disiplinli çalışıyorsunuz; dijital   sanat, heykel, resim, fotoğraf   ve video... Yaptığınız işi siz nasıl   tanımlıyor, bu işe nasıl bir anlam   yüklüyorsunuz?</b></p><p>Benim için sanat, tek bir malzemeye veya   tekniğe sadık kalmaktan ziyade, doğru   fikri ve mesajı en iyi hangi medyumun   anlatacağını seçmek. Bazen bu bir heykel   oluyor, bazen interaktif bir dijital proje. Her   proje, malzemesini kendisi belirliyor.</p><p><b>Sanat ve teknoloji arasındaki   sınırların bulanıklaştığı günümüzde,   gelecekte sanatın nasıl bir evrim   geçireceğini düşünüyorsunuz?</b></p><p>Teknoloji, sanatın sadece üretim   araçlarını değil, anlam katmanlarını da   değiştiriyor. Yapay zekâ, biyoteknoloji, veri   sanatı... Bunlar sadece araç değil, aynı   zamanda konu. Gelecekte sanatçının rolü,   teknolojiye yön vermek kadar onun etik ve   insani boyutlarını tartışmaya açmak da   olacak bence.</p><p><b>Gençlerin sanatla olan bağı   hakkında nasıl gözlemleriniz var?</b></p><p>Yeni nesil, sanatın tüketicisi değil üreticisi   olmayı daha çok istiyor. Sosyal medya,   gençleri sadece izleyici olmaktan çıkarıp   doğrudan üretici pozisyonuna getiriyor. Bu   harika ama aynı zamanda "derinleşme"   meselesini daha da önemli kılıyor.</p><p><b>Dünyada en sevdiğiniz sanat rotaları   hangileri?</b></p><p>New York'taki The Met, Londra'daki Tate   Modern ve Venedik Bienali... Ama en ilham   aldığım yerler genelde büyük müzeler   değil; küçük bağımsız galeriler ve kamusal   alanlarda denk geldiğim deneysel işler.</p><p><b>Son dönemde keşfettiğiniz, genç   sanatçılar arasında takip ettiğiniz   isimler kimler?</b></p><p>Büyük bir Brian Donnelly (KAWS)   hayranıyım. Ryoichi Kurokawa, Carsten   Höller, Chiharu Shiota yakından takip   ettiklerimden. Türkiye'de genç kuşaktan   Ertuğrul Güngör, Faruk Ertekin ve Metin   Alper Kurt'un işleri ilham verici. Ayrıca   biyosanat alanında çalışan Joe Davis'in   genç asistanlarının üretimlerini de ilgiyle   takip ediyorum.</p><p><b>Sonbahar sanat gündeminiz belli mi,   programınızda neler var?</b></p><p>İstanbul'da kurmayı planladığım tasarım   stüdyosunun hazırlık sürecindeyim. Ayrıca   hem Türkiye hem Amerika'da birkaç   kamusal alan projesi için enstalasyon   tasarımları geliştiriyorum. Bu sonbahar,   yeni projelerim için hem atölye hem   de saha çalışmalarıyla oldukça yoğun   geçecek. Aslında bilimle yolum tamamen   tesadüfen kesişti. Ama moda ve eğlence   her zaman benim alanımdı. Bilimsel   altyapımla o alanda enstalasyonlar   yapmaya devam edeceğim.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/mitden-istanbula-asli-gokdemirin-sanat-yolculugu-1086016</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/03/mitden-istanbula-asli-gok-145_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1086015</guid><pubDate>Fri, 03 Oct 2025 11:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Georges Chakra'nın Couture Dili ve Marina Rinaldi]]></title><description><![CDATA[Feminen zarafet ile modern cazibeyi bir araya getiren Georges Chakra, Marina Rinaldi sahnesinde estetiği güncel bir sanat formuna dönüştürüyor. Biz de röportajımızda hem koleksiyon sürecini hem de sanat vizyonunu sil baştan irdeliyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası moda sahnesinin   seçkin isimlerinden Georges   Chakra, her koleksiyonunda   feminen gücü yeniden   tanımlıyor. Tasarımcı, illüstratör ve   ressam kimliğini aynı potada eriten   Chakra; couture sahnesinde keskin   çizgiler, zarif nakışlar ve heykelsi   detaylarla çağdaş bir estetik dili   kuruyor. Onun vizyonunda moda,   kadının kendini ifade etme biçimine,   duruşuna ve hafızada iz bırakan bir   anlatıya dönüşüyor. Şimdi bu vizyon, Marina Rinaldi ile buluşarak zamansız   şıklığın yeni bir yorumuna kapı aralıyor.   İtalyan markasının kapsayıcı ruhuyla   birleşen kapsül koleksiyon, 1920'lerin   özgür silüetlerinden ve Antik YunanRoma'nın güçlü çizgilerinden ilham   alıyor. Mücevher tonlarının ışıltısı,   hacimli drapelerin ihtişamı ve akışkan   kumaşların zarafeti, koleksiyonu   kadınların gücünü ve özgünlüğünü   sahneleyen bir şova dönüştürüyor.   Georges Chakra ile couture'un şiirsel   dilinden kapsayıcı moda anlayışına   uzanan; aynı zamanda zamansızlık,   zarafet ve cesaret barındıran   vizyonunu keşfe davet eden keyifli bir   sohbete uzanıyoruz.</p><p><b>Kariyerinizin en başına dönüp   baktığınızda sizi Paris Haute   Couture sahnesine taşıyan en   belirleyici dönüm noktası neydi?</b></p><p>Aslında benim dönüm noktam,   tüm zorluklara rağmen üretmeye   devam etmeyi seçmekti. Hatta   oturma odam zamanla bir atölyeye dönüştü diyebilirim, çünkü durmayı hiç   hayal edemedim. Kısacası Beyrut'ta o   dönemdeki kaosun ortasında bile odağımı   kaybetmemek, beni Paris'e ve haute couture   dünyasına taşıyan en önemli şey oldu.</p><p><b>Yolculuğunuz aynı zamanda savaşın   gölgesinde başlamış. Peki kişisel   zorluklar ve toplumsal krizler,   yaratıcılığınızı ve sanatsal direncinizi   nasıl şekillendirdi?</b></p><p>Savaşın içinden geçmek insana hayatta   kalmayı, uyum sağlamayı ve gerçekten   önemli olana tutunmayı öğretir. Benim için   o dönemde bu, hayal gücümü kullanarak   güzelliğe tutunmak demekti. O deneyim hiç   terk etmiyor insanı; özellikle de son altı yıldır   Lübnan'da yaşadığımız her şeyle birlikte.   Bugün hâlâ işlerime yaklaşımımı derinden   şekillendirmeye devam ediyor.</p><p><b>Hem bir illüstratör hem de ressam   olarak disiplinler arası bir bakış   açısına sahipsiniz. Bu sanatsal   pratikler couture estetiğinizi nasıl   etkiliyor ve zenginleştiriyor?</b></p><p>Çizim ve resim bana orantıyı, dengeyi   ve detayların önemini öğretti. Bu dersler,   silüetin çizgisinde, drapelerde ya da   işlemelerde oldukça doğal bir şekilde   couture'a yansıyor.</p><p><b>Sırt detaylarının tasarımlarınızda   en güçlü imzalarınızdan biri haline   geldiğini biliyoruz. Peki bedenin farklı   bölgelerini güç metaforu olarak   kullanma fikri, tasarım felsefenizde   nasıl gelişti?</b></p><p>Sırt beni her zaman büyüler. Bir kadın   yürüyüp uzaklaştığında, ileriye doğru adım   attığında görülen şey odur. O bölgedeki   detayları tasarlamak, sessiz bir özgüven   ifadesi gibi; gücün görünür olması somut   varlığına gerek olmadığını söylemenin etkili   bir yolu.</p><p><b>2009'da "Edition by Georges Chakra"   ile couture estetiğini hazır giyime   taşıdınız. Bugün yaratıcılığınızda   couture ile hazır giyim arasındaki   dengeyi nasıl tanımlarsınız?</b></p><p>Couture her zaman yaptığım işin kalbinde   oldu. Orada, yaratıcılığı ve ustalığı hiçbir   sınır olmadan ifade edebiliyorum. Hazır   giyim farklı; o, daha çok kadınların günlük   hayatlarına ulaşmakla ilgili. Zorluk, couture   ruhunun bir kısmını daha kolay giyilebilen   parçalara aktarmakta. Ama couture daima   işimin en saf, en özgür hali olarak kalıyor.</p><p><b>"Zamansızlık" kavramı modada sıkça   dile getiriliyor. Sizin için zamansızlık   nasıl bir sentezin eseri?</b></p><p>Benim için zamansızlık hem görünümün   formunda hem de verdiği duygudadır.   Kusursuz bir çizgi önemli; ama bir parçayı   genellikle bir sezonun ötesine taşıyan şey,   ardındaki duygudur.</p><p><b>Marina Rinaldi ile yaptığınız kapsül   koleksiyon, 1920'lerin özgür ruhundan   ve Antik Yunan ile Roma'nın zamansız   silüetlerinden ilham alıyor. Bu tarihi   referansları günümüz kadınının   gardırobuna taşımakta sizi en çok   heyecanlandıran şey neydi?</b></p><p>En çok hoşuma giden şey, zaman dönemleri   arasındaki kontrast oldu. 1920'ler özgürlük   ve hareket demekti, Yunan ve Roma ise   zamansız çizgiler ve güçtü. İkisini modern bir   gardıroba taşımak koleksiyona bambaşka   bir enerji kattı.</p><p><b>Sizce moda, kadınların kendi   hikâyelerini yazabilmeleri için nasıl   gerçek bir araca dönüştürülebilir?</b></p><p>Moda her zaman kumaştan, kesimden   ve işlemelerden daha fazlası oldu; başlı   başına bir dil. Stil, renkler ve farklı silüetlerle   kişiliği ve ruh halini yansıtabilir. Moda,   giyenin kendine ait hissettiği, otantik bir   hikâye anlatır.</p><p><b>Peki Marina Rinaldi'nin de sizin de   benimsediğiniz kapsayıcı moda   ilkesinde, beden ölçülerinin ötesine   geçerek farklı kültürleri ve kimlikleri   nasıl kucaklamalı?</b></p><p>Kapsayıcılık yalnızca beden ölçüleriyle   ilgili değil. Farklı geçmişlerden, kültürlerden   ve hikâyelerden gelen kadınların kendini   görülmüş hissetmesiyle ilgili. Moda, kimseyi   bu konuşmanın dışında bırakmamalı.</p><p><b>Koleksiyonun Dubai'de tanıtılmasının   üzerine, son zamanlarda yükselen   Orta Doğu estetiğinin küresel moda   sahnesini nasıl şekillendirdiğini   merak ediyoruz. Bu kültürel etki   tasarımlarınıza nasıl yansıyor?</b></p><p>Orta Doğu'nun uzun bir detay, ustalık ve   güzellik sevgisi geleneği var. Bugün bu ruh,   küresel moda sahnesine yön veriyor. Burada   büyümüş olmak ve atölyemi Beyrut'ta var   etmek, bu etkiyi tasarımlarıma çok doğal bir   şekilde taşımama neden oluyor.</p><p><b>Couture defilelerinizi ya da bir   podyum sunumunu hikâye anlatımına   dönüştürme sürecinizi bize kısaca   nasıl anlatırsınız?</b></p><p>Bir şov, izleyicilerin koleksiyonun tasarımcının   zihninde canlandığı şekilde hissetmesini ve   deneyimlemesini sağlamalıdır. Bu sadece   elbiselerden ibaret değil; ışıkların, müziğin,   modellerin hareketin ve tüm atmosferin   birleşimidir. İzleyicilerin salondan,   koleksiyonun verdiği hissin hafızasıyla   ayrılmalarını isterim.</p><p><b>Peki hayatta sırt çevirdiğiniz ama   değerini sonradan anlayıp size ders   veren anılarınız var mı?</b></p><p>Bir dönem doğru hissettirmeyen birçok   proje ya da fırsata "hayır" dedim. Geriye   dönüp baktığımda, çoğu karar vizyonumu   korumama yardımcı oldu. Bazen, inanılmaz   derecede zor olsa bile, uzaklaştığınız şey en   az yöneldiğiniz şey kadar önemli.</p><p><b>Dünyayı tasarım gayesiyle   gözlemlerken bazen sadece durup,   dinginlik aradığınız anlar oluyor mu?</b></p><p>Evet, elbette oluyor. Bazen her şey fazlasıyla   gürültülü hale geliyor. Ara vermeden   yaratım mümkün değil. O sessiz anlar bana   yeniden başlama, zihnimi sıfırlama ve tekrar   hayal kurma alanı veriyor.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/georges-chakranin-couture-dili-ve-marina-rinaldi-1086015</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/03/georges-chakra-ile-coutur-251_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085986</guid><pubDate>Wed, 01 Oct 2025 11:00:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Gamze Saraçoğlu'nun Bodrum'da İki Gün Süren Evlilik Kutlaması]]></title><description><![CDATA[Gamze Saraçoğlu ve Thomas Konietzko İstanbul'daki nikâhın ardından Bodrum'da iki gün süren davet, sanat ve iş dünyasından dostlarını bir araya getirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/gamze-saracoglunun-bodrumda-iki-gun-suren-evlilik-kutlamasi-1085986</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/01/gamze-saracoglunun-bodrum-857_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085985</guid><pubDate>Wed, 01 Oct 2025 10:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[1 EKİM 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/dort-kadin-binbir-hikaye-gelin-takimi-oyunculari-ile-samimi-roportaj-1085973</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/10/01/1-ekim-2025-446_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085982</guid><pubDate>Tue, 30 Sep 2025 16:48:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Pink Martini Göcek'te Sahne Aldı]]></title><description><![CDATA[Ege'nin kalbinde yer alan Bedri Rahmi Koyu büyüleyici bir atmosfere ev sahipliği yaptı. Uluslararası müzik sahnesinin özel topluluklarından Pink Martini Göcek'te sahne aldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/pink-martini-gocekte-sahne-aldi-1085982</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/30/pink-martini-gocekte-sahn-552_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085979</guid><pubDate>Tue, 30 Sep 2025 14:34:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Vista Alegre'nin 200 Yıllık Yolculuğu Four Seasons Bosphorus'ta Kutlandı]]></title><description><![CDATA[Dünyaca ünlü sofra ve dekorasyon markalarının Türkiye temsilcisi Grace Brands, Four Seasons Hotel Bosphorus ve ALEM Dergisi iş birliğiyle görkemli bir davet düzenledi. Portekiz'in lüks porselen ve kristal markası Vista Alegre, Türkiye'deki tek temsilcisi Grace Brands aracılığıyla sanat, tasarım ve cemiyet dünyasının seçkin isimleriyle buluştu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/vista-alegrenin-200-yillik-yolculugu-four-seasons-bosphorusta-kutlandi-0-1085979</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/30/vista-alegrenin-200-yilli-415_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085978</guid><pubDate>Tue, 30 Sep 2025 14:26:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Moda ve Sanat Bir Arada]]></title><description><![CDATA[Ece Nayman'ın kurucusu olduğu Ace Nayman ile çağdaş sanatçı Şahin Demir moda ve sanatı bir araya getirdi. Demir'in markaya özel hazırladığı eserler düzenlenen davetle tanıtıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/moda-ve-sanat-bir-arada-1085978</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/30/moda-ve-sanat-bir-arada-722_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085973</guid><pubDate>Tue, 30 Sep 2025 11:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Dört Kadın, Binbir Hikaye: “Gelin Takımı” Oyuncuları ile Samimi Röportaj]]></title><description><![CDATA[Biraz gülmek hepimize iyi gelecek! Ege'nin enerjisi ve kız neşesi tekrar bir araya geliyor. "Gelin Takımı", ikinci filmiyle 24 Ekim'de vizyona girmeye hazırlanırken takımın as dörtlüsü ile bir araya geldik.]]></description><content:encoded><![CDATA[<h2>Seda Bakan</h2><p><b>Birlikte aynı projede yer almak size ne hissettirdi? Gerçek bir takımsınız diyebilir miyiz?</b></p><p>Evet, artık ikinci filmle birlikte gerçek bir takım olduğumuzu kanıtladığımızı düşünüyorum. </p><p><b>Çekim sırasında yaşadığınız en komik an hangisiydi? </b></p><p>Güldüğümüz o kadar çok an var ki... S&#807;u anda spesifik olarak bir şey hatırlayamadım ama birinci filmde S&#807;ebnem'in masayı kırdığı ve gerçekten yere düştüğü an çok komikti. İkinci filmde de tren sahnesi, "çuf çuf". Bunu, izleyince anlayacaksınız.</p><p><b>Sosyal medyada takipçileriniz, sizin hakkınızda en çok neyi merak ediyor?</b></p><p>Sürekli koşturma halindeyim ama her şeyi dengeli bir şekilde yaparak aileme de vakit ayırıyorum. O anları nasıl yaşadığımı merak ediyorlar bence.</p><p><b>Bir düğün hikayesinin parçası olmak aslında biraz da hayatın dönüm noktalarını hatırlatıyor. Sizin kendi hayatınızda dönüm kırılma noktası olarak gördüğünüz anlar neler? </b></p><p>Hayatımdaki dönüm noktam herhalde Ali'yle tanışıp evlenmem diyebilirim. Gerçekten hayatımın dönüm noktasıydı ve hayatın güzel bir yönüne doğru yol almamı sağladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/30/gelintakimi4-300920255705c9b6.jpg"/><p><b>Sizin için sahnede ya da sette olmanın en büyülü tarafı ne?</b></p><p>En büyülü tarafının, çekim sırasındaki mücadele ve sonrasında yaptığımız işleri izleme kısmı olduğunu söyleyebilirim. Projeyi kabul etme, karakteri çıkarma, ezberleme, prova yapma... Bunların hepsi, bütününde insana yaşadığını hissettiren şeyler. Sette olmak insanı disipline ediyor bence.</p><p><b>Sahnede ya da sette hangi anlarda "iyi ki bu işi seçmişim" diyorsunuz?</b></p><p>Ben bir kere kesinlikle bu işi yapmak için doğduğumu hissediyorum. Kalbim ve ruhum beni nereye sürüklediyse ben de o tarafa gitmek için mücadele ettim.</span></p><b>Uzun yıllardır ekranda görmeye alıştığımız bir isim olarak oyunculuk dışındaki hayatınızda sizi en çok besleyen şeyler neler? </b><p></p><p>Çekirdek ailemde, küçük arkadaş çevremde mutlu olmak, hayatın içinde olmak, onlarla vakit geçirmek... Özel hayatımda beni bunlar besliyor ve kendimi çok iyi hissettiriyor. Bir de topraklandığımı hissediyorum. Böyle aklı başında olmamın sebebi bunlar; aile hayatım.</p><p><b>Sabahları güne genellikle nasıl başlarsınız?</b></p><p>Güne kızlarımın 05.30'da uyanmasıyla başlıyorum. Çoğunlukla da sabahları "lütfen biraz daha uyuyayım" diye dua ettiğim anlar oluyor. Çocuklarla vakit geçirmek istiyorum ama bir şekilde uykuya da ihtiyacım oluyor. Sabahları güne çığlık sesleri ve mutluluklarla uyanıyorum ama bir taraftan da uyumaya çalışıyorum.</p><p><b>"S&#807;öyle bir yeteneğim olsa" dediğiniz bir şey var mı?</b></p><p>Keşke bir enstrüman çalabilseydim, çok isterdim.</p><p><b>Hayatınızda sizi en mutlu eden rutinler neler?</b></p><p>Çocuklarla, ailemle vakit geçirmek.</p><b>Kariyerinizde şu sıralar sizi en çok ne heyecanlandırıyor?</b><p></p><p>Çektiğim işlerin izleyiciyle buluşacak olması beni çok heyecanlandırıyor.</p><p><b>Oyunculuk kadar tutkuyla yapacağınızı düşündüğünüz başka bir meslek var mı?</b></p><p>Başka bir meslek hayal edemiyorum.</p><b>Yazmak mı, konuşmak mı? Hangisini tercih edersin?</b><p></p><p>Yazmayı artık telefon üstünden yapıyoruz. Bir ka&#770;ğıt kalemi dahi çok zor tutuyoruz. Senaryo çalışırken işler değişiyor. Konuşmak ve ezberlemek, ikisi de hayatımın ortasına yerleşiyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/30/gelintakimi3-3009202540fb6b57.jpg"/><p><b>Dördünüz tatile gidecek olsanız neresi olurdu, kızlarla nereye gitmeyi isterdiniz?</span></b></p><p>Zaten dördümüz tatildeymişiz gibi bir film çektiğimiz için, gerçekten yakın arkadaşlarımla tatile çıkmış gibi hissediyorum.</p><p><b>Sizi en çok kim güldürür?</b></p><p>Beni en çok eşim Ali güldürüyor. Güldürüyor, sonra da öldürüyor.</p><b>İş ve özel hayat dengesini genellikle nasıl kuruyorsunuz?</b><p></p><p>Bir şekilde kuruyorum. Allah yardım ediyor. Eşim çok yardımcı. Onunla birlikte kuruyoruz aslında.</p><p><b>Huzurlu bir anı tanımlar mısınız?</b></p><p>Çalıştıktan sonra eve gelip yatağıma girdiğim ve sabah yatağımda uyandığım anlar, benim en huzurlu anlarım.</p><p><b>Kendinizle ilgili duyduğunuz en ilginç dedikodu?</b></p><p>Jennifer Lopez'le fotoğraf çektirmek için bir milyon TL vermişim. Tabii ki yok böyle bir şey.</p><p><b>Hayatınızda aldığınız en büyük risk neydi?</b></p><p>Hayatımda aldığım en büyük risk, Gebze'deki aile hayatımdan çıkıp hayallerimin peşinden gitmek. Ama tabii ki bunu hiç kimseyi kırmadan, incitmeden yapmak. Yani hem annemi babamı üzmedim hem de bir bilinmezliğe doğru yürümeye başladım. Bugünlere gelmek için DJ'lik ve VJ'lik yaptım. Çalışıp aynı günün akşamı eve dönerdim. Sonra paramı kazanmaya başladım, kendime ev tuttum. Olmadı, evimi kapattım, ev arkadaşı buldum. Yine denedim, hiç pes etmedim, çalıştım. İşte bunlar, benim aldığım büyük risklerdi.</p><p><b>Seyahate çıkarken size kim eşlik etsin istersiniz? Hayal kurmak serbest.</b></p><p>Seyahate çıkarken ailemle olmayı tercih ediyorum. Eskiden daha kalabalık seyahatlere çıkıyorduk ama ortak programda buluşmak artık çocuklarla zor olabiliyor. Biz de o yüzden kendi çekirdek ailemizle hareket etmeyi öğrendik.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/30/gelintakimi6-3009202570d35d74.jpg"/><h2>S&#807;ebnem Bozoklu</h2><p><b>Birlikte aynı projede yer almak size ne hissettirdi? Gerçek bir takımsınız diyebilir miyiz?</b></p><p>İkinci filmin ardından artık kesinlikle bir takım olduk diyebilirim. İlk film, hepimiz için bir tanışma, bir araya gelme ve birbirimizi öğrenme filmiydi. İkinci filmde gerçek bir takıma dönüştük. Birbirinden çok farklı üç meslektaşımla çalışmak, birlikte gülmek, birlikte yorulmak, birlikte toparlanmak harikaydı.</p><p><b>Çekim sırasında yaşadığınız en komik an hangisiydi?</b></p><p>Benim için kesinlikle tren sahnesiydi. Termometrenin yaklaşık 40°C'yi gösterdiği bir günde, küçücük bir vagonda 20 cm topuklularımızla şarkı söyleyip yarınlar yokmuşçasına dans ettiğimiz o şahane günü asla unutamam.</p><p><b>Sosyal medyada takipçileriniz sizin hakkınızda en çok neyi merak ediyor?</b></p><p>Çeşitli sosyal mecralarda farklı yaş grupları tarafından takip ediliyorum. Aldığım eğitimden seyahat tavsiyelerine, makyaj önerilerinden çanta ayakkabı fikirlerine kadar geniş bir soru yelpazesi ile karşılaşıyorum.</p><p><b>Bir düğün hikayesinin parçası olmak aslında biraz da hayatın dönüm noktalarını hatırlatıyor. Sizin kendi hayatınızda dönüm noktası olarak gördüğünüz anlar neler?</b></p><p>Benim için dönüm noktası, istediğim, hayalini kurduğum, üzerine çalıştığım ve uğraştığım şeylerin gerçekleştiğini görmek.</p><b>Sizin için sahnede ya da sette olmanın en büyülü tarafı ne? </b><p></p><p>Hayatta kendimi en şanslı bulduğum şey istediğim mesleği yapabiliyor olmam. Bu sebeple profesyonel bir oyuncu olarak çalışmaya başladığım ilk günden beri, çok sevdiğim mesleğimin tadını çıkarıyorum. Oyunculuk başlı başına büyülü bir şey.</p><p><b>Sahnede ya da sette daha çok hangi anlarda "iyi ki bu işi seçmişim" diyorsunuz?</span></b></p><p>Her an. Üniversitede oyunculuk okumaya başladığım ilk günden beri, her an. Bir de üzerine özenerek ve düşünerek oynadığım bir karakterin seyircide gerçek bir karşılık bulduğunu hissettim mi, benden mutlusu yoktur.</p><p><b>Uzun yıllardır ekranda görmeye alıştığımız bir isim olarak oyunculuk dışındaki hayatınızda sizi en çok besleyen şeyler neler? </b></p><p>Kesinlikle seyahat. Kendimi bildim bileli en büyük motivasyon kaynağım seyahat olmuştur. Buna ek olarak; filmler, şarkılar, kitaplar, sofralar, arkadaşlar...</p><p><b>Sabahları güne genellikle nasıl başlarsınız?</b></p><p>Sabahları güne eşim Kanat'ın beni uyandırması ile başlıyorum genellikle. Benden erken uyanır ve her sabah uyanmam gereken saatte beni uyandırır. Mutlaka her sabah birlikte sabah kahvemizi içer, o günü konuşuruz. Kendimi sabah insanı olarak tanımlayabilirim.</p><b>"S&#807;öyle bir yeteneğim olsa" dediğiniz bir şey var mı? </b><p></p><p>Zaman yolculuğu yeteneği hiç fena olmazdı.</p><p><b>Hayatınızda sizi en mutlu eden rutinler neler?</b></p><p>Ev ve evle ilgili her rutin beni mutlu eder ve sakinleştirir. Sabah kahvesi, birlikte hazırlanan kahvaltılar, gündelik işler ve uyku öncesi kendime ayırdığım cilt bakımı rutinim.</p><b>Kariyerinizde şu sıralar sizi en çok ne heyecanlandırıyor?</b><p></p><p>Hem "Gelin Takımı 2"nin vizyona girecek olması hem de Kasım'da başlayacak yeni dizim, beni çok heyecanlandırıyor.</p><p><b>En güçlü ve en zayıf yanlarınız?</b></p><p>Güçlü tarafım, özgüvenli yetiştirilmiş olmam ve gülmeyi </span>hiç bırakmamam. Zayıf tarafımsa dünyada baş döndürücü, hızla çoğalan kötülüğe karşı çok çaresiz hissetmem.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/30/gelintakimi5-3009202539b37f81.jpg"/><b>Oyunculuk kadar tutkuyla yapacağınızı düşündüğünüz başka bir meslek var mı? </b><p></p><p>Yeme-içme sektöründe iyi bir kariyer, hiç fena olmazdı.</p><p><b>Yazmak mı, konuşmak mı? Hangisi tercihiniz?</b></p><p>Hem konuşup hem yazmak.</p><p><b>Dördünüz tatile gidecek olsanız bu neresi olurdu?</b></p><p>İlk filmi Bodrum'da, ikinci filmi Fethiye'de çektik. Bu sayede hem tatil yaptık hem çalıştık diyebilirim. Üçüncü film Dubai'de çekilecek diye bir dedikodu duydum. Kızlar, bavulları hazırlayın.</p><p><b>Sizi en çok kim güldürür?</b></p><p>Tabii ki annem.</p>İ<b>ş ve özel hayat dengesini genellikle nasıl kuruyorsunuz?</b><p></p><p>İnsan yeter ki bir konuda dengeyi tutturmak istesin... Ne kadar uzun ve düzensiz saatlerde çalışırsam çalışayım eşime, anneme, yakın arkadaşlarıma zaman ayırmaya çalışıyorum. Dar alanda ve zamanda paslaşmayı öğrendim.</p><p><b>Huzurlu bir anı bize nasıl tanımlarsınız?</b></p><p>Sessizlik. Benim için huzur kesinlikle sessizlik ve sakinlikle mümkün.</p><p><b>Kendinizle ilgili duyduğunuz en ilginç dedikodu?</b></p><p>Vampir olduğum.</p><p><b>Hayatınızda aldığınız en büyük risk neydi?</b></p><p>Kendim kalmak.</p><p><b>Seyahate çıkarken size kim eşlik etsin istersiniz? Hayal kurmak serbest.</b></p><p>Yanında nefes alabildiğim ve ağırlık yüklemeyen tatlı insanlar olsun.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/30/gelintakimi7-30092025b4f70926.jpg"/><h2>Ecem Erkek</h2><p><b>Birlikte aynı projede yer almak size ne hissettirdi? Gerçek bir takımsınız diyebilir miyiz?</b></p><p>Birbirimizin kayıp lise arkadaşları gibi olduk. Sanki lisede çok sıkı arkadaşmışız da bir şekilde hayat bizi başka yerlere savurmuş, yıllar sonra da bir araya getirmiş gibi. Hiç yabancılık çekmedik. İyi bir takımız, evet.</p><p><b>Çekim sırasında yaşadığınız en komik an hangisiydi?</b></p><p>Çok spesifik bir örneğim yok ama dil sürçmelerine çok gülerim. Öyle saatlerce güldüğüm bir anımız olmuştu.</p><b>Sosyal medyada takipçileriniz hakkınızda en çok neyi merak ediyor? </b><p></p><p>Bana sürekli "Nasıl zayıfladınız?" sorusu soruluyor bu ara.</p><b>Bir düğün hika&#770;yesinin parçası olmak aslında biraz da hayatın dönüm noktalarını hatırlatıyor. Sizin kendi hayatınızda dönüm noktası olarak gördüğünüz anlar neler? </b><p></p><p>Dönüm noktam, Bursa'da tiyatrodan istifa edip İstanbul'a gelmem oldu.</p><p><b>Sizin için sahnede ya da sette olmanın en büyülü tarafı ne?</b></p><p>En büyülü an sanırım herkesin gözünün sizin üzerinizde olması. Normal hayatta bundan çok rahatsız olurken, sahnede bundan asla rahatsız olmayışım benim için oldukça büyülü.</p><p><b>Uzun yıllardır ekranda görmeye alıştığımız bir isim olarak oyunculuk dışındaki hayatınızda sizi en çok besleyen şeyler arasında neler var?</span></b></p><p>Müzik dinlemeye bayılıyorum, yeni müzikler keşfetmeyi ise çok seviyorum. Her telden müzik dinlerim. Hatta sabah müzikle uyanır, gece müzikle uyurum.</p><p><b>Sabahları güne genellikle nasıl başlarsınız?</b></p><p>Mantra dinler, başarabilirsem 10 dakika meditasyon yaparım. Sonra rutinlerim devreye girer: Loli'yi besle, dışarı çıkar, antrenmanını yap. Sonra iş...</p><b>"S&#807;öyle bir yeteneğim olsa" dediğiniz bir şey var mı? </b><p></p><p>Kesinlikle profesyonel sporcu olmak isterdim. Yüzme ya da jimnastik alanında milli bir sporcu olabilirmişim.</p><p><b>Hayatınızda sizi en mutlu eden rutinler neler?</b></p><p>Sabah kahvesi ve öğle yemeği sonrası Türk kahvesi. O kahve anlarında sanki tüm dertlerim, sıkıntılarım uçup gidiyor.</p><p><b>Kariyerinizde şu sıralar sizi en çok ne heyecanlandırıyor?</b></p><p>Sürpriz! Beni uzun zamandır heyecandan titreten bir şey var ama söyleyip büyüsünü bozmayacağım. Zamanı gelince çığlık atarım.</p><p><b>En güçlü ve en zayıf yanlarınız neler?</b></p><p>En güçlü yanım da en zayıf yanım da anaçlığım.</p><p><b>Oyunculuk kadar tutkuyla yapacağınızı düşündüğünüz başka bir meslek var mı?</b></p><p>Yok, biliyor musunuz?</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/30/gelintakimi9-30092025ae0f02ee.jpg"/><p><b>Yazmak mı, konuşmak mı, tercihiniz hangisi?</b></p><p>Konuşmak, konuşmak, konuşmak... Çünkü yazışırken arada verdiğiniz nefesi, iç çekişleri ya da esleri yazamıyorsunuz. Yazarken kişiyle göz göze dahi gelemiyorsunuz. O sebeple konuşmak, elbette.</p><b>Dördünüz tatile gidecek olsanız bu neresi olurdu?</b><p></p><p>Bu takımla beraber her yere gidilir ama ben onlarla Amerika'ya gitmek isterdim. Mesela New York'a...</p><p><b>Sizi en çok kim güldürür?</b></p><p>Beni en çok, hayatımda en çok sevdiğim insan güldürür.</p><b>İş ve özel hayat dengesini nasıl kuruyorsunuz? </b><p></p><p>Kendiliğinden kuruluyor sanırım. Bunun için ekstra bir çaba göstermiyorum. Belki nerede ne konuşacağımı biliyorumdur.</p><p><b>Huzurlu bir anı bize nasıl tanımlarsınız?</b></p><p>Sabah saatleri... Loli'm kucağımda, bir elimde kahve, dışarıda yağmur, arkada sakin bir müzik. Kocaman ormana açılan kocaman pencereler...</p><p><b>Kendinizle ilgili duyduğunuz en ilginç dedikodu nedir?</b></p><p>Ben duymadım, duyduysanız siz söyleyin bana.</p><p><b>Hayatınızda aldığınız en büyük risk neydi?</b></p><p>Risk almayı pek sevmem.</p><p><b>Seyahate çıkarken size kim eşlik etsin istersiniz? Hayal kurmak serbest.</b></p><p>Nereye gidersem gideyim, oranın dilini, kültürünü, gezilecek en özel yerlerini bilen bir arkadaş isterim yanımda.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/30/gelintakimi10-30092025f3b00159.jpg"/><p><b>Nilperi Şahinkaya</b></p><b>Birlikte aynı projede yer almak size ne hissettirdi? Gerçek bir takımsınız diyebilir miyiz?</b><p></p><p> Kesinlikle, her biriyle ayrı eğleniyorum. Her birinin espri yeteneği bir diğerinden farklı ve bu bana kendimi iyi hissettiriyor. Gülmek dışında dertleştiğimiz de oldu, hep de anlaşıldığımı hissettim. Sette, aralarda, karavanda toplanıp sohbet etmek, sabahları aynı makyaj karavanında hazırlanmak en büyük motivasyonumdu. Bu durum, oynarken doğru paslaşmamızı da sağladı.</p><p><b>Çekim sırasında yaşadığınız en komik an hangisiydi?</b></p><p>Bir tanesi, Seda'yla yürürken düşmemeye çalıştığımız için şelaleye el ele girdiğimiz anlardı. Gülmemek için kendimi zor tuttum. Diğeri de korsan gemisinde rol gereği S&#807;ebnem'in Emrah'la bir atışmasıydı. Yine kendimi çok zor tuttum gülmemek için.</p><p><b>Sosyal medyada takipçileriniz sizin hakkınızda en çok neyi merak ediyor?</b></p><p>S&#807;u sıralar, bu iş bazında gerçekten iyi anlaşıp anlaşmadığımızı çok merak ediyorlar.</p><p><b>Bir düğün hika&#770;yesinin parçası olmak aslında biraz da hayatın dönüm noktalarını hatırlatıyor. Sizin kendi hayatınızda dönüm noktası olarak gördüğünüz anlar neler?</b></p><p>Küçüklüğümden beri ülke değiştirerek zaten dönüm noktaları yaşıyordum. Çevre değişimi insan hayatının en büyük dönüm noktası oluyor. Sonrasında İstanbul'a taşınmam, kendi evime geçip kendi hayatımı şekillendirmeye başlamam benim için ciddi bir dönüm noktasıydı. İlk yıllar çok zor geldi, uzun süre çalışmama rağmen boşa kürek çekiyormuşum gibi hissettim. Emeklerimin meyvesini almam çok uzun zaman aldı fakat o eşiği geçince her şey hızla kolaylaşıp güzelleşti. S&#807;imdi annemi kaybetmek de yeni bir dönüm noktası oldu. Onun desteği olmadan yaşamayı öğrenmem gerekecek. İnşa ettiğim başarı, daha çok onunla paylaşmak içindi. Artık merkezime sadece kendimi koyup, her şeyi sadece kendim için inşa etmeyi öğrenmem gerekiyor. Kendi kendime anne olmayı öğrenmek belki de...</span></p><b>Sizin için sahnede ya da sette olmanın en büyülü tarafı ne?</b><p></p><p>Sahnede veya sette oynamaya başladığınız anda bir yaratım süreci başlıyor. O an değişik bir hal, bir transa geçiş hali gibi. Hem o anda tüm duyularınızla var olmanız hem de kendinizi o rolde kaybetmeniz gerekiyor. Bu, harika bir his.</p><p><b>Sahnede ya da sette hangi anlarda "iyi ki bu işi seçmişim" diyorsunuz?</b></p><p>İş bittiğinde, sahnelerimi izlediğim anda veya sahnede alkış başladığında...</p><p><b>Uzun yıllardır ekranda görmeye alıştığımız bir isim olarak oyunculuk dışındaki hayatınızda sizi en çok besleyen şeyler neler?</b></p><p>Olayları karşılarken kendimi, daha doğrusu seçimlerimi ve nedenlerini analiz etmek. Yedi yıl psikanalize gitmiş biri olarak, belki de en çok bunun beslediğini söyleyebilirim. Kişi kendini keşfetmeyi öğrenirken, aynı zamanda karakter yaratmayı öğreniyor. Doğru soruları sormayı, değişik perspektiflerden bakmayı öğreniyorsunuz. Bilinçdışı, lebiderya bir alan ve keşfi, yaratımda birçok kapı açıyor.</p><p><b>Sabahları güne genellikle nasıl başlarsınız?</b></p><p>Kahvemi içerim, aklımda bir tek o vardır. O sırada mesajlarımı ve maillerimi kontrol ederim.</p><p><b>"S&#807;öyle bir yeteneğim olsa" dediğiniz bir şey var mı?</b></p><p>Bir yetenek sayılmasa da sabahları erkenden uyanıp güne zımba gibi başlayabilmek isterdim.</p><p><b>Hayatınızda sizi en mutlu eden rutinler neler?</b></p><p>YouTube'da gezmek, sosyal mecralarda reels izlemek, müzik dinlemek, peş peşe film/dizi izlemek. Evde tek başıma yaptığım tüm boş aktiviteler...</p><p><b>Kariyerinizde şu sıralar sizi en çok ne heyecanlandırıyor?</b></p><p>Bir süredir içime çok sinen, çok heyecanlandıran işler geliyor. Bazıları oluyor, bazıları olmuyor fakat gelen teklifler epey çoğaldı ve güzelleşti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/30/gelintakimi8-30092025f50e3090.jpg"/><p><b>En güçlü ve en zayıf yanlarınız olarak neyi söylersiniz?</b></p><p>Atom karınca gibi çalışırım, hiç yorulmam. Durmadan 12 saat boyunca çalışabilirim. Zayıf yönüm ise beklemek; çok zor geliyor. Eylemsizlik beni çok zorluyor.</p><b>Oyunculuk kadar tutkuyla yapacağınızı düşündüğünüz başka bir meslek var mı? </b><p></p><p>Psikolog olabilirdim, zaten yaptıkları iş bizden çok farklı değil. Biz, bir karakterin yapısını çözüyoruz; onlar ise danışanlarının.</p><b>Yazmak mı, konuşmak mı, hangisini tercih edersiniz?</b><p></p><p>Yazmak, çünkü kendimi yazılı daha iyi ifade ediyorum. Konuşurken dikkatim çok dağılıyor.</p><p><b>Dördünüz tatile gidecek olsanız bu neresi olurdu?</b></p><p>Dubai.</p><p><b>Sizi en çok kim güldürür?</b></p><p>Seda.</p><b>İş ve özel hayat dengesini genellikle nasıl kuruyorsunuz? </b><p></p><p>Kurmuyorum. İş varsa, sadece iş var. Gerisi evde tek kalmak isteyerek geçiyor.</p><p><b>Huzurlu bir anı bize nasıl tanımlarsınız?</b></p><p>Evde tek başıma, televizyon karşısında, dışarıda yağmur, kedilerim kucağımda...</p><p><b>Kendinizle ilgili duyduğunuz en ilginç dedikodu neydi?</b></p><p>Burada söyleyemiyorum, çünkü biraz canımı sıktı.</p><p><b>Hayatınızda aldığınız en büyük risk neydi?</b></p><p>Oyuncu olmak.</p><p><b>Seyahate çıkarken size kim eşlik etsin istersiniz? Hayal kurmak serbest.</b></p><p>Hiç uçuk hayallere gerek yok; bizim kızlar ve senaristimiz Ayşe Balıbey.</p><p><b>Röportaj:</b> Ceylan Yeniacun</p><p><b>Fotoğraf: </b>Burcum Baygut</p><p><b>Styling:</b> Zilan Bülbül</p><p><b>Saç:</b> İbrahim Zengin</p><p><b>Makyaj: </b>Gamze Tekin Alp</p><p><b>Video: </b>Ardan Can Güngör, Demirhan Argun, Mustafa Furat</p><p><b>Prodüksiyon:</b> Zeynep Kılıç</p><p><b>Fotoğraf Asistanı: </b>Selim Kılıç</p><p><b>Styling Asistanları: </b>Buse Kömcü, Melisa Bülbül </p><p><b>Saç Asistanı: </b>Merve Rüzgar</p><p><b>Makyaj Asistanı:</b> Nilay Baş</p><p>Mekan için <b>Mavi At Binicilik</b>'e teşekkür ederiz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/dort-kadin-binbir-hikaye-gelin-takimi-oyunculari-ile-samimi-roportaj-1085973</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/30/dort-kadin-binbir-hikaye--334_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085961</guid><pubDate>Mon, 29 Sep 2025 14:39:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[212 Photography Istanbul Başladı]]></title><description><![CDATA[Fotoğraf sanatçısı Tamer Yılmaz, 212 Photography Istanbul kapsamında özel eserlerini sanatseverlerle buluşturdu. Seçkide 2009 yılında ALEM için çekilen bir fotoğraf da yer aldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/212-photography-istanbul-basladi-1085961</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/29/212-photography-istanbul--661_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085958</guid><pubDate>Mon, 29 Sep 2025 13:47:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Cousey, Çırağan Sarayı'nda Yeni Koleksiyonunu Tanıttı]]></title><description><![CDATA[Şükran Albayrak, kurucusu ve tasarımcısı olduğu Cousey ile Çırağan Sarayı'nda davet gerçekleştirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/cousey-ciragan-sarayinda-yeni-koleksiyonunu-tanitti-1085958</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/29/cousey-ciragan-sarayinda--204_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085957</guid><pubDate>Mon, 29 Sep 2025 13:44:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[James Cameron ile Sanat Dünyasına Yolculuk]]></title><description><![CDATA[Oscar ödüllü yönetmen James Cameron'ın yaratıcı dünyasını mercek altına alan sergi, İstanbul Sinema Müzesi'nde açıldı. Açılışa sanat ve iş dünyasından çok sayıda davetli katıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/james-cameronun-sanat-dunyasina-yolculuk-1085957</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/29/james-cameronun-sanat-dun-564_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085956</guid><pubDate>Mon, 29 Sep 2025 13:36:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[H&M Studio A/W25 Koleksiyonu İstanbul Modern'de Tanıtıldı]]></title><description><![CDATA[H&M'in sınırlı sayıda üretilen ve en yaratıcı çizgilerini taşıyan Studio A/W25 koleksiyonu, İstanbul'un kültür ve sanat merkezlerinden İstanbul Modern'de özel bir etkinlikle tanıtıldı. São Paulo'nun enerjisi ile Stockholm'ün minimalizmini buluşturan koleksiyon, davetlilere ilham veren bir atmosferde sunuldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/hm-studio-aw25-koleksiyonu-istanbul-modernde-tanitildi-1085956</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/29/hm-studio-aw25-koleksiyon-574_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085955</guid><pubDate>Mon, 29 Sep 2025 13:17:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Adolfo Domínguez, Türkiye'deki İlk Mağazasının Açtı]]></title><description><![CDATA[İspanyol moda markası Adolfo Domínguez, Türkiye'deki ilk mağazasının açılışını özel bir etkinlikle kutladı. Geçtiğimiz gün Emaar Square Mall'da gerçekleşen davete iş, sanat ve cemiyet hayatından seçkin simalar katıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/adolfo-dominguez-turkiyedeki-ilk-magazasinin-acti-1085955</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/29/adolfo-dominguez-turkiyed-596_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085953</guid><pubDate>Mon, 29 Sep 2025 12:25:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[BMW Golf Cup Dünya Finalinde Türkiye'yi Temsil Edecek İsimler Belli Oldu]]></title><description><![CDATA[Borusan Otomotiv'in Türkiye distribütörü olduğu BMW'nin dünyanın en yüksek sporcu katılımına sahip golf turnuvası BMW Golf Cup Türkiye finalistlerinin belirlendiği elemeler, Mustafa Vehbi Koç Golf Course Riva'da düzenlenen ödül töreniyle sona erdi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bmw-golf-cup-dunya-finalinde-turkiyeyi-temsil-edecek-isimler-belli-oldu-1085953</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/29/bmw-golf-cup-dunya-finali-568_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085952</guid><pubDate>Mon, 29 Sep 2025 12:09:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[The Peninsula Istanbul, Grimanesa Amorós'un Işık Enstalasyonlarına Ev Sahipliği Yapıyor]]></title><description><![CDATA[Art in Resonance programı kapsamında tasarlanan “PASSAGE” ve “MARITIME” adlı iki yeni eser, 24 Eylül'de düzenlenen özel etkinlikle sanatseverlerle buluştu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/the-peninsula-istanbul-grimanesa-amorosun-isik-enstalasyonlarina-ev-sahipligi-yapiyor-1085952</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/29/the-peninsula-istanbul-gr-586_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085951</guid><pubDate>Mon, 29 Sep 2025 11:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zeyrek Çinili Hamam'a Özel Sanat Eseri]]></title><description><![CDATA[Juliette Minchin'in Zeyrek Çinili Hamam'a özel tasarladığı sergisi bir davetle açıldı. Geleneksel bir hamam ziyaretinin ritüel akışından esinlenen; tarihi yapıdaki Bizans Sarnıcı, soğukluk bölümleri ve bahçesine yayılan sergi ilgiyle karşılandı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/zeyrek-cinili-hamama-ozel-sanat-eseri-1085951</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/29/zeyrek-cinili-hamama-ozel-450_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085950</guid><pubDate>Mon, 29 Sep 2025 11:57:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Polonyalı Caz Grubu Omasta, Türkiye'de İlk Kez Sahnede]]></title><description><![CDATA[Omasta, Paribu Art'ta gerçekleşen konserle Türk izleyicisiyle ilk kez buluştu. Grup, özgün performanslarıyla cazseverlere farklı bir deneyim sundu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/polonyali-caz-grubu-omasta-turkiyede-ilk-kez-sahnede-1085950</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/29/polonyali-caz-grubu-omast-793_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085949</guid><pubDate>Mon, 29 Sep 2025 11:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Şehirde Sanat: Contemporary Istanbul 2025]]></title><description><![CDATA[20'nci yılını kutlayan Contemporary Istanbul 2025, Tersane Istanbul'da kapılarını açarak sanat şöleni yaşattı. Fuarın ön izleme gününde dünyaca ünlü galeriler, sanatçılar, yerli ve yabancı koleksiyonerler bir araya geldi.    ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sehirde-sanat-contemporary-istanbul-2025-1085949</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/29/sehirde-sanat-contemporar-487_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085948</guid><pubDate>Mon, 29 Sep 2025 11:25:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Contemporary Istanbul'dan Işıltılı Kutlama]]></title><description><![CDATA[İstanbul'un uluslararası sanat durağı Contemporary Istanbul 2025'in açılış resepsiyonunda sanatın kalbi Tersane İstanbul'da attı. Görkemli gecede Ece Sükan, kırmızı halı röportajlarıyla gecenin nabzını tuttu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/contemporary-istanbuldan-isiltili-kutlama-1085948</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/29/contemporary-istanbuldan--350_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085943</guid><pubDate>Thu, 25 Sep 2025 17:06:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Madrid'in Renkleri Podyuma Taşınıyor]]></title><description><![CDATA[Tarihi Plaza Mayor'dan yükselen zarafet ve canlı renkler, Madrid'in kültürel ruhunu modayla buluşturuyor. Carolina Herrera'nın 2026 İlkbahar/Yaz koleksiyonu ise bu enerjiyi podyuma taşıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/madridin-renkleri-podyuma-tasiniyor-1085943</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/25/madridin-renkleri-podyuma-291_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085940</guid><pubDate>Thu, 25 Sep 2025 13:39:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Beymen Tersane, Kapılarını Sanatla Aralıyor]]></title><description><![CDATA[Arcangelo Sassolino'nun anıtsal enstalasyonu The State of Desire, İstanbul'un yeni kültür durağında sanatseverlerle buluşuyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/beymen-tersane-kapilarini-sanatla-araliyor-1085940</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/25/beymen-tersane-kapilarini-431_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085927</guid><pubDate>Tue, 23 Sep 2025 11:41:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Özgür Bir Ruhun Hayalperest Dünyası: Sera Kutlubey]]></title><description><![CDATA[Pozitif aurası, özgür ruhu ve düş dünyasında gezinmeyi seven hayalperest tavrı ile Sera Kutlubey farklı bir yerden bildiriyor. Oyunculuk mu? “İşe giderken işe gidiyormuş gibi hissetmemek büyük lüks” diyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Sabahları güne meditasyon yaparak ve şükrederek başlıyor,  kendine zaman ayırmazsa huzursuz oluyor, hayatta ona en keyif veren şeyin  ailesiyle vakit geçirmek olduğunu söylüyor. Neyi başarmış olmakla gurur  duyduğunu sorduğumuzda ise, hayallerinin peşinden giderek sevdiği işi yapıyor  olmanın gücünden bahsediyor. Sera Kutlubey ile özel bir çekim yapmak  istediğimizde özgür ruhunu yansıtacak küçük detayların peşine düştük. Swissotel  The Bosphorus, Istanbul'da buluşmamızın akabinde tatlı bir sohbet, enerji dolu  saatler ve finalde özetle onu yansıtan kareler... Bazı anlarda akışa teslim  olunur ve her şey olması gerektiği gibi olur...</p><p><b>Oyunculuk  hangi yönüyle seni kendine çekti? Neydi senin için cazibesi?</b></p><p>Kendimi bildim bileli oyuncu olmayı istiyordum.  Çocukken oynadığımız evcilik oyunu hiç bitmemiş gibi hissediyorum. Cazibesi,  sürekli beni diri ve çocuk tutuyor olması. </p><p><b>Sete  ilk adımını attığında içinde yankılanan o sesi hatırlıyor musun?</b></p><p>İçimde büyük bir endişe vardı. Büyük bir kalabalığın  içinde ne yapacağını bilmeyen bir kız çocuğu gibiydim. Tiyatro eğitimi  alıyordum bir yandan ama okulda öğretildiği gibi değildi hiçbir şey... Set  ortamı daha farklı ve çok büyük bir okul.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/23/22u3a9178-2309202503494a2d.jpg"/><p class="MsoNormal"><font size="2"><i>Takım: Sandro </i></font></p><p class="MsoNormal">   </p><p class="MsoNormal"><font size="2"><i>Takılar: Good Things  Atelier</i></font></p><p></p><p><b>Başkalarının  yorum yapması bir yana, sen ekranda kendini izlerken neler hissediyorsun?</b></p><p>Çok kalabalıkla izlerken geriliyorum. Yalnız veya çok  yakınlarımla izlemek daha rahat geliyor. Yaptığım iyi veya kötü şeyleri izleyip  görmem gerekir. Yeri geldiğinde hem kendimi takdir edebilmeliyim hem de  hatalarımı görüp ders çıkarabilmeliyim.</p><p><b>Her  yaşam öyküsü kendine özel; çocukluğundan bu yana Sera'yı düşündüğünde özellikle  neleri başarmış olmakla gurur duyuyorsun? </b></p><p>Hayallerimin peşinden gittim ve günün sonunda mutlu  olduğum bir mesleğe sahibim. İşe giderken işe gidiyormuş gibi hissetmemek,  büyük bir lüks ve bunu kendime tanıdığım için öyle hissediyorum.</p><p><b>Hangi  hayalini gerçek kıldın, hangisini hâlâ cebinde taşıyorsun?</b></p><p>Tam bir hayalperestim, biri biter hemen yerine yenisi  eklenir. Bu doyumsuz bir iç savaş gibi değil ama düş dünyasında gezinmeyi  seviyorum. Zaten işimiz de biraz bu...</p><p><b>Sana  hayatta en çok keyif veren şeyler neler?</b></p><p>Aileyle vakit geçirmek denebilir... Çok kalabalık bir  aile ortamında büyüdüm; kuzenler, teyzeler, halalar... İstanbul'da bizimkilerden  biraz uzağım, çalışırken sürekli görüşemiyoruz. Yazın daha çok birlikteyiz, o  yüzden yaz aylarını çok seviyorum... Aile ortamı hem çok güvende hem de en iyi  hissettiğim bir yer.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/23/42u3a9617-230920259ee14b5a.jpg"/><p class="MsoNormal"><font size="2"><i>Gömlek, etek: Naia</i></font></p><p></p><p><b>Moda  senin için bir ifade biçimi mi, yoksa kendini anlatmanın bir yolu mu?</b></p><p>Modayı çok takip etmiyorum, bu konu hakkında çok bilgi  sahibi değilim sadece zamansız ve kendime yakıştırdığım parçaları almaya özen  gösteriyorum.</p><p><b>Seyahat  senin için bir kaçış mı, yoksa daha çok kendine dönüş mü? Hangi tarz seyahati  seversin; dinlenmeyi mi, inzivayı mı, kültür sanat etkinlikleriyle kendini  geliştirmeyi mi?</b></p><p>Kesinlikle dinlenmek ve eğlence... Set koşullarını  biliyorsunuz, çoğu zaman konfor alanımızdan çıkıyoruz, o yüzden tatillerde  dinginlik ve konfor ararım.</p><p><b>Özgürlük  senin için nedir?</b></p><p>Özgürlük benim için insanın her şekilde kendi  olmasıdır; istekleriyle özgür olmak değil de kalbiyle özgür olmalıdır insanlar.  En önemlisi de bence "hayır" diyebilmek..</p><p><b>Sana  bir duygu armağan eden izlediğin son film, dizi, kitap neydi?</b></p><p>"Gece Yarısı Kütüphanesi." Çok sevdim. Sonsuz  ihtimallerin göreceliliğini çok romantik bir dilde anlatmış. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/23/32u3a9503-2309202563212484.jpg"/><p class="MsoNormal"><font size="2"><i>Üst: Nu</i></font></p>   <p class="MsoNormal"><font size="2"><i>Yüzükler: Urart 1972</i></font></p><p></p><p><b>Zamanı  tamamen kendine ayırabildiğin anlarda, hangi ritüellerin devreye girer?</b></p><p>Sabahları mutlaka meditasyon yaparım, ibadet ederim...  Onun dışında kendimle kalmayı çok severim. "Me time" yaratamadığım zamanlarda  gergin oluyorum, buna kendimi çok alıştırmışım. Bazen resim yapmak, bazen yazı  yazmak, bazen sadece hayal kurmak...</p><p><b>Aşk,  oynadığın karakterlerde çoğu zaman fırtınalı bir deniz gibi... Peki, gerçek  hayatta aşkı nasıl yaşıyorsun? </b></p><p>Kendi rutinlerim çok bellidir. Kendine sadık, keyfine  düşkün bir insanım... Sanırım önceliğimi karşı tarafa vermek olabilir, onun  önceliklerini de önceliklendirmek.</p><p><b>Seni  en çok ne gülümsetir? Akşam yattığında "bugün güzel bir gündü" dedirten ne  oluyor?</b></p><p>Yattığımda uyumadan önce o günün yaşanmış üç güzel  olayını kendi kendime hatırlatıp şükrediyorum. En az üç maddelik şükür  listesi... Aldığım bir iltifat, uzun zamandır yemek istediğim bir tatlıyı yemiş  olmak, kendime bir şey ısmarlamak veya güzel bir iş teklifi... Hepsini  sıralarım... Sıraladıkça hem hayata bakışı değişiyor insanın hem de bu maddeler  artıyor. Sihir gibi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/23/kapak2u3a90552-230920255544cbbd.jpg"/><p class="MsoNormal"><font size="2"><i>Elbise: Victoria Beckham/V2K</i></font></p>   <p class="MsoNormal"><font size="2"><i>Mücevher: Urart 1972</i></font></p><p></p><p><b>Şu  sıralar hayatın hangi durağındasın?</b></p><p>Eskiden mesleğime karşı çok toksiktim. Oyunculuk  hayatımın merkezindeydi, sadece o alanda keyif alabileceğime ve o işi  yapabileceğime inanıyordum. Daha fazla duvarlarım vardı. Sanatın her alanında  bir o kadar keyif alabileceğimin farkındayım, hatta sanatsal bir alan olmasına  gerek yok bile. Hayata daha bir bütün olarak bakıyorum. Kendimi daha özgür ve  yeniliklere açık bırakıyorum diyebilirim.</p><p><b>Röportaj:</b> Filiz ŞEREF KULU</p><p><b>Fotoğraf: </b>Sinem YAZICI</p><p><b>Styling: </b>Zilan BÜLBÜL</p><p><b>Saç: </b>Erdem GÜL</p><p><b>Makyaj:</b> Yiğit İZGİ / Gucci Beauty Ürünleri ile</p><p><b>Video: </b>Ardan GÜNGÖR</p><p>Mekan için <b>Swissotel The Bosphorus, Istanbul</b>'a teşekkür ederiz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/ozgur-bir-ruhun-hayalperest-dunyasi-sera-kutlubey-1085927</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/23/ozgur-bir-ruhun-hayalpere-703_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085920</guid><pubDate>Mon, 22 Sep 2025 16:50:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[New York'tan Bodrum'a: Sera Verhoest Irvül'ün Katmanlı Stil Dünyası]]></title><description><![CDATA[Sadeliğin, asaletin ve rafine tavrın zarif bir temsilini sunan Sera Verhoest Irvül ile “Fazlalıklardan uzak durarak bir imza bırakmak...” diye tanımladığı stil anlayışının izini Bodrum'da sürdük.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>New York'ta doğup Miami'de büyümek tarzına iki farklı dünyanın ritmini katmış. Evlendiği için Türkiye'ye taşınmakla ise stilinin daha da katmanlandığını söylüyor Sera Verhoest Irvül. Mimar ve içerik üreticisi olarak kariyerine devam eden Sera; Türk bir anne ve Amerikalı bir babanın kızı olarak bugün stilinin geldiği noktayı sadelik fonunda özetliyor.</p><p><b>Moda dünyası her ne kadar benzer imajlar yaratıyor gibi görünse de kadınlar için özgün bir hikaye yazmaya, kişiselleştirilmiş stile anahtar parçalar sunmaya, özgünleşmeye alan açıyor. Stil ise bu özgünlüğün en güçlü dili olarak sizin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Stil, benim için kendini ifade etmenin en zarif ve en sessiz yolu. Bir kıyafetten çok daha fazlasını anlatır; bakışta, duruşta, yürüyüşte kendini belli eder. Modaya uymak mümkün ama stil, insanın kendini tanımasıyla başlar. Bana yakışanı seçmek, fazlalıklardan uzak durarak bir imza bırakmak... Benim için stil tam olarak bu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/22/dsc2984shoplukare-220920258714ce8f.jpg"/><p><b>Stil yolculuğunuzu düşündüğünüzde, sizi bugünkü duruşunuza taşıyan başlıca duraklar ve iz bırakan adımlar nelerdi?</b></p><p>New York'ta doğup Miami'de büyümek bana iki farklı dünyanın ritmini kattı. Bir yanda metropolün sofistike gücü, diğer yanda güneşin ve denizin özgürleştiren hafifliği... Türkiye'ye taşındıktan sonra stilim daha da katmanlandı. Minimalist çizgiden uzaklaşıp, feminenliğe ve daha cesur parçalara alan açtım. Bugün geldiğim noktada stilimi tanımlayan şey, sadeliği zaman zaman güçlü detaylarla buluşturan, dengeli ama kendine özgü bir ifade.</p><b>Stilinize yön veren içsel manifestonuz nasıl bir anlatıya sahip?</span></b><p>Stilim, kendime verdiğim sözlerden oluşuyor. Moda değişse de sadelik, duruş ve kendine sadakat benim için sabit kalan değerler. Kendimi olduğum gibi sevmek, bana yakışanı bilmek ve başkalarına benzemeye çalışmadan kendi yolumu çizmek bu anlatının temelini oluşturuyor. Her parça bir tavır taşıyor; stilim de o tavrı en doğal haliyle yansıtıyor. Göstermek için değil, hissettirmek için var.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/22/dsc3192shoplukare-220920254ca1d366.jpg"/><p><b>Modayı sanat yapan şey sizce nedir?</b></p><p>Moda, bir parçanın üzerinizde estetikten fazlasını hissettirdiği anda sanat olur. Sizi büyütüyorsa, ruhunuza dokunuyorsa, artık yalnızca bir kıyafet değildir.</p><b>Modaya uyum sağlarken stilinize kişisel dokunuşunuzu nasıl eklersiniz?</b><p></p><p>Mutlaka bir takı ya da tatlı bir aksesuarla kendi imzamı atarım. Sadeliği seviyorum, ama mutlaka modern bir dokunuşla tamamlamayı tercih ediyorum. Saçlarımın doğal dalgalarının ya da kendinden emin yürüyüşümün küçük de olsa detay olarak fark yarattığını düşünüyorum. Bu nüanslar, stilime kişisel bir derinlik katıyor.</p><p><b>Evde kimse yok, yalnızsınız, yine de bakımlı ve şık mısınız?</b></p><p>Kesinlikle evet. S&#807;ıklık sadece dışarıya gösterilen bir şey değil; insanın kendine duyduğu saygının da bir parçası.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/22/dsc3077shoplukare-220920252e3301a5.jpg"/><p><b>Efsanevi "little black dress", sizin stil dünyanızda hangi parçayla güncellenir? </b><b style="">Yoksa sizin de onun yerine koyabileceğiniz parça yok mu?</b></p><p>Benim için "little black dress" yerinde beyaz elbise var. Tazeliği, zarafeti ve ışığıyla kendimi en çok beyazda buluyorum.</p><b>Hangi parça, nereye giderseniz gidin, "Ben buradayım" demenizi sağlar?</b> İpek<p></p><p>İpek bluz, beyaz pantolon ve basic tişört, zarif bir elbise ve sandaletlerim. Gittiğim yere uygun parfüm seçimim. Bunlarla dünyanın neresinde olursam olayım kendimi tam hissederim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/22/dsc3207shoplukare-22092025569c9d45.jpg"/><p><b>Kimi parçalar yüksek volümlü değildir; ama giyildiği anda hika&#770;yeyi tamamlar. Sizin hika&#770;ye yazan aksesuarlarınız hangileri?</b></p><p>Genelde çok konuşmayan ama ruhu olan parçalarım. Birini New York'tan, birini Paris'ten, birini annemin çekmecesinden, birini unuttuğum ama hissettiğim bir yerden almış gibiyim. Gösterişli olmalarına gerek yok; yerlerini hep bilirler.</p><p><b>Asla dönmesin istediğiniz trend?</b></p><p>Logomania erasının dönmesini hiç istemem,</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/22/dsc3411shoplukare-220920251d663bd9.jpg"/><b>Geriye dönüp baktığınızda "Bu ben miyim?" dedirten bir döneminiz var mı? </b><p></p><p>Evet, mimarlık okuduğum yıllar... Yoğunluktan bakımsız olduğum bir dönem vardı. Fotoğraflara bakınca kendimi gerçekten tanıyamıyorum.</p><b>Sürdürülebilir moda çerçevesinde yaptığınız değişiklikler var mı? </b><p></p><p>Gardırobumu zamansız parçalarla kuruyorum. Daha az ama daha kaliteli almak benim sürdürülebilirlik anlayışım. Kapsül gardırop yöntemiyle aynı parçaları birbirleri ile farklı farklı giyebiliyorum.</p><b>Vintage veya ikinci el parçalara ilgi duyuyor musunuz?</b> <b>Dolabınızda hikayesi olan özel bir parça var mı?</b><p></p><p>Özellikle aile yadiga&#770;rı mücevherler ve annemin kürkleri... Onlar, gardırobumun ruhunu tamamlıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/22/dsc3325-2209202513b49509.jpg"/><p><b>Moda bir sahne, siz de başrolsünüz. Stilinize yön veren, zihninizde yer etmiş moda yönetmenleri kimler?</b></p><p>The Row'un sadeliği, Carolyn Bessette'in zamansız seçimleri ve Rosie Huntington- Whiteley'nin modern ama arada tatlı sürprizlerle dolu stili bana ilham veriyor.</p><p><b>Bir film ya da dizinin içine ışınlanacak olsanız hangisi olurdu? Modasıyla sizi etkileyen bir yapım var mı?</b></p><p>Belki "The White Lotus"un yaz ışığı, belki "Mamma Mia"nın özgürlüğü. İkisi de sevdiğim yapımlar...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/22/dsc3150shoplukare-220920254a6a538a.jpg"/><b>Sabah hızlı hazırlanmanız gerekiyorsa başvurduğunuz stil formülü nedir?</b><p></p><p>Krem bir bluz, fresh makyaj, dalgalı saç ve tek renk bir kombin. Monokromun gücüne inanıyorum.</p><p><b>Sosyal medyanın stilinize yansımaları oluyor mu?</b></p><p>Sosyal medya bana ilham veriyor ama asla stilimi dikte etmiyor. Benim için referans noktası değil, ufuk açıcı bir alan. Bununla birlikte arada renkli ve neşeli olmam gerektiğini hatırlatıyor. Bazen de influencer gibi giyinip eğleniyorum. Mesela bu yaz Pucci koleksiyonuna tekrardan tamamen tav oldum.</p><p><b>En riskli ama en iyi sonuç aldığınız stil denemeniz hangisiydi?</b></p><p>Maskülen bir takımı feminen aksesuarlarla yorumladığım bir kombinim vardı. Riskliydi ama sonuçta çok güçlü hissettirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/22/dsc3440shoplukare-2209202596be7094.jpg"/><b>Kendi stil evreninizi yaratacak olsanız, başrol hangi tasarımcıda olurdu? </b><p></p><p>Phoebe Philo. Onun zamansız, güçlü ama kadınsı çizgileri bana hep ilham veriyor. Ve babaannem... Zamanında New York güzeli seçilmiş. Onun zarafeti, kendinden emin duruşu benim için her zaman başrolde.</p><p><b>Geçmişten ya da günümüzden bir stil ikonu ile gardıropları bir günlüğüne değiştirecek olsanız kimi seçerdiniz?</span></b></p><p>Kelly Rutherford. Zamansız ve zarif tarzı, benim stil anlayışıma çok uyuyor. Nötr tonlardaki şıklığı ve sade ama etkili aksesuar kullanımı ilham verici. Hem ünlü markalara önem veriyor, hem de bilinmeyen lokal markalardan da giyiniyor.</p><p><b>Bugün giydiğiniz look'ları sizin için öne çıkaran ne oldu?</b></p><p>Doğal kumaşlar, zarif kesimler ve renklerin dinginliği. Çekim günü benim için taze, özgür ve akışkan hislerle geçti.</p><p><b>Stil anlayışınıza en yakın şehir hangisi?</b></p><p>Milano. Gösterişsiz ama iddialı. S&#807;ıklığın abartısız ama net hali orada çok doğal.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/22/dsc3445yenishoplukar-22092025f6fd72c3.jpg"/><p><b>Stilinizin bir parçası olarak saç ve makyaj rutininizden de bahseder misiniz?</b></p><p>Her zaman doğal. Saçlarımda hafif dalgalar ya da sıkı bir topuz, makyajdaysa parlak bir cilt ve nude tonlar.</p><p><b>2025-26 Sonbahar/Kış koleksiyonlarından alınacaklar listenize eklenenler ya da aklınızda yer edinenler neler oldu?</b></p><p>Toprak tonları kabanlar, kaşmir trikolar ve nötr tonlarda uzun çizmeler. Moda değil ama, listemde bir de bol seyahat var.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/new-yorktan-bodruma-sera-verhoest-irvulun-katmanli-stil-dunyasi-1085920</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/22/seraverhoest-irvul-779_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085913</guid><pubDate>Mon, 22 Sep 2025 14:40:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kraliyetin Yeni İlhamı]]></title><description><![CDATA[Londra Moda Haftası'nda tanıtılan “7 Hills / 7 Heals” koleksiyonu, İstanbul'un kültürel mirasını moda ve teknolojiyle buluşturdu. Kokulu eşarplar, renk değiştiren kumaşlar ve kraliyet ailesine yakın isimlerin podyumdaki görünümüyle gece, haftanın en dikkat çeken anlarından biri oldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kraliyetin-yeni-ilhami-1085913</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/22/kraliyetin-yeni-ilhami-237_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085912</guid><pubDate>Mon, 22 Sep 2025 13:47:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Nice 20 Yıllara: Emre Dökmeci'nin Contemporary Istanbul Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Sanatçılardan koleksiyonerlere, galerilerden küratörlere… Contemporary Istanbul'un 20 yıllık serüveni, şehre ve sanata kattıklarıyla, hafızasında iz bırakan anılarıyla yeniden canlanıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Contemporary Istanbul'un  20 yıllık yolculuğunu   düşündüğünüzde, sizin için   en unutulmaz an hangisi?</b></p><p>CI'ın her yıl yeni bir dinamiği   olduğunu düşünüyorum, tek bir   an söyleyemeyeceğim.</p><p><b>Sizce fuar, İstanbul'un   kültür ve sanat ekosistemini   20 yılda nasıl değiştirdi?</b></p><p>İstanbul'da sanatın daha çok   kişiye ulaşmasını sağladığını   düşünüyorum.</p><p><b>İlk kez katıldığınız CI   deneyimi ile bugünü   kıyasladığınızda en büyük   fark nedir?</b></p><p>Geçen yıllarla birlikte CI her   yıl daha da gelişti, özellikle   konuşmalar ve yan etkinlikler   alanında.</p><p><b>20 yıl önceki sanat   dünyasıyla bugünün sanat   ortamını karşılaştırırsanız,   en büyük dönüşüm sizce   nerede?</b></p><p>Daha çok kişinin sanat alması,   yatırım ya da tutku amaçlı da   olsa. Daha önce piyasada   olmayan aktörlerin oyuna   girmesi diyebilirim.</p><p><b>Contemporary Istanbul'un   sizin kişisel yolculuğunuzda   en büyük katkısı ne oldu?</b></p><p>Sonbaharın heyecanla   beklediğim bir zamanı CI   zamanı.</p><p><b>İstanbul'un ruhu fuarda   nasıl hissediliyor sizce?</b></p><p>Yeni yerinde İstanbul ile   daha da çok bütünleştiğini   düşünüyorum.</p><p><b>20 yılın ardından geriye   dönüp baktığınızda "iyi ki"   dediğiniz bir an veya seçim   var mı?</b></p><p>Konuşmacı olarak katıldığım   seneler benim için çok keyifliydi.</p><p><b>Sizce CI, önümüzdeki 20   yılda nasıl bir vizyonla   ilerlemeli?</b></p><p>Yurt dışı galerilerin katılımının   artması ve fuarın global   alanda daha da büyümesi   dileğim.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/nice-20-yillara-emre-dokmecinin-contemporary-istanbul-yolculugu-1085912</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/22/nice-20-yillara-emre-dokm-470_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085911</guid><pubDate>Mon, 22 Sep 2025 13:41:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Nice 20 Yıllara: Çağatay Odabaş'ın Contemporary Istanbul Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Sanatçılardan koleksiyonerlere, galerilerden küratörlere… Contemporary Istanbul'un 20 yıllık serüveni, şehre ve sanata kattıklarıyla, hafızasında iz bırakan anılarıyla yeniden canlanıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Contemporary Istanbul'un 20 yıllık  yolculuğunu düşündüğünüzde, sizin için en unutulmaz an hangisi? </b></p><p>Bu uzun yolculuğun pek çoğunda yer aldım.  Fuar etkinlik olarak kısa süreli fakat çok yoğun bir organizasyon. Dolayısıyla  bu yoğun etkinlik esnasında pek çok ziyaretçi ağırlıyoruz. Ve bu ziyaretler  esnasında yıllar içinde pek çok dostluğumuz oluştu. Fuarın vesile olduğu bu  dostluklar ve sanat birliktelikleri benim unutulmazlarım oldu.</p><p><b>Sizce fuar, İstanbul'un kültür ve sanat  ekosistemini 20 yılda nasıl değiştirdi?</b></p><p>Şüphesiz fuar büyük bir dinamik. Bu  dinamik beraberinde büyük bir etkinlik enerjisi yaratıyor. Beş gün içinde  bulunduğu sanat sezonunun ön fragmanı gibi sanat sezonunun startını veriyor  adeta. Bu sürede fark ettiğim en büyük değişim neredeyse tüm galerici ve  sanatçıların fuarı her yıl yeni sanat sezonunun başlangıcı olarak kabul edip  programlarını ona göre oluşturması oldu.</p><p><b>İlk kez katıldığınız CI deneyimi ile  bugünü kıyasladığınızda en büyük fark nedir?</b></p><p>Benim için en büyük fark aslında  heyecanımın her yıl daha da artması oluyor. Yenilikleri hedefleyen CI her yıl  daha büyük bir beklenti be heyecan oluşturuyor. Bunun dışında da tabii ki  fuarın fiziksel değişimi daha da profesyonelleşmesi ve daha çok yabancı galeri  katılımı gözle görünür bir gerçek.</p><p><b>20 yıl önceki sanat dünyasıyla bugünün  sanat ortamını karşılaştırırsanız, en büyük dönüşüm sizce nerede?</b></p><p>Sanatçıların izleyiciler ile buluşmasını  sağlayacak daha çok imkanvar. Bizden önce ki büyük kuşak çok kıymetli  sanatçılarımız bunun zorluğunu fazlasıyla yaşamışlar. Mesela büyük  ustalarımızdan rahmetli Burhan Doğançay 2004 yılındaki bir sohbetimizde  söylemişti, "Ben senin yaşındayken İstanbul'da bir tane galeri vardı" diye.  Düşünün şimdi ise pek çok galeri ve CI gibi önemli bir fuar sayesinde  sanatçılar izleyicilere daha kolay ulaşabiliyor. Bu 20 yıl içinde daha da  arttı.</p><p><b>Contemporary Istanbul'un sizin kişisel  yolculuğunuzda en büyük katkısı ne oldu? </b></p><p>Ben bir röportajımda daha söylemiştim CI  gibi büyük fuarlar adeta sanatçılar için bir gladyatör arenası gibidir.  Heyecanla en iyi şekilde hazırlanırsınız ve fuarın o dinamik hızlı sunumunda  izleyicide etki bırakmayı hedeflersiniz. Benim için her yıl böyle oldu, yeni ve  heyecanla hazırladığım eserlerimi sunmak, bunun için çabalamak enerjimi her yıl  daha da ileriye taşıdı.</p><p><b>İstanbul'un ruhu fuarda nasıl hissediliyor  sizce? </b></p><p>Fuarın son yıllarda Tersane İstanbul'da  yer alması İstanbul'un karakteristik özelliklerinden biri olan boğaz ve deniz  kültürünü daha da ortaya çıkarıyor. Tarihi Haliç kenarında yer alan lokasyon, hem  İstanbul'un geçmişine göz kırpıyor, hem de sunulan yeni modern eserler  İstanbul'un geleceğini selamlıyor.</p><p><b>20 yılın ardından geriye dönüp  baktığınızda "iyi ki" dediğiniz bir an veya seçim var mı?</b></p><p>Gerçekten pek çok kıymetli anım var.  Geçmiş CI fuarlarının sanırım 17 tanesinde yer aldım. Ama ilk aklıma  gelenlerden biri yine yıllar önce ALEM ile gerçekleştirdiğimiz koleksiyoner  sanatçı birlikteliğini yansıtan ve mükemmel bir sergiye dönüşen "WhatCollectors  Collect" isimli projeydi. O projede ben kıymetli dostum Hacı Sabancı ile yer  almıştım. Gerçekten fuarın o dinamik enerjisine uyum sağlayan harika bir  projeydi. Ayrıca ilk fotoğraf çekimi de bizimle yapılmıştı, manevi olarak benim  için çok özel bir anıdır.</p><p><b>Sizce CI, önümüzdeki 20 yılda nasıl bir  vizyonla ilerlemeli? </b></p><p>Heyecan fuarın en büyük enerjisi bence. Bu  heyecan duygusu önümüzdeki yıllarda da katlanarak büyüyecektir bence. Belki CI  temsil eden ufak mini bir yurtdışı fuarı da olabilir. Bu hem İstanbul'un  tanıtımı hem de ülkemizin çağdaş sanatının temsiliyeti açısından kıymetli  olacaktır.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/nice-20-yillara-cagatay-odabasin-contemporary-istanbul-yolculugu-1085911</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/22/nice-20-yillara-cagatay-o-730_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085910</guid><pubDate>Mon, 22 Sep 2025 13:39:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Nice 20 Yıllara: Günnur Özsoy'un Contemporary Istanbul Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Sanatçılardan koleksiyonerlere, galerilerden küratörlere… Contemporary Istanbul'un 20 yıllık serüveni, şehre ve sanata kattıklarıyla, hafızasında iz bırakan anılarıyla yeniden canlanıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Contemporary Istanbul'un 20 yıllık  yolculuğunu düşündüğünüzde, sizin için en unutulmaz an hangisi?</b></p><p>Haliç kıyısına yerleştirdiğim heykelim,  tarihi yarımadanın kadim silüetiyle buluştuğunda belleğime kazınan bir an  doğdu. O anın titreşimi hâlâ içimde yaşıyor.</p><p><b>Sizce fuar, İstanbul'un kültür ve sanat  ekosistemini 20 yılda nasıl değiştirdi?</b></p><p>Uluslararası ile yereli aynı nabızda  buluştururken şehre yeni bir soluk ve görünürlük kazandırdı.</p><p><b>İlk kez katıldığınız CI deneyimi ile  bugünü kıyasladığınızda en büyük fark nedir?</b></p><p>İlk yıllar keşifti, bugünse daha çok  diyaloğa ve deneyime açılıyor. Yaşayan bir ekosistem duygusu veriyor.</p><p><b>20 yıl önceki sanat dünyasıyla bugünün  sanat ortamını karşılaştırırsanız, en büyük dönüşüm sizce nerede?</b></p><p>Eskiden sanat daha çok izlenirdi; bugünse  kamusal ve kolektif bir deneyime dönüştü. Yaşanıyor, paylaşılıyor, ortak  belleğe karışıyor.</p><p><b>Contemporary Istanbul'un sizin kişisel  yolculuğunuzda en büyük katkısı ne oldu?</b></p><p>Her yıl, sanat pratiğimdeki yolculuğumun  farklı bir evresini İstanbul'un akışına ekledi.</p><p><b>İstanbul'un ruhu fuarda nasıl hissediliyor  sizce?</b></p><p>İstanbul'un ruhu fuarda bir sergi gibi  değil, bir karşılaşma gibi yaşanıyor.</p><p><b>20 yılın ardından geriye dönüp  baktığınızda "iyi ki" dediğiniz bir an veya seçim var mı?</b></p><p>İyi ki ticari olana değil, karşılaşmaların  şiirine odaklanmışım.</p><p> <b>Sizce CI, önümüzdeki 20 yılda  nasıl bir vizyonla ilerlemeli?</b></p><p>CI, yıllar içinde katlanarak gelişti;  bundan sonrasında da İstanbul'un çok katmanlı ruhuna yaraşır biçimde daha derin  ve diyalog dolu bir yolculuk kurmalı.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/nice-20-yillara-gunnur-ozsoyun-contemporary-istanbul-yolculugu-1085910</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/22/nice-20-yillara-gunnur-oz-150_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085909</guid><pubDate>Mon, 22 Sep 2025 13:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Nice 20 Yıllara: Haldun Dostoğlu'nun Contemporary Istanbul Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Sanatçılardan koleksiyonerlere, galerilerden küratörlere… Contemporary Istanbul'un 20 yıllık serüveni, şehre ve sanata kattıklarıyla, hafızasında iz bırakan anılarıyla yeniden canlanıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Contemporary Istanbul'un 20 yıllık  yolculuğunu düşündüğünüzde, sizin için en unutulmaz an hangisi?</b></p><p>Bu yolculuğa çıkma kararı verildiği an  bence geriye dönüp baktığımızda en önemli andır.</p><p><b>Sizce fuar, İstanbul'un kültür ve sanat  ekosistemini 20 yılda nasıl değiştirdi?</b></p><p>Sadece CI fuarı değil ama hem fuar hem  İstanbul Bienali hem de 2004 yılından itibaren açılan özel müzeler hem sanat  seyircisinin hem de sanata ilginin artmasın da büyük katkısı oldu.</p><p><b>İlk kez katıldığınız CI deneyimi ile  bugünü kıyasladığınızda en büyük fark nedir?</b></p><p>20 yıl önce katılığımız ilk CI fuarının heyecanını asla unutamam.</p><p><b>20 yıl önceki sanat dünyasıyla bugünün  sanat ortamını karşılaştırırsanız, en büyük dönüşüm sizce nerede?</b></p><p>En büyük fark sanata olan ilgi ile sanat  seyircisi sayısındaki büyük artış en önemli dönüşümdür.</p><p><b>Contemporary Istanbul'un sizin kişisel  yolculuğunuzda en büyük katkısı ne oldu?</b></p><p>CI fuarı galerimizin daha geniş çevrelerce  görünür, bilinir olmasında katkısı oldu.</p><p><b>İstanbul'un ruhu fuarda nasıl hissediliyor  sizce?</b></p><p>CI fuarının İstanbul'un dünya sanat  haritasındaki konumuna katkısı çok önemli. </p><p><b>20 yılın ardından geriye dönüp  baktığınızda "iyi ki" dediğiniz bir an veya seçim var mı?</b></p><p>İyi ki CI fuarı devamlılığın, ısrarın,  sabrın çok rastlanmadığı ülkemizde inatla hayatını sürdürmeye devam ediyor.</p><p><b>Sizce CI, önümüzdeki 20 yılda nasıl bir  vizyonla ilerlemeli?</b></p><p>Yerel görünümden çıkıp uluslararası  karaktere sahip olması en önemli vizyonu olmalıdır.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/nice-20-yillara-haldun-dostoglunun-contemporary-istanbul-yolculugu-1085909</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/22/nice-20-yillara-haldun-do-638_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085904</guid><pubDate>Sun, 21 Sep 2025 16:32:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kezban Arca Batıbeki ile Sanatın ve Belleğin İzinde]]></title><description><![CDATA[Sanatı kadar, yaşadığı mekânı da bir evren gibi kurgulayan Kezban Arca Batıbeki; hem sanatçı hem koleksiyoner kimliğiyle karşımızda! Yeni sergisi üzerinden üretimlerini anlatırken, evindeki özel koleksiyonunu da bizimle paylaşıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kezban Arca Batıbeki'nin kapısını araladığınızda, bir evin ötesinde; sanatın, hatıranın ve objelerin iç içe geçtiği bir dünyaya adım atıyorsunuz. Kendi eserleriyle birlikte yıllar içinde biriktirdiği parçalar, sanatçının üretim pratiğini yansıtırken yaşam alanını da müze gibi inşa ediyor. Koleksiyonerliği için, estetik bir meraktan ziyade bir hafıza kurgulama biçimi diyebiliriz. Batıbeki'nin evi, geçmişle bugünü, nitel ve nicel yargıların sınırlarını bulanıklaştırıyor. 13 Eylül'de MERKUR'de açtığı yeni sergisiyle, bu çok katmanlı yaklaşımı bir kez daha görünür kılıyor. Kadın, doğa ve sessizlik etrafında şekillenen işleri, resimden videoya farklı disiplinleri buluşturuyor. Batıbeki, hem koleksiyonculuğu hem de sanatıyla; belleği sorgulayan, yaşamın en küçük detayını bile sanatın parçası haline getiren bir yaratıcı olarak karşımıza çıkıyor.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/21/image0021-210920258eaf02cc.jpg"/><b>Sanat yolculuğunuz 40 yılı aşkın bir süredir farklı medyumlar arasında gelişiyor. Bugün ha&#770;la&#770; üretime başlarken sizi en çok heyecanlandıran, o ilk kıvılcımı yaratan şey nedir?</b><p></p><p>Sanırım bazı kişisel özelliklerim beni dinamik kılıyor. Yenilik ve değişikliklere açık bir yapım var. Çok yolculuk etme fırsatı bulduğum için her an yeni bir ilgi alanı, yeni bir malzeme keşfedebiliyorum. Üzerinde çalıştığım medyumdan ya da içerikten sıkıldığım anda; fotoğraf, yerleştirme ya da Video Art gibi başka bir medyuma atlayıp kaçma fırsatım var. Yani sözünü ettiğiniz kıvılcım her an her yerde çakabiliyor. O noktada elimdeki iş, şekil değiştirmeye başlarken ben de konuyla ilgili malzeme toplamaya, düşünmeye ve araştırmaya başlıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/21/ert3156shoplukare-21092025719aa84f.jpg"/><p><b>"Sound of Silence" sergisi sessizlik, doğa ve kadın arasında kırılgan ama güçlü bir bağ kuruyor. Sessizlik sizin için nasıl bir ifade alanı yaratıyor?</b></p><p>Çocukluklarından itibaren kadınlara; sessiz olmaları, duygularını paylaşmamaları, kısacası görünmez olmaları öğretilen ve dayatılan bir ülkede yaşıyoruz. Kadına yönelik şiddet giderek artıyor ve sessiz çığlıklar görmezden geliniyorken, bu konuya değinmemek mümkün değildi sanki; işlerim doğal akışı içinde bu yola girdi. Kadın olarak, eşitsizliği hissederek yaşamak, dünyanın her yerinde zor bence.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/21/image004-210920259e8789b3.jpg"/><p><b>Çalışmalarınızda sıkça rastladığımız kadın figürü, hem kişisel hem de kolektif belleğin taşıyıcısı gibi görünüyor. Sizce bugün Türkiye'de kadın olmak, sanatınızda nasıl bir yankı buluyor?</b></p><p>Evet her ikisi de! Kendimi ve hemcinslerimi iyi ve kötü yanlarımızla iyi tanıyıp yorumladığımı düşünüyorum. Aslında hepimiz temelde aynı sıkıntılı ortamı paylaşıyoruz ama sıkıntı yaşadığının farkında olmadan uyum sağlayan, </span>boyun eğen ya da sıkıntı yaratan da çok kadın var. Bu sergide; sesini duyurmanın farklı yolları da olduğunu; işaret diliyle yazdığım, yardım isteyen simgesel kelimeler ve şiirsel alıntılarla vurgulamak istedim. Resimde yazının gücünü de kullanmayı seviyorum. Sanırım grafik eğitimi almamdan kaynaklanan bir getiri bu.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/21/ert3301shoplukare-2109202543cd6373.jpg"/><p><b>Resimlerinizde doğa ile kadın arasında kurulan ilişki, eko-feminist bir söylemi de çağrıştırıyor. Doğa sizin için yalnızca bir metafor mu, yoksa kişisel bir deneyimin uzantısı mı?</b></p><p>Ekofeminizm teorisi; doğanın tahrip edilmesiyle, kadınlar üzerindeki toplumsal baskının, orantılı ve bağlantılı olduğunu savunurken, kadın ve doğayı ayrılmaz bir bütün olarak görüyor. Aslında daha çok metafor ama doğru. Okudukça ben de kadın ve doğanın ezilmesi arasında küçümsenmeyecek bir ilişki olduğunu gördüm. Ataerkil düzen; doğaya da kadına davrandıkları gibi davranmış, çağlar boyunca onu fethetmeye, kontrol altına almaya çalışmış. Ben de bu teori üzerine yeni bir seri üretmeye odaklandım.</p><p><b>Siyah-beyazın keskinliğini yalnızca seçili renklerle kırmanız, izleyicide güçlü bir duyusal etki bırakıyor. Renk kullanımını nasıl bir strateji olarak belirlediniz?</b></p><p>Bir boyama kitabı içerisinde gezinircesine süregelen, kontrollü, dışarıdan müdahalelere açık bir yaşamı anlatmak istedim. Bu resimlerimde; çevreden müdahale edilerek yönlendirilen, siyah beyaz bırakılan, istenilen renklerle renklendirilen veya boş bırakılan ya da </span>yok sayılan yaşamlar var. En özgür figür olarak da kuşları seçtim. Fonda yer alan ses enstalasyonu da sergiyi tamamlayan bir öge oluyor.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/21/ert3343shoplukare-2109202537ab9ccc.jpg"/><p><b>MERKUR'deki bu yeni sergiyle birlikte izleyicinizden nasıl bir karşılık, nasıl bir yankı bekliyorsunuz? Sessizliğinizin nasıl duyulmasını isterdiniz?</b></p><p>Halen süregelen "Kezban'ın Nadire Kabinesi" adlı sergimde, izleyicinin dört aydır, eksiltmeden gösterdiği ilginin, sesimin duyulduğu anlamına geldiğini düşünüyorum. Aynı ilginin, MERKUR'de de süreceğini umuyor ve bekliyorum. Sergilerimin birbirini takip eden söylemleri var çünkü. Bu kez resim tekniği tamamen farklı olsa da bir öncekinin anlamını bütünleyecek yaklaşımı izleyicinin ayırt edebileceğine eminim. Ayrıca MERKUR'ün sergi alanını, farklı bir kurulumla bölüp, yine farklı bir aydınlatma ve ses enstalasyonuyla bu sergiye özgü bir atmosfer yaratacağım için heyecanlıyım.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/21/ert3243shoplukare-2109202535d978a7.jpg"/><p><b>Serginizde ağız, saç, megafon gibi tekrar eden semboller dikkat çekiyor. Bu imgeler sizin için bireysel mi, yoksa kolektif bir dilin parçaları mı?</b></p><p>Bence bireysel başladı ama çok tekrar ettiğim için zaman içerisinde bana özel bir lisana da dönüştü sanırım. "Saç"; güçlü bir kadın simgesi olarak resimlerimde her zaman vardı. Bu saçların renkleri veya formlarıyla oynayarak kadınlarımın kimliklerini güçlendirdiğimi </span>ve kompozisyonlarda kendime özel bir dil oluşturduğumu düşünüyorum. Genelde kendi gözlerimin görsellerini kullandığım "Göz-Korku" kolajları, ara ara farklı serilerde gerektikçe ortaya çıkarlar. "Nadire Kabinesi"ndeki enstalasyonumda ilk kez kullanmaya başladığım "Ağız-Çığlık" kolajları, içerik gereği bu sergide yoğunlaştı ve tabii "Megafon" tümüyle bu sergiye özgü bir simge olarak alfabeme girdi.</span></p><p><b>Eşinizle birlikte sanat koleksiyonu dışında farklı koleksiyonlarınız da var, içerikleri hakkında bilgi alabilir miyiz?</b></p><p>Evet eşimle toplamayı seviyoruz. Yolculuk tarihlerimizi genellikle gittiğimiz şehirlerdeki  antika ve bitpazarlarının açılış günlerini denk getirecek şekilde planlarız. Aileden kalan ya da daha önce edinilmiş nesnelerin benzerlerinin bulunup alınmasıyla başlayan birikimler zamanla koleksiyona dönüşüyorlar. Sanat dışında yaklaşık 14 farklı koleksiyonumuz var. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/21/ert3318shoplukare-21092025804e6a70.jpg"/><p><b>Uzun sanat yolculuğunuzda sizi derinden etkilemiş ya da bugün ha&#770;la&#770; dönüp baktığınız bir sanatçı, yazar ya da düşünür var mı?</b></p><p>Olmaz mı, saymakla bitmez! Aslında o kadar çok ki müzelere her gittiğimde yeni sergilerin yanı sıra eski koleksiyonlara da tekrar tekrar bakmaktan büyük keyif alıyorum. Van Gogh'a, Magritte'e ve Frida'ya bayılırdım, çok geç bir tarih belki ama 80'li yıllarda Warhol'u, Lichtenstein ve Rauschenberg'i tanıdım, Sevgi Soysal (Tante Rosa), Sevim Burak (Yanık Saraylar) gençlik yıllarımda beni çok etkilemişlerdi. İkisi de kadın olarak Türkiye'de yetişmiş çok özel yazarlardır. Hepsi ve daha birçoğu için duygularım asla değişmez. Ama yeni sanatçılardan da sevdiğim çok isim var.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/21/ert3214shoplukare-210920259292b700.jpg"/><p><b>Kendi pratiğinizden yola çıkarak, sanatın hem kişisel hem de toplumsal düzeyde dönüştürücü gücünü nasıl tanımlarsınız?</b></p><p>Ben gerçek sanatçıları samimiyetleriyle değerlendirme taraftarıyım. Kişi neyse, ortaya çıkardığı işin de kendisinin, düşüncelerinin, yaşamının bir devamı, yansıması olması gerektiğine inanıyorum. Alıcının beğenileri, ticari yaklaşımlar ya da dönemsel politik akımlara yönelik iş üretmeyi samimiyetsiz buluyorum. Benim ürettiğim işler; çevremin, toplumun, evimin, yaşam biçimimin ve hayata bakış açımın bir yansımasıdır. Dolayısıyla eğer sanatçı olarak bir gücüm varsa, bunu ancak samimiyetimle açıklayabilirim.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/21/ert3152shoplukare-2109202512781556.jpg"/><p><b>Yeni serginizde teknoloji ve doğa arasındaki gerilim de görünür hale geliyor. Siz teknolojiyle bireysel olarak nasıl bir ilişki kuruyorsunuz?</b></p><p>Teknolojik gelişmelere açığım ama teslim olma taraftarı değilim. Yeri geldikçe seve seve kullanıyorum. Örneğin 2021'deki sergim için hologram kullanmıştım. Fotoğraf ve Video Art zaten teknoloji desteği gerektiren mecralar. NFT de yaptım. Yalnız AI (yapay zeka) olayının abartılmış halini sevmiyorum. Onlar bence sabun köpüğü gibi, Instagram ortamında zevkle izleyip, arkadaşlarımıza gönderdiğimiz, ama hiçbir zaman sanat eserleri kategorisine giremeyecek geçici işler. Nerede duracağını bilememiş, AI kullanmalara doyamamış işlerden oluşan sergilere girmiyoruz bile artık.</span></p><b>Önümüzdeki sürece dair paylaşmak istediğiniz gelecek planlarınız var mı? </b><p></p><p>Her zamanki gibi planlarım var tabii, ama bunlar gerçekleşmeden söz etmeyi doğru bulmuyorum. "Sound of Silence" Kasım ayına kadar sürecek. Sonra biraz yolculuğa çıkar ve ardından her zamanki gibi çalışmaya devam ederim.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/kezbanarca-batibeki-ile-sanatin-ve-bellegin-izinde-1085904</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/21/kezbanarca-batibeki-726_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085903</guid><pubDate>Sun, 21 Sep 2025 15:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Dijital Çağda Koleksiyonerlik: Jennifer Stockman'ın Sanat Vizyonu]]></title><description><![CDATA[Contemporary Istanbul Vakfı'nın bu yılki teması “Dağılan Koordinatlar: İstanbul ve Değişen Sanat Peyzajı.” CIF Dialogues 2025'e katılan isimler arasında ise Guggenheim Müzesi'nden Jennifer Stockman da yer alıyor. Stockman ile CI'ın 20'nci yılı öncesi bir araya geldik.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Bu yılın teması olan "Dağılan Koordinatlar: İstanbul ve Değişen Sanat Peyzajı", sizin için tam olarak ne ifade ediyor?</b></p><p>Dünyayı algılayışımızı ters yüz etmek... Sanatın sürekli değişen manzarasında konumumuzu sorgulamak ve bilinmeze cesaretle yaklaşmak. Sınırları sorgulamaya davet eden, bizi alışılmışın dışına çıkaran bir yaklaşım.</p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/pierre-sigg-ile-digital-sanatin-gelecegi-uzerine-1085898" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/19/pierre-sigg-918_2-52.jpg"/></div><h3>Pierre Sigg ile Dijital Sanatın Geleceği Üzerine</h3></a><p><b>Bugün sanatı en çok etkileyen sosyal ya da teknolojik dönüşümler sizce neler?</b></p><p>Sosyal açıdan bakıldığında kapsayıcılık, yeni sesleri ve bakış açılarını daha görünür kılıyor. Teknolojik tarafta ise yapay zeka&#770;, blockchain ve metaverse; sanatın yaratılma, sahiplenilme ve paylaşılma biçimlerini kökten değiştiriyor. Bu sayede sanat daha erişilebilir hale geliyor ama aynı zamanda katmanlı ve karmaşık bir yapı kazanıyor.</p><p><b>Dijital sanatın yükselişi koleksiyonerlik pratiklerini nasıl dönüştürüyor?</b></p><p>Dijital sanat, değer kavramını tamamen yeniden tanımlıyor. NFT'ler ve sanal eserler, fiziksel varlıktan çok özgünlük ve deneyimi öne çıkarıyor. Bu da koleksiyonerler için cesur, yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p><p><b>İstanbul'un Doğu ile Batı arasındaki konumunu sanat perspektifinden nasıl görüyorsunuz?</b></p><p>İstanbul canlı ve dinamik bir kavşak noktası. Doğu'nun köklü mirasını Batı'nın yenilikçi vizyonuyla harmanlıyor. Sanat sahnesi de bu harmanla birlikte iki dünyayı birbirine bağlayan güçlü diyaloglar yaratıyor.</span></p><p><b>Guggenheim deneyiminizden bugüne taşıdığınız en önemli ders sizce nedir?</b></p><p>Sanat; kültürleri, fikirleri ve insanları birbirine bağladığında yaşam bulur. Yaklaşık 20 yıl boyunca Guggenheim Yönetim Kurulu'nda yer aldım; başta beni çeken şey kurumun küresel vizyonuydu. Bugün ha&#770;la&#770; hayatımı ve işlerimi bu öğreti yönlendiriyor.</p><p><b>Bu yıl CIF Dialogues'a katılma motivasyonunuz neydi?</b></p><p>Sanatın dünyadaki sarsıcı değişimleri nasıl yansıttığını sorgulamak istedim. Batı'daki merkezlerden Asya ve Orta Doğu'daki yükselen kültürel güçlere uzanan bu büyük sorulara derinlemesine girmek için buradayım. CIF Dialogues, filtresiz, cesur tartışmalar için eşsiz bir alan sunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/21/gettyimages145861452-21092025e6e784c4.jpg"/><p><b>Contemporary Istanbul'un 20'nci yıl dönümünde burada olmak sizin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Bu, dayanıklılığın ve vizyonun kutlanması demek. Bu özel dönüm noktasını kutlamak, sanatın durdurulamaz, kalıcı ruhunu onurlandırmak gibi.</p> <b>Kariyerinizdeki en heyecan verici dönüşüm veya kırılma anı neydi?</b><p></p><p>Her daim dönemin ruhunu yakalamak... Bundan 20 yıl önce Guggenheim Abu Dhabi'yi desteklemek, Suudi Arabistan'ın Vision 2030 kültür ve sanat vizyonunun erken savunucularından olmak ya da dijital platformlara, metaverse ve yapay zeka&#770;ya öncülük etmek. Her bir adım, sanatı dünyanın nabzıyla yeniden buluşturmayı başardı.</span></p><p><b>Genç koleksiyonerlere vermek isteyeceğiniz önemli tavsiyeler neler olur?</b></p><p>Geçici trendlere değil, sezgilerinize güvenin. Galeri ve müze duvarlarının ötesine geçen, dünyanın hika&#770;yelerine dokunan eserleri arayın. Sizi gerçekten etkileyen sanat eserleri zamanla değerini her daim korur.</p><b>Bugünün koleksiyoncuları artık sadece sanat eseri değil, değer ve anlam da topluyor. Sizce geleceğin koleksiyonculuğunu hangi kavramlar şekillendirecek? </b><p></p><p>Geleceği kestirmek zor, ancak özgünlük, kültürel yankı ve sürdürülebilirlik öne çıkacak diyebilirim. Güçlü hika&#770;yeler anlatan, etik değerler taşıyan ve aynı zamanda görsel açıdan etkileyici sanat eserleri koleksiyonerlerin odağına girecek.</p><b>Sürdürülebilirlik sanat dünyasında koleksiyonerler için ne kadar önem kazanıyor? </b><p></p><p>Sürdürülebilirlik yükselen bir değer. Çevresel ve sosyal sorumlulukla doğrudan bağlantılı. Yeni temalar ortaya çıkacak olsa da koleksiyonerler her geçen gün daha fazla, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir geleceği savunan sanat eserlerine yöneliyor.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/dijital-cagda-koleksiyonerlik-jennifer-stockmanin-sanat-vizyonu-1085903</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/21/dijital-cagda-koleksiyone-178_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085901</guid><pubDate>Fri, 19 Sep 2025 23:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Nice 20 Yıllara: Marcus Graf'ın Contemporary Istanbul Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Sanatçılardan koleksiyonerlere, galerilerden küratörlere… Contemporary Istanbul'un 20 yıllık serüveni, şehre ve sanata kattıklarıyla, hafızasında iz bırakan anılarıyla yeniden canlanıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Contemporary Istanbul'un 20 yıllık  yolculuğunu düşündüğünüzde, sizin için en unutulmaz an hangisi?</b></p><p>Benim için en unutulmaz an, özellikle  2015&#8211;2017 yılları arasında program direktörlüğü yaptığım dönemdi. O dönemde  hayata geçirdiğimiz "The 90 Minute Shows" ve "Collector Stories" projeleri  aklımda kaldı. "The 90 Minute Shows" projesinde her 90 dakikada bir mekânda  solo bir sergi kürate etmek hem heyecan verici hem de deneysel bir deneyimdi.  "Collector Stories" ise Türkiye'nin önde gelen 60 koleksiyonerinden bir seçkiyi  bir araya getirerek adeta bir müze sergisi kurmak gibiydi ve fuar sırasında o  sergiye uzanan uzun kuyrukları hâlâ hatırlıyorum. Ve tabii ki, her yıl fuarda  yaptığım turlar da benim için unutulmaz. Bu turlar, farklı kuşaklardan  sanatseverlerle sanat arasında köprü kurduğum ve fuarın canlı diyalog ortamını  en iyi hissettiğim anlar oldu.</p><p><b>Sizce fuar, İstanbul'un kültür ve sanat  ekosistemini 20 yılda nasıl değiştirdi?</b></p><p>Contemporary Istanbul, İstanbul'u global  sanat haritasında daha görünür kılarken, burada bir sanat ekosistemi oluşturdu.  Sadece koleksiyonerleri değil, genç sanatçıları, galerileri ve geniş bir sanat  izleyicisini bir araya getirdi. İstanbul Bienali, Türkiye'de çağdaş sanatın  üretimi ve paylaşımı açısından ne kadar önemliyse, Contemporary Istanbul da  çağdaş sanatın koleksiyonculuğu ve sanat piyasasının genişlemesi ve gelişmesi  için o kadar önemli bir rol oynadı.</p><p><b>İlk kez katıldığınız CI deneyimi ile  bugünü kıyasladığınızda en büyük fark nedir?</b></p><p>İlk yıllarda daha çok yeni bir girişimin  heyecanı ve keşif ruhu hakimdi. Bugün ise CI, kurumsal yapısı, profesyonel  standartları ve uluslararası bağlantılarıyla güçlü bir marka haline geldi.  Artık sadece bir fuar değil, bir kültürel platform.</p><p><b>20 yıl önceki sanat dünyasıyla bugünün  sanat ortamını karşılaştırırsanız, en büyük dönüşüm sizce nerede?</b></p><p>En büyük dönüşüm kesinlikle dijitalleşmede  ve sanatın daha kapsayıcı hale gelmesinde oldu. 20 yıl önce sanat dünyası daha  çok fiziksel mekânlarla sınırlıyken, günümüzde sanat çevrimiçi platformlarda da  güçlü bir varlık gösteriyor. Ayrıca çağdaş sanat dünyamız ve bu bağlamda  sergiler ve fuarlar artık çok daha küresel odaklı ve uluslararası bir sanat  piyasasından söz ediyoruz. Son 20 yılda hem dünyada hem de Türkiye'de çağdaş  sanatın sanat piyasasındaki payı giderek arttı. 20 yıl önce çağdaş sanat daha  küçük bir paya sahipken, günümüzde global piyasada yaklaşık yüzde 15-20  civarında bir etkiye sahip. Bu da çağdaş ve genç sanatın rolünü çok daha  görünür hale getiriyor.</p><p><b>Contemporary Istanbul'un sizin kişisel  yolculuğunuzda en büyük katkısı ne oldu?</b></p><p>CI, bana hem küratöryel hem de akademik  anlamda geniş bir perspektif kazandırdı. Uluslararası sanat dünyasını İstanbul  bağlamında deneyimlemek, hem öğretimime hem de yazılarıma doğrudan yansıdı.  Ayrıca, Contemporary Istanbul'daki görevlerim sayesinde galerilerle çok daha  yakın bir temas kurarak birçok yeni meslektaş ve arkadaş kazandım. Bunun yanı  sıra, CI deneyimlerimi ve fuarcılık ile sanat piyasasından edindiğim bilgileri  üniversitedeki derslerime birebir aktarma şansım oldu. Böylece birçok öğrencim  de Contemporary Istanbul'da çalışma fırsatı buldu ve bu platformdan doğrudan  faydalandı.</p><p><b>İstanbul'un ruhu fuarda nasıl hissediliyor  sizce?</b></p><p>İstanbul'un çok katmanlı kimliği, fuarda  her zaman hissedilir. Doğu ile Batı'nın buluştuğu, tarih ile güncelin iç içe  geçtiği bir kent olan İstanbul, fuara da bu dinamizmini taşır. CI'ın  enerjisinde şehrin kaotik ama yaratıcı ruhu çok net görülür.</p><p><b>20 yılın ardından geriye dönüp  baktığınızda "iyi ki" dediğiniz bir an veya seçim var mı?</b></p><p>Evet, 2015'te fuarın program  direktörlüğünü üstlenmek benim için önemliydi. O kararı verdiğim için çok  mutluyum. Ayrıca her yıl fuarda sanatseverlere turlar düzenlemek de "iyi ki"  dediğim anlar arasında; çünkü sanatla insanlar arasında köprü kurabilmek paha  biçilmez. Ayrıca her fuarda yeni sanatçılar ve eserleri keşfetmek harika.</p><p><b>Sizce CI, önümüzdeki 20 yılda nasıl bir  vizyonla ilerlemeli?</b></p><p>Bence CI'ın önümüzdeki yıllarda  sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve kapsayıcılık ekseninde ilerlemesi çok  önemli. Özellikle yurt dışındaki önde gelen büyük galerileri İstanbul'a çekerek  uluslararası sanatçıları ve eserleri Türkiye'deki sanatseverlerle buluşturmak,  CI'nin küresel bir platform olarak rolünü güçlendirecektir. Aynı zamanda genç  sanatçılar ve Türkiye'deki sanat aktörleri, galeriler ve sanatçılar da  unutulmamalı. CI, Türkiye'deki önde gelen galeriler için güçlü bir platform  olmaya devam etmeli ve böylece hem global hem de yerel sanat ortamı arasında  bir buluşma alanı olarak işlev görmeli.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/nice-20-yillara-marcus-grafin-contemporary-istanbul-yolculugu-1085901</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/19/nice-20-yillara-marcus-gr-382_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085900</guid><pubDate>Fri, 19 Sep 2025 23:07:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Nice 20 Yıllara: Alican Leblebici'nin Contemporary Istanbul Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Sanatçılardan koleksiyonerlere, galerilerden küratörlere… Contemporary Istanbul'un 20 yıllık serüveni, şehre ve sanata kattıklarıyla, hafızasında iz bırakan anılarıyla yeniden canlanıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Contemporary Istanbul'un 20 yıllık  yolculuğunu düşündüğünüzde, sizin için en unutulmaz an hangisi?</b></p><p>Benim için unutulmaz olan, fuarda kendi  işimle yer aldığım dönemler değil aslında. Daha çok fuarı gezerken hiç  beklemediğim bir anda karşıma çıkan işler, tesadüfi karşılaşmalar. O küçük  anlar, bana sanatın fuar dışında da var olduğunu hatırlattı.</p><p><b>Sizce fuar, İstanbul'un kültür ve sanat  ekosistemini 20 yılda nasıl değiştirdi?</b></p><p>CI, sanat dünyasını merkezden çıkarıp daha  görünür kıldı. İstanbul'un kültürel haritasında büyük bir işaret koydu  diyebilirim. Bu yıl işimle orada olmasam da, fuarın bu kente kattığı  uluslararası nefesi yadsımak mümkün değil.</p><p><b>İlk kez katıldığınız CI deneyimi ile  bugünü kıyasladığınızda en büyük fark nedir?</b></p><p>İlk deneyimde, daha çok "büyük resim"  karşısında şaşkınlık vardı. Bugün ise gözüm artık ayrıntılarda: kürasyon  tercihlerinde, izleyiciyle iş arasındaki ilişkide. Katılsam da katılmasam da,  CI'ye bakışım giderek daha eleştirel ama aynı zamanda daha sakin bir noktaya  geldi.</p><p><b>20 yıl önceki sanat dünyasıyla bugünün  sanat ortamını karşılaştırırsanız, en büyük dönüşüm sizce nerede?</b></p><p>Sanat dünyası daha şeffaf ve daha çok  sesli hale geldi. Dijital mecralar, alternatif sergi alanları, bağımsız  inisiyatifler... Artık tek merkezden değil, çok merkezden akan bir sanat ortamı  var. Bu yıl CI dışında olmayı seçmek de, bu çoğulluğun bir parçası.</p><p><b>Contemporary Istanbul'un sizin kişisel  yolculuğunuzda en büyük katkısı ne oldu?</b></p><p>CI bana, sanatın yalnızca üretim değil,  aynı zamanda karşılaşma alanı olduğunu öğretti. Orada işim olsun ya da olmasın,  tanıştığım insanlar, gördüğüm işler ve kurduğum bağlar kişisel yolculuğumda çok  şey kattı.</p><p><b>İstanbul'un ruhu fuarda nasıl hissediliyor  sizce?</b></p><p>İstanbul'un kaosu, çeşitliliği ve sürprizi  CI'ın damarlarında akıyor. Hatta işimle orada olmadığım zamanlarda bile şehrin  kendisini fuarda görüp duyuyorum: kalabalığın uğultusunda, bir standın  köşesinde durup izleyen tek kişide.</p><p><b>20 yılın ardından geriye dönüp  baktığınızda "iyi ki" dediğiniz bir an veya seçim var mı?</b></p><p>"İyi ki"lerim, hep kendi yolumdan  sapmamakla ilgili oldu. Bazı yıllar fuarda işim vardı, bazı yıllar yoktu. Ama  her ikisi de bana başka şeyler kattı. Geriye dönüp bakınca, seçmediğim anların  da aslında seçim olduğunu fark ediyorum.</p><p><b>Sizce CI, önümüzdeki 20 yılda nasıl bir  vizyonla ilerlemeli?</b></p><p>Daha çok risk almalı. İstanbul'un ruhunu  gerçekten yansıtacak olan şey, güvenli alanlar değil; sürpriz, deney,  kırılganlık. CI'ın önümüzdeki yıllarda sadece vitrini değil, laboratuvarı da  olmasını diliyorum.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/nice-20-yillara-alican-leblebicinin-contemporary-istanbul-yolculugu-1085900</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/19/nice-20-yillara-alican-le-947_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085899</guid><pubDate>Fri, 19 Sep 2025 23:02:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Nice 20 Yıllara: Şükran Moral'in Contemporary Istanbul Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Sanatçılardan koleksiyonerlere, galerilerden küratörlere… Contemporary Istanbul'un 20 yıllık serüveni, şehre ve sanata kattıklarıyla, hafızasında iz bırakan anılarıyla yeniden canlanıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Contemporary Istanbul'un 20 yıllık  yolculuğunu düşündüğünüzde, sizin için en unutulmaz an hangisi?</b></p><p>2016'da yaptığım MY HEART performansım...  Çok kısa bir zamanda hazırlamıştım. 2010 Mardin' de "Evli Üç  Erkekle" performansımı ilk kez izleyicinin karşısına çıkardığım zamanı da  unutamam.</p><p><b>Sizce fuar, İstanbul'un kültür ve sanat  ekosistemini 20 yılda nasıl değiştirdi?</b></p><p>Uluslararası kimlik kazandırdı.</p><p><b>İlk kez katıldığınız CI deneyimi ile  bugünü kıyasladığınızda en büyük fark nedir?</b></p><p>Giderek daha geniş kitleleri kucaklaması.</p><p><b>20 yıl önceki sanat dünyasıyla bugünün  sanat ortamını karşılaştırırsanız, en büyük dönüşüm sizce nerede?</b></p><p>20 yıl önce daha az sansür vardı bugün  sanat ortamı korku içinde auto sansürle yaşıyor. Ortaya çıkan işler heyecanını  yitirdi. </p><p><b>İstanbul'un ruhu fuarda nasıl hissediliyor  sizce?</b></p><p>İstanbulluların sanat vesilesi ile bir  araya gelmeleri çok hoş.</p><p><b>20 yılın ardından geriye dönüp  baktığınızda "iyi ki" dediğiniz bir an veya seçim var mı?</b></p><p>İyi ki dediğim şey; iyi ki kendime sansür  uygulamadım baskılara aldırış etmedim.</p><p><b>Sizce CI, önümüzdeki 20 yılda nasıl bir  vizyonla ilerlemeli?</b></p><p>CI sansüre aldırış etmeden yoluna devam  etmeli ama bütün dünyada da sanat fuarları ticaridir. </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/nice-20-yillara-sukran-moralin-contemporary-istanbul-yolculugu-1085899</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/19/nice-20-yillara-sukran-mo-202_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085898</guid><pubDate>Fri, 19 Sep 2025 17:33:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Pierre Sigg ile Dijital Sanatın Geleceği Üzerine]]></title><description><![CDATA[CIF Dialogues 2025'in konuşmacılarından biri olan Sigg Art Foundation Kurucusu Pierre Sigg, “Contemporary Istanbul'un 20'nci yılı kutlu olsun! Sanatın birleştirici ve dönüştürücü gücünü kutlamaya devam edelim” sözleriyle CI'ın 20'nci yılını kutluyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Dijital sanatın gelecekte sanat dünyasındaki rolü sizce ne olacak?</b></p><p>Dijital sanat, sanat dünyasının sınırlarını yeniden tanımlayarak geleneksel mecraların yanında güçlü bir sütun haline geliyor. Erişilebilirliği, interaktif yapısı ve teknolojinin gelişimiyle paralel evrilmesi, onu dinamik bir güç kılıyor. Yaratım ve tüketim süreçlerini demokratikleştirerek sanatçılara küresel ölçekte bir erişim olanağı sağlıyor; koleksiyonerlere ise farklı, yenilikçi, sürükleyici deneyimler sunuyor. Gelecekte dijital sanat, niş bir alan olmaktan çıkıp ana akım bir mecra haline gelecek; ifade biçimlerini çeşitlendirerek sahiplik ve değer kavramlarını yeniden tartışmaya açacak.</p><p><b>Yapay zeka&#770;, sanat üretimini ve koleksiyonerliği nasıl dönüştürüyor?</b></p><p>Yapay zeka&#770;, sanat üretiminde sanatçıların hayal gücünü sınırların ötesine taşımasına olanak tanıyor; yepyeni görsel, işitsel ve kavramsal dünyalar yaratmalarına aracılık ediyor. Koleksiyonerlik tarafında </span>ise trend analizlerinden eserlerin doğrulanmasına ve kişiselleştirilmiş koleksiyonların küratörlüğüne </span>kadar geniş bir alanı dönüştürüyor. Algoritmalarla üretilen eserler, klasik sanatçı imzası anlayışını sorgulatırken, insan dokunuşunun yeri ha&#770;la&#770; eşsiz. Yapay zeka&#770; bir ikame değil, bir ortak: yaratıcılığı büyüten, koleksiyonerin bakış açısını zenginleştiren bir araç.</span></p><p><b>Geleneksel koleksiyonerlikten dijital koleksiyonerliğe geçişi nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p><p>Bu geçiş, teknolojinin günlük yaşama nüfuz etmesiyle doğal bir evrim olarak okunabilir. Geleneksel koleksiyonculuk, fiziksel varlık ve kıtlık üzerine kuruluyken; dijital koleksiyonculuk erişilebilirliği, yenilikçiliği ve topluluk katılımını öne çıkarıyor. NFT'ler gibi araçlarla şekillenen bu dönüşüm, koleksiyonların değer ve özgünlüğünü koruma sorumluluğunu da beraberinde getiriyor. Özetle; somut miras ile dijital akışkanlığın buluştuğu son derece yeni bir paradigmaya doğru ilerliyoruz.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/19/safartbasel2025kunst-1909202574f6b441.jpg"/><p><b>Günümüzün genç koleksiyonerleri, sanat eserlerinde en çok hangi kriterlere önem veriyor?</b></p><p>Genç koleksiyonerler için otantiklik, kültürel bağlam ve sanatçının hika&#770;yesi belirleyici. Sürdürülebilirlik, kimlik ve teknoloji gibi çağın meselelerine dokunan eserler onları cezbediyor. Dijital formatlara ve blockchain tabanlı doğrulamalara açıklar. Sanatçının çevrim içi varlığı, toplulukla kurduğu bağ ya da sosyal etkisi de seçimlerinde rol oynuyor. Yatırım değeri elbette göz ardı edilmese de, onlar için öncelikli olan duygusal bağ ve kültürel diyalog.</p><b>İstanbul gibi tarihsel açıdan zengin şehirlerde dijital sanatın görünürlüğü nasıl artırılabilir? </b><p></p><p>İstanbul'un tarihsel mirası, dijital sanat için büyüleyici bir fon oluşturuyor. Müzeler ve galeriler fiziksel eserlerle dijital çalışmaları harmanlayan sergilere ev sahipliği yapabilir; kamusal alanlarda, örneğin Taksim Meydanı ya da Boğaz kıyısında büyük ölçekli dijital yerleştirmeler görülebilir. Üniversiteler, sanat kolektifleri ve teknoloji platformlarıyla iş birlikleri, festival ve atölyelerle desteklenebilir. İstanbul'un Doğu ile Batı'yı buluşturan kimliği, kenti dijital sanat için küresel bir diyalog merkezi haline getirebilir.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/19/pastedimage-19092025a5bb5dc3.jpg"/><p><b>Doğu ile Batı'yı birleştiren İstanbul'un dijital sanat ekosistemine katkısı sizce ne olabilir?</b></p><p>Kültürel kavşak rolüyle İstanbul, dijital sanat için eşsiz bir laboratuvar. Doğu'nun anlatı gelenekleriyle Batı'nın teknolojik yeniliklerini harmanlayarak özgün bir dijital sanat dili yaratabilir. Bienallerden sanatçı rezidanslarına, blockchain tabanlı şeffaf sanat işlemlerine kadar birçok alanda öncü olabilir. Genç nüfusunun dinamizmi ve şehrin tarihi katmanları, disiplinler arası üretimlere zemin hazırlıyor. Bu süreçte kamu ve özel sektörün destekleyici rolü kritik; Contemporary Istanbul gibi platformlar katalizör işlevi görebilir.</p><p><b>Sigg Art Foundation'ın kuruluş noktasında sizi harekete geçiren motivasyon ne oldu? Vakfın ayırt edici özelliği nedir?</b></p><p>Sigg Art Foundation, sanatın dijital çağda geçirdiği evrimi yakalamak arzusuyla doğdu. Sınırları zorlayan, özellikle dijital ve yeni medya alanında çalışan sanatçılara destek verme fikriyle yola çıktım. Bugün vakfın en belirgin özelliği, yenilikçiliği desteklerken sanatın duygusal ve entelektüel derinliğini de korumaya verdiği önem. Biz sadece eser toplamıyoruz; sanatçılar, teknoloji uzmanları ve koleksiyonerlerden oluşan bir ekosistem inşa ediyoruz.</p><b>Vakıf olarak desteklediğiniz projelerde en çok hangi unsurlara dikkat ediyorsunuz? </b><p></p><p>Vizyon, özgünlük ve etki en temel kriterlerimiz. Proje, teknolojiyi yenilikçi bir biçimde kullanmalı ve izleyiciyi duygusal ya da düşünsel anlamda harekete geçirmeli. Eserin teknolojik ve kültürel sürdürülebilirliği de önemli. Ayrıca disiplinlerarası ve topluluklar arası köprü kuran iş birliklerine öncelik veriyoruz. Böylece sanatın dönüşen manzarasına anlamlı katkılar sunmayı hedefliyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/19/selectionps-19092025f5084ab8.jpg"/><p><b>Önümüzdeki 10 yılda dijital sanat dünyasında en büyük kırılma noktası ne olacak?</b></p><p>Artırılmış gerçeklik (AR), sanal gerçeklik (VR) ve ileri yapay zeka&#770; gibi sürükleyici teknolojilerin entegrasyonu, sanat deneyimini kökten değiştirecek. Sanatçı, </span>eser ve izleyici arasındaki sınırlar bulanıklaşacak; birlikte üretim ve dinamik sahiplik modelleri öne çıkacak. Blockchain'in evrimi, şeffaflık ve erişilebilirliği güvence altına alarak dijital sanatı evrensel bir dil haline getirecek. Bu dönüşüm, sanatın algılanma, toplanma </span>ve deneyimlenme biçimini daha katılımcı ve kapsayıcı kılacak.</span></p><p><b>Contemporary Istanbul bu yıl 20'nci yaşını kutluyor. Bu özel dönüm noktası için neler söylemek istersiniz?</b></p><p>Contemporary Istanbul'un 20'nci yılı kutlu olsun! Bu platform, İstanbul'un küresel bir sanat merkezi olarak konumunu güçlendirmede kritik bir rol oynadı; Doğu ile Batı'dan pek çok farklı sesi bir araya getirdi. Güncel ve dijital sanata verdiği destek, sanatçı ve koleksiyonerlere ilham kaynağı oldu. Bizim Sigg Art Foundation'daki çalışmalarımıza da yol gösteren bu vizyonun önümüzdeki yıllarda da yenilikçi bir şekilde devam etmesini arzu ediyorum. Sanatın birleştirici ve dönüştürücü gücünü kutlamaya devam edelim.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/pierre-sigg-ile-digital-sanatin-gelecegi-uzerine-1085898</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/19/pierre-sigg-918_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085895</guid><pubDate>Sat, 20 Sep 2025 22:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Naif Çizimler: Semra Russell'in İlk Kişisel Sergisi]]></title><description><![CDATA[Çağdaş Türk sanatının naif anlatımıyla dikkat çeken ismi Semra Russell'in ilk kişisel sergisi İstanbul'da sanatseverlerle buluştu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/naif-cizimler-semra-russelin-ilk-kisisel-sergisi-1085895</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/19/naif-cizimler-720_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085894</guid><pubDate>Fri, 19 Sep 2025 16:22:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Nice 20 Yıllara: Ardan Özmenoğlu'nun Contemporary Istanbul Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Sanatçılardan koleksiyonerlere, galerilerden küratörlere… Contemporary Istanbul'un 20 yıllık serüveni, şehre ve sanata kattıklarıyla, hafızasında iz bırakan anılarıyla yeniden canlanıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Contemporary Istanbul'un 20 yıllık  yolculuğunu düşündüğünüzde, sizin için en unutulmaz an hangisi? </b></p><p>Benim için en unutulmaz an, eserimin ilk  kez uluslararası bir koleksiyona satıldığı andı. Çünkü o an, sadece kişisel bir  başarı değil, aynı zamanda Türk bir sanatçının dünyanın farklı ülkelerine  ulaşabileceğinin somut kanıtıydı.</p><p><b>Sizce fuar, İstanbul'un kültür ve sanat  ekosistemini 20 yılda nasıl değiştirdi?</b></p><p>CI, İstanbul'u bir buluşma noktası yaptı.  Yerel sanatçılarla uluslararası sanat dünyası arasında bir köprü kurdu. Bence  bu, sadece sanat için değil, İstanbul'un global kimliği için de çok dönüştürücü  oldu.</p><p><b>İlk kez katıldığınız CI deneyimi ile  bugünü kıyasladığınızda en büyük fark nedir?</b></p><p>İlk yıllarda fuarda görünürlüğün önemli  olduğunu düşünüyordum, şimdi görünürlüğün zaten işin gücünden geldiğini  biliyorum.</p><p><b>20 yıl önceki sanat dünyasıyla bugünün  sanat ortamını karşılaştırırsanız, en büyük dönüşüm sizce nerede?</b></p><p>Kesinlikle dijitalleşmede. Sosyal medya,  sanatın erişimini inanılmaz hızlandırdı. Bir eser artık sadece galeride değil,  saniyeler içinde dünyanın öbür ucunda görülebiliyor. Bu hız hem avantaj hem de  bazen dezavantaj; ama kesinlikle dönüşümün en güçlü noktası.</p><p><b>Contemporary Istanbul'un sizin kişisel  yolculuğunuzda en büyük katkısı ne oldu?</b></p><p>Benim için en büyük katkısı, İstanbul'da  üretilen işlerin dünyaya açılabileceğini göstermek oldu. Fuar, eserlerime  uluslararası bir görünürlük sağladı. Bu hem motivasyon hem de sanat pratiğimde  cesaret anlamına geliyor.</p><p><b>İstanbul'un ruhu fuarda nasıl hissediliyor  sizce?</b></p><p>İstanbul, tam da fuar gibi: çok katmanlı,  kaotik ama bir o kadar büyüleyici. CI'ın koridorlarında gezerken bu şehre ait  çok sesliliği hissediyorsunuz. Hem Doğu'ya hem Batı'ya bakan bir enerji var.</p><p><b>20 yılın ardından geriye dönüp  baktığınızda "iyi ki" dediğiniz bir an veya seçim var mı?</b></p><p>"İyi ki pes etmemişim" derim. Çünkü yol  bazen çok zorlayıcı olabiliyor. Ama dönüp baktığımda, çalışkanlığım ve  kararlılığımın en büyük seçimim olduğunu görüyorum.</p><p><b>Sizce CI, önümüzdeki 20 yılda nasıl bir  vizyonla ilerlemeli?</b></p><p>Daha kapsayıcı, uluslararası görünürlüğü  daha çok ve genç bir vizyonla... Genç koleksiyonerlere, galerilere ve sanatçılara  daha fazla alan açmalı, İstanbul'u daha çok içselleştirmeli. İstanbul'un özgün  ruhunu kaybetmeden ilerlemeli. Çünkü CI'ı özel kılan şey, tam da bu ruh.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/nice-20-yillara-ardan-ozmenoglunun-contemporary-istanbul-yolculugu-1085894</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/19/nice-20-yillara-ardan-ozm-911_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085892</guid><pubDate>Fri, 19 Sep 2025 13:32:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Nice 20 Yıllara: Mehmet Ali Bakanay'ın Contemporary Istanbul Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Sanatçılardan koleksiyonerlere, galerilerden küratörlere… Contemporary Istanbul'un 20 yıllık serüveni, şehre ve sanata kattıklarıyla, hafızasında iz bırakan anılarıyla yeniden canlanıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Contemporary Istanbul'un 20 yıllık  yolculuğunu düşündüğünüzde, sizin için en unutulmaz an hangisi?</b></p><p>İlk ziyaretimde hissettiğim o "keşif  duygusu"nu unutmuyorum. İstanbul'un bir gün küresel sanat haritasında güçlü bir  yer edineceğini sezmiştim. O heyecan hâlâ canlı; her yıl fuara girerken o ilk  anı hatırlıyorum.</p><p><b>Sizce fuar, İstanbul'un kültür ve sanat  ekosistemini 20 yılda nasıl değiştirdi?</b></p><p>CI, İstanbul'u bir sergi şehrinden çok bir  buluşma şehrine dönüştürdü. Yalnızca sanatseverleri değil, iş dünyasından  akademiye kadar farklı kesimleri bir araya getirdi. Şehrin DNA'sına işleyen bir  kültürel dinamizm yarattı.</p><p><b>İlk kez katıldığınız CI deneyimi ile  bugünü kıyasladığınızda en büyük fark nedir?</b></p><p>İlk yıllarda daha çok merak duygusu  hâkimdi. Bugün ise sanat piyasasının dili, koleksiyonerliğin bilinci ve  sanatçıların özgüveni çok daha olgun. İstanbul'da sanat konuşmak artık çok daha  rafine bir mesele.</p><p><b>20 yıl önceki sanat dünyasıyla bugünün  sanat ortamını karşılaştırırsanız, en büyük dönüşüm sizce nerede?</b></p><p>20 yıl önce sanat daha çok "nesne"  üzerinden tartışılıyordu; bir tablo, bir heykel, bir obje... Bugün ise sanat,  yalnızca bir estetik deneyim değil, aynı zamanda bir düşünce pratiği ve  sosyolojik bir alan. Gilles Deleuze'ün dediği gibi sanat, artık "duyumsamanın  düşünceye dönüştüğü" bir noktada. Bir sergiye gittiğinizde yalnızca görmüyor,  aynı zamanda tartışıyor, konumlanıyor, hatta politikleşiyorsunuz. Bu dönüşümün  en çarpıcı yanı, sanatın toplumsal hafızaya ve gündelik hayata nüfuz edişi. 20  yıl önce sanat, belli çevrelere hitap eden seçkin bir alan gibiydi; bugün ise  bir yaşam biçimi, hatta kolektif bir dil.</p><p><b>Contemporary Istanbul'un sizin kişisel  yolculuğunuzda en büyük katkısı ne oldu?</b></p><p>CI bana, İstanbul'da sanatın her zaman  yeniden keşfedilebileceğini öğretti. Koleksiyonculuk serüvenimde de hep bu  bakış açısıyla ilerledim: sürekli yeniyi aramak, sürekli şaşırmaya açık olmak.</p><p><b>İstanbul'un ruhu fuarda nasıl hissediliyor  sizce?</b></p><p>Şehrin ruhu fuarın bütününde gizli: Doğu  ile Batı'nın aynı anda çatışıp uzlaştığı, kaotik ama büyüleyici bir enerji.  İstanbul'un ta kendisi aslında.</p><p><b>20 yılın ardından geriye dönüp  baktığınızda "iyi ki" dediğiniz bir an veya seçim var mı?</b></p><p>İyi ki bu yolculuğun en başından itibaren  içinde olmuşum. Çünkü Contemporary Istanbul, yalnızca bir sanat fuarı değil,  aslında İstanbul'un kültürel hafızasını kaydeden bir zaman kapsülü. Her yıl  yeni sanatçılar, yeni koleksiyonerler, yeni tartışmalar ekleniyor; ama geriye  dönüp baktığınızda bir bütünlük görüyorsunuz. Bu bütünlük, şehrin sanat  tarihinin son 20 yılını adeta canlı bir arşiv gibi önünüze seriyor. Kendi adıma  "iyi ki" dediğim şey, yalnızca gördüğüm eserler değil; fuarda tanıştığım  insanlar, bazen hiç planlamadan girilen sohbetler... Hatta ilk yıllardan birinde, sanırım  fuarın ikinci yılıydı , tesadüfen karşılaştığım genç bir sanatçının küçük bir  eserini almıştım. Bugün o sanatçı uluslararası ölçekte tanınıyor. O deneyim  bana şunu hatırlattı: Sanatta en değerli şey çoğu zaman o anlık sezgidir. İyi  ki o sezgiye güvenmişim. Yani aslında "iyi ki" dediğim şey, fuarın kendisi;  çünkü bana yalnızca eserler değil, bakış açısı kazandırdı.</span></p><p><b>Sizce CI, önümüzdeki 20 yılda nasıl bir  vizyonla ilerlemeli?</b></p><p>Sanatın geleceği yalnızca estetik  arayışlarla değil, teknoloji, kültürel kimlik ve hafıza arasındaki ilişkilerle  belirlenecek. Yapay zekâ, dijital üretim ve yeni medya, sanatın araçlarını  dönüştürürken; İstanbul gibi şehirler, sanatın "nereden konuştuğu" sorusunu  gündeme getiriyor. Walter Benjamin'in "auranın kaybı" dediği şey belki de bugün  yeniden tanımlanıyor: bir yapay zekâ eseri de aura taşıyabilir mi? Edward  Said'in "coğrafyanın belleği" dediği olgu, İstanbul'un çok katmanlı kültürel  yapısında hâlâ canlı. CI'nin önümüzdeki 20 yıldaki en büyük vizyonu, bu iki  hattı "teknolojik yenilik ve kültürel hafıza" bir arada taşıyabilmek olmalı.  Yani yalnızca küresel sanat piyasasına eklemlenen bir fuar değil, aynı zamanda  İstanbul'un kendi özgün sesini dünyaya açan bir entelektüel platform. </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/nice-20-yillara-mehmet-ali-bakanayin-contemporary-istanbul-yolculugu-1085892</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/19/nice-20-yillara-mehmet-al-655_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085891</guid><pubDate>Fri, 19 Sep 2025 13:14:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Nice 20 Yıllara: Maya Portakal Bitargil'in Contemporary Istanbul Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Sanatçılardan koleksiyonerlere, galerilerden küratörlere… Contemporary Istanbul'un 20 yıllık serüveni, şehre ve sanata kattıklarıyla, hafızasında iz bırakan anılarıyla yeniden canlanıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Sizce fuar, İstanbul'un kültür ve sanat  ekosistemini 20 yılda nasıl değiştirdi?</b></p><p>Geliştirdi, sürdürülebileceğini ispat  etti. Yaygınlaştırdı, dünyada hatırı sayılır ve köklü sanat evleriyle lokal  Türk galerilerini ve sanat meraklılarını buluşturdu. Çocuklarla kaynaştırdı,  şehrin sözü oldu.Fuarlar, sanat piyasasının bir kısmının vitrini. Piyasanın,  iştahın görülebilir anlarıyla karşılaşabilirsiniz fuarlarda. Sirkülasyon, alım  gücü, nabız ölçmekte iyi ve doğruya yakın veriler okuyabilirsiniz. Fuarın  iyi geçmesi için en başta galerilerin ve sanatçıların kuvvetine ihtiyaç var. Sonra,  koleksiyoner ve para geliyor. Sosyolojik izlerle de karşılaşabilirsiniz  dikkatinizi verirseniz, işe yeni başlayan sanat eseri toplama kararı alanlar  popüler rağbet gören galerilerden ve hatta genellikle kırmızı noktaların  revaçta olduğu duvarlara çekilirler. Verifiye olmuş yerlerde bulunmak güven  verir. Kimse görmeden görmek isteyen, kimse dokunmadan sahip olmak isteyen  koleksiyoner ruhu da fuarların koridorlarında esintisini çoğu zaman bırakmış  olur.</p><p><b>İlk kez katıldığınız CI deneyimi ile  bugünü kıyasladığınızda en büyük fark nedir?</b></p><p>O gün için muhakkak ilericiydi,  (ülkemizin, dünyanın o günkü şartlarını göz önünde bulunarak) , sahip çıkma  isteği uyandırıyordu, dünyaya Türk çağdaş sanatını anlatacaktı. Büyük bir  sorumluluk.</p><p><b>20 yıl önceki sanat dünyasıyla bugünün  sanat ortamını karşılaştırırsanız, en büyük dönüşüm sizce nerede?</b></p><p>Ekonomik krizler, ağır eleştiriler,  yaptığına sahip çıkma becerisi. Bunlar hepimizi ileriye götürüyor. Zorlanıyoruz ama güçleniyoruz.</span></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/nice-20-yillara-maya-portakal-bitargilin-contemporary-istanbul-yolculugu-1085891</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/19/nice-20-yillara-maya-port-777_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085890</guid><pubDate>Fri, 19 Sep 2025 11:04:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Işıkla Kurulan Bağlar: Grimanesa Amorós Contemporary Istanbul'da]]></title><description><![CDATA[Contemporary Istanbul'un 20'nci edisyonuna özel dünyaca ünlü ışık sanatçısı Grimanesa Amorós, The Peninsula İstanbul'da "Passage" ve "Maritime" eserleriyle sanatseverlerle buluşuyor. Biz de bu heyecanlı buluşma öncesi başarılı sanatçı ile bir araya geldik.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Işık sanatçısı Grimanesa Amoro&#769;s için işlerindeki en önemli unsur izleyiciyi düşündürmek. "Işığın insanlar, mimari, çevre ve hatta kendileri arasında nasıl bağlar kurabileceğini araştırıyorum. Işık geçici bir şey; sevdiğim tarafı da sahip olunamaması. Ama insanları bir araya getirme gücüne sahip. Her ışık sekansı, her heykel; izleyici, meka&#770;n ve eser arasında bir denge yaratarak tek bir bütün haline geliyor."</p><b>Sanatınızı "bilinmeyenin romantizmi" olarak tanımlıyorsunuz. İstanbul'da ürettiğiniz eserlerde bu yaklaşım nasıl hayat buluyor?</b><p></p><p>Genellikle ışık sekanslarım aracılığıyla. Bu süreci, meka&#770;nda fiziksel olarak var olana kadar tamamlamıyorum. Ortamı hissetmem, eserin meka&#770;nda nasıl nefes aldığını görmem gerekir. Ancak o zaman besteleme sürecine başlarım. Işığın her saniyesini, tıpkı nota nota yazılmış bir müzik gibi programlıyorum. Bu süreç tamamen sezgisel; ritim, sessizlik, duraklama ve enerjiden oluşuyor. Işıklar ilk kez yanıp eser hayat bulduğunda hissettiğim heyecan bambaşka oluyor. O anda artık bir eskiz ya da fikir olmaktan çıkıyor, izleyiciyle paylaşılacak bir deneyime dönüşüyor.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/19/amorosmaritimelobbyr-1909202566a6eec6.jpg"/><p><b>Sizin için ışık yalnızca bir araç değil, aynı zamanda bir dil. Sizce bu dil en güçlü anlarını ne zaman buluyor?</b></p><p>Hepimiz çok meşgulüz, sürekli hareket halindeyiz. Ancak ışığın bizi durdurmak gibi olağanüstü bir gücü var. Bizi içine çekiyor, yoğun tempomuzdan uzaklaştırıyor ve sadece bir anlığına bile olsa düşünmeye, hissetmeye ve o ışığın bize aslında ne ifade ettiğini keşfetmeye davet ediyor.</p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/rabia-gureli-ile-istanbulu-dunyayla-bulusturan-bir-sanat-yolculugu-1085889" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/19/rabia-gureli-298_2-52.jpg"/></div><h3>Rabia Güreli İle İstanbul'u Dünyayla Buluşturan Bir Sanat Yolculuğu</h3></a><b>Peru'dan New York'a uzanan yolculuğunuz kariyerinizi şekillendirdi. Bu kültürel çeşitlilik sanat pratiğinizi nasıl etkiledi?</b><p></p><p>Peru'nun kültürel mirası işime derin bir şekilde etki ediyor; özellikle de ışık ve meka&#770;nı heykelsi formlar aracılığıyla keşfetme biçimimde. Örneğin "UROS HOUSE" eserim, Titicaca Gölü'nde totora kamışlarından yapılmış yüzen adalarda yaşayan Uros halkından ilham alıyor. Onların doğayla kurduğu bu özgün ilişki, malzemelere yaklaşımımı ve ışıkla yaratma sürecimi şekillendiriyor. Peru'nun ruhu, manzaraları, gelenekleri ve yenilenme döngüleri yaratıcı süreçlerimin merkezinde yer alıyor. Eserlerim, Peru kültürünün direncini tarih ve maneviyatı bir araya getirerek bugüne taşıyor. Heykellerimle kültür ve ışığın buluştuğu anlamlı meka&#770;nlar yaratmaya çalışıyorum. New York ise bambaşka bir ilham kaynağı. Sürekli hareket ve yoğunluk içinde, tutkuyla, azimle ve kararlılıkla hayallerin gerçeğe dönüşebileceğini öğretti bana. Yolum kolay değildi; özellikle sanat eğitimi almadığım için. Ancak New York bana inatçılığı, enerjiyi ve kendi yolumu çizme cesaretini verdi. S&#807;ehrin farklı mimari stilleri ve cesur bireyselliği de perspektifimi şekillendirdi. Bugün ha&#770;la&#770; hem Peru hem de New York, sanatımı besleyen iki büyük ilham kaynağı.</p><p><b>Sanatınızda su, hareket ve geçiş gibi evrensel temalar öne çıkıyor. Sizce bu temalar farklı coğrafyalarda izleyicilerde aynı duyguyu mu uyandırıyor, yoksa kültüre göre değişiyor mu?</b></p><p>Bence sanat deneyimi kişisel bir yolculuk. Kimileri eserlerimdeki mühendisliğe hayran kalıyor, kimileri kavramsal boyutuna bağlanıyor, kimileri de ardındaki niyet üzerine düşünmeyi seviyor. Kültür elbette algıyı şekillendirebilir, ama sanat aynı zamanda bireysel olduğu kadar toplulukla paylaşılan bir deneyimdir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/19/grimanesaamoros459a2-19092025895cfc90.jpg"/><p><b>Işık sanatının geleceğini nasıl görüyorsunuz?</b></p><p>Her seferinde tek bir eserle de olsa dünyayı aydınlatmaya devam eden, büyüyen bir ifade alanı olarak.</p><b>Işığı ya da teknolojiyi ifade aracı olarak kullanmak isteyen yeni kuşak sanatçılara ne tavsiye edersiniz? </b><p></p><p>Babamın bana söylediği gibi: "Grimanesa, çık dışarı ve bunu sen gerçekleştir." Eğer bir hayalin ya da vizyonun varsa, bunu kendin için hayata geçir. Zeka&#770;n, iraden ve kararlılığınla, tabii ki sayısız çalışma saatini de ekleyerek, o hayali gerçeğe dönüştürebilirsin. Biz kendi olasılıklarımızı ve yollarımızı kendimiz yaratıyoruz.</p><p><b>İstanbul'daki serginizden sonra izleyicilerin zihinlerinde nasıl bir iz bırakmak istersiniz?</b></p><p>Benim için tüm işlerimde en önemli unsur, izleyiciyi düşündürmek. Işığın insanlar, mimari, çevre ve hatta kendileri arasında nasıl bağlar kurabileceğini araştırıyorum. Işık geçici bir şey; sevdiğim tarafı da sahip olunamaması. Ama insanları bir araya getirme gücüne sahip. Her ışık sekansı, her heykel; izleyici, meka&#770;n ve eser arasında bir denge yaratarak tek bir bütün haline geliyor.</span></p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/kezbanarca-batibeki-ile-sanatin-ve-bellegin-izinde-1085904" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/21/kezbanarca-batibeki-726_2-52.jpg"/></div><h3>Kezban Arca Batıbeki ile Sanatın ve Belleğin İzinde</h3></a><p><b>Contemporary Istanbul'un 20'nci yılında burada olmak sizin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Son 20 yılda bu fuar, Doğu ile Batı arasında kültürel bir köprü kurarak İstanbul'u çağdaş sanatın küresel bir merkezi haline getirdi. Benim için İstanbul, her zaman kültürlerin, tarihlerin ve fikirlerin buluştuğu ilham verici bir şehir oldu. Bu yönü, ışığı, teknolojiyi ve kültürel hafızayı bir araya getiren işlerimle de örtüşüyor. Bu özel yılda burada olmak yalnızca ışık heykellerimi sergilemek değil, aynı zamanda sanatın insanları buluşturan ve anlamlı diyaloglar başlatan gücünü kutlamak demek. 20'nci yıl, geleceğe bakmak için de bir fırsat. Bu proje, fuarın dönüşüm ve keşif geleneğini devam ettirirken, izleyicilere hem kişisel hem de kolektif düzeyde yankı uyandıracak güzel bir deneyim sunuyor. </span></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/isikla-kurulan-baglar-grimanesa-amoros-contemporary-1085890</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/19/grimanesa-amoros-939_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085889</guid><pubDate>Fri, 19 Sep 2025 10:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Rabia Güreli İle İstanbul'u Dünyayla Buluşturan Bir Sanat Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Bu yıl 20'nci yılını kutlayan Contemporary Istanbul'un yönetim kurulu başkan yardımcısı Rabia Güreli ile CI öncesi bir araya geldik. Güreli, 20 yıl önce çıktıkları bu yolculukta sanatı toplum ile buluşturabilmekten dolayı mutlu olduklarını dile getiriyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Rabia Güreli bu yıl Contemporary Istanbul'u ziyaret edeceklere fuarın tüm alanlarını keşfetmelerini ve sanatla iç içe bir gün geçirmelerini öneriyor. "Ziyaretçilerin fuar kapsamında yalnızca galeri ve iç meka&#770;nları değil dış alanda sergilenen birçok heykel ve sanat eserini de görme şansları olacak."</p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/dijital-cagda-koleksiyonerlik-jennifer-stockmanin-sanat-vizyonu-1085903" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/21/dijital-cagda-koleksiyone-178_2-52.jpg"/></div><h3>Dijital Çağda Koleksiyonerlik: Jennifer Stockman'ın Sanat Vizyonu</h3></a><p><b>Contemporary Istanbul'un 20'nci yılında neler hissediyorsunuz?</b></p><p>İlk başladığımızda sanat piyasası henüz emekleme dönemindeydi ve altyapı yetersizdi. Türkiye'de bir fuarı 20 yıl boyunca sürdürebilmek kolay değil. Bu süreçte birçok zorluk, anı ve başarıyı birlikte yaşadık. Biz, Contemporary Istanbul'u her zaman farklı projelerle büyütmek ve uluslararası alanda sesini duyurmak istedik. İlk başladığımız dönemlerde Türkiye'de çağdaş sanat henüz geniş kitlelere ulaşmamış, uluslararası bağlantılar ise oldukça zayıftı ancak biz; İstanbul'un kültürel derinliğine ve yaratıcı enerjisine güvenerek bu yola çıktık. Amacımız, sanat aracılığıyla İstanbul'u dünyayla buluşturacak bir platform oluşturmaktı. Bugün geldiğimiz noktadan gurur duyuyoruz; ne kadar cesur bir adım attığımızı şimdi daha net görebiliyoruz. Sanatı, toplum ile buluşturabilmekten dolayı oldukça mutluluk duyuyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/19/ln4654bbb-1909202583848a54.jpg"/><p><b>Bu yıl fuarda bizleri neler bekliyor?</b></p><p>Bu yıl, CI'ın 20'nci yılına yakışır nitelikte bir program düzenledik. Focus America bölümünde, Amerika'nın dinamik güncel sanat ortamının bir kesitini izleyicilerle buluşturuyoruz. CIF Dialogues kapsamında ise akademisyenler, koleksiyonerler ve sanatçıların bir araya geldiği, sanat ortamı, üretim ve yaratıcılık üzerine odaklanan farklı ve ilham verici bir program sunuyoruz. Diğer yandan, Contemporary Istanbul'un 20'nci edisyonunda öne çıkan bir diğer unsur da uluslararası kurumlarla kurulan iş birlikleri. Asia Society ve Sigg Art Foundation gibi prestijli kurumlarla yürütülen ortak projeler, fuarın yalnızca bir sergi alanı olmanın ötesine geçerek, kültürel üretimin ve düşünsel paylaşımın merkezi haline geldiğini ortaya koyuyor. Bu değerli projelere ek, Contemporary Istanbul'un 20 yıldır ana partneri olan Akbank, küratörlüğünü Hasan Bülent Kahraman'ın üstlendiği ve Jannis Kounellis'in yağlı boya eserlerinden oluşan özel bir seçki ile ortak bir projeye imza atıyor. Venedik Mimarlık Bienali, Sundance Film Festivali ve Coachella gibi uluslararası etkinliklerde yer alan Güvenç Özel'in "Neuroflux" çalışması İstanbul'da ilk kez Trendyol Sanat iş birliği ve GLOBART küratörlüğünde sunuluyor. BMW Art Koleksiyonu'nun 50'nci yılı anısına Alexander Calder'in 1975 tarihli efsanevi Art Car'ı ve Julie Mehretu'nun tasarladığı bir yaşındaki son aracın fuarda ilk kez birlikte sergilenmesi çağdaş sanat ve hareketlilik arasındaki uzun süredir devam eden hika&#770;yeyi vurguluyor. Bu tür iş birlikleri İstanbul'u, sanatın sadece izlenip tüketildiği bir şehir olmaktan çıkarıp yaratıcı süreçlerin ve küratoryal deneyimlerin paylaşıldığı bir laboratuvara dönüştürüyor. Örneğin Sigg Art Foundation'ın dijital sanat ve yeni medya odaklı seçkisi ya da BMW Art Car koleksiyonunun Türkiye'de ilk kez yan yana sergilenmesi İstanbul'un uluslararası sanat sahnesinde oldukça özgün bir pozisyon edinmesini sağlıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/19/ln4869bbb-19092025e34bfad2.jpg"/><p><b>Birçok müze gruplarının da yer alacağı Focus America bölümünde sanat tutkunlarını neler bekliyor?</b></p><p>Focus America programını, Contemporary Istanbul'un 20'nci yılı için özenle hazırladık. Focus America bölümü, fuarın uluslararası vizyonunu pekiştiren stratejik bir seçim. Her yıl bir ülkeye ya da bölgeye odaklanarak bölgelerin sanat üretimini İstanbul'a taşıyoruz. Bu artık bizim için bir gelenek ve kültürel etkileşim alanları yaratmanın fırsatı haline geldi. Bu edisyonda odak ülkemiz ise Amerika. Çünkü Amerika Birleşik Devletleri, çağdaş sanatın hem üretim hem de entelektüel yönünü şekillendiren küresel bir merkez. Özellikle New York ve Los Angeles gibi şehirler, sanat dünyasında hem kurumsal hem bağımsız yapılarla belirleyici rol oynuyor. Bu kapsam özelinde, bizim de Contemporary Istanbul'da dünyanın en prestijli müzelerinin temsilcilerini ağırlamak hedefimizdi. Brooklyn Müzesi Direktörü Anne Pasternak ve Guggenheim Müzesi'nin eski başkanı Jennifer Stockman gibi değerli isimlerin katılımı, fuarın uluslararası alandaki prestijini daha da güçlendiriyor. Aynı zamanda Amerika'nın farklı seslerini temsil eden galeriler; Amanita, Revolver Galeri&#769;a, Leila Heller Gallery gibi çeşitli disiplinlerden örneklerle bu seçkiyi zenginleştiriyor. Focus America'nın temel amacı; İstanbul'un kültürel diplomasi gücünü vurgulamaktır ki bu şehir tarih boyunca Doğu ile Batı arasında bir geçiş noktası oldu.</p><p><b>Genç sanatçılara destek olmak en önem verdiğiniz konuların başında geliyor. Bu seneki gelişmeler neler? </b></p><p>Contemporary Istanbul, açıldığı ilk günden bu yana Türk sanatçılar ve galeriler için bir sıçrama tahtası işlevi gördü. Genç sanatçıların görünürlük kazanmasına, yurt dışında ve uluslararası alanda isimlerini duyurmasına katkı sağladı; üretimlerini destekleyerek bu platformda yer almaları için çaba gösterdi. Birçok sanatçı, bu sayede dünya çapındaki fuarlarda yer alma ve görünürlük kazanma fırsatı yakaladı. İstanbul'da, kendi şehirlerinde böyle bir deneyimi yaşamak, onlar için global sanat dünyasına açılan güçlü bir alan sundu. Öte yandan CI Bloom da bu desteği pekiştirerek sanatçılara yeni bir alan ve görünürlük sağlayan önemli bir platform haline geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/19/ln4597bbbb-19092025f0989f2e.jpg"/><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/isikla-kurulan-baglar-grimanesa-amoros-contemporary-1085890" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/19/grimanesa-amoros-939_2-52.jpg"/></div><h3>Işıkla Kurulan Bağlar: Grimanesa Amorós Contemporary Istanbul'da</h3></a><p><b>CIF Dialogues Konferans Programı'nda bu seneki konuşmacıların odak noktaları, ilham veren hikayeleri neler? </b></p><p>Her zaman olduğu gibi, CIF Dialogues bu yıl da sanatın yalnızca görsel değil, entelektüel boyutlarını da tartışmaya açıyor. Bu kapsamda, şu sorular etrafında derin bir sorgulama yürütüyoruz: "Kültürel, kurumsal ya da coğrafi koordinatlar bozulduğunda ne olur?", "İstanbul, özgün bir model sunabilir mi?", "Dijital sanat, önümüzdeki 20 yıla sanat ve kültür alanında yön verebilir mi?" Tüm bu sorular üzerinden, yerel ve küresel ölçekte önümüzdeki 20 yılın sanatsal pratiğinin nasıl şekillenebileceğine dair kapsamlı bir düşünsel zemin oluşturmayı amaçlıyoruz. Programda Guggenheim Müzesi'nden Jennifer Stockman, Brooklyn Müzesi'nden Anne Pasternak gibi önemli isimler yer alacak. Panelde dijital sanat, koleksiyoner pratikleri, mimari, kültürel hafıza ve şehirlerin sanatsal-toplumsal ihtiyaçları masaya yatırılacak. Diğer yandan, ikinci panelde Marina Abramovic&#769;, TAEX direktörü Stefanie de Regel ile söyleşecek. Bu, online bir söyleşi olacak. Koleksiyoner ve Sigg Sanat Vakfı kurucusu, koleksiyoner Pierre- Christian Brochet ile söyleşisini de dinlemek mümkün. Bunun dışında iki gün sürecek olan söyleşilerde akademisyenler, koleksiyonerler ve Amerika'dan sanat kurumları yöneticileri de söyleşiler gerçekleştirecek.</p><p><b>Gençlerin gözünden bakarsak onları nasıl bir fuar bekliyor? Sizce en çok neler hoşlarına gider?</b></p><p>Contemporary Istanbul'un dijitalleşme, koleksiyonerlik, kent kültürü gibi konuları da ele alan bir yapısı var ve gençlerin, öğrencilerin bu düşünsel altyapıdan etkileneceklerini ve yeni yaratıcılık alanları bulabileceklerini düşünüyorum.</p><p><b>Fuarı ilk kez ziyaret edeceklere neler önerirsiniz?</b></p><p>Herkese, fuarın tüm alanlarını keşfetmelerini ve sanatla iç içe bir gün geçirmelerini öneriyorum. Öte yandan, fuar kapsamında yalnızca galeri ve iç meka&#770;nları değil dış alanda sergilenen birçok heykel ve sanat eserini de görme şansları olacak.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/rabia-gureli-ile-istanbulu-dunyayla-bulusturan-bir-sanat-yolculugu-1085889</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/19/rabia-gureli-298_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085887</guid><pubDate>Thu, 18 Sep 2025 20:36:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Türk-Japon Kültür Buluşması: Prenses Akiko Mikasa İstanbul'da]]></title><description><![CDATA[Japonya Altes Prensesi Akiko Mikasa'nın katılımıyla Zarif Mustafa Paşa Yalısı'nda geleneksel Japon çay seremonisi düzenlendi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/turk-japon-kultur-bulusmasi-prenses-akiko-mikasa-istanbulda-1085887</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/18/bogazda-bir-japon-prenses-766_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085886</guid><pubDate>Thu, 18 Sep 2025 20:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Contemporary Istanbul 20 Yaşında]]></title><description><![CDATA[Bu yıl yirmincisi düzenlencek olan Contemporary Istanbul öncesi bir basın toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda edisyona dair eserler, katılımcı galeriler, özel projeler, uluslararası iş birlikleri tanıtıldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/contemporary-istanbul-20-yasinda-1085886</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/18/contemporary-istanbul-20--543_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085878</guid><pubDate>Thu, 18 Sep 2025 20:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Borusan Contemporary'de Burtynsky'nin “Dönüşen Yeryüzü” Sergisi]]></title><description><![CDATA[Borusan Contemporary, 2025–2026 kültür-sanat sezonunu, çağdaş fotoğrafın öncü isimlerinden Edward Burtynsky'nin Türkiye'deki ilk büyük kişisel sergisi ile açtı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/borusan-contemporaryde-burtynskynin-donusen-yeryuzu-sergisi-1085878</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/18/fotograflarla-turkiye-193_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085877</guid><pubDate>Thu, 18 Sep 2025 14:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Lexus LM'de Bir Yıldız: Melis Sezen]]></title><description><![CDATA[Melis Sezen, Lexus ile 82. Venedik Film Festivali'nde parladı. Festival öncesi Lexus LM'in içinde, yıldız oyuncuyla keyifli bir röportaj yaptık.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/lexus-lmde-bir-yildiz-melis-sezen-1085877</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/18/lexus-lmde-bir-yildiz-mel-512_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085876</guid><pubDate>Thu, 18 Sep 2025 20:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Modada Yeni Bir Soluk]]></title><description><![CDATA[Podyumun başarılı modellerinden Şevval Şahin kurduğu spor giyim markasını dostlarının katıldığı bir davetle tanıttı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/modada-yeni-bir-soluk-1085876</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/18/modada-yeni-soluk-925_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085874</guid><pubDate>Thu, 18 Sep 2025 14:01:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Peter Kogler'den “40 Yıllık Retrospektif”]]></title><description><![CDATA[Çağdaş sanatın en yenilikçi isimlerinden Peter Kogler'in Türkiye'deki ilk kişisel retrospektif sergisi “40 Yıllık Retrospektif” düzenlenen davetle sanatseverlerin beğenisine sunuldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/peter-koglerden-40-yillik-retrospektif-1085874</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/18/peter-koglerden-40-yillik-808_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085873</guid><pubDate>Thu, 18 Sep 2025 13:50:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Seda Gazioğlu'nun Kişisel Sergisi Açıldı]]></title><description><![CDATA[Geleneği ve çağdaş pratiği harmanlayan sanatçı Seda Gazioğlu'unu yeni kişisel sergisi Kitab-ı Nazar, Summart'ta izleyiciyle buluştu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sedef-gazioglunun-kisisel-sergisi-acildi-1085873</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/18/sedef-gazioglunun-kisisel-608_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085860</guid><pubDate>Wed, 17 Sep 2025 16:36:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sassolino İstanbul'da: The State of Desire Sergisi]]></title><description><![CDATA[Galleria Continua tarafından temsil edilen sanatçı Arcangelo Sassolino'nun anıtsal enstalasyonu The State of Desire, Beymen Tersane Gallery 8 - The Space'de sanatseverler ile buluşuyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sassolino-istanbulda-the-state-of-desire-sergisi-1085860</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/17/halice-anitsal-dokunus-758_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085859</guid><pubDate>Wed, 17 Sep 2025 16:32:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İstanbul'da Sanat Dolu Bir Eylül Ayı]]></title><description><![CDATA[İstanbul'un sanat ayı Eylül, dopdopluydu. Şehrin en iddialı sanat etkinliklerinden biri de “Üç Ayaklı Kedi” başlığıyla sekiz farklı mekanda kapılarını açan 18.İstanbul Bienali oldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/istanbulda-sanat-dolu-bir-eylul-ayi-1085859</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/17/istanbulda-sanat-dolu-bir-238_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085857</guid><pubDate>Wed, 17 Sep 2025 16:18:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Gusto 55. Yılını Kutluyor]]></title><description><![CDATA[Kadın giyim markasının elli beşinci kuruluş yılını “Anka Koleksiyonu” ile kutladı. Markanın yeni yüzü, ekranların sevilen ismi Seda Bakan da tanıtım davetinde yer aldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/gusto-55-yilini-kutluyor-1085857</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/17/gusto-55-yil-kutlamasi-221_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085855</guid><pubDate>Wed, 17 Sep 2025 14:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ayşegül Dinçkök'ten Yeni Sergi]]></title><description><![CDATA[Fotoğraf sanatçısı Ayşegül Dinçkök'ün “Yüzeyin Ötesinde” sergisi Ekavart Gallery'de bir davetle açıldı. Sergi, sualtı dünyasının görsel şölenini gün ışığına çıkarırken, doğaya duyarlılık ve çevresel farkındalığı da hatırlamaya davet ediyor.   ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/aysegul-dinckokten-yeni-sergi-1085855</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/17/dinckokten-yeni-sergi-222_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085854</guid><pubDate>Wed, 17 Sep 2025 14:23:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum'da Son Günler]]></title><description><![CDATA[Sosyal hayatın tanınan simaları ülkemizin gözde tatil beldelerinden Bodrum'da objektiflerimize yansımaya devam ediyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrumda-son-gunler-1085854</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/17/bodrumda-son-gunler-501_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085852</guid><pubDate>Wed, 17 Sep 2025 10:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[17 EYLÜL 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p><p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/suzan-sabanci-ile-sanatin-20-yillik-yolculugu-1085850</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/17/17-eylul-2025-215_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085851</guid><pubDate>Wed, 17 Sep 2025 10:34:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum'da Sanat, Gastronomi ve Dijital Deneyim Buluşması]]></title><description><![CDATA[Bodrum'un ikonik mekanlarından Scorpios'da “The Art of Rituals” temasıyla düzenlenen davette seçkin isimler bir araya geldi. Yaratıcılık ve gastronominin buluştuğu gecede konuklar, dijital sanat deneyimi de yaşadılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrumda-sanat-gastronomi-ve-dijital-deneyim-bulusmasi-1085851</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/17/bodrumda-sanat-gastronomi-723_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085850</guid><pubDate>Wed, 17 Sep 2025 10:09:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Suzan Sabancı ile Sanatın 20 Yıllık Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı ile Contemporary Istanbul'un 20'nci edisyonu öncesi bir araya geldik. Sabancı Contemporary Istanbul'un 20 yıl içindeki gelişiminin olağanüstü olduğunu belirtiyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Contemporary Istanbul bu yıl 20'nci yaşını kutluyor. Akbank Sanat ile 20 yıldır süregelen bu iş birliğiniz neredeyse çeyrek asırlık bir ortaklığa dönüşmüş durumda. Bu uzun soluklu yolculuğa dönüp baktığınızda neler görüyorsunuz? Sizce Contemporary Istanbul bugün nasıl bir noktada? </b></p><p>Sanata destek Akbank'ın DNA'sında var. Bu iş birliğini artık sadece bir sponsorluk olarak görmüyoruz. Bu vizyon, birliğimizin de bir yansıması. Hepimiz yola Türkiye'yi çağdaş sanat üzerinden tanıtmak hayaliyle çıktık. Bugün bu hayalin gerçeğe dönüştüğünü görmek mutluluk verici.</p><p><b>Kuruluşundan bu yana Contemporary Istanbul'un danışma kurulundasınız. Hem içeriden hem dışarıdan bu organizasyonu yıllardır takip eden biri olarak, bu süreçteki gelişimi kendi perspektifinizden nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p><p>Contemporary Istanbul'un gelişimi olağanüstü oldu. Her sene katılımcı galeri ve koleksiyoner sayısı arttı. Yurt içi ve yurt dışından fuar günlerine katılım ve ilgi güç kazanarak yükseldi. Hem kaliteli hem renkli hem de yoğun ilgi gören güçlü bir kültürel aktivite haline geldi. CI, İstanbul için "signature event" oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/17/suzansabanci4-17092025746f824e.jpg"/><p><b>Son 20 yılda Türkiye'de çağdaş sanat sahnesi oldukça dinamik bir dönüşüm geçirdi. Siz bu sürecin hem tanığı hem de aktif bir aktörü olarak, bu dönüşüm hakkında neler düşünüyorsunuz? Türkiye çağdaş sanatının uluslararası sahnede yer bulmasında CI'ın rolünü nasıl görüyorsunuz?</b></p><p>Türkiye çok dinamik, genç nüfuslu bir ülke. Öte yandan, bu toprakların tarihiyle sanat tarihi zaten iç içe geçmiş durumda. Çağdaş sanatın böyle bir ortamda gelişmesi hiç şaşırtıcı değil. Burada Contemporary Istanbul kolaylaştırıcı bir rol oynuyor. Özellikle sanatçılarımızın uluslararası sahnede görünürlük kazanmasında fuarımızın çok etkisi olduğunu düşünüyorum.</p><p><b>Bugün pek çok Türk sanatçının eserleri dünya çapındaki önemli koleksiyonlarda yer alıyor. Ergin İnan, Mehmet Güleryüz, Burhan Doğançay, Selma Gürbüz gibi değerli isimlerin eserleri sizin koleksiyonunuzda da mevcut. Bu yolculuğu bir koleksiyoner gözüyle nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p><p>Türk sanatçılarımızın eserlerinin dünyanın en önemli koleksiyonlarında yer alması hepimiz için büyük bir gurur. Bence zaten bir sanat koleksiyonunda Türk bir sanatçının eserinin olmaması düşünülemez. Ben de her geçen gün Türk sanatçıların eserlerini hiç beklemediğim yerlerde görüyorum, mutlu oluyorum. Sanatta çok büyük bir potansiyelimiz var, harika bir ivme yakaladık.</p><p><b>Koleksiyonerliğe adım atma hikayenizi bizimle paylaşır mısınız? İlk aldığınız eseri hatırlıyor musunuz?</span></b></p><p>İlk aldığım eser Erol Akyavaş. Rahmetli Hamit Belli o zaman Akbank genel müdürüydü. Sanata düşkündü. Bana muhakkak genç bir Türk olarak Türk çağdaş sanatıyla ilgilenmelisin, desteklemelisin demişti. Birlikte Erol Akyavaş'ın Bağdat Caddesi'ndeki evine gitmiştik, çok hoş, renkli bir kişiydi Erol Bey. Onun bir eserini almıştım.</p><p><b>Peki, koleksiyonunuza en son dahil ettiğiniz eser hangisi oldu?</b></p><p>En son olarak Gülay Semercioğlu'nun bir eserini aldım.</p><p><b>Sanat eseri seçerken sizi etkileyen unsurlar neler oluyor? Daha çok soyut işler mi ilginizi çekiyor, yoksa kavramsal ya da hikayesi güçlü eserleri mi tercih ediyorsunuz?</b></p><p>Ben daha çok soyut eserleri seviyorum.</p><p><b>20 yıl içinde sanat anlayışınızda ya da koleksiyonerlik bakış açınızda nasıl bir dönüşüm yaşandı? Koleksiyonunuza yön veren temel bir felsefe var mı?</b></p><p>Ben genelde Türk çağdaş sanatçılarını destekliyorum, onların eserlerini alıyorum ve bu eserleri sergilemekten zevk duyuyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/17/suzansabanci6-17092025a365d644.jpg"/><p><b>Evinizde, ofisinizde ya da diğer yaşam alanlarınızda koleksiyonunuzun enstelasyonunu değiştirir misiniz? Bu süreçte bir küratörle ya da sanat danışmanıyla çalışıyor musunuz, yoksa seçimleri bizzat kendiniz mi yapmayı tercih ediyorsunuz?</b></p><p>Koleksiyonumla bire bir ilişki kurmayı seviyorum. Evimde ve ofisimde eserlerin yerlerini zaman zaman moduma göre değiştiriyorum. Bu da hayata bakış açımı sürekli yeniliyor. Küratör veya danışman kullanmıyorum, seçimleri ben yapıyorum. Bu süreci kişisel bir keşif olarak görüyorum.</p><p><b>Pandemiyle birlikte hız kazanan online müzayedeler günümüzde sanat dünyasının ayrılmaz bir parçası. Siz de hem yurt içi hem de yurt dışındaki müzayedeleri takip ediyor musunuz?</b></p><p>Bir koleksiyoner olarak müzayedelerde ne ilgi çekiyor diye bakmaktan hoşlanırım ama nadiren katılırım. Ancak bu platformları, sanatın daha geniş kitlelere yayılmasını sağladıkları için çok önemli buluyorum. Türk sanatçılarının eserlerinin bu kanallarda yoğun ilgi görmesinden de ayrıca mutlu oluyorum.</p><p><b>Türkiye'nin sanat alanındaki en köklü kurumsal destekçilerinden biri olan Akbank Sanat ile 20 yılı aşan bir birlikteliğiniz var. Bu iş birliğinin sanatın gelişimine katkılarını nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p><p>Akbank Sanat, Türkiye'nin kültür-sanat hayatına kesintisiz destek veren en köklü kurumlarından biri. 1993 yılından beri hayatımızda. Bugün İstanbul'un çağdaş sanatla anılıyor olmasında elbette Contemporary Istanbul kadar Akbank Sanat'ın da etkisi vardır.</p><p><b>Dünyada mutlaka takip ettiğiniz, ilham aldığınız bienal ve sanat fuarları hangileri? Sizin için kaçırılmaması gereken sanat etkinlikleri neler?</b></p><p>Art Basel Miami'ye her yıl giderim. Frieze London'a da aynı şekilde. Venedik Bienali'ni de kaçırmam. Bu üçü bence olmazsa olmaz. Aynı zamanda Serpentine Galeri'nin Hamiler Konseyi'nin bir üyesi olarak buradaki sergileri de yakından takip ediyorum. Yine sanat çevremden davetler ve tavsiyeler geldiğinde de önerilen yerlere mutlaka giderim.</p><p><b>Sanatın bir diğer güçlü kolu olan müzikle de yakından ilgilisiniz. Hatta DJ'lik yaptığınızı da biliyoruz. Müzik sizin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Ben müziği insanları bütünleştiren, hayatı paylaştıran, duygularını ifade etmelerini sağlayan çok önemli bir güç olarak görüyorum. Spor yaparken, gün içinde, çalışırken hep müzik dinliyorum. Yani hayatımda hep vardır müzik. Farklı müzikleri keşfetmekten büyük zevk alıyorum. Bu bağlamda Spotify gerçekten hayatımıza büyük zenginlik kattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/17/suzansabanci2-170920255b49c1e0.jpg"/><b>Uzun süredir Amerikan Türk Cemiyeti'nin eş başkanlığını yürütüyorsunuz. Bu kurumun misyonunu sizden dinlemek isteriz. Ekim ayında gerçekleşecek resepsiyon hakkında da bilgi alabilir miyiz? </b><p></p><p>Amerikan Türk Cemiyeti, iki ülke arasında köprüler kurmayı amaçlayan çok kıymetli bir kurum. Ekim ayındaki galalarımız New York'un en seçkin, en önemli partilerinden biri oldu ve şehrin sosyal takvimine girdi. Artık katılanların neredeyse yüzde 70'ini ABD'den gelenler oluşturuyor. Her yıl farklı bir temamız var. Bu yıl odağımız eğitim. Geçen sene Film, Televizyon ve Yeni Medya Fonu kurduk, epey bağış topladık. Bu sene de yine hem müzayede hem de bağışlarla öğrencilerimize burs vermeyi sürdüreceğiz.</p><p><b>Dünya üzerinde favori tatil destinasyonlarınız nereler?</b></p><p>St. Moritz, Saint-Tropez ve Marakeş.</p><p><b>Son zamanlarda severek okuduğunuz bir kitap, izlediğiniz bir film veya dizi var mı, bizimle paylaşır mısınız?</b></p><p>Dizi olarak Succession'ı çok sevmiştim. The Brutalist filmini de çok beğendim. En son dostum, Deutsche Bank'ın eski CEO'su Josef Ackermann'ın "My Journey" adlı kitabını zevkle okudum.</p><p><b>Kendi stilinizi nasıl tanımlarsınız? İş yaşamınızdaki stiliniz ile özel hayatınızdaki tarzınız arasında çok fark var mı?</b></p><p>Benim stilim daha çok street-smart. S&#807;ehir hayatını seven, şehirde yaşayan biri olarak iş ve sosyal hayatı birlikte götüreceğim kıyafetleri, yani spor-şık dediğimiz tarzı tercih ediyorum.</p><p><b>Fotoğraflar:</b> Mehmet ERZİNCAN</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/suzan-sabanci-ile-sanatin-20-yillik-yolculugu-1085850</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/17/suzan-sabanci-485_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085842</guid><pubDate>Tue, 16 Sep 2025 19:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Gastronomi Profesyonelleri Bir Arada]]></title><description><![CDATA[Yarım asırlık porselen markası, düzenlendiği etkinlikte gastronomi dünyasının profesyonellerini bir araya getirdi. Etkinlikte sürdürülebilirlik, sıfır atık, karbon ayak izi ve yerel ürünlerin, gastronomide yeni trendler arasında olduğu belirtildi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/gastronomi-profesyonelleri-bir-arada-1085842</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/16/gastronomi-profesyoneller-459_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085841</guid><pubDate>Tue, 16 Sep 2025 19:46:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Okula Dönüş Partisi]]></title><description><![CDATA[Okulların açıldığı bugünlerde Vakkorama'nın “Okula Dönüş” partisi sanat, moda ve eğlence dünyasını Galataport'ta bir araya getirerek sezona enerjik bir başlangıç yaptı. Partiye katılan ünlü isimler, etkinlik alanında sergilenen koleksiyonu keşfettiler. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/okula-donus-partisi-1085841</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/16/okula-donus-partisi-644_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085840</guid><pubDate>Tue, 16 Sep 2025 19:47:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Stalantis'ten Önemli Ziyaret]]></title><description><![CDATA[Ömer Koç, otomobil dünyasının önemli ismi Agnelli ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi ve Stellantis'in Yönetim Kurulu Başkanı John Elkann'ı Bursa'daki fabrikasında ağırladı. Ziyarette Elkann, 57 yıllık iş birliğini hatırlatarak nesiller boyu süren iş birliğinin gücünü vurguladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/stalantisten-onemli-ziyaret-1085840</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/16/stalantisten-onemli-ziyar-589_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085839</guid><pubDate>Tue, 16 Sep 2025 19:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA["Uçmaya İnanıyorum" Filminin Özel Gösterimi Gerçekleşti]]></title><description><![CDATA[Edinburgh Independent Film Festivali'nde "En İyi Yabancı Film" ödülünü kazanan yönetmen Lara Kurdoğlu, “Uçmaya İnanıyorum” filminin gösterimini İstanbul'da gerçekleştirdi. “Sinema benim için hayatı anlama yolculuğu” diyen Kurdoğlu'nun filmi ilgiyle karşılandı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ucmaya-inaniyorum-filminin-ozel-gosterimi-gerceklesti-1085839</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/16/ucmaya-inaniyorum-ozel-go-643_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085838</guid><pubDate>Tue, 16 Sep 2025 14:28:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kezban Arca Batıbeki'nin Yeni Sergisi Açıldı]]></title><description><![CDATA[Türk çağdaş sanatının özgün isimlerinden Kezban Arca Batıbeki; Merkur Art Gallery'de açılan yeni sergisinde, sanatseverlere nostalji esintili çağdaş bir deneyim sunuyor. Sergide davetliler; sanatçının derinlikli şiirsel, mesaj yüklü evrenini keşfettiler. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kezban-arca-batibekinin-yeni-sergisi-acildi-1085838</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/16/kezban-arca-batibekinin-y-395_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085819</guid><pubDate>Fri, 12 Sep 2025 18:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sanat ve Umut “Art for Stars” Etkinliğinde Buluştu]]></title><description><![CDATA[Make-A-Wish Türkiye, riskli hastalıklarla mücadele eden çocukların dileklerini gerçekleştirmek amacıyla düzenlediği “Art for Stars” etkinliğiyle sanatseverleri ve gönül dostlarını Rixos Tersane İstanbul'da bir araya getirdi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sanat-ve-umut-art-for-stars-etkinliginde-bulustu-1085819</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/12/sanat-ve-umut-art-for-sta-974_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085818</guid><pubDate>Fri, 12 Sep 2025 16:41:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM X Porsche: Yeni Macan ile Sürüş Keyfi]]></title><description><![CDATA[Kaz Dağları'nın büyüleyici doğasında, ALEM Dergisi ve Porsche Türkiye'nin ev sahipliğinde unutulmaz bir yolculuğa çıktık. %100 elektrikli Yeni Macan modelleriyle gerçekleşen sürüş deneyimi, lüks yaşamın doğayla en saf halini buluşturdu]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/alem-porsche-yeni-macan-ile-surus-keyfi-1085818</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/12/alem-porsche-yeni-macan-i-726_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085816</guid><pubDate>Fri, 12 Sep 2025 14:14:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[New York'ta "House of Dior" Açılışı]]></title><description><![CDATA[New York Moda Haftası öncesinde Dior, 57. Cadde'de yenilenen amiral mağazasında yıldızlarla dolu bir geceye imza attı; ünlü konuklar, Jonathan Anderson'ın markaya hazırladığı kadın koleksiyonunun ilk izlerini keşfetti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/new-yorkta-house-of-dior-acilisi-1085816</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/12/new-yorkta-house-of-dior--728_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085815</guid><pubDate>Fri, 12 Sep 2025 12:47:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sabancı Topluluğu 100 Yaşında]]></title><description><![CDATA[Türk sanayisinin köklü çınarlarından Sabancı Topluluğu 100. yılını Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleşen konser ile kutladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sabanci-toplulugu-100-yasinda-1085815</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/12/sabanci-toplulugu-100-yas-678_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085801</guid><pubDate>Wed, 10 Sep 2025 17:36:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[29. İstanbul Tiyatro Festivali Perdelerini Açıyor]]></title><description><![CDATA[29. İstanbul Tiyatro Festivali, 20 Ekim'de perdelerini açmaya hazırlanıyor. Düzenlenen ödül töreninde İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, “Festivalimiz, sahneye çok sesli anlatım tarzları, özgün üsluplar ve alışılmadık bakış açılarını taşıyacak” dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/29-istanbul-tiyatro-festivali-perdelerini-aciyor-1085801</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/10/29-istanbul-tiyatro-festi-236_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085800</guid><pubDate>Wed, 10 Sep 2025 17:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Cazın Ritmi Bozcaada'da Yükseldi]]></title><description><![CDATA[Bozcaada Caz Festivali, dokuzuncu kez cazın önde gelen isimlerini ve yeni sesleri ada sahnesinde buluşturdu. Müziği adanın üç farklı noktasına taşıyan festival, yaşattığı zengin deneyimlerle de fark yarattı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/cazin-ritmi-bozcaadada-yukseldi-1085800</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/10/adada-caz-gunleri-983_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085799</guid><pubDate>Wed, 10 Sep 2025 16:51:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Black Coffee Belek'te]]></title><description><![CDATA[Grammy ödüllü şarkıcı Black Coffee, Belek'te hayranlarıyla buluştu. Şarkıcı, Afrika'nın zengin ritimlerini caz ve house müzikleriyle harmanlayarak dinleyicilerini unutulmaz bir yolculuğa çıkardı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/black-coffee-belekte-1085799</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/10/black-coffee-belekte-421_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085798</guid><pubDate>Wed, 10 Sep 2025 16:40:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Pınar Tınç'tan Doğaya Sanatsal Bir Bakış]]></title><description><![CDATA[Ressam Pınar Tınç, “Yenilenme“ başlıklı sergisini, Bozcaada'da Itırlı Bahçe Sanat Galerisi'nde sanatseverlerle buluşturdu. Ada yaşamından esinlenen, doğa renkleri ve mistik sembollerle bezenmiş naif eserler beğeni topladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/pinar-tinctan-dogaya-sanatsal-bir-bakis-1085798</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/10/bozcaadada-sergi-acilisi-705_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085794</guid><pubDate>Wed, 10 Sep 2025 14:07:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Fatih Tutak'la Pazar Keyfi]]></title><description><![CDATA[İki Michelin yıldızlı şef Fatih Tutak'ın direktörlüğünde pazar günleri düzenlenen Sundays etkinliğinin ilki, bir davetle başladı. Nar ağaçlarıyla çevrili terastaki pazar keyfinde misafirler, Türk-Asya lezzetleri ve müzik eşliğinde keyifli saatler geçirdiler.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/fatih-tutakla-pazar-keyfi-1085794</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/10/fatih-tutakla-pazar-keyfi-886_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085783</guid><pubDate>Mon, 08 Sep 2025 16:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sezonun Nabzı Bodrum'da Atmaya Devam Ediyor]]></title><description><![CDATA[Sosyal hayatın tanınıan simaları ülkemizin gözde tatil beldelerinden Bodrum'da objektiflerimize yansımaya devam ediyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sezonun-nabzi-bodrumda-atmaya-devam-ediyor-1085783</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/08/sezonun-nabzi-bodrumda-at-454_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085771</guid><pubDate>Mon, 08 Sep 2025 11:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Aytül Ayke Fıratoğlu ile Tatların İzinde]]></title><description><![CDATA[Markalarla kurduğu iletişimde vizyonu ve yaratıcılığıyla öne çıkan Aytül Ayke Fıratoğlu, kendi yolculuğunda yeni bir rotanın peşinden gidiyor. İtalya'dan ilham alan artizanal tatlarla kurduğu lezzet deneyimi, Zorlu Center'da açılan Lillo mağazasının heyecanıyla pekişiyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Aytül Ayke Fıratoğlu, uzun yıllardır   markalarla yürüttüğü iletişim   çalışmalarında estetik bakışı ve   yaratıcılığıyla öne çıkan bir isim.   Onun için hayatın her alanında "güzel"   olanın peşinden gitmek neredeyse doğal bir   refleks. Stilinde, zevklerinde ve işi de dahil   olmak üzere yaşamının her köşesinde bunu   fark etmek mümkün. Bu yaklaşım zamanla   yalnızca moda ve iletişimle sınırlı kalmadı;   lezzet dünyasına da taşındı. İtalya'da   keşfettiği artizanal gelato kültürü, onun için   damakta kalan bir tat olmanın ötesinde   bir estetik deneyime dönüştü. Biz de hem   onun dünyasını hem de "Lillo"da yarattığı   bu özgün yolculukta dondurmayı sıradan   bir yiyecek olmaktan çıkararak, kültürel izler,   renkler ve anılarla nasıl buluşturduğunu   mercek altına alıyoruz.</p><p><b>Gerçek İtalyan gelatosunu İstanbul'a   taşıma fikri nasıl ortaya çıktı? Bu   dönüşüm sizin için bir tesadüf müydü   yoksa uzun süredir zihninizde   olgunlaşan bir hayal miydi?</b></p><p>Benim için güzel tatlar her zaman   hayatımın merkezinde. Sadece bir restoran   deneyimleyebilmek için yaptığım seyahatler   oluyor. İtalya, en sevdiğim ve en sık ziyaret   ettiğim ülkelerden. Her gittiğimde küçücük   kasabalardaki lokal dondurmacılardan,   büyük kentlerin popüler adreslerine kadar   bulabildiğim tüm dondurmaları tadıyordum.   Dondurma benim çok sevdiğim bir yiyecek   ve sonsuz çeşitte üretilebiliyor. Kişisel   zevkimin yanı sıra yeme-içme, iş hayatımda   da fazlasıyla gündemimde olan bir konu.   Uzun zamandır da bu sektörle ilgili bir şey   yapmak istiyordum. Pandemi döneminde   evde otururken birden bu fikir aklıma   geldi. Amerika kapılarını ilk kez açtığında   iki arkadaşımla aşı olma bahanesiyle   koşarak New York'a gitmiştik. Arkadaşlarımı   çok sevdiğim bir "mochi" mağazasına   götürdüm ve seyahat boyunca her gün   oraya gitmek istediler. Arkadaşlarımdan   biri yaşının ilerlediğini ama bizden birinin   mutlaka böyle bir şey yapması gerektiğini   söyledi. Sanırım çok içten bir dilekti, gerçek   oldu. Yine aynı seyahatten hediye olarak   aldığım Aime Leon Dore bir şapkanın yeşil   tonu, Lillo'nun rengi oldu. İlk olarak Bağdat   Caddesi'nde tam hayallerimdeki gibi bir   mağazayla başladık, şu an Zorlu Center'la   birlikte altıncı şubemize ulaştık. Yaz   boyunca da Bodrum Mesa'da dondurma   severlerle buluşmanın heyecanını yaşadık.</p><p><b>Bu seyahatinizde gördüğünüz,   tattığınız ya da hissettiğiniz hangi   detayların markanın ruhunu   şekillendirdiğini söylersiniz?</b></p><p>İtalya'da keyif aldığım mekanlar, "gelato"   üretme fikrini bana verdi. Ben İtalyan   dondurmasını diğer dondurma türlerine   göre daha fazla seviyorum. Artizanal   olması, slow-food akımını da hayatımıza   sokan ve yiyeceklerin natürelliği konusunda   büyük hassasiyet gösteren İtalyanların   dondurmalarını doğal ürünlerle yapmayı   tercih etmesi seçimimde çok etkili oldu.   Yaz kış demeden dondurma yiyen ve   günün her saatinde bu lezzeti hayatlarının   içine katan bir millet. İtalya'da o kadar   unutulmaz dondurmalar yedim ki, şu   an konuşurken bile bu tatlar gözlerimin   parlamasına neden oluyor. Yıllar evvel   yediğim incir-ricottalı bir dondurmayı   hala unutamıyorum. Tam incir mevsimiydi   ve sanırım dünyanın en lezzetli incirlerini   kullanmışlardı.</p><p><b>Lüks moda markalarının Türkiye'deki   iletişimini üstlenmiş biri olarak, yıllar   içinde estetik algınızın dönüşümünü   nasıl gözlemlediniz? Bu dönüşüm Lillo   Gelato'nun tat ve tasarım anlayışına   nasıl yansıyor?</b></p><p>Benim ana işim her zaman iletişim, 25   yıldır dünyanın ve ülkemizin çok önemli   markalarının iletişim danışmanlığını   yapıyorum. Çok şanslıyım ki bugüne kadar   hep modanın içinde oldum ve dünyada   estetik seviyesi en yüksekte olan, global   trendleri belirleyen markalarla çalışma   fırsatım oldu. Balık burcuyum, ailemizdeki   kadınların çoğu da balık burcu. Hepimiz   belli bir estetik zevke sahibiz. Kendimi bildim   bileli güzele olan tutkum sonsuz. Hayatta   her şeyin güzelinin peşinden koşarım, her   anda keyfi ararım. Bütün bu güzellikler   de işimin bir parçası olduğu için aslında   attığım her adım birbirinin tamamlayıcısı.   Bugün Lillo mağazalarına girdiğiniz zaman   bu estetik ruhu görebiliyorsunuz. Tabii ki   Lillo bir dondurma markası olduğu için   tasarımlarda öncelikli olarak sıcaklığı,   herkese hitap edecek bir bakış açısını   oturtmayı önemsedik. Tatlarda da yine   en güzelleri yakalayana kadar gerçekten   büyük emek verdik.</p><p><b>Kendi iş dinamiğinizde de   seyahatlerinizden ilham alır mısınız?   Bunun için sizde en kalıcı izler bırakan   rota neresiydi?</b></p><p>Seyahat, benim hayatımın vazgeçilmezi ve   en büyük ilham kaynağım. Fırsat bulduğum   her an sevdiklerimle bir yerlere gitmeye   gayret ediyorum. Farklı ülkelerin kültürleri,   yaptığım tüm işlerde bana yol gösterici   oluyor. Bugüne kadar en keyif aldığım   yerlerden biri kesinlikle Meksika. Çok uzun   zamandır gitmek istediğim bir ülkeydi,   geçtiğimiz yıl kısmet oldu. Renkleri, tarihi,   kültürü beni çok etkiledi. Önümüzdeki kış   tekrar gitmeyi planlıyorum.</p><p><b>Markalarla kurduğunuz iletişimde   biliyoruz ki daima "hikâye anlatıcılığı"   önemli bir rol oynuyor. Kişisel   hayatınızı ve aynı zamanda markanızı   biçimlendirirken hikayeleri nasıl   kullanmayı seviyorsunuz?</b></p><p>Tüm projelerimi bir yolculuk olarak ele   alırım ve A'dan Z'ye tüm aşamalarını hayal   ederim. Birlikte çalıştığım kişilerin çoğu bilir   ki bana fikirler adım adım yolculuk süresince   ama en çok da projenin başlamasından   kısa bir süre önce gelir. Bir anda herkesi   yepyeni fikirlerle bombardımana tutabilirim.   Ancak hem iletişim tarafında hem de   etkinlik ve düğün tarafında yaptığımız   tüm projelerde en küçük detaylar dahi   birbirine bağlantılı şekilde düşünülmüştür.   Çalıştığım markaların bana ilham vermesi   büyük önem taşıyor. Sadece gerçekten   inandığım ve kendimi ait hissettiğim   markalarla çalışabiliyorum. Bu markaların   yolculuğuna dahil olup bu yolculuğu da   en tutkulu ve güçlü şekilde hedef kitleleriyle   buluşturabilmek için gerçekten büyük bir   keyifle çalışıyorum.</p><p><b>Menü seçimlerinizde klasik tatlarla   yenilikçi lezzetleri buluşturuyorsunuz.   Bu dengeyi kurarken estetik ve damak   tadı açısından nasıl bir deneme-yanılma süreci yaşadınız?</b></p><p>Benim kendi damak tadım çok yenilikçi. Lillo   için aklımda sonsuz lezzet kombinleri var.   Ancak Türkiye'de dondurma konusunun bu kadar yaygınlaşması ve hayatın içine   girmesi daha çok yeni. O nedenle genellikle   klasik tatlar tercih ediliyor. Farklı lezzetlere   ilk adımda temkinli yaklaşılabiliyor. Biz   de bu dengeyi en doğru şekilde oturtup   müşterilerimizi mutlu etmeye çalışıyoruz.   Mutfak ekibimiz müthiş bir özveriyle   çalışıyor. En kaliteli içerikler en doğal   meyvelerle doğru lezzeti tutturana kadar   çok ciddi bir çaba sarf ediliyor.</p><p><b>Peki artizanal üretim sürecinden   geçmiş başka lezzetler arasında   favorileriniz neler?</b></p><p>Geleneksel yöntemlerle hazırlanan, katkı   maddesi bulunmayan tüm yiyecekler   başımın tacı. Ata tohumuyla hazırlanmış,   odun fırınından çıkmış sıcacık bir ekmeğin   lezzetini hiçbir şeye değişmem.</p><p><b>Türkiye'nin farklı bölgelerinden seçilen   meyvelerle hazırladığınız sorbeler,   yerel ile evrensel arasında bir köprü   kuruyor. Sizce bu yaklaşım, Lillo'yu   bir dondurmacıdan öte kültürel bir   deneyim noktası haline getiriyor mu?</b></p><p>Böyle bir söylem çok iddialı olabilir. Ancak   artizanal gelato yaparken bizim en büyük   önceliğimiz tamamen doğal içerikler ve   bunların da en yüksek kalitede olanlarını   kullanabilmek. Bu nedenle Anadolu'nun   pek çok farklı şehrinden farklı üreticilerle   çalışıyoruz. Üretimlerimiz de tabii ki günlük   olarak yapılıyor.</p><p><b>Mekân tasarımlarında seçilen   tonlarla, renk psikolojisi ile tatların   dünyası arasında sizce nasıl bir   paralellik kurulabilir? Evinizde veya   ofisinizde de renkleri anlamlarıyla   kullanmayı seviyor musunuz?</b></p><p>Benim stilim bir taraftan çok sade bir   taraftan çok iddialı görülebilir. Kendi   ofisimde de çok çarpıcı renkleri bir araya   getirdim ancak yine de sade bir havası   var. Gözün gelişmiş olması çok önemli.   Küçük dokunuşlarla bambaşka bir hava   yaratılabiliyor. Lillo'da da tatlı bir yeşil ve   beyaz üzerinden gittim. Mağazalarımıza   gelen herkes renkleri ne kadar   beğendiğinden ve iç açıcı olduğundan   bahsediyor. Caddebostan mağazasında   Marakeş'ten getirdiğim Yves Saint Laurent'in   rengarenk çizimleri bulunuyor. Zorlu'da ise   Kopenhag'dan gelirken elimde taşımayı   başardığım rengarenk resimler var. Bu   küçük renk dokunuşları bir anda mekanların   mood'unu bambaşka bir yere taşıyor.</p><p><b>Önümüzdeki yıllarda Lillo'yu tatların   ötesinde farklı etkinlikler, iş birlikleri   ya da sanatsal projelerle de görmeyi   hayal ediyor musunuz? Markanız   için şu sıralar nasıl bir gelecek   planlıyorsunuz?</b></p><p>Geçtiğimiz dönemde Lillo, Mavi ve   Mango'nun etkinliklerinde, Robert   College'in festivallerinde ve Contemporary   İstanbul'un yeme-içme bölümünde yer aldı.   Lillo, moda ve sanatın içinde olduğu farklı   etkinliklerde yer almakla kalmayıp aklımda   olan bazı tatlı projeleri de umarım en güzel   şekilde hayata geçireceğiz. Tüm bunların   yanı sıra Zorlu Center'daki mağazamızın   çok tatlı çocuk doğum günlerine de ev   sahipliği yapmasını istiyorum. Önümüzde   yer alan parkla birlikte müthiş keyifli bir   atmosfer sunuyor.</p><p><b>Fotoğraflar: </b>Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/aytul-ayke-firatoglu-ile-tatlarinizinde-1085771</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/08/aytul-ayke-firatoglu-ile--311_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085770</guid><pubDate>Mon, 08 Sep 2025 11:02:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Talya Sever ve Kadir Aycan Nişanlandı]]></title><description><![CDATA[Talya Sever ve Kadir Aycan çifti, Çırağan Sarayı'nda gerçekleşen isteme merasiminin ardından Rixos Tersane'deki nişan töreninde mutluluklarını aileleri ve yakın dostlarıyla paylaştı. Cemiyet hayatından pek çok isim, çiftin nişan törenine katılarak mutluluklarına ortak oldular.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Talya Sever ile Kadir Aycan, Rixos   Tersane İstanbul'da ailelerinin   ve yakın dostlarının katılımıyla   gerçekleşen nişan töreninde evlilik   yolunda ilk adımı attılar. Çırağan Sarayı'nda   Sever ve Aycan ailelerinin buluşmasıyla   gerçekleşen kız isteme merasiminden sonra   ertesi gün çiftin nişan töreni düzenlendi.   Table Harmony'nin ortağı, başarılı iş kadını   Talya Sever, nişan töreninde Hakan Yıldırım   imzalı zarif tasarımıyla göz kamaştırdı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/08/i1a6539-080920259db2c832.jpg"/><p>Çiftin nişan törenine Dila Tarkan, Sima   Tarkan, Sibil Çetinkaya, Derev Clara   Kösedağ, Ecem Oltulu, Elif Engin Ahlatçı,   Benan Terzioğlu gibi pek çok tanınmış isim   katılarak mutluluklarına ortak oldular. Tarihi   Taşkızak Tersanesi'nin ihtişamından ilham   alınarak dekore edilen, modern şıklığın   zarafetini yansıtan samimi bir atmosferde;   evliliğe giden yolda ilk adımı atan çift,   mutluluklarını dostlarıyla paylaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/08/img0495-080920255eb1433f.jpg"/><p class="MsoNormal"><font size="2"><i>Sibil Çetinkaya, Ela Şener, Dila Tarkan, Elif Anav, Ecem  Oltulu, Sima Tarkan, Derev Clara Kösedağ</i></font></p><p></p><p>Gecede   konukların zarif yaz şıklıklarıyla moda şöleni   yaşanırken, tarihi tersanenin ambiyansı   da bu zarafeti tamamlıyordu. Mekanın   açıkta kalan taş duvarları rustik ve tarihi   bir atmosfer yaratırken, ahşap kirişli yüksek   tavanlar ihtişam ve ferahlık katıyordu; metal   raf ünitelerin içinde sergilenen mumlar ise,   ışıltı ve romantizmi arttırıyordu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/08/whatsappimage2025082-08092025de64bd69.jpg"/><p>Gecenin   ilerleyen saatlerinde sahne alan Mert Demir   ise konuklara eğlenceli, müzik dolu saatler   yaşattı. İsteme merasimi ve nişan töreninin   organizasyonunu Insıde Events üstlenirken,   gecede mutluluk kareleri click34photo   tarafından çekildi; nişan pastası ise Cutie   Cake Patisserie tarafından hazırlandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/08/ahmt6302-0809202531e3da5b.jpg"/><font size="2"><i>Sima Tarkan, Ela Şener, Ecem Oltulu, Dila Tarkan, Elif Anav, Talya Sever</i></font><p></p><p><b>Nasıl tanıştınız?</b></p><p>Çok tesadüfi bir anda yollarımız kesişti   diyebilirim; tanışmamız, bir ortak arkadaşımız   sayesinde oldu. Hiç beklemediğimiz bir   zamanda tanıştık ve kısa sürede birbirimizin   hayatında ne kadar özel bir yere sahip   olduğumuzu fark ettik.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/08/ram22951-0809202584e72f58.jpg"/><p class="MsoNormal"><font size="2"><i>Elif Anav, İpek Alp Sever, Ela Şener, Talya Sever, Nalan  Aras, Zeynep Dilara Gül, Merve Güna</i></font></p><p><b>Senin için nasıl bir süreçti, neler   hissettin?</b></p><p>Hazırlık süreci benim için hem çok heyecanlı   hem de duygu doluydu. Detaylarla   uğraşmayı çok seviyorum ama bu sefer   kendi gecem olunca her şey daha da anlam   kazandı. Bazen stresli anlar oldu ama ailem,   Kadir ve Inside ekibi sayesinde sonunda   hayalimdeki gibi geçtiği için de çok mutluyum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/08/1253-080920256f368c11.jpg"/><p><b>Nişan partinizi özetlemenizi istesek?</b></p><p>Bizim için tam bir rüya gibiydi... Ailelerimizin,   sevdiklerimizin bir arada olduğu, çok sıcak   ve samimi bir gece oldu. En önemlisi, Kadir   ile olan enerjimizdi; bu enerji hem geceye   hem de misafirlerimize yansıdı. Tabii ki mekan,   müzik, eğlence çok önemli ama ev sahibinin   enerjisi yüksek değilse hiçbir şeyin anlamı   olmuyor. Bizim gecemizde de bu uyum ve   mutluluk herkese geçti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/08/ade12590-08092025f8175f33.jpg"/><p class="MsoNormal"><font size="2"><i>Mert Demir, Talya Sever-Kadir Aycan</i></font></p><p></p><p><b>Gecenin en özel anı hangisiydi?</b></p><p>Her detayı güzeldi fakat Mert Demir'in   sahneye çıkışı ve performansı inanılmazdı.   Hem Kadir'le aramızdaki enerjiye hem de   gelen misafirlerimize yansıdı, gerçekten   unutulmaz bir andı.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/08/photier1756237237765-0809202540ace485.jpg"/><p class="MsoNormal"><font size="2"><i>Zeki Sever, İpek Alp Sever, Lokman Sever, Talya Sever, Kadir  Aycan, Belkıs Gümüş</i></font></p><p></p><b>Fotoğraflar:</b> Click34 Photography]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/talya-sever-ve-kadir-aycan-nisanlandi-1085770</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/08/talya-sever-ve-kadir-ayca-905_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085761</guid><pubDate>Sat, 06 Sep 2025 12:18:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yakup Avşar ile Güzellik, Sağlık ve Longevity Üzerine]]></title><description><![CDATA[Estetik Plastik Cerrah Opr. Dr. Yakup Avşar, yalnızca estetikteki yenilikçi bakış açısıyla değil; doğayla iç içe yaşam tarzı, spora olan tutkusu ve Longevity felsefesine dair yaklaşımıyla da ilham veriyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Modern tıbbın sunduğu imkanlarla   estetik cerrahi artık yalnızca   güzellik için değil, sağlıklı   ve kaliteli bir yaşam için de   başvurulan alanlardan biri haline geldi.   Estetik Plastik Cerrah Opr. Dr. Yakup   Avşar, bu anlayışı yalnızca mesleğinde   değil, günlük yaşamında da benimseyen   isimlerden. Doğayla iç içe yaşamayı, sporu   ve üretkenliği yaşam felsefesinin merkezine   koyan Avşar; sonbaharla birlikte estetik   cerrahide yükselen trendleri, hücresel   bakımın önemini, Longevity kavramına   dair görüşlerini ve uzun, sağlıklı bir ömrün   sırlarını bizimle paylaştı.</p><p><b>Yaz nasıl geçti, neler yaptınız?</b></p><p>Yaz mevsimi, zaten iş temposunun   azalması, okulların kapanması, tatil   programları, seyahat planları ve dostlarla   geçirilen zamanlar demek. Bizim için ayrıca,   özellikle özlenen sporlarla buluştuğumuz   mevsim oluyor. Yaz programımızda   genellikle yoğun bir kış sezonu sonrası   özellikle ekip arkadaşlarımızı da   dinlendirmek adına perşembeden pazara   uzanan uzun hafta sonu tatilleri olur.</p><p><b>Sonbahar hepimizin kendine döndüğü   bir dönem. Siz şu sıralar kendiniz için   neler yapıyorsunuz?</b></p><p>Sonbaharda evler kışa hazırlanıyor,   çocuklar okula, iş dünyası ise yeni bir   döneme başlıyor. Estetik cerrahi adına   da yaz öncesi ve yaz bitişi dönemleri   uygulamaların en yoğun yapıldığı zamanlar   oluyor. Biz de bu dönemde, plastik cerrahi   alanında neler yapacağımıza ve hangi   yeni uygulamalara yer vereceğimize   karar verirken; kendi yaşantımız için de   beslenmeden dinlenmeye kadar birçok   başlık altında bazı yeni kararlar alıyoruz.   Örneğin; bu yıl eşim Dilek'le akşam   yemeklerini mecbur olmadıkça erkene çekip   geç saatlere bırakmama kararını aldık. Ben   onu atraksiyonlu sporlara ikna edemesem   de o beni pilatese başlattı. Zaten doğayla   iç içe yaşamayı sevdiğimiz için yine bu yıl da   doğayla olmaya devam edeceğiz.</p><p><b>Sonbahar bakımları da oldukça   popüler. Klinikte yenilikler neler, en çok   hangi bakımlara rağbet gösteriliyor?</b></p><p>Bu yıl özellikle cerrahide ve medikal   uygulamaların temelinde doğalı yakalama   ve hızlı iyileşme, hatta hızla hayata geri   dönme planları yapılıyor. Klinik medikal   uygulamaların temelinde, nedenin ortadan   kaldırılması ve geleceğe iyi bir yatırım   yapılabilmesi vardır. Örneğin; başınız   ağrıyor ve bir ağrı kesici içiyorsunuz, buna   tıbbi olarak semptomatik tedavi diyoruz.   Bizim hedefimizse baş ağrısına neyin   sebep olduğunu bulmak ve onu tedavi   etmek. Bizim kliniğimiz cerrahi temeller   üzerine kurulmuş, iki plastik cerrahın   tecrübelerini paylaştığı bir klinik. Bu nedenle   medikal uygulamaların temel prensibi,   hastalarımızın cilt ve cilt altı kalitesini artırıp   bunu da uzun yılar korumalarını sağlamak   üzerine kurulu. Örneğin; bir yüz germe   ameliyatı yaptığımızda, sadece yüz cildini   iyileştirmeyi planlamayız. Aynı zamanda   hastanın vücut şekillendirmesini, yemesini,   içmesini de plana alarak, vücudu bir bütün   olarak görüp, en temel taşı olan hücreden   itibaren iyileştirme protokolleri uygularız.</p><p><b>Hücresel bakım çok merak edilen   uygulamalar arasında. Bununla ilgili   neler söylemek istersiniz?</b></p><p>Hücreyi koruyabilir ve hücrenin   yaşlanmasına izin vermezsek yaşlanmayı   da durdurabilir hatta birçok hastalığın   önüne geçebiliriz. Tıp teknolojisi, artık   hasarlı hücreleri onarıp hücre kalitesini   artırma yönünde çalışmalara ağırlık   veriyor. Klinikte ve çeşitli ameliyatlarda   hastalarımıza uyguladığımız tedavilerde   de artık hedefimiz, dışarıdan yapay   maddeleri vücuda enjekte etmek yerine   kişiyi kendi dokusu ile dışarıdan eklenen   biyostümülöterlerle (hücre uyarıcılarla)   ve eksozomlarla destekleyerek tekrar   eski sağlığına ve gençliğine kavuşturmak,   genç bir görünüm sağlamak. Bu nedenle   hücre ve hücreler arasındaki dokunun   eksiklerini yerine koymak, kolajenin   boyunu kısa tutmak için yapılan hücresel   tedavilerde sandviç model uygulamaları   etkili sonuçların alınmasını sağlıyor. Radyo   frekans uygulamaları cilt altı kolajeni   harekete geçirip boyunu kısaltıyor, cilt   seviyesinde derin orta ve yüzeysel yapılan   multi vitamin enjeksiyonları ve kişinin   kendi yağından elde edilen yağ kök   hücresi uygulaması ile boşluklar dolmuş,   cilt gerginleşmiş, cildin ince kırışıklıkları   açılmış oluyor. Hücresel uygulamalar kişinin   ihtiyacına ve yaşına göre içerikleri sıklıkları   değiştirilerek yapılıyor.</p><p><b>Bir gününüz nasıl geçiyor?</b></p><p>Mümkün olduğu kadar sabah erken kalkar   minik bir esneme egzersizi, ardından   kahvaltı, sonrasında da hastaneye   gideriz. Hastanede bir gün önce ameliyat   yaptığımız hasta vizitini bitirir, ardından   o gün ameliyat edeceğimiz hastamıza   geçeriz. Estetik amaçlı dahi olsa bir ailenin   ameliyata çocuğunu uğurlaması, eşinin elini   tutan bir genç kadını görmek ya da yalnız   ameliyata gelmiş bir hastaya moral olan   ekip arkadaşlarımı izlemek, benim için çok   özel anlardır ve şükür sebebimdir. Böyle   güzel insanlara dokunabilmek, onların   ameliyatını yapıyor olabilmek, kendimi iyi   hissetmeyi ve büyük bir sorumluluk almayı   sağlıyor. Günün ilerleyen saatlerinde ise   klinik ve hasta görüşmeleri, kontrolleri   derken hastaneye tekrar uğramak ve   dönüşle sonuçlanıyor. Eve dönüşte yorgun   olsak da Dilek'le gece sahilde yürüyüş bize   çok iyi geliyor. Yürüyüşte arkadaşlarımıza   denk gelmek de oldukça keyifli oluyor.   Hafta sonları ise kışın snowboard, baharda   golf, yazın kite için mutlaka şehir dışına   çıkmayı seviyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/06/dsc3870-06092025f289f577.jpg"/><p><b>Sporu seven bir ailesiniz. Özellikle kite   sporuna başlamak isteyenlere ne gibi   tavsiyelerde bulunmak istersiniz?</b></p><p>Kesinlikle acele etmesinler. Karada   kondisyonlarını artırsınlar. Bu işe gönül   vermiş iyi hocalarla çalışsınlar ve   sabırla güzel tekrarlar yaparak en iyiye   ulaşacaklarını bilsinler. Bu sporlara   başlamak için bir yaş sınırının olmadığının   da bilinmesini isterim.</p><p><b>Eşiniz Dilek Avşar ile birlikte çalışmak   nasıl?</b></p><p>Hem işte hem evde beraber olmak keyifli   olduğu kadar riskli de olabiliyor. 7/24 bir   arada olursanız, sıkıcı olabilir belki ama biz   gün içinde, birbirimizi o kadar göremiyoruz   ki; bazen Dilek'i "sohbet edelim, eve birlikte   gidelim" diye arabama davet ediyorum.   Fakat her seferinde, araç kullanma   tarzımdan dolayı fırçasını yiyorum.</p><p><b>Instagram'da iş anlamında oldukça   aktifsiniz. Takipçileriniz en çok neleri   merak ediyor?</b></p><p>Instagram buz dağının görünen yüzü;   orası çok ayrı bir dünya. Aslında bizim   oldukça eksik olduğumuz bir alan. Çünkü   işimizi layıkıyla yapmak, diğer yandan   etik kurallara uymak istiyoruz, fakat aynı   zamanda oraya geniş bir zaman ayırmanız   da gerekiyor. Bunların hepsi aynı anda   mümkün olamadığı için de biraz ağır   ilerliyor bizde. Buna rağmen Instagram   ve sosyal medya dünyası birçok şeye yön   veriyor. En çok merak edilen konuların   başında ameliyat öncesi ve sonrası hasta   fotoğraflarını görmek geliyor, fakat hasta   mahremiyeti adına biraz kısıtlı kalıyoruz.   Bir diğer soru da "Nasıl genç kalabiliriz?"   oluyor.</p><p><b>Son yıllarda çok konuşulan Longevity   için neler söylemek istersiniz? Hem   sizin hem Dilek Hoca'nın bu konudaki   yaklaşımını merak ediyoruz.</b></p><p>Longevity aslında şu an dünyada her   şeyin amacı diyebiliriz. Tıp teknolojisi   bu konu üzerinde çok yoğun bir şekilde   çalışmalarına devam ederken biz de  heyecanla yeni çıkan çalışmaları   uygulamaya çalışıyoruz. Ancak bazı   uygulamalarda acele etmiyoruz; çünkü   "her yeni çıkan uygulama şahanedir" diye   bir kanı ne yazık ki doğru olmuyor. Önce   belli bir sayı ve yıl içinde denenmiş ve   bilimsel kanıtlara ulaşılmış olması gerekiyor.   İnsan ömrünün uzaması, yaş kavramının   kalmayacak olması, son derece keyifli   gözüküyor.</p><p><b>Longevity kavramını kendi bakış   açınızla nasıl tanımlıyorsunuz?</b></p><p>Sağlıklı, keyifli, üretken ve hareketli olmak,   uzun ömrün sırrı diyebiliriz. Longevity kavramı, estetikte çok yeri olan bir alan.   İnsan ömrü uzadıkça beklentiler de   artacak ve kişi yıllar içinde kaybedeceği   fiziksel özelliklerini korumak için medikal   ve cerrahi destekler alacaktır. Yalnız   Longevity'de unutulmaması gereken en   önemli konu, ruhsal sağlığı, gelişen teknoloji   ve rekabet dünyası içinde korumak olmalı.   Longevity'nin görünen yüzünü de estetikle   desteklemek tam iyilik hali sağlayacaktır.</span></p><p><b>Longevity için günlük yaşamda   yapılabilecek en basit ama etkili   alışkanlıklar neler size?</b></span></p><p>En etkili, en basit alışkanlık; Akdeniz insanı   olabilmek. Dünyada uzun ömürlü insanlara   bakıldığında genellikle Akdeniz insanları   oldukları dikkat çekiyor. Bunun sebebi de   ruhsal yapılarının rahat olması; zeytinyağı,   bol yeşillikli ve balık ağırlıklı bir mutfağa   sahip olmaları. Tüm bu faktörler uzun   yaşantıyı destekliyor. En basit anlamıyla   Longevity yaşamı; Akdeniz diyeti, Akdeniz   felsefesine ek olarak da hareketli olmak   diyebiliriz.</span></p><p><b>Longevity kavramını kendi bakış   açınızla nasıl tanımlıyorsunuz?</b></span></p><p>"Beklenen mucize" diye tanımlıyorum çünkü   gerçekten hayat güzellikleri yaşamak ve   hedeflere ulaşabilmek için bazen kısa   kalabiliyor. Bu süreyi uzatmanın da biraz   kişinin kendi elinde olduğuna inanıyorum.   Yaşamdan kopmadan güzel bir hayatı   hedefleyen kişiler, erken yaşlarda ruhsal   yapılanmalarını, sporlarını ve yeme   alışkanlıklarını, ona göre şekillendiriyor. Bu   nedenle kişiler, aile hayatı ile arkadaş dost   çevresine önem verip, gerekli tıbbi yardımı   da kendilerinden esirgemezlerse Longevity'i   başarıyla uygulamış oluyor.</span></p><p><b>Longevity için günlük yaşamda   yapılabilecek en basit ama etkili   alışkanlıklar neler?</b></span></p><p>Erken güne başlayıp, akşamları erken   yatmak belki de en önemli Longevity   alışkanlığı olmalı. Günün doğuşunu   izleyip, güzel bir enerji ile güne başlamış   olan, uyandıktan en erken bir iki saat   sonra kahvaltısını yapıp akşam yemeğini   gün batımı öncesi tamamlayıp akşama   sadece suyun serbest olduğu gece   orucuna geçebilen kişi, Longevity'nin   sırrını çözmüştür. Longevity'de en önemli   unsurlardan biri kendinizi sevmek,   bedeninize ve ruhunuza iyi bakmaktır.   Etrafınızda sohbetinden keyif aldığınız   dostlarınız olacak ve hayatın seyri içinde bir   su gibi akışkan olup değişkenliklere uyum   sağlayabileceksiniz. Hepimizin hayatında   zaman zaman zor süreçler oluyor; böyle   durumlarda olaya devam ederek, onlarla   savaşmadan, onları yumuşak atlatmaya   çalışarak anı yaşayabilmek, uzun ve sağlıklı   ömrün sırrı olsa gerek.</span></p><p><b>Longevity alanında yükselen trendler   arasında neler var?</b></span></p><p>Tıbbi alanda öncelikle tam teşekküllü   bir hastanede yapılan check-up sonrası   vücuttaki eksiğin yerine konması, kronik   hastalıkların kontrol altına alınıp tedavisinin   yapılması, hatta erken başlayıp kronik   hastalıkların engellenmesi, vücudun   durmadan uyarılması ve şaşırtılması (uzun   açlık, spor, masaj) damar yolundan ve   ağızdan gerekli tedavilerin yapılmasıdır.   En önemli iki Longevity trendi, kişinin   kendi yağından elde edilen kök hücre ile   gençleşmesi ve hücreler arası haberleşmeyi   sağlayan eksozom tedavilerinin   uygulanmasıdır diyebilirim.</span></p><p><b>Kendi hayatınızda en büyük Longevity   keşfiniz ne oldu?</b></span></p><p>Gece açlıkları ve sporun insana çok iyi   geldiğini görmek ve yağ kök hücresini   eksozomla kombine yaptığımız tedavilerin   cildi ve kişiyi nasıl gençleştirdiği görmek,   Longevity keşfi oldu.</span></p><p><b>2025-26 güzellik trendlerinde son   gelişmeler neler?</b></span></p><p>Günümüzde özellikle temporal lift   dediğimiz kaş kaldırma ve alt yüz-boyun   germe ameliyatları ile erken yaşlarda yüz   gençleştirme işlemleri çok tercih ediliyor   oldu. Temporal lift operasyonu, kişinin   bakışlarını canlandırırken güzelliğin ortaya   çıkmasında çok etkili bir operasyon haline   geldi. Endoskopik cerrahi ile yapıldığında   yani saç içinde bir iki noktadan girildiğinde,   sonucun kalıcı olması nedeniyle erken   dönemlerde daha çok tercih ediliyor. Boyun   germe operasyonları ise gençliği kalıcı   kılmak için yaptığımız, yılların meydana   getirdiği sarkmaları silmek için tercih   edilen bir operasyon. Ki son yıllarda kişinin   kendi yağı ile de kombine edilerek, her iki   operasyon da yükselen bir trendle devam   ediyor.</span></p><p><b>Sizce sağlıklı ve uzun yaşamın sırrı   nedir, nasıl bir yol izlemeli?</b></span></p><p>Uzun ve sağlıklı bir yaşam kişiye bahsedilmiş   en güzel armağandır. Genetiğin yanında   epidemiyolojik dediğimiz kişisel ve çevresel   birçok etkenin de yaşam süresini ve kalitesini   etkilediğini biliyoruz. Bu nedenle kişinin   kontrollerinin düzenli yaptırılması, sağlıklı   beslenme, uygun hareket ve bir uzman   hekim gözetimi altında sürecek bir yaşam   şekli, kişiye olumlu, pozitif, güzel ve estetik   bir hayat sunacaktır.</span></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/yakup-avsar-ile-guzellik-saglik-ve-longevity-uzerine-1085761</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/06/yakup-avsar-ile-guzellik--828_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085759</guid><pubDate>Sat, 06 Sep 2025 11:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Her Şehir Yeni Bir Hikâye: Saffet Emre Tonguç ile Gezgin Ruhun İzinde ]]></title><description><![CDATA[Yolların peşinde geçen bir ömür; şehirlerin, medeniyetlerin ve hayat hikâyelerinin rehberliğinde bir anlatıcı. Saffet Emre Tonguç, gezgin ruhunun izinde Türkiye'den dünyaya uzanan serüvenini bizimle paylaşıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Bir şehri tanımak çoğu zaman bir kitap sayfasını çevirmek gibidir; satırlar arasında gizlenmiş tarih, mimari, kültür ve insan hika&#770;yeleriyle bütünleşir. Ancak bazıları için bu keşif, bir yolculuğun ötesinde bir meslek hatta tutkudur. Saffet Emre Tonguç da 38 yıla yaklaşan kariyerinde bu tutkuyu rehberliğe dönüştürerek yüzlerce insanı şehirlerin görünmeyen yüzleriyle tanıştırıyor. Onun bakışında seyahat, salt meka&#770;n değiştirmekten ziyade; geçmişle bugünü bağlayan bir köprü, insanın kendini yeniden inşa ettiği bir deneyim görevi üstleniyor. Yüzlerce tur, binlerce anlatı, 150'ye yakın ülke ve sayısız şehirle beslenen bu yolculuk, aynı zamanda kendi iç dünyasının da izlerini taşıyor. Anlayacağınız Tonguç için her rota yeni bir hika&#770;ye, her şehir ruhunu genişleten bir ders. Hayatı boyunca edindiği deneyimleri sadece yolculuk edenlere değil, okurlarına ve dinleyicilerine de aktararak; bilgi, merak ve estetiğin iç içe geçtiği bir evren kuruyor. Onunla yaptığımız söyleşi de dünyaya farklı bir gözle bakmayı bize yeniden öğretiyor.</p><p><b>Yıllardır yüzlerce kişiye şehirleri, yapıları, hika&#770;yeleri anlattınız. Peki kendi hayat hika&#770;yenizi ilk kez biri size sorsaydı, nereden başlardınız?</b></p><p>Kendi hikayemi anlatmaya, adımın birlikte anılmasından gurur duyduğum İstanbul'la ilk tanışmamın gerçekleştiği Kandilli'den başlamam gerekir. 1974'te, yedi yaşındayken taşındığımız Kandilli sırtlarından Boğaz'ı izlerken İstanbul aşkı kalbime düştü bence. Rum bir doktora ait olağanüstü manzaralı eski konak yıkılmış, bol daireli, sıradan bir apartman inşa edilmişti. Arkada ise dört buçuk dönümlük bir koru vardı. 70'ler Boğaz'ın çoğu yerinin betona teslim olmaya başladığı yıllar olmasına rağmen, Kandilli'nin tek şansı iki sarayın koruları arasındaki vadiye yayılmasıydı. Böylece talandan minimum hasarla kurtulmuştu. Annem hala o evde yaşıyor. Bağlarımı koparmadığım gibi hala beni beslemeye devam ediyor. Çünkü işimi aşkla, severek yapmak en kıymetlisi benim için. Bugünün çocuklarıyla kıyaslandığında fazla oyuncağım olmadı. Oyuncağım yoktu ama özgürlüğüm vardı. Mahalle arkadaşlarımızla enerjimizi sokaklarda koşarak boşaltırdık. Bu yüzden de çok güzel bir çocukluk geçirdim. İlkokulum evin karşısındaydı, zil çaldığında evden çıkardım. Belki ben biraz avantajlıydım, sakin bir Boğaz köyünde görece romantik bir çocukluk geçirebildiğim için. Ne mutlu ki, İstanbul beni en güzel yüzlerinden biriyle karşılamış. S&#807;ehri gezip keşfettikçe de hep büyüdü bu sevgi. Ortaokulu Ortaköy'deki Gazi Osman Paşa'da okudum, eski Fehime Sultan Yalısı'ydı, Tanrı'nın bana bir başka lütfu. S&#807;işli Terakki Lisesi'ne giderken hiç servis kullanmadım. Kandilli'den çıkıp yolda İstanbul'u seyrederek okula gitmek en büyük zevkimdi. Bugünkü gibi steril ve izole değildi o zamanın çocukluğu; cam kavanozdan seyretmedim dışarıdaki dünyayı, içine girdim hayatın; soludum her şeyi, hissettim. Sonra Boğaziçi Üniversitesi'nde Turizm ve Otel Yöneticiliği eğitimi alırken bu sefer başka bir gözle gördüm bu şehri. Benim için yolların başlangıcı Kandilli'dir diyebilirim.</p><p><b>Her şeyin yanı sıra bir rehber ve bir hika&#770;ye anlatıcısı olarak sahada olmanın sizin için en büyük tatmini ne oluyor?</b></p><p>Bir rehber olarak bilgilerimi her zaman güncel tutmak, mesleğime ve gezdirdiğim misafirlerime karşı en büyük sorumluluğum. Hele ki İstanbul söz konusu olduğunda, her daim bilgiye açık olmak gerek. S&#807;ehirde yapılan bazı uygulamalar beni üzse de bazı yeniliklere çok seviniyorum. Zaten sevgi de böyle bir şey değil mi? Her şeye rağmen, olduğu gibi kabul etmek... Hep daha iyi olsun istemek... Eksikleri de olsa vazgeçememek... Ben bu sevgi ile görünenin ötesindeki tarihi ve hikayeyi insanlara anlatmak için çıktım yola. Bu sebeple bana söylenmesinden en mutlu olduğum ve kendime çok yakıştırdığım tanımlardan biri; hikaye anlatıcısı. Kimileri tarihi bu kadar hikayeleştirerek anlatmaya karşı. Benim görüşüme göre insanların merakını uyandırmak için hikayeler kolay bir yol. Tarihi o kadar çok kişiye bu hikayeler sayesinde sevdirdiğimi gördüm ki... Evet içi boşaltılmış, bilimsellikten uzak sadece hikayelere indirgenmiş bir tarih anlatısını benim de desteklemem mümkün değil. Ama olayları kavramak, kavratmak ve tarihi insanların ilgisini çekecek bir alan haline getirmek, o herkesin kaçtığı "sıkıcılık" kılıfından kurtarmak için hikayelerden yardım alabiliriz; neden almayalım?</p><p><b>Peki kariyeriniz boyunca yaşadığınız en büyük kırılma anı neydi ve sizi nasıl dönüştürdü?</b></p><p>Gezmeyi küçüklüğümden beri severim. Ailece ülkeyi karış karış gezdik diyebilirim. Bu tutkum babamdan bana miras. Andersen'in çok sevdiğim bir lafı vardır; gezmek yaşamaktır! Ayrıca Balık burcuyum ve özgür ruhlu biriyim! Beni akvaryuma kapatamazsın, engin okyanusların insanıyım. Fakat en büyük kırılmayı da yine babamla yaşadım. Babam ticaretle uğraşıyordu, benim de aile işinin bir parçası olmamı istiyordu. Ama ben ne ticaretle uğraşacak ne de takım elbisesini giyip sabah-akşam plazaya kapanacak bir tipim. Dönemin eğitim modası Boğaziçi Üniversitesi'nin İşletme Bölümü'ydü. Ben de gençliğin kararsızlığıyla, gönlümden geçen turizm bölümünü bir süre içimde tutup 1983 senesinde puanımın yettiği, Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü'ne girdim. Sonradan bu seçimimin çok da faydasını gördüm. İki yıl sonra aynı üniversitenin turizm bölümüne geçtim. Ardından siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler bölümünü de tamamladım. İlk rehberlik tecrübemi de bu dönemde yaşadım. Hem seyahat edip hem de para kazanayım diye düşünerek başvurduğum bir acentenin yanında "apranti rehber" oldum. Klasik bir "İstanbul'a ilk gelenler turu"yla başladım. Gezdirirken anlatmak, bildiklerimi paylaşmak çok hoşuma gitti. Ardından 1989 yılında, Anadolu turları başladı. İki sene sonra profesyonel rehber kokartımı aldım. Yurt dışının da eklenmesiyle mesleğe giriş yaptım. Bu sırada Viyana Üniversitesi'nde iki yıl doktora yapmaya gittim. Bu süre zarfında rehberlikten uzak kaldım. Dönüşte babamın yanında hazır olan işime başladım ama rehberlik bir kere kanıma girmişti. İyi para kazanıyordum ama iki yıl zor dayandım. Oradan çıkınca belki aile işi bana uygun değildir diyerek bir tekstil şirketine "satın alma uzmanı" olarak işe başladım. Ama yine mutlu değildim. Bu arayış içindeyken bir arkadaşım arayıp Alman bir turist grubu için mavi yolculuk rehberliği teklif etti. S&#807;irketten bir hafta izin alıp tura katıldım. Hem çok eğlenip hem de bir hafta gezi sonunda bir aylık maaşım kadar para alınca "Oğlum sen ne yapıyorsun! Neyin kariyeri!" dedim ve koşarak rehberliğe geri döndüm! Yeniden başladım, çok çalıştım, düştüm, yine kalktım. Ama sonunda meslek hayatımda 38 yılı geride bıraktım. 100'e yakın dünyaca ünlü ve etkili isme İstanbul'u gezdirdim. Türkiye'nin ilk sesli online tur uygulaması Piri'nin ilk rehberi oldum. Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanından binlerce önerinin yer aldığı SET akıllı telefon uygulamasını 2021 yılında kullanıma sundum. 36 kitap yazdım, 40'tan fazla ödül aldım. 2004 yılından beri gazete ve dergilere yazılar yazıyorum. Profesyonel konuşmacı olarak davetlere katılıyorum. Doğru yolda olduğum için işimle büyüyorum ve bundan çok mutluyum. İyi ki o kırılma yaşanmış hayatımda.</p><p><b>JOMO (Joy of Missing Out) bu yılın seyahat trendi olarak huzur odağına alınmış tatil ihtiyacımızı karşılamak için mükemmel bir seçenekken, sizin bu doğrultuda önerebileceğiniz spesifik bir destinasyon ve lokasyona dair tavsiyeleriniz var mı?</b> </p><p>Benim aklıma ilk olarak; Maldivler'deki Soneva geldi. 1995'te sahipleri Sonu ve Eva'nın kendi lüks anlayışlarını yansıttıkları bir proje. Bu otele konuşmacı olarak gittim. "Akıllı lüks" adıyla tanımladıkları bu felsefede misafirlerine otantik bir tecrübe sunuyorlar. En beğendiğim uygulama girişte verilen bez torbalara ayakkabılarınızı koymanızı istemeleri. Böylece bütün etiketleri geride bırakarak doğayla bir arada bir deneyim yaşayabiliyorsunuz. Tesis içinde size ait bisikletlerle bir yerden bir yere gidiyorsunuz. Sürdürülebilir-lokal-organik- sağlıklı yaşam terimlerinin İngilizce ilk harflerinden oluşan SLOW Life yani "Yavaş Yaşam" kavramını merkeze koymuşlar. Adeta koşturan dünyaya inat bir cennet yaratmak ister gibi... Otelde geri dönüşümle dekoratif eşya üreten bir cam atölyesi, ünlü bir kitap dükka&#770;nı ve yüksek teknolojili gözetleme kuleleri gibi farklı etkinlik alanları da bulunuyor. Soneva Jani Lagoon, Soneva Secret ve Koh Kood Adası'ndaki Soneva Kiri de bu zincirin Tayland'daki şubeleri. Dünyayı geride bıraktığım bu özel deneyimi asla unutamam.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/06/ert3192shoplukare-06092025b6dc183f.jpg"/><p><b>Peki bu yaz hem doğayla temas ettiğiniz hem de kültürel bir tatmin yaşadığınız etkileyici bir seyahat rotanız oldu mu?</b></p><p>Bu yaz, uzun zaman sonra bir Tanzanya, Zanzibar turu yaptık. Bu coğrafyayı yeniden hem doğası hem de kültürüyle deneyimlemek beni çok etkiledi. Bulunan en eski kafatasının Tanzanya'da bulunduğunu biliyor musunuz? Yani insanlığın kökenine bir yolculuk bu. Yöre halkı Masaileri tanımak, Afrika'nın en yüksek noktası olan Kilimanjaro'yu görmek, safaride Afrika'nın beş büyüklerini (aslan, leopar, gergedan, fil ve bufalo) doğal ortamında gözlemlemek, Büyük Göç'e tanık olmak hepimiz için unutulmaz anılar oldu. Safaride oldukça şanslıydık. Neredeyse tüm hayvanları görme şansımız oldu. Kaldığımız Four Seasons Safari Lodge Serengeti, milli parkın içinde yer alıyordu. Otelde kalırken bile doğayla iç içe olmanın keyfine vardık. Büyük Göç mayıs ve ekim arasında gerçekleşiyor. Ülkeyi ziyaret etmek için bu dönemi tercih ederseniz görsel bir şölene denk gelmeniz mümkün.</p><p><b>S&#807;ehir sezonu açılırken rutin hayatının yorgunluğunu atmak isteyen birine mutlaka denenmesi gereken bir spa veya wellness için öneriniz olur mu?</b> </p><p>Büyükada'da denize sıfır konumlanan "Princes' Palace Resort" yeni favorilerimden. Adaya gitmek bence İstanbul'dan en hızlı kaçış yolu. Otel, "Anim Wellbeing Center" ile size tam bir rahatlama vadediyor. Eğer yaz aylarında gittiyseniz sonsuzluk havuzunun büyüleyici manzarasının tadını çıkarmayı ihmal etmeyin. İstanbul'un yanı başında, doğanın içinde keyifli vakit geçirmek için en iyi adreslerden biri bence Sapanca. Bazen yoğun iş tempomdan kısacık bir vakit ayırıp kaçtığım yer ise "NG Sapanca Enjoy". Sapanca Gölü'nün dinginliği ve otelin hemen arkasına uzanan korusunda tazelendiğimi hissediyorum. Otelin bünyesindeki "Aliva Spa" benim favorilerimden. Biraz daha uzağa gidebilirim derseniz, Odunpazarı'nda yer alan "Tasigo Eskişehir" de çok sevdiğim bir tesis. "Aden Spa"da otantik hamam keyfinin yanı sıra Eskişehir'in termal sularından beslenen bir havuz, termal jakuzi, açık-kapalı havuzlar da bulunuyor.</p><p><b>"Keşke herkes en az bir kez oraya gitse" dediğiniz, dönüştürücü etkisi olan bir yer var mı?</b></p><p>Benim için her kültür çok özel. Dünyanın neresine gitsem mutlaka yeni bir şeyler öğreniyorum, yeni birileriyle tanışıyorum. S&#807;imdiye kadar 150'ye yakın ülkeye seyahat ettim; 1.400'den fazla şehir gördüm. Bence hepsinden az veya çok izler taşıyorum ruhumda. Çünkü bence her yol, sadece fiziksel olarak değil ruhsal olarak da bir değişimi beraberinde getiriyor. İlla bir yer söylemem gerekirse, en etkilendiklerim muhtemelen Antarktika ve Butan oldu diyebilirim. Yıllar önce gittiğim Antarktika'ya 2026'nın Ocak ayında yeniden bir tur yapacağım. Dünyanın sonu diyebileceğim bir coğrafya. Sanki aynı dünyada yaşamıyormuşuz gibi hissetmiştim kendimi. Butan ise geçmişin izlerini en iyi yansıtan, dünyada gördüğüm en sade ama mutlu ülkeydi. Zaten bu konu onlar için o kadar önemli ki "Gayri safi milli mutluluk" ile ilgilenen bir bakanlıkları da bulunuyor. Bu iki rotadan sonra hayata bakış açım yeniden şekillendi diyebilirim. Son yıllarda favorim olan Güney Afrika ve baharda sakura zamanı mutlaka tur düzenlediğim Japonya da listeme girer.</p><p><b>Peki modern dünyada ve özellikle son birkaç yılda seyahat etmenin temeli, deneyim odağında mı yoksa salt tüketime mi evrildi? Siz bu noktada turlarınızda hangi güncel değişimleri tasarlıyorsunuz?</b></p><p>Günümüzde tüketim dünyasında yaşıyoruz. Bu su götürmez bir bilgi. Fakat bence son dönemde algımızı çok değiştiren bir olay yaşadık. Hem de tüm dünya aynı anda. Pandemi sürecinde özellikle sosyal hayat kuralları yeniden yazıldı. "Farklı bir hayat mümkün"ü, nelerin öncelikli olduğunu daha iyi anladık. Turizm açısından da bu bakış açısı deneyime dayanan turların ön plana çıkmasını sağladı. Artık sadece bir listeyi doldurmaktan öte, gidilen yer ile özdeşleşecek, anı oluşturacak bir detay arayışı yükselişte. Biz de turlarımızı buna göre şekillendirmeye başladık. Haziran ayında Berlin turumuzda Tarkan konserine katıldık. Yaz sonu da Londra'da, son yıllarda turnesi yok satan Coldplay konserine gideceğiz. Gündüz şehri keşfedip akşamı bir konserle taçlandırmak hem benim hem de misafirlerim için unutulmaz bir deneyim oluyor. Gece turlarını da çok seviyorum. Bu konuda ilklere imza attım diyebilirim. Gündüzün kalabalıkları dağılıp da o alanlar bize kalınca bence ortam daha büyüleyici oluyor. Gece turlarıma ilk olarak Boğaz'da Dolunay gezileriyle başlamıştım. Hala Yerebatan turlarım devam ediyor. Geçen sene Topkapı Sarayı'nı ve Efes Antik Kenti'ni de gece turlarında misafirlerimize gezdirdik. Mayıs ayında düzenlediğimiz Paris turumuzda, Versailles Sarayı'nı misafirlerimiz için gece açtırdık. O kadar keyifli oldu ki 2026 için tur tarihimizi ayarladık bile. Sonbaharda da St. Petersburg turum olacak. O zaman da Hermitage Müzesi'ni gece gezme şansımız olacak. Yeni yıl için düzenlediğimiz turda Kahire'de Büyük Mısır Müzesi'ni de gece gezeceğiz.</p><p><b>"Cittaslow (yavaş şehir)" kavramı giderek daha çok ilgi görüyor. 2025'te bu anlayışı en iyi yansıtan destinasyon sizce neresi? Ve oraya giden biri neyi mutlaka deneyimlemeli?</b></p><p>"Cittaslow" kavramı dünyada oldukça yaygın. Ülkemizde de yavaş yavaş bahsedilmeye başlandı. Yurt dışında bu tarz özellikleri korumak için çok sıkı kurallar konuluyor. Ülkemizde Cittaslow Ağı'nın 26 üyesi var. Biz de bir yer tanındıkça kalabalıklaşıyor ve büyük şehir insanı kendi temposunu da oraya taşıyor diye düşünüyorum. Yine de böyle oluşumların varlığı, denetimler ve standartlarıyla ülke turizmine büyük katkı sağlıyor. Ülkemizde o yavaş halini en güzel koruyan yerlerden biri bence Gökçeada. Çanakkale'den feribotla uzaklaştıkça ve kara silikleşip ada daha görünür oldukça zaten yavaşlamaya başlıyorsunuz. Sonra terk edilmiş köylerde gezdikçe, sahillerinden uzaklarda görünen diğer yerleşimlere selam verirken temponuz düşüyor ve adanın ritmine bırakıyorsunuz kendinizi.</p><p><b>Yeni rotalar keşfetmek isteyen ama klasik turistik yerlerden uzak durmak isteyen biri için Türkiye'de ha&#770;la&#770; "el değmemiş" diyebileceğiniz hangi bölgeler var?</b></p><p>Ben her zaman şunu derim: "Önce 81 ili gezin, ondan sonra yurt dışını görün". Tarih ve coğrafya eğitimi ne yazık ki çok kitabi&#770; ve yine ne yazık ki çok yetersiz kalıyor bizim ülkemizde. Bireysel ilginiz yoksa bu ülkedeki muhteşem tarihi ve coğrafyayı keşfetmenin peşine düşmüyorsunuz. Çocukluktan itibaren ülke sevgisi ve onu tanıma isteği mutlaka aşılanmalı. Bizim ülkede bir a&#770;det vardır, herkes birbirine memleketini sorar. Söylenen yerler hakkında kaçının bilgisi vardır veya kaç kişi köklerinin geldiği o yeri ziyaret etmiştir sizce? Ben daha önce "Ayrıcalıklı Rotalar" televizyon programımda ve YouTube kanalım için çektiğimiz Antalya bölümünde şöyle bir kıyaslama yapmıştım; çok şaşırtıcı gelmişti insanlar: Peru'daki Machu Picchu'yu görmeye akın akın insan gider. Bizim ülkemizde bile Machu Picchu'ya çıkma hayaliyle yaşayan öyle çok insan var ki... Ama hem ülkemizden hem dünyadan Antalya'daki Termessos antik kentini bilen kaç kişi var diye sorsam ya da buraya gitmeyi idealize eden, mutlaka görmeliyim diyen kaç kişi var? Machu Picchu kentini günümüzden yaklaşık 500 yıl kadar önce 2430 metreye inşa etmişler. Termessos'u beş bin yıl önce kurmuşlar ve tarihe Büyük İskender'in fethedemediği kent olarak geçmiş. Ben her ikisini gördüm ve içtenlikle söyleyebilirim ki Termessos'u çok daha etkileyici buldum. Bunun gibi öyle çok örnek sıralayabilirim ki... Dünyayı gezmek, farklı coğrafyaları ve kültürleri tanımak çok önemli. Sağladığı vizyon ve kültür tartışılmaz. Ama bunu bir yapboz kabul edersek, o yapbozun kalbine kendi ülkemizi koymak gerek çünkü kendi topraklarımızı, kültürümüzü ve bizi besleyen kökleri keşfetmeden dünyayı keşfetmeye çalışmak bana biraz anlamsız geliyor. Pamukkale'nin, Kapadokya'nın karşısına ne koyabilirsiniz? O sebeple özel olarak bir bölge demem zor ama gittiğiniz yeri bir dahaki sefere başka bir gözle yeniden görmenizi önerebilirim. O zaman kimsenin fark etmediği ne çok değer keşfettiğinize siz de şaşıracaksınız.</p><p><b>Zamanda yolculuk yapma şansınız olsaydı, hangi medeniyeti ya da tarihi dönemi bizzat deneyimlemek isterdiniz?</b></p><p>Bu soruya cevabım yine İstanbul üzerinden olabilir. İstanbul'u farklı zamanlarda görmek isterdim. Konstantin zamanındaki halini görmek, Justinianus zamanında Ayasofya'nın açılışına şahit olmak, Bizans döneminde kıyasıya rekabet halindeki Maviler ve Yeşiller'in hipodromdaki araba yarışlarını izlemek, İstanbul'un fethedildiği ilk dönemde şehri görmek, karadan yürütülen gemilere şahit olmak, Mimar Sinan'ın o inanılmaz eserlerinin yapıldığı yılları görmek, Boğaz'ın incisi yalıların o şaşalı zamanını yaşamak, aklıma ilk gelenler. Bir de Boğaz demişken, sanırım 1950'lerdeki o bakir halini de görmek isterdim. Erguvan zamanı bir tepeden bakıp hayran kalırdım o haline herhalde.</p><p><b>Dünyayı dolaştıktan sonra Türkiye'ye döndüğünüzde en çok neyle karşılaşmak sizi mutlu ediyor?</b> </p><p>Dünyada nereye gidersem gideyim, hatta bazı şehirler bana kendimi evimde gibi hissettirse bile seyahatlerimin sonunda İstanbul'a kavuşmak yolculukların hep en güzel kısmı oldu. Ev yaşantısını çok sevmesem de hem Hisarüstü'ndeki evim hem de annemin yaşadığı Kandilli'deki eve dönünce kendimi güvenli bir limana gelmiş gibi hissediyorum. Boğaz'da veya Atatürk Kent Ormanı'nda yürüyüş yapmak, sevdiğim arkadaşlarımla güzel sofralarda buluşmak beni birkaç günde şarj ediyor. Sonrasında yeniden yollar beni çağırıyor.</p><p><b>Fotoğraflar: </b>Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/her-sehir-yeni-bir-hikaye-saffet-emre-tonguc-ile-gezgin-ruhun-izinde-1085759</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/06/her-sehir-yeni-bir-hikaye-731_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085753</guid><pubDate>Fri, 05 Sep 2025 15:10:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bee Goddess Erkek Koleksiyonu Bodrum'da Tanıtıldı]]></title><description><![CDATA[Dünyanın ilk tılsım mücevher markası Bee Goddess, yıllardır kadınların kalbine dokunan ışığını bu kez erkekler için yorumladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bee-goddess-erkek-koleksiyonu-bodrumda-tanitildi-1085753</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/05/bee-goddess-erkek-koleksi-676_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085748</guid><pubDate>Thu, 04 Sep 2025 17:08:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Charlotte Tilbury'nin Sephora'daki Birinci Yılı Işıltılı Bir Kutlama ile Taçlandı]]></title><description><![CDATA[Güzellik dünyasının ikonik markalarından Charlotte Tilbury, Sephora Türkiye raflarında geçirdiği ilk yılı özel bir davetle kutladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/charlotte-tilburynin-sephoradaki-birinci-yili-isiltili-bir-kutlama-ile-taclandi-1085748</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/04/charlotte-tilburynin-seph-950_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085738</guid><pubDate>Wed, 03 Sep 2025 16:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Boucheron'un Yeni Marka Elçisi Daisy Edgar-Jones: “Mücevherlerin Sihrine İnanıyorum”]]></title><description><![CDATA[Daisy Edgar-Jones, kuşağınının en yetenekli isimlerinden. Zarafeti ve kırmızı halı tercihleriyle de her daim dikkat çeken İngiliz yıldız, bu kez ışıltısını mücevherlerle buluşturuyor. Boucheron'un yeni marka elçisi olan başarılı oyuncuyla çok özel bir sohbete davetlisiniz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Lüks mücevherin  öncülerinden Boucheron, 2020 yılında "Normal People" dizisiyle büyük bir çıkış  yakalayan ve genç kuşağın en yetenekli isimlerinden biri olan Daisy  Edgar-Jones'u marka elçisi olarak selamlıyor. "Where the Crawdads Sing",  "Fresh", "Twisters" filmleri ve kendisine Altın Küre adaylığı getiren "Under  the Banner of Heaven" dizisiyle kariyer yolculuğunda başarıyla ileryen Daisy  Edgar-Jones, geçtiğimiz mayıs ayında düzenlenen Cannes Film Festivali'nde  Boucheron'un ikonik tasarımlarından Question Mark kolye ile boy göstermişti." 2026 yılında "A Place in Hell", "Here Comes  the Flood" ve "Sense and Sensibility"nin yeniden çevriminde yer alacak olacak  yıldızla Boucheron ile çıktığı yeni yolculuğu konuştuk.</p><p><b>Boucheron'un hangi  değerlerini kendinize yakın buluyorsun?</b></p><p>Boucheron'da beni en çok etkileyen güçlü bir  mirası sınırsız bir yaratıcılıkla birleştirmesi. Hem modern ve zamansız,  hem de insani ve ulaşılabilir bir mücevher evi. Bu eşsiz dinamiğe yön veren iki  olağanüstü kadın Boucheron CEO'su Hélène Poulit-Duquesne ve markanın kreatif  direktörü Claire Choisne da bana ilham veriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/03/daisyedgarjones-03092025ceb454f5.jpg"/><p><b>Mücevherlerle ilişkin  nasıl? Bizimle paylaşmak istediğin bir anın var mı? </b></p><p>Mücevherlerin benim için  her zaman özel bir anlamı oldu. Çocukken annemin mücevher kutularını  karıştırmaya bayılırdım. Her tasarımın kendi hikayesi ve sırrı vardı. Bunun  gerçekten sihirli bir tarafı olduğunu düşünüyorum. Benim gözümde kural yok,  herkesin mücevherlerini kendi kişisel tarzına göre kullanma şekli var. </p><p><b>Claire Choisne'ın  tasarımlarında seni en çok etkileyen nedir?</b></p><p>Claire'in tasarımları o  kadar şiirsel ki... Boynunda gökyüzünden bir parça taşıyormuş izlenimi veren  aerojel kolye ya da gerçek yapraklardan yapılmış Fleur Eternelles yüzükler  geliyor aklıma. Bana göre bunlar çarpıcı bir güzelliğe sahip gerçek sanat  eserleri.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/03/btsdaisyedgarjones3-0309202514755c16.jpg"/><p><b>En sevdiğin koleksiyon  hangisi?</b></p><p>Animaux koleksiyonuna,  özellikle de Wladimir'e bayılıyorum. Bu hayvanlar o kadar gerçekçi ki. Onların  oyuncu taraflarını ve aynı zamanda tasarımların zarafetini seviyorum. </p><p><b>Hangi parçaya sahip  olmayı hayal ediyorsun?</b></p><p>Hiç tereddütsüz yüksek mücevher koleksiyonu Carte  Blanche'tan Impermanence. Bu parçalarda inanılmaz bir yaratıcılık var. Doğadaki  gerçek hazineleri topluyormuş gibi hissediyorsunuz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/03/btsdaisyedgarjones4-03092025eae18288.jpg"/><p><b>Senin için olmazsa olmaz  üç mücevheri sorsak?</b></p><p>Halka küpeler, güzel gösterişli bir yüzük ve klipsli  küpeler. Bunlar her şeyle uyum sağlayan çok yönlü parçalar.</p><p><b>Hangi taşı kendine  yakın buluyorsun?</b></p><p>Zümrüt benim doğum taşın ve bir mücevherdeki  yeşilin parlaklığı beni her zaman etkilemiştir. Ama aynı zamanda pembe  rengi de çok seviyorum; ister safir, ister turmalin, morganit, gül kuvarsı ya  da granat... Yeter ki pembe olsun!</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/03/btsquatre-0309202597924a27.jpg"/><p><b>Hep taktığın bir mücevher var mı?</b></p><p>Boucheron Quatre halka küpeler, sade ve zarifler. Her gün  takıyorum.</p><p><b>Doğa Boucheron'un tekrar eden temalarından biri. Hélène  Poulit-Duquesne ve Claire Choisne, doğayı altın ve pırlantalar kadar değerli  bir hazine olarak kutluyor. Bu sende neler uyandırıyor? </b></p><p>Doğada ve onun saklı  büyüsünde her zaman güzellik ve ilham bulmuşumdur. Claire ve Hélène'in bunu hem  zarif hem de duygu yüklü tasarımlara yansıtmalarına hayranım. Kişisel olarak  bana hitap eden parçalar, bu da onları benim için daha da değerli kılıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/03/btsdaisyedgarjones2-03092025a13c468e.jpg"/><p><b>Fotoğraflar:</b> Boucheron</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/boucheronun-yeni-marka-elcisi-daisy-edgar-jones-mucevherlerin-sihrine-inaniyorum-1085738</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/03/boucheronun-yeni-marka-el-572_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085734</guid><pubDate>Wed, 03 Sep 2025 10:21:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[3 EYLÜL 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/selena-gomez-1085726</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/03/3-eylul-2025-350_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085726</guid><pubDate>Tue, 02 Sep 2025 10:55:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Selena Gomez'in Moda İmzası Mabel Mora'da Yaşıyor]]></title><description><![CDATA[Cinayet çözmek, önce karakteri anlamakla başlar! “Only Murders in the Building"in beşinci sezonunda gizemli bir yolculuğa çıkarken New York'un kaotik enerjisine kapılıyoruz. Dizinin meraklı üçlüsünde huysuzluğu ve zekâsıyla öne çıkan, tam bir Disney yıldızı Selena Gomez'i, Mabel karakteriyle kurduğu güçlü bağ üzerinden yakından izliyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[Bir diziyi yıllar boyu ayakta tutan şey yalnızca merakla beklenen olay örgüsü ya da her sezon farklı bir cinayet etrafında gelişen bulmacalar değil. Asıl mesele, seyircinin ekranda izlediklerinde kendinden bir parça bulabilmesi, karakterlerin içsel çatışmalarının bir şekilde izleyicinin ruhuna dokunabilmesi. "Only Murders in the Building" işte tam da bu yüzden ha&#770;la&#770; heyecan verici. <p></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/02/selenagomez9-02092025e584da5c.jpg"/>Dördüncü sezonunu nefes kesen bir finalle kapatan dizi, 9 Eylül'de Disney+'ta beşinci sezonuyla geri dönüyor. Aldığımız spoilerlara göre merakla beklenen yeni hikaye, Arconia'da sıradan görünen bir sabahla başlıyor ki Arconia'da sıradan bir gün daima bir cinayetle açılır. Bu kez kurban, binanın yıllardır sadık kapı görevlisi Lester. Çoğu kişi için süs havuzunun kenarında doğal bir ölüm gibi görünen bu kayıp, elbette bizim üçlümüz için peşine düşülmesi gereken yeni bir gizem. Steve Martin'in canlandırdığı Charles, Martin Short'un oynadığı karakter Oliver ve tabii ki Selena Gomez ile ikona dönüşme yolunda ilerleten Mabel bir kez daha podcast mikrofonlarını ellerine alarak bizi New York'un karanlık sokaklarıyla, bol yıldızlı bir oyuncu kadrosuyla her zamanki gibi zeki esprilerle dolu bir hika&#770;yenin içine davet ediyor. <p></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/02/selenagomez2-020920259b330007.jpg"/>Diziyi bıraktığımız yere dönersek dördüncü sezon, sergilediği etkileyici reytingle dizinin en güçlü sezonu olmuştu. Bu başarı, yalnızca iyi kurgulanmış bir polisiye anlatısından ziyade, karakterlerin yaşattığı derinlikten ve onların stil yoluyla anlatılan hika&#770;yelerinden de kaynaklanıyor. Hal böyle olunca beşinci sezonda beklentimiz oldukça yüksek; çünkü bir yandan Meryl Streep, Christoph Waltz ve Rene&#769;e Zellweger gibi isimlerin katılımıyla "Hollywood Konseyi" etkisi yaratan bir kadro bizi bekliyor, diğer yandan dizinin merkezinde ha&#770;la&#770; aynı üçlü var. Bu üçlü, yalnızca bir cinayet çözme ekibinin yanı sıra farklı kuşakların bir arada var olma biçimlerini de temsil ediyor.<p></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/02/selenagomez7-02092025b58ec701.jpg"/><p>Charles Haden-Savage, Steve Martin'in incelikli komedisiyle hayatbulan, geçmişteki televizyon şöhretinin gölgesinde yaşayan, yalnızlığına alışmaya çalışırken bir yandan da yeni dostluklarla hayata tutunan bir karakter. Onun gri tonlarda, biraz daha klasik ve geleneksel kıyafetleri, aslında hayatına sinmiş temkinliliği yansıtıyor. Oliver Putnam ise Martin Short'un teatral enerjisiyle abartılı, renkli ve kimi zaman bencil bir figür. Onun sahnede olma isteği, her daim dikkat çekme arzusu, kıyafet seçimlerine de yansıyor: cüretka&#770;r desenler, iddialı aksesuarlar ve bolca teatral jest. Ve sonra tabii ki Mabel Mora var. Genç, öfkeli, huzursuz ama bir o kadar da kararlı. Fakat itiraf edelim; bu halleriyle dizide dikkatleri üzerine oldukça çeken bir karakter.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/02/selenagomez5-0209202514435570.jpg"/><h2>Dünden Bugüne</h2><p></p>Selena Gomez'in bir karakterdeki huysuzluğu sevdirme başarısı filmolojisinden de açıkça belli olsa da bu kez daha derinlikli bir karakter gelişimiyle karşımıza çıkması seyir zevkini katlıyor. Mabel, "Only Murders in the Building" evreninin en genç ama belki de en içe dönük karakteri. Evsiz, köksüz, çoğu zaman da hayatındaki boşluklarla yüzleşmek zorunda kalan bir kadın. 30 yaşına girmiş ama ha&#770;la&#770; "nerede olmak istediğini" tam olarak bilemeyen bu karakter, kendisini Charles ve Oliver'ın yanında bulurken, bir anlamda kendi kayıp yıllarına da çare arıyor. Dizi boyunca onun suç çözme maceraları aslında kendi benliğini bulma çabasının da bir yansıması. Ama Mabel'ı ilgi çekici kılan yalnızca içsel çatışmaları değil. Mabel Mora, televizyonun bildiğimiz dedektif kalıplarını ters yüz eden bir karakter. New York sonbaharının melankolik fonunda, kaşmir hırkalar, pileli etekler, opak taytlar ve göz alıcı paltolarla izleyicinin karşısına çıkıyor.<p></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/02/selenagomez4-020920254120133a.jpg"/>Kostüm tasarımcısı Dana Covarrubias'ın ellerinde, Mabel'ın gardırobu başlı başına bir hika&#770;ye anlatıcısına dönüşüyor. Her kıyafet karakterin ruh hâlini, içindeki çelişkileri ve dedektiflik tutkusunu daha da görünür kılıyor. Üstelik klasik dedektif klişelerinden de uzak: ne trençkotlu bir noir kahramanı ne de fötr şapkalı karikatür bir figür. Onun yerine, kürklü parlak deri ceketlerle, kemerli blazer'larla, süet takımlarla ve 2000'ler Y2K ruhunu hatırlatan parçalarla kamera karşısına çıkıyor. Her görünüm, hem geçmişe hem bugüne göz kırpan, aynı zamanda genç izleyicilerin de gardıroplarına kolayca sızabilecek fikirler sunuyor. En önemlisiyse Mabel'ın stiliyle Selena Gomez'in gerçek hayattaki modası arasında ince ama güçlü bağlar var. <p></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/02/selenagomez11-020920250c749056.jpg"/><p>Çocuk yaşta Disney kanalının yıldızlarından biri olan Gomez, kariyerinin ilk günlerinden bu yana kırmızı halıda daima belirli bir çizgide ilerledi. Işıltılarla dolu parçaları konforlu bir zarafetle buluşturmayı bilen, maksimalist olmadan dikkat çekebilen bir stil onunki. Bugünlerde düğün hazırlıklarıyla gündemde olan Gomez, hayatının bu özel döneminde kişisel stilinde de incelikli bir dönüşüm yaşıyor. Gösterişli ama aynı zamanda güven veren, yıldız statüsünü hatırlatan ama günlük hayatın sadeliğini de dışlamayan seçimler yapıyor. Mabel Mora'nın dizideki kıyafetleriyle benzerlik burada devreye giriyor. İki kadın da, farklı evrenlerde olsa bile, cesaretle zarafeti, nostaljiyle modernliği, konforla çekiciliği aynı potada eritiyor. </span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/02/damlaalemcoverkopyas-02092025bab64769.jpg"/>Set fotoğraflarında görülen deri görünümler bu paralelliğin en net örneği. Nanushka imzalı deri gömlek elbiseler, AWAKE Mode'un zımbalı trençkotları ya da Prada'nın kapitone çantalarıyla Mabel sahneye çıkarken, gerçek hayatta Gomez de benzer parçaları gündelik stiline uyarlıyor. Aradaki fark, Gomez'in kırmızı halıda tercih ettiği couture detaylar ve pırıltılarla daha belirginleşiyor. Ama temelde ikisinin de bir "özgür ruh" etrafında şekillendiğini söylemek mümkün. Tüm bunlardan sonra hem hikayesi hem de moda referanslarıyla karşımıza çıkmaya hazırlanan beşinci sezon, "Lester'ı kim öldürdü?" sorusuna cevap ararken aynı zamanda New York'un moda ruhunu, kuşaklar arası dostlukları ve kendi kimliğini yeniden tanımlama çabasını işliyor. Disney evreniyle harmanlanan bu hika&#770;ye, bir kez daha en az cinayet kadar konuşulacak detaylarıyla geri dönüyor.<p></p><b> </b><b>Fotoğraflar:</b> Disney+, Getty Images Türkiye</span>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/selena-gomezin-moda-imzasi-mabel-morada-yarisiyor-1085726</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/09/02/selena-gomez-100_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085706</guid><pubDate>Fri, 29 Aug 2025 11:55:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Hayalleri Mekana Dönüştürmek]]></title><description><![CDATA[Laxmi Interiors'ın kurucusu Pınar Hacıraifoğlu ile Kemer Country'deki ev projesinde bir araya geldik ve doğayla iç içe, sade ve etkileyici bir yaşam alanı olarak tarif ettiği evin detaylarını kendisinden dinledik…]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Bu projeyi hayata geçirirken nasıl bir   yol izlediniz?</b></p><p>Laxmi Interiors'ın projelerinde en önemli   ortak dil her ev sahibinin kendi dünyasını   yansıtan, fonksiyonel, yaşanmışlık hissini   kaybetmeden yenilikçi bir tasarım dili   yaratmaktır. Bu sebepten her projenin   kendi bir dili vardır; o da ev sahibinin hayal   dünyasıdır. Bizim görevimiz ise bizden   hayal dünyalarını gerçekleştirmemizi   isteyen kişilerin, kendi hayat hikayelerini   gerçeğe dönüştürmek. Bu dünyalarındaki   hayalleri bir araya getirirken uyumu, doğru   malzemeleri, doğru kodlamaları yapmak.   Biz, projelerimizde her mekanın kendi   hikayesini yaratmayı hedefliyoruz. Tasarım   çizgimiz ise bu anlamda mekanların   hepsinin özgün hikayelerinin olmasıyla   birleşiyor. Kullanılan malzemeler, mekanın   hangi şehirde olduğuna, hangi hissi   ortaya çıkartmaya çalıştığımıza göre çok   değişiklik gösteriyor. Asıl hedefimiz her   zaman hikayeleri orada yaşayacak kişilere   göre yazmak. Ve hayal dünyalarına   bir kalem olmak. Bu ev, Kemer Country   evlerinde, bahçeli bir villa. Göktürk   Eyüpsultan'da yer alıyor. Yaklaşık 1000   m2   iç alana sahip. Arsa payı yaklaşık iki   dönüm. Üç kattan oluşuyor, artı bir ara   kat oda var. Giriş katında salon, servis   mutfağı, ana mutfak, yemek bölümü ve   misafir tuvaleti bulunuyor. Merdivenlerden   yukarı çıktığımızda bir ara kat mevcut.   Orada büyük çocuk odası ve banyosu   var. Tekrar yukarı çıktığımızda ise ebeveyn   odası, giyinme odası ve banyosu ile   küçük çocuk odası ve banyosu bulunuyor.   Bodrum katında, iki oyun-çalışma odası,   personel odası + çamaşırhane, misafir   odası ve banyosu, spor alanı, oturma   odası, kapalı havuz ve kitchenette   mevcut. Totalde, iki salon, üç mutfak, sekiz   oda, spor salonu ve kapalı havuzdan   oluşuyor. Ayrıca dışarıda bir çalışma   odası olarak konumlandırdığımız bir kış   bahçesi, oyun bölümü ve sinema alanı   var. İçinde yaşadığı ev, insanın mizacını   ve ilişki biçimlerini sadece yansıtmaz aynı   zamanda da belirler. Bizim ilkemiz birlikte   üretmek. Yani biz kürate etme sürecinin   "ev sahibinin" kendisini "evin sakini" gibi   yani "yuva"sında hissedeceği, içinde   kendini keşfedeceği ve hatta yeniden   yaratacağı bir "yerleşme" deneyimi   olmasını önemsiyoruz. Vitrinlerde   yaşayan insanların mutsuzluğunu   yerleşen insanların sağduyulu özgüveni   ile değiştirmek istiyoruz. İç mimari   tasarım sürecimiz ilk önce proje sahibini   çok yakından tanımak ile başlıyor.   Onların dünyasını, nasıl bir alanda   yaşamak istediklerini öğreniyoruz. Bunu   hazırladığımız soru-cevap formumuzla   başlatarak, onların hayatının içine   dahil olmakla yol alıyoruz. Bu tasarım   sürecinde mükemmel bir fikir diye bir şey oluşmuyor. Bu fikirler kişiye, zamana   ve mekana göre değişiyor. Kişiye   göre uygun olan fikir oluşuyor.   İnsanların ihtiyaçlarına ve dünya   ile bağ kurma biçimlerine göre de   olgunlaşıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/29/20211205laxmisfokeme-290820256be7eeca.jpg"/><p><b>Öne çıkan detaylar neler?</b></p><p>Bu projeye başlarken aklımda tek   bir şey vardı: Doğayla iç içe, sade   ama etkileyici bir yaşam alanı   yaratmak. Kemer Country'nin   doğası o kadar etkileyici ki, bu   güzelliğe eşlik edecek yapının   onu gölgelememesi, tam tersine   tamamlaması gerektiğini   düşündüm. Mimariyi mümkün   olduğunca yalın tutmaya çalıştık.   Fazlalıklardan arındırılmış ama   detaylarında incelik barındıran   bir tasarım anlayışı benimsedik.   Malzemelerle hem doğaya saygılı   bir duruş sergilemeyi hem de   mekâna sıcaklık katmayı hedefledik.   Modern çizgilerle geleneksel   dokuyu harmanlayarak, sade ama   zamansız bir estetik yakalamak   en büyük hedefimizdi. Geniş cam   yüzeyler tasarlarken amacımız   sadece içeri ışık almak değildi. Evin   her noktasında çevredeki doğanın   bir parçası hissedilmesini istedik.   İç mekânla dış mekân arasında   neredeyse görünmez bir sınır olsun,   insanlar içerideyken bile dışarıyla   bağlantı kurabilsin diye açık plan   ve geçişli alanlar yarattık. Bahçe   kısmı bizim için çok özel. Orada   otururken zamanın yavaşladığını   hissedebiliyorsunuz. Doğanın   sesine kulak verip, dinginliği   hissetmek mümkün. Bu ev, sadece   yaşanacak bir yer değil; içinde   durup nefes alınacak bir alan,   hayatı biraz daha yavaşlatacak   bir durak. Bu projeyle hem kendi   tasarım dilimizi yansıttığımızı hem   de kullanıcıya gerçekten iyi gelecek   bir yaşam alanı sunduğumuzu   düşünüyoruz. Yaşam alanının   olmazsa olmazı en başta o alanı   kullanacak kişinin ihtiyaçlarıdır.   Fonksiyonellik çok önemlidir.   Betonarme alanlar arasında nefes   olacak mekanlar tasarlamanın çok   önemli olduğunu düşünüyorum.   Bu açıdan da projelerimizde   mutlaka peyzaja, iç mekan   bitkilere, doğal malzemelere ve   sadeliğe önem veriyoruz. Sanata   değer veren, yaşayan alanları   yaratmak en büyük isteğimiz.   Evin dekorasyon stilinde birçok   farklılık görebiliyoruz. Öncelikle bu   evde çocuk odalarını çocukların   kendileriyle tasarladık. Çok   yaratıcı, sanatsever, kendi fikirleri   olan bu iki kız çocuğun dünyasını   hayata geçirmeye çalıştık. Büyük   kızın sanata ilgisi onun odasında   sıra dışılığı getirdi. Renklerin ve   düzensizliğin güzelliğinin ortaya   çıktığı; sıra dışı, alışık olunmayan   bir oda ve banyo tasarlandı.   Aslında kendi ruhunun canlılığını   ve heyecanını yansıtan; banyoda   disko topundan vitray duşakabin   camından oluşan; tavanı yeşile boyanmış, kendisinin rengarenk   ruhunu yansıtan bir oda stili   oluşturuldu. Küçük kızın odası   ise onun hayal dünyasından   yansıyan daha sade, daha   bohem bir stile sahip. Cibinlik   yatağı, orman temalı duvar   kağıdı, keten dokulu kumaşları   ve doğal malzemelerden   oluşan sıcak dekorasyonu olan   bir dünya tasarlandı. Evin ana   stilinde, ferahlık ve sadelik temel   maddelerimizdi. Hedefimiz;   evin bütününde fonksiyonelliğin   ön planda tutulduğu modern,   sade, şık, aydınlık bir ev   yaratmaktı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/29/20211205laxmisfokeme-290820253fe7e35c.jpg"/><p><b>Ev sahipleriyle bir araya   geldikten sonra gelişen   tasarım sürecini bizimle   paylaşır mısınız?</b></p><p>Biz fikirlerimizi evin içinde   yaşayacak kişilerle birlikte   geliştirmeyi önemsiyoruz. Hazır   fikirlerden yola çıkmaktan   ziyade onlarla birlikte, onlara   iyi gelecek mekansallığı açığa   çıkarıyoruz. Birlikte keşfettiğimiz   duyguları somutlaştırmak   konusunda deneyim ve   bilgimizi kullanıyoruz. Ev   sahibinin beğeni ve zevkleri evin   dekorasyonunda büyük bir rol   oynar. Ev sahiplerinin hayalinde   çok yönlü yaşam alanları   vardı. Öncelikle çocuklarının   gelişimi, yaratıcılık yönlerini   geliştirebilmeleri için alanların   yaratılması, çocuklarının kendi   bireysel özgür alanlarının   oluşturulması, ev sahiplerinin   kalabalık davetlerde   ağırlayabileceği alanlar   yaratılması, evin içerisindeyken   hem sporunu yapabileceği   hem home-office çalışmalarına   devam edebilmesi için çözümler   yaratmak istedik. Yaz&#8211;kış   yüzmeyi seven aile için, ısıtmalı,   üzeri açılıp kapanan bir sistemi   olan yüzme havuzu tasarladık.   Mevcut yüzme havuzu   sadece kapalı bir alandan   oluşuyordu. Bu kısma jakuzi   entegre ettik. Yan odasına   da pilates, boks, kinesis ve   çeşitli spor malzemelerinden   oluşan bir spor salonu yarattık.   Çocuklarının vazgeçilmezi olan trambolin ve salıncaklı oyun evini   bahçeye konumlandırdık.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/29/20211205laxmisfokeme-290820258a2f2747.jpg"/><p><b>Sizce bir evin olmazsa olmazları   neler?</b></p><p>Evlerde doğal ışık, mimari tasarımın   ayrılmaz bir parçasıdır. Mekânın   doğal ritmiyle uyumlu aydınlatma   çözümleri, dramatik gölgeler ve   sıcak ışık efektleri ile desteklenir.   Geniş cephe açıklıkları gün ışığını   maksimize eden bu tasarımlar,   yapının iç-dış uyumunu güçlendirir,   büyük ölçekli avizeler, doğal taş   ve ahşapla dengeli bir kontrast   oluşturur. Doğal ışık, mekânın   ferah ve geniş algılanmasında   kritik bir rol oynar. Hafif ve açık   renkli perdeler kullanarak gün   ışığının içeri girmesi teşvik edilebilir.   Ayrıca, geniş pencere alanları ışığın   mekânda serbestçe yayılmasına   yardımcı olur. Bu evde doğal ışığı   maksimumda evin içerisine almak   için çalışmalar yaptık. Bir mekanın   aydınlatma tasarımında, sanatçı   gibi düşünmek gerekiyor. Aydınlık   ve karanlık dengesini kurmak, loş   alanlar bırakmak... Aslında yine   insan bedenine dönüyoruz ve onun   ihtiyaçlarına bakmamız gerekiyor.   Bir yemek alanında ne kadar   aydınlık bir alana ihtiyacımız var   ise bir spa alanında da o kadar   loş bir alana ihtiyacımız oluyor. Bu   konuda tamamen bedenin fiziksel   ihtiyaçlarına göre bir sanatçı   dokunuşuyla ışığı dağıtıyoruz.   Mimari bir yapının içerisinde,   kullanıcı ihtiyaçlarına göre yaşam   alanlarının oluşturulması iç mimari   çalışmadır. İnsan&#8211;kültür&#8211;mekan   arasındaki temel verileri ele alarak,   günümüz ve gelecek kaygısı ile   biçimlendirmek ve ölçülendirmektir.   Tasarımda en önemli ölçek insan   bedeni ve insanlar arasındaki   iletişim ihtiyaçları. İç mekan tasarımcısı, insanlar arasındaki mesafeyi   tasarlar. Bir koreograf gibi aynı zamanda   insan hareketlerini de tasarlar. Bir insanın   uyanmasından yatmasına kadar hareket   alanlarını, hobilerini hangi alanlarda   nasıl yapacağını ergonomik olarak   düşünmesi gerekir. İçinde yaşadığı ev,   insanın mizacını ve ilişki biçimlerini sadece   yansıtmaz aynı zamanda da belirler.   Bizim ilkemiz birlikte üretmek. Yani biz   kürate etme sürecinin "ev sahibinin"   kendisini "evin sakini" gibi yani "yuva"sında   hissedeceği, içinde kendini keşfedeceği ve   hatta yeniden yaratacağı bir "yerleşme"   deneyimi olmasını önemsiyoruz. Vitrinlerde   yaşayan insanların mutsuzluğunu,   yerleşen insanların sağduyulu özgüveni ile   değiştirmek istiyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/29/20211205laxmisfokeme-29082025062b738f.jpg"/><p><b>Restoran, otel, ev gibi birçok projede   imzanız var. İçlerinden birini seçmeniz   gerekse favoriniz hangisi olur?</b></p><p>İnsan ile doğayı tekrardan bir araya   getirebildiğim tasarımlar beni çok   heyecanlandırıyor. Yani, insanlar   arasındaki iletişimi kuvvetlendiren,   insanları canlı hissettiren, hikayesi olan ve   nesilden nesile aktarılabilecek mekanlar   tasarlamayı hedefliyorum. Bu bir ev de   olabilir, otel de olabilir, restoran veya   ofis de olabilir. Buradaki en önemli   kaygımız insan ile dünya arasındaki   bağı kuvvetlendirecek dokunuşlar   yaparken, insanların ihtiyaçlarını   karşılayabilecek tasarımlar yaratmak.   Bunu yaparken de en önem verdiğim   nokta, geçmişe ve geleceğe saygı   duyarak dünya kaynaklarını tüketerek   değil koruyarak adımlarımızı atmak. Bir   mekanı tasarlarken, öncelikle o mekanda   hayata geçirmek istediğimiz deneyimi   tanımlıyoruz. O deneyim bizi hangi   yöne götürüyorsa ona göre şekilleniyor   süreç. Bu bazen bir sanat akımı, bazen   doğanın mucizevi dokusu, bazen ise   malzemeler ve formlar oluyor. Aslında   ilham aldığımız nokta her zaman   hayatın kendisi ve hikayeleri. Mesela   Isla Alaçatı projemizde empresyonizm   akımından esinleniyoruz. Pandemi   döneminde daha çok farkına vardığımız   bir noktayı öne çıkarmak hedefimiz. Bu   da doğaya kaçma, betonarmeleşmiş bir   dünyada hayata nefes katma üzerine   yoğunlaşıyor. Sanskrit kültürüne göre   nefes sembolü, nefesin yaradılıştan   doğal olarak bize sunulmuş olduğunu   hatırlatıyor. Dünyaya geldiğimizde   ilk yaptığımız şeyin "nefes almak" ,   dünyadan ayrılırken en son yaptığımız   şeyin ise "nefes vermek" olduğunu ifade   ediyor. Aslında bu; hayatımızda farkında   olmadan yaptığımız bir ihtiyaç, olmazsa   olmazımız. Bunun için de oksijene,   ağaçlara, doğaya ihtiyacımız var. Biz de   Isla'da sürekli ağaçları katlettigimiz bir   dünyada Alaçatı'ya nefes olmak istedik.   Bu sebeple nefes sembolünden yola   çıkarak mekanı oluşturduk. 284 yeni ağaç   ve farklı boylarda 70'e yakın tropik çalı   türleri diktik. Biz hikayesi olan mekanlar   yaratıyoruz. İlhamı sanatta, edebiyatta,   tabiatın dokusunda, tarihte, yani bizzat   yaşamın içinde buluyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/29/20211205laxmisfokeme-29082025c6c63e53.jpg"/><p><b>Sürdürülebilirlik adına neler   yapıyorsunuz?</b></p><p>Sürdürülebilirlik, artık sadece bir trend   değil; tasarımın ve yaşamın ayrılmaz bir   parçası. Biz de projelerimizde bu bilinci   merkeze alıyoruz. Malzeme seçiminden   başlayarak geri dönüştürülebilir, çevreye   duyarlı ve uzun ömürlü ürünleri tercih   ediyoruz. Aynı zamanda yerel üreticilerle   çalışmayı arttırarak hem karbOn ayak   izimizi azaltıyor hem de yerel ekonomiye   katkı sağlıyoruz. Mekânların enerji   verimliliğini artırmak için doğal ışık   kullanımı, doğru yalıtım çözümleri ve   akıllı teknolojilerden de faydalanıyoruz.   Tasarım sürecimizin her aşamasında   "daha azla daha çok" üretmeyi ve   doğaya saygılı çözümler geliştirmeyi   önceliklendiriyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/29/20211205laxmisfokeme-29082025f8a48d84.jpg"/><p><b>Dünya çapında tasarımıyla sizi   büyüleyen yapılar hangileri?</b></p><p>Tasarımcı olarak birçok yapıya hayranlıkla   bakıyorum ama bazıları gerçekten   ilham verici. Örneğin, Tadao Ando'nun   "Church of the Light" yapısı sade ama   etkileyici diliyle beni derinden etkiliyor.   Zaha Hadid'in "MAXXI Müzesi" ise akışkan   formları ve mekânla kurduğu güçlü bağ ile   her ziyaretimde yeni bir detay keşfetmeme   sebep oluyor. Ayrıca Danimarka'daki   "8 House" projesi, hem mimari estetiği   hem de sosyal sürdürülebilirliği bir araya   getirmesi açısından çok kıymetli. Bu   tür yapılar, sadece estetik değil; aynı   zamanda kullanıcı deneyimi ve bağlamla   kurdukları ilişki açısından da büyüleyici. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/29/20211205laxmisfokeme-29082025a64afd7d.jpg"/>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/hayalleri-mekana-donusturmek-1085706</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/29/hayalleri-mekana-donustur-356_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085697</guid><pubDate>Wed, 27 Aug 2025 11:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mimariyi Yaşayan Bir Deneyime Dönüştüren İmza]]></title><description><![CDATA[Detaylara yüklediği estetik anlayışı, mekanın ruhunu yansıtan çizgileri ve sınırları zorlayan vizyonuyla Levent Penso, mimariye bambaşka bir soluk katıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İlk kariyer adımlarını otomobil   aksesuarları ve parçaları üzerine   hazırladığı projelerle atan Penso,   zaman içinde asıl yolunu tasarımda   bulduğunu söylüyor. Bugün mekanlara   yalnızca işlevsellik penceresinden değil,   sanat eseri gibi yaklaşan Penso'nun tasarım   felsefesi, fütüristik çizgilerle klasik değerleri   harmanlarken detayları yaratıcılıkla   bütünleştiren bir anlayışa dayanıyor. Penso   ile tasarım dünyasına kattığı özgün bakış   açısını keşfediyoruz.</p><p><b>Yakın zamanda Vera Bitez projesine   imza attınız. Proje nasıl doğdu?</b></p><p>Proje, Bodrum'un büyüleyici atmosferi ile   Bitez'in huzurlu doğasını bir araya getirme   fikriyle doğdu. Projeyi hayata geçirirken   Hasanoğlu Şirketler Grubu ile iş birliği   yaptık. Amacımız, yalnızca estetik açıdan   etkileyici bir yapı ortaya koymak değil;   sakinlerine hem fonksiyonel hem de lüks bir   yaşam deneyimi sunmaktı. Proje, yaşayan   ve hissettiren bir deneyim yolculuğu oldu.</p><p><b>Farklı yaşam tarzlarına hitap eden   projenizde, bu çeşitliliği tasarlarken   nelere dikkat ettiniz?</b></p><p>İkiz villalar, müstakil villalar, bahçe   dubleksler ve flat daireler, her biri farklı   kullanıcı ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde   tasarlandı. Her bir konut tipinde ferahlık,   ışık kullanımı, özel yaşam alanları ve sosyal   alanlarla dengeyi gözeterek, sakinlerin   günlük yaşamlarını kolaylaştıracak   çözümler geliştirdik. Aynı zamanda, tüm   konutların estetik bütünlüğünü koruyarak   projeye özgü bir karakter kazandırdık.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/27/verabitez3-27082025826e999d.jpg"/><p><b>Yılın 12 ayı aktif yaşam imkanı sunmak   için bu proje özelinde hangi tasarım   çözümlerine başvurdunuz?</b></p><p>Yılın 12 ayı aktif yaşamı desteklemek   için tasarım sürecinde sosyal ve sportif   alanları ön plana çıkardık. Vera Bitez,   Bodrum'un kültür, sanat ve Michelin Yıldızı   adayı gastronomi duraklarına sadece bir   adım mesafede yer alıyor. Aynı zamanda   16 ayrıcalıklı villanın içleri her mevsim   kullanılabilecek ayrıntılarla tasarlandı.   Yapıları basketbol ve tenis sahaları, açık   ve kapalı yüzme havuzları, fitness salonu,   sauna, hamam ve buhar odası gibi   donatılarla zenginleştirdik. Açık alanların   yönlendirilmesi, peyzaj ve hava koşullarına   uygun malzeme seçimlerimiz sayesinde,   spor yapma ve doğayla iç içe aktif bir   yaşam sürdürme avantajına sahip.</p><p><b>Vera Bitez gibi büyük ve prestijli   projelerde, tasarım sürecinizi   şekillendiren en önemli kriterler   öncelikle neler oluyor?</b></p><p>En önemli kriterlerden biri, projenin   fonksiyonellik ile lüksü dengeli bir şekilde   sunması. Aynı yaklaşımı, Vera Alaçatı   Otel'de de benimsedik. Her iki projede   de estetik bütünlük, sürdürülebilirlik ve   kullanıcı deneyimi, tasarımın merkezinde   yer aldı. Estetik bütünlük, sürdürülebilirlik   ve kullanıcı deneyimi zaten her aşamada   önceliğim oluyor. Hasanoğlu Şirketler Grubu   ile yürüttüğümüz iş birliği de, bu kriterleri   hayata geçirmemizde kritik bir rol oynadı.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/mimariyi-yasayan-bir-deneyime-donusturen-imza-1085697</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/27/mimariyi-yasayan-bir-dene-366_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085696</guid><pubDate>Wed, 27 Aug 2025 11:27:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Pınar Uzelli ile Kutlama Sanatı]]></title><description><![CDATA[Sanatçı ruhunu sahnelere, masalara ve anılara taşıyan Pınar Uzelli; lüks, deneyim ve yaratıcılığı aynı çatı altında buluşturuyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Sanatla başlayan bir hikaye,   yaratıcılığın bambaşka bir   alanda hayat bulmasıyla   devam ediyor. Güzel Sanatlar   Fakültesi mezunu bir heykeltıraş olan   Celebration Vibes Kurucusu Pınar   Uzelli, bundan 10 yıl önce cesur bir   adım atarak etkinlik dünyasına giriş   yapmış. Bodrum ve İstanbul merkezli   kurduğu şirketi ise kısa sürede Türkiye'nin   dört bir yanına ulaşan bir markaya   dönüşmüş. Bugün ise vizyoner imzası,   lüks davetlerden göz alıcı lansmanlara,   deneyim odaklı kutlamalardan masalsı   private partilere kadar her detayda   hissediliyor. Yaratıcılığını sanatçı ruhuyla   harmanlayan Uzelli, her projesinde   davetlilerine sadece bir etkinlik değil,   unutulmaz bir deneyim yaşatıyor.</span></p><p><b>Celebration Vibes fikri nasıl doğdu?   İlk kıvılcımı hatırlıyor musunuz?</b></span></p><p>Celebration Vibes, yalnızca bir marka   değil, bir yaşam tarzı manifestosu   aslında. İnsanların bir araya gelmeye,   hayatı kutlamaya olan ihtiyacını   hissettiğimizde bu fikrin ilk kıvılcımı yandı.   Yıllardır düzenlediğimiz etkinliklerde   fark ettik ki asıl büyü, mükemmel   bir planlamanın ötesinde, o anın   enerjisinde, detayların uyumunda ve   yarattığı duyguda saklı. Celebration   Vibes, zamansız bir estetik ve ince bir   zarafetle, her anı özel kılma arzusunun   vücut bulmuş hali.</span></p><p><b>Hayatta kutlamalar ve özel anlar   sizin için ne ifade ediyor?</b></span></p><p>Kutlamalar ve özel anlar, bizim için   sadece takvimde işaretli günler değil,   hayatın akışı içinde durup şükrettiğimiz,   paylaştığımız, bağ kurduğumuz zaman   dilimleri. Kutlama dediğimiz şey, aslında   bir teşekkür etme biçimi... Hayata,   sevdiklerimize, kendimize. O yüzden   her etkinlikte amacımız; yalnızca görsel   olarak etkileyici bir atmosfer yaratmak   değil, insanların o anı hafızalarına  85  kazıyacak bir duygu bırakmak. Çünkü   günün sonunda detaylar unutulur,   ama his asla.</span></p><p><b>İlk organizasyon süreciniz nasıl geçti,   hangi duygularla yola çıktınız?</b></span></p><p>İlk organizasyon sürecimiz, heyecanla   tecrübenin, hayal ile gerçeğin iç içe   geçtiği bir yolculuktu. Her detayı   düşünürken, bir yandan da "ilk" olmanın   getirdiği tatlı bir adrenalin vardı.   Amacımız, sadece kusursuz bir etkinlik   yapmak değil, katılan herkesin "iyi   ki buradayım" diyeceği bir atmosfer   yaratmaktı. Süreç boyunca çok çalıştık,   yorulduk ama her şey misafirlerin   yüzündeki gülümsemede anlam buldu. O   gün anladım ki, bu iş benim için bir meslek   değil, hayatı kutlama biçimim.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/27/pinaruzelli1-27082025e8a7e2e9.jpg"/><p><b>Tasarım süreciniz nasıl işliyor? İlham   kaynaklarınız neler?</b></span></p><p>Tasarım sürecimiz, önce hikayeyi   anlamakla başlıyor. Her etkinliğin bir   ruhu, bir dili ve anlatmak istediği vardır.   Önce bunu keşfediyoruz; kimi zaman bir   şehrin ışıkları, kimi zaman bir melodi, kimi   zaman da doğanın kendi renk paleti   bize ilham veriyor. Ardından, bu duyguyu   mekana, dekorasyona, müziğe ve hatta   menüye kadar yansıtacak detayları   kurguluyoruz. İlham kaynaklarımız çok   çeşitli; seyahatlerimiz, farklı kültürler, sanat   sergileri, mimari dokular... Ama en önemlisi,   insanların bir araya geldiğinde ortaya   çıkan o sıcak enerji. Çünkü ne kadar estetik   ve kusursuz olursa olsun, bir etkinlik asıl   ruhunu, içinde yaşanan anlardan alıyor.</span></p><p><b>Renkler, desenler, malzemeler...   Celebration Vibes'ın imza   dokunuşlarını nasıl tan</span>ımlarsınız?</span></b></p><p>Celebration Vibes'ın imza dokunuşları,   zamansız bir şıklıkla enerjiyi bir araya   getirmesinde saklı. Renklerde genellikle   yalın ama güçlü tonlar kullanıyoruz;   nude, beyaz, altın dokunuşlar ve bazen   de tüm konsepti canlandıracak cesur   bir vurgu rengi. Desenlerde sadelikten   yanayız, çünkü detayların nefes almasına   izin vermek istiyoruz genellikle. Malzeme   seçiminde de kriterlerimiz var. Dokuyu   hissettiren, kaliteli ve doğal materyaller   tercih ediyoruz; ahşabın sıcaklığı, camın   berraklığı, çiçeklerin tazeliği... Her şey,   mekana girdiğiniz anda şaşırtıcı bir uyum   içinde olmalı.</span></p><p><b>Sizce Türkiye'de kutlama, düğün ve   davet kültürü son yıllarda ne yönde   değişim gösterdi?</b></span></p><p>Türkiye'de bu kültür son yıllarda çok   hızlı bir dönüşüm geçirdi. Eskiden daha   geleneksel kalıplar içinde ilerleyen   organizasyonlar, artık kişiselleştirilmiş,   hikayesi olan, deneyim odaklı konseptlere   evrildi. İnsanlar artık sadece güzel bir   mekanda şık bir davet istemiyor; kendi   kimliklerini, zevklerini ve yaşam tarzlarını   yansıtan, misafirlerine unutulmaz bir   deneyim sunan etkinlikler talep ediyor.   Uluslararası trendler, sosyal medyanın   etkisi ve seyahatlerle birlikte, estetik   anlayışımız da çok gelişti. Artık güzel olan   yetmiyor; duygusu olan, anlam taşıyan ve   fark yaratan kutlamalar öne çıkıyor.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/27/dsc04251-27082025f1ccca71.jpg"/><p><b>Sizin için "kutlama" kelimesi neyi   ifade ediyor?</b></span></p><p>Kutlama, benim için hayatın güzelliklerine   teşekkür etmenin en zarif yolu. Büyük   ya da küçük fark etmez; önemli olan   o anı fark etmek, ona değer vermek   ve paylaşmak. Çünkü bence hayat,   kutladığımız anların toplamıdır.</span></p><p><b>Günlük hayatınızda kendi özel   anlarınızı nasıl kutlarsınız?</b></span></p><p>Günlük hayatımda özel anlarımı büyük   gösterişlerle değil, küçük ve samimi   dokunuşlarla kutlamayı seviyorum.   Güzel hazırlanmış bir yemek masası,   özenle seçilmiş tabaklar, taze çiçekler   ve sevdiklerimle paylaştığım sohbetler...   Bazen sadece iyi bir kahve eşliğinde   kendime ayırdığım birkaç dakika bile   benim için bir kutlama. Çünkü bana göre   asıl değer, anın içindeki samimiyette ve   özenli detaylarda saklı.</span></p><p><b>Yoğun iş temposunda ilhamınızı ve   enerjinizi nasıl koruyorsunuz?</b></span></p><p>Yoğun iş temposunda ilhamımı ve enerjimi,   kendime küçük kaçış alanları yaratarak   koruyorum. Seyahat etmek, yeni tatlar   denemek, sanat ve tasarım dünyasından   beslenmek, seramik yapmak bana her   zaman taze bir bakış açısı kazandırıyor.   Bir de doğada vakit geçirmek; deniz   kenarında yürümek ya da sessiz bir   bahçede oturmak, zihnimi boşaltıp   yeniden yaratıcı düşüncelere alan açıyor.</span></p><p><b>"Bir gün mutlaka" dediğiniz bir hayal   projeniz var mı?</b></span></p><p>Bir gün mutlaka hayata geçirmek   istediğimiz hayal projem, Celebration   Vibes'ın ruhunu ve estetiğini bir kitapta   toplamak. Sadece görsel anlamda   ilham veren masa düzenleri, renk   paletleri ve konseptler değil; aynı   zamanda bu tasarımların arkasındaki   hikayeleri, hisler ve ilham kaynaklarımızı,   amatör heyecanlarımıza profesyonel   yaklaşımlarımızı da paylaşmak istiyoruz   aslında. Hem sektör profesyonelleri   hem de kendi hayatına zarif dokunuşlar   katmak isteyen herkesin elinin altında   olacak, zamansız bir tasarım kitabı...</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/27/dsc08872-270820250a9cd35d.jpg"/><p><b>Hayatında kutlamalara daha çok yer   açmak isteyenlere neler önerirsiniz?</b></span></p><p>Kutlamalara daha çok yer açmak   isteyenlere en büyük önerim, büyük anları   beklememeleri. Hayatın içindeki küçük   başarıları, güzel haberleri, hatta sıradan   görünen ama size iyi hissettiren anları bile   kutlayın. Bu bir akşam yemeğinde masaya   taze çiçek koymak da olabilir, sevdiğiniz   bir şarkıda dans etmek de... Önemli olan   o anı fark etmek ve ona özen göstermek.   Kutlamanın bir lüks değil, hayatı   güzelleştirmenin en keyifli yollarından biri   olduğunu hatırlamak gerek. </span></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/pinar-uzelli-ile-kutlama-sanati-1085696</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/27/pinar-uzelli-ile-kutlama--294_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085683</guid><pubDate>Mon, 25 Aug 2025 15:08:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Londra'dan Paris'e, New York'tan Bodrum'a: Bee Goddess'ın Global Masalı]]></title><description><![CDATA[Ece Şirin, Bee Goddess ile her kadının içindeki tanrıçayı uyandıran bir ışık yolculuğu tasarlıyor. Zamansız zarafet, kadim semboller ve küresel bir vizyon, onun ellerinde modern bir efsaneye dönüşüyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Tasarımda en önemli   noktalardan biri ruh hali ya   da yaşam biçimi yaratmaktır   diyebiliriz. Ece Şirin de   markası Bee Goddess ile bunu en   iyi başaran isimlerden biri. Paris'ten   Londra'ya, Bodrum'dan New   York'a uzanan bu yolculuğunda   her mücevher, kadının özündeki   ışığı hatırlatan birer tılsım gibi   parlamayı öncelik alıyor. Ece Şirin   ise her koleksiyonla kendi gücünü   hatırlamaya, kendi hikâyesini   yazmaya odaklı. Tasarımlarında   ışıltı, estetik ile manayı kusursuzca   harmanlayarak lüksü bir deneyim   hâline getiriyor. Biz de bu yolculuğun   inşasında izlediği adımları yeniden   paylaştığımız keyifli ve ilham verici bir   sohbet gerçekleştirdik.</p><p><b>Bee Goddess bu yıl global çapta   çok özel bir büyüme ve dönüşüm   süreci yaşıyor. Bu gelişmelerin   hem sektör hem de sizin kişisel   yolculuğunuz açısından nasıl bir   anlamı var?</b></p><p>Bee Goddess bu yıl global ölçekte   olağanüstü bir büyüme ve dönüşüm   sürecinden geçiyor. Londra'nın kalbi   Sloane Street'te açtığımız ikinci butik,   PORTRE  68 Paris'in ikonik Printemps mağazasında   high jewellery katında yer alacak   yeni butik, Ağustos ayında açılacak   olan Atina'daki One&amp;Only'deki özel   destinasyon butiğimiz ve Mykonos   Nammos Village monobrand butiğimiz   ile birlikte; Mykonos Scorpios ve St.   Tropez Loulou's Beach gibi ikonik   noktalarda yer alan ilk ve tek Türk   mücevher markası olmanın gururunu   yaşıyoruz. Bee Goddess her geçen gün   zirvesini yeniden tanımlıyor. Bu yeni   adımlarla birlikte 20 butiğe ulaşırken,   Saks Fifth Avenue, Neiman Marcus   ve Harrods gibi dünya çapında 50'yi   aşkın prestijli noktada yer alarak   Türkiye'nin en büyük lüks mücevher   markası konumuna ulaştık. Bu başarı   yolculuğu dışarıdan bakıldığında bir iş   büyümesi gibi görünse de benim için   çok daha derin ve ruhsal bir anlam   taşıyor. Her yeni butik, her yeni ülke;   içsel ışığımı izleme cesaretimin, özüme   sadık kalma gücümün, çalışkanlığımın   ve kalpten yaratmanın bir yansıması.   Bee Goddess'ın Paris'ten Londra'ya,   Bodrum'dan New York'a uzanan   yolculuğu sadece fiziksel bir yayılım   değil; aynı zamanda kolektif kadın   bilincinin uyanışı, ruhların birbirini   tanıması ve ışığını dünyayla paylaşma   çağrısı. Bugün markanın evrimi, her   kadının içindeki tanrıçayı hatırlama ve   ışığını sahiplenme sürecini temsil ediyor.   Bu yolculukta ben yalnızca markanın   kurucusu değil; kendi içsel ışığını   izleyen, öğrenmeye ve dönüşmeye açık   bir ruhum. Bee Goddess'ın büyümesi,   yalnızca bir markanın değil; kadınların   gücüne, ışığına ve potansiyeline   yazılmış yeni bir sayfadır.</p><p><b>Zamansızlık, Bee Goddess   koleksiyonlarının ortak ruhu gibi   görünüyor. Sizce bir tasarımı   "zamansız" yapan şey nedir?   Modanın geçiciliğiyle, simgelerin   sonsuzluğu nasıl yan yana   gelebiliyor?</b></p><p>Zamansızlık, Bee Goddess markasının   ve tasarımlarının DNA'sında var.   Bizim tasarımlarımızı "zamansız" kılan   şey ruhla, bilinçle, kolektif hafızayla   kurduğu derin bağ. Gerçek anlamda   zamansız olan, yüzeyde değil özde var   olur. Arketipsel semboller, insanlığın   evrensel dili... Bir yıldız, bir hilal, bir gül   figürü... Yalnızca bir form değil; binlerce   yıl öncesinden bugüne aktarılan birer   içsel pusula. Onlar her çağda, her   kültürde, her ruhta yeni anlamlarla   yeniden doğar. İşte bu nedenle Bee   Goddess tasarımları trendlerin ötesinde   zamansızlığı ve ebediyeti vurgular;   çünkü manayı öne çıkarır. Modanın   gelip geçen dalgaları arasında, Bee   Goddess zamanın ötesinde duran   bir ışık... Bizim tasarımlarımız, kadının   özündeki ilahi ışıltıyı açığa çıkaran   semboller. Onlar, geçmişle geleceği   birleştiren, kalpten kalbe akan köprüler.   Her Bee Goddess mücevheri, sadece   kadim bilgeliğe, içsel güce ve sonsuz   potansiyele dokunan bir anahtar. Bu   yüzden zamansızlık, bizim için; bir niyet,   bir vizyon, bir çağrıdır.</p><p><b>Her tasarımın bir anlam taşıdığı,   her anlamın yolculuğa çağırdığı   bir marka yarattınız. Peki sizin   kendi kişisel yolculuğunuzda, Bee   Goddess size en çok neyi öğretti?</b></p><p>Çok severek ve inanarak başladığım   bu yolculukta, hayallerimin ötesine   geçen bir başarıya ulaşmak; bana bir   insan olarak kendimi gerçekleştirme   hazzını, derin bir tatmini, içten gelen   bir özgüveni ve sevgiyi deneyimleme   ayrıcalığını yaşattı. Bee Goddess bana,   emek ve çalışkanlık sevgiyle ve hizmet   etme arzusu ile birleştiğinde gerçek bir   mucizeye dönüştüğünü öğretti. Her bir   sembol, içsel dünyamdaki başka bir   yönümü bana hatırlattı; her koleksiyon,   ruhumun başka bir parçasını aydınlattı.   Dışarıdan bir mücevher markası gibi   görünse de Bee Goddess benim için   içsel bir dönüşüm yolculuğunun haritası.   Bana gösterdi ki; cesaret, ışık ve ilham   önce insanın kendi içinde doğmalı ki   dünyaya yansıyabilsin. Ve belki de en   kıymetlisi... Her kadının kendi kutsal   ışığını hatırlamasına rehberlik etmenin   sadece bir iş değil, ruhsal bir hizmet   olduğunu da öğretti bana.</p><p><b>Sloane Street'te ikinci butiğin yer   aldığı lokasyonun enerjisi sizin için   ne ifade ediyor?</b></p><p>Yeni Sloane Street Bee Goddess,   Londra'nın kalbinde; Cartier, Tiffany,   Chanel, Hermès ve Dior gibi ikonik   markaların yanında yer alıyor. Bu   lokasyon yalnızca ticari değil, aynı   zamanda çok güçlü bir sembolik   değer taşıyor. Sloane Street, Londra'nın   en prestijli alışveriş caddelerinden   biri; zarafet, güç ve yüksek modanın   kalbinin attığı yer. Bu cadde,   Knightsbridge ve Chelsea'yi birbirine   bağlarken Belgravia'nın kalbinden   geçiyor. Belgravia ise İngiliz aristokrasisi,   kraliyet ailesine yakın isimler, Körfez   ülkelerinden şeyhler, uluslararası elitler   ve sanat koleksiyoncuları gibi dünyanın   en seçkin isimlerine ev sahipliği   yapıyor. Bölge, Londra'nın en değerli   ve güvenli emlaklarının bulunduğu,   sakin ama etkileyici bir zarafeti temsil   ediyor. İşte bu seçkin atmosferde,   Bee Goddess'ın ikinci Londra butiğini   açması; markamızın sadece lüks   segmentteki yerini değil, aynı zamanda   ruhu olan mücevher vizyonumuzu   da küresel düzeyde taçlandırıyor. Bu   butik, yalnızca bir mağaza değil; Bee   Goddess'ın ışığını dünyayla paylaşan   bir mabed. Kadınların kendi ışıklarıyla   buluşacakları, anlam ve zarafetin   kesiştiği bir alan. Sloane Street'te var   olmak, Bee Goddess için çok özel.</p><p><b>Paris'teki ikonik Printemps   mağazasında yer alacak olmak   Bee Goddess için estetik ve kültürel   açıdan nasıl bir dönüm noktası?   Bu adım, markanızın Fransız   zarafetiyle kurduğu bağı nasıl   dönüştürüyor?</b></p><p>Paris'te olmak, Bee Goddess'ın,   Avrupa'nın kalbine, lüksün zirvesine   taşınması demek. Modanın başkenti,   aynı zamanda zarafetin, estetiğin ve   kültürel derinliğin de başkentidir. Ve   biz, bu başkentin kalbinde, ikonlaşmış   Printemps Haussmann'da yerimizi   alıyoruz. Printemps, yalnızca bir   mağaza değil; bir moda ve yüksek   mücevherat dünyası. Burada, dünyaca   ünlü high jewellery markalarıyla   baş başa olmak, Bee Goddess'ın   uluslararası prestijini bir üst seviyeye   taşıyor. Bu adım, Bee Goddess için   hem bir onur nişanı hem de yeni bir   başlangıcın işaretidir: Paris'te, ışığımızı   dünyanın en seçkin vitrinlerinden biriyle   paylaşıyoruz.</p><p><b>Harrods, Saks Fifth Avenue,   Neiman Marcus ve Bergdorf   Goodman gibi dünyaca ünlü   perakende noktalarında yer   almak, bir ticari başarının yanı   sıra kültürel bir kabul gibi de   yorumlanabilir mi?</b></p><p>Bee Goddess olarak biz sadece   mücevher değil, anlam ve ışık   sunuyoruz. Biz yeni bir lüks akımının   öncüleriyiz. Kişinin öz değerini   vurgulayan marka mesajımız, özgün   tasarımlarımız ve eşsiz kalitemiz çok   kısa zamanda bizi zirveye taşıdı.   Bu vizyon, dünyanın en prestijli   mağazalarında yer almamızı   sağladı. Stratejimiz özgünlük, yüksek   zanaatkârlık, ruhu olan tasarımlar   ve evrensel semboller üzerine kurulu.   Tüm bu süreçte, markamızı doğru   anlatan, tılsımlarımızın enerjisini taşıyan   noktalarla ilerlemeyi tercih ettik. Bu   butiklerde yer almak, Bee Goddess'ın   global ışığını pekiştirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/25/dsc0865-25082025264fb71d.jpg"/><p><b>"Golden Opulence" koleksiyonunuz   büyük ilgi gördü. Işıltının ötesinde,   bu koleksiyonun arkasındaki   yaratıcı süreç nasıldı?</b></p><p>"Golden Opulence" koleksiyonu,   ışıltının çok ötesinde bir anlam taşıyor.   Beymen'in 50'nci yılına özel hazırlanan   bu koleksiyonda yer alan Kibele   gerdanlıkları, Anadolu'nun üç büyük   tanrıçası olan Artemis, Arinna ve   Kibele'yi ilk kez aynı anda bir araya   getiriyor. Bu buluşma, yalnızca estetik   bir yaratım değil; dişil bilgeliğin, yaratıcı   gücün ve ilahi kadın enerjisinin kadim   bir senfonisi. Koleksiyonun yaratım   süreci benim için adeta bir ritüel gibiydi.   Her parça; ışığın, sezginin, gücün   ve koruyuculuğun farklı bir yüzünü   yansıtıyor. Artemis bağımsızlığı ve   doğayla bir olmayı, Arinna güneşin   aydınlatıcı bilincini, Kibele ise bereketin   ve yaşamın yaratıcı kaynağını temsil   ediyor. Üçünün enerjisini birleştiren bu   69 koleksiyon, ilahi kadın enerjisinin birliğini   kutlayan simgesel bir anlatı sunuyor.   Golden Opulence, Anadolu kültürünün   içindeki ışığı sadece geçmişe ait bir   miras olarak değil, geleceğe yön veren   evrensel bir bilgelik olarak taşıyor.   Etnik esintilerin çok ötesine geçen,   zamansız ve ihtişamlı bir duruşla   kadim sembolleri günümüz kadınıyla   buluşturuyor. Bu koleksiyonu taşıyan   kadınlar, yalnızca bir mücevher değil,   bir vizyon, bir mana, bir ışık taşıyor.   Şıklıkla ruhsal derinliği bir araya getiren   bu yaratım; kraliyet ailesinden dünya   yıldızlarına kadar uzanan bir müşteri   kitlesiyle Bee Goddess'ı global sahnede   bir kez daha zirveye taşıdı. Golden   Opulence, yalnızca bir koleksiyon değil;   kadim olanla çağdaş olanın, maddeyle   ruhun, parıltıyla anlamın bir araya   geldiği kutsal bir bütün.</p><p><b>"Emily in Paris" gibi global ölçekte   ses getiren bir yapımda yer almak,   Bee Goddess'ın Fransa'daki algısını   nasıl etkiledi? Popüler kültürle   kurulan bu bağın, markanın   spiritüel kimliğiyle sizce nasıl bir   dengesi var?</b></span></p><p>"Emily in Paris" gibi global ölçekte ses   getiren bir yapımda yer almak, Bee   Goddess için yalnızca görünürlük değil,   aynı zamanda kültürel etki alanını   genişletmek anlamına geldi. Bu dizi,   modanın ve yaşam stilinin cazibesiyle   dünyanın dört bir yanındaki izleyicilere   ilham veriyor. Bee Goddess'ın burada   yer alması, Fransa'daki algımızı   güçlendirmekle kalmadı; markamızı,   Paris şıklığıyla buluşturdu, birleştirdi.   Popüler kültürle kurduğumuz bu bağ,   bizim spiritüel kimliğimizle çelişmiyor;   aksine onu daha geniş bir kitleye,   daha doğal ve yaşayan bir dille   ulaştırmamıza olanak tanıyor. Bee   Goddess'ın amacı, ilahi olanı gündelik   hayata taşımak, mana ile maddeyi   buluşturmak. Işığını arayan veya ifade   eden kadına hem stil hem anlam   sunuyoruz. "Emily in Paris" gibi yapımlar   ise tam da bunu yapabileceğimiz   büyülü sahneler sunuyor; spiritüel   değerleri estetikle, içsel gücü zarafetle   buluşturduğumuz anlar. Bu birliktelik,   Bee Goddess'ın evrensel bir dil   konuştuğunu ve zamanın ruhuyla uyum   içinde parladığını gösteriyor. Bu bağ,   Bee Goddess'ın görünürlüğünü katladı   ama bundan öte, ruhunu da yansıttı.   Dizi, kendi ışığını takip eden kadınları   konu alıyor, tıpkı Bee Goddess gibi.   Bizim tılsımlarımız, karakterlerin cesur,   özgün ve güçlü yönleriyle buluştu.</span></p><p><b>Tüm bu global yolculuk boyunca   sizi en çok motive eden, ruhunuzu   besleyen şey nedir?</b></span></p><p>Sevgi, güzellik ve başarı. Ruhun ışığını   hatırlamak ve onu paylaşmak. Bee   Goddess'ı yaratırken tek amacım,   insanlara kendi ışıklarını keşfetme   cesareti vermekti. Dünyanın farklı   köşelerinden gelen ilham verici geri   dönüşler, ruhumu besleyen en büyük   kaynak. Her kadının kendi hikâyesini   yazmasına ışık tutmak, beni her sabah   yeniden yaratmaya teşvik ediyor.</span></p><p><b>High jewellery alanında Bee   Goddess nasıl bir evrim geçiriyor?   Lüksün sadece elmaslarla değil,   anlamla da şekillendiği bu   yeni dönemde sizin için "lüks   mücevher" ne ifade ediyor?</b></span></p><p>Bee Goddess en başından beri,   mücevheri yalnızca bir süs değil, bir   anlam taşıyıcısı olarak gördü. Bizim   için "high jewellery" kavramı, yalnızca   teknik ustalıkla ve değerli taşlarla değil;   ışık, hikâye ve ruhla şekillenen bir sanat   formu. Bee Goddess'ın doğasında   var olan bu anlam yolculuğu, yıllar   geçtikçe daha da derinleşiyor. Her   koleksiyon, kişinin ruhunun farklı bir   kapısını aralıyor; her sembol, bir içsel   uyanışa davet sunuyor. Bu süreçte   bizimle aynı frekansta olan, altın   kovanımıza katılan marka dostlarımızla   birlikte bu ışık bağı büyüyor. Bee   Goddess, yalnızca takan kişinin tarzını   değil, içsel yolculuğunu da yansıtan   bir ayna. Çünkü gerçek lüks, kişinin   kendi ışığını hatırlaması ve dünyaya   o ışığını yayabilmesi. Benim için lüks,   insanın varlığına güzellik katan, ruhunu   yükselten her şeydir. Bu bir elmasın   parıltısı da olabilir, bir arketipsel   sembolün taşıdığı kutsal bilgi de... Ama   her şey özünde kişiyle başlar ve onunla   biter. Marka değil, insan merkezlidir   bu bakış açısı. Lüksü tanımlayan şey   etiket değil; bireyin kendi içsel değeri.   Bee Goddess bu yüzden bir ruh hali,   bir farkındalık biçimi. High jewellery   alanında attığımız her adım, bu   felsefenin daha da rafine bir ifadesi   oluyor. Lüks artık sadece sahip olmak   değil; hissedebilmek, anlam kurmak ve   o anlamı kendi hayatına işleyebilmek.</span></p><p><b>Resort dünyasında hızlı bir yükseliş   içindesiniz. Yalıkavak Marina'dan   Scorpios Mykonos'a, One&amp;Only   Atina'dan Mandarin Oriental   Bodrum'a uzanan bu yolculukta,   Bee Goddess'ın yaşam tarzı   markasına dönüşme süreci ne   şekilde ilerliyor?</b></span></p><p>Bee Goddess'ın resort dünyasındaki   yükselişi, aslında markamızın   doğasında var olan "ışıkla yaşamak"   felsefesinin doğal bir yansıması.   Yalıkavak Marina'dan Scorpios   Mykonos'a, Nammos Village, One&amp;Only   Atina'dan Mandarin Oriental Bodrum'a   uzanan bu yolculuk, Bee Goddess'ın   yalnızca bir mücevher markası değil,   bir yaşam tarzı ve bilinç hali sunduğunu   gösteriyor. Her yeni destinasyon, Bee   Goddess kadınının ışığını taşıdığı, kendi   zarafetini ve gücünü yansıttığı bir sahne.   Bu seçkin mekanlarda yer almak, bizim   için bir frekans paylaşımı. Bee Goddess   kadını nerede olursa olsun içsel ışıltısını   taşıyan, güzelliği sadece dışarıda değil   içinde de arayan bir yolcu. Onunla   birlikte markamız da ruhu besleyen,   ilham veren, yüksek frekanslı bir yaşam   tarzına evriliyor. Biz, her koleksiyonla bir   enerji, bir niyet, bir ruh hali sunuyoruz.   Resort dünyası da bu yüksek bilinci   ve zamansız zarafeti en iyi taşıyan   platformlardan biri oluyor.</span></p><p><b>Bee Goddess'ın en dikkat çekici   yanlarından biri sürekli evrilme   kapasitesi. Zamana, coğrafyaya ve   kadının değişen hikâyesine, özüne   sadık kalacak şekilde nasıl uyum   sağlıyorsunuz?</b></span></p><p>Bee Goddess'ın özü ebedi ve evrensel   sembollerle örülü. Bu da ona sonsuz   bir esneklik kazandırıyor. Değişen   dünya dinamiklerini içsel bilgelikle   buluşturduğunuzda, her döneme   dokunabilen bir marka doğuyor.   Kadının hikâyesi değişse de özündeki   ışık aynı kalıyor. Biz de bu ışığı farklı   dönemlerde farklı yollarla yansıtıyoruz   ama hep aynı niyetle; ilham vermek ve   güçlendirmek.</span></p><p><b>Tüm bu heyecan verici adımların   ardından, ufukta yine sizi çok   heyecanlandıran yeni planlarınız   var mı?</b></span></p><p>Bee Goddess için ufukta beliren yeni   faz, markamızın içsel derinliğini ve   küresel etkisini daha da büyütecek   bir dönüşümün habercisi. Londra'da   açılan ikinci butik ve Harrods ile   kurduğumuz sağlam iş birliği, bizi   İngiltere'de lüks mücevher dünyasında   kalıcı bir güç haline getiriyor. Paris'teki   Printemps lansmanımızla Avrupa'da   high jewellery sahnesine gerçek bir   imza attık. Ayrıca "Emily in Paris" için   hazırladığımız yepyeni koleksiyonlarla   popüler kültürle olan bağımızı yeniden   tanımladık. Aynı anda Amerika ve   Orta Doğu açılımlarımız, markamızı   yeni kıtalara taşıyor. Yunanistan'da   eş zamanlı gelişen pazar ise Akdeniz   ruhumuzun yeni bir durağı oluyor.   Ancak beni en çok heyecanlandıran   adım, Bee Goddess'ın sıradaki fazı;   eril enerjiye açılan bir kapı. Yeni   erkek koleksiyonumuz, eril arketipleri   onurlandıran; cesareti, vizyonu ve içsel   gücü sembollerle ifade eden tılsımsal   tasarımlardan oluşuyor. Modern   erkeğe yalnızca estetik değil, anlam da   sunuyoruz, tıpkı Bee Goddess kadınına   sunduğumuz gibi. Bununla birlikte   markamız bir mücevher markasının   ötesine geçiyor; kişisel anlam haritaları,   içsel güç sembolleri ve spiritüel   rehberlik ile Bee Goddess, bir yaşam   vizyonuna dönüşüyor. Işığını arayan   kadın ve erkeklere sadece takı değil,   yön, niyet ve ruhsal eşlik sunuyoruz.   Geleceğin Bee Goddess'ı daha güçlü,   daha görkemli, daha da cazibeli,   daha şifalı, daha dönüştürücü... Gerçek   anlamda içsel gücüyle parlayan bir ışık   kaynağı olacak.</span></p><p><b>Fotoğraflar:</b> Mustafa Solak</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/londradan-parise-new-yorktan-bodruma-bee-goddessin-global-masali-1085683</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/25/londradan-parise-new-york-253_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085682</guid><pubDate>Mon, 25 Aug 2025 14:33:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Türkiye Güzeli İdil Bilgen ile Spor Hayatı Üzerine]]></title><description><![CDATA[“Spor benim için sadece bir fiziksel aktivite değil, aynı zamanda yaşam tarzı ve karakter inşasıdır” diyen İdil Bilgen ile sporun başarı üzerindeki kodlarına uzanıyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p class="">Voleybol ve atletizmle iç içe bir   hayatı olmuş 2024 Türkiye Güzeli İdil   Bilgen'in. "Spor ile öğrendiğim çok   yönlülük, Tıp Fakültesi'nde okurken, aynı   anda projeler yürütmeyi, hobilerime devam   etmeyi, arkadaşlarımla sosyal hayatımı   sürdürebilmeyi ve farklı sorumluluklar   alıp üretken kalabilmemi sağladı" diyor.   Bilgen'in sporla dolu yaşamından ilham   aldığımız bir yolculuğa çıktık.</p><p><b>Spor geçmişin, Miss World   yarışmasındaki başarını nasıl etkiledi?</b></p><p>Mayıs ayında Hindistan'da gerçekleşen   ve bir ay süren Miss World yarışmasına,   109 ülkeden genç kadın temsilciler olarak   katıldık. Bu süreç boyunca yalnızca   fiziksel görünüm değil; duruş, iletişim,   bilgi, yetenek ve çok yönlü becerilerimiz   değerlendirildi. Miss World, biz kadın   katılımcıları bir bütün olarak ele alan çok   yönlü bir platform. Yarışmanın bir ayağı   da spor müsabakasıydı. İlk etapta hepimiz   bir koşuya katıldık (beep test) ve sonuna   kadar devam edebilen sekiz yarışmacı   bir üst tura geçti. Kıtaları temsilen seçilen   32 kişi arasında yer aldım. Ancak bu   yarışma benim için yalnızca fiziksel bir   deneyim değildi. Spor burada bir araçtı;   asıl öğrettiği şey, sosyal bağ kurma gücü ve   birlikte kazanmanın değeri oldu. Yarışma   sürecinde katıldığım bir diğer önemli etap   da Head to Head Challenge idi. Bu iki   gün süren bölümde, dünya gündemiyle   ilgili sorularla sahnede bire bir müzakere   ve yorum yapmamız beklendi. İlk gün 109   yarışmacıdan 20 kişi seçildi; ikinci gün bu   20 kişi arasında tekrar yarıştık. Bu bölümde   Asya kıtasının birincisi seçildim: "Head to   Head Challenge Winner of Asia" ünvanını   aldım. Bu başarıyı da yine sporun bana   kazandırdığı reflekslere bağlıyorum. Stres   altında hızlı ve net karar verebilmek,   zamanı doğru kullanmak, odaklanmak   ve duygusal kontrolü elden bırakmamak;   tüm bunlar spor geçmişimden edindiğim   yetkinliklerdi. Bugün geriye dönüp   baktığımda görüyorum ki; spor yalnızca   fiziksel değil, zihinsel, sosyal ve duygusal   gelişim için de güçlü bir araç. Miss Turkey   ve Miss World'de kazandığım deneyimlerin   temelinde de spor disiplinim yatıyor.</p><p><b>Pek çok spor dalını denedin.   Yapmaktan en çok zevk aldığın spor   dalı hangisi?</b></p><p>Üniversiteye kadar, uzun yıllar boyunca   hem voleybol hem de 100 metre sprint   ve cross country koşu takımlarındaydım.   Ve bu spor geçmişimden dolayı, fitness   da hayatımın rutin bir parçası haline   geldi. Spor olarak artık fonksiyonel   fitness yapıyorum; ya evde ya da gym'de   çalışıyorum. Genellikle hafif ağırlıklarla   çalışmayı tercih ediyorum, çünkü vücut   yapım için daha uygun olduğunu   hissediyorum. Fitness antrenmanlarımı   çeşitlendiriyorum; hareketleri farklı   şekillerde birleştirerek kas gruplarını etkili   çalıştırmaya özen gösteriyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/25/musbdrmidilbilgencek-25082025e3aece75.jpg"/><p><b>Haftada kaç gün spor yapıyorsun?</b></p><p>Haftada beş gün mutlaka spor yaparım,   ancak her gün aynı şekilde çalışmam.   Bazı günler sadece vücut ağırlığımla, bazı   günlerse gym'e gidip ağırlıkla lower body   (alt vücut) ya da upper body (üst vücut)   çalışırım. Haftada iki kez de HIIT (yüksek   yoğunluklu aralıklı antrenman) tarzında   full body antrenman yaparım. Zıplamalı,   koşmalı ve çok kısa molalarla vücudu   sağlıklı ve güvenilir bir şekilde sınırlarına   kadar zorlayan bu tarz antrenmanları   çok seviyorum. Bazen de daha sakin   bir tempoda, yoga gibi çalışmalara   yöneliyorum.</p><p><b>Spora uygun bir beslenme rutini   uyguluyor musun?</b></p><p>Kendime özel bir diyet uygulamıyorum;   hatta hayatımda hiç diyet yapmadım.   Ancak her zaman sağlıklı ve dengeli   beslenmeye özen gösterdim. Ama tabii   ki "cheat days" de yapıyorum. Sabahları   genellikle 3-4 yumurtalı bir omlet ve   besleyici bir smoothie ile güne başlıyorum.   Kahvaltı rutinim çoğu zaman aynı ve   birkaç saat tok kalmamı sağlıyor. Gün   içinde, protein içeriği yüksek bir salata   tercih ediyorum; içinde avokado ve çeşitli   tohumlar olmasına dikkat ediyorum   çünkü mikro besinler ve sağlıklı yağlarla   beslenmek çok önemli. Akşam saat altı gibi   ana öğünümü yiyorum, genellikle protein   ağırlıklı oluyor. Beyaz karbonhidrat hiç   tüketmem; makarna, pilav ya da ekmek   gibi yiyecekler yerine, zeytinyağlılar ve farklı   sebze çeşitlerini tercih ediyorum.</p><p><b>Sporda çalışmayı en çok sevdiğin   alan hangisi?</b></p><p>Core (karın) kası çalışmaya bayılıyorum.   Abs rutinimi çok seviyorum ve farklı   hareketleri birleştirerek, sürekli değiştirip   keyifli bir antrenman haline getiriyorum. Bir   kadının güçlü karnı olması bence hem çok   zarif hem de duruş ve sırt için de çok önemli   diye düşünüyorum.</p><p><b>Deneyimlemek istediğin ekstrem bir   spor var mı?</b></p><p>"Wakeboarding" yapmayı çok istiyorum.   Takip ettiğim birkaç Amerikalı sporcu var,   gerçekten yaptıkları hareketler inanılmaz.  </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/turkiye-guzeli-idil-bilgen-ile-spor-hayati-uzerine-1085682</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/25/turkiye-guzeli-idil-bilge-747_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085678</guid><pubDate>Mon, 25 Aug 2025 11:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[“Yaz Akşamı” Konseptli Sürpriz Kutlama]]></title><description><![CDATA[Reklamcılık ve halkla ilişkiler sektörünün başarılı isimlerinden Mine Kalpakçıoğlu, Bodrum'da arkadaşlarının sürpriz doğum günü kutlamasıyla yeni yaşına girdi. Kalpakçıoğlu, “Yaz Akşamı” konseptiyle düzenlenen gecede mutluluğunu dostlarıyla paylaştı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yaz-aksami-konseptli-surpriz-kutlama-1085678</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/25/yaz-aksami-konseptli-surp-800_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085667</guid><pubDate>Fri, 22 Aug 2025 18:36:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Cesur Dokularla Özgür Hikâyeler]]></title><description><![CDATA[Cesur renkler ve özgün dokularla hayat bulan Eclectic Concept, kurucusu Gizem Esendemir'in yaratıcılığıyla şekillenen 2025 İlkbahar/Yaz koleksiyonunda enerjiyi ön plana çıkarıyor. Tek parça tasarımlar, kadın ve erkeğe şıklık ve konfor sunarken, her parça giyenin kendi hikâyesini ve tarzını yansıtmasına imkân tanıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Renklerin cesareti ve dokuların özgünlüğüyle şekillenen yeni sezon, modayı yalnızca bir giyinme biçimi olmaktan çıkarıp, kişisel hikâyeleri ve tarzları ifade etmenin bir aracına dönüştürüyor. Tek parça tasarımların konfor ve şıklığı bir araya getirdiği koleksiyon, kadın ve erkeğe özgür bir stil sunarken, her detayda incelik ve özen kendini hissettiriyor. Kumaşlardan ilham alan tasarımlar, sadece bedenleri değil, giyenin ruhunu da sarmalıyor; giysiler, bireysel hikâyeleri ve duyguları yansıtmanın bir yolu hâline geliyor. Cesur renk paletleri, dokusal çeşitlilik ve özgün kesimler, sezonun enerjik ve yaratıcı dünyasını ortaya koyarken, modayı deneyimlemeyi ve kişisel ifadeyi kutlamayı mümkün kılıyor. Her parça, stil ile kimliği buluşturarak giyenin kendi hikâyesini özgürce anlatmasına olanak tanıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/22/gizemesendemir-220820257c955234.jpg"/><i><font size="2">Gizem Esendemir</font></i><p></p><p><b>2025 İlkbahar/Yaz koleksiyonunuzu yaratırken sizi neler yönlendirdi?</b></p><p>Beni genelde her koleksiyon döneminde kumaşlar yönlendiriyor. Yeni kumaşları araştırmak, sürdürülebilir dünyanın içerisinde kalarak iplerin kumaşa verdiği hazzı görmek, koleksiyonu oluşturmak için fazlasıyla bir ilham aslında. Ortaya çıkan renkler ve dokular da modellerin kesimlerini belirlememize yardımcı oluyor. Modeller ortaya çıktığı zaman aksesuarlama kısmı başlıyor; ben makyaj diyorum buna. Bütün bu halkalar birleşince koleksiyon kendini belirlemiş oluyor, sonrasında hikayesi için ekibimle bir araya gelerek duyguları birleştiriyoruz. Herkes bir modelin kendisinde yarattığı hissi anlatıyor. Tamamen Eclectic yani... Her his ve her zevkin bir arada olduğu... </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/22/dsc9046-2208202532613ae3.jpg"/><p><b>Markanın bohem bir ruhu var. Bu sezonun ruhunu hangi üç duyguyla tarif edersiniz?</b></p><p>Eclectic aslında hiç bohem olan bir marka olmadı ama yıllarca hem bulunduğumuz lokasyonlar, hem de dönemin trendi olan bohem adı verilen konsept, bizi bohem algısına sürükledi. Bundan şikayetçi değilim elbette ancak bohem algısı bu kadar değişen bir şey değildir. Normalde biz sürekli değişen, büyüme projeleri olan ve bu projelerde farklı tarzlar kullanan bir markayız. Biraz da sanırım kumaşların renk kartelasıyla mağazalarımızın ahenk birleşimi bizi tamamladı ve bohem gibi göründük. Ama bu sezonun ruhunda daha renkli bir dünya var. Daha güçlü renkler, daha güçlü kesimler... Bu modeller kadın ve erkek olarak çok uzun süren hazırlanma süreçlerini kısaltan modeller olacak. Zorlanmayan bir tarzı var bu sezonun. Tek parça giysilerle ipek dokusunda olan modal kumaşların kadınlara ve erkeklere kendilerini çok iyi, çok şık hissettireceklerini düşünüyorum. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/22/dsc8396-2208202515f825e3.jpg"/><p><b>Koleksiyonda öne çıkan kumaş türleri hangileri?</b></p><p>Bu sezon koleksiyonun çok fazla parçasını modal kumaşlardan hazırladık. Modalın da birçok varyantlarını kullandık. Hem gramaj alternatifleri hem doku alternatifleri vererek tamamı pamuk iplerle hazırlanan kumaşları hazırladık. </p><p><b>Bu sezonun sizi en heyecanlandıran parçası hangisi?</b></p><p>Bu sezonda kadında kullandığımız renkli zikzak desenleri olan bir elbise var. O aşırı heyecanlandırıyor beni. Hem mavi rengi hem fuşya rengi olan bir elbise var, ona da hayli yükseğim. Bir de kahverengi ve siyah rengi olan kordon detayları ile hazırladığımız mini bir elbise var; o tek kelimeyle sezonun yıldızı olacak. Erkek kreasyonunda ise modal taşlanmış kahverengi kumaş palazzo pantolon ve derin v yaka bir tişört var, o favori parçam oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/22/dsc9821-22082025ae9022c1.jpg"/><p><b>Koleksiyonun hazırlık sürecinde sizi en çok motive eden şey neydi?</b></p><p>Bu süreçteki en büyük motivasyon, öncelikle modelleri insanların yaz aylarında üstlerinde hayal etmek oluyor benim için. Gerçek bir canlandırma uzmanıyım bu konuda. Ama sürecin en büyük motivasyonu, kesinlikle kumaşların hazırlık aşamasındaki fabrika zamanları. O makinaların sesi beni gerçekten aşırı motive ediyor. Kendi mağazamın arka odası da atölye, kendi dikimimizi yapan bir markayız. Mağazada da dikiş makinasının sesini duymak gerçekten bana bir ritim veriyor ki zaman zaman bunu sosyal medya hesabımda da değişik formlarda paylaşıyorum takipçilerimle.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/22/dsc9493-220820251f214e5d.jpg"/><p><b>2025 İlkbahar/Yaz trendlerinde bohem stilin yükselişini nasıl yorumluyorsunuz?</b></p><p>Bohem stil artık yükselişte değil bence. Çünkü fast fashion akımında maalesef gerçekten bohem çalışan marka sahipleri çok zarar gördü. Herkes tarafından yıllarca ilham kaynağı olan bir markanın yüksek fiyatlı olan bu markanın, iç piyasada o kadar aynıları yapıldı ve fason atölyelerde çoğaltıldı ki bu durum, o markanın maalesef sonunu getirdi. Bir tarz çok beğenildiği zaman muhakkak birçok muadili çıkıyor. Fast fashion diyorlar bu akıma ama bence tamamen etik olmayan değerlerle insanların kendi üreticisine zarar vermesinden başka bir şey değil. O nedenle bohem tarz da çok kalmadı; bugün İstanbul'un çeşitli semtlerinde herhangi bir butik mağazaya girdiğinizde gördüğünüz elbiseyi birçok Instagram butiğinde, Alaçatı pazarında ve Çeşme sokak butiklerinde görebiliyorsunuz. Mekanlarda da bu böyle oldu. Bohem tarz diye bir şey çıktığından beri birçok mekan sanki başka hiçbir tarz yokmuşçasına bu renkleri bu dekorasyonu sahiplenmeye çalıştı. Şu an popüler olan ve yükselen stili olan şey daha renkli koleksiyonlar, renkli ürün seçkileri, pastel tonların içerisinde bulunduğu desenler ve renkler.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/22/dsc7846-22082025ca8f0940.jpg"/><p><b>Genel olarak tüm dünyada 2025 İlkbahar/Yaz sezonunun ruhu size göre nasıl şekilleniyor?</b></p><p>Dünyada herkesin takip ettiği öncü markaların koleksiyonları ve moda haftaları tarafından şekilleniyor bence. Moda dünyasının canlılık, yenilik ve doğallık arayışının öne çıktığı bir dönem olarak şekillendiğini düşünüyorum. Pandemi sonrası yıllarda ortaya çıkan içsel dönüşüm ve sürdürülebilirlik bilinci bu sezonun ruhunu belirleyen ana unsurlar arasında yer alıyor. İnsanlar artık giydikleriyle güzel görünmek değil ama giydikleriyle hikayelerini anlatmak ve kendilerini bu şekilde ifade etmek istiyorlar. Bu nedenle cesur renk paletleri, desenlerin özgün kombinasyonları ve dokusal çeşitlilik dikkat çekiyor. Minimalizm ve doğallık da büyük bir ilham kaynağı. Teknolojinin de artık işin içinde çok fazla rolü var. Dijital baskılar, akıllı kumaşlar modern dünyaya ayak uydurmanın yanı sıra bireysel estetiği de kişiselleştiriyor. Sonuç olarak 2025 yaz sezonu bu manifestoları içerisinde bulundurarak karşımıza çıkıyor. Kıyafetler artık sadece giysi değil, kişilerin kimliklerini ve yaşam felsefelerini ifade etme şeklini alıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/22/dsc2187-2208202592e761e1.jpg"/><p><b>Sizce moda artık kimin hikâyesini anlatıyor? Tasarımcının mı, giyenin mi?</b></p><p>Eskiden moda daha çok tasarımcının vizyonunu yansıtırken, günümüzde giyen kişinin ruhuyla buluştuğunda anlam kazanıyor. Tabii ki tasarımcıların rolü yine çok önemli. Tasarımcılar, giyen kişiler için ilham veren bir temel sunuyorlar. İyi bir tasarım, hem yaratıcının bakış açısını yansıtır hem de giyenin kendi hikayesini katmasına olanak tanır.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/cesur-dokularla-ozgur-hikayeler-1085667</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/22/cesur-dokulala-ozgur-hika-114_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085663</guid><pubDate>Fri, 22 Aug 2025 15:32:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Dilara Suvay ile Paddleboard Hakkında Her Şey]]></title><description><![CDATA[Son dönemde adını çok sık duyduğumuz bir spor var: Paddleboard. Peki paddleboard nedir, nasıl ve nerede yapılır? Türkiye'de bu sporun öncü isimlerinden Dilara Suvay ile "Paddleboard Weekend" oluşumundan kendi deneyimlerine paddleboard sporuna dair tüm merak ettiklerimizi konuştuk.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Paddleboard, diğer adıyla SUP. Dilara Suvay, bu spor konusunda uzman isimlerden biri. Zamanla sadece denizle sınırlı kalmayıp İç Anadolu'dan Karadeniz'e kadar göl, akarsu, kanyon gibi farklı coğrafyalarda suya çıkarak bunu bir serüvene dönüştürüyor. Paylaşımları ise viral oldu ve hızla yayılmaya başladı. Hatta 2024 yılında dünyada paddleboard sporunu influence edenler arasında birinci sıradaydı. Bir yıl önce kurduğu "Paddle Weekend" adlı oluşumla her ay farklı bir bölgede 100-150 kişiyi paddleboard ile tanıştırıyor. Bu spor sayesinde turizme de katkısı büyük. "Paddleboard nerede yapılır?" konusunda ise seçeneğin bol olduğunu söylüyor, "Bu spor için sadece deniz kenarında yaşamaya gerek yok, bizim ülkemiz su cenneti, her köşesi değerlendirilebilir. Ta ki şu an Kayseri'de, Kapadokya'da, Antep'te her yerde yayıldı." </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/22/profil6-220820258bfd427d.jpg"/><p><font size="2"><i>Dilara Suvay</i></font></p><p></p><p><b>Aslında yüksek mimarsınız, uzmanlık alanınınız da kültürel miraslar üzerine. Paddleboard hayatınızda yepyeni bir sayfa açmadan önce neler yapıyordunuz?</b></p><p>Eğitim hayatım hep Eskişehir'de geçti, bir yıl Roma La Sapienza Üniversitesi'nde mimarlık eğitimi aldım. Çocukluğumdan bu yana maceracı bir ruhum var; deniz, doğa ve keşif hep hayatımın merkezinde oldu. Paddleboard, sörf, efoil, serbest dalış gibi su sporlarına duyduğum tutku, benim maceracı ruhumla birleşince zamanla sosyal medyada bir yolculuğa dönüştü. Yaklaşık dört yıldır profesyonel olarak seyahat influencer'ı olarak içerikler üretiyor, Türkiye'den Avrupa'ya ve şimdi de Uzak Doğu'ya kadar deneyimlerimi paylaşıyorum. Tayland'da bir evim var ve dünyanın birçok yerinde, Instagram fenomeni Adam Axoi ile birlikte macera konseptli turlar organize ediyoruz. Gezdirmenin yanı sıra, sıra dışı deneyimlere ağırlık veren bir konseptimiz var; kimi zaman yunuslarla yüzüyor, kimi zaman gece turunda paddleboard'larla planktonları izliyoruz. Mesleğimde edindiğim tasarım ve organizasyon becerilerini, bugün maceracı ruhumla birleştirip insanların hayatlarına unutulmaz deneyimler katmak benim için hem bir iş hem de bir yaşam biçimine dönüştü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/22/bali-2208202594e4e164.jpg"/><font size="2"><i>Bali</i></font><p></p><p><b>Paddleboard ile ilk tanıştığınız anı ve bu spordaki rolünüzü nasıl anlatırsınız?</b></p><p>Roma'da okuduğum yıllarda sık sık Avrupa'yı geziyordum. İtalya'nın meşhur sahil kasabası Cinque Terre'de bir falezden manzarayı izlerken, deniz mağarasına doğru paddleboard üzerinde kürek çeken dört kadın gördüm. O özgür ruhlu görüntü beni derinden etkiledi. Çünkü çocukluğumda yaşadığım ciddi bir boğulma deneyiminden sonra ayağımın değmediği denizlerde hep tedirginlik yaşamıştım. İçimde bir savaş vardı ve o manzara bana umut gibi geldi. Aslında hikâyem 10 yıl önce, böyle bir imrenmeyle başladı. Çünkü vazgeçilmez özgürlük tutkumu korku durdurmamalıydı. İlk o zamanlar denedim, paddleboard sayesinde tüm korkularımı yendim ve bu spor hayatımın tutkusuna dönüştü. O zamanlar bizim ülkemizde hiç yaygın değildi, hatta ismini bile bilen yoktu. Bu tutkuyu ülkeme tanıtmak için bir proje tasarladım yaklaşık beş yıl önce. Turizmde simgesel olan, denizle bütünleşmiş yapıları paddleboard ile buluşturup kusursuz kadrajlar ve videolarla tanıtmaya başladım. Mesela Dalyan'daki kral mezarları ya da Kaleköy'de suyun içindeki lahit... Zamanla sadece denizle sınırlı kalmayıp İç Anadolu'dan Karadeniz'e kadar göl, akarsu, kanyon gibi farklı coğrafyalarda suya çıkarak bunu bir serüvene dönüştürdüm. Paylaşımlarım çok viral oldu; "Gotürkiye" gibi sayfalar, tanıtım sayfaları hep paylaştılar. Ve hızla yayılmaya başladı. Hatta 2024 yılında dünyada paddleboard sporunu influence edenler arasında birinci sıradaydım. Tutkum sadece Türkiye'de değil dünyada bir iz bıraktı. Dünyadan birçok marka paddleboard ve ilgili aksesuarlar gönderdi, birlikte iş birliği yaptık. Sonrasında "Paddle Weekend" adını verdiğim bir oluşum başlatarak her ay farklı bir bölgede 100-150 kişiyi paddleboard ile tanıştırdım. Bilmeyenlere eğitim verdik, bilenlere öncülük yaptım. Çıktığımız sularda liderlik yaparken, aynı zamanda sporun o bölgenin turizmine katkısını vurgulamak için ciddi bir performans sergiliyordum. Yıllar önce çektiğimiz, bu sporu tanıtan bir belgeselim var; o gün de dediğim gibi bu spor için sadece deniz kenarında yaşamaya gerek yok, bizim ülkemiz su cenneti her köşesi değerlendirilebilir. Ta ki şu an Kayseri'de, Kapadokya'da, Antep'te her yerde yayıldı. Mutluluğumu tarif bile edemem.</p><p><b>Paddleboard tam olarak nasıl bir spor? </b></p><p>Paddleboard, kürek sörfü olarak biliniyor; aslında büyük bir sörf tahtasının üzerinde ayakta durarak kürekle yapılan bir spor. Dünyada SUP (Stand Up Paddle) ismiyle de çok biliniyor. İlk fark ettiğiniz şey, tüm bedenin aynı anda çalışması: kollar, bacaklar, karın ve kalça kasları... Yani sadece suyun üzerinde dengede süzülmek değil, aynı zamanda müthiş bir egzersiz. Hatta son yıllarda paddleboard üzerinde yoga ayrı bir kategori olarak gelişti ve ciddi bir kitleye ulaştı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/22/paddleweekendfethiye-2208202535c0faae.jpg"/><p><b>Paddleboard sporunu herkes yapabilir mi? </b></p><p>Yapmanız için çok neden var, yapmamanız içinse aslında neredeyse hiçbir sebep yok. Yaş veya kondisyon fark etmeksizin hemen herkes deneyebilir; yeter ki temel yüzme bilgisi olsun. Benim turlarımda 7'den 70'e katılan oluyor. Kimler yapamaz kısmına gelince; yüzme bilmeyenler (can yeleği takılsa bile panik riski yüksek olur), ciddi denge sorunları olanlar (örneğin iç kulak problemleri, sık baş dönmesi yaşayanlar), bel, diz veya ayak bileği sakatlığı olanlar, kontrolsüz epilepsi ya da bayılma geçmişi olanlar, özellikle denge ve kalp rahatsızlığı bulunan kişiler yapmamalı. Ama genel olarak öğrenmesi çok kolay ve ulaşılabilir bir spor. Uygun ekipman (can yeleği, güvenlik ipi), doğru alan (sakin göl, korunaklı koy gibi), temel eğitim ve kontrollü şekilde yapıldığında birçok kişi güvenle paddleboard deneyimi yaşayabilir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/22/paddleweekendknidos-22082025cabaed10.jpg"/><font size="2"><i>Knidos</i></font><p></p><p><b>Su üzerindeki bu deneyiminizde hangi duygu ve düşünceler ön plana çıkıyor?</b></p><p>Benim için sporun çok ötesinde bir yolculuk bu. O board'un üzerinde denge kurmaktan çok doğayla denge kurmayı seviyorum; uyumlanmayı... Paddleboard yaparken rüzgârı, dalgayı, suyun sesini ve bedenimin hareketlerini aynı anda hissediyorum. Bu, sadece bir spor değil; anda kalmayı, dengede durmayı ve doğayla bütünleşmeyi öğreten bir yolculuk. Her kürekte biraz daha kendimi keşfediyor, biraz daha özgürleşiyorum. Maceracı ruhum bana cesaret veriyor; bazen tek başıma saatlerce kürek çekip koca bir adayı dolaştığım oluyor. Bu deneyimler bana korkularımın sınırlarını zorlamayı öğretiyor. Çünkü öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, hep görünmez sınırlarla çevriliyiz. Korkuların temeli de bu yüzden... Ben bu sınırları aşmayı, engelleri kırmayı seviyorum. Kimi insan bunu bir dağın zirvesine çıkarak yapıyor, kimi nefesini tutup derinlere dalarak... Benim yolum suyun üzerinde kürek çekmek oldu. Ama özünde hepsi ilham olunacak hikâyeler.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/22/kleopatrahamam-2208202543908c92.jpg"/><font size="2"><i>Kleopatra Hamamı</i></font><p></p><p><b>Türkiye'de paddleboard nerede yapılır ve sizin açınızdan en büyüleyici rota neresi? </b></p><p>Biraz zor bir soru çünkü Türkiye'nin hemen her bölgesi paddleboard için büyüleyici rotalar sunuyor. Fethiye'nin turkuaz koyları, Datça'nın mavileri, Ege'nin yemyeşil kıyıları, hatta İç Anadolu'nun kanyonları... Hepsi farklı bir ruh taşıyor. Ama tek bir yer seçmem gerekirse, Kaleköy derim. Çünkü orası tarihle denizin buluştuğu çok özel bir nokta. Boğaz gibi konumlandığı için denizi hep sakin ve berrak; kürek çekerken altınızdan süzülen balıkları izleyebiliyorsunuz. Ve altınızda batık bir şehir yatıyor... Geçmişte belki bir sokağın duvarı, belki bir kilisenin girişi. Tarihin izlerinin üzerinde, suyun sessizliğinde ilerlemek çok özgün bir deneyim. Hem coğrafi olarak dalgasız yapısı hem de tarihiyle birleşen ruhu nedeniyle Türkiye'nin en özel paddleboard rotası benim için Kaleköy.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/22/artvinavatkaragl-2208202531c57f87.jpg"/><p><font size="2"><i>Şavşat Karagöl, Artvin</i></font></p><p></p><p><b>Son dönemde paddleboard'un yükseliş dönemi denilebilir mi? Adını yerli yabancı basında ve ünlüler arasında çok sık duyar olduk...</b></p><p>Evet, kesinlikle paddleboard'un yükseliş dönemindeyiz diyebilirim. Bunun en belirgin sebebi, ulaşılabilirliğinin ve kullanımının çok kolay olması. Pek çok su sporuna kıyasla çok daha makul maliyetli. Örneğin ben e-foil de yapıyorum ama fiyatı neredeyse bir araba kadar... Oysa paddleboard öyle değil; ekipman açısından da kullanım kolaylığı açısından da çok daha erişilebilir. Üstelik şişme modeller sayesinde sırt çantasına koyup istediğiniz yerde şişirip suya çıkabilirsiniz, bu taşınabilirlik de büyük avantaj sağlıyor. Bir diğer avantajı ise ülkemizin su kaynakları. Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili ve göl, akarsu, kanyon gibi çok sayıda doğal alanımız var. Bu da paddleboard'u denizciliğe giriş için adeta mükemmel bir araç haline getiriyor. Dünyada da popülerleşmesinin en büyük sebebi sosyal medyada yayılan viral videolar olabilir. Popüler bir spor şu an... Suyun üzerinde özgürce süzülen paddleboard görüntülerini gördükçe ilgi daha da arttı. Bizim burada henüz yok ama Amsterdam gibi sularla çevrili şehirlerde paddleboard kiralama kutuları var. Bisiklet kiralar gibi, başında hiç kimse olmadan, bir uygulama aracılığıyla ekipmanı alıp A noktasından B noktasına kullanabiliyorsunuz. Acayip bir seviyeye gelmiş durumda.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/22/paddleweekendlogosu-22082025635709df.jpg"/><p><b>"Paddle Weekend" doğa ve spor tutkunlarını bir araya getiriyor. Bu deneyimin kolektif ve bireysel anlamı sizce nedir?</b></p><p>Paddle Weekend'i ilk duyurduğumda olur mu olmaz mı diye kafamda çok soru vardı, ilk defa böyle bir şey yapılacaktı çünkü. Ama bu oluşum başladığı ilk günden itibaren büyük bir yankı uyandırdı. Çünkü o dönemde pek çok kişi paddleboard'u denemek istiyor ama ekipmana kolayca ulaşamıyordu. İnsanlar izliyor, imreniyor ama satın almadıkça deneyimleyemiyordu. Benim niş kitlem vardı ve bu boşluğu dolduracak bir oluşum başlattık. İlk etkinliğimizde Akyaka'daki Akçapınar Azmağı'ndan denize açılım yaptık; yol üzerinde molalar verildi, yüzüldü, bölgeyi yakından deneyimledik ve spora tutku duyan insanları bir araya getirdik. Zamanla "Paddle Weekend" müthiş bir boyut kazandı. Her ay farklı bölgelerde, Ölüdeniz'den Dalyan Boğazı'na, Kaleköy'den Datça Knidos'a kadar özel hafta sonu buluşmaları yaptık; yaklaşık 100-150 kişi bir araya geldi. Bu sadece suda gezinti değil, o bölgeyi deneyimletmek, tarihi ve doğal alanları hissettirmek, gün batımında ses terapileri, yoga ve diğer spor aktiviteleriyle zenginleştirmek üzerine kurulu bir deneyim oldu. Aslında bu oluşum nasıl yapılır, neler yapılabilir bunu gösterdik ve şimdilerde bir çok kişi kendi şehirlerinde benzer şeyler yapıyor. Bu deneyimin kolektif olarak anlamı, benzer tutkulara sahip insanları bir araya getirerek bir topluluk yaratmak ve birlikte keşfetmenin gücünü yaşamak. Bireysel anlamı ise, katılımcılara kendi sınırlarını keşfetme, doğayla bağ kurma ve kendilerini ifade etme fırsatı sunmak. Herkes hem kendi yolculuğunu yaşıyor hem de başkalarıyla paylaşıyor; bu da deneyimi daha özel ve anlamlı kılıyor. Ve şu da çok önemli bir detay bence, spor tutkusu sayesinde bir şehri keşfediyorsun. Oranın hem tarihini, hem coğrafyasını, doğasını daha yakından deneyimliyorsun. Bu da unutulmaz bir etkinliğe dönüşüyor.</p><p><b>Paddleboard ekipmanları nelerdir, sizin paddleboard'a çıkarken yanınıza aldığınız olmazsa olmaz aksesuarlarınız neler?</b></p><p>Paddleboard'a çıkarken yanımdan asla eksik etmediğim bazı aksesuarlar var: Şapka ve güneş gözlüğüm galiba ilk sırada, güneş kremi, bol su ve termosla kahvem, su geçirmez çantam, telefonum için su geçirmez kılıf... Uzun rotalara çıkıyorsam mutlaka canlı konumumu paylaşıyorum biriyle, çünkü bazen tek başıma 4-5 saat süren kürek rotaları yapıyorum. Genellikle sabah erken saatlerde çıkmayı tercih ederim; güneşin dik açıyla geldiği saatlerde paddleboard üzerinde olmam. Ayrıca, denizcilik uygulamalarını mutlaka kontrol ederim; saat saat rüzgâr ve dalga yönünü gözden geçiririm. Çünkü rüzgâra ve dalgaya karşı kürek çekmek her zaman yeterli olmayabilir. Dalga yönü açığa doğruysa veya kıyıdan açığa şiddetli rüzgâr varsa o rotaya çıkmayı asla tavsiye etmem. Güvenlik her zaman en öncelikli unsurdur benim için. Ruhumda macera var, ama hiçbir zaman cahil cesaretine teslim olmadım.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/22/ordukrotas-220820251ec5dc6a.jpg"/><p><font size="2"><i>Ordu</i></font></p><p></p><p><b>Doğada geçirilen zamanın, günlük hayatınıza ve stil anlayışınıza nasıl bir yansıması oluyor?</b></p><p>Benim için doğada geçirilen zaman artık bir ihtiyaç haline geldi; dünyanın neresinde olursam olayım, yüksek katlı binaların ve yoğun şehir hayatının olduğu yerlerde fazla uzun kalamıyorum, en fazla 10 gün. Bu, doğayla iç içe yaşayan birçok insanın ortak özelliği aslında. Eğlence anlayışım bile değişti; techno festivallerini çok severim ama artık onları bile açık havada, güzel bir manzaradaysa tercih ediyorum. Mekanlar, AVM'ler veya ünlü restoranlar kısa süreli mutluluk verse de ruhumu tatmin etmiyor. Her sabah gün doğumunu izlemek, her gün batımında bir tepeye çıkmak benim için çok daha mana dolu. Doğayla iç içe olmak insanın lüks ve mutluluk anlayışını tamamen değiştiriyor; farklı bir tarafını keşfediyorsun.</p><p><b>Paddleboard'u yeni keşfedenlere ne önerirsiniz?</b></p><p>Paddleboard'a yeni başlayanlara en büyük önerim cesur olmaları ve küçük adımlarla başlamaları. Suyun ve dengenin ritmini keşfettikçe hem özgürlük hissi artıyor hem de spor çok keyifli bir deneyime dönüşüyor. Temel ekipmanlarınızı ve eğitimlerinizi alın ve mümkünse doğayla iç içe, sakin sularda başlayın.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/22/sapancagl-220820250f1fccac.jpg"/><font size="2"><i>Sapanca Gölü </i></font><p></p><p><b>Bu sporun sizi en çok zorlayan ve en çok mutlu eden yönleri neler?</b></p><p>Paddleboard beni en çok, doğanın koşullarına karşı kürek çekmek zorunda kaldığım anlarda zorluyor. Rüzgar, dalga ve uzun rotalar fiziksel ve zihinsel dayanıklılık istiyor. Ama tam da bu zorluk, sporun en keyifli tarafını oluşturuyor; ama bu teşvik ettiğim ve desteklediğim bir şey değil. Belli ölçülerde önlemlerin varsa yapılabilir. En mutlu eden yönü ise su üzerinde özgürce süzülmek, manzarayla ve o anla bütünleşmek, kendimi keşfetmek, bana tarifsiz bir huzur ve mutluluk veriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/22/dalyankralmezarlar-22082025c90780ed.jpg"/><font size="2"><i>Dalyan Kral Mezarları</i></font><p></p><p><b>Paddleboard deneyiminizin yaşam felsefenizde yarattığı en derin dönüşüm ne oldu?</b></p><p>Paddleboard bana en derininde şunu öğretti: Denge, yalnızca tahtanın üzerinde değil, yaşamın her alanında bir gereklilik. İlk başta düşmekten korkuyordum; sonra fark ettim ki düşmek zaten yolun parçası. Her düştüğümde yeniden kalkmak, bana sabrı; kürek çektikçe açılan ufuklar ise özgürlüğü öğretti. En önemlisi, korkuların üzerine gittiğinde onların aslında seni büyüten fırsatlara dönüştüğünü kavradım. O yüzden paddleboard benim için bir spor değil, yaşam felsefemde "korkudan cesarete, dengesizlikten dengeye" giden yolun sembolü oldu.</p><p><b>Sosyal medyada takipçilerinizle paylaştığınız mesajlarda nelere dikkat ediyorsunuz?</b></p><p>Önceliğim her zaman ilham vermek ve deneyimlerimi doğru bir şekilde aktarmak. Takipçilerime sadece görsel değil, deneyimin ruhunu da sunmak isterim. Doğayı ve sporu tanıtırken güvenlik, saygı ve sorumluluk konularına dikkat ediyorum; çünkü yanlış yönlendirmeler ciddi sonuçlar doğurabilir. Paylaşımlarımda samimiyet ve tutkuyu hissettirmeye özen gösteriyorum. Bu yolculuğa çıkalı çok uzun zaman oldu; 7'sinden 70'ine her yaştan insan hâlâ yazıyor, ilham olduğumu söylüyor. Bu beni inanılmaz mutlu ediyor, çünkü projemin başarılı olduğunu görmek, başkalarının macerasına vesile olmak bir hayaldi ve inanılmaz bir noktaya geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/22/paddleweekendkaleky-220820259c9e2825.jpg"/><i><font size="2">Kaleköy</font></i><br><p></p><p><b>Gelecek planlarınız arasında paddleboard ve doğa sporlarıyla ilgili ne tür projeler var?</b></p><p>Aslında bir okul açmayı zamanında çok düşündüm, çok fazla teklifler aldım, ama ben köklenemem, yani bir yere bağlı kalamam. Yaklaşık 10 yıldır bir yere ait olamadım. Son dört yıldır 7/24 gezginim. Dünyada deneyimlenecek o kadar çok şey var ki... Hayalim ve gelecek planlarım, bu sıra dışı deneyimleri başka insanlara tanıtmak, onlara cesaret ve ilham olmak, birlikte yapmak. Mesela Tayland'da turlar yapıyorum: Gün batımında şeffaf ve ışıklı paddleboard'larla bir yolculuğa çıkıyoruz, mercanlar ve renk renk balıklar altımızdan geçiyor. Gece zifiri karanlıkta ışıkları kapatıp planktonların içinden geçiyoruz, sınırların ötesine geçmek gibi bir deneyim bu. Serbest dalış yapıyorum, dalış kampları düzenliyoruz; Kızıldeniz'de yunuslarla burun buruna yüzüyoruz. Paddleboard yapmak artık birçok kişi için mümkün. Ben "Paddle Weekend" gibi organizasyonlarıma devam edeceğim; bazen ülkemizin özel bir yerinde, bazen de bambaşka bir ülkede ama sürekli olarak deneyimleri geliştirmeyi ve dönüştüreceğimi düşünüyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/22/paddleweekenddalyan3-22082025754cc264.jpg"/><font size="2"><i>Dalyan Kral Mezarları</i></font><p></p><p><b>Paddleboard ile birlikte keşfettiğiniz en özel "an" ya da "yer" hangisi? </b></p><p>Çok fazla var bence ama Tisan Yarımadası'nda bir evim var; Mersin ile Antalya'nın tam ortasında... Sessiz sakin bir yer burası. İnanılmaz güzel koyları ve denizi var. Burası benim adeta rehabilite olduğum bir bölge; oradayken zamanımın yüzde 80'ini suda geçiriyorum ve paddleboard ile sürekli keşfe çıkıyorum. Bazen yanıma su kaplumbağası eşlik ediyor, bazen Akdeniz foku görüyorum; doğayla iletişim kurabilmek çok güçlü ve özel bir his veriyor. Bu nedenle "en özel an"ı seçmek zor, ama burada geçirdiğim her anı çok değerli ve unutulmaz benim için.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/dilara-suvay-ile-paddleboard-hakkinda-her-sey-1085663</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/22/dilara-suvay-ile-paddlebo-531_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085658</guid><pubDate>Thu, 21 Aug 2025 17:47:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum, Dünya Jet-Setini Ağırlıyor]]></title><description><![CDATA[Türk Riviearası dünyanın gözde tatil bölgelerinden biri olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz hafta Bodrum Versace'nni veliahtı Francesca Versace ağırladı. Rahmi Koç'un da geldiği Bodrum hareketli bir hafta geçirdi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrum-dunya-jet-setini-agirliyor-1085658</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/21/bodrum-dunya-jet-setini-a-403_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085656</guid><pubDate>Thu, 21 Aug 2025 16:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İstanbul'da Moda Geçidi]]></title><description><![CDATA[Avrupa'nın en büyük hazır giyim etkinliği olan İFCO/İstanbul Hazır Giyim ve Moda Fuarı, The Core İstanbul alanıyla, Türkiye'nin önde gelen 24 moda tasarımcısını bir araya getirdi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/istanbulda-moda-gecidi-1085656</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/21/istanbulda-moda-gecidi-310_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085652</guid><pubDate>Thu, 21 Aug 2025 10:01:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[20 AĞUSTOS 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/serra-turker-miselanin-yolculugu-ilhami-ve-anneligin-ritmi-1085646</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/21/20-agustos-2025-463_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085646</guid><pubDate>Tue, 19 Aug 2025 22:18:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Serra Türker: Misela'nın Yolculuğu, İlhamı ve Anneliğin Ritmi]]></title><description><![CDATA["Her tanıştığım insan, bana bambaşka bir tasarımın kapısını aralıyor. Her çanta, benim için yeni bir kadın ve onun hikâyesi demek.” Serra Türker Bayır, tasarıma ve üretmeye olan tutkusunu bu sözlerle anlatıyor gözlerinin içi parlayarak.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Pera, Mayfair, Akaretler ve şimdi de New York'taki Misela mağazasıyla adından söz ettiren Serra Türker "Pera, ilk mağazamız olarak benim için hep özel bir yere sahip. Londra, bir Türk markasının Mayfair'de açtığı ilk mağaza olarak gurur verici bir kilometre taşıydı. Bu yıl ise markanın doğduğu yere, New York'a dönerek mağazamızı açtık. Tüm bu adımlar bana büyük mutluluk verirken, aynı zamanda omuzlarımda daha da büyük bir sorumluluk taşıdığımı hissettiriyor" sözleriyle bu yolculuğun ne denli heyecanlı olduğunu gözler önüne seriyor.</p><p><b>Misela markasını kurmaya karar verdiğin ilk an nasıldı?</b> </p><p>Misela'yı kurmaya karar verdiğim zaman New York'ta yaşıyordum. Rhode Island School of Design'da tekstil tasarımı eğitimi alırken kendimi kıyafetler için desenler yaratırken hayal ediyordum. Ancak kısa süre sonra, desenlerimi daha zamansız parçalar olan çantalar üzerinde görmek istediğime karar verdim. Böylelikle Misela'nın heyecanlı yolculuğu başlamış oldu.</p><p><b>İlk koleksiyonundan bugüne tasarım dilin nasıl evrildi? </b></p><p>Tasarım dilim, ilk koleksiyondan itibaren her zaman geometrik desenler ve yalın hatlar etrafında şekillendi. Ancak geriye dönüp baktığımda, başlangıçta daha eklektik ve cesur renk kombinasyonları kullandığımı, bugün ise daha sade, rafine ve zamansız bir palete yöneldiğimi görüyorum. Bu dönüşüm, Misela'nın olgunlaşma sürecinin ve kendi estetik yolculuğumun doğal bir yansıması.</p><p><b>Moda ve aksesuar tasarımına yönelmende rol oynayan etkenler neler?</b></p><p><b></b>Tasarım ve sanata olan ilgim, çocukluk yıllarımda başladı. Üniversiteye ilk adım attığımda yalnızca resim okumayı bile düşündüm. Ancak zamanla fark ettim ki, yarattığım şeylerin hayat bulması, çoğalması ve başkalarının hayatına dokunması bana bambaşka bir ilham veriyor. Moda ve aksesuar tasarımı ise bu yaratma tutkusunu en güçlü şekilde ifade edebildiğim alan oldu.</p><p></p><p><b>Tasarımlarında seni en çok ne besliyor?</b></p><p>Tasarımlarımın en büyük ilham kaynağı, yeni hayatlar ve yeni meka&#770;nlar. Her tanıştığım insan, bana bambaşka bir tasarımın kapısını aralıyor. Her çanta, benim için yeni bir kadın ve onun hika&#770;yesi demek. Bu yüzden yeni insanları keşfetmek, farklı şehirlerde yaşayanların dünyasını hayal etmek, beni hep yeni yolculuklara çıkarıyor ve Misela'nın ruhunu besliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/19/serraturkerbayir6-190820254b30c681.jpg"/><p><b>Geometrik desenler, monogramlar ve zanaatka&#770;rlığın öne çıktığı bir dilin var, bunu nasıl tanımlarsın?</b></p><p>Geometrik desenler, tasarım dilimin temel taşlarından biri. Kendimi geometrinin içinde çok güçlü hissediyorum; sevdiğim desenlerin neredeyse hepsi geometrik ve bu benim için neredeyse varoluşsal bir tercih. Monogramlar ise kişiselleştirmenin ve zanaatka&#770;rlığımızın en özel ifadesi. Misela'da her gün müşterilerimiz için yeniden üretime başlayan, onların seçimlerine özel parçalar yaratan bir atölyemiz var. Bu yaklaşım, bizim için sadece bir tasarım tercihi değil, markamızın kalbini oluşturan en önemli değerlerden biri.</p><p><b>Pera'dan yola çıktın, sonra Mayfair, Akaretler ve New York... Nasıl hissediyorsun?</b> </p><p>2008'de Misela'yı kurduğum günden beri, her gün yeni bir adım atmak için bir hayalin peşinden yürüdüm. Bu yolculuğun en değerli durakları ise her zaman müşterilerimizle buluştuğumuz mağazalarımız oldu. Pera, ilk mağazamız olarak benim için hep özel bir yere sahip. Londra, bir Türk markasının Mayfair'de açtığı ilk mağaza olarak gurur verici bir kilometre taşıydı. Bu yıl ise markanın doğduğu yere, New York'a dönerek mağazamızı açtık. Tüm bu adımlar bana büyük mutluluk verirken, aynı zamanda omuzlarımda daha da büyük bir sorumluluk taşıdığımı hissettiriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/19/serraturkerbayir2-19082025fb0a6ac8.jpg"/><p><b>Sana en çok ne ilham veriyor?</b></p><p>Mimari yapılar bana çok ilham veriyor, kendimi başka bir dünyaya ışınlamanın en direk yolu, bence mimari yapılar. Bir bütüne sahip olan, hikayesi olan mimari yapılar, mekanlar benim vazgeçilmezlerim arasında.</p><p><b>Tasarımlarında zamansızlık ve modernlik arasında nasıl bir denge kuruyorsun?</b></p><p>Bunu şöyle özetleyebilirim: Beyaz bir tişört, ne kadar zamansız bir parça olsa da onu günümüze taşıyan şey kalıbıdır. Yıllar geçse de gardırobumuzdaki yerini korur, fakat kesimi ve detayları o dönemin ruhuna göre yenilenir. Benim tasarımlarımda da benzer bir denge var; özü zamansız, ama formu ve dokunuşları daima bugünün estetiğini yansıtıyor.</p><p><b>Bir tasarıma başlarken nasıl bir yol izliyorsun?</b></p><p>Yeni bir koleksiyona başlamadan önce, o dönemde bize ilham veren meka&#770;nları, insanları, filmleri ve görselleri bir araya getirerek bir moodboard oluşturuyorum. Ardından hem ruh hem de ürün açısından neye ihtiyaç duyduğumuzu belirliyorum. Son olarak, bu ilhamı Misela'nın tasarım diliyle buluşturup koleksiyona nasıl yansıtacağımızı şekillendiriyoruz.</p><p><b>Materyal seçimlerinde önceliklerin neler? </b><b>Sürdürülebilirlik bu noktada ne kadar devreye giriyor? </b></span></p><p>Koleksiyonlarımızda belirli kategorilerimiz var ve her sezon, moodboard'umuzun ruhuna uygun olarak bu kategoriler için yeni deri ve kumaşlar seçiyoruz. Küçük ve büyükbaş derilerden egzotik dokulara, sezonun ruhunu yansıtan farklı kumaş alternatiflerine kadar geniş bir yelpazede çalışıyoruz. Sürdürülebilirlik ise bu sürecin vazgeçilmez bir parçası; uzun yıllar kullanılabilecek, zamana meydan okuyan malzemeler seçerek, her parçanın hem estetik hem de işlevsel olarak değerini korumasını hedefliyoruz.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/19/serraturkerbayir4-19082025032475f7.jpg"/><p><b>Dijital sanat ile içiçesin. 15'inci yılına özel gerçekleştirdiğiniz yapay zeka ile birleştirilen eserlerden oluşan sergi de çok konuşulmuştu. Yakın zamanda heyecan veren yeni projeler var mı?</b></p><p>Evet, üzerinde çalıştığımız yeni projelerimizden biri Kasım ayında hayata geçecek. S&#807;u an detaylarını paylaşamasam da, bizi çok heyecanlandıran bir çalışma olacak.</p><p><b>Biraz da annelikten konuşalım. Can'dan sonra hayatında neler değişti? </b></p><p>Can'dan sonra hayatımın öncelikleri tamamen değişti; artık her şeyin başında o var. Onun doğumuyla birlikte günlük hayatımın ritmi de farklılaştı. Eskiden daha uzun saatler çalışırken, şimdi evden biraz daha geç çıkıp, eve daha erken dönmeye özen gösteriyorum. Hem işe hem de eve yetişmeye çalışırken, sosyal hayatım doğal olarak en sona kaldı ama bu dönemin tadını çıkarmaya çalışıyorum.</p><p><b>Yoğun iş temposu ile anneliği nasıl dengeliyorsun?</b></p><p>Tam anlamıyla dengeleniyor mu emin değilim, ama önceliklerime göre hayatın akışını yönetmeye çalışıyorum. Bazı günler iş temposu çok yoğun olabiliyor; o zaman öncesinde ya da sonrasında Can'a daha fazla zaman ayırarak aradaki dengeyi kurmaya çalışıyorum. Böylece hem işime hem de anneliğe elimden gelen en iyi şekilde yetişmeye gayret ediyorum.</p><p><b>Oğlunla en çok neler yapmaktan keyif alıyorsun? </b></p><p>Can'ın hika&#770;yelere karşı büyük bir ilgisi var. Bu sebeple, onun hayal dünyasını genişletecek kitaplar okumak ve her seferinde ona yeni bir şeyler öğretmek, birlikte geçirdiğimiz zamanların en keyifli anları oluyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/19/serraturkerbayir5-190820253d017f51.jpg"/><p><b>Üç kız kardeş olmak kadın dayanışmasına bakışını nasıl şekillendirdi?</b></p><p>Kız kardeşlik, bence çok özel bir birliktelik. Aramızdaki bağ, koşulsuz destek ve paylaşım üzerine kurulu. Üç kız kardeş büyümek, bana dayanışmanın, empati kurmanın ve birbirini her durumda desteklemenin ne kadar değerli olduğunu öğretti. Bu bakış açısı, hem iş hayatımda hem de kadınlarla kurduğum tüm ilişkilerde her zaman bana yol gösterdi.</p><p><b>Kariyer yolculuğunda sana en çok ilham veren kadın kim oldu peki?</b></p><p>Kariyer yolculuğumda bana en çok ilham veren kadınlar, annem ve kardeşlerim oldu. Yaptığım her şeyi aynı heyecanla onlarla paylaşmak, fikirlerini duymak ve onlardan ilham almak benim için paha biçilmez. Bu paylaşımlar, hem yaratıcılığımı hem de motivasyonumu besleyen en güçlü kaynaklardan biri.</p><p><b>Kadın girişimci olmanın zorlukları neler?</b></p><p>Anne olana kadar kadın girişimci olmanın çok zor olduğunu düşünmemiştim. Ancak şimdi, hem iş hem de annelik arasında denge kurmanın, bir kadın için ne kadar fazla çaba ve enerji gerektirdiğini gerçekten çok daha iyi anlıyorum.</p><p><b>Yaz nasıl geçiyor?</b></p><p>Bu yaz, yoğun bir çalışma temposuyla geçiyor. Önümüzdeki projelerin heyecanı ve hazırlıklarıyla dolu, hareketli ama bir o kadar da ilham veren bir sezon oldu.</p><p><b>Yakın zamanda yeni seyahatler var mı?</b></p><p> Yakında minik bir St. Tropez seyahatim olacak.</p><p><b>Seni en çok besleyen şehirler hangileri?</b></p><p>Londra, New York, Paris...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/19/serraturkerbayir7-19082025a50eef15.jpg"/><p><b>Sabah rutininde seni güne en iyi hazırlayan şey nedir? </b></p><p>Sabah rutinim eğer bir önceki geceden planlanmışsa çok verimli bir gün geçiriyorum.</p><p><b>Seni tanıdığımdan beri hep sakin ve güler yüzlüsün. Sen kendini nasıl tanımlarsın?</b> </p><p>Çok teşekkür ederim, sanırım ben de kendimi sakin ve güler yüzlü biri olarak tanımlarım. Hayata her zaman bardağın yarısı dolu tarafından bakmaya çalışırım ve hep "daha iyi nasıl yapabilirim?" sorusunun peşinde olurum.</p><p><b>İlham almak için yalnız kalmayı mı yoksa daha çok kalabalık ortamlarda olmayı mı tercih edersin?</b></p><p>Aslında bu tamamen o dönemdeki ruh halime bağlı. Bazen kalabalık içinde ilham alıp yalnız kaldığımda onu pekiştiriyorum, bazen de tam tersi oluyor. Ama sanırım bana en çok ilham veren şey, yeni yerler keşfetmek ve seyahat etmek. Yolculuklar, hem kalabalığın enerjisini hem de yalnızlığın derinliğini bir arada sunuyor.</p><p><b>Moda, tasarım dışında seni en mutlu eden uğraş veya hobi nedir?</b></p><p>İç dekorasyonla ilgilenmek, meka&#770;nları güzelleştirip onlara kendi dokunuşumu katmak bana büyük mutluluk veriyor.</p><p><b>Çantanı şu an açsak içinde bizi en çok şaşırtacak ne buluruz?</b></p><p>Muhtemelen Can'ın çantama gizlice koyduğu Lego parçaları en şaşırtıcı şey olurdu.</p><p><b>Röportaj: </b>Ceylan YENİACUN </p><p><b>Fotoğraflar: </b>Mehmet ERZİNCAN </p><p><b>Styling: </b>Tuğçe KILINÇLI</p><p><b>Saç:</b> Ali YILANCI</p><p><b>Makyaj: </b>Elçin MUTLU</p><p><b>Video:</b> Ardan Can GÜNGÖR </p><p><b>Moda Editörü Asistanı: </b>Mine KARAKURT</p><p>Mekan için<b> A Lokal by Assembly</b>'e teşekkür ederiz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/serra-turker-miselanin-yolculugu-ilhami-ve-anneligin-ritmi-1085646</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/19/serra-turker-miselanin-yo-624_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085641</guid><pubDate>Tue, 19 Aug 2025 15:34:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Çiçeklerle Konuşan Usta: Gregor Lersch İstanbul'da]]></title><description><![CDATA[Bir usta, bir şehir ve çiçeklerle dolu üç gün… Gregor Lersch, İstanbul'da modern floral tasarımı bir ifade sanatına dönüştürdü. Gelin buketlerinden masalara uzanan zarif dokunuşlar, doğanın ritmiyle birleşerek unutulmaz bir deneyim yarattı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Modern çiçek tasarımının yaşayan efsanesi Gregor Lersch, kısa bir süreliğine  İstanbul'un yaratıcı atmosferine konuk oldu. Almanya doğumlu Lersch, yarım asrı  aşan kariyeri boyunca 40'tan fazla ülkede eğitimler vererek, sayısız çiçek  tasarımcısına ilham kaynağı oldu. Onun tasarım anlayışı, form ve ritmi  doğallıkla birleştiren, sade ama etkileyici bir dil üzerine kurulu; her bir  çiçek aranjmanı ise adeta birer şiir gibi...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/19/n92a6599-19082025eb7fc1fc.jpg"/><i>Tuba Oskan, Gregor Lersch</i><p></p><p>Geçtiğimiz günlerde Usta Lersch'in Türkiye'deki tek öğrencisi Tuba  Oskan'ın atölyesinde gerçekleşen üç günlük workshop, çiçek severler ve  tasarımcılar için unutulmaz bir deneyim oldu. Katılımcılar, Lersch'in yıllara  dayanan birikimini, özgün tekniklerini ve doğaya duyduğu derin saygıyı birebir  gözlemleme fırsatı buldu.</p><p>Workshop'un en dikkat çekici anlarından biri de, usta ile gelin  buketleri üzerine yaptığımız özel röportaj oldu. Bu samimi sohbet, yalnızca  çiçek tasarımının inceliklerini değil, aynı zamanda Lersch'in işine yaklaşırken  benimsediği düşünce biçimini de gözler önüne serdi. Onun bakış açısı, çiçekleri  birer dekoratif obje olarak görmekten öte, bir ifade ve yaşam felsefesi olarak  değerlendirmeyi içeriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/19/n92a6444-190820252b8322ea.jpg"/><p><b>Bu sezon gelin buketlerinde neler trend?</b></p><p>Bunu söylerken dikkatli olmam lazım çünkü bu hafta buradayım,  gelecek hafta tekrar Batı Avrupa'dayım, ay sonunda Los Angeles'ta olacağım.  Dolayısıyla buradaki, oradaki ve öteki taraftaki trendleri aynı kefeye koymak  doğru olmaz. Asıl büyük trendleri moda evleri belirliyor, bazı modeller de yön  veriyor ama biz aslında onları takip ediyoruz. O yüzden en iyisi geniş bir  yelpaze sunmak. Ama çok genel konuşmak istemiyorum, biraz daha somut olmalıyım.</p><p>Şu anda romantik bir tarzı, özellikle de doğal ve vahşi bir  romantizmi rahatlıkla tercih edebilirsiniz. Bu durumda aslında elinizde "tam  bir buket" yoktur; daha çok yapılmamış, biraz dağınık duran buketler vardır ki  bunlar harika bir fırsat sunuyor. Fakat çoğu insan düğün gününü "özel bir gün"  olarak gördüğünden buketlerinin çok görkemli, çok zarif ya da çok zengin  olmasını istiyor. Gelinliğiyle birlikte herkesi büyülesin istiyor. Bu durumda  daha zarif tarafa yönelmek gerekiyor. Bugün sunduğumuz işlerde de daha çok  asimetrik, dinamik ve zarif çizgide çalışmalar vardı. Bir-iki tanesi daha  rustik sayılabilirdi ama bunun ötesine geçilebilir. Ancak bu tarz fazla  sadeleştiğinde bazı insanlar buna hazır olmuyor. Çünkü "bugün benim en büyük  günüm, çok yatırım yaptım, en iyi ve en nadir çiçekler olsun" diyorlar. Ben  bunu tek bir "dünya çapında trend" olarak görmüyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/19/n92a6460-19082025feec608e.jpg"/><p><b>Tasarlamayı en çok sevdiğiniz gelin buketini nasıl tanımlarsınız?</b></p><p class="MsoNormal">Daha çok bulunduğum ortam, etrafımdaki insanlar, bir etkinlik ya  da mekan bana ilham verdiğinde onun ruhuna göre hareket etmeyi tercih ediyorum.  Yani bir bütün atmosfer, duygu ve ortamdan çıkan şey benim için en kıymetli  buket oluyor. Çok genel konuşmak istemiyorum. Örneğin; burada, İstanbul'da  olsam daha fazla renk kullanırdım. Fazla klasik ya da fazla "yapılmış" gibi  olmayan bir özgürlük hissi de verirdim. Güney İngiltere'de ise bambaşka bir  tarz seçerdim. Ama burası için daha canlı, daha renkli çalışırdım. Çünkü bu  şehir sürekli titreşiyor, insanları ve duyguları hep hareket halinde. Bu da  bana böyle bir ilham verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/19/n92a6644-1908202530aca689.jpg"/><p><b>Gelin, buketini seçerken nelere dikkat etmeli?</b></p><p class="MsoNormal">Amerika'da söylenen o klasik söz vardır ya: "Bir şey eski, bir şey  mavi..." Yüz yıldır söyleniyor bunlar. Ama bence asıl mesele buketin, gelinin tarzına  uyup uymadığı. Mesela bugün beyaz elbisesiyle, saçları açık, çok doğal görünen  bir hanımefendi vardı. Onun elindeki buket gerçekten kusursuzdu. Başka biri  kısa etekliydi; feminen ama biraz da seksi bir hava veriyordu. Ama aynı zamanda  kendini koruyan bir duruşu da vardı. Güzel bir tezat oluşturmuştu. Benim önerim  şu: Önce kendinizi tanıyın. Size en çok yakışan, sizi iyi hissettiren gelinliği  seçin. Sonra buna göre sevdiğiniz çiçekleri bulun. Sonrasında ise çiçeklerin  kendiliğinden konuşmasına izin verin.</p><p><b>Fotoğraflar:</b> Nurdan Usta</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/ciceklerle-konusan-usta-gregor-lersch-istanbulda-1085641</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/19/ciceklerle-konusan-usta-g-110_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085638</guid><pubDate>Mon, 18 Aug 2025 23:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Şahin Demir Yeni Sergisiyle Maxx Art Gallery'de!]]></title><description><![CDATA[Sanatın farklı disiplinlerinden beslenen Şahin Demir'in özgün eserlerinden oluşan seçki, Maxx Royal Bodrum'da sanatseverlerle buluştu. Sanatçı, mizahi ve sürreal dokunuşlarla şekillenen figüratif çalışmalarını tanıtmak üzere özel bir davette konuklarını ağırladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sahin-demir-yeni-sergisiyle-maxx-art-galleryde-1085638</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/18/sahin-demir-yeni-sergisiy-539_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085634</guid><pubDate>Mon, 18 Aug 2025 15:24:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Asırlık Modele Özel Kutlama]]></title><description><![CDATA[Rolls-Royce Motor Cars İstanbul, efsanevi modeli Phantom'un 100. yılını Bodrum'da düzenlenen davetle kutladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/asirlik-modele-ozel-kutlama-1085634</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/18/asirlik-modele-ozel-kutla-212_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085633</guid><pubDate>Mon, 18 Aug 2025 14:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ege'de İçsel Yolculuk]]></title><description><![CDATA[Radisson Collection Hotel Bodrum'da, yoga eğitmeni Ece Vahapoğlu'nun ev sahipliğinde “Cacao Ceremony” etkinliği gerçekleşti. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/egede-icsel-yolculuk-1085633</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/18/egede-icsel-yolculuk-359_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085632</guid><pubDate>Mon, 18 Aug 2025 14:44:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Lüks Ve Güzellik Buluşması]]></title><description><![CDATA[Bodrum, yaz buluşmalarıyla cazibe merkezi olmaya devam ediyor. Lüks cilt bakım markası La Prairie de yeni koneksiyonunu Maxx Royal, Bodrum'da tanıttı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrumda-luks-ve-guzellik-bulusmasi-1085632</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/18/bodrumda-luks-ve-guzellik-900_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085631</guid><pubDate>Mon, 18 Aug 2025 14:28:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Antonis Remos Bodrum'da]]></title><description><![CDATA[Ege'nin karşı kıyısından gelen Yunan şarkıcı Antonis Remos, Bodrum'da birbirinden güzel şarkılarını seslendirdiği bir konser verdi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/antonis-remos-bodrumda-1085631</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/18/antonis-remos-bodrumda-747_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085630</guid><pubDate>Mon, 18 Aug 2025 14:18:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum'da Latin Rüzgarı]]></title><description><![CDATA[Sanat sergileriyle adından söz ettiren Bodrum Loft bu kez, Latin gecesine ev sahipliği yaptı. Düzenlenen gecede Küba Latin Orkestrası müziğiyle, misafirlere tropikal bir akşam yaşattı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrumda-latin-ruzgari-1085630</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/18/bodrumda-latin-ruzgari-530_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085609</guid><pubDate>Thu, 14 Aug 2025 16:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[40. Yıla Özel Sanat Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Londra-İstanbul merkezli üretimleriyle dikkat çeken sanatçı Seçil Erel, sergisinin açılışında sanat serüvenini konuklarla paylaştı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/40-yila-ozel-sanat-yolculugu-1085609</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/14/40-yila-ozel-sanat-yolcul-858_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085604</guid><pubDate>Thu, 14 Aug 2025 15:14:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[1970'lerden İlhamla: Zamansız Gözlük Şıklığı]]></title><description><![CDATA[Geçmişin estetiğini bugünün zarafetiyle buluşturan gözlük modelleri, Bodrum Yalıkavak'ta tanıtıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/1970lerden-ilhamla-zamansiz-gozluk-sikligi-1085604</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/14/1970lerden-ilhamla-zamans-585_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085599</guid><pubDate>Wed, 13 Aug 2025 18:57:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum'da Kenan Doğulu Coşkusu]]></title><description><![CDATA[Caresse, a Luxury Collection Resort & Spa Bodrum, 10'uncu yıl kutlamaları kapsamında Kenan Doğulu'yu sahnesinde ağırlayarak misafirlerine müzik, deniz ve dolunayın eşsiz birleşimini yaşattı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrumda-kenan-dogulu-coskusu-1085599</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/13/bodrumda-kenan-dogulu-cos-297_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085596</guid><pubDate>Wed, 13 Aug 2025 15:06:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Nişantaşı'nda Bahçe Esintili Showroom Açılışı]]></title><description><![CDATA[Mücevher markası, bahçe esintili zarif mimari tasarımlı showroom'unu düzenlenen bir davetle açtı. Davetliler, çiçek temalı vitrinlerle doğa etkisi yaratan mekanda sergilenen zarif mücevherleri keşfettiler. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/nisantasinda-bahce-esintili-showroom-acilisi-1085596</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/13/nisantasinda-bahce-esinti-701_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085589</guid><pubDate>Tue, 12 Aug 2025 15:19:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sanayide Kadın Gücü]]></title><description><![CDATA[Sadece yüksek ihracat potansiyeli ile ülkesine katkı sağlamayı değil, işleyişi erkekler tarafından koyulmuş masaları yeniden düzenlemeyi de hedefliyor Hande Gözüm. Ve sanayide başarılı bir kadın olarak hedeflerini anlatıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler   Bölümü'nü bitirdikten sonra A.B.D'de   Lynn University'de MBA programını   tamamlayan Hande Gözüm; kendini   bildiğinden beri okumaya, araştırmaya,   çalışmaya ve üretmeye tutkuyla bağlı   biri. Bugün, yerli üretim maden sondaj   makineleri imalatı yapan bir sanayi   şirketinin sahibi olarak iş dünyasında ilham   veren bir başarı hikayesine imza atıyor.</p><p><b>Hidrolik sistemler ve makineler üreten   başarılı bir iş kadını olarak hikayeniz   nasıl başladı?</b></p><p>Her zaman üretmeye, öğrenmeye ve   çalışmaya hevesli biriydim. İlk profesyonel   deneyimim Amerika'da bulunduğum   dönemde çok yakın bir arkadaşım ile bir   kafe işletmek oldu. Türkiye'ye döndükten   sonra ise kardeşimle birlikte enerji   sektöründe faaliyet gösteren bir şirket   kurduk ve aynı zamanda tekrar üniversiteye   dönerek çok sevdiğim uluslararası   ilişkiler alanında ikinci yüksek lisansımı   tamamladım. Profesyonel hayatımda ise   yabancı firmalarla iş ortaklığı kurarak   Türkiye'de birçok elektrik santralinin revizyon   işlerini yürüttüm. İş hayatımın yoğunluğu   nedeniyle sürekli ertelediğim ama yılmadan   devam ettiğim doktoramı ise Gazi   Üniversitesi'nde uluslararası iletişim alanında   tamamladım. 2015 yılından itibaren yine   Ankara'da aktif olan ve fakat bu kez bana   sanayici olma şansı tanıyan Hidroport   Mühendislik şirketinin sahibi ve yöneticisiyim.</p><p><b>Şu an yaptığınız işi bize nasıl   anlatırsınız?</b></p><p>Ben, yerli üretime dayalı yüksek teknoloji   sondaj makineleri üreten ve bu makineleri   ihraç eden bir şirketin sahibiyim. İşimizin   imalat, ihracat ve AR-GE olmak üzere   üç temel odağı var. Ayrıca Ostim Teknik   Üniversitesi'nde yüksek lisans düzeyinde   Uluslararası Pazarlama dersi veriyor,   sanayi ile akademi arasında köprü kurmayı   önemsiyorum.</p><p><b>Değerleriniz hedeflerinize nasıl bir yol   çiziyor?</b></p><p>Benim en önemli değerim üretkenlik ve   somut değer yaratmak. Bu sadece bir iş   değil aynı zamanda yaşam biçimi. İkincisi   küresel düşünüyorum ama yerel köklerime   de saygı duyuyorum, bu nedenle de   yerli üretimimizi uluslararası piyasalarda   konumlandırmayı çok önemsiyorum.   Üçüncüsü ise bilgiye ve akademiye   saygı duyuyorum. Bu da beni AR-GE'ye   yatırım yapmaya yönlendiriyor ve bu aynı   zamanda beni sadece imalatçı yapmıyor,   beni ve şirketimi yenilikçi ve öncü de yapıyor.   Akademik alt yapım iş dünyasındaki   vizyonuma kesinlikle yön veriyor ve farklı   kültürlerle, kompleks pazarlarda başarı   şansımızı artırıyor.</p><p><b>Hayatınızda sizi mutlu eden, hayata   dair motive eden ve besleyen ne gibi   günlük rutinleriniz var?</b></p><p>Doğa ve hayvanlarla iç içe olmak benim   için vazgeçilmez bir mutluluk kaynağı.   Evimde ve iş yerimde birlikte yaşadığım   kedilerim ve köpeklerim, koşulsuz sevgiyi   hissettiren yol arkadaşlarım. Köpeğimle   uzun yürüyüşlere çıkmak, spor yapmak, yeni   yerler keşfetmek, hayatla bağımı tazeleyen   rutinlerim.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/sanayide-kadin-gucu-1085589</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/12/sanayide-kadin-gucu-338_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085588</guid><pubDate>Tue, 12 Aug 2025 15:03:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum'un Nabzını Tutan Ünü İsimler]]></title><description><![CDATA[Sosyal hayatın tanınan simaları, gözde tatil beldelerinden Bodrum'da objektiflerimize yansımaya devam ediyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrumun-nabzini-tutan-unu-isimler-1085588</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/12/bodrumun-nabzini-tutan-un-926_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085566</guid><pubDate>Thu, 07 Aug 2025 11:14:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bir Hayali Gerçeğe Dönüştürmek: Ahmet Karaçöl]]></title><description><![CDATA[Lüksü gösterişten arındırıp sadeliğin zarafetinde doğayla iç içe bir yaşam kurgusuna dönüştüren Ahmet Karaçöl, turizme derinlik ve karakter kazandırıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Bodrum'un büyüleyici doğasında,   sadece bir proje değil, bir yaşam   biçimi doğdu. Mare Deluxe   Residence &amp; Villas, Kurucu ve   Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Karaçöl'ün   hayalinden ilham alarak şekillenen bu   özel yapı; lüks, sadelik ve doğayla uyumu   aynı potada eriten rafine bir yaşam alanı   sunuyor. Karaçöl için Mare Deluxe, klasik   bir turizm yatırımının ötesinde; aileye,   zamana ve dinginliğe adanmış bir   değer. "İnsanların burada sadece tatil   yapmayacak, aynı zamanda kendilerini   yeniden keşfedecek olmaları fikri beni en   çok heyecanlandıran şeydi" diyen Karaçöl,   bu projeyi adeta bir içsel keşif alanı olarak   tanımlıyor. Doğaya saygılı, zamansız bir   zarafetle inşa edilen Mare Deluxe'un   arkasındaki vizyonu, tutkuyu ve ilhamı,   Ahmet Karaçöl ile gerçekleştirdiğimiz özel   bir söyleşiyle keşfediyoruz.</p><p><b>18 rezidans dairesi, 8 otel odası   ve villalardan oluşan rezidansları   tasarlarken "lüks", "sadelik" ve   "doğallık" kavramlarını bir arada   tutmak kolay olmasa gerek... Bu   dengeyi nasıl sağladınız?</b></p><p>Bu dengeyi sağlamak bir sanattı. Lüks, çoğu   zaman gösterişle karıştırılıyor. Oysa bizim   benimsediğimiz lüks anlayışı; ferah alanlar,   kaliteli malzemeler, kusursuz işçilik ve sade   ama etkileyici detaylar üzerine kurulu.   Her villada doğal taş, ahşap ve camı   harmanladık. Sadeliğin içindeki incelikli   şıklık, Mare Deluxe'un ruhunu yansıtıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/07/sayfa1001-070820259eeb918a.jpg"/><p><b>Mare Deluxe'ta özel tekne   iskelesinden spa'ya, gurme   restorandan Fitness Kulübü'ne kadar   pek çok ince düşünülmüş hizmet var.   Tüm bu unsurları marka kimliğinize   nasıl entegre ettiniz?</b></p><p>Marka kimliğimizin temelinde "butik   lüks deneyim" yatıyor. Misafirlerimizin   her ihtiyacını onlar dile getirmeden   önce fark etmek, bu anlayışın en   önemli noktası. Özel iskele, spa, çocuk   kulübü ya da gurme restoran gibi   detaylar; yaşam kalitesini artırmak, aynı   zamanda da duygusal bir bağ kurmak   için tasarlandı. Her biri, Mare Deluxe'un   bütünsel yaşam vizyonunu temsil ediyor.</p><p><b>Denize sıfır rezidanslarınız ve özel   plajınız Mare Deluxe'un en dikkat   çeken özelliklerinden. Bu konuda   nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?</b></p><p>Geri dönüşler beklentimizin çok üzerinde   oldu. Denizle bu kadar iç içe, aynı   zamanda da konforlu bir yaşam alanı   yaratmak herkesi etkiledi. Özellikle   İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerden   gelen misafirlerimiz; burada gerçek   anlamda nefes aldıklarını, doğayla   uyum içinde yaşadıklarını söylüyor.   "Burada her sabah uyandığımda   kendimi yeniden buluyorum" diyen çok   fazla misafirimiz var.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/07/sayfa991-07082025835f855f.jpg"/><p><b>Son yıllarda tatilde de "yavaş   lüks" yani slow luxury trendi   öne çıkıyor. Siz bu trende nasıl   yaklaşıyorsunuz? Mare Deluxe'un   bu anlayışı gerçekten yansıttığını   düşünüyor musunuz?</b></p><p>Kesinlikle! Biz Mare Deluxe'u ilk hayal   ettiğimiz andan itibaren "zamanın yavaş   aktığı bir cennet" olarak kurguladık.   İnsanların hızlı şehir hayatından   uzaklaşıp, ritmini doğanın belirlediği   bir yaşamla buluşmalarını istedik. Gün   batımı meditasyonları, sakin sabah kahvaltıları, sessiz yürüyüş yolları... Hepsi bu   felsefenin birer yansıması. Bizim için lüks,   sadece gösteriş değil; bir dinginlik ayrıca.</p><p><b>Otelde hangi tatil aktiviteler daha   çok tercih ediliyor? Peki, sizin   favoriniz hangisi?</b></p><p>Deniz turları en çok tercih edilen aktiviteler   arasında. Ayrıca spa ritüellerimiz de çok   özel tasarlandı. Kişiye özel uygulamalarla   bütünsel bir rahatlama sunuyoruz. Benim   favorim ise sabah erken saatlerde tekneyle   açılıp Bodrum koylarını gezmek...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/07/sayfa1002-070820253b571493.jpg"/><p><b>Ekibinizi motive ederken ve hizmet   anlayışınızı oluştururken genellikle   nelere dikkat ediyorsunuz?</b></p><p>Liderlik benim için sadece yön göstermek   değil, ilham vermek demek. Her bir çalışanın   değerli olduğunu hissettirmeye çalışırım.   Misafir memnuniyeti ise sadece kurallar   değil, kalpten gelen bir özenle mümkün   olur. Samimiyet, detaylara dikkat ve sürekli   gelişim; benim yönetim anlayışımın temeli.</p><p><b>Sürdürülebilirlik her sektörde gündem   konusu. Mare Deluxe'ta çevreye   duyarlılık adına hayata geçirdiğiniz   veya planladığınız uygulamalar neler?</b></p><p>Doğaya saygı bizim DNA'mızda var. Yapı   malzemelerimizi seçerken çevre dostu   seçenekleri tercih ettik. Güneş enerjisi   sistemleri, gri su geri dönüşüm uygulamaları   ve atık yönetimi gibi süreçleri sistematik   olarak yürütüyoruz. Ayrıca çevre bilincini   misafirlerimize de aşılamak için küçük ama   etkili bilgilendirmeler yapıyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/07/sayfa992-070820256e87c792.jpg"/><p><b>Mare Deluxe'un ardından, Türkiye   dışında da benzer projeler yapmayı   düşünüyor musunuz?</b></p><p>Evet, yurt dışından bu konsepti örnek almak   isteyen birçok yatırımcıyla görüşmelerimiz   sürüyor. Mare Deluxe bir marka haline geldi   ve bu markayı uluslararası arenaya da   taşımayı hedefliyoruz. Yunan Adaları, Güney   İtalya ve İspanya gibi bölgelerde benzer   konseptlerle yeni projeler planlıyoruz. Ancak   bu genişleme de aynı kalite çizgisinde   olacak, asla ödün vermeyeceğiz.</p><p><b>"Turizmde lüks" algısı dönüşüyor. Sizce   önümüzdeki beş yılda lüks otel ve   rezidans anlayışında neler değişecek?</b></p><p>Lüks, artık kişiselleştirme ile eş anlamlı hale   geliyor. Önümüzdeki beş yılda "benim için   özel hazırlanmış" deneyimler öne çıkacak.   Teknolojiyle entegre ama duygudan uzak   olmayan çözümler; sürdürülebilirlik, sessizlik,   dijital detoks gibi değerler ön planda   olacak. Çünkü artık insanlar sadece bir   yerde konaklamak değil, yaşamak istiyor.</p><p><b>Kariyerinizde bugüne kadar   karşılaştığınız en büyük zorluk neydi?   Bu süreç, kendinize hangi dersleri   çıkarmanıza katkıda bulundu?</b></p><p>Pandemi dönemi belki de en büyük   sınavımızdı. Belirsizlik, durma riski ve tüm   sektörün kilitlenmesi... Ama bu süreç bana   dayanıklılığı, hızlı adaptasyonu ve insan   odaklı düşünmenin önemini bir kez daha   gösterdi. Ekibimize ve misafirlerimize   duyduğumuz sorumluluk sayesinde bu   dönemi başarıyla aştık.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/07/dsc8574-07082025d5ad7157.jpg"/><p><b>İş hayatı dışında sizi ne motive ediyor? Dinlenmek, enerji toplamak ya   da ilham almak için neler yaparsınız?</span></b></p><p>Doğayla baş başa kalmak, denize açılmak   ve seyahat etmek beni her zaman motive   eder. Farklı kültürleri tanımak bana büyük   ilham verir. İş dışında, hayatın sade ama   anlamlı anlarının peşindeyim.</span></p><p><b>Tatil söz konusu olduğunda sizin   favori rotalarınız hangileri? </span>Bodrum   dışında kendinizi en iyi hissettiğiniz   destinasyonlar nereler?</span></b></p><p>Bodrum her zaman kalbimin en özel   köşesinde. Ama bunun dışında dünyayı   gezmeyi seviyorum, değişik ülkeler, değişik   kültürler her zaman ilgimi çekmiştir.</span></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/bir-hayali-gercege-donusturmek-ahmet-karacol-1085566</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/07/bir-hayali-gercege-donust-302_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085565</guid><pubDate>Wed, 06 Aug 2025 17:14:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İstanbul'da Jennifer Lopez Fırtınası]]></title><description><![CDATA[Lopez, Up All Night: Live in 2025 dünya turnesi kapsamında İstanbul'da sahne aldı. Lopez'in konserine; Arzu Sabancı, gelini Nazlı Sabancı ile Revna Demirören ise oğlu Erdoğan Demirören ile geldi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/istanbulda-jennifer-lopez-firtinasi-1085565</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/06/istanbulda-jennifer-lopez-790_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085563</guid><pubDate>Wed, 06 Aug 2025 08:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[6 AĞUSTOS 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/anne-oyuncu-ve-hayatin-icinden-hande-soral-1085561</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/06/6-agustos-2025-601_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085561</guid><pubDate>Tue, 05 Aug 2025 16:27:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Anne, Oyuncu Ve Hayatın İçinden: Hande Soral]]></title><description><![CDATA[Hande Soral ile tatil ritüellerini, anneliği, oyunculuk heyecanını ve hayatın içinden gelen küçük mutlulukları konuştuk.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Bu yaz alışılmışın dışında bir tempo içinde geçiyor onun için... <i>Gassal</i>'ın üçüncü sezon çekimleri nedeniyle şehirde, sıcak setlerde geçen günlerin ardından şimdi kısa ama keyifli kaçamaklarla tatilin tadını çıkarmaya hazırlanıyor. Hande Soral'la; anneliği, çocukluk yazlarını, İsmail Demirci ile olan hayat enerjisini, oyunculuğa duyduğu tutkuyu ve Sicilya'dan ödülle döndüğü unutulmaz deneyimini konuştuk. İçten, samimi ve bir o kadar da neşeli bir sohbet sizleri bekliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/05/1handesoral1-05082025f1a347e0.jpg"/><p><b>Yaz nasıl gidiyor, neler yapıyorsun?</b></p><p>Bu yaz çalışarak geçti. Çok uzun yıllardır yazları çalışmıyordum fakat bu yaz <i>Gassal</i>'ın üçüncü sezonunu çekiyoruz. Bir yandan çok keyifli geçti. Ama şehirde çalışıyor olmak bu sıcaklarda açıkçası biraz da zordu. Sonuç olarak her şeye değdi. S&#807;imdi Ağustos'la birlikte tatil programları yapıldı. Hızla tatillere gidilecek. Yaz tatili şimdi başlıyor benim için.</p><p><b>Tatil planlarınız arasında bu yaz nereler var?</b></p><p>Jennifer Lopez konserine Antalya'ya gittik. Ardından Antalya'da, Ali için oyunlu bir tatil planımız vardı; bolca kaydıraklı, oyunlu, çocuk eğlencesi dolu bir programdı. S&#807;u aralar ise bir Cannes, Fethiye ve Bodrum hayalimiz var. Henüz netleştirmedik ama sanırım sıralama böyle.</span></p><p><b>Tatilde olmazsa olmaz bir ritüelin var mı?</b></p><p>Eğer bu bir deniz tatiliyse akşamüstü, gün batımında denize girmek olmazsa olmazlarım arasında. Eğer bir şehir tatiliyse, henüz gün batmadan olan akşam yemekleri vazgeçilmezlerim arasında. Bütün kış bunun hayaliyle yaşıyorum. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/05/1handesoral-050820257f0f32f2.jpg"/><p><b>Ali'yle geçirdiğin yaz günlerinde seni en mutlu eden küçük an ne oluyor?</b></span></p><p> Ali'yle geçirdiğimiz tatillerde beni en mutlu eden an, her </span>an. Ama hala öğle uykusuna yattığı için, öğlenleri onunla birlikte, rüzga&#770;r eserken sahilde birlikte uyumak, herhalde büyüdüğü zaman gözlerimin dolarak hatırlayacağım anlardan biri olacak. Kumda oynamak, denize girmek, havuza atlamak hepsi çok keyifli ama deniz sesiyle ona sarılıp uyumak unutmayacağım anlardan olacak.</span></p><p><b>Kendi çocukluğundaki yazlara dönersek o günlere dair hafızanda neler var? </b></p><p>Unutamadığım anlar herhalde yazlıkta geçirdiğim anlar. Her yaz okul bittiği gibi yazlığa gidilir, okul başlamadan önce dönülürdü. İnanılmaz keyifliydi tabii ki. Sadece </span>yazın karşılaştığımız o yazlık arkadaşlarımızla birlikte </span>her akşam sokaklarda oyun oynamak çok keyifliydi, unutamam.</span></p><p><b>Anne olduktan sonra hayata bakışın nasıl değişti?</b></p><p>Daha programlı biri oldum. Zaten programlı yaşayan biriyim ama eskiden önceliğim kendimdi; şimdi önceliğim Ali. Onun konforuna göre daha programlı yaşamaya başladık. Ve hayatımda değişen en güzel şey bu oldu; onun uyanık olduğu her an yüzümüzde bir gülümsemeyle yaşıyoruz. Ali'den öncesini hatırlamıyoruz zaten, ne yapıyormuşuz diye düşünüyoruz.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/05/1handesoralroportaj2-050820250e983682.jpg"/><p><b>Çocuk büyütürken seni en çok şaşırtan şey ne oldu?</b></p><p> </span>Gerçekten çocuğu nasıl büyütürsen, nasıl yetiştirirsen çocuk senin yansıman oluyor. Evet bunun böyle olduğunu biliyordum ama buna </span>çok yakından şahit olmak </span>beni gerçekten şaşırttı. Bir annenin, bir babanın ya da ona bakan her kimse onun yetiştirme tarzı, çocuğun karakterinin şekillenmesinde çok büyük rol oynuyor. Ağzından çıkan kelimeleri duyuyorsun, etrafa davranma şeklini onun davranışlarında görüyorsun. Aslında küçük bir sen yetiştiriyorsun. Dilinden, tavrından, hayatı yaşayış şekline kadar bu baya şaşırtıyor beni. O yüzden diyorum ki lütfen kalbi iyi çocuklar yetiştirelim.</span></p><p><b>Günlük rutinin nasıl?</b></p><p>Eğer çalışıyorsam, set programına göre değişiyor. Ama eğer evdeysem sabah Ali'yle birlikte erkenden uyanırım, kahvaltı yapıp güne başlarım. O kahvaltı ederken ben kahve içerim. Beraber oyun oynarız, sonra biraz öğlene kadar kendime vakit ayırırım. Okuyacaklarımı okurum, işlerim varsa onları hallederim. Öğleden sonra eğer dışarıda işim yoksa, yine Ali'nin yemek yemesine eşlik eder ve kesinlikle öğle uykusunu beraber yaparım. O uyurken belki bahçede biraz kitap okur, bir şeyler izlerim. Uyandığında akşama kadar parka gitmek, havuza gitmek, Ali ve İsmail'le keyif yapmak </span>da rutinlerim arasında. Yine akşamüstü Ali'yle yemek yemek ve o uyuduktan sonra İsmail'le birlikte dizi-film izlemek, sohbet etmek, içimizden ne geliyorsa yapmak... Yani rutinim böyle ama evde çok fazla vakit geçirmeyi sevmeme rağmen, üç gün üst üste evdeysem dördüncü gün hiçbir işim olmasa bile kendime bir iş yaratıp, dışarıda vakit geçiririm. Ailecek çıkmayı da tek dışarı çıkmayı da çok seviyorum.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/05/1roportajhandesoral-050820257061c430.jpg"/><p><b>Oyunculuğun dışında ilgilendiğin ya da zaman ayırmaktan keyif aldığın bir hobin var mı?</b></p><p>Oyunculuk dışında kalan vaktimde kendime zaman ayırmaya, düzenli spor yapabiliyorsam o rutinime devam etmeye, çalışırken çok fazla yakın çevremi göremediğim için arkadaşlarımla vakit geçirmeye çalışıyorum.</span></p><p><b>Seni uzun süredir ekranlarda görmeye alışığız. Oyunculuğa dair heyecanını ha&#770;la&#770; ilk günkü gibi canlı tutan ne?</b> </p><p>Oyunculuğa dair heyecanım ilk günkü gibi olmasa, bu mesleği yapmayı bırakırım diye düşünüyorum. Çünkü gerçekten sevilmeden yapılmayacak bir iş olduğunu düşünüyorum. Bazı işlerin sevilmeden yapılabileceğini görüyorum ama oyunculuk sevmeden yıllarca yapılabilecek bir şey değil bence. Kayıt ve stop anını özellikle çok seviyorum. Her yeni işte her yazılmış </span>o güzel sahnede bir gün önceden karnımda kelebekler uçuşuyor hala.</span></p><p><b>İlk kamera karşısına geçtiğin gün nasıl hissetmiştin?</b></p><p>İlk kamera karşısına geçtiğim gün gerçek bir kayıt değildi ama bir audition'dı. Fakat gerçek bir kamerayla, bir yönetmenle ve o zaman partnerim olacağı söylenen bir oyuncu arkadaşımla beraberdi. İnanılmaz heyecanlanmıştım. Bu audition'ı çekmeye gittiğimde kamera hazırlanmıştı, benim de elim ayağım titremişti heyecandan. Kayıt dendiğinde kamera bozuldu. Bir saat kadar yeni kameranın gelmesini bekledik, o süre içinde de artık heyecanım dinmişti. Yönetmenle ve partnerimle çok güzel sohbet edip rahatlamıştım.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/05/1handesoralroportajj-0508202598a4382f.jpg"/><p><b>Proje geldiğinde ilk neye dikkat ediyorsun?</b></p><p>İlk olarak tabii ki hika&#770;yeye dikkat ediyorum. Hika&#770;ye </span>çok önemli. Kolektif bir iş yapıyoruz ama yazılmış </span>hika&#770;ye ben okurken beni ne kadar içine alıyor ne kadar heyecanlandırıyorsa o işin beğenilmesi ihtimali daha yüksek gibi hissediyorum. Çünkü tabii ki karşında oynadığın kişi, ekipte rol aldığın arkadaşların, yönetmen, yapım, mecra, kanal, görüntü yönetmeni, ışık, bunların hepsi çok önemli olmasına rağmen, bir işi kabul etmemin temel taşı kesinlikle hikaye.</span></p><p><b>Yakın zamanda yeni projeler var mı?</b></p><p>S&#807;u an <i>Gassal</i> üçüncü sezon setinden bildiriyorum. Göz bebeği projem. Önümüzdeki süreçte beni neler bekliyor bilemiyorum. Çekimlere devam ediyoruz.</p><p><b>Bir süre önce İtalya'dan ödülle döndün, nasıl hissediyorsun?</b></p><p>Çok güzel bir deneyim oldu. Ödül töreni Sicilya'nın Taormina şehrinde tarihi bir açık hava tiyatrosunda gerçekleşti. Sinemanın efsane isimleri Luc Besson, Terry Gilliam, Emir Kusturica ile aynı sahnede ödül aldım. Gurur vericiydi. İsmail de bana eşlik etti. Taormina'da kaldığımız üç gün boyunca Terry Gilliam ile sık sık bir araya geldik; bizimle yakından ilgilendi. Türkiye'ye 60'larda nasıl geldiğini, <i>Brazil</i> filmini nasıl çektiğini hatta Hollywood'daki efsane isimlerle ilgili bilmediğimiz gerçekleri anlattı. Sicilya'dan çok güzel anılarla döndüm.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/05/1handesoralroportaj-050820255c74e9e8.jpg"/><p><b>Tek çocuk olan biri olarak soruyorum, üç kardeş olmak nasıl bir duygu? </b></p><p>Kardeşlik muhteşem bir şey. Benim hayatımda ailem çok önemli. Ama nasıl çocuğuna olan sevgini tarif edemiyorsan, kardeşlerimle aramdaki bağı da tarif edemiyorum. Elbette her kardeşlik ilişkisi bizim üçümüz arasında olduğu gibi olmayabilir. Ama hayatındaki her ana şahit olmasını istediğin, başın sıkıştığında elini uzattığın, arkanda dağ gibi duran iki tane pırlanta gibi kardeşinin olması bu hayattaki en büyük lükslerden biri diye düşünüyorum. Çünkü zaman zaman yaşamak çok zor oluyor ama güvenebildiğin, bu hayatı beraber yürüyebildiğin, yükünü paylaştığın ve her zaman yanında olacağını bildiğin insanların sana eşlik ediyor olması, senin de onlara eşlik ediyor olman çok güzel bir şey.</span></p><p><b>Kariyerinde emin adımlarla ilerledin. S&#807;imdi ise "Ceylan en büyük hayalim şu..." dediğin bir şey var mı?</b></p><p>Ben hiç hayal kuran biri değilim. Uzun vadede hayallerim yok en azından. Hayatı bana getirdikleri içinden seçerek, o anki duygularımla ya da mantığımla karar verip tayin etmeyi tercih eden biriyim. Gerçeklerimle yaşayan biriyim aslında. Ama tek beklentim mutlu yaşamak diyebilirim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/05/1roportajsoralhande-0508202544641d49.jpg"/><p><b>İsmail ile aranızda inanılmaz tatlı bir enerji var. Onu birkaç kelimeyle anlatmanı rica etsek...</b></p><p>Bize de öyle geliyor, dışarıdan da öyle görünmesi ne mutlu. Biz İsmail'le bir elmanın iki yarısından ziyade birimiz kırmızı elma birimiz yeşil elma gibiyiz. Ama birlikte olmayı aynı filenin içinde olmayı becerdiğimizi düşünüyorum. Bu hayatta birbirinin aynısı olup yaşamak, birbirini tamamlamak ya da birinin zıttı olup yine de ortak bir paydada buluşabilmek mümkün. Biz İsmail'le karakter olarak çok farklıyız; isteklerimiz, beklentilerimiz... Ama birbirimizi o kadar iyi tanıyoruz ki artık ben onun o haline bayılıyorum, o da benim bu halimi seviyor sanırım. Kırmızı ve yeşil elma olarak çok güzel hayatımıza devam edebiliyoruz.</span></p><p><b>Röportaj: </b>Ceylan YENİACUN </p><p><b>Fotoğraflar:</b> Mehmet ERZİNCAN</p><p><b>Styling:</b> Bengisu GÜREL</p><p><b>Saç:</b> Taner KUYU</p><p><b>Makyaj:</b> Selen KARABULUT</p><p><b>Video:</b> Ardan Can GÜNGÖR</p><p><b>Styling asistanı:</b> Kaan BUDAK</p><p><b>Fotoğraf asistanı:</b> Ahzab GÜNEL, S&#807;eyma ULUSOY</p><p>Mekan için <b>Grand Tarabya Hotel</b>'e teşekkür ederiz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/anne-oyuncu-ve-hayatin-icinden-hande-soral-1085561</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/05/anne-oyuncu-ve-hayatin-ic-936_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085558</guid><pubDate>Tue, 05 Aug 2025 14:47:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Taviloğlu Koleksiyonu Seçkisi Bodrum'da]]></title><description><![CDATA[Türkiye'nin en kapsamlı özel sanat koleksiyonlarından biri olan Taviloğlu Koleksiyonu‘ndan 32 eser,  ilk defa Bodrum'da, Inspera Bodrum Kültür Sanat'ta sergileniyor. Koleksiyondaki modern Türk resminin öncü sanatçılarının eserleri ilgiyle karşılandı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/taviloglu-koleksiyonu-seckisi-bodrumda-1085558</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/05/taviloglu-koleksiyonu-sec-978_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085557</guid><pubDate>Tue, 05 Aug 2025 14:38:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Lug Von Siga'dan Büyükada'da Davet]]></title><description><![CDATA[Luc Von Siga'nın yaratıcısı, tasarımcı Gül Ağış'ın özel deseniyle tasarlanan koleksiyon, Büyükada'daki tarihi otelin plaj alanını donattı. Gül Ağış, geleneksel ve çağdaş motifleri harmanladığı koleksiyonun tanıtımı için özel bir akşam yemeğinde dostlarını ağırladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/lug-von-sigadan-buyukadada-davet-1085557</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/05/lug-von-sigadan-buyukadad-741_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085552</guid><pubDate>Mon, 04 Aug 2025 17:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İstanbul'da Justin Timberlake Rüzgarı]]></title><description><![CDATA[11 yıl aradan sonra İstanbul'a gelen ABD'li pop şarkıcısı Justin Timberlake, hayranlarıyla buluştu. “Pop Prensi” olarak adlandırılan Grammy ödüllü şarkıcı, konserinde sahne şovları ve repertuvarıyla unutulmaz bir geceye imza attı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/istanbulda-justin-timberlake-ruzgari-1085552</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/04/istanbulda-justin-timberl-498_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085547</guid><pubDate>Mon, 04 Aug 2025 15:31:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Fransız Lüks Güzellik Markası Bodrum'da Tanıtıldı]]></title><description><![CDATA[Fransız güzellik markası Sisley Paris Bodrum'da gerçekleştirilen davetle Türkiye pazarına girdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/fransiz-luks-guzellik-markasi-bodrumda-tanitildi-1085547</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/04/fransiz-luks-guzellik-mar-426_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085545</guid><pubDate>Mon, 04 Aug 2025 15:14:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum'da İmza Günü]]></title><description><![CDATA[Yazar Meltem Gökhan'ın "Hafif Kadın Olma Kılavuzu" kitabı Bodrum'da tanıtıldı. Mayıs ayında okuyucuyla buluşan kitap Bodrum'da da ilgi gördü.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrumda-imza-gunu-1085545</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/04/bodrumda-imza-gunu-427_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085543</guid><pubDate>Mon, 04 Aug 2025 15:02:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ünlü İsimler Bodrum'da]]></title><description><![CDATA[Sosyal hayatın tanınıan simaları ülkemizin gözde tatil beldelerinden Bodrum'da objektiflerimize yansımaya devam ediyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/unlu-isimler-bodrumda-1085543</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/04/unlu-isimler-bodrumda-430_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085539</guid><pubDate>Sat, 02 Aug 2025 00:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM, Dior'un İkonik Kokularını Bodrum'da Kutladı]]></title><description><![CDATA[ALEM ve Arcon Kozmetik ev sahipliğinde; Mandarin Oriental, Bodrum'da yeni açılan Dior Beauty Boutique'te düzenlenen davette, La Collection Privée'nin ikonik kokuları tanıtıldı. Davetliler, Dior'un büyüleyici ve etkili makyaj dünyasını yaz renkleriyle deneyimlediler.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/alem-diorun-ikonik-kokularini-bodrumda-kutladi-1085539</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/08/02/alem-diorun-ikonik-kokula-307_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085519</guid><pubDate>Wed, 30 Jul 2025 11:39:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Evinin Her Köşesi Ruhunun Bir Parçası: Manolya Tanla]]></title><description><![CDATA[Sanatla çevrili bir evde, yıldızların rehberliğinde, kendini anlamanın gücüne inanan bir isim: Manolya Tanla. Sanatla iç içe yaşamı, ilham veren duruşuyla hayatı yeniden tanımlıyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Bazı evler vardır, yalnızca   yaşanmaz; hissedilir, okunur,   dinlenir... Manolya Tanla'nın evi işte   tam da böyle bir yer. Duvarlarında   eşi Hasan Tanla'nın dedesi olan Türkiye'nin   en büyük ressamlarından Nuri İyem'in   tabloları, anneannesi Nasip İyem'e ait   heykeller, masasında çiçekler, cıvıl cıvıl   renkler, desenler... Sanatla örülü bu   dünyada, yıldızlar da sessizce konuşuyor.   Manolya Tanla, profesyonel koçluğu   astroloji ile birleştirerek AstroCoaching   diye tanımladığı alan ile insanların   yaşamlarına dokunuyor. Manolya Tanla ile   yıldızlara, sanata, stile ve hayata dokunan   bir sohbet için bir araya geldik.</p><p><b>AstroCoaching danışmanlığına ne   zaman başladınız?</b></p><p>Ben 28 yıldır kurumlara insan kaynakları   danışmanlığı çerçevesinde, insanın iyi   olma haline, mutlu ve doyumlu bir yaşam   sürmesine aracılık eden bir danışmanlık   hizmeti sunuyorum. Aslında astrolojiye   çok uzak biriydim. Fakat bir gün, bir   astrologla tanıştım. O görüşmede belli   tarih aralıklarında, yaşayabileceğim   potansiyel deneyimlerle ilgili genel   hatlarıyla bir çerçeve çizdi. O gün tam   anlamlandıramasam da gerçekten   işaret edilen zaman aralığında tariflenen   deneyimleri yaşadım. İşte o günlerde   astrolog olmaya karar verdim ve eğitimler   almaya başladım. Şimdi ise 28 yıldır   biriktirdiğim onca deneyim, yaptığım   bütün işler, insan kaynakları bilgisi,   profesyonel koçluk, NLP, transaksiyonel   analiz, spiral dinamikler, "mindfullness" gibi   uzmanlaştığım birçok kavram bir araya   geldi. Sanki önce eridi sonra diğerleriyle   birleşti ve yepyeni bir kavram olarak   doğdu: AstroCoaching.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/30/dsc6000-30072025d706a527.jpg"/><p><b>En çok hangi konularda danışmanlık   veriyorsunuz?</b></p><p>Kurumsal ve bireysel projeler içindeyim.   AstroCoaching hizmetini özetlemek   gerekirse önce astroloji ile sembolleri   yorumlayarak kişinin geçmişi, bugünü ve   yakın geleceğine odaklanıp hayatı üzerine   bir analiz hazırlıyorum. Sonra bu kişiye   özel analizi, uzun bir görüşmede kendisine   aktarıyorum. Ardından koçluk sürecimiz   başlıyor. Yani iş ve özel yaşam hedefini   netleştirip analiz üzerinden çıkarttığımız   çalışma konularına odaklanıyoruz.  Danışmanlık şirketinizin ismi   "Anladım"ın bir hikayesi var mı?  Bir dönem iş ve özel hayat dengesi,   hedefler, sorumluluklar, ilişkiler derken bazı   konular beni iyice zorlamaya başlamıştı.   Nasıl içinden çıkacağımı bilemediğim   köşelerle karşılaşınca yabancı profesyonel bir koçla çalışmaya başladım. Önce   grup eğitimlerine katıldım, sonra da   ondan bire bir destek aldım. Kendimle   yüzleştikçe, tutum ve davranışlarımın   ardındakileri keşfettikçe fark ettim   ki; insan ancak kendisini anlamaya   hatta tanımaya başladığı zaman,   hayatındaki köşelerden dönebilmeyi,   hayallerini gerçeğe dönüştürebilmeyi   başarabiliyor. İşte hikâye böyle başladı.   İnsanın kendiyle içsel tanışması yani   anlaması müthiş bir kuvvet dedim ve   "Anladım Danışmanlık" böyle doğdu.</p><p><b>Ünlü Türk ressam Nuri İyem   eşinizin dedesi. Bu kadar güçlü bir   estetik duyarlılıkla buluşmak size   neler kattı?</b></p><p>Büyük bir kültürel miras bu, kendimi   müthiş şanslı hissediyorum. Eşim   Hasan, boya küpünün içine doğmuş   şanslı çocuklardan ama ben ve   çocuklarım ailenin kültürel mirasıyla   büyüyenlerdeniz. Nuri İyem'in yaşam   öyküsü, düşünceleri, anıları büyük aile   sohbetlerimizin ayrılmaz parçasıdır.   Sanatın içinde yaşamak bence insanı   dinginleştiriyor. Önceleri sadece bir   esere baktığımı düşünürken zamanla   her tabloyla sanki Anadolu'da bir   yaşam öyküsünün içine düşmüş   gibi hissetmeye başladım. Rengin,   formun, desenin içinde yaşamak,   insana, doğaya, yaşama daha derin   yaklaşmayı da doğuruyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/30/dsc5958-300720258f74a48e.jpg"/><p><b>Evinizin her köşesi adeta bir galeriyi   andırıyor. Bu alanı yaratırken ilham   aldığınız kişiler, şehirler ya da kültürler   var mı?</b></p><p>Evimize Türk kültürü ve Anadolu hâkim   diyebilirim. Nuri İyem ile beraber, eşi Nasip   İyem'in de heykelleri var; biliyorsunuz onun   da eserlerinin teması yoğunlukla hep   Anadolu kadınlarından oluşuyor. İyemlerin   tablo ve heykellerini farklı ressamların   eserleriyle birleştirmeyi seviyorum. Ayrıca   günümüz genç sanatçıların pop-art   heykelleriyle birlikte görmek de hoşuma   gidiyor. Çünkü biliyorum ki, onlar şu an   yaşasaydı, genç sanatçılara mutlaka el   uzatır, destek olur, hatta atölyelerinde yer   verirlerdi. Dolayısıyla ben de böyle genç   ve yetenekli ressamların, heykeltıraşların,   sanatçıların eserlerini evimdeki aile   mirasıyla birleştirmeyi önemsiyorum.</p><p><b>Sizin kendinize yakın hissettiğiniz   ressamlar kimler?</b></p><p>Türkiye'nin beş gerçekçi Türk ressamı   olan Nuri İyem, Turgut Zaim, Cihat Burak,   Neşet Günal ve Nedim Günsür. Tabii   İbrahim Çallı'yı ya da Nazmi Ziya Güran'ı   da anmadan olmaz. Ben bu büyük   isimlerin eserlerini izlemeye, düşünmeye   doyamıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/30/dsc6001-30072025e7487361.jpg"/><p><b>Evinizde en sevdiğiniz köşe hangisi?</b></p><p>Kışın tam şöminenin yanı başındaki koltuk,   orayı çok seviyorum. Loş sarı ışık, şöminedeki   ateş, odun kokusu, bilgisayarım, çayım ve   köpeğim Obi; en sevdiğim çalışma ortamım.   Yazın ise tabii bahçemiz, yeşilin içinde   toprak kokusu ve rengarenk çiçeklerim.</p><p><b>Sık sık evde yemek davetleri verdiğinizi   biliyoruz. Sizin için "sofra" ne anlam   ifade ediyor?</b></p><p>Benim için sofra, mutlu aile demek. Aile   derken sadece kan bağı olanlar değil,   onlarla beraber seçilmiş geniş ailem.   İyisiyle kötüsüyle hayatın içinde birlikte yol   aldığımız, evimize rahatlıkla kendi evi gibi   girip çıkan can dostlarımız. Benim için onlar,   seçtiğim ailem. Telefonun ucunda "Yoldayız,   size geliyoruz! Ne yapıyorsunuz?" sorusuyla   başlayan uzun masaları çok seviyoruz.   Spontane büyük hazırlıklar olmadan, sade,   bahçedeki çiçeklerin masaya koyulduğu,   müzikli ve eğlenceli sofraları severim. Zaten   aksi bizim yaşam düzenimizde zor olur,   çünkü bizim gelen gidenimiz çok oluyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/30/dsc5975-300720256fbfb2f5.jpg"/><p><b>Menüden masa düzenine kadar kendi   minik sırlarınız var mı?</b></p><p>Masada mutlaka çiçek olsun isterim. Renkli,   neşeli sofra düzeninde rahat ediyorum. Türk   mutfağı, şarkılar, mezeler vazgeçilmezimiz.   Öte yandan beyaz örtülü İtalyan mutfağı   ve yüksek sesli sofraları da çok seviyorum.</p><p><b>En çok neler satın alırsınız?</b></p><p>Kıyafet, sanat eseri resim ya da heykel,   cam hayvan objeleri ve ilgi alanlarımı   destekleyecek yabancı eğitimleri alıyorum.   Eğitime, yeni bilgiye düzenli zaman   ayırmak benim için çok kıymetli. Bunu uzun   zamandır yapıyorum. Geniş bir eğitim   kütüphanem var diyebilirim. Onun dışında   da tabii ki kıyafetler, sanat eserleri, heykeller   ve cam objeler alıyorum. Cam hayvan   objelerini çok seviyorum. Gittiğim her yerde   mutlaka arar, bulur, satın alır gelirim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/30/dsc5869-30072025acc98284.jpg"/><p><b>Bu yaz gardırobunuza son olarak   neler eklediniz?</b></p><p>Yeni babetler ekledim. Bugüne kadar hiç   babet giymedim diyebilirim. Dolabıma yeni   yeni girmeye başladı. Crop yelekli takımları   seviyorum. Uzun etek ve elbiseleri daha çok   giymeye başladım.</p><p><b>İçinde en iyi hissettiğiniz kombinler   hangi parçalardan oluşuyor?</b></p><p>Her daim ceket giymeyi severim, ben ceket   insanıyım. Düz bir tişörtle ve hafif bir topuklu   ile giyersem keyifle taşırım. Hafta sonu ise   renkli, desenli elbise giymeyi seviyorum. </p><p><b>Asla giymem dediğiniz parçalar   arasında neler var?</b></p><p>"Oversize" kıyafetleri kendime gerçekten hiç   yakıştırmıyorum. </p><p><b>Güne nasıl başlarsınız?</b></p><p>Benim rutinim yıllar içinde değişti,   gelişti, derinleşti. İşim çerçevesinde   biriktirdiğim, iyi sonuç aldığım egzersizleri   kendime de uyguluyorum. Güne erken   başlayanlardanım. Uyanır uyanmaz,   daha gözümü açarken ilk gördüğüm   kendi oluşturduğum başucumdaki görsel   pano. İçinde bir şükür setim var, hemen   onu uyguluyorum. Sonra öyle olacağını   hissetsem de hissetmesem de "Bugün   her haliyle güzel ve mutlu bir gün!" diye   içimden birkaç kez tekrarlıyorum. İlk 5-10   dakika böyle geçiyor. Sonra göz bandımı ve   kulaklıklarımı takıp sabah meditasyonumu   yapıyorum. Haftada dört gün spor   yapıyorum, genelde sabahları erken   saatlerde oluyor. Sonra iş vakti geliyor.   Akşam ise beş dakikalık, günün duygusuna   odaklandığım bir koçluk egzersizim var.   Ardından yine yarım saatlik meditasyonla   günü kapatıyorum.</p><p><b>Hem yıldızların hem sanatın size   fısıldadığı en değerli hayat öğüdü ne   oldu?</b></p><p>Ben yıllar içerisinde anladıkça, keşfettikçe,   başka şeyler de görmeye, hissetmeye   ve düşünmeye başladım. Astrolojide   de şöyle bir şey var; haritaya baktıkça   derinleşiyorsunuz. Aslında sanatta da   böyle. Bazı tablolara bakıyorsunuz o   anda bir anlam yüklenmiyor. Aradan   yıllar geçiyor, aynı tablo... Öyle şeyler   yaşamışsınız ki içinizdeki bir duygu o   tabloyla eşleşiyor. Kısacası benim kendimle   ilişkim neyse ben o tabloya ya da o   esere baktığımda onu görüyorum. Hem   yıldızlar hem de sanat bana önce kendimi   tanımamı öğütlüyor.</p><p><b>Fotoğraflar: </b>Soner Gömleksiz</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/evinin-her-kosesi-ruhunun-bir-parcasi-manolya-tanla-1085519</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/30/evinin-her-kosesi-ruhunun-180_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085515</guid><pubDate>Tue, 29 Jul 2025 17:05:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Gün Batımında Zamansız Synchronicity Stili]]></title><description><![CDATA[Sevilen moda markasının “Synchronicity” temasıyla hazırladığı yeni koleksiyonu, Cennet Koyu'nun muhteşem gün batımı manzarası eşliğinde gerçekleşen davetle tanıtıldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/gun-batiminda-zamansiz-synchronicity-stili-1085515</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/29/gun-batiminda-zamansiz-st-595_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085514</guid><pubDate>Tue, 29 Jul 2025 16:46:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mavi ve Beyazın Ritimle Buluştuğu Gece]]></title><description><![CDATA[Bodrum'da “Mavi Beyaz Gece” konseptinde düzenlenen partiye, mavi ve beyaz tonlarda kıyafetleriyle katılan davetliler, deniz manzaralı ambiyansta müzik eşliğinde eğlendiler. Bodrum'un eşsiz gün batımı bu keyifli anlara eşlik etti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/mavi-ve-beyazin-ritimle-bulustugu-gece-1085514</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/29/mavi-ve-beyazin-ritimle-b-681_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085512</guid><pubDate>Tue, 29 Jul 2025 14:38:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sadece Restoran Değil, Deneyim: Nazlı Sönmez Gigi Rigolatto Bodrum'u Anlatıyor]]></title><description><![CDATA[Hayatı dolu dolu yaşamanın simgesi olan “La Vita Alla Grande” ruhunu Bodrum'a taşıyan yepyeni bir rota: Gigi Rigolatto. Paris Society International & RIKAS Hospitality Group Global Marka Direktörü Nazlı Sönmez Vallee; Mandarin Oriental, Bodrum'daki ışıltılı atmosferi anlatıyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Tutku ve stil ile zenginleştirilerek   hayata geçirilmiş bir İtalyan   mutfağı... Paris, Saint-Tropez, Roma   ve Dubai gibi dünyanın en gözde   destinasyonlarında sofistike tarzı ve ışıltılı   atmosferiyle özgün bir deneyim sunan   Gigi Rigolatto; bu yaz Mandarin Oriental,   Bodrum'da neşe, zarafet ve samimiyet   dolu bir dünya kuruyor. Paris Society   International &amp; RIKAS Hospitality Group   Global Marka Direktörü Nazlı Sönmez   Vallee ile "Gigi'yi farklı kılan şey, eksiksiz   bir yaşam tarzı deneyimi. Sadece İtalyan   yemeğiyle ilgili değil; her anı çevreleyen   neşeli enerjiyle ilgili" diye tanımladığı   mekanı konuştuk.</p><p><b>Dünyanın en gözde noktalarında fark   yaratan Gigi Rigolatto'nun Bodrum'a   taşınma fikri nasıl ortaya çıktı? Bu   projeyi hayata geçirirken sizi en çok   heyecanlandıran detay neydi?</b></p><p>Gigi Rigolatto'yu Bodrum'a getirme   fikri çok doğal bir şekilde ortaya çıktı.   Paris, Saint-Tropez, Roma ve Dubai'de   yaşadığımız başarıdan sonra, doğal   güzellik, kültür ve zarafetin harmanlandığı   bir yere "Alla Grande!" ruhunu getirmenin   doğru zamanı olduğunu düşündük.   Yarı Türküm ve bu bölgede sayısız yaz   geçirdiğim Bodrum, her zaman ikinci evim   gibi hissettiriyor; gastronomi ve yaşam   tarzı için canlı bir merkeze dönüştüğünü   görmek de Gigi'nin bir sonraki bölümü için   mükemmel oldu. Mükemmellik ve zamansız   zarafet değerlerimizi paylaşan ikonik bir   destinasyon olan Mandarin Oriental,   Bodrum'da yer almak da bu projeyle   tamamen uyumlu hissettirdi. Bu proje, ikonik   destinasyonlardaki gelişimimizle stratejik   olarak uyumlu ve bunun benim için çok   şey ifade eden bir yerde hayata geçtiğini   görmek inanılmaz derecede heyecan   vericiydi. Bu nedenle, bu proje benim için   çok değerli.</p><p><b>Bodrum, Gigi Rigolatto markası için   nasıl bir anlam taşıyor?</b></p><p>Bodrum, Gigi Rigolatto evreninin doğal   bir uzantısı. Sevdiğimiz her şeyi yakalıyor;   güneşle ışıldayan bir yaşam tarzı, rafine   ama zahmetsiz bir güzellik, neşe ve anlamlı   anlar için zarafetle yaşanan yaşam tarzını   tamamen takdir eden bir komünite. Bizim   için Bodrum sadece bir destinasyon değil,   aynı zamanda bir duygu. Ve bu duygu   Gigi'nin "Alla Grande!" ruhuyla mükemmel   bir şekilde örtüşüyor. Bir marka olarak Gigi,   yemek yemekten daha fazlası; yemek,   müzik, tasarım ve atmosfer aracılığıyla   tam bir deneyim sunmakla ilgili. Bodrum,   Akdeniz sıcaklığının kozmopolit bir zihniyetle   buluştuğu ilham verici bir fon sunarak   bu DNA'ya katkıda bulunuyor. Uzun öğle   yemeklerinin "golden-hour aperitivo"larına   dönüştüğü ve şık gecelerin müzik ve   kutlamalarla dolu olduğu bir yer; tam da   Gigi'nin temsil ettiği şey.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/29/copyofcopyofgigir37-2907202529661bdb.jpg"/><p><b>Açılış sürecinde özellikle üzerinde   durduğunuz, Gigi'nin ruhunu yansıtan   detaylar nelerdi?</b></p><p>"Alla Grande!" ruhunu hayata geçirmek   için müzikten aydınlatmaya, servisten   tasarıma kadar her duyusal ayrıntıya   odaklandık. Canlı müzik, gün batımları ve   sıcak, eğlenceli bir atmosfer kilit noktaydı.   Fikir, tıpkı Gigi gibi hem sinematik hem de   zahmetsiz hissettiren bir yer yaratmaktı.   Butik, menü ve servis tarzının hepsi DNA'mızı   yansıtıyor: zarif, neşeli ve cazibe dolu.</p><p><b>Mandarin Oriental, Bodrum ile iş   birliğiniz nasıl başladı?  </b></p><p>İş birliği ortak bir vizyonla başladı.   Mandarin Oriental, Bodrum, bölgenin   en ikonik destinasyonlarından biri olup   mükemmelliği ve rafine misafirperverliğiyle   tanınıyor ve bunlar da Gigi ile mükemmel   bir şekilde örtüşen değerler. Birlikte,   konukların Gigi yaşam tarzına kendilerini   kaptırabilecekleri, sıra dışı ve lüks bir   ortamda benzersiz bir yaz deneyimi   yarattık. Bu ortaklık, Gigi deneyimini daha   da ileriye taşıyarak, imza niteliğindeki   cazibemizi ve enerjimizi, tesisin prestiji ve   huzuruyla bir araya getiriyor, her ziyareti   unutulmaz kılıyor. Ve bu sadece başlangıç.   Gigi, 2026'da Mandarin Oriental, Bodrum'a   kalıcı bir mekanla geri dönecek ve bu da   bölgenin en ikonik destinasyonlarından   birinde varlığımızı sağlamlaştıracak daha   görkemli bir mekan olacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/29/copyofcopyofgigip2v1-290720258aef835f.jpg"/><p><b>Gigi Rigolatto, özel bir pop-up   konseptiyle misafirlerini ağırlıyor.   Konsepti biraz detaylandırır mısınız?</b></p><p>Gigi, İtalyan ruhunun Akdeniz'in büyüleyici   atmosferiyle harmanlandığı eşsiz bir   destinasyon. Güneşin altında uzayıp   giden uzun öğle yemekleri, gün batımında   yudumlanan kokteyller ve deniz kenarında   yaşanan büyüleyici geceler için mükemmel   bir buluşma noktası. Bodrum'un en prestijli   adreslerinden birinde, Mandarin Oriental,   Bodrum'un zamansız lüksü temsil eden   seçkin atmosferinde konumlanan Gigi,   Ege kıyılarının nefes kesen manzarasına   açılan geniş terasında 140 kişilik oturma   alanı sunuyor. Özel plajları, yemyeşil   bahçeleri, asırlık zeytin ağaçları ve dünya   standartlarındaki ayrıcalıklı hizmetleriyle   bölgenin en seçkin konumlarından biri olan   bu benzersiz atmosferde Gigi, doğayla eşsiz   bir uyum içinde misafirlerini ağırlıyor. Gigi'de   misafirler, ihtişam ve zarafetin mükemmel   uyumunu keşfederken, Mandarin Oriental,   Bodrum'un sofistike cazibesine eşlik eden   büyüleyici bir ambiyansın keyfini sürüyor.   Ayrıca Gigi Bodrum restoran alanımızda yer   alan butiğimiz, Akdeniz zarafetinin küresel   bir havayla buluştuğu özenle seçilmiş bir   cennet. Raisa Vanessa, Andrea Almeida,   Bevza, Frescobol Carioca, John Dalia,   L.G.R ve daha fazlası gibi 40'tan fazla   özenle seçilmiş uluslararası markanın yer   aldığı koleksiyon, iddialı plaj giyiminden   ev dekorasyonuna kadar uzanıyor. Ayrıca   Gigi'nin yaşam tarzının kaygısız, güneşli   ruhunu yansıtacak şekilde tasarlanmış özel   Gigi markalı parçaları da keşfedebilirsiniz.</p><p><b>Bodrum'daki Gigi pop-up'ı, 2026'da   açılması planlanan kalıcı lokasyon için   nasıl bir ön hazırlık niteliği taşıyor?</b></p><p>Bu unutulmaz pop-up restoran, aynı   zamanda Mandarin Oriental, Bodrum ve   Gigi arasında doğacak uzun soluklu bir iş   birliğinin de habercisi. Bu pop-up, büyük   açılıştan önce heyecan yaratmamıza ve her   ayrıntıyı mükemmelleştirmemize yardımcı   olacak temelleri atıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/29/copyofcopyofgigip2v1-29072025c34d7b48.jpg"/><p><b>Gigi'yi diğer İtalyan restoranlarından   ayıran en önemli özellik sizce nedir?</b></p><p>Gigi'yi farklı kılan şey, eksiksiz bir yaşam tarzı   deneyimi. Sadece İtalyan yemeğiyle ilgili   değil; atmosfer, müzik, tasarım ve her anı   çevreleyen neşeli enerjiyle ilgili. Gigi, "Alla   Grande!" ruhunu yakalıyor; her ziyareti özel   hissettiren zarafet, sıcaklık ve kutlamanın   bir karışımına sahip. Taze lezzetler sunan   özenle hazırlanmış menülerden canlı   müziğe ve şık parçalar sunan bir butiğe   kadar, Gigi yemek yemenin unutulmaz   bir deneyime dönüştüğü yer... Tutku ve stil   ile zenginleştirilerek hayata geçirilmiş bir   İtalyan mutfağı.</p><p><b>Gigi'nin globaldeki imajı ve lokal   bağlar arasında nasıl bir denge   kuruyorsunuz?</b></p><p>Yeni ülke ve şehirlerde lokal kültürü ve   çevresini benimserken, Gigi'nin temel   DNA'sına sadık kalıyoruz. Deneyimi, yerel   ürünleri bir araya getirerek, bölgesel   sanatçılar veya müzisyenlerle iş birliği   yaparak ve her bir destinasyonun benzersiz   havasını tasarım ve programlama yoluyla   yansıtarak kişiselleştiriyoruz. Gigi'nin   küresel özü, yani İtalyan havası, kendine   özgü misafirperverliği ve canlı atmosferi,   değişmez bir tema olmaya devam   ediyor. Bu denge, Gigi'nin nereye giderse   gitsin özgün, köklü bir his uyandırmasını   sağlarken, bir yandan da konuklarımızın   beklediği tutarlı ve üst düzey deneyimi   sunmaya devam ediyor.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/sadece-restoran-degil-deneyim-nazli-sonmez-gigi-rigolatto-bodrumu-anlatiyor-1085512</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/29/sadece-bir-restoran-degil-212_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085511</guid><pubDate>Tue, 29 Jul 2025 14:07:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sanatla Anlamı, İletişimle Dönüşümü Arayan Bir Yolculuk: Selin Bozkurt]]></title><description><![CDATA[Sanatı iyiliğe, iletişimi anlam arayışına dönüştürürken gücünü zarafetiyle harmanlıyor. Selin Bozkurt; merakla ve ilhamla ördüğü hayatında kendisi gibi iz bırakmak isteyenlerle yol alıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Selin Bozkurt, kariyerini iletişimle   başlatıp sanatta derinleştirerek   çok katmanlı bir yolculuğun izini   süren isimlerden. Kurucusu olduğu   Manifesto PR'da stratejiyi yaratıcılıkla   buluştururken, "İyilik İçin Sanat Derneği"   aracılığıyla genç sanatçılara alan açıp,   sanatın iyileştirici gücünü toplumsal   dönüşümün merkezine yerleştiriyor. İş   dünyasında, sivil toplumda ve kültür sanat   alanında kurduğu bağlar; onun hem   vizyoner hem de dönüştürücü kimliğini   besliyor. Zamanın ruhunu yakalayan   projeleri, estetik ve anlamı buluşturan bakış   açısıyla Selin Bozkurt, kendi alanında hem   iz bırakan hem de iz süren bir lider olarak   öne çıkıyor.</p><p><b>İletişim sektörü, perde arkasındaki   emeği ve yoğun temposuyla,   bilmeyenler için merak uyandırıcı bir   sektör. Peki siz bu dünyaya nasıl adım   attınız, yola çıkarken aklınızda nasıl bir   gelecek vardı?</b></p><p>İletişim benim için hiçbir zaman yalnızca bir   meslek olmadı; farklı sektörlerde edindiğim   çok katmanlı deneyimlerin içinden   süzülerek gelen bir yaşam biçimi hâline   geldi. Enerjiden finansa, gayrimenkulden   teknolojiye ve uluslararası iş geliştirmeye   uzanan bu yolculukta gördüm ki,   markalarla toplum arasında gerçek ve   anlamlı köprüler kurmak, ancak samimi bir   anlatıyla mümkün. İletişim sektörüne 2005   yılında adım attıktan sonra 2019 yılında   ortaklarımla birlikte Manifesto Halkla   İlişkiler'i kurduk. Hedefimiz, sektörün klasik   yaklaşımlarının ötesine geçip, hikâyeye   dayalı, yaratıcı ve stratejik bir anlayış   geliştirmekti. Turizmden sanata farklı   disiplinlerde edindiğim deneyimler, bana   her sektörün kendine özgü bir dili olduğunu,   ama her markanın güçlü bir hikâyeye   ihtiyaç duyduğunu öğretti. Bugün geriye   baktığımda görüyorum ki, kurduğum her   cümlede, yönettiğim her projede ve attığım   her adımda iletişimin görünmeyen değil,   iz bırakan tarafını inşa etmeye çalışmışım.   Bu bakış açısı yalnızca Manifesto'da değil,   kurucusu olduğum "İyilik İçin Sanat Derneği"   ve "Bosphorus Cigar Club"da da yolumu   aydınlatan temel rehber oldu. Çünkü ben,   iş dünyasında da toplumsal hayatta da   yalnızca başarı değil, "anlam" peşindeyim.   Bu anlam arayışını besleyen en önemli   yanlarımdan biri de öğrenmeye duyduğum   bitmeyen merak. Her gün en az bir yeni   kelime, bir yeni bilgi öğrenmeye çalışırım.</p><p><b>İstanbul gibi bir şehirde yaşarken hem   üretmek hem de ilham almak kimilerine   göre kolay olduğu gibi kimilerine göre   zorlayıcı olabiliyor. Sizi bu şehirde   hâlâ heyecanlandıran, zihninizi açan   detaylar neler?</b></p><p>İstanbul, her sabah yeniden uyanan, kendi   ruhunu baştan yazan bir şehir. Bazen   kaotik, bazen romantik... Ama tam da   bu çelişkili yapısı beni besliyor. Her köşe   başında başka bir hikâyeye, her sokağında   yeni bir çağrışım imkânına rastlıyorum.   Bir duvar resminin önünde durmak, eski   bir pasajda çalan nostaljik bir melodiye   kulak vermek, sabahın erken saatlerinde   Boğaz'dan yükselen gemi sesini duymak...   Bunlar zihnimi açan küçük ama etkili anlar.   İstanbul, okumayı bilen için bir kitaptan   farksız: kimi zaman yorucu ve kalabalık,   kimi zaman ise derin ve ilham verici. Benim   için bu kitabın en özel sayfalarından biri   Boğaz. Bebek'te sabahın erken saatlerinde   kulaç atarken yalnızca bedenimi değil,   zihnimi de arındırıyorum. Suyun içinde   olmak, zamanın dışına çıkmak gibi bir şey...   O akış içinde, iç sesimi daha net duyabiliyor,   düşüncelerime alan açabiliyorum. İstanbul   hâlâ bana her adımda bir şey öğretmeye   devam ediyor. Bu da belki hiç bitmeyecek   bir öğrenme yolculuğu. Zaten beni en çok   heyecanlandıran şey, öğrenmenin kendisi.   İstanbul gibi katmanlı bir şehirde yaşamak   ise bu merakı elbette her gün yeniden   besliyor. Bu yoğunluğun içinde, doğada   köpeğim Mylo ile yaptığım yürüyüşler de   bana iyi geliyor. Doğaya; toprağa, ağaca   yakın olmak zihnimi dengeleyen özel   anlardan. Hayvanlarla kurduğum bağ da   bana her seferinde sade ama derin bir sevgi   halini hatırlatıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/29/ert8926shoplukare-2907202544bca076.jpg"/><p><b>"İyilik İçin Sanat Derneği", yalnızca   genç sanatçılara üretim alanı açmakla   kalmıyor; aynı zamanda onların   hayata bakışlarını da dönüştüren bir   süreci destekliyor. Sanatın bir "iyilik   hali" yaratma gücüne dair sizin kişisel   tanımınız nedir? Bu tanımın bu yola   çıkmanıza nasıl bir etkisi oldu?</b></p><p>Benim için sanat, sadece bir ifade biçimi   değil, ruhun şifalanması, insanın kendine   ve çevresine yeniden bakabilmesidir de.   Sanat; empatiyi, yüzleşmeyi, iç görüyle   düşünmeyi mümkün kılar. Bu yüzden sanat,   bana göre iyiliğin en güçlü taşıyıcılarından   biri. "İyilik İçin Sanat Derneği"ni kurarken de   bu inançla yola çıktım. Genç bir sanatçının   üretim yapacağı alan bulamaması, sadece   bireysel bir sorun değil, aslında toplumun   kültürel damarlarının tıkanması anlamına   geliyordu. Biz bu damarları yeniden serbest   bırakmak, genç sanatçılara yalnızca bir   "fırsat" değil, bir yön, bir yankı alanı sunmak   istedik. Bugün geldiğimiz noktada, yüzlerce   sanatçının üretim sürecine tanıklık etmiş   olmanın verdiği inançla söyleyebilirim ki   sanat, sadece sanatçıyı değil, ona dokunan   herkesi dönüştürür. Ve bu dönüşüm, sadece   estetik bir deneyim değil, kolektif bir iyilik   hâlidir. Bu iyilik hareketini çoğaltmamıza   vesile olan tüm destekçilerimize ve bugün   burada röportajımıza ev sahipliği yaparak   otelinin kapılarını bize açan, sanata   duyarlılığı ve koleksiyoner kimliğiyle her   zaman yanımızda olan Unit Group ve Les   Ottomans'ın sahibi Sayın Ünal Aysal'a da   gönülden teşekkür ederim.</span></p><p><b>"Pasajda Bir Yıl" gibi projelerde   sanatçılar yalnızca eser üretmiyor; aynı   zamanda bir sürecin, bir dönüşümün   parçası oluyor. Bu dönüşümün süreç   içinde izleyiciye ve topluma yansıyan   tarafını nasıl tanımlarsınız?</b></span></p><p>"Pasajda Bir Yıl" projesi, bizim için yalnızca   bir sanat mekânı yaratmak değil, bir   iç yolculuğa, bir yaratım sürecine eşlik   etmek demekti. Genç sanatçılara bir yıl   boyunca aynı mekânda üretim yapma   şansı verdik. Zamanla, yalnızlıkla, sabırla,   kendine dönmeyle oluşan bir derinlikti   bu. Fiziksel alanın yanı sıra, koleksiyoner   buluşmalarından sosyal görünürlüğe,   marka iş birliklerinden profesyonel gelişim   fırsatlarına kadar çok yönlü bir destek   sunduk. Bu süreçte bazı sanatçılar kendi   atölyelerini kurdu, bazıları uluslararası   sergilere katıldı. Kimi için bu bir başlangıçtı,   kimi içinse yön değiştirici bir kırılma. Toplum   ise bu projede yalnızca izleyici değil,   dönüşümün bir parçası oldu. Çünkü izleyen   de değişti, bakan da düşündü, dokunan da   etkilendi. Bu nedenle projemize katkı sunan,   destek veren kurumlara da minnettarız.   Onların katkısı, genç sanatçıların hayallerine   ortak olmak anlamına geliyor çünkü.</span></p><p><b>Markalarla kurduğunuz ilişkide   ve yaratım sürecinizde "hikâye   anlatıcılığı" nasıl bir rol oynuyor? Size   göre iyi bir marka hikâyesi nasıl yazılır?</b></span></p><p>Marka iletişimini yalnızca kampanyalarla   değil, anlamla örmek gerekiyor. İyi bir marka   hikâyesi, samimi, "utterly" ve zamanın ruhunu   yakalayabilen bir anlatı olmalı. O hikâyeyi   yazarken önce dinlemeli, sonra doğru </span>kelimelerle ifade etmeli. Biz Manifesto'da   markaları sadece tanıtmıyor, onları   anlamaya ve anlamlı kılmaya çalışıyoruz.   Bir marka ister finans sektöründe, ister sanat   alanında olsun, önce kendi nedenini bilmeli:   Neden var? Kime ne söylüyor? Nasıl bir iz   bırakmak istiyor? Benim ve ekibin iletişimdeki   yaklaşımı, bu sorulara yanıt bulmaktan   geçiyor. Bu yaklaşımın somut bir örneği de   arkadaşım Handan Aral ile kurduğumuz   Haral Design. Haral, yalnızca estetik bir   moda markası değil; kültürel mirasa, kadın   girişimciliğine ve dostluğa dayanan bir   hikâyenin ürünü. Her parça, dokumasıyla,   deseniyle, ilham kaynağıyla bir hikâye   anlatıyor. Bence iyi bir marka hikâyesi   tutkuyla, samimiyetle ve zamanın ruhuna   direnmeden doğar.</span></p><p><b>Bugüne kadar onlarca sanatçıyla bire   bir temas kurdunuz. Genç bir sanatçının   ilk üretimlerini yaparken yaşadığı   kırılmalar ya da aydınlanmalar size   neler hissettiriyor?</b></span></p><p>Genç bir sanatçının ilk kez tuvalin   başına geçtiği o anlar, kelimelerle tarif   edilemeyecek kadar kırılgan ve özel.   Gözlerindeki heyecan, tereddüt, sonra gelen   güven... Her biri bir dönüşümün parçası. Bu   süreçte ben sadece bir gözlemci değil, kimi   zaman yol arkadaşı, kimi zaman güven veren   bir omuz, kimi zaman da sadece orada   duran bir tanık oluyorum. Her üretim süreci   bir kimlik inşası. Genç sanatçılar, üretimleriyle   kendilerini yeniden tanımlıyor, dünyaya   kendi pencerelerinden bakmayı öğreniyor.   Bu yolculuğa tanıklık etmek, her seferinde   insanın yaratıcı potansiyeline olan inancımı   tazeliyor. Onların içsel dönüşümü, benim   bakış açımı da dönüştürüyor.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/29/ert9322shoplukare-290720256db31219.jpg"/><p><b>Sanat ile iyilik kavramları yan yana   geldiğinde çoğu zaman romantik   bulunabiliyor. Oysa siz bunu somut   projelerle, sürdürülebilir modellerle   uyguluyorsunuz. Sanatın sosyal   faydaya hizmet eden bir araçtan öte bir   köprü olduğuna nasıl ikna oldunuz?</b></span></p><p>"İyilik İçin Sanat Derneği"ni kurarken   hayalimiz, sanatın iyileştirici ve birleştirici   gücünü daha çok insana ulaştırmaktı.   Bugün yüzlerce genç sanatçının üretimine   tanıklık etmiş olmak, bu hayalin ne kadar   anlamlı olduğunu gösteriyor. Sanat, insana   kendi iç dünyasını yeniden anlamlandırma   ve başkasının hikâyesine empatiyle   yaklaşma fırsatı sunuyor. Bu yüzden bizim   için sanat, bir aracı değil, bir köprü. Biz bu   köprüde sanatçıyı, izleyiciyi ve markaları bir   araya getiriyoruz. Sanatla iyilik kavramını   birleştirmek ilk bakışta romantik görünebilir   ama biz bunu ölçülebilir ve sürdürülebilir   modellerle somutlaştırıyoruz. Bir çocuğun ilk   fırça deneyimi ya da Anadolu'dan İstanbul'a   taşınan bir sanatçının hikâyesi, bu köprünün   gerçek örnekleri. Sanat, sosyal faydayı   amaçlamaz ama onu doğasında taşır.</span></p><p><b>Gezdiğiniz 66 ülke, bu yolculuklar, yeni   kültürler ve anlatılarla karşılaşmak sizi   nasıl dönüştürdü?</b></span></p><p>Seyahat etmek benim için sadece yeni   şehirler görmek değil, yeni düşünce   biçimlerine temas etmek anlamına geliyor.   Gittiğim her yerde sanatın, mimarinin,   gündelik hayatın izini sürerim. Bu deneyimler   bana kültürler arası geçişkenliği, evrensel   anlatıları ve sanatın sınır tanımadığını   hatırlatıyor. Örneğin son dönemde St.   Petersburg'daki Hermitage Müzesi'nde Dice   Kayek'in İstanbul'dan ilham alan "Topkapı"   koleksiyonunun müzeye kabul edilmesini   yerinde gözlemlemek büyük bir onurdu. Bu   tür deneyimler, yerelden evrensele uzanan   özgün anlatıların gücünü bana yeniden   hatırlatıyor. Örneğin Hermitage Müzesi'nin   çağdaş sanatlardan sorumlu müdürüyle   tanıştıktan sonra, "İyilik İçin Sanat Derneği" ile   müze arasında bir eğitim programı hayata   geçirme sürecine başladık. Seyahatte   kurulan bağların sanatın evrensel dilinde   nasıl somut projelere dönüşebileceğini   görmek gerçekten hem ilham verici hem de   motive edici.</span></p><p><b>Geleceğe dair sürprizleriniz var mı,   heyecan verici planlarınız arasında   neler var?</b></span></p><p>Geleceğe dair en büyük hedefim, sanat   ve iletişimin birleştirici gücüyle daha fazla   insana ulaşmak. Sınırların ötesinde iş   birlikleri kurmak, kültürel diyaloğu artırmak   ve sanatın dönüştürücü etkisini daha   geniş kitlelere taşımak istiyorum. "İyilik İçin   Sanat Derneği" ile yeni projeler geliştirerek,   Türk sanatının uluslararası görünürlüğünü   artırmak önceliklerimden biri. Daha önce   iş birliği yaptığımız Metropolitan Müzesi   ve bugün Hermitage Müzesi gibi dünya   çapındaki kurumlarla yaptığımız temaslar,   bu vizyonun önemli adımları oldu. "İyilik İçin   Sanat Derneği" için uzun vadeli en büyük   hayallerimizden biri de bir sanat müzesi   kurmak. Bunun yanı sıra bu yıl itibarıyla 81 ilde   daha da köklenmeyi hedefliyoruz. Her ilde   daha çok genç sanatçıya ulaşmak, yerel ile   evrensel arasında bağ kurmak istiyoruz. Aynı   zamanda Bosphorus Cigar Club gibi niş ama   derin bağ kurmaya imkân tanıyan topluluklar   üzerinden de yaşam kalitesini yükselten   platformlar oluşturmayı hedefliyorum.   Manifesto olarak da Türkiye'deki köklü iletişim   deneyimimizi, yurt dışında yeni köprülerle   büyütmeye devam edeceğiz. Özetle,   daha fazla paylaşım, daha derin bağlar   ve daha anlamlı dokunuşlarla, sanat ve   iletişim aracılığıyla dünyada bir iz bırakmak   istiyorum. Bu vesileyle ALEM okurlarına da bir   çağrım olacak: Bir iyilik hareketinin parçası   olmak, bir sivil toplum kuruluşuna üye olmak,   yalnızca destek vermek değil, aynı zamanda   kişinin kendisini beslemesi anlamına geliyor.   "İyilik İçin Sanat Derneği"ni diğer yapılardan   ayıran en önemli farklardan biri, içinde   sürekli öğrenme, gelişim ve paylaşım   barındırması. Biz de hep birlikte her geçen   gün öğreniyor, büyüyor ve dönüşüyoruz.</span></p><p><b>Fotoğraflar:</b> Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/sanatla-anlami-iletisimle-donusumu-arayan-bir-yolculuk-selin-bozkurt-1085511</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/29/sanatla-anlami-iletisimle-454_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085510</guid><pubDate>Tue, 29 Jul 2025 13:33:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ayakkabının Gücü Adına: Edgardo Osorio ile Aquazzura Dünyası]]></title><description><![CDATA[“Bir kadına doğru ayakkabıları verin, dünyayı fethedebilir!" Marilyn Monroe'nun o meşhur sözündeki ayakkabının izini sürerken Aquazzura'nın Bodrum'daki yeni mağazasında Kreatif Direktör Edgardo Osorio ile bir araya geliyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Doğru bir ayakkabı sadece   görünüşü değil, bir kadının   modunu, duruşunu ve ruh halini   de dönüştürebilir diyor Edgardo   Osorio. Bir ayakkabının stil üzerinde   olduğu kadar bir kadının hayatında   da neleri değiştirebileceği konusunda   elbette idmanlıyız. Haliyle bazı   markalara karşı özel bir ilgimiz var. Şıklığı   kadar rahatlığıyla da öne çıkan İtalyan   zarafetinin ve el işçiliğinin sembolü   Aquazzura'nın Beymen iş birliğiyle Maxx   Royal Bodrum'da yeni butiğini açacağını   duyunca da, kurucularından Edgardo   Osorio ile bir araya gelmek kaçınılmazdı.   İtalyan zanaatkârlığını Akdeniz kıyılarının   huzur ve estetiğiyle buluşturan, büyüleyici   bir bahçe içinde konumlanan bu özel   butik; yeşillikler içinde huzurlu, rafine bir   lüks anlayışı sunuyor. Edgardo Osorio   ise, markanın kuruluş hikayesinden   Aquazzura'nın ruhunu besleyen gizli   bileşenlerine kadar bize detaylı bir   "aksesuarın gücü" analizi sunuyor.</p><p><b>Hikâyeniz "Hadi bir marka kuralım"   diye mi başlıyor yoksa kaderin   dokunduğu daha unutulmaz bir   hatırası var mı?</b></p><p>Hikâyem, çocukluğumda başlayan   ayakkabılara duyduğum büyük bir   tutkuyla başladı. Moda dünyasına   olan ilgim, hayatım boyunca kadınların   arasında büyümemle şekillendi. Annemin   topuklu ayakkabılara olan düşkünlüğü,   sade ama zarif giyim tarzı beni hep   etkiledi. Küçüklüğümden beri çizim   yapıyordum ve bir süre sonra ayakkabı   tasarımı, içgüdüsel olarak tutkum olmaya   dönüşmeye başladı. Central Saint   Martins'te eğitim aldıktan ve İtalya'daki   bazı lüks markalarda çalıştıktan sonra,   bir sezonda tam 12 düğüne katılıp   kadınların ayakkabı şikayetlerini dinledim:   Ya güzeller ama rahatsızlar ya da rahat   ama şık değiller! İşte o an Aquazzura fikri   doğdu. Adını "mavi su" anlamına gelen   deniz sevgimden alan Aquazzura'yı   2012'de Floransa'da kurdum.   Kolombiya'nın neşesini ve renklerini,   İtalyan zanaatkârlığı ve zarafetiyle   buluşturmak istedim. Başından beri   amacım; sadece hayran kalınacak değil,   gün boyu keyifle giyilecek ayakkabılar   yaratmaktı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/29/aquazzurasunglasseso-2907202559bdf482.jpg"/><p><b>Sizce Aquazzura'yı global bir   yıldız yapan o gizli bileşen nedir?   Başarınızın anahtarı nerede saklı?</b></p><p>Aquazzura'nın ruhunu besleyen   gizli bileşen bence kesinlikle neşe.   Yaşama sevinci, keşfetme tutkusu ve   güzelliği paylaşma arzusu... İtalyan   ustalığı temelimiz ama bizi farklı kılan;   tasarımlardaki Latin sıcaklığı ve eğlence   duygusu. Ananas sembolümüz bile   misafirperverliği ve şansı temsil ediyor.   Tutku, çok kültürlü bir bakış açısı ve   zarafet ile konforu aynı potada eritme   çabamız, markamızı dünya sahnesine   taşıdı. Ancak başarının gerçek anahtarı;   yalnızca ürünlerde değil, kadınlarla   kurduğumuz içten bağda saklı.</p><p><b>Ayakkabılar ve çantaların stilin   başrol oyuncusu olduğunu   düşünürsek, Aquazzura'yı tek cümle   ile nasıl tanımlarsınız?</b></p><p>Aquazzura, gardırobunuzda size dans   etmeyi, hayal kurmayı ve giyinmenin keyfini   hatırlatan neşeli bir fısıltıdır; her ayakkabı   ve çanta, sizi unutulmaz hissettirmek için   tasarlanmıştır.</p><p><b class="">"Bir kadına doğru ayakkabıları   verin, dünyayı fethedebilir." Marilyn   Monroe'nun o meşhur sözündeki   "doğru ayakkabı" sizin tasarımlarınız   olabilir mi?</b></p><p>Kesinlikle! Bu söze kalpten inanıyorum. Bir   çift ayakkabı, bir kadının nasıl hissettiğini,   nasıl yürüdüğünü, hatta kendine olan   güvenini değiştirebilir. Her sezon, kadınlar   ayakkabılarımızı ilk kez denediğinde o anı   yaşıyorum: Gözleri parlar, duruşları değişir,   adeta ışıldarlar. Amacım hep "doğru"   ayakkabıyı tasarlamak oldu. Güzelliğin   yanı sıra rahatlık da sunan ayakkabılarla,   kadınların dünyasını fethetmesine küçük bir   katkı sağlayabiliyorsam, ne mutlu bana.</p><p><b>Ömür boyu sadece bir ayakkabı ve   çanta modeli üretmeniz gerekse,   hangilerini seçerdiniz?</b></p><p>Ayakkabı olarak kesinlikle "Bow Tie   Pump" derdim. Cesur, eğlenceli ve o ikonik   fiyonk detayıyla Aquazzura'nın ruhunu tam   yansıtıyor. Çanta olarak da "Tequila bag";   ışıltılı, şık ve tam bir kutlama havası var. Bu   iki parça hem en çok satanlarımızdan hem   de markanın neşeli ve feminen DNA'sını   taşıyan tasarımlar.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/29/aquazzurass202502-290720251c2910b4.jpg"/><p><b>Güzellik ile konfor arasındaki denge   sizin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Bu denge, yalnızca bir tasarım ilkesi   değil, benim yaşam felsefem. Sık sık   şunu söylerim; rahat olmayan güzel bir   ayakkabının hiçbir anlamı yok. Her detay   üzerinde saatlerce çalışıyor, her tasarımı   bizzat test ediyoruz. Bu yaklaşımı hayatıma   da yansıtıyorum: Etrafımda güzel şeyler   olmalı ama aynı zamanda içten, anlamlı   ve bana iyi hissettirmeli.</p><p><b>Markanızı tercih eden biri lüksün   ötesinde neyi deneyimlemeli?</b></p><p>Gerçek lüks bence bir ürünün size   hissettirdikleridir. Aquazzura'yı giydiğinizde   sadece mükemmel işçilik ya da   kaliteli malzeme değil, aynı zamanda   bir hafiflik, özgüven ve neşe hissetmenizi   istiyorum. Lüks; samimiyet, uzun ömürlülük   ve anlamla ilgilidir. Aquazzura'yı tercih   ettiğinizde sadece bir ürün değil, özel bir   dünyanın kapılarını da aralamış olursunuz.</p><p><b>Beymen ile Maxx Royal'de bir   Aquazzura butiği açıyorsunuz. Bu iş   birliği sizin için ne anlam taşıyor?</b></p><p>Gerçekten bir hayalin gerçekleşmesi gibi!   Yıllardır İstanbul'da Beymen ile güzel bir iş   birliğimiz vardı. Bu süreçte karşılıklı güven   ve kaliteye olan tutkumuz hep örtüştü.   Bodrum'daki Maxx Royal'de böyle zarif   bir projeyle yer almak, bu dostluğun   ve markamızın doğal bir uzantısı oldu.   Türkiye'den her zaman ilham alıyorum.   Sadece iş için değil, tatillerimde de sık sık   geliyorum. İstanbul ise kalbimde ayrı bir   yere sahip; mimarisi, gün batımının renkleri,   Kapalıçarşı'nın büyüsü... Türk kadınlarının   zarafeti ve modaya olan ilgisi beni her   seferinde büyülüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/29/img5451-290720255f0d2334.jpg"/><p><b>Yeni heyecanlarınızdan biri de güneş   gözlüğü koleksiyonunuz...</b></p><p>Bu koleksiyon beni çok heyecanlandırıyor!   Aquazzura çizgisini taşıyan bu güneş   gözlükleri, zarafet ve rahatlığı bir araya   getiriyor. Her kadının kendini özel   hissetmesini istiyoruz. Bodrum'daki butik   açılışımızla aynı anda tanıtılıyor olması da   ayrı bir anlam katıyor.</p><p><b>Kendi stilinizi nasıl tanımlarsınız?</b></p><p>Klişe gibi olabilir ama stilim klasik ama   sürprizli. Erkeklerin trendlerle değil,   zamansız parçalarla giyinmesini daha çok   seviyorum. Yazları renkli, bol kesim ipek   pijamalar giymeyi seviyorum. Francesca   Ruffini'nin For Restless Sleepers markası   için özel olarak yaptığı tasarımları tercih   ediyorum. Favori aksesuarım ise La   Californienne imzalı, aqua rengi kadranı   olan özel yapım vintage Rolex saatim. El   boyaması deri kayışıyla tam benlik!</p><p><b>Aquazzura'nın gelecek planları   arasında heyecan veren neler var?</b></p><p>Her zaman yeni ve heyecan verici bir şeyler   peşindeyiz! En son Roma'daki Hotel de   Russie'de Aquazzura Bar'ı açtık. Bu, sadece   tasarımlarımızla değil; misafirperverlik ve   kutlama sanatıyla da Aquazzura dünyasını   yaşatmanın bir yolu. Arkadaşım Alex Rivière   ile özel bir iş birliği üzerinde çalışıyoruz.   Ve sürpriz: 2026 yazı için erkek ayakkabı   koleksiyonumuzu hazırlıyoruz!</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/ayakkabinin-gucu-adina-edgardo-osorio-ile-aquazzura-dunyasi-1085510</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/29/ayakkabinin-gucu-adina-ed-731_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085505</guid><pubDate>Mon, 28 Jul 2025 16:39:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Karaköy'ün Kalbinde Deneyimsel Bir Evren]]></title><description><![CDATA[Şehrin kalbinde her duyuya dokunan, duvarları sanat ve hikâye anlatımıyla örülü gizli bir yaratıcılık evrenine doğru yol alıyoruz. Bu dünyada deneyimin sınırları yeniden tanımlanıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Karaköy, Hacımimi'nin tarihi   dokusunda, deneyimsel   gastronomi, sanat, mimari ve   dijital içeriği bir araya getiren   özgün bir deneyim platformu açıldı:   LUCommunity. İstanbul'un yeni nesil   buluşma noktası olmayı hedefleyen bu   speak-easy konseptli yapı, markalara   geleneksel etkinlik mekânlarının çok   ötesinde, çok disiplinli bir yaratım   alanı sunuyor. İçeriye yalnızca özel bir   kapıdan geçerek ulaşabildiğiniz bu   evrende, deneyimsel pazarlamadan   podcast prodüksiyonuna, immersive   sanat projelerinden özel tadım   etkinliklerine kadar her detay,   LUCommunity'nin kreatif vizyonuyla   kurgulanıyor. Biz de bu özel dünyanın   mutfağını ve arkasındaki yaratıcı   stratejiyi daha yakından keşfetmek   üzere, LUCommunity'nin Kurucusu   Deniz Berk Karataş, Genel Müdürü   Emel Akın ve Kreatif Pazarlama   Müdürü Gizem Çelikkeser ile bir araya   geldik. Hem markalarla kurulan kreatif   iş birliklerini, hem de LUCommunity'nin   çok yönlü yapısını konuştuk.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/28/berktekdsc6235-280720256bb770f8.jpg"/><h2>Deniz Berk Karataş, Kurucu</h2><p><b>LUCommunity, bir etkinlik alanından   çok daha fazlası... Bu çok katmanlı   yapının ilk tohumu zihninizde nasıl   filizlendi? Proje detaylarını sizden   dinleyebilir miyiz?</b></p><p>Geleneksel pazarlama yaklaşımlarının   tüketicilerle kurulan bağlantıda yetersiz   kaldığını fark ettiğimiz noktada, bu projeyi   hayata geçirme kararını aldım. Ekip   olarak, bir süredir modern tüketicilerin   marka deneyimlerine yaklaşımındaki   değişimi yakından takip ediyorduk ve   dijital platformların yoğun kullanımına   rağmen, insanların fiziksel ve duyusal   deneyimlere olan ihtiyacının arttığını   gözlemliyorduk. Bu boşluğu dolduracak   bir yapı tasarlama fikrini ortaya attım ve   ekibimizle birlikte olgunlaştırdık.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/28/mutfakekipdsc6211-280720255db81e14.jpg"/><font size="2"><i>LUKitchen ekibi; Şebnem Gürçay, Eda Bektaş, Ali Efe Varol </i></font><p></p><p><b>Deneyimsel pazarlama son yıllarda   yükselen bir trend. Sizi bu yolda   ilerlemeye yönlendiren neydi?</b></p><p>LUCommunity konseptini, deneyimsel   pazarlama trendinin Türkiye'deki   uygulanabilirliğini test etmek amacıyla   geliştirdik. Markaların hedef kitleleriyle   kurdukları etkileşimin kalitesini artırmak   için çok boyutlu bir yaklaşım benimsemek   istiyorduk. Bu yaklaşımda sadece görsel   ve işitsel uyaranlarla sınırlı kalmayıp, tat,   dokunma ve koku duyularını da kapsayan   bütünsel bir deneyim sunmayı amaçladık.   Projenin arkasındaki stratejimiz,   markaların müşteri sadakatini artırmak   için geleneksel reklam kanallarının ötesine   geçmesi gerektiği fikrine dayanıyor.   LUCommunity'i bu ihtiyaca yanıt veren   bir platform olarak tasarladık; markalar   burada tüketicilerle derinlemesine ve kalıcı   bağlar kurabiliyor. Bizi bu projeyi hayata   geçirmeye yönlendiren temel motivasyon,   pazarlama endüstrisinde gözlemlediğimiz   doymuşluk ve markaların farklılaşma   konusundaki zorluklarıydı. LUCommunity   ile bu zorlukları aşmak için markalara   yenilikçi bir çözüm sunmak istedik.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/28/dsc6154-28072025addb0bfa.jpg"/><p><b>LUCommunity'i beş yıl sonra nerede   görüyorsunuz? Hayalinizde başka   şehirler ya da formatlar var mı?</b></p><p>Amacımız sadece bir mekân yaratmak   değildi; farklı disiplinlerin, toplulukların   ve markaların gerçek anlamda bir araya   gelebildiği bir buluşma zemini kurmaktı.   Bugün İstanbul'un kalbinde bu hayali   hayata geçirmiş olmak büyük bir mutluluk.   Ama hayal burada bitmiyor. Beş yıl sonra   LUCommunity'yi; Amsterdam, Berlin   ya da Tokyo gibi yaratıcı dokusu güçlü   şehirlerde, yerel kültürle harmanlanmış   yeni formatlarda görmek istiyoruz. Bu   yeni formatlar sadece fiziksel değil; dijital   platformlar ve mobil deneyim modülleriyle   de desteklenecek. LUCommunity'nin   her zaman mekândan öte, bir fikir ve his   olduğunu düşünüyorum. O yüzden farklı   coğrafyalarda, farklı kitlelerle yeniden   şekillenmeye açık bir yapısı var. Biz bu fikri   taşıyan global bir topluluk hayal ediyoruz.</p><p><b>LUCommunity'deki her alan sanki   ayrı bir evren gibi. Bu bütünsel   tasarım kurgusunda sizi en çok   heyecanlandıran parça hangisi?</b></p><p>Aslında bu, benim en zorlandığım   sorulardan biri. Çünkü LUCommunity'i   tasarlarken her alanın kendi karakterine,   işlevine ve enerjisine sahip olmasını   özellikle istedik. Yani her alan, tek başına   da güçlü bir deneyim sunabiliyor ama   birlikte olduğunda LUCommunity'nin   asıl hikâyesi tamamlanıyor. LUKitchen'da   gastronomiyle hikâye anlatmak mümkün;   sadece yemek değil, marka deneyimi,   içerik üretimi ve topluluk duygusu bir   araya geliyor. LUCast Studio ise sesin   ve görüntünün gücüyle anlatılmak   istenen fikirleri profesyonel bir düzlemde   hayata geçirme imkânı sunuyor.   LUGarden, teknolojiyi sanatla birleştirerek   duygusal bağ kurma potansiyeli en   yüksek alanlarımızdan biri. CafeLU's ise   LUCommunity'nin sokağa açılan yüzü;   gündelik hayatın içinde yer alan ama   estetikten ödün vermeyen bir sosyal alan.   Bu yüzden birini diğerinden ayırmak bana   göre değil. LUCommunity'nin özü zaten bu   çoklu deneyimi tek bir akışta buluşturmak.   Her alan hem bağımsız bir evren hem de   büyük bir anlatının parçası. Ve sanırım beni   en çok heyecanlandıran da tam olarak   bu bütünlük duygusu. Her alanın kendi   kimliğini korurken bir bütünün parçası   olabilmesi, sürecin en büyüleyici yanıydı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/28/mutfakdsc6183-28072025465d9336.jpg"/><h2>Emel Akın, Genel Müdür</h2><p><b>Bu şekilde sıfırdan yaratılmış bir   yatırımda içeride pek çok global   marka olduğu görülüyor, bu   markalarla sponsorluk süreçlerinizi   nasıl ilerlettiniz?</b></p><p>Bu projenin çıkış noktasında, markalara   yalnızca geleneksel bir etkinlik mekânı   sunmak yerine; onların hedef kitleleriyle   çok daha anlamlı, çok yönlü ve katmanlı   bir bağ kurabilecekleri bir deneyimsel   pazarlama alanı yaratmak vardı.   LUCommunity'i hayal ederken, sadece   fiziksel bir alan değil; markalarla birlikte   değer üretebileceğimiz yaratıcı bir platform   kurmayı hedefledik. Bu doğrultuda daha   projenin ilk günlerinden itibaren hem hedef   kitleleri hem de marka duruşları açısından   birbirini tamamlayan, yaratıcı dünyası güçlü   markaları aynı çatı altında konumlandırmak   istedik. Samsung, Dyson, Bang &amp; Olufsen,   Miele, WMF, Euroluce Aydınlatma (Martinelli   Luce, Slamp, BuzziSpace), Hansgrohe,   Kalebodur, T-One, San Pellegrino,   Jumbo, Nude, Fiolas gibi birçok global   ve güçlü yerli marka daha proje hayata   geçmeden konseptimize inandı ve bizimle   bu yolculuğa çıktı. İş birliği süreçlerimizi   klasik sponsorluk kalıplarından çıkarıp,   her bir markayla ortak hikâye yaratma   odağında ilerlettik. LUCommunity'nin her   alanında bu markaların kendi dünyalarını   yansıtan ürünleri yer alıyor ve bu yerleşim,   sadece görünürlük değil; marka deneyimini   fiziksel olarak yaşatma fırsatı sunuyor. Bu   birliktelikleri geçici kampanyalar değil, uzun   soluklu yaratıcı iş birlikleri olarak görüyoruz.   Her bir markanın kendi pazarlama   stratejisini desteklerken, aynı zamanda   onların birbirleriyle de içerik ve proje bazlı   yeni sinerjiler yaratabilecekleri bir ekosistem   sunmayı önemsiyoruz. Bizim için önemli   olan, bu ortaklıkların yalnızca bugünü   değil; geleceği de birlikte kurgulayabilecek   bir yapı oluşturmasıydı. Ve şu an geldiğimiz   noktada, bu vizyonun karşılık bulduğunu   görmek büyük bir mutluluk.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/28/kbahesidsc6160-2807202566dba863.jpg"/><p><b>LUCommunity'de deneyimsel   pazarlama iletişimi kapsamında   sizden hizmet almayı hedefleyen   markalara ne tür olanaklar   sağlıyorsunuz?</b></p><p>LUCommunity olarak deneyimsel   pazarlama iletişimi kapsamında markalara   sadece bir mekân değil, çok katmanlı   bir yaratım ve etkileşim alanı sunuyoruz.   Farklı deneyimsel alanlarımız sayesinde   etkinliklerin ötesinde, markaların hedef   kitleleriyle duygusal bağ kurabileceği,   özel kurgulanmış içerik ve deneyimler   tasarlıyoruz. Her biri kendine has   altyapıya sahip LUKitchen, LUCast Studio,   LUGarden, LUCatering ve CafeLU's gibi   alanlarımız; gastronomiden sanata,   podcast prodüksiyonundan dijital içerik   çekimlerine kadar birçok farklı disiplini   bir araya getiriyor. Markalar ister bir özel   davet ister bir workshop ya da immersive bir   lansman planlasın, her aşamada yaratıcı   bir partner olarak yanında oluyoruz.   LUCreative Studio adıyla yapılandırdığımız   kendi iç ekip yapımızla, markalara   kreatif ajans hizmeti veriyor; konsept   geliştirme, içerik üretimi, görsel tasarım ve   stratejik planlama süreçlerini tamamen   bünyemizde kurguluyoruz. Aynı zamanda   fotoğraf ve video prodüksiyonları için   gerekli tüm teknik ve yaratıcı altyapıyı da   sunabiliyoruz. Karaköy-Hacımimi'nin tam   kalbinde, eski İstanbul'un büyüsünü taşıyan   konumumuz ise bu deneyimi çok daha   özel kılıyor. Bu bölge, şehir içinde nefes   almak isteyen markalar için adeta bir kaçış   noktası. LUCommunity olarak amacımız,   her markaya kendi hikâyesine uygun,   benzersiz bir sahne sunmak ve bunu çok   disiplinli, yaratıcı ve etkileyici bir yaklaşımla   gerçekleştirmek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/28/podcaststdyosudsc626-28072025b53352a5.jpg"/><h2>Gizem Çelikkeser, Kreatif Pazarlama Müdürü</h2><p><b>LUCommunity çatısı altında farklı   deneyim alanlarınız mevcut, bu   alanlardan bahsedebilir misiniz?</b></p><p>LUCommunity, markaların farklı   ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilebilen   çok yönlü bir deneyim ve içerik üretim   platformu. No3 Mimarlık kurucusu Efe   Urgunlu'nun yarattığı speak-easy konsept   gereği sizleri ilk olarak vitrinimiz, sokağın   sanatsal ruhunu yansıtan, iyi kahvesi   ve günlük artizan tatları ile herkese   açık tek alanımız olan yeni nesil kahve   dükkânı CafeLU's karşılıyor. Jülide Zeynep   Günce'nin ilhamını LUComminity'den alarak   tasarladığı gizli kapıdan içeriye girdiğinizde   ise buranın private dünyasına adım atmış   oluyorsunuz. İlk deneyim alanımız olan   LUKitchen, sadece bir mutfak değil; dijital içerik üretimi, özel tadım etkinlikleri ya da   şef odaklı deneyimlerin kurgulanabildiği,   tamamen kişiselleştirilebilen bir deneyimsel   gastronomi mutfağı. LUKitchen markaya   özel kurgulanan etkinlik ve çekimlerden   iç iletişim çalışmalarına kadar pek çok   farklı deneyimi bünyesindeki bir danışman,   bir resident ve bir pastry şef ile sağlıyor.   Ters dubleks olan mekânın alt katına   indiğimizde ise ilk olarak profesyonel   podcast ve video içerikleri için teknik   altyapıya sahip, aynı zamanda görsel   hikâye anlatımı için ilham verici bir yaratım   alanı LUCast Studio ile karşılaşıyoruz.   Burası audio-casting, video-casting, jingle   ve dublaj kaydı için tüm teknik altyapıyı   ve prodüksiyon desteğini sağlayan   profesyonel bir stüdyo. LUCommunity'nin   kalbi olarak adlandırdığımız kış bahçemiz   LUGarden, aslında tek bir çatı altında   markaları, hedef kitleleri ile tek bir masa   etrafında toplayan alanımız. LUGarden'ın   asıl alametifarikası tamamen bir black   box haline gelerek immersive dijital art   enstalasyon altyapısına sahip olması.   Örneğin; menüsünün odağında Türk somon   balığını deneyimlediğiniz bir etkinlikte   kendinizi denizin ortasında bulabilir ve   ilhamını buradan alan bir yemekte mavi   derinlikleri keşfedebilirsiniz. Buradaki asıl   amacımız, LUCommunity'nin her köşesinde   yer alan sanatın modern boyutu dijital   sanata da ev sahipliği yapıyor olmak.   LUCommunity; Chiara de Rocchi, Alev   Araslı, Ayşegül Barbaros, Cengiz Yatağan,   Laura Margarita, Burcu Filiz, Halime   Türkyılmaz, Hülya Sözer, Mr. Hure gibi pek   çok sanatçının yanı sıra genç sanatçılar için   de hedef kitleleri ile bir araya gelecekleri   bir alan sağlıyor. Son olarak LUCommunity   çatısı altında tüm etkinliklerde premium   segmentte hizmet veren LUCatering,   adında profesyonel mutfağımız ve catering   hizmetimiz mevcut. Bu sayede aslında   markalar tek bir çözüm ortağı ile tüm   ihtiyaçlarını tek seferde sağlamış oluyorlar.</p><p><b>LUCreative Studio ile markalara   konsept danışmanlığı da veriyorsunuz.   Markalar ile yaratıcı uyum   yakaladığınız o süreç nasıl ilerliyor?</b></p><p>LUCreative Studio'da amacımız, her   markanın ihtiyacına ve hedef kitlesine   özel, özgün deneyimler ve içerikler   tasarlamak. Bu süreç, markanın hikâyesini,   değerlerini ve iletişim tonunu detaylıca   analiz etmekle başlıyor. Ardından bu   vizyonu LUCommunity'nin mimari yapısı,   teknik altyapısı ve yaratıcı ruhuyla nasıl   buluşturabileceğimizi kurguluyoruz. Aslında   burada biz, sadece alan sunan bir yapı   değiliz; yaratıcı bir partner olarak sürecin   tamamında markayla birlikte düşünüyor,   birlikte üretiyoruz. Bu iş birlikleri; immersive   bir etkinlik serisine, bir podcast içeriğine   ya da uzun masa etrafında deneyimsel   bir gastronomi anlatısına dönüşebiliyor.   Her proje, markaya özgü bir tonla yeniden   şekilleniyor. Bu kişiselleştirme sayesinde   içerik yüzeyde kalmıyor; toplulukta iz   bırakan, gerçek etkileşimler yaratan   deneyimlere dönüşüyor</p><p><b> Fotoğraflar: </b>Soner Gömleksiz</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/karakoyun-kalbinde-deneyimsel-bir-evren-1085505</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/28/karakoyun-kalbinde-deneyi-278_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085503</guid><pubDate>Mon, 28 Jul 2025 15:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kendi Yolunda, Kendi Stiliyle: İpek Sever]]></title><description><![CDATA[Stilinde rahat ve maskülen seçimler yaptığının altını çizen İpek Sever ile evinde bir araya geldik, hem iki yıl önce hayata geçirdiği markasını hem de stiline dair merak ettiklerimizi konuştuk]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Stilinizi nasıl tanımlarsınız?</b></p><p>Ben hem rahat hem şık biraz da günlük   hayatımda maskülenliği tercih ediyorum.   Mini elbise ve fiyonk kızı hiç olamadım, hep   loafer ya da spor ayakkabı tarzındaydım,   hala da öyleyim. Hafif topuklularım   var ama onları bile giyince kıyafetimde   mutlaka spor bir dokunuşa yer veriyorum.   İster istemez bu stil bütünleşti benimle.</p><p><b>Yaz gardırobunuza bu sezon hangi   parçaları eklediniz?</b></p><p>Vintage küçük çantalar bu sene hoşuma   gitmeye başladı, onlardan biraz ekleme   yaptım. Genelde yazları etek ve üst   giyinirim ama bu sene uzun elbise   eklemeleri de yaptım.</p><p><b>Gardırobunuzun olmazsa olmazları   neler?</b></p><p>Kesinlikle ceketlerim, montlarım. Tam bir   dış giyim kadınıyım.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/28/ert7650shoplukare-28072025fa078711.jpg"/><p><b>En çok ne satın alırsınız?</b></p><p>Mont, ceket.</p><p><b>Markanız Dare London'ın ortaya çıkış   hikayesini bizimle paylaşır mısınız?</b></p><p>Pandemi dönemine girdiğimizde   hayatımla ilgili gitmek istediğim yönden   emin değildim, bu yüzden biraz ilgi   alanlarımı bulmaya çalıştım. Tahmin   edersiniz ki çokça vaktimiz vardı kendimizi   keşfetmek için. Londra'da moda okudum,   bu sektörde bir şey yapmak istediğimi   biliyordum ama hangi alana doğru   yönelmem gerektiğini bilmiyordum. Bir   süre Londra'da kaldım, bana güzel bir   ilham oldu. Daha çok organizasyon   alanında bulunmak istiyordum ama dünyanın nereye gideceğini bilmediğimiz   bir dönemde bu fikrimden biraz uzaklaşıp   başka neleri sevdiğime doğru yöneldim.   Ben hep giyinmeyi, bir şeyleri birbiriyle   uydurmayı çok severdim, alışveriş   yapmayı da öyle... Ve bir gün uyandım,   neden başkalarının hayatlarına da   bildiğim bir yerden dokunmuyorum diye   düşündüm. Bunu biraz da risk almadan   yapmak istedim. Herkesin dolabında   kesinlikle bulunması gereken, her sezon   giyinebilecekleri, biraz da benim tarzımı   katabileceğim parçalar ne olabilir diye   düşündüm ve jean markası kurmaya   karar verdim. Sezon kızı hiçbir zaman   olmadım, modayı da takip eden biri   değilim. Kendime yakışanı giymeyi tercih   ederim ve ne zaman giymek istiyorsam o   zaman giyerim. İyi bir gözüm olduğuna   inanıyorum ve bu yüzden de başarılı bir   marka kurabileceğime inancım sonsuzdu.   Dare London da böylelikle iki sene önce   dünyaya geldi. İlk sene çok zorlandım   çünkü aynı anda hamile kaldım. Bu sene   işlerime daha çok yoğunlaştım o yüzden.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/28/ert7850shoplukare-280720253424e1de.jpg"/><p><b>Son koleksiyonunuzda öne çıkan   detaylar neler?</b></p><p>Ben Dare'i jean markası olarak kurdum   ama havlu eşofmanlar ve tişörtler gibi   beraberinde gelen aksesuarlarım da   oldu. Havlu dokusu çok beğenilince   yaz koleksiyonlarımda havlu dokusuyla   parçalar üretmeye başladım. Bu sezonun   tek farkı yeni bir elbise yaptım. "Limited   edition" bir parçam olsun istedim,   gerçekten her gören de çok beğendi.   Belki gelecek yaz sezonlarımızda da aynı   istikrarla devam edebiliriz.</p><p><b>İçinde kendinizi en iyi hissettiğiniz   look nedir?</b></p><p>Dare London markamdan Humble   jean'im. Gerçekten neyle giyersem giyeyim   içinde kendimi hem rahat hem çok şık   hissediyorum ve her ayakkabıyla da uyum   sağlıyor. İster pullu bir üst, ister kapüşonlu   bir sweatshirt'le kombinlenebilen, her yere   giyilebilir bir parça yapmanın mutluluğu   paha biçilemez.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/28/ert7905shoplukare-28072025b9603336.jpg"/><p><b>"Yanımdan asla ayırmam" dediğiniz   bir parça var mı?</b></p><p>Çantamdan asla ayrılmayan şey lipstick   ama arabamdan asla ayrılmayan şey   zaman zaman konusu değişen iki yaş öykü   kitapları. Oğlum onlar olmadan dışarıda   hiç mutlu olmuyor.</p><p><b>En iyi alışveriş arkadaşınız kim?</b></p><p>Annem çünkü benden daha iyi piyasayı   bildiği için neye ne kadar verilmesi   gerektiğini ya da benim neye ihtiyacım   olup olmadığını en iyi bilen o oluyor. Beni   de hiçbir zaman kırmıyor diyelim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/28/ert7557shoplukare-280720251b4ed3a3.jpg"/><p><b>En çok hangi dönemin modasından   ilham alıyorsunuz?</b></p><p>Kesinlikle 80'ler ve 90'ların modasına   bayılıyorum. İkisi arasında tercih yapmak   çok zor ama eski dönem kıyafetlerin artık   moda olmasından da gerçekten ayrı bir   mutluluk duyuyorum.</p><p><b>Tatilde mutlaka yanınıza aldığınız üç   parça hangisi oluyor?</b></p><p>Mutlaka pasaport, telefon ve cüzdan   olur tabii ama daha özele girersem yüz   kremsiz, deodorantsız ve taraksız hiçbir   yere gitmem.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/28/ert7781shoplukare-280720256710a08f.jpg"/><p><b>Stil sırrınız var mı?</b></p><p>Tabii ki çok basit. Moda diye her şeyi   giymiyorum.</p><p><b>Fotoğraflar: </b>Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/kendi-yolunda-kendi-stiliyle-ipek-sever-1085503</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/28/kendi-yolunda-kendi-stili-479_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085485</guid><pubDate>Fri, 25 Jul 2025 13:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[23 TEMMUZ 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/samimiyeti-ve-koton-koleksiyonuyla-yakaladigi-uyumla-cok-gercek-sibil-cetinkaya-1085466</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/25/23-temmuz-2025-190_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085466</guid><pubDate>Tue, 22 Jul 2025 15:56:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Samimiyeti Ve Koton Koleksiyonuyla Yakaladığı Uyumla Çok Gerçek: Sibil Çetinkaya]]></title><description><![CDATA[Enerjisinin rüzgarıyla sosyal medyayı hakimiyeti altına alan Sibil Çetinkaya; ailesi, arkadaşları ve kendine dair samimi paylaşımları ile özgün bir profil çiziyor. “Moda, benim için bir iletişim şekli; ne hissettiğimi ve kim olmak istediğimi dışarıya yansıtmak gibi” diyen ve Koton için hazırladığı koleksiyonuyla yaza tarz katan Sibil ile Bodrum'da buluştuk.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Enerjisi yeter! Doğallığı, içtenliği ve gerçekliği ile tam arkadaş olunacak "o kız"... Belki de bu yüzden pek çoğumuz severek takibindeyiz. Sıcak bir Bodrum gününde buluşuyoruz Sibil'le. Her zamanki tatlılığı ile Radisson Collection Hotel, Bodrum'a giriş yapıyor. Enerjisi o kadar yüksek ki sıcaklığına teslim olmamak mümkün değil. Renkli kişiliğiyle, hiç durmadan konuşmasıyla, esprileriyle ortamın ısısını daha da yükseltiyor. Hani bazı kapak kızlarını anlatmak gerekir, çünkü ekrandan ya da sosyal medyadan tam olarak tanımak zor olabilir ya... Sibil'i ise kelimelere dökmek anlamsız; çünkü tıpkı gördüğünüz gibi. Çok gerçek! İşte bu yüzden Lara Sayılgan'ın objektifine yansıyan Sibil çok kıymetli. Koton iş birliğinin üçüncü koleksiyonu ile yaza dinamizm katan Sibil ile kendi tasarımları içinde şahane yaz karelerine imza atmanın mutluluğuyla başlıyoruz sohbete...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/22/sibilcetinkaya-2207202555b4a8ca.jpg"/><p><b>Elbette güzel enerjin ile girişi yapıyoruz. Sempatikliğin, pozitifliğin ve doğallığın ile bambaşka bir çizgin olduğunu söylemeden başlamak olmazdı. Peki sen, seni sen yapan asıl özelliklerinin ne olduğunu düşünüyorsun?</b></p><p>Teşekkür ederim! Benim için her şey gerçek olmakla başlıyor. Kendimi ve insanları olduğu gibi kabul etmek, insanlarla daha samimi ve doğru bir bağ kurmamı sağlıyor. Hayatın küçük güzelliklerini görmek ve bunları paylaşmak... Ve aynı zamanda tabii ki bolca şükretmek...</p><p><b>S&#807;u sıralar nasıl bir dönemindesin?</b></p><p>Oldukça keyifli bir dönemimdeyim. Yaz geldiği anda her şey bende değişiyor. Ne kadar yoğun olsam da enerjim hep yüksek ve her anın tadını çıkarmaya çalışıyorum.</p><p><b>Bugün olduğun nokta hep gelmek istediğin yer miydi? Neydi geçmişte, çocukken, okul yıllarında hayallerin?</b></p><p>Tam olarak hayal ettiğim yerdeyim. Çocukken hep sahne önünde olmak istiyordum, hatta aileme sürekli kamerayla kendimi çektiriyor, şarkı söylüyor ya da kameraya konuşuyordum. Küçük Sibil, tam da bu yüzden mutlu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/22/sibilcetinkaya7-22072025a46d2c82.jpg"/><p><b>Medya ve iletişim okuman, kamera arkasında çalışman, Londra deneyimin... Bu tecrübeler bugüne nasıl yansıdı, seni nasıl şekillendirdi sence?</b></p><p>Bu tecrübelerin her biri hayata farklı bir açıdan bakmamı sağladı. Bu sayede hem kendi içeriğimi üretirken hem de ekibimle çalışmam gerektiğinde doğru yönlendirmeleri yapabiliyorum. Ne kadar kamera önünde olsam da bir o kadar da kamera arkasında içeriklerim için çalışmaya devam ediyorum.</p><p><b>Samimiyetin ve "gerçek"liğin ile influencer dünyasına farklı bir dinamizm katıyorsun. Bu işe nasıl yaklaşıyorsun? İçerik oluştururken en çok neleri göz önüne alıyorsun?</b></p><p>Bu işe gerçekten samimiyetle yaklaşıyorum çünkü olduğum gibi olmanın gücüne çok inanıyorum. Bir içeriğin sürdürülebilir olması için bence gerçek olmanız şart. Gerçek olduğunuzda, yıllar geçse bile kitlenizle birlikte büyümeye devam ediyorsunuz ve o samimiyeti de koruyorsunuz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/22/sibilcetinkaya5-22072025f3628288.jpg"/><p><b>Ailenle ilgili paylaşımların oldukça dikkat çekiyor, özellikle annenle olanlar. Bu, doğal gelişen bir süreç mi oldu? Tepkiler de çok tatlı değil mi? </b></p><p>Ailemle paylaşımlar gerçekten çok doğal bir şekilde gelişti. Takipçilerim zamanla evin bir üyesi gibi oldular ve Jermin Reis de sürecin bir parçası haline geldi. Tepkilere bazen inanamıyorum. Bir süre paylaşmadığımda herkes "Mamanı özledik, ne olur paylaş, sorularımız birikti!" diyor. Gerçekten hepimizin ihtiyacı var ona.</p><p><b>Yaz senin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Yaz benim için var olmak demek! O kadar çok seviyorum ki, yaz tüm ruh halimi yeniliyor. Yaz Sibil'i diye bir şey gerçekten var. Küçükken yazları adada geçirdiğim için sanırım bronzlaşmak, deniz kenarında dondurma yemek gibi küçük şeyler hep o mutluluğumu tekrar hatırlatıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/22/sibilcetinkaya9-22072025e263e9cf.jpg"/><p><b>Bavul yapmak uzmanlık alanın diyebiliriz, bu yaz bavulunun olmazsa olmazları neler?</b></p><p>Hafif ama şık elbiseler, rahat terlikler, güneş kremi ve tabii ki bolca takı ve güneş gözlüğü.</p><p><b>Stil evrimini sorsak... Tarzın zamanla değişti mi? Bugün geriye dönüp bakınca "bunu nasıl giymişim" dediğin pişmanlıkların var mı?</b></p><p>Tabii ki var. Trendleri takip ediyorum, tarzıma uyanları denemekten de kaçınmıyorum ama artık trendler benim stilimi belirlemiyor. Mantıklı alışveriş yapmayı iyi öğrendim. S&#807;u an Koton ile yaptığımız koleksiyonda da, "Bu parça nerelerde kaç kere giyilir, nasıl kombinlenir?" gibi detayları düşünerek ürünlere karar veriyorum.</p><p><b>Yaz gardırobunun şu an yıldız parçaları neler?</b></p><p>Koton x Sibil Çetinkaya elbiseleri... Her birini o kadar özenle ve yazı hayal ederek tasarladık ki, her yerde ve her an hazır hissediyorum.</p><p><b>Stil felsefen neye dayanıyor?</b></p><p>Stil felsefem, aslında o gün kim olmak istediğime göre şekilleniyor. Moda, benim için bir iletişim şekli; ne hissettiğimi ve kim olmak istediğimi dışarıya yansıtmak gibi. Zorla giydiğim hiçbir şeyi kendime yakıştıramıyorum çünkü stilim, gerçekten kendimi en rahat hissettiğim haliyle olmalı.</p><p><b>Bu sene gerçekleşen global ödül törenleri ve galalar içinde, Oscar'dan Met Gala ve Cannes'a dek, favori görünümün kiminki oldu? Son dönemde stilini en sevdiğin isimler kimler?</b></p><p>Zendaya ve Anya Taylor-Joy'un seçimleri beni gerçekten heyecanlandırıyor. Her davette farklı bir tarzla karşımıza çıkıyorlar ve her seferinde kendi stillerini mükemmel bir şekilde yansıtıyorlar.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/22/sibilcetinkaya2-2207202565027382.jpg"/><p><b>Kız kardeşin Narod ile gardırobunu paylaşır mısın?</b></p><p>Narod benimle paylaşmasa da ben onunla paylaşıyorum. S&#807;aka bir yana, bizim ailede annem, ablam ve kuzenim birbirimizin eşyalarını çok paylaşırız. Yeni parçalar keşfetmek ve farklı tarzları denemek için bence harika bir olay.</p><p><b>Arkadaşlık bağların da aile bağların gibi oldukça güçlü. Arkadaşlıkta ne beklersin, bir ortamda aradığın şey ne olur? </b></p><p>Arkadaşlıkta kesinlikle güven ve samimiyet ararım. Beni olduğum gibi kabul eden, her halimi sevebilen ve birlikte kahkahalar atabileceğimiz bir ortamda olmak çok önemli. Bir ortamda her zaman aradığım şey de rahatlık ve enerji. İnsanlar kendilerini karşılıklı olarak rahatça ifade edebildiğinde o an hiç ama hiç bitmesin istiyorum.</p><p><b>Seni en çok ne aşağı çeker? </span>S&#807;arjın ne zaman dibe yaklaşıyor?</b> </p><p>Olaylara negatif ve kötü niyetli bakış açıları olan insanlar beni gerçekten aşağı çekiyor. O an içimde kötü bir enerji oluşuyor ve sadece uzaklaşmak, o ortamdan kaçmak istiyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/22/sibilcetinkaya3-22072025fe2a8158.jpg"/><p><b>Sabah ya da akşam rutinlerinde vazgeçmediğin bir güzellik ritüelin, favori ürünlerin var mı?</b></p><p> Ben sabahları yüzü şişen bir insanım, bunu takipçilerim çok iyi bilir. Her sabah o halime katlanıyorlar. O yüzden artık kalkıp, yüzümü koruyarak ve sağlıklı bir şekilde buz tutmayı alışkanlık haline getirdim. Bir de güneş kremimi asla yanımdan ayırmam.</p><p><b>Sosyal medyada "güzel görünme" baskısı seni nasıl etkiliyor, bu konuda kendi içinde nasıl bir denge kuruyorsun? </b></p><p>Sürekli "Sibil şuranı yaptır, buranı yaptır" gibi yorumlar alıyorum ama kendi bedenimde kendimle mutlu olduğum hal en güzel halim. Zamanla bu tür yorumların hep olacağını fark ediyorsunuz ve bedenimle ilgili bir başkasının karar vermesini benliğime müdahale olarak görüyorum.</p><p><b>Bodrum'da günlerin nasıl geçiyor?</b></p><p>Bu sene Bodrum'daki aile evimizi başka bir yere taşıdık, bu yüzden Jermin Reis'e düzenli olarak yardım ediyorum. Kutuları açıyoruz, sonra bir bakıyoruz başka bir kutu geliyor, tekrar açıyoruz. Ama gerçekten çok eğleniyorum. Kalan zamanlarda ise bir yandan içeriklerimi üretiyor bir yandan da yazın tadını çıkarıyorum.</p><p><b>Sosyal medyanın sana yapay gelen ve zaman zaman "ne yapıyorum ben şimdi?" dediğin anları oluyor mu?</b></p><p>Bazen sosyal medyada o kadar çok şey paylaşıp, anlık olarak hızla ilerliyoruz ki, bir an durup "Ne yapıyorum ben şimdi?" diye düşünüyorum. Ama sonra kendime hatırlatıyorum, burada önemli olan samimi olmak ve gerçekten keyif almak. Ve ben gerçekten çok keyif alıyorum. Sanırım sosyal medyayı yapay görmediğim için kendim olmayı koruyabiliyorum.</p><p><b>Bu kadar enerjiyi nereden buluyorsun? Hayatta seni en çok motive eden şey nedir?</b></p><p>Bu kadar enerjiyi aslında hayatın küçük anlarından alıyorum. Bir müzik, bir yemek ya da güzel bir detayı bile o an yaşamaktan kaçmıyorum ve şükürler olsun dedirtiyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/22/sibilcetinkaya4-220720257adcf08c.jpg"/><p><b>Influencer'lık kariyerinde "benim için bir dönüm noktasıdır" dediğin bir an var mı?</b></p><p>Bence pandemi döneminde yaptığım yayınlar. Zaten iletişimde olduğum bir kitlem vardı ama aramızdaki samimiyeti ve gerçekliği çok daha geniş bir kitle görmüş oldu ve büyüyerek bugüne kadar geldik. Asla tek kişi gibi hissetmiyorum.</p><p><b>İş birlikleri ve marka seçerken seni en çok ne etkiliyor? Otomatik "hayır" dediğin şeyler neler?</b></p><p>Beni en çok etkileyen şey, markanın değerleri ve benimle ne kadar uyumlu olduğu. Sadece ürün ya da hizmet değil, markanın neyi temsil ettiğine bakıyorum. Eğer bir marka gerçekten samimi, yaratıcı ve sürdürülebilir bir yaklaşım sergiliyorsa, onlarla çalışmak için heyecanlanıyorum.</p><p><b>Koton ile de şahane bir iş birliğiniz var. "Business of Fashion" da geçtiğimiz günlerde Koton'un küresel büyümesini, "cesur ve stratejik bir başarı örneği" olarak tanımladı. Bu iş birliği senin için ne ifade ediyor?</b></p><p> Bu iş birliği benim için gerçekten çok kıymetli. Tarzımı ve sevdiğim ürünleri bir araya getirerek, her detayını özenle düşündüğümüz büyük bir iş yapıyoruz ve bu iş birliği sezonlar boyunca devam etti. Tüm takipçilerimle adeta ortak bir giyinme dolabı paylaşıyor gibiyiz, birbirimize ilham oluyor ve birlikte kombinler yaratıyoruz.</p><p><b>Takipçilerinle kurduğun bağın çok farklı çok özel olduğu yanıtlarından çok güzel yansıyor, bu bağı nasıl tarif edersin?</b></p><p>Takipçilerimle kurduğum bağ gerçeklik ve samimiyet üzerine kurulu. Onlarla sadece içerik değil, bir hikaye paylaşıyorum. Her anı birlikte yaşıyoruz, bazen fikirlerini alıp, paylaşımlarımı birlikte şekillendiriyoruz. Onların desteği ve enerjisiyle her şey daha anlamlı hale geliyor. Bence bu bağ, sadece bir takipçi-influencer ilişkisi değil.</p><p><b>Sosyal medya günümüzde çok güçlü bir alan. Elindeki gücü kullanırken yaratmaya çalıştığın bir farkındalık var mı? Eğer beş yıl sonra bu ve bu tarz bir platform olmasa, neyi yaptığın için gerçekten mutlu olurdun?</b></p><p>Sosyal medya gerçekten güçlü bir alan ve ben de pozitif bir farkındalık yaratmayı hedefliyorum. Kendine güven, özgünlük ve içsel huzur gibi konularda paylaşımlar yapmaya çalışıyorum. Eğer beş yıl sonra bu platformlar olmasa, insanlara kendilerini oldukları gibi kabul etmeyi, sevmeyi, doğal ve samimi olmayı paylaşmaya ve ilham olmaya çalıştığım için mutlu olurdum.</p><p><b>Zihinsel dinginlik için rutinlerine dahil ettiğin meditasyon türevi etkinlikler var mı?</b></p><p>Bazen anı durdurup gözlerimi kapatıp derin bir nefes alıyorum. Hızla akan hayatı bir anlığına durdurmak bana iyi geliyor. Sonra, "Haydi!" diyerek kaldığım yerden devam ediyorum.</p><p><b>"Bu işi yapmasaydım asla öğrenemez, farkında olmazdım" dediğin bir şey var mı? Bu işin sana kattıkları arasında en sevdiğin deneyim ne oldu?</b></p><p>Bu iş bana sürekli kendimi keşfetmeyi, konfor alanımın dışına çıkmayı ve her gün yeni şeyler denemeyi öğretti. En sevdiğim deneyim ise, her paylaşımdan sonra takipçilerimden aldığım geri dönüşler. Gerçekten, insanlara ilham verebildiğimi ve onlara dokunabildiğimi görmek, hayatımın en güzel ödülü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/22/sibilcetinkaya8-22072025b6fee7a1.jpg"/><p><b>Sen kendini bu alanda başarılı buluyor musun? Başarıyı nasıl tanımlarsın, senin sözlüğünde ne anlama geliyor başarı?</b></p><p>Kendimi başarılı buluyorum çünkü başarıyı hep kendimle kıyaslayarak tanımlıyorum. Her gün daha iyiye gitmek, bir şeyleri daha iyi yapmak benim için gerçek başarı. Başkalarıyla kıyaslamak yerine, kendi gelişimimi görmek ve her adımda biraz daha ileri gitmek beni motive ediyor.</p><p><b>Kendiyle vakit geçiren biri misin? Yalnız kalmak senin için bir tehdit mi, terapi mi?</b></p><p>Kesinlikle bir terapi. Eskiden yalnız kalmaktan biraz kaçıyordum, ama zamanla fark ettim ki insanın kendini dinlemesi, kendini ödüllendirmesi ve o an istediğini yapması her şeyine çok iyi geliyor.</p><p><b>Aşkın tanımı yıllar içinde senin için nasıl değişti?</b></p><p>Eskiden daha çok dışsal, heyecan verici bir şey gibi düşünüyordum ama daha derin ve içsel bir bağ olarak anlam kazandı. Kendi kendimi sevip, iç huzuru bulduğumda, aşkın aslında bu dengeyi kurmakla başladığını fark ettim.</p><p><b>Peki, sen olsan kendine mutlaka neyi sorardın?</b></p><p>Tatlı mı yesek?</p><p><b>Röportaj: </b>Filiz S&#807;EREF KULU</p><p><b>Fotoğraf: </b>Lara SAYILGAN</p><p><b>Moda Editörü: </b>Tuğçe KILINÇLI</p><p><b>Saç: </b>Ali YILANCI</p><p><b>Makyaj: </b>Serkan PARMAKSIZOG&#774;LU</p><p><b>Video: </b>Kaan KARAASLAN</p><p><b>Fotoğraf Asistanı: </b>Salih YILMAZ</p><p><b>Moda Editörü Asistanı:</b> Mine KARAKURT</p><p>Mekan için <b>Radisson Collection Hotel, Bodrum</b>'a ve <b>Zai Yaşam Bodrum</b>'a teşekkür ederiz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/samimiyeti-ve-koton-koleksiyonuyla-yakaladigi-uyumla-cok-gercek-sibil-cetinkaya-1085466</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/22/en-icten-ve-renkli-haliyl-785_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085464</guid><pubDate>Tue, 22 Jul 2025 14:33:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zamansız Tasarımlar Bodrum'da]]></title><description><![CDATA[Zamansız tasarımları ve el işçiliğine verdiği önemle öne çıkan Serena Uziyel, yaz sezonunu ve yeni koleksiyonunun lansmanını Mandarin Oriental, Bodrum'daki butiğinde gerçekleştirdiği özel bir davetle kutladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/zamansiz-tasarimlarimlar-bodrumda-1085464</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/22/serena-uziyel-tasarimlari-142_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085462</guid><pubDate>Tue, 22 Jul 2025 13:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sanat, Tasarım ve Lüksün Kesişiminde: ALEM X Baguette Jewellery x BMW]]></title><description><![CDATA[ALEM Dergisi ev sahipliğinde Mandarin Oriental, Bodrum'da düzenlenen; Villa del Arte, Borusan Otomotiv'in distribütörü olduğu BMW ve Baguette Jewellery iş birliğiyle gerçekleşen gecede bir araya gelen seçkin davetliler; sanat, tasarım ve lüksün buluştuğu sıra dışı bir deneyim yaşadılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sanat-tasarim-ve-luksun-kesisiminde-alem-x-baguette-jewellery-x-bmw-1085462</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/22/sanat-tasarim-ve-luksun-k-837_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085461</guid><pubDate>Tue, 22 Jul 2025 12:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Missoni Bodrum'da]]></title><description><![CDATA[Bodrum'da moda, sanat ve kültürün buluşma noktası olan 74Escape Store & Gallery, bu kez İtalyan tasarımcı ve kreatif direktör Margherita Maccapani Missoni'nin markasının tanıtımına ev sahipliği yaptı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/missoni-bodrumda-1085461</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/22/missoni-bodrumda-486_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085460</guid><pubDate>Tue, 22 Jul 2025 10:34:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sanat, Sürdürülebilirlik ve Kadın Gücü Tek Vizyonda Buluştu]]></title><description><![CDATA[Škoda, Bodrum'daki özel etkinliğinde sanatın dönüştürücü gücünü, çevreye duyarlı yaklaşımını ve kadın emeğini bir araya getirerek ilham verici bir projeye imza attı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sanat-surdurulebilirlik-ve-kadin-gucu-tek-vizyonda-bulustu-1085460</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/22/sanat-surdurulebilirlik-v-416_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085456</guid><pubDate>Mon, 21 Jul 2025 17:16:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[AURA'nın Deneyim Odaklı Dünyası Artık Bodrum'da]]></title><description><![CDATA[İkonik AURA Skypool'un ardından Bodrum'da hayata geçen AURA Beach, Yalıkavak Marina Hotel by Social Living Collection™ içinde, yaz sezonuna ilham veren özel bir davetle merhaba dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/auranin-deneyim-odakli-dunyasi-artik-bodrumda-1085456</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/21/auranin-deneyim-odakli-du-814_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085454</guid><pubDate>Mon, 21 Jul 2025 16:01:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Audemars Piguet 150. Yıl Daveti]]></title><description><![CDATA[İsviçreli saat markası Audemars Piguet, 150'nci yılını, Bodrum'da düzenlediği bir davetle kutladı. Gecede, markanın APxMusic programı kapsamında  performans sergileyen başarılı Türk DJ Carlita, eğlenceli saatler yaşattı]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/audemars-piguet-150-yil-daveti-1085454</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/21/audemars-piguet-150-yil-d-217_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085453</guid><pubDate>Mon, 21 Jul 2025 15:25:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yazın Enerjisi Saçlara Taşınıyor]]></title><description><![CDATA[Dyson'ın mühendislik gücüyle tasarlanan saç bakım ürünleri, şimdi Bodrum'un zarif atmosferinde deneyimlenebiliyor. Mandarin Oriental'da hayata geçen Dyson Summer House, yazın ruhunu saçlarına yansıtmak isteyenler için benzersiz bir buluşma noktası.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yazin-enerjisi-saclara-tasiniyor-1085453</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/21/yazin-enerjisi-saclara-ta-362_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085448</guid><pubDate>Sat, 19 Jul 2025 19:47:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Aybige Su Irçağ: Dalgaları Aşan Genç Bir Kadın]]></title><description><![CDATA[Capri-Napoli Uluslararası Açık Su Yüzme Maratonu'nu tamamlayan ilk Türk kadın sporcu olan Aybige Su Irçağ, azmi ve cesaretiyle ilham veriyor. Sularla dans eden Aybige'nin başarı hikâyesinin perde arkasını kendisinden dinliyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Tıp fakültesi öğrencisi, açık su yüzücüsü, disiplinli bir sporcu ve ilham veren genç bir kadın... Aybige Su Irçağ, Capri-Napoli Uluslararası Açık Su Yüzme Maratonu'nu tamamlayarak organizasyonu bitiren ilk Türk kadın sporcu olarak adını tarihe yazdırdı. Ancak onun hikâyesi sadece biten bir maratondan ibaret değil. Sabah beşte uyanıp havuzda kulaç atan, ardından derslere koşan; rüzgârın, dalganın ve akıntının ortasında kendi iç sesine tutunarak hedefe ulaşan bir genç kadının ilham veren yolculuğu bu. Aybige ile sadece başarıyı değil; hayalleri, zorlukları ve destekleri de konuştuk.</p><p><b>Capri-Napoli Uluslararası Açık Su Yüzme  Maratonu'nu  tamamlayan ilk Türk kadın sporcu oldunuz. Bu tarihi başarınızı ilk duyduğunuz  anda neler hissettiniz?</b></p><p>Bu unvanı taşıyabilmek gerçekten büyük bir onur ve gurur. Türkiye'deki tüm kadınlara -benden büyük ya da küçük- ilham olabilmek benim için tarifsiz bir mutluluk. Yarışı başarıyla  tamamladığımı öğrendiğim anda gözümün önünden tüm  hazırlık sürecim geçti: yoğun antrenmanlarım, sabahın erken saatlerinde suya  girmem, kendime kurduğum motive edici cümleler... Her "yapamazsın"  diyen sese rağmen, tüm mental ve fiziksel zorlukların ardından bu tarihi  parkuru bitirip Türk spor tarihine adımı yazdırmak her şeye değerdi. Yarıştan sadece beş gün sonra, Tıp Fakültesi 3. sınıfı bitirebilmem için çok önemli bir final sınavım vardı. Dolayısıyla tüm bu gururun yanında stresli bir yolculuk da devam ediyordu. Şimdi hem yarışı hem de sınavı başarıyla tamamlamış olmak beni daha da mutlu ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/19/aybigesuira1-1907202509ab7015.jpg"/><p><b>Bu büyük mutluluğun arkasında kuşkusuz uzun  bir hazırlık süreci vardır. Sen yarış öncesinde nasıl bir antrenman ve hazırlık dönemi geçirdin? Fiziksel ve mental olarak en çok  neye odaklandın?</b></p><p>Hazırlık süreci aslında benim için kişisel  bir keşifti. "Ya tıp okursun ya spor yaparsın" gibi kalıpları kırdığım  bir dönem oldu. Tüm bu kimlikleri -öğrenci, sporcu, sosyal birey- bir arada,  uyum içinde yönetebileceğimi fark ettim. Kış aylarında sabah 5'te uyanıp havuza gitmek, ardından  derslere girmek, akşamları koşu grubuma ya da arkadaşlarıma zaman ayırmak zordu  ama bana çok şey kattı. Bence bu çok yönlülüğü bir düzene oturtabilmem, başarıyı getiren  en önemli  etkenlerden biri oldu. Kendimle olan bu yarışımı başarıyla taçlandırmak en büyük  odağım haline geldi.</p><p><b>Parkur boyunca akıntılar, deniz canlıları veya  hava koşulları gibi sizi şaşırtan ya da hazırlıklı olmadığınız bir an yaşadınız  mı?</b></p><p>Rüzgâr ve dalga koşullarına hazırlıklıydık;  yarışın bu anlamda zorlu geçeceğini biliyorduk. Ancak yarış sırasında  bazı anlarda rüzgâr o kadar şiddetliydi ki destek teknemi göremediğim  oldu. En beklenmedik an ise yaklaşık 15 dakikalık bir tekne arızasıydı.  Bu sırada teknemde bulunan destek ekibim, bana yarışa devam etmem gerektiğini söyledi  ve bu süreçte hakem teknesi bana eşlik etti. Fakat aklım teknemde kaldı. Arızanın ne kaynaklı olduğunu bilmediğim için özellikle kısa bir süre önce Okyanus'ta yüzdüğü sırada köpekbalığı tarafından ısırılmış ve hâlâ dikişleri var olan Murat abi için endişelendim. Onun iyi olduğunu görmek beni çok rahatlattı. Bu arıza sırasında planlanan beslenme molamı da alamadım. Ayrıca parkur boyunca denizin aşırı tuzlu ve sıcak olması cildimi oldukça tahriş etti. Ama tüm bu stres faktörlerinin ötesinde, hayallerimin peşinden gidiyor olmanın verdiği güçle mental olarak kendimi güçlü tutmayı başardım. Bu deneyimin her anı, zorlukları da dahil olmak üzere, unutulmazdı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/19/aybigesuira6-190720253cf56e3e.jpg"/><p><b>Böyle zorlu anlarda insanın motivasyonunu koruması çok önemli. Peki, yarış sırasında motivasyonunu nasıl yüksek  tuttun? Kendine sık sık hatırlattığın bir cümle ya da düşünce var mıydı?</b></p><p>Yarışa gelebilmek için gösterdiğim çabayı düşünmek  bana büyük bir güç verdi. Capri-Napoli manzarasında yüzmek zaten başlı başına  bir motivasyondu. Ayrıca yarış öncesinde sosyal medya üzerinden aldığım destek  mesajları da beni çok etkiledi. Özellikle genç kadınlar ve kız çocuklarından  gelen her mesaj, yaptığım şeyin anlamını bana yeniden hatırlattı. O duygusal bağ,  fiziksel yorgunluğun önüne geçti.</p><p><b>Bir de işin manevi boyutu var... Ülkemizi böylesine prestijli  bir yarışta temsil etmek nasıl bir sorumluluk hissettirdi?</b></p><p>Bu yarışta ülkemi temsil etmek, kelimelerle tarif edemeyeceğim  kadar büyük bir sorumluluk ve onurdu. Özellikle son yıllarda Türkiye'de açık su yüzme branşında çok güzel gelişmeler yaşanıyor.  Aysu Türkoğlu, Murat Öz, Yasemin Altıntaş, Emre Erdoğan, Özkan Dizar gibi değerli  sporcularla aynı dönemde yer almak, onların başarılarının  arasına Capri-Napoli gibi tarihi bir parkurda kendi adımı da eklemek benim için  olağanüstü bir duygu. Sevdiğim işi yaparken bu kadar güçlü bir takdir görmek ve başka insanlara da ilham olabilmek ise işin manevi tarafını çok daha anlamlı kılıyor. Bu, sadece bir yarış değil; temsil gücünün, hayallerin ve dayanıklılığın sembolüydü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/19/yaseminaltntamuratz-190720251000c39d.jpg"/><font size="2"><i>Murat Öz, Yasemin Altıntaş</i></font><p></p><p><b>Başarı genellikle tek başına gelmez,  biliyoruz. Bu süreçte sana en çok destek veren, yanında olan kişiler kimlerdi?</b></p><p>Öncelikle, en büyük destekçilerim her zaman ailem oldu. Küçük  yaşlardan itibaren denize olan bağımı onlara borçluyum. Her antrenmanda, her  yarışta yanımda oldular. İstanbul Boğazı'na birlikte yüzmeye gittiğimiz o ilk günler,  bugünlere zemin hazırladı. Hâlâ birlikte denize girmeyi çok seviyoruz ve her  yarış öncesi eğer yanımda olamayacaklarsa bana küçük notlar bırakıyorlar. Bu  artık bizim aramızda anlamlı ve özel bir ritüele dönüştü. Capri-Napoli'de ise teknemde yanımda olan Murat Öz ve Yasemin Altıntaş'ın desteğini özellikle anmak isterim. 35 derece sıcakta, küçücük bir zodyakta saatlerce benimleydiler. Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen bana hissettirmeden sürece odaklandılar ve varlıkları bana büyük güç verdi. Yarış öncesinde de birlikte çok çalıştık. Özellikle Adalar'a kadar yaptığım uzun açık su antrenmanında da yanımdaydılar. Bu başarı sadece benim değil, onların da emeğiyle büyüyen bir yolculuk oldu.</p><p><b>Bu anlamlı yolculukta sana ilham veren  sporcular veya rol modeller oldu mu? Kimlerden etkilendin?</b></p><p>İlhamı çoğunlukla yakın çevremdeki insanlardan aldım.  Aysu Türkoğlu, Emre Erdoğan, Özkan Dizar gibi açık su yüzücüsü arkadaşlarım her  zaman yanımdaydı. Ama en büyük ilham, sosyal medyadan gelen "seni görünce ben de yüzmeye  başladım" mesajları. Bu mesajlar bana yaptığım işin gerçek etkisini gösterdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/19/aybigesuira3-190720251380fa7f.jpg"/><p><b>Sporcu kimliğinin dışında da bir sosyal hayatın var  elbette. Bu yoğun temponun yanında kendine nasıl vakit ayırıyorsun? Boş zamanlarında  neler yaparsın?</b></p><p>Arkadaşlarımla vakit geçirmek bana çok iyi  geliyor. Koşmak, kahve içmek, sohbet etmek... Bunlar hem beni rahatlatıyor hem de  zihinsel olarak güçlendiriyor. Farklı hikâyeler duymak ve kendi hikâyemi paylaşmak bana  her zaman ilham veriyor.</p><p><b>Capri-Napoli gibi bir başarıdan sonra insanın  ufkunda yeni hedefler de belirir. Bundan sonraki hedeflerinde başka hangi açık  su yarışları veya maratonlar var?</b></p><p>Her yıl mutlaka İstanbul Boğazı ve Çanakkale  Boğazı yarışlarına katılıyorum. Şu an için odağımda bu iki yarış var. Ekibimle  birlikte biraz dinlenip yeni rotalar ve hedefler üzerine çalışıyoruz. Planlar  yakında şekillenecek.</p><p><b>Seni izleyen genç sporcular ve açık su yüzmesine  ilgi duyanlar için en önemli tavsiyen ne  olur?</b></p><p>En büyük tavsiyem: sabırlı olun. Başarıların gelmesi sürdürülebilir ve uzun  bir sürecin sonucu. Adım adım ilerleyin, öz güveninizi hiçbir zaman yitirmeyin.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/19/aybigesuira7-1907202512d7512d.jpg"/><p><b>Son olarak, tüm bu yolculuğunu ve duygularını  tek bir kelimeyle özetlemeni istesek, hangi kelimeyi seçerdin?</b></p><p>Tek kelime çok zor. Ama sanırım "balina" kelimesini  seçeceğim, bunun sebebi de Capri yarışı öncesi denizde gördüğümüz balinanın  bana iyi şans getirdiğine inanıyorum. Yarış sonrasında da hemen bir balina dövmesi yaptırdım. Unutulmaz bir hatıra oldu.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/aybige-su-ircag-dalgalari-asan-genc-bir-kadin-1085448</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/19/aybige-su-ircag-dalgalari-899_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085447</guid><pubDate>Sat, 19 Jul 2025 19:25:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Anim'in Renkli Dünyası Bodrum'da]]></title><description><![CDATA[Desenli elbiselerden plaj şıklığına, ev tekstilinden özel tasarımlara… Anim, Bodrum Edition Hotel'de açtığı pop-up mağazasıyla stil dolu bir yaz daveti sunuyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/animin-renkli-dunyasi-bodrumda-1085447</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/19/animin-renkli-dunyasi-bod-231_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085444</guid><pubDate>Fri, 18 Jul 2025 21:40:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kyoto'da Zamanın Yeni Yorumu]]></title><description><![CDATA[OMEGA'nın Aqua Terra 30 mm koleksiyonu, Kyoto'da gerçekleşen özel bir etkinlikle tanıtıldı. Yeni koleksiyon, estetikten ödün vermeyen teknik donanımıyla dikkat çekiyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kyotoda-zamanin-yeni-yorumu-1085444</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/18/kyotoda-zamanin-yeni-yoru-911_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085442</guid><pubDate>Fri, 18 Jul 2025 16:50:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kapadokya'da Otel Açılışı]]></title><description><![CDATA[Mezopotamya'nın parlayan yüzü Kapadokya'daki Avantgarde Refined Caves of Cappadocia'nın açılışında ünlü isimler sahne aldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kapadokyada-otel-acilisi-1085442</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/18/kapadokyada-otel-acilisi-549_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085436</guid><pubDate>Fri, 18 Jul 2025 12:25:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[2025 Yazının Sürpriz Çiftleri]]></title><description><![CDATA[ 2025'in sürpriz çiftleri bu yaz soluğu Bodrum'da aldı. Tatil maratonları tüm hızıyla devam ederken objektifimize yansıyan görüntüleri sizinle paylaşıyoruz!]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/2025-yazinin-surpriz-ciftleri-1085436</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/18/2025-yazinin-surpriz-cift-618_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085429</guid><pubDate>Wed, 16 Jul 2025 15:09:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum'da Sevil Dolmacı Galeri İmzasıyla "Zamanın Pop Hali"]]></title><description><![CDATA[Bodrum'un yaz coşkusunu çağdaş sanatın görsel enerjisiyle buluşturan sergi, sanatseverlerle buluştu. Neon renkler, grafik imgeler ve nostaljik ögelerle, dijital çağın görsel dili arasında köprü kuran sergi, davetlileri etkileyici bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrumda-sevil-dolmaci-galeri-imzasiyla-zamanin-pop-hali-1085429</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/16/bodrumda-sevil-dolmaci-ga-786_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085419</guid><pubDate>Mon, 14 Jul 2025 17:10:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Dijital Dünyada Samimiyetin Peşinde: Ecem Dilan Köse]]></title><description><![CDATA[Ecem Dilan Köse, doğanın dijital ile kesişim noktasında yaratıcı vizyonunu şekillendirirken, sanatına farklı bir boyut kattığı yerden bildiriyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Doğadaki düzensizlikle teknolojideki   kusursuzluk arasındaki gerilimin   kendisini sürekli düşündürdüğünü   söylüyor Ecem Dilan Köse. Bu   da onu farklı bir doğa-dijital diyaloğunun   içine sokuyor. Son günlerde dijital sanat   deyince akla ilk gelen genç isimlerden   biri Ecem. O kadar ki "Dijital dünyaya   yaşamın gerçekliğinden kaçmak için   bulaştım. Şimdi o kadar dijital dünyadayım   ki buradan kaçmak için yaşamın kendisine   ihtiyacım var" diyecek kadar dijital evrene   hapsolduğu anlara sahip... Global olarak   da adını ve eserlerini dünyaya yolculuk   ettiren sanatçı, farklı bir bakış açısıyla   sunduğu eserleriyle dikkat çekiyor.   "Japonya'da sanatımı göstermek bir   hedeften çok, bir çağrı gibiydi. KG+ ile bu   çağrı karşılık buldu ve işlerim, özellikle   serginin 'termal kamera' ve 'duygusal yüzey'   parçaları, izleyiciyle çok doğrudan ve   güçlü bir ilişki kurdu" derken diğer yandan   iki kadim sanat, Suminagashi ve ebruyu bir   araya getiren eserleriyle öne çıkıyor. Dijital   sanata farklı bakış açısıyla level atlatan   Ecem Dilan Köse ile özgün dünyasının   dehlizlerine inerek sanatın kişisel yüzünün   genç bir sanatçıdaki dijital yansımalarına   şahit oluyoruz.</p><p><b>Geçtiğimiz günlerde   KYOTOGRAPHIE'nin paralel etkinliği   olan KG+ kapsamında "Where   Sincerity Leads" başlıklı kişisel   sergini, Japonya'da gerçekleştirdin.   Japonya'ya sanatın varana dek nasıl   bir yolculuk yaşadın?</b></p><p>"Where Sincerity Leads" sergisi dijital çağın   en kırılgan, en insanî meselesiyle ilgileniyor:   Samimiyet... Giderek algoritmikleşen   bir dünyada neyin sahici, neyin sahte   olduğu giderek daha zor ayırt ediliyor.   Sosyal medya davranışlarından yapay   zekâ görsellerine, ses klonlarından   otomatik duygulara kadar, teknoloji artık   yalnızca dışımızı değil, iç dünyamızı da   şekillendirmeye başladı. Benim için bu   durum, artık yalnızca estetik değil, etik bir   mesele hâline geldi. Sanatta "gerçek" olan   nedir? Ve daha önemlisi "samimi" olan   nedir? Teknolojinin gündelik yaşamla iç içe   geçtiği, yapay zekânın insan varoluşuna   ortak hâline geldiği bir çağda, samimiyet   kavramı da dönüşüm içinde. Bu evrilen   manzarada yol almaya çalışırken,   karşılaştığımız etkileşimlerde samimiyeti   ayırt etmekte zorlanabiliyoruz. Peki, gerçek   samimiyet nerede barınır? Algoritmalar ve   yapay modellerle şekillenen bir dünyada   şu soru ortaya çıkar: Samimiyet, dijital çağın netliği ve yapısı içinde var olabilir mi,   yoksa anlamını çelişkilerin bir arada var   olduğu o nüanslı kaosta mı bulur; sıcaklık   ve öngörülemezliğin, algoritmanın ötesinde   anlam yarattığı o yerde mi? Bu sergi, hem   termal görüntülerle yakalanan gerçek   sıcaklık; hem de duygusal karmaşıklıkla   ifade edilen mecazi sıcaklık aracılığıyla,   samimiyetin insan, makine ve doğa   üçgenindeki değişen doğasını araştırıyor.   İzleyiciyi, samimiyetin makinenin hesaplı   kesinliği ve insan etkileşiminin durmaksızın   değişen ritimleri arasında nasıl uyum   sağladığını, dönüştüğünü ve varlığını nasıl   sürdürdüğünü sorgulamaya davet ediyor.   Ve işte bu sorgunun peşinden gidince,   serginin adı da kendini ortaya koydu:   "Where Sincerity Leads" (Samimiyetin   götürdüğü yer). Bu "yer" aslında coğrafi   değil; içsel, zihinsel, etik bir alandı. Ama   ironik şekilde beni Japonya'ya götürdü.   Kyoto'ya varan yolculuğum, son birkaç   yılda farklı ülkelerde dijital işler üretirken,   özellikle Japon estetiğiyle kurduğum güçlü   bağla şekillendi. Sadeliğe, boşluğa ve   ritme verdikleri değer; ebru ile suminagashi   arasındaki bağ gibi, benim işlerimde de   hem içerik hem biçim düzeyinde yankı   buldu. Japonya'da sanatımı göstermek bir   hedeften çok, bir çağrı gibiydi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/14/framesforest-14072025fd8ce080.jpg"/><p><b>Uluslararası sanat sahnesinde   izleyiciyle buluşmak senin için   ne anlam taşıyor? Bu deneyimini   sanat hayatında nerede   konumlandırıyorsun?</b></p><p>Uluslararası sanat sahnesinde izleyiciyle   buluşmak benim için sadece bir "gösterim"   değil, bir karşılaşma alanı. Bu karşılaşma   çoğu zaman sessiz; bazen bir bakış,   bazen bir duraklama süresi, bazen de bir   içsel yankı biçiminde yaşanıyor. Yaptığım   işler çoğunlukla dijital, bazen soğuk   sayılabilecek malzemelerden oluşsa da,   o işlerin özünde hep duygusal bir titreşim,   insanla ve doğayla kurduğumuz bağa   dair bir arayış var. Bu yüzden başka bir   coğrafyada, farklı bir dilin ve kültürel   bağlamın içinden gelen biriyle bu bağın   kurulabildiğini görmek, benim için sanatın   dil üstü bir alanda işlediğinin kanıtı gibi.</p><p><b>Teknolojiyi bir araçtan öteye taşıyan   ne oluyor senin için?</b></p><p>Teknolojiyi bir araçtan öteye taşıyan şey,   onunla kurduğum duygusal ve düşünsel   bağ. Benim için teknoloji; sadece üretim   değil, bir sorgulama, sezgi ve hatta   kırılganlık alanı. Yapay zekâ gibi sistemler,   içlerinde "hissetmeyen" ama "yansıtan"   yapılar barındırıyor. Bu yansımalar   aracılığıyla insanın ne olduğunu daha   derin sorgulayabiliyoruz. Yani teknoloji,   benim işlerimde bir son değil; varoluşsal bir   sorunun arayüzü.</p><p><b>Sanat dünyasında dijital sanata dair   önyargılar da var. Dijital sanata seni   yönlendiren ne oldu? Sanat pratiğini   nasıl tanımlıyorsun?</b></p><p>Ben kendi zamanlarımdaki araçları   kullanıyorum. Yenilikleri takip ediyorum,   merak ediyorum. Sanatçı kendi zamanında   kendi etrafında ne varsa ilgisini çeken,   onu aracı olarak kullanır. Bunu çok   doğal buluyorum. Sanat pratiğimse çok   değişken ve yaşayan bir halde. Fiziksel işler   üretmekten de çekinmiyorum.</p><p><b>İnteraktif ve görsel-işitsel deneyimler   sanatına nasıl yansımalar katıyor?</b></p><p>İnteraktif ve görsel-işitsel deneyimler,   izleyiciyi sadece izleyen değil, hisseden   ve tepki veren bir varlığa dönüştürüyor.   Bu etkileşim, işlerimi sabit bir anlatıdan   çıkarıp canlı bir organizmaya dönüştürüyor.   Zaman, mekân ve beden algısı   parçalanıyor; ortaya anlık ama derin   bağlar çıkıyor. İzleyiciyle birlikte eserin   ritmi değişiyor ve her deneyim biricik hâle   geliyor. Performanslar da öyle, performans   sürecinde tekrar işle bir bağ kuruyorsunuz   ve yeni dönüşümler meydana geliyor. Bunu   heyecanlı buluyorum ve kullanıyorum. Her   sene beni bir şekilde performans yaparken   görmeniz mümkün.</p><p><b>Günlük hayatta seni yaratmaya iten   unsurlar neler?</b></p><p>Benim ilhamım çoğu zaman   görünmeyenden geliyor: Bir sessizlik   anı, beklenmedik bir hata, rüzgârın yön   değiştirmesi... Doğadaki düzensizlikle   teknolojideki kusursuzluk arasındaki gerilim   beni sürekli düşündürüyor. Rüyalar, veri   akışları, termal izler, eski mitler ya da bir   sokaktaki yabancı da ilham olabilir. Günlük   hayatta beni en çok harekete geçiren şey,   içimde bir şeyin "hissedilmek istiyorum"   demesi. Ne zaman bunu duyarsam,   yaratmaya başlıyorum.</p><p><b>Seni henüz keşfetmeyenlere, sanatının   nasıl bir deneyim sunduğunu   söyleyebilirsin? Nedir sanatınla   kapılarını açmaya çalıştığın dünya?</span></b></p><p>Şu an değişim dönemindeyim, bunu   söylemek için Ekim ayını beklemeliyiz. 25   Ekim'de Arton'da kişisel sergim olacak. Uzun   zamandan sonra ilk kez İstanbul'da kişisel   bir sergi yapıyorum ve kendi sanat pratiğimi   de yeniliyorum. Bu soruyu o zaman   cevaplayabilirim.</span></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/dijital-dunyada-samimiyetin-pesinde-ecem-dilan-kose-1085419</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/14/dijital-dunyada-samimiyet-379_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085418</guid><pubDate>Mon, 14 Jul 2025 16:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Gastronomi, Sanat ve Alışverişle Şekillenen Bir Bodrum Hikayesi]]></title><description><![CDATA[Çevresel farkındalığı artıran içerikler ve duyarlı deneyimlerle ilham vermeyi hedeflediklerini söyleyen Mandarin Oriental, Bodrum'un yeni genel müdürü Volkan Öztürkler, oteldeki yenilikleri anlatırken bugünün lüks tanımının artık deneyimle eşdeğer olduğunun da altını çiziyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ege'nin kıyısında, her detayı zarafetle   işlenmiş bir evren... Dünyanın en   seçkin otellerinden biri olarak   lüksün tanımını her sezon yeniden   yorumlayan Mandarin Oriental, Bodrum;   bu yıl da misafirperverliği, sürdürülebilirlik   vizyonu, sanata desteği ve gastronomideki   iddiasıyla çıtayı yukarı taşıyor. Bu benzersiz   otelin yeni genel müdürü Volkan Öztürkler,   görevine başladığı ilk günden itibaren   yalnızca bir oteli değil, Bodrum'un zarafetini   ve ruhunu da hayatına kattığının farkında.   Onun liderliğinde doğa, mahremiyet,   sanat, alışveriş ve rafine lezzetler; her biri   unutulmaz bir deneyime dönüşüyor şimdi.   Öztürkler, Mandarin Oriental, Bodrum'u   ayrıcalıklı kılan detayları ve bu sezonun en   çok konuşulacak sürprizlerini anlattı.</p><p><b>Mandarin Oriental, Bodrum'daki   yeni görevinizin sizde uyandırdığı ilk   heyecan neydi?</b></p><p>Mandarin Oriental, Bodrum, gibi dünyaca   bilinen ikonik bir otelin parçası olmak   benim için hem büyük bir onur hem de   heyecan verici bir sorumluluk. Doğanın   eşsiz güzellikleriyle çevrili bir mükemmellik   hedefiyle özenle tasarlanmış bu otelde   misafirlerimize biricik bir deneyim sunmak   kariyerimin en özel dönemlerinden birini   yaşıyor olmamı sağlıyor.</p><p><b>Mandarin Oriental, Bodrum'un diğer   resortlardan ayrıştığı noktaları siz   nasıl tanımlarsınız?</b></p><p>Bizi farklı kılan en önemli unsur, Mandarin   Oriental'ın köklerinde yer alan Asya   misafirperverliğini, Türk misafirperverliğiyle   birleştiren anlayışımızı, doğanın içindeki   kusursuz bir ortamda, en ince ayrıntısına   kadar düşünülmüş bir zarafetle   sunmamızdır. Her detayda rafinelik,   mahremiyet ve samimiyet ön planda.   Buranın çok özel bir enerjisi var; içeri adım   attığınız anda bu büyüyü hissediyor, sadece   misafir değil, gerçekten ayrıcalıklı ve değerli   olduğunuzu da derinden yaşıyorsunuz.   İşte burası, bu nedenle birçok kişi için   vazgeçilmez hale geliyor.</p><p><b>Sürdürülebilirlik bugün lüks otelcilikte   vazgeçilmez bir tema. Bu konuda,   otelde nasıl adımlar atılıyor?</b></p><p>Sürdürülebilirlik bizim için yalnızca   bir kavram değil, iş yapış biçimimizin merkezinde yer alıyor. Enerji verimliliği   yüksek altyapılar, kapsamlı atık   yönetimi uygulamaları, tek kullanımlık   plastiklerin azaltılması ve yerel üreticilerle   kurduğumuz güçlü iş birlikleriyle doğaya   duyarlı bir yaklaşımı benimsiyoruz.   Aynı zamanda misafirlerimizi de bu   yolculuğa dahil edebilmek adına, çevresel   farkındalığı artıran içerikler ve duyarlı   deneyimlerle ilham vermeyi hedefliyoruz.</p><p><b>Misafirlerin beklentileri artık sadece   iyi yemek değil, unutulmaz bir   atmosfer. Mandarin Oriental, Bodrum   bu beklentilere nasıl yanıt veriyor?</b></p><p>Bugünün lüks tanımı, artık deneyimle   eşdeğer. Biz de bu anlayışla,   misafirlerimize beş duyusuna hitap   eden özgün atmosferler sunuyoruz.   Sahilimizdeki özel gün batımı   ritüellerinden sanatla iç içe tasarlanmış   alanlara, müzikle harmanlanan   gastronomi akşamlarından kişiye özel   wellness seanslarına kadar birçok farklı   deneyimle misafirlerimizi şaşırtmayı   seviyoruz. Bünyemizde yer alan 12 yeme,   içme bölümünün her biri kendi alanında   bir marka; birçoğu global ölçekte tanınan   ve ödüllerle onurlandırılmış restoranlar.   Amacımız, misafirlerimize yalnızca yemek   değil, unutulmaz bir deneyim sunmak.   Özgünlükle şekillenen tatlar, duyulara   hitap eden sunumlar ve duygusal bir   bağ kuran atmosferler aracılığıyla,   her lokmada hatırlanacak özel bir iz   bırakmayı hedefliyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/14/1742383948drone6pool-14072025ebbb7cea.jpg"/><p><b>Mandarin Oriental, Bodrum   gastronomi alanında iddiasını her yıl   daha da ileri taşıyor. 2025 sezonunun   en büyük sürprizlerinden biri ROKA   ve GIGI oldu. Bu iki yeni konsepti   biraz anlatır mısınız?</b></p><p>Bu sezon Bodrum'un gastronomik kalbi   Mandarin Oriental, Bodrum olacak demek   yanlış olmayacak. Robata ızgarasını,   Japonya'nın kuzey kıyılarındaki balıkçıların   yüzyıllara dayanan pişirme gelenekleriyle   harmanlayan ROKA, Bodrum'un benzersiz   atmosferiyle buluşuyor. İtalyan mutfağının   zengin mirasını çağdaş bir yorumla   yeniden tanımlayan Gigi Rigolatto ise   bu sezon Gigi Bodrum olarak bizimle   hayat buluyor. Her iki yeni konsept de bu   yaz ilk kez misafirlerimizle buluşacak ve   Bodrum'daki yeme-içme deneyimine üst   düzey ve taze bir soluk getirecek. Bu iki   özel yenilik konusunda çok fazla soru ve   talep aldığımızı söylemeliyim.</p><p><b>Mandarin Oriental, Bodrum'un   sanata verdiği destek uzun süredir   biliniyor. Bu sezonun sanat takvimi   nasıl şekillendi?</b></p><p>Sanat, bizim için sadece bir ilgi alanı   değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi   ve daima öncelik verdiğimiz bir konu.   Geçtiğimiz yıl bizimle olan Amsterdam ve   Barselona merkezli Villa del Arte, bu sezon   da bizimle olacak. Özellikle belirtmeliyim   ki, bu yıl sunacakları sergi oldukça   çarpıcı ve alışılmışın dışında bir deneyim   vadediyor. Bunun yanı sıra bu yıl yedinci   kez gerçekleştirdiğimiz ALEM Art Weekend   ise artık bizimle özdeşleşmiş, özel bir sanat   kapsülü haline geldi.</p><p><b>Mandarin Oriental, Bodrum   artık sadece bir resort değil,   aynı zamanda güçlü bir alışveriş   destinasyonu. 2025 sezonuna nasıl bir   marka seçkisiyle girdiniz?</b></p><p>Bu sezon alışveriş deneyimimizi çok daha   ileriye taşıdık. Sezonun en heyecan verici iş   birliklerinden biri, Alo Yoga ile gerçekleşti.   Markanın dünyadaki ilk resort butiği, bu   yaz bizimle açıldı. Sezon boyunca Alo   ile birlikte kurguladığımız özel wellbeing   aktivasyonlarıyla bu iş birliğini daha da   derinleştiriyoruz. Diğer sürprizler arasında   Dior Beauty, Elie Saab ve Golden Goose   öne çıkıyor. Bu markaların her biri, yalnızca   ürünleriyle değil, aynı zamanda benzersiz   tasarımlı butik yapılarıyla da dikkat   çekiyor. Bu göz alıcı alanlar, tek başına   ziyaret sebebi bile olabilir. Öte yandan   Audemars Piguet, Brunello Cucinelli,   Cartier, Chanel, Chopard, Hermès, Louis   Vuitton, Piaget ve Van Cleef &amp; Arpels gibi   ikonik markaların da dahil olduğu toplam   40 butik ile çok katmanlı, lüks bir alışveriş   deneyimi sunmaya devam ediyoruz. 27-29   Haziran tarihleri arasında gerçekleşen   Luxury Shopping Weekend ise bu deneyimi   zirveye taşıdı. Özel koleksiyon sunumları   ve yaratıcı atölyelerle dolu bu etkinlik,   alışverişi yaşam tarzına dönüştürecek.</p><p><b>Yoğun bir iş temponuz var. Kendi lüks   kaçamağınız nedir? Size kendinizi ne   iyi hissettirir?</b></p><p>Yoğun iş temposunda en büyük lüksüm,   kısa yürüyüşlerle nefes alabilmek. Bir de   oğlum ve eşimle geçirdiğim o kıymetli   anlar... Özellikle oğlumla vakit geçirmek,   tüm yorgunluğumu unutturuyor.</p><p><b>Seyahatlerinizde siz otel seçerken   nelere dikkat ediyorsunuz?   Unutamadığınız özel bir otel   deneyimi var mı?</b></p><p>Otel seçerken sadelik ve zarafet   arasındaki denge benim için çok önemli.   Kalabalıktan uzak, kendine özgü bir ruhu   olan yerleri tercih ederim. Oğlumla birlikte   konakladığımız, doğayla iç içe ama bir   o kadar da konforlu bir otel vardı; hala   unutamam. Hem huzur bulmuştum hem   de ilham almıştım.</p><p><b>İş dışında zaman bulduğunuzda   neler yaparsınız? Bodrum'daki favori   duraklarınız ve keşif rotalarınız   arasında nereler var?</b></p><p>Özellikle yaz döneminde oldukça   yoğun bir tempoda çalışıyoruz ama   fırsat buldukça spor yapmaya özen   gösteriyorum. Bodrum, doğası ve tarihiyle   benim için çok özel bir yer. Merkezdeki   lokal restoranlarda öğle yemeği   yemek, sahilde kahve içmek ve Bodrum   sokaklarında yürüyüş yapmak bana   gerçekten çok iyi geliyor. </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/gastronomi-sanat-ve-alisverisle-sekillenen-bir-bodrum-hikayesi-1085418</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/14/gastronomi-sanat-ve-alisv-919_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085406</guid><pubDate>Fri, 11 Jul 2025 13:44:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İstanbul'dan İlhamla: Anim X Nocturne]]></title><description><![CDATA[1960'lar ve 70'lerin altın çağından ilham alan Anim x Nocturne İlkbahar/Yaz 2025 koleksiyonu, nostaljiyle modern zarafeti buluşturuyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/istanbuldan-ilhamla-anim-x-nocturne-1085406</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/11/istanbuldan-ilhamla-anim--251_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085401</guid><pubDate>Thu, 10 Jul 2025 16:40:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Gastronomi Durağı: Savor]]></title><description><![CDATA[Fransız Rivierası'ndan Bodrum'a uzanan gastronomi yolculuğunda Savor Bodrum, iki Michelin yıldızlı şefi ağırladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/gastronomi-duragi-savor-1085401</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/10/gastronomi-duragi-savor-840_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085398</guid><pubDate>Thu, 10 Jul 2025 16:10:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Range Rover House Üçüncü Kez Kapılarını Açtı]]></title><description><![CDATA[Range Rover, Bodrum'da yer alan Villa Maçakızı'nın keyifli atmosferinde, üçüncü kez Range Rover House deneyimine ev sahipliği yaptı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/range-rover-house-ucuncu-kez-kapilarini-acti-1085398</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/10/range-rover-house-ucuncu--643_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085397</guid><pubDate>Thu, 10 Jul 2025 15:38:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum'da Moda Rüzgarı]]></title><description><![CDATA[Nisse'nin, Bodrum'da açtığı yeni mağazasında yaz koleksiyonu tanıtıldı. Davetliler, Akdeniz'in doğal dokularından, sıcak tonlarından ve yalın estetiğinden ilham alan koleksiyonu keşfettiler.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrumda-moda-ruzgari-1085397</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/10/bodrumda-moda-ruzgari-955_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085396</guid><pubDate>Thu, 10 Jul 2025 15:28:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Riva Lounge MIORI by the Sea Göcek'te Açıldı]]></title><description><![CDATA[Göcek'te Bedri Rahmi Koyu'nun eşsiz manzarasında konumlanan Riva Lounge MIORI by the Sea,  renkli bir açılış davetiyle yaz sezonunu karşıladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/riva-lounge-miori-by-the-sea-gocekte-acildi-1085396</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/10/riva-lounge-miori-by-the--518_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085395</guid><pubDate>Thu, 10 Jul 2025 15:02:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum Loft'ta Sergi Açılışı]]></title><description><![CDATA[Bodrum Loft, dünyaca ünlü sanat galerisi Almine Rech'in “I Was Here” sergisine ev sahipliği yapıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrum-loftta-sergi-acilisi-1085395</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/10/bodrum-loftta-sergi-acili-470_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085388</guid><pubDate>Wed, 09 Jul 2025 10:28:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[9 TEMMUZ 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/bogazda-ruya-gibi-bir-gece-aslan-gulman-ve-mariam-mekhdieve-evlendi-1085375</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/09/9-temmuz-2025-483_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085386</guid><pubDate>Tue, 08 Jul 2025 15:05:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Parle Yalıkavak Açıldı]]></title><description><![CDATA[İstanbul'dan sonra, Yalıkavak Marina'daki yeni mekanında da konuklarını ağırlamaya başlayan restoran, özel bir davetle yaz akşamlarına “merhaba” dedi. Keyifli davette konuklar, Akdeniz mutfağından ilham alan enfes menü eşliğinde eğlenceli saatler geçirdiler.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/parle-yalikavak-acildi-1085386</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/08/parle-yalikavak-acildi-712_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085384</guid><pubDate>Tue, 08 Jul 2025 14:38:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum'da Luxury Shopping Week]]></title><description><![CDATA[Türk Rivierası'nın incisi Cennet Koyu'nda konumlanan Mandarin Oriental, Bodrum yaratıcılık ve stilin buluştuğu özel bir deneyime ev sahipliği yaptı. Lüks markalar, özel olarak hazırladıkları koleksiyonlar, atölyeler ve davetlerle seçkin konuklara ilham verici deneyimler sundular.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrumda-luxury-shopping-week-1085384</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/08/bodrumda-luxury-shopping--643_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085375</guid><pubDate>Mon, 07 Jul 2025 13:46:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Boğaz'da Rüya Gibi Bir Gece: Aslan Gülman ve Mariam Mekhdieve Evlendi]]></title><description><![CDATA[İlk bakışta başlayan bir masal, Esma Sultan Yalısı'nda ömürlük bir yeminle taçlandı. Aslan Kemal Gülman ve Mariam Mekhdieva'nın kalpten hikâyesine ve Feryal Gülman'ın anne dokunuşuna şahitlik ediyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Cemiyet hayatının seçkin   isimlerinden Aslan Kemal   Gülman, Mariam Mekhdieva ile   Esma Sultan Yalısı'nın zarif atmosferinde   hayatlarını birleştirdi. Biz de ALEM   ekibi olarak bu anlamlı günde,   davetlilerin şahit olduğu mutluluğun ve   romantizmin ötesine geçerek, gelin ve   damadın hazırlık anlarında yanlarında   olduk. Birbirlerine duydukları derin   sevgiyi, ortak hayallerini ve bu özel   günün perde arkasını, samimi bir   sohbetle heyecanlı çiftimizden dinledik.   Röportajımıza, bu mutlu anın en gururlu   ismi, anne Feryal Gülman da kalpten   cümleleriyle eşlik etti. Zamana meydan   okuyan bir aşka tanıklık etmek için sizleri   de satır aralarına davet ediyoruz...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-07072025096ab044.jpg"/><p><b>Birbirinizi ilk gördüğünüz anı   bize anlatır mısınız? O an neler   hissettiniz?</b></p><p><b>Aslan Kemal Gülman: </b>Mariam   ile henüz tanışmadan önce,   arkadaşlarımız ikimize de birbirimizden   bahsettiler. Mariam'in ne kadar   mükemmel biri olduğunu onlardan   dinlerken bu kadar gerçek olabileceğini   düşünmemiştim. Fakat tanıştığımız, onu   gördüğüm ilk an, tüm anlatılanların   aslında onun yanında ne kadar az   kaldığını hissettim. Gerçekten ilk görüşte   aşktı bizimkisi. Tanıştığımız ilk anlardan   beri anlaşabilmemiz, her konuda   sohbet edebiliyor ve sınırsız gülebiliyor   olmamız, benim için çok kıymetliydi.</p><p><b>Mariam Mekhdieva:</b> Aslan'ı gördüğüm   ilk an, her zaman güvenebileceğim   bir insan olduğunu, onun her zaman   arkamda olacağını, benimle aynı   değerlere sahip olduğunu ve onunla   bir aile kurabileceğimi hissettim. Zaman   içerisinde bu hislerim giderek büyüdü ve   bugüne ulaştı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-07072025931ce3db.jpg"/><p><b>Aşkınızı bir cümleyle anlatın desek,   içinde mutlaka hangi kelime geçer?</b></p><p><b>Aslan: </b>En yakın arkadaşım. Biliyorum   çok klişe ama ilişki içinde birbirinin   en yakın arkadaşı olabilmek, çok   önemli bir şey. Böyle karşılıklı oturup   hiç konuşmasak dahi, o gün, en keyifli   günüm olur.</p><p><b>Mariam:</b> En yakın arkadaşım.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-07072025ba8b8496.jpg"/><p><b>Birlikte kurduğunuz en güzel hayal   neydi ve şimdi gerçekleşen kısmı   hangisi?</b></p><p><b>Aslan:</b> Birlikte kurduğumuz en güzel   hayal tabii ki aileydi. Mariam da   çocukları çok seviyor, keza ben de   öyle. Tabii ki henüz öyle bir bebek   heyecanımız yok ama bugün   hayatlarımızı birleştirerek o hayale bir   adım daha yaklaşıyoruz.</p><p><b>Mariam:</b> Kurduğumuz en güzel hayal   beş çocuktu. Ve hikayemiz şimdi   başlıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-07072025897f5c71.jpg"/><p><b>Bu ilişkinin evlilikle taçlanacağını   ilk ne zaman hissettiniz?</b></p><p><b>Aslan: </b>Günümüzde yapılan evliliklerin   yaş aralığına bakarsak, ben bu kararı   bir tık erken almış gibiyim. Tabii ki ilişkinin   ilk evrelerinde böyle bir düşüncede   değildik. Sonra Mariam'la vakit   geçirdikçe hislerim şu evreye geldi:   "Ben hayatımı o olmadan yaşamak   istemiyorum." O saniye evlilik istediğimi   anladım.</p><p><b>Mariam: </b>Beni en heyecanlandıran kısmı   en yakın arkadaşımla evleniyor olmam.   Geriye kalan her şey çok kolay.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-0707202532cb40e6.jpg"/><p><b>Düğününüzün teması ya da ilham   kaynağı ne?</b></p><p><b>Aslan:</b> Düğünümüze bir tema koymadık,   tek isteğimiz her yerin çiçeklerle bezeli   olmasıydı. Düğünümüzün en önemli   noktası, gerçekten çok çok yakın   gördüğümüz insanların olmasıydı.   Düğünü planlarken "Birilerine ayıp etmiş   olur muyuz?" diye düşünmedik hiç.   Esma Sultan Yalısı'nı seçme sebebimiz   ise daha samimi bir atmosferi olmasıydı.   Çünkü ikimiz de 1000-1500 kişilik   kalabalık düğünleri hiçbir zaman hayal   etmiyorduk. Konuklarımızın düğüne   geldiğini değil, "yakın arkadaşlarımızla   oturmaya gidiyoruz" hissiyatını   yaşamalarını istedik.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-070720254262805c.jpg"/><p><b>Sizin gibi bir masal dünyası   yaratmak isteyen çiftlere ne gibi   önerilerde bulunabilirsiniz?</b></p><p><b>Aslan:</b> Söyleyebileceğim tek şey,   çok stresli bir süreçten geçecekleri.   Şu anda bile inanılmaz bir heyecan   içindeyim. Fakat insanlar şunu ne kadar   kabullenirse, bu süreci o kadar kolay   ve mutlu atlatırlar; her şey istediğiniz   gibi olmayacak, mutlaka bazı pürüzler   çıkacak. Fakat günün sonunda,   hayatınızı birlikte geçirmek istediğiniz   insanla evlenmiş olacaksınız.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-07072025f0819c25.jpg"/><p><b>Bu özel günde davetlilerin asla   unutamayacağı o an sizce ne   olacak?</b></p><p><b>Aslan: </b>Umarım her an.</p><p><b>Mariam:</b> Sanırım ilk dansımız. Çünkü   bunun üzerine çok fazla çalıştık.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-070720252359c7de.jpg"/><p><b>Birbirinizle ilgili her gün yeniden   hayran kaldığınız bir özelliğiniz  var mı?</b></p><p><b>Aslan:</b> Kesinlikle Mariam'ın sıcaklığı,   sevgisi, ilgisi, yol arkadaşlığı. Onun   hayatımda tanıştığım en sıcak kalpli   insan olduğunu söyleyebilirim.</p><p><b>Mariam:</b> Birbirimizle ne kadar uyumlu   ve ne kadar mükemmel oluşumuz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-0707202561ad8824.jpg"/><p><b>Evlilik hayatınıza dair en çok   heyecanlandığınız şey ne?</b></p><p><b>Aslan:</b> Her şeyi beraber yaşayacak   olmamız fikri beni inanılmaz   heyecanlandırıyor. Bir arada   geçireceğimiz yıllarla birlikte   yüzümüze yerleşecek her bir çizgiye   şahit olacağımız düşüncesi dahi beni   heyecanlandırmaya yetiyor.</p><p><b>Mariam: </b>Birlikte aile kurabilmek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-070720257b8210c0.jpg"/><p><b>Gelecek planlarınız arasında en   çok sabırsızlıkla beklediğiniz şey   nedir?</b></p><p><b>Aslan:</b> Evlat.</p><p><b>Mariam: </b>Çocuklarım.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-070720253897acc0.jpg"/><font size="2"><i>Beyza Uyanonğlu</i></font><p></p><p><b>Evliliği bir kelimeyle   tanımlasaydınız, bu hangi kelime   olurdu?</b></p><p><b>Aslan: </b>En yakın arkadaşlık. Çünkü   eminim ki ikimiz de ailelerimizi çok   seviyoruz. Onlar bize Allah tarafından   bahşedilen aile bireylerimiz ancak   evlendiğimiz insan, bizim seçebildiğimiz   ailemiz. Hayat koşturmacamız içinde   kimi zaman akıl alacağım kişi, kimi   zaman da birlikte eğlenebildiğim en   yakın arkadaşım olması çok önemli.</p><p><b>Mariam:</b> En yakın arkadaşımla   evlenmek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-07072025b0e2a5b6.jpg"/><font size="2"><i>Korhan-Ece Kurdoğlu</i></font><p></p><p><b>Düğün gününüzden sonra baş   başa çıkmak istediğiniz ilk   romantik kaçamak neresi?</b></p><p><b>Aslan: </b>Balayında Japonya'ya gideceğiz   ancak Ekim'e kadar beklememiz   gerekecek, çünkü hava şu an çok   sıcak orada. Japonya'yı seçme   nedenimizse yalnızca gezmek değil;   Mariam da ben de yemeğe çok ilgiliyiz,   gastronomi ciddi ilgi alanımız, üstelik   beraber yemek yapmayı ve yemeyi   çok seviyoruz. Birçok çift Maldivler'i   tercih ediyor, orası da mutlaka çok   güzel ancak biz biraz daha mistik   bir balayı hayal ettik. Yani hem farklı   lezzetler deneyimlemeyi hem de ülkeyi   ve kültürünü bir arada keşfetmeyi   arzuluyoruz. Onun dışında açıkçası   şu dakikaya kadar düğün telaşesi   sebebiyle bir yaz tatili programı   yapamadık. Şu anda tek hayalimiz,   düğün ertesi pazar günü kalkıp güzel   bir kahvaltı yapmak, sonrasında da   dinlenmek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-07072025c782a923.jpg"/><font size="2"><i>Roksi, Emre Garih</i></font><p></p><p><b>10 yıl sonra bugünü   düşündüğünüzde birbirinize ne   söylemek istersiniz?</b></p><p><b>Aslan:</b> İyi ki bu kararı vermişiz.</p><p><b>Mariam:</b> Tüm anılarımıza ve bu kıymetli   yolcuğumuz için teşekkür ederim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-070720251e11f5eb.jpg"/><font size="2"><i>Cem Hakko</i></font><p></p><p><b>Aşka inanan çiftlere en içten   tavsiyeniz nedir?</b></p><p><b>Aslan:</b> Bence bir insanın size   verebileceği en anlamlı hediye,   hayatının geri kalanını sizinle   paylaşması. Eğer her iki taraf da buna   karar verdiyse daha büyük bir hediye   yok diye düşünüyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-07072025daed1ffa.jpg"/><font size="2"><i>Feryal, Aslan Kemal Gülman</i></font><p></p><h2>Feryal Gülman</h2><p><b>Aslan Kemal'in bu özel gününde bir   anne olarak kalbinizden geçen ilk   cümle nedir?</b></p><p>Çok mutluyum. Bir kere oğlum, gönlünden   geçen, kalben çok sevdiği bir kızla   evleniyor. Onlarınki aşk tabii ama ben   de kendimi Mariam'in annesi olarak   görüyorum ve onu çok seviyorum.   İnşallah hep böyle ilk günkü gibi aşkları,   sevgileri devam etsin. İnsanın çok sevdiği,   içine sinen bir gelini ya da damadı olması   çok önemliymiş.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-070720256d17d8c0.jpg"/><font size="2"><i>Yasmin Gülman, Monik, Reyhan İpekel</i></font><p></p><p><b>Bugün Aslan ve Mariam'a   baktığınızda en çok hangi duygunuz   ağır basıyor?</b></p><p>Tabii ki en çok şefkat. Birbirlerine çok iyi   geldiklerini, birbirlerini törpülediklerini   görüyorum. Bu çok önemli. Birbirlerini   sakinleştiren bir yapıları var ve bu da çok   güzel bir şey.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-07072025f69ac50c.jpg"/><font size="2"><i>Esra Oflaz</i></font><p></p><p><b>Evlilikle ilgili onlara vereceğiniz en   önemli tavsiye ne olurdu?</b></p><p>Birbirlerine saygılı davransınlar. Zaten   güzel bir aşkları var ama saygı da eksik   olmasın. Çünkü saygı, evlilikte hakikaten   çok önemli. Son olarak güven... Birbirlerine   güvensinler ama aynı zamanda güven   oluşturmaya çalışsınlar.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-070720255193ed47.jpg"/><font size="2"><i>Didem Kurdoğlu</i></font><p></p><p><b>Mariam'ı ilk tanıdığınızda ne   hissettiniz?</b></p><p>İlk tanıdığım gün çok beğendim ama   oğluma evlilikle ilgili hiçbir şey sormadım.   Çünkü bilirsiniz ki gençler, büyükler ne   söylerse tersini yapar. Fakat içimden bu   günlerin hayalini geçirdim. Birbirlerini iyice   tanıdıktan sonra oğluma, "Ne zaman   evlenme teklifi etmeyi düşünüyorsun?"   diye sordum. Zaten Aslan da çok kısa bir   süre içerisinde bu adımı attı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-07072025e6d8be6e.jpg"/><font size="2"><i>Ozan-Bahar, Can Şer  </i></font><p></p><p><b>Bu yeni evlilikle ailede neler   değişecek, neler daha da   güzelleşecek?</b></p><p>Oğlum da gelinim de çocukları çok   seviyorlar ve kendi evlatlarının olmasını   çok istiyorlar. Benim bir tane oğlum   var ve onun evini, düzenini kurmuş   olması çok önemli. Çünkü artık dünya   eski güzelliklerdeki gibi bir yer değil.   Kimin karşısına kimin çıkacağı hiç belli   olmuyor. Çok büyük emekler vererek   büyütüyorsunuz evlatlarınızı ve onun   karşısına bunun kıymetini bilecek biri   çıktığında çok mutlu oluyorsunuz bir anne   olarak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-070720255bc7da49.jpg"/><p><font size="2"><i>Demet, Cevdet Sabancı, Su Zileli  </i></font></p><div><p></p></div><p><b>Oğlunuza "Her zaman hatırla"   dediğiniz bir anne sözü var mı?</b></p><p>O kadar çok ki, hangi birini sayayım   bilemedim. Ben çok nasihatçi bir anneyim.   Ve zannederdim ki çocuklar bu nasihatleri   dinlemiyor. Fakat geçen senelerde   gördüm ki ne kadar konuşursanız   çocuğunuzla, o nasihatler çocuğunuzun   beyninin en değerli noktasına yerleşiyor.   Bu nedenle çocuklarla çok küçük yaştan   itibaren konuşmaya başlamak gerekiyor.   En önemli nasihatim ise "evleneceğin   kadının çocuklarının annesi olacağını   unutma." Yani evlilik kararı alacağı   zaman o kadının yalnızca oğluma eş   olmayacağı, aynı zamanda çocuklarına   da anne olacağını hep hatırlattım. Çünkü   çocukları anne yetiştirir. Aslan da bu   nasihatimi kulak arkası etmemiş ki tam da   böyle birini buldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-0707202594136815.jpg"/><font size="2"><i>Berrak-Nezih Barut</i></font><p></p><p><b>Bugünle ilgili neler hissediyorsunuz?   Bizimle ruh halinizi ve duygularınızı   paylaşır mısınız?</b></p><p>Son derece heyecanlıyım. Düğünde çok   daha fazla arkadaşlarımın olmasını   isterdim ama gençlerin istekleri   çerçevesinde şekillenen bir düğün   yapıyoruz. Her şey onların gönünden   geçtiği gibi olsun.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-07072025a41e34e3.jpg"/><font size="2"><i>Ahmet-Berrin Yoleri</i></font><p></p><p><b>ALEM'in bu düğünü sayfalarında   ölümsüzleştiriyor olması size ne   hissettiriyor?</b></p><p>ALEM'i çok seviyoruz. Oğlumun   bebekliğinden beri ALEM'de fotoğrafları   vardı, çok yaramazdı küçükken, muhabir   arkadaşlar onu zapt etmek için çok   uğraşırdı. Şimdi düğününü çekiyorsunuz.   Çok kıymetli.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/mariammekdievaaslank-07072025631da94b.jpg"/><p><b>Röportaj: </b>Nazlı SANCAKLI</p><p><b>Fotoğraflar: </b>Zeynel Abidin AĞGÜL, Ertan DEMİRBİLEK, Soner GÖMLEKSİZ</p><p><b>Fotoğraf asistanı: </b>Murat AĞGÜL</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/bogazda-ruya-gibi-bir-gece-aslan-gulman-ve-mariam-mekhdieve-evlendi-1085375</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/07/bogazda-ruya-gibi-bir-gec-202_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085354</guid><pubDate>Thu, 03 Jul 2025 17:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Fenerbahçe Yeni Sezon Formalarını Tanıttı]]></title><description><![CDATA[Fenerbahçe ve adidas iş birliğiyle gerçekleşen 2025-2026 sezonu formaları, Ülker Stadyumu Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi'nde düzenlenen dev lansmanla tanıtıldı. Yeni formalar, ışık şovları eşliğinde gerçekleşen defileyle beğeniye sunuldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/fenerbahce-yeni-sezon-formalarini-tanitti-1085354</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/03/fenerbahce-yeni-sezon-for-460_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085349</guid><pubDate>Wed, 02 Jul 2025 23:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yaz, Güneş, Deniz... ALEM Summer Weekend 2025]]></title><description><![CDATA[Artık geleneksel hale gelen ALEM Summer Weekend, bu yaz da sezona damga vurdu. Ünlü isimleri Bodrum'un eşsiz doğal güzellikleriyle buluşturan ALEM Summer Weekend, Safilo'nun katkılarıyla Jaecoo, adL, Fiolas ve Philips desteğiyle, Mare Deluxe Residences & Villas'da gerçekleşti. Sezonun en keyifli etkinliğinden en özel karelerle baş başa bırakıyoruz sizleri…]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yaz-gunes-deniz-alem-summer-weekend-2025-1085349</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/02/yaz-gunes-deniz-alem-summ-513_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085348</guid><pubDate>Wed, 02 Jul 2025 21:50:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Köyceğiz'de Bir Hayal Gerçeğe Dönüştü]]></title><description><![CDATA[Edebiyat ve sinemanın usta ismi Yılmaz Erdoğan, doğup büyüdüğü topraklarda iz bırakan bir projeye imza attı. Köyceğiz'e kazandırdığı modern futbol sahasının açılışına sanat ve spor dünyasından pek çok ünlü isim de katıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/koycegizde-bir-hayal-gercege-donustu-1085348</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/02/koycegizde-bir-hayal-gerc-163_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085347</guid><pubDate>Wed, 02 Jul 2025 21:32:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Deniz Tutkunlarına Özel: Bodrum'da Aerofoils ve Novamarine Rüzgârı]]></title><description><![CDATA[Bodrum'da deniz sezonu açılırken Doğuş Marine Services, denizcilik alanındaki hizmetlerini tanıtan bir etkinlik düzenledi. Davette denize eğlence katan Aerofoils e-foil elektrikli sörf tahtaları da tanıtıldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/deniz-tutkunlarina-ozel-bodrumda-aerofoils-ve-novamarine-ruzgari-1085347</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/02/deniz-tutkunlarina-ozel-b-721_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085346</guid><pubDate>Wed, 02 Jul 2025 21:23:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Topkapı Esintileri Hermitage Koleksiyonunda]]></title><description><![CDATA[Ayşe Ege ve Ece Ege'nin yaratıcısı olduğu Dice Kayek'in, çok ses getiren “Istanbul Contrast” koleksiyonundan dört “Topkapı” elbisesi, St. Petersburg Hermitage Müzesi'ne girdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/topkapi-esintileri-hermitage-koleksiyonunda-1085346</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/02/topkapi-esintileri-hermit-306_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085345</guid><pubDate>Wed, 02 Jul 2025 21:15:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[EKAV'da Sanatın Yaz Hali]]></title><description><![CDATA[On üç sanatçının yer aldığı ve günümüz sanatından bir kesit sunduğu  “Summer Love VIII” adlı karma sergi, Ekavart Gallery'de bir davetle açıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ekavda-sanatin-yaz-hali-1085345</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/02/ekavda-sanatin-yaz-hali-961_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085344</guid><pubDate>Wed, 02 Jul 2025 19:14:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum'a Yıldız Yağdı]]></title><description><![CDATA[Dünyaca ünlü futbolcu Muhammed Salah, Nazlı Çarmıklı Gezer, Ahu Aysal, Selma Türkeş, Mustafa Sandal, Hande Ataizi ve daha birçok ünlü ismin Bodrum tatilinden karelerle karşınızdayız. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodruma-yildiz-yagdi-1085344</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/02/bodruma-yildiz-yagdi-252_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085343</guid><pubDate>Wed, 02 Jul 2025 17:12:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Nişantaşı'nda Zarafetin Yeni Adresi]]></title><description><![CDATA[Topuklu ayakkabı markası yeni mağazasının kapılarını özel bir davetle açtı. Ayakkabıların daha da önem kazandığı yaz sezonunda davetliler, şıklığı konforla birleştiren zamansız tasarımları yakından incelediler. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/nisantasinda-zarafetin-yeni-adresi-1085343</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/02/nisantasinda-zarafetin-ye-527_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085337</guid><pubDate>Wed, 02 Jul 2025 09:53:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Almanya'dan İtalya'ya Uzanan Bir Deneyim: ALEM X AUDI Summer Driving Experience]]></title><description><![CDATA[ALEM X AUDI Summer Driving Experience ile Münih'ten başlayıp İtalya'ya uzanan dört günlük bir serüvenin en özel anlarını sayfalarımıza taşıdık. Audi RS e-tron GT, R8 Spyder ve RS Q8 performans ile doğanın içinde heyecan dolu bir deneyime davetlisiniz.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/almanyadan-italyaya-uzanan-bir-deneyim-alem-x-audi-summer-driving-experience-1085337</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/02/almanyadan-italyaya-uzana-287_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085333</guid><pubDate>Tue, 01 Jul 2025 16:41:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum'da Lezzet Şöleni]]></title><description><![CDATA[Bodrum'un incisi Yalıkavak bu yaz, dünya çapında tanınan şeflerin imza attığı üç eşsiz gastronomi deneyimine ev sahipliği yapıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrumda-lezzet-soleni-1085333</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/01/bodrumda-lezzet-soleni-342_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085322</guid><pubDate>Mon, 30 Jun 2025 13:54:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Konstantinos Argiros'un İlk İstanbul Konseri Heyecanı]]></title><description><![CDATA[Sahnedeki enerjisiyle Yunanistan başta olmak üzere tüm dünyada adından söz ettiren Konstantinos Argiros ile İstanbul konseri öncesi bir araya geldik ve bakın neler konuştuk…]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>"Müzik, duygu ve kutlama söz konusu   olduğunda ortak bir ruha sahibiz.   İstanbul'da ilk kez sahneye çıkacak   olmak benim için büyük bir heyecan ve   mutluluk" sözleriyle Sinkron Danışmanlık   organizasyonuyla gerçekleşecek   Harbiye konseri öncesi heyecanını   paylaşan Konstantinos Argiros,   9 Temmuz akşamı herkesin yüzünde   bir gülümseme ve kalbinde müzikle   konserden ayrılmasını dilediğini söyledi.</p><p><b>İlk kez İstanbul'da sahne alıyorsun.   Bu senin için ne ifade ediyor?</b></p><p>İstanbul'da ilk kez sahneye çıkacak   olmak benim için büyük bir heyecan   ve mutluluk. Bu güzel şehirde   performans sergileme fırsatını elde   ettiğim için gerçekten minnettarım.   Zaten birçok Türk arkadaşım var ve   onlarla ve elbette tüm müzikseverlerle   9 Temmuz'da unutulmaz bir gece   paylaşmak istiyorum.</p><p><b>Türk hayranlarınla olan bağını   nasıl tanımlarsın?</b></p><p>Türk dostlarımla ve hayranlarımla her   zaman çok güçlü bir bağ hissettim.   Komşuyuz ve müzik, duygu ve kutlama   söz konusu olduğunda ortak bir ruha   sahibiz. Türk müziğine derin bir hayranlık   duyuyorum; müzikal yolculuğum   boyunca bu kültürü inceledim ve   ülkenizin müzik mirasına büyük bir   saygı duyuyorum.</p><p><b>Müziğin geleneksel Yunan   ezgileriyle modern tınıları   buluşturuyor. Bu dengeyi nasıl   sağlıyorsun?</b></p><p>Tarihimizi ve müzikal geleneklerimizi   eserlerime yansıtmayı seviyorum. Ama   aynı zamanda bugünün enerjisini   ve sesini de taşıyorum. Sanatçıların   özlerine sadık kalmaları gerektiğine,   ama aynı zamanda müziğin evrimine   açık olmaları gerektiğine inanıyorum.</p><p><b>Hem Yunanistan'dan hem   de dünyadan seni etkileyen   müzisyenler kimler oldu?</b></p><p>Manos Hatzidakis, Mikis Theodorakis,   Nana Mouskouri ve Maria Farantouri   gibi isimler duyguyu ve melodiyi anlama   şeklimi şekillendirdi. Uluslararası alanda   ise Sting'in zamansız yaratıcılığını,   The Beatles'ın efsanevi izini ve Led   Zeppelin'in enerjisini her zaman   hayranlıkla takip ettim. Ayrıca yeni   sanatçıları keşfetmeye daima açığım.   Her iş birliği bana yeni bir şey öğretiyor;   her sanatçının kendine özgü bir bakış   açısı olduğuna inanıyorum.</p><p><b>Kalbinde özel bir yere sahip olan   bir şarkın var mı?</b></p><p>Tüm şarkılarım benim için anlamlı ama   şu sıralar en özel bağ kurduğum parça   son şarkım "Ax Kardia Mou". Aslında bu   şarkıyı yayınlamayı planlamamıştım;   birkaç hafta önce piyanoda çalarken   aniden paylaşmak istedim. Aldığım ilgi   ve destek beni derinden etkiledi. Bu   tarz anlar, bana müzikte samimiyetin   her zaman en güçlü yol olduğunu   hatırlatıyor.</p><p><b style="">İstanbul konserin için seni en çok   ne heyecanlandırıyor?</b></p><p>Bu benim ilk İstanbul konserim ve   gerçekten sabırsızlanıyorum! Burada   birçok dostum var ve bu konseri hep   birlikte kutlamak için mükemmel bir   fırsat olarak görüyorum. Amacım,   herkesin uzun süre hatırlayacağı bir   gece yaratmak.</p><p><b>Konser dışında İstanbul'u gezmeyi   planlıyor musun? Gitmek istediğin   yerler var mı?</b></p><p>Kesinlikle! Daha önce birkaç kez   İstanbul'u ziyaret ettim ve şehre hayran   kaldım. Tarihi, insanları, enerjisi... Hepsi   çok etkileyici. Bu sefer Boğaz boyunca   tekrar yürümek ve yeni yerler keşfetmek   istiyorum.</p><p><b>Hiç Türk sanatçılarla iş birliği   yaptın mı ya da yapmayı   düşünüyor musun?</b></p><p>Türk müziğini çok seviyorum ve derin bir   hayranlık besliyorum. Türk sanatçılarla   iş birliği yapmayı çok isterim. Umarım   yakında bu konuda güzel projeler   hayata geçer.</p><p><b>Yakın zamanda yeni sürprizler   var mı?</b></p><p>Evet, her zaman yeni bir şeyler   üzerinde çalışıyoruz! Bu yaz   Yunanistan'da turneye çıkıyoruz,   Ekim ayından itibaren ise dünya   turnemiz başlıyor. Avustralya'da altı   konser vereceğiz, ardından Avrupa   ve Amerika'da sahne alacağız. Bu   arada yeni albümüm de yolda!</p><p><b>Yaz aylarında Yunanistan'da   favori durakların nereler?</b></p><p>Deniz kenarında, güneşin altında   olmak ruhumu hemen yükseltiyor.   Yunanistan bu tür büyülü yerlerle   dolu.</p><p><b>Gipsy Kings ile de keyifli bir   iş birliği gerçekleştirdin, nasıl   hissediyorsun?</b></p><p>Bu benim için unutulmaz bir   deneyimdi. Gipsy Kings'e uzun yıllardır   hayranım. Tutkuları, enerjileri ve   müzikleri üzerimde büyük etki yarattı.   Onlarla bir araya gelmek ve birlikte   müzik yapmak sadece profesyonel   bir başarı değil, aynı zamanda kişisel   olarak da çok anlamlı bir andı.</p><p><b>Sahne dışında zamanını nasıl   geçiriyorsun?</b></p><p>İşim aynı zamanda en büyük   tutkum. Sahne dışında da genelde   stüdyoda oluyorum. Ama boş zaman   bulduğumda, sevdiklerimle deniz   kenarında vakit geçirmek en sevdiğim   şey diyebilirim.</p><p><b>İstanbul konserin için sürprizlerin   var mı?</b></p><p>Evet! Ekibimle birlikte duygusal ve   unutulmaz bir gece yaratmak için   çalışıyoruz. Herkesin yüzünde bir   gülümseme ve kalbinde müzikle   ayrılmasını istiyoruz. O yüzden   9 Temmuz'da görüşmek üzere! </p><p><b>Fotoğraf:</b> Kostas Avgoulis </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/konstantinos-argirosun-ilk-istanbul-konseri-heyecani-1085322</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/30/konstantinos-argirosun-il-834_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085321</guid><pubDate>Mon, 30 Jun 2025 13:21:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zamansız Tavrın İzinde: Şebnem Çapa]]></title><description><![CDATA[Zarif stilinin minimal çehresi ile 19'uncu yaşında olan markasının renkli kişiliği arasındaki stil oyunlarına hayat felsefesiyle net bir çizgi çekiyor Şebnem Çapa...]]></description><content:encoded><![CDATA[Markasını kuralı tam 19   yıl olmuş. Chez-bo yaz   aylarına heyecan katan,   Uzak Doğu'dan esintiler   taşıyan bir renk oldu yıllardır moda   dünyasında. Niş bir evreni var   aslında, markanın da Şebnem   Çapa'nın da. Çekim için seçtiğimiz   zamansız mekan Four Seasons   Sultanahmet'te objektifimize Chezbo koleksiyonundan parçalarla   yansırken, hiçbir zaman moda   diye belli bir tarza bürünmediğini   belirtiyor. "Kendi zevkim ve   kombinlerimden modamı ve   tarzımı yarattım" diyen Şebnem   Çapa, kızı Ceylan ile stillerinin ise   çok farklı olduğunu söylüyor ve   ekliyor: "Ancak seyahatlerde bana   güvenir, 'Annem nasılsa fazla mont   almıştır' der. Yani tek paylaşımımız   üst giyimdir diyebilirim."<p></p><p><b>Kendinize özgü, zarif bir stil   tonunuz var. Stil felsefeniz   neye dayanıyor?</b></p><p>Stil felsefem mutlaka herkesin   kendini içinde iyi hissedeceği ve   mutlaka vücudunun taşıyabileceği   kıyafetler giymek. Ben çok moda   odaklı giyinmeyi sevmem. Zaten   hazırladığım koleksiyonlara   bakarsanız onlar da yüzde 90   zamansız modeller. 10 sene   önce yaptığım Chez-bo bir   modeli bugün tekrar yapmamı   isteyen çok müşterimin yanı sıra   dolaplarında Chez-bo bölümü   olduğunu söyleyenler var. Vermeye   kıyamıyoruz, hala zevkle giyiyoruz   diyorlar. Bu da beni mutlu ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/30/ert2692kopya1-30062025470cf05f.jpg"/><p><b>19 yıllık bir geçmişi var   Chez-bo markanızın... Bir   marka yaratmak ve stil   oyunları içinde yer almak   hayatınızda tam olarak nasıl   bir alan açıyor?</b></p><p>Evet, Chez-bo markası seneye   20 yaşına basıyor. 2006 yılında   atölyemi kurdum. İlk olarak plaj   tunikleri ve kimonolar yaparak   başladım. O zamanlar gözler çok   alışmamıştı plaj şıklığına ama   yaptıklarım çok beğenildi. Aşağı   yukarı 2-3 sene plaj kıyafetleri ve   hafif şifon elbiseler yaptık. Ayrıca   kış için de koleksiyon hazırlıyordum;   kaftanlar, ceketler, paltolar ve   ipek elbiselerim çok sükse yaptı.   Ancak yaşım ilerledikçe kendime   daha fazla zaman ayırmaya   karar verdim. Hem kış hem yaz   koleksiyonu hazırlamak beni   yapmak istediğim birçok şeyden   mahrum etmeye başladı. Tabii   bunun en başında seyahatler   ilk sırayı aldı. Dolayısıyla tek   sezona yüklendim. Arzu eden   müşterilerimize kışın da sipariş   hazırlıyoruz. Renk kullanmayı   çok sevdiğim için hiç kuşkusuz   Hindistan'ın renk renk kombinleri,   dokusu beni çok heyecanlandırdı.   İpek ile başladığım bu serüvene   ipek ile devam ediyorum. İpeğin   vücuda verdiği enerji ve hafifliğinin   yanı sıra en sağlıklı kumaş   olduğunu öğrendim.</p><p><b>Stilinizin yıllar içinde   nasıl bir evrim geçirdiğini   söyleyebilirsiniz?</b></p><p>Tarzım tabii ki çok farklı yollardan   geçti. Hiçbir zaman moda diye bir   stile odaklandığım giyim tarzını   benimseyemedim. Kendi zevkim   ve kombinlerimden modamı ve   tarzımı yarattım.</p><p><b>Başkaları için renkli bir dünya   kuruyor ama kendiniz daha   minimal bir stil modunda   ilerliyorsunuz...</b></p><p>Evet, ben renklerle çalışmayı   çok seviyorum ama kendim çok   renkli giyinmiyorum. Dolayısıyla   dolabıma bakınca genelde   toprak tonları görebilirsiniz.   Hatta rahatlıkla, hiçbir zaman   fuşya, oranj renklerinde kıyafetim   olmadı diyebilirim.</p><p><b>Çekim için Chez-bo   koleksiyonundan parçalar   seçtiniz. Peki koleksiyon   içinden favori parçanız   hangisi?</b></p><p>Nisan sonu yaz sezonumu açtım.   Aslında yaptığım her parça   favorim. Ama illa bir tane seçecek   olursam yelek ve etek takım olan   Peace modelimi çok sevdim.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/30/ert2360shoplukare-300620254698a9d4.jpg"/><p><b>Kızınız Ceylan ile moda   konusunda taban tabana zıt   fikirleriniz var mıdır?</b></span></p><p>Bizim Ceylan ile tarzlarımız,   stillerimiz çok farklı; ancak   seyahatlerde Ceylan bana   güvenir ve "Annem nasılsa   fazla mont almıştır" der. Yani   anlayacağınız, tek paylaşımımız   üst giyimdir diyebilirim.</span></p><p><b>Stilin birisi adına gerçekten   büyük cümleler kurabildiği   fikrine katılıyor musunuz?</b></p><p>Fazlasıyla katılıyorum. Stil   bence çok önemli bir kimlik...   Ben bir insanın stiliyle kişiliğini   çıkarabiliyorum. Yaptığım iş ve   tabii ki yaş aldıkça senelerimin   tecrübesinin sonucu diyebiliriz.</p><p><b>Mücevher... Sizin için bir stil   tamamlayıcısı mı, yoksa   daha çok anlamı olan bir   aksesuar mı?</b></p><p>Mücevher tabii ki en büyük   tamamlayıcı. Dümdüz bir siyah   elbise veya siyah tişört pantolon ile   zevkli bir şekilde kullanılan en güzel   aksesuardır mücevher.</p><p><b>Aile üyelerinizin stiline   müdahale eder misiniz?   Yoksa herkes kendi modasının   patronu mu?</b></p><p>Eşim evlendiğimiz günden beri   hazırlanırken mutlaka benim   yardımımı ister. Onun dışında   herkes özgür giyinir. </span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/30/ert2810shoplukare-30062025eb97e9a5.jpg"/><p><b>Uzun yıllardır Celal Çapa ile   birliktesiniz. Sizce uzun   evliliğin sırrı ne?</b></span></p><p>Celal ile 1981 yılından beri evliyiz.   Çok klişe ama gerçek olan bir   cevap vereceğim. Aşk demiyorum;   hepimiz o yaşlarda aşık olup   evleniyoruz zaten ama yerini   kuvvetli bir sevgi ve saygıya   bırakması en önemlisi benim için.   Tabii ki karşılıklı özveri, sabır şart;   sonrasında da hobileri ve hayatı   aynı keyifle paylaşabilmek...   Seyahatler, halen baş başa   yenilen yemekler, aynı filmi beraber   izleyebilmek ve bitmeyen sohbetler...   Bunlar uzun evliliğin sırları.</span></p><p><b>Gece hayatının nabzını tutan   bir eşiniz olması sizin bu alana   yönelik ilginizde değişiklik   yaratmış mıydı? Siz de hep   sevdiniz mi gece hayatını?   Geçmiş yıllara dek en çok neleri   özlüyorsunuz mesela?</b></span></p><p>Doğrusunu söylemek gerekirse   ben hiçbir zaman gece hayatını   sevmedim. Ama Celal'in işinden   dolayı haliyle kendimi o hayatın   içinde buldum. Benim için gece   hayatı en fazla saat 12.00'ye kadar,   sonrası hep fedakarlık olmuştur.   Biz bu hayata çok doyduk.   Gece hayatının en güzelini en   kalitelisini yaşadık. Dansımızı da   ederdik, eğlenmesini de bilirdik.   Çevremizdeki herkes tanıdıktı.   İnsanlar yol yordam bilirdi. Gece   hayatının da her şeyde olduğu gibi   bir görgüsü vardı. Bizler şanslıydık.   Şimdiki gibi yozlaşma, görgüsüzce   bir yaşam tarzı yoktu.</span></p><p><b>Hayvan hakları için mücadele   veren bir çiftsiniz. Bu konuda   neler yapıyorsunuz?</b></span></p><p>Hayvanların haklarını hepimizin   savunması gerekir. Onlar da bizler   gibi bu dünyaya gelmiş bireyler.   Kendi haklarını savunamayan,   menfaatsiz seven, sevgi dolu   canlar onlar... Sonunda biz de   "1Can1Candır" adlı derneğimizi   kurduk. İnşallah çok güzel projelerle   elimizden geldiğince sokaktaki   patili çocuklarımızı daha iyi   şartlarda yaşatacağız.</span></p><p><b>Sosyal sorumluluk konularında   başka farkındalıklı adımlarınız   da var. İnsanın mutlu olabilmesi   için başkalarına bir faydası   dokunması gerekiyor diyor   uzmanlar da... Siz bu adımları   atarken neler hissediyorsunuz?</b></span></p><p>Ben her akşam yatarken hep   kendime sorarım; bugün kendim   için ve insanlık için ne yaptım diye.   Mutlaka bu soruma güzel cevaplar   alarak uykuya dalarım.</span></p><p><b>Uzak Doğu'ya özel bir ilginiz   olduğunu biliyoruz. Markanız   da uzaklardan ilham alıyor...  Sizi bu destinasyona dair   böylesi etkileyen temelde   nedir?</b></span></p><p>Uzak Doğu benim huzur bulduğum   bir diyar. İnsanlarını, havasını,   doğallığını, doğasını o kadar çok   seviyorum ki kendimi orada çok   mutlu ve zinde hissediyorum.</span></p><p><b>Uzak Doğu'da bize nokta atışı   bir yer tavsiye edecek olsanız,   neresi olurdu?</b></span></p><p>Hindistan ve Tayland, koşulsuz en   sevdiğim iki yer.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/30/ert2520shoplukare-30062025be93569b.jpg"/><p><b>Günümüzde kadınlar   üzerinde güzel ve zayıf   olmak, bir baskı unsuruna   dönüşebiliyor. Siz bakım ve   estetikle olan ilişkinizi nasıl   tanımlarsınız?</b></span></p><p>Güzel ve zayıf olmak herkesin   arzusu tabii ki. Çok klasik olacak   ama ruh güzelliği olan bir insan   her zaman en kıymetli olandır.   Artık son zamanlarda zaten estetik   müdahalelerle çirkin kadın kalmadı.   Ben de genel bakımıma özen   gösteririm ama beni tanıyanlar   çok iyi bilir, henüz yüzüme en ufak   bir müdahale yaptırmadım. Zaten   botoksa da çok karşıyım. Enerjileri   bloke ediyor; dolayısıyla ruh sağlığı   için iyi olduğunu düşünmüyorum.</span></p><p><b>Size ne iyi geliyor peki? Günlük   temponuz içinde size kendinizi   iyi hissettiren rutinleri bizimle   paylaşır mısınız?</b></span></p><p>Güne mutlaka aç karnına içtiğim   sıcak limonlu su ve kardiyo yaparak   başlıyorum. Limonlu suyu gün   içinde ve yemekten bir saat sonra   mutlaka 4-5 büyük bardak içiyorum   Haftada bir kere 16 saat aç   kalmaya çalışıyorum. Onun dışında   kendimi hiç kısıtlamadan her   türlü yemeği bolca yiyorum. Beni   bilenler bilir ne kadar çok yediğimi,   bilmeyenler de yediğime inanmaz.</span></p><p><b>Ruhunuza dokunan baş ucu   kitaplarınız var mı?</b></span></p><p>"Simyacı" ve "Yüreğinin Götürdüğü   Yere Git" kitaplarını okuduğum   zaman ciddi anlamda çok   etkilenmiştim; ruhuma dokunmuş   ve bana rehber olmuş kitaplardır.   Hatta benim felsefem haline bile   gelmişti. Her şeyde, dostluklarımda   ve tüm hayatımda hep yüreğimin   sesini dinleyerek yaşamımı   sürdürdüm ve çok şükür öyle de   devam ediyorum.</span></p><p><b>Stille başladık muhabbete,   modayla bitirelim... Bu yaz   gardırobunuza katmak   istediğiniz, radarınızda olan   ilk üç parça nedir?</b></span></p><p>Açıkçası hiçbir zaman şunu da   alayım bunu da alayım diye   kafamda bir alışveriş planı   yapmamışımdır.</span></p><p><b>Peki gardırobunuzu bir   günlüğüne biriyle değiştirseniz,   kim olsun isterdiniz?</b></span></p><p>Benim malım kıymetlidir. Kimseyle   paylaşmayı sevmem, kimsenin de   malını giymem. Tabii ki paylaşmayı   sevmiyor oluşum sadece giyim   kuşam için geçerli.</span></p><p><b>Fotoğraflar:</b> Ertan Demirbilek</p><p>Mekan için <b><i>Four Seasons Hotel Sultanahmet</i></b>'e teşekkür ederiz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/zamansiz-tavrin-izinde-sebnem-capa-1085321</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/30/minimal-bir-gardirop-renk-385_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085319</guid><pubDate>Mon, 30 Jun 2025 11:56:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ceylan Perahya'dan Sofralara Ruh Katan Dokunuşlar]]></title><description><![CDATA[Dekor yaratmaktan öte karaktere bürünen sofraların mimarı olan Ceylan Perahya, “Bir masa hayal ettiğimde ilk aklıma gelen Ferzan Özpetek masaları oluyor” diyerek, önce samimi bir noktadan parantezi açıyor… Ve ardından bizi ALEM için kurduğu sofistike kutlama sofrasına davet ediyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kutlama masasını özel kılan,   masa etrafına toplanmış samimi   insanlardan yükselen kahkahalardır.   Ceylan Perahya için bir masanın   olmazsa olmazı işte bu. Ama   sofrayı daha güzel yapacak   ufak dokunuş ve detaylar da, ilgi   alanına fazlasıyla giriyor elbette.   Nasıl kıyafetin en önemli unsuru,   aksesuarlardan oluşuyorsa sofranın   da güzelliğinin detaylarda gizli   olduğunu söylerken, karakteri olan   masalar yaratabilmenin bu işin en   keyif verici yanı olduğunun altını   çiziyor.</p><p><b>Moda dünyasının ilgi alanına   girmeye başlaması ne zamana,   hangi dönemine denk geliyor?</b></p><p>Moda dünyası aslında hayatım   boyunca ilgi duyduğum bir alandı.   Paris Parsons'da eğitim almaya   başladığım andan itibaren   kumaşların ve dokuların arasında   gezinmek hayatımı nasıl geçirmek   istediğime karar vermemde büyük   rol oynadı. Bir kere o dünyaya   girdikten sonra çıkmak çok kolay   değil sanırım.</p><p><b>Hukuk eğitiminden modaya   uzanan yolculuğunda   hayatındaki kırılma anı   veya dönüm noktası olarak   hatırladığın net bir olay var mı?</b></p><p>Hukuk okuduktan sonra bir süre   avukatlık yaptım, benim için   kırılma anı Paris Parsons'da master   programına yazılmam ile başladı.   Paris zaten insanı kendi içine alan,   sarıp sarmalayan ve büyüleyen   bir şehir. Paris'in moda, sanat,   Rönesans ve reformun tüm etkilerini   içinde barındırması sizi de etki   altına almasına yetiyor. Design   Management okurken oradaki   Fashion Design öğrencileri ile   birlikte tüm kumaş tedarikçilerini   gezerdim. Mesleki anlamda yepyeni   bir rotayı takip etmek istediğime   emin olduğum dönem tam da bu   zamandır aslında.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/30/ert4767shoplukare-3006202530d381bb.jpg"/><p><b>Maison La Plage'ı kurarken   nasıl bir motivasyonla yola   çıktın?</b></p><p>Harvey Nichols Kadın   departmanında satın alma   macerasına son verme   aşamasında, hayal kurmakla   başladı Maison La Plage   yolculuğum. Yurt dışından   aldığım ipek ve saten kumaşlarla   giyinmeyi çok sevdiğim kimonoları   tasarlarken ilk tohumları atılmış   oldu. Ufak adımlarla başladığım   bu yolculukta çok güzel geri   bildirimler almamın sonucunda   daha geniş bir yelpaze ile   müşterilere hitap etmeye başladık   marka olarak. Plaj kıyafeti   olarak başlasa da şimdilerde   yazları hem gündüz hem gece   giyilebilecek parçalardan oluşan   bir koleksiyona dönüştü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/30/ert4999shoplukare-300620258eb5d6ca.jpg"/><p><b style="">Şimdi de markanın dekorasyon   line'ı ile karşımızdasın. Maison   La Plage Art de Vivre, bize nasıl   bir sofra kuruyor?</b></p><p>Maison La Plage'ı kurarken her   şey bir hayal ile başladı; şimdi   ise Maison La Plage Art de   Vivre ile insanların hayatlarına   ve sofralarına zarif dokunuşlar   yaparak kalıcı bir etki bırakmayı   arzuluyorum. Yeni umutlara,   estetikle buluşan güzelliklere ve   ilham veren heyecanlara doğru bir   yolculuk bu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/30/ert4839shoplukare-30062025f4c8271c.jpg"/><p><b>Moda için tasarlarken   hissettiğin duygu ile bir masa   kurarken hissettiklerin birbirine   ne kadar benzer?</b></p><p>Moda ve dekorasyon birbirini   tamamlayan, iç içe kavramlar.   Giyimdeki kumaş ve desen   seçimleri, masa düzeninde de   kendini gösteriyor. Her iki alanda   da dokular, renkler ve detaylar   aracılığıyla renkli ve keyifli bir   hikaye anlatmayı seviyorum.</p><p><b>Sence bir kutlama masasının   olmazsa olmazları neler?</b></p><p>Kutlama masasının olmazsa   olmazı masa etrafına toplanmış   samimi insanlardan yükselen kahkahalardır. Gerisi bu masayı daha   güzel yapacak ufak dokunuş ve   detaylar olabilir ancak. Bir masa hayal   ettiğimde ilk aklıma gelen, Ferzan   Özpetek masaları oluyor. Masalar bir   dekor değil, adeta bir karakter gibi. Bu   sofralar, dostluğun, sırların, kahkahaların,   gözyaşlarının ve hayatın iç içe geçtiği   samimi alanlar. Dolayısıyla masa   kurarken ilk aklıma gelen, bir an yaratma   isteği oluyor. Bu an coşkulu, renkli,   modern bir kutlama masası olabileceği   gibi; dramatik, sakin, dingin de olabilir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/30/ert4657shoplukare-30062025db853046.jpg"/><p><b>Stilini birkaç kelimeyle tanımlasan,   estetik kodların aynı zamanda   sofranı da tanımlamış sayılır mı?   Gardırobunla masan arasında gizli   bir ortak dil var mı?</b></p><p>Zamansız ve sofistike olarak yorumlardım   stilimi. Nasıl kıyafetin en önemli unsuru   aksesuarlardan oluşuyorsa, sofranın   da güzelliği ve etkileyiciliği detaylarda   gizli. Karakteri olan kıyafetler ve masalar   yaratabilmek bu işin en keyif verici yanı.</p><p><b>Senin için anlamı olan mesela aile   yadigarı olan, özel bir sofra objesi   bulunuyor mu? Bu tarz tarihin izlerini   taşıyan objeler masalara nasıl bir   karakter kazandırıyor sence?</b></p><p>Günlük hayatımda da kullanmaktan   en keyif aldığım objeler vintage   parçalar. Örneğin yurt dışında antika   pazarından aldığım bir çakmak, benim   vazgeçilmezlerimden. Aile büyüklerinden   kalma kristal bir vazo ya da çatal bıçak   takımlarım da aynı şekilde sofralarda   yerini buluyor. Ruhu olan her şeyi çok   sevdiğim gibi sofraların da bir ruhu   olması ve bir hikaye anlatması gerektiğini   düşünüyorum. En çok da ev sahibinin   hikayesini yansıtmalı...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/30/ert4659shoplukare-300620251e3b12ab.jpg"/><p><b>Bir masa hazırlarken tasarımcı   refleksin mi devreye giriyor yoksa   tamamen duyguya mı teslim   olmayı seçiyorsun?</b></p><p>Her iki yaklaşımı da benimsiyorum.   Modaya olan yaklaşımım estetik ve   dengeyi sağlarken, duygularım da   masaya kişisel bir dokunuş katıyor. Özel   anlar için masa kurarken hislerimin daha   ağır bastığını belirtmeliyim.</p><p><b>Sofrada en çok hangi detay   bir "couture dokunuş" sayılabilir   sence?</b></p><p>Couture bir dokunuşu sadece tabak ya   da çatal değil; kumaşın düşüşü, objenin   ağırlığı, çiçeğin yönü belirliyor. Bir de   masaların olmazsa olmazı mumlar.   Dramatik bir etki yaratmak için ilk   başvurulacak onlardır. İsim kartları ya da   kişiye özel hazırlanmış menüler sayesinde   de bu hissi elde edebiliriz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/30/ert4942shoplukare-300620252a934842.jpg"/><p><b>Maison La Plage kadını sence nasıl   bir sofra kurar?</b></p><p>Maison La Plage kadını, yerine ve   zamanına göre giyindiği gibi ona göre   de sofrasını düzenler. Detaylara önem   verir, fazlaya kaçmaz ve çoğunlukla   da gümüş ve keteni birleştirir. Özgün bir   masa her masadan daha değerlidir.</p><p><b>Bugün doğum günün için bir masa   hazırlayacak olsan sofra estetiğinde   öne çıkan detaylar neler olurdu?</b></p><p>Doğum günleri bana göre öncelikle   kişileri yansıtmalı. Beni en mutlu eden   görüntü canlı çiçekler ve mumlar oluyor.   Özellikle şakayıklar, tropikal bitkiler   masanın olmazsa olmazı olacaktır. İrili   ufaklı mumlar da sıcaklığı yakalamak   için en etkili unsurlar. Loş ışıkta lacivert   tonlarının hakim olduğu yemek odamda,   koyu renk Amerikan servislerinin   eşlikçileri, vintage şamdanlarımın   üstündeki koyu yeşil mumlarım olurdu.   Bunlarla beraber gri renkli tabaklarım   ve gümüş, kristal bardaklarım yer alırdı.   Ve tabii ki her zaman olduğu gibi taze   çiçekler...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/30/ert4895-30062025ccd2bb59.jpg"/><p><b>Bu masa etrafında kimleri toplamayı   hayal edersin?</b></p><p>Yakın dostlar, paylaşacak hikayesi olan   insanlar...</p><p><b>Yeni yaşımızı kutlarken sana da   sormak isteriz, kutlama senin için   nasıl bir ritüel?</b></p><p>Samimiyetin, estetik ve görüntüden daha   kıymetli olduğu anlar... </p><p>Fotoğraflar: Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/ceylan-perahyadan-sofralara-ruh-katan-dokunuslar-1085319</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/30/ceylan-perahyadan-sofrala-176_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085318</guid><pubDate>Mon, 30 Jun 2025 11:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Boğaz'ın Kalbinde Şık Bir Yaz Akşamı]]></title><description><![CDATA[The Peninsula Istanbul'un etkileyici atmosferinde, Saffet Emre Tonguç'un ev sahipliğinde keyifli bir “Yaza Merhaba” daveti gerçekleşti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bogazin-kalbinde-sik-bir-yaz-aksami-1085318</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/30/bogazin-kalbinde-sik-bir--665_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085317</guid><pubDate>Mon, 30 Jun 2025 10:01:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ege Kıyılarında Zamansız Bir Buluşma]]></title><description><![CDATA[Zimmermann'ın 2025 Summer Swim Koleksiyonu, Beymen'in Mandarin Oriental Bodrum'daki pop-up'ıyla Ege sahillerine yazın zarafetini taşıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ege-kiyilarinda-zamansiz-bir-bulusma-1085317</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/30/ege-kiyilarinda-zamansiz--974_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085313</guid><pubDate>Fri, 27 Jun 2025 17:06:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[MINI Türkiye T200 Masters Tenis Turnuvası Kemer Country Club'da Sonlandı]]></title><description><![CDATA[MINI markasının desteğiyle gerçekleşen T200 Masters Tenis Turnuvası, 470 sporcunun katılımıyla dokuz gün boyunca Kemer Country Club'da sporseverlere heyecan dolu anlar yaşattı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/mini-turkiye-t200-masters-tenis-turnuvasi-kemer-country-clubda-sonlandi-1085313</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/27/mini-turkiye-t200-masters-444_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085312</guid><pubDate>Fri, 27 Jun 2025 16:54:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Esma Dereboy ile Zamana Dokunan Sofralar]]></title><description><![CDATA[İşlevsel ve estetik formları aynı dilde buluşturan Esma Dereboy ile yaşamı bütünüyle ele alıyoruz. Tasarımlarıyla kurduğu sofranın etrafında bir araya gelirken dingin enerjisinin etkisine kapılıyoruz. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Sadece fondan ibaret sandığımız   mekanların aslında detaylarla nasıl   yeni bir dile dönüşebileceğine şahitlik   ettiğimiz bir andayız. Esma Dereboy'un   Four Seasons Hotel Bosphorus'un eşsiz   manzarasında, tasarımlarıyla kurduğu   zarif sofrayı bu dile ait bir cümle gibi   okumak mümkün. Hem de etrafında   toplanan herkesi huzur, akış ve bağlam   üzerinden konuşturan türden... Zaten Esma   Dereboy'un aynı kendi stil anlayışında   olduğu gibi tasarımlarında da estetik ile   kullanım eşdeğer bir öneme sahip. 2008   yılından beri sıradan toprağı ellerinde   zamansız bir forma dönüştürürken;   modern minimalizmle geleneksel   dokunuşları ustaca harmanlıyor. Biz de   kendi tasarımlarıyla hazırladığı sofranın   etrafında toplanırken stilden tasarıma   uzanan yaşamının her köşesini irdeliyoruz.</p><p><b>Çamurla kurduğunuz ilişki ilk günden   beri hem teknik hem duygusal bir   yolculuk olsa gerek. Bugün hâlâ sizi bu   alanda en çok heyecanlandıran şey ne?</b></p><p>Beni hâlâ en çok heyecanlandıran şey,   yeni bir ürünün fikir aşamasından itibaren   başlayan yaratım süreci... Bir formun, bir   dokunun ya da bir hikâyenin zihnimde   belirmesiyle birlikte tasarlama, geliştirme,   deneme ve üretme aşamaları... Hele ki bir   tasarım, hayal ettiğim gibi ürüne dönüşüp   bir de başkasının hayatında anlam   buluyorsa; işte o an, bu yolculuğun en   kıymetli karşılığı oluyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/27/ert3538shoplukare-27062025f25609e3.jpg"/><p><b>Evinizdeki ve sofranızdaki dokuyla renk   tercihleriyle ürünleriniz arasında bağı   nasıl dengeliyorsunuz? Satın aldığınız   dekorasyon ürünlerinde bu noktada   dikkat önceliğiniz nedir?</b></p><p>Doğal dokular ve sakin renk paletleri   benim için bir zemin oluşturuyor. Kendi   ürettiğim parçaların evimde birer "oyuncu"   gibi rol almasını seviyorum. Alışverişte ise   gözüm hep malzemede ve el işçiliğinde.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/27/ert3684shoplukare2-2706202513d544a0.jpg"/><p><b>Günümüzde tasarım dünyası da hızlı   tüketime maruz kalıyor. Siz bu hıza   karşı nasıl bir üretim ve düşünce ritmi   kuruyorsunuz? Yavaşlamak sizin için   ne ifade ediyor?</b></p><p>Ritmi sanırım biraz daha zamansız   parçalar üreterek yakalıyorum. Yavaşlık   benim için sadece üretim süreci için   bir duruş. Seramik, doğası gereği hızla   bağdaşmıyor. Kilin kurumasını beklemek   ve fırından çıkan sonucu sabırla görmek,   sürecin bir parçası. Bu ritmi korumak hem   üretimime hem de hayata bakışıma   denge getiriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/27/ert3528shoplukare-270620257bbd6d3c.jpg"/><p><b>"Origins İstanbul Koleksiyonu"nda   tarihsel dokularla çağdaş yorumlar iç   içe geçiyor. Bu koleksiyonun evinizdeki   varlığını nasıl tanımlarsınız? Sizce   yaşanabilir bir alan ile kültürel hafıza   arasında nasıl bir ilişki kurulmalı?</b></p><p>"Origins İstanbul Koleksiyonu"nda şehrin   yüzyıllardır süregelen çok katmanlı yapısını   ve kültürel mirasını çağdaş bir bakış   açısıyla yorumladım. Organik hatların   modern dokular ve geleneksel izlerle   buluştuğu koleksiyonun her detayında;   Boğaz'ın zarafetini, Tarihi Yarımada'nın   hafızasını ve İstanbul'un geçmişle geleceği   aynı potada eritmek önceliğim oldu. Bu   koleksiyonla kente adanmış şiirsel bir   anlatı sunmak istedim. "Origins İstanbul"u   evimde bir temel gibi görüyorum. Orada   geçmişe saygı, bugüne ait bir ifade dili   ve zamansızlık var. Yaşanabilir alanlarla   kültürel hafıza arasında kurduğum bağ   da tam olarak bu: kökleri olan ama   esneyebilen bir yaşam biçimi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/27/ert3742shoplukare-27062025025df043.jpg"/><p><b>Bu yıl evinize kattığınız en şaşırtıcı   parçanın hikâyesini merak ediyoruz...</b></p><p>Japonya seyahatimde birçok mini   dükkândan, yelpaze yapılması için   üretilmiş desenli kağıtlar topladım. Onları   bir duvar için enstale etmeyi planlıyorum.   Şaşırtıcı diyemem ama benim için heyecan   verici olduğu kesin.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/27/ert3684shoplukare2-2706202513d544a0.jpg"/><p><b>Ondina Koleksiyonu'nda suyun dalgası,   akışkanlık ve doğallık ön planda. Bu   koleksiyon sizin için sadece görsel   değil, neredeyse meditatif bir ifade gibi.   Ondina'nın temsil ettiği hissi nasıl   tarif edersiniz?</b></p><p>Ondina, bir taşın suya temas anında   yarattığı ilk halkadan yola çıkarak,   akışkan formu ve yalınlığı birleştiriyor. Su   zaten benim için çok derin bir metafor:   temizleyen, dönüştüren, taşıyan. Ondina   da bu hissi gündelik hayata taşımak için   tasarlandı. Görsel bir hafiflik kadar zihinsel   bir akış hissi de taşıyor. Koleksiyondaki her   parça, özenli sofralarda doğayla kurulan   bağa sessizce eşlik ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/27/ert3496shoplukare-270620258ac8523c.jpg"/><p><b>Sizce bir insanın zevkleri, hayatının   hangi döneminde netleşmeye başlar?   Kendi stilinizin oturduğunu fark ettiğiniz   belirgin bir kırılma anı oldu mu?</b></p><p>İnsan gelişen ve değişen bir varlık.   Şu anda en üst versiyonumu yaşıyorum   gibi hissediyorum ama bu soruyu aynı   şekilde gelecek sene de sorarsanız,   yine "şu anda" derim. Kırılma noktasına   değinecek olursak; herhalde 30'larımın   başıydı diyebilirim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/27/ert3493shoplukare-27062025650ce758.jpg"/><p><b>Evinizi dekore ederken benimsediğiniz   bir felsefe var mı? Örneğin, fazlalıkları   eleyen mi olursunuz, yoksa her detayda   bir hikâye arayan mı?</b></p><p>Her detayda bir hikâye arayanlardanım.   Ruhsuz olan hiçbir şey beni cezbetmiyor.   Objelerin, renklerin, kumaşların, hatta   boşlukların bile bir anlamı olması   gerektiğine inanıyorum. Bu yüzden   zamana yayılan, katmanlı bir dekorasyon   dili benimsiyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/27/ert3516shoplukare-2706202541771127.jpg"/><p><b>Peki son olarak sizce bir evi "yuva"   yapan nedir?</b></p><p>Yuva, aidiyetin ve rahatlığın aynı anda var   olduğu yer. Biraz ses, biraz da sessizlik. Her   şeyin mükemmel olmasına gerek yok ama   her şeyin "senin" olması gerekiyor. Kokusu,   ışığı, objeleri... Hepsi senin bir parçansa   orası ev değil, yuvadır.</p><p><b>Fotoğraflar:</b> Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/esma-dereboy-ile-zamana-dokunan-sofralar-1085312</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/27/esma-dereboy-ile-zamana-d-503_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085299</guid><pubDate>Thu, 26 Jun 2025 12:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kelly Rutherford'un Duygularla Harmanladığı Yolculuk]]></title><description><![CDATA[Veronique Gabai ile yaptığı iş birliği ile Kelly Rutherford, parfüm dünyasının yeni kodlarını veriyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Bazı kokular bir parfümden çok daha   ötesini vadediyor. Duyuları harekete   geçiren parfümler, unutulmayan   anıların koku yoluyla bir ifadesi   olurken bir yaşam felsefesi de sunuyor.   Parfüm tasarımcısı Veronique Gabai'nin   vizyonuyla hayat bulan Veronique Gabai   markası da işte böyle bir felsefenin   yansıması. Fransız Rivierası'nın büyüsünden   ilham alan bir yaşam tarzını temsil ederken   Fransız estetiğini, doğallığını ve zarafetini,   modern lüks anlayışıyla harmanlıyor.   Veronique Gabai, Akdeniz kültürünü   yalnızca kökenlerinde değil, ruhunun   en derininde taşıyor. Sanata, güzelliğe,   doğaya ve estetik anlayışına duyduğu   tutku; onu kozmetik sektöründe yıllar   süren üst düzey yöneticilik yolculuğundan   sonra kendi markasını yaratmaya ve   global güzellik endüstrisinin en yaratıcı ve   stratejik liderlerinden biri haline getirmiş.   Veronique Gabai'nin "parfümlerimin son   bileşeni sizin cildinizdir" sözü, markanın   kişiselleştirme anlayışını mükemmel şekilde   yansıtırken Kelly Rutherford da bu dünyanın   başka bir parçası oluyor. "Veronique'i   yıllardır tanıyorum ve ona büyük hayranlık   duyuyorum. Onunla çalışmak büyük bir   keyif. Kendi markasını kurmuş olması beni   çok mutlu ediyor; ortaya koyduğu şey   gerçekten harika" derken şimdi Türkiye'de   olan Veronique Gabai'nin güneşin ışıltısını   taşıyan koleksiyonundan ilhamla, ALEM'e   kendi özel parfüm dünyasını anlatıyor.</p><p><b>Parfüm sadece bir koku değil, aynı   zamanda kişiliğimizin bir yansıması.   Sizin için parfüm ne ifade ediyor?</b></p><p>Benim için parfüm, gerçekten yaklaşmadan fark edilemeyecek kadar özel olmalı.   Çok kişisel bir şey aslında; üzerinizde   taşımaktan keyif aldığınız, size ait bir   imza gibi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/26/buonemlveroniquegaba-26062025527912cb.jpg"/><font size="2"><i>Veronique Gabai, Kelly Rutherford</i></font><p></p><p><b>Kendi stilinize tam anlamıyla   uyan bir parfümü seçerken hangi   özellikler sizin için belirleyici   oluyor?</b></p><p>Kalite benim için her zaman en önemli   kriter. Doğadan ilham alan, içinde   tanıdık ama etkileyici notalar barındıran   kokulara yöneliyorum. Doğanın   güzelliğini çağrıştıran her şey beni   cezbediyor.</p><p><b>Veronique Gabai ile yaptığınız iş   birliği büyük ilgi gördü. Bu ilham   verici birliktelik nasıl başladı?   Neden bu kadar uyumlu bir eşleşme   oldu sizce?</b></p><p>Veronique'i yıllardır tanıyorum ve ona   büyük hayranlık duyuyorum. Tanıdığım   en ilham verici insanlardan biri.   Kaliteye verdiği önem, zarafeti, iş zekâsı   gerçekten etkileyici. Yıllardır sektörün en   çok danışılan isimlerinden biri olması   boşuna değil. Onunla çalışmak büyük bir   keyif. Kendi markasını kurmuş olması beni   çok mutlu ediyor; ortaya koyduğu şey   gerçekten harika.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/26/veroniquegabaiweb895-2606202557c84fd3.jpg"/><p><b>Veronique Gabai'nin parfümleri,   Akdeniz ruhunu ve zarif bir sadeliği   yansıtıyor. Sizi en çok etkileyen   kokusu hangisi oldu?</b></p><p>Hepsine bayılıyorum; notalar harika.   Ama özellikle gül kokularına karşı zaafım   var. Noire de Mai ve Ready for Rosé   içindeki o zarif gül notaları beni çok   etkiliyor.</p><p><b>Veronique Gabai markası kısa   süre önce Türkiye'de de satışa   sunuldu. Siz de burada güçlü bir   hayran kitlesine sahipsiniz. Türk   parfümseverlerin ilgisi size kendinizi   nasıl hissettirdi?</b></p><p>Türkiye'yi çok seviyorum. İnsanları,   mimarisi, mutfağı... Gerçekten çok güzel   bir ülke. Üstelik çok yakın dostlarım   da var Türkiye'den. Böylesine içten bir   karşılamayla karşılaşmak harika.</p><p><b>Sizi ve parfüm yolculuğunuzu   bu kadar içten sahiplenen Türk   hayranlarınıza nasıl bir mesaj   iletmek istersiniz?</b></p><p>Çok teşekkür ederim! Sevdiğiniz ve   tutkuyla yaptığınız bir şeyi paylaşmak   gerçekten büyük mutluluk. Başkalarının   da Veronique'in parfümleriyle tanışmış   olması beni ayrıca sevindiriyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/26/veroniquegabaiweb016-260620252b020031.jpg"/><h2>Fransız Rivierası Ruhu</h2><p>Veronique Gabai imza parfüm   koleksiyondaki tüm parfümler   birbirinden farklı olsa da,   Veronique'in imzası niteliğindeki koku   çizgisi hepsinde kendini hissettiriyor.   Markanın ödüllü signature   parfümleri arasında gül notalarıyla   derin bir romantizm yansıtan Noire   de Mai, egzotik çiçekler ve baharat   notalarıyla Akdeniz'in ötesine   götüren Souvenirs de Tunuisie ve   2025 yılının en iyi Indie parfüm   ödülünü alan Delices de Bois öne   çıkıyor. Le Point G ve Sur la Plage da   yine imza parfüm koleksiyonunun   öne çıkanları arasında. Gül suyu ile   zenginleştirilmiş Eau du Jour ve Eau   de la Nuit ile parfümlendirilmiş vücut   losyonları hızla emilen, nemlendirici   yapısı ile cilde ışıltı katarken   parfümünüzü kişiselleştirmenize de   yardımcı oluyor. Veronique Gabai'nin   Fransız Rivierası'nın ruhunu taşıdığı   kokuları sadece seçili Beymen   mağazalarında ve www.beymen.  com.tr'de satılıyor.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/kelly-rutherfordun-duygularla-harmanladigi-yolculuk-1085299</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/26/kokularla-yazilan-bir-yas-243_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085298</guid><pubDate>Thu, 26 Jun 2025 11:50:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kurumsal Deneyimini Yaratıcılıkla Harmanlıyor: Evin Tümay]]></title><description><![CDATA[Kurumsal hayattaki başarılı kariyerini zarafetle harmanlayarak kendi markasını yaratma yolculuğuna çıkan Evin Tümay ile ilham veren bir sohbette buluştuk. Tümay; güçlü duruşu, yaratıcı vizyonu ve stil sahibi yaklaşımıyla, bizi hem duygusu hem estetiği yüksek bir tasarım dünyasına davet ediyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kurumsal dünyada geçen yılların   ardından cesaretini yaratıcılığıyla   birleştirerek yeni bir yola çıkan   Evin Tümay, güçlü kariyer   geçmişini özgün bir mücevher markasıyla   taçlandırmaya hazırlanıyor. Mimar Sinan   Üniversitesi'nden gelen tasarım duyarlılığını,   finans ve danışmanlık alanlarındaki   tecrübeleriyle harmanlayan Tümay,   estetik ve hikayesi olan parçalar yaratmak   üzere yola çıkıyor. Köklerine ve yaşadığı   toprakların kültürel zenginliğine derin   bir bağlılık duyan, stil sahibi, yenilikçi ve   zamansız tasarımların izini süren Tümay   ile iş hayatından stil tercihlerine, seyahat   tutkusundan mücevherin duygusal   dünyasına uzanan derin bir sohbete daldık.</p><p><b>Sizi kurumsal hayatta görev aldığınız   başarılı kariyerinizle tanıyoruz.   Evin Tümay olarak iş hayatında sizi   tanımlayan üç kelime ne olurdu?</b></p><p>Kendi kelimelerimden ziyade iş ilişkisi   içerisinde olduğum kişilerin benim için   kullandığı kelimelere yer vermek daha   doğru olabilir; güvenilir, cesur, yenilikçi.   Kurumsal kariyerimin büyük bir kısmı hem   sektör hem de danışmanlık tarafı olmak   üzere bankacılık ve finans sektöründe geçti.   Dolayısıyla bu kelimeler, duyduğum zaman   beni mutlu eden tanımlar.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/26/ert4225shoplukare-2606202565a672e9.jpg"/><p><b>Bir mücevher markasından yola   çıkarak girişimcilik planlarınızın   olduğunu biliyoruz. Bu markanın ilham   kaynağı neler?</b></p><p>Öncelikle üzerinde yaşadığımız toprakların   kültürel ve tarihi zenginlikleri, sonrasında   bu perspektifte köklerimden gelen etkiler   ilham kaynağım oldu. Kültürel değerlerimize   sahip çıkmak, bilinirliklerini artırmak ve   gelecek nesillere aktarabilmek ise en büyük   motivasyonum.</p><p><b>Kurumsal yaşamla yaratıcı süreçler   arasında nasıl bir denge kurdunuz?</b></p><p>Yaratıcı süreçlere aşinalığım kurumsal   yaşamımın öncesinde başlıyor aslında.   Mimar Sinan Üniversitesi mezunuyum. Farklı   formatlar ve ölçeklerde tasarım dersleri   aldım. Renk, doku, materyal hayatın her   alanında benim için bir hassasiyet oldu.   Master'ımı da yine tasarım odaklı bir   branşta yaptım. Kurumsal hayatın bana   katkısı ise daha çok iş kurma, iş yönetme   ve strateji tarafında oldu. Hem eğitimim   hem de kurumsal hayattaki deneyimlerim,   konuları ve sorunları her durumda farklı   bir perspektif ile ele alabilme, göz önünde   olmayanı görebilme ve anlatılmayanı   sezebilme kabiliyetimi çok geliştirdi. Aynı   şekilde dışavurum açısından da hep farklı   düşünmeye itti beni. Tüm bu geçmişim,   düşünce şeklimi zenginleştirdiği gibi aynı   zamanda tasarımlarımı ortaya koyma   konusunda da beni cesaretlendirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/26/ert4142shoplukare-26062025c90b1196.jpg"/><p><b>Tasarımlarınızda hangi malzemeleri ve   sembolleri ön planda tutuyorsunuz?</b></p><p>Tasarımlarım mücevherseverlerle sene   sonuna doğru buluşacak. Altın, pırlanta   ve renkli taşlar olacak. Yarı değerli taşlara   da yer vereceğim, aslında bu kategorideki   taşlara yarı değerli denmesi bana   biraz haksızlık gibi de gelse de yerleşik   ifade olduğu için ben de bu şekilde dile   getiriyorum. Her bir parçanın mutlaka   özgün bir hikayesi olacak.</p><p><b>Lüks, zamansızlık, sürdürülebilirlik...  Hangileri size daha yakın?</b></p><p>Konumlanma, lüks anlayışımla paralel   olacak. Benim anlayışım eleganlık,   sofistikasyon ve özgünlük odaklı. "En iyisi   en pahalısıdır" bakış açısında değilim.   Markam zarafetten ve zamansızlıktan   beslenecek. Klasik anlayıştaki aşina   olunan mücevherlerden çok, takıldığında   kıyafete farklı bir anlam ve şıklık katacak,   kullananların modunu yükseltecek   parçalar olacak. Sürdürülebilirlik ise   üretim aşamasından tanıtım aktivitelerine   kadar her adımda önemli bir boyut. Bazı   parçalar birden farklı şekilde ve formatta   kullanılabilecek. "Fashion item" veya   eskiyecek ürünlerden ziyade, anlamıyla   birlikte sonraki kuşaklara da aktarılabilecek   parçalar olmasını hedefliyorum. Şimdilik bu   kadar detaya girebiliyorum, dahası ürünler   ilgililerle buluştuğu zamana sürpriz olsun.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/26/ert4233shoplukare-26062025447339fd.jpg"/><p><b>Kurumsal hayatın içinden gelen   biri olarak bir markayı sıfırdan   kurmanın en büyük sürprizi ne oldu?</b></p><p>Bunu mesleğimin danışmanlık boyutu ile   cevaplayabilirim, çünkü hem ironik hem   de keyifli bir durum var. Kurumsal hayatta   danışmanlık tarafında kişilere/ekiplere   neyi nasıl yapmaları gerektiği konusunda   tavsiyeler veren kişi oldum. Şimdi bu konuda   bana tavsiye veren biri olmadan, kendi   başıma üreten taraftayım. En heyecan verici   kısmı da potansiyelimi keşfetmek ve bir şey   yaratabileceğimi görmek oldu.</p><p><b>Stiliniz de yakın markajımızda. Siz   kendi stilinizi nasıl tanımlıyorsunuz?</b></p><p>Spor giyimde tamamen sneaker, jean   ve sweatshirt rahatlığını tercih ediyorum.   Son derece casual ve neredeyse sıfır   makyaj... İş kıyafetlerimde pantolonlar,   yumuşak ceketler ve rahat ayakkabılar   daha çok ön planda, çünkü trafikte   zaman kaybetmek yerine sıklıkla metro   kullanıyorum ve bazen çalışma saatlerim   uzun oluyor. Sosyal hayat ve davetlerde   genellikle elbise veya etek-bluz kombinleri   tercih ediyorum, feminen detaylar   olmasını seviyorum. Topuklu ayakkabılar   vazgeçilmezim. Hatta genellikle önce   hangi ayakkabıyı giyeceğime karar verip   kombini ona göre belirliyorum. İçinde   rahat olmadığım hiçbir kıyafette ve   ayakkabıda kendimi şık hissetmediğim   için seçimlerimi o açıdan çok dikkatli   yapıyorum. Aksesuar olarak da daha çok   küpe ve kemer üzerinde dururum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/26/ert4218shoplukare-260620257dcf969e.jpg"/><p><b>Moda ile ilişkiniz sezgisel mi   yoksa planlı mı?</b></p><p>Ön planda kendi klasik anlayışım   var. Trendlerden her zaman için   haberdarımdır. Bana yakışacağını   düşündüğüm parçalar olduğunda stilime   yansıtırım, ki bu aslında çok sık olmaz.   Bir seyahat, davet, önemli bir toplantı   olduğunda ise mutlaka kombinimi çok   öncesinde hazır ederim. Bu perspektifle   de çoğunlukla ihtiyaçtan ziyade stilime   uygun güzel parçalara rastladığımda   alışveriş yaparım; aramakla bulunmuyor   çoğu zaman.</p><p><b>Mücevher sizce bir stil tamamlayıcısı   mı, sizin için nasıl bir anlamı var?</b></p><p>Şıklıkta fark yaratan asıl kısım mücevher   bence. Takan kişinin zevki ve gustosu ile   ilgili de bir gösterge. Mücevheri yalnızca   takmak değil, izlemek, sohbetini yapmak   bile bana iyi geliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/26/ert4026shoplukare-26062025f8fb35c3.jpg"/><p><b>Takip ettiğiniz Türk ya da uluslararası   tasarımcılar kimler?</b></p><p>Giyimde Balmain, D&amp;G, Valentino,   McQueen favorilerim. David Koma'yı da   takip ediyorum ancak bana eskisi kadar   hitap etmiyor. Ayakkabıda Louboutin,   Rene Caovilla ve Aquazzura ilk üçüm.   Mücevherde David Morris, David Yurman,   Chopard, Baumer, Garrard, Cartier   ve Bulgari en ilgiyle takip ettiklerim.   Türk tasarımcılardan Bee Goddess   ve Melis Göral'ı beğeniyorum. Henüz   isim yapmamış, potansiyeli olduğunu   düşündüğüm yerli marka ve tasarımcıları   da izliyorum. Ayrıca Begüm Khan'ın   parçalarını da çok beğeniyor ve alıyorum.</p><p><b>Sizin için "vazgeçilmez" dediğiniz üç   gardırop parçası nedir?</b></p><p>Siyah elbiselerim, bodysuit'lerim ve   Louboutin ayakkabılarım.</p><p><b>Bu yaz için belirlediğiniz rotalar   var mı? Tatil planlarınızı sizden   dinleyebilir miyiz?</b></p><p>Bizim tercih ettiğimiz deniz-güneş tatil   destinasyonu Antalya. Dolayısıyla geçen   yıllardaki gibi bir kez yaz başında bir   kez de yaz sonunda ailece Antalya'ya   gideceğiz. Eşimle birlikte Bodrum ve   Çeşme "long weekend" programlarımız   olacak. Eylül başında ailece Edinburgh   seyahatimiz var. Coğrafyası ve havası   çok güzel. Ekim'de de eşimle New York   planımız var.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/26/ert4211shoplukare-26062025ba17412e.jpg"/><p><b>Seyahatlerinizde daha çok ne   ararsınız; keşif, huzur, ilham, lezzet?</b></p><p>En başta keşif geliyor. Dolayısıyla şehir   tatilleri benim için her zaman denizgüneş tatillerinden önce geliyor. Yeni   gittiğim şehirlerde de klişe turistik   deneyimlerdense, lokal keşifler   yapabildiğim zaman çok mutlu oluyorum.   Huzur tabii ki olmazsa olmaz. O nedenle   olabildiğince planlamaları gideceğim   destinasyonların off-season'ına göre   yapıyorum. Sonrasında ilham geliyor,   lezzet ise en son. Tabii ki güzel yemek de   bir keyif ama öncelik değil.</p><p><b>Şimdiye kadar sizi en çok etkileyen   seyahat destinasyonu hangisiydi?</b></p><p>Ürdün seyahati beni çok etkiledi. Vizesiz   ve kısa sayılabilecek bir uçuş mesafesinde   bambaşka bir gezegene gitmiş gibi   hissettim. Muazzam bir tarih var; Vadi   Rum'da safari ve yıldızları seyretmek,   Petra'yı yürümek, ölü deniz, kızıl deniz.   Rüya alemi gibiydi. Ekonomi açısından   da enteresan, mesela Ürdün dinarının   dolardan ve euro'dan daha değerli   olduğunu öğrendiğimde şaşırmış ve   ayrıca çok da etkilenmiştim.</p><p><b>Seyahatlerinizden ilhamla   tasarımlarınıza yansıyan özel bir   anınız oldu mu?</b></p><p>Aslında iş fikirim bir seyahat sırasında   ortaya çıktı. Geçmişte de tasarımlarım   olmuştu ama daha çok kendim kullanmak   için. Beni bu konuda cesaretlendiren   arkadaşlarım da oldu ama bir iş   fikri olarak düşünmemiştim hiç. Bu yıl   yaptığımız şampanya bölgesi seyahati   sırasında gezdiğimiz yerler; malikaneler,   mahzenler ve sanat eserleri bana   cesaretin bir adım ötesine geçerek ilham   vermiş oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/26/ert4256shoplukare-26062025ffdca9a1.jpg"/><p><b>Sizi günlük hayatta en çok besleyen   şeyler neler?</b></p><p>Ailemle dingin, sakin ve telaşsız zaman   geçirmek beni en çok besleyen ve   mutlu eden şey. Eşim ve oğlumla   sohbet etmek müthiş keyif veriyor bana.   Oğlum ile birlikte ben de geliştiğimi   hissediyorum; sabır, hoşgörü, sevgi gibi   duyguları evlat sahibi olduktan sonra   daha yoğun yaşamaya başladım. Eşim   hem sevgilim hem en iyi arkadaşım. Hiç   vazgeçmediğimiz "date night"larımızdan,   günlük hayatımı onunla paylaşmaktan,   karşılıklı fikir alışverişinde bulunmaktan ve   birlikte dedikodu yapmaktan müthiş keyif   alıyorum. Bireysel olarak bana en iyi gelen   şey ise dans etmek. Uzun yıllardır tango ve   salsa yapıyorum. Benim için hem bedensel   hem de ruhsal terapi aynı zamanda.</p><p><b>Boş zamanlarınızda sizi en çok   mutlu eden rutinleriniz neler?</b></p><p>"Me time" yapmayı çok severim.   Nişantaşı'nda oturuyoruz. Günün   herhangi bir zaman diliminde tek   başıma kahve içmek, kendime bir öğlen   yemeği ısmarlamak, o esnada tüm   bağlantılarımla ilişkimi kesip dış dünyayı   izlemek beni dinlendiriyor. Yakın zamanda   boks yapmaya başladım ve çok sevdim.   Tempom elverdikçe haftada iki gün boks   antrenmanı, bir gün de pilates yapmaya   gayret ediyorum. Bu arada dünyada neler   olup bittiğini de takip etmeye çalışıyorum   bir yandan; politika, ekonomi, teknoloji,   moda, yaşam...</p><p><b>Fotoğraflar: </b>Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/kurumsal-deneyimini-yaraticilikla-harmanliyor-evin-tumay-1085298</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/26/kurumsal-deneyimini-yarat-469_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085297</guid><pubDate>Thu, 26 Jun 2025 11:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Stilin Kalbine Yolculuk: Selma Çilek Çiftçi]]></title><description><![CDATA[Stile bütüncül yaklaşımı yeniden kazandırma yolculuğunda Selma Çilek Çiftçi'nin dünyasına konuk oluyoruz. Yaşam ve moda arasındaki ince çizginin sınırlarını birlikte silikleştiriyoruz]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Bir tasarımcıyı yalnızca çizdiği   silüetler, seçtiği kumaşlar ya   da sunduğu koleksiyonlarla   tanımlamak eksik kalır.   Çünkü gerçek stil kodlarını, yaşama   biçiminin frekansları oluşturuyor.   Selma Çilek Çiftçi'nin dünyasındaysa   stil, giyinmenin ötesinde düşünmek,   hissetmek ve zamanı yavaşlatabilmek   anlamına geliyor. Kendi ritminde   kalan, modanın hızlı dünyasına karşı   iç sesini dinleyen biri o. Milano'da   şekillenen estetik duyarlılığı,   İstanbul'da köklenen zarafetiyle   birleşince de ortaya zamansız ama   güncel, sade ama etkileyici bir   moda dili çıkıyor. Her sezon, yeni bir   duyguyu giysiyle anlatma isteği onu   heyecanlandırmaya devam ederken   tasarımları sadece şıklık değil, aynı   zamanda bir hayat hissi sunuyor. Biz   de onun gardırobunun yanı sıra yaşam   alanlarını, düşünce biçimini ve ilham   kaynaklarını da irdeliyoruz. Kendisi   hem duruşu hem de yaşamındaki her   detayla sadeliğin, işlevselliğin ve kişisel   duyarlılığın birleştiği noktada gerçek   stilin nasıl var olduğunu gösteriyor.   Audrey Hepburn'ün zarafetinden   60'ların mimarisine, evdeki bir sabah   kahvesinden swarovski detaylı bir jean'e   uzanan anlatılarla, bir tasarımcının   hem iç dünyasına hem de estetik   pusulasına birlikte bakıyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/26/ert3140shoplukare-26062025969e2909.jpg"/><p><b>Zevklerimiz mesleğimize dönüşünce   zamanla ilk günkü heyecanı arayış da   bir o kadar artabiliyor. Peki modada   ve tasarım kariyerinizde sizi hâlâ   heyecanlandıran şey nedir?</b></p><p>Modada beni en çok heyecanlandıran şey,   her koleksiyonla birlikte kendimi yeniden   keşfetme süreci. Her sezon, farklı bir   hikaye anlatma ve kadınların hayatlarına   dokunma fırsatı sunuyor. Sürekli yenilenme   ve dönüşüm hali, tasarım sürecini benim   için vazgeçilmez kılıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/26/ert3146shoplukare-26062025b3a4a5d2.jpg"/><p><b>Zamansızlık, koleksiyonlarınızda   sıkça vurguladığınız bir değer. Sizce   bir kıyafeti tam anlamıyla "zamansız"   kılan detaylar neler?</b></p><p>Zamansızlık, sadelik ve işlevselliğin   birleşiminden doğar. Koleksiyonlarımda,   kaliteli kumaşlar ve özenli işçilikle   desteklenen sade tasarımlar yaratmaya   özen gösteriyorum. Bu yaklaşım, parçaların   yıllar boyu değerini korumasını ve   insanların yıllar boyu severek bıkmadan   kullanmalarını sağlıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/26/ert3060shoplukare-2606202516b825d3.jpg"/><p><b>Tasarımlarınızda fonksiyonellik   kadar duyguların da önemli bir yer   tuttuğunu biliyoruz. Sizce bir giysinin   "duygusu" nasıl yaratılır?</b></p><p>Bir giysinin duygusu, tasarımcının o anki   ruh haliyle başlar. Kumaş ve kesim, bu   duygunun dışavurum araçlarıdır. Benim için   her parça, bir hissiyatın somutlaşmış halidir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/26/ert3123-2606202557386d9d.jpg"/><p><b>Moda endüstrisi günümüzde çok hızlı   tüketilen bir düzleme dönüştü. Siz   bu hıza yetişmek veya yavaşlatmak   adına nasıl bir denge kuruyorsunuz?   Dengelemek için ilham kaynaklarınız   var mı?</b></p><p>Moda dünyasının hızlı temposuna rağmen,   ben kendi ritmimi korumaya çalışıyorum.   Doğadan, sanattan ve günlük yaşamdan   ilham alarak, sürdürülebilir ve anlamlı   tasarımlar yaratmaya odaklanıyorum.   Fast fashion'ı kovalamak yerine ben her   zamanki gibi senede dört koleksiyon   hazırlayarak sezonları yakalamaya   çalışıyorum. Ve sevilen, beğenilen ürünleri   sezonlarca hatta yıllarca tekrar tekrar   üretip satışa sunuyorum; zamansızlığı   yakalayıp bu hızlı tüketilen moda algısını   yavaşlatmak için.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/27/ert2971shoplukare-27062025d329f051.jpg"/><p><b>Bu yıl gardırobunuza katılan en   şaşırtıcı parça neydi? Sizi bile şaşırtan   bir seçim yaptıysanız, hikâyesini   merak ediyoruz...</b></p><p>Bu yıl gardırobuma katılan en şaşırtıcı   parça, tamamen swarovski kaplı jean   pantolon ve yine aynı şekilde onun   jean ceketi oldu. Normalde daha sade   tasarımlar tercih ederim, ancak bu   parçaları çok farklı buldum ve bana enerji   verdi, stilime farklı bir dokunuş kattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/26/ert3111shoplukare-26062025b029d534.jpg"/><p><b>Evinizin içinde sizin için zamanın   durduğu ve düşüncelerinizle baş başa   kaldığınız bir köşe var mı?</b></p><p>Evimdeki en özel köşe, sabah kahvemi   içtiğim, çocuklarla birlikte kahvaltı ettiğimiz   alt katımız. Evin en alt katı çocukların hem   oyun alanı hem bizim yaşam alanımız.   Evdeki zamanımızın çoğunu geçirdiğimiz,   ailecek en mutlu anlarımızı paylaştığımız   yer orası. Çocukların sesleri, birlikte   dinlediğimiz şarkılar, birlikte izlediğimiz   filmler her şey o odada olduğu için benim   için adeta terapi gibi.</span></p><p><b>Her insanın estetik hafızasında bir   arketip saklıdır; bir dönem, bir mimari   stil, bir film sahnesi... Sizi biçimsel   olarak etkileyen böyle bir imge varsa   bu hangisiydi?</b></span></p><p>Estetik hafızamda, 1960'ların minimalist   mimarisi ve Audrey Hepburn'ün   zarafeti önemli yer tutuyor. Bu unsurlar,   tasarımlarımda sade ama etkileyici   detaylar olarak kendini gösteriyor.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/26/ert3110shoplukare-26062025ae6fcc07.jpg"/><p><b>Yaşam alanınızı düzenlerken stilinizi   yasladığınız bir felsefe var mı?</b></span></p><p>Yaşam alanımda da gardırobumda   olduğu gibi "az ama öz" felsefesini   benimsiyorum. Her obje ve detayın bir   anlamı olmalı; gereksiz kalabalıktan her   zaman kaçınırım. Çok yoğun çalıştığım   için açıkçası evin düzenini değiştirmeye   pek vakit bulamıyorum, ara ara aklıma   bazı fikirler geliyor fakat gerçekten bir   türlü hayata geçiremiyorum. Fazlalıkları   çıkarmaktan ziyade eksikleri bile   tamamlayacak   vakit bulamıyorum.</span></p><p><b>Kendinizden ve gözlemlerinizden   yola çıkarsanız sizce birinin zevkleri,   yaşamının hangi döneminde   gerçekten kristalize olur? Kendi   zevklerinizin oturduğunu fark ettiğiniz   bir kırılma anı oldu mu?</b></span></p><p>Zevkler, zamanla ve deneyimle şekillenir.   Benim için bu, Milano'daki eğitim   sürecimde gerçekleşti. Farklı kültürler   ve estetik anlayışlarla tanışmak, stilimi   ve tasarım yaklaşımımı derinleştirdi.   İstanbul'a taşındığımda ise bu zevkler   biraz daha oturdu. Yıllar geçtikçe tabii   ki değişen zevklerimiz mutlaka oluyor   ama genel anlamda insanın tarzının pek   değişmediğine inanıyorum.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/26/img2724shoplukare-2606202553ed136d.jpg"/><p><b>Ev dizayn sürecini tanımlarsanız;   tüm detayları bir galeri gibi   yerleştirenlerden misiniz, yoksa   yaşanmışlığın izini taşıyan bir   düzen mi tercih ediyorsunuz?</b></span></p><p>Evimi, yaşanmışlıkların izini taşıyan bir alan   olarak görüyorum. Her obje, bir anıyı veya   duyguyu temsil eder. Bu yaklaşım, evime   sıcaklık ve kişilik katıyor. İşim dışında özel   hayatımda ve evimde çok detaycı bir insan   değilim, gözüme güzel görünen bir şey   benim için tamamdır. Üzerine çok fazla   düşünüp kusur aramam.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/27/ert2873shoplukare-27062025abd072dc.jpg"/><p><b>Birini stil sahibi olarak tanımlamanız   için ilk baktığınız noktalar neler olur?</b></span></p><p>Birinin stil sahibi olduğunu, kendine özgü   ve tutarlı bir tarzı olduğunda anlarım.   Kıyafetlerin kişinin karakterini yansıtması   ve özgüvenle taşınması, gerçek stilin   göstergesidir. Zaten stil sahibi olan bir   insanı hemen anlarsınız, tüm trendlerin   peşinden giden, kendine yakışmasa   da yine de giyen insanlar istedikleri   kadar güzel giyinsinler yine de stil sahibi   olmadıklarını çok rahat anlayabilirsiniz.</span></p><p><b>Fotoğraflar: </b>Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/stilin-kalbine-yolculuk-selma-cilek-ciftci-1085297</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/27/stilin-kalbine-yolculuk-s-601_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085295</guid><pubDate>Wed, 25 Jun 2025 17:23:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Semiramis Pekkan'la Zamana Yolculuk]]></title><description><![CDATA[Üç farklı kuşaktan üç ayrı karakter ortak bir duyguda, aynı görsel dilin içinde buluşuyor. “Hayat Tek Bir Çerçeveye Sığar mı?” sergisinin yaratıcısı Mimar Mahmut Anlar'ın özgün fikri Berk Kır'ın objektifiyle çok katmanlı bir figürü mercek altına alıyor. Ve başrolde Semiramis Pekkan!]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İkonik tavrıyla sanat dünyasında her   zaman farklı bir yerde konumladığımız   Semiramis Pekkan, "Oğluma bırakacağım   belki de en gerçek miras bu" diyerek   anlatıyor sergiyi. Bir serginin öznesi olmak   muhakkak bambaşka bir kapı aralıyor   insanın hayatında. Tüm filtrelerinden   sıyrılmış bir Semiramis Pekkan var şimdi   karşımızda. "Her karede başka bir yönümle   tanıştım. İlginç bir şekilde, hem tanıdık   hem de yabancı hissettim" diyor kendisi   de. Bu özgün sergi fikrinin yaratıcısı ise   tasarımcı Mahmut Anlar. Fotoğrafçı Berk   Kır ve Semiramis Pekkan'ı bir araya getiren   de kendisi. Ardından Galeri Siyah Beyaz'ın   ikinci kuşak temsilcisi Sera Sade ile güçlerini   birleştirerek hepimizi bir zaman kapsülüne   davet ediyorlar. GeoGallery ve Galeri   Siyah Beyaz iş birliğiyle 31 Temmuz'a kadar   görülebilecek "Hayat Tek Bir Çerçeveye   Sığar mı?" sergisinin kahramanlarıylayız.</p><h2>Mahmut Anlar</h2><p><b>Sergi fikri doğmasıyla birlikte nasıl bir   hayale kapıldınız?</b></span></p><p>Sergi fikri bana ait. Yaklaşık 1,5 yıl önce   GeoGallery'i açarken, antika ya da eski   çerçeveleri kesip biçip farklı malzemelerle   harmanlayarak tasarladığım çerçeveler   büyük ilgi gördü. İlk seride Paris'ten satın   aldığım David Bowie hologramlarını   kullanmıştım. Yeni serideyse, aklımda   hem bizden bir stil ikonunu hem de bir   Türk fotoğraf sanatçısının eserlerini bu   çerçevelerle buluşturmak vardı. Uzun   süredir takip ettiğim ve eserlerine hayranlık   duyduğum Berk Kır'a bu projeyi anlattım;   o da çok heyecanlandı. Fotoğraflarda   yer alacak Türk ikonunun kim olacağı   konusunda uzun süre düşündüm. Sonra   bir akşam, Bodrum'da sevgili arkadaşım   Semiramis'le yemek yerken bir anda fark   ettim... Bazen en yakındakini göremiyorsun.   O an ona dönüp "Evet, sensin!" dedim ve   projeyi anlattım. O da "varım" deyince, bu   serüvenin ilk adımları atılmış oldu.</span></p><p><b>Mimari bakış açınız ile fotoğraf   sanatını ve Semiramis Pekkan   gibi ikonik bir figürü aynı kurguda   buluşturmak nasıl bir deneyimdi?</b></span></p><p>Açıkçası başlangıçta fotoğraflar önemliydi   ve bu konuyu tamamen Berk'e bıraktım.   Hatta Semiramis'le ilk buluşmalarında   ben yoktum. Ancak ikisi de sonrasında   beni arayıp aralarındaki enerjinin ne   kadar güzel olduğunu anlattığında,   bu üçlünün tamamlandığına inandım.   Farklı jenerasyonlardan geliyor olabiliriz   ama ruhlarımız, dünya görüşümüz ve   vizyonumuz tamamen örtüşüyor. Bu   farklı kuşakların aynı hedefte buluşması,   inanılmaz keyifli bir çalışma ortamı yarattı. </span>Sonuçta, her birinin edisyonu olmayan 10   adet sanat eseri ortaya çıktı.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/hayattekbirereveyesa-25062025aa3dba72.jpg"/><p><b>Bu serginin bir kahramanı daha var,   Siyah Beyaz Galeri'nin ikinci kuşak   temsilcisi Sera Sade ile iş birliği   yaptınız...</b></span></p><p>GeoGallery'i bir tasarım galerisi olarak   açtık; dolayısıyla bir sanat galerisi değiliz.   Böyle bir serginin organizasyonu, bizim   uzmanlık alanımız değil. Ancak galeriyi   açarken, bu tür sergilerin hayalini hep   kurmuştuk. Bu noktada işin ehliyle iş birliği   yapmanın çok daha doğru olacağına   inandık. Sera, Siyah Beyaz Galeri'nin ikinci   kuşak temsilcisi. Ankaralı bir çevrem olduğu   için ailesini yakından tanıyorum. Gerek   vizyonları, gerek temsil ettikleri sanatçılarla   Ankara'da haklı bir ünleri var. Siyah   Beyaz'la iş birliği yapmak bizim için ideal bir   eşleşmeydi ve yollarımız bu vesileyle kesişti.</span></p><p><b>Sanat her zaman görünenden çok   daha fazlasıdır. Bize görünenin   ötesinde ne sunuyorsunuz? Bu üçlü iş   birliği sürecinde sizi en çok şaşırtan   veya besleyen şey neydi?</b></span></p><p>Bu soruyu, tasarladığım çerçevelerin   ardındaki fikirle yanıtlamak isterim. Orada   aslında hayatları anlatmaya çalıştım.   Çünkü bazı kişilikler vardır ki, hayatları   tek bir çerçeveye sığmaz. Semiramis de   onlardan biri. O kadar çok yönlü ki... Berk,   Semiramis'i çok farklı açılardan ele aldı.   Onun gözlerinin arkasındaki derinlikleri   yakaladı. Semiramis de tüm filtrelerini   kaldırarak, kendini Berk'in objektifine teslim   etti. Biz, özetle, birbirimizden beslendik.</span></p><h2>Berk Kır</h2><p><b>Sergi fikri ilk duyduğunuzda sizi nasıl   bir hayale yönlendirdi?</b></span></p><p>Projeye dair ilk sohbetler bende bir sıcaklık   ve merak uyandırdı. Daha en başında,   zihnimde beliren fotoğraflar bugünkü   serginin temelini attı diyebilirim. O yüzden   süreç boyunca hayal ettiğim şeylerden çok   uzaklaşmadım. Kendi halinde ama içten bir   dünyanın peşindeydim. Bu haliyle, ortaya   çıkan işler de hayalini kurduğum şeye   oldukça yaklaştı.</span></p><p><b>Özgün ve farklı işler sanatın   doğasında olsa da ikonik bir isimle   çalışmanın motivasyonu farklı olmalı...</b></span></p><p>Her şeyden önce bu proje hayatıma çok   kıymetli bir insan kazandırdı. Fikir henüz yeni   yeni şekilleniyorken Semiramis Hanım'la bir   kahve içmek üzere buluştuk. O buluşmada   yaptığımız derin ve uzun sohbet, bu işin   mümkün olabileceğine dair ilk gerçek   kıvılcımı yaktı. Onunla kurduğum bağ,   üretim sürecine hem güven hem de içtenlik   kattı. Şükrederim ki motivasyonunu kendi   neşesinden alan biri olarak yaşıyorum   bu dünyada. Bu projeyle birlikte yalnız   olmadığımı, bir şeyleri doğru yaptığımı ve   doğru yerlere temas ettiğimi hissettim. Bu   his, hem işin kendisinde hem de sonrası için   taşıdığım enerjide belirleyici oldu.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/geogallerysergidengr-250620254686c738.jpg"/><p><b>Semiramis Pekkan isminin yanı   sıra sergiyi sizin için değerli kılan   ne? Bu sergi diğer işlerinizden hangi   nitelikleriyle hangi noktada ayrılıyor?</b></span></p><p>Semiramis Pekkan gibi ikonik bir figürle   çalışmak elbette heyecan vericiydi; ama   bu çekimleri benim için esas anlamlı   kılan şey, onunla kurduğumuz diyalog   ve bu diyalogdan doğan açıklık oldu.   Fotoğraflarda sadece Semiramis Pekkan'a   değil, Semiramis'e dair daha derin, zamana   yayılmış bir içgörüye tanıklık ediyoruz.   Bu çalışmada görünmeyene dair bir   görünürlük yaratma çabası vardı ve bu,   pratiğimin temel taşlarından biri. Ancak   projenin diğer işlerimden ayrılan yönü, üç   farklı kuşaktan üç ayrı karakterin -Mahmut,   Semiramis ve ben- ortak bir duyguda,   aynı görsel dilin içinde buluşmasıydı.   Genelde tek başıma düşünen ve üreten   biri olmama rağmen bu proje, beni daha   çok karşılıklı düşünmeye, yani bir tür görsel   uzlaşıya yönlendirdi. Bu çoğulcu yapı içinde   hâlâ kişisel olanı, sessiz ama güçlü olanı   duyurmak; işte bu, projeyi benim için özel   kılan şeydi.</span></p><p><b>"Hayat tek bir çerçeveye sığar mı?"   sorusuna bu sergi ile aslında siz nasıl   bir yanıt veriyorsunuz?</b></p><p>Serginin ismi Mahmut Bey'den geldi.   Kurguladığı çerçeveler, aynı formu   yineleyerek yerleştikleri mekânda kimi   zaman genişleyen, kimi zaman daralan   fragmanlar oluşturuyordu. Bahsi geçen   çerçeveler fotoğraflardan sonra ortaya   çıktı. Yani görüntüler, serginin hem çıkış   noktası hem de yön belirleyicisi oldular.   Sergide, hayatının pek çok yönünü   kamusal alanda göstermiş bir figürün   daha az görünür, daha kırılgan ya da   zaman isteyen yanlarına eğiliyoruz. Bu   noktada sergi, "Hayat tek bir çerçeveye   sığar mı?" sorusuna dolaylı ama güçlü   bir yanıt veriyor. Her fotoğraf bir fragman;   bütünün parçası ama kendine ait bir   zaman ve anlam taşıyor. Tek bir çerçeveyle   yetinmeyen, çoğul ve katmanlı bir anlatım   öneriyor. Bu yüzden sergi, hem biçimsel   olarak hem de içerik açısından hayatın tekil   bir temsilinin mümkün olmadığını, aksine   çoğul bakışlara, tekrar tekrar bakmaya açık   katmanlara ihtiyaç duyduğunu ima ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/geogallerysergidengr-2506202597a1e2dd.jpg"/><p><b>Herkesin aşina olduğu bir yüz   üzerinden izleyiciyi bilinmeyene   davet ediyor olmak cesur bir yaklaşım.   İzleyiciye yeni bir bakış açısı sunmayı   nasıl başardınız?</b></p><p>Bu; benim için estetik bir tercih değil,   aynı zamanda düşünsel bir öneriydi.   Tanıdık olanı yeniden çerçevelemek, çoğu   zaman o yüzün kendisinden çok, ona   nasıl baktığımızı sorgulamak anlamına   geliyor. Bu noktada mesele, tanıdık olanı   yabancılaştırmak değil; aksine, bildik   olanın içinde saklı duran kırılmaları,   çatlakları ve sessiz anlam kaymalarını   görünür kılmaktı. İzleyiciyle aramda   kurduğum ilişki, tek yönlü bir anlatım yerine   birlikte bakmayı önceliyor. Fotoğraf, benim   için yalnızca bir temsil aracı değil; aynı   zamanda bakışın nasıl kurulduğunu, neyin   görülür kılınıp neyin dışarıda bırakıldığını   sorgulayan bir alan. Bu yaklaşım sayesinde,   izleyicinin yalnızca dışarıdan bakan bir   göz olmasını değil, görüntüyle düşünsel   bir diyaloğa girmesini hedefliyorum. Yeni   bir bakış açısı yaratmak, çoğu zaman   "göstermek"ten çok "beraber bakmak"la   mümkün oluyor. İzleyici kendi algısını   yeniden kurarken, ben de üretim sürecinde   dönüşmeye devam ediyorum.</p><p><b>Çekim süreci nasıldı peki? Kilyos'ta   yaptığınız çekimde kış güneşi   fonunuzdu. Spontane gelişen,   planlamadığınız, sürpriz anlar   yaşandı mı?</b></p><p>Aslında süreç oldukça kontrollüydü,   bu yüzden çok beklenmedik bir şey   yaşanmadı. Yapay ışık kullanmadığım için,   kış güneşini beklediğimiz anlar oldu ve bu   başlı başına dikkat ve sabır gerektiriyordu.   Güneşin hangi saatte nasıl bir keskinlikte   vuracağını bilmek önemliydi; bu yüzden   biraz titiz davrandım. Belki de en etkileyici   olan şey, ışığın tam hayal ettiğim gibi   düşmesiyle birlikte ortaya çıkan o durgun   ama güçlü atmosferdi.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/semiramispekkan-25062025b5ef4296.jpg"/><h2>Semiramis Pekkan</h2><p><b>Bu sergi fikri size söylendiği ilk an   nasıl bir hayale kapıldınız?</b></p><p>Aslında Mahmut'un ilk projeyi anlatımıyla   başladı her şey ve o an anladım ki bu   sadece bir portre değil, bir anlatı olacaktı.   Hayalim, hem kendime hem izleyiciye bir   yaşanmışlık yolculuğu armağan etmekti.</p><p><b>Enerjiniz hep çok güzel. Peki çekimler   sırasında nasıl bir enerjiye kapıldınız?   Nasıl bir ruh hali içindeydiniz? Neydi   aslında yansıtmak istediğiniz?</b></p><p>Çok rahattım. Berk'in kadrajına güvendim,   Mahmut'un yaratıcılığına teslim oldum.   Kendimi kontrol etmeye çalışmadan,   sadece anın içinde kaldım. Ne yapacağımı   düşünmek zorunda kalmadım; o an,   hissettiklerim neyse onu filtrelemeden   yansıttım ve bu da farklı anlardaki   duygularımı dışa yansıtmamı sağladı.</p><p><b>Bu sergi süresince, kendinizi yeniden   keşfettiğiniz anlar oldu mu?</b></p><p>Kesinlikle. O karelerde yılların Semiramis'ini   gördüm ama her defasında başka bir   ifadeyle, başka bir hikâyeyle. Yüzümün,   yaşadıklarımı nasıl taşıdığını fark ettim.   Sadece geçmişi değil, bugünü ve belki   de hiç fark etmediğim bir geleceği de   barındırıyordu bakışlarım.</p><p><b>Bunca yıllık sanat kariyerinin   ardından, sanatın farklı bir yüzüyle,   farklı bir ilham kaynağı olarak   anılmak nasıl bir his?</b></p><p>Kelimelerle anlatması kolay olmayan   bir his. Kendime bir başka aynadan   bakmak gibiydi bu. İlham olmak gibi bir   niyetle değil, tamamen ilham almak için   başladım. Ama yolun sonunda, izleyiciden   gelen yorumlar, bu serginin başkalarına   da ilham olabileceğini fısıldadı bana.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/berkkrmahmutanlarzem-2506202535e6b363.jpg"/><p><b>Projenin sizde uyandırdığı duyguları   nasıl tarif edersiniz?</b></p><p>Bu proje, kendi hikâyemi bir başka kuşağın   gözünden duymaktı aslında. Farklı   yaşlardan ve dünyalardan üç insan olarak   bir araya geldik ama bir noktada aynı dili   konuşabildik. Bu, sadece bir sanat projesi   değil; nesiller arası bir duygu köprüsüydü   benim için. Oğluma bırakacağım belki   de en gerçek miras bu; yalnızca geçmişle   değil, bugünle ve duygularımla yüzleştiğim   bir zaman kapsülü.</p><p><b>Kendinizi sergide gördüğünüz an   neler hissettiniz?</b></p><p>İlginç bir şekilde, hem tanıdık hem de   yabancı hissettim. Her karede başka bir   yönümle tanıştım. Kimi zaman güçlü,   kimi zaman kırılgan, kimi zaman derin   düşünceli ama hepsi bendim.</p><p><b>Hayatınız tek bir çerçeveye sığdı mı?</b></p><p>Belki bir hayat değil ama bir insan, bir   ânın içinde var olabiliyor. O çerçeveye   sığan sadece bir görüntü değil, bir duygu,   bir bakış, geçmişin izleri... Ve bazen o tek   kare, insanın kendine dair unuttuğu bir şeyi   hatırlatıyor. O yüzden belki hayat sığmaz   ama hayatın özü bir karede yakalanabilir.</p><p><b>YouTube videolarınız ile de son   dönemde öne çıkıyorsunuz. Sosyal   medya ve dijital dünya sizin için ne   anlam taşıyor?</b></p><p>YouTube videoları benim için sadece   dijital üretim değil; başka bir anlatım   biçimi. Sosyal medya ise artık duyguların   paylaşım alanı oldu. Samimi kaldığınız   sürece dijital dünya da bir nevi dostlarla   buluştuğunuz bir mecra olabiliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/serasade-250620256e8338cc.jpg"/><h2>Sera Sade</h2><p><b>Böyle özel bir çalışmanın parçası   olmak sizin için nasıl bir deneyimdi?</b></p><p>Galeri Siyah Beyaz olarak yurt içi ve yurt   dışında çeşitli iş birlikleri gerçekleştiriyoruz.   Farklı mekanlarda farklı alanlardan kişiler   ve kurumlarla ortaklaşıyoruz. Disiplinler   arası iş birliklerini çok önemsiyoruz. Çünkü   bu iş birliği ve kolektif hareket etme halinin   Siyah Beyaz'ın kurulma hikayesine kadar   giden bir süreci var. Birlikte çalıştığımız   sanatçılar, bar ve ekiple bir bütün oluyor   Siyah Beyaz. GeoGallery ile de böyle bir iş   birliği yaptık.</p><p><b>Sergiye dair sizi en çok ne   heyecanlandırdı?</b></p><p>Bir mimar, bir fotoğraf sanatçısı ve   Semiramis gibi bir figürle çalışmak çok   heyecanlıydı. Gerçek anlamda bir ekip   çalışması oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/berkkrmahmutanlarmst-25062025896e9dbe.jpg"/><p><b>Sizi en etkileyen kare hangisi?</b></p><p>Gerçekten hepsi ayrı ayrı çok etkili. Ama   ben en çok "Teğet" isimli çalışmadan   etkilendiğimi söyleyebilirim.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/semiramis-pekkanla-zamana-yolculuk-1085295</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/zaman-kapsulu-718_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085293</guid><pubDate>Wed, 25 Jun 2025 15:16:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Güzellik Dünyasının İlham Veren Gecesi]]></title><description><![CDATA[Gerçek kullanıcı deneyimlerine dayanan, kaliteyi ve yeniliği ödüllendiren bir gece… Sektörün en iyileri, binlerce oyla belirlenerek güzellik ve kişisel bakım dünyasına ilham oluyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Güzellik ve kişisel bakım   dünyasının geleneği haline   gelen Watsons Güzellik ve Kişisel   Bakım Ödülleri, sektördeki   kalite anlayışını, yenilikçi bakış açısını   ve müşteri memnuniyetini 11 yıldır   istikrarlı şekilde desteklemeye devam   ediyor. Tüketici tercihlerine kulak veren,   markaların başarısını görünür kılan ve   sürdürülebilirlikten sosyal etkiye kadar pek   çok alanda ilham kaynağı olmayı başaran   bu ödüller, her yıl daha da büyüyerek   güzellik dünyasına yön veriyor. Watsons   Türkiye Genel Müdürü Mete Yurddaş'ın   da ifade ettiği gibi; bu ödüller yalnızca bir   kutlama değil, aynı zamanda sektörün   geleceğine ışık tutan bir vizyonun somut bir   yansıması oluyor.</p><p><b>Watsons Güzellik ve  Kişisel Bakım Ödülleri sektörde tek ve öncü olmasıyla dikkat çekiyor. İlk kez  düzenlerken hangi iç görüyle yola çıktınız?</b></p><p>Watsons Güzellik ve  Kişisel Bakım Ödülleri'ni ilk kez düzenlerken yola çıkış noktamız aslında çok  netti. Tüketicilerimizin sesine kulak vermek ve onların tercihlerini  önemsediğimizi göstermek hedefiyle çıktığımız bu yolda 11 yıldır ilk günkü  motivasyonla yürüyoruz. Güzellik ve kişisel  bakım sektöründe her yıl onlarca yeni ürün raflarda yerini alıyor ama gerçekten  kalıcı olanlar yalnızca kullanıcıların beğenisini kazananlar oluyor. Biz de tam  bu noktada, "en iyileri belirleyecek olan, onları her gün hayatına dahil eden  tüketicilerdir" fikrinden hareketle bu projeyi hayata geçirdik. </span>Sektörde kaliteyi,  yeniliği ve müşteri memnuniyetini teşvik etmek de öncelikli amaçlarımız  arasındaydı. Hem markaların başarılarını görünür kılmak hem de tüketicilere  güvenle tercih edebilecekleri ürünlerden oluşan bir rehber sunmak bizim için  önemliydi. Bu anlayışla, gerçek kullanıcı deneyimlerine dayalı bir  değerlendirme sistemi kurduk. İşin en kıymetli yanı da bu ödüllerin sadece bir  kutlama değil aynı zamanda güzellik ve kişisel bakım dünyasının geleceğine yön  veren bir ilham kaynağı haline gelmesi oldu. </span>11.sini  gerçekleştirdiğimiz bu ödüllerin sektörde bir referans noktası haline gelmesi  ve tüketiciyle marka arasında bu kadar güçlü bir bağ kurması, ne kadar doğru  bir içgörüyle yola çıktığımızın en güzel kanıtı.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/27/watsonstrkiyegenelmd-2706202559c88795.jpg"/><font size="2"><i>Mete Yurddaş</i></font><p></p><p><b>11 yıldır düzenlenen  bu ödül gecesi sizce ilk günden bugüne değişiklik gösterdi mi? Yoksa  sürekliliği olan bir yol mu izliyorsunuz?</b></p><p>Watsons Güzellik ve  Kişisel Bakım Ödülleri'ni 11 yıldır aynı vizyonla hayata geçirsek de elbette  zaman içinde birçok şey değişti. Sektördeki dinamikler, tüketici beklentileri,  güzellik algısı ve trendler sürekli evriliyor. Biz de hem bu değişimlere ayak  uyduruyor hem de bu geceyi güçlü kılan anlam ve bakış açımızı kaybetmeden devam  ediyoruz. Örneğin ilk  başladığımız yıl toplam 11 kategoride 50'ye yakın ürünün aday gösterildiği ödül  programımızda bugün 28 farklı kategoride 147 aday ürün yer alıyor. Bu sene  ödüllerimiz kapsamında ulaşılan 1 milyonu aşkın oy kullanımı da bu  organizasyonun sadece bizim için değil, tüketicilerimiz için de çok değerli  hale geldiğini gösteriyor. </span>Biz de bu sebeple  sürekliliği olan bir yol izliyoruz ama bu, durağan olduğumuz anlamına gelmiyor.  Bu nedenle her yıl, dönemin ruhunu yakalayan ama özüyle çelişmeyen bir yenilik  anlayışıyla yola devam ediyoruz. Her yıl belirlenen bir tema, temaya özel  hazırlanan logomuz, mağazalardaki ödül etiketlerimiz, özel konuklarımız gibi  pek çok detay özel olarak hazırlanıyor. Böylece detaylar değişse de ödül  törenimizin özünden ödün vermiyor; her sene markamız hafızalardaki gücünü  koruyor. Çünkü güzelliğin kendisi gibi, bu ödüller de hem zamansız hem de  sürekli evrilen bir hikâyeye sahip. </span>Tüm bunlar bir araya  geldiğinde ise Watsons Güzellik ve Kişisel Bakım Ödülleri bugün sektörün en  güvenilir, en prestijli ve en çok sahiplenilen ödül platformu olmayı başardı.  Ve biz bu yolu aynı kararlılıkla yürümeye devam ediyoruz.</span></p><p><b>Tüketici  beklentilerinin ve trendlerinin değiştiğinden söz ettiniz. Sizce 2025 yılı  itibarıyla güzellik ve kişisel bakım alanında yükselen tüketici trendleri  neler?</b></p><p>Tüketici beklentileri  son dönemde hiç olmadığı kadar hızlı değişiyor. Tüketiciler artık sadece bir  ürünü değil, o ürünün temsil ettiği değeri de satın alıyorlar. Bu da güzellik  algısını kökten değiştiriyor. Gerçek güzellik artık erişilebilir, güvenilir,  şeffaf ve duyarlı markalarla buluşmak anlamına geliyor. Özellikle Z kuşağı,  bu dönüşümde başrolü oynuyor. Ürün içeriklerine detaylı bakıyorlar, markanın  sosyal sorumluluğuna, çevreye olan duyarlılığına, hatta temsil ettiği değerlere  kadar pek çok kriteri göz önünde bulunduruyorlar. Bu bilinçli yaklaşım, private  label (özel marka) ürünlerin yükselişini de beraberinde getiriyor. Kaliteli ama  ulaşılabilir seçenekler her geçen gün daha fazla tercih ediliyor. Biz de  Watsons Türkiye olarak kendi markalarımıza olan bu ilgiyi açıkça görüyoruz. </span>Bir diğer dikkat  çeken trend ise kişiselleştirme. Tüketici artık sadece raflardan ürün seçmek  istemiyor; kendine özel çözümler, rehberlik ve deneyim bekliyor. Biz de "Online  Cilt Analizi" ve "Online Güzellik Danışmanı" gibi hizmetlerle onların bu  ihtiyacına yanıt veriyoruz. Çünkü güzellik artık tek yönlü bir iletişim değil,  karşılıklı bir deneyim yolculuğu. </span>Ve elbette Kore  güzelliği... Yıllardır Kore güzelliğini Türkiye'ye taşıyan öncü marka olarak bu  alanda güçlü bir portföye sahibiz. Şu an Frudia, Banila Co, Haruharu Wonder,  Axis-Y, Cosrx, Pure Beauty gibi dünya çapında sevilen 20 farklı K-Beauty  markasını sadece Watsons çatısı altında sunuyoruz. 2025 yılı itibarıyla ilginin  arttığı bu kategorinin her geçen gün daha da büyüyeceğini düşünüyoruz. Bu  sebeple önümüzdeki dönemde güçlü Kore markalarıyla portföyümüzü büyütmeyi  sürdüreceğiz.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/27/tlinahin-27062025b82ac31e.jpg"/><font size="2"><i>Tülin Şahin, Mete Yurddaş</i></font><p></p><p><b>Watsons Türkiye'nin  sürdürülebilirlik alanındaki adımları her geçen yıl daha da dikkat çekiyor.  TEMA Vakfı iş birliğiyle her davetli adına fidan bağışlanması bu yılın öne  çıkan projelerindendi. Bu iş birliğini biraz anlatır mısınız?</b></p><p>Watsons Türkiye olarak  sürdürülebilirlik bizim için bir tercih değil, bir sorumluluk. Bu anlayışla  yıllardır #WatsonsİyilikHareketi çerçevesinde sadece çevresel değil, toplumsal  fayda yaratacak pek çok projeye de imza atıyoruz. Nitekim sektörde imza attığımız  ilklerden biri olan sürdürülebilirlik raporumuz bu vizyonumuzun bir yansıması  niteliğinde. Geçtiğimiz günlerde yayımladığımız, 2023-2024 dönemini kapsayan  ikinci raporumuzda da iklim kriziyle mücadele, kadın emeğini destekleme,  toplumsal eşitlik ve ekonomik sürdürülebilirlik gibi alanlarda attığımız somut  adımlara ve elde ettiğimiz sonuçlara yer verdik. TEMA Vakfı'yla birlikte  yürüttüğümüz #WatsonsİyilikHareketi Ormanlarımızı Büyütmeye Çağırıyor projesi  de bunlardan bir tanesi. TEMA'nın en  büyük destekçilerinden biri olarak bu projeyi gelecek nesillere bırakacağımız  bir miras olarak görüyoruz. Bu inançla, her özel anı doğaya katkı sunma fırsatı  olarak görüyor ve Watsons Güzellik ve Kişisel Bakım Ödül Töreni'mize katılan  her bir davetlimiz adına fidan bağışında bulunuyoruz. </span>Bugüne kadar projemiz  kapsamında 420 bin fidanı toprakla buluşturmanın; bir başka ifadeyle 573 futbol  sahası büyüklüğünde alanı yeşillendirmiş olmanın gururunu yaşıyoruz. 2030  yılına kadar bu sayıyı 1 milyona ulaştırmayı hedefliyoruz.</span></p><p><b>"Watsons Özel  Ödülleri" arasında ünlü isimlere verilen ödüller de oldukça ilgi gördü. Böyle  özel bir kategori seçmenizdeki temel sebep nedir?</b></p><p>Bu özel ödül  kategorisini ağırlıklı olarak kariyerinin başında, gelecek vadeden yetenekleri  desteklemek amacıyla oluşturduk. Onları seçmemizin nedeni gelecekte sektöre yön  verecek potansiyelleri ve yetenekleri oluyor. Güzellikleriyle, tarzlarıyla ve  ortaya koydukları özgün duruşla hem ilham veriyorlar hem de güçlü bir etki  yaratıyorlar. Biz de Watsons olarak bu isimlerin daha geniş kitleler ve  markalar tarafından fark edilmesini sağlıyoruz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/27/ayeglaldin-2706202506d80d3d.jpg"/><i><font size="2">Ayşegül Aldinç, Mete Yurddaş</font></i><p></p><p><b>Watsons Türkiye'nin  bu yıl 20. yılı... Bu dönüm noktası sizin için ne ifade ediyor?</b></p><p>20. yılımız bizim  için gerçekten çok özel bir dönüm noktası. Aslında bu yolculuğa baktığımızda  sadece bir perakende zincirinin büyüme hikayesi değil, aynı zamanda  Türkiye'deki güzellik ve kişisel bakım sektörünün dönüşümüne tanıklık ettiğimiz  ve bu dönüşümde öncü rol oynadığımız bir süreç olduğunu söyleyebiliriz. 2005'te Türkiye'ye  adım attığımız günden bu yana hem fiziksel hem dijital alanda müşteri  deneyimini en üst seviyeye taşımak için durmaksızın çalıştık. Bugün geldiğimiz  noktada, 66 ilde 440'ın üzerinde mağazamız, yaklaşık 3.500 kişilik güçlü  ekibimiz, 12 milyonu aşkın Watsons Club üyemiz ve 10 binden fazla ürünümüzle  Türkiye'nin lider güzellik ve kişisel bakım zincirlerinden biri olarak  konumlanıyoruz. </span>Bu başarı elbette  sadece rakamlardan ibaret değil. Watsons, globalde Asya'nın 1 numaralı sağlık  ve güzellik perakendecisi olarak faaliyet gösteriyor. Türkiye'de ise bu sektörü  kuran, standartlarını belirleyen, müşteri odaklı hizmet anlayışıyla pek çok  ilke imza atan öncü bir markayız. 20 yıldır her adımımızda küçük mutluluklar  sunarak müşterilerimizi mutlu etmeye çalıştık. "Müşterilerimiz için daha iyisi nasıl  mümkün?" sorusunu sorarak konumumuzu güçlendirdik. Bu anlayış, bizi sektörde  inovasyonun ve dönüşümün öncüsü yapan en önemli değerimiz oldu. </span>20. yılımız bizim  için hem geçmişe duyulan bir saygı hem de geleceğe dair büyük bir heyecan.  Bugüne kadar başardıklarımızı hatırlamak, ama esas olarak bugünden sonra neler  başaracağımıza odaklanmak istiyoruz. Bu yıla özel projelerimiz, hedeflerimiz ve  açılacak yeni mağazalarımızla bu kutlamayı daha da anlamlı hale getireceğiz. </span>20 yıl önce bir  mağaza ile başlayan bu hikaye, artık Türkiye'nin dört bir yanında  müşterilerimizin hayatlarına dokunan kocaman bir aileye dönüştü. Bu da bize,  "doğru yoldayız" dedirtiyor.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/27/asltandoan-270620255d3762df.jpg"/><font size="2"><i>Aslı Tandoğan, Mete Yurddaş</i></font><p></p><p><b>Kadın girişimcileri  desteklemek adına "Yılın Kadın Girişimcisi" gibi özel kategorilere yer  verdiniz. Bu sosyal etki yaklaşımınızın bir parçası mı?</b></p><p>Evet, kesinlikle  öyle. Watsons Türkiye olarak kadınların hayatımızın her alanında ne kadar  değerli olduğunu biliyoruz. Hem müşterilerimizin büyük çoğunluğu kadın hem de  ekibimizin %82'si kadın çalışanlarımızdan oluşuyor. "Yılın Kadın  Girişimcisi" kategorisi aslında #WatsonsİyilikHareketi'nin doğal bir  uzantısı. Çünkü biz sadece kendi bünyemizdeki kadın çalışan oranıyla gurur  duymakla kalmıyor; Türkiye'de kendi sektörümüzün öncüsü olarak 20 yıldır  ekosistemi dönüştürmeye odaklanıyoruz. KEDV iş birliğimizle kadın  kooperatiflerinde üretilen ürünleri hiçbir kar amacı gütmeden Watsons müşterisi  ile buluşturmamız, üretici firmalarımızı kadın çalışan oranını artırmaları için  teşvik etmemiz... Bunların hepsi aynı vizyonun parçası. </span>Bu ödül kategorisini  eklemekle, "Sadece büyük firmalar değil, cesaretle kendi yolunu çizen her  kadın girişimci de bizim için değerli" mesajını veriyoruz. Çünkü biliyoruz  ki, bir kadının hayallerini gerçekleştirmesi, sadece kendisini değil, ailesini,  çevresini, hatta toplumu etkiliyor. </span>Dolayısıyla "Yılın  Kadın Girişimcisi" kategorisi bizim için bir ödülden çok daha fazlası.  Kadınların üretim gücünü, vizyonunu ve ilham verici yolculuklarını görünür  kılmak, onların sesini daha gür duyurabilmek adına attığımız anlamlı bir adım.  Watsons Türkiye olarak kadınların yanında durmaya, onların yolculuğuna güç  katmaya devam edeceğiz. </span></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/guzellik-dunyasinin-ilham-veren-gecesi-1085293</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/27/guzellik-dunyasinin-ilham-184_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085287</guid><pubDate>Wed, 25 Jun 2025 10:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[25 HAZİRAN 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p><p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/rezzan-benardete-ile-mekanlarin-ruhuna-yolculuk-1085283</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/25-haziran-2025-233_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085283</guid><pubDate>Tue, 24 Jun 2025 18:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Rezzan Benardete ile Mekanların Ruhuna Yolculuk]]></title><description><![CDATA[Monako'da gerçekleşen "The International Yacht & Aviation" ve Como'da gerçekleşecek olan "A Design Awards" yarışmalarında süper yat Maya ile iki ödül birden alan Rezzan Benardete'nin tasarım anlayışının temel kodlarını, yaratıcı dünyasına ilham oluşturan ofis ortamında keşfettik.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p class="">Bebek'teki ofisinde buluşuyoruz Rezzan   Benardete ile. Bir toplantıdan çıkıyor ve   üzerinde onun etkisi sürerken bizimle   yeni bir dünyaya dahil oluyor. Ofis   ortamında onu keşfetmek çok daha   "gerçekçi" oluyor aslına bakarsanız.   Yaratıcı dokunuşlarıyla harikalar yaratan   bir mimarın ilham durağındayız ne de   olsa. Üstelik Monako'da gerçekleşen   "The International Yacht &amp; Aviation" ve   Como'da gerçekleşecek olan "A Design   Awards" yarışmalarında süper yat Maya   ile iki ödül birden alarak başarısını   perçinledi. Benardete başarısının merkezinde, ofisinde "işte burası tam ben" dediği noktaları gösteriyor bize. En çok burada "kendisi gibi" hissettiğini söylüyor. Biz de Rezzan Benardete'yi yaratıcı dünyasına ilham oluşturan ofis ortamında keşfe çıkıyoruz ve en önemli inziva rotamız olan yaşam alanlarımıza nasıl dokunuşlar yapabileceğimizin sırlarını öğreniyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/rezzanbenardete20-250620257e47fa20.jpg"/><p><b>Hayatta insanlara bir faydamızın   dokunduğunu hissetmenin asıl mutluluk   nedeni olduğunu söylerler, sizin   yaptığınız işin de bu anlamda özünde   şahane motive eden bir yanı var değil   mi? Peki siz nasıl bir motivasyonla   yapıyorsunuz işinizi?</b></p><p>Kesinlikle öyle. İnsanlara dokunmak,   hayatlarına anlamlı bir katkı sunmak   belki de yaptığımız işin en kıymetli tarafı.   Bir evin, bir otelin ya da bir teknenin   yalnızca estetik değil, aynı zamanda   ruha iyi gelen, kişisel bir ifade alanı haline   gelmesi bizi en çok motive eden şey.   Her projeye, arkasında başka bir hikaye,   başka bir yaşam ritmi olduğunu bilerek   başlıyoruz. O hikayeyi anlamak, hissetmek   ve sonunda ortaya çıkan tasarımla o kişiye   gerçekten "burası bana ait" dedirtebilmek,   işimizin merkezinde yer alıyor. Bu bağ   kurulduğunda, sadece bir mekan değil,   bir hayat biçimi tasarlamış oluyoruz.   Bence bundan daha güçlü bir motivasyon   kaynağı olamaz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/rezzanbenardete3-2506202562e95184.jpg"/><p><b>"Ev, otel, tekne gibi yaşam alanlarını;   insanların en rahat, en mutlu olacakları   ve onları ifade edecek şekilde yaşanır   hale getirmek" şeklinde tanımlıyorsunuz   işinizi. Bu meslek karakterinizde nasıl   yansımalar yarattı peki, sizce bu işi   yapmasaydınız sahip olmayacağınız   hangi nitelikleriniz var bugün?</b></p><p>Bu meslek bana her şeyden önce çok   yönlü bir bakış açısı kazandırdı. Estetik   duygusu, detaylara hassasiyet, empati   yeteneği ve sabır gibi beceriler zamanla   karakterimin bir parçası haline geldi. Bir   projeye başlamadan önce karşımdaki   insanı gerçekten tanımak, onun neye   ihtiyaç duyduğunu anlamak ve bu   ihtiyaçları özgün bir tasarıma dönüştürmek   zamanla içselleştirdiğim bir yaklaşım   oldu. Belki başka bir meslekte bu kadar   çok hikayeye ortak olamaz, farklı yaşam   biçimlerinden bu kadar çok ilham   alamazdım. Bugün iç mimarlık sayesinde,   sadece mekanları değil, insanları da   anlamayı öğrendim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/rezzanbenardete19-25062025235e24a3.jpg"/><p><b>Huzuru bazen sokaklarda, farklı   şehirlere kaçmakta, yollarda arıyoruz...   Aslında önce elimizdeki yaşam   alanlarımızı "yaşanır" hale getirerek   kendi inziva noktalarımızı yaratmamız   daha mantıklı olabilir mi?</b></p><p>Evet, hepimizin ara sıra kaçmaya ihtiyacı   var ama aslında asıl ihtiyaç, huzuru   bulunduğumuz yerde yaratabilmek. Bunun   yolu da yaşadığımız alanı, duygusal   bir konfora dönüştürmekten geçiyor.   Elbette seyahatler, yeni yerler görmek   çok kıymetli; fakat günlük hayatın içindeki   kaçış noktalarını da unutmamalıyız.   Bazen bir koltuğun yerini değiştirmek,   bir odaya doğal ışık almak, bazen de   sadece sessiz bir köşe yaratmak bile büyük bir fark yaratabiliyor. Mekanları yaşanır   hale getirdiğimizde, dış dünyaya olan   bağımlılığımız da azalıyor ve asıl huzuru   içeriye, kendi alanımıza taşımış oluyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/rezzanbenardete11-25062025b4ac7ba6.jpg"/><p><b>Bu yaz yeni bir ev dekore etmek   isteyenlere ya da evlerine yaz ruhunu   taşımak isteyenlere neler önerirsiniz?   Sizin yaz mevsimine hazırlanırken   mutlaka yaptığınız dokunuş nedir?</b></p><p>Yaz mevsimi, hafifliğin, ferahlığın ve   doğayla kurulan ilişkinin ön plana çıktığı   bir dönem. Yeni bir ev dekore edecek   olanlara her şeyden önce nefes alan,   doğaya açık, fazla yükten arındırılmış   alanlar yaratmalarını öneririm. Açık   tonlar, doğal kumaşlar, keten perdeler,   bolca ışık ve ferah dokular bu mevsimin   olmazsa olmazları. Ben yazın evde   ya da yazlıkta ilk olarak aksesuarları   değiştiririm. Yeni bir döneme geçerim.   Aynı zamanda bitkilere daha fazla yer   açıp, canlılığı arttırmaya özen gösteririm.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/rezzanbenardete5-250620256052d611.jpg"/><font size="2"><i>Rezzan Benardete   ev projelerinde   estetik kadar   kullanım kolaylığını   da öne koyuyor ve   mutlaka sanatla   tamamlanması   gerektiğini   düşünüyor.</i></font><p></p><p><b>Zamansız ve sürdürülebilir tasarımlar   da iç mimarinin günümüzde önemli   bir ayağı değil mi? Sürdürülebilirlik   açısından hangi yenilikleri   uyguluyorsunuz?</b></p><p>Artık yalnızca estetik yeterli değil,   tasarımlarımızın uzun ömürlü ve   zamansız olması da en az görünüm   kadar önemli. Her mekanda yıllarca   keyifle kullanılabilecek, modası geçmeyen   parçalar seçmeye özen gösteriyoruz.   Hedefimiz, hızlı tüketim anlayışından   uzaklaşıp, her detayında kalıcılığı ve   yaşamın içindeki yerini koruyacak bir   denge yakalamak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/rezzanbenardete13-25062025905a9378.jpg"/><font size="2"><i>Rezzan Benardete'nin tasarımını   yaptığı mekan projeleri içinde "Cozy"   detaylarıyla öne çıkanlardan.</i></font><p></p><p><b>Yazın evinizde en çok zaman   geçirdiğiniz favori köşeniz neresi?</b></p><p>Yaz aylarında en çok vakit geçirdiğim   alanlardan biri terasım. Sabahları orada   kahvemi alıp güne başlamak, günümü   planlamak benim için vazgeçilmez. Hafif   bir esinti, günün ilk ışıkları ve sessizlik   eşliğinde biraz düşünmek ya da sadece   manzarayı izlemek bana hem dinginlik   hem de enerji veriyor. Orası günün en sade   ama en özel anlarının adresi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/rezzanbenardete12-25062025ef27981c.jpg"/><font size="2"><i>Cozy</i></font><p></p><p><b>Size ilham veren, "keşke benim projem   olsaydı" diyebileceğiniz, iç mimarisini   çok sevdiğiniz bir otel var mı?</b></p><p>Dünyadaki Aman Resort'larının ortak   paydası olan; mimarisinin ve insana   hissettirdiği konfor ile estetik anlayışının   en güzel şekilde dengede olması, açıldığı   ülke ve bölgeye göre yöresel ögeleri kendi   DNA'sı ile birleştiriyor olması beni her   zaman şaşırtmış ve heyecanlandırmıştır.   Bu anlamda, bir Türk olarak Bodrum'daki   Aman'ı çok beğeniyorum. Her fotoğrafını   gördüğümde kendime "Ben bu projeyi   nasıl yorumlardım?" diye sormamdan   dolayı, aklıma gelen ilk ve en çok "Keşke..."   dediğim proje oluyor. Kim bilir, belki bir gün   "Keşke" dediklerim, "İyi ki" diyerek hayata   geçmiş olur.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/rezzanbenardete10-25062025d4115485.jpg"/><i><font size="2">Cozy</font></i><p></p><p><b>Bugün ofisinizde çekim yaptık. Bu ofisin   nasıl bir ruhu olduğunu söyleyebilirsiniz,   burayı sizin için özel kılan neler var,   buranın mabediniz olduğunu söylemek   mümkün mü?</b></p><p>Ofisimiz benim için sadece bir çalışma   alanı değil, aynı zamanda düşünce   üretiminin, hayal kurmanın ve yaratmanın   da merkezi. Her detayından kendimden   bir parçası var diyebilirim. Kendi düzenime   uygun bu alan, ekibimin enerjisiyle birlikte   tamamlanıyor. Ve tabii her gün inanılmaz   bir Boğaz manzarasına bakmak, şehri   izlemek, günün ışığıyla birlikte değişen   renkleri gözlemlemek inanılmaz bir   ilham kaynağı. O manzara, bazen bir   renk paletini, bazen bir formu, bazen de   sadece bir dinginlik hissini beraberinde   getiriyor. Aslında hem dış dünyadan kopup   tamamen işe, tasarıma ve düşünmeye   odaklandığım bir alan diyebiliriz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/rezzanbenardete18-250620251fd8b0a6.jpg"/><font size="2"><i>İç tasarımı Rezzan Benardete'ye ait   olan 37 metrelik süper yat Maya,   prestijli The International   Yacht &amp; Aviation Awards 2025'te  "Lighting Scheme" ödülünü aldı.</i></font><p></p><p><b>Nedir sizce ofisi ofis yapan şey?</b></p><p>Ofisim aslında ikinci evim, aynı zamanda   bir yaşam alanı. Tıpkı evimdeki gibi   burada da kendimi rahat, huzurlu ve ait   hissetmek istiyorum. Bu yüzden yalnızca   bir ofis olarak görmektense çok daha   fazlasını içinde bulunduruyoruz. İçinde   bana ait objeler, beni ifade eden sanat   eserleri, ailemden kalan parçalar var.   Her gün bana yeniden ilham veren   detaylar arasında yaşıyorum. Ve bu alanı   paylaşan ekip arkadaşlarım da artık bir iş   ortamından öte, ailem gibi oldu.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/rezzanbenardete14-250620251e7b28e8.jpg"/><i><font size="2">Süper yat Maya</font></i><p></p><p><b>Siz yaşam alanınızı daha çok ne tarzda dekore   etmekten yanasınız? Yaşam tarzınızı da etkileyen   bir tasarım felsefeniz var mı?</b></p><p>Doğallık, sadelik ve işlevsellik benim için vazgeçilmez.   Benim için yaşam alanı, insanın her gün kendini   iyi hissettiği, enerjisini tazelediği bir yer olmalı. Bu   yüzden evimi, beni mutlu eden, ilham veren, aynı   zamanda işlevselliğiyle hayatımı kolaylaştıran   parçalarla dekore etmeyi seviyorum. Estetik kadar   kullanım kolaylığı da önemli. Ve mutlaka sanatla   tamamlanmalı... Her köşede bir sanat eserine   yer vererek, mekanlara ruh ve derinlik katmayı   önemsiyorum. Bu yaklaşım sadece dekorasyona   değil, yaşam tarzıma da yansıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/rezzanbenardete17-25062025937ca365.jpg"/><i><font size="2">Süper yat Maya</font></i><p></p><p><b>Sizde saatlerce oturmak hissi   yaratan mekan hangisi?</b></p><p>İyi küratörlüğü olan, yalın ama   güçlü bir sanat galerisi. Mekana   girer girmez sizi etkileyen, sessizlik   ve estetik bir araya geliyor. Her   eser düşünceye alan tanıyor,   bazen tek bir tabloya uzun süre   bakakalabiliyorum. Işık, malzeme,   boşluk kullanımı; her şey belli bir   denge içinde ve bu denge bana   ilham veriyor. Nerede olduğunun   önemi yok, önemli olan o mekanın   bana düşündürecek bir şeyler   bırakması diyebiliriz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/rezzanbenardete15-25062025d10e2b39.jpg"/><i><font size="2">Süper yat Maya</font></i><p></p><p><b>Tekne trendleri içinde gözümüze çarpan   detaylar arasında; "abartısız zarafet"e   evrilen lüks anlayışı, yoga alanları, spa   odaları, denize açılan platformlarda gün   batımı köşeleri gibi huzur noktaları ve   minimal sıcak çizgiler var. Tekne tasarımında   sizi heyecanlandıran yenilik nedir?</b></p><p>Artık teknelerde doğayla bütünleşik yaşam   alanları yaratmak bir lüks değil, kullanıcıların   doğal bir beklentisi. 2025'te beni en çok   heyecanlandıran yenilikler, çok amaçlı alanlar   ve kişisel bölümler. Kullanıcının ruh haline ve   ihtiyacına göre dönüşebilen esnek çözümler,   tekne iç mekan tasarımında yepyeni bir bakış   açısı sunuyor. Bu yaklaşım, tasarımın sınırlarını   zorlarken aynı zamanda kullanıcıya gerçek bir   konfor ve özgürlük alanı yaratıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/rezzanbenardete16-25062025b16801af.jpg"/><i><font size="2">Süper yat Maya</font></i><p></p><p><b>Sizce bir teknenin iç mekanında lüks nasıl   tanımlanmalı?</b></p><p>Bence lüks, gösterişten uzak ama detayda   saklıdır. Kaliteli malzeme, iyi düşünülmüş   fonksiyonlar ve kullanıcıyı merkeze alan bir   sadelik... Denizde geçirilen zamanın kalitesini   artıran her şey gerçek lüksün parçası.</p><p><b>Fotoğraflar:</b> Ertan Demirbilek, Zeynel Abidin Ağgül</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/rezzan-benardete-ile-mekanlarin-ruhuna-yolculuk-1085283</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/24/rezzan-benardete-ile-meka-354_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085274</guid><pubDate>Mon, 23 Jun 2025 17:38:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Aslan Kemal Gülman Görkemli Bir Düğünle Evlendi]]></title><description><![CDATA[Feryal Gülman'ın oğlu Aslan Kemal Gülman, geçtiğimiz yıl Moskova'da nişanlandığı Mariam Mekhdieve ile Esma Sultan Yalısı'nda görkemli bir törenle dünyaevine girdi. İş ve cemiyet dünyasından pek çok ismin katıldığı düğün, sezonun en çok konuşulan davetlerinden biri olmaya aday.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/aslan-kemal-gulman-gorkemli-bir-dugunle-evlendi-1085274</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/23/aslan-kemal-gulman-gorkem-833_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085273</guid><pubDate>Mon, 23 Jun 2025 17:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Buse Terim, LG Ürünlerini Tanıttı]]></title><description><![CDATA[LG, düzenlediği özel etkinlikle yeni Premium Beyaz Eşya serisini tanıttı. Tanıdık simaların katıldığı davete Buse Terim evsahipliği yaptı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/buse-terim-lg-urunlerini-tanitti-1085273</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/23/buse-terim-lg-urunlerini--245_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085271</guid><pubDate>Mon, 23 Jun 2025 16:51:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Harvard'dan İstanbul'a Uzanan Bir Hikaye]]></title><description><![CDATA[ABD'de Türk bilim dünyasının parlayan yıldızlarından biri olarak tanınan Doç. Dr. Furkan Burak, İstanbul'da akademik birikimi paylaşacağı kliniğini özel bir davetle açtı. Dr. Burak, davetlilere sağlıklı yaşam ve modern tıbbın buluştuğu yeni nesil kliniği hakkında bilgi verdi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/harvarddan-istanbula-uzanan-bir-hikaye-1085271</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/23/harvarddan-istanbula-uzan-997_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085269</guid><pubDate>Mon, 23 Jun 2025 16:42:00 +0300</pubDate><title><![CDATA["Kralın Doğum Günü Partisi" Resepsiyonu]]></title><description><![CDATA[Birleşik Krallık'ın Ulusal Günü olan "Kralın Doğum Günü Partisi" dolayısıyla İngiltere'nin İstanbul Başkonsolosluğu bahçesinde bir resepsiyon düzenlendi. Kral Charles'ın doğum gününün kutlandığı gecede davetliler, İngiltere'nin kültürünü ve özgün mutfağını da deneyimlediler.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kralin-dogum-gunu-partisi-resepsiyonu-1085269</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/23/kralin-dogum-gunu-partisi-342_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085266</guid><pubDate>Mon, 23 Jun 2025 14:56:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Klassé: Pelin Kaya'nın Yeni Moda Markası]]></title><description><![CDATA[Uzun süredir hayalini kurduğu markasını hayata geçiren ve düzenlediği davet ile koleksiyonunu tanıtan Pelin Kaya, modasever isimlerin katıldığı buluşmada moda vizyonunu ortaya koydu.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/klasse-pelin-kayanin-yeni-moda-markasi-1085266</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/23/hayalini-gerceklestirdi-861_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085264</guid><pubDate>Mon, 23 Jun 2025 13:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[My Best Friends, Lucca Bodrum'da Açıldı]]></title><description><![CDATA[Ayşegül Afacan Köksal'ın kurucusu olduğu My Best Friends'in yaz sezonuna özel hazırladığı mağazası, Lucca Beach Bodrum'da kapılarını açtı. Düzenlenen davette modasever ünlü isimler bir araya geldi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/my-best-friends-lucca-bodrumda-acildi-1085264</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/23/bodrumda-bir-moda-ikonu-144_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085263</guid><pubDate>Mon, 23 Jun 2025 13:34:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Natalie Garih ve Bertan Frayman'ın Mutlu Günü]]></title><description><![CDATA[İş insanı Üzeyir Garih ve Lili Garih'in torunu, Dalia Garih'in kızı Natalie Garih, iş insanı Bertan Frayman ile Roma'da sade bir nişan töreniyle evliliğe ilk adımı atmıştı. Çift, İstanbul'da düzenlenen nikah töreniyle mutluluklarını taçlandırdı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/natalie-garih-ve-bertan-fraymanin-mutlu-gunu-1085263</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/23/natalie-garih-ve-bertan-f-717_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085251</guid><pubDate>Sat, 21 Jun 2025 11:46:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mücevherin Sanata Dönüştüğü Gece]]></title><description><![CDATA[Milano'nun kalbindeki Pinacoteca di Brera, Pomellato'nun Yüksek Mücevher Koleksiyonu “Collezione 1967”ye ev sahipliği yaptı. Zarafetin, ustalığın ve yaratıcı vizyonun öne çıktığı gecede, markanın ilham kaynaklarına saygı duruşunda bulunuldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/mucevherin-sanata-donustugu-gece-1085251</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/21/mucevherin-sanata-donustu-294_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085250</guid><pubDate>Fri, 20 Jun 2025 22:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Melis Ağazat'ın Yeni Yaş Heyecanı]]></title><description><![CDATA[Moda dünyasının tanınmış ismi Melis Ağazat, yeni yaşını dostlarıyla birlikte kutladı. Davetliler doğal çiçek düzenlemelerinin hâkim olduğu zarif masada bir araya gelirken; şıklık ve samimiyetin buluştuğu, anıların hatırlandığı moda dolu bir buluşma yaşandı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/melis-agazatin-yeni-yas-heyecani-1085250</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/melis-agazatin-yeni-yas-h-940_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085248</guid><pubDate>Fri, 20 Jun 2025 22:16:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Duyulara Hitap Eden Bir Buluşma]]></title><description><![CDATA[Saç bakım ürünleriyle dikkat çeken markasıyla tanınan başarılı iş kadını Aslı Gümüşel, parfüm kategorisine de giriş yaptı. Gümüşel, düzenlediği davette markası Ashley Joy'un duyulara hitap eden yeni parfüm serisini tanıttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/duyulara-hitap-eden-bir-bulusma-1085248</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/duyulara-hitap-eden-bir-b-301_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085245</guid><pubDate>Fri, 20 Jun 2025 19:00:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum Çok Hareketli]]></title><description><![CDATA[Bodrum tüm dünyanın çekim merkezi olmaya devam ediyor. Bakın bu günlerde objektiflerimize kimler yansıdı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrum-cok-hareketli-1085245</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/bodrum-cok-hareketli-577_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085243</guid><pubDate>Fri, 20 Jun 2025 17:22:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Burcu Kutluk ile Doğayla Uyumun ve İçsel Dönüşümün Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[“İçimizde sınırsız bir potansiyel var. Bazen tek ihtiyacımız olan,  onu hatırlatacak bir ortam.” Koh Phangan ve Bali'de düzenlediği  inzivaları ve kurmuş olduğu “Children of the Earth” oluşumuyla pek çok  kişinin farkındalık düğmesine dokunan Burcu Kutluk ile seyahat  bağlantısıyla özümüze dönmenin gücünü fark ediyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 20 yıl önce attığı ilk adımların   önce bir farkındalık uyandırması,   ardından da onu bu alanlarda   derinleşmeye götürmesi hayatında   çok farklı bir sayfa açmasına önayak   oluyor... "Yani yolun özü bir arayış   değil, bir ihtiyaçtı" diyor Burcu Kutluk   süreci anlatırken. Doğayla yakın   temasta yaşamayı seçen, zihinsel   sağlığı ve bireysel egemenliği   öncelikleri arasına alan, günlük   ritüelleri hayatının omurgası haline   getiren, kendi içinde tutarlılığı, yani   özüyle sözünün bir olması hâlini   hep korumaya çalışan bir kadın var   karşımızda.</p><p><b style="">Wellness son yıllarda sıkça karşımıza   çıkan bir kelime. Senin için wellness'ı   popüler olmaktan öteye taşıyan,   hayatına gerçekten tesir eden etken   ne oldu? </b></p><p>Benim için bu bir ihtiyaçla başladı.   Bugün "wellness" çatısı altında   konuşulan pek çok konu, aslında yıllar   önce kendimi daha iyi anlamak, daha   çok sevmek ve daha iyi yaşamak   için aldığım eğitimlerin, katıldığım   seansların ve atölyelerin doğal bir   sonucu. Yaklaşık 20 yıl önce attığım ilk   adımlar, önce bir farkındalık uyandırdı,   ardından da beni bu alanlarda   derinleşmeye götürdü. Yani yolun özü   bir arayış değil, bir ihtiyaçtı.</p><p><b>Yaşam tarzında yaptığın   değişiklikleri ve bunların hayatına   yansımalarını kısaca anlatır mısın?</b></p><p>Her dönem farklı ihtiyaçlarla şekillense   de, zamanla değişmeyen bazı temel önceliklerim oluştu. En önemlisi   doğayla yakın temasta yaşamayı   seçtim. Zihinsel sağlığı ve bireysel   egemenliği önceliklerim arasına   aldım. Günlük ritüeller hayatımın   omurgası haline geldi. Kendi içimde   tutarlılığı, yani özümle sözümün bir   olması hâlini hep korumaya çalıştım.   Kırılganlığımı ifade edemediğim   ortamlardan, sağlığıma iyi gelmeyen   insanlardan uzaklaştım. Kendi   yoluma, başkalarının ne diyeceğinden   bağımsız sahip çıkmayı öğrendim.   Yalnız kalmaktan kaçmak yerine, o   alanda kalıp derinine inmeyi, sevginin   dili olarak sınır koymayı, bağımlı   ilişkilerden özgürleşmeyi, gerektiğinde   uzaklara gitmeyi ve yeniden   başlamayı hayatın bir parçası haline   getirdim. En büyük dönüşümüm,   otoriteyi dışarıda değil, içeride   tanımlamak oldu.</p><p><b>Bütünsel farkındalık senin için   ne demek? </b></p><p>Bütünsel farkındalık, fizikselin ötesinde   dev bir dünyanın daha olduğunu   bilmek ve yaşarken bunu dahil   etmek demek. Bedensel varlığımızın   bu muazzam doğanın bir uzantısı   olduğunu idrak etmek; doğanın   ritmine uyum sağlayarak yaşamayı   seçmek ise ruhsal huzurun ve gerçek   mutluluğun anahtarı bence.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/dsc05181-25062025f3ad9f27.jpg"/><p><b>"Children of the Earth" doğa ve insan   arasındaki uyumu vurguluyor. Seni   bu oluşuma iten neydi? </b></p><p> Kızım Arven'in doğumu. Onunla   birlikte anneliğe adım attığımda, doğal doğumu gerçekleştirebilmek   adına Türkiye'de gösterdiğim çaba,   insan bedeninin ve özellikle kadın   bedeninin ne kadar mucizevi bir   tasarıma sahip olduğunu bana bir   kez daha gösterdi. Doğaya uyumlu   yaşadığımızda, bedenimiz de,   ruhumuz da en doğal hâliyle kendi   ritmini buluyor. Bu anlayış, "Children of   the Earth" fikrini doğurdu. </p><p><b>Düzenlediğin kamplardan   bahseder misin? </b></p><p>Bu kamplar, yıllar içinde başta   yoga olmak üzere bana en iyi   gelen araçların, deneyimlerin ve   dönüşümlerin bir özeti gibi. Başta   sadece paylaştığım, aktardığım   bir alan olarak başladı, ama   katılımcıların geri bildirimlerinden   sonra bu çalışmaların aslında gerçek   birer dönüşüm alanı olduğunu fark   ettim. Son üç yıldır çoğunlukla Koh   Phangan ve Bali'de düzenliyorum   inzivaları. Yol arkadaşlarım olan   değerli eğitmenlerle birlikte yine yoga   başta olmak üzere pek çok holistik   yöntemle katılımcıların kendi içsel   engellerini fark etmelerine, dönüşüm   süreçlerine ve doğal coşkularını   hatırlamalarına destek olan bir alan   açıyoruz. Ve bu süreç hep karşılıklı bir   alışverişe dönüşüyor. </p><p><b>Bu konuda deneyimlediğin ve tavsiye   edebileceğin rotalar neler? </b></span></p><p>Koh Phangan şu an için favorim. Hem   profesyonel eğitmenler açısından hem   de frekansı bakımından dönüşüm   için mükemmel bir yer. Bali çok özel bir enerjiye sahip ama kalabalık ve   hareketli olduğu için iyi organize   olmak önemli. Türkiye'de ise şu anda   birlikte çalıştığım AHAMA; hem   doğası hem de sunduğu wellness   programlarıyla gerçek bir vaha.</p><p><b>Tulum senin için nasıl bir   deneyim oldu? </b></p><p>Tulum da çok özel. Özellikle son   katıldığım "Restaura Festivali" benim   için dönüm noktasıydı. Doğal doğum   üzerine yazdığım kitap ve doula   kimliğimle davet edildim. Festivalin   bu seneki teması "yeniden doğuş"tu.   Amazon'dan gelen şamanlarla,   psikologlarla, şifacı ses sanatçılarıyla   üç ayrı platformda yer almak büyük   bir onurdu. Dişil enerjinin ifadesi için   farklı disiplinlerden seslerin bir araya   gelmesi ilham vericiydi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/istock499977613-20062025c1c19fdc.jpg"/><p><b>Zamanı unuttuğun, kendini bulduğun   bir an oldu mu? O anda ne fark ettin? </b></p><p>Çok oldu. "Burcu"yu unuttuğum,   yani zihnin tanımladığı kimliğin   dışına çıktığım anlar... Karakter   olarak yarattığım şekilden uzaklaşıp   sıfatsız, şekilsiz var olma hali... Pek   çok deneyimde yaşadım, yaşıyorum.   Hatta sıklıkla bu state'te hissediyorum   kendimi artık. O 'an'da fark ettiğim   genelde aynı, maskelerin üzerimizde   ne kadar gereksiz bir ağırlık yaptığı. </p><p><b>Bir yolculuk insanı gerçekten   değiştirebilir mi, yoksa dönüşüm   içeride mi başlar?</b></p><p> İkisi de. İçimizde sınırsız bir potansiyel   var. Bazen tek ihtiyacımız olan, onu   hatırlatacak bir ortam. O yüzden   retreat'ler bu kadar güçlü dönüşüm   yaratıyor. Tüm çalışmalarımız   aslında sinir sistemi ve zihin yapısını   desteklemek üzerine kurulu.</p><p><b>Ruhunu ararken valizine neleri   koymamayı öğrendin? </b></span></p><p>Başkalarının düşüncelerini.   Çoğunluğun kararlarını. Fazlalıkları.   Kaçmayı. Zihinsel kalabalığı. İçinde   kalmayı. Dünü ve yarını. Endişeyi.   Şikayet etmeyi. Dedikoduyu.   Düşük frekansları.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/dsc05230-25062025c9bae85d.jpg"/><p><b>Hayatında dışarıda arayıp içeride   bulduğun ne oldu?</b></span></p><p>Kabullenilme. Güven. Sadakat.   Sevgi. Yaratıcılık. İlham. Aşk.   Tamamlanma hissi. </p><p><b>Bu yolculuklarda seni en çok mutlu   eden ve en çok zorlayan şeyler neler?</b></span></p><p>Bırakmak, bazı duyguların içinden geçmek ve zaman kavramı   zorlayanlar... Mutlu edenler;   giderek kendimle kurduğum ilişkinin   kuvvetlenmesi, sinir sistemimi tedavi   etmemin başarısı, iç denge ve kuvvet   artışı, iletişimimin kuvvetlenmesi, iç   huzuru, barış, kendime olan sevgi ve   saygımın derinleşmesi. </p><p><b>"Children of the Earth" inzivalarına   katılan katılımcılarda gözlemlediğin   en güçlü dönüşüm ne oluyor? </b></p><p>Kendilerini yeniden hatırlamaları. Ve   o hatırlayışla birlikte "Ben ne zaman   kendimden uzaklaştım?" sorusunu   sormaları. İşte o anda genelde   bir karar veriyorlar. Ve bu karar,   dönüşümün başladığı an oluyor. </p><p><b style="">Tayland'da doğayla iç içe yaşamanın   sana öğrettiği en kıymetli yaşam   dersi nedir?</b></p><p>Dişil enerjiyle, yani doğanın ritmiyle   uyumlu yaşamak sinir sistemimizin en   çok sevdiği şey. Ve iyi çalışan bir sinir   sistemi, hayat yolunda önünü açıyor.   Sistem yorulursa, hayat da zorlaşıyor.</p><p><b>Senin "ikigai"n, yani sabah uyanma   nedenin nedir?</b></p><p>Öncelikle kendime saygı duyduğum,   hayatla aramda sevgi dolu bir bağ   olduğunu hissetmek. Kendime karşı   dürüst olmak. Bir anne olarak elimden gelenin en iyisini yapıyor muyum?   Öğrendiklerimi hayata aktarıyor   muyum? Hâlâ neşeyle öğreniyor   muyum? Bunlar benim için önemli   sorular. Sözümle eylemim hâlâ uyum   içinde mi? Hayatıma dışarıdan değil,   içeriden mi bakıyorum? Bunlara "evet"   diyebildiğim sabahlar, benim 'ikigai'm. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/25/dsc04928-25062025b871e588.jpg"/><p><b>Şehir yaşamında da bütünsel   farkındalık mümkün mü? </b></p><p>Mümkün ama daha fazla bilinç   gerektiriyor. En önemlisi, düzenli   olarak doğaya kaçmak. Şehir hayatı   uyaranlarla dolu; bu yüzden dikkatli   olmak gerek. Sabahları telefon yerine   kendine zaman ayırmak, küçük ritüeller   oluşturmak, meditasyonu hayatın   temeline yerleştirmek çok önemli.   Yatmadan önce o gün yaşananlara   teşekkür etmek bile fark yaratır. </p><p><b style="">Bu sohbetten sonra "Bu yaz inziva   var mı?" soruları gelecektir... </b></p><p>Yaz boyunca Göcek Günlüklü   Koyu'ndaki AHAMA'da olacağım.   Yaz sonunda ise Tayland ve   Bali'de gerçekleştireceğimiz yeni   retreat'ler için detayları paylaşmaya   başlayacağız. Eril/dişil dengesi üzerine   bir inziva hazırlığı içindeyiz. Genellikle   Şubat ayında oluyor. Önden bilgi   almak isterseniz, Instagram'dan bana   ulaşabilirsiniz: @burcukutluk</p><p> <b>Fotoğraflar: </b>iStock</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/burcu-kutluk-ile-dogayla-uyumun-ve-icsel-donusumun-yolculugu-1085243</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/burcu-kutluk-ile-dogayla--556_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085242</guid><pubDate>Fri, 20 Jun 2025 17:18:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İlker Topdemir ile Özgürlük ve Keşif Üzerine]]></title><description><![CDATA[2025 yazında görülmesi gereken destinasyonlar, yeni bir şehri keşfederken yapılacaklar, lokal yaşamın keyif durakları… Seyahat Yazarı ve Seyahat Danışmanı İlker Topdemir'in keşif tutkusunun çerçevesini çizdiği evrenin de peşi sıra yürürken, “bir yolculuğa çıktım ve hayatım değişti” dedirten bir rotada seyahat tavsiyelerini öğrenmeyi de ihmal etmedik.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Özgürlük. Her gün yeni bir manzara,   yeni bir hikaye, yeni bir başlangıç ve   dünyanın dört bir yanında kurulan   yeni dostluklar... İlker Topdemir, bu   duyguyla başladığı kariyerinde   zaman zaman özgürlüğe yelken   açıyor zaman zaman ise keşfetme   tutkusunun dehlizlerinde kaybolmayı   seçiyor. "Eskiden seyahat daha   çok 'görmek' üzerindeydi, şimdi   'hissetmek' üzerine kurulu. İnsanlar   artık daha deneyim odaklı, sürdürülebilir, lokal yaşama dahil   olabilecekleri seyahatleri tercih   ediyor. Wellness, gastronomi,   yavaş seyahat gibi trendler öne   çıktı" diyerek son yılların seyahat   trendlerine dair ipuçları veriyor.</p><p><b>Bir nevi hikaye anlatıcılığı değil mi   yaptığın iş; her seyahat, planlanan   her rota yeni bir hikaye yazmak   anlamına gelmiyor mu özünde? Sen   nasıl tanımlıyorsun yaptığın işi?</b></p><p>Kesinlikle öyle. Aslında yaptığım işi bir   hikaye anlatıcılığı olarak görüyorum.   Her rota, her durak, her yolculuk   birer sahne gibi... Orada yaşananlar,   tanışılan insanlar, yolda karşılaşılan   sürprizler yeni bir hikayeye   dönüşüyor. Benim işim de o hikayeleri   en özgün haliyle paylaşmak,   başkalarına ilham verecek yollar   açmak. Her rota, her durak birer   sahne; ben de o sahneleri okuyucuya   aktarıyorum.</p><p><b>Seyahat senin için nasıl bir tutku ki   kariyerini bu alanda yönlendirmeye   karar verdin?</b></p><p>Seyahat benim için sadece bir hobi   değil; bir yaşam biçimi. Her yeni   yolculukta biraz daha büyüdüm,   değiştim, derinleştim. Zamanla   fark ettim ki beni en çok besleyen,   heyecanlandıran şey yeni yerler   keşfetmek, kültürleri tanımak ve   bunları başkalarıyla paylaşmak.   İşte bu tutkuyu işe dönüştürmeye   karar verdim. Bu gerçekten bir   tutku meselesi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/kyoyamatosoyoteiteah-200620254c50e34c.jpg"/><font size="2"><i>Park Hyatt Kyoto, Japonya</i></font><p></p><p><b>İlk yurt dışı seyahatin... Nasıl   hislerle hatırlıyorsun?</b></p><p>İlk yurt dışı deneyimim henüz   10 yaşındayken Amsterdam'dı.   Adeta dünyayla ilk kez yüz yüze   geliyormuşum gibi hissetmiştim.   O özgürlük duygusu, yeni keşif   arayış, uzun bir uçak yolculuğu,   farklı dilleri duymak. Sonra "Bunu   mesleğe dönüştüreyim" dedim.   İlk yurt dışı seyahatim adeta bir   kapının aralanması gibiydi. Heyecan,   belirsizlik, biraz da tedirginlik iç içeydi   ama o özgürlük duygusu her şeyin   önüne geçti. O gün hissettiğim şey; "dünya çok büyük ve ben daha hiçbir   şey bilmiyorum" oldu. O an kendime   söz verdim: Keşfedeceğim.</p><p><b>Son dönemde öne çıkan seyahat   trendleri, başladığın döneme oranla   nasıl bir değişim gösterdi?</b></p><p>Eskiden seyahat daha çok "görmek"   üzerindeydi; şimdi "hissetmek" üzerine   kurulu. İnsanlar artık daha deneyim   odaklı, sürdürülebilir, lokal yaşama   dahil olabilecekleri seyahatleri tercih   ediyor. Wellness, gastronomi, yavaş   seyahat gibi trendler çok öne çıktı. Lüks   kavramı bile değişti. İnsanlar daha   bilinçli ve sosyal medya sayesinde   daha çok araştırmacı oldular.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/edenrockstbarthsicuk-20062025187c9a1d.jpg"/><font size="2"><i>Eden Rock Hotel, St Barths</i></font><p></p><p><b>Bugüne dek yüzlerce otelde   konakladın. Sende en çok iz bırakan,   ilk aklına gelen hangisi oluyor?</b></p><p>İz bırakan çok fazla yer var ama   ilk aklıma gelen St. Barth adası.   "Eden Rock Hotel"; manzarası,   doğayla bütünleşmiş mimarisi,   bembeyaz kumsalları ve en önemlisi   misafirperverliği ile unutulmazdı. Lüks   bir ada ama sessiz lüks dedikleri bir   yaşam tarzı.</p><p><b>Peki ya "Bir yolculuğa çıktım ve   hayatım değişti" diyebileceğin bir   rota var mı?</b></p><p>Evet, Bali ve uçsuz bucaksız pirinç   tarlaları ve doğası. Bali'nin enerjisi   daha farklı. İnsan doğada kaldıkça   kendiyle kalıyor ve kendini yeniliyor.   Sonunda yeni fikirler ve yeni bakış   açıları oluşuyor.</p><p><b>Yolun kendisi mi insanı değiştirir,   insan çıktığı yolda mı kendinden bir   şeyler bulur sence?</b></p><p>İkisi de. Yol, seni kendi sınırlarına kadar   getirir ama o sınırı aşıp aşmamak senin   seçimindir. Yol bir aynadır; yürüdükçe   kendini görürsün. O aynadan geçip   dönüşmek ise senin elinde.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/istock2167036541-2006202556576278.jpg"/><font size="2"><i>Okinawa Adası, Japonya</i></font><p></p><p><b>Yeni bir şehri keşfederken ilk ne   yaparsın, kendine nasıl bir yol   haritası çizersin?</b></p><p>İlk işim yürümek. Haritasız, plansız...   Şehri hissetmek, kokusunu almak,   sesini duymak isterim. Sonra bir kafeye   oturup insanları izlerim. Her şehri önce   sezgilerimle tanımaya çalışırım. Size de   aynısını öneririm; çünkü en iyi keşifler   plansız yapılanlardır. Daha sonra da   tabii ki hazırlığımı önceden yapmış   olduğum listeme bakarım ve lokallere   onların favori yerlerini sorarım.</p><p><b>2025 yazında mutlaka görülmesi   gerektiğini düşündüğün üç   destinasyon hangileri?</b></p><p>Azor Adaları; Avrupa'nın gizli kalmış   doğa cenneti. Avusturalya kıtası; farklı   bir yaşam tarzı, doğası, kumsalları   ve mutfağı var. Slovenya; küçük ama   etkileyici, özellikle Bled Gölü ve Triglav   bölgesi görülmeli.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/photo202505152131509-200620253b4f5c63.jpg"/><font size="2"><i>Belmond Venice Orient Express</i></font><p></p><p><b>Lüks senin için bugün itibarıyla ne   ifade ediyor? Seyahatteki en büyük   lüks nedir sence?</b></p><p>Lüks benim için konfordan çok   özgürlük ve sadelik demek. Zamanı   dilediğim gibi kullanmak, plansız   kalabilmek, sıradan olanın içindeki   güzelliği görebilmek... Gerçek   lüks bu. Artık herkes kendi lüksünü   kendi oluşturuyor.</p><p><b>Tüm dünyadan tek bir nokta seçecek   olsan, neresi "bucket list"imde   mutlaka olsun sence?</b></p><p>Yeni Zelanda. Doğa, kültür ve huzur   arayan herkesin en az bir kez görmesi   gereken bir ülke.</p><p><b>Lokal yaşamıyla öne çıkan en   sevdiğin rota hangisi?</b></p><p>Japonya'nın Kyoto şehri. Gelenekle   modern hayatın bu kadar uyum içinde   yaşadığı başka bir yer görmedim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/photo202505152131506-200620256d90dc86.jpg"/><font size="2"><i>Seul Kraliyet Sarayı</i></font><p></p><p><b>Keşfetmek istediğin bir yer kaldı mı?</b></p><p>Her zaman var. Güney Amerika'da   görmediğim hala çok ülke var.</p><p><b>Seyahat ve turizm sektöründe   gelecekte ne gibi trendler   öngörüyorsun?</b></p><p>Kişiselleştirilmiş deneyimler, karbon   ayak izi düşük seyahatler ve   dijital-detoks rotaları daha da öne   çıkacak. İnsanlar hem zihinsel hem   fiziksel olarak arınmak istiyor. Artık   herkes daha az kalabalık rotalar   seçmek isteyecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/photo202505152131504-20062025426e9ffb.jpg"/><font size="2"><i>Sydney Hayvanat Bahçesi</i></font><p></p><p><b>Bu işi yapıyor olmanın en sevdiğin   yanı nedir?</b></p><p>Özgürlük. Her gün yeni bir manzara,   yeni bir hikaye, yeni bir başlangıç   ve dünyanın dört bir yanında yeni   dostluklar...</p><p><b>Seyahat bavulunun olmazsa   olmazları neler?</b></p><p>İyi bir kulaklık, iPad, çok yönlü bir ceket,   temel ilk yardım kiti ve her zaman biraz   yerel lezzetlere açık bir mide!<b></b></p><h2>İlker Topdemir'in  Favorileri</h2><p><b>En sevdiğin 3 otel?</b></p><p><ol><li>Four Seasons Resort Maldives at Landaa   Giraavaru - Maldives</li><li>Park Hyatt Kyoto - Japonya</li><li>Capella Sydney - Avustralya</li></ol></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/mlg1440aspect16x9-20062025144dafb1.jpg"/><font size="2"><i>Four Seasons Resort Maldives at Landaa Giraavaru </i></font><p></p><p><b>En sevdiğin restoranlar?</b></p><p><ol><li>Dani Maison - Ischia Adası, İtalya</li><li>Hinokizaka - Tokyo</li><li>Frantzen - Stockholm</li><li>Cerveceria Catalana - Barselona</li></ol></p><p><b>Yurt içi ve yurt dışı inziva rotaların?</b></p><p>Yurt içi: Fethiye'deki Hillside Beach Club</p><p>Yurt dışı: Japonya'nın Okinawa Adas</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/photo202505152131505-20062025041af915.jpg"/><font size="2"><i>The St. Regis Rome Hotel</i></font><p></p><h2>İlker Topdemir'den Seyahat Önerileri</h2><p><b>Seyahate çıkarken mutlaka...</b></p><p>Gitmeden önce sadece yerleri değil,   kültürü ve alışkanlıkları da araştırırım.</p><p><b>Seyahatte asla...</b></p><p>Aceleye getirmem. Her yerin bir ritmi   vardır, onu yakalamaya çalışırım.</p><p><b>Çocukla tatilde...</b></p><p>Rota seçimi kadar, tempo da çok   önemli. Deneyim odaklı ama yorucu   olmayan planlar yapılmalı.</p><p><b>Kız kıza tatil için son   dönemde en iyi rota...</b></p><p>Portekiz'de Lizbon ve çevresi. Güvenli,   eğlenceli ve çok keyifli.</p><p><b>Wellness seyahati   planı yaparken...</b></p><p>Sessizlik, doğayla iç içe olma   ve sağlıklı beslenme üçlüsüne   dikkat ederim</p><p><b>Fotoğraf:</b> iStock</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/ilker-topdemir-ile-ozgurluk-ve-kesif-uzerine-1085242</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/ilker-topdemir-ile-ozgurl-476_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085241</guid><pubDate>Fri, 20 Jun 2025 16:08:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Türk Beachwear Tasarımcılarından İlhamla: Moeva]]></title><description><![CDATA[Yazın plajlara stiliyle özgün bir dokunuş katmak isteyenler için Türk beachwear tasarımcılardan ilham alıyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[Moeva'nın ardında, stilin ötesine geçen, güçlü bir vizyon ve çok katmanlı bir yaratım süreci var. Her biri ince detaylarla işlenmiş, estetik ve işlevi aynı anda kucaklayan parçalar üretiyor. İlhamını eski filmlerin nostaljik sahnelerinden, bir yaz akşamının büyüsünden, yazın dingin sahillerinin sıcak ışığından ve hayatın sessiz, derin anlarından alan Moeva, her koleksiyonunda yalnızca bir ürünü değil, o ürüne eşlik eden bir duyguyu da görünür kılıyor. Marka kurucuları olan Damla Zırh, Yağmur Zırh ve Burcu Tanman, amansız tasarım anlayışıyla çağdaş bir bakışı harmanlayarak, kendi stilinden ödün vermeyen, zarafeti sadelikle buluşturan ve kendini özgürce ifade eden kadınlar için parçalar yaratıyor. İşte bu yüzden Moeva'nın her tasarımı, bir plajın tuzunu, bir kumsalın huzurunu ve bir bakışın kendinden emin duruşunu üzerinde taşırken, onu giyen kişiye stilin çok ötesinde bir kimlik ve his kazandırıyor.<div><p></p></div><p><b>Markanız nasıl bir  motivasyonla harekete geçti?</b></p><p>Tasarım eğitimim sırasında,  kendi estetik anlayışımızı yansıtan parçaları piyasada bulamamak en büyük  motivasyonumuz oldu. Bu eksiklik, sadece yaratıcı değil, aynı zamanda stratejik  bir düşünceyle kendi markamızı yaratma fikrine dönüştü. Zamansız tasarım anlayışını  modern bir bakış açısıyla birleştirerek, özgüveni yüksek ve stilini ifade  etmekten çekinmeyen bireyler için yola çıktı. Amacımız, her parçada kalite,  detay ve estetik bütünlüğünü sunarak giyenin kendini güçlü ve özgün hissetmesini sağlamak.</p><p><b>Tasarımlarınızı yaratırken  sizi en çok etkileyen duygu, yer ya da anı ne oluyor?</b></p><p>Tasarımlarımı yaratırken  beslendiğim duygu ve anlar oldukça çok katmanlı. Çoğu zaman bir yerin  atmosferi, geçmişe ait bir anı sürecin başlangıç noktası olabiliyor. Kimi zaman  eski bir film sahnesi, duygusal çağrışımlarla birleşerek koleksiyonun hikayesini şekillendiriyor. Bunun yanı sıra dönemsel kültürel dönüşümler, bireysel anlatım biçimlerinin yükseldiği estetik yaklaşımlar ve çağdaş yaşamın dinamikleri de ilham kaynaklarım arasında yer alıyor. Her koleksiyon, yalnızca estetik bir ürün değil; aynı zamanda bir hissin, bir düşüncenin ve bir dönemin görsel bir ifadesi ve hikayesi haline geliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/1beachwearmoeva1-20062025ebe0a19f.jpg"/><p><b>Tasarımlarınızı üzerinde  görmek istediğiniz ünlüler?</b></p><p>Kendall Jenner, Zendaya, Theo  James, Iris Law, Jacob Elordi, Lori Harvey, Jennie Kim gibi isimlerin zarif ama  iddialı duruşu, Moeva'nın karakteriyle örtüşüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/1moevabeachwear-20062025f7502f4a.jpg"/><p><b>Yeni koleksiyondan favori  parçanız hangisi?</b></p><p>SS25 koleksiyonunda 3D baskı  tekniğiyle tasarladığımız Hermione bikini takımı, benim için öne çıkıyor. Hem teknik hem estetik açıdan innovasyon ve yenilik sunan bir tasarım olması nedeniyle favorim diyebilirim.</p><p><b>Markanızla en iyi match  olabilecek sezonun trend aksesuarları neler olur?</b></p><p>Minimal ama güçlü bir tavrı  olan takılar, koleksiyonla mükemmel bir bütünlük yakalıyor.</p><p><b>Plaj giyiminde işlevsellik mi  estetik mi?</b></p><p>İkisini birbirinden ayırmadan  düşünmek gerekiyor. Moeva'da estetik ile işlevselliği aynı çizgide buluşturmayı  amaçlıyoruz. Giydiğiniz parça hem rahat hem etkileyici olmalı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/1beachwearmoeva-200620253cd2fc71.jpg"/><p><b>Bu yazın kişisel favoriniz  olan beachwear trendleri?</b></p><p>Çok yönlü kullanım imkânı  sunan, gündüzden geceye taşınabilen parçalar. Bunun yanında aksesuarlı parçalar  ve canlı tonlar da bu sezonun vazgeçilmezi olacak gibi duruyor.</p><p><b>Beachwear modasında zamansız  olan bir dokunuş?</b></p><p>İncelikle seçilmiş detaylar  örneğin aksesuar dokunuşları,kaliteli kumaşlar. Moda değişse de, iyi düşünülmüş  bir kesimin ve sofistike sadeliğin etkisi asla geçmez.</p><p><b>Tasarımlarınızı giyenlerin  nasıl hissetmesini istersiniz?</b></p><p>Güçlü, özgüvenli ve kendine  ait bir duruşla... Moeva tasarımları, giyen kişinin karakterini yansıtan bir  unsur gibi; sade ama etkili.</p><p><b>Markanız nasıl bir mesaj  veriyor?</b></p><p>Kendi estetik dilini  oluşturan, bu dili sadelik ve zarafetle sürdüren bir marka olarak, Moeva her  zaman zamansız olmayı detaylara önem vermeyi ve stil sahibi bir tavrı  savunuyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/1moevabeach-20062025adb209df.jpg"/><p><b>Kendi gardırobunuzdaki olmazsa  olmaz yaz parçaları? </b></p><p>Listenin başında kuşkusuz Moeva'nın mayo ve pareoları yer alıyor.  Şıklığı ve fonksiyonelliği bir arada sunmaları sayesinde, yaz valizimin  vazgeçilmezleri arasında. Ayrıca Moeva'nın ince dokulu triko elbiseleri de, hem gün içinde hem akşamüstü davetlerinde rahatlıkla tercih edebileceğim en büyük kurtarıcılarım. Yaz mevsimi benim için aynı zamanda ketenle özdeşleşiyor; bol kesimli keten gömlekler ve şort kombinleri, yaz gündüzlerinin adeta üniforması haline geliyor.</p><p><b>Bir cümleyle markanız?</b></p><p>Güçlü, sofistike, zarif.</p><p><b>İlham panonuzda neler var?</b></p><p>Eski film kareleri, çağdaş  sanat eserleri, yaz akşamlarının rengi ve Akdeniz mimarisi...</p><p><b>Plaj koleksiyonunuza ilham  veren beach?</b></p><p>Plaj koleksiyonumuza ilham  veren beach, gün batımının altın tonlarını ve doğal dokularını yansıtan Cap d'Antibes oldu.</p><p><b>Gözünüzün önünde canlanan yaz  sahnesi?</b></p><p>Güneşin altın saatinde,  teninizde kalan deniz tuzu, ince bir pareo, yürüdüğünüz taş bir yolda, uzaktan  gelen bir müzik sesi...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/1moeva-2006202534bd4d55.jpg"/><p><b>Tasarım yaparken dinlediğiniz  bir müzik, müzisyen, çalma listesi?</b></p><p>Tasarım yaparken genelde  enstrümantal müzikleri tercih ediyorum. Bu tarz müzikler hem ruhuma iyi geliyor  hem de dikkatimi toplamaya yardımcı oluyor. Hania Rani, Hans Zimmer, Ludovico  Einaudi bu süreçte genelde dinlediğim sanatçılar arasında.</p><p><b>Yaz ruhu taşıyan markanıza da  ilham olan bir sanat eseri?</b></p><p>Markamıza ilham veren sanat  eserlerinden biri David Hockney'nin "A Bigger Splash" (1967) tablosu. Canlı  renk paleti, güneşle yıkanmış yüzeyler ve havuzun etrafındaki o modern, özgür  his yazın enerjisini, minimalizmin etkileyiciliğiyle buluşturarak koleksiyonlarımızın  ruhunu besliyor.</p><p><b>Size ilham veren bir yönetmen  var mı?</b></p><p>Evet, ilham aldığımız  yönetmenlerden biri Wes Anderson.  Renk paletleri, simetrik kadrajları ve nostaljik ama hayal gücü yüksek  dünyasıyla Anderson'un sineması, özellikle yaz koleksiyonlarımızda aradığımız o  kaçış duygusunu besliyor. Onun dünyasında her detay stilize, her sahne bir moda  editorial'i gibi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/1moevabeachwear-200620250ab49fe3.jpg"/><p><b>Plajda çekilmiş aklınıza ilk gelen ikonik bir ünlü karesi hangisi?</b></p><p>Aklıma ilk gelen ikonik kare:  Brigitte Bardot'nun 1960'larda St. Tropez plajında beyaz bikiniyle çekilen  fotoğrafı... Hem feminenlik hem de Fransız Riviera zarafetini simgeleyen bu  görüntü, bikini tarihine adını yazdırmış ve plaj stilini bir moda anlatısına dönüştürmüştür.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/1beachwearmoeva2-2006202560dba8ab.jpg"/><p><b class="">Yaz ruhunu en çok taşıyan  şehir?</b></p><p>Yaz ruhunu en çok taşıyan  şehir benim için, benim de yazları geçirdiğim Ibiza Adası. Çünkü burada deniz  ve güneş sadece fon değil, bir yaşam biçimi. Gündüzleri doğal koylarda yalın bir  huzur, akşamları ise özgürlük ve yaratıcılıkla dolu bir enerji var. Lüksü,  modern zarafetle buluşturan bu ruh, koleksiyonlarımızın her parçasında  hissettirmek istediğimiz o özgün yaz hissini tam olarak yansıtıyor.</p><p><b>Beach mood'u anlatan üç  kelime?</b></p><p>Güneş, tuz, huzur.<em><b></b></em></p><p><b>Fotoğraflar:</b> Getty Images Türkiye, iStock</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/turk-beachwear-tasarimcilarindan-ilhamla-moeva-1085241</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/turk-beachwear-tasarimcil-554_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085240</guid><pubDate>Fri, 20 Jun 2025 15:19:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Türk Beachwear Tasarımcılarından İlhamla: OYE]]></title><description><![CDATA[Yazın plajlara stiliyle özgün bir dokunuş katmak isteyenler için Türk beachwear tasarımcılardan ilham alıyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[Yaz güneşi altında parlayan denizler, hafif esen meltemin taşıdığı tuzlu hava ve doğallığın içindeki zarafet... OYE Swimwear'in yeni koleksiyonu tam da bu hissiyatla şekilleniyor. Ayça Sadıkoğlu'nun güçlü, zarif ve işlevselliği estetikle buluşturan vizyonunu yansıtan bu özel parçalar; sahilde geçirilen sade ama stil sahibi anlara eşlik etmek için tasarlandı. Seyahat tutkusu, nostaljik dokunuşlar ve zamansız şıklıkla harmanlanan koleksiyon, yalnızca giyilen değil, hissedilen bir yaz deneyimi sunuyor.<p></p><p><b>Yeni koleksiyon nasıl bir motivasyonla  harekete geçti?</b></p><p>Bu koleksiyonu yaratırken temel motivasyonum,  güçlü ve zarif kadınları yansıtan, hem fonksiyonel hem de estetik anlamda fark  yaratan tasarımlar ortaya koymaktı. Seyahat etmeyi, deniz kenarında vakit  geçirmeyi ve stil sahibi olmayı seven kadınlar için bir parça sadece mayo  değil, aynı zamanda bir ifade biçimi. Hedefim, kadınların kendilerini hem şık  hem de özgüvenli hissedecekleri zamansız parçalar yaratmaktı.</p><p><strong>Tasarımlarınızı yaratırken sizi en  çok etkileyen duygu, yer ya da anı ne oluyor?</strong></p><p>Beni en çok etkileyen anlar, seyahatteyken,  özellikle deniz kenarında ya da doğanın içinde, zamanın yavaşladığı o sakin  anlar oluyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/celestinabikinion-20062025cfb6e894.jpg"/><p><strong>Tasarımlarınızı üzerinde görmek  istediğiniz ünlüler?</strong></p><p>Benim için tasarımın gerçek anlamı, bir  kadının hayatına dokunduğu, o kadını iyi hissettirdiği anda ortaya çıkıyor.  OYE'yi taşıyan bir kadının ünlü ya da anonim olması hiçbir zaman belirleyici  olmadı. Benim için asıl önemli olan, o parçayı giydiğinde kendini güçlü,  özgüvenli ve özgür hissetmesi. Kendi hikayesini yansıtarak taşıyan her kadın,  benim gözümde markanın gerçek yüzü.</p><p><strong>Yeni koleksiyondan favori parçanız  hangisi?</strong></p><p>Yeni koleksiyondaki favorim kesinlikle Aria.  Simetrik hatları, off-shoulder kesimi ve transparan şerit detaylarıyla hem  güçlü hem de zarif bir duruşu var. En hoşuma giden tarafı ise tasarımın sade  ama çok yönlü yapısı. Plajda tek başına tüm dikkatleri üzerine çeken bir parça  olabilirken, altına herhangi bir şort, bir pareo ile rahatlıkla akşamınıza  devam edebiliyorsunuz. Aria, bence yalnızca yaz mevsimiyle de sınırlı değil,  kışın da bir bodysuit olarak çok rahatlıkla yüksek bel bir pantolon, şık bir  blazer ile kullanılabilir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/athenablackarka-200620251961e0c0.jpg"/><p><strong>Markanızla en iyi match olabilecek  sezonun trend aksesuarları neler olur?</strong></p><p>OYE'nin çizgisi net, güçlü ve zamansız. Bu  sezonun aksesuar trendlerine baktığımda, tasarımlarımla en çok örtüşen  parçalar, abartıdan uzak ama etkileyici duruşu olanlar. Mesela heykelsi formlu  takılar, modern inciler ya da sade ama büyük güneş gözlükleri.</p><p><strong>Plaj giyiminde işlevsellik mi estetik  mi?</strong></p><p>Bu benim için bir tercih meselesi olmadı  hiçbir zaman. İşlevsellik ve estetik birbirini tamamlayan iki parça benim düşüncemde.  Tasarım yaparken kendi hayatımı da referans alıyorum -gerçekten neye ihtiyaç  duyduğumu, neyin işe yaradığını ve bunların nasıl güzel bir forma  bürünebileceğini sorguluyorum. Sahilde yürümeyi çok severim ve elimde bir şey  taşımaktan da hoşlanmam. Bu yüzden bir sürü bikini altına cep ekledim ki  rahatlıkla cep telefonumu koyabileyim diye. Ama sadece kullanışlı bir şey  üretmek değil, onu güçlü bir estetikle sunabilmek de önemli.</p><p><strong>Bu yazın kişisel favoriniz olan  beachwear trendleri?</strong></p><p>Bu sezon favori trendim kesinlikle nostaljik  desenler -özellikle de pointillé, kırmızı, lacivert ve sarı üstüne beyaz  puantiye. Küçük yaz elbisesi olsun, yüksek belli bir şort olsun, puantiyenin  getirdiği retro havaya bayılıyorum.</p><p><strong>Beachwear modasında zamansız olan bir  dokunuş?</strong></p><p>Benim için beachwear modasında zamansız olan  dokunuş, sadeliğin içinde saklı olan incelik. Vücuda oturan, iyi kesilmiş bir  siluet, ne modaya bağımlı ne de dönemsel. Bunun dışında, bir de her yaz geri  dönen ama aslında hiç gitmeyen bir klasik var: denizci esintileri, Breton  çizgileri... Bana hep zamansızlık hissi veriyor; sade ama karakterli, nostaljik  ama modern.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/laviniaonepieceon-20062025a0436e3b.jpg"/><p><strong>Tasarımınızı giyenlerin nasıl  hissetmesini istersiniz?</strong></p><p>Özgüvenli, rahat ve kendi gibi.</p><p><strong>Markanız nasıl bir mesaj veriyor?</strong></p><p>Güç, özgüven ve zarafet bir arada olabilir.</p><p><strong>Kendi gardırobunuzdaki olmazsa olmaz  yaz parçaları?</strong></p><p>Yazın çoğunluğu denizde geçiyor benim için, o  yüzden birkaç OYE ve altına şorttan başka çok bir şey giymiyorum gündüzleri.  Akşamları ise şık keten uzun elbiseler ile çok rahat ediyorum.</p><p><strong>Bir cümleyle markanız?</strong></p><p>Benim için OYE, nerede olursan ol, şıklığı ve  işlevselliği aynı çizgide buluşturan zamansız bir marka.</p><p><strong>Plaj koleksiyonunuza ilham veren  beach?</strong></p><p>O kadar çok var ki, ama bir tane seçmem  gerekirse UNESCO koruması altında olan Sardegna'daki Cala Goloritzè diyebilirim  ilk aklıma gelenlerden...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/istock1160223042-20062025780f4d70.jpg"/><p><strong>Gözünüzün önünde canlanan yaz  sahnesi?</strong></p><p>Club Scanella'dayım, Ischia'da doğal  kayalıklar üzerine kurulmuş, denize sıfır, mavi şemsiyeli, tipik <em>Dolce Vita</em> vibe'ları veren ama henüz Amalfi Sahilleri kadar  turistik olmamış rüya gibi bir mekân. Küçük ahşap bir tekneyle varıyorum,  restoranında basit ama lezzetli bir yemek, buz gibi bir içecek, deniz, müzik,  hafif bir rüzgâr... Arasında zaman biraz duruyor gibi. Benim için yaz, tam olarak  bu. Abartısız, doğal, fazlalıksız... İtalyanların o "<em>sprezzatura"</em> kültürü; çabasız, doğal ve kendiliğinden gelen  zarafet, şıklık ve stil.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/gettyimages128127864-20062025cab35bff.jpg"/><p><strong>Tasarım yaparken dinlediğiniz bir  müzik, müzisyen, çalma listesi?</strong></p><p>Oldukça eklektik bir müzik zevkim var ama  çoğunlukla caz, neoklasik ve minimalist müzikler dinliyorum. Max Richter gibi -  sade ama duygusu yoğun olan besteciler. Şu anda hatta çok mutluyum, Max  Richter'in Temmuz başı Açık Hava'da konseri var!</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/gettyimages634001288-20062025d910e437.jpg"/><p><strong>Yaz ruhu taşıyan markanıza da ilham  olan bir sanat eseri?</strong></p><p>Sanat tarihi okuduğum için bu tür sorulara  cevap vermek beni çok zorluyor. Doğru seçim mi, her şeyi düşündüm mü... O yüzden  ilk aklıma gelen eseri yazmaya karar verdim: David Hockney'nin "A Bigger  Splash" isimli eseri. Kompozisyondaki yalınlık, renklerin netliği ve mimariyle  doğa arasındaki o sade denge.</p><p><strong>Size ilham veren bir yönetmen var mı?</strong></p><p>Bir yönetmen yok, birden çok yönetmen var ama  Alfonso Cuarón'un <em>Roma</em> filmini seyrederken Stendhal sendromu geçirdiğim için  sadece bir yönetmen seçeceksem o Alfonso Cuarón olmalı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/gettyimages530786142-20062025fe210dc0.jpg"/><p><b>Plajda çekilmiş aklınıza ilk gelen ikonik bir ünlü karesi hangisi?</b></p><p>Grace Kelly, 1950'lerde henüz prenses olmadan  Bermuda'da çok basit bir bandeau beyaz bikini üstü ve altına takım yüksek bel  beyaz şort ile... Çok doğal bir plaj karesi.</p><p><strong>Yaz ruhunu en çok taşıyan şehir?</strong></p><p>Şehir dediğimiz için sanırım Nice veya  Marseille diyeceğim.</p><p><strong>Beach mood'u anlatan üç kelime?</strong></p><p><em>Dolce Far Niente</em><em> (Hiçbir şey yapmamanın güzelliği).</em></p><p><b>Fotoğraflar: </b>Getty Images Türkiye, iStock</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/turk-beachwear-tasarimcilarindan-ilhamla-oye-1085240</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/turk-beachwear-tasarimcil-548_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085239</guid><pubDate>Fri, 20 Jun 2025 15:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Türk Beachwear Tasarımcılarından İlhamla: Min]]></title><description><![CDATA[Yazın plajlara stiliyle özgün bir dokunuş katmak isteyenler için Türk beachwear tasarımcılardan ilham alıyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[Min, kurucuları Sabina Hamza ve Begüm Tabak Sınav'ın Akdeniz'in dinginliği ve yazın enerjisinden ilham alarak yarattığı, sade ama etkileyici tasarımlarla kendinizi özgürce ifade etmenizi sağlayan bir yaşam tarzı sunuyor. Her parça, rahatlığı ön planda tutarken zarif detaylarla stile derinlik katıyor. Min, sadece kıyafet değil; bedeninizle barışmanızı, kendinizi iyi hissetmenizi ve her anınızda özgüvenle var olmanızı destekleyen bir tavır... Akdeniz'in sıcak esintisini ve gün batımının huzurunu hissettiren tasarımlarıyla yazın en özel anlarınıza eşlik ediyor.<p></p><p><b>Koleksiyonunuz  nasıl bir motivasyonla harekete geçti?</b></p><p><b>Sabina  Hamza: </b>Kadınların  bedenleriyle barıştığı, sade ama kendinden emin hissettikleri bir alan yaratmak  istedik. "Love Yourself" koleksiyonumuz tam olarak bu düşünceyle doğdu. Fazlalıktan  uzak, güç ve zarafeti taşıyan bir çizgi.</p><p><b>Begüm  Tabak Sınav: </b>Koleksiyonumuz  ve aynı zamanda markamız iki genç kadının birbirlerini dostluklarıyla ve  yetenekleriyle tamamlayarak hayallerine ulaşma yolculuğuna çıkmaya karar  vermesiyle harekete geçti.</p><p><b>Tasarımlarınızı  yaratırken sizi en çok etkileyen duygu, yer ya da anı ne oluyor? </b></p><p><b>Sabina: </b>Gün batımı.  Işığın yumuşadığı, bedenin gölgeyle dans ettiği o büyülü an. Genellikle Akdeniz  sahillerindeki sessizlik, yavaşlık ve doğallık bizde tasarım duygusunu  tetikliyor.</p><p><b>Begüm:</b> Tasarımlarımızı  yaratırken en çok etkilendiğimiz duygu yeteneklerimizin içimizi ısıtarak  verdiği umut, güç ve güven duygusu diyebiliriz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/1minbeachwear-20062025a33362b3.jpg"/><p><b>Tasarımlarını  üzerinde görmek istediğiniz istediğiniz ünlü/ler?</b></p><p><b>Sabina: </b> Taylor Swift'in sade ama keskin duruşu, Elsa Hosk'un feminen zarafeti ve  Hafsanur Sancaktutan'ın doğal ışıltısı bizim tasarımlarımızla çok uyumlu  olurdu.</p><p><b>Begüm:</b>  Ünlüler diye ayırmak çok doğru gelmiyor, kendine değer veren her kadın kendi  dünyasının başrolüdür. Kendini bilen, kendine değer veren bedenini seven her  kadının üzerinde görmekten mutlu oluruz. </p><p><b>Yeni koleksiyondan  favori parçanız hangisi?</b></p><p><b>Sabina:</b> Love Yourself tek parça mayo, özellikle siyah versiyonu. Hem zamansız, hem  bedeni inanılmaz güzel sarıyor, hem de her kadına güçlü hissettiriyor.</p><p><b>Begüm: </b>Yeni koleksiyonumuzda favori parçam kesinlikle "Love Yourself" beyaz mayo. Beyaz mayo giymekten birçok kadının çekindiğini biliyorum ama bizim kalıbı,  kumaşı ve detaylı astar kullanımı çalışmasıyla rahatlıkla kullanılabilecek bir  ürün geliştirdiğimizi düşünüyorum. Sade, net ve güçlü diyebilirim.</p><p><b>Markanızla en iyi  match olabilecek sezonun trend aksesuarları neler olur?</b></p><p><b>Sabina:</b>  Hasır detaylı sade sandaletler, altın minimalist takılar, ince kemik güneş  gözlükleri... Zamansız ama fark edilir parçalar.</p><p><b>Begüm: </b> 90'lı yıllardan ilham alan dar, kemik çerçeveli mikro gözlükler, büyük hasır  çantalar ve gold takılar.</p><p><b>Plaj giyiminde  işlevsellik mi estetik mi?</b></p><p><b>Sabina: </b> İkisini ayrı düşünemeyiz. Bir mayo hem vücudu toparlamalı, hem güneşte rahat  hareket ettirmeli, hem de aynaya baktığınızda "işte bu" dedirtmeli.</p><p><b>Begüm:</b>  Plaj giyiminde estetik ve işlevsellik bir arada olursa her kadın kendini iyi  hisseder, bizim de marka olarak hedeflediğimiz duruş tam olarak bu soruyla  alakalı, hem işlevsel hem estetik.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/1minswimwear3797211-2006202555775c04.jpg"/><p><b>Bu yazın kişisel  favoriniz olan beachwear trendleri?</b></p><p><b>Sabina: </b>Yüksek  belli altlar, retro esintiler ve çift renk bloklamalar. Ama özellikle tek renk,  sade parçaların zarafeti bizi her zaman daha çok çekiyor.</p><p><b>Begüm:</b>  Bikininin üzerine giyilmiş, rüzgara kendini teslim eden uçuş uçuş bohem etekler,  denizden çıkmış tuzlu saçların üzerine bağlanmış güzel bir fular ve 90'lar  esintili kemik gözlükler. Benim bu sezon favorim yeni sezonun geçmişten  getirdiği trendleriyle zaman içerisinde gelişmiş ve zamansızlaşmış modern şık  bir çicek çocuk ruhu diyebilirim.</p><p><b>Beachwear  modasında zamansız olan bir dokunuş? </b></p><p><b>Sabina:</b>  Sade ve iyi oturan bir siyah mayo. Sezon geçer, trendler değişir ama iyi bir  siyah mayo asla modasını kaybetmez.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/1minswimwear13804911-20062025f9c900c8.jpg"/><p><b>Tasarımlarınızı  giyenlerin nasıl hissetmesini istersiniz?</b></p><p><b>Sabina: </b> Güçlü ama rahat. Kendi bedeninin farkında ve onunla barış içinde. Giydiği anda  iç sesi yükselen, kendiyle gurur duyan bir kadın.</p><p><b>Begüm:</b>  Markamızı giyenlerin güçlü, rahat, özgüvenli hissetmesini isteriz.</p><p><b>Markanız nasıl bir  mesaj veriyor? </b></p><p><b>Sabina:</b>  Kendine iyi bakmak, kendini olduğun gibi sevmekle başlar. Her kadının ışığı  kendine özgü; biz sadece onu destekleyen bir çerçeveyiz.</p><p><b>Begüm:</b>  Markamızın verdiği mesaj kendini sevmek, bedenine saygı duymak, kendini  keşfetmek ve bununla gurur duymak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/1minswimwear-20062025b51befb1.jpg"/><p><b>Kendi  gardırobunuzdaki olmazsa olmaz yaz parçaları?</b></p><p class=""><b>Sabina:</b>  Beyaz keten gömlek, iyi kesimli bir siyah mayo, sade bir sandalet, bir de  yumuşak dokulu oversize plaj havlusu.</p><p><b>Begüm:</b>  Keten bir gömlek, kot şort, uçuş uçuş etek ve elbiseler ve kendimi iyi  hissettiğim mayo ve bikiniler.</p><p><b>Bir cümleyle  markanız?</b></p><p><b>Sabina:</b>  Sade ama iddialı; fazlalıktan uzak ama his yüklü.</p><p><b>Begüm:</b>  Markamız, iki genç kadının dostluk ve yetenekle beslenen yolculuğunda doğan,  kadınları kendilerini sevmeye, bedenlerine saygı duymaya ve özgüvenle  ışıldamaya teşvik eden zamansız bir plaj giyim markasıdır.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/1minbeachwear-20062025ee0608f0.jpg"/><p><b>Plaj  koleksiyonunuza ilham veren beach?</b></p><p>Kastellorizo  (Meis Adası) ve Datça'nın koyları. Sessiz, güçlü ve sakin.</p><p><b>Gözünüzün önünde  canlanan yaz sahnesi?</b></p><p>Deniz  tuzuyla kurumuş saçlar, çıplak ayaklar, bir taşın üzerinde kitabını okuyan  biri. Fon müziği sadece dalga sesi.</p><p><b>Tasarım yaparken  dinlediğiniz bir müzik, müzisyen, çalma listesi? </b></p><p>Rhye,  Agnes Obel, Tom Misch... Yavaş tempolu, derin melodiler. Koleksiyonların da bir  ritmi olmalı.</p><p><b>Yaz ruhu taşıyan  markanıza da ilham olan bir sanat eseri?</b></p><p>Henri  Matisse &#8211; "La Danse" Kadın bedeninin akışkanlığı, özgürlük, hafiflik ve birlik  hissi var. Renkler sıcak, hareket rahat ve doğal. Yaz ruhunu çağrıştırıyor ama  bir müze hissi de taşıyor.</p><p><b>Size ilham veren  bir yönetmen var mı?</b></p><p>Sofia  Coppola. Özellikle "Somewhere" ve "The Virgin Suicides" filmindeki  pastel-melankolik estetik bizim ruh dünyamızla çok örtüşüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/1minbeachwear-20062025319f5dee.jpg"/><p><b>Plajda çekilmiş aklınıza ilk gelen ikonik bir ünlü karesi hangisi?</b></p><p>Jane  Birkin'in Saint-Tropez'deki salaş zarafeti. "Hiç uğraşmamış gibi" ama  unutulmaz.</p><p><b>Yaz ruhunu en çok  taşıyan şehir?</b></p><p>Palermo.  Sıcak, dağınık, içten. Renkleriyle, ışığıyla, dokusuyla ilham verici.</p><p><b>Beach mood'u  anlatan üç kelime?</b></p><p>Tuz,  özgürlük, sade.</p><p><b>Fotoğraflar:</b> Getty Images Türkiye, iStock</p><p><br></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/turk-beachwear-tasarimcilarindan-ilhamla-min-1085239</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/turk-beachwear-tasarimcil-458_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085238</guid><pubDate>Fri, 20 Jun 2025 14:44:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Türk Beachwear Tasarımcılarından İlhamla: Naive]]></title><description><![CDATA[Yazın plajlara stiliyle özgün bir dokunuş katmak isteyenler için Türk beachwear tasarımcılardan ilham alıyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[Yazın yalın ama göz alıcı ruhunu beachwear tasarımlarına taşıyan Naïve Atelier, "Sunkissed Nomad" koleksiyonu ile bohem şıklığın modern bir yansımasını sunuyor. El dokuması kumaşlardan ilhamla şekillenen koleksiyon, doğal dokuların ve zamansız zarafetin etkileyici bir bileşimi. Fransız Rivierası'nın dinginliğinden Akdeniz'in altın ışıklarına kadar uzanan ilham yolculuğunda, markanın yaratıcı vizyonuna ve estetik duruşuna eşlik ediyoruz. Naïve Atelier'in kurucuları ile plaj giyiminin şiirsel hâlini, ilham perilerini ve yazın zarif detaylarını konuştuk.<p></p><p><b>Koleksiyonunuz  nasıl bir motivasyonla harekete geçti?</b></p><p>  "Sunkissed Nomad" koleksiyonu, Naïve Atelier'in yalın ve sofistike çizgisi ile  sezonun boho-chic akımını zarif bir şekilde harmanlıyor. Modern  dokunuşlarla, el dokuması kumaşları birleştirerek, özgün bir denge yaratıyoruz.<b></b></p><p><b>Tasarımlarınızı  yaratırken sizi en çok etkileyen duygu, yer ya da anı ne oluyor? </b></p><p>Tasarımlarımızı yaratırken, en çok ilhamı seyahatlerimizden  ve doğada karşılaştığımız ilginç dokulardan alıyoruz. El dokuması  kumaşlarımızın detaylarında ve aksesuar seçimlerinde bu etkiyi yakından  görmek mümkün. Bu çeşitlilik, her koleksiyonda kendine özgü bir anlatıma  ve derinliğe dönüşüyor.</p><p><b>Yeni koleksiyondan  favori parçanız hangisi?</b></p><p>Yeni koleksiyonun favorisi  ortak kararla, Sirena Dress. Pamuk ipliklerle tamamen elde, ağ formunda örülen bu özel parça, üzerindeki el örgüsü deniz canlılarıyla, deniz altının büyüleyici dünyasını yansıtıyor. Canlılar, sanki ağa takılmış gibi tasarlanarak el işçiliğinin zarif bir yorumuyla birleşiyor. Deri ve deniz kabuklu bohem tarzı yansıtan kemerler ve aksesuarlar, koleksiyonun doğal dokusunu vurgularken, deniz altından ilham alan bold takılar göz alıcı detaylar sunuyor. Sezonun trend aksesuarı olan el örgüsü başlıklar, koleksiyona özgün bir dokunuş ekliyor.</p><p><b>Plaj giyiminde işlevsellik mi yoksa estetik mi sizin için ön planda?</b></p><p>Plaj giyiminde işlevsellik  ve estetik, bizim için iç içe geçmiş iki temel unsur. İşlevsellik  ve kumaş kalitesi zaten markamızın olmazsa  olmazı. Koleksiyonlarımızda saf  pamuk, keten veya ipek gibi doğal el dokuması kumaşlar kullanarak,  bu işlevselliği vurgularken, modern  ve sofistike tasarımlar ile şıklığı asla göz ardı etmiyoruz. </p><p><b>Bu yazın kişisel favoriniz olan beachwear trendleri?</b></p><p>Bu yaz, beachwear koleksiyonumuzda bohem dokunuşlar, koton dantel kumaşlar, el örgüsü  ve makrame  detaylar ön  planda. Crinkle naturel  kumaşlar el dokuması zarif dokularla birleşiyor. Yılın rengi mocha mousse ve butter yellow ise sezona taze bir  renk paleti sunuyor. </p><p><b>Beachwear modasında  zamansız olan bir dokunuş? </b></p><p>Naive Atelier'in zamansız dokunuşunun sırrı, nefes alabilen ve doğal dokulu, sürdürülebilir saf kumaşlar ile  üretilmiş olmasında ve sezon trendlerinden ufak dokunuşların çok ötesinde,  kişiye özel sofistike tasarımlar sunmasında yatıyor. </p><p><b>Tasarımlarınızı  giyenlerin nasıl hissetmesini istersiniz</b>?</p><p>Müşterilerimize, kumaşların yumuşak ve nefes alabilen  dokusu ile beraber, doğayla uyum  içinde bir  özgürlük hissi vadediyoruz. Zamansız şıklık,  konfor ve özgün stillerini ön plana çıkardıkları bir deneyim ile sessiz lüksün  en iyi temsilcileri olacaklar...</p><p><b>Markanız nasıl bir mesaj veriyor?</b></p><p>  Markamızın temel mesajı, isminden de anlaşıldığı üzere zarif, doğal, zamansız ve sorumlu bir duruş sergilemek...  Bu profil, stil sahibi olmanın aynı  zamanda doğa dostu ve etik bir yaklaşımı benimsemekle mümkün  olduğunu mükemmel bir şekilde kanıtlıyor. </p><p><b>Kendi gardırobunuzdaki olmazsa  olmaz yaz parçaları?</b></p><p>Siyah, ham koton ve toprak tonlarında kaliteli ve  sürdürülebilir kumaşlardan, naturel aksesuarlar ile süslenmiş özgün parçalar  yaz dolabımızın vazgeçilmezleri. Bold, altın takılar ve büyük püsküllü  hasır çantalar ve şapkalar, konforlu ama fark yaratan sandaletler ve  kemerler ile bu ürünleri kombinlemek bizim için yazın tam da kendisi. </p><p><b>Bir cümleyle markanız?</b></p><p>Markamızın da mottosu olan "Sustain a balance between  simplicity and sophistication". </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/gettyimages103704046-2006202589dcb9a2.jpg"/><p><b>Plaj  koleksiyonunuza ilham veren beach?</b></p><p>Fransız Rivierası'nın sakin,  sessiz lüksü yansıtan plajları, Paloma Beach, Le Club 55, Formentera'da<b> </b>Boho  Suits ve Capri'de La Fontelina örnek verilebilir. </p><p><b>Gözünüzün önünde  canlanan yaz sahnesi?</b></p><p>Tüm gün deniz ve güneşle geçtikten sonra, güneşin  rengi sararıp altınlaşırken, ayaklarımızın iskelede denize doğru sallandığı, kalabalığın  yavaşça kaybolduğu saatler. Uzakta teknelerin sesi ve rüzgârın hafif esişi  dışında her şey sessiz. Gözlerimiz ufukta, zaman durmuş gibi. Sadece anın  tadını çıkarıyoruz. Dolce far niente...</p><p><b>Tasarım yaparken  dinlediğiniz bir müzik, müzisyen, çalma listesi? </b></p><p>Tasarımlar sırasındaki playlistimiz: </p><p>Ancora, Ancora, Ancora - Mina</p><p>Acqua e sale - Mina Celentano</p><p>The Finishing - Stavroz</p><p>Guava - Tunnel Visions</p><p>Sirens - Monolink</p><p>Via con me - Paolo Conte </p><p>Keinemusik playlists</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/gettyimages146924235-200620259ea274f0.jpg"/><p><b>Yaz ruhu taşıyan,  markanıza da ilham olan bir sanat eseri?</b></p><p>Sandro Botticelli - Venüs'ün Doğuşu (The Birth of  Venus) (1480). Roma mitolojisindeki aşk ve güzellik tanrıçası Venüs'ün doğuşu,  dev bir deniz kabuğunun içinde sahile ulaşırken betimlenir. Rüzgar  tanrıları tarafından uçurulan, dalgalı ve ince, ipek kumaşlar ve deniz teması  bize bu koleksiyonda ilham veriyor. Iris van Herpen ve Damien Hirst'ün moda ve  sanat kesişimli modern deniz temalı tasarımları da bizi etkileyenlerden...</p><p><b>Size ilham veren  bir yönetmen var mı?</b></p><p>Anthony Minghella'nın yönetmen olduğu <i>Talented Mr. Ripley</i>,  eskilerden La Dolce Vita (1963)'nın yönetmeni  Federico Fellini, Jean-Luc Godard, Ferzan Özpetek ve Fatih Akın bizim  sevdiklerimizden. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/gettyimages690961069-2006202592e3ddf8.jpg"/><p><b>Aklınıza ilk gelen  bikinili/mayolu/plajda ikonik bir ünlü karesi? </b></p><p>Jane Birkin'in zamansız, zarif ve bohem konseptleri  bir arada yansıtan özgün stili. <i>La  Piscine</i> (1969) filminde sahilde beyaz el örgüsü elbisesi ile şezlongda  güneşlendiği sahne favorimiz. </p><p>The White Bikini of Ursula Andress - James Bond  Movie </p><p>Dr. No ( 1962 )</p><p><b>Yaz ruhunu en çok  taşıyan şehir?</b></p><p>Yaz ruhunu en çok taşıyan şehir için tarzı bizimle  de örtüşen Saint Tropez'i, adalardan ise Capri veya Formentera'yı  sayabiliriz. </p><p><b>Bir cümleyle markanız?</b></p><p>Tan lines, salty skin, cocktail hours ve  çocukluğumuzdaki nostaljik güneş kremi kokusu. </p><p><b>Fotoğraflar: </b>Getty Images Türkiye</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/turk-beachwear-tasarimcilarindan-ilhamla-naive-1085238</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/turk-beachwear-tasarimcil-583_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085237</guid><pubDate>Fri, 20 Jun 2025 14:32:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Türk Beachwear Tasarımcılarından İlhamla: Luna B]]></title><description><![CDATA[Yazın plajlara stiliyle özgün bir dokunuş katmak isteyenler için Türk beachwear tasarımcılardan ilham alıyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Yazın coşkusunu ve özgürlüğünü cesur, zarif ve modern bir dilde yorumlayan LUNA B, kendine has detaylarıyla stilini özgürce ifade etmek isteyen kadınların yanında. Luna B'nin kurucusu Bahar Bürker; her bir tasarımını, feminenliğin güçlü ve samimi bir yansımasıyla sunuyor; sade ama dikkat çekici çizgileriyle konfor ve şıklığı ustalıkla buluşturuyor. Yalnızca geçici trendlere bağlı kalmayıp, zamansız kesimler ve sofistike renk paletleriyle sağlam bir duruş yaratıyor. LUNA B, plajdan şehre, gündelik yaşamdan özel anlara kadar hayatın her anına eşlik eden, kendine güvenen ve kendi kararlarını alan kadınlara hitap ediyor. Sadece kıyafet sunmaktan öte; cesaret, özgünlük ve stil ile harmanlanmış bir yaşam felsefesinin temsilcisi olarak öne çıkıyor.</p><p></p><p><strong>Koleksiyonunuz nasıl bir motivasyonla  harekete geçti?</strong></p><p>Her  sezon başında kendime şu soruyu soruyorum: "Bu yaz kendimi hem rahat hem de  gerçekten şık hissetmek için ne giymek isterim?" Güneşin altında geçirilen uzun  bir gün, spontane planlar, deniz sonrası bir akşam daveti... Hepsine uyum  sağlayabilecek ama aynı zamanda kendimi özel hissettirecek parçalar hayal  ediyorum. Bu koleksiyon da tam bu duygudan yola çıktı. Sade değil; tam tersine  seksi, cesur, renkli ve çarpıcı, tıpkı Luna B kadını gibi.</p><p><strong>Tasarımlarınızı yaratırken sizi en çok  etkileyen duygu, yer ya da anı ne oluyor?</strong></p><p>Yaz  mevsiminin verdiği özgürlük hissi beni çok etkiliyor. Deniz kokusu, tuzlu cilt,  hafif rüzgar... Bazen bir gün batımı, bazen bir yaz gecesi partisi, bazen de  aniden aklıma düşen bir silüet ya da kumaş dokusu. İlham çoğu zaman plansız gelir  ama içinde mutlaka bir tutku ve enerji barındırır.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/1beachwearlunab-2006202563a1f9d6.jpg"/><p><strong>Tasarımlarınızı üzerinde görmek istediğiniz  ünlü/ler?</strong></p><p>Hailey  Bieber, Elsa Hosk, Dua Lipa... Hepsi kendi stiline güvenen, feminenliğini  özgürce yansıtan güçlü kadınlar. Ama en çok da Luna B'yi kendi enerjisiyle  taşıyan gerçek kadınlarda görmek beni mutlu ediyor.</p><p><strong>Yeni koleksiyondan favori parçanız hangisi?</strong></p><p>En  favori parçalarım kesinlikle bikini-etek takımlarım. Hem görsel olarak çok  uyumlu ve dikkat çekici duruyorlar hem de oldukça fonksiyoneller. Plajdan  çıkıp direkt yemeğe, beach party'ye geçebileceğiniz kadar pratikler. Aynı  zamanda kumaşları ve kesimleri sayesinde inanılmaz rahat bir kullanım sağlıyor.  Şıklıkla konforu bir araya getirmek benim için çok önemliydi, bu parçalarda  bunu net olarak yakaladım.</p><p><strong>Markanızla en iyi match olabilecek sezonun  trend aksesuarları neler olur?</strong></p><p>Işıltılı  vücut zincirleri, taşlı halhallar, metalik mini çantalar ve büyük camlı  gözlükler. Her biri, Luna B'nin çarpıcı ama dengeli enerjisiyle örtüşüyor.</p><p><strong>Plaj giyiminde işlevsellik mi estetik mi?</strong></p><p>Açıkçası  estetik. Çünkü plaj giyiminde ilk izlenim çok şey söyler. Ama estetikle  birlikte vücuda tam oturan, hareket özgürlüğü tanıyan işlevsellik de olmazsa  olmaz. Biz bu ikisini aynı anda sunmayı hedefliyoruz.</p><p><strong>Bu yazın kişisel favoriniz olan beachwear  trendleri?</strong></p><p>Bu  yazın favori beachwear trendleri kesinlikle pastel tonları. Özellikle yumuşak  lila, mint ve pudra tonları sahilde hem zarif hem taze bir görünüm sunuyor. Ama  bunun yanında, artık plaj modası çok daha cesur: daha renkli, daha taşlı, daha  çarpıcı. Bu da benim stilime çok yakın. Parlamak isteyen kadınlar için mükemmel  bir dönem diyebilirim. Ben de koleksiyonumda tam bu enerjiyi yansıtmak istedim.</p><p><strong>Beachwear modasında zamansız olan bir  dokunuş?</strong></p><p>Bence  zamansızlık denince akla ilk gelen şey düz renkler. İnsan yıllar geçse de  sıkılmadan kullanabiliyor. Özellikle renkli ama basic kesimlerde bu çok  geçerli. Her sezona uyum sağlayabiliyor, farklı aksesuarlarla bambaşka  görünümler yaratmak mümkün. Hem sade duruyor hem de stil sahibi.</p><p><strong>Tasarımlarınızı giyenlerin nasıl hissetmesini  istersiniz?</strong></p><p>Güçlü,  feminen, seksi ama kendi kararlarını kendi alan bir kadın gibi. Özgüveni  dışarıdan fark edilen ama içten gelen bir ışıkla parlasın isterim.</p><p><strong>Markanız nasıl bir mesaj veriyor?</strong></p><p>Luna  B diyor ki: "Kadınsı olmak bir tercih değil, bir güç." Cesaret, stil ve  özgünlük bizim için her zaman bir adım önde.</p><p><strong>Kendi gardırobunuzdaki olmazsa olmaz yaz  parçaları?</strong></p><p>Fazlasıyla  renkli bikini takımları, şeffaf pareolar, taşlı terlikler ve iyi bir güneş  gözlüğü. Bir de büyük bir tote çanta hem stil tamamlayıcı hem de işlevsel.</p><p><strong>Bir cümleyle markanız?</strong></p><p>Luna  B: Cesur kadınlar için yaratıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/istock2154229827-2006202578ecb5c3.jpg"/><p><strong>Plaj koleksiyonunuza ilham veren beach?</strong></p><p>St.  Tropez'in sofistike lüksü, Miami'nin enerjik ve cesur havası, Bodrum'un ise  doğal ama stil sahibi dokusu... Bu üç sahil destinasyonu, koleksiyonun ruhunu  şekillendiren ana ilham kaynakları oldu. Hepsinden farklı bir detay aldım ve  kendi hayalimdeki yaz sahnesini yarattım.</p><p><strong>Gözünüzün önünde canlanan yaz sahnesi?</strong></p><p>Müzik  yükselmiş, hafif bronz bir ten, elde renkli bir kokteyl, arka planda pastel bir  gün batımı... O anlık özgürlük duygusu.</p><p><strong>Tasarım yaparken dinlediğiniz bir müzik,  müzisyen, çalma listesi?</strong></p><p>Moduma  göre değişiyor. Bazen Rosalía, bazen disco-funk tınıları. Ama çoğu zaman  enerjik, dişi bir ritim tercih ediyorum. Çünkü tasarımlarım gibi müzik de güçlü  olmalı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/1lunabbeachwear-2006202505c5dc43.jpg"/><p><strong>Yaz ruhu taşıyan markanıza da ilham olan bir  sanat eseri?</strong></p><p>Henri  Matisse'in kesme kolajları. Renkler, özgürlük, cesaret... Luna B'de de aynısını  görmek mümkün.</p><p><strong>Size ilham veren bir yönetmen var mı?</strong></p><p>Açıkçası  bu soruya artık kendi ülkemden isimlerle cevap vermek istiyorum. Nuri Bilge  Ceylan'ın filmlerindeki görsel dünya, doğallık ve sakinlik beni çok etkiliyor.  Her sahnesi bir fotoğraf karesi gibi... O sade ama derin estetik anlayışı,  zaman zaman tasarım sürecimde ruh olarak bana eşlik ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/1lunab-20062025a2ffda39.jpg"/><p><b>Plajda çekilmiş aklınıza ilk gelen ikonik bir ünlü karesi hangisi?</b></p><p>Brigitte  Bardot'nun 60'larda Saint-Tropez'deki plaj sahneleri. Doğal, kadınsı ve  zamansız.</p><p><strong>Yaz ruhunu en çok taşıyan şehir?</strong></p><p>Benim  için kesinlikle Bodrum. Hem eğlence hem şıklık, hem doğallık hem de stil sahibi  olma hali burada çok dengede. Sabah denize girip akşam şık bir davete  katılabileceğiniz nadir yerlerden biri. Yazın özgürlüğünü, cesaretini ve  zarafetini bir arada taşıyor -tıpkı Luna B gibi.</p><p><strong>Beach mood'u anlatan üç kelime?</strong></p><p>Cesur.  Parlak. Sınırsız.</p><p><b>Fotoğraflar:</b> Getty Images Türkiye, iStock</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/turk-beachwear-tasarimcilarindan-ilhamla-luna-b-1085237</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/20/turk-beachwear-tasarimcil-637_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085232</guid><pubDate>Thu, 19 Jun 2025 13:09:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Türk Beachwear Tasarımcılarından İlhamla: My Beachy Side]]></title><description><![CDATA[Yazın plajlara stiliyle özgün bir dokunuş katmak isteyenler için Türk beachwear tasarımcılardan ilham alıyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>El emeği, sosyal sorumluluk ve estetik tasarımların kesiştiği noktada doğan My Beachy Side, sadece bir plaj giyim markası değil; aynı zamanda kadınların ekonomik özgürlük yolculuğuna eşlik eden güçlü bir hikâye. Kurucusu Gamze Ateş'in, Doğu Anadolu'daki kadınlara sürdürülebilir bir geçim modeli sunma arzusu ile hayata geçirdiği marka, ilk adımını "barefoot sandals" ile attı. Bugün ise eteklerden bluzlara, çantalardan mayo tasarımlarına uzanan geniş bir resortwear koleksiyonuna sahip. İlhamını keşfedilen sahillerden, dokunduğu kültürlerden ve kadınların bir araya geldiği üretim hikâyelerinden alan My Beachy Side, plaj modasında özgünlük ve cesareti temsil ediyor.</span></p><p><b>Koleksiyonunuz nasıl bir motivasyonla harekete geçti?</b></p><p>My Beachy Side  aslında bir sosyal sorumluluk projesi olarak doğdu. Doğu Anadolu'daki bir  vakfın yönetim kurulundaydım ve STK'ları ziyaret ederken kadınların  ihtiyaçlarını dinleme fırsatım oldu. En çok duyduğum şey "para değil, iş"  istedikleriydi. Kadınların  evden çıkamama, ofise gidememe ya da eğitim eksikliği gibi bariyerlerini  aşabilecek bir iş modeli aradım. Bu da el emeğine dayalı işlerdi. O dönemde ben  de bir tasarımcı değildim, ama çok niş ve dikkat çekici bir ürünle başlamak  istedim. Herkes kolye, küpe, etek yapıyordu ama ayak aksesuarı yoktu. Böylece  "barefoot sandals" fikri doğdu. Kadınların el  emeğiyle yaptığı bu ürünler çok ilgi gördü. Zamanla iki elbise, iki çanta  derken koleksiyon büyüdü ve tam anlamıyla bir resortwear markasına dönüştü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/19/gamzeates-19062025c1dc0891.jpg"/><font size="2"><i>Gamze Ateş</i></font><p></p><p><b>Tasarımlarınızı yaratırken sizi en çok etkileyen duygu, yer ya da  anı ne oluyor? </b></p><p>Yeni  keşfettiğim bir sahil kasabası ya da küçük bir adadaki kültürel ve görsel  dokular, her zaman bana ilham verir. Oranın kokusu, dokusu, mimarisi, evlerin  boya renkleri ya da balıkçı teknelerindeki fileler bile bana güçlü bir duygu  yaşatır. Her sahil, her ada kendi rengini, dokusunu taşır. En yoğun duyguları  yaşadığım yerler genelde bana en çok ilham veren yerler oluyor.</p><p><b>Tasarımlarınızı The White Lotus dizisinde Aimee Lou Wood giydi. Tasarımlarınızı üzerinde görmek istediğiniz başka ünlüler var mı?</b></p><p>Tasarımlarımızı ünlülerden çok, günlük hayatına kendi yorumunu  katan, cesur ve özgüvenli her kadının üzerinde görmek beni daha çok  heyecanlandırıyor. Bu, çok daha organik bir takdir duygusu yaratıyor. Tabii ki  aktivist ruhu, altruistik duruşu olan ünlülerde de ürünlerimizin yer alması heyecan  verici.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/19/adoracrochethalterto-19062025fe9fa16b.jpg"/><p><b>Yeni koleksiyondan favori parçanız hangisi?</b></p><p>Bu sezon geleneksel masa örtüsü ya da perde olarak görmeye alışık  olduğumuz motifleri etek ve bluzlara taşıyan bir parçamız beni ayrı bir  heyecanlandırdı. Aslında her bir örgü modelin ayrı bir ruhu ve hikâyesi var.  Hepsi çocuklarım gibi ama Isla modelimiz yeni koleksiyona katılan bir aile  üyesi gibi olduğu için belki aklıma ilk gelen o oldu. </p><p><b>Markanızla en iyi match olabilecek sezonun trend aksesuarları  neler olur?</b></p><p>Ben trendlerin bireysel yaratıcılığı sınırladığına inanıyorum.  Trendler, zaman zaman hepimizi aynı "eko odanın" içine sokabiliyor. En iyi  aksesuar, seyahat ettiğiniz yerde keşfettiğiniz bir artizan çanta ya da  sandalet olabilir; o parçalar sizin hikâyenize hizmet eder.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/19/bateaucrochetbralett-1906202536920380.jpg"/><p><b>Plaj giyiminde işlevsellik mi estetik mi?</b></p><p>Bence her ikisi de önemli ve bulunduğumuz ortama göre seçim  şansımız olması güzel. Bir beach club'da daha şık bir kombinle estetik öne  çıkarken, başka bir yerde işlevsellik ağır basabilir. En güzeli, görsel tatmin  ile birlikte kendinizi iyi hissettiren bir kombin yakalayabilmek. Bazen o his  için 20 düğme iliklemeye de değebilir!</p><p><b>Bu yazın kişisel favoriniz olan beachwear trendleri?</b></p><p>Açıkçası hem marka, hem bireysel olarak trend takibi yapmıyoruz.  Bu ukalaca gelmesin ama trend belirleyici olmak istiyorsak, özgün ve ruhu olan  parçalarla kendi stilimizi yaratmamız gerektiğine inanıyorum. Trend, size ait  olan parçaları doğru hikâyeyle birleştirmekten geçiyor.</p><p><b>Beachwear modasında zamansız olan bir dokunuş? </b></p><p>Zamansız dokunuş deyince aklıma gelen ilk parça triangle bikini.  Hem estetik hem de işlevsel; güneşlenirken D vitamini almanızı sağlar,  izlerinizi kontrol edebilirsiniz. Boho'dan forma kadar her stille  kombinlenebilir, adeta bir 'must-have'.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/19/poissonhandcrochetto-19062025d1403659.jpg"/><p><b>Tasarımlarınızı giyenlerin nasıl hissetmesini istersiniz?</b></p><p>Kendilerini "one of a kind", yani eşsiz hissetmelerini isterim.  Çünkü her parça, yalnızca o kişiye özel ilmek ilmek örülüyor. Hem iyi  hissettiren, hem de iyi gösteren ürünler yaratıyoruz. Üstelik bu ürünler, zorlu  coğrafyalarda başka bir kadının ekonomik özgürlüğüne katkı sağlıyor. Cesur,  özgün ve özgür hissettirmeli.</p><p><b>Markanız nasıl  bir mesaj veriyor? </b></p><p>Hikâyesi olan markaların gücüne inanıyorum. Bizim mesajımız; etik,  çevre dostu ve kadın dostu üretimle de çok şık ve trend olunabileceği. Moda  klişelerinin dışına çıkıp daha temiz, daha adil ve lokal ekonomilere katkı  sunan bir üretim anlayışını benimsiyoruz.</p><p><strong><strong>Kendi  gardırobunuzdaki olmazsa olmaz yaz parçaları?</strong></strong></p><p>Triangle bikini ve Bodrum sandaletlerim olmazsa olmaz. Ayrıca  vintage Hermes eşarpları... Kimi zaman pareo, kimi zaman baş örtüsü olarak  kullandığım büyük boylar vazgeçilmezim.</p><p><b>Bir cümleyle markanız?</b></p><p>Cesur, özgün ve özgür.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/19/istock171224359-190620257115727f.jpg"/><p><b>Plaj koleksiyonunuza ilham veren beach?</b></p><p>St Barths &#8211; Gouverneur Beach.</p><p><b>Gözünüzün önünde canlanan yaz sahnesi?</b></p><p>Sahilde taş bir evden direkt denize girdiğiniz, berrak sularda  geçen romantik bir akşamüstü... Güneş batarken ayaklarınızın suya değdiği bir  masada yenen akşam yemeği.</p><p><b>Tasarım yaparken dinlediğiniz bir müzik, müzisyen, çalma listesi? </b></p><p>Tasarım aşamasında kadınlarla birlikteyken söyledikleri Türkçe  şarkılar ve türküler; yalnız çalışırken klasik müzik.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/19/gettyimages140911821-19062025d21c4a3e.jpg"/><p><b>Yaz ruhu taşıyan markanıza da ilham olan bir sanat eseri?</b></p><p>Takashi Murakami &#8211; <em>Kaikai Kiki / Happy Flowers.</em></p><p><b>Size ilham veren bir yönetmen var mı?</b></p><p>Federico Fellini.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/19/gettyimages517285710-190620250eabd776.jpg"/><p><b>Plajda  çekilmiş aklınıza ilk gelen ikonik bir ünlü karesi hangisi?</b></p><p>Bo Derek'in kumsalda koştuğu o efsanevi sahne.</p><p><b>Yaz ruhunu en çok taşıyan şehir?</b></p><p>Forte dei Marmi ve Paraggi.</p><p><b>Beach mood'u anlatan üç kelime?</b></p><p>Boho Chic, Sunkissed, Salty Hair.</p><p><b>Fotoğraflar: </b>iStock, Getty Images Türkiye</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/turk-beachwear-tasarimcilarindan-ilhamla-my-beachy-side-1085232</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/19/turk-beachwear-tasarimcil-257_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085229</guid><pubDate>Wed, 18 Jun 2025 16:24:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Otomobil Sporlarında Yeni Merkez: İstanbul Park]]></title><description><![CDATA[Cumhuriyet tarihinin en büyük spor tesisi olan İstanbul Park yarış pistinin tüm işletme sorumluluğu, TOSFED/Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu'na verildi. Federasyon Başkanı Eren Üçlertoprağı “İstanbul Park'ı ülkemizin otomobil sporlarının merkezi haline getirmeyi planlıyoruz” dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/otomobil-sporlarinda-yeni-merkez-istanbul-park-1085229</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/18/otomobil-sporlarinda-yeni-140_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085228</guid><pubDate>Wed, 18 Jun 2025 16:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Tarabya İngiliz Okulları'nda Mezuniyet Coşkusu]]></title><description><![CDATA[Tarabya İngiliz Okulları'nın öğrencileri mezuniyet sevinci yaşadı. İngiltere'nin İstanbul Başkonsolosluğu'nun bahçesinde düzenlenen gecede Sertab Erener, sevilen şarkılarını öğrencilerle birlikte seslendirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tarabya-ingiliz-okullarinda-mezuniyet-coskusu-1085228</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/18/tarabya-ingiliz-okullarin-693_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085224</guid><pubDate>Wed, 18 Jun 2025 12:18:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Vakko Akmerkez Mağazası Yenilendi]]></title><description><![CDATA[Vakko Akmerkez, kapsamlı bir dönüşüm sürecinin ardından; genişleyen mağaza yapısı, zenginleşen koleksiyonları ve yepyeni “Home” bölümüyle, kapılarını tekrar açtı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/vakko-akmerkez-magazasi-yenilendi-1085224</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/18/vakko-akmerkez-magazasi-y-933_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085222</guid><pubDate>Wed, 18 Jun 2025 11:17:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Türk Beachwear Tasarımcılarından İlhamla: PSC]]></title><description><![CDATA[Yazın plajlara stiliyle özgün bir dokunuş katmak isteyenler için Türk beachwear tasarımcılardan ilham alıyoruz. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında stil sahibi bir görünüm arayışında olanların radarına takılan özgün beachwear markalarından biri de PSC. Pia Hakko Yeşil ve Pelin Yaşar Koşal'ın vizyonuyla şekillenen PSC, sadece plaj modasına değil, yaz mevsiminin ruhuna da eşlik eden zamansız bir stil sunuyor. Tasarımcılarıyla yazın ilhamı, favorileri ve koleksiyonun yaratım süreci üzerine konuştuk.</p><p><b>Markanız nasıl bir motivasyonla harekete geçti?</b></p><p>Markamız,  birlikte yaratma isteğimizle doğdu. Tutku, dostluk ve kendimizi sanat aracılığıyla  ifade etme ihtiyacımız bizi harekete geçirdi. Başlangıçta bir hayaldi, şimdi  ise bizi yansıtan bir dile dönüştü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/18/pscdekupe4-18062025080ca349.jpg"/><p><b>Tasarımlarınızı yaratırken sizi en çok etkileyen duygu, yer ya da  anı ne oluyor? </b></p><p>İlhamımız  çoğu zaman o anki ruh halimizden geliyor. Bir parçayı tasarlarken, onu giydiğimizde  nasıl hissetmek istediğimizi hayal ediyoruz: özgür mü, güçlü mü, hafif mi, eğlenceli  mi? Her tasarım bir duyguya cevap oluyor. </p><p><b>Tasarımlarını üzerinde görmek istediğiniz ünlü/ler?</b></p><p>Bizim için  ilham, sadece stil sahibi olmaktan değil, bir ruh halinden, enerjiden geliyor.  Tasarımlarımızı üzerinde görmek istediğimiz isimler de bu hissi taşıyan  insanlar. Mesela Zoë Kravitz'in yalın ama karakterli tarzı, Emma Chamberlain'in  özgünlüğü ya da Chloë Sevigny'nin zamansız asi ruhu...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/18/pscdekupe3-18062025377a9c8b.jpg"/><p><b>Yeni koleksiyondan favori parçanız hangisi?</b></p><p><b>Pelin: </b>Black Floral deseni çok seviyorum; bu  desenden tek omuz bir mayo ve mini bir pareomuz var. Pantolon ve straplez  üstler de var. Hepsi favorilerim sanırım.</p><p><b>Pia: </b>Sun Blue Trousers ve Embellished  Tank Top. Hatta ikisi de şu anda üstümde!</p><p><b>Markanızla en iyi match olabilecek sezonun  trend aksesuarları neler olur?</b></p><p><b>Pelin:</b> Kocaman renkli beach çantaları ve saça bağlanan  desenli bandanalar, fularlar. </p><p><b>Pia: </b>Deniz kabuğu detaylı takılar ve minimal  bilekten bağlamalı deri sandaletler.</p><p><b>Plaj giyiminde işlevsellik mi estetik mi?</b></p><p>İkisi de!</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/18/charlottelebon-180620253940a24e.jpg"/><p><b>Bu yazın kişisel favoriniz olan beachwear  trendleri?</b></p><p>Trend sayılır mı bilmiyoruz ama White Lotus'da  Chloe'nin pembe Jacquemus look'u bizi çok etkiledi.</p><p><b>Beachwear modasında zamansız olan bir dokunuş?  </b></p><p><b>Pelin:</b> Çizgili desenler. Bence klasik lacivert-  beyaz denizci stili çizgiler hem zamansızdır hem de Fransız Rivierası modunda,  çok da şıktır.</p><p><b>Pia:</b> İnce askılar, sade renkler ve doğru oturan  kesim. Tenin önüne geçmeyen ama ona eşlik eden kıyafetler.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/18/07018d02aebbc48340be-18062025f0ab8d39.jpg"/><p><b>Tasarımlarınız giyenlerin nasıl hissetmesini  istersiniz?</b></p><p>Özgüvenli, güçlü, özgür, rahat ve zahmetsiz.</p><p><b>Markanız nasıl bir mesaj veriyor? </b></p><p>Planet. Spirituality. Culture. </p><p><b>Kendi gardırobunuzdaki olmazsa olmaz yaz  parçaları?</b></p><p><b>Pelin:</b> Beyaz tişörtler ve beyaz/bej keten üstler ve  altlar. Ve tabii ki her renk flip flop ve Birkenstock'larım!</p><p><b>Pia: </b>Beyaz tişört, beyaz şort, desenli bir  pantolon, yoga taytı ve ince askılı bir üst.</p><p><b>Bir cümleyle markanız?</b></p><p>Zahmetsiz  şıklık ve yaratıcılık. </p><p><b>Gözünüzün önünde canlanan yaz sahnesi?</b></p><p>Dalgalar, gün batımı, arka fonda müzik; Khruangbin, Hermanos  Gutierrez.</p><p><b>Size ilham veren bir yönetmen var mı?</b></p><p>Sofia Coppola,  Luca Guadagnino, Alfonso Cuarón, Ferzan Özpetek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/18/beach1-18062025029ac6ba.jpg"/><p><b>Yaz ruhunu en çok taşıyan yer?</b></p><p>Bali, Mallorca, Güney İtalya, Ege sahilleri.</p><p><b>Beach mood'u anlatan üç kelime?</b></p><p>Hafiflik, özgürlük, doğallık. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/18/katebell-1806202526052cb8.jpg"/><p><b>Yaz ruhu taşıyan markanıza da ilham olan bir sanat  eseri?</b></p><p>Theo Pinto'nun renkleri ve Kate Bell'in büyüleyici  fotoğrafları.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/18/gettyimages136309413-18062025a5adb8fe.jpg"/><p><b>Plajda çekilmiş aklınıza ilk gelen ikonik bir ünlü karesi hangisi?</b></p><p>Prenses Diana.</p><p><b>Fotoğraflar: </b>Getty Images Türkiye</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/turk-beachwear-tasarimcilarindan-ilhamla-psc-1085222</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/18/turk-beachwear-markalarin-126_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085219</guid><pubDate>Wed, 18 Jun 2025 10:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Özel Sayı - Haziran / Temmuz]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/seda-bakanla-enerji-dolu-bir-yaz-sohbeti-1085201</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/18/ozel-sayi-haziran-temmuz-264_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085215</guid><pubDate>Tue, 17 Jun 2025 16:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sürdürülebilirlikten İlham Alan Yaz Şıklığı]]></title><description><![CDATA[El işçiliğiyle üretilen tasarımlar, sürdürülebilir moda anlayışı ve kadın emeğine verdiği destekle dikkat çekiyor. Markanın yaz koleksiyonu özel bir davetle tanıtıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/surdurulebilirlikten-ilham-alan-yaz-sikligi-1085215</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/17/surdurulebilirlikten-ilha-639_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085211</guid><pubDate>Tue, 17 Jun 2025 11:21:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ece Tuncel ile Moda, Dekorasyon ve Hayata Dair Stil Notları]]></title><description><![CDATA[Stiliyle olduğu kadar yaşam alanlarıyla da ilham veren Ece  Tuncel, modaya bakışını özgün dokunuşlarla birleştiriyor.  Tuncel'in gardırobundan evinin en çarpıcı köşelerine uzanan, stil manifestosuna davetlisiniz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Zarif stili, estetik zevki ve ilham dolu   sosyal medya paylaşımlarını takipçileriyle   buluşturan Ece Tuncel, modaya olan   tutkusunu yaşamının her alanına   yansıtıyor. İçerik üreticiliğini tutkuyla   yapan Tuncel ile favori parçalarından   ilham veren köşelerine, kalbini çalan   moda markalarından dekorasyonda   vazgeçemediklerine uzanan romantik bir   sohbete daldık.</p><p><b>Modaya olan ilginizi dijital dünyayla   birleştirmeye nasıl karar verdiniz?</b></p><p>Moda her zaman hayatımın önemli bir   parçasıydı. İş hayatına da ilk olarak moda   sektöründe başlamıştım. Dijital dünya   sayesinde modaya olan ilgimi başkalarıyla   da paylaşabileceğimi fark ettim.</p><p><b>İçerik üretirken öncelikleriniz neler?</b></p><p>Kendi tarzımı özgün bir şekilde   yansıtabilmek benim için çok önemli.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/17/nikond810063shopluka-170620253b8403b7.jpg"/><p><b>Stilinizi gardırobunuza nasıl   yansıtıyorsunuz?</b></p><p>Gardırobumu oluştururken trendleri   kendi zevkime göre yorumlamayı   seviyorum. Aksesuarları farklı şekillerde   kullanmayı da çok önemsiyorum.   Örneğin, üzerimde bir şalı bazen bir   bluz olarak bazen de bir bandana   olarak görebilirsiniz.</p><p><b>Kişisel stilinizi nasıl ifade   ediyorsunuz?</b></p><p>Gardırobumda her zaman zamansız   parçalara yer veririm. Bu parçaları da   trend ürünlerle birleştirmeyi seviyorum.</p><p><b>"Gardırobumda sadece şu üçü olsa   yeter" dediğiniz parçalar hangileri?</b></p><p>Straight fit bir jean, basic bir üst,   oversize ceket.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/17/nikond810091shopluka-1706202592243e56.jpg"/><p><b>En çok neler satın alırsınız?</b></p><p>Ayakkabılar benim için çok özel bir yer   tutuyor. Özellikle sneaker'lar ve topuklu   ayakkabılar favorilerim arasında.</p><p><b>Yaz aylarında giymeyi en çok   sevdiğiniz parça nedir?</b></p><p>Denim mini şortlar benim için   vazgeçilmez, uçuş uçuş yaz elbiseleri   de olmazsa olmaz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/17/nikond810119shopluka-170620257b2d15d8.jpg"/><p><b>Tasarımlarını en çok beğendiğiniz   markalar hangileri?</b></p><p>Hermes hem kıyafet hem aksesuar   hem de evim için çok hoşuma giden   parçalar bulabildiğim özel bir marka.</p><p><b>Son dönemde moda dünyasında   "sürdürülebilirlik" kavramı ön plana   çıktı. Siz kendi gardırobunuzda   sürdürülebilirliği nasıl sağlıyorsunuz?</b></p><p>Gardırobumda her parçayı uzun süre   kullanmayı ve onları farklı kombinlerle   değerlendirmeyi seviyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/17/nikond810074shopluka-1706202537327714.jpg"/><p><b>Oldukça etkileyici bir eviniz var. Nasıl   bir dekorasyon anlayışı benimsediniz?</b></p><p>Zamansız renkler ve mobilyalar   seçmeye çalıştık. Evimizde genel olarak   bej ve kahve tonları hakim, renklere ise   aksesuarlarda yer verdik.</p><p><b>Evinizde en çok hangi bölümde, nasıl   vakit geçirirsiniz?</b></p><p>Kış aylarında en çok salonumuzun   şömine köşesinde vakit geçiriyoruz. Yaz   aylarında ise bahçede oluyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/17/nikond810104-1706202591db0dd4.jpg"/><p><b>Eviniz için en çok satın aldığınız   dekorasyon ürünü nedir?</b></p><p>Sanırım mum... Hem sofralarımda hem   de evimizin her köşesinde karşınıza   mutlaka bir mum çıkar.</p><p><b>Fotoğraflar: </b>Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/ece-tuncel-ile-moda-dekorasyon-ve-hayata-dair-stil-notlari-1085211</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/17/ece-tuncel-ile-moda-dekor-282_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085209</guid><pubDate>Tue, 17 Jun 2025 10:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Markasıyla Kurduğu Özgür Dünya: Cansu Tosun]]></title><description><![CDATA[Oyunculuk, dans ve kendi kurduğu markası ile ritme soktuğu dünyasında annelik ceketini de sırtına giyip kendi hayat sahnesini özgün performansıyla sanatsal bir koreografiye  dönüştürüyor Cansu Tosun. Stil tavrı ile de öne çıkan Cansu, “Az ama işlevsel parçalarla rahat hissetmek benim için en önemli şey” diyor]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Oyunculuk konusunda, ona dair   düşüncelerimiz güçlü referanslarından   yansıyor ve ötesi sadece saygı   duyulacak bir kariyer oluyor. Son olarak   "Kirli Sepeti" dizisi ile oyunculuğunu   konuşturan Cansu Tosun, "Luc Besson   ile çalışmak benim için gerçek bir   dönüm noktasıydı" dediği "Anna" filmi ve   yakında yayınlanması planlanan Alman   yapımı "She Said Yes" ile de global   başarısını ortaya koyuyor. Diğer yandan   ise "Islandy" markası ile kendine renkli   bir alan açıyor. Stiliyle de dikkat çeken   oyuncu, pandemi döneminde kendi   ihtiyacından yola çıkarak hazırladığı   bikini görünümlü iç çamaşırları   ile dinamik hikayesini temelden   güçlendiriyor.</p><p><b>Bale ve dansla Almanya'da başlayan   hikayeni ilk sezon olarak düşünürsek,   Türkiye'de geçen ikinci sezonun   konusunu bize nasıl anlatırsın?</b></p><p>Bale ve dansla Almanya'da başlayan   hikayem, disiplinin, sınırların ve kendini   ifade etmenin yollarını aramanın   öyküsüydü. O ilk sezon, bedenimin diliyle   dünyayla kurduğum ilişkinin temelini attı.   Türkiye'de geçen ikinci sezon ise bu dilin   köklerine inmek gibi... Sadece sahnede   değil, hayatın içinde de dönüşmeye   başladım. İstanbul, benim için sadece   bir şehir değil; yarım kalan cümlelerin   tamamlandığı, geçmişle bugünün iç   içe geçtiği bir alan. Burada kendimi   hem oyuncu olarak hem de anlatıcı   olarak yeniden keşfettim. Artık hikâyemi   sadece oynamıyorum yazıyorum ve   yönlendiriyorum da. Bu sezonun teması   "özgürleşmek" diyebilirim.</p><p><b>Kariyerine dair hayatında bir kırılma   anı/dönüm noktası sayabileceğin olay,   kişi, durum var mı?</b></p><p>"Anna" filminde Luc Besson'la çalışmak   benim için gerçek bir dönüm noktasıydı.   Uluslararası bir sette, onun yönetiminde   olmak hem vizyonumu genişletti hem de   kendime olan güvenimi pekiştirdi.</p><p>Cansu karakteri, yani gerçek hayatta   canlandırdığın karaktere dair birkaç   ipucu vermeni istesek, öncelikle hangi   özelliklerini öne koyarsın?</p><p>Cansu karakteri, hem güçlü hem kırılgan.   Görünürde sakin ama içinde fırtınalar   kopan biri. En belirgin özelliği ise   vazgeçmemesi.</p><p><b>Bir günlüğüne geçmişte canlandırdığın   bir karakteri tekrar canlandıracaksın   deseler, hangisini seçerdin? Kimi daha   çok özledin?</b></p><p>"Kayıp Şehir'"deki Zehra derdim. Çünkü   onun hikâyesi İstanbul'un gerçek   sokaklarında, Taksim'in kalabalığında,   hayatın tam ortasında geçti. Zehra'yı   oynarken sadece bir karakteri değil,   şehrin ruhunu da üzerimde taşıyordum.   O sokaklarda, o yalnızlıkta, o   mücadelede gerçekten vardım.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/17/alemcansutosun0649-170620251ae05990.jpg"/><p><b>Annelik, hayatında nasıl bir sahne   kurdu? Oğlunla birlikte hayatın nasıl bir   döneme girdi? Kısacası annelik sana   nasıl bir bakış açısı kazandırdı?</b></p><p>Annelik, hayatımda yepyeni bir sahne   kurdu; daha önce hiç bilmediğim bir   derinlik, bir yavaşlık ve aynı anda tarifsiz   bir güç. Oğlumla birlikte hayat bir anda   hızlandı ama bir yandan da anlam   kazandı. Her şeye başka bir gözle   bakmaya başladım; sevgiye, sabra,   zamana... Artık sadece kendim için değil,   onun dünyası için de varım. Annelik   bana öğretmen oldu; kendimi yeniden   tanımamı sağladı</span></p><p><b>Dansın hayatında çok önemli bir rolü   olduğunu biliyoruz. Kendini dans   ile ifade etmenin oyunculukla ifade   edebilmekten nasıl bir farkı var?</b></span></p><p>Dans ederken kendimi en özgüvenli, en   cesur hâlimle hissediyorum. Sanki içimde   sakladığım her şey bir anda dışarı   çıkıyor, kelimelere ihtiyaç duymadan.   Oyunculukta bir karaktere bürünüyorsun   ama dansta tamamen kendin oluyorsun.   O sahne benim için hem özgürlük hem   de kendi gücümü hatırladığım bir yer.</span></p><p><b>Kendi ihtiyacından yola çıkarak   kurduğun iç çamaşırı markan ile de   moda dünyasına yöneldin. Süreç nasıl   gelişti anlatır mısın?</b></span></p><p>Pandemide hep yurt dışından   aldığım, bikini görünümlü desteksiz iç   çamaşırlarını Türkiye'de bulamayınca,   kendi ihtiyacımdan yola çıkarak   üretmeye başladım. Bu eksiklik beni   harekete geçirdi, zamanla tutkuya   dönüştü ve Islandy markası ortaya çıktı.</span></p><p><b>Islandy ile nasıl bir hikaye yazdığını   düşünüyorsun?</b></span></p><p>Islandy ile aslında bir his yaratmak   istedim. Kendimi en özgür, en hafif   hissettiğim yerler hep adalar oldu   ve bu duyguyu tasarımlara taşımak   istedim. Bikini görünümlü olduğu için, iç   giyimini saklamak zorunda kalmıyorsun,   göstermekten çekinmediğin, kendinle   barışık hissettiğin bir hâl yaratıyor.   Her renge bir ada ismi verdim; çünkü   o parçayı giydiğinde seni o adaya   götürsün istedim. Islandy, hem hayaline   hem bedenine iyi gelen bir yolculuk gibi.</span></p><p><b>Stil felsefen neye dayanıyor?</b></span></p><p>Stil felsefem kendimi en çok "ben"   hissettiğim hâle dayanıyor. Rahatlık,   doğallık ve sadelik benim için   vazgeçilmez. Fazla çaba göstermeden   şık olabilmek hem bedeni hem ruhu   özgür bırakmak istiyorum. Bir şey   giydiğimde kendimi gizlemek değil,   kendimi hissetmek istiyorum.</span></p><p><b>Moda bir duyguysa, senin   gardırobunun baskın duygusu nedir?</b></span></p><p>Özgürlük. Gardırobumdaki her   parça bana nefes aldırmalı. Bazen   güçlü, bazen sade ama hep kendim   gibi hissettirmeli. Moda benim için   hissetmekle ilgili; bir kıyafeti giydiğimde   "ben buyum" diyebilmek.</span></p><p><b>Stilin insanlar adına büyük cümleler   kurduğuna inanıyor musun? Sen stile   nasıl bir anlam atfediyorsun?</b></span></p><p>Evet, stilin insanlar adına büyük cümleler   kurduğuna inanıyorum ama bunu yüksek   sesle değil, duruşla yapıyor. Ben stilin bir   ifade biçimi olduğuna inanıyorum; bir   kıyafeti seçerken aslında nasıl hissettiğini,   neye ihtiyaç duyduğunu anlatıyorsun.   Benim için stil; sadece görünmek değil,   kendini anlatmanın en sade yolu.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/17/alemcansutosun0137-17062025b6a69059.jpg"/><p><b>Zamanla modaya bakış açında   değişen, dönüşen neler var?</b></span></p><p>Elbette başkalarına da bakıyorum;   sosyal medya ilham verici bir alan.   Hoşuma giden parçalar, stiller aklımın   bir köşesinde kalıyor. Ama burada   önemli olan, kendi özgünlüğünden   vazgeçmemek. Herkesin ilham alırken   kendi tarzını, ruhunu yansıtması   gerektiğine inanıyorum. Bence moda   taklit değil, kişisel bir ifade alanı olmalı.</span></p><p><b>En çok hangi ülkeye gittiğinde modanın   şehre yansımaları ilham kaynağın   oluyor?</b></span></p><p>Aslında tek bir şehir diyemem.   Amsterdam'da insanların o sadeliği,   markasız ama inanılmaz cool duruşları   çok etkileyici. Londra'ya gittiğimde ise   aksine daha ikonik, özgün parçalar   dikkatimi çekiyor ama o parçalar bile   abartısız, çok sade bir tarzla taşınıyor.   Paris'teyse tüm bu şehirlerin stil tavrının   bir araya gelmiş hâlini görebiliyorsun. O   yüzden her gittiğim yer bana başka bir   bakış açısı katıyor.</span></p><p><b>Stil ikonu deyince aklına öncelikle ilk   kim geliyor?</b></span></p><p>Jane Birkin geliyor. Doğallığı, zarafeti   ve hiçbir zaman abartıya kaçmadan   ikonik olabilmesi beni hep etkilemiştir.   Zamansız bir tarzı vardı; hem sade hem   de unutulmaz.</span></p><p><b>Tatil bavulunun olmazsa olmazları   neler?</b></span></p><p>İyi bir bikini, oversize gömlek, rahat bir   sandalet, güneş koruyucu ve mutlaka   birkaç renkli Islandy parça. Az ama   işlevsel parçalarla rahat hissetmek   benim için en önemli şey.</span></p><p><b>Yaz koleksiyonları radarında mı? Bu   yaz en beğendiğin marka hangisi   oldu?</b></span></p><p>Aslında tek bir marka diyemem. Farklı   markaların yaz koleksiyonlarında   ilgimi çeken parçalar oluyor.   Renk, kesim ve hafiflik hissi benim   için önemli; o yüzden beni   heyecanlandıran tasarımlar farklı   yerlerden çıkabiliyor.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/17/alemcansutosun0469-1706202548badda4.jpg"/><p><b>Yaz gardırobunun vazgeçilmez   parçaları neler? </b></span></p><p>Rahat bir keten pantolon, bol kesim   gömlekler, ince askılı elbiseler ve   mutlaka iyi bir bikini. Az kumaşla çok   şey hissettiren parçaları seviyorum.   Hafiflik ve konfor benim için ön   planda.</span></p><p><b>Giymediğin eşyalarını genellikle ne   yaparsın?</b></span></p><p>İyi durumda olanları mutlaka birilerine   veriyorum ya da bağışlıyorum.   Kıyafetlerin ikinci bir hayatı   olmasını çok kıymetli buluyorum.   Gardırobumda sadece gerçekten   kullandığım şeyler kalsın istiyorum.</span></p><p><b>Sürdürmeyi başardığın, sürdürülebilir   bir moda tavrın var mı?</b></span></p><p>Kesinlikle. Önceliğim az ama kaliteli   parça almak. Hızlı tüketimden uzak   durmaya çalışıyorum.</span></p><p><b>Eşin ya da oğlunla uyumlu giyinmeyi   sever misin, bu özellikle dikkat ettiğin   bir konu mu?</b></span></p><p>Doğal bir uyum olursa hoşuma gidiyor   ama özellikle çaba harcadığım bir şey   değil. Bazen fark etmeden renklerimiz   ya da tarzımız örtüşüyor ve o anlar   çok tatlı geliyor. Zorlamadan, akışında   olmasını seviyorum.</span></p><p><b>Yaza nasıl bir gardıropla girmek   istiyorsun? Yaz wish list'inin ilk   üçünde neler var?</b></span></p><p>İyi kalıplı bir keten takım, cesur   renklerde bir sandalet ve plajda da   şehirde de giyilebilecek bir elbise. Hem   rahat hem şık hissettirecek parçalar   her zaman listemin başında.</span></p><p><b>Seyahat programı hazırlarken   özellikle nelere dikkat edersin?   Vazgeçilmez rotaların var mı?</b></span></p><p>Seyahat programı yaparken   çok detaylı planlar yapmam,   spontane olmayı seviyorum. O an   ne hissediyorsam ona göre hareket   etmek bana iyi geliyor. Yine de denge   önemli; biraz keşif, biraz dinlenme...   Vazgeçilmez rotam ise adalar.   Hafiflik, sadelik ve özgürlük hissi bana   her seferinde iyi geliyor.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/17/alemcansutosun0845-17062025f8a68eec.jpg"/><p><b>Bu yaz tatil rotası ne yöne doğru   oluşturuluyor?</b></span></p><p>Yine denizle, güneşle, biraz da   esintiyle buluşacağım yerler   olacak. Net bir plan yapmıyorum   ama adaların çağrısı hep güçlü   oluyor. Belki Yunan Adaları, belki   daha keşfedilmemiş bir Ege köyü...   Doğallık ve huzur neredeyse, oraya   yöneliyorum.</span></p><p><b>Rutin bir günün nasıl geçiyor?</b></span></p><p>Sabahları biraz kendimle kalmak   isterim, sessizlikte kahve içmek, güne   yumuşak başlamak... Sonra tempoya   geçiyorum. Set varsa set, yoksa   işlerimi planlıyorum. Oğlumla vakit   geçirmek, yürüyüş yapmak, bazen   dans etmek bile günümün bir parçası.   Günün sonunda ise mutlaka biraz   durup kendime dönmeye çalışırım.</span></p><p><b>Güzellik senin için ne anlama   geliyor? Bakım, estetik konularına   nasıl yaklaşıyorsun?</b></span></p><p>Güzellik bence bir hâl. Kendini   nasıl hissettiğinle çok ilgili. Bakım   benim için dışarıdan çok içeriyle   bağlantılı; iyi hissettiğimde zaten   yansıyor. Estetikte de sadelik ve   doğallık önceliğim.</span></p><p><b>Her gün yataktan kalkmak için   güçlü bir sebebin var mı?</b></span></p><p>Evet var: Merak. Her güne   "bugün ne hissedeceğim, ne   öğreneceğim?" diye başlıyorum.</span></p><p><b>Hayat motton nedir?</b></span></p><p>Hayat mutluluğu benim için "take   it easy" ile çok örtüşüyor. Her   şeyi kontrol etmeye çalışmadan,   anın içinde kalmak, sadeleşmek,   zorlamamak... Ne fazlası, ne eksiği,   olabildiğim hâlimle iyi hissetmek.   Bu bakış açısı hem iç huzurumu   hem de seçimlerimi şekillendiriyor.</span></p><p><b>Yaza dair seni en çok   heyecanlandıran şey ne?</b></span></p><p>Tatil!</span></p><p><b>Röportaj: </b>Filiz ŞEREF KULU</p><p><b>Fotoğraf: </b>Mert GÜNER</p><p><b>Styling:</b> Zilan BÜLBÜL</p><p><b>Saç: </b>Erdem GÜL</p><p><b>Makyaj:</b> Merve SALDERE / Armani Beauty Ürünleriyle</p><p><b>Video: </b>Kaan KARAASLAN</p><p><b>Fotoğraf asistanı:</b> Rıdvan GÜNGÖRDÜ</p><p>Mekan için <b>Away From Keyboard Ofis</b>'e teşekkür ederiz.</span></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/markasiyla-kurdugu-ozgur-dunya-cansu-tosun-1085209</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/17/markasiyla-kurdugu-ozgur--407_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085201</guid><pubDate>Mon, 16 Jun 2025 12:20:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Seda Bakan'la Enerji Dolu Bir Yaz Sohbeti]]></title><description><![CDATA[Şu sıralar birçok farklı projede izleyiciyle buluşan Seda Bakan ile yoğun temposu arasında yazın gelişini kutlamak için bir araya geliyoruz. “Yaz herkese iyi gelir” diyor Seda ve ekliyor; “Baharda doğanın uyanışıyla içimizde canlanan enerjiyi yazın duygusuyla sürdürmeyi seviyorum.” ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Şu sıralar birçok farklı   projede karşımıza   çıkıyorsun özellikle   dijital platformda. Nasıl   hissediyorsun?</b></p><p>Ürettiğim dönemlerde   kendimi hep daha iyi   hissederim. Hayatımdaki   her şeye daha çok hakim   olurum. Bu dönem de benim   için böyle bir dönem. Üretip   çalıştığım ve emeklerimin   karşılığını aldığımda   bundan gerçekten çok   keyif alıyorum. Çalışmak   dünyadaki en önemli şey   bence. Ben çalıştıkça mutlu   olan bir insanım.</p><p><b>Yaz nasıl hissettiriyor sana?</b></p><p>Pozitif hissediyorum,   yaz herkese iyi gelir. Yaz   dönemleri biraz da benim   çok çalıştığım zamanlara   denk geliyor ama şikayetçi   değilim bundan. Baharda   doğanın uyanışıyla içimizde   canlanan enerjiyi yazın   duygusuyla sürdürmeyi   seviyorum.</p><p><b>Bu yaz planların neler?</b></p><p>Yoğun tempolu ve setlerde   geçirdiğim bir 2025 yazı   yaşıyorum. "Adile" filminin   çekimlerini yeni tamamladık.   Çağan Irmak ve zengin   bir kadrodaki oyuncu   arkadaşlarımla şahane   bir iş ortaya koyduğumuzu   düşünüyorum. Filmde   Müjde Ar'ı canlandırdım ve   bizi çok farklı bir döneme   götüren bir projeydi.   Sinemanın son dönemdeki   en eğlenceli işlerinden   biri olan "Gelin Takımı   2"nin çekimlerine başladık   şimdi. Yine çok sevdiğim   oyuncu arkadaşlarımla   mutlu olduğum bir projenin   içindeyiz. Sonrasında da   üç sezondur yolculuğuna   devam eden, çok güzel bir   arkadaşlık hikayesiyle benim   de kariyerimin en sevdiğim   işlerinden biri olan "Zeytin   Ağacı" dizisinin çekimlerine   başlayacağım. Anlayacağın   bu yaz full çalışıyorum. Bu   yoğun temponun arasında   aileme ve kendime de vakit   ayırarak yaz geçecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/16/sedabakan14-16062025d77c88e4.jpg"/><p><b>Bir yaz sabahı ilk iş ne   yaparsın?</b></p><p>Çocuklarım çok erken   kalkıyor. Eğer biraz onlardan   fazla uyuyorsam hemen   onların yanına koşarım   uyanınca. Bu bizim rutinimiz.   Rutinlerimizi seviyorum.</p><p><b>Tatil için favori rotan   neresi?</b></p><p>Tekne tatili favori tatilim;   rotası eşime bağlı olarak   şekillenir. Onun seçtiği yerler   de genelde hep çok iyi çıkar.   O yüzden onun tercihlerine   güveniyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/16/sedabakan11-160620255a2058c7.jpg"/><p><b>Çocuklarınla birlikte   keşfettiğin en güzel   tatil anısı?</b></p><p>Çok yoğun çalışmalar   sonrası çocuklar ile   Maldivler'e gitmiştik. O tatili   unutamıyorum çok güzel   geçmişti.</p><p><b>Favori seyahat rotaların   nereler?</b></p><p>Ege de Akdeniz de Türkiye   bu konuda gerçekten bir   cennet. Ama en çok Fethiye   tarafları diyebilirim...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/18/1sedabakan-18062025cd5ff76e.jpg"/><p><b>Çocukluğuna dair   hiç unutamadığın bir   yaz gününü bizimle   paylaşır mısın?</b></p><p>Çocukluğumda Antalya'ya   giderdik. Orada yazlığımız   vardı 15 yaşımda oradaki   arkadaşlarımla bisiklete   binip özgürce denize   gitmeye başlamıştık. O   tatili unutamıyorum benim   için çok güzeldi. İlk gençlik   anıları unutulmuyor.</p><p><b>Anne olduktan sonra nasıl   bir değişim oldu kendi iç   dünyanda?</b></p><p> Anne olduktan sonra birçok   şey değişti hayatımda.   Artık daha az insanla   görüşmeye başladım daha   çok aileme vakit ayırıyorum.   Zaten benim bütün vaktimi   çocuklarım yani ailem ve   işim alıyor bundan da çok   memnunum.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/16/sedabakan6-16062025ca4f385b.jpg"/><p><b>Günün senin için en kaotik   ve en huzurlu zamanı?</b></span></p><p>Günün en kaotik anı   sabah saatleri. Çocuklar   okula yetişmeye çalışıyor   eşim ve ben işe yetişmeye   çalışıyoruz. Evin çıkış   kapısında trafik görülmeye   değer. Herkes birbirini ezerek   evden çıkmaya çalışıyor. En   huzurlu an eve ulaştığımız   zaman. İstanbul'da   yaşamak gerçekten çok zor.</span></p><p><b>Anne olduğunda en çok   neye şaşırdın?</b></span></p><p>Anne olduğumda bebeğimi   kucağıma aldığım anlar   dünyanın en unutulmaz   anlarıydı. Şaşkınlık değil   ama bunun üstüne bir   duygu olmadığını anladım.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/16/sedabakan13-16062025d36f15a5.jpg"/><p><b>Sosyal medyada   çocuklarınla çektiğin komik   videoları paylaşıyorsun.   Genel olarak komik bir   anne misin?</b></span></p><p>Genel olarak komik bir anne   değilim çünkü çocuklar   üstünde bir disiplin kurma </span>gerekiyor, yoksa her şey   kontrolden çıkıyor. Aslında   eğlenceli gibi görünse   de disiplinli bir anneyim.   Sosyal medyada bazen   dayanamayıp eğlendiğimiz   videoları paylaşıyorum.</span></p><p><b>Kendi iç dünyanı keşfetmek   için özel bir şeyler yapıyor   musun, bunun üzerine   çalışıyor musun?</b></span></p><p>Kendi iç dünyamı   oynadığım rollerle   her seferinde bir kez   daha keşfediyorum.   Bazen rollerimle, içinde   bulunduğum dünyayla   fazla empati yapıyorum,   bu bana iyi gelmiyor ama   bir şekilde üstesinden   geliyorum.</span></p><p><b>Hayatının nasıl bir   dönemindesin?</b></span></p><p>Hayatımın çok şükür iyi bir   döneminde olduğuma   inanıyorum. Ailem olduğu   için çok şükür mutluyum.   Bu beni topraklıyor   topraklanıyorum.</span></p><p><b>Zor bir durumla karşı   karşıya kaldığında nasıl bir   yol izliyorsun?</b></span></p><p>Bu aslında değişken bir   durum ve neyle ilgili zor   durumda olduğumla   alakalı olarak yöntemleri   değişiyor.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/16/sedabakan-1606202535b3bb7a.jpg"/><p><b>Akışına bırakır mısın, yoksa   kontrolcü müsün?</b></span></p><p>Maalesef çok kontrolcüyüm.   Bu benim belki de en kötü   huyum. Akışına bırakmak   istiyorum bazı şeyleri;   bazen yapıyorum bazen   yapamıyorum.</span></p><p><b>Asla affetmem dediğin bir   şey var mı?</b></span></p><p>Büyük konuşmayı   sevmiyorum sinirlenince   bazen "affetmem"   diyorum ama iki gün sonra   unutuyorum. Affetmek   güzeldir. Affeden hafifler.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/16/sedabakan5-16062025cf57c78c.jpg"/><p><b>Sosyal medyada hakkında   en çok ne merak ediliyor?</b></span></p><p>Ben istatistik bakmayı   sevmiyorum. Sosyal   medyayla arama mesafe   koymaya çalışıyorum ama   bir taraftan da orası işimiz   için çok önemli. Dengeli   kullanmaya çalışıyorum.</span></p><p><b>Eşin Ali'yi birkaç cümleyle   anlatmanı istesek...</b></span></p><p>Çok iyi bir baba, çok iyi bir   eş, akıllı bir adam. Bizim   piyasadan uzak durmaya   çalışan çalışkan bir adam.   Onunla karşılaştığım için   çok şanslıyım.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/16/sedabakan12-1606202512ef02d2.jpg"/><p><b>Çocuktan sonra sence ilişki   nasıl bir hale evriliyor?</b></span></p><p>Evliliğin öznesi çocuklar   oluyor bence, öyle olması   da gerekiyor.</span></p><p><b>Leyla ve Ela nasıl   karakterlere sahip, iyi   anlaşıyorlar mı?</b></span></p><p>Leyla ile Ela bazı zaman   kavga etseler de bence   çok iyi anlaşıyorlar. Umarım   büyüyünce aynı şekilde   devam eder.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/16/sedabakan8-160620250ff2752d.jpg"/><p><b>"Adile" filminde Müjde   Ar'ı canlandırıyorsun.   Kendisiyle bir araya   geldiğinde nasıl hissettin?</b></span></p><p>Çok heyecanlandım. Müjde   Ar, Türk sinemasında sadece   bir kadın oyuncu değil   bir ekol. Beyazperdede   ve hayatımızda önemli   bir simge. Onunla vakit   geçirmek benim için çok   büyük bir fırsattı ve onu   oynamak heyecan vericiydi.</span></p><p><b>İmaj değişikliği de yaptın   bu film için...</b></span></p><p>Kaşlarımı incelttim,   saçlarımın rengini   değiştirdim ve saçlarımı   uzattık. Müjde Ar gibi   hissetmeye çalıştım, umarım   başarabilmişimdir.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/16/sedabakan3-16062025bcf66af2.jpg"/><p><b>"Zeytin Ağacı", "Gelin   Takımı", "Esas Oğlan"...   Hepsinde izleyici seni   inanılmaz benimsedi. Nedir   bunun sırrı?</b></span></p><p>Bence insanlar benim   elimden gelenin en iyisini   yapmaya çalıştığımı   hissediyorlar. İzleyici   ile aramda sıkı bir bağ   olduğunu düşünüyorum.   Aynı şeylere üzülüp   sevindiğimizi hissediyorum.</span></p><p><b>"Gelin Takımı"nı kızım   sayesinde yaklaşık 15   kez falan izledim,   çocukların sana ayrı   bir hayranlığı var, yakın   zamanda çocuklara   özel bir proje yapmayı   düşünüyor musun?</b></span></p><p>Evet çocukların beni çok   sevdiğini biliyorum. Ben de   onları çok seviyorum çünkü   ruhumda hiç büyümeyen   bir taraf var ve bence   onlar bunu hissediyor.   Çocuklar için çok güzel bir   sinema filmi projemiz var   şekillendiği zaman sizinle   paylaşmayı çok isterim.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/16/sedabakan10-160620256b951751.jpg"/><p><b>Hayalinde canlandırmak   istediğin özel bir rol var mı?</b></span></p><p>Hayalimde Yeşilçam   yıldızlarından birilerini   canlandırmak hep vardı,   Adile filmiyle bu noktaya   ulaştığını düşünüyorum.</span></p><p><b>Röportaj:</b> Ceylan YENİACUN</p><p><b>Fotoğraflar: </b>Selçuk DANYILDIZ</p><p><b>Styling: </b>Tuğçe KILINÇLI</p><p><b>Saç:</b> Diyar ŞEKEL</p><p><b>Makyaj:</b> Elçin MUTLU</p><p><b>Video: </b>Kaan KARAASLAN</p><p><b>Styling asistanı:</b> Zilan BÜLBÜL</p><p><b>Prodüksiyon asistanı: </b>Zeynep KILIÇ</span></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/seda-bakanla-enerji-dolu-bir-yaz-sohbeti-1085201</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/16/seda-bakanla-enerji-dolu--809_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085188</guid><pubDate>Fri, 13 Jun 2025 13:48:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Akıl Oyunları]]></title><description><![CDATA[Geçmişten günümüze edebi üretimin izini süren sanatçı Ali Kazma'nın “Aklın Manzaraları” başlıklı İstanbul Modern'de sanatseverlerle buluştu. Sergide sanatçının, 55. Venedik Bienali Türkiye Pavyonu'nda sergilenen “Hat” ve “Dövme” başlıklı videoları da yer alıyor.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/akil-oyunlari-1085188</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/13/akil-oyunlari-836_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085186</guid><pubDate>Fri, 13 Jun 2025 11:31:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Müzik Dolu Günler]]></title><description><![CDATA[53. İstanbul Müzik Festivali, AKM'de Tekfen Filarmoni Orkestrası ile Bulgaristan Ulusal Filarmoni Korosu'nun gerçekleştirdiği görkemli bir dünya prömiyeriyle açıldı. Festival boyunca, 22 konserde dünyaca ünlü önemli topluluklar, yerli ve yabancı solistler müzikseverlerle buluşacak.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/muzik-dolu-gunler-1085186</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/13/muzik-dolu-gunler-324_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085178</guid><pubDate>Thu, 12 Jun 2025 13:24:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Fransa'dan İstanbul'a Uzanan Tasarım Ruhu]]></title><description><![CDATA[Bensimon ve Muse for All, gerçekleştirdikleri özel iş birliği ile La Tennis Koleksiyonu ile ikonik Bensimon sneaker'larını yeniden yorumladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/fransadan-istanbula-uzanan-tasarim-ruhu-1085178</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/12/fransadan-istanbula-uzana-509_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085176</guid><pubDate>Thu, 12 Jun 2025 11:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[79. İtalya Cumhuriyet Bayramı Venedik Sarayı'nda Kutlandı]]></title><description><![CDATA[İtalya Cumhuriyeti'nin ilanı 2 Haziran'ın 79. yıldönümü, İstanbul Venedik Sarayı'nda İtalya Başkonsolosluğunun düzenlediği özel bir resepsiyonla kutlandı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/79-italya-cumhuriyet-bayrami-venedik-sarayinda-kutlandi-1085176</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/12/79-italya-cumhuriyet-bayr-139_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085173</guid><pubDate>Wed, 11 Jun 2025 15:43:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mücevher Parıltısı]]></title><description><![CDATA[Mücevher markası Baguette Jewellery, Mandarin Oriental Bodrum'daki yeni mağazasının kapılarını düzenlenen bir davetle açtı. Murat Ali Gök ve Vanessa Baruh Pardo ev sahipliğinde gerçekleşen davette, zamansız zarif tasarımlar beğeni topladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/mucevher-pariltisi-1085173</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/11/mucevher-pariltisi-841_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085172</guid><pubDate>Wed, 11 Jun 2025 15:27:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İstanbul'da İtalyan Sahilleri Koktu]]></title><description><![CDATA[İtalya'nın büyüleyici doğasından ilhamla hazırlanan parfüm koleksiyonu, düzenlenen bir davetle tanıtıldı. Capri ve Amalfi sahillerinin büyülü kokularını İstanbul'a taşıyan davette konuklar, parfümleri keşfederek farklı bir deneyim yaşadılar.   ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/istanbulda-italyan-sahilleri-koktu-1085172</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/11/istanbulda-italyan-sahill-861_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085171</guid><pubDate>Wed, 11 Jun 2025 15:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum'da Caz Akşamları]]></title><description><![CDATA[Bodrum gecelerine cazın büyülü tınıları renk katıyor. Cazın büyüsünü Bodrum'un yazına taşıyan” Jazz Geceleri” serisinin ilk konserinde Seran Bilgi sahne aldı. Bilgi soul, caz ve funk türlerini harmanlayan yorumuyla müzik dolu bir gece yaşattı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrumda-caz-aksamlari-1085171</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/11/bodrumda-caz-aksamlari-198_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085168</guid><pubDate>Wed, 11 Jun 2025 12:06:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum'dan Yaz Manzaları]]></title><description><![CDATA[32 yıldır sosyal hayatın nabzını tutan ALEM, bu yaz da gözünü Bodrum'a çevirdi. Her sezon olduğu gibi bu yıl da sosyal hayatın tam kalbine yerleşen ALEM'de, ünlü simaların yaz günlerini sayfalarımıza taşıyacağız. İşte objektifimize yansıyan Bodrum manzaraları...]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrumdan-yaz-manzalari-1085168</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/11/bodrumdan-yaz-manzalari-505_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085159</guid><pubDate>Mon, 09 Jun 2025 14:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İtalyan Zarafeti Ege'ye Taşınıyor]]></title><description><![CDATA[Paris'ten Roma'ya dünyanın stil duraklarında kendine yer edinen Gigi Rigolatto, bu yaz Mandarin Oriental Bodrum'da sofistike dokunuşlarla misafirlerini ağırlıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/italyan-zarafeti-egeye-tasiniyor-1085159</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/09/italyan-zarafeti-egeye-ta-281_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085140</guid><pubDate>Thu, 05 Jun 2025 12:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Guns N' Roses İstanbul'da!]]></title><description><![CDATA[Rock müziğin dev ismi Guns N' Roses yıllar sonra İstanbullu müzikseverlere muhteşem bir konser deneyimi yaşattı. Grup, sahnede dört saat aralıksız performans sergilerken, dev prodüksiyon ve ışık-ses tasarımıyla unutulmaz bir rock şölenine imza attı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/guns-n-roses-istanbulda-1085140</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/05/guns-n-roses-istanbulda-704_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085137</guid><pubDate>Wed, 04 Jun 2025 16:54:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Aslı Pasinli ile Sürdürülebilir Yaşamın Sırları]]></title><description><![CDATA[Dünya alarm veriyor. Fakat hala elimizde bir şans var. Suyu israf etmeden kullanmak, tabağı bilinçle doldurmak, lüksü yeniden tanımlamak ve yaşamı doğayla uyumlu hale getirmek… Doğayla dost bir yaşam için büyük bir değişime değil, bilinçli küçük adımlara ihtiyacımız var]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Gözle göremediğimiz ama her   adımda bıraktığımız bir iz   var; karbon ayak izimiz. Her   sabah açtığımız ışık düğmesi,   marketten aldığımız plastik poşet,   gelişigüzel tükettiğimiz su, görünmez ama   etkili bir sorumluluğun parçası. Dünya   sessizce alarm veriyor; ormanlar susuyor,   denizler kirleniyor, iklim dengesini yitiriyor.   Ama iyi haber şu ki, bu gidişatı değiştirmek   mümkün. Büyük değişim, küçük ama   bilinçli adımlarla başlar. Her bireyin   atacağı sürdürülebilir adımlar, birlikte dev   bir dönüşüme yol açabilir. İşte tam da bu   nedenle, sürdürülebilir yaşamın artık bir   seçenek değil, bir hayat tarzı olduğunu   belirten İyi Gelecek Sürdürülebilirlik   Danışmanlığı Kurucusu ve CEO'su Aslı   Pasinli, "Önemli olan bu yolculukta   sürekli yol almak. Basit alışkanlık   değişikliklerinin ne kadar kolay olduğunu   ve bu değişikliklerin geleceğimiz için ne   kadar kıymetli olduğunu anladım. Ben   bu işe sabah uyandığım andan yatana   kadarki alışkanlıklarımı gözden geçirerek   başladım" diyor ve sürdürülebilir günlük   yaşamın sırlarını paylaşıyor.</span></p><h2>Her Damla, Geleceğe Atılan İmza</h2><p>Uyanır uyanmaz çoğunlukla ilk   ilişkimizi suyla kurarız. Diş fırçalarken   veya duş alırken ne kadar su   kullandığınıza bir bakın, hatta ölçün.   Sadece bu farkındalıkla ve dikkatle   dahi su kullanımınızı ciddi oranda   düşürebilirsiniz. İklim krizinden dolayı   bir senede yağan yağmur birkaç   günde yağarken, sonrasında uzun süre   yağış göremeyebiliyoruz. Ülkemize   düşen yağışın ise sadece yüzde 25'ini   depolayabiliyoruz. Bu sebeple tasarruf   ettiğiniz her damla su, geleceğimiz için   büyük nimet sayılıyor.</span></p><h2>Atık Azaltımı ve Evsel Kompost</h2><p>Atık meselesi de bireysel olarak çokça   etki sağlayabileceğimiz alanlardan. İlk  </span>hedef atığımızı azaltmak olmalı. Tek   kullanımlık birçok ürünü hayatınızdan   çıkarabilirsiniz. Örneğin; ıslak mendil   ve pipet, benim hayatımdan tamamen   çıkardığım ürünlerden. Poşet yerine de   olabildiğince tekrar tekrar kullanılabilen   alışveriş çantalarını tercih edebilirsiniz.   Spora giderken veya seyahate çıkarken,   her zaman yanıma mataramı alıyorum,   paketlenmiş suları ise hemen hemen   hiç tercih etmiyorum. Sonuçta her   oluşan atık bir kaynak israfı. Mecburen   oluşan ambalaj ve cam atıklarını   ayrı bir yerde biriktirip belediyenin   geri dönüşüm kutularına atabilirsiniz.   Ayrıca, evinizden çıkan tüm meyve,   yumurta kabuklarını, yenilemeyen   sebze saplarını ve kabuklarını ayrı bir   yerde biriktirip kompostlayıp sonra   da bahçelere bırakabilirsiniz. Bunu   çok çok önemsiyorum çünkü o muz   ve yumurta kabuklarının, şehrin 30 km   dışına taşınması ve yakılması büyük   kayıp. Bir de taşınırken onlarca kamyon   atık yollara dökülüp heba oluyor.   Kompostun çeşitli yöntemleri, internette   ise bunun çok güzel anlatımları var.   Kendinize en uygun olanı seçebilirsiniz.   Apartmanda oturuyorsanız dahi,   ürettiğiniz kompostu toprakla   buluşturmak için, apartmanınızın   bahçesini kullanabilirsiniz.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/04/busienessfoto2-040620259ef0addd.jpg"/><font size="2"><i>Aslı Pasinli</i></font><p></p><h2>Doğal Alternatifler</h2><p>Sürdürülebilirlik adına diğer bir önemli   konu da evimize giren her türlü gıda   ve temizlik ürününün hikayesi. Özellikle   deterjan konusu çok sıkıntılı. Sularımızı   geri dönülmez şekilde kirleten, içinde   kimyasal ve mikroplastik bulunduran   temizlik malzemelerinden uzak   durabilirsiniz. Örneğin; Arap sabunu son   derece çevreyle dost. Sirke karbonat   ve limonu karıştırarak temizlik ürünü   de üretebilirsiniz. Gıda meselesine   gelince... Evime giren her ürünün kim   tarafından nasıl üretildiğini takip etmeyi   önemsiyorum. Sertifikalı olmasa da   muhakkak ilaçsız üretilmiş ürünleri   tercih etmekte fayda var, ne kadar   şekilsiz form, o kadar iyi. Uzun seneler   gıda topluluklarından veya üretici   pazarlarından alışveriş yaptım. Ekolojik   üreticiyle sizi buluşturan bir takım gıda   grupları var, WhatsApp üzerinden   siparişleri alıp iletiyorlar. Çekirdek Türetici   bunlardan biri; iyi üretici ile türeticiyi   buluşturuyor. Yüzlerce üyesi var. Siz de   tercih edebilirsiniz.</span></p><h2>Şehirde Tarım</h2><p>Ben geçen sene Ege'de kiraladığım   bir tarlada kendim üretim yapmaya   başladım. Birçok sebzemi, yerelde   yaşayan çiftçilerin iş birliğinde onarıcı   tarım yöntemi ile üretebiliyorum artık.   Şimdilik istanbul'a kargolanıyor ama   ileride tarlamdan koparıp direkt   pişirebilmeyi hayal ediyorum. Eğer bir   karış toprağınız varsa ya da balkonunuz,   siz de üretim yapabilirsiniz. İstanbul'da   saksıdaki ağacımın verdiği meyvelerin   bereketi gerçekten çok şaşırtıcı. Özetle,   tüm ihtiyacınızı üretemeseniz de bir   sap maydanoz dahi üretmek büyük   fayda. Hem o maydanoz uzaklardan   taşınmamış oluyor hem de hikayesini   bildiğiniz sağlıklı ürünler tüketmiş   oluyorsunuz.</span></p><h2>Mutfakta Dönüşüm</h2><p>Et tüketimimi de kendi sağlığım ve doğa   için oldukça sınırladım. Bir dilim etin   tabağa gelene kadar doğaya bıraktığı   iz ile bir tabak mevsiminde pişmiş   ıspanağın doğaya bıraktığı iz arasında   çok büyük fark var. Tabii yerli ürün   hikayesi de çok önemli. Yakın çevremizde   mevsiminde yetişmiş nar yemek varken,   dünyanın öbür ucundan gelen ananası   tüketmek kişisel karbon ayak izimizi   arttıran en önemli faktörlerden. Yemek   pişirirken sebze ve meyvelerin tüm   kısımlarını kullanmak da oldukça önemli.   Sapların ve kabukların hem besin   değeri hem lezzeti gayet yerinde. Özge   Şahin'in yeni çıkan "Atıksız Mutfak" yemek   kitabında birçok tarif bulabilirsiniz.</span></p><h2>Temiz Ulaşım</h2><p>Ulaşım için de mümkün olan her fırsatta   ya yürüyor ya da bisiklet kullanıyorum.   Uzak mesafenin söz konusu olduğu   elzem durumlarda ise olabildiğince   toplu taşımaları kullanmaya çalışıyorum.   Araçla gitmem gerektiğinde de elektrikli   aracımı tercih ediyorum. Türkiye'de   altyapının çok hızlı şekilde ilerlediğini   görüyorum. Bu sebeple elektrikli   araçlar, özellikle şehir içi için şahane   bir alternatif.</span></p><h2>Etik Moda</h2><p>Giyim konusunda da tekrar kullanmanın   keyfini keşfettim. Bir tişört üretmek için   harcanan su ve kimyasal miktarını   düşünerek, dolabımda giymediğim   kıyafetlere bir şans daha vermeye karar   verdim. Tadilatla, tamirle yenilenen   kıyafetlerimden keyif alıyorum. Daha   önce hiç yapmadığım yaratıcı kombinler   sayesinde yeni alışveriş ihtiyacımı da   azalttım. Alışveriş yaptığım zaman da   nasıl üretildiğini sorguluyorum, çevreye   saygılı markaları tercih ediyorum.</span></p><p><b>Fotoğraf: </b>iStock</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/asli-pasinli-ile-surdurulebilir-yasamin-sirlari-1085137</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/04/asli-pasinl-ile-surdurule-195_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085136</guid><pubDate>Wed, 04 Jun 2025 16:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ece Nayman: Gücünü Renklerden Alan Bir Moda Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Kuralları bir kenara bırakıp, bolca renk ve deseni odağımıza alıyoruz. “Gündüz vakti parti kıyafetleri” temasıyla moda sahnesinde özgün ve cesur bir duruş sergileyen Ece Nayman, bireyselliği merkezine alan tasarımlarıyla karşımızda!]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Bazı yolculuklar bir şehirde başlar, bir fikirle büyür ve zamanla bir duruşa dönüşür. Ace Nayman'ın arkasındaki isim, genç tasarımcı Ece Nayman da bu dönüşümün en özgün örneklerinden biri. Moda dünyasında fark yaratan ve özgün çizgileriyle dikkat çektiği bu versiyonu için disiplinini ve hayallerini araca dönüştürmesini iyi biliyor. 17 yaşında Londra'ya gidişiyle başlayan tasarım serüveni, bireysellikten beslenen, dinamik ve cesur bir dünyayı moda aracılığıyla yeniden kurmasına ilham veriyor. London College of Fashion'da aldığı eğitimi İstanbul'un çok katmanlı kültürel dokusuyla harmanlayan Nayman, "gündüz vakti parti kıyafetleri" mottosuyla hem dikkatleri üzerine toplamayı hem de markasını ince ince işlemeyi uzun zamandır başarıyor. Renk, cesaret ve yaratıcılık kavramlarıysa bu markanın temel taşları. Kimi zaman Rihanna'nın ilhamıyla kimi zaman tenisin sağladığı motivasyonla ilerleyen bu süreç; bireyselliği yücelten, özgünlüğü kutlayan bir genç kadının güçlü moda vizyonuna işaret ediyor. Biz de bu renkli yolculuğunda Ece Nayman'a eşlik ediyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/04/356acenaymanedition-040620253a4431af.jpg"/><p><b>Kendi yolumuzu çizerken bazen yeni kimliklerimizi keşfediyoruz bazen de var olan enerjimizi korumak için çabalıyoruz. Sen markan Ace Naymanı kurarken kendini ne kadar tanıyordun ve bu süreçte kendine dair neleri keşfettin?</b></p><p>Markamı kurarken kendimi çok iyi tanıyordum dolayısıyla kendimi ve karakterimi çok iyi yansıttığına inandığım bir marka oldu Ace Nayman. Ama hem marka hem kendi gelişimim ve evrilişim her gün devam ediyor. Beşinci yılı devirdik, bu süreçte bir tasarımcı ve iş kadını olarak ne kadar inatçı, sabırlı ve dengeli olduğumu keşfettim.</p><p><b>Peki ruhunda İstanbul'un kaosu mu baskın, Londra'nın bireyselliği mi? Tasarımlarına şehirlerin etkisi ne derece hakim?</b></p><p>Ben kesinlikle bireysel bir insanım. Tek çocuk olmamdan da kaynaklı sanırım, yalnız başına kalmaktan hiçbir zaman çekinmem, hatta bu anlar benim en huzurlu olduğum anlardır. Kendim kişilik olarak sakin ve sessiz bir insan değilim, zaten tasarımlarımda da renkler ve desenlerden bu belli oluyor. Aslında Londra da oldukça kaotik bir şehir ama İstanbul'a göre çok daha düzenli ve kurallı. Dolayısıyla düzenli kaostan besleniyorum diyebiliriz. Londra'nın renkli, marjinal ve özgür ruhunun kişiliğimde de tasarımlarımda da bariz bir şekilde hissedildiğini düşünüyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/04/298acenaymanedition-0406202593e0210f.jpg"/><p><b>Moda dışındaki hayatında, seni besleyen bir rutin ya da vazgeçemediğin kişisel bir alışkanlığın var mı?</b></p><p>Birkaç yıldır tenis oynuyorum, bu şu anda en sevdiğim hobim ve motivasyonum.</p><p><b>Ace Nayman'ın "gündüz partisi kıyafetleri" temalı dünyasına ilk kez giren biri ne hissetsin istersin? Burası nasıl bir ruh haline sahip?</b></p><p>Kesinlikle özgüvenli hissedilmesi en dikkat ettiğim şey. Yüksek enerji, mutluluk, dinamiklik hali Ace Nayman giyenlerde yaratmak istediğim hissiyat.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/04/161acenaymanedition-0406202572e259d3.jpg"/><p><b>Tasarımlarında dikkat çeken bir özgürlük hissi de var. Peki senin için özgürlük ne ifade ediyor ve bunu modayla anlatmanın senin için önemi nedir?</b></p><p>Özgürlük her şey benim için. Kişilere, mekanlara ya da olaylara bağlı kalmayı pek sevmem. Ace Nayman niş ve özgün bir marka. Kendi çizgisinde, başkalarına benzemiyor, bu da aslında beni tamamen yansıtıyor. Bunu bir iş haline dönüştürüp her gün bunun üzerine çalışıp başarı elde etmek benim için paha biçilemez.</p><p><b>Koleksiyonlarına her baktığımda "kendine ait bir oda" gibi kurduğunu, ince ince inşa ettiğini hissediyorum. Eğer öyleyse bu odaya kimleri alırsın, neleri dışarıda bırakırsın?</b></p><p>Özgün olmayan kimse bu odaya giremez. Açık görüşlü, vizyonlu, yargılamayan ve keşfetmeye açık kişilerle bu odada çok güzel vakit geçirebiliriz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/04/087acenaymanedition-04062025ff1bb431.jpg"/><p><b>Tasarımlarını ikon gördüğün biri taşıyacak olsa kimi seçerdin?</b></p><p>Her zaman her yerde belirttiğim tek isim Rihanna. Sanırım en çok içtenliği, gerçekçiliği, çalışkanlığı, yaratıcı ruhu ve özgünlüğü beni çekiyor. Ona karşı büyük bir hayranlığım var.</p><p><b>Önüne çıkan taşlarda ve zorlandığın anlarda seni yerden kaldıran bir motivasyon kaynağın var mı?</b></p><p>Böyle durumlarda ailem ve yakın dostlarıma mutlaka danışırım. Çevrem duygularından ziyade mantığıyla hareket eden insanlarla kaplı, dolayısıyla her birinin fikri benim için değerli. Motivasyon kaynağım ise başarısızlığa olan tahammülsüzlüğüm. Kafaya taktığım şeyi genelde gerçekleştiririm, onun yolunda yaşadıklarım da bana en güzel tecrübeler olur.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/04/167acenaymanedition-04062025e05221d3.jpg"/><p><b>Moda endüstrisindeki hızlı döngü ve dönüşüm, yaratıcı sürecin ile markanın sistemdeki yerini nasıl etkiliyor? Dengelemek için belli başlı yöntemlerin var mı?</b></p><p>Çok planlı ve programlı bir yapım var. Ama sektördeki hız bazen gerçekten yorucu ve zorlayıcı olabiliyor. Ben minimum altı aylık süreler çerçevesinde iş planı yapıyorum, bu bana bir düzen sağlıyor. Zamanlama ve deadline benim için çok önemli, önümü görüp ona göre hareket etmeyi seviyorum. Tamamen ara verdiğim dönemler olmuyor ama kısa seyahatler her zaman ruhuma iyi geliyor, bana ilham veriyor.</p><p><b>The Bodrum Edition'daki ilk mağaza açılışıyla başarını katmanlandırdığın aşikar. Bu adımın markanın geleceğinde nasıl bir yer tutuyor?</b></p><p>Bu adımın marka için çok önemli olduğunu ve bazı şeylerin başlangıcı olduğunu düşünüyorum. Yeni yaz koleksiyonumuzun ve mağazamızın Ace Nayman için bir yapı taşı olduğuna inanıyorum. Mağaza yakın arkadaşım Noyan Berkman tarafından tasarlandı, dolayısıyla hem markayı hem beni çok iyi yansıttığına inandığım bir proje oldu. The Bodrum Edition gibi bir markayla omuz omuza olmak da beni çok mutlu ediyor. İki ismin vizyonlarıyla birbirine çok uyumlu olduğunu düşünüyorum. Oldukça heyecanlı olduğum bir dönem, ben zaten yaz insanıyımdır, keyifli bir yaz bizleri bekliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/04/424acenaymanedition-040620257ba31e44.jpg"/><p><b>Kariyerinin bu noktasında, "İyi ki bu işi yapıyorum" dediğin özel bir anı paylaşır mısın?</b></p><p>Bu konuyla ilgili iki şey söyleyebilirim. Birincisi, her yeni koleksiyon çekimimizde, ilk kareyi gördüğümde yaşadığım his. O an tüm emeklerinizin karşılığını hissettiğiniz an gibi geliyor bana. İkincisi de gençlikten hayranı olduğum Kenan Doğulu'yu, sahnede Ace Nayman kostümüyle gördüğüm an. Genç, her şeyden habersizce Kenan'ı izleyen Ece'nin aklına bu günler gelir miydi? İyi ki bu işi yapıyorum!</p><p><b>Fotoğraflar: </b>Afgan Karahan</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/ece-nayman-gucunu-renklerden-alan-bir-moda-yolculugu-1085136</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/04/ece-nayman-gucunu-renkler-947_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085135</guid><pubDate>Fri, 06 Jun 2025 16:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zümrüt Yezdani Kedik ile Disiplin, İlham ve Sürdürülebilirlik Üzerine]]></title><description><![CDATA[Başarıya giden yolda değerlerin ve dürüstlüğün her zaman korunması gerektiğinin altını çizen Pernod Ricard Türkiye Hukuk, Kurumsal İletişim ve Dış İlişkiler Direktörü Zümrüt Yezdani Kedik ile sürdürülebilirlik başta olmak üzere birçok alanda gerçekleştirmeyi hedefledikleri projeleri masaya yatırdık. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Zümrüt Yezdani, "Kariyer   yolculuğumun en büyük dönüm   noktası, 13 yıl önce Pernod Ricard   Türkiye'de işe başlamam ve şu   anki Genel Müdürümüz Selçuk Tümay ile   yaptığım iş görüşmesi oldu diyebilirim. O   görüşme, yalnızca bir pozisyona adım   atmak değil, aynı zamanda beni çok   yönlü bir kariyer yolculuğuna taşıyan   bir kapının aralanmasıydı. Kendisinin   yıllar içinde duyduğu güven ve verdiği   sorumluluklar çok yönlü bir bakış açısı   kazanmamı sağladı" diyor.</p><p><b>Kariyeriniz boyunca sizi bugün   olduğunuz noktaya taşıyan en   belirleyici adım neydi? Pernod Ricard   ile yolculuğunuz nasıl başladı?</b></p><p>Annemin avukat olması sayesinde hukuk   dünyasını çok küçük yaşta tanıdım.   Hukukun mantığını, problem çözme   yetisini ve analitik düşünme becerisini   erken yaşta kavrama şansım oldu.   Özel sektörde avukat olma kararım   da bu süreçte şekillendi. Öte yandan   hukukun dışında müzik, spor, futbol gibi   çocukluğumdan beri var olan kişisel   zevklerim ve hobilerim de vardı, avukat   olduğum için bunları da bir kenara   bırakmak istemedim ve meslek hayatımla   tüm bu hobilerimi harmanladım. Özel   sektör kariyerimin yanı sıra spor hukuku ile   ilgilendim ve Türkiye Futbol federasyonu,   Beşiktaş Jimnastik Kulübü, Milli Olimpiyat   Komitesi gibi ülkemizin önemli spor   teşkilat ve kurumları içerisinde görev   aldım ve halen almaktayım. Bunların   yanı sıra müziği de hiç bırakmadım,   şirketimizde çalışma arkadaşlarımla   birlikte keyifli bir müzik grubumuz var.   Kariyer yolculuğumun en büyük dönüm   noktası, 13 yıl önce Pernod Ricard   Türkiye'de işe başlamam ve şu anki Genel   Müdürümüz Selçuk Tümay ile yaptığım iş   görüşmesi oldu diyebilirim. O görüşme,   yalnızca bir pozisyona adım atmak   değil, aynı zamanda beni çok yönlü bir   kariyer yolculuğuna taşıyan bir kapının   aralanmasıydı. Kendisinin yıllar içinde   duyduğu güven ve verdiği sorumluluklar   çok yönlü bir bakış açısı kazanmamı   sağladı. Hukuk perspektifiyle başladığım   yolculuk, zamanla kurumsal iletişim, dış   ilişkiler gibi disiplinleri de içine alan, çok   daha kapsamlı bir hale geldi.</p><p><b>Sizin yolunuzdan gitmek isteyen   gençlere tavsiyeleriniz neler olur?</b></p><p>Öncelikle, hangi sektörde çalışıyor   olurlarsa olsunlar, merak duygularını   hiç kaybetmemelerini tavsiye ederim.   Entelektüel olarak kendinizi geliştirmek,   yaptığınız işlerde fark yaratmak ve   yaptığınız işe keyif aldığınız konuları   dahil etmek çok önemli. Ben başarıya   giden yolda değerlerin ve dürüstlüğün   her zaman korunması gerektiğine ve   iş hayatında "fair play"e inanıyorum.   Kariyerinizde ilerlerken başkalarını geride   bırakmaya çalışmak yerine, kendinizi   geliştirmek ve ekip arkadaşlarınızla uyum   içinde çalışmak çok daha kıymetli...</p><p><b>Disiplin, sizin iş hayatınızdaki yapı   taşı gibi görünüyor. Kendi ritminizi   nasıl kurdunuz?</b></p><p>Benim için disiplin katı kurallar yerine,   dengeli bir ritim oluşturmak demek.   Yoğun bir tempoda, farklı sorumlulukları   yönetirken zamanımı iyi yönetmeye,   önceliklerimi net bir şekilde belirlemeye   özen gösteriyorum. Uzun vadede   sürdürülebilir başarının da iş ve özel   hayat arasındaki sağlıklı ahengi kurmakla   mümkün olduğunu düşünüyorum.</p><p><b>İletişim ve hukuk gibi iki disiplini   bir arada yürütmek çok yönlülük   gerektiriyor. Siz bu dengeyi   nasıl kurdunuz?</b></p><p>İletişim ve hukuk, aslında sanıldığından   çok daha fazla kesişen alanlar.   Günümüzde iletişim ve pazarlama   dünyası, özellikle bizim içinde   bulunduğumuz sektörde, hızla değişen   regülasyonlarla şekilleniyor. Burada   önemli olan, iki disiplini birbirini   tamamlayacak şekilde yönetmek. Kurallar   içinde yaratıcı kalabilmek, mevcut çerçeve   içinde en etkili iletişimi kurabilmek çok   önemli. Bu iki alanı bir denge içinde   yürütebilmek için hem hukuki gelişmeleri   hem de tüketici trendlerini yakından takip   etmeye özen gösteriyoruz.</p><p><b>Tüketici davranışları çok   hızlı değişiyor. Bu dönüşüme   adapte olurken hangi ilkeleri   önceliklendiriyorsunuz?</b></p><p>Pazarlama ekibimiz ile çok yakın   çalışıyorum. Değişikliklere ve dönüşüme   adapte olmanın en önemli yolu, iç görü ve   veriye dayanan stratejiler geliştirmek. Biz   de Pernod Ricard olarak değişen trendleri   sürekli takip ve analiz ediyor, değişen   beklentilere göre ürün ve hizmetlerimizi   adapte ediyoruz. Her zaman sorumlu   tüketimi teşvik etmek ve markalarımızı bu   doğrultuda konumlandırmak da bizim için   çok önemli.</p><p><b>Önümüzdeki dönem için sizi   heyecanlandıran projeler ya da yeni   hedefler var mı?</b></p><p>Önümüzdeki dönemde, sürdürülebilirlik   alanında var olan projelerimizi daha   da büyütmeyi hedefliyoruz. Daha   fazla sorumluluk almak ve bu konuda   öncü projelere imza atmak en büyük   hedeflerimizden biri. Pernod Ricard Türkiye   olarak, gastronomi, moda ve sanat   alanındaki iş birlikleri gündemimizde   olmaya devam ediyor. İKSV,   Contemporary İstanbul gibi sanata destek   veren kurumlara ve projelere destek   vermeye devam ediyoruz. Sektörümüz ile   ilgili gelişmeler için de çok heyecanlıyız,   geçtiğimiz aylarda, dünya çapında çok   heyecanlı olduğumuz bir lansmanımız   oldu. Her zaman söylediğimiz gibi,   Pernod Ricard Türkiye olarak yalnızca   ürün satmıyor, bulunduğumuz ülkenin   kültürel, entelektüel ve eğlence hayatına   katkıda bulunmayı hedefliyoruz.   Kendimizi tam da bu nedenlerle "Keyifli   Anların Yaratıcıları" olarak tanımlıyoruz.</p><p><b>Sosyal sorumluluk alanında neler   yapıyorsunuz?</b></p><p>Pernod Ricard'da Birleşmiş Milletler'in   Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile   uyumlu bir şekilde hazırlanmış bir 2030   Sürdürülebilirlik &amp; Sorumluluk yol haritamız   var. "Good Times From A Good Place" isimli   yol haritamız ışığında yıl boyu çeşitli sosyal   sorumluluk projeleri hayata geçiriyoruz.   Pernod Ricard'da 2011 yılından beri global   olarak düzenlenen "ResponsibAll Day",   en önemli projelerimizden biri. Bu gün,   aslında bir çalışan sosyal sorumluluk günü.   Dünya çapındaki 22 bin Pernod Ricard   çalışanı aynı gün işi bırakıyor ve kendilerini   çevreye ve topluma fayda sağlayacak   bir projeye adıyor. İçinde bulunduğumuz   sektör ile ilgili de çeşitli projeler hayata   geçiriyoruz. Drink More Water projemiz   ile sorumlu ev sahipleri olduğumuz için   herkese eğlence anlarında daha fazla su   içmeyi hatırlatıyoruz. Ayrıca, sektörümüzü   daha sürdürülebilir hale getirmek adına   "The Bar World of Tomorrow" eğitim   programımız ile barmenlere sorumlu   servis, atık yönetimi ve çevre dostu   uygulamalar konusunda rehberlik   ediyoruz. Bunun yanı sıra, Türkiye'nin ilk   sürdürülebilir kokteyl yarışması olan "The   Future Mix" ile geleceğin sürdürülebilir   kokteyllerini keşfetmeye devam ediyoruz.   Yarışma, sektörde çevre dostu malzeme   kullanımını teşvik ederken, yenilikçi   ve sürdürülebilir kokteyl kültürünün   gelişmesine de katkı sağlıyor. Bizi en   heyecanlandıran projelerimizden biri   de yerel üreticileri ve Bodrum'un coğrafi   işaretli ürünü Bodrum mandalinasını   desteklemeye yönelik başlattığımız   "Bodrum Yeşili" projemiz. Bu projemiz   ile ülkemizin maalesef yok olmaya yüz   tutmuş en önemli tarım ürünlerinden biri   olan Bodrum mandalinasını tanıtmaya   çalışıyor, ürünün ticari değerini artırmak   için çalışmalar yürütüyoruz. Bodrum'da   gerçekleştirdiğimiz hasat etkinlikleri ve   İstanbul'da düzenlediğimiz Bodrum   mandalina Zirvesi ile bu eşsiz ürünün tarihi,   bugünü ve geleceğini tüm paydaşlarla ele   aldık. Önümüzdeki süreçte bu kez Bodrum   mandalina çiçeği konseptli bir etkinlikle,   Bodrum mandalinasını sanatçılarla   buluşturduğumuz bir sanat etkinliği   yapmayı hedefliyoruz.</p><p><b>Yoğun bir temponuz var. Bir gününüz   nasıl geçiyor?</b></p><p>Pernod Ricard gibi eğlence kültürünün   parçası olan keyifli bir şirkette çalışmak,   benim için büyük bir şans. Bu ortamda   iş-hayat dengesi değil, daha çok iş-hayat   harmanı diyorum. Her sabah mutlaka   çocuklarımı öperek güne başlıyorum, bu   benim için çok değerli bir an. Tutkularımı   ve ilgi alanlarımı işimle birleştirebileceğim   fırsatlar aradığım için, dengeyi kurmak   bana oldukça doğal geliyor. Günüm, işin   dinamikleri ve kişisel yaşamım arasında   bir uyum içinde geçiyor, bu da bana hem   verimlilik hem de mutluluk sağlıyor. </p><p><b>Fotoğraflar: </b>Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/zumrut-yezdani-kedik-ile-disiplin-ilham-ve-surdurulebilirlik-uzerine-1085135</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/04/zumrut-yezdani-kedik-ile--968_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085134</guid><pubDate>Wed, 04 Jun 2025 16:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mitolojiden Yapay Zekaya: Emre Yusufi'nin Sanat Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Sanatında heykelden dijitale, mitolojiden müziğe uzanan çağdaş bir yolculuğu benimseyen Emre Yusufi, çok katmanlı üretim sürecini ve multidisipliner sanatçı kimliğini günümüz gerçekliğinde yeniden şekillendiriyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Emre Yusufi'nin sanat pratiği,   yalnızca estetik ya da disiplinler   arası bir zenginlikten ziyade aynı   zamanda saf bir iyimserliğin,   üretme coşkusunun ve yaratıcı inancın   izdüşümü. Ama son günlerde kendi   değişiminin sanatına nasıl yansıdığını en   iyi gözlemleyebileceğimiz dönemlerinden   birine geçiş yapıyor. Grafik tasarımdan   reklamcılığa, müzikten yapay zekâya   uzanan yolculuğunda her defasında   "yeni ne yapabilirim?" sorusunu kendine   soran Yusufi, cevabı hiçbir zaman tek bir   alanda aramıyor. Disiplinler iç içe geçiyor,   sanat form değiştiriyor ama içindeki o ifade   heyecanı hiç değişmiyor. Bu günlerde heykel   formundan yola çıkarak dijital karakter   tasarımları yapan ve bu karakterlere   sinematik bir kimlik kazandırmaya çalışan   Emre Yusufi ile üretim pratiğini, güncel   kültürle kurduğu bağı, sanatın dönüşümünü   ve sanatçının sürekli değişen tanımını   detaylıca irdeliyoruz.</p><p><b>Sizi Herkül ile tanıdıktan sonra   uzun süredir yeni üretim alanlarına   yöneldiğinize dair ipuçları görüyoruz.   Ama ilk merak ettiğim, son   zamanlarda neler yapıyorsunuz ve   yeni bir koleksiyon gelecek mi?</b></p><p>Uzun zamandır zihinsel olarak yorgun bir   süreçten geçiyordum ama artık o teaser'ını   Instagram'da kimseye bir şey söylemeden   paylaştığım yeni işin zamanı geldi. Yeni   koleksiyonun ilhamı, aslında bugünün ruh   hallerine dair. Eskiden olduğu gibi, güç-mitoloji kullanımı, statik ile denemenin   arasındaki ilişki gibi konular üzerinden   ilerliyorum. Yani, daha iyi düşüncelerle   ortaya çıkan bir iş yapıyorum diyebilirim.   Koleksiyonu düşünürken kendimi dünyanın   geldiği o vurdumduymaz ruh halinin   tam ortasında buluyorum. Şöyle bir şey   yaşıyoruz: Sürekli kötü haberlere maruz   kalıyoruz ama artık alıştık. Alışınca da   "Tamam, bu da geçer, zaten daha   kötüsü geliyor" gibi bir kabullenme haline   büründük. Anlattığım şeyler negatif   olmayacak belki ama karakter olarak   işin içinde bir vurdumduymazlık olacak.   Heykelde, enstalasyonda ya da diğer   formlarda kullandığım karakterler bu tavrı   taşıyacak. Çünkü artık her şey rakam oldu.   Adet, sayı, istatistik... Ne yaşarsak yaşayalım,   bir süre sonra tepkisizleşiyoruz. Her şey bizi   daha immün hale getirdi. Yüzümüzde hep   o boş gülümseme... İşte bu koleksiyonda   da tam olarak o boş gülümsemeyi, o   vurdumduymazlığı anlatacağım.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/04/bug3927copy164502597-040620258482d39f.jpg"/><p><b>Bu yıl hem sanat hem de kültür   tarafında, "iyimser gerçeklik (optimistic   reality)" çok konuşuluyor. Siz ise yeni   koleksiyonunuzda "vurdumduymaz"   bir tavırdan bahsediyorsunuz. Bu   biraz gündeme ve Herkül'e ters   düşmüyor mu?</b></p><p>Evet, aslında karşıt bir şey bu. Çok yakın   gibi dursa da temelde zıtlar. Ama doğru,   işlerimde her zaman bir iyimserlik, pozitiflik   vardı. Herkül de öyleydi zaten. Güçlü bir   figürdü ama yaptığı şeylerde her zaman   bir tebessüm bulunuyordu. Bir kahve   içiyordu, gözlüklerini takıp selfie çekiyordu...   Herkül'ün duruşu da işlerimin genel hali   de apolitikti. İnsanlara nefes aldıran,   gülümseten işlerdi bunlar. Ama artık o   yerden beslenemiyorum. Sanırım ben de bir   süredir öyle hissetmiyorum. Yeni koleksiyon   da tam olarak bu hislerden doğuyor zaten.   Mesela bu koleksiyonda, olası bir Üçüncü   Dünya Savaşı'na dair bir iş de var; şişmiş   egolara dair ya da iki kardeşin sarılırken,   birbirlerine silah dayadıkları bir iş de var.   Yani oldukça karışık, yer yer rahatsız edici   işler var bu defa. Bunu bilinçli olarak   yapıyorum. Çünkü duyarlı bir sanatçı   olarak artık eskisi gibi "Boş verip dalgama   bakayım" diyemiyorum. "Biri pozitif kalmalı.   Bu kaosun içinde biri ilham vermeli, içimizi   açmalı" diye hep düşünürüm. Ama galiba   artık Emre de orada kalamıyor. Ben de bir   geçiş sürecindeyim. Arıyorum diyordum   ama galiba buldum.</p><p><b>Peki Herkül'ün bu kadar kabul görmesi   bir kahraman arayışına mı yanıt   olmuştu? Şimdi geldiğiniz noktada   işlerinizde bu kahraman fikrinden   uzaklaşıyor musunuz?</b></p><p>Herkül, her anlamda bir güç figürüydü.   Sadece fiziksel değil, duruşu da öyleydi.   Zaten "Herkül" dendiğinde beraberinde   gelen bir güç ve kudret hissi var. Bu bir   kahramandı, evet. Ama aynı zamanda   bizim yumuşak karnımızdı da. Çünkü   hepimiz o güce -bedensel, zihinsel ya da   duygusal anlamda- hayranız. Belki adını koymuyoruz ama hepimiz güçlü olmak   istiyoruz. Herkül, yapması gerekeni yaptı.   Belki insanları kendine aşık etti, belki bir   farkındalık yarattı. Ama şimdi geldiğim   noktada bu yeni koleksiyonla birlikte   kendi yaptığım Herkül'ü, hatta kendimi   sorguluyorum. Onu 10 yıldır taşıyan biri   olarak belki de "Acaba artık orada değil   miyim?" diye soruyorum kendime. Evet, hâlâ   ilgiliyim, ama artık başka bir yerdeyim.</p><p><b>Özellikle de geleceğe dair   belirsizliklerin arttığı bir dönemde,   umut dolu imgeler insanlarla sanatçı   arasında nasıl bir alan açıyor sizce?</b></p><p>Burada ince bir çizgi söz konusu. Umut   tacirliği yapmamak gerekiyor bence. Her   şey çok güzelmiş gibi davranmak bence   samimi değil. Sanatçı samimi olmalı diye   düşünüyorum. Eğer her şey kötü giderken,   her şey güllük gülistanlıkmış gibi işler   üretmeye kalkarsak, bu kopukluk yaratır.   Sonuçta hepimiz aynı gemideyiz. Sen   o geminin içindeyken, dışındaymış gibi   davranırsan, o zaman yaptığın iş de sahici   olmaktan çıkıyor. Ama tabii bu demek   değil ki herkes böyle olmak zorunda. Her   sanatçının kendine ait bir dili, ifade biçimi   var. Kimisi zaten sürekli pozitif imgeler   üretir. Ona da gidip "Bu dönemde bunu   yapma" denemez. Ama benim gibi biri   için, bu tür imgeleri üretmek bir noktada   samimiyetle çelişebilir. Çünkü ben zaten   hep "umut" vermeye çalışan biri olmadım.   Şimdi, bu kadar belirsizliğin ortasında   sahte mutluluklar ve hayali umutlar   sunmak bana çok gerçek gelmiyor. Bu da   benim yaklaşımım.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/04/bug63001633094464563-04062025f942b656.jpg"/><p><b>Peki kurgusallık, kavramsallık   gibi alanlarla ilişkiniz nasıl?   Sanatınızı bu düzlemlerde nerede   konumlandırıyorsunuz?</b></p><p>Kurgusallığı ve kavramsallığı seviyorum   ama bunun bir sınırı olması gerektiğine   inanıyorum. Yani bir işin içinde sadece   kavramla dolaştığınızda ve o kavram   izleyiciye ulaşmadığında, işin anlamı da   kaybolabiliyor. Mesela anahtar gibi bir   figür düşünün; siz onun anlamını zihninizde   biliyorsunuz ama çevresindeki unsurlar bu   anlamı yansıtmazsa, izleyici için o sadece   bir anahtarlık olarak kalıyor. Ben mümkün   olduğunca işin tekniğini bozmadan, mesajı   anlaşılabilir kılmak gerektiğini düşünüyorum.   Sanatta "kolay anlaşılmak" kötü bir   şey değil. Aksine, daha fazla insanla   buluşmanın bir yolu. Bir işin kavramsal   olmasıyla, anlaşılmaz olması arasında fark   var. Her şeyin uçuştuğu bir kurgusal dünya   bazen izleyici için bağ kurulamayan bir   karmaşaya dönüşebiliyor. O yüzden denge   önemli. Teknik olarak güçlü, içerik olarak da   erişilebilir işler yapmak hedefim.</p><p><b>Herkül bir distopyada yaşasaydı, hâlâ   bu şekilde umut taşımaya devam   edebilir miydi sizce?</b></p><p>Muhtemelen "Çok denedim ama olmadı"   diyen bir yerden yaklaşırdı. Ama yine de   güçlü dururdu. Yani hâlâ hazır, hâlâ ayakta   ama biraz da kırılmış belki. "Yine yaparım   ama bu kadar oluyor" diyebileceği bir   yerden... O hâlâ mücadeleye hazır olurdu,   sadece tonu biraz değişirdi.</p><p><b>Floransa'dan İstanbul'a uzanan bir   eğitim süreci, içinde reklamcılık ve   müzik de olan grafik tasarımdan   heykele evrilen bir rota... Bugün   baktığınızda bu yolculuk sizi nasıl bir   sanatçıya dönüştürdü?</b></p><p>Multidisipliner bir sanatçıya dönüştürdü. Bu   kavramı çok seviyorum, ama gerçekten içini   doldurabildiğimi de düşünüyorum. Sanatın,   tasarımın ve yaratıcı düşüncenin yer aldığı   pek çok alanda aktifim. Mesela bir fikrim   oluyor, onu dijitale döküyorum, sonra   fiziksele taşıyorum; heykelini yapıyorum.   Sonra diyorum ki bu üç boyutlu eseri bir   mekânın içine yerleştireyim, insanlar onu   "gerçek" gibi deneyimlesin. Bunun için yapay   zekâyla bir şeyler tasarlıyorum. Sonra   diyorum ki, "Bu sahneye bir müzik fena   olmaz." E müziğini de ben yapıyorum. Her   sürecin içinde yer alıyorum. Normalde bu   işleri birçok kişi bölüşerek yapar ama ben   hepsine dokunmayı seviyorum. O yüzden de   üretmek bana büyük keyif veriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/04/bug04781669817359935-0406202519429c8e.jpg"/><p><b>Şu anki üretim sürecinizde   geleceğe dönük planlar yaparken   özellikle disiplinler arası işler   üretmek konusunda hangi   adımları atıyorsunuz?</b></p><p>Aslında bu konuda yarı somut adımlar   attım bile. Şu anda en büyük hayallerimden   biri, kendi sanat eseri olarak yarattığım   bir karakteri -ki bu bir mitolojik figür- tam   anlamıyla dijitalde canlandırmak. Zaten bu   karakter bir fikir olarak doğdu bende. Sonra   sevilmeye başlandı. Heykel haline geldi.   İnsanlar onu hayatlarının içinde bir figür   gibi görmeye başladılar. Spor yaptı, kahve   içti, motora bindi, balık tuttu... Yaşayan bir   karakter oldu yani. Şimdi hayalim şu; neden   bir sanat eserinin yarattığı karakter, bir gün   ses bulmasın? Neden dijitalde yaşayan,   kişilik kazanan bir karaktere dönüşmesin?   Bu karakteri yapay zekâyla geliştiriyorum.   Onun dili, kimliği, davranış biçimi üzerine   çalışıyorum. Hikâyeler yazıyorum. Belki   sinematik bir karakter olacak, belki ilham   veren bir figür olacak... Ama özü, bir sanat   eseri. Bu fikri taşıyacak sinematografi, müzik,   anlatı dünyası için çok sayıda farklı alanı   bir araya getiriyorum. Yani evet, "next"   dediğim şey, bu. Bir sanat eserinin artık   sadece fiziksel bir nesne olmaktan çıkıp,   dijitalde kimlik kazandığı; yaşayan, konuşan,   anlatan bir karaktere dönüştüğü bir   noktaya gitmek istiyorum</p><p><b>Fotoğraflar: </b>Soner Gömleksiz</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/mitolojiden-yapay-zekaya-emre-yusufinin-sanat-yolculugu-1085134</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/04/mitolojiden-yapay-zekaya--221_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085132</guid><pubDate>Wed, 04 Jun 2025 13:48:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Fethiye'de Çocuklara Özel Renkli Hafta Sonu]]></title><description><![CDATA[Çocuklara özel mimari alanda uzmanlığıyla bilinen 3Moms firması tarafından Fethiye'deki lüks otelde tasarlanan çocuk kulübü etkinliği, ünlü isimler ve çocuklarına keyifli bir hafta sonu yaşattı. Ödüllü uçurtma sanatçısı Zahit Mungan'ın sahilde gerçekleştirdiği uçurtma şovu da davetlileri büyüledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/fethiyede-cocuklara-ozel-renkli-haftasonu-1085132</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/04/fethiyede-cocuklara-ozel--227_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085131</guid><pubDate>Wed, 04 Jun 2025 10:05:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[4 HAZİRAN 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/rosella-karabacak-ile-sofralarin-ruhuna-yolculuk-1085127</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/04/4-haziran-2025-725_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085127</guid><pubDate>Tue, 03 Jun 2025 17:19:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Rosella Karabacak ile Sofraların Ruhuna Yolculuk]]></title><description><![CDATA[Zarifliği, yaşamın küçük detaylarına duyduğu özeni ve yaşama anlam katma arzusu ile Rosella Karabacak, özgün bir noktadan hayata pencere açıyor. Bir süredir heyecanını yaşadığı, annesi Ester Ennekavi'nin tarifleriyle geçmişini ve geleceğini aynı sofrada buluşturan “Beyaz Kiraz Reçeli” kitabına dair ise “Bu süreç aslında bir  yolculuk gibiydi” diyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Sofranın sadece fiziksel bir alan   olmadığının farkındaysanız ve bu ruhu   yaşatabiliyorsanız, şanslısınız. Rosella   Karabacak'ın da dediği gibi sofra,   bundan çok daha fazlası; duygusal   bir buluşma yeri. "Beyaz Kiraz Reçeli"   kitabı ise bu duyguların, Rosella'nın   hayatına şahane bir yansıması olarak   vücut buluyor. "Hayatı biraz daha   yavaşlatmayı, emeğin kıymetini   yeniden fark etmeyi, sofranın sadece   yemek değil, anı biriktirmek olduğunu   bana tekrar tekrar hatırlattı" dediği   kitabını anlatırken vakit ayırabilmenin,   bir sofranın etrafında sevdiklerinle   oturabilmenin, iç huzurunu   koruyabilmenin ve zamanın içinde   kaybolmadan yaşayabilmenin ise en   büyük lüks olduğunu belirtiyor.</p><p><b>Zarafet, incelik, yaşamın küçük   detaylarına duyulan özen ve   yaşama anlam katma arzusu...   Duruşun, hayattaki adımlarınla   bize böyle bir enerji yayıyor, ilham   veriyorsun. Senin görünenden öte   nasıl bir iç dünyan var?</b></p><p>Öncelikle bu güzel sözler için çok   teşekkür ederim. Zaman içinde   yaşadıklarım bana insanlara nazik   davranmanın, kalp kırmamaya   çalışmanın, insanları olduğu gibi kabul   etmenin ve zarif olmanın ne kadar   kıymetli olduğunu öğretti. Bu yaklaşım   sadece ilişkilerimde değil, hayata   bakışımda da bir denge yaratıyor. İç   dünyamı tarif edecek olsam; dinginlik,   sadelik, ama bir o kadar da derinlik   taşıyan bir yer derdim. Dışarıdan   bakıldığında belki çok düzenli ve sakin   görünen bu yapı, aslında içimdeki   hayata duyduğum büyük sevginin ve   anlam arayışının bir yansıması.</p><p><b>Bir süredir heyecanını yaşadığın   "Beyaz Kiraz Reçeli" kitabın   nihayet elimizde. Nasıl bir   süreçten geçtin, geçiyorsun?</b></p><p>Bu süreç aslında bir yolculuk   gibiydi. Annemin anısını yaşatmak,   sofralarımıza taşıdığı o kültürü, sevgiyi,   emeği bir kitapta birleştirmek fikriyle   yola çıktım. Bu bir anda gelişen bir   şey değildi; uzun zaman üzerinde   düşündüğüm, içime sinmesi için çok   emek verdiğim bir süreçti. Tariflerin   toplanmasından fotoğraf çekimlerine,   anlatı dilinden kitap tasarımına kadar   her detayda bulunmak benim için   çok öğretici ve anlamlı oldu. Çok   şey öğrendim, çok duygulandım,   çok da heyecanlandım. Kimi zaman   zorlandım ama bir o kadar da   büyüdüm bu süreçte. Şimdi elimde   tuttuğumda, içime çok sinmiş bir kitap   olması beni çok mutlu ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/03/rosellakarabacak4-030620251989db56.jpg"/><p><b>Bu kitabın hayatına nasıl   bir şekilde dokunduğunu   söyleyebilirsin, sana nasıl bir ruh   ve enerji kattı?</b></p><p>Bu kitap bana aslında hem geçmişimi   hem de geleceğimi aynı sofrada   buluşturma imkânı verdi. Hayatı biraz   daha yavaşlatmayı, emeğin kıymetini   yeniden fark etmeyi, sofranın sadece   yemek değil, anı biriktirmek olduğunu   bana tekrar tekrar hatırlattı. Anneme   duyduğum sevgiyi, onun emeğini   bu kitapla ölümsüzleştirmek, benim   için tarifsiz bir enerji ve motivasyon   kaynağı oldu. Aynı zamanda   çocuklarıma, onların çocuklarına   aktarılacak bir kültürel miras bırakma   hissi verdi. Bu ruhla yaptım ve o ruhu   hâlâ içimde taşıyorum.</p><p><b>Annenin sofralarından süzülen,   kuşaktan kuşağa aktarılan aile   tariflerini bir araya getirirken   Sefarad mutfağının geleneklerini   de yansıtıyorsun. Bu kitabı senin   için özel yapan ayrıntıları senden   dinleyebilir miyiz?</b></p><p>Bu kitabı özel kılan şey, sadece tarifler   değil aslında. Her tarifin ardında bir   hikâye, bir anı, bir sofra var. Özellikle   Sefarad mutfağı, annemin mutfağında   çok güçlü bir yer tutardı. Çocukluğum   boyunca duyduğum kokular, o   sofraların etrafında geçen sohbetler,   kahkahalar, sessizlikler bile bu kitabın   satırlarında yer aldı. Ailemden aldığım   kültürü olduğu gibi aktarmak, ama   bunu bugünün diliyle anlatmak   istedim. Tariflerin ardında yer alan o   duygusal bağ, benim için en kıymetli   ayrıntıydı. Bu yüzden her tarif sadece   bir yemek değil; bir hatıra, bir ruh   taşıyor diyebilirim.</p><p><b>Bir kültürü yansıtırken, bir   yandan da duygusal bağlamla   kişiselleştirilmiş bir kitap   sunuyorsun. Bu kitabı birkaç   cümle ile nasıl özetlersin?</b></p><p>"Beyaz Kiraz Reçeli", sadece bir yemek   kitabı değil; bir belleğin, bir kültürün ve   bir annenin izlerini taşıyan bir duygu   kitabı. İçinde tariflerin ötesinde anılar,   gelenekler ve sevgiyle örülmüş bir   yaşam biçimi var. Benim için hem bir   veda hem de bir yeniden başlama   hali bu kitap.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/03/rosellakarabacak3-030620251e54e8cb.jpg"/><p><b>Kitaba adını da veren beyaz kiraz   reçelinin senin için oldukça özel   bir tarif olduğunu biliyoruz.   Nasıl bir maneviyatı var beyaz   kiraz reçelinin, hikayesini senden   dinleyebilir miyiz?</b></p><p>Beyaz kiraz reçeli bana çocukluğumu   ve Büyükada'daki yazları hatırlatır.   Anneannemin beyaz kirazlarla gelişi,   o kirazların tek tek çekirdeklerini   çıkarmanın bana düşmesi, mutfakta   geçen saatler... O sırada yapılan   sohbetler, reçelin pişerken yayılan   kokusu hâlâ belleğimde. Bu reçel   bizim için çok kıymetliydi çünkü annem   her yıl kilolarca pişirir, sevdiklerimize   dağıtırdı. Bir kere tadan, her yıl yeniden   isterdi. Annemden sonra bu gelenek   bana kaldı. Ben de her yıl onun gibi   pişirip, dostlarımla paylaşmaya   devam ediyorum.</p><p><b>Mutfakta seni en çok ne   heyecanlandırır; yeni tarifler   keşfetmek, aile yadigarlarını   yaşatmak...</b></p><p>Beni en çok heyecanlandıran şey,   aslında tarifin kendisinden çok onun   taşıdığı anlam. Yeni bir tarif keşfetmek   elbette keyifli ama bir aile yadigârını,   annemden öğrendiğim bir yemeği   kendi çocuklarıma aktarabilmek   çok başka bir duygu. Gelenekseli   koruyarak ufak dokunuşlarla bugüne   taşımak, tarifin içine kendi duygumu   da katmak beni çok heyecanlandırıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/03/rosellakarabacak2-03062025e2de012f.jpg"/><p><b>Kitap için yaptığın teşekkürle bir   kez daha anladık ki, dostlarınla   çevrili bir dünyan var. Hayatın   karmaşasında, o dostlukların   sana hatırlattığı en kıymetli şey   ne oldu?</b></p><p>Dostluklarım benim için çok kıymetli.   Uzun yıllara yayılan, beklentisiz, güven   dolu ilişkiler... Hayatın koşturması   içinde bazen görüşemesek bile, o   bağın hiç eksilmediğini bilmek büyük   bir lüks bence. Dostlarım bana   hayatın her döneminde yanında   olmanın, birbirini yormadan da derin   bir bağ kurulabileceğinin mümkün   olduğunu hatırlatıyor. Bu dostluklar   bana samimiyeti, paylaştıkça çoğalan   sevgiyi ve birlikte yaş almanın   güzelliğini hatırlatıyor.</p><p><b>Sırmaison'un kurucularından   biri olarak da öncü bir vizyon   sergilemiştiniz. Bugün geriye   dönüp baktığında Sırmaison   hikayeniz sana ne söylüyor?</b></p><p>Sırmaison benim için çok özel.   Sofraları güzelleştirme tutkusu ile   yola çıkmıştık ve bu süreçte çok şey   öğrendik, çok keyifli işlere imza attık.   Estetikle işlevselliği buluşturduğumuz   bir alandı. Bugün geriye dönüp   baktığımda, hayatımda taşıdığım çok   güzel ve özel bir deneyim olduğunu   görüyorum. O dönemdeki yaratım   süreci, detaylara verdiğimiz önem,   insanların evlerinde ve sofralarında   yer almak beni çok mutlu etmişti. O   zamanlar kurduğumuz bağlar, ortaya   koyduğumuz işler hâlâ içimi ısıtıyor.   Bugün de aynı heves ve tutkuyla   çalışmaya devam ediyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/03/rosellakarabacak7-03062025ed365c58.jpg"/><p><b>Kendi ailesinde güzel sofralarla   dolu hatıraları olan biri olarak,   bir sofrayı sadece yemek yenilen   yer olmaktan çıkarıp bir anıya   dönüştüren şeyin ne olduğunu   söyleyebilirsin?</b></p><p>Sofralar sadece yemek yenen yerler   değil benim için, bir araya gelmenin,   konuşmanın, paylaşmanın, sevmenin ve duyguların yaşandığı alanlar. Bir   sofra, içine sevgiyle hazırlanmış bir   yemek, özenle seçilmiş bir masa örtüsü,   içimi ısıtan çiçekler, birlikte kahkaha   atılan bir anı girdiğinde bir hatıraya   dönüşür. Ben çocuklarımı da bu kültürle   büyüttüm. Sofranın sadece fiziksel bir   alan değil, duygusal bir buluşma yeri   olduğunu her gün yaşıyoruz. Bu da   hayatımın en temel taşlarından biri   haline geldi.</p><p><b>Günümüzde bu bahsettiklerini   yaşayabilmek en büyük lükslerden   değil mi? Lüksün tanımı dünyanın   değişen dinamikleri eşliğinde   zaman içinde evrilirken, sana göre   an itibarıyla lüks nedir desek?</b></p><p>Eskiden lüks deyince daha çok somut   şeyler gelirdi akla; bir çanta, bir tatil,   bir restoran... Ama zamanla bakış açım   çok değişti. Artık benim için lüks; vakit   ayırabilmek, bir sofranın etrafında   sevdiklerinle oturabilmek, iç huzurunu   koruyabilmek. Doğallık, samimiyet,   zamanın içinde kaybolmadan   yaşayabilmek... Belki de en kıymetli şey   bu. Günümüzde o kadar hızla akan bir   hayat var ki; gerçek bir bağ kurabilmek,   içten bir sohbet edebilmek, işte bu artık   gerçek bir lüks.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/03/rosellakarabacak-030620257b696543.jpg"/><p><b>Peki stil yolculuğunda nasıl bir   noktaya ulaştın? Modaya bakış   açında ilk gençlik yıllarına göre   güncellemeler mevcut mu?</b></p><p>Elbette zamanla değişti. Gençken   daha denemeye açık, daha cesur ve   bazen abartıya kaçan bir stilim vardı.   Zaman içinde sadeliğin gücünü fark   ettim. Artık içinde kendimi iyi hissettiğim,   zamansız, kaliteli parçalara yatırım   yapmayı tercih ediyorum. Moda benim   için bir ifade biçimi ama bunun çok da   gürültülü olmasına gerek olmadığını   öğrendim. Bugün geldiğim noktada,   stilim hayatım gibi: sade, net  ama detaylarda güçlü.</p><p><b>Son dönemde en sevdiğin,   radarındaki tasarımcılar kimler?</b></p><p>Aslında her dönem değişebiliyor   ama son yıllarda Türk tasarımcıların   yükselişine hayranım. Çok başarılı ve   kaliteli işler ortaya koyuyorlar. Minimal   ama güçlü çizgiler taşıyan tasarımları   seviyorum. Yurt dışında da dönem   dönem takip ettiğim isimler oluyor ama   her sezon sabit bir ismin olduğunu   söyleyemem. Estetik anlayışım zamana   ve ruh halime göre evrilebiliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/03/rosellakarabacak8-03062025c371e059.jpg"/><p><b>Çekimde Gökay Gündoğdu'nun   TAGG markasının yeni   koleksiyonundan parçalarla seni   fotoğrafladık. Seninle match   olabilecek favorilerin neler?</b></p><p>TAGG'in yalın ama güçlü çizgisi,   detaylara verdiği önem benim   stilimle çok örtüşüyor. Bu sezonun   sade renk paleti, doğal kumaşları ve   zamansız parçaları bana çok hitap   ediyor. Oversized ceketler, keskin   hatlara sahip takımlar ya da akışkan   kumaşlardan yapılmış elbiseler   benim favorilerim arasında. Günlük   kullanımda da özel bir davette de   rahatlıkla kullanılabilecek parçalar   bana hep daha cazip gelir.</p><p><b>Şehirlerin bir stili olsaydı   eğer, hangi şehri kendi stilinle   özdeşleştirirdin?</b></p><p>Paris diyebilirim. Paris'in o zamansız   şıklığı, sade ama iddialı havası,   benim stil anlayışımla çok örtüşüyor.   Abartıdan uzak ama detaylarda çok   güçlü... Gündelik hayatta bile özenli,   rafine ama asla kasmayan bir tarzı   var Paris kadınının. Hem zarif hem   rahat, hem düşünülmüş hem doğal.   Ben de stilimi bu çizgide tanımlamayı   seviyorum: sade ama etkili, zamansız   ama modern.</p><p><b>Stiliyle ve moda tavrı ile öne   çıkan favori film, dizi ya da ekran   karakterin var mı?</b></p><p>"Call My Agent" dizisindeki Fransız   kadın karakterler mesela, çok   doğal ama çok stil sahibi. Kendi   kimliklerinden ödün vermeden   zarifler. Bir de tabii ki klasiklerden   Audrey Hepburn... Onun sadeliği,   gülümsemesiyle tamamlanan şıklığı,   hâlâ bana ilham veriyor. Moda   sadece kıyafet değil, bir bütün olarak   duruş ve ifade biçimi benim için.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/03/rosellakarabacak11-03062025bef88186.jpg"/><p><b>Bugün bir tiyatro ya da sergiye   gidiyor olsan ne giyersin?</b></p><p>Böyle günlerde sade ama şık bir seçim   yaparım. Belki rahat bir pantolon,   güzel bir ceket, içine basic bir tişört   ya da ince bir gömlek... Ya da sade   bir elbise. Kendimi rahat hissettiğim   ama aynı zamanda özenli bulduğum   parçaları tercih ederim. Fazla   düşünmeden ama ruhuma iyi gelen   bir kombin.</p><p><b>Yaz wish list'inin ilk sıralarında   neler var?</b></p><p>Bu yaz için önceliğim çocuklarımla   birlikte zaman geçirmek. Onlarla   geçirdiğim her an zaten listemin   başında. Onun dışında, sade ve doğal   bir tatil planı... Bu sene kalabalıktan   uzak, yalın ve huzurlu yerlerde   bulunmak istiyorum.</p><p><b>Evinizin de stilinde özgün çizgiler   göze çarpıyor. Dekore ederken   nelerdi ön plana çıkan detaylar?</b></p><p>Sadelik ve doğallık en önem verdiğim   şeydi. Göz yormayan, açık renklerin   hâkim olduğu, objelerin az ama   anlamlı olduğu bir çizgi tercih ettim.   Evin her köşesinde bir nefes alma alanı   olmasına dikkat ettim. Fonksiyonellik   kadar ruhu olan detaylara da yer   vermek istedim. Eşyaların bir anı   taşıması, kişiliğimi yansıtması benim   için çok değerli.</p><p><b>Bu yaz için tatil planların arasında   rota ne yöne doğru oluşturuluyor?</b></p><p>Çocuklarım Bodrum'u çok sevdiği için   yazın büyük kısmını orada geçirmeyi   düşünüyoruz. İstanbul'un yaz halini   de çok seviyorum; daha sakin, daha   yavaş... Hem şehirde vakit geçirmek   hem de aralarda deniz havası almak   bana iyi geliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/03/rosellakarabacak10-0306202528ededce.jpg"/><p><b>Tatil bavulunun olmazsa   olmazları neler?</b></p><p>Gözlükler, şapka, güneş koruyucular   ve tabii ki bikiniler. Rahat ve sade   elbiseler, bir iki parça basic tişört,   sandalet... Fazla düşünmeden giyip   çıkabileceğim, içinde kendimi rahat   ve iyi hissedeceğim parçalar... Aynı   zmaanda yaz bavulumda mutlaka   birkaç kitap da bulunur.</p><p><b>Genel olarak sıradan bir günün   nasıl geçiyor?</b></p><p>Günlerim yoğun ama akışkan geçiyor.   İş, spor ve günlük rutinler arasında   gidip geliyorum. Bazen sabah erken   başlayıp yoğun bir tempoyla akşamı   buluyorum, bazen de daha sakin bir   gün geçiriyorum. Her gün farklı ama   genelde hayatımın temelinde aile, iş ve   kendime ayırdığım zamanlar var.</p><p><b>Ailenle birlikte yapmaktan en   keyif aldığın şey nedir?</b></p><p>Onlarla geçirdiğim her an benim   için çok kıymetli. Birlikte yemek   yemek, seyahate çıkmak, sadece   aynı evin içinde vakit geçirmek bile...   Ne yaptığımızın hiçbir önemi yok.   Önemli olan birlikte olmak, birbirimize   dokunmak, hissetmek. Bu bağlar   hayatımın en özel alanı.</p><p><b>Sadece yemek için seyahat eder   misin, buna değer rotalar içinde   öncelikle nereyi önerirsin?</b></p><p>Kesinlikle ederim. Eşimle birlikte yemek   konusuna çok meraklıyız. Yeni tatlar   keşfetmek bizim için büyük bir keyif.   Özellikle San Sebastian bu konuda   başı çekiyor. Müthiş restoranlar,   inanılmaz bir mutfak kültürü...   Gerçekten etkileyici bir deneyimdi. Sırf   onun için bile tekrar gidilir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/03/rosellakarabacak5-03062025391d0b58.jpg"/><p><b>Son dakika gelecek misafirimiz   var; bize kitaptaki tariflerden   hangileriyle keyifli bir sofra   hazırlamayı önerirsin?</b></p><p>Böyle durumlarda pratik ama etkili   şeyler hazırlamayı tercih ederim.   Güzel bir şarküteri ve peynir tabağı   hızlıca hazırlanabilir. Yanına da   lezzetli bir makarna ya da lazanya.   Hem hızlı hem de sofrayı zenginleştiren   seçenekler. Yanına da güzel bir   zeytinyağlı ve salata eklemek   harika olur.</p><p><b>Röportaj: </b>Filiz ŞEREF KULU</p><p><b>Fotoğraf: </b>Cengiz DİKBAŞ</p><p><b>Saç:</b> Barış ÖZDEMİR / FEUR</p><p><b>Makyaj: </b>Çiğdem YARTAŞI</p><p><b>Video:</b> Kaan KARAASLAN</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/rosella-karabacak-ile-sofralarin-ruhuna-yolculuk-1-1085127</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/03/rosella-karabacak-ile-sof-591_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085125</guid><pubDate>Tue, 03 Jun 2025 15:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yerel Üreticiler İstanbul Boğazı'nda Buluştu]]></title><description><![CDATA[İstanbul Boğazı'nın tarihi atmosferinde gerçekleşen etkinlikte yerel üreticileri tek çatı altında buluşturan yeni nesil online pazar yeri markası, hedeflerini anlattı. Yerel üreticiler ve iş ortaklarını bir araya getiren davette, doğal zenginliklerin sürdürülebilirliği vurgulandı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yerel-ureticiler-istanbul-bogazinda-bulustu-1085125</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/03/yerel-ureticiler-istanbul-328_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085122</guid><pubDate>Tue, 03 Jun 2025 12:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İlhamını Doğadan Alan Güzellik Buluşması]]></title><description><![CDATA[Yves Rocher Türkiye, doğadan ilham alan yeni saç bakım serisini, marka yüzü Cemre Baysel'in katılımıyla gerçekleşen özel bir davetle tanıttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ilhamini-dogadan-alan-guzellik-bulusmasi-1085122</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/03/ilhamini-dogadan-alan-guz-881_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085121</guid><pubDate>Tue, 03 Jun 2025 11:55:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kahkaha, Deneyim ve Akış: Moshe Aelyon]]></title><description><![CDATA[Uzun yıllar lüks alanında gerçekleştirdiği etkinlikler, davetlerle adından söz ettiren Moshe Aelyon şimdilerde bu birikimini yeni hikayelerle buluşturmanın keyfini yaşıyor hem de “Hayatımın ilk 19 yazını geçirdiğim” dediği Büyükada'da…  ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kendine neyin iyi geldiğini çok iyi   bildiği bir dönemde Moshe... Bu   yüzden midir bilinmez tanıştıktan   beş dakika sonra siz de kendinizi   aynı şekilde ve hatta kahkaha atarken   buluyorsunuz. Peki nedir bunun sırrı?</p><p><b>Seni tanıdığım andan itibaren her   konuşmamız kahkaha ile geçiyor. Hep   böyle neşeli misin?</b></p><p>Haa haa! Genelde evet. Hayatı ti'ye   almayı seviyorum. Kendimle de dalga   geçebilmenin önemli bir özellik olduğunu   düşünüyorum. En zor anlarımda bile   mizahi bir tarafını bulabiliyorum. Dünya   traji komik bir sürece girdi. Aslında aşırı   duygusal biriyim. Dikkat edersen dünyadaki   en başarılı komedyenlerin bile hayatları   ile başa çıkabilme yetisidir gülmek,   güldürmek. Neşeli olmayı seçiyorum   diyelim. Şikayet etmek, mağdur edebiyatı   yapmak, kötüye takılmak benlik bir duruş   değil, çözüm üretmek ve pozitif olmak hem   bana, hem çevreme iyi geliyor.</p><p><b>Uzun yıllar öncesine gitmek istiyorum,   zaman içinde birçok etkinliğe imza   attın, sonra farklı alanlarda faaliyet   göstermeye başladın, nasıl gelişti  bu süreç?</b></p><p>Seneler boyunca yaptığım etkinlikler   sanırım benim özellikle "luxury" alanında   başarılı deneyimleri kurguladığımı   ispatladı. Farklı sektörlerde ve özellikle   misafirperverlikte bir anda bu birikim   kıymete bindi. Yeme-içme alanında fikrimi   markalar kıymetli bulmaya başladı. Dijital   alanlara kayan markalar ise aynı süreçte   hikaye anlatımının önemini ve deneyimin   misafirlerine (müşterilerine) ulaşmak için   şart olduğunu anladılar. Deneyim odaklı   misafirperverlik danışmanlığı yapma kararı   aldım. Sosyal medya mecralarında da   kullandığım anlatım dili ile pekişen bir   kimlik çıktı ortaya. Coğrafyamızda yaşanan   kültür erozyonunda ise gusto sahibi bir   rehbere ihtiyacı olan markalar her geçen   gün çoğaldı. Bir yerde yeni nesil bir ajans   oluverdik.</p><p><b>İlhamını nelerden alıyorsun?</b></p><p>Her şeyden desem çok mu kapsamlı   olur? Gerçekten projelerim ve ürettiklerim   o kadar birbirinden farklı ki, ne zaman   nerede ilham perisi ile karşılaşacağım hiç   belli olmuyor. Çünkü benim için her işin   özgün, derin, farklı, dinamik, çağdaş olması   o kadar önemli ki... İhtiyaçlar değişiyor.   Bazen bir film, bazen bir şarkı, bazen   özlü bir söz, çoğu zaman doğa, bir kitap,   bir renk... Neyin ne zaman tetiklendiğinin   bir matematiği yok. Fakat şanslı biriyim,   kurgularım çoğu zaman ışık hızı ile gelişir.   Belki de o yüzden hızlı tüketim zamanında,   hızlı üretebilmek bir avantaj oldu. Meraklı   bir kaşif olduktan sonra her şey kaynak.</p><p><b>Bir organizasyonun sence olmazsa   olmazları neler?</b></p><p>Akış. Bu konuda çok netim. Her   organizasyonun en belirgin başarısı,   en göz önünde olmayan fakat en çok   hissedilen ögesi akış. Bir ritim. Bir senfoni.   Bunun sağlamlığı, kusursuzluğu ise sadece   disiplinli, kapsamlı, detaylı bir hazırlık   süreci. Akışın da deneyime dönüşmesi için   tüm duyulara hitap edebilmesi olmazsa   olmaz. O yüzden hep "ben misafir olsam   bu organizasyonda ne yaşamak isterdim?"   ile yola çıkarım ben.</p><p><b>Yakın bir zaman önce doğum   günündü. Nasıl hissediyorsun? Yeni   yaşın için planlar yaptın mı?</b></p><p>Evet 61 oldum. Açıkçası kendimi çok iyi   hissediyorum. Bir taraftan denge ve   huzurun önemini anlayacak bir yaştayım   artık. Diğer taraftan müdanasız bir duruş   sergileyecek kadar özgüven sahibi oldum   sonunda. Bana iyi geleni bilebildiğim,   fazlalıkları saptadığım, istemediklerime   dahil olmadığım ve dahil etmediğim harika   bir dönem. Sağlıklı yaşamanın formülünü   çözdüğüm, kendi kıymetimi anladığım   müthiş bir yaş.</p><p><b>Uzun yıllar yoğun tempoda çalışan,   üretenler biraz yavaşlamak   istediklerinde zorlanıyorlar, sende de   oldu mu bu?</b></p><p>Bilmem. İlk defa yavaşlamak adına   bazı adımlar atıyorum. Stratejisini   kurdum. Gerekli kararları aldım. Sahneyi   kurdum diyelim. Fakat gerçek manada   yavaşlamayı başaracak mıyım? Emin   değilim. Bir sene sonra yine konuşalım.   Üretmeden yaşayamayacağımı biliyorum.   Sadece daha yavaş üretebilmeyi hayal   ediyorum. Hep seçici olmayı başardım   ama daha da az ve öz olabilirsem, özel   hayatıma daha çok vakit ayıracağımı   umuyorum.</p><p><b>Büyükada'nın sende yeri ayrı ve   şimdi yeniden senin için heyecanlı   bir dönem. Nasıl gidiyor Büyükada   günleri?</b></p><p>Vallahi bu sohbetimizi taşındıktan altı   gün sonra yapıyoruz. Bunun üç günü   Urla'daydım. İki gün sonra Mardin   yolcusuyum. O yüzden şimdilik yerleşmekle   geçti günlerim. Fakat aşırı mutluyum   ve kararım benim için çok doğru, bunu   iliklerime kadar hissediyorum. Benim   yavaşlamam, daha kaliteli, huzurlu   yaşamam için bu adım artık şart olmuştu.   Hayatımın ilk 19 yazı bu adada geçti. Nasıl   olacağını hayal edebiliyorum. Yeter ki iyi   bir editör olabileyim. Evet ve hayır'larımı   yerinde kullanabileyim.</p><p><b>Şu sıralar seni en çok ne mutlu ediyor?</b></p><p>Torunum. Özel hayatım. Büyükada.   Lansmanını yapmak üzere olduğumuz   iki yepyeni proje. Sosyal medyadaki   takipçilerim ile olan iletişimim. Onlardan   gelen çoğu mesaj iyi geldiğim, ilham   verdiğim, ufuklarını açtığım yönünde. Ve   bu mesajlar bana resmen şifa oluyor. Bir   varoluş sebebi yaratıyor. Verdikleri kıymet,   değer, sokakta karşılaşınca verdikleri   reaksiyonlar beni çok mutlu ediyor.</p><p><b>Güne nasıl başlarsın?</b></p><p>Limonlu su, Türk kahvesi, biraz sessiz bir   alan, müzik ve genelde 09.00 gibi ilk   Instagram postumu yayınlamak üzere  yazı yazmak.</p><p><b>Seyahat tutkunu biri olarak yaz   planları yaptın mı?</b></p><p>Bu yaz Çeşme'de bir projem olduğundan   ve Büyükada'nın da tadını çıkarmak   istediğimden ötesini planlamak bile   istemiyorum. Çocuklarım yurt dışından   ziyarete gelecekler bu da planlanmak   üzere. Paris'te bir proje hazırlanıyor, belki   orada iki, üç gün boy göstermek. Ama   genelde güneş ve deniz.</p><p><b>Hayatında dönüm noktası   diyebileceğin bir anı bizimle paylaşır   mısın?</b></p><p>O kadar çok ki. Ortaokulu ve liseyi GSL'de   okumam büyük bir dönüm noktası. 19   yaşında Amerika'ya göç etmem. İlk defa   baba olmam kızımın doğması. Moda   sektöründen ayrılıp davet organizasyon   firmamı kurmam. 35 sene sonra Türkiye'ye   dönmem. Ve 15 sene önce Nişantaşı'nda   Muji'ye girmem. (Onun detaylarını sonra   paylaşırım seninle!) Haa Haa!</p><p><b>Sence güzel bir an yaratmanın  sırrı nedir?</b></p><p>Dinlemek, anlamak, yansıtmak. Güzel bir   an bir hediye gibidir. Hediye kendi istediğin   gibi değil de, sunduğun kişi için olmalıdır.   O yüzden tanıman, anlaman, iyi analiz   etmen gerekir. An yaratmak da öyle! Kim   için? Neden? Niçin? Nasıl mutlu olur(lar)?   Bir nevi çok güçlü bir empati yeteneği.   Küratörlük, tercümanlık.</span></p><p><b>Yakın zamanda yeni projeler,   sürprizler var mı?</b></span></p><p>Olmaz mı! Bir erkek gömlek koleksiyonum   geliyor. İlk defa bir müzik klibi yapımcılığım   gelecek. Hayatımdan esinlenen bir kurgu   roman yazılıyor. Ve Büyükada vesilesi   ile farklı içerikler strateji aşamasında.   #slowliving teması diyelim.</span></p><p><b>Bazen hepimiz aniden sıfırlanmaya,   resetlenmeye ihtiyaç duyuyoruz. Sen   böyle hissettiğinde ne yapıyorsun?</b></span></p><p>Kendime dönüyorum. Ve en az bir   hafta duruyorum. Ciddi bir detoks hem   maddi, hem manevi, hem beslenme, hem   dijital.</span></p><p><b>Sosyal medyada oldukça aktifsin   takipçilerin en çok neler soruyor?</b></span></p><p>Dört sene önce #keşfetmeyedeğer hashtag'i   ile takip ettiklerinden, keşfettiğim mekanları   soruyorlar genelde. Yeme, içme, sanat,   seyahat... Fakat bugünlerde Büyükada'daki   evin dekorasyonu çok soruluyor, ben de   hazır olmadan yayınlayamıyorum. Ah bu   mükemmeliyetçilik!</span></p><p><b>Bir kız bir erkek babasısın ve onlardan   bahsederken gözlerinin içi parlıyor.   Nasıl bir ilişkiniz var?</b></span></p><p>Muhteşem bir ilişkimiz var. Hayatta en   çok övündüğüm şey. Hem onlarla olan   ilişkim. Hem de dönüştükleri insanlar. İyi,   merhametli, üretken, şefkatli, sağlam,   çalışkan iki birey. Onları bu mesafeden   izlerken hayatımın anlamını görebiliyorum.   Ve sanki her şey onun ötesinde ballı   kaymak. İzim dört dörtlük iki güzel kalp.   Daha ne ister bir ebeveyn? </span></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/kahkaha-deneyim-ve-akis-moshe-aelyon-1085121</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/06/03/kahkaha-deneyim-ve-akis-m-593_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085115</guid><pubDate>Mon, 02 Jun 2025 16:24:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Neslihan Şen ile Çırağan Sarayı'nın Dönüşüm Hikayesi]]></title><description><![CDATA[Dünyaya açık, keşfetmeye hevesli, araştırmacı bir ruh olarak tarih ve kültürün kesişim noktasında vizyoner duruşuyla yeni hikayeler yazıyor. Çırağan Palace Kempinski İstanbul  Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Neslihan Şen, köklü bir mirasın nabzını tutuyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Görenleri   heyecanlandıran,   görmeyenleri   meraklandıran   görkemli tarihiyle... Çırağan   Sarayı'nı her zaman bu çok   sevdiği ifadeyle anlatmaya   başladığını söylüyor Neslihan   Şen. Evet, Çırağan Sarayı   köklü bir miras, aynı zamanda   Türkiye'de ve dünyada lüks ve   deneyim alanında trendleri   belirleyen güçlü bir referans.   Haliyle, çok yönlülük hem mesleki   bir gereklilik hem de karakterinin   bir yansıması halini almış   Şen'in... Pek çok yeniliğe öncülük   ederken bir "global kaşif" olarak   her geçen gün ivmesi yükselen   kariyerinde, şimdi yepyeni bir   başarısı daha var... Monako   Krallığı'nın ev sahipliğinde   düzenlenen, lüks seyahat   ve konaklama sektörünün   buluştuğu zirveye, uluslararası   delege olarak Türkiye'yi temsilen   katıldı. Yaşamındaki hayalden   gerçeğe uzanan çizgiyi "Stratejik   düşünmek, doğru zamanda   doğru yerde olmak ve doğru   kişilerle yol yürümek, artık   zamanla doğal bir refleks haline   geldi" diyerek çizen Şen ile başarı   odağında bir yolculuk yaptık.</p><p><b>Kariyerinize ilk adım   attığınız günden bugüne   hayallerinizle başarılarınız   arasında nasıl bir bağ   kuruyorsunuz?</b></p><p>Hayal kurmak her zaman beni   motive eder. Hatta bayılırım   diyebilirim. Karşı koyamadığım bir   motivasyonla sürekli bir ilhamın   peşindeyimdir. Her şeyden ve   herkesten ilham alabilirim. Bir   yandan beynimi ve ruhumu bu   kadar beslerken bir yandan da   başarının asla bir tesadüfe teslim   edilemeyeceğinin bilincinde   müthiş disiplinliyimdir. Disiplin   yaptığım işin merkezlerinden biri.   Başarıyı sürdürülebilir kılabilmek   için de tutku ve heyecan beni   çok besliyor. Stratejik düşünmek,   doğru zamanda doğru yerde   olmak ve doğru kişilerle yol   yürümek, artık zamanla doğal   bir refleks haline geldi. Hayata   dair net olarak ne istediğinizi ve   ne istemediğinizi de biliyorsanız   tüm bu denge, sizin her gün   şükrettiğiniz ve sahiplendiğiniz bir   işi yapmanıza neden oluyor.</p><p><b>Çırağan Palace Kempinski   gibi tarih ve lüksün buluştuğu   bir markada pazarlama ve   iletişim süreçlerini yönetmek   nasıl bir sorumluluk ve   motivasyon gerektiriyor?</b></p><p>Çırağan Sarayı'nı tarif ederken   çok sevdiğim bir ifade vardır.   "Görenleri heyecanlandıran,   görmeyenleri meraklandıran   görkemli tarihiyle..." diye devam   eder. Muhteşem bir miras, bir   ikon, bir duruş ve hepimizin de   göz bebeği. Dünya çapında   ses getiren böylesine güçlü bir   mirası temsil etmek, ona layık   bir profesyonelliği gerektiriyor.   Uluslararası lüks otelciliğiyse bir   ülkenin dünyaya açılan kapısı   olarak tarif edebiliriz. Hatta   turizm ve hizmet sektörünün   de ötesinde stratejik de bir   itibardır ve en güçlü diplomatik   araçlarından biridir. Pazarlama   ve iletişim süreçlerini yönetirken,   son derece çevik olmak, hızlı   adapte olabilmek ve çok   yönlü düşünebilmek gerekiyor.   Global gündemi ve trendleri   yakından takip etmenin yanı   sıra sadece estetik ve deneyim   değil aynı zamanda kültürel,   entelektüel ve duygularla da   harmanlayabildiğiniz bir diliniz   olmalı. Güçlü bir gustoya sahip   olmaksa bu işin anahtarı.</p><p><b>Sizi bu kariyeri inşa ederken   sıra dışı ve cesur kılan   adımlar neler oldu?</b></p><p>Kariyerimde attığım her adımda   hep ivmeli bir istikrar halinde   oldum. Fakat bunu da hiçbir   zaman konforla karıştırmadım.   Tam tersine, her zaman konfor   alanımın içindeyken dahi   onun dışına çıkmaya cesaret   ettim. Yaptığım her işin hak   ettiği kadar hakkını vermek   prensibim olmuştur. En küçük bir   planlamamda dahi o işin altına   imzamı attığımın sorumluluğunu   taşırken bir yandan da kalıpların   dışına çıkmayı severim ve   sezgilerime güvenirim. Elbette altı   dolu sezgilerden bahsediyorum.   Bu elbette yılların deneyimleri ve   tecrübelerle birlikte muazzam   güçlü bir kas haline geliyor. Cesur   kararlarımı da uygulamaktan   da çekinmem. Faydasını çok   görürüm.</p><p><b>Trend belirleyicilik, çok   yönlülük, yenilikçilik... Bu   kavramlar sizin için sadece   bir iş disiplini mi, yoksa   yaşam tarzınızın da bir   parçası mı?</b></p><p>İş hayatım ve yaşam tarzım   arasındaki ana disiplinler   arasında çok kalın çizgiler ve   farklar bulunmuyor. Çırağan   Sarayı, gerek Türkiye'de gerek   dünyada lüks ve deneyim   alanında trendleri belirleyen en güçlü referanslardan biri.   Çok yönlülük hem mesleki bir   gereklilik hem de karakterimin   bir yansıması. Birçok şeyi aynı   anda düşünebilme ve farklı   perspektifleri fark edebilme hep   tanıdığım, bildiğim kavramlar.   İş hayatım bu kavramlarla hep   desteklendi. Yenilikçilik ise adeta   içsel bir dinamo gibi; kendimi   tekrarlamayı sevmem, işimde de   bu böyledir.</p><p><b>Geçtiğimiz aylarda Monako'da   uluslararası lüks bir platform   tarafından seçilerek ülkemizi   ve otelinizi temsil ettiniz.   Buradaki temsiliyetinizden   biraz bahseder misiniz?</b></p><p>Şubat ayında, dünya çapında   takip edilen lüks seyahat   ve konaklama sektörünün   buluştuğu önemli bir zirve   gerçekleşti. Forbes Travel Guide   platformunun düzenlediği bu   zirve, dünyanın dört bir yanından   sektör liderlerinin bir araya   geldiği, adeta yıldızlar geçidi   niteliğindeydi. Bu zirve öncesinde   oteller ciddi bir denetimden   geçiyor ve derecelendiriliyor.   Monako Krallığı'nın ev   sahipliğinde düzenlenen bu   zirvede, ben de uluslararası   delege olarak Türkiye'yi temsilen   katılmak üzere seçildim. Bununla   ilgili aylar öncesinde bir davet   mektubu aldım. Dünyada yalnızca   86 kişinin delege olarak davet   edildiği bu platformda, ülkemizi ilk   kez temsil etme görevini üstlenmek   benim için büyük bir onur ve   gururdu. Zirve kapsamında hem   önemli buluşmalar gerçekleştirdik   hem de basın sunumlarında   dünya çapında tanıtımlar   düzenledik.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/01/img1001-01072025488051d7.jpg"/><p><b>Günümüz dijital çağında   lüks otel pazarlamasının en   büyük dönüşümü ne oldu   sizce? Çırağan bu dönüşümün   neresinde?</b></p><p>Artık dijital, sadece bir kanal değil;   markaların kalbinde konumlanan,   stratejiyi şekillendiren bir merkez.   Elbette lüks otel pazarlamasında   bu dönüşüm çok daha sofistike bir   anlam taşıyor. Sadece görünürlük   ve güzel olanı paylaşmaktan öte   hertemas noktasında markanın   duygusunu geçirebilmek ve bir   his de yaratabilmek çok mühim.   Dijitali elbette sahipleniyoruz.   Stratejik olarak başarıyla   yönetiyoruz ki bu başarımız   global ölçümleme platformları   tarafından yıllar boyu üst üste   altın ödüllerle taçlandırıldı.   Duyguyu ve hikayenin tam   da kendisini buradaki dijital   hızımızla birleştirirken misafire   dokunduğumuz gerçek   hayattaki o noktayı esas almaya   devam ediyoruz. İkisini aynı   dengeyle yönetmekse günümüz   pazarlamasında en önemli   maharetlerden biri.</p><p>Çırağan'ın yenilenme   sürecinde nasıl bir dönemden   geçtiniz?</p><p>Otelimizin yenilenme süreci,   hepimiz için heyecan verici ve   ilham dolu bir dönemdi. Bu büyük   dönüşüm, Genel Müdürümüz   Ralph Radtke'nin liderliğinde çok   keyifli bir şekilde Mustafa Toner ve   Serdar Gülgün ile birlikte titizlikle   yürütüldü. Tüm odalar, restoranlar,   genel alanlar ve SPA dahil olmak   üzere otelin her bir noktasında   kapsamlı bir yenilenme gerçekleşti.   Bu projedeki temel ilkemiz,   Saray'ın tarihi mirasını koruyarak,   geçmişin zarafetini günümüze   taşımaktı. Her detayda Çırağan'ın   köklü geçmişini onurlandıran   ve Saray'ın asil ruhunu yansıtan   bir tasarım dili benimsendi.   Uluslararası ölçekte ilgiyle   takip edileceğini bildiğimiz bu   dönüşüm, yıllara yayılan detaylı   bir hazırlık süreci gerektirdi. Elbette   bu ölçekte bir projede, büyük bir   sorumluluk ve ciddi bir hassasiyet   söz konusuydu. Hem yönetimsel   hem de dönüşüm açısından,   kariyerlerimizin en anlamlı ve   unutulmaz dönemlerinden biri   olduğunu söyleyebilirim. Bu   dönüşümün başından sonuna bir   parçası olabilmek büyük bir gurur   ve gelecek nesillere bırakılacak bir   iz oldu.</p><p><b>İş-yaşam dengesini bu kadar   yoğun bir tempoda nasıl   sağlıyorsunuz? Gün içinde   mutlaka yaptığınız kişisel bir   ritüeliniz bulunuyor mu?</b></p><p>Meslekten öte bir yaşam tarzı   haline getirebildiğim için tüm   düzenim bu müthiş yoğun   tempoya rağmen bir akış   içerisinde olması gerektiği gibi   devam ediyor. Elbette 7/24 süren   bir dinamizm ve pek çok hassas   dengeyi gözetmem gereken bir   sorumluluk alanım var. Fakat en   büyük sorumluluğumun kendim   olduğunu biliyorum. Bunun için   elbette içsel mutluluk ve huzur çok   önemli. Son iki yıldır hayatımızda   Ada var. Kızımızın gelişiyle birlikte   hayat bambaşka bir güzellikte.   Farklı sorumluluklar getirmekle   birlikte onunla adeta her yeni   gün kendimi keşfettiğim döneme   girdim. Kendimi iyi hissettiğim   anları çoğaltmak için ise küçük   ritüellerim var. Gerçekten zaman   ayırdığıma değen iyi yemek   keşifleri, kaliteli zaman geçirdiğim   sosyalleşmeler ve tabii ki seyahat...   Seyahat etmek hem işimin bir   parçası hem de kişisel tutkum.   İş için seyahat ederken de   elbette bambaşka deneyimler   oluyor. Örneğin en son Monako   seyahatimde Prens II. Albert'in   ev sahipliğinde muhteşem   deneyimler yaşadık. Oşinografi   Müzesi bu iş için özel olarak   açıldı ve şahane bir davet verildi.   Kişisel seyahatlerim ise bazen   planlı, bazen tamamen spontane   gelişiyor. Geçtiğimiz hafta ailece   Seyşeller'deydik. Hem doğa hem   de çok güzel bir deniz tatiliydi   ve Ada'yla geçirdiğimiz o anlar   gerçekten unutulmaz oldu.</p><p><b>Genç profesyonellere ilham   verecek bir motto ya da   yıllardır takip ettiğiniz bir söz   var mı?</b></p><p>Kendimi tanımlarken sıkça   kullandığım ve çok sevdiğim   bir ifade var: "Global Explorer".   Merak duygusu temel   motivasyonları olsun. Dünyaya   açık, öğrenmeye ve keşfetmeye   hevesli, meraklı ve araştırmacı   bir ruh olduklarında yaptıkları iş   ve yaşamları çok daha anlamlı   olacak ve zenginleşecektir. Merak   ettikçe gelişecek, keşfettikçe   dönüşeceklerdir. Bu tutkuyla yol   almalarını öneririm.</p><p><b>Fotoğraflar:</b> Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/neslihan-sen-ile-ciragan-sarayinin-donusum-hikayesi-1085115</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/07/01/neslihan-sen-ile-ciragan--716_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085108</guid><pubDate>Fri, 30 May 2025 18:04:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Tarihi Yarım Ada'da Çay Saati]]></title><description><![CDATA[Berrin Ak'ın ev sahipliğinde Four Seasons Hotel Sultanahmet'te,özel bir çay saati düzenlendi. ‘Magic of Tea Time' serisi olarak devam edecek davet, cemiyetin ünlü isimlerini bir araya getirdi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tarihi-yarim-adada-cay-saati-1085108</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/30/tarihi-yarim-adada-cay-sa-884_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085104</guid><pubDate>Fri, 30 May 2025 14:26:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Alışveriş Deneyimine Yenilikçi Bir Yorum]]></title><description><![CDATA[Adil Işık Group, Vadistanbul'daki adL mağazasını yenileyerek mimari ve stilin buluştuğu ilham verici bir alışveriş alanı yarattı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/alisveris-deneyimine-yenilikci-bir-yorum-1085104</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/30/alisveris-deneyimine-yeni-498_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085103</guid><pubDate>Fri, 30 May 2025 14:25:00 +0300</pubDate><title><![CDATA["MiaFemTech" ile Güzellikte Yepyeni Bir Dönem]]></title><description><![CDATA[ALEM Dergisi ve MimGrup iş birliğiyle Boğaz manzaralı Sunset Grill & Bar'da düzenlenen güzellik buluşmasında estetik ve sağlık alanında Türkiye'de bir ilk olan MiaFemTech uygulaması seçkin davetlilerle paylaşıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/miafemtech-ile-guzellikte-yepyeni-bir-donem-1085103</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/30/miafemtech-ile-guzellikte-690_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085102</guid><pubDate>Fri, 30 May 2025 14:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Lüks Güzelliğe İlham Veren Buluşma]]></title><description><![CDATA[Beymen'in ev sahipliğinde gerçekleşen Beauty Week'in açılış daveti, güzellik dünyasının önde gelen isimlerini Zorlu Center'da bir araya getirdi. Etkinlik boyunca ziyaretçiler seçkin markalarla güzelliğe dair yenilikleri keşfetme fırsatı buldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/luks-guzellige-ilham-veren-bulusma-1085102</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/30/luks-guzellige-ilham-vere-269_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085100</guid><pubDate>Fri, 30 May 2025 11:14:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Aktif Yaşamın Yeni Adresi]]></title><description><![CDATA[Kanadalı spor giyim markası lululemon, İstanbul'daki lansman etkinliğiyle Türkiye pazarına resmen giriş yaptı. Yoga, spor performansı ve ilham verici deneyimlerle dolu bu özel gün, markanın aktif yaşam vizyonunu yansıttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/aktif-yasamin-yeni-adresi-1085100</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/30/aktif-yasamin-yeni-adresi-879_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085081</guid><pubDate>Wed, 28 May 2025 10:53:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Jenny Packham'dan İstanbul'a Işıltılı Bir Ziyaret]]></title><description><![CDATA[Uluslararası moda dünyasının yıldız tasarımcılarından Jenny Packham, yeni sezon Pre-Fall 2025 koleksiyonunu İstanbul'da özel bir etkinlikle moda tutkunlarına sundu. Vakko'nun zarif ev sahipliğinde düzenlenen tanıtım gecesi, sınırlı davetlinin katılımıyla unutulmaz bir atmosferde gerçekleşti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/jenny-packhamdan-istanbula-isiltili-bir-ziyaret-1085081</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/28/jenny-packhamdan-istanbul-620_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085077</guid><pubDate>Wed, 28 May 2025 10:19:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[LOEWE'den Kapadokya'da Sanat, Moda ve Doğayla Harmanlanan Yolculuk]]></title><description><![CDATA[LOEWE'ün 2025 Paula's Ibiza koleksiyonunu tanıtmak üzere Kapadokya'da gerçekleştirdiği özel davet, doğanın büyüsüyle çağdaş estetiği buluşturdu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/loeweden-kapadokyada-sanat-moda-ve-dogayla-harmanlanan-yolculuk-1085077</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/28/loeweden-kapadokyada-sana-421_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085059</guid><pubDate>Sat, 24 May 2025 12:26:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Art Weekend: Sergi ve Açılış Kokteyli]]></title><description><![CDATA[Çağdaş heykelin ustaları, Ege'nin büyüleyici kıyısında buluşuyor: ALEM Art Weekend, bu yıl yedinci kez sanat ve doğanın eşsiz karşılaşmasına sahne oluyor!]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/alem-art-weekend-sergi-ve-acilis-kokteyli-1085059</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/30/alem-art-weekend-sergi-ve-701_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085046</guid><pubDate>Thu, 22 May 2025 17:28:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Moda ve Duyuların Buluşması: Moeva'dan “Synersphere” Yazı]]></title><description><![CDATA[Moeva, "Synersphere" adlı İlkbahar/Yaz 2025 koleksiyonunu Leyla Alaton, Ruken Mızraklı, Hediye Güral Gür'ün de aralarında olduğu, marka kurucu ortakları Yağmur Zırh ve Burcu Togay Tanman'ın ev sahipliğinde düzenlenen keyifli bir davetle tanıttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yeni-kesifler-1085046</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/22/yeni-kesifler-240_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085043</guid><pubDate>Thu, 22 May 2025 11:50:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sim and Roz'un Bebek Showroom'u Açıldı]]></title><description><![CDATA[Sim Atlı'nın imzasını taşıyan mücevher markası Sim and Roz'un yeni showroom'u, İstanbul Bebek'te seçkin davetlilerin katıldığı şık bir davetle kapılarını açtı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sim-and-rozun-bebek-showroomu-acildi-1085043</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/22/sim-and-rozun-bebek-showr-339_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085038</guid><pubDate>Wed, 21 May 2025 14:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Baby on the Fest'te Bayram Coşkusu]]></title><description><![CDATA[Baby on the Fest etkinliğine minikler ve aileleri yoğun ilgi gösterdi. Geleneksel festival; eğlence, keşif, sanat ve alışverişin iç içe geçtiği unutulmaz anlara sahne olurken; Norm Ender, sevilen “Parla” şarkısıyla binlerce katılımcıya duygusal anlar yaşattı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/baby-on-the-festte-bayram-coskusu-1085038</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/21/baby-on-the-festte-bayram-567_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085035</guid><pubDate>Wed, 21 May 2025 09:38:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[21 MAYIS 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p><p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/zeynep-kartal-tasarimlari-icinde-isildayan-bir-yildiz-ekin-su-1085032</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/21/21-mayis-2025-455_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085034</guid><pubDate>Tue, 20 May 2025 15:24:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Abdi İbrahim Vakfı İyilik Evi'ne Altın Ödül]]></title><description><![CDATA[Nesrin Barut Esirtgen başkanlığındaki Abdi İbrahim Vakfı İyilik Evi, dünyanın önde gelen ödül programlarından biri olan Hermes Creative Awards tarafından Altın Ödül'e değer görüldü. Esirtgen, “İyilik Evi Projemiz, toplumsal fayda idealimizin bir yansımasıdır” dedi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/abdi-ibrahim-vakfi-iyilik-evine-altin-odul-1085034</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/20/abdi-ibrahim-vakfi-iyilik-109_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085033</guid><pubDate>Tue, 20 May 2025 15:14:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Arat Ailesi'nin Mutlu Günü]]></title><description><![CDATA[Uluslararası reklam sektöründe kariyerlerini sürdüren Zeynep Arat ve Jack Hershman, Londra'da kıyılan nikahtan sonra Bodrum'da aile arasında düzenlenen törenle mutlularını perçinlediler. Rahmi Koç'un da katıldığı yemekte konuklar, çiftin mutluluğunu paylaştılar.   ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/arat-ailesinin-mutlu-gunu-1085033</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/20/hasan-aratin-kizi-evlendi-581_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085032</guid><pubDate>Tue, 20 May 2025 14:33:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zeynep Kartal Tasarımları İçinde Işıldayan Bir Yıldız: Ekin Su]]></title><description><![CDATA[Türkiye'den İngiltere'ye uzanan bir yolculukta iki kültürün yansımalarıyla bütünleşerek oyunculuk ve moda tutkusunun peşinden giden Ekin Su'yu, bir başka İngiltere'yi fetheden Türk ismi modacı Zeynep Kartal tasarımları içinde sayfalarımıza taşıyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kendini keşfetme ve büyüme döneminde...   Ekin Su, "Love Island" ile İngiltere'nin en tanınan   yüzlerinden biri olmasının ardından, oyunculuk   ve moda tutkusuyla bütünleşen projeleri   gözden geçirdiği bir süreç içerisinde şu sıralar:   "Hayatıma değer katan, mutluluğumu ve mental   sağlığımı destekleyen insanlara odaklanıyorum.   Bu anlamda çevremde inanılmaz bir destek   grubu kurdum. Her sabah uyanmak için   heyecan duyduğum bir hayat yaşıyorum.   Artık kariyerimdeki çabayı da iç huzurumla   dengelemeyi başardım.  "</p><p><b>İngiltere'de yaşayan Türk bir ailede   büyümek nasıl bir deneyimdi?</b></p><p>Kültürlerin güzel bir karışımını yaşadım.   Bu da beni bugünkü ben yaptı. Ailem, dışarıda   İngiliz yaşamına dahil olmamı, evde ise Türk   köklerimden vazgeçmememi destekledi. Türk   geleneklerimize her zaman bağlı kalarak   büyüdük. Bu iki kültür, dünyayı erken yaşta   harmanlamamı ve kimliğimi takdir etmeyi   öğretti. Böyle büyüdüğüm için kendimi çok   şanslı hissediyorum. Her iki kültür ile bir arada   yetişmek beni esnek, anlayışlı, açık fikirli ve   herkes ile empati kurabilen biri haline getirdi.   Türk kökenlerimden tutku ve sıcakkanlılığı,   İngiliz kültüründen ise açık fikirli ve alçakgönüllü   olmayı öğrendim.</p><p><b>İngiltere'de nasıl bir düzen ve hayat   temposu içindesin?</b></p><p>Yoğun ve heyecan verici olmasının yanında aynı   zamanda dengede geçiyor günlerim. Londra   benim ana üssüm ama dünyada farklı noktaları   da keşfetmeye her zaman hazırım. Ayrıca   sevdiklerimle vakit geçirmekten keyif alıyorum.   Böyle yoğun bir sektörde huzuru korumanın   gerçek anahtarı, sevdiklerinle vakit geçirmek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/20/ekinsu10-200520258d6a2524.jpg"/><p><b>Her şey nasıl başladı peki? Seni   oyunculuk dünyasına yönlendiren   akıl çelici faktörler neler oldu?</b></p><p>Çocukken oyunculuğa aşık oldum. O yaşlarda   sahneye çıkmak ve izleyicilerle iletişim   kurmaktan mutlu olurdum. Ailem bu yönümü   benden önce keşfetti ve böylelikle oyunculuğun   peşinden gitmem gerektiğine dair bana   destek oldu. Eğitimimi ise sahne sanatları ve   drama üzerine tamamladım. Ardından kısa bir   süreliğine Türkiye'ye taşındım ve Müjdat Gezen   Sanat Merkezi'nde ilk tiyatro oyunuma çıktım.   Sonraki süreçte "Kuzey Yıldızı İlk Aşk" dizisinde   rol aldım. Oyunculuk, kendimi tam anlamıyla   ifade etmemi sağlıyor; yeni kimlikler yaratmak   ise beni heyecanlandırıyor.</p><p><b>Oyunculuk dışında kendini ifade ettiğin   başka yaratıcı alanlar var mı?</b></p><p>Evet! Şarkı söyleyerek ve dans ederek hikayeler   anlatmayı çok seviyorum. Bu iki alan benim için   oldukça terapötik etkiler yaratıyor.</p><p><b>Günümüzde, ruh sağlığını korumak çok da   kolay değil ama şanslısın çünkü annen   bir psikolog. Ondan öğrendiğin en önemli   şey ne oldu?</b></p><p>Annem bana duyguların korkulacak bir şey   olmadığını, hayatın içinde bir rehber olduklarını   öğretti. Ayrıca kırılganlığın bir zayıflık değil, bir   güç olduğunu ve her zaman iyi olmamanın   sorun olmadığını öğretti. Pek çok insanın iç   dünyasında nelerle mücadele ettiğini hiçbir   zaman gerçekten unutmamamız gerekiyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/20/1ekinsuzeynepkartal-20052025e10bd817.jpg"/><p><b>Zeynep Kartal da senin gibi İngiltere'de   adından söz ettiren önemli Türk isimlerden.   Zeynep'i ne zaman keşfettin?</b></span></p><p>Birkaç yıl önce bir arkadaşımın üzerinde   elbisesini gördüm ve bayıldım. Tasarımında   zarafeti ve gücü aynı anda harmanlamasından   etkilendim. Zeynep Kartal, tasarımlarını modern   ve zamansız dokunuşlarla bütünleştiriyor,   gerçekten ilham veren bir moda tasarımcısı.</span></p><p><b>Zeynep Kartal tasarımları içinde kendini   nasıl hissediyorsun?</b></span></p><p>Tasarımları feminenliğe çok güzel bir şekilde   odaklanıyor. Aynı zamanda da tasarımlarını   giydiğimde kendimi gerçekten çok iyi   hissediyorum. Özellikle İngiltere'de yaşayan   bir Türk olarak Zeynep'in moda dünyasındaki   başarısının yanı sıra uluslararası arenada da   duruşunu çok beğeniyorum. Hem "ready to   wear" hem de "haute couture" koleksiyonlarını   severek giyiyoruz. Özellikle "haute couture"   parçalarındaki ince işçilik ve detaylar beni   çok etkiliyor. Her bir tasarımını adeta bir tablo   gibi işler...</span></p><p><b>Bugün giydiğin tasarımlardan dolabına   hangi parçayı mutlaka eklemeyi istersin?</b></span></p><p>Açıkçası tüm koleksiyonu gardırobuma   eklemek isterdim ama beni bir prenses gibi   hissettiren mavi elbise bu çekimde sıranın en üst   noktasında yerini aldı.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/20/1ekinsulondra-2005202571a949d7.jpg"/><p><b>Bu çekim aynı zamanda kadın   dayanışmasını da yansıtıyor. Kadınların   birbirine gerçek anlamda alan açması   hakkında ne düşünüyorsun?</b></span></p><p>Dünyada kadın dayanışmasından daha   güzel bir şey yok. Kadınlar birbirine destek   verdiğinde inanılmaz bir enerji ve etki ortaya   çıkıyor. Zeynep de kadın dayanışmasına her   zaman destek veren bir isim. Mülteci kadınlarla   geçtiğimiz yıllarda Londra Moda Haftası'nda   harika bir koleksiyon çıkardı. Bu gibi iş birliklerini   en çok biz kadınlar desteklemeliyiz. Dünyanın   kadın dayanışmasına daha çok ihtiyacı var.</span></p><p><b>Başka bir kadının hayatında nasıl bir iz   bırakmak istersin?</b></span></p><p>Kadınların kendilerine inanmaları ve her ne   olursa olsun her zaman cesur olmaları için   onlara ilham vermek isterdim. Her koşulda   kendileri olmaktan asla vazgeçmesinler!</span></p><p><b>İngiltere'den geldin ve doğrudan   İstanbul'da kapak çekimine başladın. En   son ne zaman İstanbul'daydın? İstanbul   senin için ne ifade ediyor?</b></span></p><p>Geçen yazdan beri İstanbul'a gelmedim ama   uçağım iner inmez yine kendimi evimde gibi   hissettim. İstanbul, içimde her zaman yenilikleri   ve güzellikleri uyandıran bir şehir. Enerjisi, tarihi   ve güzelliğiyle adeta insanı büyülüyor.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/20/1ekinsurixos-2005202598da24e6.jpg"/><p><b>İstanbul'a her geldiğinde mutlaka   ne yaparsın?</b></span></p><p>Olabildiğince fazla Türk yemeği yemeye   çalışıyorum! Kapalıçarşı'ya uğramadan ve bol   bol çay içmeden asla dönmem.</span></p><p><b>Yarışmaya katılma fikri nasıl ortaya   çıktı? Bu deneyim hayat yolculuğunda   nerede duruyor?</b></span></p><p>"Love Island"a katılmam neredeyse tamamen   spontane bir karardı. Bu deneyim beni   konfor alanımın dışına çıkardı ve hayatımı   tamamen değiştirdi diyebilirim. Ne kadar   güçlü olabileceğimi ve sevgimi ne kadar   çok paylaşabileceğimi bana gösterdi. Aynı   zamanda bu süreç, hayatımı zenginleştiren   harika insanlarla tanışmama olanak sağladı.</span></p><p><b>Program sayesinde aşk hayatın da dikkat   çekti. Aşk senin için ne ifade ediyor?</b></span></p><p>Aşk, benim için derin bir bağ, güven ve biriyle   tamamen kendin olabilmek aslında... Aşk,   hem bireysel gelişimi hem de birlikte büyümeyi   mümkün kılıyor. Huzurlu, güvenli ve beklenmedik   bir anda gelen bir aşkı değerli buluyorum. Aşkın   tanımı benim için tam olarak bu...</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/20/1ekinsuloveisland-20052025ea6bca80.jpg"/><p><b>Türkiye'deki oyunculuk kariyerinle   İngiltere'de tanınan bir ekran yüzü olmayı   nasıl dengeliyorsun? İki ülke arasında   kariyer inşa etmek nasıl bir süreç oldu?</b></span></p><p>Kendime karşı sabırlı olmayı ve hayatın   getirdiklerine güvenmeyi öğreniyorum. Küresel   bir kariyer inşa etmek, esnek olmayı ve sürekli   gelişimi kabullenmeyi gerektiriyor. Türkiye'den   2021'de ayrıldığım zaman oyunculuğu   bırakmıştım. Geçen dört yıldan sonra kendimi   bu işe tamamen adayabileceğim bir noktada   hissediyorum. O zamandan bu yana kariyerimi   çok geliştirdim ve kendim hakkında çok şey   öğrendim. Oyunculuk benim gerçek tutkum   ve gelecekte bu sektörde neler yaşayacağımı   görmek için sabırsızlanıyorum.</span></p><p><b>Ekran ve sosyal medya bazen bir illüzyon   yaratabiliyor. Herkesin tanıdığı Ekin Su   ile aynaya baktığında gördüğün kişi ne   kadar benziyor? İnsanların seni ne kadar   tanıdığını düşünüyorsun?</b></span></p><p>Hayatımdaki her şey gerçek... Beni nasıl   görüyorsanız, oyum. İnsanları memnun etmek   için kendimi filtrelemiyorum, olduğum gibiyim.   Bir taraftan reality şovlar ve sosyal medya,   insanın çok kurgulanmış bir versiyonunu   yansıtabiliyor. Bu işin doğasında var. Mesela   ekranda çok kırılgan ve duygusal biri olarak   görülsem de sanıldığından çok daha güçlü   bir yanım var. Tiyatrallık doğamın bir parçası,   ancak beni gerçek hayatta tanıyanlar, özümde   nasıl biri olduğumu daha iyi görebiliyor tabii ki...</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/20/ekinsu9-200520250d22dbed.jpg"/><p><b>İngiltere'nin en sevdiğin rotaları arasında   bize de önerebileceğin nereler var?</b></span></p><p>Notting Hill'i canlı atmosferini, vintage   dükkanlarını ve harika yemeklerini çok   seviyorum. Biraz deniz havası almak istiyorsam   Brighton bunun için mükemmel bir yer. Soho'ya   ise akşamları gitmekten keyif alırım.</span></p><p><b>Kendin için alan yaratman gerektiğinde   neler yapıyorsun?</b></span></p><p>Telefonumdan uzaklaşmayı ve sadece   anı yaşamayı seviyorum. Yalnız kalıp   düşüncelerimle baş başa kalabileceğim   bir yolculuğa çıkmak da beni iyileştiriyor.   Doğa yürüyüşleri ise bana her zaman   terapi gibi geliyor.</span></p><p><b>Göz önündeki kadınlar için güzellik bazen   bir baskı unsuru olabiliyor. Kendinle barış   içinde nasıl kalıyorsun?</b></span></p><p>Kendime her zaman güzelliğin mükemmel   olmakla değil, nasıl hissettiğinle, kendini sevmek   ve güvenmekle ilgili olduğunu hatırlatıyorum.   Bir kadının güzellik sırrı her zaman kendine   karşı nazik olmasıdır.</span></p><p><b>Seni sen yapan şeyin ne olduğunu   düşünüyorsun?</b></span></p><p>İçimde yıkılmaz bir güç var; hayat ne getirirse   getirsin, her zaman onunla başa çıkmanın   bir yolunu bulurum. Duygularımı içime asla   atmamaya çalışırım, duygularımı olduğu   gibi yaşarım.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/20/ekinsu8-20052025ffa9e5ee.jpg"/><p><b>Şu sıralar seni en çok ne   heyecanlandırıyor?</b></span></p><p>Yeni maceralar, taze başlangıçlar ve önümdeki   fırsatlar beni hep heyecanlandırır.</span></p><p><b>Röportaj:</b> Filiz ŞEREF KULU</p><p><b>Fotoğraf:</b> Zeynel ABİDİN AĞGÜL</p><p><b style="">Styling: </b>Zilan BÜLBÜL</p><p><b>Saç ve Makyaj: </b>Sabit AKKAYA</p><p><b>Fotoğraf Asistanı:</b> Murat AĞGÜL, Berşah Eren AĞGÜL</p><p><b>Styling Asistanı:</b> Mercan KORKUT</p>Mücevherler için <b>Urart</b>'a teşekkür ederiz<p></p><p>Mekan için <b>Rixos Tersane Istanbul</b>'a teşekkür ederiz</span></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/zeynep-kartal-tasarimlari-icinde-isildayan-bir-yildiz-ekin-su-1085032</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/20/londradan-istanbula-uzana-250_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085031</guid><pubDate>Tue, 20 May 2025 13:32:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Melis Babadağ İkinci Kişisel Sergisini DG Art'da Açtı]]></title><description><![CDATA[Sanatçı ve oyuncu Melis Babadağ yeni sergisini DG Art Project ev sahipliğinde sanatseverlerle buluşturdu. Duygusal evrenini iç dünyasındaki renkler ve formlarla harmanlayan sanatçının naif evreni, çocukluk hafızasından izler taşıyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/melis-babadag-ikinci-kisisel-sergisini-dg-artda-acti-1085031</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/20/melis-babadag-ikinci-kisi-424_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085020</guid><pubDate>Sun, 18 May 2025 10:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Denizle Buluşan Zamansız Parçalar]]></title><description><![CDATA[Çekimleri Los Angeles'ta yapılan Resort ‘25 koleksiyonunu ACE HOUSE'da tanıtan Ece Nayman, yaz stiline futuristik bir yorum katıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/denizle-bulusan-zamansiz-parcalar-1085020</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/18/denizle-bulusan-zamansiz--955_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085017</guid><pubDate>Fri, 16 May 2025 19:50:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mohamed Hadid İstanbul'da]]></title><description><![CDATA[Ünlü modeller Gigi ve Bella Hadid'in babası, emlak yatırımcısı Mohamed Hadid The Levant Tahinier'ın ikinci mağazasının açılışı için İstanbul'a geldi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/mohamed-hadid-istanbulda-1085017</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/16/mohamed-hadid-istanbulda-318_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085015</guid><pubDate>Sun, 18 May 2025 10:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[L'Oréal Paris, Kadın Sinema Oyuncularını Onurlandırdı]]></title><description><![CDATA[2025 Cannes Film Festivali kapsamında düzenlenen “L'Oréal Paris Kadın Sinema Oyuncularına Saygı Gecesi”, sinema dünyasının güçlü kadınlarını bir araya getirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/loreal-paris-kadin-sinema-oyuncularini-onurlandirdi-1085015</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/16/loreal-paris-kadin-sinema-701_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085014</guid><pubDate>Fri, 16 May 2025 16:24:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İstanbul'a Yeni Buluşma Noktası]]></title><description><![CDATA[İş dünyasından ve cemiyet hayatından ünlü simaların katıldığı Mahall İstanbul'un lansman gecesinde sevilen sanatçı Erol Evgin sahne aldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/istanbulda-proje-lansmani-1085014</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/16/istanbulda-proje-lansmani-636_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085010</guid><pubDate>Fri, 16 May 2025 14:38:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Cannes'da Işıltılı Gece: Chopard'ın Elmaslara Adanmış Kutlaması]]></title><description><![CDATA[Cannes Film Festivali'nin büyüsüne zarafet katan Chopard, "L'Heure du Diamant" koleksiyonunu özel bir davetle tanıttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Fransız Rivierası'nın sinema, stil ve zarafetle harmanlandığı Cannes Film Festivali, sadece kırmızı halıda değil, şehrin dört bir yanında gerçekleşen özel davetlerle de unutulmaz anlara sahne oluyor. Festivalin en dikkat çekici buluşmalarından biri ise, Croisette'in büyüleyici manzarasında gerçekleşen seçkin bir akşam yemeğiydi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/16/1747378119irinashayk-16052025b1107e12.jpg"/><font size="2"><i>Irina Shayk</i></font><p></p><p>Chopard, bu özel gecede L'Heure du Diamant koleksiyonunu davetlilerle buluşturdu. El işçiliğiyle şekillenen elmasların zamansız ışıltısı, markanın zarafete olan bakış açısını bir kez daha ortaya koydu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/16/1747378093aminakhali-1605202588e480f1.jpg"/><font size="2"><i>Amina Khalil</i></font><p></p><p>Davette, oyuncu Amina Khalil, model Irina Shayk ve Festival jürisi başkanı Juliette Binoche gibi isimler yer aldı. Konukları, Chopard'ın Kreatif Direktörü Caroline Scheufele karşıladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/16/1747378097carolinesc-1605202540ab7888.jpg"/><font size="2"><i>Caroline Scheufele</i></font><p></p><p>Çiçeklerle süslenen terasta konuklar, koleksiyonun en yeni tasarımlarını yakından inceleme fırsatı buldu. İki Michelin yıldızlı şef Sylvestre Wahid'in hazırladığı menü, La Palme d'Or'un imzasını taşıyordu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/16/1747378144siennaspir-16052025dbe2c302.jpg"/><font size="2"><i>Sienna Spiro</i></font><p></p><p>Gecenin duygusal notalarını şarkıcı-söz yazarı Sienna Spiro'nun performansı, enerjisini ise DJ Nathalie Duchêne'in seti tamamladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/16/1747378130juliettebi-1605202581bbadd8.jpg"/><font size="2"><i>Juliette Binoche</i></font><p></p><p>Festival coşkusunun zarafetle buluştuğu bu özel akşam, elmasların büyüsüne yakışır bir kapanışla sona erdi.</p><p><b>Fotoğraflar: </b>Getty Images Türkiye</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/cannesda-isiltili-gece-chopardin-elmaslara-adanmis-kutlamasi-1085010</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/16/cannesda-isiltili-gece-ch-463_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1085005</guid><pubDate>Fri, 16 May 2025 10:07:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[7 MAYIS 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/pelin-akil-ile-new-yorkta-hayatin-ritmini-konustuk-1084920</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/16/7-mayis-2025-400_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084995</guid><pubDate>Tue, 13 May 2025 16:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Hakaan Yıldırım'dan Duygulara Dokunan Bir Moda Anlatısı]]></title><description><![CDATA[Boğaz'ın büyüleyici manzarası eşliğinde gerçekleşen Hakaan Yıldırım defilesi, sadece bir moda gösterimi değil, hislerin, anıların ve anlatının sahnede vücut bulduğu etkileyici bir performansa dönüştü.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/hakaan-yildirimdan-duygulara-dokunan-bir-moda-anlatisi-1084995</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/13/haakan-yildirimdan-duygul-360_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084991</guid><pubDate>Tue, 13 May 2025 13:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Şehrin En Parlak Yeni Adresi]]></title><description><![CDATA[New Bond Street'te kapılarını açan Kısmet by Milka'nın Londra'daki ilk “flagship” mağazası, Milka Karaağaçlı İnce ev sahipliğinde ve Georgia May Jagger'ın katılımıyla gerçekleşen özel bir etkinlikle kutlandı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Mücevher tasarımında özgün çizgisiyle öne çıkan Kısmet by Milka, uluslararası büyüme adımlarına bir yenisini ekleyerek Londra'nın prestijli caddelerinden New Bond Street'te ilk "flagship" mağazasını açtı. Açılış, markanın kurucusu ve kreatif direktörü Milka Karaağaçlı İnce'nin ev sahipliğinde, dünyaca ünlü model Georgia May Jagger'ın katılımıyla gerçekleşti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/13/photo20250512110926-130520250499dcd2.jpg"/><p>Moda ve sanat dünyasından pek çok ismi bir araya getiren mağazada, markanın mücevher koleksiyonlarının yanı sıra iki piercing stüdyosu da bulunuyor. Kısmet by Milka, bu mağaza ile hem tasarım anlayışını geniş kitlelere ulaştırmayı hem de Türk markası olarak New Bond Street'te bir ilki temsil etmeyi hedefliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/13/1-13052025b611a838.jpg"/><p>Davette Georgia Maj Jagger'a Dichen Lachman, Daniel Millar, Therica Wilson-Read, Lyric Mariah Heard, India Rawsthorn, Kit Clarke, Isabella Charlotta Poppius, Victoria Broom ve Omar Sowunmi gibi isimler eşlik etti. Türkiye'den Özlem Avcıoğlu, Cem Bölükbaşı ile Eda ve Tayfun Kazazoğlu da etkinliğe katılanlar arasındaydı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/13/2-13052025afd35e1e.jpg"/><p>Marka kurucusu Milka Karaağaçlı İnce, "15 yıl  önce bir hayalle başlayan bu yolculuk, bugün New Bond Street'te gerçek oldu. Bu  mağaza, sadece bir başarı değil, büyük hayaller kuran herkesin hikâyesinin  bir yansıması" sözleriyle duygularını paylaştı.</p><p></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/sehrin-en-parlak-yeni-adresi-1084991</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/13/sehrin-en-parlak-yeni-adr-673_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084964</guid><pubDate>Fri, 09 May 2025 19:40:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[LCW Home Ünlü İsimlerle Buluştu]]></title><description><![CDATA[LC Waikiki, Anneler Günü'nü doğayla iç içe, samimi ve keyifli bir etkinlikle kutladı. Kemer Country Club Orman Evi'nde gerçekleşen bu özel buluşma ünlü isimleri bir araya getirdi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/lcw-home-unlu-isimlerle-bulustu-1084964</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/lcw-home-unlu-isimlerle-b-849_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084963</guid><pubDate>Fri, 09 May 2025 19:22:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Oddly, Boop Kuruçeşme'de Tanıtıldı]]></title><description><![CDATA[]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/oddly-boop-kurucesmede-tanitildi-1084963</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/oddly-boop-kurucesmede-ta-484_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084962</guid><pubDate>Fri, 09 May 2025 18:42:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Serena Uziyel'den Özel Sezon Daveti]]></title><description><![CDATA[Serena Uziyel, yaz sezonunun gelişini İstinyePark mağazasında düzenlenen özel bir davetle karşıladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/serena-uziyelden-ozel-sezon-daveti-1084962</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/serena-uziyelden-ozel-sez-648_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084956</guid><pubDate>Sat, 10 May 2025 08:53:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kalpten Hikayeler: Selim, Alp, Melike Sarı Katipoğlu]]></title><description><![CDATA[Uykusuz gecelerin ardından minik bir gülümsemeyle tüm yorgunluğunu unutan, çocuklarıyla her anlarını dolu dolu yaşamaya çalışan, anneliği hayatın en dönüştürücü deneyimi olarak tanımlayan annelerin “iyi ki” dedikleri hikayeleriyle buluşmaya hazır mısınız?]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Çocukların doğduktan sonra dünyaya   bakışında nasıl bir değişim oldu?</b></p><p>Onlar olmadan önce kafaya taktığım   şeylerin ne kadar fuzuli olduğunu fark ettim. Kırılganlıklarım yok oldu.</p><p><b>Bir annenin kalbi sence neyle doludur?</b></p><p>Sevgi, sabır ve endişe.</p><p><b>En çok hangi anlarda "İyi ki anne   olmuşum" diyorsun?</b></p><p>Hayatın her anında diyorum, özellikle de   büyük oğlumun anlattıklarını dinlerken... Bu   günlerde, küçük oğlumuz Alp'in de aramıza   katılmasıyla geçirdiğimiz bol kahve kokulu,   müzikli sabahlarda onları izlerken.</p><p><b>Çocuklarınla paylaştığın küçük   ama çok kıymetli bir anı bizimle   paylaşır mısın?</b></p><p>Selim'le baş başa yaptığımız seyahatler,   oraya giderken onun ilk defa keşfedecek   olması ve o heyecanında beraber olmak;   tıpkı hayatta da olduğu gibi... Şimdi bize   Alp de katıldı, heyecanım iki kat!</p><p><b>Annelik yolculuğunda kendine en çok   hangi konuda şefkat gösteriyorsun?</b></p><p>Her şeyi iyi yapamam, bu da beni kötü   bir anne yapmaz...</p><p><b>Onlara hayatta vermek istediğin   en büyük öğüt nedir?</b></p><p>İyi bir hayat yaşamak isterlerse çok   çalışmaları gerek, ama bu hayatı   unutulmaz yapmak isterlerse gerçekten   cesur olmalılar.</p><p><b>Annelik seni daha güçlü bir insan   yaptı mı?</b></p><p>Kesinlikle!</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/ert1692shoplukare-090520257e92694a.jpg"/><p><b>Kendi annenden öğrendiğin hayata   dair tavsiyelerden birkaçını bizimle   paylaşır mısın?</b></p><p>Zayıf yönlerini göstermekten çekinmemeyi   ama ihtiyaç anında da iyi bir asker olmayı   annemden öğrendim.</p><p><b>Çocuklarına örnek olmak için özel   olarak dikkat ettiğin bir şey var mı?</b></p><p>Çok çalışmak ve onlara da çalışmadan   hiçbir şeyin olmadığını anlatmaya çalışmak.</p><p><b>Anneler Günü senin için tam olarak   ne ifade ediyor?</b></p><p>Baharın gelişini, güzel çiçekleri ve aile   olmayı kutlamayı.</p><p><b>Annelik serüveninde seni en çok   şaşırtan şey ne oldu?</b></p><p>Uyumadan da yaşanabiliyor olması.   Gerçekten de buna şaşırmamak elde değil.</p><p><b>Yoğun hayat temponda onlarla kaliteli   zaman geçirmek için neler yapıyorsun?</b></p><p>Bütün hayatımı onların uyanık ve okulda   olmadığı zamana göre planlıyorum.   Beraber güzel yemekler yemek veya yemek   yapmak. Bahçe işleriyle ilgilenmek, çiçek   ve bitki ekmek, kitap okumak, yeni müzikler   keşfetmek gibi hayatta sevdiğim şeyleri   onlarla beraber yapmak hepimize çok   keyif veriyor.</p><p><b>Annelik ve kariyer dengesini kurarken   en çok nelere dikkat ediyorsun?</b></p><p>Her şeyi bir arada yürütmek için   çok iyi organize olmak gerekiyor,   planlı olduğunuzda her şeye vakit   ayırabiliyorsunuz.</p><p><b>Anneler Günü için planlarınız neler?   Özel bir ritüeliniz var mı?</b></p><p>Genelde sabah ailemizin anneleriyle güzel   bir kahvaltı. Belki gün sonunda da eşimle   baş başa kafa dinleme.</span></p><p><b>Seni "anne" kimliğinle anlatan en iyi   üç kelime nedir?</b></span></p><p>Disiplinli, komik, enerjik. </span></p><p><b>Fotoğraflar: </b>Ertan Demirbilek</span></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/kalpten-hikayeler-selim-alp-melike-sari-katipoglu-1084956</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/kalpten-hikayeler-selim-a-795_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084955</guid><pubDate>Sat, 10 May 2025 08:53:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kalpten Hikayeler: Ela, Lena, Gizem Sarı Tekin]]></title><description><![CDATA[Uykusuz gecelerin ardından minik bir gülümsemeyle tüm yorgunluğunu unutan, çocuklarıyla her anlarını dolu dolu yaşamaya çalışan, anneliği hayatın en dönüştürücü deneyimi olarak tanımlayan annelerin “iyi ki” dedikleri hikayeleriyle buluşmaya hazır mısınız?]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Çocukların doğduktan sonra dünyaya bakışında nasıl bir değişim oldu?</b></p><p>Çocuklarım doğduktan sonra zamanın   ne kadar hızlı geçtiğini fark ettim o yüzden   her anı dolu dolu yaşamanın önemini   anladım diyebilirim.</p><p><b>Bir annenin kalbi sence neyle   doludur?</b></p><p>Koşulsuz sevgi ve sabırla.</p><p><b>En çok hangi anlarda "İyi ki anne   olmuşum" diyorsun?</b></p><p>Birlikte kahkahalarla güldüğümüz anlarda,   sarılıp uyurken, gün içerisinde küçücük   anlarda bile "iyi ki" diyorum hep.</p><p><b>Çocuğunla paylaştığın küçük ama çok   kıymetli bir anı bizimle paylaşır mısın?</b></p><p>Birlikte geçirdiğimiz her an ve bana anne   dedikleri an çok kıymetli benim için, hiçbir   zaman unutamayacağım bir anı.</p><p><b>Annelik yolculuğunda kendine en çok   hangi konuda şefkat gösteriyorsun?</b></p><p>Her şeyi mükemmel yapmak zorunda   olmadığımı hatırlatıyorum kendime.</p><p><b>Kızlarına hayatta vermek istediğin   en büyük öğüt nedir?</b></p><p>Kendin ol, kalbini dinle ve kimseyi üzmeden,   ama kendinden de vazgeçmeden yaşa.</p><p><b>Annelik seni daha güçlü bir insan   yaptı mı?</b></p><p>Kesinlikle. Eskiden belki beni üzecek,   yıpratacak küçük şeyler şimdi hiç önemli   olmuyor. Çünkü neyin gerçekten önemli   olduğunu artık biliyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/ert1405shoplukare-090520251a21c80e.jpg"/><p><b>Kendi annenden öğrendiğin hayata   dair tavsiyelerden birkaçını bizimle   paylaşır mısın?</b></p><p>Biz annemle hem anne-kız hem de   arkadaş gibiyiz; tavsiye gibi değil belki   ama annemden öğrendiğim en değerli şey   anne-kız dengesini kurarken aynı zamanda   en yakın arkadaşım gibi hissetmenin önemi.   Kendi kızlarımla da böyle olmak her   zaman önceliğim.</p><p><b>Çocuklarına örnek olmak için özel   olarak dikkat ettiğin bir şey var mı?</b></p><p>En çok kendime nasıl davrandığıma   dikkat ediyorum aslında. Çünkü çocuklar   genel olarak söylediklerimizi değil,   yaptıklarımızı kopyalıyor.</p><p><b>Anneler Günü senin için ne   ifade ediyor?</b></p><p>Minik ellerle yapılan küçük kağıtlarla,   resimlerle, sabahın erken saatinde   "Sürpriiiiiz!" diye uyandırılmak.</p><p><b>Çocuklarınla geçirdiğin en unutulmaz   an olarak neyi hatırlıyorsun?</b></p><p>İkisini de kucağıma aldığım ilk anı hiç   unutamam, çok benzersiz bir histi   benim için.</p><p><b>Annelik serüveninde seni en çok   şaşırtan şey ne oldu?</b></p><p>Açıkçası anne olmadan önce hiç sabırlı   bir insan değildim; şimdi kendime, sabrıma   çok şaşırıyorum.</p><p><b>Yoğun hayat temponda kaliteli zaman   geçirmek için neler yapıyorsunuz?</b></p><p>Bazen sadece birlikte boyama yapmak   bazen de saçma sapan dans etmek,   oyunlar kurmak, hepsi çok keyifli bizim için.</p><p><b>Annelik ve kariyer dengesini kurarken   en çok nelere dikkat ediyorsun?</b></p><p>Her şeye yetişebilmek için olabildiğince   planlı hareket etmeye çalışıyorum.</p><p><b>Anneler Günü için planlarınız neler?   Özel bir ritüeliniz var mı?</b></p><p>Önce evde güzel bir kahvaltı, akşam ise   ailece yemeğe gideriz diye düşündük ve   tabii ki en güzel hediyelerim kızların çizdiği   resimler.</p><p><b>Seni "anne" kimliğinle anlatan en iyi   üç kelime nedir?</b></p><p>Eğlenceli, sabırlı ve duygusal.</p><p><b>Fotoğraflar:</b> Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/kalpten-hikayeler-ela-lena-gizem-sari-tekin-1084955</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/kalpten-hikayeler-ela-len-871_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084954</guid><pubDate>Sat, 10 May 2025 08:54:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kalpten Hikayeler: Eva Luna, Özge Özder Güleryüz]]></title><description><![CDATA[Uykusuz gecelerin ardından minik bir gülümsemeyle tüm yorgunluğunu unutan, çocuklarıyla her anlarını dolu dolu yaşamaya çalışan, anneliği hayatın en dönüştürücü deneyimi olarak tanımlayan annelerin “iyi ki” dedikleri hikayeleriyle buluşmaya hazır mısınız?]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Çocuğun doğduktan sonra dünyaya   bakışında nasıl bir değişim oldu?</b></p><p>Dünyanın ve başka insanların, başka canların   derdini dert eden biriydim hep. Ama annelik   denen şey bir açık yara bırakıyor insana.   Daha çok dokunuyor artık bir çocuğa yapılan   kötülük, haksızlık ya da onlara dair her kötü   hikaye. Canı yanan her şeyde, hatta bir yaralı   hayvanın bakışlarında bile kendi çocuğunun   gözlerini görüyorsun. Tabiat ana derler ya   hani, işte kendini her şeyden sorumlu, şefkatli   ve adeta tüm dünyayı kapsayan kocaman bir   kucak gibi hissediyorsun. İyileştiren, yaraları   saran ve her şeyi şifalandırmak niyetiyle   kollarını açan kocaman bir kucak.</p><p><b>Bir annenin kalbi sence ne ile doludur?</b></p><p>Sevgi, vicdan, direnme gücü ve şifayla ama   her anne bu denli kapsayıcı bir anneden   doğmamış olabilir. Kendi çocukluğu bulanık,   sevgi görmemiş bir annenin anneliği kendi   annesine benzer bir anne yaratabilir. Bu   yüzden bence anne olmak her annenin   yüreğini sevgi ile doldurmuyor ama yüreği   gerçek bir sevgi ile dolu her kadın, anne   olmasa da dünyayı ve tüm canlıları bir anne   şefkati ile kucaklayabiliyor.</p><p><b>En çok hangi anlarda "İyi ki anne   olmuşum" diyorsun?</b></p><p>Luna'ya bakıp bunu demediğim tek bir an   yok ama galiba onunla kız kıza bakışıp   gülüştüğümüz ya da dans edip mutfakta   bir şeyler yaptığımız, kitap okurken   uyuyakaldığımız, kısacası anda kaybolup   birbirimize karıştığımız her an.</p><p><b>Çocuğunla paylaştığın küçük ama çok   kıymetli bir anı bizimle paylaşır mısın?</b></p><p>Luna'ya süt verdiğim zamanlarda mastit   geçirmiştim ve göğüs ucu yaralarım da vardı.   Öyle bir noktaya geldi ki bir an, artık emzirirken   canımın acısından soğuk terler dökmeye ve   için için ağlamaya başladım. Ama emmeyi   bırakmasın diye çaktırmıyorum, elimi yumruk   yaptım acıdan onu ısırıyorum ve hiç sesim   çıkmadan istemsizce yanaklarımdan sicim gibi   yaşlar akarak emziriyorum. Bir anda emmeyi   bırakıp ağlamaya başladı Luna ama böyle   bir ağlamak yok. Ve ne kadar uğraşsam da   emmeyi bıraktı, o gün almadı memeyi. O an   ona sarılıp doya doya ağladım, bir damla   haliyle teselli eder gibi gözlerime baktı. O   gün anladım ki kucağımda tuttuğum şey   aslında benim, yani Özge'nin ta kendisi. Ve   birbirimizden gizleyebileceğimiz bir dünyamız   yok, olmayacak uzun bir süre.</p><p><b>Annelik yolculuğunda kendine en çok   hangi konuda şefkat gösteriyorsun?</b></p><p>Artık her şeyden önce Luna'nın annesi   olduğumu unutmadığım bir pencereden, yani   Özge'nin başka yaşamlara harcadığı enerji,   fikir, toplumsal hassasiyet ve yaşam biçiminin   kendi önceliklerini unutmasına engel olmadığı   bir yerden yaşıyorum hayatı. Kendimi şimdiye   kadar hep arka plana attığımla yüzleşip,   Luna'nın annesini önem listemin tepesine   koymak en büyük önceliğim oldu. Kendime   gün içinde birçok kez beni travmatize eden   haberlerde ya da şahit olduğum olaylarda   "Olanlardan sen sorumlu değilsin, senin suçun   değil, sen bir kurtarıcı değilsin!" diye tekrar   ediyor ve Luna'nın annesini üzüntüden, ekstra   sorumluluktan muaf tutarak konforlu kılmaya   çalışıyorum. Empat bir kişilik ve Bodrum   yangınında yanan hayvanlara üzülürken   sütü kesilmiş bir anne olarak bunu yapmak   zorundayım artık.</p><p><b>Kızına hayatta vermek istediğin en büyük   öğüt nedir?</b></p><p>Kendi ayaklarının üstünde duran, ekonomik   özgürlüğü olan ama sevdiği şeyi yaparak   bunu başaran, yani kendini ve hayallerini   gerçekleştirmiş bir birey olması.</p><p><b>Annelik seni daha güçlü bir insan   yaptı mı?</b></p><p>Aksine daha duygusal yaptı ama ayağa   kalkma sürem kısalıp hayata karşı defansım ve   tevekkülüm arttı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/ert2209shoplukare-09052025cbc7ba40.jpg"/><p><b>Kendi annenden öğrendiğin, hayata   dair tavsiyelerden birkaçını bizimle   paylaşır mısın?</b></p><p>Kendine yetebilmek, hayal ettiğin ve mutlu   olacağını bildiğin şeyin ama en önemlisi   kendi varoluşunun peşinden gitmek, kendini   gerçekleştirmek, hep annemden bana kalan   şeyler. Kendimi bulabildiysem onun sayesinde.</p><p><b>Ona örnek olmak için özel olarak dikkat   ettiğin bir şey var mı?</b></p><p>Genel geçer kalıplardan uzak, kurgu değil   organik; yani hissettiğim doğrularla bir anne   olmaya çalışıyorum ona. Kendi sesimde boğup   iç sesine sağır olmasına engel olacak bir dış   ses olmamaya özen gösteriyorum.</p><p><b>Anneler Günü sizin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Kutlamayı sevdiğimiz tüm duygulara ithafen   insanoğlu olarak kendi yarattığımız ve bu   bahaneyle özel hissettiğimiz özel günlerin en   güzellerinden.</p><p><b>Çocuğunla geçirdiğin en unutulmaz   an nedir?</b></p><p>Yürümeye başladığı an. Setten gelmiştim oyun   oynuyorduk, sadece ben yanındaydım. Bana   doğru o dört adımı atıp başardığında bana   nasıl çığlık çığlığa sarıldığını ve ben ağlarken   nasıl kahkahalarla, sevinç çığlıklarıyla tekrar   tekrar yaptığını hiç unutamam.</p><p><b>Annelik serüveninde seni en çok şaşırtan   şey ne oldu?</b></p><p>Luna'ya bakarken kendi çocukluğumla bu   kadar çok karşılaşacağımı, geçmiş zamanla   şimdiki zamanın paralel kurgu ile bağlanıp, bir   terapi gibi bazı çocukluk travmalarımın onun   mutluluğu sayesinde tedavi olacağını asla   tahmin etmiyordum.</p><p><b>Yoğun hayat temponda onunla kaliteli   zaman geçirmek için neler yapıyorsunuz?</b></p>Her ne olursa olsun, zor da olsa ana ve   ona konsantre olmaya, onun o anki enerjisi   ile uyumlu önerilerle gelmeye çalışıyorum.   Kitap okumak, sergi gezmek, bale, tiyatro   izlemek ya da çılgınlar gibi dans etmek   veya mutfakta mısır patlatmak, kek yapmak   bazen sadece doğaya kaçmak... Bunlar hep   Luna'nın moduna göre seçimlerimiz, o bizim   programımızda sürüklenen bir çocuk değil, biz   ona uyum sağlıyoruz.<p></p><p><b>Annelik ve kariyer dengesini kurarken en   çok nelere dikkat ediyorsun?</b></p><p>Çocuk sizin bir uzantınız olarak dünyaya   geliyor. Sizin kodlarınızla, yaşam biçiminizle   bağdaşık yaşıyor. O yüzden ben iş tekliflerini   kabul ederken haftanın bir, iki günü   çalışacağım şeyler kabul ettim. Çocukluğunu   kaçırmak ya da başkalarına bırakıp kariyer   peşinde koşmak bana göre değildi. Annem   ve eşim en büyük şansım bu anlamda   tabii. Mesela ben bakıcıyla çalışmadım hiç.   Çocuğum bana maruz kalsın istedim, ben   mükemmel olduğum için değil ama yetiştirirken   hata yaparsam da en azından annesinin   hatası olsun bu, benim kodlarımdan bir   hataya maruz kalır hiç değilse. Daha önce   bir örnek vermiştim. "Çocuğunuz ünlü çocuğu   olduğundan çok fazla kameraya maruz   kalıyor bununla ilgili ne düşünüyorsunuz?"   demişlerdi. Bu da denge gerektiriyor. Ben de   onlara bunu normalleştirdiğimi anlatmıştım. Bu   bizim hayatımız çünkü. Kameradan çocukla   koşarak kaçmıyorum, dolayısıyla onun için   sıradan bir şey artık bu. Alışveriş merkezinde   ya da galada görüntüleniyor. Çocuk   oyununa girdik, yine görüntülendi. Yani çocuk   kameradan korkmamayı öğrendi ve sevimli   bir şekilde hayatına devam ediyor. Travmatize   olmuyor. Çünkü ailesinin yaşam koşullarına ve   habitatına uyum sağlıyor.</p><p><b>Anneler Günü için planlarınız neler? Özel   bir ritüeliniz var mı?</b></p><p>Hiç öyle şeylerimiz yok bizim. O gün içimizden   ne gelirse onu yaparız. Ama genelde   anneanneyi de alıp üç kuşak beraber, güzel bir   brunch yapıyoruz mutlaka.</p><p><b>Seni "anne" kimliğinle anlatan en iyi üç   kelime nedir?</b></p><p>Despotluktan nefret eden, onunla akışta   olmaya özen gösteren, çocuğunu hiç kimseye   emanet edemeyen ve kendini ona iyi bir   gelecek hazırlamaya adamış bir anneyim.  </p><p><b>Fotoğraflar: </b>Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/kalpten-hikayeler-eva-luna-ozge-ozder-guleryuz-1084954</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/kalpten-hikayeler-eva-lun-982_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084953</guid><pubDate>Fri, 09 May 2025 14:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[XO Cape Arnna Yaza Merhaba Dedi]]></title><description><![CDATA[Fethiye'de lüks tatil anlayışına farklı bir soluk getiren otel, ünlü isimlerle eğlenceli bir hafta sonu daveti gerçekleştirdi. Dünyaca ünlü uçurtma sanatçı Zahit Mungan'ın sahilde gerçekleştirdiği uçurtma şovu ise, hem çocuklara hem de büyüklere keyifli anlar yaşattı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/xo-cape-arnna-yaza-merhaba-verdi-1084953</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/xo-cape-arnna-yaza-merhab-463_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084952</guid><pubDate>Sat, 10 May 2025 08:54:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kalpten Hikayeler: Atlas, Zeynep Tuğçe Bayat Elçin]]></title><description><![CDATA[Uykusuz gecelerin ardından minik bir gülümsemeyle tüm yorgunluğunu  unutan, çocuklarıyla her anlarını dolu dolu yaşamaya çalışan, anneliği  hayatın en dönüştürücü deneyimi olarak tanımlayan annelerin “iyi ki”  dedikleri hikayeleriyle buluşmaya hazır mısınız?]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Çocuğun doğduktan sonra dünyaya   bakışında nasıl bir değişim oldu?</b></p><p>Atlas'tan sonra her şeyin rengi değişti.   Hayatın ritmi bir anda yavaşladı ama   aynı anda çok daha derinleşti. Eskiden   geleceğe dair planlar yaparken şimdi   "şu an"ın kıymetini daha çok biliyorum.   Dünyaya daha korumacı, daha umutlu   ama aynı zamanda daha sorgulayıcı   bir gözle bakıyorum. Çünkü artık sadece   kendim için değil, onun geleceği için de   yaşıyorum.</p><p><b>Bir annenin kalbi sence neyle doludur?</b></p><p>Sabırla, kaygıyla, aşkla... Ama hepsinin   üstünde bambaşka, tarifi zor bir sevgiyle.   Koşulsuz, karşılıksız, sadece varoluşuyla   anlam kazanan bir bağ bu.</p><p><b>En çok hangi anlarda "İyi ki anne   olmuşum" diyorsun?</b></p><p>Uykusuz bir gecenin sabahında   gülümseyerek bana bakması... İşte o   an tüm yorgunluk, tüm belirsizlik bir anda   uçup gidiyor. O minicik ellerini yüzüme   koyduğu anlarda, içimden geçen tek şey   ise "İyi ki..." oluyor.</p><p><b>Çocuğunla paylaştığın küçük ama çok   kıymetli bir anı bizimle paylaşır mısın?</b></p><p>İlk kez gözümün içine bakarak beni   tanıdığını hissettiğim an. O minicik an, bana   hiçbir sahnede yaşamadığım kadar gerçek   bir duyguyu verdi.</p><p><b>Annelik yolculuğunda kendine en çok   hangi konuda şefkat gösteriyorsun?</b></p><p>Mükemmel olmak zorunda olmadığımı   kabul ettiğim anlarda. Her an her şeyi   doğru yapamayacağımı biliyorum.   Kendime "Bu da geçecek" demeyi, bazen   durup derin bir nefes almayı öğrendim. Bu,   en büyük şefkat oldu.</p><p><b>Çocuğuna hayatta vermek istediğin en   büyük öğüt nedir?</b></p><p>Kendin ol. Kimsenin seni şekillendirmesine   izin verme. Ne yaparsan yap, içine siniyorsa   doğrudur. Korkmadan sev, cesur yaşa.</p><p><b>Annelik seni daha güçlü bir insan   yaptı mı?</b></p><p>Kesinlikle. Daha önce farkında olmadığım   bir iç gücüm olduğunu keşfettim.   Bedenimle, ruhumla, zihnimle dayanıklı   olduğumu gördüm. Artık sınırlarım daha   esnek, ama köklerim daha sağlam.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/ert1784shoplukare-090520252348fa54.jpg"/><p><b>Kendi annenden öğrendiğin hayata   dair tavsiyelerden birkaçını bizimle   paylaşır mısın?</b></p><p>Anne olmadan önce acaba bir gün annem   gibi iyi bir anne olabilecek miyim diye   düşünürdüm. Şimdi her zora düştüğümde,   annem olsa ne yapardı diye düşünüyorum.   Açıklamak çok isterdim ama içgüdüsel bir   biçimde hareket ediyorum.</p><p><b>Ona örnek olmak için özel olarak   dikkat ettiğin bir şey var mı?</b></p><p>Kelimelerden çok davranışların iz   bıraktığına inanıyorum. Ona karşı sabırlı   olabilmek, doğaya ve hayvanlara sevgiyle   yaklaşmak, hata yaptığımda özür dilemek...   Bunların hepsi örnek olmak için dikkat   ettiğim şeyler.</p><p><b>İlk kez kutlayacağın Anneler Günü   senin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Evet, bu yıl ilk kez Anneler Günü'me   uyanacağım. Sadece bir gün değil tabii   ama sembolik olarak çok anlamlı. Oğlum   sayesinde annemle kurduğum bağa da   başka bir gözle bakıyorum artık.</p><p><b>Çocuğunla geçirdiğin en unutulmaz   an nedir?</b></p><p>Onu ilk kucağıma aldığımda tüm   hücrelerim titredi sanki. Hayatımda hiç   bu kadar tam ve anda hissetmemiştim.   İnanılmaz bir andı benim için.</p><p><b>Annelik serüveninde seni en çok   şaşırtan şey ne oldu?</b></p><p>Bu kadar güçlü duyguların bu kadar doğal   akması. Sanki içgüdüsel bir bilgelik açığa   çıktı. "Bunu nasıl yapacağım?" dediğim her   anın cevabı içimden çıktı.</p><p><b>Yoğun hayat temponda onunla kaliteli   zaman geçirmek için neler yapıyorsun?</b></p><p>Telefonu bir kenara bırakmak en büyük   farkı yaratıyor. Onunla göz göze, ten tene   olmak... Kısa ama dolu anlar yaratmak.   Bazen sadece bir battaniyenin altında   sarılarak geçirilen beş dakika bile yeterli.</p><p><b>Annelik ve kariyer dengesini kurarken   en çok nelere dikkat ediyorsun?</b></p><p>Önceliklendirmeyi öğrendim. Kendime   suçluluk hissettirmeden "şimdi iş zamanı",   "şimdi Atlas zamanı" diyebilmeyi... Destek   istemekten çekinmiyorum ve her şeyden   önemlisi mümkün olduğunca kendime de   zaman ayırmaya çalışıyorum.</p><p><b>Anneler Günü için planlarınız neler?   Özel bir ritüeliniz var mı?</b></p><p>İlk Anneler Günü'mde Cansel ile birlikte   sade ama içten bir gün hayal ediyoruz.   Atlas'la bol sarılmalı, belki birlikte uzun bir   yürüyüş yaparız. Cansel'in de sürprizleri   olabilir tabii, bilmiyorum...</p><p><b>Seni "anne" kimliğinle anlatan en iyi   üç kelime nedir?</b></p><p>Şefkatli. Gerçek. Meraklı. </p><p><b>Fotoğraflar: </b>Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/kalpten-hikayeler-atlas-zeynep-tugce-bayat-elcin-1084952</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/kalpten-hikayeler-atlas-z-987_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084951</guid><pubDate>Fri, 09 May 2025 14:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zsa Zsa Zsu, Anneler Günü'nü “Çiçek Aç” Kampanyasıyla Kutladı]]></title><description><![CDATA[]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/zsa-zsa-zsu-anneler-gununu-cicek-ac-kampanyasiyla-kutladi-1084951</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/zsa-zsa-zsu-anneler-gunun-302_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084950</guid><pubDate>Fri, 09 May 2025 14:20:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Rosella Karabacak'tan "Beyaz Kiraz Reçeli"]]></title><description><![CDATA[Sırmaison markasının kurucu ortağı Rosella Karacabak farklı bir yeteneğini gün ışığına çıkardı. Karabacak, ailesinin nesiller boyu aktardığı Sefarad yemek kültürünü anlattığı “Beyaz Kiraz Reçeli"  kitabını bir davet ve imza günüyle dostlarına tanıttı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/rosella-karabacaktan-beyaz-kiraz-receli-1084950</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/rosella-karabacak-yeni-ki-622_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084949</guid><pubDate>Sat, 10 May 2025 08:54:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kalpten Hikayeler: Siena Ada, Melodi Elbirliler Türkmen]]></title><description><![CDATA[Uykusuz gecelerin ardından minik bir gülümsemeyle tüm yorgunluğunu unutan, çocuklarıyla her anlarını dolu dolu yaşamaya çalışan, anneliği hayatın en dönüştürücü deneyimi olarak tanımlayan annelerin “iyi ki” dedikleri hikayeleriyle buluşmaya hazır mısınız?]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Çocuğun doğduktan sonra dünyaya   bakışında nasıl bir değişim oldu?</b></p><p>Dünyaya, hayata, aslında her şeye bakışım   tamamen değişti. Daha şefkatli, daha   anlayışlı daha yumuşak biri oldum bence.   Çoğu konuda köşelerimi törpüledim,   hayata karşı bakış açımı yeniledim.</p><p><b>Bir annenin kalbi sence ne ile doludur?</b></p><p>Bir annenin kalbi en çok sevgi ve anlayışla   doludur. Öyle bir sevgidir ki bu hangi dilde   hangi kelimeyle anlatmaya çalışsan da az   ve yetersiz kalır.</p><p><b>En çok hangi anlarda "İyi ki anne   olmuşum" diyorsun?</b></p><p>Yorucu bir günün sonunda tam da tüm   sabrımı yitirmişken, bir anda "Anne seni çok   sevdim" dediğinde (Ada, zaman kalıplarını   tam çözemedi) ya da ansızın kucağıma   gelip oturduğunda "İyi ki" diyorum.</p><p><b>Çocuğunla paylaştığın küçük ama çok   kıymetli bir anı bizimle paylaşır mısın?</b></p><p>Her akşam üçümüz yatağa giriyoruz. Kitap   okuyoruz, günün kritiğini yapıp uykuya   dalışını izliyoruz. En kıymetli anlarımızdan   biri bu bence.</p><p><b>Annelik yolculuğunda kendine en çok   hangi konuda şefkat gösteriyorsun?</b></p><p>Annelik öyle bir şey ki Süpermen olmanız   bekleniyor; her an, her şeye hazır, müsait,   görev başında olmalısınız. Bazen diyorum   böyle olmayabilir, sen de insansın.</p><p><b>Kızına hayatta vermek istediğin en   büyük öğüt nedir?</b></p><p>Kendini mutlu et. Hayat seni nereye   götürürse götürsün, neyle sınarsa sınasın   mutlu olmayı bilebilmek, seçebilmek senin   elinde. Küçücük şeylerden bile kendine   mutluluk yarat.</p><p><b>Annelik seni daha güçlü bir insan   yaptı mı?</b></p><p>Hem daha güçlü hem daha kırılgan yaptı.   Hem her şeyi başarabilirmişim, üstesinden   gelebilirmişim gibi geliyor hem de   dünyaya ve kötülüklere karşı daha   kırılganım daha hassasım.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/ert1937shoplukare-0905202548c2851b.jpg"/><p><b>Kendi annenden öğrendiğin hayata   dair tavsiyelerden birkaçını bizimle   paylaşır mısın?</b></p><p>"Sen mutlu olmak istemezsen seni kimse   mutlu edemez" der annem, önemli olan   kimseden beklentiye girmeden mutlu   olmak. Gerisi bir şekilde hep hallolur.</p><p><b>Ona örnek olmak için özel olarak   dikkat ettiğin bir şey var mı?</b></p><p>İyi insan olmak. Kendi annemden   öğrendiğim, ona aktarmak için   uğraştığım yegane şey bu.</p><p><b>Anneler Günü senin için ne   ifade ediyor?</b></p><p>Annelere bence her gün Anneler Günü.   "Annecim seni seviyorum" cümlesini   duydukları, bir içten gülümsemeye şahit   oldukları her gün Anneler Günü.</p><p><b>Çocuğunla geçirdiğin en unutulmaz   an nedir?</b></p><p>Baş başa geçirdiğimiz her an. Henüz   küçük olsa da bir kafede yarım saat   oturup bir şeyler atıştırmak bile çok özel.</p><p><b>Annelik serüveninde seni en çok   şaşırtan şey ne oldu?</b></p><p>Uykusuz bu kadar uzun süre hayatta   kalabilmeme şaşırdım en çok.</p><p><b>Anneler Günü için planlarınız neler?   Özel bir ritüeliniz var mı?</b></p><p>Genelde babasının ağzından yazılmış bir   not ve çiçek buluyorum evde. Çok kıymetli   benim için, baş ucumda saklıyorum hep.</p><p><b>Annelik ve kariyer dengesini   kurmaya çalışırken en çok nelere   dikkat ediyorsun?</b></p><p>Üç günlük bir iş seyahatim varsa dönüşler   çok keyifli oluyor. Kavuşmamız, olan   biteni paylaşmak ve üç günde bile ne   kadar büyüdüğünü görmek inanılmaz.</p><p><b>Seni "anne" kimliğinle anlatan en iyi   üç kelime nedir?</b></p><p>Buna keşke Siena Ada cevap verebilse   daha objektif olurdu. Bence şefkatli,   eğlenceli ve anlayışlı bir anneyim. </p><p><b>Fotoğraflar: </b>Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/kalpten-hikayeler-siena-ada-melodi-elbirliler-turkmen-1084949</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/kalpten-hikayeler-melodi--912_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084947</guid><pubDate>Fri, 09 May 2025 13:56:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Rivus'un Yeni Koleksiyonu "Inner Bloom" Tanıtıldı]]></title><description><![CDATA[Dicle İpek Öztaşkın'ın ev sahipliğinde gerçekleşen davetle yeni koleksiyonu "Inner Bloom"u tanıtan Rivus markası modaseverleri ve ünlü simaları bir araya getirdi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/rivusun-yen-koleksiyonu-inner-bloom-tanitildi-1084947</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/rivusun-yen-koleksiyonu-i-311_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084946</guid><pubDate>Fri, 09 May 2025 12:57:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Şehrin Yeni Pop İkonu!]]></title><description><![CDATA[Avrupa'da “2025 Yılının Otomobili” seçilen Renault 5, ünlü isimleri buluşturan bir lansmanla tanıtıldı. Kenan Doğulu'nun sahne aldığı gecede, ürünün dijital reklam filminde Yaren Leylek ile Adem Amca'nın hikayesini anlatan Teoman da keyifli bir sohbet gerçekleştirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sehrin-yeni-pop-ikonu-1084946</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/renault-5-tanitildi-420_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084945</guid><pubDate>Fri, 09 May 2025 12:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kitap Tanıtımı: “Longevity Tariflerle Tabağın Değişsin, Sen Değiş”]]></title><description><![CDATA[Ebru Zeynep Altay, kaleme aldığı “Longevity Tariflerle Tabağın Değişsin, Sen Değiş” adlı ilk kitabını özel bir davetle tanıttı. Tüm satış gelirini Mika-Der'e bağışlayan Altay'a derneğin yönetim kurulu üyeleri Arzu Çebi ve Arzu Sabancı teşekkür etti. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kitap-tanitimi-longevity-tariflerle-tabagin-degissin-sen-degis-1084945</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/kitap-tanitimi-longevity--762_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084944</guid><pubDate>Fri, 09 May 2025 12:31:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[New York Lezzetleri İstanbul'da]]></title><description><![CDATA[New York'un ünlü lezzetlerini Nişantaşı'ndaki mağazasında İstanbullularla buluşturan yeni mekan, düzenlenen bir davetle kapılarını açtı. Farklı konseptiyle de beğeni toplayan mekanda davetliler, lezzetli tatlılar eşliğinde keyifli vakit geçirdi.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/new-york-lezzetleri-istanbulda-1084944</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/new-york-lezzetleri-istan-795_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084943</guid><pubDate>Fri, 09 May 2025 12:20:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İstanbul'da Yeni Lezzet Durağı: Kün Restoran]]></title><description><![CDATA[Gastronomi dünyasının ünlü isimleri Marmara'ya nazır konumuyla İstanbul yeni lezzet duraklarından biri olmaya aday Kün Restoran'ın açılışında bir araya geldi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/istanbulda-yeni-lezzet-duragi-kun-restoran-1084943</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/istanbulda-yeni-lezzet-du-520_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084942</guid><pubDate>Fri, 09 May 2025 11:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Begüm Khan ve Sephora Anneler Günü'nü Kutladı]]></title><description><![CDATA[Sephora'nın renkli güzellik dünyası, Begüm Khan'ın doğadan ilham alan masalsı evreni ile buluşuyor.  Anneler Günü'nde Begüm Khan'ın ikonik yusufçuğu Sephora ile bir araya geldi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/begum-khan-ve-sephora-anneler-gununu-kutladi-1084942</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/09/begum-khan-ve-sephora-ann-396_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084939</guid><pubDate>Thu, 08 May 2025 18:25:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Başarım Sensin'den Geleceğe Işık Tutan Yardım Gecesi]]></title><description><![CDATA[İhtiyacı olan üniversite öğrencilerine burs fonu sağlamak amacıyla düzenlenen davette, cemiyetin yardımsever isimleri bir araya geldi. Gecede tarihçi, rehber Saffet Emre Tonguç ile tarih ve turizm yazarı Serda Büyükkoyuncu, paylaştıkları hikayelerle keyifli saatler yaşattılar. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/basarim-sensinden-gelecege-isik-tutan-yardim-gecesi-1084939</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/08/basarim-sensinden-geleceg-824_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084932</guid><pubDate>Thu, 08 May 2025 13:43:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Anneler Günü'ne Özel Kutlama]]></title><description><![CDATA[Bee Goddess ve Beymen, son zamanların hit mekanlarından Bardot'da Anneler Günü daveti verdi. Etkinlikte Leyla Alaton'un moderatörlüğünde bir de söyleşi gerçekleşti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/anneler-gunune-ozel-kutlama-1084932</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/08/anneler-gunune-ozel-kutla-671_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084931</guid><pubDate>Thu, 08 May 2025 13:33:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Love My Body 2025 İlkbahar/Yaz Koleksiyonu Tanıtıldı]]></title><description><![CDATA[Adil Işık Group Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zehra Işık ile güçlü kadın kimliği ve zarif duruşuyla ünlü oyuncu Meryem Uzerli'nin ev sahipliğinde gerçekleşen davet yoğun ilgi gördü. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/love-my-body-2025-ilkbaharyaz-koleksiyonu-tanitildi-1084931</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/08/love-my-body-2025-ilkbaha-248_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084930</guid><pubDate>Thu, 08 May 2025 13:04:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Burcu Ünlü'den “Işık Ve Karanlık” Sergisi]]></title><description><![CDATA[Sanatçı Burcu Ünlü'nün “Işık ve Karanlık” adlı ikinci kişisel sergisi,  Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı'nda sanatseverlerin ziyaretine açıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/burcu-unluden-isik-ve-karanlik-sergisi-1084930</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/08/burcu-unluden-isik-ve-kar-570_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084928</guid><pubDate>Wed, 07 May 2025 17:25:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İyilikten İlham Alan Festival: ÇABA Fest]]></title><description><![CDATA[Bu yıl 14'üncü kez düzenlenen ÇABA Fest, yine gönüllülük ruhunu ve toplumsal dayanışmayı ön plana çıkararak, umutları yeşertti. Festivalden elde edilen tüm gelir, çocukların nitelikli eğitim imkanlarına kavuşması için ÇABA Eğitim Kurumları'na aktarıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/iyilikten-ilham-alan-festival-caba-fest-1084928</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/07/iyilikten-ilham-alan-fest-616_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084924</guid><pubDate>Wed, 07 May 2025 15:24:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Marco Temponi'ye İtalya'dan Onur Nişanı]]></title><description><![CDATA[Calzedonia Group Yönetim Kurulu Başkanı Marco Temponi, Türkiye ile İtalya arasındaki iş birliğine sunduğu katkılar nedeniyle İtalya Cumhuriyeti'nin prestijli “İtalya Yıldızı Nişanı”na layık görüldü.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Calzedonia Group Yönetim Kurulu Başkanı Marco Temponi, İtalya ile diğer ülkeler arasında dostluk, kültürel etkileşim ve iş birliğini teşvik eden kişilere verilen "Ordine della Stella d'Italia" unvanının "Ufficiale" derecesiyle onurlandırıldı. İtalya Cumhurbaşkanı adına takdim edilen nişan, 2 Mayıs Cuma akşamı Venedik Sarayı'nda düzenlenen özel bir törenle verildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/07/marcotemponizlemtemp-07052025d44b9e15.jpg"/><font size="2"><i>Özlem-Marco Temponi, Giorgio Marrapodi</i></font><p></p><p>İtalya'nın Ankara Büyükelçisi Giorgio Marrapodi ve eşi Loriana Marrapodi'nin ev sahipliğindeki davet, iş, diplomasi, kültür ve moda dünyasından çok sayıda ismi bir araya getirdi. Temponi'ye verilen bu onur, özellikle Türkiye ile İtalya arasındaki ekonomik ve kültürel ilişkilerin gelişimine sunduğu katkıların bir göstergesi niteliğinde.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/07/zlemmarcotemponihacn-0705202529dc9f09.jpg"/><font size="2"><i>Özlem-Marco Temponi, Hacı-Nazlı Sabancı</i></font><p></p><p>2011 yılında yeniden yapılandırılan ve beş ayrı dereceye ayrılan "İtalya Yıldızı Nişanı", Temponi'ye genç yaşında sergilediği liderlik, uluslararası vizyonu ve stratejik iş birlikleri sayesinde ikinci seviyeden takdim edildi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/07/marcozlemtemponirach-0705202503714613.jpg"/><p></p><p>Törende piyanist Serkan Özyılmaz'ın performansıyla başlayan müzik programı, vokalde Ece Göksu'nun yer aldığı Quartet ile devam etti. Gecenin sonunda konuklar, şef Carlo Bernardini'nin küratörlüğünü üstlendiği özel lezzetlerle buluştu. Temponi'nin ailesi, yakın dostları ve profesyonel çevresinden isimlerin de yer aldığı gece, iki ülke arasında kurulan güçlü bağların kutlandığı anlamlı bir buluşmaya dönüştü.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/marco-temponiye-italyadan-onur-nisani-1084924</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/07/marco-temponiye-italyadan-304_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084920</guid><pubDate>Wed, 07 May 2025 11:40:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Pelin Akil ile New York'ta Hayatın Ritmini Konuştuk]]></title><description><![CDATA[Annelik ile oyunculuk arasında kurduğu hassas  dengede, kendi ritmini bulmuş bir Pelin var karşımızda. New York'ta buluştuğumuz güzel oyuncu ikizleri Lina ve Alin'den söz açıldığında ise onları şu sözlerle anlatıyor; “Biri rüzgâr, diğeri o rüzgârın yönünü belirleyen pusula gibi…” ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Anneler Günü yaklaşırken New York'ta   bir araya geldiğimiz Pelin Akil ile sahne   tutkusunu, ikizleriyle olan bağını,   hayatındaki dönüm noktalarını ve   yıllar içinde kendisine neyin iyi geldiğini   bulma yolculuğunu konuştuk... "Annelik,   oyunculuk ve diğer tüm işler arasında   bazen birini biraz eksik bırakmam   gerekiyor. Ama şunu fark ettim, kendime   ne kadar nazik davranırsam, o kadar   güçlü kalabiliyorum. Her şeyi mükemmel   yapma baskısını biraz bıraktım. Bazen   sadece o an ne gerekiyorsa onu   yapıyorum ve bu bana iyi geliyor" diyor.</p><p><b>Son dönemde tiyatro oyunu,   dizi, film üçgeninde seni en çok   heyecanlandıran proje hangisi?</b></p><p>Tiyatroda son dönemde izlediğim   bazı işler gerçekten umut verici.   Nora 2, Aydınlıkevler gibi cesur ve   sahici işler sahnede hâlâ büyünün var   olduğunu hatırlatıyor. Dijitaldeyse en son   izlediğim özellikle "İstanbul Ansiklopedisi"   gibi projeleri çok beğeniyorum. Hem   içeriğiyle hem anlatım diliyle çok farklı   bir yerden sesleniyor izleyiciye. Bence   potansiyelimiz çok yüksek; hikâyemiz   çok, yeteneğimiz çok. Sadece bunlara   alan açıldıkça dünya çapında işler   görmeye devam edeceğiz. Ben de tam   olarak bu tarz projelerde yer almak için   sabırsızlanıyorum.</p><p><b>Oyunculuk kariyerine başladığın   ilk günle bugünü kıyasladığında,   en çok hangi yönünün geliştiğini   düşünüyorsun?</b></p><p>Mesela eskiden bir sahnede sadece   duyguyu yakaladığımda bu yeterli   gelirdi. Ama "Rota Yeniden Oluşturuldu"   oyununda aynı sahneyi defalarca   prova ederken, bir bakışın, bir nefesin,   bir suskunluğun bile seyirciyle nasıl   başka türlü bağ kurduğunu fark ettim.   O yüzden bugün artık sadece karakteri   oynamıyorum, onun derisini giyip   onunla nefes alıyorum. Bu da fazla   provayla ve emekle oluyor aslında. Bu   alan, mesleğimde en çok geliştiğimi   hissettiğim yer sanırım.</p><p><b>Tiyatro oyunundan konu açılmışken   yorumlar genellikle nasıl,   canlandırdığın karakterle ilgili   neler söylemek istersin?</b></p>"Rota Yeniden Oluşturuldu" beş yıllık bir ilişkinin, kadının sondan başa, erkeğin baştan sona anlattığı bir hikâyesi. Ama hikâye sadece bir aşkı değil, bir insanın kendi içinde dönüp durmasını da anlatıyor. Kadının karakterinde beni en çok etkileyen şey, ne kadar çabalarsa çabalasın bir türlü ilerleyememesi. Bu duygu bana konservatuvar zamanımdaki oyunculuk eğitimi aldığım dönemleri hatırlattı. İlk zamanlar gelen ve bence her oyuncu adayının yaşadığı audition'lara hazırlanırken yaşanılan belirsizlikler, "Bu işi alabilecek miyim?" soruları, reddedilmeler... O dönemlerde kendime güvenmekte çok zorlandığım anlar oldu. Bu oyunu oynarken o kırılgan tarafımla da yeniden karşılaştım. Belki de bu yüzden karakterin duygusuna yaklaşmam daha kolay oldu.<p></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/07/pelinakil5-070520256e77b04c.jpg"/><p><b>Annelik, oyunculuk, marka iş   birlikleri derken oldukça yoğun bir   tempoya sahipsin. Hayatında nasıl   denge kuruyorsun?</b></p><p>Denge kurmaya çalışıyorum demek   daha doğru olur. Çünkü hiçbir zaman   tamamen dengeyi bulduğumu   hissetmiyorum. Annelik, oyunculuk ve   diğer tüm işler arasında bazen birini   biraz eksik bırakmam gerekiyor. Ama   şunu fark ettim, kendime ne kadar   nazik davranırsam, o kadar güçlü   kalabiliyorum. Her şeyi mükemmel   yapma baskısını biraz bıraktım. Bazen   sadece o an ne gerekiyorsa onu   yapıyorum ve bu bana iyi geliyor.   Kızlarımın gözünde mutlu bir anne   olmak, her şeyi yetiştirmeye çalışan bir   robottan daha değerli. Bu düşünce de   bana nefes aldırıyor.</p><p><b>Hazır Anneler Günü yaklaşırken,   anneliğin seni nasıl birine   dönüştürdüğünü düşünüyorsun?</b></p><p>Annelik beni önce yumuşattı, sonra da   güçlendirdi. Eskiden hep her şeyi kontrol   etmeye çalışan biriydim ama çocukların   sana şunu öğretiyor: Bazen bırakman   gerek, bazen sadece yanında olman   yeter. Onlar sayesinde sabrım büyüdü,   önceliklerim değişti. En önemlisi de   kendime çok daha derin bir şefkatle   bakmayı öğrendim. Çünkü kendine   iyi davranmazsan, onlara da tam   anlamıyla yetemiyorsun. aynı zamanda   anneliğim, oyunculuğumu da değiştirdi...   Artık bir karakterin derinliğine bakarken   içimde iki küçük kalbin sevgisiyle   bakıyorum her şeye. Bu da beni daha   tamam hissettiriyor.</p><p><b>İkiz annesi olmak nasıl bir yolculuk?</b></p><p>İkiz annesi olmak başlı başına bir   yolculuk ve bazen bir maraton! Aynı   anda iki minik kalbi büyütüyorsun   ama her birinin dünyası bambaşka.   Biri ağlarken diğeri gülüyor, biri   sarılmak isterken diğeri koşmak   istiyor. Bazen "nasıl yetişeceğim?" diye   çok zorlanıyorum ama sonra şunu   düşünüyorum ki mesele her şeyi aynı   anda yapmaya çalışmak değil, her   anı olduğu gibi kabul etmek. Onlardan   gerçekten çok şey öğreniyorum. En   çok da sevgiyi ikiye bölmeden ikiye   katlamayı. İkiz annesi olmak bana daha   esnek, daha sabırlı biri olmayı ama en   çok da sevgiyi daha geniş bir yerden   yaşayabileceğimi öğretti.</p><p><b>Nasıl bir annesin, kuralcı mısın,   yasakların var mı mesela?</b></p><p>Kendime "kuralcı" demek istemem ama   mümkün olduğunca tutarlı olmaya   çalıştığımı söyleyebilirim. Çocuklarımın   sınırları bilerek büyümesinin onlara   güven verdiğine inanıyorum. Mesela   paket gıdayı tüketmemeye çalışıyoruz,   televizyon izleme sürelerimiz de net.   Hafta içi okul zamanı izlemek yok, hafta   sonu belirli saatlerde serbest. Bunları   uygularken "yasak" demiyorum, nedenini   anlatıyorum. Çünkü hem kararlarımda   bir tutarlılık olsun hem de onlar bir   şeyin nedenini anlayarak içselleştirsin   istiyorum. Bazen zorlayıcı olabiliyor ama   şunu görüyorum; bu netlik onlara da   düzenli ve huzurlu bir alan yaratıyor...   Tabii ki tüm bu kuralların içinde bolca   sarılma, bolca gülme, bolca beraber   zaman geçirme var.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/07/pelinakil6-0705202572c65349.jpg"/><p><b>Alin ve Lina'nın karakterlerini   birkaç cümleyle nasıl özetlersin?</b></p><p>Alin daha duygusal, sezgisel ve iç   dünyası çok derin bir çocuk. Bazen   tek bir bakışıyla içimi okuyabiliyor gibi   hissediyorum. Lina ise enerjik, dışa   dönük, çok net ve kendinden emin. Ne   hissediyorsa hemen söylüyor. İkisi de   birbirinin zıttı gibi görünse de aslında   birbirlerini tamamlıyorlar. Biri rüzgâr   gibiyse, diğeri o rüzgârın yönünü   belirleyen pusula gibi.</p><p><b>Kızlarının sana yaptıkları en   duygusal ya da en komik Anneler   Günü anısı nedir?</b></p><p>Anne yazmayı yeni öğrenmişlerdi. Bir   Anneler Günü sabahı erkenden uyanıp   gizlice bir kâğıda "anne" yazmışlar,   yanına da kendi elleriyle kalpler   çizmişler. O kâğıdı yastığımın yanına   koymuşlar. Gördüğümde kalbim eridi.   Yanına da kendilerine has kalpler   çizmişlerdi. Çok duygulanmıştım,   hala o heyecanlarını hatırladıkça   gözüm doluyor... Yıllar geçse de o   sevgiyi hep yanımda taşımak istedim   ben de. Aynı kalpleri, aynı renklerle   koluma dövme yaptırdım. Şimdi her   baktığımda o sabahı ve onların bana   hissettirdiklerini hatırlıyorum.</p><p><b>Hayalindeki "anne kaçamağı"   nedir? Bir günlüğüne tamamen   kendine zaman ayıracak olsan   ne yaparsın?</b></p><p>Bazen sadece durmak istiyorum.   Hiçbir şey yapmak zorunda olmadan,   kimseye cevap vermeden... Çünkü ikiz   annesi olmak gerçekten kolay değil,   bir an bile boşluk bırakmıyor hayat.   Bir de oyunculuk, iş birlikleri derken   sürekli yoğun bir tempodayım ama asıl   yorucu olan hep planlamak, hep bir   şeyleri düşünmek, bir şeyleri yetiştirmek,   kaygılar... Sadece durmak, sessizlik ise   ara ara bedenimin ve zihnimin ihtiyacı   olduğunu hissettiğim şeyler.</p><p><b>Kendi annenle ilişkin seni anneliğe   nasıl hazırladı?</b></p><p>Annem bana hep güvendi. Benim   yolumu bulacağıma inandı, kendi   akışımı yaşamama izin verdi. Ama aynı zamanda çok kaygılıydı -hala da   öyle. Tek çocuğu olduğum için hep   koruma hâlinde. Aslında o da kendi   annesinden böyle görmüş. Şimdi   ben anne olunca bu döngüyü fark   ettim. Aynı refleksler bende de var   ama mümkün olduğunca bu evhamı   çocuklara yansıtmamaya çalışıyorum.   Kontrol etmek yerine gözlemlemeyi,   yönlendirmek yerine alan tanımayı   öğreniyorum. Kolay değil ama   bilinçli olarak farklı bir yerden annelik   kurmaya çalışıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/07/pelinakil3-07052025355b2e8a.jpg"/><p><b>Son bir, iki yıldır inanılmaz formda   ve enerjik bir Pelin var karşımızda.   Peki bu noktaya gelebilmek için   neler yaptın?</b></p><p>Bu son iki yılda şunu fark ettim, enerjiyi   dışarıdan beklemek yerine, içeriden   harekete geçirmem gerekiyordu. Asıl   gücüm dengede olmaktan geçiyor. Bu   yüzden beslenmeme dikkat etmeye,   vücuduma iyi bakmaya başladım. Her   gün bir saat spor yaptım; online olarak   Selozi ile çalıştım hala çalışıyorum.   Başta bu tempoya alışmak kolay   değildi ama şimdi spor yapmadığım   gün bile vücudumu mutlaka hareket   ettirme ihtiyacı hissediyorum. Çünkü   bu sadece bedensel değil, ruhsal   bir ihtiyaç hâline geldi. Kendime bir   söz verdim: "Ne olursa olsun bu ritmi   bırakmayacağım." Ve şunu çok net   gördüm ben iyi olunca çevrem de   iyi oluyor. Çocuklarım, işim, hayatla   kurduğum ilişki... Her şey zincirleme   etkileniyor. O yüzden insanın önce   kendi bedenine, kendi ruhuna sahip   çıkması gerekiyor. Bedenime iyi   baktıkça, her şeyin daha kolay aktığını   fark ettim.</p><p><b>Modun düştüğünde kendini iyi   hissetmek için neler yaparsın?</b></p><p>Modum düştüğünde hemen   toparlamaya çalışmıyorum artık.   Biraz duruyorum, neye üzüldüm, neye   sıkıldım bakıyorum. O hâli bastırmak   yerine içinden geçmeyi öğrendim   diyebilirim. Ama bazen de gerçekten   fiziksel bir şey lazım oluyor. Yürümek,   biraz müzik açmak, kızlara sarılmak,   bazen tek başıma bir kahve içmek bile   iyi geliyor. En çok da hareket etmek...  Vücudumu harekete geçirince zihnim   de toparlanıyor. Eskiden hemen   çözmeye çalışırdım, şimdi biraz kalıp   sonra hafifliyorum.</p><p><b>Hayatında "İyi ki yapmışım!"   dediğin en büyük adım   hangisiydi?</b></p><p>Hayatımda "İyi ki yapmışım!" dediğim   en büyük adım, kızlarımı kucağıma   aldığım andı. O an her şeyin anlamı   değişti. O günden beri, her ne   yapıyorsam içinde onlar da var. Beni   en çok ben yapan şey, anne olduğum   gün başladı.</p><p><b>Yıllar boyu çok konuşulan bir   konu, "iyi bir anne olmak..."   Sana göre nedir bunun tarifi?</b></p><p>Zor bir soru ama bence iyi bir anne   olmak mükemmel olmaya çalışmak   değil, tutarlı olmak. Çocuğuna sınırlar   koyarken de, sarılırken de kendin gibi   kalabilmek. Bazen hata yaptığını kabul   etmek, bazen özür dilemek ve en   önemlisi bence çocuğuna seni değil,   kendini keşfetmesi için alan açmak.   Onun yanında büyümeye, birlikte   öğrenmeye gönüllü olmak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/07/pelinakil2-07052025d6f4b517.jpg"/><p><b>Çalışan annelerin birçoğunun   ortak derdi, çocuklarıyla yeteri   kadar vakit geçiremediğini   düşünmek. Sen bu durumla nasıl   başa çıkıyorsun?</b></p>Ben de zaman zaman bunu hissediyorum ama şunu öğrendim; mesele ne kadar çok vakit geçirdiğimiz değil, o vakitte ne kadar gerçekten birlikte olduğumuz. Telefonu bir kenara bırakıp gözlerinin içine baktığımda, onlara gerçekten kulak verdiğimde, o an her şey oluyor. Vicdan azabıyla değil, kalpten gelen bir bağ kurmaya çalışıyorum ve unutmuyorum ki kendimi iyi hissedersem, birlikte geçirdiğimiz zaman da iyi oluyor.<p></p><p><b>Sosyal medyada oldukça aktifsin.   Takipçilerin, hakkında en çok   neleri merak ediyor?</b></p>En çok "Bu enerjiyi nereden buluyorsun, ikizlerle nasıl baş ediyorsun, gerçekten bu kadar disiplinli misin?" gibi sorular geliyor ama galiba en çok merak ettikleri şey perde arkası, yani kamera kapanınca nasıl biri olduğum. Artık çocuklarımı sosyal medyada mümkün olduğunca az paylaşmaya çalışıyorum. Çünkü onlarla geçirdiğim vakitlerde, gerçekten orada olmak istiyorum, sadece anneleri olarak, sadece onların dünyasında.<p></p><p><b>New York'ta çok keyifli bir çekim   gerçekleştirdik, bu seyahat için   neler söylemek istersin?</b></p><p>New York'a, hatta Amerika'ya ilk kez   bu çekim için gittim. Hayatımda ilk   defa Broadway'de oyunlar izledim;   "Back to the Future" ve "Cabaret"   hâlâ aklımda. Sadece izlemek değil,   ilham almak için de oradaydım. O   sahneleri görünce insanın içinden "Biz   neden böyle işler yapmayalım?" diye   geçiyor. Çekimler ise bambaşkaydı.   Sinem Yazıcı ile Soho'nun o salaş   sokaklarında dolaşıp, her karede   başka bir hikaye anlattık. Hem çalıştım   hem ilhamla döndüm. Bu seyahat   benim için sadece bir proje değil, yeni   bir başlangıç gibiydi.</p><p><b>New York senin en çok hangi   yanını besledi?</b></p><p>New York'un beni en çok besleyen   yanı ritmi. Her köşesi ayrı bir hikaye,   her adımda yeni bir fikir ama beni   en derinden etkileyen şey, Broadway   müzikalleri. Orada otururken bile   kendimi sahnede hayal ediyorum.   O ışıklar, o enerji, o anlatım dili...   İlhamın tam karşısında oturmak   değil, içinde olmak istiyorsun. Ve bu   his, bana yeniden neden sahnede   olduğumu hatırlatıyor.</p><p><b>Son yıllardaki stilini nasıl   tanımlarsın, daha kendinden emin   bir Pelin var sanki karşımızda...</b></p><p>Evet, ben de öyle hissediyorum. Son   yıllarda hem stilimde hem duruşumda   daha net, daha kendinden emin, ne   istediğini bilen bir Pelin var. Eskiden   "Acaba uyar mı, yakışır mı?" diye   düşündüğüm şeyleri artık denemekten   çekinmiyorum. Tarzım artık sadece   kıyafetle ilgili değil, nasıl hissettiğimle,   neyi yansıtmak istediğimle ilgili. Sade   ama güçlü parçaları seviyorum.   Kendimi iyi hissettiğimde ne giydiğim   değil nasıl taşıdığım daha önemli   hale geliyor.</p><p><b>En çok ne satın alırsın?</b></p><p>Açıkçası kendime öyle kolay kolay bir   şey almam. Gerçekten çok beğenmiş   olmam ya da net bir ihtiyacım olması   lazım... Ama söz konusu çocuklarım   olduğunda işler değişiyor. Gittiğim   ülkelerden kitap, oyuncak gibi burada   zor bulacağım şeyleri alıyorum. Onlar   için alışveriş yapmak bana daha   heyecanlı geliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/07/pelinakil-07052025eb02168a.jpg"/><p><b>Yaz yaklaşıyor, seyahat planları   yapıldı mı?</b></p><p>Benim için tatil planı genelde spontan   gelişiyor. Hayatın akışında aniden   önüme bir boşluk çıkınca hemen   değerlendirmeye çalışıyorum.   Çocuklarla birlikte tekne tatilini   çok seviyoruz, o sakinlik ve deniz   hepimize iyi geliyor. Güneşle resmen   besleniyorum, bahar kızıyım ben ama   yazı da çok severim. O yüzden fırsat   buldukça kaçmak, biraz soluklanmak   en büyük lüks.</p><p><b>Bir günlüğüne başka bir   mesleği yapma şansın olsa   hangisini seçerdin?</b></p><p>Ajan olmak isterdim. Böyle gizli   görevler, kulaklıklar, şifreli konuşmalar   falan... Ama tabii stilimden ödün   vermem, topuklularla kovalamaca   sahnesi olur. Bir de çocuklar ararsa   hemen görevi bırakırım, sonuçta en   önemli görev çağırıyor, annelik.</p><p><b>Bugüne kadar seni çok etkileyen,   aklına hızlıca gelen sahne arkası   anın nedir?</b></p><p>Aslında tek bir an gelmedi aklıma.   Sahne arkası, hep bir hikâye. Kimi   zaman kostümün son saniyede   hazır olur, kimi zaman sahne araları   kostüm değiştirme. İzlerken kimsenin   anlayamayacağı koşturmaca. O   perde açılmadan önceki birkaç saniye   kalp atışım, nefesim, her şey değişiyor.   Belki de beni en çok etkileyen şey,   sahneye her çıktığımda, her defasında   o ilkmiş gibi hissettiren o an.</p><p><b>Röportaj:</b> Ceylan YENİACUN</p><p><b>Fotoğraf:</b> Sinem YAZICI</p><p><b>Styling: </b>Büşra ÇEVİK</p><p><b>Saç:</b> Megan MOTTER</p><p><b>Makyaj: </b>Emine KÜÇÜKTİRELİ</p><p><b>Styling asistanı:</b> Habeb ZAID </p><p><b>Tırnak sanatçısı: </b>Aleksei DROBKOV</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/pelin-akil-ile-new-yorkta-hayatin-ritmini-konustuk-1084920</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/07/kendine-nazik-oyunculuga--341_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084897</guid><pubDate>Fri, 02 May 2025 17:16:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Derin Mermerci'den Pet Gala]]></title><description><![CDATA[Tersane İstanbul'da özel bir gala gecesi düzenleyen Bir Can Bir Candır Derneği, sokak hayvanlarına şefkat elini uzattı. Türk çağdaş sanatının usta isimleri, geceye özel ürettikleri eserleriyle can dostlarımıza destek verdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/derin-mermerciden-pet-gala-1084897</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/02/derin-mermerciden-pet-gal-531_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084890</guid><pubDate>Fri, 02 May 2025 15:33:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Şebnem Çapa'dan Çukurcuma'da Davet]]></title><description><![CDATA[Şebnem Çapa, Çukurcuma'daki mağazasında 2025 Bahar/Yaz Koleksiyonu'nu modaseverlerle buluşturdu. Sıcak renkleri, desenleriyle bahar coşkusu yayan aşk, barış ve mutluluk temalı tasarımlar beğeni topladı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sebnem-capadan-cukurcumada-davet-1084890</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/05/02/sebnem-capadan-cukurcumad-947_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084865</guid><pubDate>Mon, 28 Apr 2025 17:20:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Make-A- Wish® Türkiye 23 Nisan'da Çocukların Hayallerine Dokundu]]></title><description><![CDATA[Make-A- Wish® Türkiye / Bir Dilek Tut Derneği; riskli hastalıklarla mücadele eden çocuklara sürprizlerle dolu bir gün armağan etti. Duygusal ve eğlenceli anların yaşandığı etkinlikte, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Dünya Dilek Günü, dernek elçisi Alina Boz'un katılımıyla kutlandı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/make-a-wish-turkiye-23-nisanda-cocuklarin-hayallerine-dokundu-1084865</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/28/make-a-wish-turkiye-23-ni-101_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084851</guid><pubDate>Fri, 25 Apr 2025 17:28:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[TOG Bazar'da Gençlerin Projelerine Tam Destek]]></title><description><![CDATA[“Bir Günle Bin Hayale Ortak Ol” sloganıyla gerçekleşen TOG Bazar'da kalpler gençler için çarptı. Markaların yardım amaçlı stant açtığı etkinlikten elde edilen gelirin tamamı, Toplum Gönüllüsü gençlerin sosyal sorumluluk eğitimlerine ve projelerine aktarılacak.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tog-bazarda-genclerin-projelerine-tam-destek-1084851</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/25/tog-bazarda-genclerin-pro-181_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084834</guid><pubDate>Wed, 23 Apr 2025 16:44:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yarım Asırlık Bir Yolculuk: Sabancı Vakfı'nın 50. Yılı]]></title><description><![CDATA[Sabancı Vakfı, 50. kuruluş yıl dönümünü Sabancı Center'da düzenlenen özel bir geceyle kutladı. Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı'nın ev sahipliğinde gerçekleşen resepsiyona, Sabancı Ailesi üyeleri, vakfın mütevelli heyeti, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, bursiyerler ve eğitim alanında desteklenen kurumların öğretmenleri katıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yarim-asirlik-bir-yolculuk-sabanci-vakfinin-50-yili-1084834</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/23/yarim-asirlik-bir-yolculu-527_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084833</guid><pubDate>Wed, 23 Apr 2025 16:17:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ömer Uluç'un Sanat Serüveni İstanbul Modern'de]]></title><description><![CDATA[İstanbul Modern, Ömer Uluç'un sanatsal yolculuğunu mercek altına alan bir sergiyi sanatseverlerle buluşturdu. Uluç'un, karşılaştığı kültürlerden ilhamla ürettiği yapıtlarının yer aldığı sergi, ziyaretçiyi çok yönlü dünyasını keşfe çıkarıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/omer-ulucun-sanat-seruveni-istanbul-modernde-1084833</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/23/omer-ulucun-sanat-seruven-887_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084829</guid><pubDate>Tue, 22 Apr 2025 19:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Vakkorama Sailing Team MYK Kış Trofesi'nin Şampiyonu Oldu.]]></title><description><![CDATA[Yelken dünyasında üstün performansıyla dikkat çeken Vakkorama Sailing Team, başarılarına bir yenisini daha ekledi. Dümeninde Cem Hakko'nun yer aldığı Vakkorama Sailing Team MYK Kış Trofesi'nin Şampiyonu oldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/vakkorama-sailing-team-myk-kis-trofesinin-sampiyonu-oldu-1084829</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/22/vakkorama-sailing-team-my-772_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084828</guid><pubDate>Tue, 22 Apr 2025 19:14:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[CI Bloom Dördüncü Edisyonu Sanatseverlerle Buluştu]]></title><description><![CDATA[CI Bloom, dördüncü edisyonuyla Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı Rumeli Salonu'nda, sanatseverleri çağdaş sanatın tüm renkleriyle buluşturdu. Bu sene bünyesindeki yeniliklerle ve yepyeni iş birlikleriyle dikkat çeken fuar, Türkiye çağdaş sanat sahnesine enerji kattı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ci-bloom-dorduncu-edisyonu-sanarseverlerle-bulustu-1084828</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/22/ci-bloom-dorduncu-edisyon-300_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084823</guid><pubDate>Tue, 22 Apr 2025 14:17:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yalıda Tiyatro: Alışılmışın Ötesinde Bir Anlatı Deneyimi]]></title><description><![CDATA[Sahnenin bir oyun alanından ziyade gerçekçi dünyalar yaratmak üzerine kurulu olduğunu anladığımız Fuat Paşa Yalısı'na konuk oluyoruz. Tarihi mimarinin merdivenlerinde ve pencerelerinde tasvir edilen oyunların perde arkasına dahil oluyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Perdesiz bir tiyatro nasıl olur diye   düşündünüz mü? Oluyormuş. Hem   de öyle böyle değil, seyircisini   merdivenlerden köprüye taşıyan bir   hikâyeye dönüşüyor... Tiyatro dünyasının   heybesinde ne varsa, yalıya da taşınmış   anlayacağınız. Biz de hikayenin içine daha   fazla dahil olmanın mutluluğuyla iki ayrı   tiyatro topluluğu; Tiyartomig ve Tiyatrose'un   kurucuları Mustafa Kaygusuz ve Dilfuza   Rozıyeva ile bir araya geldik. Çünkü   onlar sadece sahne kurmuyor, sahnenin   olmadığı yerde sahne yaratıyorlar. Disiplinli,   tutkulu, gerçekçi ve yer yer "Don Kişot"vari   bir ısrarla! Bir yanda Mersin'den çıkıp   Makedonya'da oyunculuk eğitimi alarak   tiyatroya âşık olmuş Mustafa, diğer yanda   küçük yaşta Rus ekolüyle tanışmış, sahnenin   her alanında iz bırakan Dilfuza var.   Ayrıca bu ikili sadece oyun sahnelemiyor;   bir kültür, bir anlatı biçimi inşa ediyor.   Üstelik bunu, alıştığımız sahnelerin dışına   taşıyarak yapıyorlar. Kısacası Fuat Paşa   Yalısı'nda başlayan "Yalıda Tiyatro" hayali,   hem mekâna hem seyirciye bambaşka bir   deneyim sunuyor.</p><p><b>Tiyatrose ve Tiyartomig'i kurarken   sizi en çok motive eden şey neydi?   Sanat dünyasında bu iki topluluğun   nasıl bir boşluğu doldurduğunu   düşünüyorsunuz?</b></p><p><b>Mustafa Kaygusuz: </b>Tiyatrose ve   Tiyartomig'in kuruluşlarına şahit olmak,   benim için mutluluk ve gurur verici.   Motivasyonumu sağlayan en büyük etken   ise; farklı alanlar yaratmak istememiz,   kendi bakış açımızla farklı konseptlerle   buluşturma heyecanımız diyebilirim. Bu   iki topluluğun en temel farkı ise; tiyatro   ve sanat camiasında estetiğin sanatla   buluşması yolunda adımlar atması,   yaratılan farklı konseptler ile oyun ve   sahne eşleşmesini iyi yakalayıp seyirciye hiç   deneyimlemediği duyguları yaşatması oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/22/dsc5945-2204202508040419.jpg"/><p><b>Fuat Paşa Yalısı'nda hayata   geçirdiğiniz "Yalıda Tiyatro"   konseptinin tohumları nasıl atıldı ve   fikrin gelişim süreci nasıl ilerledi?</b></p><p><b>Dilfuza Rozıyeva: </b>Aslında benim yalıyla   tanışma fırsatım 2023 senesinde oldu.   Oyunlarımızı bahçe alanında sadece   yaz yaylarında üç ay sergiliyorduk.   Sonra kış ayına geçiş yaptık ve bizim   oyunlarımızı sergileyeceğimiz halihazırda   bir sahnemiz yoktu. Fuat Paşa Yalısı'nın   yöneticisiyle toplantıdaydık ve oyunlarımızı   sergilediğimiz avluda gezerken, "Neden   biz 'Beyaz Geceler' oyunumuzu burada sergilemiyoruz" dedim. "Burada Beyaz   Geceler köprüsünü yaratabiliriz" diyerek o   an ambiyansı hayal ettim. Herkes olumlu   baktı, "Haydi durmayalım" dedik. Ve ben   bir gün sonra "Acaba seyirci mutlu olur   mu, nasıl olabilir?" diye düşünürken ekip   arkadaşım, "Biz en iyisini yapacağız, bak,   gör!" dedi ve "Yalıda Tiyatro" konsepti adı   altında 4 Eylül 2023 senesinde "İnsancıklar"   oyunumuzun prömiyeri ile adım attık. Bu   iki küçük topluluk, ilk teknik kurulumunu   konsept sahnesinde yaşadı. Bizim yuvamız   oldu Yalıda Tiyatro. Tabii dezavantajları da   var, orası bir tiyatro sahnesi değil. Zorlukları   yok mu? Çok var. Fakat biz her oyunda   elimizden geldiği kadarıyla seyircilerimizi   tatmin etmeye çalışıyoruz. Geldiklerinde   mutlu ayrılmaları bizim için çok önemli.</p><p><b>Bir oyunun sahnelenme sürecinde   en kritik aşamalardan biri olan   oyuncularla ve teknik ekiple çalışma   süreci nasıl ilerliyor? </b></p><b>M.K.: </b>Ekip, en zorlandığımız konulardan biri. Çok uzun süredir ışık ve ses operatörlüğünü ben oynarken Dilfuza Hanım, Dilfuza Hanım oynarken de ben yapıyorum. Oyuncuları koordine etmek, disiplin ve sabır istiyor. Eğer sabırlı birisi değilseniz yönetmek çok zor. Hemen her provada istediğimiz gibi sıkı çalışmak büyük bir özgürlükten geçiyor. Tamamen oyuncunun çalışarak gelmesi, müsaitlik durumu ve her şeyini o saat dilimlerinde sana ayırması gerçekten önemli. Bunlar olmayınca bazen istediklerinizi alamıyorsunuz. Çünkü herkesin hayatını anlamak, bazen kendin gibi düşünmemek gerekiyor.<p></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/22/image00002-22042025be170fd6.jpg"/><p><b>Rus ekolü ve özellikle Stanislavski   metodu, oyunlarınızı ve seyirciyle bağ   kurma biçiminizi şekillendiriyor mu?</b></p><p><b>D.R.:</b> Rus ekolü dediğimizde aklıma şu   geliyor. Ben kendimi bildim bileli sanatla   ilgileniyorum. Ailem ve aldığım eğitimlerimin   ucu Rus kültürüne dokunuyor. Ben Rus   kültürünü taşıyan bir evde büyüdüm. Bu   yüzden disipline ve çalışmaya çok önem   veriyorum. Stanislavski metodundan ziyade   oyunlarımızda gerçekçiliğe yön veriyoruz.   Ne kadar gerçekçi olursanız, seyirci ile olan   bağınız o kadar kuvvetlenir. Bizim için en   değerli olan nokta gerçekçi olmak.</p><p><b>Disiplinler arası sanat anlayışına nasıl   yaklaşıyorsunuz?</b></p><p><b>M.K.: </b>Disiplinler arası sanat anlayışına   yaklaşımımız elbette pozitif. Dans, müzik,   ses konusunda entegremiz oluyor ve olacak   da. Ancak teknolojiyi sanatın içine çok   fazla entegre etmek istemiyoruz. Sadece   bir noktada teknolojiyi entegre etmek için   uğraşımız söz konusu olabilir. O da üst yazı   çevirisi. Üst yazıyı yapmak isteme sebebimiz   ise; oyunlarımızı farklı dillerde orijinal   metni ile sergilerken seyircilerimizin de   anlamasını sağlamak.</p><p><b>Bir oyunun görsel kimliğiyle   anlatısını tamamlayan kostüm ve   sahne tasarımlarında nasıl bir   süreç izliyorsunuz?</b></p><p><b>D.R.: </b>Şimdi okuyanlar diyebilir ki bütün   işleri sizler mi yapıyorsunuz? Evet, bazen   yorucu oluyor ama sonucundan tatmin   oluyoruz. Eskiden Mustafa Bey ile bütün   oyun kostümleri ve dekorlarını birlikte   yapıyorduk. Şimdi okul arkadaşım   Kazakistanlı Parviz Akhmetov, üzerimizdeki   çoğu yükü bizden aldı diyebilirim. Kostüm   tasarımının süreçleri, metni okuma,   dönemi araştırma, tasarımları çizme ve   üzerinde bir süre düşünme gibi çeşitli   adımlara bölünüyor iş. Üretim sürecinde   hayal ettiğimiz kostümleri bulmakta   zorlandığımız oluyor, bu durumda elle   üretmek zorunda kalıyoruz. Ama bundan   bir taraftan da mutlu oluyoruz. Çünkü   burada da yaratıcılığımızı ifade ettiğimizi   düşünüyorum. Bu meslekte tamamen   bir ekip ruhuna ihtiyacımız oluyor. Ekip   ruhu, koordineli olarak çalışmak, disiplin,   olmazsa olmazımız.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/22/image00008-220420254eaef322.jpg"/><p><b>Özellikle Beyaz Geceler'de, köprüyü   merdivenler üzerinde canlandırmanız   çok yaratıcı bir sahneydi. Peki bu   konsept tiyatro mekanlarının sanatsal   anlatıyı nasıl değiştirebileceği   konusunda size ne öğretti?</b></p><p><b>M.K.: </b>Konsept Tiyatro fikri pandemi   döneminde başladı ve pandemi sürecinde   tiyatro, dünyada sergilenmezken   bizler oyunlarımızı sergilebiliyorduk.   Pandeminin ilk çıktığı zaman diliminde   sanat camiasında doğal olarak bir panik   ve korku havası hakimdi. Bizler de ne   yapabiliriz diye düşünürken sitelerin havuz   başlarında, mesafe kurallarına dikkat   ederek oyunlar oynamaya başladık.   Hatta Fuat Paşa Yalısı ile tanışıklığımız   böyle oldu. Açık havasında tiyatro   sergilemeye başladık. Farklı konsept fikri   ortaya çıktı ve bunu geliştirdik. Feriye'de,   Üçüncü Mekan'da, Pera Palace'ta, Fuat   Paşa Yalısı'nda konsepti geliştirdik ve   oyunlarımızı konseptlere göre entegre   ettik. Normal sahnelerden farklı olduğu   için bazı imkanlar olmuyor. Mekanın   bulunduğu imkanlarla mizansenleri   oyunlarımıza adapte ediyoruz ve   farklı bakış açıları çıkıyor. Örneğin;   bahsettiğiniz gibi merdivenleri köprü   gözüyle canlandırmak hiç olmayanı   oldurmayı öğretti ve bu seyircide farklı bir   duygu yaratıyor. Bu durumda bizde, farklı   mekanda konsept kaygısı oluşturmuyor.</p><p><b>Gelecek projelerinizde Tiyatrose   ve Tiyartomig'i evrimleştirmeyi   veya farklı bir noktada görmeyi   planlıyor musunuz?</b></p><p><b>D.R.: </b>Gelecekteki projelerimiz sürpriz   olarak kalsın. Yakın zamanda da   sizleri bekleyen projelerimiz olacak.   Tamamen değiştireceğimiz fikirlerimiz   olmayacak ancak yeniliklerimiz var. Bu iki   topluluk olmak istediği yerlerde olacak,   hayallerinin peşinden gidecek.</p><p><b>Fotoğraflar:</b> Soner Gömleksiz, Yalıda Tiyatro ekibi inziyle</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/yalida-tiyatro-alisilmisin-otesinde-bir-anlati-deneyimi-1084823</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/22/yalida-tiyatro-alisilmisi-738_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084805</guid><pubDate>Sat, 19 Apr 2025 14:11:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Z Raporu: Özgür Daniel Foster]]></title><description><![CDATA[Genç kuşağın yıldızı yükselen isimlerinden Özgür Daniel Foster, sinemanın büyük ustalarından Charlie Chaplin'i canlandırdığı tiyatro oyunu ile Z kuşağının sahne başarısına ışık tutuyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Z kuşağında oyuncu olmak hayaller listesinde genellikle ilk  sıralarda. Peki senin oyunculuk macerana temel oluşturan; sahne ışıklarının  büyüsüne kapılman mı oldu yoksa hikayelerin gücüne inanman mı?</b></p><p>Evet,  sahne sanatları insanlar için daima çekici gelmiştir ve her kuşakta hep popüler  işlerden olmuştur diye düşünüyorum, nitekim günümüzün de en popüler  mesleklerinden biri gibi duruyor. Yalnız ben şuna da inanıyorum, popüler olması  başka bir şey... O dünyanın içine dahil olup pastadan pay alabilmek sadece  istemekle ya da büyülenmekle olmuyor. Ben kendimi bildim bileli oyunculuğa  imrendiğimi ve meslek olarak oyunculuğu hayal ettiğimi biliyorum. Ailem de  daima bu konuda destekleyici oldu. Mesleğim için doğduğum şehri, evimi,  sevdiklerimi, düzenimi hayallerime göre inşa etmeye çalıştım. Çocukken ailemle  birlikte çok film izlerdik. Beni büyüleyen şey hikayelerin ve hikaye  anlatıcılarının gücü oldu her zaman. Yıllar geçmiş olmasına, bütün o  filmleri onlarca kez izlemiş olmama rağmen hala ilk izlediğim andaki  reaksiyonlarımı hatırlayabiliyorum... Maximus öldükten sonra tüm arena adını  haykırırken altı yaşındaki Özgür'ün de "Maximus, Maximus" diye haykırıp  ağladığını hatırlıyorum... Dünyanın belki de en sıcak kalbine sahip olan John  Coffey'nin (Green Mile) haksız yere idama giden yolculuğunda her zaman  iyilikten güç bulduğunu ve o sandalyeye oturtulduktan sonraki öfkemi, hıçkırıklarımı,  üzüntümü hatırlıyorum...</p><p><b>İngiliz baba, Türk anne,  Marmaris semaları... Nasıl bir çocukluktu seninki?</b></p><p>Çok  eğlenceli bir çocukluktu. Marmaris'in muhteşem doğasıyla iç içe büyüdüm, öğrendim  ve geliştim diyebilirim. Erken bir yaşta yelken sporuna başladım dolayısıyla  arkadaşlarımla bir arada denizlerde, sahillerde çok sosyal bir çocukluk yaşadım.  Okulun yanı sıra antrenman kampları, yarış seyahatleri derken Türkiye'nin birçok şehrini  gezdik ve bu şehirlerde yelken yaptık, çokça insan tanıdım ve arkadaş  edindim.15 yaşında milli takıma seçildim, kamp ve yarışlar için yurt dışına  da seyahatlere başladım. Bütün bu antrenmanlar, yarışlar, seyahatler arkadaşlarımla  ve hocalarımla birlikte geçirdiğim, ailemin yanımda olmadığı, bu yüzden kendi  kararlarımı verdiğim, sorumluluk aldığım, hatalar yaptığım, dersler çıkardığım,  çok eğlendiğim, sevdiğim, şu an çok özlediğim günlerdi... Ailemin ve Marmaris'in  bende çok emeği var, haklarını ödeyemem</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/18/tezza7126-18042025f86de913.jpg"/><p><b>"Oyunculuk, bir karakterin  ayakkabılarını giyme ve onun dünyasında yürüme sanatıdır" demiş Morgan Freeman.  Sen de şu sıralar Chaplin oyununda sahnede Charlie Chaplin'i canlandırıyorsun.  Nasıl bir yürüyüş olarak tarif edersin bu rolü?</b></p><p>Kendimi  çok geliştirdiğim, öğrendiğim, çok mutlu olduğum ve çok gurur duyduğum bir  yürüyüş... Kariyerimin henüz başlarındayken; hayatı boyunca çok  büyük zorluklarla karşılaşmış ve hiçbir zaman pes etmemiş; insanların onun  filmlerini izlemeleri, anlamaları, beğenmeleri ve empati yapmaları hayatındaki  en büyük amacı olmuş ve tüm hayatı boyunca neredeyse dinlenmeden bu amacı için  çalışmış ve başarı kazanmış, sinema tarihinin en önemli isimlerinden biri olmuş  bu önemli adamı gerçekten tanımaya ve anlamaya çalışmak, onunla empati  yapabilmek ve onun disiplinini ve motivasyonunu benimseye çalışmak, her sahneye  çıktığımda onun dünyasını daha da yakından tanımak beni çok geliştirdi ve  büyüttü. Tarihimiz açısından çok değerli ve önemli bu insanın, takdir  edilmesi gereken muazzam hayat hikayesini Türkiye'de ilk kez sahnede  anlatıyor olmak da gerçekten beni ve Chaplin ailesi olarak bizi çok gururlandırıyor.</p><p><b>Oyunculuğun farklı iki  yansıması olarak düşünürsek, tiyatro sahnesi ve ekran arasındaki oyunculuğun  derinliğine dair neler söyleyebilirsin?</b></p><p>Bence  ikisinin derinliği de aynı, sadece uygulama yöntemleri daha farklı diyebilirim.  Performansımı sahnede daha özgür ve daha büyük sergileyebiliyorken, ekranda  bunu sadece bir bakışla anlatabilmek paha biçilemez deneyimler. İkisinin  arasındaki ince çizgiyi yaşamadan anlamıyormuş insan, bu nedenle her oyuncunun  iki deneyimi de yaşaması gerektiği kanaatindeyim.</p><p><b>Chaplin rolü hayatında  olmasaydı sence ne kaybetmiş olurdun?</b></p><p>Chaplin'in ayakkabılarını giydiğim günden beri çok  daha gururlu, mutlu, umutlu ve özgüvenli bir oyuncuyum. Hayata ve mesleğime  tutkum daha da arttı. Ne mutlu bana böylesine değerli ve önemli bu ayakkabıları  giyebiliyorum. Ve yine ne mutlu bana ki bu ayakkabıları giydiğimde aldığım  tepkiler inanılmaz pozitif ve şevk verici, ben tüm seyircimize genç yaşta  sırtlandığım bu ağır görevi gerçekleştirirken beni destekledikleri için teşekkürü  borç bilirim. Dilerim seyirci bu çok değerli hayat hikayesini izlemeye ve  desteklemeye devam eder ki ben de daha uzun seneler bu ayakkabıları giymeye  devam edeyim.<b></b></p><p><b>Genel olarak senin  kuşağının özgürlük, esneklik ve anlam arayışı var. Üstelik insanlar isminden de  etkilenir. Özgürlük senin için nedir peki? Sınırlarla nasıl bir ilişkin var?</b></p><p>Mutlu  yaşayan bir insan özgür bir insandır. Beğensek de beğenmesek de kapitalist bir  dünyada toplum olarak bir düzen içinde yaşıyoruz. O yüzden tabii ki  sınırlar olduğunu ve olması gerektiğini düşünüyorum, dünyadan ve toplumdan  tamamen bağımsız yaşamanın mümkün olduğuna inanmıyorum. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/18/tezza8617-1804202533db7eb7.jpg"/><p><b>Yaşıtlarından farklı  olduğunu hissettiğin zamanlar oluyor mu?</b></p><p>Hepimizin  nevi şahsına münhasır insanlar olduğumuzu düşünüyorum. Her insanın kendine özgü  bir rengi var bence ve bu farklı renkleri tanımak, anlamak hayatı keyiflendiren  bir özellik.</p><p><b>Başarı kelimesi senin  sözlüğünde nasıl bir anlam taşıyor? Sana göre başarılı insan kimdir?</b></p><p>Bence  başarı yaşama amacımızı bulabilmektir ve bu amaca uygun sağlıklı, mutlu ve  faydalı bir insan olarak bu serüveni tamamlayan kişi başarılı bir insandır.</p><p><b>Lüksün tanımı da günümüzde  değişiyor. Lüksün senin için tanımı nedir? Küçük lükslerin neler?</b></p><p>Lüks  benim için kendime özgür ve izole alanlar yaratabilmektir. Doğada zaman geçirip  spor yapmak, örneğin bunaltan yaz sıcaklarında bütün gün denizde sörf yapmak, sevdiğim  insanlarla keyifli yemekler yemek, birlikte eğlenmek, köpeklerimle bütün gün  sarmaş dolaş yatabilmek, onlarla oynamak yüzmek, kayağa gidip bütün gün çocuk  gibi kaymak küçük lükslerim... Hayattaki en büyük lüks ise sağlık.</p><p><b>Modayla, trendlerle aran  nasıl? En son kendine ne aldın? Wish list'inde neler var?</b></p><p>Çok  takip etmiyorum ama günümüzde sosyal medya kullanıyorsanız trendleri fark  etmemek pek mümkün değil. Ben daha çok kendi göz zevkime güveniyorum ve  tercihlerimi modayı ve trendleri baz almadan yapıyorum. Giyim konusunda  her zaman önceliğim, rahatlığım açıkçası. </p><p><b>Kendini sanatın başka hangi  dallarıyla besliyorsun? </b></p><p>Sinema  dışında ortaokulda okurken uzun bir süre resim kursuna gittim ve çok resim  yaptığım bir dönemim oldu lisedeyken. Amatör olarak tiyatro yaptım. Müzik her  zaman çok besleyici oldu benim için; sinemaın da çok önemli bir yeri var. Gerçi  çocukken gitar dersi almıştım ve öğretmenimin geri dönüşü beni epey üzmüştü ve  küsmüştüm. Sonunda bu travmamı yendim ve bu sene bateri çalmaya başladım. Bu  aralar en büyük mutluluğum ve motivasyonum bateri diyebilirim. Kendimi biraz  daha geliştirdikten sonra da piyano çalmaya başlayacağım. Müzik ruhu besler. Bilginin,  trendlerin ve akımların çok hızlı değiştiği ve öğrenilebildiği bir dönemdeyiz. Ben  de bilgiyi ve yenilikleri sürekli takip edip kendimi geliştirmeye, açıklarımı  kapamaya ve güncel kalmaya çabalıyorum. Kısacası "Öğrenmenin yaşı yoktur"; ben  de her gün biraz daha öğrenmek için çabalıyorum ve emek harcıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/18/tezza1186-180420254eb46a7a.jpg"/><p><b>Peki ya aşk? Aşkı nasıl  yaşıyorsun? </b></p><p>Aşk;  bence DNA profillenmesi gibi kişiden kişiye değişkenlik gösteren bir duygu  durumu. Hepimizin farklı yaşama şekli var Aşk'ı. Bana sorarsanız benim için aşk,  çok sevmek ve bağlılık demek.   </p><p><b>Bugün bu noktada olman  sence şans mı, hırs mı, çok çalışmanın bir sonucu mu?</b></p><p>Bence  çok çalışmamın, kararlı ve sabırlı olmanın ve pes etmememin sonucu. Şansa  inanıyorum, pozitif günlerimiz de, çok pozitif olmayan günlerimiz de oluyor.  Her gün en iyi olmayabilir. Bence yaşam seçimlerimizin de kariyer  serüvenimize çok katkısı oluyor. Beraber yol yürüdüğüm ekip arkadaşlarım ve  onların bana, benim onlara olan inancım da çok önemli bir etken. Bugün de  gelecekte de çok çalışmaya, kararlı olmaya ve pes etmemeye devam edeceğim;  yolumuz uzun daha yolun başındayım.</p><p><b>Hayatında en büyük şansım  dediğin şey nedir?</b></p><p>Kesinlikle ailem</p><p><b>Öğüt dinlemekle aran nasıl?  Bugüne kadar duyduğun ve uyguladığın en iyi öğüt nedir?</b></p><p>Büyüklerimi  dinlemeyi severim, fikir ve görüşlerine katılmasam da saygı gösterir ve kafamda  muhakemesini yaparım. "İyilik paylaştıkça çoğalır", "Her şeyden önce insan ol",  "Empati yap!!", "Sana yapılmasını istemediğin bir şeyi bir başkasına yapma", "Sabır  büyük erdemdir"... Bunlar hiçbir zaman unutmamaya çalıştığım hep uygulamaya  çalıştığım öğütler.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/18/tezza2902-180420258209c304.jpg"/><p><b>Hayatının geri kalanında  sadece tek bir film izleyecek olsan, hangisi olurdu?</b></p><p>Çok  çok çok zor bir soru! Ama ilk aklıma gelen film "Good Will Hunting" oldu.</p><p><b>Bu yılın ödül sezonu rüzgar  gibi geçerken senin en beğendiğin filmler ve oyunculuklar hangileri oldu? Senin  Oscar'ların kime gitti?</b></p><p>Adrien  Brody'nin "Brutalist" filmindeki performansı çok başarılıydı ama Ralph  Fiennes'in "Conclave"deki performansı da bence çok başarılıydı ve daha önce üç  adaylık almış olmasına rağmen ödül sahibi olamamıştı. O yüzden benim "En İyi Erkek  Oyuncu" tercihim adaylar içinden Ralp Fiennes olurdu. Anora filmindeki  performansıyla bence Mikey Madison ödülü fazlasıyla hak etmiş. Ama Anora'ya beş  Oscar vermezdim. Bence "En İyi Yardımcı Erkek" ödülünde tatlı bir rekabet  olmuş. "Succession"dan tanığımız Roy kardeşlerin çekişmesi vardı. Kieran Culkin  "Real Pain" filminde oldukça başarılıydı ama bence Jeremy Strong'un The  Apprentice filmindeki performansı ödülü daha çok hak etmişti.</p><p><b>Sosyal medya hayatının neresinde duruyor? </b></p><p>Kendisiyle  seviyeli ve mesafeli bir ilişkimiz var. Günümüz koşullarında, bir sanatçı için  dijital bir portfolyo bence sosyal medya. O yüzden aşırı kullanmamaya, özel  hayatımı sosyal bir ortamda yaşamamaya özen gösteriyorum.</p><p><b>Gen Z'nin taşıdığın en  belirgin özelliği sence ne?</b></p><p>Çok  hızlı gelişen ve değişen bir sistemde büyüdüğümüz için zevklerimiz ve  meraklarımız da çok hızlı değişebiliyor. Ben de zaman zaman maymun iştahlı  olabiliyorum sanırım.</p><p><b>Kendinle röportaj yapsan  sen kendine mutlaka ne sorardın?</b></p><p>Dertler,  koşturmacamız derken çevremize karşı duyarsızlaşabiliyoruz ve bazen değer  verdiklerimize en önemli soruyu "Nasılsın? İyi misin? Mutlu musun?" demeyi  unutabiliyoruz. Bunu kendime sürekli hatırlatırım. O yüzden ilk sorum "Nasılsın  Özgür, her şey yolunda mı?" olurdu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/18/tezza1186-180420254eb46a7a.jpg"/><h2><b>Z Kuşağı Mitleri</b></h2><p><b>Aşırı özgüven: Özgüvenli  biri misin? 1 ile 10 arasında numaralandırabilir misin?</b></p><p>  Özgüvenli biriyim. 10 derim</p><p><b>Sabırsız: Bir hedefin için  sabır gösterdiğin, ulaşmak için durmadan çalıştığın en uzun süre?</b></p><p>Sabırlıyımdır bence; 10 sene.</p><p>  <b>Okumuyor: Gündemi gazeteden mi, TV'den  mi sosyal medyadan mı takip edersin? Eder misin?</b></p><p>Takip ederim. Okurum da ama genelde sosyal medya  platformlarından takip ederim. Zaman kazandırıyor.</p><p>  <b>Cesur: Daha çok tehlikeli sularda yüzen  biri misin yoksa güvenli alanda kalmayı mı tercih edersin?</b></p><p>Dalgasız denizde herkes kaptan. Tehlikeli sular...</p><p>  <b>Estetik kaygıları yüksek: Sence estetik  dokunuşlarla idealize güzellik mi yoksa kusurlarla birlikte doğal bir tavır  mı? </b></p><p>Kesinlikle kusurlar, kusurlarımız ve bununla  barışıklığımızdır bence hepimizi değerli ve özgün kılan.</p><p>  <b>Başına buyruk: Tarzın bolca sorgulamak  mı, genellikle uyum göstermek mi?</b></p><p>Sorgulamak, en azından her zaman önce sorgulamak.</p><p><b>Bencil: "Önce ben" mi  dersin, başkaları mutluysa ben de mutluyum mu?</b></p><p>"Önce ben" derim sanırım.</p><p><b>Teknoloji bağımlısı: Setin  yok, tatildesin, hiçbir önemli işin yok ve telefonunu kapatma lüksün var.  İnternetsiz ve telefonsuz sence kaç gün yaşayabilirsin?</b></p><p>Bir hafta yaşarım. Hatta daha uzun süreyi bulur da,  beni tek rahatsız eden gündemi anlık takip edememek ve ailemle konuşamamak  olur.</p><p><b>Röportaj: </b>Filiz ŞEREF KULU</p><p><b>Fotoğraf: </b>Elif DEMİRALP</p><p><b>Styling: </b>Zilan BÜLBÜL</p><p><b>Saç:</b> Metin DEMİR</p><p>Mekan için <b>Ruzy Gallery</b>'e teşekkür ederiz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/z-raporu-ozgur-daniel-foster-1084805</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/18/z-raporu-ozgur-daniel-fos-641_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084781</guid><pubDate>Wed, 16 Apr 2025 12:10:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bahar Enerjisi]]></title><description><![CDATA[Mücevher markasının yaratıcısı ve kreatif direktörü Fatoş Altınbaş, yeni yaş mutluluğunu düzenlediği bahar davetinde dostlarıyla paylaştı. Keyifli davette markanın beğenilen koleksiyonlarından özel tasarımlar da sergilenerek, konukların beğenisini sunuldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bahar-enerjisi-1084781</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/16/bahar-enerjisi-912_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084779</guid><pubDate>Wed, 16 Apr 2025 11:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sakıp Sabancı'nın Mirası 20. Yılında "Araştırma Ödülleri" ile Yaşatıldı]]></title><description><![CDATA[İş dünyasında derin bir iz bırakan merhum Sakıp Sabancı'nın vasiyetiyle hayata geçirilen Uluslararası Araştırma Ödülleri sahiplerini buldu. Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı ev sahipliğindeki törende, vefatının 21'inci yılında Sakıp Sabancı da anıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sakip-sabancinin-mirasi-20-yilinda-arastirma-odulleri-ile-yasatildi-1084779</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/16/sakip-sabancinin-mirasi-2-788_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084778</guid><pubDate>Wed, 16 Apr 2025 11:23:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[16 NİSAN 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/kapaklar/16-nisan-2025-1084778</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/16/16-nisan-2025-821_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084777</guid><pubDate>Wed, 16 Apr 2025 10:55:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[The White Lotus'un Parlayan Yıldızı: Aimée Lou Wood]]></title><description><![CDATA[Lüksün dokunduğu neredeyse her yerde bir bağlantısı ortaya çıkan "The White Lotus", üçüncü  sezonuyla son dönemin en çok konuşulan dizisi. Yeni sezon yeni karakterler derken karşımıza çıkan bu bohem kız Aimée Lou Wood, bir de BAFTA alarak dikkatleri üzerine çekti. Gelin son dönemin yükselen yıldızlarından Aimée'yi daha yakından tanıyalım.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Bu sezon hem sosyal medyada hem de her   ortamda, ''Sezon finalini izledin mi?'' diye   en çok konuşulan işlerden biri "The White   Lotus". Yönetmenliğinde ve senaryosunda   Mike White'ın imzasını taşıyan yapım bir mini   dizi olarak planlanmışken, yayınlandıktan   sonra işler değişmiş. Açılış sahnesiyle birlikte,   lüks tatil deneyiminin havasını ciğerlerimize   çektiğimiz dizi ilk sezonunu Pasifik   Okyanusu'nda açmıştı. Four Seasons Resort   Maui at Wailea'da çekimleri tamamlanan   yapımda lüks seyahat trendlerini yakından   takip edenler için şahane detaylar vardı.   Aslına bakarsanız konu her sezonda modayı,   wellness'ı da içine alarak popüler kültür   etkileşimini çok hızlı bir şekilde yakaladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/16/aimeelouwood12-160420258c13b07b.jpg"/><p>HBO'nun daha önce "True Detective" adlı   dizisinde yaptığı gibi, burada da karakterler   ve oyuncular ve elbette mekan her sezonda   değişti. Aslına bakarsanız, ikinci sezonla   birlikte bir kültür turizmi yaşattığı da   söylenebilir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/16/aimeelouwood10-1604202542c888ad.jpg"/><p>Taormina'nın muhteşem dokusu   ikinci sezonun ev sahipliğini yapıyordu.   Sicilya'daki motosiklet sahneleri, gastronomi   durakları, Four Seasons Hotel San Domenico   Palace'ın zaten yüksek olan rate'lerini   daha da yüksek hale getirdi. Bu yüzden   de 2025'in en çok beklenen konularından   biri, üçüncü sezonun nerede olacağıydı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/16/aimeelouwood2-160420252b2405fa.jpg"/><p>Bu   kez bizi şaşırtarak rotayı Asya'ya çevirdiler.   Wellness dokunuşları, dijital detoksun   akıllara getirilmesi, finans piyasalarındaki   sorunlar derken dizi çoklu bir algıya hitap   etmeyi başardı. İlk sezondan bizimle olan   bir hikaye içerse de -spoiler vermiyoruz   elbette- yeni karakterleriyle izleyiciyi içine   çekmeyi başardı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/16/aimeelouwood9-1604202529766ead.jpg"/><p>Tayland'ın büyüleyici   doğası ve mistik atmosferinde, zaman   zaman Budizm göndermeli metinlerin   olduğu bir sezondu. Four Seasons Resort   Koh Samui'nin ev sahipliğindeki dizi bu   sezon hiç olmadığı kadar moda dünyasında   da ilgi uyandırdı. 87 ödüllü bir diziden   bahsediyoruz sonuçta, 15 Emmy kazanmak   da pek kolay olmasa gerek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/16/aimeelouwood4-160420259cb30c37.jpg"/><p>Toplam 156   adaylıkla kendilerini kanıtlamışlardı. Bu sene   Emmy alacaklarından emin gibiyiz artık!   Dizinin kostüm tasarımcısı Alex Bovaird,   karakterleri öylesine stilize etti ki, dünyaca   ünlü modaevlerinin giyilen parçaları   bölümler yayınlandığı ilk dakikalarda "sold   out" oldu. Chloe karakteri Jacquemus tercih   ederken mesela bir televizyon yıldızı olan   Jacklyn Valentino, Gucci, Alemais, Bottega   Veneta ve Hermes'lerinden vazgeçemedi.   Özetle, bu sezonda moda ve stil her   zamankinden çok daha belirgindi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/16/aimeelouwood11-16042025d33f6442.jpg"/><p>"Sex   Education" dizisinden akıllardan kalan   Aimée Lou Wood, Chelsea karakteriyle   karşımızdaydı. Alex Bovaird, Chelsea   karakterinin saf, iç huzuru olan ve bir yandan   da özgür ruhuna vurgu yapan bohem bir   stil taşıdığını izleyiciye adeta benimsetti. My   Beachy Side, Loewe ve vintage tasarımlarla   karşımıza çıkan Aimée Lou Wood kesinlikle   kendisine güzelliğin ötesinde bir alan açtı   bu diziyle diyebiliriz. 94 doğumlu Aimée,   verdiği bir söyleşide audition için iki ayrı   video gönderdiğini anlatıyordu. Bir kendi   aksanı olan İngiliz bir de Amerikan aksanıyla   video hazırladığını... Özgür ruhlu Chelsea   karakterini canlandırmak için şahane bir   casting olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/16/aimeelouwood3-1604202562392070.jpg"/><p> Aimée'nin yükselişi  Royal Academy of Dramatic Art'tan   mezun olduktan sonra Mary Stuart gibi   klasik yapımlarda rol alarak oyunculuk   serüveninde emin adımlarla ilerleyen genç   oyuncunun dönüm noktası ise Netflix'te   yayınlanan "Sex Education" ile oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/16/aimeelouwood7-1604202576946904.jpg"/><p>Aimée Gibbs karakteriyle dikkatleri üzerine   çeken Aimée Lou Wood bu rolü sayesinde   2021 yılında BAFTA "En İyi Kadın Komedi   Performansı" ödülünü kazandı.  "The White Lotus" heyecanı  Yakın zamanda "Alice&amp;Jack" ve "Daddy   Issues" dizilerinde de farklı karakterlerle   başarılı oyunculuğunu gözler önüne seren   Aimée şimdilerde ise Max'te yayınlanan   "The White Lotus"un üçüncü sezonunda   Chelsea karakteriyle karşımıza çıkıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/16/aimeelouwood6-1604202501bb9d9c.jpg"/><p>Bu   sezon "The White Lotus" izleyicilerine yine   lüksün ve çöküşün iç içe geçtiği egzotik   bir tatil sunuyor. Aimée Lou Wood da   Tayland'ın büyüleyici manzaraları arasında   parlayan isimlerden biri. Onun canlandırdığı karakter bir nevi içsel yankı odasında sıkışmış, geçmişinden kaçarken geleceğiyle yüzleşmeye çalışan genç bir kadın, sezonun duygusal omurgalarından birini oluşturuyor. Bu karakter ne tam olarak kurban, ne de bir kaos yaratıcı; tam aksine, "The White Lotus" evreninde çoğu karakterin kaybettiği o kırılgan insanlığın temsilcisi gibi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/16/aimeelouwood5-1604202550f969f5.jpg"/><p>Aimée   Lou Wood'un rolü, bu sezona beklenmedik   bir yumuşaklık ve derinlik getiriyor. Özellikle   sessiz sahnelerde, yalnızca bakışlarıyla bir   paragraflık iç monoloğu aktarabilmesi, ne   kadar güçlü bir oyuncu olduğunu kanıtlıyor. Stiline yakın markaj Aimée Lou Wood'un stili, modern İngiliz zarafetinin yeni bir tanımı adeta. Retro parçalarla günümüz modasını harmanlayan oyuncu, kırmızı halıda sıklıkla Simone Rocha, Rodarte, Erdem ve Miu Miu gibi romantik çizgilere sahip tasarımcıları tercih ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/16/aimeelouwood-16042025ecf457aa.jpg"/><p>Günlük hayatındaysa bol kesimli ceketler,   nostaljik çantalar ve doğallıktan ödün   vermeyen makyajıyla sade ama etkileyici   bir görünüm yakalıyor. Özellikle vintage   parçaları modern dokunuşlar ile birleştirmeyi   seviyor. 70'lerden ilham alarak nostaljik ama   taze bir görünüm yaratıyor.</p><p><b>Fotoğraflar: </b>Getty Images Türkiye, Max</span></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/the-white-lotusun-parlayan-yildizi-aimee-lou-wood-1084777</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/16/the-white-lotusun-parlaya-635_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084733</guid><pubDate>Wed, 09 Apr 2025 16:31:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ekav'da Sergi; "İçsel Yansımalar"]]></title><description><![CDATA[Ekavart Gallery, Türkiye ve İngiltere'den bir grup sanatçının eserlerinden oluşan karma sergiye ev sahipliği yapıyor. Işık ve rengin insan ruhunda kutlanışını; dış etkenlerin iç dünyamızdaki yansımalarını ele alan sergi, izleyiciyi kendi içsel yolculuğuna davet ediyor.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ekavda-sergi-icsel-yansimalar-1084733</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/09/ekavda-sergi-icsel-yansim-346_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084732</guid><pubDate>Wed, 09 Apr 2025 16:21:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[CI BLOOM 4. Edisyonuyla Çağdaş Sanat Sahnesini İstanbul'a Taşıyor]]></title><description><![CDATA[Türkiye'de çağdaş sanatın dinamik ve yenilikçi yüzünü yansıtan CI BLOOM, dördüncü edisyonuyla 16-20 Nisan tarihleri arasında Lütfi Kırdar Rumeli Salonu'nda sanatseverleri ağırlıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ci-bloom-4-edisyonuyla-cagdas-sanat-sahnesini-istanbula-tasiyor-1084732</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/09/ci-bloom-4-edisyonuyla-ca-402_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084724</guid><pubDate>Tue, 08 Apr 2025 08:41:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sinem Güngör Işık, Funda Filibeli ve Pelin Altuniş'ten Çarpıcı İş Birliği]]></title><description><![CDATA[Sinem Güngör Işık, markası Mi Su Deco ile sofra denilince aklımıza ilk gelen isimlerden oluyor. Funda Filibeli ve Pelin Altuniş'in kurucusu oldukları, zarif adımlarıyla öne çıkan Grii ise şimdi Maison line'ı ile çemberi genişletiyor. İki markanın iş birliği; yaratıcılığın, zanaatin ve zarafetin ortak bir vizyon etrafında buluşmasıyla şekilleniyor. "Amaryllis Porcelain" koleksiyonu özel hikayelerin başrolüne yerleşiyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Bir sofra etrafında keyifle bir araya eserlerine varıncaya dek etkileyici sahnelerin öznesi olmayı başarır, aklımıza da ikonik şekilde yerleşirler. Orada gördüğümüz ve bizi etkileyen şey elbette bir yemek sahnesi değildir sadece; iletişim, derinlikli ilişkiler, birliktelik ve doğal olarak yaratılan o hikayedir... "Benim için de bir sofra tasarlamak, yalnızca estetik detaylarla değil, bir atmosfer yaratmak ve bir hikaye anlatmakla ilgili" diyor Sinem Güngör Işık ve markası Mi Su Deco ile sofra denilince aklımıza ilk gelen isimlerden oluyor. Modadaki zarif adımlarıyla öne çıkan Funda Filibeli ve Pelin Altuniş'in kurucusu oldukları Grii ise şimdi Maison line'ı ile çemberi genişletiyor. İki markanın iş birliği; yaratıcılığın, zanaatin ve zarafetin ortak bir vizyon etrafında buluşmasıyla şekilleniyor. Amaryllis Porcelain koleksiyonu, bu güçlü birlikteliğin doğal bir yansıması olarak sofralara çok özel bir hikaye sunuyor ve aklımızda sanatsal çağrışımlar yaratıyor...</p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/08/3l7b6785-080420250000df02.jpg"/><h2>Sinem Güngör IŞIK</h2><p></p><h3><b>Sofra konusunda yaratıcı ve </b><b>özgün bir yaklaşımınız var. Sizin<br></b><b>bu alanda tarzınızı, tavrınızı ve </b><b>markanızı öne çıkaranın ne olduğunu </b><b>söyleyebilirsiniz?</b></h3><p>Sofra, benim için sadece yemek yenen bir alan değil; anıların paylaşıldığı, duyguların </span>aktarıldığı, estetik ve zarafetin buluştuğu </span>bir sahne. Mi Su Deco olarak, detaylara </span>verdiğim önem ve tasarım konusundaki </span>hassasiyetimle fark yaratmaya çalışıyorum. </span>Her parça, sadece işlevselliğiyle değil, </span>aynı zamanda sofralara kattığı duygu </span>ve hikayeyle öne çıkıyor. Markamın </span>temelinde zarafet, özgünlük ve duygu var. </span>Tasarımlarımı oluştururken hem geleneksel </span>dokunuşları hem de modern çizgileri </span>harmanlamayı seviyorum. Sofraların </span>sadece göze değil, ruha da hitap etmesi </span>gerektiğine inanıyorum. Bu yüzden, her </span>koleksiyonumda sanat ve işlevselliği bir </span>araya getirerek, insanların hayatlarına </span>değer katan ürünler tasarlıyorum. Ayrıca </span>ilham kaynaklarım da markamın kimliğinde </span>önemli bir yer tutuyor. Göz alıcı doğa </span>desenlerinden zamansız formlara kadar </span>pek çok unsur, Mi Su Deco'nun estetik </span>anlayışını şekillendiriyor. Bir sofranın </span>büyüsünü, en küçük detayın belirlediğine </span>inanıyorum ve işte tam da bu bakış açısı, </span>markamın ruhunu oluşturuyor.</span></p><h3><b>Yaratıcılık, zanaat, zarafet ve şıklığı </b><b style="">başrole koyan bir iş birliği yaptınız. </b><b style="">Peki Grii Maison ile Mi Su Deco'nun </b><b style="">güçlü iş birliği nasıl bir süreçten </b><b style="">geçerek "Amaryllis" porselen </b><b style="">koleksiyonuna ilham oldu?</b></h3><p>Bu iş birliği, aslında çok doğal bir süreçle başladı. Beni, Grii markasının kurucuları </span>Funda ve Pelin ile buluşturan sevgili </span>dostum Reyhan İpekel oldu. Üstelik </span>showroom'larımızın da yan yana olması, </span>bu ortaklığı daha da anlamlı hale getirdi. </span>Günlük hayatın içinde birbirimizden </span>ilham alarak, yaratıcı bir sinerji yakaladık. </span>"Amaryllis" koleksiyonu, Grii'nin özgün </span>tasarım anlayışıyla Mi Su Deco'nun zarif </span>porselen işçiliğini bir araya getiriyor. </span>Koleksiyonun desen ve çizim tasarımlarını </span>Funda ve Pelin hazırladı ve bu desenler </span>sadece porselenlerle sınırlı kalmayarak, </span>Grii'nin ev tekstili gibi tamamen kendilerine </span>ait ürünlerine de yansıtıldı. Ben ise Mi Su </span>Deco olarak, bu koleksiyona özel porselen </span>ürünleri tasarladım ve ürettim.</span></p><h3><b>Sizin koleksiyonda en beğendiğiniz </b><b style="">parça nedir?</b></h3><p>Tüm ürünler benim için çok özel. Ancak bu koleksiyonda ilk kez büyük boyutta bir kayık </span>tabak tasarladım ve bu benim için farklı bir </span>deneyim oldu. Kayık tabak, hem estetik hem </span>de işlevsellik açısından sofralara bambaşka </span>bir dokunuş katıyor. Servis için mükemmel bir </span>parça olmasının yanı sıra, sofrada şıklığı ve </span>dengeli kompozisyonu tamamlıyor.</span></p><p><b>Markanızı kurduğunuz ilk günden </b><b style="">bugüne yolculuğunu düşündüğünüzde </b><b style="">yarattıklarınıza dair sizi en </b><b style="">heyecanlandıran şey ne oluyor?</b></p><p>Mi Su Deco'yu kurarken en büyük hayalim, sofraları sadece yemek yenen bir alan </span>olmaktan çıkarıp, karakter sahibi, duygu </span>taşıyan ve estetikle buluşan bir deneyime </span>dönüştürmekti. Bugün geriye dönüp </span>baktığımda, en çok beni heyecanlandıran </span>şey, tasarladığım ürünlerin insanların </span>hayatına dokunuyor olması. Bir sofrada </span>benim tasarladığım bir parçanın </span>kullanıldığını görmek, bir kahve sohbetine </span>eşlik eden bir fincanın insanların anılarında </span>yer ettiğini bilmek inanılmaz bir duygu. </span>Yani aslında en çok heyecanlandıran şey, </span>ürünlerimin sadece şık değil, aynı zamanda </span>anlam taşıyan objelere dönüşmesi.</span></p><h3><b>Bir sofrayı özel yapan, olmazsa olmazı </b><b style="">nedir sizce?</b></h3><p>Bir sofrayı gerçekten özel kılan şey, paylaşılan anlar ve o sofranın etrafında bir </span>araya gelen dostlar, aile ve sevdiklerinizdir. </span>Sofra, sadece yemek yenen bir yer değil; </span>sohbetlerin, kahkahaların ve en güzel </span>anıların paylaşıldığı bir alan. Tabii ki, zarif </span>detaylar, şık sunumlar ve özenle seçilmiş </span>parçalar sofranın estetiğini tamamlar ama </span>günün sonunda en önemli şey, o sofranın </span>etrafında kiminle olduğunuz ve paylaşılan </span>samimi anlar. En güzel sofralar sadece </span>şık olanlar değil, aynı zamanda sevgiyle </span>kurulanlar.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/08/3l7b6797-0804202572486243.jpg"/><p><b>Bazen bir filmde ya da dizide bazen </b><b style="">bir tabloda, sanat eserinde... Sofranın </b><b style="">sanata yansımış olduğu bu tarz </b><b style="">noktaları düşününce, sizi çok etkileyen </b><b style="">bir sofra aklınıza geliyor mu?</b></p><p>Sanat tarihinde sofranın en etkileyici yansımalarından biri şüphesiz Leonardo </span>da Vinci'nin "The Last Supper" tablosu. Bu </span>eser, yalnızca bir yemek sahnesi değil, aynı </span>zamanda duygu ve insan ilişkileri üzerine </span>derin bir anlatım sunan ikonik bir başyapıt. </span>Da Vinci'nin ustalıklı kompozisyonu, sofranın </span>etrafında bir araya gelen insanların </span>duygularını, jestlerini ve o anki ruh </span>hallerini muazzam bir dengeyle yansıtıyor. </span>Perspektif kullanımı, her figürün yerleşimi </span>ve dramatik ışık-gölge oyunları sayesinde </span>tablo, yalnızca dini bir sahne değil, insan </span>doğasının, iletişimin ve birlikteliğin de </span>bir sembolü haline geliyor. Beni en çok </span>etkileyen şey ise sofranın burada bir arka </span>plan unsuru olmaktan çıkıp, anlatının </span>merkezi haline gelmesi. Da Vinci, yalnızca </span>bir yemek masasını değil, aynı zamanda </span>paylaşılan bir anı, duygu yoğunluğunu </span>ve insan ilişkilerinin derinliğini resmediyor. </span>Benim için de bir sofra tasarlamak, yalnızca </span>estetik detaylarla değil, bir atmosfer </span>yaratmak ve bir hikaye anlatmakla ilgili. </span>Sofraların sanatla, duygu ve anlamla </span>buluştuğu her an, aslında kendi "The Last </span>Supper (Son Akşam Yemeği)"mizi yaratma </span>fırsatı sunuyor.</span></p><p><b>Şu sıralar nasıl bir dönemden </b><b style="">geçiyorsunuz, neler yapıyorsunuz?</b></p><p>Oldukça yoğun ama bir o kadar da keyifli bir dönemden geçiyorum. Hem iş hem de </span>özel hayatımda sürekli hareket halindeyim. </span>Çocuklarımın okul ve sosyal hayatlarının </span>temposuna yetişmeye çalışırken, kendim </span>de yeni şeyler keşfetmekten büyük </span>keyif alıyorum. 40 yaşında yeni bir spor </span>öğrenerek kayak yapmaya başladım ve </span>bu süreç bana hem fiziksel hem de mental </span>olarak müthiş bir enerji kattı. İş tarafında ise </span>Mi Su Deco olarak ürün gamımızı her geçen </span>gün genişletiyoruz. Ramazanda sofralara </span>verilen özen arttığı için yoğun bir süreçteyiz. </span>Baharın gelişini sofralara yansıtacak </span>tazelik dolu koleksiyonlar hazırlıyoruz. Yaz </span>ayları için de tekne koleksiyonları üzerinde </span>çalışıyor, Ege ve Akdeniz'deki satış </span>noktalarımıza yöneliyoruz.</span></p><p><br></span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/08/3l7b6778shoplu-08042025afc525f6.jpg"/><p><b>Funda FİLİBELİ &amp; </b><b style="">Pelin ALTUNİŞ</b></p><p></p><p><b>Grii markasının kuruluş zamanındaki </b><b style="">heyecanınız Grii Maison ile nasıl </b><b style="">bir noktaya ulaştı? Grii Maison ile </b><b style="">çıktığınız yolculukta sizi en çok ne </b><b style="">heyecanlandırıyor?</b></p><p><b>Funda Filibeli:</b> Grii, en başından beri güçlü, özgün ve zamansız stil anlayışını </span>benimseyen bir marka oldu. Modada </span>çizdiğimiz bu net duruş, bizi yaşamın </span>diğer alanlarına da ilham verme fikrine </span>yönlendirdi. Grii Maison ile bu vizyonu </span>daha da ileriye taşıyoruz. Grii'yi kurarken </span>hissettiğimiz heyecan, bugün Grii </span>Maison ile daha da büyüyor. Çünkü artık </span>sadece giyimde değil, yaşamın içindeki </span>dokunuşlarla kadınların ve sofistike yaşamı </span>benimseyen herkesin yanında olacağız. </span>Masada buluşan anlar, bir araya gelen </span>insanlar ve zamansız tasarımların hikayeye </span>kattığı derinlik bizi heyecanlandırıyor. </span>Grii Maison, yalnızca estetik değil, aynı </span>zamanda anlam taşıyan bir yolculuk. </span>İşte bu yüzden her yeni koleksiyonumuzla, </span>her yeni tasarımımızla, yaşam alanlarında </span>da aynı güçlü hikayeyi anlatmaya devam </span>edeceğiz.</span></p><p><b>Peki Grii Maison ile Mi Su Deco'nun </b><b style="">güçlü iş birliği nasıl bir süreçten </b><b style="">geçerek "Amaryllis" porselen </b><b style="">koleksiyonuna ilham oldu?</b></p><p><b>Pelin Altuniş:</b> Grii Maison ve Mi Su Deco'nun iş birliği; yaratıcılığın, zanaatin ve zarafetin </span>ortak bir vizyon etrafında buluşmasıyla </span>şekillendi. Her iki marka da detaylara </span>verilen önemi, estetiğe duyulan tutkuyu </span>ve kalite anlayışını paylaşıyor. Amaryllis </span>Porcelain koleksiyonu, bu güçlü birlikteliğin </span>doğal bir yansıması oldu. İlhamını, </span>amaryllis çiçeğinin zamansız güzelliğinden </span>ve porselenin sofistike zarafetinden aldı. </span>Geleneksel zanaatkarlık ile modern </span>tasarım anlayışını birleştirerek, sofralarda </span>hem güçlü bir duruş hem de incelikli bir </span>dokunuş yaratmayı hedefledik. Sürecin </span>her aşamasında, estetiği ve işlevselliği </span>dengede tutarak, zamansız ve unutulmaz </span>bir koleksiyon oluşturduk.</span></p><p><b>Koleksiyonun sofralarda nasıl </b><b style="">bir atmosfer yaratmasını hayal </b><b style="">ediyorsunuz?</b></p><p><b>F.F.:</b> Amaryllis Porcelain koleksiyonunu, zamansız şıklığın ve rafine zarafetin </span>ön planda olduğu sofralarda hayal </span>ediyoruz. Davet sofralarında, özel </span>anlarda ya da günlük yaşamın içinde, </span>her kullanımda estetiği ve duyusal bir </span>deneyimi beraberinde getiren bir atmosfer </span>yaratmasını istiyoruz.</span></p><p><b>P.A.:</b> Bu koleksiyon, sadece bir yemek takımından öte, paylaşımın, sohbetlerin </span>ve unutulmaz anların eşlikçisi olmalı. </span>Sofralarda dengeli bir uyum, incelik ve </span>sofistike bir sıcaklık yaratmasını hayal </span>ediyoruz. Misafirlerin bir masanın etrafında, </span>tasarımın detaylarla buluştuğu, geçirilen </span>zamanın bir ritüele dönüştüğü anlara eşlik </span>etmesi bizim için en büyük ilham kaynağı.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/08/3l7b6759-08042025d7001eee.jpg"/><p><b>Zanaatkarlık, günümüzün lüks </b><b style="">anlayışında kişiselleştirmeyle </b><b style="">beraber öne çıkan detaylardan biri </b><b style="">oluyor. Siz el işçiliği ile tasarımlarınızı </b><b style="">nasıl harmanlıyorsunuz?</b></p><p><b>P.A.: </b>Zanaatkarlık, bizim için sadece bir üretim süreci değil, aynı zamanda </span>tasarımlarımıza kimlik kazandıran, onları </span>ruh ve karakterle buluşturan bir sanat. </span>Grii Maison olarak, el işçiliğini modern </span>tasarım anlayışıyla harmanlayarak, her </span>detayın özenle işlendiği ve duyguyu </span>yansıttığı ürünler yaratıyoruz. Günümüzün </span>lüks anlayışında artık sadece estetik </span>değil, hikayesi olan, özgün ve kişiye özel </span>dokunuşlar taşıyan ürünler ön plana </span>çıkıyor. Modern dünyada el işçiliği, </span>sadece bir gelenek değil, aynı zamanda </span>sürdürülebilir ve anlamlı bir lüksün ifadesi. </span>Amaryllis Porcelain koleksiyonumuzda </span>da bu anlayışla hareket ettik. Porselenin </span>ince işçiliği, tasarımlarımızdaki zarafet ve </span>detaylara verilen önem, her parçayı bir </span>sanat eserine dönüştürdü.</span></p><p><b>Bir sofrayı özel kılan, karakterini </b><b style="">ortaya koyan detaylar sizce neler?</b></p><p><b>F.F.: </b>Sofralarda kullanılan objeler, sadece işlevsel parçalar değil, aynı zamanda </span>atmosferi tamamlayan sanatsal ögeler. Bir </span>tabak deseniyle, bir bardak kesimiyle, bir </span>peçete dokusuyla sofraya kimlik kazandırır. </span>Bizi en çok heyecanlandıran şey de tam </span>olarak bu: Tasarımlarımızın yalnızca estetik </span>değil, aynı zamanda duyusal bir deneyim </span>yaratması.</span></p><p><b>Karakter sahibi sofralar yaratabilmek </b><b style="">için neler önerirsiniz?</b></p><p><b>P.A.: </b>Karakter sahibi sofralar yaratmak için en önemli önerimiz, kişisel dokunuşları </span>ihmal etmemek. Zamansız ve rafine </span>parçaları, özel anıları çağrıştıran detaylarla </span>buluşturmak. Doğadan ilham alan tonlar, </span>zarif porselenler, el işçiliği ile üretilmiş </span>objeler ve dengeli bir kompozisyon, </span>sofrayı sadece güzel değil, anlamlı kılar. </span>En önemlisi ise, sofranın sıcaklığını ve </span>samimiyetini hissedebilmek. Çünkü en şık </span>sofralar bile, paylaşım olmadan ruhunu </span>tamamlayamaz.</span></p><p><b>Moda ve sofra sanatının kesişim </b><b style="">noktasında nasıl bir paralellik </b><b style="">görüyorsunuz?</b></p><p><b>F.F.:</b> Moda ve sofra sanatı, estetiğin ve işlevselliğin iç içe geçtiği, duyulara </span>hitap eden iki güçlü ifade alanı. Her </span>ikisi de bir hikaye anlatıyor; bir kimlik, </span>bir atmosfer yaratıyor ve tasarımın, </span>dokunun, renklerin ve detayların bir araya </span>gelmesiyle anlam kazanıyor. Yaratıcı </span>süreç açısından bakıldığında, bu iki alan </span>aslında şaşırtıcı derecede benzer. Grii </span>Maison olarak, modadaki zamansız </span>şıklık anlayışımızı sofralara taşırken, aynı </span>incelikle düşünüyoruz. Sofraların da tıpkı bir </span>kıyafet gibi kişinin stilini, ruh halini ve estetik </span>anlayışını yansıtması gerektiğine inanıyoruz. </span>Sonuçta, ister giyimde ister sofrada olsun, </span>iyi tasarım duyguları harekete geçirir, anları </span>daha anlamlı ve unutulmaz kılar.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/08/3l7b6799-08042025b26f7b16.jpg"/><p><b>Şu sıralar iş dışında nasıl bir </b><b style="">dönemden geçiyorsunuz?</b></p><p><b>F.F.:</b> Oldukça yoğun ama bir o kadar da ilham verici bir dönemden geçiyorum. Grii </span>Maison'un yeni koleksiyonu ve iş birlikleri </span>derinlemesine bir yaratıcılık sürecine </span>girmemi sağladı. Ama işin yanı sıra, </span>kendime de zaman ayırmaya çalışıyorum. </span>Sanat, tasarım ve yeni keşifler ilhamımı </span>besliyor. Günlük tempodan sıyrılıp güzel </span>bir sofrada dostlarla buluşmak, yeni tatlar </span>denemek ve anın tadını çıkarmak benim </span>için çok kıymetli. Yoğunluk içinde dengeyi </span>korumaya özen gösteriyorum.</span></p><p><b>P.A.: </b>Bu süreç benim için heyecan verici, ilham dolu ve aynı zamanda dönüştürücü. </span>Grii Maison ile yeni bir vizyon yaratırken, </span>kendimi çok daha yaratıcı ve çok daha </span>motive hissediyorum.</span></p><p></p><p><b>Fotoğraflar:</b> Sancar Kemal Demir</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/funda-filibeli-sinem-gungor-isik-pelin-altunisten-carpici-is-birligi-1084724</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/08/funda-filibeli-sinem-gung-553_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084718</guid><pubDate>Mon, 07 Apr 2025 11:41:00 +0300</pubDate><title><![CDATA["İyi Ki" Demek İçin Çalışan Bir Lider: Füsun Kuran]]></title><description><![CDATA[Toplumsal dönüşümün öncülerinden Füsun Kuran, iş dünyasındaki başarısını toplumsal faydaya dönüştürerek “İyi Ki Vakfı” ile sosyal etki yaratıyor. Vizyoner projelerine her gün bir yenisini ekleyen Kuran, stratejik bağışçılık kültürünün gelişmesi için neler yapılabileceğini anlatıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Keşke yerine, "İyi ki" diyebilmek için   her gün daha büyük bir şevkle,   topluma fayda sağlamak adına   paydaşlarıyla çalıştığını söylüyor   Füsun Kuran. Kurucusu olduğu, sosyal   faydayı merkezine alan projeleriyle dikkat   çeken "İyi Ki Vakfı" da, sürdürülebilir bir   gelecek inşa etmek için çalışmalarına   hız kesmeden devam ediyor. Kariyerine   Arthur Andersen'da denetimci olarak   adım atan Kuran, Stefanel'in genel   müdürlüğü ile perakende sektöründeki   etkileyici yolculuğuna başlamış. Brooks   Brothers ve RMK Classic CEO'luğu gibi   prestijli görevler üstlendikten sonra   2005 yılında "Başarıya Yürüyen En Genç   Genel Müdür" ödülüne layık görülmesi   ise onun iş dünyasındaki vizyoner   duruşunun en büyük kanıtlarından biri.   2022 yılında kurduğu "İyi Ki Vakfı" ile   toplumsal dönüşümün öncülerinden biri   haline gelen Kuran ile geleceğe umut   aşılayan projelerini, Türkiye'de stratejik   bağışçılık kültürünü geliştirmek için   farkındalığın nasıl arttırılabileceğini ve   "iyi ki" dedirtmeye devam eden   başarılarını konuştuk.</p><p><b>Yıllardır Birleşmiş Milletler   Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları   doğrultusunda projelere fon   sağlarken döngüsel ekonomi,   eğitimde eşitlik, akıllı şehirler   gibi yenilikçi projeleri de   destekliyorsunuz. Misyonunuzu tam   olarak nasıl ifade edersiniz?</b></p><p>"İyi Ki", toplumsal fayda yaratmak ve   gelecek nesillere daha yaşanabilir bir   dünya bırakmak amacıyla kurulmuş   bir filantropi vakfı. Burada yenilikçi   sosyal girişimlere, vakıf ve derneklerin   toplumsal fayda odaklı projelerine   destek sağlayarak, stratejik bağışçılık   alanında Türkiye'de bir referans noktası   olmayı hedefliyoruz. Misyonumuz   ise Türkiye'de Kurumsal Filantropi   Ekosistemi'ni güçlendirmek, sosyal   etki yaratmak ve sosyal girişimciliği   filantropik ve sürdürülebilir bir bakış   açısıyla destekleyerek fon sağlamak.   Bu hedef doğrultusunda, döngüsel   ekonomi, kadının gücü, akıllı şehirler,   eğitimde eşitlik, yaşam bilimi, temiz   enerji ve akıllı tarım gibi kritik alanlarda   yenilikçi projeleri destekliyoruz. Etkimizi   büyütmek ve kalıcı çözümler üretmek   için iş birlikleri ve ortaklıklar geliştirerek   filantropiyi daha güçlü ve erişilebilir hale   getirmeyi amaçlıyoruz.</p><p><b>Bu yıl ikinci kez "İyi ki Filantropi   Ödülleri"ni gerçekleştireceksiniz.   Bu ödüllerin amacı nedir? Başvuru   sürecinde hangi kriterler göz önünde   bulunduruluyor?</b></p><p>"İyi Ki Filantropi Ödülleri", ilk kez 2024   yılında sahiplerini buldu ve bu yıl ikincisini   gerçekleştirmenin büyük heyecanı   içindeyiz. Geçtiğimiz yıl lansman   toplantımızla proje çağrımızı kamuoyuna   duyurmuş ve beklentilerimizin üzerinde   başvuru almıştık. Danışma Kurulu   Üyelerimiz ve paydaşlarımızla titizlikle   yürüttüğümüz seçim sürecinde, sosyal   etki yaratma potansiyeli yüksek projeleri   belirleyerek destekledik. Bu yıl da benzer   şekilde büyük bir ilgiyle karşılaştık ve   seçilen sosyal girişimciler, vakfımızın   "İyi Ki Lider Programı"na katılma fırsatı   yakalayacaklar. Program kapsamında,   danışma kurulumuz, sponsorlarımız ve   gönüllülerimizin katkılarıyla mentörlük   desteği, tematik eğitimler ve profesyonel   ağ buluşmaları düzenlenecek. Ayrıca,   ESG (Environment, Social, Governance)   odağında kurumsal sosyal sorumluluk   projeleri geliştiren şirketlerle ortak projeler   yürütmek, sosyal girişimci ağımız ile   şirketleri bir araya getirerek filantropik   sinerji yaratmak en önemli önceliklerimiz   arasında yer alıyor. Ödüller, yalnızca   başarılı projeleri onurlandırmakla   kalmayıp, onların gelişimine uzun vadeli   katkı sağlamayı amaçlayan sürdürülebilir   bir destek modeli sunuyor.</p><p><b>Türkiye'de ve dünyada "filantropi"   kavramı giderek daha fazla önem   kazanıyor. Sizce ülkemizde stratejik   bağışçılık kültürünün gelişmesi için   neler yapılabilir?</b></p><p>Filantropi, artık yalnızca bireysel   hayırseverlik değil, stratejik ve   sürdürülebilir etki yaratmayı hedefleyen   bir anlayış haline geliyor. Türkiye'de   stratejik bağışçılık kültürünü geliştirmek   için öncelikle farkındalığın artırılması   gerekiyor. Bağışların yalnızca anlık   yardımlardan ibaret olmadığı, toplumsal   sorunların köklü çözümler gerektirdiği   anlatılmalı. Özel sektör ve sivil toplum   kuruluşları iş birliği içinde uzun vadeli   projeler geliştirerek bağışçılığı sosyal   yatırımlara dönüştürmeli. Şeffaflık ve   güven mekanizmalarının güçlendirilmesi   de bağışçıların destek verdikleri projelerin   etkisini takip etmelerini sağlayarak   güveni artıracaktır. Aynı zamanda,   devletin teşvik mekanizmaları ile stratejik   bağışçılığı desteklemesi ve genç nesillere   sosyal sorumluluk bilincinin erken yaşta   kazandırılması önemli. Tüm bu unsurlar   bir araya geldiğinde, Türkiye'de bağışçılık   anlayışı daha planlı, etkili ve sürdürülebilir   hale gelecektir.</p><p><b>Vakfınızın destek verdiği sosyal   girişimler ve projeler hangi alanlarda   yoğunlaşıyor?</b></p><p>Gelecek yıllarda   odaklanmayı planladığınız yeni   konular var mı?  Vakfımız, kurumlardan bağımsız ve   kapsayıcı bir bakış açısıyla sosyal   girişimleri destekleyerek sosyal etki   yaratmayı hedefliyor. Türkiye'de ve   dünyada filantropi, genellikle büyük   şirketler ve aile vakıfları tarafından   yönetilen, ödül törenleri ve sınırlı mentörlük   desteğiyle sonlanan bir model üzerinden   ilerliyor. Ancak "İyi Ki Vakfı" bu anlayıştan   farklı olarak, desteklediği girişimlerin   gelişimlerine, sosyal performanslarına   ve yarattıkları sürdürülebilir etkiye   odaklanıyor. Bu doğrultuda, bir yandan   sosyal girişimleri uygun destekçilerle bir   araya getirerek bir çeşit "çöpçatan" rolü   üstlenirken, diğer yandan onların uzun   vadeli gelişim süreçlerini değerlendiren   yeni nesil bir destek modeli oluşturuyoruz.   Değerli paydaşımız Digitopia ile birlikte,   erken aşama sosyal girişimler için 21   konu başlığından oluşan "StartUp SMI   (Sustainability Maturity Index) Endeksi"   geliştirdik. Bu, dünyada bir ilk olabilir.   Desteklediğimiz girişimlerin sürdürülebilirlik   ekseninde gelişimlerini ölçerek etki raporlarını paylaşmayı ve filantropiyi   daha etkin, ölçülebilir ve sürdürülebilir   hale getirmeyi amaçlıyoruz.</p><p><b>"İyi Ki Filantropi Vakfı"nın uzun   vadeli hedefleri neler? Sosyal   girişimcilik ekosistemine nasıl bir   katkı sunmayı hedefliyorsunuz?</b></p><p>Vakıf, sürdürülebilir sosyal etki yaratma   misyonuyla uzun vadede stratejik   bağışçılığı yaygınlaştırmayı, sosyal   girişimcilik ekosistemini güçlendirmeyi   ve toplumsal dönüşüme öncülük   etmeyi hedefliyor. Amacımız, bireysel   ve kurumsal bağışçıları bilinçlendirerek,   desteklerin daha uzun soluklu ve   sistematik hale gelmesini sağlamak. Bu   doğrultuda, sosyal girişimcilere finansal   destek sağlamanın ötesinde, eğitim,   mentörlük ve iş birlikleri aracılığıyla   kapasitelerini artırmayı amaçlıyoruz.   Onlara sürdürülebilir ve ölçeklenebilir   projeler geliştirebilmeleri için kaynak   sunarken, aynı zamanda etki odaklı   iş modellerinin yaygınlaşmasını teşvik   ediyoruz. İnovasyon, dayanışma ve   sosyal fayda odağında bir ekosistem   inşa ederek, Türkiye'de ve dünyada daha   güçlü bir sosyal girişimcilik ağı oluşturmayı   hedefliyoruz.</p><p><b>Türkiye'de sosyal sorumluluk bilincini   artırmak için neler yapılması   gerektiğini düşünüyorsunuz?</b></p><p>Türkiye'de sosyal sorumluluk bilincini   artırmak için bireyler, kurumlar ve kamu   sektörünün ortak hareket etmesi gerekiyor.   Öncelikle, toplumsal faydayı artıracak   projelere dair farkındalık yaratmak,   eğitim ve bilinçlendirme programları ile   sosyal sorumluluğun önemini anlatmak   büyük bir adım olacaktır. Özel sektörün,   kurumsal sosyal sorumluluk projelerini   yalnızca bir marka imajı olarak görmeyip,   toplumsal dönüşümün bir parçası olarak   benimsemesi de kritik bir unsur. Bunun   yanı sıra, bağışçılığı teşvik eden şeffaf ve   güvenilir mekanizmalar oluşturulmalı ve   bireylerin küçük desteklerle bile büyük   farklar yaratabileceği anlatılmalı. Sosyal   girişimcilerin desteklenmesi, genç nesillere   sosyal sorumluluk bilincinin kazandırılması   ve kamu politikalarının bu doğrultuda   güçlendirilmesi ile sosyal etkiyi kalıcı   hale getirebiliriz.</p><p><b>Sizin için liderlik ne ifade ediyor? İş   hayatınızdaki deneyimleriniz vakıfta   nasıl bir liderlik tarzı oluşturmanıza   yardımcı oldu?</b></p><p>Benim için liderlik, paylaşımı teşvik   etmek, fayda yaratmak ve insanları   ortak bir hedef doğrultusunda bir araya   getirebilmek demektir. İş hayatında   edindiğim 25 yıllık deneyim, beni sadece   bir yönetici değil, topluma değer katmak   için sorumluluk alan bir lider olma   noktasına getirdi. Artık, kazandıklarımı   geri vermek ve sürdürülebilir bir   etki yaratmak için liderlik etmeye   odaklanıyorum.</p><p><b>Genç girişimcilere ve sosyal etki   yaratmak isteyenlere en büyük   tavsiyeniz ne olurdu?</b></p><p>En büyük tavsiyem; cesur olun,   sürdürülebilir çözümler üretin ve   toplumsal faydayı her zaman ön planda   tutun, olurdu. Eğer kar amacı gütmeyen   ve topluma fayda sağlamayı amaçlayan   bir projeniz varsa, bizimle iletişime   geçmekten çekinmeyin. Biz "İyi Ki Vakfı"   olarak sizleri desteklemek ve projelerinizi   hayata geçirmenize yardımcı olmak için   buradaki varlığımızı sürdürmeye her   daim devam edeceğiz!</p><p><b>Başarılarınız kadar zorluklarla   da karşılaşmışsınızdır. En büyük   mücadelelerinizi nasıl verdiniz?</b></p><p>Hayatım boyunca zorlukların, eğer kişi   doğru bir duruş sergiliyor ve iyi niyetle   hareket ediyorsa, daha büyük güzelliklere   vesile olduğuna inandım. Bu yüzden,   karşılaştığım her engeli bir öğrenme ve   gelişim fırsatı olarak gördüm. "Keşke"   demek yerine, "İyi ki" diyebilmek için her   gün daha büyük bir şevkle, topluma   fayda sağlamak adına paydaşlarımızla   birlikte çalışıyoruz.<b></b></p><p><b>Fotoğraf: </b>Sancar Kemal Demir</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/iyi-ki-demek-icin-calisan-bir-lider-fusun-kuran-1084718</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/07/iyi-ki-demek-icin-calisan-496_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084707</guid><pubDate>Sat, 05 Apr 2025 10:38:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Magda Butrym x H&M'den New York'ta Çiçeklerle Dolu Davet]]></title><description><![CDATA[Magda Butrym'in H&M için hazırladığı koleksiyon New York'ta gerçekleşen özel bir davet ile tanıtıldı. Magda Butry'nin imzası niteliğindeki güller ise gecenin başrolündeydi. Irina Shayk, Chloe Sevigny, Leonie Hanne ve Alison Toby davete katılan isimler arasındaydılar. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/magda-butrym-x-hmden-new-yorkta-ciceklerle-dolu-davet-1084707</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/05/magda-butrym-x-hmden-new--734_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084705</guid><pubDate>Fri, 04 Apr 2025 21:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Dingin Bir Güç: Ecem Özkaya]]></title><description><![CDATA[Ecem ile yıllar önceki ilk set heyecanını yaşadığı güne gidiyoruz, oradan anneliğe ve hayatın dönüm noktalarına uzanan keyifli bir hikayenin peşine düşüyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ecem Özkaya olduğu gibi, içi   dışı bir haliyle stüdyoda hepimizi   pozitif enerjisiyle etkisi altına alıyor.   Sohbet etmeye başladıktan kısa   bir süre sonra sanki uzun yıllardır   tanışıyormuşuz hissine kapılıyorum.   İçtenlikle anlatıyor her halini. "İyi   ki varsın oğlum!" sözleriyle dile   getirdiği oğlu Kaan başta olmak   üzere sevdikleriyle çevrili, hayallerle   dolu bir dünyası var... Gelin onun   dünyasını birlikte keşfedelim.</p><p><b>Oyunculuğa ilk başladığın   yıllara dönersek ilk set   deneyimini hatırlıyor musun,   nasıl hissetmiştin?</b></p><p>"Kartallar yüksek uçar" diye bir   dizi çekiyorduk. Yeşilçam dibimde!   Sahne 1, plan 1, rahmetli Fikret   Hakan ile dede-torun oynuyorduk.   İnanılmaz heyecanlanmıştım.</p><p><b>Bir rolü canlandırırken set   bittiğinde o rolden çıkmak   kolay oluyor mu?</b></p><p>Karakterin yaratım süreci başladığı   an gelişmeye hep devam eder.   Oyuncu, dışarıdan toplayacağı   malzemelerle kendi yaşantısını   dengelemeyi öğrendiği zaman,   artık rolden çıkması kolay olur   ama en başlarda, projeyi ilk eline   aldığında zor olabiliyor.</p><p><b>Bugüne kadar canlandırdığın   rollerde kendine en yakın   hissettiğin karakter hangisiydi?</b></p><p>Hiç böyle düşünmemiştim. Hepsi   bana çok yakındı, bendendi; fakat   son zamanlarda Rengin'le daha   sık beraberiz. Bu yüzden ona daha   yakın olduğumu söyleyebilirim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/04/ecem0189copy-04042025440338f9.jpg"/><p><b>Rol model aldığın veya ilham   kaynağın olan isimler var mı?</b></p><p>Tek tek kişilerden bahsedemem   ama hayatıma bir şekilde değmiş   insanların çeşitli özelliklerinden   ilham aldığım oldu. Tabii önce   oğlum var. Doğduğundan   beri bana katkısı olan çok an   vardır; sonra annem, babam ve   kardeşim... Listem uzun.</p><p><b>"Bahar" dizisinde   canlandırdığın karakter çok ilgi   gördü, bunu neye bağlıyorsun?</b></p><p>Gerçekliğine. Ne kadar soğuk,   katı, köşeli görünse de; içinde saçı   sevilsin diye bekleyen, yaraları   olan bir kız çocuğu var ve bu   kadınlardan bizim coğrafyamızda   maalesef çok var.</p><p><b>Annelik ve oyunculuk arasında   bir denge kurmak zor oluyor   mu? Set temposu yoğunken bu   süreci nasıl yönetiyorsun?</b></p><p>Zor oluyor, çaba istiyor. Düzensizlik   içinde bir düzen kurma sihirbazı   oluyorsun. En büyük desteği   annemden, babamdan alıyorum.   İyi ki varlar.</p><p><b>Anne olmak oyunculuğunu   nasıl etkiledi? Karakterlerine   daha farklı bir perspektiften   bakmana neden oldu mu?</b></p><p>Karakterlere gelene kadar tüm   bildiklerim baştan yazıldı. Elbette   bir oyuncu için tecrübeleri, referans   duyguları önemli kapitaldir. Annelik   de bana ne kattıysa artık buradan   bakıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/04/ecem0379copy-04042025b804e892.jpg"/><p><b>Anne olduktan sonra hangi   yönlerini keşfettin?</b></p><p>Tüm sıfatları bir kenara koyup bu   zamanda bir birey yetiştirmenin   hayat akarken artısı eksisiyle   eğrisiyle doğrusuyla bilincini   edinmek için kendime çok   yüklendim. Sonra bir saldım. O iyi   geldi. Çünkü "Ben neye dönüşürsem   evladıma layık bir anne olabilirim?"   güzel bir soruydu benim için.</p><p><b>Oğlun Kaan ile nasıl bir   ilişkin var?</b></p><p>Çok samimi. İletişim kurmak bizim   ilacımız gibi çok şükür. İyi ki varsın   oğlum!</p><p><b>Set dışında bir günün nasıl   geçiyor, güne nasıl başlarsın?</b></p><p>Kaan'la kahvaltı edebilmek için   güne saat 07.30' da başlıyorum.   Eğer öğleden sonra vaktim   olursa da mutlaka spordayım.   Arkadaşlarımla denk gelmeye   çalışırım. Bazen yalnız kalmak da   iyi gelir. Setten dolayı sezon içinde   hobilere zaman kalmıyor ya da   ben yaratamıyorum.</p><p><b>Bu mesleği seçmeseydin sence   tercihin ne yönde olurdu?</b></p><p>Müzik olurdu. Dans olurdu. Yine   sanat olurdu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/04/ecem0083copy-04042025d70e1a9b.jpg"/><p><b>Hayatında kırılma noktası   olarak tanımlayabileceğin   anlar var mı?</b></p><p>Var tabii. Ergenliğimle beraber   neredeyse beş senelik döngülere   denk gelen öğretiler yaşadım.   Dilerim bundan sonrası daha   çalıştığım yerden gelir.</p><p><b>Modun düştüğünde kendini iyi   hissetmek için neler yaparsın?</b></p><p>Müzik dinlerim.</p><p><b>Seni izleyen genç kadınlara   hayata dair vereceğin en   büyük tavsiye nedir?</b></p><p>Hayal kurmak romantik bir iş değil.   Sakın engel koymayın onlara.   Koyanlara inanmayın. Bu siz   olsanız bile.</p><p><b>İlişkide nasıl bir kadınsın, seni   en çok ne mutlu eder?</b></p><p>Bilmem. Ben bu işi bir bilemedim   zaten, kendimce kendi olan   biriyim. İlişkimde başka bir   kadın olamam zaten. Mesela,   mutluluğun daha paylaşılabilir   olmasını önemserim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/04/ecem0628copy-04042025bf8e0122.jpg"/><p><b>İlişkilerinde alma-verme   dengesini kurabiliyor musun   yoksa genelde fedakar olan   taraf mısın?</b></p><p>Öğreniyorum. İstemek, talep etmek   zorluyor tabii içeride bir yerde   ama öğreniyorum galiba ve iyi de   gidiyorum sanırım.</p><p><b>Seni hayatta en çok ne yorar?</b></p><p>Güvende hissetmemek.</p><p><b>Ecem kendi dünyasında   genellikle nasıl biri?</b></p><p>Sade.</p><p><b>35'ten sonrasını nasıl buldun,   hayalindeki gibi mi?</b></p><p>Çok sevdim, bir 20 sene buralarda   takılsam müthiş olur.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/04/ecem0525copy-04042025a0b64e3e.jpg"/><p><b>Hayatı akışında mı yaşarsın   yoksa sürekli plan mı   yaparsın?</b></p><p>Çok plan yapardım, her şeyi   bir sisteme sokardım ama asla   alternatif üretmeden. Bir çark   sorun çıkardığında tekrar kurardım.   Bunalır, strese girerdim. Bu, aslında   kendime yaptığım bir kötülüktü.   Sonra baktım gecesi, gündüzü   sabitte olmayan, sahada çalışan   biri için bu çok iddialı bir seçimmiş.   Çok daha esnedim ama daha   yolum var bence.</p><p><b>Genel Yayın Yönetmeni: </b>Gözde YÖRÜKOĞLU ERSU</p><p><b>Röportaj:</b> Ceylan YENİACUN</p><p><b>Fotoğraf: </b>Zeynel Abidin AĞGÜL</p><p><b>Styling:</b> Zilan BÜLBÜL</p><p><b>Saç:</b> Erdem GÜL / Essalon Hair &amp; Beauty</p><p><b>Makyaj:</b> Gamze TEKİN ALP</p><p><b>Video:</b> Kaan KARAASLAN</p><p><b>Styling asistanı: </b>Yaren ÇAY</p><p><b>Makyaj asistanı:</b> Nilay BAŞ</p><p><b>Fotoğraf asistanı: </b>Murat AĞGÜL</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/dingin-bir-guc-ecem-ozkaya-1084705</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/04/dingin-bir-guc-ecem-ozkay-403_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084677</guid><pubDate>Wed, 02 Apr 2025 09:54:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[2 NİSAN 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/sevil-dolmaci-ile-sanat-koleksiyonerlik-ve-global-vizyon-uzerine-1084676</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/02/2-nisan-2025-191_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084676</guid><pubDate>Tue, 01 Apr 2025 23:32:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sevil Dolmacı ile Sanat, Koleksiyonerlik ve Global Vizyon Üzerine]]></title><description><![CDATA[Dubai Art Fair'de dijital alanda üretim yapan sanatçıların işleriyle koleksiyonerlerle buluşmaya hazırlanan Sevil Dolmacı ile bir aradayız.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Sevil selamlar, uluslararası   sanat piyasasına hâkim   bir kadın olarak seni biraz   geçmişe götürmek istiyorum.   Nasıl başladın mesleğe?</b></p><p>Sanat tarihi okudum. Çağdaş   sanata nedensiz bir biçimde   aşıktım, beni heyecanlandırıyordu.   Hayatımda bu alanda hiçbir   örnek olmamasına rağmen şu   an yaptığım işi yapmayı hayal   ediyordum. Hayallerim gerçek   oldu. Mezun olduktan sonra   Başkent Üniversitesi'nde Güzel   Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr.   Filiz Yenişehirlioğlu'nun asistanı   olarak işe başladım. Üniversitede   beş yıl çalıştıktan sonra İstanbul'a   taşındım ve Demsa Koleksiyon'da   sanat danışmanlığı yapmaya   başladım. Akademik kariyerimin   üzerine pazarı yönlendiren bir   koleksiyonda çalışmak beni sanat   piyasası konusunda besledi, kısaca   deneyim kazanmama aracılık   etti. Sektöre hâkim bir pozisyonda   olmamı sağlayan en önemli faktör   kuşkusuz, yolumun uluslararası   satın alımlar yapan ve müze projesi   ile heyecan yaratan bir koleksiyon   ile kesişmiş olmasıydı. Belirtmem   gerekir ki bu sürecin en özel yanı   Zaha Hadid ve Thomas Krens gibi   dünya ölçeğinde sanat konusuna   hâkim iki özel insanla bir araya   gelmek ve çalışabilmek oldu. 2015   yılında Türkiye'nin bir ekiple hizmet   veren ilk uluslararası danışmanlık   şirketini kurdum. Sotheby's, Christie's   gibi müzayedeevlerine kondisyon   raporu hazırlayan, yabancı   galerilerin Türkiye eser teslimlerinde   çözüm ortağı olan, Rus   koleksiyonerler için fiyat ekspertizliği   hazırlayan tek kurumuz diyebilirim.   2018 yılında danışmanlık şirketine   ek olarak galericilik faaliyetlerine   başladık. 2023 yılında da İstanbul   galerisine ek olarak Dubai şubesini   ekledik. Bugün Amsterdam dahil   üç ülkede faaliyet gösteren bir   yapı içerisindeyiz.</p><p><b>Okul seçimin, sonrasında   İstanbul sanat piyasasında   çalışma biçimin, biraz detayları   anlatır mısın bize?</b></p><p>Okul ve ardından akademisyenlik   deneyimi sonrasında İstanbul'a   taşınma kararı aldım. İstanbul'a   geldiğimde yolum çok güçlü sanat   oyuncularıyla kesişti. O günlerde   İstanbul'da uluslararası önemli   sanatçılar ile çalışan ve yurt   dışında da şubesi olan bir galeri   ve onun güçlü alıcılarıyla tanışıp   işin mutfağı hakkında inanılmaz   bilgiler edinme şansım oldu. Galeri   ile çalışmadım ancak iç sistemi   hakkında bilgi sahibi olacak kadar   yakındık. Aslında danışmanlık   şirketini kurduğumda bu model   üzerinden bir sistem geliştirdim.   Her bir sergi projesi için yatırımcılar   bulup onların finansal destekleri ile   Türkiye'ye büyük sergiler getirerek   ve sanatçı ağını genişleterek kısa   zamanda büyüdük.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/02/sevildolmaci4-02042025276093c2.jpg"/><p><b>Galeri açmaya nasıl   karar verdin?</b></p><p>Galeri açmak aslında   zorunluluktan doğan bir   durum oldu. 2015 yılında sanat   danışmanlık şirketi kurduktan sonra   galeri olarak beni eser bazında   besleyebilecek bir partner galeri   bulamadım. Türkiye'de paylaşımcı   ve destekleyici bir tavır görmedim.   Bunun nedeni benim ağımdan ve   satış potansiyelimden haberdar   olmamalarıydı, yeniydim ve tam   olarak beni tanımıyorlardı, yani   normaldi. İyi de oldu, galerimi   kurdum ve hem yurt içinden hem   de yurt dışından güçlü bir sanatçı   listesi ile kısa sürede Türkiye'de Peter   Halley, David Salle gibi isimlerle   müze kalitesinde sergiler yapan   uluslararası bir galeri profiline   sahip olduk.</p><p><b>Sanat danışmanlığını kurumsal   olarak sürdürdüğün süreçte   hep bir galeri sahibi olmayı   düşünüyor muydun?</b></p><p>Bahsettiğim üzere zorunluluktan   doğan bir durumdu ancak iyi de   oldu. Galeri açmış olmaktan o   kadar keyif alıp heyecan   duydum ki, şubelerimiz olması   için aksiyon aldım ve 2023'te   Dubai şubemizi açtım.</p><p><b>Sanat danışmanlığı sürecinde   koleksiyonerleri ve onların   eğilimlerini gözlemleme   şansın olmuştur. Son 10 yılda,   bir değişkenlik gösterdi mi   sanat alımı?</b></p><p>Sanat alımı da alıcı profili de   değişti. Koleksiyonerler eğitimli,   genç, yurt dışına çıkan, teknolojiye   hâkim bir profile dönüşürken   alımlar yabancı sanatçı ağırlıklı   olmaya başladı.</p><p><b>Türkiye'de yeni koleksiyonerler   sanatı bir yatırım aracı olarak   görüyorlar mı?</b></p><p>Kesinlikle evet, yabancı ağırlıklı   olma sebebi de bu aslında. Döviz   bazında değer kaybetmiyor   oluşları! Bütçelerin de artmasını   sağladı diyebiliriz.</p><p><b>Bu süreç nasıl gelişti? Dünyada   olduğu gibi Türkiye'de de   pandemi süreci sanata bakış   açısını değiştirdi mi sence?</b></p><p>Pandemi, tüm dünyada sanata   olan ilginin artmasına aracılık etti.   Sanat alımını tetikledi. İnsanların   sanat konusundaki farkındalıkları   arttı, sanatçılarla sosyal medya   aracılığı ile iletişim kurmaya   başladılar. Tüm dünyadaki   etkinliklerden ve müzelerden   haberdar oldular. Sanat turları   oldukça işe yaradı. Sonrasında   moda markalarının reklam   kampanyaları ile bu ilgi devam   etti. LV'nun Kusama ve Dior'un   Arsham birliktelikleri oldukça ses   getirdi. Bugün sanat hayatımızın bir   parçası haline geldi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/02/sevildolmaci-0204202563d5a2ae.jpg"/><p><b>Pandemi sonrası 2021 yılında   ALEM'e verdiğin röportajda   galeriyi bir dönüm noktası   olarak belirlediğini belirtmiştin.   Uluslararası camiada ses   getirme amacın vardı, bu   amaçları dinleyip sonra yıllar   geçince yeniden bir araya   geldik. Bu süreçte hedeflerin   ve sonrası gelişmeleri senden   dinlemek isterim.</b></p><p>2023'te ilk şubemizi Dubai'de açtık.   2026 için de başka bir ülkede   şube açmak için bir yatırımcı ile   konuşuyoruz. Peter Halley ve   David Salle gibi iki büyük sergi   projemi tamamladım. İstanbul'daki   galerimizde Nisan sonunda,   çalışmayı hayal ettiğim dünya   starı sanatçıların olduğu bir   grup şov olacak. Robert Fleck   küratörlüğünde düzenlenecek olan   sergide Katherine Bradford, Jiri   Georg Dokoupil, Katharina Grosse,   Katharina Fritsch, Georg Baselitz,   Erwin Wurm, Cecily Brown, Ekrem   Yalçındağ, Ebru Döşekçi ve Annie   Morris olacak. Bu sergi, Türkiye için   bu yılın en büyük ve önemli sergisi.   Baselitz, Sabancı Müzesi'ndeki   sergisinden sonra galerimizde   olacak. Fritsch, Venedik Bienali'nde   Golden Lion ödülü almış bir   sanatçı ve Türkiye'ye daha önce hiç   gelmedi. Amerika'dan Cecily Brown   ve Bradford ise dünya ölçeğinde   bekleme listeleri olan ve ilk kez   Türkiye'ye gelecek isimler arasında.   Diğer sanatçılar ise Türkiye'de bazı   koleksiyonlarda yer almış, Türkiye'de   ilgili bir kitleye sahip dünya çağında önemli isimler. Galerimin   uluslararası tanınırlığı ve saygınlığı   açısından çok ama çok önemli bir   sergi olacak, heyecanlıyım.</p><p><b>Sevil Dolmacı yayınlarının   ilki Amerikalı sanatçı Daze   sergisi üzerine Kathy Batista   editörlüğünde geçtiğimiz   Mart ayında yayımlandı.   Kathy Batista ile bir araya   gelişini de yine ALEM   okuyucularıyla duyurmuştuk.   Bu süreci ve galeriye etkilerini   anlatabilir misin?</b></p><p>Kathy ile çalışmaya devam ettik,   ilk yayınımızı da onunla birlikte   yaptık. İlk sergimiz çok başarılı   geçmişti. Onunla yeni keşiflerimiz   oldu ve en önemlisi Ross Bleckner   ile yollarımızın kesişmesine sebep   oldu. Ve böylelikle hem Ross ile   dostluğumuz oluştu hem de Ross   sayesinde Peter Halley ve David   Salle ile tanışma ve çalışma   fırsatımız oldu. Bu da bizim   Amerika'da köklenmemizi sağladı.</p><p><b>Orta Doğu'da bir kadın galerici   olma konusunu içtenlikle   konuşalım istiyorum. Dubai'de   olmaya nasıl karar verdin?   Nasıl bir ortam?</b></p><p>İnsana güç veren bir durum.   Değer gördüğünüz bir coğrafyada   olmak sizi motive ediyor. Dubai'de   rekabet daha az, pazar yeni ve   sanata oldukça destek oluyorlar.   Dubai, aynı zamanda kozmopolit   bir yer. Tüm dünya ile bağlantı   kurabiliyorsunuz. Ayrıca sanat   konusunda vizyoner ve bilgililer.   Sanata saygıları oldukça fazla.   Onlara göre sanatta pazarlık   olmaz. Alışık olmadığımız bir durum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/02/sevildolmaci3-02042025c068262c.jpg"/><p><b>16-20 Nisan'da Dubai Art   Fair'de yer alacaksın, hem de   dijital alanda büyük bir etki   yaratacak işlere imza atacağını   biliyoruz. Okuyucularımıza   biraz bahsedebilir misin?</b></p><p>"Analog ve Dijital'in Ötesinde   Medya Sanatları" başlığı altında,   yapay zeka, veri görselleştirme   ve medya sanatlarının farklı   pratiklerinin kesişimini ele alan   sanatçılar Peter Kogler, Mischa   Kuball, Fabrizio Plessi, Sara Ludy,   Can Büyükberber, Ben Cullen   Williams, Tuba Elmas, Fırat Engin ve   Fuseworks'un eserleri yer alıyor.  Sergi, medya sanatlarının   geçmişten bugüne gelişimini   anlatan görsel bir diyalog   sunarken, formların, sembollerin   ve nesnelerin zaman içinde   nasıl sadeleştiğini, değiştiğini   ve yorumlandığını konu alıyor.   Kürasyonun temelinde yer   alan zaman çizelgesi medya   sanatları alanında 1980'lerden   bugüne üretimlerini gerçekleştiren   sanatçılarla, genç sanatçıları bir   araya getiriyor. Bu bağlamda   dijital sanatın kavramsal ve estetik   dönüşümünü izleyiciye aktarıyor.  1980'lerden medya sanatlarının   öncülerinden Peter Kogler, Mischa   Kuball ve Fabrizio Plessi serginin   temel yapısını oluşturuyor. Işık,   mimari ve toplumsal söylem   arasındaki etkileşimi araştıran   kavramsal sanatçı Mischa Kuball'ın   ışıklı kutuları, mimari ögeleri   medya sanatlarıyla harmanlayan   Avusturyalı sanatçı Peter Kogler'in   eserleriyle bir diyalog kuruyor.   Kogler, dünyaca ünlü optik tasarım   çalışmalarını sergi alanının bir   duvarına uyguluyor. Medya   sanatının öncülerinden Fabrizio   Plessi, 1980'lerden bu yana dijital   medyanın mekânsal boyutunu   araştırıyor. Video teknolojisini   kullanarak üç boyutlu yapıları   eserlerine entegre eden sanatçı,   sıvı elementin gerçeklik ile temsili   arasındaki illüzyonist ilişkiyi ele   alıyor ve mekanik-elektronik   yeniden üretim teknolojileriyle bu   etkiyi daha da güçlendiriyor.  Post-dijital üzerine çalışan, resim   video ve dijital formlar üzerine   simüle edilmiş doğal formlar   kullanan Sara Ludy, geleneksel   ve dijital sanat arasında köprü   kuruyor. Sanatçı, son dönem   yapay zeka ile ürettiği postdijital dünyada bedensel algı   kavramına dair özgün bir bakış   açısı sunduğunu eseriyle yer   alıyor. Can Büyükberber ise yapay   zekanın estetiğine odaklanarak   yeni yapay zeka modellerini   eserlerine entegre ediyor ve dijital   sanatın evrimine dair geleceğe   yönelik yenilikçi perspektifler   sunuyor. Ben Cullen Williams,   yapay zekayı veri toplama aracı   olarak kullanarak, doğadan ilham   alan kompozisyonlar üretiyor   ve teknoloji ile organik formlar   arasındaki hassas dengeyi gözler   önüne seriyor. Tuba Elmas, neon   eserleriyle medya arkeolojisine   yeni bir bakış getiriyor. Eski   daktiloları yeniden kullanarak,   "future" ve "reality" kelimelerini neon   tipografiyle yorumlayan sanatçı,   geçmişin anlatılarını günümüzle   buluşturuyor. Fırat Engin, neon   eserinde ışık sanatı ile çağdaş   sanat arasındaki ilişkiyi yeniden   kuruyor. Fuseworks ise, multimedya   yerleştirmeleri ve performansları   merkezine alarak farklı disiplinler   arasındaki sınırları keşfetmeyi   hedefliyor. Sanatçı kolektifi, ışık,   mekân, ses ve hareket arasında   yeni bağlantılar kurarak, geleneksel   sanat anlayışına meydan   okuyan etkileyici ve sürükleyici   deneyimler sunuyor.</p><p><b>Yapay zekâ her alana olduğu   gibi sanat dünyasına da yeni   bir çerçeve çizmeye çalışırken   ve tartışılabilir bakış açıları   gündeme otururken senin   konuya yaklaşımın nasıl?</b></p><p>Yapay zekanın potansiyeli her   geçen gün artarak yükseliyor.   Hem gündelik hayatımıza hem de   sanatsal üretim süreçlerine hızla   entegre oluyor. Sanat alanındaki   yükselişi, farklı programların   kullanımı ve verilerin yaratıcı   biçimde işlenmesi sayesinde,   estetik açıdan yeni perspektifler   geliştirmemize olanak tanıyor.   Yapay zekâ, artık yalnızca bir   araç değil; düşünme, üretme ve   algılama biçimlerimizi dönüştüren   güçlü bir aktör haline geliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/02/sevildolmaci7-020420253ca06869.jpg"/><p><b>Dubai, galeriniz için bir   adım, eminim sonrası için de   planların var. Bakış açını ve   hedeflerini merak ediyorum.</b></p><p>Dubai galerisi benim için dünyaya   daha kolay açılacağım, birtakım   fırsatlar sunan bir yer. Buradan   yapmak istediklerimi daha kolay   gerçekleştirmeye başladım bile.   Sevil Dolmacı Galeri'ye digital art   bölümü ekledik. Dubai'de biraz bu   yönde kurumsallaşmak istiyorum.   Biz bu alanda da uluslararası bir dil   kurmak üzere yola çıktık. Dünyanın   dört bir yanından anlaşma   yaptığımız iyi bir sanatçı listemiz   var. Bu şekilde yayılımımız hızlı,   kökleşmemiz güçlü oluyor.</p><p><b>Venedik Bienali, Art Düsseldorf,   Art Miami gibi uluslararası   etkinliklere katılıyorsun. Sanata   bakış açısını global ölçekte   nasıl değerlendiriyorsun?</b></p><p>Sanat konusunda köklü geçmişe   sahip olan Avrupa'daki sistem   ve profesyonellik, sanata olan   bakışı farklı kılıyor. Nasıl mı? Sanat   eserlerinin yetkinliği, sanatçıların   galerileriyle kurduğu ilişkilerin   ciddiyeti, üretimlerin dünya   ölçeğinde kabul görmesi ve dolanıma sokulması organik bir   biçimde gelişiyor. Amerika ise ne   olursa olsun pazarda söz/iktidar   sahibi, sistem Avrupa kadar ciddi.   Üretim ve yayılım Avrupa'dan   daha hızlı ve büyük, Avrupa ile   ilişkileri kuvvetli. Art Basel Miami   halen en çok ziyaretçi alan, en   yüksek rakamların yakalandığı bir   fuar. Avrupa'dan getirilen fuar en   büyük süksesini Amerika'da yapıyor.   Paris ArtBasel çok ilgi görse de   Miami gibi değil. Bu donelerle   değerlendirdiğimizde dünyayı   domine eden ve girift ilişkileri   olan iki güçlü sanat çevresinin   yeni pazar arayışları ile global   ölçekte yarattıkları star isimler   ve lokasyonlar ve elbette ki yeni   üsluplar çeşitlenip, artıyor. Bizler de   Türkiye için çalışıyoruz.</p><p><b>Temsil ettiğin kült isimlerin   yanı sıra, pek çok yetenekli   genç isimle de çalıştın. Bir   genç sanatçıyı keşfetme   serüveni nasıl oluyor? Ve aslına   bakarsan sanat da "marketing"   alanında çok iyi bir iş yapısına   sahip olmayı gerektirmiyor mu?</b></p><p>Marka markayı yaratır. Bu sözü   seviyorum. Bugün sanat alanında   hedefiniz ne ise ona göre bir strateji   ve pazarlama yapmanız gerekiyor,   bu işin en önemli yanı. Sevil   Dolmacı Galeri, bugün bir marka.   Şirketim kurulduğundan beri itibar   yönetimi ve markalaşma üzerine   birlikte çalıştığım iletişim ajansım   (bugün adeta inhouse'a dönüşen)   Vox PR ile birlikte kurumsallaştırdık   markamı. Bu bir ekip işi. Konunuzda   bilgi sahibi iseniz, doğru projelere   imza atıyorsanız, zaman   konusunda sabırlıysanız ve iyi   bir ekibe sahipseniz marka   olmamanız için hiçbir neden yok.   Piyasayı çok iyi analiz etmek, genç   yetenekler konusunda çok hızlı yol   almanızı sağlıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/02/sevildolmaci5-02042025f304fbdf.jpg"/><p><b>Çağdaş sanat deyince,   günümüzün etkin pazarlama   yöntemlerinin dışında   davranılması gerektiği gibi   bir algı var, oysa günümüzde   global ölçekte konu öyle   ilerlemiyor. Sevil Dolmacı   Galeri olarak sence neyi   farklı yapıyorsunuz?</b></p><p>Ben tüm galerilerin aksine   galeri odaklı bir çıkış yapmadım.   Kişi olarak önce kendimi   kurumsallaştırdım/markalaştırdım.   İnsanlar karşısındaki muhatabı   görüp, tanıyınca işler daha hızlı   gelişti. Çünkü sanat konusunda   bilgi sahibi, küresel vizyona   sahip, ayakları üzerinde duran   ve tavizi olmayan güçlü bir kadın   figürü ilgi çekiciydi. Erkek egemen   sektörde klişelerin dışında bir profil   sergiliyordum. Erkek gibi olmaya   çalışmadan yaptım bunu. Sosyal   medyamı iyi kullandım. Sanat   konusunda dünyada etkili fuarları,   sergileri, müzeleri, sanatçıları   takipçilerimle paylaştım. Hem   bilgimi hem vizyonumu samimi   bir şekilde aktarmış oldum.   Ekonomi dergilerinde rahatlıkla   rakamlardan, satışlardan   konuştum. Önemli ekonomi   kanallarına iş insanı olarak   davet edildim. Bloomberg TV   Ortadoğu'nun yöneticisi bir gün   beni arayıp özel bir röportaj   yapmak istedi, şaşırdım ve   tabii ki sevindim. Kısaca bir kadın   olarak naif bir sanat galericisi   kimliğini seçmedim, hırslı bir iş   insanı profilindeydim. Bu kimlik beni   özgün, samimi ve başarılı yaptı.</p><p><b>Biraz da senden bahsedelim   istiyorum. İstanbul-Dubai, iki   ayrı ülkede galeri sahibi olan   bir kadın olarak, özel hayatın   nasıl şekilleniyor?</b></p><p>Özel hayatım renkli, eğlenceli   ancak bir o kadar da yorucu.   Kalbim (hele ki bugünlerde)   İstanbul'da samimi olmak   gerekirse. Dostlarım, köpeğim   ve ailem Türkiye'de. Dubai'ye   göre daha konforlu bir yaşamım   var İstanbul'da.</p><p><b>İş hayatında disiplinli   olduğunu biliyorum, peki ya   özel hayatında?</b></p><p>İş hayatımdan daha disiplinli ve   istikrarlı olduğumu söyleyebilirim.</p><p><b>Bize biraz günlük rutinlerinden   bahseder misin?</b></p><p>Sabahları erkenci olmama rağmen,   ofise eğer çok önemli bir toplantım   yoksa gitmiyorum. Kahveci değilim,   çay içmeyi severim. Ancak güne   limonlu sıcak su ile başlarım.   Haftanın üç günü sabah 9.00'da   pilates ve fitness yapıyorum.   Bazen Bebek'te arkadaşlarla   yürüyüşe çıkarım. Sonrasında   ofise geçer, işten en erken saat   20.00'de çıkarım. Haftada en   az iki kez dışarıda dostlarımla   yemek yerim. Bu rutinlerin dışında   haftada iki gün kendime ayırdığım   televizyon ve kitap günüm vardır.   Mesleğimle ilgili özel yayınları   takip etmeyi seviyorum. Yakın   zamanda sanatçımız Daze'in de   konu edildiği Netflix'teki belgesel   "The Get Down"u izledim.</p><p><b>Lüks dünyanın bir diğer   önemli ayağı da moda. Moda   ile yakından ilgilendiğini   görebiliyorum. Bu konuda   eğilimlerin nasıl şekilleniyor?</b></p><p>Bu konuda belli markalarım var ve   onların klasik parçaları... YSL, Dior   ve Valentino vazgeçemediklerim.   Chanel kadını değilim ama   bazı parçalarını ve vintage   mücevherlerini severim. Saat ve   mücevherde favorim ise Cartier.</p><p><b>Gardırobun sezon   parçalarından mı oluşur   zamansızlığı mı tercih edersin?</b></p><p>Zamansızlığı...</p><p><b>Stilinin olmazsa olmazları   arasında neler var?</b></p><p>Siyah kalem pantolon, bele oturan   bir ceket ve kesinlikle tamamlayıcı   olarak stiletto...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/02/sevildolmaci2-02042025a7171ae2.jpg"/><p><b>Kişinin yaptığı işle karakterize   bir stili olması gerektiğini   düşünüyor musun?</b></p><p>Evet, içselleşmesi önemli. Özgün   olmayı da getiriyor.</p><p><b>Dünyanın çok farklı bir   noktasında, hiç ummadığın   bir köşede, gidip de çok   etkilendiğin bir müze, sanat   dünyası ya da sanatsal bir   aktiviteyle karşılaştığın oldu   mu? Bize bir keşif rotası   önerebilir misiniz?</b></p><p>Evet Meksika'da Puerto Escondido!   Ünlü mimar Tado Ando'nun yaptığı   Casa Wabi, tüm dünyadan önemli   sanatçıların gelip çalıştığı artist   residency binası. Casa Wabi bu   nedenle önemli bir koleksiyona da   sahip. Şubat ayında tüm dünyadan   sanatçıların ve koleksiyonerlerin   geldiği özel etkinliklere de ev   sahipliği yapıyor. Ben de 2024   yılında bu etkinlikte yer aldım,   etkileyiciydi. Ayrıca Kasmin   Gallery'nin açtığı galeri ilginç.   Kimsooja sergisi inanılmazdı.</p><p><b>Sahip olmayı çok arzu ettiğin,   bir şansın olsa sahip olmayı   istediğin bir sanat eseri var mı?</b></p><p>Cy Twombly eseri.</p><p><b>Genç nesile ne önerirsin? Gördüğüm kadarıyla oldukça   genç bir ekiple çalışıyorsun.</b></p><p>Çok çalışmalarını ve bu işin   uzun bir yol olduğunu   unutmamalarını öneriyorum.</span></p><p><b>Röportaj: </b>Gözde YÖRÜKOĞLU ERSU</p><p><b>Fotoğraf:</b> Cengiz DİKBAŞ</p><p><b>Styling:</b> Zilan BÜLBÜL</p><p><b>Saç: </b>Erdem GÜL</p><p><b>Makyaj:</b> Erkan ULUÇ</p><p><b>Video:</b> Kaan KARAASLAN</p><p><b>Fotoğraf asistanı: </b>Emir ŞAHİN</p><p><b>Styling asistanı: </b>Mercan KORKU</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/sevil-dolmaci-ile-sanat-koleksiyonerlik-ve-global-vizyon-uzerine-1084676</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/02/sevil-dolmaci-ile-sanat-k-217_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084675</guid><pubDate>Tue, 01 Apr 2025 12:04:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[2025 Monaco Gül Balosu: Kraliyet Şıklığı]]></title><description><![CDATA[Monaco'nun en prestijli etkinliklerinden biri olan Gül Balosu, bu yıl da ihtişamlı anlara sahne oldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/2025-monaco-gul-balosu-kraliyet-sikligi-1084675</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/04/01/2025-monaco-gul-balosu-kr-536_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084659</guid><pubDate>Fri, 28 Mar 2025 16:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Melek Zeynep Bulut ile Sanatın Sınırlarında Bir Yolculuk]]></title><description><![CDATA[Londra Tasarım Festivali'nde öne çıkan “Duo” adlı eseri ile Paris'te düzenlenen “Créateurs Design Awards”da dördüncü uluslararası ödülüne kavuşan Melek Zeynep Bulut'un sıra dışı sanat evrenine geçiş yapıyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Yaratıcı vizyonuna yaklaşık bir   yıl önce "Açık Yapıt" eseri ile   AKM'nin önündeki sergisinde   şahit olduğumuzda, bu   global ödüllü eserin yansımalarından,   sanatçının farklı bir dünyası olduğunu   zaten çözmüştük. Melek Zeynep Bulut,   bir mimar. Yarattığı özgün eserleri ile   düşünce ve sezgilerinin akışından   birer kesit sunarken, soyut ve somut   arasındaki köprü halleri ile araçlarını   oluşturuyor. Eserlerini kamusal alana   bir temas nesnesi olarak yerleştirip   özel sahneler yaratıyor. Performatif,   deneysel mekan kurguları ile sanata   yeni bir boyut katıyor. Bulut, son olarak   ise geçtiğimiz Ocak ayında "Duo"   adlı eseri ile Paris'te düzenlenen   "Créateurs Design Awards" ödül   töreninde "Excellence in Art and   Design Curation" kategorisinde   ödüllendirildi. Sanatçının dünyasının   yaratımına dokunan detayları Doğan   Apartmanı terasında Galata Kulesi'ne   karşı keşfe çıktık.</p><p><b>Son dönemde adınızı sanat   dünyasının global sahnesinde   sık duyar olduk. Oldukça yoğun   bir tempo içinde olduğunuzu da   biliyoruz, içinde bulunduğunuz   dönemi nasıl anlatırsınız?</b></p><p>Aslında benim kendi iç yaşam disiplinimde, rutinimde hiçbir değişiklik yok;   yıllardır aynı tempo, teknikler, iç dinginlik ve   beraberinde heyecanla çalışıyorum. İşler   daha küresel çapta görülmeye başlayınca   sadece kendimizi teknik olarak genişletmek   ihtiyacı hissettik o kadar. Onun dışında   çok heyecanlı olduğumuz, fikirlerimizi   paylaşmaktan ve sergilemekten büyük keyif   aldığımız, kitlelerle buluşmayı ve iletişimi   çok değerli bulduğumuz aktif bir   dönemden geçiyoruz stüdyo olarak.   Heyecanlı ve çok da mutluyuz.</p><p><b>Çalışmalarınızda öne çıkan soyut   ve somut arasındaki köprünün   temelini ne oluşturuyor, bakış açınızın   temelinde nasıl bir yaklaşım yatıyor?</b></p><p>Temeldeki yaklaşımımı bilmiyorum, bu   her insanın da doğasında var olan büyük   çekirdek bilgi ve zaten bunu çözümlemek   yaşamımızın konusu sanki. Üretimlerimin   temelinde elbette düşünce ve sezgilerimin   akışı var, birer kesit sunuyorum. Araçlarım   ise genel olarak soyut ve somut arasındaki   köprü hâlleri oluyor. Ve bunun benim   için bir başlangıcı ya da sonu da yok, hiç   olmadı. Kendimi bildim bileli doğal olarak   yaptığım bir şeyi yaklaşıma dönüştürdüm.   Tekniğe dökmek ise son hamle oluyor   zaten; çocukluğumdan beri çizen, formlar   üreten, sesler ve mekânlar daha doğrusu   "çeper" dediğimiz kavram üzerine çalışan,   düşünen, anlamın kendine yoğunlaşan   biriydim; belli ki bu benim çekirdek   bilgimle ilişkili diyerek sadece buna ayak   uyduruyorum.</p><p><b>Londra Tasarım Festivali süreci   nasıl gelişti, biraz bahseder misiniz?   Bu festivale katılmanın sizin için   anlamı nedir?</b></p><p>Festivalde ilk kez geçtiğimiz yıl Londra   Bienali'nde sergilenen eserimiz "Açık   Yapıt"ın, bienalin hemen ardından bir de   festivalde sergilenmesi ile ilgili temas etmiş   ve birlikte bir sergi yapmıştık. Bu sergi çok   başarılı olmuştu. Thames Nehri'nin üstünde   Londra silüetinde açık bir sergiydi. Yüz   binlerce ziyaretçi, yayın... Ardından ertesi   yıl Landmark Projeleri'ni yapmak için bir   araya geldik ve "Duo" için anlaştık. Festival   çok kaliteli bir organizasyon. Çok güçlü bir   estetik algısı, kavramsal söz söyleme gücü   olan bir noktaya gelmiş on yıllar içerisinde.   Elbette böyle değerli bir organizasyonla   iş birliği içerisinde böyle anlamlı sergiler   yapmış olmaktan ötürü çok mutluyum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/28/dsc5119-28032025f59ad2be.jpg"/><p><b>"Duo" eserini sizin için özel kılan ne?</b></p><p>Değil eser, her attığım çizgi, ürettiğim   parça benim için çok anlamlı ve özel.   Diğer işlerimden daha fazla ya da daha   az anlamlı değil, bir skalaya koyamam.   Zira her bir çalışma, adı, tecrübesi, içinde   bulunduğu zamana yaklaşımı ve kurduğu   bağ ile apayrı ve kendine özel yerlerde   duruyor. "Duo" da öyle.</p><p><b>Peki sanat sahnesinde bu eseri öne   çıkaran neler oldu?</b></p><p>Gerçekliği. "Gerçekten" temas etmek, sezgi   ve maddenin birlikteliğinin görünürlüğü ve   hem ziyaretçisi hem kolektif bilinç ile   kurmuş olduğu bağ.</p><p><b>"Duo" ile çok yeni bir ödül aldınız.   Paris'te düzenlenen "Créateurs   Design Awards" töreninde "Excellence   in Art and Design Curation" yani   "Sanat ve Tasarım Kürasyonunda   Mükemmeliyet" ödülü ile uluslararası   dördüncü ödülünüzü de kazanmış   oldunuz. Bu tarz ödüllerin size daha   iyisini yapmak adına bir sorumluluk   yüklediğini düşünüyor musunuz?</b></p><p>Ödüller elbette insanı mutlu eden şeyler   ama beni yönetmiyor. Ne övgü ne de yergi   içimde bu işi yapmak arzusunun belirleyicisi   değil. Dolayısıyla ek bir sorumluluk ya da   benzeri bir durum hissetmiyorum üzerimde.   Zaten yaptığım işi büyük bir özveri, sevgi   ve tutkuyla yapıyorum. Elimden geleni her   zaman kendi en iyimle ortaya koymaya   gayret ediyorum. Bu ödüllendirilse de   yapmaya gayret ederim, kimse anlamasa   da yapmaya gayret ederim. Bu güçlü   bağlantı hâli beni ben yapan şey çünkü.</p><p class=""><b>Gelmiş geçmiş sizi en çok etkileyen   sanatçı ve eserinin hangisi olduğunu   söylersiniz?</b></p><p>Elbette sanat tarihi müthiş eserlerle dolu.   Bu bazen bir metin, bazen bir resim,   kimi zaman bir film olabiliyor. Şu an ilk   aklıma gelen Lucio Fontana ve Concetto   Spaziale'si.</p><p><b>Fotoğraflar: </b>Getty Images Türkiye, Mustafa Solak</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/melek-zeynep-bulut-ile-sanatin-sinirlarinda-bir-yolculuk-1084659</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/28/melek-zeynep-bulut-ile-sa-516_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084641</guid><pubDate>Mon, 24 Mar 2025 14:27:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kansersiz Yaşam Derneği İftar Daveti]]></title><description><![CDATA[Kansersiz Yaşam Derneği'nin düzenlediği iftar yemeğinde kalpler çocuklar için çarptı. Gecede sanatçıların tabloları, üç büyük kulübün imzalı formaları ve mücevher markasının takıları bağışlanarak çocukların eğitimine destek verildi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kansersiz-yasam-dernegi-iftar-daveti-1084641</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/24/kansersiz-yasam-dernegi-i-975_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084639</guid><pubDate>Mon, 24 Mar 2025 14:07:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Buse Terim'le Palandöken'de Kışa Veda]]></title><description><![CDATA[Palandöken'in bembeyaz örtüsünde gerçekleşen Fest on the Snow etkinliğinde davetliler müzik, spor ve doğayla iç içe geçen bir festival coşkusu yaşadılar.   ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/buse-terimle-palandokende-kisa-veda-1084639</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/24/buse-terimle-palandokende-437_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084638</guid><pubDate>Mon, 24 Mar 2025 13:10:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Hera Glow Lansmanı: Sağlık, Estetik ve Farkındalık ]]></title><description><![CDATA[Kozmetik markasının düzenlediği etkinlikte sağlıklı yaşamın yolları konuklarla paylaşıldı. Uzman doktor davette bir araya gelen misafirlerin merak ettikleri soruları cevaplayarak keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/hera-glow-lansmani-saglik-estetik-ve-farkindalik-1084638</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/24/hera-glow-lansmani-saglik-189_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084637</guid><pubDate>Mon, 24 Mar 2025 12:33:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Tema Vakfı İftar Daveti]]></title><description><![CDATA[TEMA-K Gönüllüleri'nin düzenlediği iftar yemeği, doğa ve çevre dostu gönüllüleri bir araya getirdi. Şef Ömür Akkor'un lezzetli menüsü eşliğinde gerçekleşen yemekten elde edilen gelir, TEMA Vakfı'nın doğa eğitim programlarına aktarıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tema-vakfi-iftar-daveti-1084637</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/24/tema-vakfi-iftar-daveti-551_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084635</guid><pubDate>Mon, 24 Mar 2025 12:31:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Hüsamettin Koçan "Gölgenin Arkasındaki" Sergisi ]]></title><description><![CDATA[Bayburtlu kadınların zanaatını kendi özgün üslubuyla yorumlayan Prof. Hüsamettin Koçan, “Gölgenin Arkasındaki” sergisini Merkür Galeri'de sanatseverlerle buluşturdu. Renkler ve parıltılarla ışıltılı bir senfoni yaratan sergi, geleneksel tığ işçiliğinin fırça ile buluşmasının bir yansımasını sundu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/husamettin-kocan-golgenin-arkasindaki-sergisi-1084635</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/24/gunes-senfonisi-952_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084619</guid><pubDate>Thu, 20 Mar 2025 17:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Akbank Sanat'ta Sergi: S.O.S.]]></title><description><![CDATA[Mors alfabesinde acil durum sinyali anlamına gelen “nokta/çizgi/nokta”dan yola çıkan sergi Akbank Sanat'ta sanatseverlerle buluştu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/akbank-sanatta-sergi-sos-1084619</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/20/akbank-sanatta-sergi-sos-252_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084618</guid><pubDate>Thu, 20 Mar 2025 17:23:00 +0300</pubDate><title><![CDATA["Amazon Kadınlar" Sergisi]]></title><description><![CDATA[Sanatçı Emre Ertürk küratörlüğünde Dünya Kadınlar Günü teması ile  TOÇEV yararına  özel bir serginin açılışı gerçekleştirildi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/amazon-kadinlar-sergisi-1084618</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/20/amazon-kadinlari-290_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084614</guid><pubDate>Wed, 19 Mar 2025 14:19:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[2025 Gastronomi Trend Raporu]]></title><description><![CDATA[Yeni yılda gastronomi dünyasını neler bekliyor? Geleneksel tarifler nasıl modern dokunuşlarla buluşacak? Sürdürülebilir mutfak anlayışı, yerel malzemelerin yükselişi ve fine dining'deki yenilikler üzerine merak edilenleri, Sözen Group CEO'su Gökmen Sözen, Türk Mutfağı Araştırmacısı Vedat Başaran, Yiyecek & İçecek Uzmanı Oğul Türkkan ve TV Programcısı & Şef Memet Özer ile konuştuk. 2025'in damak zevkine yön verecek trendleri keşfetmeye hazır olun!]]></description><content:encoded><![CDATA[<p data-start="127" data-end="543">Gastronomi dünyası, her yıl olduğu gibi 2025'te de dinamik bir dönüşüm içinde. Geleneksel tarifler, modern tekniklerle yeniden hayat bulurken, sürdürülebilir mutfak anlayışı ve yerel malzemelerin önemi her zamankinden daha fazla vurgulanıyor. Fine dining restoranlar sınırları zorlayan deneyimlerle misafirlerini şaşırtmaya devam ederken, şefler ve sektör profesyonelleri de geleceğin mutfak kültürüne ışık tutuyor. Bu kapsamlı trend raporunda, sektörün önde gelen isimleriyle bir araya gelerek 2025'in damak tadına yön verecek yenilikleri mercek altına aldık. Sözen Group CEO'su Gökmen Sözen, Yiyecek &amp; İçecek Uzmanı Oğul Türkkan, </span>Türk Mutfağı Araştırmacısı Vedat Başaran</span> ve TV Programcısı &amp; Şef Memet Özer de gastronominin geleceğine dair değerli öngörülerini ALEM'le paylaştı. Geleneksel ile yeniyi buluşturan bu heyecan verici yolculukta lezzet tutkunlarını neler bekliyor? İşte 2025'in gastronomi trendleri!</span></p><p></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/19/gokmensozen-190320252b6ef28a.jpg"/><h2>GÖKMEN SÖZEN</h2><p><i><font size="2">Sözen Group CEO</font></i></p><p><b>2025 yılında gastronomi dünyasında öne çıkacak yeni trendler sizce neler olacak?</b></p><p>2025 yılında öne çıkacak trendlerden ilki, sürdürülebilir gastronomi. Örneğin; restoranlarda, yerel ve mevsimsel ürünler kullanılarak hem lojistik masraflar hem de çevresel etkiler minimuma indirilecek. Bir diğer önemli trend ise, kişiselleştirilmiş yemek deneyimleri. Bu nedenle restoranlar, misafirlerin diyet gereksinimlerini ve tercihlerine uygun menüler sunan teknolojik sistemlere yatırım yapacak.</p><p><b>Bitki bazlı yemeklerin popülerliği artarken, bu alanda restoranların nasıl yenilikler yapmasını bekliyorsunuz?</b></p><p>Baklagillerden yapılan bitki bazlı et alternatifleri, yenilikçi protein kaynakları ve fermente sebzeler gibi ürünler, gastronomide daha geniş yer bulacak. Ayrıca, bitki bazlı yemeklerin sadece sağlık odaklı olmaktan çıkıp, lüks ve yüksek kaliteli bir mutfak deneyimine dönüştüğünü göreceğiz. Şefler, moleküler gastronomi teknikleriyle sebzeleri dönüştürerek, tat, doku ve görsellik açısından çok daha etkileyici tabaklar yaratabilir. Deniz yosunları, mantarlar ve fermente ürünler gibi zengin tat profiline sahip bileşenlerin yaratıcı kullanımı artacak.</p><p><b>Sürdürülebilirlik, gastronomide hala en önemli başlıklardan biri. Bu konuda restoranların ve şeflerin öncelikleri sizce nasıl şekillenecek?</b></p><p>2025'te, restoranların sürdürülebilirlik adına öncelik vereceği konular arasında gıda atıklarının azaltılması, yerel üreticilerin desteklenmesi ve şeffaf tedarik zinciri uygulamaları ön planda olacak. Türkiye gibi zengin tarımsal üretime sahip bir ülkede, coğrafi işaretli ürünlerin daha fazla ön plana çıkması gerekiyor.</p><p><b>Yerel mutfakların global gastronomi sahnesinde daha fazla yer bulması adına 2025'te neler yapılabilir?</b></p><p>Şeflerin ve gastronomi profesyonellerinin öncelikle bu mutfakların derinliklerini keşfetmesi gerekiyor. Yerel mutfakların dünya sahnesinde tanınması için gastronomi festivalleri, uluslararası mutfak etkinlikleri ve dijital platformlar kritik öneme sahip. 2025'te gastronomi dünyasında ayrıca hikaye anlatımının önemi artmaya devam edecek.</p><p><b>2025'te hangi malzemelerin gastronomide yıldızlaşmasını bekliyorsunuz? Özellikle unutulmaya yüz tutmuş yerel ürünler bu trendlere dahil olacak mı?</b></p><p>Unutulmuş yerel malzemelerin gastronomide yıldızlaşacağını kesinlikle söyleyebiliriz. Türkiye'nin yerel ürünleri arasında yer alan siyez buğdayı, kara kılçık buğdayı, taze keçiboynuzu ve alıç gibi ürünler hem sağlık hem de lezzet açısından fark yaratabilir. Ayrıca, Anadolu'nun kadim tohumları, yerel baharatlar ve doğal fermantasyonla üretilen yiyecekler, 2025'te menülerde daha fazla yer bulacak.</p><p><b>Gastronomi sektöründe etik uygulamaların önemi giderek artıyor. Bu konuda 2025'te sektör liderlerinden ne gibi adımlar bekleniyor?</b></p><p>2025 yılında gastronomi sektörünün etik uygulamaları artık bir tercih değil, zorunluluk haline geliyor. Adil ticaret, yerel üreticiyi destekleme ve sürdürülebilir tarım uygulamaları gibi konular hem tüketicinin hem de sektör liderlerinin ajandasının üst sıralarında yer alacak.</p><p><b>Sosyal medya platformlarının gastronomiye etkisi 2025'te nasıl bir değişim gösterecek? Görsellik mi, tat mı daha önemli hale gelecek?</b></p><p>Sosyal medya, gastronomide hala güçlü bir itici güç. Görsellik elbette önemini koruyacak, ancak artık deneyim odaklı içeriklerin öne çıkacağını düşünüyorum. Biz de her yıl gerçekleştirdiğimiz Uluslararası Gastromasa Gastronomi Konferansı'mızda şeflerin sadece yemeklerini değil, bu yemeklerin arkasındaki yaratıcı süreçleri anlatmasına odaklanıyoruz.</p><p><b>2025'te restoran tasarımlarında hangi yenilikçi yaklaşımları görebiliriz?</b></p><p>2025'te restoran tasarımlarında sürdürülebilirlik, teknolojik entegrasyon ve yerel dokuların ön plana çıktığını göreceğiz. Doğaya saygılı malzemeler, minimal tasarımlar ve yerel sanatçılarla yapılan iş birlikleri dikkat çekecek.</p><p><b>Gastronomi turizmi, 2025'te hangi destinasyonlar veya mutfaklar üzerinden büyüyecek?</b></p><p>2025 yılında gastronomi turizmi, özellikle yerel ve otantik mutfaklar üzerine yoğunlaşacak. Peru, Japonya, Türkiye ve İtalya gibi mutfaklar hem çeşitlilikleri hem de hikayeleriyle dikkat çekecek. Türkiye özelinde ise Gaziantep, Hatay, İzmir gibi gastronomi merkezlerinin yanı sıra Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerindeki saklı lezzetler de öne çıkacak. Zaten bu konuda, geçen yıllarda Türkiye gastronomisine armağan ettiğimiz Gault &amp; Millau Türkiye Rehberi'nde bu şehirlere de yer veriyoruz.</p><p><b>Türkiye'de trendler ne yöne evriliyor?</b></p><p>Türkiye'de gastronomi trendleri dünya mutfaklarından ilham alırken yerel dokularını da koruyarak evriliyor. Özellikle sürdürülebilirlik ve sıfır atık konuları mutfakların merkezine oturmuş durumda. Ayrıca yemek deneyimi sadece bir lezzet yolculuğu değil, aynı zamanda bir görsel ve sosyal medya paylaşımına dönüşüyor. Bu da restoranları hem tat hem de görsellik açısından farklılaşmaya zorluyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/19/ogulturkkan179sb-1903202509c6029e.jpg"/><h2><b>OĞUL TÜRKKAN</b></h2><p><font size="2"><i>Yiyecek &amp; İçecek Uzmanı</i></font></p><p><b>2025 yılında gastronomi dünyasında öne çıkacak yeni trendler sizce neler olacak?</b></p><p>Gastronomide karbon ayak izi, sürdürülebilirlik gibi konular daha da önem kazanacak. Yerel ürünlere yönelirken farklı kültürlerin pişirme ve hazırlık teknikleri de yerel kültüre adapte edilecek. </p><p><b>Bitki bazlı yemeklerin popülerliği artarken, bu alanda restoranların nasıl yenilikler yapmasını bekliyorsunuz?</b></p><p>Kısa zamanda artan nüfus ve çevreye verilen zarardan dolayı et maliyeti artmaya devam edecek. Gençlerin çevreye duyarlılığının daha yüksek olması nedeniyle de gastronomi dünyası et ürünlerine muadil ürünler aramaya başlayacak. Diğer taraftan da ekonomik zorluklar nedeniyle ete ulaşamayan kesim için üretilecek bitki temelli et ürünleri muadilleri gitgide yaygınlaşacak.</p><p><b>Sürdürülebilirlik, gastronomide hala en önemli başlıklardan biri. Bu konuda restoranların ve şeflerin öncelikleri sizce nasıl şekillenecek?</b></p><p>Maalesef bu konu çok önemli olsa da İngilizce söylendiği gibi "green washing" yani göstermelik tedbirler çoğunlukta. Restoran ve evlerde çok önemli bir sürdürülebilirlik önlemi alındığını söyleyemeyiz. Maalesef halen maliyet, sürdürülebilirliğin önünde tutuluyor. Diğer taraftan serpme kahvaltı gibi yeni trendler de oluşan ziyanın gerçek örnekleri.</p><p><b>Yerel mutfakların global gastronomi sahnesinde daha fazla yer bulması adına 2025'te neler yapılabilir?</b></p><p>Öncelikle Londra, New York, Paris, Dubai gibi gastronomide lider bazı şehirlerde yerel mutfağımızın iyi temsilcilerinin dünya standartlarında restoranlar açması gerekiyor. Bu aşamada sunumdan şarap listesine kadar dünya standartlarında servis ve hizmet vermemiz elzem hale geliyor. Maalesef bu tür yatırımlar, parmakla gösterilecek kadar az ya da sadece gerçek kalitemizi temsil etmeyen dönerci veya kebapçılar ile sınırlı.</p><p><b>Sağlıklı yaşam trendleri gastronomiye nasıl bir yön verecek?</b></p><p>Porsiyonlar üzerinde, kullanılan malzeme özelinde mutlaka değişimler göreceğiz. Hem sürdürülebilirlik hem de sağlıklı yaşam, menülerde vejetaryen ve vegan seçenekleri artıracak. Diğer taraftan dünyada olduğu gibi alkolsüz içecek seçenekleri artış gösterecek.</p><p><b>2025'te hangi malzemelerin gastronomide yıldızlaşmasını bekliyorsunuz? Özellikle unutulmaya yüz tutmuş yerel ürünler bu trendlere dahil olacak mı?</b></p><p>Tarhana, nar ekşisi, şalgam gibi birçok ürün önümüzdeki yıllarda parlayabilir.</p><p><b>Gastronomi sektöründe etik uygulamaların (adil ticaret, yerel üreticiyi destekleme vb.) önemi giderek artıyor. Bu konuda 2025'te sektör liderlerinden ne gibi adımlar bekleniyor?</b></p><p>Etik uygulamaların önemi, gastronomi dünyası para kazandığında hatırlanıyor. Maalesef yüksek enflasyon, belirsizlikler gibi birçok nedenden dolayı ülkemizde sıra, etik uygulamalara zor geliyor.</p><p><b>Sosyal medya platformlarının gastronomiye etkisi 2025'te nasıl bir değişim gösterecek? Görsellik mi, tat mı daha önemli hale gelecek?</b></p><p>Sosyal medya artık gastronomi için vazgeçilmez bir araç oldu. Ama maalesef bu aşamada da bir görüntü ve paylaşım kirliliği var. Ancak insan yapısı, görselliği her durumda tadın önünde tutar.</p><p><b>Yemeğin bir deneyim haline gelmesi konusunda, 2025 yılında hangi yaklaşımların öne çıkmasını bekliyorsunuz?</b></p><p>Deneyimi yaratan ve yaşatan şeflerdir. Önümüzdeki yıllarda şefler çok daha öne çıkacak ve şef restoranlarının sayısı artacak.</p><p><b>Restoran tasarımı ve atmosferi, yemek deneyiminin bir parçası haline geldi. 2025'te restoran tasarımlarında hangi yenilikçi yaklaşımları görebiliriz?</b></p><p>Ortam, ışık, ses tabii ki lezzet algısını etkiler. Son dönemde restoranın servis bölümü için yapılan yatırımlar, içecek ve yiyeceklerin hazırlandığı mutfak ve bar yatırımlarının önüne geçti. Hal böyle olunca da restoran yatırımlarında bütçeler arttı ve yatırımcıların işletme sermayesini zayıflattı. Gelecekte restoran dekorasyonlarının daha yalın ve lezzete odaklı olmasını bekliyorum.</p><p><b>Gastronomi turizmi, 2025'te hangi destinasyonlar veya mutfaklar üzerinden büyüyecek?</b></p><p>Japonya, şu an gözdelerden biri. Bunun dışında hızla büyüyen Çin ve Hindistan'dan da gastronomik atılımlar beklenebilir. Pandemide biraz yıldızı sönmüş olsa da Paris yeniden sahneye çıkabilir. Londra, merkezi konumunu illa da koruyacaktır.</p><p><b>Türkiye'de trendler ne yöne evriliyor?</b></p><p>Bence yerel ile dünyayı bağlayan, sentezleyen yeni bir modern Türk mutfağına doğru ilerliyoruz. Ayrıca salaş ortamlarda sunulan yerel lezzetlerin de masa örtülü, modern ortamlarda sunulacağı yeni mekanların da sayısı hızla artıyor.</p><p><b>Siz 2025 gastronomi trendleri içinde hangisine daha yakınsınız?</b></p><p>Yerel lezzetlerin modern ve hijyen ortamlarda sunulduğu, yaratıcı ama geleneksel trendlere daha yakınım.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/19/vedatbasaran-19032025b575fdd3.jpg"/><h2><b>VEDAT BAŞARAN</b></h2><p><i><font size="2">Türk Mutfağı Araştırmacısı</font></i></p><p><b>2025 yılında gastronomi dünyasında öne çıkacak yeni trendler sizce neler olacak?</b></p><p>2025 yılında gerek şef restoranları gerekse otel restoranlarında yerel ürünlerin ve bu ürünlerle hazırlanan geleneksel tariflerin farklı formatlarla uygulamalarının değerlendirmesini göreceğiz. Bu aşamada yakın Orta Doğu ürün ve klasiklerinin de tabaklara dokunuşları yaygınlaşacak. Ayrıca geleneksel mutfaklarımızdan kombinasyon denemelerine rastlayabiliriz.</p><p><b>Bitki bazlı yemeklerin popülerliği artarken, bu alanda restoranların nasıl yenilikler yapmasını bekliyorsunuz?</b></p><p>Dünyada uzun yıllardır farklı akımlara şahit olduk. Ancak çoğunlukla aşçıların kullanmak istedikleri malzemeler maalesef aynı ana ürünler oldu ve olmaya devam ediyor. Bitkisel ürünler daima garnitür olarak kullanıldı. Ancak bilinçlenen tüketicilerin tercihlerine kulak veren mutfakların, geleneksel sebzeli yemekleri tekrardan yorumlayarak ve farklı kombinasyonlar kurgulayarak, göze ve mideye parlak mesajlar veren tabaklara yönelmeleri gerekiyor.</p><p><b>Sürdürülebilirlik, gastronomide hala en önemli başlıklardan biri. Bu konuda restoranların ve şeflerin öncelikleri sizce nasıl şekillenecek?</b></p><p>"Tarladan sofraya" söylemi maalesef eksik. "Tarladan sofraya, sofradan tarlaya" söylemi gerçekçi olanıdır. Sofrayı oluşturan herkesi kapsayan bu söylemde restoranların görevleri çok önemlidir. Aşçıların, ülkesinin tüm kültürlerini içselleştirme yönünde kendilerini geliştirmeleri gerekir. Teknik aşçılıktan entelektüel aşçılık boyutuna evrilmeleri lazım.</p><p><b>Yerel mutfakların global gastronomi sahnesinde daha fazla yer bulması adına 2025'te neler yapılabilir?</b></p><p>Yerelde saha çalışmalarımız maalesef yok denecek kadar az. Geliştirme yapacak alt yapımız yok. Bu nedenle dünyadaki teknikleri ve uygulamaları taklitten öteye gidemiyoruz. Kendi kültürünüzü kendiniz tanımazsanız bunu küresel anlamda anlatmanız mümkün olmaz. Bu bizim gastronomiye bakışımızdaki en büyük eksikliktir. Bunu gidermek zorundayız ve hikayemizi buna göre şekillendirmeliyiz.</p><p><b>2025'te hangi malzemelerin gastronomide yıldızlaşmasını bekliyorsunuz? Özellikle unutulmaya yüz tutmuş yerel ürünler bu trendlere dahil olacak mı?</b></p><p>Ülke coğrafyamız her mevsimi yaşıyor. İşletmelerimizin de bu mevsimleri yaşamaları gerekiyor. Umarım bu yıl, tedarik zorluklarına rağmen, daha çok yabani sebze türleri üzerine çalışmalar yapılabilir. Artık basma kalıp Balıkesir kuzusunun dışında, ülkenin diğer kuzu türlerini de kullanma zahmetine girerler. Sadece büyük balıklar değil birçok küçük balığı da menülerine alırlar. Ayrıca deniz ürünlerinin daha fazla işleneceği bir yıl olmalı. Dağ köylerinde üretilen peynirlerin, keçi ve ürünlerinin, kısa süreli mevsimindeki yabani bitkilerin öne çıkacağı bir yıl olacağını ümit ediyorum.</p><p><b>Gastronomi sektöründe etik uygulamaların önemi giderek artıyor. Bu konuda 2025'te sektör liderlerinden ne gibi adımlar bekleniyor?</b></p><p>Coğrafi işaretli ürünler konusunun etraflıca teşvike ihtiyacı var. İşletmelerin bu anlamda sertifikasyon kültürüne yaklaştırılması gerekiyor. Ülkemizin doğal kültürünün korunması açısından "Coğrafi İşaret" konusu temel şiarımız olmalı.</p><p><b>Sosyal medya platformlarının gastronomiye etkisi 2025'te nasıl bir değişim gösterecek? Görsellik mi, tat mı daha önemli hale gelecek?</b></p><p>Sosyal medya kuşkusuz son derece etken bir alan. Uzun zamandır etkisini yaşıyoruz. Ancak insanlar deneyimleme sonucunda iyi bir görselin çok fazla bir şey ifade etmediği kanaatine varıyor. Bir işletme için esas olan sundukları yemeğin lezzetinin akıllarda kalmasıdır. Sosyal medyayı iyi kullanma kültürünün de giderek geliştiğini düşünürsek mutfaklara da olumlu yansıması olacak.</p><p><b>Yemeğin bir deneyim haline gelmesi konusunda, 2025 yılında hangi yaklaşımların öne çıkmasını bekliyorsunuz?</b></p><p>Tadım menülerinin formatlarında değişim olacağını düşüyorum. İmza yemeklerin varlıkları öne çıkacak. Görsellik arayışlarının örseleneceği tabaklar öne çıkacak.</p><p><b>2025'te restoran tasarımlarında hangi yenilikçi yaklaşımları görebiliriz?</b></p><p>Yalınlık daha fazla tercih edilecek. Restoran sahnesinde, aşçının tabağa yerleştirdiği yıldız parlayacak.</p><p><b>Gastronomi turizmi, 2025'te hangi destinasyonlar veya mutfaklar üzerinden büyüyecek?</b></p><p>Akdeniz'in doğusu yerine batısına doğru bir yönelme olacak. Batı Karadeniz'e akış yoğunlaşacak, Ege köyleri önem kazanacak. Ayrıca hasat turizmleri başlayabilir.</p><p><b>Türkiye'de trendler ne yöne evriliyor?</b></p><p>Türk mutfağını uzun yıllardır İstanbul temsil etti. Artık Türk mutfağı, tüm ülkeyi kapsayan bir coğrafyanın temsili haline gelmeye başladı. Michelin Guide, Gault &amp; Millau ve İncili Gastronomi Rehberi gibi değerlendirme kuruluşlarının etkisiyle, yerelde birçok masa sayısı düşük işletme sahibi aşçının dükkanlarının da çoğalacağı eğilimi açıktır. Sadece imza yemekleri olan işletmelere dönüşün olacağı bir yıl olacak. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/19/mehmetozer2-19032025fe950c68.jpg"/><h2>MEMET ÖZER</h2><p><i><font size="2">TV Programcısı &amp; Şef</font></i></p><p><b>2025 yılında gastronomi dünyasında öne çıkacak yeni trendler sizce neler olacak?</b></p><p>Açıkçası gastronomi dünyası hızla değişiyor ve bazen yetişmeye dahi güçlük çekiyoruz. Ama tahminim ülkelerin temel malzemeleri ile yaptıkları yemekler, "tarladan sofraya" anlayışı, daha çok vegan beslenme ağırlığı, Peru gibi Güney Amerika mutfakları ve tabii yine Uzak Doğu kültürü diyebilirim. Bir de yeniden biraz eski klasik reçetelere dönüşün ve çok oynanmamış yemeklerin popülerliğinin başlayacağını düşünüyorum.</p><p><b>Bitki bazlı yemeklerin popülerliği artarken, bu alanda restoranların nasıl yenilikler yapmasını bekliyorsunuz?</b></p><p>Evet, bu durum artık kaçınılmaz. Her iyi restoran, artık menüsünde vegan seçenekler bulundurmak zorunda. Hatta ayrıca belki farklı bir menü... Açıkçası Türk mutfağının geleneklerinde bu çok var. İşimizin daha kolay olacağını düşünüyorum. Zeytinyağlı sebze yemeklerimiz, ya da Antakya, Gaziantep ve Karadeniz mutfağındaki örnekler gibi...</p><p><b>Sürdürülebilirlik, gastronomide hala en önemli başlıklardan biri. Bu konuda restoranların ve şeflerin öncelikleri sizce nasıl şekillenecek?</b></p><p>Sürdürülebilirlik çok kapsamlı ve detaylı bir konu. Üzerine uzun çalışmalar yapılması ve devlet politikasının da desteklemesi gereken ciddi bir iş. Hatta her bilinçli vatandaşın sorumluluğu olan bir iş. Ben özellikle bu sıfır atık konusunu çok önemsiyorum. Tarım ve hayvancılık politikalarının da yeniden gözden geçirilmesi şart.</p><p><b>Yerel mutfakların global gastronomi sahnesinde daha fazla yer bulması adına 2025'te neler yapılabilir?</b></p><p>Son yıllarda belediyelerin bu konuya oldukça katkı gösterdiği bir gerçek ama yetersiz. Belki kurulacak bir turizm bakanlığı destekli bir konsorsiyum ile daha kapsamlı çalışmalar yapılabilir, tabii doğru pazarlama stratejileri ile birlikte. Çok zengin olan yerel mutfağımızın, dünyada yeteri kadar yer almadığını düşünüyorum. Ama hiçbir şey için geç değil tabii ki.</p><p><b>Sağlıklı yaşam trendleri gastronomiye nasıl bir yön verecek?</b></p><p>Artık tüm dünya daha sağlıklı beslenmeye ve ömrünü uzatmaya çalışıyor. Ben de hazırladığım tariflerde buna ekstra özen gösteriyorum. Zaten programımda da bununla ilgili çalışıyorum. Daha az kızartma, daha az gluten, daha az beyaz şeker, artık vazgeçilmezler. Zaten misafirlerin de yeme tercihleri bu yönde oluyor sıklıkla. Özellikle düzenli spor yapan insanlar için de özel menüler devreye girmeli.</p><p><b>2025'te hangi malzemelerin gastronomide yıldızlaşmasını bekliyorsunuz? Özellikle unutulmaya yüz tutmuş yerel ürünler bu trendlere dahil olacak mı?</b></p><p>Kesinlikle olacak, özellikle Akdeniz tipi beslenme geleneğinin daha da yaygınlaşması önemli. Ülkemizin coğrafi işaretli ürünleri çok kıymetli. Dünyada da özellikle bakliyatların tekrar değer kazandığını gözlemliyoruz; nohut ve mercimek gibi.</p><p><b>Gastronomi sektöründe etik uygulamaların giderek artıyor. Bu konuda 2025'te sektör liderle-rinden ne gibi adımlar bekleniyor?</b></p><p>Artık sektörün de daha bilinçli hale geldiğini gözlemliyorum, yukarıda bahsettiğiniz konular, sektör liderlerinin de dikkatini çekmiş durumda. Bu yıl daha da iyi olacağını söyleyebilirim.</p><p><b>Sosyal medya platformlarının gastronomiye etkisi 2025'te nasıl bir deği-şim gösterecek? Görsellik mi, tat mı daha önemli hale gelecek?</b></p><p>Ben sosyal medya platformlarının, bazen zarar vermesine rağmen, genel olarak faydalı olduğunu düşünenlerdenim açıkçası. Benim için her zaman lezzet önde gelmiştir ama görsel çekicilik de yadsınamaz bir gerçek.</p><p><b>Yemeğin bir deneyim haline gelmesi konusunda, 2025 yılında hangi yaklaşımların öne çıkmasını bekliyorsunuz?</b></p><p>Zaten yemek bence bir deneyim, amaç sadece karın doyurmak değil. Özellikle dışarıda yemek, insanın kendine ve ruhuna yaptığı bir yatırım. Paylaşmak, sosyalleşmek kişinin kendini iyi hissetmesini sağlıyor.</p><p><b>Restoran tasarımı ve atmosferi, yemek deneyiminin bir parçası haline geldi. 2025'te restoran tasarımlarında hangi yenilikçi yaklaşımları görebiliriz?</b></p><p>Bence rahatlık, basitlik ve konfor ön plana çıkacak gibi. Bir dönem olduğu gibi marjinal dekorlar biraz demode kalacak. İnsanlar artık kendilerini güvenli ve iyi hissettikleri yerlerde olmak istiyorlar. Zaten eskisi gibi bir akşamda üç, dört kapı da gezmek istemiyorlar. Yani yemek ve eğlence tek mekanda olsun isteniyor.</p><p><b>Gastronomi turizmi, 2025'te hangi destinasyonlar veya mutfaklar üzerinden büyüyecek?</b></p><p>Umarım biz de bu destinasyonların içinde oluruz ama özellikle Uzak Doğu ve Güney Amerika'nın trend olacağını söyleyebilirim. Büyük değişim içinde olan Arap Yarımadası'nı da unutmamak gerek.</p><p><b>Türkiye'de trendler ne yöne evriliyor?</b></p><p>Biz de dünyayı takip etmeye gayret ediyoruz. Son yıllarda ülkemizin geldiği nokta, hiç de küçümsenmeyecek nitelikte.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/2025-gastronomi-trend-raporu-1084614</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/19/2025-gastronomi-trendleri-230_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084613</guid><pubDate>Wed, 19 Mar 2025 14:11:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zeynep Sıradağlı ile Ayakkabıdan Hikaye Yaratmak]]></title><description><![CDATA[Her adım bir hikaye anlatır… Zeynep Sıradağlı ile gelenek ve yeniliği buluşturan tasarımlarını, tutkulu vizyonunu, ilham veren yolculuğunu ve moda dünyasında sınırları aşan girişiminin arkasındaki hikayeyi keşfediyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim hayatına, Fransız disipliniyle şekillenen Piri Reis Fransız Koleji'nde başlamış Zeynep Sıradağlı. Amerikan Koleji'nde de lise eğitimini tamamlamış. Moda ve işletme  alanlarına ilgisini ise lise yıllarında keşfetmiş ve UCLA'de  moda işletmesi üzerine dersler almış. Seyahat etmenin kendisi için sadece bir  hobi değil, aynı zamanda bir tutku olduğunu söyleyen Sıradağlı, her gittiği  yerde yeni kültürler keşfetmenin büyük ilham kaynağı olduğunu açıklıyor.  Modaya, özellikle de ayakkabılara büyük ilgisi olduğunun altını çizen  Sıradağlı, "Benim için tarz, kendini ifade etmenin en güçlü yollarından biri"  diyor. Koç Üniversitesi İşletme bölümündeki eğitiminden sonra İtalya'da Marangoni Üniversitesi'nde  moda yönetimi üzerine uzmanlaşan Zeynep Sıradağlı ile kurduğu markası Zeyn  Shoes'u konuştuk.</p><p><b>Girişimci  bir ruha sahip olduğunuzu görüyoruz. Bu yönünüzü keşfetmenizde ailenizin bir  etkisi oldu mu?</b></p><p>Kesinlikle. Zaten iş dünyasına dair ilk ilham kaynağım babamdı; onun azmi,  işine duyduğu tutku ve sıfırdan bir marka yaratma sürecindeki kararlılığı bana  çok şey öğretti. Ancak, benim yolculuğumda bu mirası bire bir takip etmek  yerine, kendi vizyonumu ve bakış açımı eklemek her zaman önceliğim oldu. Çocukluğumdan  itibaren üretim süreçlerini gözlemleme, iş dünyasının dinamiklerini deneyimleme  fırsatı buldum. Bu yüzden babamdan öğrendiklerimi modern iş dünyasının  gereklilikleriyle harmanlayarak, kendi yolumu çizdim.</p><p><b>Zeyn  Shoes'un kuruluş hikayesini bizimle  paylaşabilir misiniz? Aile işiniz olan ayakkabı üretimiyle kendi vizyonunuzu  nasıl harmanladını</b><b>z?</b><b></b></p><p>Zeyn Shoes'un hikayesi aslında  bir tutkuyla başlıyor. Babam, ben henüz bir yaşındayken kendi markasını kurmaya  karar verdi. Onun gözünde ayakkabı sadece bir ürün değil, bir zanaat, bir hikaye  anlatma biçimiydi. Kısa bir süre içinde Zeyn, klasik iş modellerinin dışına  çıkan vizyoner yaklaşımıyla çok konuşulan bir marka haline geldi. Babamın  attığı bu sağlam temeller, Zeyn'i modada  güçlü bir konuma taşıdı ve kısa sürede geniş bir kitleye ulaşmasını sağladı. Özellikle  dijitalleşme ve e-ticaret alanında attığım adımlarla markamızı daha geniş  kitlelere ulaştırma hedefim, bu özgün bakış açımın bir yansıması oldu. Bugün  hem geleneksel iş disiplinini hem de yenilikçi fikirleri bir araya getirerek  markamı şekillendirirken, bu yolculuğun her anından da büyük bir heyecan  duyuyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/19/1zeynshoes-19032025952c5906.jpg"/><p><b>Zeyn  Shoes olarak benimsediğiniz tasarım ve üretim anlayışı </b><b>nedir? Markan</b><b>ızı rakiplerinizden ayıran en önemli özellikler neler?</b><b></b></p><p>Zeyn Shoes olarak tasarım anlayışımızda zamansız şıklığı, modern  dokunuşlarla buluşturmayı hedefliyoruz. Her koleksiyonumuzda estetik ve  fonksiyonelliği bir araya getirerek, sadece güzel görünen değil, aynı zamanda  konforlu ve uzun ömürlü ayakkabılar tasarlamaya odaklanıyoruz. El işçiliğine  verdiğimiz önem, her bir detayın özenle işlenmesini sağlıyor. En iyi  malzemeleri seçiyor, titiz işçilikle her çift ayakkabıyı adeta bir sanat eseri  gibi işliyoruz. Sürdürülebilir üretim yöntemlerine önem vererek, doğaya duyarlı  bir marka olmayı da görev edindik. Hızlı tüketim anlayışına karşı duruyor, uzun  ömürlü ve zamansız parçalar üretmeye odaklanıyoruz. Bizi rakiplerimizden ayıran  en büyük özellik, her ayakkabının bir hikayesi olması.</p><p><b>Kahire'de etkileyici bir fotoğraf çekimi gerçekleştirdiniz. Bu  çekim sizin için neden önemliydi? Bu projeden nasıl geri dönüşler aldını</b><b>z?</b><b></b></p><p>Bu çekim benim için sadece bir kampanya değil, markamın vizyonunu ve  estetik anlayışını en iyi şekilde yansıtan özel bir projeydi. Zeyn Shoes'u her zaman dünya standartlarında gördüğüm için, ona hak  ettiği değeri veren ve marka kimliğini en güçlü şekilde anlatan bir çekim  yapmak istedim. Kahire, mistik atmosferi, tarihi dokusu ve zamansız  güzelliğiyle, markamın ruhuna en uygun lokasyonlardan biriydi. Bu yüzden çekimi  burada gerçekleştirmek benim için sadece profesyonel bir tercih değil, aynı  zamanda kişisel bir tutkunun yansımasıydı. Projeye gelen geri dönüşler ise  beklentilerimin çok ötesindeydi. Çekimin estetik dili, markanın güçlü duruşuyla  birleşince çok beğenildi ve büyük yankı uyandırdı.</p><p><b>Modanın  hızla değiştiği bir dünyada markanızı nasıl güncel tutuyorsunuz? Yeni trendleri  takip ederken nelerden ilham alıyorsunuz?</b><b></b></p><p>Benim için önemli olan, sadece trendleri takip eden değil, onları kendi  süzgecinden geçirerek yeniden yorumlayan bir marka yaratmak. Biz trendleri  izleriz ama asla onların peşinden koşmayız. İlham aldığım şeyler ise çoğu zaman  modanın çok ötesinde. Seyahat ettiğim her şehir, dokunduğum her kumaş, bir  sokak arasındaki eski bir kapı ya da bir sanat eserinin detayları... Kültürler,  mimari ve sanat, benim için en büyük yaratıcı güçler. Bu yüzden  koleksiyonlarımızın ruhunda, yalnızca sezonun renkleri veya formları değil, bir  hikaye, bir duygu, hatta bir şehir yatıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/19/1zeynepsiradagizeyns-1903202577154ae2.jpg"/><p><b>Moda  dünyasında hayranlık duyduğunuz isimler kimler? Sizi etkileyen tasarımcı veya  markalar var mı</b><b>?</b><b></b></p><p>Alexander McQueen'in  karanlık ama şiirsel tasarımları, modanın sadece estetik değil, aynı zamanda  bir duygu aktarımı olduğunu bana her zaman hatırlatıyor. Rick Owens'ın distopik  ve asi ruhu, stilin ne kadar güçlü bir ifade biçimi olduğunu gösteriyor.  Dsquared2 ise eğlenceli, cesur ve sınır tanımayan tasarımlarıyla, modada  ciddiyetin yanı sıra oyun alanının da bırakılması gerektiğini en iyi yansıtan  markalardan biri. Thierry Mugler'in vücuda adeta bir heykel gibi yaklaşan  tasarımları, moda ve sanatın iç içe geçtiği en güçlü örneklerden biri. Aynı  şekilde, Karl Lagerfeld her zaman ilham verici oldu. Fakat en büyük stil idolüm  tartışmasız annem. Onun zamansız stil anlayışı bana modanın sadece  kıyafetlerden ibaret olmadığını, bir duruş ve özgüven meselesi olduğunu  öğretti. </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/zeynep-siradagli-ile-ayakkabidan-hikaye-yaratmak-1084613</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/19/zeynep-siradagli-ile-ayak-265_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084612</guid><pubDate>Wed, 19 Mar 2025 10:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Cemiyetin Ünlü Simaları Watergarden İstanbul'da Bir Araya Geldi]]></title><description><![CDATA[Cemiyet hayatının ünlü simaları, Watergarden İstanbul'un ev sahipliğinde düzenlenen iftar davetinde bir araya geldi. Kaşıbeyaz Restaurant'ta gerçekleşen davet, misafirlere unutulmaz bir iftar akşamı sundu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/cemiyetin-unlu-simalari-watergarden-istanbulda-bir-araya-geldi-1084612</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/19/cemiyetin-unlu-simalari-w-133_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084611</guid><pubDate>Wed, 19 Mar 2025 10:14:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[19 MART 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/kapaklar/19-mart-2025-1084611</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/19/19-mart-2025-906_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084609</guid><pubDate>Tue, 18 Mar 2025 21:46:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Masalların Büyüsünde Bir Sergi: "My Fairy Tale"]]></title><description><![CDATA[H.C. Andersen'in “Her şey, baktığınızda bir masala dönüşebilir ve dokunduğunuz her şeyden bir hikaye çıkarabilirsiniz” fikrinden yola çıkan “My Fairy Tale (Benim Peri Masalım)” grup sergisi, Ruzy Gallery'de genç sanatçılara kendi peri masallarını anlatma imkanı sundu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/masallarin-buyusunde-bir-sergi-my-fairy-tale-1084609</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/18/masallarin-buyusunde-bir--600_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084608</guid><pubDate>Tue, 18 Mar 2025 21:06:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zarif ve Fonksiyonel Tasarımlarıyla MyFidan]]></title><description><![CDATA[Bahar yüzünü gösterirken, moda buluşmaları sosyal yaşama enerji katıyor. Moda markasının yeni koleksiyon tanıtım davetinde buluşan konuklar; modern şehir hayatına uyum sağlayan, zarif ve fonksiyonel tasarımları keşfettiler.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/zarif-ve-fonksiyonel-tasarimlariyla-myfidan-1084608</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/18/zarif-ve-fonksiyonel-tasa-652_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084603</guid><pubDate>Mon, 17 Mar 2025 16:00:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[H&M Studio SS25 ile 80'ler Yeniden Hayat Buluyor]]></title><description><![CDATA[1980'lerin güçlü kadınlarından ve Miami ile Los Angeles'ın ikonik stillerinden ilham alan H&M, bahar koleksiyonu düzenlenen bir davetle tanıtıldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/hm-studio-ss25-ile-80ler-yeniden-hayat-buluyor-1084603</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/17/hm-studio-ss25-ile-80ler--125_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084602</guid><pubDate>Mon, 17 Mar 2025 15:51:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Renklerin Ritmi: Güngör Taner'in "Noblesse" Sergisi Açıldı]]></title><description><![CDATA[Türk Çağdaş resim sanatının öncü isimlerinden Güngör Taner'in yeni sergisi, DG Art Project'te sanatseverlerle buluştu. Renkler ile formları, adeta bir dansın içindeki figürler gibi hareket ettiren sanatçının, renk ve ışık dansı sunan eserleri beğeni topladı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/renklerin-ritmi-gungor-tanerin-noblesse-sergisi-acildi-1084602</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/17/renklerin-ritmi-gungor-ta-319_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084601</guid><pubDate>Mon, 17 Mar 2025 14:08:00 +0300</pubDate><title><![CDATA["Uzak Şehir"in Yıldızları: Sinem Ünsal & Ozan Akbaba]]></title><description><![CDATA[Güçlü oyunculukları, ekrana yansıyan enerjileri ve birbirleriyle olan harika uyumlarıyla dikkat çeken “Uzak Şehir” dizisinin başrol oyuncuları Sinem Ünsal ve Ozan Akbaba ile buluşmaya hazır mısınız?]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Midyat'ın büyülü atmosferinde aynı   hikayenin içinde iki güçlü karakteri   canlandıran Sinem ve Ozan'ın hiç   şüphesiz en büyük ortak noktası   mesleklerine dair hissettikleri büyük   heyecan. Biz de bir günlüğüne de olsa   onların bu tatlı heyecanına eşlik ettik.</p><h2>Ozan AKBABA</h2><p><b>Seni genellikle güçlü karakterlerde   izliyoruz. Bu tarz roller mi sana   daha yakın yoksa tesadüf mü?</b></p><p>Daha önce sanıyorum kendimi bu tip   rollerde kanıtlama fırsatı yakaladığım   için olabilir. Yapımcılar tesadüflere   şans vermeyi sevmezler, illaki bir   bildikleri vardır.</p><p><b>Kamera önündeki Ozan ile gerçek   hayattaki Ozan arasındaki en   büyük fark ne?</b></p><p>Yazılan ciddi ve sert imajın altında   ezdirmemeye çalıştığım muzur ve   eğlenceli bir Ozan var. Sanıyorum en   büyük fark bu olsa gerek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/17/1uzaksehirozanakbaba-17032025291c8c9a.jpg"/><p><b>Sence insanlar Cihan Albora'yı   neden bu kadar sevdi? Sen bu   karakterin en çok hangi yanını   seviyorsun?</b></p><p>Cihan da Uzak Şehir dizisinin diğer   karakterleri gibi yemek yer -yemek   konusunda çok emin değilim- bol   bol çay içer, gündelik sohbetler eder,   samimiyet derecesine göre günlük   konuşma şeklini gösterir. Herkes kadar   insani özellikler taşıyan bir karakterdir   ve en sevdiğim yanı poz kesmez.</p><p><b>Karakterin duygusal derinliği   oldukça yoğun. Rolüne   hazırlanırken nasıl bir süreçten   geçtin?</b></p><p>Bu süreç tamamen profesyonelce   yaşandı. Yönetmenlerimizden Ahmet   Katıksız'ın projeye ve karakterlerine   olan hakimiyeti, ne istediğini biliyor   olması bize çok doğru bir serüvende   çok doğru adımlar attırdı.</p><p><b>Dizide Sinem Ünsal ile güçlü bir   ekran uyumunuz var. Onunla   çalışmak nasıl bir deneyim?</b></p><p>Sinem konusunda çok şanslıyım.   Uyumlu, esprili, zeki ve işine çok saygılı.   Sinem gibi bir oyuncuyla herkes   çalışmak ister. Böyle bir insan olduğu   için kendi adıma teşekkür ederim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/17/1uzaksehircihan-17032025efcb31c7.jpg"/><p><b>Midyat'ta olmak sana nasıl   hissettiriyor?</b></p><p>Midyat, Mardin bana kendimi çok   iyi hissettiriyor. Mükemmel bir havası,   doğası ve mimari kimliği var. Kendine   has dokusunun etkileyemeyeceği kimse   yoktur diye düşünüyorum.</p><p><b>Set dışında Midyat'ta en keyif   aldığın anlar neler?</b></p><p>Bilmediğim yerleri keşfetmek   konusunda inatçıyım. O yüzden sürekli   doğadayım diyebilirim.</p><p><b>Set dışında nasıl bir hayatın var?   Seni dinlendiren ya da motive   eden rutinlerin var mı?</b></p><p>Müzik yapmak ve yeni projeler yazıp   üretmek beni hem dinlendirir hem de   heyecanımın kaybolmasına mani olur.  Oyunculuğun yanı sıra eş ve   baba kimliğin de var.</p><p><b>Yoğun çekim   takvimiyle aile hayatını dengede   tutmak zor oluyor mu?</b></p><p>Onları hep çok özlüyordum ama   Uzak Şehir'den sonra bu özlem daha   da katlandı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/17/1uzaksehircihanalbor-17032025eaa0cb74.jpg"/><p><b>Sık sık eşin Buket'in bu süreçte   sana çok destek olduğunu   belirtiyorsun. Onu birkaç kelimeyle   anlatmanı rica etsek...</b></p><p>Buket'imi anlatmak çok kolay ve aynı   zamanda çok zor. Çok kolay; çünkü   onunla yaşamak, her an destek olması,   varlığının dahi büyük bir güven veriyor   olması, kocaman kalbi ve beni en az   benim onu sevdiğim kadar seviyor   olması büyük şans benim için. Çok   zor; çünkü tüm bu duyguları doğru   anlatmak, başkasına aktarmak hiçbir   zaman yetmedi, yetmeyecek. İyi ki var...</span></p><p><b>Baba olmak hayatında neleri   değiştirdi?</b></p><p>Bakış açımı, merhamet duygumu, adil   olma derecemi, sevgi anlayışımı, dünya   görüşümü kısacası her şeyimi. Kurban   olurum ona.</span></p><p><b>Kendi merkezine, içine dönebilmek   için uyguladığın küçük ama etkili   rutinler var mı?</b></p><p>Belirli bir süre yalnız kalmak, canımın   herhangi bir sebepten yanması yetiyor   kendime dönebilmek için. Çok derin   bir soru ve cevabı çok basit olmamalı   ama burası yeri değil, sonra uzun   uzun anlatırım.</span></p><p><b>Sosyal medyada setten   paylaştığın komik anlar şu   sıralar çok konuşuluyor.   Takipçilerin seninle ilgili en çok   neleri merak ediyor?</b></p><p>"Neyi merak ediyorlar bilmiyorum   elbette ama üç günlük dünya,   kasmamak lazım, çok da ciddiye   almamak lazım" -Nietzsche :)</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/17/1uzaksehiralyaalbora-17032025f6f57adc.jpg"/><h2>Sinem ÜNSAL</h2><p><b>Çocukluktan bu yana hayalin olan   oyunculukta kamera önüne geçtiğin   ilk anı hatırlıyor musun, nasıl   hissetmiştin?</b></p><p>Rüya gibiydi. İnanılmaz heyecanlanmıştım.   Bütün algımı, dikkatimi, çok hazırlandığım   sahnemi, her şeyi bir anda unutmuştum.   Duygusunu, coşkusunu bile öyle net   hatırlıyorum ki...</p><p><b>Oyunculuk serüveninde seni en çok   motive eden ne oldu?</b></p><p>Çok ama çok eğleniyorum. İşimi seviyorum.   En büyük motivasyonum, kendimi çok   rahat, doğal ortamımda hissetmem. Eve   döndüğümde fiziksel yorgunluk bir kenara,   dolu dolu yaşadığımı hissediyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/17/1uzaksehiralya-1703202542a39fb2.jpg"/><p><b>Kamera arkasında seni çok şaşırtan   ya da değiştiren bir deneyim   yaşadın mı?</b></p><p>Çok güzel projelerde yer aldım. Oyun   arkadaşlarım, partnerlerim, yönetmenlerim   açısından gerçekten şanslıydım. Mesleğini   iyi yapan, donanımlı, çalışkan bunca   insanla uzun vakit geçirince iyi anlamda   değişmemek, bildiklerinin, gördüklerinin   üstüne koyup dönüşmemek mümkün değil   elbette.</p><p><b>Aydınlıkevler tiyatro oyununda   sergilediğin performans çok   konuşuldu. Sahneye çıktığında   hissettiğin en güçlü duygu neydi?</b></p><p>Tiyatro yapmak en büyük hayalimdi.   Hani çocukluğumdan beri oyuncu olmak   istiyorum diyorum ya; tiyatro yapmak   diye düzeltmek yerinde olur. Televizyon   çok sürpriz bir şekilde girmişti hayatıma,   sonra tutkum oldu. Ama sahne, tiyatro   seyircisi bambaşka bir tat. Tarif edilemez   bir adrenalin. Seyirciyle bire bir iletişimde   olmak, pür dikkat yaptığın işin, emeğin   izlenmesi yaşam motivasyonu gibi. Harika   bir duygu sahnede olmak.</p><p><b>Yakın zamanda ilk kez dijital   platformda rol aldın. Geri dönüşler   nasıl, senin için nasıl bir deneyimdi?</b></p><p>Evet, kamera önünde sadece   televizyon projeleri yapmıştım. Yankı   hızlı bir süreçle hayatıma dahil oldu.   Televizyon projelerinin süre, ön hazırlık   gibi şartlarından farklı, daha konforlu   bir durummuş. Deneyimlemek, o süreci   de öğrenmek iyi geldi. Sette çok iyi vakit   geçiriyorduk, senaryomuz sağlamdı,   oyuncu arkadaşlarım da harikaydı.   Dolayısıyla, ortaya çıkan iş de seyirciden   gayet güzel geri dönüşler almamızı   sağlıyor. Keyfim yerinde.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/17/1uzaksehirsinemunsal-17032025d4697daf.jpg"/><p><b>Bir süredir Uzak Şehir'in Alya'sı   olarak karşımıza çıkıyorsun. Bu proje   sana ilk geldiğinde nasıl hissettin,   bu kadar ses getireceğini tahmin   ediyor muydun?</b></p><p>Uzak Şehir'in senaryosunu ilk okuduğumda   Alya'yı o kadar sevmiştim ki kesinlikle ben   olmalıyım dedim. Hevesle, çok derinden   hissederek, çok emek vererek ete kemiğe   bürünmesi gereken bir karakterdi. Ben de   bunu yapmaya çok hazır hissediyordum.   Proje genel olarak gerçekten insanı   derinden etkileyen bir kalemle yazılmıştı.   Gülizar Irmak'ın ellerine sağlık. Ziyadesiyle   profesyonel, ince düşünülen, uzunca   bir ön hazırlık süreci oldu Uzak Şehir'in.   Yönetmenlerimiz, yapım ekibi sete   çıkmadan önce epey mesai yaptılar.   Seyircide karşılık bulması tesadüf değildi.   Bu kadar sevilmesi, anlaşılması bizi çok   mutlu ediyor.</p><p><b>Oynadığın karakterle aranda nasıl bir   bağ kurdun, hangi yanını benimsedin?</b></p><p>Alya hepimizin çok iyi bildiği bir kadın.   Her kadının her alanda ve her yaşta   hissettiği acıyı, mücadeleyi, hayatta   kalma savaşını yaşıyor. Oğlu üzerinden   başlayan bir sınanması var gibi görünse   de işiyle, konuşmasıyla, kararlarıyla her   alanda mücadele vermek zorunda   kalıyor. Hangimiz bunu yaşamadık? Başka   başka alanlarda, başka kişilerden, farklı   yaşlarımızda sürekli buna maruz kalmıyor   muyuz? Alya, hepimiz gibi.</p><p><b>Midyat'ta uzun süre vakit geçirmek   sana neler kattı?</b></p><p>Midyat; insanıyla, dokusuyla, çeşitliliğiyle   çok iyi hissettiriyor. Daha önce hiç   gelmemiş biri olarak sürekli keşifteyim.</p><p><b>Set dışında Midyat'ta en keyif aldığın   anlar neler?</b></p><p>Set dışında oyuncu arkadaşlarımla   kendimize yeni alanlar yaratmaya   çalışıyoruz. Bu bölgeye özgü eğlenceler   deneyimliyoruz. Dinlendiğim, keşfettiğim   anların tümünden çok zevk alıyorum.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/17/1uzaksehircihanalya-1703202584272a13.jpg"/><p><b>Ozan Akbaba ile aranızda çok iyi   bir iletişim var. Günümüzde bunu   yakalamak çok da kolay değil. Bunun   için neler söylemek istersin?</b></p><p>Çok şanslıyız gerçekten. Mesleğimize   bakışımız çok benzer. İşimize özenle,   keyifle, disiplinle, yaratıcılıkla yaklaşıyoruz.   Yaptığımız işe çok saygı duyuyoruz. Bence   iletişimimizdeki rahatlığı ve size yansıyan   uyumu bunlar sağlıyor.</span></p><p><b>Ozan'ı birkaç kelimeyle senden   dinlesek?</b></p><p>Uyumlu, ölçülü, pozitif.</span></p><p><b>Çekimler dolayısıyla sürekli Midyat'ta   olan biri olarak İstanbul'a dair en çok   neyi özlüyorsun?</b></p><p>Elbette evimi. Ailemi, Berk'i ve düzenimi çok   özlüyorum.</span></p><p class=""><b>Özel hayatında da çok mutlu olduğun   bir dönemdesin. Bir yandan da ayrı   şehirlerdesiniz. İlişkideki dengeyi   nasıl sağlıyorsunuz?</b></p><p>Benim Midyat'a gelme konusunda   en büyük destekçim Berk'ti. Onun   cesaretlendirmesi, yanımda olması, bana   inanması beni motive ediyor. Bu kararı   alırken her anını birlikte yaşadık, bizi   zorlayacak her şeye hazırlıklıydık. Bizi tek   zorlayan şey özlem. Ben buraya gelmeden   önce özenle kurduğumuz dengemizden   bir şey yitirmedik. Hatta özlemimiz ilişkimizi,   sevgimizi besliyor bence.</span></p><p><b>Berk'in yanında kendini nasıl   hissediyorsun?</b></p><p>Prenses gibi. Şaka bir yana tamamen   kendim gibi hissediyorum. Ayrıca   çok güvende, çok özgür, çok güçlü,   yapamayacağım hiçbir şey yokmuş   gibi hissediyorum.</span></p><p><b>Birbirinize en çok hangi anlarda   ilham oluyorsunuz?</b></p><p>Pozitif kalabilmek konusunda. Yaşam   hepimiz için çok zorlayıcı. Dışarıdan gelen   darbelerden minimum etkiyle kurtulup,   huzurlu kalabilmek konusunda hangimizin   ihtiyacı varsa diğeri ilham oluyor galiba.</span></p><p><b>Zamanla değişen ama daha da   güzelleşen bir yönünüz oldu mu   birlikte?</b></p><p>Buna çok fazla şey sayabilirim. İkili   ilişkilerde birlikte dönüşen, güzelleşen   yanlar insanları bir arada tutuyor bence.</span></p><p><b>Ruh eşi kavramına inanıyor musun?</b></p><p>Kesinlikle evet.</span></p><p><b>Çok duygusal biri olduğun, o yüzden   kararlarını mantık ile vermeye   çalıştığın doğru mu?</b></p><p>Evet. Çok duygusalım. Yengeç burcuyum   zaten, bu kaçınılmaz. Bir taraftan da   yükselenim Kova. Aklımı da geri planda   tutamıyorum. Mantığımla karar vermeye   çalışıyorum ama becerebiliyor muyum,   bilmiyorum.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/17/1uzaksehirsinemunsal-170320250916192b.jpg"/><p><b>Hayranların seninle ilgili şu an ne   öğrenseler çok şaşırırlar?</b></p><p>Yemek yemeyi çok seviyorum.</span></p><p><b>Son yıllarda en çok hangi konuda   kendinle ilgili dönüşüm yaşadın?</b></p><p>Ben çok kolay melankoliye girebilen   biriyim. Böyle zamanlarda oradan çıkmak   için hareket alabilmeyi öğrendim. Oh be!</span></p><p><b>Seni en çok büyüten kırılma anı nedir?</b></p>Anneannemi kaybetmem.<p></p><p><b>Kendi merkezine dönebilmek   için uyguladığın küçük ama etkili   rutinler var mı?</b></p><p>Yalnız kalmak, düşünmek. İletişimsiz,   sadece kendimi dinleyerek biraz zaman   geçirmek.</span></p><p><b>Her şeyi kafaya takan biri olarak   zihnini susturmak için neler   yapıyorsun?</b></p><p>Terapilerimi hiç aksatmıyorum.</span></p><p><b>Çekimde de beslenmene dikkat   ettiğini gözlemledik. Nasıl bir   beslenme düzenin var?</b></p><p>Bağırsak problemim var. Bu yüzden   aslında beslenmem biraz kısıtlı. Glüten, süt   ürünü, şeker tüketmiyorum. Kendi tercihimle   de yaklaşık 20 senedir et yemiyorum.</span></p><p><b>Canın abur cubur tarzı şeyler   yemek istediğinde, kendini nasıl   tutuyorsun?</b></p><p>Sağlıklı atıştırmalıklar ve tahin helvası   yiyorum. Diğer paketli ürünleri hiç canım   çekmiyor açıkçası. Benim kaçamaklarım   helvayı, patates kızartmasını, bitter   çikolatayı fazla kaçırmak oluyor ama   oldukça fazla.</span></p><p><b>Röportaj: </b>Ceylan YENİACUN</p><p><b>Fotoğraf: </b>Ali Yavuz ATA</p><p><b>Styling: </b>Bengisu GÜREL</p><p><b>Saç: </b>Mutlu Ahmet SİNAN</p><p><b>Makyaj: </b>Selen KARABULUT</p><p><b>Prodüksiyon: </b>Nazlı SANCAKLI, Zeynep KILIÇ</p><p><b>Video:</b> Kaan KARAASLAN</p><p><b>Fotoğraf asistanları:</b> Furkan KUMAŞ, Melih ARAN</p><p><b>Makyaj asistanı: </b>Furkan KARAKOL</p><p><b>Saç asistanı: </b>Rojin BOTAN</p><p>Mekan için <b>Princes' Palace Resort</b>'a teşekkür ederiz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/uzak-sehirin-yildizlari-sinem-unsal-ozan-akbaba-1084601</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/17/uzak-sehirin-yildizlari-s-383_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084585</guid><pubDate>Fri, 14 Mar 2025 15:00:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Çağla Cabaoğlu Galeri 25. Yılını İki Karma Sergiyle Kutluyor]]></title><description><![CDATA[Türkiye çağdaş sanat sahnesinde önemli bir yeri olan Çağla Cabaoğlu Galeri, 25'inci yılını iki özel karma sergi ile kutluyor. Sanatın geçmişle kurduğu köprüleri, bugünün yaratıcı enerjisiyle buluşturan özel seçkiler, davetlilere zamansız bir sanat deneyimi yaşattı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/cagla-cabaoglu-galeri-25-yilini-iki-karma-sergiyle-kutluyor-1084585</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/14/kutlama-sergisi-acildi-109_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084584</guid><pubDate>Fri, 14 Mar 2025 14:53:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Betty Arditi'den “Yaratan ve İlham Veren Kadınlar” Projesi]]></title><description><![CDATA[Fotoğraf sanatçısı Betty Arditi'nin beşinci kez hazırladığı, sekiz başarılı kadını fotoğraflayarak kadınları kutlayan projesi özel bir davetle tanıtıldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/betty-arditiden-yaratan-ve-ilham-veren-kadinlar-projesi-1084584</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/14/yaratan-ve-ilham-veren-ka-463_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084583</guid><pubDate>Fri, 14 Mar 2025 14:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Başarım Sensin Derneği İftar Yemeği Daveti]]></title><description><![CDATA[Üniversiteli gençlerin eğitimine destek olmak için çalışmalar yapan Başarım Sensin Derneği'nin düzenlediği iftar yemeğinde Anadolu Kültür Tarihçisi Ali Canip Olgunlu da özel bir sohbet gerçekleştirdi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/basarim-sensin-dernegi-iftar-yemegi-daveti-1084583</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/14/basarim-sensin-dernegi-if-435_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084570</guid><pubDate>Mon, 10 Mar 2025 20:07:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kemer Country Club'da Anlamlı Turnuva: Beyhan Benardete Anıldı]]></title><description><![CDATA[Yaşama veda eden başarılı golfçü ve iş insanı Beyhan Benardete'nin anısı, Kemer Country Club Golf Kulübü'nün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne özel olarak gerçekleştirdiği turnuvada yaşatıldı. Turnuvanın ödül töreninde, Benardete'nin anısına hazırlanmış bir video sunumu da hatırasını tazeledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kemer-country-clubda-anlamli-turnuva-beyhan-benardete-anildi-1084570</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/10/kemer-country-clubda-anla-827_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084566</guid><pubDate>Mon, 10 Mar 2025 14:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Seçkin Pirim'in Yeni Sergisi Sanatseverlerle Buluştu]]></title><description><![CDATA[Son dönemde hızlı tüketim kültüründen uzaklaşmanın yollarını arayan heykel sanatçısı Seçkin Pirim, yeni sergisinde izleyiciyi antik kentlerin gündelik yaşamına götürüyor. Sanatçının Dirimart'ta açılan sergisi davetlilere, iki zaman dilimi arasındaki farklı his dünyalarını buluşturan bir deneyim yaşattı.   ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/seckin-pirimin-yeni-sergisi-sanatseverlerle-bulustu-1084566</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/10/seckin-pirimin-yeni-sergi-869_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084559</guid><pubDate>Fri, 07 Mar 2025 13:36:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İlham Dolu Hikayeler: Sinem Özler]]></title><description><![CDATA[Seraf Restoran ortağı ve şefi Sinem Özler, mutfakta kadın olmanın zorluklarını aşarak, tutku ve azimle başarıya ulaşan bir kariyer yolculuğuna imza atıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Kariyer yolculuğunuz nasıl başladı?   Bu yolda en büyük motivasyonunuz ne   oldu?</b></p><p>2015 yılında Doğan Yıldırım ile tanıştım ve   kariyerimde önemli bir dönüm noktası oldu.   Seraf'ta yönetici olarak göreve başladım   ve beklenmedik personel değişiklikleri   sonucunda mutfağın yönetimini üstlenmek   durumunda kaldım. Bu yeni role alışma   sürecinde Doğan Yıldırım'ın desteği benim   için kritik bir motivasyon kaynağı oldu.   Profesyonel mutfak deneyimim olmamasına   rağmen, mutfak operasyonlarını kısa sürede   öğrendim ve ekibimi organize ederek   yoluma devam ettim.</p><p><b>Bu noktaya gelene kadar sizi en çok   zorlayan şey ne oldu ve nasıl aştınız? </b></p><p>Mutfağa ilk girdiğim yıllar bu sektörden   gelmediğim için en zorlandığım dönem   oldu. Bu işi bilseniz de kolay bir iş değil,   sürekli bir motivasyona ihtiyacınız oluyor.   Benim zorlukları aştıkça motive olan   bir yapım var, hep bir sonraki adıma   bakıyorum.</p><p><b>Sektörünüzde bir kadın olarak yer   edinmek sizce nasıl bir mücadele   gerektiriyor? </b></p><p>Sadece bu sektörde değil genel olarak tüm   dünyada kadınlara dayatılan bir rol var,   fizik gücü gerektiren işleri yapamamak veya   çocuk yetiştirmek, evinin kadını olmak gibi.   Bu dayatmaları göz ardı etmeniz gerekiyor,   yoksa size biçilen role girmek çok kolay. Ben   zor olan yolu seçtim ve zorlukları aştım.   Benim üç çocuğum var aynı zamanda   bana çok destek olan da bir eşim.</p><p><b>Kariyerinizde kırılma noktası   diyebileceğiniz bir an var mı?</b></p><p>Seraf markasının ilk kurulduğu yer olan   Mahmutbey şubesinden sonra Seraf   Vadi'nin açılması her açıdan benim ve   markamız için bir dönüm noktası oldu. Hem   Seraf hem de Sinem Özler daha görünür   olmaya başladık.</p><p><b>Kariyerinizde ya da özel hayatınızda   size ilham veren bir kadın figürü   var mı?</b></p><p>Benim en çok ilham aldığım kişiler   geleneksel bir yemeği yapmayı sürdürenler   oluyor. Bazen bir ev hanımı bazen de   bir kitap yazarı. İlgimi çeken öğrenmek   için tanışarak yanında mutfağa girdiğim   aslında sektörden olmayan insanlar.</p><p><b>Genç kadınlara, özellikle sizin   alanınıza ilgi duyanlara ne gibi   tavsiyelerde bulunmak istersiniz?</b></p><p>Bu mesleği yapan kişilerin çalışkan olması   şart diyebilirim. Konfor alanınızdan çıkmanız   lazım. Benim de mesleğime en büyük katkım   çalışkan olup tutkulu bir biçimde sürdürmek.</p><p><b>Kariyerinizde en çok gurur   duyduğunuz an?</b></p><p>Gurur duyduğum an bir tane değil, ailem   dediğim tüm ekibimle ve Doğan Yıldırım   ile hayata geçirdiğimiz Seraf projesiyle   devamlı gurur duyuyorum. Bize gelen   tepkiler veya ödüllerden de doğru bir yolda   olduğumuzu anlıyoruz.</p><p><b>Kadın olmanın size kattığı en büyük   güç nedir?</b></p><p>Kadınlar erkeklere göre biraz daha fazla   "çoklu iş yapabilme" becerisine sahip   diye düşünüyorum. Ben de kendi adıma   bu yönümün çok kuvvetli olduğunu   söyleyebilirim. </p><p><b>Röportaj: </b>Ceylan Yeniacun</p><p><b>Fotoğraf: </b>Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/ilham-dolu-hikayeler-sinem-ozler-1084559</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/07/x-105_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084558</guid><pubDate>Fri, 07 Mar 2025 13:33:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İlham Dolu Hikayeler: Şahika Ercümen]]></title><description><![CDATA[Milli Serbest Dalışçı Şahika Ercümen, su sporları yolculuğunda inanç ve azimle dünya rekorları kırarak, kadınların gücünü simgeliyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Kariyer yolculuğunuz nasıl başladı?   Bu yolda en büyük motivasyonunuz   ne oldu?</b></p><p>Tamamen tesadüf. Alerjik astımdan dolayı   okula bile gidemezken su sporlarına   başladıktan sonra yaşamım değişti ve en   önemlisi sağlığıma kavuştum.</p><p><b>Bu noktaya gelene kadar sizi en çok   zorlayan şey ne oldu ve nasıl aştınız?</b></p><p>Zorluklarla çok küçük yaştan itibaren   baş etmeye başladım ve bunun için   yardımcı olabilecek bir yol olduğunu bile   bilmiyordum. Tek hatırladığım zorluklar ne   kadar büyük olursa olsun, pes etmeden   yola devam ettim. Şimdi de biliyorum ki,   yeterince isteyip inandıktan sonra her   şey mümkün, o yüzden bir hayalim varsa   gerçekten elimden gelenin en iyisini   yapmaya odaklanıyorum. En büyük gücün   içimizde olduğunu biliyorum.</p><p><b>Kariyerinizde kırılma noktası   diyebileceğiniz bir an var mı?</b></p><p>İlk kırdığımız dünya rekoru kariyerimdeki   en önemli kırılma anlarından diyebilirim.   Dünyanın en sıra dışı rekorunu kırabilmek   için Avusturya'da buzun altında bir   dalış gerçekleştirecektik. Bu dalışın   Guinness Rekorlar Kitabı'na girebilmesi   için hem kadın hem erkeklerin rekorunun   üzerinde olması gerekiyordu. Kadınlar   rekoru 70 erkekler rekoru 100 metreydi,   antrenmanlarda 100 metreyi yapabildim   fakat dalıştan tam bir hafta önce Alman   bir dalgıç bu rekoru 108 metre ile geliştirdi,   böyle olunca bu kadar kısa sürede rekoru   kıramayacağımızı düşündüm fakat ya   deneyecektim ya da toparlanıp eve   dönecektim, ben denemeyi seçtim. Benim   için artık tek çıkış noktası buzun altında   açılmış bir sonraki delikti. Soğuk, zorluklar,   kaygı gibi her şeyden kendimi izole ederek   dalışa başladım ve 110 metre ile dünya   rekorunu kırdım. Bu kadar çok zorlukla   tek bir seferde mücadele edince, inanmış   bir insanı hiçbir şeyin durduramayacağını   anlıyorsunuz.</p><p><b>Kariyerinizde ya da özel hayatınızda   size ilham veren bir kadın figürü   var mı?</b></p><p>Çok var. Karşılaştığım her kadından ilham   alabiliyorum.</p><p><b>Genç kadınlara, özellikle sizin   alanınıza ilgi duyanlara ne gibi   tavsiyelerde bulunmak istersiniz?</b></p><p>Özellikle sosyal medyada genellikle   başarılar ve iyi şeyler paylaşmaya   çalışıyorum fakat bazen bir başarının   çok rahat kazanıldığı izlenimini vermiş   olabiliyor bu. Şunun altını mutlaka çizmem   lazım, tüm bu başarıların arkasında   çok büyük bir emek ve defalarca   başarısızlık tecrübesi var dolayısıyla asla   vazgeçmesinler.</p><p><b>Kariyerinizde en çok gurur   duyduğunuz an?</b></p><p>Deprem sonrası Hatay'a destek için orada   kırdığımız dünya rekoru ve bu dünya rekoru   ile birlikte, 100 tane kız çocuğumuzun   eğitim masraflarının karşılanması.</p><p><b>Kadın olmanın size kattığı en büyük   güç nedir?</b></p><p>Sabır ve azim.</p><p><b>Röportaj: </b>Ceylan Yeniacun</p><p><b>Fotoğraf: </b>Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/ilham-dolu-hikayeler-sahika-ercumen-1084558</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/07/x-210_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084557</guid><pubDate>Fri, 07 Mar 2025 13:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İlham Dolu Hikayeler: Gözde Durmuş]]></title><description><![CDATA[Bilim insanı Gözde Durmuş, genç yaşta geçirdiği sağlık sorunları ve annesinin desteğiyle başladığı kariyerinde, biyomühendislik alanında dünya çapında başarılar elde etti.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Kariyer yolculuğunuz nasıl   başladı? Bu yolda en büyük   motivasyonunuz ne oldu?</b></p><p>Kariyer yolculuğum küçüklüğümde   geçirdiğim bir hastalık ve annemin   desteğiyle şekillendi. İlkokulda üç sene   idrar yolu enfeksiyonundan çektim   ve "neden enfeksiyonu geçirecek   kolay bir test yok" diye kendi çapımda   sağlık sistemine isyan etmiştim. O   günlerden beri hastalar için daha   hızlı tanı yöntemleri geliştirmeyi,   doktorların işini kolaylaştırmayı ve   hastalıkların teşhisi ve tedavisi için   bir şeyler yapmayı istedim. Annem,   ilk deneylerimi yapmamı teşvik   etti, hatta hücreleri incelemem için   İzmir'deki tüm kırtasiyeleri gezip   evde kullanabileceğim mikroskop   buldu. Genetiğe olan merakım   ortaokuldayken İnsan Genomu   Projesi'nin tamamlanmasıyla daha da   pekişti. 2003 yılında ODTÜ Moleküler   Biyoloji ve Genetik Bölümü'nde   eğitimime başladım. Lisans eğitimim   boyunca Biyoteknoloji Araştırma   Birimi'nde beyin kanseri ve kontrollü ilaç   salım sistemleri üzerine çalıştım. 2007   yılında Fulbright Bursu'nu kazanarak   yüksek öğrenimim için Amerika'ya   geldim. Harvard Tıp Fakültesi'nde   değişik disiplinlerden insanlarla   çalıştıktan sonra ilgim biyomühendislik   alanına kaydı. Brown Üniversitesi'nde   biyomedikal mühendisliği bölümünde   doktoramı tamamladım. 2014 yılında   Stanford Üniversitesi'nde doktora   sonrası araştırmacı olarak göreve   başladım. Burada geliştirdiğimiz   manyetik mikroçip teknolojisi ile   kanserin kan testiyle teşhisini sağlayan   yeni bir yöntem bulduk. En büyük   motivasyonum, bilime, insanlığa ve   hastalara somut faydalar sağlayacak   çözümler geliştirmek oldu. Akademik   hedefim, geliştirdiğimiz teknolojilerin   laboratuvardan çıkıp hastalara   ulaşması, bir hastanın derdine   derman olması. Bu sene Stanford   Üniversitesi'nde kendi laboratuvarımı   kurdum. Öğrencilerimle beraber,   insanların yaşam kalitesini artıracak ve   sağlık sistemindeki sorunları çözecek   işler yapma düşüncesi beni ileriye taşıdı.</span></p><p><b>Bu noktaya gelene kadar sizi en   çok zorlayan şey ne oldu ve nasıl   aştınız?</b></span></p><p>En çok zorlayan şey, genç yaşta yurt   dışına çıkmak ve ailemi, arkadaşlarımı,   alıştığım tüm çevremi geride bırakmak   oldu. Amerika'ya geldiğimde kısa bir   kültür şoku yaşadım. Farklı bir ülkede,   farklı bir eğitim sisteminde, farklı bir   dilde kendimi kanıtlamam gerekiyordu.   İlk zamanlar sadece akademik açıdan   değil, duygusal açıdan da zorlayıcıydı.   Bununla birlikte, önyargılarla mücadele   etmek de zordu. Ancak esnek yapım,   değişime açık kişiliğim ve adaptasyon   yeteneğim sayesinde bu zorlukları   aştım. Zorluklar karşısında pes   etmektense daha da azimle çalıştım.   Başarısızlıkların bile beni geliştirdiğini   gördüm. Bugün geriye dönüp   baktığımda, o zorlukların beni bugünkü   ben yaptığını görüyorum. Her engel   karakterimi şekillendirdi ve başarımın   temelini oluşturdu. Kendimi sürekli   geliştirmek, destek ağımı güçlü tutmak   ve mentörlük almak, bu zorlukları   fırsata çevirmemi sağladı.</span></p><p><b>Sektörünüzde bir kadın olarak yer   edinmek sizce nasıl bir mücadele   gerektiriyor?</b></span></p><p>Kadın olmak dünyanın her yerinde zor,   ama ben bunu kendime koyduğum   hedefler için bir dezavantaj olarak   görmedim. Aksine, Türkiye'de doğmuş   büyümüş bir kadın olmanın beni   ben yapan en önemli şeylerden biri   olduğunu düşünüyorum. Zorluklarla   mücadele etmeyi, dirayetli olmayı   ve yoktan var etmeyi annemden,   çevremdeki ve tarihimizdeki   kadınlardan öğrendim. Bilim alanında   hâlâ kadın olmaktan kaynaklanan   önyargılarla karşılaşabiliyoruz, ama   ben sadece işime odaklanmayı ve   alanımda en iyilerden biri olmak için   çalışmayı tercih ediyorum. Kadın   olarak yer edinmek, iki kat daha   fazla çalışmayı ve kendinizi sürekli   kanıtlamanızı gerektiriyor. Ancak   tutku ve kararlılıkla bu mücadele   aşılabilir. Masada söz sahibi olmak için   görüşlerinizi net bir şekilde ifade etmek,   uzmanlığınızı ortaya koymak ve diğer   kadınlarla dayanışma içinde olmak   kritik önem taşıyor. Her başarı, arkadan   gelenlere ilham oluyor.</span></p><p><b>Kariyerinizde kırılma noktası   diyebileceğiniz bir an var mı?</b></span></p><p>Fulbright bursu kazanıp Amerika'ya   gelmem benim için büyük bir kırılma   noktasıydı. Harvard Tıp Fakültesi'nde   değişik disiplinlerden insanlarla   çalıştıktan sonra ilgim mühendisliğin   biyolojiyle ilgili uygulamalarına, yani   biyomühendislik alanına kaydı. 2015'te   MIT Technology Review tarafından   "tıpta ve biyolojide çığır açan"   öncüler listesinde yer almam büyük   bir onurdu. 2021 senesinde de Moore   Inventor Fellow olarak seçilmem   araştırmalarımız için önemli bir   tanınma ve destek sağladı. Geliştirdiğim   manyetik mikroçip teknolojisi ürünleşme   aşamasına gelince Levitas adlı şirketi   kurmamız da akademik çalışmalarımı   gerçek dünyada uygulama fırsatı   verdi. Bu an, bilimsel keşiflerimizin   laboratuvardan çıkıp insanların   hayatına dokunabileceğini görmek   açısından çok değerliydi. Tüm bu anlar   hedeflerime giderken önemli dönüm   noktaları oldu ve her biri kariyerimin   yönünü şekillendirdi.</span></p><p><b>Kariyerinizde ya da özel   hayatınızda size ilham veren bir   kadın figürü var mı?</b></span></p><p>Annem en büyük ilham kaynağım.   Hayatımdaki yapıtaşım, en örnek   aldığım insan odur. Bana vizyonumu   veren, kendime inanırsam neler   yapabileceğimi gösteren kişidir.</span></p><p><b>Sizin gibi genç kadınlara, özellikle   sizin alanınıza ilgi duyanlara   ne gibi tavsiyelerde bulunmak   istersiniz?</b></span></p><p>Başarıya giden yolda asla pes   etmemek önemlidir. Hiçbir başarı   kolay değildir, her başarı hikayesinin   arkasında çoğu zaman anlatılmayan   bir sürü hayal kırıklığı vardır. Önemli   olan, kendine güvenmek, sabretmek   ve motivasyonu her zaman yüksek   tutmak. Tutkuyla çalışmak istediğiniz,   ilginizi çeken alanları belirleyin.   Hedefleri belirledikten sonra da   pes etmeden çalışmak gerekiyor.   Başarıya giden yol çoğu zaman   bir sürü başarısızlıktan geçiyor. O   yüzden, engeller karşısında pes   etmemenin, başarıda ısrarcı olmanın   asıl farkı yarattığını düşünüyorum.   Başarıya giden yolda kafalardaki   "Ben yapamam" gibi limitleri kaldırıp,   "Sen yapamazsın" diyenlere de kulak   asmamak gerekiyor. Çok okuyun, çok   araştırın ve öğrendiklerinizi sürekli   sorgulayın. Kendinize inanın, "hayır"   cevabını asla son cevap olarak kabul   etmeyin. Ağınızı güçlendirin ve her   başarısızlığı bir ders olarak görün.   Tutkunuzu asla kaybetmeyin ve kendi   sesinizi bulun. Alanınızda uzmanlaşmak   için derinlemesine çalışın, mentörlük   alın ve başkalarına mentörlük yapın.   En önemlisi de kendi değerinizi bilin   ve başkalarının sizin potansiyelinizi   sınırlamasına izin vermeyin.</span></p><p><b>Röportaj: </b>Ceylan Yeniacun</p><p><b>Fotoğraf: </b>Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/ilham-dolu-hikayeler-gozde-durmus-1084557</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/07/x-919_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084556</guid><pubDate>Fri, 07 Mar 2025 13:25:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İlham Dolu Hikayeler: Simay Bülbül]]></title><description><![CDATA[Moda dünyasında iz bırakan tasarımlar ve toplumsal projeleriyle dikkat çeken Kırmızı Çocuklar Derneği kurucusu ve moda tasarımcısı Simay Bülbül, kariyerindeki başarıları ve ilham veren hikayelerini paylaşıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<b>Kariyer yolculuğunuz nasıl başladı? Bu yolda en büyük motivasyonunuz ne oldu?</b><p><b><br></b></p><p>Kariyerime, tasarıma olan tutkumla ve   özgün hikâyeler anlatan koleksiyonlar   oluşturma hayalimle başladım. 2003   yılında Türkiye deri tasarım yarışmasında   aldığım birincilik ödülü ile deri tasarımcısı   olarak kariyerim başladı. Bu süre içerisinde   birçok ulusal ve uluslararası platformda   defileler ve projeler gerçekleştirdim. Dört   sene önce kurduğum Perveran markası   ile de Anadolu'nun zanaat mirasını   modern tasarımla birleştirme fikri, benim   kariyerimde ayrı bir misyon oldu. En büyük   motivasyonum, el emeğini ve geleneksel   işçiliği yaşatmak, korumak ve bu değerleri   uluslararası platformlara taşımak oldu. Bu   amaçla da geçtiğimiz senede "Ege'den   Miras Sofralar" adında Ege lezzetlerini   ve kültürünü anlatan bir yemek kitabı   çıkardım. Bu süreçte kariyer dışında en   önemli oluşumum, bir koruyucu anne olarak   Kırmızı Çocuklar Derneği'ni kurarak koruma   altındaki çocuk ve gençler için yaptığımız   projeler oldu.</span></p><p><b>Bu noktaya gelene kadar sizi en çok   zorlayan şey ne oldu ve nasıl aştınız?</b></span></p><p>En büyük zorluklardan biri, el işçiliğiyle   üretilen ürünlerin değerini anlatabilmek   oldu. Seri üretim ve hızlı moda sektöründe,   emek ve kalite ön planda tutularak bir   marka yaratmak oldukça sabır isteyen   bir süreçti. Bu süreci, doğru iş birlikleri   kurarak, tasarımlarımı birer sanat eseri   gibi konumlandırarak ve müşterilerime her   parçanın hikâyesini anlatarak aştım.</span></p><p><b>Sektörünüzde bir kadın olarak yer   edinmek sizce nasıl bir mücadele   gerektiriyor?</b></span></p><p>Moda sektörü rekabetin yoğun olduğu bir   alan. Kadın olarak bu alanda yer edinmek,   özellikle güçlü bir vizyon ve kararlılık   gerektiriyor. Ancak kadınların estetik anlayışı,   detaylara olan duyarlılığı ve empati   yeteneği büyük bir avantaj sağlıyor. Kadın   emeğini destekleyen bir marka yaratmak   benim için en önemli adımlardan biri oldu.</span></p><p><b>Kariyerinizde kırılma noktası   diyebileceğiniz bir an var mı?</b></span></p><p>Tüm kariyerimde birçok kırılma noktası   yaşadım. Neler yapmak ve neler yapmamak   istediğimi fark ettiğim çok öğreti biriktirdim.   En başta sadece moda tasarımcısı olmak   istemediğimi, bir hayat tarzı tasarlamak   istediğimi anladım. Sofra tasarlamak,   yemek tasarlamak, mekan tasarlamak,   dekor tasarlamak... Tüm bunların beni   heyecanlandırdığını anladığım için Perveran   markasını kurdum. Anadolu'nun geleneksel   sanatlarını ve el işçiliğini modern tasarımla   birleştirmek, beni farklı bir noktaya taşıdı.</span></p><p><b>Kariyerinizde ya da özel hayatınızda   size ilham veren bir kadın figürü   var mı?</b></span></p><p>Benim hayatımı en etkileyen kadınlarından   biri annem. Onun geleneksel el işçiliğine   olan sevgisi ve emeğe verdiği değer,   çocuklar için yaptıkları, dernek çalışmaları,   moda tasarımcısı olma aşkı benim hayat   anlayışımı büyük ölçüde şekillendirdi.   Ayrıca, tasarım dünyasında iz bırakan güçlü   kadınlardan ilham alıyorum. Bu yüzden her   koleksiyonum bir kadın hikayesi anlatıyor.   Kimi zaman bir Cumhuriyet kadını kimi   zaman bir tanrıça... Kadınların sanatta,   modada ve iş dünyasında yarattıkları etki   benim için her zaman ilham kaynağı oldu.</span></p><p><b>Genç kadınlara, özellikle sizin   alanınıza ilgi duyanlara ne gibi   tavsiyelerde bulunmak istersiniz?</b></span></p><p>Özgün olun, pes etmeyin ve her zaman   kendinizi geliştirin. Moda sadece   kıyafetlerden ibaret değil; kültür, sanat   ve hikâyelerle iç içe bir dünya. Bu yüzden   geniş bir perspektife sahip olmak ve farklı   alanlardan beslenmek çok önemli. Kendi   tarzınızı oluştururken, geçmişten ilham alıp   geleceğe yön vermekten çekinmeyin. Ve en   önemlisi, sabırlı olun ve sürece inanın.</span></p><p><b>Kariyerinizde en çok gurur duyduğunuz   an?</b></span></p><p>Ben tasarım hayatımda birçok değerli işe   imza attım. Türkiye'nin en önemli sanatçıları   ile çalıştım, defileler yaptım ama benim   kariyerimin en gurur verici noktası Kırmızı   Çocuklar Derneği'dir. Bu dernek sayesinde   çocukların hayatına dokunduğum her an   benim için ayrı bir gurur. Her zaman tüm   yorgunluğa rağmen "iyi ki" dediğim en   önemli kıymetlim.</span></p><p><b>Kadın olmanın size kattığı en büyük   güç nedir?</b></span></p><p>Kadınların estetik algısı, detaylara verdiği   önem ve duygusal zekâsı iş hayatında büyük   bir avantaj sağlıyor. Empati kurabilmek,   sanat ve tasarımın duygusal yönünü   daha derinden hissedebilmek, benim en   büyük güçlerimden biri oldu. Ayrıca, kadın   dayanışmasını güçlendirmek, el emeğini   desteklemek ve bu mirası geleceğe   taşımak benim için en büyük motivasyon   kaynağı. Tüm değerlerimizi, toprağımızı,   çocuklarımızı, mirasımızı koruyabildiğimiz   sürece daha güçlü olacağımıza inanıyorum.</span></p><p><b>Röportaj: </b>Ceylan Yeniacun</p><p><b>Fotoğraf: </b>Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/ilham-dolu-hikayeler-simay-bulbul-1084556</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/07/x-748_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084555</guid><pubDate>Fri, 07 Mar 2025 13:15:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İlham Dolu Hikayeler: Ebru Döşekçi]]></title><description><![CDATA[Heykeltıraş Ebru Döşekçi, sanatını kadın gücü ve dayanışmasıyla şekillendirirken, kariyerindeki zorlukları aşarak kendi sergisini yaratmanın gururunu yaşıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Kariyer yolculuğunuz nasıl başladı? Bu   yolda en büyük motivasyonunuz   ne oldu?</span></b></p><p>Başka türlüsü mümkün olamayacak   şekilde hayat beni buna yönlendirdi.   2002 yılına kadar hem amatörce heykel   yapıyor hem de profesyonel bir işte   çalışıyordum. Sonrasında heykelden başka   bir şey yapmak istemediğimi, başka bir şey   düşünemediğimi fark ettim. Ellerinle bir   şey meydana getirmek, ona dokunmak,   benim heyecanımın başka insanlarda   karşılık bulması ve değer görmek en büyük   motivasyonum.</span></p><p><b>Bu noktaya gelene kadar sizi en çok   zorlayan şey ne oldu ve nasıl aştınız?</b></span></p><p>Fiziksel dezavantajlar var, yani bir kadın   heykeltıraş olarak, fiziksel güç gerektiren   bir iş yaptığım için zorlandığım zamanlar   oluyor. Kendi açımdan baktığımda da iki   çocuk annesi olarak heykel satışından elde   ettiğim gelirin düzenli olmaması sebebiyle   yaşadığım ekonomik istikrarsızlık beni uzun   yıllar zorladı.</span></p><p><b>Sektörünüzde bir kadın olarak yer   edinmek sizce nasıl bir mücadele   gerektiriyor?</b></span></p><p>En büyük dezavantaj olarak gördüğüm   kadın sanatçılara karşı günümüze kadar   uzanan fırsat eşitsizliği konusu, son   zamanlarda tüm dünyada değişmeye   başladı. Müzelerden galerilere ve   koleksiyonerlere kadar erkek egemenliği   yavaş yavaş değişiyor. Kadın sanatçıların   sanat tarihi boyunca varlığı ve gücü bu   sayede biraz daha gün yüzüne çıkıyor.</span></p><p><b>Kariyerinizde kırılma noktası   diyebileceğiniz bir an var mı?</b></span></p><p>Sanatçı olarak sadece heykel satışı ile   geçinmek gerçekten çok zor, özellikle   kariyerin başlangıç yıllarında. Mutlaka bir ek   iş yapma gerekliliği doğuyor. O nedenle 2013   yılında bir arkadaşımla ortak bir kahveci   açmaya karar verdik. O iş büyüyüp ekonomik   özgürlüğümü kazandıktan sonra işlerim   daha özgür, daha beni yansıtan ve daha   cesur bir yöne evrildi.</span></p><p><b>Kariyerinizde ya da özel hayatınızda   size ilham veren bir kadın figürü var mı?</b></span></p><p>Olmaz olur mu, saymakla bitmez. Phyllida   Barlow, Paula Rego, Sophie Calle, Anne   Truitt, Etel Adnan ilk aklıma gelenler.</span></p><p><b>Özellikle sizin alanınıza ilgi duyan   genç kadınlara ne gibi tavsiyelerde   bulunmak istersiniz?</b></span></p><p>Vazgeçmemek, pes etmemek. İyi olan ve   istikrarla üzerinde çalışılan şeylerin bir gün   mutlaka değerini bulacağına inanıyorum.</span></p><p><b>Kariyerinizde en gurur duyduğunuz an?</b></span></p><p>2023 yılında baştan sona kendi imkanlarımla   hazırlayıp ortaya çıkardığım "Kimse Bilmez"   sergisi ve ardından çıkan ilk sergi kitabım.</span></p><p><b>Kadın olmanın size kattığı en büyük   güç nedir?</b></span></p><p>Klişe laflar etmek istemiyorum ama kadınlar   tarih boyunca önlerine çıkan her engele,   ayrımcılığa, bastırılmaya karşı her zaman   yine ayağa kalkmayı başardılar. Kadın   gücüne ve kadın dayanışmasına çok   inanıyor ve destekliyorum</span></p><p><b>Röportaj: </b>Ceylan Yeniacun</p><p><b>Fotoğraf: </b>Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/ilham-dolu-hikayeler-ebru-dosekci-1084555</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/07/x-143_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084554</guid><pubDate>Fri, 07 Mar 2025 13:12:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İlham Dolu Hikayeler: Ece, Ayşe Ege]]></title><description><![CDATA[Dice Kayek'in yaratıcıları Ece ve Ayşe Ege, Türk moda markasını global arenada tanıtma hedefiyle yola çıktılar. Zorluklarla dolu kariyerlerinde, annelerinin ilham veren tarzı ve kadın olmanın getirdiği güçle her geçen gün daha da ileriye gidiyorlar.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Kariyer yolculuğunuz ilk ne zaman   başladı ve bu yolda en büyük   motivasyonunuz ne oldu?</b></p><p><b>Ayşe Ege:</b> Kaçıncı senemiz bu sene?   30 küsur. Hep bir Türk moda markasını   sıfırdan yaratıp dünyaya tanıtmak istedik.   Global arenada Türk markası olarak varlık   gösterebilmek en büyük motivasyonumuz   oldu.</p><p><b>Peki bu noktaya gelene kadar sizi   en çok zorlayan şey ne oldu ve nasıl   aştınız bunu?</b></p><p><b>Ece Ege: </b>Aştık denilemez, hala aynı zorlukta   devam ediyoruz. Çünkü bu işin üretimi var,   satışı var, pazarlaması var, maddi boyutu   var, dolayısıyla çok meşakkatli bir iş, yani   hem kazanılması hem de yaratılması   gerekiyor. Yaratmazsan kazanamıyorsun,   kazanmazsan yaratamıyorsun böyle bir şey.   Dolayısıyla başladığımız günden beri 32-33   yıldır zorluklarla mücadele ediyoruz, hiçbir   zaman rahat bir dönemimiz olmadı ama   bu da bizi motive ediyor.</p><p><b>Sektörde bir kadın olarak yer edinmek   sizce nasıl bir mücadele gerektiriyor?</b></p><p><b>A.E.: </b>Bizim sektör, moda sektörü kadınlar   için yapılan bir şey olsa da tamamen erkek   hegemonyasında hüküm sürüyor.</p><p><b>Peki kariyerinizde kırılma noktası   diyebileceğiniz bir an var mı?</b></p><p><b>E.E.:</b> 2013 yılında "Istanbul Contrast"   koleksiyonumuz ile kazandığımız "Jameel   Prize" ödülü bizim için dönüm noktasıydı.   Böyle bir ödülü kazanmak bize cesaret   verdi ve daha da işin içine girerek hep   daha zoru başarmak için çalıştık.</p><p><b>Kariyerinizde ya da özel hayatınızda   size ilham veren bir kadın figürü   var mı?</b></p><p><b>A.E.: </b>Kesinlikle annemiz! Çok güzel bir   kadındı ve hep çok güzel giyinirdi. En büyük   ilham kaynağımızdır kendisi.</p><p><b>Peki gözünüzü kapattığınızda   annenizin unutamadığınız bir kıyafeti   ya da aksesuarı var mı?</b></p><p><b>E.E.: </b>Bir elbisesi vardı krem rengi, üzerinde   çiçekler olan mini bir elbise. Benim evimde   duruyor, çok güzeldi.</p><p><b>Sizin yolunuzdan gitmek isteyen   genç kadınlara ne gibi tavsiyelerde   bulunmak istersiniz?</b></p><p><b>A.E.: </b>Birinci tavsiyem bu işi okumaları, çok   iyi öğrenmeleri, teknik kısmını ve altyapısını   hazırlamaları. Moda çok büyük bir sektör;   bunun içinde tasarım var fotoğrafçılık var,   kostüm tasarımcılığı, yöneticilik gibi bir sürü   alan var. Artık işler güzel etek yapıp üzerine   cici bir bluz giydirmeyi çok aştı.</p><p><b>Marka   yaratabilmek artık günümüzde çok daha   kreatif olmayı gerektiriyor.  Kadın olmanın size kattığı en büyük   güç nedir?</b></p><p><b>E.E.: </b>Biz kadınlar erkeklere karşı daha   dezavantajlı doğuyoruz, bunu kabul etmek   lazım. Bu yüzden doğduğumuz andan   itibaren verdiğimiz mücadelenin getirdiği   enerji, güç ve hayata sarılma başarmayı   da beraberinde getiriyor.</p><p><b>A.E.:</b> Çok doğru dedin, bu vesileyle   de Kadınlar Günümüz kutlu ve mutlu   olsun. Kadınlar için güzel şeyler   konuşabileceğimiz bir dünyamız olsun. </p><p><b>Röportaj: </b>Ceylan Yeniacun</p><p><b>Fotoğraf: </b>Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/ilham-dolu-hikayeler-ece-ayse-ege-1084554</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/07/x-984_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084553</guid><pubDate>Fri, 07 Mar 2025 13:07:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İlham Dolu Hikayeler: Demet Sabancı Çetindoğan]]></title><description><![CDATA[DEMSA Yönetim Kurulu Başkan Vekili Demet Sabancı Çetindoğan, kadın olmanın ötesinde işine odaklanarak kariyerinde zirveye tırmandı. Zorluklarla şekillenen yolculuğunda annesi ve babaannesinden ilham alan Çetindoğan, genç kadınlara hazırlıklı olmayı, güvenmeyi ve pes etmemeyi tavsiye ediyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Kariyer yolculuğunuz nasıl başladı?   Bu yolda en büyük motivasyonunuz   ne oldu?</b></p><p>Ben her zaman "yenilikçi" olmak gibi bir   anlayışla iş yaptım. Küresel ortaklarla   çalışmak, ilk olmak, yeni olmak, sosyal   çıktı sağlayan işlerin içinde olmak gibi   motivasyonlarım oldu. Doğam gereği   kendi tarzımla iş yaptım. Sevdiğim işleri   yaptım. Çalışmak demek her zaman para   kazanmak demek olmadı benim için.   Aslında sanayinin içinden gelen birisiyim   ama tek başına sanayicilik beni hiçbir   zaman tatmin etmedi. Hizmet sektörü   içinde olmayı tercih ettim. Uluslararası   olmak, yabancılarla birlikte çalışmak,   Türkiye için bir şeyler yapmak beni hep   daha fazla heyecanlandırdı. Bir anlamda   zor yoldan gittim. Zorluklarını da yaşadım   tabii ama bunun beni güçlendirdiğini   düşünüyorum.</p><p><b>Bu noktaya gelene kadar sizi en çok   zorlayan şey ne oldu ve nasıl aştınız?</b></p><p>Doğrusunu isterseniz kadın olmakla ilgili   bir detay yok. İş yapıyorsanız her zaman   finansman sorunlarıyla uğraşırsınız.   Ürününüzün, markanızın bilinirliği ile   uğraşırsınız. Ben işimi yaparken gündelik   sorunları birer engel olarak değil   hayatın normal akışı olarak görürüm.   İşinizi yaparken bütün koşulları kontrol   edemezsiniz. Her şeyi planlayamazsınız.   Mutlaka işin kendi ritmi ve hayatın   gerçekleri vardır. O sebeple her zaman   soğukkanlı kalmaya çalışırım.</p><p><b>Sektörünüzde bir kadın olarak yer   edinmek sizce nasıl bir mücadele   gerektiriyor?</b></p><p>Daha önce de dediğim gibi ben kadın ya   da erkek değil; "Bu insan yaptığı işe hakim   mi, fırsatları değerlendirmeye hazır mı?"   diye bakarım. Birçok kurum ve kuruluşla   iş yaptım. Hiçbiri benim kadın olmam ile   ilgili değildi. Yaptığım işe ve koyduğum   hedeflere baktılar. Azimli ve kararlı   olmak önemli.</p><p><b>Kariyerinizde kırılma noktası   diyebileceğiniz bir an var mı?</b></p><p>Bizim hayallerimiz başkaydı. Hizmet   sektöründe yeni ufuklar görüyorduk. Zor   ama büyütücü, geliştirici bir enerjiydi bu.   Biz zor olanı seçtik. Kendi yolumuzu çizerek,   kendi yolunu çizme duygusuyla hareket   eden insanlara örnek olmak istedik. Bizim   kırılma noktamız Demsa'dır. Demsa için   Demet &amp; Cengiz Çetindoğan'ın kendini   ifade ediş biçimi diyebiliriz. Sabancı   Holding benim köküm, temelim, ailemin   emaneti. O sadece benim için değil   ülkemiz için çok değerli. Ama Demsa   bizi daha çok anlatıyor. Sabancı'nın   hikayesinde babamın, amcalarımın,   dedemin imzası, ruhu var. Onlar öyle güçlü   imzalar ki rekabet etmek kolay değil. Tabii   ki, Türkiye'nin yepyeni, başka işlere ihtiyacı   var. Sabancı Holding ciddi bir tecrübeydi   benim için. Tecrübe çok önemli. İnsanın   ufkunu açıyor, öngörünüz artıyor. Network   sağlıyor. Böyle olunca da büyüdük biz...  Yaşayarak öğrendik. Destek almadan   yolumuzu bulduk, ilerledik. Bundan da   çok memnunuz.</p><p><b>Kariyerinizde ya da özel hayatınızda   size ilham veren bir kadın figürü   var mı?</b></p><p>Annem ve babaannem benim için çok   değerlidir. Her ikisi de güçlü karaktere sahip   adil insanlar. Hiç kuşkusuz benim örnek   aldığım kişiler. Ayrıca, beni her zaman   yüreklendirdiler. Bu çok kıymetli.</p><p><b>Genç kadınlara, özellikle sizin   alanınıza ilgi duyanlara ne gibi   tavsiyelerde bulunmak istersiniz?</b></p><p>Kendinize güvenin ama lütfen hazırlanın.   İyi bir dil, iyi bir eğitim, iyi bir sosyal çevre   çok değerli. Mücadeleci, rekabetçi, eşitlikçi   olun. Kendi faydanız kadar ekibinizin,   çevrenizin gelişimini de önemseyin. Pes   etmeyin. Çünkü hayat çok zor. Zaman   zaman her şey yolunda gider. Ama kimi   zaman her şey ters de gidebilir. Kendinize   güvenmeyi bırakmayın derim. Yaşadığımız   çağda fırsatların sonu yok. Kendi kendinize   soracaksınız, "Ben bunu başarmak istiyor   muyum?" diye. Başarmak isteyen kişinin   planları vardır, diğerlerinin bahaneleri.   Her girişim büyük bir işe dönüşmez, her   aldığınız karar doğru çıkmaz, her girdiğiniz   işten para kazanmazsınız ama bunları   yapmayı bırakırsanız kaybedersiniz. Her   zaman hayatın içinde olun. Oyunda kalın. </p><p><b>Röportaj: </b>Ceylan Yeniacun</p><p><b>Fotoğraf: </b>Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/ilham-dolu-hikayeler-demet-sabanci-cetindogan-1084553</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/07/x-899_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084547</guid><pubDate>Thu, 06 Mar 2025 16:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Nazlı Koruyan Altıpat ile Güzellik Endüstrisinde Kadınların Yükselişi]]></title><description><![CDATA[Kadınlar için durmadan daha iyisini yapma yolunda girişimlerde bulunmayı hedef edinen bir misyon ışığı altında kariyer yolculuğuna yön veren Estée Lauder Şirketleri Türkiye Genel Müdürü Nazlı Koruyan Altıpat ile hayatında kurduğu dengeden, çalıştığı şirket ile senkronize bakış açısına kadar pek çok detaya değinerek “kadın olmanın gücü”ne odaklandık!]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kadınların hayatına dokunmak bazı şirketler için yalnızca  sosyal etki projeleri ile sınırlı kalmıyor. "Bu dokunuş, iş yapış biçimimizden,  mağazadaki deneyimlerimize kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor" diyor Estée  Lauder Şirketleri Türkiye Genel Müdürü Nazlı Koruyan Altıpat ve ekliyor:  "Şirketimizdeki her yeni gün kadınların güçlü, cesur ve etkili bireyler olarak  toplumda daha fazla yer almasına katkı sağlama yolunda bir fırsat. Bu da beni  her geçen gün daha fazla şey yapma isteğiyle dolduruyor." Altıpat; kadınların  güçlenmesine yönelik adımlar atma hedefine giden yolun sıra dışı "güzelliğini"  anlatıyor.</p><p><b>Yolunuz güzellik sektörü ile ne zaman ve nasıl kesişti?  Nasıl bir kariyer yolculuğu ile bu noktaya vardınız?</b></p><p>Güzellik sektörüyle yolum Boğaziçi Üniversitesi'nde okuduğum  dönemde, öğrenci tanıtım günlerinde, bir önceki şirketimi dinlerken kesişti. O  esnada güzellik sektöründe çalışmak gibi bir hedefim yoktu, ancak sektörü  tanıdıkça, rengârenk ve dinamik yapısı beni etkiledi. Ekonomi mezunu olmama  rağmen, finans alanında çalışmak bana çekici gelmiyordu; çünkü para kavramı  bana soyut bir anlam ifade ediyordu. Bunun yerine, daha somut ve reel sektörde  bir kariyer yapmayı tercih ettim. Satış, pazarlama, iş geliştirme ve marka  yönetimi gibi kurumsal hayatın farklı alanlarında deneyim kazandım. Şu anda  güzellik sektöründeki 27'nci yılımı tamamlıyorum. 2011 yılında marka müdürü  olarak Estée Lauder Şirketleri'ne katıldım ve dolu dolu geçen yılların ardından  bir yılı aşkın süredir genel müdür olarak görevimi sürdürüyorum. </p><p><b>"Sevdiğin işi yaparsan hayatın boyunca çalışmış sayılmazsın"  diyor Konfüçyüs. Siz de işinizi büyük bir tutkuyla yapıyorsunuz. Bu grup çatısı  altında çalışmanın en sevdiğiniz yanı ne?</b></p><p>ELC'de çalışmanın en sevdiğim yanı, işimizin yalnızca bir  işten çok daha ötesi; müşterilerine kaliteli ürünler sunmak ile sınırlı  kalmayan, "Güzellikten İlham, Değerlerinden Güç Alan" bir şirket olması. Bu  değerler, kararlarımızı yönlendiriyor, ilişkilerimizi şekillendiriyor ve iş  yapma biçimimizi belirliyor. Değerlerimizi destekleyen "High Touch" prensibimiz  de büyük bir yer tutuyor. Teknolojinin ve dijitalleşmenin giderek arttığı bu  dönemde, "High Touch" yaklaşımının temelinde insan faktörüne yapılan vurgu beni  çok etkiliyor. Empati ve müşteriyle doğrudan bağ kurmak, markaların sadece ürün  satmakla kalmayıp, aynı zamanda müşterilerinin duygusal ihtiyaçlarını ve  bağlarını anlamalarına olanak tanıyor. Bu yaklaşımı sadece müşteri  ilişkilerinde değil, tüm süreçlerimizde benimsiyoruz. Takım üyeleri arasında iş  birliğini güçlendirmek, yaratıcı fikirleri desteklemek ve toplumsal katkıyı göz  önünde bulundurmak, markaların estetik ve etik değerlerle büyümesini sağlıyor.  Buradaki en büyük mutluluklarımdan bir diğeri ise, genç, dinamik ve tutkulu bir  ekiple çalışmak. Enerjinin yüksek olduğu bir ortamda bulunmak, sürekli yenilik  ve cesaret gerektiren büyük hedeflerle ilerlemek, işin her anını heyecan verici  kılıyor. Yenilikçi adımlar atarken kalite, prestij ve sürdürülebilirlik gibi  unsurlarla harmanlamak gerçekten ilham verici.</p><p><b>Kadınlar Günü yaklaşıyor. Estée Lauder Şirketleri'nin ilham  ve güç kaynağının kadınlar olduğunu biliyoruz. Son dönemde bu konuda nasıl  adımlar atıyorsunuz?</b></p><p>Kadınlar Günü yaklaşırken, Estée Lauder Şirketleri olarak  kadınları desteklemeye ve onların gücünden ilham almaya olan inancımızı bir kez  daha vurgulamak istiyorum. Şirketimiz, yalnızca iş gücünde değil, toplumda da  kadınları güçlendirmeye yönelik pek çok somut adım atmaktadır. Bu adımlar,  kadınların iş gücüne katılımından sağlığa, eğitimden liderliğe kadar geniş bir  yelpazede hayat buluyor. Birkaçından örnek vermek gerekirse; küresel olarak,  çalışanlarımızın yüzde 81'i kadınlardan oluşuyor. Şirketimizin bilim insanları  ve teknik profesyonellerinin yüzde 70'inde kadınlar yer alıyor ve tüm küresel  Ar-Ge ve İnovasyon Merkezlerimizi kadın liderler yönetiyor. Bu Kadınlar  Günü'nde, tüm kadınların gücünü kutluyor ve toplumsal cinsiyet eşitliği yolunda  attığımız adımları çok daha ileriye taşımayı sürdüreceğimizi bir kez daha  yineliyoruz.</p><p><b>Sık sık kadınlar için harekete geçen, sosyal sorumluluk  projelerinde ön sıralarda yer alan bir şirket ile yol alıyor olmanın bir kadın  olarak sizdeki açılımı nedir?</b></p><p>Bir kadın olarak, kadınların güçlenmesine yönelik sosyal  etki projelerinde ön sıralarda yer alan bir şirkette çalışmak, benim için çok  büyük bir anlam taşıyor. Ancak ELC olarak, kadınların hayatına dokunmak bizim  için yalnızca sosyal etki projeleri ile sınırlı kalmıyor. Bu dokunuş, iş yapış  biçimimizden, mağazadaki deneyimlerimize kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor.  Müşterilerimize sunduğumuz hizmetin kalitesini ve içtenliğini, sadece bir ürün  satışı olarak değil, bir deneyim olarak görüyoruz. Bu deneyim, onların  kendilerini özel hissetmelerine, mutlu olmalarına ve içsel bir iyilik hali  bulmalarına olanak tanıyor. Biliyoruz ki ruj sürmek, parfüm sıkmak ya da cilt  bakımına dair bir adım atmak, sadece dışsal bir değişiklik değil; aslında,  içsel iyilik halini güçlendiren, onu rahatlatan ve kendini daha iyi  hissetmesini sağlayan bir yolculuk. Şirketimizdeki her yeni gün, kadınların  güçlü, cesur ve etkili bireyler olarak toplumda daha fazla yer almasına katkı sağlama  yolunda bir fırsat. Bu da beni her geçen gün daha fazla şey yapma isteğiyle  dolduruyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/06/snr3491shoplu-06032025ee691e98.jpg"/><p><b>Bugüne kadar kadınlarla ilgili gerçekleştirdiğiniz projeler  içinde sizin için yeri ve önemi ayrı olan, farklı bir heyecan duyduğunuz,  etkilendiğiniz bir proje aklınıza geliyor mu?</b></p><p>Elbette. İki projemizin bendeki yeri çok ayrı; Pembe İzler  Kadın Kanserleri Derneği ile gerçekleştirdiğimiz "PinkLine" ve Toplum  Gönüllüleri Vakfı ile yürüttüğümüz "Adımlarınla Parla: Genç Kadınlar İçin  Gelişim Programı". İkisinden de kısaca bahsetmek isterim. 1992 yılından bu yana  meme kanserinin olmadığı bir dünya amacıyla çalışmalar yapan ve "Pembe Kurdele"  hareketinin öncüsü olan Estée Lauder Şirketleri'nin en büyük kurumsal sosyal  fayda programı olan Meme Kanseri Kampanyası çalışmalarımız kapsamında  Türkiye'de, Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği ile iş birliği yaparak meme  kanseri bağışlarını artırmak ve aktif kanser hastaları için güzellik ve cilt  bakımı danışmanlık oturumları sağlamak amacıyla "PinkLine" projesini  destekliyoruz. "PinkLine" tedavi sürecindeki hastalara psikolog ve beslenme  uzmanı desteği sağlamayı amaçlayan bir online servis. Biz de Estée Lauder  Şirketleri olarak daha fazla psikolog ve beslenme uzmanını bu projeye dahil  edip daha fazla kişiye ulaşma misyonu ile yola çıktık. Projeye destek verirken  tedavi sürecindeki hastaların aynaya her baktıklarında kendilerini daha iyi ve  güçlü hissetmelerini sağlamayı ve destek hattının kapsamını genişleterek  güzellik uzmanlarını da bu projeye dahil etmeyi amaçladık. Hastaların güzellik  ve bakım tüyolarıyla kendilerini daha iyi hissetmeleri için neler  yapabileceklerinin aktarıldığı, kişisel cilt bakımı veya makyaja dair  sorularına cevap bulabilecekleri online seanslar organize ediyoruz. Bire bir  seanslarda kemoterapi sürecinde yaşanan kaş, kirpik ve saç kaybının yarattığı  psikolojik etkileri hafifletmek için kaş kaleminin doğru ve etkin kullanımı,  göz kalemi ile kirpik etkisi verme gibi çeşitli yöntemleri uygulamalı olarak  danışanlara anlatılıyor. Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) iş birliğiyle, genç  kadınların kariyer yolculuklarına güçlü bir başlangıç yapmalarını sağlamak ve  toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda güçlenmelerini desteklemek amacıyla  "Adımlarınla Parla-Genç Kadınlar İçin Gelişim Programı" adlı yeni bir projeyi  hayata geçirdik. Geçtiğimiz Aralık ayında başlayan ve dört ay süren bu özel  gelişim programı, üniversitelerin üçüncü ve dördüncü sınıfında okuyan Toplum  Gönüllüsü genç kadın öğrencileri hedefliyor. Kariyer dünyasındaki  eşitsizlikleri azaltmak için proje kapsamında genç kadınların mesleki ve  kişisel yetkinliklerinin artırılmasına yönelik eğitimler, iş dünyasına yönelik  farkındalık artırıcı aktivitelerle genç kadınların kariyer hedeflerini  destekleme ve gençlerin toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki proje fikirlerini  hayata geçirebilmeleri için fon sağlanması gibi önemli adımlar yer alıyor. Her  iki projede de kadınların hayatlarında olumlu bir fark yaratma fırsatına sahip  olmak, beni derinden etkiliyor ve gururlandırıyor.</p><p><b>Çok yönlü biri olduğunuzu biliyoruz. İş hayatınız dışında  neler yapmayı seviyorsunuz, sizden dinleyebilir miyiz?</b></p><p>Hayatımda denge kurmanın çok önemli olduğuna inanıyorum ve  bu dengeyi hem iş hayatımda hem de kişisel yaşamımda sürdürmeye özen  gösteriyorum. Kendime, aileme ve sosyal yaşantıma zaman ayırmak, iş hayatımla  uyum içinde olmak benim için büyük bir öncelik. Ailemle nitelikli vakit  geçirmek, seyahat etmek bana kendimi çok iyi hissettiriyor. Spor benim  vazgeçilmez bir parçam. Küçük yaşlardan itibaren sporla iç içe oldum; tenis,  basketbol ve kayak gibi sporlara olan ilgim hep devam etti. 13 yaşımda lisanslı  basketbolcu olarak başladım ve yıllar içinde okul takımlarında ve spor  kulüplerinde mücadele ettim. İş hayatım, evlilik ve iki çocuk sahibi olmam  nedeniyle bir süre ara vermek zorunda kaldım, dokuz yıl önce, 40 yaşımda tekrar  basketbola geri döndüm. Yetişkin kadınları kapsayan SES Spor Kulübü'ne  katılmamla beraber şu an haftada bir gün, düzenli olarak takım antrenmanı  yapıyorum, yıl içinde federasyon hakemlerinin yönettiği kapalı devre ligimizde  forma giyiyorum ve farklı şehirlerde düzenlenen uluslararası veteran basketbol  turnuvalarına (Masters Cup) katılıyorum. Bunun dışında, pilates ve gym  antrenmanları, ayrıca yürüyüşle vücudumu güçlendirmeye devam ediyorum. Sporun  hem bedenime hem de ruh sağlığıma kattığı değeri çok net bir şekilde  hissediyorum.</p><p><b>Sizi hayatınız boyunca çok etkileyen, ilham aldığınız,  başarı hikayesiyle hayran bırakan kadınlara kimleri örnek verebilirsiniz?</b></p><p>Hayatımda ilham aldığım ve beni etkileyen kadınlar sadece  başarılarıyla değil, aynı zamanda özgüvenleri, cesaretleri ve liderlik  ruhlarıyla öne çıkan isimler. İlk aklıma gelen isim, annem. O, çok yönlü ve  yaptığı her işi kusursuz bir şekilde yerine getirmeye gayret eden bir kadın.  Onun, yeni şeyler keşfetmeye ve öğrenmeye merakı, araştırmacı ruhu, disiplini,  iş hayatındaki başarısı beni hep çok etkilemiştir. Bir diğer örnek ise,  şirketimizin kurucusu Bayan Estée Lauder. Kozmetik sektöründeki devrim  niteliğindeki başarılarıyla, bir kadının neredeyse 80 yıl önce bir alanda ne  denli büyük işler başarabileceğini dünyaya gösterdi. O, sadece bir iş kadını  değil, aynı zamanda kadınların gücünü ve potansiyelini keşfeden, sektördeki  kalıpları kıran gerçek bir liderdi.</p><p><b>Güzel ve genç görünmek günümüzde kadınlar için bir  mecburiyete hatta baskıya dönüşürken; sektörün içinden biri olarak konuya nasıl  yaklaşıyorsunuz, güzellik sizin için ne anlama geliyor?</b></p><p>Günümüzde güzellik, çok katmanlı ve derin bir anlam taşıyor.  Elbette ki buraya bakımlı olmak, kendine özen göstermek gibi ifadeler eklenebilir  ama genellikle dış görünüşün ötesinde, bir kadının içsel dünyasıyla da doğrudan  bağlantılı. Güzellik, yalnızca fiziksel bir özellik değil, bir kadının kendini  ifade ediş biçimini ve kendine olan saygısını gösteren bir yolculuk. Bana göre,  holistik bir bakış açısıyla ele alınması gereken bir kavram. Gerçek güzellik,  dış görünüş kadar, içinizdeki enerji, donanım, özgünlüğü ve kendinizi ne kadar  kabul ettiğinizle ilgili, bence kendini tanımış, ne istediğini bilen ve buna  göre hareket eden kişilerde ortaya çıkar. Kendisini sevip kabul eden,  yaşamındaki her anı dolu dolu yaşayan, çevresine ilham veren ve gerçek  kimliğini en doğal haliyle sergileyen kadınlar, aslında en güzel kadınlar.</p><p><b>Kariyer hayatınız boyunca edindiğiniz deneyimler sonucu  gençlere vereceğiniz tavsiye ne olur?</b></p><p>İnandıkları şeylerin peşinden tutkuyla gitmeleri, kendi  güçlü yanlarını keşfetmeleri ve sabırlı olmaları. Kendi potansiyelinize  güvenmek, en büyük adımı atmanın anahtarı. Zorluklar ve engeller elbette  olacaktır, ancak her zorluk, aslında bir öğrenme fırsatı. Her düşüşte güçlenir,  her başarısızlıkta daha da büyürsünüz. Hikayenizi yazarken, başkalarının  beklentilerinden bağımsız olarak, kendinizi iyi tanıyın ve kendinize karşı  dürüst olun. Bana göre; hayat, kolay gelen şeylerle değil, emek verdiğiniz,  zaman ve çaba sarf ettiğiniz şeylerle anlam kazanır. Maalesef her şeyin çok  hızlı tüketildiği bir çağdayız ve bir şeyler önümüze çok çabuk gelsin, onları  hızlıca elde edelim istiyoruz. Yolculuk uzun ve bu yolculukta fırsatların  kapınızı ne zaman çalacağını bilemiyoruz. O fırsat geldiğinde yakalayabilmek  adına plan yapmalarını, istikrarla çalışmalarını ve iyiliğe dair inançlarını  kaybetmemelerini öneririm. Elinizden gelenin yüzde 100'ünü verdiğinize  eminseniz sabredin ve inanın.</p><p><b>Fotoğraflar:</b> Soner Gömleksiz</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/nazli-koruyan-altipat-ile-guzellik-endustrisinde-kadinlarin-yukselisi-1084547</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/10/nazli-koruyan-altipat-ile-337_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084546</guid><pubDate>Thu, 06 Mar 2025 15:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Michelin Guide 2025 Yılın En Genç Şefi: Serhat Doğramacı]]></title><description><![CDATA[Genç yaşında Michelin sahnesine damgasını vuran Şef Serhat Doğramacı, mutfakta ezberleri bozarken geleceğin gastronomisine de şimdiden yön veriyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Henüz genç yaşında Michelin Guide tarafından iki prestijli  ödüle layık görülen Şef Serhat Doğramacı, restoranı Mezra ile sadece lezzeti  değil, bir ekosistemi de inşa ediyor. Sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımı, köklü  Türk mutfağına getirdiği yenilikçi dokunuşlar ve mutfaktaki kusursuzluk  tutkusu, onu sadece bir şef değil, aynı zamanda bir vizyoner yapıyor. Türk  mutfağını hak ettiği yere taşımak için anlamlı bir yolculukta olan Michelin  Yeşil Yıldız ve En Genç Şef ödüllerinin sahibi Serhat Doğramacı ile ilham veren  bir sohbet gerçekleştirdik.</p><p><b>Öncelikle tebrikler! Michelin 2025 Yeşil Yıldızı'nı almak  nasıl bir duygu? Bu ödül sizin için ne ifade ediyor?</b></p><p>Çok güzel bir duygu. Yeşil yıldız, sürdürülebilirlik  anlamını taşıdığı için bizim zaten Mezra'da kurmaya çalıştığımız ekosistemi,  aslında ne kadar başarılı bir şekilde yaptığımızı gösteren, çok önemli bir  ödül. Mezra gibi sürdürülebilirliği odak noktasına almış bir restoranın ilk  senesinde bu ödülü kucaklaması, gerçekten çok değerli.</p><p><b>Sürdürülebilirlik ve doğallık temellerine dayanan Mezra'da  bu felsefeyi menüye nasıl yansıtıyorsunuz?</b></p><p>Her şeyden önce Türkiye coğrafyamızın dışından hiçbir ürün  mutfağımıza girmiyor. Zaten buna bağlı olarak kendi atalık tohum bankamızı  oluşturuyoruz. Atalık tohumları tespit ediyoruz, bu tohumları çoğaltıyoruz ve  tohum bankamıza ekliyoruz. Bundan 25- 30 yıl sonra, Mezra'nın Türk gastronomisine  en büyük katkılarından biri, bu koruduğu atalık tohumlar olacak. Onun dışında  kendi ahırımız, tarlamız, üretimlerimiz, 7 bin metrekareye kurulu olmamız,  bunun 250 metrekaresinin kapalı alan, kalanının ise açık ve yeşil alan olması,  bir sürü hayvana ev sahipliği yapıyor olmamız, Mezra'yı ve konseptimizi değerli  kılan diğer önemli faktörler. Açık ateş konsepti izlediğimiz Mezra'da pişirme  ekipmanlarımızın da yüzde 90'ı odun veya kömür ateşi ile çalışıyor.  Menülerimizdeki süreç aylık veya sezonluk değil, tamamen elimizdeki ham  maddenin bitiş sürecine göre işliyor. Yani bir tabak, doğru ham madde  istediğimiz standartta bize ulaşıyorsa, menümüzde üç ay da kalabiliyor,  ulaşmıyorsa üç gün sonra da çıkabiliyor.</p><p><b>Peki, sıfır atık konusunda uyguladığınız yenilikçi  yaklaşımlar neler?</b></p><p>Mezra'da kurmaya çalıştığımız ekosistem aslında  sürdürülebilirliğin tüm kollarını aynı anda temsil ediyor. Örneğin; tabaklarda  kalan pişmiş atıklarımızı makineden geçirip, hayvan yemine dönüştürerek bununla  tavuklarımızı besliyoruz. Keçilerimizin diyeti biraz farklı oluyor ama  yiyebildikleri kısmını onlara veriyoruz. Bunların dışındaki tüm organik  atıklarımızı kompost yapıyoruz. Mezra'da yetiştirdiğimiz keçilerimizin,  tavuklarımızın, kuşlarımızın gübreleri, organik atıklarımız, ağaçlarımızın  döktüğü yapraklar oluyor. Bunların hepsini harman yapıp kompost alanımıza  gömüyoruz. Bir sonraki sezonda ekim yapacağımız zaman, o kompost hazır olmuş  oluyor. Yani ekimimizi o kompostla yaparak, kendi içimizdeki ekosistemi devam  ettirmiş oluyoruz. Bunun yanı sıra yağmur suyu toplama, güneş enerjisi  kullanımıyla ısıtma gibi noktalara da oldukça dikkat ediyoruz. Bu sene de  elektrikli araçlar için şarj istasyonlarımız olacak. Onları da bu  sürdürülebilirlik eylemlerimize dahil etmeyi planlıyoruz. Özetle biz  sürdürülebilirlik olayını bütüncül bir yaklaşımla değerlendiriyoruz.</p><p><b>Mezra'nın bir isim hikayesi var mı? Bu isim restoranın  ruhunu nasıl yansıtıyor?</b></p><p>Mezra'nın kelime anlamı aslında küçük bir köy, yani tam  olarak biziz. Kendi ahırımız, kendi tarlamız, yeme içme alanlarımızla biz  aslında kelimenin tam anlamıyla küçük bir köyüz; misafirlerimizin doğanın  içinde yer alabildiği gelip güzel yemekler yediği... Mezra da zaten tam olarak  restoranımızın ruhunu yansıtan bir isim.</p><p><b>Bodrum denilince akla önce deniz, kum, güneş geliyor. Bu  üçgene bir de gastronomiyi dahil ettiğinizde Mezra'yı nasıl  konumlandırıyorsunuz?</b></p><p>109 Evet, aslında belli başlı bölgeler, belli başlı  konseptlere hitap eder. Bodrum da bir turizm destinasyonu. Fakat gastronominin  de son dönemde turizmi destekleyen güçlü bir el olmaya başladığına inanıyorum.  Gastronomiyi bu üçgene dahil etmek için biz şeflerin olaya birazcık el atması  gerekiyordu, buna da çok güzel bir şekilde başladık diye düşünüyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/06/dji0178enhancednr-06032025396a5ea6.jpg"/><p><b>Yeni bir restoran açma fikriniz var mı, yoksa Mezra'nın tek  ve özel kalmasını mı istiyorsunuz?</b></p><p>Mezra konumu, pozisyonu ve konsepti gereği, tek olmak  zorunda. Bu aslında bir tercih değil, zorunluluk. Çünkü Mezra'nın aynısını  İstanbul'un herhangi bir yerine konumlandırmak isteseniz elinizde bir avuç  alternatif kalır; ya Zekeriyaköy tarafı olmalı, ya Ulus ya da Çatalca  tarafları. Rotayı yurt dışına çevirmek isterseniz, yapamazsınız. Yüzde 100  yerel ham madde kullanmak istiyorsanız, Türkiye'nin dışına çıkmanız zaten  mümkün değil. Çıkarsanız da o sürdürülebilir kavramına ters düşmüş oluyor.  Büyük ihtimalle Mezra, tek kalmaya devam edecek ama Mezra'nın bir kardeşini şu  anda İstanbul'da planlıyoruz; 12 kişilik bir Chef Table restoranı olacak. Onun  da detaylarını yakın zamanda açıklayacağız.</p><p><b>"Michelin Guide 2025 Yılın En Genç Şefi" ödülünü  de aldınız. Bu ödül nasıl bir sorumluluk yüklüyor?</b></p><p>"En Genç Şef" ödülü, zamanlı bir ödül olması  sebebiyle çok önemli. Çünkü Michelin'in tüm ödüllerini her yaşta  alabiliyorsunuz ama "En Genç Şef" ödülüne belli bir yaştan sonra talip  olamıyorsunuz. Aynı "Mentor Şef" ödülünü, yalnızca belli bir yaştan  sonra alabildiğiniz gibi. Bu nedenle bu iki ödül benim için çok ayrı değer  taşıyor.</p><p><b>Genç yaşta bu kadar prestijli ödüllere layık görülmek,  mutfaktaki vizyonunuzu ve geleceğe dair hedeflerinizi nasıl etkiliyor?</b></p><p>Ben aşçılık mezunuyum. Türkiye'deki lise ve üniversitelerde  gastronomi eğitimlerimiz maalesef daha çok yabancı mutfaklar üzerine veriliyor.  Bunun sonucunda gençlerimizde ne oluşuyor? Tabii ki sürekli bir yurt dışına  çıkma ve oradaki mutfakları öğrenme isteği. İlk hatamızı da kendi mutfağımızın  değerlerini bilmeden yurt dışına çıkmak ve başka ülkelerin mutfaklarını  öğrenmeye çalışmakla yapıyoruz. Ben de uzun yıllar yurt dışında çalıştım fakat  aslında değerli olanın Türk mutfağı olduğunu anladım ve geri döndüm. "Evet,  bizim gerçekten o kadar fazla değerimiz var ki kıymetini bilmiyoruz" deme  aşamasına gelmemse yaklaşık 5-10 yılımı aldı. Bu yüzden de yalnızca Türk  mutfağını işliyorum. Zaten en büyük hayallerimden bir tanesi de yıllar geçtikten  sonra, "Yurt dışında Türk mutfağının en önemli temsilcisi hangi şef?" diye sorduklarında,  ismimin sayılması.</p><p><b>Geleneksel Türk mutfağını modern dokunuşlarla sunuyorsunuz. Bu  dengeyi nasıl sağlıyorsunuz?</b></p><p>Ben bir Türk mutfağı reçetesini yorumlarken, bir ham maddeye  nasıl değer verebileceğime, o ham maddenin formunu nasıl koruyabileceğime karar  verdikten sonra en son aromasını korumaya çalışırım. Eğer bir üründe benim  yapabileceğim bir şey varsa üzerine eklemek isterim. Ama bazı lezzetlerimiz var  ki benim elim gitmiyor dokunuş yapmaya. Örneğin; Antep fıslıklı baklavayı ben  yorumlayamıyorum. Çünkü zaten o benim için artık gelişimini tamamlamış ve  olması gereken en iyi versiyonuna ulaşmış. O yüzden bende baklavayla alakalı  hiçbir ürün bulamazsınız. Fakat yarın bir gün baklava konusunda ustalaşıp onu  olduğu gibi restoranımda servis edebilirsem, işte o zaman bundan gurur duyarım.</p><p><b>Televizyon şöhreti ve mutfaktaki disiplin arasında bir denge  kurmak zor oluyor mu?</b></p><p>Televizyon şöhreti, itiraf etmem gerekirse beni ve  yeteneklerimi insanlara gösteren ve tanıtan şahane bir fırsat oldu. Çünkü eğer  bir işte seyirciniz yoksa ne kadar iyi yaptığınızın hiçbir önemi yok. Fakat  şöhretim olsun olmasın, mutfağa girince ben bir şefim, standartlarım belli.  Yakın çevrem bilir ki mutfak çok farklı bir yerdir benim için, ev çok farklı.  Dışarıda gezerken de çok başka biriyim. Mutfakta ne ün tanırım, ne kişisel bağ.  Fakat hiçbir zaman da sesimi yükseltmem. Ama işime çok fazla önem ve değer  verdiğim için sürekli en iyisini yapma stresini de yaşarım.</p><p><b>Sizi en çok etkileyen mutfak kültürleri veya şefler kimler?  Kendi tarzınızı nasıl tanımlarsınız?</b></p><p>Birçok şefi takip ediyorum. Mutfak kültürleri olarak da  spesifik olarak bir mutfaktan ziyade, belli başlı mutfakların kendine özgü  detaylarını çok seviyorum. Mesela Uzak Doğulu'ların Umami'de uzmanlaşmaları,  soya soslarını yıllandırmaları bana inanılmaz başarılı geliyor. İtalyanların  kendi kültürlerini diğer kültürlere entegre ederek bütün dünyaya açılabiliyor  olmaları, oradaki yaptıkları reklam çalışmaları, o ürünlerin dengesi, herkese  uyarlanabilir olması, benim çok hoşuma gidiyor. İspanyol mutfağındaki deniz  mahsulleri, özellikle kabuklu deniz mahsulleri ile domatesin birleşimini çok  seviyorum. Meksika mutfağının salaşlığını, takoları çeşitlendirmelerini çok  beğeniyorum. Yani hepsinden böyle ufak tefek sevdiğim detaylar var. Şef olarak  değerlendirdiğimde de beğendiğim, takip ettiğim Fransız mutfağının kurucuları  olan şeflerimiz var. Hayatta olanları hala takip ediyorum, olmayanların  kitaplarını okuyorum. Onun dışında televizyon geçmişi olarak baktığımız zaman  altyapısı sebebiyle Gordon Ramsay'i yakından takip ediyorum. Ramsay'in  televizyon ve şeflik arasında kurduğu dengeyi çok beğeniyorum ve ben de onun  çizdiği yola yakın bir yol çizmeye çalışıyorum.</p><p><b>Fotoğraflar: </b>Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/michelin-guide-2025-yilin-en-genc-sefi-serhat-dogramaci-1084546</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/06/michelin-guide-2025-yilin-201_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084544</guid><pubDate>Thu, 06 Mar 2025 12:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sınırları Aşan Bir Vizyon: Almila Dönmez]]></title><description><![CDATA[İş dünyasında başarısını kanıtlayarak, lojistik ve turizm sektörlerinde yeni bir çağ başlatan Almila Dönmez ile unutulmaz bir deneyime dönüştürmeyi hedefledikleri demiryolu yolculuklarını keşfediyoruz. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Avukat bir annenin ve hukukçu bir babanın tek kızı olan Raygo Holding  Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Almila Dönmez, Avusturya Lisesi'nden sonra  eğitim hayatını İTÜ'de tamamlamış. Ardından Amerika'ya taşınan ve orada 10  yıl boyunca emlak ve inşaat sektörlerinde çalışan Dönmez, 2023 yılında aile şirketlerine destek olmak için Türkiye'ye dönüş yapmış. Kısa sürede şirketin operasyonel sistemlerindeki hataları düzelterek, diğer ortakların da talebiyle YDC Group Yönetim Kurulu Başkanlığı'na ve CEO'luğuna kadar yükselmiş. Bu süre zarfında; YDC Group çatısı altındaki Taşkent firmasıyla üretim hattını, Mila firmasıyla tren turizmini, Bego firmasıyla da trende online satış projesini başlatan ve şu an 280 personel, beş şehir, beş depo, altı perakende satış ünitesi ve üç üretim istasyonundan oluşan operasyonu yönetmeye devam eden Almila Dönmez ile unutulmaz bir deneyime dönüştürmeyi hedefledikleri demiryolu yolculuklarını keşfediyoruz.</p><p><b>Amerika'dan Türkiye'ye dönüş  süreciniz nasıl oldu? Buradaki iş kültürüne adaptasyon sürecinde  zorluklar yaşadınız mı? </b></p><p>Türkiye'ye mühendislik bilgimle bir sistem kurup aile işimize destek  olmak için kısa süreliğine gelmiştim. Fakat geri dönüş yapmayı  planladığım halde operasyona, hıza, kaosa aşık olarak kendimi şirketin  CEO'su olarak buldum. Üzerinden tam iki yıl geçti. Açıkçası beni buradaki  iş kültürüne, yabancı ülkelerde edinmiş olduğum hiçbir tecrübe  hazırlayamazdı. Görerek öğrenmem ve bizzat tecrübe etmem gerekiyordu ve  Amerika'da çok sık eyalet değiştirerek yaşadığım için güçlendirdiğim adaptasyon  yeteneğimin bu konuda bana yardımcı olduğunu düşünüyorum.</p><h2>Raygo Holding çatısı altında yürüttüğünüz operasyonlar büyük bir lojistik  koordinasyon gerektiriyor. Günlük 62 seferi yöneten bir sistemi en verimli hale  getirmek için nasıl bir strateji izliyorsunuz?</h2><p>Hata kabul etmeyen dakik bir tren operasyonunda, oldukça yüksek personel  sayılı bir şirket olarak, başarılı olmak için tamamen kendimize özel bir hibrit  bir sistem oluşturduk. Klasik anlamda kurumsal yapı, istediğimiz disiplini  sağlasa da öngöremediğimiz anlarda aksiyon almamız hususunda hantal kalıyordu ve  bazı anlarda daha "patron şirketi" olarak hareket etmemizi gerektiriyordu. Bu  sebeple yönetim olarak personelimizi dinlediğimiz, kendi zırhımızı stratejik olarak  deldiğimiz ve belki klasik kurumsal yapılarda görülmeyecek bir şirket içi  iletişim ve dayanışma ağı kurduk. Bunlara bir örnek olarak, oluşturduğumuz  "personel şikayet/öneri" hattımızdan personelin direk bana mesaj atıp derdini  anlatma imkanı bulmasını verebilirim. Biz operasyonumuzu verimli hale getirmek  için personelimize yatırım yapıyoruz.</p><h2>Raylı sistemlerde gıda ve lojistik operasyonları oldukça dinamik bir yapı  gerektiriyor olmalı. Siz nasıl bir işleyişi yönetiyorsunuz?</h2><p>Tren üstü satış personeli, bistro şefleri, depo çalışanları, üretim  departmanı, süpervizörler, bölge sorumluları, temizlik ekibi, kasa ekibi,  denetim ekibi ve üst yönetim ile herkesin birbirine bağlı olduğu ve kusursuza  yakın hareket etmek zorunda olduğu 7/24 aktif olan ve zamana bağlı bir sistemi  yönetiyorum. Bu dinamik yapımızı, kurduğumuz hızlı ve efektif iletişim  sistemine borçluyuz. Depo sayımları, trene hangi ürünler yüklendi, hangi ürünler  satıldı, yolcu memnuniyeti gibi tüm konular çok hızlı bir şekilde gerekli  birimlere aktarılıyor. İnanılmaz hızlı çalışan bir data analiz sistemimiz var.  Örneğin, Sivas-Ankara treninde yolcunun ürünle ilgili geri bildiriminden benim  İstanbul ofisindeyken haberim oluyor ve çok hızlı bir şekilde birkaç saat  içinde üretim hattımızda ürün ile ilgili gereken düzeltmeleri aksiyona  geçirebiliyoruz.</p><h2>Nisan 2025'te başlayacak Mila Express projesi Türkiye'de bir ilk olacak. Bu  projeyi hayata geçirme fikri nasıl doğdu?</h2><p>Bu projemiz, ülkemizde daha önce yatırım yapılmamış tren yolu turizmini  canlandırmak adına başlatmış olduğumuz bir girişim. Ülkemiz turistik,  arkeolojik ve tarihsel açıdan zenginliklerle dolu olmakla birlikte bunları tren  yolculuğu yaparak ziyaret etmenin apayrı bir deneyim olacağını düşündük.  İzmir-Kayseri ve Kayseri-İzmir arasında yapılacak yedi gece sekiz gün sürecek  kültür ve gastronomi turlarımız, Aziz Pavlus Yolu ve 7 Kilise'nin  görülebileceği rotadan ilerleyerek Nisan ayından itibaren hizmet vermeye  başlayacak. Tren menüsü için Anadolu Gastronomi Derneği ile yürüttüğümüz  çalışmada kendi kültürümüzü hem gezdirerek hem de yedirerek tanıtacağız.</p><h2>Bego A.Ş. ile geliştirilen yemek sipariş sistemi, yolcular için büyük bir  yenilik olacak. Bu girişim nasıl şekillendi?</h2><p>Bu sistem, yolcularımıza bizim üretim hattımızın dışındaki ürünlere de tren  yolculuğu sırasında ulaşma imkanı sağlayacak. Bileti olan yolcularımız  aplikasyonumuz sayesinde sipariş verebilecek ve o ürünler uygun istasyonlarda  trene yüklenerek bizim personelimiz tarafından yolcuya koltuğuna kadar  getirilecek. Bu projemizin de 2025 yılı içerisinde devreye girmesini  hedefliyoruz.</p><h2>Taşkent A.Ş. çatısı altında üretilen günlük taze ürünlerle hem trenlerde hem  de restoranlarınızda hizmet veriyorsunuz. Türkiye'de demiryolu ve istasyon  gastronomisini nasıl bir seviyeye taşımayı hedefliyorsunuz?</h2><p>Biz bu kadar hızlı ve karmaşık bir operasyon yürütmenin kaliteden ödün  vermeye bahane olmayacağını savunuyoruz. Seyahat keyfinin, seyahat sırasında  tüketilen ürünler ile ayrılmaz bir bütün olduğunu ve seyahat sırasında trende  geçirilen sürenin de hayatımıza renk katan keyifli bir tecrübe olması  gerektiğini düşünüyoruz. İnsanlar eski İstanbul-Ankara konvansiyonel  trenlerindeki restoranları özlemle anlatıyor, biz de aynı şekilde ileride  ürettiğimiz ürünlerin tren seyahati kültürünün unutulmaz bir parçası haline  gelmesini hedefliyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/06/1almiladonmez-060320250c06123a.jpg"/><h2>İş dünyasında kadın lider olmak konusunda ne düşünüyorsunuz, avantajları ve  dezavantajları sizce neler?</h2><p>Sağlıklı profesyonel ilişkiler kurabilmek için gerekli olan asgari saygıyı  kimden beklediğinize göre değişiyor durum. Bazı insanlar bilgiye, eğitime,  vizyona disipline saygı duyuyorlar ve kadın bir yönetici olarak böyle  insanlarla iş yaptığınız zaman herhangi bir dezavantaj hissetmiyorsunuz.  Sizinle cinsiyetinizden veya kişisel özelliklerinizden bağımsız olarak iletişim  kuruyorlar. Bazı insanlar ise sadece korktuklarına, çekindiklerine ve güçlü  gördüklerine saygı duyuyorlar, kendi beyinlerinde kadınları bir tehdit unsuru ya  da güçlü bireyler olarak görmedikleri için maalesef bahsetmiş olduğum asgari  saygıyı göstermekte zorlanıyorlar.</p><h2>Yüzde 90'ı kadınlardan oluşan bir yönetim ekibiniz var. Kadın istihdamını  artırabilmek için neler yapılabilir sizce? </h2><p>Özellikle servis ve üretim sektöründe aktif olan şirketlerde kadın personel istihdam  oranlarının düşük olduğunu gözlemliyorum. Bunun başlıca sebeplerinden birinin  işverenlerin, kadın personellerin güvenliği konusunda katı politikalar  uygulamamaları olduğunu düşünüyorum. Yüzde 90'ı kadın olan yönetim ekibimle  birlikte yönettiğimiz 280 kişilik operasyonumuzda, yüzde 45 oranında kadın  personel istihdam ediyoruz. Personel güvenliği ve özellikle kadın personellere  karşı yapılan profesyonel olmayan davranışlara karşı uyguladığımız yaptırımlar,  şirketimizde asla taviz vermediğimiz konuların başında geliyor. Kadın  personelimiz bize herhangi bir durumda güvenle ulaşabileceğini,  yargılanmayacağını ve elimizden gelen tüm çaba ile kendisine destek olacağımızı  biliyor. Kadın personel için kurumsal yapı içerisinde seslerinin  duyurulabildiği bir alan yaratmanın önemli olduğunu düşünüyorum ve bu alanı bu işe  başladığım günden beri koruyorum. Buna ek olarak kendim de yönetici olarak bu  konular ile ilgili eğitimlere katılıp kendimi geliştiriyorum ve kadın  istihdamını arttırmak için diğer yöneticilerin de bu tarz programlara katılarak  kadın personel perspektifinden bakmayı öğrenip şirketlerinde gerekli  uygulamaları yapmalarını tavsiye ediyorum.</p><h2>İş ve özel hayat dengesini sağlamak sizin için zor oluyor mu? Bu dengeyi  kurmak için uyguladığınız kişisel stratejiler var mı?</h2><p>"Time blocking" yaparak zamanımı idare etmek maalesef 7/24 çalışan bir  operasyonda çok kolay olmuyor. Kendiniz için ayırdığınız zaman, bir anda kriz  çözme anına dönebiliyor. İş hayatı-özel hayat dengesi için öncelikle her şeyi  çözmemin, her şeye yetişmemin mümkün olmadığını, mükemmeliyetçiliği bırakmam  gerektiğini ve sadece bir insan olduğumu kendime hatırlatmam gerekti. Mikro  yönetim yapmak yerine çok sevdiğim ve güvendiğim yönetim ekibime bazı işleri  delege ederek kendim için alanlar açmamın bir yönetici olarak uzun dönemde daha  iyi performans sergilememde katkısı olduğunu gördüm.</p><h2>Son olarak, girişimci ve yönetici olmak isteyen genç kadınlara ne gibi  tavsiyeler verirsiniz?</h2><p>Dişiliğiniz, sakinliğiniz, dengeniz, anaçlığınız, merhametiniz ve her ne kadar  dezavantajmış gibi gösterilse de duygusallığınız sizin aslında güçlü olduğunuz  alanlar. İş dünyasında bugüne kadar çoğunlukla erkek yöneticileri gördüğümüz  için onların metotlarını otomatik olarak normal kabul etme eğiliminde  olabiliyoruz. Sizin konulara yaklaşımınızdaki farklık bir dezavantaj değil,  aksine değişik bir bakış açısı katar. Güçlü olduğunuz bu alanları kullanmaktan  ve problemlere alternatif çözümler getirmekten çekinmeyin. Buna ek olarak  kendinize güvendiğiniz insanlardan bir ekip kurun ve beraber yükselmeyi ve  birlikte güçlenmeyi amaçlayın.</p><p><b>Röportaj:</b> Nazlı Sancaklı </p><p><b>Fotoğraflar:</b> Sancar Kemal Demir </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/sinirlari-asan-bir-vizyon-almila-donmez-1084544</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/06/sinirlari-asan-bir-vizyon-651_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084542</guid><pubDate>Wed, 05 Mar 2025 15:16:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kütahya Porselen “Yükselen Yıldızlar Buluşması”]]></title><description><![CDATA[Porselen dünyasından Güral ailesinin düzenlediği “Yükselen Yıldızlar Buluşması”nda, markanın yeni koleksiyonu, vizyonu ve sürdürülebilirlik alanındaki çalışmaları konuklarla paylaşıldı. Etkinlik, ödül töreni ve gala gecesi ile devam etti. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kutahya-porselen-yukselen-yildizlar-bulusmasi-1084542</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/05/kutahya-porselen-yukselen-276_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084541</guid><pubDate>Wed, 05 Mar 2025 15:08:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Rami Kütüphane'sinde "Sultan Bestekârlar II" Konseri]]></title><description><![CDATA[Musıki Eğitim Vakfı Başkanı ve sanatçı Fikret Erkaya tarafından düzenlenen "Sultan Bestekârlar II" konseri, tarihi Rami Kütüphanesi'nin duvarlarında yankılandı. Gecede, Osmanlı saray müziğinin büyülü atmosferinde en nadide eserler icra edildi.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/rami-kutuphanesinde-sultan-bestekarlar-ii-konseri-1084541</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/05/kutuphanede-sultan-bestek-908_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084539</guid><pubDate>Wed, 05 Mar 2025 14:51:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Boğaz'da "Sanat Sohbetleri"]]></title><description><![CDATA[Artkolik Sanat ve Eğitim Platformu, ALEM ve Sırmaison'un iş birliğiyle Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul'da sanat dolu keyifli bir etkinlik düzenlendi. Sanat tarihinden konuların işlendiği söyleşide bu kez sanatçılara ilham veren aşklar başroldeydi.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bogazda-sanat-sohbetleri-1084539</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/05/bogazda-sanat-sohbetleri-858_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084536</guid><pubDate>Wed, 05 Mar 2025 09:53:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[TIME100 Listesinden Bir Mimar: Mina Hasman]]></title><description><![CDATA[Sürdürülebilir mimarlık konusundaki öncü çalışmaları, Urban Sequoia projesi ile karbon yakalayabilen yapılar yaratmayı amaçlaması ve İklim Çerçevesi'ndeki liderliğiyle tüm dünyada adından söz ettiren Mina Hasman ile yoğun temposu arasında İstanbul'da buluştuk.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Mesleğine olan tutkusunu, "Hedefim,   yaptıklarımı daha geniş ölçekte   uygulayabilmek. Bunun için stratejik   ortaklıklar kurarak sürdürülebilir mimarlık   konusunda daha fazla farkındalık   yaratmayı ve küresel çapta değişim   sağlamayı amaçlıyorum. Ayrıca, tutkum   olan iklim okuryazarlığını artırmak için   Climate Framework (İklim Çerçevesi)   ve RIBA İklim Rehberi gibi projeler   üzerinde çalışmaya devam edeceğim."   sözleriyle anlatan Mina Hasman iklim   çalışmalarıyla TIME 100 listesine girmesiyle   dikkat çekiyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/05/minahasman15-050320257c124c21.jpg"/><p><b>Mimarlık mesleğine olan ilginiz nasıl   başladı? Sizi bu alana çeken en   büyük etken neydi?</b></p><p>Küçük yaştan itibaren resme büyük bir   hayranlığım vardı ve etrafımdaki her   şeyi detaylı bir şekilde gözlemliyordum.   Çizimlerimde hep mekânları, binaları ve   onların form, doku ve ışıkla olan ilişkisini   ele alıyordum. Binaların içine girdiğimde   hissettiklerimi hatırlıyorum; bazı yapılar   bana huzur verirken, bazıları bana   bambaşka bir enerji veriyordu. Özellikle   Ayasofya gibi tarihî binalar beni her   zaman büyülemiştir. Onların ihtişamı,   zamana meydan okuyan varlıkları   ve içlerinde barındırdıkları hikâyeler   mimarlığa olan ilgimi şekillendirdi. Bu   deneyimler, bir yapının sadece bir barınak   değil, aynı zamanda bir duygu, bir kimlik   ve bir deneyim yarattığını anlamama   yardımcı oldu.</p><p><b>Kariyer yolculuğunuzda sizi en çok   etkileyen dönüm noktaları neler   oldu?</b></p><p>Kariyerime yön veren en önemli   dönüm noktası, Cornell Üniversitesi'nde   eğitimim sırasında tanıştığım hocam   Kevin Pratt oldu. Onun rehberliği   sayesinde sürdürülebilirlik konusuna   daha derinlemesine eğilmeye başladım.   Mimarlığın yalnızca estetik ve işlevsellikten   ibaret olmadığını, aynı zamanda   çevresel ve toplumsal sorumluluklarla   şekillendiğini fark ettim.Daha sonra   SOM'da geliştirdiğimiz Urban Sequoia   (Kentsel Sekoya) projesini COP26'da,   Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği   Konferansı'nda tanıtmak kariyerimde bir   diğer önemli dönüm noktası oldu. Bu   proje, kentsel alanların karbon salınımını   azaltmasının ötesinde, aktif olarak karbon   yakalayabilen ve üreten bir sistem haline   gelmesini hedefliyordu. İklim değişikliğiyle   mücadelede radikal bir dönüşüm   yaratabilecek, şehirleri ve binaları karbon   nötrden öteye taşıyarak karbon negatif   hale getirebilecek bir yaklaşım sunduk.   Ayrıca, SOM'de ekibimle birlikte sektörde   yeni bir standart oluşturan Whole Life   Carbon Accounting (Tüm Yaşam Karbon   Muhasebesi) hizmetini hayata geçirdik.   Bu hizmet, bir binanın yalnızca inşaat   sürecindeki değil, malzeme üretiminden   kullanım ömrünün sonuna kadar olan   tüm süreçlerdeki karbon ayak izini   hesaplayarak çevresel etkisini en aza   indirmeyi amaçlıyor. Böylece mimarlar   ve mühendisler daha bilinçli tasarım   kararları alarak karbon nötr veya hatta   karbon negatif binalar inşa edebiliyorlar.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/05/minahasman2-050320256c6d7ff5.jpg"/><p><b>Sürdürülebilir mimarlık konusunda   öncü isimlerden birisiniz. Bu alanda   başarılı projeler üretmek için en   önemli kriterler neler? Sürdürülebilir   mimarlık tam olarak nedir?</b></p><p>Sürdürülebilir mimarlık, uzun vadeli   düşünme, sorumluluk alma ve çevresel,   ekonomik ve toplumsal faktörleri bir   arada değerlendirmeyi gerektirir. 1987'de   Birleşmiş Milletler Brundtland Komisyonu,   sürdürülebilirliği "bugünün ihtiyaçlarını,   gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını   karşılama yetisini tehlikeye atmadan   karşılamak" olarak tanımlamıştır. Ancak   bence günümüzde sürdürülebilir   mimarlık bundan çok daha fazlasını   ifade ediyor; binaların sadece enerji   verimli olması yetmiyor, karbon nötr   hatta karbon negatif olması gerekiyor.   Bu alanda başarılı projeler üretmenin   en önemli kriterlerinden biri disiplinler   arası iş birliğidir. Sürdürülebilir bir   yapı oluşturabilmek için mimarların,   mühendislerin, çevre bilimcilerin ve   ekonomistlerin birlikte çalışması gerekir.   Bir diğer önemli kriter ise veriye dayalı   tasarım yaklaşımıdır; çünkü yalnızca   ölçebildiğiniz şeyleri iyileştirebilirsiniz.   Malzeme seçiminden enerji tüketimine   kadar her aşamada verilere dayalı   kararlar almak, yapıların çevresel etkisini   azaltmak için hayati önem taşır.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/05/minahasman8-05032025ee5021a8.jpg"/><p><b>Mimaride teknolojinin yükselişi   hakkında ne düşünüyorsunuz? Yapay   zeka ve dijitalleşme süreci sektörü   nasıl etkiliyor?</b></p><p>Teknoloji, mimarlıkta büyük değişimler   yaratıyor. Yapay zeka ve dijitalleşme   sayesinde tasarım süreçleri daha hızlı   ve verimli hale geliyor. Veri analitiği,   simülasyonlar ve otomasyon araçları   sayesinde enerji tüketimi ve karbon   salınımı en aza indirilebilir. Ancak   bu teknolojileri bilinçli ve sorumlu bir   şekilde kullanmalıyız. Yapay zeka büyük   verimlilikler sağlarken, etik ve toplumsal   etkilerini de göz önünde bulundurmalıyız.   İnsan dokunuşu ve yaratıcılığı her zaman   önemli bir faktör olacak, bu yüzden   teknolojiyi tamamlayıcı bir araç olarak   görmek gerekiyor diye düşünüyorum.</span></p><p><b>Bir projeye başlarken nasıl bir yol   izliyorsunuz?</b></p><p>Bir projeye başlarken, öncelikle tüm   paydaşlarla bir araya gelerek temel   performans kriterlerini ve yol haritasını   belirliyoruz. Proje boyunca iteratif ve   entegre bir tasarım süreci izliyoruz. Bu   süreçte enerji tüketimi, maliyet, karbon   salınımı ve diğer (çevresel) faktörleri   sürekli olarak ölçüyor, analiz ediyor   ve tasarım kararlarını bu doğrultuda   şekillendiriyoruz. Yani, ölç &#8211; bilgilendir &#8211;   tekrar ölç modeliyle ilerliyoruz.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/05/minahasman11-050320258d6bc9a7.jpg"/><p><b>Tasarım ve çevresel sorumluluk bir   araya geldiğinde, mimarların rolü   hakkında ne düşünüyorsunuz?</b></p><p>Mimarlar olarak geleceği şekillendiren   yapılar tasarlıyoruz. Yaptığımız her   seçim, kentlerin kimliğini ve doğaya   olan etkisini belirliyor. Binaların sadece   işlevsel yapılar değil, kültürel ve çevresel   değerler taşıyan, toplulukları bir araya   getiren ve sürdürülebilirliği destekleyen   yapılar olması gerekiyor. Bunun yanı   sıra, mimarların toplumsal sorumluluk   taşıyan projelere imza atması, sadece   çevresel değil, sosyal etkileri de göz   önünde bulundurması gerektiğine   inanıyorum. Mimarlar, estetikten ziyade   sürdürülebilirlik ve insan odaklı tasarım   ilkelerini ön planda tutarak toplumu ve   doğayı olumlu yönde dönüştürebilir.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/05/minahasman13-05032025a6b78ae7.jpg"/><p><b>Sektörünüzde kadın olmak nasıl bir   deneyim? Bu alanda karşılaştığınız   en büyük zorluk neydi?</b></p><p>Mimarlık ve sürdürülebilirlik alanında bir   kadın olarak çalışmak zaman zaman   zorluklar içerse de, benim için her şeyden   önce onur verici bir deneyim. Bu sektörde   kadınların varlığı ve liderliği giderek   artıyor ve ben de bu dönüşümün bir   parçası olmaktan gurur duyuyorum.   Kendi deneyimlerime baktığımda,   karşılaştığım en büyük zorluklardan   birinin, kadınların teknik bilgilerinin   zaman zaman sorgulanması olduğunu   söyleyebilirim. Ancak, ben bunu bir   engel olarak görmüyorum. Çünkü işime   olan tutkum ve uzmanlık alanımdaki   bilgim, bana her zaman güven verdi ve   çevremdekilerin de saygısını ilk andan   itibaren kazanmamı sağladı.</span></p><p><b>Sizi TIME 100 listesine dahil   ettiklerinde ne hissettiniz?</b></p><p>İlk öğrendiğimde inanamadım. Bill Gates   gibi vizyoner isimlerle aynı listede yer   almak benim için büyük bir onur. Bu listeye   seçilmem, SOM'de ekibim ile geliştirdiğim   Whole Life Carbon Accounting   (Tüm Yaşam Karbon Muhasebesi)   hizmeti ve Climate Framework (İklim   Çerçevesi)'ndeki liderliğim ve bu   alanlardaki çalışmalarımın küresel   ölçekte bir fark yarattığını gösterdiği için   beni daha da motive etti. Bu tanınma,   bana sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği   konularında daha geniş kitlelere ilham   verme fırsatı sunuyor.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/05/minahasman12-05032025547b2741.jpg"/><p><b>Sizi seçmelerindeki etkenler nelerdi   sizce?</b></p><p>Çalışmalarımın somut ve ölçülebilir   sonuçlar üretmesi, geleceğe yön veren ve   ölçeklenebilir projeler geliştirmem etkili   oldu. Whole Life Carbon Accounting (Tüm   Yaşam Karbon Muhasebesi) ve Climate   Framework (İklim Çerçevesi) projelerim   sayesinde bina ve inşaat sektöründe   karbon yönetimi ve iklim okuryazarlığı   konusunda farkındalık yaratmaya devam   ediyoruz. Ayrıca, bu projelerin küresel   sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlama   potansiyeli ve somut çözümler sunarak   sektördeki dönüşümü hızlandırma gücü   de etkili olmuştur. Çalışmalarım, yalnızca   çevresel etkileri azaltmakla kalmayıp,   aynı zamanda gelecekteki nesiller için   daha sağlıklı ve sürdürülebilir yaşam   alanları yaratmayı amaçlıyor.</span></p><p><b>Genç mimarlar sürdürülebilirlik   konusunda nasıl bir bilinçle hareket   etmeli?</b></p>Verdikleri her kararın nesiller boyunca etkisi olacağını bilerek hareket etmeliler. Sürdürülebilirlik, sadece enerji verimliliği ile sınırlı değil; sosyal adalet, döngüsel ekonomi ve toplulukların ihtiyaçlarını da kapsıyor. Dolayısıyla, genç mimarlar, projelerinde çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik ilkelerini bir arada gözetmeli ve tasarımlarını bu üç unsur üzerinde denge kurarak yapmalılar.<p></p><p><b>Önümüzdeki dönemde kariyerinizde   nasıl bir yol haritası çizmeyi   hedefliyorsunuz?</b></p><p>Hedefim, yaptıklarımı daha geniş ölçekte   uygulayabilmek. Bunun için stratejik   ortaklıklar kurarak sürdürülebilir mimarlık   konusunda daha fazla farkındalık   yaratmayı ve küresel çapta değişim   sağlamayı amaçlıyorum. Ayrıca, tutkum   olan iklim okuryazarlığını artırmak için   Climate Framework (İklim Çerçevesi) ve   RIBA İklim Rehberi gibi projeler üzerinde   çalışmaya devam edeceğim. Bunun yanı   sıra, daha fazla genç mimar ve sektördeki   profesyonelle iş birliği yaparak, sürdürülebilir   tasarım ilkelerinin tüm dünyada   benimsenmesini sağlamayı planlıyorum.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/05/minahasman10-05032025d37d3149.jpg"/><p><b>Üzerinde çok çalıştığınız ve birkaç   yıl önce hayata geçirdiğiniz RIBA   İklim Rehberi kitabınıza da değinmek   istiyorum. Bu kitabı hazırlama süreci   nasıl gelişti? En büyük motivasyonunuz   ne oldu?</b></p><p>RIBA İklim Rehberi'ni yazmaya başlamadan   önce aylarca süren detaylı bir araştırma   süreci yürüttüm. Çünkü iklim değişikliği,   sürdürülebilirlik ve yapı sektörü ile ilgili   inanılmaz derecede değerli çalışmalar,   kitaplar ve bilimsel makaleler mevcut.   Konunun uzmanları, iklim bilimciler ve   araştırmacılar tarafından yazılmış bu   kaynakları inceledim ve rehberimde   onlara atıfta bulunarak, bilgilerini   onurlandırmak istedim. Beni bu kitabı   yazmaya motive eden en önemli şey,   inşaat ve yapı sektöründe iklim değişikliği   ve sürdürülebilirlik hakkında herkesin   ulaşabileceği ortak bir kaynak eksikliğiydi.   Bugün, sektör genelinde bu konular   hakkında ortak bir dilin ve tek bir kapsamlı   kaynağın eksik olduğu kabul ediliyor. İşte   bu nedenle, bu kitabın yalnızca teknik   uzmanlar için değil, tüm paydaşlar için   erişilebilir bir rehber olmasını diliyorum.   Bunların yanı sıra, kitabın yakında Türkçe   olarak da yayınlanması benim için ayrı   bir gurur kaynağı. YEM Yayın tarafından,   İstanbul Serbest Mimarlar Derneği   ortaklığıyla ve Enka ile Polimeks'in değerli   katkılarıyla Türkçe'ye kazandırılıyor. Bu   süreçte emeği geçen herkese sonsuz   minnettarlığımı ifade etmek isterim. Kitabın   Türkiye'de de geniş bir okuyucu kitlesine   ulaşmasını ve sürdürülebilir yapı sektöründe   farkındalık yaratmasını umuyorum.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/05/minahasman3-05032025368d2e0b.jpg"/><p><b>Kitapta ele aldığınız sürdürülebilir   kavramlar neler?</b></p><p>Kitapta, sürdürülebilirliğin sadece karbon   ve enerji yönetimiyle sınırlı olmadığını   vurgulamak istedim ve şu temel başlıklara   yer verdim. İnsani etkenler: Sosyal değer,   sağlık ve refah, topluluk uyumu gibi   konulara odaklanarak, binaların sadece   fiziksel yapılar olmadığını, insan hayatını   doğrudan etkilediğini belirtmek istedim.   Döngüsel ekonomi: Mevcut kaynakların   yeniden kullanımı ve geri dönüşümünü   teşvik ederek, atık oluşumunu en aza   indirmenin yollarını sunmaya çalıştım.   Enerji ve karbon: Küresel yapı sektörünün   karbon salınımını hızla azaltması gerektiğini   vurgulayarak, bu konuda atılabilecek   adımları detaylandırmaya çalıştım. Su:   İklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki   etkisini ve su kıtlığına karşı nasıl önlemler   alınabileceğini ele almaya çalıştım. Ekoloji   ve biyoçeşitlilik: Biyoçeşitlilik krizine dikkat   çekerek, doğanın korunması ve yapı   sektörünün ekosistemlerle uyumlu çalışması   gerektiğini anlatmaya özen gösterdim.   Bağlantı ve ulaşım: Sürdürülebilir ulaşım   yöntemlerini teşvik ederek, aktif yaşam   tarzının ve çevre dostu seyahatin önemini   vurgulamaya çalıştım. Bu konuların her   biri sürdürülebilirliğin farklı bir boyutunu   ele alıyor, ancak gerçek anlamda etkili bir   dönüşüm sağlamak için bunları birbirinden   bağımsız düşünemeyiz.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/05/minahasman4-050320257ae23ad6.jpg"/><p><b>Enerji ve karbon yönetimi açısından   bina tasarımında hangi stratejiler   öneriliyor?</b></p><p>Bina tasarımında enerji verimliliğini artırmak   ve karbon salınımını en aza indirmek için   izlenmesi gereken en önemli strateji önce   pasif tasarımı (yani bir bölgenin yerine/  yöresine ve iklimine en uygun olacak   şekilde olan tasarımı) merkeze almak   olmalı. Öncelikle bir binanın doğal ışığı   ve havalandırmayı en verimli şekilde   kullanmasını sağlayarak enerji talebini   en aza indirgemek gerekir. Daha sonra,   bu yerel/yöresel (pasif) tasarım ilkeleriyle   uyumlu aktif, mekanik bina sistemler entegre   edilmeli. Son olarak, bina ölçeğinde   yenilenebilir enerji kaynakları, güneş   panelleri, rüzgar türbinleri veya jeotermal   sistemler gibi kullanılarak karbon salımı bina   sahasında mümkün olduğu kadar en aza   indirgenmeli.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/05/minahasman6-050320253f797680.jpg"/><p><b>Başarılarınızla her daim gurur duyan,   birbirine bağlı bir ailesiniz. Onlarla   ilgili neler söylemek istersiniz?</b></p><p>Ailem benim en büyük destekçim ve ilham   kaynağım. Bugün bulunduğum noktaya   gelmemde, onların bana sunduğu   fırsatların, verdiği güvenin ve her zaman   yanımda olmalarının büyük bir payı   var. Biliyorum ki, benim sahip olduğum   imkanlara sahip olamayan birçok insan   var ve bu yüzden aileme duyduğum   minnettarlık tarif edilemez. Her adımda   bana inandılar, beni cesaretlendirdiler   ve hayallerimi gerçekleştirmem için hep   yanımda oldular. Eşim Stathis, kariyerimde   benim için adeta bir yol gösterici oldu.   Birlikte büyüdük, birlikte öğrendik ve bu   yolda birbirimizi her zaman destekledik.   Bana her zaman vizyonumu genişletmem   için ilham verdi ve karşılaştığım her   zorlukta yanımda durarak gücümü artırdı.   Onun desteği olmadan bugün yaptığım   çalışmaları bu ölçekte hayata geçirmek çok   daha zor olurdu. İkizim Merve ise sadece   kardeşim değil, aynı zamanda benim   sanatsal dünyamı besleyen en büyük ilham   kaynaklarımdan biri. Onun yaratıcı zihni,   sanatla kurduğu güçlü bağ ve dünyaya   bakış açısı her gün benim de düşünce   dünyamı zenginleştiriyor. Sanatıyla yalnızca   güzellik yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda   derin anlamlar katıyor, farklı perspektifler   sunuyor ve beni daha yaratıcı olmaya   her daim teşvik ediyor. Ve en büyük ilham   kaynaklarımdan biri de kızım. Onun varlığı,   her gün bana daha fazla cesaret veriyor ve   dünyada gerçek bir fark yaratma isteğimi   daha da güçlendiriyor. Gelecek nesillere   daha yaşanabilir bir dünya bırakmak   için çalışmak, artık benim için sadece bir   profesyonel hedef değil, aynı zamanda bir   anne olarak en büyük sorumluluğum. Onun   gözlerine baktığımda, sürdürülebilir bir   geleceğin mümkün olduğuna olan inancım   tazeleniyor ve daha iyisini yapmak için her   gün yeniden motive oluyor ve yüreğimi   koyarak doğru adımlar atmaya çalışıyorum.   Ailemdeki herkesin sevgisi, desteği ve bana   kattıkları, hayatımın en büyük değerlerinden   biri. Böyle bir aileye sahip olduğum için   kendimi çok şanslı hissediyorum ve onların   bana verdiği desteği, her fırsatta dünyaya   fayda sağlayacak şekilde geri vermeye   çalışıyorum.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/05/minahasman9-05032025e76899e5.jpg"/><p><b>İkiziniz Merve ile aranızda çok özel bir   bağ var...</b></p><p>Merve benim diğer yarım. Evet aramızdaki   bağ çok özel, kardeşliğin ötesinde bir bütün   gibiyiz. Ayrıca, Merve, sadece ikizim değil,   aynı zamanda ilham aldığım bir sanatçı.   Merve'nin fotoğrafçılık ve sanat alanındaki   bakış açısı, dünyaya farklı bir perspektiften   bakmamı sağlıyor. Özellikle, RIBA İklim   Rehberi için yarattığı sanat serisi, iklim   değişikliği ve sürdürülebilirlik konusundaki   mesajları güçlü bir şekilde iletmekte önemli   bir rol oynadı. Onun sanatsal yaklaşımı,   benim işimde de büyük bir ilham kaynağı   oluyor ve birlikte daha derinlemesine anlam   taşıyan projeler yaratmayı hedefliyoruz.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/05/minahasman-050320259cd76952.jpg"/><p><b>Sizce çocuklara sürdürülebilirlik   kavramını aşılamak için ebeveyn   olarak neler yapılmalı?</b></p><p>Çocuklara sürdürülebilirliği öğretmenin   en etkili yolu, bunu günlük yaşamın doğal   bir parçası haline getirmek olduğunu   düşünüyorum. Onların dünyayı keşfetmesine,   doğayla bağ kurmasına ve yaşadığı   çevreyi korumanın önemini içselleştirmesine   yardımcı olmak, küçük yaşlardan itibaren   bilinçli bireyler yetiştirmede kilit rol   oynuyor. Ben de kızımla birlikte doğada   vakit geçirerek, ona çevrenin değerini   anlatmaya ve her şeyin birbiriyle bağlantılı   olduğunu göstermeye çalışıyorum.   Bunun yanı sıra, küçük ama anlamlı   alışkanlıklar kazandırmanın önemine   oldukça inanıyorum. Örneğin suyu boşuna   açmamak, ışıkları gereksiz yere yakmamayı   öğrenmek, plastik yerine yeniden   kullanılabilir çantalar/torbalar kullanmak,   dışarıda gördüğü bir çöpü alıp çöpe atmak,   ya da her gün daha fazla oyuncak almak   yerine eski oyuncakları yeniden kullanmak   gibi şeyler ileride büyük fark yaratacak.   Onlara ilham vermek, cesaretlendirmek   ve dünyayı şekillendirebilecek güce sahip   olduklarını hissettirmek, geleceğimiz için   yapabileceğimiz en değerli şeylerden biri.   Kızımın gözlerindeki merak ve öğrenme   isteği, bana her gün daha yaşanabilir bir   dünya için mücadele etme gücü veriyor.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/05/minahasman7-05032025c2d58444.jpg"/><p><b>Röportaj: </b>Ceylan YENİACUN</p><p><b>Fotoğraf: </b>Selçuk DANYILDIZ</p><p><b style="">Styling: </b>Tuğçe KILINÇLI</p><p><b>Saç: </b>Talat KIVRAK</p><p><b>Makyaj:</b> Gamze TEKİN ALP</p><p><b>Styling asistanı: </b>Zilan BÜLBÜL</p><p><b>Fotoğraf asistanı: </b>Sinan DİNLER</p><p><b>Video: </b>Cansın GÜVEN</p><p>Mekan için <b>Swissôtel The Bosphorus İstanbul</b>'a teşekkür ederiz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/time100-listesinden-bir-mimar-mina-hasman-1084536</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/05/time-100-listesinden-bir--776_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084535</guid><pubDate>Wed, 05 Mar 2025 09:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[5 MART 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p><p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/5-mart-2025-1084535</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/05/5-mart-2025-131_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084533</guid><pubDate>Mon, 03 Mar 2025 18:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Safilo Group CEO'su Angelo Trocchia ile Gözlük Modası]]></title><description><![CDATA[Yaz, kış en sevdiğimiz aksesuarların başında gelen gözlüklere dair merak ettiklerimizi Safilo Group CEO'su Angelo Trocchia ile konuştuk.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Safilo'nun tarihini koruyarak aynı   zamanda yenilikçi bir yaklaşımı   benimsediklerinin altını çizen   Angelo Trocchia ile çok sevdiği   İstanbul'da bir araya geldik.</p><p><b>Gözlük alanında global bir şirket   olan Safilo'nun vizyonunu nasıl   değerlendirirsiniz?</b></p><p>Safilo'nun iyi olduğunu düşündüğüm   ilk şey, gözlük sektöründe en eski   şirketlerden biri olmamız, bu çok   yaygın olmayan bir şey çünkü gözlük   tarihinin aslında Safilo ile başladığını   düşünüyorum. Aile şirketinin bu   fabrikayı dağın üzerine inşa ettiği tarih   1878. Safilo'nun fabrikayı oralara inşa   etmesinin sebebi lensleri üretmek için   temiz suya ihtiyaçları varmış, bu yüzden   fabrikayı oraya kurmuşlar. Dolayısıyla   bizim köklü bir tarihimiz var fakat   asıl mesele, daima yenilikçi olmaya   çalışan bir şirket olmamız, bu yüzden   benim görüşüm uzun tarihimize saygı   göstermek bir yanda daima farklı bir   bakış açısıyla geleceğe bakmaya   çalışıyoruz. Yenilikçi bir bakış açısıyla   farklı şeyler yapmaya çalışıyoruz,   "Dünyayı en iyi haliyle gör" diyerek   çıktığımız bu yolda insanlara dünyayı   gerçekten farklı bir şekilde göstermeye   çalışmak gibi bir amacımız var ve bu da   bizim vizyonumuz.</p><p><b>Uzun bir geçmişe sahip olduğunuzu   söylediniz. Bu mirası korurken bir   yandan da yeniliğe teşvik etmeyi   nasıl başarıyorsunuz?</b></p><p>Evet bence bu bir meydan okuma.   Safilo küresel bir oyuncu çünkü 40   ülkede varız ve 40 ülkede insanımızın   olması çok kıymetli. Bu tarzda çok fazla   şirket yok. Türkiye, İngiltere, Amerika   Birleşik Devletleri, Güney Afrika,   Singapur her yerde ekiplerimiz var.   İtalya'da da koleksiyonları tasarlayıp   geliştiren neredeyse 200 kişi var. Bu   organizasyon sayesinde, her zaman   tarihe saygılı olmaya çalışıyoruz. Kişisel   olarak Safilo'nun en iyi koleksiyonları   tasarladığını düşünüyorum ve bu yüzden   de Padova'da bu kadar büyük bir ekibe   sahibiz. Ayrıca bir ekibimiz de New   York'ta bir ekibimiz Şangay'da var. Bu   bir kombinasyon. Güçlü yerel takımların   olması çok önemli. İtalya'daki ekiple   beraber bu kombinasyon sayesinde   tarihi ve yeniliği dengelemeye çalışıyoruz   ve ayrıca inovasyon açısından da   dijitalleşmede büyük bir adım attık, genç   yetenekli insanları ekibimize dahil ettik.   Son dört yılda dijitale birçok yatırım   yaptık. Portland ve San Diego arasında   neredeyse 50 kişilik bir ekibimiz var hepsi   pırıl pırıl gençler ve hepsi tüketiciye   doğrudan hizmet veren her şeyi takip   ediyorlar. İtalya'daki ekibimiz de adeta   tüm nesillerin birleşimi. Bir kısmı yılların   tecrübesini, deneyimini ortaya koyuyor. Bir kısmı ise üniversiteden yeni mezun dijital   dünyanın tam içindeki gençler. Bence   işleyen bir karışım bu.</p><p><b>Gözlük endüstrisindeki trendler için   neler söylemek istersiniz?</b></p><p>Öncelikle, yeni trendlerin coğrafyaya göre   değiştiğini ve farklı hızlarla ilerlediğini   gözlemliyoruz. Genel olarak, stil üzerine   daha fazla odaklanılıyor, logolar daha   küçük hale geliyor ve Titanyum tasarımları   ön plana çıkıyor.   Bugüne kadar birçok ses getiren   iş birliklerine imza attınız yakın   zamanda yeni sürprizleriniz var mı?  Safilo olarak her zaman yaratıcı iş   birliklerine imza atıyoruz. Bildiğiniz gibi,   birkaç ay önce David Beckham ile ses   getiren bir süresiz lisans anlaşması   imzaladık. Bu yılın ilk çeyreğinde yeni   sürprizler için çalışıyoruz ve bunları en kısa   sürede duyuracağız.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/03/ert5958shoplu-030320254a110e6b.jpg"/><p><b>Sürdürülebilirlik alanında neler   yapıyorsunuz?</b></p><p>Yaptığımız şey, gerçekten detaylı bir eylem   planına sahip olmak, düzenli olarak   sürdürülebilir malzeme ve CO2 azaltımı.   Yani, şu anda yalnızca bunu yapan   oldukça iyi bir ekip var. Ancak benim için   sürdürülebilirlik konusunun tüketici için   artık tek bir markadan bağımsız olarak,   markanın arkasında etik bir şirket olduğunu   bilmenin daha da önemli olacağına   inanıyorum. Birçok markayı bünyemizde   bulunduruyoruz. Tüketici bir markadan   ürün alırken arkasında ne olduğunu bilmek   istiyor. Etik ilkelere sahip oldukça güçlü   bir şirketiz ve sürdürülebilirlik konusunda   ciddiyiz.</p><p><b>Gözlük endüstrisi oldukça rekabetçi.   Hem marka değerini koruyup hem   de kaliteyi sürdürmek bunu nasıl başarıyorsunuz?</b></p><p>Bence yaptığımız en iyi şey çok iyi bir   ekibimizin olması. Padova'da büyük   bir ekibimiz var, New York, Milano ve   Şangay'da tasarım stüdyomuz var. Carrera,   Boss, Etro, Tommy Hilfiger gibi birçok   markayı bünyemizde bulunduruyoruz bu   bizim için çok kıymetli. İş birliklerimiz de   aynı şekilde. Türkiye ekibimiz Tommy Hilfiger   ve Melissa Vargas ile harika bir projeye   imza attılar. Ürün her zaman önemli ama   bu yeterli değil, bu yüzden tüketici ile nasıl   bağlantı kurduğunu, nasıl etkileşimde   bulunduğunu, görmek beni gerçekten mutlu   ediyor. Safilo'yu bir marka evi gibi görmeyi   gerçekten seviyorum ve pazarlama   konusunda güçlü insanlar ile çalıştığımızı   düşünüyorum.</p><p><b>Kariyerinizin başlangıcına geri   dönseydiniz kendinize ne tavsiye   verirdiniz?</b></p><p>Ben her zaman merakın temel bir ihtiyaç   olduğuna inanırım. Eğer meraklıysanız   etrafınıza bakarsınız ve sürekli yeni şeyler   ararsınız, bu yüzden ben önce hayatınızda   ne yapmayı sevdiğinize karar vermeniz   gerektiğine inanıyorum, bu çok önemli.   Ben her üç yılda bir işimi değiştirdim,   gençken her zaman gelişmeye çalıştım,   her zaman farklı şeyler görmeye çalıştım.   O yüzden meraklı olman gerekiyor, merak   ve direnç, bence sahip olman gereken iki   karakter bunlar. Etraftaki tüm strese dirençli   olmalısın, ama meraklı olmalısın. Merak   etmiyorsan, zor.</p><p><b>Gözlük endüstrisinde olan biri olarak   kaç gözlüğünüz var?</b></p><p>Kızlarımda daha çok olduğu kesin. Ben   daha çok David Beckham ve Carrera gibi   markaları tercih ediyorum. Neredeyse   gözlüklerimin %90'ı bu markalardan.   Gözlüklerin diğer moda aksesuarlarından   farklı bir özelliği olduğuna inanıyorum.   Gözlüğün karakteristik bir özelliği olduğunu   düşünüyorum.</p><p><b>Çok yoğun bir programa   sahipsiniz. Boş zamanlarınızı nasıl   değerlendiriyorsunuz?</b></p><p>Çok yoğun bir tempom var o yüzden   tatillerde eşimle farklı yerlere gitmeyi çok   seviyoruz. Ayrıca hafta sonları köpeğimle   yürüyüşe çıkmak da beni mutlu ediyor.</p><p><b>Son olarak Türkiye ekibiniz ile ilgili   neler söylemek istersiniz?</b></p><p>Türkiye ekibimiz inanılmaz. Birçok yeniliği   beraber yapıyoruz. 2025 planımızda   2024'e göre çok daha fazla büyümeyi   hedefliyoruz. Portföyümüz çok güçlü   eminim bu harika ekiple ses getiren işlere   imza atmaya devam edeceğiz. </p><p><b>Röportaj:</b> Ceylan Yeniacun</p><p><b>Fotoğraflar:</b> Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/safilo-grup-ceosu-angelo-trocchia-ile-gozluk-modasi-1084533</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/03/safilo-grup-ceosu-angelo--687_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084532</guid><pubDate>Mon, 03 Mar 2025 14:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Keepers of the Quaich Derneği Beşinci Yıl Kutlaması]]></title><description><![CDATA[Tarihi Pera Palace'ta düzenlenen “Keepers of the Quaich” derneğinin beşinci yıl kutlama davetinde, İskoç kültürü tüm yönleriyle yaşandı. İskoçya'nın milli enstrümanı gayda performansıyla başlayan davette, dostluğun sembolü olan Quaich seremonisi de gerçekleştirildi.   ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/keepers-of-the-quaich-dernegi-besinci-yil-kutlamasi-1084532</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/03/keepers-of-the-quaich-der-303_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084531</guid><pubDate>Mon, 03 Mar 2025 14:36:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Grii X Mi Su Deco: "Amaryliss” Porselen Koleksiyonu ]]></title><description><![CDATA[Zamansız, zarif tasarımlarıyla tanınan moda markası Grii ile Mi Su Deco'nun iş birliğiyle hazırlanan “Amaryliss” porselen koleksiyonu, düzenlenen bir davetle tanıtıldı. Geleneksel el işçiliği ile modern tasarım anlayışını harmanlayan zarif sofra takımları beğeni topladı.    ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/grii-x-mi-su-deco-amaryliss-porselen-koleksiyonu-1084531</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/03/grii-ve-mi-su-deconun-bir-141_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084530</guid><pubDate>Mon, 03 Mar 2025 14:19:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Chin Chin Yeniden Cihangir'de ]]></title><description><![CDATA[Lüks otelin Boğaz manzaralı teras katında yer alan ve renkli bir davetle kapılarını açan restoranda, misafirler lezzet dolu bir deneyim yaşadı. Aslı-Bora Pehlivanlar çiftinin ev sahipliğindeki davette konuklar canlı müzik eşliğinde eğlendiler.   ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/chin-chin-yeniden-cihangirde-1084530</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/03/chin-chin-cihangirde-yeni-241_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084529</guid><pubDate>Mon, 03 Mar 2025 14:12:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bvlgari'den Gizemli Koku]]></title><description><![CDATA[Sri Lanka'da doğanın büyüleyici hazinelerinden olan ay taşından ilhamla tasarlanan parfüm, düzenlenen bir davetle tanıtıldı. Boğaz manzaralı davette bir araya gelen ünlü isimler, değerli taşın mistik ruhunu yansıtan büyüleyici kokuyu deneyimlediler. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bvlgariden-gizemli-koku-1084529</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/03/bvlgariden-gizemli-koku-191_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084528</guid><pubDate>Mon, 03 Mar 2025 14:04:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Begüm Kıroğlu Yeni Mücevher Tasarımlarıyla Bangkok'ta ]]></title><description><![CDATA[Begüm Kıroğlu yeni mücevher tasarımlarını Bangkok'ta düzenlediği bir davetle tanıttı. Tayland'ın büyülü atmosferinde gerçekleşen davette seçkin konuklar, markanın sembolleri arasından, ruhlarını en iyi yansıtan ikonu da keşfettiler. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/begum-kiroglu-yeni-mucevher-tasarimlariyla-bangkokta-1084528</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/03/begum-kiroglu-bangkokta-y-818_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084522</guid><pubDate>Mon, 03 Mar 2025 11:51:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Amiri Türkiye'de İlk Mağazasını Açtı]]></title><description><![CDATA[Lüks sokak modasının öncülerinden olan Amiri, Türkiye'deki ilk mağazasının açılışını İstanbul Emaar Square AVM'de düzenlenen özel bir davetle kutladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/amiri-turkiyede-ilk-magazasi-acti-1084522</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/03/03/amirinin-turkiyedeki-ilk--130_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084502</guid><pubDate>Thu, 27 Feb 2025 11:12:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Flormar Yeni “Carefull Volume Mascara”nın Başarısını Kutladı]]></title><description><![CDATA[Flormar, yeni ürünü “Carefull Volume Mascara”nın başarısını Backyard'da düzenlenen, Flormar Marka Elçisi Zeynep Bastık'ın katılımıyla özel bir davetle kutladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>"Mutluluk  Senin Rengin" sloganıyla 70'ten fazla ülkede, 60.000'nin üzerinde satış  noktasında yüksek performanslı renkli kozmetik ürünlerini satışa sunan Flormar,  "Ekstra hacim, Ekstra bakım" sloganıyla tanıttığı "Carefull Volume Mascara" ile  kısa zamanda büyük bir başarıya imza attı. Başarısını Backyard'da  düzenlenen özel bir davetle, Flormar Marka Elçisi başarılı ve ünlü müzisyen  Zeynep Bastık'ın katılımıyla kutlayan Flormar, reklam filmindeki Akdeniz ruhunu  şehre taşıdı.</p><p>Doğanın  içinde, keyifle kurgulanan özel davete iş, sanat ve cemiyet dünyasından Bensu Soral Baş, Bedirhan Soral, Gülcan Arslan, Ceylan Çapa, Dilara  Sümbül, Milka Karaağaçlı İnce, Ece Vahapoğlu, Hivda Zizan Alp, Mina Ceran, Nisa  Ceran, Rüya Büyüktetik, Gizem Esendemir, Aysun Yıldız Güngör, Bahar Akbulut  gibi ünlü simalar katıldı. Konuklar Flormar ile modlarını yükseltirken aynı  zamanda "Carefull Volume Mascara"yı yakından inceleme fırsatı buldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/27/bedirhansoralbensuso-27022025071d22e6.jpg"/><h2><b>"Bu  Renkli Ailenin Bir Üyesi Olmak Büyük Bir Mutluluk"</b></h2><p>Besleyici  formülüyle kirpiklere bakım yaparken, özel sarmal kıl fırçasıyla kirpikleri  kolayca kavrayarak 12 kata varan hacim kazandıran "Carefull Volume Mascara", zengin  pigmentasyonu ile de yoğun, siyah ve dolgun bir kirpik görünümü yaratıyor. Güçlü  performansıyla kısa zamanda makyaj severlerin favori maskarası olan "Carefull Volume  Mascara"nın, Zeynep Bastık'la çekilen ve Akdeniz'in canlı ve renkli ruhunu  yansıtan reklam filmi de büyük beğeni topladı. </p><p>Flormar  İletişim ve Kreatif Direktörü Gökçen Akyol Yamaner de Zeynep Bastık'la keyifli  projelere imza attıklarını belirterek yeni ürünün ve kampanyanın hikayesini  aktardı: </p><p>"2023  yılında logodan ürünlere mağaza deneyiminden iletişim stratejisine uzanan marka  kimliği değişim yolculuğumuzu Zeynep Bastık X Yepyeni Flormar diyerek tüketici  ile buluşturduk. Zeynep Bastık ile Flormar'ın tüketici nezdinde yarattığı  harika enerji ve sürekli yaptırdığımız tüketici araştırmaları da bize bu iş  birliğinin devam etmesi gerektiği mesajı verince iş birliğimizi yenileyerek 2024'ü  de yeni bir kampanya ile taçlandırdık. Global ajansımız Malherbe Paris ile ünlü  Fransız yönetmen Thomas Kelly liderliğinde Bodrum'da çektiğimiz filmler marka  imajını bir sonraki adıma taşıdı. Mutluluk senin rengin konseptimiz ve  renklerimizle kadınların modunu yükseltmeye devam edeceğiz." </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/27/135a5470-270220257c24edb2.jpg"/><p>Flormar'la  olan yolculuğunun kendisi için de çok özel olduğunu belirten Zeynep Bastık  "Marka elçisi olarak bu renkli dünyanın bir üyesi olmak benim için her zaman  büyük bir mutluluk. Her projemizde aynı heyecanı hissediyor ve bu güzel  yolculuğun bir parçası olmaktan gurur duyuyorum. Geçtiğimiz yaz hep birlikte 'Işıltınla  Parla' dedik şimdi ise 'Ekstra Hacim &amp; Ekstra Bakım' diyerek Carefull  Volume Mascara için buradayız. Bu harika maskara kısa zamanda makyaj severlerin  favorisi olmaya aday. Gökçen'in de az önce bahsettiği gibi uluslararası arenada  ün yapmış bir yönetmen ve prodüksiyon ekibiyle içimize çok sinen dünya  standardında bir reklam çektik. Benim için de çok keyifli ve verimli deneyimdi."  dedi. </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/flormar-yeni-carefull-volume-mascaranin-basarisini-kutladi-1084502</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/27/flormar-yeni-carefull-vol-172_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084484</guid><pubDate>Mon, 24 Feb 2025 09:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Talks Podcast: Beyza Şekerci]]></title><description><![CDATA[Turkcell Platinum katkılarıyla gerçekleşen ALEM Talks Podcast'e konuk olan başarılı oyuncu Beyza Şekerci ile annelik dünyasını, sevgiyle bahsettiği ailesini, ekran serüvenini ve vazgeçemediği rutinlerini konuştuğumuz keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. ]]></description><content:encoded><![CDATA[Podcast'e <i><b><a href="https://fizy.in/6ifJO">buradan</a></b></i> ulaşabilirsiniz.<p> </p><p> </p><p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/alem-talks-podcast-beyza-sekerci-1084484</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/24/alem-talks-podcast-beyza--396_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084473</guid><pubDate>Fri, 21 Feb 2025 16:16:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Talks Podcast: Tanem Sivar Dirvana]]></title><description><![CDATA[Turkcell Platinum katkılarıyla gerçekleşen ALEM Talks Podcast'e konuk olan Tanem Sivar Dirvana ile ailesiyle İstanbul-Bodrum-Bozburun üçgeninde geçen keyifli hayatını, televizyon dünyasını, çocukları Kemal ve Süleyman ile olan ilişkisini, seyahat tutkusunu konuştuğumuz keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.]]></description><content:encoded><![CDATA[Podcast'e <i><b><a href="https://fizy.in/kn1XI">buradan</a></b></i> ulaşabilirsiniz.<p> </p><p> </p><p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/podcast/alem-talks-podcast-tanem-sivar-dirvana-1084473</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/21/alem-talks-podcast-tanem--646_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084471</guid><pubDate>Fri, 21 Feb 2025 12:57:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Z Raporu: Mina Derman]]></title><description><![CDATA[Gen Z'nin yükselen yıldızlarından Mina Derman ile oyunculuk  anlayışından, Z kuşağı mitlerine uzanan derin bir analiz yaptık.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>"Ben Bu Cihana Sığmazam" dizisi ile öne   çıkan, "Sahipsizler" ile oyunculuğunu   bir üst seviyeye taşıyan Mina Derman;   "Kendimi kimseyle değil, sadece   kendimle kıyaslıyorum. Eğer bugün   dünden iyiysem, başarmışım demektir"   diyerek farkını ortaya koymayı başarıyor.</p><p><b>Z kuşağında oyuncu olmak hayaller   listesinde genellikle ilk sıralarda.   Peki senin oyunculuk macerana   temel oluşturan; sahne ışıklarının   büyüsüne kapılman mı oldu yoksa   daha çok Audrey Hepburn'ün   oyunculuk için dediği gibi "içsel bir   keşif yolculuğuna çıkmak" mı?</b></p><p>Benim oyunculuk yapmamdaki en   büyük etken, bu işi yaparken zevk   almam. Hem sevdiğim işi yapıyorum,   oynamaktan çok keyif alıyorum hem   de tamamıyla canlandırdığım karakter   gibi düşünmek, onun gibi hissetmeye   çalışmak, bir süreliğine başka biri   olmak gerçek hayattan beni koparıyor.   Hem çok eğlenceli bir durum hem de   aynı zamanda büyük bir lüks. Bir de   geri dönüşler güzelse, yaptığın işte   başarılıysan, işte o hazzın tarifi yok.</p><p><b>Oyunculuk yolculuğun nasıl gelişti?   Ailen oyuncu olman konusunda   sana destek oldu mu yoksa   tutkularının peşinden gitmek için   ekstra bir çabaya mı ihtiyaç duydun?</b></p><p>Ailem hayatım boyunca benim mutlu   olmam için ellerinden gelen her şeyi   yaptılar. Ben oyuncu olmak istedim,   sonuna kadar destek oldular. Eğer ben   astronot olmak isteseydim de aynı şeyi   yaparlardı, bundan eminim.</p><p><b>Aldığın eğitimin sana nasıl   yansımaları olduğunu fark   ediyorsun? Eğitimli olmak sence   nasıl bir fark yaratıyor?</b></p><p>Eğitimli olmak hem kişisel hayatımda   hem de bizim sektörde birkaç puan önde   başlatıyor bence. Okuldan sadece ders   ve bilgi öğrenmiyoruz, eğitimin insana   tamamen farklı bir vizyon kattığına   inanıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/21/alemminaderman0543-21022025a1824079.jpg"/><p><b>Usta oyuncularla aynı sette olmak   sana neler öğretiyor ve nasıl   hissettiriyor?</b></p><p>Herhalde bu meslekte benim en   büyük şansım beraber oynadığım usta   isimlerdi şimdiye dek. Çünkü izlemek,   gözle görmek insana çok şey katıyor.   Okumaktan veya dinlemekten çok daha   etkili olduğuna inanıyorum.</p><p><b>Canlandırdığın roller seni nasıl   besliyor? Nasıl bir rolün hayalini   kuruyorsun?</b></p><p>Her karakterin ayrı bir hikayesi oluyor   tabii ve hepsi çok farklı bakış açıları   kazandırıyor insana. Bugüne kadar   genel olarak hep kendimden, gerçek   Mina'dan uzak karakterlere hayat verdim.   Çok keyifli oluyor hiç tanımadığın birini   canlandırmak; bütün detaylarıyla üstüne   düşünüp hiç yoktan bir insan var etmek.   Hayatımın bu döneminde özel olarak   hayalini kurduğum bir rol yok; şimdilik her   seferinde daha önce yapmadığım bir şey   yapmak, hepsini tatmak istiyorum.</p><p><b>Yaşıtlarından farklı yanlarının   olduğunu hissettiğin zamanlar   oluyor mu?</b></p><p>Ben kendimi bildim bileli yaşıtlarıma   göre biraz daha olgundum. İyi bir şey   mi bilmiyorum; iyi veya kötü olarak da   nitelendirmiyorum. Benim açılmam,   samimiyet kurmam zaman alıyor. Kendi   sosyal hayatıma, yakın çevreme kimseyi   kolay kolay dahil edemiyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/21/alemminaderman0197-210220253316791c.jpg"/><p><b>Yeni kuşağın özgürlük tutkusu   büyük. Sınırlar sana ne ifade ediyor   peki, özgürlük senin için nerede   başlıyor?</b></p><p>Özgürlük benim için nerede başlıyor   bilmiyorum ama sınırlarımın   ihlal edildiğini hissettiğim zaman   kısıtlanıyorum ve ben özgürlüğümü   çok önemseyen bir insanım. Kendime   zaman ayırabilmem ve iş dışında bana   iyi gelecek şeyler yapabilmem gerekiyor.   Kendime zamanım kalmayınca mutsuz   olabiliyorum herkes gibi.</p><p><b>Başarı senin sözlüğünde nasıl bir   anlam taşıyor? Sana göre başarılı   insan kimdir? Kendini başarılı   buluyor musun mesela?</b></p><p>Evet, kendimi başarılı buluyorum. Benim   için başarı en iyisi olmak demek değil,   benim için başarı hedefime ulaşmak   demek. Kendimi kimseyle değil, sadece   kendimle kıyaslıyorum. Eğer bugün   dünden iyiysem, başarmışım demektir.</p><p><b>Lüksün tanımı da günümüzde   değişiyor. Lüksün senin için tanımı   nedir? Sana mutluluk kaynağı olan   küçük lükslerin neler?</b></p><p>Benim küçük lükslerim sevdiğim   insanlarla zaman geçirmek, bir kahve   eşliğinde sohbet etmek, kendime ve   sevdiklerime zaman ayırabilmek. Beni bu   hayatta en çok besleyen ve motive eden   şey kesinlikle bu. Evde uyumak yerine   sevdiğim insanlarla birlikte olduğumda,   sosyalleştiğimde, daha iyi ve daha   dinlenmiş hissediyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/21/alemminaderman0654-21022025075674db.jpg"/><p><b>Sanatla aran hep iyi olmuş.   Kendini sanatın hangi dallarıyla   besliyorsun?</b></p><p>İlk sırada her zaman resim yapmak   geliyor. Kendimi bildim bileli resim   yapmayı çok seviyorum. Sonra buna   bir de oyunculuk eklendi. Eskiden daha   çok zamanım varken heykel, mozaik ve   vitray yapardım. Bir şeyler üretmeyi çok   seviyorum.</p><p><b>Sürdürülebilirlik günümüzün en öne   çıkan başlıklarından. Bu konuda   kişisel olarak neler yapıyorsun?</b></p><p>Bir kıyafeti birkaç kere giyip atmam   mesela. Dolabımda örneğin, gömleğin   kolunu kestiğim, yenilediğim ve öyle   kullanmaya devam ettiğim birçok   parçam var. Artık bana olmayan veya   giymek istemediğim şeyleri de mutlaka   ihtiyaç sahiplerine ulaştırırım.</p><p><b>Peki ya aşk? Aşkı nasıl yaşıyorsun?   Aşık olunca nasıl birine   dönüşüyorsun?</b></p><p>Aşkın bu kadar güçlü bir duygu olduğunu   bilmezdim. Bana küçükken sorsaydınız   herhalde aşk beni prenses, peri yapar   sanırdım. Aşkın rengi pembe, kırmızı falan   gibi görünüyor dışarıdan. Ama yaşayınca   anlıyormuş insan, bazen prenses peri,   bazen bir deli... Aşk bir gökkuşağı bence.   Hem yağmurlu, aynı zamanda güneşli,   ama sonuç olarak rengarenk. Bence   herkes için böyledir bu biraz, bu kadar   güçlü bir duygu yaşayıp sadece mantıkla   yönetmek mümkün mü? Sanmıyorum.</p><p><b>Bugün bu noktada olman sence   şans mı, hırs mı, çalışmak mı?</b></p><p>Hepsi. Hepsinin karışımı</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/21/alemminaderman0868-21022025fa88cb03.jpg"/><p><b>Annenden ya da babandan aldığın   ve uyguladığın en önemli öğüt ne?</b></p><p>Bana hep dediler ki, "Bizim için önemli   olan senin mutluluğun. Ne yaparsan   yap mutlu ol. Sen mutlu olduğun sürece   arkandayız." Ben de hayatımı mutlu   olmak için yaşıyorum.</p><p><b>Gen Z'ye özgü taşıdığın en belirgin   özelliğin sence ne?</b></p><p>Telefon bağımlılığı herhalde. Gerçi onun   yaşı, kuşağı falan kaldı mı? Emin değilim.</p><p><b>"Mutlu olmak bir seçim" derler, sen   huzur bulmak mutlu olmak için nasıl   yollara başvuruyorsun?</b></p><p>Mutlu olmadığım durumları   değiştiriyorum. Mutlu olacağım hale   getiriyorum. Baktım olmadı, gidiyorum.   Kalmak için hayat çok kısa bence.</p><h2>Z Kuşağı Mitleri</h2><p><b>Aşırı özgüven: Özgüvenin ne   düzeyde? 1 ile 10 arasında   numaralandırabilir misin?</b></p><p>Özgüvenliyim. Kendime buradan 9 puan   veririm. 1 puanı da zaman zaman mental   olarak izole olduğum anlardan kırıyorum.   Soyutlanıyorum o an etrafımda olan   bitenden; evde olmak, uyumak istiyorum   mesela çok yorgunsam. Öyle anlarda   kendime hiç güvenmem, siz de bana   güvenmeyin.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/21/alemminaderman0754-2102202514dbb1dd.jpg"/><p><b>Sabırsız: Bir hedefin için sabır   gösterdiğin, ulaşmak için durmadan   çalıştığın azami süre?</b></p><p>Kişisel hayatımda sabırsız biriyim aslında.   Çok pratiğim çünkü. Ağır insana da ağır   ağır gelişen olaylara da tahammülüm   yok ama güzel şeylerin zaman aldığını   da bilirim. Bazı şeyler için hayata ve   kendime zaman tanırım, beklerim.   Özellikle de bir hedef varsa işin sonunda,   hedefime ulaşmak için seve seve çalışırım.</p><p><b>Okumuyor: Gündemi gazeteden mi,   TV'den mi, sosyal medyadan mı   takip edersin?</b></p><p>Gündemi çoğunlukla sosyal medyadan   takip ederim. Her şey önce dijital   platformlara düşüyor çünkü. Akşam   haberlerinden önce ya da sabah çıkan   gazeteden önce anlık gelişmeler istesek   de istemesek de sosyal medyada   önümüze çıkıyor zaten.</p><p><b>Cesur: Daha çok tehlikeli sularda   yüzen biri misin mi yoksa güvenli   alanda kalmayı mı tercih edersin?</b></p><p>Duruma göre değişir. İstediğim şeyin   olması için düzenimi de bozarım güvenli   alanımdan da çıkarım ama buna   tehlikeli sularda yüzmek diyemem... Boşu   boşuna tehlike, adrenalin arayan biri   değilim. Huzurdan ve güvenli alanımda   kalmaktan yanayım, şartlar elverişli   olduğu sürece.</p><p><b>Estetik kaygıları yüksek: Sence   estetik dokunuşlarla idealize   güzellik mi yoksa kusurlarla birlikte   doğal bir tavır mı?</b></p><p>Kendi görünüşümde kalıcı olarak   değiştirdiğim hiçbir şey olmadı bugüne   kadar. Bu kendimi kusurlarımla kabul   etmek sayılır herhalde. Ara ara makyaj   yapıyorum, makyaj yapmayı da çok   severim, fotoğraf çekilirken de mesela,   sürekli güzel veya seksi pozlar arayan   biri değilim. Beni yansıtan fotoğraflarımı   daha çok seviyorum. Sosyal medya   hesaplarımın genel havasına bakıldığı   zaman da gözüküyor bence, estetik bir   görüntü yerine daha eğlenceli bir   havası var.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/21/alemminaderman0328-21022025b8419d61.jpg"/><p><b>Başına buyruk: Tarzın bolca   sorgulamak mı, genellikle uyum   göstermek mi?</b></p><p>Başıma buyruğum diyebilirim kesinlikle   ama çok da diyemem. Ben kendim   Mina olarak başıma buyruk bir kızım   evet, ama oyunculuk yaparken çok da   başına buyruk olamıyorsun. Çünkü bu   kadar fazla insanla bir arada çalışırken   uyum göstermemeyi seçersen bu sadece   seni zorlar. Uyumlu olmak biraz da   huzur getiriyor bence bizim sektörde.   Beni rahatsız veya mutsuz eden bir   şey olmadığı sürece çok sorgulayan,   çok şikayet eden biri değilimdir. Kendi   halimde, kendimle mutlu olmayı seçen   biriyim.</p><p><b>Bencil: Genellikle "Önce ben" mi   dersin, başkaları mutluysa ben de   mutluyum mu?</b></p><p>Ben bencil biri hiç olmadım. Benimle   beraber etrafımdaki insanların da mutlu   olmasını isterim. Zaten ortada genel bir   mutluluk yoksa eğer, bence insan kendi   başına da mutlu olamıyor uzun süre.   Ailem, arkadaşlarım, çevremdeki herkes   hep çok iyi olsun isterim. Etrafta ne kadar   güzel bir enerji varsa ben de o kadar iyi   hissediyorum. Bence iyilik de, mutluluk da,   huzur da çoğalarak var olan şeyler.</p><p><b>Teknoloji bağımlısı: Setin yok,   tatildesin, hiçbir önemli işin yok ve   telefonunu kapatma lüksün var.   İnternetsiz ve telefonsuz sence kaç   gün yaşayabilirsin?</b></p><p>Açıkçası internetsiz ve telefonsuz   çok uzun bir süre yaşamak isterdim.   Eminim çok iyi gelirdi ama artık telefon   bizim için sadece oyun oynadığımız,   fotoğraf çekildiğimiz bir şey değil   ki, tamamen bir organımız olmuş   durumda. Dünyada ne olup bittiğini   takip ettiğimiz, yakınlarımızla iletişim   halinde olduğumuz, aslında her şeyi bize   kolaylıkla sağlayan çok önemli bir şey   telefon. Bu yüzden çok gerçekçi düşünüp   çok gerçek bir cevap vermem gerekirse,   ben telefonumu bir gün bile kapalı   tutamam. Yanımda arkadaşlarım olsa   ailemi merak ederim, mutlaka onlarla   konuşmak isterim. Yanımda ailem olsa   da arkadaşlarımı özlerim onların sesini   duymak isterim</p><p><b>Röportaj: </b>Filiz Şeref Kulu</p><p><b>Fotoğraf: </b>Muzaffer Temiz </p><p><b>Styling:</b> Zilan Bülbül </p><p><b>Saç: </b>Suat Ürün </p><p><b>Makyaj: </b>Rufiye Kalmaz </p><p><b>Prodüksiyon:</b> Sinem Aydınoğlu </p><p><b>Video:</b> Kaan Karaaslan </p><p><b>Fotoğraf asistanı: </b>Yasin Özvar </p><p>Mekan için <b>Raffles Istanbul</b>'a teşekkür ederiz</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/z-raporu-mina-derman-1084471</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/21/z-raporu-mina-derman-266_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084470</guid><pubDate>Fri, 21 Feb 2025 11:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[The Longevity Suite Açıldı]]></title><description><![CDATA[Günümüzde anti -aging merkezleri sağlıklı, genç ve zinde kalmak isteyen herkesin radarına giriyor. Avrupa'nın gelişmiş anti-aging merkezi de, düzenlenen bir davetle İstanbul'da kapılarını açtı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/the-longevity-suite-acildi-1084470</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/21/the-longevity-suite-acild-927_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084469</guid><pubDate>Fri, 21 Feb 2025 10:17:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Avrupa'nın En Büyük Kara Fuarı: Bosphorus Boat Show]]></title><description><![CDATA[Denizcilik sektörünün en prestijli etkinliklerinden biri olan Bosphorus Boat Show Kara Fuarı'nda deniz tutkunları bir araya geldi. Denizde lüks ve konforu buluşturan tekneler denizcilik tutkunlarından büyük ilgi gördü.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/avrupanin-en-buyuk-kara-fuari-bosphorus-boat-show-1084469</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/21/avrupanin-en-buyuk-kara-f-711_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084462</guid><pubDate>Thu, 20 Feb 2025 16:40:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Tutkulu Bir Koleksiyoner: Mustafa Taviloğlu]]></title><description><![CDATA[52 yıl boyunca biriktirdiği eserlerden oluşan “Bir Koleksiyoner Hikayesi” sergisini sanatseverlerle buluşturan iş insanı ve koleksiyoner Mustafa Taviloğlu ile hayat felsefesinden, sanat dünyasına uzanan pek çok konuyu konuştuk. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Mustafa Taviloğlu dendi mi, aklımıza öncelikle yıllardır hayatımızda olan  markasıyla başarılı bir iş insanı gelir; bir de madalyonun öteki yüzü vardır:  50 yılı aşkın süredir biriktirdiği sanat eserleriyle Türk sanat dünyasına ayna  tutan koleksiyoner kimliği. Taviloğlu bugünlerde, geniş sanat koleksiyonunu,  İstanbul'un yedi ayrı noktasında sanatseverlerle buluşturmanın mutluluğunu  yaşıyor. İş hayatında başarının ipuçlarından, sanat koleksiyonuna tüm  yönleriyle Taviloğlu'nun keyifli sohbetiyle sizi baş başa bırakıyoruz. </p><p><b>Köklü markanız Mudo dışında sizin iki tutkunuz var: Biri denizcilik,  balıkçılık; diğeri sanat ve koleksiyonerlik. 52 yıl boyunca biriktirdiğiniz  eserlerden oluşan "Taviloğlu Koleksiyonu: Bir Koleksiyoner Hikayesi" sergisiyle  çok geniş kitlelere ulaştınız. Sergi 120 bin izleyiciyle buluştu ve gördüğü  yoğun ilgi nedeniyle 30 Mart'a kadar uzatıldı. Bu konuda neler  hissediyorsunuz?    </b></p><p>Koleksiyonumda bulunan bütün eserleri,  birini bile dışarıda bırakmadan sergilemek benim hayalimdi. O kadar parça eser  yedi farklı mekânda tabii ilk başta çok korktum, nasıl olacak, nasıl yapacağız  diye. Ama güzel bir ekiple çok da güzel oldu. Çok mutluyum, onca insana ulaşmak  çok gurur verici. Heyecanım hala daha sürüyor... </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/20/1mustafataviloglukol-20022025d7116091.jpg"/><p><b>Yıllar önce sanata, koleksiyonerliğe ilgi duymanızda eşiniz Lüset Hanım'ın  rolünü ve etkisini dile getiriyorsunuz röportajlarınızda. Gençlik yıllarınıza  uzanan bu hikayeyi paylaşmak ister misiniz? Neden sanat?</b></p><p>Ben daha mutaassıp bir aileden geliyorum.  Bizim ailede böyle bir kültür yoktu. Ama eşimin ailesinde vardı. Bugüne kadar  gördüğüm Şevket Dağ'ın en güzel resimlerinden biri eşimin ailesinin evinde  asılıydı. Eşimin teyzesinin eşi Paris'teki naif galerilerden biri olan Galeri  Mona Lisa'nın sahibiydi. Paris'te galerilerin önünde kuyruklar olurdu. Bizde o  dönem poster modası vardı. Duvarlar boş, köhne. Ben hep bizde ne yok, ne  olmamış diye bakarım. Tabii eşimin etkisi ve katkısı büyük. Tüm bunlar bende  bir bütün oldu ve sanata merakım o yıllarda başladı. </p><p><b>Türkiye'nin önemli ve ilk koleksiyonerlerinden biri olarak o gençlik  yıllarınızda, Türkiye'deki sanat camiası, galeriler, koleksiyonerler ve  sanatçıların durumu nasıldı? Genç kuşakları o yıllara götürmek açısından bir  kıyaslama yapabilir misiniz? </b></p><p>Benim ilk resim almaya başladığım 1970'li  yıllarla şimdi arasında uçurum var diyebilirim. O dönem bir sanat piyasasının  varlığından bile söz edilemezdi. Koleksiyoner bir elin parmağını geçmezdi.  Galeri desen Yahşi Baraz vardı, Aydın Cumalı'nın galerisi ve Rabia Çapa'nın  Maçka Sanat Galerisi vardı. Herkes birbirini tanırdı. Sanatçı ve galericilerle  dostluk ilişkisi kurmuştuk. O yıllarda her şey daha kısıtlıydı tabii. Şimdi  bakıyorum fuarlarımız, müzelerimiz var. Sanata ilgi ciddi bir oranda arttı. Bu  çok güzel. Base, Mamut gibi genç sanatçıları destekleyen platformlar var. Hem  sanatçıyı hem de koleksiyoneri var eden bir sanat piyasası var bugün. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/20/1mustafataviloglurop-200220258a3478c4.jpg"/><p><b>1970'li yıllarda başlayan bu yolculukta biriktirdiğiniz 900 sanatçının  2500'e yakın eserini İstanbul'un yedi ayrı noktasında, yedi bölümlü seyirlik  bir film gibi izleyiciyle buluşturuyorsunuz. Basın toplantınızda "Bu sergi  tıpkı iskambil kağıtlarından yapılmış bir kule gibi, birini çekerseniz hepsi  yıkılır" dediniz. Bu filmin bütünlüğünü mü  kastediyorsunuz?     </b></p><p>Evet, tam olarak bunu kastediyorum. Birçok  kişi eserlerin tamamını sergileme fikrime karşı çıkmış ve seçki yapmamı  önermişti. Bense birini bile dışarıda bırakmanın doğru olmayacağı  kanısındaydım. Hala daha aynı fikirdeyim. Birini bile dışarıda bırakmak  koleksiyonun tamamına haksızlık olurdu. Bu sebeple tüm ziyaretçilerimize yedi  mekânın tamamını gezmelerini öneriyorum. Sadece birini gezip karar vermesinler.  Hikâye, tamamı gezilince ortaya çıkıyor. </p><p><b>Yıllarca topladığınız eserler şu anda İstanbul'un dört bir yanında  sergileniyor, Türkiye'den ve dünyadan modern ve çağdaş sanatın gelişmesini  yansıtan bir bienal gibi. Peki ya sizin evinizin, teknenizin duvarında hep  duran, vazgeçemediğiniz eserler hangileri?   </b></p><p>Açıkçası her biri benim için vazgeçilmez.  Birini ön plana çıkartmaktan korkarım. Hepsinin bir hikâyesi, bir anlamı var  benim için. Ama sorunuza cevap verecek olursam, teknemde Bedri Rahmi'nin Mavi  Gezi Balığı hep oradadır. Oradaki yeri de ayrıca güzeldi. Kimi eserler kimi  duvarları çok sever. Bu da tam olarak öyle diyebilirim. </p><p><b>"Taviloğlu Koleksiyonu: Bir Koleksiyoner Hikayesi" sergisi yurt içinde  yoğun ilgiyle karşılandı. Sergiye yabancıların ilgisi nasıl? Koleksiyonunuzda  yabancı eserler de hayli yoğunlukta. Koleksiyonerlere yabancı eser alımında  neler öğütlersiniz?</b></p><p>Hep söylerim koleksiyonla ilgili en büyük  iki hatamdan biri yabancı resme geç bakmaktı. Ben çok geç baktım yurt dışına.  Son 15 yıldır alıyorum yabancı sanatçı. Gençlerin de mutlaka dünyaya  açılmalarını tavsiye ederim. Bugün her şey ellerinin altında. Artık ulaşılmaz  diye bir şey yok bugünün dünyasında. Yurt dışına, dünyanın her yerindeki sanata  mutlaka bakmalarını tavsiye ederim. Bol bol müze ve sergi gezsinler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/20/ert6741-20022025f75e5c09.jpg"/><i><font size="2">İbrahim Balaban, "Elma Toplayan Çocuklar", 1955</font></i><p></p><p><b>Siz yatırım amaçlı eser almayan, tutkuyla, heyecanla bu işe kendini vermiş  bir iş insanısınız. Eser alırken hislerinizle mi hareket edersiniz, danışmana  ihtiyaç duyar mısınız? Bir belgeselde galericiler, sizin için, "sanat eğitimli  bir gözü var" diyorlar. Ne dersiniz? Yeni koleksiyonerlere ne  öğütlersiniz?  </b></p><p>Bugüne kadar hiç sanat danışmanı ile  çalışmadım. Koleksiyona başladığım ilk yıllarda Yahşi Baraz'ın çok katkısı oldu  tabii. Ama hep kendi sezgilerime ve gözüme güvenerek alımlar yaptım. Piyasa  değeri artacak mı, meşhur bir sanatçı mı gibi konularla ilgilenmedim. Ben  galerici olamazdım, ressam olamazdım ama hep bu işin içinde olmak istedim,  gözüme güvendim ve koleksiyonerlik yolculuğu başladı. Hep söylerim okumam  yazmam yoktur ama gözüm vardır diye. Gözüme güvenirim. </p><p><b>Çok isteyip de alamadığınız veya yüksek fiyatlar ödediğiniz eserler var mı?  Örneğin, koleksiyonunuzdaki Fahrünnisa Zeid tablosuna sahip olmak zor oldu mu?  "Şakir Paşa Ailesi" dizisiyle daha da ilgi çeken bu tablonun hikayesinden  bahsedebilir misiniz?</b></p><p>Tabii, tonlarca oldu. Hatta bir söz duydum, "Ne bulduysa aldı" demişler.  Maalesef ne bulduysam alamadım. Alamadığım yüzlerce iş olmuştur. Geç  kaldığımdan ya da fiyatından alamamışımdır. Mesela bir saat geç gitseydim Osman  Hamdi'nin eserini alamayacaktım. Bunun gibi geç kaldığım, erişemediğim, kısmet  olmayan çok iş var. Refik Anadol'u çok önceden biliyordum. Mezuniyetinde  tanıdım. Sonra takip edemedim, niyet ettiğim zaman da bir hayli yükselmişti.  Fahrünnisa Zeid'ler tesadüf etti, görür görmez aldım. Aldığım hiçbir eserde  zorluk yok, alamadıklarımda var.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/20/1mustafataviloglukom-200220255f29f0bf.jpg"/><font size="2"><i>Komet - "Peyzaj", 1977</i></font><p></p><p><b>Yarım asrı aşkın süredir eser biriktiren bir koleksiyoner olarak, sanat  dünyasında Burhan Uygur, Mehmet Güleryüz, Komet gibi Türk resminin ustalarıyla  uzun yıllara dayanan dostluklarınız var. Bu dostluklardan hafızanızda kalan  ilginç anılar var mı?</b></p><p>Allah rahmet eylesin hepsi çok yakın  arkadaşım, dostumdu. Hepsiyle çok güzel anılarımız var tabii... Tüm bu anıları  Bir Koleksiyoner Hikayesi belgeselinde anlattım. Belgeseli sergi mekânlarımızda  gelip izlesinler. Yakında YouTube kanalımızda yayınlayacağız, oradan da  ulaşabilecekler. Buradan da duyurusunu yapmış olayım. </p><p><b>Günümüz çağdaş sanatında düşünsel bir mesaj verme kaygısı taşıyan yeni tarz  çalışmalara nasıl bakıyorsunuz? Örneğin New York'taki bir müzayedede Maurizio  Cattelan'ın sanat eseri olarak duvara yapıştırdığı muza 6.2 milyon dolar  ödendi. Şov etkisi yaratan "Comedian" adlı bu eserle, Cattelan'ın sanatsal  kaygısı sizce neydi?   </b> </p><p>Bu durum pazarlamanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Yani sadece  aldığınız eser değil, onun arkasındaki olgu da çok önemli. Ona sahip olma  olgusu. Esas mesele konuşturmaktı. Ve bu da son senelerde en çok konuşulan iş  oldu. Alan kişinin "o konuşulan iş bende" demesi bile kâfi. Aslında muzu  almıyor, o atmosfere sahip olmuş oluyor.</p><p><b>Siz hep yeni şeyler söylemek isteyen birisiniz. Neden yeni bir şey?  Mudo'nun temellerini attığınızda da yenilikleriniz dikkat çekti. Bu konuda  genç kuşak girişimcilere ne söylemek istersiniz? </b></p><p>Sene içinde her şeyi iki kere değiştirmezsek satamazdık. Muhakkak farklı  bir şey getirmek mecburiyetindeydik. Belki oradan kalmış bir alışkanlıktır. Bir  de ben Mevlana'yı çok severim. O kadar güzel bir sözü var ki ,"Düne dair ne  varsa dünde kaldı cancağızım. Bugün yeni bir gün, yeni şeyler söylemek lazım"  der. Yeni bir şey söylediğiniz zaman daha farkındalığı oluyor. Bu biraz öğrenme  arzusundan da geliyor. Yani yeni bir şey söylemek için yeni bir şey öğrenmek  lazım. Benim en önemli tarafım, bilmediğimi biliyorum. Her gün bir şey öğrenip  kendime katkım olsun istiyorum. Yeni bir şey söylemek de bunun eşdeğeri gibi  geliyor bana.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/20/1mehmetguleryuzmusta-20022025efeb071f.jpg"/><font size="2"><i>Mehmet Güleryüz - "Kırmızı Araba", 1986</i></font><p></p><p><b>Koleksiyonerlik yolculuğunuzda da bir ilki başardınız. Türkiye'de ilk kez  bu kadar geniş kapsamlı, eş zamanlı bir sergiyi izleyiciyle buluşturuyorsunuz.  Sergiyi öğrencilere de açıyorsunuz. 30 Mart'tan sonra bu koleksiyonun kalıcı  olması için bir projeniz var mı?</b></p><p>Tabii, bu serginin amacı oydu, koleksiyonun kalıcı olmasını sağlamak için  yaptık. En büyük arzum, bu yarım asırlık serüvenin devam etmesi. Türkiye'ye  yeni bir sanat ortamı kazandırmayı ve bu birikimi daha çok kişiyle paylaşmayı  hedefliyoruz.</p><p><b>Hayat yolculuğunda daima benimsediğiniz doğrularınız, başarı ilkeleriniz  neler? Ailenizden aldığınız, benimsediğiniz ve çocuklarınıza da aşıladığınız  değerler hangileri?</b></p><p>Bilmediğini bileceksin, mucize olmadığını bileceksin. Hiçbir şey  kendiliğinden oluşmuyor. En önemli şey çalışmak, çalışmak ve çalışmak. Hüsnü  Özyeğin'in dediği gibi...</p><p><b>Fotoğraflar: </b>Ertan Demirbilek</p><p><b>Prodüksiyon:</b> Soner Gömleksiz</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/tutkulu-bir-koleksiyoner-mustafa-taviloglu-1084462</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/20/tutkulu-bir-koleksiyoner--388_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084461</guid><pubDate>Thu, 20 Feb 2025 15:24:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM X AUDI: Buz Üstünde Adrenalin]]></title><description><![CDATA[AUDI ile gerçekleştirdiğimiz ALEM Winter Experience ile İstanbul'dan Seefeld'e uzanan keyifli ve bol aksiyonlu bir deneyim yaşadık. Üç gün süren seyahatimizin en unutulmaz anlarına hazır mısınız?]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/alem-x-audi-buz-ustunde-adrenalin-1084461</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/20/alem-x-audi-winter-experi-346_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084458</guid><pubDate>Wed, 19 Feb 2025 14:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ferruh Karakaşlı "Kaotik Harmoni" Sergisi ]]></title><description><![CDATA[Moda tasarımcısı Ferruh Karakaşlı, ressam kimliğiyle de adından söz ettiriyor. Karakaşlı, kentsel yaşamın dinamiklerine ve kozmik düzene dair bir keşif sunan yeni sergisini sanatseverlerle buluşturdu.    ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ferruh-karakasli-kaotik-harmoni-sergisi-1084458</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/19/ferruh-karakaslidan-sergi-735_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084457</guid><pubDate>Wed, 19 Feb 2025 14:51:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Loft Art'ta "Yaşam, Şarkısını Söyler" Sergisi]]></title><description><![CDATA[Loft Art, 15 bağımsız sanatçının eserlerinden oluşan grup sergisini sanatseverlerle buluşturdu. İnsanın tüm kusurlarıyla bir bütün olduğuna odaklanan sergi, farklı bakış açısıyla davetlileri keyifli bir yolculuğa çıkardı.   ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/loft-artta-yasam-sarkisini-soyler-sergisi-1084457</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/19/loft-artta-sergi-yasamin--911_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084454</guid><pubDate>Wed, 19 Feb 2025 11:19:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[19 ŞUBAT 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/podyumdan-kuresel-farkindaliga-tulin-sahin-avrupa-parlamentosunda-1084449</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/19/19-subat-2025-353_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084449</guid><pubDate>Mon, 17 Feb 2025 17:42:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Podyumdan Küresel Farkındalığa: Tülin Şahin Avrupa Parlamentosu'nda]]></title><description><![CDATA[Hayata bakış açısı, disiplini başrole koyan tavrı ve özgün aurasıyla her zaman bir başka. Bu kez farkını Avrupa Parlamentosu'na adım atan ilk süper model olarak ortaya koyuyor Tülin Şahin.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Hayat,  sadece kendi penceremizden dünyaya bakmak için fazla komplike. Biraz açıyı  geniş tutmak, at gözlüklerinden kurtulmak gerekiyor. "Hayat her gün bir öğreti.  Hayat hepimiz için bir 'roller coaster' gibi" diyor Tülin Şahin. Belki de bu  sebepten, 25 yılı doldurduğu kariyerinde sosyal sorumluluk projelerine destek  vermekten hiç vazgeçmiyor. Hayata global bir açıdan bakarken global işlerle de  adından söz ettirmeye devam ediyor. UNICEF'in Türkiye'deki ilk "İyi Niyet  Elçileri"nden olan ve UN Women ile yaptığı projelerle öne çıkan Tülin, bu kez  çıtayı epey yükseltti! Avrupa Birliği Parlamentosu'nda üç gün süren bir  etkinlikte "Sağlıklı Yaşam Farkındalığı" ve "Böbrek Sağlığı" başlıklarında  farkındalığı artırmak ve konunun önemine vurgu yapmak için kürsüye çıktı. İki  konuşma yaparak kendi yaşam tarzı üzerinden sağlıklı bir bedene ve ruha sahip  olma deneyimini anlattı ve her etkinlik sonrası soru-cevap kısmında kendisine  yöneltilen sorulara farklı dillerde cevap vermesiyle de takdir topladı. "Hem  yurt içi hem yurt dışı çekimler, defileler, televizyon programım, yer aldığım  sosyal sorumluluk projeleri... Üstüne annelik. Ben 24 saatin içine resmen 72  saati sığdırıyorum" diyen modelin dünyasına yaptığımız yolculuk hayat, kariyer,  sağlık, moda, annelik, "güçlü" ve "güzel" kadın olmak üzerine derin  anlamlar barındırırken, Avrupa Parlamentosu'nda ilk kez gerçekleştirilen bir  moda çekimiyle perçinleniyor. </p><p><b>Kariyerindeki başarıların bir yana, her zaman sosyal  sorumluluk projeleriyle de öne çıkıyorsun. Son olarak ise senin de belirttiğin  gibi bu alanda zirve sayılacak Avrupa Parlamentosu ile gerçekleştirdiğin  farkındalık çalışması var. Nasıl gelişti süreç, nasıl bir araya geldiniz,  bahseder misin biraz? </b></p><p>Ünlülerin,  isimlerini/markalarını mutlaka sosyal sorumluluk projelerinde kullanmaları  gerekiyor ki dikkat gerektiren konularda kar topu efekti yaratalım. Evet o  yüzden çok fazla sosyal sorumluluk projelerinde yer alıyorum, hem de bu işe  başladığım ilk günlerden itibaren. Beni oraya davet etmelerinin nedeni,  sağlıklı yaşam ve böbrek hastalıklarında erken teşhiste farkındalık yaratmak.  Sağlıklı yaşam malum, mesleğimle paralel giden bir konu ve şu ana kadar  yazdığım 16 tane kitabın 12 tanesi tam da bu konular ile ilgili. Tüm dünyada  hızla sağlıksız beslenme artıyor. Ama aynı zamanda takıntılı bir şekilde aşırı  sağlıklı yaşam ve yine takıntılı bir şekilde spor yapma durumu da var. Bunun  ortası ve normali nedir, nasıl olmalıdır; bunları bir model, üstelik 25 yıldır  bu işi yapan ve kitaplarını yazmış biri olarak bana sordular. Kariyerimde  25'inci yılımı kutlamamın onların da dikkatini çekeceği, beni takdir edecekleri  de açıkçası hiç aklıma gelmezdi. Avrupa Birliği Parlamentosu'nda yaptığım  konuşmaların, sunumların üç farklı başlığı vardı. Sağlıklı yaşam, böbrek  hastalıklarında erken teşhis ve "branding", "marketing" ve "awareness"  konuları. Böbrek konusunda ise ayrıca bilinçliyim çünkü annem yıllardır hasta.  İki böbreği neredeyse iflas vaziyette yaşıyor ve hiçbir zaman diyalize ihtiyaç  duymamıştı; ta ki iki yıl önce bir böbreğinde tümör bulununcaya kadar. Apar  topar böbreği alındı ve hemen diyalize başlaması gerekti. Üstüne geçen sene  Mart ayında diyaliz esnasında beyin kanaması geçirdi ve ölümden döndü. Buna  tanık olmak çok ağır bir travma gerçekten. Annemin bu durumlarından önce de  -yaklaşık 20 yıldır- böbrek vakıfları ile çok fazla çalışmalarım oldu. Bu  çalışmalarım İsviçre'de kurulan Compcure Vakfı'nın dikkatini çekmiş ve benim de  sözcüleri, gönüllüleri arasında olmamı istediler. Onlarla yaptığım çalışmalar  da AP'nin dikkatini çekmiş ve Compcure böbrek hastalıklarında erken teşhis  toplantısını AP'de düzenlemek istediğinde, iki tarafta da benim de katılmamı  istemiş. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/19/tulinsahin-19022025dbce1d90.jpg"/><p class="ROPsoru"><b>Bazı ülkelerin sağlık bakanlarının, parlamenterlerin,  profesörlerin, doktorların katıldığı etkinlik için Avrupa Parlamentosu'nda bir  konuşma yaptın. "Sağlıklı Yaşam Farkındalığı" ve "Böbrek  Sağlığı" başlıklarına dikkat çektin. Senin için bu iş birliğinin anlamı  nedir?</b></p><p></p><p>Çok  büyük tabii ki. Aklıma bile gelmezdi böyle bir şey. Oraya adım attığım ilk  günden beri bambaşka kapılar açtı bana. Çekimleri, sunumları, konuşmaları  yaptığım andan itibaren birçok şey başladı... Kariyerimde çok önemli anlar  yazılmaya elbette devam ediyor ama bu kesinlikle zirve diyebileceğim anlarımdan  biri. Bir gün bana uyan bir konu olursa AP'yi ziyaret etmeyi kısa da olsa düşünmüştüm ama çok üstünde durmadığımı hatırlıyorum. Sadece anlık bir fikir olarak gelip gittiğini hatırladım şimdi soruyla birlikte. Ama demek ki o fikir o kadar da anlık değilmiş. Yıllar önce öylesine gelip geçmişti aklımdan ama işte hayat...</p><p><b>Hitabeti, sahnesi, influence etme gücü gerçekten yüksek birisin. Çocukluğundan beri hep böyle miydin? Bu bir aura meselesi mi sence?</b></p><p>Çok  şaşıracaksınız ama ben çocukluğumda ve ergenliğimde, daha doğrusu bu işe  başlayana kadar hiç böyle konuşkan değildim. Ne okulda ne evde. Sadece soru  sorulunca kısa cevaplar veren biriydim. Zorla konuştururlardı beni, yapım  öyleydi, çok utangaçtım. Modelliğe ilk başladığım yıllarda da doğal olarak  çekingendim ve hiç konuşmuyordum. Bir gün yurt dışında bağlı bulunduğum  ajanslarım benimle toplantı yaptılar ve dediler ki; "Tülin bu böyle olmaz,  iletişimini daha güçlendirmemiz lazım, daha doğrusu senin de bunun için  çalışman lazım. Zaten zamanla öğreneceksin. Çünkü bu iş görsel olduğu kadar  aynı zamanda her kesimle çok iyi iletişim isteyen bir meslek." Aura evet o  zaten varsa var ama iletişim gördüğünüz gibi, benim durumumda sonradan  öğrenilebiliyor. Hatta bununla birlikte başka bir şeye daha çok  şaşırabilirsiniz, yine küçüklüğümden itibaren fotoğraf çektirmeyi hiç sevmezdim,  neredeyse hiçbir aile fotoğrafında yokum. Son dakika hep arkamı dönerdim ve  duvara sadece gölgem yansırdı, aynı şekilde okul fotoğrafları çekileceği zaman  da fotoğrafçı çıldırırdı. Tüm ailem çok gülüyor şimdi işimin bu olmasına... Her  gün kamera karşısında olmam büyük ironi değil mi? Herhalde milyon karem  çekilmiştir şu ana kadar.</p><p><b>Avrupa Parlementosu'ndaki fotoğraf çekimi deneyimini  nereye koydun, nasıl bir tecrübeydi senin için?</b></p><p>Bu  çekimin kariyerimde bambaşka bir yeri, önemi olacak. "Bu bir ilk", burada daha  önce hiç kimse bir moda çekimi yapmamış. Hem moda çekimi hem de sunum yapmak  anlamında ilk defa buraya bir süper model adım atıyor... Kendim ve ülkem adına  güzel ve gurur verici diye düşünüyorum. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/17/tulinsahin7-1702202569324f7d.jpg"/><p><b>Sektörde 25 yılı doldurdun. Teknolojinin bu kadar gelişmediği,  sosyal medyanın bile var olmadığı dönemlerde ünlü ceketini sırtına giymiş biri  olarak, "Herkes beş dakikalığına da olsa ünlü olacak" döneminde  yaşadığımız bu zamana nasıl yaklaşıyorsun? </b></p><p>Evet  son dönemde durum böyle olabilir ama ün var, ün var öyle değil mi! Şu an  yaşanan ünler kalıcı değil bence. Aç telefonu istediğini yayınla. Fakat app'ler  çökünce, internet çökünce bu kişilerin title'ları da yok oluyor gördüğümüz  gibi. Artı, içeriklerin hepsi birbirine benziyor. "Content is the king",  içerik kraldır, denir global şov dünyasında, sadece platformlar değişir,  evrilir. Ama burada genele baktığımızda, her işte olduğu gibi, az insan iyi  içerik ile öne çıkıyor, onun dışında hep aynı şeylere bakıyormuşuz gibi  geliyor. Herkes make up artist, herkes model... Yapılan işlerin altları dolu  değil maalesef, dikkat edin herkes ve her şey "copy paste". Herkes  birbirine benziyor, içerikleri aynı, konuşmaları aynı, look'lar aynı... Kimseyi  birbirinden ayırt edemiyorsunuz. En önemlisi de "know-how"ları yok, ki bu en  önemlisi. Kıyafetin kumaşı, dikimi gibi detaylar hakkında bilgileri yok. Aynı  şekilde ürünlerin içeriği hakkında da. Oysa biz modeller bu işi, bu kıyafetleri  ve ürünleri yaratan kişiler tarafından mutfağında öğreniyoruz. Bir ürünü  önerirken yüzeysel önermek var, bir de derinlemesine, kişinin daha çok işine yaracak şekilde önermek var... Ben 2000'li yılların başından beri bu işi yapan biri olarak çalıştığım tüm ekiplerle her çekimde hala zamansız fotoğraflar çekmeye, başkalarının çekimlerine benzememesine özen gösteriyorum. Ama dijital dünya maalesef öyle değil. Dergilere yaptığımız kapak çekimleri insanların kendi seçimleri ile satın aldıkları bir olaydı. Şimdi karşılarına "keşfet"te çıkıyor ve bir bakayım deniyor. Hani ele ayağa düştü denir ya, bu durum aynen öyle bence. Her şey elimizin, avucumuzun içindeyken birçok şeyin değeri kayboldu gibi geliyor bana ve eminim birçok kişiye.</p><p><b>Seninle yaptığımız tüm çekimlerde, röportajlarda ve bir  araya geldiğimiz zamanlarda hep disiplinin ve işine olan bağlılığın dikkatimi  çekiyor. Çalışmak senin için hala aynı doz tutkuyla mı devam ediyor? Zamanla  akışına bırakmak daha kolay oldu mu? </b></p><p>Aynen  devam ediyor, hatta bazen ben de diyorum "25 yıl oldu tamam, bırak biraz  akışına" ama yok; çünkü bizim işimiz hep disiplin, titizlik, işine bağlılık,  tutku, azim, dakiklik, üst düzeyde profesyonellik gerektiriyor. Bunlar olmazsa  zaten, bunca yıl boyunca başaramazsınız. Benim hep söylediğim bir söz var bu  konuda, her işime her gün ilk ve tek işimmiş gibi giderim. Bir amatörün heyecanı  fakat bir profesyonel bilgeliği ile. Bu hiç değişmedi, umarım hep de böyle  devam edecek. Bu aslında beni hiç yormuyor, aksine hayatımın planlı, programlı,  düzenli olmasını sağlıyor. Düzen ve disiplin Türkiye'de maalesef çok katı bir  şey gibi algılanıyor. Oysa kural ve disiplin olan yerde düzen olur. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/17/tulinsahin8-170220251448d58d.jpg"/><p><b>Mesleğin, özel hayatın, annelik... Hayat sana bunca yılda  en çok neyi öğretti? </b></p><p>Hayat  her gün bir öğreti. Hayat hepimiz için bir "roller coaster" gibi. </p><p><b>Anneliğin hayatında nasıl bir sayfa açtığını söylersin?  Kızınla neler yapıyor, nasıl vakit geçirmeyi seviyor, onun için geleceğe dair  nasıl hayaller kuruyorsun? Ondan neler öğrendin? </b></p><p>Elbette  her annenin diyeceği gibi öncelikleriniz değişiyor. Hayatınızın merkezi o  oluyor. O nasıl ki benden öğreniyor, bizler de çocuklardan öğreniyoruz her gün.  Hayatı sil baştan onun gözünden keşfediyor gibisiniz. Mesela bir çiçeği görüp  "Vaay nasıl güzel rengi var" diyerek coşku ile yaklaşması muhteşem bir şey.  Günlük gözümüzden kaçan detaylar onun için büyük keşifler tabii. Ama onları,  onun coşkusu ile yaşamak muhteşem bir duygu. Siena ile her şeyi birlikte  yapıyoruz. Birlikte çok vakit geçiriyoruz. Ben zaten kendim bakıyorum, her şeyi  ile ben ilgileniyorum. Yardımcı, temizlikçi, bakıcı, bunların hiçbiri bende  yok. Ama ben zaten çocuktan önce de ev işleri ile kendim ilgilenen biriydim.  Her zaman olduğu gibi sistemimi yine iyi kurdum. İş, çocuk, ev, annem hepsinin  dengesini terazide iyi dengelediğimi düşünüyorum. Annem, ben ve Siena üçümüz  birlikte yaşıyoruz zaten. Annem hastalıklar geçirdi ve şu an bir diyaliz  hastası, haftada iki defa diyalize giriyor ama ona rağmen çok güzel ve güçlü  bir şekilde destek oluyor bize. </p><p><b>Seni hiçbir zaman modadan ayrı düşünemiyoruz elbette.  Modaya bakışın yıllar içinde nasıl evrildi? </b></p><p>Yıllardır  modanın içinde olan herkes şu konuda hemfikir, insanın mutlaka kendi stili  olmalı. Kimse stil ikonu olarak doğmuyor. Deneme-yanılma süreçleri olabiliyor.  Değişiyoruz, kendimizi tanıyoruz, buluyoruz ve bir gusto oluşuyor zamanla. Ama  son yıllarda yapılan absürt tasarımları gerçekten saçma buluyorum.  Tasarımcıları da zorluyor artık bu saçma tüketim. Moda bu değil çünkü. Moda,  insana yakışandır, net! Ama yine konu sosyal medya maalesef. Çünkü normal  hiçbir şey artık yetmiyor. Çok acı ve üzücü. O yüzden tasarımcılar bu talep  meselesine bu absürt tasarımlar ile cevap veriyorlar. Defileler evet şovun en  üst düzeyde yaşandığı platformdur ama o kıyafetlerin yeri günlük hayat ve  sokaklar değil. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/17/tulinsahin9-1702202536bf025a.jpg"/><p><b>Moda sürekli kendini tekrar eden bir döngüde ilerlerken,  son dönemde seni heyecanlandıran yenilikler, trendler var mı peki? </b></p><p>Yukarıda  saydığım sebeplerden dolayı yok çünkü saçma, abartı, görgüsüz bir moda seyrine  tanıklık ediyoruz Tabii arada beğendiğim yenilikçi, giyilebilir parçalar var  ama az. Örneğin sessiz lüks bir "trend" olamaz! Zaten o tarz insanlar öyle  yaşarlar. Gerçek lüks sessizdir zaten. Lüks belli bir gusto ve görgü ister.  Kalitesinde, dikişinde, kumaşında, dikiminde, logonun görünmemesindedir o  zarafet, o lüks. </p><p><b>Galalarda geçmiş yıllara ait koleksiyonlardan bir parça  giymek şu dönemde moda. Senin bir şansın olsa hangi markanın hangi  koleksiyonundan hangi parçayla özel bir geceye katılmak isterdin?</b></p><p>Versace'nin  1995 İlkbahar/Yaz koleksiyonunu güzel bulurum. Chanel'in 1991 koleksiyonunu da.  Bu koleksiyonlardan bir parça olabilir.</p><p><b>Lüks günümüzde daha çok deneyimle eş değer. Lüksün senin  için anlamı nedir? Senin küçük lükslerin neler? </b></p><p>Lüks  benim için kesinlikle zaman. Bu hep böyle olmuştur. Oturup beş dakika kahve içmeye  vaktiniz bile yoksa, bunun kıymetini daha da çok anlıyorsunuz. Hep dediğim bir  şey var; hiçbirimiz zamanı satın alamayız. Lüks demek; özgürlük, huzur, sağlık  demektir aynı zamanda. Deneyim? Hayatın ta kendisi aslında deneyim. Hayatın ta  kendisi aslında en büyük lüksümüz. Kimse bunun farkında değil. Sağlık,  varlıktır! Herkes hep sahip olamadıkları şeyler hakkında şikayet ediyor ve  kendilerini inanılmaz mutsuz ediyorlar. Oysaki tam tersini deneseler,  "Allah'ım çok şükür sağlığım yerinde ve ihtiyacım olan her şeye  sahibim" deseler, daha mutlu olacaklar. Ben hayatım boyunca hep bunu  dedim. Sahip olmadıklarıma hiç odaklanmadım. Elbette ki lüks bir çanta, saat,  tatil isteriz ama saydıklarım yok ise hepsi anlamsız. Son zamanlarda lüks  markaların mağazalarının önünde yarattıkları kuyrukları da doğru bulmuyorum.  İndirim varmış da herkes içeriye girmeye çalışıyormuş gibi görünüyor. Bence  bunu lüks markalar acilen gözden geçirmeli. Çünkü lüksü alabilecek kişi  istediği yere istediği şekilde girer alır ve çıkar kuyrukta beklemez. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/17/tulinsahin3-17022025480594b1.jpg"/><p><b>Türkiye'de Gen Z model çok da fazla yok. Dünyada modellik  ve modeller farklı bir noktadayken, Türkiye'de sizin dönemden sonra zayıf  kalmasının nedenleri sence ne? Yabancı modeller arasında beğendiğin kimler var?  </b></p><p>Çünkü  herkes oyuncu ve herkes oyuncu olmak istiyor. Dolayısıyla da iyi modeller  çıkabilecekken hepsi o alana yöneliyor. Yaklaşık 5-6 yılın Miss Turkey'lerini  ben seçtim, hepsi oyuncu oldu. Bu doğru veya yanlış diye söylemiyorum. Sektör  ve bizler bireysel olarak platformlar yaratıyoruz ama bu yolu "short-cut"  oyunculuğa geçiş olarak görüyorlar. O zaman da iki sektörün yolu tıkanıyor;  bir, konservatuvarda oyunculuk okuyanların, iki, gerçekten modellik yapmak için  o yarışmalara başvuranların... Dünyada modellik böyle ilerlemiyor görüyorsunuz,  önümüzde Naomi Campbell gibi bir örnek var çok şükür, hala çalışıyor ki,  bizlere de herkese de güzel örnek oluyor. Nasıl ki bir oyuncu hayatının her  döneminde oyunculuğa devam ediyor -örneğin Meryl Streep- bir model de bence  öyle olmalı. O şekilde ilham olmalı kadınlara diye düşünüyorum, yaşının iyisi  olduğunu göstererek... Ben de açıkçası bunu yapmaya, anlatmaya ve o şekilde  kadınlara ilham olmaya çalışıyorum. Çünkü zaten kadınların üstünde müthiş baskı  var, 25 yaşından sonra yok sayılıyorlar gibi. Ben tam aksine "hayır  yaşınızın iyisi olun" demek istiyorum. Mesleğim aracılığıyla hala  oyundasınız demeye, anlatmaya çalışıyorum. Umarım başarıyorumdur.</p><p><b>Hala nasıl bu kadar fitsin? Beslenmeye dair her geçen gün  yeni bir mit duyuyoruz. Sen "kral gibi kahvaltı et, prens gibi öğlen  yemeği ye, fakir gibi akşam yemeği ye" söylemiyle aklımızda yer ettin. Bu  beslenme düzenine devam ediyor musun? </b></p><p>Aslında  hala öyle değilim ama bunu "o" anlamda söylemiyorum. Yani takıntılı anlamda  demek istedim. Zaten artık tüm dünyada öyle belli bir zayıflık ölçüsü kalmadı.  Ki benim zaten kendimi hiç öyle bir zorlamam da olmadı. Çünkü yapı olarak ince  biriyim, o yüzden bu mesleğe başladığımda hiç öyle çılgın diyetler ile  uğraşmadım. Her zaman istediğimi yiyen ama sporunu yapan biri oldum. Tabii ki  hamilelik sonrası kilolarımı öyle pat diye veremedim. Herkes beni niyeyse öyle  görüyor ve "nasıl gitti kilolar?" diye soruyorlar. Ben de diyorum ki  boşa soruyorsunuz çünkü hala veremedim o kiloların bir kısmını aslında. "Kral,  Prens ve Fakir" yazdığım ilk diyet kitabımdı çünkü Türkiye'ye geldiğimde 30 kg  kadar almıştım, 48 kg'dan 80'lere çıkmıştım; o zaman da formülü, cevabı buydu.  Çocuk öncesinde cevaplarım farklıydı tabii, haftanın 4-5 günü spor yapıyordum,  şimdi en büyük sporum 7/24 bir çocuğun peşinden koşmak. Bunun üstüne iş, ev,  günlük koşturmalar, annemi de eklersek zaten adeta her gün maraton koşuyorum.  Yeni formülüm bu. Şu an 55-56 kg arası gidip geliyorum.</p><p><b>Hayatın hiçbir alanında ne olursa olsun asla kendinden  taviz verdirtmeyen ne gibi kesin kuralların var? </b></p><p>Beni  ben yapan hiçbir şeyden taviz vermem. Farkındayım tam net bir cevap olmadı ama  o anda kişiliğime ters bir durum söz konusuysa, elimin tersiyle geri çeviririm.  Mesela ben hayatımda hiç sigara içmeyi denemedim. Sanırım 2011-2012 yılı  gibiydi, yurt dışında bağlı bulunduğum ajansa global bir sigara markasının  global yüzü olmam için astronomik rakamla bir teklif gelmişti. Dünyanın her  yerinde, yer-gök bu reklamlarla donatılacaktı. O maili yakın çevrem görmüştü ve  takdir eden de oldu, şok geçiren de... Bir; hayatımda hiç denememişim ve sigaraya  çok karşıyım. İki; marka benden şu sloganı söylememi istemişti, "smoking is  fashionable", yani sigara içmek modadır. Mümkün değil ne sigarayı tutabilirdim  ne de bunu bana asla söyletemezlerdi. Bu tam da kendimden müthiş taviz vermek  olurdu, eğer yapmış olsaydım. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/17/tulinsahin11-17022025391226d8.jpg"/><p><b>Felsefe, kişisel gelişim, travmalar ya da psikoloji ilgi  alanına giriyor mu? Hayatı çözmek için uğraşanlardan mısın? </b></p><p>Bence  bu işleri bir dengede, dozunda tutmak gerekiyor. Hepimiz hayatı çözmeye,  anlamaya çalışıyoruz, felsefesini yapıyoruz, bilgi edinmek ve birbirimizi  anlamak, çözmek için okuyoruz, araştırıyoruz... Ama işte burada akışına  bırakıyorum, bırakmak gerektiğini de düşünenlerdenim. Her şeye "yok şu  travmam var" diye kılıf bulanlar var ya, onlardan değilim yani. Günümüzde  çok çoğaldı bu söylem; benim şu travmam var, bu travmam var, yok çalışamıyorum,  yok onu yapamıyorum, yok bunu yapamıyorum... Tabii ki hepimizin var, kimin yok  ki. Ama bunu sürekli her şeyde kullanmak artık bahane gibi geliyor bana. Trafik  polisi anonsu gibi, bekleme yapmayalım, "oldu, tamam, hadi devam" diyebilmeli  insan. İyileşmek için kendine yaslanmayanları anlayamıyorum. Çünkü kişi  kendinin en büyük sütunu, duvarı aslında. İnsan kendi gücünün hep farkında olmalı.  Öz saygısı da güçlü olmalı. </p><p><b>Bu kadar göz önünde bir iş yapmak, herkesin senin  hakkında iyi-kötü, doğru-yanlış bir fikre sahip olması anlamına geliyor. Ama  ben yorumlardan öte daha çok senin kendini anlatmanı tercih ederim. Dünyanın  seni hiç bilmeyen bir ülkesinde, seni hiç tanımayan birine, kendini nasıl  anlatırdın? </b></p><p>Kendimi  ve işimi hiç bilmeyen, tanımayan birine şöyle anlatırdım; moda dünyasının tam  ortasındayım. Moda avucumun içinde. Dünyanın dört bir yanında çalışarak,  fırından çıkmış bu yepyeni kıyafetleri ilk ben giyiyorum, en güzel ve en iyi  şekilde tüm dünyaya tanıtıyorum ve bundan da kadınlar çok mutlu oluyor. Tabii  moda dünyası ile paralel yürüyen kozmetik dünyası da yine benden sorulur, diye  de eklerdim. Bunu daha önce aynen bu şekilde, dünyanın farklı, ıssız yerlerinde  çekim yaparken, yani modayı hiç bilmeyen, modanın hiç ulaşmadığı yerlerde  insanlara anlattım, anlatıyorum, çok eğlenceli buluyorlar. Kuzey kutbunda çekim  yaparken, Afrika'da ıssız bir yerde, Güney kutbunda...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/17/tulinsahin6-17022025cd260396.jpg"/><p><b>Güzellik algısı artık eskiye nazaran oldukça farklı.  Türkiye'nin en güzel kadınlarından biri olarak bu konuya nasıl yaklaşıyorsun?  Güzel kadın sence kimdir? </b></p><p>Öncellikle  teşekkür ederim iltifat için. Evet artık algı çok değişti. Öncellikle herkes  aynı ve yapılan işlemlerden dolayı doğal güzel neredeyse yok gibi. Geçen gün  Milano'da bağlı bulunduğum ajansım ile bunu konuşuyorduk, doğal güzelliğin  nasıl maalesef yok olduğunu... Dedim ki onlara, o yıllarda bizi ajansa kayıt  etmek için, herhangi bir işlem var mı diye milim milim yüzümüzü  inceliyordunuz... Yaptıran varsa da hiç sıcak bakmıyordunuz. Aynı şekilde  bizden önceki jenerasyonlara da baktığımızda hepsi doğal güzeller. Şimdi tüm  kadınlar birbirine benziyor. Sanki kimsenin kendisi gibi olmaya, görünmeye  cesareti yok gibi. Bence güzel kadın öncellikle doğal olandır, olduğu gibi  olandır, ortamlara göre takındığı maskesi olmayandır. Güçlü, kendi ayakları  üzerinde duran, çalışan, okuyan, konuşan, öğrenen, öğreten, akıllı, kendisiyle  barışık, kendi değerini bilen, kıskanç olmayan, hemcinsini "gerçekten"  destekleyen kadın muhteşem güzeldir.</p><p><b>Röportaj: </b>Filiz Şeref Kulu</p><p><b>Fotoğraflar:</b> Ceren May</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/podyumdan-kuresel-farkindaliga-tulin-sahin-avrupa-parlamentosunda-1084449</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/17/podyumdan-kuresel-farkind-317_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084439</guid><pubDate>Fri, 14 Feb 2025 17:21:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Talks Podcast: Serdar Gülgün]]></title><description><![CDATA[Turkcell Platinum katkılarıyla gerçekleşen ALEM Talks Podcast'e konuk olan sanat, tarih ve tasarımı ustalıkla harmanlayan Serdar Gülgün, Osmanlı sanatına olan tutkusunu, Londra'dan İstanbul'a uzanan ilham verici yolculuğunu ve onu Türkiye'nin en saygın koleksiyoneri, tasarımcısı ve dekoratörlerinden biri haline getiren dönüm noktalarını konuştuğumuz keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. ]]></description><content:encoded><![CDATA[Podcast'e <i><b><a href="https://fizy.in/WyMFE">buradan</a></b></i> ulaşabilirsiniz.<p> </p><p> </p><p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/alem-talks-podcast-serdar-gulgun-1084439</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/14/alem-talks-podcast-serdar-619_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084422</guid><pubDate>Tue, 11 Feb 2025 18:53:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[“Masters Of Design” Kapılarını Açtı]]></title><description><![CDATA[Moda ve tasarım dünyasının değerli markalarını buluşturan “Masters of Design” (MOD) adlı projeye imza atan Raffles İstanbul, bir davetle etkinliğin açılışını gerçekleştirdi. Yerel zanaatkârların markalarına tek bir çatı altında kolayca ulaşma imkânı tanıyan MOD'un açılışına ilgi yoğundu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/masters-of-design-kapilarini-acti-1084422</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/11/masters-of-design-kapilar-187_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084406</guid><pubDate>Fri, 07 Feb 2025 16:24:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sabancı Vakfı 9. Kısa Film Yarışması Sonuçlandı]]></title><description><![CDATA[“İklim Göçü” temasıyla düzenlenen Sabancı Vakfı 9. Kısa Film Yarışması'nın kazananları belli oldu. Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, törende yaptığı konuşmada iklim krizinin yol açtığı göçe dikkat çekti. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sabanci-vakfi-9-kisa-film-yarismasi-sonuclandi-1084406</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/07/sabanci-vakfi-9-kisa-film-856_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084404</guid><pubDate>Fri, 07 Feb 2025 16:03:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İstanbul'un Yeni Gurme Durağı: Limoré]]></title><description><![CDATA[İstanbul'un gastronomi dünyasına yeni bir lezzet durağı katıldı. Akdeniz'den ilham alan Lemore, ünlü simaların katıldığı bir gece ile kapılarını açtı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/istanbulun-yeni-gurme-duragi-limore-1084404</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/07/lemore-akdeniz-ruhu-881_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084403</guid><pubDate>Fri, 07 Feb 2025 15:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Lara Kurdoğlu: Hayatı Anlama Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[“Sinema benim için hem bir ifade biçimi hem de hayatı anlama yolculuğu. Her filmimde kendimi ve dünyayı keşfetmeye devam ediyorum” diyen Kurdoğlu, aldığı uluslararası ödüllerle motive olurken Hollywood dünyasının tam içinde bu işe başlamış olmanın sanatına yansımalarını anlatıyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Bir rüyaya inanmak! Çocukluğundan beri filmlerin onun için bir rüya etkisi yarattığından bahsediyor Lara Kurdoğlu. Şimdi, bu rüyaları gerçeğe dönüştürmek için çalışıyor. California Institute of the Arts Üniversitesi'nde okuyan, Los Angeles'ta kurduğu prodüksiyon şirketi ile film endüstrisine adım atarak yeni projelere imza atan, Edinburgh Independent Film Festivali'nde "En İyi Yabancı Film" ödülünü kazanan Lara Kurdoğlu, "On My Mind" adlı kısa filmiyle de "Los Angeles Independent Women Film Awards"a aday gösterildi. Kurdoğlu ile geleceğe dair planları, hayalleri ve motivasyonu üzerine keyifli bir söyleşi yaptık. </p><p><b>Sizi sanat eğitimine yönelten şey neydi?</b></p><p>Çocukluğumdan beri filmlerin bende yarattığı etki bir rüya gibiydi, rüyalarım ile filmlerin arasında bir bağ olduğunu düşündüm. Bu bağ beni na zaman bir film izlesem etkiledi. Sonrasında hayatı anlamanın yolunun da buradan geçtiğini düşündüm çünkü filmler hayatın ta kendisi. Bir film yapmak hem bir rüyaya inanmak gibi hem de kendimi ifade etme biçimi. Beni en çok sinemaya inandıran şey bu duygulardı. Beni sanat eğitimine iten şey de bir rüyaya inanmak diyebilirim. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/07/snr3305shoplu-07022025fb012cfb.jpg"/><p><b>Sanat ve müzik kariyerinizde size en fazla deneyim kazandıran olay neydi? Bu deneyim, hem yönetmenliğinizi hem de müzik yolculuğunuzu nasıl şekillendirdi? </b></p><p>Aslında sanatın disiplinlerarası organik bir bağı vardır. İnsanın kendini arayışıdır bu. Benim biraz daha yapmak istediğim şey, müzik ile sinemanın kendi duygusunu birleştirebilmek. Bana en çok deneyim kazandıran şey tam da burada başlıyor; müziğin kendi büyük etkisinin, ilk çektiğim film sürecinde bıraktığı etkideydi. Daha bu yolculuğun çok başındayım; müzik ile sinemanın organik bağını keşfetmeye devam ediyorum. İlerleyen projelerimde müziğin etkisini daha çok filmlerimde denemeye devam edeceğim. Bu yol bizi bir yere götürecektir. </p><p><b>Çok yönlü bir sanatçı olarak yönetmenlik, yapımcılık ve müzisyenlik yapıyorsunuz. Bu alanlara ilginiz nasıl başladı ve hangisine daha çok ağırlık veriyorsunuz? </b></p><p>Bunların hiçbiri birbirinden uzak kavramlar değil aslında. Sonuçta film yapmak istiyorsanız, ilk çekeceğiniz filmlerinizde yapımcı olmanız şart. Filmi çekmek istiyorsanız haliyle yönetmen de olmanız gerek. Filmlerimde kullanılan müzik ise, bu alana olan ilgimle birlikte gelen bir süreç diyebilirim. Beni etkileyen hikayeler çok çabuk görselleşiyor aklımda ve beni heyecanlandırıyor. </p><p><b>2020'de aldığınız "En İyi Genç Yönetmen" ve "En İyi Özgün Müzik" ödülleri kariyerinizde nasıl bir dönüm noktası oldu? </b></p><p>Uluslararası alanda bu ödülleri almak beni, yaptığım filmin doğru yolda olduğu konusunda motive etti. En önemli şeylerin başında da bu geliyor; çünkü bir yolculuğa çıkıyorsunuz ve insan bu yolculuğun sonuçlarını görmek istiyor. Beni cesaretlendiren şey de bu ödülleri almak oldu. Sonuçta bu ödüller bir şekilde kariyerimi nasıl çizeceğimi, daha iyi filmler çekebilmeyi ve hikayeleri yeniden düşünmemi sağladı. O yüzden sonraki projelerimde, daha yere sağlam basan bir konum edindiğimin farkındayım. </p><p><b>"On My Mind" adlı kısa filminizle "Los Angeles Independent Women Film Awards"a aday gösterilmeniz sizi heyecanlandırıyor mu? Bu filmde ne anlatmak istediğinizi ve bu ödüle aday gösterilmenin sizin için ne anlama geldiğini öğrenebilir miyiz? </b></p><p>Benim için bunlar büyük heyecanlar fakat ben biraz daha hayata kadın yönetmen kimliğimle, kadın hikayelerine odaklı bakmak istiyorum. "On My Mind" da böyle bir film. Kısa filmim de iki kadının aslında geçmişle bugün arasındaki korkularının durmadan kayıt halinde olan insanlar tarafından ele geçirilmesini anlatan deneysel bir film. Bizi ele geçiren ve durmadan kayıt altına alan, elinde bir kayıt cihazıyla dikizleyen toplumun kadınlar üzerinden etkisini metaforik olarak anlatmak istedim. Çektiğim filmlerin aday olarak festivallerde gösterilmesinden gurur duyuyorum. Çünkü daha anlatacak çok hikayemiz var. </p><p><b>Edinburgh Independent Film Festivali'nde "En İyi Yabancı Film" ödülünü kazanarak uluslararası bir başarıya ulaşmak sizin için ne ifade ediyor? Bu deneyim, size kişisel ve profesyonel olarak neler kattı? </b></p><p>Ödül kazanmanın, sadece inandığım hikayelerin devamını çekmek için motivasyon ve inanç sağladığını söyleyebilirim. Özellikle Edinburgh gibi farklı kültürlerde farklı insanlara filmlerin temas etmesi benim için çok önemli. Festivallerdeki amaç da filmlerin sinema ekranından seyirciye ulaşması. O yüzden filmlerimin ödülden önce seyirciyle kuracağı temas önceliklerimin başında geliyor. Profesyonel anlamda kariyerimin ve hayallerimin ulaştığı noktanın başındayım. </p><p><b>S&#807;u anda üzerinde çalıştığınız yeni çalışmalarınız var mı? Bu projelerde bizi neler bekliyor? </b></p><p>Evet, üzerinde çalıştığım yeni projeler var. Bunların başında bir tane kara komedi türündeki aile dizisi geliyor. İlerleyen günlerde, eğer her şey istediğimiz şekilde ilerlerse, bir şekilde yayınlayacağımızı düşünüyoruz. Diğer bir projem ise yine sevdiğim korku-gerilim atmosferinde bir kısa film. Bu kısa filmde de kadınların hikayesini anlatmak ve çok uzun zamandır üzerine düşündüğüm bir hikayeyi çekmek istiyorum. Çekimlerine yakında başlayacağız. </p><p><b>Hem yönetmen hem de senarist olarak kendi hikayelerinizi yaratıyorsunuz. Hikayelerinizi yazarken ilham kaynaklarınız neler oluyor? </b></p><p>Hikayelerimi yazarken genel olarak kişisel deneyimlerim esin kaynaklarımın başında geliyor. Fakat gözlem yapmayı ve hayata dair kurduğum ilişkiyi de bir şekilde sorguluyorum. Zaten dünyanın hali ortada; haberler, gündelik siyaset, her şey sizin bir şekilde nasıl konum alacağınızı belirliyor. Tabii ki müzik, filmler, doğa ve edebiyat da bu sorguladığım şeyleri hikayeleştirmeme olanak sağlıyor. </p><p><b>Los Angeles'ta yaşamak ve çalışmak size neler kazandırdı? Bu şehrin sinemasına dair gözlemleriniz neler? </b></p><p>Los Angeles, en başta ne yapmak istediğimi net bir şekilde anladığım yer oldu. Çünkü dünyanın en büyük film endüstrisinin olduğu yerde muğlaklığa yer yoktur. İnandığım şeylerin üzerine her gün düşünsem de bu şehir bana nasıl bir yol izleyeceğimin göstergesi oldu diyebilirim. Sonuçta tüm hikayelerin ve filmlerin geçtiği yol buradan başlıyor. Bu yolun yolcusu olarak benim de buradan başlamam büyük bir şans. Bu şehrin sineması kendini durmadan yenileyebilen, kendi toplumuyla yüzleşebilen bir sinema. Ve bu yüzleşmeden dolayı durmadan hikayelerine yenilik katan bir şehir... </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/lara-kurdoglu-hayati-anlama-yolculugu-1084403</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/07/lara-kurdoglu-hayati-anla-763_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084400</guid><pubDate>Fri, 07 Feb 2025 11:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Talks Podcast: Pelin Karahan]]></title><description><![CDATA[Turkcell Platinum katkılarıyla gerçekleşen ALEM Talks Podcast'e konuk olan başarılı oyuncu Pelin Karahan ile prenses karakterine hayat verdiği yeni sinema filmini, sevgiyle bahsettiği ailesini, annelik yolculuğunu, kendine iyi hissettiren günlük alışkanlıklarını ve sporcu kimliğini konuştuğumuz keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. ]]></description><content:encoded><![CDATA[Podcast'e <i><b><a href="https://fizy.in/XYn7k">buradan</a></b></i> ulaşabilirsiniz.<p> </p><p> </p><p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/alem-talks-podcast-pelin-karahan-1084400</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/07/alem-talks-podcast-pelin--713_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084386</guid><pubDate>Wed, 05 Feb 2025 10:08:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[5 ŞUBAT 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p><p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/hande-soral-ve-ismail-demirci-ile-ebeveynligin-tatli-halleri-1084378</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/05/5-subat-2025-964_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084378</guid><pubDate>Mon, 03 Feb 2025 11:06:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Güven, Sevgi ve Saygı Çerçevesinde Yılları Deviren Hande Soral ve İsmail Demirci ]]></title><description><![CDATA[Hande Soral ve İsmail Demirci'nin birbirlerine duydukları aşk ve güven, hiç şüphesiz en büyük güç onlar için. İlişkilerinde 10 yılı geride bırakan çiftin aralarındaki uyum ise görülmeye değer. Hepimizin çok eğlendiği çekimden özel karelerle sizi baş başa bırakıyoruz]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Hande ile tanışmamız beş yıl önceki   kapak çekimimize dayanıyor. Arada   birkaç kez karşılaşsak da uzun süredir   görüşmemenin verdiği özlemle sımsıkı   sarılıyoruz birbirimize. İsmail ile ise   ilk kez karşılaşıyoruz ama 10 dakika   sonra kendimizi keyifli bir sohbetin   içinde buluyoruz. Oğulları Ali'den   bahsederken her ikisinin de gözlerinin   içi parlıyor. İsmail'in esprileri ise tüm   günün kahkaha dolu geçmesine   sebep oluyor. Çekim bittiğinde ikiliden   geriye birbirlerine duydukları aşkın   en tatlı hali kalıyor.</p><p><b>İkiniz de oyuncusunuz. Bu ortak meslek sizi birbirinize daha yakın mı hissettiriyor, yoksa zorluklar da getiriyor mu?</b></p><p><b>Hande Soral: </b>İkimizin de oyuncu olması sadece mesleki olarak birbirimizi daha iyi anlıyor olmamızı ve birbirimize destek olabilmemizi sağlıyordur ama başka meslekler yapıyor olsaydık da bunları yapardık diye düşünüyorum.</p><p><b>İsmail Demirci:</b> Birbirimizi zaten yakın hissediyoruz. Hande evdeyken benim için bir oyuncu değil, eşim. Hatta ara ara onun oyuncu olduğunu unutuyorum, bazen benim de bir oyuncu olduğumu unutuyorum.</p><p><b>Günlük hayatınızda en çok keyif aldığınız aile rutini nedir?</b></p><p><b>Hande: </b>Akşam yemeğinde hep birlikte masada olmamız en sevdiğim günlük aile rutinimiz olabilir.</p><p><b>İsmail:</b> Ben de evde ya da dışarıda keyifle yemek yememiz diyebilirim. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/10/handesoralismail4-1002202591d2cf4a.jpg"/><p><b>Aile içindeki rollerinizi nasıl tanımlarsınız? Kim daha organize, kim daha eğlenceli?</b></p><p><b>Hande:</b> Ben daha organizeyim, hatta birçok insana göre daha organizeyimdir. Bazen bunaltıcı bile olabilirim. Daha eğlenceli olan ise bence Ali. Üçümüz bir aradayken çok eğleniyoruz.</p><p><b>İsmail:</b> Bence de gereksiz iyi organizedir Hande. Ali'den önce ise eğlenceli olan bendim ama şimdi oğlumun olmasından da gurur duyuyorum.</p><p><b>Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınızda en çok değişen şey ne oldu?</b></p><p><b>Hande: </b>Daha düzenli bir hayatımız oldu herhalde. Sevgi, aşk, mutluluk... Bunları zaten saymıyorum, o yönlerden de çok şey değişti ama Ali'yle birlikte artık her şeyimizin saati daha net ve belli.</p><p><b>İsmail: </b>Daha sorumluluk sahibi insanlar olduk. Ailemize yeni bir birey katıldı, evimizde yeni biri var ve onu keşfediyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/03/handesoralismail9-030220254bf0eed5.jpg"/><p><b>Birbirinizi en çok hangi yönünüzle destekliyorsunuz?</b></p><p><b>İsmail:</b> Mesleki açıdan birbirimizi çok destekleriz. Herhangi bir işle ilgili de kişisel konularda da hep birbirimize danışırız. Beraber olduğumuz 10 yılda sürekli birbirimize danışarak hareket ettik.</p><p><b>Hande: </b>Aslında biz yedi yıldır karı-kocayız ama 10 yıldır çok iyi arkadaşlarız.</p><p><b>Hande, uzun süredir dizi sektörünün içindesiniz. Bugüne kadar seni en çok etkileyen proje hangisiydi?</b></p><p>Televizyona çektiğimiz "Evlat Kokusu" dizisi beni en çok etkileyen projelerden biriydi. Oyunculuk ve hikaye yönünden beni tatmin eden bir işti. Şu an ise ikinci sezonunda oynadığım "Gassal" var, onun için çok heyecanlıyım. Beni inanılmaz heyecanlandıran bir proje. Henüz yayınlanmadığı için onun da tatmin edeceğini umut ediyorum. Son projem "Akıldan Kalbe" filminde de çok iyi hissetmiştim.</p><p><b>İsmail, güçlü bir karakter oyuncususun. Bir rol seçerken senin için en önemli kriter nedir?</b></p><p>Öncelikle teşekkür ederim, karakter oyuncusu olarak nitelendirilmek çok güzel. Bir hocam "Eğer oynadığınız karakteri senaryodan çıkardığınızda o yapı dağılmıyorsa o rolü oynamayın" demişti. Ben en çok buna dikkat ediyorum. Derin bağlarla olay örgüsüne bağlı bir karakter olmalı. Öylesine gördüğümüz bir karakteri oynamak istemem, tercih etmem.</p><p><b>Oyunculuk dışında birlikte gerçekleştirmek istediğiniz bir proje var mı?</b></p><p><b>Hande:</b> Oyunculuğun pek dışında değil fakat birlikte projeler yapmanın hayalini kuruyoruz. İsmail'in iyi bir kalemi ve senaryoları var. Bunları birlikte hayata geçirmek istiyoruz. Ben bu işin oyunculuk tarafında da olmayı isterim ama onun dışında yapım tarafında da olmayı tercih ettiğim bir hayalimiz var.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/03/handesoralismail7-03022025338bda33.jpg"/><p><b>Kamera önünde ya da set dışında birbirinizden öğrendiğiniz en değerli şey ne oldu?</b></p><p><b>Hande:</b> Birlikte bir projede oynamadığımız için birbirimizden bir şey öğrenme şansımız olmadı fakat İsmail'den öğrendiğim çok şey oldu hayatta. Programlı biri olduğumdan disiplinli olduğumu zannediyordum ama aslında disiplinin ne olduğunu ben İsmail'den öğrendim. Belki bu İsmail'in kariyerinin okullu bir geçmişe dayanmasıyla ilgili olabilir. İsmail'den işimle ve hayatla ilgili öğrendiğim şey disiplin diyebilirim.</p><p><b>İsmail:</b> Kamera önünde beraber oynamamış olsak da ben Hande'yi izlediğimde ondan çok şey öğreniyorum çünkü oyuncuları televizyon başında izleyerek de bir şeyler öğrenebilirsiniz. Set dışında biz birbirimizden çok şey öğrenen bir çiftiz. Yeni kelimeler bile buna dahil. Bugün yürüyüş yapıyorduk ve Hande benim bilmediğim bir kelime söyledi, onu öğrendim. Hayatı biriyle yaşadığınızda ondan çok şey öğrenebiliyorsunuz. Bildiğim her şeyin yüzde onunu Hande'den öğrenmişimdir herhalde.</p><p><b>Hande:</b> İddialı, teşekkür ederim!</p><p><b>İsmail: </b>Rica ederim!</p><p><b>Son dönemde kariyerinizde sizi en çok ne heyecanlandırıyor?</b></p><p><b>Hande: </b>Beni "Gassal" heyecanlandırıyor. Gassal'ın ikinci sezonunu izlemek şu an için en merakla beklediğim şey.</p><p><b>İsmail: </b>Beni de yeni işim "Old Money - Eski Para" heyecanlandırıyor. Çıkmasına neredeyse bir sene var ama şimdiden heyecanlıyım.</p><p><b>Evliliğinizin en eğlenceli ya da unutulmaz anısı nedir?</b></p><p><b>Hande: </b>Çok eğlenceli bir düğünümüz vardı. Hayalini kurmadığımız kadar eğlenceliydi. Hiçbir plan yapmayıp, aslında en baştan düğün istemeyip, organizasyonuyla ilgilenmeyip bu kadar eğlenceli bir düğünümüz olacağını hayal edemezdim. Hatırladıkça "Çok keyifliydi" diye düşünüyorum. Bir şey daha var, biz Ali doğacağı zaman kimseye haber vermedik. Hastaneye gittiğimizden kimsenin haberi yoktu, ailelerimiz bilmiyordu. Ali doğduğunda ailelerimizi FaceTime üzerinden aradık. Anneanneler, babaanneler, dedeler, halalar, teyzeler, dayılar... Doğumhaneden yaptığımız FaceTime da hayatımızın en eğlenceli anlarından biriydi.</p><p><b>İsmail: </b>Bu tür sorulara şüpheye yer bırakmayacak kadar iyi cevap veren eşime teşekkür ediyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/03/handesoralismail5-0302202507844f21.jpg"/><p><b>Birbiriniz hakkında hala şaşırmaya devam ettiğiniz bir özellik var mı?</b></p><p><b>Hande: </b>Var! Ben İsmail'in izlediği hiçbir şeyi unutmamasına şaşırıyorum ve buna bayılıyorum. Keşke öyle biri olsam. Okuduğu hiçbir şeyi de unutmaz. Çok fazla kitap okur, çok fazla dizi-film seyreder ve bir sahnesinden finaline, hikayesine kadar hiçbir şeyi unutmaz. Buna hala şaşırıyorum.</p><p><b>İsmail: </b>Klişe gibi gelecek ama Hande'nin ne kadar zeki olduğunu her gün daha fazla öğreniyorum. Söylediği bir şeyden, yaptığı bir espriden... Buna aslında şaşırmıyorum, çok zeki olduğunu ilk günden beri biliyorum. Bir insanın bu kadar zeki olup hayatındaki insanların isimlerini nasıl bu kadar aklında tutamadığına şaşırıyorum. O zekayı başka yerlerde değerlendirdiği için oraya sıra gelmediğini düşünüyorum.</p><p><b>İlişkinizi güçlü tutan, olmazsa olmaz bir kuralınız var mı?</b></p><p><b>Hande:</b> Kuralları olan insanlar değiliz ama bence ilişkimizi güçlü tutan şey birbirimize olan güvenimiz ve saygımız. İlişkimizin temelini de güven, saygı ve sevgi oluşturuyor.</p><p><b>İsmail: </b>Bu tür sorulara şüpheye yer bırakmayacak kadar iyi cevap veren eşime bir kez daha teşekkür ediyorum.</p><p><b>İsmail, Hande'nin seni en çok güldüren yönü nedir?</b></p><p>O kadar çok var ki... Bu hayatta Ali'den önce en çok güldüğüm kişi Hande'ydi, şimdi Ali. Çok komik biridir Hande ve bunu onu tanımayan kimse bilmiyor tabii. Dışarıdan da hiç komik görünmediği için aşırı komik gelir. Eskiden bana çok gülen arkadaşlarım Hande'yle tanıştıktan sonra bana gülmemeye başladılar.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/03/handesoralismail2-0302202563acaafa.jpg"/><p><b>Hande, İsmail'in seni en çok etkileyen özelliği nedir?</b></p><p>Mesleğini iyi yapan, yetenekli herkese hayran olurum. Beni bu hayatta en çok etkileyen şey bir insanın yeteneklerini sergileyebilmesi. İsmail'in, daha tanışmadan önce, ne kadar yetenekli bir oyuncu olduğunu gördüğümde çok etkilenmiştim. Tanıştıktan sonra da 10 sene sonra bugün de hala ne kadar yetenekli olduğunu gördüğümde etkileniyorum.</p><p><b>Kamera arkasında ya da evde sizi en çok mutlu eden şeyler neler?</b></p><p><b>İsmail: </b>Kamera arkasında beni en çok mutlu eden şey bir sahnenin iyi olması. Çünkü iyi olduğunda oyuncu olarak ilk siz hissedersiniz. Sahne iyiyse çok mutlu oluyorum, işimin hakkını verdiğimi düşünüyorum. Her sahnemizi iyi oynamak için çabalıyoruz ama bir şey çok iyi olduğunda hissediyorsunuz ve çok mutlu ediyor. Evde ise Ali.</p><p><b>Hande: </b>İyi çekilmiş sahnelerden sonra eve gelmenin hazzı inanılmaz. Bu hayattaki mesleğimi ne için yaptığımı bana hatırlatan şey ve motivasyonum o haz. Yaptığın işi en iyi yapmaya çalışmak ve çabalamak. Evde ise huzur beni çok mutlu eder.</p><p><b>Boş vakitlerinizde birlikte yapmaktan en çok hoşlandığınız şey neler?</b></p><p><b>Hande: </b>Alışveriş yapmak, gezmek, seyahat edip görmediğimiz yerler görmek. Yürümek, bolca yürümek.</p><p><b>İsmail: </b>Bu soruya film ya da dizi izlemek diye cevap vermek isterdim ama henüz ön jenerik akarken uyuyan bir eşim olduğu için maalesef onu yapamıyoruz. Yapabildiğimiz zamanları seviyorum.</p><p><b>Hande:</b> Ben de seviyorum.</p><p><b>Seyahat etmeyi seven bir çiftsiniz, yakın zamanda yeni rotalar var mı?</b></p><p><b>İsmail: </b>Bizde rota bitmiyor.</p><p><b>Hande: </b>Türkiye içinde yeni rotalarımız bulunuyor. İsmail'in memleketine Ankara'ya gideceğiz ama yurt dışı planlarımız da var.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/10/handesoralismail6-10022025ce24b0c2.jpg"/><p><b>Sosyal medyada takipçileriniz, hakkınızda en çok neleri merak ediyor?</b></p><p><b>Hande: </b>Artık bizim hakkımızda değil de daha çok Ali'yle ilgili şeyleri merak ediyorlar. Sürekli sorulan, bitmeyen "boy, kilo, yaş" soruları var. Onun dışında bilmem, var mı?</p><p><b>İsmail:</b> Genelde kişisel, aslında özel bilgileri merak ediyorlar. Çok da vaktim olmadığı için mesajları okuyamıyorum. Çok sevdikleri için her şeyi merak edebiliyorlar ama bu konuda verilebilecek ve söylenebilecek şeyler sınırlı tabii. Ben de sevdiğim insanlar hakkında her şeyi merak edebildiğim için anlayabiliyorum, gayet doğal.</p><p><b>Sizi son dönemde çok motive eden ya da ilham veren bir olay ya da kişi var mı?</b></p><p><b>İsmail: </b>Oğlumuz. İlham veren çok insan var. Ne iş yapıyorsa yapsın bir mühendis, bir müzisyen ya da bir memur... Biri işini gerçekten iyi yaptığında onun adına da sevinirim, dünya adına da sevinirim. İşini iyi yapan herkes bana ilham verir çünkü onun yaptığı, kendi işimi iyi yapma konusunda beni motive eder.</p><p><b>Hande: </b>Bu aralar okuduğum bir kitap var, beni son dönemde en çok etkileyen şey o: Sezgin Kaymaz'ın "Geber Anne" kitabı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/03/handesoralismail3-030220258de6a141.jpg"/><p><b>Ebeveynlik, size oyunculuk kariyerinizde yeni perspektifler kazandırdı mı?</b></p><p><b>İsmail:</b> Ben ebeveyn olmadan önce ebeveyni oynamıştım. Rollerime doğru yaklaşıyormuşum, onu gördüm. Ebeveynlikte sınırsız bir sevgi var. Bir ebeveyni oynarken de onu hissetmeye çalışırdım. Gerçekten doğruymuş. Perspektif olarak ise Ali'nin kişilik olarak varlığı. Ali çok oyuncu bir çocuk, oynarken farklı karakterlere bürünüyor ve çok hoşuna gidiyor. Onları oynama biçimi ve saflığı aslında bizim meslekte aradığımız ve yapmaya çalıştığımız şey. Onun gibi oynayabilsem keşke.</p><p><b>Hande:</b> Katılıyorum ve ek olarak ebeveyn olduktan sonra setteki çocuk oyuncularla olan iletişimimin farklı bir yere geldiğini söyleyebilirim. Zaten sette bir çocuk varsa her zaman öncelik onundur, o zarar görmeden ve en hızlı şekilde sahneleri çekmektir isteğimiz. Özellikle bebek ise ebeveyn olduktan sonra vicdan azabıyla beraber daha da korumacı bir tavırda olduğumu görebiliyorum.</p><p><b>Çocuğunuz büyüdüğünde sizinle ilgili ne hatırlamasını istersiniz?</b></p><p><b>Hande: </b>"Ben çok güzel bir çocukluk geçirdim" demesini çok isterim. "Çok mutlu bir çocukluk geçirdim. Annem, babam, ben çok eğlenirdik, gülerdik, çok mutluydum" demesini...</p><p><b>İsmail: </b>Aslında bütün çabamız bunun için, aynı şeyi düşünüyorum. </p><p><b>Ali'yi birkaç cümle ile anlatmanızı istesek...</b></p><p><b>İsmail:</b> Klişe olacak fakat oğlumu birkaç cümle ile anlatamam. Dün çok yakın bir arkadaşımızla buluştuk ve üç saat birbirimize çocuklarımızı anlattık. O bile yetmedi. Hiçbir anne, babanın çocuğunu birkaç cümle ile anlatabileceğini düşünmüyorum ve bu topa girmiyorum.</p><p><b>Hande: </b>Herkesin çocuğu kendine özel ve güzel zaten. Karakter olarak anlatmaya çalışacak olursam çok komik, inanılmaz garantici ve anneye çok düşkün diyebilirim.</p><p><b>Birbirinizle ilgili en büyük hayaliniz nedir?</b></p><p><b>İsmail:</b> Eşim de dahil herkes için hayatıyla, kariyeriyle, ailesiyle ilgili istediklerinin olmasını, hayallerinin gerçekleşmesini dileyebilirim. Bir de sağlık.</p><p><b>Hande: </b>Ben de elbette sağlıklı ve mutlu bir gelecek dilerim senin için.</p><p><b>İsmail: </b>Sağ ol canım.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/03/handesoralismail-03022025afd151ec.jpg"/><p><b>Röportaj:</b> Ceylan YENİACUN</p><p><b>Fotoğraf:</b> Semih KANMAZ</p><p><b>Styling: </b>Zilan BÜLBÜL </p><p><b>Saç: </b>Taner KUYU</p><p><b>Makyaj: </b>Selen KARABULUT</p><p><b>Video: </b>Kaan KARAASLAN</p><p><b>Prodüksiyon:</b> Sinem AYDINOĞLU</p><p><b>Makyaj asistanı:</b> Furkan KARAKOL</p><p><b>Styling asistanı:</b> Yaren ÇAY</p><p><b>Fotoğraf asistanları:</b> Engin BARDAKÇILAR, Eren ÇELİK, Ata ÇİMEN</p><p>Mekan için <b>Four Seasons Hotel Istanbul at the Bosphorus</b>'a teşekkür ederi</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/guven-sevgi-ve-saygi-cercevesinde-yillari-deviren-hande-soral-ve-ismail-demirci-1084378</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/10/guven-sevgi-ve-saygi-cerc-133_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084377</guid><pubDate>Mon, 03 Feb 2025 10:56:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Talks Podcast: Aslıhan Koruyan Sabancı]]></title><description><![CDATA[Turkcell Platinum katkılarıyla gerçekleşen ALEM Talks Podcast'e konuk olan, sağlıklı yaşamın ve yaratıcı lezzetlerin öncüsü, yazar Aslıhan Koruyan Sabancı ile yaşam felsefesini, ilham veren başarılarını ve mutfakta sağlık ile lezzetin izini sürdüğü kitaplarını konuştuğumuz keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Podcast'e <i><b><a href="https://fizy.in/38Z9Y">buradan</a></b></i> ulaşabilirsiniz.</p><p> </p><p> </p><p> </p><p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/alem-talks-podcast-aslihan-koruyan-sabanci-1084377</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/02/03/alem-talks-podcast-asliha-707_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084371</guid><pubDate>Fri, 31 Jan 2025 16:02:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ahu Yağtu ile Kelime Oyunu]]></title><description><![CDATA[5 Kategori, 21 Soru testimizin konuğu Ahu Yağtu, Kültür & Sanat, Moda, Lifestyle, Seyahat ve Gurme kategorilerindeki sorularımıza sizin için yanıt verdi!]]></description><content:encoded><![CDATA[<video class="rich-text-video" playsinline controls="controls" preload="metadata"><source src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/31/alemyatay-310120257406a72f.mp4#t=0.5" type="video/mp4"></video><ol><li><b>Video:</b> Kaan KARAASLAN</li><li><b>Styling: </b>Zilan BÜLBÜL</li><li><b>Dijital Yayınlar Müdürü:</b> Sinem AYDINOĞLU</li><li><b>Saç: </b>İbrahim ZENGİN Jr.</li><li><b>Makyaj: </b>Erkan ULUÇ</li><li><b>Styling asistanı: </b>Tuana SOFUOĞLU</li></ol>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/ahu-yagtu-ile-kelime-oyunu-1084371</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/31/ahu-yagtudan-kultursanat--389_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084357</guid><pubDate>Tue, 28 Jan 2025 13:10:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Lüks Otelciliğe İlham Veren Bir Yolculuk]]></title><description><![CDATA[“Lüksün tanımının sadece konfor sunmak olmadığını, aynı zamanda kültürel anlayışla hizmet etmenin, unutulmaz deneyimler yaşatmanın da büyük önem taşıdığını kavradım” diyen Four Seasons Hotels Istanbul Pazarlama İletişim Direktörü Nil Ataç, hem kariyeriyle hem de hayata bakış açısıyla ilham verici bir çizgide ilerliyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Nil Ataç, lüks otelcilik sektöründe   iz bırakanlardan. Yurt dışında   edindiği deneyimlerin   ardından Four Seasons   Hotels Istanbul'da Pazarlama İletişim   Direktörü olarak gösterdiği başarı,   yalnızca iş dünyasında değil, kişisel   yaşamında da bir denge arayışını   simgeliyor. Misafirperverlik anlayışını   kültürlerarası bir bakış açısıyla   harmanlayan Ataç, lüksün tanımını   sadece konforla sınırlamıyor; onu, insan   ilişkileri ve unutulmaz deneyimlerle   yeniden şekillendiriyor. Bu yolculuğun   her aşamasında yeni bir şey öğrenmeye   ve gençlere ilham vermeye odaklanan   Ataç, dijital pazarlamanın gücünden   de faydalanarak sektördeki yenilikleri   doğru şekilde yönlendiriyor. Kendisinin   de vurguladığı gibi, hayat bir yolculuk   ve her yolculuk yeni bir bakış açısı   kazandırıyor. Biz de onunla sadece   otelcilikteki başarısına değil, yaşamı   ve başarıyı şekillendiren değerleri   üzerine de odaklandığımız bir   sohbet gerçekleştiriyoruz.</p><p><b>Kariyeriniz boyunca hem yurt   dışında hem de Türkiye'de lüks   otelcilik sektöründe farklı rollerde   görev aldınız. Bu süreçte edindiğiniz   deneyimler, Four Seasons Hotels   Istanbul'daki görevinize nasıl bir   katkı sağladı?</b></p><p>Kariyerim boyunca yurt dışında   ve Türkiye'de farklı kültürlerden,   geçmişlerden ve inançlardan gelen   insanlarla çalışma fırsatım oldu. Bu   birikimler, dünya görüşümü genişletti   ve misafirperverliğin evrensel dilini   anlamamı sağladı diyebilirim.   İstanbul'un iki kıymetli bölgesinde yer   alan Four Seasons otellerimiz, farklı   ülkelerden gelen misafirlere çeşitlilik   sunmamıza olanak tanıyor. Her pazara   hitap eden ve kültürümüzü en iyi   şekilde tanıtabileceğimiz deneyimlerle,   hatırlanmaya değer anılar sunmayı   önemsiyoruz. İki otelimizin sinerjisi   bizi rakip otellerden ayıran önemli   bir özelliğimiz. Yolculuğumda beni   etkileyen konulardan biri, yurt dışında   çalıştığım dönemde farklı bir kültürle   iç içe geçmemdi. Lüksün tanımının   sadece konfor sunmak olmadığını,   aynı zamanda kültürel anlayışla   hizmet etmenin, unutulmaz deneyimler   yaşatmanın da büyük önem taşıdığını   kavradım. Asıl lüks bu artık. Tüm oteller   muazzam kalitede bir yatak ve ziyafet   sunabilir ama hafızalarda kalan oradaki   deneyimler ve ilişki kurduğu insanlardır.   Edindiğim tecrübeler olaylara farklı   bakmamı sağladı ve kişisel yaklaşımlar   geliştirme konusunda ilham verdi.</p><p><b>Farklı kültürleri keşfettiğiniz bu   destinasyonlarda sizi en çok   etkileyen deneyimler neler oldu?</b></p><p>Katar'da geçirdiğim süre,   misafirperverliğin ve geleneksel   değerlerin ne kadar önemli olduğunu   anlamamı sağladı. Expat olarak,   diğer yabancıların misafirperverliği   nasıl hissettiklerini görmek, benim için   farkındalık yaratmıştı. Bu bölgede misafir,   sadece bir müşteri değil, adeta bir aile   bireyi gibi kabul ediliyor. Tıpkı Türkiye'nin   misafirperverlik anlayışı gibi. Konuklara   sadece fiziksel hizmet değil, duygularına   dokunacak bir deneyim sunmak,   sadakati beraberinde getiriyor. Küçük   ama önemli detaylarla onlara kişisel bir   deneyim yaşatmanın, kendilerini özel   hissetmelerini sağlamanın önemi, Katar   kültüründeki aile değerleri ve misafir   ilişkileri, hizmet anlayışımı derinden   şekillendirdi. Bu süreçte, Four Seasons'ın   kurucusu Isadore Sharp'ın altın kuralı   olan "Kendine nasıl davranılmasını   istersen, karşındakine de öyle davran"   anlayışını benimsedim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/28/1fourseasonshotelist-280120251e1dabf9.jpg"/><p><b>Başarılı bir kariyerin yanı sıra   kişisel mutluluğunuzu da önemseyen   biri olarak, dengeli bir yaşam   sürdürebilmek adına geliştirdiğiniz   özel bir yöntem veya alışkanlık   var mı?</b></p><p>Başarılı bir kariyer için hayatınızdaki   denge çok önemli. Düzenli spor yapmayı,   yogayı, ailem ve arkadaşlarımla kaliteli   zaman geçirmeyi ve seyahat etmeyi çok   seviyorum. Geçtiğimiz yıl Bali, Serengeti,   Mauritius ve Seyşeller gibi bölgelerde   eşsiz deneyimler yaşama fırsatım oldu.   Özellikle maceracı ruhlara mutlaka   Serengeti'yi "yapılacaklar listelerine"   eklemelerini öneririm. Safaride yırtıcı   hayvanların hayat mücadelelerine   tanıklık etmek dünya bakışınızı yeniden   şekillendiriyor. Modern dünyanın   etkilerine rağmen, yüzyıllardır Afrika'nın   savanalarında göçebe yaşayan   Maasailer gibi, hala doğada avlanarak   tutunan kabileleri görünce, insan küçük   bir parçası olduğu evreni yeniden   keşfediyor. Bu yıl ise Çin, Hindistan Delhi,   Mumbai, Bengaluru, Thailand Bangkok,   Chiang Mai, Sri Lanka ve Japonya gibi   kültürel çeşitliliğiyle büyüleyen bölgeleri   keşfetmeyi planlıyorum. Her seyahat,   farklı kültürleri ve yaşam biçimlerini   görmeyi, insanlığa ve hayata farklı   pencerelerden bakmamı sağlıyor.   Bu deneyimler hem kişisel hem de   profesyonel hayatıma değer katıyor.</p><p><b>Medya ve iletişim bölümünden   mezun olmanızın ve dijital   pazarlama eğitimi almanızın,   otelcilik sektöründeki stratejik   yaklaşımlarınıza nasıl bir   etkisi oldu?</b></p><p>Eğitimim, kariyerimde güçlü bir altyapı   oluşturdu. Üniversitede yalnızca otelcilik   alanında değil, tüm sektörler için   genel pazarlama becerileri kazandım.   İnsan bilimleri ve stratejik iletişim gibi disiplinlerde aldığım eğitimler,   kitle iletişimi konusunda deneyim   kazanmamı sağladı. Ardından,   pazarlama dünyasındaki değişimi   göz önünde bulundurarak, Boğaziçi   Üniversitesi'nde dijital pazarlama   üzerine eğitimime devam ettim. Bu   sayede, dijital ekosistemde performans   pazarlaması ve metriklere dayalı   stratejiler geliştirme konusunda deneyim   kazandım. Başlangıçta, askeri ve   akademik araştırmalar için kullanılan   ve internetin temeli olarak kabul edilen   Arpanet'ten günümüze web evriminin   ne kadar büyüleyici olduğunu görmek,   geleceği doğru bir şekilde öngörmek ve   buna hazırlıklı olmak son derece önemli.   Pazarlama dünyası teknolojiyle birlikte   hızla evriliyor ve sürekli değişen eğilimleri   takip etmek, sektörde lider kalmamızı   sağlıyor. Bu dinamik yapıyı anlamak ve   stratejilerimi buna göre şekillendirmek,   işime büyük katkı sağladı diyebilirim.</p><p><b>Peki, otelcilik sektörünün   dijitalleşme ve pazarlama   stratejilerinde nasıl bir dönüşüm   sağladığını söyleyebilirsiniz?   Four Seasons Hotels Istanbul   olarak bu değişime uyum sağlama   sürecinizi anlatabilir misiniz?</b></p><p>Dijitalleşme, sektörü dönüştüren en   önemli faktörlerden biri oldu. Teknolojiyi,   misafir deneyimini kişiselleştirmek   ve pratik sonuçlar sunmak için   kullanıyoruz. Mobil uygulamalar,   çevrimiçi rezervasyon sistemleri ve dijital   etkileşimlerle misafirlerimize kolaylıklar   sunduk. Aynı zamanda dijital pazarlama   stratejileri ile Amerika, İngiltere, Avrupa,   Avustralya ve Arap Yarımadası gibi   bölgelere yönelik pazarlarımızda   daha hedefe odaklı kitlelere ulaştık   ve İstanbul'un eşsiz güzelliklerini ve   otellerimizi etkili bir şekilde tanıtmaya   devam ettik. Bu hedefsel iletişim, doğru   misafir profiline ulaşmamızı sağlarken   sektördeki liderliğimizi pekiştirdi. Dijital   reklam eforlarımızın ROI skorlarında   yıl boyunca tüm Four Seasons otelleri   arasında her zaman ilk üçte yer almayı   başardık. Bu başarı, kaliteli içerik,   stratejik bütçe yönetimi ve hedef odaklı   pazarlama stratejileriyle doğru kitlelere   ulaştığımız etkili kampanyaların bir   sonucudur. Markamızın global pazarda   bayrağı taşıyan otellerden biri olduğunu   gururla söyleyebilirim. Sadece otelcilikte   değil, günümüze ayak uyduramayan   tüm markalar geride kalıyor, bu   nedenle her zaman bir adım önde   olmayı önemsiyorum.</p><p><b>Son yıllarda Türkiye'ye gelen   turistlerin beklentilerinde ciddi   bir değişim yaşandığı görülüyor.   Bu değişimler doğrultusunda   ne tür yenilikler ve dönüşümler   gerçekleştirdiniz? Öne çıkan   uygulamalarınız neler?</b></span></p><p>Son yıllarda pek çok şey hızla tüketilir   hale geldi. Artan rekabet ve hızlı   değişen tüketim eğilimleriyle birlikte,   memnuniyet sağlamak daha da zorlaştı.   Farklı ülkelerden gelen ilgiyi daha iyi   yönetebilmek için hem kontrolümüzdeki   faktörleri hem de dış etkenleri dikkate   alarak stratejilerimizi belirliyoruz.   Ülkemizin güzelliklerini tanıtmak   amacıyla, satış ve pazarlama   ekibimizle birlikte hedef ülkelerdeki   varlığımızı sürdürüyor, ilişkilerimizi   güçlendiriyor ve aynı zamanda   potansiyel gördüğümüz yeni pazarlara   açılıyoruz. Dünya'da 133 otele ulaşarak   emin adımlarla büyümeye devam   ediyoruz. Lokal pazarda ise, yatırımcı   şirketimiz Astay liderliğinde Bodrum   projemiz üzerinde çalışmalar sürerken,   Four Seasons Private Residences Etiler   projemiz başarıyla tamamlandı ve   yoğun talep gördü.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/28/1fourseasonsbosphoru-28012025a450ff82.jpg"/><p><b>Türk gastronomisinin dünya   çapında tanıtılmasında   otellerinizin üstlendiği rol çok   değerli. Michelin Guide ödül   törenine ev sahipliği yapmanız,   Gault&amp;Milleu ve İncili Gastronomi   Rehberi'nde alınan ödüller gibi   başarıların otelinize kazandırdığı   prestij hakkında düşüncelerinizi   paylaşabilir misiniz?</b></span></p><p>Türk gastronomisinin dünya çapında   tanıtılmasına katkıda bulunmak   bizim için çok büyük bir öneme sahip.   Mutfağımızın zenginliğini, çeşitliliğini   ve eşsizliğini uluslararası alanlarda   tanıtmak, gastronomi dünyasındaki   prestijimizi arttırmanın yanı sıra,   misafirlerimize de lokal bir deneyim   sunmamızı sağlıyor. Gault&amp;Millau ve   İncili Gastronomi Rehberi'nde elde   ettiğimiz ödüller, mutfak ekiplerimizin ve   şeflerimizin yeteneklerinin ve yürekten   çalışmalarının bir göstergesi. Türkiye'de   Michelin ödül törenine ev sahipliği   yapmak bizi mutlu etti. Michelin ekibi   ile uzun soluklu bir çalışma ardından   başarılı bir organizasyona imza attık.   Sultanahmet'te modern Anadolu   mutfağımızı sunan Avlu ve Boğaz'da   Akdeniz deniz ürünleri mutfağımızı   misafirlerimizle buluşturan Aqua   başta olmak üzere, gastronomik   zenginliklerimizi daha fazla keşfetmeye   ve bu eşsiz deneyimleri sunmaya   devam edeceğiz.</span></p><p><b>Gençlere örnek olma konusundaki   hassasiyetinizden yola çıkarak,   otelcilik ve iletişim sektörlerinde   kariyer yapmak isteyen gençlere   özellikle hangi becerileri   kazanmalarını önerirsiniz?</b></span></p><p>Beni tanıyan veya takip eden gençlere   ilham verebiliyorsam, bu benim için en   büyük ödül olur. Otelcilik ve pazarlama   sektörlerinde kariyer yapmak isteyen   gençlere, öncelikle sağlam bir eğitim   temeli atmalarını öneriyorum. Ayrıca,   değişen ekosisteme ayak uydurabilmek   için kendilerini sürekli olarak güncel   tutacak bir altyapı oluşturmaları çok   önemli. Bunun yanı sıra, bu sektörlerde   başarılı olabilmek için çok çalışmak   ve özdisiplini elden bırakmamak,   kritik faktörler arasında. Benim için   çok kıymetli başka bir beceri ise   öz motivasyondur. Çünkü iş hayatında   sizi sürekli olarak motive edecek birinin   olmayacağını bilmelisiniz; bu yüzden   kendi içsel gücünüzle ilerlemeniz   gerekiyor: "A good leader is a self-motivator. (Gerçek bir lider, kendini   motive edebilendir.)" Bu söz, zor   zamanlarda bana her zaman ilham   kaynağı olmuştur. Gençlerin özellikle   iletişim becerilerini güçlendirmeleri,   dijital pazarlama ve yaratıcı düşünme   kaslarını geliştirmeleri gerektiğini   düşünüyorum. Bu beceriler, sadece bu   sektörde değil, gelecekteki herhangi bir   iş alanında da en önemli avantajları   sunacaktır. Konfor alanlarından çıkmak,   risk almak ve yeni deneyimlere açık   olmak önemli. Onlara "konfor alanından   çık ve gücünü keşfet" demek isterim.</span> </span></p><p><b>Röportaj: </b>Cansu Karakuş</p><p><b>Fotoğraf: </b>Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/luks-otelcilige-ilham-veren-bir-yolculuk-1084357</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/28/luks-otelcilige-ilham-ver-490_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084335</guid><pubDate>Fri, 24 Jan 2025 11:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[TOSFED Gala Gecesi Zorlu PSM'de gerçekleşti]]></title><description><![CDATA[Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu'nun Zorlu PSM'de gerçekleştirilen Gala Gecesi'nde 2024 yılında genel klasman ve kategorilerinde dereceye giren sporcu ve takımlara kupaları takdim edildi. Destek veren firmalara ise teşekkür plaketleri verildi.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tosfed-gala-gecesi-zorlu-psmde-gerceklesti-1084335</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/24/tosfed-gala-gecesi-zorlu--683_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084334</guid><pubDate>Fri, 24 Jan 2025 11:39:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Serkan Ennaç'ın “41 Kere İstanbul” Kitabı Okuyucuyla Buluştu]]></title><description><![CDATA[Yüksek Mimar Serkan Ennaç'ın kaleme aldığı, İstanbul'a dair tarihi ve kültürel bir yolculuk yaptıran kitap, bir etkinlikte tanıtıldı. İstanbul'un tarihi binası Casa Botter'de düzenlenen etkinlikte davetliler şehri yeniden keşfetme fırsatı buldu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/serkan-ennacin-41-kere-istanbul-kitabi-okuyucuyla-bulustu-1084334</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/24/serkan-ennacin-41-kere-is-486_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084333</guid><pubDate>Fri, 24 Jan 2025 11:32:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Boğaz'da Sanat Sohbetleri]]></title><description><![CDATA[Artkolik Sanat ve Eğitim Platformu, Sırmaison ve Mandarin Oriental Bosphorus iş birliğiyle başlatılan “Sanat Sohbetleri” serisinin ikincisinde, sanat tarihinde İstanbul Boğazı'nı ve denizi konu alan keyifli bir sanat sohbeti gerçekleştirildi.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bogazda-sanat-sohbetleri-1084333</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/24/bogazda-sanat-sohbetleri-930_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084332</guid><pubDate>Fri, 24 Jan 2025 11:16:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Dice Kayek'in "İstanbul Contrast Koleksiyonu" İstanbul'da]]></title><description><![CDATA[Türk markası Dice Kayek'in prestijli ödüller alan “İstanbul Contrast Koleksiyonu”ndaki tasarımlar, dünya müzelerine doğru yola çıkmadan önce, İstanbul'a son bir veda için sergilendi. Moda ve sanatın ince bir zevkle buluştuğu tasarımlar, konukları estetik bir yolculuğa çıkardı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/dice-kayekin-istanbul-contrast-koleksiyonu-istanbulda-1084332</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/24/dice-kayek-istanbul-contr-826_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084326</guid><pubDate>Wed, 22 Jan 2025 11:48:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ralli Efsaneleri Ford Castrol Team Ödül Gecesinde Bir Araya Geldi]]></title><description><![CDATA[2024 Dünya Ralli Şampiyonası'nda dünya üçüncülüğü elde eden Ali Türkkan'ın pilotları arasında yer aldığı Castrol Ford Team Türkiye, yeni sezon öncesi düzenlenen ödül gecesinde bir araya geldi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ralli-efsaneleri-ford-castrol-team-odul-gecesinde-bir-araya-geldi-1084326</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/22/hiz-kesmeden-50-yil-678_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084325</guid><pubDate>Wed, 22 Jan 2025 10:40:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[22 OCAK 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/cesur-secimleri-ve-ozgun-kimligi-ile-ahu-yagtu-1084311</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/22/22-ocak-2025-562_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084311</guid><pubDate>Mon, 20 Jan 2025 17:01:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Cesur Seçimleri ve Özgün Kimliği ile Ahu Yağtu]]></title><description><![CDATA[Bir senelik bir moladan sonra yeni dizisi ile ekranlara dönen Ahu Yağtu, “Etrafımdaki pek çok insanda olduğu gibi ben de bir değişim, dönüşüm süreci içindeyim” diyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p class="ROPgvde">"Müteşekkirim" diyor Ahu Yağtu. 14 yaşında oldukça cesur  seçimler yaparak, hayata ve çalışmaya çok erken yaşta başlayarak hızlıca  büyümesine... Yaşattığı deneyimler sayesinde tecrübe kazandıran, alışılagelmişin  dışında yaşadığı serüvene... Ve kimliğini şekillendiren seçimlerinin ve  tecrübelerinin yarattığı hayatına... Kafamızdaki standart ünlü resmine Mondrian  çizgileri taşıyan, aurasına adeta klasik müziğin fon yaptığı bir dünyadan  sesleniyor sanki bize...  Çalışkan, disiplinli  ve çok "cool"! Güzel, başarılı ve "aşırı" model! Ahu Yağtu farklı tarzı,  yarattığı özgün ünlü konsepti ve vintage tutkusuyla yıllardır "uniq" bir tavır  sergiliyor. Şu sıralar ise bir dönüşüm sürecinden geçtiğini söylüyor: "Kendime  itiraflarımı sakınmadan, yüzleşerek ve kabul ederek yaşıyorum bu süreci."  Yakında yeni heyecanı "Kardelenler" dizisi ile karşımıza çıkacak olan Ahu, söz  konusu canlandırdığı karakterler olduğunda ise "Kötü karakter canlandırmak bir  oyuncu için gerçekten çok keyifli bir deneyim. Oyun parkına gitmişsin de bütün  oyuncaklara binme şansını yakalamışsın gibi" diyerek oyunculukta onu  heyecanlandıran noktayı işaret ediyor bize.</p><p><b>Cool tavrınızla, hayata yaklaşımınızla, vizyonunuzla ünlüler  dünyasında sizi ayrı bir yerde konumladık daima. Biz size özgün bir çerçeveden  bakarken siz bu ünlü olma meselesine ilk günlerden itibaren nasıl bir  pencereden baktınız?</b></p><p>Teşekkür ederim. Ünlü olmayı bir mesele olarak görmemekle  başladım diyebilirim. Hayatta pek çok kimliğimiz oluyor. Ekleye ekleye  yaşıyorum. Her kimliğin kattığı şey ayrı. Ahu Yağtu kimliği de Ahu'dan oldukça  farklı bir kimlik. Sadece isim olmaktan bahsedemeyiz bu anlamda. Daha  profesyonel bir yerden bakıyorum o kimlikteyken. Farklı bir sorumluluk. Sonuçta  herkes işini yapmaya çalışıyor öyle değil mi?</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/20/ahuyagtu-2001202503415cef.jpg"/><p><b>Hayat biraz da şans, kader ve cesaretin kesişim noktasının bir  yansıması... Peki sizin bugünkü Ahu olmanıza yön veren, sizi bu noktaya taşıyan  kırılma noktaları ya da dönüm noktaları neydi sizce? Sizin maceranıza başlangıç  oluşturan ne oldu?</b></p><p>Kader kısmına çok katılamayacağım ama şans ve cesarette  hemfikirim. Hayat planımızı kendimizin oluşturduğuna inanlardanım. Bu anlamda  14 yaşımda oldukça cesur seçimler yaparak, hayata ve çalışmaya çok erken yaşta  başlayarak, insanı bir anda hızlıca büyüten ve olgunlaştıran, yaşattığı  deneyimler sayesinde tecrübe kazandıran, alışılagelmiş ergenlik modellerinden  bağımsız, bizim kültürümüzle çok da bağdaşmayan bir serüven yaşadım. Bu  tecrübeler oluşturduğum kimlikleri şekillendirmemde önemli roller oynadı  elbette... O zamanki seçimlerim karar mekanizması, sınır koyma, özgüven,  kişisel gelişim ve farkındalık anlamında bana çok yardımcı oldu. Müteşekkirim.</p><p><b>Yurt dışında şu sıralar çok iyi modeller ön plana çıkarken  Türkiye'de modellik mesleği popülerliğini kaybetti gibi görünüyor. Ve model  dediğimizde akla ilk gelen isimler siz ve sizin jenerasyondaki başarılı birkaç  kişi oluyor. Modellik özelinde değişen bu duruma yorumunuz nedir? Tekrar bu  mesleğin eski değerini kazanması mümkün mü sizce?</b></p><p>Ben modellik yapmaya 1993 senesinde başladım. Dolayısıyla  birbirinden farklı dönemleri yaşama şansım oldu. 90'ların tadını çıkarmış,  hakkını da vermiş biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki o zamanki  akımların hiçbirini o haliyle ne müzikte ne sanatta ne de diğer mesleki veya  dünyevi konularda tekrar yaşayamayacağız. Zaten şimdiki algı buna müsaade  edebilecek bir anlayışta değil, çok farklı. Yakın dönemin tekstil ve moda  sektörüyle doğru orantılı olarak modellik/mankenlik de çöküş döneminden  nasibini almış oldu maalesef. Buradaki Fashion Week'lerin ekonomik olarak  yeterince desteklenmemesi, büyük markaların sezonluk defilelerini  gerçekleştirmemeleri, Türk modellerin kaşelerinin yarısına yurt dışından gelen  modellerin tercih edilmesi, mesleğe epey bir darbe vurmuş oldu. Ne yazık ki bu  noktadan sonra toparlaması çok zor. Peki ne yaptı bu insanlar? Kimi yurt  dışında şansını denedi, kimimiz oyuncu oldu, kimi de influencerlık yaparak  hayatına devam ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/20/ahuyagtu3-20012025f0666306.jpg"/><p><b>Moda haftalarında çok başarılı isimler öne çıkıyor. Sizin son  yıllarda en beğendiğiniz modeller arasında kimler var?</b></p><p>90'ların ikonik isimlerinin üstüne kimse çıkamıyor, maalesef  kalıcı da olamıyor pek. Elbette son zamanlarda beğendiğim takip ettiğim isimler  var fakat ben oyumu her zaman Christy Turlington, Naomi Campbell, Kate Moss'tan  yana kullanacağım.</p><p><b>Modaya, trendlere ve bu sektöre olan yaklaşımınız zaman içinde  değişti mi?</b></p><p>Muhakkak değişti. Benim de yıllar içinde stilim, kendime bakış  açım ve ifade biçimimde şekillenmeler oldu. Bu anlamda eskiye nazaran çok daha  az tüketim, konfor ve rahatlık, ayrıca vazgeçilmezlerim arasında geçmişten  gelen zamansız parçalar hayatımda daha çok yer almaya başladı.</p><p><b>Günümüzde sürdürülebilirlik yaklaşımına paralel vintage ve  ikinci el ürünler de öne çıkıyor. Biz sizi oldum olası vintage mağazanız ve  vintage'a olan merakınızla biliyoruz. Bu ilgi alanı, geçmişten günümüze  hayatınıza nasıl bakış açıları kattı peki?</b></p><p>2006'da kurduğum markayla bizim kültürümüze vintage ve  sürdürebilirlik akımını tanıtıp anlatmaya çalıştım. Benden ilham alanlar, takip  edenler ve yaptığımın aynısını yapmak isteyenler oldu. Bu konu bir kültür ve  tutku konusudur. Ben ne yazık ki 10 yılın sonunda, dizi projelerinden kaynaklı  bu işe olması gerektiği kadar vakit ayıramadığım için devam edemedim. Bizim  ülkemizde bu akımlar ikinci el marka konseptiyle çok karıştırılıyor, oysaki  bambaşka konular. Vintage ürünlerin kıymeti, bulunmasının ve korunmasının  zahmeti çok fazla idrak edilemiyor. Dolayısıyla sürdürebilirlik ikinci el  ürünlerle oluyor gibi bir sanrı var. O yüzden ben de hep şunu vurgulamak  istiyorum, kullandığınız ürünlerden kıymetli ve zamansız olanları muhakkak  saklayın, değerleneceği gün elbette gelecektir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/20/ahuyagtu4-2001202550767c2e.jpg"/><p><b>Ünlüler de sık sık geçmiş yılların koleksiyonlarından  parçalarla ödül törenlerinde karşımıza çıkıyorlar. Son olarak Nicole Kidman,  Jean Paul Gaultier'nin 2014 yılına ait kadife bir parçasını giydi mesela. Sizin  şansınız olsa; geçmiş yıllara ait, aklınızda kalan, belki ikonik olan, özel bir  günde giymek isteyeceğiniz parça hangisi olurdu?</b></p><p>Thierry Mugler'in herhangi bir parçası olabilirdi... 90'lara  ait olması önemli.</p><p><b>Angelina Jolie, "Maria" filmindeki performansının ardından  verdiği bir röportajda "Yaş aldıkça daha iyi işlere imza attım" diyor.  Oyunculuk konusunda siz nasıl bir yol aldığınızı düşünüyorsunuz?</b></p><p>Kesinlikle! Kendim için de aynı şeyi söyleyebilirim. Benim  oyunculuk serüvenim 98'de Şahika Tekand'la başladı, Akademi İstanbul ve New  York'taki Stella Adler Studio gibi eğitim kurumlarıyla devam etti. Bu kurslar  okullar veya dönemlik workshop'lar insana inanılmaz bir katkı sağlıyor. Ancak  işin sağlamasını sadece sahnede ve sette yapabiliyorsunuz. Kilometre taşı ile  ilgili bir durum. Ne kadar farklı karakter canlandırabilirseniz, kendinizi  ortaya koyabileceğiniz o kadar farklı alan ortaya çıkıyor.</p><p><b>Şu sıralar nasıl bir dönemde, nasıl bir ruh hali içindesiniz?</b></p><p>Bir senelik bir moladan sonra tekrar çalışmaya başladığım için  çok mutluyum. İnsan çalışmaya alışkın olunca durduğunda bir şey üretmiyormuş  gibi hissedebiliyor. O zaman da hobilere daha fazla zaman ayırabiliyorsunuz ve  bu da ruhu besliyor. Etrafımdaki pek çok insanda olduğu gibi ben de bir  değişim, dönüşüm süreci içindeyim. Bu bilinçli bir seçim olduğunda o dönemi  daha sağlıklı geçiriyorsunuz; maruz kalmadan, eleyerek ve karar vererek.  Dengede kalmaya özen gösterdiğim, duruşumu net bir şekilde ifade edebildiğim  bir dönemdeyim. Kendime itiraflarımı sakınmadan, yüzleşerek ve kabul ederek  yaşıyorum bu süreci.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/20/ahuyagtu2-200120255b9e7cf9.jpg"/><p><b>Yeni bir dizi heyecanınız var. Her yeni dizi her yeni rol ile  yeni bir dünyaya dahil olurken, bir oyuncu olarak sizi bir senaryoda en çok  neyin etkilediğini söyleyebilirsiniz?</b></p><p>Evet gerçekten çok heyecanlıyım ve bu projede yer almaktan  dolayı çok mutluyum. Senaryo okurken öncelikle canlandıracağım karakterin ne  yaptığına ve kişisel özelliklerine bakıyorum. Sonra sırasıyla metnin  akıcılığına, diğer karakterlerin özelliklerine ve hikayenin çatısının nasıl  kurgulandığına dikkat ediyorum. Karakteri ortaya çıkarırken kurulmaya çalışılan  dünyayı anlamanın önemli olduğuna inanıyorum. Böylece detayları keşfetme ve  karaktere katma şansınız oluyor. Bu projede ön plana çıkan ve beni yakalayan,  hikayedeki samimiyet, bazı karakterlerin ters köşe özellikleri ve tabii ki  onları canlandıran oyuncu arkadaşlarım oldu.</p><p><b>Bugüne kadar canlandırdığınız roller içinde hangisini daha çok  özlüyor ve daha sıcak hislerle anıyorsunuz?</b></p><p>"Paramparça" dizisinde Candan karakterini canlandırmıştım.  Kötü bir karakterdi Candan. Kötü karakter canlandırmak bir oyuncu için  gerçekten çok keyifli bir deneyim. Oyun parkına gitmişsin de bütün oyuncaklara  binme şansını yakalamışsın gibi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/20/ahuyagtu5-20012025748a02f9.jpg"/><p><b>Demi Moore'un "Substance" filmindeki "en iyi versiyona  ulaşmak" mesajlı rolü, ardından buna paralel "Golden Globes" törenindeki  ödül konuşması, "Asla yeterli olamayacağını bil ama ölçüm çubuğunu bir kenara  bırakırsan değerini anlayabilirsin" vurgusu pek çoğumuzu derinden etkilerken;  sizin konuya bakış açınız ve kadınlara dair beklentiler üzerine düşünceleriniz  neler?</b></p><p>Televizyon ve sinema sektörü için konuşacak olursak kadınlar  üzerinde genel bir baskı olduğuna ben de inanıyorum. Genelde estetik kaygıların  öne çıktığı bu baskıda çoğu noktada zulüm ediliyor kadınlara. Kadınların her  daim genç, bakımlı ve belli bir bedende görünmesi gerektiğine dair süregelen  kalıplaşmış bir algı oluşurken erkekler için bu kalıplar yıkılabiliyor. Son  derece hakkaniyetsiz bir durum.</p><p><b>"Bir çocukla birlikte bir anne de doğar" derler ya, anne  olmakla birlikte hayatınızdaki en büyük dönüşümün ne olduğunu söylemek mümkün?  Oğlunuzdan öğrendiğiniz neler var?</b></p><p>Annelik müthiş bir duygu, eşsiz bir kimlik. Bu şansı bana  yaşattığı için Kemal'e müteşekkirim. Her zaman sorumluluk sahibi biriydim fakat  anne olunca koruyup kollama, plan program yapma, hızlı ve doğru karar verme,  hızlı hareket etme konularında oldukça geliştiğimi gözlemliyorum. Oğlumun da  bana katkısı çok büyük elbette, ondan sonsuz şey öğreniyorum. Her yaşı farklı  bir deneyim.</p><p><b>Kemal kime benziyor daha çok? Arada oyunculuk yaparken  izliyoruz ama normalde nasıl bir çocuk? Sanata mı ilgili mesela bilime mi?</b></p><p>Kemal şahsına münhasır bir çocuk, kimselere benzemiyor.  Sanatla epey haşır neşir. Resim, müzik dans spor alanlarına ilgisi yüksek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/20/ahuyagtu8-2001202536c99965.jpg"/><p><b>Onunla nasıl vakit geçirmek, neler yapmak size daha çok keyif  veriyor?</b></p><p>Kemal genelde benimle zaten. Birlikteyken en çok sinemaya  gitmeyi seviyoruz. Yeni giren filmlerin çoğunu birlikte izliyoruz. Her sene  sömestir ve yazın gittiğimiz tatiller de çok keyifli geçiyor.</p><p><b>Birçok kişi, mutluluğun bir tutum ve seçim olduğuna inanıyor.  Sizce de mutluluk, yaşadığımız koşullardan bağımsız olarak içsel bir karar mı?</b></p><p>Benim mutluluğum daha çok iç huzurumla doğru orantılı. Onu yakalamak  ve bırakmamak çok önemli.</p><p><b>Huzurlu anlar yaratmak adına son dönemde keşfettiğiniz kaçış  rotalarınız, inziva duraklarınız var mı?</b></p><p>Yunan Adaları'nı seviyorum. Ada enerjisi bana iyi geliyor.</p><p><b>Aşka dair tecrübeler yıllar içinde değişirken sizin aşka bakış  açınızda nasıl farklılıklar oldu? Aşık olunca dönüştüğünüz kadın hala yıllar  öncekine benzer semptomlar gösteriyor mu?</b></p><p class="ROPgvde">Aşk yaşayanlara sormalı bunu.</p><p></p><p><b>Sosyal medyada sağlam bir takipçi kitleniz var. Etkileşime  girmek isteyen herkese bir ses sağlayan bu platformda gerçekten seve isteye mi  varsınız yoksa çağa uyum sağlamaya mı çalışıyorsunuz?</b></p><p>Sosyal medya olarak sadece Instagram'ı kullanıyorum. Seve  isteye kendim yönetiyorum. Çağa uyum sağlamak gibi bir derdim yok. Keyif  alıyorum oradayken.</p><p><b>Röportaj:</b> Filiz ŞEREF KULU</p><p><b>Fotoğraf: </b>Tamer YILMAZ </p><p><b>Styling: </b>Zilan BÜLBÜL</p><p><b>Saç:</b> İbrahim ZENGİN Jr. </p><p><b>Makyaj:</b> Erkan ULUÇ </p><p><b>Video:</b> Kaan KARAASLAN</p><p><b>Fotoğraf asistanları:</b> Aslı ATAMAN, Oğuz ŞANLI</p><p><b>Styling asistanı:</b> Tuana SOFUOĞLU</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/cesur-secimleri-ve-ozgun-kimligi-ile-ahu-yagtu-1084311</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/20/cesur-secimleri-ve-ozgun--625_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084303</guid><pubDate>Thu, 16 Jan 2025 17:47:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Cildinin Gücünü Keşfet: Shiseido'dan Yeni Skin HIForce Cream]]></title><description><![CDATA[Cilt bakım markasının yaşlanma karşıtı serisinin yeni ürünü, düzenlenen bir davetle tanıtıldı. Etkinlikte davetliler, yılların yıpratıcı etkisine karşı daha genç bir görünüm için cilt bakımın ipuçları üzerine uzmanlardan bilgi alarak yeni ürünü test ettiler. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/cildinin-gucunu-kesfet-shiseidodan-yeni-skin-hiforce-1084303</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/16/guzellik-bulusmasi-868_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084288</guid><pubDate>Tue, 14 Jan 2025 15:42:00 +0300</pubDate><title><![CDATA["Taş Plaklardaki Unutulmuş Şarkılar" Sanatseverlerle Buluştu]]></title><description><![CDATA[Musiki Eğitim Vakfı tarafından düzenlenen konserde, Türk Sanat Müziği tutkunları nostaljik bir akşam yaşadı. Gecede taş plak döneminin büyüsü, konser repertuarından sahne dekoruna kadar tüm koreografisiyle, teatral bir ortamda müzikseverlerle buluştu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tas-plaklardaki-unutulmus-sarkilar-sanatseverlerle-bulustu-1084288</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/14/tas-plaklardaki-unutulmus-348_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084287</guid><pubDate>Tue, 14 Jan 2025 14:40:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Geçmişten Geleceğe “Yadigar” Bir Yolculuk]]></title><description><![CDATA[Beyaz Butik ve Sabancı Olgunlaşma Enstitüsü, gelinlik tasarımındaki öncü yaklaşımlarını ve geçmişin kültürel zenginliklerini bir araya getiren "Yadigâr" koleksiyonu ile unutulmaz bir davet düzenledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/gecmisten-gelecege-yadigar-bir-yolculuk-1084287</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/14/gecmisten-gelecege-yadiga-694_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084286</guid><pubDate>Tue, 14 Jan 2025 14:00:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ÇEV Sanat “Barış Konseri” ile Unutulmaz Bir Gece Yaşattı]]></title><description><![CDATA[ÇEV Sanat'ın genç yetenekleri, Pablo Ferrandez ile aynı sahneyi paylaşarak dünya barışı için unutulmaz bir performans sergiledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/cev-sanat-baris-konseri-ile-unutulmaz-bir-gece-yasatti-1084286</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/14/cev-sanat-baris-konseri-i-790_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084283</guid><pubDate>Mon, 13 Jan 2025 16:02:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Talks Podcast: Akasya Asıltürkmen]]></title><description><![CDATA[Turkcell Platinum katkılarıyla gerçekleşen ALEM Talks Podcast'e konuk olan oyuncu ve yazar Akasya Asıltürkmen ile annelik dünyasını, dönüşüm yolculuğunu, kariyerini, kızı Pera'yı ve kendine iyi gelen günlük rutinlerini konuştuğumuz keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.]]></description><content:encoded><![CDATA[Podcast'e <i><b><a href="https://fizy.in/TbVWs">buradan</a></b></i> ulaşabilirsiniz.<p> </p><p> </p><p> </p><p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/alem-talks-podcast-akasya-asilturkmen-1084283</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/13/alem-talks-podcast-akasya-821_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084275</guid><pubDate>Sat, 11 Jan 2025 20:05:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Maybelline New York'tan İkonları Buluşturan Gece]]></title><description><![CDATA[Moda ve güzellik dünyasının kalbinin attığı New York'un enerjisinden ilham alan Maybelline New York, Instant Eraser'ın başarısını “O Gerçek Bir İkon” kampanyası ile taçlandırıyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/11/1ilatarkanjpg-11012025d66a61a6.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/11/1sibilcetinkaya-11012025809253ec.jpg"/>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/maybelline-new-yorktan-ikonlari-bulusturan-gece-1084275</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/11/maybelline-new-yorktan-ik-603_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084274</guid><pubDate>Sat, 11 Jan 2025 18:16:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Craft Tiyatro'nun Son Oyunu “Yeter” Prömiyer Yaptı!]]></title><description><![CDATA[Esra Ruşan ve Gizem Erdem'in performansıyla dikkat çeken  “Yeter”, tiyatroseverlerden tam not aldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/craft-tiyatronun-son-oyunu-yeter-promiyer-yapti-1084274</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/11/craft-tiyatronun-son-oyun-781_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084269</guid><pubDate>Fri, 10 Jan 2025 15:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sanatla Büyüyen Bir Koleksiyoner: Ayda Elgiz Güreli]]></title><description><![CDATA[Birçok sanatçıyı ve koleksiyoneri aynı çatı altında buluşturan, önemli sergilere ev sahipliği yapan Elgiz Müzesi bu sene 25'inci yılını kutluyor. Elgiz Müzesi Kurucu Aile Üyesi Ayda Elgiz Güreli ile bu vesileyle bir araya  geldik ve çocukluğundan bu zamana kadarki sanat serüvenini konuştuk.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Sanatla iç içe bir ailede büyüyen   biri olarak o yıllara dair bizimle   paylaşmak istediğiniz bir anınız   var mı?</b></p><p>Ben ikinci jenerasyon sanat içinde   büyümüş bir çocuktum. Çünkü annem ve   babam çok uzun yıllar önce başlamışlar.   Önce sanat sevgisiyle başlıyor,   koleksiyonerlik çok daha sonradan   geliyor. Sanat sevgisi; beraber gezme,   görme, öğrenme, bunun için seyahat   etme, bu sayede yeni çevre ve dostlar   edinme, bunların hepsini kapsıyor.   Ben de bunun içine doğmuş bir çocuk   olarak kendimi çok şanslı görüyorum.   Ben hep şunu söylerim; bir şeyi aile   size çok verince ya çok seversiniz ya   nefret edersiniz. Bunun arası yoktur. O   yüzden ben ve kardeşim çok şanslıyız,   biz hep çok sevmişiz. Hep sanat için   seyahat ederdik; karne hediyesi bir   sanat eseri olurdu ya da gittiğimiz bir   yerde bir müze gezmek... Almak için   değil sadece seyretmek için, yeni bir   yerde açılan değişik sergileri görmek   için giderdik... Temamız muhakkak   sanat üzerine olurdu. Çok az hatırlarım,   denizli, güneşli seyahate gittiğimizi.   Soruna dönecek olursam, yıllar önce   ailece fuardayız. İlk galeriye gittik.   Sohbet ediyoruz galericiyle... Babam bir   eser beğendi. "Çok beğendim alalım"   dedi. Biz de "Dur, daha yeni girdik, üç   adım attık. Biraz daha bakalım" diye   aklına girdik. Galericiye "Biraz düşünüp   geleceğim" dedi. Gerçekten de 10 dakika   sonra babam o eseri almak istediğini   söyledi. Ancak eser satılmış, hem de   Elton John'a. Sonra, aradan yıllar geçti,   galerici bizi aradı, "Size bir haberim var   Elton John o işi elden çıkartıyor. Siz çok   beğeniyordunuz. İster misiniz?" dedi.   Tabii ki dedik ve eser Elton John'un Los   Angeles'taki evinden bizim eve geldi.   Bu hikayeyi esas anlatma sebebim   ise ben bundan iki sene önce bir yurt   dışı seyahatimde kendisiyle yan yana   masalarda oturuyordum bir restoranda.   Dedim ki "Gidip bu hikayeyi anlatacağım   kendisine." Gerçekten de sonrasında   uzun saatler oturup sohbet ettik. Bu   hikaye benim ve ailem için hep çok   keyifli bir anıdır.</p><p><b>Bunu gerçekten seviyor olmanız   bence aileniz için de çok kıymetli...</b></p><p>Sevmeyen çocuklar olsak, ailemiz de   devam edemezdi bence. Şimdi aynı   şeyi hem biz hem ailem, yine benim   çocuklarıma yapıyorlar. Biri dokuz biri   12 yaşında. Hem karne hediyeleri hem   doğum günü hediyeleri muhakkak   sanat eserleri oluyor. Bir dosyada da   sertifikalarını tutuyoruz ki ileride onlara   verip "Bu sizin ilk koleksiyonunuzdu"   diyelim. Bence ailenin çok sevdiği bir   şeyi, ikinci jenerasyona geçirebiliyor   olması çok güzel. Çünkü bunlar büyük   birikimler. Birilerinin arkadan sahip   çıkıyor olması lazım. Eğer arkadan gelen   bir jenerasyon yoksa öyle bir noktaya   geliyor ki bütün koleksiyonlarını satıyor   koleksiyonerler. Çünkü koyacak yer   olmuyor bir süre sonra ya da haksızlık   oluyor o eserlere. Sadece depolarda   kalıyor. Bu sanatseverler çocuksuz   olunca, özgür yaşayan, tek bir ülkede   yaşamayan insanlar olabiliyorlar. Çok   örneğini görüyoruz bir müzayedede   bütün koleksiyonunu satanları. Ondan   sonra sıfırdan bir daha başlıyorlar.   Çünkü onlar için almak, keşfetmek, ilk   aşk çok önemli. Depoya kapatıp da   karanlık odada tutacağına, onunla   yaşayıp sonra tekrar onun özgürce   uçmasına izin vermek çok kıymetli.   Hemen bu vesileyle şunu da ekleyeyim;   ben mesela bizim müzeyi gezdirirken   hep şunu söylüyorum, burası bir   koleksiyon müzesi ve parçaların her   birinin künyesinin altına koleksiyona giriş   tarihlerini yazıyoruz. Bu bizim için çok   önemli. Çünkü gezen biri baktığında,   bunu 96'da, bunu 2000'de, bunu 2024'te   almışlar diyebilmeli. O aradaki geçişte,   izleyici de kendi hikayesini kurabiliyor.</span></p><p><b style="">Peki siz eseri gösterirken yeniden o   yıllara dönüyor musunuz?</b></p><p>Kesinlikle! Ben gezdirirken onların   arkasındaki hikayeleri, anıları   anlatıyorum. İşte diyorum "Bunu şu   yılda, bir yaz tatiline gittiğimiz şu   seyahatte almıştık. Şu şöyle olmuştu."   Benim annem, babam, kardeşim ile   hem en çok anlaştığımız hem de en   anlaşamadığımız konu hep sanattı.   Babamın öncülüğünde gelişti aslında.   Hala bu yaşımda onlarla giderim   fuarlara, müzayedelere. Eşim çok   gelmek istemez. "Ben sizin temponuza   yetişemiyorum bu sanat seyahatlerinde"   diyor. Hakikaten biz bir başlarız; tuvalete   gidilmez, yemek yenmez. Üst üste   gezeriz her yeri. Şunu da eklemek isterim,   eşimin flört ederken bana ilk hediyesi   sanat eseri olmuştu. Şu anda da eşimle   benim Ayda-Sinan Güreli koleksiyonumuz   var, altında da çocuklarımızın ilk   doğumlarında aldığımız ve sonrasında   özel günlerde almaya devam ettiğimiz   sanat eserleri bulunuyor. Özetle bu sevgi   hepimize işledi diyebilirim. </p><p><b>Sanatın inanılmaz bir birleştirme   gücü var, diyebilir miyiz?</b></p><p>Aynen öyle, çok kıymetli bir şey. Yaş   yok, dil yok. Birçok sanat yemeğine   katılırız yurt dışında da. Bazen öyle   bir şey olur ki yanındaki adamla aynı   dili konuşmuyorsun mesela. Brezilyalı   ve İngilizcesi yok. Yine de saatlerce   konuşabiliyoruz öyle veya böyle. Orada   ortak hobini konuşuyorsun. İşte galeri   ismi gösteriyorsun, derken bir   dostluk başlıyor. </p><p><b>Peki kendiniz için aldığınız ilk sanat   eserini hatırlıyor musunuz?</b></p><p>Tam hatırlamıyorum. Çünkü şimdi bizim   çocuklarımıza yaptığımız gibi, benim   de belli bir yaşa geldiğimde, kendimce   bir koleksiyonum vardı zaten. Ki onları   da çok sahipleniyordum. Bir de mesela   yurt dışında San Francisco'da okudum   üniversiteyi. Babamlar gelmeden önce   bana muhakkak derlerdi ki, "Hangi   galerileri gezeceğiz, araştır!" O zamanlar   böyle internet filan yok tabii, gidip tek tek   bulmak zorundasın. Hakikaten onlarla   böyle bir liste yapar, oraları gezerdik.   İşte oralardan beğenirdim, geldiklerinde   de alırdım. O yaşlarda çok şanslıydım.   Çünkü benim oradaki evimde tutardık   onları. Gayet mütevazı küçücük bir evim   ama duvarlarında harika eserlerim   vardı. Sonra taşınırken oradan çoğunu   geri getirmiştim. Soruna dönecek   olursak, Yaşam Şaşmazer ile biz beraber   büyüdük ve kendisi şu an Türkiye'nin en   tatlı, en iyi sanatçılarından bir tanesi.   Ben onu ilk gördüğümde eserini bir   arkadaşımın galerisine getirmişti,   henüz üniversitede öğrenciydi. Kapıdan   eseri gördüm ve galerici arkadaşıma   "Bayıldım" dedim. Sonrasında başka   eserler de aldım, hala bir araya   geldiğimizde o günleri hatırlarız.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/10/ert2128gelitirilminr-10012025ea8ecf59.jpg"/><p><b>Bir koleksiyoner olarak sanatçılarla   bir araya gelmek, onları atölyelerinde   ziyaret etmek, sohbet etmek   nasıl bir his?</b></p><p>Müthiş bir keyif. Güncel sanat adına   konuşuyorum tabii. Yani genç, yaşayan   sanatçılarla tanışma imkanım var. Bu   acayip önemli. Bir eserin içinde gez, sonra   kendi hayalini, hikayeni kurgula onunla.   Ondan sonra sanatçısıyla tanışabiliyorsan   tanış ve dinle. Çünkü sanatçıyla tanışınca   o başka bir şeye evriliyor. Lise zamanı   veya üniversite zamanı yeni galeri açmış   arkadaşlarım, eserlerini gördüğüm   arkadaşlarım, bugün Türkiye'nin en büyük   galerileri zaten. Onların temsil ettikleri   sanatçılar, o gün hiçbirimizin bilmeyip,   duvarlarında görüp, bugün yurt dışında   müzelerde rastladığımız sanatçılar oldu.   Güncel sanatçı dediğim, o gün işte daha   üniversiteden yeni mezun, kariyerinin   başında olan, ilk defa bir galeriyle görüşen,   bugün yurt dışında yaşayan, Türkiye'yi   temsil eden, oradaki önemli müzelerin   koleksiyonuna giren sanatçılar... Dolayısıyla   biz hepimiz beraber büyüdük. Bu da bana   müthiş bir keyif veriyor. Ben Taner Ceylan'ın   ilk çıktığı eseri de hatırlıyorum. Bir de tabii   bir üst jenerasyon var ki Bedri Baykamlar,   Burhan Doğançaylar, Abdurrahman   Öztopraklar... Onlara da şöyle bayılırdım;   annem, babam, hepimiz otururken   onlar bize yemeğe gelirlerdi. Büyük   gözlüklerinden, değişik kıyafetlerinden çok   etkilenirdim. Acayip bir vizyon kazanırdık.   Çok hoşuma giderdi. Aynı zamanda eşimin   ailesi Asuman-Hüsnü, Yosun Güreli de   sanata çok tutkunlar. Yine sanat dünyasının   kıymetli isimleri sevgili Azade Köker eşimin   teyzesi, Rabia-Ali Güreli çifti de kuzeni.   İki aile de tesadüfen sanata tutkun. Bir   anlamda sanat, eşimle bizi bir araya getirdi.</p><p><b>Peki şunu çok merak ediyorum, eserler   Elgiz Müzesi başta olmak üzere birçok   yerde. Özlediğiniz olmuyor mu, mesela   evinizdeki eserleri ne kadar sürede   bir değiştiriyorsunuz?</b></p><p>Biz ilk koleksiyonerliğe başladığımızda   daha sanat sigortası bile çok yoktu. Şimdi   o da gelişti. Yurt dışıyla da bağlantılı oldu.   O zamanlar isterdik, "Biz bilemiyoruz nasıl   yapacağımızı, nasıl paha biçeceğimizi,   öyle bir ekibimiz, öyle bir eksperimiz yok"   derlerdi. Ve biz hep kendimiz belirtirdik.   Kontratları yapardık. Çünkü eserler sürekli   yer değiştirebiliyor. Mesela ben bazen   müzeden çıkarken diyorum ki, "Ben bunu   özlemişim alayım!" Tabii ki hemen arşive   haber veriyorum.</p><p><b>Koleksiyonunuzda kaç eser var?</b></p><p>Çok var. Ama İngilizce'de derler ya "not   the quantity but the quality" diye... Biz   sevdiğimizden dolayı eserleri satmayı pek   tercih etmeyiz. Çünkü bir bağ kuruyoruz. </p><p><b>Burası, Elgiz Müzesi, tüm ailenin   kıymetlisi. Siz bu müze için neler   söylemek istersiniz?</b></p><p>Çok emek var. Koleksiyonerlik öyle bir   şey ki, ben ne kadar "Şu eseri biz şöyle aldık"   diye anlatsam da, bu eser aslında hiçbir   zaman benim değil. Bugün onun sahibi   benim; ama gönül sahibi benim. Bugün ben   anlatıyorum ve içinde o benim hikayemi   biriktiriyor olabilir; bundan 10 sene, 20 sene   sonra belki ben burada olmayacağım. Siz   gezerken onu yurt dışındaki bir galeride   veya bir müzede göreceksiniz. O gün de   o, onların hikayesini toplamaya başlıyor   olacak içinde. Dolayısıyla, beraber yaşam   gibi bir şey oluyor bu. O yüzden de sanata,   esere çok değer vermeniz lazım. Bugün   biz beraber yaşıyoruz. Evet ben onu   beğendiğim için bugün sahip oldum. O   yüzden de gözüm gibi bakıyorum ona.   Bu birinci ev ödevim. İkinci ev ödevim de   koleksiyon belli bir yere geldikten sonra   bunu paylaşabilmek lazım. Çünkü bu eser   görüldükçe büyümeye devam edecek.   O sanatçı görüldükçe büyümeye devam   edecek. Sizlere, başkalarına, sokaktaki   adama ulaşacak. Bir sanatçıya yapılacak   en büyük haksızlık, onu karanlık odalara   kapatmak... Evinin duvarına asıyorsun   ama onu kaç kişi görebiliyor? Bizim   koleksiyon belli bir noktaya geldikten sonra,   anneanneler, babaanneler hayattalarken,   onların da evlerine asardık. Çünkü yeter   ki yerde durmasın, bir hasar görmesin   ya da yeter ki depoda kapanmasın...   Seyredebileceğim her yerde seyredeyim   diye. Boş bulduğumuz her yere asardık   onları. Fakat işte bir yandan da yurt   dışı seyahatlerinde şunu gördük. Bienal   olur mesela bir sürü ülkede. Sen bienali   gezmeye gittiğinde, aynı zamanda bir sürü   koleksiyoner de evlerini açar... Bu böyle   kulaktan kulağa duyulan, koleksiyonerler   arasında bir şey. Çünkü aynı hobiyi,   tutkuyu paylaşan o camiadaki insanlar bir   araya gelir. Hiç unutmam, yıllar önce bir   koleksiyonerin evinde tuvalete gitmiştim.   Yanımda kocaman bir Mark Rothko. Ve   Mark Rothko bir önceki gece müzayedede   20 milyon dolara satılmıştı. Ertesi gün eser   koleksiyonerin evinde klozetin yanında   duruyordu, inanılmazdı. İşte bunun   adı "Living with art!" Her yerde sanatla   yaşamak, sanatı görmek. Koleksiyoner onu   hissetmek, görmek için alıyor. Onu bir yatırım   için almıyor. İşte bu insanlar da Türkiye'ye   bienallere geldiklerinde, daha hiçbir   müze falan yokken, "Hangi koleksiyoner   bize evini açar acaba?" diye bizimkilere   sorarlardı. Çünkü Türkiye'de deli gibi bir   antika koleksiyonu veya çanak, çömlekler   vardı. Fakat güncel modern sanat adına   hiçbir şey yoktu. Bunları da gördükten sonra   bizimkiler bir noktada dedi ki, biz öyle bir   mekan yapalım ki, burada koleksiyonumuzu   gösterelim. Kapımız herkese açık olsun. O   yüzden de biz burada şu anda çok fazla   öğrenci ağırlıyoruz.</p><p><b>Evet, hem üniversiteli öğrenciler   hem de küçük yaştaki çocuklar   müzeyi çok ziyaret ediyor...</b></p><p>Eskiden hep yurt dışında gördüğümüz bir   şeydi bu, hayran hayran durup seyrederdik   küçük çocukları. Yerlere oturup işte elleriyle   bir şeyler karalıyorlar... Türkiye'de olmazdı,   çünkü böyle müzeler yoktu eskiden.   Koleksiyonlar farklıydı. Belki o çocuğun   ufkunu açabilecek tarz değildi eski eserler.   Bugün artık çok var, bütün müzelerimizde   çocuklar için atölyeler yapılıyor. O çocuk   için o kadar kıymetli bir şey ki... Kulağa   çok basit geliyor. Halbuki o senin, benim   görmediğimiz bir sürü şeyi görüyor onun   içinde ve ondan sonra oturup senin,   benim veremediğimiz konsantrasyonu ve   zamanı veriyor tekrar kağıda dökebilmek   için. Bizim için hayat çabuk geçiyor ama   çocuk tamamen onu düşünüyor. Biz burada   gezdirirken de hikayeler kurguluyoruz.   Müzede Kral Bübü kaybolmuş ve biz şimdi   onu buluyoruz gibi... Çocuklar sonrasında   bundan bir hikaye yaratıyor. Bizim bu   müzeyi kurma sebebimiz de tamamen   bunlardı ve 25 sene oldu. 25 senedir   değişik sergiler yapıyoruz. Annem, babam,   kardeşim, ben ve ekibimiz sürekli   fikir üretiyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/10/ert2192kopya-1001202522a13726.jpg"/><p><b>Neler yapıyorsunuz?</b></p><p>Koleksiyon sergileri yapıyoruz. Tema   etrafında sergi hazırlıyoruz. Misafir, küratör   davet ediyoruz. Bundan 15 sene önce   teras sergileri yapmaya başladık. Çünkü   buranın üzerinde tam 2000 metrekarelik   bir terasımız var. Aralarında Seyhun   Topuz, Rahmi Aksungur gibi çok değerli   insanların olduğu önemli bir kurul ile bir   araya geliyoruz. Açık çağrı yapıyoruz. Bir   tema belirliyoruz, dosya topluyoruz, sonra   dosyalardan hocalar seçim yapıyorlar   ve yerleştiriyoruz. Şu ana kadar 16 tane   sergi yaptık ve sergi sonunda da diyoruz ki   bunlar Elgiz koleksiyonu değil sanatçıların,   öğrencilerin yaptığı işler. Ve en son gün   bir gece düzenleyip orada koleksiyoner   ve sanatçıyı tanıştırıyoruz. Böylece isteyen   koleksiyoner de o sanatçıyla tanışıp "Ben   senin işine talibim" diyor. Bu sayede birçok   genç sanatçı tanınmış oluyor. </p><p><b>Yakın zamanda yeni sürprizler   var mı müzede?</b></p><p>Sergilere devam edeceğiz. Önce 10'uncu   yıl kitabımızı yapmıştık. Sonra 20'nci   sene kitabımızı yapma niyetindeydik.   Fakat o pandemi dönemine denk geldi,   yapamadık. Şimdi 25'inci yıl kitabı yapalım   dedik ama bakalım hala net değil. Biz   sadece kitap değil, yaptığımız bütün   sergilerin kataloğunu yapıyoruz, muhakkak   kitaplaştırıyoruz. Aşağıda, bugüne kadar   hazırladığımız yazılı basınların durduğu   bir depomuz var. Onları toplayıp gerek   Türkiye'de olsun gerek Anadolu'da olsun   kütüphaneleri için üniversitelere, okullara   yolluyoruz. Çünkü günün sonunda her şey   gidiyor, bunlar kalıyor. Burada sergilemeye   önem verdiğimiz kadar, basılı olarak   kalmasına da önem veriyoruz. Benim   gönlümde şimdi artık bir 25'inci sene kitabı   var veya 30'a mı kısmet olacak, bakalım,   göreceğiz. Çok istiyorum kitabı tekrar   hayata geçirmek ama o da bayağı bir iş.   Bütün arşivi topluyoruz. Eski fotoğraflar   çıkıyor. Bir de mesela kitapta şuna önem   veriyorum, herkes içinde kendini de görsün.   25 senede bunu tek başımıza yapmadık.   Bir sürü kişiyle beraber yaptık. Gelenimiz,   gidenimiz, destekleyenimiz, manevi olarak   her sergimize, her açılışımıza gelerek, "Ben   ne yapabilirim, neresinden tutabilirim?"   SANAT  78 79 diyenimiz o kadar çok ki! "Ben de bir   şey yapmak istiyorum" diyenlere de   şöyle bir yanıt veriyoruz, "O zaman sen   şu sanatçıyla konuşabilirsin çünkü bu   sanatçının üretimde bir yardıma   ihtiyacı var." </p><p><b>Tam da bu konuya değinmek   istiyorum; birçok sanatçı üretirken ne   yazık ki maddi zorluklar yaşıyor...</b></p><p>Teras sergimizin çıkmasının sebeplerinden   bir tanesi de buydu. Biz burada oto   sanayiye çok yakınız. Sanatçılardan   inanılmaz eserler çıkıyor fakat birçoğu   dev eserler, güncel sanat eserleri...   Sonrasında ne yapacağını bilemiyor.   Çünkü hem malzemesi çok pahalı hem de   onu koyacak bir yeri yok. Koleksiyoner de   almaya korkuyor, "Ben bunu nasıl saklarım,   ne yaparım?" diye. Dedik ki, insan sevdikçe   her şeyin yolunu bulur. Bak bugün artık bir   sürü koleksiyoner tonluk eserlere sahip... </p><p><b>Peki dijital sergiye nasıl bakıyorsunuz,   yaklaşımınız nasıl?</b></p><p>Zaman içinde onu da öğrendik ve   benimsedik tabii ki. Ben şahsen seviyorum   ama o başlı başına bir iş. Çünkü teknoloji   o kadar çok çabuk değişiyor ki, onun   için arkanda bir ekibinin olup seni sürekli   takip edebiliyor olması lazım. Mesela   müzede çok iyi bir ekibimiz var. Arşiv   sürekli güncelleniyor. Eskiden hep CD'ye   kaydediliyordu. O CD'lerin hepsinin çekilip   de flash belleklere dönmesi lazım. Onların   bir, iki yerde daha yedeklenmesi gerekiyor.   Yarın belki flash bellek de kalmayacak,   Cloud kalacak. O zaman o Cloud'da   onun ayrı bir yeri olması lazım ki, bugün   ben yok olursam benim arkamdan gelen   jenerasyonum da Cloud'da onu bulabilsin...   Ben video işine de çok inanıyorum ama o   da başlı başına bir iş. Çok önemli bir nokta.   Yoksa sen onu bir unutursan, geçti, gitti   çöp oldu. CD'ler isimsiz diye yok olabiliyor   veya CD'yi takacak yer bulamıyorsun.   Hep buna belli bir zaman ayırmak   gerekiyor. İşin içinde teknoloji olunca, o   senden daha hızlı ilerliyor. </p><p><b>Siz sanatla iç içe bir aileye   doğduğunuz için hayat sizi zaten o   yöne yönlendirmiş, peki belli bir yaşa   geldikten sonra sanata ilgi duyan   ve koleksiyoner olmak isteyenler   nereden başlamalılar?</b></p><p>10 senedir üniversitede hocalık yapıyorum.   Öğrencilerim arasında reklamcılar,   mimarlar, tasarımcılar da var. Onlar   için müzecilik, koleksiyonerlik diye bir   dersim var. Genelde şöyle bir cümle   ile karşılaşıyorum; "Hocam benim de   param olsa ben de koleksiyoner olurum   tabii." Ben de ilk dersin kuralı olarak bir   videom var, onu açıyorum. New York'ta   bir koleksiyoner çift; kadın kütüphaneci,   adam postacı ve bu çift Amerika'nın en   önemli, en varlıklı koleksiyonuna sahipler.   Çoğu eserleri minicik, çünkü hala stüdyo   evde yaşıyorlar New York'ta ve evlerine   sığabilen eserler almışlar hep. Evlerinde   yatakların, masaların altı, her yer eser.   Diyorum ki, işte koleksiyonerlik bu. Belli bir   gelir seviyesi ile 40 senede Amerika'nın,   en önemli koleksiyonuna sahip hale   gelinebiliyorsa, demek ki bunun para ile   alakası yok. Bu; emek, gezme, inanma,   görme, biriktirme. Belki o bir kahveyi   az içiyor ama ona o bütçeyi veriyor.   Okuyacaksınız, gezeceksiniz, göreceksiniz   ve zaman ayıracaksınız biraz. İzin   vereceksiniz ki gördüğünüz önce kalbinize   sonra beyninize gitsin. O üçgeni oluştursun.   O üçgen sonra gitgide büyüyor. </p><p><b>Fotoğraf:</b> Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/sanatla-buyuyen-bir-koleksiyoner-ayda-elgiz-gureli-1084269</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/10/sanatla-buyuyen-bir-kolek-707_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084261</guid><pubDate>Wed, 08 Jan 2025 10:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[8 OCAK 2025]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/ebeveynlige-heyecan-dolu-bir-baslangic-zeynep-tugce-bayat-ve-cansel-elcin-1084251</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/08/8-ocak-2025-673_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084251</guid><pubDate>Fri, 03 Jan 2025 17:06:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ebeveynliğe Heyecan Dolu Bir Başlangıç: Zeynep Tuğçe Bayat ve Cansel Elçin]]></title><description><![CDATA[Hayatlarının en heyecanlı dönemlerinden birini yaşayan Zeynep Tuğçe Bayat ve Cansel Elçin, bir yandan “Bizim için yepyeni bir rol” dedikleri anne-babalığın ve bu yeni hayatın hazırlıklarını yaparken bir yandan da içsel bir dönüşüm yaşadıkları bir yolculuktalar… ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Aralarındaki iletişimin oldukça farklı bir sinerjisi var.  Kendileri de "Çok uzun zaman birbirimizi aramış ve sonunda bulmuşuz gibi" diye  tarif ediyorlar zaten bu elektriği... Zeynep Tuğçe için bu ilişkinin anlamı,  gelişerek değişmek ve hatta dönüşmek; Cansel içinse birbirlerinin  farklılıklarını kabul etmek bazen "haklı" olmaktan çok "birlikte" olmayı  seçmek... Şimdilerde ise ilişkileri yeni bir seviyeye atlıyor. Oğullarını  kucaklarına almak için gün sayan çift, hayattaki yeni rollerine hazırlanırken biz  de çekimimiz ile bu dönemin özel bir parçası olmak istedik. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/08/zeynepcansel2-08012025e3b9ff43.jpg"/><p><b>Yeni bir hayatın başlangıcına adım adım ilerliyorsunuz.  Hayatın en güzel dönüm noktalarından biri çocuk... Siz şu sıralar nasıl bir  dönemden geçiyorsunuz?</b></p><p><b>Zeynep:</b> Anne  olacağımı öğrendiğim günden itibaren zaman o kadar hızlı aktı ki... Şimdi zaman  zaman zorlukları olsa da, mucizevi yolculuğun sonlarına yaklaştığımıza  inanamıyorum. Şu sıralar ister istemez bebeğimizi kucağımıza alacağımız anı  hayal etmekten kendimi alamıyorum.</p><p><b>Cansel: </b>Hayatımızın  en heyecanlı dönemlerinden birindeyiz. Bir yandan bu yeni hayatın  hazırlıklarını yapıyoruz, taşındık, evimizi daha sıcak ve ailemize uygun bir  hale getirdik bir yandan da içsel bir dönüşüm yaşıyoruz. Baba olmak benim için  yepyeni bir rol ve bu rolün ne getireceğini merakla bekliyorum.</p><p><b>Algıda seçicilik; gözleriniz küçük çocuklu ailelere  takılıyordur. "Çocuk, anne, baba karesi" sizde nasıl bir yansıma yapıyor?</b></p><p><b>Zeynep:</b> Şu an en  çok isimlere dikkat ediyorum, onu fark ettim. Ne kadar zormuş isme karar  vermek. Etrafımdaki mutlu çocukların isimlerinden kopya çekmeye çalışıyorum  sanırım.</p><p><b>Cansel:</b> Eskiden  sadece dikkatimi çeken bir sahneydi; şimdi ise anlamı tamamen değişti.  Parklarda çocuklarıyla oynayan ebeveynlere bakarken kendimi onların yerine  koyuyorum. O anların güzelliğini ve sorumluluğunu daha derinden hissediyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/08/zeynepcansel4-0801202572d9f144.jpg"/><p><b>Mutluluğun resmini huzurlu, mutlu bir aile tablosu  yaratabilmek olarak gören bir toplumuz. Pek çoğumuzun hayali de günün sonunda  bu. Aile olmak sizin için ne anlam ifade ediyor? </b></p><p><b>Zeynep:</b> Güven ve mutluluk.  Kendini güvende hissetmenin, huzurlu olmanın ve mutluluğun başarı ya da  zenginlikten çok daha başka bir şey olduğunu anladığımız yaşlardayız. İçinde ne  olursa olsun kutsal sayılan bir aile anlayışı yerine, güvene ve sevgiye dayanan  bir aile anlayışımız var. </p><p><b>Cansel:</b> Aile  benim için güven, sevgi ve huzurun buluştuğu yer. Sadece bir çatı altında olmak  değil, birlikte her şeyin üstesinden gelebileceğini bilmek... O sıcaklık ve  bağlılık duygusu, hayatta insana güç veriyor.</p><p><b>Anne-baba olmakla ilgili kitaplar okuyor, seminerlere  katılıyor, planlar yapıyor musunuz yoksa bu süreci tamamen içsel bir yolculuk  olarak görüyor, akışına bırakmayı mı tercih ediyorsunuz?</b></p><p><b>Zeynep:</b> Elbette  faydalandığımız kaynaklar var. Özellikle etrafımda çok sayıda sevdiğim ve  güvendiğim yeni anneler var. Tecrübe ve bilgi paylaşımı çok işe yarıyor. Onun  dışında da biraz akışına bırakıyorum. Kesinlikle içgüdüsel olarak yolunu  bulacak çok şey olduğuna inanıyorum.</p><p><b>Cansel:</b> Biraz  dengeli ilerlemeye çalışıyoruz. Bazı kitaplar ve kaynaklar elbette rehberlik  ediyor, ama her şeyin kılavuzlarla çözülemeyeceğini düşünüyorum. İçgüdülerimiz  ve birbirimizle olan iletişimimiz bu süreçte en büyük rehberimiz.</p><p><b>Bir evliliğin sürdürülebilirliğinde sevgi ve saygının ötesinde  hangi değerlerin varlığına inanıyorsunuz?</b></p><p><b>Zeynep:</b> Gelişerek  değişmek ve hatta dönüşmek. Yeniliğe açık olmak. Meraklı olmak.</p><p><b>Cansel:</b> Empati,  anlayış ve hoşgörü... Birbirimizin farklılıklarını kabul etmek, olduğu gibi  sevebilmek ve bazen "haklı" olmaktan çok "birlikte" olmayı seçmek, bence bir  evliliğin temel taşları.</p><p><b>"Aşk hep önceliğimiz" diyen bir çiftsiniz. Aşkın tanımı yıllar  içinde sizin için nasıl evrildi?</b></p><p><b>Zeynep:</b> Çok  değişmedi aslında. İşin garip tarafı aşk ile ilgili bakış açımızın ortak  olduğunu ilk zamanlarımızda keşfetmiştik zaten. Biz aşkın gittikçe  derinleştiğine ve derinleştikçe de büyüdüğüne inanıyoruz.</p><p><b>Cansel:</b> Eskiden aşk  daha çok tutku ve heyecanla tanımlanırdı. Şimdi ise derin bir bağ, karşılıklı  güven ve hayatı birlikte inşa etme duygusuyla tanımlıyorum. Aşk, zamanla bir  kök salma haline geliyor; daha sağlam, daha derin ama hala canlı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/08/zeynepcansel9-0801202502fa7990.jpg"/><p><b>Daha önce sizinle yaptığım bir röportajda "Birçok konuda  farklı düşünüyoruz, bazen nasıl anlaşıyoruz şaşırıyorum" demiştiniz. Aranızda  köprü kuran neler oluyor? </b></p><p>Sanırım hayattaki majör zevklerimiz ve yaşam tarzımız çok  benziyor. Farklı düşündüğümüz yerler de değiştirici ve dönüştürücü oluyor  böylece. </p><p><b>Her ilişkinin dinamiği farklı. Her insanın her ilişkide  rolünün aynı olması mümkün değil çünkü karşımızdaki insana, yaşa, tecrübelere,  yaşanan ortam ve şartlara göre farklılaşabiliyoruz. Peki sizin ilişkinizi özel  kılanın ne olduğunu düşünüyorsunuz? </b></p><p><b>Zeynep:</b> Birbirimizi  dengelediğimizi düşünüyorum. İki sanatçı olarak bazen bazı şeyleri çok daha  büyük hissedip daha büyük yaşayabiliyoruz. O zaman yaşadığımız şeye dışarıdan  bakabilen kişi diğerini sakinleştirip dengeliyor sanırım. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/03/zeynepcansel10-030120259ef0d88b.jpg"/><p><b>Gerçekten birlikte en çok neler yapmaktan  hoşlanıyorsunuz? </b></p><p><b>Zeynep:</b> Seyahat  etmek, üretmek ve yeni şeyler öğrenmek. </p><p><b>Cansel:</b> Doğada  yürüyüş yapmak, tiyatroya ya da sergilere gitmek ve evde keyifli bir yemek  eşliğinde uzun sohbetler etmek... Bunlar hem bizi rahatlatıyor hem de birbirimize  daha da yakınlaştırıyor.</p><p><b>Aranızdaki iletişimi, elektriğinizi ve uyumunuzu nasıl ifade  edebilirsiniz?</b></p><p>Çok uzun zaman birbirimizi aramış ve sonunda bulmuşuz gibi...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/08/zeynepcansel7-08012025958d70d8.jpg"/><p><b>En sevdiğiniz, etkisinde kaldığınız aşk filmi, hikayesi  hangisi?</b></p><p>Lars Von Trier'in "Dalgaları Aşmak" filmi... Hala  bazen aramızda konuşuruz o filmi. Aşk üzerine yapılmış en sorgulayıcı, en  etkileyici film -bizce tabii!</p><p><b>Kültür, sanata bu denli önem veren bir çift olarak bu alan da  sizin dünyanızda ortak kesişim noktaları yaratıyor, değil mi? Birbirinizden bu  anlamda nasıl besleniyorsunuz? </b></p><p>Sanatın her dalına, sporun birçok dalına ilgimiz var. Bu bizim  merak duygumuzu canlı tutuyor ve bizi üretmeye teşvik ediyor. Birlikte senaryo  yazmak inanılmaz keyifli.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/03/zeynepcansel-0301202553a16bcd.jpg"/><p><b>Bir bebek büyütmeden önce bir ilişki büyütüyoruz. Siz birlikte  büyümek ve gelişmek konusunda nasıl bir yol aldığınızı düşünüyorsunuz?</b></p><p>İlişkiye başladığımızdaki insanlar değiliz artık. Hepimizin defoları var ve hiçbir zaman mükemmel olamayacağız ama eskisinden daha iyi ve daha mutlu insanlarız artık.</p><p><b>Birbirinizi bir cümleyle nasıl anlatırdınız?</b></p><p><b>Zeynep:</b> Cansel'in  kişiliğinin temelini oluşturan şey yaşama heyecanı ve ilginç yaşam deneyimi  bana kalırsa. Umarım bu hiç değişmez.</p><p><b>Cansel:</b> Zeynep'in  yaşam tutkusu da bana ilham veriyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/08/zeynepcansel12-0801202544eeaaae.jpg"/><p><b>Oyunculuk, hamilelik döneminde de hız kesmeden devam ediyor.  Üstelik "Kimler Geldi Kimler Geçti" dizisi ikinci sezonunda, aynı projede yer  alıyorsunuz. Ailece sette olmak  nasıl  bir tecrübeydi? </b></p><p><b>Zeynep:</b> Cansel ile  daha önce birlikte oynamış ve o şekilde tanışmıştık. Tabii o zaman aramızda bir  şey yoktu. İlişkimizin başlarında "Closer" oyununda birlikte çalışmak hem çok  zordu hem de bir o kadar güzeldi. Hatta belki de bir "challenge"tı bizim için.  Altından güzelce kalktığımız için de tekrar birlikte çalışmayı istiyorduk  açıkçası. KGKG dizisi ile de buna tatlı bir başlangıç yapmış olduk yeniden.  Bonus olarak benim karnımda da olsa bebeğimiz de bize eşlik etti. Bu hem bizim  için hem de birlikte çalıştığımız şahane ekip için çok tatlı bir deneyimdi. Çok  güzel, çok pozitif geçti.</p><p><b>Cansel:</b> Birlikte  çalışmak eğlenceli ve özel bir deneyim oldu. Birbirimizi sahnede gözlemlemek ve  profesyonel olarak desteklemek ilişkimize farklı bir derinlik kattı. Set  ortamında da çok eğleniyoruz!</p><p><b>Prens'in alternatif tarzı ve başarısı sizde nasıl yankı  buluyor? Hamileliğinizin son zamanlarında da setlerde olacaksınız, bu kadar  yoğun çalışmak nasıl hissettiriyor?</b></p><p><b>Zeynep:</b> Prens, kısa  sürede herkesin gönlünde taht kurdu gerçekten. Zaten beğenilen bir işti, hayal  edebileceğimizden fazla beğenilmesi ve sahiplenilmesi ayrıca mutlu ediyor. Ama  tüm bunları bir kenara bırakırsak, hem oynadığın dizinin senaryosunu hem  karakterini hem oyuncu arkadaşlarını hem yapım ve yaratıcı ekibini aynı anda  çok sevmek, her oyuncuya kısmet olan bir şey değil. Hamileliğimin sonlarına  yaklaşmış olsam bile Prens'in üçüncü sezon çekimlerini iple çekiyorum. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/03/zeynepcansel13-03012025ffa3479f.jpg"/><p><b>Etkileyici bir romanın hikayesinde, Masumiyet Müzesi'nde rol  alıyor olmak sizi en çok hangi noktadan yakalıyor? </b></p><p><b>Cansel:</b> Masumiyet  Müzesi, insan ruhunun derinliklerine dokunan, kayıp, tutku ve saplantıyı  mükemmel bir şekilde işleyen bir hikaye. Rol alırken beni en çok etkileyen şey,  karakterlerin içsel çatışmaları ve bu çatışmaların hayatlarına yansıma şekli.  Her sahnede duygusal bir derinlik var ve seyirciye bu yoğunluğu aktarabilmek  benim için inanılmaz bir deneyim oldu.</p><p><b>Misery tiyatro oyununuz da devam ediyor. Tiyatroyu sizin için ekrandan farklı kılan nedir?</b></p><p><b>Cansel:</b> Tiyatro  benim için bir yaşam alanı. Canlı performansın getirdiği o anlık enerji ve  seyirciyle kurulan doğrudan bağ, tiyatroyu benzersiz kılıyor. Her oyun bir nevi  prova edilmemiş bir gerçeklik gibi. Ekranda ise daha çok zaman ve teknolojiyle  oynama şansınız var; tiyatroda ise o anın içinde yaşıyorsunuz ve o hissi anında  paylaşmanız gerekiyor.</p><p><b>Stoacı felsefeye ilginiz olduğunu biliyoruz. Hayata yaklaşımınız, hayat mottonuz nasıl bir çerçeveye oturmuş durumda?</b></p><p><b>Cansel:</b> Stoacı  felsefe, benim için olaylar karşısında serinkanlı kalmayı ve kontrol  edebildiklerime odaklanmayı öğretiyor. Hayatta her şeyi yönetemeyeceğimizi  kabul etmek, özgürleştirici bir duygu. Şu anki hayat mottom, "Kontrol  edebildiklerine odaklan, geri kalanla barış içinde ol." Bu bakış açısı hem  kişisel hem profesyonel hayatımı daha dengeli bir şekilde yaşamama yardımcı  oluyor.</p><p><b>Gelecek hayalleriniz arasında şu sıralar başrolde neler var?</b></p><p><b>Zeynep:</b> Bebeğimizi  sağlıkla kucağımıza aldıktan sonra her şeyin hayalimin de ötesinde olacağını  hissediyor ve akışa güveniyorum.</p><p><b>Cansel:</b> Önceliğim  ailem ve yaklaşan baba olma serüvenim. Bunun dışında tiyatroda daha fazla  üretmek, sahnede yeni hikayeler anlatmak da hayallerim arasında. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/08/zeynepcansel8-08012025bb0cbb21.jpg"/><p><b>Çekimimizle bu özel döneminize bir anı bırakmak istedik. ALEM  kapak çekiminde nasıl bir gün geçirdiniz?</b></p><p><b>Zeynep:</b> ALEM'in  daha önce de birlikte çalıştığımız, bir süredir de özlediğimiz harika bir ekibi  var. Yeniden bir araya geldiğimiz için çok mutluyum. Yaratıcı ekibin ortaya  koyduğu iş muazzamdı. Güvenmek ve karşılığını almak harika bir duygu. Bize  hayatımızın bu önemli döneminde bu hediyeyi verdiğiniz için de teşekkür ederiz.</p><p><b>Cansel:</b> Çok  keyifli ve enerjik bir gündü! Profesyonel bir ekip ve yaratıcı bir ortamla  çalışmak her zaman motive edici oluyor. Gün sonunda hem yorulmuş hem de güzel  bir iş çıkarmış olmanın mutluluğunu hissettim.</p><p><b>Röportaj:</b> Filiz Şeref Kulu</p><p><b>Fotoğraflar:</b> Fırat Koçak</p><p><b>Styling</b>: Tuğçe Kılınçlı</p><p><b>Saç: </b>Ferit Belli</p><p><b>Makyaj: </b>Erkan Uluç</p><p><b>Video: </b>Kaan Karaaslan</p><p><b>Fotoğraf asistanı:</b> Hakan  Diner</p><p><b>Styling asistanı:</b> Zilan Bülbül</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/ebeveynlige-heyecan-dolu-bir-baslangic-zeynep-tugce-bayat-ve-cansel-elcin-1084251</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/08/ebeveynlige-heyecan-dolu--712_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084240</guid><pubDate>Wed, 01 Jan 2025 14:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Cemiyet Hayatının Yılbaşı Adresi Uludağ]]></title><description><![CDATA[Bu yıl Uludağ'da kış cömert davrandı ve bol kar yağışıyla kayak pistleri dolup taştı. Hal böyle olunca da ünlü simaların bu tatildeki adresi Uludağ oldu. Gün boyu pistlerin tadını çıkartan tanınmış simaların yılbaşını karşıladıkları adres ise Mahsun Kırmızıgül ile Gülben Ergen'in sahne aldığı ve 40. yılını da kutlayan Grand Yazıcı Uludağ oldu. İşte dağdan objektiflerimize yansıyan birbirinden güzel fotoğraflar…]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/cemiyet-hayatinin-yilbasi-adresi-uludag-1084240</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2025/01/01/yilbasina-uludagda-girdil-879_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084226</guid><pubDate>Tue, 31 Dec 2024 11:46:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[2024 Yılının En Özel Röportajları]]></title><description><![CDATA[İlham veren hikayeler, unutulmaz anlar... 2024'te iş, sanat ve moda dünyasının en özel isimlerini kapaklarımıza taşıdık. Yılın son gününde bu yılın ses getiren röportajlarını yeniden keşfetmeye hazır mısınız?]]></description><content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Her zaman ilklerin dergisi olmayı başaran ALEM, 2024 yılı  boyunca da iş dünyası, moda, kültür, sanat ve gastronomi alanının en güçlü  isimlerini ve ilham veren başarı hikayelerini kapaklarına taşıdı. Alanında en  başarılı isimlerin çok özel röportajlarını okurlarıyla buluşturan ALEM'in, 2024  yılının ses getiren kapak röportajlarını hatırlıyoruz...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/31/1belcimbilgin-31122024e2efa354.jpg"/><p><font size="2"><i><b>Fotoğraf: </b>Jiyan Kızılboğa</i></font></p><h2>Belçim Bilgin</h2><p>Şubat ayında "Hatıran Yeter" film projesi için bir araya  geldiğimiz Belçim Bilgin, anne olmakla ilgili hislerini "Benim için bambaşka  bir evreydi. Annelik bütün önceliklerinin değiştiği, her şeye farklı açılar  geliştirdiğin bir süreç. Öte yandan ben hep yarışı kendiyle olan biriyim. Bu  yolculukta kendimi keşfetmem hiç bitmiyor" sözleriyle anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/31/1mayaportakalbitargi-3112202490b49d5c.jpg"/><p><font size="2"><i><b>Fotoğraf:</b> Selçuk Danyıldız</i></font></p><h2>Maya Portakal Bitargil</h2><p>Mayıs sayımızın kapak konuğu, Portakal Sanat ve Müzayede  Evi'nin son kuşak temsilcisi Maya Portakal Bitargil oldu. Babasıyla olan  ilişkisini ise ALEM'e şu sözlerle anlattı: "Babam, hocam, ustam, kavgam,  başarım... Bilgi, merak, detaycılık, cesaret, 'attitude' hayat duruşu. Çok çok  şey gördüm, görüyorum sevgili babamdan."</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/31/1ozgegurel-311220247149db17.jpg"/><p><font size="2"><i><b>Fotoğraf: </b>Selçuk Danyıldız</i></font></p><h2>Özge Gürel</h2><p>Nisan sayımızda, Özge Gürel ile Dubai sokaklarında başlayıp  çölde sonlanan, film tadında bir kapak çekimi gerçekleştirdik. Üç gün üç gece  süren çekimde, Gürel'in mutlu dünyasının detaylarını konuştuk.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/31/1birceakalay-31122024497247ff.jpg"/><p><font size="2"><i><b>Fotoğraf:</b> Koray Parlak </i></font></p><h2>Birce Akalay</h2><p>Haziran sayımızı ise Birce Akalay'ın güzelliği taçlandırdı.  Doha'da buluştuğumuz Akalay röportajında, 35'ten 40'a giden yolculuğundaki beş  yıllık değişimini anlattı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/31/1asligumusel-311220245728c820.jpg"/><p><i><font size="2"><b>Fotoğraf: </b>Lara Sayılgan</font></i></p><h2>Aslı Gümüşel</h2><p>Yine çarpıcı bir yaz sayısı yine çok özel bir çekim...  Ağustos kapağımızın yıldızı Aslı Gümüşel'di. Hayat mottosunu sorduğumuz  Gümüşel, "Sana iyi gelmeyen kişi veya mekanlardan arkana bakmadan, kibarca,  beddua etmeden, yargılamadan, nezaketle ama Allah'a havale ederek uzaklaşmak,  mottom" demişti.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/31/1erolidiltabanca-31122024d4c4daf7.jpg"/><p><i><font size="2"><b>Fotoğraf: </b>Zeynel Abidin Ağgül</font></i></p><h2>Erol, İdil Tabanca</h2><p>Takvimler sonbahara dönerken, Eylül sayımızın kapağında  sevgili Erol Tabanca ve kızı İdil Tabanca'yı ağırladık. Bodrum'da buluştuğumuz  baba-kız ile vizyoner hayallerinin izini sürdük.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/31/1alaramiltom-311220244a864acc.jpg"/><p><font size="2"><i><b>Fotoğraf: </b>Selçuk Danyıldız</i></font></p><h2>Alara Mildon</h2><p>Kapak konuklarımızdan biri de Şubat ayında kızı Fatoş  Mila'yı kucağına alan, güzel anne Alara Mildon'du. "Hamile olduğumu öğrendiğim  an bütün hayatım durdu" diyen Mildon'dan -annelik serüvenini ve hislerini  dinledik.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/2024-yilinin-en-ozel-roportajlari-1084226</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/31/2024-yilinin-en-ozel-ropo-472_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084219</guid><pubDate>Sun, 29 Dec 2024 11:57:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Serpil Şenyüz Kut ile Sıcak ve Samimi Bir Yılbaşı Sofrası]]></title><description><![CDATA[Doğadan aldığı ilhamla yılbaşı dekorasyonunda sıcak ve samimi bir atmosfer yaratmayı sevdiğini söyleyen İç Mimar Serpil Şenyüz Kut'un yeni yıl sofrasına konuk olduk.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Tasarımın büyüsüne çocuk yaşta kapılan Serpil Şenyüz Kut'un yılbaşı  heyecanına ortak olduk. Serpil Şenyüz Interiors Kurucusu ve Baş İç Mimarı  Şenyüz, ALEM için doğal çam dalları ve el yapımı süsler ile hazırladığı  sofrasında hayallerini paylaştı.</p><p><b>Tasarımın büyüsüne ne zaman kapıldınız? Farklı dallar  arasından iç mimariye yönelirken ilham aldığınız isimler oldu mu?</b></p><p>Tasarımın büyüsüne çocukluk yıllarında kapıldım. Babam  inşaat mühendisi olduğu için yaratıcı süreçlere ve yapıların detaylarına olan  ilgim çok erken yaşta başladı. İç mimarlığa yönelirken ise Zaha Hadid, Kelly  Wearstler ve Philippe Starck gibi isimlerin vizyonlarından ilham aldım. Ayrıca  öğrencilik yıllarımda aldığım serbest projeler ve İtalya'daki deneyimlerim bu  tutkumu şekillendirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/29/1serpilsenyuzkutmima-291220244d31d909.jpg"/><p><b>Üniversite eğitiminizi tamamladıktan sonra yolunuz İtalyan  mimar Andrea Ponzi ile kesişmiş. Floransa'da edindiğiniz tecrübeler sizin  yolculuğunuza nasıl yansıdı?</b></p><p>Andrea Ponzi ile çalışmak, tasarım felsefemi ve stilimi  kökten etkiledi. Floransa'da geçirdiğim zaman boyunca modern zarafet ile  zamansız bir sofistike anlayışın nasıl harmanlandığını öğrendim. Ayrıca  detaylara olan titizliği ve mekanlarda doğal malzemelerle sıcak bir atmosfer  yaratma becerisi bana ilham kaynağı oldu. Bugün hala projelerimde o dönem  kazandığım anlayışları kullanıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/29/1serpilsenyuzkutdeta-29122024805c088c.jpg"/><p><b>Kendi mimarlık ofisinizi kurmadan önceki çalışmalarınız  arasında sizde en çok iz bırakanlar hangileri oldu?</b></p><p>DEMSA Group bünyesinde çalışırken The St. Regis Istanbul  projesi, kariyerimdeki en önemli dönüm noktalarından biriydi. Üç yıl boyunca  yaratıcı ve uygulayıcı süreçlerde yer almak bana büyük bir vizyon kazandırdı.  DEMSA bünyesinde birçok önemli markanın ve Galeries Lafayette mağazasının  projeleri de hem estetik hem işlevsellik anlamında beni derinden etkiledi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/29/1serpilsenyuzyilbasi-2912202431365202.jpg"/><p><b>Tasarım anlayışınızı sizden dinleyebilir miyiz?</b></p><p>Tasarım anlayışım modern ve Art Deco etkilerini harmanlayan,  estetik ve işlevselliği birleştiren bir yaklaşıma dayanıyor. Her projede  müşterilerimin ihtiyaçlarını ve yaşam tarzlarını anlamayı, mekanın ruhuyla  uyumlu çözümler üretmeyi hedefliyorum. Doğal malzemeleri ve sürdürülebilirliği  ön planda tutarak zamansız, sıcak ve davetkar alanlar yaratmaya odaklanıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/29/1serpilsenyuzkutev-2912202442e55f51.jpg"/><p><b>Her proje farklı bir deneyim. Yeni bir hikaye ortaya  çıkarırken nasıl bir süreçten geçiyorsunuz? Yaratıcılığınızı neler besliyor?</b></p><p>Yeni bir projeye başlarken öncelikle müşterimi tanımaya,  ihtiyaçlarını ve hayallerini anlamaya odaklanıyorum. Ardından mekanın fiziksel  ve duygusal bağlamını analiz ediyorum. Yaratıcılığımı doğa, sanat ve  seyahatlerimden besliyorum. Özellikle farklı kültürlerden ve tarihten ilham  alarak mekanların hikayesini zenginleştiriyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/29/1serpilkut-2912202489e0e573.jpg"/><p><b>Tasarım anlayışınız mekana göre nasıl farklılık gösteriyor?</b></p><p>Her mekanın kendine özgü bir ruhu ve fonksiyonu var. Konut  projelerinde sıcaklık ve kişiselliği ön planda tutarken, mağaza ve restoran  gibi ticari alanlarda markanın kimliğini vurgulayan estetik çözümler sunuyorum.  Yat projelerinde işlevselliği ve lüksü birleştirirken, otel projelerinde  konforu artıracak detaylara odaklanıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/29/1serpilsenyuz-291220249fc27a9e.jpg"/><p><b>Hayatın oldukça hızlı aktığı günümüzde estetik kadar  fonksiyonellik de önemli. Bu ikisi arasında denge kurmak zor mu? </b></p><p>Kesinlikle değil! Bir yaşam alanı tasarlarken hem estetiği  hem fonksiyonu üst düzeye çıkarmayı hedefliyorum. Yalın ama detaylarda zengin  tasarımlarla, keyifli ortamlar yaratmayı seviyorum. İhtiyaçlara çözüm  getirirken hayalleri de gerçeğe dönüştürmeye çalışıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/29/1serpilsenyuzkuticmi-29122024cb8e53a8.jpg"/><p><b>Sanat eserlerinin yaşam ve çalışma alanlarındaki varlığına  dair neler söylemek istersiniz?</b></p><p>Sanat eserleri bir mekana ruh katar. Hem estetik hem de  duygusal bir bağ kurar. Bir yaşam alanında sanat eserine yer vermek, o mekanın hikayesini zenginleştirir ve kullanıcıyla bir bağ oluşturur. Sanat, geçmişin izlerini taşırken geleceğe de ilham veren bir güç. Tasarımlarımızda sanat eserlerine yer vererek hem estetik değer yaratıyor hem de mekanları duygusal olarak zenginleştiriyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/29/1serpilsentyuzkutyil-2912202499a604f7.jpg"/><p><b>Şimdilerde sizi heyecanlandıran projelerinizi anlatır  mısınız?</b></p><p>Şu anda New York'ta iki özel konut projesi üzerinde  çalışıyoruz. İstanbul, Bodrum ve Trabzon'da devam eden projelerimiz de beni  oldukça heyecanlandırıyor.</p><p><b>Kendi yaşam alanınızı nasıl kurguladınız? Evinizde en çok  nerede vakit geçirmeyi seviyorsunuz?</b></p><p>Evim, sade ama detaylarda özenli bir tasarım anlayışıyla  şekillendi. Doğal malzemelerle sıcak bir atmosfer yaratmaya odaklandım. En çok  vakit geçirmeyi sevdiğim yer ise geniş bir kitaplıkla çevrili çalışma alanım.  Bu alan hem dinlenmemi hem de yaratıcılığımı artırmamı sağlıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/29/1serpilsenyuzkut-2912202442585e72.jpg"/><p><b>Yeni yılı karşılamaya hazırlanıyoruz. Yılbaşı dekorasyonuna  dair neler söylemek istersiniz?</b></p><p>Yılbaşı dekorasyonunda doğadan ilham alan bir yaklaşımla  sıcak ve samimi bir atmosfer yaratmayı seviyorum. ALEM için hazırladığımız  yılbaşı sofrasında doğal dokular ve zarif ayrıntılarla nostaljik bir hava  yakalamaya çalıştım. Doğal çam dalları, el yapımı süsler ve zarif masa  düzeniyle samimi ve aynı zamanda fütüristik bir yeni yıl sofrası oluşturdum.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/serpil-senyuz-kut-ile-sicak-ve-samimi-bir-yilbasi-sofrasi-1084219</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/29/serpil-senyuz-kut-ile-sic-540_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084211</guid><pubDate>Thu, 26 Dec 2024 14:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[2025'in Trend Gözlükleri Tanıtıldı]]></title><description><![CDATA[Buse Terim'in ev sahipliğinde gerçekleşen özel etkinlikte, ünlü isimler en yeni güneş gözlüğü trendlerini keşfetti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/2025in-trend-gozlukleri-tanitildi-1084211</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/26/2025in-trend-gozlukleri-t-174_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084204</guid><pubDate>Wed, 25 Dec 2024 10:23:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Orka Holding'ten 40. Yıl Kutlaması]]></title><description><![CDATA[Başarılarını yurt dışına da taşıyan lüks erkek modası markası, 40'ncı yıl dönümünü ve yılbaşını  konserler, sürpriz gösteriler ve DJ performansıyla renklenen bir davetle kutladı. Süleyman Orakçıoğlu, konuşmasında "Bu topraklardan marka çıkmaz diyenlere en güzel cevabı veriyoruz” dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/orka-holdingten-40-yil-kutlamasi-1084204</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/25/orka-holdingten-40-yil-ku-822_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084200</guid><pubDate>Mon, 23 Dec 2024 16:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sinem Ekşioğlu'ndan 2025'e İlham Veren Masa Set Up'ları]]></title><description><![CDATA[“Yılbaşı gününü nasıl geçirmek isterim?” hayaliyle yola çıkarak ALEM için çok özel sofralar hazırlayan Sinem Ekşioğlu, Yeni yılın her anına eşlik eden dokunuşlar ve kalpler var burada” dediği birbirinden şık masa set up'larıyla ilham veriyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Özel anlara özgün dokunuşlarıyla lezzet katan Five O'Clock'un S&#807;efi ve  Kurucusu Sinem Ekşioğlu, "Hazırladığımız sofralarda bu ana kadar birlikte büyüttüğümüz  anılarımız var. Aile büyüklerimizin ve sonrasında da çok kıymetli eşim ve  çocuklarımın yer alması özel kılıyor sofralarımızı" diyor ve ekliyor:  "Dolayısıyla da onlarla vakit geçireceğimiz bir yeni yıl akşamı, bir yeni  yıl öğle yemeği ve hep birlikte güne başlamadan önce bir kahvaltı  finalinde çok keyifli bir çay saati masa set up'ları hazırladım!" </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/23/1sinemaksioglu-2312202405bb1a99.jpg"/><p><b>ALEM  okuyucuları için inanılmaz güzel bir set up hazırladınız. Bu masaları ve tüm  detayları sizden dinlemek isteriz...</b></p><p>Öncelikle  herkese umut dolu, tüm hayallerin gerçek olacağı, savaşsız, sağlıklı ve  sevdiklerinin yanında olduğu muhteşem bir yeni yıl diliyorum. Tüm bu güzel  dileklerle beraber sizler için hazırladığımız sofralarda dikkat ettiğimiz ve  gönülden geçen en kıymetli paylaşım; ailemiz için, sevdiklerimiz için  hazırlanıyor olması. Yeni bir ürün olmadan, elimizdekileri değerlendirerek  hazırlıyor olmamız da ayrı bir detay. Bu yıl bana yeni olarak eşlik eden tek  şey Feyz Design Studio'dan gümüş kapaklardı. Bununla beraber hazırladığımız  sofralarda hep bu ana kadar birlikte büyüttüğümüz anılarımız var. Aile  büyüklerimizin ve sonrasında da çok kıymetli eşim ve çocuklarımın yer alması  özel kılıyor sofralarımızı. Dolayısıyla da onlarla vakit geçireceğimiz bir yeni  yıl akşamı, bir yeni yıl öğle yemeği ve hep birlikte güne başlamadan önce bir  kahvaltı finalinde çok keyifli bir çay saati masa set up'ları hazırladım. 2025  yılının bir gününü ailemle nasıl geçirmek isterim onu hayal ederek kurguladığım  sofralar oldu. Günün her anı için eşlik ettiğimiz dokunuşlar ve kalpler var  burada. Gecesi, öğleni, sabahı, çay saati ve yatmadan önce de tatlı bir sıcak  çikolatayla, keyifle sonlandırdığımız sofralara imza attık.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/23/1sinemeksiogluyilbas-2312202402be74db.jpg"/><p><b>Five  O'Clock deyince akıllarda hemen 'konsept' fikri oluşuyor. Sizin alametifarikanız,  lezzeti aynı güzellikteki estetikle birlikte sunmak. Bunu nasıl başarıyorsunuz?</b></p><p>Konsept,  son yılların en vazgeçilmez terimi oldu gerçekten, özellikle de event ve  organizasyon alanında. Bunu elimizden geldiğince popüler kültüre uyduruyoruz  ama elbette ki eskiden gelen izleri bozmadan, atmosfere yakışacağını  düşündüğümüz tonlar, renkler ve lezzetleri barındırarak... Sanki bir tuvale  resim çizer gibi sandviçlerin, keklerin, eşlik edecek pastanın, porsiyonların  hepsinin aynı pantonede, ton sür ton ilerlemesine ama bunu yaparken de  olabildiğince yenilebilir durmasına özen gösteriyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/23/1fiveclocksinemeksio-231220244c54ae89.jpg"/><p><b>Yeni yıl  sofraları için bu senenin trendi nedir, süslemeler için nasıl bir tavsiye  verirsiniz?</b></p><p>'Ginger  bread' hamurunun 'icing' ile birleşimi, geçen yılın sonlarına doğru trend  olmaya başlamıştı ancak bu sene tam bir patlama yaşadı. Hem yenilebilir hem de  çok samimi, büyükleri bile çocuksu bir hayale sürükleyen serüvenler yaratıyor.  Dolayısıyla yaşlıdan gence herkes evinde bu sene bir ginger bread'lerden oluşan  hoşluk yaratmak istiyor. İlla her şeyin yenilebilir olmasına da gerek yok. Her  şeyin ötesinde çıkış noktanız bir renk, bir ton, bir supla, bir peçete, bir  kurdele olabilir. Hepsinin aynı dili konuşan, bakıldığı zaman sofrada bir  hikaye oluşturan çizgide olması gerektiğine inanıyoruz. Çünkü paylaşacak o  kadar çok güzellik var ki, hepsini aynı sofraya yüklemek ya da hepsini aynı  anda kullanma isteği yaratmak, sofranın ana dilinden uzaklaştırabiliyor. İlla  sofra hazırlamanın da bir önemi yok, şık bir çay sunumu, bir kahve set up'ıyla  yine yeni yıl ruhunu katabilirsiniz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/23/1sinemeksioglukestan-23122024eaacbe95.jpg"/><p><b>Siz küçük  bir çocukken, yılbaşı sizin için ne anlam ifade ediyordu?</b></p><p>Gerçekten  çok şanslıyım ki benim çocukluğumda yılbaşı; aile büyüklerimin etrafımızda  olduğu, kalabalık aile sofralarının hazırlandığı, bütün kuzenlerin aynı çatı  altında buluştuğu, bol bol hediyeleşme yaşanan, gecenin ilerleyen saatlerine  kadar süregelen, meyvesinden, kestane ve bozasına gece boyu bir yeme, içme  şenliği olan zamanlardı. Finali ise annemin hazırladığı harika kristalize  güllerle süslenmiş kestaneli pastası ve babamın hepimize elleriyle tek tek  meyveler soyup yedirdiği, bizleri dizine alıp sürpriz hediyeler verdiği,  kocaman aile fotoğraflarımızın çekildiği, anılar biriktirdiğimiz ve mutlaka  tombala ve piyango çekilişi heyecanıyla taçlanırdı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/23/1sinemeksioglucaysun-2312202429afbfc6.jpg"/><p><b>Kişiye  özel çalışıyorsunuz, bir davet hazırlarken süreç nasıl işliyor?</b></p><p>Davet  süreçlerimiz mutlaka bir timeline'a göre hareket ediyor. Eğer bizimle birlikte  mekanda yer alacak başka. firma varsa, catering'de kullanacağımız sunumları,  masayı, örtüyü, peçeteyi bir gün öncesinden hazır ederek başlıyoruz, ki bir  eksiğimiz varsa tamamlama sürecimiz olsun ya da üzerine konacak çiçek için  çiçekçimiz ertesi gün rahat çalışabilsin. Çiçeklerin sunumundan yükseltilere  kadar her şey yerini bulsun ve ev sahibi rahat etsin istiyoruz. Dolayısıyla  taşıma süreci, yerleştirme, son dokunuşlar, gıdaların dizilimi ve finalde  mumların ışıklanması ile birlikte, gayet masalsı bir alan ortaya çıkıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/23/1sinemeksioglusetup-231220249f45299d.jpg"/><p><b>Peki sizin  ilham perileriniz nereden geliyor?</b></p><p>Eskiden  olsa, gözümü kapatıyor ve hayal ediyorum derdim. Bir başucu defterim vardı.  Özellikle uçakla seyahat ederken ya da gece yatmadan önce beynimin içini bir  sürü yeni fikirler kaplardı ve ben onu hemen o deftere not eder,  gerçekleştirmek için ilk fırsatta kolları sıvardım. Şu an gün içerisinde biz  bir şey hayal ediyor olsak da o kadar çok benzerleriyle karşılaşıyoruz ki,  artık bence ilham perileri pek çok yerde...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/29/1sinemeksioglumasa-29122024b83bb463.jpg"/><p><b>Masalarını  kendileri süsleyenler için 2025'e girerken önerileriniz ne olur?</b></p><p>Mutlaka  çocuklar için özel bir şey olması beni mutlu ediyor. Finalde kaçamak da olsa  çocukları mutlu edecek Noel babalı, hediye paketli ya da onlara sürpriz  tatların yer aldığı hoşlukları hazırlamak her zaman vazgeçilmezimiz oluyor.</p><p><b>Röportaj:</b> Gözde Yörükoğlu Ersu</p><p><b>Fotoğraf:</b> Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/sinem-eksioglundan-2025e-ilham-veren-masa-set-uplari-1084200</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/23/sinem-eksioglundan-2025e--905_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084196</guid><pubDate>Mon, 23 Dec 2024 14:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Hotiç Ailesinin Yeni Yıl Daveti]]></title><description><![CDATA[Dostluk temasıyla özel bir davet düzenleyen moda ve ayakkabı markası Hotiç, cemiyet hayatından pek çok isimle birlikte 2025'e eğlenceli bir karşılama yaptı. Ailenin önde gelen isimlerinin ev sahipliğindeki davette konuklar müzik eşliğinde keyifli saatler geçirdiler.     ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/hotic-ailesinin-yeni-yil-daveti-1084196</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/23/90-yillik-hikaye-hoticten-832_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084194</guid><pubDate>Mon, 23 Dec 2024 12:17:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İyi Yaşamın Öncüsü: TheLifeCo]]></title><description><![CDATA[Dünyaca tanınan Türkiye merkezli iyi yaşam markası TheLifeCo, düzenlediği davetle 20 yıllık başarı hikayesini konuklarıyla kutladı. Etkinlikte uzman konuşmacılar sağlıklı ve iyi yaşamın yollarını konuklarla paylaştılar. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/iyi-yasamin-oncusu-thelifeco-1084194</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/23/iyi-yasamin-oncusu-thelif-229_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084193</guid><pubDate>Mon, 23 Dec 2024 10:16:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Benan Terzioğlu'nun Yeni Yıl Dilekleri]]></title><description><![CDATA[“Seyahat etmek hayatta en keyif aldığım şeylerin başında geliyor” diyen Benan Terzioğlu yeni yılda bol bol yol yapmayı diliyor ve yılbaşı ruhuna pullar ve payetlerle giriyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Sence yeni yılı karşılamak için en güzel şehir?</b></p><p>Yeni yılı karşılamak için en güzel şehir Gstaad bana göre.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/23/gettyimages120659730-23122024240afde5.jpg"/><font size="2"><i>Gifu, Japonya</i></font><p></p><p><b>Şu anda 2025 wish list'inin ilk sırasında ne var?</b></p><p>Uzak Doğu tatili 2025 wish list'imin başında yer alıyor şu an. Japonya'yı şehir şehir keşfetmek istiyorum. Seyahat etmek benim hayatta en keyif aldığım şeylerin başında geliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/23/2mehmetsnankuran1-2312202480091804.jpg"/><font size="2"><i>Mehmet Sinan Kuran,   "Üstünde Ne var?"</i></font><p></p><p><b>Yeni yılda sahip olmayı hayal ettiğin sanat eseri?</b></p><p>Mehmet Sinan Kuran'dan gözüme kestirdiğim bu sene almayı planladığım eser var.</p><p><b>Unutulmaz yılbaşı akşamını kimlerle, nerede geçirmiştin? </b></p><p>Ailemle beraber Alaçatı'dayken tam saat 24.00'te kar yağmasını unutamıyorum .</p><p><b>Yılbaşı gecesiyle özdeşleştirdiğin menü?</b></p><p>Klasik olacak ama hindi, kestaneli pilav ve "Mont Blanc" tatlısı en sevdiğim yılbaşı menüsü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/23/6narspowermattelippi-23122024912bae0b.jpg"/><p><i><font size="2">Nars</font></i></p><p><b>Yılbaşı gecesi çantandan ayırmadığın makyaj malzemesi?</b></p><p>Yılbaşı gecesinde kırmızı ruj kullanmayı seviyorum. Nars Powermatte Lip Pigment, Don't Stop rengi genelde tercihim oluyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/23/5raisavanessa-23122024051e9e95.jpg"/><i><font size="2">Studio PM</font></i><p></p><p><b>Yeni yılda nasıl bir look düşünüyorsun?</b></p><p>Yeni yılda pullu veya tüylü bir look giymeyi planlıyorum. Şu an düşündüğüm Studio PM'den iki look var. Carlotta Mini Sequin Dress with Khaki Feather Trim veya Raisa Gown in Asymmetric Waterfall Skirt in Sequin.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/23/7yeprem1-231220246205bc64.jpg"/><font size="2"><i>Yeprem Jewellery</i></font><p></p><p><b>Yeni yılda sahip olmayı istediğin mücevher?</b></p><p>Yeni yılda gözüme kestirdiğim Yeprem Jewellery'den almak istediğim bir parça var.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/23/8beymenbeautycalende-23122024392cbf59.jpg"/><i><font size="2">Beymen</font></i><p></p><p><b>Yılbaşına özel koleksiyonunu yaptığın bir şey var mı?</b></p><p>Yılbaşı zamanı çıkan "Advent Calendar" var; küçüklüğümden beri aldığım ve heyecanla açtığım şeylerden. Annem küçüklüğümüzden beri mutlaka bir "advent calendar" alırdı bize ve ayrıca aralık ayı boyunca her gün Christmas çorabına günlük minik hediyeler koyardı. Bu geleneğimizi çok seviyorum.</p><p><b>Bu yılbaşı için planın nedir? </b></p><p>Bu yılbaşını ailemle beraber geçirmeyi planlıyorum. Ailem ve arkadaşlarımızla beraber keyifli bir ev daveti yapmayı planlıyoruz.</p><p><b>Yılbaşına renk katan küçük lükslerin neler?</b></p><p>Aralık ayı boyunca küçük davetler ve yemekler yapmayı çok seviyorum.</p><p><b>Yılbaşında sevdiklerine en çok ne satın alırsın?</b></p><p>Yeni yılın getirdiği bereket, bolluk ve şansa inandığım için, sevdiklerime genellikle bunlar ile alakalı hediyeler almayı seviyorum.</p><p><b>Bu yılbaşında sana ne alınsın isterdin?</b></p><p>Benim adıma sokak köpeklerine yardım edilsin isterdim.</p><p><b>Çocukluk yılbaşından unutamadığın bir an?</b></p><p>2000 yılına yani milenyuma girdiğimiz seneyi unutamıyorum.</p><p><b>Her yıl mutlaka izlediğin yılbaşı filmi? </b></p><p>"The Holiday" filmini her sene mutlaka izliyorum, içimi kıpır kıpır yapan bir film.</p><p><b>Fotoğraf:</b> Getty Images Türkiye</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/benan-terzioglunun-yeni-yil-dilekleri-1084193</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/23/benan-terzioglunun-yeni-y-500_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084187</guid><pubDate>Fri, 20 Dec 2024 17:07:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ege Özyeğin'in Yeni Yıl Dilekleri]]></title><description><![CDATA[“Evi yılbaşı süsleri ile dekore etmek ve sofrayı yeni yıl konseptine uygun; minik  ağaçlar, geyikler ile süsleyerek yeşil ve kırmızı renklerde hazırlamaktan her sene çok zevk alıyorum” diyen Ege Özyeğin'in hayal yılbaşı karesine ışınlanıyoruz. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Şu anda 2025 wish list'inin ilk sırasında ne var?</b></p><p>Şu sıralar beklediğim bir saat wish list'imin ilk sırasında.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/20/gettyimages583404946-201220242b7d1e61.jpg"/><i><font size="2">St. Barths</font></i><p></p><p><b>Sence yeni yılı karşılamak için en güzel şehir?</b></p><p>Yeni yılı karşılamak için en güzel rota bence St. Barths Adası. New York ve Londra da yılbaşı döneminde benim çok keyifli zaman geçirdiğim, yeni yıl alışverişi yaptığım, caddeler ve meydanlardaki ışıl ışıl dekorasyonları görmeyi her sene heyecanla beklediğim iki şehir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/20/4davidkracov-201220242c491532.jpg"/><i><font size="2">David Krakov, My Heart is All a Flutter, 3D Metal</font></i><p></p><p><b>Yeni yılda sahip olmayı hayal ettiğin sanat eseri?</b></p><p>David Krakov'un metal heykellerini çok beğeniyorum.</p><p><b>Unutulmaz yılbaşı akşamını kimlerle, nerede geçirmiştin? </b></p><p>2019'a girerken New York'ta annemle birlikte geçirdiğimiz yılbaşı gecesi benim için çok keyifliydi.</p><p><b>Yılbaşı gecesiyle özdeşleştirdiğin, yılbaşında yemeyi en sevdiğin yemek?</b></p><p>Yılbaşı yemeklerimizde her sene mutlaka servis ettiğimiz için hindi yeni yıl gecesi ile özdeşleştirdiğim bir yemek. Tatlı yemeyi çok sevdiğim için Panettone ve Stollen yılbaşında yemeyi çok sevdiğim tatlı kekler.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/20/8chanelrouge-201220247fa0b7a2.jpg"/><i><font size="2">Chanel</font></i><p></p><p><b>Yılbaşı gecesi çantandan ayırmadığın ya da mutlaka kullandığın makyaj malzemesi?</b></p><p>Yılbaşı gecesi de dahil aslında her zaman çantamda olan ürün, Chanel rujum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/20/rabanneelbise-2012202401a73d5e.jpg"/><i><font size="2">Rabanne</font></i><p></p><p><b>Yeni yılda nasıl bir look giymeyi düşünüyorsun?</b></p><p>Yeni yıl kutlamalarında genellikle ışıltılı, payetli ya da kırmızı kıyafetler tercih ediyorum, yeni yıl ruhuna çok yakıştırıyorum. Bu sene de altın renkli, payetli bir elbise giymeyi planlıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/20/2bulgariserpentikoly-20122024ae171932.jpg"/><i><font size="2">Bulgari</font></i><p></p><p><b>Yeni yıl gecesi takmayı düşündüğün mücevher?</b></p><p>Gold payetli elbisem ile Bulgari Serpenti kolyemi kombinlemeyi düşünüyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/20/10dolcegabbana-201220240a9d0880.jpg"/><i><font size="2">Dolce&amp;Gabbana</font></i><p></p><p><b>Yılbaşına özel koleksiyonunu yaptığın bir şey var mı?</b></p><p>Minik dekoratif yılbaşı ağaçlarını çok seviyorum. Her yıl yılbaşı ağacımızı büyük zevkle süslüyoruz tabii ki ama onun dışında da evde yılbaşı dekorasyonunda kullandığım çeşitli boy ve tarzlarda süslü minik yılbaşı ağaçlarından birkaç tane daha koleksiyonuma ekliyorum.</p><p><b>Bu yılbaşı için planın nedir? </b></p><p>Bu yılbaşını eşimle Londra'da kutlamayı planlıyoruz.</p><p><b>Yılbaşına renk katan küçük lükslerin neler?</b></p><p>Yılbaşı gecesi ya da yeni yıl döneminde sevdiklerime, aile ve yakın arkadaşlarımıza evde verdiğimiz yeni yıl yemekleri için sofra hazırlamak bana çok keyif veriyor. Evi yılbaşı süsleri ile dekore etmek ve sofrayı yeni yıl konseptine uygun; minik ağaçlar, geyikler ile süsleyerek yeşil ve kırmızı renklerde hazırlamaktan çok zevk alıyorum. Bir de yeni yıl için ışıl ışıl süslenen New York ve Londra'da aralık ayında yılbaşı alışverişi yapmak diyebilirim; en güzel dekorasyonları, süsleri hep bu iki şehirde buluyorum.</p><p><b>Yılbaşında sevdiklerine en çok ne satın alırsın? </b></p><p>Genelde yılbaşı konseptine uygun olan ama uzun yıllar boyunca kullanabilecekleri, güzel anılar oluşturabilecek hediyeler tercih etmeye çalışıyorum.</p><p><b>Bu yılbaşında sana ne alınsın isterdin?</b></p><p>Güzel bir anı oluşturacak her şey beni çok mutlu eder.</p><p><b>Çocukluk yılbaşından unutamadığın bir an?</b></p><p>Küçükken ailemle Disneyland'da kutladığımız bir yılbaşını hiç unutmuyorum. Ayrıca çocukken uzun zaman Noel Baba'nın gerçekten var olduğuna inandım. Annem her sene yılbaşı gecesi bir yolunu bulup, babam beni oyalarken o sene benim en çok istediğim ve önceden hazırladığı hediyeleri, oyuncakları ağacın altına yerleştirirdi ve ben de büyük bir heyecanla Noel Baba'nın getirdiğine inandığım hediyeleri beklerdim. Bir de tabii yılbaşı döneminde ailece yaptığımız kar tatillerini çok sevdiğim için hiç unutmam. O nedenle yılbaşı günlerine ait çok fazla mutlu çocukluk anım var diyebilirim aslında.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/20/6serendipty1-20122024bf75b051.jpg"/><p><b>En sevdiğin yılbaşı filmi? </b></p><p>Serendipity.</p><b>Fotoğraflar: </b>Getty Images Türkiye]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/ege-ozyeginin-yeni-yil-dilekleri-1084187</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/20/ege-ozyeginin-yeni-yil-di-513_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084185</guid><pubDate>Sat, 21 Dec 2024 09:00:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Begüm Kıroğlu'nun Yeni Yıl Dilekleri]]></title><description><![CDATA[“Sevdiklerime yeni yılda güzellikler getirmesi için sembolizmi kuvvetli hediyeler vermeyi seviyorum” diyen Begüm Kıroğlu, yılbaşı için favori rotasının Tayland olduğunu söylüyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Yeni yılda sahip olmayı hayal ettiğin sanat eseri?</b></p><p>Basquiat'nın bir eserine sahip olmak en büyük hayalim. Biraz ütopik bir hayal ama hayal kurmak ve rüyalara dalmak bazen gerçeğe yaklaşmanın bir yolu bence.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/20/gettyimages147584618-20122024003c3b04.jpg"/><font size="2"><i>Railay Beach, Tayland</i></font><p></p><p><b>Yılbaşını kutlamayı en sevdiğin rota?</b></p><p>Abim, eşi ve yeğenlerimle Tayland'da yaşıyor. Her yıl ailece gittiğimiz Tayland ziyareti ve yılbaşından sonra her yıl Asya'da gittiğimiz sürpriz bir destinasyon benim için yılbaşını ailemle geçirmek için en güzel yer. Her sene çok güzel anılar biriktiriyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/20/7shutterstock2450771-201220245e789c0e.jpg"/><i><font size="2">Cartier</font></i><p></p><p><b>Şu anda 2025 wish list'inin ilk sırasında ne var?</b></p><p>Sanırım listemin başında Vintage Cartier Crash saat var. Ama SG X Faber Castel Ottoman Kalem ve 1973 Porsche Carrera'yı da aklımdan çıkaramıyorum.</p><p><b>Unutulmaz yılbaşı akşamını kimlerle, nerede geçirmiştin? </b></p><p>Geçen sene yılbaşını Bangkok'ta abimin evinde ailece geçirdik. Aslında çok klasik ve vintage bir yılbaşı oldu bizim için. Tombala oynayıp, Secret Santa yaptık. Hepimiz birer yılbaşı gösterisi de hazırlamıştık. Yeni yıla girerken dileklerimizi paylaştığımız, çok güzel bir yılbaşıydı.</p><p><b>Yılbaşında yemeyi en sevdiğin yemek?</b></p><p>Son birkaç yıldır Tayland mutfağından birkaç favorim oldu. Tom Yum Soup, Pad Thai ve Pineapple and Mango Sticky Rice Pudding favorilerim arasında. İçecek olarak da kesinlikle taze Hindistan cevizi ve tekila karışımı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/20/2guerlainrouge-20122024cacef634.jpg"/><i><font size="2">Guerlain X Begüm Khan</font></i><p></p><p><b>Yılbaşı gecesi çantandan ayırmadığın makyaj malzemesi?</b></p><p>Guerlain için tasarladığımız Rouge G Fantasy Bee kırmızı rujum ve Imagine Millesime parfümüm.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/21/susadressblack-21122024f651c501.jpg"/><i><font size="2">Silvia Tcherassi</font></i><p></p><p><b>Yeni yılda nasıl bir look düşünüyorsun?</b></p><p>Küçük kız yeğenlerimle temalı giyinmeyi çok seviyoruz. Beraber hazırlanmak da bizim için bu eğlenceli ritüelin vazgeçilmezi. Bu sene temamız "turuncu", Silvia Tcherassi uzun bir elbisem var, onu giymeyi düşünüyorum. Siyah bir elbise de klasik olarak kenarda... </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/20/3begumkhanmirochoker-2012202401c60188.jpg"/><i><font size="2">Begum Khan</font></i><p></p><p><b>Yeni yıl gecesi takmayı düşündüğün mücevher?</b></p><p>Sürreal akımlar ve vintage düğünlerden esinlenerek tasarladığımız, adını ressam Joan Miró'dan alan Non Bridal-Bridal Drop 2 koleksiyonumuzdan, Miró choker, earcuff ve yeni Art Deco çantayı takacağım.</p><p><b>Yılbaşına özel koleksiyonunu yaptığın bir şey var mı?</b></p><p>Koleksiyonunu yaptığım değil belki ama özel bir koleksiyon hazırlığım var. Şubat 2025'te Çin Yılan yılına giriyoruz. Bilge, sezgisel ve narin bir simge olan yılan, zekası ve stratejik karakteriyle 2025 yılına yenilenmeyi ve yeniden doğuşu getiriyor. Bu yeniden doğuş, yılanın gizemli ve şık ruhuyla bütünleşiyor. Yeni koleksiyonumuzda küpe, kolye, bileklik, yüzük gibi her bir parça bu sembol ile karşınıza çıkacak. Umarım bu koleksiyon takan herkese uğur getirir.</p><p><b>Bu yılbaşı için planın nedir? </b></p><p>Her sene mutlaka yılın ilk gününü doğada kendimle kalarak, sakince geçirmeye çalışıyorum. Yenilendiğimi ve taze bir başlangıç yaptığımı hissediyorum. Sağlıklı beslenip, spor yapıyorum. Ailemle vakit geçiyorum. Yeni yıla o mesajla girmeyi seviyorum.</p><p><b>Yılbaşına renk katan küçük lükslerin neler?</b></p><p>Yılbaşı ve doğum günlerimde veya kişisel başarılarımda kendime hediye almayı çok seviyorum. Henüz ne alacağıma karar veremedim ama aklımda birkaç fikir var.</p><p><b>Yılbaşında sevdiklerine en çok ne satın alırsın? </b></p><p>Yılbaşında sevdiklerime kendi koleksiyonumdan hediyeler veriyorum. Ailem ve arkadaşlarım benim için çok değerli. Sevdiklerime yeni koleksiyondan şans getiren ikonlarımızdan hediyeler seçiyorum veya isimleri yazan kişiselleştirilmiş hediyeler tasarlıyorum. Takı benim için bir aksesuardan çok bir duygu, o yüzden onlara yeni yılda güzellikler getirmesi için sembolizmi kuvvetli olan kaplumbağa, şansı fazla olan böcek, koruma kuvveti olan göz gibi hediyeler vermeyi seviyorum.</p><p><b>Bu yılbaşında sana ne alınsın isterdin?</b></p><p>Ben çok romantik bir insanım, o nedenle romantik jestleri seviyorum. Çok klişe olacak ama bir çiçek veya küçük bir şiir veya elle çizilmiş bir resim beni çok mutlu ediyor. Bazen karşınızdakinin sizin ne istediğinizi çok küçük detaydan bulması, belki 4-5 ay önce bir yerde gördüğünüz bir şeyi hatırlayıp onu hediye etmesi gibi ince düşünülmüş hediyeler almak daha değerli geliyor.</p><p><b>Her yıl mutlaka izlediğin yılbaşı filmi? </b></p><p>"Home Alone" serisi bana hala ilk izlediğim zamanki mutluluğu veriyor. Çok nostaljik ve keyifli. Comfort movie'im diyebiliriz.</p><p><b>Favori yılbaşı ağacın?</b></p><p>Takılarla yaptığımız ve dijital olarak tasarlanan yılbaşı ağaçlarımız favorim sanırım.</p><p><b>Fotoğraflar: </b>Getty Images Türkiye, Shutterstock</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/begum-kiroglunun-yeni-yil-dilekleri-1084185</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/20/begum-kiroglunun-yeni-yil-458_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084184</guid><pubDate>Fri, 20 Dec 2024 13:47:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[70 Yıllık Bir Çınar: Haldun Dormen]]></title><description><![CDATA[Haldun Dormen, 70 yıldır aynı tutkuyla sürdürdüğü sanat hayatını Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda yoğun bir katılımla kutladı. 70 yıllık yolcuğunda sahneyi paylaştığı ve yetiştirdiği birçok ünlü isim gecede yer aldı. Gecede alkışlar, kahkahalar ve gözyaşları birbirine karıştı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/70-yillik-bir-cinar-haldun-dormen-1084184</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/20/70-yillik-bir-cinar-haldu-164_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084179</guid><pubDate>Thu, 19 Dec 2024 15:19:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[18 ARALIK 2024]]></title><description><![CDATA[  ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p><p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/pozitif-enerjisiyle-parlayan-sinem-kobal-ile-2025e-ilham-dolu-bir-baslangic-1084164</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/19/18-aralik-2024-714_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084177</guid><pubDate>Thu, 19 Dec 2024 12:23:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Buse Terim'in Yeni Yıl Dilekleri]]></title><description><![CDATA[Masumiyetin, sevginin ve heyecanın bir arada olduğu çocukluğunun yılbaşı akşamlarını hala sevgiyle hatırlayan Buse Terim'in yeni yılı özgün detaylarla süslü.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Yılbaşını kutlamayı en sevdiğin rota?</b></p><p>Yılbaşını kutlamak için en sevdiğim rota, Avrupa'nın büyüleyici şehirleri. Özellikle, Roma'nın tarih kokan sokaklarında dans ederek ve şarkı söyleyerek yeni yıla girmek romantik bir deneyim olabilirdi. Ayrıca, Prag'ın büyüleyici atmosferi ve Paris'in Champs-Elysees Caddesi'ndeki görsel şölen de yılbaşı kutlamaları için istediğim destinasyonlar arasında. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/19/1-191220240d838861.jpg"/><p><i style="">Bottega Veneta</i></p><p><b>Şu anda 2025 wish list'inin ilk sırasında ne var?</b></p><p>Bottega Veneta'nın Andiamo modelinin büyük versiyonu, tercihen pastel pembe tonunda. Kışın giydiğim iyimser pastel tonlu kazaklar ve kabanlarla kusursuz bir uyum yakalayacağını düşünüyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/19/gettyimages464434213-1912202498223928.jpg"/><p><b>Yeni yılda sahip olmayı hayal ettiğin sanat eseri?</b></p><p>Yeni yılda sahip olmayı hayal ettiğim sanat eseri, Claude Monet'nin "Nilüferler" serisinden bir tablo. Monet'nin bu eserleri, doğanın huzurunu ve renklerin ahengini muhteşem bir şekilde yansıtıyor. Evimde böyle bir başyapıtın bulunması, her gün bana ilham ve dinginlik katardı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/19/gettyimages916914110-1912202460b83a8d.jpg"/><p><b>Unutulmaz yılbaşı akşamını kimlerle, nerede geçirmiştin? </b></p><p>Unutulmaz bir yılbaşı akşamını, en yakın arkadaşlarımla birlikte, Alpler'deki bir dağ evinde geçirmiştim. Karlar altında, şömine başında sıcak şarap eşliğinde uzun sohbetler ettik ve gece yarısı havai fişekler eşliğinde yeni yıla girdik. O samimi ve eğlenceli atmosfer, hala en güzel yılbaşı anılarım arasında yer alıyor.</p><p><b>Yılbaşı gecesiyle özdeşleştirdiğin, yılbaşında yemeyi en sevdiğin yemek?</b></p><p>Yılbaşı gecesiyle özdeşleştirdiğim ve en sevdiğim yemek, Fransız mutfağının klasiklerinden biri olan "Foie Gras"dır. Bu lezzet, genellikle taze ekmek dilimleriyle servis edilir ve yanında bir kadeh şampanya ile tamamlanır. Bu zarif ve sofistike tat, yılbaşı sofralarına ayrı bir şıklık katıyor bence. </p><p><b>Yılbaşı gecesi çantandan ayırmadığın ya da mutlaka kullandığın makyaj malzemesi?</b></p><p>Yılbaşı gecesi çantamdan ayırmadığım makyaj malzemesi, mutlaka bir kırmızı ruj olur. Hem geceyi daha çarpıcı bir hale getiriyor hem de minimal bir makyajla bile anında şık bir görünüm sağlıyor. Yanına bir de ışıltılı bir highlighter ekleyerek cilde canlı bir görünüm katmayı ihmal etmem. Gece boyu tazelemek için bu ikili vazgeçilmezim. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/19/8-191220240f2d90eb.jpg"/><p><i style="">JW Anderson</i></p><p><b>Yeni yılda nasıl bir look giymeyi düşünüyorsun?</b></p><p>Yeni yıl gecesi için mekana ve plana göre değişecek birkaç alternatifim var. Pul işlemeli, uzun ve asimetrik kesimli JW Anderson elbisem ile Ferragamo imzalı, topuğu halka formlu süet kırmızı ayakkabılarım bir seçenek. Daha rahat bir seçimim ise kontrast dikiş detaylı siyah straplez üst ve bol kesim takım pantolon. Bu takımın markası Nackiye. Bu kombini, sivri burunlu ve kısa topuklu Prada ayakkabılarımla eşleştiririm.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/19/7-1912202463f812a1.jpg"/><p><i style="">Harry Winston</i></p><p><b>Yeni yıl gecesi takmayı düşündüğün ya da yeni yılda sahip olmayı istediğin mücevher?</b></p><p>Yeni yıl gecesi için takmayı düşündüğüm mücevher, son zamanlardaki favorim olan Harry Winston'ın "Tahiti" kolyesi. Bu zarif kolye, Fransız Polinezyası'nın sularında yetişen 21 adet yuvarlak siyah Tahiti incisi, armut şeklinde turkuaz kabochon taşlar ve pırlantalardan yapılmış. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/19/4jomalone-191220249e10201f.jpg"/><p><i>Jo Malone</i></p><p><b>Yılbaşına özel koleksiyonunu yaptığın bir şey var mı?</b></p><p>Evet, yılbaşına özel koleksiyon yaptığım bir şey var: kokulu mumlar. Her yıl farklı markaların yılbaşı temalı mumlarını toplamayı seviyorum. Tarçın, zencefil, portakal gibi sıcak ve nostaljik kokular, yılbaşı ruhunu evime taşıyor. Hem dekoratif hem de atmosferi değiştiren bu mumlar, yeni yıla hazırlık sürecimin en keyifli parçalarından biri.</p><p><b>Bu yılbaşı için planın nedir? </b></p><p>Bu yılbaşı için planımız kızlarla birlikte kayak ve kar tatili yapmak. Dağ havası, şömine başında sıcacık sohbetler ve bolca kar keyfiyle yeni yıla harika bir başlangıç yapmak istiyoruz. Hem eğlenceli hem de huzurlu bir tatil için sabırsızlanıyorum.</p><a href='#0'><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/19/5chanelruj-19122024dcb2bb03.jpg"/></a><p><i>Chanel</i></p><p><b>Yılbaşına renk katan küçük lükslerin neler?</b></p><p>Yılbaşına renk katan küçük lükslerim arasında, her yıl özenle seçtiğim sınırlı üretim Diptyque mumlar ve masayı tamamlayan Louis Vuitton'un yılbaşı koleksiyonundan şık masa aksesuarları var. Bir de Chanel'in kırmızı rujuyla geceyi tamamlamak benim için vazgeçilmez bir ritüel. Sofrada mutlaka bir şişe Dom Pérignon eşlik eder, çünkü yeni yıla ışıltılı bir dokunuşla girmek her zaman favorim. Bu küçük lüksler, geceyi hem özel hem de unutulmaz kılıyor.</p><p><b>Bu yılbaşında sana ne alınsın isterdin?</b></p><p>Chanel 2024-25 Cruise Koleksiyonu'ndan, işlevsel cep detaylarıyla öne çıkan beyaz maxi hobo çantaya hayır diyemem.</p><p><b>Çocukluk yılbaşından unutamadığın bir an?</b></p><p>Çocukluk yılbaşından unutamadığım bir anı düşündüğümde, gözümün önüne ailece büyük sofranın etrafında toplandığımız o sıcak akşamlar geliyor. Annemin özenle hazırladığı sofralar, etraftaki kahkahalar ve babamın hep yaptığı klasik yılbaşı şakaları... Ama sanırım en unutulmazı, bir yılbaşı gecesi ağacın altındaki hediyelerden birinin kocaman bir Barbie evi çıkmasıydı. O anki heyecanımı ve mutluluğumu anlatmam mümkün değil. O ev, belki bir oyuncaktı ama çocukken hayal kurmamı sağlayan en güzel şeylerden biriydi. Eğer o an bir fotoğraf karesi olsaydı, kocaman bir ağacın altında ailemle beraber otururken, o evi büyük bir mutlulukla açtığım o sahne olurdu. Masumiyetin, sevginin ve heyecanın bir arada olduğu o akşamı hala sevgiyle hatırlıyorum.</p><p><b>Her yıl mutlaka izlediğin yılbaşı filmi? </b></p><p>Her yıl mutlaka izlediğim yılbaşı filmi <i>Love Actually</i>. Bu film, yılbaşı ruhunu hissettiren sıcak hikayeleri ve unutulmaz sahneleriyle benim için adeta bir klasik. Özellikle Hugh Grant'ın dans ettiği o sahne, her izlediğimde beni gülümsetiyor. Yılbaşı ışıkları, romantik atmosfer ve samimi hikayelerle dolu bir akşam için vazgeçilmezim.</p><p><b>Fotoğraflar:</b> Getty Images Türkiye, Shutterstock</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/buse-terimin-yeni-yil-dilekleri-1084177</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/19/buse-terimin-2025-dilekle-876_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084176</guid><pubDate>Thu, 19 Dec 2024 11:09:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Genç Oyuncuların Yeni Yıl Mesajları]]></title><description><![CDATA[2025'i beklediğimiz şu günlerde televizyon dünyasının genç yetenekleriyle stüdyoda buluştuk ve güzel dileklerde bulunduğumuz, eğlenceli bir çekim gerçekleştirdik. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/19/alem0180copy-19122024d607100f.jpg"/><h2>Gözde Duru</h2><h3>Yeni yıla kiminle, nerede gireceksin?</h3><p>Yeni yılda sevdiklerimle beraber evde   olmayı planlıyoruz.</p><h3>2025'i nasıl hayal ediyorsun?</h3><p>2025'i sağlıklı, mutlu ve herkesin rahat   nefes aldığı bir yıl olarak hayal ediyorum.</p><h3>Şansın olsa kiminle aynı masada   yeni yıla girmek isterdin?</h3><p>Şu an hayatımdaki insanlarla olmaktan   mutluyum, bu şekilde devam etmesini   temenni ediyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/19/alem0948copy-19122024ae603f31.jpg"/><h2>Ülkü Hilal Çiftçi</h2><h3>Yeni yıla kiminle, nerede gireceksin?</h3><p>Yeni yıla ailemle evimde gireceğim. </p><h3>2025'i nasıl hayal ediyorsun?</h3><p>Sağlıklı ve mutlu bir yıl hayal ediyorum. </p><h3>Şansın olsa kiminle aynı masada   yeni yıla girmek isterdin?</h3><p>Yakın bir arkadaş grubum var, onlarla güzel bir teknede yeni yıla girmek isterdim.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/19/alem0276copy-19122024ae221c55.jpg"/><h2>Taha Baran Özbek</h2><h3>Yeni yıla kiminle, nerede gireceksin?</h3><p>Arkadaşlarımla, evimde gireceğim.</p><h3>2025'i nasıl hayal ediyorsun?</h3><p>Yoğun ve çalışarak hayal ediyorum,   dilerim huzurlu olur.</p><h3>Şansın olsa kiminle aynı masada   yeni yıla girmek isterdin?</h3><p>Alex de Souza ile girmek isterdim. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/19/1merveates-191220246e4e6a45.jpg"/><h2>Merve Ateş</h2><h3>Yeni yıla kiminle, nerede gireceksin?</h3><p>Yeni yıla ailemle birlikte gireceğim.</p><h3>2025'i nasıl hayal ediyorsun?</h3><p>Kendim, sevdiklerim ve herkes için güzel,   mutlu ve bol kazançlı bir yıl olsun.</p><h3>Şansın olsa kiminle aynı masada   yeni yıla girmek isterdin?</h3><p>Şansım olsa The Office'teki Michael   Scott ile girmek isterdim, bence çok   eğlenirdik</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/19/1yilmazkunt-19122024caf7c9c9.jpg"/><h2>Yılmaz Kunt</h2><h3>Yeni yıla kiminle, nerede gireceksin?</h3><p>Ailemle geçireceğim.</span></p><h3>2025'i nasıl hayal ediyorsun?</h3><p>Bir önceki seneden daha iyi olsun, mutluluk,   sağlık versin. Kendim için de bol kazanç ve   neşe istiyorum.</span></p><h3>Şansın olsa kiminle aynı masada yeni   yıla girmek isterdin?</h3><p>O kadar yoğunum ki sevdiklerime bile   zaman ayıramıyorum, o yüzden ilk boşlukta   ailemle ve sevdiklerimle olmak isterdim. </span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/19/1caglaboz-191220248e59a2d0.jpg"/><h2>Çağla Boz</h2><h3>Yeni yıla kiminle, nerede   gireceksin?</h3><p>Yeni yıla her sene olduğu gibi   sevdiklerimle, bana güzel enerji   veren insanlarla gireceğim.</p><h3>2025'i nasıl hayal ediyorsun?</h3><p>Başarı, neşe, huzur ve mutluluk dolu,   tertemiz bir yıl istiyorum.</p><h3>Şansın olsa kiminle aynı masada   yeni yıla girmek isterdin</h3><p>Madem bir şansım var Chris Brown   ile girerim. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/19/1serhanonat-191220248abe9d2e.jpg"/><h2>Serhat Onat</h2><h3>Yeni yıla kiminle, nerede gireceksin?</h3><p>Kız arkadaşımla Uludağ'da girmeyi   planlıyoruz ama belki bizim tekne   partilerimiz meşhur orada da girebiliriz.</p><h3>2025'i nasıl hayal ediyorsun?</h3><p>Savaşların son bulduğu, insanların mental   ve fiziksel olarak daha iyi şartlarda yaşadığı   mutlu ve güzel bir yıl olarak hayal ediyorum.</p><h3>Şansın olsa kiminle aynı masada yeni   yıla girmek isterdin?</h3><p>Atatürk'le girmek isterdim. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/19/1begumakkaya-1912202434d61e6d.jpg"/><h2>Begüm Akkaya</h2><h3>Yeni yıla kiminle, nerede   gireceksin?</h3><p>Yeni yıla sevdiğim arkadaşlarımla   evimde gireceğim.</p><h3>2025'i nasıl hayal ediyorsun?</h3><p>Kadınların, çocukların ve hayvanların güvende olduğu, herkesin mutlu olduğu bir yıl olarak hayal ediyorum.</p><h3>Şansın olsa kiminle aynı masada   yeni yıla girmek isterdin?</h3><p>Şansım olsa babamla yeni yıla girmek   isterdim, çünkü onu çok özledim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/19/1berkayakdemir-1912202400adce16.jpg"/><h2>Berkay Akdemir</h2><h3>Yeni yıla kiminle, nerede gireceksin?</h3><p>Yeni yıla her zaman olduğu gibi kız   arkadaşım ve dostlarımla Muğla'da,   doğayla iç içe bir ortamda gireceğim.</p><h3>2025'i nasıl hayal ediyorsun?</h3><p>Kariyerimde iyi bir noktaya geldiğimi   hayal ediyorum. Onun dışında sağlıkla,   mutlulukla, sevdiğim insanlarla güzel bir   yıl geçirmek istiyorum.</p><h3>Şansın olsa kiminle aynı masada   yeni yıla girmek isterdin?</h3><p>Eğlenceyi çok seviyorum, güzel bir   gece hayal ediyorum, o yüzden bu ara   çok dinlediğim Dua Lipa yeni yılda bize   şarkı söylesin isterdim</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/19/1eylulersoz-19122024dc5c5418.jpg"/><h2>Eylül Ersöz</h2><h3>Yeni yıla kiminle, nerede gireceksin?</h3><p>Arkadaşlarımla gireceğim ama mekana   henüz karar vermedik.</p><h3>2025'i nasıl hayal ediyorsun?</h3><p>Hayallerime bir adım daha yaklaşmayı   istiyorum. Herkes için de daha huzurlu   bir yıl hayal ediyorum.</p><h3>Şansın olsa kiminle aynı masada   yeni yıla girmek isterdin?</h3><p>Babamla. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/19/1farukaran-1912202495fbe2f4.jpg"/><h2>Faruk Aran</h2><h3>Yeni yıla kiminle, nerede gireceksin?</h3><p>Yeni yıla kız arkadaşımla evde girmeyi   planlıyoruz.</p><h3>2025'i nasıl hayal ediyorsun?</h3><p>Sağlık, mutluluk ve şans dolu bir yıl   olmasını hayal ediyorum.</p><h3>Şansın olsa kiminle aynı masada   yeni yıla girmek isterdin?</h3><p>Tim Burton ile yeni yıla girmek isterdim,   bence çok eğlenceli bir yıl olurdu. </p><p><b>Röportaj:</b> Ceylan YENİACUN</p><p><b>Fotoğraf:</b> Zeynel Abidin AĞGÜL</p><p><b>Styling: </b>Zilan BÜLBÜL</p><p><b>Saç:</b> Erdem GÜL, Ertuğrul MALKOÇ / Essalon</p><p><b>Makyaj: </b>Elifsu ŞAHİNER, Cansu ATAN</p><p><b>Video: </b>Kaan KARAASLAN</p><p><b>Fotoğraf asistanı:</b> Murat AĞGÜL</p><p>Dekor ve çiçekler için<b> Inside Flowers&amp;Events'e</b> teşekkür ederiz.  </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/genc-oyuncularin-yeni-yil-mesajlari-1084176</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/19/genc-oyuncularin-yeni-yil-889_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084175</guid><pubDate>Wed, 18 Dec 2024 22:44:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zamanın ve Mücevherin Uyumu]]></title><description><![CDATA[Greenwich Saat ve Shamballa Jewels'ın iş birliğiyle düzenlenen özel davet, iş ve cemiyet dünyasının önde gelen isimlerini Le Baron, Zorlu Center'da buluşturdu. Gecede konuklar, Shamballa Jewels'ın eşsiz tasarımları ve Suami Ramirez ve orkestrasının büyüleyici müziği eşliğinde unutulmaz bir akşam yaşadı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Etkinlikte konuşma yapan Greenwich Yönetim Kurulu Üyesi Zehra Sapan Aydın "Greenwich  Saat, temeli sevgi ve güvene dayalı olan bir aile şirketidir. On yılı aşkın bir süredir lüks   maratonunda hizmet veren şirketimizin mesajı açık ve nettir. Zaman bize sunulan en değerli   hediyedir. Kıymetini bilmek ve doğru yerde, doğru insanlarla, sevdiklerimizle paylaşmak sahip   olabileceğimiz en büyük lüks ve ödüldür. Bu gece burada bunu başardığımızı görüyorum."   diyerek, davetlilere ve onur konukları Shamballa Jewels'ın kurucuları Mads &amp; Mikkel   Kornerup'a teşekkür etti.</p><p>Mads Kornerup ise markanın hikayesini ve yeni koleksiyonlarını tanıtırken, İstanbul'dan çok etkilendiklerini ve burada yaşayanların çok şanslı olduklarını dile getirerek, bu davette yer almaktan duydukları mutluluğu dile getirdi.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/zamanin-ve-mucevherin-uyumu-1084175</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/18/zamanin-ve-mucevherin-uyu-134_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084166</guid><pubDate>Wed, 18 Dec 2024 14:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Jumbo'nun Yaratıcı Gastronomi Yolculuğu: Jumbo Sofralar Sergisi'nde]]></title><description><![CDATA[Türk mutfağını dünya sahnesine taşıyan projeler ve büyüleyici bir kış diyarı deneyimi, Jumbo Sofralar Sergisi'nde buluşuyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Jumbo  Sofralar Sergisi kapsamında düzenlenen Yaratıcı Gastronomi panelinde, Jumbo  Genel Müdürü Hakan Zihnioğlu, markanın Türk gastronomisini dünya sahnesinde  desteklemek ve Türk mutfağını tanıtmak amacıyla Michelin, Gault&amp;Millau,  İncili Gastronomi Rehberi ve Altın Kaşık Ödülleri gibi restoran değerlendirme  seçkileriyle gerçekleştirdiği işbirliklerini anlattı. Zihnioğlu, benzersiz bir  coğrafyada yaşadığımızı vurgulayarak, Türk mutfağını sahiplenmek ve katma  değerli projeler içinde yer almak için birlikte hareket etmenin önemine dikkat  çekti.</p><p>Sofralar  Sergisi'nde, Amerikalı ünlü etkinlik ve düğün tasarımcısı Jennifer Gould, Jumbo  için "Göklerdeki Kış Sarayı" isimli bir masa tasarladı. Bu enstalasyon, sergi  ziyaretçilerine lüks ve büyülü bir kış diyarı atmosferi sunmayı amaçlayan bir  konsept üzerine geliştirildi. "Göklerdeki Kış Sarayı", buzdan ilham alınarak  tasarlanmış ve gökyüzündeki buz saraylarının gizemini yansıtan bir kompozisyon  sunuyor. Aynaların temiz ve yansıtıcı zarafeti, kışın büyüsünü görsel bir senfoniyle  canlandırıyor. Ortaya çıkan bu düzenleme, kışın zarafetini ve gizemini yeniden  yorumluyor.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/jumbonun-yaratici-gastronomi-yolculugu-jumbo-sofralar-sergisinde-1084166</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/18/jumbonun-yaratici-gastron-784_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084165</guid><pubDate>Wed, 18 Dec 2024 14:07:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kız Çocuklarının Geleceği İçin 45 Yıllık Destek]]></title><description><![CDATA[Koruncuk Vakfı, 45. yılını düzenlediği akşam yemeğinde dostlarıyla bir araya gelerek kutladı. Kız çocuklarının eğitimine ve geleceğine katkı sağlamak amacıyla buluşan Koruncuk Dostları, canlı müzik eşliğinde keyifli vakit geçirdiler.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kiz-cocuklarinin-gelecegi-icin-45-yillik-destek-1084165</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/18/kiz-cocuklarinin-gelecegi-704_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084164</guid><pubDate>Wed, 18 Dec 2024 10:57:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Pozitif Enerjisiyle Parlayan Sinem Kobal ile 2025'e İlham Dolu Bir Başlangıç]]></title><description><![CDATA[2025'e, 25 yıldır ekranlarda parıldayan bir isimle, Sinem Kobal ile ışıltı dolu bir giriş yaparken, hayalci tarafının ağır bastığı noktadan yola çıkıyor, süper gücü olan olaylara pozitif yaklaşımından ilham alıyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Çocuk yaşlarda başladığı ekran macerası ile  hayatımızın yıllardır bir parçası olmayı sürdüren Sinem Kobal'ı ünlüler  dünyasında farklı bir yerde konumlandırmamız sadece neşesi, doğallığı, içtenliği,  başarıları, Türkiye'nin hayran olduğu bir erkekle mutlu bir evliliği olması ya  da genç bir kız olduğu yıllardan beri tanıyor olmamız kaynaklı değil aslında.  Yılbaşı çekimimizde onu başrole koyan detaylar gibi; bize yansıyan farklı  ışıltısının altında ona özel süper güçleri yatıyor. Kendisi süper gücü olarak  pozitif bakış açısını söyleyerek bize her türlü ilham olmayı başarsa da onu parlatan  özellikleri arasında kesinlikle "Hiçbirimiz mükemmel değiliz; önemli olan güzel  bakmak, güzeli görebilmek" diyerek bakan gönül gözü, "Değişim severim ve konfor  alanımdan çıkmayı önemserim" diyen cesareti ve hiç vazgeçmediği hayalleri var! Annelik  gibi şahane bir nedenle setlere mini bir ara veren Sinem'in muhteşem dönüşü ile  gülmenin tadına doyasıya varırken, 2025'e ALEM olarak onun renkli enerjisi  eşliğinde girmenin de keyfini çıkarıyoruz.</p><h3><b>Çok tatlı bir heyecanın var şu sıralar. Yeni  filmin vizyona girmek üzere. Oldukça renkli bir karakteri canlandırıyor, genç  bir kadının kendini gerçekleştirme yolculuğuna ortak oluyorsun. Biraz bize  filmi, rolünü, daha da ötesi uzun zaman sonra setlere dönmenin neler  hissettirdiğini anlatır mısın?</b></h3><p>  "Her Şeyin Başı Merkür" filmiyle izleyiciyle kavuşmanın mutluluğunu ve  heyecanını yaşıyorum. Filmimiz dergi çıktığında vizyona girmiş olacak. Tabii ki  çok özlemişim sette olmayı ve işimi yapmayı; bu sebeple bu set benim için ayrı  keyifliydi. Yapımcılığını Skyfilms'in yaptığı, yönetmen koltuğunda Ali  Balcı'nın olduğu, senaryomuzu Ayşe Balıbey'in yazdığı filmimizde, Elif Akay  karakterini canlandırdım. Elif, okuldan dereceyle mezun olmuş ancak iş bulamamanın  verdiği süreçte de hiç pes etmemiş, hayatını idame ettirmek için çeşitli işler  deneyen bir kız. Bu süreçte yolu birileriyle kesişiyor ve bir gazetede  astroloji köşesi yazmaya başlıyor. Hep birlikte onun bu eğlenceli ve macera  dolu hikayesini izleyeceğiz. Genç bir kadının kendini gerçekleştirme hikâyesine  tanıklık edeceğiz. Eğlenceli bir anlatım diliyle iş hayatını, aşkı, yaşamı  maceracı bir ruhla ve astroloji dünyasıyla da birleştiren keyifli bir hikâye.  Set sürecinden de çok keyif aldığım bir proje oldu. Hem kamera arkası ekibimiz  hem de oyuncu arkadaşlarımızla tüm ekip çok güzel bir enerji yakaladık.  Hiçbirimiz set bitsin istemedik, öyle söyleyeyim. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/18/sinemkobal2-1812202448403dd7.jpg"/><h3><b>Astroloji, astronomi ne kadar ilgi alanın? Merkür, dolunay, retro... Bu  kelimeler günümüzde çoğu insanın hayat yolunu çizebiliyor. Sen hayata  gökyüzünden bir açıyla mı bakıyorsun, yoksa hep ayakları yere sağlam basan biri  misin?</b></h3><p><b>  </b>Astrolojiye ilgim var. Bu kadar gezegenin hareketinin enerjisel bir  karşılığı mutlaka vardır diye hissediyorum. Zaman zaman da hayatımdaki  etkilerini gözlemliyorum ve bu duruma şaşırıyorum. Genellikle ayaklarım yere  sağlam basar diyebilirim ama hayalci tarafım da güçlüdür. Değişim severim ve  konfor alanımdan çıkmayı önemserim. Çünkü aksi durumda hayatta mesafe  kaydetmek, yeni bir şey deneyimlemek ya da yeni bir bilgiye ulaşmak çok da  mümkün olmuyor bence. </p><h3><b>Her şeyin başı -sağlığı bir kenara koyarsak- sence nedir?</b></h3><p><b>  </b>Sevgi... Bence her şeyin başı sevgi.</p><h3><b>İnsanların günümüzde mutlu olmak ve iyileşmek adına tutunduğu birtakım  inanışlar, ritüeller ya da buna benzer yaklaşımlar var. Peki senin terapisel  mutluluk kaynakların arasında neler var?</b></h3><p><b>  </b>Her ritüelin kıymetli olduğuna inanıyorum çünkü niyet önemlidir benim için  ve bu yolu, duyguyu neyin getirdiğidir. Çok kişisel, benim içinse en önemli  ritüel şükretmektir.</p><h3><b>"Karşılaşmalar" dizisi peki? Neydi seni bu projenin bir parçası olmaya iten  ana güç?</b></h3><p><b>  </b>Giray (Altınok) bence bu ülkedeki önemli mizah kalemlerinden biri. Yaptığı  işleri zaten çok beğeniyordum. Bize bu teklifle geldiklerinde de çok mutlu  oldum açıkçası. </p><p>  Yedi farklı karşılaşma hikayesini farklı oyuncular ve hikayelerle anlatması,  tek mekanda tek bir günde çekilmesi, hikayesi, mizahı ile çok keyifli bir proje  oldu. Bu kadar sevilmesine de çok mutluyum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/18/sinemkobal4-1812202459f53bb3.jpg"/><h3><b>Hayatının en unutulmaz "karşılaşması" desek?</b></h3><p>  Açıkçası kızlarımı ilk kucağıma aldığım anlar... Her ikisiyle de ilk karşılaşmam  hayatımın en unutulmaz anları oldu.</p><h3><b>Çocuklardan sonra, setlerden önce... Hayatta pek çok önemli dönüm noktası olsa  da bence bir insanın gerçek miladı çocuk oluyor. Bu yoğun tempo öncesinde sen  kızlarla nasıl bir dönemden geçiyordun?</b></h3><p>  Anneliği tattığım, keşfettiğim ailemle güzel bir dönemdeydim. Tüm bu  yoğunlukları kenara koyduğumda hala bu keyifli vakitlerimi geçirdiğimi  söyleyebilirim. </p><h3><b>Hep anne olmayı isteyen bir kız çocuğu muydun?</b></h3><p>  Bir ailem olmasını, çocuklarım olmasını hayal ediyordum tabii...</p><h3><b>Çocuk sahibi olmak, dünyaya ve insanlara bakış açında nasıl farklılıklar  yarattı?</b></h3><p>  Çok değiştirdi diyebilirim. Artık herkesin içindeki küçük çocuğu daha iyi  hissedebiliyorum. Hayata karşı toleransımı, umudumu ve sevgimi arttırdı.</p><h3><b>İdeal bir mutluluk tablosu içine sizi yerleştireli çok oldu. Kenan  İmirzalıoğlu ile sakin, sessiz bir şekilde ilişkinizi yaşıyorsunuz. İkiniz de  sakin yapılı görünüyorsunuz, farklı kutuplar mısınız peki?</b></h3><p>  Benzer yönlerimiz olduğu kadar hiç benzemeyen yönlerimiz de var. Bu yüzden  birbirimize alan açmayı öğrendik ve bu farkındalık aramızda eğlenceli bir  iletişim çıkarıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/18/sinemkobal6-18122024ef229ddc.jpg"/><h3><b>Günümüzde evlilikleri sürdürmek bu kadar zorken, kendi tecrübenden yola  çıkarak bir ilişkiyi ayakta tutmanın en temel formülünün ne olduğunu  söyleyebilirsin?</b></h3><p>  Başta tabii ki sevgi, saygı ve emek. </p><h3><b>25 yıldır sektörde olmanın, oyunculuğun, sana, hayatına yansımaları neler  oldu?</b></h3><p>  Çok gururlu ve mutluyum, genç yaşta meslek hayatımda bu kadar yıl emek vermek  ve karşılığını almak çok kıymetli benim için. Bundan sonrası için de  motivasyonumu heyecanımı hep o hayalleri kuran küçük kız çocuğunu unutmayarak sağlıyorum,  hep oradan güç alıyorum... İlk yıllarımda en çok "Çocuk oyuncuların yıllar içinde  kaybolmasından tedirgin oluyor musun? Başarabilecek misin?" soruları sorulurdu.  Dönüp baktığımda bu yolda hem kendime hem çocuk oyunculara güzel bir motivasyon  verebildiğim için bu kadar emeğe değer diye hissediyorum. </p><h3><b>Ünlü olmanın çerçevesi ve dinamikleri günümüzde epey değişiyor. Instagram'da  da altı milyonu aşan bir takipçin var mesela. Sen sosyal medya olmadan da ünlü  olmanın ne demek olduğunu bilen biri olarak, ikisi arasındaki farka dair neler  söyleyebilirsin? Çağa uyum sağlamaya mı çalışıyorsun, gerçekten sosyal medyada  var olmayı seviyor musun?</b></h3><p>  Tabii ki değişim her zaman oluyor ve olacaktır. Ben tek taraflı  değerlendiremiyorum bu alanı, bir bütün olarak bakmak gerek, kendini ifade  edebileceğin farklı bir alan sosyal medya. Bunu nasıl gördüğün nereye  konumlandırdığın önemli. Ben sevdiğim şekilde sosyal medyada varlık göstermeyi  tercih edenlerdenim. Annelik sürecimde daha uzak kalmayı seçmem de bu yüzden.  İş olarak aktif olduğum dönemlerde kullanmaktan keyif alıyorum. Tabii ki sosyal  medya hayatımızda yokken her şey çok farklıydı. Pek çok artısı ve eksisi de  var.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/18/sinemkobal8-181220242e7ec749.jpg"/><h3><b>Kendini olduğu gibi yansıtma, yansıtamama, anlatma, ifade edebilme konusunda  endişelerin oldu mu hiç? Sonuçta "ne kadar anlatırsan anlat, anlattıkların  karşındakinin anladığı kadar" oluyor ve sen ünlü biri olunca bu durum daha da  zorlayabiliyor...</b></h3><p>  Tabii ki bu anlaşılma telaşı insanı çok yorabilen bir durum. Olgunlaştıkça  bunun boş bir telaş olduğunu anlıyorsun. Hiçbirimiz mükemmel değiliz önemli  olan güzel bakmak, güzeli görebilmek.</p><h3><b>Hepimiz zaman zaman zorlandığımız durumlarla karşılaşıyoruz. Zihinsel ya da  duygusal olarak iyileşmek için başvurduğun yöntemler neler oluyor?</b></h3><p><b>  </b>Kabuğuma çekilmek, ailem ve dostlarıma kırılganlığımı açmak ve sevgiyle  kendimi sarmaya odaklanarak geçiyorum diyebilirim.</p><h3><b>Moda algın zamanla farklı bir yöne evrildi mi?</b></h3><p><b>  </b>Ben yenilik severim, bu sebeple modadaki trend değişimlerini takip etmeyi  de seviyorum. Tabii benim tarzım da yıllar içinde dönüştü diyebiliriz ancak  yine de günlük hayatımda spor ve rahat kıyafet seçimlerim değişmedi. Ama  çekimdeki gibi şık ve günün modasını yakalayan look'ları taşımak da ayrıca  keyifli. </p><h3><b>Kontrolü ele almayı sever misin yoksa hayatın akışına güvenir misin?</b></h3><p>  Akışa güvenmeyi öğreniyorum ve inanıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/18/sinemkobal10-181220245938b19a.jpg"/><h3><b>"Kendinin en iyisi olmak" günümüzün sloganı oldu sanki. Sen ne düşünüyorsun  bu konuda, buna yönelik adımlar atıyor musun?</b></h3><p>  Çok kıymetli buluyorum insanın kendi içine yaptığı yolculukları. En cesur olanı  kendimizle yaptığımız çalışmalar bence. Ben de kendi odağımda, başta iyi bir  insan olabilmek olarak aldığım dengeyle çalışıyorum.</p><h3><b>İşin sanatsal bir bakış açısı gerektiriyor.</b> <b>Sanatın hangi dallarıyla kendini  beslemeyi seviyorsun?</b></h3><p>  Birçok yönünden beslenmeyi seviyorum. Müzik, resim, dans, sanat tarihi gibi  alanlarla ilgilenmek beni besliyor diyebilirim.</p><h3><b>Sence senin süper gücün ne?</b></h3><p>  Olaylara pozitif yanlarından bakma dürtüm. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/18/sinemkobal3-18122024a1104c49.jpg"/><h3><b>Yeni yıl heyecanı bizi çoktan sardı. Çok da güzel bir  çekim </b><b style="">gerçekleştirdik birlikte. Sen yeni yıla dair nasıl hisler içindesin?</b></h3><p><b>  </b>Yeni bir yıla başlamak bana hep iyi hissettirir. Yeni şanslar, yeni  umutlar, yeni heyecanlar çağrıştırır. Bu seneye ALEM ailesiyle girmek de çok  keyifli bir başlangıç oldu.</p><h3><b>Hayatının 2024 yılına dair bir almanak tutarsak, bu yılın en önemli olayları  olarak neleri hatırlarsın? 2024 yılında Sinem Kobal'ın hayatında öne çıkanlar,  iz bırakanlar neler oldu?</b></h3><p>  Kızlarımın büyüdüğünü ve her gün yeni bir şey öğrendiklerini görmek. Bir yandan  da sanırım uzun bir aranın ardından çektiğim "Her Şeyin Başı Merkür!"</p><h3><b>Yeni yıla nasıl başlamayı, nasıl girmeyi seversin?</b></h3><p>  Yeni yıla ailemle ve çok yakın arkadaşlarımla bir arada girmeyi çok severim.  Birlikte güzel umutlar içinde yeni yıla girmek bana çok iyi hissettiriyor.</p><p><b>Röportaj: </b>Filiz Şeref Kulu</p><p><b>Fotoğraflar:</b> Fırat MERİÇ</p><p><b>  Styling:</b> Bengisu GÜREL</p><p><b>  Saç: </b>Ali YILANCI</p><p><b>  Makyaj:</b> Ece KARAGÜLLE </p><p><b>  Prodüksiyon: </b>Yasemin TÜRK </p><p><b>  Video: </b>Kaan KARAASLAN</p><p><b>  Fotoğraf asistanı: </b>Burhan CANLI</p><p><b>  Styling asistanı:</b> Damlasu TUĞTEKİN</p><p><b>  Makyaj asistanı:</b> Betül DEVECİ</p><p><b>Tuvanam </b>ve <b>A46</b>'ya teşekkür ederiz</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/pozitif-enerjisiyle-parlayan-sinem-kobal-ile-2025e-ilham-dolu-bir-baslangic-1084164</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/29/pozitif-enerjisiyle-parla-541_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084163</guid><pubDate>Tue, 17 Dec 2024 19:25:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Talks Podcast: Rezzan Benardete]]></title><description><![CDATA[Turkcell Platinum katkılarıyla gerçekleşen ALEM Talks Podcast'e konuk olan iç mimar ve tasarımcı Rezzan Benardete ile 2025 yılına dair heyecanlarını, “canımdan çok sevdiğim” dediği yeğeni Leyla'yı, dostlarını ve kendine iyi gelen günlük rutinlerini konuştuğumuz keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Podcast'e <i><b><a href="https://fizy.in/ygC0r">buradan</a></b></i> ulaşabilirsiniz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/podcast/alem-talks-podcast-rezzan-benardete-1084163</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/17/alem-talks-podcast-rezzan-202_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084158</guid><pubDate>Sun, 15 Dec 2024 16:04:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İstanbul Modern'in 20. Yılına Özel Sanat ve Eğitime Destek Gecesi]]></title><description><![CDATA[İstanbul Modern'in sergi ve eğitim programlarına katkı sağlamak amacıyla düzenlenen Gala Modern, uluslararası sanatçılar ve kültür elçilerinin desteğiyle unutulmaz bir geceye sahne oldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/istanbul-modernin-20-yilina-ozel-sanat-ve-egitime-destek-gecesi-1084158</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/15/istanbul-modernin-20-yili-434_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084147</guid><pubDate>Thu, 12 Dec 2024 14:21:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kenan Doğulu ile Festival Tadında Bir Gece]]></title><description><![CDATA[Haliç'te düzenlenen neşeli partide sahne alan Kenan Doğulu davetlilere müzik dolu bir gece yaşattı. Yoğun ilgi gören ve festival tadında devam eden partide davetliler, DJ performansı eşliğinde yeni yıla keyifli bir başlangıç yaptılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kenan-dogulu-ile-festival-tadinda-bir-gece-1084147</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/12/kenan-dogulu-ile-festival-244_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084144</guid><pubDate>Thu, 12 Dec 2024 12:09:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Tohum Otizm Vakfı'ndan 2025'e Umut Dolu Başlangıç]]></title><description><![CDATA[Tohum Otizm Vakfı'nın geleneksel Yılbaşı Alışveriş Festivali bu yıl da yenilikler ve sürprizlerle gerçekleşti. Ziyaretçiler yeni yıl öncesi sevdikleri için hediyeler alırken, otizmli çocukların eğitimlerine de katkıda bulunmanın mutluluğunu yaşadılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tohum-otizm-vakfindan-2025e-umut-dolu-baslangic-1084144</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/12/tohum-otizm-vakfindan-202-331_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084143</guid><pubDate>Thu, 12 Dec 2024 11:38:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Merve Tüfekçi Emre'nin İlk Sergisi]]></title><description><![CDATA[Tablolarına sanatıyla birlikte şifa da yükleyen ressam Merve Tüfekçi Emre, ilk sergisini sanatseverlerle buluşturdu. Özgürleşmenin kutlandığı birer meditasyon alanı sunan ve izleyiciyi kendi içsel yolculuğuna davet eden tablolar ilgiyle karşılandı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/merve-tufekci-emrenin-ilk-sergisi-1084143</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/12/sifa-ve-sanatin-bulusmasi-551_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084142</guid><pubDate>Thu, 12 Dec 2024 11:22:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kesintisiz Mobilite için Yeni Adım]]></title><description><![CDATA[Elektrikli otomobil kullanıcılarına hızlı, güvenli ve kullanıcı dostu şarj çözümleri sunmayı amaçlayan Otojet, Türkiye'nin en hızlı şarj ağlarından birini hayata geçirmek için önemli bir iş birliğine imza attı. Bu iş birliği yollarda güvenli şarj ve konforlu seyahat imkânı sunacak.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Yollarda elektrikli otomobillerin sayısı arttıkça, şarj sorunu da giderek daha fazla hissediliyor. Elektrikli araç kullanıcılarına hızlı, güvenli  ve kullanıcı dostu şarj çözümleri sunan Otojet, otomotiv dünyasının performans  markası Porsche ve elektrikli araç şarj cihazı üreticisi ABB E-Mobilite ile  stratejik bir iş birliğine imza attı. Ortaklık kapsamında, ana seyahat  güzergâhlarında ABB'nin maksimum 360 kW DC şarj imkânı sunabilen cihazlarıyla  donatılmış yüksek güçlü şarj istasyonları kurulacak.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/12/otojet2-12122024c4d81d36.jpg"/><p>Bu iş birliğiyle, 2025 yılı sonuna kadar Türkiye'nin en hızlı şarj ağlarından birinin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Elektrikli araç kullanıcılarına kesintisiz mobilite, güvenli şarj ve konforlu seyahat imkânı sunma hedefi doğrultusunda çalışmalarına hız veren OYAK Enerji Sektörü Şirketleri'nden Otojet, tüm dünyada performans ve prestijin simgesi olan Porsche ve elektrikli araç şarj cihazı üreticisi ABB E-Mobilite ile iş birliği yaptı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/12/1yukselyilmaz-121220242a444dfa.jpg"/><p>Bu iş birliğinin detayları,  Volkswagen Arena'da düzenlenen basın lansmanında açıklandı. Toplantıda konuşan  OYAK Enerji Sektörü Başkanı Yüksel Yılmaz, sürdürülebilir bir gelecek için  elektrikli araçların kritik bir role sahip olduğunu vurguladı ve "Elektrikli  araç dönüşümünün temel taşlarından biri şarj istasyonlarıdır. Otojet olarak bu  dönüşüme öncülük etmeyi sürdürüyoruz" dedi. </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/kesintisiz-mobilite-icin-yeni-adim-1084142</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/12/kesintisiz-mobilite-icin--114_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084141</guid><pubDate>Thu, 12 Dec 2024 11:00:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Cupra City Garage 10. Lokasyonuyla İstanbul'da]]></title><description><![CDATA[Galataport İstanbul'da açılan 10'uncu CUPRA City Garage İstanbul, kültürel bir merkez olmayı ve yaratıcılığı teşvik etmeyi amaçlıyor. Açılışta markanın en yeni modeli Cupra Terramar'ın lansmanı da gerçekleştirildi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/cupra-city-garage-10-lokasyonuyla-istanbulda-1084141</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/12/10-cupra-city-garage-gala-130_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084140</guid><pubDate>Thu, 12 Dec 2024 10:17:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Türk ve İngiliz Zarafetinin Yansıması: Lion Diamond]]></title><description><![CDATA[Sanat ve mücevheri buluşturan tasarımlarıyla tanınan Lion Diamond, “Monad” koleksiyonunu Londra'da düzenlediği bir davetle tanıttı. Türk ve İngiliz kültürünü bir araya getiren etkinlikte, zarif tasarımlar beğeni topladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/turk-ve-ingiliz-zarafetinin-yansimasi-lion-diamond-1084140</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/12/turk-ve-ingiliz-zarafetin-324_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084138</guid><pubDate>Wed, 11 Dec 2024 19:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Artkolik ve Sırmaison'un İş Birliğiyle Sanat Etkinlikleri Başlıyor]]></title><description><![CDATA[Artkolik Sanat ve Eğitim Platformu ve Sırmaison'un iş birliğiyle Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul'da “Sanat Tarihinde Kutlamalar” başlıklı keyifli bir etkinlik düzenlendi. Sırmaison'un zarif sunumlarıyla renklenen etkinliğe cemiyet hayatından pek çok tanınan sima katıldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/artkolik-ve-sirmaisonun-is-birligiyle-sanat-etkinlikleri-basliyor-1084138</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/11/sanat-tarihinde-kutlamala-821_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084137</guid><pubDate>Wed, 11 Dec 2024 18:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Saffet Emre Tonguç Rehberliğinde Geçmişe Yolculuk]]></title><description><![CDATA[QNB Türkiye tarafından gerçekleştirilen İstanbul Buluşmaları, önemli iş insanlarını Tersane İstanbul'da ağırladı. Daha önce Kapalıçarşı, Topkapı Sarayı gibi mekanlarda düzenlenen davet, bu kez Haliç'te gerçekleşti. Davetliler, Saffet Emre Tonguç rehberliğinde geçmişe keyifli bir yolculuk yaptılar.    ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/saffet-emre-tonguc-rehberliginde-gecmise-yolculuk-1084137</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/11/qnb-turkiye-istanbul-bulu-461_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084136</guid><pubDate>Wed, 11 Dec 2024 18:16:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İsviçre Ticaret Odası'ndan Yeni Yıl Resepsiyonu]]></title><description><![CDATA[Türkiye'de İsviçre Ticaret Odası Derneği tarafından düzenlenen geleneksel etkinlik yeni yıl heyecanının şimdiden yaşattı. Restoranın, İsviçre yılbaşı dekorasyonlarıyla süslenen bahçesinde gerçekleşen gecede davetliler keyifli saatler geçirdiler.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/isvicre-ticaret-odasindan-yeni-yil-resepsiyonu-1084136</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/11/isvicre-yeni-yil-resepsiy-650_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084135</guid><pubDate>Wed, 11 Dec 2024 17:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Misela'nın Hikayesi Akaretler'de Devam Ediyor]]></title><description><![CDATA[Misela'nın kurucusu ve kreatif direktörü Serra Türker Bayır, Akaretler'de yer alan dört katlı mağazasının kapılarını sürprizlerle dolu renkli bir davetle açtı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/miselanin-hikayesi-akaretlerde-devam-ediyor-1084135</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/11/misela-akaretler-acildi-261_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084134</guid><pubDate>Wed, 11 Dec 2024 17:38:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[D Diamond Esra Erol'lu Yeni Reklam Filmini Tanıttı]]></title><description><![CDATA[Pırlanta markası, düzenlediği davetle ünlü sunucu Esra Erol ile gerçekleştirdiği yeni reklam filmini tanıttı. Emil-Şükran Güzeliş ev sahipliğindeki davette iş birliğinin ikinci yılı kutlandı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/-d-diamond-esra-erollu-yeni-reklam-filmini-tanitti-1084134</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/11/esra-erol-ve-d-diamondin--175_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084132</guid><pubDate>Wed, 11 Dec 2024 17:18:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Christmas Wonderland'le TOÇEV'e Destek]]></title><description><![CDATA[TOÇEV yararına düzenlenen Christmas Wonderland alışveriş şenliğini, ünlü isimlerin keyif dolu sohbetleri renklendirdi. Etkinlikte bir araya gelen katılımcılar, stantlardan alışveriş yaparak okumaya hevesli çocuklara destek oldular.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/christmas-wonderlandle-toceve-destek-1084132</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/12/christmas-wonderlandle-to-102_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084131</guid><pubDate>Wed, 11 Dec 2024 17:10:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Dime Tribe Koleksiyon Tanıtımı]]></title><description><![CDATA[Mücevher markası Dime Tribe, Arkestra'da düzenlediği özel etkinlikle moda ve sanat dünyasının ünlü isimlerini bir araya getirdi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/dime-tribe-koleksiyon-tanitimi-1084131</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/11/dime-tribe-koleksiyon-tan-598_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084129</guid><pubDate>Wed, 11 Dec 2024 16:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Antik Mimariden İlhamla Yaratılan Mistik Mücevherler]]></title><description><![CDATA[Zamansız ve heykelsi tasarımlardan oluşan mücevher markasıyla ilgi çeken tasarımcı Canan Yolaç, bir davetle koleksiyonunu takı tutkunlarıyla buluşturdu. Antik mimariden ve mozaiklerden ilham alan zarif takılar beğeni topladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/antik-mimariden-ilhamla-yaratilan-mistik-mucevherler-1084129</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/11/antik-ilhamla-yaratilan-m-153_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084128</guid><pubDate>Wed, 11 Dec 2024 16:33:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[India Mahdavi'den Yılbaşına Özel Şık Bir Dokunuş ]]></title><description><![CDATA[İtalyan koku markasının, tasarımcı India Mahdavi'nin sanatsal dokunuşlarıyla hazırladığı yılbaşı özel koleksiyonu düzenlenen bir etkinlikle tanıtıldı. Davette bir araya gelen ünlü isimler, duyusal ve estetik açıdan unutulmaz bir deneyim yaşadılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/india-mahdaviden-yilbasina-ozel-sik-bir-dokunus-1084128</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/11/acqua-di-parma-india-mahd-894_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084127</guid><pubDate>Wed, 11 Dec 2024 16:12:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Moda Tutkusu X Love My Body: Moda Dünyasında 10. Yıl]]></title><description><![CDATA[Moda dünyasının uzun süreli marka iş birliğini yaşayan Zehra Işık ve Yasemin Öğün, yolculuklarının 10'uncu yılını kutlamak için bir davet verdiler. Eğlenceli gecede Işık ve Öğün, mutluluklarını dostlarıyla paylaştılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/moda-tutkusu-x-love-my-body-moda-dunyasinda-10-yil-1084127</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/11/moda-tutkusu-x-love-my-bo-164_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084124</guid><pubDate>Wed, 11 Dec 2024 11:28:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Melis Goral Yeni Elements Koleksiyonu'nu Tanıttı]]></title><description><![CDATA[Melis Goral, İstinyePark'taki mağazasında düzenlediği brunch davetiyle yeni Elements Koleksiyonu'nu tanıttı. Etkinlik, moda ve iş dünyasından ilham veren isimleri bir araya getirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/melis-goral-yeni-elements-koleksiyonunu-tanitti-1084124</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/11/melis-goral-yeni-elements-904_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084117</guid><pubDate>Mon, 09 Dec 2024 12:05:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bir Tenorun Hikayesi: Mario Frangoulis'in Sanatla Geçen 35 Yılı]]></title><description><![CDATA[Dünyanın en etkileyici tenorlarından biri olan Mario Frangoulis, İstanbul'da dev bir konser vermeye hazırlanıyor. Toplamda altı milyonun üzerinde albüm satışı ile en sevilen klasik crossover sanatçılarından biri olarak kabul edilen ünlü tenor, sahnedeki 35. yılını kutluyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Oyunculuk her  zaman kariyerinde çok önemli bir rol oynasa da Mario Frangoulis'in asıl rehberi  müzik olmuş. Altı yaşında keman çalmaya ve hatta besteler yapmaya başlamış, 18  yaşında da oyunculuk eğitimi almaya karar vermiş. Opera ise daha sonraki  dönemde hayatına girmiş. Bir arkadaşının, sesinin klasik bir tona sahip  olduğunu fark etmesi ise Frangoulis'i opera eğitimi alması için cesaretlendiren  en önemli adım olmuş. Başarılı tenor, böylece 22 yaşına yeni girmişken Maria  Callas bursu için seçmelere katılmış ve kazanmış. "Bu burs, opera ve klasik  müzik eğitimi yolculuğumun başlangıcı oldu." diyen ünlü tenor ile büyülü  sesini, sanat hayatını ve 14 Aralık'ta Volkswagen Arena'da vereceği konseri  konuştuk.</p><h3><b>Sanatçılar  genellikle kendi duygusal deneyimlerinden ilham alırlar. Sanatınızın  duygularınızı yansıttığını söyleyebilir misiniz?</b></h3><p>Genel olarak  bu doğru. Ailemle yaşadığım zorlu bir çocukluk dönemi ve gençlik yıllarımdaki  sıkıntılar, müzikle olan yolculuğumu kurtardı diyebilirim. Oyunculuğum, kendi  duygusal ihtiyaçlarımı yansıttığı için daha inanılır hale geldi. Les  Misérables'daki Marius, West Side Story'deki Tony ve Phantom'daki Raoul gibi  oynadığım birçok rol, sevmeyi ve sevilmeyi arzulayan romantik karakterlerdi.</p><h3><b>Birçok ünlü  sanatçıyla çalıştınız. Sizin için en etkili iş birliklerinden ve bu  deneyimlerin sizi nasıl etkilediğinden bahsedebilir misiniz?</b></h3><p>Placido  Domingo ile çalışma fırsatı buldum ve kendisi hayatımı çok etkiledi. Beni  kariyerim boyunca sahneyi paylaşmış gibi saygıyla ve özenle karşıladı. Bu, onun  da benim gibi sıradan bir insan olduğunu anlamamı sağladı ve opera yaklaşımımı  daha sevgi dolu ve özgür bir hale getirdi. Geçen yıl Norma'da Pollione rolünü  oynadığımda, Placido Domingo'nun da bu rolü oynadığını düşünerek çok mutlu  oldum. Bu gibi deneyimler ömrüm boyunca benimle kalacak.</p><p>Ayrıca Sarah  Brightman ile çalışmak bambaşka bir deneyimdi. Amerika, Güney Amerika, Çin,  Japonya, Singapur ve Avrupa'nın dört bir yanında solo sanatçı olarak seyahat  ettim. Opera alanındaki büyük ilham kaynağım José Carreras oldu. Ayrıca Mikis  Theodorakis ve Yiannis Markopoulos gibi Yunan besteciler, benim için  Yunanistan'daki büyük tiyatrolarda konserler yönettiler. Londra'nın West  End'inde Sir Cameron Macintosh bana inanılmaz destek oldu ve 22 yaşımda Les  Misérables'daki Marius rolünü üstlenmemi sağladı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/09/mariofrangoulisstudi-091220248b07f396.jpg"/><h3><b>Müzik  evrensel bir olgu. Müzik yoluyla dünyaya bir mesaj iletme ihtiyacı hissediyor  musunuz? Müzikleriniz ne tür mesajlar taşıyor?</b></h3><p>Müzik,  kesinlikle evrensel bir olgu ve bu, Lara Fabian, Kevin Klein, Ashley Judd,  Natalie Cole gibi sanatçılarla çalışırken daha da açık hale geldi. Mesajım  sevgi, barış ve uluslararası birlik. Ayrıca gençlerin daha eşit ve mutlu bir  yaşam sürmeleri için çaba göstermek de önemli.</p><h3><b>Uluslararası  bir kariyer, zorluklar ve sorumluluklar getiriyor. Sizce şöhretin bir bedeli  var mı? Bu baskılarla nasıl başa çıkıyorsunuz?</b></h3><p>Uluslararası  bir kariyer elbette çok fazla sorumluluk getiriyor. Dinleyicilere karşı  sorumluluğum büyüyor. Dengeli bir insan olmaya, daha fazla çalışmaya ve  kültürel olarak bilgi sahibi olmaya çalışıyorum. Bu, baskılarla başa çıkma  konusunda bana yardımcı oluyor.</p><h3><b>Bir tenor  olmak ne tür bir disiplin gerektirir? İş ve özel hayatınızı nasıl  dengeliyorsunuz?</b></h3><p>Kişisel  hayatım, işimin büyük bir parçasını oluşturuyor. İşim için kişisel hayatımı  değiştirmem. Bir tenor olarak sahnedeki halimle, kişisel hayatımdaki halim  tamamen aynıdır. Abartıya kaçmam; hayatına dengeli bir şekilde özen gösteren  biriyim. Spor salonuna giderim, evde yemek yaparım ve nereye gideceğime,  kiminle olacağıma dikkat ederim. Yıllar içinde daha seçici ve seçimlerim  konusunda daha dikkatli oldum. Tabii ki bazı standart kurallar var: çok fazla  güneşten kaçınmak, aşırı klima kullanmamak, geç saatlere kadar ayakta kalmamak  ve fazla stresten uzak durmak.</p><p>Genel olarak,  hayatı dengeli ve mutlu bir şekilde yaşamalıyız; bu şekilde her şey yolunda  gider. Tenor olmak bir tercih değildir; bu, doğduğunuzdan beri size Tanrı'nın  verdiği bir yetenektir ve bir sanatçı olarak bu yeteneği geliştirmek, şan  öğretmenlerinizle çalışmaya devam etmek ve disiplinli bir sanatçı olmak sizin  sorumluluğunuzdadır. Bazıları, bu meslekte bir keşiş gibi yaşamanız gerektiğini  söyler. Ben ise özgür ruhlu, mutlu ve dengeli olmanız gerektiğine inanıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/09/mariofrangoulis502-0912202440ea725f.jpg"/><h3><b>Sahne  dışında nasıl vakit geçiriyorsunuz? Sanat dışında ilgi alanlarınız var mı?</b></h3><p>Evet, ilgi  alanlarım arasında sinemaya gitmek, arkadaşlarımla evde zaman geçirmek ya da  iyi restoranlara gitmek, özellikle tavla oynamak ve seyahat etmek yer alıyor.  Seyahati çok seviyorum; Roma, Londra, Paris, New York, Afrika gibi keşfetmek  istediğim yerlere gitmek en büyük hobim. Bir diğer büyük hobim ise ünlü  aktörler, opera sanatçıları gibi isimlerden imza koleksiyonu yapmak. Tabii ki  operaya gitmek de en büyük tutkum.</p><h3><b>Başarılı  bir kariyer, uluslararası tanınırlık ve sayısız performansla sanatçılar için  başarıyı ne tanımlar? Sizi kişisel olarak tatmin edecek başarı nedir?</b></h3><p>Bir filme ya  da tiyatro gösterisine gittiğimde insanların içtenlikle yanıma gelip sesimi  sevdiklerini söylemesi ve sıradaki projelerimi sorması, kariyerimde bir şeyler  başardığımı hissettiriyor. Bu, saf bir sevgi... Kişisel olarak, VW Arena'daki  konserin gerçekleşmesinden ve seyirciden gelen inanılmaz tepkilerden çok  mutluyum. Yıllar sonra yeniden bir araya gelmek, sevgi ve güçlü bir ilişki  göstergesi. Bunun için çok minnettarım. Yıllar içinde farklı ülkelerdeki hayranlarımla  ilişkilerimi sürdürmeye çalışıyorum. Pandemi sonrası dönemde ise bu ilişkileri  yeniden canlandırmak benim için bir hedef.</p><h3><b>Genç neslin  klasik müziğe ilgisini nasıl buluyorsunuz? Klasik müziği ve operayı yeni  nesillere aktarmak için ne gibi adımlar atıyorsunuz?</b></h3><p>Elbette birçok  genç müzisyen klasik müziğe bağlı. Amerika ve Londra'da bu bağlantıyı görmek  mümkün; Londra'daki BBC büyük bir rol oynuyor. Metropolitan Opera ve Carnegie  Hall gibi yerlerde genç sanatçı programları düzenleniyor. New York, Baltimore,  Chicago, Boston, Dallas, Omaha gibi şehirlerde gençlik orkestraları var ve bu  durum global ölçekte de aynı. Gençler artık klasik konser salonlarına kot  pantolon ve şık bir gömlekle gidebiliyor; bir takım elbise giymek zorunda  değilsiniz. Bu esneklik, müziği gençlere daha yakın kılıyor. Önemli olan müzik;  moda değil. Benim yaklaşımım, klasik müzik ile crossover türleri birleştirerek  ve genç bir kadro oluşturarak gençlerin ilgisini çekmek. Operalarda sahneye alt  yazılar ekleyerek dinlediklerini anlamalarını sağlamak da çok önemli.</p><h3><b>Dijitalleşme  müziği daha erişilebilir hale getirdi. Sosyal medya ve dijital platformların  kariyeriniz üzerindeki etkisi hakkında ne düşünüyorsunuz?</b></h3><p>Dijital  platformlar ve sosyal medya kariyerim için çok önemli çünkü günümüzde bir  ürünün reklamı yalnızca bu yollarla yapılabiliyor. Instagram, TikTok, Facebook,  Twitter gibi platformlar insanlara ulaşmanın en etkili yolları. Genellikle bir  şirket bu işleri sizin adınıza yürütür, ancak ben çoğu zaman bu işleri kendim  yaparım. Kendim yaptığım zaman seyirciden anında tepki almak beni çok motive  ediyor çünkü doğrudan izleyicimle bağ kuruyorum. Bu platformları etkili bir  şekilde kullanmak, sanatçıların sürekli hatırlaması gereken bir araçtır.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/09/mariofrangoulis2024-09122024886347cb.jpg"/><h3><b>Sahneye  hazırlık süreciniz nasıl ilerliyor? Bir performans öncesi rutininiz var mı?</b></h3><p>Tabii ki.  Örneğin; orkestra ile provalara başlamadan önce müzik çalışmamı kendi başıma  yaparım. Bu günlerde İstanbul'a gelmeden önce Yunanistan'da piyanistimle  hazırlık yapıyorum, böylece orkestrayla bir araya geldiğimizde herkes kendini  güvende ve mutlu hissediyor. Tabii ki provalarda her şey planlandığı gibi  gitmeyebilir, ancak bu tür durumlara hazırlıklı olmak önemli. Orkestrayla  birlikte bu performansın inanılmaz olması için elimden gelenin en iyisini  yapmam gerekiyor.</p><h3><b>Kariyerinizdeki  en unutulmaz sahne deneyimi ne oldu? Bu an sizin için ne ifade ediyor?</b></h3><p>Benim için  birçok unutulmaz sahne deneyimi oldu. Bunlardan biri, yalnızca 22 yaşındayken,  Yunanistan'dan Londra'ya gidip Les Misérables'da sahneye çıkmam ve ailemin  balkondan beni izlemesiydi. Romantik başrolü oynuyordum ve sahnedeki halimi  izledikten sonra ailemin bana "Sahnede ne kadar uzun ve harika görünüyordun"  demesi beni inanılmaz mutlu etti. Bu, bir hayalin gerçekleşmesiydi; o oyuncularla  sahneyi paylaşmak ve bir genç olarak hayalini kurduğum şeyi başarmak benim için  inanılmazdı.</p><p>Tabii ki, bir  diğer unutulmaz an ise Maria Callas bursunu kazanmam oldu. Komite bana "Mario,  dört yıllık bursun kazananı sensin" dediğinde sadece gurur duymakla kalmadım,  aynı zamanda şaşkına döndüm. Kendimi bir opera şarkıcısı olarak görmüyordum ve  bu bursu kazanmak, belki de gerçekten bir şarkıcı olduğumu fark etmemi sağladı.  Bu durum beni Juilliard Müzik Okulu'na götürdü. Alfredo Kraus gibi bir  öğretmenim oldu, Placido Domingo, Luciano Pavarotti, José Carreras ve Marilyn  Horne gibi büyük sanatçılarla tanıştım; Marilyn Horne kariyerimde akıl hocam  oldu. Ardından, dünyanın dört bir yanında şarkı söyleme, Sony Classical ile  anlaşma yapma ve bu güzel yerlerde sahne alma şansı yakaladım. İki farklı yol  vardı: biri oyunculuk, diğeri ise şarkıcılık yoluydu.</p><p>Tabii ki,  diğer önemli adımlar arasında, 16.000 kişinin önünde Aristophanes'in "Kuşlar" eserinde  oynayarak ve Manos Hadjidakis'in müziklerini seslendirerek Antik Epidaurus  Tiyatrosu'nda sahne almak vardı. Bir diğeri ise La Scala'da "Batı  Yakası'nın Hikayesi"nde Tony başrolünü oynayarak Maria Callas, Giuseppe di  Stefano ve Luciano Pavarotti'nin soyunma odalarında olmaktı. Hiç kaygı  duymadım; orada olmam gerektiğini hissettim ve bu rolü bu izleyiciye aktarmaktan  çok mutluydum. Sanki kendi ülkemde gibiydim ve bu performans büyük bir  başarıyla sonuçlandı, harika eleştiriler aldı. Tabii ki Carnegie Hall'da ve  Royal Albert Hall'da Justin Hayward ve Lara Fabian gibi muhteşem konuklarla  sahne almak da çok büyük bir deneyimdi. Böyle efsanevi sanatçılarla sevdiğim  şarkıları söylemek ve bu harika mekanlarda sahne almak beni çok mutlu ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/09/mariofrangoulis105-09122024911b70aa.jpg"/><h3><b>14  Aralık'ta Volkswagen Arena'da hayranlarınızla buluşacak ve sahnedeki 35.  yılınızı kutlayacaksınız. Tebrikler! Bu dönüm noktası hakkında ne söylemek  istersiniz?</b></h3><p>  Organizatörlere ve beni VW Arena'ya davet eden Piu Entertainment'a çok  minnettarım. Onlara ve çalışmalarına büyük hayranlık duyuyorum. VW Arena,  dostum Lara Fabian'ın büyük bir başarı kazandığı gibi birçok büyük sanatçıyı  ağırladı.</p><p>Türkiye'deki  muhteşem hayranlarım ve dostlarımla tekrar bir araya gelmekten çok mutluyum.  İstanbul, Türkiye'de ilk kez sahne aldığım şehir ve yine ağlayacağım, tıpkı ilk  seferki gibi. Çünkü biliyorsunuz, büyükannem İstanbulluydu ve bize her zaman  İstanbul'dan bahsederdi. İstanbul'un muhteşem baharatlarıyla yaptığı yemekler hala  kalbimde ve aklımda. Büyükannemin Boğaz'dan ve kahve içtiği yerlerden  bahsettiği güzel hikayeleri hep hatırlayacağım. Bu anlamda, büyükannemin  yürüdüğü yerlere geri dönmek gibi bir his bu. İstanbul, Türkler ve Yunanlar  için tarihsel öneme sahip bir şehir. Umarım sonsuza kadar dost oluruz ve bu  konser aracılığıyla kalplerimizi ve ellerimizi birleştiririz. Güzel bir konserle  müzik bizi şimdi ve sonsuza dek bir araya getirsin.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/bir-tenorun-hikayesi-mario-frangoulisin-sanatla-gecen-35-yili-1084117</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/11/bir-tenorun-hikayesi-mari-186_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084113</guid><pubDate>Fri, 06 Dec 2024 15:46:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Deniz Marşan'dan İstanbula'a Şık Dokunuş: Arnavutköy'de İlk Mağaza]]></title><description><![CDATA[Stil danışmanı Deniz Marşan, markasının İstanbul'daki ilk mağazasının kapılarını bir davetle modaseverlerin beğenisine sundu. Arnavutköy'ün tarihi dokusuyla bütünleşen mağazada buluşan davetliler yeni sezon ürünlerini keşfettiler.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/deniz-marsandan-istanbulaa-sik-dokunus-arnavutkoyde-ilk-magaza-1084113</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/06/deniz-marsandan-istanbula-873_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084109</guid><pubDate>Thu, 05 Dec 2024 17:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Talks Podcast: İdil Yazar]]></title><description><![CDATA[Turkcell Platinum katkılarıyla gerçekleşen ALEM Talks Podcast'e konuk olan Şef ve Sağlıklı yaşam koçu İdil Yazar ile dünya mutfaklarından ilham kaynaklarına, duygusal açlıkla baş etme yöntemlerinden anda kalmanın önemine uzanan samimi bir sohbet gerçekleştirdik.]]></description><content:encoded><![CDATA[Podcast'e <i><b><a href="https://fizy.in/BXngd">buradan</a></b></i> ulaşabilirsiniz.<p> </p><p> </p><p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/alem-talks-podcast-idil-yazar-1084109</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/05/alem-talks-podcast-idil-y-522_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084103</guid><pubDate>Wed, 04 Dec 2024 13:46:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Derimod X ACBC: Sürdürülebilir Deri Koleksiyonu]]></title><description><![CDATA[Deri tasarımların radarımıza girdiği bu serin günlerde; Türk deri markasının, İtalyan firması iş birliğiyle hazırladığı yeni koleksiyonu, düzenlenen bir davetle modaseverlerin beğenisine sunuldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/derimod-x-acbc-surdurulebilir-deri-koleksiyonu-1084103</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/04/derimod-679_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084102</guid><pubDate>Wed, 04 Dec 2024 13:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yeni MINI Cooper: 65 Yıllık Mirasla Geleceğe Yolculuk]]></title><description><![CDATA[Benzersiz tasarımı, sürüş deneyimi ve inovatif teknolojileri ile öne çıkan Yeni MINI Ailesi, özel bir davet ile tanıtıldı. Markanın 65 yıllık mirasını ileri taşıyan modeller, keyifli davetin başrolündeydi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yeni-mini-cooper-65-yillik-mirasla-gelecege-yolculuk-1084102</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/04/mini-544_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084101</guid><pubDate>Wed, 04 Dec 2024 12:20:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Tarihi Yarımada'da Tarkan Rüzgarı]]></title><description><![CDATA[Tarihi Yarımada'da bulunan Rixos Tersane'de gerçekleşen görkemli bir geceyle, Fransa merkezli Pernod Ricard, yeni yıla eğlenceli bir “merhaba” dedi. Markanın yaratıcı vizyonunu  yansıtan neşeli geceye, Tarkan'ın performansı damga vurdu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tarihi-yarimadada-tarkan-ruzgari-1084101</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/04/tarkan-806_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084100</guid><pubDate>Wed, 04 Dec 2024 11:53:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Güçlü Kadınlardan İlhamla: 'Strong Step' Koleksiyonu]]></title><description><![CDATA[Yedi yıldır başarısıyla dikkat çeken moda markası, yolculuğunu ve yeni koleksiyonunu özel bir davetle kutladı. Etkinlikte bir araya gelen davetliler güçlü kadınlardan ilhamla tasarlanan yeni koleksiyonu beğeniyle inceledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/guclu-kadinlardan-ilhamla-strong-step-koleksiyonu-1084100</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/04/grii-681_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084098</guid><pubDate>Wed, 04 Dec 2024 10:42:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bir Dilek Tut Derneği, 25 Yılını Gala ile Kutladı]]></title><description><![CDATA[Carole Hakko'nun önderliğinde kurularak, hasta çocuklara umut ışığı olan Make-A-Wish Türkiye/Bir Dilek Tut Derneği, 25'inci yılını özel gala gecesi ile kutladı. Bağışçılar ve derneğe gönül vermiş misafirlerin buluştuğu etkinlikte, pek çok çocuğun hayali gerçekleştirildi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bir-dilek-tut-dernegi-25-yilini-gala-ile-kutladi-1084098</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/04/hayallerin-gercege-donusu-571_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084095</guid><pubDate>Tue, 03 Dec 2024 16:51:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Dans ve Terapinin Birleşme Noktasında Bir Sanatçı: Ekin Bernay]]></title><description><![CDATA[Dansla başladığı yolculuğuna performans sanatçılığı ve dans terapistliğini de ekleyen Ekin Bernay, hareketi ve bedeni odağına alan çalışmalarıyla yaratmaya devam ediyor. Louis Vuitton Cruise 2025 tasarımlarıyla objektifimize yansıyan Bernay ile Çukurcuma'da keyifli bir günde buluştuk.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Sahnede  bir hikâye anlatmanın büyüsüne çocuk yaşta kapılan Ekin Bernay, kendini  keşfetme yolculuğuna devam ederek besleniyor. Londra'daki Victoria &amp; Albert  Müzesi ve Tate Modern'deki performanslarıyla övgü toplayan, dans alanındaki  üretimlerinin yanı sıra terapist olarak da hareketin iyileştirici gücüyle  birçok insana dokunan Bernay ile Çukurcuma'da güzel bir kış gününde bir araya  geldik. Louis Vuitton tasarımlarıyla objektifimize poz veren Ekin Bernay,  hareketin gücünü gözler önüne seren pozlarıyla kendine hayran bırakırken  hayallerine ortak etti bizi.</span></p><h3>Dansla hikâyesi küçük yaşta  başlayanlardansın. Çocukluk tutkunu taşıdığın nokta gerçekten ilham verici.  Hareketle kendini ifade etmenin gücünü ilk keşfettiğin anı hatırlıyor musun?</span></h3><p>Tabii  ki hatırlıyorum, değerli öğretmenlerim Ömür Uyanık ve Tunç Özşakar sayesinde  bir solo yapmıştım. Yaklaşık 10 yaşındaydım. İlk defa bedenimi insan yerine bir  kedi gibi kullanma şansım olmuştu. Tek başıma sahnede olup bir hikaye anlatmak  çok büyülü gelmişti.</p><h3>Yolu bir dönem baleyle ve dansla  kesişenlerin sayısı bir hayli fazla ama bu kısa süreli bir hobiden öteye  geçmiyor çoğu zaman. Sen dansı hayatının merkezine koymaya nasıl karar verdin?  Farklı bir alanda kariyer yapmayı hayal ettiğin oldu mu hiç?</span></h3><p>Aslında  yıllar içerisinde kazanılmış bir savaş oldu benim için. Konservatuvarlı  değilim, normal bir lisede okudum ve bunu bir meslek olarak kabul ettirmem  zorlu bir yolculuktu. Üniversitede iletişim tasarımı okuduktan sonra tasarım  yönetimi master'ı yaparak aslında bu hayalime inanmaktansa öğretilmiş  hayallerin peşinden gidiyordum. O eğitimleri alırken de çok klasik bir meslek  seçimi yapmamıştım, yaratıcı bir şey yapmak istediğimi biliyordum ve o yönde  ilerliyordum ama yine de gerçekten ilk hayalimin gerçek olabileceğini  düşünmemiştim. Bana bu yolu önermeyenlerin haksız olduklarını ispatlamam da  uzun bir yolculuk gerektirdi. Dürüst olmam gerekirse korkular beni yavaşlattı.  Bir de arayışım hiç bitmiyor, o yüzden tam olarak ne istediğimi bulmam çok  zaman aldı. Çok deneme yanılma yaptım ama içimdeki yaratma arzusu beni hiç  bırakmadı. Bugün de benim mesleğim dans diyemem, daha sınırsız düşünmeye  çalışıyorum yaratımla ilgili. Beni belki de en geniş anlamda tanımlayan şey  sanatçı olduğum.</p><h3>Sanat ve tasarımın farklı alanlarında  eğitim aldın. Bu eğitimler senin kariyerini nasıl şekillendirdi?</span></h3><p>Aldığım  her eğitim bana farklı bir bakış açısı kazandırdı. Birbirinden farklı alanları  deneyimlerken hep olması gereken yön için bir şeyler biriktiriyormuşum onu  gördüm. Hala tamamen bütünleştiremedim hepsinin zaman içerisinde evrileceği başka  bir yer var, hepsinin bir anlamı var. Mesela üniversitede ağırlıklı olarak film  üzerine yoğunlaşmıştık ve kameranın arkasını o şekilde bilmek daha sonra önünde  yer aldığımda da beni çok boyutlu bir farkındalığa götürdü aslında. Moda  üzerine yüksek lisans yaparken o kadar çok defile izledim ki yutmaya çalıştım  bütün o bilgiyi. Daha sonra ben de defile yaparım bilincinde düşünmesem de  uzakta bir fikir olarak vardı ama bunu bu yüzden yapıyorum gibi bir nokta atışı  değil bahsettiğim. Sadece hep çekildiğim şeyler benzerdi ve nerede olursam  olayım nereye gidersem gideyim hep hareketin peşinden gittiğimi fark ettim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/03/1ekinbernaylv-0312202450518a19.jpg"/><h3>Profesyonel olarak ilk adımlarından  bugüne dansın, hareketlerin, kendini ifade etme biçimin nasıl evrildi?</span></h3><p>Tabii  ki çok değişti yani ben dansla başladım sonra dans terapisine ve performans  sanatına genişledi alanım. O yüzden hareketle başlasam da hareketsizliğin  içindeki anlama evrildi sanıyorum. Bir de artık yaptığım iş yansıma ile ilgili  değil, içeriden dışarıya ve diğer boyutlardan bu boyuta ne gelmesi gerekiyor  onunla ilgileniyorum.</p><h3>Yeni bir hikayenin kafanda  şekillenmesinden performansın ortaya çıkmasına uzanan süreci senden  dinleyebilir miyiz? Bu süreçte nelerden ilham alıyorsun? Zorlandığın anlarda  kendini motive etmek adına nasıl bir yol izliyorsun?</span></h3><p>Üretim  süreçleri üzerine çalıştığım işe göre çok değişiyor. Benim sanat alanındaki  üretimden en öz üretimden bahsediyorsak o çok uzun zamanlara yayılabiliyor. Bir  fikrin pişmesi seneler bile alabiliyor ya da bazen çok ani bir şimşek gibi  görsel geliyor ve aniden sana yükleniyor. Fikir geldikten sonra bile  tamamlayamıyorum, bir süre zihnimde şekil değiştiriyor sonra araştırmaya  başlıyorum ve bunun derinliğine iniyorum. Konu üzerine bambaşka kitaplar,  farklı materyaller ve çokça video, bir de her şeye o gözlükten bakmaya  başlamak... Bazen çözmeye çalışırken çok saçmalayabiliyorum ya da fikir çok  yalınken onu bozabiliyorum, o yüzden amaca odaklı kalmak sanırım hep en güzel  işlerimi çıkaran şey oldu. Bir de duvara bakma pratiğim var. Bir boşluğa  bakmaktan bahsediyorum, bazen bu yatarak da olabiliyor ya da yolculuktayken de.  Salonda koltukta oturup gerçekten duvarın bir köşesine bakmak da olabilir;  zihnimde bir akış oluyor gibi orada çözüyorum çoğu zaman ne olması gerektiğini.  Performans işlerini ise çoğu zaman, neredeyse her zaman ben Performistanbul'la  birlikte ürettim. Performistanbul kurucusu Simge Burhanoğlu ile bazı fikirleri  test edebiliyoruz, o benim için bir şekillendirici olabiliyor. Koreografik bir  işse hareket araştırma sürecinden bahsedebiliriz; çok sevdiğim dansçılar var  onlarla stüdyoya giriyoruz ve az çok bir fikrim oluyor ne yapacağımla ilgili,  fikirler ortaya atıyorum sonra onların bedenlerinden çıkması için onlara izin  veriyorum. Onları izleyip sonra sanki bir kolaj yapar gibi o hareket heykelini  yaratmaya çalışıyoruz.</p><h3>Performansa fiziksel olarak hazır  olmak için neler yapıyorsun?</span></h3><p>İnan  çoğu zaman hiçbir şey çünkü her zaman bu hazırlığı yapma lüksüm olmuyor. Bu  konuda çok katı değilim; zaman geldiğinde o boyuta giriyorum bunu yapabilmemin  sebebi belki 27 senedir bir şekilde hareket ediyor olmam ya da zaten özümün bu  olması. Özetle bir hazırlık yapmıyorum çünkü bir tarafım hep hazır o anı  bekliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/03/1ekinbernaylouisvuit-03122024f3807f8a.jpg"/><h3>Bugüne kadar yaptığın performanslar  arasında sende en çok iz bırakan hangisiydi?</span></h3><p>Performans,  canlı sanat alanında yaptığım işler o kadar kişisel oluyor ki ayırt etmem  mümkün değil. Hepsi ben ve hepsi içime ait.</p><h3>Seyircilerle kurduğun iletişim performansına  nasıl yön veriyor?</span></h3><p>Burada  yine koreografik sahne işleriyle canlı sanat arasında bir ayrım yapmam lazım.  Sahnede başka bir dil var ve kaygım karşıdakini memnun etmek değil. Yine orada  da bir dürüstlük var ama canlı sanat alanında çalıştığında bir de izleyiciyi  katılımcı olarak bir pozisyona koyuyorsan ciddi bir alan tutmak gerekiyor. Bu  hem çok yorucu hem de çok özel çünkü dans terapisi pratiğimde zamanında  uygularken gördüğüm gibi insanların hiç gidemeyeceği yerlere gitmek için bir  kapı aralamak, onlarla birlikte duygulanmak birlikte gülümsemek ve bazen "miş  gibi" yapmak bile gerçekliğe daha yakın hissettiriyor. Kurduğumuz oyun bile  yaşama karşı bir direniş çünkü olmayan bir sistem yaratıp bu sistem içerisinde  yeni kurallarla ilişki kuruyoruz ve bu eşsiz bir şey. 37 yaşındayım ve insanlar  benimle bir çocuk gibi bir odaya girmeye, oyunlar oynayıp bir yolculuk yapmaya  gelebiliyor. Bazen sıra bekliyorlar ve karşıma oturuyorlar. Ne büyük bir şans!</p><h3>Farklı ülkeler, sahneler ve  seyircilere göre performansın değişiyor mu?</span></h3><p>Aslında  artık çok radikal bir değişim olmuyor. Ben bu konuda daha da ileriye gitmek  istiyorum. Uzun süredir daha belirgin bir dil arayışındayım, hala o şifreyi  kıramadım. İzleyicinin farklı ülkelerde, farklı toplumlardaki duruşunun ve  etkileşiminin işin canını değiştirebildiğini de eklemek isterim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/03/1lvekinbernay-031220246cece27f.jpg"/><h3>Çalıştığın ekiple aynı dili konuşmak  kreatif anlamda ne kadar etkiliyor seni?</span></h3><p>O  kadar önemli ki bu. Eğer uyum sağlanmazsa iş o kadar çamura batıyor ki size  anlatamam. İnsanlar arasındaki büyüyü yakalarsan en doğru yaratımı  yapabiliyorsun. O yüzden herkes aynı aşkla bağlanırsa inanılmaz bir duygu.</p><h3>Performans sanatçısı, dans ve hareket  psikoterapisti, koreograf... Dansı odağına alan bu alanlar arasındaki çalışmaların  birbirini nasıl besliyor?</span></h3><p>Aslında  dansı değil hareketi ve bedeni odağına alıyor yaptığım her iş ve hepsi  birbirini son derece besliyor. Yine de o bahsettiğim dildeki gibi tamamen bir  bütünlük yakaladığım zaman bunu inan bağıra bağıra söyleyeceğim. Çünkü  parçalarım hala tamamen bütünleşmedi. Örneklendirmem gerekirse sürekli alan  içerisindeki hareketi, yani koreografik düşünmeyi bana performans işlerim de  düşündürüyor. Dans terapisi bana yargısız olmayı ve şefkati öğretti, o her iki  alanı da birebir etkiliyor. Performans işleri ise bana sınırları yıkmayı  öğretti. Dansın ve dans terapisinin çok belirgin sınırları var, canlı sanatta  bu sınırlar yok özgürlük var, bu durum da beni hep özgür düşünceye  yönlendiriyor.</p><h3>Uzun yıllar Londra'da yaşadıktan  sonra İstanbul'dasın. Burada olmak heyecanlandırıyor mu seni? Nasıl geçiyor günlerin?  Gündeminde neler var?</span></h3><p>Köklenmek,  aileme ve buradaki sevdiklerime yakın olmak bana huzur verdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/03/1louisvuittonekinber-0312202496211b78.jpg"/><h3>Seni en iyi anlatan şarkı hangisi?</span></h3><p>Şu  sıralar ormanın sesi.</p><h3>Terapist olarak yaptığın çalışmalar  çok kıymetli. Dansın iyileştirici gücüne dair neler söylemek istersin?</span></h3><p>Son  iki senedir klinik olarak çalışmıyorum ama öncesinde o kadar büyük dönüşümler  ve paylaşımlar görme şansım oldu ki... Bu anlamda dansa, harekete, müziğe ve  sanata inanıyorum. Aslında iyi gelen şey sanat.</p><h3>Röportajımıza moda çekimimiz eşlik  ediyor. Çekimlerde profesyonel modellerden farksızdın. Nasıl bir deneyimdi  senin için?</span></h3><p>Hareket  yönetmeni olarak çokça sette bulunduğum, modanın içerisinde başka işlerde de  çalıştığım ve hem kamera önü hem arkası deneyimlerim olduğu için çekimde  anlamlı bir form çıkarmaya çalıştım. Umarım bir his geçebilmiştir. Biraz kendi  konfor alanımın dışında bir deri giymiş gibi hissettim ama ben bunu giyen o  kadın olsaydım nerelerden Ekin sızardı onu aradım, minik bir oyun gibi  yaklaştım.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/03/1ekinbernay-0312202467a72f9a.jpg"/><h3>Modanın kendini ifade etmende nasıl  bir rolü var?</span></h3><p>Hepsi  kimliği bütünleyen unsurlar aslında. Üzerimize giydiklerimizin son derece  anlamlı olduğuna inanıyorum. Ben aslında çoğu zaman daha kimliksiz ve alan  kaplayan, hareket etmeme alan açan silüetler tercih ediyorum. Yine de işin bir  parçası olarak bazen bir kıyafet tasarlıyorum. Mesela Victoria &amp;Albert  Müzesi'ndeki performansta çok dar bir korse gibi olan yedi metre bir eteğim  vardı ama bu eteğin kuyruğu öne doğru uzundu ve geri geri yürümem gerekiyordu.  Bu mesela başka türlü anlatamayacağım bir şeydi, o yüzden gücü yüksek. O eteği  arkadaşım Florence King'le birlikte ürettik. Benim yansımam ancak onu  tasarladığımda tam göründü.</p><h3>Yeni yıla sayılı günler kaldı. 2025  planlarını öğrenebilir miyiz?</span></h3><p>Bu  sene bir solo iki tane de grup işi çıkarmaya çalışıyorum. Daha önce bahsettiğim  dili aramaya devam ediyorum, büyük bir ifade peşindeyim. O yüzden şu aralar yaratım  sürecindeyim diyebilirim.</p><h3>Kariyerine dair en büyük hayalin  nedir?</span></h3><p>Sanırım  en büyük hayalim alanımda bir kırılma noktası yaratmak</p><p></p><b style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">Röportaj:</b>  Ayça BARUT TANMAN</span><br><p></p><p><b>Fotoğraflar: </b> Fırat KOÇAK</p><p><b>Styling:</b>  Hakan ÖZTÜRK</p><p><b>Saç: </b> Batuhan SANCAR</p><p><b>Makyaj: </b> Ece BİRSEN</p><p><b>Prodüksiyon:</b>  Yasemin TÜRK YEŞİLKIR</p><p><b>Video: </b> Kaan KARAASLAN</p><p><b>Fotoğraf  asistanı:</b> Çağdaş SEZGİN</p><p><b>Styling  asistanı:</b> Fırat GENÇDOĞAN</p><p><b>Full  Look:</b> Louis Vuitton</p><p>Mekân  için <b>Salon Cuma</b>'ya teşekkür ederiz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/dans-ve-terapinin-birlesme-noktasinda-bir-sanatci-ekin-bernay-1084095</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/03/dans-ve-terapinin-birlesm-637_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084093</guid><pubDate>Tue, 03 Dec 2024 15:16:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[4 ARALIK 2024]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/dans-ve-terapinin-birlesme-noktasinda-bir-sanatci-ekin-bernay-1084095</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/03/4-aralik-2024-781_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084091</guid><pubDate>Tue, 03 Dec 2024 11:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Hamid Merati-Kashani'den Unutulmaz Parfümlerin Sırrı]]></title><description><![CDATA[Farklı anlara ve anılara ışınlaması bir yana, büyüleyici bir duyusal yolculuğun kapılarını aralıyor. Peki ya, hikâyenin başrolündeki o parfümü yaratmak? Parfümör Hamid Merati-Kashani, İstanbul'u fona koyarak hazırladığı yeni kokusunu ve paralel bir evren yaratan parfümlerle çevrili dünyasını anlattı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kokuların ayrı bir rolü var hayatımızda. Farklı  notaların peşinden farklı anılara doğru, şiirsel yolculuklar yaşıyoruz çoğu  zaman... Çocukluğumuzla, en sevdiğimiz anlarla, mekânlarla, ülkelerle, sevdiğimiz  ama uzağımızda olan kişilerle bağlantı noktası oluyor kimi zaman da aramızda.  Bize bir parfümün bu büyülü hissi vermesinin kaynaklarından biri de elbette parfümü  yaratan kişinin vizyonu. Parfümör Hamid Merati-Kashani de bu isimlerden biri.  Atelier Rebul iş birliğiyle Beymen Özel Parfum Artisanal Koleksiyonu'nu yaratan  DSM-Firmenich'in baş parfümörü Kashani ile İran'da gül bahçelerinde başlayan ve  İstanbul'a uzanan yolculuğunu konuştuk.</p><h3>Parfümün büyülü  notalarının izini sürmeye ne zaman karar verdiniz?</span></h3><p>Çocukluğum İran'da ve babamın memleketi Kaşan'da  geçti. Kaşan bölgesi, Ghamsar'daki gül tarlaları ve gül suyu imalatıyla ünlü.  Bu özel anılar ve bu bölgenin hatıraları hep aklımda kaldı. Bu güzel özü  parfümlere nasıl katabileceğimi düşünürdüm hep. 1979'daki devrimden sonra  annemin memleketi Almanya'ya taşındık; kaldığımız şehirde, aromalar ve  parfümler üreten iki parfüm evi bulunuyordu. 18 yaşındayken Dragoco'da çalışmaya  başladım ve birkaç yıl boyunca parfüm okullarını ziyaret etme fırsatım oldu.  Daha sonra Firmenich'e katıldım ve dünyayı dolaştım. 2010 yılında Dubai'ye  taşındım ve şu an hala orada yaşıyorum, ancak Paris ve New York ile de güçlü  bir bağım var.</p><h3>İran'daki gül  tarlalarında büyümek, bugün kim olduğunuz üzerinde büyük bir etki yaratmış. O  günleri düşündüğünüzde ne hissediyorsunuz?</span></h3><p>Hala Kaşan'daki o güzel tarlaları, her yerde bulunan  küçük imalathaneleri ve havadaki o kokuyu hatırlıyorum.</p><h3>Cesur ve unutulmaz  parfümlerinizle öne çıkıyorsunuz. Bu özelliklerinizi ortaya çıkaran başlıca  ilham kaynaklarınız neler?</span></h3><p>Dubai'de çalışmaya başladığımdan beri, müşterilerim  her zaman çok güçlü ve uzun süre kalıcı parfümler yaratmamı istediler. Bu  yüzden insanlar, işimi büyük ölçüde etkileyen ilham kaynağım oldu ve bunun için  çok minnettarım; Dubai'deki çalışma tarzımı gerçekten seviyorum. Dubai, çok  farklı kültürlerin bir arada olduğu; festivallerin, renklerin, baharat  pazarlarının, baharat kokularının yükseldiği, alışveriş merkezleri ve modası  ile ilham veren "gerçek" bir merkez. Ben de; yaratmak için ilham  alıyorum ve ilham vermek için yaratıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/03/1kokuhamidmeratikash-031220244ba305ca.jpg"/><h3>Mesleğiniz sıradan  bir meslek değil, daha niş bir alan. Bir çocuğun "Büyüyünce parfümör olacağım"  dediğini pek de duymuyoruz mesela. Bu işin en çok hangi yanını seviyorsunuz?</span></h3><p>Bu mesleğin, çok uzun yıllar deneyim ve sıkı çalışma  gerektiren bir iş olduğunu düşüyorum. Farklı malzemelerin birbirleriyle nasıl  tepki vereceğini anlamak ve parfüm trendi belirlemek, gerçekten severek yapmanız  gereken bir şey. Parfümü yaşamalı ve hissetmelisiniz. Formülasyonu hazırlamadan  önce kullandığınız malzemeleri nasıl koklayacağınızı zaten çok iyi bilmeniz  gerekiyor.</p><h3>Bir parfüm  yaratırken karşılaştığınız en zorlu anlar neler oluyor? Bir koku tam istediğiniz  şekilde ortaya çıkana kadar süreç nasıl ilerliyor?</span></h3><p>En zorlu an, başlamak için doğru fikri bulmak. Bu,  sizin doğru ruh haline ulaşarak yaratmaya başlamanızı sağlıyor. Bazen gece  yarısı bazen hafta sonunda bir formül oluşturabiliyorum. Kısacası, bir parfüm  yaratırken yer ve zaman, benim için önemli bir rol oynamıyor.</p><h3>Şu anda heyecan  verici bir iş birliği için Türkiye'desiniz. Atelier Rebul ile nasıl bir araya  geldiniz? İki yaratıcı perspektifi birleştirmek nasıl bir deneyimdi?</span></h3><p>Türkiye; iki kıta arasında, güzel bir ilham kaynağı.  12 yıl önce Atelier Rebul ile farklı bir projede çalışma fırsatım olmuştu ve  yeni bir projede tekrar iş birliği yapma teklifini aldığımda çok mutlu oldum.  Çalıştığım ekip çok bilgili, profesyoneldi ve tekrar onlarla çalışmak benim  için büyük bir onurdu.</p><h3>İstanbul bir  parfüm olsa, hangi notaları barındırır, nasıl bir koku olurdu sizce?</span></h3><p>İstanbul'u bir parfüm olarak tanımlamam gerekirse;  şehir Bosphorus'a yakın olduğu için ilk notanın suyu, denizi ve ferahlığı  çağrıştırması gerektiğini düşünüyorum. Ardından, baharda şehirde gördüğünüz  sarı çiçeklerle birlikte, solar çiçekler ve şehirdeki çam ağaçlarından dolayı  baharatlı odunsu bir alt notaya sahip olmalı. Ayrıca pimento, karabiber, tarçın  ve muskat gibi baharatların bulunduğu pazarı da önemli bir etkiye sahip. Parfum  Artisanal Elixir 11, bu parfüm için harika bir örnek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/03/1parfumhamidmeratika-03122024b2e6178b.jpg"/><h3>Parfümün kullanan  kişiyle uyumu önemli bir konu değil mi? Bu konuda yapılan en büyük hata ne  oluyor?</span></h3><p>Parfüm seçerken yapılan en büyük hata, dış etkenlere  kapılmak. Kendiniz olmalısınız ve kendinizi güçlü ve özgüvenli hissettiren  parfümü bulmalısınız. Parfüm çok kişiseldir ve kişi kendisi için en iyisini  seçmelidir.</p><h3>Parfüm ve moda  arasındaki ilişki hakkında ne düşünüyorsunuz? Parfüm de bir kişinin tarzını  tanımlayabilir mi?</span></h3><p>Moda, parfümle çok bağlantılıdır; stilinize göre güçlü  bir parfüm seçebilir ve moda ile uyumlu bir koku yaratabilirsiniz. Parfüm,  elbette bir kişinin tarzını tanımlayabilir</p><h3>Parfüm  endüstrisinin sürdürülebilirliği hakkında ne düşünüyorsunuz?</span></h3><p>Parfüm endüstrisinde sürdürülebilirlik çok önemli.  Doğal, yenilenebilir malzemelerin kullanımı ve atıkların azaltılması gibi çevre  dostu uygulamalar öne çıkıyor. Atelier Rebul'ün de sürdürülebilirliğe  gösterdiği çabaları görmek, ürün tasarımından üretim süreçlerine kadar yüzde  100 yenilenebilir enerji kullanması memnuniyet verici.</p><p><b>Fotoğraflar:</b> Sancar Kemal Demir</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/hamid-merati-kashaniden-unutulmaz-parfumlerin-sirri-1084091</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/12/03/parfumor-hamid-merati-kas-550_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084086</guid><pubDate>Sat, 30 Nov 2024 19:25:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[A Simple Way'de Erken Yılbaşı Daveti]]></title><description><![CDATA[Özgün stildeki etek modelleriyle tanınan moda markası, yeni yıla özel süslenen mağazasında erken yılbaşı daveti verdi. 2025'in heyecanını şimdiden hissettiren davette konuklar, koleksiyondaki yeni modelleri keşfederek keyifli vakit geçirdiler.   ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/a-simple-wayde-erken-yilbasi-daveti-1084086</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/30/a-simple-wayde-erken-yilb-532_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084084</guid><pubDate>Fri, 29 Nov 2024 15:48:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Reto Moser: "Lüks, Konfor Değil, Deneyimdir"]]></title><description><![CDATA[Reto Moser, Four Seasons otellerinin geleceği, yenileme süreci, yeni yat projesi ve Etiler'deki rezidans açılışı gibi Türkiye'deki yeni projeleri hakkında heyecan verici detayları ALEM ile paylaştı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<h3>Otelinizin  açılışından bu yana en karlı yıllarından birini geçirdiniz. Genel  müdürlüğünüzün üçüncü yılına girerken, gelecek hedefleriniz arasında neler  olduğu ile başlayalım mı?</span></h3><p>Gelecek yılki projelerimizin en heyecan verici kısmı, Boğaz'daki otelimizi yılın  sonuna doğru yenilemeyi planlıyor olmamız. Bir buçuk yıldır Four Seasons ve yatırımcı  firmamız Astay ile birlikte çalışarak otelin vizyonunu geliştiriyoruz. 15 yıllık  bir oteliz ve otelcilik sektöründe oldukça güçlü bir rekabet var. Üç yıl devam  edecek bu süreci aşamalı olarak başlatacağız. Amacımız, sektöre yön vermeye  devam ederken yenilikler de sunmak... Heyecan verici restoran konseptleri de  vizyonumuzun önemli ve büyük bir parçası.</p><h3>Heyecan  verici bir yat projeniz var. Lüks yatçılığı tanımlamanın yeni bir yolu  diyebilir miyiz?</span></h3><p>Bu konuda çok heyecanlıyız. İlk yat, önümüzdeki yılın sonunda suya  indirilecek ve Nisan 2026'da ilk seferin bir parçası olarak yaklaşık üç hafta  boyunca İstanbul'da olacak. Şu anda Türkiye'yi bir destinasyon olarak nasıl  tanıtabileceğimiz üzerinde çalışıyoruz. Yaklaşık bir yolcu gemisi büyüklüğünde  ama sadece 95 süiti var. Gerçekten çok özel. Lüks yatçılığı yeniden tanımlayan,  sofistike ve benzersiz bir deneyim sunan yeni bir anlayış olarak görüyoruz. </p><h3>Sizce lüks tanımı yıllar içinde nasıl evrildi?</span></h3><p>Lüksün tanımı aslında epey değişti, özellikle de lüks konukseverliğin  tanımı. İsviçre'de, saray otellerinin yüzlerce yıl önce başladığı yerde  büyüdüm. O zamanlar lüksün tanımı, misafirlerin evlerinde sahip olmadıkları  şeyleri sağlamaktı. Yani başlangıçta lüks, ürün ve donanımla ilgiliydi,  insanların evlerinde olmayan konforu sağlamak demekti. Bugün lüks,  deneyimlerle, bir misafirle nasıl bağlantı kurduğunuzla, bir misafiri nasıl  mutlu ettiğinizi göstermekle ilgili -ki bu bizim için çok önemli. "Senin kim  olduğunu biliyorum. Senin için neyin önemli<b> </b>olduğunu biliyorum. Ve  senin için nasıl unutulmaz deneyimler yaratabileceğimi biliyorum"  diyebilmek...Bugünün lüksü bu anlama geliyor. Deneyimlerle, insanları tanımakla, 'bizim  için özelsin'i hissettirmekle ilgili lüks kavramı. Zaman, günümüzde en değerli kavram;  misafirlerimiz yoğun çalışan iş insanları. Uzun saatler çalışıyorlar.  Dolayısıyla günün ilk saatlerinde veya gün sonunda sahip oldukları sınırlı zaman  dilimini ya da aileleriyle geçirecekleri kısıtlı anları en iyi şekilde  değerlendirmelerini sağlıyoruz. Günümüzde, ürün odaklı bir deneyimden çok  deneyimsel bir tecrübe anlamına geliyor lüks. </p><h3>Michelin yıldızlı şeflerle 'Ode to Bosphorus' projesi 2025 yılında da devam  edecek mi?</span></h3><p>Bu projenin amacı,  gastronomi ustalığımızı diğer ülkelerle harmanlayıp, lokal misafirlerimize  benzersiz deneyimler sunmak. Sadece Michelin yıldızlı şeflerle ilgili değil,  aynı zamanda eşsiz ve özgün deneyimler yaratmakla ilgili olduğunu söyleyebilirim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/29/1retmoserfourseasons-291120244e0de1b8.jpg"/><h3>Four  Seasons Hotel Sultanahmet'in "Dünyanın En İyi Oteli" ödülünü kazanması nasıl  bir etki yarattı?</span></h3><p>Travel + Leisure  tarafından ''Dünyanın en iyi oteli'' seçilmemiz, takdir edilmenin harika bir  göstergesi ve aynı zamanda ekibimizin başarılarının tanınması demek. Bu ödül,  İstanbul'a gelmeyi ya da Four Seasons'ta konaklamayı hiç düşünmemiş daha geniş  bir kitleye otelimizi tanıtmamıza yardımcı oldu ve doluluk oranlarımızı olumlu  yönde etkiledi diyebilirim.  Four Seasons  Hotel Sultanahmet ikonik binası ve eşsiz konumuyla, Ayasofya ve Sultanahmet  Camii gibi tarihi simgelerin hemen yanında, misafirlerine İstanbul'un muhteşem  tarihiyle iç içe bir deneyim sunuyor.</p><h3>Yeni yıl döneminde herhangi bir sürpriziniz olacak mı?</span></h3><p>Sürprizleri seviyoruz ve  her zaman çalışmalarımızı nasıl farklı hale getirebileceğimizi düşünüyoruz. Bu  benim sekizinci otelim ve yedinci ülkem, bu yüzden benzer şeylerin ötesine  geçmeyi seviyorum. Yeni yıl sezonunda farklılaştıracağımız birkaç projemiz var.  Geçen yıl "Festive Pop-up" mağazamız ile misafirlerimizi markamız La  Pistache ile buluşturduk ve harika bir talep aldık. Bu yıl, misafirlerimiz  mağazamızdan evlerine de sipariş verebilecekler. Boğaz'da bir kutlama ambiyansı yaratıyoruz. Lobimiz için  özel bir parça hazırladık. "Boğaz Kışı Masalı" hikayesiyle tasarlanan  bu projede, otelimizin 3D modellemesiyle karla kaplı bir Noel köyü ve parlayan  fenerlerle masalsı bir atmosfer oluşturduk. Misafirler, salep ve sıcak kestane  eşliğinde, otelimizdeki yılbaşı coşkusunu deneyimleyecekler. Çocuklar için  "Gingerbread Workshop" aktiviteleri başlatıyoruz, böylece aileler  keyifli vakit geçirirken, çocuklar zencefilli kurabiye evleri yaparak  eğlenebilecekler. Ayrıca, yılbaşı partisi konseptimizi değiştirdik. Bu yıl,  akşam yemeği deneyiminin ardından, tüm misafirlerimizi Boğaz'ın kenarına davet  edip, DJ, dansçılar ve sürprizlerle dolu enerjik bir geri sayım partisi  düzenleyeceğiz.</span></p><h3>Peki genel olarak misafir profiliniz nasıl, hangi ülkelerin Türkiye'yi  tercih etme olasılığı daha yüksek?</span></h3><p>Hem Boğaz hem de Sultanahmet'teki otellerimize en yoğun ilgiyi Kuzey  Amerikalı misafirler gösteriyor. Kuzey Amerika'yı Rusya ve Ukrayna takip ediyor. İngiltere ve Avrupa'nın  geri kalanı bizim için büyük bir pazar. Avustralya da öyle olmaya başladı,  Melbourne ve Sydney'den Türkiye'ye direkt uçuşlar olmasının da etkisi var. Aynı  zamanda Dubai'den, Doha'dan ve pek çok ülkeden çok daha iyi bir konumdayız;  buradan 2,5 saat içinde Avrupa'nın herhangi bir yerine geçebilirsiniz.  Önümüzdeki yıl için Hindistan ve Çin pazarını daha fazla geliştirmek için  çalışıyoruz. Dolayısıyla farklı pazarlarda iyi bir dengeye sahip olmaya devam  etmek istiyoruz. Sultanahmet'teki otelimiz daha çok misafirlerin bireysel tatil  için geldiği bir yer. İstanbul'u keşfetmeye geliyorlar ve bunun için otelimiz  mükemmel bir konumda bulunuyor. Boğaz otelimiz ise gerçekten pek çok farklı misafirin  buluştuğu bir nokta. Kurumsal konaklamaların yanı sıra, özellikle yaz aylarında  şehrin ortasında bir 'resort'a dönüşüyor, çünkü Boğaz'ın en güzel açısına  sahibiz. Çıkıp şehri keşfedebilmek harika oluyor. Günün sonunda buraya geri  dönüyorsunuz ve bir tür 'resort' deneyimi yaşıyorsunuz.</span></p><h3>Mesleğinizle ilgili pek çok plandan bahsettik, peki ya yeni yıl için  kişisel hedefleriniz arasında başrolde neler var?</span></h3><p>İş hayatıyla özel hayat arasında iyi bir denge kurmak önemli. Yaklaşık iki  yıldır Türkiye'deyim ama bu güzel ülkeyi çok fazla gezemedim. Kapadokya'ya  gitmeyi çok istiyorum. Üzüm bağlarını ve şarap imalathanelerini keşfetmek için  bir tura çıkmayı istiyorum. Yaz döneminde ise arkadaşlarımla birlikte birkaç  günlüğüne güneyde bir tekne gezisine çıkmayı ve eşsiz kıyıları keşfetmeyi  planlıyorum. Yeni bir ülkede işe başladığınızda ilk iki yıl, her şeyi planlamak  ve vizyonun, stratejinin ne olacağını, ekibi oluştururken nelere odaklanmak  istediğinizi tanımlamak için oldukça yoğun geçiyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/29/1retomoserfourseason-291120246736ee1a.jpg"/><h3>Başarılı bir ekip lideri olarak, gençlere vereceğiniz en önemli tavsiye ne  olur?</span></h3><p>Fırsatlara  açık olun. Çalıştığım yerlerin çoğu hedef listemde değildi. Hayalimdeki  destinasyonlar da değillerdi ama her birinin olağanüstü bir deneyim olduğunu  yaşayarak anladım. Yani fırsatlara açık olun, fırsatları yakalayın ve bundan en  iyi şekilde yararlanın. Bardağın boş tarafına bakıp gün boyu mutsuz  olabilirsiniz ya da hayatın içinde yürüyebilir ve harika şeylere  odaklanabilirsiniz, değil mi? </p><h3>Dünyada en sevdiğiniz ve en huzurlu hissettiğiniz yer neresi?</span></h3><p>Benim gerçekten mutlu olduğum yer Provence. Beş buçuk yıl orada yaşadım.  Her zaman geri döndüğüm bir yer. Enerjimi geri kazanmak ve benim için, hayatta  neyin önemli olduğunu düşünmek için iyi bir nokta. Bununla birlikte, yaşadığım  her yerin gerçekten eşsiz ve unutulmaz duraklar olduğunu düşünüyorum, bunları  deneyimleyebildiğim için her zaman minnet duyuyorum. İsviçre'de, İstanbul'daki otellerimizde  çalışanlardan daha az insanın yaşadığı küçük bir kasabada büyüdüm. Yani bir gün  İstanbul'da, Kahire'de, Moskova'da, Bangkok'ta ya da bu destinasyonlardan herhangi  birinde yaşayacağım aklımın ucundan bile geçmezdi; bunun için minnettarım.</p><h3>Bisiklete binmeyi sevdiğinizi biliyoruz. Son dönemde buna keyif veren başka  hobileriniz eklendi mi?</span></h3><p>20  yılı aşkın bir süredir, yaşadığım hemen her yerde bisiklete biniyorum. 10  yıldır her gün, güne meditasyon yaparak başlıyorum. Sabahları düşüncelerimi  toparlamama ve güne hazırlanmama yardımcı oluyor. Hayatın koşturmacasıyla  bağlantınızı kesebileceğiniz ve önceliklerinizi yeniden bir araya getirmeye  odaklanabileceğiniz bir ortam yaratmak iyi bir şey. Bunun yanı sıra, ben  öncelikle bir şefim. Kariyerime mutfakta başladım. Bu yüzden nerede yaşarsam  yaşayayım her zaman bulunduğum yeri ve mutfağını keşfetmeye meraklıyım.  Gerçekten de bunun bir kültürü anlamak için harika bir araç olduğunu  düşünüyorum ve dışarı çıkıp küçük restoranları ziyaret etmeyi seviyorum. Buraya  geldiğimde de çok şaşırdım; bence Türk mutfağını Türkiye dışında tanıtmak için  yapmamız gereken çok şey var. Dünyada mutfağı bu kadar geniş ve bu kadar güzel  lezzetlere sahip çok az ülke olduğunu söyleyebilirim.</p><h3>Gündeminizde şu sıralar sizi heyecanlandıran neler var?</span></h3><p class="MsoNormal">Şu anda gerçekten heyecan  verici bir dönemdeyiz. Yaklaşık birkaç ay içinde Etiler'deki rezidansımızı  açacağız ve bu, Türkiye'deki ilk Four Seasons rezidansı olacak. Bu projenin  ikinci aşaması üzerinde çalışıyoruz. Ayrıca, iki yıl içinde Türkiye'de bir otel  daha açmayı planlıyoruz. Misafirlerimiz, Sultanahmet'teki otelimizde tarihi  yarımadanın güzelliklerini keşfederken, Boğaz'ın eşsiz manzarasını deneyimleyecek  ve yeni lokasyonumuzla birlikte benzersiz bir sinerji ve olağanüstü bir  destinasyon tecrübesi yaşayacak. </p><p><b>Fotoğraflar</b>: Soner Gömleksiz</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/luksun-izinde-four-seasons-genel-muduru-reto-moser-1084084</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/29/luksun-izinde-four-season-210_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084080</guid><pubDate>Thu, 28 Nov 2024 16:00:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Fendi, Yeni Yıl Kapsül Koleksiyonunu İstinyePark'ta Tanıttı ]]></title><description><![CDATA[İtalyan moda markası, mağazasında düzenlediği bir davetle yeni yıl kapsül koleksiyonunu modaseverlerle buluşturdu. Davetliler nostaljik Noel Baba silüeti ve çam ağacı dekoruyla yeni yıl havası yaşatan mağazada koleksiyonu keşfettiler.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/fendi-yeni-yil-kapsul-koleksiyonunu-istinyeparkta-tanitti-1084080</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/28/murano-ilhami-253_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084078</guid><pubDate>Thu, 28 Nov 2024 12:04:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ninon'un İlk Mağazası Galataport'ta Açıldı]]></title><description><![CDATA[Lüks kostüm mücevher markası, ilk mağazasının kapılarını Galataport İstanbul'da tarihi Paket Postanesi'nde bir davetle açarak modaseverlerle buluştu. Zarif dekorasyonuyla da beğeni toplayan mağazada davetliler alışveriş keyfi yaşadılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ninonun-ilk-magazasi-galataportta-acildi-1084078</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/28/ninon-luksun-isiltisi-910_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084077</guid><pubDate>Thu, 28 Nov 2024 11:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yeni Buluşma Noktası: İSTANBUL'74]]></title><description><![CDATA[Yaratıcı sanat projeleriyle ilham veren deneyimler yaşatan ISTANBUL'74, Arnavutköy'deki yeni kültürel mekanının kapılarını özel bir davetle açtı. Geleneksel ahşap bir binaya taşınan kültür-sanat platformunun açılışında, renkli bir sanat buluşması gerçekleşti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yeni-bulusma-noktasi-istanbul74-1084077</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/28/yeni-bulusma-noktasi-ista-885_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084073</guid><pubDate>Tue, 26 Nov 2024 19:00:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Nostaljik Yolculuk: Rüya Büyüktetik ve Ece Tuncel'in Düğün Detayları ]]></title><description><![CDATA[Kış düğünü sezonu açılmışken, Rüya Büyüktetik ve Ece Tuncel'in düğün albümleriyle nostaljik bir yolculuğa çıktık. Hayatlarının en özel anlarına geri dönen isimler, düğünlerinin unutulmaz karelerini ve o özel günün hikayesini ALEM ile paylaştı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<h2>Rüya  BÜYÜKTETİK &#8211; Can CANSAĞLAR</h2><p><b>Düğününüze ne kadar  sürede hazırlandınız, ilk nereden başladınız?</b></p><p><b>  </b>İşe ilk olarak mekanda karar kılarak başladık. Aslı Tunca Evi,  aradığımız hissiyata en uygun yerdi. Çünkü burası, hafif nostaljik bir ruhu  olan, ışığı nefis, görseli kuvvetli bir mekandı. Büyük bir davet yerine,  yalnızca ailemiz ve yakın çevremizin olduğu bir düğün hayal etmiştik,  öyle de oldu. Ardından tam da seçtiğimiz mekanın ruhuyla ve tarzımla  bütünleşen bir gelinlik çıktı karşıma. Böylece iki önemli konu da  süratle karara bağlandı. </p><p><b>Düğünün mutlaka her detayıyla yakından ilgilenmişsinizdir ancak bu  süreçte en büyük yardımcınız kim oldu? </b></p><p>Yakın arkadaşım ve kayınvalidemden çok destek aldım. </p><p><b>Saç ve makyajınız için kimlerle çalıştınız?</b></p><p><b>  </b>Saçta Akın Ünal, makyajda Erkan Uluç ile çalıştık ve çok memnun  kaldık. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/26/1ruyabuyuktetikmanti-2611202408be1a9c.jpg"/><p><b>Düğünde öne çıkan detaylar nelerdi? İlk dans şarkınız, düğün  mekanı, çiçekler, düğün pastanız... </b></p><p>İlk dans şarkımızı eşim seçti;  John Legend'dan "No Other Love". Hala dinlediğimde o güne dönüyorum.  Düğün mekanı, bahsettiğim gibi, aklımızda olan tek yerdi. Başka bir yere  bakma ihtiyacı dahi duymadık. Mekanın kendisi çok karakteristik olduğu için  çiçek süslemesinde minimal davrandık. Four Seasons'dan catering servisi  aldık. Tek kelimeyle kusursuzdu. Düğün pastamız ise sokak canlarına destek  verecek şekilde hazırlandı, kestikten sonra antika fincanlarla servis edildi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/26/1ruyabuyuktetikgelin-26112024b7973a13.jpg"/><p><b>Gelinliğinize nasıl karar  verdiniz? Provalara ne kadar zaman önce başladınız?</b></p><p><b>  </b>Gelinliğime ilk görüşte aşık oldum diyebilirim. Sonradan denediğim  her gelinlik formalite gereği gibiydi. Hepsi beni ilk gelinliğime geri  döndürdü. Jenny Packham imzalı bir gelinlikti. Vakko Wedding'den seçtik.  Gelinliğin nostaljik ruhuna uygun Gaios Design imzalı bir saç aksesuarı ile  görünümü tamamladık. After party'de ise Raisa Vanessa, kısa bir elbise  tercih ettim. </p><p><b>Düğün gününüzde en  unutamadığınız an? </b></p><p>Merdivenlerden iniş anım  diyebilirim. O kadar heyecanlıydım ki hem unutamıyorum hem hayal meyal  hatırlıyorum. </p><p><b>Sizce bir düğünün olmazsa  olmazları nelerdir?</b></p><p><b>  </b>Kesinlikle gerginlikten uzak, rahat bir gelin-damat ve çok iyi müzik. </p><p><b>Gelin ve damat adayları,  düğün gününü kolaylaştırabilmek adına sizce nasıl bir yol izlemeliler?</b></p><p><b>  </b>O günün keyfini çıkarmaya odaklansınlar. Geri kalan her şey detay... </p><p><b>Balayı için nereyi seçtiniz? Yeni  evleneceklere balayı rota önerileriniz nereler olur?</b></p><p><b>  </b>Biz balayı için Bali'yi tercih ettik. Benim çok merak ettiğim bir yerdi.  Balayı vesilesiyle gitmek ayrıca çok keyifli oldu. Evlenecek çiftlerin de  mevsimine bağlı olarak düğünün ruhunu taşıyan bir lokasyon tercih  etmeleri, çok keyifli olur diye düşünüyorum. </p><h2>Ece &#8211; Akif Can TUNCEL </h2><p><b>Düğününüze ne kadar sürede hazırlandınız, ilk nereden başladınız?</b></p><p><b>  </b>Düğüne hazırlığımız çok kısa sürdü ve oldukça keyifliydi. Yurt  dışında evlenmeye karar vermiştik ve seçenekler arasında bizim için en  özel ülke olan İtalya'yı seçtik. Birkaç otel ve şato araştırması  sonucunda bizi hiç yormayacağına ve yüksek standartta hizmet vereceğine  emin olduğumuz Floransa'daki Four Seasons'ı seçtik. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/26/1ecetuncelcantuncel-26112024e2b07417.jpg"/><p><b>Düğünün mutlaka her detayıyla yakından ilgilenmişsinizdir ancak bu  süreçte en büyük yardımcınız kim oldu? </b></p><p>Otelin event kısmından sorumlu kişi çok tatlı ve bir o kadar da  yardımcıydı. E-mail yoluyla görüşerek ve yalnızca iki kez ziyaret ederek,  tüm detayları netleştirebildik. Düğün gününde de en ufak bir eksiklik  yaşamadık. </p><p><b>Saç ve makyajınız için kimlerle çalıştınız?</b></p><p><b>  </b>Yurt dışında olduğumuz için seçenekler kısıtlıydı, en rahat çözüm  otelin kendi kuaförüydü. </p><p><b>Düğünde öne çıkan detaylar nelerdi? İlk dans şarkınız, düğün  mekanı, çiçekler, düğün pastanız... </b></p><p>İlk dansımızı zeminin taş olması ve gelinliğimi dans provalarında dikkate  katmamamız nedeniyle iptal ettik. Çiçek konusunda çok aşırıya kaçmadık,  çünkü otelin bahçesi mükemmeldi, doğanın her köşesi ayrı bir güzel  zaten. Pastamızı otelin Michelin yıldızlı şefine yaptırdık, çok memnun kaldık  </p><p><b>Gelinliğinize nasıl karar verdiniz? Provalara ne kadar zaman önce  başladınız?</b></p><p><b>  </b>Aklımda hep kabarık bir model vardı, tercihimi de bu yönde yaptım.  Provalara ise yaklaşık üç, dört ay önce başladık. </p><p><b>Düğün gününüzde en unutamadığınız an?</b></p><p><b>  </b>Düğün başladıktan sonra her şey mükemmeldi, her an çok özeldi ve  unutulmazdı. Ama trajikomik bir an oldu, onu asla unutamam; kızlarla düğüne  iki saat kala bahçede çıplak ayaklarla fotoğraf çekimi yaparken arıya  bastım, o an başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Neyse ki hemen  müdahale edildi ve sorun yaşamadan güne devam ettim. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/26/1ecetunceldugun-2611202408b1acd1.jpg"/><p><b>Sizce bir düğünün olmazsa olmazları neler?</b></p><p><b>  </b>Güzel bir yemek, iyi bir müzik, aile ve arkadaşlar. </p><p><b>Gelin ve damat adayları, düğün gününü kolaylaştırabilmek adına  sizce nasıl bir yol izlemeliler? </b></p><p>Düğün gününü kolaylaştırmanın en önemli noktası, kesinlikle rahat  olmak. Zaten ister istemez strese giriliyor, adaylara ufak tefek şeylere  takılmayıp günün tadını çıkarmalarını tavsiye ederim. </p><p><b>Balayı için nereyi seçtiniz? Yeni evleneceklere balayı rota önerileriniz  nereler olur? </b>Maldivler'deki Shangri-La'ya gittik. Çok keyifli bir hafta  geçirdik. Düğünün ertesi günü direkt olarak gitmek çok iyi olmuştu, o  heyecan sonrası baş başa bir hafta çok keyifli geldi. </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/nostaljik-yolculuk-ruya-buyuktetik-ve-ece-tuncelin-dugun-unutulmaz-anlari-1084073</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/26/nostaljik-yolculuk-ruya-b-203_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084066</guid><pubDate>Fri, 22 Nov 2024 22:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Boggi Milano Açılış Daveti]]></title><description><![CDATA[İtalyan markasının  İstinyePark'ta düzenlenen bir davetle İstanbul'daki ilk mağazasının kapıları açıldı. Markanın genç kuşak temsilcileri Dila Tarkan Doğruer ve Sima Tarkan Başoğlu'nun da yer aldığı açılış davetinde konuklar koleksiyonu yakından keşfettiler. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/boggi-milano-acilis-daveti-1084066</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/22/boggi-milano-acilis-davet-132_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084059</guid><pubDate>Fri, 22 Nov 2024 11:28:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Esas Oğlan Dizisinin Gala Gecesi!]]></title><description><![CDATA[Başrollerinde Seda Bakan ve Hadise'nin yer aldığı 22 Kasım'da izleyiciyle buluşmaya hazırlanan Esas Oğlan dizisinin galası gerçekleşti. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/esas-oglan-dizisinin-gala-gecesi-1084059</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/22/esas-oglan-dizisinin-gala-950_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084057</guid><pubDate>Thu, 21 Nov 2024 14:55:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Türk Operasının Başarısı]]></title><description><![CDATA[Osmanlı Sultanı IV. Murat'ın hayatını konu alan; müzikle dramın uyumunu büyüleyici bir etkiyle anlatan “IV. Murat” operası, Budapeşte Opera Binası'nda başarıyla sahnelenerek dakikalarca ayakta alkışlandı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/turk-operasinin-basarisi-1084057</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/21/turk-operasinin-basarisi-541_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084056</guid><pubDate>Thu, 21 Nov 2024 13:24:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Talks Podcast: Gamze Saraçoğlu]]></title><description><![CDATA[Turkcell Platinum katkılarıyla gerçekleşen ALEM Talks Podcast'e konuk olan Gamze Saraçoğlu ile modadan ilham kaynaklarına, sanattan gastronomiye uzanan ilgi alanlarını konuştuk.]]></description><content:encoded><![CDATA[Podcast'e <i><b><a href="https://fizy.in/SBCul">buradan</a></b></i> ulaşabilirsiniz.<p> </p><p> </p><p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/alem-talks-podcast-gamze-saracoglu-1084056</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/21/alem-talks-podcast-gamze--981_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084053</guid><pubDate>Wed, 20 Nov 2024 17:48:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Genç Koza Yarışması Kazananı Belli Oldu]]></title><description><![CDATA[Moda dünyasına genç tasarımcılar kazandırmak amacıyla düzenlenen Koza Genç Moda Tasarımcıları Yarışması'nın finalinde ödül sevinci yaşandı. Gecede finalistler, ünlü isimlerden oluşan jüri önünde düzenlenen defileyle koleksiyonlarını sergilediler. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/genc-koza-yarismasi-kazanani-belli-oldu-1084053</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/20/genc-koza-yarismasi-kazan-369_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084051</guid><pubDate>Wed, 20 Nov 2024 17:31:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Falconeri Koleksiyon Tanıtımı]]></title><description><![CDATA[Sonbaharın serin günlerinde daha çok tercih edilen saf kaşmirin güzelliğini, ışıltılı detaylarla süsleyen yeni koleksiyonun tanıtımı düzenlenen bir davetle gerçekleştirildi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/falconeri-koleksiyon-tanitimi-1084051</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/20/falconeri-koleksiyon-tani-884_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084050</guid><pubDate>Wed, 20 Nov 2024 17:22:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[JoyRoad Koleksiyonu Kutlaması]]></title><description><![CDATA[Moda markasının, ünlü Amerikalı aktris Lucy Hale iş birliğiyle hazırlanan “JoyRoad” koleksiyonu, western temalı bir etkinlikle tanıtıldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/joyroad-koleksiyonu-kutlamasi-1084050</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/20/joyroad-koleksiyonu-kutla-570_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084049</guid><pubDate>Wed, 20 Nov 2024 17:07:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Geçmişten Günümüze Ardan Özmenoğlu'nun Sanat Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Post-it'ler, neon ışıklar, cam heykeller, özgün malzemelerle oluşturduğu mekana özel yerleştirmelerle Ardan Özmenoğlu, popüler kültürün izini sürerken kendi oyun bahçesini de yaratıyor. Kapağımıza konuk olan Türk çağdaş sanat sahnesinin bu özel ismiyle, üretim pratiği ve çalışmaları üzerine geçmişten günümüze uzanan keyifli bir sohbete davetlisiniz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Bazen  bir sanat eserini ilk kez gördüğünüzde,  bir anda geçmişin, </span>şimdinin  ve geleceğin sınırları </span>kaybolur,  başka bir dünyanın kapıları </span>aralanır.  Ardan Özmenoğlu'nun özgün </span>malzemelerle  ve renklerle yarattığı </span>eserler  de görsel şölenden daha f</span>azlasını  vadediyor. Kendine has </span>stiliyle  ürettiği eserlerinde, malzemenin </span>beraberinde  getirdiği anlam yükü </span>ile  beraber; kültürel tarih ve gündelik </span>hayatın  üst üste bindiği ifade </span>biçimlerini  yorumlayan Özmenoğlu, </span>post-modern  dünyada sanatı ile b</span>üyük  izler bırakıyor. Hem basit hem </span>karmaşık  konuları; eğlenceli, neşeli, </span>ironik  bir şekilde ele alan Özmenoğlu </span>sanatının  sınırlarını zorlarken, izleyiciyi </span>bir  rüyadaymış gibi hissettiriyor. </span>Renkli  dünyasına dahil olduğumuz </span>Özmenoğlu  ile sizleri baş başa </span>bırakıyoruz.</span></p><p></p><h3><b>Son dönemlerde imza attığın sergileri yakından takip ediyoruz. Sanat, çoğu zaman içsel bir yolculuğun yansıması oluyor. Sen sanat hikayenin nasıl bir döneminden geçiyorsun?</b></h3><p></p><p class="MsoNormal">Elbette  sanat, içsel dünyamızı dışa  vurduğumuz en güvenli oyun </span>alanıdır.  İçsel dünyamda dönüşüm i</span>çinde  olduğumu söyleyebilirim; bu </span>da  üretimlerimin dilinden anlaşılıyor </span>sanırım.  Anna Laudel Gallery'deki son </span>sergimde  ağaçların neler fısıldadığını </span>düşündüm,  o düşünceler beni ağaç </span>topluluklarının  içsel dünyasına çekti. </span>Bu  dönem en çok ağaçları düşünerek </span>onlar  gibi yaşamamız gerektiğini d</span>üşünüyorum,  nezaketli ve bir arada.</span></p><p></p><h3><b>Ankara'da büyümenin,  sanatçı </b><b style="">kimliğin üzerinde  nasıl bir etkisi </b><b style="">oldu? Bu şehirdeki  yaşantın, </b><b style="">sanatsal ifade  biçimlerine nasıl </b><b style="">yansıdı? Kendini  keşfetme sürecini </b><b style="">senden dinlemek  isteriz...</b></h3><p></p><p class="MsoNormal">Ankara'nın  puslu havası ve bürokratik ruhu  yaratıcılığıma her zaman iyi etki </span>etmiştir.  Çocukluğum ve anılarımın </span>olduğu  yumuşacık bir gri tonudur </span>Ankara  benim için. Hikayenin </span>başlangıcı  olan kentlerin büyüsü </span>hiç  bozulmaz. Bugün de hem Siyah </span>Beyaz  Galeri ile yıllardır süregelen iş </span>birliğim  ve dostluğum hem de mezun </span>olduğum  Bilkent Üniversitesi Güzel </span>Sanatlar  Fakültesinde verdiğim dersler </span>dolayısıyla  yaşantımda önemli bir </span>yeri  var.</span></p><p></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/20/9ardanozmenoglu-20112024bcff678e.jpg"/><h3><b>Seni sanatçı olmaya  iten şey </b><b style="">neydi? Bu motivasyon  zaman </b><b style="">içinde nasıl değişti?</b></h3><p></p><p>Motivasyondan ziyade bunu varoluşsal bir ihtiyaç olarak ifade</span> edeceğim. Ruhun zamanla </span>değişmeyen, zayıflamayan bir gereği. </span></p><p></p><h3><b>Ankara'dan sonra pek çok uluslararası projede yer aldın. Bu çok kültürlü diyalog senin sanatsal yaşamına nasıl yansıdı?</b></h3><p></p><p class="MsoNormal">Zenginleştirdi.  Dünyanın farklı coğrafyalarında  açtığım sergilerde, </span>bambaşka  kültürlere sanatımı </span>anlatmak,  sanatla köprüler kurmak </span>muazzam  bir his. Sanatın insanları </span>birleştirici  bir yönü var. Sizin ürettiğiniz y</span>apıtla  ilgili hissettiğiniz bir hikaye </span>var,  başka bir kültürden izleyen </span>bir  sanatsever onu bambaşka bir </span>hikayeye  dönüştürebiliyor zihninde. </span>Hikayeler  çoğalıyor ve birbirine </span>karışıyor.  Sanatın büyüsü de burada ç</span>alışmaya  başlıyor.</span></p><p></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/20/8ardanozmenoglu-20112024927e3757.jpg"/><h3><b>Sanat eserlerin,  hayatının belirli </b><b style="">anları ya da dönüm  noktalarını </b><b style="">somutlaştırıyor mu?  Bu eserler, </b><b style="">geçmişinle nasıl bir  diyalog </b><b style="">kuruyor?</b></h3><p></p><p class="MsoNormal">Bugün  geçmişe dönüp ürettiğim yapıtlara  baktığımda her birinin </span>o  kadar özel anlara işaret ettiğini </span>görmek  beni çok mutlu ediyor. Sanatçı </span>üretimleriyle  iz bırakıyor gibi geliyor </span>bana.  Bıraktığım izleri takip ederek </span>geçmişe  dönüp bakabilmek, oradaki </span>Ardan  ile yeniden buluşabilmek, </span>sanatla  zihnimin izleğini takip e</span>debilmek  elbette çok kıymetli.</span></p><p></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/20/7ardanozmenoglu-20112024d732c21d.jpg"/><h3><b>Eserlerinde sıklıkla kendi hayatından izler bulmak mümkün. Kendi hikayen, sanatsal </span>ifadenin şekillenmesinde nasıl bir </span>rol oynuyor?</span></b></h3><p>Aslında hepimiz ortak bir hikayenin parçasıyız, kendi hikayemiz diye bir </span>şey yok olamaz da. Ağaçlar gibi, </span>nezaketli bir bütünlük içindeyiz, ben, </span>sen ve öteki diye ayrılan ağaçlar hep </span>toprak altından birbirlerini besliyorlar, </span>ortak bir döngünün parçası olarak </span>yaşıyorlar. Yaratıcılığımın içsel </span>dünyamdan beslendiği kadar, </span>dışsal dünyadan da beslendiğini </span>söyleyebilirim.</span></p><h3><b>Özellikle popüler kültürü ele alış biçiminin arka planında hangi </span>kişisel deneyimler yer alıyor?</span></b></h3><p>Günlük eğlence biçimleri, filmler, </span>müzikler, toplumsal değerleri, i</span>nançları ve normları nasıl yansıttığını </span>veya etkilediğini sorgulamak çok </span>küçük yaştan beri içine dalıp dalıp </span>yüzdüğüm kocaman bir havuz gibi. </span>Popüler kültür; kimlik, ahlak ve güç gibi </span>konularda ideolojiyi şekillendirebiliyor, </span>ben de bu kültürün dilini kullanarak </span>ürettiğim yapıtlar sayesinde kendi </span>dilimi dahil etmiş oluyorum. </span></p><h3><b>Ardan Özmenoğlu deyince a</span>kla ilk gelen şeylerin başında </span>şüphesiz neon işler geliyor. Bu </span>senin artık imzan diyebiliriz. </span>Eserlerinde neon kullanarak g</span>ündelik yaşam unsurlarını nasıl </span>yorumluyorsun? Bu bağlamda, </span>neonun kültürel ve toplumsal a</span>nlamları hakkında neler </span>söylemek istersin?</span></b></h3><p>Neon aslında dükkanların levhalarını aydınlatmak için kullanılan bir </span>malzemeyken, güncel sanatta </span>oldukça yaygın kullanılan bir </span>malzeme türü haline geldi. Hem </span>neonun kullanım alanlarıyla kurduğu k</span>ültürel bağ hem de ifade ediş </span>biçimime verdiği etki açısından </span>sanatsal pratiğimde önemli bir </span>yeri var.</span></p><h3>Sanatını özel kılan bir diğer malzeme ise post-it notlar. Bu tür bir ifade tarzı, çağdaş sanatın hızla değişen iletişim dinamikleri ile nasıl bir ilişki kuruyor?</h3><p>Unutmak istemediklerimizi, üzerine yazıp bir yerlere yapıştırdığımız </span>sonra da çöpe attığımız o küçük </span>post-it kağıtlar ile başladı her şey. </span>Her şeyin hızla değiştiği, durağan </span>olanın silikleştiği bir dünya düzeninde, </span>hatırlamak pek de kolay bir zihinsel </span>eylem olamıyor artık. Post-it'ler gibi </span>bazen bir an, bir his ya da bir fikir i</span>nsana kısa süreliğine yapışır, sonra </span>da ilk esen rüzgarla uçar gider.</span></p><h3><b>Kullandığın malzeme kadar, renkli evreninle de bizi dünyana </span>dahil ediyorsun. Üretimlerinde </span>renk ve dokunun önemini nasıl t</span>arif edersin?</span></b></h3><p>Renk, dünyaya daha karmaşık ve açık uçlu bir bakış açısı olan çeşitliliği </span>vurgular. Yaşadığımız dünya değil, </span>kendi içimizde yarattığımız dünya. </span>Dünyam rengarenk, sürekli hareket ve </span>değişim içerisinde, sanatım da öyle.</span></p><h3><b>Eserlerinin ardında yatan derin </b><b>anlamları ve kişisel hikayeleri </b><b>nasıl oluşturuyorsun? Bir eseri y</b><b>aratma sürecinde anılar ve </b><b>duygular seni nasıl etkiliyor?</b></h3><p>Anılarımın ve duygularımın bana rüyalarımda yansımasına bakarak </span>oluşturuyorum.</span></p><h3><b>Peki bu süreçte ilham kaynakların neler oluyor?</span></b></h3><p>Çevremdeki her şeyden, bir çiçeğin kokusundan, bir bulutun geçişinden, </span>bir kuşun uğultusundan ilham </span>alıyorum. Bunların hepsi, hakkında </span>çok az şey bildiğimiz büyük bir </span>hayalin detaylarıdır. Rüya içinde </span>rüya, göremediğimiz ama gerçeği </span>bıraktığımızda hissettiğimiz bir rüya.</span></p><p></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/20/10ardanozmenoglu-201120248cdf3e20.jpg"/><h3><b>Yeni bir esere başladığında yaratım sürecin nasıl ilerliyor?</b></h3><p>Sürekli bir yaratma süreci içindeyim, inanın bana, bu ne duruyor ne de başlıyor. Her zaman öyledir.</p><h3><b>Sanat pratiğin içinde yenilik arayışında en çok neyi sorguluyorsun? Sürekli değişen çağdaş sanat dünyasında, kendi sesini nasıl buluyorsun?</b></h3><p>Aramayarak buluyorum. </p><h3><b>Eserlerinde bir mesaj kaygısı taşıyor musun?</b></h3><p>Hayır, hiçbir konuda kaygı taşımıyorum; ne kendi bedenimde ne zihnimde ne de üretimlerimde.</p><h3><b>Senin sanatının evrensel bir </b><b>dili var. Bu dil yurt dışındaki </b><b>sergilerde izleyiciye nasıl bir </b><b>mesaj veriyor?</b></h3><p>Ben lehçeye odaklanıyorum ve metaforların anlamları arasındaki mesafeyle küresel bir perspektifle oynuyorum. Geleneksel sembolleri kullanıyorum ama onları küresel ölçeğe taşıyorum ve köprü büyüdükçe sanat da katmanlar halinde büyüyor. Bu şekilde mesaj, sabit, somut, hareketsiz bir durumdan ziyade, kültürler arasında sürekli bir akış halinde oluyor.</p><h3><b>Ardan'ın ilk sanatsal üretiminden </b><b>bugüne sanat çizgisinin </b><b>nasıl bir değişime uğradığını </b><b>düşünüyorsun?</b></h3><p>Deniz gibi, dikey değil yatay bir şekilde evrimleşti. Deniz bazen düz ve cam gibi olurken bazen de kıyıya yayılan hafif dalgalar olabiliyor. Denizin birçok farklı iletişim yolu vardır ama hiçbiri diğerinin üstünde değildir, hepsi eşit derecede tuzludur.</p><h3><b>Bir eserini bir şiir dizesiyle ifade </b><b>etmeni istesek bu hangi eserin </b><b>olurdu? Bu eserini hangi şiirle i</b><b>fade ederdin?</b></h3><p>Birhan Keskin'in "İz" şiirini çok severim. </p><p></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/20/12ardanozmenoglu-201120244de65fd9.jpg"/><h3><strong>Her sanatçının üretim süreci farklı bir yolculuktan geçer.  Sen İstanbul'un en özel köşelerinden biri olan Yeniköy'deki atölyende yıllardır üretimini gerçekleştiriyorsun. Bu bölgenin sana kattığı izler neler?</strong></h3><p>Yeniköy İstanbul'un en eski semtlerinden biri. Buradaki esnafın, manavın, kasabın mahalle ortamı insan yaşamları ve hikayeleri, her mahalle gibi eşsiz. Yeniköy atölyem aynı zamanda evim ve sadece benim değil anneannemin eviydi. Dolayısıyla sadece semtle değil yaşadığım ve ürettiğim bu evin de bana sanat yolculuğumda etkisi şüphesiz ki var.</p><h3><strong>Atölye, bir sanatçının mabedidir. Atölyenle kurduğun bağı nasıl tarif edersin?</strong></h3><p>Atölyem oldukça renkli, hem düşündüğüm ve ürettiğim hem arkadaşlarımla bir araya geldiğim hem de rüyalarımı gördüğüm sihirli mekanım diyebilirim.</p><h3><strong>Sanatın, başkalarının yaşamlarında yarattığı etkileri gözlemlemek tarifsiz bir his olsa gerek. İzleyicilerin, eserlerine verdiği tepkiler seni nasıl etkiliyor?</strong></h3><p>Benim hissettiğim hikayeye onlar kendi hisleriyle bakıyorlar ve ortaya ortak bir hikaye çıkıyor. Yapıt izleyici ile buluşunca tamamlanıyor, hayallerimi hissettirmek ve onlarla yaşamak...</p><h3><strong>Sanatınla izleyiciye bir mesaj aktarıyor musun?</strong></h3><p>İnsan gelişiminin en yüksek seviyesi, saf sevgi halinde aradığımız, aldığımız, yarattığımız ve yaşadığımız nokta.</p><h3><strong>Pek çok koleksiyonerinle ilişkin zaman içinde arkadaşlığa dönüşüyor. Bu ilişki yıllar içinde nasıl evriliyor? Sence sanat dünyasında sanatçı&#8211;koleksiyoner ilişkisi nasıl olmalı?</strong></h3><p>Az önce de bahsettiğim gibi ortak bir dil gelişiyor izleyici ile aranızda. Bu ortak dil, ortak hayaller ve ortak bir rüya gibi yaşanabiliyor.</p><h3><strong>En son İstanbul'da sanatseverlerle buluşan "What Trees Whisper?" sergisi, doğanın dili ve ağaçların gizemi üzerine kurulu. Bu sergi hakkında biraz konuşmak isterim. </strong><strong style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">Bu dönemde doğanın sesine kulak vermenin özel bir nedeni var mı? Doğa, bu sergide eserlerinde nasıl vücut buldu?</strong></h3><p>Ağaçlar, insanlar gibi birer topluluk ve onların da bir yaşam tarzı var. Ben ağaçlardan çok şey öğrenebileceğimizi düşünüyorum, onları yakından inceliyorum. Dünyanın farklı yerlerinde farklı renklerde ağaçlara rastladım; büyülendim, her birinin yaşamı, alışkanlıkları, aldığı ve verdiği bambaşkaydı.</p><h3><strong>Hayat felsefen nedir? Hayatta karşılaştığın olumsuzluklara karşı tavrın genelde ne olur? </strong></h3><p>Hayatta karşılaştığım her olumsuzluğa karşı tavrım yeni bir sanat eseri üzerine düşünmekten geçiyor. Ürettikçe olumsuzluklar yok oluyor, dünyamı sadece yaratıcılığım kaplıyor.</p><h3><strong>Sanatçı olmanın ritmi, tıpkı bir melodi gibi her gün yeniden şekillenir. Günlük hayatında seni yaratıcı tutan alışkanlıklar veya sıra dışı rutinler var mı?</strong></h3><p>Saf sevgiyi görmek, almak ve vermek, günlük hayatımın yaratıcı süreçten yararlanmama yardımcı olan tek rutini.</p><p></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/20/13ardanozmenoglu-20112024d331ea9d.jpg"/><h3><strong>Bazen sanatsal çalışmanın getirdiği yalnızlıkla nasıl başa çıkıyorsun?</strong></h3><p>Üstesinden gelmiyorum, ona tutunuyorum, ona değer veriyorum. Bu, yaratıcı sürecin çok önemli bir parçası ama harika dostlarım ve arkadaş çevrem, yaratıcı süreçten sonra kutlamak için her zaman oradadır.</p><h3><strong>Sanatla ilgilenen genç bir kadına tavsiyen ne olurdu?</strong></h3><p>Sanata teslim olmak.</p><p></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/20/16ardanozmenoglu-2011202497d75c37.jpg"/><h3><strong>Çağdaş Türk sanatının küresel sahnede nasıl karşılandığını düşünüyorsun?</strong></h3><p>Dünyanın her yerinde, Cenevre'de, New York'ta, Miami'de, Düsseldorf'ta pek çok sergim oldu ve hepsinde uluslararası izleyicilerin gözlerinde bir merak duygusu olduğunu görüyorum. Gittikçe daha fazla gelişmeme yardımcı olan bir merak...</p><h3><strong>Günümüz toplumunda sanatın rolü hakkında ne düşünüyorsun?</strong></h3><p>Her toplumda, her zamanda ve her paralelde bir ihtiyaçtır.</p><h3><strong>Gelecekte sanat ve teknoloji arasındaki ilişkiyi nasıl görüyorsun?</strong></h3><p>Teknolojinin geleceğinde sanatın daha önemli bir rolü olacak. Yapay zeka robotlarının sanat yaratması teknolojik bir ilerleme olarak görülebileceğinden, robotların sadece insan zihninin yaratıcı sürecini taklit ettiğini, yaratmadığını unutmamalıyız.</p><h3><strong>Eğer sanatçı olmasaydın başka hangi mesleği seçmek isterdin?</strong></h3><p>Sanatçı olmadığım bir dünya düşünemiyorum. Her dünyada, her yaşamda ve zamanda sanatçı olurdum.</p><h3><strong>Buradan kendinin 10 yıl sonraki haline nasıl bir mesaj iletmek istersin?</strong></h3><p>Yine mi güzeliz, yine mi çiçek.</p><p></p><p></p><p><b>Röportaj:</b> Kübra BIÇAK</p><p><b>Fotoğraflar:</b> Nihat ODABAŞI</p><p><b>Styling:</b> Ahmet Ferit AKGÜN</p><p><b>Saç: </b>Diyar ŞEKEL</p><p><b>Makyaj:</b> Akın SERT</p><p><b>Fotoğraf asistanları: </b>Peker DOĞRU, Özkan YILDIRIM</p><p>Mekan için <b>Anna Laudel Galeri</b>'ye teşekkür ederiz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/gecmisten-gunumuze-ardan-ozmenoglunun-sanat-yolculugu-1084049</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/20/gecmisten-gunumuze-ardan--317_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084048</guid><pubDate>Wed, 20 Nov 2024 17:02:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Cosmetic Club Ankara Daveti]]></title><description><![CDATA[Dünyaca ünlü lüks parfüm, makyaj ve cilt bakım markalarının ürünleri, Ankara'da düzenlenen bir etkinlikLe tanıtıldı. Davette konuklar, ikonik markaların güzellik ürünlerini keşfederek; cilt bakım ve parfüm dünyasına renkli bir yolculuk yaptılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/cosmetic-club-ankara-daveti-1084048</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/20/cosmetic-club-ankara-dave-597_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084047</guid><pubDate>Wed, 20 Nov 2024 16:54:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Damat Tween ve Beverly Hills Polo Club Ayvalık'ta Açıldı]]></title><description><![CDATA[Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu ve eşi Ahu Orakçıoğlu'nun ev sahipliğinde düzenlenen özel davetle, Ayvalık açılan Damat Tween mağazasında sunulan 24/25 Sonbahar-Kış koleksiyonu tanıtıldı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/damat-tween-ve-beverly-hills-polo-club-ayvalikta-acildi-1084047</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/20/damat-tween-ve-beverly-hi-450_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084044</guid><pubDate>Wed, 20 Nov 2024 16:34:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Hamid Merati-Kashani Yeni Parfüm Daveti]]></title><description><![CDATA[Dünyaca ünlü parfümör Hamid Merati-Kashani'nin tasarladığı iki özel koku, bir davetle parfüm tutkunlarının beğenisine sunuldu. Davetliler kokular diyarında  gezinti yaparken; Kashani de, parfümleri tasarlarken ilham kaynaklarını konuklarla paylaştı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/hamid-merati-kashani-yeni-parfum-daveti-1084044</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/20/hamid-merati-kashani-yeni-476_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084043</guid><pubDate>Wed, 20 Nov 2024 16:17:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Moda Yaratan İş Birliği]]></title><description><![CDATA[İmza trikoları, ışıltılı payetlerle buluşturan iki markanın iş birliği, düzenlenen bir davetle kutlandı. İki markanın ürünleriyle yaratılan zamansız kombinler beğeni topladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/moda-yaratan-is-birligi-1084043</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/20/moda-yaratan-is-birligi-335_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084042</guid><pubDate>Wed, 20 Nov 2024 16:06:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Makaroma Çırağan Sarayı'nda Tanıtıldı]]></title><description><![CDATA[Çırağan Sarayı'nda düzenlenen lansman davetinde bir araya gelen cemiyet ve gastronomi dünyasından isimler, markanın farklı makarna lezzetlerini keşfettiler.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/makaroma-ciragan-sarayda-tanitildi-1084042</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/20/makaroma-ciragan-sarayda--827_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084034</guid><pubDate>Wed, 20 Nov 2024 11:00:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[20 KASIM 2024]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/gecmisten-gunumuze-ardan-ozmenoglunun-sanat-yolculugu-1084049</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/20/20-kasim-2024-830_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084023</guid><pubDate>Fri, 15 Nov 2024 16:02:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Melissima, Environ Lansmanına Ev Sahipliği Yaptı]]></title><description><![CDATA[Melissima, Environ markasının Türkiye lansmanını gerçekleştirdi. Melissima Erenköy'de düzenlenen davette konuklar, özel bir deneyim yaşadı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/15/feryalgulman-151120248d26a449.jpg"/><p><b>Feryal Gülman</b></p><p class="MsoNormal">Melissima,  Environ markasının Türkiye lansmanını Melissima Erenköy'de gerçekleştirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/15/benguarslanesin-1511202420dd7c1a.jpg"/><p><b>Bengü Arslan Esin</b></p><p>Söz konusu cilt bakımı olunca en iyiyi talep eden ve cildinin en iyisine layık olduğunu bilen kadınların Environ markasına olan ilgisi ise büyüktü.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/15/elifkaraksla-15112024a5608d6e.jpg"/><p><b>Elif Karakışla</b></p><p class="MsoNormal">Gerçekleşen davette Melissima CEO'su Elif Karakışla: "Peptidlerin,  antioksidanların ve etken maddelerin kraliçesi A vitamininin eşsiz kokteyli  olan Environ protokollerimiz çok seviliyor. Cildinize iyi bir yatırım yapmak,  hassasiyet yaşamadan gençleştirici önlem almak için ideal rutinler. Çok parlak,  çok nemli ve muazzam bir aydınlık cilt ile bu kış size çok iyi gelecek." dedi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/15/melodikarabag-151120249430ac5a.jpg"/><p><b>Melodi Karabağ </b></p><p class="MsoNormal">Environ  Türkiye Distribütörü Melodi Karabağ ise: "Bugün burada  sektörün öncülerinden Melissima'nın çatısı altında bu daveti yapmaktan ve  sevgili Elif Karakışla ile dört yıldır beraber başarılı işlere imza atmaktan  çok büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz. Bilimsel araştırmalar sonucunda, cildin erken  yaşlanmasının temel nedeninin A vitamini eksikliği olduğu kanıtlandı. Bu bilimsel  çalışmada imzası bulunan dünyanın en iyi altı plastik cerrahından biri olan Dr.  Des Fernandes, içeriğinde yüksek oranda A vitamini olan Environ ürünlerini  geliştirdi. FDA onayı alan Environ, cildimizin yapısında doğal olarak bulunan  retinil palmitat'ı üretmeyi başarmış ve buna patent almıştır. Bu molekül ile  yaz-kış kullanılabilen, hassasiyet yaratmadan çalışan en güvenli A Vitamini  Terapisi olma özelliğini taşımaktadır." şeklinde konuştu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/15/haticeylmaz-151120244974bc8a.jpg"/><p><b>Hatice Yılmaz</b></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/melissima-environ-lansmanina-ev-sahipligi-yapti-1084023</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/15/melissima-environ-lansman-392_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1084011</guid><pubDate>Tue, 12 Nov 2024 14:04:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Monan Mücevher'den 10. Yılına Özel Sergi]]></title><description><![CDATA[Monan Mücevher, 10. yılını Contemporary İstanbul'daki “A Tribute To The Art Of Jewelry” sergisiyle kutladı. Sergide konuklar, mücevher sanatının inceliklerini yakından görme fırsatı buldular.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/monan-mucevherden-10-yilina-ozel-sergi-1084011</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/12/monan-mucevherden-10-yili-165_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083994</guid><pubDate>Fri, 08 Nov 2024 19:14:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Gökay Gündoğdu, TAGG Sonbahar-Kış Koleksiyonu 2024 Daveti]]></title><description><![CDATA[Moda tasarımcısı Gökay Gündoğdu Sonbahar-Kış 2024 koleksiyonunu yeni stüdyosunda düzenlediği bir davetle modaseverlerin beğenisine sundu. Yüksek kalite kumaşlarla sade formların gücüne odaklanan koleksiyon beğeni topladı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/gokay-gundogdu-tagg-sonbahar-kis-koleksiyonu-2024-daveti-1083994</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/08/gokay-gundogdu-tagg-sonba-983_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083993</guid><pubDate>Fri, 08 Nov 2024 19:00:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Jumbo 77. Yılını Kutladı]]></title><description><![CDATA[Sofra takımlarında zamansız tasarımlarıyla bilinen köklü marka, 77'nci yıl kutlama yemeğinde gastronomi dünyası ve cemiyet hayatından isimleri ağırladı. Zarif masa dekorasyonunda buluşan davetliler, şefin özel hatırladığı lezzetler eşliğinde keyifli vakit geçirdiler.   ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/jumbo-77-yilini-kutladi-1083993</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/08/jumbo-77-yilini-kutladi-655_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083992</guid><pubDate>Fri, 08 Nov 2024 18:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[GYODER'in 25'inci Yılı Kutlandı]]></title><description><![CDATA[Tersane İstanbul'da gerçekleştirilen renkli gecede GYODER'in 25'inci yılı kutlandı. İş dünyasından isimlerin buluştuğu gecede; çeyrek asırlık miras konuklarla paylaşıldı. Gecede “25. Yıl Başkanlar Seremonisi” ile kuruluşun geçmiş başkanları da sahnede onurlandırıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/gyoderin-25inci-yili-kutlandi-1083992</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/08/gyoderin-25inci-yilini-ku-452_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083991</guid><pubDate>Fri, 08 Nov 2024 18:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Beymen Beauty Week Başladı]]></title><description><![CDATA[Lüks markalar ve etkinliklerle dolu Beauty Week'in açılış daveti kozmetik ve bakım tutkunlarını bir araya getirdi. Açılış davetinde ünlü isimler markanın  makyaj ve cilt bakım ürünlerini, parfümlerini deneyimleyerek keyifli vakit geçirdiler. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/beymen-beauty-week-basladi-1083991</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/08/beymen-beauty-week-baslad-676_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083990</guid><pubDate>Fri, 08 Nov 2024 18:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[adL Night Zoom x Mert Aslan Defilesi Gerçekleşti]]></title><description><![CDATA[Kreatif Direktör Mert Aslan'ın öncülüğünde hazırlanan yeni sezon koleksiyonu, büyüleyici bir atmosferde düzenlenen defileyle modaseverlere tanıtıldı. Kadının gücünde saklı zarafet ve cazibenin ihtişamını hissettiren koleksiyon ilgiyle karşılandı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/adl-night-zoom-x-mert-aslan-defilesi-gerceklesti-1083990</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/08/adl-night-zoom-x-mert-asl-338_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083989</guid><pubDate>Fri, 08 Nov 2024 18:18:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Versace Saatleri Sonbahar-Kış 2024 Koleksiyonu Tanıtıldı]]></title><description><![CDATA[Moda dünyasına yön veren markalardan Versace'nin Sonbahar-Kış 2024 saat koleksiyonu Saat&Saat'in düzenlediği etkinlikle gün yüzüne çıktı. Davette markanın İlkbahar-Yaz 2025 koleksiyonundan parçalar da dünyada ilk kez davete katılan konukların beğenisine sunuldu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/versace-saatleri-sonbahar-kis-2024-koleksiyonu-tanitildi-1083989</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/08/versace-saatleri-sonbahar-952_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083976</guid><pubDate>Wed, 06 Nov 2024 17:23:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[6 KASIM 2024]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/kapaklar/6-kasim-2024-1083976</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/06/6-kasim-2024-928_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083973</guid><pubDate>Wed, 06 Nov 2024 16:10:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İzzet Keribar Sergisi Açıldı]]></title><description><![CDATA[İzzet Keribar'ın, Türkiye ve dünyanın çeşitli bölgelerine yaptığı seyahatlerde çektiği fotoğraflardan oluşan sergisi İstanbul Modern'de açıldı. Açılışta yer alan davetliler, Keribar'ın manzara ve portre fotoğraflarından oluşan karelerinde renkli bir yolculuğa çıktılar.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/izzet-keribar-sergisi-acildi-1083973</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/06/izzet-keribar-sergisi-aci-369_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083972</guid><pubDate>Wed, 06 Nov 2024 15:55:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ahmet Can Tarkan'a Devlet Nişanı Verildi]]></title><description><![CDATA[Dilasima Group Kurucusu ve Başkanı Ahmet Can Tarkan, Venedik Sarayı'nda düzenlenen törenle Cavaliere dell'Ordine della Stella d'Italia - İtalya Yıldızı Devlet Nişanı'na layık görüldü. Tarkan'a nişanı, İtalya'nın Türkiye Büyükelçisi Giorgio Marrapodi tarafından takdim edildi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ahmet-can-tarkana-devlet-nisani-verildi-1083972</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/06/ahmet-can-tarkana-devlet--480_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083971</guid><pubDate>Wed, 06 Nov 2024 15:41:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Çağatay Odabaş «Işık. Gölge. Sahneler» Açıldı]]></title><description><![CDATA[Ruzy Gallery, sanatçı Çağatay Odabaş'ın farklı konseptteki yeni sergisini görkemli bir davetle sanatseverlerle buluşturdu. Sinemanın ikonik sahneleri üzerinden zaman ve yaşam kavramını işleyen sergiyi davetliler, etkileyici bir atmosferde keşfettiler.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/cagatay-odabas-isik-golge-sahneler-acildi-1083971</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/06/cagatay-odabas-isik-golge-899_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083967</guid><pubDate>Wed, 06 Nov 2024 13:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[“Bizans'a Yelken Açmak” Sergisi Açılış Daveti]]></title><description><![CDATA[Yunan sanatçı Alekos Fassianos'un sergisi, İstanbul'un tarihi ve kültürel mirasını yansıtan Zeyrek Çinili Hamam'da düzenlenen davetle açıldı. Davetliler, hamamın restorasyon çalışmalarında keşfedilen Bizans Sarnıcı'nda sergilenen eserleri keşfettiler.   ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bizansa-yelken-acmak-sergisi-acilis-daveti-1083967</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/06/bizansa-yelken-acmak-serg-492_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083966</guid><pubDate>Wed, 06 Nov 2024 12:57:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Faber Castell, Özel Yapım Kalemini Tanıttı]]></title><description><![CDATA[Osmanlı Sanatı Uzmanı Serdar Gülgün'ün Faber Castell için Osmanlı döneminden ilhamla tasarladığı özel ve sınırlı sayıda üretilen lüks kalemin tanıtımı, tarihi Macar Feyzullah Paşa Köşkü'nde düzenlenen davette gerçekleştirildi. Davet için Faber-Castell ailesinin üyeleri İstanbul'a geldi.   ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/faber-castell-ozel-yapim-kalemini-tanitti-1083966</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/06/faber-castell-ozel-yapim--722_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083960</guid><pubDate>Tue, 05 Nov 2024 15:08:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Turmepa 30. Yıl Daveti]]></title><description><![CDATA[Deniz kirliliğiyle mücadele eden TURMEPA'nın 30'uncu kuruluş yıl dönümü yemeğinde, derneğin 30 yıllık hikayesi davetlilerle paylaşıldı. Rahmi Koç,  konuşmasında “30 yıllık bir hedef koymuştuk. Hedefimiz bir jenerasyonu eğitmekti. Neticede başarılı olduk” dedi.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/turmepa-30-yil-daveti-1083960</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/05/turmepa-30-yil-daveti-392_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083958</guid><pubDate>Tue, 05 Nov 2024 13:31:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[“Frida Kahlo'nun Günlükleri” Sergisi Hakkında Merak Edilenler]]></title><description><![CDATA[Frida Kahlo'nun kişisel günlüklerinden yola çıkarak  hazırlanan “Frida Kahlo'nun Günlükleri” sergisi, Kültür Yolu Projesi kapsamında sanatseverlerle buluşuyor. ‘'Phygital'' sergi konseptiyle hazırlanan bu özel seçkiyi, Proje Yönetmenliğini üstlenen Cengiz Ayyıldız ve Koray Özdemir'den dinliyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[Frida Kahlo sanatçı kimliğinin yanında içsel dünyasıyla da sanat tarihinde yer edinmiş bir ressam. İstanbul Grand Pera Tarihi Bina'da kapılarını açan "Frida Kahlo'nun Günlükleri" sergisi, Frida'nın günlüğünden yola çıkarak, onun sanatıyla iç dünyasının kesişim noktalarını keşfetmek isteyenler için farklı bir yolculuk sunuyor. Dijital projeksiyonlardan, yapay zeka destekli enstalasyonlara kadar pek çok katmanla zenginleştirilen bu deneyim, Frida'nın duygusal derinliğini ve sanatsal vizyonunu daha önce hiç sunulmamış bir bakış açısıyla sanatseverlere taşıyor. Serginin Proje Yönetmenleri Cengiz Ayyıldız ve Koray Özdemir, ikonik bir figür olarak ışıldayan Frida Kahlo için yaratılan bu evreni anlatıyor.<img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/05/korayozdemircengizay-05112024d6607cf7.jpg"/>Koray Özdemir - Cengiz Ayyıldız<p></p><h3><b>Frida Kahlo'nun  günlüğünden ilham alan bir sergi oluşturma fikri nasıl doğdu? Kahlo'nun  günlükleri sizin için ne anlama geliyor?</b></h3><b>Cengiz Ayyıldız:</b> Sergi  fikri, Frida Kahlo'nun sadece sanatçı kimliğinin ötesine geçerek, içsel  dünyasını ve kişisel yolculuklarını daha derin bir şekilde keşfetme arzusuyla  doğdu. Frida'nın günlükleri, onun sanatının ve yaşantısının gizli kalmış  duygusal derinliklerini açığa çıkarıyor. Bu sergi, Frida'nın içsel yolculuğuna  daha önce hiç sunulmamış bir perspektiften ışık tutma isteğimizin bir sonucu.  Günlükleri, sanatının arkasındaki duygusal ve zihinsel yapıyı anlamamıza  yardımcı olurken, onun kişisel mücadeleleri ve zaferlerine de bir pencere  açıyor.<h3><b>Serginin proje  yönetmenliğini üstleniyorsunuz. Böylesine bir sergi hayata geçirmenin zor  yanları nelerdi?</b></h3><p class="MsoNormal"><b>Koray Özdemir:</b>  Frida Kahlo sadece bir sanatçı değil aynı zamanda pek çok insanın kahramanı ve  ikonu. Onun hayatını ve sanatsal mirasını dijital ve fiziksel unsurlarla  harmanlayarak sergilemek büyük bir sorumluluk. Dolayısıyla Frida Kahlo  Günlükleri Sergisi standart bir eser sergilemeden farklı olarak çok kapsamlı ve  belki de dünyada bu kadar farklı disiplini bir araya getiren ilk sergi. Frida  Cooperation'dan tüm içerikler için onay aldığımız, Türk sanatçılarımızın  yaratıcılıklarını sınırlamadan ama lisanslı kütüphaneyi kullanarak Frida'nın  duygularını doğru yorumlamasını sağladığımız, görsel olarak ziyaretçilerimizi  etkileyecek ve Frida'nın iç dünyasını yansıtırken onun özüne sadık kalmayı  hedeflediğimiz; kısacası çok aşamalı ve iki senelik bir sıkı bir çalışmanın  sonucunda ortaya çıktı. Günlüklerinin bu kadar kapsamlı ilk kez ortaya çıktığı  ve dijital, sanatsal, mimari ve Türk sanatçılarımızın değerli birleşiminin  ortaya çıktığı bir sergi ortaya çıktı.  </p><h3><b>Bu sergiyi özel kılan  detaylar neler? Serginin kurgusundan biraz bahsedebilir misiniz?</b></h3><p class="MsoNormal"><b>C. A.:</b> Frida  Kahlo'nun kişisel yazılarını ve çizimlerini izleyicilere ilk kez "phygital"  bir deneyim aracılığıyla sunuyor olmamız, serginin en özel yanı. Fiziksel sanat  eserlerinin yanında dijital ve interaktif unsurlar kullanarak, ziyaretçilere  Frida'nın dünyasına çok katmanlı bir bakış sunuyoruz. Günlüklerinden esinlenen  dev dijital enstalasyonlar, yapay zeka destekli projeksiyonlar ve sesli  anlatılar sayesinde, izleyiciler hem Frida'nın sanatını hem de iç dünyasını  eşzamanlı olarak deneyimleyebiliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/05/ysr53981-051120242ff1145e.jpg"/><h3><b>"Phygital"  sergi sanatseverlere nasıl bir deneyim sunuyor? Frida'nın iç dünyasını böyle  bir formatla sunmanın, onun sanatına yeni bir boyut kazandırdığına inanıyor  musunuz?</b></h3><p class="MsoNormal"><b>K. Ö.:</b>  "Phygital" format, fiziksel ve dijital dünyaların dengeli bir uyumunu  temsil ediyor. Frida'nın tablolarındaki duygusal derinliği, dijital  enstalasyonlarla pekiştirerek ziyaretçilere yalnızca görsel bir deneyim değil,  aynı zamanda dokunsal ve etkileşimli bir yolculuk sunmayı amaçlıyoruz.  Frida'nın iç dünyasını bu şekilde sunmak, sanatına yeni bir boyut kazandırıyor;  izleyiciler onun kişisel acılarına ve tutkularına daha yakın hissediyor.  Böylece, sanatseverler onun sanatıyla daha derin bir bağ kurabiliyorlar.</p><h3><b>Yapay zeka ve  interaktif deneyim alanlarının sergide nasıl kullanılıyor? Frida'nın sanatına  teknoloji aracılığıyla nasıl dokunuyorsunuz?</b></h3><p class="MsoNormal"><b>C. A.:</b> Yapay zeka  ve interaktif teknolojiler, Frida'nın kişisel yazılarını ve çizimlerini yeniden  yorumlayarak, ziyaretçilere bireysel bir deneyim sunuyor. Sergi boyunca,  ziyaretçiler Frida'nın günümüzde yaşasaydı nasıl görüneceğini ya da nasıl  eserler üreteceğini deneyimleyebilecek. Dijital simülasyonlar ve projeksiyonlar  sayesinde, Frida'nın dünyası sadece izlenen bir şey olmaktan çıkıp, etkileşimli  bir keşif alanına dönüşüyor. Yapay zeka, izleyicilere Frida'nın sanatını  yeniden keşfetme fırsatı veriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/05/ysr5405-05112024622c64ae.jpg"/><h3><b>Frida Kahlo, hayatı boyunca  acı ve tutkuyla özdeşleştirilen bir sanatçı oldu. Günlüklerinden esinlenilen bu  sergi, onun sanat ve yaşamına dair hangi yeni bakış açılarını sunuyor?</b></h3><p class="MsoNormal"><b>K. Ö.:</b> Frida  Kahlo'nun günlükleri, onun sanatına ilham veren duygusal derinliği gözler önüne  seriyor. Bu sergi, Frida'nın sanatı ve yaşamı arasındaki sıkı bağı açığa  çıkararak, onun yalnızca fiziksel acılarına değil, aynı zamanda içsel gücüne de  ışık tutuyor. Frida'nın eserlerinin ardında yatan hikayeler ve duygular,  ziyaretçilerin Frida'yı hem bir sanatçı hem de bir insan olarak daha  derinlemesine anlamalarına olanak tanıyor. Sergi, Frida'nın içsel dünyasına  daha yakından bir bakış sunarken, izleyicilere onunla özdeşleşme fırsatı  veriyor.</p><h3><b>Frida Kahlo'nun  günlüklerinden esinlenen bu sergiyle ziyaretçilerin nasıl bir duygusal deneyim  yaşamalarını umuyorsunuz?</b></h3><p class="MsoNormal"><b>C. A.:</b> Bu sergi,  ziyaretçilere Frida'nın kişisel yolculuğuna katılma fırsatı sunuyor. Sergiyi  gezenlerin, Frida'nın içsel dünyasındaki acıları, aşkları ve tutkusuyla  özdeşleşmelerini umuyoruz. Frida'nın eserlerinde ve yazılarında gizlenen  duygusal derinlikleri hissederek, ziyaretçilerin kendi duygusal yolculuklarına  da dokunmalarını hedefliyoruz. Bu sergi, sadece bir sanat deneyimi değil, aynı  zamanda Frida'nın içsel gücünü ve kırılganlığını keşfeden bir yolculuk olmalı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/05/ysr54321-05112024e86ebe34.jpg"/><h3><b>Bu sergi, dünyada  Frida Kahlo'nun günlükleri üzerine hazırlanan ilk sergi olma özelliği taşıyor.  Böyle bir ilke imza atmak sizin için ne ifade ediyor ve serginin uluslararası  sanat sahnesinde ilgi gördü mü?</b></h3><p class="MsoNormal"><b>K. Ö.:</b> Frida  Kahlo'nun günlüklerine dayanan ilk sergiye imza atmak, hem büyük bir onur hem  de sorumluluk. Frida'nın içsel dünyasını ve kişisel yazılarını böylesine  yenilikçi bir formatta sunabilmek, onun mirasına yeni bir perspektif  kazandırıyor ve dünyada da bir ilk olma özelliği taşıyor. Sergi, uluslararası  sanat çevrelerinde de büyük ilgi uyandırdı ve dünyanın dört bir yanındaki  sanatseverlerin dikkatini çekti. Bu tarz farklı disipliner yaklaşımlar tüm  uluslararası platformların ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Türkiye turundan  sonra yurtdışında da Türk sanatçılarımızı taşımak için bir platform olarak  kullanarak farklı ülkelerde sergilemeyi planlıyoruz. </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/frida-kahlonun-gunlukleri-sergisi-hakkinda-merak-edilenler-1083958</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/05/frida-kahlonun-gunlukleri-590_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083957</guid><pubDate>Tue, 05 Nov 2024 12:18:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Pamela Harper ile Halcyon Days Üzerine]]></title><description><![CDATA[İngiliz kültürü denince akla gelen şeylerin başında hiç şüphesiz çay seremonisi geliyor. Bu kültürü Haliç kıyısına taşıyan Halcyon Days'in Kurucu &CEO'su Pamela Harper ile buluştuk. Mitolojik unsurları Türk motifleriyle birleştiren İngiliz çay salonunu Harper'dan dinledik.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İngiliz Kraliyet Hanedanlığının tek Objets d'Art tedarikçisi olan ve yakın zamanda Kral Charles III'ün emri ile ödüllendirilmiş Halcyon Days, sadece Kraliyet Hanedanı üyeleri tarafından değil, dünyanın dört bir yanındaki müşteriler tarafından da en iyi lüks hediye markası olarak tanınıyor. Tersane İstanbul Rixos Hotel'de kapılarını açan Halcyon Days'in Kurucu &amp;CEO'su Pamela Harper "İstanbul'daki amiral mağazamızı ve İngiliz Çay Salonu'muzu açmaktan mutluluk duyuyoruz! 75'inci yıl dönümümüzün arifesinde, bu tarihi dönüm noktasını kutlamak harika bir fırsat" diyor. İngiliz lüks markasının Haliç kıyısına demirleyen yeni lokasyonunu Harper anlatıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/05/ert1073-05112024107e1ccd.jpg"/><h3>Halcyon Days'in Tersane İstanbul'daki amiral mağazasını açmanın ilhamı neydi ve neden özellikle bu lokasyonu seçtiniz?</h3>Bildiğiniz gibi İstanbul'da Berrin Ak ve Oğuzhan Ak ile harika bir ortaklığımız var. Birkaç yıldır birlikte çalışıyoruz. Ve bana Tersane Istanbul projesinden bahsederek, gelip bir göz atmanız gerektiğini söylediler. Biz de geldik, projeye bir göz attık ve bu projenin İstanbul için ne kadar heyecan verici olacağını gördük. Hemen imzayı attık, çünkü bu harika yeni perakende konutunun kalbinde olma fikri bizi çok heyecanlandırdı. İstanbul'daki bu devasa yeni gelişme çok heyecan vericiydi ve birçok seçenek vardı. Bugün mağazayı açarken bu hayalin kesinlikle doğru olduğunu gördük, çünkü bu seyahatte kaldığımız güzel Rixos otelindeyiz ve burası Haliç'in en güzel yeri. Şu anda canlı bir şehir olan İstanbul'un tam kalbindesiniz. İstanbul için tebrikler, çünkü İstanbul'a ilk kez 23 yıl önce evlendiğimde balayına gelmiştim. O zamanlar çok güzeldi ama şehir çok gelişti. Her şey çok şık. İstanbul'un gerçekten iyi bir sosyal ortamı var. İnsanlar alışveriş yapmayı ve evlerini dekore etmeyi seviyor. Ve tabii ki, bizim için bir diğer önemli detay da uluslararası bir müşteri kitlesine sahip olmamız. Ve tabii ki Türkiye'ye gelen çok sayıda ziyaretçiniz var, anladığım kadarıyla dünyanın dört bir yanından yılda yaklaşık 55 milyon ziyaretçi geliyor. Bizim gibi uluslararası bir marka için hem İstanbul'un tam ortasında hem de bu çok canlı uluslararası şehrin kalbinde yer almak çok heyecan verici. Ve biliyorum ki daha yapılacak çok şey var.<h3>Tersane mağazasının tasarımı Halcyon Days markasının mirasını ve lüksünü nasıl yansıtıyor?</h3>Etrafınıza bakarsanız, gerçekten yaptığımız şey ortaklarımızla birlikte oturup şunu söylemekti: "İngiltere'nin en iyisi ve Türkiye'nin en iyisi olan ortaklığımızı gerçekten yansıtan bir şeye nasıl sahip olabiliriz?" İngiltere'nin en iyisi derken, biliyorsunuz biz çok ama çok kaliteli bir markayız. Bu mağazada sattığımız her şeyi, İngiltere'de üretiyoruz. Ancak yapmak istediğimiz şey, o kadar da İngiliz olmamaktı. Bence küresel bir dünyada yaşıyoruz. Ve küresel dünyanın gerçekten harika olan yanı, bir şeyleri karıştırmamız ve kaynaştırmamız. Tüm füzyon kavramı. Berrin'le birlikte çalışırken, Birleşik Krallık'ta bildiğiniz güzel şeyleri yapma konusunda Türkiye'deki büyük mirasınızı yansıtmak için Türk zanaatkarları da kullanmak istedik. Zanaatkarlarımızla ve yıllar boyunca yaptıklarımızla gurur duyuyoruz. İnce kemik çini, Josiah Wedgwood'un kurduğu 1700'lü yıllara kadar uzanan, Birleşik Krallık'taki en eski zanaatlardan biriydi. Türkiye'de de aynı derecede harika zanaatkarlar var. Burada dokunan harika halılar ve mermer işleri için Türk zanaatkarları kullandık. Bu da kültürlerin gerçekten hoş bir karışımını ortaya çıkardı -ki bu bizi çok heyecanlandırıyor.<h3>Bu, Halcyon Days'in Türkiye'deki ilk İngiliz Çay Salonu. Çay salonu deneyimini nasıl düzenlediniz ve ziyaretçiler buraya geldiklerinde ne bekleyebilirler?</h3>Yapmak istediğimiz şey yine çok İngiliz olan ama çağdaş bir şeyler yapmaktı. Sanırım şu anda bir sandalyede oturuyorum, bu bir lale sandalyesi. Türkiye'deki harika amblemlerinizden bazılarını gerçekten kutlamak istedik. Lale de ulusal çiçeğiniz olduğu için seçtik. Birçok eski Osmanlı çinisine ve lalenin yıllar içinde nasıl geliştiğine baktık ve laleye çağdaş bir bakış açısı getirmek istedik. Bu yüzden bunu ince kemik porselenlerimizde kullandık. Yani çay salonumuzda oturup çay içerken, çayınızı güzel lalenin bu harika Türk narin tasarımıyla içeceksiniz. Bu füzyonu tekrar sağlamak gerçekten çok önemliydi. Örneğin, İngilizlerin yaptığı ikindi çayını deneyimlemek gibi. Bilirsiniz, saat 16.00'da çay içme konsepti İngiltere'de ortaya çıkmıştır ve bir kek, belki küçük bir sandviç ve bir fincan çaydan oluşur. Öğleden sonrayı geçirmek için çok zarif bir yol. Ve bunu modern bir ortamda yapmak... Böylece gerçekten de bir iç mekan, dış mekan hissi yaratıyoruz. <img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/05/ert1097-0511202417323e0e.jpg"/><h3>Mağazanın dekoru İstanbul'dan esinlenen lale motifleri içeriyor. Bu İngiliz lüks ortamına yerel kültürel ögeleri nasıl dahil ettiniz?</h3><p>Yaptığımız şey, Halcyon Days adının kökenini almaktı ve adımızın kökeni bir Yunan efsanesi olan Alcyone ve Ceyx aşkından geliyor. Bu yüzden ismimizin Yunan kökenini yansıtmak istedik. Bunu, ismimizi yansıtan pasta tezgahının üzerindeki büyük mermer parçamızda yaptık. Ayrıca pek çok dokunuşta da bunu yaptık. Örneğin, tavanlarda yine Yunan mitinin kökeni var. Ancak göreceğiniz gibi aydınlatma bir lale. Yine Yunan mitinin bir karışımına sahipsiniz -ki bu İngiliz mirası Halcyon Days, gökyüzünden inen bu görkemli lale yağmuru ile karışımı. Bence Halcyon Days'den kalma en eşsiz ürünlerden biri aslında emaye eşyalarımız. İngiltere'de emaye eşya üreten tek şirket biziz. Bu çok eski bir zanaat ve hala 17'nci yüzyılda yapıldığı şekilde yapılıyor. Yani gerçekten eşsiz. Çok güzel bir düğün hediyesi oluyorlar. Ev sahibinin, düğüne gelen herkese küçük bir emaye kutu verdiği pek çok düğün yaptık; bu kutunun üzerine gelinin ve damadın adı ve düğün tarihi kazınabiliyor. Mumlarımızdan çay fincanlarımıza, tabaklarımıza günlük hediye olabilecek pek çok ürünümüz var. Ya da bize gelip özel bir akşam yemeği servisi satın alabilirsiniz. Sunduğumuz en önemli şeylerden biri de gelip bizimle oturabilmeniz ve kendi ürününüzü tasarlamak için sizinle birlikte çalışabilmemiz. Hemen satın alabileceğiniz pek çok ürünümüzün yanında kendi yemek servisinizi tasarlamak için kendi bünyemizde tasarımcılarımız var. </p><h3>Tersane mağazasında başka yerde bulamayacağımız hangi benzersiz ürünleri bulabiliriz?</h3>Tersane projesi, tarih ve modernliğin bir karışımı. Burası bir miras alanı, yani eski bir tersane, İstanbul'da bir nakliye merkezi. Ve tabii ki biz de bir miras markasıyız. Köklerimiz, hem ürettiğimiz ürünlere hem de daha önce de açıkladığım gibi Yunan mitolojisinden gelen ismimizin tarihine dayanıyor. Dolayısıyla Birleşik Krallık'tan gelen kalite ve miras olan her şeye değer veriyoruz. İki fabrikamızda çok yakın çalıştığımız çok sayıda zanaatkar var çünkü ürünlerimizde gerçekten yaptığımız şey, tüm bu eski becerileri kullanmak. Modern bir dünyada çalıştığımızın farkındayız ve bu nedenle ürünümüzün çağdaş bir gustoya hitap etmesi gerekiyor. Sofra takımlarımızda genel olarak çok modern tasarımlarımız var. Yani mücevherlerimiz ve kostüm aksesuarlarımız çok başarılı. Ve yine yapmaya çalıştığımız şey, insanların markamızı küçük bir şekilde satın almalarına, denemelerine izin vermek. <img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/05/ert0996-05112024c369c87b.jpg"/><h3>Halcyon Days'i Tersane İstanbul'a getirmek için Berrin Ak ve Oğuzhan Ak ile nasıl bir ortaklık yaptınız?</h3>Yaklaşık dört yıldır birlikte çalışıyoruz ve bu bizim için Tucson'un bu güzel ortamında gerçekten harika bir fırsattı, inşaat devam ettikçe beni aşırı heyecanlandırdı. Burası suyun hemen kıyısında, muhteşem bir yer. Eski mimarinin bir kısmını burada bırakmalarını ve bazı eski binaları daha modern ortamları barındırmak için kullanmalarını seviyorum. Çok güzel yapılmış. Berrin ve Oğuzhan bize "Bakın, böyle bir fırsatımız var" dediğinde, buranın bizim için doğru yer olduğunu düşündük çünkü uluslararası bir işletmeyiz. Burada hem uluslararası hem de yerel ziyaretçi sayısı çok yüksek olacak, çünkü konutlar ve oteller var. Ama aynı zamanda modern bir ortamda tarihi bir marka olduğumuz için de uygun bir yer ve bence markamıza mükemmel bir şekilde uyan, eski ve yeninin harika bir karışımı. Dolayısıyla son 18 ay boyunca bugün gördüğünüz ortamı geliştirmek için harika zaman geçirdik.<h3>Halcyon Days, Türkiye gibi yeni pazarlara doğru genişlerken, bu bölgedeki uzun vadeli hedefleriniz neler?</h3>Buradan başlayarak daha geniş çapta gelişebileceğimizi düşünmek istiyoruz. Muhtemelen İstanbul'da başka bir tesis ve belki de daha küçük bir tesis... Burası bizim amiral gemimiz olacak. Bodrum'da bir yer açmak istiyoruz. Bodrum yeni Saint-Tropez, öyle değil mi? Çok muhteşem bir yer. Biz, mücevherlerimiz ve ipeğimiz ile özel bir hediye markasıyız. İnsanlar tatildeyse ve alışveriş yapıp kendilerine küçük bir hediye almak istiyorlarsa, bunun için uygun ürünlerimiz var. Dolayısıyla Türkiye'de ve daha geniş anlamda bölgede fırsat olduğunu düşünüyorum. Biliyorsunuz, şu anda Orta Doğu'da yokuz ve bu bizim için büyük bir hedef. Yani Türkiye'de yerleştikten sonra Orta Doğu'ya bakacağız. Amerika'da 45 yıldır varız. Malezya ve Çin'de de varız. Ancak şu anda gerçekten gelişmek istediğimiz yer eve daha yakın olan lokasyonlar. Yani buradan başlayıp Orta Doğu'ya doğru ilerlemek ana hedefimiz.<p><b>Fotoğraflar: </b>Ertan Demirbilek</span></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/pamela-harper-ile-halcyon-days-uzerine-1083957</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/05/pamela-harper-ile-halcyon-321_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083953</guid><pubDate>Mon, 04 Nov 2024 17:34:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Heykel ve Mücevheri Buluşturan Sergi]]></title><description><![CDATA[Sanatçı Mert Ege Köse'nin çağdaş heykel sanatını mücevher tasarımlarına yansıttığı MONAD koleksiyonu ilgiyle karşılandı. Fuarı ziyaret eden katılımcılar, sanattan ilham alan mücevher tasarımlarını beğeniyle inceledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sanatci-mert-ege-kosenin-cagdas-heykel-sanatini-mucevher-tasarimlarina-yansittigi-monad-ko-1083953</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/04/sanatci-mert-ege-kosenin--665_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083952</guid><pubDate>Mon, 04 Nov 2024 16:56:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İrfan Önürmen Sergisi Açıldı]]></title><description><![CDATA[Merkezi New York'ta bulunan C24 Gallery, Galata Rum Okulu'nda  İrfan Önürmen sergisini sanatseverlerle buluşturdu.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/irfan-onurmen-sergisi-acildi-1083952</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/04/irfan-onurmen-sergisi-aci-862_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083951</guid><pubDate>Mon, 04 Nov 2024 16:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[“Sanatla İyileşiyoruz” Sergi Açılışı]]></title><description><![CDATA[ Çocuk Aile Gelişim ve Eğitim Vakfı (ÇAGEV) tarafından düzenlenen “Sanatla İyileşiyoruz” sergisi Beşiktaş Akatlar Kültür Merkezi'nde açıldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sanatla-iyilesiyoruz-sergi-acilisi-1083951</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/04/sanatla-iyilesiyoruz-serg-731_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083945</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 21:53:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sırmaison Yeni Koleksiyon Tanıtımı]]></title><description><![CDATA[Rosella Karabacak ve Şirin Yalçın, bir davet vererek, Fransa'nın kristal markası Lalique'in Costume Jewellery koleksiyonunu cemiyet hayatından seçkin davetlilerin beğenisine sundu. Davetliler sanat ve yaratıcı ustalığı buluşturan zarif tasarımları keşfettiler.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sirmaison-yeni-koleksiyon-tanitimi-1083945</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/sirmaison-yeni-koleksiyon-929_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083944</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 21:40:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Shiseido Tanıtım daveti]]></title><description><![CDATA[Cilt bakım markasının düzenlediği etkinlikte yaşlanma karşıtı ürünler tanıtıldı. Etkinlikte bir araya gelen davetliler, markanın ürünlerini deneyimleyerek Japon kadınlarının güzellik sırlarını keşfettiler. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/shiseido-tanitim-daveti-1083944</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/shiseido-tanitim-daveti-301_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083943</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 21:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Venedik Sarayı'nda Davet]]></title><description><![CDATA[Vegan ürünler moda dünyasında daha fazla öne çıkarken, ördekleri kurtarmayı misyon edinen mont markası, Türkiye'ye gelişini kutladığı davette de farkındalık yarattı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/venedik-sarayinda-davet-1083943</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/venedik-sarayinda-davet-878_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083942</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 21:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Rahşan Düren'den Sergi]]></title><description><![CDATA[Sanatçı Rahşan Düren'in pentür ve duvar resmi çalışmalarından oluşan sergisi, Beyoğlu'nun tarihi mekanı Tarhan Han'da açıldı. İzleyiciyi korku ve arzularıyla yüzleşmeye davet eden serginin atmosferine, koku enstalasyonu da katkı sağlıyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/rahsan-durenden-sergi-1083942</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/rahsan-durenden-sergi-245_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083941</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 21:04:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Nars'tan Fransız Sarayı'nda Davet]]></title><description><![CDATA[Makyaj markasının Fransız Sarayı'ndaki 30'uncu yıl kutlamasında, güzellik ve cazibe başroldeydi. “Maison Explicit" adlı özel dijital deneyim temasında düzenlenen etkinlikte davetliler, sürükleyici bir deneyim yaşadılar. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/narstan-fransiz-sarayinda-davet-1083941</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/narstan-fransiz-sarayinda-310_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083940</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 20:56:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[My Best Friends ve Canes İşbirliği Yaptı]]></title><description><![CDATA[Yalın, zarif tasarımlarıyla dikkat çeken, stil ve konforu bir arada sunan ayakkabı koleksiyonu, düzenlenen bir davetle tanıtıldı. Moda dünyasının sevilen isimlerini bir araya getiren iş birliği yoğun ilgi gördü.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/my-best-friends-ve-canes-isbirligi-yapti-1083940</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/my-best-friends-ve-canes--166_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083939</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 20:47:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mevaris Koleksiyon Tanıtımı]]></title><description><![CDATA[Fatoş Altınbaş, mücevher markasının yeni koleksiyonunu; Paris'te düzenlediği etkinlikten sonra, İstanbul'da gerçekleştirdiği bir davetle tanıttı. Markanın, İtalya'nın prestijli Altın A'Design Ödülü'nü kazanması ise, davette sürpriz bir pasta ile kutlandı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/mevaris-koleksiyon-tanitimi-1083939</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/mevaris-koleksiyon-taniti-906_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083938</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 20:02:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Meri Krutzo Daveti]]></title><description><![CDATA[Zarif tasarım anlayışını yansıtan takılarıyla dikkat çeken mücevher markası, düzenlediği davette altın ağırlıklı yeni koleksiyonunu tanıttı. Markanın showroom'unda düzenlenen davette, altının farklı yorumları beğeni topladı.    ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/meri-krutzo-daveti-1083938</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/meri-krutzo-daveti-213_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083937</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 19:50:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[White Pepper Açıldı]]></title><description><![CDATA[Beşiktaş Tüpraş Stadyumu'nda konumlanan restoranın açılış davetinde spor ve iş dünyasının önde gelen isimleri bir araya geldi. Gecede kulübün en eski üyesi Rahmi Koç'a, 873 numaralı Beşiktaş forması hediye edildi ve doğum günü kutlandı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/white-pepper-acildi-1083937</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/white-pepper-acildi-427_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083936</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 19:40:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mavi Mağara Filmi Galası]]></title><description><![CDATA[Bir aşk hikayesini farklı bir bakış açısıyla anlatan Mavi Mağara filminin galası renkli bir atmosferde gerçekleşti. Galaya katılan ünlü isimler, filmin konusundan esinlenen dekor ve deneyim alanlarında görsel bir şölen yaşadılar.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/mavi-magara-filmi-galasi-1083936</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/mavi-magara-filmi-galasi-196_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083935</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 19:31:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Koton 101. Yıl Kutlaması]]></title><description><![CDATA[Moda markası Koton, Cumhuriyetimizin 101'inci yılını cemiyet, sanat, iş dünyasından isimler ve markanın çalışanlarıyla Zorlu PSM Turkcell Sahnesi'nde görkemli bir geceyle kutladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/koton-101-yil-kutlamasi-1083935</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/koton-101-yil-kutlamasi-904_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083934</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 19:20:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ceylan Çapa Karkas Ocakbaşı Daveti]]></title><description><![CDATA[Boğaz manzaralı restoranda Ceylan Çapa ev sahipliğinde düzenlenen davette buluşan sosyal yaşamın tanınmış isimleri, menüdeki lezzetler eşliğinde keyifli vakit geçirdiler. Şebnem Çapa da bu önemli gününde kızına eşlik etti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ceylan-capa-karkas-ocakbasi-daveti-1083934</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/ceylan-capa-karkas-ocakba-276_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083933</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 19:11:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Gökçe Bahadır'dan Şarkılar]]></title><description><![CDATA[İş birliği yaptığı Jimmy Key'in yeni koleksiyonunun lansmanında, eşi müzisyen Emir Ersoy ile sahne alarak şarkı söyleyen Gökçe Bahadır, giyim tarzında konforlu, şık ve cesur bir stili tercih ettiğini belirtti.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/gokce-bahadirdan-sarkilar-1083933</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/gokce-bahadirdan-sarkilar-941_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083932</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 19:02:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İyi Ki Vakfı Destek Programı İlk Projesini Seçti]]></title><description><![CDATA[Sosyal girişimleriyle tanınan İyi Ki Vakfı, dijital kitaplarla çocukların eğitimine destek vermeyi amaçlayan bir projeyi hayata geçiriyor. Vakfın kurucusu Füsun Kuran, ödül töreninde “Gaziantep'te gerçekleştireceğimiz ilk etkinlik, önemli bir adım olacak" dedi]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/iyi-ki-vakfi-destek-programi-ilk-projesini-secti-1083932</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/iyi-ki-vakfi-destek-progr-227_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083931</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 18:53:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Londra'da Genç Sanatçılara Destek]]></title><description><![CDATA[İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), genç sanatçılara destek için kullandığı Genç Sanatçı Fonu yararına, Londra Doğa Tarihi Müzesi'nde bir gala gecesi düzenledi. Geceye iş ve sanat dünyasından pek çok isim katılarak sanatçılara destek yarışına katkıda bulundu.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/londrada-genc-sanatcilara-destek-1083931</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/londrada-genc-sanatcilara-275_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083930</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 17:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Halycon Days Türkiye'de]]></title><description><![CDATA[İngiliz Kraliyet hanedanının tek Objets d'Art tedarikçisi olan ve yakın zamanda Kral Charles'ın emri ile ödüllendirilen marka, Tersane İstanbul'daki mağazasında renkli bir davetle açtı. Markanın kurucusu-CEO'su Pamela Harper da açılışta yer aldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/halycon-days-turkiyede-1083930</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/halycon-days-turkiyede-840_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083929</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 17:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Global Marketing Summit 2024 Gerçekleşti]]></title><description><![CDATA[Pazarlama sektörünün yıldızlarını İstanbul'da buluşturan Global Marketing Summit 2024, iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimlerinin katılımıyla gerçekleşti. Zirve için dünyanın pek çok ülkesinden  iş insanları, küresel düşünce liderleri İstanbul'da buluştu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/pazarlamanin-kalbi-global-marketing-summit-2024te-atti-1083929</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/pazarlamanin-kalbi-global-306_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083926</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 17:18:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Barbara Bui Türkiye'de]]></title><description><![CDATA[Barbara Bui'nin Türkiye'ye gelişi düzenlenen bir davetle kutlandı. Escada mağazasında gerçekleşen lansmanda buluşan davetliler koleksiyonları yakından inceleyerek, zarif tasarımların ilham verici hikayelerini keşfettiler.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/barbara-bui-turkiyede-1083926</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/barbara-bui-turkiyede-254_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083925</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 17:03:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Erşan Kuneri'nin Maceraları]]></title><description><![CDATA[Cem Yılmaz'ın merakla beklenen “Erşan Kuneri” dizisinin ikinci sezonu, bir lansmanla kutlandı. Yoğun ilgi gören lansmanda tüm oyuncu kadrosu yer aldı. Dizi, birbirinden renkli karakterlerle Türk sinemasının geçmişine eğlenceli bir gezinti yaptırıyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ersan-kunerinin-maceralari-1083925</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/ersan-kunerinin-maceralar-789_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083924</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 16:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Effect Burson'un 30 Yıllık Yolcuğulu]]></title><description><![CDATA[İletişim ajansı Effect Burson, sektörde başarılarla dolu 30 yıllık yolculuğunu geniş katılımlı bir davetle kutladı.  DJ performansı eşliğindeki eğlenceli gecede ajans çalışanları, 30'uncu yıl pastasını sanat, medya ve cemiyet hayatından seçkin davetlilerle birlikte kestiler. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/effect-borsonun-30-yillik-yolcugulu-1083924</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/effect-borsonun-30-yillik-584_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083923</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 16:34:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ace Nayman'dan Yeni Koleksiyon]]></title><description><![CDATA[Tasarımcı Ece Nayman, düzenlediği eğlenceli davette yeni koleksiyonunu modaseverlerle buluşturdu. Davet mekanı yeni koleksiyonun temasından esinlenerek dekore edilirken,  ünlü isimler partiye yeni sezonun ruhunu yansıtan kıyafetlerle katıldılar]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ace-naymandan-yeni-koleksiyon-1083923</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/ace-naymandan-yeni-koleks-540_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083922</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 16:28:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zeyrek Çinili Hamam'da Alekos Fassianos Sergisi Açılış Daveti]]></title><description><![CDATA[Alekos Fassianos'un “Bizans'a Yelken Açmak” sergisi geçtiğimiz günlerde özel davetlilerin katılımıyla Zeyrek Çinili Hamam'da kapılarını açtı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/rabiagurelikozagurel-011120245ab63ee5.jpg"/>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/zeyrek-cinili-hamamda-alekos-fassianos-sergisi-acilis-daveti-1083922</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/zeyrek-cinili-hamamda-ale-796_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083921</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 16:18:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Contemporary Istanbul'un 19. Edisyonu Sanatseverlerle Buluştu]]></title><description><![CDATA[Türk çağdaş sanatı, Contemporary Istanbul'un 19. Edisyonu ile bir kez daha dünyayla buluştu. Tarihi Haliç manzaralı Tersane İstanbul'da uluslararası galeri ve sanatçıların katılımıyla gerçekleşen fuarın açılış resepsiyonu ve ön izlemesi önemli koleksiyonerleri bir araya getirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/contemporary-istanbulun-19-edisyonu-sanatseverlerle-bulustu-1083921</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/contemporary-istanbulun-1-911_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083920</guid><pubDate>Fri, 01 Nov 2024 15:23:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[New York'ta Türk Gecesi]]></title><description><![CDATA[Amerikan Türk Cemiyeti'nin düzenlediği gala gecesinde, Türk televizyon ve sinema sektörü ile Hollywoodlu yıldızlar bir araya geldi. Galada, başarılarıyla sınırları aşan üç yapımcı şirkete ve üç sanatçıya özel ödül verildi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/new-yorkta-turk-gecesi-1083920</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/11/01/new-yorkta-turk-gecesi-877_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083894</guid><pubDate>Mon, 28 Oct 2024 11:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Lanil Design Koleksiyon Tanıtımı]]></title><description><![CDATA[Kaliteli ve zamansız kadın giyim ürünleriyle dikkat çeken moda markası Lanil Design, renkli bir davet gerçekleştirerek yeni koleksiyonunu tanıttı. Özgün tarzı, kusursuz kalıpları ve ince işçiliğiyle öne çıkan koleksiyon beğeni topladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/lanil-design-koleksiyon-tanitimi-1083894</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/28/lanil-design-koleksiyon-t-227_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083890</guid><pubDate>Wed, 23 Oct 2024 17:47:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Dilan Çiçek Deniz Meleklerle]]></title><description><![CDATA[Moda dünyasının en ünlü gösterilerinden Victoria's Secret Fashion Show, altı yıl aranın ardından renkli bir şovla geri dönerken; Türkiye'den Dilan Çiçek Deniz de, göz alıcı tasarım elbisesiyle Pembe Halı geçidinde ünlü isimlerle birlikte yer aldı.   ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/dilan-cicek-deniz-meleklerle-1083890</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/23/dilan-cicek-deniz-melekle-355_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083889</guid><pubDate>Wed, 23 Oct 2024 17:34:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bir Cumhuriyet Şarkısı Galası Gerçekleşti]]></title><description><![CDATA[Güçlü oyuncu kadrosu ve içinde geçtiği dönemi eşsiz bir dille anlatan "Bir Cumhuriyet Şarkısı" filminin galası yoğun bir ilgiyle gerçekleşti. Kahkahalar ve gözyaşlarının birbirine karıştığı film sonunda, oyuncu kadrosu dakikalarca ayakta alkışlandı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bir-cumhuriyet-sarkisi-galasi-gerceklesti-1083889</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/23/bir-cumhuriyet-sarkisi-ga-390_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083888</guid><pubDate>Wed, 23 Oct 2024 17:15:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Beymen İstinyePark İstanbul Açıldı]]></title><description><![CDATA[Universial Design Studio iş birliğiyle yenilenen Beymen İstinyePark İstanbul, yenilenen görünümünü  özel bir davetle kutladı. Türk ve yabancı sanatçıların eserleriyle adeta sanat galerisine dönüşen mağaza, farklı bir alışveriş deneyimi yaşatıyor.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/beymen-istinyepark-istanbul-acildi-1083888</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/23/beymen-istinyepark-istanb-311_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083887</guid><pubDate>Wed, 23 Oct 2024 16:46:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Atma Derneği Zeytin Hasadı]]></title><description><![CDATA[Çevrenin temiz tutulması için farkındalık çalışmalarını sürdüren ATMA Derneği, bu kez Balıkesir'de farkındalık yaratarak zeytin hasadına katıldı. Bir zeytinliği ziyaret eden dernek üyeleri zeytinlerin toplanmasından, üretimine dek tüm aşamalarını deneyimledi.   ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/atma-dernegi-zeytin-hasadi-1083887</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/23/atma-dernegi-zeytin-hasad-559_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083885</guid><pubDate>Tue, 22 Oct 2024 10:22:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Deniz Kızı Kadın Yelken Kupası'nın 2024 Edisyonu]]></title><description><![CDATA[Deniz Kızı Kadın Yelken Kupası, dokuzuncu edisyonunda da iyiliğe yelken açtı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/22/denizkiziyelkenliyar-2210202410e3754a.jpg"/><p class="MsoNoSpacing">Deniz Kızı Kadın Yelken Kupası,  dokuzuncu edisyonunda da iyiliğe yelken açtı. Hepsiburada ana sponsorluğunda,  BAUISC iş birliği ile düzenlenen 9. Deniz Kızı Kadın Yelken Kupası'nda kurumsal,  bireysel ve üniversite kadın yelken takımları yarıştı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/22/denizkiziyelkenliyar-22102024aacb7519.jpg"/><p>Kupa'ya bu yıl Akkök Holding, Anne Çocuk Eğitim Vakfı, Arel Denizcilik, Atak Akademi - Volitan, Bahçeşehir Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Burgan Bank, BSH Ev Aletleri, Doğuş Üniversitesi, Hepsiburada, HDA Power - Gemini , İstanbul Teknik Üniversitesi, Lipton Luce, Logo Yazılım, Mare Sailing, Media Markt, Make-A-Wish Türkiye, MSI, Nissan, Piri Reis Üniversitesi,, Sahibinden.com, Samsun Yelken Kulübü, Shape Club &#8211; Bonetastic, Tüpraş ve Unilever kadın yelken takımları katıldı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/22/denizkiziyelkenliyar-22102024790daedf.jpg"/><p>Kalamış - Adalar parkurunda coğrafi olarak düzenlenen Kupa'da IRC 0 - IRC I &#8211; IRC II Overall şampiyonluğunu Akkök Holding Kadın Yelken Takımı, IRC III &#8211; IRC IV şampiyonluğunu ise HDA Power - Gemini Kadın Yelken Takımları aldı. Her yıl "İyiliğe Yelken Açıyoruz" mottosuyla kadın ve çocuk odaklı sivil toplum kuruluşlarının desteklendiği Kupa'da bu yıl Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) ve Make-A-Wish Türkiye'ye katkı sağlandı. Make-A-Wish Türkiye Derneği, Van'da yaşayan üniversiteli genç kızların bir araya gelerek oluşturduğu yelken takımının yarışa katılımına destek olarak bir hayali gerçekleştirdi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/22/denizkiziyelkenliyar-22102024c3b71149.jpg"/><p>Tüm spor dallarında olduğu gibi yelkencilikte de kadınların başarısını gösterebilecekleri bir alan yaratmak için yelken ekosistemine yeni bir bakış açısı getirdiklerini belirten Organizasyon Komite Üyeleri Arzu Çekirge Paksoy, Diana Misim ve Serap Gökçebay "Bugüne kadar 70'e yakın takımdan 900'den fazla kadın yelkencinin yarıştığı organizasyon ile yelkencilik ekosistemine katkı sağlıyoruz. Bugünkü yarışta Samsun ve Van'dan gelen kadın yelkenciler de vardı. Ülkemizin farklı şehirlerinden gelen birbirinden başarılı yelken sevdalısı kadınların rüzgar ve doğayla uyumuna tanık olmak bizi çok heyecanlandırıyor. 9. Deniz Kızı Kadın Yelken Kupası'nın ana sponsoru Hepsiburada'ya ve diğer tüm destekçilerimize teşekkür ederiz" dedi. Kupa'ya A101, Eti Lifalif, Faselis, Hardline Naturals, Medicana, TürkMedya ve WeFOOD sponsor oldu. <br></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/deniz-kizi-kadin-yelken-kupasinin-2024-edisyonu-1083885</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/22/deniz-kizi-kadin-yelken-k-430_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083879</guid><pubDate>Fri, 18 Oct 2024 16:01:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Pink Night Gecesi Ünlü İsimleri Buluşturdu]]></title><description><![CDATA[Pembe Kurdele hareketinin öncüsü Estee Lauder Şirketleri ile projenin Medya Partneri ALEM Dergisi, farkındalık hareketi için bir iş birliği gerçekleştirdi. Mandarin Oriental Bosphorus'ta düzenlenen Pink Night gecesinde, Estee Lauder panosundaki Pembe Kurdele farkındalığa vurgu yapıyordu.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/pink-night-gecesi-unlu-isimleri-bulusturdu-1083879</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/18/pink-night-gecesi-unlu-is-354_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083872</guid><pubDate>Wed, 16 Oct 2024 17:46:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Pera 77 Birinci Sanat Yılı Kutlaması]]></title><description><![CDATA[İstanbul'un caz sahnesinde önemli bir yer edinen PERA 77, birinci yılını sanat ve cemiyet hayatının seçkin isimlerinin katılımıyla kutladı. Gecede sahne alan caz müzisyenlerinin performansları davetlilere unutulmaz anlar yaşattı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/pera-77-birinci-sanat-yili-kutlamasi-1083872</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/16/pera-77-birinci-sanat-yil-273_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083871</guid><pubDate>Wed, 16 Oct 2024 14:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[16 EKİM 2024]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p><p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/cagatay-odabas-ve-esra-cevik-ile-isik-golge-sahneler-uzerine-1083866</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/16/16-ekim-2024-561_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083866</guid><pubDate>Tue, 15 Oct 2024 17:05:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Çağatay Odabaş ve Esra Çevik İle "Işık. Gölge. Sahneler." Üzerine]]></title><description><![CDATA[Çağatay Odabaş, Ruzy Gallery'de ışık ve gölgenin büyülü sekanslarıyla zamanı ve yaşamı sorgulayan yepyeni bir konseptle sanatseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Galerinin kurucusu Esra Çevik, serginin özgün kurgusunu anlatırken, Odabaş, yeni eserleriyle aradığı anlamı ve heyecanı bizlerle paylaşıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[ALEM Dergisi olarak, sanatın özgün dilini ve sanatçının içsel yolculuğunu yıllardır sayfalarımıza taşıyoruz. Sanatçı-koleksiyoner ilişkisini gözler önüne seren "What Collectors Collect" sergisi de bu anlamlı projelerimizden biri. Çağatay Odabaş, Hacı Sabancı ile paylaştığı hikayesiyle bu projede yer alırken, şimdi yeni sergisiyle yeniden karşımıza çıkıyor. Yalın bir öğe olan mum ışığının, ışık ve gölgeyle buluşarak derinleşen anlam dünyası, Odabaş'ın sanatında başka bir boyuta evriliyor. Ruzy Gallery'de sergilenecek eserleriyle dikkat çeken sanatçı, galerinin kurucusu Esra Çevik ile birlikte, bu serginin sadece bir koleksiyon değil, bir hikayeye dönüşen kurgusunu da bizlere anlatıyor.<img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/15/dsc7887-15102024334b78a4.jpg"/><h3>Çağatay ODABAS&#807; </h3><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/15/dsc7764-151020245f01288f.jpg"/><h3>Yedi yıl aradan sonra tekrar sanatseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyorsunuz. Çağatay Odabaş bu dönemde hayatının nasıl bir evresinden geçiyor? </h3><p>Eserlerim çok uzun seanslardan ve meşakkatli bir uygulama sürecinin ardından oluşuyor. Bu süreç, benim onlarla uzun ve yoğun bir zaman geçirmemi sağlıyor. Dolayısıyla bu uzun süreçlerin sonunda bir konsept oluşturmak, o konsept içinde tıpkı bir film yönetmeni gibi izleyiciye bir hikaye anlatmak, bu hikayeyi de uygun mekanda izleyiciye sunmak zaman alıyor. Bir önceki sergimden bu yana geçen yedi yıl içinde kazandığım deneyimler, yaşadığım sanatsal üretimler ile artık genç bir sanatçıdan ziyade ilk sergisinden bu yana 24 yılı geride bırakmış usta bir sanatçı olma yoluna doğru ilerlediğimi hissediyorum. </span></p><h3>Yaratıcı sürecinize dönüp baktığınızda, Çağatay Odabaş'ın bugün geldiği nokta ile önceki dönemdeki yaklaşımı arasında ne gibi farklar görüyorsunuz?</h3><p>Bir insan için zaman, dünyadaki en kıymetli kavram. Yerine yenisini koymanın mümkün olmadığı, değerli, kullanmanın çok zor olduğu bir kavram. Kariyerimdeki ve hayatımdaki geçmiş dönemlerime baktığımda, zamanımı olgunlaşmak adına iyi kullandığımı düşünüyorum. En azından bunun için çok çaba sarf ediyorum. </span></p><h3>Günlük hayatınızdaki rutinler veya alışkanlıklar sanat üretiminizi nasıl etkiliyor? Sabahları stüdyonuza girdiğinizde sizi yaratıcılığa en çok ne teşvik eder? </h3><p>Çok düzenli ve sistemli bir hayatım var. Atölyede de planlı programlı ve belli bir düzen içinde çalışmayı seviyorum. Atölyemde hobilerim olan bazı film koleksiyonlarıma çalışma ortamımda yer veriyorum. Tıpkı beni besleyen filmler gibi topladığım objelerle iç içe olmak hayal gücümü genişletiyor. Ayrıca çalışırken film dinlemeyi çok severim, daha önce izlediğim, sevdiğim filmleri, çalışırken tekrar dinlemek bana çok enerji veriyor. </span></p><h3>Sanatçının sanat yolculuğunda yol arkadaşlarından biri de koleksiyonerler oluyor. Sizin koleksiyonerlerle kurduğunuz ilişki nasıl? </h3><p>Benim eserlerime ilgi gösteren koleksiyonerlerim de genellikle tıpkı benim gibi sinema meraklısı oldukları için aramızda daha hızlı ve güçlü bir bağ oluyor. Bir eserin oluşum sürecine şahitlik etmek koleksiyonerlerimin çok hoşuna gidiyor. Bazen birlikle saatlerce film sohbetleri yapıyoruz, bazen de birlikte sinemaya gidip filmleri adeta ortamında ve yerinde inceliyoruz. Koleksiyonerlerin sanatçının dünyasını tanıdıkça eserleriyle daha güçlü bağlar kurduğuna inanıyorum. Bu yüzden bu dostlukların son derece kıymetli olduğunu düşünüyorum. </span></p><h3>ALEM'in koleksiyoner&#8211;sanatçı ilişkisini belgeleyen "What Collectors Collect" sergisinde Hacı Sabancı ile birlikte yer almıştınız. Bu buluşma sizin için nasıl bir anlam taşıyor?</h3><p>Yaklaşık 7-8 yıl önce gerçekleştirdiğimiz bu buluşma benim kariyerimdeki en önemli projelerden biriydi. O kadar önemli anlamları bir arada taşıyor ki... ALEM ailesi ile gerçekleştirdiğim ilk ciddi projemizdi. Değerli dostum Hacı Sabancı ile arkadaşlığımızın güçlenmesini sağlayan muhteşem </span>bir anı oldu. Ayrıca "What Collectors Collect" sergisinin ilk çekimi de bizim çekimimiz olmuştu. Bütün bunların yanında, serginin o yıl Contemporary İstanbul'da sergilenerek sanat izleyicisine, sanatçı ve koleksiyoneri arasında kurulan bağı anlatması, paylaşması açısından da çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Hatırladıkça mutlu olduğum harika bir projeydi. </span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/15/dsc8097-1510202406b41091.jpg"/><h3>Ruzy Gallery ile yollarınız nasıl kesişti? "Işık. Gölge. Sahneler" sergisinin fikri nasıl bir ortamda doğdu?</h3>Ruzy Gallery ile sergi konseptimiz üzerine yaptığımız toplantılar neticesinde sergi adeta evrilerek olgunlaştı. Galerimizin kurucusu Esra Hanım'ın mekan düzenlemesi fikri ile sergi adeta bir başka boyuta taşındı. Galeri direktörümüz Polina Hanım'ın dokunuşları ve fikirleri ile olgunlaştı. Bu noktada bir orkestra şefi gibi sergiyi yöneten Esra Hanım'ın fikirleri ile benim hazırladığım sergi konsepti bütünleşerek ortaya çıktı. Tıpkı bir sinema filminin oluşturulması gibi herkes bir görevin peşinden koştu; kimimiz yönetmen kimimiz senarist kimimiz görüntü yönetmeni olurken eserler ise bu filmin oyuncuları oldu.</span><h3>Mum ışığı gibi yalın bir ögeyi böylesine derin ve dramatik bir şekilde kullanmanız, sanatsal hikayelerinizi anlatırken nasıl bir metafor yaratıyor?</h3><p></p><p>Mum hem bir obje olarak hem de ışığı ile sergide karşımıza çıkıyor. Tıpkı insan gibi yaşayan bir obje mum. İlk yaktığınız zaman verdiği ışık taze, gövdesi başta güçlü, zaman geçtikçe ışığı olgunlaşıp güçlenirken gövdesi eriyerek değişmeye başlıyor. Bizler gibi doğuyor, büyüyor, yaşıyor. Sonlara doğru artık ışığı azalıyor </span>ve eriyip, yok olup gidiyor. Her biri kendi hikayesini, kendi ışığını sunuyor. Yaşam ve zaman kavramını izleyiciye muhteşem bir biçimde yansıtabilen bir obje. Bunun dışında sinemaya dönecek olursak orada da zamanı işaret ediyor. Aslında zamansız. S&#807;öyle ki uzak gelecekte geçen bir filmde </span>de karşımıza çıkıyor; bundan 500 </span>yıl önce geçen bir filmde de. Kimi zaman yüzlerce yıllık bir hikayeyi anlatan bir filmde küçücük bir anda görünüyor, kimi zaman 5-10 dakikalık bir sahnede eriyip yok olduğunu veya söndüğünü görüyoruz. Bu çeşitlilik pek çok yönetmenin filmlerinde </span>onu kullanmasını sağlamış. Ben </span>hem bu zaman kavramına işaret etmek hem de mumların onlarca çeşit filmde karşımıza çıktığı anları </span>bir araya getirerek yeni bir hikaye oluşturmalarını paylaşmak istedim. </span></p><h3>Işık ve gölge, resim sanatında ve sinemada hikayeyi anlatmanın en önemli araçlarından biri olarak kabul edilir. Sizce bu iki element arasında nasıl bir etkileşim var? Siz ışık ve gölgeyi kullanırken izleyiciye ne anlatmak istediniz?</h3><p></p><p>Başından sonuna kadar ışık ve gölgeyi işaret eden bir sergi bu. Buradaki ışık mumların hayatlarını bize gösterirken, ışığın sunulduğu karanlık ise hem mumların kendisini hem de ışığını ortaya çıkarıyor. Bu bağlamda, filmlerden bu mumla sahnelerini söküp çıkartırken, etraflarındaki diğer obje ve figürlerden arındırarak sunduğum sahneler çoğunlukta. Mumları resimlerken genellikle karanlık bir zemin üzerinde tercih etmemin sebebi de bu oldu. </span>Işığının güçlü mü, zayıf mı, loş mu olduğunu veya gövdesinin güçlü mü yoksa erimiş, zaman harcanmış mı olduğunu ifade etmek için karanlığı biraz daha fazla seçtim. </span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/15/dsc8012-151020240d9f84e7.jpg"/><h3>Caravaggio, Rembrandt ve Georges de La Tour gibi sanatçılar, mum ışığını tablolarında ruhsal bir deneyim yaratmak için kullanmışlar. Bu sanatçılardan nasıl ilham aldınız ve kendi sanatınıza nasıl adapte ettiniz?</h3><p></p><p>Caravaggio, özellikle çok iyi bildiğim ve incelediğim bir sanatçı. Güzel Sanatlar Fakültesi'nde ikinci sınıf öğrencisiyken sanat tarihi dönem ödevi konum Caravaggio ve eserleriydi. O araştırmam ile 100 tam puan tek öğrenciydim. Caravaggio, ışığı mı karanlığı göstermek için kullanıyor; yoksa karanlığı mı </span>ışığı göstermek için kullanıyor; bu adeta onun resimlerine bir gizem katan, izleyiciyi büyüleyen bir sır. Ben bu sergideki eserlerimde, kompozisyonlarda karanlığı daha çok tercih ettim. Çünkü mumların ışığına ve o ışıkla birlikte değişime uğrayan gövdelerine işaret etmek istedim. Kuşkusuz bu tercihlerimde Caravaggio'nun etkisi büyük. </span><br></p><h3>Ruzy Gallery'deki bu sergi için mekan düzenlemesini nasıl kurguladınız? İzleyicinin, ışığın ve gölgenin içinden geçerek adeta bir film sahnesine dahil olduğu hissini nasıl yaratmayı planlıyorsunuz?</h3><p></p><p>Mekan düzenlemesi fikri ve kurgu konsepti, tamamıyla galerinin kurucusu Esra Hanım'a ait. Bu fikir </span>için kendisine ne kadar teşekkür etsem az. Çünkü sanatçıya sadece bembeyaz dört duvar sunmak yerine, eserlerle birlikte yaşayan ve hikaye anlatma çabası olan bir mekan yarattı. Eserlerimde zaman konsepti üzerinde durduğumu izleyiciye anlatmak için yaşayan ve yaşlanmış duvarlar oluşturulmasından tutun, filmlerde yardımcı oyuncular gibi eserlerin izleyici ile bağ kurmasını sağlayan objelere kadar tüm konsepti Esra Hanım oluşturdu. Burada şu çok güzel oldu; benim sanatçı olarak </span>resimlerle anlatmak istediğim hikayeyi izleyiciye daha iyi bir biçimde sunmak adına yapılan dokunuşlarla, mekan ve eser ilişkisi daha da ortaya çıktı.</span></p><h3>Serginizde antika nesnelerle oluşturduğunuz sahneler, adeta birer sinema karesi gibi. Bu sahneleri kurgularken hangi hikayeleri yeniden anlatmak ; eya hangi duyguları uyandırmak istediniz?</h3><p></p><p>Galeri mekanımız son derece güçlü olduğu için iki katı iki farklı konsept olarak kurgulamak istedik. İlk katta son derece sade ve fütüristik bir sunum yaptık. İzleyicilerimiz buradan ikinci kata geçtiğindeyse daha geçmişe dönük, daha antik bir tarz ile karşılaşacaklar. Bu izleyiciye hem bir zaman yolculuğu yaşatırken hem de eserleri farklı zaman dilimlerinde deneyimleme fırsatı sunacak.</span><br></p><h3>Zaman, eserlerinizde belirgin bir şekilde öne çıkan bir tema. Zamanın akışkanlığını ve bellekteki yansımasını sanatınızda nasıl ele alıyorsunuz? Anlık değişimlerin ve hatıraların sanatınızdaki rolü nedir?</h3><p></p><p>En sevdiğim yönetmenlerden biri olan David Fincher'ın sinema ve yönetmenlik üzerine söylediği güzel bir tanım var: "Zaman içindeki davranışlar." Sinema zaman içindeki akışkanlığı, farklı davranışları ve bunları bir araya getirip oluşturduğu hikayeyi izleyiciye sunuyor. Ben </span>bu akışkanlık içinden sadece bir kareyi seçip, filmin içinden çıkartıp zaman içinde donduruyorum. Benim eserlerime baktığınız zaman işte bu seçilmiş, değişime uğrayan zaman periyodu içinden sökülüp çıkarılmış bir anı izliyorsunuz. Tıpkı Rönesans döneminde ressamın tarihi bir savaş sahnesi dondurup resimlemesi gibi. </span></p><h3>Serginizde izleyiciye bir "kahraman" olma fırsatı sunduğunuzu söylüyorsunuz. Sizce sanat, izleyicinin kendi kimliğiyle ve potansiyeliyle buluşmasına nasıl yardımcı olabilir? Bir sergi, insanların hayatlarına nasıl bir anlam katabilir?</h3><p>Bir sinema filmini izlerken seyirci çoğunlukla kendini o filmin içinde bulmayı sever. Yönetmenin anlattığı hikayeye ikna olursa, o film başarılıdır. Benim sergim de buna benziyor. İzleyicinin resimlerin karşısına geçtiğinde o filmi ve o sahneyi anımsaması, akışkan bir görüntü içindeki filmden çıkarılmış, zaman içinde dondurulmuş o anı tekrar yaşaması beni çok mutlu ediyor. </span>Bu sergide izleyicilerin eserler ile daha fazla bağ kurabilmesi için teknolojiden de faydalandık. Her eserin yanında yer alan QR kodu telefonda okuttuğunuz zaman resimdeki anın yer aldığı filmdeki sahne küçük bir video olarak karşınıza çıkacak. Gerek mekanda oluşturduğumuz mekan-sergi ilişkisi gerekse bu ufak teknolojik dokunuşlar ile, sergiden ayrılan izleyicilerde tıpkı severek izledikleri bir sinema filminden çıkmışcasına, yıllarca hatırlayacakları bir sergi sunmak amacındayım. Bir sergi, bir eser hatırlandıkça, insanlar anılarında ve hayatlarında onlara yer verdikçe ölümsüz olabilir. </span></p><h3>Esra ÇEVİK </h3><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/15/dsc7733-15102024e03c46aa.jpg"/><h3>Hayatınızın merkezinde sanat yer alıyor. Sanatla ilgilenmeye karar verdiğiniz ilk anı hatırlıyor musunuz? Bu andan sonra hayatınız nasıl değişmeye ve dönüşmeye başladı?</h3><p>Sanata, görselliğe ve tasarıma hayatım boyunca hep ilgi duydum. Antika ve objelerin yaşanmışlığına olan merakım gün geçtikçe sanata olan ilgimi daha da arttırdı. Sanat ile birlikte yaratıcılık ve estetik anlayışım gelişti, görsel unsurların ardındaki anlamları daha derinlemesine incelemeye başladım. Bu sürecin beni zamanla daha sabırlı, gözlemci ve duyarlı biri haline getirdiğini düşünüyorum. Sanatla ilgili olmak estetik bir zevk haricinde bana ayrıca bir vizyon da kattı. </span></p><h3>Ruzy Gallery Etiler de mimarisi ve çağdaş sanata olan yaklaşımı ile dikkat çekiyor. Ruzy Gallery'nin kuruluş hikayesini sizden dinlemek isteriz...</h3>Antika ve sanata olan merakım, zaman içerisinde geniş bir zanaatkar ve sanatçı çevremin oluşmasını sağladı. Bu hobimi hayatımın merkezine koymak istedim. Böylece ilk sergimizi yaptığımız usta sanatçı Ahmet Güneştekin ile bu yolculuğa başladık. <h3>Ruzy Gallery'yi kurarken sanat dünyasında nasıl bir boşluğu doldurmayı hedeflediniz? Galerinizin diğer sanat galerilerinden farklı olmasını sağlayan en belirgin özellik ne? </h3><p></p><p>Ruzy'yi kurarken, genç yeteneklerin sanatseverlere rahatça ulaşabileceği bir mecra oluşturmak, sosyal sorumluluk projelerine destek vermek, çağdaş sanatçılarımızın uluslararası mecralarda yer bulmasını sağlamak ve dünya çapında kabul görmüş Türk sanatçılarımızın eserlerini günümüz modern imkanlarından faydalanarak sanatseverlerimizle buluşturmak, öncelikli hedefim oldu. Ruzy olarak yalnızca sanatçılara ev sahibi olmak dışında onlarla birlikte sanatın bir parçası olmayı hedefliyoruz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/15/dsc7908-15102024baa257ef.jpg"/><h3>"Işık. Gölge. Sahneler" sergisinde izleyicinin sanatsal eserlerin bir parçası haline geldiğinden bahsediyorsunuz. Bu tarz bir etkileşimli yaklaşım yaratırken ne tür tasarım ve küratöryel kararlar alıyorsunuz?</h3><p></p><p>"Işık. Gölge. Sahneler" sergisi eşsiz bir niteliğe sahip. Çağatay Odabaş'ın her bir eseri ayrı bir sahne gibidir. Sanatçının eserlerinde tasvir edilen her bir mum, sanki ayrı bir hikayedir. Ana küratöryel fikir, eserleri galeri alanında sadece sergilemek değil, izleyicinin kendisini eserin bir parçası gibi hissedebileceği bir atmosfer yaratmaktı. Tasarım kararları ve antik nesneler yardımıyla, galerinin iç mekanında barok dönemin atmosferini yeniden yaratmaya çalıştık; mum, klasik sanatçılar olan Caravaggio gibi, aydınlatmanın ana kaynağıydı. Aynı zamanda sinema sahnelerini yeniden canlandırıyoruz, bu nedenle sergide bir kamera da mevcut. Böylece izleyici, bir film sahnesine girerek eserin doğrudan bir parçası haline geliyor ve mum ışığında başkahraman oluyor.</span><br></p><h3>Ruzy Gallery'yi sadece bir sergi alanı değil, aynı zamanda bir deneyim alanı olarak tanımlıyorsunuz. Bunu yaratmak için hangi unsurlara dikkat ediyorsunuz? Örneğin, mekan tasarımı, atmosfer ve izleyici ile etkileşim gibi konularda belirli kriterleriniz var mı?</h3><p></p><p>Deneyim dediğimiz şey nedir? Herkes için elbette farklıdır. Sanatçı için bu, yeni bir sergileme deneyimi olurken, izleyici için sanat eserini algılamanın yeni bir yolu anlamına gelir. Her iki deneyim </span>de Ruzy Gallery'nin bakış açısını içinde barındırır. Sanatçılar ve sanatsal projeler söz konusu olduğunda, Ruzy Gallery ekibi olarak, sanatçının fikrini hayata geçirmesine azami destek sağlamaya çalışıyoruz. Örneğin küratöryel destek ve PR gibi. İzleyici için ise bu, galerimizde eseri farklı bir şekilde deneyimleme fırsatıdır; özellikle etkinlik programımız aracılığıyla, sanatçıyla </span>bir diyalog çerçevesinde tanışma veya daha alışılmış bir format olan "artist talk" ile. </span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/15/dsc7995-15102024ddf99fb9.jpg"/><h3>Ruzy Gallery'nin sergi programını oluştururken sanatçılar ve projeleri nasıl seçiyorsunuz? Bu süreçte hangi temalar ve kriterler sizin için ön planda?</h3><p>Ruzy Gallery'nin sergi programını oluştururken, sanatçılar ve projeleri seçerken birkaç önemli faktöre odaklanıyoruz. Öncelikle, sanatçının eserinin galerimizin genel vizyonu ve felsefesiyle uyumlu olup olmadığını değerlendiriyoruz. Sanatın her bir dalında derinlemesine bir anlayışa sahip olmak ve güncel sanat trendlerini takip etmek bizim için kritik öneme sahip. Ayrıca, projelerin tematik derinliği ve yenilikçiliği de önemli bir kriter. Sanatçının yaratıcılığı, ifade biçimi ve sosyal konulara duyarlılığı, seçim sürecinde belirleyici bir rol oynuyor. Bunun yanı sıra, sergilerin izleyiciyle nasıl etkileşimde bulunacağı ve deneyim sunacağı da dikkate aldığımız unsurlar arasında. Galerimizdeki sergilerin, ziyaretçilere düşünsel bir yolculuk sunmasını ve onları sanatın bir parçası haline getirmesini hedefliyoruz.</span></p><h3>Sanatçının özgün dilini korumak ve galeri kimliğini harmanlamak arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz? Galeri olarak sanatçılara hangi yaratıcı özgürlükleri sunuyorsunuz?</h3><p>Her sanatçıyla iş birliği benzersizdir. Bu iş birliği, sanatçıyla tanışma ve atölyesini ziyaret etme ile başlar. Her bir eserin nasıl yaratıldığını, sanatçının nereden ilham aldığını ve kimin tarafından etkilendiğini anlamaya çalışıyoruz. Bizim vizyonumuz ile sanatçının vizyonu arasında bir ortaklık bulmak önemli, çünkü sergi oluşturmak iki tarafın ortak çalışması ve güven ile karşılıklı anlayışa dayanır. Sanatçılara kendilerini ifade etme konusunda yeterli özgürlük sağlıyoruz ve onların yaratıcı fikirlerini gerçekleştirmelerine destek veriyoruz. Bu, onların benzersiz tarzını korurken aynı zamanda onu galerimizin bağlamına entegre etmemize olanak tanır.</span></p><h3>Peki Çağatay Odabaş ile yollarınız nasıl kesişti? "Işık. Gölge. Sahneler" sergisinin yaratım sürecini sizden dinleyebilir miyiz?</h3><p>Çağatay Odabaş ile yaklaşık altı ay önce bir araya geldik. Çağatay, galerimizi ziyarete geldi ve üzerinde uzun zamandır çalıştığı projesini ilk </span>kez bizimle paylaştı. Ondaki heyecan açıkçası hepimizi derinden etkiledi. Saatler süren sohbetimizin ardından </span>bu eşsiz projeyi Ruzy'de yapmaya </span>karar verdik. Çünkü bu proje hikayeli... Daha önceden Çağatay kişisel bir proje üzerinde çalışıyordu ve o dönemde </span>bir galeri konusu henüz netleşmemişti. Ayrıca, Çağatay'ın popüler bir sanatçı olmasına rağmen son yedi yıldır </span>kişisel sergi yapmamış olması ayrı bir önemli noktaydı. Bu da bizi oldukça heyecanlandırdı ve hemen atölyesini ziyaret etmeye karar verdik. İşte böylece "Işık. Gölge. Sahneler" sergisine giden yolculuğumuz başladı. </span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/15/dsc7933-15102024e806b9eb.jpg"/><h3>"Işık. Gölge. Sahneler" sergisi, sadece bir sergi değil, aynı zamanda bir atmosfer yaratma deneyimi olarak öne çıkıyor. Bu serginin konsepti ilk olarak </span>size sunulduğunda sizi en çok heyecanlandıran unsur ne oldu? </span></h3><p>Daha önce belirttiğim gibi, Çağatay, sergi fikrini bizimle yaklaşık altı ay önce paylaştı. Ruzy ekibi olarak, sanatçının eserlerinin oldukça klasik bir estetik algıya sahip olmasından etkilendik. Eserleri, Caravaggio gibi klasik sanatçıların ışık-gölge çalışmalarını hatırlatıyor. Bu, onun "mumlar" serisini ilk gördüğünüzde akla gelen ilk şeydir. Aynı zamanda modern ve izleyiciye tanıdık; çünkü bu, ünlü filmlerin sahnelerindeki mumlar. Ayrıca, Çağatay'ın tekniği ekrandaki pikselleri andırıyor. Sanatçının eserlerinde, klasik sanat ile sinemayı kendi özel görüşü ve tarzında birleştirmesi etkileyici. Sanatçının eserlerini vurgulamak için, sinema ve Caravaggio dönemini birleştiren uygun bir atmosfer yaratmak istedik; aynı zamanda galeri alanının modern imajını kaybetmemeye de dikkat ettik. </span></p><h3>Bu sergi ile ilgili bir başka güzel haber sanatçı Rahman Altın'ın da bu projeye eşlik ediyor olması. Bir araya gelişiniz nasıl oldu, sanat tutkunlarını nasıl bir sürpriz bekliyor? </span></h3><p>Sinemanın en önemli unsurlarından biri müzik eşliğinde olmasıdır. Tıpkı ışık ve gölge arasındaki ilişki gibi, kadrajdaki atmosferi eşsiz kılarak filmin iletmeye çalıştığı duyguları ve hisleri güçlendirir. Çağatay Odabaş'ın, her eseri bir film sahnesi olan sergisinde, 80'den fazla film ile diyaloğa giriyoruz. Rahman Altın, bilindiği üzere sayısız değerli projede imzası olan bir tenör, yapımcı ve aynı zamanda besteci. Sergi fikri oluştuğunda, arka planda filmlere özgü müzikleri eklemek </span>istedik. Daha sonraki süreçte Rahman Bey ile tanıştım ve kendisine bu projeden bahsettiğimde bize destek verebileceğini söyledi. Ve bu harika proje, Rahman Altın gibi değerli bir sanatçının da katılımıyla tamamlanmış oldu. Rahman Altın'ın müziği, "Işık. Gölge. Sahneler" konsepti için özel olarak yaratılan serginin kendine has bir soundtrack'idir.</span></p><h3>Sanatçının vizyonunu bir galeri mekanına yansıtmak her zaman zorlu bir süreçtir. Sizce, Çağatay Odabaş'ın sinematik yaklaşımını sergi alanında en iyi ifade eden detay neydi?</h3><p>Çağatay'ın vizyonunu galeri mekanına yansıtmak gerçekten zorlu bir süreç, ama bu sergide onun sinematik yaklaşımını en iyi şekilde ifade eden tek bir detay değildi aslında; </span>bu alanda birçok detay mevcut. Bunlardan biri de mumlar. Galeride sıkça rastlayacağımız bu mumlar, ışık ve gölge oyunlarıyla birleşerek, adeta bir film sahnesinin içindeymişiz gibi bir deneyim sunuyor. Bu unsurlar, sergi alanındaki atmosferi ve hissettiklerimizi mükemmel bir şekilde vurguladı. </span>Işık, her eserin ruhunu yansıtırken, gölgeler de derinlik katıyor. Bu denge, sergi alanını adeta bir sahneye dönüştürdü. Ziyaretçiler, bu görsel deneyim sayesinde hem duygusal hem de düşünsel bir yolculuğa çıkıyorlar. Gerçekten de bu deneyim, izleyiciler için unutulmaz bir anı bırakıyor! </span></p><h3>Ruzy Gallery ekibi olarak, mekanı yeniden şekillendirme sürecinde sanatçının anlatmak istediği hikayeyi nasıl harmanladınız? Sergi için Caravaggio'nun Barok estetiği ve Stanley Kubrick'in sinematik dünyasından ilham aldığınızdan bahsediyorsunuz; bu iki estetiği bir araya getiren yaratıcı süreci nasıl yönettiniz? </h3><p>Bu sergide, yaratıcı ekibimiz hem görsel hem de teorik konsepti paralel olarak geliştirdi. Görsel konsepti ben oluşturdum, yani galeri alanının tasarımını üstlendim. Daha önce de belirttiğim gibi, antikalar ve genel olarak tasarım benim tutkum; bu süreç de benim yaratıcı ifademin bir parçası oldu. Teorik konsept üzerinde ise galeri yöneticimiz Polina Somochkina çalıştı; sanatçının fikrini derinlemesine inceleyerek klasik sanat ile sinema arasındaki paralellikleri </span>analiz etti. Sergiyi oluştururken ana hedefimiz, sanatçının fikrini, mumun bir obje olarak konseptini ve resim ile sinema arasındaki benzerlikleri ön plana çıkarmaktı. Mum ışığı, Caravaggio'nun barok estetiği </span>ile ilişkilendirilir. Caravaggio'nun başlattığı ışık-gölge tekniği ise sinemada sıkça kullanılmakta, özellikle Stanley Kubrick'in "Barry Lyndon" filminde dikkat çeker. Ayrıca, Çağatay Odabaş'ın sergide 80'den fazla filmden 80'den fazla mumu resmettiğini belirtmek gerekir.</span></p><h3>Bu sergi, yalnızca sanatseverlerin değil, aynı zamanda sinemaseverlerin de ilgisini çekiyor. Farklı ilgi alanlarına sahip izleyicileri bir araya getirmenin galeri açısından nasıl bir etkisi oldu?</span></h3><p>"Işık. Gölge, Sahneler"in, hem sanatseverlerin hem de sinemaseverlerin ilgisini çekmesi oldukça mutluluk verici. Farklı ilgi alanlarına sahip izleyicileri bir araya getirmek, galeri için çok heyecan verici bir durum. Bu sayede sergi; geniş bir kitleye ulaşmakla kalmıyor, aynı zamanda farklı bakış açıları ve düşünceler de paylaşılıyor. Farklı disiplinlerden gelen insanlar burada buluştuğunda, sergi sırasında güzel sohbetler ve etkileşimler oluyor. </span>Bu da hem sanatçılarımız hem de bizler için ilham verici bir atmosfer yaratıyor. Sanatın ve sinemanın kesişim noktalarında yapılan tartışmalar, galeri atmosferini zenginleştiriyor. Kısacası, bu çeşitlilik, hem eserleri hem de hikayeleri daha derinlemesine keşfetmemizi sağlıyor ve Ruzy olarak biz de bu etkileşimin bir parçası olmaktan çok mutluyuz! </span></p><h3>Ruzy Gallery'yi kurarken hedefiniz, sanatı sadece sergilemek değil, aynı zamanda bir hikaye anlatmak olduğunu belirtmiştiniz. Bu sergi, bu hedefin hangi noktasında yer alıyor? Sanat aracılığıyla izleyiciye ne tür hikayeler sunmak istiyorsunuz? </h3><p>Ruzy'yi kurarken gerçekten kalbimde yatan bir şey vardı: Sanatı sadece sergilemek değil, onun etrafında hikayeler yaratmak. "Işık. Gölge. Sahneler" de tam bu amacın bir yansıması. Her bir eser, izleyiciyle bir bağ kurmayı hedefliyor; onlara yalnızca görmekle kalmayıp, hissetmeleri için bir kapı aralıyor. Sanatın, bizi birbirimize bağlayan bir dil olduğuna inanıyorum. Bu sergi, o dili konuşma fırsatı sunuyor; izleyicilerle çeşitliliğin içinde ortak bir duygu alanı yaratmak istiyoruz. Bu nedenle sergi mekanını sergiye bağlantılı olarak konsept bir mekan olarak tasarladık. Herkesin bu yolculukta kendi hikayesini bulmasını ve belki de yeni bir bakış açısıyla ayrılmasını umuyoruz. Tıpkı </span>her filmde her kişinin ayrı deneyimleri olduğu gibi eserlerin de aynı şekilde </span>farklı kişilerin farklı deneyimleriyle zenginleşeceğini düşünüyorum. Bu zenginlik ve çeşitlilik de sergiye farklı bir anlam katıyor.</span></p><p><strong>Sergiyi izlemeye gelen sanatseverlerin bu sergiden hangi duygu ve düşüncelerle dönmesini dilersiniz? Bu deneyimin hem galerinin hem de sanatçının vizyonunu nasıl desteklediğini düşünüyorsunuz?</strong></p><p></p><p>Sergimizi ziyarete gelen sanatseverlerin, bu deneyimden ilham almış ve duygusal olarak zenginleşmiş bir şekilde dönmelerini diliyoruz. "Işık. Gölge. Sahneler" sergimizin, izleyicilere farklı bakış açıları sunarak hem düşündürücü hem de duygusal bir deneyim yaratacağını düşünüyorum. Bu deneyim, hem galerinin hem de sanatçının vizyonunu desteklemekte. Sanatın, insanları bir araya getiren ve düşünsel sınırları zorlayan bir güç olduğuna inanıyorum. Çağatay'ın, eserleriyle izleyicilere derin duygular sunarken, Ruzy olarak bu etkileşimi mümkün kılmak için özel ortamlar yaratıyoruz. Sonuç olarak, herkesin kendi iç yolculuğuna çıkmasını sağlayan bir deneyim oluşturmayı amaçlıyoruz. </span></p><h3>Serginin açılışını ALEM ile yaptınız. Bu sizin için nasıl bir deneyimdi? </h3><p>Serginin açılışını ALEM ile yapmak bizim için gerçekten özel bir deneyimdi. ALEM, hem sanat ve kültür alanında hem de kendi sektöründe popüler bir dergi ve bu tür bir iş birliği, sergimizin daha geniş kitlelere ulaşmasına büyük katkı sağladı. Açılış gününde ALEM ekibiyle bir arada olmak, hem bizim için hem de sanatçımız Çağatay için harika bir deneyimdi. Bu tür iş birlikleri, galeri olarak vizyonumuzu güçlendirirken, aynı zamanda daha fazla kitlelere ulaşmamızı sağladı. Gerçekten de bu deneyim, hem sergi olarak sanatı deneyimlemek hem de yeni bağlantılar kurmak açısından çok değerliydi!</span></p><h3>"Işık. Gölge. Sahneler" gibi projelerin Ruzy Gallery'nin gelecekteki sergileri üzerinde nasıl bir etkisi olacak? Benzer bir sinematik anlatıyı veya mekan tasarımını yeniden görme şansımız olacak mı? </h3><p></p><p>"Işık. Gölge. Sahneler" sergimiz için, bu serüvenin değerli bir başlangıcı diyebiliriz. Her sergimizde yenilikçi ve hikayesi olan deneyimler oluşturmak hedefindeyiz. Sergi temalarımızı merkezde tutmak kaydıyla gerek özgün dekorasyonumuz gerekse sergilerin özelinde değerli müzisyenler tarafından bestelenecek müziklerimizle kendimizi tekrar etmeyen, alışagelmişin dışında, yenilikçi ve daha önce hiç deneyimlenmemiş projelere imza atarak sergi seçkilerimizi bir bütün içerisinde sanatseverlerimize yaşatmak istiyoruz. </p><p><b> Fotoğraflar:</b> Zeynel Abidin AG&#774;GÜL</p><p><b> Styling: </b>Bengisu GÜREL</p><p><b> Saç:</b> Mehmet TÜRKİBİS&#807; / Essalon</p><p><b> Makyaj: </b>Gökhan YALÇINER</p><p><b> Video:</b> Kaan Umut KARAASLAN</p><p><b>Fotoğraf asistanı:</b> Hüseyin Rahmi AG&#774;GÜL, Berşah Eren AG&#774;GÜL </p><p></p><p><b>Makyaj asistanı: </b>Zeynep Naz AKOG&#774;LAN <br></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/cagatay-odabas-ve-esra-cevik-ile-isik-golge-sahneler-uzerine-1083866</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/15/cagatay-odabas-ve-esra-ce-992_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083863</guid><pubDate>Mon, 14 Oct 2024 18:03:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Olaplex Lansman Daveti]]></title><description><![CDATA[Sonbahar ile birlikte şehre dinamizm getiren renkli etkinliklerden biri daha gerçekleşti. Olaplex, renkli bir davet düzenleyerek yeni ürünü N°5L Moisturize & Mend Leave-In Conditioner'ı tanıttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/olaplex-lansman-daveti-1083863</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/olaplex-lansman-daveti-470_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083862</guid><pubDate>Mon, 14 Oct 2024 17:50:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Süperstar Ajda Pekkan Sahnede]]></title><description><![CDATA[70'nci kuruluş yıl dönümünü kutlayan ilaç firmasının davetinde Süperstar Ajda Pekkan sahne alarak sevilen şarkılarıyla müzik dolu bir gece yaşattı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/superstar-ajda-pekkan-sahnede-1083862</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/superstar-ajda-pekkan-sah-809_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083861</guid><pubDate>Mon, 14 Oct 2024 17:41:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mert Alaş Paris'te Parti Verdi]]></title><description><![CDATA[Efsane fotoğrafçısı Mert Alaş, Paris Moda Haftası'nın son gecesinde verdiği özel davette moda, film ve müzik dünyasının ünlü isimlerini bir araya getirdi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/mert-alas-pariste-parti-verdi-1083861</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/mert-alas-pariste-parti-v-878_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083860</guid><pubDate>Mon, 14 Oct 2024 17:27:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Loft Art'da Sanat Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Maison Yirmisekiz, sonbahara Loft Art'ta düzenlediği bir davetle “merhaba” dedi. Cemiyet ve iş dünyasından isimlerin katılımıyla gerçekleşen açılış davetinde, Nazan Azeri'nin “İçimdeki Şarkılar” sergisinin ön gösterimi yapıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/loft-artda-sanat-yolculugu-1083860</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/loft-artda-sanat-yolculug-578_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083859</guid><pubDate>Mon, 14 Oct 2024 17:19:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Lacoste 2025 İlkbahar/Yaz Paris'te]]></title><description><![CDATA[Lacoste'un Paris'teki defilesine Türk ve yabancı ünlü isimler katıldı. Markanın atletik mirasına saygı duruşunda bulunurken, modern Fransız zarafetini de yansıtan koleksiyon beğeni topladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/lacoste-2025-ilkbaharyaz-pariste-1083859</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/lacoste-2025-ilkbaharyaz--976_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083858</guid><pubDate>Mon, 14 Oct 2024 17:10:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Serafina'da Work Shop]]></title><description><![CDATA[Kemer Country Club'ta yer alan Serafina'da özel bir workshop düzenlendi. Etkinlikte ünlü simalar bir araya geldi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/serafinada-work-shop-1083858</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/serafinada-work-shop-363_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083857</guid><pubDate>Mon, 14 Oct 2024 16:57:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Türkiye Kültür Yolu Festivali Başladı]]></title><description><![CDATA[Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin 13'üncü durağı İstanbul olurken, festival görkemli bir törenle başladı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, gündüz Lale Müzesi'nde açılan “Leonardo Da Vinci-Rönesans Dehası” sergisini gezdi. Akşam da AKM'de düzenlenen galaya, eşi Pervin Ersoy ile birlikte katıldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/turkiye-kultur-yolu-festivali-basladi-1083857</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/turkiye-kultur-yolu-festi-758_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083856</guid><pubDate>Mon, 14 Oct 2024 16:46:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Estée Lauder Şirketleri'nin "Pembe Kurdele" Hareketi]]></title><description><![CDATA[Estée Lauder Şirketleri'nin başlattığı "Pembe Kurdele" hareketi, 32. yılında da kadınları meme kanserine karşı birleştirmeye devam ediyor. Bu yıl farkındalık hareketinin bir parçası olduğumuz “Pink Night” etkinliğimizde Tuvana Büyükçınar'ın özel tasarımlarıyla parıldayan Arzu Sabancı, Ceren Karakoç, Hande Baladın, Saadet Işıl Aksoy ve Estée Lauder Şirketleri Türkiye Genel Müdürü Nazlı Koruyan Altıpat ile meme kanseriyle mücadeleye dikkat çektik.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Estée  Lauder Şirketleri'nin meme kanseriyle mücadelede farkındalık yaratmak için 32  yıl önce yola çıktığı "Pembe Kurdele" hareketi, bugün birçok kadının hayatına  değerek "Meme Kanserini Yok Etme Zamanı" diyor. Bu yıl farkındalık hareketinin  bir parçası olduğumuz "Pink Night" etkinliğimizde Tuvana Büyükçınar'ın özel  tasarımlarıyla parıldayan Arzu Sabancı, Ceren Karakoç, Hande Baladın, Saadet  Işıl Aksoy ve Nazlı Altıpat ile meme kanseriyle mücadeleye dikkat çektik. Bu  anlamlı projenin parçası olan her biri alanında başarılı kadınlarla farkındalık  yaratmanın gücünü konuştuğumuz ilham dolu sohbetimize davetlisiniz.</p><h3><b>Arzu Sabancı</b></h3><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/alem1178-1410202422ca1ecb.jpg"/><h3>Her zaman zarif, güçlü ve kendinden emin bir duruş sergiliyorsunuz. İnsanların gözünde bu kadar "güçlü" bir kadın olarak anılmak sizin için ne ifade ediyor?</h3>Güçlü ve kendinden emin duruş zaman içerisinde kazandığınız tecrübelerle artıyor. Yıllar içerisinde deneyerek ve yanılarak neyi yapabileceğinizi görüyor, başardıklarınız ve bu yolda ilerlerken çıkardığınız derslerle kendinizi daha güçlü hissediyorsunuz.<h3><b>Birçok kadın için güçlü ve stil sahibi bir rol modelsiniz. Sizce stil sahibi olmak, bir kadının kendine güvenini nasıl etkiler? Kendini şık ve özel hissetmenin, kadınların kendi gücünü keşfetmesi üzerinde nasıl bir etkisi var? </span></b></h3><p>"Kıyafet satın alınır ama stil satın alınmaz" sözüne inanıyorum. Bazı insanlarda gusto ve zevk doğuştan oluyor, zamanla görerek, öğrenerek, deneyimleyerek ve gözlemleyerek de gelişiyor. S&#807;ık olmak bana göre yerine göre giyinmekle eş anlamlı. </span></p><h3><b>Hayatın koşturmacasında kendinizi dinlemek ve güçlü kalmak için başvurduğunuz küçük lüksleriniz neler? </span></b></h3>Yürüyüş yapmak, kitap okumak, müzik dinlemek, yakın arkadaşlarımla sohbet etmek, torunumla beraber olmak beni en dinlendiren, rahatlatan ve mutlu eden aktiviteler.<h3>Kadınların güçlü bir kimlik oluşturması sadece iş hayatında değil, sosyal yaşamda ve ailede de çok önemli. Sizce bir kadının kendi gücünü bulabilmesi için en önemli adım ne? Kendi kimliğini keşfetme yolculuğunda bir kadına ne tavsiye edersiniz?</h3><p>Bir kadının kendi gücünü bulması, her şeyden önce kendini tanımasıyla başlar. Genç bir kadınken, başkalarının beklentilerini karşılama kaygısıyla yaşadığımı fark ettim. Zamanla anladım ki, gerçek mutluluk ve güç, kendi isteklerimizi ve değerlerimizi keşfetmekten geçiyor. İlk adım, ne ile mutlu olduğumuzu </span>ve hangi yolda ilerlemek istediğimizi belirlemek. Kadınlara tavsiyem, bu yolculukta sabırlı olmaları. Her kadının hikayesi, kendi zamanında şekillenir. Başarısızlıklar, yolun bir parçasıdır. Her düşüşte kalkmayı öğrenmek, asıl </span>güçlü olmanın göstergesidir. Kendi kimliğinizi inşa ederken, başkalarının değil, kendi sesinize kulak vermeyi öğrenin. </span></p><h3><b>Meme kanseri farkındalığı yaratmak adına Estée Lauder Şirketleri'nin "Pembe Kurdele" projesinde yer almak sizin için ne ifade ediyor? Bu projeye katılma kararınızın arkasındaki motivasyon neydi?</b></h3><p>Meme kanseri, toplumumuzda hala çok fazla kadını etkileyen bir sorun. "Pembe Kurdele" projesinde yer almak, bu konuda farkındalık yaratmak adına büyük bir sorumluluk. Kadınların sağlığı, sadece bireysel değil, toplumsal bir mesele. Bu projede yer almak, sadece bir sosyal sorumluluk projesi değil; kadınların birbirine destek olmasının ve dayanışmasının en somut hali.</span></p><h3>Tuvana Büyükçınar'ın sizin için tasarladığı elbiseyi ilk gördüğünüzde ne hissettiniz? Bu tasarımı özel kılan detay neydi? Bu elbisenin sizin karakteriniz ve güçlü duruşunuzla nasıl bir bağ kurduğunu düşünüyorsunuz? </span></h3><p>Tuvana'nın benim için tasarladığı pantolon- ceket takım, tümüyle beni yansıtıyordu. Tuvana, </span>sadece bir tasarımcı değil, aynı zamanda duyguları kıyafetlere yansıtan bir sanatçı. Giydiğimde içinde hem çok rahat hem de çok şık hissettim. Tasarımın detayları, kişiliğimi ve stil anlayışımı tam anlamıyla yansıtıyordu. Her birimizin kıyafeti birbirinden farklı ama hepsi giyen kişiyi tamamlıyor... </span></p><h3>Güçlü kadın kimliğinizle Pink Night gecesinde sahneye çıktığınızda nasıl hissettiniz? </h3><p>O sahneye adım attığımda, yalnızca kendi hikayemi değil, tüm kadınların hikayesini taşıyormuş gibi hissettim. Pink Night, sadece bir </span>gece değil, dayanışmanın </span>ve umudun sembolüydü. Sahneye çıkarken, kadınların ne kadar güçlü olduğunu ne kadar dayanıklı olduğunu </span>bir kez daha düşündüm. Orada bulunmak, kadınların birlikte neler başarabileceğini göstermenin bir yoluydu. Sahneye çıkmak, bana gurur ve sorumluluk verdi. Kadın dayanışmasının ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hissettim ve bu gücün bir parçası olmaktan büyük mutluluk duydum.</span></p><h3>Ceren Karakoç</h3><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/alem1153-141020244e39e74f.jpg"/><h3>Yoğun tempolu bir çalışma hayatınız var. Kendinizi şımartmak ve ruhunuzu dinlendirmek için neler yaparsınız? Gücünüzü ve dengenizi korumak adına uyguladığınız özel ritüelleriniz var mı? </h3><p>Evet gerçekten çok yoğun bir tempoda çalışıyorum ve kendime haftada bir gün de olsa hobilerim için zaman yaratmaya çalışıyorum. Seyahat etmeyi çok seviyorum, zaman buldukça yurt içi ve yurt dışı seyahat planları oluşturuyorum. Bunun dışında bedenim için düzenli crossfit yapıyorum. Ve özellikle farklı meslek grubundan arkadaşlarımla güzel yemek sofralarında sohbet edip, onlardan ilham almayı bir rahatlama ve ritüel olarak görüyorum. </span></p><h3>Kendi gücünüzü inşa ederken ilham aldığınız bir hikaye, bir anı ya da bir kişi var mı? Bu hikaye sizin için ne ifade ediyor? </h3><p>Bir adam okyanus sahilinde yürüyüş yaparken, denize telaşla bir şeyler atan bir adama rastlar. Biraz daha yaklaşınca bu kişinin, sahile vurmuş denizyıldızlarını denize attığını fark eder. "Niçin bu denizyıldızlarını denize atıyorsunuz?" diye sorar. Topladıklarını hızla denize atmaya devam eden kişi, "Yaşamaları için" yanıtını verir. Adam bu defa "İyi ama burada binlerce denizyıldızı var. Hepsini atmanıza imkan yok. Sizin bunları atmanız neyi değiştirecek ki?" der. Yerden bir denizyıldızı daha alıp denize atan kişi, "Bak onun için çok şey değişti" karşılığını verir. Benim hayatımın en önemli değeri insanlara ve tüm canlılara dokunabilmek </span>ve destek olmak. Ben bunu bir sanatçı olarak hikayeler anlatarak yapıyorum. Evet bazen içimizdeki gücü geç keşfederiz ama hepimizin içinde yeni hikayeler yazacak ve </span>bu gücü inşa edecek müthiş bir potansiyel var... Tıpkı hikayedeki gibi "Neyi değiştirecek ki?" yerine "Çok şey değişti"yi hayat mottomuz yapmalıyız.</span></p><h3>Kadın olmak, bazen toplumun size dayattığı tabuları yıkmak anlamına gelir. Sizce kadın sağlığı konusundaki en büyük tabu ne?</h3><p>Türkiye'de kadın olmak zaten sürekli tabularla yaşamak ve onları yıkmaya çabalamakla eş değer. Bugün hala Türkiye'deki kadınların ve özellikle kırsal kesimdeki kadınların büyük bir yüzdesi cinsellikten konuşmayı, erkek doktora muayene olmayı, marketten gidip ped almayı büyük bir ayıp olarak görüyor. Dolayısıyla kadın sağlığı konusunda ülkemizde </span>çoklu tabu var. </span></p><h3>Hayatınızdaki en zor anlardan birinde kendinize "pes etmiyorum" dedirten şey neydi? O an hissettiğiniz duyguları ve bu duygularla nasıl başa çıktığınızı anlatır mısınız?</h3>Hayat hepimiz için her zaman inişlerle ve çıkışlarla dolu bir serüven. Ben çok mutlu ve keyifli günler de geçirdim ama çok zor ve üzüntülü zamanlarım da oldu. Hayatın içinde her şey var ve hiçbir şey kalıcı değil. Önemli olan içinde bulunduğumuz durumu kabul edip büyük bir yılmazlıkla her zaman adım atmak. Hayat varsa umut da vardır...<h3>Este&#769;e Lauder S&#807;irketleri ile "Pembe Kurdele" hareketinde bir araya geldiniz. Bu proje kadın sağlığı ve meme kanseri farkındalığı konusunda daha fazla insana ulaşmak açısından çok önemli bir fırsat. Projede yer almak size nasıl bir sorumluluk ve gurur hissettirdi?</span></h3><p>Böyle bir projede yer aldığım için gerçekten çok gururluyum. </span>Kadın sağlığı ve meme kanseri konusunda da tüm değerli kadınların farkındalığını arttırmak için Estee Lauder S&#807;irketleri'nin "Pembe Kurdele" hareketine hiç düşünmeden </span>ben de "evet" dedim. Hem kendi farkındalığım hem de tüm kadınların farkındalığı için bu hareketle gücümüzü birleştirdik. </span></p><h3>Tuvana Büyükçınar'ın sizin için özel olarak hazırladığı elbise; sadece şıklığı değil, aynı zamanda farkındalık yaratma misyonunuzu da temsil ediyor. Siz bu elbiseyi ilk giydiğinizde neler hissettiniz? Bu tasarım, meme kanseriyle mücadele </span>eden kadınlara nasıl bir umut mesajı verecek?</span></h3><p>Her kadın birbirinden çok farklı ve hepimiz biricik ve tekiz. Bu benim için kolektif bilinci ve farklılıklara değer vermeyi simgeliyor. Hepimiz hem çok zengin bir kadınlar topluluğunun hem de bireysel olarak çok etkili bir </span>gücün simgesiyiz. Sevgili Tuvana'nın tasarladığı elbiseyi ilk giydiğim anda tüm kadınların gücünü ve farklı bakış açılarının zenginliğini hissettim. Meme kanseriyle mücadele eden her kadına Tuvana'nın tasarladığı tüm kıyafetler güç, yılmazlık, umut ve tüm kadınlar birlikte daha bilinçli ve güçlüyüz mesajı verecek.</span></p><h3>Ekranlarda canlandırdığınız karakterlerle birçok insana dokundunuz. Gerçek hayatta da bu tür sosyal sorumluluk projelerinde yer almak, sizi nasıl etkiliyor? Bir kadın olarak, kadın sağlığına yönelik farkındalık projelerinde daha fazla yer almak sizin için neden önemli? </span></h3><p>Mesleğim gereği birbirinden çok farklı kadın hikayeleri anlatıyorum. Nursema karakterinin de bu kadar geniş kitlelere ulaşması bir oyuncu olarak beni çok ama çok mutlu etti. Sosyal sorumluluk projelerinde yer almak beni hayata karşı motive ediyor. Çünkü hayattaki en büyük başarının rütbeler, mevkiler, para değil bizim katkılarımızla gözlerinin içi parlayan insanların sayısıyla doğru orantılı olduğunu düşünüyorum. Bu tür projelerde yer almak ve kadınlara dokunmak paha biçilemez. </span></p><h3>Kendi takipçilerinize ve hayranlarınıza meme kanseri farkındalığını yaymak için bu projede nasıl bir mesaj vermeyi hedefliyorsunuz? </h3><p>S&#807;imdi meme kanserini farkındalık yaratarak yok etme zamanı. Ben Ceren Karakoç, bu süreçte meme kanserinin korkulacak bir </span>şey olamadığını ve farkındalıkla üstesinden gelebileceğimizi biliyorum. S&#807;imdi en büyük amacım tüm kadınların bu farkındalığa ulaşmasını ve korkmamasını sağlamak. Biz birlikte güçlüyüz. </span></p><h3>Son olarak, "Pink Night" gecesi için vermek istediğiniz umut ve dayanışma mesajı nedir?</h3><p>Biz kadınlar hayata güzellik ve umut katıyoruz o yüzden hayattan da güzellik ve umut beklemeye hakkımız var... "Yaralanarak öğrenilen bir sanattır hayat" demiş Falih Rıfkı Atay. Biz kadınlar da yaralandığımız yerden güçlenerek, birbirimize dayanarak ve umut ederek güçlü kadın hikayeleri yazmaya devam edeceğiz. </span></p><h3>Hande Baladın </h3><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/alem1202-14102024749ae5f1.jpg"/><h3>Spor dünyasında başarının arkasında çok büyük bir azim ve disiplin var. Siz bu azmi ve gücü günlük hayatınıza nasıl taşıyorsunuz? Günlük hayatta disiplin ve motivasyonunuzu nasıl koruyorsunuz?</h3><p>Disiplin, hayatımızın her alanında bizimle birlikte olmak zorunda. Hiç durmadan en üst seviyede performans vermesi gereken sporcularız ve bunun için de hayatımızın her alanında, her şeye dikkat etmemiz gerekiyor. Arkadaşlarla yapılan bir akşam kaçamağında dahi bu disiplin devam etmek zorunda. Motivasyon da bu disipline bağlı. En üst düzeyde kalmak ve en iyi performansı göstermeyi istemek bir disiplin gerektiriyor ancak bu disiplini doğuran da bu istek; yani motivasyon. </span></p><h3>Voleybol sahasında güçlü bir duruş sergiliyorsunuz. Günlük hayatta bu gücü başka hangi alanlarda hissediyorsunuz? Kendinizi güçlü hissettiğiniz anlar neler? </h3><p>Hayatın her alanında güçlü olmak gerekiyor aslında. Spor ve yaşam gerçekten iç içe ve birbirini destekliyor. Saha içinde gösterdiğiniz hırs, azim veya tutku aynı şekilde saha dışında da kendini gösteriyor. Ki çoğu sporcuda da böyledir durum. Saha içinde gösterdiğim hırs, beni hep daha iyisini yapmaya itiyor ve hayatımda da aynı şekilde devam ediyorum ki saha içine olumlu bir katkısı olsun. </span></p><h3>Güçlü bir kadın olmanın hayatınızdaki anlamı nedir? Sizce bir kadının gücü sadece fiziksel olarak mı tanımlanır yoksa bunun ötesinde bir anlamı var mı?</h3><p>Fiziksel güç, sağlam bir vücut ve mantalite ile beraber gelir; ancak "güçlü kadın" kavramının bunun dışında ve çok ötesinde olduğunu düşünüyorum. Fiziksel güç kadar, mental dayanıklılık ve hayata </span>karşı olan azminiz veya bir şeyleri başarma isteğiniz de çok önemli. Zorluklara rağmen pes etmeden devam edebilmek, sizi güçlü kılan şey. Baktığımız her yerde güçlü ve hayat mücadelesi veren, hayatlarını bu mücadelelerine adayan, kendisi ve çevresindekiler için her türlü zorluğa göğüs geren kadınları görüyoruz. Verdikleri mücadeleyle, ilhamla, gösterdikleri güçle gurur duyuyorum. </span></p><h3>Başarıya giden yolda zorluklarla karşılaştığınızda, sizi her zaman motive eden ve güçlü kalmanızı sağlayan bir anınız var mı? Bu an, hayatınızdaki en önemli dönüm noktası oldu mu? </h3><p>Hayatın akışını anladığın ve bu akışa ayak uydurabildiğin an... Yaptığınız iş ne olursa olsun başınıza iyi veya kötü olaylar gelebilir ama sizin bu olaylardan ne dersler çıkarabildiğiniz ve o olayların sonrasında ne kadar güçlü kalabildiğiniz çok önemli. Her zorluk sonrasında o zorluklardan daha güçlü çıkabiliyorsanız bence bazı şeyleri başarmaya çok daha yakınlaşıyorsunuz ve bu güçlü kalma hissi sizi birçok şeye karşı motive ediyor. </span></p><h3>Voleybol sahasında birçok başarıya imza attınız, şimdi de Este&#769;e Lauder S&#807;irketleri ile "Pembe Kurdele" projesinde kadın sağlığına dikkat çekiyorsunuz. Bir sporcu olarak bu projede yer almak size nasıl bir sorumluluk yükledi? </span></h3><p>Bir sorumluluktan ziyade bir gurur diyebilirim. Bizler saha içinde ne kadar başarılı olsak da saha dışında yaptıklarımızla da birer rol model olmamız gerekiyor. Kadınların ön planda olduğu, global bir projede yer aldığım için de çok mutluyum açıkçası. Kadın sağlığına dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak için atılan bu adımın bir parçası olmak çok önemli. Kadınların sesini duyurabilmek, farkındalık yaratmak </span>bizler için sunulmuş bir ayrıcalık ve bu konuda da elimizden gelenin fazlasını yapmak durumundayız.</span></p><h3>Tuvana Büyükçınar sizin için özel bir elbise tasarladı. </span>Siz sahada formanızla, bu projede ise elbisenizle bir güç sergiliyorsunuz. Bu tasarım, </span>sizi sahadaki gibi güçlü hissettirdi mi? İlk gördüğünüzde ve giydiğinizde bu elbisenin sizde uyandırdığı duygular nelerdi?</span></h3><p>Elbiseyi gördüğüm ilk anda çok heyecanlandım. Bizler yaptığımız iş gereği her zaman daha sportif şeyler giyiyoruz; maçlar, antrenmanlar, kamplar derken tabiri caizse bu kadar havalı şeyler giyemiyoruz. Bu tarz projelerde yer alıp, bir de böylesine güzel tasarım elbiseler giymek insanı çok iyi hissettiriyor. Elbisenin en beğendiğim kısmı da kesinlikle kol kısmı, aşırı tatlı bir hava katıyor elbiseye. Elbisenin cool olması hem sporla bağdaşıyor hem de elbiseye güçlü ve tatlı bir duruş katıyor. </span></p><h3>Kendi takipçilerinize ve hayranlarınıza meme kanseri farkındalığını yaymak için bu projede nasıl bir mesaj vermeyi hedefliyorsunuz? </h3><p>Dikkat edilmesi gereken, kontrol edilmesi gereken ve aklımızın bir köşesinde gerçekliğini hep tutmamız gereken bir durum. Bunun göz ardı edilmemesi, sağlığımızın korunması için çok önemli. Bu konuda bir farkındalık yaratacak olmak kıymetli. </p><h3>Son olarak, "Pink Night" gecesi için vermek istediğiniz umut ve dayanışma mesajı nedir?</h3><p>Sadece "Pink Night" için değil, genel bir mesaj vermek isterim. Her zorluğa karşı ayakta kalarak çevresine umut olan, hayatlarını mücadelelerine adayan, geleceğe ilham olan tüm kadınlara çok teşekkürler. İyi ki varsınız, iyi ki varız ve var olmaya devam edeceğiz. </p><h3>Saadet Işıl Aksoy</h3><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/alem1210-14102024cf24c324.jpg"/><h3>Hayatınızda zor anlarla karşılaştığınızda, sizi yeniden ayağa kaldıran en büyük motivasyon kaynağınız nedir? Kendi iç gücünüzü nasıl bulursunuz?</h3><p>Öncelikle içinde bulunduğum o zorluk her neyse onu, o zorlukla ilgili duygularımı, kırılgan ve düşebilir olduğumu kabul etmek, yıllar içinde öğrendiğim ve beni çok rahatlatan, özgürleştiren bir yaklaşım oldu. O içinde bulunduğum durum her neyse onu kendime karşı dürüstçe yaşadıktan sonra, tekrar ayağa kalkma hissi kendiliğinden geliyor bence, çünkü hepimiz zaten </span>devam etmek ve yaşamak üzerine programlı canlılarız. </span></p><h3>Günlük hayatınızda kendinizi güçlü ve motive hissetmek için neler yaparsınız? Sizi hem fiziksel hem de ruhsal olarak güçlü tutan ritüelleriniz neler?</span></h3><p>Meditasyon ve nefes egzersizleri hayatımda her zaman olan ritüellerimden. Düzenli spor yapıyorum. Kızımla vakit geçirmek, hiçbir şey düşünmeden sadece oyun oynamak, onunla doğada olmak da bir çeşit "mindfulness" egzersizi gibi. Onun sayesinde hayatın içinde fark etmediğim güzellikleri fark ediyorum, girmediğim yerlere giriyorum, bazen oturup bir çiçeği dakikalarca gözlemliyorum... Çocuklar müthiş ilham kaynağı bence her birimiz için.</span></p><h3>Güçlü bir kadın olmanın sadece fiziksel ya da mesleki başarılarla ilgili olmadığını, aynı zamanda duygusal direncin de önemli olduğunu düşünüyor musunuz? Siz kendi içsel direncinizi nasıl inşa ettiniz? </h3><p>Bence buradaki anahtar kelime "güçlü" değil, tam da söylediğinize yakın bir şekilde "dirayetli". Bize çarpan dış etkenler karşısında yenilmez, bükülmez, "güçlü" olmaktan çok hayattaki amacım, kırılganlığımı koruyarak, her an düşme riskimin olduğunu bilerek </span>bu yolu yürümek. Düştüğümde de düştüğümü kabul edip, kendime göre bazı notlar alıp yoluma devam etmek. Tekrar merak etmeyi, heyecan duymayı, çocuksuluğumu, esnekliğimi geri kazanarak... Mesleki başarılar hayatta mutlaka çok büyük bir motivasyon kaynağı, fakat başarısızlıklar da çok değerli ve onları da sahiplenebilmek müthiş bir his. </span></p><h3>Oyunculuk kariyeriniz boyunca güçlü kadın karakterleri canlandırdınız ve sahnede de aynı gücü yansıttınız. Estée Lauder Şirketleri'nin başlattığı "Pembe Kurdele" hareketinde yer almak kadın dayanışmasını destekleyen bir isim olarak size nasıl bir sorumluluk yükledi?</h3><p>Kadınlar olarak yaşadığımız zorlukları artık toplumsal olarak konuşabildiğimiz, bugüne kadar gelmiş yanlış algıları değiştirebildiğimiz bir dönemdeyiz. Tüm bunları konuşurken kadın sağlığı da bunun çok önemli bir yerinde </span>tabii ki, bu konuda bilinçlenmek </span>ve bilinçlendirmek gerek. Bu anlamda bu harekette yer aldığım, bu platformda kendimi ifade edebildiğim için çok mutluyum. Bir de tabii kişisel hikayemde de çok özel ve önemli bir yeri var. Benim hem annem hem teyzem meme kanseri atlattılar, tamamen erken teşhis sayesinde sağlıklarına kavuştular. Bu açıdan aileme karşı da bir sorumluluğu yerine getiriyorum sanırım. </span></p><h3>Tuvana Büyükçınar sizin için özel bir tasarım hazırladı. Elbiseyi ilk giydiğinizde hissettiğiniz duyguları bizimle paylaşır mısınız? Sizce bu elbise, sizin kişisel hikayenizi ve projedeki rolünüzü nasıl yansıtıyor?</span></h3><p>Tuvana Büyükçınar'ın tasarladığı kıyafet, içinde tamamen kendim gibi hissettiğim bir elbiseydi. Gücünü sakinlikten, sadelikten ve kendi olmaktan alan bir kadın olarak o sakinliği kıyafetimle yansıtmak bana çok iyi hissettirdi. </p><h3>Kendi takipçilerinize ve hayranlarınıza meme kanseri farkındalığını yaymak için bu projede nasıl bir mesaj vermeyi hedefliyorsunuz? </h3><p>İçinde bulunduğumuz toplumun da etkisiyle kendi ruh ve bedenimizle gerçekten derin bir ilişki kurmadan büyütülüyoruz. Bu konuda yeterince eğitilmiyoruz maalesef. Çoğumuz kim olduğumuzu ve bunun bedenimizle ilişkisini çok erken keşfedebilecekken, daha ileri yaşlarda kendi çabamızla ancak bu yola girebiliyoruz. Bu açıdan bedenimizi tanımak, kendimizi bu konuda eğitmek, ona gereken özeni göstermek, rutin sağlık kontrollerimizi kaçırmamak çok önemli. </p><h3>Son olarak, "Pink Night" gecesi için vermek istediğiniz umut ve dayanışma mesajı nedir? </h3><p>Ülkemizde kadın olmak, kendi olmayı seçen bir kadın olarak yaşamak konusunda çok büyük zorluklar var. Her gün yeni bir üzücü habere uyanıyoruz kadınlarla ilgili, hepimiz tedirginlik içindeyiz. Unutmayalım, artık bu konuları konuşabiliyoruz, birbirimize destek olabiliyoruz, artık yaşadığımız zorluklardan ut anmıyoruz; bize bunları yaşatanların utanması gerektiğinin bence toplumun önemli bir kısmı bilincinde. Bu bile geçmişten bugüne iyiye doğru gidildiğinin işareti. Problemleri çözmek onları konuşmakla, onların problem olduğunu söyleyebilmekle başlar. Böyle böyle değişecek ve biz bu değişimin çok kritik bir noktasındayız bana göre. </span></p><h3>Nazlı Koruyan Altıpat</h3><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/alem1169-1410202459f9611b.jpg"/><h3>Estée Lauder Şirketleri meme kanseriyle mücadelesinde farkındalık yaratacak çok önemli çalışmalar yapıyor. "Pembe Kurdele" hareketini sizden dinleyebilir miyiz?</span></h3><p>Evelyn Lauder, 1992 yılında Self dergisinin eski genel yayın yönetmeni Alexandra Penney ile birlikte meme kanserinin etkilerini daha açık bir şekilde konuşma, meme kanseri konusunda farkındalık ve toplum bilinci sağlama amacıyla, meme kanserinin dünya çapında sembolü </span>olan "Pembe Kurdele"yi tasarladı. 1993 yılında ise ancak erken teşhis ile meme kanserinin </span>yok edilebileceğine inanarak, Meme Kanseri Araştırma Vakfı'nı (BCRF) kurdu ve meme kanseri araştırmalarını desteklemek için kalıcı bir yapı oluşturdu. "Pembe Kurdele"; hastalığı hatırlatmanın ve bu konudaki farkındalığı artırmanın yanı sıra, toplumu harekete geçirme ve destekleme amacı taşıyor. Sadece bir sembol olmanın ötesinde, dünya genelinde oldukça büyük ve önemli etki yaratan </span>bir kampanya.</span></p><h3>"Pembe Kurdele" projesiyle bir devrim başlatan Evelyn H. Lauder'ın mirası nasıl devam ettiriliyor?</h3><p>Este&#769;e Lauder S&#807;irketleri olarak, 32 yıldır "Pembe Kurdele" hareketi aracılığıyla çeşitli etkinlikler ve kampanyalar düzenliyor, meme kanseri farkındalığını artırmaya yönelik çabalarımızı sürdürüyoruz. Este&#769;e Lauder S&#807;irketleri'nin Meme Kanseri Kampanyası ve Este&#769;e Lauder S&#807;irketleri Yardım Vakfı, bugüne kadar hayat kurtaran araştırma, eğitim ve tıbbi hizmetler için dünya çapında 131 milyon dolardan fazla fon sağladı. Bu fonun 103 milyon dolardan fazlası Meme Kanseri Araştırma Vakfı aracılığıyla tıbbi araştırma hibeleri için ayrıldı ve bu vakfın en büyük kurumsal bağışçısı olarak yer almaktayız. Ayrıca, kadınların bilim, araştırma ve tıp alanlarında yer almasını destekleyen çeşitli programlar ve hibe fırsatları sunuyoruz. Bu projeler, genel olarak kadın sağlığını ve eğitimini destekleme misyonumuzun önemli bir parçasını oluşturuyor. Ne yazık ki, küresel olarak meme kanseri kadınlarda; en yaygın kanser türü ve kansere bağlı ölümlerin en büyük nedeni. Bu nedenle meme kanserinin olmadığı bir dünya için hala yolumuz var ve her adım değerli. Bizler Evelyn H. Lauder'ın mirasını yaşatmaktan ve meme kanseri konusunda farkındalığı artırma çabalarına destek vermekten gurur duyuyoruz. </span></p><h3>Sizin için "Pembe Kurdele" ne ifade ediyor?</h3><p>"Pembe Kurdele" benim için umut, dayanışma ve birliktelik anlamına geliyor. Bu sembol, dünya genelindeki kadınların yaşadığı zorlukları ve mücadeleleri temsil ediyor. Aynı zamanda, bir araya gelerek bu mücadeleye destek olmanın ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor. "Pembe Kurdele" hareketi sayesinde, daha fazla insanın bu konuda bilinçlenmesi ve harekete geçmesi için ilham bulduğuna inanıyorum. </p><h3>Ekim ayında meme kanseri hakkında bilinçlendirme ve farkındalık yaratmak için pek çok özel proje yapılıyor. Siz de pek çok projeye imza atıyorsunuz. Bu sene neler planlıyorsunuz?</h3><p>Bu yıl ana odağımızı, farklı jenerasyonlar arasında erken teşhisin önemini duyurmak oluşturuyor. Maalesef küresel olarak, 1990'dan 2019'a kadar yeni kanser vakaları (sadece meme kanseri ile sınırlı değil) genç yaş grupları arasında yaklaşık yüzde 79 oranında keskin bir artış göstermiş. Ayrıca, Mayıs 2023'te U.S. Preventive Services Task Force, önceki yönergelerini gözden geçirdiğini ve ortalama meme kanseri riski taşıyan kadınların mamografi taramalarına 50 yerine 40 yaşında başlamalarını önerdiğini duyurdu. Bu bilgiler ışığında, sevgili Tuvana Büyükçınar'ın vizyonu ve yaratıcı dokunuşuyla, hem çalışanlarımızla hem de partnerlerimizle jenerasyonlar arası farkındalık yaratacak projeler geliştirdik. Çalışma arkadaşlarımıza ELC Meme Kanseri Kampanyası'nın onlara hissettirdiği kelimeleri sorduk ve çok anlamlı yanıtlar aldık. Gelen "empati, umut, beraberlik, destek ve cesaret" kelimelerini Tuvana Büyükçınar'a aktardık ve onun kreatif dünyasıyla kelimeleri buluşturduk. Yaratılan beş eserle, çalışma arkadaşlarımız farklı jenerasyonlardan aile üyeleri, arkadaş, akraba veya iş arkadaşlarıyla ofisimizde gerçekleşen fotoğraf çekimine katıldılar ve </span>bu çekimden çıkan harika görselleri sosyal medya hesaplarında bir farkındalık hareketi olarak #MemeKanseriniYokEtmeZamanı hashtag'iyle paylaştılar. Ek olarak, bu sene medya partnerimiz ALEM Dergisi ile birlikte "Pink Night" adlı farkındalık gecesini organize ettik. Projemize gönüllü destek veren çok kıymetli ve başarılı kadınlar pembe sahnede ikonik "Pembe Kurdele"den ilham alan Tuvana Büyükçınar'ın tasarımlarını taşıdılar. Değerli Arzu Sabancı, Ceren Karakoç, Hande Baladın ve Saadet Işıl Aksoy'a bir kez daha bu anlamlı projede bizimle oldukları için çok teşekkür ediyorum. Ayrıca etkinliği gerçekleştirdiğimiz Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul'u, bir şirket geleneğimiz olan pembe ışıklandırmamızla süsleyerek, toplumu bu konuda daha fazla bilinçlendirmek için görsel bir etki yarattık. Onlara da iş birlikleri için ayrıca teşekkür ederiz.</span></p><h3>ALEM Dergisi ile birlikte Tuvana Büyükçınar'la gerçekleştirdiğiniz bu iş birliği sizce neden önemli?</h3><p></p><p>Estée Lauder Şirketleri'nde sanat, ilham kaynağı ve toplumsal zenginleşme aracı olarak özel </span>bir yere sahip. Sanat, sınırları aşan ve hepimizi birbirimize bağlayan evrensel bir dil. Sanatın gücünü kullanarak farkındalık yaratmayı, değişime teşvik etmeyi ve nihayetinde bireylerin ve toplulukların hayatlarında olumlu bir etki yaratmayı hedefliyoruz. Çünkü inanıyoruz ki, sanat sadece farkındalık yaratmakla kalmaz, aynı zamanda duyguları harekete geçirir ve nesilleri harekete geçmeye teşvik eder. Tuvana Büyükçınar ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, sanat aracılığıyla farkındalık yaratmanın gücünü simgeliyor. Bu ortaklık, kadınların güçlenmesine ve meme kanseri ile mücadele konusundaki duyarlılığı artırmaya yönelik önemli bir adım olup, farklı jenerasyonlardan ilham veren kadınların bir araya gelerek kuvvetli bir mesaj vermesini sağlıyor ve meme kanserini yok etmek için "güzellikle" birleşiyoruz.</span></p><h3>Farkındalık yaratmak bazen küçük bir hareketle başlar, ama büyük bir etki yaratır. Sizin meme kanseriyle mücadelede gördüğünüz en güçlü dayanışma örneği neydi? Bu dayanışmayı "Pink Night" aracılığıyla nasıl anlatmayı umuyorsunuz?</h3><p>Meme kanseriyle mücadelede gördüğüm en güçlü dayanışma örneği, kadınların birbirlerine sunduğu destek. Bu destek, sadece tedavi süreçlerinde cesaret vermekle kalmayıp, aynı zamanda hayatta kalma mücadelesinde birbirlerini motive ederek güçlü bir topluluk oluşturmalarına ve kanserin olumsuz etkileriyle başa çıkmalarına yardımcı oluyor. Pink Night etkinliğinde, Pembe İzler (Pİ) Kadın Kanserleri Derneği ile iş birliğinde yürüttüğümüz "PinkLine" projesinden ilham aldığımızı belirtmek </span>isterim. Tedavi sürecindeki hastalara psikolog </span>ve beslenme uzmanı desteği sağlamayı amaçlayan bir online servis olan "PinkLine" projesine destek verirken, tedavi sürecindeki hastaların aynaya her baktıklarında kendilerini daha iyi ve güçlü hissetmelerini sağlama hedefiyle, kapsamını genişleterek güzellik uzmanlarımızı da dahil ettik. 30 dakika süren bire bir online seanslarda, kemoterapi sürecinde yaşanan kaş, kirpik ve saç kaybının yarattığı psikolojik etkileri hafifletmek için kaş kaleminin doğru ve etkin kullanımı, göz kalemi ile kirpik etkisi verme, cildi daha aydınlık gösterme gibi çeşitli yöntemler, danışanlara Estée Lauder Şirketleri markalarının ilgili ürünleri hediye edilerek uygulamalı olarak anlatılıyor. PinkLine Destek Hattı'nı, sanatın gücünden faydalanarak "Pink Night" ile daha fazla kişiye duyurmayı, daha fazla kadına yalnız olmadıklarını hissettirmeyi, onlara desteğimizi göstermeyi ve kalplerine dokunmayı istiyoruz.</span></p><h3>"Güçlü olmak" herkes için farklı bir anlam taşır. Sizi güçlü yapan şey ne ve </span>bu gücü farkındalık yaratma adına nasıl kullanıyorsunuz?</span></h3><p></p><p>"Güçlü olmak" kavramı, evet her birey için farklı anlamlar taşır. Benim için güçlü olmak, zor zamanlarda dayanıklılık gösterip, bu koşullara adapte olabilme becerisidir. Ayrıca, üst düzey yönetici olmanın getirdiği liderlik pozisyonum sayesinde, şirket içindeki her bireyin sesinin duyulması için bir ortam yaratmaya özen gösteriyorum. Çeşitliliğin ve kapsayıcılığın sağlandığı bir çalışma ortamında, herkesin güçlü yönlerini ortaya çıkararak topluma olumlu katkılarda bulunmasını sağlamak </span>için çaba sarf ediyorum. Bu bağlamda, farkındalık yaratma ve destek sağlama görevimi sadece bir sorumluluk olarak değil, aynı zamanda bir fırsat olarak görüyorum. Çünkü birlikte hareket ettiğimizde, güçlü bir </span>etki yaratabileceğimizi biliyorum.</span></p><h3>Son olarak, "Pink Night" gecesi için vermek istediğiniz umut ve dayanışma mesajı nedir?</h3><p></p><p>"Pink Night" gecesi için mesajım: "Birlikte daha güçlüyüz. Hep beraber, meme kanserine </span>karşı durarak, umut dolu bir gelecek inşa edebiliriz. Unutmayın, erken teşhisin önemini vurgulayabilmemiz için her ses önemli. Sesimizi daha fazla kişiye duyurabilmemiz ve bu farkındalığı artırabilmemiz için desteğinize ihtiyacımız var. #MemeKanseriniBitirmeZamanı."</span></p><h3>Tuvana Büyükçınar</h3><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/alem1214-14102024bef71805.jpg"/><h3>Estée Lauder Şirketleri'nin meme kanseri farkındalığı yaratmak için sürdürdüğü "Pembe Kurdele" hareketinde yer almak, bir tasarımcı olarak size nasıl bir sorumluluk yükledi? Bir tasarımcı olarak tasarımlarınızla bu projede yer almak sizin için ne ifade ediyor?</h3><p>Nesilden nesile anneden kıza geçen dünya devi Estée Lauder Şirketleri'nin 32 yıl önce başlattığı "Pembe Kurdele" hareketi tüm markalar için büyük bir örnek ve vizyon. Tuvana Büyükçınar olarak, Estée Lauder Şirketleri'nin "Pembe Kurdele" hareketinde yer almak, çok önemli bir sorumluluk. Bu proje, tasarımlarımın ötesinde bir amaca hizmet ediyor: hayat kurtarıcı bir farkındalık yaratmak! Tasarımcı olarak, estetiğin ötesine geçip toplumsal bilince katkıda bulunmak gurur verici. Bu projede yer almak, tasarımlarımla daha büyük bir etki yaratabilme imkanı sunuyor.</span></p><h3>"Pink Night" projesinde tasarladığınız elbiseler sadece şıklık ve zarafeti yansıtmıyor; aynı zamanda kadınların dayanışmasını, gücünü ve umut dolu hikayelerini de temsil ediyor. Bu projede tasarımlarınıza hangi duyguları yansıttınız? Elbiselerinizle nasıl bir mesaj vermek istediniz?</h3><p></p><p>Şıklıkla beraber yapmaya çalıştığım; herkesin bir hikayesi ve iniş çıkışları var. Bu hikayeler her zaman hayatın pembe tarafından baktığımızda güç ve umut bulur.</span><br></p><h3>Hazırladığınız bu özel tasarımlarda, meme kanseri farkındalığına vurgu yapmak adına özellikle dikkat ettiğiniz detaylar var mı? Bu elbiselerin sembolik bir anlam taşımasını sağlamak için hangi renkler, desenler ya da detaylar üzerine yoğunlaştınız?</h3><p></p><p>Konsept gereği her bir elbisede pembe ve fiyonk detayı kullanırken, farklı tonlardaki pembeler ve farklı formlardaki fiyonklarla herkesin kendine özel bir vurgu yapmaya çalıştım. </span><br></p><h3>Kadın olmak ve kadınlar için tasarlamak sizin kariyerinizde hep ön planda olan bir unsur. Meme kanseri farkındalığını artıran bu projede yer almak size nasıl bir sorumluluk hissettirdi? Sizce bir tasarımcı olarak kadınları desteklemenin ve onların hikayelerini yansıtmanın önemi nedir?</span></h3><p>Bir kadın olarak kariyerimde her zaman kadınların sesini ve hikayelerini yansıtmak benim için öncelikli bir unsur oldu. Meme kanseri farkındalığını artıran bu projede yer almak, tasarımlarım aracılığıyla kadınlara destek olma ve onların yaşadığı zorluklara dikkat çekme fırsatı verdi. Bir tasarımcı olarak kadınları desteklemenin ve onların hikayelerini tasarımlara yansıtmanın önemi büyük. Bu, tasarımın gücünü ve toplumsal değişimde oynayabileceği rolü göstermenin bir yolu. </span></p><h3>Sizce bu tasarımlar, kadınlara nasıl bir umut ve güç mesajı veriyor?</h3><p></p><p>Bu tasarımlar, kadınlara umut </span>ve güç aşılıyor. Meme kanseriyle mücadelede, her tasarım bir cesaret ve direnç sembolü. Kadınlara </span>yalnız olmadıklarını, toplumun her kesiminden destek gördüklerini ve güzelliğin gerçek anlamının güç ve dayanışma olduğunu gösteriyor. Tasarımlar, kadınların cesaretini ve mücadeleci ruhunu yansıtıyor.</span></p><h3>Bu proje için tasarladığınız elbiselerin her biri farklı bir kadınla, farklı bir hikayeyle buluştu. Bu elbiseleri hazırlarken, her bir katılımcının kişisel hikayesini ve projeye olan bağlılığını yansıtmak adına nasıl bir yol izlediniz? Her kadına özel bir mesaj mı yüklemeyi amaçladınız?</span></h3><p>Evet, bu projede çok güçlü, vizyoner, hayattaki rolleri çok farklı ve farkındalıkları çok yüksek kadınlarla çalıştım ve elbette her birinden aldığım farklı ilhamların tasarıma dönüşmesiyle, her birinin şahsına münhasır kostümler ortaya çıktı. Kendi şahsi stilleri, anatomileri ve edindikleri misyonlar da bu tasarımların ayrışmasında yol göstericim oldu. </p><h3>Este&#769;e Lauder S&#807;irketleri ve ALEM ile böylesine özel bir projede bir araya gelmek size neler hissettirdi?</h3><p></p><p>Este&#769;e Lauder S&#807;irketleri ve ALEM ile böyle özel bir projede bir araya gelmek, benim için büyük bir </span>gurur ve sorumluluk kaynağı oldu. Bu markalarla iş birliği yapmak, projeye olan inancımı ve tutkumuzu </span>paylaştığımızı gösteriyor. Estetik ve anlamı bir araya getirerek, meme kanseri farkındalığını artırmak adına büyük bir adım attığımıza inanıyorum. Bu iş birliği, tasarım yoluyla güçlü bir mesaj vermemize olanak tanıdı.</span></p><h3>Meme kanseriyle mücadele eden kadınlar için güzellik ve kendini iyi hissetme çok önemli bir kavram. Sizin tasarımlarınız bu kadınlara sadece şıklık değil, aynı zamanda bir tür "zırh" hissi de veriyor. Sizce moda ve tasarım, kadınlara kendilerini güçlü hissettirmek için nasıl bir rol oynayabilir?</h3><p></p><p>Moda ve tasarım, kadınların kendilerini güçlü hissetmelerinde önemli bir rol oynuyor. Tasarımlarım, bu kadınlara şıklığın yanı sıra, kendilerine olan güvenlerini pekiştirme fırsatı sunuyor. Kıyafetler, kadınlara özgüven kazandırıyor ve onların hikayelerini ifade etmelerine yardımcı oluyor. Moda, kadınların kendilerini ifade etmeleri, özgüvenlerini artırmaları ve dünyaya karşı duruşlarını göstermeleri için bir araç. Tasarımlarımızla, kadınlara bu gücü hissettirmeyi hedefliyoruz. </span><br></p><h3>"Güçlü olmak" herkes için farklı bir anlam taşır. Sizi güçlü yapan şey ne ve bu gücü farkındalık yaratma adına nasıl kullanıyorsunuz?</span></h3><p></p><p>Beni güçlü yapan şey, içimdeki yaratıcılık tutkum ve başkalarına ilham verebilme arzum. Tasarımlarımla ve projelerle, özellikle meme kanseri farkındalığı gibi önemli konularda, topluma dokunabilmek benim için büyük bir anlam taşıyor. Gücümü, farkındalık yaratmak ve kadınlara ilham vermek için kullanıyorum. Her tasarımımda, bir mesaj iletmeye, kadınların gücünü ve direncini yansıtmaya çalışıyorum. Bu şekilde, modanın ötesinde bir etki yaratmayı amaçlıyorum. </span><br></p><h3>Son olarak, "Pink Night" gecesi için vermek istediğiniz umut ve dayanışma mesajı nedir?</h3><p></p><p>"Pink Night" gecesi için şunu söylemek isterim: "Bu gece, hepimizin birlikte </span>ne kadar güçlü olduğunu gösteren </span>bir sembol. Her birimiz, umut ve dayanışmayla, zorlukların üstesinden gelebileceğimizi biliyoruz. Birlikte daha güçlüyüz ve bu dayanışma ruhu, her birimize ilham veriyor. Birlikte, kanserin karşısında durabilir ve birbirimize güç verebiliriz." </span></p><p><b>Fotoğraflar:</b> Zeynel Abidin AG&#774;GÜL</p><p><b style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">Fotoğraf asistanı:</b> Hüseyin Rahmi AG&#774;GÜL, Berşah Eren AG&#774;GÜL </span></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/estee-lauder-sirketlerinin-pembe-kurdele-hareketi-1083856</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/estee-lauder-sirketlerini-938_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083855</guid><pubDate>Mon, 14 Oct 2024 16:44:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[H&M Yeni Koleksiyon Tanıttı]]></title><description><![CDATA[Ünlü moda markası H&M'in yeni koleksiyon tanıtımı özel bir lansmanla gerçekleştirildi. Etkinlikte bir araya gelen ve canlı caz performansı eşliğinde keyifli vakit geçiren davetliler, yeni koleksiyonun hit parçalarını keşfettiler.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/hm-yeni-koleksiyon-tanitti-1083855</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/hm-yeni-koleksiyon-tanitt-175_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083854</guid><pubDate>Mon, 14 Oct 2024 16:36:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Depo Film 20. Yıl Kutlaması]]></title><description><![CDATA[Türkiye'nin köklü prodüksiyon ajansları arasında yer alan Depo Film, reklam ve eğlence sektöründeki 20'nci yılını özel bir partiyle kutladı. Reklamcılık dünyasını buluşturan gecenin sürprizi ise Kenan Doğulu oldu. Özel repertuvarıyla iki saat sahnede kalan Doğulu, geceyi unutulmaz kıldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/depo-film-20-yil-kutlamasi-1083854</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/depo-film-20-yil-kutlamas-302_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083853</guid><pubDate>Mon, 14 Oct 2024 15:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Beymen Bursa Korupark AVM'de Yeni Yüzü ile Kapılarını Açtı]]></title><description><![CDATA[Bursa'nın sevilen, öncü moda ve deneyim merkezlerinden biri olan Korupark Bursa AVM'deki Beymen mağazası yeni çehresiyle sonbahara “merhaba” derken, modaseverleri buluşturan özel bir davete ev sahipliği yaptı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/beymen-bursa-korupark-avmde-yeni-yuzu-ile-kapilarini-acti-1083853</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/beymen-bursa-korupark-avm-408_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083852</guid><pubDate>Mon, 14 Oct 2024 15:36:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Rabia Güreli ile Contemporary Istanbul Üzerine]]></title><description><![CDATA[Contemporary Istanbul'un 19'uncu edisyonu, sanata yeni perspektifler sunuyor. Contemporary Istanbul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Rabia Güreli, kültürel alışverişin ve evrensel diyaloğun bir yolu olan çağdaş sanatın, Tersane İstanbul'un tarihi atmosferinde gerçekleşecek bu seneki seçkisini anlatıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<h3><b>Contemporary Istanbul'un 19'uncu edisyonunda sanatseverleri neler bekliyor?</b></h3><p>Bu yıl Tersane İstanbul'un tarihi atmosferinde, 14 farklı ülkeden 50 galerinin katılımıyla zengin bir sanat </span>seçkisi bekliyor ziyaretçilerimizi. Akbank'ın ana partnerliğinde düzenlediğimiz Contemporary Istanbul'da bu yıl, "Spain </span>&amp; Latin America Focus" programıyla İspanya ve Latin Amerika'dan galerileri ağırlıyoruz. Ayrıca, İspanya Büyükelçisi Cristina Latorre Sancho'nun desteğiyle düzenlediğimiz, Juan Manuel Bonet küratörlüğünde hazırlanan ve İspanya'nın dört bir yanından fuardaki 50 galeriye ek olarak farklı galerilerden seçilen eserler </span>ile "Born In The Seventies" sergisi de bu yıl öne çıkan başlıklarımızdan biri. Açık hava heykel sergimiz "The Yard" da dördüncü edisyonuyla, Marc-Olivier Wahler'in küratörlüğünde uluslararası galerilerden </span>19 eser ile bizimle buluşuyor. Ayrıca, İGA ART ve uluslararası bir sanat pazaryeri </span>olan Artsy güç birliğiyle düzenlediğimiz CIF Dialogues programımızda, iki gün boyunca farklı disiplinlerden uzmanları ağırlıyoruz. CI New York temsilcimiz ve Contemporary Istanbul Vakfı'nın sanatsal içerik danışmanı Sarp Kerem Yavuz'un moderatörlüğünde ufkumuzu açacak konuşmalar dinleyeceğiz. </span></p><h3><b>Bu seneki seçkide İspanyol ve Latin Amerikalı sanatçılar, çağdaş sanat dünyasına nasıl bir perspektif getirecek?</b></h3><p>İspanya ve İspanyolca konuşulan ülkeler, çağdaş sanat alanında yükselişte. İspanyol ve Latin Amerikalı sanatçılar, kültürel çeşitlilikleri ve tarihsel anlatılarıyla çağdaş sanat dünyasına özgün bir perspektif katıyor; hem yerel hem de küresel meseleleri ele alırken, sanatseverlere katmanlı bir sanat deneyimi sunuyorlar. Özellikle sosyal ve politik temaları işleyen eserler, izleyicilere derinlemesine düşünme ve yeni bakış açıları geliştirme fırsatı tanıyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/ugorondinoneyellowpi-14102024974c7b78.jpg"/>Ugo Rondinone - "Yellow Pink Monk" - Dirimart<p></p><h3><b>Tersane İstanbul'un tarihi dokusu, sergilenen eserlerle nasıl bir diyalog kuracak?</b></h3><p>Tersane İstanbul'un tarihi dokusunun çağdaş sanat eserleriyle güçlü bir diyalog kurduğuna inanıyorum. Tersane İstanbul çok geniş bir alan ve sanat eserlerinin mekanla ve ziyaretçiyle olan etkileşimini derinleştiriyor. Fuar alanını bu sene genişleterek İstanbul'un ve Haliç'in karakteristik silüetini izleyeceğimiz Tersane İstanbul'da, Rixos Tersane İstanbul'un </span>balo salonu ve Haliç kıyısındaki teraslarda bulunan açık alanlar da dahil olmak üzere üç farklı alanda gerçekleştiriyoruz.</span></p><h3><b>Katılımcı galerilerin, yerel ve uluslararası sanatçıları bir araya getirmesi, sanatın evrensel dilini nasıl şekillendiriyor?</b></h3><p>Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor, sanat zaten evrensel bir dili içinde barındırıyor. Diğer yandan, genel olarak sanat fuarları, farklı kültürel ve coğrafi arka planlardan gelen sanatçıların eserlerini bir araya getirerek sanatta sınırları ortadan kaldırıyor. Bu yıl biz de Contemporary Istanbul'da Focus bölümünde konuk ülke programı için İspanyolca konuşulan ülkelere ve Latin Amerika ülkelerine odaklanıyoruz. Spain &amp; Latin America Focus Section (Odak İspanya ve Latin Amerika) programı kapsamında, Jorge Lopez Galeria (Valencia), Jose de </span>la Mano Galería (Madrid), W Galeria (Buenos Aires), Berlin Galleria (Sevilla) ve Andrea Rehder Gallery (São Paulo) ve Gallería Remota (Salta) adlı galeriler de </span>bu edisyonda fuarda yer alıyor. Böylece, farklı coğrafyalardan da eserler sunmak </span>ve katılımcı galerilerin bu çeşitliliği sunması, sanatın yalnızca estetik bir ifade aracı değil, aynı zamanda kültürel alışverişin ve evrensel diyaloğun bir yolu olduğunu gösteriyor.</span></p><h3><b>CIF Dialogues oturumlarında yer alan konuşmacılar, izleyicilere hangi ilham verici hikayeleri sunacak?</b></h3><p>IGA Art partnerliğinde ve Artsy iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz, iki gün sürecek etkinlik; dijital sanat, yapay zeka ve sanat hamiliği üzerine odaklanırken, İspanya ve Latin Amerika sanatına özel bir vurgu yapacak. Program, gazeteci Fatih Altaylı'nın açılış konuşmasıyla başlayarak, dijital sanatın sahiplik ve sergilenme yöntemlerini inceleyen "Günümüzde dijital sanat nasıl alınır ve sergilenir?" paneli ile devam ediyor. TAEX'ten Stefanie de Regel ve bitforms Gallery NY'den Steven Sachs gibi önde gelen isimler, dijital sanat dünyasındaki son gelişmeleri ele alacaklar. BMW'den Stella Clarke'ın sunduğu "Sanatın inovasyonla buluşması: BMW i5 Flow NOSTOKANA", E-Ink teknolojisi ile sanatta yaratıcılığın sınırlarını zorlayan bir deneyimi gözler önüne serecek. BMW'nin yenilikçi projelerini temsil eden Clarke ve Contemporary Istanbul'un kurucusu Ali Güreli, teknoloji ve sanatın nasıl bir araya gelebileceğini anlatacak. Yapay zekanın sanattaki rolü ise "Yapay zeka ile üretilen sanatla barışabilir miyiz?" başlıklı panelde tartışılacak. MAH Cenevre Sanat ve Tarih Müzesi Direktörü Marc-Olivier Wahler ve Christie's'den Nicole Sales Giles gibi uzmanlar, yapay zekanın sanata etkilerini ve yaratıcı potansiyelini değerlendirecek. "Bir Hedef Uğruna Koleksiyonerlik" paneli, Türk koleksiyonerlerin sanatı sosyal değişim aracı olarak nasıl kullandığını incelerken, "Sanat: Latin Amerika ve İspanya'da Hamilik, Koleksiyonerlik ve Müzeler" paneli, bu bölgelerdeki sanat hamiliğinin önemine ışık tutacak. Etkinlik, kamusal alandaki sanatın etkilerini tartışan "Kamusal Alanda Sanat" paneli ve Türk sanatçıların atölye ziyaretlerini konu alan "Crossroads" belgesel gösterimi ile sona erecek. 2024 CIF Dialogues, katılımcılara sanatın kültürel ve teknolojik sınırları nasıl aştığını gösteren kapsamlı bir perspektif sunuyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/nicolasguagniniwgale-14102024e745ebba.jpg"/>Nicolas Guagnini - WGaleria<p></p><h3><b>The Yard Açık Hava Sergisi, açık alanlarda sanat eserleriyle dolu bir hikaye anlatımına nasıl katkıda bulunuyor? </b></h3><p>The Yard'ın en temel amaçlarından biri, sanatla iç içe yaşamanın ve gündelik, kamusal alanlarda sanat eserleriyle karşılaşmanın değerini vurgulamak. Marc-Olivier Wahler küratörlüğünde dördüncüsünü gerçekleştirdiğimiz bu özel program 10 galeriden 18 eserle sanatseverlerin karşısına çıkacak. </p><h3><b>İstanbul'un Haliç silüeti, sergileme alanlarının bir parçası olarak hangi temaları vurguluyor?</b></h3><p>Bizim için Haliç'i Contemporary Istanbul'un sergileme alanlarının bir parçası olarak kullanmak, şehirle bütünleşmek demek. Haliç'in tarihi dokusunun, şehrin kültürel çeşitliliğini temsil ettiğine inanıyorum. Temalara gelecek olursak, tarih ve modernlik arasında bir tür köprü haline gelmesi, kültürel çok katmanlılığı öne çıkartması, yerel olanla global olanı bir araya getirmesi, ve en önemlisi sanat- şehir ilişkisini kolaylıkla kurabiliyor olmasını sıralayabilirim.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/rabia-gureli-ile-contemporary-istanbul-uzerine-1083852</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/rabia-gureli-ile-contempo-116_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083851</guid><pubDate>Mon, 14 Oct 2024 15:09:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Art For Jewellery'de Renkli Paneller Düzenlendi]]></title><description><![CDATA[Mücevher İhracatçıları Birliği ve İstanbul Jewelry Show'un desteğiyle gerçekleşen “Art for Jewellery - Inspiration Hub” ve “Mücevherin Zaman Tüneli" bu yıl da ilgiyle karşılandı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/art-for-jewelleryde-renkli-paneller-duzenlendi-1083851</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/art-for-jewelleryde-renkl-288_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083849</guid><pubDate>Mon, 14 Oct 2024 14:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Refik Anadol'dan Akbank için Özel Eser]]></title><description><![CDATA[Refik Anadol'un sanat, bilim ve teknoloji arasındaki dinamik ilişkiyi geleceğe taşıyan ve Türkiye'deki ilk kalıcı yapay zeka eseri olan yapıtının açılışı, Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı'nın ev sahipliğinde gerçekleşti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/refik-anadoldan-akbank-icin-ozel-eser-1083849</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/refik-anadoldan-akbank-ic-407_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083847</guid><pubDate>Mon, 14 Oct 2024 14:39:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[A Simple Way Zorlu Center'da Davet Gerçekleştirdi]]></title><description><![CDATA[Sevilen etek markası a Simple Way'in, Zorlu Center'daki yeni butiğinin açılışı sosyal hayatın modasever isimlerini bir araya getirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/a-simple-way-zorlu-centerda-davet-gerceklestirdi-1083847</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/14/a-simple-way-zorlu-center-825_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083841</guid><pubDate>Sat, 12 Oct 2024 11:51:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Dilan Çiçek Deniz Victoria's Secret Fashion Show'da..]]></title><description><![CDATA[Victoria's Secret Fashion Show'un 6 yıl aradan sonra geri dönüşü benzersiz bir gösteriye sahne olacak. Kırmızı Halı'nın şan ve şöhretini aratmayan Victoria's Secret Pembe Halı geçidinde ise Türkiye'den oyuncu Dilan Çiçek Deniz yer alacak. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/dilan-cicek-deniz-victorias-secret-fashion-showda-1083841</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/12/dilan-cicek-deniz-victori-509_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083840</guid><pubDate>Sat, 12 Oct 2024 11:40:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Efe Bezci ve Ayça Altınok Evlendi]]></title><description><![CDATA[Ankara'da iş, siyaset ve cemiyet hayatını bir araya getiren yılın düğününde Efe Bezci ve Ayça Altınok hayatlarını birleştirdi. Gecede Türk müziğinin sevilen isimleri Ebru Yaşar ve Altay da konser verdi]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/efe-bezci-ve-ayca-altinok-evlendi-1083840</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/12/efe-bezci-ve-ayca-altinok-715_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083837</guid><pubDate>Fri, 11 Oct 2024 14:11:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kiğılı Sonbahar/Kış Koleksiyon Daveti]]></title><description><![CDATA[Kiğılı, Sonbahar/Kış 2024-25 koleksiyonunu ve Barış Arduç'un rol aldığı “Üstünde Ne Var?” reklam filmini keyifli bir davet ile tanıttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kigili-sonbaharkis-koleksiyon-daveti-1083837</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/11/kigili-sonbaharkis-koleks-208_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083834</guid><pubDate>Fri, 11 Oct 2024 13:15:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Karkas Açılış Daveti]]></title><description><![CDATA[Karkas, Ceylan Çapa ev sahipliğinde Ocakbaşı konsepti ile keyifli bir davete imza attı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/karkas-acilis-daveti-1083834</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/11/karkas-acilis-daveti-371_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083833</guid><pubDate>Fri, 11 Oct 2024 10:18:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[2 EKİM 2024]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/2-ekim-2024-1083833</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/11/2-ekim-2024-904_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083832</guid><pubDate>Thu, 10 Oct 2024 16:48:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Beymen İstinyePark Açıldı]]></title><description><![CDATA[Beymen İstinyePark İstanbul, yenilenen mağazasında lüksü yeniden keşfediyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/beymen-istinyepark-acildi-1083832</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/10/beymen-istinyepark-istanb-622_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083827</guid><pubDate>Mon, 07 Oct 2024 17:47:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Cem Yılmaz Darüşşafaka İçin Sahnede]]></title><description><![CDATA[Cem Yılmaz, Zorlu PSM'nin ev sahipliğinde gerçekleştirdiği gösterisinin tüm gelirini, Darüşşafaka Eğitim Kurumları'nda okuyan maddi olanakları yetersiz, başarılı öğrencilerin eğitimine bağışladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/cem-yilmaz-darussafaka-icin-sahnede-1083827</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/07/cem-yilmaz-darussafaka-ic-332_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083826</guid><pubDate>Mon, 07 Oct 2024 17:28:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Damat Tween ile "Döngüsel Moda"]]></title><description><![CDATA[Damat Tween, bireysel ve toplumsal farkındalığı artırma amacıyla attığı adımlara yenisini ekledi. Lüks elbise ve aksesuar kiralama hizmeti veren Davet Çok Elbisem Yok (DCEY) markası ile özel bir iş birliği gerçekleştirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/damat-tween-ile-dongusel-moda-1083826</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/07/damat-tween-ile-dongusel--340_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083825</guid><pubDate>Mon, 07 Oct 2024 17:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Hakan Kurtaş Gözlük Lansmanı Daveti]]></title><description><![CDATA[Güneş gözlüğü markası Carrera, başarılı oyuncu Hakan Kurtaş ile iş birliğiyle gerçekleştirdiği 2024 koleksiyonunu, SoHo House İstanbul'da düzenlenen bir etkinlikle tanıttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/hakan-kurtas-gozluk-lansmani-daveti-1083825</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/07/hakan-kurtas-gozluk-lansm-471_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083822</guid><pubDate>Mon, 07 Oct 2024 13:11:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Victoria's Secret'tan Meme Kanseri Farkındalık Ayı'na Özel Davet]]></title><description><![CDATA[Victoria's Secret Türkiye ve Pembe İzler Kadın Kanserleri Derneği, bir araya gelerek meme kanserine dikkat çekiyor ve farkındalık yaratıyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/victorias-secrettan-meme-kanseri-farkindalik-ayina-ozel-davet-1083822</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/07/victorias-secrettan-meme--859_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083821</guid><pubDate>Mon, 07 Oct 2024 11:50:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Özge Özacar x Dior Beauty İş Birliği]]></title><description><![CDATA[Son dönemdeki oyunculuğuyla büyük yankı uyandıran Özge Özacar, Dior Beauty ürünleri ile çekim gücünü daha da yükselttiği yeni bir role bürünüyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><b>Görkem!  Son dönemin gerçekten en dikkat çeken karakterlerinden birini canlandırıyor,  aynı zamanda inanılmaz iyi bir oyunculuk sergiliyorsun. Anlatsana, neler  yaşanıyor oyunculuk dünyanda? </b></p><p>Nasıl  güzel sözler! Çok teşekkür ederim! Kariyerimin çok keyifli bir  dönemindeyim diyebilirim. İlk yıllarımdan bugüne aldığım tüm eğitimlerimin;  hocalarımın verdiği emeklerin hepsini harmanlayıp kullanmam gereken,  sahnelerimin duygu geçişlerinin kuvvetli olduğu bir hikayenin parçasıyım.  Her yeni günü daha büyük bir merakla yaşıyorum diyebilirim. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/07/ozgeozacardioralemka-071020244f1be404.jpg"/><p><b>Görkem'e  karşı biz biraz mesafeliyiz, korkuyoruz kendisinden. Sen nasıl hisler  içindesin kendisine karşı? Bu role nasıl yaklaşıyorsun ve hayatında nerede  konumlandırıyorsun? </b></p><p>Görkem  gerçekten uç noktaları olan bir kadın. Sevgisi, nefreti... İlk bölümlerde  annesini kaybetmeden evvel, yaşam tercihleri sebebiyle koşullu sevildiği bir  psikoloji içindeydi. Sonrasında giderek kendini hırçınlaşarak korumaya  çalıştı. Sevgiye bakış açısı zedelenmiş. Duygularını sağlıklı yollardan  ifade edemediği bir üsluba evrildi. Gelen her bölümde, Görkem'i Özge'nin  gözünden değil; Görkem'in kendi gözünden görüp anlamaya gayret  ediyorum. Onun dışında benim hayatımdaki yeri, profesyonel bir biçimde en iyi  şekilde hazırlanıp seyircimize sunmak arzusunda olduğum bir hayat hikayesi olarak konumlanıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/07/ozgeozacardioralemka-0710202451caec14.jpg"/><p><b>İnsanlar  genellikle kötü bir karakteri canlandırınca halktan tepki görür </b><b style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">ama Görkem'e duyulan öfke Özge'ye yansımıyor gibi görünüyor. Oldu mu karşılaştığın enteresan durumlar?</b></p><p><b>  </b>Tam  tersi sokaktan çok güzel dönüşler alıyorum. Türk seyircisi sahiden ilk  bölümden hikayelerin kalitesini hızlıca yakalayan, kurguyla gerçeği ayırt  edebilen bir izleyici. Öfkeden ziyade, performans gerektiren zorlu  sahnelerimden sonra özellikle çok kıymetli tebrik mesajları alıyorum. Bu beni  daha da orijinal karakterler bulup işimi en iyi şekilde yapmak için motive  ediyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/07/ozgeozacardioralemka-07102024ba80acf3.jpg"/><p><b>Çekimin  ardından global bir markanın event'inde sunuculuk yapmaya gideceksin. Bu tarz  pek çok iş birliğin de var. Bu yorucu tempo içerisinde, şu sıralar nasıl  bir ruh hali içindesin? </b></p><p>Evet!  Milano için çok heyecanlıyım. Gerçekten 24 saatin ne kadar uzun olduğunu  deneyimlediğim bir zamandayım. Birlikte üretmekten, misafirleri olmaktan,  ortak hayaller kurmaktan çok mutlu olduğum global markalarla birlikte yollar  yürüyoruz. Cannes, Venedik Film Festivali'nde de iki yıldır birlikteyiz. Her  biri bambaşka deneyimler. Beni sadece oyuncu olarak değil, bir kadın olarak  da ruhen çok besliyor. O yüzden her ne kadar yorucu bir tempo içinde olsam  da, güzel işler üretiyor olmanın verdiği gurur en büyük güç kaynağım. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/07/ozgeozacardioralemka-071020248855b013.jpg"/><p><b>Cannes'a  Venedik'e gidince, global başarılara imza atmak için daha büyük heyecan  duyuyor olmalı insan. Her açıdan buna çok da uygunsun bence. Bir gün yurt  dışına açılma hayallerin var mı? </b></p><p>Evrensel  bir sanatçı olabilmek ilk günden beri hayalim. Ama bunun bir günde ''S&#807;imdi  de yurt dışındayım!'' gibi ütopik bir biçimde olacağını düşünmüyorum.  Her şey zamanla, emek vererek, adım adım gelişiyor. Bulunduğum yere sadece fiziken  değil, ruhen de hazır bir biçimde erişmek isterim. Kendimi olabildiğince  dünyanın her yanında varlığını, özüyle ortaya koyabilecek entelektüel bir  genç kadın olarak yetiştirmeye çalışıyorum. Mesleğimde o an bana verilen  karakter ne ise, en iyi şekilde hazırlanmaya gayret ediyorum. Hikayelerimiz  özellikle birçok ülkeye satılırken, hangi işin ne zaman, nasıl bir furya  yaratabileceğini asla bilemeyiz. Hatta bir gün Haluk Abi'ye (Bilginer) hem  Emmy ödülü için hem de Venedik Film Festivali'nde yarışan son filmi Maria  için, "Bu deneyimleri kesin şunu başarmam gerek diyerek mi gerçek  kıldın?" diye sorduğumda, işini hep iyi yapmayı merkezine aldığını,  gerisini hayatın kendi akışı içinde getirdiğini ifade etmişti. O yüzden en  büyük gayem, işimin hep hakkını vermek. Dilerim ki sonraki röportajımızda  bunu başarıyor olduğuma dair daha güzel gelişmeleri konuşuyor oluruz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/07/ozgeozacardioralemka-071020243c295d41.jpg"/><p><b>Nicole  Kidman'ın "Her yeni rol, kendimizi daha derinlemesine anlamamız için </b><b style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">bir fırsattır" diye bir yorumu var. Senin canlandırdığın karakterler ışığında kendine dair keşfettiğin en önemli şey ne oldu?</b></p><p>Bu  sahiden çok doğru. Hele ki kendilik bilinci üzerine de kafa yoran bir  oyuncuysanız, her rol sizi karakterden yola çıkarak kendinize de sorular  sormaya itiyor. Yaşamı derin bakarak ve hissederek deneyimlemeyi sevdiğim  için bu bana büyük keyif veriyor. Bu deneyimimi tek bir farkındalığa  indirgeyip ifade etmek gerçekten az gelir. Özetlemem gerekirse en büyük  farkındalığım, "ben buyum, böyleyim" dediğim her şeyin zamanla  değişip dönüşebileceğini; yaşamın esnek olmayı gerektiren bir deneyim  olduğunu tüm gerçekliğiyle fark ettirip bana kabul ettirmesi. Publius'un da  dediği gibi, insana dair hiçbir şey bana yabancı değil. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/07/ozgeozacardioralemka-071020242be07284.jpg"/><p><b>Yetenek  evet, güzellik evet... Ama seninle yaptığımız bir önceki röportajımızdan </b><b style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">da hareketle, seni bir adım öne çıkaran özelliğinin; disiplinin yanı sıra entelektüel, donanımlı, kültürlü, kendini her açıdan geliştirmeyi seven ve hayata her açıdan bakabilen biri olduğun izlenimi uyanıyor bende. Haksız mıyım?</b></p><p>Sahiden  çok onore edici bu sözleri duymak. "Kendine iyi bak" genelde vedalarda  kullanılsa da kast ederek söylendiğinde çok kıymetli bir anlam barındırıyor.  Kendime de sık hatırlattığım bir temenni. Hayatı, farkındalığı gelişmiş  gözlerle, kalbimle yaşamayı seviyorum. Teknolojinin gelişiminden çağdaş  sanata, tasavvuftan spora birbirinden çok uç görünebilecek ama beni yaşama  dair dinç tutan çok fazla merak duyduğum ilgi alanım var. Mesleğimde her  sene yıllansam da, başka alanlarda yeni öğrenen, konunun öğrencisi olarak  yeniden baştan başlamak, ayaklarımın yere sağlam basmasını da sağlıyor.  Sana da bu yaşam döngümün yansıması beni çok mutlu etti, teşekkür  ederim. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/07/ozgeozacardioralemka-07102024cf065383.jpg"/><p><b>Çekim  sırasında mükemmeliyetçi tavrının seni yorabildiğini, bunu biraz dengelemeye  çalıştığını anlattın. Hayata karşı oluşan farkındalıkların arasında neler  var?</b></p><p><b>  </b>İş  konusunda gerçekten disiplinli olmayı seviyorum. Görev alacağım yere  saatinde gelmek, ne yapmakla mükellefsem ona hazır, vakıf; odağımı  dağıtmadan çalışmak iş etiği olarak önem verdiğim değerler. Kolektif  işler yaptığımız için herkesin temposu, çalışma biçimi farklılık  gösteriyor, haliyle her zaman bunu koruyabilmek mümkün olmuyor. Öyle  anlarda, bazen de olduğu kadarının aslında yeterli olduğunu kendime  hatırlatmaya çalışıyorum. Bunun dışında zamanımın kıymetini daha da çok  anladığım bir dönemdeyim. Yerine yenisini koymak mümkün değil. Ömrümün  buradan geriye kalan her demini daha da huzurlu ve mutlu olacağım şekilde  yaşamak arzusu, karar vermem gereken tüm seçimlerimde yol gösteren kutup  yıldızım oluyor. </p><p><b>Sence  bugünkü başarında şansın payı nedir?</b></p><p><b>  </b>S&#807;anstan  ziyade çok çalışmak diyebilirim. Hiçbir zaman ne bir sahnemi, ne de başka  bir görevimi şansa bırakmak zihnimden geçmedi. Her daim olabileceğim en  hazır, en yetkin en emek vermiş versiyonumu aradım. Gereken çaba, özveri ve  emekten sonra, olanda da olmayanda da hayra inanırım. Tevekkülüm baki. </p><p><b>Tesadüflere  inanır mısın? </b></p><p>Tesadüf  değil, tevafuk olduğuna inanırım. Duam da temennim de yolumun hep hayırlı  olana çıkması. </p><p><b>Aşk  yaşla ve yaşananlarla birlikte zaman içinde yeni anlamlar kazanabiliyor.  Aşkın sendeki anlamı ve tanımı yıllar içinde nasıl evrildi? </b></p><p>Kendime  duyduğum sevgi, özen, şefkat ve anlayış arttıkça genel olarak sevginin  bendeki anlamının güzelleştiğini söyleyebilirim. Bu duygunun yalnızca bir  partner üzerinden ölçütlendirilmesini de o yüzden çok doğru bulmuyorum.  İnsan kendine yaklaştıkça, gerçekten neye ihtiyaç duyduğunu fark ediyor.  Kendini gerçeğiyle kabul edip, daha güzel seviyor. Kendini sevip sardıktan  sonra aile, dost, sevgili kimse o özne, onu da daha sağlıklı bir yerden;  kırmadan, incitmeden sever hale geliyor. Her şey adım adım. Kendi adımaysa  sadece erkek arkadaşım olarak değil, dostum olarak da insanlığına,  karakterine, hayata bakışına hayran olduğum bir yol arkadaşım var. Onun  ruhuna iyi gelmeyi istedikçe, kendime de daha iyi bakıyorum. </p><p><b>Güzellik  kelimesinin genel anlamda karşılığı olan tüm özelliklere sahip biri olarak  senin için güzelliğin tanımı nedir? </b></p><p>Benim  için güzellik tüm neşesiyle, içtenliğiyle gülebilen; var olabilen demek.  Kadın, erkek fark etmeksizin insan ya da doğada gördüğümüz her yansımada  sahiden huzur veren, yanında kendiniz olabildiğiniz, yaşamın ritmine uyumlu  her varlık her ortam insana güzellik hissi veriyor. </p><p><b>Bir  dokunuşu ile kendini iyi hissettiren, çantandan asla ayırmadığın makyaj  malzemeleri neler? </b></p><p>Yeni  çıkan Dior Forever Stick fondöten ve kontürler yeni favorilerim. Onlarla  birlikte ikili olarak kullanılan hem allık hem highlighter olan Rouge Blush'lar  çok etkili. Tabii ki ikonik olan Rouge Dior 999 kırmızısını çok seviyorum. </p><p><b>Seninle  özdeşleşen bir koku var mı?</b></p><p><b>  </b>Yılların  vazgeçilmez parfümü J'adore favorilerimden, J'adore Lor en sevdiklerim  arasında. </p><p><b>Dans  etmeyi sevdiğini biliyoruz. S&#807;u sıralar hangi şarkılar eşliğinde dans  ediyorsun?</b></p><p><b>  </b>Bayılırım!  Gerçekten çocukluğumdan bu yana birçok genre'da dans etmiş olmaktan çok  mutluyum. Eğitimini almayı planladığım birkaç teknik daha var. Set  takvimimiz oturur oturmaz başlamayı planlıyorum. Mina'nın Ancora Ancora'sını  ise yazın durmaksızın dinledim. </p><p><b>Plak  koleksiyonun olduğunu hatırlıyorum. En son listeye eklenenler neler oldu?</b></p><p><b>  </b>Evet!  Hala devam. En son Barış Manço'nun "Yeni Bir Gün", The Beatles'tan "Yellow  Submarine" eklendi. </p><p><b>Kendini  çok özdeşleştirdiğin bir kitap, dizi, film karakteri var mı? </b>Özdeşleştirmekten  ziyade, her röportajımda paylaşmayı çok sevdiğim, ruhuma iyi gelen bir  kitap Engin Geçtan - "İnsan Olmak" var. Kesinlikle herkese tavsiyem.  </p><p><b>Özge'nin  En'leri </b></p><p><b>Çocukluğunun  en mutlu anlarından biri?</b></p><p><b>  </b>Küçük  teyzem Sinem'le onun izin günlerinde birlikte kek pişirir, kalan hamuru  sıyırırdık. Neşesi, enerjisi bana hep huzur verirdi. Teyzecim, seni çok  seviyorum! </p><p><b>En  büyük deliliğin? </b></p><p>12  saatliğine Londra'ya gitmek, aşk! </p><p><b>En  sık kullandığın kelime? </b></p><p>''Aynen,  aynen!" </p><p><b>En  yeni favori tatil destinasyonun? </b>Capri! </p><p><b>En  hayran olduğun kitap karakteri?</b></p><p><b>  </b>Monte  Kristo Kontu. </p><p><b>En  sık kullandığın aplikasyon? </b></p><p>Instagram.  </p><p><b>S&#807;u  sıralar en sık mırıldandığın melodi?</b></p><p><b>  </b>Cleo  Sol, "Sunshine". </p><p><b>Kendine  en son ne aldın? </b></p><p>Saat.  </p><p><b>En  son gittiğin müze? </b></p><p>İstanbul  Modern. </p><div><ol><li><b style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">Genel Yayın Yönetmeni: </b>Gözde Yörükoğlu ERSU</span></li><li><b style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">Prodüksiyon:</b> Ceylan YENİACUN</span></li><li><b style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">Röportaj: </b>Filiz S&#807;eref KULU</span></li><li><b style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">Fotoğraflar: </b>LARA SAYILGAN</span></li><li><b style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">Styling: </b>Tuğçe KILINÇLI</span></li><li><b style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">Saç: </b>Akın ÜNAL</span></li><li><b style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">Makyaj: </b>Elçin MUTLU</span></li><li><b style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">Video: </b>Kaan KARAASLAN</span></li><li><b style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">Fotoğraf asistanı: </b>Salih YILMAZ</span></li><li><b style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">Styling asistanları: </b>Kader ÖZYILDIZ, Zilan BÜLBÜL</span></li><li><b style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">Makyaj asistanı: </b>Süleyman AKGÜL </span></li></ol></div><p class="MsoNormal"></p><p></p>         ]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/roportajlar/ozge-ozacar-x-dior-beauty-is-birligi-1083821</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/07/ozge-ozacar-x-dior-beauty-624_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083819</guid><pubDate>Fri, 04 Oct 2024 17:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Akbank Caz Festivali Daveti]]></title><description><![CDATA[Akbank Caz Festivali kapsamında düzenlenen özel davette, uluslararası projelerde yer almış piyanist Emir Ersoy ile ödüllü müzisyenler, Küba ve Latin melodilerini kendi tarzlarında yorumlayarak davetlilere eşsiz bir deneyim yaşattılar. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/akbank-caz-festivali-daveti-1083819</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/04/akbank-caz-festivali-dave-104_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083818</guid><pubDate>Fri, 04 Oct 2024 17:21:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[BMW Golf Cup Türkiye Elemeleri]]></title><description><![CDATA[Bu yıl ilk kez Mustafa Vehbi Koç Golf Course Riva'da gerçekleşen BMW Golf Cup'ın 2024 Türkiye Elemeleri'nde; ALEM Dergisi, spor ve doğayı buluşturan bir etkinlik gerçekleştirdi. Hafta sonu etkinliğine katılan davetlilerimiz golf heyecanı ile test sürüşü keyfini birlikte yaşadı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bmw-golf-cup-turkiye-elemeleri-1083818</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/10/04/bmw-golf-cup-turkiye-elem-291_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083815</guid><pubDate>Thu, 26 Sep 2024 16:00:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Gökçe Bahadır Açılışa Katıldı]]></title><description><![CDATA[Nişantaşı'ndaki butik açılışını renkli bir davetle kutlayan global mücevher markası, yeni koleksiyonunun tanıtımını yaptı. Yoğun ilgiyle karşılanan açılışta davetliler, gece mücevherlerinden gündüz takılarına büyüleyici tasarımları keşfettiler.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/gokce-bahadir-acilisa-katildi-1083815</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/26/gokce-bahadir-acilisa-kat-563_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083814</guid><pubDate>Thu, 26 Sep 2024 15:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mustafa Taviloğlu Koleksiyonu Sanatseverlerle Buluştu]]></title><description><![CDATA[Koleksiyoner iş insanı Mustafa Taviloğlu'nun 52 yıldır özenle büyüttüğü sanat koleksiyonu, sanatseverlerle buluştu. “Bu koleksiyonun eksiksiz bir şekilde sergilenmesi en büyük arzumdu” diyen Taviloğlu, sanatseverlerin katılımıyla gerçekleşen açılışta mutluluğunu dile getirdi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/mustafa-taviloglu-koleksiyonu-sanatseverlerle-bulustu-1083814</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/26/mustafa-taviloglu-koleksi-651_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083813</guid><pubDate>Thu, 26 Sep 2024 15:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[MINI'den Şehre Dönüş Partisi]]></title><description><![CDATA[MINI, şehre dönüşün kutlandığı "1 Energetic Day by MINI” isimli bir etkinlik düzenledi,  ünlü isimler nefes egzersizleri ve fitness seanslarına katıldılar. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/miniden-sehre-donus-partisi-1083813</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/26/miniden-sehre-donus-parti-275_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083812</guid><pubDate>Thu, 26 Sep 2024 14:31:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mert Alaş ve Madonna Milano'da]]></title><description><![CDATA[Ünlülerin fotoğrafçısı Mert Alaş, Milano Moda Haftası'nda düzenlediği davetle adından söz ettirdi. Kapanış partisine yakın arkadaşı Madonna ile birlikte katılan Alaş, lüks markasının tanıtımı yaptı.   ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/mert-alas-ve-madonna-milanoda-1083812</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/26/mert-alas-ve-madonna-mila-805_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083811</guid><pubDate>Thu, 26 Sep 2024 14:11:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Pınar Deniz Kameralar Karşısında]]></title><description><![CDATA[Saç bakım markası L'Oreal Paris Elseve de, oyuncu Pınar Deniz ile iş birliğiyle gerçekleştirdiği yeni Hydra [Hyaluronic] Pure serisini, Feriye İstanbul'da düzenlenen basın lansmanı ile tanıttı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/pinar-deniz-kameralar-karsisinda-1083811</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/26/pinar-deniz-kameralar-kar-936_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083810</guid><pubDate>Thu, 26 Sep 2024 13:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[23. Bosphorus Cup İstanbul Boğaz'ında Gerçekleşti]]></title><description><![CDATA[23. Bosphorus Cup'ta dünyanın dört bir yanından gelen yelkenciler, rüzgarın etkisiyle Boğaz'da adeta dans ederek heyecan dolu anlar yaşattı. Yarışın kazananı, Blue Moon teknesiyle Arkas Sailing Takımı oldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/23-bosphorus-cup-istanbul-bogazinda-gerceklesti-1083810</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/26/23-bosphorus-cup-istanbul-643_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083809</guid><pubDate>Thu, 26 Sep 2024 13:42:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Hande Erçel "Zararı Yok" Kampanyası Kutlaması]]></title><description><![CDATA[Yeni kampanyasının başarısını kutlamak için bir etkinlik düzenleyen Emotion, ünlü isimler bir araya getirdi. Davetin yıldızı Hande Erçel'di.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/hande-ercel-zarari-yok-kampanyasi-kutlamasi-1083809</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/26/hande-ercel-zarari-yok-ka-367_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083808</guid><pubDate>Thu, 26 Sep 2024 12:51:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Terasta Jaz Gecesi]]></title><description><![CDATA[Genç heykel sanatçılarını desteklemek için Elgiz Müzesi'nin terasında düzenlenen geleneksel caz gecesi sanat ve müziği buluşturdu. Gecenin ev sahipliğini sanata desteğiyle bilinen Dalia Garih üstlendi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/terasta-jaz-gecesi-1083808</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/26/terasta-jaz-gecesi-661_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083807</guid><pubDate>Thu, 26 Sep 2024 12:31:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[EKAV'da Disiplinlerarası Sergi]]></title><description><![CDATA[Disiplinler arası eserler üreten akademisyen Dr. Pınar Yoldaş'ın yeni sergisi, Ekavart Galleri'de sanatseverlerle buluştu. Eski mitlerin çağdaş bilim ışığında yeniden yorumlandığı sergi, sanatın sürekli değişen doğasını keşfeden bir yolculuğa çıkarıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ekavda-disiplinlerarasi-sergi-1083807</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/26/ekavda-disiplinlerarasi-s-937_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083806</guid><pubDate>Thu, 26 Sep 2024 12:20:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ardan Özmenoğlu'ndan Yeni Sergi]]></title><description><![CDATA[Ardan Özmenoğlu, ağaçlardan ilham alan yeni sergisini sanatseverlerle buluşturdu. Sanatçı, izleyiciyi ağaçların birbirleriyle kurdukları derin bağlara ve doğanın sessiz huzurunda saklı fısıldaşmalara kulak vermeye davet ediyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ardan-ozmenoglundan-yeni-sergi-1083806</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/26/ardan-ozmenoglundan-yeni--941_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083805</guid><pubDate>Thu, 26 Sep 2024 12:01:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Apom Lansmanına Ünlü İsimler Katıldı]]></title><description><![CDATA[Maison Francis Kurkdjian, en yeni parfümü Apom'u, Soho House İstanbul'da düzenlenen özel bir davetle tanıttı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/apom-lansmanina-unlu-isimler-katildi-1083805</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/26/apom-lansmanina-unlu-isim-972_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083804</guid><pubDate>Thu, 26 Sep 2024 11:36:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[61. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Heyecanı]]></title><description><![CDATA[Sinema dünyasını 61. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali heyecanı sardı. Festivalin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Jüri Başkanı yönetmen Ferzan Özpetek “Benim fikrim, tamamen yeni yönetmenleri, yeni filmlerin yapılmasını destekleyebilmek” dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/61-uluslararasi-antalya-altin-portakal-film-festivali-heyecani-1083804</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/26/61-uluslararasi-antalya-a-935_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083801</guid><pubDate>Fri, 20 Sep 2024 16:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Dilan Çiçek Deniz  ile Clear Women Daveti]]></title><description><![CDATA[Clear Women'ın düzenlediği davette saçların bakımı başroldeydi. Markanın, Tuz Gölü'nde çekilen reklam filminin oyuncusu Dilan Çiçek Deniz, eğlenceli çekimin perde arkasını anlattı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/dilan-cicek-deniz-ile-clear-women-daveti-1083801</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/20/dilan-cicek-deniz-ile-cle-399_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083800</guid><pubDate>Wed, 18 Sep 2024 17:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[18 Eylül Balık Tutulmasının Burçlara Etkileri Neler?]]></title><description><![CDATA[18 Eylül'de Balık burcunda gerçekleşen ay tutulması, burçları ve yükselen burçları nasıl etkiliyor, mercek altına aldık. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<h2>18 Eylül Balık Tutulmasının Burçlara Etkileri Neler?</h2><p>18 Eylül'de Balık burcunda ay tutulması gerçekleşiyor. Tutulmalar  sonlanmaları, tamamlanmaları ve bitişleri sembolize eder. Dürtüsel davranmaya  oldukça açık olduğumuz tutulma döneminde, olayları mantık çerçevesinden  değerlendirip karar vermemizde fayda var. 18 Eylül'deki Balık burcundaki ay  tutulması Uranüs destekli bir ay tutulması. Genel anlamda sürprizlere açık bir  tutulma olsa da Neptün'ün etkisiyle bazı hayal kırıklıkları yaşayabiliriz,  bizden saklanan bazı gerçekler önümüze düşebilir. Aynı anlarda gökyüzündeki Venüs Jüpiter üçgeni ise sonlanan durumların yerine hayatımıza yeni, güzel,  bereketli ve şanslı olayların geleceğine işaret ediyor. </p><h3><b>18 Eylül'de Balık Burcunda  Ay Tutulması Gerçekleşiyor. Burçları ve Yükselen Burçları Neler Bekliyor?</b></h3><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/59-180920249bce07fa.jpg"/><h3><b>18 Eylül'de Balık Burcunda  Ay Tutulması Gerçekleşiyor. Koç ve Yükselen Koç Burçlarını Neler Bekliyor?</b></h3><p>18 Eylül'deki Balık tutulmasını, Koç burçları içe dönme  zamanı olarak düşünebilir. Biraz melankolik biraz da hüzünlü hissedebilirler.  Kendilerine biraz dinlenme zamanı vermeliler, kalplerine ve ruhlarına iyi gelecek aktivitelerde  bulunmalılar. Arkanlarından çevrilen bazı şeyler önlerine düşebilir, hayal  kırıklığına uğrayabilirler. Ancak hepsi farkındalıklarını artırmak için. Uranüs'ün  desteğiyle çok güzel yerlere gelecekler. Gökyüzündeki Venüs Jüpiter desteği  arkadaşlıklar, ilişkiler ve ortaklıklar konusunda çok güzel fırsatlar verecek. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/51-1809202411dd448d.jpg"/><h3><b>18 Eylül'de Balık Burcunda  Ay Tutulması Gerçekleşiyor. Boğa ve Yükselen Boğa Burçlarını Neler Bekliyor?</b></h3><p>18 Eylül'deki Balık tutulması, Boğa burçlarının 11'inci  evinde gerçekleşiyor. Sosyal çevreleriyle ilgili bazı sonlanmalar  yaşayabilirler. Belki bir hayallerini sonuçlandırabilir, belki bir çevre  değişikliği yapabilirler. Balık tutulması, içerisinde biraz hayal kırıklığı  barındırıyor. Boğa burçları bu dönemde ortaya çıkan durumları kabullenmeli ve  kendilerini sürprizlerle dolu yeni gelişmelere açmalı. Aynı anda gökyüzündeki  Venüs Jüpiter üçgeni Boğa burçlarına, iş ve para ile ilgili konularda şans getirecek. Bu dönemi iş başvurusu, iş görüşmesi ve hak talebinde bulunmak için değerlendirebilirler.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/511-1809202403c29227.jpg"/><h3><b>18 Eylül'de Balık Burcunda  Ay Tutulması Gerçekleşiyor. İkizler ve Yükselen İkizler Burçlarını Neler  Bekliyor?</b></h3><p>18 Eylül'deki Balık tutulması, İkizler burçlarının kariyer  evinde gerçekleşiyor. Bu dönemde kariyerleriyle ilgili bekledikleri sonuçları  alabilirler. Mevcut işlerini değiştirebilir ya da bir projeyi sonlandırabilirler.  Kariyer konusunda bazı gelişmeler kendiliğinden önlerine gelecek. Biraz hayal  kırıklığı yaşasalar da görmeleri gereken durumlarla yüzleşmek, İkizler burçlarına  iyi gelecek. Aynı anlarda gökyüzündeki Venüs Jüpiter üçgeni İkizler burçlarına  eğlence ve aşk konularında şans verecek. Yalnız olanlar kendilerini yeni  fırsatlara açmalı. İlişkisi olan İkizler burçları ise bu dönemde daha ciddi bir  seviyeye geçebilir. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/56-18092024f15aff2c.jpg"/><h3><b>18 Eylül'de Balık Burcunda  Ay Tutulması Gerçekleşiyor. Yengeç ve Yükselen Yengeç Burçlarını Neler  Bekliyor?</b></h3><p>18 Eylül'deki Balık tutulmasında Yengeç burçları akademik  kariyer, yurt dışı, eğitim ve seyahat gündemleriyle alakalı bekledikleri  sonuçları alabilirler. Birtakım hayal kırıklıklarına açık olasalar da Uranüs  gezegeni, Boğa burçlarına desteğini hissettirecek. Aynı anda gökyüzündeki Venüs  Jüpiter üçgeni aile, yuva ve evle ilgili konularda da güzel çözüm önerileri  sunacak. Aynı zamanda iç dünyalarıyla ilgili beklenmedik şifalanmalar  yaşayabilirler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/53-18092024ca0940ec.jpg"/><h3><b>18 Eylül'de Balık Burcunda  Ay Tutulması Gerçekleşiyor. Aslan ve Yükselen Aslan Burçlarını Neler Bekliyor?</b></h3><p>18 Eylül'deki Balık tutulması Aslan burçlarının yatırım  evinde gerçekleşiyor. Başta yatırım olmak üzere kredi, vergi, sigorta  konularıyla ilgili bekledikleri sonuçları alabilirler. Balık tutulması  biraz hayal kırıklığı yaratabilir. Aslan burçları önemli kararlar almak için  tutulmanın yarattığı sis perdesinin dağılmasını beklemeli. Aynı anlarda  gökyüzündeki Venüs Jüpiter üçgeni Aslan burçlarına; yeni arkadaşlıklar, yeni  sosyal ortamlar ve yeni hayaller konusunda şans verecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/55-1809202452331702.jpg"/><h3><b>18 Eylül'de Balık Burcunda  Ay Tutulması Gerçekleşiyor. Başak ve Yükselen Başak Burçlarını Neler Bekliyor?</b></h3><p>18 Eylül'deki Balık tutulması, Başak burçlarının ilişki ve  ortaklıklar evinde gerçekleşiyor. İlişkisi olanlar ilişkileriyle alakalı ciddi  kararlar verebilir; yalnız olanlar ise yalnızlıklarını sonlandıracakları yeni  ilişki fırsatlarıyla karşılaşabilir. Ama her iki grup için de Balık burcu  tutulması, biraz hayal kırıklığı barındırıyor. Bu nedenle önemli kararlar vermeden  önce Başak burçlarının, tutulmanın yarattığı sis perdesinin dağılmasını  beklemelerinde fayda var. Gökyüzünde aynı anlardaki Venüs Jüpiter üçgeni Başak  burçlarına kariyer, iş ve para konularında şans verecek. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/52-180920249a2be83e.jpg"/><h3><b>18 Eylül'de Balık Burcunda  Ay Tutulması Gerçekleşiyor. Terazi ve Yükselen Terazi Burçlarını Neler  Bekliyor?</b></h3><p>18 Eylül'deki Balık tutulmasında Terazi burçları,  arkalarından çevrilen işlerin önlerine düştüğüne şahit olabilir. Kimin dost  kimin düşman olduğunu anlayacakları ciddi bir farkındalık süreci yaşayacaklar.  Bir süredir uğraştıkları projelerle ilgili güzel sonuçlar alabilirler.  Gökyüzünde aynı anlardaki Venüs Jüpiter üçgeni ise yurt dışı, eğitim, akademik  kariyer ve seyahat konularında oldukça güzel fırsatlar vadediyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/510-180920242347a7e1.jpg"/><h3><b>18 Eylül'de Balık Burcunda  Ay Tutulması Gerçekleşiyor. Akrep ve Yükselen Akrep Burçlarını Neler Bekliyor?</b></h3><p>18 Eylül'deki Balık tutulması, Akrep burçlarının aşk evinde  gerçekleşiyor. Aşk başta olmak üzere çocuk ve eğlence temalarıyla ilgili  oldukça hareketli bir dönem yaşayacaklar. İlişkisi olanlar boyut atlayabilir,  yalnız olanlar ise yalnızlıklarını Balık tutulmasıyla birlikte sonlandırabilir.  Biraz hayal kırıklığı yaşayabilirler, temkinli olmalarında fayda var. Gökyüzündeki  Venüs Jüpiter üçgeni gayrimenkul başta olmak üzere yatırım, kredi, vergi ve sigortalar  konusunda güzel şanslar verecek. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/54-18092024ae6fa28a.jpg"/><h3><b>18 Eylül'de Balık Burcunda  Ay Tutulması Gerçekleşiyor. Yay ve Yükselen Yay Burçlarını Neler Bekliyor?</b></h3><p>18 Eylül Balık tutulması Yay burçlarının, hanelerinde  gerçekleşiyor. Ev ve aileleriyle ilgili ciddi kararlar alabilirler. Balık  tutulmasının aldığı açılardan ötürü biraz hayal kırıklığı yaşayabilirler, bu  nedenle önemli kararlar vermeden önce tutulmanın yarattığı sis perdesinin  dağılmasını beklemelerinde fayda var. Gökyüzündeki Venüs Jüpiter üçgeni, Yay  burçlarına ortaklık ve arkadaşlıklar konusunda güzel fırsatlar vadediyor. Bazı  Yay burçları yeni ilişkiye başlayabilir. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/512-18092024e564aea4.jpg"/><h3><b>18 Eylül'de Balık Burcunda  Ay Tutulması Gerçekleşiyor. Oğlak ve Yükselen Oğlak Burçlarını Neler Bekliyor?</b></h3><p>18 Eylül'deki Balık tutulması Oğlak burçlarının, iletişim  evinde gerçekleşiyor. Kardeş, arkadaş ve yakın çevreyle ilgili konularda kararlar  verebilir. Ticaretle uğraşan Oğlak burçları varsa yine bu dönemde emeklerinin  sonuçlarını alabilir. Neptün etkili bir tutulma olduğu için hayal kırıkları  yaşayacakları durumlarla karşılaşabilirler. Oğlak burçları bu dönemde karar vermeden  önce, tutulmanın yarattığı sis perdesinin dağılmasını beklemeli. Aynı anda  gökyüzündeki Venüs Jüpiter üçgeni, iş ve kariyer konularında Oğlak burçlarına şans  verecek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/58-1809202491292474.jpg"/><h3><b>18 Eylül'de Balık Burcunda  Ay Tutulması Gerçekleşiyor. Kova ve Yükselen Kova Burçlarını Neler Bekliyor?</b></h3><p>18 Eylül'deki Balık tutulması, Kova burçlarının para evinde  gerçekleşiyor. Parasal konularla ilgili gelişmeler yaşayabilirler; mevcut  gelirleri ve parasal kaynakları artabilir. Biraz hayal kırıklığı barındıran bu  tutulmada Kova burçları karar vermeden önce, tutulmanın yarattığı sis  perdesinin aralanmasını beklemeli. Olumsuz durumlar yaşasalar da her sorunun  çözümü içinde barındırdığını görmeliler. Aynı zamanda Venüs Jüpiter üçgeni yurt  dışı, seyahat, eğlence ve aşk konularında Kova burçlarına şans verecek. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/57-1809202409a92398.jpg"/><h3><b>18 Eylül'de Balık Burcunda  Ay Tutulması Gerçekleşiyor. Balık ve Yükselen Balık Burçlarını Neler Bekliyor?</b></h3><p>18 Eylül'de burçlarında gerçekleşen tutulmayla birlikte  Balık burçları ciddi bir değişim ve dönüşüm sürecinin içine girecek. Hayatlarından  fazlalıkları atıp, yeniye yer açacaklar. Kimi Balık burçları dış görünüşlerini  değiştirecek kimileri de tüm hayatıyla ilgili ciddi kararlar alacak. Neptün  etkili tutulma hayal kırıklıklarına açık olsa da her sorun, çözümüyle birlikte  gelecek. Aynı anda gökyüzündeki Venüs Jüpiter üçgeni yatırım, gayrimenkul, ev  ve aile konularında şanslı gelişmeler vadediyor. </p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/8-nisan-koc-burcundaki-gunes-tutulmasinda-burclari-neler-bekliyor-1083147" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/03/8-nisan-koc-burcu-gunes-t-260_2-52.jpg"/></div><h3>8 Nisan Koç Burcundaki Güneş Tutulmasında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/5-mayis-akrep-ay-tutulmasinda-burclari-neler-bekliyor-1081337" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2023/04/28/5-mayis-akrep-ay-tutulmas-900_2-52.jpg"/></div><h3>5 Mayıs Akrep Ay Tutulmasında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/25-mart-terazi-burcu-ay-tutulmasinda-burclari-neler-bekliyor-1083034" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/08/25-mart-terazi-burcu-ay-t-895_2-52.jpg"/></div><h3>25 Mart Terazi Burcu Ay Tutulmasında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/18-eylul-balik-tutulmasinin-burclara-etkileri-neler-1083800</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/19/18-eylul-balik-tutulmasin-424_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083799</guid><pubDate>Wed, 18 Sep 2024 17:19:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[“Sound of Volvo” Tanıtıldı]]></title><description><![CDATA[Sanatçı Emre Yusufi'nin imza attığı yeni proje, inovasyon ve sanatı buluşturdu. Sürüş deneyimini müzik yolla ifade etmeyi amaçlayan Yusufi'nin, Volvo XC 90'ın seslerini bir enstrüman gibi kullanarak yarattığı müzikal eser beğeni topladı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sound-of-volvo-tanitildi-1083799</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/sound-of-volvo-tanitildi-759_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083798</guid><pubDate>Wed, 18 Sep 2024 17:07:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Peter Halley Eserleri İstanbul'da]]></title><description><![CDATA[Amerikalı sanatçı Peter Halley'in sergisi, Sevil Dolmacı İstanbul'da gerçekleşen bir gala yemeği ile kapılarını açtı. Parlak floresan renkleriyle yeni dijital dünyanın coşkun enerjisini somutlaştıran sanatçının, New York'taki stüdyosunda sergiye özel ürettiği eserleri ilgi uyandırdı.   ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/peter-halley-eserleri-istanbulda-1083798</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/peter-halley-eserleri-ist-751_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083797</guid><pubDate>Wed, 18 Sep 2024 16:51:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İstanbul Modern'de Sürdürülebilir Gelecek]]></title><description><![CDATA[Damat Tween'in desteğiyle İstanbul Modern'de özel bir eğitim programı olarak tasarlanan Eco Art Lab kapsamında, sanatçı Güneş Terkol ile “Hikaye Ağacı Dikim Atölyesi” düzenlendi. Katılımcılar, atölyede atıl kumaşlara hayal güçlerini yansıtarak doğa dostu motifler oluşturdular.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/istanbul-modernde-surdurulebilir-gelecek-1083797</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/istanbul-modernde-surduru-640_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083796</guid><pubDate>Wed, 18 Sep 2024 16:25:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Contemporary Istanbul Gala Yemeği]]></title><description><![CDATA[Ekim ayında Tersane İstanbul'da gerçekleşecek Contemporary Istanbul'un 19. edisyonu için geri sayım başlarken; Akbank Yönetim Kurulu Başkanı Suzan Sabancı ve Contemporary Istanbul Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli'nin ev sahipliğinde bir gala yemeği düzenlendi.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/contemporary-istanbul-gala-yemegi-1083796</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/contemporary-istanbul-gal-974_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083795</guid><pubDate>Wed, 18 Sep 2024 15:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Perili Köşk'te Bir Amerikalı]]></title><description><![CDATA[Borusan Contemporary'de güncel sanatın önemli isimlerinden Amerikalı Doug Aitken'ın sergisi bir davetle açıldı. Teknoloji ve mega şehirler içinde bireyin yalnızlığına odaklanan Aitken'in, izleyiciyi kentlerin dokusuyla etkileşime girmeye davet eden sergisi ilgiyle karşılandı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/perili-koskte-bir-amerikali-1083795</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/perili-koskte-bir-amerika-528_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083794</guid><pubDate>Wed, 18 Sep 2024 15:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sakıp Sabancı Müzesi'nde Sergi]]></title><description><![CDATA[Sakıp Sabancı Müzesi, çağdaş sanatın önde gelen isimlerinden Alman ressam ve heykeltıraş Georg Baselitz'in sergisiyle sanat sezonuna merhaba dedi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sakip-sabanci-muzesinde-sergi-1083794</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/sakip-sabanci-muzesinde-s-329_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083792</guid><pubDate>Wed, 18 Sep 2024 14:04:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Golf'ün 50 Yıllık Zaman Tüneli]]></title><description><![CDATA[Gelin 70'li yıllara ışınlanalım ve Volkswagen tarihinin en başarılı otomobili olan Golf'ün hikayesini mercek altına alalım. Geçmişten bugüne Golf sekiz devrim niteliğinde jenerasyon geçirdi peki o arada dünyada neler oldu? ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/volkswagen-golfun-50-yil-kutlamasi-1083792</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/volkswagen-golfun-50-yil--356_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083789</guid><pubDate>Wed, 18 Sep 2024 13:36:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Nicole Kidman'ın Oyunculuk Kariyeri Hakkında Bilmeniz Gerekenler]]></title><description><![CDATA[Ne “Eyes Wide Shut”, “Hours” ya da “Moulin Rouge”daki oyuncu Nicole'ü unutabiliriz ne de 90'lardan beri giydiği, zariflikle aynı cümle içinde geçmeyi en çok hak eden, uzun elbiseleriyle moda ikonu Nicole'ü... Ne Tom Cruise ile olan ilişkisini bir kenara koyabiliriz ne de ikisi evlatlık dört çocuğu olmasına karşın “Keşke 10 çocuğum olsaydı” diyen anaç tavrını... Eşi Keith Urban'ın “İlk karşılaştığımızda gerçek bir prensesle tanışmışım gibi hissettim” diyerek tarif etmesi de Nicole Kidman'ın modern dünya prensesi olduğunu tescilliyor. Onlarca ödülü kadar, kurduğu kadınlar çemberi ve yapımcılık kariyeri de takdiri fazlasıyla hak ediyor.   ]]></description><content:encoded><![CDATA[<img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/gettyimages215180332-180920242ea038c3.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/gettyimages927307960-1809202489b4e96c.jpg"/><h3>Nicole Kidman 81. Venedik Film Festivali'nde Neler Yaşadı?</h3><p>Festivale yolladığı teşekkür konuşmasında "Güzel ve cesur  annemi kaybettik. S&#807;oktayım ve ailemin yanına gitmem gerekiyor. Kalbim çok kırık.  Ama bu ödül annem için" diyen Nicole Kidman ile bir kez daha hayatın "bir  düğün bir cenaze" tadında olduğunu hatırlarken, onun bir sanatçıdan öte  bir hikaye anlatıcı olduğu fikrine daha sıkı sarılıyoruz. Evet hayatın  keskinleştiği anlar var; ödülünü almak için hazırlanırken anneni  kaybetmek gibi. Hayatın bize göstermeyi beklediği onlarca yüzü var ve  Nicole Kidman "Babygirl" filmindeki performansı, Schiaparelli elbisesi ve 57  yaşında sahip olduğu müthiş fiziğinin başrolündeki incecik beli ile  damgasını vurduğu 81. Venedik Film Festivali'nden, ödülünü fiziksel olarak  alamadan döndüğünde de yaşadığı şey buydu; tırnak içinde hayat! Aslında  bu, insana net görüş kazandıran anlardan birini de Oscar töreninde  yaşamıştı Kidman. Hayatın iki yüzü olduğunu belki kendi de ilk o zaman  fark etmişti ve bize de bildirmişti. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/gettyimages104956880-1809202492732e63.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/gettyimages215052642-180920249e3ae6ee.jpg"/><h3>Nicole Kidman'ın İlk Oscar Ödülü </h3><p>2003 yılında Virginia Woolf'un "Hours" kitabının uyarlaması ile  Oscar'ı kazandığı gün, başarılı bir kariyerin zirvesindeydi belki ama 11  yıllık evliliğinin yakın zamanda bitmiş ve özel hayatının kötü gidiyor  olması dolayısıyla, mutluluğunu tam anlamıyla yaşayamamıştı. Ve o gece  verilen büyük parti yerine yalnız başına uyumaya gittiğini söylemişti...  Yalnız, mutsuz ama Oscarlı! Siz Kidman'ın hikayesini melankolik olarak  başlattığımıza bakmayın aslında, Oscar'a doğru yükselen başarı hikayesini,  Tom Cruise ile olan 11 yıllık evliliğini, giydiği Schiaparelli elbisesi ile  modayı sanata dönüştürme zarafetini ve elbette Virginia Woolf'un feminist  çizgisinin izinde "kendi çiçeklerini kendi alan kadınlar"dan biri olduğunu  hatırlamaktı işin özeti. Ne de olsa dünyanın en ilham alınası ve en güçlü  kadınlarından biri karşımızdaki. Her ne kadar onun derdi rol model olmak  değil "insan olma sanatı"na katkıda bulunmak olsa da... Güçlü diyoruz;  çünkü gücün, öncelikle insanı o güce ve başarıya taşıyan isimlere  teşekkür etmeyi bilmekten geldiğinin farkındayız. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/gettyimages120063043-1809202402131faf.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/gettyimages84942091-18092024a2af4919.jpg"/><h3><b>Nicole  Kidman'dan Merly Streep'e Özel Teşekkür</b></h3><p>2024 yazının başında AFI (American Film Institute) Yaşam Boyu  Başarı Ödülü aldı biliyorsunuz Nicole Kidman. Yaptığı konuşmada önce  kendisine ödülü takdim eden Merly Streep'e "Seni seviyorum, sen benim yolumu  aydınlatan rehberimsin; bu ödülü senden almak benim için çok başka  çünkü sen benim için çok özelsin, tüm ailem de bunu bilir ve bendeki  sana kimse dokunamaz" şeklinde saygı ve sevgi dolu bir konuşma yaptıktan  sonra çalıştığı tüm yönetmenleri ve birlikte çalıştığı isimleri uzun  bir liste halinde tek tek sayarak onlara teşekkür etti. Ardından da ailesine,  kız kardeşiyle ikisine çocukluklarından itibaren "kendi gibi olma"  özgürlüğü tanıdıkları için; 18 yıllık eşi Keith Urban'a ise "aşk"ın ve  sevginin yaratabildikleri adına teşekkürlerini iletti. Bu konuşma Kidman'a  dair pek çok detayı gözümüzde daha iyi canlandırdı. Aileye, sevgiline  teşekkür etmek gelenektendir diyerek bir kenara koyuyoruz ama tek tek  çalıştığı isimleri saymasıydı Nicole'ü bugün Nicole yapan belli ki!  Oyunculuğuyla limitleri zorlarken, hayat hikayesiyle de sınırların ötesinde  "standart" bir role bürünüyor. Standarttan kasıt, her şeyin olması  gerektiği gibi olduğu bir aileye doğmak ve her şeyin olması gerektiği  minvalde yürümesi. Büyük aile travmaları, "keşke"ler ve pişmanlıklar yok.  Kidman'ı bugün sadece "İyi bir aktris denilince aklınıza gelen ilk isimler  kimler?" listesinde saymak büyük bir haksızlık olur; o, kariyerinin ötesinde  yaptıklarıyla varoluş amacına da anlam katıyor özünde. Onun tüm  özelliklerinin kesişim noktasında insanları bir araya getiriyor olması, "birleştirici"  gücü yatıyor. 2017 yılı Cannes Film Festivali'ne dönelim mesela. Kidman, her  18 ayda bir, kadın yönetmenle çalışacağını söylemişti. Ve şimdi Kidman,  Sofia Coppola,Jane Campion, Andrea Arnold, Karyn Kusama ve Kim  Gehrig'i yoldaşları olarak gördüğünü  söylüyor. Bir insanı tanımak için söylediklerine değil yaptıklarına bakmak  gerekiyor. Kadın davalarını desteklemek için milyonlar toplamak, yardım  derneklerine yüklü miktarda para bağışlamak ya da pandemide yaptığı gibi durumdan  olumsuz etkilenen sinema salonlarına seyirci çekmek için AMC'nin dev reklam  kampanyasında rol almak... Bu arada o kısacık reklam filminin Eylül 2021'de  yayınlandığı andan itibaren büyük ilgi gördüğünü ve nihayetinde  Sotheby's'in, bir süre önce kampanyada giydiği ince çizgili Michael Kors  takımı açık artırmayla 9,525 dolara sattığını da dipnot düşelim. Zarafetin  başarıyla bir ilgisi yok gibi görünse de, dünya hala Nicole gibi zarif ve  duyarlı insanların hatırına dönüyor olabilir mi? Özellikle de kadınlar ile  yaratmış olduğu çember onun için gerçekten özel ve anlamlı; "Kız kardeşimle, kızlarımla, yeğenlerimle, teyzelerimle çok yakın bir ilişkim var. Onların bakış açılarını duymak hoşuma gidiyor. Kadınlarla birlikte olmak benim için çok güçlü bir koruma alanı."</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/gettyimages51893595-1809202407cac859.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/gettyimages215753093-18092024b9ee4101.jpg"/><h3>Nicole Kidman'ın The Perfect Couple" Hikayesi</h3><p>Avustralyalı olduğunu her fırsatta dile getirerek bununla gurur  duyan Kidman, Hawaii doğumlu olarak Sydney'in kuzey kıyısında büyümüş.  Üzerindeki Avustralyalı gömleğini ise hiç çıkarmadı; bunu her fırsatta  dile getirmekten de çekinmiyor. Aldığı "Ömür boyu yaşam ödülü" de ilk  kez bir Avustralyalıya verildi. Hollywood kariyeri boyunca köklerini  bastırarak konuştuğu zamanlara çok rastladık. Gerçek bir peri kızı masalı kahramanı olarak ilk çıktığı yıllarını hatırlıyor musunuz? Hollywood'da kızıl saçlarıyla, upuzun boyu, mavi gözleri ve beyaz teniyle oyunculuğun en yakıştığı isimlerden biriydi... Kariyerinin başlamasının üzerinden 40 yılı aşkın zaman geçmiş... Ve bugün artık yapımcı olarak da karşımızda. Hollywood'da 50 yaşını aşan ve hala üreten kadın sayısı parmakla gösterilecek kadar azken Nicole Kidman başarıdan başarıya koşuyor. Zaten bir dönem 40 yaşını aşan kadınların sektörde iş yapamıyor olması üzerine açıklamalarıyla gündeme gelmişti ama kendisi çok net olarak bu çizgiyi aşmayı başardı. Belki de yapımcı kimliği kazanması da bu fikrin yan etkisi olarak tezahür etti. 2010 yılında kurduğu Blossom Film yapım şirketi ve yapımcı kimliği ile pek çok dizi ve filme imza atması, yaratmaya farklı açıdan da devam etme çabası, hem üretkenlikten hem de sektöre karşı güzel bir B planı oluyor elbette... "Expat" ve "Holland, Michigan"ın ardından şu sıralar gündemde olan "The Perfect Couple"ın prodüksiyonuyla uğraşması, onun kişilik kodlarına işlemiş özellikleri belli ki! Konu yaş olduğunda geçtiğimiz günlerde bir röportajında Taylor Swift'in 33 yaşında ve yükselişin zirvesinde olmasına değinirken, kendisinin sesinin de büyüsüne kapıldığımız "Moulin Rouge" filmini 33 yaşında çektiğini ve 33'ün aslında "başladığın yaş" olduğunu söylemesi de yaş ilerledikçe hayat başlıyor mesajıydı bir nevi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/gettyimages748724-180920244e22eeef.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/gettyimages130259162-180920244eb9dd2a.jpg"/><h3>Nicole Kidman ve Tom Cruise Arasındaki İlişki</h3><p>Kidman elbette hep hayranlıkla izlenmedi, beğeneni kadar  beğenmeyeni ve spekülatif söylemlerle itham edildiği de oldu. Tom Cruise  ile evlat edindiği iki çocuğu ile görüşmüyor olmasından Keith Urban'dan  olan çocuğunun taşıyıcı anneden olmasına kadar anneliği, dergi kapaklarında  yer aldığı zaman uygulanan photoshop'lardan yaptırdığı estetiklerin aşırı  olmasına kadar fiziği ya da rol aldığı filmlerde canlandırdığı karakterleri  tartışma konusu olmayı başardı. Ödülü almış olmasına rağmen "Babygirl"  filmi de eleştiri oklarından nasibini aldı. Ne de olsa ne kadar göz  önündeysen insanlar o kadar yorum yapma hakkı görüyor kendinde. Oysa Kidman  "Geride ne bırakıyorsunuz?" diye sorarak yaşayanlardan. Dünyada bir fark  yaratmaya çalışanlardan. Hayatta bir amacı olması gerektiğine inananlardan.  Gezegen için savaşanlardan... En önemlisi de her adımıyla insanları  birleştirme çabasını koruyanlardan. İnsan olmanın ne demek olduğunu sanatsal olarak keşfetmekle uğraşanlardan... Nice ödül dolu, mutlu günlere Nicole Kidman! </p><p class="MsoNormal"><b>Fotoğraflar: </b> Getty Images Türkiye, Shutterstock </p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/foto-galeri/gecmisten-gunumuze-nicole-kidmanin-guzellik-evrimi-1083629" class="related-news galeri"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/02/gecmisten-gunumuze-nicole-414_2-52.jpg"/></div><div class="margin-right-md"><svg width="24" height="22" viewBox="0 0 24 22" fill="none" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path fill-rule="evenodd" clip-rule="evenodd" d="M23.7033 3.15576C23.4972 2.87491 23.1788 2.69803 22.8315 2.67138L5.233 0.637083C4.8899 0.608351 4.5475 0.699629 4.26431 0.89543C4.0135 1.11323 3.84297 1.40886 3.77993 1.73501L3.48932 4.25369H18.9243C20.3959 4.28706 21.5858 5.46275 21.6367 6.93381V18.3324C21.6367 18.3008 21.7063 18.2692 21.7924 18.2301C21.8824 18.1892 21.9905 18.14 22.0565 18.074C22.3239 17.8641 22.4789 17.5421 22.4763 17.2022L23.9939 4.09219C24.0275 3.75355 23.9227 3.41578 23.7033 3.15576ZM13.5963 10.292C13.5963 11.0767 12.9602 11.7128 12.1755 11.7128C11.3908 11.7128 10.7547 11.0767 10.7547 10.292C10.7547 9.50731 11.3908 8.87118 12.1755 8.87118C12.9602 8.87118 13.5963 9.50731 13.5963 10.292ZM10.5287 17.2668C11.0632 17.7156 11.736 17.9664 12.4339 17.9772C12.9795 17.9839 13.5161 17.8385 13.9838 17.5574L20.3451 13.8762V20.1406C20.3451 20.851 19.6347 21.3676 18.9243 21.3676H1.1967C1.18535 21.368 1.174 21.3681 1.16265 21.3681C1.14091 21.3682 1.11918 21.3676 1.0975 21.3663C0.456502 21.3304 -0.034053 20.7816 0.00191956 20.1406V17.7511L5.00694 14.07C5.6082 13.6084 6.45512 13.6494 7.00897 14.1669L10.5287 17.2668ZM1.19673 5.54526H18.9243C19.6833 5.57672 20.2962 6.17569 20.345 6.93374V12.3585L13.3057 16.4595C12.7012 16.8176 11.9362 16.7527 11.4005 16.298L7.84858 13.1981C6.84312 12.3015 5.3463 12.2341 4.26431 13.0367L0.00195007 16.1366V6.93374C0.00195007 6.22334 0.486325 5.54526 1.19673 5.54526ZM9.4631 10.2919C9.4631 11.79 10.6775 13.0044 12.1755 13.0044C13.6736 13.0044 14.888 11.79 14.888 10.2919C14.888 8.79387 13.6735 7.5795 12.1755 7.5795C10.6775 7.5795 9.4631 8.79393 9.4631 10.2919Z" fill="#E60000"/></svg></div><h3>Geçmişten Günümüze: Nicole Kidman</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/hollywood/nicole-kidmandan-rihannaya-dek-hollywood-gundeminin-one-cikanlari-1083620" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/31/nicole-kidmandan-rihannay-737_2-52.jpg"/></div><h3>Nicole Kidman'dan Rihanna'ya dek Hollywood Gündeminin Öne Çıkanları</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/sanat/nicole-kidmanin-en-iyi-dizi-ve-filmleri-1081574" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2023/06/08/nicole-kidmanin-en-iyi-di-666_2-52.jpg"/></div><h3>Nicole Kidman'ın En İyi Dizi ve Filmleri</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/roportajlar/nicole-kidmanin-oyunculuk-kariyeri-hakkinda-bilmeniz-gerekenler-1083789</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/18/nicole-kidmanin-oyunculuk-740_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083785</guid><pubDate>Mon, 16 Sep 2024 12:22:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Tuba Ünsal ve Burcu Baldouf İle "İyileşme Yolculuğu"]]></title><description><![CDATA[İnsanlar değişir mi? "Benim hayatım Burcu ile çok güzel değişmeye başladı" diyen Tuba Ünsal; aşk acısından hastalıkları iyileştirmeye uzanan bir rotada "enerji"siyle yıllardır kendisine dokunan Burcu Baldauf ile derin bir sohbete daldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Burcu ile yollarımız dört sene önce  kesişti. Aşk acısı çekiyordum. Bir arkadaşım, kolumdan tuttuğu gibi  Burcu'nun yanına götürdü ve dedi ki, "Sana iyi gelecek bir arkadaşım  var, birlikte çalışabilirsiniz!" "İnsanlar değişir mi?" hep  bir soru işaretidir ya, insanlar elbette değişir, insanlar niyet ettiğinde  çok da güzel değişir. Benim hayatım da Burcu ile değişmeye başladı. ALEM  sayesinde bunu herkese anlatmak ve herkesle paylaşmak istedim. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/16/burcuu1-16092024e775ab46.jpg"/><h3>Tuba Ünsal: Burcu, seni tanımayanlar  için önce biraz kendinden bahsedebilir misin? </h3><p>2003 yılında Hindistan'a gittim. Uzun  zamandır bir arayışım vardı; birçok düşünce biçimi, felsefe... Fakat hepsini bir noktada  buluşturamıyordum. Hindistan'a gittiğimde orada hocam Patrick San Francesco  ile tanıştım, önce hastası olarak başladım, birkaç ay sonra bana  "Öğrencim ol, gel aynı zamanda asistanlığımı yap" dedi. Nitekim bir yola  girdik. 15 sene kadar sürdü Hindistan maceram. Son 5-6 senedir de  Türkiye'deyim. </span></p><h3><strong style="">Tuba Ünsal: </strong><b>Peki healing'in sence tanımı nedir?  İnsanlar merak ediyor; reiki mi bu, nedir, nasıl bir enerji kanalı? Kısaca  anlatır mısın? </b></h3><p>Öncelikle bizde bir laf vardır, şifa  Allah'tan derler. Çok doğru. Biz healer olarak geçsek de aslında değiliz,  biz sadece aracıyız. Bunu veren enerjiye aracılık ediyoruz. Hangi enerji  dedikleri zaman, evreni yaratan bir tane enerji var zaten; kaynak dediğimiz.  Direkt oraya bağlanıyorsunuz. Oradaki enerjiyi bir kısım büküyorsunuz,  şekillendiriyorsunuz... Nerede, nasıl yapılması, kullanılması gerekiyorsa,  zaten enerji her şeyi yapıyor. "Enerji ile iyileşme" diyebiliriz.  Bir sürü isim, bir sürü teknik var ama benim çalıştığım yöntem enerjiyi  yüklü miktarda alıp, büküp, karşı tarafa vermek... </p><h3><strong style="">Tuba Ünsal: </strong><b>Aslında basitçe anlatıyorsun ama o kadar  da basit değil. İnsanların "Bu bir placebo etkisi de olabilir Tuba" dediği şeyin  ötesinde bir durum. İnsanlar acı çekiyorlar şu anda, görüyoruz. Ben bu  konuyla ilgili sana ne rica etsem, "Barınaklardaki köpeklere gidelim", "Evime  bir usta geldi, çok kötü beli ağrıyordu, onunla bir çalışma yapabilir  misin?" gibi; beni hiç geri çevirmedin. Benim için kıstas; işin ticaretini  nasıl yapıyor insanlar? Bu işe gönül veren insanların kendi hayatı, kendi  durumu nasıl? </b></h3><p>Ama zaten öyle bir şey bu. O gün çok  fazla insana dokunamadıysam, gerçekten çok mutsuz oluyorum, vicdan azabı  yaşıyorum. Aracılık yaptığım zaman gerçekten kendi varlığımı doldurduğumu,  burada olmama gerçek bir anlam kattığımı hissediyorum. </p><h3><strong style="">Tuba Ünsal: </strong><b>S&#807;imdi biraz spesifik konular üzerinden  gidelim. Aşk acısıyla ilgili insanların ruhlarının iyileşmesi için senin  yolculuğunda neler var mesela? </b></h3><p>Bir kere elimizdeki durumun ne olduğunu,  olduğu gibi anlamamız lazım. Aşkın aslında acısı yoktur, eğer aşk acısı  çekiyorsanız onun altında başka şeyler vardır. Obsesyon vardır, korku  vardır, belki bazı beklentiler vardır... Fakat biz gerçekliği olduğu gibi  göremediğimiz için, onu düzeltemiyoruz da. Halbuki hiçbir acı üç günden  fazla sürmez. Onun altında hep kavgalar var. </p><h3><strong style="">Tuba Ünsal: </strong><b>Aşk için ölmeli aşk  o zaman aşk! Ben ne zaman bu konudan bahsetsem, "Bak, Sezen ne güzel  demiş" diyorsun... </b></h3><p>Burada benim demek  istediğim, bahsettiğim aşk şu; ben bazı beden üstü deneyimler yaşadım ve  kalp gözü açılması denilen deneyimde, çocukluğumdan beri neden hep bir  erkeğe aşık olma ihtiyacı içindeydim onu anladım. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/16/tuuba1-1609202438122e48.jpg"/><h3><strong style="">Tuba Ünsal: </strong><b>Evet, biliyorsun benim dört sene önceki  niyetim, dünyevi aşktan kurtulup ilahi aşka yaklaşmaktı. O gönül gözü  açıklığı dediğimiz hale, uyandığımız andaki hayatımızı pırıl pırıl yapan  hisse, "oh" hissine ulaşmak... Gönül gözünün açılması için  insanların nasıl bir sürece girmeleri gerekiyor peki? </b></h3><p>Bir kere bir gömlek çıkarıp yenisini giymek  gibi bir şey değil bu. Bir süreç, bir yol. Sen bunu yeter ki iste, evren  sana her şekilde yardım eder, "tailor made" çünkü, herkese özel  bir yol bu. Herkesin ihtiyacı da farklı. Sen gerçekten "Ben sevmek istiyorum"  dediğin zaman, "Rabbim ben bir şekilde sana gelmek, bütünleşmek istiyorum"  dediğinde evren her türlü sana hizmet ediyor zaten. Ben o anı yaşadığımda, niye hep bir erkeğe aşık olmak istiyorum, onu anlamıştım; çünkü ona çok  yakın bir duyguymuş... Bunu bir kere deneyimledikten sonra, bu yoldan çıkman  da mümkün değil, o insani duyguları bir daha istemiyorsun. O huzuru, o  neşeyi, o teslimiyeti, oradaki kaygısızlığı... Çocuk gibi olmak yeniden...  Küçük çocuklar bahçede oynarken çok mutlular, çünkü kaygıları yok.  Çünkü güveniyorlar; annem evde, babam evde, yemeğim de olacak, arkamda  birisi var. Biz bunu biraz büyüdüğümüz zaman Rab ile yaşayamıyoruz,  hepimiz evet Allah'a inanıyoruz, hepimizin bir dini var ama ne kadar gerçek  bu? Sen ne kadar teslimsin evrene? Gerçekten ne kadar açıksın karşına  gelenlere, sana sunulanlara? O teslimiyet olduktan sonra zaten rahatlıyorsun. Çünkü  o bir şeyleri kontrol etmeye çalışma hissi, o ego, bizi en çok yıpratan  şey. İşin kötüsü de bir şeyi kontrol edemiyoruz. Sonuçta her şey  dönüyor, dolaşıyor, olacağına varıyor. İlişkideki aşk acısı da öyle bir  şey, dediğim gibi üç günden fazla sürüyorsa onun altında bambaşka  şeyler vardır. Fakat insanlık olarak birçok şeyi normalleştirdik. Obsesif  Kompulsif Bozukluk denilen hastalığı aşkla karıştırır olduk mesela.  Normalleştirdiğimiz şeylerin üzerine çıktığımız zaman, zaten hayat çok  güzel. Hiç unutmuyorum, bir gün klinikte Patrick'in kapısının önündeyim.  Büyük oğlum da epey hareketli bir çocuktu. Bebekler görüyorum, koyduğun  yerde duruyor. "Benim çocuğum neden bu kadar yaramaz" diye  düşünüyorum... Derken bir hasta geldi, çocuğun kafası büyüyor sürekli  ve çocuk annenin kucağında hep, kıpırdayamıyor. "Allah'ım çok  teşekkür ederim, sağlıklı bir çocuğum var ve yaramaz, her yerde  kıpırdıyor" diye düşündüm o an. Biz sadece "Niye bu yok" dediğimiz  için "Ama bu da var"ı unutuyoruz. Kıymetini bilmediğimiz zaman anlamı olmaz,  o yüzden güzeldir bazen bazı şeyleri kaybetmek. Ben mesela çok mutlu  oluyorum, arada hasta olduğum zaman. Çünkü sağlıklıyım, bunu  görüyorum... Her gün böyle yaşayan insanlar var. O yüzden şükürler  olsun olana. Ve olanın kıymetini bildiren olmayana daha çok şükürler olsun.  </span></p><h3><strong style="">Tuba Ünsal: </strong><b>Daha iyi bir hayat  yaşamak için insanların bugün değişime girip başlatacakları ilk şey ne  olmalı?</b></h3><p>Biz insanoğlu olarak  her şeyi maddeye bağlamış durumdayız. Benim tecrübelerim gösterdi ki çok  fazla maddi imkanlara sahip olan insanlar mutlu değiller, huzurlu değiller.  Oradan bir çıkmak lazım, oturduğun yerin tadını çıkarabilmek lazım. Biraz  teslim olabilmek, yanlış şeylerde aramamak belki... O egoyu tanıyıp biraz  uzaklaşmak... İnsanoğlu olarak beynimiz negatife programlanmış durumda. Bir  beş dakika bulaşık yıkayacak olsanız, otomobil kullanacak olsanız, yoga  yapacak olsanız aklınız başlıyor düşünmeye. Ben bunu ilk fark ettiğinde  çok şaşırmıştım, niye her boşluğumda kavgaya gidiyor aklım? Niye  teşekkür etmiyorum? Patrick'e sormuştum, "Hocam galiba ben adam  olamayacağım, aklımı her saldığımda negatife gidiyor" diye, "Merak etme  sadece senin değil herkesin fikri öyle" demişti. Ne yapacağız peki? Yeniden  fikrini, bakış açını değiştireceksin. Dolu tarafından, boş tarafından  bakmak değil mevzu... "Çok pozitif bir insansın" diyorlar bana, asla pozitif  bir insan değilim, çok nötrüm. Nötr olduğum noktada beni mutlu edecek o  kadar çok şey var ki, pozitif olmaya ihtiyacım yok. Bir kere yataktan  kalkabildim... Kalkabilince ayağımın üzerine basabildim... Bugün kaç kişi  bunu yapamıyor biliyor musun Tuba? </p><h3><strong style="">Tuba Ünsal: </strong><b>Bu dediğin çok önemli  ancak normal ruh halini buna çevirebilmek çok da kolay değil, süreç  istiyor değil mi? </b></h3><p>Sen bunu istemedikçe bunu senin için yapacak  bir olgu yok. Önce neyin değişmesini istiyorsun ona bakmalı. Diyelim ki  ayağım acıyor, bakıyorum ayakkabım küçük geldi, çıkarınca ayağım  rahatlayacak... Problemin ne olduğunu fark edip çok objektif biçimde  "Problemim bu" deyip onun üzerinde çalışmak lazım. "Ah ben zavallıyım,  herkes de bana bunu yaptı, annem de böyle yaptı, babam da böyle yaptı,  çocukluk travmalarım da var" diyen biri de olabilirsiniz ama öyle olduğunuz müddetçe o negatif  alanda mutsuz kalırsınız. Ben yaptım mesela onu bir dönem, baktım bana  yaramadı. O mutsuzluğu denedim yani. Bu, üstünüze aldığınız bir rol.  Çoğumuz o şekilde dikkat çekmeyi öğrendik. Çocukken mutlu, neşeli  olduğumuzda hoplayıp zıplarken, "Sus, otur, sessiz ol" dendi, ayağımızı  vurduğumuzda tüm aile "Ay iyi misin?" yaptı. Biz bu sefer, mutsuz olursak  sevgi ve ilgi göreceğimizi öğrendik. S&#807;imdi hep ayağımızı vuruyoruz belki,  ama öyle bir dünya yok. Benim çocukluk travmalarım var deyip diğer  insanlara eziyet etmenin çok kibar bir yolu bu ama öyle bir şey yok. Evrende  ne yaparsak, ne ekersek enerjetik olarak söyleyeyim kesinlikle bize geri  geliyor, gelmemesi mümkün değil. İkincisi, insanlara acı vermek, eziyet  etmek gerçekten ruhumuza mutluluk vermiyor. Ama ne zaman bir canlıyı mutlu  edersek; bu insan olabilir, kuş olabilir, çiçek-böcek olabilir, işte o  zaman ruhumuz gerçekten tatmin oluyor. Gerçek huzur, gerçek mutluluk,  gerçek tatmin o zaman... Ruhunu beslediğin zaman. </span></p><h3><strong style="">Tuba Ünsal: </strong><b>Ben önce yaşadığım aşk acısıyla kapıyı  çaldım, ondan sonra kendi genetik hastalığım üzerine çalışmaya cesaret  ettim, üç senedir bunun üzerine çalışıyoruz. Sence hastalıkların  bilinçaltı nedenleri var mı? Biz neden hastalanıyoruz ve çözümü insanın  kendisinde olabilir mi? </b></h3><p>Tabii ki kendisinde. Bir enerji vücudumuz  var, onun materyalize olmuş hali de fiziksel vücudumuz. Yani bedenimizde ne  olmuşsa, bu önce ruhumuzda oluyor, sonra bedenselleşiyor. Bunu en güzel  anlatan Kirlian fotoğrafçılığı mesela. Auranın resmini çekiyor ve  halihazırda olmamış hastalıkları bile günler öncesinde görüntüleyebiliyor.  Bu da bize şunu ispat ediyor; bir ruh beden var, o ruh bedende biriken negatif  enerji bloklarını fiziksel bedende de aynı bölgelerde görüyorsun; hastalık  olarak meydana geliyor. Dolayısıyla biriktirdiğimiz negatif enerji bizi hasta  ediyor. Bunu kendi kendimize çalışabilir miyiz, tabii ki. En önemli şey bakış açımızı değiştirmek. Çok fazla negatif  düşünmediğin zaman, vücuduna her anlamda negatif yüklemediğin zaman,  kendini bu deneyimi yaşamak üzere özgür bıraktığın zaman, kendini kabul  ettiğin zaman, "ben bir ruhum, ruh olmak zaten muazzam bir şey, ama şu an  insan olma tecrübesi yaşıyorum, bakayım nasıl bir şeymiş" diye seyirci  olduğun zaman; vücut ya hastalanmıyor ya da daha çabuk toparlıyor.  Negatiften uzak durdukça; öfke, nefret, stres, kıskançlık, bütün bu  negatif alanlardan uzak durdukça kaza da olmuyor, hasta da olmuyorsun, olduğun  zaman ayağın kayıp yere düşsen de altında bir minder oluyor, bir şekilde  evren seni havalarda gezdiriyor. </span></p><h3><strong style="">Tuba Ünsal: </strong><b>Ben acı çeken ya da  değişime </b><b style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">karşı duran arkadaşlarıma şunu söylüyorum hep; biz bu dünyaya acı  çekmeye gelmedik. Bir şeyleri yoluna koyup hayatı anlayabilmek önemli olan  değil mi?</b></h3><p>Baktığın zaman bütün düşünce sistemleri  ve felsefeler aynı şeyleri söylüyor; kimseye zarar verme, kimseyi acıtma;  "Mutlu ol ve mutlu et!" Bu kavramda devam ettiğin zaman her şey yolunda  gidiyor. Daha önce yolunda gitmiyor zannettiğin şeylerin aslında ne kadar  yolunda gittiğini görüyorsun. Eskiden bana verilen şeye teşekkür edip  verilmeyen için üzülürken, şimdi verilene bir kere teşekkür ederim  diyorum verilmeyene üç kere teşekkür ediyorum. Biz insanlar olarak  şizofrenik bir durum yaşıyor ve hayat bize karşı sanıyoruz; oysa evren  gerçekten bizimle ve her zaman bize hizmette... Bizden tek istediği ise daha  büyümemiz, daha olgunlaşmamız, iyi anlamda yol kat etmemiz. </p><p><strong><b>Röportaj:</b> Tuba ÜNSAL </strong><strong style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">Fotoğraflar: Ertan DEMİRBİLEK </strong><strong style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">Saç: Erdem GÜL </strong><strong style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">Makyaj: Gizem ERGİN </strong></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/tuba-unsal-ve-burcu-baldouf-ile-iyilesme-yolculugu-1083785</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/16/tuba-unsal-ve-burcu-baldo-246_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083777</guid><pubDate>Wed, 11 Sep 2024 16:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Odunpazarı Modern Müze 5. Yıl Daveti]]></title><description><![CDATA[Koleksiyoner iş insanı Erol Tabanca'nın Eskişehir'e kazandırdığı OMM-Odunpazarı Modern Müze, beşinci yılını “Ehlikeyif” sergisinin açılışıyla kutladı. Koleksiyonerler ve sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği açılışta Erol Tabanca, hayallerini gerçekleştirmenin mutluluğunu davetlilerle paylaştı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/odunpazari-modern-muze-5-yil-daveti-1083777</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/11/odunpazari-modern-muze-5--688_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083776</guid><pubDate>Wed, 11 Sep 2024 15:57:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sephora'dan Charlotte Tilbury Beauty Lansmanı]]></title><description><![CDATA[Charlotte Tilbury Beauty, Sephora Türkiye ile Çubuklu 29'da gerçekleşen keyifli bir davetle Türkiye lansmanını kutladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sephoradan-charlotte-tilbury-beauty-lansmani-1083776</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/11/sephoradan-charlotte-tilb-950_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083775</guid><pubDate>Wed, 11 Sep 2024 15:46:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Peugeot Yeni 3008 Türkiye'de]]></title><description><![CDATA[Peugeot, Antalya'da düzenlediği lansman ile yeni 3008 modellerini Türkiye'deki otomobil tutkunlarının beğenisine sundu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/peugeot-yeni-3008-turkiyede-1083775</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/11/peugeot-yeni-3008-turkiye-213_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083774</guid><pubDate>Wed, 11 Sep 2024 15:23:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum'da Işıldayan Mücevherler]]></title><description><![CDATA[Güneşin sıcaklığından ve okyanusların derinliğinden ilham alan mücevher koleksiyonu Bodrum'da düzenlenen bir davetle tanıtıldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrumda-isildayan-mucevherler-1083774</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/11/bodrumda-isildayan-mucevh-663_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083772</guid><pubDate>Wed, 11 Sep 2024 15:11:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İstanbul Challenger 76. TED Open Uluslararası Tenis Turnuvası Tamamlandı]]></title><description><![CDATA[İstanbul Challenger 76. TED Open Uluslararası Tenis Turnuvası'nda heyecanlı bir rekabet yaşandı. Turnuvanın şampiyonu Damir Dzumhur, ödülünü QNB Finansbank Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aras'ın elinden aldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/istanbul-challenger-76-ted-open-uluslararasi-tenis-turnuvasi-tamamlandi-1083772</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/11/istanbul-challenger-76-te-248_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083771</guid><pubDate>Wed, 11 Sep 2024 14:56:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İngiliz Ticaret Odası Yaz Sonu Partisi]]></title><description><![CDATA[Rahmi Koç Müzesi'nde, İngiliz Ticaret Odası Türkiye tarafından düzenlenen Yaz Sonu Partisi, iş dünyası ve diplomatik çevreleri bir araya getirdi. Rahmi Koç geceye onur konuğu olarak katıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ingiliz-ticaret-odasi-yaz-sonu-partisi-1083771</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/11/ingiliz-ticaret-odasi-yaz-461_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083770</guid><pubDate>Wed, 11 Sep 2024 14:40:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Güneş Çağlarcan Solo Sergi Açılışı]]></title><description><![CDATA[Yeni sanat sezonunun ilk sergisi, multidisipliner sanatçı Güneş Çağlarcan'ın yakın dönem eserlerinden oluşan “Emotions” sanatseverlerle buluştu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/gunes-caglarcan-solo-sergi-acilisi-1083770</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/11/gunes-caglarcan-solo-serg-604_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083769</guid><pubDate>Wed, 11 Sep 2024 14:31:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Güneş Çağlarcan Solo Sergi Açılışı]]></title><description><![CDATA[Yeni sanat sezonunun ilk sergisi, multidisipliner sanatçı Güneş Çağlarcan'ın yakın dönem eserlerinden oluşan “Emotions” sanatseverlerle buluştu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/gunes-caglarcan-solo-sergi-acilisi-1083769</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/11/gunes-caglarcan-solo-serg-860_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083766</guid><pubDate>Wed, 11 Sep 2024 13:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Volkswagen Golf'ün 50. Yılı Kutlaması]]></title><description><![CDATA[Volkswagen'ın ikonik modeli Golf, 50'nci yılını uluslararası bir organizasyonla Türkiye'de kutladı. Etkinlikte özel tasarlanan sıcak hava balonu, Kapadokya semalarında süzüldü.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/volkswagen-golfun-50-yili-kutlamasi-1083766</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/11/volkswagen-golfun-50-yili-924_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083757</guid><pubDate>Mon, 09 Sep 2024 14:54:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum Günlüğü: Suzan Sabancı, Alara, Fatoş Mildon, Caroline Koç]]></title><description><![CDATA[Bodrum'un nabzını tutmaya devam ediyorum. Ünlü isimlerin Bodrum günleri renkli karelerle objektiflerimize yansıdı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrum-gunlugu-suzan-sabanci-alara-fatos-mildon-caroline-koc-1083757</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/09/bodrum-gunlugu-suzan-saba-258_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083754</guid><pubDate>Fri, 06 Sep 2024 18:01:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Gred'ten Bodrum Hakkasan'da Davet]]></title><description><![CDATA[Uluslar arası gayrimenkul şirketi markası Gred'in, Bodrum Hakkasan'da düzenlediği gecede Londralı sanatçı Gena West'in sahne aldı. Davette, emlak şirketinin yeni projeleri davetlilere tanıtıldı.   ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/gredten-bodrum-hakkasanda-davet-1083754</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/06/gredten-bodrum-hakkasanda-730_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083753</guid><pubDate>Fri, 06 Sep 2024 17:14:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Aslı Gümüşel'den Magic Market Etkinliği]]></title><description><![CDATA[Boğaz'da düzenlenen ve seçkin markaları bir araya getiren alışveriş etkinliğine Aslı Gümüşel ev sahipliği yaptı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/asli-gumuselden-magic-market-etkinligi-1083753</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/06/asli-gumuselden-magic-mar-121_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083752</guid><pubDate>Fri, 06 Sep 2024 16:36:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Koton ve Zeynep Bastık'tan Özel Koleksiyon Tanıtımı]]></title><description><![CDATA[Koton'un, Zeynep Bastık ile iş birliğiyle oluşturduğu özel koleksiyonu, Tersane İstanbul'da düzenlenen görkemli bir lansman ile tanıtıldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/koton-ve-zeynep-bastiktan-ozel-koleksiyon-tanitimi-1083752</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/06/koton-ve-zeynep-bastiktan-246_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083751</guid><pubDate>Fri, 06 Sep 2024 16:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İstanbul Modern'de Japon Sanatı]]></title><description><![CDATA[Japon sanatçı Chiharu Shiota; İstanbul Modern'e özel hazırladığı büyük ölçekli yerleştirmesiyle sanatseverlerle buluştu. Serginin açılışına Oya Eczacıbaşı ev sahipliği yaptı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/istanbul-modernde-japon-sanati-1083751</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/06/istanbul-modernde-japon-s-329_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083744</guid><pubDate>Thu, 05 Sep 2024 13:33:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Eylül Ayı Burç Yorumları]]></title><description><![CDATA[Eylül ayında burcunuzda hangi gelişmeler görünüyor? Ünlü Astroloji yazarı Filiz Özkol Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık burçlarını neler bekliyor, detaylı olarak anlattı. 2024 Eylül ayında aile, aşk, iş ve günlük hayatlarında neler yaşanacak? Eylül 2024 aylık burç yorumlarına göz atıyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Eylül ayında  burcunuzda hangi gelişmeler görünüyor? Ünlü Astroloji yazarı Filiz Özkol Koç,  Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık  burçlarını neler bekliyor, detaylı olarak anlattı. 2024 Eylül ayında aile, aşk,  iş ve günlük hayatlarında neler yaşanacak? Eylül 2024 aylık burç yorumlarına  göz atıyoruz.</p><h2>Eylül  2024 Aylık Burç Yorumları Neler Söylüyor?</h2><p>Astroloji  yazarı Filiz Özkol tarafından kaleme alınan ağustos ayı burç yorumlarında,  ilişki, sağlık, aşk, para, iş, eğitim durumunuz ile ilgili ağustos ayı burç  yorumları; koç burcu, boğa burcu, ikizler burcu, yengeç burcu, aslan burcu,  başak burcu, terazi burcu, akrep burcu, yay burcu, oğlak burcu, kova burcu ve  balık burcu 2024 Eylül Ayı Burç yorumları...</p><h2><strong>Eylül 2024'te Burçları Neler Bekliyor?</strong></h2><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/05/59-050920242352103b.jpg"/><h3><b>Koç Burcu &#8211; Eylül 2024 Aylık Burç Yorumu</b></h3><p>Bazılarınız aşk ve dostluk duygularını karmaşık bir  şekilde sergilediği için karşısındaki kişinin duygularında karışıklığa neden  olabilir. Fakat kıskançlık duygularınızın da sizi saracağını düşünerek, bu tür  zararlı takıntılardan kendinizi korumaya çalışmalısınız. 18 Eylül'de Balık  burcunda ay tutulması gerçekleşiyor. Mars gezegeni de Yengeç burcunda  ilerliyor. Karşı cins üzerinde etkinizin fazla olduğu bir döneme gireceksiniz.  Kendinizden emin tavırlarınızla onları etkilemeye başlayacaksınız. Enerjinizi  ve hırslarınızı arkadaşlarınızla birleştirirken, sert bir tutum yerine, uyum  içinde hareket etmelisiniz. Bazılarınız dostluklarını gözden geçirecek... Fikir  alışverişinde bulunacağınız topluluk ve arkadaş grupları içinde olmayı  arzulayacaksınız. Uranüs Boğa burcunda geri giderken yavaşlayan işleriniz  yüzünden yalnız kalma ihtiyacı hissedebilirsiniz. Gücünüzü ve hırslı  yönlerinizi törpülemeye ihtiyaç duyacak ve paylaşım konusunda gizliliği tercih  edeceksiniz. Seçim yaparken, bir hayli zorlanacaksınız. Yine bu dönem, uyumlu  ve güzel bir yapılanmayı özleseniz de her şeyin çok kolay gerçekleşmeyeceğini  de bilmelisiniz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/05/51-0509202467dab1cd.jpg"/><h3><b>Boğa Burcu &#8211; Eylül 2024 Aylık Burç Yorumu</b></h3><p>Aşk gezegeniniz Mars enerjinizi yükseltirken, geri giden  Uranüs yüzünden ilişkilerinizde sorun yaşayabilirsiniz.  Özellikle kendi sisteminizin üzerine çıkmak  istemiyor ve titiz bir yaklaşımla ilişkilerinizi gözlemliyorsunuz. Bazılarınız  ise karşılıksız duygular içinde olabilir ancak sevdiğiniz kişiyi uzaktan  düşünmek bile size yetecektir. Diplomatik tavırlarınızla çözemeyeceğiniz hiçbir  şey yok. Entelektüel yönlerinizi ortaya çıkaracak aktivitelerde, aynı meslekten  kişilerle aranızda duygusal bir çekim oluşabilir. Kariyerinizle ilgili duygu  değişimleri yaşarken, yaşama da daha duygusal bakacaksınız. Sizi ilgilendiren  konularda karizmatik çekim gücünüzü yoğun bir şekilde kullanabilirsiniz. 18  Eylül'de Balık burcunda bir tutulma var. Bu ay bir konuda yapacağınız sübjektif  değerlendirmelerinizle çevrenizi etkileyeceksiniz. Hareketli ve yerinde  duramayan kişiliğiniz; işinizle ilgili baş eğmek zorunda kaldığınız konularda  sizi gergin yapıyor. Birçok işi bir arada yapmaya kalkışmamalı ve çevrenize de  sorumluluk yüklemeyi öğrenmelisiniz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/05/511-050920243bb18632.jpg"/><h3><b>İkizler Burcu &#8211; Eylül 2024 Aylık Burç Yorumu</b></h3><p>Geri giden Uranüs gezegeni sizi eski dostlarınızla yeniden  bir araya getirecek. Çevrenizle iletişim konusunda yoğunluk yaşayacaksınız. 18  Eylül'de Balık burcunda bir ay tutulması gerçekleşiyor. Mars finans evinizde  ilerliyor. Duygu ve akıl karmaşası yaşayabilirsiniz. Değişik fırsatlardan  yararlanmanız ve pirim yapmanız için, uygun bir ay. Dostlarınız için kendinizi  ön plana çıkarabilirsiniz. Kendiniz kadar çevrenizi düşünmeniz tabii ki çok  güzel. Fakat zaman zaman aşırıya kaçabilir, sevdiklerinizin de harcamalarını  denetlemek isteyebilirsiniz. Sizi yanıltacak ilişkilerden kaçınmalısınız. İş  ilişkilerinizin bozulmasını istemiyorsunuz. Ölçülü davranışlarınız, ince  hesaplarınız ve samimi tavırlarınız sizi her konuda farklı kılıyor. Fikirleriniz,  planlarınız ve kendinizi ifade ediş şekliniz ön planda olacak. Günlük  yaşantınızı planlayarak hareket etmeniz, sizi yeni yaşantınıza hazırlayacak. Artık  disiplinli davranmayı yaşam biçimi haline getirmeyi başarabilirsiniz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/05/56-05092024d8de9b93.jpg"/><h3><b>Yengeç Burcu &#8211; Eylül 2024 Aylık Burç Yorumu</b></h3><p>Geri giden Plüton ve Uranüs gezegenleri partnerinizle  veya eşinizle aranızda problemlere neden olabilir ve sizi aşk hayatınızda kuşkuya  sürükleyebilir. Aileniz ve patronlarınız sizin hayatınıza müdahale edebilir.  Karşı cinsin ilgisiyle istemediğiniz aşklara da sürüklenebilirsiniz. Mars sizin  burcunuzda ilerliyor. 18 Eylül'de Balık burcunda bir ay tutulması  gerçekleşiyor. Bu ay bulunduğunuz şartları değiştirmek yerine çevresel  alışkanlıklara uyum göstermelisiniz. Aşkın size sunacağı dekorları ve doneleri  reddetmek istemeyeceğiniz bir dönem. Yine de sizi tehdit eden unsurları  unutmayın ve sosyal yaşantınızda bencilliğe dönüşen davranış biçimlerinin size  fırsat kaybettirebileceğini görmezden gelmeyin. Düşüncelerinizi  gerçekleştirirken, geçmişteki hataları yapmamalısınız. Fikirlerinizi  beğenmeyenlere karşı ani tepkiler vermeyin. Uyumlu ve güzel bir yapılanmayı  özleseniz de her şeyin çok kolay gerçekleşmeyeceğini de bilmelisiniz.  Kendinizde yetersiz gördüğünüz konuları tekrar ele alırken, daha disiplinli  olmak zorundasınız. Bazılarınız alıştıkları evden ayrılma veya iş değiştirme  planları yapabilir. Yine bazılarınız da eğitim ve öğretim için şehir  değiştirebilir ve taşınma sorunları yaşayabilir. Tüm bunlar siz de mutlu  olaylar zinciri başlatacak ve yoğun bir ay yaşamanıza neden olacak. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/05/53-05092024b067377c.jpg"/><h3><b>Aslan Burcu &#8211; Eylül 2024 Aylık Burç Yorumu</b></h3><p>Bu ay karşınıza birçok heyecan verici macera çıkacak  ve hayır diyemeyeceksiniz. Eğlence dünyasında yerinizi alırken, sosyal  ilişkilerinizi güçlü tutmanın zevkini yaşayacaksınız. Evliyseniz veya ciddi bir  partneriniz varsa, onunla güzel günler geçireceksiniz. 18 Eylül'deki Balık  burcundaki ay tutulması sayesinde, yollardan gelen eski dostlarla özlem gidereceksiniz.  Yine bu dönem, şirket içi aşkları da gündeme getirebilir. Birçoğunuz  beklediğiniz fırsatları yakalayacaksınız. Yapacağınız seyahatlerde bilginiz  artacak. Bu hafta seyahatlerle iş hayatınızı birlikte götüreceksiniz. Yurt  dışından gelen misafirlerinizi karşılayacak, onları ağırlayacak ve iş  yemeklerinde aynı zamanda eğlenceli vakit geçireceksiniz. Bu ay maddi konular  gündeme gelecek. Sevdiğiniz işi yaptığınız zaman daha başarılı olduğunuzu göreceksiniz.  Tartışmalarda üstünlük sağlayacak, karşı taraf üzerinde fikir hakimiyeti  sağlayacaksınız. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/05/55-05092024b95bb4d9.jpg"/><h3><b>Başak Burcu &#8211; Eylül 2024 Aylık Burç Yorumu</b></h3><p>18 Eylül'de karşıt  evinizde ay tutulması gerçekleşiyor. Aşk gezegeniniz Neptün ve Jüpiter'den  olumlu destek alıyorsunuz. Mars, aşk ve sosyal hayatınıza yenilikler sunuyor. Bu  dönemde yapmanız gereken tek şey, eski dostlarla bir araya gelmek ve  anılarınızı tazelemek. Hatta bazılarınız özlem dolu hisler içindesiniz. Nostaljik  olaylara daha fazla zaman ayırabilirsiniz. Bulunduğunuz şartları değiştirmek  yerine çevresel alışkanlıklara uyum göstermelisiniz. Bu ay dengelerinizi  korumak zorunda olduğunuzun farkında olarak, hedefleriniz doğrultusunda hareket  edeceksiniz. Ne istediğinizi biliyor ve çevrenizden etkilenmeden kişisel  hareket ediyorsunuz. Başkalarının değil, sizin ne istediğiniz ön planda  olacak... Başlangıçlar yaparken iyi düşünmelisiniz. İstekleriniz konusunda sabırlı  ve özverili davranmalısınız. Ayın ikinci yarısında finans temponuz artıyor.  Ayrıca bu ay iş toplantılarında ve aşk yaşamınızda fiziksel olarak görünür olmak  istiyorsunuz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/05/52-050920240b338376.jpg"/><h3><b>Terazi Burcu &#8211; Eylül 2024 Aylık Burç Yorumu</b></h3><p>18 Eylül'deki Balık  burcundaki ay tutulması sizin ruhsal evinizde gerçekleşiyor. Takıntılarınıza  dikkat etmelisiniz. Uyumlu ilişkiler sayesinde kendinizi mutlu hissedeceksiniz.  Mars, kariyer evinizde bulunurken toplumda dikkat çekici tavırlar sergileyeceksiniz.  Yine eski dost ve arkadaşlarınızla organizasyonlar yapabilirsiniz. Yaşamınızı  kolaylaştırıcı kişilerle birlikte olmak sizin de gururunuzu okşayacak.  Girdiğiniz topluluklarda doğal cazibenizi kullanacak ve isteklerinizi hızla  yaşama geçireceksiniz. Bu dönem özel ilişkiler konusunda çok dikkatli olmalı  tedbiri elden bırakmamalısınız. Bulunduğunuz şartları değiştirmek yerine  çevresel alışkanlıklara uyum göstermelisiniz. Yaptığınız işi severek yapacak,  enerjik ruh halinizi istediğiniz yönde kullanabileceksiniz. Kendinize  güvenmeniz sayesinde çok işler başaracaksınız. Yenilik yapmayı düşünmediğiniz  anda hazırlıksız bir şekilde gelen tekliflere karşı kafanız karışabilir. Hayır  demeden önce iyi düşünün çünkü siz çevrenizle bütünleşmeyi seviyor ve yaşantınızda  değişik insanlarla bir arada olmaktan hoşlanıyorsunuz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/05/510-0509202405fdd415.jpg"/><h3><b>Akrep Burcu &#8211; Eylül 2024 Aylık Burç Yorumu</b></h3><p>Karşıt burcunuzda  Uranüs geri hareketine başladı. Mücadele içinde olacaksınız. Karşınıza birçok  rakip çıkacak. Partnerinizle aranızda kıskançlık kavgaları olabilir. Bekar  olanlar, hayatlarının aşkını bulabilir. Yine bu dönem yanılgılar ve farklı  anlaşılmalar söz konusu. Siz ne kadar iyi niyetli olursanız olun;  ilişiklerinizde istemediğiniz durumlar ortaya çıkabilir. Eski bir aşkın yeniden  canlanması söz konusu. Katılacağınız toplantılarda parlak konuşmalarınızla  çevrenizi etkileyeceksiniz. Yakın çevrenizden biri size aşık olabilir. Bilinçaltınız  karışık. Mars, ruhsal evinizden geçerken size değişim fırsatı sunuyor. Kariyerinizle  ilgili sorunlar olabilir. 18 Eylül'deki Balık burcundaki tutulma aşk hayatınızı  canlandırıyor. Arkadaşlık duygularını, iş konusunda size beceri kazandıracak  kişilerde deneyimleyeceksiniz. Yaşamınızı kolaylaştırıcı kişilerle birlikte  olmak sizin yararınıza olacak. Paraya olan ilginiz artarken, para kazanma  konusunda iddialı bir tutum izleyeceksiniz. Sizin en büyük özelliğiniz; özgür  kaldığınız zaman yaşantınızı daha iyi kombine edebilmeniz. Bu durumlarda kendi  etki alanınızda çok daha başarılı oluyorsunuz. Eğitim ve öğretim konularında  istediğiniz bağlantıları yapabileceksiniz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/05/54-050920247fc79db6.jpg"/><h3><b>Yay Burcu &#8211; Eylül 2024 Aylık Burç Yorumu</b></h3><p>Uranüs sağlık ve çalışma evinizde geri  gidiyor. İş hayatınızdaki ilişkilere dikkat etmek zorundasınız. 18 Eylül'de Balık  burcunda ay tutulması gerçekleşiyor. Ailenizle ilgili problemleri çözme  zamanınız. Yengeç burcundaki Mars, yenilenme konusunda size ilginç bir enerji  verecek. Aşık olma isteğiniz yüzünden romantik günler yaşayacaksınız. Karşılaşacağınız  kişilerden olumlu etkileneceksiniz. Bu dönemde her zamankinden daha fazla cesur  olacaksınız. Risklere karşı tedbirli olmalısınız. Çünkü, karşı cins ile olan  ilişkilerinizde, ani gelişen duygularınız sizi yanıltabilir. Hedeflerinizde  mantığı ön plana alın ve kontrolünüzü kaybetmeyin. Bugünlerde sağduyuyu ve  sakinliği elden bırakmayın. Bu şekilde davrandığınızda ortaya çıkacak zor  pozisyonlardan başarı ile çıkacaksınız. Üst düzey çalışmak istiyorsunuz... Beklediğiniz  fırsatlar karşınıza çıkabilir. Karşılaştığınız kişilerin iç yüzünü görmek sizi  rahatsız edebilir. Fakat aldırmayın ve olayları kendi haline bırakın.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/05/512-050920242787acc4.jpg"/><h3><b>Oğlak Burcu &#8211; Eylül 2024 Aylık Burç Yorumu</b></h3><p>Uranüs geri giderken, ailenizin onay  vermediği biriyle romantik bir ilişki yaşayabilirsiniz. İş yeri, patron ve iş  veren aşklarına karşı tedbirli olmalısınız. Bazılarınız, uzun zamandır karar  vermeniz gereken evliliğe ilk adımını atarken, toplumda isim yapan bir kişiyle  birlikte olabilir. 18 Eylül'de iletişim evinizde gerçekleşecek olan, Balık  burcundaki ay tutulmasına dikkat edin. Ortak alanlarda karşılaşacağınız  kişilere de öyle. Aniden hayatınıza biri girebilir. Bu kişiyle ortak  aktivitelerde tanışacaksınız. Eğlenceli bir ortamda başlayan bir arkadaşlık,  daha sonra ciddi boyutlara ulaşabilir. İlişkilerinizde partnerinizin  olanaklarını kendi menfaatleriniz doğrultusunda kullanabilirsiniz. Yürümeyen ilişkiler  için fazla efor sarf etmeyin. Bazı konular canınızın sıkılmasına neden  olabilir. Kıskanç ve sahiplenici yönleriniz belirginleşiyor. Sevdiğiniz kişinin  her şeyinden kuşkulanabilirsiniz. Duygularınızın ön plana çıkacağı işler  peşindesiniz. Enerjiniz sizi her zaman en doğruya götürmeyebilir. Ailenizdeki  sorunları çözmeyi yeğlerken, iş temponuzu da düşürmemeye çalışacaksınız.  Çevrenizdeki şartları değiştirerek, kendi bildiğiniz yolda ilerliyorsunuz.  Hedeflerinizi gerçekleştirmek için doğru bir süre içinde olduğunu biliyorsunuz.  Fikirlerinizi benimsemeyen ve size destek vermeyen kişileri yaşantınızdan  uzaklaştırabilirsiniz. Mesleki konularda tatlı dilli ve politik davranmanın  avantajlarını göreceksiniz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/05/58-05092024e212d3cc.jpg"/><h3><b>Kova Burcu &#8211; Eylül 2024 Aylık Burç Yorumu</b></h3><p>Uranüs aile ve yuva evinizde geri  gittiği için ani kararlar vermemeli ve duygusal enerjinizi doğru  kullanmalısınız. Karşı cinsin ilgisiyle, istemediğiniz aşklara  sürüklenebilirsiniz. Bu aşklarda cinsel duygular etken olabilir. 18 Eylül'de  finans evinizde ay tutulması gerçekleşiyor. Eski sevgililerle sosyal bir  aktivite de karşılaşabilir ve geçmiş günlerden söz edebilirsiniz. Sosyal  yaşamınızda tanıştığınız bazı kişilerle sırdaşlık ve dostluk duygularınızı  tatmin edebilirsiniz. Eskiyi konuşmaktan büyük zevk alacaksınız. Ayın ikinci  yarısında gündeminizde eğlenceli geziler ve kısa seyahatler olacak. Yeni ve  eski dostların bir araya gelmesi size keyifli saatler yaşatacak. Hatta eski bir  projeyi canlandırma sohbetleri yapabilirsiniz. Bulunduğunuz şartları  değerlendirme konusunda fırsatçı ve akılcı davranışlar içinde olacaksınız. Eğer  bir işverenseniz, size uygun elemanlar bulacaksınız. Fakat hep gücünüzü ve  çalışma sisteminizi kullanmak zorundasınız. Ağır kaldırmamalı ve boyun  kaslarınıza dikkat etmelisiniz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/05/57-050920244b60ad56.jpg"/><h3><b>Balık Burcu &#8211; Eylül 2024 Aylık Burç Yorumu</b></h3><p>Çevresel nedenlerden dolayı enerjiniz  etkilenebilir. Neptün burcunuzda geri gidiyor. 18 Eylül'deki Balık burcundaki ay  tutulması sizin kişisel evinizde gerçekleşiyor. Mars, aşk ve sosyal evinizde  ilerlerken şartlarınızı gözden geçirebilirsiniz.  Hatalara açık olacağınız bir dönemdesiniz.  Kısa görüşmelerde ve yollarda tanışacağınız kişilerle ani aşk kıvılcımları doğabilir.  Çevrenizde size yardım edecek ve enerjinizi sizin için kullanacak  arkadaşlarınız olabilir. Güzel konuşmalarıyla karşı cinsin sizi etkilemeye çalışacağı,  geçici aşklar gündeminize gelebilir. Enerjinizin ve vaktinizin tümünü yakın  dostlarınızla ortak çalışmalar içinde kullanacaksınız. Romantik olmaktan bir  türlü vazgeçemediğiniz bir gerçek. Bu duygusal kontrolü elden bırakmayın. Geçmişe  dayalı tecrübelerinizin doğruluğunun, bugün de kanıtlanması sizi her konuda  haklı çıkaracak. Bu nedenle kendinizle ilgili düşüncelerinizde ısrarcı  olacaksınız. Özgüveninizin size sağladığı avantajları istediğiniz alanda  kullanabileceksiniz. Cildinize özen göstermeli, uyku düzeninizi sağlamalısınız.  Uzun süre ayakta kalmamalı ve ağır olmayan sporları tercih etmelisiniz.</p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/2024-agustos-ayi-burc-yorumlari-1083617" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/30/2024-agustos-ayi-burc-yor-371_2-52.jpg"/></div><h3>Ağustos Ayı Burç Yorumları</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/25-mart-terazi-burcu-ay-tutulmasinda-burclari-neler-bekliyor-1083034" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/08/25-mart-terazi-burcu-ay-t-895_2-52.jpg"/></div><h3>25 Mart Terazi Burcu Ay Tutulmasında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/8-nisan-koc-burcundaki-gunes-tutulmasinda-burclari-neler-bekliyor-1083147" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/03/8-nisan-koc-burcu-gunes-t-260_2-52.jpg"/></div><h3>8 Nisan Koç Burcundaki Güneş Tutulmasında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/2024-eylul-ayi-burc-yorumlari-1083744</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/05/2024-eylul-ayi-burc-yorum-463_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083741</guid><pubDate>Wed, 04 Sep 2024 11:19:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Erol Tabanca ve İdil Tabanca ile Sanat Üzerine]]></title><description><![CDATA[Bir sanat mekanı olmanın ötesine geçen Odunpazarı Modern Müze'nin kurucusu Erol Tabanca ve kızı OMM Yönetim Kurulu Başkanı İdil Tabanca ile müzenin beş yıllık yolculuğundan başlayarak baba-kızın vizyoner hayallerine uzanan bir sohbete daldık. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<h3><b>İlk  günden itibaren vizyonu ve bakış açısı ile Türk sanat dünyasında yeni bir  alan açan Odunpazarı Modern Müze, beşinci yılını kutluyor. İlk beş  yılınıza nasıl bir anlam yüklüyorsunuz?</b></h3><p><b>  Erol Tabanca: </b>Odunpazarı  Modern Müze'nin ilk beş yılı, bizim için sadece bir başlangıç değil, aynı  zamanda büyük bir gelişim süreci oldu. Müze olarak sanat eserlerini  sergilemekle kalmayıp, sanatı yaşamın içine entegre eden dinamik bir platform  olmayı hedefledik. Bu süreçte Eskişehir halkının ve ziyaretçilerin  gösterdiği ilgi, müzemizin toplumla ne kadar güçlü bir bağ  kurabildiğini gösteriyor. İlk beş yılımız, hayallerimizin önemli bir  kısmını gerçekleştirdiğimiz ve geleceğe dair umutlarımızı pekiştirdiğimiz  bir dönem oldu. Ancak hala sanatı daha geniş kitlelerle buluşturmak ve  kültürel zenginliği paylaşmak için büyük bir alanımız var.</p><p><b>İdil  Tabanca: </b>Beş  sene gibi kısa bir sürede yüz binlerce insanın çağdaş sanatla buluşmasına  vesile olmaktan OMM ailesi olarak gurur duyuyoruz. Müzede ziyaretçiyle  buluşan yüzlerce eser, bambaşka perspektifler sunan farklı sergiler,  özellikle gençlerin ve çocukların yaşamında çok etkili bir role sahip olduğunu düşündüğüm eğitim programları Anadolu'da çağdaş sanatın etkileşim gücünü birçok insana tattırdı. Farklı sebeplerden İstanbul'a ve İstanbul'un sunduğu imkanlara ulaşımı mümkün olmayan, Eskişehir ve çevre kentlerde yaşayan birçok insan bizim kurumumuzun faaliyet ve etkinliklerinden yararlanabildi. Eskişehir'in yeniliklere açık ve kültürel olarak zengin yapısı, müzemizin de etkili bir şekilde büyümesine ve toplumla güçlü bir bağ kurmasına olanak tanıdı. İlk yola çıktığımızda, Odunpazarı Modern Müze'yi sadece bir sanat müzesi olarak değil, aynı zamanda dinamik bir kültürel platform, sanat odaklı bir buluşma noktası olarak hayal etmiştik ve bunu başardığımızı düşünüyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/04/eroltabancaidiltaban-04092024dc802731.jpg"/><h3><b>Beşinci  yılınızı, "Ehlikeyif" sergisi ile kutluyorsunuz. Serginin isminden  seçkiye uzanan sürece ve yaratmak istediğiniz izlenime kadar,  "Ehlikeyif" ile nasıl bir hikaye yazmayı planladınız? </b></h3><p><b>İ.T.:  </b>"Ehlikeyif",  sanat ve tasarım arasındaki geleneksel sınırları aşan uluslararası sanatçı ve  tasarımcıları bir araya getirerek Türkiye'de eksik olduğunu düşündüğüm  tasarım birikimini ziyaretçilere sunmayı amaçlayan bir proje. Sergi, dört  yıl süren titiz bir planlama sürecinin ürünü. 21'inci yüzyılda  zamanımızın çoğunu geçirdiğimiz iç mekanlarda doğaya duyduğumuz özlemi  gidermek amacıyla doğal materyalleri ve doğadan ilham alan formları domestik  alanlarımıza entegre eden çalışmalar yer alıyor. Sergide yer alan sanatçı ve  tasarımcılar günümüzün çağdaş tasarım dünyasına yön veren isimlerden  oluşuyor. Seçki, tasarımları aracılığıyla günümüzde dominant Bauhaus  akımlarına baş kaldıran bir grup sanatçıya yer veriyor. Neden mobilya  derseniz, obje tasarımı çok önemli bir sanat dalı, çünkü ev eşyaları  kültürlere açılan pencerelerdir. Bu sergide ise pandemiler ve iklim  değişikliğinin tehditleriyle yüzleştiğimiz günümüzde, doğaya  duyduğumuz özlemi gidermek için tasarlanan, doğanın kentsel hayatlarımıza  tekrar girmesi için alan açan eserleri inceliyoruz. Sergide yer alan sanatçılar  yapıtlarına doğadan unsurlar ve insani/ hayvani nitelikler katarak işlevsel  nesnelere ruh kazandırıyorlar. Serginin adı "Ehlikeyif" çünkü bu mobilyalar,  doğadan izole yaşadığımız iç alanlarımızda bize keyif arkadaşlığı  yapıyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/04/eroltabancaidiltaban-040920241a4c8996.jpg"/><h3><b>"Ehlikeyif"  sergisinin sizi en heyecanlandıran tarafı nedir?</b></h3><p><b>  İ. T.: </b>Türkiye'de  mobilya tasarımının henüz bir sanat dalı olarak irdelenmediğini  düşünüyorum. Bu konuda gerek müze gerek eğitim programları olsun  yeterince destek gören proje yok. Türkiye'de bu işe daha çok zanaat,  marangozluk gibi bakılıyor. Ama mobilya, araç-gereç tasarımı çok heyecanlı  bir sanat dalı çünkü mucitlik, sanat ve zanaatı bir araya getiriyor. Klasik  bir tasarımı beklenmedik malzemelerle modifiye ederek çağdaş bir tasarıma  dönüştürebilirsiniz. Yüzlerce yıldır kullandığımız objeleri yeni bir perspektifle ele almak, onlara ikinci bir hayat vermek aslında ulvi bir sanat dalı. Ne yazık ki ülkemizde bu dala yönelen sanatçı düşük sayıda. Bu vizyonun gelişmesinin ilk adımı ise kanımca, ziyaretçilerin ve geleceğin potansiyel yaratıcılarının bu dünyanın öncü isimlerinin ilham verici eserleriyle buluşması. Aynı zamanda bu konuda eğitim programları ve konferanslar düzenlemek, diyalog başlatmak. Mesela bu sergide işlerini sergilediğimiz sanatçıların bir kısmı tasarımlarını sanal gerçeklik üzerinde tasarlayıp üç boyutlu yazıcılar ile üretiyorlar. Bu konuda ziyaretçilerimizin katılabileceği kurslar, sanatçılarla buluşmalar ve çocuklar için maket yapma dersleri düzenliyoruz. Bunların hepsi beni çok heyecanlandırıyor. Geleceğin mobilya tasarımcılarının tohumlarını atmak, insanların gündelik sorunlarına çözümler getirebilecek objeler üretmelerine yardımcı olmak heyecan verici.</p><h3><b>Seçkinin  çok özel olduğu aşikar ancak yine de eserler içinde özellikle sizi en  çok etkileyenleri hangileri?</b></h3><p><b>  İ.T.: </b>Özellikle  Misha Kahn, Hannah Levy ve Max Lamb'in işleri beni çok etkiliyor. Misha Kahn  sanal gerçeklik, robotikler ve üç boyutlu baskı gibi günümüzde  sanatçılar tarafından kullanılmaya yeni başlanan teknolojileri kullanarak  tasarlıyor. Fikirleri kadar kullandığı yöntemleri de çok enteresan  buluyorum. Stüdyosu sanki bir oyun parkı, deneysel birçok üretim metodu,  robotlar resim yapıyor, farklı boyutlarda 3B yazıcı ürünleri basıyor.  Asistanlar VR gözlükleriyle elleri havada çizim yapıyor. Tam gelecekten  fırlamış bir atölye gibi. Hannah Levy çok genç olmasına rağmen hem fikir  ve görsel olarak çok yaratıcı hem de kendi üstlendiği metal işçiliği  klinik bir doktor titizliğinde temiz ve detaylı işleri görsel olarak çok  katmanlı. Zariflik ve kuvvet, sterillik ve vahşilik gibi duygu ve ögeleri,  aynı anda bir nesne üzerinden çağrıştırıyor. Max Lamb ise dünyayı dolaşarak  bulduğu özel taşları çok eski oyma tekniklerini bir araya getirerek modern  mobilyalara dönüştürüyor. Taş devrinden zaman yolculuğu yapmış modern  bir iç mimar edasıyla tasarlıyor objelerini. </p><p><b>E.T.: </b>Tasarım dünyasını  takip etsem de derinlikli olarak İdil ile birlikte yeni isimleri ve günceli  takip etme olanağı buldum. Misha Kahn ile yıllar önce İdil ile atölyesini  ziyaret etme fırsatı bulduğumda tanışmıştım. O zaman da beni çok  etkilemişti, yıllar içinde takibe aldığım isimlerden biri oldu. Sergide yer  alan her bir çalışma çok etkileyici, gündelik hayatımızda yer alan  objelerin tasarımcılar tarafından yaşam alanlarımızı nasıl zenginleştirip  dönüştürdüğünü görmek heyecan verici. Max Lamb'in malzeme ile olan  ilişkisi, Pesce'nin sanat ve tasarım arasında kurduğu güçlü ilişki ile  ürettiği cesur tasarımları beni çok etkiledi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/04/eroltabancaidiltaban-0409202414cafd08.jpg"/><h3><b>Sürdürülebilirlik  ve doğaya saygının sizin için önemini biliyoruz. OMM'un ilk gününden  itibaren, her bir köşede buna yönelik adımlar attınız. Bu elbette günümüz  şartlarında kolay bir yol değil. Sürdürülebilirlik konusunda  hedeflerinizin ne kadarına ulaşabildiniz? </b></h3><p><b>E.T.:  </b>Sürdürülebilirlik,  Odunpazarı Modern Müze için en başından beri temel bir prensip oldu. Bu  alanda belirlediğimiz birçok hedefe ulaşmayı başardık, ancak bu sürecin  sürekli bir gelişim gerektirdiğini de biliyoruz. OMM INN, Green Globe  Sertifikası alarak sürdürülebilirlik alanında önemli bir adım attı. OMM  INN'de tek kullanımlık plastiklere kesinlikle yer vermiyoruz ve bu  uygulamamızla SUP-Free sertifikası alma sürecine girdik. Bu sertifika,  otelimizin tüm operasyonlarında tek kullanımlık plastiği tamamen ortadan  kaldırdığını belgeleyen bir göstergedir. Hayvan ürünleri kesinlikle kullanmıyoruz.  OMM bakkalda, sömürüsüz ve doğal ürünlerden oluşan bir seçkimiz var.  Amacımız, müzemizin her köşesinde doğaya saygıyı ve sürdürülebilirliği  daha da güçlendirmek. </p><p><b>İ.T.:  </b>2020  yılında açtığımız "Günün Sonunda" isimli sergi, bu konudaki en önemli  girişimlerimizden biri oldu. Dünyanın kaynaklarının kar ve konfor adına  gezegenin döngüsü göz ardı edilerek kullanılmasının insanlık için  oluşturduğu tehdit konusunda bir diyalog başlatmayı amaçlıyordu bu sergi.  Sürdürülebilirlik temalı özel programlarımızda ise hem çocuklara hem de  yetişkinlere hitap ediyoruz, insanları dünya kaynaklarını yeniden  değerlendirmeye teşvik ediyoruz. Özellikle çocukların bu atölyelerde  çevre dostu malzemelerle yaratıcılıklarını kullanmayı öğrenmesini  önemsiyoruz. </p><h3><b>Amerika'da  geçen yıllarınızın ve çalışmalarınızın sanatsal bakış açınıza nasıl  katkıları olduğunu düşünüyorsunuz? </b></h3><p><b>İ.T.:  </b>Film  ve dijital medya üzerine eğitim aldığım üniversite yıllarım sanatla  ilişkimde tohumların atıldığı ilk yılları oluşturuyor. Sanatın farklı  disiplinleri üzerine eğitim gören birçok insanla bir arada geçirdiğim  zaman dilimleri, birlikte üretilen projeler ve diyaloglar sonrasında oldukça  farklı bakış açıları edinerek vizyonumun geliştiğini söyleyebilirim. Ancak  vizyonumu asıl şekillendiren süreç New York'ta yaşarken yayın  yönetmenliğini yaptığım BULLETT dergisi ve buradaki deneyimlerim oldu.  Sanat, sinema ve moda dünyasından öne çıkan birçok insanla aynı havayı  solumak, söyleşi yapmak, onlarla fikir alışverişinde bulunmak perspektifimi  genişletti ve farklı sanat sektörlerinde çevre edinmemi sağladı. Bu  uluslararası bakışaçısı ve edindiğim network, OMM'da aldığım sorumluluklar  açısından benim için önemli bir yol haritası oldu. </p><h3><b>Hedef  kitleniz arasında şehrin dinamiğini de düşününce elbette gençler de var.  Z kuşağının sanata bakışı ve onları bu alana yönlendirmek konusunda nasıl  adımlar atıyorsunuz? </b></h3><p><b>E.T.:  </b>Gençleri  sanata yönlendirmek ve onlara ilham vermek, OMM'un öncelikli hedeflerinden  biri. Sergilerimizde genç sanatçılara yer vererek onların  görünürlüklerini destekliyoruz. Kuşkusuz her alanda olduğu gibi sanatta da  gelişmeleri takip edebilmek ve bunlara adapte olabilmek önemli. Teknoloji ve  sanat ilişkisi bunlardan biri. Gözlemlediğim kadarıyla interaktif sergiler,  projeler, disiplinlerarası geçişler, daha dinamik yapılar gençlerin sanatlaolan  ilişkisini daha sıcak tutuyor ve sanata olan ilgilerini destekliyor. Her yaş  grubu için sanatın disiplinleri arasında dolaşabilecekleri atölyeler, alanın  uzmanları ile bir araya gelebilecekleri eğitim programları, gençler için  pratiklerinden ilham alabilecekleri isimler ile geniş içerikli programlar  düzenliyoruz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/04/eroltabancaidiltaban-04092024dc9831ca.jpg"/><h3><b>Genç  kuşak sanatçılar arasında şu sıralar takipte olduğunuz özellikle kimler  var?</b></h3><p><b>  E.T.: </b>Pek  çok sanatçıyı takip ediyorum, tek tek isim vermem çok zor aslında. Ancak  Nicolas Party renk kullanımı ve portreleriyle beni heyecanlandıran isimlerden  biri. Zoe Paul yeni tanıdığım genç sanatçılardan; Frieze Fuarı'nda görüp  koleksiyona dahil ettiğim ressam ve heykeltıraş. Heykel, disiplin olarak çok  sevdiğim bir alan. Genç kuşaktan değil belki ama Antony Gormley'nin 2019  yılında Londra Royal Akademi'de gezme fırsatı bulduğum sergisinden çok  etkilendiğimi anımsıyorum. Hakan Çınar, Ahmet Doğu İpek, Yağız Özgen,  Yağmur Çalış, Alpin Arda Bağcık, Guido Casaretto, Mustafa Boğa, Erol  Eskici gibi isimlerin üretimlerini takip etmeye devam ediyorum. BASE ve MAMUT  vasıtasıyla tanıdığım genç sanatçılar var. Önümüzdeki dönemlerde daha  çok stüdyo ziyaretleri planlıyorum. </p><p><b>İ.  T.: </b>Sümeyra  Yüce, Mustafa Boğa, Merve Morkoç, Berkay Beker, Ece Gökalp aklımdaki  dinamik yerli genç sanatçılarımız arasında. Yabancılardan ise Brittany  Shepherd, Charlotte Fox, Georg Wilson, Clara Schweers gibi isimler son  zamanlarda radarımda. </p><h3><b>Küratör  olarak yaratım motivasyonunuzu nasıl sağlıyor, nelerden besleniyor, nelerden  ilham alıyorsunuz?</b></h3><p><b>  İ.T.: </b>Yaratıcılığımı  besleyen en önemli unsurlardan biri, sanatı toplumla buluşturmanın getirdiği  tatmin duygusu. Sanat eserleri, yalnızca estetik birer obje değil, aynı  zamanda insan deneyimlerinin, tarihinin ve kültürünün birer yansıması. Bu  nedenle, her bir sergide yeni bir hikaye anlatma fırsatı buluyorum. Kişisel  olarak, sanatın toplumsal değişim üzerindeki gücüne inanıyorum ve bu da  projelerime yön veren temel motivasyonlardan biri oluyor. Bunun yanı sıra,  farklı disiplinlerden sanatçılarla iş birliği yaparak, sanatın sınırlarını  zorlayan yenilikçi projeler üretmek beni oldukça heyecanlandırıyor. Müze  ziyaretçilerinin sergilerle kurdukları ilişkiyi gözlemlemek de benim için önemli  bir motivasyon kaynağı. Aynı esere bakan iki ziyaretçinin okuması ve o eserle  ilişkisi birbirinden çok farklı olabiliyor. Onların geri bildirimleri, sanata  verdikleri tepkiler ve sergilerden aldıkları ilham, beni daha anlamlı ve  etkileyici sergiler yaratmaya yönlendiriyor.</p><h3><b>Dijital  sanatın Türkiye'deki gelişimi konusunda neler düşünüyorsunuz?</b></h3><p><b>  E.T.: </b>Dijital  sanatlar ülkemizde ve tüm dünyada hızla gelişen bir alan. OMM'un açılış  projelerinden birisi olan, Türk bir sanatçı tarafından başlatılan ve  dünyanın önde gelen deneyimsel sanat kolektiflerinden biri olan Marshmallow  Laser Feast'in müzede yer verdiğimiz projesi çok değerli bir projeydi.  Yapay zekanın gelişimi de sanata yön verecek faktörlerden. Henüz gelişme  aşamasında ama yakın bir gelecekte sanata farklı şekillerde entegre  olacağından eminim, hem Türkiye'de hem de globalde. </p><h3><b>Yapay  zekanın yakın zamanda pek çok mesleği ve iş kolunu sonlandırabilecek yapıya  sahip olduğu konuşuluyor. Yapay zeka tarafından üretilen sanatı baz alırsak  ise, insani olması gereken sanatın bu anlamda yeri doldurulamayacak bir alan  olduğunu söylemek de mümkün. Siz sanatı bu bağlamda nasıl  konumlandırıyorsunuz? </b></h3><p><b>E.T.:  </b>Sanatın  insani ve duygusal bir boyutu olduğu kesin. Yapay zeka tarafından üretilen  sanat, teknik anlamda ilgi çekici olsa da, insanın duygusal ve düşünsel  derinliğini yansıtmak konusunda her zaman aynı etkiyi yaratamayabilir. </p><p><b>İ.T.:  </b>Katılıyorum,  teknik olarak birçok konuda becerikli olsa da yapay zeka; melankoli, merak,  keder, aşk, korku, önyargı, toplumsal travmalar gibi birçok insana has  duyguyu yaşamadan, nasıl eserler üzerinden his yansıtabilir bilemiyorum. Bir  teknoloji aracı olarak, duygular üzerinden kavramsal işler yaşatan  sanatçıların elinde kullanıldığı zaman en iyi sonuçların alınacağını  düşünüyorum. Sanatçının elinde bir araç olarak fonksiyonu değerli  olabilir ama sanatçının kendisi olarak yapay zeka ne kadar başarılı olabilir  bilemiyorum. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/04/eroltabancaidiltaban-0409202459876a8d.jpg"/><h3><b>Koleksiyoner  olmak sizin için nasıl bir anlam taşıyor?</b></h3><p><b>  E.T.: </b>Sanat,  üniversite yıllarımdan itibaren bir tutku oldu benim için. Zaman içinde  genişleyen bir koleksiyona sahip oldum. Beğendiğim, yakınımda görmek  istediğim eserlere yöneldim her zaman. "S&#807;u tarzda eserler olsun", "Yatırım  dönüşü getiren sanatçılar olsun" gibi motivasyonlarım olmuyor. Benim için  sanat, günlük rutinin dışına çıkaran, sağaltıcı, dönüştürücü,  heyecan verici bir alan. OMM bu heyecanıma bir başka boyut daha kattı;  toplumla sanatı buluşturabilmek, yenilikleri izlemek, adapte edebilmek,  paylaşmak, birlikte gelişmek, öğrenmek, bunlar heyecan verici adımlar. </p><p><b>İ.T.:  </b>Koleksiyonerlik  benim için stratejik bir kariyer adımı ya da statü sembolü değil. Ben kitap da biriktiriyorum, müzik de, yemek tarifleri de. Sanat da bunlardan bir tanesi. Keyif aldığı şeyleri aynı çatıda toplamak her insanın doğasında var bence. Taş çok seviyorum mesela. Gittiğim her yerden doğal taş topluyorum. Onların bin bir çeşit renkleri ve güzelliği bana gezdiğim yerleri ve doğanın çeşitliliğini anımsatıyor. Aynı şekilde bana heyecan veren tablolar, heykeller, mobilyalar da benim kimliğimin bir uzantısı olarak benimle aynı evde yaşıyorlar.</p><h3><b>Hayal  çerçeveniz beş yılın sonunda nereye doğru evriliyor? Sanatın, teknolojinin  ve hayatın getirdiği gelişmeler, yenilikler, müzede nasıl yankılar bulacak? </b></h3><p><b>İ.T.:  </b>Odunpazarı  Modern Müze, kurulduğu günden bu yana sadece bir sanat meka&#770;nı olmanın  ötesine geçmeyi hedefledi. Beş yılın sonunda, bu vizyonu gerçekleştirme  yolunda önemli adımlar attık. Ancak, OMM'un geleceği için hayalimiz çok  daha büyük. OMM, sanatın farklı disiplinleriyle etkileşimde bulunarak  sürekli evrilen bir platform haline gelmeyi amaçlıyor. Teknolojinin sanat  üzerindeki etkisini yakından takip ediyor ve dijital sanatın yanı sıra yapay  zeka, sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik gibi yeni medya araçlarını da  müze deneyimine entegre etmek için çalışmalar yürütüyoruz.  Ziyaretçilerimize yapay zeka ve üç boyutlu yazıcılar kullanarak tasarım ve  üretimi deneyimlemelerini sağlayacak atölyeler tasarlıyoruz. </p><p><b>E.T.:  </b>Bunların  yanı sıra, sürdürülebilirlik odaklı projelerimiz de OMM'un gelecekteki yolculuğunun  merkezinde yer alacak. Bu, hem fiziksel müze meka&#770;nında hem de dijital  platformlarımızda sürdürülebilir sanat uygulamalarını teşvik etmek anlamına  geliyor. OMM'un geleceği, sanatı yaşamın bir parçası haline getirme  vizyonuyla şekillenecek. Hem Eskişehir halkına hem de tüm ziyaretçilere  ilham verecek projelerle, sanatı daha erişilebilir ve etkileyici kılmaya devam  edeceğiz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/04/eroltabancaidiltaban-04092024347e958a.jpg"/><p class="MsoNormal"></p><ol><li><b>Genel  Yayın Yönetmeni: </b>Gözde Yörükoğlu ERSU</li><li><b>Röportaj: </b> Filiz S&#807;EREF KULU </li><li><b>Fotoğraflar: </b> Zeynel Abidin AG&#774;GÜL </li></ol><p></p>      ]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/roportajlar/erol-tabanca-ve-idil-tabanca-ile-sanat-uzerine-1083741</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/04/erol-tabanca-ve-idil-taba-785_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083736</guid><pubDate>Tue, 03 Sep 2024 11:55:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sephora Türkiye x Charlotte Tilbury Beauty Daveti]]></title><description><![CDATA[Yıldızların makyaj markası Charlotte Tilbury Beauty, Türkiye lansmanını Sephora Türkiye ile gerçekleştirdiği keyifli bir davet ile kutladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sephora-turkiye-charlotte-tilbury-beauty-daveti-1083736</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/03/sephora-turkiye-charlotte-386_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083734</guid><pubDate>Tue, 03 Sep 2024 11:14:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Rita Fine Jewelry Koleksiyon Daveti]]></title><description><![CDATA[Rita Fine Jewelry yeni koleksiyonu "Echoes"u, Bodrum Maçakızı ‘74 Escape'te tanıttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/rita-fine-jewelry-koleksiyon-daveti-1083734</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/09/03/rita-fine-jewelry-koleksi-241_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083723</guid><pubDate>Wed, 28 Aug 2024 13:53:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Kırmızı Çocuklar Derneği'nin Yeni Üyesi: Kırmızı Karavan]]></title><description><![CDATA[Kırmızı Karavan, yepyeni ve özel ürünlerinden elde edilen tüm geliri Kırmızı Çocuklar Derneği'ne bağışlıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Kırmızı Çocuklar Derneği, koruma altındaki ve deprem bölgesindeki çocukların  hayallerine bir adım daha yaklaşmalarını sağlamak amacıyla Kırmızı Karavan web  sitesi adlı yeni bir projeyi hayata geçiriyor. Kırmızı Karavan web sitesinin yepyeni ve özel ürünlerinden elde edilen tüm  gelir, Kırmızı Çocuklar Derneği'ne bağışlanıyor. Kırmızı Çocuklar Derneği yeni  projeleriyle ilgili olarak, "Dünya ne kadar değişse de bir çocuğun içten gülümsemesi  ve masum mutluluğu hep aynı kalır. İşte biz de bu saf güzellikten ilham alarak,  yüzlerce çocuğun kalbine dokunmak için yola çıktık. Ayakkabı eskir,  eteğin modası geçer ama iyilik ne eskir ne de modası geçer! Gelin, hep birlikte  eskimeyen ve modası hiç geçmeyecek iyiliklere imza atalım." diyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/28/kirmizikaravankirmiz-280820249d2f832e.jpg"/>Ürünleri keşfetmek ve bu mutluluğa ortak olmak için <b><u><a href="https://www.kirmizikaravan.com/" class="">www.kirmizikaravan.com</a></u></b>'u ziyaret edebilirsiniz. Kırmızı Karavan web sitesinde, çocukların tasarımlarının yanı sıra gönüllü usta tasarımcıların ve markaların da katkıları yer alıyor. Destekçiler arasında Çiğdem Seferoğlu, Ekin Anıl, Gamze Saraçoğlu, Mehtap Elaidi, Serli Keçeoğlu, Özge<a href="#0" title="Özge Lokmanhekim Beyaz Kumaş Defter ve Kalem Çantası"> </a>Lokmanhekim, Deniz Erciyas, Rumisu, Tülin Bozüyük, Mon Reve, Lalu Bags, Homemade Aromaterapi ,Simay Bülbül, Deniz Berdan, Ebru Günay, Gökay Gündoğdu, Gül Ağış, Özlem Süer, Simay Bülbül, Arzu Kaprol, Ayşe Armağan, Niyazi Erdoğan, Aslı Filinta, Gamze Saraçoğlu<u>, </u>Filiarmi ve Tuvanam var. İş birlikleri arasında ise Perveran ve Harem Chocolate yer alıyor. <a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/simay-bulbul-kirmizi-cocuklar-derneginianlatiyor-1080929" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2023/03/10/simay-bulbul-ile-kirmizi--372_2-52.jpg"/></div><h3>Simay Bülbül Kırmızı Çocuklar Derneği'ni Anlatıyor</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/kirmizi-cocuklar-dernegi-x-alem-dergisi-yardim-kampanyasi-1080806" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2023/02/13/kirmizi-cocuklar-dernegi--232_2-52.jpg"/></div><h3>Kırmızı Çocuklar Derneği x ALEM Dergisi Yardım Kampanyası</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/alem-x-kirmizi-cocuklar-dernegi-kahramanmarasgunlukleri-1080927" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2023/03/10/alem-x-kirmizi-cocuklar-d-261_2-52.jpg"/></div><h3>ALEM x Kırmızı Çocuklar Derneği Kahramanmaraş Günlükleri</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/kirmizi-cocuklar-derneginin-yeni-uyesi-kirmizi-karavan-1083723</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/28/kirmizi-cocuklar-dernegin-209_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083715</guid><pubDate>Mon, 26 Aug 2024 16:54:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ersu Şaşma: Olimpiyat Yolculuğu]]></title><description><![CDATA[Tokyo 2020'deki ilk adımının ardından Paris 2024'te büyük bir başarıya imza atan Ersu Şaşma, sırıkla atlama serüvenini ve gelecek planlarını paylaşıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Her sporcunun şüphesiz en büyük hayali Olimpiyatlarda yer  almak ve ülkelesini en iyi şekilde temsil etmek. Ersu Şaşma, sırıkla atlamada  kazandığı uluslararası başarılarla bu hayali gerçeğe dönüştürmüş bir isim.  Paris 2024 Olimpiyatları'nda gösterdiği performans ve yaşadığı deneyimler, onu  sadece bir sporcu değil, aynı zamanda ilham verici bir figür yapıyor. Bu  ihtişamlı sahnede, sırıkla atlamada beşinci olarak ülkemizi gururla temsil eden  Ersu'nun spora olan tutkusunu, olimpiyat serüvenini ve geleceğe dair  hedeflerini konuştuğumuz sohbetimize davetlisiniz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/26/img8718-260820240ccbb1f5.jpg"/><h3>Sırıkla atlamaya kaç yaşında başladın? O günden bugüne sürecini biraz anlatabilir misiniz?</h3>Sırıkla atlamaya 14 yaşında başladım. Spor lisesinde, öğretmenim Alparslan Yelçe beni merhum hocam İbrahim Halil Çömlekçi ile tanıştırdı ve bu branşa yeteneğim olduğunu fark ettirdi. Zamanla, antrenmanlar sayesinde bu yeteneğimi geliştirdim. Antrenörüm beni milli takıma hazırlamaya başladı ve bu süreçte disiplin, fedakarlık ve azimle ilerleyerek bugüne geldim.<img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/26/img8597-2608202485fe4a72.jpg"/><h3>Olimpiyatlara katılmak her sporcunun hayali. Genç yaşında Paris 2024 Olimpiyatları'nda yer almak hangi duyguları beraberinde getirdi?</h3><p class="MsoNormal">Paris 2024, benim için ikinci Olimpiyat deneyimiydi. Tokyo  2020'ye çok zorlu bir süreçten geçerek katılmıştım. Bu nedenle Paris  Olimpiyatları benim için daha da önemli bir adımdı. Burada tüm dünyaya sadece  tesadüfen değil, madalya adayı olarak bulunduğumu gösterdiğimi düşünüyorum. Sonuçtan  memnun olmasam da finallere kalıp tüm Türkiye'yi temsil etmek benim için büyük  bir gurur ve onur kaynağı oldu.</p><h3><b>Profesyonel sporcu  olmak sıkı bir disiplin gerektiriyor. Senin nasıl bir antrenman programın var? </b></h3><p class="MsoNormal">Antrenman programımızı yarışlara göre planlıyoruz. Özellikle  büyük hedef yarışlar için özel bir hazırlık yapıyoruz. Bazı yarışlar bizim için  adeta bir prova niteliğinde oluyor. Büyük başarılar büyük fedakarlıklar  gerektirir; bu nedenle her yarış için özel bir plan oluşturuyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/26/img8601-26082024200b8b6c.jpg"/><h3><b>Paris 2024  Olimpiyatları için hazırlık sürecin nasıldı? Bu süreçte ne tür özel  antrenmanlar veya stratejiler uyguladın?</b></h3><p class="MsoNormal">Paris Olimpiyatları'na Antalya ve Almanya'daki kamplarda  hazırlandım. Antrenörüm ve masörümle birlikte sıkı bir program uygulayarak  hedefimize odaklandık. Sırıkla atlama son derece teknik bir branş olduğu için  hem jimnastik, hem koşu hem de güç antrenmanlarını birlikte yapmamız gerekiyor.</p><h3><b>Paris'teki Olimpiyat  deneyiminiz nasıldı? Şampiyona da sizi en çok etkileyen anekdotlardan  bahsedebilir misiniz?</b></h3><p class="MsoNormal">Olimpiyat atmosferi, tüm şehre yayılan bir heyecanla  doluydu. Stade de France'ı çok beğendim; tartan pist ve minder tam istediğim gibiydi,  atmosfer ise son derece heyecan vericiydi.</p><h3><b>Stade de France'taki  sırıkla atlama finallerinde performansın hakkında neler düşünüyorsun? Atladığın  yüksekliği ve sonucunu nasıl değerlendiriyorsun?</b></h3><p class="MsoNormal">Performansım aslında %100'dü... Ta ki son atlayışıma kadar.  Seçmeler ve finaller boyunca dokuz atlayışı hatasız tamamlamak her sporcunun  başarabileceği bir şey değil. Ancak 5.90 metre ve sonrasında yaşadığım  sıkıntılar, istediğim sonucu elde etmemi engelledi. Daha önce sert gelen ve  5.90 metre üzerinde kullanmayı planladığımız sırıklar, hızım ve gücümden dolayı  yumuşak geldi. Yarış adrenalini performansımı üst düzeye taşıdı fakat madalyayı  az bir farkla kaçırdığım için üzgünüm.</p><h3><b>Her başarılı  atlamanın sonundaki ikonik pozunun hikayesini sorsak...</b></h3><p class="MsoNormal">O pozu 2022'den beri yapıyorum. Başta antrenörüme ithaf  ederek yapıyordum ancak masörüm beni destekleyen pankartlar hazırlayınca ona  doğru yapmaya başladım. Bu yarışta ailem de yanımda olduğu için onları da  işaret ettim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/26/ersu-26082024bc07cb0d.jpg"/><h3><b>Olimpiyat rekortmeni Armand  Duplantis ile yarışmak nasıl bir deneyimdi? Paris 2024 Olimpiyatları sırasında  yaşadığın en etkileyici anlar nelerdi? </b></h3><p class="MsoNormal">Daha önce birçok yarışta Armand Duplantis ile yarıştığımız  için benim için diğerlerinden farklı bir yanı yoktu. En etkileyici an, tüm  yükseklikleri ilk hakkımda geçip rahat bir şekilde finale kalmaktı. Ayrıca,  80.000 kişilik stadyumda böylesine farklı bir branşta bir Türk sporcunun  olduğunu tüm dünyaya göstermek gurur vericiydi.</p><h3><b>Olimpiyatlar  sırasında karşılaştığın en büyük zorluklar nelerdi? Bunları aşmak için neler  yaptınız?</b></h3><p class="MsoNormal">Olimpiyatlarda karşılaştığım en büyük zorluk yemeklerle  ilgiliydi. Bunun dışında kayda değer bir zorluk yaşamadım.</p><h3><b>Finaldeki  performansınıza ilişkin stratejilerin nelerdi?</b></h3><p class="MsoNormal">Finalde her yüksekliği ilk hakkımda geçerek avantaj elde  etmeyi hedefledim. 5.90 metreye kadar bu stratejiyi başarıyla uyguladım ancak  ne yazık ki bu madalya kazanmama yetmedi.</p><h3><b>24 yaşındasın;  yaşıtlarının birçoğu yaz tatili yaparken sen antrenmanlara devam ediyorsun.  Zorlandığın anlar oluyor mu? Kendini nasıl motive ediyorsun?</b></h3><p class="MsoNormal">Elbette zorlandığım anlar oluyor ancak hedeflerim ve  sorumluluklarımı düşünmek beni motive ediyor. İstiklal Marşımızı dünyaya  dinletmek için sabırsızlanıyorum.</p><h3><b>Mücadelelerden önce  uyguladığın bir ritüel ya da uğurun var mı?</b></h3>Yarışmadan önceki akşam ve uyumadan önce yarışı aklımda canlandırıyorum. Hedeflediğim yüksekliği aşıyorum ve bunu olmuş gibi hayal edip öyle uyuyorum.<h3>Sporda kazanmak kadar kaybetmek de var. Senin mağlubiyetlere karşı yaklaşımın nasıl? Beklediğin sonuca ulaşamayınca hayal kırıklığını çabuk atlatır mısın?</h3><p class="MsoNormal">Sırıkla atlama gibi bir branşta her an her şey olabilir, bu  yüzden iniş ve çıkışlar yaşamak normal. Beklediğim sonucu alamadığımda elbette  hayal kırıklığı ve üzüntü duyuyorum ancak bu duyguları motivasyon kaynağı olarak  kullanıyorum ve çabucak toparlanıp bir sonraki hedefime odaklanıyorum.</p><h3><b>Sırada nasıl bir  mücadele var?</b> <b>Bundan 10 sene sonra  kendini nerede görüyorsun? Hayallerin neler?</b></h3><p>Sırada Fenerbahçe ile kulüp yarışlarım ve yurt dışında iki  özel yarışım var. On yıl sonra, hedeflediğim tüm madalyaları kazanmış ve dünya rekoru da dahil olmak üzere istediğim yüksekliklere ulaşmış olarak kendimi görüyorum. Umarım bu süreçte spora ilgi duyan çocuklara da ilham kaynağı olmuş olurum.</p><p><br></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/ersu-sasma-olimpiyat-yolculugu-1083715</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/26/ersu-sasma-olimpiyat-yolc-637_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083712</guid><pubDate>Fri, 23 Aug 2024 20:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[American Express Card, “Dolce Vita” Daveti]]></title><description><![CDATA[American Express Card, dünyaca ünlü yayınevi Assouline'in yeni “Dolce Vita” kitabından ilham alan yaz davetini Bodrum'da gerçekleştirdi]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/american-express-card-dolce-vita-daveti-1083712</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/28/american-express-card-dol-104_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083707</guid><pubDate>Thu, 22 Aug 2024 15:53:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum Günlüğü: Feryal Gülman, Hande Ataizi, Simla-Hüsamettin Beyazıt, Pelin Karahan]]></title><description><![CDATA[Yaz sezonu sona yaklaşırken ünlülerin Bodrum tatilleri devam ediyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrum-gunlugu-feryal-gulman-hande-ataizi-simla-husamettin-beyazit-pelin-karahan-1083707</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/22/bodrum-gunlugu-feryal-gul-914_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083703</guid><pubDate>Wed, 21 Aug 2024 10:53:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[21 AĞUSTOS 2024]]></title><description><![CDATA[]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/kapaklar/21-agustos-2024-1083703</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/21/21-agustos-2024-660_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083691</guid><pubDate>Tue, 20 Aug 2024 09:41:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Buse Terim'in Bilinmeyenleri]]></title><description><![CDATA[ Her güne yeni bir heyecan ile başlayan Buse Terim, aynı zamanda kendini dinlediği ve keşfettiği bir dönemde olmanın mutluluğunu yaşıyor. Biz de bir günlüğüne Bodrum'da onun mutlu anlarına eşlik ediyoruz.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[<h3><b>S&#807;u  sıralar hayatının nasıl bir dönemindesin?</b></h3><p><b>  </b>Kendimi  dinlediğim ve keşfettiğim bir dönemdeyim. Dinginlik, durgunluk ve olgunluk  çağımdayım sanırım. Her yaşın bir keşif yolculuğu olduğuna inanıyorum. O  yüzden her yaşa her güne yeni bir heyecan ve şükürle başlıyorum. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/20/buseterimroportajfat-200820245ae74850.jpg"/><h3><b>Daha  dingin ve huzurlu bir Buse </b><b style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">var karşımızda sanki... Sen nasıl hissediyorsun?</b></h3><p><b>  </b>Kendimi  tam da öyle hissediyorum. İşimle ilgili hedeflediklerimi gerçekleştirdim.  Yeni plan ve projeler üzerinde çalışıyorum. Koşturmalarım her zaman devam  ediyor elbette ama bir durup kalmayı, es vermeyi, hayatın telaşından  uzaklaşmayı deniyorum. Bunun için en güzel yer ise ailemin yanı her zaman  olduğu gibi. </p><h3><b>Yaş  ilerledikçe aşka bakış açımız da değişiyor, sen bu konuyla ilgili neler  söylemek istersin?</b></h3><p><b>  </b>Yaş  aldıkça hayata ve çevremizdeki insanlara karşı bakış açımız değişir. Bu çok normal. Yeni tecrübeler edinip, yeni şeyler deneyimledikçe aslında kendimizi daha yakından tanımaya başlıyoruz. Kendimizi tanıdığımızda ise hayattan beklentimizi tam olarak anlayıp bunun için çabalıyoruz. Yıllar geçtikçe, alışkanlıklarımız, duruşumuz, düşüncemiz olaylara bakış açımız, hayatımızda kalan dostlarımız, beklentilerimiz değişiyor. Kendini tanıdıkça hayattan ya da hayatındakilerden neyi beklediğini ya da beklemediğini çok iyi biliyorsun.</p><h3><b>Kızlarınla  çok özel bir ilişkin var onlarla beraber neler yapmaktan </b><b style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">keyif alıyorsun?</b></h3><p><b>  </b>Onların  dünyasına dahil olmayı çok seviyorum. Birlikte geçirdiğimiz her an benim  için de bir keyif yolculuğu. Çocuk olmayı hatırlamak, onlar gibi düşünüp  hissetmek çok iyi geliyor. Karşılıklı bir öğrenme süreci içindeyiz hep.  Bu şahane bir şey... </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/20/buseterimroportajfat-2008202431b8dc88.jpg"/><h3><b>Anne  olduktan sonra hayatında </b><b style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">neler değişti?</b></h3><p><b>  </b>Artık  hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını öğrendim ilk önce. Önceliklerin,  hayata bakışın, alışkanlıkların, düzenin, sosyal aktivitelerin her şey  doğal olarak değişiyor. Üstelik bu değişimlerin hepsini bile isteye ve  büyük bir zevkle yapıyorsun. </p><h3><b>Nil  ve Naz'ın karakterleri birbirine benziyor mu, onları birkaç cümleyle  anlatmanı rica etsek...</b></h3><p><b>  </b>Nil'in  daha sakin ve duygusal bir tarafı var. Naz, biraz daha maceraperest bir çocuk.  Bu farklılıkları birbirleriyle olan ilişkilerinde çok güzel bir denge  sağlıyor. Yaşları da birbirine yakın olduğundan hem abla-kardeş hem de birbirlerinin en yakın arkadaşı oluyorlar.</p><h3><b>Fulya  Terim'e baktığımızda hepinize kol kanat geren bir anne görüyoruz. Senin  hayatına etkisi nasıl oldu?</b></h3><p><b>  </b>Annem  hayatımın her anında en büyük destekçim, arkadaşım, önemli bir yanım.  Güçlü bir karakter ve ailemizin her ferdine yetişiyor. Umarım ben de onun  gibi bir anne olabilirim çocuklarım için. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/20/buseterimroportajfat-20082024d502e857.jpg"/><h3><b>Dergi çıktığı gün yeni yaşına gireceksin. Bu yıl için dileklerin, hayallerin neler? </b></h3><p></p><p>Hayalden  ziyade planlarım ve hedeflerim var. Çocuklarıma iyi bir model olma hedefim var  mesela. İşinde iyi olmaya çabaladığında başarı birlikte geliyor. O yüzden  iş hayatına ilişkin büyük hedefler koymuyorum. Dileğim ise sağlık, huzur,  mutlulukla ve şükürle geçen bir yaş daha almak. </p><h3><b>Sosyal  medya ve blog dünyasının öncülerindensin. Bu işe başlarken gelen tepkiler  nasıldı, bugünleri hayal ediyor muydun? </b></h3><p>Bu  işe başladığım dönemde bence hiçbirimizin bu sektöre dair net fikirleri  yoktu; o yüzden de insanlar ne tepki vereceklerini bilmiyorlardı. Tamamen yeni  bir oluşumdu ve belirsizdi. Sadece bir potansiyelin olduğunu düşünenler ve  bunu görenlerin ürettiği içerikler vardı. Ben kendime göre bir iş modeli  ve içeriği yarattığımı düşünüyorum. Beni mutlu eden, çok yorulsam da  şikayet etmeyi aklımdan geçirmediğim bir işim var. Bu yüzden şanslı  olduğumu düşünüyorum. </p><h3><b>Sosyal  medyada yapılan eleştirilere karşı nasıl bir yol izliyorsun?</b></h3><p><b>  </b>Sadece  sosyal medyada değil; hayatımda beni iyi yönde etkileyecek ve iyi niyetli  tüm eleştirileri dinler, fayda yaratmaya çalışırım. Zamanla neyi eleştiri  olarak alacağını neyi yok sayacağını öğreniyorsun. Bu biraz zaman alıyor ve acıtıcı olabiliyor ama her şeyde olduğu gibi bunun için de zaman gerekiyor.</p><h3><b>Instagram'da  hakkında en çok ne merak ediliyor?</b></h3><p><b>  </b>Giydiğim,  kullandığım markalar her zaman merak ediliyor. </p><h3><b>S&#807;u  sıralar oldukça fitsin. Uzun bir süredir spor hayatının içinde bu rutini  nasıl sağladın?</b></h3><p><b>  </b>Aslında  spor küçüklüğümden beri hayatımda var. Farklı farklı sporlar denedim ama hayat koşturmacasından ve önceliklerimden dolayı hiçbirine istediğim yoğunluğu veremiyordum. Son birkaç senedir bu düzeni tam anlamıyla oturttum. Bununla birlikte beslenme konusundaki bilincim de arttı. Hem spor hem de beslenme rutinimi oturttuktan sonra hem istediğim zihne hem de sağlıklı bir bedene kavuştum.</p><h3><b>Fatih  Terim'in kızı olmak nasıl hissettiriyor?</b></h3><p><b>  </b>Gurur  ve hayranlık. </p><h3><b>Ablan  Merve ile çok tatlı bir ilişkin var. Kız kardeşlik denildiğinde aklına ne  geliyor?</b></h3><p><b>  </b>Aslında  Nil ve Naz'da olduğu gibi, ablam da ben de çok farklı karakterlere sahibiz.  İkisinin ilişkisini yer yer bize çok benzetiyorum. Ablam inanılmaz bir  dinleyicidir ve her zaman bana neyin iyi geleceğini bilir. Kız kardeşlik benim için her yönüyle tanıdığın ve asla zarar görmeyeceğin bir yol arkadaşlığıdır diyebilirim. Onu çok seviyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/20/buseterimroportajfat-2008202493657d7e.jpg"/><h3><b>Renkli  bir gardırobun var favori tasarımcıların kimler, nerelerden alışveriş  yaparsın?</b></h3><p><b>  </b>Aslında  ilgimi en çok Motoguo, Yume Yume, Meryll Rogge, Charles Jeffrey Loverboy gibi henüz çok da keşfedilmemiş markalar çekiyor. Bu markalardan aldığım tasarımları gerçekten yenilikçi ve ilham verici buluyorum. Bunların dışında JW Anderson ve Loewe, son yıllarda en çok sevdiklerim. Jonathan Anderson'ın gerçek bir dahi olduğunu düşünüyorum. Radikal tasarımlarına gardırobumda her zaman yer var. Maison Margiela, Marni, Acne Studios, Miu Miu ve Prada ise daimi favorilerim. Yurt dışı alışveriş sitelerini kurcalamayı çok seviyorum, alışverişlerimin çoğunu o mecralardan yaptığımı söyleyebilirim.</p><h3><b>Birçok  markanın favori isimlerindensin, sence bunun sebebi ne?</b></h3><p><b>  </b>Bu  konu beni gerçekten çok mutlu ediyor. Çünkü bunun başlıca sebebi, hep  kendimle bağdaştırdığım ve sevdiğim markalar ile ilerliyor olmam. Bu da  markalar ile güven ve aidiyet ilişkisi kurmamı sağlıyor. Zaten beni takip  edenler de bunun farkında olduğu için onlardan da çok güzel tepkiler  alıyorum. </p><h3><b>Çok  sık hayal kurar mısın, hayallerin neler?</b></h3><p><b>  </b>Hayal  kurmak yerine hedef belirlemeyi tercih ediyorum sanırım. Belki biraz gerçekçi  oluşumdan kaynaklanıyor. Kendimi pek hayal kurarken hatırlamıyorum. Daha  gerçekçi biriyim. </p><h3><b>Bu  mesleği yapmasaydın tercihin ne yönde olurdu?</b></h3><p><b>  </b>Rutinin  dışına çıkan, sürekli devinim içinde olan mesleklere ilgi duyardım sanırım.  Her gün aynı işi yapamazdım. Yaratıcılığı barındıran meslekler olurdu. İlgi  alanım olması sebebiyle moda tasarımı olabilirdi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/20/buseterimroportajfat-20082024dfa59cde.jpg"/><h3><b>Yoğun  bir tempoya sahipsin, kendini iyi hissetmek için neler yaparsın?</b></h3><p><b>  </b>Her  ne koşulda olursam olayım kendime alan yaratabilmeyi öğrendim. Eğer çok  yoğunsam ve dinlenebileceğim bir vaktim yoksa en etkili çözümüm o an  müzik dinlemek oluyor. Kendi oluşturduğum playlist'ler içinden o an  ihtiyacım olanı seçip odaklanıyorum. Nefes çalışması, wellness ve  aromaterapi ilgimi çekiyor. Yoğun bir temponun ardından sakin bir rutin bana  çok iyi geliyor. Ve tabii spor olmazsa olmazım. </p><p class="MsoNormal"><ol><li><b>Genel Yayın Yönetmeni: </b>Gözde Yörükoğlu ERSU</li><li><b>Röportaj:</b> Ceylan YENİACUN </li><li><b>Fotoğraflar:</b> Fırat  MERİÇ </li><li><b>Styling:</b> Bengisu GÜREL</li><li><b>Saç:</b> Kenan S&#807;EN</li><li><b>Makyaj:</b> Ece BİRSEN </li><li><b>Video:</b>  Kaan KARAASLAN </li><li><b>Styling asistanı:</b> Maya  YELKOVAN </li><li><b>Fotoğraf asistanı:</b> Burhan  CANLI </li></ol></p>                  ]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/buse-terim-ile-ask-is-ve-annelik-uzerine-1083691</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/20/buse-terim-ile-ask-is-ve--705_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083683</guid><pubDate>Wed, 14 Aug 2024 18:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum Günlüğü: Haluk Dinçer, Gizem Sabancı, Nejdet Ayaydın]]></title><description><![CDATA[Sanat ve tatili bir arada sunan Bodrum'dan, tanınmış isimlerin tatil manzaraları ile sizlerleyiz...]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrum-gunlugu-haluk-dincer-gizem-sabanci-nejdet-ayaydin-1083683</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/14/bodrum-gunlugu-haluk-dinc-587_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083682</guid><pubDate>Wed, 14 Aug 2024 18:17:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum Günlüğü: Maya Portakal, Aslı Gümüşel, Esra Oflaz]]></title><description><![CDATA[Yaz olağanca hızıyla yaşanırken, Bodrum'dan da renkli kareler gelmeye devam ediyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrum-gunlugu-maya-portakal-asli-gumusel-esra-oflaz-1083682</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/14/bodrum-gunlugu-maya-porta-783_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083681</guid><pubDate>Wed, 14 Aug 2024 17:50:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum Günlüğü: Gül Dürüst, Şükran Güzeliş, Zeynep-Metin Fadıllıoğlu]]></title><description><![CDATA[Sosyal yaşamın nabzı Ege'de atıyor. İşte Bodrum'dan objektifimize takılanlar.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrum-gunlugu-gul-durust-sukran-guzelis-zeynep-metin-fadillioglu-1083681</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/14/bodrum-gunlugu-gul-durust-281_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083671</guid><pubDate>Mon, 12 Aug 2024 14:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[19 Ağustos Kova Burcu Dolunayında Burçları Neler Bekliyor?]]></title><description><![CDATA[19 Ağustos'ta Kova burcunda dolunay gerçekleşiyor. Burçları ve yükselen burçları neler bekliyor, mercek altına aldık.]]></description><content:encoded><![CDATA[<h2>19 Ağustos Kova Burcu Dolunayında Burçları Neler Bekliyor?</h2><p>19 Ağustos'ta Kova burcunda dolunay gerçekleşiyor.  Uranüs kareli bu dolunay, beklenmedik kapanışlara işaret ediyor. Dolunaylar bitişleri,  tamamlanmaları, başka bir seviyeye geçmeyi temsil eder. İçinde Uranüs karesi  barındıran bu dolunayda dürtüsel davranmaya meyilli olabiliriz. Beklenmeyen olaylara  beklenmeyen tepkiler verebiliriz. Temkinli olmakta ve sakin kalmakta fayda var.  19 Ağustos Kova dolunayı; aynı anlarda gökyüzünde gerçekleşen Venüs, Jüpiter ve  Mars kavuşumuna kare açı yaparken, bu gezegenler de Satürn gezegenine kare  yapacak. Parasal krizlerin yaşanma ihtimali çok yüksek. Merkür retro olduğu  için hayat bizi ne kadar zorlarsa zorlasın çok büyük kararlar vermemekte fayda  var. Moralimizi bozmadan Merkür'ün retrodan çıkmasını beklemeliyiz. </p><h3> 19 Ağustos Kova Burcu Dolunay  Gerçekleşiyor. Burçları ve Yükselen Burçları Neler Bekliyor?</h3><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/12/59-12082024e8a93543.jpg"/><h3>Koç ve Yükselen Koç Burçlarını 19 Ağustos  Kova Dolunayında Neler Bekliyor?</h3><p>Koç burçları, Kova dolunayıyla birlikte  sosyal çevrelerini değiştirmek isteyecekleri bir döneme giriş yapıyor. Geçmiş  dönem planlarını yeniden gözden geçirebilirler. Parasal konularda beklenmedik  krizlerle karşılaşabilirler. Aynı anlarda gökyüzündeki Venüs, Jüpiter ve Mars  kavuşumunu karelemesi ve bu gezegenlerin de Satürn'e kare yapacak olması,  özellikle iş çevrelerinde sorunlara sebep olabilir. Trafikte oldukça dikkatli  olmalılar. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/12/51-120820249c9ad843.jpg"/><h3>Boğa ve Yükselen Boğa Burçlarını 19  Ağustos Kova Dolunayında Neler Bekliyor?</h3><p>Boğa burçları, Kova dolunayıyla birlikte  kariyerleriyle ilgili kararlar verebilir ya da geçmiş dönem verdikleri kararların sonuçlarını alabilirler. Uranüs karesinden dolayı olaylar beklenmedik şekilde  değişebilir. Önemli kararlar için Merkür retrosunun bitmesini beklemelerinde  fayda var. Aynı anlarda gökyüzündeki Venüs, Jüpiter ve Mars kavuşumunu  karelemesi ve bu gezegenlerin de Satürn'e kare yapacak olması, özellikle  yatırımla ilgili konularda sorunlara sebep olabilir. Sakin kalmalı ve mantıklı  hareket etmeliler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/12/511-120820249ed9ef17.jpg"/><h3>İkizler ve Yükselen İkizler Burçlarını 19  Ağustos Kova Dolunayında Neler Bekliyor?</h3><p>İkizler burçları, Kova dolunayıyla  birlikte yurt dışı ve eğitim konularını gündemlerine alabilir, kendilerinden  çok farklı, vizyonlarını geliştirecek insanlarla bir araya gelebilirler. Her  şeye yetişmeye çalışmak yerine bu dönemde önceliklerini belirlemelerinde fayda  var. Aynı anlarda gökyüzündeki Venüs, Jüpiter ve Mars kavuşumunu karelemesi ve  bu gezegenlerin de Satürn'e kare yapacak olması, ailesel konularda sorunlara  sebep olabilir. Önemli kararlar öncesi Merkür'ün retro hareketini bitirmesini  beklemeliler. Bu dönemde muhakkak sakin kalmalı ve mantıklı bir şekilde hareket  etmeye çalışmalılar. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/12/56-1208202460d7a276.jpg"/><h3>Yengeç ve Yükselen Yengeç Burçlarını 19  Ağustos Kova Dolunayında Neler Bekliyor?</h3><p>Yengeç burçları, Kova dolunayıyla birlikte  yatırımlar konusunda bekledikleri sonuçları alabilir, yeni yatırım  fırsatlarıyla karşılaşabilirler. Ancak Uranüs gezegeninden dolayı kredi, dava  ve sigortalarla ilgili konularda beklenmedik gelişmeler yaşayabilirler. Aynı  anlarda gökyüzündeki Venüs, Jüpiter ve Mars kavuşumunu karelemesi ve bu  gezegenlerin de Satürn'e kare yapacak olması, yurt dışı ve akademik kariyerle  ilgili konularda sorunlara sebep olabilir. Önemli kararlar öncesi Merkür'ün  retro hareketini bitirmesini beklemeliler. Bu dönemde muhakkak sakin kalmalı ve  mantıklı bir şekilde hareket etmeye çalışmalılar. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/12/53-12082024b8cbb520.jpg"/><h3>Aslan ve Yükselen Aslan Burçlarını 19  Ağustos Kova Dolunayında Neler Bekliyor?</h3><p>Aslan burçları, Kova dolunayıyla birlikte  ilişkiler ve ortaklıklar konusunda uzun süredir bekledikleri önemli kararları  verebilirler. Uranüs karesi kariyerde beklenmedik olaylara işaret ediyor. Aynı  anlarda gökyüzündeki Venüs, Jüpiter ve Mars kavuşumunu karelemesi ve bu  gezegenlerin de Satürn'e kare yapacak olması, gelir ve yatırımlarla ilgili  konularda sorunlara sebep olabilir. Önemli kararlar öncesi Merkür'ün retro hareketini  bitirmesini beklemeliler. Bu dönemde muhakkak sakin kalmalı ve mantıklı bir  şekilde hareket etmeye çalışmalılar. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/12/55-1208202429040ae5.jpg"/><h3>Başak ve Yükselen Başak Burçlarını 19  Ağustos Kova Dolunayında Neler Bekliyor?</h3><p>Başak burçları, Kova dolunayıyla birlikte  işle ilgili sonuçlar alabilir, mevcut işlerinden ayrılma kararı verebilirler.  Uranüs karesiyle birlikte gündelik rutinleri, özgürlüklerini kısıtlayabilir. Aynı  anlarda gökyüzündeki Venüs, Jüpiter ve Mars kavuşumunu karelemesi ve bu  gezegenlerin de Satürn'e kare yapacak olması, ilişkiler ve ortaklıklar  konusunda sorunlara neden olabilir. Bu dönemde sakin kalmalı ve mantıklı  hareket etmeliler. Önemli kararları ise Merkür retrosu sonrasına bırakmalılar. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/12/52-1208202484f63794.jpg"/><h3>Terazi ve Yükselen Terazi Burçlarını 19  Ağustos Kova Dolunayında Neler Bekliyor?</h3><p>Terazi burçları, Kova dolunayıyla birlikte  mevcut ilişkileriyle alakalı önemli kararlar verebilir ya da yalnız olanlar  yalnızlıklarını sonlandırabilirler. Çocuklu olanlar da çocuklarıyla alakalı önemli  kararları yine bu dönemde verebilir. Uranüs karesi vergi, sigorta ve krediler  konusunda beklenmedik krizlere işaret ediyor. Aynı anlarda gökyüzündeki Venüs,  Jüpiter ve Mars kavuşumunu karelemesi ve bu gezegenlerin de Satürn'e kare  yapacak olması, gündelik rutinlerinde sorunlara neden olabilir. Bu dönemde iş  yüklerini artırmamaya dikkat etmeliler. Kendilerine bol bol dinlenecek zaman  yaratmalarında fayda var. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/12/510-120820245e50f661.jpg"/><h3>Akrep ve Yükselen Akrep Burçlarını 19  Ağustos Kova Dolunayında Neler Bekliyor?</h3><p>Akrep burçları, Kova dolunayıyla birlikte  aile ve ev konularıyla ilgili önemli kararlar verebilir. Bu durumdan dolayı yorucu  zamanlar geçirebilirler. Uranüs karesi vergi, kredi ve sigorta konularında  beklenmedik krizlere işaret ediyor. Aynı anlarda gökyüzündeki Venüs, Jüpiter ve  Mars kavuşumunu karelemesi ve bu gezegenlerin de Satürn'e kare yapacak olması, para  akışında sorunlar yaratabilir. Bu dönemde sakin kalmalı ve mantıklı hareket  etmeliler. Önemli kararları ise Merkür retrosu sonrasına bırakmalılar. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/12/54-12082024d241fc29.jpg"/><h3>Yay ve Yükselen Yay Burçlarını 19 Ağustos  Kova Dolunayında Neler Bekliyor?</h3><p>Yay burçları, Kova dolunayıyla birlikte  eğitim, seyahat planları ve arkadaşlıklar konusunda kararlar verebilir. Araba  alım ve satım işleriyle alakalı girişimlerde bulunabilirler. Ticaretle ilgili  yaptıkları yatırımların sonuçlarını alabilirler. Aynı anlarda gökyüzündeki  Venüs, Jüpiter ve Mars kavuşumunu karelemesi ve bu gezegenlerin de Satürn'e  kare yapacak olması, mevcut ilişkilerinde sorunlara neden olabilir. Bu dönemde  sakin kalmalı ve mantıklı hareket etmeliler. Önemli kararları ise Merkür  retrosu sonrasına bırakmalılar. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/12/512-120820246321d2fc.jpg"/><h3>Oğlak ve Yükselen Oğlak Burçlarını 19  Ağustos Kova Dolunayında Neler Bekliyor?</h3><p>Oğlak burçları, Kova dolunayıyla birlikte  parasal konularda gecikmeler ve krizler yaşayabilir. Riskli yatırımlardan uzak  durmalarında fayda var. Aynı anlarda gökyüzündeki Venüs, Jüpiter ve Mars  kavuşumunu karelemesi ve bu gezegenlerin de Satürn'e kare yapacak olması,  ticaretle alakalı işlerinde sorunlara neden olabilir. Kardeşlerle ilgili  pürüzler yaşanabilir. Eğitim ve seyahat konularında yaptıkları planlarda  aksamalar yaşanabilir. Sakin kalmalı ve temkinli olmalılar. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/12/58-120820244d1c5a6d.jpg"/><h3>Kova ve Yükselen Kova Burçlarını 19  Ağustos Kova Dolunayında Neler Bekliyor?</h3><p>Kova'lar burçlarında gerçekleşen dolunayla  birlikte hayatlarının genelini etkileyecek, önemli kararlar verebilir. Bu  dönemde arkadaşlıklarını, mevcut işlerini, özel ilişkilerini ve hayattan  beklentilerini gözden geçirecekler. Uranüs karesi verecekleri kararlar  konusunda beklenmedik gelişmelere işaret ediyor. Gökyüzünde aynı zamanlarda  yaşanan Merkür retrosundan dolayı önemli kararları ertelemelerinde fayda var. Aynı  anlarda gökyüzündeki Venüs, Jüpiter ve Mars kavuşumunu karelemesi ve bu  gezegenlerin de Satürn'e kare yapacak olması, parasal konularda sorunlara  işaret ediyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/12/57-12082024a3386b9d.jpg"/><h3>Balık ve Yükselen Balık Burçlarını 19  Ağustos Kova Dolunayında Neler Bekliyor?</h3><p>Balık burçları, Kova dolunayıyla birlikte  biraz içe dönebilir, kendilerini dinleyebilirler. Geçmiş dönem meselelerini  fazla kurcalamaktan yorgun düşebilirler. Aynı anlarda gökyüzündeki Venüs,  Jüpiter ve Mars kavuşumunu karelemesi ve bu gezegenlerin de Satürn'e kare  yapacak olması, aile ve ilişkiler konusunda sorunlara neden olabilir. Bu  dönemde sakin kalmalı ve mantıklı hareket etmeliler. Önemli kararları ise  Merkür retrosu sonrasına bırakmalılar.</p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/22-haziran-oglak-dolunayinda-burclari-neler-bekliyor-1083467" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/20/22-haziran-oglak-dolunayi-684_2-52.jpg"/></div><h3>22 Haziran Oğlak Dolunayında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/24-nisandaki-akrep-burcu-dolunayinda-burclari-neler-bekliyor-1083187" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/16/24-nisandaki-akrep-burcu--150_2-52.jpg"/></div><h3>24 Nisan'daki Akrep Burcu Dolunayında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/21-temmuz-oglak-dolunayinda-burclari-neler-bekliyor-1083581" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/17/21-temmuz-oglak-dolunayin-229_2-52.jpg"/></div><h3>21 Temmuz Oğlak Dolunayında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/19-agustos-kova-burcu-dolunayinda-burclari-neler-bekliyor-1083671</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/12/19-agustos-kova-burcu-dol-358_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083670</guid><pubDate>Mon, 12 Aug 2024 14:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Şevket Sabancı'yı Anma Konseri'nde Erol Evgin Sahne Aldı]]></title><description><![CDATA[Türk iş dünyasının önemli sanayicilerinden Şevket Sabancı, ölümünün üçüncü yılında Türk pop müziğinin duayeni Erol Evgin'in sahne aldığı anma konseriyle yad edildi.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sevket-sabanciyi-anma-konserinde-erol-engin-sahne-aldi-1083670</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/12/sevket-sabanciyi-anma-kon-402_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083668</guid><pubDate>Mon, 12 Aug 2024 12:04:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Dünyanın En Büyük Yelkenli Yatı İstanbul'da]]></title><description><![CDATA[İstanbul, dünyanın en büyük yelkenli yatı olan Club Med 2'yi ağırladı. Yatta düzenlenen davete sosyal hayatın ünlü simaları katıldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/dunyanin-en-buyuk-yelkenli-yati-istanbulda-1083668</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/12/dunyanin-en-buyuk-yelkenl-978_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083654</guid><pubDate>Fri, 09 Aug 2024 11:47:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Havalimanı Deneyimini Daha Keyifli Hale Getirmenin Yolları]]></title><description><![CDATA[Sanatın renkleri ile gastronomi dünyasının lezzetleri, seyahatlere farklı bir boyut katıyor. Bodrum The Beach of Momo'da düzenlenen özel davette TAV Passport; havalimanı deneyimini daha keyifli hale getiren, kültür sanattan gastronomiye uzanan özel projelerini konuklarla paylaştı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/havalimani-deneyimini-daha-keyifli-hale-getirmenin-yollari-1083654</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/09/havalimani-deneyimini-dah-462_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083653</guid><pubDate>Fri, 09 Aug 2024 11:24:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sharon Stone Bodrum'da “Global İkon Ödülü”nü Aldı]]></title><description><![CDATA[Unutulmaz rolleriyle Hollywood'da iz bırakan Sharon Stone, Altın Küre'nin özel davetlisi olarak Türkiye'ye geldi. Bodrum Titanic Luxury Collection Bodrum'un ev sahipliğindeki gala ünlüler geçidine sahne olurken, Sharon Stone “Global İkon Ödülü”nü aldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sharon-stone-bodrumda-global-ikon-odulunu-aldi-1083653</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/09/sharon-stone-bodrumda-glo-508_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083652</guid><pubDate>Thu, 08 Aug 2024 14:38:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Süper Star Ajda Pekkan Harbiye Konseri]]></title><description><![CDATA[Enerjisi ve performansıyla yıllara meydan okuyan Ajda Pekkan, Harbiye'deki Açıkhava konserinde sevenlerine müzik şöleni yaşattı. Dansları ve sahne şovu eşliğinde sevilen parçalarını seslendiren Pekkan, hit parçalarıyla da alaturka potpuri de yaptı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/super-star-ajda-pekkan-harbiye-konseri-1083652</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/08/super-star-ajda-pekkan-ha-519_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083646</guid><pubDate>Wed, 07 Aug 2024 17:53:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Aslı Gümüşel Hakkında Bilinmeyenler]]></title><description><![CDATA[Şu sıralar kendini en iyi hissettiği dönemde olduğunu belirten Aslı Gümüşel ile Bodrum'da ışıl ışıl bir çekim yaptık. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<h3><b>Bodrum  tatilin nasıl geçiyor? </b></h3><p>Git  gel yaparak ama çok keyifli geçiyor. Tüm yazı, perşembe ve pazar günleri  Bodrum'da, diğer günler ise İstanbul'da olacak şekilde planladım. Arada  kendime tatiller veriyorum tabii ki. </p><h3><b>Yakın  zamanda başka tatil planların var mı?</b></h3><p><b>  </b>Zaten  çok seyahat ettiğim için bana göre tatil, evde olup hiç dışarı çıkmamak sanırım. Ama ağustos sonunda bir Mikonos seyahatim olacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/07/asligumusel108452-07082024242bab67.jpg"/><h3><b>Hayatının  nasıl bir dönemindesin? </b></h3><p>Hayatın  her dönemini, farklı duygular, farklı sınavlar ve farklı mükafatlarla  geçirdiğimize inananlardanım. S&#807;u sıralar ise kendimi iyi hissettiğim ve  kalbimin ekmeğini yediğim, tatmin edici bir dönemimde olduğumu  düşünüyorum. </p><h3><b>Kendini  iyi hissetmek istediğinde neler yapıyorsun?</b></h3><p><b>  </b>Sağlıklı  olduğum her gün, iyi hissetmem için en güzel sebep bence. Bunun dışında  müzik dinlemek, birinin yüzünde gülümseme sebebi olmak, işimde bir adım  daha iyiye gitmek ve en önemlisi yapmak zorunda olduğum değil de kalbimin  söylediğini yapabilme cesaretini göstermek, beni en mutlu eden şeyler. </p><h3><b>Çok  eğlenceli bir arkadaş grubun var, onlarla bir arada olduğunda nasıl  hissediyorsun?</b></h3><p><b>  </b>Hayatımdaki  en büyük zenginlik, biriktirdiğim arkadaşlarım, dostlarım. Maalesef öyle  bir dönemdeyiz ki, yakın zannettiğin insanlar, bir gün bir bakmışsın en  büyük düşmanın olmuş. O yüzden etrafımda olan yakınlarımı ailemin  bireyleri gibi hisseder, onlara emek verir ve sonucunda onlarla beraber huzurlu  ve mutlu hissederim. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/07/asligumusel10684-07082024eda64e85.jpg"/><h3><b>Yeni  hayatında nasıl hissediyorsun, adapte olmakta zorlandığın anlar oldu mu?</b></h3><p><b>  </b>Tabii  ki zorlandım ama biliyorum ki her zorluğun, ardından bana mükafatı oldu,  oluyor ve de olacak. </p><h3><b>Metin  S&#807;en ile ayrılma kararınızdan sonra arkadaş kalmayı başaran çiftlerdensiniz.  Bu dengeyi nasıl sağladınız? </b></h3><p>İkimizin  de gördükleriyle alakası var sanırım. Ne maddiyat ne de duygusal egolarımız  için birbirimizi yıpratmanın bir anlamı olmadığının farkındaydık. Ayrıca iki  yetişkin çocuğumuz var, onlara olan sevgimiz ve saygımız bizi disipline  ediyor sanırım. </p><h3><b>Eylül  ayı bir nevi içe dönme, kendini yenileme zamanı. Sana da böyle hissettiriyor  mu? Önümüzdeki eylül ve sonrası için planların var mı? </b></h3><p>Eylül  itibarıyla tabiri caizse motor takmış gibi olacağım. Kısmetse iki yurt dışı,  bir yurt içi fuarımın ardından, Venedik Bienali'ne ve Londra'ya gitme  planlarım var. </p><h3><b>Modun  düştüğü zaman genellikle kolay toparlanır mısın?</b></h3><p><b>  </b>Kendime,  biraz düşünme ve resetleme süresi vermeye çalışıyorum. Yaşadığım duygu  her ne ise onu özümsediğimde o olayın başıma neden geldiğini ve bana ne  mesaj vermeye çalıştığını anladığımda, üzerinden gelebilmem daha kolay  oluyor. Ama şöyle bir özelliğim olduğu söylenir; ben "hayır" cevabı  bilmem. Düşersem de yerden en pozitif şekilde, bir değil 10 kez de olsa kalkmasını  bilirim; yeter ki aynı hatalar tekrarlanmasın. "Kader gayrete aşıktır"  sözünü benimseyenlerdenim. Sorunuzun cevabı ise; çabuk değil ama birçok  kişiye göre daha hızlı toparlanırım.</p><h3><b>Sence  ilişkide nasıl birisin? </b></h3><p>Sosyal  ve iş hayatında ne kadar disiplinli ve katı biriysem, ilişkilerimde de o  kadar duygusalım sanırım. O yüzden kırılmamak için etrafıma kalın bir duvar  ördüm ama içeri aldıklarıma da pamuk gibiyim. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/07/asligumusel10534-070820243c6bd115.jpg"/><h3><b>Ashley  Joy her geçen gün daha da büyüyor, markanı kurarken bugünleri hayal ediyor  muydun?</b></h3><p><b>  </b>İlk  günden beri hayal ediyorum, üstelik çok daha fazlasını... Bu yolda  ilerledikçe ne kadar çok bilmediğimi görüyor, bu konularda kendimi daha  fazla geliştirmeye çalışıyorum. Çünkü kalp ile yapılan her şeyin  mükafatı, çok tatmin edici. </p><h3><b>Girişimci  yönünle birçok kadına ilham oldun. Bununla ilgili neler söylemek istersin?  İş hayatına atılacak hemcinslerin nasıl bir yol izlemeliler? </b></h3><p>Öncelikle  birçok kadına dokunabilme şansım olduğu ve onlara birçok platformda  ulaşabildiğim için, kendimi çok şanslı hissediyorum. Naçizane tavsiyem;  "O ne dedi, bu ne dedi?" gibi söylentilere daha az takılmaları, kalplerinin sesini dinlemeleri. Ayrıca çok çalışmalı, çok çalışmalı, çok ama çok çalışmalı... İstikrar ve vizyonlarıyla da başarılarını taçlandırmalarını hatırlatırım.</p><h3><b>Yeni  sürprizler var mı? </b></h3><p>Hem  de birçok sürpriz var. Sadece Ashley Joy ile alakalı da değil. Çok yakında  paylaşacağım. </p><h3><b>Bu  dünyanın içinde olan biri olarak son yıllarda değişen güzellik algısıyla  ilgili neler söylemek istersin?</b></h3><p><b>  </b>Bana  göre kadın, kendini mutlu hissettiği her zaman güzel görünür. Vücudunda  beğenmediği bir yer varsa, tabii ki bir destek alsın derim. Fakat bu "Kim ne  dedi?" algısı olmadan, kendi iradesiyle aldığı bir karar olmalı. Eğer gerçekten etrafımızdaki 5-6 kişinin ortalaması isek, arkadaş seçiminin öneminin burada da altını çizmek isterim. Bir insan saçlarındaki beyazları ile mutluysa, bu özgüvenin yanındaki arkadaşına da sirayet edeceğinin bilincinde olmak gerekiyor. Benim önerim hiçbir şeyi abartmadan yapmak, azar azar ve kıvamında, en makbulü.</p><h3><b>Sosyal  medyada oldukça aktifsin, takipçilerin en çok neleri merak ediyor? </b></h3><p>Gerçekten ne  olduğunu merak ediyorlar. "Mış" gibi insanlarla dolu bir ortamda,  güzelliğiyle, zorluklarıyla paylaşılan her şeyi merak ediyorlar. Ama  sanırım en çok güzel yaş almanın sırları, nerelerden giyindiğim, nerelere  seyahat ettiğim ve kozmetikle ilgili sorular alıyorum. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/07/asligumusel10909-070820240ba0f0b5.jpg"/><h3><b>Pazar  bakımların hepimize ilham oluyor. Senin favori bakımların neler?</b></h3><p><b>  </b>Tabii  ki cilt ve saç. Ayrıca mutlaka bir çekmece detoksu yaparım. </p><h3><b>Oldukça  fit görünüyorsun. Spor, hayatının ne kadarında yer alıyor?</b></h3><p><b>  </b>Haftada  3-4 gün çok düzenli spor yaparım. Sporu kilo verme amaçlı değil, daha çok  ruhuma iyi geldiği için yapıyorum. Herkese iyi gelen bir aktivite mutlaka  vardır diyorum. </p><h3><b>Oğullarınla  nasıl bir ilişkin var, birlikte neler yapmaktan keyif alıyorsunuz? </b></h3><p>Oğullarıma  sevgim zaten tartışılmaz ama daha çok saygı duyuyorum. S&#807;imdilik daha çok  onlar benden bir şeyler öğrenseler de ben de onların ağzından çıkan her  sözü ve yorumu dikkate alırım. "Allah güzel insanlarla karşılaştırsın"  derim hep. Yemek sonrası sohbetlerimizin </span>keyfi ve onlarla uyumadan önceki sevgi seanslarımızda gerçekleşen diyaloglarımız çok özeldir. İşimle alakalı, yorumlarını almak ve bunun üzerine sohbet etmek de ayrı güzel tabii.</span></p><h3><b>Çok  hayal kurar mısın? </b></h3><p>Hem  de nasıl. </p><h3><b>Gözlerini  kapadığında, beş yıl sonrası için hayallerin neler?</b></h3><p><b>  </b>Dünyada  bilinen bir marka sahibi ve adından saygı ile bahsedilen bir kadın girişimci  olmak. </p><h3><b>Seni  en çok ne mutlu eder? </b></h3><p>Birinin  "Allah razı olsun" demesi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/07/sayfa58-070820241d2880de.jpg"/><h3><b>Belli  bir yaşa gelince hayattaki alma- verme dengesi daha da önemli bir hal alıyor,  sende de böyle oldu mu? Bu dengeyi kurabildin mi yoksa hep daha fazla veren  taraf mısın? </b></h3><p>Hala  öğreniyorum diyelim... </p><h3><b>Birkaç  yıldır daha farklı bir Aslı var sanki karşımızda. Daha kendinden emin ve ışıl  ışıl... Kişisel gelişimin için özel bir şey yapıyor musun? </b></h3><p>Benim  yolum yıllar içerisinde, planlı ya da tesadüf diyebileceğim birçok insanla  kesişti. Ve her kesişen noktada kendimi daha çok tanıma fırsatı buldum. Bu  nedenle hep, "Çok şanslıyım" derim. Ama arınma için ciddi emek sarf ediyorum. Her sene umre ziyareti gerçekleştirmeye, sabahları yaptığım yoga ve dua seanslarıma, spor aktivitelerime ve enerjisi ile kokusu iyi olan ortamlarda vakit geçirmeye özen gösteriyorum. En önemlisi de etrafımdaki en fazla görüştüğüm insanları iyi seçebilmek. Tüm yaptıklarım ve yapamadıklarım, bugünkü Aslı'nın oluşmasına çok yardımcı oldu.</p><h3><b>Konfor  alanından çıkmak nasıl hissettiriyor, zorlandığın zamanlar </b><b style=" font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Oxygen, Ubuntu, Cantarell, &quot;Open Sans&quot;, &quot;Helvetica Neue&quot;, sans-serif;">oluyor mu?</b></h3><p><b>  </b>Tabii  ki çok zor anlar oluyor. Ama sen Yaradan'a güvenir, teslim olmayı  başarabilirsen, gelecek sürprizlere hazır oluyorsun. Tevafuk ve teslimiyet bu  süreçte kolaylık sağlıyor bana. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/07/asligumusel10631-07082024e55e7127.jpg"/><h3><b>Hayat  motton nedir? </b></h3><p>Güzel  düşünmenin, güzel konuşmanın ve pozitif bir bilincin hayatı şekillendiren unsurlar olduğuna inanıyorum. Ayrıca sana iyi gelmeyen kişi veya mekanlardan arkana bakmadan, kibarca, beddua etmeden, yargılamadan, nezaketle ama Allah'a havale ederek uzaklaşmak da diğer mottom.</p><h3><b>Kendinde  en sevmediğin özelliğin? </b></h3><p>Çok  detaycı, bazen de fazla fedakar olmam. </p><h3><b>Hayatındaki  en önemli dönüm noktaları neler?</b></h3><p><b>  </b>Evliliğim,  çocuklarımın doğumu, babamı kaybetmem ve boşanmam tabii ki. </p><p></p><ol><li><b>Genel Yayın  Yönetmeni: </b>Gözde Yörükoğlu ERSU</li><li><b>Röportaj: </b>Ceylan YENİACUN </li><li><b>Fotoğraflar: </b>Lara SAYILGAN </li><li><b>Styling: </b>Tuğçe KILINÇLI </li><li><b>Saç: </b>Akın ÜNAL </li><li><b>Makyaj: </b>Erkan ULUÇ </li><li><b>Video: </b>Kaan KARAASLAN </li><li><b>Fotoğraf  asistanı: </b>Salih YILMAZ </li></ol><p></p>                     <p>Mekan için <b>Hyde Bodrum</b>'a teşekkür ederiz. </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/asli-gumusel-hakkinda-bilinmeyenler-1083646</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/09/asli-gumusel-hakkinda-bil-646_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083643</guid><pubDate>Wed, 07 Aug 2024 14:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum Günlüğü: Cem Hakko, Ferit Şahenk, Kıvanç Tatlıtuğ]]></title><description><![CDATA[İş dünyası ve cemiyet hayatının gözde tatil beldesi Bodrum'da ünlü isimler objektiflerimize yansıdı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrum-gunlugu-cem-hakko-ferit-sahenk-kivanc-tatlitug-1083643</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/07/bodrumdan-yansimalar-622_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083641</guid><pubDate>Wed, 07 Aug 2024 12:54:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Beymen x Brunello Cucinelli Daveti]]></title><description><![CDATA[Beymen ve Brunello Cucinelli, Mediterranea Yaz 2024 Koleksiyonu'nu Bodrum'da keyifli bir davetle kutladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/beymen-x-brunello-cucinelli-daveti-1083641</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/07/beymen-x-brunello-cucinel-741_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083630</guid><pubDate>Mon, 05 Aug 2024 11:01:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sirena Marine Yaz Partisi]]></title><description><![CDATA[Sirena Marine, Villa Maçakızı Bodrum'da keyifli bir yaz partisi verdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sirena-marine-yaz-partisi-1083630</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/05/sirena-marine-yaz-partisi-457_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083626</guid><pubDate>Fri, 02 Aug 2024 11:55:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum'da Kitap Tanıtımı]]></title><description><![CDATA[İstanbul'u ve gizli hazinelerini anlattıkları kitapları büyük ilgi gören seyahat yazarı Saffet Emre Tonguç ile sanat, tarih yazarı Serda Büyükkoyuncu; kitaplarının başarısını Bodrum'da verdikleri bir davetle kutladılar.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrumda-kitap-tanitimi-1083626</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/02/bodrumda-kitap-tanitimi-479_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083624</guid><pubDate>Fri, 02 Aug 2024 11:02:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Azimut Grup Tanıtım Daveti]]></title><description><![CDATA[Azimut Grup bünyesinde kurulan Automobile Heritage Fund (AHE) Fonu, Mandarin Oriental Bodrum'da düzenlenen bir davetle Azimut Portföy yatırımcılarına tanıtıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/azimut-grup-tanitim-daveti-1083624</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/08/02/bodrumda-kirmizi-gece-884_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083622</guid><pubDate>Wed, 31 Jul 2024 17:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Piaget x Mandarin Oriental, Bodrum Workshop Daveti]]></title><description><![CDATA[Piaget, Mandarin Oriental, Bodrum'da keyifli bir workshop davetine imza attı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/piaget-x-mandarin-oriental-bodrum-workshop-daveti-1083622</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/31/piaget-x-mandarin-orienta-155_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083619</guid><pubDate>Wed, 31 Jul 2024 11:34:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[24 TEMMUZ 2024]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p><p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/kapaklar/24-temmuz-2024-1083619</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/31/24-temmuz-2024-460_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083618</guid><pubDate>Tue, 30 Jul 2024 14:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Range Rover House Bodrum Daveti]]></title><description><![CDATA[Range Rover House, ilham veren deneyimlerini Bodrum Villa Maçakızı'nın etkileyici atmosferinde misafirleriyle buluşturdu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/range-rover-house-bodrum-daveti-1083618</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/30/range-rover-house-bodrum--127_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083617</guid><pubDate>Tue, 30 Jul 2024 13:48:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ağustos Ayı Burç Yorumları]]></title><description><![CDATA[Ağustos ayında burcunuzda hangi gelişmeler görünüyor? Ünlü Astroloji yazarı Filiz Özkol Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık burçlarını neler bekliyor, detaylı olarak anlattı. 2024 Ağustos ayında aile, aşk, iş ve günlük hayatlarında neler yaşanacak? Ağustos 2024 aylık burç yorumlarına göz atıyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ağustos ayında burcunuzda hangi gelişmeler görünüyor?  Ünlü Astroloji yazarı Filiz Özkol Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak,  Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık burçlarını neler bekliyor, detaylı  olarak anlattı. 2024 Ağustos ayında aile, aşk, iş ve günlük hayatlarında neler  yaşanacak? Ağustos 2024 aylık burç yorumlarına göz atıyoruz.</p><h2><strong>  Ağustos 2024 Aylık Burç Yorumları Neler Söylüyor?</strong></h2><p>Astroloji yazarı Filiz Özkol tarafından kaleme alınan ağustos ayı  burç yorumlarında, ilişki, sağlık, aşk, para, iş, eğitim durumunuz ile ilgili ağustos  ayı burç yorumları; koç burcu, boğa burcu, ikizler burcu, yengeç burcu, aslan  burcu, başak burcu, terazi burcu, akrep burcu, yay burcu, oğlak burcu, kova  burcu ve balık burcu 2024 Ağustos Ayı Burç yorumları...</p><h2><strong><strong>Ağustos 2024'te  Burçları Neler Bekliyor?</strong></strong></h2><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/30/59-30072024ca5b0b20.jpg"/><h3>Koç Burcu - Ağustos  2024 Aylık Burç Yorumu</h3><p>Yaratıcılık ve sevgi evinizde parlayan Güneş,  olumlu etkiler sunuyor. İş hayatınızda daha hırslı ve tutkulu, sosyal  ilişkilerinizde ise aktif olacağınız bir döneme giriyorsunuz. Organizasyon  yetenekleriniz güçleniyor. Güneş'in de bu eve girmesiyle birlikte, işinizde  olumlu ve güçlü atılımlar meydana gelecek; rekabetçi yapınız ortaya çıkacak. Aşk  yaşamınızda, canlılıklar meydana gelecek. Bazılarınız ciddi beraberliklerin  temellerini atacak. Bazılarınızın yaşça büyük biriyle yaşayacağı aşk, değerli  tecrübeler kazandıracak. Çocukları olanlar için yaz okulları gibi sosyal  aktiviteler gündeme gelecek. Bu dönem sanatla ilgilenenler; düşünce birliği  içinde olduğu kişilerle bir araya gelerek ortak faaliyetlerde bulunacaklar. Yeni  fikirlere açık olmanıza rağmen günlük yaşantınızın kurallarından vazgeçmeyerek  herkesi şaşırtabiliyorsunuz. 6-28 Ağustos arası sürecek Merkür retrosu  kapsamında, sizden yaşça büyük kişilerin fikirlerine karşı gelmemeli ve  çevrenize gereken saygıyı göstermelisiniz. Uzun yıllara dayanan dargınlıkların  temellerini atabilirsiniz. Uranüs, Neptün, Satürn ve Plüton geri hareketine  başlıyor. Merkür'ün geri hareketine büyük gezegenler de eşlik ediyor. Bulunduğunuz  ortamlara dikkat etmelisiniz. Uzun süredir ihmal ettiğiniz kontrollerinizi  yaptırmalı ve bir diyetisyenle konuşmalısınız.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/30/51-30072024383dd6d2.jpg"/><h3>Boğa Burcu - Ağustos  2024 Aylık Burç Yorumu</h3><p>Bu ay uyumlu  beraberlikler içinde olacaksınız, birçok konuda daha anlamlı konuşmalar yapacaksınız ve  dostluklarınız daha da pekişecek. Finans gezegeniniz  Merkür'ün, Venüs ile yaptığı uyumlu açı sayesinde birçok iş imkanı ortaya  çıkacak, yeni iş fırsatlarıyla ilgili yakın çevrenizden önemli ve güzel  destekler alacaksınız. Kendinize güveniyor ve başlattığınız işler konusunda  kararlı adımlar atıyorsunuz. Medya ve iletişim konusuyla ilgileniyorsanız, bu  ay en güzel yazılarınızı yazabilir veya yeni bir kitap çıkarabilirsiniz. Bu  arada, kırgınlık yaşadığınız kardeşlerle bir araya gelebilirsiniz. Yönetici,  çalışma ve sağlık gezegeniniz Venüs ise sosyal ilişkileriniz ve aile ile ilgili konularda  olumlu destek vermeye devam ediyor. Merkür'ün geri hareketiyle birlikte, komşuluk  ilişkilerinizde aksayan konuları düzeltecek ve birçok dargın arkadaşınızla  barışma fırsatı yakalayacaksınız. Sosyal ilişkileriniz canlanacak. Topluluklarda  öfkeli davranışlar içinde olmayın, bu tür tepkili haller sizi olumsuz etkileyebilir.  Aşk ve sosyal yaşantısına her zaman dikkat eden ve disiplinli olmaya özen  gösteren siz, bugünlerde sıra dışı davranışlarınızla dikkat çekeceksiniz. Sağlık gezegeniniz Venüs, iskelet sisteminizi korumanız gerektiği  konusunda sizi uyarıyor. Kol ve bacaklarınız hassaslaşabilir. Ağır yük  taşımamalı ve bileklerinizi zorlamamalısınız. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/30/511-300720241c1c994c.jpg"/><h3>İkizler Burcu - Ağustos 2024 Aylık Burç  Yorumu </h3><p>Kendinizi ve aile  ilişkilerinizi ön plana alacağınız bir ay sizi bekliyor. Uzun transit  gezegenleriniz geri hareketine devem ediyor. Çalışmalarınızı ve hareketlerinizi  dikkatli bir şekilde değerlendirmelisiniz. Zararlı konumlardan kendinizi  korumalısınız. Yönetici gezegeniniz Merkür neredeyse ay boyu retro harekette  olacak. Düşündüğünüz konuları yaşama geçirme konusunda sabırsız bir davranış  sergileyebilirsiniz. Maddi konularda daha sahiplenici ve hırslı olacaksınız.  Aile içi toplantılar düzenleyebilir ve arkadaşlarınızı ağırlama konusunda  aşırıya kaçabilirsiniz. Özellikle, sürpriz misafirler gündemi meşgul edebilir  ve bütçenizin dışına çıkabilirsiniz. Güneş ve Merkür arasındaki olumlu etkileşim;  finansal konularda çevrenin etkisinde kalmadan, kendinize yönelik olumlu tavırlar  içinde olmanızı sağlayacak. Ev ve aile ile ilgili konular gündeminizde olacak.  Mars'ın etkisiyle birlikte oturduğunuz yerde tadilatlar ve değişimler olabilir.  Ailenize yönelik çabalarınızda artış meydana gelecek. Kazançlarınızın  artmaya başlamasıyla birlikte, maddi harcamalarınızda aşırıya kaçabilirsiniz. Neptün, kariyer evinizde geri gitmeye devam edecek. En zor olayların bile, birden  çözüldüğünü görmek için üstün bir çaba sarf etmenize gerek kalmayacak. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/30/56-300720246ae54a9a.jpg"/><h3>Yengeç Burcu - Ağustos 2024 Aylık Burç Yorumu </h3><p>Yüksek olan  özgüveniniz nedeniyle, duygu ve düşüncelerinizi güçlü bir şekilde ifade  edebilecek, kendinizle ilgili cesur kararlar vereceksiniz. Yaşamı olumlu  yönleriyle algılamanız nedeniyle, çevrenize güzel mesajlar vereceksiniz. Birçok  Yengeç burcu, bu dönemde kendisiyle ilgili güzel değişimler yaşayacak.  Sözleriniz anlamlı ve etkileyici, tepkilerinizi ölçülü ve politik olacak.  Renkli kişiliğinizi ortaya çıkarmakta zorluk çekmeyeceksiniz. Meraklı yapınızı  ortaya dökmekten korkmayacak, ilişkilerinizi sorgulayacaksınız. Partnerinizi  her konuda kolayca ikna edeceksiniz. Retro Merkür; düşüncelerinizi, kazançlarınız konusunda yoğunlaştıracağınızı gösteriyor. Bu dönem, ailenizin de  parasal katkılarının olacağı durumlar söz konusu olabilir. Dış görünüşünüze  daha fazla para harcamak isteyeceksiniz.   İletişim konusunda kararlı adımlar atacaksınız. Özellikle, yakın  dostlarınızla iş birliği içinde olacaksınız. Etkileyici ve yapıcı  konuşmalarınızla istediğiniz iletişimi kurabileceksiniz. Mars, entelektüel  yönlerinizi ön plana çıkaracak. Zeki ve sivri dilli tavırlarınızla yüzeysel  konulara kişilik ve karizma dolu bir tavır katacaksınız. Gücünüzün  farkındasınız ve yaşamla ilgili kararlarınızı verirken hiç kimseden etkilenmek  istemiyorsunuz. Zekanızın işlek ve enerjik olması sizinle ortak çalışmalar  içinde olan kişileri de olumlu etkileyecek. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/30/53-300720245097f41a.jpg"/><h3>Aslan Burcu - Ağustos 2024 Aylık Burç Yorumu </h3><p>Aslan burçları,  ağustos ayının büyük bir bölümünde bireyselliklerini ön plana çıkaracak ve  arzuları doğrultusunda kararlar verecek. Dış görünüşleri ve özel çabaları önem  kazanacak. Manevi duygularınızın atağa kalkmasıyla sizden beklentileri  olanların isteklerine elinizden geldiği kadar karşılık vermeye çalışacak,  dostlarınızla birlikte yalnız kalmak isteyecek ve onların sırlarına ortak  olacaksınız. Devam eden projelerinize hız verirken, kendi inisiyatifiniz  doğrultusunda olaylara yön vermek isteyeceksiniz. Fedakarlıklarınızın karşılık  görmeyeceğinizi zannederek susmayı tercih ediyorsunuz. Fakat, yardım etme  duygunuz oldukça yoğun olduğu için birlikte çalıştığınız kişilerin işlerini  kolaylaştırmak için elinizden gelen her şeyi yapacaksınız. Duygularınızın  derinleşmesi ve olayların gidiş yönünü görebilmeniz, paylaşım içinde olduğunuz  kişileri olumlu etkileyecek.  Güçlü ve  popüler kişiler ilginizi çekmeye devam edecek. Birçok parti ve sosyal ortamlara  katılacaksınız. Gücü sevdiğiniz için, aşkı da güçlü çevrelerde arıyorsunuz. Sosyal  adalet duygularınızın atağa kalkmasıyla grup toplantılarında, haksızlıkları  yerici konuşmalar yapabilirsiniz. Sanatsal faaliyetlerin gündem kazanması da  söz konusu olacak. Aile büyüklerinin sağlığı yine önem kazanıyor. Ev içi  kazalara dikkat edilmeli ve yaşlı aile bireylerini kollamalısınız. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/30/55-30072024962faaca.jpg"/><h3>Başak Burcu - Ağustos 2024 Aylık Burç Yorumu </h3><p>Olaylar  karşısındaki duygusal tepkilerinizin derecesini iyi ayarlayarak, günlük  yaşantınızdaki dengeleri bozmayacaksınız. Devam eden projelerinize hız  verirken, kendi inisiyatifiniz doğrultusunda olaylara yön vermek  isteyeceksiniz. Uzun transitlerinizden Neptün, Uranüs ve Satürn geri hareketine  devam ediyor. Aile ve çalışma yaşantınız, ortaklıklar ve evlilik konularında  birtakım yavaş giden olayları yeniden gözden geçirmeniz gerektiğini  gezegenlerin etkisiyle hissedeceksiniz. Bu ay aşk ilişkilerinizi; aileniz ve  sevdiklerinizle paylaşmak isteyeceksiniz. Aşırı görev düşkünlüğü içerisinde,  üstünüze vazife olmayan konularda da çaba sarf ederek, yoğun bir ay  geçirebilirsiniz. İlişkilerinizde dikkatli olmalı ve sözlerinize dikkat  etmelisiniz. Sert çıkışlardan uzak kalmalısınız. Sizin için duygusal tatmin çok  önemli. Üstelik çevrenizle bütünleşmek sizi farklı kılıyor. Yalnızlığı sevmeyen  yapınız sizi kalabalık ortamlara süreklerken, aynı zamanda karşılaşacağınız  kişilerden olumlu etkiler almanıza neden oluyor. Merkür'ün geri hareketi düşünce  karışıklığı verebilir. Bu nedenle, size söylenen her şeyin altından farklı  anlamlar çıkarmamalısınız. Bu dönemde çevrenize çok çabuk kızabilirsiniz fakat  kin tutmayacak ve affedici bir tavır içinde olacaksınız. Liderlik  yeteneklerinizi ilişkilerinize yansıtacaksınız.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/30/52-30072024c6cd75de.jpg"/><h3>Terazi Burcu - Ağustos 2024 Aylık Burç Yorumu </h3><p>Üç büyük gezegen ufuk  çizgisinin altında geri hareketini yapıyor. Çevresel koşullarınız, yakın  ilişkileriniz, sağlık ve çalışma alanında yaşadığınız hoşnutsuzluklar nedeniyle  uzun vadede gerçekleştirebileceğiniz bir dizi önlemler alacaksınız.  Gezegenlerin çoğunluğu horoskop dairesinin doğu yarısında toplanmış bulunuyor.  Arzularınızı gerçekleştirebilecek fırsatları yakalayacaksınız. Mesleki anlamda  yeni başarıların temelini atılabilirsiniz. Kendi inisiyatif ve düşüncelerinizin ön  planda olduğu bir döneme giriş yapıyorsunuz. Yaşam enerjinizin yüksek olması  motivasyonunuzu artırıyor. Bu yüzden, kişisel isteklerinizde doğru ve arzulu  yaklaşımlar içinde olacaksınız. Yeni kişilerle tanışmanız mümkün. Fakat  başlayan bir ilişki varsa, dikkatli olmanız gerekiyor. Fikirlerinizi söylerken  politik olmaya özen göstermelisiniz. Bazı geleneksel kalıplarınızı fazla  abartabilir ve kendinizi baskı altında hissedebilirsiniz. Sosyal yaşamınızı  sorgulayabilir, derin algılama gücünüz nedeniyle rahatsız olabileceğiniz  anlamda yorumlar yapabilirsiniz. Şimdiye kadar düşünmediğiniz konuların  yarattığı olumlu etki, vizyonunuzun değişmesine neden olacak. Bu dönemde ani  başlayan geçici aşk ilişkilerine karşı tedbirli olmalısınız. Kariyeriniz ve  mesleki konularınız ön planda olurken, işinizle ilgili yoğun günler sizi  bekliyor. Merkür'ün geri hareketi sizi huzursuz edebilir. Öfkelerinize hakim  olduğunuz sürece sağlığınız bir sorun yaratmayacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/30/510-300720245f22e695.jpg"/><h3>Akrep Burcu - Ağustos 2024 Aylık Burç Yorumu</h3><p> Sosyal ilişkiler desteğiyle güçlenen bir  kariyer peşindesiniz. Fakat Merkür geri giderken istekleriniz sizin için  imkansız hale gelebilir. Yanlış anlaşıldığınız konular gündeme gelebilir. Karşıt  düşünce yapısı içinde olacağınız kişilerden uzak kalmaya çalışın. Hırslı  yönlerinizin ön planda olması nedeniyle bulunduğunuz topluluklarda lider ve  öncü olabilecek aktivitelerle dikkat çekmek arzusundasınız. Başarılı da  olacaksınız. Deli cesareti denilen ruh durumu bu ay sizde fazlasıyla mevcut  olacak. Entelektüel konularda daha belirgin çalışmalar içine gireceksiniz.  Meraklı yönleriniz atağa kalkıyor. Popüler konularda istediğiniz performansı  yakalayacaksınız. Bu dönem ön planda olma isteğinizi körükleyen çalışmalar  içinde olacak, karizmatik ve çekici davranışlarınızla dikkat çekeceksiniz.  Toplumda göze çarpacak çalışmalar yapmak istiyorsunuz. Vizyon dolu çalışmalar  sizi bekliyor. Gücünün farkındasınız. Engelleri hızlı bir şekilde  atlatacaksınız. Kararlı ve temkinli hareket etmenize rağmen, aile  yakınlarınızın düşüncelerini de önem vereceksiniz. Yenilikler konusunda  temkinli hareket edeceksiniz. Çevrenizdeki kişiler, alışkanlıklarınız konusunda  tepkisel davranabilirler fakat düşüncelerinizi inatla savunmanız nedeniyle  yetersiz kalacaklar. Bu dönem yaşantınızla ilgili sağlam kararlar alıyorsunuz. Katılacağınız  grup toplantılarında fikirlerinden etkileneceğiniz kişilerle tanışacaksınız.  Bazıları, sizin için önemli kişiler sınıfına girecek ve isteklerinizi onlarla  birlikte gerçekleştirme imkanı bulacaksınız. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/30/54-30072024189f9396.jpg"/><h3>Yay Burcu - Ağustos 2024 Aylık Burç Yorumu </h3><p>Yönetici gezegeniniz  Jüpiter, ay boyunca yedinci evinizde ilerleyecek. Düşüncelerinizdeki iyimserlik  tablosunu destekleyecek. İçsel disiplininizi sevecenlikle kurmayı  başaracaksınız. Konuşmalarınız akıcı ve uyumlu olacak. Birçoğunuz zihinsel  aktivitenizi doğru bir şekilde kullanırken aynı zamanda içten ve doğal  davranacak. Karşı tarafın size sunacağı tekliflere açıksınız. Bu ay ön planda  olan maddi kaygılarınız, çevre ile olan ilişkilerinizde karmaşık duygular  yaşamanıza neden olabilir. Fakat iletişim konusundaki yeteneklerinizi başarılı  bir şekilde sergileyeceksiniz. İşinize yükselmek istiyorsanız, doğru insanlarla  birlikte olmalısınız. Maddi konuların sizin için her zaman çok önemli olduğunu  biliyorsunuz. Kariyerinizle ilgili başarı, size parayı da getirecek. Yaptığınız  işi severek yapacak, enerjik ruh halinizi istediğiniz yönde  kullanabileceksiniz. Kendinize olan güveniniz sayesinde birçok iş  başaracaksınız. Madde ve para kaynaklı konularda; ön sezilerinizin yüksek  olması, sizin için önemli bir unsur. Ön planda olan maddi kaygılarınız, çevrenizle  olan ilişkilerinizde karmaşık duygular yaşamanıza neden olabilir. Bazen kibirli  davranışlar sergileyebilir ve çevrenizin tepkilerini üzerinize çekebilirsiniz.  İnsanları idare etme konusunda becerinizi göstermek zorundasınız. İşinizle  eğlenceyi ustaca birleştirirseniz, her şey sizden yana olacak. Yine bu ay şans  oyunlarına olan ilginiz artacak. Fakat  yine temkinli davranmanızda fayda var. Ön sezilerinizin sizi yanıltabileceğini  unutmayın.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/30/512-30072024a6f01f7b.jpg"/><h3>Oğlak Burcu - Ağustos 2024 Aylık Burç Yorumu </h3><p>Bu ay, üstünlük  duyguları içinde tavır sergileyeceksiniz. Uzun transit gezegenleri  Satürn, Plüton ve Neptün geri hareketini sürdürürken kardeşler ve yakın bağlarınızın güçlü olduğu kişilerle ilgili sorunları  askıya alacak, değişim süreci yaşadığınız iş ve kariyerinizle ilgili konular  üzerinde yoğunlaşacaksınız. Ortaklıklar, evlilik ve finans konularında çevresel faktörlerin büyük rol oynayacağı bir tablo ortaya çıkıyor. Merkür geri  giderken, düşündüğünüz konuları gerçekleştirme çabası içinde eski  alışkanlıklarınızı gözden geçirecek, gelişen şartlara göre rotanızı ayarlayacak  ve yeni bir şeyler yaratma konusunda gayretli olacaksınız. Meslek ve  kariyerinizle ilgili idealleriniz ve istekleriniz ön plana çıkarıyor.  Hedefleriniz sizi yönlendirmeye başlıyor. Çevrenizde sizi kuşatan akıllı kişilerden faydalanmasını bilmelisiniz.  Bazı dostlarınızın iyi niyetli yaklaşımları karşısında, siz de gereken karşılığı  vereceksiniz. Egonuzun yüksek  olduğu bir ay içindesiniz. Çevrendeki kişilerin fikirleri ikinci planda  kalacak, kişisel inisiyatifiniz her konuya hakim olacak. Karşınıza çıkacak  şartlarla mücadele edecek, taviz vermeyeceksiniz. Ketum ve kararlı  davrandığınız zaman, şartlar sizden yana olacak.  Bazılarınız  daha ciddi girişimcilik sergiliyorsunuz. Aktif ve hareketli bir performans  sergilemenize rağmen, dikkatli olmalısınız. Aynı frekansta olacağınız kişilerle  ortak fikirler üreteceksiniz. Şartlarınızın güçlendiğini göreceksiniz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/30/58-30072024d1e837dc.jpg"/><h3>Kova Burcu - Ağustos 2024 Aylık Burç Yorumu </h3><p>İsteklerinizin birçoğunu çevresel koşullar belirleyecek ve siz bunları belli aşamalardan sonra  gerçekleştireceksiniz.  Çünkü siz  özgürlükçü ve kendi sınırlarınızı çizen biri olarak, ilişkilerinizi kendiniz  yönlendireceksiniz. Güneş, bu evde ilişkilerinizi güçlü pozisyonlarda  değerlendirmenize yol açacak. Arkadaşlık ve dostluk kavramlarının ön planda  olduğu bir ay. Beraberliklerinizde yoğun duygular içinde, fedakarlık  sınırlarınızı aşan davranışlar içinde olacaksınız. Çevrenize karşı uyumlu,  yardımsever bir şekilde davranacaksınız. Günlük hayatınızda hareketli ve bol  aktiviteli günler yaşayacaksınız. Bazılarınız, iş arkadaşları ile veya  yanlarında çalışan kişilerle duygusal yakınlaşmalara girebilirler. Zeki ve  güzel konuşmalarınızla dikkat çekeceksiniz. Seçimlerinizi fikirlerinize uygun  kişilerle yapmak isteyebilirsiniz. Kendinizden küçük veya büyük bir partnerle  aşk yaşayabilirsiniz. Yardımsever bir kişilik yapısıyla karşılık beklemeden  vermekten hoşlandığınız için çevreniz tarafından aranılan kişi olacaksınız.  Düzensizlikten nefret eden siz, daha verimli işler çıkaracaksınız. Bazılarınız iddialı bir tutum içindeyken, bazılarınız da iş hayatınızda yeniliğe ihtiyaç duyacak. Sosyal bağlantılarınız ve becerileriniz hareket kazanacak. Cesur ve radikal  kararlarınıza arkadaşlarınız destek verecek.  Fazla yoğun  düşünmeniz ruh sağlığınız üzerinde negatif etki yapabilir. Sizi mutlu  edecek hobilerinize daha sık zaman ayırmalısınız. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/30/57-300720242f99d195.jpg"/><h3>Balık Burcu - Ağustos 2024 Aylık Burç Yorumu </h3><p class="">İş hayatınızdaki yoğunluk sizi yorgun düşürebilir. Fakat bu konuda herhangi bir şikayetiniz  olmayacak. Çünkü, sevdiğiniz bir iş ile uğraşırken, zamanı  ve kendinizi unutuyorsunuz. Bu ay ilişkiler,  ortaklıklar ve evlilikle ilgili konular gündem kazanacak. İş arkadaşlarınızın  uyumlu kişilerden olmasına özen göstermenize rağmen küçük tartışmalara da  engel olamıyorsunuz. Gireceğiniz toplulukların aranılan kişisisiniz. Güzel ve  ahenkli konuşmalarınızla çevrenizi büyülüyorsunuz. Yakın arkadaşlarınızla ve  kardeşlerin de katıldığı topluluklarda güzel iş birlikleri içinde olacaksınız. İş  yemeklerinin yoğun olduğu ortamlarda bulunacaksınız. Aktif ve hızlı  düşünüyorsunuz. Hızlı hareket ederek çalışma yaşantınızda müthiş bir performans  sergileyeceksiniz. Düzen ve sistem sizin için önemli olacak. Fakat aceleci  davranışlar detayları ve küçük ayrıntıları gözden kaçırmanıza neden  olabilir. Merkür geri giderken, hatalarınızdan hızla geri döneceksiniz. Daha  önce kaçan fırsatlar tekrar size sunulabilir. Sessizce çalışarak, kişisel  hırslarınız doğrultusunda kendinizi ispat etmeye çalışacaksınız. Yanınızdaki  kişilerden belli bir düzen anlayışı bekliyor, fikir alış verişi içinde  olacağınız kişilerle birlikte hareket etmek istiyorsunuz. Aceleci yönlerinizi,  Güneş'in sebatkar davranışlarıyla birlikte kombine olarak kullanacaksınız. </p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/6-haziran-ikizler-burcu-yeni-ayinda-burclari-neler-bekliyor-1083409" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/05/6-haziran-ikizler-burcu-y-215_2-52.jpg"/></div><h3>6 Haziran İkizler Burcu Yeni Ayında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/astroloji/4-agustos-aslan-yeni-ayinda-burclari-neler-bekliyor-1083616" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/30/4-agustos-aslan-yeni-ayin-187_2-52.jpg"/></div><h3>4 Ağustos Aslan Yeni Ayında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/21-temmuz-oglak-dolunayinda-burclari-neler-bekliyor-1083581" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/17/21-temmuz-oglak-dolunayin-229_2-52.jpg"/></div><h3>21 Temmuz Oğlak Dolunayında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/2024-agustos-ayi-burc-yorumlari-1083617</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/30/2024-agustos-ayi-burc-yor-371_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083609</guid><pubDate>Fri, 26 Jul 2024 15:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[İtalya'da Jet-Set Daveti]]></title><description><![CDATA[İtalya'nın gözde tatil duraklarından Forte dei Marmi'de, dünya jet setinden isimlerin katıldığı özel bir davet düzenlendi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/italyada-jet-set-daveti-1083609</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/26/italyada-jet-set-daveti-659_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083607</guid><pubDate>Thu, 25 Jul 2024 12:19:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Tuba Ünsal Hakkında Merak Edilenler]]></title><description><![CDATA[Kendi çiçeklerini kendi alan bir kadın! Güçlü, başarılı, kendi masalının kahramanı... ALEM'in 31'inci yaşını kutlarken Tuba Ünsal ile bir “zamanda yolculuk” hikayesi yaratıyoruz. Biz yılların başarısını onun eşliğinde kutluyoruz; Tuba ise mutlu olmayı başarabildiği ve inandığı şeylerin peşinden gidebildiği için kendini kutluyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Bir kutlama yapılacaksa eğer, başarısı ve  zarafetiyle yıllara meydan okuyan, her geçen gün kendini bir adım yukarı  taşıyan, duruşuyla ilham veren bir kadın ile yapılmalı. Tıpkı Tuba Ünsal  gibi... Deklanşöre basan isim de elbette, bu güçlü kadının kahraman  enerjisini bir masala taşıyacak Nihat Odabaşı olmalı. Bir "zamanda yolculuk"  hikayesine çıktık birlikte... </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/25/alm1274ffffcmyk-25072024cb420ffc.jpg"/><h3>ALEM'in 31'inci yaş  kutlamasını seninle, 16 yaşında başladığı tiyatro yolculuğunu şahane  işlerle ve ödüllerle taçlandıran, her geçen gün kendini geliştirmeye  devam eden Tuba Ünsal ile yapmak oldukça değerli. Öncelikle sen hayatına genel anlamıyla  baktığında, bunca yıl sonra ulaştığın noktayı düşündüğünde, kendini en  çok ne için kutluyorsun?</span></h3>Sanırım mutlu olmayı  başarabilmek ve inandığın şeylerin peşinden gidebilmek diyebilirim.  Çocuklarımla kurduğum aile ilişkimden ödün vermeden, hem anne hem sanatçı  olabilmek ve ikisinin de gerektirdiklerini yapabilmek önemli. Çok uzun bir  yolculuğun içinde, zorluklarla başa çıkarken de mutlu kalabilmek benim  için önemli bir başarı. <h3>Kendini anlatmaya, açıklamaya bazen  sözler yetmez ya hani... "Ne kadar anlatırsan anlat, anlattıkların  karşındakinin anladığı kadardır" noktasında kalabiliyor iş. Sen de yıllardır ünlü biri olarak anlaşılmamaya dair  sıkıntılar yaşadığını düşünüyor musun? Ya da şöyle soralım; insanlar  sence seni gerçekten ne kadar tanıyor? Tuba Ünsal'ın çerçevesini, yalın  birkaç kelimeyle bize çizsene...</span></h3><p>Sanırım kariyerimin başında daha zordu  anlaşılmak. Ama şu an hem sosyal medya hem de zamanla insanlarla kurduğun  ilişki daha anlaşılabilir kılıyor seni. İlk yıllarımda çok acı çektim diyebilirim. S&#807;imdi Tuba dediklerinde  benim kendi dünyama çok da uzak olmayan bir algı var. </span></p><h3>Hayatta oyuncuların  hikaye anlatıcı rolü taşıdıkları bir gerçek. Bu çerçevede, oyunculuk  mesleğini icra ediyor olmanın sana olan yansımaları arasında en çok neleri  değerli buluyorsun?</h3><p>Oyunculuk insanlarla ve  onların hikayeleriyle empati kurmana destek oluyor. Çocuk büyütürken de  drama derslerinin faydasını gördüm. Biz kendimizi ifade etmekte çok da  başarılı bir toplum değiliz. Daha içe kapalı bir dünyamız var. Oyuncunun  ifade özgürlüğü bu alanda çok önemli. Hem empati yapabilmesi hem de  topluma örnek olması açısından oyuncunun bir sorumluluğu var. Toplumun  beklentisini yerine getirmektense kendi özgün fikirleriyle ışık tutması çok önemli. </span></p><h3>Bu şahane çekimi Mehmed Fetihler Sultanı  platosunda gerçekleştirdik. Sadece dizilerde, filmlerde, tiyatro sahnesinde  bir role bürünmüyorsun. Türkiye'de "kapak kızı" denilince akla ilk gelen  isimlerden birisin. İşin bu tarafı sana neler hissettiriyor peki? </h3><p>Çok teşekkür ederim. Bu kadar yıllık  kariyerimde ben de farklı Tubalar gösterebildiğim için mutluyum ve özel  hissediyorum. Bu çekim için yapım şirketimiz Miray Yapım ve TRT Platolar  Yönetimi'ne teşekkür ediyorum, çok özel bir hatıra oldu. Canım Nihat  Odabaşı müthiş bir heyecan ve emekle bu çekimi yaptı. Onunla her buluşmam  özel oluyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/25/alm0783fffinalcmyk-250720243b922d83.jpg"/><h3>Senaryoyu ve ekibi ilk  gördüğünde, başlangıçta diziye dair seni en çok heyecanlandıran ne olmuştu?</h3><p>Ben Mara Hatun'un  hikayesini çok etkileyici buluyorum. Bu proje bana teklif edildiğinde çok  mutlu oldum. Mara Hatun hem kendi yolundan çıkmamış hem de Osmanlı'ya bağlı  kalabilmiş güçlü bir prenses. Ne dininden ödün veriyor ne yaşam şeklinden.  Bu, o dönemin dünyasında çok önemli. Sırp Kralı'nın kızı olmasına rağmen Osmanlı için hizmet eden ve bürokraside önemli  görevler alan bir kadın. Diğer taraftan, bu kadar görkemli bir projede yer  almak da çok güzel. Set ortamı çok rahat ve mutlu insanlarla bir aradayım. Fatih Sultan Mehmet'in hikayesi çok etkileyici ve  inanılmaz dersler çıkarılabilecek bir hikaye. Bizim de tüm ekip olarak bu  hikayeye yakışır bir iş yaptığımızı görüyorum. </p><h3><b>Bugüne dek  canlandırdığın karakterlerle dolu bir odaya girsen, ilk hangisine koşarak  sarılırdın? Nedir bu karakteri özel yapan senin için?</b></h3><p>Vizontele Tuuba sanırım.  Hem çocukluğum hem ilk büyük projem. Oradaki Tuba'yı ve korkularını sarıp  sarmalamak isterim. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/25/alm0404ffinalcmyk-250720240ffd0b59.jpg"/><h3>Tasavvufla ilgileniyorsun. Anladığımız  kadarıyla sana yepyeni yollar açan bir bakış açısı kazandın. Son dönemde  kendine ve hayata dair en yeni neler keşfettin? </h3><p>Ben hayatın dümdüz bir düzlemde  olmadığını biliyorum. Bu dünyaya mutlu olmaya geldik. Zorlukların da  öğrettiği şeyler var. Olana şükür, olmayana bin şükür diyebiliyorum.  Böyle baktığında iyi ya da kötü yok, tecrübe var. Çok zor zamanların da  içinden geçtim ama hepsine tüm kalbimle teşekkür edebiliyorum. Her gün  ettiğim tek dua; "Evrenin benim için hazırladığı ilahi plana şahitlik etmek  istiyorum." Çünkü hepimizin ilahi planı muazzam. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/25/alm0554fffcmyk-25072024baf2b25a.jpg"/><h3>Çok hızlı değişim ve  dönüşümlere şahitlik ettiğimiz günümüzde, aynı kalmasını gerçekten  istediğin neler var? Değişime kolay adapte olabilen biri misin?</h3><p>Aile ilişkileri, saf  aşk, saygı. Ben değişime kolay adapte olabiliyorum, hatta bu hızıma  arkadaşlarım şaşırıyorlar. Çünkü olanın, olması gerektiğini ve kötü olanda da ısrarcı olmamamız gerektiğini tecrübe ettim. </p><h3>Geçmişten bugüne  yaşam öykünü kitap okur gibi okusan, hangi bölümlerin altını çizerdin?  Seni sen yapan olayları düşündüğünde aklına ilk gelen dönüm ve kırılma  noktaları neler oluyor? </h3><p>Virginia Woolf'tan Mrs.  Dalloway olurdu. Kendi çiçeklerini kendi alan kadın. Ben kendi hayatımı kendi  isteklerim doğrultusunda, kimseye bağlı kalmadan, hiçbir erkek egemenliğine  boyun eğmeden kurma kararını 22 yaşında verdim. Ya klasik bir evlilik hayatım  olacaktı ya da çalışıp çabalayan ve kendi özgürlük alanlarını kendi  kurgulayan biri olacaktım. S&#807;u an bu kararımdan çok mutluyum. Zaman zaman  gelecek korkusu duyduğum, birine yaslanma ihtiyacı hissettiğim anlar olsa da  sonunda hep yalnız yol almayı seçtim. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/25/alm0204fffinalcmyk-2507202443767faf.jpg"/><h3>25 yıldır sektörde olan biri olarak  mesleğini yaparken yaşadığın en heyecanlı, en unutulmaz, ayaklarının yere  basmadığı an olarak neyi hatırlıyorsun? </h3><p>Cannes'a davet edilen ilk Türk yıldızlardan  olduğumda, Altın Portakal'da jüri olarak görev alıp Asghar Farhadi ile yan  yana yürürken, Ajyal Film Festivali'nde jüri başkanlığı yaparken, Kürk  Mantolu Madonna ile En İyi Tiyatro Ödülü alırken, Vizontele Tuuba ile  Hollywood Film Festivali'nde yarışırken ve daha bir sürü güzel hatırada  kendimi cimcikleyip "Yaşasın galiba emeklerimin karşılığı oluyor" diyordum. </p><h3>Başarı senin  sözlüğünde nasıl bir anlam taşıyor?</h3><p>Mutluluğunu ilk sıraya  koyup zarafetini kaybetmeden çabalamak. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/25/alm0969fcmyktekrar-250720242fdb3fda.jpg"/><h3>Hayatta mutluluğun  temelinin; insanı yataktan kaldıran, insanlara faydalı bir yaşam amacının varlığı olduğu söyleniyor. Sen bu amacı buldun  mu? </h3><p>Varlığının ve başarının nereden geldiğini  unutmadan, fayda sağlamayı hayatının merkezinde tutarak ilerlemek. Ben  kazancımın önemli bir bölümünü insanlara ve hayvanlara yardım için  kullanırım. Bunun bolluğunun, bereketinin de farkındayım. Hayata verdiğin  kadarını yaşıyorsun, bu çok net bir kural. </p><h3>Annelik peki? Kızın ve  oğlunla ilgili büyük hayallerin var mı yoksa planlar, programlar yerine  akışına bıraktığın bir yolda mı ilerliyorsunuz birlikte?</h3><p>Biraz planlı biraz da  akışında gidiyoruz. Mutlu olmaları ilk öncelik. Dünyanın düzeni  değişirken, meslek gruplarının önceliği değişirken, nasıl bir plan  yapabilirim ki? Mühendis mi olmalı, çiftçi mi diye sorsalar sanırım  çiftçiliği seçerim. Ama ben onların yoluna sadece ışık tutabilirim,  seçimi yine onlar yapacak. Sare zaten oyunculuğa müthiş ilgi duyuyor, onun  yolu biraz böyle olacak gibi. Civan için de teknoloji diyebilirim ama günün  sonunda bambaşka alanlar da olabilir. Bu çağda bir çocugu tek bir </span>ilgi alanına tıkmak doğru değil. Geniş bir portfolyoları olsun  çabasındayım. </span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/25/alm1138ffcmyk-25072024d368bbb2.jpg"/><h3>Sanat ile iyileştiğimiz  bir çağda sen sanatın hangi yönleriyle besleniyorsun? </h3><p>Müzik, sinema, kitap,  podcast'ler, müzeler beni besliyor. Çok seyahat ediyorum, seyahat etmek beni  dünyalı hissettiriyor. </p><h3>Sanat demişken, Marina Abramovic ile  Ulay'ı sessiz bir performansta bir araya getiren ve sadece gözlerle, beden  diliyle yapılan o konuşma, fırtınalı bir aşkın sessiz yansıması, aşk  üzerine insanı derinden düşündürmüyor mu? Konu aşka gelince, aşkın  sesli anlardan öte sessiz kaldığımız anların bir toplamı olduğunu  söyleyebilir miyiz sence? </h3><p>Ayrılık da sevdaya dair... </p><h3>Aşka dair bugüne dek  yaptığın yolculuğun seni bugün hangi durağa getirdiğini söyleyebilirsin?</h3><p>S&#807;u an güzel ve  eğlenceli bir dünyam var. Bir taraftan hem yalnızım hem de yeni insanlarla  tanışıyorum. Yalnız olmanın keyfini hayatımda ilk kez yaşıyorum. Ben hep bir  ilişki içinde, hayatı iki kişi ve aşkla yaşadım. Ne kadar bireysel olsam  da yanımda hep bana eşlik eden biri vardı. S&#807;imdi biraz ağırdan alıyorum her  şeyi. Bakalım hayatın ilahi planı nedir? </p><h3>Moda ile hep iç içesin. Moda da sürekli  bir değişim içinde. Sürdürülebilirlik, zamansızlık vs. Samimi bir  şekilde modanın dönüşmek istediği formüle uyum sağlayabiliyor musun? </h3><p>Sağlayamıyorum. Ben daha klasik bir moda  anlayışının içindeyim. Koton ile yaptığım koleksiyonlarda da bu klasik  anlayışın yansımaları var. </p><h3>Sana hayatta ilham olan isimler kimler?<b> </b></h3><p>Grace Kelly ve Jane Birkin benim ikonlarım. Kendi  dünyamdan Ayten Teyzem, hep stiliyle, kadın duruşuyla, tek başınalığıyla  bana ilham verdi. </p><h3>S&#807;u sıralar en büyük heyecanın ne? </h3><p>Yeni film ve çıkacak olan Mustafa Kara'nın  yönettiği, Akın Aksu'nun yazdığı "Bizi Seyreden Bulutlar" dizim. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/25/alm0912fffcmyk-250720242323c6bb.jpg"/><h3>Bu yaz için nasıl bir  plan yaptın? Nasıl bir deşarj olma formülü çıkardın?</h3><p>Bu yaz başlarken şunu  söyledim: "Hayatımın en güzel yazı olacak!" Ve gerçekten öyle de oluyor.  Bir seyahatim bir sonrakini belirledi. Çok güzel insanlarla tanıştım. Kalbim  çarptı, heyecanlandım, güzel yerler keşfettim ve keşfediyorum; muazzam  oluyor her şey. </p><h3>Audrey Hepburn için  "Paris her zaman iyi bir fikir"di. Peki ya Tuba için?</h3><p>Paris. </p><h3>Bir kutlama sayısı hazırlarken, senin de  sektördeki başarılarını bu kapak eşliğinde kutluyoruz elbette. Kutlama  deyince senin aklında nasıl bir tablo beliriyor peki? Sen başarılarını nasıl  kutlamayı seversin? </h3><p>Çok coşkulu bir insanım ben, mutluluğumu da çok coşkuyla yaşıyorum. Hep yanımda sevdiklerim olsun; güzel, uzun sohbetler  edelim, danslar edelim isterim. Hayatımda kutlayacak hep güzel şeylerim  olsun. </span></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/tuba-unsal-hakkinda-merak-edilenler-1083607</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/25/tuba-unsal-hakkinda-merak-333_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083605</guid><pubDate>Wed, 24 Jul 2024 13:50:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Şeflerin En'leri: Favori Lezzet Durakları]]></title><description><![CDATA[Türkiye, şüphesiz ki gastronomi açısından dünyadaki birçok ülkeden daha zengin bir potansiyele sahip. Ülke topraklarımızsa her geçen yıl, alanında büyük başarılara imza atan şefler yetiştiriyor. Gastronomi sizin de ilgi alanlarınızdan biriyse, hatta seyahat planlarınızı gastro duraklarına göre organize ediyorsanız; gelin, ünü ülkemiz sınırlarını aşmış, mutfağa olan tutkusuyla tanınan başarılı şeflerimizden Carlo Bernardini, Cihan Kıpçak, Çiğdem Seferoğlu ve Sinem Özler'in favori lezzet duraklarını birlikte keşfedelim.]]></description><content:encoded><![CDATA[<img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/24/carlobernardini-240720244815a116.jpg"/><h2><b>Carlo Bernardini </b></h2><p><i>Villa Maçakızı şefi </i></p><h3><b>En sevdiğiniz mutfaklar ve malzemeler neler?</b></h3><p>Her tür mutfağı seviyorum, benim için birinin diğerinden hiçbir farkı yok. Çünkü ziyaret ettiğim her yer veya denediğim her yeni tat, yeni aroma ve yeni yemek, kültürleri keşfetmek için ilgi çekici bir yol. En sevdiğim malzemeler ise çok basit; harika bir zeytinyağı, taze fesleğen, sarımsak ve taze domatesler. </p><h3><b>Bir restorana girdiğinizde hangi yemekleri sipariş verir, nelere dikkat edersiniz?</b></h3><p>Bir restoranı ziyaret ettiğimde ne sipariş edeceğim konusundaki düşüncelerimin sonu gelmiyor. Menüdeki diğerlerinden en farklı olanları veya diğer meslektaşlarımdan duyduğum yemekleri seçmeyi seviyorum. Birkaç yıl önce hep bir yemeğin adını duyardım, New York'tayken de The NoMad Hotel Restaurant'da bir gece bu yemeği sipariş verdim. Önümüzde kaz ciğeri ve siyah trüf mantarı ile doldurulmuş bütün bir kızarmış tavuk duruyordu ve o lezzet uzun yıllar hatırlanacak bir deneyimdi. Öte yandan bir restoranda en çok dikkat ettiğim noktalar; mekanın detayları, görünümü, temizliği ve çalışanların ilgisi olur. </span></p><h3><b>Restoran açmak için yurt dışına çıkmak zorunda kalsanız hangi ülkeyi tercih edersiniz?</b></h3><p>Kesinlikle Japonya, çünkü ilham verici. </p><h3><b>Bize bir sanal gurme turu yaptırmanızı istesek, dünyanın hangi şehirlerinde, nerelerde, ne yedirirdiniz? </b></h3><p>Elbette Japonya'ya götürürdüm sizi. Denizden gelen ürünlerin zenginliği, bunları kullanma biçimleri, oradaki malzemelere duyulan saygı, orada çalışırken beni çok etkiledi. Bu nedenle size sanal bir gurme turu yaptırırsam, deniz yosunlarını mediterranean kültürünün bir dokunuşuyla yemenin farklı yollarını tattırırdım.</span> </span></p><h3><b>Sizce bu yazın favori restoranı? </b></h3><p>Son zamanlarda birçok harika yer ortaya çıkıyor, Ege Bölgesi'ne seyahat ederken Od Urla ve Teruar Urla'ya uğramayı çok seviyorum. Bodrum'da da kesinlikle Maçakızı Restaurant. Ayrıca Orfoz, Edition Hotel'deki Kitchen ve yerel lezzetler için İki Sandal. </p><h3><b>Yaz denince aklınıza gelen lezzetler neler?</b></h3><p>Taze olan her şey; şeftali, fesleğen, domates, kabak çiçeği ve çocukluğumun yaz günlerini hatırlatan diğer lezzetler. </p><h3><b>Yolculuklarda mutlaka uğradığınız yol üstü lezzet duraklarınız?</b></h3><p>Belli bir favorim yok ama Türkiye'nin kırsal bölgelerinde seyahat ederken sürekli yer değiştirmeyi ve yeni mekanlar keşfetmeyi seviyorum. Dünya üzerinde de kesinlikle İskoçya, Fransa ve İtalya lezzetlerini deneyimlemeyi önemsiyorum. </p><h3><b>"Her ay mutlaka uğrarım" dediğiniz balık ve meze için favori restoranınız?</b></h3><p>Venedik'in hemen dışındaki Noale kasabasındaki Al Gallo'ya mutlaka uğrarım. 50 yıllık bir işletme, patron şefi Signora Santa, 85 yaşında ve mutfağı kusursuz işletiyor. Bayılıyorum. </p><h3><b>En iyi kahveciniz? </b></h3><p>Mokka makinem ve taze öğütülmüş kahve çekirdekleri ile evimin mutfağı. Her sabahım adeta bir tören. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/24/cihankpcak-24072024ad47b607.jpg"/><h2><b>Cihan Kıpçak </b></h2><p><i>Zula İstanbul, Batard İstanbul, Saku İstanbul, The Ordinary Yönetici S&#807;efi </i></p><h3><b>En sevdiğiniz mutfaklar ve malzemeler neler?</b></h3><p>Açıkçası hiçbirini sevdiğim ya da sevmediğim mutfaklar diye ayıramam, ancak bir seçim yapmak zorunda kalırsam; Anadolu ve Türk mutfağını ayrı yere koyarım. Onun dışında Japon, Hint ve Thai mutfağı son zamanlarda en keyif aldığım mutfaklar. Malzeme konusunda da dünya bence dipsiz bir kuyu, her yeni gün başka bir malzeme keşfediyorsunuz. Yine sıralama yapamam ancak benim için en önemlisi tuz. </p><h3><b>Bir restorana girdiğinizde hangi yemekleri sipariş verir ve nelere dikkat edersiniz? </b></h3><p>Genellikle her şeyi sipariş etmeye dikkat ederim, çünkü </span>şefi anlamaya çalışırım. Çok beğenirsem, restoranı ikinci kez ziyaret etmeye özen gösteririm. </span>Bu kez mekanı tam anlamıyla servis, ambiyans ve sürdürülebilirlik çerçevesinde incelemeye çalışırım. </span></p><h3><b>Restoran açmak için yurt dışına çıkmak zorunda kalsanız hangi ülkeyi tercih edersiniz? </b></h3><p>Kozmopolit şehirleri tercih ederim, fakat ülke bazında değil şehir bazında değerlendiririm. Londra, New York, Berlin gibi şehirler benim için yatırım ve misafir geri dönüşü anlamında daha rasyonel gerçekliğe sahip. </p><h3><b>Bize bir sanal gurme turu yaptırmanızı istesek, dünyanın hangi şehirlerinde, nerelerde, ne yedirirdiniz? </b></h3><p>Tokyo'daki Sushi Zanmai'de Kama-Toro Nigiri, Afuri'deki Yuzu- Ramen, Kyoto'daki Katsukura'da İstiridye Katsu, Phuket'teki Ta Khai'de Som Tam, Bologna'daki All'Osteria Bottega'da Agnolotti del Plin, ev yapımı Salsiccia ile Culatello ve Atina'daki Ta Kanaria'da karides ile domates salatası önerirdim. </span></p><h3><b>Sizce bu yazın favori restoranı? </b></h3><p>Keskin bir cevap verip kimseye haksızlık etmek istemem. </p><h3><b>Yaz denince aklınıza gelen lezzetler?</b></h3><p>Genelde meyveler oluyor; karpuz, kiraz, şeftali gibi meyveleri çok seviyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/24/cigdemseferoglu-24072024417d7dbe.jpg"/><h2><b>Çiğdem Seferoğlu </b></h2><p><i>Hodan İstanbul Kurucu ve S&#807;efi </i></p><h3><b>En sevdiğiniz mutfaklar ve malzemeler neler?</b></h3><p>Akdeniz ülkelerinin mutfaklarını çok seviyor, bazı Orta Doğu tabaklarını da kendime çok yakın hissediyorum. Sebzeleri iyi işleyebilmek ve güzel sonuçlar almak için doğru sosları, meyveler ve kuru yemişler ile birleştirmeyi çok seviyorum. </p><h3><b>Bir restorana girdiğinizde hangi yemekleri sipariş verir ve nelere dikkat edersiniz?</b></h3><p>Genelde bana ilham verebilecek tabakları seçmeye çalışıyorum. Ve o restoranın imza tabaklarını öğrenip mutlaka onları sipariş ediyorum. </p><h3><b>Restoran açmak için yurt dışına çıkmak zorunda kalsanız hangi ülkeyi tercih edersiniz?</b></h3><p>Londra. S&#807;ehir olarak çok seviyorum ve oradaki pazarın çok geniş olduğunu düşünüyorum. İyi malzemeye ulaşmak konusunda da imkanları güzel olan bir şehir. </p><h3><b>Bize bir sanal gurme turu yaptırmanızı istesek, dünyanın hangi şehirlerinde, nerelerde, ne yedirirdiniz? </b></h3><p>Atina'daki favori sır restoranımın tüm lezzetleri, Londra Dorian'da steak, San Sebastian ve Elena Arzak'dan herhangi bir tabak. </p><h3><b>Sizce bu yazın favori restoranı? </b></h3><p>Bozcaada Yalova Restaurant ve Manzara Söğüt. </p><h3><b>Yaz denince aklınıza gelen lezzetler neler oluyor?</b></h3><p>Domates soslu karışık kızartma, çılbır, incirli ve peynirli semizotu salatası, şeftalili muhallebi, karpuz ve peynir... </p><h3><b>Türkiye'de uğruna seyahat etmeye değer restoranlarınız hangileri?</b></h3><p>7 Mehmet, Od Urla, İmam Çağdaş. </p><h3><b>Yolculuklarda mutlaka uğradığınız yol üstü lezzet duraklarınız?</b></h3><p>S&#807;işçi Volkan, Tavacı Refik. </p><h3><b>"Her ay mutlaka uğrarım" dediğiniz balık ve meze için favori restoranınız hangisi?</b></h3><p>Kıyı Balık. </p><h3><b>En iyi kahveciniz? </b></h3><p>Evde kendi özel çekirdeklerimle hazırladığım kahvem. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/24/sinemozler-2407202456e05f86.jpg"/><h2><b>Sinem Özler</b></h2><p><i>Seraf Restaurant Kurucu Ortağı ve S&#807;efi </i></p><h3><b>En sevdiğiniz mutfaklar ve malzemeler neler?</b></h3><p>En keyif aldığım ve beni heyecanlandıran mutfak, Anadolu mutfağımız. Her mevsimde ayrı güzel reçetelerimiz mevcut, her birini keşfetmek çok büyük keyif veriyor bana. Kendi yemeklerimiz dışında yakın mutfak olarak gördüğüm İtalyan mutfağı var; bana her zaman keyif vermiştir. </span></p><h3><b>Bir restorana girdiğinizde hangi yemekleri sipariş verir ve nelere dikkat edersiniz?</b></h3><p>Menüye ve şefin yaklaşımına bakarım öncelikle, her kategoriden bir yemeğin tadına bakmaya çalışırım. Tabii mesleki deformasyon olarak biraz da şefin menüyü oluştururken nelere dikkat ettiğini anlamaya çalışırım. Mutlaka başlangıçlardan iki çeşit, ara sıcak ve ana yemek yerim. Sadece tatlıyla aram pek yok, tatlı yerine farklı bir çeşit yemek ilgimi daha çok çeker. </p><h3><b>Restoran açmak için yurt dışına çıkmak zorunda kalsanız hangi ülkeyi tercih edersiniz?</b></h3><p>Enteresan bir soru. Öncelikle kendi tarzımda yemek yapmak için ürün tedarik edebileceğim bir ülkeyi seçerdim. İyi ürün olmadan iyi yemek olmayacağı için önceliğim bu olacaktır. Sonra dinamiklere bakardım, seçeceğim ülkedeki insanların yemeğe bakışı diğer bir önemli konu tabii ki. S&#807;u an ilk aklıma gelen Londra oldu, yemeğe bakış açısı heyecan uyandıran bir ülke. Kendi mutfak kökeni pek olmasa da bence tüm dünya mutfaklarının en iyi temsil edildiği ülkelerden biri İngiltere. </p><h3><b>Yaz denince aklınıza gelen lezzetler hangileri oluyor?</b></h3><p>Yaz denince aklıma önce domates gelir. Domatesli salatalar, makarnalar, etler; kullanabildiğim her yerde domatesi kullanmaya çalışırım. Patlıcan bir de tabii; eski klasik lezzetli pala patlıcanlar ama közlenmiş olacak. Bir de buz gibi kavun ve karpuz. </p><h3><b>Türkiye'de uğruna seyahat etmeye değer restoranlarınız hangileri? </b></h3><p>Biraz taraflı bir yanıt olacak ama yurt dışından gelen bir turist olsam mutlaka Seraf'ta yemek yemek isterdim. Anadolu mutfağının farklı kategorilerinden yemekleri bir arada deneyimleme şansım olurdu. Son zamanda kendine özgü yorumuyla Nazende var, mutfağımızı çok güzel temsil ediyor bence. </p><h3><b>Yolculuklarda mutlaka uğradığınız yol üstü lezzet duraklarınız? </b></h3><p>Genellikle Anadolu seyahatlerimizde Adapazarı üzerinden gelirken Sakarya ıslama köfte yemeden geçmeyiz. Yolculuk Ege tarafınaysa, Edremit'te Lokanta Bahar Edremit çok sevdiklerimden ve mutlaka uğradığım duraklardandır. </span></p><h3><b>"Her ay mutlaka uğrarım" dediğiniz balık ve meze için favori restoranınız hangisi?</b></h3><p>Kıyı Balık hep çok keyif aldığım bir restoran olmuştur. Meze için ise Beyoğlu'ndaki Asmalı Cavit. </p><h3><b>En iyi kahveciniz? </b></h3><p>Kahve için favorim her zaman Petra olmuştur. </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/seflerin-enleri-favori-lezzet-duraklari-1083605</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/24/seflerin-enleri-favori-le-520_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083604</guid><pubDate>Wed, 24 Jul 2024 12:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ceyda Hilal Eğerci ile Klasik Yat Dünyası   ]]></title><description><![CDATA[Yat ve tekne sahibi deniz tutkunları için ayrıcalıklı hizmetler alabilmek önemli. Ceyda Hilal Eğerci; klasik yat alım-satımından refit hizmetine dek şirket yolculuğunu, klasik yat tutkusunu ve bu alandaki yenilikleri anlatıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Denizcilik sektöründe edindiği tecrübeyi yatçılık dünyasına taşıyan MCE Yachts; estetik ve sürdürülebilirliği ön planda tutarak, deniz tutkunlarına Türkiye'nin eşsiz kıyılarında unutulmaz bir yolculuk sunuyor. Klasik teknelere modern dokunuşlarla yeniden hayat veren MCE Yachts'ın Kurucu Ortağı Ceyda Hilal Eğerci, klasik yatların verdiği eşsiz duyguyu ve bu teknelerin modern denizcilik dünyasındaki yerini paylaşıyor. </span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/24/dsc06476-240720246d9ed9a8.jpg"/><h3><b>MCE Yachts'ın dünden bugüne  uzanan hikayesini sizden dinleyebilir miyiz?</b></h3><p class="MsoNormal">MCE Kargo olarak denizcilik alanında faaliyetlerimizi zaten sürdürüyorduk  aslında. İşimizin yıllar içinde bize kazandırdığı bu tecrübeyi yatçılık  sektörüne de taşımaya karar verip butik bir şirket diyebileceğimiz MCE Yachts'ı  kurduk. Son zamanlarda gördüğümüz ilgi ve gelen talepler doğrultusunda bu  konuda ne kadar doğru bir karar verdiğimizi her geçen gün biraz daha iyi  anlıyoruz.</p><h3><b>MCE Yachts'ın klasik yat alanındaki başarısının ardındaki sırlar neler?</b></h3><p class="MsoNormal">Her şey, klasik yatlara olan tutkumuzla başladı. Dünyaca ünlü Türk  tasarımcıların ve büyük ustaların ellerinden çıkan tekneler odak noktamızdı.  İlk teknemiz Shiraz'ı aldıktan sonra klasik yatın verdiği duygu, mevcut  tutkumuzu daha da perçinledi. Ama bizim için asıl dönüm noktası Larimar oldu  sanırım. Larimar gibi ikonik bir teknenin hayatımıza dahil olması yürümek  istediğimiz yolu netleştirdi diyebiliriz.</p><h3><b>Ne tür hizmetlere imza atıyorsunuz?</b></h3><p class="MsoNormal">MCE Yachts olarak klasik yat alım-satım, yeni inşa, refit, kiralama ve  tekne danışmanlığı hizmeti veriyoruz. Aynı zamanda ikonik teknemiz olan Larimar  ile konuklarımızın butik etkinlik ve event'lerine de ev sahipliği yapıyoruz.</p><h3><b>MCE Yachts'ın filosunda hangi tür tekneler yer alıyor?</b></h3><p class="MsoNormal">Genel ağırlığımız klasik motor yat. Bunun yanında bir Bodrum mirası olan  Tırhandil tarzı Knidos isimli yelkenli teknemiz de filomuza kısa bir süre önce  dahil oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/24/psn3264-24072024f3ada6de.jpg"/><h3><b>Klasik tekneleri yenileme konusunda MCE Yachts'ın felsefesi nedir? </b></h3><p class="MsoNormal">Refit işlemi yani bakım ve yenileme işlemi ile klasik tekneleri sadece  denizlere kazandırmıyor, aynı zamanda tekneyi eski ışıltılı günlerine de  kavuşturup Türkiye'nin eşsiz denizlerinde bir yıldız gibi parlamalarını  sağlıyoruz. İşimizin gerekliliği olarak bu sürece şahit olmak ve birebir  yaşamak bizim için çok değerli.</p><h3><b>MCE Yachts'ın İstanbul ve Bodrum'daki ofislerinde geri dönüştürülmüş gemi  aksesuarlarının öyküsünü sizden dinleyebilir miyiz?</b></h3><p class="MsoNormal">Klasik tutkumuzdan da anlaşılabileceği gibi ofislerimizde eski ve eşi  benzeri az bulunur nadir aksesuarlar kullanmak bizim için kaçınılmazdı. Her bir  parçayı tek tek, zamana yayarak, özenle geri dönüştürülen gemilerden topladık.  Bu yüzden İstanbul ve Bodrum ofislerimizin sadece birer ofis değil, kendinizi  denizdeymiş gibi hissetmeye devam edeceğiniz özel alanlar olduğunu düşünüyoruz.</p><h3><b>Klasik tasarım yatlara olan ilginin günümüzde neden artış gösterdiğini  düşünüyorsunuz?</b></h3><p class="MsoNormal">Klasikler zamansız teknelerdir. İyi bir tasarımcının elinden çıkmış iyi bir  klasik tekneyi uzun yıllar güvenle ve keyifle kullanabilmek, sürdürülebilirlik  adına da çok önemli bence. Hatta gerçek sürdürülebilirliğin tam karşılığı  diyebiliriz. Teknelerimizden bahsederken sık sık söylediğimiz "Klasik ama  dinamik" vurgusuyla, klasik teknenin keyfini ve modern teknenin konforunu aynı  anda yaşayabileceklerini anlatmak istiyoruz deniz tutkunlarına. Zamanla  klasiklere olan ilginin daha da artacağını düşünüyoruz. </p><h3><b>Tekne ile açılmayı sevdiğiniz  favori rotalarınızı paylaşabilir misiniz?</b></h3><p>En sevdiğimiz rotaların  başında İstanbul Boğazı, Haliç ve Adalar geliyor bizim için. Tabii ki yaz  sezonu için de Bodrum koyları, vazgeçilmezimiz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/24/psu1558-2407202471d29be3.jpg"/><h3><b>Deniz tutkunlarına neler  önermek istersiniz?</b></h3><p class="MsoNormal">Türkiye'nin eşsiz denizlerinde, estetik görüntüsünün altında derin bir ruh  taşıyan ve zamana meydan okuyan klasik çizgideki teknelerimizi daha çok görmek  istiyoruz. Dünyaca ünlü tasarımcımız Tanju Kalaycıoğlu'nun da dediği  gibi "Klasik tekneler milli değerlerimizdir" ve onlara daha çok sahip  çıkmalıyız.</p><h3><b>MCE Yachts olarak gelecekteki projelerinizde hangi yenilikleri sunmayı  planlıyorsunuz?</b></h3><p>Önümüzdeki günlerde  gerçekleştirmeyi düşündüğümüz, bizi heyecanlandıran çok sayıda projemiz var.  Zaman içinde hepsini sosyal medya hesaplarımızdan duyuruyor olacağız.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/ceyda-hilal-egerci-ile-klasik-yat-dunyasi-1083604</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/24/yat-tutkusu-987_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083603</guid><pubDate>Wed, 24 Jul 2024 12:07:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum'da “Golden Hour” Sergisi]]></title><description><![CDATA[Türk ve yabancı sanatçıların eserlerinden oluşan “Golden Hour” sergisi Bodrum'da sanatseverlerle buluştu. Sanatın lüks deneyimle buluştuğu sergide konuklar, koleksiyondaki eserleri keşfettiler.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrumda-golden-hour-sergisi-1083603</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/24/bodrumda-golden-hour-serg-935_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083601</guid><pubDate>Mon, 22 Jul 2024 16:01:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum'da Kenan Rüzgarı]]></title><description><![CDATA[Bodrum'da  sahne alan Kenan Doğulu, özel olarak hazırlanan sahne tasarımı ve enerjisiyle sevilen şarkılarını seslendirerek müzik şöleni sundu.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrumda-kenan-dogulu-ruzgari-1083601</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/22/bodrumda-kenan-dogulu-ruz-365_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083597</guid><pubDate>Thu, 18 Jul 2024 13:31:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Dyson'dan Yenilik]]></title><description><![CDATA[Dyson, kulaklıklarını yeniden tasarladı. Dyson OnTrac'ler ses kalitesi ve seçkin tasarımıyla gün boyu konfor sunuyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/18/dyson19-18072024907cbc9d.jpg"/><p class="MsoNormal">Dyson, kulaklıklarını  yeniden tasarladı. Dyson OnTrac'ler ses kalitesi ve seçkin tasarımıyla gün  boyu konfor sunuyor. Gelişmiş aktif gürültü engelleme özelliğinden artırılmış  ses aralığı ve 55 saat kadar pil ömrüne dek Dyson OnTrac'ler kulaklık  teknolojisinde fark yaratıyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/18/dyson15-180720246abf6193.jpg"/><p>Kulaklık yastıkları gelişmiş konfor ve gürültü engellemek için ultra yumuşak mikrofiber ve yüksek dereceli köpükten üretilen Dyson OnTrac'ler 14 farklı renk seçeneği ile sunuluyor. Çok yönlü denge kolları ve kafa bandında benzersiz bir şekilde konumlandırılmış pil, dengeli ağırlık dağılımı sağlıyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/18/dyson20-18072024eec0b749.jpg"/><p>Baş Mühendis Jake Dyson yeni güncellemelerle ilgili olarak, "Aeroakustik alanında 30 yılı aşkın deneyimimizle ses fiziği konusunda uzmanlaştık. Şirket içi yankısız odalar ve uzman mühendisler aracılığıyla gürültüyü azaltarak, Dyson OnTrac kulaklığı geliştirmek için ses konusundaki edindiğimiz bilgiyi hayata geçirdik ve daha da genişlettik. Sadece sese yönelik ilk kulak üstü kulaklıklarımız, Gelişmiş Aktif Gürültü Engelleme (ANC), olağanüstü ses kalitesi ve benzersiz malzemeler, tasarım ve özelleştirme sayesinde gün boyu konfor sunuyor" diyor. </p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/yasam/dyson-ile-yaz-sezonunda-hijyen-1083509" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/28/dyson-ile-yaz-sezonunda-h-871_2-52.jpg"/></div><h3>Dyson ile Yaz Sezonunda Hijyen</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/yasam/filenin-sultanlari-x-dyson-is-birligi-1083424" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/07/filenin-sultanlari-x-dyso-326_2-52.jpg"/></div><h3>Filenin Sultanları x Dyson İş Birliği</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/yasam/cannes-kirmizi-halisinda-dyson-yuruyusu-1083375" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/24/cannes-kirmizi-halisinda--416_2-52.jpg"/></div><h3>Cannes Kırmızı Halısında Dyson Yürüyüşü</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/dysondan-yenilik-1083597</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/18/dysondan-yenilik-440_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083584</guid><pubDate>Wed, 17 Jul 2024 16:58:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum'da Ardan Özmenoğlu Sergisi]]></title><description><![CDATA[Ardan Özmenoğlu, yeni sergisini, kitap lansmanı ile birlikte Anna Laudel Bodrum'da sanatseverlerle buluşturdu. Sanatını mizahi ve eleştirel bir şekilde ustalıkla kullanarak, bireyler arası ilişkilere odaklanan sanatçının eserleri ilgiyle karşılandı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrumda-ardan-ozmenoglu-sergisi-1083584</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/17/bodrumda-ardan-ozmenoglu--902_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083582</guid><pubDate>Wed, 17 Jul 2024 15:56:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Olimpiyat Heyecanı]]></title><description><![CDATA[2024 Paris Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları için hazırlanan Team Türkiye koleksiyonu, Cem Yılmaz eşliğinde gerçekleşen özel bir davetle kutlandı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/olimpiyat-heyecani-1083582</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/17/olimpiyat-heyecani-631_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083581</guid><pubDate>Wed, 17 Jul 2024 13:16:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[21 Temmuz Oğlak Dolunayında Burçları Neler Bekliyor?]]></title><description><![CDATA[21 Temmuz'da Oğlak burcunda dolunay gerçekleşiyor. Burçları ve yükselen burçları neler bekliyor?]]></description><content:encoded><![CDATA[<h2><b>21 Temmuz'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Burçları  ve Yükselen Burçları Neler Bekliyor?</b></h2><p>21 Temmuz'da Plüton etkili bir dolunay gerçekleşiyor.  Hayatımızla ilgili ciddi bir temizlik sürecine gireceğimiz, fazlalıkları ve  eksiklikleri gözden geçireceğimiz, Neptün gezegeninin de desteğiyle ilahi olana  şükredeceğimiz bir sürece giriyoruz. Uranüs gezegeni işin içinde olduğu için  bitmesi gerekenler kendiliğinden bitecek. Peki, 21 Temmuz Oğlak dolunayında  burçları ve yükselen burçları neler bekliyor, mercek altına aldık. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/17/astroloji10-170720242aeb440c.jpg"/><h3><b>21 Temmuz'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Koç ve  Yükselen Koç Burçlarını Neler Bekliyor?</b></h3><p>Koç burçlarının haziran ayı teması kariyer konularıydı. Bazı  şeyleri deneyimlemek ve fark etmek onlarda bazı hayal kırıklıkları yarattı. Koç  burçları, Oğlak dolunayıyla birlikte kariyer konusunda son kararı verecek.  Belki genel belki de bir görev değişikliğine gidecekler. Uranüs gezegeninin  desteğiyle parasal konularda şaşırtıcı ve güzel gelişmeler yaşamaları mümkün.  Neptün gezegeni ise Koç burçlarına adım atacak cesareti bulursan her şey  beklediğinden güzel olacak, diyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/17/astroloji2-17072024adef3fc0.jpg"/><h3>21 Temmuz'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Boğa ve  Yükselen Boğa Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>Boğa burçları haziran ayından bu yana bir yandan hayatın  anlamını, bir yandan da yurt dışı eğitim ve seyahat konularında verdikleri  kararları sorguladı. Oğlak dolunayıyla birlikte farkındalık sürecine giren  Boğa'lar, tamam mı ya da devam mı, kararı verecekler. Uranüs gezegeni işin  içinde olduğu için kendiliğinden ve beklenmedik gelişmeler yaşanabilir. Bu  durum Boğa burçlarını yeni ortamlara, insanlara yönlendirebilir ve karşılarına  yeni fırsatlar çıkarabilir.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/17/astroloji11-17072024ca9b27de.jpg"/><h3>21 Temmuz'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. İkizler  ve Yükselen İkizler Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>Haziran ayıyla birlikte parasal anlamda hayal kırıklıkları  yaşayan ve sorgulamalar yapan İkizler burçları, Oğlak dolunayıyla birlikte  farkındalık sürecine giriyor. Parasal konular başta olmak üzere krediler,  yatırımla ve vergilerle ilgili güzel sonuçlar alacaklar. Plüton etkili bir  dolunay olduğu için verdikleri kararların geri dönüşü olmayabilir. Ancak Uranüs  desteğiyle birlikte kariyer konusunda oldukça beklenmedik ve şaşırtıcı  gelişmeler yaşayabilirler. Neptün gezegeni ise İkizler burçlarına ilahi bir  desteğin bu süreçte onlarla birlikte olacağını söylüyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/17/astroloji7-17072024b19cb2b8.jpg"/><h3>21 Temmuz'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Yengeç ve  Yükselen Yengeç Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>Haziran ayından bu yana yalnızlıklarını, ilişki ve  ortaklıklarını sorgulayan ve farkındalıklar yaşayan Yengeç burçları; Oğlak  dolunayıyla birlikte geçmişteki sorunları tamamen çözerek yepyeni bir başlangıç  yapacak. Uranüs gezegenin de desteğiyle yepyeni başlangıçlar yapacakları, Neptün  gezegeninin desteğiyle kalıcı ve sağlam ilişkiler kuracakları bir dönemin içine  girecekler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/17/astroloji4-17072024fcbadb5b.jpg"/><h3>21 Temmuz'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Aslan ve  Yükselen Aslan Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>Aslan burçlarının Haziran ayından bu yana gündemleri rutin  ve düzenleriydi. Birtakım hayal kırıklıkları yaşasalar da farkındalık  kazandıkları bir süreçten geçtiler. Oğlak dolunayıyla birlikte gündemlerine  daha çok hayatlarındaki insanları alacak ve kimin kalıp kimin gitmesi gerektiğine  karar verecekler. Rutinlerinde kendilerini yoran alışkanlıkları fark edip,  tavırlarını değiştirecekler. Bu dönemde verdikleri kararlar oldukça kalıcı  olacak. Uranüs gezegenin de desteğiyle parasal konularda beklenmedik ve güzel  fırsatlar elde edecekler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/17/astroloji6-170720242eb534eb.jpg"/><h3>21 Temmuz'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Başak ve  Yükselen Başak Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>Başak burçlarının Haziran ayından bu yana gündemleri flörtöz  ilişkiler, hayattan keyif almak ve çocuklar üzerineydi. Hayatlarını  güzelleştirmeye çalıştıkları dönemde ara sıra hayal kırıklıkları yaşasalar da  farkındalık kazandılar. Oğlak dolunayıyla birlikte yalnız olan Başak burçları  flört konusunda hareketli bir dönem yaşayabilir, ilişkisi olanlar ise  ilişkileriyle alakalı ciddi kararlar verebilir, devam ya da tamam, diyebilirler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/17/astroloji3-17072024ba085471.jpg"/><h3>21 Temmuz'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Terazi ve  Yükselen Terazi Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>Haziran ayından bu yana ev, aile ve geçmiş yaşantılarıyla  ilgili sorunlarla uğraşan Terazi burçları birtakım hayal kırıklıkları yaşasa da  farkındalık kazandıkları bir sürece girdiler. Oğlak dolunayıyla birlikte artık  fazlalıkları hayatlarından çıkarıp, yeniye yer açabilirler. Aile ve miras  konularında bu dönemde güzel fırsatlar yakalayabilirler. Terazi burçları bu  dönemde, yeni bir düzen kurmak için gerekli fiziksel ve zihinsel  temizliği yapacak.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/17/astroloji12-170720248e1d0c60.jpg"/><h3>21 Temmuz'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Akrep ve  Yükselen Akrep Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>Akrep burçlarının haziran ayından bu yana teması arkadaşlıkları,  kardeşleri ve kuzenleriydi. Hayal kırıklıkları ve fark edişlerle geçen bu dönem  onlar için geride kaldı. Oğlak dolunayıyla birlikte yepyeni kararlar  verecekler. Hayatlarından kimi gönderip kimin kalmasını belirleyecekleri bir  döneme giriyorlar. Uranüs gezegenin de desteğiyle her şey beklenmedik ve  kendiliğinden olabilir. Yalnız olan Akrep burçları Neptün gezegeninin  desteğiyle yalnızlıklarını sonlandırabilir, evli olanlar ise çocuk yapma kararı  alabilir. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/17/astroloji5-17072024eadb8935.jpg"/><h3>21 Temmuz'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Yay ve  Yükselen Yay Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p class="">Haziran ayından bu yana parasal konularla uğraşan Yay  burçları maddi konularla ilgili sorgulamalar yaptı, hayal kırıklıkları yaşadı  ve hak ettikleri paraları alamadı. Ancak tüm bunları Oğlak dolunayıyla birlikte  geride bırakıyorlar. Yeni iş fırsatları ve yeni gelir kaynakları elde  edecekleri bu dönemde Yay burçları, gökyüzünde Uranüs ve Neptün gezegenlerinin  de desteğiyle beklenmedik ve güzel fırsatlar elde edecek. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/17/astroloji1-17072024eba07083.jpg"/><h3>21 Temmuz'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Oğlak ve  Yükselen Oğlak Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>Oğlak'lar burçlarında gerçekleşen dolunayla birlikte  hayatlarının geneline dışardan bakıp neyi doğru yapıp yapmadıklarını  sorguladıkları, hayatlarında kimin kalıp kimin gitmesine karar verdikleri bir  süreçten geçecek. Hayal kırıklıkları yaşadığı dönemi geride bırakan Oğlak  burçları; Uranüs gezegeninin desteğiyle sürpriz aşklar yaşayabilir, sürpriz  ilişki başlangıçları yapabilirler. Neptün gezegenin de desteğiyle bu güzel  başlangıçlar hem kalıcı hem de sağlam olabilir. Hayattan keyif alacakları bir  dönemdeler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/17/astroloji9-17072024fa1af925.jpg"/><h3>21 Temmuz'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Kova ve  Yükselen Kova Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>Haziran ayından bu yana içe dönen, hayatın kendilerine  verdiği mesajları dinleyip içsel sorgulamalar yapan Kova burçları, bu dönemi  geride bırakıyor. Oğlak dolunayıyla birlikte Kova burçları, tüm bu temizlik  sürecini tamamlayıp, geride bırakacak. Kova burçları bu dönemde ruhlarını  besleyen, kalplerine iyi gelen eylemlerde bulunmalı; hayatın, ilerleyen dönemlerde  onlara sunacağı yeni başlangıçlar öncesinde dingin ve hazır bir durumda olmalı.  Oğlak dolunayı döneminde ayrıca ailelerinden parasal anlamda destek alıp, güzel  gelişmeler yaşayabilirler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/17/astroloji8-17072024439dff6a.jpg"/><h3>21 Temmuz'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Balık ve  Yükselen Balık Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p> Haziran ayından bu  yana sosyal çevrelerini değiştiren, hayalleri konusunda sorgulamalar yapan  Balık burçları Oğlak dolunayıyla birlikte yepyeni bir döneme giriyor. Bu  dönemde Balık burçları, sosyal çevreleriyle ilgili kimlerin gidip kimleri  kalacağını dair kesin kararlar verecek. Gökyüzünde Uranüs ve Neptün gezegenin  de desteğiyle birlikte, sürpriz bir şekilde beklemedikleri, kendilerine iyi  gelecek sosyal çevrelere dahil olacaklar. Bu dönemde pozitif olana odaklanıp  ilahi plana güvenmeliler.</p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/22-haziran-oglak-dolunayinda-burclari-neler-bekliyor-1083467" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/20/22-haziran-oglak-dolunayi-684_2-52.jpg"/></div><h3>22 Haziran Oğlak Dolunayında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/24-nisandaki-akrep-burcu-dolunayinda-burclari-neler-bekliyor-1083187" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/16/24-nisandaki-akrep-burcu--150_2-52.jpg"/></div><h3>24 Nisan'daki Akrep Burcu Dolunayında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/27-aralik-yengec-dolunayinda-burclari-neler-bekliyor-1082669" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2023/12/21/27-aralik-yengec-dolunayi-228_2-52.jpg"/></div><h3>27 Aralık Yengeç Dolunayında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/21-temmuz-oglak-dolunayinda-burclari-neler-bekliyor-1083581</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/17/21-temmuz-oglak-dolunayin-229_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083575</guid><pubDate>Fri, 12 Jul 2024 10:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[10 TEMMUZ 2024]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p><p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/kapaklar/10-temmuz-2024-1083575</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/12/10-temmuz-2024-128_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083573</guid><pubDate>Thu, 11 Jul 2024 17:47:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Boğaz'da Teknolojik Davet]]></title><description><![CDATA[Samsung Electronics Türkiye, katlanabilir telefonlarını ve yeni giyilebilir cihaz serilerini Mandarin Oriental Bosphorus'ta düzenlediği özel etkinlikte tanıttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bogazda-teknolojik-davet-1083573</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/11/bogazda-teknolojik-davet-815_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083572</guid><pubDate>Thu, 11 Jul 2024 17:04:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mert Alaş ve Top Model Natalia Vodianova Ev Sahipliğinde Davet]]></title><description><![CDATA[Moda direktörü ve yıldızların fotoğrafçısı Mert Alaş ile Rus top model Natalia Vodianova'nın ev sahipli yaptığı davete  dünya jet setinden ünlü isimler katıldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/mert-alas-ve-top-model-natalia-vodianova-ev-sahipliginde-davet-1083572</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/11/mert-alas-ve-top-model-na-730_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083569</guid><pubDate>Thu, 11 Jul 2024 16:43:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Falconeri'den Bodrum'da yeni butik kutlaması]]></title><description><![CDATA[İtalyan kaşmir markası, Bodrum'da açtığı iki yeni mağazasını kutlamak için verdiği özel davette sosyal hayatın ünlü isimlerini bir araya getirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/falconeriden-bodrumda-yeni-butik-kutlamasi-1083569</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/11/falconeriden-bodrumda-yen-735_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083565</guid><pubDate>Thu, 11 Jul 2024 16:12:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum'da Dior Daveti]]></title><description><![CDATA[Kozmetiğin ikonik markalarından Dior, yeni yaz koleksiyonunu Bodrum'da gerçekleştirdiği davetle tanıttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrumda-dior-daveti-1083565</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/11/bodrumda-dior-daveti-950_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083555</guid><pubDate>Wed, 10 Jul 2024 16:34:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Begüm Khan & Caviar Kaspia Daveti]]></title><description><![CDATA[Mücevher tasarımcısı Begüm Kıroğlu, dünyaca ünlü havyar markasıyla iş birliğini renkli bir davetle kutladı. Paris'ten sonra Bodrum'da düzenlenen davette zarafet ve lezzet bir aradaydı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/begum-khan-caviar-kaspia-daveti-1083555</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/10/begum-khan-caviar-kaspia--703_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083554</guid><pubDate>Wed, 10 Jul 2024 15:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Başak Dizer Tatlıtuğ & Atasay Daveti]]></title><description><![CDATA[Başak Dizer Tatlıtuğ yaza damga vuracak kapsül koleksiyonunu İtalya'da, dünyaca ünlü Amalfi Kıyıları'ndaki Sorrento'nun büyülü atmosferinde yakın arkadaşlarıyla kutladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/basak-dizer-tatlitug-atasay-daveti-1083554</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/10/basak-dizer-tatlitug-atas-791_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083551</guid><pubDate>Wed, 10 Jul 2024 15:13:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Atelier Rebul x Lucca Store'un Pop-Up Mağaza Daveti]]></title><description><![CDATA[Yaz neşesine kokuların davetkar notaları eşlik ediyor. Bodrum Cennet Koyu'ndaki mekanda düzenlenen davette, koku markasının yeni kapsül koleksiyonunun tanıtımında davetliler, kokuların çekim gücünü yaşadılar.   ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/atelier-rebul-x-lucca-storeun-pop-up-magaza-daveti-1083551</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/10/atelier-rebul-x-lucca-sto-968_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083548</guid><pubDate>Wed, 10 Jul 2024 14:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Niş Lezzet Üssü: La Plage No: 14]]></title><description><![CDATA[Şehrin içinde ama kendinizi sahil kasabasındaymışsınız gibi hissettiren bir mekana ışınlıyoruz sizi: La Plage No:14. Kendine özgü lezzetlere sahip şef mutfağı, European style barı ve ahşap, mermer gibi lüks dokuları buluşturan dekorasyonuyla yenilikçi mekan, İstanbul'a yeni bir soluk getiriyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Goose No:25 ve Pigalle'in kurucuları Serhan Akıncı, Umut Duygu ve Osman Baycan'ın yeni markası olan La Plage No.14, kısa zamanda Bağdat Caddesi'nin gözdesi halini almayı başardı. Plaj Yolu Sokak'ta bulunan mekan, içeri girdiğiniz ilk andan itibaren yazlık yerlerin sıcaklığını ve samimiyetini yansıtmayı başarıyor. Ferah oturma alanları, turuncu rengin ve ahşap, mermer gibi lüks dokuların hakim olduğu şık, modern dekorasyonu ve geniş bar alanıyla dikkat çeken La Plage, global trendleri takip eden ve uygulayan bir şef mutfağına ev sahipliği yapıyor. Akdeniz mutfağını temel alarak farklı tat ve dokuların bir arada servis edildiği mekan, füzyon mutfak disipliniyle yol alıyor. Gündüz restoran olarak hizmet veren La Plage, geceleri ise eğlenceyi içeriye taşıyan bir bara dönüşüyor. Üstelik patili dostlarınız da sonsuz bir sevgiyle karşılanıyor. İçeri girdiğiniz ilk andan itibaren zaman ve yer kavramının silindiği La Plage'ı, Kurucu Ortağı Serhan Akıncı'dan dinliyoruz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/10/laplage2-10072024ca5ab180.jpg"/><h3><b>Önce Goose No:25 ve Pigalle, şimdi de La Plage No: 14... Yeni projenizden biraz bahseder misiniz? Burayı açmaya nasıl karar verdiniz? </span></b></h3><p>Suadiye'de Pigalle'i açtığımız günden itibaren lezzetler, servis ve mimari anlamda çok olumlu geri dönüşler aldık. Talep o kadar fazlaydı ki, "Neden burada Pigalle'i tamamlayacak daha büyük bir mekan olmasın?" dedik ve böylece La Plage doğdu. </span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/10/laplage4-10072024014d4fc1.jpg"/><h3><b>Nasıl bir mekan La Plage; eğlence konsepti ne, menüsünde nelere öncelik verdiniz?</b></h3><p>Bağdat Caddesi'ni denizle buluşturan en güzel sokağa, Plaj Yolu'na yakışan, Akdeniz konseptli mimarisi ile öne çıkan bir mekan oldu La Plage. Öğle saatlerinde hizmet vermeye başlayan mekan, misafirlerine akşam geç saatlere kadar DJ eşliğinde kaliteli müzik ve lezzetli tatlar sunuyor. Mutfakta daha çok Akdeniz lezzetlerine yer veriyoruz. İlk kez uyguladığımız füzyon yorumlarla, yeni derin ve akılda kalan yemek tecrübeleri sunuyoruz. Kokteyl konusunda ise Türkiye'de başka bir sayfa açtığımızı düşünüyorum, bugün "Dünyanın En İyi 50 Barı" projesinde yer alıyoruz. "One Night Bar" konseptimizle global anlamda ünlü pek çok barmenin "Guest Shift" için bünyemizdeki restoranların barında yer alması da bunun en güzel örneklerinden biri bence.</span></p><p><b>Türkiye gastronomi açısından çok büyük bir potansiyele sahip. Artık menülerde hem dünya mutfağından hem de Türk mutfağından seçenekler sunuluyor. Siz menünüzü oluştururken nelere dikkat edersiniz? </b></p><p>Dünya mutfağından lezzetleri, coğrafyamızda olan ürünlerle yorumlamayı çok seviyoruz. Özellikle menümüzde Akdeniz mutfağı çok baskın. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/10/laplage3-10072024768302d6.jpg"/><h3><b>Mekanın mimari dekorasyonundan da bahsetmek isteriz, nelere öncelik verdiniz?</b></h3><p>Sıcak iklim bitkilerini bolca kullandığımız bu mekanda, farklı taleplere cevap verecek oturma seçenekleri sunduk. Konuklarımıza ister kalabalık bir grup, ister baş başa ve sakin bir "te&#770;te-a&#768;-te&#770;te", ister tek başına gelenler olsun; yalnız hissetmeyecekleri bar konseptli bir yemek deneyimi sunuyoruz. Günün farklı saatlerinde hizmet veren </span>La Plage'da, her daim ışığın yumuşak kullanılmasına özen gösterdik; öğlen </span>sert gelen ışınlar için tente ve açılarıyla oynanabilen güneş kırıcılarıyla güneşi yazın gölgeleyerek, kışın içeri alıyoruz. Geceleri ise endirekt 2700 kelvin ışık kaynakları ambiyansı aydınlatırken homojen ve samimi bir ışık sağlıyor. Mekanda zaman ve yer kavramını silmek için kullandığımız tasarım dilinde </span>ise öne çıkan dönem veya moda parçalar yerine yuvarlak hatları olan seçimler ve tasarımlar tercih ettik. Malzeme seçimlerinde de yine tercihimizi sahte ürünlerden değil, yalın ve doğal malzemelerden yana kullandık. Renk tonlarında kullandığımız </span>kırık beyazlar, sarılar ve iroko ahşaplarla da sayfiye yeri özelliklerini hatırlatmaya özen gösterdik. </span></p><h3><b>Mekanın saat aralığı çok geniş, sabah 10.00, gece 02.00. Tüm gün açık olan bir mekanda tempo da çok yüksek olmalı. Nedir mekanın dinamikleri? </b></h3><p>Bağdat Caddesi; hiç uyumayan, günün her saati hareketli kalmayı başaran bir lokasyon. Hedef kitlesi de bir o kadar dinamik. Bu nedenle günün her anında farklı taleplerle gelen misafirleri ağırlamak, yaşayan bir mekan yaratıyor. Bizim için de her gün, yeni bir heyecan anlamını taşıyor. Bağdat Caddesi gibi enerjisi yüksek bir yerde, günün her saatinde kaliteli deneyimler sunmak için, dinamik bir ekiple hizmet vermek önceliklerimizden biri. </span></p><h3><b>Yakın zamanda kapılarını aralayan bir mekanınız daha var: Mini Bar. Konseptinden ürün gamı ve eğlence anlayışına dek, nasıl bir mekan burası? </span></b></h3><p>Daha çok yeni olan Mini Bar projemizle, günlük işleyişi akşam üstü kokteyl barla başlayan, sevilen DJ'ler ile devam eden, ardından live performance'a dönüşen sosyal bir alan sunmak istedik. Bunların dışında Comedi Night gibi farklı etkinliklerimiz de sürüyor. </span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/10/laplage5-1007202468ad4559.jpg"/><h3><b>Her gün ardı ardına yeni mekanlar açılıyor. Bu kadar bol alternatifin olduğu günümüzde, fark yaratan başarılı bir işletme olmanın kuralları sizce neler? </b></h3><p>Sektörün gelişmesini ve genişlemesini mutlulukla karşılıyoruz. Türkiye'de gastronomi, dünya ile yarışacak seviyelerde. Biz de bu büyümeyi, açtığımız yeni mekanlarla destekliyoruz. Ben, bir yerin alternatifi </span>olmayacak, bir yere de alternatif olmayacak mekanlar yarattığımızı düşünüyorum. Alışılmışın dışında lezzet, mimari ve hizmeti bir araya getirerek gustosu yüksek mekanlar oluşturduğumuza inanıyorum.</span></p><h3><b>Günümüzde sosyal medya artık gastronomi işletmelerinin tanıtım çalışmalarında da büyük önem taşır hale geldi. Sosyal hesap çalışmalarınızı nasıl yönetiyorsunuz? </b></h3><p>Sosyal medya hesaplarımızda kimseyi rahatsız etmeden, farklı yanlarımızı organik bir şekilde görselliğe dönüştürerek ilerlemeyi tercih ediyoruz. "Mış" gibi değil de gerçekten yaşanan, içinde bir an olan görselleri ve hikayeleri paylaşmayı seviyoruz. </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/nis-lezzet-ussu-la-plage-no-14-1083548</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/10/nis-lezzet-ussu-la-plage--341_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083547</guid><pubDate>Wed, 10 Jul 2024 14:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[METT Bodrum'da Şef Kyung Soo Moon'un Mutfak Sırları]]></title><description><![CDATA[Sunset Hospitality Group'un Kıdemli Mutfak Direktörü Şef Kyung Soo Moon, dünyanın dört bir yanındaki gastronomi serüvenini paylaşırken, METT Bodrum Beach Resort'ta yer alan Attiko'da yarattığı lezzetleri anlatıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Dünya çapında tanınmış bir şef olan Kyung Soo Moon, annesinden aldığı ilhamla başlamış şeflik macerasına... Dünyanın dört bir yanındaki mutfaklarda eşsiz deneyimler kazanmış. Japonya, Çin, Endonezya, Singapur, İtalya, Londra, Katar ve daha pek çok ülkede lezzet serüvenine çıkan Moon, Jumeirah Group'un Mutfak Direktörü S&#807;ef Uwe Faust'un rehberliğinde kariyer basamaklarını hızla tırmanmış. S&#807;u anda Sunset Hospitality Group'un Kıdemli Mutfak Direktörü olan </span>ve Dubai'deki Sushisamba'nın menüsüne imzasını atan Moon, METT Bodrum Beach Resort'ta da Attiko'nun menüsünü yeniden tasarladı. Moon'un sezona özel tasarladığı imza lezzetlerini ondan dinlerken; şefin ilham kaynaklarını, mutfak sırlarını ve yeni projelerini keşfe çıkıyoruz. </span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/10/attikoculinarydirect-10072024ecb5858c.jpg"/><h3><b>Bize kendinizi keşfetme hikayenizden bahsedebilir misiniz? Çocukken şef olacağınızı biliyor muydunuz?</b></h3><p></p><p>Benim ilham kaynağım her zaman annem oldu. O mükemmel bir şef, ben de onun gibi olmak istedim. Bu nedenle aşçılık okuluna kaydolmaya karar verdim. S&#807;eflik serüvenim böyle başladı. </p><h3><b>Bugün bulunduğunuz noktaya gelmenizde en büyük etken kim oldu? </b></h3><p></p><p>Aşçılık dünyasındaki akıl hocam Jumeirah Group'un Mutfak Direktörü S&#807;ef Uwe Faust'tur. Bana sayısız fırsat sağladı ve harika bir öğretmen oldu. Hatta kendi Instagram sayfamı kurmam için bana ilham verdi. Günümüzde iyi bir şef aynı zamanda sosyal medya konusunda da yetenekli olmalı, bunu S&#807;ef Uwe Faust'a borçluyum. </p><h3><b>S&#807;eflik serüveninizde hangi duraklarda bulundunuz?</b></h3><p>               </p><p>Mutfak yolculuğumda Japonya, Çin, Endonezya, Singapur, Bodrum Türkiye, Milano, İtalya, Londra, Katar, Bahreyn, Suudi Arabistan, Vietnam gibi adreslerde bulundum, şimdi de Dubai'de çalışıyorum. Sunset Hospitality Group'un küresel genişlemesinin bir parçası olarak daha fazla destinasyonu ekleme olasılığı beni çok heyecanlandırıyor. Bu büyüme bize özellikle mutfak alanında daha fazla ilham veriyor. </span></p><p></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/10/img3328-10072024fa19a2cd.jpg"/><h3><b>Dubai'deki Sushisamba ile yollarınız nasıl kesişti? Sushisamba'nın menüsünü nasıl oluşturdunuz? Bize biraz Sushisamba'nın DNA'sından bahsedebilir misiniz? </b></h3><p></p><p>Sushisamba, dünya çapında tanınan bir marka. Ben de Sushisamba'nın dünya çapındaki genişlemesini yakından takip ettim, daha yüksek bir seviyede gelişimine katılmayı ve katkıda bulunmayı çok arzuladım. Sushisamba Dubai'nin menüsünde suşi, robata ve ana mutfak olmak üzere üç mutfak türünden çeşitli yerel ve farklı yemeklere yer verdim. Sushisamba'nın DNA'sında Brezilya, Peru ve Japon mutfağından ve yaşamından izler mevcut. </p><h3><b>METT Bodrum Beach Resort'un sevilen Pan Asya mutfağı Attiko'nun menüsünde imzanız var. Bu sezon misafirleri bu lezzet durağında neler bekliyor? </b></h3><p></p><p>Bu sezon, konuklarımız Attiko'nun canlı atmosferinde zengin menümüz ile eşsiz bir mutfak deneyimi yaşayacaklar. Lezzetin, atmosfer ile bir kombinasyona dönüşeceği bu durakta gastronomi yolculuğuna hazır olun. Attiko'da imza yemeklerimiz olan Miso Marine S&#807;ili Levreği ve Ton Balığı Carpaccio, menümüzün öne çıkan lezzetleri arasında yer alıyor. </p><p></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/10/attikofood15-10072024fae35ef9.jpg"/><h3><b>Attiko'nun menüsünü oluştururken nelere dikkat ettiniz? </b></h3><p>"Zirvede" anlamına gelen Attiko, keyifli yaşam tarzını müzikle birleştirerek muhteşem manzara ve ambiyans eşliğinde güzel bir kombinasyon sunuyor. Menümüz, konumumuzun doğal manzaralarından canlı atmosferine ve bulunduğumuz ülkeye özgü benzersiz unsurların bir araya getirilmesine kadar, Attiko'yu güzelleştiren tüm unsurlardan ilham alıyor. </p><h3><b>Bodrum'un yerel ürünleri menünüze katkı sağladı mı? Bu bölgede sizi en çok etkileyen ürün nedir?</b></h3><p>Evet, Bodrum'un yerel ürünleri menümüze özel bir katkı sağlıyor. Özellikle de Bodrum mandalinası menümüzün yıldızlarından biri. Farklı aromasıyla bilinen bu malzeme, Attiko Bodrum'daki yemeklerimizi zenginleştiren etkileyici bir tat. </p><h3><b>Attiko'nun imza yemekleri neler? Bu menüde sizin favoriniz hangisi? </b></h3><p>Attiko'da her yemek bir başyapıt. Geleneksel teknikleri kullanarak oluşturduğumuz menüde, yaratıcı dokunuşlarla konuklarımızı lezzet yolculuğuna çıkarıyoruz. En sevdiğim yemeklerden biri "S&#807;ili levreği". Bu levreği Den miso ile marine ettikten sonra fırında pişiriyoruz. Karnabahar ve pancar püresi, beyaz miso sos, togarashi ve karışık tere ile "S&#807;ili levreği"ni servis ediyoruz. </span></p><h3><b>Attiko'yu ziyaret edenlerin mutlaka yemesi gereken lezzetler neler? </b></h3><p>"Wagyu beef gyoza", "Beef Tataki", "Chilean seabass", "Scallop Maki", Attiko'nun mutlaka denenmesi gereken lezzetlerinden.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/10/img3329-10072024c9b23a90.jpg"/><h3><b>Yeni yemek tasarlarken nasıl bir yaratım sürecinin parçası oluyorsunuz? İlhamınızı nereden alıyorsunuz?</b></h3><p>Yeni yemekler geliştirmeye yönelik yaratıcı sürecim genellikle yerel kültür </span>ve malzemelerle başlar. Çünkü bunlar keşfedilecek zengin bir atmosfer dokusu sağlıyor. Çevremden, yerel ürünlerden </span>ve bölgenin geleneksel mutfak uygulamalarından ilham alıyorum. Bu unsurları yenilikçi pişirme teknikleriyle bütünleştirerek hem yerel damak tadına hem de uluslararası lezzetlere hitap eden benzersiz yemekler yaratmayı hedefliyorum. Bu yaklaşım, taze ve heyecan verici bir yemek deneyimi sunarken, her yemeğin kökeni hakkında yeni bir hikaye anlatmasına olanak tanıyor. </span></p><h3><b>Menüyü hazırlarken dikkat ettiğiniz hususlar neler? Kişisel tercihleriniz menüyü etkiliyor mu?</b></h3><p>Menümüzü hazırlarken üç temel noktaya dikkat ediyorum. Bunlardan birincisi yerel tat ve malzemeler. Bölgenin lezzetlerini ve ürünlerini vurgulamayı çok seviyorum. Eşsiz bir yemek deneyimi için yemeklerin paylaşılmasının kolay olmasını sağlamak en önemli husus. İkinci nokta o yüzden paylaşım kolaylığı ve keyif oluyor. Üçüncüsü ise akılda kalıcı ve görsel olarak çekici yemekler. Sadece harika bir tada sahip </span>olmakla kalmayıp aynı zamanda fotojenik olan ve sosyal medya için mükemmel hale getirilen imza ürünler yaratmak. Kişisel tercihlerim bir rol oynasa da yerel kültürü ve mutfak yeniliklerini sergilerken geniş kitlelere hitap eden bir menü oluşturmak için bu hususlar dengeleniyor.</span></p><h3><b>Yemek pişirme tarzınızı nasıl tanımlarsınız?</b></h3><p>Benim pişirme tarzım basittir, orijinal lezzetleri korumaya ve minimalist tutmaya odaklanırım. </p><h3><b>Yemek tasarımınızı etkileyen en unutulmaz seyahatiniz hangisiydi?</b></h3><p>En sevdiğim yolculuğum, Asya Yemek Kanalı için Doğu Asya'yı dolaştığım 2013-2014 yılı seyahatiydi. Bu yolculuk birçok yeni ve heyecan verici malzemeyi keşfetmemi, bunlarla çalışmamı sağladı. </span></p><h3><b>Çalışmayı en sevdiğiniz malzeme hangisi?</b></h3><p>Birlikte çalışmayı en sevdiğim malzemelerden biri pancar. Basit ama besleyici ve yemek pişirmede çok yönlülük sunuyor. </p><h3><b>S&#807;ef olmasaydınız, hangi mesleği yapmak isterdiniz?</b></h3><p>Gençken ikinci hayalim polis olmaktı. Ancak suçluları yakalamak yerine, ürünleri keşfederek onları muhteşem yemeklere dönüştürdüm. </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/mett-bodrumda-sef-kyung-soo-moonun-mutfak-sirlari-1083547</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/10/gastronomi-seruveni-367_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083546</guid><pubDate>Wed, 10 Jul 2024 12:22:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[“Zeytin Ağacı” Yeni Sezon Daveti]]></title><description><![CDATA[Tuba Büyüküstün, Seda Bakan, Boncuk Yılmaz, Rıza Kocaoğlu, Aytaç Şaşmaz, Umut Kurt ve Füsun Demirel'in başrollerinde yer aldığı “Zeytin Ağacı”, ikinci sezonunu keyifli bir davetle İstanbul'da kutladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/zeytin-agaci-yeni-sezon-daveti-1083546</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/10/zeytin-agaci-yeni-sezon-d-854_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083542</guid><pubDate>Tue, 09 Jul 2024 15:31:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Luigi Stinga ile İtalyan Mutfağı]]></title><description><![CDATA[Gastronomi dünyası için İtalya mutfağı çok farklı bir yerde konumlanıyor. Mandarin Oriental, Bodrum'da özel bir lezzet deneyimi yaşatan İtalyan Şef Luigi Stinga, Michelin yıldızlı mutfaklarda kazandığı tecrübeler ışığında kariyer hayatının Bodrum durağını anlatıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İtalyan mutfağı, tüm dünya için olduğu gibi Türkler için de özel; en basit yemeğiyle bile lezzet şovu yaşatıyor. Bu tatları bir üst noktaya taşıyan şefler ise her zaman radarımızda. O isimlerden biri de son dönemde İtalyan S&#807;ef Luigi Stinga. Mandarin Oriental Bodrum'da, 29 Haziran-5 Temmuz tarihleri arasında özel mutfağıyla konuklarına gerçek bir gastronomi şöleni yaşatan ünlü şef; Michelin yıldızlı mutfaklarda kazandığı tecrübelerle tasarladığı özgün lezzetleri, otel misafirleriyle paylaştı. "Mutfakta yaşadığım stres, günlük hayatımda daha </span>fazla detay görmemi sağlıyor, bu nedenle daha iddialıyım" diyerek sırrınını ortaya koyan S&#807;ef Stinga ile mutfakta başarıya giden yolu ve bu üst düzey lezzet deneyimi yolculuğunun detaylarını konuştuk.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/09/luigistinga2-0907202407a632ef.jpg"/><h3>S&#807;ef olarak yolculuğunuz nasıl başladı?</h3><p>İtalyan kültüründe yemek yapmak, yemek hazırlamak ve yemek yemek bir ritüel olduğu için mutfak, hayatımda her zaman önemli bir rol oynadı. İtalyan kültürü tamamen kaliteli malzeme ile ilgilidir. Evimde her şey her zaman ev yapımıydı; yağ, makarna, ekmek gibi... Büyüdüğüm evde, yiyeceklerin gerçek lezzetlerini tattığım için şanslıydım. Ayrıca çocukluk ve gençlik zamanlarımda çevremde merakımı uyandıran çok sayıda Michelin yıldızlı restoran vardı. Gastronomiye yönelmem konusunda da beni en çok heyecanlandıran faktör; yaşadığım şehirdeki Don Alfonso adlı restorandı. </span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/09/luigistinga4-09072024faf2d0ed.jpg"/><h3>Yemek pişirme becerilerinizi geliştirmenize neler yardımcı oldu? </h3><p>Dünyanın farklı köşelerine seyahat etmek ve farklı kültürlerden insanlarla tanışmanın mutfak gelişimimde en büyük etken olduğuna inanıyorum. Sorrento'nun yanındaki Quattro Passi'de çalışmak, geleneksel İtalyan tekniklerimi geliştirdi. Ardından Mandarin Oriental'in açılışı </span>için Milano'ya taşınmam, bana modern tarzda yemek pişirme hakkında daha fazla şey öğretti. Son olarak Kuala Lumpur'da geçirdiğim zaman beni Doğu Asya mutfaklarıyla tanıştırdı. Bu sürecin bana, farklı kombinasyonlar ve tatlar konusunda daha da yaratıcı olabileceğimi öğrettiğini söyleyebilirim.</span> </span></p><h3><b>Yemek pişirme tarzınızı nasıl tanımlarsınız?</b></h3><p>Kullandığım malzemeleri tabağın yıldızı olarak tutmayı seviyorum. Sunumda ve lezzette sadeliğin önemine inanıyorum. Yemek pişirme tarzımın; modern teknikleri kullanarak geleneksel lezzetleri korumak olduğunu söyleyebilirim. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/09/luigistinga3-09072024b33c70d0.jpg"/><h3><b>Çalıştığınız Talea by Antonio Guida Restaurant'da 1 Michelin yıldızınız var. İkinci ve üçüncü Michelin yıldızlarına nasıl hazırlanıyorsunuz? </b></h3><p>Tariflerimi geliştirmek için çok fazla araştırıyor, okuyor ve deniyorum. Talea'da her iki ayda bir menülerimizi değiştiriyor, her zaman yeni bir lezzet kombinasyonu ve gelişmiş bir teknik uyguluyoruz. </p><h3><b>Türkler için İtalyan mutfağının yeri her zaman özel oldu. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?</span></b></h3><p>Türkiye ile İtalya mutfağını birbirine yakın buluyorum. İtalyan mutfağına olan ilginin sebebini de içeriklerin çok benzer olmasına bağlıyorum. Malzemeler çok benzer çünkü her iki mutfakta da Akdeniz etkisi var. Ancak baharat kullanımı ve pişirme stilleri farklı; Türk mutfağı İtalyan mutfağına göre çok daha fazla baharat içeriyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/09/luigistinga5-0907202494027c19.jpg"/><h3><b>S&#807;ef olmak hayatınızı nasıl etkiliyor? Günlük ritüelleriniz neler?</b></h3><p>S&#807;ef olmak zor ama aynı zamanda çok ödüllendirici. Mutfakta yaşadığım stres günlük hayatımda daha fazla detay görmemi sağlıyor, bu nedenle daha iddialıyım. Her zaman yeni tatları araştırmak ve denemek, hayatıma çok daha fazla yaratıcılık katıyor. </span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/09/luigistinga6-090720244032e602.jpg"/><h3><b>29 Haziran-5 Temmuz tarihleri arasında Mandarin Oriental, Bodrum'da "Chef Pop Up Restaurant" konseptinde özel bir gastronomi deneyimi sundunuz. Bu iş birliği nasıl doğdu? </span></b></h3><p>Bu iş birliği, Mandarin Oriental, Bodrum ve Emirates Palace Mandarin Oriental tarafından, farklı tekniklerin benzer malzemelerle kesiştiği İtalyan ve Türk mutfaklarının daha da kaynaşmasını teşvik etmek amacıyla oluşturuldu.</span></p><h3><b>Sizin için bu iş birliğini özel yapan detaylar neler?</b></h3><p>Bodrum'u tanımaktan ve yeni tatlarla tanışmış olmaktan son derece mutluyum. Özellikle bölgenin en ünlü ve lüks segment otelinde bu deneyimi yaşamak; mutfağı, teknikleri ve kültürü hissetmek için harika bir fırsattı diye düşünüyorum. Mandarin Oriental, Bodrum'un atmosferini her zaman merak ediyordum, burada bir menü yaratmak ve özel bir deneyim sunmak beni oldukça heyecanlandırdı.</span> </span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/09/luigistinga7-09072024b2385e19.jpg"/><h3><b>Mandarin Oriental, Bodrum misafirleri için tasarladığınız bu çok özel menü ile konuklarınıza nasıl bir lezzet deneyimi yaşattınız? </b></h3><p>Mandarin Oriental, Bodrum misafirlerine özel, yeni bir menü hazırladık. Menüyü, geleneksel İtalyan lezzetlerinden alternatif bir dokunuşla oluşturduğumuzu söyleyebilirim. Genel olarak menüde karides, mandarin ve safran ile hazırlanmış risotto, ıspanak, kapari ve limon sosu </span>ile marine edilmiş levrek, taze soğan ve </span>hindiba ile hazırlanmış wagyu filetosu ve ev yapımı tiramisu servis edildi.</span></p><h3><b>Sürdürülebilirlik, sıfır atık, mevsimsellik, lokal ürün... Günümüzde cümlelerde sıklıkla kullanılan bu kelimeler sizin için ne ifade ediyor? </b></h3><p>Yemek yaparken bu kıstasları her zaman aklımın bir köşesinde tutuyorum. Bu çalışmalar benim için sadece çevreye faydalı olmak anlamını taşımıyor, aynı zamanda yaratıcılığımı da artırmaya destek sağlıyor. Yerel malzemeleri kullanarak yemek pişirdiğimde bulunduğum bölgenin geleneksel mutfağını daha iyi temsil ettiğime inanıyorum. Emirates Palace Mandarin Oriental'de kendi sebze bahçemiz var ve buradan mümkün olduğunca çok malzeme kullanmaya çalışıyoruz. </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/luigi-stinga-ile-italyan-mutfagi-1083542</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/09/luigi-stinga-ile-italyan--953_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083540</guid><pubDate>Tue, 09 Jul 2024 10:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mandarin Oriental, Bodrum x “Luxury Shopping Weekend by Bespoke Moments” Daveti]]></title><description><![CDATA[Türk Rivierası'nın incisi Cennet Koyu'nda konumlanan Mandarin Oriental, Bodrum, “Luxury Shopping Weekend by Bespoke Moments” etkinliğinde seçkin konuklarını dünyaca ünlü markalarla bir araya getirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/mandarin-oriental-bodrum-x-luxury-shopping-weekend-by-bespoke-moments-daveti-1083540</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/09/mandarin-oriental-bodrum--733_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083539</guid><pubDate>Tue, 09 Jul 2024 10:33:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Refik Anadol ve Rafet Fatih Özgür ile “Inner Portrait” Projesi Üzerine]]></title><description><![CDATA[Seyahat etmenin insan biyolojisi üzerindeki etkilerini veri odaklı sanat eseriyle keşfeden “Inner Portrait” projesi, seyahat deneyimini gözler önüne seriyor. Refik Anadol'un Türk Hava Yolları ile birlikte hayata geçirdiği Art Basel'de sanatseverlerle buluşan bu görsel şöleni, Türk Hava Yolları İletişim Başkanı Rafet Fatih Özgür ve Refik Anadol'dan dinliyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/09/refikanadol2-09072024e00aeacd.jpg"/><h3><b>Türk Hava Yolları  olarak Refik Anadol ile birlikte "Inner Portrait" projesini Art Basel'de  sanatseverlerle buluşturdunuz. Bu yolculuk nasıl başladı? </b></h3><p><b>Rafet Fatih Özgür:</b>  Türk Hava Yolları olarak dünyanın en fazla ülkesine seyahat gerçekleştiren  havayoluyuz. Türk Hava Yolları'nın 342 şehir, 130 ülke, altı kıtada uçuşu var.  Bu sayılar çok etkileyici. Ama biz, seyahat etmek yolcular için ne ifade ediyor  onu merak ettik ve kendimize "Bir yolcu olarak yeni bir yere uçmak ne ifade  ediyor?" sorusunu sorduk. Her bir yolculuğun farklı bir hikayesi var. Biz de bu  farklılıkları nasıl anlatabiliriz ve bu hikayeleri sanat eserine çevirebilir  miyiz, diye düşündük. Bu hayalimizi Refik Anadol ile paylaştık. Refik Anadol da  hayalimizi bambaşka bir boyuta taşıdı. Şu an burada bütün bunların  gerçekleştiğini görmek bizi çok mutlu ediyor.</p><h3><b>"Inner Portrait"in  süreci nasıl ilerledi? </b></h3><p><b>R.F.Ö.: </b>İki sene  önce online toplantıda Refik Bey ile bir araya geldik. "Inner Portrait"  projesinin bizim için ne ifade ettiğini anlattık. Sonrasında proje için gerekli  olan veriyi nasıl toplayabiliriz, bunu nasıl bir esere dönüştürebiliriz diye  tartışmaya başladık. Hatta devamında bu hikayeyi bir belgesel sürecinde de  dokümante edip edemeyeceğimizi konuştuk. Refik Bey ile İstanbul'da ilk kez  buluştuğumuzda kimyalarımızın birbirine ne kadar uyduğunu fark ettik. Fikren ve  zihinsel olarak aynı noktada olduğumuzu hissettiğimiz o gün projenin adını  koyduk. Inner Portrait projesini dünyanın önemli sanat platformlarından  hangisine sunabiliriz diye kafa yormaya başladık. Ve bugün birlikte buradayız.  Bu proje üzerinde çalışırken seyahat etmenin gerçekten ne ifade ettiğini  araştırmak istedik. Her birimizin seyahat ederken ayrı bir portresi var ve ortaya  çıkmayı bekliyor. Daha önce hiç gitmediğiniz bir yere gittiğinizde içinizde  farklı bir şey hissediyorsunuzdur. Ama bunu anlatmak, ortaya çıkarmak çok kolay  değil. Bu veriler sayesinde bu hisleri bir sanat eserine dönüştürdük. Aslında  bu eser seyahate bir davet. Bu odadan girdiğiniz zaman "hoş geldiniz"  diyerek sanki sizi uçağımızda karşılıyoruz. Ve bu karşılamadan sonra her biri  birbirinden farklı eşsiz bir yolculuk başlıyor.</p><p><b>Refik Anadol:</b>  Bugün geleceğin sanatının tartışıldığı, konuşulduğu Art Basel'de daha önce  yapılmamış bir iş sunmak da muazzam bir his. Bir yıldır seyahat halinde olan  çok büyük bir ekiple çalıştık. Veriyi toplarken çok hassas bir süreçten geçtik.  Rastgele veri toplamadık, bu projenin bir bilimin parçası olabilmesi için sinir  bilimi uzmanları ile birlikte çalıştık. Seyahat eden kişilerin hislerini hem  seyahat öncesi hem de esnasında kaydettik ve derinlemesine araştırdık. Bu proje  katman katman açılan, yoğun ve bir hayli emek isteyen bir sürecin sonunda  ortaya çıktı. Eseri Art Basel gibi bir etkinlikte sunabilme ihtimali devreye  girince bir kişinin içsel portresini resmeden bu süreci hayal etmenin sadece  duvarda asılı bir resim ya da bir heykel olamayacağına karar verdik. Elimizdeki  veri analizlerini ve görselleri nasıl üç boyutlu bir hale dönüştürebiliriz diye  düşünmeye başladık. Sekiz senedir, sinir bilimleri üzerine veri topluyorum ama  bu kadar kapsamlı bir çalışma yapmamıştım. Projenin içinde olan kişilerin hem  evlerinde hem gittiği yerlerde hislerini kayıt altına aldığımız çok kapsamlı  bir projeydi. Her noktasında çok fazla yenilik var. </p><p><b>R.F.Ö.:</b> Ve belki  de bu projeyle birlikte seyahat etmenin insanın iç dünyası için ne ifade  ettiğini bilimsel olarak da bir açıklama fırsatı elde etmiş olabiliriz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/09/refikanadol9-09072024c8a166da.jpg"/><h3><b>Peki bu insanları  hangi kriterlere göre seçtiniz, anlatabilir misiniz? </b></h3><p><b>R.F.Ö.:</b> Tabii ki  bu da uzun bir süreçti. Her bir katılımcı için doğru veriyi elde edebilmek  amacıyla testler ve ön elemeler yapıldı. Bu süreçte Refik Bey ve ekibiyle  ortaklaşa hareket ettik. Refik Bey'in Amazon Ormanları'ndaki deneyimleri de bu  süreci kolaylaştıran etmenlerden biri oldu. Mesela, Amazon'da yaşayan aileyi  alıp Tokyo'ya götürmek ve onların yaşadıkları deneyime şahit olmak sürecin  müthiş bir parçasıydı. </p><p><b>R.A.:</b> Ölçümlerin  daha anlamlı olabilmesi için katılımcıların hiç seyahat etmemiş olmaları en  önemli şarttı. Evini, şehrini daha önce hiç terk etmemiş, ilk defa yolculuğa  çıkan kişilerin katılımıyla gerçekleştirdik projeyi. Bu insanların kimlikleri,  arka planları, kültürleri, yaşları verileri doğrudan etkilemediyse de hikayenin  bir parçası oldular. Seyahat aslında herkeste benzer duygular, benzer zihinsel  aktiviteler yaratır. İlk yolculuğunuzu hatırlar mısınız? Ben mesela 2012  yılında İstanbul'dan Los Angeles'a taşınırken o kadar karmaşık duygular  içindeydim ki. Bir yandan üzgündüm ama bir yandan da çok heyecanlıydım. Bence  havalimanları dünyanın en duygusal yerlerinden biri; hastaneler dışında.  Havalimanları içinde hep bir anı barındırır. Biz de bu anıların ve duyguların  peşine düştük. Ama tabii bu duyguların bilimsel olarak işlenmesi çok önemliydi.  Seyahat yıllar geçtikçe, mesafeler kısaldıkça ve alışkanlıklar artıkça bize  belki daha basit geliyor ama aslında her seyahat cesaret gerektirir. Bunu  hatırlamak benim için çok enteresandı. Dünyada hiç uçakla seyahat etmemiş kaç  insan var bilmiyorum. Ama dünyanın ne kadar büyük olduğunu anlamak için  seyahatten başka yöntem yok. Bu projeyle aslında başka bir mesaj da veriyoruz.  Her ne kadar yapay zeka sanatçısı olsam da fiziksel dünya çok değerli. Seyahat  ettiğimiz yer bize çok fazla zahiri gerçeklikte hayaller sunuyor. Bu açıdan,  fiziksel dünyada daha bitmemiş deneyimler, görülmemiş yerler, anlaşılmamış  insanlar var. Her şeyin dijitalleştiği dünyada bu eşsiz deneyim gerçekten çok  önemli. Bu porteler hem dijital dünyanın olanaklarını yansıtıyor hem de  fiziksel dünyanın değerini hatırlatıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/09/refikanadol5-0907202457c3de76.jpg"/><h3><b>Sağlıklı veri elde  etmek için hikayeye konu olan insanları nasıl bir konseptte bir araya  getirdiniz? </b></h3><p><b>R.A.:</b> Her insanın  özel olması gibi, bu projede yer alan her katılımcı çok farklı. Fakat bizim bu  projede sorguladığımız şey, insanları nasıl aynı şekilde kayıt altına  alabileceğimizdi. İnsanlar farklı olsa da onları aynı şekilde kayıt altına  almak başka bir bilimsel bakış açısı. Ve bunu sağlayabilmek oldukça zor.  Kişilerin 32 kanallı beyin sinyali ölçümleme cihazına tabi olmaları gerekiyor.  Bu cihazlar sayesinde insanların kalp atışlarını fizyolojik olarak  hissedebildik. Kullandığımız bu cihazlar duygu değişimlerini tam olarak  ölçebilen özeliklere sahip. Bu ölçümleri doğru yorumlayabilmek için Rosalind  Picard gibi duayen profesörlerle birlikte çalıştık. Sürecin sıradan bir veri  toplaması olmaması için onların da öngörülerini alarak ilerledik. Çeşitli  mekanlarda bu ölçümleri yaptık. Örneğin, Amazon'un kalbinde yağmur ormanlarını  ziyaret ettik. Bu deneyimlerde insanların nerede yaşadığı ya da yaşları gibi  etkenlerin aldığımız sonuçları değiştirmediğini fark ettik. Katılımcılarının  zihinlerinin benzer şekillerde aktive olabildiğini gördük. Bu durum bize  aslında insanlığın ne kadar benzer yanları olduğunu kanıtlıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/09/refikanadol7-0907202492ea465a.jpg"/><h3><b>Bu projeyle  eserleriniz soyut boyuttan portreye dönüştü. Bu dönüşüm bizi endişelendiren  yapay zekanın getirdiği duygusal taraf olabilir mi sizce? </b></h3><p><b>R.A.:</b> Bu projede  beni en çok heyecanlandıran noktalardan biri, portrenin bir tür olarak masaya  yatırılması. Sanat dünyasında portre, Rönesans'tan ve daha öncesinden beri  resimle, figüratif heykelle görselleştirilmiş bir kavram. Bence 21'inci  yüzyılda yapay zeka ve veri hayatlarımıza girince, portre kavramı tamamen  değişti. Ama yine de dünyanın en iyi sanat fuarını gezdiğimiz zaman bile,  sanatçıların, galerilerin ya da müzelerin portre sergileme konusunda çok  ileriye dönük tutumları olmadığını fark ediyorum. Bu bağlamda insan portresi  kavramını veriler ışığında soyut anlamda yeniden yorumlamak çok keyifliydi.  Daha önceki işlerimizin çoğu soyut eserlerdi. Ama burada ilk defa gerçek  renkleri, formları, İstanbul'un silüetini ve birçok detayı görebiliyorsunuz.  Sanatçıların kendilerini yenilemek için zorlu dönemlerden geçmesi, çok güzel sonuçlar  doğurabiliyor. Bu eserlerin, normalde sanat dünyasında nasıl yapıldığı çok  paylaşılan, konuşulan şeyler değil. Sanatçılar gizemli kalmak isterler ve  tekniklerini göstermekten çekinirler. Bu proje bu anlamda alışılagelen pratiğin  tam tersini sunuyor. "Inner Portrait", hangi veriyi nereden, niye  topladığımızı, nasıl kullandığımızı detaylı bir şekilde deşifre ediyor. Ve  bence o şeffaflık, projede insanın duygusu ve doğasıyla birleştiğinde ayrı bir  pozitif etki yaratıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/09/refikanadol6-090720244ea32016.jpg"/><h3><b>Bir süredir verinin  ve yapay zekanın demokratikleştirilmesi gerektiğinden bahsediyorsunuz. Sizce bu  konu neden bu kadar önemli? </b></h3><p><b>R.A.:</b> Yapay  zekanın açık kaynaklı olamamasının çok ciddi problemlere neden olacağını  düşünüyorum. Çünkü yapay zeka artık sıradan bir araç değil. İnsanlık tarihinde  bu yüzyıla kadar zekanın bir araç olduğuna tanık olmamıştık. Bu sistemler  unutmuyor, saniyeler içinde hatırlayabiliyor ve mantıkla çalışabiliyor.  İnsanlık olarak daha önce böyle bir şeyle karşılaşmadık. Dolayısıyla önümüze  böyle "düşünen" bir sistem varken, onun bir grup insan tarafından  manipüle edilebileceği ya da ayrıcalıklı olmayan bir kesim için problemler  teşkil edebileceği ihtimallerini düşünmek zorundayız. Ancak kod, veri ve bilime  erişimin açık kaynaklı hale gelmesiyle birlikte, teknolojinin tehlikelerinin  neredeyse sıfıra ineceğini düşünüyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/09/refikanadol1-090720245365d0a1.jpg"/><h3><b>Yapay zeka ve veri  bilimi, sanata nasıl bir katkı sağladı sizce? </b></h3><p><b>R.A.:</b> Şu anda  yapay zeka ve veri biliminin sanata olan katkısı sorgulanıyor. Çünkü ilk defa  bizim gibi, yani insanlar gibi, verileri unutmayan makinalar, düşünebilen  sistemler ortaya çıkıyor. Bunu anlayabilmek ya da hayatımıza katabilmek kolay  bir şey değil. Ama ben sekiz yıldır yapay zekayı kullanıyorum. Yapay zekayı her  zaman kendi zekamın bir uzantısı gibi düşündüm. Unutmayan, hatırlayan, her şeyi  bilen, rüya görebilen bir fırça gibi düşünüyorum. Dolayısıyla sınırları  olmayan, fiziksel dünyanın sıkıntılarını çekmeyen, yerçekimi ile derdi olmayan  bambaşka bir düşünce sistemi yaratıyor. Birçok sanatçının "gerçeklik  ötesinde ne var?" sorusu araştırmasına yardımcı oluyor. Yapay zeka ve veri  bilimi o alternatif gerçekliği görebilmemizi sağlıyor. Ben hayatta bir şeyin  olumlu tarafını bulmanın, olumsuzlukları görmekten çok daha zor olduğunu  düşünüyorum ve eserlerimde bu zorluğun üzerine gidiyorum. Bence insanlığın  tamamen değiştiği bir çağda yaşıyoruz. İnsan dili ve tecrübesi bile artık koda  dönüştü. Sanatta da bu kodu kullanmak kaçınılmaz bir sonuç.</p><h3><b>"Inner Portrait"  projesinin başka seyahat planı var mı? </b></h3><p><b>R.F.Ö.:</b> Türk Hava  Yolları şu anda dünyanın en önemli havayollarından ve dolayısıyla da havacılık  platformlarından biri. Bu hikayenin taşınabileceği çok yer olduğuna inanıyoruz.  Bu süreçte birçok kıymetli galerici ile konuşma, tanışma fırsatımız oldu. Onlar  bu projenin heyecanını bize yansıttılar. Önümüzdeki dönemde Inner Portrait  projesini farklı kıtalarda göreceksiniz ve devamında projenin farklı sac  ayakları da ortaya çıkmış olacak. Miami Art Basel, bu açıdan yeni adresimiz  olabilir.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/09/refikanadol4-090720241a0c12af.jpg"/><h3><b>"Inner Portrait"  projesinin önemini sizden dinlemek isteriz... </b></h3><p><b>R.A.:</b> Türk Hava  Yolları ile çıktığımız bu yolculukta Art Basel'de büyük ses getiren bir projeye  imza atmak bizim için ayrı bir heyecan oldu. Bu projenin insanlar üzerinde  bıraktığı pozitif etkiyi burada geçirdiğimiz 48 saatte hissedebildik. Hem Türk  Hava Yolları ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, hem Art Basel'de olmak, hem de  çok emek harcadığımız bir proje aracılığıyla yeni bir şeyler söylemek gerçekten  çok önemli. </p><p><b>R.F.Ö.:</b> Bu  projenin belgeseli de olacak. Uluslararası platformlarda yayınlanabilecek  seviyede bir belgesel hazırlıyoruz. Bunu da yakın zamanda paylaşacağız. Çünkü  bu projenin sanat eseri olması dışında çok eşsiz bir hikayesi var. Bu serüveni  tüm dünyayla paylaşacağız. </p><p><b>R.A.:</b> Hakikaten o  kısım muazzam. Soyut dünyanın arkasındaki gerçekliğin ustaca ifşa edilmesi,  görünmeyeni görünür kılıyor. Bu hikayede çok fazla duygusal detay var.  Belgeselde de bu hikayelere tanık olacağız.</p><h3><b>Yeni neslin rol model  olarak yorumladığı bir kariyeriniz var, peki gelecek nesillerden beklentileriniz  neler? </b></h3><p><b>R.A.: </b>Yeni  nesilden beklentim yenilikleri hemen kabullenmek yerine o yeniliklerle  insanlığa nasıl faydalı olabilecekleri konusunda daha fazla düşünmeleri.  Teknolojiyi benimsemek, hayatımıza katmak son derece önemli, ancak aynı  derecede önemli olan şey, yeni teknolojileri ne için kullandığımız konusunda  net olmak. Sistemleri sorgulayabilmek için önce onları iyice anlamamız  gerekiyor. Teknolojiyle olan ilişkimiz de bu prensip üzerine kurulmalı bence.</p><h3><b>Türk Hava Yolları ile  birlikte gerçekleştirdiğiniz bu proje seyahat algınızı değiştirdi mi? </b></h3><p><b>R.A.:</b> Kesinlikle  değiştirdi. Bu süreç seyahatin sadece fiziksel bir hareket değil, aynı zamanda  derin, duygusal ve bilişsel bir deneyim olduğunu daha iyi anlamamı sağladı. Son  yıllarda çok seyahat ediyorum ve uçağa binmek benim için bir rutine dönüştü,  ama bu proje sayesinde seyahatin insani boyutunu ve derinliğini yeniden  keşfettim. Varacağım yerin önemini birkaç saatliğine de olsa ikinci plana atıp  seyahatin kendisini ve bana hissettirdiklerini gözlemlemeye başladım.</p><h3><b>Röportaj:</b> Gözde Yörükoğlu  Ersu</span></h3><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/sanat/turk-hava-yollari-x-refik-anadol-inner-portrait-1083451" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/13/turk-hava-yollari-x-refik-430_2-52.jpg"/></div><h3>Türk Hava Yolları x Refik Anadol: "Inner Portrait"</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/sanat/refik-anadolun-eseri-casa-batllo-christies-muzayedesinde-1077956" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2022/05/05/refik-anadolun-eseri-casa-542_2-52.jpg"/></div><h3>Refik Anadol'un Eseri "Casa Batllo" Christie's Müzayedesinde</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/luks/bvlgari-x-refik-anadol-is-birligi-serpenti-metamorphosis-1076565" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2021/10/07/bvlgari-x-refik-anadol-is-716_2-52.jpg"/></div><h3>Bvlgari x Refik Anadol İş Birliği</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/refik-anadol-ve-rafet-fatih-ozgur-ile-inner-portrait-projesi-uzerine-1083539</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/09/refik-anadol-ve-rafet-fat-142_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083535</guid><pubDate>Sat, 06 Jul 2024 21:32:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mandarin Oriental, Bodrum 10. Yıl Daveti]]></title><description><![CDATA[Mandarin Oriental, Bodrum, dünya çapından gelen misafirleri eşliğinde 10.yılını keyifli bir davetle kutladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/mandarin-oriental-bodrum-10-yil-daveti-1083535</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/06/mandarin-oriental-bodrum--131_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083525</guid><pubDate>Thu, 04 Jul 2024 12:10:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[6 Temmuz Yengeç Yeni Ayında Burçları Neler Bekliyor?]]></title><description><![CDATA[6 Temmuz'da Yengeç burcunda yeni ay gerçekleşiyor. Burçları ve yükselen burçları neler bekliyor?]]></description><content:encoded><![CDATA[<h2>6 Temmuz Yengeç Yeni Ayında Burçları Neler Bekliyor?</h2><p>6 Temmuz'da Yengeç burcunda Sirius yıldızı kavuşumlu bir yeni ay gerçekleşiyor. Sirius kadim kültürlerde farklı anlamlar içeriyor. Yeni başlangıçların, hayal bile edebileceğinizden daha güzel kapılar açabileceğine işaret ediyor. Gökyüzü, güzel ve bereketli gelişmeler vadediyor. Aynı anlarda oluşan Mars Satürn açısı ise yeni adımlar atarken, destek alabileceğimizi söylüyor. Burçları ve yükselen burçları neler bekliyor, mercek altına aldık. </p><h3>6 Temmuz'da Yengeç Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Burçları ve Yükselen Burçları Neler Bekliyor?</h3><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/04/59-040720246cdc12cb.jpg"/><h3>6 Temmuz'da Yengeç Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Koç ve Yükselen Koç Burçlarını Neler Bekliyor? </h3><p>Yengeç burcu yeni ayında Koç burçlarının teması ev almak, değiştirmek, taşınmak ve aile ilgili konularda yeni başlangıçlar yapmak olacak. Bazı Koç burçları kendi yuvalarını kurma kararı verebilir. Bu dönemde gayrimenkul ya da toprak yatırımı yapmak isteyenler için de güzel fırsatlar var. Gökyüzündeki Mars Satürn açısı ise Koç burçlarına, parasal konularda rüyalarına ve hayatın verdiği işaretlere güvenmesi gerektiğini söylüyor. Aradıkları desteği, güvendikleri birinden alabilirler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/04/51-040720247c971ade.jpg"/><h3>6 Temmuz'da Yengeç Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Boğa ve Yükselen Boğa Burçlarını Neler Bekliyor? </h3><p>Yengeç burcu yeni ayında Boğa burçlarının teması yeni eğitimler, seyahatler ve sosyal ortamlar olacak. Araba almak isteyen Boğa burçlarının önüne, bu dönemde güzel fırsatlar düşebilir. Kalabalıklara karışmalarında fayda var çünkü hiç tanımadıkları insanlardan beklemedikleri destekler alabilirler. Boğa burçları, Yengeç yeni ayında görüş ve destek istemekten çekinmesin. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/04/511-04072024ca072eb7.jpg"/><h3>6 Temmuz'da Yengeç Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. İkizler ve Yükselen İkizler Burçlarını Neler Bekliyor? </h3><p>Yengeç yeni ayında İkizler burçlarının teması para, yeni gelir kaynakları olacak. Aynı zamanda iş ve görev değişikliği ya da terfi alma gibi konularda da şanslı olacaklar. Gökyüzündeki Mars Satürn açısı İkizler burçlarına kariyer konusunda daha aktif ve adım atma odaklı olmasını gerektiğini söylüyor. Yeni ve güzel gelişmeler kapıda ancak destek isteme, yeni bir görüş alma konusunda tutuk davranmamalılar. İkizler burçları bu dönemde, istemekten çekinmemeye dikkat etsin. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/04/56-0407202427940c30.jpg"/><h3>6 Temmuz'da Yengeç Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Yengeç ve Yükselen Yengeç Burçlarını Neler Bekliyor? </h3><p>Burçlarında gerçekleşen yen ayla birlikte Yengeç'ler her konuda yeni adımlar atacak, dış görünüşlerini değiştirecek, hayatlarının geneline yansıyan bir yapılanma sürecine girecek. Şanslı bir dönem onları bekliyor. Yengeç burçları bu dönemde yeni planlar yapmaktan, adımlar atmaktan, dilekler dilemekten çekinmesin. Gökyüzündeki Mars Satürn açısı yurt dışıyla ilgili güzel haberler getirebilir, yeni seyahat planları yapabilirler. Yepyeni ortamlara girip, statü değişimi yaşayabilirler. Tek yapmaları gereken istemek ve adım atmak. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/04/53-04072024c27ebf04.jpg"/><h3>6 Temmuz'da Yengeç Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Aslan ve Yükselen Aslan Burçlarını Neler Bekliyor? </h3><p>Yengeç yeni ayında Aslan burçları içsel sorgulamalar yaparak, bugüne dek hayatta neyi başarıp neyi başarmadıklarına bakacaklar. Rüyalar ve hayattan gelen işaretler, mesaj dolu olacak. Aslan burçları bu dönemde dışarıya değil içeriye bakmalı ve odaklanmalılar. Gökyüzündeki Mars Satürn açısı Aslan burçlarına, bugüne dek yaptıkları maddi ve manevi yatırımların karşılığını getirecek. Kendileriyle baş başa kalmak Aslan burçlarına iyi gelecek. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/04/55-040720241874a979.jpg"/><h3>6 Temmuz'da Yengeç Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Başak ve Yükselen Başak Burçlarını Neler Bekliyor? </h3><p>Yengeç yeni ayında Başak burçları yeni insanlarla tanışabilir, yeni ortamlara girip hayalleriyle ilgili yeni kapılar açabilirler. Kalabalıklara karışmaktan geri durmasınlar. Yalnız olan Başak burçları bu dönemde yalnızlıklarını sonlandırabilir, ilişkisi olanlar ise ilişkilerini bir üst seviyeye taşıyabilirler. Gökyüzündeki Mars Satürn açısı ilişkileriyle alakalı sorunları çözmede destek göreceklerini söylüyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/04/52-040720243b6eac78.jpg"/><h3>6 Temmuz'da Yengeç Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Terazi ve Yükselen Terazi Burçlarını Neler Bekliyor? </h3><p>Yengeç yeni ayında Terazi burçlarının gündemi kariyerleri olacak. Yeni bir iş teklifi alabilir, yeni projelerde yer alabilirler. İş arayan ya da kariyer değişikliği düşünen Terazi burçları bu dönemin enerjisini muhakkak kullanmalı. Mevcut iş yerlerinde yöneticilerinden destek görebilirler. Gökyüzündeki Mars Satürn açısı ise işin yanı sıra miras, sigorta, kredi ve yatırım konularında da şanslı olacaklarını söylüyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/04/510-040720248d0fff84.jpg"/><h3>6 Temmuz'da Yengeç Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Akrep ve Yükselen Akrep Burçlarını Neler Bekliyor? </h3><p>Yengeç yeni ayında Akrep burçlarının gündemi yeni seyahat, eğitim ve sosyal ortamlar olacak. Kendi karakterlerinin zıttı insanlarla tanışabilirler. Vizyonlarını geliştirecek ortamlarda bulunabilirler. Yurt dışında kariyer yapmak isteyen Akrep burçları için oldukça şanslı bir dönem. Gökyüzündeki Mars Satürn açısı yalnız olan Akrep burçları için ilişki fırsatları yaratabilir. İlişkisi olanlar ise ciddileşme yolunda yeni adımlar atabilir. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/04/54-040720248ecd858b.jpg"/><h3>6 Temmuz'da Yengeç Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Yay ve Yükselen Yay Burçlarını Neler Bekliyor? </h3><p>Yengeç yeni ayında Yay burçlarının gündemi maddiyat, yatırım ve miras konuları olacak. Bu konularda sorunları olan Yay burçları daha yaratıcı çözümler üretebilir. Aynı zamanda yeni fırsatlar elde edebilir. Gökyüzündeki Mars Satürn açısı Yay burçlarına günlük rutinleriyle alakalı oldukça güzel destekler alacağını söylüyor. Fikirlerine güvendikleri insanlardan destek istemekten çekinmesinler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/04/512-04072024139e17ff.jpg"/><h3>6 Temmuz'da Yengeç Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Oğlak ve Yükselen Oğlak Burçlarını Neler Bekliyor? </h3><p>Yengeç yeni ayında Oğlak burçları sosyalleşecekleri ve ilişki odaklı olacakları bir döneme giriş yapıyor. Yalnız olanlar yalnızlıklarını sonlandırabilir, ilişkisi olanlar ise daha ciddi adımlarda bulunabilir. Gökyüzündeki Mars Satürn açısı ise Oğlak burçlarına, seyahat ve flört konularında adım at gerekli desteği vereceğim, diyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/04/58-0407202452d833ab.jpg"/><h3>6 Temmuz'da Yengeç Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Kova ve Yükselen Kova Burçlarını Neler Bekliyor? </h3><p>Yengeç yeni ayında Kova burçlarının gündemi iş hayatı ve sağlıkları olacak. Sağlıkla alakalı sorunları varsa bu dönemde oldukça güzel çözümler üretebilir, sonuçlar alabilirler. İş değiştirmek isteyen Kova burçları bu dönemde aradıkları pozisyonu bulabilir ve elde edebilirler. Gökyüzündeki Mars Satürn açısı Kova burçlarına parasal anlamda güzel fırsatlar vadediyor. Fikirlerine güvendikleri insanlara başvurmaktan, danışmaktan çekinmesinler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/04/57-0407202481cea2a2.jpg"/><h3>6 Temmuz'da Yengeç Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Balık ve Yükselen Balık Burçlarını Neler Bekliyor? </h3><p>Yengeç yeni ayında Balık burçlarının gündemi aşk olacak. Yılda bir kez gerçekleşen bir fırsatın içindeler, güzel değerlendirmelerinde fayda var. Balık burçları bu dönemde sosyalleşmekten, yeni insanlarla tanışıp yeni ortamlara girmekten çekinmesin. İlişkisi olanlar ilişkilerinde olumlu anlamda boyut atlayabilir. Çocuk isteyen Balık burçları için de oldukça güzel enerjiler var. Gökyüzündeki Mars Satürn açısı bu dönem Balık burçlarına, hayatlarındaki sorunları çözerken arkadaşlarından destek alabileceğini söylüyor. </p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/10-mart-balik-yeni-ayinda-burclari-neler-bekliyor-1082996" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/04/10-mart-balik-yeni-ayinda-356_2-52.jpg"/></div><h3>10 Mart Balık Yeni Ayında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/11-ocak-oglak-burcu-yeni-ayinda-burclari-neler-bekliyor-1082712" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/01/03/11-ocak-oglak-burcu-yeni--897_2-52.jpg"/></div><h3>11 Ocak Oğlak Burcu Yeni Ayında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/6-haziran-ikizler-burcu-yeni-ayinda-burclari-neler-bekliyor-1083409" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/05/6-haziran-ikizler-burcu-y-215_2-52.jpg"/></div><h3>6 Haziran İkizler Burcu Yeni Ayında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/6-temmuz-yengec-yeni-ayinda-burclari-neler-bekliyor-1083525</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/07/04/6-temmuz-yengec-yeni-ayin-759_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083510</guid><pubDate>Fri, 28 Jun 2024 14:01:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Fairmont Quasar Istanbul x Ukiyo Parti Daveti]]></title><description><![CDATA[Fairmont Quasar Istanbul, sonsuzluk havuzu Ukiyo'da sezona hoş geldin partisi düzenledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/fairmont-quasar-istanbul-x-ukiyo-parti-daveti-1083510</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/28/fairmont-quasar-istanbul--762_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083508</guid><pubDate>Fri, 28 Jun 2024 13:10:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Temmuz Ayı Burç Yorumları]]></title><description><![CDATA[Temmuz ayında burcunuzda hangi gelişmeler görünüyor? Ünlü Astroloji yazarı Filiz Özkol Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık burçlarını neler bekliyor, detaylı olarak anlattı. 2024 Temmuz ayında aile, aşk, iş ve günlük hayatlarında neler yaşanacak? Temmuz 2024 aylık burç yorumlarına göz atıyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Temmuz  ayında burcunuzda hangi gelişmeler görünüyor? Ünlü Astroloji yazarı Filiz Özkol  Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve  Balık burçlarını neler bekliyor, detaylı olarak anlattı. 2024 Temmuz ayında  aile, aşk, iş ve günlük hayatlarında neler yaşanacak? Temmuz 2024 aylık burç  yorumlarına göz atıyoruz.</p><h2><b>Temmuz 2024 Aylık Burç Yorumları Neler  Söylüyor?</b></h2><p>Astroloji  yazarı Filiz Özkol tarafından kaleme alınan Temmuz ayı burç yorumlarında,  ilişki, sağlık, aşk, para, iş, eğitim durumunuz ile ilgili Temmuz ayı burç  yorumları; koç burcu, boğa burcu, ikizler burcu, yengeç burcu, aslan burcu,  başak burcu, terazi burcu, akrep burcu, yay burcu, oğlak burcu, kova burcu ve  balık burcu 2024 Temmuz Ayı Burç yorumları...</p><h2><strong><strong>Temmuz 2024'te Burçları  Neler Bekliyor?</strong></strong></h2><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/28/59-2806202423d21c2c.jpg"/><h3><strong><strong>Koç Burcu - Temmuz  2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Temmuz ayı iş konusunda hedeflerinizi büyük bir hırs ve  coşkuyla takip edeceksiniz. Ev ve ailenizi sevmenize rağmen çalışma yaşamınız  ön planda olacak. Yapmanız gereken işler konusunda kendinizi yetersiz  hissedebilir ve bu özelliğinizi kapatmak için çevrenize karşı baskıcı  davranışlar içinde olabilir, her türlü gücün arkasında maddi değerler  arayabilirsiniz. Karşılaşacağınız engellerle mücadele edecek güçtesiniz. </p><p>Kendinize ait doğrularınızdan emin olmak için; çevrenizi  sınamak isteyecek, kendinizi çok daha enerjik ve cesaretli hissedeceksiniz. Arkadaş  seçimi veya ortak işlerde, size destek verecek pratik zekalı kişileri tercih  edeceksiniz. Daha sonra aile ilişkileriniz daha çok önem kazanacak ve onlarla  birlikte güzel bir dönem geçireceksiniz. </p><p>Sağlık konusunda güzel bir ay.  Duygusal konularda hırçın yönleriniz sizi gergin yapabilir. Her şeye rağmen  güzel bir ay. Cildinize özen göstermeli, yağlı yemeklerden uzak kalmalı ve  temiz havada yürüyüşler yaparak, vücudunuzun formunu korumalısınız. Hafif  sporlar yapmalı ve bel kaslarınızı zorlamamalısınız.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/28/51-280620244b823894.jpg"/><h3><strong><strong>Boğa Burcu - Temmuz  2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>İş arkadaşlıkları, grup  çalışmaları gibi aktiviteler ve kişisel tatminleriniz doğrultusunda çalışmalar  içinde olacaksınız. Eğer bu tür grup çalışmalarında esnek davranmazsanız;  düşüncelerinize karşı tepkiler alabilir ve  ortak çalışmalarınızda problemlerle karşılaşabilirsiniz. Bazı karşıt  düşüncelere karşı taktikler geliştirmeniz gerekebilir.</p><p>Düşüncelerinizi akıcı bir  şekilde ifade ederken, ikna yeteneğinizin etkin olmasını gündeme getirecek ve  istekleriniz doğrultusunda uygulamalar yapacaksınız. Derin düşünceler içinde  olmanız, analiz yeteneğinizin güçlü olması, çevrenizin ilgisini çekecek.  Karşınızdaki kişinin düşüncelerini algılıyorsunuz. İlişkilerinizde yapıcı, güçlü,  fakat denetleyici olacaksınız. </p><p>Cazip güçlü biriyle duygusal  beraberlik yaşayabilirsiniz.  İşinizi iyi  takip ederek disiplin içinde davranışlarınızı sürdüreceksiniz. Birçoğunuz maddi  konulardaki başarınızı çevresel faktörlerle birleştirecek, ortak işbirliği  içine gireceksiniz. Katılacağınız grup yemeklerinde kontrolü elden  bırakmayın. Yolculuklarda dikkatli olmalı ve kazalara karşı temkinli hareket  etmelisiniz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/28/511-280620243b3e4dfa.jpg"/><h3><strong><strong>İkizler Burcu  - Temmuz 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Sürpriz aşklara hazırlıklı olun. Sosyal yaşantınızda kişisel  cazibenizin artmasından faydalanabilirsiniz. Bu tür ortam konuşmalarında popüler  konuları gündeme getireceksiniz. Sağduyulu  olmayı ve sakinliği elden bırakmayın. Bu şekilde davrandığınızda ortaya çıkacak  zor pozisyonlardan başarı ile çıkacaksınız. </p><p>Fiziksel enerjinizin güçlü olduğu  bir dönem. Yanlış ilişkiler yaşamak istemiyorsanız, zamanı ve kişileri doğru  seçmelisiniz. Size zaman kaybettirecek birlikteliklerden kaçınmalısınız. Daha  dayanıklı ve çalışkan bir performans sergilemenize rağmen, duygularınızı ifade  etmekte zorlanacaksınız. İlişkilerinizde baskın bir portre çiziyorsunuz. Kafanıza  koyduğunuz her şeyi anında yapma isteğiniz yüzünden, kendi enerjinizin altında  boğulduğunuzu hissedebilirsiniz. </p><p>Kendinizi özgür bırakmanın  keyfini yaşamalısınız. Yabancı ülkelerle ilgili konuların gündeme gelmesiyle  aklınız karışabilir. Sosyal çevrenizde sizi etkileyecek kişilerle birlikte  olacak ve ortak çalışmalar içine gireceksiniz. Maddi olanaklarınızı ve  kapasitenizi gözden geçirmelisiniz. Değişen şartların sizi zorlaması karşısında  bocalama yaşamanız mümkün, dikkatli olun. Sağlınızla ilgili rutin kontrolleri  yaptırmalısınız. Yeni bir başlangıç ve yeni bir yaşam tarzı planlıyorsanız, bu  dönemi iyi kullanmalısınız. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/28/56-280620249626c003.jpg"/><h3><strong><strong>Yengeç Burcu -  Temmuz 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Bu ay, sosyal yaşamınızın ilginç olaylara sahne olduğunu  görecek ve bu hareket içinde önemli ve enteresan kişilerle bir arada  olacaksınız. Bu grup aktiviteleri çerçevesinde, ayni görüşlere sahip olduğunuz  kişilerle, ayni hedefler ekseninde kenetleneceksiniz. Geleceğe yönelik  dostlukların temelini atabilirsiniz. </p><p>Mantık çerçevesinde attığınız adımlar, marjinal düşünceli  kişilerin etkisi ile rotasından saptırılabilir.   İlk anlarda size ütopik gelen bu kişilerin düşünceleri, sonradan  canınızın sıkılmasına neden olabilir, dikkatli olmalısınız! Bu tür kişilerin  varlığı, güvenilir dostluklar konusunda sizi çelişkili düşünceler içinde  bırakabilir. Konu ile ilgili karar vermekte zorlanabilirsiniz. </p><p>Ruhsal evinizdeki Jüpiter'den olumlu etkiler almaya devam  ediyorsunuz. Birçok organizasyonun altına imza atacak, karşı cins üzerinde özel  bir yeriniz olacaktır. İş ve aşkı birbirine karıştırabilirsiniz. Öfkenize hakim olduğunuz sürece,  sağlığınız bir sorun yaratmayacak. Ruhsal konular çerçevesinde, sizi  rahatlatacak şekilde olaylara geniş perspektiften bakmalısınız.  </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/28/53-280620245f41e873.jpg"/><h3><strong><strong>Aslan Burcu - Temmuz  2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Kendinizle savaşınız var. Kendinize  olan özgüveniniz sizi yanıltabilir. Takdir gören kişisel çabalarınız sizi  motive etse bile, tam olarak beklentilerinizin yanıtını bulamayabilirsiniz. Bu  ay daha esnek olmalı, eksik kalan işlerinizi tamamlamalı, yeni fırsatlar  yaratma yerine eskileri akıllıca değerlendirmelisiniz. </p><p>İletişim, haberleşme, detaylı  işler, hatalar, ihmaller ve unutkanlık artacaktır. Fakat bu size durum  değerlendirmesini daha net yapmanızı sağlayacak, daha hesaplı davranarak  içinden çıkılmaz sorunları çözeceksiniz. Bu dönem ortaklık içindeyseniz; yalnız  kalmak istemeyecek ve idealist, yönetici ruhu taşıyan kişilerle ortak  çalışmalar içinde olacak, ayrıca haksızlıklar karşısında tepkileriniz ortaya  koyacaksınız.</p><p>Uzun süredir görüştüğünüz  dostlarınızla bazı duygusal çekişmeler sonucunda ilişkilerinizi bitirebilir  veya sevdiğiniz bir dostunuzla ayrı ortamlara düşebilirsiniz. Ay boyunca geri  giden Satürn duygusal dengelerinizi kontrol ederken, size uzun zamandır ilgisi  olan birinin duygularının açığa çıktığına şahit olabilirsiniz. Yine sosyal  yaşantınızda bozulan dostluklarınızı yeniden düzeltme imkanı bulacak, derin bir  çözülme devresine gireceksiniz. Bu dönemde cildinize kemiklerinize ve iskelet  sisteminize özen göstermelisiniz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/28/55-28062024b909d426.jpg"/><h3><strong><strong>Başak Burcu - Temmuz  2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Sezgileriniz doğrultusundaki  çabalarınız karşılık görecek ve para kaynaklarının nasıl değerlendirileceği  konusunda sağduyulu davranışlar sergileyeceksiniz. Partnerinizin maddi  olanaklarından yararlanacaksınız. Karşıt finans evinizin güçlü olması; sizin bu  konudaki tarzınızı daha da belirgin hale getirerek karşı taraftan 'ne'  istediğinizin bilincinde olacak ve bazı şartlarınızın yerine getirilmesi  konusunda ısrarcı davranacaksınız. </p><p>Kendinizle ilgili konularda sessiz kalmayı yeğlemeli,  çevrenize karşı eleştirel bir yaklaşım içinde bulunmalısınız. Mesleki konularda  duygusal tatmin sağlamak için gerekli çalışmaları daha sonrasına  ertelemelisiniz. Sabit düşüncelerden uzaklaştığınız zaman, kendinizi daha iyi  hissediyorsunuz. İnatçı yapınızın kendinize zarar verdiğini siz de  biliyorsunuz. </p><p>Sosyal çevrenizde değişimler ve yeni başlangıçlar için uygun  olmayan bu durumu eski dostlarınızla hasret gidererek geçiştirebilirsiniz. Eski  şartlarınızı korumaya devam etmelisiniz. Kendinizi geliştirmek için sizi motive  edecek arkadaşlara ihtiyaç duyuyorsunuz. Yardım etme duygunuz artarken, zevkler  konusunda aşırıya kaçabilirsiniz. Olumsuzluklar karşısında ketum bir tavır takınıyorsunuz.  Maddi konularda sizi destekleyici fırsatlar gündeme gelecektir. Karasızlık  çektiğiniz anlarda arkadaşlarınızdan yardım alacaksınız. Sosyal konumunuzda  yükselme olabilir. Ay  boyunca sağlık eviniz, size büyük bir şans verecek. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/28/52-280620245588d4dc.jpg"/><h3><strong><strong>Terazi Burcu -  Temmuz 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Bu ay, iddialı tavırlarınızla ön plana çıkmak ve toplumda  dikkat çekici işler yapmak istiyorsunuz. Egonuzu tatmin etmek için elinize  geçecek fırsatları akıllıca kullanmalısınız. Olaylara yönetici bir tavırla yaklaşıyorsunuz.  İyi niyetli dostlarınızın, size önereceği tekliflere hayır demeden önce  düşünmelisiniz. Maddesel konularda beklediğiniz fırsatları yakalamak ve iş  olanaklarınızı genişletmek için uygun bir dönemdesiniz. </p><p>Sadece, riskleri unutmayın. Farklı  görüşteki kişileri bir araya toplayabilirsiniz. Hedefleriniz, uzak  ülkelerde yapacağınız başarılı çalışmalar gibi arzu ve isteklerinize  yoğunlaşarak, yaşam sürecinizi emin adımlarla şekillendiriyor, pes etmeyerek  sabırla yaklaşıyorsunuz. </p><p>Yazışmalar ve haberleşme konusunda yaşayacağınız aksilikler  ortaklık ilişkilerinize de yansıyacaktır. Finans evinizle ilgili birçok fırsatı  yakalayacak ve zekice paranızı değerlendireceksiniz. Karşınıza birçok fırsat  alternatifleri çıkacak. Enerjinizi doğru kullanacağınız anları seçeceksiniz. Bu ay, yakın ilişkilerinizdeki bazı  sorunlar konusunda dostlarınızın fikirlerini almaya çalışın. Konuşma dilinizi  çok iyi kullanacaksınız. Sağlık konusunda bu ay oldukça hassassınız. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/28/510-280620246f86927c.jpg"/><h3><strong><strong>Akrep Burcu - Temmuz  2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Aşk hayatınız oldukça ilginç  gelişmelere sahne olacak. Sevgiliniz yanınızda olacak ve sizi mutlu edecek,  özellikle maddi konularla ilgili yardımlarını esirgemeyecek. Konuşacağınız ve  paylaşımlarınızı aktaracağınız kişilerin önemli, destek verici davranışları  sizi memnun edecek. Bu ay aranızda kavga çıkmasını istemiyorsanız, sevgilinizle  baş başa kalmak yerine, sosyal aktivitelere birlikte katılmaya teklif  etmelisiniz. </p><p>Sorunlarınızı tartışmaktan  kurtulur ve bu dönemi rahatlıkla atlatırsınız. Fikir birliği ettiğiniz kişiler  size uygun kişiler olacaktır. Ruhani yönleriniz ön plana çıkarken, çevrenize  öğretici bir şekilde yaklaşacak, yaşamın doğal bir öğretmeni olacaksınız. </p><p>Sonuç olarak, yaşam enerjinizin  daha da güçleneceğini unutmayın. İçinizdeki çocuk ortaya çıkacak. Çevrenizde  meydana gelen olayları tamamen kendi doğrularınızla şekillendirip,  değerlendireceksiniz. Ay içinde, sağlık  sorununuz görünmemesine rağmen; yaşadığınız yoğun duygular yüzünden strese  bağlı tansiyon değişimleri yaşayabilirsiniz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/28/54-28062024bc983e4e.jpg"/><h3><strong><strong>Yay Burcu - Temmuz  2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Ay boyunca Satürn geri gidiyor. Gireceğiniz  topluluklarda karşılaşacağınız eski ilişkilerinizin tekrar karşınıza çıkması ve  bu kişilerden etkilenmeniz size hareket kazandıracak. Fakat yine de tedbiri  elden bırakmamalısınız. Tartışmaların ve kırıcı konuşmaların olabileceği ortamlardan  uzak kalmalısınız.  </p><p>Planlarınız uygularken, kibar,  ince, zarif fakat ısrarcı bir şekilde davranacaksınız. Enerjiniz, çevrenizi  etkileme konusunda sizi atağa kaldırıyor. Odaklanacağınız konularda başarılı bir  çalışma içine gireceksiniz. Çevrenizdekiler sizi sevecek ve sayacak. Bu  sizin için iyi bir avantaj olacak. </p><p>Satürn'ün ters hareketi nedeniyle hatalar yapabileceğinizi  unutmayın. İyi giden işlerinizde, olabilecek kötü gelişme olasılıklarını da  düşünerek, iş akışını kontrol altında tutun. Retro  Satürn'ün sizi yanıltabileceğinizi sakın unutmayın. İstek, güç ve aksilikler  kapınızda. Kritik bir durum. Satürn bu ay retro yaparken yatırım konusuna  yoğunlaşmalısınız. Ailenizde yaşlı kişilerinin sağlığı ile ilgilenmek zorunda  kalabilirsiniz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/28/512-280620240623b7ce.jpg"/><h3><strong><strong>Oğlak Burcu - Temmuz  2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Bu ay sorumluluk duygunuz  artacak ve kendinizi daha da ön plana çıkaracak işler yapacaksınız. Bu ay aşk  hayatınız oldukça renkli ve farklı seyredecek. Partnerinizle birlikte uyum sağlayamadığınız birçok konu da hoşgörülü  olmalısınız. Daha önce gözünüze batan bazı hareketlerini olgun bir şekilde  karşılamalısınız. İlişkilerinizde tatlı bir yaklaşım söz konusu olacak.</p><p>Görüşeceğiniz  veya iş birliği içinde olacağınız kişilerin güçlü ve kariyerli olmasına özen  göstereceksiniz. Aşkta olgun davranmayı öğreniyorsunuz. Güçlü ilişkiler içinde  olacaksınız,  fakat Satürn iletişim  evinizde geri gittiği için yüksek mevki arayışı içindeyseniz dikkatli olmalı ve  karşına çıkan sorunlarla savaşmak yerine beklemeyi tercih etmelisiniz. </p><p>İş  hayatınızda aksi davranışlarda bulunmamaya özen gösterin. Araştırma içgüdünüzün  yüksek olmasından kaynaklanan, hedeflerinize yönelik çalışmalar içindesiniz.  Rakip tanımıyor fakat bu özelliğinizi gizlemeyi başarıyorsunuz. Sağlık  konusunda çok fazla bir sorun olmasa da ruhsal anlamda kendinizi değiştirmek  isteyebilirsiniz. Yaşam kalitenizi bozacak hareketlerden uzak kalmalısınız.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/28/58-28062024dbc24dea.jpg"/><h3><strong><strong>Kova Burcu - Temmuz  2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Ayın ilk günlerinde  duygularınızı paylaşmaktan hoşlanmayacaksınız. Genel olarak,  kişiselliğinize yönelik bilinçaltı düşünceleriniz ön planda olacak. İlişkilerinizde sessiz ve derinden  gitmeyi yeğliyorsunuz. Bu dönem, olayları irdelemekten vazgeçmelisiniz.  Yapacağınız planlarda gözden kaçırdığınız birçok noktayı gündeme getirmeli ve  küçük ayrıntıları bir kez daha incelemelisiniz. </p><p>Geçmişinize gizli bir  küskünlüğünüz var. Bilinçaltınız gereksiz anlarda size gerginlik yaratıyor. Gizli  kıskançlıklarınız yakanızı bir türlü bırakmıyor. Yanlış davranışlarınızın siz  de farkındasınız. Genelde sakin olan yapınızı negatif etkileyecek, dış etkenlere  karşı kendinizi kapalı tutun.</p><p>Güneş, çalışma ve sağlık evinizde 23 Temmuz'a kadar kalacak. Etrafınızda  size eşlik edecek güçlü insanlar istiyorsunuz. Eski işyerinizden gelebilecek tekliflere hazır olun. Karşıt evinizdeki Venüs'ün enerjisini hissedeceksiniz.  Oldukça sağlıklı görünmenize karşın beslenme ile konularda aşırıya kaçmayın.  Uzun süre ayakta kalmamalı ve hafif dinlendiren sporları tercih etmelisiniz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/28/57-2806202466138177.jpg"/><h3><strong><strong>Balık Burcu - Temmuz  2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Kardeşler ve yakın  akrabalarınızla aranızda bir takım problemler olabilir. İletişim konusunda  oldukça başarılı ve çevrenize olumlu bir görüntü veriyorsunuz. Başarılı  çalışmalara imza atarak, işinizde manevi tatmin sağlayacaksınız. Entelektüel  yönlerinizi ortaya çıkaracak aktivitelerde, aynı meslekten kişilerle aranızda  duygusal bir çekim oluşabilir. </p><p>Canlı ve dinamik yaşam temponuzun içinde, küçük ve yakın  yollarla ilgili aşklar gündeme gelebilir. Başlangıçta  size cazip gelen bir teklif, daha sonra istenmeyen sonuçlara neden olabilir. Neptün'ün  sizi yanıltmasına izin vermeyiniz. Satürn geri gidiyor. Gezegenler birbirine  geçiş yapıyor. Ailenize ters gelen düşünceleriniz nedeniyle, kendinizi ifade  etmekte güçlükler yaşayacaksınız. </p><p>Dışa dünyanıza yansıtmasanız da  kafanızın için oldukça karışık. Fikir birliği içinde olduğunuz kişilerle  gereksiz bir tartışma ortamı yaratmamalısınız. Duygusal anlamda çok çabuk  etkileniyor ve hızlı kararlar alıyorsunuz. Herkes sizinle aynı düşüncede  olmayabilir. Dostlarınızdan yardım alabileceğiniz bir dönem içindesiniz. Sağlık  gezegeniniz bu ay size destek veriyor. İskelet sisteminize dikkat etmelisiniz.</p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/2024-mayis-ayi-burc-yorumlari-1083266" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/29/2024-mayis-ayi-burc-yorum-394_2-52.jpg"/></div><h3>Mayıs Ayı Burç Yorumları</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/2024-haziran-ayi-burc-yorumlari-1083387" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/27/2024-haziran-ayi-burc-yor-322_2-52.jpg"/></div><h3>Haziran Ayı Burç Yorumları</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/2024-temmuz-ayi-burc-yorumlari-1083508</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/28/2024-temmuz-ayi-burc-yoru-673_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083498</guid><pubDate>Wed, 26 Jun 2024 13:57:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Avantgarde Refined Lansman Daveti]]></title><description><![CDATA[Bodrum sezonu, rafine bir hafta sonu davetiyle açıldı. Avantgarde Refined; Yalıkavak'ta iş ve cemiyet hayatının ünlü isimlerini özel bir hafta sonu daveti eşliğinde ağırladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/avantgarde-refined-lansman-daveti-1083498</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/26/avantgarde-refined-lansma-247_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083494</guid><pubDate>Tue, 25 Jun 2024 14:42:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Lisa Resling-Halpern ve Kathryn Oskay ile Türk Tasarım Sergisi Üzerine]]></title><description><![CDATA[Dünya çapında artizan sergilerde uzman Global Views Platformu, 2-5 Temmuz'da Danimarka Hornbaek'te Türk Tasarımı Sergisi'ne ev sahipliği yapıyor. Etkinliğin küratörleri Lisa Resling-Halpern ve Kathryn Oskay, fikrin doğuşundan gelişimine uzanan süreci anlatıyor.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[<img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/danimarlamoda2-25062024c0cc8a5a.jpg"/><p><b>Temmuz ayında  Kattegat Denizi'nde Türkiye rüzgarı esecek. Bize biraz fikrin doğuşundan  yaratımına uzanan süreci anlatır mısınız? </b></p><p><b>Kathryn Oskay:</b>  Sorunuzun ilk cümlesini duyunca ne kadar şanslı olduğumu hissettim. Arizona'da  küçük bir şehirden gelen biri için Osmanlı ve Viking kültürleri arasında köprü  kurmak kulağa rüya gibi gibi geliyor. Gerçeküstü bir şey gibi. Ne mutlu ki  hayat bana böyle bir pencere açtı. Lisa ve ben en başta ABD'de böyle bir  etkinlik yapmayı planlıyorduk. Yani Türk modasını ve tasarımını özel  etkinliklerle ABD'ye tanıtmayı. Bu yılın başında, Amerika'dan İstanbul'a geri  döndüm. Lisa da Danimarka'dan dönmüştü. İkimiz de İstanbul'u çok özlemiştik.  Türk sanatı, modası ve tasarımı için yenilenmiş bir tutkuyla doluyduk. Her şeyi  bir kez daha, en baştan yaşamak gibiydi. Nişantaşı'nda bir akşam, sohbeti  yeniden alevlendirdik. Söz Danimarka'ya geldi. Bir "eureka" anı oldu. Bu, çok  daha az gidilmiş bir yoldu, daha orijinal bir fikirdi. Marka yaratıcısı  arkadaşlarımıza anlattığımızda gözlerinde çok daha büyük bir parıltı oldu. Ve  sonunda bu işi İskandinavya'da başlatmaya karar verdik. </p><p><b>Lisa Resling-Halpern:</b>  Geçmişte, sanatçılara uluslararası bir sahne vermek için Global Views'ı  yarattım. Kathryn ile tanıştığımda, konseptin tüm zanaatkarlara genişletilmesi  gerektiği benim için çok net hale geldi. Fikrimi çok daha ileri götürebilecek  biriyle tanıştığım için çok şanslıydım. Oturup, Global Views'un yörüngesini  çizdiğimiz gün muazzam bir gündü. Kathryn ile tüm ilgi alanlarımızı  birleştirebileceğimiz bir yapı kurduk. Ortaklığımız sayesinde yeni bir enerji  buldum. Hayat size her gün bu fırsatları vermiyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/danimarlamoda3-2506202418daae0d.jpg"/><p><b>Nasıl bir program  bizi bekliyor? </b></p><p><b>K. O.:</b> Program  epey heyecanlı! "Showcase" 2 ve 3 Temmuz'da iki günlük "davetlilere özel"  alışveriş etkinliğiyle başlıyor. Davetli listesi; İskandinav sanat, iç tasarım  ve moda dünyasının önemli isimleri ile trendsetter'lara odaklı. Etkinlik, Türk  ve Danimarka kültürünün bir füzyonu olacak. Bir Danimarka bahçe partisinin rakı  masasıyla buluştuğunu düşünün... </p><p><b>L. R. H.:</b> İkonik  bir otel olan Hornbaekhus, 5 Temmuz'daki halka açık etkinliğimizin mekanı  olacak. İstanbul tasarımının en iyilerini orada tanıtabileceğiz. Türk  Büyükelçiliği'nden coşkulu bir destek aldığımıza dair yeni bir onay aldım.  Ekselansları Büyükelçi Hakan Tekin'in, müzisyenlerin, şeflerin, eski Parlamento  üyeleri ve bakanların içinde olduğu kıymetli Türk-Danimarkalı misafirlerimiz  olacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/danimarlamoda5-25062024d78a7603.jpg"/><p><b>Türkiye'ye  taşındıktan sonra Türk modası ve tasarımından oldukça etkilendiğinizi söyl  üyorsunuz. Türk modasında sizi bu derece etkileyen ne oldu? </b></p><p><b>K. O.:</b> Çok güzel  bir şaşkınlık yaşadım. İstanbul, dünyanın en şık şehirlerinden biri.  Tartışmasız. Birçok Amerikalı bunu bilmez. Amerika'ya her gittiğimde İstanbul'a  gitmiş birileriyle tanışıyorum. İstisnasız, her seferinde söz buradaki modaya,  insanların giyim kuşamına geliyor. Amerikalılar, Bizans ve Osmanlı  İmparatorluğu'nun izlerini, dünyanın en önemli tarihi yerleri olan Truva'yı,  Efes'i, Kapadokya'yı görmek için Türkiye'ye gelir. İstanbul'un bir moda merkezi  olduğuna dair en ufak beklentileri yoktur. Lisa ve ben bu durumu çok konuştuk.  Bence bu projenin tohumu bu fikirdi. Türk modasını ve tasarımını dostlarımıza,  toplumlarımıza ve bağ kurduğumuz şehirlere götürmek istiyoruz. Beni en çok  neyin etkilediğine gelirsek... Düğün modası! Türkiye'de düğün modası rakipsiz!  Türk kadınlarının -bir düğüne katılırken- şakası yoktur!</p><p><b>L. R. H.:</b>  Türkiye'ye ilk geldiğimde bu şehrin benim için anlamlı olacağını hemen  hissettim. Çok gençtim, 90'ların sonuydu ve sadece şehrin tarihine değil,  modaya da aşık oldum. Etiler'de Şamdan'da Derimod, Hakan Yıldırım, Arzu Kaprol,  Zeki, Vakko, Dilek Hanif kombinasyonlarıyla dans ettim. Ulus 29'a gittim ve  İstanbulluların tarzına hayran kaldım. Türkiye'de bir moda sırrının şıklık  tarzının içinde olduğumu hemen fark ettim. Avrupa ve ABD'deki arkadaşlarım en  büyük moda ortamının Türkiye'de yaşandığını bilmiyordu. Eski ve yeninin, Doğu  ve Batı'nın birleşimini, Adler'den Osmanlı esintili takılar ve şık çağdaş  tasarımlar giymeyi sevdim. Hala da yapıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/danimarlamoda4-25062024f9b3b01a.jpg"/><p><b>Sahne alacak markalar  arasında Dice Kayek, Kısmet by Milka, Jaquette by Elvan, Anim Living, Oye  Swimwear, Boho Loves Elif Mısırlı da var. Bu markaların öne çıkmasının özel bir  nedeni var mı? </b></p><p><b>K. O.:</b> Bu  markaların bu etkinliklerde çok iyi karşılanacaklarını düşündük. İlk göze  çarpan şey buydu. Küratörlük perspektifinden bakınca, markaların Türk  tasarımının derinliğinin ve çeşitliliğinin mükemmel bir mikro-temsili olduğunu  düşünüyoruz. Her marka, belirli bir nişi, en üst düzeyde temsil ediyor. Bu  markalar, temmuz ayında Kopenhag'ın lüks tatil cenneti Hornbaek için biçilmiş  kaftan.</p><p><b>Bu davetle ilgili  sizi en çok ne heyecanlandırıyor? </b></p><p><b>K. O.:</b> Bütün  düzeneğin ve vibe'ın eğlence üzerine kurulması! Çok sevdiğimiz, gerçekten  harika bulduğumuz markaları Danimarka'ya getiriyoruz. Bu şahane bir durum.  Lisa'dan öğrendiğim şey, Danimarka ve Türkiye arasında çok fazla benzerlik  olduğu. Bu etkinlik bize bu benzerlikleri vurgulama fırsatı verecek.  Farklılıkları değil, kültürel benzerlikleri vurgulamak... Hayatta anlamlı bir şey  yapmak için küçük bir şans. </p><p><b>L. R. H.:</b>  Doğrusunu söylemek gerekirse, Türk tasarımını Danimarka'ya getirmek benim için  büyük bir onur. Türkiye'de o kadar çok çeşitlilik var ki dış dünyanın yeterince  keşfetme şansı bulamadığını hissediyorum. Umarım küçük bir şekilde, buna biraz  daha odaklanabiliriz. Uzun zamandır Türk zanaatkarlarının hak ettiği alkışı  alamadığını hissediyorum. Ben Türkiye'de çok sıcak karşılanan bir Danimarkalı Amerikalıyım.  Hayatımın dokusunu birleştirme fırsatına sahip olmak bir zevk. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/danimarlamoda1-2506202454bff25f.jpg"/><p><b>Sanat ve moda dünyası  adına bu etkinliği nerede konumlandırıyorsunuz? </b></p><p><b>L. R. H.:</b> Global  Views, aslında yerel sanatçılara uluslararası bir platform sunmak için  yaratıldı. Şu anda yaptığımız tam olarak bu. Kathryn ve ben, ikimiz de  "yabancıyız" ve bu, belli bir yükümlülük duygusuyla geliyor. Türkiye  bizi çok sıcak şekilde karşıladı. Türkiye'nin sunduğu her şeye ışık tutmanın  hayati önem taşıdığını düşünüyoruz. En muhteşem yaratıcılardan bazılarıyla  tanıştık ve yeteneklerini öne çıkarmak istedik. İstanbul modası dünyanın en  iyilerinden. Bursa'dan Türk ipeğine ve güzel ikata bakın. Bu ülke tasarım  dünyasında çok büyük etki yarattı. Bir etkinlik de Dan sahil mimarisi  çekiciliğini yaşatan Horbaekhus Otel'de gerçekleşecek.</p><p><b>Bir "hygge" yani  rahatlık ve huzur mabedi olan bu durakta neler olacak? </b></p><p><b>L. R. H. :</b>  "Hygge", diğer dillere çevrilmesi zor bir kelimedir. Daha çok, kişinin çevresi  ve diğer insanlarla olan rahatlık, sıcaklık ve memnuniyet hissidir. Konsept,  hayatın güzel anlarına odaklanmak ve onlarda gerçek bir neşe duygusu bulmaktır.  Bu, sizin de diğer insanlara nasıl hissettirdiğinize, paylaşılan anlara ne  kadar değer verdiğinize de çevrilir. Hotel Hornbaekhus, bu konseptin mükemmel  bir kesişim noktası. Gerçek Danimarka tasarımıdır, bu nedenle "hygge" içine  işlemiştir.</p><p><b>Bu etkinliği,  küratörleri olarak birlikte organize ettiniz. Beraber çalışmanın en güzel  yanları neler oldu? </b></p><p><b>K. O.:</b> Bir  tutkuyu iyi bir dostla paylaşmaktan, bir misyonu birlikte gerçekleştirmekten  daha güzel bir şey yok. Harika oldu. </p><p><b>L. R. H.:</b>  Hedeflerinizi ve isteklerinizi paylaşan yakın bir arkadaşınızla çalışmak gerçek  bir hediyedir. Her konuda hemfikir olmayabiliriz, ancak önemli olan her şeyi  birlikte yaparız. Büyük resim üzerinde hemfikiriz. Bu projeye çok değer  veriyorum çünkü bizi karşılıklı odaklanma ile daha da yakınlaştırıyor.</p><p><b>Türk  yaratıcılığının zengin mirasını Batı'ya tanıtmak, köprü kurmak için attığınız  bu adım oldukça değerli. Gündeminizde farklı projeler de var mı? </b></p><p><b>L. R. H.:</b> Evet!  Bu sadece başlangıç. K. O.: Kasım ayında Washington DC'de bir etkinlik ve ocak  ayında Kopenhag Moda Haftası üzerinde çalışmaya başladık. Bizi izlemeye devam  edin. Yoğun bir sonbahar olacak. </p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/roportajlar/zehra-isik-x-mert-aslan-ile-yeni-koleksiyon-uzerine-1083491" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/zehra-isik-x-mert-aslan-i-248_2-52.jpg"/></div><h3>Zehra Işık x Mert Aslan ile Yeni Koleksiyon Üzerine</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/moda/simay-bulbul-x-perveran-2024-koleksiyonu-1083447" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/13/simay-bulbul-x-perveran-2-573_2-52.jpg"/></div><h3>Simay Bülbül x Perveran 2024 Koleksiyonu</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/birce-akalay-hakkinda-bilinmeyenler-1083446" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/13/birce-akalay-hakkinda-bil-625_2-52.jpg"/></div><h3>Birce Akalay Hakkında Bilinmeyenler</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/lisa-resling-halpern-ve-kathryn-oskay-ile-turk-tasarim-sergisi-uzerine-1083494</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/lisa-resling-halpern-ve-k-306_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083491</guid><pubDate>Tue, 25 Jun 2024 14:15:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Zehra Işık x Mert Aslan ile Yeni Koleksiyon Üzerine]]></title><description><![CDATA[Türk modasının ışıltı dozunu arttıran, çarpıcı ve zamansız bir iş birliği onlarınki. 10 yıldır birlikte yol alan, şu sıralar 20'nci koleksiyonun heyecanını yaşayan Zehra Işık ve Mert Aslan ile ihtişamlı koleksiyonun sunulduğu saraydayız.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[<img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/adl2-25062024bf1aabe6.jpg"/><p><b>adL ile 20'nci kez iş  birliği yaparak yine harika bir koleksiyona imza attınız. Öncelikle, 10 yıldır  devam eden bu hikayede, adL ile kurduğunuz bağı nasıl tanımlıyorsunuz? </b></p><p><b>MERT ASLAN:</b> Bu  koleksiyonla sadece 10'uncu yılımızı değil yolculuğumuzun ihtişamını da  kutluyoruz. Yıllar önce adL imaj kampanyaları için stylist olarak başladığım  adL yolculuğumda şimdi sevgili Zehra Işık'ın eşsiz vizyonuyla kendi ismimi  taşıyan bir koleksiyon yarattığım bir başarı hikayesine şahitlik ediyoruz. Bu  10 yılda dostluğu, bağlılığı, bir iken bin olmayı, ekip olmayı, aile olmayı,  birbirini gözlerinden anlamayı, çok çalışmayı, emek vermeyi, emeğinin  karşılığını almayı paylaşmak paha biçilemez.</p><p><b>10 yıl aynı marka ile  iş birliği yapmanın sizdeki yansımaları neler oldu? Bu iş birliği size neler  kattı, neler öğretti? </b></p><p><b>M. A.:</b> Bir kere  yıllar geçtikçe aile oluyorsunuz. Kendimi emin ellerde ve güvende hissediyorum.  Karşılıklı olarak çok şey öğreniyor, öğretiyorsunuz; bir araya gelmenin  amacının ortak bir fayda olduğu bilinciyle egolarınızı bir kenara bırakıp  yaratma sürecinin büyüsüne kapılıyorsunuz. Tüm bu süreçte güzellikler  yaratmanın romantik tarafının yanı sıra arka plandaki matematik de hayati önem  taşıyor.</p><p><b>adL X Mert Aslan  koleksiyonunu bize birkaç cümleyle nasıl özetlersiniz? </b></p><p><b>ZEHRA IŞIK:</b>  Kesinlikle adL kadınının tarzına yakışan, en özel anlarına eşlik eden  parçalarla dolu bir koleksiyon. Zamansız yaklaşımı ön planda tuttuğumuz, her  kadının gardırobuna girmesi gereken kilit parçaları barındıran çok özel bir  koleksiyon olarak özetleyebilirim. </p><p><b>M. A.:</b> 10 yıl  önce "Zamansız Stil" vurgusuyla yola çıktık. Night Zoom Mert Aslan  koleksiyonunun bir tasarımcı koleksiyonu değil, 20 yıllık bir moda editörünün  deneyimi, zevki, yaratıcı gücü, kombin yeteneği ve matematiği ile  yaratıldığının ve bu yönüyle marka-tasarımcı, marka<!--[if !supportFootnotes]-->[1]celebrity  iş birliklerinden ayrıldığının da altını çizmeliyim.</p><p><b>Sizi bu koleksiyona  dair en çok heyecanlandıran şey ne oldu? Bu koleksiyonu diğerlerinden özel  kılan noktalar arasında neler var? </b></p><p><b>Z. I.:</b>  Koleksiyona dair bizi en çok heyecanlandıran faktörlerden biri endüstriyel  üretimin yanında tamamen el işi ile yapılmış çok özel parçaların yer alması  oldu. İş birliğimizin 10'uncu yılını kutladığımız bir defile olması da  koleksiyon hazırlıkları sırasında heyecanımızı pekiştirdi. </p><p><b>M. A.:</b> Bu bir  kutlama koleksiyonu olduğu için zamansız Night Zoom Mert Aslan kodlarını "Dolce  Vita" temasıyla daha ihtişamlı ve neşeli bir şekilde yorumladık. Poplinlerin  ferahlığını parlak renklerle ve çiçek desenleriyle birleştirip kadınsı bir neşe  yarattık. İlk kez hem çiçek desenli denimler kullanıp hem de beyaz poplinlere  kendi kumaşından güller yerleştirerek romantik bir senfoni besteledik.  Dantellere ışıltılar kondurup göz alıcı jakarlarla ihtişam dozunu artırdık.  Altın rengi güller atlas mavilerin üzerinde ışıldarken; puantiyeler ve gül  desenleri gerek kendi başlarına gerekse bir araya gelerek kendilerini müziğin  ritmine bıraktılar.</p><p><b>Koleksiyon oldukça  görkemli bir gece eşliğinde, yoğun bir ilgi ile gerçekleşti. Geceyle ilgili  aklınızda en çok neler kaldı? </b></p><p><b>Z. I.:</b> Gerçekten  de 10'uncu yılın ihtişamına yakışacak; moda ve sanatı büyüleyici bir atmosferde  buluşturduğumuz görkemli bir geceye imza attık. Geceden aklımızda kalan bolca  heyecan, ihtişam ve o gece bizimle olan sevdiklerimizden aldığımız güzel  yorumlar oldu. </p><p><b>M. A.:</b> 42 modelin  her birinin tek bir görünümle 100 metrelik altın rengi bir podyumda Çırağan  Sarayı'nın ve İstanbul Boğazı'nın büyülü gerçekliğinde salındığı bir geçit  töreniydi. Ece Dağıstan ve Jamal Aliyev'in yıldızlı notalarıyla kutlamamız daha  da unutulmaz oldu. Geçtiğimiz 10 yılın kutlaması sayılan bu gecede tüm  dostlarımızın bizimle birlikte olması ayrıca çok mutluluk vericiydi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/adl3-25062024ba69f47d.jpg"/><p><b>Her şey sürekli  değişip dönüşürken sizin modaya bakışınız ve moda anlayışınız yıllar içinde  nasıl bir yöne evrildi? </b></p><p><b>Z. I.:</b> Moda  yaşayan ve sürekli devinim içinde olan; dünyada yaşanan birçok toplumsal,  teknolojik ve endüstriyel süreçten çok hızlı etkilenen bir kavram.  Koleksiyonlarımızı tasarlarken tabii ki bunlardan etkileniyoruz ancak  markamızın çizgisinden çok fazla sapmamaya özen gösteriyoruz. Her sezon  kendimize bir odak noktası belirleyip yenilikleri de bu çemberle harmanlıyoruz.  </p><p><b>M. A.:</b> Modanın  beni en çok heyecanlandıran yanı sürekli değişip dönüşmesi. Sevmediğim şeyler  kolay kolay değişmiyor ama yeniliklere çok açığım, risk almayı ve denenmemişi  denemeyi çok severim. Renk ve desen kullanımındaki cesaretim beni  farklılaştıran özelliklerimden. Beni cezbeden ve heyecanlandıran, stilin kişiye  özel olması ve kullananların tasarladığımız parçaları keyifle stiline adapte  edebilmesi. O yüzden modayı ve dolayısıyla değişimi ve dönüşümü yarattığımız  koleksiyonlara yansıtırken kendi zamansız stilimizin DNA'sını koruyarak bunu  gerçekleştirmek çok kıymetli.</p><p><b>Bu yazın size göre  öne çıkan trendi nedir? Kadınları ve erkekleri en çok nasıl kombinlerle  göreceğiz? </b></p><p><b>Z. I.: </b>Bu sezonun  öne çıkan trendi sanırım konfor ve renk. Hem kadınlarda hem de erkeklerde doğal  kumaşlarla konforu yakalayacağımız, cesur renk ve desenleri doğal tonlarla öne  çıkaracağımız kombinler göreceğiz. </p><p><b>M. A.:</b> Ketenler  ve poplinler yazın gözdesi... Yaz güneşinin altında bronz ten, doğal saçlar ve  uçuşan doğal kumaşlar kadar zamansız bir yaz görünümü olamaz. Bu sezon çiçek  desenleri ve kroşe parçalar hem kadın hem erkek modasının dikkat çeken  trendleri. Baharat tonlarına eşlik eden metalik pırıltılar da fark yaratacak.</p><p><b>Sizin yaz  gardırobunuzun olmazsa olmazları neler olacak? </b></p><p><b>Z. I.:</b> Keten  takımlar ve sandaletler gündüz kombinlerimin vazgeçilmezi olacak. Yaz geceleri  için de tulum, kullanmayı çok sevdiğim bir parça. </p><p><b>M. A.:</b> Denim  şortlar, gündüz beyaz gömlekler, akşam desenli ipekler, deri sandaletler ve bol  takı olmazsa olmaz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/adl1-25062024096036d1.jpg"/><p><b>Şu sıralar sizi  heyecanlandıran farklı planlar söz konusu mu? Yaz için nasıl bir programınız  var? </b></p><p><b>Z. I.:</b> Yaz için  heyecanlıyız. Yepyeni planlarımız, duyurularımız var. En önemlisi de bu yaz  çıkaracağımız 70 parçalık mayo, bikini ve plaj giyim ürünlerinden oluşan "adL  Beachwear" koleksiyonumuz olacak. </p><p><b>M. A.:</b> Bu yazın  büyük bölümünü 10 yıldır olduğu gibi Patmos'taki evimizde geçireceğiz. Yeni  sezon ve yepyeni projeler öncesi iyi bir tatile ve enerji toplamaya ihtiyacım  var</p><p><b>Fotoğraflar:</b>  Ertan Demirbilek <b></b></p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/foto-galeri/adl-night-zoom-x-mert-aslan-10-yil-ozel-defile-daveti-1083360" class="related-news galeri"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/21/adl-night-zoom-x-mert-asl-447_2-52.jpg"/></div><div class="margin-right-md"><svg width="24" height="22" viewBox="0 0 24 22" fill="none" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path fill-rule="evenodd" clip-rule="evenodd" d="M23.7033 3.15576C23.4972 2.87491 23.1788 2.69803 22.8315 2.67138L5.233 0.637083C4.8899 0.608351 4.5475 0.699629 4.26431 0.89543C4.0135 1.11323 3.84297 1.40886 3.77993 1.73501L3.48932 4.25369H18.9243C20.3959 4.28706 21.5858 5.46275 21.6367 6.93381V18.3324C21.6367 18.3008 21.7063 18.2692 21.7924 18.2301C21.8824 18.1892 21.9905 18.14 22.0565 18.074C22.3239 17.8641 22.4789 17.5421 22.4763 17.2022L23.9939 4.09219C24.0275 3.75355 23.9227 3.41578 23.7033 3.15576ZM13.5963 10.292C13.5963 11.0767 12.9602 11.7128 12.1755 11.7128C11.3908 11.7128 10.7547 11.0767 10.7547 10.292C10.7547 9.50731 11.3908 8.87118 12.1755 8.87118C12.9602 8.87118 13.5963 9.50731 13.5963 10.292ZM10.5287 17.2668C11.0632 17.7156 11.736 17.9664 12.4339 17.9772C12.9795 17.9839 13.5161 17.8385 13.9838 17.5574L20.3451 13.8762V20.1406C20.3451 20.851 19.6347 21.3676 18.9243 21.3676H1.1967C1.18535 21.368 1.174 21.3681 1.16265 21.3681C1.14091 21.3682 1.11918 21.3676 1.0975 21.3663C0.456502 21.3304 -0.034053 20.7816 0.00191956 20.1406V17.7511L5.00694 14.07C5.6082 13.6084 6.45512 13.6494 7.00897 14.1669L10.5287 17.2668ZM1.19673 5.54526H18.9243C19.6833 5.57672 20.2962 6.17569 20.345 6.93374V12.3585L13.3057 16.4595C12.7012 16.8176 11.9362 16.7527 11.4005 16.298L7.84858 13.1981C6.84312 12.3015 5.3463 12.2341 4.26431 13.0367L0.00195007 16.1366V6.93374C0.00195007 6.22334 0.486325 5.54526 1.19673 5.54526ZM9.4631 10.2919C9.4631 11.79 10.6775 13.0044 12.1755 13.0044C13.6736 13.0044 14.888 11.79 14.888 10.2919C14.888 8.79387 13.6735 7.5795 12.1755 7.5795C10.6775 7.5795 9.4631 8.79393 9.4631 10.2919Z" fill="#E60000"/></svg></div><h3>adL Night Zoom x Mert Aslan 10. Yıl Özel Defile Daveti</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/foto-galeri/adl-night-zoom-x-mert-aslan-bir-yaz-gecesi-ruyasi-koleksiyonu-1081473" class="related-news galeri"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2023/05/24/adl-night-zoom-x-mert-asl-988_2-52.jpg"/></div><div class="margin-right-md"><svg width="24" height="22" viewBox="0 0 24 22" fill="none" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path fill-rule="evenodd" clip-rule="evenodd" d="M23.7033 3.15576C23.4972 2.87491 23.1788 2.69803 22.8315 2.67138L5.233 0.637083C4.8899 0.608351 4.5475 0.699629 4.26431 0.89543C4.0135 1.11323 3.84297 1.40886 3.77993 1.73501L3.48932 4.25369H18.9243C20.3959 4.28706 21.5858 5.46275 21.6367 6.93381V18.3324C21.6367 18.3008 21.7063 18.2692 21.7924 18.2301C21.8824 18.1892 21.9905 18.14 22.0565 18.074C22.3239 17.8641 22.4789 17.5421 22.4763 17.2022L23.9939 4.09219C24.0275 3.75355 23.9227 3.41578 23.7033 3.15576ZM13.5963 10.292C13.5963 11.0767 12.9602 11.7128 12.1755 11.7128C11.3908 11.7128 10.7547 11.0767 10.7547 10.292C10.7547 9.50731 11.3908 8.87118 12.1755 8.87118C12.9602 8.87118 13.5963 9.50731 13.5963 10.292ZM10.5287 17.2668C11.0632 17.7156 11.736 17.9664 12.4339 17.9772C12.9795 17.9839 13.5161 17.8385 13.9838 17.5574L20.3451 13.8762V20.1406C20.3451 20.851 19.6347 21.3676 18.9243 21.3676H1.1967C1.18535 21.368 1.174 21.3681 1.16265 21.3681C1.14091 21.3682 1.11918 21.3676 1.0975 21.3663C0.456502 21.3304 -0.034053 20.7816 0.00191956 20.1406V17.7511L5.00694 14.07C5.6082 13.6084 6.45512 13.6494 7.00897 14.1669L10.5287 17.2668ZM1.19673 5.54526H18.9243C19.6833 5.57672 20.2962 6.17569 20.345 6.93374V12.3585L13.3057 16.4595C12.7012 16.8176 11.9362 16.7527 11.4005 16.298L7.84858 13.1981C6.84312 12.3015 5.3463 12.2341 4.26431 13.0367L0.00195007 16.1366V6.93374C0.00195007 6.22334 0.486325 5.54526 1.19673 5.54526ZM9.4631 10.2919C9.4631 11.79 10.6775 13.0044 12.1755 13.0044C13.6736 13.0044 14.888 11.79 14.888 10.2919C14.888 8.79387 13.6735 7.5795 12.1755 7.5795C10.6775 7.5795 9.4631 8.79393 9.4631 10.2919Z" fill="#E60000"/></svg></div><h3>adL Night Zoom x Mert Aslan "Bir Yaz Gecesi Rüyası" Koleksiyonu</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/foto-galeri/adl-night-zoom-x-mert-aslan-defile-daveti-1082421" class="related-news galeri"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2023/11/14/adl-night-zoom-x-mert-asl-264_2-52.jpg"/></div><div class="margin-right-md"><svg width="24" height="22" viewBox="0 0 24 22" fill="none" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path fill-rule="evenodd" clip-rule="evenodd" d="M23.7033 3.15576C23.4972 2.87491 23.1788 2.69803 22.8315 2.67138L5.233 0.637083C4.8899 0.608351 4.5475 0.699629 4.26431 0.89543C4.0135 1.11323 3.84297 1.40886 3.77993 1.73501L3.48932 4.25369H18.9243C20.3959 4.28706 21.5858 5.46275 21.6367 6.93381V18.3324C21.6367 18.3008 21.7063 18.2692 21.7924 18.2301C21.8824 18.1892 21.9905 18.14 22.0565 18.074C22.3239 17.8641 22.4789 17.5421 22.4763 17.2022L23.9939 4.09219C24.0275 3.75355 23.9227 3.41578 23.7033 3.15576ZM13.5963 10.292C13.5963 11.0767 12.9602 11.7128 12.1755 11.7128C11.3908 11.7128 10.7547 11.0767 10.7547 10.292C10.7547 9.50731 11.3908 8.87118 12.1755 8.87118C12.9602 8.87118 13.5963 9.50731 13.5963 10.292ZM10.5287 17.2668C11.0632 17.7156 11.736 17.9664 12.4339 17.9772C12.9795 17.9839 13.5161 17.8385 13.9838 17.5574L20.3451 13.8762V20.1406C20.3451 20.851 19.6347 21.3676 18.9243 21.3676H1.1967C1.18535 21.368 1.174 21.3681 1.16265 21.3681C1.14091 21.3682 1.11918 21.3676 1.0975 21.3663C0.456502 21.3304 -0.034053 20.7816 0.00191956 20.1406V17.7511L5.00694 14.07C5.6082 13.6084 6.45512 13.6494 7.00897 14.1669L10.5287 17.2668ZM1.19673 5.54526H18.9243C19.6833 5.57672 20.2962 6.17569 20.345 6.93374V12.3585L13.3057 16.4595C12.7012 16.8176 11.9362 16.7527 11.4005 16.298L7.84858 13.1981C6.84312 12.3015 5.3463 12.2341 4.26431 13.0367L0.00195007 16.1366V6.93374C0.00195007 6.22334 0.486325 5.54526 1.19673 5.54526ZM9.4631 10.2919C9.4631 11.79 10.6775 13.0044 12.1755 13.0044C13.6736 13.0044 14.888 11.79 14.888 10.2919C14.888 8.79387 13.6735 7.5795 12.1755 7.5795C10.6775 7.5795 9.4631 8.79393 9.4631 10.2919Z" fill="#E60000"/></svg></div><h3>adL Night Zoom x Mert Aslan Defile Daveti</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/roportajlar/zehra-isik-x-mert-aslan-ile-yeni-koleksiyon-uzerine-1083491</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/zehra-isik-x-mert-aslan-i-248_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083490</guid><pubDate>Tue, 25 Jun 2024 14:01:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[SkinCeuticals Lansman Daveti]]></title><description><![CDATA[Profesyonel cilt bakım markasının düzenlediği davette uzman isimler, cilt bakımının ipuçlarını katılımcılarla paylaştılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/skinceuticals-lansman-daveti-1083490</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/skinceuticals-lansman-dav-722_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083489</guid><pubDate>Tue, 25 Jun 2024 13:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Musıki Eğitim Vakfı x Atatürk Kültür Merkezi Konser Daveti]]></title><description><![CDATA[Depremzede çocuklar için müzik bursu sağlayan Musıki Eğitim Vakfı, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen konseriyle müzik dolu bir gece yaşattı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/musiki-egitim-vakfi-x-ataturk-kultur-merkezi-konser-daveti-1083489</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/musiki-egitim-vakfi-x-ata-636_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083488</guid><pubDate>Tue, 25 Jun 2024 13:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Saat&Saat 30. Yıl Daveti]]></title><description><![CDATA[Köklü saat markası 30'uncu yılını müzik ve görsel şovlarla donatılan bir geceyle kutladı. Geceyi yurt dışından getirilen ünlü şov grupları ve DJ müzikleri renklendirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/saatsaat-30-yil-daveti-1083488</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/saatsaat-30-yil-daveti-412_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083487</guid><pubDate>Tue, 25 Jun 2024 13:40:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Begum Khan x Mushroom Koleksiyon Daveti]]></title><description><![CDATA[Mistik Doğu kültürü ile modern zarafeti bir araya getiren tasarımlara imza atan mücevher tasarımcısı Begüm Kıroğlu, Miami'deki davetinde dünya çapında ünlü isimleri ağırladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/begum-khan-x-mushroom-koleksiyon-daveti-1083487</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/begum-khanbegum-khan-x-mu-830_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083486</guid><pubDate>Tue, 25 Jun 2024 13:21:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mevaris x Cosmos Koleksiyon Daveti]]></title><description><![CDATA[Samanyolu, Ay ışığı ve galaksinin ihtişamını yansıtan tasarımlardan oluşan Cosmos Koleksiyonu, yapay zeka tasarımı model “Iris” ile tanıtıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/mevaris-x-cosmos-koleksiyon-daveti-1083486</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/mevaris-x-cosmos-koleksiy-969_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083485</guid><pubDate>Tue, 25 Jun 2024 13:08:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Showapp 10. Yıl Daveti]]></title><description><![CDATA[Türk moda tasarım markalarını yurt dışı pazarında temsil eden Showapp, 10'uncu yılını şık bir davet ile kutladı. Organizasyona ekip üyeleri, şimdiye kadar görev alan tüm çalışanlar ve emeği geçen markalar katıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/showapp-10-yil-daveti-1083485</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/showapp-10-yil-daveti-613_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083484</guid><pubDate>Tue, 25 Jun 2024 12:57:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Porsche Türkiye Taycan Lansmanı]]></title><description><![CDATA[Sanat ve otomobil teknolojisi sıra dışı bir deneyimde buluştu. Sanatçı Süleyman Yılmaz'ın dijital sanat performansı ile yeni model, konuklara tanıtıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/porsche-turkiye-taycan-lansmani-1083484</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/porsche-turkiye-taycan-la-524_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083483</guid><pubDate>Tue, 25 Jun 2024 12:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sunset Grill & Bar 30. Yıl Daveti]]></title><description><![CDATA[Boğaz'da renkli buluşmaların adresi olan ünlü mekan, 30'uncu yılını dünyaca ünlü Fransız şarkıcı Dany Brillant'ın sahne aldığı görkemli bir gala ile kutladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sunset-grill-bar-30-yil-daveti-1083483</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/sunset-grill-bar-30-yil-d-333_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083482</guid><pubDate>Tue, 25 Jun 2024 12:39:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Rolls-Royce Motor Cars Istanbul Showroom Daveti]]></title><description><![CDATA[Rolls-Royce Motor Cars Istanbul, yeni showroom'unun açılışını özel bir davetle gerçekleştirdi. Markanın ilk elektrikli otomobili ilgiyle karşılandı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/rolls-royce-motor-cars-istanbul-showroom-daveti-1083482</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/rolls-royce-motor-cars-is-533_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083481</guid><pubDate>Tue, 25 Jun 2024 11:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[The Bodrum Edition'dan Yaza Merhaba Daveti]]></title><description><![CDATA[Bodrum yaza renkli başladı. Lüks ve eğlence anlayışında iddialı otelin “yaza merhaba” partisine, Michelin yıldızlı İtalyan şefin menüsü ve Will Diamond'ın şovu eşlik etti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/the-bodrum-editiondan-yaza-merhaba-daveti-1083481</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/the-bodrum-editiondan-yaz-187_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083480</guid><pubDate>Tue, 25 Jun 2024 11:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Monad Koleksiyon Daveti]]></title><description><![CDATA[Mücevher tasarımlarını sanatla birleştiren koleksiyon, Dubai'den sonra İstanbul'da tarihi Şerefiye Sarnıcı'nda düzenlenen davetle tanıtıldı. Zarif tasarımlar, etkileyici görsel şovlar eşliğinde sunuldu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/monad-koleksiyon-daveti-1083480</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/monad-koleksiyon-daveti-216_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083479</guid><pubDate>Tue, 25 Jun 2024 11:25:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Seventy One Gin İstanbul Lansmanı]]></title><description><![CDATA[Dünyaca ünlü fotoğrafçı ve moda direktörü Mert Alaş, Paris ve Londra moda haftalarından sonra İstanbul'da da bir davet vererek, yarattığı yeni markasını tanıttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/seventy-one-gin-istanbul-lansmani-1083479</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/seventy-one-gin-istanbul--404_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083478</guid><pubDate>Tue, 25 Jun 2024 10:53:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bodrum'da Neler Oluyor?]]></title><description><![CDATA[Bodrum'daki en güncel gelişmelerin nabzını tuttuk.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bodrumda-neler-oluyor-1083478</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/bodrumda-neler-oluyor-534_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083477</guid><pubDate>Tue, 25 Jun 2024 10:43:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Alara Mildon ile Annelik Üzerine]]></title><description><![CDATA[Son dönemde yaşadıklarını genç yaşına rağmen büyük bir olgunluk ve metanetle karşılayan, başına gelen her zorluk sonrası kızına daha da sıkı bağlandığını dile getiren Alara ile ailesiyle birlikte yaşadığı yeni evinde bir araya geldik.]]></description><content:encoded><![CDATA[<img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/alaramildonkapak3-250620249ad28f15.jpg"/><h3><b>İlk sorum tabii ki  Fatoş Mila. Kızınla günlerin nasıl geçiyor? </b></h3><p>Bu soruyu okuduğumda bile heyecanlandım desem! Her günümüz  yeni bir macera ve mutlaka gün sonunda o günkü halini özlüyor oluyorum. Her gün  dünkü halini özlüyorum, uyurken annem ve babamla oturup tekrar tekrar videolarını  izliyoruz. Ne diyebilirim ki, mucizeyi yaşıyorum! Allah isteyen herkese en  hayırlı zamanda nasip etsin bu mucizeyi gerçekten. <b></b></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/alaramildonkapak6-25062024231dd28d.jpg"/><h3><b>Anne olacağını ilk  öğrendiğinde neler hissettin? </b></h3><p>İnanamadım! Ben kendimi bildim bileli bebek hastasıydım.  Hatta kardeşim ben küçükken "Alara kreş öğretmeni olsun büyüyünce" derdi  sürekli. Daha kendim küçücükken gördüğüm her bebeği sahiplenip bakmaya  çalışıyormuşum. Bundan sebep midir bilmem ama ben Fatoş Mila'ya hamile olduğumu  öğrendiğim an bütün hayatım durdu, aklımdan tek geçen şey o, onun sağlığı oldu.  Çok şey söyleyebilirim ama özetlemem gerekirse "aşk" diyebilirim. Sonsuz,  koşulsuz, tarifsiz bir aşk hissettim kalbimin en derininde. </p><h3><b>İlk kucağına aldığın  zaman hissettiğin en güçlü duygu neydi? </b></h3><p>Şimdi bile gözlerim doldu cevaplarken. Sanırım bu soruya  "koruma içgüdüsü" demem en doğrusu olacak. Kucağıma aldığım saniye kızımı her  türlü kötülükten koruyabilmek için canımı siper edeceğimi, her şeyi  yapabileceğimi hissettim. Hatta bazen tekrar karnımda olmasını istedim, sırf içimde  güvende olduğuna emin olduğum için. Çok değişik bir duygu gerçekten. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/alaramildonkapak7-25062024539cf0ec.jpg"/><h3><b>Annene, babana çok  düşkünsün; bu yüzden sanırım kızın adını annenden benzerliğini de babandan  aldı... Kızını anneanne ve dedesiyle büyütmek eminim çok keyiflidir. Ailece güne  nasıl başlıyorsunuz?</b></h3><p> Hayatımda başıma  gelen en güzel şey! Hep söylerdim "Bir büyükle büyüyen çocuk farklı oluyor"  diye, şimdi kızımı böyle büyütmek nasip oldu çok şükür. Bana ayrı, anneme  babama ayrı şans ve ödül oldu ama en büyük şans kızımın. Ben aşk, sevgi, saygı  dolu bir yuvada büyümüştüm. Evimizde tek sesin yükselmesi kahkaha olmuştu ömrüm  boyunca. Şimdi ne kadar şanslıyım ki kızım da aynı bu şekilde kahkahalarla,  aşkla, saygı, sevgiyle büyüyor. Annemin zarafeti, ilgisi karakterini şimdiden  oluşturuyor, babamın ise sonsuz aşkı her şeye bedel. Çocuk fıstıksa torun  fıstığın içi dedikleri doğruymuş.</p><h3><b>Bebeğinle ilk yazın,  birlikte neler yapacaksınız, tatil planları yapıldı mı? </b></h3><p>Biz yazları olabildiğince teknede oluyoruz. Kızım da güzel  ülkemizin Ege kıyılarında o güzel bilinçaltında anılar biriktirmeye başladı  bile! Onun yanı sıra memleketimiz olan Gelibolu'yu da sık sık ziyaret edip  topraklarımızı tanıyor, aile büyüklerimizle vakit geçiriyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/alaramildonkapak2-25062024d973f70f.jpg"/><h3><b>Genç yaşında anne  olmak nasıl hissettiriyor? </b></h3><p>Başıma gelen en güzel şey oldu! Benim annemle aramda 26 yaş  fark var ve en yakın arkadaşımdır. Kızımla benim aramda 24 yaş fark oldu,  annemle ben gibi; şimdi üç en yakın arkadaş olacağız inşallah. İki Fatoş'la  hayatı yaşamak için sabırsızlanıyorum, çok şanslıyım çok! </p><h3><b>Geçtiğimiz bir yıl  içinde Fatoş Mila'nın gelmesi gibi güzelliklerin yanı sıra canını sıkan olaylar  da yaşadın. Bunların üstesinden gelmeyi nasıl başarıyorsun? </b></h3><p>Gerçekten inanılması güç olaylar yaşadım. Bir filmde denk  gelseydim "abartmışlar" deyip kanalı değiştirirdim herhalde ama arkamda öyle  güçlü annem, babam, kardeşim var ki... Bizim ailenin "Kötü insan bizim  sistemimizde kalmaz, bir şekilde tez zamanda çıkar" inanışı vardır. Nitekim ben  de bunu yaşadım. Ben kucağımdaki kızıma baktım, yanıma baktım. Kızım, benim  yaşadığımdan da güzel bir hayat yaşıyor; aşkla hayranlıkla büyütüyoruz annem  babamla. Daha ne isteyebilirim ki hayattan! Şükretmekten başka bir şey yapmama  gerek bile kalmadı.</p><h3><b>Instagram'da gördüğüm  kadarıyla yaptığın paylaşımların ardında inanılmaz bir kadın dayanışması var.  Takipçilerinden sana gelen yorumlar nasıl? </b></h3><p>İnanılmaz! Bu dönemde ailemin yanı sıra Instagram'da  tanımadığım insanlardan öyle güzel mesajlar aldım ki... En önemlisi de  tanımadığım o kadar çok kişinin duasına girdik ki kızımla. Daha büyük bir  mutluluk olamaz. Gördüğüm mesajlara cevap vermeye de çalıştım; ne hikayeler, ne  güzellikler dinledim. Konuşmalarımızın sonunda hep şükrettik.  Kurtulduklarımıza, sahip olduklarımıza, hayatımıza.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/alaramildonkapak1-25062024629d3ece.jpg"/><h3><b>Söz açılmışken  herkesin merak ettiği bir konu bu; doğumdan bir hafta sonra kızın kucağında  inanılmaz fittin. Bu kadar kısa sürede eski haline nasıl döndün? </b></h3><p>Aslında olay hamileliğimde kilo almamış olmamdı. Dolayısıyla  doğumdan sonra toparlamam gereken bir şey olmadı. Hastaneden çıktığımda aldığım  altı kiloyu yedi buçuk kilo vermiş olarak evime döndüm. Biraz önce bahsettiğim  gibi ben hamile olduğumu öğrendiğim andan itibaren sadece kızım için nefes aldım.  Canım istese bile paketli hiçbir gıda yemedim katkı maddesi olduğu için.  Kimseyi yönlendirmek istemem, herkesin vücudu, ihtiyaçları farklı ama ben o  dönemde ne yaşarsam yaşayayım bilinçli, sağlıklı beslenmemi asla aksatmadım.  Hamileliğimden önce de sağlıklı beslenip sporumu aksatmamaya çalışırdım ama  hamile olduğumu öğrendiğim saniye inanılmaz disiplinli oldum. Hamileyim diye  kendime şımarıklık payı vermedim. Rafine şekerin bebeğime bir faydası  olmadığını biliyordum, bu sebeple hiç tüketmedim. Tatlı ihtiyacımı kendim evde  durmadan sağlıklı tatlılar yaparak karşıladım. Böylelikle içine koyduğum malzemeleri  bildiğim için gönül rahatlığıyla yedim her şeyi. Ve sanırım bu sebeple de kızım  kilo alırken karnımda ben kendim kilo verdim. Ömrümde bir daha bu kadar  sağlıklı yaşayabilir miyim, sanmam. Doktorumun da her an kontrolündeydim tabii  ki. Kendisi de bebeğimin kilosuna bakıp her şeyin çok sağlıklı olduğunu  söylüyordu. Doğum yaptıktan sonra kilosu çok iyi ve çok sağlıklı bir bebek  doğurduğumu görünce doktorum bile gelip tebrik etti beni. Böylelikle bebeğim de  ben de sağlıklı bir şekilde tamamladık hamileliğimi.</p><h3><b>Şu an haliyle tüm  zamanını kızın ile geçiriyorsun. O biraz büyüdüğünde iş hayatıyla ilgili  planların var mı? </b></h3><p>Şu an tek önceliğim o, bütün ilgi ve odağımı kızıma vermiş  bulunmaktayım. Onun anne sıcaklığıyla büyümesi benim için en önemli şey. Kızım  da doğduğundan beri öyle çok alıştı ki bu sisteme, benim kokumu duymadan uykuya  dalmıyor, uzaklaştığımızda huzursuzlanıyor. Çok şükür çok güçlü bir bağ kurduk  anne<!--[if !supportFootnotes]-->[1]kız. İleride, kızım biraz  büyüyünce, aile şirketimizdeki pozisyonuma geri döneceğim. Çünkü kızımın da  benim aktif iş hayatıma şahit olarak büyüyüp örnek almasını çok istiyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/alaramildonkapak8-25062024d93a9703.jpg"/><h3><b>Kişisel gelişim için  özel bir şeyler yapıyor musun? </b></h3><p>Bence en büyük kişisel gelişim büyüklerle vakit geçirip  onların tecrübelerini, deneyimlerini yaşamak. Çünkü o tecrübeler bedel ödeyerek  edinilmiş oluyorlar, sen ise onlarla edeceğin sohbetle, vakit geçirmenle, o  tecrübeleri deneyimleyebiliyorsun. Gerçek bir hazine! </p><h3><b>Senin hakkında ne  öğrensek çok şaşırırız? </b></h3><p>Ben aslında 15 yıl bale eğitimi alıp diplomamı almış bir  balerinim. Sanırım bunu çoğu kişi bilmiyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/alaramildonkapak9-25062024ef56e7b0.jpg"/><h3><b>Yaz sana nasıl  hissettiriyor? </b></h3><p>Yaz bana her zaman huzur ve mutluluk veriyor. Denize olan  tutkumdan dolayı her sene yazın gelmesini iple çekerim. </p><h3><b>Son olarak kızın ile  ilgili gözünü kapattığında nasıl bir hayat hayal ediyorsun? </b></h3><p>Sağlıklı, iyi bir eğitim almış, kendi ayakları üzerinde  durabilen, ne istediğini bilen, önce vatanı ve milletine sonra da ailemize  hayırlı bir evlat olacağı bir hayat diliyorum kızıma.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/alaramildonkapak4-250620243beb4d50.jpg"/><p class="MsoNormal"></p><ol><li><b>Genel Yayın Yönetmeni: </b>Gözde Yörükoğlu ERSU</li><li><b>Röportaj: </b>Ceylan YENİACUN </li><li><b>Fotoğraf: </b>Selçuk DANYILDIZ </li><li><b>Styling:</b> Bengisu GÜREL </li><li><b>Saç: </b>Harun ATEŞ </li><li><b>Makyaj: </b>Gamze TEKİN ALP</li><li><b>Video: </b>Kaan KARAASLAN </li><li><b>Styling asistanı: </b>Vuslat ERGEZEN </li><li><b>Saç asistanı: </b>Esra Özgür GÜL </li><li><b>Makyaj asistanı:</b> Begüm TAN</li></ol><p></p>                           ]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/alara-mildon-ile-annelik-uzerine-1083477</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/25/alara-mildon-ile-annelik--369_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083474</guid><pubDate>Wed, 26 Jun 2024 06:42:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[26 HAZİRAN 2024]]></title><description><![CDATA[  ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/26-haziran-2024-1083474</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/24/26-haziran-2024-347_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083467</guid><pubDate>Thu, 20 Jun 2024 11:28:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[22 Haziran Oğlak Dolunayında Burçları Neler Bekliyor?]]></title><description><![CDATA[22 Haziran'da Oğlak burcunda dolunay gerçekleşiyor. Burçları ve yükselen burçları neler bekliyor?]]></description><content:encoded><![CDATA[<h2>22 Haziran'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Burçları ve Yükselen Burçları Neler Bekliyor?</h2><p>22 Haziran'da Oğlak burcunda dolunay gerçekleşiyor. Dolunaylar; bitişleri ve tamamlanmaları temsil eder. İçinde Neptün karesini barındıran Oğlak dolunayında ise gizlenen ne varsa ortaya çıkacak. Kandırmalara açık, yanılgılara meyilli olacağımız Oğlak dolunayında, gökyüzünde var olan Merkür Mars açısı ise aklımızdan geçenleri hayata geçirecek enerji ve motivasyona sahip olacağımıza işaret ediyor. Oğlak dolunayında olumlu tarafta kalıp, yeni adımlar atıp yeni planlar yapmaktan çekinmemeliyiz. 22 Haziran'da Oğlak burcunda dolunay gerçekleşiyor. Burçları ve yükselen burçları neler bekliyor?</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/20/59-20062024b0fb1c46.jpg"/><h3>22 Haziran'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Koç ve Yükselen Koç Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>Oğlak dolunayı Koç burçlarının kariyer evinde gerçekleşiyor. Bu dönemde Koç burçları kariyerleriyle ilgili kararlar alıp, verebilir; içinde oldukları bir proje ya da görevi sonlandırabilirler. Neptün etkisiyle kendilerinden saklanan ne varsa önlerine düşebilir. Bu durum biraz hayal kırıklığı yaratsa da öğrendiklerinin her zaman kendi lehlerine olduğunu unutmasınlar. Gökyüzünde aynı zamanlarda olan Merkür Mars açısı ise para ve yatırım konusunda yaratıcı fikirler üretebileceklerine işaret ediyor. Rehavete kapılmadan önlerine bakmalarında fayda var. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/20/51-2006202411f50599.jpg"/><h3>22 Haziran'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Boğa ve Yükselen Boğa Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>Oğlak dolunayında Boğa burçlarının teması yurt dışı, akademik kariyer ve eğitim olacak. Bu dönemde hayat amaçları ve hedefleriyle ilgili karar vermek zorunda kalabilirler. Neptün etkisiyle kendilerinden saklanan ne varsa önlerine düşebilir. Bu durum biraz hayal kırıklığı yaratsa da öğrendiklerinin her zaman kendi lehlerine olduğunu unutmasınlar. Gökyüzünde aynı zamanlarda olan Merkür Mars açısı ise hayatlarının geneline dair önemli adım atacaklarını ve yeni ilişkiler kuracak cesarete sahip olacaklarına işaret ediyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/20/511-200620248bc647e0.jpg"/><h3>22 Haziran'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. İkizler ve Yükselen İkizler Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>Oğlak dolunayı İkizler burçlarına parasal konularda karar vermesini söylerken, karşılarına yeni yatırım fırsatları çıkaracağına işaret ediyor.  Neptün etkisiyle kendilerinden saklanan ne varsa önlerine düşebilir. Bu durum biraz hayal kırıklığı yaratsa da öğrendiklerinin her zaman kendi lehlerine olduğunu unutmasınlar. Gökyüzünde aynı zamanlarda olan Merkür Mars açısı ise İkizler burçlarına yeni adımlar atma konusunda her zamankinden daha cesaretli olacağını söylüyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/20/56-2006202432f797ac.jpg"/><h3>22 Haziran'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Yengeç ve Yükselen Yengeç Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>Oğlak dolunayı Yengeç burçlarının ilişki evlerinde gerçekleşiyor. Yengeç burçlarının teması uzun süreli arkadaşlıklar, evlilikler ve ilişkiler olacak. Bu konularla ilgili karar verecekleri bir sürecin içine giriyorlar. Neptün etkisiyle kendilerinden saklanan ne varsa önlerine düşebilir. Bu durum biraz hayal kırıklığı yaratsa da öğrendiklerinin her zaman kendi lehlerine olduğunu unutmasınlar. Gökyüzünde aynı zamanlarda olan Merkür Mars açısı ise Yengeç burçlarına yeni ortamlara girme, yeni hayaller kurma ve yeni insanlar tanıma konusunda cesaret verecek. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/20/53-20062024699a2d6d.jpg"/><h3>22 Haziran'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Aslan ve Yükselen Aslan Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>Oğlak dolunayında Aslan burçlarının gündemi sağlık, günlük rutinler ve bakım olacak. Neptün etkisiyle kendilerinden saklanan ne varsa önlerine düşebilir. Bu durum biraz hayal kırıklığı yaratsa da öğrendiklerinin her zaman kendi lehlerine olduğunu unutmasınlar. Gökyüzünde aynı zamanlarda olan Merkür Mars açısı ise Aslan burçlarına kariyerleri konusunda yeni planlar yapmaları gerektiğini söylüyor. Fazlalıkları atabilirlerse eğer Aslan burçları küllerinden yeniden doğacak. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/20/55-200620240a33ad5d.jpg"/><h3>22 Haziran'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Başak ve Yükselen Başak Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>Oğlak dolunayında Başak burçları aşk hayatlarıyla ilgili karar verecekleri bir döneme giriyor. Oğlak dolunayında yalnızlıklarını sonlandırabilir ya da mevcut ilişkileriyle ilgili kesin kararlar verebilirler. Neptün etkisiyle kendilerinden saklanan ne varsa önlerine düşebilir. Bu durum biraz hayal kırıklığı yaratsa da öğrendiklerinin her zaman kendi lehlerine olduğunu unutmasınlar. Gökyüzünde aynı zamanlarda olan Merkür Mars açısı ise Başak burçlarına yeni eğitim ve seyahat için fikir ve enerji vadediyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/20/52-20062024b00060b4.jpg"/><h3>22 Haziran'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Terazi ve Yükselen Terazi Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>Oğlak dolunayında Terazi burçlarının gündemi yaşam alanları, aile ve hane olacak. Taşınma kararı verebilirler, evde değişiklikler yapabilir ya da aileleriyle ilgili bazı kararlar vermek durumunda kalabilirler. Neptün etkisiyle kendilerinden saklanan ne varsa önlerine düşebilir. Bu durum biraz hayal kırıklığı yaratsa da öğrendiklerinin her zaman kendi lehlerine olduğunu unutmasınlar. Gökyüzünde aynı zamanlarda olan Merkür Mars açısı ise Terazi burçlarına kariyer ve para konularında şans dolu fırsatlar vadediyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/20/510-200620242071a54d.jpg"/><h3>22 Haziran'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Akrep ve Yükselen Akrep Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>Oğlak dolunayında Akrep burçları eğitim ve ticaretle ilgili konularda bekledikleri sonuçları alabilir, yeni eğitim ve seyahat planları yapabilirler. Bu dönemde araba alım satım işleriyle ilgili durumları da sonuçlandırabilirler. Neptün etkisiyle kendilerinden saklanan ne varsa önlerine düşebilir. Bu durum biraz hayal kırıklığı yaratsa da öğrendiklerinin her zaman kendi lehlerine olduğunu unutmasınlar. Gökyüzünde aynı zamanlarda olan Merkür Mars açısı ise Akrep burçlarına arkadaşlıklar ve seyahatler konusunda aktif olacakları bir dönem vadediyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/20/54-200620240d472da9.jpg"/><h3>22 Haziran'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Yay ve Yükselen Yay Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>Oğlak dolunayı Yay burçlarının para evinde gerçekleşiyor. Bazı gelir kaynakları sonlanabilir ya da uzun süredir bekledikleri parasal kaynaklar konusunda faydalı sonuçlar alabilirler. Neptün etkisiyle kendilerinden saklanan ne varsa önlerine düşebilir. Bu durum biraz hayal kırıklığı yaratsa da öğrendiklerinin her zaman kendi lehlerine olduğunu unutmasınlar. Gökyüzünde aynı zamanlarda olan Merkür Mars açısı ise Yay burçlarına yeni iş ve yatırım fırsatları vadediyor. Adım atma konusunda cesaretli olacaklar. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/20/512-200620245ce71125.jpg"/><h3>22 Haziran'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Oğlak ve Yükselen Oğlak Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>Oğlak'lar burçlarında gerçekleşen dolunayla birlikte hayatlarının geneline yansıyan bir karar verme sürecinin içine girecekler. Ne istiyorlar ya da neyi istemiyorlar, başlamak ya da bitirmek istedikleri konular neler? Bu dönemde bolca düşünme fırsatları olacak. Neptün etkisiyle kendilerinden saklanan ne varsa önlerine düşebilir. Bu durum biraz hayal kırıklığı yaratsa da öğrendiklerinin her zaman kendi lehlerine olduğunu unutmasınlar. Gökyüzünde aynı zamanlarda olan Merkür Mars açısı ise Oğlak burçlarına yeni ilişki fırsatlarının kapıda olduğunu söylüyor. Plan yapmaktan çekinmesinler, gökyüzü Oğlak burçlarını her adımında destekleyecek. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/20/58-20062024d036feae.jpg"/><h3>22 Haziran'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Kova ve Yükselen Kova Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>Oğlak dolunayında Kova burçları ruhlarını dinlendirip kendilerini nadasa alacakları bir döneme giriş yapıyor. Bu dönemde rüyalarına dikkat etsinler, mesaj içerikli olabilir. Hayat Kova burçlarına işaretler yollayacak, algılarını açık tutmalarında fayda var. Neptün etkisiyle kendilerinden saklanan ne varsa önlerine düşebilir. Bu durum biraz hayal kırıklığı yaratsa da öğrendiklerinin her zaman kendi lehlerine olduğunu unutmasınlar. Gökyüzünde aynı zamanlarda olan Merkür Mars açısı ise gayrimenkul, yatırım ve iş konusunda şans dolu fırsatlar vadediyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/20/57-20062024e8e36751.jpg"/><h3>22 Haziran'da Oğlak Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Balık ve Yükselen Balık Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>Oğlak dolunayıyla birlikte Balık burçları sosyal çevrelerinde değişikler yapabilir, mevcut durumlarından uzaklaşmak isteyebilirler. Bu dönemde hayalleriyle ilgili sonuçlar alabilirler. Neptün etkisiyle kendilerinden saklanan ne varsa önlerine düşebilir. Bu durum biraz hayal kırıklığı yaratsa da öğrendiklerinin her zaman kendi lehlerine olduğunu unutmasınlar. Gökyüzünde aynı zamanlarda olan Merkür Mars açısı ise Balık burçlarına yeni ortamlar, yeni arkadaşlar konusunda fırsatlar vadediyor. Motivasyonları ve enerjileri oldukça artacak, olumsuzluklar karşısında sabırlı kalmalarında fayda var. </p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/24-nisandaki-akrep-burcu-dolunayinda-burclari-neler-bekliyor-1083187" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/16/24-nisandaki-akrep-burcu--150_2-52.jpg"/></div><h3>24 Nisan'daki Akrep Burcu Dolunayında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/25-ocak-2024-aslan-burcu-dolunayinda-burcunuzu-neler-bekliyor-1082816" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/01/23/25-ocak-2024-aslan-burcu--710_2-52.jpg"/></div><h3>25 Ocak Aslan Burcu Dolunayında Burcunuzu Neler Bekliyor?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/27-aralik-yengec-dolunayinda-burclari-neler-bekliyor-1082669" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2023/12/21/27-aralik-yengec-dolunayi-228_2-52.jpg"/></div><h3>27 Aralık Yengeç Dolunayında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/22-haziran-oglak-dolunayinda-burclari-neler-bekliyor-1083467</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/20/22-haziran-oglak-dolunayi-684_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083463</guid><pubDate>Fri, 14 Jun 2024 14:08:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[2024 ALEM Summer Weekend Daveti]]></title><description><![CDATA[ALEM Summer Weekend, dördüncü kez ünlü isimleri bir araya getirdi. Estée Lauder ana sponsorluğunda ALEM ve Kempinski Hotel Barbaros Bay, Bodrum ev sahipliğinde Adl ve Safilo desteğiyle gerçekleşen sezonun en keyifli etkinliğinden en özel karelerle baş başa bırakıyoruz sizi…]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/2024-alem-summer-weekend-daveti-1083463</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/14/2024-alem-summer-weekend--437_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083461</guid><pubDate>Fri, 14 Jun 2024 12:42:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Art Weekend: Ardan Özmenoğlu ile Workshop]]></title><description><![CDATA[ALEM Art Weekend'in son günü keyifli bir brunch'a sahne oldu. Konuklar brunch için Mandarin Oriental, Bodrum'un özel villasında bir araya geldi. Brunch'tan sonra Ardan Özmenoğlu ile workshop'a katılan konuklar, bir eser üretmenin heyecanını yaşadılar.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/alem-art-weekend-ardan-ozmenoglu-ile-workshop-1083461</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/14/alem-art-weekend-ardan-oz-436_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083460</guid><pubDate>Fri, 14 Jun 2024 12:34:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Art Weekend: Hakkasan Akşam Yemeği]]></title><description><![CDATA[ALEM Art Weekend'in ikinci gününün akşamında konuklar, Cennet Koyu'nda konumlanan Mandarin Oriental, Bodrum'un lezzet duraklarından biri olan Hakkasan'da bir araya geldi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/alem-art-weekend-hakkasan-aksam-yemegi-1083460</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/14/alem-art-weekend-hakkasan-306_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083459</guid><pubDate>Fri, 14 Jun 2024 12:22:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Art Weekend: Lexus Test Sürüşü]]></title><description><![CDATA[ALEM Art Weekend buluşmasında, Lexus'un yeni nesil tamamen elektrikli yeni modeli RZ Serisi de tanıtıldı. Premium otomobil üreticisi Lexus'un en yeni modeli olan LBX, konukların özel test sürüşüyle yakından keşfedildi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/alem-art-weekend-lexus-test-surusu-1083459</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/14/alem-art-weekend-lexus-te-208_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083458</guid><pubDate>Fri, 14 Jun 2024 12:14:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Art Weekend: Art Talks]]></title><description><![CDATA[ALEM Art Weekend'in ikinci gününde Maya Bitargil moderatörlüğünde, Richard Mille Ortadoğu Pazarlama ve İletişim Müdürü Ahmed Chaaban ile Art Talks gerçekleştirildi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/alem-art-weekend-art-talks-1083458</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/14/alem-art-weekend-art-talk-631_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083457</guid><pubDate>Fri, 14 Jun 2024 12:11:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Hakkasan Istanbul x ALEM: “Yaza Merhaba” Partisi]]></title><description><![CDATA[Mandarin Oriental Bosphorus içinde yer alan Hakkasan Istanbul ve ALEM ev sahipliğindeki “yaza merhaba” partisi sosyal hayatın ünlü isimlerini bir araya getirdi. Boğaz'ın ışıltısını yansıtan partide otantik kanton mutfağının leziz örnekleri sunuldu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/hakkasan-istanbul-x-alem-yaza-merhaba-partisi-1083457</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/14/hakkasan-istanbul-x-alem--786_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083456</guid><pubDate>Fri, 14 Jun 2024 12:05:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Art Weekend: Richard Mille ile Akşam Yemeği]]></title><description><![CDATA[Bu yıl altıncısı gerçekleşen ALEM Art Weekend'in ilk akşamında Richard Mille ile keyifli bir akşam yemeği yedik. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/alem-art-weekend-richard-mille-ile-aksam-yemegi-1083456</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/14/alem-art-weekend-richard--327_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083455</guid><pubDate>Fri, 14 Jun 2024 11:30:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[ALEM Art Weekend: Sergi ve Açılış Kokteyli]]></title><description><![CDATA[Bu yıl altıncısını gerçekleştirdiğimiz ALEM Art Weekend kapsamında Richard Mille ile sanatın ve zamanın başrolde olduğu unutulmaz bir hafta sonuna imza attık. 31 Mayıs - 1 Haziran tarihleri arasında Mandarin Oriental, Bodrum'da sanatseverlerin yoğun ilgisiyle gerçekleşen sanat dolu buluşmaya davetlisiniz.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/alem-art-weekend-sergi-ve-acilis-kokteyli-1083455</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/14/alem-art-weekend-sergi-ve-958_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083453</guid><pubDate>Thu, 13 Jun 2024 16:50:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bespoke Moments ile Lüks Yaşama Davet]]></title><description><![CDATA[Türk turizminin en önemli markalarından Mandarin Oriental'in, ALEM Dergisi tarafından hazırlanan lüks yaşam tarzı dergisi Bespoke Moments'ın ilk sayısı, Hakkasan'da düzenlenen keyifli bir davetle tanıtıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bespoke-moments-ile-luks-yasama-davet-1083453</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/13/bespoke-moments-ile-luks--483_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083450</guid><pubDate>Thu, 13 Jun 2024 13:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Envoy GY x ÇABA Derneği 20. Yıl Daveti]]></title><description><![CDATA[ÇABA Derneği'nin 20. yılı, ENVOY GY İcra Kurulu Başkanı Ersin Başyazıcıoğlu, İpek Başyazıcıoğlu ve ÇABA Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Zehebi ev sahipliğinde Kadim Rıfat Paşa Yalısı'nda gerçekleşti. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/envoy-gy-x-caba-dernegi-20-yil-daveti-1083450</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/13/envoy-gy-x-caba-dernegi-2-625_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083446</guid><pubDate>Thu, 13 Jun 2024 09:50:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Birce Akalay Hakkında Bilinmeyenler]]></title><description><![CDATA[Şu sıralar hayatının en yoğun dönemlerinden birini yaşasa da anda kalmayı başarabilen Birce Akalay hayal kurmak yerine hayatın getirdiği güzellikleri yaşamayı tercih ediyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<h3><b>Türkiye'nin en  beğenilen oyuncularından birisin. Sen kariyerinde kendini nasıl görüyorsun? </b></h3><p>Oyuncu olarak kariyerim 2007 yılında başladı. O zamandan bu  zamana inişleri çıkışları ile bir bütün olarak hep içinde bulunduğum zamanı ve  durumları sindirip, emin adımlarla yürümeye gayret ettim. Her yeni hikayede  kendimin bir üst versiyonunu yaratmaya çalıştım. Hala da aynı motivasyonla  çalışıyorum. Sanırım o zamandan bu zamana emeklerimin karşılığını artık almaya  başladım. Tabii ki bu sadece kendi çabalarımla ve çalışmalarımla olmuyor,  yanımda muazzam bir inanç ve güçle çalışan ekip arkadaşlarım var. Birlikte  çalışıyor, birlikte üretiyor, kararlarımızı birlikte veriyoruz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/13/birceakalay4-1306202423171bb2.jpg"/><h3><b>Kuş Uçuşu inanılmaz  ses getirdi, bu kadar sevileceğini tahmin ediyor muydun? </b></h3><p>Açıkçası bana da sürpriz oldu. Kariyerimde 10 yılda bir  gelen bir sıçrayış gibi Kuş Uçuşu benim için. Lale Kıran'ı büyük bir hazla ve  şevkle oynadım. Meriç Acemi'nin senaryosunda bana bilinçli olarak bıraktığını  düşündüğüm boşlukları doldurmak gerçekten çok keyifliydi. Tam manasıyla  unutulmaz bir serüvendi benim için. Yurt dışında da ses getirmesi emeklerimizi  taçlandırdı. Genelde pek hayal kurmadığım ya da beklentilerle yaşamadığım için  sanırım böyle güzellikler hep sürpriz olur bana. Elbette başarıyı hedefleyerek  çalışıyoruz hepimiz. Ama böylesi bir başarıyı ve bu kadar sevileceğini tahmin  etmemiştim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/13/birceakalay3-13062024370bacbf.jpg"/><h3><b>Son yıllarda  yükselişe geçen dijital platformlar için neler söylemek istersin? </b></h3><p>İyi ki yükseliyorlar. Nispeten daha özgür bir mecrada, başı  sonu belli tam manasıyla profesyonel işlerin tadına varmaya başladık. Ana akım  mecralar için profesyonel değil demek değil bu elbette. Ama televizyon  dünyasının acımasızlığı hepimizin, tüm sektör çalışanlarının yaşamını kötü  etkiliyor maalesef. Bunun ısrarla görülmüyor olması da çok ama çok üzücü. Bölüm  sürelerinin uzunluğu ve bir süre sonra hikayede önünü göremiyor olmak, tüm  birimler için uzun vadede kaosa sebebiyet veriyor. Dijital mecrada çalışmak o  anlamda bir oyuncu için daha konforlu olduğundan, icraatlar da daha kaliteli  oluyor. Daha da çoğalmalı bence. İnsanların kendi içeriklerini bağımsız bir  şekilde yayınlayabilmeleri bana her zaman keyifli ve heyecan verici geliyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/13/birceakalay6-13062024ae15a8da.jpg"/><h3><b>Yakın zamanda  izleyicilere sürprizler var mı? </b></h3><p>Mezarlığın ikinci sezonunu çekmeye başladık. Önem Özülkü  başkomiserimi çok özlemişim. Şu sıralar heyecanım bu. Bir de bu yıl sonbaharda  vizyona girmesi planlanan bir sinema filmimiz var. BKM yapımı bir dönem filmi.  Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk opera sanatçısı Nimet Vahit'i canlandırıyorum.  Filmimizin ismi Bir Cumhuriyet Şarkısı. Her biri birbirinden değerli  oyuncularla şahane bir iş çektik. Onun için de çok heyecanlıyım, dilerim gişesi  ve alkışı da bol olur.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/13/birceakalay7-1306202411252401.jpg"/><h3><b>Yoğun bir tempodasın,  kendine alan yaratmak istediğinde neler yapıyorsun? </b></h3><p>Şu sıralar gerçekten hayatımın en yoğun dönemlerinden birini  yaşıyorum. Neredeyse hiç boş vaktim olmuyor. Gündüz boş kalan vakitlerimde  genelde markamla ilgili çalışıyorum ya da gelecek programlarımız ve işlerimiz  için toplantılar yapıyor oluyoruz. Akşam el ayak çekilip telefon biraz olsun  sustuğunda, evimde dinleniyorum. Göremediğim dostlarımla vakit geçirmeye  çalışıyorum. Çok yorulursam da şehirden kaçtığım belli başlı rotalarım var,  kendimle kalabilmek için oralara gidiyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/13/birceakalay8-13062024f7f0cdd1.jpg"/><h3><b>Yavaşlamak senin için  ne ifade ediyor, bunu başarabiliyor musun? </b></h3><p>Anda kalıyorum. Eskiden çok hızlıydım, yani hoş, düşünce  bazında hala çok hızlıyım hatta çocukken dikkat dağınıklığı problemim vardı.  Hala beni bir konudan diğerine hızlıca atlarken yakalayabilirsin sıklıkla ve bu  sebepten de biraz da unutkanım. Ama dostlarım buna alıştılar artık ve beni  böyle seviyorlar. Gündelik yaşam içerisinde çok fazla bilgiye ve hem işitsel  hem de görsel veriye maruz kalıyoruz ve bunların akışı gerçekten çok ama çok hızlı.  Ben kendimle kaldığım anlar haricinde de her ne işle meşgulsem onu sakince ve  anda kalarak ve farkında olarak yaşamaya çalışıyorum. Çok hızlandığımı  farkettiğimde de kendimi düzeltmeye gayret ediyorum. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/13/birceakalay9-1306202409db9104.jpg"/><h3>Seninle özdeşleşen kelebek dövmeni ne zaman yaptırmıştın,  baktığında sana neyi hatırlatıyor? </h3><p>17 yaş doğum günümü. İlk kelebek dövmemi 17 yaşında kendime  doğum günü hediyesi olarak yaptırmıştım. Bugünden geriye bakınca o zamanki hali  bir rezaletti. Ama o mutluluğumu hiç unutamam. Zamanla dövme sanatçıları  kendilerini geliştirdikçe ben de üzerine yeni kelebekler yaptırdım tabii ki.  Yani aslında her çağımda kelebeğim metamorfoz geçirdi diyebilirim. Sanırım üst  üste 4-5 defa yapıldı. Benim için çok değerli kelebek çocukluğumdan beri. Bir  de ben kelebek sezonu yani haziran doğumluyum. Bence tesadüf değil.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/13/birceakalay11-130620240405d774.jpg"/><h3><b>Röportajımız  çıktıktan birkaç gün sonra yeni yaşını kutlayacaksın. Nasıl hissediyorsun,  doğum günün için plan yaptın mı? </b></h3><p>Evet dünyaya gelişimin 40.'ıncı yılını sevdiğim dostlarla  kutlayacağız tabii ki. Normalde çok meraklı değilimdir doğum günü kutlamaya.  Benim için sevdiğim dostlarımı aynı anda görebilme mutluluğundan ibaret. O  yüzden en fazla bir masa etrafında toplanılır ya da yıllardır müdavimi olduğum  Corridor'da kutlarız. Yine aynısı olur herhalde.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/13/birceakalay10-1306202434ed8cfe.jpg"/><h3><b>Yeni yaş için yeni  kararlar alanlardan mısın? </b></h3><p>Öyle özel bir anlam yüklemiyorum sayılara. Kararlar  aldırıyor tabii ki hayat hepimize, her yıl değişiyoruz, dönüşüyoruz. Benim için  35'ten 40'a giden beş senelik mesafe çok öğretici oldu, epey değiştim  diyebilirim. Ama hangi huyların değişti, ne kararlar aldın dersen onlar bende  saklı. </p><h3><b>Set bittiğinde  büründüğün rolden kopmak kolay oluyor mu yoksa bir süre etkisinde kalıyor  musun? </b></h3><p>Yok, hiç öyle rolde kalmak, çıkamamak gibi huylarım yoktur  benim. Adrenalini çok yüksek günlerin sonu biraz pestil gibi oluyorum sadece  bedenen bazen de ruhen o kadar. Ama kestik sesini duyduğum an kesmişizdir. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/13/birceakalay5-13062024f2ae550e.jpg"/><h3><b>Konservatuvar mezunu  olmak, Müşfik Kenter gibi değerli isimlerin öğrencisi olmak sana neler kattı? </b></h3><p>Konservatuvar eğitimi bence bir oyuncu için çok önemli.  Tabii ki olmazsa olmaz değil ama önemli bence. Konservatuvar olmasa bile her  işi yapmak için önce bileninden öğrenmek gerekir ya onun gibi düşünün. Doğru  ellerde eğitim almak önemli tabii ki. Ben bir ekolün öğrencisi olmuş olduğum için  şanslı sayıyorum kendimi, hocaların hocasından oyunculuğa dair öğrendiğim her  ne varsa Müşfik Hoca'nın kendisine ve hayata bana bu şansı karşıma çıkardığı  için minnettarım. Bana, bize kattığı sonsuz bilgi ve değerler arasından  hepimizin en önemsediği ise iyi bir oyuncu olabilmek için önce iyi insan olmak  gerektiğiydi. Tüm eğitim hayatım boyunca çok değerli hocalarım, meslektaşlarım  oldu. Öğrenmeye, yenilenmeye açık olmak çok önemli. Onların bana kattıkları her  bir cümle için minnettarım.</p><h3><b>Hayal kurar mısın? </b></h3><p>Yok hayal kurmam pek. Hayal kurunca anksiyete yaşıyorum  çünkü. Üzülmekten, hayal kırıklığı yaşamaktan korkuyorum. O yüzden böylesi daha  iyi geliyor bana. Yaratıcılık anlamında değil bu dediğim tabii ki, hayal  kurmadan üretemez ki insan.</p><h3><b>Oyunculuğun yanı sıra  bir de takı markan var. O alanda üretmek nasıl hissettiriyor, marka yaratmaya  nasıl karar verdin? </b></h3><p>Beni esas mesleğimden alıp başka bir profesyonel evrene  yerleştiriyor markam. Bu bana nefes aldırıyor açıkçası. Orada da çok büyük  adımlar atmıyorum, yavaş yavaş öğrene öğrene ilerlemeye çalışıyorum. O sektörde  de insanın iyisiyle ve kötüsüyle karşılaşıyorum elbette ama dediğim gibi  paralel bambaşka bir evren benim için. Orada ürettiklerimi insanların  taşıdıklarını görmek beni çok mutlu ediyor mesela. Bayılıyorum sevdiğim  insanlar taksın, istesin. Pandemiden sonra birden bire oluştu bu fikir ve  kafamdaki fikirlere ve çok sevdiğim dostum, kendisi zaten bir mücevher  tasarımcısı olan Dilara Karabay'ın bana verdiği cesarete dayanarak kendimi bu  işin içinde buluverdim. Yaptığım her işi çok severek yapmam lazım benim, başka  türlü mutlu olamıyorum. Bu işimi de yapmayı çok seviyorum. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/13/birceakalay2-130620246f9f1626.jpg"/><h3><b>Duygularınla mı  mantığınla mı hareket edersin, hangisi daha ağır basıyor?</b></h3><p>Her zaman dengede. İkisi de aynı kümede yani. İkisi tek  başına çalışınca garip oluyor. Ama içgüdülerimi dinlemeyi, sezgilerimin bana  fısıldadıklarını hep dinlerim. Çünkü hep doğru çıkıyor. </p><h3><b>Yaz için tatil  planları yaptın mı, yaz nasıl hissettiriyor? </b></h3><p>Bu yaz ağırlıklı olarak çalışıyorum öyle görünüyor. Belki  yaz sonu biraz tatil yapma fırsatı bulabilirim, zaman ne gösterecek bilmiyorum.  Yaz bana tabii ki gerçek bir plaj hayatı hissini beraberinde getiriyor. Soğuk,  derin, turkuaz bir deniz, kum, güneş, gün batımı, patates kızartması, plajda  oynanan oyunlar, sıcakladıkça kendini suya bırakan kızım Gipsy gibi. Yazın  miskinlik yapmayı seviyorum.</p><h3><b>Alışverişle aran  nasıl, en çok ne almayı seversin? </b></h3><p>Alışverişte pek sağım solum belli olmuyor benim. Ama beni en  mutlu eden alışveriş alışkanlıklarımdan biri bit pazarlarına gitmektir. 8-9  senedir vakit buldukça giderim. İkinci el ya da antika olmasında bir sakınca  yok, oralardan benim için anlamlı şeyler almaya, onları değiştirip dönüştürmeye  bayılıyorum. Hikayeler benimle yaşamaya devam ediyor gibi hissediyorum. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/13/birceakalay1-13062024742c488a.jpg"/><h3><b>Evinde çok huzurlu  olduğunu sık sık dile getiriyorsun. Evde vakit geçirmekten mutlu olduğun köşe  neresi? </b></h3><p>Evimin her köşesini kendim için huzurlu bir hale getirdim.  Neresinde, hangi köşesinde olursam olayım huzurluyum. Tatlı bir müzik,  mumlarım, evdeki hayvan dostlarım; dinlenmeye bayılıyorum. Eş dost gelsin,  yemekler yensin, hoş sohbet olsun, eğlence olsun bayılırım. Tek çocuk  olduğumdan kendimle vakit geçirmeyi de çok sevdiğim için evimde çok alan  yarattım kendime.<b></b></p><p class="MsoNormal"></p><ol><li><b>Genel Yayın Yönetmeni:</b> Gözde Yörükoğlu ERSU</li><li><b>Röportaj: </b>Ceylan YENİACUN </li><li><b>Fotoğraflar:</b> Koray PARLAK </li><li><b>Styling: </b>Hakan ÖZTÜRK </li><li><b>Saç: </b>Ferit BELLİ </li><li><b>Makyaj:</b> Elçin MUTLU </li><li><b>Video:</b> Kaan KARAASLAN </li><li><b>Fotoğraf asistanı:</b> Okan ALTIN </li><li><b>Styling asistanı: </b>Pınar AKAR </li></ol><p></p>                        <p class="MsoNormal">Tüm destekleri için <b><i>Qatar Turizm</i></b>'e teşekkür ederiz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/birce-akalay-hakkinda-bilinmeyenler-1083446</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/13/birce-akalay-hakkinda-bil-625_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083445</guid><pubDate>Wed, 12 Jun 2024 10:28:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[12 HAZİRAN 2024]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/kapaklar/12-haziran-2024-1083445</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/12/12-haziran-2024-297_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083440</guid><pubDate>Mon, 10 Jun 2024 14:38:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Brava By Stefano Ciotti'nin Yaza Merhaba Daveti]]></title><description><![CDATA[Brava By Stefano Ciotti, yenilenen konseptiyle ve mutfağın yönetimini devralan dünyaca ünlü Michelin Yıldızlı Şef Stefano Ciotti'nin sunduğu gastronomi deneyimiyle yeni sezonda enerji dolu bir açılış yaptı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/brava-by-stefano-ciottinin-yaza-merhaba-daveti-1083440</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/10/brava-by-stefano-ciottini-703_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083430</guid><pubDate>Mon, 10 Jun 2024 11:10:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Memo Paris X Beymen'in Kapadokya İlhamı]]></title><description><![CDATA[Memo Paris, Kapadokya'nın büyüsünden ilham alarak tasarladığı ve Beymen'de parfüm meraklıları ile buluşturduğu yeni kokusu Cappadocia'yı, Ulus 29'da gerçekleştirdiği keyifli davet ile kutladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/memo-paris-x-beymenin-kapadokya-ilhami-1083430</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/10/memo-paris-x-beymenin-kap-642_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083426</guid><pubDate>Fri, 07 Jun 2024 12:17:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Dare London “To Breeze” Koleksiyon Daveti]]></title><description><![CDATA[  Dare London, ekolojik dengeye saygılarını sunduğu “To Breeze” koleksiyonunun lansmanını keyifli bir davetle gerçekleştirdi.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/dare-london-to-breeze-koleksiyon-daveti-1083426</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/07/dare-london-to-breeze-kol-850_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083416</guid><pubDate>Thu, 06 Jun 2024 14:09:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Selin Türkmen ile Soru-Cevap]]></title><description><![CDATA[Heyecanlı, cesur, çok düşünen, eğlenceli, sıcakkanlı... Kendini bu kelimelerle tanımlayan Selin Türkmen ile sıcak bir yaz gününde renkli saatler geçirdik.]]></description><content:encoded><![CDATA[<h3>Dizi ile birlikte son iki senen nasıl geçti, hayatına neler  dahil oldu, neler çıktı? </h3><p>Yetişkinliğe doğru adım adım ilerlediğimi görüyorum.  Hayatımdaki sorumlulukları tek başıma üstleniyorum. Hayatıma giren çıkan  arkadaşlarım oldu. Daha ılımlı ve anlayışlı bir insana dönüştüm. Hayatımda  değişen çok şey var gibi görünse de aslında değişen tek şey benim ve devamında,  bana olan getirisi. </p><h3>Eğitimini alan biri olarak bize oyunculuğun senin için ne  ifade ettiğini söylersin? </h3><p>Kendi hayatını bir süre bir kenara bırakıp başka biri olma  hali en sevdiğim yönlerinden. Karakterle empati içerisinde olup durumun  gerektirdiği ruh haline bürünmeyi seviyorum. Duygularla dans etmek gibi  geliyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/2-0606202465d39f04.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/3-0606202465bcb1a3.jpg"/><h3>İlk gün sette yaşadıklarını bugün nasıl anımsıyorsun? </h3><p>Hep hayalim olan şeyi yaşıyordum ama hiç ilk gibi değildi,  sanki yıllardır oradaydım. </p><h3>Bize Selin karakterini, yani gerçek hayatta canlandırdığın  rolü biraz anlatır mısın? </h3><p>Üç kişilik çekirdek bir ailenin tek çocuğuyum. Aslen  Adanalıyım, Osmaniye'de doğdum, büyüdüm. Kocaeli Üniversitesi Hukuk  Fakültesi'ni kazandım, okulda altıncı yılım. Oyunculuk serüvenim de Kocaeli'ye  geldikten sonra başladı. Çocukluğumdan beri hayal ediyordum; ama cesaret  edemiyordum. O cesaret bana üniversitenin ilk yılında geldi ve karar verdim. </p><h3>Her şey hızlı bir devinim içinde. Bu hızlı değişim çağıyla  senkronize misin? </h3><p>Ayak uydurduğumu sandığım zamanlar oluyor ama diğer insanları  gördükçe aslında benim daha yavaş değişim içerisinde olduğumu görüyorum. Her  konuda yaşıyorum bu devinimi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/4-060620247f980236.jpg"/><h3>Gen Z'nin en belirgin taşıdığın özelliği sence ne? </h3><p>Özellikle büyük bir sorunun içindeyken kendimi çok güzel  ifade edip korkusuzca fikrimi savunabilen bir karaktere sahibim. </p><h3>Stilinin ana kodları neler? </h3><p>Ben basic giyinmeyi seven, "rahatsam güzelimdir" kafasında  bir insanım. Üzerine çok düşünülmüş kıyafetlerin içinde olmak mental olarak  beni rahatsız hissettiriyor. </p><h3>Geri dönmesine üzüldüğün bir trend var mı? </h3><p>Leopar. Hiç gözüme hitap etmeyen bir desen. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/11/alemselin0401-110620243be90cff.jpg"/><h3>Sence estetik dokunuşlarla idealize güzellik mi yoksa  kusurlarla birlikte doğal bir tavır mı? </h3><p>Tabii ki kusurlarla birlikte doğal bir tavır. Kusurlarımı çok  seviyorum. Bunların sadece bize ait oluşu ve karakteristik durması ise bizi  herkesten ayıran, biricik kılan şey. </p><h3>Kendini beş kelimeyle nasıl anlatırsın? </h3><p>Heyecanlı, cesur, çok düşünen, eğlenceli, sıcakkanlı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/1-0606202402b24fb7.jpg"/><h3>Bu yaz için nasıl bir program yaptın? </h3><p>Uzun süreli bir tatil planı yapamadım. Görüştüğümüz projeler  var ve çekim tarihleri yaza denk geliyor. Bayramdan sonra Göcek'e gideceğim  gibi görünüyor... </p><h3>Yaz senin için ne demek? </h3><p>Ben tam bir yaz insanıyım. Yaz geldiği zaman kışa nazaran her  gün daha mutlu uyanıyorum. İçimde sürekli iyi şeyler olacak hissiyatı oluyor.  Yaz benim için mutluluk, huzur, yeni heyecanlar demek.</p><p><br></p><p><b>Röportaj:</b> Filiz  Şeref Kulu </p><p><b>Fotoğraflar:</b> Zeynel  Abidin Ağgül </p><p><b>Styling:</b> Irmak  Özdener </p><p><b>Saç:</b> Erdem Gül </p><p><b>Makyaj:</b> Gizem  Ergin </p><p><b>Prodüksiyon:</b> Nazlı  Sancaklı </p><p><b>Fotoğraf  Asistanları:</b> Berşah Eren Ağgül, Hüseyin Rahmi Ağgül </p><p><b>Styling  Asistanları:</b> Ferit Akgün, İrem Altay </p><p><br></p><p class=""><i>Mekan için <b>Renaissance Polat İstanbul Hotel</b>'e  teşekkür ederiz.</i></p><p class=""><i><br></i></p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/moda/pelin-kaya-ile-yaz-sezonu-trendleri-uzerine-1083413" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/pelin-kaya-ile-yaz-sezonu-654_2-52.jpg"/></div><h3>Pelin Kaya ile Yaz Sezonu Trendleri Üzerine</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/moda/asli-naibi-ile-stil-sohbeti-1083415" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/asli-naibi-ile-stil-sohbe-959_2-52.jpg"/></div><h3>Aslı Naibi ile Stil Sohbeti</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/moda/meric-kucuk-ile-yaz-gardirobu-onerileri-1083414" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/meric-kucuk-ile-yaz-gardi-201_2-52.jpg"/></div><h3>Meriç Küçük ile Yaz Gardırobu Önerileri</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/selin-turkmen-ile-soru-cevap-1083416</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/selin-turkmen-ile-soru-ce-701_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083415</guid><pubDate>Thu, 06 Jun 2024 13:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Aslı Naibi ile Stil Sohbeti]]></title><description><![CDATA[Birçok sevilen dizinin styling'inde onun imzası var. Her karaktere özgün bir tarz oluşturan ve sanatın her alanından ilham alan Aslı Naibi ile evinde kendi stil kodlarını konuştuk.]]></description><content:encoded><![CDATA[<img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/aslinaibistil1-060620249140d766.jpg"/><h3><b>Yaz için heyecanlı  mısın, tatil planları yaptın mı? </b></h3><p>Hem de nasıl! Yaz için sabırsızlanıyorum. Kendimi bildim  bileli yazlarım genelde Bodrum'da geçiyor. Bu sene de yine arada plansız küçük  kaçamaklar yapıp, Bodrum'a geri dönmeyi planlıyorum. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/aslinaibistil8-06062024507e9e11.jpg"/><h3><b>Senin için yoğun bir  sezondu. Dizi styling'i serüvenin nasıl başladı? </b></h3><p>Evet, yoğun ama yine çok keyifli bir sezon geçirdik ekip  olarak. Ben aslında uzun seneler Beymen'de fashionbuyer'dım (moda satın  almacısı). TV sektörüne Londra'dan çok eski arkadaşım Onur Güvenatam'ın beni  yönlendirmesi ve cesaretlendirmesi sayesinde girdim aslında. Masumlar Apartmanı  ve Camdaki Kız beraber ilk projelerimizdendi. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/aslinaibistil3-06062024143621b4.jpg"/><h3><b>Karakterlerin stilini  oluştururken nelerden ilham alıyorsun, o süreci bizimle paylaşır mısın? </b></h3><p>Karakterlerin stilini oluştururken öncelikle senaryoyu ve  karakter analizlerini okuyup, inceliyorum. Karakterin hikayesi, ruh hali,  sosyal statüsü ve içinde bulunduğu zaman dilimi, stil seçimlerimde büyük rol  oynuyor. Ayrıca moda tarihinden, güncel trendlerden ve sanatın her alanından  ilham alabiliyorum. Her karaktere kendine özgü bir tarz oluşturmaya çalışıyoruz  ve bu tarzın hem izleyicilere hem de karakterin hikayesine hizmet etmesine önem  veriyoruz. Bu yüzden yaratıcı ve detaylı bir araştırma süreciyle her karakter  için özel bir stil yaratıyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/aslinaibistil2-0606202423ca3b41.jpg"/><h3><b>Dizi styling'i  dışında neler yapıyorsun? </b></h3><p>Diziler dışında özel çalıştığım danışanlarım var. Ayrıca  kurumsal şirketler için de stil danışmanlığı veriyorum. Fakat danışanlarımın  özel destinasyon bavullarını organize etmek, hediye seçimlerinde destek olmak  ve davetlerine detaylıca hazırlamak işimin en sevdiğim yanları diyebilirim. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/aslinaibistil7-060620242040b81b.jpg"/><h3><b>Bir günün nasıl  geçiyor? </b></h3><p>Günüm genelde 06:00'da başlıyor. Günün koşturmasına  başlamadan önce kendime ayırdığım bir sabah kahvesi rutinim var. Ardından spora  ile günüme başlıyorum. Haftanın programına göre setler, showroom'lar ve ofis  arasında geçiyor günlerim. Durmak hiç bana göre bir şey değil, ondan koşturarak  geçiyor her günüm. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/aslinaibistil6-06062024a3490ee0.jpg"/><h3><b>Bir dönem kendi  markan vardı, çok da ses getirmişti. Tekrar bu yolda bir şeyler yapmayı düşünür  müsün? </b></h3><p>Evet, kendi soyadımı taşıyan ve genelde payet ve ipek  ürünlerin ağırlıkta olduğu bir markam vardı. Çok kısa sürede keşfedildi ve  büyük ilgi gördü. Şu an olmasa da ileride tekrar kaldığım yerden devam  edebilirim. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/aslinaibistil10-060620247606a87a.jpg"/><h3><b>Alışverişle aranın  iyi olduğunu biliyorum. En çok ne satın alırsın? </b></h3><p>En zayıf noktam takılar sanırım. Giyinmeye öncelikle  takılarımı seçerek başlıyorum. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/aslinaibistil12-06062024954c8113.jpg"/><h3><b>Bu yaz gardırobuna  neler ekledin?</b></h3><p>E Lei'den şantuk bir şort bluz takım, Ila'dan uzun volanlı  bir elbise, Piece of White'tan keten elbiseler, bayıldığım Peracas'tan yine  yeniden renkli üzüm küpeler ve bayılarak taktığım pembe Hermossa gözlüğüm. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/aslinaibistil11-060620241fa88b35.jpg"/><h3><b>Favori alışveriş  durakların nereler?</b></h3><p>Eski bir Beymen'ci olarak tabii ki Beymen. Eski bir buyer  olarak ise Paris ve Londra'ya her gittiğimde muhakkak uğradığım adreslerim var.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/aslinaibistil9-06062024e4f2c953.jpg"/><h3><b>Kendini içinde en iyi  hissettiğin kombin nedir? </b></h3><p>Sevdiğim takılarım üzerimdeyse iyi kalıp bir gömlek ve bir  denim bile yeter iyi hissetmem için. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/aslinaibistil5-0606202480b2cb87.jpg"/><h3><b>Aksesuara karşı ayrı  bir tutkun var. Üzerinden çıkarmadığın takılar neler? </b></h3><p>Çok sık takı değiştiren biriyim fakat anneannemin hatırası  bileziğim ve babamın hediyesi yılan yüzüğüm hep benimle. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/aslinaibistil9-06062024e4f2c953.jpg"/><h3><b>Hangi renklerin  içinde kendini daha mutlu hissediyorsun?</b></h3><p>Renk konusunda kendimi limitleyemem sanırım fakat ekru ve  toprak tonları favorim. </p><h3><b>Ailendeki kadınlardan  sana geçen stil kodları var mı? </b></h3><p>Mücevhere olan düşkünlüğüm kesinlikle Ferdan Teyze'mden ve  anneannemden. Çocukluğumda takılarını incelediğimi ve takmak istediğimi  hatırlıyorum. </p><h3><b>Stilini kendine en  yakın hissettiğin isimler kimler? </b></h3><p>Diana Vreeland, Diane von Fürstenberg, Carine Roitfeld ve  Giovanna Battaglia Engelbert. </p><h3><b>En iyi alışveriş  arkadaşın kim? </b></h3><p>Yalnız alışveriş yapmayı seven biriyim. </p><h3><b>Asla giymem dediğin  bir parça var mı? </b></h3><p>Büyük logolu kıyafet asla giymem.</p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yaz-davetleri-icin-ilham-veren-stiller-1083410" class="related-news galeri"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/05/yaz-davetleri-icin-ilham--883.jpg"/></div><div class="margin-right-md"><svg width="24" height="22" viewBox="0 0 24 22" fill="none" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path fill-rule="evenodd" clip-rule="evenodd" d="M23.7033 3.15576C23.4972 2.87491 23.1788 2.69803 22.8315 2.67138L5.233 0.637083C4.8899 0.608351 4.5475 0.699629 4.26431 0.89543C4.0135 1.11323 3.84297 1.40886 3.77993 1.73501L3.48932 4.25369H18.9243C20.3959 4.28706 21.5858 5.46275 21.6367 6.93381V18.3324C21.6367 18.3008 21.7063 18.2692 21.7924 18.2301C21.8824 18.1892 21.9905 18.14 22.0565 18.074C22.3239 17.8641 22.4789 17.5421 22.4763 17.2022L23.9939 4.09219C24.0275 3.75355 23.9227 3.41578 23.7033 3.15576ZM13.5963 10.292C13.5963 11.0767 12.9602 11.7128 12.1755 11.7128C11.3908 11.7128 10.7547 11.0767 10.7547 10.292C10.7547 9.50731 11.3908 8.87118 12.1755 8.87118C12.9602 8.87118 13.5963 9.50731 13.5963 10.292ZM10.5287 17.2668C11.0632 17.7156 11.736 17.9664 12.4339 17.9772C12.9795 17.9839 13.5161 17.8385 13.9838 17.5574L20.3451 13.8762V20.1406C20.3451 20.851 19.6347 21.3676 18.9243 21.3676H1.1967C1.18535 21.368 1.174 21.3681 1.16265 21.3681C1.14091 21.3682 1.11918 21.3676 1.0975 21.3663C0.456502 21.3304 -0.034053 20.7816 0.00191956 20.1406V17.7511L5.00694 14.07C5.6082 13.6084 6.45512 13.6494 7.00897 14.1669L10.5287 17.2668ZM1.19673 5.54526H18.9243C19.6833 5.57672 20.2962 6.17569 20.345 6.93374V12.3585L13.3057 16.4595C12.7012 16.8176 11.9362 16.7527 11.4005 16.298L7.84858 13.1981C6.84312 12.3015 5.3463 12.2341 4.26431 13.0367L0.00195007 16.1366V6.93374C0.00195007 6.22334 0.486325 5.54526 1.19673 5.54526ZM9.4631 10.2919C9.4631 11.79 10.6775 13.0044 12.1755 13.0044C13.6736 13.0044 14.888 11.79 14.888 10.2919C14.888 8.79387 13.6735 7.5795 12.1755 7.5795C10.6775 7.5795 9.4631 8.79393 9.4631 10.2919Z" fill="#E60000"/></svg></div><h3>Yaz Davetleri İçin İlham Veren Stiller</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/yasam/sim-atli-ile-stil-ve-mucevherler-uzerine-1083347" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/17/sim-atli-ile-sim-and-roz--953_2-52.jpg"/></div><h3>Sim Atlı ile Stil ve Mücevherler Üzerine</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/foto-galeri/2024-amfar-galasi-en-iyi-kirmizi-hali-stilleri-1083376" class="related-news galeri"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/24/2024-amfar-galasi-en-iyi--905_2-52.jpg"/></div><div class="margin-right-md"><svg width="24" height="22" viewBox="0 0 24 22" fill="none" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path fill-rule="evenodd" clip-rule="evenodd" d="M23.7033 3.15576C23.4972 2.87491 23.1788 2.69803 22.8315 2.67138L5.233 0.637083C4.8899 0.608351 4.5475 0.699629 4.26431 0.89543C4.0135 1.11323 3.84297 1.40886 3.77993 1.73501L3.48932 4.25369H18.9243C20.3959 4.28706 21.5858 5.46275 21.6367 6.93381V18.3324C21.6367 18.3008 21.7063 18.2692 21.7924 18.2301C21.8824 18.1892 21.9905 18.14 22.0565 18.074C22.3239 17.8641 22.4789 17.5421 22.4763 17.2022L23.9939 4.09219C24.0275 3.75355 23.9227 3.41578 23.7033 3.15576ZM13.5963 10.292C13.5963 11.0767 12.9602 11.7128 12.1755 11.7128C11.3908 11.7128 10.7547 11.0767 10.7547 10.292C10.7547 9.50731 11.3908 8.87118 12.1755 8.87118C12.9602 8.87118 13.5963 9.50731 13.5963 10.292ZM10.5287 17.2668C11.0632 17.7156 11.736 17.9664 12.4339 17.9772C12.9795 17.9839 13.5161 17.8385 13.9838 17.5574L20.3451 13.8762V20.1406C20.3451 20.851 19.6347 21.3676 18.9243 21.3676H1.1967C1.18535 21.368 1.174 21.3681 1.16265 21.3681C1.14091 21.3682 1.11918 21.3676 1.0975 21.3663C0.456502 21.3304 -0.034053 20.7816 0.00191956 20.1406V17.7511L5.00694 14.07C5.6082 13.6084 6.45512 13.6494 7.00897 14.1669L10.5287 17.2668ZM1.19673 5.54526H18.9243C19.6833 5.57672 20.2962 6.17569 20.345 6.93374V12.3585L13.3057 16.4595C12.7012 16.8176 11.9362 16.7527 11.4005 16.298L7.84858 13.1981C6.84312 12.3015 5.3463 12.2341 4.26431 13.0367L0.00195007 16.1366V6.93374C0.00195007 6.22334 0.486325 5.54526 1.19673 5.54526ZM9.4631 10.2919C9.4631 11.79 10.6775 13.0044 12.1755 13.0044C13.6736 13.0044 14.888 11.79 14.888 10.2919C14.888 8.79387 13.6735 7.5795 12.1755 7.5795C10.6775 7.5795 9.4631 8.79393 9.4631 10.2919Z" fill="#E60000"/></svg></div><h3>2024 amFAR Gala'sı En İyi Kırmızı Halı Stilleri</h3></a><p class="MsoNormal"><b>Fotoğraflar: </b>Serkan Eldeleklioğlu</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/asli-naibi-ile-stil-sohbeti-1083415</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/asli-naibi-ile-stil-sohbe-959_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083414</guid><pubDate>Thu, 06 Jun 2024 13:28:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Meriç Küçük ile Yaz Gardırobu Önerileri]]></title><description><![CDATA[Yıllardır radarımızda olan Meriç Küçük ile “güzel” giyinmenin önemini, yaz gardırobunu ve favori aksesuarlarını konuştuk.]]></description><content:encoded><![CDATA[<h3><b>"Güzel"  giyinmek ne kadar önemli hayatında? </b></h3><p>Giyim; geçmişimizin, yaşam stilimizin ve gustomuzun tek  üründe beden bulmuş hali olabilir. O nedenle güzel giyinmek değil ama kişinin  kendine uygun giyinmesi önemli. Neticede insanoğlu olarak sosyal varlıklarız,  diğer kişide bıraktığımız iz ile kendi benliğimizi tamamlıyoruz ve konuşulmayan  birçok farklı dil ile iletişim kuruyoruz. Üzerimizde ne taşıyacağımızla ilgili  seçimlerimiz kim olduğumuzla ya da o anki ruh halimizle ilgili tahminimizden  çok daha fazla şey anlatıyor olabilir.</p><h3><b>Gardırobundaki  parçaları kombinlemek için ne kadar mesai harcıyorsun? </b></h3><p>Kombin yapmak için fazla zaman harcadığımı söyleyemem. Hatta  çoğunlukla elbise giyip çıkmayı hızlı ve kolay bulurum. Yoğun tempoda yaşarken  pratik seçimler hayati önem kazanıyor ama yine de bazı günler beş kombin  deneyip mutsuz olduğum olur. Eminim hepimiz biliyoruz ki bunun kombinle ya da  gardırobumuzla bir ilgisi yok. Tamamen duygusal.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/2-06062024c8550a3e.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/3-06062024f63630fa.jpg"/><h3><b>Giyinmeye  nereden başlarsın? Nasıl karar verirsin ne giyineceğine?</b></h3><p>O gün gideceğim toplantılar, davetler ve bulunacağım  mekanlara göre karar veririm. Görüşmelerimin ciddiyeti ya da rahatlığı,  toplantı sonrası katılacağım davetlerin şıklığı ya da sporluğu o günkü  kombinimi belirler. Bir de tabii sabahki ruh halim. Bazen çok rahat bir gün  olmasına rağmen şık giyinme hevesiyle uyanırım ve içimden gelen ses ne diyorsa  onu yaparım.</p><h3><b>Gardırop/giyinme  odası düzenini nasıl sağlıyorsun?</b></h3><p>Her sezon, bir dolap temizliği yaparım. Fazla kışlıkları  kaldırır ara sezonları tutarım. Sezon değişimi yapmak geçmiş sezonlara ait  kıyafetlerimi özlememi ve yeni gibi hissetmemi sağlıyor. Pantolon ve üst  giyimleri bir tarafta, spor giyim ve kazak gibi üstleri farklı bir tarafta,  hızlı kombin yapabileceğim şekilde gruplayarak ayarlıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/4-06062024123a3c22.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/5-0606202450030804.jpg"/><h3><b>Giyinmediğin  kıyafetleri nasıl değerlendiriyorsun?</b></h3><p>Öncelikle aile üyeleri arasında dağılıyor, kimisi  arkadaşlarıma kimisi bağış kutusuna gidiyor. Zaman zaman ikinci el  kıyafetlerimi sattığım platformlarda da ürünleri listeliyorum.</p><h3>Yaz gardırobunun vazgeçilmez parçaları neler?</h3><p>Uzun elbiseler, rahat, doğal kumaştan bol pantolonlar, derin  dekolteli günden geceye kombinlenebilecek parçalar favorim.</p><h3>Yazın en sevdiğin look hangisi?</h3><p>Derin sırt dekolteli upuzun bir elbiseye hiçbir zaman hayır demem.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/8-060620244916faa3.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/6-060620241d2e998c.jpg"/><h3>Vazgeçilmez yaz parfümün?</h3><p>Şu sıralar favorilerim Dioriviera ve Gucci Memoire.</p><h3>Olmazsa olmaz yaz aksesuarın?</h3><p>Güneş gözlüğü ve halhal.</p><h3>Yaz koleksiyonlarını en beğendiğin marka?</h3><p>Cult Gaia; cesur desenleri, farklı kumaş ve dekolteleriyle  tam bir yaz markası. Desensiz ama cesur yazlık parçalar için Jacquemus de  favorim.</p><h3>Bu yaz kendine neler aldın?</h3><p>Mavi ve sarı tonlarında uzun etek ve elbiseler, kırmızı,  pembe tonlarında mini gece elbiseleri ve en çok da el örgüsü parçalar.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/1-06062024e92f34d3.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/7-06062024c38b0cd1.jpg"/><h3>Yazın asla yapmayacağın kombin?</h3><p>Sanırım giymekte en zorlandığım şey siyah jean ve deri ceket.  Ama asla asla demem.</p><h3>Canın hiçbir şey giyinmek istemediğinde ne giyinirsin? </h3><p>Blue jean, beyaz gömlek ve babet.</p><p><br></p><p class=""><b>Fotoğraflar:</b> Ece Oğultürk</p><p class=""><br></p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/roportajlar/selin-turkmen-ile-soru-cevap-1083416" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/selin-turkmen-ile-soru-ce-701_2-52.jpg"/></div><h3>Selin Türkmen ile Soru-Cevap</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/moda/pelin-kaya-ile-yaz-sezonu-trendleri-uzerine-1083413" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/pelin-kaya-ile-yaz-sezonu-654_2-52.jpg"/></div><h3>Pelin Kaya ile Yaz Sezonu Trendleri Üzerine</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/6-haziran-ikizler-burcu-yeni-ayinda-burclari-neler-bekliyor-1083409" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/05/6-haziran-ikizler-burcu-y-215_2-52.jpg"/></div><h3>6 Haziran İkizler Burcu Yeni Ayında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/meric-kucuk-ile-yaz-gardirobu-onerileri-1083414</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/meric-kucuk-ile-yaz-gardi-201_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083413</guid><pubDate>Thu, 06 Jun 2024 13:06:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Pelin Kaya ile Sezon Trendleri Üzerine]]></title><description><![CDATA[Pelin Kaya, namıdiğer @modavesosyete ile yaz stilini, sezonun olmazsa olmazlarını ve değişen şıklık anlayışını konuştuk.]]></description><content:encoded><![CDATA[<h3><b>Çok başarılı bir moda  yorumcususun. Bir look'u yorumlarken ilk neye bakarsın? Nelere tahammül  edemezsin?</b></h3><p>Yorumlarımı yaparken önceliğim giyilen parçalar ile giyen  kişinin uyumu ve enerjisi oluyor. Ardından parçalar arasındaki uyumu incelemeyi  tercih ediyorum. Bazen ne giyildiğindense parçanın nasıl taşındığı çok daha  kıymetli olabiliyor. Trend olmak ve konuşulmak uğruna itibar zedeleyecek  seçimler yapılmasına ise tahammül edemiyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/pelinkaya1-06062024e178b46d.jpg"/><h3><b>"Güzel" giyinmek ne  kadar önemli senin hayatında?</b></h3><p>Yeni dünya sistemine göre artık her bedenin her şeyi  giymesine çok normal bakılıyor. Ben bu konuda hala geleneksel bakış açısını koruyorum.  Yerine ve bedenine göre giyinmenin daha doğru olduğunu düşünüyorum. Tabii  burada güzel giyinmenin nasıl tanımlandığı da önemli bir kıstas. Yeri  geldiğinde dekolteyi de severim ama dozunda olanını ve giyen kişiyle bütünlük  sağlayan, ön plana çıkmayan dekolteyi severim. Maalesef günümüzde işin dekolte  vermekten çıkıp teşhirciliğe doğru kaymasını üzüntüyle izliyorum.  Kıyafetinizle, havanız ve güzelliğinizle tüm gözlerin üzerinizde olabilmesi pek  de önemli değil. Önemli olan, kıyafetinizle TT olabildiniz mi olamadınız mı?  Şıklık bu aralar kimselerin umurunda değil.</p><h3><b>Gardırobundaki  parçaları kombinlemek için ne kadar mesai harcarsın?</b></h3><p>Aslında hiç zaman almıyor desem... Belli bir yaştan sonra  eski yıllardaki tecrübesizlik, her trendi deneme isteği ya da deneysel bakış  açısının yerini konuya iyi hakim olmak alıyor. Gardırobumda her daim zamana  meydan okuyacak parçaları seçmeye özen gösteriyorum. Artık kendi vücudumu çok  iyi tanıyorum ve zevklerimi bu bilinçle harmanlayarak gardırobumu düzenliyorum.  Giydiğim şeylerin içerisinde kendimi rahat hissetmem de önemli. Kısacası  yılların verdiği tecrübeyle kendi giyimimde bir çizgim olduğunu düşünüyorum ve  bu çizgiden çıkmak gibi bir isteğim de yok. Aslında iyi giyinmenin öyle basit  bir matematiği var ki vücut yapınızı da bu denklemin içine doğru bir şekilde  katarsanız zamanla gelişen deneme yanılma yoluyla baya pratik sahibi  olabilirsiniz. Hayatta 30-40'lı yaşları atlatmış her kadının bu noktaya  eriştiğini ve bilince vardığını düşünüyorum. Ama çok özel bir davet varsa onun  öncesinde ne giyeceğimi uzun uzun düşünmek ve seçimlerimi ince elemek benim  kişisel zevkim oluyor. Buna biraz da planlı, programlı ve garantici olmanın  keyif aldığım tarafı da diyebiliriz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/pelinkaya2-060620249c1b2433.jpg"/><h3><b>Giyinmeye nereden  başlarsın? Nasıl karar verirsin ne giyineceğine? Önceden planlar mısın son anda  moduna göre mi karar verirsin?</b></h3><p>Öncelikle nereye gideceğim, kimlerle olacağım ve ne kadar  zaman geçireceğim önemli. Gideceğim yere göre görünümümün iddia dozu değişiklik  gösteriyor. Gideceğim yere yürüyerek ve arabayla gitmek de seçimlerimi  etkiliyor. Eğer arabayla ulaşım sağlıyorsam daha yüksek ve şık ayakkabı  modellerine yönelebiliyorum. İşlerimin hepsi yürüme mesafesindeyse daha spor  seçimler yapıyorum. Sanırım ayakkabı seçimimden görünümümü buna göre tamamlıyorum  diyebilirim.</p><h3><b>Gardırop/giyinme  odası düzenini nasıl sağlıyorsun? Giyinmediğin kıyafetleri nasıl  değerlendiriyorsun?</b></h3><p>Sağlayamıyorum. Zira düzeni sağlamak konusunda ciddi bir  desteğe ihtiyacım var. Giyinme odamın trafiği çok yoğun. Girenlerin sayısıyla  çıkanların sayısı çok dengesiz. Sonunda bana göre son derece radikal bir  değişiklik yapmak durumunda kaldım. Artık tamamen bende kalacak sıfırdan  parçalar almak yerine, çalıştığım ya da dost markalardan özel zamanlarda tercih  etmek üzere ürün desteği alıyorum. Hem gardırobum kalabalık olmuyor hem sosyal  medya paylaşımımda marka memnun oluyor, ben de günü seçtiğim şık bir kıyafetle  tamamlamış olmanın rahatlığını yaşıyorum. Mevcut parçalarda ise düzenli  aralıklarla ayıklamalar yaparak derneklere gönderim sağlamayı ve döngüyü bu  şekilde devam ettirmeyi tercih ediyorum. Kızımın yaşı henüz gelmedi ancak  özellikle gelecekte onun tercih etmek isteyebileceği kıyafetlerimi, çantalarımı  ve aksesuarlarımı saklamaya çalışıyorum.</p><h3><b>Yaz gardırobunun  vazgeçilmez parçaları neler?</b></h3><p>Yazın gardıroplarda klişe ama her daim olması gereken  parçalar arasında pamuklu keten takımlar, gömlekler, kurtarıcı atletler,  jean/kumaş şortlar, kapri ve cigarette pantolonlar olmalı. Kendim için  söyleyecek olursam da iyi kumaş ve kalıptan tek parça kurtarıcı elbiseler ve  tabii ki kendini gösteren gold aksesuarlar. Renk olarak siyahı çok seviyorum  ama yazın enerjisini yansıtacak renk alternatiflerini de mutlaka  değerlendiriyorum. Gömlek-pantolon takımlar da büyük kurtarıcım. Özellikle  terletmeyen tamamen pamuklu takımları tercih ediyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/pelinkaya5-0606202408fa191a.jpg"/><h3><b>Yazın en sevdiğin  look hangisi?</b></h3><p>İyi kalıpta kapri pantolon ve üzerine terletmeyecek pamuklu  efil efil bir bluz. Bu look, güzel bir hasır şapka veya eşarpla da  kombinlenebilir. Tabii bir de vazgeçilmez aksesuarım gözlük, olmazsa olmaz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/pelinkaya6-06062024bd4075ae.jpg"/><h3><b>Olmazsa olmaz yaz  aksesuarın?</b></h3><p>Kendini gösteren oversize gold aksesuarlar ve büyük  gözlükler hem kurtarıcı oluyor hem de görünümü yükseltiyor. Bu nedenle sıkça  tercih ediyorum. İşim gereği yoğun bir davet trafiğim oluyor. Bu dönemlerde  cilt sağlığımı daha fazla önemsemem gerekiyor. Bu gibi zamanlarda makyaj tercih  etmeyen ve doğru bakım ürünleriyle cildine yatırım yapan biri olarak gözlük  seçimi gerçekten kurtarıcı oluyor. Saça çekilmiş güzel bir fön, degrade camlı  bir gözlük ve çarpıcı bir rujla işi bitiyorum.</p><h3><b>Yaz koleksiyonlarını  en beğendiğin marka?</b></h3><p>Bu sene Jacquemus yaz koleksiyonunu çok beğendim. Loewe, Miu  Miu, Prada, Dior yaz koleksiyonlarında renkleri, desenleri ve kumaşlarıyla bir  adım önde. Hatta Jacquemus çantaları sevmeyen biri olarak bu sezon yeni çanta  modellerinden sipariş verdim, gelmelerini bekliyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/pelinkaya3-06062024fd92e668.jpg"/><h3><b>Bu yaz kendine neler  aldın?</b></h3><p>Mevsimlerin yumuşadığı kanısındayım, o nedenle özel spesifik  bir yazlık giysiden söz edemem. Örneğin yaz akşamında serin bir günde çok ince  bir ceket ya da trençkot giyebilirim. Zara, Massimo Dutti, Cos, Ipekyol,  Machka, Roman, Nu, Mapa en sık alışveriş yaptığım markalar. Koton, adL gibi  markaların iş birliği koleksiyonlarını da takip etmekten keyif alıyorum. Yaz  alışverişimde iyi model ve kumaştan şık parçalar ile lüks ayakkabı ve  çantalarımı harmanlamayı seviyorum. Kendimi bildim bileli ayakkabı ve çantada  lüks marka takıntım var. Çünkü ayakkabı ve çanta seçiminiz kıyafetinizi rezil  de vezir de edecek güçte. Ama son 2-3 senedir global perakende markalarında şık  ve kaliteli parçaların olmasıyla marka takıntım biraz olsun kırıldı. Zara ve  Massimo Dutti Studio'nun yazlık sandaletleri, bütçemi dengelemede  kurtarıcılarım oluyor.</p><h3><b>Yazın asla  yapmayacağın kombin?</b></h3><p>Beni hiçbir zaman, vamp kadın düzeyinde çok seksi bir look  ile göremezsiniz. Hiçbir zaman böyle bir tercihim olmadı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/pelinkaya4-060620243e241d9d.jpg"/><h3><b>Canın hiçbir şey  giyinmek istemediğinde ne giyinirsin?</b></h3><p>Beli lastikli, uzun paçalı, hafif parlak kumaştan siyah bir  pantolon üzerine pamuklu siyah bir bluz, üstüne iyi kalıp bir trençkot/biker  ceket ve topuksuz düz şık bir ayakkabı. Bu kombin fotoğrafta iyi görünmenizi de  sağlar. Ve mutlaka enerji yükseltmek için kırmızı ya da gül kurusu renginde ruj.</p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/foto-galeri/2024-ilkbaharyaz-gelinlik-trendleri-1083134" class="related-news galeri"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/02/2024-ilkbaharyaz-gelinlik-429_2-52.jpg"/></div><div class="margin-right-md"><svg width="24" height="22" viewBox="0 0 24 22" fill="none" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path fill-rule="evenodd" clip-rule="evenodd" d="M23.7033 3.15576C23.4972 2.87491 23.1788 2.69803 22.8315 2.67138L5.233 0.637083C4.8899 0.608351 4.5475 0.699629 4.26431 0.89543C4.0135 1.11323 3.84297 1.40886 3.77993 1.73501L3.48932 4.25369H18.9243C20.3959 4.28706 21.5858 5.46275 21.6367 6.93381V18.3324C21.6367 18.3008 21.7063 18.2692 21.7924 18.2301C21.8824 18.1892 21.9905 18.14 22.0565 18.074C22.3239 17.8641 22.4789 17.5421 22.4763 17.2022L23.9939 4.09219C24.0275 3.75355 23.9227 3.41578 23.7033 3.15576ZM13.5963 10.292C13.5963 11.0767 12.9602 11.7128 12.1755 11.7128C11.3908 11.7128 10.7547 11.0767 10.7547 10.292C10.7547 9.50731 11.3908 8.87118 12.1755 8.87118C12.9602 8.87118 13.5963 9.50731 13.5963 10.292ZM10.5287 17.2668C11.0632 17.7156 11.736 17.9664 12.4339 17.9772C12.9795 17.9839 13.5161 17.8385 13.9838 17.5574L20.3451 13.8762V20.1406C20.3451 20.851 19.6347 21.3676 18.9243 21.3676H1.1967C1.18535 21.368 1.174 21.3681 1.16265 21.3681C1.14091 21.3682 1.11918 21.3676 1.0975 21.3663C0.456502 21.3304 -0.034053 20.7816 0.00191956 20.1406V17.7511L5.00694 14.07C5.6082 13.6084 6.45512 13.6494 7.00897 14.1669L10.5287 17.2668ZM1.19673 5.54526H18.9243C19.6833 5.57672 20.2962 6.17569 20.345 6.93374V12.3585L13.3057 16.4595C12.7012 16.8176 11.9362 16.7527 11.4005 16.298L7.84858 13.1981C6.84312 12.3015 5.3463 12.2341 4.26431 13.0367L0.00195007 16.1366V6.93374C0.00195007 6.22334 0.486325 5.54526 1.19673 5.54526ZM9.4631 10.2919C9.4631 11.79 10.6775 13.0044 12.1755 13.0044C13.6736 13.0044 14.888 11.79 14.888 10.2919C14.888 8.79387 13.6735 7.5795 12.1755 7.5795C10.6775 7.5795 9.4631 8.79393 9.4631 10.2919Z" fill="#E60000"/></svg></div><h3>2024 İlkbahar/Yaz Gelinlik Trendleri</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/foto-galeri/2024-ilkbaharyaz-moda-trendleri-1082717" class="related-news galeri"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/01/03/2024-ilkbaharyaz-moda-tre-723_2-52.jpg"/></div><div class="margin-right-md"><svg width="24" height="22" viewBox="0 0 24 22" fill="none" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path fill-rule="evenodd" clip-rule="evenodd" d="M23.7033 3.15576C23.4972 2.87491 23.1788 2.69803 22.8315 2.67138L5.233 0.637083C4.8899 0.608351 4.5475 0.699629 4.26431 0.89543C4.0135 1.11323 3.84297 1.40886 3.77993 1.73501L3.48932 4.25369H18.9243C20.3959 4.28706 21.5858 5.46275 21.6367 6.93381V18.3324C21.6367 18.3008 21.7063 18.2692 21.7924 18.2301C21.8824 18.1892 21.9905 18.14 22.0565 18.074C22.3239 17.8641 22.4789 17.5421 22.4763 17.2022L23.9939 4.09219C24.0275 3.75355 23.9227 3.41578 23.7033 3.15576ZM13.5963 10.292C13.5963 11.0767 12.9602 11.7128 12.1755 11.7128C11.3908 11.7128 10.7547 11.0767 10.7547 10.292C10.7547 9.50731 11.3908 8.87118 12.1755 8.87118C12.9602 8.87118 13.5963 9.50731 13.5963 10.292ZM10.5287 17.2668C11.0632 17.7156 11.736 17.9664 12.4339 17.9772C12.9795 17.9839 13.5161 17.8385 13.9838 17.5574L20.3451 13.8762V20.1406C20.3451 20.851 19.6347 21.3676 18.9243 21.3676H1.1967C1.18535 21.368 1.174 21.3681 1.16265 21.3681C1.14091 21.3682 1.11918 21.3676 1.0975 21.3663C0.456502 21.3304 -0.034053 20.7816 0.00191956 20.1406V17.7511L5.00694 14.07C5.6082 13.6084 6.45512 13.6494 7.00897 14.1669L10.5287 17.2668ZM1.19673 5.54526H18.9243C19.6833 5.57672 20.2962 6.17569 20.345 6.93374V12.3585L13.3057 16.4595C12.7012 16.8176 11.9362 16.7527 11.4005 16.298L7.84858 13.1981C6.84312 12.3015 5.3463 12.2341 4.26431 13.0367L0.00195007 16.1366V6.93374C0.00195007 6.22334 0.486325 5.54526 1.19673 5.54526ZM9.4631 10.2919C9.4631 11.79 10.6775 13.0044 12.1755 13.0044C13.6736 13.0044 14.888 11.79 14.888 10.2919C14.888 8.79387 13.6735 7.5795 12.1755 7.5795C10.6775 7.5795 9.4631 8.79393 9.4631 10.2919Z" fill="#E60000"/></svg></div><h3>2024 İlkbahar/Yaz Moda Trendleri</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/foto-galeri/2024-yilinin-one-cikan-makyaj-trendleri-1082759" class="related-news galeri"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/01/10/2024-yilinin-one-cikan-ma-534_2-52.jpg"/></div><div class="margin-right-md"><svg width="24" height="22" viewBox="0 0 24 22" fill="none" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path fill-rule="evenodd" clip-rule="evenodd" d="M23.7033 3.15576C23.4972 2.87491 23.1788 2.69803 22.8315 2.67138L5.233 0.637083C4.8899 0.608351 4.5475 0.699629 4.26431 0.89543C4.0135 1.11323 3.84297 1.40886 3.77993 1.73501L3.48932 4.25369H18.9243C20.3959 4.28706 21.5858 5.46275 21.6367 6.93381V18.3324C21.6367 18.3008 21.7063 18.2692 21.7924 18.2301C21.8824 18.1892 21.9905 18.14 22.0565 18.074C22.3239 17.8641 22.4789 17.5421 22.4763 17.2022L23.9939 4.09219C24.0275 3.75355 23.9227 3.41578 23.7033 3.15576ZM13.5963 10.292C13.5963 11.0767 12.9602 11.7128 12.1755 11.7128C11.3908 11.7128 10.7547 11.0767 10.7547 10.292C10.7547 9.50731 11.3908 8.87118 12.1755 8.87118C12.9602 8.87118 13.5963 9.50731 13.5963 10.292ZM10.5287 17.2668C11.0632 17.7156 11.736 17.9664 12.4339 17.9772C12.9795 17.9839 13.5161 17.8385 13.9838 17.5574L20.3451 13.8762V20.1406C20.3451 20.851 19.6347 21.3676 18.9243 21.3676H1.1967C1.18535 21.368 1.174 21.3681 1.16265 21.3681C1.14091 21.3682 1.11918 21.3676 1.0975 21.3663C0.456502 21.3304 -0.034053 20.7816 0.00191956 20.1406V17.7511L5.00694 14.07C5.6082 13.6084 6.45512 13.6494 7.00897 14.1669L10.5287 17.2668ZM1.19673 5.54526H18.9243C19.6833 5.57672 20.2962 6.17569 20.345 6.93374V12.3585L13.3057 16.4595C12.7012 16.8176 11.9362 16.7527 11.4005 16.298L7.84858 13.1981C6.84312 12.3015 5.3463 12.2341 4.26431 13.0367L0.00195007 16.1366V6.93374C0.00195007 6.22334 0.486325 5.54526 1.19673 5.54526ZM9.4631 10.2919C9.4631 11.79 10.6775 13.0044 12.1755 13.0044C13.6736 13.0044 14.888 11.79 14.888 10.2919C14.888 8.79387 13.6735 7.5795 12.1755 7.5795C10.6775 7.5795 9.4631 8.79393 9.4631 10.2919Z" fill="#E60000"/></svg></div><h3>2024 Yılının Öne Çıkan Makyaj Trendleri</h3></a><p><b>Fotoğraflar:</b> Ertan Demirbilek</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/pelin-kaya-ile-sezon-trendleri-uzerine-1083413</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/pelin-kaya-ile-yaz-sezonu-654_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083412</guid><pubDate>Thu, 06 Jun 2024 12:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Burçin Terzioğlu Hakkında Merak Edilenler]]></title><description><![CDATA[Burçin Terzioğlu, “Yeni sayfalar açtığım bir dönemdeyim” sözleriyle özetlediği hayatının bu bölümünü anlatıyor ve tüm samimiyetiyle kalbini açıyor. Yazın gelişini kutlarken, Burçin Terzioğlu ile kendisi hakkında tüm merak edilenleri konuştuk. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Delice Yarımadası'nda yeşil ve mavinin buluştuğu noktada  konumlanan Anda Barut Collection'da sabahın erken saatlerinde tüm ekip  Burçin'in odasında bir araya geldik. Yazın gelmesinin mutluluğundan mıdır bilinmez  hepimiz sanki her zamankinden daha bir heyecanlı ve neşeli başladık güne.  Burçin ile birkaç yıldır konuştuğumuz kapak çekimimizi ALEM Summer'da  gerçekleştirdiğimiz için ise ekstra mutluyduk. Bu buluşmamızda daha bir  başkaydı Burçin. Daha ışıl ışıl, daha dingin ve daha hayatın akışındaydı. Hiç  şüphesiz 40'lar çok iyi gelmişti ona...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/1-06062024cda8781a.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/2-060620240afca331.jpg"/><h3><b>Şu sıralar hayatının  nasıl bir dönemindesin, her şey yolunda mı?</b></h3><p>Yeni sayfalar açtığım bir dönemimdeyim. Olaylara, kişilere  bakış açımı değiştirdiğim, daha az stres yaptığım, daha güzel bakıp, daha güzel  görmeyi tercih ettiğim bir zaman dilimindeyim. Kendime daha iyi davranıyorum ve  bunun karşılığını da hem bedenen hem ruhen alıyorum.</p><h3><b>Seni şu aralar en çok  ne heyecanlandırıyor? </b></h3><p>Yeni senaryolar okumak ve uyarlanabilecek diziler izlemek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/3-06062024c26768d2.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/4-06062024ae3d11d4.jpg"/><h3><b>40'lı yaşlar sana  nasıl hissettiriyor, değiştiğini düşünüyor musun? </b></h3><p>40'ların başında değişmedim, geçirdirdiğim yıllardan,  yaşlardan bir fark yok sanıyordum. Ta ki iç sesim kulağıma fısıldayana kadar.  Sertliklerimi tam da ortasından esneterek o deneyimleri yaşayabilme özgürlüğünü  tanıyorum kendime. Korkularımdan veya mükemmel olmazsa çekingenliğimden  kurtuldum. Üstüne gitmek ve "ne de olsa insanız, şaşarız, beşeriz" demek bir  cesaretmiş bunu fark ettim bu yılımda. Üzülmek de kaybetmek de yenilmek de  insana dair diyebiliyorum. Sırtımda taşıdığım ve kendime biçtiğim o ağır  kaftanı çıkardım, bir şal attım omzuma, döndüm yüzümü rüzgara o tatlı hissin, o  hafifliğin içimi temizlemesine müsaade ediyorum. Hayatın bana bundan sonra  sunacaklarını merakla bekliyorum tatlı bir kabulle yürüyorum. Sağ olsun  40'larım.</p><h3><b>Ben de kısa bir süre  sonra 40'lı yaşlara geçiş yapacağım, ara ara aydınlanma yaşıyorum, merak  ediyorum sende de böyle oldu mu? </b></h3><p>Hem de nasıl, hoşluklarla gel aramıza. Yolumuzu aydınlatan  küçük ışıklar yanacak bence çoğumuzda. 20'lerde ağır ağır akan zamanın artık  çok hızlı aktığına şahit oldum. 30'larda günlerce oturup kafamı taktığım ya da  boş hırsların, egoların, kısacası peşinden sürüklendiğim şeylerin manasını  yitirdiğini gördüm. O anların, o hislerin aslında bir kimlik arayışı ve "hayata  anca böyle tutunurum" deme şeklim olduğunu fark ettim. Kaç yaşına gelirsen gel,  hangi onluk sayıların içindeysen değişmiyormuş; büyümek, öğrenmek daimiymiş.  Niyetinde varsa aydınlanma isteğin eteğinden düşmüyormuş aslında. Sürüyorsun  onları da her adımda yanında. Suyun akışına hem teslim olmak hem hızını  hissetmek bir aydınlanma olsa gerek. Ya canım acırsa ya çok üzülürsem ya  kaybedersem diye yapacağım eylemlerden kaçınırken kazanamadıklarıma dönüp bakıyorum  ve diyorum ki kendime, ya kaçındığın şeyler senin yaşam yolculuğunda en yakın  yoldaşın ve en faydalı öğretinse... Aydınlanmanın bendeki eğlenceli yansımasını  şöyle bir süsleme yaparak anlatayım. Nokta ışığını aldım üstüme, çıktım sahneye  atıyorum tiratlarımı. Tüm ezberlerimi bozdum, doğaçlıyorum hayatı. Klasik  cümlelerimi astım havaya, gelişine salınıyorum yeni öğretilerim yeni  deneyimlerimle kol kola. Ve şarkımı söylüyorum. "Gelsin hayat bildiği gibi  gelsin..."</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/5-06062024ae8a8cf0.jpg"/><h3><b>Alma-verme dengesi  için ne düşünüyorsun? Bunu ikili ilişkilerinde uygulayabiliyor musun yoksa  genelde hep daha fazla veren taraf mısın?</b></h3><p>Tüm samimiyetimle cevap vereceğim bu soruya. Çünkü bu durum  benim 40'larımın aydınlanma içeriğinin baş köşesinde. Ve bu seneki  challenge'ım. Listem uzun ama bu madde ilk üç içinde. İlişkinin ayağını  kaydıran, karşı tarafta tek yönlü bir alışkanlık sağlayan önemli bir sorun bu  hayatımda. İş, arkadaşlık, aile ya da aşk fark etmez, benim hesaplamalarım hep  burada şaşıyor, sonuç yanlış veriyor. Çocukluktan edinilmiş bir alışkanlık  belki de. "Böyle yaparsam sevgiyi sağlamlarım" diye düşündüğüm bir arazım.  Artık bunu kabul edip tamir etmeye, değiştirmeye karar verdiğim bir kırmızı  çizgi bu. Özverinin sınırlarını zorlayıp karşılık beklemeden ortaya bıraktım  hep ve hatalar silsilesi burada başladı sanırım. Tabii ki hayatıma girmiş  herkes için geçerli değil. Karşındaki insanı o lezzetli yemeklere alıştırıp,  bir gün olsun sofra kurmakta geciktiğin ya da "bugün ne yesek?" diye sorduğunda  aranızdaki alma-verme dengesinin şekeri  düşüyor. Ve o agresyonu gidermek sadece benim vazifemmiş gibi tekrardan görev  başı yapıyorum. Adil olmayan bu sisteme içinde baş kaldırmadığın sürece, tabii  ki o sessizliğin ve toleren görevmiş sayılıyor. Ben bunu senelerce yaptım  birçok yerde ve birçok kişiye. Önceliği hep diğerlerine verdim. İstemenin  güçsüzlük gibi göründüğüne inandım. "Ben bana yeterim, kimseye ihtiyacım yok"  dedim ve kendi öz huzurumun bacağına sıktım. Birini mutlu etmek, onun için her  şeyi yapmak pür bir sevgi içerir tabii ama bunu tek taraflı yaparken karşındaki  insanın seni mutlu edebilme tatminini de elinden alıyorsun. Tabii buna niyeti varsa  ve kalbin karşılıklı iyilikle güzelleşeceğine inanıyorsa. Alma verme dengesini  becerdiğim, buna açık insanlarla karşılaşabildiğim ya da hayatımdaki  insanlardan bunu talep edebilecek rahatlıkta olabildiğim bir yaş dileğiyle  üfledim bu yıl pastamı.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/6-060620242b99f2d9.jpg"/><h3><b>Kişisel gelişimin  için özel bir şeyler yapıyor musun?</b></h3><p>Farklı kitap ve müzik türlerine açtım kendimi,  meditasyonlarımı daha çeşitli öğretilerden ve düzenli yapmaya başladım. Galiba  bakış açısını değiştirmek kişisel yolculuğunda sana kolay ulaşılabilir bir iç  huzur sağlıyor.</p><h3><b>Hem çok neşeli ve  canayakın hem de bir o kadar mesafelisin. Bunu nasıl başarıyorsun? </b></h3><p>Bu soruyla o kadar çok karşılaşıyorum ki. İnsanlar beni  tanıdıktan ve tabii ki bunu söyleyebilecek samimiyete ulaştıktan sonra hep aynı  şeyi dile getirirler; sen hiç göründüğün gibi değilmişsin. O cümledeki doğru  anlatım aslında, benim ön yargım seni böyle bir kalıba koymuştu olmalı ama  sonuçta çoğunluğun en büyük defosu ön yargı değil mi zaten! Ben de çok yaparım  bunu. Bana da yeni bir challenge işte. Ön yargıları hayatından çıkar Burçin.  Ben mesafeli diye algılanmaktan rahatsızlık duymuyorum yanlış anlamayın. Kol  mesafesini seven biriyim. Yakınıma gelirken o aralıkta ayarsız bir durum  oluşmadan, analiz süresi tanımış oluyoruz karşılıklı. Ne ben sevmediğim bir  tavırla karşılaşıyorum ne de bana yaklaşmayı denemiş kişi benim ayar takıntısı  olan eleğimde hırpalanıyor. Benim için zeka çok önemli. Zeki olan bilir çünkü  birine nasıl hitap edeceğini nerede nasıl davranacağını, söze nasıl  girileceğini. Ben herkese eş değerde ve saygıyla yaklaşırım bunun beraberinde  bir de samimiyet olursa çok mutlu olurum. Ben samimi biriyimdir. Emek harcamayı  seçersek karşılıklı ben onu pamuklara sararım, en kıymetli yerine koyarım  kalbimin ve gerçek eğlenceli samimi Burçin'le tanıştırırım. Tanısanız seversiniz  beni.</p><h3><b>Bir röportajında  "sevilmeyi seviyorum" demiştin. Nasıl bir kadın oluyorsun sevildiğinde? </b></h3><p>Sevginin beni sarıp sarmalaması çok hoşuma gidiyor.  Sevildiğini bilmenin verdiği huzur, güven, güç bana güzellik getiriyor. Hem  ruhum güzelleşiyor hem gülüşüm mesela. Derler ya parlıyorsun. Benim kalbim  sevgiyle parlıyor. Enerjim yükseliyor mesela, kahkaham büyüyor. Sevildiğimi  bildiğim yerde çok daha konforlu hissediyorum kendimi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/7-06062024e70e549f.jpg"/><h3><b>Aşk şu an hayatının  tam olarak neresinde? </b></h3><p>Ben hayatımın tam ortasındayım, aşk biraz kıyısında bu  aralar.</p><h3><b>Aşkın bittiğini  hissettiğinde kalır mısın yoksa gitmeyi mi seçersin? </b></h3><p>Marifetmiş ya da doğruymuş gibi sığ bir yerden  konuşuyormuşum gibi algılansın istemem tabii ama ben güzel giderim, tertemiz  dönüşsüz giderim. Bir Balık burcu olarak mutlu olmadığımı, nefes alamadığımı,  beslenemediğimi hissettiğim zaman hemen oradan uzaklaşıp kendi denizime dönmek,  tekse tek, sürüm varsa onlarla yeni denizlere yol almak isterim. Bir süre o  bitiş duygusunu tartarım içimde, çoğu kadın gibi içeriden gözlemlerim, son  kırıntıları tüketip, çabaya değmez kesin bir vazgeçiş olduğuna emin olursam  kendi sularıma dönerim. Evime sığınırım mesela bir dönem. Mabedim orasıdır  benim. Arkadaşlarım, ailem ve en çok da işime sarılırım. Ne istemediğimin  bilgisi ileride daha az hatalı seçimler yapmamı sağlar. Aşka da küsmem. Saat  düşüp kırıldı diye zaman akmaktan vazgeçmiyor sonuçta.</p><h3><b>Çocuk yaşlardan  itibaren setlerde olmak nasıl hissettiriyor, ilk kamera karşısına geçtiğin anı  hatırlıyor musun? </b></h3><p>Hatırlıyorum hayal meyal. Dört yaşındaydım. Oyun gibi  gelmişti. İlk kez set gördüğüm günün üzerinden 40 sene geçmiş. Bazen yorgun  hissediyorum bu anlamda ama çoğu zaman da şanslı. Uykusuz ve tükenmiş bir set  gecesinde emekli olmam gerek artık diye hayıflanıyorum gülüyoruz tabii buna, sonra  ekranda sevdiğim bir sahnemi izlerken ne mutlu bana mesleğimin yaşı yok, ölene  kadar yaşayabileceğim bu tatmin duygusunu diyorum. Ben uzun yol severim, tek  başına direksiyonun başına geçmek, yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak,  başka hayatlara şahitlik etmek hep çok heyecanlandırır beni. Algımı diri tutar.  Oyunculuğun verdiği tat böyle bir şey bana. O yıllardan bu yıllara değişenler  var tabii. Arkada çocuk koltuğunda başladığım yolculuk; şimdi rotasını benim  belirlediğim, istediğim durakta mola verip dinlendiğim, kendi maceramın  kahramanı olduğum, benim seçtiğim bir özgürlük hikayesi... Bu yolun sonu nereye  çıkar, beni nereye konumlandırır bilmem ama nereye gideceğimden çok o yolda  görüp öğreneceklerime, keşiflerime kanalize olmayı da ihmal etmem mesleki  akışımda. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/8-06062024824b5473.jpg"/><h3><b>20'li yaşlardaki  Burçin'e ve hemcinslerine şu anki aklınla neler söylemek istersin?</b></h3><p>O şahane toyluğun verdiği cesaretin tadını çıkar. Kapa  gözünü, tıka kulağını, tak ayağına topuklunu, tüm çılgınlıkları yap. Buralara  geldiğinde mantığın ve biyolojin hep seni dizginleyecek ve hayat sana bol  sorumluluk, bol sorun çıkaracak. Ayrıca bu yaşları çok da merak etme zaten  mecburi istikamet, sen anda kal, aşkın da hakkını ver, enerjinin de. Kendini  sev. Bazen her şeyden fazla. Eğitiminden ve ekonomik gücünü eline almaktan  hiçbir şey ve hiç kimse için vazgeçme. Hayatını güçlü kadınları örnek alarak  şekillendir, kolay ve basit yoldan kazananlarla değil. Kolay olan hiçbir şey  gerçek bir hak ediş değildir. Ve 20'lerdeki Burçin'cim; bulutlar hala sadece  toz pembe değil bu yaşlarda da ama sen kasveti de seveceksin ileride. Bir huzur  barındırıyor içinde korkma. Öğreneceksin. Nereden baktığınla ilgili. Bizi merak  etme, hala en iyi versiyonumuzu bulamadık belki ama aramaktan da vazgeçmedik.  Zaman zaman ayağımız gördüğümüz bildiğimiz taşlara takılıyor olabilir.  Sendeliyoruz, düşüyoruz ama sana söz verebilirim; canın daha az yanacak  40'larında. Çünkü acı eşiğini yükselttim ben 30'larımızda. Ve artık acının  yoğunluğu değil önemli olan, gelince anlayacaksın buralara, o yoğunluk üstünden  kalktığında bıraktığı izlerden çıkardığın ders önemli olacak artık. O pes  etmeyi düşündüğün anlar var ya; o anlarda çıkarttığın tırnaklarla tutunuyorum  hala şu anda 40'lı hayatıma. Belki küçük bir kızım olmadı bu yaşımda ama ben  hala içimde seni büyütüyor, anlıyor, görüyor, biliyor ve seviyorum. Yürü be  güzelim. Ben bir yerlerde o yolları aşabilmenin gururuyla seni bekliyor  olacağım.</p><h3><b>Yakın zamanda yeni  projeler, sürprizler var mı? </b></h3><p>Adı üstünde, sürpriz!</p><h3><b>Her rolde farklı bir  karaktere bürünüyorsun, set bitince o rolden çıkmak zor oluyor mu? </b></h3><p>İş devam ederken o enerjinin bir şekilde duygularına, hareketlerine  ve hatta bazen kararlarına etki ettiğini gördüm kendi içimde de ama asla iş  bittikten sonra rolden çıkamamak gibi bir şey olmadı. Bana saçma ve özür  dilerim ama biraz komik geliyor. Ben bu hayatta Burçin olmaktan mutluyum. O  karakterler ben değilim ve öyle bir çatlağım yok haznemde. Oraya takılıp  kalamam. Yenilerini sahiplenmem için özüme dönmem gerek.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/9-060620241aa25b52.jpg"/><h3><b>İnanılmaz formdasın.  Spor ve sağlıklı beslenmeyle iç içe olduğunu biliyorum. Bu motivasyonu nasıl  sağladın? </b></h3><p>Bir sağlık sorunuyla ilgili sebeplerden ötürü çok fazla kilo  almıştım ve o halime ayrılan sürenin sonuna geldiğimde iki ay gibi kısa bir  dönemde çift haneli bir kilo verdim. Ardından antrenman ve bana özel planlanmış  bir beslenme yöntemiyle özlediğim eski halime geri döndüm. En önemli  motivasyonum yıllarca sağlıkla taşımak istediğim bedenime iyi davranmak galiba.  Çünkü olmak istediğin hal, kendine nasıl davrandığınla ilgili. </p><h3><b>Yalnız kaldığında  neler yapmaktan keyif alıyorsun? </b></h3><p>Yalnızlığı çok severim her şeyi yaparım. Tek başıma bir  yerde yemek yemekten, sinemaya gitmekten çok mutlu olurum. Tek yürüyüş yapmak  sağlıklı düşünebilmemi sağlıyor mesela. Kendimle aram iyidir. Hiç sıkılmam.  Yazarım evde yalnızken. Kimse bilmez, okutmam. Ben bana yazarım. Bazen saklarım  bazen yırtıp atarım. Evet yırtarım. Çünkü hala kalem ve kağıt kullanıyorum ve  buna bayılıyorum. Eski bir dosttan vazgeçememek gibi. Bolca dizi ve film  izlerim. Sezonlar bitirebilirim evde tek başıma. </p><h3><b>Çok hayal kurar  mısın, en büyük hayalin nedir? </b></h3><p>Bazı dönemlerde daha realist bir açıdan bakıp olabilite  hesabı yapıyorum ve beynim hemen o hayalde istatiksel ayrıntılara girip tadımı  kaçırıyor. Ama bu aralar coşkun bir arzuyla hayal kuruyorum. Galiba hayal  kurmak bir ihtiyaç. Hayal kurmanın özü değişmese de adı manifest oldu. Biraz  daha görsel an ve niyet ekleyip olmasını hızlandırmaya inanıyoruz günümüz dünya  düzeninde. Topluca oturup hayal kurmuyoruz da manifesting yapıyoruz kolektif  olarak. Kendimizi nasıl düşünüp mutlu oluyorsak, her şey öyle olsun umarım.  Benim bu aralar hayalim çok net ama söylemeyeceğim. Affet, çok özel. O yüzden  baya bir laf kalabalığı yaparak kaynatmaya çalıştım farkındaysan.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/10-0606202427d37cab.jpg"/><h3><b>Gözlerini kapatıp beş  sene sonrasını hayal ettiğinde kendini kiminle, nerede görmek istersin?</b></h3><p>Tropikal bir bölgede, denizin üstünde yelkenlimde oturmuş,  elimde kadehim gün batımını izlerken. Kiminle konusunu kim bilir... Umarım bu  fotoğrafta olmayı çok isteyen ve benimle hayata aynı paralellikte bakan,  birbirimize çok aşık biriyle tokuştururuz kadehlerimizi. Yoksa ben, deniz,  güneş, rüzgar ve köpeğim süper bir ekibiz. Kalabalık olmasak da olur.</p><h3><b>Sosyal medyada takipçilerin  hakkında en çok neleri merak ediyor? </b></h3><p>Bu aralar en çok merak ettikleri ve sordukları soru, ne  zaman ekrana döneceğim.</p><h3><b>Yaz sana nasıl  hissettiriyor, modun değişiyor mu?</b></h3><p>İki ayrı Burçin var benim içimde. Yazın çıkan Burçin şen  şakrak, eğlencenin hakkını veren, sunulan keyiflerin tadını çıkaran, daha  umutla bakan her ana... O halime ve yazın bana sunduklarına bayılıyorum. Bazen  ben sadece yaz ve bahar olan bir yerde yaşamalıyım diyorum. Sonbaharı da çok  severim. Haksızlık etmeyeyim. Rengini, hissini... Belki de hemen yazın ardından  geldiği içindir.</p><h3><b>Bu yaz için tatil  planları yaptın mı? </b></h3><p>Uzun senelerden sonra ilk defa tarihleri belli bir yaz  programım yok. Geçen yazlarda hayatımdaki insanların tarihlerine uyumlanmakla  geçmişti aylarım. Bu sefer spontane geçecek tatil. Biraz serserilik yapmanın  bir zararı olmaz bence. Rüzgar nereden eserse...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/11-060620243aebc087.jpg"/><h3><b>Tatilde bir günün  nasıl geçiyor? </b></h3><p>O durum nerede olduğum, kiminle olduğumla ve benim yorgunluk  seviyemle ilgili. Bazı tatiller dinlenmek üzerine oluyor. Sahil kenarında  şezlongda uzanmak, kitap okumak, uyumak ve yüzmek iyi geliyor. Bazı  tatillerimse kalabalık ekipler ve eğlenmek üzerine oluyor. Değişmeyen tek şey  ise denizin dibinde olmak.</p><h3><b>En iyi tatil  arkadaşın kim? </b></h3><p>Amacı neyse tatilin, hakkını veren herkes olabilir. Çekirdek  arkadaş grubum vazgeçilmezim ama. Neredeyse 20 yıldır beraberiz. Onlarca tatil  yaptık beraber. </p><h3><b>Bugüne kadar  unutamadığın bir tatil anını bizimle paylaşır mısın?</b></h3><p>Tanzanya'nın Serengeti bölgesine yaptığım safari turumdu.  Muhteşem görseller attım anı kutumun içine o tatil dönüşünde.</p><h3><b>Plaj çantanın olmazsa  olmazlarını bizimle paylaşır mısın?</b></h3><p>Benim cildim çabuk çilleniyor ve lekeleniyor o yüzden üç  ayrı güneş koruyucusuyla gezerim çantamda. İki farklı güneş gözlüğüm kesin  vardır. Sudoku kitabım (hafıza önemli), yedek bikinim, mayom, saç bakım  ürünlerim.</p><h3><b>Bakım ritüellerin var  mı? Saçların için özel bir şey yapıyor musun?</b></h3><p>Tam bu sorunun muhattabıyım. Bakım benden sorulur. Makyaj  çantam el kadarken bakım ürünlerim banyomun tamamını kaplar. Her bölge için,  her mevsim için ayrı ürünler edinirim. Canı sıkılan arkadaşlarım bana gelir;  hadi bizi kendimize getir diye. Ürün tavsiyesi benden alırlar. Spa günlerim  vardır saatler süren. Her gün bir saatlik bakım ritüelim vardır, saçlarım ve  cildim için. Her hafta en az bir kere buhar banyosuna girerim. Doğal yağlardan  oluşan bakım kürüm, faydası benim tarafından denenerek kanıtlanmış markaların  ürünleriyle devam eder. Büyük bir yatırım orası benim için.</p><h3><b>Alışverişle aran nasıl?</b></h3><p>İhtiyaç dahilinde alışveriş yaparım. Bazı sevdiğim markalar  var arada onlardan kendime küçük hediyeler alırım. Sezon girişlerinde dolabımın  başında bir liste hazırlarız ve çok sevdiğim bir arkadaşımın itici gücüyle  siparişler veririz. Benim çok sevdiğim, çizgisini hayranlıkla takip ettiğim  Türk tasarımcı arkadaşlarım var. Onlar beni trendler hakkında hem güncellerler  hem de en güzel parçalarını daha sezon açılmadan yollarlar. Şanslıyım yani. </p><h3><b>Yaz için gardırobuna  bir şeyler ekledin mi? </b></h3><p>Mayo, gözlük ve kitten topuk sandaletler.</p><h3><b>Son dönemde okuduğun  kitaplar neler?</b></h3><p>Bu ara bir arkadaşımla uyarlayabileceğimiz kitaplardan bir  liste yaptık, şimdi onları tüketiyoruz karşılıklı. Söyleyemem ya aranan kitap  oysa bizim için.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/12-060620246525e1c5.jpg"/><h3><b>Çok yakın bir kız  arkadaş grubun var, onlarla beraber neler yapmaktan keyif alıyorsun?</b></h3><p>Yıllar içinde o kadar çok şey yaşadık ki. Dünyanın diğer  ucuna da gittik beraber, en güzel anıları birlikte yaşadık ya da yazıldığı  anlara şahitlik ettik. Gecenin bir yarısı yanıma gel mesajına "Ne oldu?" diye  yazmadan en kısa sürede pijamalarla orada olduk. Çok eğlenceli tatiller,  partiler, düğünler, kutlamalar yaşadık. Hayal kırıklıklarımızı birbirimizin  hayallerine dahil olarak atlattık. Hastanede, cenazede, depresyonda en yakın  omuzduk. Neler neler... Galiba benim için dostluk gücünü ve kendin gibi olma  durumunu en güzel şöyle özetleyebilirim: Susmayı paylaşmak. Saatlerce yanımızda  susabiliriz. Ve hiçbirimiz o sessizliği bozmak için yapay bir çaba harcamayız.  Gelen gelir, giden gider kimse varlığıyla kimseyi huzursuz etmez. Uzattım  galiba ama onlarla birlikte hayatın getirdiği her şeyi yapmaktan keyif alıyorum.</p><h3><b>Oyunculuk dışında ne  yaparken kendini iyi hissediyorsun?</b></h3><p>Kesinlikle seyahat ederken. Yoğun bir dönemimdeysem bitişe  doğru yeni kıtalar, yeni ülkeler, yeni yerlerin görselleri, bilgileri tek  motivasyonum oluyor. Gezip görmek, yeni tatlar tatmak, yeni şeyler öğrenmek.</p><h3><b>Kontrolcü müsün yoksa  hayatı akışında mı yaşamayı seversin?</b></h3><p>Kontrolcülükle akışa bırakmak arasında ince bir çizgide  cambazlık yapıyorum galiba. Kontrolcülük işte daha ağır basıyor. Bilmek  istediğim her şey beni biraz yorsa da yaptığım işlerde verimimi artırdığına  inanıyorum. Ama özel hayatımda artık kocaman bir akış içindeyim. Bazı şeyleri  kontrol edemediğimi kabullendiğim bir dönemdeyim. Zorlamanın manası yok, olan  olmuştur zaten. Bir yerlerde evren seni ona hazırlıyordur sadece senin haberin  yoktur.</p><p><br></p><p><b>Röportaj:</b> Ceylan  Yeniacun </p><p><b>Fotoğraflar:</b>  Deniz Özgün </p><p><b>Styling:</b> Hakan  Öztürk </p><p><b>Saç: </b>Ferit Belli</p><p><b>Makyaj:</b> Aslıhan  Bilge </p><p><b>Video:</b> Kaan  Karaaslan </p><p><b>Fotoğraf Asistanı:</b>  Murat Erdoğan </p><p><b>Styling Asistanı:</b>  Fırat Gençdoğan </p><p><b>Makyaj Asistanı:</b>  Berke Belli </p><p><br></p><p><i>Mekan için <b>Anda Barut  Collection</b>'a teşekkür ederiz.</i></p><p><i><br></i></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/burcin-terzioglu-hakkinda-merak-edilenler-1083412</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/burcin-terzioglu-hakkinda-906_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083411</guid><pubDate>Thu, 06 Jun 2024 10:16:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Moda Tutkusu x Love My Body 2024 İlkbahar/Yaz Koleksiyon Daveti]]></title><description><![CDATA[Zehra Işık ve Yasemin Öğün, Moda Tutkusu x Love My Body 2024 İlkbahar/Yaz koleksiyon davetini keyifli bir lansman eşliğinde gerçekleştirdi. İş birliklerinin 19.sezonunda doğanın eşsiz enerjisinden ilham alan ikilinin koleksiyonunda; rafine kumaşlar cesur tasarımlarla buluşurken, konfor ve modern yorumlamalar zamansız parçalara dönüşmeyi başardı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/moda-tutkusu-x-love-my-body-2024-ilkbaharyaz-koleksiyon-daveti-1083411</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/06/moda-tutkusu-x-love-my-bo-371_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083409</guid><pubDate>Wed, 05 Jun 2024 15:09:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[6 Haziran İkizler Burcu Yeni Ayında Burçları Neler Bekliyor?]]></title><description><![CDATA[6 Haziran'da İkizler burcunda yeni ay gerçekleşiyor. Burçları ve yükselen burçları neler bekliyor?]]></description><content:encoded><![CDATA[<h2>6 Haziran'da İkizler Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Burçları ve Yükselen Burçları Neler Bekliyor?</h2><p>Yeni aylar yeni başlangıçları temsil eder. 6 Haziran'da İkizler burcunda gerçekleşecek, Venüs gezegeni kavuşumlu yeni ay da güzel ve bereketli bir başlangıç vadediyor. Ancak Satürn gezegeni hepimize 'Dur bakalım, önce bir sınavlarını geç' diyor. O yüzden yeni başlangıçlar biraz gecikmeli ve bedel ödemeli olabilir. Kavuşum anında gökyüzündeki Jüpiter ve Plüton üçgeni ise güzel ve önemli fırsatları beraberinde getiriyor. İşin içindeki Mars karesi ise öfke ve hırs konusunda dikkatli olmamız gerektiğini söylüyor. 6 Haziran'da gerçekleşecek İkizler burcu yeni ayında burçları ve yükselen burçları neler bekliyor, mercek altına aldık. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/05/59-050620247f87ceb7.jpg"/><h3>6 Haziran'da İkizler Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Koç ve Yükselen Koç Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>İkizler yeni ayında Koç burçları yepyeni eğitim, seyahat ve iletişim fırsatlarıyla karşılaşacak. Bereketli ve şanslı başlangıçlar onları bekliyor. Birtakım engellerin ve gecikmelerin kendilerini durdurmasına izin vermemeleri gerekiyor. Sosyal çevrelerinde güzel değişiklikler, önemli tanışmalar olabilir. Yeni ortamlara girmekten ve yeni insanlarla tanışmaktan çekinmesinler. Bu dönemde Koç burçları, bilinçaltındaki korkularıyla yüzleşebilir. Uykularına ve sağlık rutinlerine dikkat etmelerinde fayda var. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/05/51-05062024baea1212.jpg"/><h3>6 Haziran'da İkizler Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Boğa ve Yükselen Boğa Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>İkizler yeni ayında Boğa burçları parasal konularda yeni başlangıçlar yapabilirler. Yeni gelir kaynaklar elde edebilir, yeni iş görüşmeleri yapabilir, yeni iş fırsatlarıyla karşılaşabilirler. Bu gelişmeler biraz gecikmeli yaşansa da motivasyonlarını düşürmemeliler. Kariyer konusunda güçlenme yaşayabilirler. Ancak Boğa burçları yöneticileriyle bu dönemde egodan kaynaklı problem ve çatışmalar yaşayabilir, sağduyulu olmalarında fayda var.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/05/511-050620243bc869d4.jpg"/><h3>6 Haziran'da İkizler Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. İkizler ve Yükselen İkizler Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>İkizler burçları, burçlarında gerçekleşen yeni ayla birlikte hayatlarının genelini sorgulayabilir. Bu dönemde hayatlarına yeniden yön verebilir, yepyeni başlangıçlar yapabilirler. Venüs gezegeninin desteğiyle birlikte güzel ve şanslı gelişmelerle karşılaşacaklar. Motivasyonlarını yüksek tutmaya çalışsınlar. Otorite figürleriyle ilgili çatışmalar yaşayabilirler. Seyahat ve eğitim konusunda şans İkizler burçlarından yana olacak. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/05/56-0506202431a7a48f.jpg"/><h3>6 Haziran'da İkizler Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Yengeç ve Yükselen Yengeç Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>İkizler yeni ayında Yengeç burçlarının teması rüyalar, geçmişten gelen insanlar ve işaretler olacak. Bugünlerde biraz daha içlerine dönebilir, yönelebilirler. Meditasyon yapabilir, kendilerine zaman ayırmak isteyebilirler. Miras, yatırım, kredi, vergi ve sigortalar konusunda Yengeç burçlarını oldukça güzel gelişmeler bekliyor. Bu dönemde gerilim yaşamamak ve öfkelenmemek için sağduyulu olmaya özen göstermeliler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/05/53-050620242cedd00d.jpg"/><h3>6 Haziran'da İkizler Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Aslan ve Yükselen Aslan Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>İkizler yeni ayında Aslan burçları yeni ortamlara girebilir, sosyal çevrelerini değiştirebilir, hayalleriyle ilgili güzel gelişmeler yaşayabilirler. Bu dönemde yeni ortamlara girmekten, yeni insanlarla tanışmaktan çekinmesinler. Aksilikler ve motivasyon düşüklükleri Aslan burçlarını yıldırmasın. Yalnız olan Aslan burçları bu dönemde hayallerindeki kişiyle tanışabilir. Yurt dışı işleriyle ilgili konularda gerilim ve çatışmadan uzak durmalarında fayda var. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/05/55-05062024c8c36d2b.jpg"/><h3>6 Haziran'da İkizler Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Başak ve Yükselen Başak Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>İkizler yeni ayında Başak burçları yeni bir iş teklifi alabilir ya da yeni bir konuda görevlendirilebilirler. Venüs gezegeni de işin içinde olduğu için adım atmaktan çekinmemeliler. Geçmiş hatalarından ders çıkaran Başak burçlarını oldukça güzel gelişmeler bekliyor. Para ve yatırım konusunda öfkeli kararlar vermemeye dikkat etsinler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/05/52-05062024140efc48.jpg"/><h3>6 Haziran'da İkizler Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Terazi ve Yükselen Terazi Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>İkizler yeni ayında Terazi burçları yurt dışı ve eğitimle ilgili konularda güzel fırsatlarla karşılaşabilir. Günlük rutinlerindeki yoğunluklar sebebiyle işleri arada bir sekteye uğrasa bile yurt dışı, eğitim, seyahat ve aşk konularında güzel günler onları bekliyor. Yalnız olan Terazi burçları bu dönemde bol bol seyahat etmeli. İlişkisi olanlar ise aralarındaki küçük gerilimleri büyütmemeye dikkat etsin. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/05/510-05062024347b641c.jpg"/><h3>6 Haziran'da İkizler Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Akrep ve Yükselen Akrep Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>İkizler yeni ayında Akrep burçlarının teması para ve maddiyat olacak. Miras, sigorta ve mahkeme ile ilgili konularda güzel gelişmeler yaşayabilirler. İşleri bekledikleri hızda gerçekleşmese bile motivasyonlarını düşürmesinler. Venüs gezegeninin desteğiyle birlikte bereketli başlangıçlar yapacaklar. Yatırım ve gayrimenkul konularında oldukça güzel fırsatlarla karşılaşacaklar. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/05/54-05062024c95211e0.jpg"/><h3>6 Haziran'da İkizler Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Yay ve Yükselen Yay Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>İkizler yeni ayında Yay burçlarının teması uzun süreli ilişkiler ve ortaklıklar olacak. İlişkisi olanlar ilişkileriyle ilgili ciddi kararlar verebilir, yalnız olanların karşılarına bekledikleri aday çıkabilir. Venüs gezegeninin desteğiyle birlikte yollarına birtakım engeller çıksa da her şey Yay burçları için güzel olacak. Gökyüzündeki diğer açılarla birlikte iş ortaklıkları, iletişim fırsatları ve yayıncılık konularında güzel fırsatlarla karşılaşabilirler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/05/512-0506202445f70275.jpg"/><h3>6 Haziran'da İkizler Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Oğlak ve Yükselen Oğlak Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>İkizler yeni ayında Oğlak burçları günlük rutinleri ve iş hayatlarıyla ilgili yeni kararlar verip, başlangıçlar yapabilirler. Yeni teklifler alabilir yeni iş görüşmelerinde bulunabilirler. İletişimle ilgili gecikme ve engellenmeler yaşasalar da canlarını sıkmadan bildikleri yolda yürümeye devam etmeliler. Gökyüzündeki diğer açılar para ve kariyer fırsatları konusunda oldukça güzel gelişmeler vadediyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/05/58-050620243de3eb57.jpg"/><h3>6 Haziran'da İkizler Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Kova ve Yükselen Kova Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>İkizler yeni ayında Kova burçları aşkla ilgili güzel gelişmeler yaşayabilir, hayatın keyfine vardıkları bir dönemin içine girebilirler. Parasal mevzularda gecikmeler yaşayabilir, engellerle karşılaşabilirler ancak canlarını sıkmamalarında fayda var. Gökyüzündeki diğer açılar sosyal çevre konusunda şanslı gelişmeler vadediyor. Kova burçları bu dönemde arkadaşlarıyla aralarındaki sorunları sebepsiz olarak büyütmemeye dikkat etmeli. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/05/57-05062024dc061a59.jpg"/><h3>6 Haziran'da İkizler Burcunda Yeni Ay Gerçekleşiyor. Balık ve Yükselen Balık Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>İkizler yeni ayında Balık burçları ev alabilir, taşınabilir, hane içerisinde değişiklik yapabilirler. Venüs gezegenin de desteğiyle birlikte oldukça bereketli başlangıçlar yapabilirler. Bu dönemde yollarına engeller çıksa da devam etmeliler. Ayrıca bu dönemde Balık burçları bilinçaltı korkularıyla yüzleşebilir. Bu durumun kendilerine yormasına ve yıpratmasına izin vermemeliler. </p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/10-mart-balik-yeni-ayinda-burclari-neler-bekliyor-1082996" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/04/10-mart-balik-yeni-ayinda-356_2-52.jpg"/></div><h3>10 Mart Balık Yeni Ayında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/10-subat-kova-burcu-yeni-ayinda-burclari-neler-bekliyor-1082883" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/02/06/10-subat-kova-burcu-yeni--144_2-52.jpg"/></div><h3>10 Şubat Kova Burcu Yeni Ayında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/11-ocak-oglak-burcu-yeni-ayinda-burclari-neler-bekliyor-1082712" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/01/03/11-ocak-oglak-burcu-yeni--897_2-52.jpg"/></div><h3>11 Ocak Oğlak Burcu Yeni Ayında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/6-haziran-ikizler-burcu-yeni-ayinda-burclari-neler-bekliyor-1083409</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/05/6-haziran-ikizler-burcu-y-215_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083401</guid><pubDate>Tue, 04 Jun 2024 13:40:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Ace Nayman Sunset Parti Daveti]]></title><description><![CDATA[Ace Nayman, Resort 24 Koleksiyonunu The Ritz-Carlton İstanbul'un terasındaki The Roof'ta eğlenceli bir Sunset Parti ile davetlileriyle buluşturdu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/ace-nayman-sunset-parti-daveti-1083401</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/06/04/ace-nayman-sunset-parti-d-894_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083387</guid><pubDate>Mon, 27 May 2024 11:37:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Haziran Ayı Burç Yorumları]]></title><description><![CDATA[Haziran ayında burcunuzda hangi gelişmeler görünüyor? Ünlü Astroloji yazarı Filiz Özkol Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık burçlarını neler bekliyor, detaylı olarak anlattı. 2024 Haziran ayında aile, aşk, iş ve günlük hayatlarında neler yaşanacak? Haziran 2024 aylık burç yorumlarına göz atıyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<h2><strong><strong>Haziran 2024 Aylık  Burç Yorumları Neler Söylüyor?</strong></strong></h2><p>Astroloji yazarı Filiz Özkol tarafından kaleme alınan Haziran  ayı burç yorumlarında, ilişki, sağlık, aşk, para, iş, eğitim durumunuz ile  ilgili Haziran ayı burç yorumları; koç burcu, boğa burcu, ikizler burcu, yengeç  burcu, aslan burcu, başak burcu, terazi burcu, akrep burcu, yay burcu, oğlak  burcu, kova burcu ve balık burcu <b>2024 Haziran</b> <b>Ayı Burç  yorumları...</b></p><h2><strong><strong>Haziran 2024'te Burçları  Neler Bekliyor?</strong></strong></h2><p>Maddi  konularla ilgili parasal hareketler yeni bir gelişim gösteriyor. Borç para  alışverişi içinde olanların dikkatli olmaları gerekebilir. Ödeme zorlukları  yaşayabilirler. Yolculuklarda güzel kavuşmalar ve beklenen haberlerin gündem  kazanmasıyla birlikte, dost toplantıları ve felsefi konulara yaklaşım  görülmekte. Bazı sırların açığa çıkma olasılığı güçlü. Toplumsal değerler  tartışılacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/27/burcyorumlari1-270520249b933ab6.jpg"/><h3><strong><strong>Koç Burcu - Haziran 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Güneş,  İkizler'de ilerliyor ve daha sonra Boğa burcuna geçiyor. Sert mizacınızı ve  isteklerinizi bu ay kontrol altına almanız ve düşmanlarınıza karşı iyi bir  taktik geliştirmeniz gerekebilir. Beklentilerinizin çok yüksek olması  nedeniyle, yavaş ve temkinli hareket etmelisiniz. Rakipleriniz çok fazla. Atak  hareketlerinizin size puan kaybettirebileceğini unutmamalısınız.</p><p>Beklediğiniz  tekliflerin gecikmesi sizi sindirmesin. Birlikte çalıştığınız kişilere karşı  içsel bir öfke duyabilirsiniz. Duygularınızı gizlemek zorundasınız. Pratik  zekanız, olayları çok çabuk çözümleyebiliyor. </p><p>Bu  ay, her şeyin en iyisini bekliyor ve karşı tarafın inatçı tavırlarından  rahatsız oluyorsunuz. Oldukça sabırlı ve dengeli bir tavır sergileyerek  kendinizi bile şaşırtabilirsiniz. Oldukça dikkat çekici olduğunuz bir  zamandasınız. Anlamlı, iğneleyici sözlerinizle partnerinizi ve çevrenizi  istediğiniz gibi etkileyeceksiniz. İstekleriniz konusunda hırsınızı ve gücünüzü  birleştirmek için enerjinizi yoğunlaştırmış durumdasınız. Yaşam pencerenize  açılan bütün güzelliklere önem vereceksiniz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/27/burcyorumlari2-27052024928ea3d8.jpg"/><h3><strong><strong>Boğa Burcu - Haziran 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Sizden  daha yaşlı kişilerden önemli destekler alacaksınız. Bugün ailenize zaman  ayırmak istiyor ve onlarla birlikte vakit geçirmeyi amaçlıyorsunuz. Kişisel  özgürlüğünüzü her şeyin üstünde tuttuğunuzu bilen sevdikleriniz için keyif  verici bir durum. Ay ortasında gereksiz nedenler yüzünden tartışmanız mümkün. </p><p>Arkadaşlarınızla  güçlü bir duygu birliğini paylaşarak, yaşamın anlam derinliğini  kavrayacaksınız. Eski dostlarınızla bir araya gelebilir ve güvenli bir dostluk  örneği sergileyebilirsiniz. Çevrenizi yönlendirmek için uygun bir zaman değil.  Konuşmaları ilgiyle dinleyin fakat aykırı bir yorum yapmaktan sakının. Geçmişten  konuşmak hoşunuza gidecektir. </p><p>Arkadaşlarınızla  birlikte ortak çalışma ortamı yaratmak isteyeceksiniz. Özellikler karşı cinsle  birlikte duygusal bağlarınızı pekiştirecek dostluklara ihtiyaç duyacağınız bir  ay. Çevrenizde sizi anlayabilecek kişilerin olması, güven duygunuzun artmasına  neden oluyor ve iş potansiyeliniz güçleniyor. İş birliğinin önemli olduğunun  farkındasınız. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/27/burcyorumlari3-27052024f316bb36.jpg"/><h3><strong><strong>İkizler Burcu - Haziran 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>İletişim  konusunda problem yaşamak istemiyor olsanız bile bazı sorunların içinde  kalabilirsiniz. Özverili dostların yardımıyla kişisel sorunlarınızı  aşabilirsiniz. Bulunduğunuz şartları irdelemeden önce gözlemciliğinizin size  sunacağı avantajları da göz ardı etmemelisiniz. </p><p>Özgürlükçü  yapınız işe yarayacak. Tutkularınızı ve öfkelerinizi gizli tutmak zorunda  kalıyor ve bu durumdan son derece rahatsız oluyorsunuz. Birlikte çalıştığınız  kişilerin farklı fikirleri yüzünden tartışma konuları gündeme gelebilir. Duygu  ve mantık karmaşası yaşayacağınız bu dönemde, inatçı davranışlarınızın size  olumsuzluklar getirebileceğini de unutmamalısınız. </p><p>Sabırlı  olmalısınız. İdeallerinizi gerçekleştirmek için gerekli tüm verilere  sahipsiniz. Bu ay, güvenebileceğiniz bir çevreye gereksinim duyacak ve olayları  farklı yönlerden araştıracaksınız. Beklentilerinizde acele etmeden kendinizi  ifade etmenin yollarını bulabilirsiniz. Duygusal ihtiyaçlarınızı ön plana  çıkarmadan önce kendinizi yeniden sınamak isteyeceksiniz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/27/burcyorumlari4-2705202415ec12e6.jpg"/><h3><strong><strong>Yengeç Burcu - Haziran 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Hiç  kimseye ödün vermek istemiyor ve kendi bildiğiniz yolda güvenle ilerliyorsunuz.  Bu ay, sosyal konuları ilgiyle takip etmek istiyorsunuz. Bulunacağınız  ortamlarda dikkatli davranmalısınız. Dramatik tavırlarınızla ilgi odağı  olabilirsiniz. Duygularınızı abartılı bir şekilde anlatmak isteyecek ve inatçı  yapınızı ortaya koyacaksınız. </p><p>Eski  olayların kendiliğinizden çözüldüğünü görmek sizi oldukça şaşırtacaktır.  Olağanüstü beklentiler içine girmediğiniz ve yaptığınız işleri gözünüzde  büyütmediğiniz sürece, çevre şartlarından faydalanmanız mümkün. Sorumlu  olduğunuz alanlarda ciddi bir çalışma temposu ve odanlanma sağlayarak, başarıyı  yakalayacaksınız. </p><p>Bulunduğunuz  konumu farklı platformlara taşımayı amaçlarken, eski alışkanlıklarınızdan  kurtulmak isteyeceksiniz. Yaşama yeni bir tablo ile çıkmak isteyecek ve  deneyimlerinizi genişleteceksiniz. Bu dönemde toplumsal reformistlerin çıkması  sizin de yaşam felsefenizi etkileyecektir. Kendinizi yenilemek istiyorsunuz. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/27/burcyorumlari5-270520243df93695.jpg"/><h3><strong><strong>Aslan Burcu - Haziran 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Düşündüklerinizi  gerçekleştirmek için uygun bir gün ve size ulaşmaya çalışan kişilere fırsat  tanımalısınız. Bu ay, iletişim konusunda oldukça yoğunsunuz. Organizasyon konularında  becerikli yönleriniz ortaya çıkıyor. Özel kişileri bir araya getirecek ve  onların ortak çalışmalarına yardım edeceksiniz. Üstlerinizle takışmamalısınız. </p><p>Maddi  gücünüzü kendi çabalarınızla oluşturmak isteyeceksiniz. Yakın dostlarınızla  ortak çalışmalarda sezgisel yeteneğinizi kullanacaksınız. Yaratıcı ve girişimci  ruhunuzu ortaya koyamadığınız zaman sinirli, asabi oluyorsunuz. Bu dönem yeni  başlangıçlar için beklemeli ve adımlarınızı dikkatli bir şekilde atmalısınız. </p><p>Jüpiter,  İkizler'de ilerlerken duygular ve anlamlı sözcükler kafanızda bir çığ gibi  büyüyor. Ailenizle aranızda istenmeyen sorunlar çıkmasını istemiyorsanız, eski  alışkanlıklarınızı artık tekrar etmekten vazgeçmelisiniz. Özellikle  partnerinizle aranızda önlenemeyen bir çekişme içine girebilirsiniz. Dikkatli  olun.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/27/burcyorumlari6-27052024de8ae764.jpg"/><h3><strong><strong>Başak Burcu - Haziran 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Bu  dönem duygusal olayların tekrarından hoşlanmayacağınız için partnerinizle  aranıza görünmeyen bir engel koymak istiyor ve bunu başarmak için tüm gücünüzle  savaş veriyorsunuz. Aşkın bir duygusal çatışma olmayacağını bir türlü öğrenmek  istemiyorsanız, hatayı kendinizde aramalısınız. </p><p>Birlikte  iş yaptığınız kişilerin yapısal yönleri sizi rahatsız etmemeli. Bu ay  paylaşımlarınızın gündeme gelmesiyle, ilginizi kişisel ilişkilerinize  yönelteceksiniz. Arkadaşlıklar ve sosyal yaşam önem kazanacak. Fikirlerinizi  yaşama geçirmek istiyorsanız, ani hareketlerden uzak kalmalısınız. </p><p>Enerjinizi  doğru kullanmalısınız. Enerjinizi yaşama geçirmek istiyorsunuz, fakat  bazı  tereddütleriniz var. Yakın çevrenizle ilgili fikir tartışmalarına  açık bir dönemdesiniz. Pratik zekanız sayesinde olayları kısa sürede  toparlayacak ve istediğiniz şekilde rayına oturtacaksınız. Düşüncelerinizi  karşı tarafa aktarırken kullandığınız yöntemler işe yarayacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/27/burcyorumlari7-270520247a224e9d.jpg"/><h3><strong><strong>Terazi Burcu - Haziran 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Bu ay  işlerinizin yolunda gitmesi, biraz da sizin tutumunuza bağlı. Sakin yapınızın  altındaki enerjiyi çevrenize hissettirmelisiniz. Uzun süredir size gelen  teklifler karşınızda, bocalamak yerine size en uygun olanı seçmeli ve bir an  önce yaşam temponuzu hızlandırmalısınız. Sağlığınıza gereken önemi  vermelisiniz. </p><p>Bu  ay, içinde bulunduğunuz gerçeklerle ilgili konuşmalarınızı etkili bir biçimde  ifade edebileceksiniz. Altını çizerek ortaya koyduğunuz sistemleri, disiplinli  ve prensiplere sadık şekilde hayata geçirmeniz sizi başarılı kılıyor. Duygusal  konularda içsel çatışmalar yaşayabilirsiniz. </p><p>Özgürlük  tutkunuz partnerinizin için problem teşkil ediyor. Jüpiter'in, kombinasyon  burcunuz İkizler'de ilerlemesi sizi herkesten farklı kılıyor. Reddedilme  duygusuna tahammülünüz yok. Karşınızdaki kişi, sizin değerinizi bilmek zorunda.  Yoksa hemen karamsarlığa kapılıyorsunuz. Bugünlerde iyi bir terapiste  ihtiyacınız var. Uzun süredir biriktirdiğiniz duygular sizi rahatsız ediyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/27/burcyorumlari8-27052024bffa9858.jpg"/><h3><strong><strong>Akrep Burcu - Haziran 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Sizin  için önemli olan, bir işin istenilen şartlarda yapılması. Bu nedenle beraber iş  yaptığınız insanlara karşı hareketlerinizde, kendinizden bir şeyler verme  pahasına itinalı davranıyorsunuz. Bu ay derin duygusallığınızdan çok, anaçlık  hisleriniz baskın. Partnerinize karşı fazla duyarlı davranıyorsunuz. </p><p>Sahiplenme  duygunuz olmadığı için, iş yerinizde seveniniz olduğu kadar tenkit edenleriniz  de var. Bu dönemde iletişim konusunda sorunlar yaşıyorsunuz. İlişkilerinizde  fazla yakın davranışlardan hoşlanmadığınız için, çevrenizdeki kişiler sizi  soğuk olarak nitelendirebilirler. Ay boyunca aynı anda birçok zincirleme iş  sizi bekliyor. Zamanınızı iyi değerlendirin. </p><p>Çevrenizde  otoritenizin sarsılmasına tahammülünüz yok. Eskiye ve ailenize bağlılığınız  tartışılmaz fakat maddi sorunlarınız, sevdiklerinizin önüne geçebilir. Geri  plana attığınız kişiler için suçluluk duymanıza neden yok. Özgürlüğünüzü  istediğiniz gibi kullandığınız zaman, enerjinizin güçlendiğini hissediyorsunuz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/27/burcyorumlari9-27052024c1b547d7.jpg"/><h3><strong><strong>Yay Burcu - Haziran 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>İsteklerinizin  birçoğunu çevre koşulları belirleyecek ve siz bunları belli aşamalardan sonra  gerçekleştireceksiniz. Güçlü ve ısrarcı istekleriniz karşısında ortaklarınız  pes edebilir. Çünkü siz özgürlükçü ve kendi sınırlarınızı çizen biri olarak,  ilişkilerinizi kendiniz yönlendireceksiniz. Bu ay zeki ve güzel konuşmalarınızla  dikkat çekeceksiniz. Seçimlerinizi, fikirlerinize uygun kişilerle yapmak  isteyebilirsiniz. </p><p>Yardımsever  bir kişilik yapısıyla, karşılık beklemeden vermekten hoşlandığınız için  çevreniz tarafından aranılan kişi olacaksınız. Karşı evinizde Jüpiter  ilerlemeye başladı. Kendinizden küçük veya büyük bir partnerle aşk  yaşayabilirsiniz. Günlük yaşamınız hız kazanıyor. </p><p>İş  hayatınızdaki aktiflik sizi yorgun düşürebilir. Fakat bu konuda herhangi bir  şikayetiniz olmayacak. Çünkü sevdiğiniz bir iş ile uğraşırken, zamanı ve  kendinizi unutuyorsunuz. Aktif ve hızlı düşünüyorsunuz. Hızlı hareket ederek  çalışma yaşantınızda müthiş bir performans sergileyeceksiniz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/27/burcyorumlari10-270520244f1b3877.jpg"/><h3><strong><strong>Oğlak Burcu - Haziran 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Bu ay  ilişkiler, ortaklıklar ve evlilikle ilgili konular gündem kazanacak. İş  arkadaşlarınızın uyumlu kişilerden olmasına özen göstermenize rağmen, küçük  tartışmalara da engel olamıyorsunuz. Eğer kalbiniz boş ise aşka hazır bir  dönemdesiniz. Karşınıza çıkan kişiden etkileneceksiniz. Onunla ortak  alanlarınızın olması, sizi ona daha çok yaklaştıracaktır. Ay sonunda karşıt  evinize geçecek Güneş, hırslarınızı ve egolarınızı ön plana çıkaracak. </p><p>Mücadeleci  yönleriniz ortaya çıkarken, savaşımlarınızın size getireceği başarı çok önemli  olacak. Yarışmaktan hoşlanacak, hiç kimseye ödün vermek istemeyeceksiniz.  Özgürlüğünüzü çok seviyor ve yaşamınızla ilgili kararları kendiniz vermekten  hoşlanıyorsunuz. </p><p>Akıllıca  yapacağınız planlar yaşamınızda önemli bir yer tutacak. Mesleki becerinizi daha  da yükseltmek isteyeceksiniz. Sosyal ilişkilerinizin size sağlayacağı imkanları  kullanacak ve kişiselliğinizi ön plana çıkaracak işler yapacaksınız.  Kişiliğinizle ilgili takıntılarınıza dikkat etmeli, başarılarınızın sınırlarını  yüksek tutmalısınız.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/27/burcyorumlari11-27052024286197a7.jpg"/><h3><strong><strong>Kova Burcu - Haziran 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Sosyal  hayatınızın ön planda olacağı bir ay. Dış görünüşünüz ve özel çabalarınız önem  kazanacak. Olaylar karşısındaki duygusal tepkilerinizin derecesini iyi  ayarlayarak, günlük yaşantınızdaki dengeleri bozmayacaksınız. Devam eden  projelerinize hız verirken, kendi inisiyatifiniz doğrultusunda olaylara yön  vermek isteyeceksiniz. </p><p>Bu  ay, arzularınızı gerçekleştirebilecek fırsatları yakalayacaksınız. Kendi  inisiyatif ve düşüncelerinizin ön planda olduğu bir dönem. Yaşam enerjinizin  yüksek olması motivasyonunuzu arttırıyor. Kişisel isteklerinizde doğru ve  arzulu yaklaşımlar içinde olacaksınız. Mesleki konularda politik davranmanın  avantajlarını göreceksiniz. </p><p>Uzun  süredir gizlediğiniz planlarınız uygulama aşamasına gelirken, sevdiğiniz işleri  pratik yaşama geçirmiş olacaksınız. Yaşam enerjinizin yüksek olması  motivasyonunuzu arttırıyor. Bu nedenle kişisel isteklerinizde doğru ve arzulu  yaklaşımlar içinde olacaksınız. Öfkelerinize hakim olduğunuz sürece, sağlığınız  bir sorun yaratmayacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/27/burcyorumlari12-27052024bea6fb20.jpg"/><h3><strong><strong>Balık Burcu - Haziran 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Haziran  ayı yoğun geçecek. Kariyerinizi grup çalışmaları ile destekleyeceksiniz. Bu ay  finans evinizi destekleyici özel kişilerle birlikte olacaksınız. Bir arada  olduğunuz kişilerin, kazanç tablonuzu olumlu etkileyecek varlıklı çevreden  olmasına dikkat edeceksiniz. Hatta onlarla ortak çalışmalar içinde  bulunacaksınız. </p><p>Aceleci  tavırlarınız yüzünden zarar görmek istemiyorsanız, dikkatli olmalısınız.  Bulunduğunuz ortamlarda sizi fark etmelerini beklemeden öne atılacaksınız. Dış  görünümünüzle ilgili cesaret isteyen değişimlerde gönüllü davranacak ve cesur  tavırlarınızla dikkat çekmeyi başaracaksınız. </p><p>Sizden  daha genç kişilerle sosyal aktiviteler gerçekleştirirken, kendinizi  olduğunuzdan daha genç ve yenilenmiş hissedeceksiniz. Güzel konuşmalarıyla  karşı cinsin sizi etkilemeye çalışması geçici aşkları da gündeme getirebilir.  Satürn ve Neptün'ün etkisiyle iş hayatınızda daha hırslı ve tutkulu, sosyal  ilişkilerinizde aktif olacaksınız. Çevre ilişkilerinizin olumsuz etkilenmesini  istemiyorsanız, fiziksel enerjinizi sportif olaylarla deşarj  edebilirsiniz.  </p><p><br></p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/burcunuza-gore-kiminle-tatile-cikabilirsiniz-1078636" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2022/08/19/burcunuza-gore-kiminle-ta-458_2-52.jpg"/></div><h3>Burcunuza Göre Kiminle Tatile Çıkabilirsiniz?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/foto-galeri/astroloji-ilmi-nasil-ogrenilir-nasil-astrolog-olunur-kendi-kendine-astroloji-ogrenmek-1076496" class="related-news galeri"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2021/09/30/astroloji-ilmi-nasil-ogre-909_2-52.jpg"/></div><div class="margin-right-md"><svg width="24" height="22" viewBox="0 0 24 22" fill="none" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path fill-rule="evenodd" clip-rule="evenodd" d="M23.7033 3.15576C23.4972 2.87491 23.1788 2.69803 22.8315 2.67138L5.233 0.637083C4.8899 0.608351 4.5475 0.699629 4.26431 0.89543C4.0135 1.11323 3.84297 1.40886 3.77993 1.73501L3.48932 4.25369H18.9243C20.3959 4.28706 21.5858 5.46275 21.6367 6.93381V18.3324C21.6367 18.3008 21.7063 18.2692 21.7924 18.2301C21.8824 18.1892 21.9905 18.14 22.0565 18.074C22.3239 17.8641 22.4789 17.5421 22.4763 17.2022L23.9939 4.09219C24.0275 3.75355 23.9227 3.41578 23.7033 3.15576ZM13.5963 10.292C13.5963 11.0767 12.9602 11.7128 12.1755 11.7128C11.3908 11.7128 10.7547 11.0767 10.7547 10.292C10.7547 9.50731 11.3908 8.87118 12.1755 8.87118C12.9602 8.87118 13.5963 9.50731 13.5963 10.292ZM10.5287 17.2668C11.0632 17.7156 11.736 17.9664 12.4339 17.9772C12.9795 17.9839 13.5161 17.8385 13.9838 17.5574L20.3451 13.8762V20.1406C20.3451 20.851 19.6347 21.3676 18.9243 21.3676H1.1967C1.18535 21.368 1.174 21.3681 1.16265 21.3681C1.14091 21.3682 1.11918 21.3676 1.0975 21.3663C0.456502 21.3304 -0.034053 20.7816 0.00191956 20.1406V17.7511L5.00694 14.07C5.6082 13.6084 6.45512 13.6494 7.00897 14.1669L10.5287 17.2668ZM1.19673 5.54526H18.9243C19.6833 5.57672 20.2962 6.17569 20.345 6.93374V12.3585L13.3057 16.4595C12.7012 16.8176 11.9362 16.7527 11.4005 16.298L7.84858 13.1981C6.84312 12.3015 5.3463 12.2341 4.26431 13.0367L0.00195007 16.1366V6.93374C0.00195007 6.22334 0.486325 5.54526 1.19673 5.54526ZM9.4631 10.2919C9.4631 11.79 10.6775 13.0044 12.1755 13.0044C13.6736 13.0044 14.888 11.79 14.888 10.2919C14.888 8.79387 13.6735 7.5795 12.1755 7.5795C10.6775 7.5795 9.4631 8.79393 9.4631 10.2919Z" fill="#E60000"/></svg></div><h3>Astroloji İlmi Nasıl Öğrenilir? Nasıl Astrolog Olunur? Kendi Kendine Astroloji Öğrenmek...</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/yasam/mutlaka-takip-etmeniz-gereken-en-iyi-10-astroloji-hesabi-1080745" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2023/01/31/mutlaka-takip-etmeniz-ger-567_2-52.jpg"/></div><h3>En İyi 10 Astroloji Hesabı</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/2024-haziran-ayi-burc-yorumlari-1083387</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/27/2024-haziran-ayi-burc-yor-322_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083372</guid><pubDate>Wed, 22 May 2024 12:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Türk Rivierası'nda The Bodrum EDITION Daveti]]></title><description><![CDATA[Türk Rivierası'nın popüler adreslerinden The Bodrum EDITION, renkli bir hafta sonu davetiyle 2024 yazına merhaba dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/turk-rivierasinda-the-bodrum-edition-daveti-1083372</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/22/turk-rivierasinda-the-bod-218_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083370</guid><pubDate>Wed, 22 May 2024 10:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[22 MAYIS 2024]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/kapaklar/22-mayis-2024-1083370</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/22/22-mayis-2024-618_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083367</guid><pubDate>Tue, 21 May 2024 17:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Art Show'da Deniz ve Sanat Bir Arada]]></title><description><![CDATA[Deniz kültürüne olan bağlılığı vurgulamak ve Boğaz'ın güzelliklerini sergilemek amacıyla düzenlenen Art Show, iş ve sanat dünyasından yoğun bir katılımla gerçekleşti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/art-showda-deniz-ve-sanat-bir-arada-1083367</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/21/art-showda-deniz-ve-sanat-736_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083366</guid><pubDate>Tue, 21 May 2024 17:29:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Wellbeing ve Bütünsel Sağlık Derneği ile İyi Yaşam Konferansı]]></title><description><![CDATA[“Wellbeing Konferansı”nda Melisa Sabancı Tapan, Leyla Alaton, Mine Kalpakçıoğlu, Pelin Bozkurt Bilgiç, Dr. Buğra Öktem, Dr İrem Ergün gibi ilham veren konuşmacılar, iyi yaşam üzerine fikirlerini paylaştı. Her anlamda daha iyi olma ve bütünsel iyilik hali, konferansın en önemli konuları arasındaydı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/wellbeing-ve-butunsel-saglik-dernegi-ile-iyi-yasam-konferansi-1083366</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/21/wellbeing-ve-butunsel-sag-365_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083365</guid><pubDate>Tue, 21 May 2024 17:19:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[TOG Bazar ile Dayanışmanın Gücü]]></title><description><![CDATA[Üniversiteli gençlere destek olmak ve onların sosyal fayda yaratan projelerine dikkat çekmek için Toplum Gönüllüleri Vakfı tarafından düzenlenen geleneksel TOG Bazar, 16'ncı kez kapılarını açtı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tog-bazar-ile-dayanismanin-gucu-1083365</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/21/tog-bazar-ile-dayanismani-398_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083363</guid><pubDate>Tue, 21 May 2024 16:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Uğur Ayaydın ve Elie Saab Jr. ile Soru-Cevap]]></title><description><![CDATA[Global moda sahnesinin zarif oyuncularından Elie Saab ile iş birliği yapan Ipekyol Group, öncü adımlarına bir yenisini daha ekledi. İki markanın köklü mirasını yansıtan Elie Saab X Ipekyol Kapsül Koleksiyonu'nu hayata geçiren Ipekyol Group CEO'su Uğur Ayaydın ve Elie Saab Group CEO'su Elie Saab Jr. ile bir araya geldik.]]></description><content:encoded><![CDATA[<img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/21/0-21052024be0b75a6.jpg"/><h3>Uğur Ayaydın  - Ipekyol CEO</h3><p><br></p><h3><b>Ipekyol moda sektöründe hep ilkleri  gerçekleştiren bir marka. Yine öncülük ettiğiniz bu projede Elie Saab'ı iş  birliğine nasıl ikna ettiniz?</b></h3><p>Global moda  sahnesinin köklü oyuncularından Elie Saab ile ortak iş birliği yapmak,  markamızın takipçileri için büyük bir heyecan kaynağı. Biz Ipekyol Group  olarak, yurt içinde ve yurt dışında sağlıklı büyümemizi sürdürmekte ve sürekli  olarak gelişim için yeni alanlar arayışındayız. Rekabetin yoğun olduğu Türkiye  pazarında daha güçlü bir konum elde etmek amacıyla gerçekleştirdiğimiz global  bir marka ile bu iş birliği, sektörümüzde öncü bir örnek oluşturuyor. Bu iş  birliğimiz ilkbahar/yaz sezonu için bir kapsül koleksiyon hazırlamayı  kapsıyordu. Bu tarz iş birlikleri Ipekyol'da bir gelenek ve sektörde de ilk  hayata geçiren markalar biz olmuştuk. Geçmişte tasarımcı, celebrity ve marka iş  birliği örneklerimiz oldukça fazla. Ipekyol olarak tasarımcı iş birlikleri,  hayata geçirmekten büyük keyif aldığımız projelerin başında geliyor. Bu anlamda  global bir moda oyuncusu ile yan yana gelmeyi uzun süredir hayal ediyorduk.  Nihayetinde 2024 İlkbahar/Yaz sezonunda iki markanın köklü mirasını yansıtan  Elie Saab X Ipekyol Kapsül Koleksiyonu'nu hayata geçirdik. Koleksiyonun  hazırlık sürecinde kreatif ekiplerimiz sık sık bir araya geldi ve sınırlı  sayıda üretilen, 40 parçadan oluşan iddialı bir koleksiyona imza attık. Yaz  davetlerinin kapıda olduğu dönemde bu özel kapsül koleksiyonumuzu Ipekyol kadını  ile buluşturabilmenin heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/21/1-21052024220fca6c.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/21/2-2105202488c7bc90.jpg"/><h3><b>7 Mayıs'ta Galataport İstanbul'da  muhteşem bir defileye ev sahipliği yaptınız. Bu geceye nasıl hazırlandınız?</b></h3><p>Planlamaları  ve operasyonel kısmı dahil yaklaşık olarak neredeyse bir yıldır bu büyük  etkinlik için tüm organizasyonel yapımız seferber oldu. Ülkemizin tanıtımı  açısından da önemli bir organizasyon olması sebebi ile de mekan olarak Tarihi  Yarımada'yı gören Galataport İstanbul rıhtımını tercih ettik. Tarihi manzaraya  karşı kurulan özel podyum ve izleyici platformuyla gerçekten eşsiz bir görüntü  ortaya çıktı. 40 özel parçanın sergilendiği gece, davetliler tarafından da  yoğun ilgi gördü. Ayrıca gecenin finalinde 500 drone ile yapılan ışık şovu  unutulmaz anlar yarattı. Her aşaması büyük bir özenle planlanan Elie Saab X  Ipekyol Kapsül Koleksiyonu'nun her aşamasında işinin en iyileri olan yerli  yabancı profesyonellerle çalışmak da projeye değer katan bir unsur oldu.  Fotoğraf çekimlerini Alman model Franziska Jetzek ile Paris'te yaptık. Styling'i,  Fransız Vogue'un eski moda editörü Geraldine Saglio'nun üstlendiği çekimi  dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Álvaro Beamud Cortes gerçekleştirdi.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/21/3-210520245c41d2f3.jpg"/><h3><b>Elie Saab ile birlikte hayata  geçirdiğiniz ve büyük beğeni ile karşılanan bu kapsül koleksiyon hakkında sizden  bilgi alabilir miyiz?</b></h3><p>Kapsül  koleksiyonlar, moda dünyasında oldukça etkili bir pazarlama stratejisi olarak  görülüyor. Bu koleksiyonlar, markaların belirli bir tema veya iş birliği  çerçevesinde yaratıcı ve sınırlı sayıda ürünler sunmalarını sağlayarak markanın  benzersizliğini vurguluyor. Bu da müşterilerin ve markanın takipçilerinin büyük  ilgisini çekiyor, belirli bir ivme yaratıyor. Biz de 40 parçadan oluşan kapsül  koleksiyonumuzla bu etkiyi yaratmayı istedik. El işçiliği, kumaş kalitesi ve  tasarımı ile yaz davet ve düğünlerine damgasını vuracak bir koleksiyonu  müşterilerimize sunmaktan gurur duyuyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/21/4-210520248ef32163.jpg"/><h3><b>Elie Saab X Ipekyol Kapsül Koleksiyon  iş birliği ile çıtayı çok yüksek bir yere taşıdınız. Önümüzdeki günlerde yeni  sürprizler olacak mı?</b></h3><p>Ipekyol'da  hazır giyim, çanta, ayakkabı ve aksesuar koleksiyonlarımızın yanı sıra, ilk kez  plaj giyim ve ev kozmetiği gibi yeni farklı kategorilere yöneldik. Rekabet  avantajını sürdürebilmek için ürün ve hizmetlerimizde sürekli yeniliklere  odaklanıyor, Ipekyol markamız altında her geçen gün alt kategorilerimizi  artırıyor, yeni iş birlikleri ile müşteri portföyümüzü daha da genişletiyoruz.  Ipekyol müşterimize mağazaya girdiğinde ihtiyacı olan diğer kategorilerde de  ürün satın alma imkanı ile cevap verme stratejisinde adım adım ilerliyoruz.  Müşterilerimiz hediye almak istediğinde de farklı fiyat kategorilerinde satın  alabileceği çeşitli ürünler sunarak müşteri beklentilerini karşılamak  istiyoruz. Ev kozmetiğinde iyi bir ivme yakaladık ve bunu parfüm ve kozmetik  ürünlerle sürdürmeyi amaçlıyoruz. Aksesuar tarafındaki büyümemizi eylül veya  ekim ayında açacağımız, sadece aksesuar satan mağazalarla taçlandırmayı  planlıyoruz. Çanta ve ayakkabı satışlarındaki yüzde 13-14'lük payı önümüzdeki  dönemde yüzde 20'lere taşımayı hedefliyoruz. Grup olarak büyük projelere imza  atmasını çok iyi biliyoruz. Bundan sonra da elbette farklı sürprizlerimiz  olacaktır.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/21/5-2105202405fe1df0.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/21/5z9a8397-21052024db56314b.jpg"/><h3><b>Yurt dışında büyüme stratejiniz  kapsamında kaç mağazaya ulaştınız? Elie Saab X Ipekyol Kapsül Koleksiyonu hangi  ülkelerde satışa sunuldu?</b></h3><p>Ipekyol,  Machka ve Twist markalarımızla yurt içinde 262, yurt dışında 53 mağaza ile  hizmet veriyoruz. Öncelikle var olduğumuz ülkelerde, hem franchise hem de  yönetimi tamamen kendimize ait olacak şekilde yeni mağazalar açarak, dengeli ve  sağlıklı bir şekilde büyümeyi hedefliyoruz. Grup olarak önümüzdeki beş yılda  bünyemizdeki markalarımızı Türkiye'de ve yakın coğrafyalarda en çok bilinen ilk  beş marka arasında görmek hedefimiz. Elie Saab X Ipekyol Kapsül Koleksiyonu yurt  içinde 70 ve yurt dışında sekiz Ipekyol mağazasında eş zamanlı olarak satışa  sunuldu. İlk günden bu yana yoğun ilgi gören bir koleksiyon oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/21/6-21052024af257c26.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/21/7-2105202497c92a1a.jpg"/><h3><b>Ipekyol Group olarak sosyal  sorumluluk alanında gençlerin eğitimine yönelik birçok projeye destek  verdiğinizi ve cinsiyet eşitliği konusunda çalışmalar yaptığınızı biliyoruz.  Özetle bahseder misiniz?</b></h3><p>Çalışanlarımızın  büyük çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor ve markalarımızın odağında her daim  kadınlar var. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması konusunda önemli  projeleri hayata geçirdik ve geçirmeye de devam ediyoruz. Türk Eğitim Vakfı ile  Cumhuriyetimizin 100'üncü yılında 100 kız öğrenci ile yola çıktığımız eğitim  destek projesi kapsamında Bursa Necatibey Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi  öğrencileri ile güz döneminde Moda Tasarımı ve Tekstil Teknolojileri Atölye  çalışmaları gerçekleştireceğiz. Ayrıca Edirne fabrikamızda dönemsel olarak  bursiyerlerimiz ile tasarım, baskı, üretim deneyim ve uygulama workshop'larını  hayata geçirmeyi hedefliyoruz.</p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/21/8-2105202471c539c5.jpg"/><h3>Elie Saab  Jr. - Elie Saab CEO</h3><p><br></p><h3><b>Elie Saab X Ipekyol iş birliği nasıl  başladı? Proje nasıl ilerledi? </b></h3><p>Elie Saab ve  Ipekyol arasındaki iş birliği, Elie Saab'ın erişim alanını genişletmeye ve ürün  yelpazesini çeşitlendirmeye yönelik stratejik bir hamle olarak başladı. Bir  yandan lüks bir marka olarak özümüzü korurken bir yandan daha geniş kitlelere  hitap edecek yeni çizgiler sunmak istedik. Ipekyol bu proje için bize  ulaştığında ortak bir vizyonu paylaştığımızı gördük. Projede gitmek istediğimiz  yönü tam anlamıyla benimsediklerinden kendileriyle çalışmak büyük bir zevkti.  Markamızın özünü anlamaları ve vizyonumuza uyum sağlamaları sayesinde çok daha  keyifli ve verimli bir projeye imza attık.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/21/9-210520247b5c2e5c.jpg"/><h3><b>Kapsül  koleksiyonlarda ilk kez mi bir hazır giyim markasıyla iş birliği yapıyorsunuz?</b></h3><p>Evet, bu hazır giyim kategorisinde kapsül koleksiyonlara  yönelik ilk iş birliğimiz. Özellikle de Ipekyol'un vizyonumuzu paylaştığını ve  doğru mesajı verdiğini görünce, birlikte çalışmaya hazır olduğumuza karar  verdik. Bu proje bizim hazır giyim kategorisinde ilk iş birliğimiz oldu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/21/10-210520248085c515.jpg"/><h3><b>Türk kadınına dair  neler düşünüyorsunuz?</b></h3><p>Türk kadını, modern trendleri geleneksel tarzlarla  birleştiren zarif bir moda anlayışını benimsiyor. Sıcakkanlılığı,  misafirperverliği ve güçlü aile değerleri ile öne çıkıyor ve kültürel mirasını tüm  canlılığıyla yansıtıyor.</p><h3><b>Türkiye ve Lübnan  arasında kültürel benzerlikler var mı? Varsa bu benzerlikler moda anlayışlarına  nasıl yansıyor?</b></h3><p>Türkiye ve Lübnan, tarihi bağları olan ve Akdeniz  bölgesinden etkilenen ülkeler olarak benzer kültürlere sahip. Modern trendleri  geleneksel tarzlarla birleştiren moda stillerinde bu benzerlikleri daha açık  bir şekilde görebiliyoruz. Bunun yanı sıra Akdeniz yaşam tarzı, canlı gece  hayatı ve zengin mutfak gelenekleri gibi ortak paydalar da moda stillerinin  yakınlaşmasına katkıda bulunuyor.</p><h3><b>Babanız gibi bir moda  ikonuyla çalışmak nasıl bir duygu?</b></h3><p>Babam Elie Saab ile birlikte çalışmak gerçekten büyük bir  ayrıcalık. Hem kişisel hem de profesyonel anlamda benim gibi birçok kişiye  ilham kaynağı oluyor ve rol model olarak insanlara örnek oluyor. CEO rolünü  üstlenmenin zorlukları olsa da oldukça ödüllendirici bir deneyim olduğunu  söylemek gerek. Ortak bir vizyon çerçevesinde fikir alışverişinde bulunuyoruz,  böylelikle bu deneyimi hem verimli hem de çok daha keyifli hale getiriyoruz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/21/11-210520243757d9a0.jpg"/><h3><b>Efsanevi bir markanın  CEO'su olarak modanın geleceğini nasıl görüyorsunuz?</b></h3><p>Moda sektörünün geleceği; inovasyonu, sürdürülebilirliği,  dijital dönüşümü, uyarlanabilirliği ve küresel ölçekte genişlemeyi benimsemeye  bağlı. Markaların güncel kalmaları, bunun için de değişen tüketici taleplerine  yanıt vermeleri ve yeni pazarlar keşfetmeleri gerekiyor. Bir yandan köklerine  sadık kalırken bir yandan da gelişime açık olan markalar, günümüzün değişen  koşullarına uyum sağlayabilir ve sektöre damga vurabilir.</p><p><br></p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/foto-galeri/elie-saab-x-ipekyol-koleksiyon-daveti-ile-moda-soleni-1083352" class="related-news galeri"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/20/elie-saab-x-ipekyol-kolek-461_2-52.jpg"/></div><div class="margin-right-md"><svg width="24" height="22" viewBox="0 0 24 22" fill="none" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path fill-rule="evenodd" clip-rule="evenodd" d="M23.7033 3.15576C23.4972 2.87491 23.1788 2.69803 22.8315 2.67138L5.233 0.637083C4.8899 0.608351 4.5475 0.699629 4.26431 0.89543C4.0135 1.11323 3.84297 1.40886 3.77993 1.73501L3.48932 4.25369H18.9243C20.3959 4.28706 21.5858 5.46275 21.6367 6.93381V18.3324C21.6367 18.3008 21.7063 18.2692 21.7924 18.2301C21.8824 18.1892 21.9905 18.14 22.0565 18.074C22.3239 17.8641 22.4789 17.5421 22.4763 17.2022L23.9939 4.09219C24.0275 3.75355 23.9227 3.41578 23.7033 3.15576ZM13.5963 10.292C13.5963 11.0767 12.9602 11.7128 12.1755 11.7128C11.3908 11.7128 10.7547 11.0767 10.7547 10.292C10.7547 9.50731 11.3908 8.87118 12.1755 8.87118C12.9602 8.87118 13.5963 9.50731 13.5963 10.292ZM10.5287 17.2668C11.0632 17.7156 11.736 17.9664 12.4339 17.9772C12.9795 17.9839 13.5161 17.8385 13.9838 17.5574L20.3451 13.8762V20.1406C20.3451 20.851 19.6347 21.3676 18.9243 21.3676H1.1967C1.18535 21.368 1.174 21.3681 1.16265 21.3681C1.14091 21.3682 1.11918 21.3676 1.0975 21.3663C0.456502 21.3304 -0.034053 20.7816 0.00191956 20.1406V17.7511L5.00694 14.07C5.6082 13.6084 6.45512 13.6494 7.00897 14.1669L10.5287 17.2668ZM1.19673 5.54526H18.9243C19.6833 5.57672 20.2962 6.17569 20.345 6.93374V12.3585L13.3057 16.4595C12.7012 16.8176 11.9362 16.7527 11.4005 16.298L7.84858 13.1981C6.84312 12.3015 5.3463 12.2341 4.26431 13.0367L0.00195007 16.1366V6.93374C0.00195007 6.22334 0.486325 5.54526 1.19673 5.54526ZM9.4631 10.2919C9.4631 11.79 10.6775 13.0044 12.1755 13.0044C13.6736 13.0044 14.888 11.79 14.888 10.2919C14.888 8.79387 13.6735 7.5795 12.1755 7.5795C10.6775 7.5795 9.4631 8.79393 9.4631 10.2919Z" fill="#E60000"/></svg></div><h3>Elie Saab x Ipekyol Koleksiyon Daveti ile Moda Şöleni</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/foto-galeri/elie-saab-bosphorus-daveti-1083293" class="related-news galeri"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/06/elie-saab-bosphorus-davet-447_2-52.jpg"/></div><div class="margin-right-md"><svg width="24" height="22" viewBox="0 0 24 22" fill="none" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path fill-rule="evenodd" clip-rule="evenodd" d="M23.7033 3.15576C23.4972 2.87491 23.1788 2.69803 22.8315 2.67138L5.233 0.637083C4.8899 0.608351 4.5475 0.699629 4.26431 0.89543C4.0135 1.11323 3.84297 1.40886 3.77993 1.73501L3.48932 4.25369H18.9243C20.3959 4.28706 21.5858 5.46275 21.6367 6.93381V18.3324C21.6367 18.3008 21.7063 18.2692 21.7924 18.2301C21.8824 18.1892 21.9905 18.14 22.0565 18.074C22.3239 17.8641 22.4789 17.5421 22.4763 17.2022L23.9939 4.09219C24.0275 3.75355 23.9227 3.41578 23.7033 3.15576ZM13.5963 10.292C13.5963 11.0767 12.9602 11.7128 12.1755 11.7128C11.3908 11.7128 10.7547 11.0767 10.7547 10.292C10.7547 9.50731 11.3908 8.87118 12.1755 8.87118C12.9602 8.87118 13.5963 9.50731 13.5963 10.292ZM10.5287 17.2668C11.0632 17.7156 11.736 17.9664 12.4339 17.9772C12.9795 17.9839 13.5161 17.8385 13.9838 17.5574L20.3451 13.8762V20.1406C20.3451 20.851 19.6347 21.3676 18.9243 21.3676H1.1967C1.18535 21.368 1.174 21.3681 1.16265 21.3681C1.14091 21.3682 1.11918 21.3676 1.0975 21.3663C0.456502 21.3304 -0.034053 20.7816 0.00191956 20.1406V17.7511L5.00694 14.07C5.6082 13.6084 6.45512 13.6494 7.00897 14.1669L10.5287 17.2668ZM1.19673 5.54526H18.9243C19.6833 5.57672 20.2962 6.17569 20.345 6.93374V12.3585L13.3057 16.4595C12.7012 16.8176 11.9362 16.7527 11.4005 16.298L7.84858 13.1981C6.84312 12.3015 5.3463 12.2341 4.26431 13.0367L0.00195007 16.1366V6.93374C0.00195007 6.22334 0.486325 5.54526 1.19673 5.54526ZM9.4631 10.2919C9.4631 11.79 10.6775 13.0044 12.1755 13.0044C13.6736 13.0044 14.888 11.79 14.888 10.2919C14.888 8.79387 13.6735 7.5795 12.1755 7.5795C10.6775 7.5795 9.4631 8.79393 9.4631 10.2919Z" fill="#E60000"/></svg></div><h3>Elie Saab Bosphorus Daveti</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/moda/ipekyol-x-elie-saab-is-birligi-1083196" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/17/ipekyol-x-elie-saab-is-bi-360_2-52.jpg"/></div><h3>Ipekyol x Elie Saab İş Birliği</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/ugur-ayaydin-ve-elie-saab-jr-ile-soru-cevap-1083363</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/21/ugur-ayaydin-ve-elie-saab-584_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083360</guid><pubDate>Tue, 21 May 2024 10:54:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[adL Night Zoom x Mert Aslan 10. Yıl Özel Defile Daveti]]></title><description><![CDATA[adL Night Zoom x Mert Aslan 10. yılı özel bir defileyle Çırağan Palace Kempinski'de kutlandı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/adl-night-zoom-x-mert-aslan-10-yil-ozel-defile-daveti-1083360</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/21/adl-night-zoom-x-mert-asl-447_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083352</guid><pubDate>Mon, 20 May 2024 14:49:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Elie Saab x Ipekyol Koleksiyon Daveti ile Moda Şöleni]]></title><description><![CDATA[Dünyaca ünlü modacı Elie Saab ve Ipekyol iş birliğiyle hazırlanan koleksiyon, Galataport Istanbul Tarihi Paket Postanesi rıhtımında düzenlenen görkemli bir defileyle modaseverlere sunuldu. Yoğun bir katılımın olduğu defilede podyum dışında da moda şöleni vardı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/elie-saab-x-ipekyol-koleksiyon-daveti-ile-moda-soleni-1083352</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/20/elie-saab-x-ipekyol-kolek-461_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083350</guid><pubDate>Mon, 20 May 2024 11:06:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sunset Grill & Bar 30. Yıl Dönümünü Dany Brillant ile Kutladı]]></title><description><![CDATA[Sunset Grill & Bar, 30. yıl dönümünü, Fransız müziğinin önemli isimlerinden Dany Brillant'ın İstanbul Boğazı'nın etkileyici görünümünün arka fonu zenginleştirdiği performansı eşliğinde kutladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sunset-grill-bar-30-yil-donumunu-dany-brillant-ile-kutladi-1083350</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/20/sunset-grill-bar-30-yil-d-416_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083347</guid><pubDate>Fri, 17 May 2024 11:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sim Atlı ile Stil ve Mücevherler Üzerine]]></title><description><![CDATA[“Stil; kişisel öykülerimizi, ruh halimizi ve dünyayla olan etkileşimimizi dış dünyaya yansıtan bir ayna gibidir” diyen mücevher tasarımcısı Sim Atlı'nın kendini sürekli geliştirerek yeniden keşfettiği kariyer ve stil yolculuğuna eşlik ediyoruz ]]></description><content:encoded><![CDATA[<h3><b>Stilinizi nasıl tarif  edersiniz? </b></h3><p>Risk almayı sever misiniz yoksa çizgisinin dışına  çıkmayanlardan mısınız? Stilimi tanımlarken konfor ve şıklığı ön planda  tuttuğumu söyleyebilirim. Temelde rahat hissettiğim kıyafetleri tercih etsem de  zaman zaman renkleri ve yeni trendleri denemekten çekinmem. Ayakkabı  seçimlerimde ise bazen cesur adımlar atarak farklılık yaratmayı severim. Her  zaman kendimi yansıtan ve aynı zamanda rahatlık sunan parçalarla dolu bir  gardıroba sahibim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/17/simatli8-17052024ccf68f0b.jpg"/><h3><b>Sizin için stil  nedir? </b></h3><p>Stil, kişinin kendini ifade etme biçimidir fakat sadece  giyimle sınırlı değildir. Aynı zamanda yaşam tarzı ve duygularla da bütünleşir.  Stil; kişisel öykülerimizi, ruh halimizi ve dünyayla olan etkileşimimizi dış  dünyaya yansıtan bir ayna gibidir. Kendimi sürekli geliştirme ve keşfetme  yolculuğumda, stilim de bu evrimin bir parçası olarak değişiyor diyebilirim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/17/simatli2-17052024d0b4fa5f.jpg"/><h3><b>Bugüne dek duyduğunuz  en iyi stil tavsiyesi? </b></h3><p>Benim için en değerli stil tavsiyesi; gerçekten  sevdiklerimizi giymemiz gerektiği fikri ve tarzımızı toplumsal beklentilerden  ziyade kişisel zevklerimize göre şekillendirmek oldu. Kendi seçimlerinizle  rahat hissettiğinizde, bu sadece dış görünüşünüzü değil, iç dünyanızı da olumlu  yönde etkiler.</p><h3><b>Gardırobunuzun  olmazsa olmaz parçaları arasında neler var? </b></h3><p>Gardırobumun vazgeçilmezleri arasında deri ceketler ve  pantolonlar başı çekiyor. Triko elbiseler, bluzlar ve jean'ler de benim için  vazgeçilmezler arasında.</p><h3><b>Tarzınızı en iyi  yansıtan markalar hangileri? Son dönemde radarınıza giren yeni markalar var mı?</b></h3><p>Carven, Loewe, Farm Rio ve Christopher Esber'in yanı sıra  Türk tasarımcılardan Zeynep Arçay ve Siedres'i de bu dönemde beğeniyle takip  ediyorum.</p><h3><b>En çok ne satın  alırsınız? </b></h3><p>En çok ayakkabı, pantolon ve jean satın alırım.</p><h3><b>"Asla giymem"  dediğiniz parçalar var mı? </b></h3><p>Stilimde sınırlar koymaktan kaçınsam da kapri pantolon ve  balon eteklerin asla geri dönmemesini diliyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/17/simatli4-17052024528bc9b6.jpg"/><h3><b>Sosyal medya  etkisiyle de zaman zaman yükselişte olan trendler arasında, sizin de favoriniz  olanlar var mı? </b></h3><p>Gösterişten uzak, incelikli ve zamansız parçaların tercih  edilmesini savunan Silent Luxury yani "Sessiz Lüks" trendi, benim favorim  haline geldi.</p><h3><b>Aksesuarlarla aranız  nasıl? En çok hangi aksesuarları kullanmayı seviyorsunuz? </b></h3><p>Yüzükler kesinlikle vazgeçilmezim. Her bir yüzük, bir hikaye  anlatır ve kişisel bir ifade sunar. Bu da bence, onları tasarlamayı ve takmayı  özel kılıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/17/simatli3-170520248589d59d.jpg"/><h3><b>Tarzıyla size ilham  veren isimler arasında kimler var?</b></h3><p> Zendaya, Rosalia,  Harry Styles, Lupita Nyong'o ve Cher bana kalırsa ilham veren tarzlara  sahipler.</p><h3><b>Takılarla olan  hikayeniz ne zaman başladı? Sim and Roz'un kuruluş hikayesini anlatabilir  misiniz? </b></h3><p>Markamı kurma kararı, yıllar süren bir düşünce ve hayalin  sonucuydu. Moda tasarımı alanında eğitim alıp, beş yıl boyunca moda  endüstrisinde tasarımcı olarak çalıştıktan sonra, içimdeki sesi dinlemeye karar  verdim ve 2018 yılında harekete geçtim. Mücevher tasarımcısı annemin yaratıcı  yolculuğuna şahit olmam, kendi markamı yaratma fikrini kuvvetlendirdi. Böylece,  her bir mücevherde evrenin mucizesini ve kişisel hikayelerimi anlatma amacı  taşıyan Sim and Roz doğdu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/17/simatli5-17052024acebc13c.jpg"/><h3><b>Markanızı yaratırken  en büyük hayaliniz neydi? </b></h3><p>Sim and Roz'u yaratırken en büyük hayalim, sadece güzellik  ve zarafet sunan bir mücevher markası oluşturmak değil, aynı zamanda her  parçanın taşıyan kişiye özel anlamlar ifade etmesini sağlamaktı. Tasarımlarımızın,  kişisel hikayeleri ve keşifleri simgeleyen talismanlar olarak kullanılmasını ve  her koleksiyonumuzun, evrenin mucizelerinden ilham alarak modern kadının  duygularıyla bağ kurmasını arzuladım. Her bir tasarımın, bireyin yaşam  yolculuğunda karşılaştığı derinlikleri ve keşifleri yansıtmasını ve onları  kişisel bir keşif yolculuğuna çıkarmasını istedim. Ayrıca, markamı küresel bir  boyuta taşıyarak dünya genelinde daha fazla insanla buluşturmayı ve onların da  bu özel deneyimi yaşamalarını sağlamak istiyorum.</p><h3><b>Tasarım sürecinde  ilham kaynaklarınız neler oluyor? </b></h3><p>Doğanın muhteşem manzaraları ve evrenin büyüleyici yapısı,  tasarımlarıma yön veren unsurlar arasında. Ayrıca, yıldızların ve gezegenlerin  göksel hareketleri gibi astronomik olaylar ve hayatın sonsuz yolları boyunca  yaşadığımız kişisel hikayeler de yaratıcılığımı tetikliyor. Bu doğal, kozmik ve  kişisel deneyimler, her bir tasarımımda estetik bir derinlik ve manevi bir  boyut sunmamı sağlıyor. Her koleksiyonum, bu ilham verici unsurları modern ve  zamansız bir çerçevede yorumlayarak, taşıyan kişiye hem görsel hem de duygusal  bir zenginlik katmayı amaçlıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/17/simatli6-17052024f8d05574.jpg"/><h3><b>Mücevherin stildeki  yeri sizce nedir? </b></h3><p>Mücevher, stilin en güçlü ifade araçlarından biri bence.  Kişisel tarzı tamamlayan ve zenginleştiren, aynı zamanda bireyin kendini ifade  etme şekline derinlik katan unsurlardan biri. Kıyafet ve aksesuarlarla uyumlu  bir şekilde kullanıldığında, mücevher sadece bir moda ögesi değil, aynı zamanda  taşıyanın karakterini, zevklerini ve hatta bazen yaşam tarzını yansıtan bir  simge. Her bir mücevher, giyen kişinin kişisel öyküsüne eşlik ediyor ve  sıklıkla aile içinde kuşaktan kuşağa aktarılan bir miras olarak değer kazanıyor.  </p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/yasam/urartin-zamansiz-mucevherleri-1082967" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/02/27/urartin-zamansiz-mucevher-812_2-52.jpg"/></div><h3>Urart'ın Zamansız Mücevherleri</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/foto-galeri/2024-altin-kure-odullerinin-en-iyi-mucevher-gorunumleri-1082736" class="related-news galeri"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/01/08/2024-altin-kure-odullerin-688_2-52.jpg"/></div><div class="margin-right-md"><svg width="24" height="22" viewBox="0 0 24 22" fill="none" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path fill-rule="evenodd" clip-rule="evenodd" d="M23.7033 3.15576C23.4972 2.87491 23.1788 2.69803 22.8315 2.67138L5.233 0.637083C4.8899 0.608351 4.5475 0.699629 4.26431 0.89543C4.0135 1.11323 3.84297 1.40886 3.77993 1.73501L3.48932 4.25369H18.9243C20.3959 4.28706 21.5858 5.46275 21.6367 6.93381V18.3324C21.6367 18.3008 21.7063 18.2692 21.7924 18.2301C21.8824 18.1892 21.9905 18.14 22.0565 18.074C22.3239 17.8641 22.4789 17.5421 22.4763 17.2022L23.9939 4.09219C24.0275 3.75355 23.9227 3.41578 23.7033 3.15576ZM13.5963 10.292C13.5963 11.0767 12.9602 11.7128 12.1755 11.7128C11.3908 11.7128 10.7547 11.0767 10.7547 10.292C10.7547 9.50731 11.3908 8.87118 12.1755 8.87118C12.9602 8.87118 13.5963 9.50731 13.5963 10.292ZM10.5287 17.2668C11.0632 17.7156 11.736 17.9664 12.4339 17.9772C12.9795 17.9839 13.5161 17.8385 13.9838 17.5574L20.3451 13.8762V20.1406C20.3451 20.851 19.6347 21.3676 18.9243 21.3676H1.1967C1.18535 21.368 1.174 21.3681 1.16265 21.3681C1.14091 21.3682 1.11918 21.3676 1.0975 21.3663C0.456502 21.3304 -0.034053 20.7816 0.00191956 20.1406V17.7511L5.00694 14.07C5.6082 13.6084 6.45512 13.6494 7.00897 14.1669L10.5287 17.2668ZM1.19673 5.54526H18.9243C19.6833 5.57672 20.2962 6.17569 20.345 6.93374V12.3585L13.3057 16.4595C12.7012 16.8176 11.9362 16.7527 11.4005 16.298L7.84858 13.1981C6.84312 12.3015 5.3463 12.2341 4.26431 13.0367L0.00195007 16.1366V6.93374C0.00195007 6.22334 0.486325 5.54526 1.19673 5.54526ZM9.4631 10.2919C9.4631 11.79 10.6775 13.0044 12.1755 13.0044C13.6736 13.0044 14.888 11.79 14.888 10.2919C14.888 8.79387 13.6735 7.5795 12.1755 7.5795C10.6775 7.5795 9.4631 8.79393 9.4631 10.2919Z" fill="#E60000"/></svg></div><h3>Altın Küre Ödülleri'nin En İyi Mücevher Görünümleri</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/luks/mucevher-hikayesi-simandroz-1083137" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/03/mucevher-hikayesi-simandr-317_2-52.jpg"/></div><h3>Mücevher Hikayesi: SIMandROZ</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/sim-atli-ile-stil-ve-mucevherler-uzerine-1083347</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/17/sim-atli-ile-sim-and-roz--953_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083334</guid><pubDate>Wed, 15 May 2024 10:27:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[15 MAYIS 2024]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p><p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/15-mayis-2024-1083334</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/15/15-mayis-2024-555_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083328</guid><pubDate>Tue, 14 May 2024 14:34:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Fransız Sarayı'nda Brothers Daveti]]></title><description><![CDATA[Fransız Sarayı'nda; sanat, moda, müzik, gastronomi dünyasından isimlerin katılımıyla gerçekleşen Brothers davetinde, beraberliğin gücünü vurgulayan “Bir, Birimiz İçin” kampanya filmi tanıtıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/fransiz-sarayinda-brothers-daveti-1083328</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/14/fransiz-sarayinda-brother-498_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083327</guid><pubDate>Tue, 14 May 2024 14:20:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Pinko Turkey Davetinde Yaz Enerjisi]]></title><description><![CDATA[Neşe ve özgürlük hissi, moda etkinliklerinde şu sıralar başrole yerleşiyor. Yeni trendlerin misafirlere tanıtıldığı Pinko Turkey davetinde, yazın ilk sinyalleri verildi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/pinko-turkey-davetinde-yaz-enerjisi-1083327</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/14/pinko-turkey-davetinde-ya-570_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083326</guid><pubDate>Tue, 14 May 2024 14:07:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Glowika Beauty Center Daveti ile Bütünsel Güzellik]]></title><description><![CDATA[“Senin güzelliğin senin ışıltın” mottosu ile hizmet veren Glowika Beauty Center'ın davetinde, fiziksel ve zihinsel wellbeing anlayışıyla bütünsel güzellik keşfedildi.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/glowika-beauty-center-daveti-ile-butunsel-guzellik-1083326</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/14/glowika-beauty-center-dav-312_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083323</guid><pubDate>Tue, 14 May 2024 13:11:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Maya Portakal Bitargil Hakkında Merak Edilenler]]></title><description><![CDATA[110 yıllık bir mirasın dördüncü kuşak temsilcisi o! Portakal Sanat ve Müzayede Evi'nin son kuşak temsilcisi Maya Portakal Bitargil ile geçmişi, geleceği ve şimdiyi konuşabilmenin keyfini tadıyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<h3><b>Maya, bizler için anlamın öylesine  derin ki... Sen kendini nasıl tanımlarsın?</b></h3><p>Yıllar içinde  oturmuş bir düzende yenilik yaratan, bu değişimi kalıcı kılan ve örnek olan  dostum Gözde, başta sen ve kurduğun harika ekiple iş birliği yapmak harika.  Hassasiyete ve özene dayanan çalışma prensibiniz, ilerici tavrınızla gurur  duyuyorum. Umarım her zaman el ele güzel ülkemizi her yerde temsil etmeye devam  edersin. Sevginin ve güvenin esas olduğu, insan sevgisinin ve dost sevgisinin  çok kıymetli olduğu bir ailede yetiştim. Annem ve babamın dostlarının arasına,  zaman içinde (çocukluğumdan itibaren) kendi arkadaşlarım da katıldı. Kapısı hep  açık olan evimizde yeni dostluklar doğar; eskiler pekişir, daha önce tanışmamış  insanlar birbiriyle tanışır; güven veren çemberler oluşurdu. Büyük dost aile  yemeklerinde; müzayede sonrası gelenekselleşen dost buluşmalarında -bu gelenek  dedem Aret ile başlar- bir yandan günü kutlarken bir yandan da kritikler  yaptığımız sohbetler ederdik. Bu yemeklerde içtenlik, samimiyet, sonsuz sevgi  ve güven beni en çok etkileyen değerlerdi. Bu ortamda, paylaşmanın ne kadar  önemli olduğunu erken yaşta anladım ve insanlara güvenebilmenin en büyük lüks  olduğunu öğrendim diyebilirim. Bu yüzden insanlara yaklaşırken önce yüzde yüze  yakın bir güvenle yaklaşırım. Biraz Amerikan hukuk sistemi gibi. Suçluluğun  kanıtlanana dek yüzde yüz masumsun ve oyuna 1-0 önde başlıyorsun. Bu yaklaşımım  insan ilişkilerinde beni mutlu ediyor. Sevgi, güven ve paylaşımın temel  alındığı aile ortamı, her alanda ilişkilerimi ve kararlarımı şekillendirdi,  şekillendiriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/14/mayaportakalbitargil-140520240afbbff0.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/14/mayaportakalbitargil-140520247e435665.jpg"/><h3><b>Seni ve aileni hiç tanımadığımı  varsayarak, hayat hikayeni baştan dinlemek isterim. Nasıl bir ailede büyüdün?</b></h3><p>Dördüncü  kuşak olarak bu işin bir parçası olmak elbette maraton koşucusu yapıyor sizi.  Süreklilik, sorumluluk, azim... Portakal Sanat Evi bugün 110 yaşında. Arkamızda  büyük bir bellek, kuvvetli bir hafıza var diyebiliriz. Sosyo-kültürel değişimi  bir asırdır izleyebilmek ve elbette bu süreçte ufak, büyük roller oynayabilmek  gurur verici. Bu süreçte yapılmayanı yapmaya cesaret edebilmek için bilginin  esas olduğu tortuları biriktirmek, işimizin püf noktalarının başında geliyor.  Eser sevgisi ve insanlar ile sanat eserleri arasında bağlar kurabilmek,  köprülerin kurulmasında emekçi olmak, bizim işimizin en büyük tatmini. Bana  ailemde, ailemin çevresinde en önem verilen neydi diye sormuştun; elbette en  başta sevgi ve hemen sonrasında bilgi demeliyim. Bilginin otantiklikle birlikte  esas olduğu ve konunun hem insan ilişkilerinde hem de eserlerde temeli  oluşturduğu bu dünyada nefes alıyor olmak, en büyük şansım. İşin de insanın da  en hakikisi en kıymetlisi bu.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/14/mayaportakalbitargil-14052024a8e76241.jpg"/><h3><b>Ailenle çalışmak ve böylesine köklü  bir kurumun parçası olmak eminim şahanedir, peki ya zor yanları?</b></h3><p>Zorlukları  olmaz olur mu! Hem de katman katman olur. Köklü kurumlarda, koruyucu davranmak  zorunda bulursun kendini. Yırtıcı davranmak istediğin anlarda fevri  davranmamayı bilerek mi doğuyorsun ailene bilmiyorum; ama cesaret ve güven  endeksiyle kontrollü dans ederken buluyorsun kendini. Cesaret, bilgi temeli  üzerinde cesur hareket edebilmek önemli. Babayla kız ilişkisi... Hocam, ustam,  kavgam, başarım... Bilgi, merak, detaycılık, cesaret, "attitude" hayat  duruşu. Çok çok şey gördüm, görüyorum sevgili babamdan. Tohum ekmekten çok daha  fazlasını yaptı. Kocaman emeği omuzlarımda... Ailede işimiz ilk kez bir kadın  DNA'sı taşıyor. Kuşak çatışması, kadın erkek farklılıkları sağlıklı sonuçların  doğmasında faydalı olabiliyor. Tartışmanın, hatta zaman zaman "tatlı"  çekişmelerin iyi meyveleri olabiliyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/14/mayaportakalbitargil-1405202487a390a4.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/14/mayaportakalbitargil-140520240aa43d48.jpg"/><h3><b>İçinde bulunduğun dünyanın  perspektifinden bakarak, koleksiyonerliğe bakış açını ve senin ruhuna  yansımasını çok merak ediyorum...</b></h3><p>Koleksiyonerlik;  bilgi, belirli bir disiplin ve sürekliliğin; gelişen, büyüyen değişen bir zevk,  tutku ve sevginin buluşması sonucunda erişilebilir bir nokta. Üzerinde her  zaman çok konuştuk, daha da konuşacağız. Eser toplamak ile koleksiyoner olmak  arasındaki fark, uçurum kadar. Koleksiyonerin parası da, duvarı da bitmez...  Sanat sevgisi, yatırım fikrinin her zaman çok üzerindedir. Öyle büyük ve hala  naif alanlar var ki bu işin duygusunda... Her zaman şaşırtabilecek bir  mekanizmaya sahip.</p><h3><b>Sahip olmak ve ruhunu besleyen  ögeleri sanat yoluyla yansıtmak, hayat boyu sürecek bir tutku mu?</b></h3><p>Hayattaki en  büyük tutkum, yüksek frekansta yaşamanın verdiği yaşam sevinci ve heyecanını  kucaklamak. Bu tutku, insanların ve hayatın sunduğu güzelliklere derin bir  şükran duygusuyla bağlanmak! Sevgiyle, kahkahayla ve güvenle çevrili bir hayata  olan inancım, bana güç ve umut veriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/14/mayaportakalbitargil-14052024b5c4baab.jpg"/><h3><b>Aşka ve evliliğe bakış açını da  sormak isterim; işin en zor kısmı. İbrahim ile tanışma hikayeni ve belki de  Delicatessen'in önemini anlatmak ister misin?</b></h3><p>İbrahim'i 28  yaşında tanıdım. Evet, seninle oturduğumuz tam bu masada ilk kahvemizi içtik.  Bir öğlen iş arasıydı ve İbo'yu ilk tanıdığımda güven duyguma dokunmuştu.  Delicatessen'in bizim için özel bir yeri var çünkü orası, 12 yıl öncesine kadar  babamın 1974'ten itibaren işlettiği, çocukluğumun geçtiği galeriydi. Babam ve  dedem orada çalışmıştı; bordo kadife pileli perdeleriyle bir kültür merkezi  gibiydi. İbo'yla ilk yıllarımızda en çok Delicatessen'de vakit geçirirdik; hala  da ev hissi verir bana...</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/14/mayaportakalbitargil-1405202400390bb9.jpg"/><h3><b>İlişkinizde sizi mutlu eden küçük  şeyler neler mesela? Birlikte neler yapmaktan hoşlanırsınız?</b></h3><p>İlişkimizde  bizi mutlu eden küçük şeyler var. Benim için mesele, hakikatte kalabilmek ve  hakikatin kıymetini bilmektir. Temelimiz, önceliklerimiz ve ailelerimizin  verdiği değerler birbirine çok benziyor. Evliliğimize en çok kuvvet veren de bu  ortak ilkeler oldu zaman içinde. İbo bana destek oluyor, sessizce beni şımartan  ve koruyan bir yapısı var. Ben daha yüksek yaşıyorum hislerimi, daha sesli.  Bana en çok güven ve sağlamlığı hissettiriyor. Sabah kahvemiz, küçük ve favori  bir ritüelimiz. İbo her sabah saat 06.50'de bana ve kendine 12 yıldır -birkaç  sene evvelime kadar 7.30'du; malum okul saatine kaydık şimdi- aynı kahveyi  yapıyor. Hayat o an akışta benim en keyifli zamanım... Bir doktor bana,  "Evlilikte her gün, her saat, her ay, hatta her sene iyi olunmaz. Ama öyle  birkaç saat olur ki, bazen bir ömür zor anları bile kolay geçirmenizi mümkün  kılar" demişti. Evliliğe maraton gibi bakabilmek önemli. Biz de herkes gibi  öğreniyoruz. Öğrenmenin sonu yok, hiçbir alanda. Değişim ve kabullenmek önemli.  40 yaşla birlikte baskılar kalkıyor, (insanın kendi üzerinde yarattığı veya  abarttığı baskılar) doktorumun söylediği gibi, her an mutlu olma mecburiyetini  kaldırınca, hayat daha neşeleniyor. Kreşendolar elbette var, yüksek anlar;  onları kim sevmez?</p><h3><b>Peki ya anne olmak? Anne olduktan  sonra anladım ki, "Anne olmak yaşamında ne değiştirdi?" klişe sorusunun  ötesinde bir durumla karşı karşıyayız. Senin de yeni bakış açın, yaklaşımın ve  Defne Olivia için hayallerin var mı?</b></h3><p>Defne  Olivia, sevgiyi öğrensin... Sevmeyi ve sevilmeyi... Daha kıymetli bir şey olamaz.  İnsan sevgisi zaman içinde bilgi sevgisine de evrilir hiç şüphesiz. Sevginin,  her şeyin temelinde olduğuna inancım sonsuz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/14/mayaportakalbitargil-14052024e421952a.jpg"/><h3><b>Çocukluktan bu yana süregelen yakın  arkadaş grubun var. Her birinin senin için çok kıymetli olduğunu biliyorum.  Dostların için neler söylemek istersin?</b></h3><p>Dostlarım,  kız kardeşlerim; belki daha fazlası ... Çocukluk arkadaşlığının değerini  kızımda görüyorum şimdi; "Anne sen de mi dört yaşından beri arkadaşsın?" deyip  kendi arkadaşlarına verdiği kıymetten kendimi izliyorum diyebilirim. Dostlarım,  en kıymetlilerim; ailemle bir... Kötü gün kadar iyi gün dostu olmak da kıymetli.</p><h3><b>Dinginliğin ve ortama girdiğinde  yarattığın huzur sanırım iç dengenden kaynaklanıyor. Maya kendini, ruhunu nasıl  besler de böylesine uyumlu bir ruh haline kavuşur?</b></h3><p>Gözde, sen  beni hep şımartırsın sağ ol. Bilmiyorum. İç dinginliğim her an benimle değil  sanki. Hassasiyet, özen ve empati; karşımdakinin yerine çok hızlı koyabiliyorum  kendimi... Bazen yavaşlatmam gerekiyor. Bütüne varmayı seviyorum. Bütünün  iyiliğine odaklanıyorum. Her zaman tersten düşünmeyi severim. Böyle küçük,  kendimle oynadığım oyunlar var.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/14/mayaportakalbitargil-14052024ebccd0a0.jpg"/><h3><b>Ve yaşadığımız çağın hızında, dijital  platformlar içinde, ruh sağlığını nasıl koruyorsun?</b></h3><p>Kitap okumak  hayatımın merkezinde; daha az değil daha çok okuyorum. Sosyal medya ile  ilişkimdeki sınavı ancak böyle verebilirim diye düşünüyorum. Instagramı  seviyorum biliyorsun, X de oldukça takip ettiğim bir alan. Özellikle itiraf  edeyim; politik meseleleri takip ettiğim, esprisine hayran kaldığım insanlar  var.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/14/mayaportakalbitargil-140520242c88c74b.jpg"/><h3><b>Biraz da günümüzün koleksiyonerlik  anlayışından ve sanat piyasasından bahsetmek istiyorum. Koleksiyoner kimliği  renk değiştirdi mi? Günümüz sanat üretimiyle ilgili ve mevcut sanat piyasasıyla  ilgili görüşlerini merak ediyorum.</b></h3><p>Koleksiyonerlik  değişti, değişir. Yüzyıllardır değişiyor, değişim hayat zaten! Öncelikle  koleksiyon yapmak isteyen insanın psikolojisini iyi değerlendirmek lazım.  Koleksiyoner olmak için birçok bilgi lazım. Para kafi değil; hatta sizi  koleksiyonerlikten çok uzaklaştırabilecek bir kuvvete de sahip olur, kuvveti  sadece paradan alınca. Bilgi, doğru bilgi, şanslıysanız süzme bilgi... Sanat  sevgisi, merakı, disiplini ve sahip olma isteği. Koleksiyoner, ayrışmak  isteyendir... "Unique"liğini önce kendisine ve sonra çevresine ispatıdır.  Koleksiyoner olmak kısmi çılgınlığı, cesareti beraberinde getirir.  Zenginliktir, koleksiyoner olabilmek, ruh ve bilgi zenginliği.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/14/mayaportakalbitargil-140520242f29f9fa.jpg"/><h3><b>En son okuduğun kitap? </b></h3><p>Simon  Armitage kaleminden Queenhood. Çok tavsiye ederim. </p><h3><b>Sabah kalktığın an ritüelin? </b></h3><p>Defne Olivia  ve İbo ile sabah 06:50'deki kahvemiz. </p><h3><b>Senin için "kendime ayırdığım  an" dediğin? </b></h3><p>Sabah  kahvemiz, en çok o. </p><h3><b>"Hayatımın filmi" dediğin? </b></h3><p>Little Women</p><p><br></p><p><b>Röportaj:</b> Gözde Yörükoğlu Ersu </p><p><b>Fotoğraf:</b> Selçuk Danyıldız </p><p><b>Styling:</b> Bengisu Gürel </p><p><b>Saç ve makyaj:</b> Tayfun İltir </p><p><b>Prodüksiyon:</b> Yasemin Türk Yeşilkır / Kübra Bıçak </p><p><b>Video:</b> Kaan Karaaslan </p><p><i>Mekan için <b>The Peninsula Istanbul</b>'a teşekkür  ederiz.</i></p><p><br></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/maya-portakal-bitargil-hakkinda-merak-edilenler-1083323</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/14/maya-portakal-bitargil-ha-772_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083320</guid><pubDate>Mon, 13 May 2024 13:12:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[“Kimler Geldi Kimler Geçti” Dizisi Daveti]]></title><description><![CDATA[Başrolünde Serenay Sarıkaya'nın yer aldığı yeni Netflix dizisi “Kimler Geldi Kimler Geçti”nin gala daveti gerçekleşti.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/kimler-geldi-kimler-gecti-dizisi-daveti-1083320</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/13/kimler-geldi-kimler-gecti-928_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083313</guid><pubDate>Fri, 10 May 2024 15:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bulgari Parfümü Chill & Sole ile Syon Park'a Yaz Geldi]]></title><description><![CDATA[Bulgari, parfüm ustası Jacques Cavallier imzalı yepyeni koku kreasyonu Chill & Sole'u, Londra'daki Syon Park'ta gerçekleştirdiği yaz enerjisiyle dolu davette tanıttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bulgari-parfumu-chill-sole-ile-syon-parka-yaz-geldi-1083313</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/10/bulgari-parfumu-chill-sol-682_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083305</guid><pubDate>Wed, 08 May 2024 11:43:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[H&M Studio Davetinde Venedik Rüzgarı]]></title><description><![CDATA[H&M Studio, renkli tasarımlardan oluşan yeni yaz koleksiyonunu Venedik Sarayı'nda gerçekleşen davet ile tanıttı. H&M Studio Resort Capsule koleksiyonu, İtalyan palazzolardan ve Venedik kültüründen ilham alıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/hm-studio-davetinde-venedik-ruzgari-1083305</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/08/hm-studio-davetinde-vened-396_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083303</guid><pubDate>Wed, 08 May 2024 10:40:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[8 MAYIS 2024]]></title><description><![CDATA[   ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p><p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/dila-tarkan-ve-oglu-luca-hakkinda-bilinmeyenler-1083302</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/08/8-mayis-2024-243_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083302</guid><pubDate>Wed, 08 May 2024 10:38:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Dila Tarkan ve Oğlu Luca Hakkında Bilinmeyenler]]></title><description><![CDATA[Özgüvenli duruşu, neşeli karakteri, renkli stili ve sıcak gülümsemesi ile karşısındaki kişiye anında pozitif enerjisini geçiren Dila Tarkan Doğruer ile bu kez oğlu Luca'nın  –ve elbette köpekleri Peanut ve Astro'nun- da eşlik ettiği bir çekim gerçekleştirdik.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>"Çocukluğumdan beri anne olmanın hayalini kuran biriydim. Tam da hayal ettiğim gibi oldu her şey. Sadece ben normalde 'control freak' bir insanım ama enteresan bir şekilde Luca'yla ilişkimde bu yanım çok ortaya çıkmıyor. Daha sakin, sabırlı ve huzurluyum onunlayken" diyen Dila Tarkan Doğruer ile evinde bir araya geldik.</p><h3><b>Anne olmak hayatında nasıl bir değişikliğe neden oldu? Son bir buçuk seneni nasıl özetlersin?</b></h3><p>Anne olunca hayatın ciddi anlamda boyut atlıyor. Bence bu, her anne için farklı ama benim hayatımdaki en büyük değişim, daha düzenli ve programlı bir hayata geçiş ve sorumluluklarımın iyice artması oldu. Her anımda düşünmemi gerektiren bir birey daha var.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/08/33dilatarkanluca2024-08052024bdec1ea4.jpg"/><h3><b>Luca'yla en çok nasıl vakit geçirmek ikinizi de mutlu ediyor?</b></h3><p>Dans ederek vakit geçirmeye bayılıyoruz. İkimiz de müzik dinlemeyi ve dans etmeyi çok seviyoruz.</p><h3><b>Kendi deneyimlerinden yola çıkarak yeni anne adaylarına ne tavsiye edersin?</b></h3><p>Çocukla annenin akıl sağılığı için iyi bir düzen çok önemli. Bu düzeni bence ilk gün itibarıyla kurmak anneyi oldukça rahatlatıyor. En yakın arkadaşlarımdan biri doğumdan hemen sonra düzen kurmaya yardımcı olan bir hemşire tavsiye etmişti, onu sorgulamadan dinlemiştim. İyi ki dinlemişim, şu an bütün hamile olan arkadaşlarıma ilk söylediğim şey, doğum sonrası bir hemşirenin eve gelip 3-5 gün, hem düzen kurmanıza hem de her şeyi öğrenmenize yardımcı olması oluyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/08/27dilatarkanluca2024-08052024480f3c3f.jpg"/><h3><b>Kendine özgü, renkli bir stilin var. Ne giyineceğini önceden planlar mısın, son anda mı karar verirsin?</b></h3><p>Ruh halim her gün değişiyor, biraz değişken bir yapıya sahibim, o nedenle aslında genelde anlık ruh halime göre giyiniyorum. Önceden pek kararlaştırmıyorum çünkü kararlaştırdığım bir kıyafeti o gün moduma göre giyinmek istemeyebiliyorum. Benim modumu çok etkiliyor giydiğim kıyafetler. </p><h3><b>Bir "influencer" olarak mesleğini nasıl tanımlıyorsun? Bu işte seni manevi olarak tatmin eden şey nedir? İş birliklerinde nelere dikkat ediyorsun?</b></h3><p>Influencer'lık aslında yeni jenerasyonun reklam aracı olarak görülüyor. Hem bütün hayatımızla herkesin önündeyiz, hem de değiliz. Hem her şeyimiz çok açık ama aslında sadece gösterdiğimiz kadarını yansıtıyoruz. Çok keyifli görünen ama bir yandan da gerçekten çok zor olan bir iş. Bunun, bu işin içine girmeden anlaşılabileceğini düşünmüyorum. Ben iş birliklerimde gerçekten kullanacağım veya halihazırda kullandığım markalarla iş birliği yapmaya çalışıyorum. Bir yerden karakterimle ilintili olan veya benim hayat değerlerimle benzer değerlere sahip olan markalarla iş yapmaya özen gösteriyorum. Sevdiğim ürünler ve markalarla iş birliği yapıyorum. En dikkat ettiğim kriter bu. Normalde kullanmayacağım bir ürünün reklamını yapmam. Beni bu meslekte manevi olarak en çok ne tatmin ediyor; savunduğum değerlerin fark ediliyor olması, kişiliğimle, karakterimle ve hayat tarzımla bazı insanlara ilham olabilmek, onların biraz da olsa hayatlarında bir yere dokunabilmek... Bu benim için en tatmin edici ve mutluluk verici şey.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/08/28dilatarkanluca2024-08052024055784c8.jpg"/><h3><b>Sosyal medyayı sen nasıl kullanıyorsun?</b></h3><p>Sosyal medya bazen çok toksik olabiliyor. Ben Instagram'ı aslında daha çok arkadaşlarımı ve sevdiğim sayfaları takip etmek, bazı trendlere güncel kalmak için kullanıyorum. Çok fazla da bu platformda vakit geçiren bir insan değilim açıkçası, daha çok kendi koyacaklarımı koyuyorum, birkaç tane post'a bakıyorum ve çıkıyorum. Dediğim gibi şu an aslında biraz bir şeyleri öğrenmek için de kullanıyorum. Artık bu reels'larla beraber birçok bilgi paylaşılıyor. Annelikle ilgili, insanlıkla ilgili, hayvanlarla ilgili öğrendiğim böyle çok şey oldu. Hoşlandığım konularla ilgili okuduğum, izlediğim videolar oluyor. Gelen toksik ve kötü yorumlarla ilgili de bazen engelliyorum o kişileri, bazen direkt siliyorum bazen de 2-3 yorum görüp bakmadan geçiyorum. Negatif yorumlar açıkçası ruh halimi eskiden çok etkiliyordu ancak sonradan fark ettim ki çoğu kötü yorum yazanların aslında problemi ben değilim, kendileriyle ilgili problemleri yüzünden bana saldırıyorlar. Bunu fark ettikten sonra biraz daha rahatladım. Kimi zaman geliyor yazılanlara gülüp geçebiliyorum ama kimi zaman da kendimi iyi hissettiğim bir günde değilsem -ki hepimiz insanız hepimizin bin bir türlü günü oluyor- ruh halimi etkileyebiliyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/08/34dilatarkanluca2024-080520244e8ac9e2.jpg"/><h3><b>Yaşadığımız çağda ruh sağlığını koruyabilmek en büyük lüks. Sen bunun için neler yapıyorsun?</b></h3><p>Gerçekten ruh sağlığımızı koruyabilmek en büyük lüks haline geldi. Ben bunun için farklı çalışmalar yapıyorum. Bilinçaltı terapisine gidiyorum, bir dönem meditasyon yapıyordum. Annemin Bodrum'da bir retreat merkezi var, orada farklı çalışmalar yapıyoruz. Aile dizilimi gibi çalışmalara ve enerji, nefes terapilerine katıldım. Ben bu tarz terapilerden çok iyi geri dönüşler aldım. Bana iyi geliyor ve kendimi anlamamda yardımcı oluyor. Onun dışında da ruhuma iyi gelen ve beni mutlu eden hobilerimi, aktivitelerimi yapmaya çalışıyorum. Spora ve şan dersine gidiyorum ki bu beni çok mutlu ediyor çünkü şarkı söylemeyi çok seviyorum. Dans etmek benim için en büyük terapi, dans bu hayatta en sevdiğim şeylerden bir tanesi ve hani deli gibi gözükebilirim ama evde son ses müzik açıp kendi kendime saatlerce dans ettigim o kadar çok zaman olmustur ki... Artık daha fazla kendime vakit ayırmaya çalışıyorum. Hayat hem çok kısa hem de bu yoğunluk içinde kendimize vakit ayırmayı unutuyoruz. Bu tarz şeyleri kendim için yapmazsam zaten ben hayatımın geri kalanında da verimli olamam.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/08/29dilatarkanluca2024-0805202457ac308f.jpg"/><h3><b>Gün içinde seni mutlu eden küçük lükslerin neler?</b></h3><p>Luca'nın gülüşü diyebilirim. Onun kahkahasına bayılıyorum, aşırı mutlu ediyor beni. Peanut ve Astro ile geçirdiğim vakit, onlarla ve Luca'yla yürüyüş yapmak, birlikte kaliteli vakit geçirmek... Dağhan'la spora gitmek ve ailece vakit geçirmek beni en mutlu eden şeyler aslında.</p><p></p><ol><li><b>Röportaj: </b>Lara MUTLU</li><li><b>Fotoğraflar:</b> Lara SAYILGAN</li><li><b>Styling:</b> Ece ŞİŞİK</li><li><b>Makyaj:</b> Hidayet KORKMAZ</li><li><b>Saç:</b> Erdem GÜL / MOS BEBEK</li><li><b>Video:</b> Kaan KARAARSLAN</li><li><i>Catering için </i><b><i>Plum Patisserie</i></b><i>'ye teşekkür ederiz</i></li></ol><p></p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/dila-tarkan-ve-oglu-luca-hakkinda-bilinmeyenler-1083302</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/08/dila-tarkan-ve-oglu-luca--433_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083294</guid><pubDate>Mon, 06 May 2024 15:19:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[3. CI Bloom Daveti ile Çağdaş Sanata Bahar Doğdu]]></title><description><![CDATA[CI Bloom, çağdaş sanat fuarının 3. edisyonu Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı Rumeli Salonları'nda bahar coşkusu yaşattı. 24 çağdaş sanat galerisi ve 267 sanatçının eserlerinin sergilendiği fuar, sanatseverlere yepyeni bakış açıları sundu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/3-ci-bloom-daveti-ile-cagdas-sanata-bahar-dogdu-1083294</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/06/3-ci-bloom-daveti-ile-cag-660_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083293</guid><pubDate>Mon, 06 May 2024 15:15:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Elie Saab Bosphorus Daveti]]></title><description><![CDATA[İstanbul'un yeni seçkin gayrimenkul girişimi Elie Saab Bosphorus, The Peninsula Hotel'de lansmanını gerçekleştirdi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/elie-saab-bosphorus-daveti-1083293</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/06/elie-saab-bosphorus-davet-447_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083275</guid><pubDate>Thu, 02 May 2024 12:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Bir İZ Dayanışma Derneği Bağış Galası]]></title><description><![CDATA[Kahramanmaraş merkezli depremlerin sonrasında bölge halkına destek olmak amacıyla hayata geçen Bir İz Dayanışma Derneği, kuruluşunun birinci yılında Esma Sultan Yalısı'nda bağış galası düzenledi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/bir-iz-dayanisma-dernegi-bagis-galasi-1083275</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/05/02/biriz-dayanisma-dernegi-b-469_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083270</guid><pubDate>Tue, 30 Apr 2024 15:20:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Cosmo Enerji ve Ses Atölyeleri ile COSMICSES Daveti]]></title><description><![CDATA[Dünyaca ünlü opera sanatçısı Didem Balık'ın kurucusu olduğu COSMICSES, bir kişisel gelişim ve ses atölyesi merkezi olarak kapılarını açtı. Didem Balık, Bağdat Caddesi'ndeki merkezinin açılış davetinde küçük bir piyano dinletisi ve nefes egzersizi çalışması da sundu.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/cosmo-enerji-ve-ses-atolyeleri-ile-cosmicses-daveti-1083270</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083266</guid><pubDate>Mon, 29 Apr 2024 14:54:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mayıs Ayı Burç Yorumları]]></title><description><![CDATA[Mayıs ayında burcunuzda hangi gelişmeler görünüyor? Ünlü Astroloji yazarı Filiz Özkol Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık burçlarını neler bekliyor, detaylı olarak anlattı. 2024 Mayıs ayında aile, aşk, iş ve günlük hayatlarında neler yaşanacak? Mayıs 2024 aylık burç yorumlarına göz atıyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<h2><strong><strong>Mayıs 2024 Aylık Burç  Yorumları Neler Söylüyor?</strong></strong></h2><p>Astroloji yazarı Filiz Özkol tarafından kaleme alınan Mayıs  ayı burç yorumlarında, ilişki, sağlık, aşk, para, iş, eğitim durumunuz ile  ilgili Mayıs ayı burç yorumları; koç burcu, boğa burcu, ikizler burcu, yengeç  burcu, aslan burcu, başak burcu, terazi burcu, akrep burcu, yay burcu, oğlak  burcu, kova burcu ve balık burcu <b>2024 Mayıs</b> <b>Ayı Burç  yorumları...</b></p><p><b><br></b></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/29/burcyorumlari1-290420249b581b66.jpg"/><h3><strong><strong>Koç Burcu - Mayıs 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Bu  aya yüksek moralle başlayacaksınız. 8 Mayıs'ta Yeni Ay maddi evinizde doğuyor.  İş ön planda olacak. Maddi açıdan parlak bir dönemde olacaksınız. Paraya karşı  ilginiz artarken, para kazanma konusunda iddialı bir tutum izlemeniz sizi  şanslı kılacaktır. Bir bakıma kendi şansınızı kendiniz yaratacaksınız. </p><p>23  Mayıs'ta Dolunay, Yay burcunda gerçekleşiyor. Ay sonuna doğru kendinizi  yenilemenin keyfini çıkarabilirsiniz. Çalıştığınız iş yerinde size ilgi duyan  kişilerin patron konumunda olması sizi şaşırtmasın. Yine bu ay, abartılı  davranışlar içinde bulunabilirsiniz. Duygularınıza kapılmadan, olayları akılcı  bir şekilde değerlendirmelisiniz. </p><p>Çalışmanızın  karşılığını alacağınız işler yapmak istiyorsunuz. Maddi konularda şartlarınızı  zorlamak ve kendinize yeni konumları hedefleme konusunda, her zamanki gibi  savaş veriyorsunuz; sağlığınız mükemmel görülüyor. Mars size çekicilik ve  enerji verirken, sinirli ve asabi olmanıza da neden oluyor. </p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/29/burcyorumlari2-290420248e16f02c.jpg"/><h3><strong><strong>Boğa Burcu - Mayıs 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Bu  ay sizin için önemli ve dikkatli olmanız gereken bir ay; çalışma hayatınızdaki  koşullardan hoşlanmıyorsanız, durumunuzu düzeltmek için 8 Mayıs'ta yeni ayın  size sunacağı olanaklardan faydalanmalısınız. Kendiniz ile ilgili yetersiz  gördüğünüz konuları tekrar ele alırken, daha disiplinli olmak zorundasınız.  Düşüncelerinizi gerçekleştirirken geçmişteki hataları yapmamalısınız. </p><p>23  Mayıs'ta Dolunay, Yay burcunda gerçekleşiyor. Fikirlerinizi beğenmeyenlere  karşı ani tepkiler vermeyin. Size uzun zamandır ilgisi olan birinin  duygularının açığa çıktığına şahit olabilirsiniz. Sezgilerinizin sizi  yanıltmadığını görecek ve bazı konularda derin düşündüğünüz zaman daha pozitif  olduğunuzun farkına varacaksınız. </p><p>Zincirleme  gelişen olaylardan sizin de payınızı aldığınız bir gerçek. Arkadaşlarınız ev  değiştirme sorunları için sizden yardımcı olmanızı isteyebilirler. Meditasyon  ve hobi niteliğindeki girişimleriniz, sizi rahatlatarak terapi etkisi  yapacak.  </p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/29/burcyorumlari3-290420246e451987.jpg"/><h3><strong><strong>İkizler Burcu - Mayıs 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Çevre  faktörleri sayesinde güçleneceğiniz işler peşinde koştururken; sosyal  kişiliğiniz de sağlam temeller üzerine boy verecek. Yönetici ruhu taşıyan  insanlar size daha fazla güven verecekler. 8 Mayıs'ta Yeni Ay, ruhsal evinizde  doğuyor. Bu etkiyle birçok iş fırsatı yakalayacaksınız. </p><p>Parasal  ayarlamalarınızı doğru bir şekilde yaptığınız anda, koşulları kendi lehinize  daha iyi çevirebilirsiniz. Her şeyi sıkıntı haline getirmemeli, yaşamdan  eğlenceli bir şekilde faydalanmasını bilmelisiniz. 23 Mayıs'ta Dolunay, karşıt  Yay burcunda gerçekleşiyor. Aşk yaşıyorsanız, bu ay romantizm dolu günler sizi  bekliyor. Sürpriz karşılaşmalara hazırlıklı olun. </p><p>En  azından bazı şeyleri denemelisiniz. Duygusal anlamda taleplerinizin yüksek  olduğu günler içindesiniz. Ağır yiyeceklerden uzak kalmalı ve kalori dengenizi  korumalısınız. Ani hareketlerden etkileneceksiniz. Bacak kaslarına kramp  girebilir. Spor yaparken baldırlarınızı zorlamamalısınız. </p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/29/burcyorumlari4-2904202411feb3f0.jpg"/><h3><strong><strong>Yengeç Burcu - Mayıs 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>8  Mayıs'ta Yeni Ay, aşk ve sosyal evinizde gerçekleşecek. Bu ay çok önemli  olaylar gelişecek. Sosyal hayatınız ve özel yetenekleriniz ön plana çıkarken,  iş disiplininiz mükemmel bir şekilde kendini gösterecek. Kariyerinizi  güçlendirmek için dışarıdan yardım almanız gereken uygun aylardan birindesiniz.  </p><p>Sosyal  çevreniz, maddi kazançlarınızı arttırma konusunda size yardımcı olacak.  Tanışacağınız kişilerin çevreleri sizin için önemli olmalı, unutmayın. 23  Mayıs'ta Dolunay, Yay burcunda gerçekleşiyor. Sosyal statünüzü geliştirecek  arkadaşlarla bir arada olurken, sezgisel yeteneklerinizi onlarla  birleştireceksiniz. </p><p>Tutkular,  duygular ve ilginç fanteziler ortaya çıkacak. Karşı cins üzerinde  çekiciliğinizi ve duygusal potansiyelinizi istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.  Yaşadığınız ilişkinizi gizleme gereği duyabilirsiniz. Ay boyunca sağlık eviniz,  size büyük bir şans verecektir. Fakat iştahınız konusunda da abartılar  sunacaktır. </p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/29/burcyorumlari5-29042024c5728e41.jpg"/><h3><strong><strong>Aslan Burcu - Mayıs 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Bu  ay maddi açıdan birçok önemli olay gerçekleşecek ve bunların çoğu uzun süreli  olacak. Çevre şartlarını, kendi koşullarınızla uyum içinde birleştireceksiniz.  Koşacak ve yorulacaksınız fakat sonunda başarınızı kutlayacaksınız. Köklü  kararlar alacaksınız. Kendinizi geliştirirken etrafınıza da örnek olacaksınız. </p><p>8  Mayıs'ta Yeni Ay, aile ve duygusal konulara yoğunlaşmanızı kolaylaştırıyor.  Psikolojik yapınızı dengede tutarak hayatınızı denetleyebilirsiniz. Çevrenizi  daha iyi gözlemleyebileceksiniz. Mesleki aşkların da gündemde olacağı bir  dönem. </p><p>23  Mayıs'ta Dolunay, Yay burcunda gerçekleşiyor. Yaşadığınız yoğun duyguların  adını koymakta zorlanabilirsiniz. Sağlık konusunda bu ay oldukça hassassınız.  Zihinsel enerjinizi dağıtmak yerine gerekli odaklanmayı sağlamalısınız.  Akciğerlerinizin sorun yaratabileceğini düşünerek, kapalı ortamlardan ve havasız  yerlerden uzaklaşmalı, açık hava sporlarına özen göstermelisiniz. </p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/29/burcyorumlari6-29042024bc9f2d06.jpg"/><h3><strong><strong>Başak Burcu - Mayıs 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Bu  ay oldukça kazançlı günler sizi bekliyor. 8 Mayıs'ta Yeni Ay ruhsal evinizde  doğuyor. Parasal kazançlarınız sezgilerinizle birlikte ilerleyecek.  Bulunduğunuz şartları değerlendirme konusunda fırsatçı ve akılcı davranışlar  içinde olacaksınız. Aşk hayatınız oldukça karışık görünüyor. </p><p>23  Mayıs'ta Dolunay, Yay burcunda gerçekleşiyor. Aşk konusunda istikrarı  sağlamanız çok zor. Çevrenizde size yardım edecek ve enerjisini sizin için kullanacak  arkadaşlarınız olacaktır. Girdiğiniz topluluklarda doğal cazibenizi kullanacak  ve isteklerinizi hızla yaşama geçireceksiniz. Fakat duygusal çelişkiler  yaşadığınız anlarda sinir sisteminiz zarar görüyor. </p><p>Dengeli  beslenerek, kısa yürüyüşler yaparak ve hobilerinize zaman ayırarak bu ayı  sağlıklı bir şekilde geçirebilirsiniz. Ruhsal dengenizi korumalı ve onu  güçlendirici, rahatlatıcı egzersizler, yoga, meditasyon gibi aktivitelere  katılmalısınız. Cildinize özen göstermeli, uyku düzeninizi sağlamalısınız. </p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/29/burcyorumlari7-29042024311d1619.jpg"/><h3><strong><strong>Terazi Burcu - Mayıs 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Bu  ay oldukça keyifli günler geçireceksiniz. Yaşamın tadını çıkartın. Kendinizi  şımartın, hayatın zevklerine varın. Artık fiziksel anlamda kendinizi enerjik  hissedeceğiniz için, çılgın aşk kaçamaklarına da hazırlanmalısınız. </p><p>Yeni  Ay, 8 Mayıs'ta finans evinizde gerçekleşecek. Her şeyin parasal değerler  çerçevesinde değişmediğini görecek, yaşantınızdan keyif almasını  öğreneceksiniz. Bugünlerde sağduyuyu ve sakinliği elden bırakmamalısınız. Bu  şekilde davrandığınızda ortaya çıkacak zor pozisyonlardan başarı ile  çıkacaksınız. Aşk ve duygusal anlamda taleplerinizin yüksek olduğu bir ay  içindesiniz. </p><p>İlişkilerinizde  kalıcı duygular beklerken, yaşam standardı olarak yüksek olanaklara sahip  ilişki fırsatları kolluyorsunuz. 23 Mayıs'ta Dolunay, Yay burcunda  gerçekleşiyor. Bu ay çevrenizde gelişen olumsuz olaylar karşısında gergin  günler yaşayabilirsiniz. Gecikmiş bir tatil programınız varsa, hemen uygulamalı  dinlenmeye zaman ayırmalısınız. </p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/29/burcyorumlari8-2904202493f2ab79.jpg"/><h3><strong><strong>Akrep Burcu - Mayıs 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>8  Mayıs'ta Yeni Ay, karşıt burcunuzda evinizde doğuyor. İş ve kariyer konusunda  güçlüsünüz. Başarı duygusu, huzuru ve sağlığı beraberinde getirecek.  İşinizde yükselme, farklı bir mesleğe geçme ve kendiniz için uygun koşulları  hazırlama konusunda ideal bir ay olacağından emin olabilirsiniz. </p><p>Hayatınızda  güçlü insanlar ve kariyerinize katkısı olacak kişilerle birlikte olacaksınız.  Sıradan kişilerden hoşlanmadığınız için farkında olmadan yöneldiğiniz  insanların kariyer açısından önemli kişiler olduğunu fark edeceksiniz. Kişisel  değer kavramlarınız önemli ve bu nedenle kararsız ortalıkta dolaşan kişileri  sevmiyorsunuz. </p><p>23  Mayıs'ta Yay burcunda Dolunay gerçekleşiyor. Siz, güç ve tutkuyu aşka  yansıttığınız zaman, kariyerinizle ilgili yükselişleri de beraberinde  istiyorsunuz. Yine de dikkatli olmalısınız; başlatacağınız aşkta temkinli  davranmak en güzeli, unutmayın. Sağlığınız mükemmel görünse de kollarınıza  bacaklarınıza ve akciğerlerinize daha fazla önem vermelisiniz. </p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/29/burcyorumlari9-290420246026c5cd.jpg"/><h3><strong><strong>Yay Burcu - Mayıs 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Birçok  alanda değişiklerin gerçekleşeceği önemli bir ay sizi bekliyor. Enerjinizi  güçlü tutmak zorundasınız. Yeni sorumluluklarınızı kabul etmekte  zorlanabilirsiniz. 8 Mayıs'ta Yeni Ay'ın konumunda, maddi konularınızla ilgili  mücadele vermeniz gerekebilir. İş başarınız arttıkça, başarılı işler ayağınıza  gelecek. İş arayanlar teklifleri değerlendirebilirler. Doğru işi ve doğru  zamanı bu ay yakalayabilirsiniz. </p><p>23  Mayıs'ta Yay burcunda Dolunay gerçekleşiyor. İkna kabiliyetiniz artıyor.  Kalabalık ortamlarda gözlemciliğiniz güçlenecek. Sosyal çevreleri güçlü kişiler  daima ilginizi çekiyor ve ilişkileriniz, sizi bu tür ortamların aranılan kişisi  yapıyor. Birçoğunuz, ortak arkadaş gruplarında yeni tanışacağı kişilerle  duygusal bağlar kuracak. </p><p>Bu  ay zihinsel yorgunluk söz konusu. Doktor kontrolünde gerekli vitaminlerinizi  almalısınız. Daha az yemek yemeli ve spor yapmalısınız. Duygusal çelişkiler  yaşadığınız zaman sinir sisteminiz zarar görüyor.</p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/29/burcyorumlari10-29042024f7b69c4e.jpg"/><h3><strong><strong>Oğlak Burcu - Mayıs 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Bu  ay mesleki konularda duygusal tatmin sağlamak için gerekli çalışmaları daha  sonraya ertelemelisiniz. Sabit düşüncelerden uzaklaştığınız zaman, kendinizi  daha iyi hissediyorsunuz. İnatçı yapınızın size zarar verdiğini biliyorsunuz. </p><p>Sosyal  çevrenizde değişimler ve yeni başlangıçlar için uygun olmayan bu durumu eski  dostlarınızla hasret gidererek geçiştirebilirsiniz. Eski şartlarınızı korumaya  devam etmelisiniz. 8 Mayıs'ta Yeni Ay, Boğa burcunda doğuyor. Maddi  konularınızı destekleyici aşklar gündeme gelecektir. </p><p>23  Mayıs'ta Dolunay, Yay burcunda gerçekleşiyor. Kararsızlık çektiğiniz anlarda  arkadaşlarınızdan yardım alacaksınız. Hızlı hareket etmeniz yüzünden küçük kazalara  meyillisiniz. Sindirim sisteminize dikkat etmelisiniz. Yaşam kalitenizi bozacak  hareketlerden uzak kalmalısınız. Derin düşünmek size iyi gelebilir fakat  melankolik olaylardan uzaklaşmalısınız. </p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/29/burcyorumlari11-2904202474c280b5.jpg"/><h3><strong><strong>Kova Burcu - Mayıs 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Bu  ay çevrenizdeki kişilerin sorunları sizin de başınızı ağrıtabilir. Yine bu  dönemde imzalamanız gereken işlemlere dikkat etmelisiniz. Her türlü riskten ve  spekülasyondan uzak kalmalısınız. </p><p>8  Mayıs'ta Yeni Ay, aile ve yuva evinizde doğuyor. Yaratıcılığınızın  kısıtlandığını hissedeceğiniz bir ay. Bu dönemde başkalarına yardım etme  duygunuz ağır basacak; gizli kalmasını istediğiniz yapıcı faaliyetlere  katılabilirsiniz. </p><p>23  Mayıs'ta Dolunay, Yay burcunda gerçekleşiyor. Sosyal konular ve aşk  ilişkilerinizde yeni durumlarla karşılaşacaksınız. Bitişlerin yaşanabileceği  zamanlar gündeme gelecektir. Yolunda gitmeyen sosyal ilişkileriniz yön  değiştirecek. Şimdiye kadar fark etmediğiniz detaylar önem kazanırken,  ilişkinizi ve kendinizi sorgulamaya başlayacaksınız. Sağlığınızı yoğun  egzersizlerle desteklemek zorunda kalabilirsiniz.</p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/29/burcyorumlari12-29042024a706d7a7.jpg"/><h3><strong><strong>Balık Burcu - Mayıs 2024 Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>8  Mayıs'ta Yeni Ay, Boğa burcunda gerçekleşiyor. Kariyerinizle ilgili başarı,  size parayı da getirecektir. Yaptığınız işi severek yapacak, enerjik ruh  halinizi istediğiniz yönde kullanabileceksiniz. Kendinize güvenmeniz sayesinde  birçok iş başaracaksınız. </p><p>23  Mayıs'ta Dolunay, Yay burcunda gerçekleşiyor. Aşk ve sosyal yaşantınızda bazı  sorunların farkına varacaksınız. Sosyal ilişkilerinizin temellerini sağlam bir  şekilde kuracaksınız. Yine bu dönemde her zamankinden daha fazla cesur  olacaksınız. Risklere karşı tedbirli olmanızı hatırlatıyoruz. </p><p>Duygusal  hatalar yapmaya müsait bir dönemdesiniz. Beslenme ile konularda aşırıya  kaçmayın. Karaciğerinize önem verin. Yine bu ay, dostlarınızın sağlık  sorunlarıyla ilgilenebilirsiniz. Uykunuza da gereken önemi verin. Güçlü  isteklerinizi bir kenara bırakarak kendinizi sakinliğe teslim edin. Enerjinizi  kontrol ederseniz mekanizmanız düzgün çalışacaktır.</p><p><br></p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/burcunuza-gore-kiminle-tatile-cikabilirsiniz-1078636" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2022/08/19/burcunuza-gore-kiminle-ta-458_2-52.jpg"/></div><h3>Burcunuza Göre Kiminle Tatile Çıkabilirsiniz?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/foto-galeri/astroloji-ilmi-nasil-ogrenilir-nasil-astrolog-olunur-kendi-kendine-astroloji-ogrenmek-1076496" class="related-news galeri"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2021/09/30/astroloji-ilmi-nasil-ogre-909_2-52.jpg"/></div><div class="margin-right-md"><svg width="24" height="22" viewBox="0 0 24 22" fill="none" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path fill-rule="evenodd" clip-rule="evenodd" d="M23.7033 3.15576C23.4972 2.87491 23.1788 2.69803 22.8315 2.67138L5.233 0.637083C4.8899 0.608351 4.5475 0.699629 4.26431 0.89543C4.0135 1.11323 3.84297 1.40886 3.77993 1.73501L3.48932 4.25369H18.9243C20.3959 4.28706 21.5858 5.46275 21.6367 6.93381V18.3324C21.6367 18.3008 21.7063 18.2692 21.7924 18.2301C21.8824 18.1892 21.9905 18.14 22.0565 18.074C22.3239 17.8641 22.4789 17.5421 22.4763 17.2022L23.9939 4.09219C24.0275 3.75355 23.9227 3.41578 23.7033 3.15576ZM13.5963 10.292C13.5963 11.0767 12.9602 11.7128 12.1755 11.7128C11.3908 11.7128 10.7547 11.0767 10.7547 10.292C10.7547 9.50731 11.3908 8.87118 12.1755 8.87118C12.9602 8.87118 13.5963 9.50731 13.5963 10.292ZM10.5287 17.2668C11.0632 17.7156 11.736 17.9664 12.4339 17.9772C12.9795 17.9839 13.5161 17.8385 13.9838 17.5574L20.3451 13.8762V20.1406C20.3451 20.851 19.6347 21.3676 18.9243 21.3676H1.1967C1.18535 21.368 1.174 21.3681 1.16265 21.3681C1.14091 21.3682 1.11918 21.3676 1.0975 21.3663C0.456502 21.3304 -0.034053 20.7816 0.00191956 20.1406V17.7511L5.00694 14.07C5.6082 13.6084 6.45512 13.6494 7.00897 14.1669L10.5287 17.2668ZM1.19673 5.54526H18.9243C19.6833 5.57672 20.2962 6.17569 20.345 6.93374V12.3585L13.3057 16.4595C12.7012 16.8176 11.9362 16.7527 11.4005 16.298L7.84858 13.1981C6.84312 12.3015 5.3463 12.2341 4.26431 13.0367L0.00195007 16.1366V6.93374C0.00195007 6.22334 0.486325 5.54526 1.19673 5.54526ZM9.4631 10.2919C9.4631 11.79 10.6775 13.0044 12.1755 13.0044C13.6736 13.0044 14.888 11.79 14.888 10.2919C14.888 8.79387 13.6735 7.5795 12.1755 7.5795C10.6775 7.5795 9.4631 8.79393 9.4631 10.2919Z" fill="#E60000"/></svg></div><h3>Astroloji İlmi Nasıl Öğrenilir? Nasıl Astrolog Olunur? Kendi Kendine Astroloji Öğrenmek...</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/yasam/mutlaka-takip-etmeniz-gereken-en-iyi-10-astroloji-hesabi-1080745" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2023/01/31/mutlaka-takip-etmeniz-ger-567_2-52.jpg"/></div><h3>En İyi 10 Astroloji Hesabı</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/2024-mayis-ayi-burc-yorumlari-1083266</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/29/2024-mayis-ayi-burc-yorum-394_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083262</guid><pubDate>Mon, 29 Apr 2024 11:24:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Tiffany & Co. Blue Book 2024 Koleksiyonu]]></title><description><![CDATA[Tiffany & Co., Blue Book 2024: Tiffany Céleste koleksiyonunda güneş, ay, yıldızlar, uzak galaksiler ve fantezi dünyalarının ikonik yorumlarından ilham alarak yeni bir keşfe çıkıyor. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/tiffany-co-blue-book-2024-koleksiyonu-1083262</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/29/tiffany-co-blue-book-2024-531_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083261</guid><pubDate>Fri, 26 Apr 2024 17:10:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Sephora'nın “We Belong to Something Beautiful” Daveti]]></title><description><![CDATA[Sephora'nın yeni kampanya filmi, sinemanın başarılı oyuncularını bir araya getirdi. Marka yüzü olan Merve Dizdar, Enis Arıkan, Bige Önal, Sibil Çetinkaya, Şükrü Özyıldız ve Nebahat Çehre, tanıtım davetinde sahneye çıkarak çekimlerde yaşadıkları ilginç anları anlattı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/sephoranin-we-belong-to-something-beautiful-daveti-1083261</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/26/sephoranin-we-belong-to-s-769_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083260</guid><pubDate>Fri, 26 Apr 2024 16:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Hermossa ve Burcu Esmersoy'un Havana Ruhunu Yansıtan Daveti]]></title><description><![CDATA[Burcu Esmersoy'un reklam yüzü olduğu Hermossa'nın yeni koleksiyonu, Havana konseptiyle yaz ruhunu yansıtan bir davette tanıtıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/hermossa-ve-burcu-esmersoyun-havana-ruhunu-yansitan-daveti-1083260</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/26/hermossa-ve-burcu-esmerso-520_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083259</guid><pubDate>Fri, 26 Apr 2024 16:23:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Muse Contemporary ve Artisan Istanbul MGallery Collection'ın Sanat Kutlaması]]></title><description><![CDATA[Muse Contemporary ve Artisan Istanbul MGallery Collection, rengarenk bir parti ile sanatı kutladı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/muse-contemporary-ve-artisan-istanbul-mgallery-collectionin-sanat-kutlamasi-1083259</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/26/muse-contemporary-ve-arti-683_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083255</guid><pubDate>Fri, 26 Apr 2024 13:41:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[MO Talks “Sanat Tarihinde Bahar” Daveti]]></title><description><![CDATA[Mandarin Oriental Bosphorus, Istanbul'da “Sanat Sohbetleri” serisinin dördüncüsü gerçekleşti. Artkolik Sanat ve Eğitim Platformu, Sırmaison ve Mandarin Oriental Bosphorus, İstanbul iş birliğiyle gerçekleştirilen dördüncü edisyonda “Sanat Tarihinde Bahar” başlığı işlendi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/mo-talks-sanat-tarihinde-bahar-daveti-1083255</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/26/mo-talks-sanat-tarihinde--180_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083236</guid><pubDate>Wed, 24 Apr 2024 10:16:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[24 NİSAN 2024]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/ozge-gurel-ile-dubai-kesfi-1083218</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/24/24-nisan-2024-743_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083228</guid><pubDate>Mon, 22 Apr 2024 14:56:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Mine Kalpakçıoğlu'nun Antrenman Rutini]]></title><description><![CDATA["Güzellik, sağlıklı ve güçlü bir bedenin yaydığı enerjidir" diyen Mine Kalpakçıoğlu ile antrenman öncesi buluştuk. Spor konusunda disiplinli bir tutumu olan Kalpakçıoğlu, sporun insan vücuduna görsellikten çok mental olarak iyi geldiğini söylüyor.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[<img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/22/minekalpakcioglu1-220420241f37c85f.jpg"/><p><b>Spor ile ne zaman  tanıştınız? </b></p><p>Doğduğum ve yürümeye başladığım ilk yıllar diyebilirim. Çok  da hareketli bir çocuktum. Okul yıllarımda her zaman takım sporlarında yer  aldım; bunun yanı sıra tenis, golf gibi bireysel sporlarda da aktiftim. </p><p><b>Spor, haftanın kaç  günü hayatınızda? </b></p><p>Dört ya da beş gün kesin ama olabiliyorsa bazı haftalar  bunun üzerine çıkabiliyorum. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/22/minekalpakcioglu2-220420243c445464.jpg"/><p><b>Daha çok hangi kas  gruplarını çalıştırmayı seviyorsunuz? </b></p><p>En zayıf noktalarım neresi ise onlara yoğunlaşıyorum ve  onlar da dönem dönem değişiyor. Şu sıralar karın bölgesinden omuz bölgesine  yoğunlaştım. Antrenmanlarımı Orhan Yılmaz ile yapıyorum. </p><p><b>Sporun size en önemli  getirisi nedir? </b></p><p>Beynimi tedavi etmesi. Çok yaralı vaziyette spora gidip  sonrasında dünyayı fethedercesine süper kadın olarak çıktığım zamanlar oluyor.  Bu da ruhuma çok iyi geliyor. Sonrasında çok mutlu hissediyorum; spor gerçekten  en büyük bağımlılığım. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/22/minekalpakcioglu3-22042024bd1b1035.jpg"/><p><b>Antrenman esnasında  hangi tarz müzikler dinliyorsunuz? </b></p><p>Değişebiliyor. Modum düşük olduğu zamanlarda 80'ler ve  90'lar bana iyi geliyor. Genelde modumu yükselten underground, tekno gibi müzik  tarzları, antrenmanlarımın bir parçası. </p><p><b>Alışılmış bir  beslenme rutininiz var mı? </b></p><p>Evet, her şeyi yemek! Ama doğru zamanda ve çok çiğneyerek.  Avusturya'daki detoks merkezi Vivamayr'de öğrendiğim en önemli konu buydu.  Örneğin akşamları çiğ yemem. Salata, meyve 16.00'dan sonra tüketmem. </p><p><b>Salon sporu mu doğa  sporu mu? </b></p><p>Benim için spor her yerde olur. Özellikle de doğada yapma  imkanı olursa daha keyifli hale geliyor. Açık hava ve ormanı çok sevdiğim için  doğada yapmaktan keyif alıyorum. </p><p><b>Deneyimlemek  istediğiniz ekstrem bir spor var mı? </b></p><p>Uçaktan atlamak. </p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/yasam/mavi-x-kivanc-tatlitugdan-mavi-edition-koleksiyonu-1083144" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/02/mavi-x-kivanc-tatlitugdan-277_2-52.jpg"/></div><h3>Mavi x Kıvanç Tatlıtuğ'dan Mavi Edition Koleksiyonu</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/yasam/dr-sevgi-ekiyor-ile-medikal-estetik-1083140" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/02/dr-sevgi-ekiyor-ile-medik-731_2-52.jpg"/></div><h3>Dr. Sevgi Ekiyor ile Medikal Estetik</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/yasam/orkestra-sefi-nisan-ak-ile-soru-cevap-1083143" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/02/orkestra-sefi-nisan-ak-il-645_2-52.jpg"/></div><h3>Orkestra Şefi Nisan Ak ile Soru-Cevap</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/roportajlar/mine-kalpakcioglunun-antrenman-rutini-1083228</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/22/mine-kalpakcioglunun-antr-306_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083220</guid><pubDate>Mon, 22 Apr 2024 13:52:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Hiva Atelier 2024 İlkbahar/Yaz Koleksiyon Daveti]]></title><description><![CDATA[Yeni sezonda, minisinden ışıltılısına çantalar yükselişte. Doğanın renklerinden ilhamla tasarlanan çarpıcı modeller ise modaseverlerin radarına özel bir davet eşliğinde girdi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/hiva-atelier-2024-ilkbaharyaz-koleksiyon-daveti-1083220</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/22/hiva-atelier-2024-ilkbaha-579_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083219</guid><pubDate>Mon, 22 Apr 2024 13:32:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Watsons Güzellik ve Kişisel Bakım Ödülleri]]></title><description><![CDATA[Başarıları, tavrı ve stiliyle öne çıkan ünlü isimler, Watsons Güzellik ve Kişisel Bakım Ödülleri'nde sahneye çıktı. Geceye, büyük şirketlerin üst düzey yöneticilerinden oluşan CEO Band'in perküsyon şovu renk kattı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/watsons-guzellik-ve-kisisel-bakim-odulleri-1083219</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/22/watsons-guzellik-ve-kisis-417_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083218</guid><pubDate>Mon, 22 Apr 2024 13:18:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Özge Gürel ile Dubai Keşfi]]></title><description><![CDATA[Şehrin sokaklarında başlayan maceramız çölde sonlanırken üç gün üç gece bol kahkahalı, eğlenceli bir Dubai deneyimi yaşadık Özge ile. Tabii ki bu kadarla kalmadık, film tadında karelerin yanı sıra onun mutlu dünyasının kapısını araladık.]]></description><content:encoded><![CDATA[<h3><b>Dubai'de üç gün  beraberdik ve çok eğlenceli bir çekim gerçekleştirdik. Sen neler söylemek  istersin, Dubai'yi sevdin mi? </b></h3><p>Öncelikle gerçekten büyük bir şans sevdiğin insanlarla  çalışıyor olmak, bu çekim de bir anda keyifli bir deneyime dönüştü hepimiz  için. Tabii bunda Dubai'nin katkısı büyük. Benim Dubai'ye ilk seyahatimdi,  şehre ilk defa gelenler olarak çok etkilendik, sanki aynı anda birkaç şehri  geziyor izlenimi uyandırdı hepimizde. Vaktimiz kısıtlı olduğu için tadı  damağımızda kaldı diyebilirim, mecbur tekrar geleceğiz Ceylan.</p><h3><b>Diğer buluşmalarımızı  saymazsak seninle ikinci kez kapak çekiminde bir araya geliyoruz. Sabahın erken  saati de gecenin geç vakti de hep neşeli, modu yüksek ve uyumlusun. Bu bize  özel miydi yoksa normalde de böyle misin? </b></h3><p>Karnım aç değilken son derece uyumlu bir insanım (gülüyor).  Şaka bir yana, hepimiz orada bir amaç için bir arada olan insanlarız, elimizden  gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Bunu görmek bile beni motive ediyor,  enerjimi yükseltiyor ve anın tadını çıkarmaya odaklanıyorum. Genel olarak  hayata bakış açımı böyle tutmaya çalışıyorum, elbette sevdiğim, güvendiğim  insanlarla iş yapıyor olmak bir avantaj ama koşullar her zaman değişebiliyor.  Motivasyonumu ve enerjimi dış etkenlerin kontrolüne bırakmamam gerektiğini  tecrübelerimden öğrendim. Yeri geldiğinde kendi kendimi yükseltebiliyorum ve  bundan çok keyif alıyorum.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/22/2-220420240aadf411.jpg"/><h3><b>Dönem dönem çok yoğun  bir tempoya giriyorsun, şu sıralar ise bildiğim kadarıyla daha kendinle baş  başa kalabildiğin bir dönem. Nasıl hissediyorsun? </b></h3><p>Çalışmayı çok seviyorum; o yüzden normal şartlarda mutlaka  bir tempoda olurdum ve hatta bunun için kendimi manipüle ederdim. Neredeyse 18  yaşından beri durmaksızın çalışıyorum, bu kadar uzun süre farklı alanlarda  çalıştıktan sonra uzun boşluklar korkutucu geliyordu, her durduğumda sadece  çalışmayı düşünen biriydim. Boş zaman demek garip tınlıyor bence, hep  doldurulması gereken bir zamanmış gibi. Madem boşum, hemen bir hobi bulmalıyım,  tüm arkadaşlarımı görmeliyim, çok da boş kalmamalıyım, hemen çalışmalıyım...  Tüm bu duygularla çatıştım ve barıştım diyebilirim bu sefer. Gerçekten kendimle  vakit geçirmeyi, bazen hiçbir şey düşünmemeyi öğrendim ve en önemlisi buna  ihtiyacım olduğunu anladım.</p><h3><b>Sohbetimiz sırasında  eşin Serkan'ın dizi çekimleri dolayısıyla oldukça yoğun olduğunu belirttin. Bu  durum ilişkinize nasıl yansıyor, arada böyle ayrı kalmak iyi mi hissettiriyor  yoksa zorluyor mu? </b></h3><p>Evet Serkan'ın yoğun bir temposu var ama aynı zamanda onu  çok heyecanlandıran, çok şey öğrenip keyif aldığı bir dönemden de geçiyor. İki  tarafın ayrı ayrı da olsa geçirdiği günden mutlu olması birlikte geçirilen  zamanı kaliteli hale getiriyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/22/7-22042024cb976033.jpg"/><h3><b>Beraber olduğunuzda  neler yapmaktan keyif alıyorsun? </b></h3><p>Uzun seyahatler her zaman favorimiz, şimdiden yazı  planlarken gözlerimiz parlıyor. Ama onun dışında beraber olunca ne yapıyorsak  mutlaka eğlenmesini biliyoruz. Yemek yapıyoruz, dizi izliyoruz,  arkadaşlarımızla vakit geçiriyoruz ya da birlikte sıkılıyoruz; birlikte kısmı  önemli bizim için.</p><h3><b>Gözlerini kapatıp  Serkan'ı düşündüğünde onunla ilgili ilk aklına ne geliyor? </b></h3><p>Hemen gülümsemeye başlıyorum, beni güldürmeye çalıştığı  anlar geliyor gözümün önüne.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/22/3-2204202430505575.jpg"/><h3><b>Yaz geliyor tatil  planları yaptın mı? </b></h3><p>Neredeyse altı aydır yapıyoruz, hala netleştiremedik.  Zannediyorum ki bu da öncekiler gibi son dakikaya kalacak. Şu an için tek  söyleyebileceğim uzaklarda uzun bir tatil olacağı.</p><h3><b>Ailenle çok güçlü bir  ilişkin var, onlarla ilgili neler söylemek istersin? Ben tek çocuk olduğum için  bunu özellikle sormak istiyorum, kardeşlerinin olması nasıl bir duygu? </b></h3><p>En çok şükrettiğim konu ablamlar olabilir. Çocuk yapan  arkadaşlarıma teyze gibi bir tane daha yapın, çocuk yalnız kalmasın diye hep  baskı yaparım. Anneme hala keşke iki, üç tane daha yapsaydın diyorum. En küçük  çocuk olmanın hırpalanmalarını saymazsak benim en güvenli alanım orası oldu  hep. En çok onlarla gülüp en büyük acıyı beraber kucakladık. Burada konu sadece  kan bağı değil aslında, doğru insanlar bir araya geldiğinde "kardeşlik"  akrabalıktan bağımsız büyümeye başlıyor.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/22/5-2204202415405215.jpg"/><h3><b>Biraz geçmişe  gidersek Özge nasıl bir çocuktu, hep böyle neşeli ve hareketli miydin? </b></h3><p>Neşeli ve özgür bir çocuktum, hep planlarım vardı, onlar  beni sürekli heyecanlı tutuyordu. Ufak bir kasabada büyüdüm, sokakta olmak  müthiş bir sosyal beceri geliştiriyor o yaşlarda, minyatür bir hayatın içinde  gibisin ve aynı zamanda karar veriyorsun hayatının nasıl olmasını istediğine ya  da nasıl biri olmak istediğine.</p><h3><b>Dışa dönüksün ama bir  yandan da belli bir çizgin ve mesafen var. Aradaki dengeyi nasıl sağlıyorsun? </b></h3><p>Önyargısız bir insanım, ben duyduklarıma ya da ilk izlenime  inanmam, hatta bence bu, insanların kendini koruma biçimi. Bende o kalkan yok,  insanların tavırlarının kim olduğumu etkilemesine izin vermek gibi geliyor kötü  tecrübeler yüzünden o kalkanı edinmek. O yüzden o mesafe de o sıcakkanlılık da  benim parçam ve kendi dengelerini buluyorlar hayatın içinde.</p><h3><b>İnsanlar senin  hakkında ne duysalar çok şaşırırlar? </b></h3><p>Yaz-kış üstümü örtmeden uyuyamam. Gece bacağım açılırsa biri  bacağımı çeker diye hemen onu da örtünün altına alıyorum. Abla sahibi olmanın  kötü yanlarından biri bu, bütün çocukluğum korku hikayeleriyle geçti, bunu  hiçbir terapinin çözebileceğini zannetmiyorum. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/22/6-22042024f6b48cd1.jpg"/><h3><b>Hayatımın dönüm  noktası dediğin bir anı bizimle paylaşır mısın? </b></h3><p>Babamı kaybetmek. Acının bizi dönüştürme hızı mutluluktan  fazlaymış. </p><h3><b>Oyuncu olduktan sonra  kendinde belirgin bir değişim hissettin mi, mesleğin sana neler kattı? </b></h3><p>Kendimi bildim bileli hayata karşı çok iştahlı biri oldum.  Bu iştah aynı zamanda sürekli neleri kaçırıyorum hissini de getiriyor, aynı  anda her şeyi yapmak istiyorsun, müthiş bir kaos. Oyunculuk o kadar alan açtı  ki bana, bu iştah ve merak avantaja dönüştü, yaptığım ve yapmak istediğim her  şey aynı zamanda amacıma da hizmet etmeye başladı. İçimdeki kaos da böylelikle  düzene girdi.</p><h3><b>Yakın zamanda seni  heyecanlandıran projeler var mı? </b></h3><p>Var bir şeyler.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/22/4-2204202435298d7a.jpg"/><h3><b>Anda kalmayı  başarabilenlerden misin yoksa geçmiş ve gelecek arasında gidip gelir misin? </b></h3><p>Kalamıyorum tabii, kafamın içine yetişmem mümkün değil,  orada başka bir hayat yaşanıyor. Domates doğrarken Dyatlov Geçidi'nde gerçekte  neler yaşandı acaba diye düşünürsen, doğradığın parmağına bakıp o ana geri  dönüyorsun.</p><h3><b>Hayal kurar mısın,  gerçekleşmesini çok istediğin bir hayalin var mı? </b></h3><p>Şu an bir hayalim var, totem yaptım, gerçekleşirse ilk sana  söyleyeceğim söz. </p><h3><b>Bir önceki  röportajımızda tarihe ve bilime çok meraklı olduğunu söylemiştin. Bununla  ilgili bir şeyler yapıyor musun? </b></h3><p>O kadar heyecanlandırıyor ki beni iki alan da, sürekli  kendimi, okuyup izlerken buluyorum ve daha fazlası için motive oluyorum.</p><h3><b>Bir süre sonra  2024'ün neredeyse ilk yarısını tamamlayacağız. Sence nasıl gidiyor? </b></h3><p>Ben sevdim, iyi gidiyor, ilginç bir yıl gibi hissediyorum  hatta. İlginç ama güzel, umarım hepimizde çok iyi anılar bırakır.</p><h3><b>Bir keresinde yorucu  insan olmaktan kaçtığını söylemiştin. Bunu biraz açsak... Sence nasıl oluyor  yorucu insanlar ve sen onlardan etkilenmemeyi nasıl başarıyorsun? </b></h3><p>Gerçekten kaçıyorum, hiç toleransım yok. "Hayat güzel falan  ama zor bir deneyim aslında, herkes kendi içinde zorlanıyor, düşüp kalkıyor"un  etrafında şekillendiriyorum tavırlarımı. Tüm ilişkilerde garip bir sahiplenme  ve biricik olma, en çok sevilen olma arzumuz var. Kahve servisini yapan da en  çok onunla ilgilenilsin istiyor, dostu da, iş arkadaşı da. Sürekli bir hesap  sorma, sevgiyi sorgulama, ilginin yetmemesi hali. Bütün alt metni, karşı  tarafın tek derdi, "Neden ben değilim?" olan, kendini bu kadar  merkeze alan biriyle herhangi bir ilişki ne kadar sağlıklı olabilir, ne kadar  güvende hissettirebilir?</p><h3><b>İlişkilerden  bahsederken bir cümlen çok hoşuma gitmişti; "Jest severim, fedakarlık sevmem,  insanların sevgisini senin için vazgeçtiklerine bağlamak garip geliyor bana,  baskı oluşturuyor bende" demiştin. Bunu ilişkide alma-verme dengesine  bağlayabilir miyiz? </b></h3><p>Fedakarlık dediğimiz şey benliğimizi hırpalıyor bence,  kararlarımızın sorumluluğunu karşı tarafa yüklüyoruz, daha büyük bir baskı  olabilir mi? Sevgiyle esir etmek bu. Benim için dostlarımın, sevgilimin,  ailemin bir şeyler feda etmesini neden isteyeyim ki? Sevdiğimiz insanı  eksiltmek değil, çoğaltmak isteriz. Karşı tarafı sevdiğimiz için bir şeyler yapıyorsak,  ödün veriyorsak, onu kendimiz için yaparız aslında, onunla olmak için bu bir  tercihtir ve karşımızdaki insana bir fedakarlık değildir, ben senin için bunu  yaptım duygusu taşımaz.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/22/1-2204202491e265b7.jpg"/><p class="MsoNormal"></p><ol><li><b>Genel Yayın Yönetmeni: </b>Gözde Yörükoğlu Ersu</li><li><b>Röportaj: </b>Ceylan Yeniacun </li><li><b>Fotoğraflar: </b>Selçuk Danyıldız </li><li><b>Styling: </b>Bengisu Gürel </li><li><b>Saç: </b>Akın Ünal </li><li><b>Makyaj: </b>Gamze Tekin Alp </li><li><b>Video:</b> Kaan Karaaslan </li></ol><p></p>                     <p class="MsoNormal">Desteklerinden dolayı <b>Visit Dubai</b>'ye teşekkür ederiz.</p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/ozge-gurel-ile-dubai-kesfi-1083218</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/22/ozge-gurel-ile-dubai-kesf-377_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083211</guid><pubDate>Fri, 19 Apr 2024 14:59:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Anadolu'nun 500 Yılı Beymen'in "Golden Opulence" Belgeselinde ]]></title><description><![CDATA[Bu toprakların 500 yıllık kültürel mirasını yansıtan “Golden Opulence: 500 Years of Luxury in Anatolia” belgeseli, bu yıl 50. yılını kutlayan Beymen'in ev sahipliğinde gerçekleşen prömiyer daveti ile Atatürk Kültür Merkezi'nde izleyiciyle buluştu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/beymenin-golden-opulence-belgeseli-promiyeri-1083211</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/19/beymenin-golden-opulence--460_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083202</guid><pubDate>Wed, 17 Apr 2024 15:35:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Breakthrough Ödülleri 2024 En İyi Kırmızı Halı Görünümleri]]></title><description><![CDATA[Bilim dünyasında sınırları aşanları yaşam bilimleri, temel fizik ve matematik alanlarında kutlayan Breakthrough Ödülleri, bilim insanları kadar ünlü yüzlerin de öne çıktığı bir tören ile sahiplerini buldu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/breakthrough-odulleri-2024-en-iyi-kirmizi-hali-gorunumleri-1083202</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/17/breakthrough-odulleri-202-357_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083201</guid><pubDate>Wed, 17 Apr 2024 15:20:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Lancome x Hazal Kaya Daveti]]></title><description><![CDATA[Güzellik dünyası teknoloji ile birlikte yeni deneyimlere kapı aralarken ünlü isimler, Lancome ve Hazal Kaya eşliğinde özel bir cilt bakımı deneyimi yaşayarak bahara canlanmış bir ciltle girdi. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/lancome-x-hazal-kaya-daveti-1083201</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/17/lancome-x-hazal-kaya-dave-234_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083200</guid><pubDate>Wed, 17 Apr 2024 15:15:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Chez-Bo 2024 İlkbahar/ Yaz Koleksiyon Daveti]]></title><description><![CDATA[Şebnem Çapa, Çukurcuma'daki mağazasında geleneksel davetini vererek yeni koleksiyonunu tanıttı. Her yıl yaz öncesi düzenlediği davetinde dostlarını ağırlayan Çapa'ya, annesinin göz alıcı tasarımını giyen Ceylan Çapa eşlik etti. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/chez-bo-2024-ilkbahar-yaz-koleksiyon-daveti-1083200</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/17/chez-bo-2024-ilkbahar-yaz-503_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083194</guid><pubDate>Wed, 17 Apr 2024 11:14:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Yves Rocher x Miray Daner Daveti]]></title><description><![CDATA[Yves Rocher, marka yüzü Miray Daner ile birlikteliğinin yeni adımı olan Pure Menthe kampanyasını keyifli bir davet ile tanıttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/yves-rocher-x-miray-daner-daveti-1083194</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/17/yves-rocher-x-miray-daner-399_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083187</guid><pubDate>Tue, 16 Apr 2024 16:07:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[24 Nisan'daki Akrep Burcu Dolunayında Burçları Neler Bekliyor?]]></title><description><![CDATA[24 Nisan'da Akrep burcunda dolunay gerçekleşiyor. Burçları ve yükselen burçları neler bekliyor?]]></description><content:encoded><![CDATA[<h2>24 Nisan'daki Akrep Burcu Dolunayında Burçları Neler Bekliyor?</h2><p>24 Nisan'da Akrep burcunda dolunay gerçekleşiyor. Dolunay, tamamlanmaları ve bitişleri temsil eder. Belirsizlikte kalan durum ve olayların netleşmesini sağlar. Hayatımızda ciddi dönüşümler yaratacak Akrep dolunayı içinde Merkür, Kuzey Ay Düğümü kavuşumu da taşıdığı için tekamül yolunda önemli şeyleri fark etmemize sebep olabilir. Jüpiter ve Uranüs kavuşumu devam ederken, Mars gezegeninden gelen iyicil etkiler, hayatımızda aynı zamanda şans dolu fırsatlar elde edeceğimize işaret ediyor. 24 Nisan'da Akrep burcunda dolunay gerçekleşiyor. Burçları ve yükselen burçları neler bekliyor?</p><h3>24 Nisan'da Akrep Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Burçları ve Yükselen Burçları Neler Bekliyor?</h3><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/16/59-160420243736cca9.jpg"/><h3>24 Nisan'da Akrep Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Koç ve Yükselen Koç Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>24 Nisan Akrep dolunayında Koç burçları, miras, kredi ve vergiler konusunda bazı krizlerle karşı karşıya kalabilir. Bekledikleri parasal durumla ilgili sonuçlar alabilirler. Çevrelerindeki bazı insanlarla ilgili sıkıntılar yaşayabilirler. Riskli yatırımlardan uzak durmalılar. Koç burçları, Akrep dolunayında hayatlarının geneline yansıyan bir farkındalık yaşayacak.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/16/51-16042024ec60cc21.jpg"/><h3>24 Nisan'da Akrep Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Boğa ve Yükselen Boğa Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p class="">24 Nisan Akrep dolunayında Boğa burçları, mevcut ilişkileriyle ilgili devam ya da tamam kararı alacak. Yalnız olanlar yalnızlıklarını sonlandırabilir, ilişkisi olanlar da ciddi adımlarda bulunabilirler. Boğa burçları bu dönemde biraz gerginlik yaşayabilir, o yüzden tüm kararlarını sakin bir tavırla vermelerinde fayda var. Ruhen oldukça farkındalık yaşayacakları ve hayatlarının genelinde şanslı hissedecekleri bir dönem olacak. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/16/511-16042024a8a1be30.jpg"/><h3>24 Nisan'da Akrep Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. İkizler ve Yükselen İkizler Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>24 Nisan Akrep dolunayında İkizler burçları, iş hayatlarıyla ilgili tamamlanmalar yaşayabilir; işten ayrılabilir, pozisyon değişikliği yapabilirler. Kararlarını ve adımlarını öfkeyle değil, sakin bir tavırla vermelerinde fayda var. Arkalarından çevrilen işler önlerine düşebilir. Sosyal çevreleri ve hayalleri konusunda farkındalıklar yaşayabilir, kariyerleriyle ilgili destek görebilirler. Ancak İkizler burçları bu dönemde sakin kalmaya dikkat etmeli. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/16/56-160420245b1c796f.jpg"/><h3>24 Nisan'da Akrep Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Yengeç ve Yükselen Yengeç Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>24 Nisan Akrep dolunayında Yengeç burçları, ilişkileriyle ilgili devam ya da tamam kararı verecek. Yalnız olan Yengeç burçları bu dönemde, kıskanç ve tutku dolu insanlarla ilişki yaşayabilir, dikkatli olmalarında fayda var. Kariyerleriyle ilgili çok güzel farkındalıklar yaşayacakları bir dönemdeler. Sosyal çevrelerini değiştirecek, şanslı gelişmeler elde edecekler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/16/53-16042024635cb6dd.jpg"/><h3>24 Nisan'da Akrep Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Aslan ve Yükselen Aslan Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p class="">24 Nisan Akrep dolunayında Aslan burçları, ev temasını gündemlerine alacak. Evlerini değiştirebilir, ev alabilir ya da aileleriyle daha fazla vakit geçirebilirler. İş sebebi ile ev değişiklikleri de yaşayabilir, yaşam alanlarıyla ilgili önemli kararlar verebilir. Sakin kalmalı ve mantıklı adımlar atmalılar. Bu dönemde Aslan burçları, vizyonlarını ve hayata bakış açılarını değiştirecek ortamlara girebilir, durumlarla karşılaşabilir. Ayrıca kariyer anlamında da oldukça güzel gelişmeler yaşayacaklar.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/16/55-16042024d8b3ac11.jpg"/><h3>24 Nisan'da Akrep Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Başak ve Yükselen Başak Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>24 Nisan Akrep dolunayında Başak burçları, bazı arkadaşlarıyla ilgili devam ya da tamam kararı verebilir. Yeni insanlarla tanışıp, yeni ortamlara girebilirler. Bu dönemde trafikte daha dikkatli olmalılar. Yatırımlar konusunda şanslı gelişmeler yaşayabilirler. Yalnız olan Başak burçları, eğitim ortamları ve seyahatlerde heyecanlı gelişmeler yaşayabilir. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/16/52-16042024fe895151.jpg"/><h3>24 Nisan'da Akrep Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Terazi ve Yükselen Terazi Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>24 Nisan Akrep dolunayında Terazi burçları, maddi konularla ilgili sonuçlar alabilir ancak aşırı agresif davranışlar sergilemekten uzak durmalılar. Plüton karesini de içinde barındıran Akrep dolunayı, geri dönüşü imkansız kararlar vermelerine neden olabilir. İlişkisi olanlar ilişkileriyle ilgili ciddi kararlar verebilir. Yalnız olan Terazi burçları ise kadersel karşılaşmalar yaşayabilirler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/16/510-16042024695a576f.jpg"/><h3>24 Nisan'da Akrep Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Akrep ve Yükselen Akrep Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>24 Nisan Akrep dolunayında Akrep burçları, hayatlarıyla ilgili çok önemli kararlar verebilir, dış görünüşleriyle ilgili değişiklikler yapmak isteyebilirler. Ancak çok radikal değişiklikler yapmamalarında fayda var. Bu dönemde hayatlarıyla ilgili verdikleri kararların, geri dönüşü olmayabilir. Verdikleri kararları oldukça sakin bir tavırla vermelerinde fayda var. İşleri ve gündelik rutinleriyle ilgili önemli farkındalıklar yaşayabilirler. İlişkileriyle ilgili beklenmedik sürpriz kararlar verebilirler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/16/54-160420245822124f.jpg"/><h3>24 Nisan'da Akrep Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Yay ve Yükselen Yay Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>24 Nisan Akrep dolunayında Yay burçları, sakin ve yalnız kalmak isteyecek; meditasyon yapmak, dua etmek ve farkındalıklarını geliştirme konusunda adımlar atacaklar. Dostlarından beklenmedik hamleler görmeleri mümkün. Yakın gördükleri insanlarla ilgili yol ayrımı yaşayabilirler. Kendi içlerine dönmelerinde fayda var. Yalnız olan Yay burçları bu dönemde kadersel karşılaşmalar yaşayabilirler. İş konusunda da güzel, sürpriz gelişmeler yaşayabilirler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/16/512-16042024a2b85cba.jpg"/><h3>24 Nisan'da Akrep Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Oğlak ve Yükselen Oğlak Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>24 Nisan Akrep dolunayında Oğlak burçları, sosyal çevrelerini tamamen değiştirebilir. Girdikleri ortamlarda, parasal konularda büyük adımlar atmaktan, riskli kararlar almaktan çekinmeliler. Geri dönüşü olmayabilir. Yalnız olan Oğlak burçları bu dönemde oldukça güzel karşılaşmalar yaşayabilir, fırsatları kaçırmamak için girdikleri ortamlarda biraz daha dikkatli olmalarında fayda var. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/16/58-16042024d5d17358.jpg"/><h3>24 Nisan'da Akrep Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Kova ve Yükselen Kova Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>24 Nisan Akrep dolunayında Kova burçları, kariyerleriyle ilgili çok önemli kararlar verebilir; yeni iş değişikliği için görüşmeler yapabilir, mevcut işlerinden ayrılma kararı alabilirler. Tüm adımlarını sakinlikle atmalı ve sağduyulu kararlar vermeliler. Verdikleri bazı kararların geri dönüşü olmayabilir, oldukça ciddi değişim ve dönüşüm zamanından geçiyorlar. Kova burçları aynı zamanda aile, yatırım, topak ve gayrimenkul konularında oldukça şanslı bir dönemdeler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/16/57-160420241c13ce13.jpg"/><h3>24 Nisan'da Akrep Burcunda Dolunay Gerçekleşiyor. Balık ve Yükselen Balık Burçlarını Neler Bekliyor?</h3><p>24 Nisan Akrep dolunayında Balık burçları, bu dönemde hayata ve insanlara karşı bakış açılarını değiştirebilir. Oldukça dönüştürücü olaylar yaşayabilirler. Yurt dışına taşınma ya da yeni bir eğitim alma kararı verebilirler. Tüm kararlarını sakinlikle ve olgunlukla vermelerinde fayda var. Bu dönemde araba almak isteyen Balık burçları, istedikleri fırsatları elde edebilir. Tüm sözleşme ve anlaşmaları iki kere gözden geçirmelerinde fayda var. </p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/27-aralik-yengec-dolunayinda-burclari-neler-bekliyor-1082669" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2023/12/21/27-aralik-yengec-dolunayi-228_2-52.jpg"/></div><h3>27 Aralık Yengeç Dolunayında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/25-ocak-2024-aslan-burcu-dolunayinda-burcunuzu-neler-bekliyor-1082816" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/01/23/25-ocak-2024-aslan-burcu--710_2-52.jpg"/></div><h3>25 Ocak Aslan Burcu Dolunayında Burcunuzu Neler Bekliyor?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/31-agustos-balik-dolunayinda-burclari-neler-bekliyor-1081996" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2023/08/29/30-agustos-balik-dolunayi-594_2-52.jpg"/></div><h3>31 Ağustos Balık Dolunayında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/24-nisandaki-akrep-burcu-dolunayinda-burclari-neler-bekliyor-1083187</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/16/24-nisandaki-akrep-burcu--150_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083147</guid><pubDate>Wed, 03 Apr 2024 13:45:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[8 Nisan Koç Burcundaki Güneş Tutulmasında Burçları Neler Bekliyor?]]></title><description><![CDATA[8 Nisan'da Koç burcunda Güneş tutulması gerçekleşiyor. Güneş tutulmaları, kadersel döngüleri temsil eder. Bu süreç, 18 yıllık bir yeniden değerlendirme süreci olarak düşünülebilir. Peki, burçları ve yükselen burçları neler bekliyor? 8 Nisan'da Koç burcunda gerçekleşecek Güneş tutulmasının burçlara etkilerini mercek altına aldık.]]></description><content:encoded><![CDATA[<h3>Koç Burcunda Güneş Tutulması</h3><p>8 Nisan'da Koç burcunda Güneş tutulması gerçekleşiyor. Güneş  tutulmaları, kadersel döngüleri temsil eder. Bu süreç, 18 yıllık bir yeniden  değerlendirme süreci olarak düşünülebilir. Güneş tutulmasına Merkür ve Kiron  gezegenleri de dahil oluyor. Merkür retro harekette olduğu için geçmiş konular  gündeme gelecek olsa da bu defa gökyüzü şifayı beraberinde getiriyor. Aynı  dönemlerde Jüpiter ve Uranüs gezegeninin kavuşması, olayların çok hızlı  büyüyeceğine işaret ediyor. Bir yandan adım atmak istesek de bir yandan Mars ve  Satürn kavuşumu zorlanacağımızı söylüyor. Koç burcunda gerçekleşecek Güneş  tutulmasının etkilerini, 15 gün öncesinden hissetmeye başlamıştık. Aynı etki, sonrasında ki 15 gün boyunca da sürecek. Peki, burçları ve yükselen burçları  neler bekliyor?  8 Nisan'da Koç burcunda gerçekleşecek Güneş tutulmasının burçlara etkilerini mercek altına aldık.</p><h3><b>8 Nisan'da Koç  Burcunda Güneş Tutulması Gerçekleşiyor. Burçları ve Yükselen Burçları Neler  Bekliyor?</b></h3><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/03/59-0304202459c1bc18.jpg"/><h3><b>8 Nisan'da Koç  Burcunda Güneş Tutulması Gerçekleşiyor. Koç ve Yükselen Koç Burçlarını Neler  Bekliyor?</b></h3><p>Koç'lar, burçlarında yaşanan Güneş tutulmasıyla birlikte,  hayatlarının her alanında değişiklikler yapacak. Merkür retro harekette olduğu  için geçmiş meseleleri gündemlerine tekrar gelebilir. Kafaları karışabilir,  dolayısıyla yanlış kararlar vermemek için her şeyi birkaç kez kontrol  etmelerinde fayda var. Koç burçları bu dönemde, güneş tutulması öncesinde  verdikleri kararları uygulayabilir ya da tutulmanın etkilerinin azalmasını  bekleyebilirler. Parasal anlamda güzel sürprizler yaşayabilirler ancak arkalarından  çevrilen işler konusunda dikkatli olmalılar. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/03/51-0304202421443cbd.jpg"/><h3><b>8 Nisan'da Koç  Burcunda Güneş Tutulması Gerçekleşiyor. Boğa ve Yükselen Boğa Burçlarını Neler  Bekliyor?</b></h3><p>Boğa burçları, Koç burcunda yaşanan Güneş tutulmasıyla  birlikte ruhsal anlamda biraz daha içlerine dönecek. Arkalarından çevrilen  işler önlerine düşebilir ve bu durum Boğa burçları için yaralayıcı olabilir.  Ancak bu duruma rağmen hayatlarıyla alakalı doğru kararlar verecekler. Jüpiter  gezegeni hayatlarına şans anlamında güzel dokunuşlar yapacak. Adım atma  konusunda biraz temkinli hareket etmeliler. Merkür retro harekette olduğu için  yanlış anlaşılmalara ve melankolik eğilimlere karşı dikkatli olmalılar. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/03/511-03042024f1bfb95c.jpg"/><h3><b>8 Nisan'da Koç  Burcunda Güneş Tutulması Gerçekleşiyor. İkizler ve Yükselen İkizler Burçlarını  Neler Bekliyor?</b></h3><p>İkizler burcu, Koç burcunda yaşanan Güneş tutulmasıyla  birlikte sosyal çevrelerini değiştirmek isteyecek. Sosyal statülerinde  değişiklikler meydana gelebilir. Merkür retro harekette olduğu için İkizler  burçları bu dönemde yanlış anlamalara dikkat etmeli, kendilerini yanlış ifade  etmemeye özen göstermeliler. Adım atmak için retronun bitmesini beklemelerinde  fayda var. Kariyer konusunda karşılarına engeller çıkacak olsa da İkizler  burçları bu dönemde gökyüzü tarafından korunduklarını hissedecek ve çok farklı  bir yeteneklerini keşfedecekler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/03/56-03042024d33b4693.jpg"/><h3><b>8 Nisan'da Koç  Burcunda Güneş Tutulması Gerçekleşiyor. Yengeç ve Yükselen Yengeç Burçlarını Neler Bekliyor?</b></h3><p>Yengeç burçları, Koç burcunda yaşanan Güneş tutulmasıyla  birlikte kariyer konusunda şanslı bir döneme giriş yapacak. Kariyerleriyle  ilgili çok önemli teklifler alabilirler ancak Merkür'ün retro harekette  olduğunu unutmamalarında fayda var. Geçmişte kaçırdıkları bir fırsat, yeniden daha iyi bir versiyonuyla önlerine gelebilir. Ayrıca gökyüzündeki iyicil etkilerle  birlikte şifalanabilirler. Yengeç burçları bu dönemde sosyal çevrelerini  değiştirebilir, karşılarına güzel fırsatlar çıkabilir. Yurt dışı ve eğitimle  ilgili konularda ise bazı engellerle karşılaşabilirler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/03/53-03042024d00acd2c.jpg"/><h3><b>8 Nisan'da Koç  Burcunda Güneş Tutulması Gerçekleşiyor. Aslan ve Yükselen Aslan Burçlarını Neler  Bekliyor?</b></h3><p>Aslan burçları, Koç burçlarında yaşanan Güneş tutulmasıyla  birlikte akademik kariyer, seyahat ve yurt dışı konularında fırsatlar  yakalayabilirler. Merkür retro harekette olduğu için tüm kararlarını birkaç kez  kontrol etmelerinde fayda var. Geçmiş dönemde kaçırdıkları fırsatlar yeniden  karşılarına çıkabilir, yanlış anlamalar konusunda dikkatli olmalılar.  Gökyüzündeki Jüpiter ve Uranüs kavuşumu karşılarına, kariyerleriyle ilgili beklenmedik çok  güzel fırsatlar  çıkarabilir. Maddi anlamda bazı engellenmelerle  karşılaşabilirler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/03/55-03042024933dfb41.jpg"/><h3><b>8 Nisan'da Koç  Burcunda Güneş Tutulması Gerçekleşiyor. Başak ve Yükselen Başak Burçlarını Neler  Bekliyor?</b></h3><p>Başak burçları, Koç burcunda yaşanan Güneş tutulmasıyla  birlikte yatırım, kredi ve vergilerle ilgili konularda bazı güncellemeler  yapabilir. Geçmiş dönemlerde kaçırdıkları bir fırsat yeniden karşılarına  çıkabilir. Merkür retro harekette olduğu için dokümanlarını ve belgelerini  birkaç kez kontrol etmelerinde fayda var. Gökyüzü Başak burçlarına, akademi,  yurt dışı ve eğitim anlamında güzel ve beklenmedik fırsatlar getirecek. İlişkiler  ve ortaklıklar konusunda zorlanmalar yaşayabilirler.</span></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/03/52-03042024841efc9c.jpg"/><h3><b>8 Nisan'da Koç  Burcunda Güneş Tutulması Gerçekleşiyor. Terazi ve Yükselen Terazi Burçlarını Neler Bekliyor?</b></h3><p>Terazi burçları, Koç burçlarında yaşanan Güneş tutulmasıyla  birlikte oldukça güzel başlangıçlar yapacak. Merkür retro harekette olduğu için  geçmişte yarım bırakılan ilişkiler tekrar gündemlerine gelebilir. Gökyüzü  Terazi burçlarına bu defa şifa dağıtabilir. Ancak karar vermek için Merkür  retrosunun bitmesini beklemeliler. İlişkisi olan Terazi burçları, bu dönemde  ilişkileriyle ilgili önemli kararlar vermemeliler. Parasal anlamda şanslı  gelişmeler yaşayabilirler ancak günlük rutinlerinde bazı zorlanmalar onları  bekliyor. Bu dönemde sağlıkla ilgili problemler konusunda dikkatli olmalılar.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/03/510-03042024a0b842de.jpg"/><h3><b>8 Nisan'da Koç  Burcunda Güneş Tutulması Gerçekleşiyor. Akrep ve Yükselen Akrep Burçlarını Neler  Bekliyor?</b></h3><p>Akrep burçları, Koç burcundaki Güneş tutulmasıyla birlikte  günlük rutinleri ve iş hayatlarıyla ilgili problemler yaşayabilirler. Arkalarından  konuşulanlar önlerine gelebilir. Biraz canları sıkılabilir ancak bu durum devam  etmeleri konusunda motivasyon sağlayacak. Merkür'ün retro harekette olmasıyla  birlikte, geçmişte kaçırdıkları fırsatlar karşılarına yeniden çıkabilir.  İlişkiler konusunda beklenmedik tatlı sürprizler gelebilir. Ancak bu dönemde  adım atma konusunda zorluklar yaşayabilirler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/03/54-030420241763ca38.jpg"/><h3><b>8 Nisan'da Koç  Burcunda Güneş Tutulması Gerçekleşiyor. Yay ve Yükselen Yay Burçlarını Neler  Bekliyor?</b></h3><p>Yay burçları, Koç burçlarında yaşanan Güneş tutulmasıyla  birlikte gündemlerine aşk konusunu alacak. Ancak Merkür retro harekette olduğu  için geçmişte yarım kalan ilişkiler tekrar karşılarına çıkabilir. Kapılarını  herkese açmamalarında fayda var. Merkür retrosundan sonra -hala- hayatlarında  kalan kişilerle yollarına devam edebilirler. İletişim konusunda bu dönemde  dikkatli olmalarında fayda var. İş konusunda güzel sürprizler yaşayabilirler.  Aile ve ev konularında bazı sorunlarla karşılaşabilirler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/03/512-0304202473ec2153.jpg"/><h3><b>8 Nisan'da Koç  Burcunda Güneş Tutulması Gerçekleşiyor. Oğlak ve Yükselen Oğlak Burçlarını Neler  Bekliyor?</b></h3><p>Oğlak burçları, Koç burcunda gerçekleşen Güneş tutulmasıyla  birlikte ev alabilir, evlerini değiştirebilir ya da ev ile alakalı yatırımda  bulunabilirler. Geçmişte kaçırdıkları fırsatlar tekrar karşılarına çıkabilir.  Merkür retro harekette olduğu için yeni ve güzel bir fırsatla karşılaşsalar da  birkaç kez kontrol etmelerinde fayda var. Çünkü sözleşmelerle ilgili yanlış  anlaşılmalara karşı açık bir dönemdeler. Gökyüzündeki Jüpiter, Oğlak burçlarına  aşk fırsatları getirebilir. Arkadaşlık, seyahat ve eğitim konularında bazı  gecikmeler yaşayabilirler. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/03/58-0304202484eef50e.jpg"/><h3><b>8 Nisan'da Koç  Burcunda Güneş Tutulması Gerçekleşiyor. Kova ve Yükselen Kova Burçlarını Neler  Bekliyor?</b></h3><p>Kova burçları, Koç burcundaki Güneş tutulmasıyla birlikte  yeni ve keyifli ortamlara girebilir, ticaretle ilgili güzel gelişmeler  yaşayabilir, araba alım satımı gibi konularda şanslı gelişmeler yaşayabilirler.  Merkür retro harekette olacağı için yanlış anlamalar konusunda oldukça dikkatli  olmalılar. Gökyüzündeki Jüpiter ve Uranüs ev değiştirmek, ev almak ve satmak  isteyen Kova burçlarına destek verecek. Ancak her şeyi birkaç kez kontrol  etmelerinde fayda var. Parasal konularda beklenen ödemeler biraz gecikmeli olsa  da gelecek. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/03/57-03042024207ef283.jpg"/><h3><b>8 Nisan'da Koç  Burcunda Güneş Tutulması Gerçekleşiyor. Balık ve Yükselen Balık Burçlarını Neler  Bekliyor?</b></h3><p>Balık burçları, Koç burcundaki Güneş tutulmasıyla birlikte  parasal anlamda şanslı gelişmeler yaşayacak. Merkür retro harekette olduğu için  yanlış anlaşılmalara çok açık olabilirler. Balık burçları önemli kararları  retro bittikten sonra vermeli ve yeni adımlar atmamalılar. Gökyüzündeki Uranüs  Jüpiter kavuşumu yeni ortamlar ve fırsatlar konusunda güzel gelişmeler  vadediyor. Yayıncılık ve ticaretle uğraşan Balık burçları için güzel  fırsatlar kapıda. Ancak adım atma konusunda zorlanabilirler. </p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/5-mayis-akrep-ay-tutulmasinda-burclari-neler-bekliyor-1081337" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2023/04/28/5-mayis-akrep-ay-tutulmas-900_2-52.jpg"/></div><h3>5 Mayıs Akrep Ay Tutulmasında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/25-mart-terazi-burcu-ay-tutulmasinda-burclari-neler-bekliyor-1083034" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/08/25-mart-terazi-burcu-ay-t-895_2-52.jpg"/></div><h3>25 Mart Terazi Burcu Ay Tutulmasında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/28-ekim-boga-burcundaki-ay-tutulmasinda-burclari-neler-bekliyor-1082308" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2023/10/24/28-ekim-boga-burcundaki-a-142_2-52.jpg"/></div><h3>28 Ekim Boğa Burcundaki Ay Tutulmasında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/8-nisan-koc-burcundaki-gunes-tutulmasinda-burclari-neler-bekliyor-1083147</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/03/8-nisan-koc-burcu-gunes-t-260_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083146</guid><pubDate>Wed, 03 Apr 2024 10:01:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[3 NİSAN 2024]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p><p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/galler-prensesi-kate-middletona-ne-oldu-1083132</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/03/3-nisan-2024-993_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083132</guid><pubDate>Tue, 02 Apr 2024 07:36:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Galler Prensesi Kate Middleton'a Ne Oldu?]]></title><description><![CDATA[Galler Prensesi Kate Middleton'a Ne Oldu? Galler Prensesi, istikbalin Büyük Britanya Konsort Kraliçesi Catherine Elizabeth Middleton, namıdiğer Kate Middleton'ın yaşadıkları bize ne düşündürdü? "Gerçeklik" konusunda sosyal medyadan yapay zekaya uzanan bir düşünce sarmalına kapıldık. ]]></description><content:encoded><![CDATA[<h3>Kate Middleton'ın Videosu Yapay Zeka ile mi Yapıldı?</h3><p>"Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi..." Kanuni  Sultan Süleyman'ın hasta yatağındayken yazdığı bu dizeler, kuşkusuz hepimizin  sonuna kadar inandığı ve savunduğu "her şeyin başı sağlık" felsefesine farklı  bir boyut katar; zira cihan hükümdarı/ dünya imparatoru/kralı ya da kraliçesi  olsan da herkes için hepimiz için sağlıklı olmak en değerli hazinedir. Oysa son  zamanlarda her konuyu ti'ye almak eğilimi nedeniyle bu klişe ancak bir o kadar  mutlak bilgiyle bile dalga geçilir; -en hafif tabirle de- bu bilgi bile hafife  alınır oldu. Bu, her şeye mizahi bir açıdan bakma çabası da belki son yılların  yoğun stres altındaki psikolojinin deşarj olma yöntemidir. Buradaki her konuda  abartılı derecede komiklik arayışı, özellikle sağlık gibi hassas bir konuda  olunca sizce de çok göze batmıyor mu? </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/02/4-0204202401e1c633.jpg"/><h3>Blake Lively ve Kim Kardashian'dan Kate Middleton Açıklaması</h3><p>Tıpkı Kim Kardashian'ın, Kate Middleton'ın açıklamasından önce nerede olduğu sorusunun sorulduğu dönemde otomobilinin önündeki fotoğrafının altına "Kate'i bulmaya gidiyorum" yazmasında olduğu gibi. Ya da Blake Lively'nin Instagram iş birliği post'unda Kate'in nerede olduğuna dair "esprili" bir post atması gibi. Gerçi sonrasında Blake'in özür post'u yayınlaması da en azından yaptığının yersiz bir hareket olduğunu idrak etmesi açısından kayda değer. Yapılan onca "memes", atılan onca tweet'lerin yanında bir de ciddi speakülasyonlar yapıldı. İş artık Galler Prensesi'nin hayatta olmadığı haberine gelince ise Catherine Middleton, 22 Mart'ta yayınladığı bir açıklama videosuyla tüm bu duruma bir nokta koyma amacı taşıyordu. Bitti mi? Hayır! Şimdilerdeyse o videonun da aslında yapay zekayla oluşturulduğuna dair asparagaslar dolaşıyor. Kaosun sonu yok gibi sanki.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/02/2-0204202487d545c5.jpg"/><h3>Galler Prensesi Kate Middleton'a Basın ve Sosyal Medya  Baskısı</h3><p>Diyelim ki siz, tüm dünyanın tanıdığı birisiniz, üstelik  Kraliyet mensubusunuz ve hastasınız. Bu nedenle bir süre ortalarda görünmek  istemiyorsunuz. Ancak bir süre sonra etraftan -dünya basını- sizin hakkınızda  "magazin haberleri", spekülasyon -aslında düpedüz dedikodu- yapmaya başlıyor.  Siz de bu baskılara dayanamayıp eski sağlıklı günleri andıran bir fotoğrafınızı  paylaşıyorsunuz. Bunun üzerine olay daha da büyüyor ve hatta hakkınızda artık  yaşamadığınıza dair haberler çıkıyor. Bir süre sonra dürüstçe ve son derece  insani bir yerden bir video ile hastalığınızı, yaşadığınız sağlık sorunlarınızı  tüm dünyayla paylaşıyorsunuz. Geleceğin konsort kraliçesi, Galler Prensesi  Catherine ya da anneciğinin biricik kızı, çocuklarının tatlı annesi, William'ın  zarif eşi Kate! Genel-geçer bir görgü, ahlaki, insani bir kural olarak  tartışmasız-istisnasız şekilde saygı duyulması gereken bu konuda bile  uzlaşılamadı. Sadece hasta olduğu için bir süre gözlerden uzak kalmayı tercih  eden "birinin" bu kararını "ama"lı cümlelerle savunmaya çalışanlar: "Hastaymış  evet ama o bir royal, dolayısıyla gözden uzak bir hayat yaşama lüksü yok!"  "Evet, hasta olabilir ama göz önünde olmayı bir prensle evlenerek o seçmedi mi?  Sonuçlarına da katlanacak o halde." Niye? Bu hakkı kim kendinde nasıl ve niçin  görebiliyor? Aslına bakarsak eski zamanların mahalle baskısı günümüzde sosyal  medya linçleri olarak tezahür ediyor. Bunun gibi binlerce örnek var. Ünlü ve  sevilen biri bir gün bir post atıp bir mutluluğunu paylaşsa altına yazılan  onlarca nefret yorumu çok şaşırtıcı hatta ürkütücü bir hal almaya başladı. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/02/1-0204202487f4c898.jpg"/><h3>Lady Diana ve Grace Kelly de Kate Middleton ile  Benzer Olayları Yaşadı</h3><p>Özel hayata müdahale tabii ki sosyal medyadan önce de vardı.  Tıpkı -özellikle royallerin, prenseslerin özel hayatı- Lady Diana,  oyuncu-Monako Prensesi Grace Kelly'nin hayatlarında olduğu gibi. Skandallar,  kaos, trajedi... Belki tüm bunlar bazılarının "Prenses dahi olsan mutlak mutluluk  yoktur" cümlesini kurup, kendi kendilerini "rahatlatma/telkin" biçimidir. Şu da  bir gerçek: Sosyal medya baskısından yakınırken o yorumların birtakım robotlar  tarafından yapılmadığını, tüm o yazılan, çizilenlerin gerçek kişiler tarafından  yapıldığı! Dolayısıyla sosyal medya bir sanal gerçeklik sunuyor olsa da  kullanıcıları ve yaşattığı baskı gerçek. Teknoloji öncesinin mahalle baskısı bir  nevi. Aslına bakarsanız tabloya bu açıdan bakarsanız her zamankinden daha elim  daha ekstra baskıcı bir durum yok. Eski zamanlardan beri süregelen benzer  baskılar. Bu tür negatif, aşağılayıcı, küçümseyen, sürekli eleştiren, yıkıcı  yorumlar iş yerinizde, ailenizde ya da sosyal çevrenizde de yok mu? İşte o  "çürük elmalar"ın klavyesinden çıkıyor tüm bu olumsuz yorumlar. "Gerçek  hayat"ta bu tür durumlarla nasıl başa çıkıyorsak sosyal medyada da aynı  minvalde bir yaklaşım en sağlıklısı olacaktır.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/02/5-02042024c46f339e.jpg"/><h3>İngiltere Halkı Galler Prensesi Kate Middleton Hakkında Ne  Düşünüyor? </h3><p>İngiltere'de -tek yabancı uyruklu kişinin ben olduğum- küçük  bir sahil kasabasında yaşayan biri olarak önemli bir gözlemim/tespitim var: En  genel haliyle şunu söyleyebilirim ki Kate Middleton olayıyla İngiltere  dışındakiler, İngiltere halkının çoğundan daha ilgili! İngilizlerin Kate  Middleton özelinde royallerin yaşamlarına ilişkin bakış açıları üçe ayrılıyor  diyebilirim. İlki royallere derin bir saygı ve bağlılıkla sadık, onların her  yaptığını adım adım takip eden ancak hiçbir olumsuz eleştiriyi kabul etmeyen  bir kesim. Bu, üç ana grubun yüzde 20'lik kesimini oluşturuyor diyebilirim.  İkinci kesim -ki benim gözlemim bu üç ana grubun yüzde 70'i bu yönde- nötr olan  taraf! Royaller hakkında çoğu mesnetsiz olan magazin haberlerini takip dahi  etmeyen, sadece haber niteliği taşıyanları bilen -Kate'in hastalığı gibi- ancak  bunu kendi hayatlarında sohbet konusu etmeyen kişiler. Birçoğu Kate Middleton  hakkındaki havadisleri benden duyup tepkisiz, yorumsuz kalan kişiler. Yani  anlayacağınız The Sun, Daily Mail gibi gazeteler bu haber bombardımanını  İngiltere halkından ziyade global okur kitlesini hedefleyerek yapıyor. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/02/8-02042024b9782a1b.jpg"/><h3>Global Basının İngiliz Kraliyet Ailesi'ne Olan İlgisi </h3><p>Birçoğumuzun bildiği gibi İngiltere'de popüler magazin  gazeteleri arasında The Sun, Daily Mail, Daily Mirror ve The Daily Star yer  alıyor, hepsi geniş bir okuyucu kitlesine sahip. Malumunuz bu gazeteler  genellikle magazin haberleri, ünlülerin, royallerin yaşamları ve güncel  olaylarla ilgili içerikleriyle tanınıyor. Tabii Kate Middleton ile ilgili  birçok sansasyonel haberin de mimarları. Gerçi birçoğu royallerin lehine  haberler yapar ancak özetle bizdeki magazin haberleri karşılığı olan  gazetelerdir, araştırma, 5N1K gibi gazetecilik prensiplerini çoğu zaman çok  okunmak uğruna es geçebilirler. İşte bu tür mecraların haberlerini İngiliz  halkının birçoğu takip etmiyor. Bu kesimin de ilki gibi royallere saygıları var  ancak kendi özel hayatları -belki de tam olması gerektiği gibi- her şeyin  üzerinde konumlanmış durumda. Üçüncü kesimse daha çok yeni jenerasyondan  oluşuyor; Kraliyet Ailesi'nin artık ülkede olmaması gerektiğini savunan kesim  ki onlar bu tür haberleri hiçbir şekilde takip etmediği gibi bu kadar çok geniş  yer verilmesine tepki duyuyor. Bu kesimin, bu üç ana gruptan en az orana sahip,  kalan yüzde 10'luk kesimi oluşturduğunu söyleyebilirim. Bu genel matematik  hesabıyla bence İngilizlerin yüzde 80'i Kraliyet Ailesi'nin özel yaşamına karşı  ilgisiz. Yüzde 20'si radikal derecede her detaya hakim. İlk grubun yüzde  10'uysa ikinci gruba ters oranda Kraliyet Ailesi'ne tepkili. Dolayısıyla az  önce de belirttiğim gibi spekülatif magazin haberleri İngiliz halkından çok  diğer ülkeler için yapılıyor diyebilirim.</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/02/7-020420246f5e2718.jpg"/><h3>Uzman Psikologlardan Kate Middleton Yorumu</h3><p>Klinik Psikolog Ferhat Yılmaz'dan konuyla ilgili uzman  görüşü aldık. Psikolog Yılmaz konuyu ilk olarak Sosyolog Prof. Dr. Şerif  Mardin'in "mahalle baskısı" çalışması üzerinden ele alıyor. "Mahalle baskısı,  zorbalık ve ruh sağlığı... Kate Middleton olayı, Sosyolog Prof. Dr. Şerif  Mardin'in 'mahalle baskısı' çalışmasını gündeme getiriyor. Mardin'in bu  çalışması birtakım korkularımızı çok iyi özetliyor. Mahalle baskısı insan  canlısı ortaya çıktığı zamandan beri vardı ve üstüne üstlük, işini görebilmesi  için ille de baskı uygulanması gerekmiyordu. Yani şunu demek istiyorum;  mahallenin normlarına uymak için ille de baskı gerekmiyor. Hiçbir çaba  harcanmasa bile mahalleli kendi mahallesinin norm, standart, kural, yaşam  biçimi, ahlak ve geleneğine hemen, hızla ve de isteyerek uyma eğiliminde. İşin  esas ürkütmesi gereken yanı da bu zaten. Peki bu kadar rahat genellemede  bulunabilir miyiz? Ne yazık ki evet." Psikolog Yılmaz bu soruyu Sosyal Psikolog  Solomon Asch'a ait bir deneyle açıklıyor: "Toplum/mahalle baskısı konusunu  açıklamak için 1930'lardan beri yapılan temel araştırmalara başvurmamız  gerekecek. Birincisi Sosyal Psikolog Solomon Asch'ın deneyleri. Asch bir odaya  yedi kişiyi sokuyor. Bu yedi kişinin altısı Asch'ın araştırma ekibinden.  Sonuncusu ise denek. Tabii denek, diğerlerini de kendisi gibi denek sanıyor.  Duvara iki grafik yansıtılıyor. Katılımcılara sol grafikteki çizginin sağ  taraftaki grafikteki yer alan çizgilerden hangisine eşit olduğu soruluyor.  Odada kimse yoksa denek doğru cevap veriyor. Zaten resme baktığımızda yanılmak  da olanaksız gibi görünüyor. Ancak grup odada olduğunda iş değişiyor. Asch'ın  adamları ağız birliği edip yanlış cevap verince denekler de gruba uyuyor ve o  da yanlış cevap veriyor. Deneklerin yüzde 37'si tüm denemelerde gruba uyuyor.  yüzde 75'i ise en az bir defa uyuyor. Hiçbir baskı ya da zorlama yok. İlginç  yanı; yakın zamanlarda beyin görüntüleme araçlarıyla yapılan deneylerde,  deneklerin bu kararı verirken beynin yalnızca 'mekan algılama' bölümünün  hareketlendiği görülüyor. Yani denekler, bir muhasebe yapıp karar almıyorlar;  yanlış cevabı gerçekten doğru gibi algılıyorlar." Solomon Asch'ın deneyleri  bize toplumsal olgunun, kültürden bağımsız olarak var olduğunu gösteriyor.  Psikolog Ferhat Yılmaz açıklamasına şu şekilde devam ediyor: "Gruba uyum  deneyleri bugüne kadar Zaire'den Fransa'ya, Japonya'dan Lübnan'a kadar 17  ülkede tekrarlanmış ve tümünde hemen hemen aynı sonuçlar alınmış. Ortalama  yüzde 30 uyum az gibi görünebilir. Ancak unutmamak gerekir, bu deneylerde  sorular çok basit ve kolay." Peki soruları ya da karar verilmesi gereken  durumları biraz daha zorlaştırır ve belirsizleştirirsek yani biraz daha hayata yaklaştırırsak  ne oluyor? </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/02/9-020420244d4f3ba3.jpg"/><h3>Sosyal Medya Sürü Psikolojisini Tetikliyor</h3><p>Psikolog Yılmaz, bu soruyu da Sosyal Psikolog Prof. Dr.  Muzaffer Şerif'e başvurarak açıklıyor. "Prof. Dr. Muzaffer Şerif'in araştırmaları  bize:</p><p>1. Mahalle normuna uymamız için bir baskının gerekmediğini </p><p>2. Mahalle normunun sağlam bir dayanağının olmasının da  gerekmediğini </p><p>3. Mahalle normu bir kere oturdu mu bir daha onu kaldırmanın  çok güç olduğunu gösteriyor" diyor.</p><p>Medyanın, sosyal medya mecralarının günümüz habercilik  anlayışını ise şu şekilde açıklıyor: "Gazeteler ve artık sosyal medya sürü  psikolojisini yönetmenin en kolay yoludur. Bir haber gerçeği yansıtsa bile  insanların yaptığını sorgusuzca takip etmenin bir anlamı yokken, bir de  haberler gerçeği yansıtmıyorsa... Bir haberin gerçek olmasına gerek yok, bu  tarz medya ortamlarında dönen haberler herkes tarafından doğru kabul ediliyor.  Yani sürü psikolojisiyle verilen kararlarla, beynimizin düşünsel bölgesi ilgilenmez.  Bazen doğru olup olmadığını sorgulamadan gruba uyarız. Bu, beynimizin  düşünmekten kaçmasıdır. Sürü psikolojisinde, doğru olanı aramak yerine  yapılacak en zahmetsiz hamle gruba uymaktır. O sebeple sürü psikolojisiyle  verilen kararlar çok sağlıklı kararlar değildir. Beyin genellikle hiç düşünmez.  Sürüyü takip etmek tamamen akıl dışı bir iş değildir. Yeter ki yaptığınızı  kendi akıl süzgecinizden geçirmiş olun. Okuduğumuz ve duyduğumuz haberlerin  önce doğruluğunu sonra da arkasından gitmemizi gerektirecek bir durum olup  olmadığını mutlaka sorgulamalıyız."</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/02/10-02042024309a377c.jpg"/><h3>Bir Zorbalık Türü: Siber Zorbalık</h3><p>Uzman Psikolog-Çift ve Aile Danışmanı Ferhat Yılmaz: "Bir  kişinin, bir başka kişiyi kasıtlı ve düzenli olarak rahatsız etmesi, zarar  verme amacını taşıyan eylemlerde bulunması, incitmesi ya da korkutması olarak  tanımlanabilecek zorbalık, bugün özellikle sosyal medya mecralarında yoğun bir  biçimde yaşanıyor. Ve dijital platformlar, dijital ortamlar ve sosyal medya  mecraları aracılığıyla da rahatsızlık verme eylemi olarak tanımlanıyor" diyor.  Psikolog Yılmaz, ayrıca yakın geçmişe ünlülerin siber zorbalıkla ilgili  açıklamalarına da değiniyor: "Megan Fox: Yaptığı bir röportajda 'Hepsi şikayet  etmeyi bırakmamız gerektiğini düşünüyor çünkü büyük bir evde yaşıyorsun ya da Bentley  kullanıyorsun. İnsanların farkına varmadığı şey, sürekli milyonlarca insan  tarafından zorbalığa uğramamız' diyor. Jennifer Aniston: Bir açıklamasında  'Terapiden gerçekten çok yardım aldım. Sadece halka açık bir insan olmak ve  bununla birlikte gelen çok şaşırtıcı şeyler var' diyor ve ekliyor: 'Ama aynı  zamanda çok zor şeyler de var, çünkü biz sadece insanız ama etraftaki birtakım  zorbalıklarla yaşamak zorundayız.'</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/02/n-02042024250be070.jpg"/><h3>Hollywood Yıldızlarından Siber Zorbalık İtirafları</h3><p>Keanu Reeves: 'Hayranlar ve paparazziler, sadece aktöre bir  göz atmak için evinin dışında oturmayı sever! Sabah gazetemi almaya çıkıyorum  ve orada oluyorlar' diyor ve 'Kafesteki bir hayvan gibi hissediyorum' diye de  ekliyor." Psikolog Yılmaz, Kate Middleton açısından ise olayı şu şekilde  değerlendiriyor: "Hasta açısından kanser hastalarında en çok görülen psikolojik  bozukluklar; depresyon ve kaygı bozukluğu olarak karşımıza çıkıyor. Tabii bir  de bu duruma şahit olan hastanın yakınları ve onların psikolojisi. Yakınlarının  yaşadığı bu strese ikincil travma diyebiliriz. Kate Middleton, diğer ünlüler  gibi henüz maruz kaldığı bu durumla ilgili bir açıklama yapmamış olsa da  yaşadıklarına bakarak duygularının çok da farklı olmadığını söylemek sanıyorum  iddialı olmaz! Bu duruma dışarıdan bakan kişilere önerim şu olabilir;  danışanlar zaman zaman terapilerde bir çıkmaza girdiklerinde onlara şu soruyu  sorarım 'Ya bu durum kardeşinin ya da sevdiğin birinin başına gelseydi sen ne  yapardın?' Tabii ki bu sorudaki temel amaç empati duygusunu uyandırmak ve bakış  açısı kazandırmak." Yılmaz ayrıca "Peki Kate Middleton olayında buna neden  ihtiyaç duyuyoruz?" sorusunu da şu şekilde yanıtlıyor: "Çünkü bir yanda  zorbalık ve ardında toplumsal linç, diğer yanda sağlık problemi olan bir kadın  ve yakınları söz konusu. Ayrıca şunu da belirtmek de mühim, bu tür sağlık sorunlarında  kişiye sağlanacak psikolojik destek, hastanın iyileşme sürecine yadsınamayacak  derecede bir sağaltım sağlıyor. Malum, stres hormonuna karşılık salgılanan  mutluluk hormonlarından dolayı. Bu olaydan hareketle haber alma, yayma  özgürlüğü ile kişisel hakların ihlali, kişi ve yakınlarına olası olumsuz  etkileri konusunda sınırlar tekrar gündeme gelmiştir. Kate Middleton haberleri  elbette ilgi çekiyor; reyting almasına ve sürü psikolojine bağlı olarak bir  lince dönüşmeden Kate Middleton'ın bir an önce sağlığına kavuşmasını, tüm  sevenlerine ve takip edenlere güzel haberler vermesini diliyorum."</p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/02/syf031alem3nisan-0204202480952182.jpg"/><h3>Geçmiş olsun Galler Prensesi Kate Middleton </h3><p> İnsanların  unvanlarının ötesinde sadece; Alya, Leyla, Melek ya da Kate olarak hayatları  hakkında çıkan haberlere en insani yerden yaklaşmak ve her zaman pozitif bir  duygu ile o kişi için iyi dileklerde bulunabilmek, hepimizin belki de tek ortak  ve en değerli noktası olabilir. Her birimize her türlü "zorbalık"tan uzak,  huzur dolu günler diliyoruz; ALEM ekibi olarak Galler Prensesi'ne iyi dileklerimizi  iletiyoruz. Geçmiş olsun Kate. </p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/03/manset1-030420244832fd31.jpg"/><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/03/manset2-0304202436ec44b5.jpg"/>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/galler-prensesi-kate-middletona-ne-oldu-1083132</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/04/02/galler-prensesi-kate-midd-884_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083118</guid><pubDate>Thu, 28 Mar 2024 14:56:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Nisan Ayı Burç Yorumları]]></title><description><![CDATA[Nisan ayında burcunuzda hangi gelişmeler görünüyor? Ünlü Astroloji yazarı Filiz Özkol Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık burçlarını neler bekliyor, detaylı olarak anlattı. 2024 Nisan ayında aile, aşk, iş ve günlük hayatlarında neler yaşanacak? Nisan 2024 aylık burç yorumlarına göz atıyoruz.]]></description><content:encoded><![CDATA[<h2><strong><strong>Nisan  2024 Aylık Burç Yorumları Neler Söylüyor?</strong></strong></h2><p>Astroloji yazarı Filiz Özkol tarafından kaleme alınan Nisan ayı  burç yorumlarında, ilişki, sağlık, aşk, para, iş, eğitim durumunuz ile ilgili Nisan  ayı burç yorumları; koç burcu, boğa burcu, ikizler burcu, yengeç burcu, aslan  burcu, başak burcu, terazi burcu, akrep burcu, yay burcu, oğlak burcu, kova  burcu ve balık burcu <b>2024 Nisan</b> <b>Ayı Burç yorumları...</b></p><p><b><br></b></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/28/burcyorumlari1-28032024825c7fd8.jpg"/><h3><strong><strong>Koç Burcu - Nisan 2024  Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>25 Nisan'a kadar Merkür,  burcunuzda geri hareketine devam ediyor. Mücadele içinde olacaksınız. Karşınıza  birçok rakibiniz çıkacak. Partnerinizle aranızda kıskançlık kavgaları olabilir.  Bekarlar için aşk dolu ilginç karşılaşmalar yaşanacak. Yine bu ay yanılgılar ve  yanlış anlaşılmalar söz konusu. Siz ne kadar iyi niyetli olursanız olun;  ilişkilerinizde istemediğiniz durumlar ortaya çıkacaktır. Eski bir aşkın  yeniden canlanması söz konusu. Katılacağınız toplantılarda parlak  konuşmalarınızla çevrenizi etkileyeceksiniz. Yakın çevrenizden biri size aşık  olabilir. Yanlış ilişkiler yaşamak istemiyorsanız, zamanı ve kişileri doğru  seçmelisiniz. Size zaman kaybettirecek birlikteliklerden kaçınmalısınız. </p><p>8 Nisan'da Güneş tutulması  burcunuzda gerçekleşiyor. Gücünüzü ve hırslı yönlerinizi törpüleme  ihtiyacı duyacak ve paylaşım konusunda gizliliği tercih edeceksiniz. İşte size  her türlü duygusal doyumu yaşamak için ayağınıza gelen fırsatlar. Seçim  yaparken bir hayli zorlanacaksınız. Yine bu dönem, uyumlu ve güzel bir  yapılanmayı özleseniz de her şeyin çok kolay gerçekleşmeyeceğini de  bilmelisiniz. </p><p>Belki de yıllarca hak  ettiğiniz yeri bekliyorsunuz. İşte size her türlü olanak. Ancak, seçimlerinizi  kesinlikle doğru yapmalısınız. Önünüzdeki kapıların ardına kadar açıldığını  görmek, kendinize olan güven duygunuzun artmasına neden olacak. Eğer kendinizi  yormaz ve sağlık kurallarına uygun yaşarsanız güçlü bedeniniz hiçbir sorun  yaratmayacaktır. Kişiliğinizle ilgili takıntılarınıza  dikkat etmeli ve ilişkilerinizde, hayalleriniz yüzünden çatışmalara neden  olabilecek saplantılardan uzak kalmalısınız. Olumsuz sonuçlarla karşılaşmak  istemiyorsanız dikkatli olmanızda yarar var. </p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/28/burcyorumlari2-28032024906be88d.jpg"/><h3><strong><strong>Boğa Burcu - Nisan 2024  Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Aşk gezegeniniz Mars  enerjinizi yükseltirken, geri giden Merkür yüzünden ilişkilerinizde sorun  yaşayabilirsiniz. Özellikle kendi sisteminizin üzerine çıkmak istemiyor ve  titiz bir yaklaşımla ilişkilerinizi gözlemliyorsunuz. Bazılarınız ise  karşılıksız duygular içinde olacaktır. Sevdiği kişiyi uzaktan düşünmek bile  size yetecektir. Diplomatik tavırlarınızla çözemediğiniz hiçbir şey yok. Entelektüel yönlerinizi ortaya çıkaracak  aktivitelerde, aynı meslekten kişilerle aranızda duygusal bir çekim oluşabilir.  Kariyerinizle ilgili duygu değişimleri yaşarken, yaşama daha hissi  bakacaksınız. </p><p>Sizi ilgilendiren konularda  karizmatik çekim gücünüzü yoğun bir şekilde kullanabilirsiniz. Çevrenize  yansıttığınız o çok vakur tavırlarınızın sizi saygın bir yere taşıdığını  gördükçe aşırıya kaçabilirsiniz. Dikkatli olun ve biraz daha sempatik olmaya  çalışın. 8 Nisan'da Güneş tutulması ruhsal evinizde gerçekleşiyor. Bu ay bir  konuda yapacağınız kişisel değerlendirmelerinizle çevrenizi etkileyeceksiniz.  Hareketli ve yerinde duramayan kişiliğiniz, işinizle ilgili baş etmek zorunda  kaldığınız konularda sizi gergin yapıyor. Birçok işi bir arada yapmaya  kalkışmamalı ve çevrenize de sorumluluk yüklemeyi öğrenmelisiniz. </p><p>Yapacağınız her türlü  çalışmanın karşılığını almak istiyor ve bu konuda hiç kimseye taviz vermek  istemiyorsunuz. Tartışmaların ve kırıcı  konuşmaların olabileceği ortamlardan uzak kalmalısınız. Yine ayın sonuna doğru,  sakladığınız ve kimseyle paylaşmak  istemediğiniz projelerinizi hızlı bir şekilde yaşama geçirmek isteyeceksiniz.  Akıcı konuşmalarınızla karşınızdakileri, savunma olanağı vermeden etki altına  alıyorsunuz. Zihinsel faaliyetlerinizi güçlü bir şekilde dışa yansıtacaksınız.  Karşınızdaki kişiler, bu kadar yoğun bir projeyi nasıl yapılandırarak ortaya  çıkardığınıza şaşıracaklardır.</p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/28/burcyorumlari3-280320244149cb76.jpg"/><h3><strong><strong>İkizler Burcu - Nisan 2024  Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Bu ay geri giden Merkür,  eski dostlarla sizi yeniden bir araya getirecektir. Çevrenizle iletişim  konusunda yoğunluk yaşayacaksınız. Duygu ve akıl karmaşası yaşayabilirsiniz.  Sizden beklentileri olan kişiler var. Onlara kendinizi ispat etmek için ikna  kabiliyetinizi kullanmalısınız. Değişik fırsatlardan yararlanmanız ve prim  yapmanız için uygun bir ay. Dostlarınız için kendinizi ön plana atabilirsiniz.  Kendiniz kadar çevrenizi düşünmeniz tabii ki çok güzel. Fakat zaman zaman  aşırıya kaçabilir, sevdiklerinizin de harcamalarını denetlemek  isteyebilirsiniz. </p><p>Sizi yanıltacak ve daha  sonra da 'geri dönüşler' yaşayacağınız ilişkilerden kaçınmalısınız. Güzel  beraberlikler ve geçici duygular iç içe olacak. 8 Nisan'da yenilikler evinizde  Güneş tutulması gerçekleşiyor. Bir takım özel konumlarınız gündeme gelebilir.  İşinizle ilgili yenilikler peşindesiniz ve imkanlarınızı kendi tarzınıza göre  değerlendirmek isteyeceksiniz. İş ilişkilerinizin bozulmasını istemiyorsunuz.  Ölçülü davranışlarınız, ince hesaplarınız ve samimi davranışlarınız sizi her  konuda farklı kılıyor. </p><p>Fikirleriniz, planlarınız ve  kendinizi ifade şekliniz ön planda olacak. Ay sonunda yollarla ilgili  hayallerinizin gündem kazanması sizi manevi bir sevince boğabilir.  Bazılarınızın sevdikleriyle yapacakları yolculuklar keyifli geçecek. Üstelik  siz, hep böyle bir gezinin planlarını yapıyordunuz. Çıkacağınız yolculuklarda  ani iş teklifleri de karşınıza çıkacaktır. Ayın son günleri, farklı şehirlerden  ve ülkelerden gelecek bu teklifler karşısında bocalamanız mümkün. Fakat karar  vermeden önce iyi düşünmelisiniz. Gezmeyi ve eğlenmeyi sevdiğiniz için  ilginçliklerle sunulan bazı tekliflerin cazibesi sizi büyüleyebilir.</p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/28/burcyorumlari4-28032024ba429ef6.jpg"/><h3><strong><strong>Yengeç Burcu - Nisan 2024  Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Merkür geri giderken  ilişkilerinize önemli bir şekilde etki etmeye devam ediyor. Partnerinizle veya  eşinizle aranızda yaşayacağınız problemler, aşk hayatınızda da sizi kuşkuya  sürükleyebilir. Aileniz ve patronlarınız sizin hayatınıza müdahale edebilirler.  Karşı cinsin ilgisiyle istemediğiniz aşklara da sürüklenebilirsiniz. Bu ay bulunduğunuz  şartları değiştirmek yerine, çevresel alışkanlıklara uyum göstermelisiniz. Aşkın size sunacağı güzellikleri  reddetmeyeceğiniz bir dönem. Yine sizi tehdit eden unsurları da  unutmayın  ve sosyal yaşantınızda bencilliğe dönüşen davranışların size bazı fırsatları  kaybettirebileceğini hatırlayın. </p><p>Eğlenceyle aranızın iyi  olduğu bir dönem fakat çalışma yaşantınızdaki yoğun temponuzda aşırıya  kaçmaktan kaçının. 8 Nisan'da Güneş tutulması, kariyer evinizde gerçekleşiyor.  Düşüncelerinizi gerçekleştirirken geçmişteki hataları yapmamalısınız.  Fikirlerinizi beğenmeyenlere karşı ani tepkiler vermeyin. Uyumlu ve güzel bir  yapılanmayı özleseniz de her şeyin çok kolay gerçekleşmeyeceğini de  bilmelisiniz. </p><p>Kendinizde yetersiz  gördüğünüz konuları tekrar ele alırken, daha disiplinli olmak zorundasınız.  Bazılarınız alıştıkları evlerden  ayrılma veya iş değiştirme planları yapmak isteyecekler. Fakat bu konuda geniş  sosyal çevrenizden destek almak isteyeceğiniz kesin ve size gönüllü yardım  edeceklerinden emin olun. Yine bazılarınız da eğitim ve öğretim için şehir  değiştirebilir; taşınma sorunları yaşayabilirler. Tüm bunlar sizde mutlu  olaylar zincirini oluşturacak ve yoğun bir ay yaşamanıza neden olacak. </p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/28/burcyorumlari5-28032024e3ea9287.jpg"/><h3><strong><strong>Aslan Burcu - Nisan 2024  Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Bu ay aşk hayatınız karşıt  Plüton'dan destek almaya devam ediyor. Aşk  hayatınızda canlanma söz konusu. Bazılarınız, birçok heyecan verici maceralar  karşılarına çıkarken küçük flörtlere hayır diyemeyecekler. Bu ay eğlence  dünyasında yerinizi alırken, sosyal ilişkilerinizi güçlü tutmanın zevkini  yaşayacaksınız. Evliyseniz veya ciddi bir partneriniz varsa, onunla güzel  günler geçireceksiniz. Bazılarınız, geri giden Merkür sayesinde yollardan gelen  eski dostlarla özlem giderecekler. Yine bu dönem, şirket içi aşkları da gündeme getirecektir. Birçoğunuz  beklediğiniz fırsatları yakalayacaksınız. Partner olarak seçtiğiniz kişinin  gözüne girmek için uzun süredir çaba sarf etmiş olabilirsiniz. İşte size güzel  bir fırsat doğuyor. </p><p>Hemen harekete geçmek için  daha ne bekliyorsunuz? Önemli toplantıları ve yemekleri bu ay düzenlemeye,  planlarını yapmaya çalışın. Güzel yemekler ve hoş müzikler eşliğinde aşk  itiraflarında bulunacaksınız. Bu ay, kariyer gezegeniniz Venüs ve 8 Nisan'da  Güneş tutulması, beklediğiniz eğitim, iş konusunda birçok fırsatı karşınıza  çıkaracak. Yapacağınız seyahatlerde bilginiz artacak. </p><p>Bu ay seyahatlere,  işlerinizi de götüreceksiniz. Yurt dışından gelen misafirlerinizi karşılayacak  ve onları ağırlayacak, iş yemeklerinde aynı zamanda eğleneceksiniz.  Başlatacağınız seyahatlerin size çok önemli katkıları olacaktır. İleride birçok  gelişmenin başlangıcı, bu günlerdeki ilişkilerinize bağlı olacaktır. Güzel  konuşma ve yeteneklerinizi karşı tarafa aksettirme konusunda başarılısınız.  Girdiğiniz sosyal çevrelerde karizmanız baskın olacak. Sevdiğiniz işi  yaptığınız zaman daha başarılı olduğunuzu göreceksiniz. Tartışmalarda üstünlük  sağlayacak, karşı taraf üzerinde etkin fikir hakimiyeti sağlayacaksınız. İş  arayanlar, bekledikleri iş fırsatlarını yakalayarak, arzuladıkları ortama  kavuşacaklar. Sırada bekleyen kişiler varken, sizin seçilmeniz, bazılarını  tabii ki kızdıracaktır. Fakat siz kendinizi daha güçlü hissedeceksiniz.</p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/28/burcyorumlari6-28032024c993a310.jpg"/><h3><strong><strong>Başak Burcu - Nisan 2024  Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Aşk gezegeniniz Jüpiter'den  olumlu destek alıyorsunuz. Merkür geri giderken, duygularınızı karşı tarafa  yansıtmanın yollarını bulacaksınız. Bu dönemde yapmanız gereken tek şey, eski  dostlarla bir araya gelmek ve anılarınızı tazelemektir. Hatta bazılarınız özlem  duygularınızla hareket ediyorsunuz. Nostaljik olaylara daha fazla zaman  ayırabilirsiniz. Bu ay bulunduğunuz şartları değiştirmek yerine çevresel  alışkanlıklara uyum göstermelisiniz. </p><p>Bu ay dengelerinizi korumak  zorunda olduğunuzun farkında olarak, hedefleriniz doğrultusunda hareket  edeceksiniz. Ne istediğinizi biliyor ve çevrenizden etkilenmeden kişisel  hareket ediyorsunuz. Başkalarının değil, sizin ne istediğiniz ön planda  olacak... Kişiliğiniz, sanki bilinmeyen bir enerji kaynağı ile besleniyormuş  gibi hayata olumlu yansımalar sunmayı başaracağınız bir ay olacak. Süregelen  bir ilişkiniz varsa, dikkatli olmalı ve isteklerinize gem vurmalısınız. </p><p>8 Nisan'da Güneş tutulması  gerçekleşiyor. İstemeden kendinizi size uymayan bir ilişki içinde bulmanız veya  yoğun duygular hissedeceğiniz kişinin sizden yaşça büyük olma ihtimali  olabilir. Önce ailenizden saklamaya çalıştığınız bu ilişki, sonradan başınızın oldukça  ağrımasına neden olabilir. Başlangıçlar yaparken iyi düşünmelisiniz. Yönetici  ruhu taşıyan insanlar size daha fazla güven verecek. Onlarla birçok iş fırsatı  yakalayacaksınız. Ay ortasında temponuz artıyor. Jüpiter, felsefi anlamda yoğun  düşüncelere neden olurken, çevrenizi güzelleştirmek adına çalışmalar  yapacaksınız. Bu ay iş toplantılarında ve aşk yaşamınızda fiziksel olarak da  etkileyici olmak istiyorsunuz. </p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/28/burcyorumlari7-2803202461ceb0d1.jpg"/><h3><strong><strong>Terazi Burcu - Nisan 2024  Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>8 Nisan'da karşıt evinizde  Güneş tutulması gerçekleşiyor. Sosyal hayatınız oldukça enerjik ve tempolu  geçecektir. Uyumlu ilişkiler sayesinde kendinizi mutlu hissedeceksiniz.  Bulunacağınız ortamlarda iş, size eğlenceli arkadaşlarla birlikte gelecek. Yine  çocuklara yönelik organizasyonlar yapabilirsiniz. Bu ay varlıklı kişiler ilginizi  çekecek. Yaşamınızı kolaylaştırıcı kişilerle birlikte olmak sizin de gururunuzu  okşayacak. </p><p>Girdiğiniz topluluklarda  doğal cazibenizi kullanacak ve isteklerinizi hızla yaşama geçireceksiniz. Bu  dönem özel ilişkiler konusunda çok dikkatli olmalısınız. Çünkü karşılaşacağınız  kişilerin etkili sözleri, anlamlı davranışları baştan çıkarıcı olurken, daha  sonra vazgeçeceğiniz birlikteliklerin temelini atabilirsiniz. Zorlu bir ilişki  yaşamak istemiyorsanız, bu dönemde dostluk duyguları ve sosyal aktivitelere daha  fazla önem vermelisiniz. Gireceğiniz topluluklarda karşılaşacağınız kişilerden  etkilenmeniz ve yeni dostluklar peşinde olmanız, size hareket kazandıracaktır.  Fakat yine de tedbiri elden bırakmamalısınız. </p><p>Ay boyunca Merkür geri  gidiyor. Bulunduğunuz şartları değiştirmek yerine çevresel alışkanlıklara uyum  göstermelisiniz. Yaptığınız işi severek yapacak, enerjik ruh halinizi  istediğiniz yönde kullanabileceksiniz. Kendinize güvenmeniz sayesinde çok işler  başaracaksınız. Yenilik yapmayı düşünmediğiniz anda hazırlıksız bir şekilde  gelen tekliflere karşı kafanız karışacaktır. Hayır demeden önce iyi düşünün  çünkü siz çevrenizle bütünleşmeyi seviyor ve yaşantınızda değişik insanlarla  bir arada olmaktan hoşlanıyorsunuz. Sosyalliği ve yalnızlığı bir arada yaşamak  istiyorsunuz. Ama bu iki duyguyu aynı anda yaşamak istemeniz bazen sizi gergin  yapabilir.</p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/28/burcyorumlari8-28032024a3cc4a05.jpg"/><h3><strong><strong>Akrep Burcu - Nisan 2024  Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Merkür geri gidiyor ve aşk  hayatınızda duygusal aksilikler olabilir. Bazılarınız aşk ve dostluk  duygularını karmaşık bir şekilde sergilediği için karşısındakinin hislerinde  karışıklığa neden olabilir. Bazen kıskançlık duygularının sizi saracağını  düşünerek, bu tür zararlı hisler konusunda kendinizi korumaya çalışmalısınız.  Ayın ikinci yarısında, karşı cins üzerinde etkinizin fazla olduğu bir döneme  gireceksiniz. Kendinizden emin tavırlarınızla onları etkilemeye  başlayacaksınız. </p><p>Enerjinizi ve hırslarınızı  arkadaşlarınızla birleştirirken; sert ilişkiler yerine, uyum içinde hareket  edeceksiniz. Bazılarınız derin dostlukların temelini atacaklar. Fikir  alışverişinde bulunacağınız topluluk ve arkadaş grupları içinde olmayı  arzulayacaksınız. Düşüncelerinizi odaklaştıracak ve uyumlu dostluklar  sunacaksınız. 8 Nisan'da Güneş tutulması gerçekleşiyor. İçsel yeteneklerinizi  doğru bir şekilde kullanırken, aynı düşünceyi paylaştığınız kişilerle iş  birliği içinde gerçekleştireceğiniz işleriniz olacaktır. Tüm bu yoğun arkadaş  temposu içinde temkinli olmaya devam edeceksiniz. Tabii tüm bunlar size çok  önemli avantajlar kazandıracaktır. </p><p>İş konusunda size beceri  kazandıracak kişilerle arkadaşlık duygularınız güçlenecek. Sizin en büyük  özelliğiniz, özgür kaldığınız zaman yaşantınızı daha iyi düzenlemeniz. Bu  durumlarda kendi etki alanınızda çok daha başarılı oluyorsunuz. Eğitim ve  öğretim konularında istediğiniz bağlantıları yapabileceksiniz. Bu dönem iş  disiplininiz ve kurallarınız daha önemli hale gelecek. Düşüncelerinizi etki  altında kalmadan yaşama geçirmek istiyorsunuz. Hırslarınıza yenik düşmek  istemiyorsanız, yaşam yarışına uyum göstermeli, enerjinizi doğal bir şekilde  kullanmalısınız. </p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/28/burcyorumlari9-280320241394e118.jpg"/><h3><strong><strong>Yay Burcu - Nisan 2024  Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Aşk gezegeniniz Merkür geri  giderken kaçan fırsatlar tekrar karşınıza çıkacak. Aşık olma duygunuz  yoğunlaşacak ve romantik günler yaşayacaksınız. Karşılaşacağınız kişilerden  etkileneceksiniz. Risklere karşı tedbirli olmalısınız. Çünkü karşı cins ile  ilişkilerinizde, ani gelişen duygularınız sizi yanıltacaktır. 8 Nisan'da Güneş  tutulması gerçekleşecektir.</p><p>Bazılarınızın duygusallığı  artarken, kısa süreli maceralar yaşayacaklar. Hedeflerinizde mantığı ön plana  alarak, kontrolünüzü kaybetmeyin. Bugünlerde sağduyuyu ve sakinliği elden  bırakmayın. Bu şekilde davrandığınızda ortaya çıkacak zor pozisyonlardan başarı  ile çıkacaksınız. Enerjinizle  ilgili bir sorununuz yok. Her şeyi göze alacak kadar güçlü ve performansınız  oldukça yüksek. </p><p>Karşı cins sizin için  oldukça çekici olmasına rağmen, seçici davranmalısınız. Siz de biliyorsunuz ki  yaşam hiç de beklenildiği gibi olmuyor. Üst düzeyde çalışmak istiyorsanız, bazı  gelişmeler gerekli fırsatları karşınıza çıkaracak ve işinizle ilgili uygun  ortamları yaratacaktır. Karşınıza çıktığında, geleceğinizle ilgili sizin  lehinize gelişmelere neden olabilecek kişilerle tanışacaksınız.  Amaçlarınıza oldukça bağlısınız. Gizli,  keskin ve yoğun planlar yapıyorsunuz. Düşüncelerinizi, sistemli bir şekilde  yaşama geçirmeniz sayesinde hedeflerinize istediğiniz gibi ulaşacaksınız.  Karşılaştığınız kişilerin iç yüzünü görmek sizi rahatsız edebilir. Fakat  aldırmayın ve olayları kendi haline bırakın.</p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/28/burcyorumlari10-28032024e0ed3c95.jpg"/><h3><strong><strong>Oğlak Burcu - Nisan 2024  Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>8 Nisan'da Güneş tutulması  aile ve yuva evinizde gerçekleşecek ve Merkür retrosuyla birlikte hareket  edecekler. Duygusal ilişkilerinizdeki coşku, ailenizle birlikte paralel  ilerleyecek. Ailenizin onay vermediği bir aşk, sıkıntılı anlar yaşatabilir. İş  yeri, patron-işveren aşklarına karşı tedbirli olmalısınız. Bazılarınız evliliğe ilk adımı atarken,  toplumda isim yapan bir kişiyle birlikte olabilir. Bu kişiyle ortak  aktivitelerde tanışacaksınız. Eğlenceli bir ortamda başlayan bir arkadaşlık,  daha sonra ciddi boyutlara ulaşacaktır. </p><p>İlişkilerinizde  partnerinizin olanaklarını kendi menfaatleriniz doğrultusunda  kullanabilirsiniz. Kıskanç ve sahiplenici yönleriniz belirginleşiyor.  Sevdiğiniz kişinin her şeyinden kuşkulanabilirsiniz. Duygularınızın ön plana çıkacağı işler  peşindesiniz. Enerjiniz, sizi her zaman en doğruya götürmeyebilir, dikkatli  olun. Yanlış yorumların neden olduğu  kargaşalar yaşayabilirsiniz; bunun daha sonra kaçırılmış fırsat olarak  karşınıza çıkmasını istemiyorsanız, lütfen işlerinizi sıkı takip edin. </p><p>Bu ay ailenizdeki sorunları  çözmeyi yeğlerken, iş temponuzu da düşürmemeye çalışacaksınız. Çevrenizdeki şartları değiştirerek, kendi  bildiğiniz yolda ilerliyorsunuz. Hedeflerinizi gerçekleştirmek için doğru bir  süre içinde olduğunu biliyorsunuz. Fikirlerinizi benimsemeyen ve size destek vermeyen kişileri yaşantınızdan  uzaklaştırabilirsiniz. Bazılarınız  önemli iş anlaşmaları yapacak. Bu sözleşmeleri gizli tutmanızda yarar var.  Ani bir terfi ve istediğiniz iş teklifinin,  tam ümidinizi kestiğiniz anda, birden gerçekleştiğini görmek sizi oldukça  sevindirecektir.</p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/28/burcyorumlari11-2803202437b7f288.jpg"/><h3><strong><strong>Kova Burcu - Nisan 2024  Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Bu ay aşk hayatınızda  beklediğiniz enerjiyi bulamayabilirsiniz. Merkür geri gideceği için ani kararlar  vermemeli ve duygusal enerjinizi doğru kullanmalısınız. Cazibenizi kullanacak  ve isteklerinizi hızla yaşama geçireceksiniz. Karşı cinsin ilgisiyle,  istemediğiniz aşklara kendinizi kaptırabilirsiniz. Eski sevgililerle sosyal bir  aktivitede karşılaşabilir ve geçmiş günlerden söz edebilirsiniz. </p><p>Sosyal yaşamınızda  tanıştığınız bazı kişilerle sırdaşlık ve dostluk duygularınızı tatmin  edeceksiniz. Eskiyi konuşmaktan büyük zevk alacaksınız. Geziler ve kısa  seyahatlerinizde, iş çevrelerinizde ilginizi çekecek renkli kişilerle birlikte  olmak adına, birçok organizasyonda dostların bir araya gelmesi size keyifli  saatler yaşatacak. Hatta eski bir projeyi canlandırma sohbetleri  yapabilirsiniz. Para kazanma hırsınızı körüklerken, gereğinden fazla mücadele  vermek zorunda kalabilirsiniz. Bulunduğunuz  şartları değerlendirme konusunda fırsatçı ve akılcı davranışlar içinde  olacaksınız. Eğer bir işverenseniz, size uygun elemanlar bulacaksınız. Fakat  hep gücünüzü ve çalışma sisteminizi kullanmak zorundasınız. Hiçbir şey kolay  gelişmeyecektir. </p><p>Planlarınızı uygularken;  kibar, ince, zarif fakat ısrarcı bir şekilde davranacaksınız. Çevrenizde size  karşı çıkanlara da yumuşak bir şekilde karşı koyacaksınız. 8 Nisan'da Güneş  tutulması gerçekleşiyor. Enerjiniz, çevrenizi etkileme konusunda sizi atağa  kaldırıyor. Kardeşlerle ortak çalışmalar yapabilir, bazılarınız görüşmediğiniz  yakınlarınızla barışabilirsiniz. Aracıların çok işe yaradığı bir dönem. Üstelik  gönüllü bir şekilde sizin için çalışacaklar. Bu ay, tüm enerjinizi maddi  bütünlüğünüzü korumak ve arttırmak adına kullanacak, çevrenizin olanaklarından  faydalanacaksınız. Sınırlarınızı genişletmek için, hedeflerinizi hırslarınızla  besleyeceğiniz bir ay sonu yaşayacaksınız.</p><p><br></p><img class="rich-text-photo" src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/28/burcyorumlari12-2803202456067428.jpg"/><h3><strong><strong>Balık Burcu - Nisan 2024  Aylık Burç Yorumu</strong></strong></h3><p>Merkür, geri giderken 8  Nisan'da Güneş tutulmasının gerçekleşeceğini unutmamalısınız. Bu etkileşimler  maddi evinizde olacağı için birlikte para kazanacağınız kişilerle aranızda  duygusal bağlar oluşabilir. Çevresel nedenlerden dolayı enerjiniz yükselecek;  kısa görüşmelerde ve yollarda tanışacağınız kişilerle aranızda ani aşk  kıvılcımları doğacaktır. Çevrenizde  size yardım edecek ve enerjinizi sizin için kullanacak arkadaşlarınız  olacaktır. Güzel konuşmalarıyla karşı cinsin sizi etkileme çalışmaları geçici  aşkları da gündeme getirebilir. </p><p>Enerjinizi ve vaktinizin  tümünü yakın dostlarınızla ortak çalışmalar içinde kullanacaksınız. Romantik  olmaktan bir türlü vazgeçemediğiniz bir gerçek. Fakat bu özelliğinizi yakın  aile ilişkilerinizde de kullanmak isteyeceksiniz. Sevdiklerinizi evinizde  ağırlamak istemeniz, onları da mutlu edecek. Bu ay aynı fikirleri paylaştığınız  kişilerle, ortak projeler sergilemeyi amaçlıyorsunuz. Bulunduğunuz grupları,  etkileyici konuşmalarınızla ikna edeceksiniz. </p><p>Yakın çevrenizle güven  duygusu içinde yapacağınız iş birliklerinden kazançlar elde edeceksiniz.  Çevre şartları ve gelişmeler, beklediğiniz  fırsatları size sunacak. Eski dostlarla iş birlikleri, gündeme gelecek olaylar,  sizi  önemli kılacak. Başlatacağınız çalışmalarınızı inatla  sürdüreceksiniz. Yine bu dönemde aile büyüklerinin sağlık sorunları gündeme  gelebilir. Geçmişe dayalı tecrübelerinizin doğruluğunun, bugün de kanıtlanması  sizi her konuda haklı çıkaracak. Bu nedenle kendinizle ilgili düşüncelerinizde  ısrarcı olacaksınız. Yaşamın  biraz da cesaret olduğunu bu dönemde öğrenecek, özgüveninizin size sağladığı  avantajları istediğiniz alanda kullanabileceksiniz.</p><p><br></p><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/burcunuza-gore-kiminle-tatile-cikabilirsiniz-1078636" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2022/08/19/burcunuza-gore-kiminle-ta-458_2-52.jpg"/></div><h3>Burcunuza Göre Kiminle Tatile Çıkabilirsiniz?</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/foto-galeri/astroloji-ilmi-nasil-ogrenilir-nasil-astrolog-olunur-kendi-kendine-astroloji-ogrenmek-1076496" class="related-news galeri"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2021/09/30/astroloji-ilmi-nasil-ogre-909_2-52.jpg"/></div><div class="margin-right-md"><svg width="24" height="22" viewBox="0 0 24 22" fill="none" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path fill-rule="evenodd" clip-rule="evenodd" d="M23.7033 3.15576C23.4972 2.87491 23.1788 2.69803 22.8315 2.67138L5.233 0.637083C4.8899 0.608351 4.5475 0.699629 4.26431 0.89543C4.0135 1.11323 3.84297 1.40886 3.77993 1.73501L3.48932 4.25369H18.9243C20.3959 4.28706 21.5858 5.46275 21.6367 6.93381V18.3324C21.6367 18.3008 21.7063 18.2692 21.7924 18.2301C21.8824 18.1892 21.9905 18.14 22.0565 18.074C22.3239 17.8641 22.4789 17.5421 22.4763 17.2022L23.9939 4.09219C24.0275 3.75355 23.9227 3.41578 23.7033 3.15576ZM13.5963 10.292C13.5963 11.0767 12.9602 11.7128 12.1755 11.7128C11.3908 11.7128 10.7547 11.0767 10.7547 10.292C10.7547 9.50731 11.3908 8.87118 12.1755 8.87118C12.9602 8.87118 13.5963 9.50731 13.5963 10.292ZM10.5287 17.2668C11.0632 17.7156 11.736 17.9664 12.4339 17.9772C12.9795 17.9839 13.5161 17.8385 13.9838 17.5574L20.3451 13.8762V20.1406C20.3451 20.851 19.6347 21.3676 18.9243 21.3676H1.1967C1.18535 21.368 1.174 21.3681 1.16265 21.3681C1.14091 21.3682 1.11918 21.3676 1.0975 21.3663C0.456502 21.3304 -0.034053 20.7816 0.00191956 20.1406V17.7511L5.00694 14.07C5.6082 13.6084 6.45512 13.6494 7.00897 14.1669L10.5287 17.2668ZM1.19673 5.54526H18.9243C19.6833 5.57672 20.2962 6.17569 20.345 6.93374V12.3585L13.3057 16.4595C12.7012 16.8176 11.9362 16.7527 11.4005 16.298L7.84858 13.1981C6.84312 12.3015 5.3463 12.2341 4.26431 13.0367L0.00195007 16.1366V6.93374C0.00195007 6.22334 0.486325 5.54526 1.19673 5.54526ZM9.4631 10.2919C9.4631 11.79 10.6775 13.0044 12.1755 13.0044C13.6736 13.0044 14.888 11.79 14.888 10.2919C14.888 8.79387 13.6735 7.5795 12.1755 7.5795C10.6775 7.5795 9.4631 8.79393 9.4631 10.2919Z" fill="#E60000"/></svg></div><h3>Astroloji İlmi Nasıl Öğrenilir? Nasıl Astrolog Olunur? Kendi Kendine Astroloji Öğrenmek...</h3></a><a data-link="1" href="https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/2024-yili-burc-yorumlari-ask-saglik-para-1082513" class="related-news haber"><div class="image"><img src="https://cdngunes.turkmedya.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2023/11/23/2024-yili-burc-yorumlari--789_2-52.jpg"/></div><h3>2024 Yılında Burçları Neler Bekliyor?</h3></a>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/alem-exclusive/2024-nisan-ayi-burc-yorumlari-1083118</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/28/2024-nisan-ayi-burc-yorum-818_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083109</guid><pubDate>Tue, 26 Mar 2024 14:25:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Gate 27 x Orta Anadolu İş Birliği Daveti]]></title><description><![CDATA[Gate 27 ve Orta Anadolu iş birliğinde hazırlanan Orta Bluesky programının ilk konuğu sanatçı Damla Yalçın oldu. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/gate-27-x-orta-anadolu-is-birligi-daveti-1083109</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/26/gate-27-x-orta-anadolu-is-224_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083108</guid><pubDate>Tue, 26 Mar 2024 14:03:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[DG Art Project Sergi Daveti]]></title><description><![CDATA[“Yazı bir resim ögesi içine yerleştiğinde, resmin parçası olur ve güçlenir.” diyen yazı ressamı Emrah Yücel, farklı bir estetik sunan sergisini sanatseverlerle buluşturdu. Sanatçının, ilahi kaynaktan gelen mesajlardan yola çıkarak oluşturduğu sergi ilgiyle karşılandı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/dg-art-project-sergi-daveti-1083108</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/26/dg-art-project-sergi-dave-853_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083107</guid><pubDate>Tue, 26 Mar 2024 13:31:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[Beyza Uyanoğlu Doğum Günü Daveti]]></title><description><![CDATA[Başarılı iş kadını Beyza Uyanoğlu, iftar yemeğinde dostlarını bir araya getirdi. Davetlilerin keyifli vakit geçirdiği yemek sonrasında ise Uyanoğlu, doğum günü pastasını keserek yeni yaşını dostlarıyla kutladı.  ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/beyza-uyanoglu-dogum-gunu-daveti-1083107</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/26/beyza-uyanoglu-dogum-gunu-702_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083090</guid><pubDate>Fri, 22 Mar 2024 11:34:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[“Toz” Oyununun 300. Sahne Kutlaması]]></title><description><![CDATA[Zerrin Tekindor'un tek kişilik performansıyla usta oyunculuğunu sergilediği “Toz”, 300. oyununu sahneledi. Yönetmenliğini Hira Tekindor'un, yapımını ID İletişim'in üstlendiği  “Toz” oyununun kutlamasına Kenan Doğulu, Beren Saat, İbrahim Selim ve Gamze Saraçoğlu katıldı. ]]></description><content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/foto-galeri/toz-oyununun-300-sahne-kutlamasi-1083090</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/22/toz-oyununun-300-sahne-ku-103_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item><item><guid isPermaLink="false">news-1083078</guid><pubDate>Wed, 20 Mar 2024 10:38:00 +0300</pubDate><title><![CDATA[20 MART 2024]]></title><description><![CDATA[ ]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> </p>]]></content:encoded><link>https://www.alem.com.tr/https://www.alem.com.tr/roportajlar/seda-tutu-ile-dubai-kesfi-1083071</link><media:content url="https://imgs.alem.com.tr/Documents/Alem_Dergi/images/2024/03/20/20-mart-2024-606_2-41.jpg" type="image/jpeg" lang="tr" /></item></channel></rss>