Mayıs 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

Mayıs ayı, şehirde sanatla buluşmak için en güzel zamanlardan biri. Galerilerde hafızadan doğaya, bedenden zamana uzanan güçlü anlatılarla dolu bir sergi rotası bizi bekliyor.

1 Mayıs 2026 Cuma 11:36 | Son Güncellenme:
48 dakika okunma süresi
ABONE OL
Mayıs 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

Mayıs geldiğinde şehirde dolaşma isteğimiz de kendiliğinden artıyor. Biraz daha yürümek, biraz daha oyalanmak, plan yapmadan bir galeriye girip içeride kalmak... Tam da bu yüzden bu ayın sergilerini bir "yapılacaklar listesi" gibi değil, günün akışına karışan küçük keşif durakları gibi düşünüyoruz. Bazen bir kahve sonrası yolumuzu uzatıp uğrayacağımız, bazen de özellikle görmek için kendimize zaman ayıracağımız sergiler var bu listede.

Bu ay dikkat çeken şey ise tek bir duyguya ya da tek bir anlatıya sıkışmayan bir çeşitlilik. Hafıza, beden, doğa, zaman, yüzey... Hepsi farklı sanatçıların elinde bambaşka yönlere açılıyor. Bir yerde karanlık ve başlangıç üzerine düşünürken, başka bir sergide malzemenin dönüşümüne odaklanıyoruz; bir diğerinde ise şehir, kadınlık ya da içsel deneyimler üzerinden daha kişisel hikâyelere yaklaşıyoruz. Kimi sergi daha sessiz ve içe dönük, kimi daha deneysel ya da görsel olarak daha çarpıcı. Biz de bu ayın rotasını tam böyle kurduk: farklı ruh hâllerine eşlik edebilecek, günü bazen yavaşlatan bazen de hızlandıran sergilerle.

"Habitat", EArt Galeri - İstanbul

Doğadaki organizmaların biçimlerinden ve renklerinden beslenen Eelco Hilgersom, Habitat başlıklı kişisel sergisinde izleyiciyi soyut ama canlı bir görsel dünyanın içine davet ediyor. EArt Galeri'nin Akaretler'deki yeni mekânında izleyiciyle buluşan sergi, sanatçının şekil, renk ve malzeme arasında kurduğu zıtlıklar üzerine inşa ediliyor. Hilgersom'un çalışmalarında doğadan alınan referanslar doğrudan bir temsile dönüşmek yerine, farklı yapılar, renk geçişleri ve dokular aracılığıyla daha duyusal bir evren yaratıyor; her form ve renk, kendi duygusal karşılığını taşıyan organik bir parçaya dönüşüyor. Karmaşıklık ile denge, hareket ile durağanlık arasındaki bu ilişki, sergiyi yalnızca doğaya bakan değil, doğanın içsel ritmini soyut bir dille yeniden kuran bir deneyim alanına taşıyor.

Tarih: 17 Nisan - 10 Mayıs 2026

Adres: Vişnezade, Süleyman Seba Cd. No:47, 34357 Beşiktaş/İstanbul

"Chapters | She", Mecidiye - İstanbul

Kadın bedenini ve dönüşüm hâllerini heykel üzerinden ele alan Chapters | She, dört sanatçının işlerini ortak bir anlatı içinde buluşturarak izleyiciyi katmanlı bir yolculuğa davet ediyor. Ebru Battal, Pınar Erişken, Yeliz Uzunoğlu ve Zahide Sütuna'nın üretimleri, kadınlığın kırılma, yeniden kurma ve kendini keşfetme anlarını birbirine eklemlenen sahneler gibi ele alıyor. Sergideki heykellerde karşımıza çıkan imgeler -yarasından filizlenen bedenler, doğayla bütünleşen formlar, kanatlanan figürler ya da içinden inci doğuran kabuklar- yalnızca bireysel dönüşüm hikâyelerini değil, kadın ile doğa, beden ve ruh arasındaki kadim bağı da görünür kılıyor. Bu anlamda sergi, güçlü olduğu kadar kırılgan bir varoluş hâlini, sembolik ve şiirsel bir dil üzerinden düşünmeye açıyor.

Tarih: 6 - 10 Mayıs 2026

Adres: Gözlükçü Sokak No:3 Ortaköy, İstanbul

"Ayla Turan Retrospektif", İş Sanat Kibele Sanat Galerisi - İstanbul

İş Sanat Kibele Sanat Galerisi yılın ilk sergisinde heykeltıraş Ayla Turan'ın otuz yıla yayılan üretimini bir araya getiren Ayla Turan Retrospektif'e ev sahipliği yapıyor. 11 Mayıs 2026'ya dek izlenebilecek sergi, sanatçının mermer, bronz, tahta ve polyester gibi farklı malzemelerle ürettiği 56 eser üzerinden hem kişisel hafızasına hem de heykel pratiğinin dönüşümüne odaklanıyor. Turan'ın "eski albümleri karıştırmak gibi" tarif ettiği bu seçki, geçmişe dönüp bakarken aslında yeni bir başlangıca işaret ediyor; çocukluk, masumiyet ve hareket fikri eserlerin ortak zemini olarak öne çıkıyor. Günlük yaşamın sıradan nesne ve figürlerini yer yer mizahi, yer yer dingin ama her zaman dinamik bir dille yorumlayan sanatçı, özellikle son dönem çalışmalarında çocukluğa sosyoloji, psikoloji ve kültür ekseninden yaklaşarak pürüzsüz beyaz yüzeylerde zamansız bir saflık hissi yaratıyor. Sergi metninde Marcus Graf'ın da vurguladığı gibi, bu retrospektif Turan'ın yaşamıyla üretimi arasındaki samimi bağı görünür kılarken, heykelin ne olabileceğine dair ufku da genişletiyor.

Tarih: 9 Şubat - 11 Mayıs 2026

Adres: Büyükdere Caddesi, Levent, Meltem Sokak, No: 4, Beşiktaş/İstanbul

"Beşinci Mevsim", Ortaköy Kethüda Hamamı - İstanbul

Beşinci Mevsim, Bayram Gümüş'ün gündelik hayattan süzülen manzaralarını takvimlerde yeri olmayan, daha kişisel ve duygusal bir zaman fikri etrafında bir araya getiriyor. Kerem Bozkurt küratörlüğünde, BYARTOFFICIAL kapsamında Ortaköy Kethüda Hamamı'nda izleyiciyle buluşacak sergi; doğa, köy yolları, evler, şehirler ve sokakları naif ama hafızayla yüklü bir resim diliyle yeniden kuruyor. Gümüş'ün tuvallerinde görülen kalabalıklar, yaşam alanları ve gündelik sahneler yalnızca bir çevre tasviri olarak kalmıyor; çocukluk anıları, geçmişe dair izler ve tanıdık bir iç huzur duygusuyla birleşerek daha yavaş akan bir dünyanın kapısını aralıyor. Naif sanat geleneğinin içtenliğini çağdaş bir duyarlılıkla buluşturan bu resimler, zamanın daralmadığı, mekânın insanı sıkıştırmadığı bir atmosfer yaratırken, Mimar Sinan imzalı tarihî hamam yapısıyla kurduğu ilişki sayesinde geçmişle bugün arasında da ayrı bir karşılaşma alanı açıyor.

Tarih: 30 Nisan - 14 Mayıs 2026

Adres: Ortaköy, Muallim Naci Caddesi, 21/A, 34347 Beşiktaş/İstanbul

"Yağmur Yağacak Gibi", SANATORIUM - İstanbul

Yağmur Yağacak Gibi, Agnes Waruguru'nun Türkiye'deki ilk kişisel sergisi olarak, sanatçının hafıza, doğa ritimleri ve geçmiş deneyimlerle kurduğu şiirsel ilişkiyi İstanbul'a taşıyor. SANATORIUM'da izleyiciyle buluşan sergi, kumaş ve kâğıt üzerine üretilmiş işleri mekâna özgü bir ses yerleştirmesiyle bir araya getirerek görsel olanla işitsel olan arasında duyusal bir alan kuruyor. Waruguru, suyu ve özellikle yağmuru yalnızca doğal bir olgu olarak değil; hem birleştiren hem dönüştüren, hem besleyen hem de silip süpüren bir güç olarak ele alırken, Nairobi ile İstanbul arasında soyut ama hissedilir bir hat çiziyor. Kimlik, toplumsal cinsiyet ve ilişkisel ekosistemler etrafında şekillenen pratiğinde kişisel olanla kolektif olanı iç içe geçiren sanatçı, kumaş, dokuma ve kâğıt gibi malzemeleri hafıza, ritüel ve kuşaklar arası aktarımın taşıyıcılarına dönüştürüyor; ev içi jestler ve ailevi izler de bu yolla daha geniş sembolik anlamlar kazanıyor. RUMINA iş birliğiyle hazırlanan saha kayıtlarına dayalı ses yerleştirmesi ise serginin duygusal atmosferini derinleştirerek izleyiciyi yalnızca bakmaya değil, hatırlamaya ve hissetmeye de çağırıyor.

Tarih: 8 Nisan - 16 Mayıs 2026

Adres: Emekyemez, Abdussalah Sk. no:3, 34421 Beyoğlu/İstanbul

"Inner Cosmos: The Power of Imagination", Gama Gallery - İstanbul

İçsel deneyimlerle evrensel döngüler arasında bir bağ kuran Naz Kökbudak, yeni kişisel sergisinde algı, bilinç ve dönüşüm kavramlarını renk, doku ve katman üzerinden görünür kılıyor. Gama Gallery'de izleyiciyle buluşacak seçki, farklı ölçeklerde üretilmiş 20 eser aracılığıyla sanatçının doğrudan gözleme değil, zihinsel imgelerin görselleştirilmesine dayanan pratiğini daha yakından takip etme imkânı sunuyor. Akrilik boya, pigment, yoğun doku pastaları ve epoksi gibi malzemeleri bir arada kullanan Kökbudak, yüzeyde ışık, derinlik ve hareket duygusu yaratarak resmi yalnızca bakılan bir nesne olmaktan çıkarıp deneyimlenen bir alana dönüştürüyor. Kırmızı ve bordo tonlarının yaşam enerjisini, lacivert ve derin uzay renklerinin bilinmeyeni, parlak yüzeylerin ise farkındalık hâlini çağrıştırdığı bu dünyada, özellikle Inner Cosmos: The Power of Imagination içsel evren ile kozmik enerji arasındaki ilişkiyi merkezine alırken, Nazar Serisiinsanın tekrar eden düşünce döngülerine odaklanıyor, Piece of Mars ise kırılma anlarını ve dönüşüm fikrini daha kozmik bir çerçevede ele alıyor.

Tarih: 21 Nisan - 16 Mayıs 2026

Adres: Kuloğlu, Turnacıbaşı Caddesi, No:21, 34433 Beyoğlu/İstanbul

"25. Kişisel Yağlı Boya Sergisi", Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi Sanat Galerisi - İstanbul

Kumaşı resmin dekoratif bir öğesi olmaktan çıkarıp anlatının merkezine yerleştiren Mustafa Bayar, 25. kişisel sergisinde son dönem çalışmalarından oluşan 48 eserlik bir seçkiyle izleyiciyle buluşuyor. Sanatçının resimlerinde kumaş; doğayı, zamanı, mekânı ve belleği taşıyan kurucu bir unsur hâline gelirken, farklı renk ve desenler kimi zaman dağlara, ovalara ve denizlere, kimi zaman da çok katmanlı kompozisyonlara dönüşüyor. Işık, renk ve desenin iç içe geçtiği bu görsel dünyada Bayar, Doğu'ya özgü görsel hafızayı çağrıştıran tanıdık imgeleri düşsel bir atmosferle birleştiriyor. 1990'lardan bu yana kumaşı pratiğinin merkezine alan sanatçının işleri, gelenekten gelen görsel kodları çağdaş bir anlatım içinde yeniden kurarken, izleyiciyi hem malzemenin hafızasına hem de doğanın resimsel karşılığına daha yakından bakmaya çağırıyor.

Tarih: 16 Mayıs 2026'ya kadar

Adres: Şahkulu, 34420 Beyoğlu/İstanbul

"Maddeye Dönüşmek", CerModern - Ankara

Doğa, teknoloji ve dijital sanat arasındaki ilişkiyi odağına alan Avrupa Günü Sergisi, CerModern'de Ecem Dilan Köse'nin Maddeye Dönüşmek adlı işi ile Bilkent Üniversitesi İz Stüdyo'nun altı çalışmadan oluşan İz seçkisini bir araya getiriyor. Avrupa Günü etkinlikleri kapsamında gerçekleşen sergi, dijital medyanın yalnızca teknik bir araç değil, güncel meseleleri düşünmek için güçlü bir ifade alanı olabileceğini gösteriyor. İklim değişikliği ve insanın doğayla kurduğu ilişki gibi küresel başlıklara yaratıcı bir yerden yaklaşan işler, izleyiciyi doğanın dönüşen hâlleriyle teknolojinin sunduğu yeni algı biçimleri arasında dolaştırıyor.

Tarih: 6 - 17 Mayıs 2026

Adres: Hacı Bayram, Altınsoy Cd. No:3, 06101 Sıhhıye / Altındağ/Altındağ/Ankara

"Ters Yüz İmgeler-Sanata İyi Bakın!", Galeri Deniz - İstanbul

Devrim Erbil ve Akın Ekici'nin eserlerini bir araya getiren Ters Yüz İmgeler-Sanata İyi Bakın!, gerçek ile imge arasındaki ilişkiyi zıtlıklar, dönüşümler ve farklı malzeme denemeleri üzerinden ele alıyor. Prof. Dr. Uğur Batı küratörlüğünde hazırlanan sergide resim, seramik, ipek ve pleksiglas gibi çeşitli tekniklerle üretilmiş işler yan yana gelerek iki sanatçının farklı üretim dillerini ortak bir düşünsel zeminde buluşturuyor. Türk resminin önemli isimlerinden Devrim Erbil'in görsel hafızası ile Akın Ekici'nin soyutlama üzerinden geliştirdiği yaklaşım, sergide hem karşılıklı bir diyalog hem de imgenin nasıl dönüşebileceğine dair katmanlı bir okuma alanı yaratıyor. Daha önce sergilenmemiş bazı çalışmaların da yer aldığı seçki, izleyiciyi yalnızca eserlere bakmaya değil, görme biçimlerini ve sanatla kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmeye davet ediyor.

Tarih: 17 Mayıs 2026'ya kadar

Adres: DenizBank Genel Müdürlük, Esentepe, Büyükdere Cd. No:141, 34394 Şişli/İstanbul

Büyükada Rum Yetimhanesi – 40 x 50 cm – Platin-paladyum baskı

"Ne Zaman", Yapı Kredi bomontiada - İstanbul

Kerim Suner'in Ne Zaman sergisi, İstanbul'un çok katmanlı belleğini fotoğraf tarihinin unutulmaya yüz tutmuş teknikleriyle yeniden düşünmeye açıyor. Sanatçı, mobil laboratuvara dönüştürdüğü kamyoneti, çadırı ve körüklü ahşap kamerasıyla şehrin 72 farklı noktasında ürettiği cam plaka fotoğraflar üzerinden zamanı durdurmaya çalışan neredeyse takıntılı bir üretim süreci kuruyor. Islak kolodyum, platin-paladyum, albümin baskı, opaltype ve oroton gibi kimya ile el emeğini buluşturan yöntemlerle hazırlanan seçki, fotoğrafı yalnızca bir görüntü alma biçimi değil, başlı başına yavaş, fiziksel ve düşünsel bir üretim alanı olarak konumlandırıyor. Yarımburgaz Mağarası'ndan İstanbul'un güncel siluetine uzanan bu yolculukta, 11 metrelik İstanbul panoraması da serginin en dikkat çekici duraklarından biri olarak öne çıkıyor.

Tarih: 2 - 22 Mayıs 2026

Adres: Tarihi Bomonti Bira Fabrikası, Merkez Mah Silahşör Cad, Birahane Sk. No:1, 34384 Şişli/İstanbul

"Renklere Özgürlük", Evrim Sanat Galerisi - İstanbul

Mizahı ve ironiyi toplumsal eleştirinin güçlü bir parçası hâline getiren Serdar Şencan, Renklere Özgürlük başlıklı kişisel sergisinde renkli, enerjik ama alt metni oldukça keskin bir dünya kuruyor. Sanatçının son dönem üretimlerinden oluşan seçkide karikatürize figürler, abartılı yüz ifadeleri ve grotesk beden hareketleri; politikadan popüler kültüre, gündelik hayatın absürt yanlarından toplumsal hafızaya uzanan geniş bir alanda dolaşıyor. Şencan'ın resimlerinde mizah yalnızca gülümseten bir unsur olarak kalmıyor; yozlaşma, adaletsizlik ve modern yaşamın çelişkileri üzerine düşündüren rahatsız edici bir karşılaşma alanına da dönüşüyor. Renklerin özgür ve çarpıcı kullanımıyla desteklenen bu görsel dil, izleyiciyi hem eğlenceli hem de düşündürücü bir dünyanın içine çekiyor.

Tarih: 22 Mayıs 2026'ya kadar

Adres: Caddebostan, Bağdat Cad. No:244, 34728 Kadıköy/İstanbul

"Yeryüzü Gökyüzü", Galeri Bosfor - İstanbul

Yeryüzü Gökyüzü, Mithat Şen'in uzun yıllardır adım adım geliştirdiği görsel dil içinde bu kez tek bir doğa formuna, selviye odaklandığı bir eşik gibi duruyor. Galeri Bosfor'da izleyiciyle buluşan sergide sanatçı, Osmanlı şiirinden mezarlık kültürüne, Akdeniz coğrafyasından İstanbul siluetine kadar farklı anlamlar taşıyan bu ağacı doğrudan betimlemek yerine, onun taşıdığı dikeylik, süreklilik ve köklenme hissini kendi sistemi içinde yeniden kuruyor. Daha önce beden, birim, istif ve tekrar üzerinden ilerleyen üretim hattı burada selvi formuyla başka bir yoğunluğa ulaşıyor; ağaç bir imge olmaktan çıkıp toprağa bağlı kalırken yukarı uzanmanın, değişim içinde aynı kalmanın ve görünmeyene doğru yönelmenin ilkesi hâline geliyor. Şen'in parşömen üzerinde geliştirdiği yüzeyler de bu yaklaşımı destekleyerek, doğayı tasvir eden değil, onun iç ritmini ve yapısal mantığını deneyimleyen bir alan açıyor. Böylece Yeryüzü Gökyüzü, selvi aracılığıyla yalnızca bir doğa formunu değil, bu coğrafyada yaşam, ölüm, hafıza ve süreklilik arasında kurulan daha derin bağı da görünür kılan sakin ama güçlü bir sergiye dönüşüyor.

Tarih: 14 Nisan - 23 Mayıs 2026

Adres: Kemankeş Karamustafa Paşa Mahallesi, Kölemen Sokak, No: 7, Beyoğlu/İstanbul

"İç Kimse", Decollage Art Space - İstanbul

Benliğin sabit ve bütünlüklü bir yapı olmaktan çıkıp parçalanan, çözülen ve yeniden kurulan bir alana dönüştüğü İç Kimse, Onur Erler'in dijital üretimlerini içsel bir arkeoloji fikri etrafında bir araya getiriyor. Decollage Art Space'te izleyiciyle buluşan sergi, kimliği tek ve net bir öz olarak değil, akışkan, geçişken ve sürekli hareket hâlinde bir yapı olarak ele alıyor. Dijital ortamda üretilen işlerin arşivlik kâğıda basılarak ekranın geçiciliğinden çıkarılıp maddi bir varlığa dönüştürülmesi de bu yaklaşımın önemli bir parçasına dönüşüyor; ışık burada ağırlık kazanıyor, veri ise silinmeye karşı direniyor. Sergideki figürler belirginlik ile silinme, görünürlük ile çözülme arasında askıda kalırken, yüzler ve sınırlar da aynı şekilde bulanıklaşıyor. Bu görsel dünya, izleyiciye net cevaplar sunmaktan çok sessiz bir temas öneriyor; figürlerin bakışı yönlendiren değil, içe dönük bir farkındalık alanı açan bir etkiye sahip. İç Kimse, tam da bu nedenle, dijital çağın gürültüsü içinde benliğin kırılganlığına, yalnızlığa ve içsel boşluklara daha dikkatli bakmaya çağıran sakin ama yoğun bir sergi olarak öne çıkıyor.

Tarih: 21 Nisan - 24 Mayıs 2026

Adres: Suadiye Mah. Müzeyyen Sok. No:4/1 İç Kapı No:1, 34740 Kadıköy/İstanbul

The Curve That Birthed Eros, Acrylic on canvas, 140x100 cm

"ARKHE: Karanlık", MERKUR - İstanbul

Karanlığı yoklukla değil, henüz biçim kazanmamış olanın potansiyeliyle düşünen Özge Kahraman, ARKHE: Karanlık başlıklı kişisel sergisinde izleyiciyi varlığın kökenine doğru sessiz ve katmanlı bir yolculuğa çıkarıyor. MERKUR'de izleyiciyle buluşacak sergi, Antik Yunan düşüncesindeki "arkhe" kavramından yola çıkarak başlangıcı yalnızca bir ilk an değil, görünür olanın ardında işleyen derin ve saklı bir oluş süreci olarak ele alıyor. Yaklaşık on beş yıldır mağaralar üzerine araştırmalar yapan Kahraman için yeraltı, keşfedilen fiziksel bir alan olmanın ötesinde, dünyanın en eski hafızasını taşıyan ve varoluşu düşünmeye açan bir eşik hâline geliyor. Sanatçının noktalama tekniğiyle oluşturduğu yüzeylerde binlerce küçük iz bir araya gelerek mineral dokuları, taş katmanlarını ve zamanın yavaş tortusunu çağrıştırıyor; her nokta, karanlığın içinde ağır ağır biçimlenen bir başlangıcın parçası gibi beliriyor. ARKHE: Karanlık, mağaranın karanlığını bilinmeyenin boşluğu olarak değil, dünyanın oluşumunu içinde saklayan kökensel bir alan olarak yorumlarken, izleyiciyi yüzeyde görünenin ötesine bakmaya davet ediyor.

Tarih: 12 Mayıs - 6 Haziran 2026

Adres: Polat Piyalepaşa, İstiklal Mah. Piyalepaşa Bulvarı No:32/D Beyoğlu

"Form-Zanaat-Aktivizm", Terakki Vakfı Sanat Galerisi - İstanbul

Zanaat, form ve kolektif üretim fikrini aynı zeminde buluşturan Bilal Yılmaz, Form-Zanaat-Aktivizm başlıklı sergisinde üretim sürecini sonuçtan daha görünür kılan bir yaklaşım benimsiyor. Terakki Vakfı Sanat Galerisi'nde izleyiciyle buluşan sergi, malzemenin doğası ile zihnin analitik yapısı arasındaki ilişkiyi merkeze alırken, zanaatı yalnızca fiziksel bir beceri değil, toplumsal hafızayı taşıyan ve yeniden üreten dinamik bir alan olarak ele alıyor. Yılmaz'ın pratiğinde bu yaklaşım, İstanbul'da başlattığı CraftNet gibi araştırma odaklı projelerle de karşılık buluyor; görünmez kalan zanaat ağlarını görünür kılan bu çalışmalar, emeğin değerini yeniden düşünmeye açıyor. Sergi mekânı ise çizimler, notlar, ses yerleştirmeleri, prototipler ve mekanik kurguların bir araya geldiği bir tür açık laboratuvara dönüşüyor; burada her unsur, düşüncenin biçim kazanma sürecinin bir parçası gibi işliyor. Tekrar, ritim ve el emeği üzerinden ilerleyen bu üretim dili, izleyiciyi tamamlanmış bir sonuçtan çok, bitmeyen bir "oluş" hâlinin içinde dolaşmaya davet ediyor.

Tarih: 7 Mayıs - 7 Haziran 2026

Adres: Ebulula Mardin Caddesi Öztürk Sokak, 2 34335 Levent-İstanbul

"Locus Affectus", Galerist - İstanbul

Duygunun bedende ya da mekânda tutunduğu yeri işaret eden Locus Affectus, Lara Ögel'in seramik heykelleri, sulu boya çalışmaları ve süregelen kitap kapağı serisini aynı içsel soru etrafında bir araya getiriyor: Bizi bir arada tuttuğunu sandığımız katmanlar soyulduğunda geriye ne kalır? Galerist'te izleyiciyle buluşan sergide kil, yalnızca bir malzeme değil, düşüncenin bedenselleştiği ve dilin çözemediği sorulara yüzey, ağırlık ve direnç üzerinden yanıt aradığı bir alan hâline geliyor. Ögel'in formları; açılan, kapanan, yarılan, birbirine karışan ve parçalanırken biriken bedenleri çağrıştırırken, sulu boyanın tülle kurduğu temas da kontrol edilemeyen karşılaşmaların izini taşıyor. Serginin merkezinde ayrılma, bir kayıp değil, her katmanın kendi tanıklığını koruduğu bir arşiv gibi düşünülüyor; açıklıklar, yarıklar ve geçirgen yüzeyler de eksilmeden çok ışığın, temasın ve anlamın içeri sızabildiği eşikler olarak beliriyor. Locus Affectus, bedenin ne kadar şeyi taşıyabileceğini, ne zaman bırakmak zorunda kalacağını ve duygunun tüm bu katmanlar arasında en sonunda nereye yerleştiğini sakin ama derinlikli bir dille sorguluyor.

Tarih: 27 Nisan - 13 Haziran 2026

Adres: Asmalı Mescit, Meşrutiyet Cd. No:1 No. 67, 34430 Beyoğlu/İstanbul

"Hafızanın Coğrafyası", Loft Art - İstanbul

Hafızayı sabit bir arşivden çok, içinde dolaşılan, zamanla yön değiştiren canlı bir mekân olarak ele alan Hafızanın Coğrafyası, 13 bağımsız sanatçının işlerini ortak bir düşünsel zemin üzerinde buluşturuyor. Loft Art'ta izleyiciyle buluşacak sergi, anıların yalnızca geçmişe ait kayıtlar olmadığını; ruh hâli, beden, çevre ve zamanın etkisiyle sürekli yeniden biçimlenen duygusal alanlar olarak var olduğunu hatırlatıyor. Bir şehir, bir oda ya da tanıdık bir sokak nasıl beklenmedik biçimde hafızayı harekete geçirebiliyorsa, bu seçkide yer alan işler de izleyicinin kendi hatırlama biçimiyle yeniden anlam kazanıyor. Böylece sergi, geçmişi sabitlemeye çalışmak yerine, hafızanın nasıl yer değiştirdiğine, nasıl genişlediğine ve bugün içinde nasıl yeni bir karşılık bulduğuna odaklanıyor; ortaya da kişisel olanla ortak deneyim arasında gidip gelen, sessiz ama derinlikli bir düşünme alanı çıkıyor.

Tarih: 15 Nisan - 14 Haziran 2026

Adres: Nisbetiye, Aytar Cd. No:107, 34340 Beşiktaş/İstanbul

"DIRTY WHITE", Artopol Sanat Galerisi - İstanbul

Polat Piyalepaşa Çarşı'daki yeni mekânında açılan DIRTY WHITE, Tuğberk Selçuk'un pratiğini daha keskin, daha oyunbaz ama aynı zamanda daha provoke edici bir yerden okumaya açıyor. Sanatçının pop referanslarla kurduğu görsel dil burada yalnızca estetik bir tercih gibi durmuyor; aksine, steril olanla kirli olanın, masumiyetle arzunun sürekli yer değiştirdiği bir alan yaratıyor. Oyuncak formundan tanıdık gelen imgeler, bu sergide çocukluğa dair nostaljik bir çağrıdan çok, yetişkinliğin bastırılmış taraflarına dokunan birer araca dönüşüyor. Beyazın boşluk ve başlangıç hissi, en küçük müdahaleyle kirlenebilen bir yüzeye dönüşürken, Selçuk'un ironisi izleyiciyi rahatsız etmekle çekmek arasında gidip gelen bir dengede tutuyor. Sergiye eşlik eden Simge Selçuk'un çini işleri ise bu dünyaya beklenmedik bir karşı katman ekliyor; geleneksel olanla güncel olanın aynı mekânda yan yana durması, serginin genelinde hissedilen o çarpışma hâlini daha da görünür kılıyor. DIRTY WHITE, ilk bakışta eğlenceli ve parlak görünen bir yüzeyin altında, arzu, tüketim ve masumiyet kavramlarını yeniden düşünmeye iten bir alan açıyor.

Tarih: 15 Mayıs - 15 Haziran 2026

Adres: İstiklal, Piyalepaşa Blv. No: 28 D:1D, 34440 Beyoğlu/İstanbul

"Kadın Palyaçolar", Gama Gallery - İstanbul

Gündelik hayatta ustalıkla taşınan kimliklerin ardında biriken sessiz anlatılara odaklanan Kadın Palyaçolar, izleyiciyi görünür olanla içte kalan arasındaki o ince eşikte dolaştırıyor. Gözde Tolan'ın küratöryel yaklaşımıyla bir araya gelen 18 sanatçının işleri, bu kez dış dünyadaki mücadeleden çok içsel katmanlara yönelirken; Carl Gustav Jung'un "persona" kavramı ve palyaço arketipinden beslenen bir anlatı kuruyor. Sergide "palyaço" figürü, yalnızca renkli ve dikkat çekici bir yüz değil, aynı zamanda toplumsal beklentilerle şekillenen rollerin ve taşınan görünmez yüklerin bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Doğal taş, cam, kumaş ve seramik gibi farklı malzemelerin bir araya geldiği işler, tekil bir ifade yerine parçalı ve çoğul bir varoluş hissi yaratıyor; her parça kendi hikâyesini korurken yan yana geldiklerinde ortak bir duyusal alan kuruyor. Kadın Palyaçolar, yüzeydeki parlaklığın ötesine bakmaya çağıran, sessiz ama katmanlı bir anlatı kuruyor.

Tarih: 20 Mayıs - 20 Haziran 2026

Adres: Kuloğlu, Turnacıbaşı Cd. No:21, 34433 Beyoğlu/İstanbul

"Sıcak Prova", SANATORIUM Tophane – İstanbul

Eda Sütunç'un Sıcak Prova başlıklı kişisel sergisi, taşıma, bağ kurma ve kırılganlık kavramları etrafında dünyada var olmanın daha hassas, daha ilişkisel ve alternatif yollarını araştırıyor. Heykel, fotoğraf, video ve metinlerden oluşan sergide sanatçı, kusursuzluk, verimlilik ve sonuç odaklılık üzerine kurulu normatif değer sistemlerini sorgularken, üretimi süreç, tekrar, ritüel ve salınım üzerinden düşünen bir alan açıyor. Taşıma eylemi burada yalnızca fiziksel bir hareket olarak değil; sorumluluk, bakım, karşılıklı bağımlılık ve duygusal dayanıklılıkla ilişkili etik bir strateji olarak ele alınıyor. İnsan ve insan-olmayan yaşam formları arasındaki bağları kırılganlık, süreksizlik ve birlikte var olma ihtimalleri üzerinden yeniden düşünen Sıcak Prova, kapalı bir anlatı sunmak yerine belirsizlikle kalmayı öneriyor; izleyiciyi de kendi taşıma kapasitesini, kurduğu bağların yönünü ve dünyada nasıl yer açtığını sorgulamaya davet ediyor.

Tarih: 7 Mayıs - 27 Haziran 2026

Adres: Kemankeş Mah. Mumhane Cad. Laroz Han, No:67/A, 34425 Beyoğlu

Nesli Türk, Atölyesinde Bölüm Başkanı, 2025, tuval üzerine yağlı boya, 150x140cm

"RAW-HAM", Labirent Sanat - İstanbul

Nesli Türk'ün RAW-HAM başlıklı kişisel sergisi, insan bedenini idealize edilmiş bir imge olmaktan çıkarıp kırılgan, sızdıran ve sürekli dönüşen biyolojik bir alan olarak ele alıyor. Labirent Sanat'ta izleyiciyle buluşacak sergi, kan, doku, hücre ve mikroorganizmalara referans veren resim ve heykeller aracılığıyla bedenin kültürel kabukların altında kalan daha ilksel hâline yaklaşıyor. Türk'ün boyayı neredeyse ete, yüzeyi ise canlı bir dokuya dönüştüren dili; güzellik, kontrol ve modern beden algısını tersyüz ederken, izleyiciyi konforlu bir estetik deneyimden çok daha doğrudan ve tekinsiz bir karşılaşmaya davet ediyor. Doğa ile kültür arasındaki gerilimi, yaşama dürtüsü ve organik varoluş üzerinden okuyan RAW-HAM, bedeni bir temsil nesnesi değil, arzuların, kırılganlıkların ve bastırılmış gerçekliklerin açığa çıktığı yoğun bir kazı alanı olarak yeniden düşünmeye açıyor.

Tarih: 16 Mayıs - 4 Temmuz 2026

Adres: Çatma Mescit Mah. Tepebaşı Cad. No:56 K:2, Beyoğlu, İstanbul

Yaşam Şaşmazer, Udagan, 2026. Ağaç dalı, ahşap merdiven, protez bacak, silikon, elastik bandaj, sargı bezi, sünger, poliüretan, elyaf, alüminyum tel, zincir, kanca, kantar, dikiş iğnesi, iplik, yosun, toprak

"Canavarların Vaatleri", Hara - İstanbul

"Canavar" fikrini bir tehdit olmaktan çıkarıp dönüştürücü bir eşik olarak ele alan Canavarların Vaatleri, küratör Ezgi Hamzaçebi'nin kavramsal çerçevesiyle insan ve insan olmayan bedenlerin temsillerine odaklanıyor. Canavar; Hilal Polat, İrem Aydın, Lara Ögel, Ömer Tevfik Erten, Seçil Epik, Serkan Aka, Şafak Şule Kemancı, Yaşam Şaşmazer ve Zeynep Kılınç'ın çoğu sergiye özel üretilmiş heykel, yerleştirme, fotoğraf ve video işleri; canlı ile cansız, doğal ile yapay, görünür ile bastırılmış olan arasındaki sınırların nasıl çözülüp yeniden kurulduğunu araştırıyor. Parçalanmış bedenler, hibrit formlar, hayaletimsi bitkiler ve işlevini yitirmiş nesneler üzerinden kusur, mutasyon ve karanlık; bir sapma değil, potansiyel ve direncin izleri olarak okunuyor. Sergi, normalliğin kırılgan yapısını hatırlatan canavar figürünü, sınıflandırmaya direnen ve başka türlü gelecek ihtimallerini sezdiren bir varlık hâline getirirken, düşünsel arka planında da Donna Haraway'in "ancak canavar olduğumuzu kabul edersek daha eşit bir dünya kurabiliriz" fikrini yankılıyor.

Tarih: 1 Mart - 26 Temmuz 2026

Adres: Uskumruköy, Salih Paşa Cd. No:107, 34450 Sarıyer/İstanbul

BuyukValideHan.01

Büyük Valide Han, İstanbul, 2026.

Fotoğraf: Metehan Özcan

"VarYok: Anıtsı", YUNT - İstanbul

Kamusallık, görünürlük ve aidiyet üzerine bir yıla yayılan düşünsel bir araştırma olarak şekillenen VarYok Programı, son bölümü Anıtsı ile YUNT'ta tamamlanıyor. Merve Elveren ve Meriç Öner küratörlüğünde gerçekleşen bu son durak, Firuzan Melike Sümertaş ve Deniz Tortum'un üretimleri üzerinden anıt fikrini sabit ve görkemli bir formdan çıkarıp tarih, mekân, hafıza ve temsil ilişkileriyle birlikte yeniden düşünmeye açıyor. Sümertaş'ın Osmanlı döneminde kadın baniler tarafından inşa ettirilen yapılara odaklanan araştırması, kadınların kamusal hayat üzerindeki etkisini mimari izler üzerinden görünür kılarken, Kösem Sultan'ın yaptırdığı Büyük Valide Han da geçmişten bugüne uzanan çok katmanlı bir şehir hafızasının parçası olarak öne çıkıyor. Deniz Tortum'un Dünya adlı deneysel filmi ise şiirle sinema arasında kurduğu ilişkiyle var olma, dâhil olma ve aidiyet duygusunun belirsiz alanlarında dolaşıyor. Programın yıl boyunca değişen, eksilen ve çoğalan yapısı, bu son bölümde kamusallığın dönüşümünü daha geniş bir çerçevede düşünmeye çağıran açık uçlu bir zemine dönüşüyor.

Tarih: 6 Mayıs - 16 Ağustos 2026

Adres: Hasanpaşa, Fatih Blv. No: 33, 34920 Sultanbeyli/İstanbul

Not quite my tempo Car paint on Aluminium 110 x 160 cm 2026

"Concentrate", Ruzy Gallery - İstanbul

Yoğunlaşma fikrini hem zihinsel bir direnç biçimi hem de malzemenin fiziksel dönüşüm süreci olarak ele alan Tom Fellows, Concentrate başlıklı kişisel sergisinde yüzey, zaman ve madde arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Ruzy Gallery'de izleyiciyle buluşacak sergi, İstanbul'da yaşayan sanatçının Türkiye'deki üretim pratiğini merkeze alırken; katmanlama, aşındırma, sıkıştırma ve ısı uygulama gibi tekrar eden müdahalelerle şekillenen işlerini bir araya getiriyor. Fellows'un resim ve heykel arasında konumlanan üretimlerinde yüzey, tamamlanmış ve sabit bir sonuçtan çok, zamanın, emeğin ve malzeme hafızasının biriktiği yaşayan bir kayıt alanına dönüşüyor. İlk bakışta durağan görünen formlar, aslında görünür ya da görünmez katmanlarda geçmiş müdahalelerin izlerini taşıyan yavaş bir dönüşüm hâlini içinde barındırıyor. Sergide yer alan mekâna özgü yerleştirme ise galerinin iki alanını birbirine bağlayarak izleme deneyimini yalnızca mekânsal değil, zamansal bir süreklilik olarak da düşünmeye açıyor; böylece Concentrate, izleyiciyi yüzeyin altında işleyen basınç, birikim ve dönüşüm süreçlerini takip etmeye davet ediyor.

Tarih: 7 Mayıs - 25 Ağustos 2026

Adres: Etiler, Tepecik Yolu D:20, 34337, 34337 Beşiktaş/İstanbul

"CANNES!", Ara Güler Müzesi - İstanbul

Ara Güler Müzesi'nin yeni sergisi CANNES!, fotoğrafçının Cannes Film Festivali'nde farklı yıllarda çektiği ve arşivden ilk kez gün ışığına çıkan kareler üzerinden sinemanın en parlak dönemlerinden birine bakıyor. 1950'lerin sonu ile 1960'ların Cannes'ına odaklanan sergi, yalnızca kırmızı halının ışıltısını değil, festivalin gündelik akışını, sahil boyunca uzanan kalabalıkları, otelleri, basın mensuplarını, hayranları ve yıldız olmanın etrafında şekillenen o kendine özgü atmosferi de görünür kılıyor. Brigitte Bardot, Sophia Loren, Grace Kelly, Federico Fellini, Orson Welles, Jean Cocteau, Michelangelo Antonioni, Kim Novak ve François Truffaut gibi sinema tarihinin ikonik isimlerini Ara Güler'in bakışıyla bir araya getiren seçki, şöhreti yalnızca poz verilmiş anlarda değil, daha doğal ve akışkan karşılaşmalar içinde yakalıyor. Üç ana bölüm etrafında kurgulanan sergi; Cannes'ı bir sahne, bir festival alanı ve bir kutlama mekânı olarak ele alırken, fotoğraflara dönem gazeteleri, kontakt baskılar, basın kartları ve çeşitli efemeralar da eşlik ediyor. Böylece CANNES!, bir yandan Cannes Film Festivali'nin altın çağına uzanan görsel bir hafıza oluştururken, bir yandan da Ara Güler'in foto muhabirliği pratiğini daha yakından izleme fırsatı sunuyor.

Tarih: 22 Nisan - 11 Ekim 2026

Adres: Yapı Kredi Bomontiada, Ara Güler Müzesi Tarihi Bomontiada Bira Fabrikası, Birahane Sk. No:1, 34381 Şişli

EN ÇOK OKUNANLAR

İpeğin Özgür Ruhu
İpeğin Özgür Ruhu

İpeğin Özgür Ruhu

4 dakika okunma süresi
Loewe Stüdyosundan Son Kreatif İmza
Loewe Stüdyosundan Son Kreatif İmza

Loewe Stüdyosundan Son Kreatif İmza

5 dakika okunma süresi
2026 Met Gala'dan Öne Çıkan 5 Mücevher Trendi
2026 Met Gala'dan Öne Çıkan 5 Mücevher Trendi

2026 Met Gala'dan Öne Çıkan 5 Mücevher Trendi

11 dakika okunma süresi
Kararlı Duruş ve İstikrarla Gelen Başarı: Figen Baz
Kararlı Duruş ve İstikrarla Gelen Başarı: Figen Baz

Kararlı Duruş ve İstikrarla Gelen Başarı: Figen Baz

17 dakika okunma süresi
Başarı Hikayesi
Başarı Hikayesi

Başarı Hikayesi

1 dakika okunma süresi

DAHA FAZLASI

Lara Sayılgan'ın Versay Rüyası
Lara Sayılgan'ın Versay Rüyası

Lara Sayılgan'ın Versay Rüyası

Jean-Charles de Castelbajac: Hayal kurmanın gücü
Jean-Charles de Castelbajac: Hayal kurmanın gücü

Jean-Charles de Castelbajac: Hayal kurmanın gücü

Kuşaklar Arasında Kurulan Bir Sergi Diyaloğu
Kuşaklar Arasında Kurulan Bir Sergi Diyaloğu

Kuşaklar Arasında Kurulan Bir Sergi Diyaloğu

Ocak 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler
Ocak 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

Ocak 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

Sanat Orta Doğu'dan Yükseliyor: Art Basel Qatar
Sanat Orta Doğu'dan Yükseliyor: Art Basel Qatar

Sanat Orta Doğu'dan Yükseliyor: Art Basel Qatar

Baharda Sanat Rotası
Baharda Sanat Rotası

Baharda Sanat Rotası

Şubat 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler
Şubat 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

Şubat 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

2025 ALEM Almanak: Zirve Açık Artırma Anları
2025 ALEM Almanak: Zirve Açık Artırma Anları

2025 ALEM Almanak: Zirve Açık Artırma Anları

Marilyn Efsanesi Devam Ediyor
Marilyn Efsanesi Devam Ediyor

Marilyn Efsanesi Devam Ediyor

Kusama Evreni
Kusama Evreni

Kusama Evreni

Nisan 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler
Nisan 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

Nisan 2026'da Kaçırılmaması Gereken Sergiler

Gwen John Sergisinde Jonathan Anderson Sürprizi
Gwen John Sergisinde Jonathan Anderson Sürprizi

Gwen John Sergisinde Jonathan Anderson Sürprizi