AHU BÜYÜKKUŞOĞLU SERTER

04.09.2019 11:50:07

Koleksiyonerliğe ailesinin sanata olan ilgisi ile başlayan Fark Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Arya Kadın Yatırım Platformu kurucusu Ahu Büyükkuşoğlu Serter, sanatı ve iş hayatını nasıl bir arada yürüttüğünü Bodrum’da gerçekleştirdiğimiz çekimin ardından bakın nasıl anlatıyor...

Röportaj: Hatice UTKAN

Fotoğraf: Zeynel ABİDİN AĞGÜL

Styling: Ebru GÜLÇEK

Saç-Makyaj: Mehmet ALPAN

Prodüksiyon: Ceylan YENİACUN

Fotoğraf asistanı: Murat AĞGÜL

Video: Onur ATICI

 

Ahu Büyükkuşoğlu Serter bir sanat koleksiyoneri olarak, girişimcilik projelerine de yaratıcı bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Serter’in sanat koleksiyonunun gelişimi, iş yaşamındaki girişimcilik öyküsü gibi yeniliklerle dolu bir serüven.

 

Sanat koleksiyonerliğine ilginiz nasıl ve ne zaman başladı?

Annem rahmetli Fatoş Büyükkuşoğlu ve babam Yunus Büyükkuşoğlu, her zaman sanatla ilgiliydi. Annem resim yapar, babam haftada birkaç gününü sanatçı atölyelerinde geçirirdi. Biz de kardeşim Gamze Büyükkuşoğlu ile doğal olarak sanata duyarlı büyüdük. Zaten o da buradan hareketle, eğitimini sanat üzerine aldı ve koleksiyonumuzu şu an o yönetiyor.

2007 yılında Bodrum Torba’da Casa dell’Arte’yi kurmamızla birlikte sanata olan ilgim, profesyonel bir hal aldı. Koleksiyonerliğe olan merakım da aynı zamanlarda filizlendi diyebiliriz. Mısır Apartmanı’ndaki galerimiz sayesinde sanatçılarla daha çok vakit geçirme fırsatı buldum. Bu sayede; sanatçıların düşünce şekillerini kendi işlerimde uygularken, onlara da sanatın bir iş olarak nasıl yapılabileceği konusunda yardımcı olabileceğimi gördüm. Şu an benim için koleksiyonerlik, keşfetme yolculuğumda bana eşlik eden bir güç gibi. Teknolojide, iş hayatında, yaşamın her evresinde; sanattan aldığım görgü ve cesareti kullanarak hareket ediyorum. Bana, baktığım zaman görmeyi öğreten bir uğraş oldu.

 

 

Koleksiyonunuzu birkaç kelime ile nasıl ifade edersiniz?

Eskiyi onurlandırırken yeniyi kucaklayan, nereden geldiğini unutmadan gideceği yer için heyecan duyan, uzun soluklu bir serüven.

 

Otelde sergilediğiniz koleksiyonla ilgili bilgi verir misiniz?

Otellerimizde asım yaparken ilk baktığımız şey, mekana uygunluk. Mekanın ruhuna uyacak ve bir araya geldiğinde birbiriyle konuşacak işleri tercih etmeye özen gösteriyoruz. Annem rahmetli Fatoş Büyükkuşoğlu’nun otelin dekorasyonunda da vurguladığı, eski ve yeninin ahengini ve farklı dönemlerin zarafet içinde birlikte barınabilmesi ilkesini; yaptığımız seçkilerde de vurguluyoruz. Beklenmedik eserleri, yan yana görebiliyorsunuz.

 

 

Sanat ve girişimciliği birleştirdiğiniz projeleriniz var mı?

Casa dell’Arte, annem rahmetli Fatoş Büyükkuşoğlu ve babam Yunus Büyükkuşoğlu’nun 40 yıldır topladıkları sanat eserlerini, dostlarıyla paylaşma hayaliyle başlayan bir yolculuk aslında. 2007 senesinde koleksiyonda yer alan sanat eserlerini konuklarımızla paylaşmak ve bir sanat koleksiyoncusunun evinde olma deneyimini misafirlerimize yaşatmak için 12 odalı, adeta bir müzeye benzeyen Casa dell’Arte’yi kurduk. Casa dell’Arte Bodrum, başlı başına bir sanat girişimciliği projesi. Babam Anadolulu bir sanayici olarak; bizlere hep aldığını geri vermeyi, ülkemize fayda yaratmanın sadece iş yaparak olmadığını öğretti. Türkiye’den çıkan lüks bir turizm markası haline gelip, Türkiye’yi ziyaret eden insanlara, ülkemizin sanatsal değerlerini tanıtmayı da kendimize misyon edindik. Bundan bir yıl sonra, 2008 yılında ise Casa dell’Arte’nin hemen yanındaki oteli alarak çocuklu ailelerin tatillerine uygun, yine sanat konseptli bir otel açtık.

 

Dünya sanat fuarları arasında takip ettiğiniz hangileri?

Lizbon’daki otelimiz sayesinde ArcoLisboa ve senenin dört ayı orada yaşadığım için ArtBasel Miami’yi her sene mutlaka ziyaret ediyorum.

 

Yeni başlayan koleksiyonerler için ne önerirsiniz?

Her şeyi görüp, her şeyi okusunlar ve bilgi almak için hiçbir fırsatı kaçırmasınlar. Fikir edinmeden önce bilgi edinmek çok önemli. Sanatçı ve galericilerle ilişki kurup, bol bol soru sormaları da ikinci tavsiyem.

 

RÖPORTAJIN TAMAMI ALEM'DE.

 

 

 

PAYLAŞ