SAFFET EMRE TONGUÇ'UN GÖZÜNDEN: BRUGGE

13.12.2017 16:24:51

Tarihi şehir merkezi ile UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Brugge, tipik bir Ortaçağ kenti bir günde gezip, bir ömür unutamayacağınız bir şehir...

Saffet Emre TONGUÇ - @saffetemretonguc 

Fotoğraflar: iStock

Daracık sokaklarından şehre yayılan eşsiz çikolata kokuları ile biraz Charlie’nin Çikolata Fabrikası; sıra sıra dizili, rengarenk, pasta görünümlü evleri ile biraz Hansel ve Gretel masalı... Her daim güzel, her daim büyüleyici. Sadece turistik amaçlı ziyarete gelenler için değil, balayı çiftleri için de ideal bir rota. Şehirde hem bir dinginlik hem de inanılmaz bir enerji mevcut. Brugge hiç kuşkusuz en romantik şehirlerden biri.
Sarmaşıklarla örülü taş evlerin pencereleri, dantellerle süslü. Dükkanların vitrinlerine kırlentler, hediyelikler özenle yerleştirilmiş. Kanalın içinde seyreden küçük, beyaz teknelerin arasında kuğular ve yeşil başlı ördekler süzülüyor. Brugge, farklı dokusuyla kesinlikle ilk görüşte aşık olacağınız yerlerden biri. 

Eski binaların arasından teknelerle gezerek şehri seyretmek, yosun tutmuş köprülerin altından geçerek üstünüzdekileri selamlamak için günü iyi organize etmelisiniz.

Adım Adım Brugge 
Tarihi Şehir Merkezi, kent meydanı Market Square, Belfry Çan Kulesi ve daracık merdivenlerini tırmanarak ulaşacağınız muhteşem seyir terası ve Kutsal Kan Bazilikası listenizde bulunsun. Dünyanın ikinci en uzun tuğla kulesine sahip olan ve içinde Brugge Madonnası olarak bilinen, Michelangelo’nun mermerden yapılma “Madonna ve Çocuk” heykeli de bulunan Church of Our Lady Kilisesi ise gerçekten çok ilginç. Burg alanı, Beguinage Manastırı, Çikolata Müzesi, meşhur bira fabrikası Brouwerij De Halve Maan ve Aşk Gölü olarak tanımlanan Minnewater görülmesi ve gezilmesi gereken başlıca yerlerden. 

Konaklama
Tarihi merkeze ve mağazalara yürüyüş mesafesindeki Hotel de Orangerie, kanal manzaralı terası ve şöminesi ile misafirlerine hoş anlar yaşatıyor. İpek perdelerin, gravürlerin ve eski resimlerin süslediği otel oldukça şık dekore edilmiş. 
1930’larda inşa edilmiş bir evde yapılan renovasyon sonrası, otel olarak hizmet vermeye başlayan Hotel Prinsenhof Bruges, zengin mutfağı ve güler yüzlü personeli ile önerebileceğim otellerden. 
Merkezde yer alan, dört yıldızlı Hotel Jan Brito, benzersiz dekorasyonu, meşe merdivenleri ve özellikle odalarına verilen hoş isimlerle dikkatleri üzerine çekiyor. Ortaçağ romantizmini en iyi şekilde yaşamak istiyorsanız Şövalye, Barones, Markiz ve Düşes isimli odalarından birini seçin derim. 

Hotel de Tuilerieën, 15.yüzyıldan kalma zarif aristokrat bir evin, lüks ve modern bir otele dönüştürülmesinden meydana gelmiş, konforlu bir otel. 45 odası ve etkileyici atmosferi ile misafirlerini ağırlıyor. 

Relais Bourgondisch Cruyce, güzel tasarlanmış bir butik otel. İtinayla seçilmiş duvar kağıtları ve eskitilmiş mobilyalar ile döşenmiş çatı katı odaları, biraz geçmişe uzanmak, biraz da romantizme tutulmak isteyenler için doğru seçenek. 
Daha ihtişamlı bir konaklama tercih ediyorsanız beş yıldızlı Dukes’ Palace size istediğinizi verecektir. Kırsalda huzurlu bir konaklama arayanlar için de Hotel De Stokerij tercih edilebilir. 

Yazının tamamı bu hafta ALEM'de...

PAYLAŞ