HAUTE COUTURE USTASI HAKAN YILDIRIM

05.06.2018 14:44:03

Yıllar sonra ilk kez İstanbul’da bir defile gerçekleştiren Hakan Yıldırım ile İstanbul’u, hayatını, modayı ve pek tabii Haute Couture 2018 koleksiyonunu konuştuk.

Röportaj: Lara MUTLU
Fotoğraflar: Emre ÜNAL
Saç: Cevahir Özkan GÜNER

Geçtiğimiz ay Hakan Yıldırım’ın Haute Couture 2018 defilesini izlediğimden beri dilimde dönüp dolaşan bir şarkı var: Sezen Aksu’dan Dört Günlük Bir Şey... Yıldırım’ın defilesinde bu şarkıyı, Ozan Çolakoğlu cover’ıyla Hakan Bahar seslendirdi. Bahar şarkısını seslendirirken podyumda, bir model gelinliğiyle yürüyordu ve herkes telefonları elinde bu anları ölümsüzleştiriyordu. Hakan Yıldırım’la röportaj için buluştuğumuzda ondan ilk ricam bu şarkıyı çalması oldu. Şarkı arka fonda çalarken biz sohbete başladık.

Koleksiyon kadar Hakan Bahar’ın seslendirdiği Ozan Çolakoğlu’nun cover’ladığı Sezen Aksu’nun Dört Günlük Bir Şey adlı şarkısı da çok ses getirdi. Bu şarkıda nasıl karar kıldınız? Size bu şarkıyı seçtiren his neydi?
Koleksiyonu hazırlama aşamasında gerçekleşen jet kazası her şeyimi, koleksiyonla ilgili tüm duygu rotasyonumu değiştirdi. Burcu’yu kaybetmiş olmak... Bunun üzerine müzik ve davetiye değişti. Tamamen benim hislerimi ve Burcu’yu anlatabilecek Sezen Aksu şarkısını buldum. Aslında bu işin duygusal olması, herkese çok özel bir şey yaşatması da benim büyük kaybımdan kaynaklı oldu. 

Hakaan Yıldırım Haute Couture 2018 koleksiyonu için nereden yola çıktınız?
Koleksiyonun teması, tamamen Hakaan Yıldırım markasının kendisiydi. Markanın geçmişiyle yola çıkıldı. Bu kadar yıl sonra İstanbul’da bir şey yapıyorsam kendi arşivim ilham kaynağı olarak yer almalıydı. Koleksiyonumu bitirdikten sonra artık benim için yeni bir aşamaya geçildi ve onun teknik denemelerini yaptım. Geçmişi günümüze hangi teknik denemelerle, nasıl uyarlayabilirim diye düşündüm. Bugünkü halimle, bugünkü tecrübemle ve bilgimle hangi noktaya getirebilirimdi düşündüğüm şey. 
Biraz kelime oyunu oynasak; moda, tasarım, haute couture bu üç kelime sizin için ne ifade ediyor?
Moda, sezonlarda tasarlanmış, bir sürü kitlenin aynı biçimde giysileri giymesi, aynı renk ve tonları tercih etmesi. Aslında çoğu insanın o dönemler içinde aynı ürünleri tüketmesi anlamına geliyor. Bunu istediğimiz kadar uzatıp açabiliriz. Daha sezonluk ve dönemlik bir şey moda. Tasarım ise bir kişinin, bireyin bir şeyi hayal edip daha sonra onu biçimlendirip isterse ürün haline gelebilen ya da gelmeyen şeyler. En önemli kısmı, birisinin kafasında hayal edip onu tasarlayıp biçimlendirme hali. Haute couture ise bir kişiye özel olarak yapılan o kişinin beğenisine, hayattaki duruşuna göre tamamen birebir dediğimiz, bir kadının ve bir erkeğin üzerine göre tek bir tane yapılan ve düşünülen ve daha çok el işçiliği ile yapılan ve bir daha aynısından yapılmaması anlamına geliyor. 

Bunca yıl içinde aklınızdan silinmeyen anılar, çıkışlar neler? 
Genç Tasarımcılar Yarışması’nı kazanmam, kendi şirketimi  kurup kendi showroom’umu açtığım gün, Londra Moda Haftası’na ilk çıktığım gün, o gün aldığım tebrikler, Fransa’da moda dünyasının en prestijli ödülü sayılan ANDAM Ödülü’nü almam ve en son İstanbul’da yaptığım defile benim için çok kıymetli bir anı çünkü İstanbul’u çok özlemişim.

Hakaan Yıldırım markasının DNA’sı nedir?
Hakaan Yıldırım markasının DNA’sı geçmişten ilham alıyor olması. Değişik kültürlerden etkilenirken aynı zamanda bir coğrafyasının olmaması ve geçmişten, klasikten aldığı ilhamla güncel ve modern yeni teknikler kullanılırken aynı zamanda da zamansız olma biçimi aslında. Yani hiçbir zamana ait durmuyor olması hep bir sürreallik ve içsellik taşıyor olması. En önemlilerinden bir tanesi de gerçek kaliteli iyi kalıplar ve yüksek işçilik ile üretiliyor olması.

Verebileceğiniz en iyi stil tavsiyesi nedir?
Öncelikle şunu söylemek isterim. Stil, bir yaşam biçimidir. Stil giysiden başlamaz. Yaşam biçimi stiline göre giyinmek gerekir. Yani çalıştığın iş, gittiğin yer, sosyal olarak bulunduğun ortam bunların hepsi apayrı şeylerdir. Kimse kimseye benzemek durumunda değildir. Biz nasıl bir insanız? Boyumuz, bacağımız, kilomuz, beden boyumuz, her şeyimiz bunu belirlemek için çok önemli unsurlardır yaşam biçimi dışında. Siz giyeceğiniz en klasik ceketi bile kendi bedeninize ve bacak boyunuza göre seçmek durumundasınız. Stil bir heves değil; yaşam biçimidir. Bu bireye göre değişir. Stilde bence en önemli şeylerden biri de gerçekten ne giydiğiniz değil. Örneğin sadece bir gömlek, denim pantolon giyiyor olabilirsiniz ya da sürekli elbise giyiyor olabilirsiniz bunu aksesuarlarla biçimlendiriyor olabilirsiniz bence asıl mesele insanın kendini görebiliyor olması. Aidiyet de stili belirler. En önemli stil önerim şu ya da bu olamıyor bu durumda. Siz eğer her gün dümdüz bir şey giyiyor da olsanız bu size bir stil oluşturur içine dahil misiniz bunu bilmek çok önemli. Hepimizin bilmesi gereken de bu stil ile ilgili.

Şu an hayatınızın nasıl bir dönemindesiniz?
Hayatımın sanırım en dingin, kendimi tamamen, ne yapmak istediğimi bilip çok ekstra zorunluluklarım olmadığı sürece kendi rotasyonumdan, kendi öz benliğimden ve kararlarımdan çıkmak istemeyen, var olma sebebini kavramış ve bilen birisi olduğum bir dönemdeyim diye düşünüyorum. İş olarak ise çok şey biriktirdiğim; uzun yıllardır işime mesleğime zaman harcadığım; burada da olgunlaştığım neyi yapabiliyorum hissini daha iyi kavradığım; kabiliyetlerimden hangisine yatkın olduğumu bildiğim; denemekten hiç korkmadığım; beğendiğim şeylerin üzerine gittiğim; daha büyük çözümler üretebildiğim; iş ve yapabilme gücü olarak aklımı daha iyi kullanabildiğim; pes etmediğim bir dönemdeyim. 

PAYLAŞ