|
Memenizi iyi tanıyın
Memedeki kitleler, kadınlarda kaygı yaratır. Ancak doktorlara göre kaygılanacak bir şey yok. Günümüzde erken teşhis ve tarama yöntemleri sayesinde meme kanserinin tedavisi mümkün. Sadece geç teşhis edilen bir kitle istenmeyen sonuçlar doğurabiliyor. Kanser Uzmanı Dr. Süalp Tansan, 'Meme kanseri için çeşitli risk faktörleri vardır; ama en önemli risk faktörü, kadın olmaktır. Meme kanserine yakalanan kadınların dörtte üçünün, kadın olmak dışında belli bir risk faktörü yoktur. Sadece hastaların dörtte birinde risk faktörü belirlenebiliyor. Bu bakımdan her kadın, kanserin erken belirtileri ve tarama yöntemleri konusunda bilinçli olmalıdır. Her kadının ilk mamografisini 35-40 yaşları arasında ve 40 yaşından itibaren senede bir kez çektirmesi bilim adamlarınca öneriliyor' diyor.
Dr. Süalp Tansan kansere karşı koruyucu tedbir olarak, 'Düzenli olarak egzersiz yapın; sofranızda bol bol yeşilliğe, sebze ve meyveye yer verin; salatalarda zeytinyağı kullanın' önerisinde bulunuyor. Uzmanlara göre, daha çok gelişmiş ülkelerde görülen meme kanserinin sorumluları, endüstrileşme ve değişen beslenme alışkanlıkları. Gelişmiş ülkelerde 70 yaşına kadar yaşayan 7-8 kadından biri, meme kanserine yakalanıyor. Dr. Süalp Tansan, meme kanserine yol açan risk faktörlerinin başında, ailede daha önce kanser vakasının yaşanmasını gösteriyor. Bu risk grubuna girenlerin bu hastalığa karşı daha bilinçli olması gerekiyor. Hastalığa yol açan risk etkenleri şöyle sıralanıyor:
* Ailede meme kanseri vakasına rastlanması kasere karşı uyanık olmamızı gerektiriyor. Ailenizde birinci derecedeki akrabalarda meme kanseri geçirmişse ve bu kanser menopoz öncesinde görülmüşse, meme kanseri riski büyük ölçüde artıyor. Örneğin bir kadının annesinde ve kızkardeşinde menopoz öncesi meme kanseri varsa, kansere yakalanma ihtimali tüm yaşamı boyunca yüzde 50 oranındadır. Düzenli olarak mamografi kontrolleri yaptırmalıdır.
* Kansere yakalanmada diğer risk faktörleri ise küçük yaşta adet görmek, geç yaşlarda menopoza girmek; hiç doğum yapmamış olmak ve hiç emzirmemiş olmak.
* Menopoz sonrasında uzun süre (on yıldan fazla) hormon tedavisi görmek.
* Yağlı gıdalarla beslenmek.
* Aşırı içki tüketimi, günde iki kadehten fazla içmek.
MAMOGRAFİ NEDİR?
Her kadının kanserin erken belirtileri ve tarama yöntemleri konusunda bilinçli olması; yani mamografi kontrollerini alışkanlık haline getirmesinde yarar var. Meme kanserinin taranma yöntemleri arasında, mamografi kontrolleri büyük önem taşıyor. Dr. Tansan mamografi hakkında kadınların yanlış inançlara sahip olduklarını belirterek şöyle anlatıyor.
* Mamografi, memenin iki plaka arasında yerleştirilerek röntgen çekilmesidir, işlem 15 dakika kadar sürer.
* Mamografi kontrolleri, meme kanserinden ölme riskini en az yüzde 30 arasında azaltmaktadır.
* Amerikan Kanser Derneği, Amerikan Onkoloji Birliği'nin önerisine göre her kadının 35 yaşından itibaren ilk mamografisini çektirmesi gerekir. 40 yaşından itibaren de 70 yaşına kadar da yılda bir kez olmak üzere mamografi kontrolleri bir alışkanlık haline getirilmelidir.
* Ülkemizde kadınlar arasında mamografinin acı veren, zor bir işlem olduğu düşünülüyor. Bu yanlış bir inançtır. Mamografide memenin iki plaka arasına kadına acı verecek şekilde sıkıştırılması gerekmez. Yeni cihazlarda memenin hafifçe yassılaştırılması yeterlidir.
* Mamografi esnasında alınan ışın miktarı da, bazı kadınları kaygılandırmaktadır; oysa modern mamografi cihazları sayesinde ışın miktarı çok düşük orandadır.
* Mamografiyle birlikte ultrason çekilmesine gerek yoktur. Ultrason tarama amacıyla rutin kontrollerde çekilmemeli; ancak gerek duyulduğunda ultrasona başvurulmalıdır.
Mamografide kanser belirleyicilik oranları şöyle sıralanıyor:
* Kitle ve mikrokalsifikasyonlar (yüzde 73)
* Doku bozulmaları (yüzde 57)
* Asimetrik yoğunluk (yüzde 25)
* Mikrokalsifikasyonlar (yüzde 24)
KENDİNİZ KONTROL EDİN
Uzmanlar meme kontrolünü kendimizin de yapabileceğini belirtiyor ve 'Memenizi yüzünüz gibi tanıyın' diyorlar. Bunun için iki adet kanaması arasında yere yatarak sağ elinizle sol memeyi avuçlayın ve saat yelkovanı istikametinde memeyi yoklayın. Sonra sol elinizle diğer memeye aynı işlemi uygulayın, böylece memedeki herhangi bir değişikliği erken safhada belirleyebilirsiniz.
MEMEDEKİ DİĞER KİTLELER
Memede bir kitle varsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Memede bir kitle belirlendiğinde bunun iyi veya kötü huylu olduğu ancak biyopsi sonucunda anlaşılır. Mamografi veya ultrason, bunun habis veya selim olduğunu kesin olarak ayırt edemez. Memedeki kaygı verici kitlelerden biri de kistlerdir. İçi su dolu kesecikler halinde olan kistlerin çok çeşitli türleri vardır. Bunlardan makroskopik kistlerin tedavisi, iğneyle kistin içindeki sıvının çekilmesi şeklinde olur. Eğer kistin içindeki sıvı çekilir ve kitle tümüyle kaybolursa bir süre sonra bir kontrolden geçirilir.
* Kistin içindeki sıvı çekildiği halde geride bir kitle kalıyorsa ya da kısa süre sonra sıvı tekrar toplanıyorsa biyopsiye ihtiyaç duyulur.
* Sıvı çekildikten sonra kanlı bir sıvı gelirse biyopsi gerekir. Makrokisti olan kadınlarda, kisti olmayan kadınlara göre daha çok meme kanseri görülmüştür.
* Genç kızlarda görülen bir kist türü de Fibroadem. Genç kız ve genç kadınlarda görülen Fibroadem, bir veya iki memede birden görülebilir. Meme muayenesinde sert bir kitle olarak ele gelir ki bunlar iyi huylu küçük tümörlerdir (2-3 cm. çapında). Bunların tedavisi tömürlerin çıkarılmasıdır; ilaçla tedavi edilemezler.
|
|
26 Mart 2003 Yıl:9 Sayı: 2002/13
|