Hem Amerika'da hem de dünyanın birçok ülkesindeki tüm savaş karşıtlarına rağmen ABD Başkanı George Bush düğmeye bastı ve Amekikan uçakları 18 Mart şafağında Irak göklerini kararttı; Bağdat'ı deprem gibi sarstı. Operasyonun adı 'Irak'a Özgürleştirme Operasyonu' idi. ABD savaş uçakları, 'şok ve dehşet bombardımanı'nı 21 Mart akşamı başlattı. ABD'nin karşı çıkmasına rağmen bin kadar Türk askerinin de Hakkari'den sınırı geçerek Irak'a girdiği belirtildi. Ayrıca 21 Mart'ta ABD ve İngiliz uçaklarına Türkiye üzerinden uçma izni verildi. Bombardımanda Bağdat'ın en büyük tesisi, halkın kalesi denilen Saddam'ın Cumhuriyet Sarayı'nı cehenneme çevirdi. Dicle Nehri'nin kenarında yer alan Cumhuriyet Sarayı ve etrafındaki bakanlık ve askeri binalardan yükselen alev topları bir anda Irak göklerini sardı. Iraklılar evlerinin altındaki sığınaklara kaçtılar. Bombaların, binaların yüzlerce metre altına kazılmış sığınakları da hedef aldığı ve 'bunker buster' bombalarıyla imha edildiği öne sürüldü. Musul ve Kerkük'e tonlarca bomba yağdı. Amerikalılar sadece gemilerden Bağdat'a 320 Tomahawk füzesi fırlattılar. Bombalar onlarca metre yüksekliğinde, duman bulutları oluşturarak gökyüzünü kızıla boyuyordu. Bağdat'ta Türk canlı kalkanlar da bu bombardıman altında geceyi geçirdi. İlk bombardıman esnasında Türk canlı kalkanlar elektrik santralinin sığınağındaydı. İlk bobardımanların sonucunda iki saray ciddi şekilde hasar gördü; bakanlıkların bulunduğu şehir merkezinden dumanlar yükseliyordu. Saddam ve iki oğlu Uday ve Kusay ile Başbakan Birinci Yardımcısı Tarık Aziz'in çalışma odalarının bulunduğu İletişim Bakanlığı da bombardımandan büyük hasar görmüştü. ABD ve İngiliz kara birliklerinin Güney Cephe'den Bağdat'a doğru yürümesi Iraklı askerler arasında çözülmelere neden oldu. Askerler küçük gruplar halinde teslim olmaya başladılar. Amerikalı kuvvetlere teslim olmak isteyen Iraklı askerlerin, canlı bomba olmaları ihtimaline karşı önce kıyafelerini çıkartıyor; öyle teslim alıyorlardı. Amerikan deniz birlikleriyle Güney Irak'taki petrol kuyularının bölgesinde şiddetli çatışmalar yaşandı. Amerikan askerleri petrol kuyularını koruyan askerleri büyük ölçüde esir aldı. Amerikan ve İngiliz birliklerinin Umm Kasr limanında Iraklı askerlerin büyük bir direnciyle karşılaştı. Bu çatışmada savaştan kaçmaya çalışan Iraklı bir aile tarlanın içinde saklanmaya çalışırken, kurşunların hedefi oldu. Aileden birinin yaralanması üzerine el kaldırıp yardım istediler; Amerikan askeri yaralıyı hastaneye götürdü. Basra şehrine ilerleyen ABD ve İngiliz birlikleri Umm Kasr Limanı ve Fav Yarımadası'nı ele geçirerek bayraklarını diktiler. Ürdün'den giren Amerikan birlikleri de Irak'ın batısındaki önemli havaalanlarını ele geçirdi. CCN'in muhabirleri savaş bölgesindeki tankların içinde naklen savaş yayını yapıyordu. Böylece artık Saddam'ın denizle bağlantısı kesilmişti. Bağdatlılar ise bombardımanın ilk günlerinde camilerde namaz kılıp dua ettiler.





26 Mart 2003 Yıl:9 Sayı: 2002/13