Bombardıman altında Oscar'lar...

Dünya bugün sırtında yükü ile tıpkı bir karıncaya benziyor.
2. Dünya Savaşı'ndan bu yana 'Barış ve Medeniyet' adına tırmanmaya başladığı duvardan bir gecede 50 sene geriye doğru kaydı. Oysa, dünya, savaş karşıtı olanlarla, diplomasinin gücüne inananlarla doluydu. Nedense BM'in düzenlediği dünyadaki 'huzur' yasaları, bugün tersine çalışmaya başladı.
Hayatta beni çözerken en çok rahatsız eden matematik problemleri hangileriydi biliyor musunuz? Duvara tırmanmaya çalışan karıncanın iki saatte çıktığı yerden bir anda kayarak onca emeğinin sil baştan olduğu problemlerdi. Bize sorulan ise, sürekli böyle bir hızda bir karıncanın hedefine ne zaman ulaşacağıydı.
Evet, dünya bugün sırtında yükü ile tıpkı bir karıncaya benziyor. 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana 'Barış ve Medeniyet' adına tırmanmaya başladığı duvardan bir gecede 50 senelik bir zamanı geriye doğru kaydı. Oysa ki savaş karşıtı olanlarla, diplomasinin gücüne inananlarla doluydu dünya, yoksa herkesin algıladığı resim çok mu farklıydı? Nedense BM'in düzenlediği dünyadaki 'huzur' yasaları, bugün tamamen tersine çalışmaya başladı.
Seneler sonra şimdiki tarih nasıl yazılacak hiç mi hiç bilmiyoruz. Ama bu savaşta ilginç saflar ortaya çıktı, altını çizmek lazım.
* Sanatçılar
* Medya mensupları
* Askerler
Dünyada şimdiye kadar kalemle demokrasiye, insan haklarına direnen edebiyat ustaları, böyle bir savaşta yerlerini Hollywood yıldızlarına bıraktılar. Aktörler savaşa karşıt olarak aktif bir rol oynadılar. Dünya kamuoyu onların bu rollerini kişisel tarihlerine yazacaklar hiç kuşkusuz.
Dünyanın her yerinden gece gündüz demeden, zamanla savaşan gazeteciler, hayatları pahasına da olsa editörlerine haberlerini yetiştirdiler. Tarafsız yapılan cepheden her haber ise oyunun kuralı olarak süzgeçten geçirilip yorumlarla sunuldu. Ama esas yorum, milyarlarca değişik ağızdan evlerinde savaşı, 'Dünya tarihinde ilk kez canlı canlı izleyen' halklara ait oldu. Üstelik her dinden, her ırktan, her milletten... Ne tuhaftır içimde öyle garip duygular var ki, sanki dünya bir halk olarak yaşayacak ve kötüleri eleyecekmiş gibi geliyor!!!
Ve askerler... Evlerinden koparılıp cepheye her gönderilen askerin her karesinde okunan tek şey 'Savaşa Hayır!' oldu. Ekranlarda her görünüşlerinde tarafsız herkesin yüreklerinde iz bırakarak, bu savaşın gerçeklerini tüm duygusallıklarıyla ortaya koyuyorlar.
Bu savaşın ilk haftasında garip saflar benim gibi herkesi etkiledi ve öyle olmaya da devam edecek. 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana onca 'görünürdeki ilerleme'nin yanı sıra tek aşılamayan engelin 'katran' oluşu iç burkuyor. Bu savaşın 'neden'ini, 'nasıl'ını öğrenmek istiyorsanız, size Sayın Tuncay Özkan'ın 'BUSH VE SADDAM'IN GÖLGESİNDE ENTRİKALAR SAVAŞI' adlı kitabını okumanızı tavsiye ederim. Petrol ve savaş ikilisinin tarihten bu yana süregelen ilişkilerini ve Türkiye'nin bu savaştan neden uzak duramayacağını anlatıyor Özkan kitabında.
Aynı şekilde Tuna Köprülü'nün 'Beyaz Saray Anıları' isimli kitabındaki yaşadığı tarihi gerçekler, bizler ve ABD ilişkilerinin ne derece zor yollardan ortaya konulduğunu gösteriyor. Üstelik Tuna Hanım, 29 Mart Cumartesi günü Akmerkez'de kitabını imzalıyor. Orada kendisiyle de konuşmanız mümkün. Tuncay Bey ise bu konudaki yorumlarıyla SHOW TV ekranlarında ve AKŞAM Gazetesi'ndeki köşe yazılarında düşüncelerini ve yaşananları kaleme alıyor.
Bu savaşta her zaman olduğu gibi hiç kazanan olmayacak ama kaybedilen 50 yılın acısını bir 50 yıl daha telafi etmeye çalışacağız. Ve problem böyle nesilden nesile aktarılacak gibi görünüyor matematiksel olarak. Ama ben mucizelere inanırım. Ne de olsa 68 kuşağının etkisi altında yetiştik...
O yüzden 'Imagine' şarkısına ve Beatles'a, onların dünyaya attıkları sevgi ve barış tohumlarına hala inanıyorum ve 'hayal ediyorum'. Ve elbette her şeyden önce Allah'a inanıyorum. Kötülük ve savaş bizim kendimize biçtiğimiz kader. Sevgi ise Allah'ın bize sunduğu en önemli hediye.
Bu hafta kapakta Asu (Kırdar) Yerlici var. Onun da verdiği savaş ve kazançları müthiş. Okuyun ve lütfen onun sözlerine kulak verin.
Oscar'lar tarihe geçecek ödül töreninde bir sınav verdi. Kazananlar sayfada. ALEM programında ise hepsinin özetini görebilirsiniz. SKYTURK'te saat 22.00'den itibaren, SHOW TV'de ise gece yarısı saatinde.
Geçen haftaki kapağımızda vererek zaten 'Chicago' filminin kazanacağının altını çizmiştik. ALEM bu yüzden bir trendsetter olmaya devam edecek.
Haftaya görüşmek üzere, hoşçakalın.




26 Mart 2003 Yıl:9 Sayı: 2002/13