SOPHIE JACQMIN TARZIYLA VAL THORENS KAYAK MERKEZİ

23.04.2015 16:35:01

Kış sporlarına merak duyanlar için dünyanın en popüler kayak merkezlerinden biri olan Val Thorens, sıra dışı tasarım anlayışıyla alışılagelmiş geleneksel formlardan uzaklaşarak, oldukça modern ve lüks bir yapıyla karşımıza çıkıyor.

Kayak tutkunlarını tasarımıyla cezbeden bir kayak merkezi Val Thorens… Kayak sezonu Kbitmeden v ve yaz sıcakları kendi- sini iyice hissettirmeden biz de bu merkezi merceğimiz altına almayı istedik. Fransız mimar ve sahne tasarımcısı Sophie Jacqmin tarafından tasarlanan Val Thorens, şaşırtıcı ve çarpıcı bir anlayışla dikkat çekiyor. Val Thorens, kayak için dünyadaki en gözde mekanlardan biri olan Fransız Alplerinde yer alıyor. Fransız Alplerinin en yüksek dağı olan Mont Blanc, bilindiği gibi bu bölgedeki en ünlü dağ. Rhône- Alpes ve Provence-Alpes-Côte d’Azur bölgelerindeyer alan Fransız Alpleri, kayakçılar, snowboardcular, tırmanıcılar ve dağ bisikletçileri arasında en çok popüler olan yerlerden biri. Chambéry, Lyon ve Geneva havaalanlarına yakın bir konumda bulunan Val Thorens, ulaşım kolaylığıyla da tercih ediliyor. Kasım ayından Mayıs ayının sonuna kadar kayak için ideal kar örtüsüne sahip olan Val Thorens, yaz aylarında da doğa sporları meraklıları için ideal bir merkeze dönüşüyor. Savoy Bölgesi’ndeki Tarentaise Vadisi’nde konumlanan Val Thorens, 2300 m’lik irtifasıyla dünyanın en yüksek kayak merkezi olma özelliğini taşıyor. Bir kısmı Vanoise Ulusal Park’ı kapsayan Les Trois Vallées (3 Valleys) olarak adlandırılan kayak bölgesinde yer alan Val Thorens, 600 km’lik pistiyle de dünyanın en geniş kayak alnına sahip. İlk olarak 1960’larda resort haline getirilmesi için çalışmaları başlayan Val Thorens, önceleri sade bir dağ kasabasıymış. İlk dönemlerde tasarımsal olarak çok da etkileyici olmayan, betonarmeye ağırlık veren bir anlayışla inşa edilen merkez, şimdilerde oldukça görkemli ve dikkat çeken bir tasarım anlayışıyla karşımıza çıkıyor. Dinamizm ve otantizmi aynı potada eriten tasarımıyla Val Thorens, bir dağ kasabasından beklenecek sıcaklığa da sahip. Muhteşem panoramik manzarası ve renkli çağdaş tasarımıyla öne çıkıyor. Sophie Jacqmin’in özgür, zengin ve sıra dışı tasarım anlayışının kendisini net bir biçimde hissettirdiği merkez, teatral bir hava taşıyor. İlk olarak, halihazırda Val Thorens’de mevcut bulunan ağır geleneksel havayı kırmak istediğini belirten Jacqmin, canlı, coşkulu ve dostane bir karaktere sahip çağdaş bir tasarım oluşturmak istediğini belirtiyor. Her bir mekanda metaforik bir dağ ambiyansı yarattığını söyleyen tasarımcı, duygulara ve arzulara hitap eden şaşırtıcı atmosferler yaratmayı hedeflemiş. Resepsiyon alanı dinamik ve canlı havasıyla konukları karşılarken, atriyumdaki gümüşi bir huş ormanına atıfta bulunan devasa tırmanma duvarıyla mekandaki dinamizm, dikey konumda da devam ettirilmiş. “Yurts” olarak adlandırılan ana restoran da mekandaki dikkat çeken bölümlerden. Şiirsel olduğu kadar zarif bir anlayışa sahip olan restoran, metaforik bir ormanla çevrelenmiş. Kar ve buz izlenimi yaratan detaylarla donatılmış. Epicurious Gurme Longe bölümümde ise eğlence ve merak olguları öne çıkıyor. Buzulların arasında canlı ve dinamik çizgilerle kendini gösteren Oxygen Bar, led aydınlatmaları, geometrik formları ve kararlı çizgileriyle görkemli bir gece mekanı haline getirilmiş. Odalarda diğer mekanlara göre çok daha dingin, daha içe dönük ve romantik bir hava seziliyor. 384 odası bulunan merkezde 12 adet özel teraslı delüks oda, yine özel terasa sahip 11 süt oda yer alıyor. 216 odada balkon bulunuyor.

PAYLAŞ